SAYI 10 / 2014
SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ İLE
DÖNÜŞÜM
CRM ÇÖZÜMLERİNDE
BULUT FARKI
SAP HCM İLE
DOĞRU İK YÖNETİMİ
SAP İLE ETKİLİ
TEDARİK YÖNETİMİ
FİNANSAL SERVİSLER
ÇÖZÜMLERİ
........................................................................................................................................................................... ÖNSÖZ
HER ENDÜSTRİ İÇİN BULUT
TABANLI VE SAP HANA
DESTEKLİ ÖZEL ÇÖZÜMLER
42 yıllık global deneyim, dünya
çapında 66 binin üzerinde çalışan,
251 bini aşkın müşteri, 120’den fazla
ülkede 25’in üzerinde endüstri... Bu
veriler SAP’nin geçmişini ve
bugününü özet bir şekilde anlatıyor.
Ama biraz daha detaylı bilgi
isteyenler için 2013 yılı mali
sonuçlarımızdan da söz edebiliriz
elbette.
• SAP’nin bulut çözümleri abonelik ve
destek gelirleri %50 artışla 31 Aralık
2013 itibarıyla yaklaşık 1,2 milyar
Euro’ya ulaştı. IFRS olmayan bulut
aboneliği ve destek gelirleri yüzde
%25 artışla 447 milyon Euro olarak
kaydedildi.
• SAP HANA yazılım gelirleri yıl
boyunca sabit kurlarda %69 artarak
664 milyon Euro olarak kaydedildi;
SAP HANA, endüstrinin gerçek
zamanlı platformu haline geldi.
• 2013 yılı boyunca IFRS olmayan
operasyon kârı %13 artış göstererek
sabit kurlarda 5,9 milyar Euro olarak
kaydedildi. Bunun sonucunda IFRS
olmayan operasyon kârı 150 baz
puan artarak sabit kurlarda %33,5
olarak kaydedildi.
Bu dikkat çekici büyüme süreci
2014’ün ilk çeyreğinde de devam etti
ve SAP, başta bulut gelirleri ve
aboneliğinde olmak üzere, çift haneli
büyümeye imza attı. SAP Eş-CEO’ları
Bill McDermott ve Jim Hagemann
Snabe’in 2013 sonunda da belirttiği
gibi, pazarda üstün performans
göstermenin, kârımızı artırırken
buluta yatırım yapmanın ve
inovasyonlar gerçekleştirmenin
gururunu yaşıyoruz.
Yakından takip edenlerin bildiği gibi,
SAP 2010 yılından bu yana özellikle
inovasyona ve büyümeye
odaklanıyor. Devasa boyutlara ulaşan
veriyi anlık analizlerle stratejik
aksiyonlara dönüştürebilen
kurumların ayakta kalacağı bir
dönemde yaşıyoruz. Büyük veri,
mobil teknolojiler ve bulut bilişim
çözümleri, işletmelerin iş yapış
şekillerini, karar alma süreçlerini ve
en önemlisi de “iş zekası” kavramının
tanımını kökten değiştirdi. Artık
şirketlerin, sahip oldukları veriden en
anlamlı öngörüleri ve buna bağlı
olarak doğru aksiyonları
çıkarabilmeleri gerekiyor.
İşte SAP’nin vizyonu da bu
doğrultuda şekilleniyor: SAP; büyük
veri işleme kapasitelerini geliştiren,
bellek-içi teknolojisiyle güçlenen ve
güçlendiren, analiz becerileriyle
sektöre liderlik eden bir bulut şirketi.
Merkez noktamızda, dünyanın ilk
gerçek zamanlı bellek içi platformu
SAP HANA yer alıyor. SAP HANA,
pazara sunulduğu andan itibaren
hızla ve yüksek düzeylerde
benimsendi. Haziran 2011’de pazara
sunulan bu platformumuzun halen
3200’ü aşkın müşterisi bulunuyor.
Yaklaşık 1000 işletme de bir yıl önce
sunulan SAP Business Suite powered
by SAP HANA’nın sunduğu
avantajlardan yararlanıyor.
Zeynep Keskin
SAP Türkiye Genel Müdürü
yeteneğimizi 2014’te de geliştirerek
kullanmaya devam edecek,
müşterilerimizden gelen talepler
doğrultusunda buluta geçişi
hızlandıracağız. Tüm çözümlerin,
gerçek zamanlı platformumuz olan
HANA ile güçlendirdiğimiz buluta
aktarılmasıyla, lider ve güçlü
büyümemizi uzun vadede daha
öngörülebilir ve daha kazançlı bir
şekilde artırarak müşterilerimizin işini
kolaylaştıracağız.
Global anlamda görülen bu tabloya,
SAP Türkiye olarak biz de katkıda
bulunmaktan gurur duyuyoruz.
Dünyadaki mevcut ekonomik ortama
ve güçlü kur dalgalanmalarına karşın,
2013 genelinde IFRS olmayan
faaliyetlerimizde bulut alanında çift
haneli büyümemizi sürdürdük. Bu
başarıda emeği geçen tüm SAP
Türkiye çalışanlarına, iş ortaklarımıza
ve değerli müşterilerimize bir kez
daha teşekkür ediyorum. Birlikte
daha pek çok başarılı ve inovatif
uygulamaya imza atacağımızdan
eminim.
Öte yandan, SAP HANA’nın gücünü
bulut bilişimin esnekliği ve
kapasitesiyle bir araya getirerek,
bizden beklenen yenilikçi ve
kişiselleştirilmiş çözümleri, son
derece sade ve kullanıcı dostu
uygulamalarla sunabiliyoruz. Bu
1
İÇİNDEKİLER........................................................................................................................................................................................
38
42
18
06
25
KAPAK KONUSU: SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ İLE DÖNÜŞÜM
06 / TÜM ENDÜSTRİLERDE BAŞARININ ANAHTARI:
SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ
08 / İNSAN KAYNAĞINI DOĞRU ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMEK İÇİN SAP HCM
10 / TEDARİKİN ETKİLİ YÖNETİMİ İÇİN SAP ÇÖZÜMLERİ
12 / MÜŞTERİ İLİŞKİLERİNİ BULUT ÜZERİNDEN YÖNETMENİN KOLAYLIĞI
DOSYA KONUSU: FİNANSAL SERVİSLER ÇÖZÜMLERİ
18 / MÜŞTERİ ODAKLI, KÂRLI, HIZLI VE ŞEFFAF BANKACILIK VE
SİGORTACILIK ÇÖZÜMLERİ
22 / KÖŞE YAZISI NAZAN CAYRAK
BANKACILIKTA REKABET AVANTAJINI KORUMANIN İPUÇLARI
24 / TREND MAKER MOVEMENT: GELECEĞİ YAPANLAR HAREKETİ
25 / TREND HALİL AKSU
“ÜLKE OLARAK İLERLEMEYİ YAŞAM MOTİVASYONU HALİNE
DÖNÜŞTÜRMEMİZ LAZIM”
35
28 / TREND NESPRESSO: KAHVENİN BULUTLU HALİ
29 / KÖŞE YAZISI HALDUN AKPINAR
DEĞİŞİM YÖNETİMİNDEN DÖNÜŞÜM YÖNETİMİNE
32 / TREND BİR “GİRİŞİM OKULU”:
SAP STARTUP FOCUS TÜRKİYE’DE
34 / KÖŞE YAZISI REZA SOUDAGAR
BURBERRY MÜŞTERİLERİNİ SAP İLE KENDİNE BAĞLIYOR
35 / HAYATIN İÇİNDEN MODANIN BAŞKENTİ PARİS OLABİLİR AMA
KALBİ SAP’DE ATIYOR
38 / PORTRE KEMAL CILIZ
“BİLİŞİMİN, EKONOMİK BÜYÜMEDE VERİMLİLİĞİ ARTIRAN
BİR KALDIRAÇ ETKİSİ VAR”
42 / HAYATIN İÇİNDEN SAP LUMIRA İLE 2014 DÜNYA KUPASI’NA
FARKLI BİR BAKIŞ
44 / HABERLER
Konak Medya adına İmtiyaz Sahibi: Cem Tecimen Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu): Aylin Tarhan Kuru ([email protected])
Yazı İşleri: Ayşe Başcı, Melda Bağdatlı, Merve Yılmaz, Melih Çelik, Ahmet Olgun, Ayşen Erdoğan Görsel Yönetmen: Kadir Kaymakçı
Fotoğraf: Celal Kenç Katkıda Bulunanlar: Erdem Aksakal, Nazan Çayrak, Haldun Akpınar Reklam Müdürü: Güler Okumuş ([email protected])
Yapım-Yönetim ve Reklam Satış: Konak Medya - Yıldız Posta Cad. Akın Sit. 3. Blok No: 10 K: 5 D: 54 Gayrettepe/İstanbul İletişim: 0212 216 97 00 www.konakmedya.com
Matbaa: Portakal Basım Matbaacılık San. Tic. A.Ş. Huzur Mah. Tomurcuk Sok. No: 5/1 4 Levent - Seyrantepe - İstanbul Tel: 0212 332 28 01 Faks: 0212 332 02 08
FORUM dergisi, SAP Türkiye ile yapılan sözleşme gereği Konak Medya tarafından T.C. yasalarına uygun olarak kurumsal bir yayın olarak yayımlanmaktadır.
FORUM dergisinde yer alan görüşler sadece yazarlarına aittir. FORUM dergisinde yayınlanan yazı, fotoğraf ve konuların tüm hakları Konak Medya’ya aittir.
Kaynak gösterilmeksizin ve izinsiz alıntı yapılamaz. SAP logosu sözleşme gereği, SAP Türkiye’nin izniyle kullanılmaktadır.
2
w | www.sap.com.tr t | twitter.com/sapturkiye f | facebook.com/sapturkiye
SADECE İŞ ANALİTİKLERİ!
• SAP BW/BI
• SAP BusinessObjects
• SAP HANA
• SAP BPC
• SAP PCM
• SAP SSM
• 4 Kıta
• 40 Ülke
• 16+ Sektör
• 50+ Müşteri
• 65.000+ Danışmanlık Günü
• 2.500+ Rapor Sayısı
• 13.000+ Kullanıcı
• 60+ TB Veri Hacmi
KAPAK KONUSU: SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ İLE DÖNÜŞÜM....................................................................................................................
TÜM ENDÜSTRİLERDE BAŞARININ
ANAHTARI: SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ
Her işletmenin nihai hedefi olan kârlılığı artırmak için, ürün kalitesi ve pazarlama becerisi yeterli değil. Teknolojik
altyapının ve uygulamaların sağladığı çeviklikle maliyetleri düşürmek de büyük önem taşıyor. SAP, pek çok farklı
endüstriye yönelik uygulamalarıyla, bellek-içi bilişimin ve bulutun gücünden de yararlanarak işletmelerin finansal
tablolarına doğrudan etki eden çözümler sunuyor.
6
İşletmelerin kârlılığını sadece satış
adetlerine ve kâr marjına odaklayan
ticaret anlayışı çoktan geride kaldı. Bu
eski anlayış, müşteri memnuniyetinden
ziyade ihtiyaç tespitine ve bu
ihtiyaçların giderilmesine dayanıyor;
insan kaynağını işletmelerin temel
bir varlığı olarak değil, ticaretteki bir
enstrüman olarak görüyor; tedarik
zincirini ekosistemin ayrılmaz
bir parçası olarak görmek yerine,
“dışarıdan birileri” şeklinde algılıyordu.
Oysa yıllardır “globalleşen dünya”dan
ve bu dünyadaki her noktanın birbirine
bağlanmasından söz ediyoruz.
İşletmelerin durumu da farklı değil
aslında. Her işletme; idari birimleri,
dış kaynakları, temel varlıkları, üretim
süreçleri ve müşterileriyle bir bütün.
Ve bu bütünün uyumlu bir şekilde
hareket edebilmesi için kolaylaştırıcı
sistemlere ihtiyaç duyuluyor: entegre
iş yazılımları. Diğer bir deyişle, iş
çözümleri.
İş çözümleri, işletmelerin süreçlerini
kolaylaştırıp uyumlu hale getirmenin
yanı sıra teknolojik gelişmelerin ve
inovasyonların da adım adım takibini
sağlıyor. Kullanılan her yazılımın/
çözümün güncel versiyonları
anında gündeme geliyor ve gerekli
iyileştirmeler yapılıyor. Kısacası, bir
kez yapılan yatırımın, yani harekete
geçirilen lokomotifin ardından, bütün
vagonlar düzenli bir şekilde hareket
ediyor.
Önceki yıllarda işletme içinde
uygulamaya alınan iş çözümleri, bulut
bilişim ve mobilitenin yaygınlaşıp
adeta sektör standardı haline
gelmesiyle daha da geniş uygulama
alanlarına kavuştu. Bellek-içi bilişimin
(in-memory computing) doğmasıyla
birlikte bu çözümler daha da farklı bir
boyut kazandı. Bugün işletmeler, kendi
ihtiyaçlarına özel olarak geliştirilmiş
çözümleri çalışanlarına sunarak onların
beceri ve kapasitelerini artırıyor, kendi
sektörlerinde örnek olarak gösterilen
başarılı uygulamalara imza atıyorlar.
SAP İş Çözümleri
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Ar-Ge ve Mühendislik
Bilgi Teknolojileri
Finans
İnsan Kaynakları Yönetimi
Kurumsal Strateji ve Sürdürülebilirlik
Müşteri İlişkileri Yönetimi - Satış
Pazarlama
Servis
Tedarik
Tedarik Zinciri Yönetimi
Üretim
Varlık Yönetimi
Bellek-içi bilişim platformu SAP
HANA’nın yaratıcısı ve bulut ortamının
en önemli oyuncusu olan SAP, 25
farklı sektöre göre özelleştirilebilen
çok sayıda iş çözümüyle dünya
genelinde 250 bini aşkın işletmenin
kârlılığına, operasyonel çevikliğine
ve sürdürülebilir büyümesine katkıda
bulunuyor. SAP Business Suite
powered by SAP HANA platformu ile
uygulamalarını ve çözümlerini daha
da sağlam bir temele oturtan SAP, iş
dünyası için hız ve inovasyonu yeniden
tanımlayarak şirketlere büyüme
fırsatlarıyla dolu yepyeni bir dünya
sunuyor. SAP müşterileri planlama,
uygulama, raporlama, analiz gibi
kritik iş süreçlerini gerçek zamanlı
olarak ve aynı canlı veriyi kullanarak
yönetebiliyor.
Bulut ise SAP’nin en önemli büyüme
alanlarından birini oluşturuyor.
Dünya genelindeki bilgi teknolojileri
ortamında buluta geçişin üç
temel nedeni bulunuyor: hızlı
küreselleşme (ölçeklenebilirlik),
inovatif teknolojilerin daha hızlı bir
şekilde benimsenmesi ve farklı bir
maliyet modelinin ortaya çıkması.
İşletmeler giderek daha çevik olmak
zorunda ve bu noktada BT’nin bir
darboğaz oluşturmak yerine, süreçleri
hızlandıran bir destek mekanizması
olması gerekiyor. Bu noktada, SAP
HANA Enterprise Cloud devreye
giriyor.
HANA Enterprise Cloud aracılığıyla,
SAP kullanan her işletme bütün SAP
sistemlerini buluta sorunsuz bir şekilde
taşıyabiliyor. Ayrıca bulut üzerinde
yeni ortamlar ve sistemler de rahatça
kurulabiliyor. Bu çözüm sayesinde
işletmeler, tamamen kendilerine özel
olan ama SAP tarafından sunulan
ve korunan bir bulut sistemine
sahip oluyorlar. Diğer bir deyişle
bütün yükseltmeler, güncellemeler,
yamalar ve benzeri iyileştirmeler SAP
tarafından yapılıyor.
Neden SAP iş çözümleri?
Yukarıda sözünü ettiğimiz bütün
bu sistemler çerçevesinde, SAP’nin
sektörlere göre uyarlanabilen 12
ayrı iş çözümü bulunuyor. Bu iş
çözümleri, her ölçekten işletmenin
verimli operasyonunu sağlamanın
yanı sıra SAP’yi alanında benzersiz
kılan başka avantajlar da sunuyor.
Her şeyden önce SAP İş Çözümleri,
işletmelerin mevcut yazılımlarını
koruyarak yükseltme yapma imkanı
sağlıyor. 1972’den bu yana edinilen
bilgi birikimi ve kazanılan deneyimler
sayesinde, sorunsuz geçiş süreçleri
elde etmenin yanı sıra yeni teknolojiler
de hızlı bir şekilde ve düşük risk
seviyeleriyle benimseniyor. SAP İş
Çözümleri ile SAP HANA ve bulut
çözümlerinin bir araya gelmesiyle,
doğru bilgilere anlık erişim sağlanarak
karar alma süreçleri hızlanıyor.
SAP İş Çözümleri Portföyü’ndeki her bir
çözümün işletmelere önemli avantajlar
kazandırmasına karşın, günümüz
piyasa koşullarında özellikle Müşteri
İlişkileri Yönetimi, İnsan Kaynakları
Yönetimi ve Tedarik çözümleri dikkat
çekici oranda fark yaratıyor.
7
KAPAK KONUSU: SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ İLE DÖNÜŞÜM....................................................................................................................
İNSAN KAYNAĞINI
DOĞRU ŞEKİLDE
DEĞERLENDİRMEK
İÇİN SAP HCM
İnsan kaynağı, bir işletmenin en değerli varlıkları arasında yer alıyor. SAP
İnsan Kaynakları Yönetimi (HCM) çözümü, işletmenizin her noktasındaki
yetenekleri en etkili şekilde kullanmanızı sağlıyor.
SuccessFactors’ın tamamlayıcısı
olarak sunulan SAP HANA Cloud
Platform, işte bu noktada devreye
giriyor. Hizmet Olarak Platform (PaaS)
mantığıyla sunulan bu çözüm SAP
ve SuccessFactors kullanıcılarına,
bulutun getirdiği inovasyon ile tesis
içi çözümlerin denetimi arasında
mükemmel bir denge sağlama imkanı
veriyor. SAP HANA Cloud Platform, SAP
HANA’nın bellek-içi bilişim hızından
yararlanırken, SuccessFactors Metadata
Framework (MDF) çözümünün de
avantajlarını beraberinde getiriyor.
Böylece kullanıcılar, SuccessFactors
İlk sunulduğu andan itibaren sağlıklı
ve verimli sonuçlar üreten SAP İnsan
Kaynakları Çözümü, bulut ve analitik
gibi yenilikler doğrultusunda sürekli
geliştiriliyor. SAP HCM ile doğru kişilerin
istihdamı, İK süreçlerinin sistemli
hale getirilmesi, yasal uyumluluğun
sağlanması, iş gücü konusunda daha
akılcı kararlar verebilmek için gerçek
zamanlı bilgiler alınması mümkün
oluyor.
SAP HCM çözümünün yeni arayüzü,
en yeni teknolojiyle gelen analitik
kapasitesi ve mobil uygulamaları, üst
düzey yöneticilerden çalışanlara ve İK
yöneticilerine kadar her kademede
anında ve etkili adımlar atılmasını
sağlıyor.
SAP HANA bellek-içi teknolojisinin de
devreye girmesiyle, insan kaynakları
süreçlerinde veri analizi ve raporlaması
uygulamaları müthiş bir hız kazanıyor.
Örneğin işletme, gerçekleştirdiği bir
satış kampanyasında en fazla satış
yapan temsilcilerin kimler olduğunu
anlık olarak analiz edebiliyor. SAP
HANA’daki Sanal Veri Modelleri
aracılığıyla, SAP Business Suite
üzerindeki farklı modüllerden gelen
veriler bir araya getirilerek bir veri
modeli oluşturulabiliyor ve böylece işle
ilgili soruların yanıtları gerçek zamanlı
olarak alınabiliyor. Yeni HR Renewal FP4
güncellemesiyle, SAP HANA tabanlı
ölçümler yönetim kademesine kolayca
iletilebiliyor.
Bordrolamada SAP kolaylığı
İnsan kaynakları iş birimlerinin en
büyük iş yüklerinden birini bordrolama
oluşturuyor. Bu iş yükünün temel nedeni
ise özellikle büyük işletmelerde oluşan
devasa miktarlardaki veriler. Dolayısıyla
8
bu verilerin raporlanması da çok zaman
ve emek gerektiriyor. Raporlamaya
yönelik analizleri ve sonrasında gerekli
düzeltmeleri yapmak, bütün iş biriminin
bu sürece odaklanmasına neden oluyor.
Bu kadar büyük miktarda veri varken,
sadece bordro programının daha hızlı
çalışmasını sağlamak yeterli değil.
Önemli ve öncelikli konu, analiz ve
raporlama süreçlerini daha verimli hale
getirmek.
Bu ihtiyacın bilincinde olan SAP; HR
Renewal, SAP Fiori ve SuccessFactors
Talent Suite çözümlerinin bir araya
getirildiği karma bir yaklaşımla İK
süreçlerini kökten değiştirme imkanı
sunuyor.
İK buluta taşınırsa
SAP HCM çözümleri, bulut ortamının
sunduğu hız ve geliştirmelerden
yararlanmak açısından büyük bir
potansiyel sunuyor. Genel anlamda
İK hizmetleri bulut ortamında
rekabetçi olmak zorunda fakat bulut
tedarikçilerinin çoğunun sağladığı
Hizmet Olarak Yazılım (SaaS)
uygulamaları, “her işletmeye uygun”
modeller olarak tanıtılıyor. Bu durumda
da rekabetçi olmak zorlaşıyor.
HCM çözümünün temel işlevlerini
genişletebiliyor, veri, güvenlik ve
kullanıcı arayüzü seviyelerinde diğer
SuccessFactors uygulamalarıyla
entegrasyon sağlayarak tutarlı bir
kullanıcı deneyimi yaratabiliyorlar.
SuccessFactors imzalı bir başarı
öyküsü
İnsan kaynağı yönetim şirketi Yoh, daha
verimli çalışmak üzere analiz yeteneği
yüksek, yeni bir kariyer sitesine ihtiyaç
duyuyordu. SAP SuccessFactors İşe
Alım Pazarlama platformunu devreye
alan Yoh, bulut tabanlı bu platform
sayesinde insan kaynağı portföyünde
çeşitliliği artırdı, potansiyel yetenekleri
doğru bir şekilde keşfetmeye başladı
ve reklam çalışmalarının karşılığını
ölçümleyebilir hale geldi. SAP
çözümleriyle Yoh site trafiğini iki kat
artırdı ve her işe alım başına maliyetleri
200 dolar azalttı.
SAP İK Çözümleri
•
•
•
•
•
Temel İK ve Bordro
Yetenek Yönetimi
İş Gücü Planlama ve Analizi
Zaman ve Katılım Yönetimi
SAP HANA Business Suite
danışmanlığıyla
stratejik planlarınızı hızla
ve kolayca uygulayarak
başarıya ulaşmanızı
sağlıyor
İnsan kaynakları sektöründe yeni
trendlere göre artık çalışanlar şirketlerin
en önemli sermayesi. Bu sermayeyi en
iyi şekilde yönetmek ve buna yönelik
stratejik planları uygulamak ise şirket
başarısının en temel taşlarından biri.
SAP’nin bulut üzerinden sunduğu HCM
çözümü SuccessFactors, temel insan
kaynakları uygulamalarını, stratejik
yetenek yönetimi uygulamaları ve
işgücü analizi, işgücü planlama
uygulamaları ile bütünleşik olarak
sunarak önemli bir fark yaratıyor.
BTC’nin uzmanlığıyla
uygulayacağınız SuccessFactors
ile karar süreçlerinizin
hızlandığını görecek, elde
edeceğiniz hızlı uygulama, hızlı iş
sonuçları ve sürekli inovasyon ile
başarıya ulaşacaksınız.
SuccessFactors ile
en yüksek faydayı elde etmek için
BİZİ
[email protected]
ARAYIN!
KAPAK KONUSU: SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ İLE DÖNÜŞÜM....................................................................................................................
TEDARİKİN ETKİLİ
YÖNETİMİ İÇİN
SAP ÇÖZÜMLERİ
Müşteri her zaman en iyi ürünü ya da hizmeti, en uygun fiyatla ve en
sorunsuz şekilde almak ister. Bunu sağlamak için, üretimden pazara sunuma
ve servise kadar her noktada başarılı süreçlerin yürütülmesi gerekir. Bu
süreçler içinde, paydaş sayısının çokluğu açısından belki de en zorlu, hizmet
açısından da en kritik olanlardan biri, tedarik ve tedarik zinciri yönetimi.
İster ürün ister hizmet sunulsun,
her işletmede süreçler bir fikirle ve
peşinden gelen Ar-Ge çalışmalarıyla
başlar. Daha sonra üretim aşaması
gelir. Üretimde kullanılacak
hammaddeler ya da diğer girdiler,
tedarik süreciyle bir araya getirilir.
Ardından ürün son halini alır ve bu kez
de pazara sunum evresine ulaşılır.
Bu sürecin en kritik noktaları, işletme
dışındaki etmenlerin, yani tedarik
(hem hammadde alımı hem de pazara
sunum anlamında) süreçlerinin doğru
yönetilmesidir. Tedarik zincirinizdeki
riskleri ve değişkenlikleri yönetecek
araçlara sahip misiniz? Bu araçlar hem
envanter hem de servis seviyesinde
sistemlerinizi optimize edebiliyor mu?
Satış ve operasyon planlarınız ile mali
hedeflerinizin birbirine uyumlu hale
gelmesini sağlıyor mu? Bu sorulara
vereceğiniz yanıtlar, sizi doğru tedarik
zinciri çözümlerine taşıyacaktır.
Pazardaki değişimlere hızla ve uygun
maliyetlerle uyum sağlamak, yeni
fırsatları maddi kazanca çevirmek,
sipariş ve tedarik süreçlerinde
mükemmelliği yakalamak için esnek
olmak gerekir. SAP’nin Tedarik
Zinciri Yönetimi (SCM) yazılımı
bu esnekliği sağlıyor. Analistler
tarafından sektörün en iyi SCM
çözüm portföylerinden birisi olarak
tanımlanan SAP SCM çözümleri,
işletmelerin hem tedarikçileriyle hem
müşterileriyle hem de dünyanın her
noktasındaki sözleşmeli üreticileriyle
daha sağlıklı ilişkiler kurmasına
olanak tanıyor.
SAP’nin tedarik süreçleri konusundaki
bir başka önemli çözümü de Ariba.
Hangi sektör söz konusu olursa
olsun, tedarik süreçleri, Ariba
üzerinden kolayca ve güvenle
yönetilebiliyor. Tedarikçi bilgilerinde
şeffaflık, işbirliğinde iyileşme,
maliyet tasarrufu, kaynak ve tedarik
operasyonlarında entegrasyon, yasal
uyumluluk gibi pek çok avantaj
sağlayan Ariba, dünyanın en büyük
web-tabanlı ticaret topluluğu olarak
tanımlanıyor. Bulut üzerinde işleyen
Ariba sistemi sayesinde maliyetler
düşüyor, riskler azalıyor, gelirler
artıyor.
SAP Tedarik
Çözümleri
SAP Tedarik
Zinciri Çözümleri
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
•
• Satış, Envanter ve Operasyon
Planlama
• Talep ve Arz Planlama
• Talep Yönetimi
• Üretim ve Tedarik Planlama
• Yedek Parça Yönetimi
• Nakliye Yönetimi
• Depo Yönetimi
• Tedarik Zinciri Analitiği
• Takip Süreçleri
• SAP HANA Business Suite
10
Bulut-tabanlı Tedarik Çözümleri
Bulut-tabanlı Ariba ağı
Masraf Analizi
Kaynak Yönetimi
Sözleşme Yönetimi
Operasyonel Tedarik
Tedarikçi Yönetimi
Fatura Yönetimi
Mal Yönetimi
Ana Veri Yönetimi
SAP HANA Business Suite
Dünya genelinde her 2 dakikada bir
yeni bir işletme Ariba ağına katılıyor.
Halen ağda, 190 ülkeden 1,4 milyonu
aşkın şirket bulunuyor. Önümüzdeki
24 saat içinde bu şirketler:
• Yaklaşık 1,37 milyar ABD doları
tutarında ticari işlem yapacak.
• Ortalama 110 bin sipariş alıp 178
binden fazla fatura kesecek.
• Toplam fatura tutarında 30 milyon
dolara varan oranda erken ödeme
indirimi için anlaşma sağlayacak.
