TÜRK
zýlmýþ Arap harfli eserler (XIV-XVII. yüzyýl), Kýrým’da Ermeni cemaatinin arþivlerinde kullandýklarý Ermeni harfli Kýpçakça
metinler (1559-1664).
Osmanlý Türkçesi. Osmanlý Devleti’nin
hükümranlýðý boyunca resmî yazýþmalarda, edebî ve ilmî eserlerde kullanýlan yazý
dilidir. Önceleri sade bir Türkçe iken zamanla çoðalan Arapça, Farsça kelime ve
terkiplerin Türkçe cümle ve gramer yapýsýyla birleþmesi sonucunda ortaya çýkan
yapay ve karma bir yazý dili olan Osmanlý
Türkçesi üç devreye ayrýlýr: Eski Osmanlýca / Eski Anadolu Türkçesi (XIII-XV. yüzyýl), klasik Osmanlýca (XVI-XIX. yüzyýl), yeni Osmanlýca (XIX. yüzyýlýn ortalarýndan
XX. yüzyýlýn baþlarýna kadar).
3. Yeni Türkçe (bk. TÜRKÝYE [Dil]).
C) Türk Dilinin Tasnifi. XI. yüzyýlda Kâþgarlý Mahmud, Türk lehçeleri hakkýnda
bazý bilgiler verir. Türk dilinin tasnifi konusunda XIX. yüzyýldan bugüne kadar I.
N. Berezin (1848), F. W. Radloff (1882-83,
1911), Korþ (1910), J. Németh (1917), A. N.
Samoyloviç (1926), N. A. Baskakov (1952),
M. Räsänen (1949, 1953), R. R. Arat (1953),
J. Benzing (1953, 1959), K. H. Menges
(1959), N. Yüce (1987), T. Tekin (1989) ve
daha baþkalarý tarafýndan farklý ya da birbirine yakýn tasnif denemeleri yapýlmýþtýr. Gerek dil tarihi gerekse fonetik, morfolojik ve etnik özellikler bakýmýndan coðrafî konumlarýný da belirterek bugünkü
Türk yazý dilinin gruplarýný ve alt birimlerini þöylece sýnýflandýrmak mümkündür:
1. Güneybatý (Oðuz) grubu Türk lehçeleri.
Bu grubun tarihî dönemi Selçuklular ve
Beylikler devrinde Eski Anadolu Türkçesi
ve Osmanlýca’dýr. Bugünkü lehçeleri: Türkiye Türkçesi, Âzerî Türkçesi, Türkmence,
Gagauzca; Irak Türkmenleri’nin lehçesi;
Ýran’da Horasan Türkçesi, Fars bölgesinde Kaþkay Türkçesi, Kuzey Kýbrýs ve Balkan ülkelerindeki Türkçe aðýzlar. 2. Kuzeybatý (Kýpçak) grubu Türk lehçeleri. XIV. yüzyýlda Codex Cumanicus’taki Komanca,
Mýsýr ve Suriye’deki Memlükler’in konuþtuðu Memlük Kýpçakçasý, Karadeniz’in kuzeyindeki Altýn Orda Kýpçakçasý bu grubun tarihî dönemini oluþturur. Kuzeybatý grubunun bugünkü lehçeleri þunlardýr: Tatarca, Kýrým Tatarcasý, Baþkýrtça,
Karayca, Karaçayca, Balkarca, Kumukça,
Nogayca, Kazakça, Karakalpakça ve Kýrgýzca. 3. Güneydoðu (Uygur) grubu Türk
lehçeleri. Bu grubun tarihî yazý dilleri Eski Uygurca, Karahanlý ve Çaðatay Türkçesidir. Bugünkü lehçeleri Özbekçe, Yeni Uygurca, Sarý Uygurca ve Salarca’dýr. 4. Ku-
500
zeydoðu (Sibirya) grubu Türk lehçeleri. Doðu Sibirya’nýn güney kýsmýnda yer alan
Türk lehçeleri Altayca, Hakasça, Tuvaca ve
Þorca’dýr. 5. Yâkutça. Asya’nýn kuzeydoðusunda Rusya Federasyonu’na baðlý Yâkut (Saha) Özerk Cumhuriyeti’nde 510.000
kiþi tarafýndan konuþulur. Türk dilinin aslî
