•
•
•
•
•
Bilgi Nedir?
Bilgi Türleri?
Tarihsel Gelişim?
Bilim Nedir?
Bilimsel Bilgi…?
• İnsan denen varlığın çok değişik tanımlarından birisi der
ki “insan, bilen varlıktır”. İnsanın bilebilmesi için,
öncelikle, bileceği bilginin varolması gerekir. Bilgi
doğada kendiliğinden oluşmuyor. Bilgiyi insan üretiyor.
Bilimin asıl uğraş alanı doğa olaylarıdır. İnsanoğlu,
doğaya egemen olmak istiyor, doğal güçleri denetim
altına almak ve yönlendirmek istiyor.
• Doğal afetleri önlemek, hastalıkları yoketmek, refah
içinde yaşamak istiyor. Bunun için, varoluşundan beri
tükenmez bir tutkuyla ve sabırla uğraşmaktadır. Bu
uğraş, üstünde yaşadığı dünyayı onarılamayacak
biçimde tahrip ediyor da olabilir.
• Bilim, günümüzde en geçerli bilgi kaynağı
olarak görülse de modern bilimin ortaya çıkışı
insanlığın tarihine kıyasla oldukça yeni sayılır.
Bununla birlikte insanlar binlerce yıldır belirli
sorulara cevaplar aramış, doğal ve toplumsal
çevreleriyle ilgili pek çok şeyi merak etmiş, bu
konularda bilgi toplamış ve bu bilgileri sonraki
nesillere aktarmışlardır.
• İnsanların etraflarında var olan şeylerle ilgili bilgi
toplamalarında en önemli yollardan biri şüphesiz felsefedir.
Kelime anlamıyla bilgelik sevgisi anlamına gelen felsefe (philia
ve sophia), insanoğlunun doğal ve toplumsal varlıklar
hakkında geçerli, güvenilir ve erdemli bilgilere ulaşma
arzusunda olması demektir.
• Bilgi Felsefesi: Bilgi felsefesi bilgiyi, bilen özne ile nesne
arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu, bilginin kaynağını,
doğruluğunu, sınırlarını, niteliğini ve özelliğini inceleyen, “neyi
bilebiliriz”, “nasıl bilebiliriz” ve “hangi yol ve yöntemlerle
biliriz” sorularını çözümlemeye çalışan bir felsefedir.
Çeşitli Sorular…
•
•
•
•
Bilgi neyle üretilir?
Bilgi nasıl üretilir?
Doğru bilgi nedir? Yanlış bilgi nedir?
Bir bilginin doğruluğuna ya da yanlışlığına kim,
nasıl karar veriyor?
Çeşitli Sorular…
• Bilgimizin kaynağı akıl mı yoksa duyularımız mıdır?
• Duyularımız ve algılarımız bize dış nesnel gerçekliği aynen
olduğu gibi yansıtabilir mi?
• Bilgi deneyle mi sınırlıdır?
• Deney ötesi bir bilgi mümkün müdür?
• Bilgi akılla mı sınırlıdır?
Bilgi Nedir?
• Bilgi: Bilgi, öznenin nesneye ilişkin, nesneye ve gerçekliğe
uygun bir bilgi olma iddiasında olan bir çıkarımıdır. Diğer bir
ifadeyle bilgi, öznenin nesneyi bilme, tanıma ve çözümlemesi
sonucu ortaya çıkan bir üründür.
• Yani, bilgi dediğiniz ürünün içerisinde bir çeşit ilişki var.
• Bilgi Felsefesi insanın kendine ve dünyaya kısaca var olan her
şeye yönelimi üzerinde durmaktadır.
• Bu kuram, insanın kendisinden başlayarak, var olan her şeyi
bilmesine kadar tüm edimlerin üzerinde durmaktadır.
• İnsan denen varlık elde ettiği sonuçları dil aracılığıyla bir araya
getirir ve ifade eder.
O zaman bilginin ortak paydaları nelerdir?
özne; varlık
Nesne; dış dünyada olan
Dil: Bir önerme ile dile getirilebilmelidir. Bu
önermenin doğruluğunu gösteren kanıtlar
olmalıdır. Önermenin doğru olduğuna
inanılması gereklidir.
Bilgi Türleri
•
-
Bilginin 5 farklı türünden bahsedebiliriz:
Gündelik Bilgi
Teknik Bilgi
Sanatsal Bilgi
Felsefi Bilgi
Bilimsel Bilgi
- Dinsel Bilgi, hukuk bilgisi, siyasal bilgi vb türlerde
eklenebilir.
Gündelik Bilgi
- Özneldir.