• Tedarik maliyetlerinde 82 milyon
dolar tasarruf elde edecek.
Tedarik sisteminin bir başka
yönü: Pazara sunum
Tedarik deyince aklımıza sadece
işletmelerin nihai ürün elde etmek
için yaptıkları satın alımlar gelmemeli
elbette. Bir de nihai ürünlerin
pazara tedarik edilmesi süreci var.
Perakendecilerin üreticilere ya da
aracı kuruluşlara verdikleri siparişler,
özellikle de uluslararası çalışan
işletmeler düşünüldüğünde devasa
boyutlara ulaşabiliyor. Yabancı menşeli
bir giyim markasını ele alalım. Bu
marka, ürünlerini dünyanın pek çok
farklı noktasındaki satış mağazalarına
zamanında ve doğru şekilde teslim
etmek zorunda. Bu noktada, SAP’nin
Tedarik Zinciri Yönetimi (SCM)
çözümleri devreye giriyor. SAP HANA
ve bulut üzerinde yürütülebilen bu
çözümler sayesinde işletmeler:
• Arz ve talepteki ani değişiklikleri
etkili bir şekilde yönetebiliyor.
• Tedarik ağındaki kilit paydaşlarla
önemli bilgileri anında paylaşabiliyor.
• Envanter, nakliye ve sipariş teslimi
süreçlerini merkezi bir şekilde
yönetip optimize edebiliyor.
• Gerçek zamanlı kararlar alıp bunları
tedarik zincirinin tamamında
uygulayabiliyor.
• Tedarik zincirinin bütünlüğünü
koruyor ve olası kesintileri etkili bir
şekilde yönetebiliyor.
Grupo Nutresa: Bir başarı hikayesi
Grupo Nutresa (diğer adıyla Grupo
Nacional), tedarik zincirinde SAP
çözümlerini kullanarak talep planlama
süreçlerinde standartlaşma elde etti,
işbirliğini artırdı ve verileri merkezi
hale getirdi. Bu iyileştirmelerin
sonucunda Grup öngörülerinde hata
payını yüzde 50, planlama döngüsü
süresini yüzde 30 azaltırken, sipariş
hızını da yüzde 4 oranında artırdı.
KAPAK KONUSU: SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ İLE DÖNÜŞÜM....................................................................................................................
MÜŞTERİ İLİŞKİLERİNİ
BULUT ÜZERİNDEN
YÖNETMENİN
KOLAYLIĞI
Çok değil, bundan en fazla on yıl
önce, yeni bir cep telefonu almak
istediğimizde ne yapardık? Mağazaları
gezer, markalar ve modeller hakkında
bilgi alır, en beğendiğimiz modelin
fiyat karşılaştırmalarını yapar ve buna
göre kararımızı verirdik. Aynı alışverişi
bundan beş yıl önce yaparken ise
öncelikle internete danışıyorduk.
İlgilendiğimiz markaların web
sitelerinde dolaşıyor, forumlardaki
yorumlardan yararlanıyor, daha sonra
istersek internet üzerinden alışveriş
yapıyor, istersek yine mağazaya gidip
seçimimizi yapıyorduk. Oysa bugün,
bir cep telefonu almak istediğimizde
sadece web siteleri ya da forumlara
değil, sosyal medya mecralarına da
bakıyoruz. Hangi ürün hakkında kim ne
12
yazmış; olumsuz yorumlar varsa marka
bunlara nasıl yanıt vermiş; marka, kendi
sosyal medya hesabı üzerinden nasıl
duyurular, kampanyalar yapmış?
Facebook, Twitter, Instagram gibi
ortamlarda markaların resmi hesapları
var artık. Bunlara ek olarak kurumsal
bloglar gibi mikrositeler de çok yaygın.
Diğer bir deyişle, markalar müşterilerine
pek çok farklı kanaldan ulaşıyor ve bu
kanallar da birbiriyle sürekli bağlantı
halinde. Omni-channel adı verilen
bu entegre kanal yönetimi sistemi,
müthiş bir veri yükünü de beraberinde
getiriyor.
Farklı kanallardan markayla bağlantıya
geçen tüketicilere ilişkin tüm veriler,
aslında markanın en önemli bilgi
birikimini oluşturuyor. Pazarlama, Satış
ve Müşteri Hizmetleri birimleri, bu
bilgileri kullanarak müşteriye doğru
yöntemlerle ve araçlarla erişmeye
yönelik stratejiler geliştiriyor. Bütün bu
çalışmaların amacı ise, yoğun rekabet
ortamında kişiselleştirilmiş deneyimler
sunarak müşteri kazanmak veya mevcut
müşteriyi elde tutmak. Bu da müşteri
ilişkileri yönetiminin (CRM) temelini
oluşturuyor.
SAP tarafından dört yıldır yaptırılan
Sosyal Medya Müşteri Katılım Endeksi
(Social Customer Engagement Index),
müşteri ilişkileri yönetimindeki en
son trendleri ele alıyor. Bu endekse
katılan işletmeler, sosyal medya
SAP CRM
Çözümleri
•
•
•
•
•
•
Bulut-tabanlı Satış
CRM-tabanlı Satış
CRM In-memory
Müşteri Deneyimi
Dijital Pazarlama
SAP HANA Business Suite
SA P o r tamların da
VCE
ile kendi ni ispatlamıs çözümler
VCE çözümleriyle kazananlar:
Kısa sürede yeni SAP ortamları kurulumu
Belirgin şekilde artan performans
x86 mimarisine daha hızlı geçiş
Düşük risk ve kolay yönetim
Kaynak : Forrester Araştırması, The Total Economic Impact™ Of Converging SAP Landscapes On Vblock™ Systems, Mart 2014
(212) 317 4444 · İş Kuleleri Kule 2 Kat: 5 4. Levent-İstanbul · [email protected]
13
KAPAK KONUSU: SAP İŞ ÇÖZÜMLERİ İLE DÖNÜŞÜM....................................................................................................................
araç ve stratejilerini kullanarak
müşteri deneyimini (özellikle servis
alanında) nasıl geliştirdiklerine ilişkin
bilgiler veriyorlar. 2013 Endeksi’nin
sonuçlarına göre:
• Katılımcı işletmelerin yüzde 15’ine,
servisle ilgili müşteri taleplerinin
yüzde 25’inden fazlası sosyal medya
üzerinden iletildi.
• Katılımcı işletmelerin yüzde 27’si,
sosyal kanallar üzerinden gelen
sorulara ya da şikayetlere bir saatten
kısa sürede yanıt verdi.
• Katılımcı işletmelerin yüzde 14’ü,
4 yılı aşkın süredir müşteri destek
hizmetlerinde sosyal medyadan
yararlanıyor.
• Katılımcı işletmelerin yüzde 52’si,
müşteri hizmetleri açısından
Facebook’un en etkili mecra
olduğunu düşünüyor. Bunu, yüzde
25 ile Twitter, yüzde 8 ile LinkedIn ve
yüzde 7 ile farklı sosyal topluluklar
takip ediyor.
• Katılımcı işletmelerin yüzde 32’si,
müşteri hizmetleri alanındaki
hedeflere ulaşmak açısından sosyal
medyanın çok olumlu etkisini
gördüklerini belirtiyor.
Bütün eğilimler, müşterilere
farklı kanalların entegrasyonuyla
yaklaşmanın önemini gösterirken, bu
süreci yönetmek için de etkili çözümler
gerekiyor. SAP’nin bulut üzerinde
sunduğu pazarlama ve CRM çözümleri
14
sayesinde işletmelerin pazarlama,
satış ve müşteri hizmetleri birimleri,
müşterilerine en etkili ve proaktif
şekilde yaklaşma imkanı elde ediyor.
SAP’nin pazarlama ve CRM çözümleri,
büyük verinin sağladığı müthiş analiz
becerileri sayesinde müşterilerle ilgili
benzersiz bir veritabanı ve bilgi birikimi
elde etme imkanı sunuyor. Elde edilen
bu bilgiler de sosyal medya ve mobil
uygulamalar da dahil olmak üzere
bütün kanallarda entegre müşteri
yönetimini mümkün kılıyor. SAP
çözümleriyle pazarlama ve müşteri
ilişkileri faaliyetlerinin gerçek zamanlı
yürütülmesi sayesinde, işletmeler
rekabette bir adım öne geçiyor.
Başarı öyküsü: Bentley,
kampanyalarını nakde çeviriyor
Dünyaca ünlü yazılım şirketi Bentley
Systems, SAP CRM çözümünü kullanarak
dünya genelindeki gelirleri hakkında
sağlıklı öngörülerde bulunabiliyor.
Hem küçük hem de büyük ölçekli
müşteri işlemlerinde SAP CRM’i kullanan
Bentley, yapılan analizler sayesinde,
kampanyalarını nakde dönüştüren etkili
uygulamalara imza atıyor.
CRM odaklı Forrester araştırması
Bağımsız araştırma kuruluşu Forrester tarafından Kasım 2013’te açıklanan bir
rapora göre, üst düzey pazarlama yöneticilerinin yüzde 70’i, müşteri deneyimini
kişiselleştirmenin, müşterinin markaya bağlı kaldığı sürece yaratılan değeri ve
müşterinin haklarını koruma girişimlerini önemli ölçüde iyileştirdiğini düşünüyor.
Kişiselleştirilmiş müşteri deneyiminin önemi konusunda bilincin yüksek olmasına
karşın, pazarlama yöneticilerinin sadece yüzde 14’ü farklı kanallar üzerinden
kişiselleştirilmiş hizmet sunuyor. Sunulan bu hizmetlerin büyük çoğunluğu da
müşterinin tercihlerini ve geçmiş işlemlerini temel alıyor. Oysa doğru şekilde
uygulanan bir CRM sisteminde duygu analizi ve öngörüye dayalı analiz gibi
yeteneklerin de barındırılması gerekiyor.
Aynı araştırmaya göre en yaygın kullanılan müşteriyle etkileşim kanalları e-posta,
çağrı merkezleri ve web siteleri. Araştırmaya katılan pazarlamacıların yüzde 61’i,
e-postaları önemli veya çok önemli bir etkileşim kanalı olarak görüyor. Önemli
görülen diğer kanallar ise çağrı merkezleri (yüzde 55), kurumsal web siteleri
(yüzde 48), mobil web siteleri (yüzde 46) ve mağazalar gibi fiziksel mekanlar
(yüzde 45). Söz konusu pazarlama yöneticilerinin yüzde 76’sı ise sosyal medyanın
gelecekte çok önemli bir etkileşim kanalı olacağına inanıyor.
BTC, hybris ile
e-ticarette
tabuları yıkıyor
Bilgi teknolojileri
alanındaki deneyimini,
e-ticarete yönelik
hybris uygulamalarına
yansıtan BTC ile
artık hedeflerinize
ulaşmanız çok kolay.
Farklı tüketici profili ve satın
alma trendlerine yanıt verecek
satış senaryoları geliştirmek,
tüketiciyi zincirden koparmadan,
birbiriyle entegre kanallarla
başarılı satışlar gerçekleştirmek
için hybris ile tanışın.
BTC Grubu olarak uluslararası
hybris deneyimimizi sizinle
paylaşmaya hazırız.
hybris’i bir de
bizden dinleyin.
www.btc-ag.com.tr
15
RÖPORTAJ
RÖPORTAJ
RÖPORTAJ
RÖPORTAJ
ÇÖZÜMEVİ
İNŞAAT
VE
TAAHHÜT
ÇÖZÜMEVİ
ÇÖZÜMEVİ
İNŞAAT
İNŞAAT
VE
VE
TAAHHÜT
TAAHHÜT
ÇÖZÜMEVİ İNŞAAT VE TAAHHÜT
SEKTÖRÜNE
YENİLİKLERİ
GETİRİYOR
SEKTÖRÜNE
SEKTÖRÜNE
YENİLİKLERİ
YENİLİKLERİ
GETİRİYOR
GETİRİYOR
SEKTÖRÜNE
YENİLİKLERİ
GETİRİYOR
SAP
CPM
(COMMERCIAL
PROJECT
SAP
SAP
CPM
CPM
(COMMERCIAL
(COMMERCIAL
PROJECT
PROJECT
SAP
CPM
(COMMERCIAL
PROJECT
MANAGEMENT)
MANAGEMENT)
MANAGEMENT)
MANAGEMENT)
Röportaj: Gürkan Engin
Röportaj:
Röportaj:
Gürkan
Gürkan
Engin
Çözümevi
ve Engin
Pazarlama
Genel Müdür Yardımcısı
Röportaj:Satış
Gürkan
Engin
Çözümevi
Çözümevi
Satış
Satış
ve
Pazarlama
ve
Pazarlama
Genel
Genel
Müdür
Müdür
Yardımcısı
Yardımcısı
Çözümevi Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı
her şey tek bir başlık altında raporlanır
aracı sağlıyor kullanıcılara. Temelde ürün
Genel Olarak SAP’in CPM ürünü
her şey
her
tek
şey
tek
başlık
bir
altında
altında
raporlanır
raporlanır
aracı aracı
sağlıyor
sağlıyor
kullanıcılara.
kullanıcılara.
Temelde
Temelde
ürünürün
Genel
Genel
Olarak
Olarak
SAP’in
SAP’in
CPM
CPM
ürünü
ürünü
her
şeybir
tek
birbaşlık
başlık
altında
raporlanır
aracı
sağlıyor
kullanıcılara.
Temelde
ürün
Genel
Olarak
SAP’in
CPM
ürünü
olmaya
başlıyor.
içinde
ana
proje
göstergeleri
üzerinden
hakkında bilgi verebilir misiniz?
olmaya
olmaya
başlıyor.
başlıyor.
içinde
içinde
ana
proje
ana
proje
göstergeleri
göstergeleri
üzerinden
üzerinden
hakkında
hakkında
bilgi
bilgi
verebilir
verebilir
misiniz?
misiniz?
olmaya
başlıyor.
içinde
ana
proje
göstergeleri
üzerinden
hakkında bilgi verebilir misiniz?
çalışan hazır bir yönetici kokpiti de mevcut.
çalışan
çalışan
hazır
hazır
bir
yönetici
bir
kokpiti
kokpiti
deSAP
mevcut.
de
mevcut.
çalışan
hazır
biryönetici
yönetici
kokpiti
de
mevcut.
Bu,
halihazırda
bu
sektörde
kullanan
CPM yeni bir ürün, Türkiye için
CPM uygulaması SAP’nin İnşaat ve
Bu, halihazırda
Bu,
halihazırda
bu
sektörde
bu
sektörde
SAP
kullanan
SAP
kullanan
Bu,
halihazırda
bu
sektörde
SAP
kullanan
yeniyeni
bir ürün,
bir
Türkiye
Türkiye
için için
firmalara büyük bir esneklik sağlayacak ve CPMCPM
CPM
yeni
bir ürün,
ürün,
Türkiye
CPM CPM
uygulaması
uygulaması
SAP’nin
SAP’nin
İnşaat
İnşaat
ve
ve
pozisyonlaması
nasıl
olacaktır?
CPM
uygulaması
SAP’nin
İnşaat
ve
Taahhüt sektörü için geliştirdiği yenilikçi firmalara
firmalara
büyük
büyük
bir esneklik
bir
esneklik
sağlayacak
sağlayacak
vearttıracak
ve
firmalara
büyük
bir
esneklik
sağlayacak
ve
pozisyonlaması
pozisyonlaması
nasıl
nasıl
olacaktır?
olacaktır?
projeleri
kontrol
edebilme
gücünü
pozisyonlaması
nasıl
olacaktır?
Taahhüt
Taahhüt
sektörü
sektörü
için
için
yenilikçi
yenilikçi
Taahhüt
sektörü
içingeliştirdiği
geliştirdiği
yenilikçi
ürünlerden
birigeliştirdiği
olarak
karşımıza
çıkıyor.
projeleri
projeleri
kontrol
kontrol
edebilme
gücünü
gücünü
arttıracak
arttıracak
projeleri
kontrol
edebilme
gücünü
arttıracak
önemli
bir
araç edebilme
olacağı
anlamına
geliyor.
ürünlerden
ürünlerden
biri olarak
biri
karşımıza
karşımıza
çıkıyor.
çıkıyor.
ürünlerden
biri
olarak
karşımıza
çıkıyor. önemli
Son
yıllarda
buolarak
sektöre
önemli
yatırımlar
Evet, dünyada da yeni bir ürün CPM.
önemli
bir araç
bir
olacağı
araç
olacağı
anlamına
anlamına
geliyor.
geliyor.
önemli
bir
araç
olacağı
anlamına
geliyor.
Son yıllarda
Son
buSAP.
sektöre
bu
sektöre
önemli
yatırımlar
yatırımlar
Evet,Evet,
dünyada
dünyada
da
da
yeni
ürün
bir
ürün
CPM.
CPM.
Ürün, Proje Çalışma Alanı (Project
Sonyıllarda
yıllarda
bu
sektöre
önemli
yatırımlar
Evet,
dünyada
dabir
yeni
birbu
ürün
CPM.
yapıyor
Önce
EPCönemli
(Enterprise
Project Ürün,Ürün,
Almanya
veyeni
İngiltere’de
ürünü
Proje
Proje
Çalışma
Çalışma
Alanı
Alanı
(Project
(Project
Ürün,
Proje Çalışma
Alanı
(ProjectYeni
yapıyor
yapıyor
SAP.
Önce
SAP.
Önce
EPC
(Enterprise
EPC
(Enterprise
Project
Project
Almanya
Almanya
ve
İngiltere’de
ve
İngiltere’de
bu
ürünü
bu
ürünü
yapıyor
SAP.
Önce
EPC
(Enterprise
Project
Almanya
ve
İngiltere’de
bu
ürünü
Workspace)
mantığını
getiriyor.
Connector) ile Primavera gibi dış proje
uygulayan
firmalar
oldu,
ama
sayıları
Workspace)
Workspace)
mantığını
Yeni
Yeni
Workspace)
mantığını
getiriyor.
Yenibir
Connector)
Connector)
ile Primavera
ileilePrimavera
gibi dış
gibi
proje
dış
uygulayan
uygulayan
firmalar
firmalar
oldu,oldu,
ama
ama
sayıları
Connector)
Primavera
gibi
dışproje
proje
uygulayan
firmalar
oldu,
ama sayıları
sayıları
arayüzmantığını
yapısı
ile getiriyor.
dahagetiriyor.
şık
ve
esnek
araçlarına
entegrasyonu
sağlarken,
çok değil.
Geçtiğimiz
yıllarda
yurtdışında
arayüz
arayüz
yapısı
yapısı
ile
daha
ile
daha
şık
ve
şık
esnek
ve
esnek
bir
bir
arayüz
yapısı
ile
daha
şık
ve
esnek
bir
araçlarına
araçlarına
entegrasyonu
entegrasyonu
sağlarken,
sağlarken,
çok
değil.
çok
değil.
Geçtiğimiz
Geçtiğimiz
yıllarda
yıllarda
yurtdışında
yurtdışında
araçlarına
entegrasyonu
sağlarken,
çok
değil.
Geçtiğimiz
yıllarda
yurtdışında
kullanım
olanağı
sunuyor.
Proje
Çalışma
Visual Enterprise ile de BIM çözümleri
yaygınlaşan
ürünler
Türkiye’ye
geliyordu.
kullanım
kullanım
olanağı
olanağı
sunuyor.
sunuyor.
Proje
Proje
Çalışma
Çalışma
kullanım
olanağı
sunuyor.
Proje
Çalışma
VisualVisual
Enterprise
Enterprise
ile deileBIM
de
BIM
yaygınlaşan
ürünler
ürünler
Türkiye’ye
Türkiye’ye
geliyordu.
geliyordu.
Visual
Enterprise
ile
deçözümleri
BIMçözümleri
çözümleri
yaygınlaşan
ürünler
Türkiye’ye
geliyordu.
Alanları,
projeleri
tüm
disiplinler
açısından yaygınlaşan
ile
bütünleşmeyi
sağlıyordu.
CPM ise
Bu
durumda
Türkiye’nin
lokal
ihtiyaçları
Alanları,
Alanları,
projeleri
projeleri
tüm disiplinler
tüm
disiplinler
açısından
açısından
Alanları,
projeleri
tümarayüzleri
disiplinler
açısından Bu durumda
ile bütünleşmeyi
iledaha
sağlıyordu.
CPM
CPM
ise
Bu
durumda
Türkiye’nin
Türkiye’nin
lokal
lokal
ihtiyaçları
ihtiyaçları
ilebütünleşmeyi
bütünleşmeyi
sağlıyordu.
CPMise
ise
Bu
durumda
Türkiye’nin
lokal
ihtiyaçları
değerlendirebilecek
sunmakta.
temelsağlıyordu.
bir ihtiyaçtan
ortaya
çıktı.
dikkate
alınmadan
gelen
ürünler
ile bir
değerlendirebilecek
değerlendirebilecek
arayüzleri
arayüzleri
sunmakta.
sunmakta.
değerlendirebilecek
arayüzleri
sunmakta.
dahadaha
temel
temel
bir
ihtiyaçtan
bir
ihtiyaçtan
ortaya
ortaya
çıktı.
çıktı.
dikkate
dikkate
alınmadan
alınmadan
gelen
gelen
ürünler
ürünler
ile
bir
ile
bir
daha
temel
bir
ihtiyaçtan
ortaya
çıktı.
dikkate
alınmadan
gelen
ürünler
ileürün
bir
Finansal
arayüzler,
dashboard’lar,
proje
Esnek bir ortamda SAP ERP sistemindeki Finansal
adaptasyon
süreci
yaşıyorduk.
Bu
Finansal
arayüzler,
arayüzler,
dashboard’lar,
dashboard’lar,
proje
proje
Finansal
arayüzler,
dashboard’lar,
proje
EsnekEsnek
bir
ortamda
bir
ortamda
SAP
ERP
SAP
sistemindeki
ERP
sistemindeki
adaptasyon
adaptasyon
süreci
süreci
yaşıyorduk.
yaşıyorduk.
Bu
ürün
Bu
ürün
Esnek
bir
ortamda
SAP
ERP
sistemindeki
adaptasyon
süreci
yaşıyorduk.
Bu
ürün
kadrolama
şemaları,
anahtar
performans
verilerden yararlanarak, mühendislerin alışık
ile bizim ihtiyaçlarımızla olgunlaşacak
kadrolama
kadrolama
şemaları,
şemaları,
anahtar
anahtar
performans
performans
kadrolama
şemaları,
anahtar
performans
verilerden
verilerden
yararlanarak,
yararlanarak,
mühendislerin
mühendislerin
alışıkalışık
ile
bizim
ihtiyaçlarımızla
ihtiyaçlarımızla
olgunlaşacak
olgunlaşacak
verilerden
yararlanarak,
mühendislerin
alışık
ile
bizim
ihtiyaçlarımızla
olgunlaşacak
göstergeleri,
bu
sistemi
kullanan
birimlerinile bizim
oldukları
Excel
üzerinde
teklif hazırlama,
pozisyonlamaya
sahip
olacağız.
SAP Türkiye
göstergeleri,
göstergeleri,
bu sistemi
bu
kullanan
kullanan
birimlerin
birimlerin
göstergeleri,
busistemi
sistemi
kullanan
birimlerin
oldukları
oldukları
Excel
Excel
üzerinde
üzerinde
teklif
teklif
hazırlama,
hazırlama,
pozisyonlamaya
pozisyonlamaya
sahip
sahip
olacağız.
olacağız.
SAP Türkiye
SAP
Türkiye
oldukları
Excel
üzerinde
teklif
hazırlama,
pozisyonlamaya
sahip
olacağız.
SAP
Türkiye
fonksiyonlarına
ve
uzmanlık
alanlarına
göre
bütçe hazırlama, bütçe yapısını kolayca fonksiyonlarına
de
bu
konuya
çok
büyük
önem
veriyor.
fonksiyonlarına
ve uzmanlık
ve
alanlarına
alanlarına
göre göre
fonksiyonlarına
veuzmanlık
uzmanlık
alanlarına
görede bude
bütçebütçe
hazırlama,
bütçebütçe
yapısını
yapısını
kolayca
kolayca
konuya
bu
çok
büyük
çok
büyük
önem
önem
veriyor.
veriyor.
bütçehazırlama,
hazırlama,
bütçe
yapısını
kolayca
de
bukonuya
konuya
çok
büyük
önem
veriyor.Çin’den
ayrıştırılabiliyor.
versiyonlayarak
saklayabilme,
değişiklikleri
Bildiğiniz
gibi
Türkiye
ENR
listesinde
ayrıştırılabiliyor.
ayrıştırılabiliyor.
versiyonlayarak
versiyonlayarak
saklayabilme,
saklayabilme,
değişiklikleri
değişiklikleri
Bildiğiniz
gibienTürkiye
gibi
ENR listesinde
ENR
listesinde
Çin’den
Çin’den
versiyonlayarak
saklayabilme,
değişiklikleriayrıştırılabiliyor.
Bildiğiniz
gibi
Türkiye
ENR
listesinde
Çin’den
Tüm bu özelliklerin yanında gelişmiş bir Bildiğiniz
kontrol
altında
tutup
raporlayabilme
sonra
çokTürkiye
firmaya
sahip
ikinci
ülke,
bu
Tüm
Tüm
bu
özelliklerin
bu
özelliklerin
yanında
yanında
gelişmiş
gelişmiş
bir
bir
kontrol
kontrol
altında
altında
tutup
tutup
raporlayabilme
raporlayabilme
Tüm
bu
özelliklerin
yanında
gelişmiş
bir
sonra
sonra
en
çok
en
firmaya
çok
firmaya
sahip
sahip
ikinci
ikinci
ülke,
ülke,
bu
bu
kontrol
altında
tutup
raporlayabilme
sonra
en
çok
firmaya
sahip
ikinci
ülke,
değişiklik yönetim aracına da kavuşuyoruz.
imkanı veren bir araç elimizdeki. Yalnız bu
sektörün de Avrupa’da en önemli ülkesi
değişiklik
yönetim
aracına
dakavuşuyoruz.
kavuşuyoruz.
değişiklik
yönetim
yönetim
aracına
aracına
da formla
kavuşuyoruz.
da
imkanı
veren
birelimizdeki.
araç
elimizdeki.
Yalnız
bu değişiklik
sektörün
deAvrupa’da
Avrupa’da
en önemli
önemli
ülkesi
imkanı
imkanı
veren
veren
bir
araç
bir
araç
elimizdeki.
Yalnız
Yalnız
bu
bu
sektörün
sektörün
de Avrupa’da
de
enBuönemli
en
ülkesi
ülkesi
Bu araç
ile
çok
basit
bir
bütçe
ürün
ERP
üzerinde
yürüyen
Proje
Sistemi
olarak
görünüyor.
durum
da ürünün
Bu
araç
ile
çok
basit
bir
formla
bütçe
ürün
ERP
üzerinde
yürüyen
Proje
Sistemi
olarak
görünüyor.
Bu
durum
da
ürünün
Bu
araç
Bu
ile
araç
çok
ile
basit
çok
basit
bir
formla
bir
formla
bütçe
bütçe
ürünürün
ERP
üzerinde
ERP
üzerinde
yürüyen
yürüyen
Proje
Proje
Sistemi
Sistemi
olarak
olarak
görünüyor.
görünüyor.
Bu
durum
Bu
durum
da
ürünün
da
ürünün
revizyonlarından iş artışlarına ve bu iş
modülünü de devredışı bırakmıyor, onun
Türkiye’deki önemini arttırıyor. Çözümevi
revizyonlarından
işartışlarına
artışlarına
ve
buişiş kadar
modülünü
devredışı
bırakmıyor,
onun revizyonlarından
Türkiye’deki
önemini
arttırıyor.
Çözümevi
revizyonlarından
iş artışlarına
iş
ve
buve
iş bu
modülünü
modülünü
de devredışı
dededevredışı
bırakmıyor,
bırakmıyor,
onun
onun
Türkiye’deki
Türkiye’deki
önemini
arttırıyor.
arttırıyor.
