Laura Mulvey’nin Kadının
Sinemadaki Temsiline Yaklaşımı
‘Görsel Haz ve Anlatı Sineması’(1975)
Film bizi nasıl büyüler?
• Filmler bizi tabii ki imgeler ve görüntüler
aracılığıyla büyüler; bir başka deyişle bu
görüntüler ile duygularımız aracılığıyla bağlantı
kurarız.
• Mulvey, psikanalitik teoriyi kullanıyor ve bu
yaklaşımı kullanarak, filmin bizi büyülemesini
mümkün kılan, film dışında bireysel öznenin
(seyircinin) zaten etkilemekte olan hangi
modellerin işlerlikte olduğunu anlamaya çalışıyor.
Sinema ve Haz
• Hollywood/anadamar/anlatı sineması görsel
hazzı yönlendiriyor.
• Erotik olanı egemen ataerkil düzenin dili içinde
kodluyor.
• Skofili: bakmaktan doğan haz (Sigmund Freud,
1905, ‘Three Essays’ içinde)
Görüntü ya da İmge olarak Kadın...
• Kadın bir imge (ya da görüntü) iken, erkek bakışın
taşıyıcısıdır.
• Bakıştaki haz; aktif/erkek ve pasif/kadın
arasındaki ayrıma dayanır.
• Kadın, bakılmak için-miş gibidir...
• Mesela bir filmde kadının görsel varlığı, filmin
öykü akışını dahi durdurabilir... Kadının görsel
varlığı ile erotik seyir imkanı doğduğunda, bu
erotik seyir/tatmin uğruna filmin öykü akışı durur.
Görüntü ya da İmge olarak Kadın...
• Kadın, hem perdedeki öykünün karakterleri
için hem de salondaki seyirci için erotik nesne
(fantazi nesnesi) olarak işlev görür.
• seyirci, kendini baş erkek karakterle
(kahramanla) özdeşleştirir, çünkü film seyirciyi
öyle yönlendirir.
• ana erkek karakterin (kahramanın)
Seyircinin konumu
• Anlatı sinemasında, yani ‘anadamar sinemada’
kameranın konumu, karakterlerin bakışı vs.
Seyirciyi ‘bakılan’ değil, ‘bakan’ konumuna
yerleştirir.
• Seyirci, erkek kahramanla özdeşleştirir, onun
bakışından bakar; seyirci kadın da olsa.
• Bu nedenle, bu bakışı ve ondan doğan hazzı
bozmak gerekir diyor Mulvey.
Download

Sinemada Kadın Temsili File