- Amaçsız, sistemsiz olarak elde edilir
- Yaşamı kolaylaştırdı düşünülür. Körü körüne
bağlanırsak yanılma şansımız çoktur.
Teknik Bilgi
- Pratik bilgilerdir. Yaşamı kolaylaştırır.
- İnsanların doğaya egemen olmalarını ve
doğayı insan yararına değiştirmelerini sağlar.
Sanatsal Bilgi
- Subjektifdir.
- Yaratıcı yanımız ortaya çıkar
- Sezgiler ve hayal gücü işin içine girer.
- Duygularımız önemlidir.
- Ürün varsa somutlaşmıştır.
Felsefi Bilgi
- İnsanın kendini ve çevresini anlama
ihtiyacından doğar.
- Akla dayanır.
- Evrenseldir.
- Sistemlidir.
- Birikimsel ilerler.
- Kesin sonuçları yoktur.
Bilimsel Bilgi
- Diğer bilgi türlerinden ayıran özellik, bilimsel araştırma
yöntem ve teknikleri kullanılarak elde edilmesidir.
Bir bilginin değerli olabilmesi için;
•
•
•
•
•
Test edilmiş
Gerçeklenmiş
Paylaşılmış
Güncellenebilen
Dilinin basit ve uygun olması gerekir.
Bilimsel Bilginin Oluşumu
• Bilgi üretme yöntemlerini doğru kullandığımız
zaman doğru bilgilere ulaşacağımız açıktır.
Ama bu süreçlerin doğru işlediğini nasıl
anlayacağız? Yüzyıllar süren bilgi üretme
sürecinde, bilim, kendi niteliğini, geleneklerini
ve standartlarını ortaya koymuştur.
Bu süreçte, çağdaş bilimin dört önemli
niteliği oluşmuştur:
• Çeşitlilik: Bilimsel çalışma hiç kimsenin iznine
bağlı değildir, onun üzerinde tekel kurulamaz.
Bilim herkese açıktır. Dil, din, ırk, ülke tanımaz.
Böyle olduğu için, bilimin konularına ve bilim
yapacak olanlara sınır konulamaz.
• Süreklilik: Bilimsel bilgi üretme süreci durmaz.
Devletler ve hattâ dinler yasaklamış olsalar
bile, bilgi üretimi hiç durmamıştır; bundan
sonra da durmayacaktır.
• Yenilik: Bir evrim süreci içinde her gün yeni bilimsel
bilgiler, yeni bilim alanları ortaya çıkmaktadır. Bilimsel
bilgi havuzuna, herhangi bir anda tekniğin verdiği en iyi
imkânlarla gözlenebilen, denenebilen ya da var olan
bilgilere dayalı olarak usavurma kurallarıyla geçerliği
kanıtlanan yeni bilgiler eklenir.
• Ayıklanma: Bilimsel bilginin geçerliği ve kesinliği her
an, isteyen herkes tarafından denetlenebilir. Bu
denetim sürecinde, yanlış olduğu anlaşılan bilgiler
kendiliğinden ayıklanır, onun yerini varsa yenisi alır. Bu
süreç Potter’in yanlışlanma (falsification) sürecidir.
Bilgiyi Doğrulamak
• Bilim dogma değildir. Bilimde inanca yer
yoktur. Descartes’in deyişiyle o, “herşeyden
şüphe eder”. Bilimin gücü o şüphede yatar.
Matematiksel bilimlerde akıl yürütmeye
(tümdengelim) dayalı olarak bilginin
doğruluğu ispat edilebilir. Ama deneysel
bilimlerde bilginin doğruluğunu ispatlamak
her zaman mümkün olmaz; ama şüphe edilen
bilginin yanlışlanmasına (falsification) çalışılır.
• Deney, gözlem veya akıl yürütmeyle üretilen
bir bilgi, bilimsel bilgi havuzuna girer. O havuz
dergiler, kitaplar, sempozyumlar, konferanslar,
konuşmalar gibi her türlü yayın ve iletişim
araçlarıyla gelen bilgilerden süzülerek oluşur.
Bilimsel bilgi havuzuna giren her bilgi, o andan
itibaren daima dünyadaki herkesin denetimine
(şüphesine) açıktır.
• Bilgi havuza girerken nasıl üretildiği de belli
olmalıdır. Nasıl üretildiği belli olmayan
dogmatik söylemler bilimsel bilgi havuzuna
giremez. Her isteyen o yöntemleri şüpheyle
inceleyebilir. Deney ve gözlemleri
tekrarlayarak doğru olup olmadığını
denetleyebilir. Deney ve gözlemlerden
çıkarılan sonuçların mantık açısından doğru
olup olmadığı, bilinen öteki bilgilerle çelişip
çelişmediği denetlenir.