Çözümevi
Çözümevi
artışlarına bağlı
maliyet
değişimlerine
üzerine
giydirilen
olağanüstü
bir yönetim
6-7 yıldır
buönemini
sektöre
yatırım
yapan
ve
artışlarına
bağlımaliyet
maliyet
değişimlerine
kadar6-7 yıldır
üzerine
giydirilen
olağanüstü
biryönetim
yönetim artışlarına
6-7yıldır
yıldır
busektöre
sektöre
yatırım
yapan
ve
artışlarına
bağlıbağlı
maliyet
değişimlerine
değişimlerine
kadarkadar
üzerine
üzerine
giydirilen
giydirilen
olağanüstü
olağanüstü
bir yönetim
bir
6-7
bu sektöre
bu
yatırım
yatırım
yapan
yapan
ve ve
üzerinden aksiyon planı tanımlanma
imkanı sağlıyor. Entegrasyon imkanları ile
yapmaya devam eden SAP Altın İş Ortağı’dır.
yapmaya
devam
eden
SAP Altın
İş Ortağı’dır.
üzerinden
üzerinden
aksiyon
aksiyon
planıplanı
tanımlanma
tanımlanma
imkanı
sağlıyor.
sağlıyor.
Entegrasyon
Entegrasyon
imkanları
imkanları
ile İşveren
ile
yapmaya
devam
eden
SAP Altın
İş Ortağı’dır.
imkanı
veya
kullanıcı
aksiyon
CRM
sisteminde
oluşturulan
fırsatlar,
Bu konudaki
sektör
en imkanı
yapmaya
devam
edengereksinimlerini
SAP Altın İş Ortağı’dır.
üzerinden
aksiyon
planı kendi
tanımlanma
imkanı
sağlıyor. Entegrasyon
imkanları
ile
Buiyikonudaki
sektör
gereksinimlerini
en
imkanı
imkanı
veya
veya
kullanıcı
kullanıcı
kendi
kendi
aksiyon
aksiyon
CRM
CRM
sisteminde
sisteminde
oluşturulan
oluşturulan
fırsatlar,
fırsatlar,
İşveren
İşveren
Bu konudaki
sektör
gereksinimlerini
en
planını
oluşturabiliyor.
Sözleşmeleri,
Sistemifırsatlar,
arasındaİşveren
bağlantı
bilen firma
olarak,
müşterilerimize
Bu konudaki
sektör
gereksinimlerini
en
imkanı
veya
kullanıcı kendi aksiyon
CRM
sistemindeProje
oluşturulan
iyi bilen
firma
olarak,
müşterilerimize
planını
planını
oluşturabiliyor.
Sözleşmeleri,
ProjeProje
Sistemi
Sistemi
arasında
arasında
bağlantı
bağlantı
iyi bilen
firma
olarak,
müşterilerimize
kurulabilirken,
aynı
zamanda
şu
özellikler
ürünün
yapmaya başladık. Sözleşmeleri,
• planını
İçoluşturabiliyor.
ve oluşturabiliyor.
dış
onay vericiler ile entegrasyon
iyibu
bilen
firmatanıtımını
olarak, müşterilerimize
Sözleşmeleri,
Proje
Sistemi
arasında
bağlantı
bu
ürünün
tanıtımını
yapmaya
başladık.
kurulabilirken,
kurulabilirken,
aynı
zamanda
aynı
zamanda
şu
özellikler
şu
özellikler
bu ürünün
tanıtımını
yapmaya
başladık.
•
•
İç
ve
İç
dış
ve
onay
dış
onay
vericiler
vericiler
ile entegrasyon
ile entegrasyon
elde ediliyor:aynı zamanda şu özellikler
ve demo
çalışmalarından
yapılabiliyor.
buSunumlarından
ürünün tanıtımını
yapmaya
başladık.
kurulabilirken,
•
İç ve
dış onay vericiler ile entegrasyon
Sunumlarından
ve
demo
çalışmalarından
elde
elde
ediliyor:
ediliyor:
Sunumlarından
ve
demo
çalışmalarından
yapılabiliyor.
yapılabiliyor.
olumlu geri dönüşler
almaktayız.
Stratejik
• ediliyor:
Aynı ekranlarda analiz imkanları
• yapılabiliyor.
En önemlisi de bu değişikliklerin
Sunumlarından
ve demo
çalışmalarından
elde
olumlu
geri dönüşler
almaktayız.
Stratejik
olumlu
geri dönüşler
almaktayız.
Stratejik
•
•Aynı Aynı
ekranlarda
ekranlarda
analizanaliz
imkanları
imkanları
En önemlisi
de budedeğişikliklerin
bu değişikliklerin
planlarımız
içinde
CPM
ürünü
yer
almaktadır.
(Örneğin
maliyet
durum
raporu, WIP • • •En önemlisi
ayrı takibi
olumlu
geri dönüşler
almaktayız.
Stratejik
•
Aynı
ekranlarda
analiz
imkanları
Enfinansal
önemlisiplanlamada
de bu değişikliklerin
planlarımız
içinde
CPM
ürünü
yer
almaktadır.
planlarımız
içinde
CPM
ürünü
yer
almaktadır.
(Örneğin
(Örneğin
maliyet
maliyet
durum
durum
raporu,
raporu,
WIP
WIP
finansal
finansal
planlamada
planlamada
takibi
ayrı takibi
Bu yıldan başlayarak
planlarımızda
raporu, maliyet
ilerlemedurum
raporu)
yapılabiliyor
veayrı
istenirse
bu finansal
planlarımız
içinde CPMsatış
ürünü
yer almaktadır.
(Örneğin
raporu, WIP
finansal
planlamada
ayrı takibi
Bu yıldan
başlayarak
planlarımızda
Bu yıldan
başlayarak
satış satış
planlarımızda
raporu,
raporu,
ilerleme
ilerleme
raporu)
raporu)
yapılabiliyor
yapılabiliyor
ve istenirse
bu finansal
bu finansal
CPM
hedefleri
Önümüzdeki
veriye ve
de istenirse
alternatifler
• raporu,
Kullanıcı
profillerine
Budayıldan
başlayarakkoyuyoruz.
satış planlarımızda
ilerleme
raporu)bağlı hazır ön
yapılabiliyor
ve istenirse oluşturulabiliyor.
bu finansal
da CPM
hedefleri
koyuyoruz.
Önümüzdeki
da CPM
hedefleri
koyuyoruz.
Önümüzdeki
veriyeveriye
de alternatifler
de alternatifler
oluşturulabiliyor.
oluşturulabiliyor.
Kullanıcı
profillerine
profillerine
bağlıProje
bağlı
hazırTicari
hazır
ön Verileri,
ön
bu ürün
portföyümüzde
önemli bir• ••Kullanıcı
ekranlar.
(Örneğin
dayıllarda
CPM hedefleri
koyuyoruz.
Önümüzdeki
veriye de alternatifler oluşturulabiliyor.
Kullanıcı
profillerine
bağlı hazır
ön
yıllarda
bu
ürün
portföyümüzde
önemli
bir
yıllarda
bu
ürün
portföyümüzde
önemli
bir
ekranlar.
ekranlar.
(Örneğin
(Örneğin
Proje
Proje
Ticari
Ticari
Verileri,
Verileri,
yer tutacakdır.
Satınalma
durumu)
CPM ürününü uygulamak
yıllarda
bu ürün portföyümüzde önemli bir
ekranlar.
(Örneğin
Proje Ticari Verileri,
yer tutacakdır.
yer tutacakdır.
Satınalma
Satınalma
durumu)
durumu)
CPM
CPM
ürününü
ürününü
uygulamak
uygulamak
• Satınalma
Genişletilmiş
Proje İzleme
isteyen
müşteri
adaylarına neler
yer tutacakdır.
durumu)
CPM
ürününü
uygulamak
•
•Genişletilmiş
Genişletilmiş
Proje
Proje
İzleme
İzleme
isteyen
isteyen
müşteri
müşteri
adaylarına
adaylarına
neler
neler
Fonksiyonalitesi
önerirsiniz?
•
Genişletilmiş
Proje İzleme
isteyen
müşteri adaylarına
neler
CPM ürünü sektöre neler vaat
Fonksiyonalitesi
Fonksiyonalitesi
önerirsiniz?
önerirsiniz?
CPMCPM
CPM
ürünü
ürünü
sektöre
sektöre
neler
neler
vaat
vaat
• Fonksiyonalitesi
Durum Raporlama ve Trend Analizleri
önerirsiniz?
ediyor,
fonksiyonları
nelerdir?
ürünü
sektöre neler
vaat
Durum
Raporlama
Raporlama
ve
Trend
ve Trend
Analizleri
Analizleri
ediyor,
ediyor,
fonksiyonları
fonksiyonları
nelerdir?
nelerdir? • ••Durum
• Durum
Kural
temelli
uyarı
Yapılan projenin başarısını ve kalitesini
Raporlama
vemekanizmaları
Trend Analizleri
ediyor,
fonksiyonları
nelerdir?
•
•Kural
Kural
temelli
temelli
uyarı
uyarı
mekanizmaları
mekanizmaları
Yapılan
Yapılan
projenin
projenin
başarısını
başarısını
ve kalitesini
vedoğru
kalitesini
etkileyen
unsurlar
arasında
ürünü
•
Roller
ve
sorumluluklar
matrisi
•
Kural
temelli
uyarı
mekanizmaları
Yapılan
projenin
başarısını
ve kalitesini
Ürün üç temel fonksiyonalite sunuyor:
etkileyen
etkileyen
unsurlar
unsurlar
arasında
arasında
doğru
doğru
ürünü
ürünü
•
•
Roller
Roller
ve
sorumluluklar
ve
sorumluluklar
matrisi
matrisi
ÜrünÜrün
üç temel
üç temel
fonksiyonalite
fonksiyonalite
sunuyor:
sunuyor:
seçmenin
yanı
sıra,
hizmet
aldığınız
•
Raporlama
İmkanları
etkileyen
unsurlar
arasında
doğru
ürünü
•
Roller
ve
sorumluluklar
matrisi
Ürün
temel
fonksiyonalite sunuyor:
• üç
Proje
Yönetimi,
seçmenin
seçmenin
yanıyanı
sıra,
yanısıra,
hizmet
sıra,hizmet
hizmet
aldığınız
aldığınızdanışmanlık
• ••Raporlama
Raporlama
İmkanları
İmkanlarıGeliştirmeleri
•
Proje
Yönetimi,
Yönetimi,
danışmanlık
firmasının,
tecrübeli
seçmenin
aldığınız
• Raporlama
Sözleşme
Yönetimi
İmkanları
••Proje
• Proje
ProjeYönetimi,
Finansalları,
danışmanlık
danışmanlık
firmasının,
firmasının,
tecrübeli
tecrübeli
danışmanlık
• ••Sözleşme
Sözleşme
Yönetimi
Yönetimi
Geliştirmeleri
Geliştirmeleri
•
••ProjeProje
Proje
Finansalları,
Finansalları,
ekibiyle projeyi
yapması
dadanışmanlık
yerdanışmanlık
alır.
danışmanlık
firmasının,
tecrübeli
• Sözleşme
Score Card
Uygulaması
Yönetimi
Geliştirmeleri
•
ProjeFinansalları,
Sözleşme ve Hakediş Takibi
ekibiyle
ekibiyle
projeyi
projeyi
yapması
yapması
da yer
daalır.
yeralır.
alır.
• ••Score
Score
Card
Card
Uygulaması
Uygulaması
•
••ProjeProje
Proje
Sözleşme
Sözleşme
ve
Hakediş
ve
Hakediş
Takibi
Takibi
ekibiyle
projeyi
yapması
da
yer
CardPlanlama
Uygulaması
• Score
Hakediş
Motoru
Sözleşme ve Hakediş Takibi
• ••Hakediş
Hakediş
Planlama
Planlama
Motoru
Motoru
Çözümevi 17 yıllık business know-how’ı
Planlama
Motoru
• Hakediş
Hakediş
Kokpiti
Proje Yönetimi tarafında yenilikçi entegre •
Çözümevi
Çözümevi
17 yıllık
17yıllık
business
business
know-how’ı
know-how’ı
Hakediş
Kokpiti
Kokpiti
Çözümevi
17
business
know-how’ı
ve sektörel
işyıllık
süreçleri
tecrübesiyle,
gerek
••Hakediş
Hakediş
Kokpiti
ProjeProje
Proje
Yönetimi
Yönetimi
tarafında
tarafında
yenilikçi
yenilikçi
entegre
entegre
Yönetimi
tarafında
yenilikçisonuçlarının;
entegre
süreçler
ile ilgili
tüm süreçlerin
ve sektörel
ve
sektörel
iş
süreçleri
iş
süreçleri
tecrübesiyle,
tecrübesiyle,
gerek
gerek
ve
sektörel
iş
süreçleri
tecrübesiyle,
gerek
SAP
alanında
gerekse
inşaat
sektöründe
süreçler
süreçler
ile
ilgili
ile
tüm
ilgili
süreçlerin
tüm
süreçlerin
sonuçlarının;
sonuçlarının;
Project Financial Planning
süreçler
ile ilgili
tüm süreçlerin
sonuçlarının;
ister proje
yöneticileri
isterse üst
yönetim
SAPSAP
alanında
SAP
alanında
gerekse
gerekse
inşaat
inşaat
sektöründe
sektöründe
Project
Project
Financial
Financial
Planning
Planning
alanında
inşaat
sektöründe
Türkiye’de
işgerekse
çözümleri
sunan
sayılı firmalar
ister ister
proje
ister
proje
yöneticileri
yöneticileri
isterse
isterse
üst yönetim
üst yönetim
yönetim
Project
Financial
Planning
(Finansal
Planlama):
proje
yöneticileri
isterse
üst
tarafından
sağlıklı
izlenebilmesine
imkan
Türkiye’de
Türkiye’de
iş
çözümleri
iş
çözümleri
sunan
sunan
sayılı
sayılı
firmalar
firmalar
Türkiye’de
iş
çözümleri
sunan
sayılı
firmalar
arasında
yer
almaktadır.
(Finansal
(Finansal
Planlama):
Planlama):
tarafından
tarafından
sağlıklı
sağlıklı
izlenebilmesine
izlenebilmesine
imkan
imkan
(Finansal
Planlama):
tarafından
sağlıklı
izlenebilmesine
imkan
Tek bir ekran
üzerinden hem gelir hem de arasında
veren araçlar
oluşturulmuş.
Burada
göze
arasında
yer
almaktadır.
yer
almaktadır.
arasında yer almaktadır.
Tek bir
Tek
ekran
birekran
ekran
üzerinden
üzerinden
hem
hem
gelirgelir
gelir
hemhem
hem
de
de
verenveren
veren
araçlar
araçlar
oluşturulmuş.
oluşturulmuş.
Burada
Burada
gözegöze
göze basit
Tek
bir
üzerinden
hem
de
araçlar
oluşturulmuş.
Burada
gider
planlamasının
yapılmasına
olanak
çarpan
yenilikler
özellikle
arayüzlerdeki
Çözümevi olarak biz bu konunun öneminin
gider
gider
planlamasının
planlamasının
yapılmasına
yapılmasına
olanak
olanak
çarpan
çarpan
yenilikler
yenilikler
özellikle
özellikle
arayüzlerdeki
arayüzlerdeki
basit
basit
planlamasının
yapılmasına
olanak
çarpan
yenilikler
özellikle
basitve gider
sağlayan
bir yapı ile
karşılaşıyoruz.
Sistem, Çözümevi
ve anlaşılır
yapıyla
ortayaarayüzlerdeki
çıkıyor. Kokpitler
Çözümevi
olarak
olarak
biz bu
bizkonunun
busertifikasyon
konunun
öneminin
öneminin
Çözümevi
olarak
biz
bu
konunun
öneminin
bilinciyle,
ekibimizin
ve
sağlayan
sağlayan
bir
yapı
bir
ile
yapı
karşılaşıyoruz.
ile
karşılaşıyoruz.
Sistem,
Sistem,
ve anlaşılır
ve
anlaşılır
yapıyla
yapıyla
ortaya
ortaya
çıkıyor.
çıkıyor.
Kokpitler
Kokpitler
ve
ve
bir yapı ile karşılaşıyoruz.
Sistem,
vegöstergelerle
anlaşılır yapıyla
ortaya çıkıyor.
Kokpitler
ve sağlayan
teklif bütçesinden
başlayıp, alternatif
birçokbilinciyle,
donatılmış
yapı tek
bir ekranda
bilinciyle,
ekibimizin
ekibimizin
sertifikasyon
sertifikasyon
ve
bilinciyle,
ekibimizin
sertifikasyon
veve
eğitimlerini
tamamlamaya
ve
güncel
teklif
teklif
bütçesinden
bütçesinden
başlayıp,
başlayıp,
alternatif
alternatif
birçok
birçok
göstergelerle
göstergelerle
donatılmış
donatılmış
yapı
tek
yapı
bir
tek
ekranda
bir
ekranda
teklif
başlayıp, alternatif
birçok eğitimlerini
göstergelerle
yapı tek
bir ekranda
planbütçesinden
ve bütçe yapmamıza
olanak veriyor.
tüm projelerdonatılmış
ile ilgili gidişatı
izleyebilmenize
eğitimlerini
tamamlamaya
tamamlamaya
ve güncel
güncel
eğitimlerini
tamamlamaya
vevegüncel
tutmaya
çok
önem veriyoruz.
Teknoloji
plan
veGüncel
bütçe
vebütçe
bütçe
yapmamıza
yapmamıza
olanak
olanak
veriyor.
veriyor.
tüm projeler
tüm
projeler
ile
ilgili
ile ilgili
gidişatı
ilgili
gidişatı
izleyebilmenize
izleyebilmenize
ve
yapmamıza
olanak
veriyor.
tüm
projeler
ile
gidişatı
olarak
bitiş maliyeti
hesaplayabiliyor.
olanak
sağlıyor.
Projeleri
tekizleyebilmenize
tek incelemeyeplanplan
tutmaya
tutmaya
çok çok
önem
çok
önem
veriyoruz.
veriyoruz.
Teknoloji
Teknoloji
tutmaya
önem
veriyoruz.
Teknoloji
hizmeti
veren
bir
firma
olarak,
dünyadaki
Güncel
Güncel
olarak
olarak
bitiş
maliyeti
bitiş
maliyeti
hesaplayabiliyor.
hesaplayabiliyor.
olanak
olanak
sağlıyor.
sağlıyor.
Projeleri
Projeleri
tek
tek
tek
incelemeye
tek
incelemeye
Güncel
olarak
bitiş
maliyeti
hesaplayabiliyor.
olanak
sağlıyor.
Projeleri
tek
tek
incelemeye
Farklı kaynak tiplerine kullanım imkanı
başladığınızda ise detayda bütün diğer
hizmeti
hizmeti
veren
veren
bir
firma
birfirma
firma
olarak,
olarak,
dünyadaki
dünyadaki
hizmeti
veren
bir
olarak,
dünyadaki
trendleri
ve
uygulamaları
yakından
takip
Farklı
Farklı
kaynak
kaynak
tiplerine
tiplerine
kullanım
kullanım
imkanı
imkanı
başladığınızda
başladığınızda
ise
detayda
ise
detayda
bütün
bütün
diğer
diğer
Farklı
kaynak
tiplerine kullanım
imkanı ve trendleri
başladığınızda
ise detayda
bütün diğer
verip,
planlamacıların
kendi bildikleri
disiplinler ile ilgili
oluşan işlemleri,
planları
trendleri
ve uygulamaları
veuygulamaları
uygulamaları
yakından
yakından
takip
takip
trendleri
ve
yakından
takip
ediyor
bunları
aynı
anda
müşterilerimize
verip,
verip,
planlamacıların
planlamacıların
kendi
kendi
bildikleri
bildikleri
ve
ve
disiplinler
disiplinler
ile
ilgili
ile
oluşan
ilgili
oluşan
işlemleri,
işlemleri,
planları
planları
verip,
kendi bildikleri
ve
disiplinler
ile ilgili oluşan
alışıkplanlamacıların
oldukları ortamlarda
bütçe yapmasını
ve proje özelinde
oluşanişlemleri,
detaylarıplanları
analiz
ediyor
ediyor
ve bunları
vebunları
bunları
aynı
anda
aynı
anda
müşterilerimize
müşterilerimize
ediyor
ve
müşterilerimize
sunuyoruz.
SAPaynı
CPManda
ürününde
de SAP
alışıkalışık
alışık
oldukları
oldukları
ortamlarda
ortamlarda
bütçe
bütçe
yapmasını
yapmasını
ve proje
veedebilmeye
proje
özelinde
özelinde
oluşan
oluşan
detayları
detayları
analiz
analiz
oldukları
bütçe
yapmasını
ve
proje
özelinde
oluşan
detayları
analiz
sağlıyor.
Projeortamlarda
planlamasında
arayüz
olaraksunuyoruz.
başlıyorsunuz.
sunuyoruz.
SAP
CPM
SAP
CPM
ürününde
ürününde
de
deSAP
SAP ve
sunuyoruz.
SAP
CPM
ürününde
de
Türkiye ile çok sıkı bir işbirliğiSAP
içindeyiz
sağlıyor.
sağlıyor.
Proje
Proje
planlamasında
planlamasında
arayüz
arayüz
olarak
olarak
edebilmeye
edebilmeye
başlıyorsunuz.
başlıyorsunuz.
sağlıyor.
Proje
planlamasında
arayüz
olarak
edebilmeye
başlıyorsunuz.
EXCEL ortamı da bu sistem ile sunuluyor. Türkiye
Türkiye
ile çok
ileçok
sıkı
çokbir
sıkıişbirliği
bir
işbirliği
içindeyiz
içindeyiz
ve veve
Türkiye
ile
sıkı
bir
işbirliği
içindeyiz
gerek
Türkiye’deki
gerekse
bölgemizde
EXCEL
EXCEL
ortamı
ortamı
da budasistem
bu sistem
ile sunuluyor.
ile sunuluyor.
Proje Finansallarında ise sistem üzerinde hem EXCEL ortamı da bu sistem ile sunuluyor.
gerek
gerek
Türkiye’deki
Türkiye’deki
gerekse
gerekse
bölgemizde
bölgemizde
gerek
Türkiye’deki
gerekse
bölgemizde
yer alan
diğer
ülkelerdeki
firmaların
ProjeProje
Proje
Finansallarında
Finansallarında
ise
sistem
ise
sistem
üzerinde
üzerinde
hem
hem
Finansallarında
ise
sistem
üzerinde
hem
giderlerinizi hem de gelirlerinizi planlama
Project Issue and Change
yer alan
yer
diğer
alan
diğer
ülkelerdeki
ülkelerdeki
firmaların
firmaların
yer
alan
diğer
ülkelerdeki
firmaların
ihtiyaçlarını
karşılamaya
dönük
olarak,
giderlerinizi
giderlerinizi
hem
hem
de
gelirlerinizi
de
gelirlerinizi
planlama
planlama
Project
Issue
Issue
andand
and
Change
Change
giderlerinizi
hem de gelirlerinizi
planlama
Project
Issue
Change
imkanına kavuşuyorsunuz.
Bunu
yaparken Project
ihtiyaçlarını
karşılamaya
karşılamaya
dönük
dönük
olarak,
olarak,
Management
(İş/Keşif
Artışları ve ihtiyaçlarını
ihtiyaçlarını
karşılamaya
dönük
olarak,
yaptığımız
roadmap
ve
çözüm
oluşturma
imkanına
imkanına
kavuşuyorsunuz.
kavuşuyorsunuz.
Bunu
Bunu
yaparken
yaparken
imkanına
kavuşuyorsunuz.
Management
Management
(İş/Keşif
(İş/Keşif
Artışları
Artışları
ve ve
ve yaptığımız
teklif bütçeniz,
master ve Bunu
revizeyaparken
bütçeleriniz
Management
(İş/Keşif
Artışları
yaptığımız
roadmap
roadmap
ve
çözüm
çözüm
oluşturma
oluşturma
yaptığımız
roadmap
veve
çözüm
oluşturma
Değişiklik Yönetimi):
çalışmalarımız
tüm
hızıyla
devam
ediyor.
teklifteklif
teklif
bütçeniz,
bütçeniz,
master
master
vekarşılaştırmalı
revize
ve revize
revize
bütçeleriniz
bütçeleriniz
bütçeniz,
master
ve
bütçeleriniz
ile gerçekleşenleri
izleyebilme
Değişiklik
Değişiklik
Yönetimi):
Yönetimi):
çalışmalarımız
çalışmalarımız
tümtüm
hızıyla
tüm
hızıyla
devam
devam
ediyor.
ediyor.
Değişiklik
Yönetimi):
çalışmalarımız
hızıyla
devam
ediyor.
Bu
modül
ile
şu
ana
kadar
ERP’de
PS
Ayrıca,
EMEA
bölgesindeki
ekosistemde
ile gerçekleşenleri
ilevegerçekleşenleri
gerçekleşenleri
karşılaştırmalı
karşılaştırmalı
izleyebilme
izleyebilme
ile
karşılaştırmalı
izleyebilme
kârlılığı analiz edebilme imkanlarıda Bu modül
Buüzerinde
modül
ile şuile
ile
ana
şukadar
ana
kadar
ERP’de
ERP’de
PS
PS bir
Ayrıca,
Ayrıca,
EMEA
EMEA
bölgesindeki
bölgesindeki
ekosistemde
ekosistemde
Bu
modül
şu
ana
kadar
ERP’de
PS
Ayrıca,
EMEA
bölgesindeki
ekosistemde
sahip
olmadığımız
önemli
yer
alan
bilgi
birikimini
paylaşabileceğimiz
ve kârlılığı
vedoğuyor.
kârlılığı
analizanaliz
analiz
edebilme
edebilme
imkanlarıda
imkanlarıda
ve
kârlılığı
edebilme
imkanlarıda
Halihazırda
mevcut
olan
üzerinde
üzerinde
sahip
sahip
olmadığımız
olmadığımız
önemli
önemli
bir
bir
yer
alan
yer
bilgi
alan
bilgi
birikimini
birikimini
paylaşabileceğimiz
paylaşabileceğimiz
üzerinde
sahip
olmadığımız
önemli
bir
yer
alan
bilgi
birikimini
paylaşabileceğimiz
araca da kavuşmuş oluyoruz. Projelerde
teknoloji fuarları ve etkinliklere katılarak
doğuyor.
doğuyor.
Halihazırda
Halihazırda
mevcut
mevcut
olanhep
olangeliştirmek
doğuyor.
Halihazırda
mevcut
olan
uygulamalarımızda
bunları
aracaaraca
araca
da
kavuşmuş
dakavuşmuş
kavuşmuş
oluyoruz.
oluyoruz.
Projelerde
Projelerde
teknoloji
teknoloji
fuarları
fuarları
ve etkinliklere
veetkinliklere
etkinliklere
katılarak
katılarak
da
oluyoruz.
Projelerde
teknoloji
fuarları
ve
katılarak
oluşan
değişiklik
olasılıklarının,
değişiklik
yurtiçi
ve
yurtdışı
know-how
transferi
uygulamalarımızda
uygulamalarımızda
bunları
bunları
hep
geliştirmek
hep
geliştirmek
uygulamalarımızda
bunları
durumunda kalırdık.
Şimdihep
bu geliştirmek
fonksiyonalite
oluşan
oluşan
değişiklik
değişiklik
olasılıklarının,
olasılıklarının,
değişiklik
değişiklik
yurtiçi
yurtiçi
ve
yurtdışı
ve
yurtdışı
know-how
know-how
transferi
transferi
oluşan
değişiklik
olasılıklarının,
değişiklik
yurtiçi
ve
yurtdışı
know-how
transferi
taleplerinin izlenmesi ve takibi için daha
gerçekleştiriyoruz.
durumunda
durumunda
kalırdık.
Şimdikolay
Şimdi
bu fonksiyonalite
bu fonksiyonalite
fonksiyonalite
Şimdi
bu
ile tümkalırdık.
bu süreçler
tanımlanabilir
ve taleplerinin
taleplerinin
izlenmesi
izlenmesi
ve takibi
vevardı
takibi
içineskiden,
daha
içindaha
daha gerçekleştiriyoruz.
gerçekleştiriyoruz.
taleplerinin
izlenmesi
ve
takibi
için
gerçekleştiriyoruz.
basit uygulamalarımız
ile tüm
bu
kolay
tanımlanabilir
tanımlanabilir
ve
ve
ilesistem
tümsüreçler
bu
süreçler
kolay
tanımlanabilir
ve
standartlarında uygulanabilir hale basitbasit
basit
uygulamalarımız
uygulamalarımız
vardıetkileri
vardı
eskiden,
eskiden,
uygulamalarımız
vardı
eskiden,
bunların
da finansal
ayrıştırılıp
Dolayısıyla bu konuda ciddi yatırımlar yapan
sistem
standartlarında
uygulanabilir
hale
hale
sistem
standartlarında
hale
geliyor.