uzun ünlülerini koruyan lehçelerinden biridir ve z/þ özelliðine sahiptir. Yâkutlar baþka kavimlerle karýþtýklarý için dilleri deðiþikliðe uðramýþtýr. Söz varlýðýnda % 32,5
Türkçe, % 26 Moðolca, % 5 Tunguzca ve
Samoyedce, % 36,5 bilinmeyen ölü bir dilden alýnma kelimeler vardýr. 6. Bulgar grubu (Çuvaþça). Çuvaþ Özerk Cumhuriyeti’nde ve komþu ülkelerdeki bazý þehirlerde
yaklaþýk 2 milyon kiþi tarafýndan konuþulur. Çuvaþça X. yüzyýlda müslüman olan
Ýdil Bulgarlarý’nýn r/l özelliðindeki dilinin
devamýdýr. 7. Halaçça. Türkçe’nin en eski bazý özelliklerini korumasý bakýmýndan
önemlidir. Orta Ýran’da elli kadar köyde
yaklaþýk 50.000 kiþi tarafýndan konuþulmaktadýr.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Dîvânü lugåti’t-Türk (Dankoff), I-II; Dîvânü
lugåti’t-Türk Tercümesi, I-III; Radloff, Versuch,
I-IV; Doerfer, TMEN, I-IV; a.mlf., “Das Chorasantürkische”, TDAY Belleten 1977 (1978), s. 127205; a.mlf. v.dðr., Khalaj Materials, Bloomington 1971; Clauson, Dictionary; Zemahþerî, Mukaddimetü’l-edeb (haz. Nuri Yüce), Ankara 1988;
Ebû Hayyân el-Endelüsî, Kitâbü’l-Ýdrâk (nþr. ve
trc. Ahmet Caferoðlu), Ýstanbul 1931; V. Thomsen, “Déchiffrement des inscriptions de l’Orkhon
et de l’Iénissei, notice préliminiaire”, Bulletin
der Dänischen Akademie, Copenhague 1893,
s. 285-299; J. Deny, Grammaire de la langue
turque (dialecte Osmanli), Paris 1921; (Türkçesi: Ali Ulvi Elöve, Türk Dili Grameri: Osmanlý
Lehçesi, Ýstanbul 1941); J. Németh, Die Inschriften des Schatzes von Nagy-Szent-Miklós, Budapest 1932, s. 1-85; K. Grönbech, Der türkische
Sprachbau I, Kopenhagen 1936, s. 1-182; a.mlf,
Codex Cumanicus, Kopenhagen 1936; Besim
Atalay, Dîvânü lûgåt-it-Türk Dizini “Endeks”,
Ankara 1943; J. Benzing, Einführung in das Studium der altaischen Philologie und der Turkologie, Wiesbaden 1953, s. 61-131; O. Pritsak, Die
bulgarische Fürstenliste und die Sprache der
Protobulgaren, Wiesbaden 1955, 1-102; a.mlf.,
“Das Kiptschakische”, Ph.TF, I, 74-87; Ahmet
Caferoðlu, Türk Dili Tarihi, Ýstanbul 1958-64, III; Ph.TF, I-II, tür.yer.; J. Eckmann, “Das Tschaghataische”, a.e., I, 138-160; A. von Gabain, “Die
Sprache des Codex Cumanicus”, a.e., I, 46-73;
a.mlf., Alttürkische Grammatik, Wiesbaden 1974,
s. 9-41; Muharrem Ergin, Türk Dil Bilgisi, Ýstanbul 1962; J. R. Krueger, Yakut Manual, The Hague 1962; Saadet Çagatay, Türk Lehçeleri Örnekleri, Ankara 1963-64, I-II; A. Dilaçar, Türk Diline Genel Bir Bakýþ, Ankara 1964; Yazýki Naradov, SSSR II: Tyurskie Yazýki, Moskva 1966;
Talât Tekin, Ana Türkçede Aslî Uzun Ünlüler,
Ankara 1975; a.mlf., Tuna Bulgarlarý ve Dilleri,
Ankara 1987, s. 12-42; a.mlf., “A New Classification of the Chuvash-Turkic Languages / Türk
Dil ve Diyalektlerinin Yeni Bir Tasnifi”, Erdem,
V/13, Ankara 1989, s. 129-139, 141-168; Þinasi Tekin, “Eski Türkçe”, TDEK, s. 142-192; F. S.