• Deney, gözlem veya akıl yürütmeyle bilgi üretme
süreci tekrarlanabilir olmalıdır. Yani sizin, bilimsel
bilgi diye havuza koyduğunuz bilgiyi, aynı
yöntemlerle başkaları da üretebilmelidir. Aynı
deney ve gözlemi tekrarladığında aynı sonuçların
(veri, data) çıktığını görebilmelidir. Örneğin, siz bir
embriyonun gelişimini gözlemleyip bir takım
sonuçlara ulaştıysanız, aynı deneyi aynı koşullarda
başkaları da yapıp aynı sonuçlara ulaşmalıdır.
• Verilerinizin yanlışlığı, nitelik veya nicelik olarak
yetersizliği ortaya çıkarsa, ya da elde edilen
verilerden vardığınız yargıda mantıksal hata varsa,
yanlışınız hemen ortaya çıkar ve dolayısıyla
ürettiğiniz bilgi havuzda barınamaz. O tür bilgiler
kendiliğinden dışarı atılmış olur. Burada bilimsel
bilgiyi güçlü kılan nokta şudur. Bir bilginin bilimsel
bilgi havuzuna girmesine engel olabilecek hiç bir
otorite yoktur. Aynı şekilde, bir bilginin havuzdan
atılmasına karar veren bir otorite de yoktur.
Yanlışlığı gösterilen bilgiye kimse itibar etmez,
kimse onu kullanmaz, kendiliğinden değerini
yitirmiş olur.
Bilince başımıza neler gelir?
• Olup biten hakkında daha güvenli bakış açısı
kazanmış oluruz. Bilinçleniriz.
• Olup biteni açıklamak isteriz.
• Olup biten hakkında bağlantı kurarız.
• Farklı yollardan elde edilmiş olan bilgilerle
geçmiş deneyimlerimizi bir araya getirmek
isteriz.
• Sorgulama, yargılama gücü kazanmış oluruz.
Bilginin Anlamı
• Bilgi güç kaynağıdır.
• Bilimsel yollardan edinilen bilgiler insanoğluna
doğal çevresini denetim altına alma olanağını
sağlamış; doğa olanaklarını kendi yaşamını
kolaylaştırma, daha rahat, daha güvenilir ve
daha uzun yaşama yolunda kullanma
yeteneğini vermiştir.
BİLGİ FELSEFESİ KISA TARİHSEL BİR BAKIŞ
• BF’nin öncelikli konusu insanın doğru bilgiye ulaşma çabasıdır.
Felsefi düşüncede ortaya atılan bir konuda hemen bir ortak
noktaya varılamamasının sebebi aslında böyle bir çabanın
sonucudur.
• İnsanın hiç bir zaman doğru bilgiye ulaşamayacağını düşünen
düşünürler var. Bu kişiler insanın kendisine sunulan her bilgiye
kuşkuyla bakmasını gerektiğini söyler.
• Bilgi kuramı bilginin ne olduğunu, hangi yolla elde edildiğini, amacını
araştırır. Bir yandan bilginin özünü, ilkelerini, kökenini, yapısını,
kaynağını araştırır, diğer yandan bilginin yöntemini, geçerliliğini,
koşullarını, olanak ve sınırlarını sorgular.
• Olayın temelinde insan var. Doğru ve değer insandan insana,
toplumdan topluma değiştiği için doğru denen şeye ulaşmak
imkansızdır.
• Kuşkuculuk, septisizm, skeptisizm veya şüphecilik, her
tür bilgi savını kuşkuyla karşılayan, bunların temellerini,
etkilerini ve kesinliklerini irdeleyen, ayrıca aklın kesin
bir bilgi elde edemeyeceğini, hakikate erişilse dahi
sürekli ve tam bir şüphe içinde kalınacağını, mutlaka
ulaşmanın mümkün olmadığını savunan felsefi
görüştür.
• Protagoras: "Her şeyin ölçüsü insandır. Her şey bana
nasıl görünürse benim için öyledir. Üşüyen için rüzgar
soğuk, üşümeyen için soğuk değildir. Her şey için
birbirine tümüyle karşıt iki söz söylenebilir."der.
• Peki doğru bilgi nedir? Ve nasıl ulaşılır? Bu tip sorular ve cevap
arama çabaları bilgi felsefesin önemini oluşturur.
• İYONYA OKULU: Antik Yunan bu çabaların ilk başladığı dünya.
İlk başta doğru bilgi yerine doğa ve dünyayı anlama çabası var.
Karşımıza doğa filozofları çıkar.