Ayrıca buuygulanabilir
yeniuygulanabilir
arayüzler,
İş Zekası
bunların
bunların
da
finansal
da
finansal
etkileri
etkileri
ayrıştırılıp
ayrıştırılıp
Dolayısıyla
Dolayısıyla
bu konuda
bukonuda
konuda
ciddiciddi
ciddi
yatırımlar
yapan
yapan
bunların
da
finansal
etkileri
ayrıştırılıp
Dolayısıyla
bu
yatırımlar
yapan
izlenemiyordu
sistem
üzerinde.
Halbuki
bu
bir firma
olarak
Çözümevi
,yatırımlar
ürünün
Türkiye’de
geliyor.
geliyor.
Ayrıca
Ayrıca
bu
yeni
bu
arayüzler,
yeni
arayüzler,
İş
Zekası
İş
Zekası
İş Zekası veizlenemiyordu
çözümlerini de kendiarayüzler,
içinde barındırıyor
izlenemiyordu
sistem
sistem
üzerinde.
üzerinde.
Halbuki
Halbuki
bu
bu
bir
firma
bir
firma
olarak
olarak
Çözümevi
Çözümevi
,
ürünün
,
ürünün
Türkiye’de
Türkiye’de
izlenemiyordu
sistem
üzerinde.
Halbuki
bu
bir
firma
olarak
Çözümevi
,
ürünün
Türkiye’de
yeni gelen fonksiyon ile;
daha lansmanı yapılmadan konuyla
çözümlerini
çözümlerini
de kendi
de
kendi
içinde
içinde
barındırıyor
barındırıyor
vealanında
ve
barındırıyor
ve
hazır rapor
içeriği
ileiçinde
proje
yönetim
yeni yeni
gelen
yeni
gelen
fonksiyon
fonksiyon
ile; ile;
ile;
dahadaha
daha
lansmanı
lansmanı
yapılmadan
yapılmadan
konuyla
konuyla
fonksiyon
lansmanı
yapılmadan
konuyla
• gelen
Projede
oluşan
değişikliklerin
ilgilenmeye
başlamıştır.
Bu
konuda SAP ile
hazırhazır
rapor
içeriği
ile
proje
proje
yönetim
yönetim
alanında
alanında
rapor
içeriği
ile
proje
yönetim
alanında
bir standartlar zincirinide sektöre vaad
• ••Projede
Projede
oluşan
oluşan
değişikliklerin
değişikliklerin
ilgilenmeye
ilgilenmeye
başlamıştır.
başlamıştır.
Bu konuda
Bugerek
konuda
SAP
ile
SAPileile
Projede
oluşan
değişikliklerin
ilgilenmeye
başlamıştır.
Bu
konuda
SAP
ataşmanlar
ile
ilişkilendirilmesi
mümkün
çalışmaları
başlatmış
ve
yurtdışından
bir standartlar
zincirinide
sektöre
sektöre
vaad
vaad
bir
standartlar
zincirinide
sektöre
vaad
ediyor. CPM’i bileşenleri itibarı ile tanıtmak
ataşmanlar
ataşmanlar
ile
ilişkilendirilmesi
ile
ilişkilendirilmesi
mümkün
mümkün
çalışmaları
çalışmaları
başlatmış
başlatmış
ve
gerek
ve
gerek
yurtdışından
yurtdışından
ataşmanlar
ile
ilişkilendirilmesi
mümkün
çalışmaları
başlatmış
ve
gerek
yurtdışından
oluyor.
gelen uzmanlarla gerekse yurtdışı ve
ediyor.
CPM’iCPM’i
bileşenleri
itibarıitibarı
itibarı
ile tanıtmak
ile tanıtmak
tanıtmak
ediyor.
ile
gerekirse
: bileşenleri
oluyor.
oluyor.
gelen
gelen
uzmanlarla
uzmanlarla
gerekse
gerekse
yurtdışı
yurtdışı
ve toplantılarda
gelen
uzmanlarla
gerekse
yurtdışı
veve
• oluyor.
Değişiklik taleplerinin işveren
yurtiçinde
gerçekleşen
önemli
gerekirse
gerekirse
:
:
• ••Değişiklik
Değişiklik
taleplerinin
taleplerinin
işveren
işveren
yurtiçinde
yurtiçinde
gerçekleşen
gerçekleşen
önemli
önemli
toplantılarda
toplantılarda
Değişiklik
taleplerinin
işveren
yurtiçinde
gerçekleşen
önemli
toplantılarda
sözleşmeleri ve proje adımları ile
bu konuyu derinlemesine ele almıştır. 2014
sözleşmeleri
sözleşmeleri
ve proje
veproje
proje
adımları
adımları
ile görev
ile olarak
bu konuyu
bu
konuyu
derinlemesine
derinlemesine
ele almıştır.
elealmıştır.
almıştır.
2014
2014
sözleşmeleri
ve
adımları
ile
bu
konuyu
derinlemesine
ele
2014
Project Workspaces
ilişkilendirilmesi
ve
kişilere
yılı
başında
ürünün tanıtım
faaliyetlerine
Project
Workspaces
Project
Workspaces
ilişkilendirilmesi
ilişkilendirilmesi
ve kişilere
vekişilere
kişilere
görev
görev
olarak
olarakyılı başında
yılı
başında
ürünün
ürünün
tanıtım
tanıtım
faaliyetlerine
faaliyetlerine
ilişkilendirilmesi
ve
görev
olarak
yılı
başında
ürünün
tanıtım
faaliyetlerine
(Çalışma Alanları):
atanması mümkün
oluyor.
de
başlanmıştır.
Çözümevi
tarafından 2014
(Çalışma
Alanları):
atanması
atanması
mümkün
mümkün
oluyor.
oluyor.
(Çalışma
Alanları):
deproje
başlanmıştır.
Çözümevi
Çözümevi
tarafından
tarafından
2014
2014
mümkün
oluyor.
de
başlanmıştır.
Çözümevi
tarafından
2014
• atanması
Gelen
bir
talep
veya
birçok talepten de başlanmıştır.
uygulama
hedefleri
içine alınmış
olan
Çalışma Alanları
proje yöneticilerine ve
•
•
Gelen
Gelen
bir
talep
bir
talep
veya
veya
birçok
birçok
talepten
talepten
proje
proje
uygulama
uygulama
hedefleri
hedefleri
içine
içine
alınmış
alınmış
olan
olan
Çalışma
Alanları
proje
yöneticilerine
yöneticilerine
ve
ve
•
Gelen
bir
talep
veya
birçok
talepten
proje
uygulama
hedefleri
içine
alınmış
olan
Çalışma
Alanları
proje
yöneticilerine
ve
otomatik değişiklik yaratılabiliyor.
ürünün; 29 Mayıs 2014’te düzenlenecek
teknik ofis ekiplerine kullanıcı dostu ve
otomatik
otomatik
değişiklik
değişiklik
yaratılabiliyor.
yaratılabiliyor.
ürünün;
29 SAP
Mayıs
29Mayıs
Mayıs
2014’te
2014’te
düzenlenecek
değişiklik
yaratılabiliyor.
teknik
ofis ekiplerine
kullanıcı
kullanıcı
dostu
dostu
ve ve
ve
ürünün;
29
2014’te
düzenlenecek
teknik
ofis
kullanıcı
dostu
• otomatik
Değişiklik
Tarihçesi
oluşturulabiliyor. ürünün;
olan
Bulut
ve
İşdüzenlenecek
Çözümleri
Zirvesi’nde
esnek
bir ekiplerine
çalışma
ortamı
ile projelerin
•
•
Değişiklik
Değişiklik
Tarihçesi
Tarihçesi
oluşturulabiliyor.
oluşturulabiliyor.
olan
olan
SAP
Bulut
SAP
Bulut
ve
İş
ve
Çözümleri
İş
Çözümleri
Zirvesi’nde
Zirvesi’nde
esnekesnek
bir
çalışma
ortamı
ile
projelerin
ile
projelerin
•
Değişiklik
Tarihçesi
oluşturulabiliyor.
olan
SAP
Bulut
ve
İş
Çözümleri
Zirvesi’nde
bir
çalışma
ortamı
ile
projelerin
sunumu tarafımızdan yapılacaktır.
•
Gelen değişiklik taleplerinden şablonlar
izlenmesi gereken tüm bilgilerine erişim
sunumu
tarafımızdan
tarafımızdan
yapılacaktır.
yapılacaktır.
sunumu
tarafımızdan
yapılacaktır.
• ••Gelen
Gelen
değişiklik
değişiklik
taleplerinden
taleplerinden
şablonlar
şablonlarsunumu
izlenmesi
gereken
tüm tüm
bilgilerine
bilgilerine
erişim
erişim
Gelen
değişiklik
taleplerinden
şablonlar
izlenmesi
gereken
bilgilerine
erişim
“daha
daha
iyisi,
daha
ilerisi
için”
iyisi,
daha
ilerisi
için”
““
daha
iyisi,
iyisi,
daha
daha
ilerisi
ilerisi
için”
için”
Askent Sokak Kosifler İş Merkezi No: 3/B A Blok Kat:5
Sokak
İş İşMerkezi
No:No:
AskentAskent
Askent
Sokak
Kosifler
SokakKosifler
İş Merkezi
No:
3/B
A3/B
Blok
3/BA Kat:5
ABlok
BlokKat:5
Kat:5
İçerenköy
–Kosifler
Ataşehir
–Merkezi
İstanbul
İçerenköy
––Ataşehir
––İstanbul
İçerenköy
İçerenköy
– Ataşehir
Ataşehir
– İstanbul
İstanbul
+90 216 467 14 58
[email protected]
+90
216
[email protected]
+90 216
+90
467
216
14467
467
5814145858
[email protected]
[email protected]
DOSYA KONUSU: FİNANSAL SERVİSLER ÇÖZÜMLERİ....................................................................................................................
MÜŞTERİ ODAKLI, KÂRLI, HIZLI
VE ŞEFFAF BANKACILIK VE
SİGORTACILIK ÇÖZÜMLERİ
Günümüzün zorlu rekabet
koşullarında işletmeler için
en öncelikli konular, yeni işler
kazanmak ve müşteri memnuniyeti
sağlamak. Özellikle de bankacılık ve
sigortacılık gibi müşteri odaklılığın
önem kazandığı endüstrilerde...
Televizyonlarda neredeyse hızlı tüketim
ürünleri reklamları kadar çok banka
reklamı görüyoruz. Dönem dönem
aynı durum sigorta şirketleri için de
geçerli oluyor. Farklı finans kuruluşları
peş peşe reklam vererek kredilerini,
ürünlerini, avantajlarını anlatıyor. Ve
hepsinin sonunda da izleyiciyi bankaya
ya da sigorta şirketine davet eden bir
mesaj sunuluyor. Yüz yüze görüşmek
ve müşteri adayına doğrudan hitap
18
etmek önemli çünkü bütün bu süreç,
kişiselleştirilmiş deneyim yaşatma
modeli çerçevesinde şekilleniyor.
Günümüzde, hangi sektör söz konusu
olursa olsun, kârlılığı elde etmenin
en temel koşullarından biri, tutarlı ve
kişiselleştirilmiş bir müşteri deneyimi
sunmak. Bankalar ya da sigorta şirketleri
de bu konuda bir istisna oluşturmuyor.
Müşteri memnuniyetini sağlamak için
bankaların müşteriye dokundukları
noktalarda hızlı, kaliteli ve kesintisiz
hizmet sunması ve bu hizmetlerin
yüksek erişilebilirlik seviyesinde olması
önem kazanıyor.
Bunun yanı sıra tüm işlemlerin
şeffaf ve kayıt altına alınarak
denetlenebilir olması ve Türkiye’ye özgü
regülasyonlara uyum sağlanması da
temel zorunluluklar arasında yer alıyor.
Elbette iyi bir risk yönetimi de bankacılık
açısından gözden kaçırılmaması
gereken konulardan.
Kısacası, finansal servisler sektörü
böylesine çok sayıda oyuncuyla
hizmet verirken, öne geçebilmek için
müşteriyle bire bir temas kurabilmek
geçebilmek, onun adına proaktif
davranabilmek, bu sırada da her türlü
güvenlik önlemini almak ve yasal
mevzuatın gerekliliklerini yerine
getirmek gerekiyor. Hiç de kolay bir iş
değil bu.
Müşteri güvenini kazanmak, şeffaflık
ve daha yüksek kârlılık sağlayacak iş
becerileri elde etmek için tüm bankalar
teknolojik gelişmelerden yardım alıyor.
Ama teknoloji de tek başına yeterli
...............................................................................................................................................................................................................................
değil. Bir bankada dünyanın en gelişmiş
teknolojik altyapısı bile bulunsa, doğru
çözümler kullanılmadığı sürece sorunlar
çözülmüyor. Bu noktada bankalar
mevcut sistemlerinin esnek olmayışı,
kurum çapında analitik araçlarının
eksikliği ve çok büyük veri hacmi
nedeniyle işlem verilerinin aktarımında
yavaşlık gibi sorunlarla karşı karşıya
kalıyorlar.
Araştırmalar, beklentileri
gösteriyor
2013’ün yaz aylarında Bloomberg
Businessweek Araştırma Hizmetleri
ve SAP’nin birlikte gerçekleştirdikleri
bir araştırma, bankacılık sektöründeki
müşteri odaklılık yaklaşımını, bankaların
karşılaştıkları sorunları ve analitik
kullanımıyla ilgili beklentileri ve
faydaları ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre, banka yöneticileri için
müşteri odaklılık açısından önümüzdeki
iki yılda banka çalışanlarının müşteri
kârlılığı ve kârlılık potansiyelinin farkına
varmaları, tutarlı ve kişiselleştirilmiş
bir deneyim sunulması ve müşterilerin
bütün varlıklarını çevrimiçi olarak
yönetebilmesi ön sıralarda yer alıyor.
Elbette müşteri verileriyle ilgili analitik
araçların kullanımı ve bu sayede müşteri
ihtiyaçlarının daha iyi ve net olarak
saptanabilmesi, müşteri davranışlarının
daha iyi bir şekilde öngörülebilmesi
ve müşteri taleplerine bağlı olarak
özelleştirilmiş ürün ve hizmetlerin
sunulması da bankaların beklentileri
arasında yer alıyor.
Ancak araştırmaya katılan bankaların
yalnızca yüzde 55’i müşteri hareketlerini
analiz edecek olgunlukta bir
teknolojik sisteme sahip olduklarını
söylüyorlar. Müşterinin sosyal medya
etkileşimini ve çevrimiçi davranışlarını
analiz edebilenler ise çok daha az
bir oranda. Oysa neredeyse hepsi
müşteriyi anlamanın ve trendleri
tanımlayabilmenin kendilerine büyük
yarar sağladığı görüşünde.
İşlem verilerini analiz edenler ise
buradan önemli faydalar sağladıklarına
değiniyorlar. Örneğin KeyBank’ta
analitik değerlendirme sonuçları
stratejik kararları besliyor. Müşterilerinin
çevrimiçi ve mobil bankacılık
kullanımını analiz eden banka, buna
yönelik olarak şubelerinin personel
sayısı ve çalışma saatlerinde yaptığı bir
değişiklik sonucunda yılda 35 milyon
dolar tasarruf sağlamış durumda.
Araştırmaya katılan bankalar, mevcut
müşterilere ek ürün satmanın, yeni
müşteri bulmaya göre daha kolay
olduğu görüşünde. Müşterinin bankayla
olan ilişkisinin artması, müşterinin
bankaya sadakatini de güçlendiren
bir unsur. Ancak araştırmaya
katılan bankaların yalnızca %29’u
Bankacılık ve sigortacılıkta bulut
Bulut bilişimin potansiyeli hemen hemen her sektör açısından büyük gelişmeler
vaat ediyor. Finans sektörü de elbette bu gelişmelerden yararlanabilecek
durumda bulunuyor. Fakat öncelikle bankacılıkta buluta geçiş için gerekli
yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bu düzenlemeler yapıldıktan sonra
bankalar ve sigorta şirketleri, rekabette bir adım öne geçmek için buluttan
yararlanabilecek; ana odak noktaları olmayan, maliyeti artıran, karmaşa yaratan
konular yerine sadece bankacılığa ve sigortacılığa odaklanacak. Bulut bu
anlamda büyük önem taşıyor. Özellikle finans alanına yeni giren kurumlar,
maliyeti yüksek veri merkezleri kurmak yerine, çok daha düşük maliyetli, esnek
ve çevik yapılar kurgulayabilecekler.
Sigortacılık
sektöründe
durum ve
beklentiler
Finansal hizmetler kapsamında
yer alan sigortacılık sektörü de
bazı noktalarda bankacılıkla
benzerlikler gösteriyor. Her ne
kadar sigortacılıkta, bankacılıkta
olduğu kadar regülasyon
ağırlıklı bir beklenti olmasa da
Sigorta Denetleme Kurulu’nun
belirlediği yasal düzenlemelere
uyum sağlamak gerekiyor. Ancak
sigortacılıkta aşılması gereken
en önemli konulardan biri, ciddi
bir rekabet ortamında ayakta
kalabilmek. Türkiye’de Avrupa
ülkelerine kıyasla özel sigorta
yaptıran kişi sayısının az olması
nedeniyle, sigortacılık sektörü
firmalarının kârlı müşteriyi bulup
doğru fiyatla doğru poliçeyi
satabilmesi, bunu yaparken de
müşterisine bu hizmeti doğru
anlatabilmesi, herhangi bir hasar
ya da sorun halinde kaliteli hizmet
sunabilmesi ön plana çıkıyor.
Dolayısıyla da sigorta şirketlerinde
onay mekanizmalarının hızlı
çalışması, kârlı müşteriyi
bulabilmek için analitik
yeteneklerin gelişmiş olması ana
beklentiler arasında yer alıyor.
19
DOSYA KONUSU: FİNANSAL SERVİSLER ÇÖZÜMLERİ....................................................................................................................
Finans 2.0 – Dijital
İşlemler ve Ötesi
Bankacılık ve sigortacılığı da
kapsayan finansal hizmetler,
inovasyon için de önemli
bir alan. Geçtiğimiz aylarda,
Türkiye’nin ilk teknoloji ve gelecek
odaklı düşünce kuruluşu olan
Gelecekhane, inovasyonun
finanstaki yansımalarını ele
almak üzere “Finans 2.0 – Dijital
İşlemler ve Ötesi” adlı bir etkinlik
düzenledi. SAP’nin de sponsorlar
arasında yer aldığı etkinliğe SAP
Finans Sektörü Mimarisi Bölge
Direktörü George Asgari ve SAP
Türkiye ve Güney Avrupa COO’su
Uğur Candan’ın yanı sıra Borsa
İstanbul, çeşitli banka ve finans
kuruluşları, akademik çevre ve özel
sektörden temsilciler de katıldı.
Etkinlikte, ATM tasarımlarından
tüketici eğilimleri analizlerine
kadar her alanda, çeşitli bankaların
müşterilerine sundukları
kişiselleştirilmiş hizmetlerden
örnekler verildi ve bu anlamdaki
potansiyele vurgu yapıldı.
20
müşterilerinin cüzdan payını analiz
edebiliyor. Oysa bunu etkili bir şekilde
analiz edebilen bankalar müşterilerine
aynı bankanın birden çok ürün ve
hizmetinin kullanımı konusunda
yönlendirebilecek bir müşteri ilişkileri
yönetimi sağlayabiliyorlar.
Banking çözümüyle de bankacılığa özel
standartlarda bir yazılım sunuyor. Bu
standart çözümle SAP, temel bankacılık
işlemlerinin, bankalar tarafından
fazla emek ya da çaba harcanmadan,
hızla, güvenle ve kolaylıkla
gerçekleştirilmesine olanak tanıyor.
Sonuç olarak müşteri deneyimine
odaklanan bankalar için müşterilerin
talep ettiği hizmetleri tam olarak
sunmak ve daha iyi müşteri ilişkileri
kurmak için büyük veri ve ileri
gerçek zamanlı analitik araçlarından
yararlanmak gerekiyor. SAP’nin
bankacılık sektörü yaklaşımı ve
sunduğu çözümler ve teknolojiler ise
bu sorunlara ve beklentilere çözüm
bulmaya odaklanıyor.
Ama yazının en başında da
belirttiğimiz gibi, standart çözümler
artık yeterli gelmiyor. SAP bankalara
insan kaynakları, finansal maliyet
muhasebesi, satın alma yönetimi gibi
arka ofis uygulamaları da sunuyor.
Böylece bankalar, temel bankacılık
fonksiyonlarının dışında da sağlıklı
işleyen bir yapıya kavuşuyor. Diğer
bir deyişle, bankacılık sektörüne özel
standart yazılımı destekleyen arka ofis
çözümleri ile bir bankanın tüm süreçleri,
SAP çözümleriyle doğru bir şekilde
yönetilebiliyor.
SAP ile doğru süreç yönetimi ve
yenilikçilik bir arada
Finans Servisler, Kurumsal Kaynak
Planlama (ERP) ve Müşteri İlişkileri
Yönetimi (CRM) çözümlerinde pazar
lideri olan SAP, bankaların teknolojiden
beklentilerini fazlasıyla karşılayan
ve rekabet avantajı elde etmelerine
yardımcı olan çözümler üretiyor.
30 yılı aşkın deneyimiyle 25 farklı
endüstriye hizmet veren SAP, SAP for
Yenilikçi teknolojilerle yaratılan
fark
Bankaların ve sigortacılık kurumlarının
rekabette fark yaratarak öne
geçmelerine olanak tanıyacak projeleri
için yenilikçi teknolojilerin kullanılması
kaçınılmaz. SAP, sunduğu bellek içi
bilişim (in-memory computing), mobil
...............................................................................................................................................................................................................................
teknolojiler, karmaşık olay işleme
(complex event processing) gibi
yenilikçi teknolojilerle bu beklentileri
karşılıyor. Bu yenilikçi teknolojiler,
günümüzde müşterilerin her
kanaldan çeşitli elektronik araçlarla
gerçekleştirdikleri etkileşimlerle üretilen
tüm işlemlerin henüz gerçekleşme
aşamasında izlenmesini ve bu işleme
göre kurumların anında harekete
geçebilmelerini sağlayan bir yapı
oluşturuyor. Bu sayede işlemlerin önce
veriler halinde bir disk ortamında
saklanması, ardından raporlamalarla
bu verilerden işe yarayacak bilgiler
elde edilmesi ve bunun ardından bu
raporlara göre alınabilecek önlemlerin
belirlenmesi için kaybedilen zaman
tamamen ortadan kalkıyor.
Sonuç olarak SAP, bir taraftan standart
yazılımlarla bankacılık ve sigortacılık
sektöründeki kurumlarda karmaşıklığı
azaltıp süreçleri iyileştiriyor, insana
bağımlılığı azaltıyor ve süreçlerin
insandan bağımsız olarak aynı
mükemmellikte ilerlemesini sağlıyor;
diğer taraftan da bu kurumların
rekabette öne çıkabilmeleri için her
türlü yenilikçi çalışmalara olanak
sağlayan teknolojiler sunuyor. Ayrıca
sunduğu farklı iş modelleriyle bu
olanakları yalnızca müşterilerine
değil, iş ortaklarına ve girişimcilere
de sağlayarak en iyi uygulamaları
içeren, geniş yelpazede çözümlerin
üretilmesini de mümkün kılıyor.
Gerçekleşen tüm işlemlerin ve
tanımlanan olay dizilerinin anlık
olarak takip edilerek buradan bir
“zeka” üretilebilmesi sayesinde, olası
bir suiistimalin gerçekleşmeden
önüne geçmek, lokasyona bağlı bir
kampanya önermek ya da müşterinin
olası bir şikayetini gidererek kurumdan
ayrılmasını önlemek gibi ciddi
kazançlar sağlayan çeşitli önlemleri
anlık olarak, deyim yerindeyse
düşünce hızında almak mümkün
olabiliyor.
SAP HANA platformu: Büyük
verinin oluşturduğu zorlukların
üstesinden gelinmesini ve tam
anlamıyla gerçek zamanlı bankacılığın
gerçekleştirilmesini sağlıyor.
SAP’den bankacılıkta başarının
reçetesi
SAP BusinessObjects, Business
Intelligence ve SAP Lumira: Kurumdaki
her bir çalışanın büyük veriyi kolaylıkla
görselleştirerek analiz edebilmesini,
her zaman ve her yerde müşteriler ve
işlemler hakkında benzersiz bir görüş
elde etmesini sağlıyor.
SAP Predictive Analysis: Kullanıcıların
öngörüye dayalı fikirlere kolaylıkla
ulaşmalarına, alternatif öneriler
oluşturmalarına ve ileri analitiklere
dayalı olarak anında harekete
geçebilmelerine yardımcı oluyor.
SAP Solutions for Social Media
Engagement: Sosyal medyadaki
yorumların takip ve analiz edilmesiyle,
hızlı yanıtlar verilmesini sağlıyor.
SAP Services for Banking: Bankaların
farklılaşarak daha kârlı iş kararları
vermelerine yardımcı oluyor.
SAP, finansal servisler endüstrisine
sunduğu çözümlerle, dünya genelinde
pek çok kuruluşun işleyişini inovatif
yöntemlerle daha da verimli hale
getiriyor.
• Forbes Global 2000 listesindeki
büyük bankaların yüzde 97’si SAP
kullanıyor.
• 120 ülkede 12.200’den fazla banka
SAP müşterisi.
• 125 milyonu aşkın banka hesabı, SAP
yazılımları üzerinde işlem görüyor.
• Dünya genelinde SAP müşterisi
olan bankalar 51 trilyon avroyu aşan
değerde varlığı yönetiyor.
Detaylı bilgi için: [email protected]
BT çözümlerinin finansal servislere katkısı
%
96
İşletmedeki bütün
%
20
Kişiselleştirilmiş fiyat
%
20
Uyum ve risk yönetimini
%
18
E-posta ya da internet
%
24
Paydaşlardan farklı
%
76
Finans sisteminin
kullanıcıların mobil CRM
uygulamasına geçmesiyle
elde edilen gelir artışı
gibi daha düşük maliyetli
alternatifleri teşvik etmek
için farklı kanalları bir
arada kullanan finans
kuruluşlarında etkileşim
başına düşen maliyet
tasarrufu
teklifleri için müşteri
bilgilerinden yararlanan
finans kuruluşlarının oranı
kanallar üzerinden alınan
fikirlerle geliştirilmiş yeni
ürünlerden elde edilen
gelir artışı (sosyal medya
dahil)
%
40
Gelişmiş analitik ve veri
modelleme merkezi
ile müşteriler hakkında
bilgi edinmek üzere
büyük verinin kullanım
kapasitesindeki artış
teşvik eden işletmelerde
finans stratejisi ve liderlik
maliyetlerinde yaşanan
düşüş
mali ve operasyonel
performansının geçmişine
ve geleceğine yönelik
bir bakış açısı sunabildiği
durumlarda marjlarda
görülen artış
%
60
Kaynak ve tedarik
süreçlerindeki teknolojik
gelişmelerle elde edilen
yıllık ortalama tasarruf artışı
%
36
İşletmelerin strateji
ve rekabet avantajı
için BT çözümlerinden
yararlanması halinde elde
edilen faaliyet kârı artışı
%
32
İşgücü optimizasyonu
stratejilerini tasarlamak,
uygulamak ve izlemek
için işgücü veri analizinin
kullanılması durumunda,
personel devir hızında
görülen düşüş
Kaynak: SAP Performance Benchmarking
21
KÖŞE YAZISI.........................................................................................................................................................................................
BANKACILIKTA
REKABET AVANTAJINI
KORUMANIN İPUÇLARI
Nazan Çayrak
SAP Türkiye
Finansal Servisler Sektörü İş Geliştirme Yöneticisi
Rekabetçi piyasa koşullarında bankaların
temel hedefinin müşterileri için değer
yaratmak olduğunu düşünürsek, en
yüksek değeri en az maliyetle yaratmak
için “sürekli değişim yönetimi”nin
vazgeçilmez olduğunu söyleyebiliriz.
