TEZKÝRE
Kira eda
tezkiresi
(TSMA,
nr. E
10123/160)
tahvil tezkiresi (BA, D. BRZ, Dosya, nr. 1/
22, 26, 30) istisna edilirse diðerleri hazineden yapýlan ödemelerle ilgilidir. Ebadý
diðer tezkirelere nazaran küçük olup 4-12
cm. eninde, 6-13 cm. boyundadýr. Ait olduklarý ödeme þekline göre isim almýþtýr.
Bu tezkirelerin çoðu tertip bakýmýndan
birbirine benzerse de baþlangýç kelimeleri tezkirenin cinsini anlamaya imkân verir. Belli gruplara belli zamanlarda tahsis
edilen eþyanýn miktar ve cinsini gösterenler “âdet”; yabancý devlet elçileri için yapýlan masraflar, hil‘at vb. ödemeleri için
hazýrlananlar “teþrif”; bir kimseye ilk defa mevâcib tahsisinde verilenler “ibtidâ”;
gruplarýn bir yahut birkaç kýst mevâciblerini toplu olarak gösterenler “icmâl” (BA,
A.E, I. Ahmed, nr. 545); yaptýklarý bir iþ
dolayýsýyla ihsan edilecek mükâfatlarý gösterenler “in‘âm” (BA, D. BRZ, Dosya, nr.
1/59/70); vazifelilerin mevâciblerindeki artýþlar için hazýrlananlar “izdiyâd” (BA, D.
BRZ, Dosya, nr. 3/38-15); mevâcibe hak
kazananlar için verilenler “mevâcib” (BA,
A.E, I. Ahmed, nr. 545); bir grubun istihkakýný belirtenler “an cemâat” (BA, A.E,
I. Ahmed, nr. 545) kelimeleriyle baþlardý.
Rûznâmçe kalemine kaydedilmek üzere
muhasebe, cizye ve mevkufat kalemlerinden çýkan tahvil tezkireleri “an tahvil” (BA,
D.BRZ, nr. 1/26); hazineden para çýkýþý için
düzenlenen hazine tezkireleri “be-cihet”
(BA, D.BRZ, nr. 4/32-13); devlet dairelerinin ihtiyacý olan maddelerin alýmýnda kullanýlan mühimmat tezkireleri “berâ-yi mühimmât”; vazifelilerin yaptýklarý bir masraf için hazýrlanan tezkireler “berâ-yi masârif”; bazý kalemlere istihkaklarý dýþýndaki ihtiyaçlarýný karþýlamak üzere yapýlan
tahsisler için düzenlenen tezkireler “berâyi ta‘yînât”; hazineye henüz teslim edilmemiþ meblaðlardan kalan borçlar için
hazýrlanan tezkireler “der-zimmet” (BA,
D. BRZ, Dosya, nr. 1/25); çeþitli alýmlarda
74
kullanýlan tezkireler “el-mübâyaa” sözleriyle baþlar, ilk satýrýn genellikle son harfi satýr sonuna kadar uzatýlýrdý. Son harfi uzatýlamayanlarda ise aradaki “sîn” ve
“yâ” gibi harfler uzatýlýr, sonraki harfler
satýr sonuna sýkýþtýrýlýrdý. Maliye tezkirelerinde üst tarafta saðda “buyruldu” ve
“sah”, solda daha kalýn kalemle yazýlmýþ
“verile” emri bulunur. Tezkirenin altýnda
bazýlarýnda kuyruklu imza ve mühür vardýr; mührün arka yüze konduðu da olurdu. Muhtevalarý açýsýndan aralarýnda bazý
farklar olmakla birlikte hepsinde ödenecek kiþinin adý, iþi, bazan bulunduðu yer,
borcun miktarý, ödeme tarihi gibi hususlar yer alýrdý. Cizye tezkiresi ise hepsinden farklýdýr (TSMA, nr. E 10123/6, 8, 10).