• İLK MADDE NE? Yaradılış işine pek bakmazlar. Amaç doğayı ve
evreni anlamak. Sistemli olmasa da bir gözlem ve anlama
çabası var. Doğa, evren yoktan var olmadı. Onları var eden
maddi bir ilke var. Ama gözlemleyerek onu bulma. “Arkhé”.
• Thales “Su” demiş, Anaksimenes “Hava” demiş.
Heraklitos “ateş” demiş. Burada esas dikkat edilmesi
gereken nokta dogmatik düşünceden kurtulup akıl
yolu ile tanıma, bilme çabası. Onların esas derdi bilgi
değil. Akıl yolu ile doğayı anlama çabası. Basit anlamı
ile ilk bilimsel çabalar diyebiliriz.
• Platon (M.Ö. 427 – 347) : Platon’un bilgi
felsefesi varlık görüşüne dayanır. Platon’a göre
varlık görünüşler dünyası ve idealar dünyası
olmak iki evren vardır. Gerçek bilgi, ideaların
bilgisidir. İdealar değişmez, gözle görülemez,
duyularla algılanamaz olan varlıklardır. İdealar
ancak akıl yoluyla bilinebilir. Bunu da filozoflar
yapabilir.
• İdealar Dünyası…
Aristo
• Doğa bilimlerinin peşine gider ve doğru düşüncenin
temel ilkelerini araştırır.
• Asıl gerçeği nesneler dünyasında arar. Nesnelerin
kendi olmadan kavramları anlaşılmaz. Nesne ile
kavramını öyle bir birleştirmeliyiz ki bilgisine
ulaşabilelim.
• Tek tek nesneler gözlenir, temel niteliği buluruz ve
tümel tanımına ulaşırız. Doğru akıl yürütme ile
nesnelerin doğru bilgisine ulaşırız: mantık bilimi…
Orta Çağ
• Descartes: Amacı doğru bilgiyi bulmak. Bunun olmamasının
tek sebebi aklın doğru kullanılmaması. Doğru bilgide
matematiksel kesinlik arar. Aynı zamanda ünlü bir
matematikçi.
• Kesin bilgiye ulaşmadan önce her şeye kuşku ile bakarak
başlar. Kuşku duymadığı tek şey kuşku duyduğudur. Ve
ayrıca düşünebilmek için insanın öncelikle kendisinin var
olması gerekir. Böylece ilk kesin bilgiye kendisinin var
olduğu bilgisine ulaşır: Cogito Ergo Sum.
• Kendi bilgisinden yola çıkarak tanrı’nın bilgisine ulaşamaya
çalışır. Buna da 5 duyumuzla ulaşamadığımıza göre bunun
kaynağı nedir? Tanrı’nın verdiği akıl sayesinde cisimler
dünyasının doğru bilgisine ulaşabiliriz.
Aydınlanma Çağı
• Aydınlanma, 17. ve 18. yüzyılda Bat› Avrupa’da
gelişen, birbirine bağlı felsefi, bilimsel ve
toplumsal alanlarda oluşan düşünce
hareketidir.
Rasyonalizm/ Emprisizim
• Rasyonalistler her türlü bilgiye akıl yolu ile
ulaşabileceğimizi söyler. Hegel asıl gerçeğe,
deneye başvurmadan aklın sınırları içinde
kalınarak ulaşıldığını savunur. Doğa dünyası
düşüncenin yani aklın eseridir. Felsefenin
görevi de bu kavramayı sağlamaktır. Süje ve
obje aynı aklın farklı formları olduğuna göre
dışarıdan hiçbir malzemeye ihtiyacımız yok.
Felsefi bir şekilde düşünerek sistemli bir
şekilde buna ulaşabiliriz.
Öncelikle rasyonalist düşünce:
• Toplumsal hayatı etkileyen geleneğin otoritesini
sorgulamıştır.
• Geleneksel dinsel sistemlerin oluşturduğu
kurumlar aracılığıyla, toplum üzerinde etkili
kılınan kaderciliğe karşı gelmiştir.
• Geleneksel otoritenin oluşturduğu, özellikle
despotizm, özel mülkiyet ve toplumsal
hiyerarşinin gerçekleri temsil ettiği yönünde
benimsenen inanca karşı çıkmıştır.
Rasyonalist düşünce, toplumsal düzen fikrinin, metafizik
sisteme göre değil,
• akla ve gözlem ile üretilen verilere dayanan bir süreç
içinde açıklanabileceğini savunmuştur.
• Doğa kavramı, bütün bu kavrama dayanan doğanın
düzeni, doğa kanunları ve insan doğası ile birlikte
rasyonalist düşüncenin temel kavramı olmuştur.