Teknolojinin gelişmesi ile yeni iş
modellerinin oluşması, müşterilerin de
pazara yeni sunulan düşük maliyetli
ve yüksek değerli hizmetlere hızlıca
adapte olması, bankaların mevcut
rekabet avantajlarını kısa süre içinde
kaybetmesine yol açmaktadır. Diğer
taraftan, ekonomik krizlerin ve yasal
düzenlemelerdeki uyarlamaların
neticesinde de değişim yaşanabilir.
Dolayısıyla yenilikleri, pazar ihtiyaçlarını,
teknolojik gelişmeleri, müşteri
eğilimlerini ve rakiplerin girişimlerini hızlı
bir şekilde anlayıp kavrama yeteneğini
kurum kültürüne kazandırmak,
değişken rekabet karşısında en önemli
avantajlardan biri olacaktır.
Banka maliyetlerinin ve getirilerinin
yapısı, değişimin tüm unsurları ile
planlanmasını gerektirmektedir. Örneğin
müşteri ile güvene dayalı iletişimin
kurulduğu yerler olarak geleneksel
şubeleri ele alırsak, bu şubelerdeki olası
bir değişikliğin başarısı şu unsurlara
doğrudan bağlıdır:
• Üst yönetimin değişimi bizzat
sahiplenip yönetmesi
• Karar verme ve delegasyon sisteminin
verimli şekilde kurgulanması
22
• Şube çalışanların yeteri şekilde
eğitilmesi ve çift yönlü iletişimin tesis
edilmesi
• Girişimcilik ve yenilikçilik konusunda
süreçlerin oturtulması
• Pazar ve müşteri beklentilerinin geri
bildiriminin sağlanması
• Şube yeteneklerinin kurum ve pazar
beklentileri konusunda yeniden
yapılandırılması
• Hedeflerin performans göstergelerine
yansıtılması
• Performansın etkin bir şekilde
ölçülmesi ve değerlendirilmesi
• Diğer endüstrilerdeki yapılanmaların
incelenmesi
• Bu değişimin diğer kanalları ve genel
müdürlüğü nasıl etkileyeceğinin
incelenmesi
• Pazardaki diğer oyuncularla işbirliği
olasılıklarının değerlendirilmesi
Bunun için de bankanın uzun ve kısa
vadeli hedeflerinin bir arada yönetilmesi,
basitliğin benimsenmesi ve çok katmanlı
yapıların olabildiğince elenmesi gerekir.
Bankacılık alanında gelecekteki
en önemli ilerlemelerden birinin,
müşterilerin tanınmasında ve onun
bireysel ihtiyaçlarını tahmin edilmesinde
rol oynayan sistemler konusunda
yaşanacağını söyleyebiliriz. Bu,
kurumun sahip olduğu veriyi kullanarak
müşterisinin bulunduğu yere, duruma,
potansiyel değerine, aile-iş-arkadaş
çevresine göre doğru hizmeti, doğru
kanaldan, doğru anda önerebilmesi
için gereken altyapının kurgulanmasını
gerektirmektedir.
Ticari ve kurumsal bankacılık açısından
bir diğer önemli ilerleme ise bankanın
finansal ekosisteme sağlayacağı değer,
hizmet ve ürünler olacaktır. Bu ilerleme,
ticari ve kurumsal müşterilerin nakde
hızlı erişimini, birbirleriyle ve bankalarla
olan ilişkilerinin desteklenmesini
gerektirecektir. Bankalar küçük ve
orta ölçekli kurumlara sunabilecekleri
hizmetlerle onları kurumsal yönetim
ve dış pazarlara açılma konusunda bir
sonraki seviyeye taşıyabilirler. Bu da
bankanın sahip olduğu teknoloji, risk
yönetimi, nakit yönetimi, pazarlama
konularındaki uzmanlığını bir hizmet
olarak paylaşmasını ve kuracağı sistem
entegrasyonu sayesinde de finansal
hizmetlerin sunulma süresinin ve
maliyetinin düşürülmesini, riskin daha iyi
yönetilmesini sağlayacaktır.
Teknoloji sayesinde, bankalarda
değişimin sürekli yönetimi kapsamında
şu faydalar elde edilecektir:
• Operasyonel süreçleri, global
standartlarda ve esneklikte
kurgulanabilen ve hatta bulut
üzerinden erişilebilen ortamlara
taşımak.
• Kurumun stratejilerinin tanımlandığı,
her çalışanın kendinden beklenenleri
net bir şekilde bildiği, hedef ve
gerçekleşenlerin anlık olarak takip
edilebildiği bir sistem kurmak.
• Banka gibi şubeli organizasyonlarda
önem arz eden uzaktan eğitim,
uzaktan işe alma, yetenek ve kariyer
yönetimi, işbirliği ve haberleşme gibi
paylaşım platformları oluşturmak.
• Kurum verisini bellek içinde işleyerek
olay dizisini olduğu anda yakalama;
kârlılığı hesaplayarak, en uygun
hizmeti, doğru müşterilere, doğru
kanaldan, anında önerebilecek vaka
tabanlı mimariler kurgulamak.
• Kurumsal ve ticari işletmelerin
kullandığı sistemler ile banka arasında
doğrudan entegrasyon üzerine dayalı
yeni iş modellerini desteklemek ve bu
yapıyı kurgulamak.
• Temel Bankacılık alanında,
entegrasyon maliyetlerinin
düşürülmesi için standart, tekrar
kullanılabilir bileşenlerden
oluşan, yenilikçi ürünlerin süratli
geliştirilebileceği esnek bankacılık
referans mimarisini oluşturmak.
Proje: Wavin TR/Pilsa SAP ERP Roll-Out Projesi
“Bağlı bulunduğumuz Mexichem Grup, SAP sistemi üzerinde işlem yapmaktadır.
Grup’la ortak bir zemin oluşturmak, yönetim ve raporlama konularında standartlaşma
sağlamak ve kalitesi dünyaca tescil edilmiş bir yazılım programını bünyemize alarak
fırsatını elde ettik. Wavin BT ve BİMSA danışmanlarının özenli çalışması, Wavin TR ekibinin
özverili gayretleri sonucunda proje, planlandığı gibi 6 aylık rekor sürede ve
bütçe dahilinde başarıyla tamamlandı.”
Alp Noyan Sezgin, Mali İşler Direktörü / Wavin TR/Pilsa
Olcay Saydanoğlu, SAP Proje Müdürü / Wavin TR/Pilsa
Özetle Wavin TR/Pilsa Projesi
• SAP sistemi üzerinde çalışan Grup
ile ortak bir zemin oluşturmak.
• Yönetim ve raporlama konularında
standartlaşma sağlamak.
• Kalitesi dünyaca tescil edilmiş bir
yazılım programını kullanarak katma
değer yaratmak.
• Projeyi 6 ay gibi rekor bir sürede
ve belirlenen bütçe dahilinde
tamamlamak.
Kazanımlar:
• Daha üst düzeyde sistem güvenliği
sağlandı.
• Süreçler arasında güçlü entegrasyon
elde edildi.
• Departmanlar arasındaki iletişim daha
etkili hale geldi.
• Grup raporlamalarında standartlaşma
sağlandı.
• Karar alma süreçleri daha etkin ve
hızlı bir hale geldi
• Mexichem ve Wavin Grupları ile
sinerji arttı.
• Wavin TR/Pilsa’nın imajı güçlendi.
WAVIN TR-PİLSA, WAVIN GRUP SAP ROLL-OUT PROJESİNİ,
WAVIN BT VE BİMSA DESTEĞİYLE 6 AYLIK REKOR SÜREDE
BAŞARIYLA TAMAMLADI
1971 yılında Adana’da Sabancı Holding bünyesinde kurulan Pilsa, Türkiye’deki plastik boru ve
biri olarak faaliyet göstermektedir. İnşaat, üstyapı
ve altyapıya yönelik olarak geniş yelpazede, kaliteli boru ve ek parça sistem ve çözümleri sunan
Pilsa, 2008 yılında Hollanda kökenli, Avrupa’da
sektör lideri olan Wavin Grubu (www.wavin.
com) tarafından satın alınmış ve 2011 yılında
Wavin TR (www.wavin.com.tr) unvanını kullanmaya başlamıştır. Wavin Grubu’nun 2012 yılında
Latin Amerika’da sektör lideri olan Mexichem
Grubu (www.mexichem.com) tarafından satın
alınmasıyla Grup, dünyanın bir numaralı plastik
boru ve ek parça sistem ve çözümleri üreticisi konumuna gelmiştir. Wavin TR/Pilsa, sektöründe dünya lideri olan bu Grubun bünyesinde faaliyetlerini
sürdürmektedir. 43 senelik bir geçmişe sahip olan
Wavin TR/Pilsa, Türkiye’de ilk 500 Sanayi Şirketi
arasında yer almakta olup, Adana’daki fabrikasında üretilen ürünler biçok ülkeye ihraç
edilmektedir. Grup bünyesinde Avrupa’da üretimi
yapılan ürünleri de Türkiye pazarına sunarak
zamanda müşterilerine değişik çözümler
sunmak üzere Müşteri Hizmetlerini geliştirmeyi
amaçlamaktadır. Global grup yapısı ve geniş
kapsamlı faaliyetleri bulunan bir şirketin iyi hizmet
verebilmek için elbette öncelikle arka plandaki
bilgi teknolojileri (BT) süreçlerinde verimli ve
güvenilir bir yapıya sahip olması gerekmektedir.
Wavin TR/Pilsa’nın BT altyapısı, tüm sistemlerin
yedekli çalışır vaziyette olmasını sağlamak ve
felaket kurtarma senaryolarına hazır olmak ilkesi üzerine kuruludur. Yerel olarak kullanılan
tüm ağ altyapısı ve sunucular, şirket bünyesindeki veri merkezlerinde tutulmaktadır. Ayrıca
SAP sunucular da merkezi Frankfurt’ta bulunan
veri merkezleri üzerinde çalışmaktadır. Şirketin
SAP imzalı BT omurgasında Geliştirme, Kalite,
Test ve Üretim istemcileri barındırılmaktadır.
Sistemlerini bu altyapı üzerinde işleten Wavin TR/
Pilsa, bağlı bulunduğu Grubun SAP kurumsal
kaynak planlama (ERP) sistemi üzerinde
işlem yapıyor olması nedeniyle, merkezle
ortak bir zemin oluşturmak üzere SAP ERP
çözümünü tercih etmiştir. Böylece, yönetim ve
raporlama konularında Grup ile standartlaşma
sağlanması ve kalitesi dünyaca tescil edilmiş
SAP ERP çözümüyle Wavin TR/Pilsa için katma
23
TREND...................................................................................................................................................................................................
MAKER MOVEMENT:
GELECEĞİ YAPANLAR HAREKETİ
Üretim, yaşam kalitemizi artırmak açısından önemli bir değer. Tüketim de bu sistemin içinde kaçınılmaz bir süreç.
Peki ama yeterince iyi tüketiyor muyuz? Diğer bir deyişle, tüketim deyince sadece “kullan-at” kavramını mı anlıyoruz
artık? Bu sağlıksız anlayışa karşı çıkanlar da var. Bozup yeniden yapmayı, var olan bir teknolojiyi geliştirerek yeni
kullanım alanları yaratmayı, bilinçli tüketen ve tükettiğinden de bir şeyler türeten bir akımdan söz ediyoruz: Maker
Movement. GelecekHane’nin kurucusu Halil Aksu’nun ifadesiyle, Geleceği Yapanlar Hareketi.
1980’lerden sonra doğanların arasında,
evdeki bir elektronik cihazı önce söküp
sonra yeniden birleştirmeye çalışan,
bozulan bir eşyayı tamir etmeye
çabalayan, kibrit çöplerinden roket
tasarlayan kaç kişi vardır acaba? Sadece
Türkiye’de değil, tüm dünyada tüketim
toplumuna hızlı bir geçiş yaşandı.
Teknolojiden yararlanarak hayatı
kolaylaştırma iddiasında olanların
geliştirdiği “kullan-at” anlayışı, üretimi
ve tüketimi algılama biçimimizi
değiştirdi. Ama tıpkı taşların zamanla
yerine oturması gibi, tüketim kavramı
da zaman içinde sorgulanmaya başladı
ve geri dönüşüm, kendin-yap (DIY – do
it yourself), eskileri değerlendirme gibi
akımlar popüler hale geldi. Dünyada bu
akımın en dikkat çeken örneklerinden
biri, Maker Movement.
Maker Movement, kendi projeleri
ve çabalarıyla benzersiz ve inovatif
teknoloji ürünleri geliştirmeye
odaklanan bireylerin ya da grupların
ortak hareketi. Bu kişiler mevcut
24
teknolojileri kullanarak ve bir araya
getirerek veya yepyeni teknolojiler
üreterek farklı özelliklerde cihazlar
yaratıyorlar. Maker Movement’ın en
önemli özelliklerinden biri, yaratılan
ürünlerin tamamen açık kaynak
sistemine dayanması, yani üretim
adımlarının ve bilgilerinin herkesle
paylaşılabilmesi, isteyen herkesin bu
ürünleri kendi başına da yapabilmesi.
Kısacası Maker Movement, aslında
hepimizin ortak düşünün hayat
bulması anlamına geliyor: Teknolojinin
paylaşım yoluyla ve insanlığın faydasına
olacak şekilde kullanılarak hayatı
zenginleştirmesi.
Maker Movement’ın Türkiye’deki
adresi: GelecekHane
Dünyada hızla yaygınlaşan
Maker Movement akımı,
2014 yılının başında Halil
Aksu tarafından kurulan
GelecekHane ile Türkiye’ye
de taşındı. Türkiye’nin ilk
teknoloji ve gelecek odaklı
düşünce kuruluşu olarak tanımlanan
GelecekHane, güzel yarınlar için,
ekonomiye, politikaya ve topluma
olumlu katkılarda bulunacak teknolojik
imkanları araştırıyor. İnsanın doğasında
var olan merak özelliğini destekleyerek
bilimi, teknolojiyi, akılcı ve sorumlu
üretimi ve inovasyonu teşvik ediyor.
GelecekHane uzmanlardan, üretken
ve kreatif insanlardan oluşuyor. Bilim
dünyası ve kreatif çevrelerle yakın
işbirliği içinde olan kuruluş; inovasyon,
strateji, dönüşüm ve rehberlik
konularında hizmet vermenin yanı sıra
Endüstri 2.0, Finans 2.0 gibi etkinliklerle
de inovasyon çerçevesinde sektörel
gelişmeleri kamuoyuna aktarıyor.
SAP’nin de desteklediği bu etkinliklerde
sektörlerin önde gelen
isimleri teknoloji ve
inovasyon rotalarını,
beklentilerini ve katkılarını
katılımcılarla paylaşıyor.
Detaylı bilgi için:
www.gelecekhane.com
...............................................................................................................................................................................................................................
“ÜLKE OLARAK İLERLEMEYİ
YAŞAM MOTİVASYONU HALİNE
DÖNÜŞTÜRMEMİZ LAZIM”
Halil Aksu, teknoloji dünyasının
yakından tanıdığı bir isim. Türkiye
ve Almanya’nın önde gelen bilgi
teknolojileri ve bağımsız araştırma
şirketlerinde uzun yıllar görev yapan
Aksu, Ocak 2014 itibarıyla tamamen
inovasyona, üretime ve geleceğe
odaklanan GelecekHane’yi kurarak
Maker Movement’ı Türkiye’ye getirdi.
Halil Aksu ile “Geleceği Yapanlar
Hareketi”, teknoloji ve inovasyon
konularında, geleceğe yönelik büyük
umutlarla dolu bir söyleşi yaptık.
Lab” kurdu. Bir Avrupa Birliği projesi
olan Living Lab farklı ülkelerde
de bulunuyor ve herkese açık
hizmet veriyor. Bu laboratuvarlarda
isteyenler çeşitli inovatif çalışmalar
yapıyor, prototipler üretiyor, ürünler
tutarsa kuluçka mantığıyla bunları
ticarileştirebiliyor. Living Lab bu
anlamda güzel bir örnek. Bir başka
örnek de Kadir Has Üniversitesi’ndeki
FabLab. Bir Massachusetts Institute
of Technology (MIT) projesi olan
FabLab’ler açık atölyeler. Burada
tamamen açık kaynak kullanılarak
üretim ve paylaşım gerçekleştiriliyor.
Biz de Beyoğlu ve Kadıköy’de bu tür
hanelerin mutlaka olması gerektiğine
inanıyor ve bu yönde çalışmalarımızı
sürdürüyoruz. Bu haneler canlı,
hareketli, insan trafiğinin yoğun
olduğu bölgelerde kurulmalı. Gençlerin
uğrak yeri olmalı. Bu nedenle Beyoğlu
ve Kadıköy önemli noktalar. Halka
açık noktalara ek olarak, özellikle
bankacılık, telekomünikasyon ve
GelecekHane hakkında kısaca bilgi verir
misiniz?
GelecekHane bir düşünce kuruluşu.
Geleceği öngörmeye çalışır ve bu
öngörüler çerçevesinde geriye doğru
bir bakışla, bugünden o geleceğe
nasıl gidilebileceğine ilişkin stratejiler,
inovatif fikirler ve gerekli kültürel
dönüşüm üzerine hizmetler verir.
Pragmatik ve gerçekçi senaryolarla,
belli başlı sektörler için çalışır. Temel
amacımız; bilinç seviyesini artırmak ve
geleceğin şekillenmesinde herkesin
katkısının olduğunu vurgulamak.
Kısacası GelecekHane, geleceği
hayal etmeye, gelecekten bugüne
doğru çizilen inovasyona, stratejilere
odaklanıyor.
Aslında ismimizin de bir hikayesi
var. Geleceğe yönelik haneler, yani
evler, mekanlar oluşturmak istiyoruz.
Bu hanelerde geleceği sergilemek
ve bugünden yaşatmak istiyoruz.
Şehirlerin merkezi noktalarında,
üniversite kampüslerinde, talep eden
kuruluşların bünyelerinde inovasyon
için ilham verici, geleceği yaşatan
mekanlar oluşturacağız. Bu mekanları,
yani haneleri tasarlarken de inovasyon
devreye girecek. Mekanlar, insanlara
üretim ve inovasyon için ilham
verecek. Bu haneleri, kurum içinde bir
laboratuvar gibi düşünmek gerekir.
Örneğin Başakşehir Belediyesi, özellikle
telekomünikasyon sektörünün çok
yakından tanıdığı Ersin Pamuksüzer’in
de vizyonu ve katkılarıyla bir “Living
25
TREND...................................................................................................................................................................................................
perakende alanlarında faaliyet gösteren
kuruluşlarda da bu tür hanelerin
oluşturulması gerektiğine inanıyoruz.
Yine bu sektörlerin ekosistemleri içinde
yer alan medya, lojistik, sigortacılık
gibi sektörlerin temsilcileriyle de
temaslarımız sürüyor.
üstlenmiş durumundayız. Bu yılın
Kasım ayında, Turkcell Teknoloji Zirvesi
kapsamında Türkiye’deki ilk resmi Maker
Faire, yani Geleceği Yapanlar Festivali’ni
düzenleyeceğiz. Bu, hareketin ilk büyük
kutlaması ve şovu olacak. Hepinizi
bekleriz.
Maker Movement nedir? Bilgi
teknolojileri açısından bu hareketin
önemi nedir?
Çağımızda hepimiz “kullan-at” tarzı
yaşıyoruz. Yeni nesil bozup yeniden
yapmayı bilmiyor. Eskiden, arabaya
meraklı olan bir yetişkin arabasının
motor kapağını açar, yağını kendi
değiştirir, bakımını kendi yapardı
ve bununla övünürdü. Bugün biz
arabayla yolda kalsak hemen servisi
ararız. Servis ise bozuk parçayı tamir
etmek yerine değiştirir. Bu trend
bizi kötü bir yere götürüyor. Büyük
markalar tarafından empoze edilen
ürünleri, onların tasarladığı şekilde
kullanmamız gerekiyor. Kimileri ise
tekrar bir şeyleri yapabilme, bozabilme,
yeniden bir araya getirme, düzeltebilme
yetkinliklerini geri kazanmak istiyor. İşte
buna Maker Movement deniyor.
Maker Movement konulu stüdyo
çalışmaları yapıyorsunuz. Bunlar
hakkında bilgi verir misiniz?
Türkiye’deki Maker’lar, yani yaratıcı ve
üretken insanlar, kendilerini kurumsal
ortamlarda pek gösteren kişiler
değil. Daha çok sanat festivallerinde,
üniversitelerde ve başka ortamlarda
bulunuyorlar. Düzenlediğimiz
buluşmalarda bu kişilerin tanışmalarını
sağlıyor, onlara daha büyük bir hareket
kabiliyeti ve duyuru gücü kazandırmış
oluyoruz. Bu onların da hoşuna gitti,
bizim de işimize yaradı. Türkiye’de pek
çok gizli cevher varmış, yavaş yavaş
açığa çıkıyorlar.
Herkes üretici, yapan, icat eden
olabilir. 3-boyutlu baskı sistemleri,
açık kaynak yazılım ve donanım,
internet ve sosyal medya, herkesi hayal
ettiğini tasarlayabilen, tasarladığını da
üretebilen konuma getiriyor. Bugün
tasarlanan bir cihazın çıktısı 3-boyutlu
yazıcılarla alınabiliyor. Her ürün gibi,
zamanla bu yazıcıların da fiyatları
düşecek ve üretim çok daha kolay hale
gelecek.
Bu hareket bilgi teknolojileri açısından
çok önemli. Bu bilinçlenme ve
cesaretlendirme, programcıların,
analistlerin ve iş birimindeki insanların
bilinçlenmesini, vasıfların artmasını ve
yaratıcı fikirlerin geliştirilmesini sağlıyor.
Dijitalleşen dünyada kurumların
yalnızca düz mantık BT projeleri ve
servisleri ile ilerlemeleri ve başarılı
olmaları artık pek mümkün değil.
Yenilikçi dijital ürün ve hizmetler
geliştirmek zorundalar.
GelecekHane, Maker Movement
kapsamında nasıl bir noktada duruyor?
GelecekHane bu hareketi Türkiye’de
başlatan düşünce kuruluşu olmaktan
büyük kıvanç duyuyor. Şu an bu işin
organizasyonunu ve moderasyonunu
26
İnovasyon ile Maker Movement
arasında nasıl bir fark var?
Aslında ikisinin de özü aynı. Ama
Geleceği Yapanlarda, yani Maker
Movement hareketinde amatör ruh
hakim. Ayrıca süreç tamamen açık
kaynak ile ilerliyor. İnovasyon ise daha
kurumsal ve ticari bir süreç.
Siz inovasyonu nasıl tanımlarsınız?
Kısaca “icat çıkarmak” diyebiliriz. Ama
en önemlisi bu icadın katma değere
dönüşmesi, alıcı bulması, insanlığın
işine yaraması. Önemli olan bir şey
icat etmek değil, bir problem çözmek.
Bir problemi anlamlı bir şekilde
çözdüğünüz zaman buna değer
verecek birileri bulunur. Katma değer
işte o zaman kendiliğinden oluşur.
“Novamatic” adını verdiğim bir
inovasyon sistemi icat ettim: sistematik
inovasyon. Toplumun ya da kurumun
yenilikçi gücünü azami katma değer
üretecek şekilde kullanmak anlamına
geliyor. Bu çok önemli, çünkü insanın
doğasında merak var. Çevre baskılarını
kaldırıp koşulları uygun hale getirdiğiniz
zaman insan hemen doğasındaki bu
temel özelliğe dönüyor.
Türkiye’de özellikle işletmelerde
inovasyon bilinci yerleşti mi? Yanlış
algılar var mı?
İnovasyon bilinci yavaş yavaş
yerleşmekte. Bazı sektörlerde daha
hızlı, bazı sektörlerde daha ağır
ilerliyor. Sebebi aslında basit: Başa dert
gelmeden, derman aranmıyor. Sıkışan,
zorluk çeken işletmeler, yöneticiler,
sektörler, daha çok ve daha hızlı
inovasyona yöneliyor. Daha rahat para
kazanan kurum ve sektörler, bu konuya
biraz daha seyirci kalıyor veya taktik
denemeler yapıyor. Oysa ülke olarak
ilerlemeyi yaşam motivasyonu haline
dönüştürmemiz lazım.
...............................................................................................................................................................................................................................
İnovasyona en çok ihtiyaç duyan
ya da inovasyona en açık sektörler
hangileridir?
Perakendecilik sektöründe çok
yoğun rekabet var. Bu sektörde
müşteri gerçekten kral. Hele e-ticaret
dünyasında rakip bir tık ötede. Burada
çok inovatif davranmak zorundasınız.
Bireysel bankacılık sektörümüz müthiş
ürün ve hizmetler geliştiriyor. Dünyanın
en yenilikçi bankacılık pazarlarından
birisi diyebiliriz. Numara taşınabilirliği
sonrasında telekomünikasyon
müşterileri de son derece sadakatsiz.
Dolayısıyla muhtelif kampanya, tarife
ve cihaz paketleriyle telekomünikasyon
operatörlerimiz sürekli yaratıcı ve
inovatif olmalı. Özetle, son tüketici
ile yoğun bir şekilde temasta olan
sektörler, inovatif olmak zorunda.
Bunlara özellikle eklemek istediğim
bir başka sektör ise kamu. Hepimiz
her zaman kamuyla birlikte yaşıyoruz.
Sağlık hizmetleri, nüfus işleri, toplu
taşıma, eğitim gibi hizmetlerden daha
kaliteli bir şekilde yararlanabilmemiz
gerekiyor. Kamuda performans,
inovasyon, müşteri odaklılık kültürünün
yerleşmesi gerekiyor. Bu, hem devlet
kaynaklarının verimliliği hem de
insanlarımızın yaşam kalitesinin artması
için önemli. Refah endekslerinde
dünyada 15-17. sıralardayız. Ama
rekabetçilikte 70’lerdeyiz. Özellikle
sağlık alanında yüksek teknolojiden
yararlanmak gerekiyor. Örneğin genetik
ve beyin araştırmalarında çok çok
gerideyiz. Bu konuda ciddi yatırımlar ve
yetişmiş beyin ithalatı yapmazsak çok
şey kaçıracağız.
Peki GelecekHane de özellikle bu
sektörlere mi odaklanıyor?
Deneyimlerimiz, çevremiz ve sektörel
dinamizm nedeniyle özellikle
bankacılık, telekomünikasyon
ve perakendecilik sektörlerine
odaklanıyoruz. Bu sektörlerin
ekosisteminde bulunan sigortacılık,
teknoloji, medya gibi sektörlerde de
çalışmalarımız bulunuyor.
Finans 2.0 ve Endüstri 2.0 gibi etkinlikler
düzenlediniz. Bunların amacı neydi?
2.0 ibaresini yeni versiyon anlamında
kullanıyoruz. Yani düne kadar, bildiğimiz
anlamda finans ya da endüstri sektörleri
vardı. Şimdi bir şeyler değişiyor, yeni
dinamiklerle karşı karşıyayız. Bu
etkinliklerin temel amacı, gelecek
mobilleşti, kullanıcıların içerik yükleme
imkanı doğdu, bloglar ve sosyal ağlar
yaygınlaştı. Bu sürecin daha 10-15 sene
devam edeceğini öngörüyoruz. Web³
dediğimiz gaz halde ise farklı bir kuşağa
geçeceğiz. Cildimizin altında bir çiple
kimliğimizi taşıyacağız ve her işimizi
bu şekilde göreceğiz. Yani teknolojiler
görünmez hale gelecek.
trendleriyle ilgili bilinci artırmak, kurum
ve yöneticilerin inovasyon iştahlarını
kabartmak, onları bilgilendirmek ve
cesaretlendirmektir. Haziran ayında
Dijital 2.0 etkinliğimiz olacak. Bu
etkinlik; teknoloji, telekomünikasyon,
medya ve benzeri sektörlerdeki
trendleri ve dünyadaki pek çok ürün ve
hizmetin dijitalleştiğini vurgulayacak.
Yılın ikinci yarısında da Yönetim 2.0 ve
Ticaret 2.0 etkinliklerini planlıyoruz.
2.0’ın devamında neler olacak?
2.0’ı aslında bir sonraki versiyon
olarak ele aldık. Yenilikçi yaklaşımları
betimleyen bir metafor olarak
kullanıyoruz. 3.0’a daha var. Uğur
Candan ve Mehmet Nuri Çankaya ile
birlikte “Her şey Çıplak” adlı bir kitap
yazmıştık. Bu kitapta, internetin ilk
kuşağını maddenin katı hali olarak
tanımladık. Yani statik, katı, soğuk.