Hakimziyanov, Yazýk Epitafiy Voljskih Bulgar,
Moskva 1978, s. 1-207; Mehmet Fuad Köprülü,
Türk Edebiyatý Tarihi (haz. Orhan F. Köprülü –
Nermin Tekin), Ýstanbul 1981, s. 198-206; a.mlf.,
“Çaðatay Edebiyatý”, ÝA, III, 270-323; J. Faensen,
Sprachen in der UdSSR, Osnabrück 1983; Ali
Fehmi Karamanlýoðlu, Kýpçak Türkçesi Grameri, Ankara 1994; Nuri Yüce, “Hârizm Türkçesi”,
Türkler (nþr. Hasan Celal Güzel v.dðr.), Ankara
2002, V, 793-803; a.mlf., “Çuvaþlar”, TDAY Belleten 1994 (1996), s. 205-229; a.mlf., “Türk Dilinin Ural-Altay Dilleri Arasýndaki Yeri”, ÝA, XII/
2, s. 445-456; a.mlf., “Türk Dili ve Lehçeleri”,
a.e., XII/2, s. 468-530; a.mlf., “Oðuzca”, DÝA,
XXXIII, 323-325; M. Erdal, A Grammar of Old
Turkic, Leiden 2004; Timur Kocaoðlu, Karay: The
Trakai Dialect, München 2006, s. 1-37; Türk
Lehçeleri Grameri (ed. Ahmet B. Ercilasun), Ankara 2007; Ahmed Zeki Velidi [Togan], “Hârizm’de Yazýlmýþ Eski Türkçe Eserler”, TM, II (1928), s.
315-345; Abdülkadir Ýnan, “XIII-XIV. Yüzyýllarda
Mýsýr’da Oðuz-Türkmen ve Kýpçak Lehçeleri ve
‘Hâlis Türkçe’”, TDAY Belleten (1953), s. 53-71;
Reþit Rahmeti Arat, “Türk Þivelerinin Tasnifi”,
TM, X (1953), s. 59-139; Necmettin Hacýeminoðlu, “Hüsrev ü Þîrîn”, DÝA, XIX, 56.
ÿNuri Yüce
Âzerîler. Âzerî Türkçesi. Türkçe’nin Oðuz
grubunda yer alan Batý Türkçesi’nin iki
büyük kolundan biridir. Kafkasya’nýn bazý
kýsýmlarý, Kuzey Azerbaycan, Ýran’ýn bazý
bölgeleri, Doðu ve Güney Anadolu, Irak ve
Suriye dolaylarýnda XIII. yüzyýldan sonra
teþekkül etmeye baþlamýþtýr. Zamanla yazý dili þeklinde geliþen Oðuzca’nýn bu koluna Azerbaycan Cumhuriyeti’nin resmî dili olmasý dolayýsýyla Azerbaycan dili veya
Azerbaycanca dendiði gibi Âzerî Türkçesi
adý da verilmektedir. Âzerî Türkçesi’nde
genellikle Arap alfabesi kullanýlmýþtýr. Ancak Kuzey Azerbaycan’da 1922’den itibaren kýsmen ortaya çýkan Latin harfleri, Bakü Türkoloji Kurultayý’nýn (1926) ardýndan
1929 yýlý baþlarýnda resmen kabul edilmiþse de 1939 yýlý sonlarýnda Sovyet etkisiyle Kiril alfabesine geçilmiþtir. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilânýndan sonra (1992)
Latin alfabesi resmen yürürlüðe girmiþtir.
