İlgi: 12.09.2014 tarihli ve 71065509-302.01(302.01)/28700 sayılı yazıları.
İlgide kayıtlı yazıları ile münhasıran konut sigortalarında uygulanmak üzere hazırlanan Konut
Sigortası Genel Şartları Taslağı’na ilişkin Birliğimiz görüşleri talep edilmektedir.
Bilindiği üzere, sigorta sözleşmesi; sigortacı ile sigorta ettiren arasında düzenlenen iki taraflı,
karşılıklı borç ve taahhütler içeren bir sözleşmedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun “Sigorta
sözleşmeleri” başlığını taşıyan 11’inci maddesinde; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası,
Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara
uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar
tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir
yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.” şeklinde yer alan hüküm ile, 6102 sayılı
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425’inci maddesinde yer alan; “Sigorta poliçesi, tarafların haklarını,
temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir, rahat ve kolay okunacak biçimde
düzenlenir.” şeklindeki hüküm uyarınca sigorta poliçesi rahat ve kolay okunacak biçimde yazılmış
genel şartları da içermektedir.
Genel şartların her sigorta dalı için ayrı ayrı belirlenmesi ve aynı dalda yapılan tüm sigorta
sözleşmelerinin aynı genel şartları içermesi beklenir. Genel şartların mümkün olduğunca kısa ve
özlü hükümlerden oluşması, temel ilke ve hükümleri belirtmesi kolaylık sağlamaktadır. Poliçelere
sözleşmenin özelliğine göre, ihtiyaç duyulan durumlarda tarafların mutabakatı ile özel şartlar da
konulabilmektedir.
Boşluk bırakmamak, nesnel olmak, keyfiliği engellemek amacıyla, konuyla ilgili çıkabilecek tüm
sorunları öngörmeye çalışarak düzenleme yapılmak istendiğinde ise, genel şartların çok fazla
madde içermesi gerekmektedir. Ayrıca, bu yöntemin en önemli sakıncası, hazırlanan genel
şartların değişen ve gelişen koşullara ayak uyduramaması ve değişimin gerisinde kalması
olasılığıdır.
Bu mevzuat hükümleri çerçevesinde genel şartların ürünler özelinde değil sigorta branşları bazında
oluşturulmasının uygun olduğu, hüküm ve koşulların belirlenmesi noktasında mümkün olduğunca
genel ifadelere yer verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bu sayede genel şartların mevzuatsal
düzenlemelerdeki yenilikler, değişen piyasa koşulları ile teknolojik gelişmeler karşısında
geçerliliğini koruyabilmesinin mümkün olacağı ve sigorta sözleşmelerinin ihtiyaç duyduğu temel
düzenlemeleri karşılayabileceği düşünülmektedir.
Ürünler oluşturulurken kanuni hükümler başta olmak üzere yürürlükteki tüm yasal düzenlemeler
dikkate alınarak, ürün kapsamında yer alan branşlara ait genel şartlara paralel hareket edilmesinin
yanı sıra gerekli görülen hallerde müşteri aleyhine olmayacak şekilde genel şartları genişletici
nitelikte özel şartların sigorta sözleşmelerine eklenmesi uygun bulunmaktadır.
Konut Sigortası Genel Şartları Taslağının da uygulamada boşluk bırakmamak, nesnel olmak,
keyfiliği engellemek amacıyla ve konuyla ilgili çıkabilecek tüm sorunları öngörmeye çalışarak
düzenlendiği ve yukarıda açıklandığı üzere, genel şartların sigorta dalı bazında belirlenmesi
gerekirken, ürün bazında hazırlanmış bir genel şart olduğu görülmüş; diğer taraftan taslak metinde,
yürürlükte bulunan Yangın Sigortası Genel Şartları ile çelişen bazı hükümlerin bulunduğu tespit
edilmiştir.
Sonuç olarak; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda sigorta sözleşmelerinin kuruluş aşamasında
sigortacıya yüklenmiş olan aydınlatma ve bilgilendirme yükümlüklerinin, sigorta ettirenleri baştan
korumaya yönelik önemli bir uygulama olduğu bilinmektedir. Bu uygulamanın titizlikle
sürdürülmesinin, bunun yanında konut sigortaları için piyasamızda mevcut olan uygulamaya
devam edilmesinin, öte yandan sigortalıların satın aldıkları sigorta poliçesi hakkında daha
anlaşılabilir bilgiye sahip olması amacıyla poliçelere, sigorta bedellerinin, teminat çeşitlerinin,
tazminat limitlerinin ve muafiyetlerin açıkça belirtildiği ve bu bilgilerin toplu bir şekilde
görülebilmesini sağlayan, okunması kolay standart bir bölüm ilave edilmesinin faydalı olacağı
mütalaa edilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalarımız saklı kalmak üzere, maddeler hakkındaki yorumlarımızı ekli tabloda
görüş ve takdirlerinize arz ederiz.
Saygılarımızla,
TÜRKİYE SİGORTA, REASÜRANS VE
EMEKLİLİK ŞİRKETLERİ BİRLİĞİ
KONUT SİGORTASI GENEL ŞARTLARI TASLAĞI
TÜRKİYE SİGORTA BİRLİĞİ GÖRÜŞLERİ
A.1 Sigortanın Konusu
Verilen teminatlar göz önüne alındığında elektronik
cihaz, makine kırılması, hırsızlık, hukuksal koruma ve
ferdi kaza sigortası genel şartlarına da atıf yapılması
gerektiği düşünülmekte; “bina” yerine “konut binası”
ifadesinin daha uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Bu sigorta sözleşmesi ile sigortacı, poliçede teminat altına
alınan risklerin gerçekleşmesi sonucunda poliçede
belirtilen adresteki bina veya eşyanın uğrayacağı maddi
zararları bu genel şartlarda ve poliçe özel şartlarında
belirtilen hükümler çerçevesinde temin eder.
A.2 Sigorta Bedelinin Kapsamı
2.1 Bina sigorta bedeli: Oturmaya ayrılmış bölüm, bu
bölümün dışındaki bahçıvan evi, kömürlük, su deposu,
garaj gibi eklentiler, binaların içlerinde veya üzerlerinde
bulunan her çeşit sabit tesisat, asansör, yıldırımlık,
televizyon anteni gibi binayı tamamlayan şeyler, temeller
ve istinat duvarları ile aksine sözleşme yoksa 634 sayılı
Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca bağımsız bölümlerin
dışında kalıp, korunma ve ortaklaşa kullanma veya
faydalanmaya yarayan yerlerden bağımsız bölümün
payına düşen kısım sigorta bedeline dahildir.
Kapı ve pencere camları ile boya, badana, alçı tavan,
duvar kağıdı, kartonpiyer, parke, banyo ve mutfak
dolapları, lavabo ve klozet gibi dekorasyon kıymetleri
bina sigorta bedelinin kapsamı içindedir.
Konutta bulunan kat kaloriferi tesisatı, konutta veya
binanın ortak kullanım alanlarında bulunan asansör,
kalorifer kazanı, hidrofor tesisatı, jeneratör, elektrik
motoru ve havalandırma sistemi gibi binaya ait her türlü
mekanik aksam (ortak kullanımdakiler sigortalının kendi
payları ile sınırlı olmak üzere) sigorta bedelinin kapsamı
içindedir.
Bina sigorta bedeli, konutun brüt yüzölçümü ve yeniden
yapım maliyetine göre belirlenen birim metrekare
bedelinin çarpılmasıyla hesaplanır.
Bina sigorta bedelinin tespitinde arsa kıymeti dikkate
alınmaz.
