SAYI 4 / 2012
REKABETTE YENİ FIRSAT:
MOBİLİTE
SAP TEKNOLOJİ ÇÖZÜMLERİ İLE
DAHA VERİMLİ VE YENİLİKÇİ
KURUMLAR
BAŞARI ÖYKÜSÜ:
ŞİŞECAM'DA
İNSAN KAYNAKLARI SÜREÇLERİ
AKBANK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
TURGUT GÜNEY: KURUMDA
BÜTÜNSEL VİZYON GEREKLİ
........................................................................................................................................................................... ÖNSÖZ
Hızlı olan kazanır!
Zirvede kalmak için hızlı olmak
gerekiyor. Başta kurumsal iş
uygulamaları olmak üzere, pek çok
alanda kurumların öncelikli ihtiyacı
daha “hızlı” olmak, verilere daha “hızlı”
ulaşmak, daha “hızlı” karar vermek,
projeleri daha “hızlı” tamamlamak…
SAP olarak sunduğumuz veritabanı ve
teknoloji portföyü, devrim niteliği
taşıyan SAP HANA platformunun da
gücünü arkasına alarak veri depolama
ve analiz işlemlerini yüzlerce kat
hızlandırıyor. İşlenen bu verinin
raporlaması ve hareket halindeyken
görüntülenmesi ise masaüstü
bilgisayarlarda kullanılan
uygulamaların mobil cihazlara
mükemmel biçimde adaptasyonuyla
mümkün oluyor.
Mobilite trendindeki öncülüğümüzle
Sybase gibi stratejik alımlar
gerçekleştirirken, ürün portföyümüzü
de sayıları her geçen gün artan “iş
tabletlerine” ve “iş telefonlarına”
başarılı biçimde taşıyoruz. SAP Store
platformuyla uyumlu mobil uygulama
ağımızı daha da genişleterek
müşterilerimizin doğru mobil
stratejileri oluşturabilmesine rehberlik
ediyoruz. Gerçekçi verilere dayanan
rapor ve analizleri hareket
halindeyken mobil cihazlarından
görüntüleme olanağına kavuşan karar
alma mekanizmaları, çok daha hızlı ve
gerçekçi adımlar atabiliyor. Bu da
kurumların rekabette farklılaşarak
kârlılıklarını artırmaları için önemli bir
fırsat sunuyor.
müşterimize kurulumu sadece birkaç
hafta sürüyor. Üstelik bu kurulum,
ölçeklenebilir özelliği sayesinde
gelecekte yapılacak genişlemeler için
de güçlü bir temel niteliği taşıyor.
Müşterilerimiz, sonrasında SAP olarak
bizim ve geniş iş ortağı
ekosistemimizin farklı kurulum,
barındırma ve finansman
seçeneklerinden dilediklerini tercih
etme imkanına sahip oluyor.
İş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü
ilişkiler, SAP Secure Success
inisiyatifini de bir adım öteye, daha
“hızlı” bir geleceğe taşıyor. 2013 yılı
itibarıyla Türkiye’deki ekosistemin de
dahil olacağı SAP Secure Success ile
müşterilerimizin toplam uygulama
maliyetini ve değere ulaşma süresini
azaltırken, marka değerini artırma
çalışmalarını ve inovasyon projelerini
iş ortaklarımızla birlikte
gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. SAP
Secure Success süreciyle birlikte, Satış
ve Danışmanlık Hizmetleri arasında
fikir ve eylem birliği sağlıyoruz.
Öngörülen belirli kriterler
çerçevesinde projeler ve fırsatları
değerlendirerek, uygun şekilde dahil
olabileceğimiz fırsatlarda iş
ortaklarımızı yönlendirmeyi ve
böylelikle sinerji oluşturmayı
planlıyoruz. Bu sayede, SAP
Türkiye’nin pazarı yönlendirici rolü
inovasyon kanalıyla devam ederken,
yeni nesil hizmetler konusunda da
sektöre örnek olmayı sürdüreceğiz.
Zeynep Keskin
SAP Türkiye Genel Müdürü
Başarıya ulaşmanın anahtarı olan hız,
altyapı çalışmalarında ve proje
süreçlerinde de büyük önem taşıyor.
SAP olarak bu yaklaşımla
geliştirdiğimiz Hızlı Kurulum
Çözümleri (RDS – Rapid Deployment
Solutions), kurumların iş ihtiyaçlarına
en hızlı çözümleri sunuyor. Basit ve
ölçeklenebilir yapısıyla SAP RDS,
işletmelerin çok daha kısa sürede
daha iyi işler hale gelmesini sağlıyor.
Ön ayarları yapılmış yazılım ve
içeriklerden oluşan çözümlerin
1
İÇİNDEKİLER........................................................................................................................................................................................
06
KAPAK KONUSU: MOBİLİTE
06 /ZAMANDAN, MEKANDAN, CİHAZDAN
BAĞIMSIZLIK. REKABETTE YENİ FIRSAT: MOBİLİTE
08 /SAP'NİN MOBİL UYGULAMALARINDAN ÖRNEKLER
12 /SEKTÖRLERE GÖRE MOBİLİTE KULLANIMI
16 /ŞİRKETLER İÇİN MOBİL ALTYAPININ ÖNEMİ
ARTIYOR
17 /KÖŞE YAZISI SAP Çalışanları da Mobİl!
18 /BAŞARI ÖYKÜSÜ ŞİŞECAM SAP İLE İK
SÜREÇLERİNİ TEK MERKEZDEN YÖNETİYOR,
HATASIZ VE ANLIK VERİYE ULAŞIYOR
22 /YÖNETİCİ GÖZÜYLE TURGUT GÜNEY:
“TEKNOLOJİDEKİ GELİŞİM TEK BAŞINA
YETERLİ DEĞİL. KURUM OLARAK BÜTÜNSEL
VİZYONUNUZU BUNA GÖRE OLUŞTURACAKSINIZ.”
DOSYA KONUSU: TEKNOLOJİ
24 /SAP TEKNOLOJİ ÇÖZÜMLERİ İLE DAHA VERİMLİ
VE YENİLİKÇİ KURUMLAR
22 /KÖŞE YAZISI SAP HANA İLE SÜREÇ
İYİLEŞTİRMELERİ SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE
GETİRİLİYOR
32 / KÖŞE YAZISI Müşterİye Özel Gelİştİrme
Hİzmetlerİ
34 /GİRİŞİMCİLER Yoğurt dünyasının İnovatİf
yıldızı: Chobani
36 /PORTRE Akın Öngör: “Gelİşen teknolojİYE
ve gelİşen yaşam koşullarına uyum
sağlamazsanız hayatta saf dışı kalırsınız.”
34
18
38 /HAYATIN İÇİNDEN Rüzgâr ve dalgayla
dans eden spor
40 /HAYATIN İÇİNDEN Buram buram tarİh
kokan şehİr: Madrİd
46 / HABERLER
44 / SOSYAL MEDYADA SAP SAP Community
Network
36
22
38
24
Konak Medya adına İmtiyaz Sahibi: Cem Tecimen Genel Yayın Yönetmeni (Sorumlu): Aylin Tarhan Kuru ([email protected])
Yazı İşleri: Ayşe Başçı, Halil İbrahim İzgi, Melih Çelik, Erhan Kahraman, Demet Şeker Görsel Yönetmen: Kadir Kaymakçı Fotoğraf: Doğu Kendigelen
Katkıda Bulunanlar: Erdem Aksakal, Ekin Erim, Cansu Cığa, Rengin Köşkli, Merve Soner, Ahmet Engin Tekin, Aslı Dikenelli
Reklam Sorumlusu: Burçin Yıkılmaz ([email protected]) Yapım-Yönetim ve Reklam Satış: Konak Medya - Selahattin Pınar Cad. Cemal Sahir Sok. Polat İş
Merkezi No: 29 Kat: 4-5 D: 45 Mecidiyeköy/İstanbul İletişim: 0212 216 97 00 www.konakmedya.com, Scala Basım Yayım - Yeşilce Mah. Girne Cad. Dalgıç Sok. No: 3
4. Levent/İstanbul FORUM dergisi, SAP Türkiye ile yapılan sözleşme gereği Konak Medya tarafından T.C. yasalarına uygun olarak kurumsal bir yayın olarak yayımlanmaktadır.
FORUM dergisinde yer alan görüşler sadece yazarlarına aittir. FORUM dergisinde yayınlanan yazı, fotoğraf ve konuların tüm hakları Konak Medya’ya aittir.
Kaynak gösterilmeksizin ve izinsiz alıntı yapılamaz. SAP logosu sözleşme gereği, SAP Türkiye’nin izniyle kullanılmaktadır.
2
w | www.sap.com.tr t | twitter.com/sapturkiye f | facebook.com/sapturkiye
KAPAK KONUSU - REKABETTE YENİ FIRSAT: MOBİLİTE.................................................................................................................
ZAMANDAN, MEKANDAN, CİHAZDAN BAĞIMSIZLIK
REKABETTE YENİ FIRSAT: MOBİLİTE
Hangi sektörde olursa olsun, kurumlar
arasında yaşanan rekabet nedeniyle,
şirketler ancak ve ancak fazladan adım
atmakla öne geçebiliyor. Bu adımları
atarak rekabette ayakta kalmak
için güncel trendleri yakından takip
etmek ve teknolojiyi her kademede
hızlı biçimde uygulamak gerekiyor.
Son yıllarda kurumsal iş uygulamaları
ve yazılım endüstrisinin en önemli
trendini, büyük verinin yanı sıra
mobilite oluşturuyor.