Doğa kavramını temel alan Aydınlanma Düşüncesi, bireyi,
toplumsal hayata katılmakla birlikte doğanın düzenine
ait olarak kabul etmiştir.
Rasyonalist düşünce ilerleme kavramını, yol gösteren
düşüncelerden biri olarak ele almıştır.
• Emprisizm ise aklın boş olduğunu ve sadece deney ve
duyumlarımızla içini doldurabiliriz der.
• John Locke’a göre insan zihni doğuştan boş bir levhadır. Bu
boş levha daha sonra duyum ve deneyle kazanılan bilgilerle
dolar. Deneyi de “İç Deney” ve “Dış Deney” olarak ikiye ayırır:
Dış Deney “duyumlar”, iç deney ise “düşünme”dir. Dış deney
ile renk, ses, sıcaklık gibi basit fikirleri kazanırız. Sonra devreye
iç deney girer. Zihin bu etkinliğinde soyutlama, genelleme,
karşılaştırmalar yaparak bileşik fikirler üretir.
Kant
• Immanuel kant bu iki akımı birleştirir. Hem
deneyin hem de aklın doğru bilgiye ulaşmada ki
olanaklarını araştırır. Bilginin temelini her iki
unsura da bağlar. Yargılarımız ve önermelerimiz
vardır. Önermeleri ikiye ayırır:
- Analitik: Özne yükleme yeni bir şey katmaz. A
priori önermelerdir. Yani yeni bir bilgi olmadığı
için deneye bağlı olarak gelişmezler.
- Sentetik: Yeni bir bilgi vardır . Özne yükleme yeni
bir nitelik yükler. Deneylerimize bağlıdır. Genel
olarak matematik ve fizik alanı yargıları böyledir.
Pozitivizm
• Pozitivizmin temel özellikleri şu şekilde açıklanabilir:
- Pozitivizm, ampirist doğa bilimleri açıklamasını benimsemektedir.
Ampirist bilim açıklaması, pozitivistler tarafından bilimsel bir toplum
yaklaşımının modeli olarak yaygın kabul görmüştür.
- Pozitivizm, bilimi en üst ve hatta yegâne gerçek bilgi biçimi olarak
görmektedir.
- Pozitivistler bilimsel yöntemin, insanın zihinsel ve toplumsal hayatını
araştıracak, bu disiplinlerin ‘sosyal bilimler’ olarak kurulmasını
sağlayacak biçimde genişletilebileceğini ve genişletilmesi gerektiğini
savunmaktadır.
- Pozitivizm, güvenilir bilimsel bilgiler oluşturulduğunda, bu bilgilerin
toplumdaki bireyler veya grupların davranışlarını kontrol etmek veya
düzenlemek için kullanılabileceğini savunmaktadır.
Pozitivizm
• Nesneleri ancak ve ancak gözlem ve deneyle bilebiliriz.
Kurucusu Auguste Comte’dur. Bildiklerimiz bilimin bildikleri
ile sınırlıdır. Olayların oluşunu inceler ve yasalarını
çıkarmaya çalışırız. Bu sayede gelecekteki olaylar içinde
öngörü kazanmış oluruz.
• Comte çok karışık bir dönemde yaşıyordu. Toplumun işleyiş
indeki sorunları çözmeye çalışıyordu. Kesin doğruya
ulaşmanın en temel yolu bilimsel yöntem. Doğa Bilimlerdeki
kesinliği Sosyal Bilimlere uygulamaya çalıştı. İnsan
düşüncesini anlamak için onu tarihsel olarak incelemeye
çalıştı: 3 Hal Yasası: Önce insan doğayı ve her şeyi mistik
tanrısal güçlerle anlamaya çalıştı (= Teolojik Aşama). Daha
sonra dinsel güçleri kullandı (=Metafizik Aşama) ve sonunda
bilim ve akıl yolunu kullanmaya başladı(= Pozitivist Aşama).
Sosyal Bilimlerin Gelişimi
• İnsanların doğayla, birbirleriyle ve manevi güçlerle olan
ilişkisi, onu anlama çabaları ve yaşadıkları toplumu anlama
çabası en az yazılı tarih kadar eskidir.
• Ama bilim olarak “Sosyal Bilimler” modern dünyanın
girişimidir. Yani, gerçeklik hakkında, ampirik olarak
doğrulanan sistemli bir bilgi üretme çabasıdır.
• 17.yy önemli: İlerleme Düşüncesi: Bilim adamlarının bir
amacı da toplumu, insanı ve doğayı bilmek ve öğrenmekti.
Bunun yanında daha iyi/ mükemmel toplum nasıl oluru
açıklamaktı: Sosyal Mükemmelliyeçilik. Yani insanların her
türlü ihtiyaçlarının tamamen karşılanabildiği sorunsuz bir
sosyal düzen fikri.