2.2 Eşya sigorta bedeli: Sigortalıya, birlikte oturduğu
aile bireylerine, evde birlikte yaşadığı kişilere ve ev
çalışanlarına ait ev eşyası ve kişisel eşyalar sigorta
bedeline dahildir. Aksine sözleşme yoksa, bina dışındaki
garaj, depo, bahçıvan evi ve benzeri eklentilerde bulunan
Maddenin ilk üç paragrafında belirtilen, özellikle
kalorifer kazanı, hidrofor tesisatı, jenaratör gibi mekanik
aksam ile havalandırma sistemi, bahçıvan evi, kömürlük,
garaj gibi eklentilerin metrekare maliyet bedeline
dolayısıyla bina sigorta bedeline etkisinin ne şekilde
olacağının belirtilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Ayrıca, poliçe düzenlenirken sigortalının bu konudaki
beyanı da büyük önem taşımaktadır. Diğer taraftan bina
sigorta bedeli tanımında ortak alandan konutun payına
düşen kısmın sigorta bedeline dahil olması “aksine
sözleşme yoksa” hükmüne bağlanmışken, ortak
kullanımdaki makineler vb. otomatik olarak teminat
bedeli içinde varsayılmıştır. Burada farklı hükümler
yerine bir standardın sağlanmasının ve söz konusu
hususların otomatik olarak dahil edilmesinin daha doğru
olacağı düşünülmektedir.
Maddenin 4’üncü ve 5’inci paragrafında sigorta bedeli
tanımı yapılmıştır. Taslağın A.5 Eksik Sigorta ve A.6.
Aşkın Sigorta maddelerinde sigorta bedeli sigorta değeri
(gerçek değer=rayiç değer) ile karşılaştırılmaktadır.
Konutun brüt yüzölçümü ve yeniden yapım maliyetine
göre belirlenen sigorta bedeli her halükarda konutun
gerçek değeri=rayiç değerinin (arsa payı düşülmüş)
altında kalacak olup, poliçe düzenlenmesi esnasında
eksik sigorta kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Tüm bu
bilgiler doğrultusunda, sigorta bedelinin neye göre tespit
edildiğinin (gerçek değer=rayiç değer, yeni ikame değeri)
maddede daha açık bir şekilde belirtilmesi ve A.5 Eksik
Sigorta, A.6 Aşkın Sigorta, B.2 Koruma Önlemleri ve
Kurtarma, B.4.1 Tazminat Kıymetinin Hesabı
maddeleriyle de uyumlu hale getirilmesi gerektiği
düşünülmektedir. Ayrıca uygulamada bina bedeli ve
tanımı zorunlu deprem sigortası poliçesi var ise bunun
üzerinde kalan kısım olarak uygulanmaktadır. Bu konuya
ilişkin bir açıklamanın da madde metninde yer alması
gerektiği düşünülmektedir.
Diğer taraftan 3’üncü paragrafta yer alan “ortak
kullanımdakiler sigortalının kendi payları ile sınırlı
olmak üzere” ifadesinde konut poliçesi dışında özel bir
ortak alan poliçesi de mevcut ise ilk tazminat hakkının
hangi poliçeden karşılanacağı detayının belirtilmesinin
yerinde olacağı düşünülmektedir. Ayrıca konunun, site
yönetimi ortak alan sigortasında bedel hesabı yapılırken
çelişkilere ve/veya mükerrer sigortaya neden olabileceği
düşünülmektedir. Dolayısıyla site yönetimi ortak alan
sigortası ile bu genel şartta belirtilen konutun payına
düşen ortak alan kavram ve kapsamlarının net olarak
tanımlanması gerektiği düşünülmektedir.
Maddenin ilk paragrafında belirtilen “…bina dışındaki
garaj, depo, bahçıvan evi ve benzeri eklentilerde bulunan
sigortalıya ait ev eşyası ve kişisel eşyalar sigorta bedeline
dahildir.” ifadesinden bu yerlerdeki araç, jet ski, scooter
vb. eşyaların da teminata dahil edilmiş olduğu anlamı
sigortalıya ait ev eşyası ve kişisel eşyalar sigorta bedeline
dahildir.
Ses/müzik ve görüntü sistemleri, güvenlik sistemleri,
masaüstü bilgisayarlar ve yazıcılar, bulaşık makinesi,
derin dondurucu, buzdolabı, çamaşır makinesi ve çamaşır
kurutma makinesi, kombi, şofben, fırın, elektrikli panjur,
klima ve benzeri elektronik/elektrikli ev aletleri sigorta
bedelinin kapsamı içindedir. Geniş Kapsamlı Konut
Sigortası kapsamında yer alan teminatlar (hırsızlık hariç)
bakımından kişisel cihazlar da dahil olmak üzere
taşınabilir elektrikli/elektronik cihazlar sigorta bedelinin
kapsamı içindedir.
Konut içerisinde yer alan duvara sabitlenmiş aynalar ile
camdan mamul masa, sehpa ve vitrin camları sigorta
bedelinin kapsamı içindedir. Bina teminatı olmadan
sadece eşya teminatı sunan sigortalarda, aksine sözleşme
yoksa, kapı ve pencere camları da sigorta bedeline
dahildir.
Ticari nitelikteki emtia ve demirbaşlar ile canlı hayvanlar
sigorta bedeli kapsamı dışındadır.
çıkabileceği için madde metninin daha açıklayıcı şekilde
yazılması gerektiği düşünülmektedir. Diğer taraftan bina
sabitinde yer alan kombi, elektrikli panjur ve görüntü
sistemleri ile güvenlik sistemlerinin kiracıya ait olup
olmadığı gibi durumlar için maliklik durumunun özellikle
belirtilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Maddenin 2’nci paragrafında yer alan “Geniş Kapsamlı
Konut Sigortası kapsamında yer alan teminatlar (hırsızlık
hariç) bakımından kişisel cihazlarda dahil olmak üzere
taşınabilir elektrikli/elektronik cihazlar sigorta bedelinin
kapsamı içindedir.” cümlesinde yer alan “hırsızlık hariç”
ifadesinin kaldırılması gerektiği düşünülmektedir.
Hırsızlık teminatının ek teminatla poliçeye ilave edilecek
maddelerden çıkarılarak ana teminatla poliçeye ilave
edilecek maddeler arasında yer almasının uygulamada
yaşanacak olası sıkıntıları da bertaraf edeceği
düşünülmektedir.
Maddenin 3’üncü paragrafında belirtilen “Bina teminatı
olmadan sadece eşya teminatı sunan sigortalarda, aksine
sözleşme yoksa, kapı ve pencere camları da sigorta
bedeline dahildir” maddesine “sigorta bedeline dahil
edilmiş olması şartı” ile ifadesinin eklenmesi gerektiği
düşünülmektedir.
Son paragrafa ilişkin olarak evden çalışma (Home Office)
durumunda, işyeri olarak da kullanılan evlerin
sigortalarında uygulamanın nasıl olacağının detaylı
olarak açıklanmasının yerinde olacağı, bu tip kullanım
halinde evlere konut sigortası mı yoksa işyeri sigortası mı
yaptırılacağının açıklığa kavuşturulması gerektiği
düşünülmektedir.
2.3 Sigorta konusu kıymetlerin
belirtilmek suretiyle genişletilebilir.
kapsamı
poliçede
2.4 Sigortalı kıymetler nitelikleri bakımından madde veya
gruplara ayrılmış ise, bu madde ve gruplardan herhangi
birinin içine giren her şey, yahut, kıymetlerin hepsi için
tek bir sigorta bedeli öngörülmüş ise, bu bedelin tanımı
içine giren her şey, poliçede ayrıca belirtilmiş olsun veya
olmasın, ikame veya yeni satın alma dolayısıyla sonradan
girmiş bulunsa dahi, sigorta kapsamı içindedir.
A.3. Ürün Tipleri ve Teminatlar
3.1 Ürün Tipleri
Konut sigortası aşağıda tanımlı ürün tipleri dikkate
alınarak yapılır.
Dar Kapsamlı Yangın (Bina) Sigortası: Sigortalının
binasına ilişkin menfaatinin; yangın, yıldırım, infilak
yahut yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman,
buhar ve hararetin etkisiyle zarar görmesine karşı teminat
sağlar.
