İLİ
:YOZGAT
TARİH :13/03/2015
KONU : ÇANAKKALE ZAFERİ, ŞEHİTLİK VE
GAZİLİK
kendilerine verdiği nimetlerin
rızıklandırılmaktadırlar.”4
sevincini
yaşayarak
Peygamberimiz, sahabe-i güzin efendilerimiz ve onları
örnek alan kahraman ecdadımız hep bu ulvî dereceye
ulaşabilmenin arzusu ve gayreti içinde olmuşlardır. Şanlı Türk
ordusunu da cepheden cepheye koşturan; nice toprakları bize
vatan yapan, bir çağı kapatıp yeni bir çağ açtıran işte bu
inançtır, bu inancın verdiği ruhtur.
Kardeşlerim!
Din, vatan, millet, ırz ve namus, hürriyet gibi kutsal
değerler, uğrunda can verilecek mukaddes varlıklarımızdır.
Dinini ve mukaddesatını yitirmiş bir toplumun ve ferdin esaret
ve zillet altında yaşamasının ne kıymeti olabilir? Bunun için
şanlı ecdadımız bu değerler uğruna her türlü fedakârlıkta
bulunmuşlar, kanlarını ve canlarını vererek düşmana teslim
etmemişlerdir Malazgirt’te, Çanakkale’de, Sakarya’da durum
hep böyle olmuştur.
İnsan çalışarak dünyada pek çok rütbe ve makamlar
elde edebilir. Bu makamların başında hiç şüphe yok ki,
şehitlik ve gazilik gelir. Çünkü bu makamlar can ve mal
gibi değerleri feda etmek karşılığında elde edilmektedir.
Şehit, Allah’ın huzurunda diri olarak hazır bulunup,
rızıklandırılacağı ve cennete gireceğine şehadet olunduğu
için bu adı almıştır.
Gazi ise, Allah yolunda ve vatan uğrunda savaştığı
ve şehit olmayı arzu ettiği halde ölmeyip, sağ kalan
kimseye verilen addır.1
Sahip oldukları maddi güce, gelişmiş silahlara
güvenerek Çanakkale Boğazı’na dayanan düşman birlikleri
iman dolu göğüsler tarafından hezimete uğratıldı. Şüphesiz bu
başarının en önemli sırlarından biri şehadet arzusuydu.
Çanakkale Savaşı iman dolu bir göğüsle düşmanını karşılayan,
vatanın bir karış toprağını namusu bilip namahrem eline
bırakmayan, bütün dünyalar kendisine verilse de vatanını terk
etmeyen bir toplumun destanıdır. Çanakkale, bütün dünya
saldırsa da bir olan Allah’a inanmış bir millete karşı zafer
kazanılamayacağının nişangâhıdır. Çanakkale dosta güven
düşmana korku salan bir destandır.
Değerli Mü’minler!
Peygamberimiz (s.a.s) buyuruyor ki: “Cennete
giren hiçbir kimse, yeryüzündeki bütün şeyler
kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmek istemez...
Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle tekrar
dünyaya dönmeyi ve defalarca şehit olmayı ister.2
Analar
Hasan’larının,
Mehmetlerinin
saçlarını
kınalayıp vatan uğruna kurban eylemiş, Aziz ecdadımız vatan
uğruna ölme emrine uyup şehitliğe uçmuş, Seyyid onbaşılar
kendi ağırlığının üç katı büyük top mermilerini vatan için
sırtlamış ve bir hilal uğruna nice güneşler batmıştır. Bütün
mahrumiyetlere ve mühimmat eksikliğine rağmen Türk askeri,
Çanakkale’nin geçilmez olduğunu ispatlamıştır. İkiyüzellibin
vatan evladı kaybetmemize rağmen Müslüman Türk Milleti,
kendine yakışır kahramanlık göstermiş ve işgal altında ezilen
tüm milletlere örnek olmuştur.
Bu hadis-i şerif, şehidin Allah katındaki değerine ve
nail olduğu nimetlere işaret eden ne güzel bir müjdedir.
Bizzat Peygamberimiz, bir defa değil birkaç defa şehit
olmayı istemiş ve şöyle buyurmuştur: “Ruhumu kudret
elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda
savaşıp öldürülmeyi, sonra tekrar dirilip savaşarak
tekrar öldürülmeyi, yine dirilip savaşta öldürülmeyi
arzu ederim.”3
Değerli Kardeşlerim!
Yüce dinimiz İslam din, vatan ve mukaddesat uğrunda
can vermeyi peygamberlikten sonra en yüce makam olarak
kabul etmiş ve Allah yolunda can verenlerin zahiren vefat
etseler de hakikatte ölü değil, diri olduklarını ve Rableri
tarafından rızıklandırıldıklarını bildiriyor.
“Allah
yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar
diridirler. Rableri katında Allah'ın, lütfundan
Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü münasebetiyle başta
Çanakkale’de olmak üzere, mukaddesatı uğruna canını feda
eden bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Hutbemi
vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitlerine
ithaf ettiği şu dizeleriyle bitirmek istiyorum:
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi.
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.
Hazırlayan: Yasin BAYKAL
Sorgun İlçe Vaizi
1
Lütfi Şentürk, Örnek Vaazlar 1, s.216.
Buhârî, “Cihad”, 6; Müslim, “İmâre”, 29.
3
Buhârî, “Cihad”, 7; Müslim, “İmâre”, 28.
2
4
Âl-i İmrân, 3/169-170.
Download

İLİ :YOZGAT TARİH :13/03/2015 KONU : ÇANAKKALE ZAFERİ