2000’lerden sonra ise sıvı hale geldi.
Yani katılımcı sayısı arttı, internet
SAP Startup Focus ya da University
Alliances gibi girişimlerin ve
Design Thinking gibi yaklaşımların
inovasyondaki yerini nasıl
değerlendirirsiniz?
İnovasyon, girişimcilik ve yaratıcılık
konusunda yapılan her çalışma çok
ama çok önemli ve gerekli. Bundan
dolayı SAP’yi bu çalışmalarından ötürü
kutluyor ve emeği geçen herkese
teşekkür ediyorum. Bu tür girişimlerle
SAP uluslararası deneyimlerini
Türk gençleri ve profesyonelleri ile
buluşturuyor. Ülkemize büyük katkıda
bulunuyor. Normalde 1 yılda elde
edilemeyecek katma değer, Design
Thinking (tasarım odaklı düşünce)
yaklaşımıyla 1 günde elde edilebiliyor.
Buna paha biçilemez. Bunun yanı sıra
geçtiğimiz aylarda İstanbul’da açılan
SAP İnovasyon Merkezi de çok önemli.
SAP’nin yaptıklarını büyük hayranlıkla
izliyorum. Özellikle Hasso Plattner,
SAP’yi kökünden sarsacak yenilikler
çıkarıyor. SAP HANA, SAP tarihinde
daha önce hiç olmadığı kadar büyük
bir sıçrama. Bu sıçrama Türkiye’ye
de yansıyor. SAP bünyesinde Uğur
Candan, Cenk Sezgin, Erdem Aksakal
ve adını bilmediğim daha pek çok
kişinin inovasyona ayırdığı zaman ve
emek çok değerli. Dilerim ki SAP bu
yolculuğunda daha önceki kuşaklarda
olduğu gibi büyük başarı kazanır
ve dünyaya bu tür radikal kararların
başarıyla sonuçlandığını gösteren bir
başarı öyküsü olur.
Halil Aksu kimdir?
Almanya’da doğdu ve ortaokul sonuna kadar orada yaşadı. Lise eğitimini
Aydın’da aldıktan sonra Münih Teknik Üniversitesi’nde Enformatik ve Elektronik
okudu. 1997 yılında tekrar Türkiye’ye döndü. İlk olarak SAP’de çalıştıktan sonra
FIT Solutions danışmanlık şirketinin kurucu ortakları arasında yer aldı. Bir kez
daha Almanya’ya gidip burada Axentiv AG’de çalıştı. 2002’de Türkiye’ye gelerek
bağımsız araştırma şirketi Gartner’da göreve başladı. 12 yıl boyunca Gartner
Türkiye’de Danışman, Ortadoğu Bölgesi Kıdemli Danışmanı, Danışmanlık
Direktörü ve Yönetici Ortak olarak çalıştı. Ocak 2014’te yeniden girişimci
kimliğini benimseyerek GelecekHane’yi kurdu.
27
TREND............................................................................................................................................................................
NESPRESSO:
KAHVENİN
BULUTLU
HALİ
1986’da neler olduğunu hatırlayan
var mı? Mesela o yıl Top Gun filmi
her yerde gişe rekorları kırmış,
Nespresso da milyonlarca insanın,
dışarı çıkmaya gerek kalmadan,
evlerinin rahatlığında kahve keyfi
yaşamasını sağlayacak bir devrim
yaratma çalışmalarına başlamıştı.
Bugün Nespresso, SAP Cloud for
Sales çözümüyle müşterilerine
mükemmel deneyimler yaşatıyor.
Eskiden kahve içmek kötü ama keyifli
bir alışkanlık olarak algılanıyor, kahve
tüketiminin kalp hastalıklarına ve felce
davetiye çıkardığına inanılıyordu. Oysa
yakın zamanda yapılan sayısız çalışma
bu efsaneleri çürüttü ve kahve içmenin
aslında sağlık açısından son derece
yararlı olduğunu ortaya çıkardı.
gerekse perakende satış süreçlerinde
yeni yatırımlara imza atma gerekliliği
doğdu.
Antioksidan özellikli ve besin
değeri yüksek kahveyi tüketmenin
faydalarından bazılarını şöyle
sıralayabiliriz:
• Kafein uyarıcıdır ve vücudun enerji
seviyesini, ruh halimizi, beyin
fonksiyonlarımızı iyileştirir.
• Kahve metabolizmayı hızlandırıp
fiziksel performansı artırabilir.
• Kahvede riboflavin, manganez,
potasyum, magnezyum ve niasin gibi
önemli besinler bulunur.
• Kahve tiryakilerinin Tip II diyabete
yakalanma olasılığı yüzde 50 daha
düşüktür.
• Kahve tiryakilerinin Alzheimer,
Parkinson, karaciğer sirozu ve kalın
bağırsak kanserine yakalanma
olasılığı, kahve içmeyenlere göre çok
daha azdır.
Milyonlarca müşterisine mükemmel
kahve deneyimini sunmaya devam
etmek üzere Nespresso, bulut
teknolojisine yöneldi ve SAP Cloud for
Sales çözümünü tercih etti. Bu çözüm
sayesinde Nespresso artık:
• Şirket genelindeki süreçlerle
ve sosyal medya aracılığıyla
müşterilerini çok daha iyi tanıyor.
• Sosyal medya analizlerinden gelen
veriler de dahil olmak üzere, bütün
kanal ve sistemlerde müşterilerini
çok daha iyi ve bütüncül bir bakış
açısıyla takip ediyor.
• Bulut-tabanlı tek bir çözümle,
fiyatlandırma, teklif verme, sipariş
süreçleri de dahil olmak üzere,
satın alım döngüsünün tamamını
uyumlu bir şekilde yürütme becerisi
kazanıyor.
• Daha yüksek benimsenme oranları,
satış verimliliğinde artış ve daha fazla
görünürlük sayesinde yeni pazarlara
daha yüksek düzeyde nüfuz
edebiliyor.
Elbette 1986’dan bu yana çok şey
değişti. Nespresso da geçen yıllar içinde
giderek büyüdü ve ihtiyaçları farklılaştı.
Hızla büyüyen müşteri tabanını daha iyi
tanımak üzere, gerek kurumsal tarafta
Merkezi İsviçre’de bulunan Nespresso,
Nestle Group bünyesinde yer alıyor.
Cenevre Gölü kıyısındaki bu merkez,
Evian-les Bains adlı küçük Fransız
kasabasına bakıyor. Bir fincan Voltesso
28
Espresso içmek için daha iyi bir yer
olabilir mi?
Ünlü Fransız yazarı ve düşünürü
Voltaire’in de Cenevre Gölü’nün
manzarasını çok sevdiği söylenir.
Eminim Nespresso’nun mükemmel
müşteri deneyiminin mükemmel
kahve deneyimiyle eşzamanlı olması
gerektiğine ilişkin felsefesine, bugün
yaşasa Voltaire de katılırdı.
Herkese afiyet olsun.
Nespresso’nun
görüşü
“Nespresso olarak tüketicilerimizle
ve Nespresso Club üyeleriyle
doğrudan diyaloğumuzu
koruyoruz. Çeşitli müşteri iletişim
noktaları aracılığıyla dünyanın her
yerinde tüketicilerimizle etkileşim
halindeyiz. SAP Cloud for Sales
çözümü, sadece müşterilerimize
en mükemmel kahve deneyimi
sunmaya odaklanmamızı sağlıyor.”
Jean-Marc Duvoisin, CEO,
Nestle Nespresso SA
Bu yazı, Darren Hunter tarafından SAP
Business Trends’de yayınlanmıştır.
.................................................................................................................................................................. KÖŞE YAZISI
DEĞİŞİM
YÖNETİMİNDEN
DÖNÜŞÜM YÖNETİMİNE
maliyet ve hızla uyum gösterebilmesini
gerektirmektedir. Yakın geçmişte
sadece kuyu dibini ekosistemi sanan
kurbağa krallar, zorunlu olarak kuyudan
başlarını çıkardıklarında, kendilerini
öpecek bir prenses de bulamayınca
yaşamlarını yitirmektedir.
Prof. Dr. Haldun Akpınar,
M.Ü. İşletme Fakültesi
Almanca İşletme Enformatiği Bölümü
Kuyu dibinin kralı kurbağa, kuyunun
ağzından görebildiği gökyüzünü zahiri
imparatorluğu sanır.
Büyük ölçüde enformasyon ve
iletişim teknolojilerindeki olağanüstü
gelişmelerin sonucunda globalleşen,
kimilerine göre düzleşen, sürekli
değişim içinde olan bir dünyada,
paydaşların işletmelerden beklentileri
de çeşitlenerek artmaktadır.
Müşterilerin daha iyi, yeni, ucuz
ürün ve hizmetlere yönelik artan
talepleri, mal ve hizmet akışında
coğrafi sınırların büyük ölçüde
ortadan kalkması, sıkılaşan yeni
hukuki düzenlemeler işletmelerin
hızla yeni durum ve koşullara uyum
göstermesi zorunluluğunu beraberinde
getirmektedir. Artık niş ürün ve
hizmetlere yönelik “uzun kuyruk”
yaklaşımıyla, “beyaz eşya” gibi yerleşmiş
bir kavram bile anlamını yitirmekte,
pembe ve türkuaz renkli çamaşır
makineleri ve buzdolapları vitrinleri
süslemektedir. Günbegün gelişen
mobil cihazlar iş akışlarında önemli
değişikliklere neden olmaktadır.
Değişen koşullar bir taraftan değer
zincirinde temel ve karmaşık
organizasyonel değişiklikleri, diğer
taraftan da işletmenin ekonomik
ve sosyal ortamda kendini yeniden
düzenlemesini zorunlu kılmaktadır.
Bu durum işletmenin bulunduğu
ekosistemdeki değişikliklere makul
Yeni koşullara zamanında adapte
olamayan Eastman Kodak Co. son
dönemlerin en popüler örneklerinin
başında gelmektedir. İlk kamerasını
1900 yılında Brownie markası ile
pazara sunan, fotoğraf teknolojisinin
öncülerinden ve gerçek imparator
Eastman Kodak Co. bile, dijital kamera
çağını zamanında yakalayamaması ve
belki de dönüşüm korkusu ile 2012
yılının Ocak ayında iflas başvurusunda
bulunmuştur.
Charles Darwin’e atfedilen
özdeyişlerden biri, “bir canlı türünün
ne en kuvvetlisinin ne de en zekisinin
yaşamını sürdürebileceği, sadece
değişime en fazla adapte olanın hayatta
kalabileceği”dir.
Bu yaklaşım çerçevesinde, esneklik,
denge, adaptasyon ve koordinasyon
yeteneklerini kullanarak, etkin
maliyet ve hızla, bulunduğu ortama
ve değişen koşullara adapte olabilen
ve karmaşık adaptif sistemlerin
anahtar prensiplerinden yararlanan
işletmeler çevik organizasyonlardır.
Tüm canlı varlıkların kendi içlerinde
ve dışlarında gelişen yeni koşullara
adapte olmaları ve yaşam buldukları
ekosistemde varlıklarının gücünü
artırmak istemeleri, yaşamlarını
sürdürebilmeleri için vazgeçilmezdir.
Ülke, ürün ve hizmet tasarımı ve
üretim sınırları olmaksızın, günümüz
rekabet ortamında yaşamını
sürdürmek isteyen işletmelerin yeni
koşullara uyum göstermesi gerektiği
konusunda hemfikir olmayan C-Düzeyi
işletme yöneticisi yoktur. Değişim
veya dönüşüm bir organizasyonun
ürün veya hizmetlerinin güncelliğini
yitirmesi, fonlama veya gelir akışlarının
değişmesi, yeni hukuki düzenlemelerin
uygulamaya geçmesi veya pazar
rekabetinin çok daha yoğun olması
gibi pazardaki değişiklikler sonucunda
ortaya çıkabilir. Gelirin, pazar
payının ve müşteri memnuniyetinin
artırılması, maliyetlerin azaltılması gibi
istekler değişimin veya dönüşümün
tetikleyicisidir. Sürdürülebilirlik,
teknolojik inovasyonlar, globalizasyon,
ekonomik şartlar ve işgücünün
değişken doğası gibi dış etkiler; ürün
inovasyonu, yeni iş modellerinin
adaptasyonu, yeniden yapılanma gibi
iç etkiler organizasyonların sürekli
olarak ve mükemmeli hedefleyerek
değişmelerini gerektirmektedir. Tipik
dönüşüm projeleri iş süreçlerinin
outsource edilmesi, iş modellerinin
değiştirilmesi, organizasyonların
birleşmeleri veya bir diğerini
edinmeleri sonucunda ortaya çıkan
işletme içi ve işletmeler arası yeniden
yapılanma faaliyetleridir.
Yapıları giderek karmaşıklaşan
organizasyonları geleceğe
taşıyabilmek için, 1980’li yılların ilk
yarısından başlayarak genelde “değişim
yönetimi” başlığı altında çeşitli
framework ve yöntemler geliştirilmiştir.
Bu bağlamda framework, karmaşık
varlık veya süreçlerin oluşturulmasında
yol gösterici özelliklere sahip hipotetik
tasvirdir. Belirlenen hedeflere erişmek
için yol gösterici özelliklere sahip
prensip, araç ve standartlar ise yöntem
olarak adlandırılmaktadır. McKinsey 7s
Framework, basamak modelleri (step
model), Lean Management, 6 Sigma,
Balanced Scorecard, kurum mimarisi
(enterprise architecture) ve BTM2
(Business Transformation Management
Methodology) en bilinen yaklaşımlardır.
29
KÖŞE YAZISI..........................................................................................................................................................................................
1980’li yılların başlarında ortaya
konan modeller, daha ziyade
organizasyonların sürekli ama küçük
değişikliklerle mükemmele giden yolda
ilerlemeleri yönündeydi. Ancak özellikle
son on yılda dış etkilerdeki tsunami
gücü, organizasyonları da süratle ve
büyük ölçüde dönüşmeye zorlamıştır.
Değişimden dönüşüme,
indirgemecilikten bütünselliğe
Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre
değişim, “bir zaman dilimi içindeki
değişikliklerin bütünü”, dönüşüm
ise “olduğundan başka bir biçime
girme, başka bir durum alma, şekil
değiştirme” olarak tanımlanmaktadır.
Benzer biçimde bu kavramların
İngilizce karşılıkları olan change
ve transformation kelimeleri
irdelendiğinde, transformation için
“büyük değişiklik” ifadesinin kullanılması
göze çarpan en önemli farktır. Değişim
küçük ve artan adımlarda veya büyük
ve karmaşık olabilir. Ancak sürekli
olarak izlenmesi, koşul ve hatalara
göre yenilenmesi gerekmektedir. Bir
organizasyonda süreç ve prosedürleri
bir kez tanımlayıp en iyi olduklarını
ümit ederek bir kenara koymak söz
konusu değildir. İlgili süreçlerin her
birinin bir üstlenicisinin ve metriğinin
bulunması ve sürekli olarak daha fazla
fayda sağlayacak şekilde düzenlenmesi
gerekmektedir. Buna karşılık dönüşüm
daima büyük ve dikkat çekicidir.
Dönüşüm belirli faaliyetlerin niçin yerine
getirilmesi gerektiği kanaatinde ortaya
çıkan içsel ve temel bir değişikliktir ve
daha kalıcıdır.
Sistem teorisi temelinde çok boyutluluk,
karmaşıklık ve bütünsellik (holistic)
günümüzde değişim ve dönüşüm
yönetimi yaklaşımlarında da önemli
rol oynamaktadır. Günümüzün
karmaşık yapıları içerisinde, hesaplama
gücündeki olağanüstü artışın da
desteği ile artık tek boyutluluğa yer
kalmamıştır.
Descartes’ın önemli rol oynadığı
bilimsel indirgemecilik (reductionism)
felsefesinin tersine, sistem yaklaşımında
her bir elemanın birbirleri ile entegre
ve etkileşim içerisinde olduğu
bütünsellik yaklaşımı giderek ivme
kazanmaktadır. Sistem teorisinin
kurucularından Ludwig von Bertalanffy,
Genel Sistemler Teorisi isimli eserinde,
yaşayan bir organizmanın birbirinden
30
farklı elemanların bir araya gelmesi
ile oluşan bir yığın olmadığını,
çevresiyle madde ve enerji alışverişi
yaparken, aynı zamanda dinamik
denge durumunu koruyabilen, tüm
paydaşları ile sürekli etkileşim içinde
açık bir sistem olduğunu ifade etmiştir.
Karmaşık bir sistem ise, bileşenlerinin
tamamının birbirleri ile etkileşim içinde
olduğu, ancak sistemin davranışının
bileşen işlevlerinin bir toplamı olmadığı,
bileşen etkileşimleri sonucunda yeni
oluşumların ortaya çıktığı (emergence)
sistemdir.
İş Dönüşümü Yönetimi
Metodolojisi – BTM2
Michael Porter’a göre, organizasyonların
yüzde 80’i iş stratejilerini başarı ile
gerçekleştirememektedir. Bu vakaların
yüzde 70’ten fazlasında, başarısızlığın
nedeni stratejinin kendisi değil, etkin
olmayan icrasıdır. Projelerin “siyah
kuğu” olarak nitelendirilmesinin önüne
geçebilmek için, değişim sürecinde
yaşanan
• Üst düzey yönetim desteğinin
yetersiz kalması,
• Değişim sürecinin yaşama
geçirilmesinde zayıflıklar,
• Yetersiz uzmanlık ve işgücü,
• Değişime karşı doğal insan direnci,
• İlgi çatışmaları
gibi çeşitli problemlere çözüm
bulunması gerekmektedir.
Değişim yönetimi, davranışsal
değişimlere ve açıkça tanımlanmış
bir dizi küçük hedefe odaklanırken,
dönüşüm yönetimi ise işe
ilişkin karmaşık değişiklikleri
gözleyerek bütünsellik yaklaşımı ile
organizasyonun tamamını kadrajın
içine yerleştirir.
• Strateji Yönetimi (Strategy
Management),
• Değer Yönetimi (Value Management),
• Süreç Yönetimi (Process Management)
• Risk Yönetimi (Risk Management)
• Enformasyon Teknolojileri Yönetimi
(IT Management),
• Organizasyonel Değişim
Yönetimi (Organizational Change
Management),
• Yetkinlik ve Eğitim Yönetimi
(Competence and Training
Management),
• Program ve Proje Yönetimi (Program
and Project Management)
gibi disiplinlerin her biri, yoğun
çalışmalar sonucunda önemli bir bilgi
birikiminin edinildiği yönetim alanlarıdır.
Strateji yönetimi; organizasyonun
ihtiyaçlarını, bu ihtiyaçların nedenlerini
ve organizasyonun dönüşüm için yeterli
olgunlukta olup olmadığını analiz
eder. Karşılaşılacak stratejik riskler ve
dönüşüm sonucunda elde edilmesi
beklenen sonuçların değerlendirilmesi
ile ilgilidir. Değer yönetimi; dönüşüm
sonucunda elde edilecek faydaların
anlaşılması, ölçülmesi, sorumluluklar
ve gerek duyulan değişikliklerin tüm
paydaşlar tarafından kavranmasıdır.
Risk yönetimi; dönüşümün başarısı
için tehdit oluşturabilecek stratejik
ve operasyonel riskleri değerlendirir.
Bir taraftan belirlenen risklerin
etkilerinin azaltılabilmesi için
yaklaşımlar geliştirilirken, diğer taraftan
beklenmeyen riskler için acil harekât
rehberleri hazırlanır. Süreç yönetimi;
süreç değişikliklerinin kapsamı ve olası
performans artışları, yeni süreçlerin
belirlenmesi ve yaşama geçirilmesi
konuları ile ilgilidir. Enformasyon
teknolojileri yönetimi; başarılı bir
dönüşümün sağlanabilmesi için
gerekli her türlü enformasyon ve
iletişim teknolojileri faaliyetleri ile
ilgilidir. Organizasyonel değişim
yönetimi; yoğun iş kesintilerine
neden olmadan dönüşüm planının
nasıl gerçekleştirileceği konusunda
yoğunlaşır. Yetkinlik ve eğitim
yönetimi; kritik başarı faktörlerinden
biri olarak kişisel yetkinlik düzeylerinin
artırılmasına odaklanır. Program ve
proje yönetimi; iş dönüşümünde
tanımlanan strateji doğrultusunda
yapılması gereken faaliyetlerin,
zamanında ve belirlenen bütçeye
uygun olarak gerçekleştirilmesini sağlar.
Ancak başarılı bir iş dönüşümü, bu
disiplinlerin karmaşık bir ekosistem
içerisinde bütünsellik yaklaşımı ile,
forsaların davulun ritmine uygun bir
biçimde kürek çekmesine benzer
şekilde, uyum içinde işlerlik kazanması
ile mümkün olacaktır.
Bu vizyon doğrultusunda, İş
Dönüşümü Yönetimi Metodolojisi
(Business Transformation Management
Methodology) - BTM2, SAP Business
Transformation Services himayesinde
ve Axel Uhl yönetiminde faaliyetlerini
sürdüren İş Dönüşümü Akademisi
(Business Transformation Academy
...............................................................................................................................................................................................................................
– BTA) düşünce grubu tarafından
geliştirilmiştir.
Business Transformation Management
Methodology. Gower.)
BTM2 yaklaşımında meta yönetim
olarak isimlendirilen disiplin, yukarıda
belirtilen tüm yönetim disiplinlerinin
uyum içinde çalışmasını sağlamaktadır.
Yöntemde kullanılan dönüşüm
yaşam çevrimi, aşamalı, iteratif ve
aşamalar arasında geri dönüşlere
uygun yapıda tasarlanmıştır. Bu
özellikleri taşıyacak şekilde BTM2
dönüşüm yaşam çevrimi, zihinde
canlandırma (envision), işe girişme
(engage), dönüştürme (transform)
ve mükemmelleştirme (optimize)
olmak üzere 4 aşamadan meydana
gelmektedir. Aşamaların amaçları,
beklenen çıktıları ve gereksinimleri
aşağıdaki şekilde görülmektedir. (Uhl,
A., & Gollenia, L. A. (2012). A Handbook of
Sonuç
bulunmaktadır. 2014 yılında PwC
tarafından yapılan ve 1346 global
CEO’nun cevapladığı bir ankette,
sorulardan biri, “Önümüzdeki beş
yıl içerisinde hangi global trendler
işletmenizi en fazla dönüştürecektir?”
şeklindedir. CEO’ların yüzde 81’i
teknolojik gelişmeleri, yüzde 60’ı nüfus
değişimini, yüzde 59’u global ekonomik
güçteki değişimi seçmiştir.
Organizasyonlar nasıl yeni
durumlara uyum gösterebilmek için
değişmek ve dönüşmek zorunda ise,
organizasyonlara bu değişimde yol
gösterici olabilecek yöntemlerin de
yenilenmesi önemli bir zorunluluktur.
Son otuz yıl içerisinde bu yöntemlerin
gelişiminde de önemli bir yol alınmış
olmakla birlikte, projelerin başarı
oranlarındaki düşüklükler, daha uzun
bir yolun katedilmesi gerektiğini
göstermektedir.
Kurumlarını bu yönde dönüştürme
başarısını gösteremeyen yöneticilerin
ve işletmelerinin yaşam şansı
bulunmamaktadır. Organizasyonları
değişime zorlayan gücün enformasyon
teknolojileri olduğunu unutmadan,
diğer belirtilen tüm disiplinlerle
bütünsel bir yaklaşımı ön plana çıkaran
organizasyonlar “beyaz kuğu” olarak
yüzmeye devam edebilecektir.
Bununla birlikte projelerin
başarısındaki en önemli iki öğenin
her açıdan teknoloji ve yetkin insan
gücü olduğunu yinelemekte yarar
Zihinde Canlandırma
İşe Girişme
Zorunluluk duygusu
Strateji ve vizyon
belirlenmesi
Vizyon ve gerçekleştirilecek
plan hakkındaki
faaliyetler için kişilerin
yönlendirilmesi
Mükemmelleştirme
Dönüştürme
İçselleştirme,
kurumsallaştırma ve dönüşümü
mükemmelleştirme;
istikrarın oluşturulması
Davranış, süreç, teknoloji,
kültür ve değerlerde değişim
Beklenen çıktı
Gereksinimler
Beklenen çıktı
Gereksinimler
• Strateji ve vizyonun
betimlenmesi
• Dönüşüm için
ihtiyaçların
dokümantasyonu
• Analitik yetenek
• Yaratıcılık
• Öngörü yeteneği
• Dönüşüm için
iletişim
• Projelerin
hazırlanması
• Ayrıntılı planlama
• İş fonksiyonları ile
uyum
Beklenen çıktı
Gereksinimler
Beklenen çıktı
Gereksinimler
• Süreçlerin ve
erişilen noktaların
belirlenmesi
• Aksayan noktaların
giderilmesi
• İçselleştirme,
kurumsallaştırma
ve dönüşümü
mükemmelleştirme
• Düzenin oluşturulması
• Hizmet merkezleri
gibi yeni iş birimleri
• Yeni iş süreçleri
• Yeni ilişkiler
• Kişilerin anlayış ve
adanmışlığı
• Enformasyon
teknolojilerinin
başarı ile değişimi
31
TREND...................................................................................................................................................................................................
BİR “GİRİŞİM OKULU”:
SAP STARTUP FOCUS TÜRKİYE’DE
İnovasyon, sadece bir kavram değil, bir vizyon. Bu yolda ilerlemeyi
hedefleyen girişimlerin öncelikle inovasyon konusunda kapsamlı bilgiye
sahip olması, bu doğrultuda bir vizyon geliştirmesi, sonra da vizyonunu
hayata geçirecek kaynakları bulması gerekiyor. SAP Startup Focus programı,
işte tam da bu noktada yeni girişimlere önemli bir katkıda bulunuyor.
Bilgi teknolojileri şirketlerinden
endüstriyel işletmelere kadar her
yerde “inovasyon” fırtınası esiyor.
Hatta bazı özel okulların “inovasyon”
temalı kampüslerinin bile olduğunu
görüyoruz. Amaç yenilikçi, araştırmaya
ve geliştirmeye önem veren, mevcut
ya da yeni bilgileri kullanarak farklı ve
fayda sağlayan sonuçlar üretebilen
bireyler, işletmeler, organizasyonlar,
çözümler yaratmak.
SAP’nin inovasyon konusundaki öncü
konumu zaten uzun süredir biliniyor.
Türkiye’de bu anlamdaki en önemli
adımlardan biri 2013 yılında atıldı.
32
SAP, “Teknopark İstanbul’a yatırım
yapan ilk global yazılım firması” olarak
burada SAP İnovasyon Merkezi (SAP
Innovation Center) kuracağını açıkladı.
Projenin “inovasyon odaklı” ve “ilk” olma
dışında özellikleri de vardı elbette. SAP
İnovasyon Merkezi, 20 milyon avro
yatırım değeri ve sayısı 300’ü bulan
çalışanıyla Türkiye’nin en önemli Ar-Ge
merkezlerinden biri olacaktı. Merkezin
en öncelikli hedefi de SAP’nin farklı
sektörlerdeki müşterilerine inovasyon
desteği sağlamak olarak belirlendi.
Yalnızca Türkiye’deki değil, bölge
ülkelerdeki SAP müşterilerine yönelik
çalışmalar da gerçekleştirecek olan
merkezin odağında kamu, tüketici
ürünleri, perakende ve imalat sektörleri
bulunuyordu.
2014 yılı boyunca SAP İnovasyon
Merkezi’nin kuruluş ve geliştirme
çalışmaları yoğun bir şekilde devam
etti ve bu büyük girişim, geçtiğimiz
günlerde ilk etkinliğini gerçekleştirdi.
Üstelik bu etkinlik, dünya genelinde
benzersiz bir uygulama olan SAP
Startup Focus programıydı. SAP’nin
inovatif genç işletmelere yönelik SAP
Startup Focus programı, bugüne
kadar toplamda 10 milyon doların
üzerinde gelir elde eden, dünyanın
57 farklı ülkesinde 22 farklı sektörde
faaliyet gösteren 1300’den fazla girişimi
destekledi.
...............................................................................................................................................................................................................................