Dar Kapsamlı Yangın (Eşya) Sigortası: Sigortalının
riziko adresindeki eşyasına ilişkin menfaatinin; yangın,
yıldırım, infilak yahut yangın ve infilak sonucu meydana
gelen duman, buhar ve hararetin etkisiyle zarar görmesine
karşı teminat sağlar.
Dar Kapsamlı Yangın (Bina ve Eşya) Sigortası:
Sigortalının bina ve eşyasına ilişkin menfaatinin; yangın,
Taslak ile çok fazla sayıda ürün tipi ve adedinin
oluşturulduğu, bu durumun sigortalılarda karışıklığa ve
uygulamada zorluk ve anlaşmazlıklara neden olabileceği
düşünülmekte, bu hususta bir sadeleştirme yapılmasının
amaca daha fazla hizmet edeceği mütalaa edilmektedir.
Bu kapsamda ürün tipleri bakımından bina veya eşya
ayırımına girilmesinin anlamlı olmadığı; ürün tiplerinin
belirlenmesinde sadece teminat gruplarının esas
alınmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir. Bu
detaylara girilmesinin ayrı sistemsel ve dokümantasyona
ilişkin süreçleri ve beraberinde karışıklığı getireceği
mütalaa edilmektedir. Ayrıca bu durumda bilgilendirme
formlarının ne şekilde olacağı belirsizdir.
Dar kapsamlı yangın sigortası tanımının yangın sigortası
genel şartlarındaki tanım ile uyumlu olmadığı mütalaa
edilmektedir. Yangın sigortası genel şartlarında var olan
“doğrudan neden olacağı zararlar” ibaresi ve “maddi
zararlar” tanımlaması kaldırılmıştır.
Hırsızlık teminatının sadece Geniş Kapsamlı Konut
yıldırım, infilak yahut yangın ve infilak sonucu meydana
gelen duman, buhar ve hararetin etkisiyle zarar görmesine
karşı teminat sağlar.
Standart Teminatlı Konut (Bina) Sigortası: Bina için
Grup-1’de sayılan teminatlara ilave olarak Grup-2’de
sayılan teminatların tamamının verildiği ancak Grup-3’te
sayılanların tamamının veya bir kısmının verilmediği
üründür.
(Eşya) – Konut (Bina ve Eşya) sigortasında verildiği
diğer ürün tiplerinde olmadığı görülmektedir. Hırsızlık
gibi temel bir teminatın, eşya içeren her bir pakete
eklenebilmesi önemli bir ihtiyaçtır. Ek teminatların,
istenen pakete dahil edilirken, hırsızlık teminatının
bundan
muaf
olmasının
uygun
olmadığı
düşünülmektedir.
Standart Teminatlı Konut (Eşya) Sigortası: Eşya için
Grup-1’de sayılan teminatlara ilave olarak Grup-2’de
sayılan teminatların tamamının verildiği ancak Grup-3’te
sayılanların tamamının veya bir kısmının verilmediği
üründür.
Standart Teminatlı Konut (Bina ve Eşya) Sigortası:
Bina ve eşya için Grup-1’de sayılan teminatlara ilave
olarak Grup-2’de sayılan teminatların tamamının verildiği
ancak Grup-3’te sayılanların tamamının veya bir kısmının
verilmediği üründür.
Geniş Kapsamlı Konut (Bina) Sigortası: Bina için
Grup-1, Grup-2 ve Grup-3’te sayılan teminatların
tamamının verildiği üründür.
Geniş Kapsamlı Konut (Eşya) Sigortası: Eşya için
Grup-1, Grup-2 ve Grup-3’te sayılan teminatların
tamamının ve hırsızlık teminatının verildiği üründür.
Geniş Kapsamlı Konut (Bina ve Eşya) Sigortası: Bina
ve eşya için Grup-1, Grup-2 ve Grup-3’te sayılan
teminatların tamamının ve eşya için hırsızlık teminatının
verildiği üründür.
Sigorta şirketlerince sunulacak ürünlerin isimlerinin
yukarıda belirtildiği şekilde verilen teminatla uyumlu
olması ve poliçede en az 14 punto büyüklüğünde harflerle
belirtilmesi gerekir.
3.2 Teminat Grupları
Grup 1:
- Yangın
- yıldırım
- infilak
- yangın veya infilak sonucu meydana gelen duman,
buhar ve hararet
Grup 2:
- Duman
- deprem ve yanardağ püskürmesi
- yer kayması
- sel ve su baskını
- fırtına
- dolu
- kar ağırlığı
Grup 3:
- Grev lokavt kargaşalık halk hareketleri
- terör
- kara taşıtları çarpması
- deniz taşıtları çarpması
- hava taşıtları çarpması
- dahili su
- enkaz kaldırma masrafı
- izolasyon eksikliği
- poliçede temin edilen riskler sonucu üçüncü
Madde metni incelendiğinde geniş kapsamlı konut
sigortasında, Grup 3’ten bir teminat seçilmediğinde
ürünün standart kapsamlı konut sigortasına dönüştüğü
görülmektedir. Bu durumda paketler arasındaki fark çok
azalmaktadır. Eğer farklı ürün tipleri oluşturmak bir
ihtiyaçtan ileri geliyorsa paketler arasındaki küçük farklar
dikkate alınmadan ürün tiplerinin sadeleştirilmesinin
daha uygun olacağı düşünülmektedir. Bu sayede
sigortalıya ürünler arasındaki farkların açıklanması da
kolaylaşacaktır.
Grup 1’de “Yangın veya infilak sonucu meydana gelen
duman, buhar ve hararet” ifadesi, Grup 2’de ise sadece
“duman” ifadesi yer almaktadır. Grup 2’deki “duman”
ifadesinin “konut dışından gelen duman” şeklinde revize
edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Grup 2’de deprem teminatının zorunlu olarak verileceği
anlaşılmaktadır. Örneğin Grup 2’de yer alan deprem
teminatı açısından, konut zorunlu deprem sigortasına tabi
değilse veya zorunlu deprem sigortasına tabi ancak
zorunlu deprem sigortası yaptırılmamışsa, ne şekilde
hareket edileceğinin açıkça düzenlenmesi gerektiği
düşünülmektedir.
Grup 3’te bulunan “Poliçede temin edilen riskler sonucu
şahısların zarar görmesi
Asgari teminatların sağlanması koşulu ile ürün tiplerine
ek teminatlar da ilave edilebilir. Ancak ilgili teminat
grubunun tamamı sağlanmadıkça ürün isminde değişiklik
yapılamaz.
Sağlanan her bir teminat için (varsa ek teminatlar dahil)
sigorta bedeli ve varsa muafiyet tutarı veya oranı poliçe
ekinde yer alan teminatlar ve muafiyetler tablosunda (Ek1) belirtilir.
Sözleşmenin, poliçede belirtilen istisnalar dışında kalan
tüm riskleri temin edecek şekilde Tüm Riskler sigortası
olarak yapılması mümkündür.
Kiracıların eşya teminatlarına ilave olarak bina
teminatlarını da alabilmesi mümkündür. Bu durumda
binaya ilişkin tazminat ödemesi, malikin muvafakati
alınarak yapılır.
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu kapsamında Zorunlu
Deprem Sigortasına tâbi bağımsız bölümlerin ve binaların
değeri Zorunlu Deprem Sigortası ile verilen teminat
tutarının üzerinde ise, bu tutarın üzerindeki kısım (artan
sigorta bedeli) için, Zorunlu Deprem Sigortasının
yapılmış olması kaydıyla, sigorta şirketleri tarafından
ihtiyari deprem ve yanardağ püskürmesi teminatı
verilebilir.
3.3 Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil
Edilebilecek Haller
Aşağıda sayılan haller teminat kapsamı dışındadır. Ancak
bu haller, sigorta bedelleri poliçede belirtilerek ek
sözleşme ile teminat kapsamına alınabilir.