Bilimin Anlamı
• Bilimin uygulama sonuçları yaşamımızı giderek
artan ölçülerde her alanda etkilemektedir.
• Yaşamımızın her alanında bilimsel çalışmaların
çıktılarını kullanıyoruz.
• Bu sayede dünyamız ve biz hızla değişiyoruz.
Bilim Nedir?
• Her şeyin başlangıç noktası: Merak.
• Doğayı, çevreyi, insanı anlama çabası Antik
Yunan’dan beri var. Bunun sistemli hale
getirirseniz adına “bilim” diyoruz.
• Bilimsel çaba 3 temel değer taşır:
- Anlama
- Bulma
- Doğrulama
Bilim Nedir?
• “Evrenin ya da olayların bir bölümünü konu
olarak seçen, deneysel yöntemlere ve
gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan
düzenli bilgi, ilim.”
• “Nesnel dünyaya ve bu dünyada yer alan
olgulara ilişkin tarafsız gözlem ve sistematik
deneye dayalı zihinsel etkinliklerin ortak adı.”
Bilim; doğru düşünme, doğruyu ve bilgiyi
araştırma, bilimsel metotları kullanarak
sistematik bilgi edinme ve bilgiyi düzenleme
süreci, evreni anlama ve tanımlama gayretleri
olarak ifade edilebilir.
Bilimsel Düşünce
• “Bilim temeline dayanan, özgür, eleştirici,
araştırıcı ve bağımsız düşünce” (Türkçe Sözlük)
• “yaratıcı, sistemli ve problem çözmeye yönelik
amaçlı düşünce” (Kaptan, 1977, s. 2)
Bilgi Kaynakları
• Gelenekler (önceki uygulamalar, emsal
gösterme, vd.)
• Hukuk
• Otorite
• Bireysel deneyimler
• Bilim
Bilimin Özellikleri
- Olgusaldır: Bilimsel önermelerin tümü ya doğrudan ya
da dolaylı gözlenebilir olguları dile getirir. Bilimde hiçbir
hipotez veya teori; gözlem ya da deney sonuçlarına
dayanılarak kanıtlanmadıkça doğru kabul edilemez.
- Kesindir: Ortaya çıkan sonuçlar mutlaka başka deney ve
sınamalara açık olmalıdır. Doğrulanabilmeli ya da
yanlışlanabilmelidir.
- Mantıksaldır: Bilimin sonuçları çelişkiden uzak ve kendi
içinde tutarlıdır. Hipotezi doğrulanan mantıksal
düşünme ve çıkarsama kuralları işler.
- Nesneldir: Sonuçlar değer yargılarından uzak
durmalıdır.
- Eleştireldir: Her zaman kuşkucu bakmalısınız. Eleştirel
düşünce körü körüne suçlamak değil ayakları yere
basan bilimsel öncüllere sahip olmalıdır.
- Genelleyicidir: Her olgu ile tek tek ilgilenmez. Kullanım
alanına göre genel ayakları olmalıdır. Nasıl ifade edildiği
çok önemlidir. Nasıl elde edildiği çok net olmalıdır.
- Seçidir: Her şeyle de ilgilenmez. Özel bir konu ya da
problemi, hipotezi olmalı, bir teoriye dayanmalıdır.
- Durağan değildir: Bilim statik bir konu değildir. Sürekli
artan, gelişen ve değişen bir etkinliktir.
Bilimin Özellikleri
- Gelişme ve değişmeye açıktır: Bilimsel düşünce durağan
olamaz. Bilim sürekli gelişim içerisindedir. Bilecek bir şey
kalmayana kadar bilim devam eder. Sınır koyamazsınız.
- Birikimseldir: Gelişmeye açıktır ve üstüne koyarak
ilerlemenize olanak sağlanır.
- Tekrarlanabilir: Ortaya çıkan sonuçlar başka durum ve
ortamlardaki araştırmalar içinde ön ayak olmalıdır.
- Uygulanabilir: Mutlaka fayda sağlayacak uygulama alanı
olmalıdır.
Bilim Neden Önemlidir?
• Hayatımızın her alanında vardır. Hayatı anlama
ve yaşamın kolaylaştırılması açısından bilim
önemlidir. Sonuçları bizi yönlendirir.
• Teknolojiyi yönlendirir. Dolayısıyla bizi de
yönlendirir.
• Bilimsel düşünce/ tavır bir zorunluluktur.
• Bilimsel çaba bize sorgulamayı, körü körüne
bağlılıktan kurtulmamızı sağlar.