Azerbaycanlý bazý ilim adamlarý Âzerî
Türkçesi’nin baþlangýcýný Oðuzlar’ýn bölgeye gelmesinden önceki dönemlere kadar
götürseler de bu aslýnda Oðuzca’nýn yazý
dili halini almasýndan evvel Horasan kültür çevresinde geçirdiði bir hazýrlýk devresi olarak kabul edilebilir. Günümüzdeki
þekliyle Âzerî Türkçesi yazýlý eserlerini XIV.
yüzyýldan itibaren vermeye baþlamýþtýr. Yazý dilinin aðýrlýk merkezini ilk yüzyýllarda
Güney Azerbaycan (Tebriz) teþkil ederken
1813’ten sonraki Rus istilâsýnýn ardýndan
TÜRK
Türkiye
Türkçesi
Latin
alfabesi
Arap
alfabesi
Kiril
alfabesi
(Son
dönem)
Azerbaycan
Latin alfabesi
(1992’den
sonra)
Aa
‫א‬
Aa
Aa
Bb
Б б
Bb
Cc
Çç
=
Dd
/ / /
E e (kapalý
ve açýk e)
/ ‫ א‬/ ‫א‬
kapalý e
ч
ч
ч
ч
Cc
dd
Dd
Çç
Ee
Ee
(kapalý e: É é) (kapalý e: É é)
e
e
ee
/‫א‬
(açýk e)
(açýk e )
Ff
O dp
Gg
Gg
Hh
/ ] (he, ha)
Hh
/‫א‬
I
(hý)
Iý
Xx
(açýk e)
Ff
Xx
Iý
Ýi
/‫א‬
ии
Ýi
Jj
Ж ж
Jj
K k (kaf ve kef)
(kaf)
gg
Qq
(kef)
Kk
Kk
Ll
лл
Mm
M
Nn
Hh
Nn
Oo
/‫א‬
Oo
Oo
Öö
‫א‬/‫א‬///
????
Öö
Pp
:
Pp
Pp
Pp
Rr
Cc
Ss
Rr
Ss
/ /
M
Ll
Mm
Þþ
!
ww
Þþ
Tt
/"
TT
Tt
Uu
/ ‫א‬
yy
Uu
Üü
/ ‫א‬
YY
Üü
Vv
BB
Vv
Yy
J j
Yy
Zz
# / /$ /
Zz
Zz
Kuzey Azerbaycan’da Bakü, Tebriz’in yerini almýþtýr. Rus istilâsý ayrýca Güney ve
Kuzey Azerbaycan arasýnda zamanla dil ve
edebiyatta iz býrakan belli ölçüde kültür
ayrýþmasýna yol açmýþtýr. Nitekim 1930’da Ýran’da Farsça’nýn tek resmî dil olarak
kabul edilmesi üzerine ülkedeki Türkler bu
tarihten sonra ana dilleriyle öðrenim göremedikleri gibi eser de yayýmlayamamýþtýr.
1979 Ýran Ýslâm devriminden sonra Âzerî
Türkçesi’yle yayým izne baðlanmýþtýr (bu
konuda geniþ bilgi için bk. Gökdað-Heyet,
bibl.). Âzerî Türkçesi bugün Kuzey Azerbaycan, Gürcistan ve Kafkasya’da yaklaþýk 10 milyon, Ýran’da 20-25 milyon kiþi tarafýndan kullanýlmaktadýr.
Âzerî Türkçesi’nin tarihî devreleri þu þekilde sýralanabilir: a) XIII. yüzyýl Batý Türk-
çesi içinde teþekkül dönemi; b) XIV-XVII.
yüzyýllar yazý dili olarak geliþme dönemi;
c) XVIII. yüzyýl ve XIX. yüzyýlýn birinci yarýsý mahallî özelliklerin dile geçiþi ve millî
dilin oluþma süreci; d) XIX. yüzyýlýn ortalarýndan günümüze kadar modern Azerbaycan yazý dili dönemi. 1920’li yýllardan
sonra standart yazý dili haline gelen Âzerî
Türkçesi’nin bugünkü aðýzlarý þunlardý: 1.