3.1
Poliçede belirtilen adreste bulunan misafirlere ait
eşyaların göreceği zararlar,
3.2
Teminat altına alınmış eşyaların poliçede
belirtilen adres dışında göreceği zararlar,
3.3
Teminat altına alınmış eşyaların taşınma
esnasında göreceği zararlar,
3.4
Sigortalının kişisel eşyalarının seyahat halinde
iken çalınması,
3.5
Elektronik malzeme arızasından kaynaklanan
kısa devre, voltaj dalgalanması, endüksiyon
akımı ve yıldırımın endirekt etkisi sebebiyle
oluşacak elektrik arızaları,
3.6
Sigortalı yerdeki her türlü mekanik aksamda ani
ve beklenmedik bir şekilde meydana gelecek
arıza ve hasarlar,
3.7
Sigortalının riziko adresinde yer alan ev
cihazlarında (taşınabilir olanlar hariç) ani ve
beklenmedik bir şekilde meydana gelen tüm
fiziki zararlar,
3.8
Taşınabilir olanlar hariç olmak üzere sigortalının
riziko adresindeki ev eşyalarının ani ve
beklenmedik bir biçimde kazaen kırılması,
3.9
Sabit ısıtma tesisatında meydana gelecek yakıt
sızmalarının sigortalı kıymetlere verebileceği
doğrudan zararlar,
3.10
Binaya ait tesisata ilişkin hırsızlık,
3.11
Bina teminatı bulunmayan kiracılar için teminat
kapsamına giren bir sebepten ötürü sigortalı
konutta yapılacak boya, badana ve dekorasyon
üçüncü şahısların zarar görmesi” ile ifade edilmek
istenenin yangın mali mesuliyet teminatı mı yoksa
üçüncü şahıs mali mesuliyet teminatı mı olduğu net
olarak anlaşılamamaktadır. Yangın mali mesuliyet
teminatının eklenmesi ifade edilmek isteniyor ise diğer
ürün gruplarına da aynı teminatın eklenmesinin uygun
olacağı düşünülmektedir.
Diğer taraftan kötü niyetli hareketler
belirtilmemiş olduğu görülmektedir.
teminatının
Ayrıca, deniz taşıtları çarpması riski bulunmayan bir
konutun bu teminatı talep etmemesi durumunda diğer
tüm teminatları almasına rağmen standart teminatlı bir
konut poliçesine sahip olmasının yanıltıcı olacağı
düşünülmektedir.
Maddede belirtilen “…Kiracıların eşya teminatlarına
ilave olarak bina teminatlarını da alabilmesi mümkündür.
Bu durumda binaya ilişkin tazminat ödemesi, malikin
muvafakati alınarak yapılır..” düzenlemesi ile “başkası
hesabına sigorta kabul edilir” hükmünün düzenleme
bulmuş olduğu mütalaa edilmektedir.
Taslakta yer alan “3.2. Teminat altına alınmış eşyaların
poliçede belirtilen adres dışında göreceği zararlar”
maddesi ile “B.1.4 Zorunlu haller dışında, rizikonun
gerçekleştiği yer veya kıymetlerde bir değişiklik
yapmamak” maddesinin birbirleriyle çeliştiği mütalaa
edilmektedir. Her iki maddenin de sınırlarının daha net
çizilmesi gerektiği ya da 3.2 maddesinin kaldırılmasının
faydalı olacağını düşünülmektedir.
3.3 maddesinde bahsi geçen taşınma ifadesinin daha net
tanımlanması gerektiği düşünülmektedir.
3.4 ve 3.10 maddelerinin hırsızlık teminatını genişletici
maddeler olmaları dolayısıyla gözden geçirilmeleri
gerektiği düşünülmektedir.
Diğer taraftan 3.5 ve 3.6 maddelerine ilişkin olarak
özellikle bu tarz genişletmelerde ilgili branşlara ait genel
şartların uygulanabileceğinin belirtilmesinin faydalı
olacağı mütalaa edilmektedir.
Ayrıca 3.12 maddesi için poliçede teminat limitinin
belirtilmiş olması şartı aranması gerektiği, 3.13 maddesi
için süre ve azami limitin nasıl tespit edileceğinin
belirtilmiş olması gerektiği ve ayrıca burada kiracının
sorumluluğunun da aranmasının gerekli olduğu
düşünülmektedir.
3.14 ve 3.15 maddelerinin hangi genel şartlara göre
çalışacağının belirtilmesinin gerekli olduğu mütalaa
edilmektedir.
masrafları,
Teminat altına alınan risklerden herhangi birinin
gerçekleşmesi halinde sigortalının kira kaybı,
3.13
Teminat altına alınan risklerden herhangi birinin
gerçekleşmesi
halinde
sigortalı
konutun
oturulamaz hale gelmesi nedeniyle ortaya çıkan
alternatif ikamet masrafları,
3.14
Hukuksal koruma,
3.15
Ferdi kaza,
3.16
Asistans hizmetler.
3.4 Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil
Edilebilecek Kıymetler
3.12
Aşağıda sayılan kıymetler teminat kapsamı dışındadır.
Ancak bu kıymetler, konusuna göre bina veya eşya sigorta
bedeline dahil edilerek ek sözleşme ile teminat kapsamına
alınabilir.
Bağımsız bölüm oluşturmamak ve ticari amaçla
kullanılmamak kaydıyla yapılan çardak, pergole ve
benzeri sosyal tesisler, çevre yapı üniteleri, bahçe
ve çevre duvarları, rıhtımlar, teraslar, iskeleler,
çeşmeler, bina dışındaki heykeller, sarnıç ve
havuzlar gibi şeyler.
4.2
Sanat veya antikacılık bakımından değeri olan;
tablolar, resimler, kitaplar, gravürler, yazılar,
heykeller, biblolar, koleksiyonlar, halılar ve
benzerleri.
4.3
Modeller, kalıplar, plan ve krokiler, ihtira beratları,
belgeler, ticari defterler ve benzerleri.
4.4
Her türlü nakit para, döviz, çek, kredi kartı ve
benzeri kartlar, hisse senedi ve tahvil, kıymetli
kağıtlar, her çeşit altın ve gümüş ve bunlardan
mamul ziynet eşyası ve mücevherler ve sair
kıymetli madenler ve mamulleri, kıymetli taş ve
inciler ve benzerleri.
4.5
Elektronik cihaz ve hırsızlık teminatı kapsamında;
1.
Dizüstü bilgisayar, tablet, mp3/mp4 çalar, fotoğraf
makinaları, telsiz, telefon, cep telefonu ve benzeri
taşınabilir cihazlar,
2.
Şarjlı veya elektrikli süpürgeler,
3.
Kişisel bakım cihazları,
4.
Oyun konsolları, projeksiyon cihazları,
5.
Elektrikli küçük mutfak aletleri,
6.
Tıbbi cihazlar
7.
Optik Cihazlar
A.4 Teminat Dışında Kalan Haller
4.1
Aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır.
4.1
Savaş, her türlü savaş olayları, istila, yabancı
düşman hareketleri, çarpışma (Savaş ilan edilmiş
olsun olmasın), iç savaş, ihtilal, isyan, ayaklanma
ve bunların gerektirdiği inzibati ve askeri
hareketler nedeniyle meydana gelen bütün zararlar.
4.2
Herhangi bir nükleer yakıttan veya nükleer yakıtın
yanması sonucu nükleer artıklardan veya bunlara
atfedilen sebeplerden meydana gelen iyonlayıcı
radyasyonların veya radyo-aktivite bulaşmalarının
ve bunların gerektirdiği askeri ve inzibati
tedbirlerin sebep olduğu bütün zararlar. (Bu bentte
geçen yanma deyimi kendi kendini idame ettiren
herhangi bir nükleer ayrışım olayını da kapsar.)
Madde metnine ilişkin olarak, kıymetlerin sayılan haller
ile sınırlanmaması; poliçe özel şartları ile yeni ilave
getirilebilmesine veya içeriğin değiştirilebilmesine imkan
tanıması gerektiği düşünülmektedir. Bu düzenleme
şirketlerin tercih imkanını kaldırmakta ve/veya
sınırlandırmaktadır.