Bilimsel Yöntem
• Açık seçik, denetlenebilir, yansız, eleştirici,
düzeltici, deneyici, seçici, akla uygun, duyarlığı
yüksek, olgusal düzeyde, bilinen en güvenli
sorun çözme yöntemi
• Bilim üretme yolu
• Bilimsel yöntem tümdengelim ve tümevarımın
bir sentezidir.
• Burada amaç “problemi çözmek”. Ancak
bunun için sistemli ve düzenli bir yol gerekir.
Bilimsel Yöntemin Dayandığı Temel
Varsayımlar
• Olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi olması
• Olayların incelenmesi
• Tümevarım/tümdengelim ile geçerli/güvenilir
bilgi toplanabilmesi
• Olayların metafiziğe dayanmadan
açıklanabilmesi
Bilimin Türleri
• Doğa Bilimler: Fizik, Kimya, Biyoloji…vb
• Temel Bilimler: Fizik, Kimya, matematik,
Mantık
• Sosyal Bilimler: Psikoloji, Sosyoloji,
Ekonomi…vb
• Uygulamalı Bilimler: Tıp, Mimarlık,
Mühendislik
Bilimin Değeri
Bilimsel bilginin diğer bilgi türleri ile tamamlanmasının
gerekliliği
• Bilimin sağlam zeminlerde ilerleyebilmesi için sadece gözlem,
deney, araştırma gibi çabalar yetmez. Bütün bilimler,
kendilerini her zaman kontrol eden mantık, matematik gibi
formel disiplinlerin (bilim) ilgi türleriyle ve teknolojinin
kolaylıklarıyla tamamlanmalıdır.
• Rasyonel dünya görüşü ve bilinmeyeni anlama, açıklama ve
betimleme çabasıyla bilimin değerli olduğunu görebiliriz.
Hayatla Bilimsel Bilginin İç içeliği
• Bilim insanın içinde yaşadığı doğayı ve toplumu, hatta kendisi
anlamasını, kavramasını ve bu alandaki olayları açıklamayı
bilmesini sağlar. Ama sadece bununla kalırsa bilimsel bilgi
pasif, durağan bir bilgi; insan kafasında bir süs olur. Oysa
bilimsel bilgi sadece anlama, kavrama ve açıklamakla
yetinmez, kişide bir güç haline gelir, onun tabiatı kendi
ihtiyaçları doğrultusunda kullanabilmesini ve değiştirmesini
sağlar. Teknolojik uygulamalarda ya da faydalı icatlarda
kendini göstermektedir.
BİLİMSEL YÖNTEM
Bilimsel Düşünme
Yöntemi
(Akla dayanır)
Olaylara Dayanma
Tarafsızlık
Dogmatizmi Reddetme
Eleştiriye açık olma
Yanılma olasılığını kabul
etme
Bilimsel
Yöntem
Bilimsel Araştırma
Yöntemi
(Araştırmaya dayanır)
Sorunu belirleme
Gözlem
Hipotez kurma
Hipotezi test etme
Teori ve genel
kanunlara ulaşma
Tümevarım/ tümdengelim
• Sosyal bilim araştırmalarında esas amaç, teori ile gerçek
hayattan alınan bilimsel verilerin birbirleri ile
ilişkilendirilmesidir. Bunun için 2 tür akıl yürütme yöntemi
vardır: TV/ TD
• TD: Genel bir teori ile araştırmaya başlanır ve bilimsel olarak
elde edilen gerçeklikler test edilerek sonuca varılır. Genel teori
test edilir.
1
2
3
• Genel Teoriden elde edilen hipotezler
• Hipotezlerin gerçek hayatta test edilmesi
• Test sonuçlarının genel teoriye döndürülmesi
• TV: Bilimsel olarak elde edilmiş veya gerçek hayata
dayanan gözlemler sonucunda elde edilen verilere
dayanarak bir teoriye ulaşma yöntemidir. Kısaca
verilere dayanarak bir teori oluşturma yöntemidir.
1
• Gerçek hayattan elde edilen gözlem/
veriler
2
• Verilere dayanarak geçici hipotezler
oluşturma
3
• Oluşturulan hipotezlerin test edilmesi
ve genel sonuçlar çıkarma
Bilimsel Bilgi Türleri
Olgular:
Birçok defa doğrulanmış ve üzerinde fikir
birliğine varılmış olan deneysel gözlem olarak
tanımlanabilir. Olgular tektir, tartışılmaz, basit
gözlemlerin bir ürünüdür ve yaşadığımız dünyadan
elde edilen verilerdir.
Volkanik patlamalar, güneş tutulması ve gece-
gündüz olgulara örnek olarak verilebilir.