6
Şirketlerin yönetim kademeleri için
masa başında oturarak gerekli kararları
alma dönemi çoktan geride kalmış
durumda. Artık yalnızca dinamik, en
güncel veriye en kısa sürede ulaşıp
işiyle ilgili kararları bu veriler ışığında
verebilen kurumlar süreklilik gösteriyor.
Veri patlamasıyla birlikte, kaydedilen
milyonlarca satır verinin analizini
ve raporlamasını yapmak ayrı bir iş
kalemi oluştururken, bu verilerin mobil
önyüzler aracılığıyla doğru kullanıcıya,
doğru zamanda ve dinamik olarak
iletilmesini sağlamak ise mobiliteyle
mümkün oluyor.
Dünya genelinde 5 milyardan fazla
kişinin mobil telefon abonesi olmasının
yanı sıra akıllı telefonlarla hayatımıza
giren mobil uygulamaların 9 milyardan
fazla kez indirilmesi, mobilitenin kalıcı
bir konsept olduğunu doğruluyor.
Tüketicilerin mobiliteye yaklaşımını
gözler önüne seren bu rakamlar,
verimliliğin ve işbirliğinin geliştirilmesi
için mobil teknolojilerin benimsenmesi
gerektiğini ortaya koyuyor. Statik
iş süreçlerini dinamik hale getiren
mobilite, bu yönüyle de kurumların iş
yapış biçimlerini değiştirebilecek kadar
önemli bir etken halini alıyor.
...............................................................................................................................................................................................................................
Yeni iş asistanları: Tabletler ve
akıllı telefonlar
Mobil platformların sürekli rekabeti,
ortaya çok çeşitli ve yüksek performanslı
tabletlerin ve akıllı telefonların
çıkmasını sağlıyor. Öncü tabletler,
piyasaya çıktıkları ilk haftalarda dahi
milyonlara varan satış rakamlarını
yakalıyor. Mobil furyanın başladığı
dönemde son kullanıcı odaklı yaklaşılan
bu durum, 2011 yılında pazara sürülen
akıllı telefon miktarının PC miktarını
geçmesi gibi somut veriler ışığında ofis
çevrelerinde de mobil teknolojilerin
kullanımının arttığını gösteriyor. IDC’nin
Mart 2012 verilerine göre 2011 yılında
mağazalara gönderilen toplam 353
milyon bilgisayara karşın, 494 milyon
akıllı telefon ve 69 milyon tablet raflarda
yerini almış görünüyor. Cihaz başına
indirilen uygulama sayısı ise ortalama
7
KAPAK KONUSU - REKABETTE YENİ FIRSAT: MOBİLİTE................................................................................................................
SAP'NİN MOBİL UYGULAMALARINDAN
ÖRNEKLER
Süreç
• SAP CRM Sales mobil uygulaması:
Sahadaki satış ekiplerinin istedikleri
yerden, istedikleri zaman ve
istedikleri cihazla SAP Customer
Relationship Management (SAP
CRM) uygulamasındaki verilere hızlı
ve güvenli şekilde erişmesini sağlar.
• SAP Retail Execution mobil
uygulaması: Tüketici ürünleri
şirketlerine, perakende ziyaretlerinin
değerini en üst düzeye çıkarma
ve sahadaki satış temsilcileri ile
satıcıların verimliliğini artırma
olanağı sağlar.
organizasyonları dahilindeki en son
politika değişikliklerini izlemelerine
ve politikayla ilişkili anketleri
tamamlamalarına olanak tanır.
• SAP Payment Approvals mobil
uygulaması: Nakitle ilgilenen
yöneticilerin veya finans
yöneticilerinin onay gerektiren
ödemeleri her yerden, her zaman,
istedikleri mobil cihazla kontrol
etmelerine ve işlemelerine olanak
sağlar.
• SAP Travel Receipt Capture
mobil uygulaması: İş seyahatine
41 olarak belirtiliyor. Üstelik 2015 yılı için
öngörülen rakamlar çok daha çarpıcı.
Aynı araştırmaya göre 2015 yılında PC
tedariki 535 milyona ulaşırken, akıllı
telefonlar 1 milyarı ve tabletler de 180
milyonu aşacak. Mobilite trendinin
yükselerek devam edeceğini gösteren
bu öngörüler, akıllı telefon ve tabletlerin
iş dünyası için de önemli bir fırsat
olduğunu gösteriyor. 2016 yılında 44
milyar mobil uygulamanın cihazlara
indirileceği tahmin edilirken, Forrester
Research tarafından yapılan bir başka
öngörü, önümüzdeki dört yıl içerisinde
tabletlerin öncelikli bilgi işlem cihazı
haline geleceğini vurguluyor. Her yeni
güncellemeyle daha pratik ve kullanımı
daha kolay hale gelen tabletler
bu öngörüyü karşılamak için hazır
görünüyor.
• SAP Electronic Medical Record
mobil uygulaması: Sağlık
sektöründeki profesyonellere,
hastalarının elektronik medikal
kayıtlarına anında erişme olanağı
sunar.
• SAP Service Manager by Syclo:
Kısa döngüde, mesai sonrası çalışan
ve müşterilerle yüz yüze iletişim
kurulan, hizmet anlaşmalarının
ve hakların temel oluşturduğu
işlerde saha hizmeti süreçlerinin
otomasyonunu sağlar. Bu uygulama
enerji dağıtımı şirketleri, ev ve
ofis ekipmanları onarımı yapan
kurumlar ve ticari tesis yönetiminin
operasyonel kanadı için uygundur.
• SAP Work Manager by Syclo: Varlık
kurulumu, kaldırılması, bakımı,
denetimi ve onarımı süreçlerinin
otomasyonunu gerçekleştirir. Bu
uygulama karmaşık, uzun döngüde
çalışan, proje tabanlı, müşteriyle yüz
yüze görüşmesi gerekmeyen inşaat
ve bakım onarım gibi işletmeler için
uygundur.
Çalışan Verimliliği
Finans
• SAP GRC Access Approver mobil
uygulaması: Yöneticilerin zaman
açısından hassas ve operasyonlar
açısından kritik erişim taleplerini
incelemelerine ve onaylamalarına
olanak sağlar.
• SAP GRC Policy Survey mobil
uygulaması: Yöneticilerin
8
çıkanların, giderleri gerçekleşir
gerçekleşmez mobil bir cihaza
kaydetmelerine olanak tanıyarak
makbuzları sıralamak ve sisteme
girmek üzere taramak için
harcanan süre ve iş gücünden
tasarruf sağlar.
• SAP Travel Expense Approval mobil
uygulaması: Yöneticilerin seyahat
gideri raporlarını mobil bir cihazdan
onaylamalarına olanak tanır.
İnsan Kaynakları
• SAP Employee Lookup
mobil uygulaması: SAP ERP
uygulamasındaki herhangi bir
çalışanla ilgili olarak ayrıntılara ve
organizasyon şeması bilgilerine
erişim sağlar.
Araştırmalar, şirketlerin BT
yöneticilerinin çoğunun da mobil
dönüşümü kalıcı bir geçiş olarak kabul
ettiklerini gösteriyor. Fortune 500
şirketlerinin üçte ikisi iş süreçlerine
tableti dahil ederken tamamına yakını
da akıllı telefon kullanıyor. Buna karşın,
Custom Solutions Group araştırması
şirketlerin yalnızca %18’inin iyi
tanımlanmış bir mobil stratejiye sahip
olduklarını gösteriyor. Mobiliteyi en
hızlı benimseyen sektörlerin başında
üretim gelirken, özellikle yurtdışında
doktorların önemli ölçüde mobil tıbbi
uygulamalar kullanmasıyla sağlık
sektörü de hızla yükselen bu trendi
yakından takip ediyor. Müşteri hacminin
veya içeriğin yoğun olduğu perakende,
finans, eğitim ve bankacılık sektörleri
de mobiliteyi fırsata dönüştüren
çözümlerden faydalanıyor.
MBIS’in uzmanlığında SAP çözümleriyle
üretiminizi her alanda hızlandırın,
kusursuz iş akışı sayesinde zaman kazanarak
verimlilikle değer yaratın.
mbis.com.tr
Kusursuzlukla
değer yaratır!
KAPAK KONUSU - REKABETTE YENİ FIRSAT: MOBİLİTE................................................................................................................
• SAP HR Approvals mobil
uygulaması: Yöneticilerin, çalışanların
İK ile ilgili taleplerini onaylamalarına
olanak sunar.
• SAP Interview Assistant mobil
uygulaması: Yöneticilerin işe alma
görüşmeleri sırasında belgelere
erişmesine, bilgi toplamasına ve
işbirliği yapmasına olanak tanır.
• SAP Leave Request mobil
uygulaması: Çalışanların yeni izin
talepleri oluşturmasına ve mevcut
talepleri incelemesine olanak sağlar.
• SAP Manager Insight mobil
uygulaması: Yöneticilerin İK
verilerine, raporlarına ve temel
performans göstergelerine hızlı bir
şekilde erişmesini sağlar.
• SAP Timesheet mobil uygulaması:
Herhangi bir yerde, herhangi
bir zamanda, iş tamamlanır
tamamlanmaz harcanan zamanın
mobil bir cihazla girilmesine olanak
tanır.
Üretim ve Tedarik
• SAP ERP Quality Issue mobil
uygulaması: Çalışanların herhangi bir
zamanda, herhangi bir yerden SAP
ERP'ye gönderilen ve kalite bildirimi
oluşturulan bir kalite sorununu
kaydetmesine olanak tanır.
• SAP Cart Approval mobil
uygulaması: Yöneticilerin, çalışanlar
tarafından oluşturulan alışveriş
sepetlerini onaylamasına imkan
sağlar.
Satış
• SAP Sales Order Notification mobil
uygulaması: Satış çalışanlarının
müşteri siparişlerini üstlenmelerine
ve üstlenilen müşteri siparişleriyle
ilgili olarak değişiklik bildirimlerini
otomatik olarak almalarına olanak
sağlar.