Üstte sadece cizye tezkiresi olduðunu belirten bir yazý, onun altýnda dört köþede
birer mühür bulunurdu. Üst sað köþedeki
cizye mükellefinin sýnýfýný (âlâ, evsat, ednâ), soldaki cizyenin ait olduðu hicrî yýlý
gösterirdi. Alttakiler defterdarla cizye muhasebecisinin þahsî mühürleridir. Mükellefin adý ve eþkâli ise cizyenin toplandýðý yerde
orta kýsma ilâve edilir, bunun altýnda “sah”
veya paraf, altta tarih ve cizye mülteziminin mührü yahut kuyruklu imza yer alýrdý.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Mustafa Münîf, Defter-i Teþrîfât, ÝÜ Ktp., TY,
nr. 8892, vr. 2a, 73a; Halil Nûri, Târih, ÝÜ Ktp., TY,
nr. 5996, vr. 40b, 41a; Uzunçarþýlý, Saray Teþkilâtý, s. 68; a.mlf., Merkez–Bahriye, s. 45, 88, 350,
365; a.mlf., “Osmanlý Devleti Zamanýnda Kullanýlmýþ Olan Bazý Mühürler Hakkýnda Bir Tetkik”, TTK Belleten, IV/16 (1940), s. 495-544; Dündar Günday, Arþiv Belgelerinde Siyakat Yazýsý,
Özellikleri ve Divan Rakamlarý, Ankara 1974,
tür.yer.; A. Velkov, Vidove Osmanoturski Dokumenti, Prinos Kim Osmanoturskata Diplomatika, Sofia 1986, tür.yer.; Aliye Önay, “Tanzimat Öncesi Merkez Evrakýnda Belgelerin Baðlý Bulunduðu Dairelerin Tesbiti”, Tarih Boyunca Paleografya ve Diplomatik Semineri: 30 Nisan – 2 Mayýs 1986, Bildiriler, Ýstanbul 1988, s. 85-94; Halil Sahillioðlu, “Ruznamçe”, a.e., s. 113-139; Mübahat S. Kütükoðlu, Osmanlý Belgelerinin Dili
(Diplomatik), Ýstanbul 1998, s. 245-275; a.mlf.,
“Arz”, DÝA, III, 438-440; Nejat Göyünç, “XVI.
Yüzyýlda Ruûs ve Önemi”, TD, XVII/22 (1968), s.
17-34; B. C. Nedkoff, “Osmanlý Ýmparatorluðunda Cizye” (trc. Þinasi Altundað), TTK Belleten,
VIII/32 (1944), s. 599-652.
ÿMübahat S. Kütükoðlu
–
—
TEZKÝRE-i ÞUARÂ-yý MEVLEVÝYYE
( ‫א‬/ )
Esrar Dede’nin
(ö. 1211/1797)
Mevlevî þairlerinin
biyografisine dair eseri
˜
(bk. ESRAR DEDE).
™
–
—
TEZKÝRETÜ’l-BÜNYÂN
( ‫) א‬
Sâî Mustafa Çelebi’nin
(ö. 1004/1595-96)
Mimar Sinan’ýn hayatýyla
altý önemli eserine dair kitabý
˜
(bk. SÂÎ MUSTAFA ÇELEBÝ).
–
™
—
TEZKÝRETÜ’l-EVLÝYÂ
( ‫) א‬
˜
Ferîdüddin Attâr’ýn
(ö. 618/1221)
evliya menkýbelerine dair eseri.
™
Müellif, 617 (1220) yýlýnda tamamladýðý eserin önsözünde daha geniþ bir kitleye hitap edebilmek için Farsça kaleme aldýðý eserine Te×kiretü’l-evliyâß adýný koyduðunu belirtmiþ ve yazýlýþ sebeplerini
maddeler halinde sýralamýþtýr. Bunlar, velîlerin Kur’an ve Sünnet’i en güzel þekilde açýklayan sözlerinden hem halkýn hem
âlimlerin faydalanmasýný saðlamak, insanlar üzerinde mânevî etkisi bulunan bu sözler vasýtasýyla kalplere Allah sevgisinin yerleþmesine vesile olmak þeklinde özetlenebilir. Attâr ayrýca bu eserinden dolayý, “Kiþi sevdiðiyle beraber olur” hadisinin tecellisine mazhar olup evliyanýn ruhaniyetinden istifade etmeyi ve þefaatlerine ermeyi ümit ettiðini söyler.