4.1 maddesinde geçen “… çevre yapı üniteleri, bahçe ve
çevre duvarları, rıhtımlar, teraslar, iskeleler, çeşmeler,
bina dışındaki heykeller, sarnıç ve havuzlar gibi şeyler.”
ifadesindeki kıymetlerin bina sigorta bedelinden farklı
olarak net bir şekilde
belirtilmesi gerektiği
düşünülmektedir.
4.3 maddesine ilişkin olarak belirtilen ticari defter
teminatının konut poliçesinde teminat altına alındığında
hasar durumunda tazminat bedeli konusunda sıkıntı
doğurabileceğinden teminat altına alınan bu kavrama
açıklık getirilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.
Sigortalı veya temsilcilerinin bilgisi dahilinde olan kusur,
eksiklik ve bozukluklar teminat dışı olarak belirtilmiş
olmakla birlikte sigortalı veya temsilcilerinin bilgisi
dahilinde olmayan ancak geçmişten devam eden kusur ve
bozuklukların sebep olacağı zararlara ilişkin bir açıklama
bulunmamaktadır. Bu hususun netliğe kavuşturulması
gerektiği düşünülmektedir.
Kamu otoritesi tarafından sigortalı kıymetler
üzerinde yapılacak tasarruflar sebebiyle meydana
gelen bütün zararlar.
4.4
Yangın çıkarmaksızın, sigortalı kıymetlerin kendi
ayıpları, mayalanmaları, kavrulmaları veya
bünyelerinde meydana gelen bozulmalar nedeniyle
uğradıkları zararlar.
4.5
Yangın çıkarmaksızın; sigortalı kıymetlerin faydalı
bir maksatla ateşe veya sıcaklığa tutulmasından,
ocak veya bunun gibi ateş bulunan bir yere
düşmesinden veya atılmasından veya elbise,
çamaşır ve diğer eşya yanıklığı gibi alev
almaksızın kavrulma veya yanmasından veya
ısıtma, aydınlatma, ütüleme aletleri ile lamba,
mum, sigara ve bunların benzerlerine temasından
doğan zararlar.
4.6
Sigortanın başlangıcında
sigortalının veya
temsilcilerinin bilgisi, haberi dahilinde sigortalı
kıymetler ve bulunduğu yerle ilgili mevcut kusur,
eksiklik ve bozuklukların sebep olduğu zararlar.
4.7
Sigortalı iken hasarlanan ve bu hasar giderilmeden
sigortalı kıymetin kullanılması neticesinde doğan
zararlar.
4.8
Sigortalının veya fiillerinden sorumlu bulunduğu
kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından
kasten verilen zararlar.
4.9
Alçak basınç sebebiyle kapların içeri doğru
çökmesi, yırtılması ve sair şekilde deformasyonu,
yıpranması ile santrifüj kuvvetler ve mekanik
olaylar nedeniyle sigortalı cihaz ve motorlarda
meydana gelen bütün zararlar.
4.10 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen
terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj
sonucunda oluşan veya bu eylemleri önlemek ve
etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar
tarafından yapılan müdahaleler sonucu meydana
gelen biyolojik ve/veya kimyasal kirlenme,
bulaşma veya zehirlenmeler nedeniyle oluşacak
bütün zararlar.
A.5 Eksik Sigorta
4.3
Sigorta bedeli ile sigorta değerinin aynı olması esastır.
Sigorta bedeli, sigorta değerinden (gerçek değer) az
olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının
zarara uğraması hâlinde, aksi kararlaştırılmadıkça
sigortacı, sigorta bedelinin gerçek değere olan oranına
göre tazminat öder.
Kasıtlı olarak yanlış beyan olmaksızın, poliçede belirtilen
sigorta bedeli ile gerçek değer arasındaki fark önemsiz
düzeyde ise (%10 veya daha az) eksik sigorta uygulaması
yapılmaz.
Sigortacı ile sigortalı, bina veya eşyalar için gerçek
değerleri yerine mutabık kalınan bir bedel üzerinden
sigorta yapılması hususunda anlaşabilir. Bu durumda,
sigortacının azami sorumluluğu mutabık kalınan bedel
kadardır. Rizikonun gerçekleşmesi durumunda tazminatın
hesabında bu değere taraflarca itiraz olunamaz. Bu
durumda poliçenin üzerinde ürün ismi kısmına
“mutabakatlı değer” veya “ilk ateş” ifadesi eklenir.
A.6 Aşkın Sigorta
Sigorta bedeli gerçek değerin üstünde ise, bu bedeli aşan
Eksik sigorta uygulaması için limit getirilmesinin gerçek
zararın tazmini ilkesine aykırı olduğu, ayrıca bunun kasta
bağlanmasının da ispat yükü açısından sigortacı için riskli
olabileceği düşünülmektedir.
Son paragrafa ilişkin olarak, ilk ateş sigorta poliçesine
deprem teminatının eklenip eklenmeyeceğinin açıklığa
kavuşturulması gerektiği, bu gibi belirsizlikleri
engellemek adına ilk ateş sigorta poliçelerinin kapsamı ve
uygulama esaslarına ilişkin bir bölüm düzenlenmesinin
faydalı olacağı düşünülmektedir.
“Sigorta bedeli gerçek bedelin üzerinde ise, bu bedeli
aşan kısım geçersizdir” ifadesi ile, ihtiyari deprem
sigorta tarifesindeki “Yangın sigorta bedeli sigortacı
kısım geçersizdir. Bu sebeple, sigorta bedeli ile sigorta
priminin onu karşılayan kısmı indirilir ve tahsil edilmiş
fazla prim geri verilir. Aşkın sigortanın riziko
gerçekleştikten sonra tespit edilmesi halinde de aynı
uygulama yapılır.
Aşkın sigorta durumunda kısmi hasar meydana geldiğinde
sigortacı gerçek zararın tamamını karşılar. Buna karşılık,
tam hasar meydana gelmesi halinde sigortacının
sorumluluğu gerçek değer ile sınırlıdır.
A.7 Muafiyetler
ile sigortalı arasında mutabakatla belirlenir ve bu
bedele hasar gerçekleştikten sonra itiraz edilemez”
ifadesinin çeliştiği düşünülmektedir. Bu sebeple,
uygulamada nasıl davranılması gerektiği hususunda
açıklama yapılması veya ortaya çıkan bu durumun
detaylandırılması gerektiği düşünülmektedir.
Tespit olunan bir miktara veya sigorta bedelinin belli bir
yüzdesine kadar olan hasarların veyahut hasarın belli bir
yüzdesinin sigortacı tarafından tazmin edilmeyeceği
kararlaştırılabilir. Bu şekilde belirlenen muafiyet oranları
veya tutarları poliçe ekinde yer alan teminatlar ve
muafiyetler tablosunda açıkça (Ek-1) belirtilir.
A.8 Sigortanın Başlangıcı ve Sonu
Sigorta, poliçede başlama ve sona erme tarihleri olarak
yazılan günlerde, aksi kararlaştırılmadıkça, Türkiye saati
ile öğleyin saat 12.00'de başlar ve öğleyin saat 12.00'de
sona erer.
B. Hasar ve Tazminat
B.l Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde
Ettiren/Sigortalının Yükümlülükleri
Sigorta
Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi
halinde
aşağıdaki
hususları
yerine
getirmekle
yükümlüdür:
1.1
Rizikonun
gerçekleştiğini
öğrendiğinde
gecikmeksizin, her halükarda beş iş gününü
aşmamak üzere sigortacıya bildirimde bulunmak
1.2
Sigortalı değilmişçesine gerekli kurtarma ve
koruma önlemlerini almak ve bu amaçla sigortacı
tarafından verilen talimata elinden geldiği kadar
uymak.