Doðu grubu (Kuba, Bakü, Þemâhî [Þemahý], Mugan bölgesi / Sâlyân, Lenkeran). 2.
Batý grubu (Kazak, Karabað / Þuþa, Gence ve Ayrým boyu). 3. Kuzey grubu (Nuha /
Þeki, Kutkaþen, Zakatala, Gah, Derbent).
4. Güney grubu (Nahcývan, Ordubâd, Tebriz, Urmiye, Erdebil, Hemedan). Bunlarýn
dýþýnda Irak, Suriye, Doðu ve Güneydoðu
Anadolu’nun bazý bölgeleriyle Ýran’da (Kaþkaylar, Aynalýlar gibi) Âzerî Türkçesi’nin
çeþitli aðýzlarý kullanýlmaktadýr. Âzerî Türkçesi XX. yüzyýlýn baþlarýnda Türkiye Türkçesi’yle bütünleþme sürecine girmiþse de
1926-1927 yýllarýndan sonra Rus etkisiyle
yeniden Azerbaycan aðýzlarýna dönülmüþtür. Ancak Sovyetler Birliði’nin daðýlmasý
ve Türkiye’den yapýlan uydu yayýnlarý, Âzerî Türkçesi’nin yeniden Türkiye Türkçesi’yle bir yakýnlaþma dönemine girmesine kapý aralamýþ görünmektedir. Bugünkü Âzerî Türkçesi’nde otuz iki harf vardýr; bunlardan üçü Türkiye Türkçesi’nden farklýdýr: Kapalý e: “é”, art damak tonlu ünsüzü
g: “q”, art damak tonsuz ünsüzü h ( ):
“x”. Türkiye Türkçesi’ndeki normal e sesi
“«” ve k (kef) ön damak ünsüzü alýntý kelimeler hariç sadece ince ünlülerle birlikte kullanýlýr.
Âzerî Türkçesi’nin Baþlýca Özellikleri
Þunlardýr: a) Ses Bilgisi. 1. Arapça, Farsça
kelimelerde kýsa ünlüler inceltilir: sabr >
s«br, Arab > «r«b, suhan > süx«n, sofra >
sürfe. 2. Arapça “müfâale” kalýbýnda olan
kelimeler “müfâile” þekline çevrilir: mükâleme > mukâlime, müsâdere > müsâdire. 3. Türkçe kelimelerdeki bütün ka’lar q
veya x’ya dönüþür: ayak > ayax, bakýþ >
baxýþ, korkak > qorxaq, karanlýk > qaranlýq. 4. v’den önce gelen a, e düz ünlüleri
yuvarlaklaþýr: avuç > ovuc, av > ov, kavuþ- > qovuþ-, mevt > mövt, zevk > zövq.
5. Bazý Arapça kelimelerde kelime baþýndaki i sesi uzun bir kapalý e’ye çevrilir: i’tirâf > e’tirâf, i‘lân > e’lan, ihtiþam > ehtiþam; Farsça kelimelerde: piþe > péþe “iþ”.
6. b ~ m: Bazý kelimelerde ilk seste: ben >
m«n, bin > min, boncuk > muncuk. 7. Kelime baþýnda p / b karýþýktýr: parmak / barmaq, boz- /poz-, balçýk / palçýq. 8. Bazý
kelimelerde ilk seste g yerine k kullanýlýr:
geç- > keç-, göç- > köç-, gönül > könül.