• SAP Material Availability mobil
uygulaması: Kullanıcıların
mobil bir cihazdan malzeme
araması yapmalarına, ayrıntıları
görüntülemelerine ve malzeme
ayırtmalarına olanak tanır.
• SAP Customer and Contacts mobil
uygulaması: Kullanıcıların müşteri
ve ilgili kişi ayrıntılarına doğrudan
mobil bir cihazla erişmelerine
olanak tanıyarak gerekli tüm müşteri
bilgilerini ve müşteri siparişi geçmişini
öğrenmelerini ve toplantılar için daha
hazırlıklı olmalarını sağlar.
Mobil dönüşüm başladı
Pek çok mobil uygulama
mağazasında, en hızlı büyüyen
uygulama kategorilerinin başında
"iş uygulamaları" geliyor. Kurumsal
uygulama pazarının global hacmi 2010
yılında 2,7 milyar dolar iken 2015 yılına
gelindiğinde bu hacmin 7,7 milyar
dolara ulaşması bekleniyor. Fortune
500 listesinde yer alan şirketlerin %80'i
2012 yılı bitmeden mobil uygulama
kullanımına geçmeyi planlarken,
listenin en başarılı markalarının mobil
platform ve pazarlama stratejileri
kullanarak büyüme yakaladıkları
gözleniyor.
• SAP ERP Order Status mobil
uygulaması: Satış temsilcilerinin bir
müşteri siparişinin durumunu istenen
yerden, istenen zamanda izlemesine
olanak tanır.
Kurumların müşterilerle olan
etkileşimleri de mobiliteyle
yeniden şekilleniyor. Akıllı telefon
kullanıcılarının yarısı çağrı merkezini
aramadan önce müşteri hizmetleri
mobil uygulamasından faydalanmayı
tercih ediyor. Mobil kanalın verimsiz
kullanılması ise benzer şiddette
olumsuz etki meydana getiriyor.
Örneğin, başarısız bir mobil ödeme
deneyimi sonrasında, yetişkin
tüketicilerin %63'ü ilgili satıcıdan başka
bir yöntemle alışveriş yapmaktan
kaçınıyor.
Tedarik Zinciri Yönetimi
"Kendi cihazını getir" trendi
• SAP Customer Financial Fact
Sheet mobil uygulaması: Satış
temsilcilerinin veya hesap
yöneticilerinin, müşterilerin mali
durumunu mobil bir cihazdan kontrol
etmelerine imkan verir.
• SAP Transport Notification
and Status mobil uygulaması:
Sürücülerin, tayin edilen navlun
siparişlerinin ayrıntılarını
görüntülemelerine ve durumu rapor
etmelerine olanak tanır.
• SAP Transport Tendering mobil
uygulaması: Nakliye şirketinin
potansiyel navlun teslimatı için teklif
talebi almasına, kabul etmesine ve
reddetmesine imkan sağlar.
Ofis çevrelerinde çalışan her bireyin
aynı zamanda bir tüketici olması, mobil
teknolojilerin taşınabilirlik özelliğiyle
birleşince ortaya "kendi cihazını
getir" (bring your own device - BYOD)
trendi çıktı. Bu sayede, çalışanlar
bireysel olarak edindikleri tablet,
akıllı telefon ve dizüstü bilgisayarları
profesyonel amaçlarla ofis içerisinde
de kullanabiliyor. Information Week
araştırmasına göre geçtiğimiz yıl
kurumların %62'si çalışanlarının kendi
cihazları üzerinden iş süreçlerini takip
etmelerine olanak tanıdı. Forrester ise
2011 yılında iş uygulamaları için kendi
cihazlarını kullananların sayısının %33
arttığını belirtiyor.
Kurumların bütçe yönetiminde
önemli bir rahatlama sağlayan BYOD
trendini bir faydaya dönüştürmek
ise yenilikçi çözümler gerektiriyor.
Bireysel mobil cihazlar şirket ağına giriş
yaparak hassas verilere eriştiğinde, bu
verilerin güvenliğini sağlama ihtiyacı
doğuyor. Farklı mobil platformlarda,
farklı uygulamalar üzerinde çalışılan
doküman ve belgelerin ortak bir yapıda
10
Her detayda
büyük partner
büyük güven
SAP
APO
SAP
Data
Masking
SAP
HANA
SAP
TEKNOLOJİ
DANIŞMANLIĞI
SAP
ESS / MSS
SAP
SCM
SAP
BusinessObjects
Sybase
Mobile
SAP
BPM
SAP
Kurumsal
Kaynak
Planlama
SAP
Danışmanlık
Basis Destek
SAP
Success
Factors
SAP BI
İŞ ZEKASI
SAP
Logistics
SAP
FİNANSALLAR
SAP
Adobe
Interactive
Form
SAP
PI
SAP
Netweaver
SAP
FSCM
SAP
BPC
SAP
CRM
SAP
Portal
SAP
İNSAN
SERMAYESİ
YÖNETİMİ
SAP
BASIS
SAP
ABAP
SAP
Open
Text
* Türkiye’nin en büyük SAP partnerlerinden Detaysoft,
20 sektörde 200’ün üzerinde müşteri referansıyla, 450’den fazla proje tamamladı.
w w w.detaysof t.com / [email protected] t.com
SAP
TM
KAPAK KONUSU - REKABETTE YENİ FIRSAT: MOBİLİTE.................................................................................................................
yönetilmesi gerekiyor. Kurumsal ölçekte
bir mobil cihaz yönetimi için, başarısı
kanıtlanmış çözümlere gereksinim
duyuluyor. SAP Afaria (Mobil Cihaz
Yönetimi) çözümü, hassas kurumsal
verilerin çok daha güvenilir biçimde
saklanmasını ve yönetilmesini mümkün
kılıyor. Geniş bir cihaz ve uygulama
desteğine sahip olan SAP Afaria, çalınan
veya kaybolan bir cihazdaki verilerin
uzaktan yedeklenmesini ve silinmesini
sağlıyor. BYOD trendini katma değere
dönüştürmek isteyen kurumlar, Mobil
Cihaz Yönetimi’yle çalışanlarının kendi
cihazlarını her zaman güncel ve güvenli
olarak şirket ağına dahil etmesine
olanak tanıyor.
SAP, yaptığı başarılı satın
almalar ve uzun yıllara dayanan
uzmanlığıyla geliştirdiği güçlü
ürün ve çözüm portföyü sayesinde
işletmenin bütününde eksiksiz
bir mobilite stratejisi sağlayarak
kurumların mobilite yaklaşımlarını
basitleştirmelerine rehberlik ediyor.
Çok sayıda mobil cihazı ve arka uç
veri kaynaklarını, sağlam bir kurum
içi mobilite yönetimini ve pek
çok kurumsal mobil uygulamayı
destekleyen güçlü platformuyla SAP
maliyet odaklı, kontrollü ve esnek
mobilite sağlıyor.
Mobil stratejinin odağında SAP
çözümleri var
SAP, mobil çalışanları herhangi bir
cihaz üzerinden kurum içi verilere
güvenle bağlayan mobil uygulamaların
oluşturma ve dağıtma masrafını Sybase
Unwired Platform ile azaltıyor. Şirketlerin
mobil uygulamalara ilişkin oluşturma,
bağlanma, kullanma ve kontrol
etme özelliklerini kullandıkları mobil
işletmelerdeki temel karmaşıklıkları ele
alan platform iOS, BlackBerry, Android
ve Microsoft Windows gibi çok sayıda
mobil cihaz, tablet, dizüstü bilgisayar ve
işletim sistemini destekliyor.
Artan tüketici kullanımından ciddi
biçimde etkilenen kurumların BT
departmanları, geliştirilen yeni mobil
uygulamaları daha çok platformda
(dört ana mobil platformda)
desteklemek durumunda kalıyor.
Oysa BT yöneticilerinin yalnızca %58'i
uygulamaları Android, iOS, BlackBerry
ve Windows Phone platformlarında
desteklemeyi düşünüyor.
Mobilitede öncü SAP
Anlık verilere ulaşım imkanıyla iş
yönetme şeklini köklü biçimde
dönüştürmeye yardımcı olan mobilite,
işletmeleri birçok açıdan olumlu
etkiliyor. Ancak bu önemli fırsatın üstün
performanslı, başarısı kanıtlanmış ve
uçtan uca iş çözümleriyle yönetilmesi
gerekiyor. Mobilitenin şirketlere
katma değer sağlayarak kârlılığı
artırmasına odaklanan SAP, mevcut
iş uygulamalarını mobil önyüzlerle
sunarak öncülüğünün kapsamını
genişletiyor.
12
Sektördeki en güçlü, esnek ve
ölçeklenebilir kurumsal mobilite
çözümlerinden biri olan Afaria mobil
cihaz yönetimi çözümü, saklanan
ve aktarılan verilerin tamamının
güvenliğini sağlayarak sahadaki iş
gücünü yönetmeyle ilgili zorlukların
üstesinden gelinmesine destek
oluyor. Kişisel ve kurumsal düzeyde
sorumlulukların bulunduğu cihazların
yönetiminde Afaria en karmaşık mobil
uygulama yönetimi, mobil güvenlik
ve mobil cihaz yönetimi durumlarının
üstesinden gelebiliyor.
SAP’den 100’e yakın mobil
uygulama
Global ölçekli 2015 vizyonu
doğrultusunda mobiliteye ağırlık veren
SAP, mobilite portföyünü genişletecek
yeni mobil uygulamaları ve SAP Store
platformunu duyurdu.