1.3
Tazminat yükümlülüğü ve miktarı ile rücu
haklarının saptanması için sigortacının veya yetkili
kıldığı temsilcilerinin sigorta kapsamında yer alan
kıymetlerde ve bunlarla ilgili belgeler üzerinde
yapacakları araştırma ve incelemelere izin vermek,
1.4
Zorunlu haller dışında, rizikonun gerçekleştiği yer
veya kıymetlerde bir değişiklik yapmamak,
1.5
Sigortacının istemi üzerine, rizikonun veya
tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli
olabilecek her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya
makul bir süre içinde sağlamak
1.6
Sigortalı yer veya kıymetler üzerine başkaca
sigorta sözleşmeleri varsa bunları sigortacıya
bildirmek.
B.2 Koruma Önlemleri ve Kurtarma
Sigorta ettiren ve/veya sigortalı işbu sözleşme ile temin
olunan rizikoların gerçekleştiği veya gerçekleşme
ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararı önlemeye,
azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla
yükümlüdür. Alınan önlemlerden doğan makul masraflar,
bu önlemler faydasız kalmış olsa bile, sigortacı tarafından
ödenir.
Eksik sigorta varsa, sigortacı bu masrafları sigorta
Maddenin son paragrafında bulunan “kaybolma”
ifadesinin suistimale yol açabileceğinden çıkarılmasının
faydalı olacağı düşünülmektedir.
Maddede bahsi geçen yükümlülüklerin ihlalinin
sonucunun ne olacağı hususunun açıkça düzenlenmesi
gerektiği düşünülmektedir. Bu durumda ya TTK’ya atıf
yapılması ya da sigorta şirketlerinin poliçe özel
şartlarında öngöreceği sonuçlara gönderme yapılacak
şekilde genel bir ifade kullanılması gerektiği
bedeliyle sigorta değeri (gerçek değer) arasındaki orana
göre öder.
Yangın söndürmede, durdurmada veya söndürmenin,
durdurmanın veya kurtarmanın gerektirdiği yıkma ve
boşaltmalarda, sigortacı; sigortalı kıymetlerin hasara
uğramasından, kaybolmasından doğan zararları da
karşılar.
B.3 Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortacının
Hakları ve Yükümlülükleri
Sigortacı, varsa talep ettiği bilgi ve belgeleri sigortalı ya
da sigorta ettirene hasar ihbarının alınmasından sonra 5
(beş) iş günü içinde bildirir.
Riziko gerçekleştiğinde, sigortacı veya yetkili kıldığı
kimseler, sigorta edilmiş bina ve kıymetleri muhafaza
altına almak ve zararı azaltmak amacıyla makul ve uygun
şekillerde, hasara uğrayan bina ve yerlere girebilir; sigorta
edilmiş bina veya kıymetlerin kendisine teslimini
isteyebilir. Sigortacı bu şekilde hareket etmekle herhangi
bir yükümlülük üstlenmiş olmaz ve bu poliçe şart ve
hükümlerinden herhangi birine dayanmak yolundaki
hakkından bir şey kaybetmez.
düşünülmektedir.
4’üncü paragrafa ilişkin olarak, tarafların anlaşarak tek
bir eksper görevlendirmeleri veya eksper belirlenmesinin
ayrı
ayrı
yapılması
hususlarının
açıklığa
kavuşturulmasının doğru olacağı düşünülmektedir.
Ayrıca maddede geçen “Sigortacı ile sigortalı arasındaki
anlaşmayla belirlenir” ifadesi için bu noktada anlaşmaya
varılamaması durumuna da açıklık getirilmesinin doğru
olacağı düşünülmektedir.
Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya
bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü
sigortacıya aittir.
Bu sözleşme ile sigorta konusu riskin gerçekleşme
nedenleri, gerçekleşen riskin teminat kapsamında olup
olmadığı ile riskin gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan
kayıp ve hasar veya ödenmesi gereken tazminat tutarı
sigortacı ile sigortalı arasında anlaşmayla belirlenir. Bu
maksatla taraflar sigorta eksperi görevlendirebilir.
Sigortacı, tazminatın belirlenmesi amacıyla yapılan makul
giderleri bunlar faydasız kalmış olsalar bile ödemek
zorundadır.
Sigortacı, tazminat tutarının belirlenmesi için gerekli
çalışmayı, mücbir bir sebep yoksa, hasar ihbarının
alınmasından sonra gecikmeksizin başlatır.
B.4 Tazmin Kıymetlerinin Hesabı
4.1
Rayiç Değer – Yeni Değer
Sigorta tazminatının hesabında sigortalı kıymetlerin riskin
gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymeti (rayiç değer) esas
tutulur. Ancak, sigorta ettiren ve sigortacı poliçenin ikame
değeri (yeni değer) üzerinden tanzim edilmesi hususunda
anlaşabilir. Sigorta poliçesinin ilk sayfasında, riskin
gerçekleşmesi halinde tazminat hesabının rayiç değer
üzerinden mi yoksa ikame değeri (yeni değer) üzerinden
mi yapılacağı hususu açıkça belirtilir.
Rayiç değer esasına göre tanzim edilen poliçelerde;
teminat kapsamına dâhil edilmiş olan kıymetlerin
tazminat ödemelerinde eskime, aşınma, yıpranma
(kullanma payı) ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet
eksilmeleri düşülür ve varsa yenilerinin belirgin randıman
ve nitelik farkları da ödenecek tazminattan indirilir.
Sigortacı; eskime, aşınma, kullanma payı veya başka
sebepler kapsamında yapılacak indirimlerin nedenini açık
bir şekilde belirtir.
Yeni değer (nakliye, montaj, gümrük, vergi, resim, harç
Maddenin 3’üncü paragrafının a fıkrasında yer alan
“….sigortalı tarafından kabul edilmesi halinde sovtajdan
kaynaklanan tenzilat hakları saklıdır” ifadesine ilişkin
olarak uygulamada sigortalının kabul etmesi hususunun
genel olarak sorun olduğu bilinmekte dolayısıyla hükmün
‘’Eksper tarafından tespit edilmiş sovtaj değeri tenzil
edilir’’ diye belirtilmesinin daha uygun olacağı
düşünülmektedir.
masrafları dâhil olmak üzere yenisinin ikame değeri)
esasına göre tanzim edilen poliçelerde, teminat kapsamına
dahil edilmiş olan kıymetlerin tazminat ödemelerinde;
1) Poliçede eskime, aşınma, yıpranma (kullanma)
payı için belirtilmiş olan azami oranın veya yaşın
aşılmaması kaydıyla, rizikonun gerçekleştiği yer
ve tarihte sigorta konusu kıymetin yeniden
yapım veya alım maliyetine göre bulunan ikame
değeri esas alınır. Ancak sigortacının eksik
sigorta, belirgin teknoloji farkı ve sigortalı
tarafından kabul edilmesi halinde sovtajdan
kaynaklanan tenzilat hakları saklıdır.
2) Eskime, aşınma ve yıpranma (kullanma) payı
için poliçede belirtilmiş olan azami oranının
veya yaşın aşılmış olması halinde, tazmin
kıymetinde rayiç bedel esası dikkate alınır.
Rayiç değer esasına göre tanzim edilen poliçelerde, hasar
gören yer veya kıymetin, işçilik, montaj vb. yollarla tamir
edilmesi, onarımı veya değiştirilmesi durumunda,
sigortacı,
sigorta
konusu
kıymetin
rizikonun
gerçekleşmesinden hemen önceki haline geri getirilmesini
sağlar.
4.2
Mutabakatlı Değer
Sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında veya sigorta
süresi içinde; sigorta konusu bina veya ev eşyasının
değeri sigorta ettiren ve sigortacının oybirliği ile seçtikleri
bilirkişiler tarafından saptanır ve taraflarca kabul
olunursa, rizikonun gerçekleşmesi durumunda tazminatın
hesabında bu değere taraflarca itiraz olunamaz.