Ca‘fer es-Sâdýk’a ayrýlan bölümle baþlayýp Hallâc-ý Mansûr ile son bulan eser aralarýnda Ýmâm-ý Âzam, Ýmam Þâfiî, Ahmed
b. Hanbel’in de bulunduðu toplam yetmiþ
iki kiþinin hayatýna dair bilgilerle menkýbe ve sözlerini içermektedir. Her þahýs için
bir bölüm ayrýlmýþ, her bölümün baþýna
“zikr” (anmak) kelimesi konulmuþtur. Müellif, mânevî gücünden faydalanmak amacýyla eserine Ehl-i beyt mensuplarýndan
tasavvufa dair en çok söz söyleyen Ca‘fer
es-Sâdýk ile baþladýðýný belirtir. Özellikle
Veysel Karanî ve Râbia el-Adeviyye hakkýnda verilen bilgiler baþka kaynaklarda
yer almamaktadýr. Esere Ýbrâhim el-Havvâs ile baþlayýp Muhammed el-Bâkýr ile
sona eren yirmi beþ kiþiyi içeren bir zeyil
yazýlmýþtýr. Bu ilâveleri kimin yaptýðý bilinmemektedir. Jan Rypka, bunlardan yirmi
üçünün XIII. yüzyýlda Alî-i Tûsî adlý bir kiþi
tarafýndan yapýldýðý kanaatindedir (HIL,
s. 239).
Attâr, eserin giriþinde yararlandýðý kaynaklardan kendisine ait Þer¼u’l-šalb adlý
eserle yazarlarý bilinmeyen Keþfü’l-esrâr
TEZKÝRETÜ’l-EVLÝYÂ
ve Ma£rifetü’n-nefs adlý eserleri zikretmiþtir. Tezkirenin kaynaklarý arasýnda Abdülkerîm el-Kuþeyrî’nin er-Risâle’si ve Hücvîrî’nin Keþfü’l-ma¼cûb’u da bulunmaktadýr. Te×kiretü’l-evliyâß esasen bir tabakat kitabý olmakla birlikte bazý tasavvuf terimlerini de içermektedir. Daha önce sûfîlerin hal tercümesine dair yazýlan
ve muhtemelen Attâr’ýn kaynaklarý arasýnda olan Muhammed b. Hüseyin es-Sülemî’nin ªabašåtü’½-½ûfiyye’si ve Ebû
Nuaym el-Ýsfahânî’nin ¥ilyetü’l-evliyâß
adlý eseriyle Te×kiretü’l-evliyâß arasýnda benzerlikler vardýr. Ancak sûfîlerden
nakledilen sözlerle menkýbelerin çokluðu
ve bunlarýn tasavvuf anlayýþýna daha uygun biçimde kaydedilmesi Te×kiretü’levliyâßyý bu eserlerden farklý kýlmaktadýr. Ayrýca üslûbu kendisinden öncekilere
göre daha sadedir. Bununla birlikte bölüm baþlarýnda secili sözlerle aðýr ifadelere de yer verilmiþtir. Soyut açýklamalar ve
aklî yorumlar yerine saf duygu, düþünce
ve coþkular üzerinde durulduðundan eser
çok ilgi görmüþtür.
Te×kiretü’l-evliyâß, ilk defa Reynold Alleyne Nicholson tarafýndan zeyliyle birlikte
iki bölüm halinde neþredilmiþtir (I-II, London 1905-1907; The Tadhkiratu’l-Awliyå
çalýþmasý yapmýþtýr (1972, Uygurca Tezkiretü’l-Evliyâ Tercümesi: Araþtýrma-Metin, ÝÜ
Türkiyat Enstitüsü, nr. 1300). Eserin 1511’de Mýsýr’da Nûreddin Ali tarafýndan Doðu
Türkçesi’ne yapýlan çevirisiyle ilgili Mustafa Kuðu tarafýndan yüksek lisans tezi
hazýrlanmýþtýr (2006, MÜ Türkiyat Araþtýrmalarý Merkezi). Ali Þîr Nevâî, Nefe¼âtü’l-üns’ün tercümesi olan Nesâyimü’lmahabbe adlý eserine Te×kiretü’l-evliyâßnýn bazý bölümlerini Çaðatay Türkçesi’ne çevirerek eklemiþtir. Eser Anadolu
sahasýnda Ahmed-i Dâî, Ali Rýzâ Karahisârî, Ýbrâhim b. Bâyezîd, Mustafa Hemedânî gibi müellifler tarafýndan Türkçe’ye
çevrilmiþ, Ahmed-i Dâî çevirisini II. Murad’a sunmuþtur. Eserin Anadolu sahasýnda yapýlmýþ anonim tercümeleri de vardýr. Bunlardan biri Aydýnoðullarý’nýn kurucusu Mehmed Bey, bir diðeri Candaroðlu
Beyi Ýsfendiyar Bey adýna hazýrlanmýþtýr
(Levend, I, 440). XIII. yüzyýlýn ikinci yarýsýna ait olduðu tahmin edilen ve eksik varaklar sebebiyle tamamlanýp tamamlanmadýðý belirlenemeyen bir baþka anonim
tercüme Orhan Yavuz’un doktora çalýþmasýna konu olmuþtur (Ferîdüddin Attar
Tezkiretü’l-evliyâ’sýnýn Eski Türkiye Türkçesi ile Tercümesi, Ankara 1988). Eserin
hammed Kazvînî’nin bir giriþ yazýsýný içeren bu neþir eski nüshalara dayanmadýðý
için oldukça eksiktir. Eserin Hindistan’da
yapýlan baskýlarýnda da (Delhi, ts.; Lahor
1306/1889, 1308/1891) birçok yanlýþ vardýr.