Mobilite portföyünü, mobil bir platform
ve güvenlik çözümleriyle genişleten
SAP, iş ortaklarının katılımıyla Sybase
Unwired Platform üzerinde geliştirilen
100’e yakın mobil iş uygulamasını mobil
kullanıcılara sunuyor.
Akıllı telefon ve tablet kullanıcıları,
uygulamaları cihazların kendi mobil
mağazalarından indirebilecekleri
gibi, SAP tarafından kurumsal
kullanıcılara özel olarak geliştirilen
“mobil uygulamalar için SAP Store”
platformundan da temin edebiliyor.
Mobil cihazlardan “SAP Mobile Apps”
adındaki uygulamayla kullanılabilen
SAP Store platformuna herhangi bir
bilgisayardan aşağıdaki adresle web
tarayıcısıyla erişmek de mümkün.
(http://ecohub.sap.com/store/mobility).
Kurumsal SAP uygulamalarını akıllı
telefon kullanıcılarına sunan SAP
Mobile Apps uygulamasının iOS
ve Android sürümü yayınlanmış
durumda; BlackBerry ve diğer işletim
sistemlerine özel sürümlerin de
kısa süre içerisinde tamamlanması
bekleniyor.
SAP Store sayesinde müşteriler
endüstri ve iş kolu bazında uygulama
araması yapabiliyor ve bir SAP mobil
uygulamasını satın almadan önce
indirip deneme imkanına kavuşuyor.
SAP, talep edilen mobil uygulamaların
doğrudan SAP Store üzerinden satın
alınmasıyla ilgili çalışmalarını da
sürdürüyor.
SAP'nin mobil uygulamaları
SAP ve iş ortağı ekosistemi tarafından
sunulan mobil iş uygulamaları, iş
süreçlerini hızlandırırken kurumlarda
verimliliğin artmasını da sağlıyor.
Mobil uygulamalar, yöneticilerden BT
birimlerine kadar, satış ve saha servis
temsilcileri gibi 7 gün 24 saat üretken
olması beklenen ve iş süreçlerinin
çoğunu sahada tamamlayan tüm
çalışanların hayatını kolaylaştırıyor.
SAP'nin mobil uygulama portföyünde
saha hizmeti, satış, varlık yönetimi ve
perakende gibi, genellikle dışarıda
çalışan kişilerin ilgilendikleri kritik
iş kollarının ve sektör iş süreçlerinin
çoğunu mobilize etmek için tasarlanan
süreç odaklı mobil uygulamaların
yanı sıra çalışan verimliliğine yönelik
onay, arama, gider ve zaman sınırlarına
uyma gibi işlemleri yapan tekamaçlı uygulamalar da bulunuyor.
Ayrıca kurumların mobil kullanıcılar
kazanmasına ve etkileşime girmesine
yardımcı olan sadakat programları,
hasta bakımı ve mobil bankacılık
uygulamaları da SAP yetkinliğiyle
sunuluyor.
...............................................................................................................................................................................................................................
SEKTÖRLERE GÖRE MOBİLİTE KULLANIMI
Dünya genelinde sektörlerde yaşanan
mobil dönüşüm, artan rekabetle
birlikte kurumların hareket halinde
veriye erişerek hızlı karar almasını
zorunluluk haline getirdi. SAP'nin
mobil çözümleri, kritik raporlara ve
sektöre özel verilere her an, her yerden
erişimi sağlayarak işletmelerin başarı
hedeflerine güvenle yürümesine
yardımcı oluyor.
tek bir iş bilgisayarı veya ağır dizüstü
bilgisayarlar kullanmak yerine, artık
hastalarının elektronik tıbbi kayıtlarının
bir kopyasını güvenle yanlarında
taşıyabiliyor. Vizite iş akışlarıyla
uyumlu olarak, kullanıcı dostu SAP
mobil uygulamalarını tercih eden
sağlık kuruluşları, doktorlarına hasta
bilgilerini her an, her yerden erişme
olanağı sunuyor.
Sağlık
Perakende
Başta üniversite hastaneleri olmak
üzere, Avrupa’nın ve dünyanın
önde gelen sağlık kuruluşları, SAP
Electronic Medical Records mobil
uygulamasını kullanarak doktorların
hasta sağlık kayıtlarına hareket
halindeyken ulaşmalarını sağlıyor.
Böylelikle doktorlar, hastalarıyla ilgili
gerekli olan tüm bilgilere güncel bir
şekilde tabletlerinden ulaşabiliyor.
Kolay kullanımı ve hızlıca öğrenilen
arayüzüyle EMR mobil uygulaması,
doktorlara hastaların tedavileriyle ilgili
daha iyi karar alma olanağı tanırken
hastalarla etkileşimi de artırıyor.
Ortak bir veritabanının kullanılması
ise belirli hasta vakalarında doktorlar
arasındaki ortak çalışmayı iyileştiriyor.
Doktorlar, hastanenin her bölümünde
Perakende sektöründe faaliyet
gösteren şirketler için her yılın
dördüncü çeyreği en kritik dönemdir.
Fark yaratarak rekabette öne geçmek
isteyen giyim markaları, bu amaçla her
yıl yeni ürünlerin bulunduğu moda
çekimlerine büyük önem veriyor.
Ancak kuşe kağıda baskı ve potansiyel
müşterilere dağıtım oldukça maliyetli
bir iş halini alıyor. Üstelik özgün
tasarımların büyük önem taşıdığı
moda sektöründe fikirlerin çalınması
ihtimali de düşünülüyor. Dünyanın
önde gelen giyim markaları, Sybase
Afaria ve SUP (Sybase Unwired
Platform) kullanarak yeni ürünlerini
mağazalara tablet platformunda
sunuyor. Yüksek çözünürlüklü, göz alıcı
görseller eşliğinde sunulan tasarımlar,
marka satış sorumlularının mağazalarla
diyalogunu güçlendirerek ürünlerin
daha çok mağazada ve daha fazla rafta
yer almasını mümkün kılıyor.
Petrol ve gaz
Dünyanın dört bir yanındaki gaz
ve petrol sahalarının, rafinerilerin
ve dağıtım ağlarının yönetimini
sürdürmek, petrol ve gaz şirketleri için
zorlu bir sürece dönüşüyor. Keşiften
işlemeye kadar farklı aktiviteler için
farklı mobil uygulamaların kurulumu
da uzman bir iş ortağıyla mümkün
oluyor. SAP ve Sybase tarafından
sunulan mobilite portföyü, petrol
ve gaz sektörüne özel olarak
hazırlanmış ve firmanın ihtiyaçlarına
göre ayarlanmış mobil uygulamaları
içeriyor. Dünyanın dört bir yanındaki
1000’in üzerinde çalışanının dizüstü
bilgisayar, PDA ve akıllı telefon gibi
farklı cihazlarla ortak bir platforma
bağlanmasını sağlayan petrol ve gaz
şirketi, kişi başına günde 1 saatlik
zaman tasarrufuyla işgücü verimliliğine
önemli katkılarda bulunuyor. Yasal
düzenlemelerle uyumluluğu SAP’nin
mobil uygulamalarıyla iyileştiren şirket,
uç sistemlerdeki veri kalitesini de
güvence altına alıyor.
13
STFA&ÇÖZÜMEVİ
SAP CRM/Mobile
SAP iş çözümlerinin, faaliyet gösterdiğiniz sektördeki özel ihtiyaçlardan hangilerini karşıladığını
düşünüyorsunuz ?
STF‘nın piyasada var olan iş çözümleri arasında SAP
CRM ve Sybase Mobile uygulamalarını seçmesinin
nedenleri nelerdir ?
İnşaat sektöründe çok fazla takip edilmesi gereken kalem
vardır. Bir yandan farklı ülkelerdeki farklı işverenler,
farklı rakipler ve ortaklar, diğer yandan imzalanan pek
çok anlaşma, şirketin onlarca çalışanını sürekli yaptıkları
toplantılar, bu toplantılarda konuşulan projeler, takip
edilmesi gereken binlerce firma, onbinlerce kontak, yüzlerce
proje ve bunlara bağlı gelişen tüm aktivitelerin takibini gerektirmektedir.Tüm bu takip kişilerin hafızalarında saklanamayacak kadar fazla data içerir.
PROJESİ
STFA 2007 yılından beri SAP çözümlerini kendi sistemine
entegre etmeye çalışarak profesyonel ve kurumsal kimliğini
sağlamlaştırmayı ve bu alanda Türk inşaat sektörüne pek
çok sefer olduğu gibi öncülük etmeyi hedeflemektedir.
STFA gibi pek çok ülkede eş zamanlı olarak iş yapan ve iş
kovalayan uluslarası bir inşaat firması olarak karşılaştığımız
zorluklardan biri de merkezde ve diğer ülkelerde yer alan
kadroların ve departmanların arasında zaman zaman
yaşanan iletişim kopukluklarıydı.
SAP ERP uygulaması ile bu sorunun büyük bir kısmını
çözmeyi başarmış ve pek çok konuda takip ve kayıt altına
alma ve arşivleme sorunumuzu çözmüştük.
Fakat yine de sürekli değişen iş ortamında zaman zaman
kişilerin hafızalarında kalan ve kaybolan bilgilerin bir kurumsal hafızaya dönüştürülmesi ihtiyacımız gözardı edilemez
hale geldi. Bu noktada tüm müşterilerimizi, ortaklarımızı
ve rakiplerimizi takip edebileceğimiz, ülkelerden gelen
bilgilerin sürekli güncelleneceği, yapılan toplantıların
kaydedilebileceği, bu ülkelerde takip edilen projelerin
arşivlenebileceği, imzalanan sözleşmelerin, rakiplerimizin
yaptıkları işlerin takip edilebileceği kolay kullanılabilen bir
havuz sistemi oluşturulması ihtiyacımız ortaya çıktı.