Girişimciler ve yazılım geliştiricilerin
iş becerilerini geliştirebilecekleri
birçok eğitimi içerisinde barındıran
program, büyük veriyi gerçek zamanlı
olarak analiz edebilme imkânı tanıyan
SAP HANA platformunu katılımcılara
tanıtıyor. SAP Ürünler ve İnovasyon
Platformu Strateji ve Adaptasyondan
Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Aiaz
Kazi’ye göre, SAP HANA platformunun
rolü, inovasyon çatısı altında dev
bir ekosistem yaratmak. Girişimlere
ücretsiz olarak sunulan program, SAP
uzmanlarının ve sektörlerinde söz
sahibi fikir önderlerinin girişimcilerle
buluştuğu “Startup Forum”, bilgi ve
teknik imkânlara erişim sağlayan
“Gelişim Hızlandırma” ve SAP HANA
platform kullanılarak geliştirilen
ürünlerin müşterilerle buluşturulduğu
“Pazara Çıkış” aşamalarından oluşuyor.
Uzman
girişimciden
uzman görüşü
BT şirketlerine yaptığı yatırımlarla
tanınan Golden Horn Ventures
Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany
de Türkiye’deki SAP Startup Focus
programının açılışına katıldı. Türk
Telekom’un eski genel müdürü
olan ve 12 yıllık üst düzey şirket
yöneticiliğinin ardından kariyerini
yatırımcı olarak sürdüren Doany,
“Risk alırken bilmeniz gereken
ilk unsur doğru risk almaktır,”
dedi. Doany, SAP Startup Focus
Programı’nın, sunduğu kaynaklar
ve değerle büyük bir fırsat
olduğunu, girişimlerin bu fırsatı
değerlendirmesi gerektiğini
söyledi.
Dünya genelinde Mart 2012’den bu
yana yürütülen programa bugüne
dek katılan genç şirketlerin SAP
HANA tabanlı yenilikçi uygulamaları,
kanser hastalarına kişiye özel ilaç
geliştirilmesinden akıllı telefon tabanlı
gıda yönetimi hizmetlerine kadar
çeşitlilik gösterebiliyor. Programa
katılan şirketler, 12 aya kadar ücretsiz
HANA lisansı ve kullanım yetkisi
de elde ediyor. Ayrıca SAP’nin satış
gücünü de arkalarına alarak dünya
pazarlarına açılabiliyor, 120 ülkede
toplam 15 bin SAP satış uzmanına ve
SAP’nin 225 binden fazla müşteriden
oluşan ağına ulaşabiliyorlar.
SAP Startup Focus programı
Türkiye’de
Katılımcılara böylesine değerli
imkanlar sunan SAP Startup
Focus programının SAP İnovasyon
Merkezi’nde düzenleneceği haberi
duyulunca, genç girişimciler hemen
harekete geçti ve programa katılmak
üzere başvuru yaptı. 2 günlük SAP
Startup Forum 29-30 Nisan tarihinde
Teknopark İstanbul’daki SAP İnovasyon
Merkezi’nde gerçekleştirildi.
SAP Startup Forum’a SAP Innovation
Center Türkiye Genel Müdürü
Cafer Tosun, Golden Horn Ventures
Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany,
SAP Ürün ve İnovasyon Araştırma
Geliştirme İcradan Sorumlu Başkan
Yardımcısı Franz Faerber, SAP Ürünler
ve İnovasyon Platformu Strateji ve
Adaptasyondan Sorumlu Kıdemli
Başkan Yardımcısı Aiaz Kazi ve SAP
Startup Focus Programı Küresel
Başkan Yardımcısı Kaustav Mitra
da katıldı. Silikon Vadisi’ni adeta
Türkiye’ye taşıyan sunumlarda,
inovasyon ve teknolojinin iş
Ev sahibinin
gözünden
SAP Startup
Focus
SAP Innovation Center Türkiye
Genel Müdürü Cafer Tosun,
SAP Startup Focus programı
hakkında şunları söyledi:
“Türkiye’deki girişimciliği
ve inovasyonu destekleme
stratejisinin bir parçası olarak
Türkiye’de bir inovasyon
merkezi kuran ilk global yazılım
şirketi olduk. SAP Startup
Focus programı Türkiye’deki
girişimlerin gelişimine büyük
fayda sağlayacaktır. SAP olarak
tüm dünyada şirketlerin gerek
kendi iş süreçleri gerekse müşteri
ile ilişkileri için hayati önem
atfettikleri büyük veriyi işleme
açısından en verimli imkânları
sunan SAP HANA platformunu
Türk şirketlerine tanıtmaktan
büyük bir mutluluk duyuyoruz.
Ayrıca SAP İnovasyon Merkezi
olarak Türkiye’deki startup’ları
pazara giriş, pazarlama
ve teknoloji konularında
destekleyecek olmaktan dolayı
gururluyuz.”
süreçlerinin basitleştirilmesi ve
verimli hale getirilmesi üzerine
etkileri katılımcılarla paylaşıldı.
İkinci gün düzenlenen SAP HANA
Bootcamp’te ise büyük veriyi oldukça
hızlı bir şekilde kullanılabilir bilgiye
dönüştüren SAP HANA platformunun
uzmanları, platformun kullanımı ve
faydalarını içeren eğitimler verdi.
33
KÖŞE YAZISI.........................................................................................................................................................................................
BURBERRY
MÜŞTERİLERİNİ SAP İLE
KENDİNE BAĞLIYOR
Reza Soudagar,
SAP Veritabanı ve Teknoloji Pazarlama
Kıdemli Direktörü
Moda ile teknolojinin işbirliği,
gelişime son derece açık ve
benzersiz deneyimler yaratan bir
alan. İngiliz moda devi Burberry
de SAP HANA üzerinde yürüttüğü
analiz çalışmalarıyla müşterilerini
hem fiziki mağazalarında hem
de internette keyifli bir yolculuğa
çıkarıyor. SAP Veritabanı ve
Teknoloji Pazarlama Kıdemli
Direktörü Reza Soudagar,
Burberry’nin SAP ile işbirliğini
anlatıyor.
Ünlü İngiliz moda markası Burberry,
potansiyel müşterileriyle ilişki kurmak
ve en son moda ürünlerini satmak
için teknolojiden faydalanıyor. Tıpkı
Kapalıçarşı’daki halı tüccarları gibi,
Burberry de tüketicilerine kişisel
deneyimler yaratıp sürprizler yapıyor.
Marka geçtiğimiz yıl amiral gemisi
olan Londra mağazasını, müşterileri
şaşırtan ve keyiflendiren bir dijital
“showroom”a dönüştürdü.
Bu mağazaya giden müşteriler,
üzerinde RFID etiketi bulunan bir
kıyafeti seçip ürünün hazırlanış
sürecinin ve ürünü tamamlayan
aksesuarların ya da giysilerin
gösterildiği interaktif bir videoyu
izleyebiliyor.
Burberry’nin CEO’su Angela
Ahrendts’e göre, bu uygulama
34
sayesinde, fiziki mağazaya gelen
müşteriler internette yaşadıkları
“anında bilgilenme” deneyimine
burada da kavuşuyorlar: “Kapıdan
içeri girdiklerinde, web sitemize
girmiş gibi oluyorlar.”
Bence bu uygulama, büyük verinin
sınırları nasıl yıkabildiğini ve her türlü
alışveriş ortamında kişiselleştirilmiş
bir deneyim yaşanmasını nasıl
sağladığını gösteriyor. Angela
Ahrendts bu uygulamayı internet
sitesiyle karşılaştırıyor ama aslında
sistem dev markaların, tıpkı küçük
esnaf gibi, müşterilerine samimi bir
ilgi göstermesini de sağlıyor.
Burberry, büyük veriyi kullanarak
müşteri profilleri yaratıyor. Bu
profiller, müşterilerin denedikleri
kıyafetlere göre oluşturuluyor.
(Kıyafetler, müşterinin izni
alındıktan sonra RFID etiketleriyle
takip ediliyor.) Markanın kısa süre
önce başlattığı Customer 360
programı kapsamında, tüketiciler
satın alım geçmişlerini, alışveriş
tercihlerini ve moda fobilerini dijital
ortamda paylaşabiliyorlar. Devasa
boyutlarda veriyi çok hızlı bir şekilde
işleyebilen SAP HANA üzerinde
yürütülen bu program, müşterilerin
beğenilerini analiz ederek bu bilgileri
reyonlardaki satış temsilcilerinin
tablet bilgisayarlarına gönderiyor.
Müşterilerle ilgilenen satış temsilcileri
ayrıca bu kişilerin daha önce satın
aldıkları ürünleri de yine tablet
üzerinden görebiliyor.
Burberry CTO’su John Douglas bu
süreci, Natasha isimli hayali bir
alışveriş-sever örneğiyle açıklıyor.
Natasha, farklı bir kentte bir
konferansa katılıyor ve bir ara o
kentteki Burberry mağazasına
uğruyor. Mağazadaki satış temsilcisi
Natasha’yı ismiyle hitap ederek
karşılıyor. Natasha’nın daha önce
satın aldığı ürünlere, Twitter
yazılarına ve moda endüstrisindeki
trendlere bakılarak öngörüye dayalı
bir analiz yapılıyor ve bu analizin
sonuçları satış temsilcisinin elindeki
tablet bilgisayara ulaşıyor. Böylece
temsilci, Natasha’ya en uygun kıyafet
önerilerini sunabiliyor.
Natasha, satış temsilcisinin tabletinin
ekranından yağmurlukları inceleyip
videolarını izleyebiliyor. Beğendiği
bir ürün olursa, temsilci bu ürünün
Natasha’nın yaşadığı yere en yakın
Burberry mağazasında bulunup
bulunmadığını kontrol ederek
kendisine gönderilmesini ya da
sonra alınmak üzere ayrılmasını
sağlayabiliyor.
Burberry, bu yaklaşımın geleneksel
iş modellerini tersyüz ettiğini
belirtiyor. Batılı perakendecilik
anlayışı açısından bakılırsa bu doğru
bir tespit. Artık perakendeciler,
tüketicileriyle daha iyi ilişki
kurabilmek için teknolojiye büyük
yatırım yapıyor ve gerek fiziki
mağazada gerekse internette son
derece kişiselleştirilmiş ve tatminkar
bir alışveriş deneyimi sunabiliyor.
Bu yazı ilk olarak SAP Business
Trends haber bülteninde, daha sonra
forbes.com adresinde yayınlanmıştır.
........................................................................................................................................................ HAYATIN İÇİNDEN
MODANIN BAŞKENTİ PARİS OLABİLİR
AMA KALBİ SAP’DE ATIYOR
“Moda” kimilerine göre “gelip geçici beğenilerin” bir ifadesi. Moda renkler,
kesimler, desenler, tarzlar sürekli değişse de tarih boyunca modanın günlük
hayattaki yeri hiç değişmiyor. SAP’de teknoloji ile modayı buluşturarak bu
endüstrideki firmalara önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.
Moda, geçmişten bu yana
özellikle tanınmış kişilerin “vitrin
mankenliğiyle” yayılıyor. Marilyn
Monroe, Jacqueline Kennedy Onassis,
Audrey Hepburn, Cary Grant... Eskiden
ünlüler ne giyerse, başta Avrupa
olmak üzere her kıtadan kadınlar ve
erkekler bu kıyafetleri yakından takip
ediyordu. Gazeteler, dergiler ve filmler
bu takibin temel unsurlarıydı.
Zaman geçtikçe giyim markalarının
işi bir yandan kolaylaşırken,
diğer yandan zorlaştı. Kolaylaştı,
çünkü öncelikle televizyonun
yaygınlaşmasıyla ürünlerini tanıtma
ve beraberinde tüketicileri alıma
yönlendirme fırsatları arttı. Ardından
daha da büyük bir mecra olarak
internet ortaya çıktı. Hemen web
siteleri açıldı, yeni sezon katalogları
Paris Moda Haftası’ndan çıkıp herkesin
evine ulaşmaya başladı. E-ticaret
sistemlerinin yaygınlaşmasıyla
online satış imkanı doğdu. İnternet
reklamcılığıyla daha da güçlenen
bu akım, internetin getirdiği en
büyük devrim olan sosyal medyanın
kullanımıyla iyice pekişti. Markalar
ürünlerini sosyal medya hesapları
üzerinden tanıtmaya, daha da
önemlisi, tüketicilerden bu sayede
anlık yorum alabilmeye başladılar. İşte
yukarıda sözünü ettiğimiz zorluk da
bu noktada ortaya çıktı.
Diyelim ki bir tekstil markanız var
ve 18-45 yaş arasında kadınlara
yönelik kıyafetler üretiyorsunuz.
Web sitenizde bütün ürünleriniz yer
alıyor. Dileyenler ürünlere siteden
bakıp fiziki mağazalardan alışveriş
yapıyor, dileyenler ise beğendikleri
ürünleri online mağazanızdan satın
alıyor. Diğer yandan, Facebook ve
Twitter hesaplarınızı aktif şekilde
yönetiyorsunuz. Bu hesaplar
aracılığıyla yeni ürünlerinizi tanıtıyor,
35
HAYATIN İÇİNDEN................................................................................................................................................................................
ürünlerinizi kullanan ünlülerle ilgili
haberlere yer veriyor, takipçilerinizin
tercihlerini görmek için anketler
düzenliyor, ödüllü yarışmalar ve
kampanyalar yapıyor, modaya dair
ipuçları veriyorsunuz. Kısacası,
devasa boyutlarda veri üretiyor ve
tüketiyorsunuz.
Peki bunca veri ne olacak? Doğru
şekilde değerlendirmezseniz, isminizi
kitlelere duyurmak dışında hiçbir
işe yaramayacak. Oysa bu verilerle
öngörüye dayalı analizler (predictive
analysis), duygu analizleri (sentiment
analysis), segmentlere ayrılmış
veritabanları gibi pek çok kazanım
elde edebilirsiniz. O halde sizin
ihtiyacınız, büyük veri uygulamaları.
Üstelik bulut üzerinde...
Moda ile teknolojinin buluşma
noktası
Sözünü ettiğimiz devasa boyutlardaki
veriyi düzenlemek, işlemek ve
kullanılabilir bilgiye dönüştürmek
üzere SAP, moda sektörüne
uyarlanmış çözümler sunuyor. Moda
şirketleri, pek çok farklı kanalın olduğu
bu dikey pazarda başarılı uygulamaları
ve büyük veriyi kullanarak müşteri
odaklı çalışmaya gayret ediyor.
Moda devlerinin
SAP’ye bakışı
“SAP ile yaptığımız kapsamlı ve
yenilikçi işbirliği, dünya çapındaki
toptan ve perakende süreçlerimizi
birbirine yaklaştırmamızı
sağlayacak.”
Jan Brecht, CIO, Adidas
“SAP işbirliğiyle perakende,
satış ve üretim işlerimizi yeni bir
seviyeye taşımaya odaklandık.
Operasyonlarımızın geleceği çok
parlak.”
Dario Scagliotti, CIO, Luxottica
“SAP ile birlikte gerçekleştirdiğimiz
inovasyon, pek çok farklı işimizi
ve dağıtım kanalımızı daha
hızlı çalışan ve büyüyen tek bir
platforma taşımamızı sağlayacak.
Eskisinden de hızlı çalışmak
için, başarısı kanıtlanmış bu
uygulamalara geçmeyi sabırsızlıkla
bekliyoruz.”
Ludo Onnink, COO, Tommy Hilfiger
36
Perakende satış da yapan, dolayısıyla
tüketicilerle web üzerinden doğrudan
temasta olan toptancılar ve üreticiler,
birbirine entegre olmayan silolarda
envanter tuttukları için stok ve
dağıtım kararlarında sorunlar
yaşayabiliyor. Ayrıca yeni ürünlerin
pazara yeterince hızlı sunulmasında,
yeni pazarlara ve kanallara girişlerde
de gecikmeler yaşanabiliyor.
SAP’nin tasarladığı büyük veri tabanlı
çözüm ise moda şirketlerine tek
noktadan envanter takibi imkanı
sağlıyor. Bellek içi bilişimin gücü
sayesinde, çok büyük miktarda
veri hızla analiz edilerek ürünler
hızlı ve doğru bir şekilde gözden
geçirilebiliyor. Böylece şirketler
operasyonlarında hem zaman hem
de maliyet tasarrufu elde ediyor. Nihai
kazanımlar ise daha fazla verimlilik,
pazara çıkış süresinde kısalma, daha
iyi envanter kontrolü ve dolayısıyla
global anlamda büyüme oluyor.
Kısacası SAP’nin moda dünyasına
yönelik çözümleri sayesinde, toptan
satış, üretim ve perakende satış
süreçlerinin, başarısı kanıtlanmış
büyük veri tabanlı SAP HANA’nın
gücü de kullanılarak tek bir sistemde
toplanması hedefleniyor.
Bu konuda bazı kilit markalarla
yapılan çalışmalar hızla ilerliyor.
Adidas, Luxottica ve Tommy Hilfiger
gibi dünya devi markalarla çalışan
SAP’nin moda endüstrisine sunacağı
yeni çözümler, firmaların üretim ve
satış süreçlerini iyileştirecek.
Oscar’a bir de
buradan bakın
SAP’nin moda şirketlerine katkısı
sadece stok takibi, entegrasyon ya
da gerçek zamanlı iletişimle sınırlı
değil elbette. Yukarıda sözünü
ettiğimiz duygu analizleri ve
öngörüye dayalı analizler de büyük
önem taşıyor. Bu analizlerin dikkat
çeken bir örneği, 2 Mart tarihinde
yapılan Akademi Ödüllerinde, yani
Oscar Ödül Töreni’nde yaşandı.
SAP’nin sosyal medya analiz
becerisi sayesinde, moda dünyası
tüketici görüşleri ve beklentileri
konusunda büyük bir bilgi
kaynağına kavuştu. Nasıl mı?
Bilindiği gibi, Oscar Ödül Töreni’nin
meşhur kırmızı halısı üzerinde boy
gösteren ünlülerin kıyafetleri her
yıl gecenin en önemli konularından
biri olur. Dolayısıyla modaevleri
de o halının üzerinde kıyafetleriyle
yer almak için yarışırlar. Ama bu
yarışın tek getirisi televizyonlarda
ve dergilerde çıkan haberler olursa,
bunca emek bir ölçüde boşa gitmiş
sayılmaz mı? Sosyal medya, bu
anlamda çok önemli bir kaynak.
SAP’nin Oscar gecesi yaptığı sosyal
medya analizleri sayesinde markalar
bu kaynağı son derece etkin bir
şekilde değerlendirdi. Bu analizler,
tüketicilerin kıyafetlere verdikleri
tepkileri inceleyerek, markalara
önemli geri bildirimler sağladı.
Elde edilen veriler ve yapılan
analizler SAP tarafından beş ayrı
infografiğe dönüştürüldü:
...............................................................................................................................................................................................................................
Oscar Modası: Eleştirmenler Sosyal Medyaya Karşı
Moda uzmanları ile sosyal medya kullanıcılarının
görüşlerini bir araya getiren bu infografik, tüketicilerin
tercihleri ve beklentileri konusunda modacılara fikir
veriyor. Böylece moda markaları üretim, pazarlama,
envanter gibi alanlarda gerekli düzenlemeleri yaparak
marka bağlılığını ve satışları maksimum düzeye çıkarma
fırsatı elde ediyor.
Anbean Oscar
Ellen Degeneres’in hangi esprisi sosyal medyada
yankılandı, Anne Hathaway’in kıyafeti beğenildi mi,
ünlü “selfie” nasıl yorumlandı? Oscar Ödül Töreni’ndeki
önemli anları ele alarak duygu analizi uygulayan SAP,
tüketicilerin tepki sürelerini ve bu tepkilerin niteliklerini
inceledi.
Oscar’ın Rengi
Kıyafetlerin sadece kesimi ya da tarzı değil, rengi de
önemli. SAP, Oscar gecesi adından en çok söz ettiren
renkleri analiz etti. Daha da önemlisi, bu renklere
verilen duygusal tepkilerin analizini de yaparak moda
endüstrisinin renk paleti seçimine katkıda bulundu.
Kim, Ne, Nerede
SAP, ABD’de Oscar modasına en fazla ilgi gösteren
eyaletleri analiz etti. Böylece moda markaları için, küresel
üretimin dışında, sağlam verilere dayanarak bölgesel
üretim, pazarlama ve tasarım yapma imkanı doğdu.
Ve Kazanan
Renkler, önemli anlar, kişiler derken, bir de tablonun geneline
bakmak gerekiyor elbette. SAP’nin analizlerine göre sosyal medya
kullanıcıları 2014 Oscar Ödül Töreni’ni 2013 yılına kıyasla daha çok
sevdi.
Peki bütün bunları bilmek modacılara ve markalara ne kazandırır?
Her endüstri gibi, moda endüstrisi de tüketicilerin olumlu tepkileriyle
var olabilir. Dolayısıyla hangi rengin, modelin, kesimin, aksesuarın
beğenildiğini bilmek, modacıları tüketiciye bir adım daha yaklaştırır.
Böylece yeni sezon planlamaları, uluslararası markalar için bölgesel
yapılanmalar, sosyal medya çalışmaları, üretim takvimleri ve
kapasiteleri bu doğrultuda şekillendirilebilir.
37
PORTRE.................................................................................................................................................................................................
“BİLİŞİMİN, EKONOMİK BÜYÜMEDE
VERİMLİLİĞİ ARTIRAN BİR KALDIRAÇ
ETKİSİ VAR”
200’e yakın kurumsal üyesiyle Türkiye’de bilgi teknolojileri ve telekomünikasyon
sektörlerinin en büyük ve köklü sivil toplum örgütlerinden biri olan TÜBİSAD,
sektörün, dolayısıyla da ülkenin teknolojik gelişiminde öncü rol oynuyor.
TÜBİSAD; e-dönüşüm farkındalığının yeniden canlandırılması, bilişimin stratejik
olarak desteklenen sektörler arasına girmesi, eğitim programlarında bilişimin
yerinin güçlendirilmesi, üniversite ve sektör ortak çalışmalarının artırılması,
üyelerinin gelişimi için uygun bir ticari ortam yaratılması ve hükümet ile iş
dünyası arasında bağlantıların sağlıklı sürdürülmesi hedeflerini benimsiyor.
Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD),
1979 yılında servis büro hizmetleri
sunan şirketlerin oluşturduğu bir çatı
örgüt olarak kuruldu. O dönemden
bu yana sürekli gelişen ve dönüşen
bilgi teknolojileri sektörüyle birlikte
TÜBİSAD da büyüdü ve etkisini artırdı.
Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kemal
Cılız, bugün 200’e yakın kurumsal
üyesi ile yıllık 40 milyar dolarlık ticaret
hacmini yöneten TÜBİSAD’ın kuruluş
öyküsünü, hedeflerini ve çalışmalarını
SAP Forum okurları ile paylaştı.
TÜBİSAD’ın kuruluş öyküsünü anlatır
mısınız? Neden böyle bir derneğe
ihtiyaç duyuldu?
Geçmişi 1979 senesinde dayanan
TÜBİSAD, bilişim sektörünün en eski
sivil toplum kuruluşlardan bir tanesi.
Derneğimiz, o dönemde servis büro
hizmetleri alanında faaliyet gösteren
şirketleri bir araya getiren bir çatı
örgüt olarak kuruldu. O yıllarda kişisel
bilgisayarlar, şirket bilgisayarları, sistem
odaları gibi teknolojik cihazlar ve
sistemler yoktu çünkü cihazlar hem çok
pahalıydı hem de fiziksel olarak önemli
bir alanı kaplıyordu. Bunun yerine,
bilgisayarlar merkezi bir ortamda
tutuluyor; şirketler de bilgi teknolojileri
ihtiyaçlarını dış kaynak hizmeti alarak
karşılıyordu. TÜBİSAD’ın kuruluşundaki
“servis büro hizmetleri” de bu anlamda
kullanılıyordu. Daha sonra, 1980’lerin
başında derneğin ismi değişerek Bilişim
Sanayicileri Derneği oldu. Derneğimiz
başlangıçta servis sektöründe, daha
sonra tüm bilişim sektöründe faaliyet
gösteren yerli ve yabancı şirketleri
bünyesine alarak yoluna devam etti.
2000 yılından itibaren Türkiye’de bilişim
ve telekomünikasyon sektörlerinin
yakınlaşmasıyla (yakınsama) birlikte
TÜBİSAD da büyüme sürecine girdi.
Derneğimiz kapsadığı şirketlerin
büyüklüklerinin toplamı açısından
sektördeki en büyük örgüt
konumunda. Elbette bunda özellikle
son 3-4 yıldır yeni medya ve elektronik
ticaret şirketlerinin katılımının da
önemli payı bulunuyor.
38
...............................................................................................................................................................................................................................
Bilişim sektörünün genel durumu
hakkında bilgi verir misiniz? 2014-2015
rakamlarına ilişkin öngörülerinizi de
alabilir miyiz?
TÜBİSAD olarak 3 yıldır önemli bir
araştırma projesi yürütüyoruz. Bu
proje çerçevesinde Türkiye’deki
bilişim sektörünün hacmine ve
potansiyeline ilişkin araştırmalar
yapıyor, bu araştırmaların sonuçlarını
da kamuoyuyla paylaşıyoruz. 2013
yılının araştırma sonuçları çok kısa süre
sonra yayınlanacak ama 2012 tablosu
şöyle oldu: 2012 yılında bilişim sektörü,
Türkiye ortalamasının üzerinde büyüme
göstererek 21 milyarlık e-ticaret pazarı
ile birlikte toplam 78,24 milyar TL’ye
ulaştı. TÜBİSAD olarak bilişim hizmetleri
(donanım, yazılım ve hizmet), bileşenler
ve telekomünikasyon hizmetlerinin
tamamını temsil ettiğimiz için, sektörel
verilerimiz de bu alanların tamamını
kapsıyor. 2014-2015 rakamlarına ilişkin
öngörülerde bulunmak çok kolay değil.
Sektörümüz ithalata dayalı olduğu
için dövizdeki oynamalar doğrudan
etki yaratıyor. Buradaki en büyük
sorun da aslında ithalata bağımlılık
durumu. Türkiye’de ne yazık ki katma
değerli hizmetler, yani yazılım ve
servisler sektörde küçük bir paya
sahip (yüzde 25-30 civarında). Oysa
bu tabloyu tamamen tersine çevirmek
gerekiyor. Sektör ne kadar büyük
olursa olsun, içindeki katma değer ve
servis düşük olunca ve sistem ithalata
dönük olunca rakamsal olarak istenen
verimi alamıyoruz. Telekomünikasyon
tarafında ise pazarın doyma noktasına
ulaşması söz konusu. Dolayısıyla
ciddi bir büyüme beklenmiyor. Genel
anlamda bilgi teknolojileri sektöründe
yılda yüzde 6-8, telekomünikasyonda
ise yüzde 3-5 arasında büyüme
gözlemleniyor.
Türkiye’de işletmelerin bilişim
teknolojilerine bakışı hakkında neler
düşünüyorsunuz? Bilişimden en fazla
yararlanan, yeniliğe en açık sektörler
hangileri?
Bilişimden her sektör ciddi anlamda
faydalanabilir. Bilişimin, ekonomik
büyümede verimliliği artıran bir
kaldıraç etkisi var. Sağlıktan üretim
sektörüne, eğitimden kimyaya kadar
her sektörün olmazsa olmaz bir parçası
bilişim. Tüm sektörlere dokunuyor,
tüm sektörlerde verimliliği ve
işgücünün etkinliğini artırıyor. Gerek
özel sektör firmaları gerekse kamu
sektöründeki kuruluşlar bilişimi kendi
iş süreçlerine ne kadar etkin şekilde
uygulayabilirlerse, kendi büyüme
süreçleri de o kadar çok güçleniyor.
Türkiye’de özellikle bankacılık-finans ve
telekomünikasyon sektörleri bilişime
önemli düzeyde yatırım yapıyor. Son
dönemde sağlık sektörü ve kamu da
ciddi yatırımlar yapıyor.
Bilişim firmalarının yeni teknolojileri
benimseme ve uygulama konusundaki
performansını nasıl buluyorsunuz?
Türkiye genelinde hangi noktadayız?