Mirza Muhammed Kazvînî’nin bazý düzeltmelerle gerçekleþtirdiði yayýmla (Tahran 1346 hþ. [4. bs.]) Muhammed Ýsti‘lâmî’nin eski yazmalar ve matbu nüshalardan yararlanarak gerçekleþtirdiði yayýmda da (Tahran 1346 hþ.) hatalar ve noksanlýklar bulunmaktadýr (trc. Süleyman
Uludað, tercüme edenin giriþi, s. 26-28).
Eser, Timur’un torunu Sultan Ýbrâhim b.
Þâhruh’un talebi üzerine Hâfýz el-Allâf tarafýndan Farsça olarak nazma çekilip 821’de (1418) sultana takdim edilmiþtir. Velînâme adý verilen bu çalýþmanýn 24.000
beyit içerdiði belirtilmektedir (nþr. M. Edîb
el-Câder, neþredenin giriþi, s. 33). Eseri
Ahmed b. Muhammed et-Tûsî Esrârü’lebrâr (ƒulâ½a-i Te×kiretü’l-evliyâß) adýyla
ihtisar etmiþtir.
Macar Bilimler Akademisi’nde bulunan
741 (1341) tarihli tercümesi (Török F. 33),
György Hazai tarafýndan Nuruosmaniye
Kütüphanesi ile (nr. 2299) Ýstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’ndeki (TY, nr. 937)
nüshalarla karþýlaþtýrýlarak Archivum Ottomanicum dergisinde yayýmlanmýþtýr
(XX [2002], s. 274-333; XXI [2003], s. 259340; XXII [2004], s. 213-324; XXIV [2007],
s. 229-335). XV. yüzyýla ait olduðu sanýlan
anonim iki tercümeden biri M. Z. K. (Mehmet Zahit Kotku) (Ferîdüddin-i Attar’dan
Tezkiretü’l-evliyâ, Ýstanbul 1959), diðeri
Mahmut Sami Ramazanoðlu’nun (Ferîdüddin Attâr, Tezkiretü’l-evliyâ, Ýstanbul
1984) istinsahý esas alýnarak Latin harfleriyle neþredilmiþtir. Sinan Paþa’nýn Tezkiretü’l-evliyâ adlý eseri Attâr’ýn eserindeki ilk yirmi sekiz bölümün yer yer kýsaltýlýp ilâveler yapýlarak hazýrlanmýþ bir tercümesi niteliðindedir. Eserin ilmî neþri
Emine Gürsoy Naskali tarafýndan gerçekleþtirilmiþtir (Sinan Paþa, Tezkiretü’l-evliyâ, Ankara 1987). Süleyman Uludað da eseri geniþ bir giriþ ve zeyliyle birlikte Türkçe’ye çevirmiþtir (Ýstanbul 1984, 1991, 2007).
Türkçe, Arapça, Fransýzca, Ýsveççe ve
Urduca’ya çevrilen Te×kiretü’l-evliyâßnýn
mütercimi bilinmeyen Doðu Türkçesi’ne
tercümesi üzerine Verdi Kankýlýç doktora
Te×kiretü’l-evliyâßnýn Muhammed elAsîlî el-Vestânî (ö. 836/1432-33’ten sonra)
tarafýndan yapýlan Arapça tercümesini Muhammed Edîb el-Câder, Tahran Merkez-i
[Memoirs of the Saints] of Muhammad Ibn
Ýbråh¢m Farudu’d-d¢n Attår ). Mirza Mu-
Dâniþgâh Kütüphanesi’ndeki eksik nüsha
ile (nr. 337) Muhammed Riyâd el-Mâlih’in
özel kitaplýðýndaki nüshayý karþýlaþtýrarak
neþretmiþtir (Dýmaþk 2009). Eser üzerine
doktora çalýþmasý yapan Menâl el-Yemenî Abdülazîz de Nicholson neþrini esas alýp
eseri 2006’da Arapça’ya çevirmiþtir (nþr.