İhtiyacımız dahilinde bize çözüm önerebilecek firmalarla
görüştük, detaylı bir analiz sürecinden sonra varolan
işbirliğimiz ve sistemine yatkınlığımızı da göz önünde bulundurarak SAP CRM sisteminde karar kıldık.
SAP CRM bu aşamada bizim hafızamız rolünü üstlenerek
tüm bu dataları bizim için saklayacak ve istediğimizde
ulaşmamıza olanak tanıyacaktır.
SAP Projesiyle ilgili bilgi verir misiniz? Proje hangi
uygulamaları (modülleri) kapsıyor?
Projemiz SAP CRM modülünün inşaat sektörüne uyarlanmış
Türkiye’deki ilk uygulamasıdır.
Bu modül kapsamında işverenlerimiz, rakiplerimiz, iş
ortaklarımız rollerine göre sistemde depolanır. Bu firmaların
altında görüşülen tüm kontaklar iletişim bilgileri ile sistemde
saklanabilir.
Tüm dünyada takip ettiğimiz, ihalesine hazırlandığımız projeler, ilgili aşamaları ile sistemde takip edilebilir.
Yine dünyanın pek çok ülkesinde yürütülen iş geliştirme
faaliyetlerimiz kapsamında gerçekleşen müşteri ziyaretleri,
projelerle ilgili toplantılar vb gibi tüm aktiviteler katılımcıları
ve notları ile beraber sisteme kaydedilebilir.
İmzalanan ortaklık anlaşmaları, aracılık hizmetlerine ilişkin
anlaşmalar, projelerin ana sözleşmeleri gibi bizim için takibi
önemli tüm anlaşmalar sistemde kayıt altına alınabilir.
Rakiplerimizin yaptıkları işlerin de sistemde tutulabiliyor
olması rekabet analizini de kolaylaştırmaktadır.
Sistemin mobil erişiminin de olması ayrıca bizim için hızlı
erişim açısından kolaylık sağlıyor.
STFA ve Çözümevi Proje Ekibi
Proje ne zaman başladı ve ne zaman devreye geçti?
Proje 2012 Şubat ayında başladı. Yaklaşık 2 ay süren
kavramsal tasarım raporu hazırlık çalışmaları esnasında
projede görev alan danışmanlarımızla bizim isteklerimiz
ve sistemin sağladıkları üzerine uzun konuşmalar yaptık.
Sistem kafamızda şekillendikten sonra danışmanlarımız
ile sürekli toplantılar yaparak adım adım STFA’ya özel bir
sistem oluşturmaya başladık. Neticede proje haziran ayında
planlanandan yaklaşık 2 ay sonra şekillenmişti.
Bu tarihten sonra sistemin testleri ve ufak düzeltmeler
devam etti. Eylül ayında kullanıcı eğitimlerimizi vermeye
başladık.
SAP ile birlikte ne tip kazanımlar elde edildi?
SAP CRM projesi ile hedeflenen en önemli kazanım bir
kurumsal hafıza oluşturulması, kişilerin hafızalarında saklı
kalan, zaman içerisinde kaybolan bilgilerin bir yer
de depolanması ve istenildiğinde hızlı ve kolay erişimin
sağlanabilmesi. Binlerce çalışanı olan STFA gibi uluslarası
firmalar için bilgiye hızlı erişim hızlı karar alma ve hızlı aksiyonu da beraberinde getiriyor. Rekabetin bu kadar yoğun
olduğu inşaat sektöründe bu durumun rakiplerimize karşı
bize çok avantaj sağlayacağını ümit ediyoruz.
Çözümevi’ni neden seçtiniz? Çözümevi’ni başka firmalara önerir misiniz? Neden?
Çözümevi 2007 senesinden beri danışmanlık aldığımız,
beraber ilklere imza attığımız çözüm ortağımızdır.
2007 senesinde SAP ERP uygulaması ile inşaat sektöründe
bir ilki beraber başarmıştık, şimdi SAP CRM ile yine sektörde
bir ilke imza atıyoruz. Bu süreçte yanımızda bizi tanıyan,
süreçlerimizi, ve çalışma prensiplerimizi bilen bir çözüm
ortağımızın olması projemizin daha kısa sürede, etkin bir
şekilde tamamlanmasına olanak vermiştir.
İlerde kullanmayı düşündüğünüz başka SAP
uygulamaları var mı ?
Önümüzdeki dönemde BI kullanımına geçmeyi hedeflyoruz
ve bunu çok yakın bir zamanda gerçekleştireceğimizi
belirtebiliriz.
SAP CRM ile oluşturduğumuz data bankasından isteklerimize göre şekillendirebileceğimiz esnek raporlar almayı
hedefliyoruz. Bu sayede uzun excel tablolardan grafikler
oluşturup her seferinde bunları yeniden güncellemek tüm
bilgileri ve grafikleri yeniden oluşturmak zorunda olmadan
sistemden bilgiyi doğrudan okutarak istediğimiz raporları
elde etmeyi hedefliyoruz.
Kullanmakta olduğunuz SAP yazılımının, yönetim ve
Çoğu kez alt alta sıraladığımız sayılarda göremediğiniz
karar alma süreçlerinize ne tür farklılıklar ve kolaylıklar gerçeği grafikler bize çok net şekilde gösterir. Biz de BI
sağladı ?
uygulaması ile bunu hedefliyoruz.
SAP CRM’i kendi iç prosedürümüze adapte ediyoruz ve bu
sayede işleyişin daha kontrollü ve daha hızlı ilerlemesini
ve böylece hem karar almada hem de koordinasyonun
sağlanmasında daha sistemli olmayı hedefliyoruz.
Eklemek istediğiniz başka noktalar var mı?
SAP CRM projesi boyunca bize destek veren çözüm
ortağımız Çözümevi firmasına destekleri için teşekkür
ediyoruz.
KAPAK KONUSU - REKABETTE YENİ FIRSAT: MOBİLİTE................................................................................................................
ŞİRKETLER İÇİN MOBİL ALTYAPININ ÖNEMİ ARTIYOR
1980’li yılların başında veri yönetimi
alanında hizmet vermeye başlayan
28 yıllık bir kuruluş olarak Sybase,
en karmaşık ve yoğun işlemlerin
gerçekleştirildiği iş ortamlarında
kullanılabilecek kritik uygulamalar
sunuyor. 2000’li yıllara gelindiğinde,
Sybase hizmet tanımlarını yeniden
belirledi ve mobil teknolojilere
odaklandı. Bugün, bir parçası olduğu
SAP’nin mobil girişim ve talep stratejisi
çerçevesinde, hem işlemsel hem de
analitik olarak yüksek miktardaki
verilerin yönetilmesinde hizmet
veriyor.
Sybase’in teknik bilgi ve uzmanlığı,
en son teknolojiyi kullanan ve yüksek
kalitede hizmet talep eden şirketlerle
çalışmasından geliyor. Örnek olarak,
finansal hizmetler Sybase için temel
alanlardan biri. Hizmet verdiğimiz
büyük bir finans şirketi için sıradan bir
günde bir milyar işlemin yapıldığını
görmek şaşırtıcı değil. Bizim için
bir diğer önemli alan olan mobil
hizmetler, hem bugün hem de
yarın için piyasanın ihtiyaçlarını ve
müşterilerin gereksinimlerini belirliyor.
Kısacası, tecrübemizi büyük hizmetler
talep eden şirketlerle yaptığımız
çalışmalardan ve müşterilerin
16
ihtiyaçlarını belirleyip bu ihtiyaçları
yerine getirmemizle kazandık. Ayrıca
piyasaya bir mühendislik tasarımıyla
girmeye çalışmak yerine, dışarıdan
bakan ve ilerisini değerlendiren bir
bakışla yaklaştık.
Mobil teknolojiler, şirketlerin
vazgeçilmezi haline geliyor
Bugün bir mobil cihaz kullanıyorsanız
bu, verilerle uğraştığınız anlamına
geliyor. Veriler, veri merkezinden
geliyor. Veri merkezi kavramının
ardından, bugün cihaz merkezi
kavramı da kullanılıyor. Dolayısıyla
arka ofisten ön ofise uzanan
bilgi transferlerine bakıldığında,
bilginin makul bir zaman çerçevesi
içinde güvende olduğunu garanti
etmeniz gerekiyor. Aynı zamanda,
oluşturacağınız modelde verinin
sadece şirket içinde değil, bulut
hizmetleri için de hazır olması
gerekiyor. Günümüzde herkes
işlemlerin mobil etkileşimler
üzerinden gerçekleştirilmesini
bekliyor. Böylece işlemler mobil
uygulamalar, tüketici uygulamaları
veya kurumsal uygulamalar üzerinden
yürüyebiliyor. Kısacası mobil işlemler
bugün birçok şirket için başlangıç
aşamasını oluşturuyor.
Mobil altyapısı olmayan bir şirket
bunun eksikliğini hissedecektir.
Bundan 20 yıl önce mobil cihazlar
ilk kullanılmaya başladığında,
geniş kapsama alanının olmaması
büyük bir sorun değildi. İşinizden
evinize giderken baz istasyonlarının
sandığınız kadar çok olmadığını
fark eder ve mobil cihazın sinyal
alamamasını doğal karşılardınız.