Hipotez
• Deneysel olarak test edilebilmesi gereken bazı
olgularla ilgili olarak ileri sürülen açıklamalar
olarak tanımlanabilir.
• Bilimsel bir hipotez esasen doğru veya yanlış
olarak ispatlanmaz; bunun yerine eldeki
verilerle tutarsız olduğuna karar verilirse
reddedilir veya değiştirilir; reddedilmezse
“geçici olarak doğru” kabul edilir.
• Bu ikinci durumda yeni delillerin veya yapılacak
denemelerin ışığında hatalı olduğu bulunana kadar
işleyen bir hipotez olarak kabul edilir.
• Birçok deney yapılmasına rağmen hâlâ direnen ve
“yanlış” olduğu bulunamayan hipotezler, sonuç
verici olduğundan dolayı “olgular” olarak kabul
edilirler.
Teori
• Sosyal
bilimlerde
araştırmacılar,
çevrelerini
anlamlandırmak, olayları çözümleyebilmek için bilimsel
araştırmalar yaparlar. Bu araştırmalar, bir şeyin nasıl
olduğunu, neden olduğunu anlamak için yapılır. Aslında
olmuş bitmiş bir eylemin peşindedir. Fakat olan olaylar ile
ilgili bir fikrimiz varsa, yani kabaca bir teorimiz varsa, o
eylemin nasıl meydana geleceğini, nasıl bir süreç
gerektirdiğini ve nasıl sonuçlanacağını önceden tahmin
edebiliriz.
• Birçok olgunun kapsamlı ve birleştirilmiş açıklaması ve
doğanın neye benzediği ve nasıl işlediğiyle ilgili hususlarla
ilgili ilave hipotezler ile denenebilir türden tahminler
üretebilmeye ilişkin açıklamalar olarak tanımlanabilir.
• Teori, bir olgu hakkında genelleme yapılması, bir şeylerin niçin ve
nasıl meydana geldiğinin açıklamasıdır.
• Aslında, neyin ölçüldüğünü açıklayan ve sebep veya sonuç
hakkında yapılan genel ifadeleri anlatılar az ya da çok teoriye
dayanırlar.
• Bilimsel teoriler, doğal olaylarla ilgili ortaya çıkan bir sürü farklı
noktayı açıklamak ve anlamak için bilinene en iyi çabaları temsil
eder.
• Olayları daha iyi anlamamıza yardım ederler.
• Teori, araştırmacının yapacağı çalışmayı organize etmesine ve
bilimsel bulguların herkesin anlayabileceği veya anlama ifade
eder hale getirmesine yardımcı olur.
• Bu bilgi türüne izafiyet teorisi, hücre teorisi ve biyolojik evrim
teorisi örnek olarak verilebilir.
Hipotezler ve Teoriler:
Teoriler bilgi olarak, hipotezlere oranla daha
önemli deneysel desteğe sahiptirler. Bu bakımdan
doğruluğu henüz test edilmemiş bilgilere ve
önerilere hipotez denir.
Eğer bir kuram deneylerle destekleniyorsa, bilinen
tüm olgularla uygunsa ve daha uygun bir rakibi
yoksa, teori olarak adlandırılır.
Yasa
• Teorilerin destekleyici delillerin olması durumunda
yasa olacağı yönünde yaygın bir kavram vardır.
• Hâlbuki yasalar ve teoriler iki farklı bilgi türünü
temsil eder. Yasa; gözlenen doğa olayları hakkında
yapılan genellemelerdir. Teoriler ise daha çok bu
genellemelerin açıklamalarıdır.
Bilimin Nitelikleri
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Bilim mutlak gerçeğe götürmez;
Herkese açık ve yoklanabilirdir
Kültürün içinde belli bir yer tutar.
İzafidir(görecelidir).
Akla ve deneye dayanır.
Olmuşu veya olanı tasvir etme, ilişkileri açıklama ve
bunlardan yararlanma imkanı verir.
Bilimsel bilgi güvenilirdir; ancak değişmez değildir.
Elde ettiği bilgiler sistemlidir.
Varsayımlara dayanır.
Bilimsel bilgi denetlenebilir.
Tarafsızdır.
Bilim gelişigüzel veri toplamaz.
Özetle
• Bilim örgün bilgiler bütünüdür.
• Bilgi bir üründür. Bilimsel bir sürecin sonucudur. Bu süreci
bilimsel yöntem, bilimsel araştırma vb adlandırabiliriz.
• Nesnel, herkesin inceleme ve eleştirisine açık olgular bilime
konu olabilirler.
• Einstein: Bilim, her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile
mantıksal olarak düzenli düşünme arasına uygunluk sağlama
çabasıdır.
Download

Bilgi Felsefesi