M. Edîb el-Câder, neþredenin giriþi, s. 32).
Pavet de Courteille, tezkireyi Uygurca tercümesine dayanarak Farsça bir nüshasýyla mukayese edip Fransýzca’ya tercüme etmiþ ve Uygurca metniyle birlikte neþretmiþtir (Tezkereh-i Evliyå-Le mémorial des
saints, Paris 1889-1890). Tezkireyi Mirza
Jân (Envârü’l-ezkiyâ, Cawnpore 1914) ve
Atâurrahman Sýddîký tarafýndan Urduca’ya (Lahor 1925), Baron Erik Hermelin iki
cilt halinde Ýsveççe’ye çevirmiþtir (Ur Tazkiratu’l-Awliyâ skrifven af Shaikh Faridu’dDîn Attâr, Stockholm 1931-1932). Eserin
ayrýca Bankey Behari (1965) ve Arthur John
Arberry (Muslim Saints and Mystics: Episodes from the Tadhkirat al-Auliyå [Memorial of the Saints] by Farid al-Din Attar,
London 1966) tarafýndan Ýngilizce’ye kýsmî özet tercümeleri yapýlmýþtýr.
BÝBLÝYOGRAFYA :
Ferîdüddin Attâr, Te×kiretü’l-evliyâß (nþr. R. A.
Nicholson), Leiden 1905, I, 2-9; a.e. (trc. Muhammed el-Asîlî el-Vestânî, nþr. M. Edîb el-Câder),
Dýmaþk 2009, neþredenin giriþi, s. 5-38; a.e. (trc.
Süleyman Uludað), Ýstanbul 2007, tercüme edenin giriþi, s. 11-42; Ali Þîr Nevâî, Nesâyimü’l-mahabbe min þemâyimi’l-fütüvve (haz. Kemal Eraslan), Ankara 1996, s. 2; Osmanlý Müellifleri, II,
223, not: 2; Safâ, Edebiyyât, II, 1022-1023; Storey, Persian Literature, I/2, s. 930-933; Rypka,
HIL, s. 239; L. Rásonyi, “Feridüddin Attar Tezkeret ül-Evliyasýnýn Budapeþte Yazmasý”, XI. Türk
Dil Kurultayýnda Okunan Bilimsel Bildiriler
(1966), Ankara 1968, s. 83-86; A. Bodrogligeti,
“Farýdun Attar Tazkiratu’l-Avliya Adlý Eserinin
Ýlk Türkçe Tercümesi Hakkýnda”, a.e., s. 87-97;
Agâh Sýrrý Levend, Türk Edebiyatý Tarihi, Ankara 1973, I, 439-441; Ahmet Kartal, “Attâr’ýn Tezkiretü’l-evliyâ Ýsimli Eseri ve Türkçe Tercümeleri”, Diriözler Armaðaný: Prof. Dr. Meserret Diri-
öz ve Haydar Ali Diriöz Hatýra Kitabý (haz. M. Fatih Köksal – Ahmet Naci Baykoca), Ankara 2003,
s. 383-405; Neclâ Pekolcay, “Bir Tezkiretü’l-evliyâ Tercemesi Hakkýnda”, Ýslâm Düþüncesi, sy.
1, Ýstanbul 1967, s. 113-115; Kadem Ali Serrâmî,
“Ez Hergiz tâ Hemîþe: Nigâhî Dûbâre be Teckiretü’l-evliyâ,”, Ta¼š¢šåt-ý Ýslâmî, VII/2, Tahran
1371/1992, s. 113-134; G. Hazai, “Vorstudien zur
Altanatolisch-Türkischen Version des Tackaratu
l-Awliya von Farýduddýn .Attar”, Ar.Ott., XX
(2002), s. 269-274; Helmuth Ritter, “Attâr”, ÝA,
II, 10; M. Nazif Þahinoðlu, “Attâr, Ferîdüddin”,
DÝA, IV, 97-98; Mustafa Kara, “Istýlâhâtü’s-sûfiyye”, a.e., XIX, 210; Muhammed Ýsti‘lâmî, “Teckiretü’l-evliyâ,”, Dâniþnâme-i Cihân-ý Ýslâm, Tahran 1380/2002, VI, 781-783.
ÿReþat Öngören
75
Download

– — ˜ ™ – — ˜ ™ – — ˜ ™