Günümüzde ise eve kadar geçen
yolda üç kez sinyaliniz kesilirse, bu
ailenize ve yakınlarınıza aktardığınız
bir bilgi haline geliyor. Artık insanların
kapsama alanı beklentisi o kadar
yüksek ki sinyal alamamak ciddi bir
olay haline gelebiliyor. Eğer bilişim
teknolojileri açısından bakarsak,
evimizde sahip olduğumuz ağ ile
iş yerimizdeki ağların birbirlerini
yakaladıklarını düşünmüyorum. Birçok
kişi bugün evlerinde daha hızlı bir ağa
sahip. Kablosuz ağlarda ise çok geniş
bant genişliğine sahibiz, veri transferi
oranları daha yüksek. Kısacası, sadece
iletişim alanında hem mobil hem de
IT altyapısına sahip olmak, günümüz
piyasasında rekabetçi güç elde
edebilmek adına zorunlu faktörler
arasında yer alıyor.
Irfan Khan - CTO, Sybase
KÖŞE YAZISI....................................................................................................................................................................................
Merve Soner
SAP Türkiye Mobilite Çözüm Yöneticisi
SAP Çalışanları
da Mobil!
Günlük hayatımızda kullandığımız
akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar
iş hayatımızın da
vazgeçilmez bir parçası
haline geldi. Bu cihazlarla
artık ofis dışında, dizüstü
bilgisayarlarımızı açmaya
gerek kalmadan birçok
işimizi tamamlayabiliyoruz.
Üstelik bunun için
şirketlerin her çalışanına
akıllı telefon ya da tablet
bilgisayar vermesine de
gerek kalmadı. Forrester
2011 yılında çalışanların
%70’inin kişisel tabletini,
%50’sinin de kişisel
telefonunu iş hayatında
da kullanıldığını söylüyor.*
Çalışanların kendi mobil
cihazlarını iş hayatlarında
da kullanabildikleri BYOD
(Bring-Your-Own-Device)
uygulaması sayesinde
mobil çalışan sayısı artıyor.
ve motivasyonunu artırıyor.** SAP
de mobil teknolojileri kullanma
konusunda öncü davranarak
çalışanlarına birçok mobil uygulama
sunuyor. SAP bünyesinde dünya
çapında yaklaşık 18 bini tablet
olmak üzere 40 bini aşkın mobil
cihaz kullanılıyor. Şu an için belirli
bölgelerde hayata geçirilen BYOD
uygulamasıyla SAP içinde kullanılan
mobil cihazların sayısı gün geçtikçe
artıyor. Artık satış, satın alma, insan
kaynakları ve finansal süreçler
gibi birçok iş sürecini masaüstü
bilgisayarlara ihtiyaç duymadan
güvenli ve verimli bir şekilde mobil
cihazlardan gerçekleştirebiliyoruz.
Tabii ki farklı işletim sistemlerine
sahip bunca cihazın yönetimi önemli
bir konu... Burada dikkat edilen
noktalar, farklı cihazlarda kullanılan
bilginin ve mobil uygulamaların
güvenliğini ve yönetimini sağlamak,
gerektiğinde kişisel ve kurumsal
bilgi ayrımı yapabilmek ve cihaza
çalınma, kaybolma gibi durumlarda
uzaktan müdahale edebilmek. SAP,
şirkete ya da çalışanlara ait 40,000’i
aşkın tablet ve akıllı telefonu, mobil
cihaz yönetimi çözümü olan Afaria
ile yönetiyor. İş kolu ve endüstriler
bazında sınıflandırılmış kurumsal
mobil uygulamalar, Afaria üzerindeki
kurumsal uygulama dükkânında
çalışanlara sunuluyor. Bu sayede
mobil uygulama dağıtım ve kurulum
süreçleri %92 oranında kısalıyor.
Özetle, SAP aktif olarak uyguladığı
mobil stratejileriyle çalışanlarının
kurumsal bilgiye mobil cihazlar
üzerinden güvenli ve verimli şekilde
ulaşmasını sağlıyor. Zamanının
çoğunu ofis dışında geçiren biri
olarak aktif şekilde kullandığım 20’ye
yakın mobil uygulama hayatımı ciddi
anlamda kolaylaştırıyor.
* Forrester Research - "Mobile Is The
New Face Of Engagement" - Feb 2012
** IDC: Enterprise mobility - Only a
matter of when, not if
IDC’ye göre çalışma
hayatında mobil
teknolojileri kullanmak
bir standart haline
geliyor ve bu teknolojiler
çalışanların verimliliğini
17
BAŞARI ÖYKÜSÜ..................................................................................................................................................................................
Şişecam IT Müdürü Salih Aydın
18
...............................................................................................................................................................................................................................
ŞİŞECAM İK SÜREÇLERİNDE
TEK MERKEZDEN YÖNETİM,
HATASIZ VE ANLIK VERİ ULAŞIMI
Şişecam yurtiçinde faaliyet gösteren
toplam 22 şirket ve 121 iş yerinde
yaklaşık 12 bin mavi ve beyaz yakalı
personelin zaman yönetiminin
yapıldığı, bordrosunun düzenlendiği,
personel gelişim uygulamalarının
takip edildiği İK süreçlerini kurulan
yeni sistemle yönetiyor. Şişecam’ın
kullanmakta olduğu sistemin
teknolojik ömrünü tamamlamış olması,
gelişen ve değişen iş koşullarına
hızla uyum sağlamakta karşılaşılan
zorluklar, yürütülen yeniden yapılanma
çalışmalarının sonucunda oluşan yeni
organizasyon ve yenilenen iş süreçleri
İnsan Kaynakları uygulamalarını
yenileme gereğini ortaya çıkardı.
Bu nedenle Şişecam, uzun süredir
kullanmakta olduğu Şişecam İnsan
Kaynağı Yönetim Sistemlerini SAP HCM
sistemiyle yenilemeyi hedefledi.
Proje öncesinde, Toplulukta yer alan
her grubun kendi İK uygulaması
bulunuyordu. Birbirinden farklı olan
uygulamalar dağıtık yapıda çalışıyordu.
Merkezde günlük olarak veriler
birleştiriliyor ancak ana veri birlikteliği
sağlanamıyor ve bu ortamda yönetim
raporlama ihtiyacını karşılamakta
önemli zorluklar yaşanıyordu. Bazı
gruplar kendi şirketlerinin verisine
sistem üzerinden ulaşamıyor,
birleştirme işlemleri ve analizler
Excel tabloları üzerinden yapılıyordu.
Bir şirketin İnsan Kaynakları ile ilgili
bilgilerine ulaşmak için önemli ölçüde
zaman harcanıyordu.
Şişecam IT Müdürü Salih Aydın,
projedeki seçim sürecini şöyle
anlatıyor: “Eski uygulamalarımızı
yenileme kararı aldıktan sonra
Şişecam’ın İnsan Kaynakları
uygulamalarını yönetecek iş
sistemlerinin seçimi çalışmalarına
başladık. Uluslararası arenada faaliyet
gösteren Topluluğumuz için sadece
bordro hazırlayacak bir sisteme değil,
aynı zamanda insan kaynağının
gelişimini yönetecek ve yönlendirecek,
kişisel uygulamaları da içeren bir
uygulamalar bütününe ihtiyacımız
vardı. Seçilecek çözüm, yeniden
yapılanmakta olan İnsan Kaynakları
uygulamalarımızdaki ihtiyaçlarımızı
karşılayacak, gelişime açık, faaliyet
KISACA ŞİŞECAM
Ana faaliyet alanları cam ve kimyasal
üretimi olan Şişecam düzcam, cam
ev eşyası, cam ambalaj ve cam elyafı
gibi camın tüm temel alanları ile
soda ve krom bileşiklerinde üretim
yapıyor. Atatürk'ün direktifleriyle
1935 yılında Türkiye İş Bankası
tarafından kurulan Şişecam, 77.
yaşını kutlarken, içinde bulunduğu
pazarın lideri konumunda
bulunuyor. Kuruluşunun ardından
geçen ilk dönemde önceliği, ülkenin
temel cam ürünleri gereksinimini
karşılamaya veren Şişecam,
1960'lardan itibaren "Pazarımız
Dünyadır" ilkesi doğrultusunda
dünya pazarlarına güçlü ve iddialı bir
şekilde giriş yaptı. Topluluk, 1970'ten
sonra faaliyetlerini çeşitlendirerek
hızlı büyüme sürecine girdi.
19
BAŞARI ÖYKÜSÜ.................................................................................................................................................................................
gösterdiğimiz ülkelerde de kullanılan
ve destek hizmetleri sunulan bir
çözüm olmalıydı. Çözüm alternatifleri
üzerinde yaptığımız incelemeler,
referans firma ziyaretleri, uygulama
fonksiyonlarının seçim ölçütlerimize
uygunluğunun irdelenmesi ve firmanın
değerlendirilmesi sonucunda SAP
HCM ailesini Şişecam İnsan Kaynakları
sistemlerini yönetecek iş uygulamaları
olarak belirledik.”
Projeyle, süreç birlikteliğini sağlayan
ve merkezi yapıda çalışacak SAP HCM
uygulamalarının tüm şirketlerde
kullanılması hedeflendi. Tek
uygulama bütününe destek verecek
BT organizasyonu oluşturarak şirket
uzmanlarının proje sırasında gerekli
yetkinliği edinmeleri ve canlı kullanıma
geçiş sonrasında da destek hizmetinin
şirket bünyesinde verilmesi planlandı.
Projede Bordro, Zaman Yönetimi,
Organizasyon ve Ücret Yönetimi,
Performans Yönetimi, Kariyer
Yönetimi, İşe Alma, Eğitim Yönetimi,
Bütçe Hazırlama süreçleri 13 aylık
bir çalışma sonucunda hayata
geçirildi. Bu çalışmaya paralel olarak,
BI altyapısı oluşturularak analitik
raporlamaları da içeren (SAP BO)
uygulamaları geliştirildi. Şirketin
yurtiçi kuruluşlarını kapsayan, birinci
fazda İK süreçleri açısından bütünleşik
ve merkezi yapıda çalışan bir ortam
oluşturuldu. SAP HCM PA ve PD
ayrımıyla iki koldan paralel yürütülen
çalışmalarla 2012 başında Zaman
20
Yönetimi, Organizasyon ve Ücret
Yönetimi ve Bordro, Mayıs 2012’de ise
İzin, Seyahat, Fazla Mesai, Personel
Devam Takibi süreçlerini içeren portal
uygulamalarının yanı sıra Personel
Gelişimi uygulamalarından Performans
Yönetimi ve İşe Alım modülleri hayata
geçirildi. Projenin ikinci fazında
ise yurtdışı şirketleri için SAP HCM
uygulanması planlandı.