Pazar verilerinin çıktısı şu: Halen
üretici değil, tüketici konumundayız
bilişim sektöründe. Sektörde
donanımın payı yüzde 70’lerde,
yazılım ve servislerin payı ise yüzde 30
civarında. Gelişmiş ülkelerde yazılım
ve servislerin, yani katma değerli
hizmetlerin payı neredeyse yüzde
50. Yukarıda da belirttiğim gibi, hem
şirketlerin hem de ülkenin ekonomik
verimliliğini artırabilmesi için bilişimi
kullanması lazım ama bilişimi sadece
tüketici olarak değil, üretici olarak
da konumlandırmalıyız. Bu anlamda
ülkemizde olumlu bir değişim
başladı. Özellikle orta ve büyük ölçekli
işletmelerde dış kaynak kullanımı
sektörün gelişimini sağlıyor.
Sizce son dönemde dünya genelinde
bilişim teknolojilerinde yaşanan en
önemli gelişmeler neler?
Bilgi teknolojileri çok hızlı değişiyor,
farklılıklar gösteriyor. Veri iletişim
hızları artıyor. Telekomünikasyon
hizmetlerinin gelişmesi ve veri
39
PORTRE.................................................................................................................................................................................................
iletişiminin hızlanması, elektronik
sanayiindeki Ar-Ge ve inovasyonla da
paralel olarak ilerliyor. Hızlı değişimle
beraber, eskiden çok standart olan
işlevler farklı boyutlara dönüşüyor.
Bunlardan biri de bulut teknolojisi.
Aslında konsept yeni değil. 1970’lerde
de şirketler bilgisayar hizmetini
dışarıdan kiralıyordu çünkü sahip
olma maliyeti çok yüksekti. Bulut da
aynı mantıkla çalışıyor aslında. En
büyük avantajı, maliyetlerde ortaya
çıkıyor. Bulut sayesinde artık her
çalışanın masasında çok güçlü bir PC
olmak zorunda değil. Klasik bir tablet
bilgisayar yeterli oluyor. Bulutun
getirdiği avantajlarla ölçeklenebilirlik
sağlanıyor. Çok uygun maliyetlerle
çok etkin hizmet alınabiliyor. Bu da
şirketlerin rekabet gücünü artırıyor.
Ama bulut bilişimde güvenlik çok
önemli bir konu. Hizmetin hızlı ve
efektif kullanılabilmesi için kesintisiz
telekomünikasyon hizmeti gerekiyor.
Bu risklerin mutlaka öngörülmesi ve
proaktif hareket edilmesi şart.
Türkiye bulutta ve diğer yeni
teknolojilerde ne durumda?
TÜBİSAD olarak görüşümüz
Türkiye’nin belli alanlarda kendini
ön plana çıkarabileceği yönünde.
Yazılımda kendini geliştirebilir,
bulutta geliştirebilir. Türkiye kendine
bir uzmanlık alanı yaratabilirse,
bölgesel anlamda da odak nokta
olabilir. Tıpkı uluslararası havacılıkta
bir ulaşım koridoru olduğu gibi,
telekomünikasyon ve bilişimde
de bu görevi üstlenerek bulut ve
telekomünikasyon hizmetlerini
bölgeye verebilir. Bu sayede ihracat
imkanı doğacaktır. Ama öncelikle
kişisel verilerin saklanması ve veri
güvenliği konusunda uluslararası
standartlara ulaşılması gerekiyor. Bu
konuda TÜBİSAD olarak bizim de
çalışmalarımız var. Kişisel verilerin
korunmasıyla alakalı yasanın bir an
önce çıkması için Ankara ile gerekli
temasları sürdürüyoruz.
TÜBİSAD’ın bilgi teknolojilerindeki
yenilikleri yaygınlaştırma konusundaki
diğer çalışmaları nelerdir?
TÜBİSAD bünyesinde 10 ayrı
komisyonumuz var: Bilgi Merkezi,
Telekomünikasyon, Yazılım, Yeni
Medya ve e-Ticaret, Bilgi Teknolojileri
Servis ve CIO, Eğitim ve İş Gücü,
Girişim Sermayesi ve Kurumsal
40
Finansman, Mevzuat ve Politikalar,
Kurumsal İletişim ve Üye İlişkileri ve Dış
İlişkiler Komisyonları. Bu komisyonlar,
Türkiye’yi ilgilendiren ana konularda
çalışmalar yapıyor.
Telekomünikasyon Komisyonumuzda
sektörü ilgilendiren problemler,
gelişme konusunda atılacak adımlar
konusunda çalışmalar yapılıyor
ve Ankara’yla yönetsel konularda
temaslarda bulunuluyor. Mevzuat ve
Politikalar Komisyonu mevzuatların
oluşması, yasal engellerin kaldırılması,
sektörün önünün açılması, ithalatihracat konuları ve özel verilerin
korunması alanlarında çalışmalar
yapıyor.
Bilgi Merkezi Komisyonu pazar
verilerini araştırıyor, pazarın
büyüklüğünü kamuoyuyla paylaşıyor.
Düzenli yapılan araştırmalarımız da
bu komisyon tarafından yürütülüyor.
Bir diğer komisyonumuz olan Yazılım
Komisyonu Türkiye’de yazılımla
alakalı ihtiyaçlara ve ilgili mevzuatlara
odaklanıyor.
Yeni Medya ve e-Ticaret Komisyonu
özellikle son 4-5 senedir daha fazla
üyeden oluşuyor. Bu komisyonun
yaptığı çalışmalar da özellikle
e-ticaret konusunda Türkiye’deki
ivmelenmeyi, büyümeyi, yaşanan
problemleri, pazarın daha rekabetçi
hale getirilmesini ve standartların
oluşturulmasını kapsıyor.
Bilgi Teknolojileri Komisyonu servis
kalitesinin, katma değerli servis
bacağının artması yönünde çalışmalar
yapıyor. Bilgi-iletişim sektöründeki
hizmetlerin standartlaşmasına yönelik
çalışmalar da bu komisyondan çıkıyor.
Çünkü her sektörün çatı örgütleri
belli standartlar koyar. Ama bilişimde
maalesef böyle standartlar yok. Oysa
bu, sağlıklı büyüme açısından büyük
önem taşıyor. Bilişim hizmetleri
veren, bu yönde çeşitli ihalelere
giren şirketlerin belli bir yetkinliğe
ve standarda ulaşması lazım. Hizmet
sektöründe standartların etkin şekilde
oluşturulması zor bir süreç aslında.
Bu dinamik sektörde belli standartları
koyup, o standartlarda hizmet verecek
şirketleri belirlemek kolay değil
çünkü bir yandan da açık rekabet
koşulu var. Biz TÜBİSAD olarak, kendi
içimizde standartlarımızı oluşturmaya,
hizmet veren şirketlerle ilgili belli
bir puanlama sistemi kurulmasına
çalışıyoruz. Böylece her şirketin
hizmet kalitesi, kimliği belli olacak.
Hizmet almak isteyenler, bu listeden
faydalanabilecek.
Dış İlişkiler Komisyonumuz, hem
Türkiye’ye gelmek isteyen yabancı
Prof. Dr. Kemal Cılız kimdir?
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği mezunu olan
Prof. Dr. Kemal Cılız, ABD’de Syracuse Üniversitesi’nden aynı alanda yüksek
lisans ve doktora derecelerini aldı. ABD’de Yale Üniversitesi’nde Finans ve
Ekonomi yüksek lisans derecesi de alan Prof. Dr. Cılız, 1989-1990 yılları arasında
New York’ta sistem mühendisi olarak görev yaptı. 1991’de Türkiye’ye döndükten
sonra Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde Doçent
olarak çalışmaya başladı, 2004 senesinde Profesör unvanını aldı. 1992’den
itibaren Türkiye’de bilgi teknolojileri, otomasyon ve telekomünikasyon
sektöründe faaliyet gösteren firmalara danışmanlık yaptı. 1993-1994 arasında
ABD’de University of California, Berkeley ve Yale’de araştırmacı olarak çalıştı.
Prof. Dr. Cılız, Türkiye’de dijital imzaların sertifikalandırılmasına yönelik ilk
özel şirket olan Tursign AŞ de dahil olmak üzere çeşitli bilişim şirketlerinde
kurucu ortak oldu. 1997-2000 seneleri arasında Global One Türkiye’nin
kurulum sürecinde çalıştı ve 2000-2002 seneleri arasında kurucu ortağı olduğu
Comnet AŞ’de Genel Müdür olarak görev yaptı. Prof. Dr. Cılız’ın uluslararası
konferanslarda sunulmuş bilgi teknolojileri, otomasyon sistemleri ve ağ/bilgi
güvenliği bildirileri ve yabancı dergilerde yayınlanmış makaleleri mevcuttur.
TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Kemal Cılız aynı zamanda
Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu üyesi ve IEEE Senior üyesidir. Prof. Dr. Cılız,
kurucu ortağı olduğu Infonet’te Yönetim Kurulu Başkanlığını sürdürmekte ve
Boğaziçi Üniversitesi’nde çalışmalarına devam etmektedir.
...............................................................................................................................................................................................................................
şirketler hem de yurtdışına
açılmaya çalışan Türk şirketlerle
ilgili çalışmalar yapıyor. DEİK Dış
İlişkiler Komisyonu’nun kurucu
üyesi olarak görev yapıyoruz. Ayrıca
DEİK’te bir bilişim konseyi oluşturma
çalışmalarına da başladık. Eğitim ve İş
Gücü Komisyonu, bilişim eğitiminin
ortaöğretim müfredatına girmesi için
çaba gösteriyor ve bu süreçte İşkur’la
sürekli temas halinde bulunuyor.
TÜBİSAD olarak yaptığımız bütün
çalışmalarda hedefimiz, Türkiye’nin
kalkınmasında bilişim ve iletişim
teknolojileri sektörünün önemli bir
alt sektör olarak konumlandırılmasını
ve üyemiz olan işletmelerin rekabetçi,
sağlıklı bir ortamda büyümesini
sağlamak. Aynı zamanda da ülke
ekonomisine katkı sağlayabilmek.
Türkiye’de inovasyon kavramının
yeterince anlaşıldığını/benimsendiğini
düşünüyor musunuz?
Aslında inovasyonu sadece bilişim
için konumlandırmamak lazım. Her
sektör için olmazsa olmaz bir kavram
inovasyon, çünkü beraberinde
verimlilik artışı getiriyor. Her ülke ciddi
bir ekonomik büyüme yakalamaya
çalışıyor. Temel büyümenin ana
girdileri ise sermaye ve işgücü.
Ama sadece sermaye ve nüfus
yeterliliğiyle belli bir noktaya kadar
gelebiliyorsunuz. Sürdürülebilir
kalkınma için verimlilik çarpan etkisi
gerekiyor. Teknoloji ve inovasyon,
bunun en önemli girdisi. Bilişim ve
iletişim teknolojileri tüm sektörlerde
bu verimliliği artıran bir katalizör
görevi üstleniyor. Sağlık, kimya, tekstil
gibi diğer tüm sektörlerde de ArGe’ye yatırımla inovatif süreçler elde
edilebilir. Türkiye de bu konuda yol
katetmek zorunda. Singapur ve Kore
gibi, 1950-60’larda ekonomik açıdan
Türkiye’yle benzer, hatta Türkiye’den
çok daha kötü durumda olan ülkeler,
son 20-30 senede Ar-Ge ve inovasyona
yatırım yaparak gelişti. Teknoloji,
inovasyon ve Ar-Ge olmadan uzun
vadeli kalkınma yakalamak imkansız.
Dolayısıyla hem özel sektörün hem
de kamunun Ar-Ge’ye daha fazla pay
ayırması gerekiyor.
Sizce inovasyon konusundaki
avantajlarımız ve dezavantajlarımız
nelerdir?
Türkiye’de genç nüfus var ama
eğitim çok önemli bir parametre.
Genç nüfusun katma değerli
hizmetlerde istihdam edilmesi için
iyi bir eğitimden geçmesi gerekiyor.
Özellikle teknoloji eğitimi verilmeli;
gençler bilişim konusunda yetkin
olmalı. Fatih Projesi’ni bu anlamda
çok önemsiyoruz. Bu proje, eğitimde
paradigma değişimi demek. Biz
tüketen kullanıcı istemiyoruz, üreten
nesil istiyoruz. Projede elbette
eksiklikler, bazı yönetimsel sorunlar var
ama vizyonun oluşması, bu ebatta bir
sermayenin eğitime aktarılıyor olması
çok önemli.
SAP İnovasyon Merkezi’nin
Türkiye’ye ne gibi katkıları olacağını
düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin yerli katma değere ihtiyacı
var. Sektörün problemi büyüklük değil.
40 milyar dolara yakın bir büyüklükten
bahsediyoruz . Bunun önemli bir
kısmı telekomünikasyondan, 10
milyar dolara yakın kısmı da bilişim
hizmetlerinden geliyor. Ama sorun,
inovasyona, Ar-Ge’ye dayalı servis ve
hizmet komponentinin az olması. Bu
da bize, inovasyona dayalı girişimleri
desteklemek gerektiğini gösteriyor.
SAP İnovasyon Merkezi’nin ve başka
yabancı şirketlerin Ar-Ge birimlerinin
Türkiye’ye gelmesini TÜBİSAD olarak
yürekten destekliyoruz. Özellikle,
üyemiz olan yabancı şirketlerin
Türkiye’ye gelip yatırım yapmalarını,
Türkiye’deki yetenekli ve genç insan
gücünü verimli kullanıp Ar-Ge ve
inovasyon faaliyetlerini buradan
yürütmelerini memnuniyetle
karşılıyoruz.
41
HAYATIN İÇİNDEN................................................................................................................................................................................
SAP LUMIRA İLE 2014 DÜNYA
KUPASI’NA FARKLI BİR BAKIŞ
Haziran ayında 2014 FIFA Dünya Kupası başlayacak. Brezilya’da yapılacak
maçlar, futbolseverlerde büyük heyecan yaratacak. Siz de Dünya Kupası
hakkında çok şey biliyor olabilirsiniz. Ama bu bilgileri grafik öğelerle
görselleştirerek paylaşmaya ne dersiniz?
2014 yılının Haziran ayında futbol
günlük yaşamımızın bir parçası olacak.
Brezilya’da gerçekleşecek olan 2014
FIFA Dünya Kupası maçlarını izlerken
ailenizi ve arkadaşlarınızı futbol bilginiz
ve analiz yeteneğinizle etkilemek ister
misiniz? Bunun için tek ihtiyacınız olan
şey rakamsal veriler ve SAP Lumira.
1930’dan bu yana tüm Dünya Kupası
karşılaşmalarının verilerini, bilgi
paylaşımını kolaylaştıran analizler
sunma konusunda uzmanlaşan SAP
Lumira sistemine girdik ve 2014 Çeyrek
Finali, Yarı Finali ve Finali ile ilgili görsel
analizler istedik.
Ama öncelikle Dünya Kupası’yla
ilgili dikkat çekici bilgileri sizlerle
de paylaşalım: 1930’dan bu yana
42
Dünya Kupası’nın yıldızının Brezilya
olduğunu söyleyebiliriz. Brezilya Milli
Takımı tam 5 kez şampiyon oldu, diğer
bütün takımlardan daha fazla gol attı
(210 gol) ve en çok sayıda galibiyeti
kazandı (67 maç). Bu istatistiklere
2014 Dünya Kupası’nın Brezilya’da
yapılacağı gerçeğini ve Brezilya’nın
2010 Şampiyonu İspanya’yı yakın
zamanda devirdiğini eklersek, 2014
Şampiyonu’nun Brezilya olacağını
söyleyebiliriz. Ama yine de acele
etmeyelim, verileri incelemeyi
sürdürelim.
Brezilya ya da İspanya takımlarından
herhangi biri Almanya, İtalya veya
İngiltere’yle karşı karşıya gelirse, maçın
beraberlikle sonuçlanma ihtimali
yüksek. Almanya tam 21 beraberlikle
bu alanda liderliği elinde bulunduruyor.
İtalya 20 beraberlikle ikinci, İngiltere 18
beraberlikle üçüncü sırada.
Almanya özellikle uzak mesafeden
şutlarda çok deneyimli. Almanya Milli
Takımı kale alanının dışından tam 165
şut atmış. Almanya ayrıca kale sahası
içinde diğer bütün takımlardan daha
çok sayıda şuta sahip (310). Üstelik
diğer bütün takımlardan daha çok
sayıda Dünya Kupası maçına çıkmış
(99 maç). Bu rakam şu anlama geliyor:
Çeyrek ya da yarı final deneyimleri çok.
Almanya Milli Takımı korner atışlarında
da Kupa lideri (126 köşe vuruşu).
İspanya özellikle penaltılarda çok
başarılı bir takım. Bugüne dek tek
maçta kaydedilmiş en çok penaltı golü
İspanya’ya ait: Tam 14 gol!
Meksika ise sıralamanın diğer ucunda
bulunuyor: Dünya Kupalarında diğer
bütün takımlardan daha çok maç
kaybetti (22 maç).
...............................................................................................................................................................................................................................
SAP Lumira ile
Çeyrek ve yarı finaller
Sadece 1930’dan bu yana toplanan
verilere dayanarak, 2014 Dünya
Kupası’nın 8 çeyrek finalistini
belirlemeye çalışalım. Bunu yaparken
toplam gol sayısını, kazanılan maç
sayısını ve şampiyonluk sayısını SAP
Lumira uygulamasına girelim. Bu
durumda karşımıza şöyle bir tablo
çıkıyor:
• Brezilya
• Almanya
•
•
•
•
•
•
İtalya
Arjantin
Fransa
İspanya
Uruguay
Hollanda, Macaristan ve İsveç
Bu çeyrek finalistler arasından şimdi
de aynı yöntemle yarı finalistleri
belirleyelim:
• Brezilya
• Almanya
• B
üyük ya da küçük tüm
verilerinizi birbirine bağlayın
ve farklı kaynakları aynı tablo
içinde değerlendirin
• Çok kısa süre içinde çevik ve
sezgisel veri görselleştirme
imkanı elde edin
• İnteraktif haritalar ve coğrafi
konum bilgileri sayesinde
verilerinizin “yerini” belirleyin
• Akıllı görsel analiz araçlarıyla
karar alma süreçlerinizi
hızlandırın
• Mobil cihazlar üzerinde de
görsel paylaşımıyla hızla
harekete geçin
• İtalya
• Arjantin
Şimdi tek yapmamız gereken,
koltuklarımıza oturup maçların keyfini
çıkarmak. Bakalım sonuçlar bizi
doğrulayacak mı?
Verileri hayata geçirmenin yolu: SAP Lumira
Veriler, kağıt üzerinde pek anlamlı olmayabilir. Ama bir
grafiğe dönüştürüldüğünde bambaşka bir tablo çıkabilir
karşımıza. Verileri daha anlamlı hale getirmek için SAP
Lumira’nın müthiş görselleştirme ve analiz becerilerinden
yararlanabiliriz. SAP Lumira, kullanımı son derece kolay
bir veri görselleştirme yazılımı. Sadece birkaç tuşa basarak
farklı kaynaklardan gelen verileri bir araya getirip grafiklere
dökmek mümkün oluyor. Böylece eldeki tüm veriler tek bir
noktada toplanıyor ve büyük resmi görmek kolaylaşıyor.
SAP Lumira’nın sürükle-bırak arayüz uygulaması sayesinde
projeler, iş süreçleri analizi, ilerleme raporları gibi pek çok
kurumsal iş yükü hafifletiliyor.
43
HABERLER...........................................................................................................................................................................................
SAP’DEN EN BAŞARILI İŞ ORTAKLARINA
ÖDÜL: 2014 SAP PINNACLE AWARDS
SAP, inovasyona ve müşterilerinin
başarılı operasyonlarına katkıda
bulunan iş ortaklarını ödüllendirdiği
2014 SAP Pinnacle Awards
kazananlarını açıkladı. Yıllık olarak
en iyi iş ortaklarına takdim edilen
ödüllerde temel kriterler; SAP ile
işbirliğini ve ortak projeleri sürekli
olarak geliştirerek müşterilerin daha
iyi çalışmalarına katkı sağlamak ve
başarılarını artırmak.
2014 SAP Pinnacle Ödülleri’nin
21 kategoride seçilen finalist ve
kazananları, aşağıdaki beş ana başlık
kapsamında saha yorumları, müşteri
geri bildirimleri ve performans
göstergelerine göre belirlendi:
• Run Together: Beş ana pazar
kategorisinde müşterilerin iş
süreçlerinde istisnai bir etki yaratmak
üzere SAP ile birlikte inovasyon
çalışmaları yapan beş iş ortağı
• Run Further: SAP’nin pazardaki
varlığını yaygınlaştırmasına katkıda
bulunan, farklı endüstrilerdeki ve
coğrafyalardaki müşterilerine daha
fazla değer ve uzmanlık sunan on
SAP iş ortağı
• Run Clever: SAP yazılımlarının hem
şirket bünyesinde hem de bulutta
birinci sınıf uygulamalarına imza atan
dört SAP iş ortağı
• Run Sustainably: Sürdürülebilirlik
çözümleri geliştirme konusunda
dikkat çekici çalışmalar yapan bir SAP
iş ortağı
• Customers’ Choice: İlk kez 2014
yılında hayata geçen ve müşterilerin
belirlediği adayların yarıştığı
bu kategoride, çarpıcı sonuçlar
sunmaya ve müşterilerin en yenilikçi
çözümlerle işlerini dönüştürmelerine
yardımcı olmaya odaklanmış bir SAP
iş ortağı ödüllendiriliyor.
ACRON 2014 PROJELERİNİ HIZLA
HAYATA GEÇİRİYOR
Farklı sektörlerin bilişim alanındaki
ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik
danışmanlık servisleri sunan ACRON,
2014 yılı projelerini farklı sektörlerden
önemli aktörlerle birlikte canlı kullanıma
geçirmeyi sürdürüyor. Perakende
sektöründe, marketler zinciri A101’in,
“Gelir, Gider, Yatırım ve Kredi Finansman
Planlaması” süreçlerini içeren, bütçe
yapısı ve mali tabloların SAP Bütçe
Planlama Sistemi üzerinde uygulanma
çalışması ACRON tarafından hayata
geçirildi. Nisan 2013’te start verilen
proje, Aralık 2013’te canlı kullanıma
geçerken, Mart 2014’te iyileştirmeleri
yapılarak finalize edildi.
Haziran 2013’te başlayan Polat Grup
Redüktör Kurumsal Kaynak Projesi,
kavramsal tasarım çalışmasının
sonrasında gerçekleştirme ve
geliştirme fazlarıyla hayata geçirildi.
44
Yoğun bir ana veri hazırlık çalışması ve
entegrasyon testlerinin ardından canlı
geçiş hazırlıkları tamamlanan proje
Mart 2014’te başarıyla canlı kullanıma
alındı. Proje kapsamında SAP CO,
FI, MM, QM, PP ve SD modülleri ile
ihtiyaç duyulan noktalarda gerekli
geliştirmeler devreye alındı.
Elginkan Grubu şirketleri SAP projesi ise
Elba, Odöksan, Elsan ve Elginkan Vakfı
şirketleri ile gerçekleştirildi. Proje, 77
danışmanın katkısı ile 890 adam/günlük
çalışma ile hayata geçirildi. Proje, 1
Ocak 2014 tarihinde uygulamaya alınan
e-fatura uygulamasına da başarıyla
yetiştirildi. Ana proje, 3 alt proje olarak
planlandı. ERP ECC, HR ve BW/BO. ERP
ECC modülleri canlı kullanıma alındı. HR
ve BW/BO alt projelerinin de aşamalı
olarak Temmuz 2014 başına kadar
kullanıma alınması hedefleniyor.
WAVIN TR-PİLSA, WAVIN
GRUP SAP ROLL-OUT
PROJESİNİ REKOR
SÜREDE BAŞARIYLA
TAMAMLADI
İnşaat, üstyapı ve altyapıya yönelik olarak plastik
boru ve ek parça sistem ve çözümleri sunan
Wavin TR/Pilsa, bağlı bulunduğu Mexichem Grup
ile ortak bir zemin oluşturmak üzere, BİMSA
danışmanlığında SAP ERP çözümünü uygulamaya
koydu. 1 Eylül 2013’te start verilen projede,
Wavin’in merkez BT ekibinden 7, BİMSA’dan 7,
Wavin TR/Pilsa’dan ise 32 kişi olmak üzere, toplam
46 kişilik bir ekiple çalışmalar başlatıldı. Wavin
Grup SAP (Roll-Out) projesi; Tasarım ve Kurulum,
Test, Uygulamaya Geçiş olmak üzere üç faz halinde
gerçekleştirildi.
Planlandığı şekilde, 1 Mart 2014’te, yani 6 ay
gibi rekor sürede canlı kullanıma geçen projeyle,
önceki yapıya kıyasla daha üst düzeyde sistem
güvenliği elde edildi. SAP ERP çözümleriyle, Wavin
TR/Pilsa bünyesindeki süreçler arasında güçlü
bir entegrasyon ve departmanlar arasında etkili
iletişim sağlandı. İletişimin güçlenmesinin doğal
bir sonucu olarak da şirket içinde sinerji arttı.
EWE TÜRKİYE
HOLDİNG’DE IBBS
DANIŞMANLIĞINDA SAP
BPC PROJESİ BAŞLADI
IBSS Danışmanlık, farklı sektörlerden firmalara SAP
çözümlerinin uygulanma süreçlerinde danışmanlık
hizmetleri vermeye devam ediyor. IBSS’in en
yeni projelerinden biri, EWE Türkiye Holding ile
gerçekleştirilecek SAP BPC (Bütçe Planlama ve
Konsolidasyon) uygulaması. 9000’in üzerinde
çalışanı ve 8 milyar Euro’nun üzerinde cirosu ile
Almanya’nın en büyük enerji şirketlerinden biri
olan EWE AG, 2007 yılından bu yana Türkiye
pazarında, yüzde 100 iştiraki olduğu EWE Türkiye
Holding çatısı altında faaliyet gösteriyor. SAP
BPC Projesi kapsamında, EWE Türkiye Holding’in
Enervis, Bursagaz ve Kayserigaz şirketlerinde
bütçe planlama ve konsolidasyon süreçleri tek bir
sistemde gerçekleştirilecek. IBSS danışmanlığında
gerçekleşecek proje, enerji dağıtım sektöründeki
ilk bütçe planlama ve konsolidasyon projesi
olacak. Projede standart bütçeleme süreçleri
ve ekranlarına ek olarak enerji sektörüne özel
abonelik, tahakkuk, sayaç okuma süreçleri için
kolay kullanılabilir, sektör ihtiyaçlarına cevap
veren ve EPDK mevzuatına paralel geliştirmeler
yapılacak.
SAP BULUT VE
İŞ ÇÖZÜMLERİ ZİRVESİ
Mobil, bellek içi teknoloji ve bulut bilişim ile
hızla gelişen teknolojiden yararlanmanızı
sağlayan iş uygulamaları, size kesintisiz
inovasyon sunuyor.
Bulut çözümlerinde en hızlı büyüyen teknoloji
şirketi ünvanını taşıyan SAP, Bulut ve İş
Çözümleri Zirvesi’nde her türden ihtiyaç için
tasarlanmış bir kullanıcı deneyimi sunuyor.
Otuzun üzerinde sunum, canlı demolar ve
müşteri başarı hikayeleri ile dünyadaki son
gelişmelerin stratejiniz ile nasıl entegre
olabileceğini incelemek için, iş dünyasının
liderlerini buluşturan SAP Bulut ve İş
Çözümleri Zirvesi’ni kaçırmayın.
PROGRAM ve
DETAYLAR İÇİN
www.sap.com.tr/sapzirve
PLATİN SPONSOR
ALTIN SPONSOR
GÜMÜŞ SPONSORLAR
İNOVASYON SPONSORU
Proje Yönetimi ve
Proje Finansallarının
tüm iş süreçlerinizle
entegrasyonunda
yenilikçi çözüm:
SAP CPM
Çözümevi uzman ve
deneyimli ekibi ile
İnşaat ve Taahhüt
sektörüne yenilikleri
getiriyor.
R
G
B
C M Y K
R
G
B
C M Y K
182
35
53
16 92 73 4
2
122
146
86 29 31 1
Askent Sokak Kosifler İş Merkezi
A Blok No:3/A Kat:5 İçerenköy, Ataşehir-İstanbul
+90 216 467 14 58
+90 216 302 85 83
[email protected]
Download

DÖNÜŞÜM - SAP Forum