Mutabakatlı değer esasıyla yapılacak sözleşmeler için
saptanacak değer listesi en çok bir yıllık sigorta süresi için
geçerlidir. Bilirkişi masrafı, sözleşmeyi mutabakatlı değer
esasıyla isteyen tarafa aittir.
4.3
Katma Değer Vergisi
Sigortalı kıymetlerde oluşan hasarların giderilmesi ile
ilgili olarak yapılacak tazminat hesaplamalarında katma
değer vergisi dahil tutar dikkate alınır.
İşçilik, montaj, tamirat ve benzeri bir hizmet sağlanmasını
gerektiren durumlarda, tazminat hesaplamasının katma
değer vergisi dahil tutar üzerinde yapılabilmesi için
hizmet sağlayıcıdan alınan faturanın sigortacıya ibrazı
istenebilir.
4.4
Sovtaj
Hasar gören kıymetlere ilişkin sovtaj tutarı, sigortalının
onayı alınarak tazminat tutarından indirilebilir.
B.5 Tazminatın Ödenmesi
Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin
kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper
vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun
tesliminden itibaren en geç on iş günü içinde gerekli
incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun
bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip
sigortalıya ödemek zorundadır.
Maddenin ilk paragrafına ilişkin olarak, uygulamada
Katma Değer Vergisinin ödenebilmesi için gerçek
kişilerde fatura aslı, tüzel kişilerde ise yansıtma
faturasının istenmesi şarttır. İlgili maddede bu
zorunluluğun kesin bir ifade ile vurgulanmasının büyük
önem arz ettiği düşünülmektedir.
Bu maddede sovtaj indiriminin, sigortalının onayına
bağlanması değil, sovtaja konu kıymetin sigortalıya
bırakılıp bırakılmamasına göre değerlendirilmesinin
uygun olacağı düşünülmektedir.
Madde hükmünde yer alan sürelerin TTK ile getirilen
düzenlemede yer alan süreler ile uyumlu olması gerektiği
düşünülmektedir.
Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından
itibaren 45 gün sonra muaccel olur. İncelemeler hasar
ihbarı üzerine üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı,
tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere,
tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde
mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre
süratle tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini
avans olarak öder.
Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme
gecikmiş ise süre işlemez.
B.6 Tazminat Hakkının Eksilmesi veya Düşmesi
Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi
halinde yükümlülüklerini yerine getirmez ve bunun
sonucu zarar miktarında bir artış olursa, sigortacının
ödeyeceği tazminattan bu suretle artan kısım indirilir.
Sigorta ettiren ya da sigortalı, rizikonun gerçekleşmesine
kasten sebebiyet verir veya zarar miktarını kasten arttırıcı
eylemlerde bulunursa, bu poliçeden doğan hakları düşer.
B.7 Hasar ve Tazminatın Sonuçları
Teminat altına alınmış riskin gerçekleşmesi ile tam hasar
meydana geldiği takdirde sigorta teminatı sona erer.
Teminatın sona ermesi ile sigortacı primin tamamına hak
kazanır.
Kısmi hasar halinde, aksine sözleşme yoksa, sigorta süresi
içinde yapılan kısmi tazminat ödemeleri sigorta
bedelinden düşülür.
Sigorta bedelinin eksildiği hallerde, sigorta ettirenin veya
sigortalının istediği tarihten itibaren gün esası ile prim
alınmak suretiyle sigorta bedeli yükseltilebilir.
Kısmi zarar hâllerinde taraflar sigorta sözleşmesini
feshedebilirler. Ancak, sigortacı fesih hakkını, kısmi
tazminat ödemesinden sonra kullanabilir. Bu durumda,
feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar geçen sürenin
primi, gün esası üzerinden hesap edilir ve fazlası geri
verilir.
Sigortacı ödediği tazminat tutarınca hukuken sigortalının
yerine geçer. Sigortacı ödediği tutar için rücu talebini,
sigorta limitleri dahilinde, varsa ilgili risk için teminat
sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta ettiren ve
sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe
yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri
sigortacıya vermek zorundadır.
Sorumlusuna rücu edilebilecek hasarlarda, sigortacı
tarafından yeterli nesnel değerlendirme yapılmadan ve net
bulgular tespit edilmeden rücu işlemi başlatılmaz.
C. Çeşitli Hükümler
C.l Sigorta Ücretinin Ödenmesi, Sigortacının
Sorumluluğunun Başlaması ve Sigorta Ettirenin
Temerrüdü
Sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi
kararlaştırılmışsa ilk taksitin, sözleşme yapılır yapılmaz
ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. Aksi
kararlaştırılmadıkça, prim veya peşinat ödenmediği
takdirde poliçe teslim edilmiş olsa dahi sigortacının
sorumluluğu başlamaz.
Primin taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa peşinatı
izleyen taksitlerin ödeme zamanı ve ödememenin
sonuçları poliçe üzerine yazılır. Sigorta ettiren kimse,
sigorta primini veya primin taksitle ödenmesi
kararlaştırıldığı takdirde peşinatını veya peşinatı izleyen
taksitleri zamanında ödemediği takdirde Türk Ticaret
Kanununun temerrüt ile ilgili hükümleri uygulanır.
Sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı
hâllerde, riziko gerçekleşince, ödenecek tazminata veya
bedele ilişkin primlerin tümü muaccel olur.
Sigortacı prim alacağını, Türk Ticaret Kanunu hükümleri
saklı kalmak üzere ödenecek tazminattan veya bedelden
düşebilir.
Bu madde uyarınca sigorta sözleşmesinin feshedilmiş
sayıldığı hallerde, sigortacının sorumluluğunun devam
ettiği süreye tekabül eden prim gün esası üzerinden hesap
edilerek fazlası sigorta ettirene iade edilir.
C.2 –Sigorta Ettirenin Sözleşme Yapıldığı Sırada
Beyan Yükümlülüğü
Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği
veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya
bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik
veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin değişik
şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli
kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak
sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli
sayılır.
Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya
yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı bu durumu
öğrenmesinden itibaren onbeş gün içinde sözleşmeden
cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim
farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde,
sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli hususun
sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması
veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması
durumu değiştirmez. Ancak, bildirilmeyen veya yanlış
bildirilen bir hususun ya da olgunun gerçek durumu
sigortacı tarafından biliniyorsa, sigortacı beyan
yükümlülüğünün ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek
sözleşmeden cayamaz. İspat yükü sigorta ettirene aittir.
2’nci paragrafın son cümlesinin aşağıdaki şekilde
değiştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
“Sigorta ettiren kimse, sigorta primini veya primin
taksitle ödenmesi kararlaştırıldığı takdirde peşinatını veya
peşinatı izleyen taksitleri zamanında ödemediği takdirde
temerrüde düşer. Temerrüde düşülmesi durumunda,
Borçlar Kanunu’nun temerrüt ile ilgili hükümleri
uygulanır.” Ayrıca 4’üncü paragrafın kaldırılmasının
yerinde olacağı düşünülmektedir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin
ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu
ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun
gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin
derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta
ettirenin
ihmali
kast
derecesinde
ise
beyan
yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında
bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme
borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen
primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate
alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder.
Sigortacı, cayma hakkının kullanılmasından açıkça veya
zımnen vazgeçmişse veya caymaya yol açan ihlale kendisi
sebebiyet vermişse ya da sorularından bazıları cevapsız
bırakıldığı hâlde sözleşmeyi yapmışsa sözleşmeden
cayamaz.
Cayma hâlinde, sigorta ettiren kasıtlı ise, sigortacı
rizikoyu taşıdığı süreye ait primlere hak kazanır.
C.3- Sigorta Ettirenin Sigorta Süresi İçinde İhbar
Yükümlülüğü ve Sonuçları
Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasından sonra,
sigortacının izni olmadan rizikoyu veya mevcut durumu
ağırlaştırarak tazminat tutarının artmasını etkileyici
davranış ve işlemlerde bulunamaz.