b) Þekil Bilgisi. 1. Ünlü ile biten isimlerin belirtme durumu -ný/-ni, -nu/-nü ekiyle yapýlýr: qapý-ný, ölü-nü, d«li-ni. 2. Özellikle Güney Azerbaycan aðýzlarýnda çoðul
ikinci kiþi iyelik eki için -z kullanýlýr: eliniz > «livüz > «lüz, yüzünüz > üzüvüz >
üzüz. 3. Ýsimden isim yapma eki +çý/+çu
ünsüz uyumuna girmez: alverçi “tacir”,
odunçu, yazýçý “yazar, kâtip”. Üçüncü sýra
sayý sýfatlarý “-ýmcý/-imci, - umcu” ekleriyle yapýlýr: birimci, b«þimci, altýmcý, doqquzumcu. 4. “-çan/-ç«n, -yaçan/-y«ç«n” eklendiði kelimeye “e kadar” anlamý verir:
öl«n«ç«n, n« vaqtaçan, g«l«n«ç«n, d«r«y«ç«n.
Türkiye Türkçesi’nden farklý olan baþlýca taký ve zarf yapýlarý þunlardýr: a) Takýlar: t«k, t«kin, kimi “gibi”; sarý “için, ötürü”; mahsus “ayrýca”; gabag “karþý”; axý
“peki, ama”. b) Zarf yapýlarý. 1. -aký/-«ki:
yanaký “bitiþik, yandan, yanda olarak”, ç«p«ki “çabukça, acele”, yanaþý “birlik, birlikte”, 2. -yana: dostyana “dostcasýna”,
saymazyana “saymayarak, aldýrýþ etmeyerek”. 3. -c«k: köyn«kc«k “gömlekli halde”,
sevinc«k “sevinçli olarak”. 4. -lýgda /-likd«,
-lükd«: ikilikd« “ikili olarak”, ayrýlýxda, üçlükd« “üçlü halde”. Zaman zarflarý: Ýmdi
“þimdi”, h«miþ« “her zaman”, haçan “ne
zaman”, ha vaxt “ne zaman”, býldýr “geçen sene”, dünen “dün”, sabah “yarýn”,
günorta “öðlen”, bayax “az önce”, qabaxca
“önce”, haçandan haçana “ne zamandan
ne zamana.” Ora-bura “oraya buraya”, hara “nereye”, yan “taraf, yön”, o tay “o taraf”, bu tay “bu taraf”, qýrax “kenar” ise
Türkiye Türkçesi’nden farklý olarak kullanýlan yer zarflarýdýr (ayrýca bk. DÝA, XXXIII,
323-324).
BÝBLÝYOGRAFYA :
Ahmet Caferoðlu – G. Doerfer, “Das Aserbeidschanische”, Ph.TF, I, 280-309; Muharrem Ergin, Azerî Türkçesi, Ýstanbul 1971; Tofiq Hacýyev,
XX. Esrin Evvellerinde Azerbaycan Edebi Dili,
Baký 1976; a.mlf. – Kamil Veliyev, Azerbaycan
Dili Tarihi, Baký 1983; Müasir Azerbaycan Dili,
Baký 1978-81, I-III; Hesen Balýyev, Azerbaycan Dili, Baký 1982; Muhtar Hüseynzade, Müasir Azerbaycan Dili (III. Hisse: Morfologiya), Baký 1983;
Efrasiyap Gemalmaz, Çaðdaþ Azerî Türkçesi Metinleri, Erzurum 1986; Nizami Hudiyev, Azerbaycan Edebi Dili Tarihi, Baký 1995; Gülþen Seyhan
Alýþýk, “Azerbaycan Türkçesi”, Türkler (nþr. Hasan Celal Güzel v.dðr.), Ankara 2002, XIX, 227243; Bilgehan A. Gökdað – M. Rýza Heyet, “Ýran
Türklerinde Kimlik Meselesi”, Bilig, sy. 30, Ankara 2004, s. 51-84.
ÿ Yavuz Akpýnar
Âzerî Edebiyatý. Azerbaycan sözlü edebiyatý bir yandan Türkler’in tarih sahnesine çýkýþýna, diðer yandan Türkistan’da-
501
Download

(Sibirya) grubu Türk lehçeleri. Do