Salih Aydın projenin ilerleme süreciyle
ilgili olarak şunları ifade ediyor:
“Projenin birinci aşaması kapsamında
yer alan yurtiçi şirketlerimizin geçişinin
tamamlanması sonrasında, ikinci
aşama olan yurtdışı şirketlerimizin
geçişi için ön hazırlıklar tamamlanmak
üzere. 2012 yılı tamamlanmadan
Bosna Hersek, Bulgaristan ve
önümüzdeki yıl içinde de Rusya
Federasyonu ve Ukrayna’da faaliyet
gösteren şirketlerimiz için SAP
HCM yaygınlaştırma projelerimiz
devam edecektir. Projenin ikinci
aşamasının tamamlanmasıyla yurtdışı
şirketlerimizin Zaman Yönetimi,
Organizasyon ve Ücret Yönetimi,
İzin, Seyahat, Fazla Mesai Yönetimini
içeren Portal Uygulamaları hayata
geçecektir. Yurtdışı şirketlerimiz için
yürütülecek çalışmalara paralel olarak
self-service portal uygulamalarımızı
mobil ortamlara taşımak üzere
çalışmalara başladık. Hedefimiz, gerekli
bazı uygulamalarımızı bulunulan
yerden bağımsız, ofis dışında
kullanımını sağlayacak şekilde mobil
platformlara taşımak. Bu çalışmalara
paralel olarak yurtiçi İnsan Kaynakları
uygulamalarında canlı kullanım
sırasında belirlenen iyileştirme
faaliyetlerini de yerine getiriyoruz.”
ŞİŞECAM’IN SAP PROJESİYLE
SAĞLADIĞI FAYDALAR
• Geliştirilen Yönetici/
Çalışan portal
uygulamalarıyla
Zaman Yönetimi,
Seyahat, İzin, Fazla
Mesai ve Devam
Takip Yönetimi
süreçleri sistem
destekli olarak
yürütülmeye başladı.
• İK bölümlerinin iş yükü azaldı,
verinin hatasız ve hızlı işlenmesi ve
bilgiye anlık ulaşım sağlandı.
• Şişecam Topluluğu’nda merkezden
yönetilen ve işletilen, süreç
birlikteliğinin sağlandığı bir
uygulama hayata geçti.
• Topluluk İnsan Kaynakları
Sistemlerinin yeniden yapılanmasına
destek olunarak yenilenmiş iş
süreçleri kısa zaman
içinde hayata
geçirildi. Yenilenmiş
alt süreçler SAP HCM
ilgili parçalarının
geliştirilmesine paralel
olarak da uygulamaya
alındı.
• Proje öncesi kullanılan ve sadece
Bordro ve Zaman Yönetimi
kapsamında çalışan eski
uygulamalar için görevlendirilmiş
8 BT uygulama destek uzmanı
yerine, tüm İK modüllerini içeren
yeni sisteme geçiş sonrasında 4 BT
uzmanıyla sistem desteklenebilir
hale geldi.
Toplu İş Sözleşmelerinin imzalanması
sonrasında düzenlenen fark
bordrolarının tek bir yöntemle
oluşması sağlandı.
YÖNETİCİ GÖZÜYLE.............................................................................................................................................................................
TURGUT GÜNEY: “TEKNOLOJİDEKİ GELİŞİM
TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL. KURUM OLARAK
BÜTÜNSEL VİZYON OLUŞTURMALISINIZ.”
Akbank Genel Müdür Yardımcısı
Turgut Güney, bankanın bilgi
teknolojilerinden sorumlu yöneticisi
olarak görev yapıyor. Bankacılık
sektöründe uzun yıllara dayanan
tecrübeye sahip bir yönetici olarak
Güney, sektörün geçirdiği teknolojik
dönüşümü de en iyi bilen isimler
arasında yer alıyor. Lisans eğitimini
Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar
Bilimleri Mühendisliği Bölümü’nde,
yüksek lisansını ise Southern Illinois
Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nde
tamamladı. Akbank'a katılmadan önce
Amerika'da Computer Task Group
ve Oracle Danışmanlık'ta kıdemli
danışman olarak çalışan Güney, ayrıca
yurt içinde farklı bankalarda üst
düzey pozisyonlarda yönetici olarak
görev yaptı. Kendisiyle iş yaşamını ve
SAP çözümlerini başarıyla kullanan
Akbank’ın liderleri arasında bulunduğu
bankacılık sektörünü konuştuk.
Öncelikle eğitim hayatınızdan ve
bilgi teknolojileri alanındaki eğitim
sürecinizden bahseder misiniz?
Üniversiteden mezun olduğunuzda
planlarınız nelerdi?
1990 yılında Hacettepe Üniversitesi
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden
mezun oldum. Benim bu eğitime
başladığım yıllar bilişim dünyasında
bir geçiş dönemiydi, henüz PC ile yeni
tanışıyorduk. Windows hayatımıza bu
dönemde girdi, öncesinde daha çok
MS-DOS kullanıyorduk. Büyük sistemler
dediğimiz yapılarda “punchcard” adlı
giriş metodundan klavyeyle girişe geçiş
yeni yeni yaygınlaşıyordu. Internet
teknolojileri ise henüz gündemde bile
değildi.
Ancak aldığımız eğitim tüm bu
teknolojilerin gelişimine hızlıca
ayak uydurmamız için yeterliydi. Bu
dönemde ülkemizde teknolojiyi en
iyi kullanan kurumlar bankalardı.
Bu sebeple mezun olduğum zaman
benim de hayalim öncelikle ABD’de
tecrübe kazanmak, sonrasında
bankacılık sektöründe bilişim alanında
22
uzmanlaşmaktı. Bu sorunuz vasıtasıyla
geriye dönüp baktığımda, kendimi
hayalimi gerçekleştirmiş olarak
görüyorum.
İş hayatınızla ilgili ilk deneyimleri
paylaşır mısınız?
Mezun olduğumda Ankara’da bir
bankada, aynı bölümde okuduğum 3
yakın arkadaşımla birlikte işe başladık.
Beraber çok çeşitli projeler yaptık,
çeşitli projelerde de yer aldık. Hem
altyapı hem de yazılım alanlarında hızla
tecrübe kazanma fırsatımız oldu. Çoğu
gün 16 saat çalıştığımızı hatırlıyorum,
zevkle, tutkuyla ve eğlenerek...
Kariyerinize bankacılık sektöründe
başladınız ve bu sektörde devam
ettiniz. Bankacılık sektörünün bilgi
teknolojileriyle olan ilişkisinin gelişimi
hakkında neler söylemek istersiniz?
Dünyaya baktığımızda, finans sektörü
bilgi teknolojilerini her zaman
kullanan ve sürekli yeni yatırımlar
yapan bir sektör olarak karşımıza
çıkıyor. Türkiye’de de durum çok farklı
olmamakla birlikte, özelikle 1995
sonrası bireysel bankacılığın gelişimiyle
bankalarımızın yeni teknolojilere
yatırımları arttı, en yeni altyapıları
hızla hayata geçirdiler. Eskiden
teknolojiyi en iyi kullanan şirketler
yalnız bankalarken, günümüzde artık
telekom, üretim, hizmet gibi diğer
sektörlerin de teknolojiyi kullanıyor
ve teknolojilere yatırım yapıyor
olması önemli. Zira teknolojinin iyi
kullanımı hem verimlilik hem de
rekabet açısından tüm sektörlerde bir
gerekliliktir. Bankacılık hep bu konuda
öncü oldu ve benzer şekilde de devam
ediyor.
Sizce Türk bankacılık sektörü dünyayla
kıyaslandığında nasıl bir konumda
bulunuyor?
1990’ların ikinci yarısından itibaren
yenilenen altyapılar ve yazılımlar
sayesinde Türk bankacılık sektörü
...............................................................................................................................................................................................................................
dünyaya kıyasla daha hızlı yol aldı. Eski
teknolojilere çok ciddi yatırım yapmış
köklü yabancı bankalar bu değişimde
zorlandılar, yavaş hareket ettiler.
Altyapılar açısından baktığımızda, Türk
bankacılık sektöründe daha bütünsel,
daha entegre altyapılar geliştirildi.
Dünyada ise silolar şeklindeki
altyapılar “urbanizm” mantığında
bütünleştirilmeye çalışıldı. Geldiğimiz
noktada bazı derinlik gerektiren
alanlarda büyük ABD ve Avrupa
bankalarının daha sofistike çözümleri
var. Ancak özellikle Temel Bankacılık,
Kart ve Kanallar olarak baktığımızda
ülkemizde çok iyi durumda
olduğumuzu görüyoruz.
Bankacılık sektörünün iş yapış şeklini
değiştiren teknolojiler sizce hangileri
ve hangi sebeplerden dolayı değişime
neden oldular?
Aslında bu sorunun anahtar kelimeleri
şunlar: daha hızlı, daha verimli, riski
daha iyi yöneten, bütünsel, 7/24,
kolay... Tüm bunları nasıl sağlarız? İyi
teknoloji kullanımı ve iyi kurgulanmış
süreçlerle. Sonuçta teknolojideki
gelişim tek başına yeterli değil. Kurum
olarak bütünsel vizyonunuzu buna
göre oluşturacaksınız. Amaç teknolojiyi
kullanmak değil, yukarıdaki anahtar
kelimeler. Tüm bunları hayata geçirmek
için teknoloji desteği şart tabii.