Sigorta ettiren veya onun izniyle başkası, rizikonun
gerçekleşme ihtimalini artırıcı veya mevcut durumu
ağırlaştırıcı işlemlerde bulunursa yahut sözleşme
yapılırken açıkça riziko ağırlaşması olarak kabul edilmiş
bulunan hususlardan biri gerçekleşirse derhâl; bu işlemler
bilgisi dışında yapılmışsa, bu hususu öğrendiği tarihten
itibaren en geç on gün içinde durumu sigortacıya bildirir.
Sigortacı
sözleşmenin süresi
içinde,
rizikonun
gerçekleşmesi veya mevcut durumun ağırlaşması
ihtimalini ya da sözleşmede riziko ağırlaşması olarak
kabul edilebilecek olayların varlığını öğrendiği takdirde,
bu tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir
veya prim farkı isteyebilir. Farkın on gün içinde kabul
edilmemesi hâlinde sözleşme feshedilmiş sayılır. Ancak,
rizikonun artmasına, sigortacının menfaatiyle ilişkili bir
husus ya da sigortacının sorumlu olduğu bir olay veya
insanî bir görevin yerine getirilmesi sebep olmuş ise bu
paragraf uygulanmaz.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin
ihmali belirlendiği ve değişikliklere ilişkin beyan
yükümlülüğünün ihlal edildiğinin saptandığı takdirde, söz
konusu ihlal tazminat miktarına ya da rizikonun
gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin
derecesine göre, tazminattan indirim yapılır. Sigorta
ettirenin kastı hâlinde ise meydana gelen değişiklik ile
gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacı
sözleşmeyi feshedebilir; bu durumda sigorta tazminatı
bedeli ödenmez. Bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle
ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak
sigorta tazminatını öder.
Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması
veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde
artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan
veya bedelden indirim yoluna gidilir.
Sigortacı, rizikonun gerçekleşmesinden önce, sigorta
ettirenin beyan yükümlülüğünü kasıtlı olarak ihlal ettiğini
öğrenince, bu maddeye göre sözleşmeyi feshetse bile,
değişikliğin meydana geldiği sigorta dönemine ait prime
hak kazanır.
Sigortacıya tanınan feshin bildirim süresi veya feshin
hüküm ifade etmesi için verilen süre içinde, yapılan
değişiklikle bağlantılı olarak rizikonun gerçekleşmesi
hâlinde, sigorta tazminatı veya bedeli ödenen primle
ödenmesi gereken prim arasındaki oran dikkate alınarak
hesaplanır.
C.4- Birden Çok Sigorta
Değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan
aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı,
aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse,
sigorta ancak Türk Ticaret Kanununda belirtilen hal ve
şartlarda geçerli sayılır.
C.5- Menfaat Sahibinin Değişmesi
Sigorta edilen menfaatin sahibinin değişmesi hâlinde,
aksine sözleşme yoksa, sigorta sözleşmesi kendiliğinden
feshedilmiş olur. Feshin hüküm ifade ettiği tarihe kadar
geçen sürenin primi gün esasına göre hesap edilir ve
fazlası sigorta ettirene geri verilir.
Sigortalı ve/veya sigorta ettirenin ölümü halinde,
sigortanın hükmü devam eder ve sözleşmeden doğan
bütün haklar ve/veya borçlar mirasçılarına geçer. Bu
durumda, sigortanın varlığını öğrenen yeni hak sahibi
durumu onbeş gün içinde sigortacıya bildirmekle
yükümlüdür. Sigortacı değişikliği, yeni hak sahibi de
sigortanın varlığını öğrendiği tarihten itibaren sekiz gün
içinde sözleşmeyi feshedebilir. Feshin hüküm ifade ettiği
tarihe kadar geçen sürenin primi, gün esası üzerinden
hesap edilir, fazlası geri verilir. Süresinde kullanılmayan
fesih hakkı düşer.
C.6- Sigorta Yeri ve Değişmesi Hali
Sigorta teminatı, sigorta sözleşmesinde belirtilen yer için
geçerlidir.
Sigortalı kıymetlerin bulunduğu yerin değiştirilmesi
halinde madde C.3 hükümleri uygulanır.
C. 7- Tebliğ ve İhbarlar
Sigorta ettirenin/Sigortalının bildirimleri sigorta şirketinin
merkezine veya sigorta sözleşmesine aracılık yapan
acenteye, noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılır.
Madde metnine “Sigorta sözleşmesinde belirlenen
elektronik haberleşme yöntemleri ile de tebliğ ve ihbar
yapılabilir“ ifadesinin eklenmesinin doğru olacağı
düşünülmektedir.
Sigortacının bildirimleri de sigorta ettirenin/sigortalının
poliçede gösterilen adresine veya bu adres değişmişse son
bildirilen adresine aynı surette yapılır.
Taraflara imza karşılığında elden verilen mektup veya
telgrafla yapılan bildirimler de taahhütlü mektup
hükmündedir.
C.8- Ticari ve Mesleki Sırların Saklı Tutulması
Sigortacı ve sigortacı adına hareket edenler bu
sözleşmenin yapılması dolayısıyla sigorta ettirene ve
sigortalıya ait olarak öğreneceği sırların saklı
tutulmamasından doğacak zararlardan sorumludurlar.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 31/A ve 31/B
Bahse konu genel şartlar, konut sigortasına ilişkin
olmasına karşılık, “ticari ve mesleki sırlar” düzenlemesi
yapılmıştır. Düzenlemenin “kişisel veriler” olarak
yapılmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir.
Diğer taraftan madde metninde sadece sorumluluk
hususu düzenlenmiştir. Öncelikle ilkenin ortaya
maddeleri hükmü saklıdır.
konulmasının ve paylaşımın ancak sözleşmenin ifası
amacıyla ve idari, kamu ve yargı organları ile sınırlı
olarak ve izne bağlı olarak tanımlanmasının uygun
olacağı düşünülmektedir.
Ayrıca Sigortacılık Kanunu’nun 31/A ve 31/B maddeleri
de bu anlamda ticari sırlardan daha geniş bir alanı
düzenlemektedir. Kişisel bilgileri/sırlar da buna dahildir.
Bu anlamda, Kişisel Verilerin Korunması Hakkında
Kanun Taslağının ilgili hükümlerinin burada kıyasen
uygulanabileceği mütalaa edilmektedir.
C.9- Yetkili Mahkeme
Bu sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar
nedeniyle sigortacı aleyhine açılacak davalarda yetkili
mahkeme, sigorta şirketi merkezinin veya sigorta
sözleşmesine aracılık yapan acentenin ikametgahının
bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerde, sigortacı
tarafından açılacak davalarda ise davalının ikametgahının
bulunduğu yerde ticaret davalarına bakmakla görevli
mahkemedir.
Sigortalı, sigortacının Sigorta Tahkim Sistemine üye
olması halinde tahkim usulünden faydalanabilir.
Sigortacının Sigorta Tahkim Sistemine üye olup olmadığı
bilgisi ile üye olduğu durumda Sigorta Tahkim
Komisyonunun iletişim bilgisine poliçede yer verilir.
C.10- Zamanaşımı
Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler alacağın
muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına
uğrar.
C.11. Özel Şartlar
Zaman aşımı sürelerinin TTK’ya göre düzeltilmesi
gerektiği mütalaa edilmektedir. Bu çerçevede ilgili
maddede 6 yıllık zamanaşımı süresine de yer verilmesi
yerinde olacaktır.
Bu genel şartlara, sigortalı aleyhine olmamak üzere özel
şart konulabilir.
C.12. Yürürlük
Bu Genel Şartlar 01.01.2015 tarihinden itibaren yürürlüğe
girer.
TEMİNATLAR VE MUAFİYETLER TABLOSU
Taslağın çeşitli maddelerine ilişkin değerlendirmelerde
de belirtildiği üzere hüküm içeriğinin sigorta poliçesi özel
şartlarına bırakılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Download

İlgi: 12.09.2014 tarihli ve 71065509