Sorunuza tam cevap verecek olursam,
BPM (Business Process Management)
süreçleri daha iyi ve verimli yönetmek,
ölçmek, iyileştirmek ve müşterinin
deneyimini mükemmelleştirmek
üzere; mobil sistemler müşterinin her
zaman ve her yerde kolay ve hızlı işlem
yapabilmesini sağlamak üzere; CRM
müşteriyi daha iyi tanımak, doğru
zamanda doğru aksiyonları alabilmek
üzere değişim yarattı.
Dünyada bankalar ciddi sıkıntılar
yaşarken Türkiye’de genel olarak
bankaların başarılı performanslar
sergilediğini görüyoruz. Sizce bu
tabloda bilişim teknolojilerinin payı
nedir?
Bu tabloda en büyük payı bilişim
teknolojilerine vermek haksızlık
olur. Bence bu tabloda BDDK’nın
düzenlemelerinin ve ülkemizdeki
ekonomik istikrarın büyük payı var. Her
ne kadar Bilgi Teknolojileri birimlerine
çok fazla iş çıkarmış olmasından ara
sıra yakınsak da yapılan regülasyonlar
ve düzenlemeler, olası krizlere
karşı bankalarımızın dayanıklılığını
artırmıştır.
Kariyerine bankacılık sektöründe
başlamak isteyen IT profesyonelleri için
neler tavsiye edersiniz?
Kariyerine yeni başlayan genç
arkadaşlarıma sevdikleri işi yapmalarını
ve çok çalışmalarını öneriyorum. İşe
başlarken para, mevki düşünmesinler.
Bunlar sonuçtur, amaç değil. Yaptıkları
işi “tutku” ile yapsınlar.
Sizce şirketler, çalışanlarına ideal
çalışma ortamını sağlarken nelere
dikkat etmeli?
İş hayatı çift yönlüdür. Çalışan
iş gücünü ve beynini verecek,
karşılığında ücret ve tecrübe
alacak, kendini geliştirebilecek. Açık
iletişimin olduğu, ast-üst ilişkileriyle
çok sınırlandırılmamış, düşünmeyi
ve inovasyonu teşvik eden, “ben”
değil “biz”in hakim olduğu bir ortam
yaratmak çok önemli.
Ekibinizi oluştururken nelere dikkat
ettiniz? Yanınızda çalışanlarda hangi
özellikleri ararsınız?
Ekibimi oluştururken, tutku, ışıltı,
motivasyon, paylaşım, sadece verilen
işi yapan değil de hep “nasıl daha iyi
yaparım” düşüncesiyle çalışanlarla bir
araya gelmeye dikkat ediyorum.
Sizce bir CIO’nun taşıması gereken
temel nitelikler nelerdir?
Bir vizyonu olmalı, çalıştığı kurumun
stratejilerini iyi bilmeli ve bu
stratejilerin oluşumuna katkıda
bulunmalı. Yeterli teknik bilgiye sahip
olmalı. İş ve IT stratejisini bir araya
getirebilmek ve bunları kısa, orta ve
uzun vadeli planlarla destekleyebilmek,
organizasyona anlatabilmek ve kabul
görmesini sağlayabilmek çok önemli.
Tabii bunların yanında regülasyon,
inovasyon ve 7/24 işletim altyapısı
mükemmelliği, olmazsa olmaz
gündem maddeleri. Bazı konularda da
cesur kararlar alıp uygulayabilmeli.
Önümüzdeki dönemde bankacılık
sektörünün ajandasında hangi
teknolojiler üst sıralara çıkacak?
Mobil ve sosyal medyayla birlikte “Big
Data” kavramlarını konuşmaya devam
edeceğiz ve bu alanlarda gelişmeler
göreceğiz.
Hobileriniz neler? Sahip olduğunuz
hobiler size iş yaşamınızda katkı
sağlıyor mu?
Fotoğraf çekmeyi seviyorum. Genelde
sokak ve tabiat fotoğrafları çekiyorum.
İş yaşamıma katkısı doğrudan
olmamakla birlikte, hobilerin bizler gibi
stresli ve yoğun çalışanlar için olumlu
katkısı olduğuna inanıyorum.
En son seyahatinizi nereye yaptınız?
Seyahatlerinizde mobil teknolojilerden
yararlanıyor musunuz?
Bayramda Danimarka ve İsveç’i
gezdim. Gezilerimde hem görülecek
yerler, restoranlar, oteller, GPS
ve benzeri açısından hem de işle
bağlantım açısından mobil iletişim
olmazsa olmaz.
23
DOSYA KONUSU: TEKNOLOJİ............................................................................................................................................................
SAP TEKNOLOJİ ÇÖZÜMLERİYLE
DAHA VERİMLİ VE
YENİLİKÇİ KURUMLAR
Kurumların sahip oldukları verileri
iş süreçlerine fayda sağlayacak
kararlar haline getirmek bugünün
kurumsal yazılım teknolojilerinin
öncelikli hedefleri arasında yer
almaktadır.
Kurumsal kaynak planlamanın (ERP)
kökeninde bulunan muhasebe
programları, ilk olarak 1970’li
yıllarda cari hesapların takibi için
kullanılmaktaydı. Bu yıllardan başlayıp
1990’lara doğru giden süreç içerisinde
en önemli ihtiyaç, yapılan alımlardan
personel girdilerine kadar her türlü
verinin düzenli biçimde kayda alınması
ve ayrı iş birimlerinden gelen verilerin
aynı veritabanında korunmasıydı.
Zaman içerisinde bu yapı, müşteri
24
ilişkilerine yönelik fonksiyonların
sunulduğu müşteri ilişkileri yönetimi
(CRM), tedarik sürecinin takibini
sağlayan tedarik zinciri yönetimi
(SCM), personel girdilerinin ve
performans takibinin yapıldığı insan
kaynakları yönetimi (HCM) gibi ayrı
kollara ayrılarak, farklı ürün paketleri
biçiminde kurumlara sunuldu. Ürün
geliştirme (PLM), Ar-Ge çalışmaları
ve benzeri yeni trendler, global iş
trendleriyle birlikte her bir kolda ekstra
süreçleri ve modelleri gündeme getirdi.
Şirketlerin üzerinde koşturulduğu bir
"sistemler yumağı" haline gelen bu
kapsamlı yapıyla birlikte, tüm verilerin
bütünleşik ve birbiriyle entegre
biçimde saklanması ihtiyacı ortaya
çıktı. Herhangi bir kullanıcı tarafından
girilen verinin, kurum içerisindeki ilgili
diğer iş kolları tarafından da uygun
biçimde denetlenebilir ve ulaşılabilir
olması gerekmekteydi. Aksi takdirde,
stokta bulunmayan ve talep planı
henüz oluşturulmamış bir ürün için
fatura kesilmesi gibi, iş süreçlerini
olumsuz etkileyen durumlarla karşı
karşıya kalmak olasıydı.
Verilerin saklanması ve denetimi
için yetki sahibi olan ve kayıt sistemi
(SOR - System of Record) adı verilen
bu sistemler, veri yönetimini çok daha
verimli hale getirerek iş süreçlerine
katkı sağlamaya başladı. Ancak, 2000’li
yıllarla ile birlikte yaşanmaya başlayan
hızlı veri artışı, kurumların veriyi
saklama ve denetlemesinin yanı sıra
başka ihtiyaçları da doğurdu.
Verilerin karar alma
mekanizmalarında kullanılması
ihtiyacı doğuyor
2000’li yıllarla birlikte hacimsel olarak
artan verileri kullanarak karar alma
mekanizmalarına fayda sağlamak
ve rekabette avantaj kazandıracak
bilgileri analiz etmek kurumlar için
vazgeçilmez hale geldi. Ne var ki
kayıtların tutulduğu OLTP mimariye
...............................................................................................................................................................................................................................
sahip veritabanları, tek yönlü yapıları
nedeniyle iş analitiğine uygun bir
profil çizmemekteydi. Sorgulamalara
yanıt vermek için yetersiz kalan
OLTP sistemlerinin teknik mimarisi
yerine, verilerin analizini yaparak
kuruma katma değer sağlayacak farklı
mimarilere ihtiyaç duyuldu. Aslen
1990’lı yıllardan itibaren kullanılmaya
başlamakla birlikte, özellikle 2000’li
yıllarda veritabanında tutulan verilerin
farklı boyutlarda analiz edilmesi ve
karar sistemlerini desteklemesi adına,
OLAP mimarisine sahip sistemler
yoğun şekilde kullanılmaya başlandı.
Bugün iş zekası ve veri ambarı başta
olmak üzere, kurumların ne kadar
satış veya harcama yaptığını, hangi
tedarikçiyle ne ölçekte çalıştığını analiz
edip raporlayan sistemler bu mimariyi
temel alarak büyümüş ve her biri ayrı
birer iş kolu haline gelmiş bulunmakta.
SOE (System of Engagement) olarak
da bilinen bu sistemler, kurumların "ne
yaptıklarını anlamalarını" sağlıyor.
Şirketlerin rekabet avantajı
sağlamaları, maliyetlerini düşürürken
kârlılıklarını artırmaları ise ancak
teknik açıdan birbirinden farklı olan
bu iki mimariyi kullanan sistemlerin
uyum içerisinde çalışmasıyla
mümkün oluyor. Zira şirketin yönetim
kademesinde belirlenen vizyonun
gerçekleştirilebilmesi için, orta ve alt
kademelerde performans ölçümlerinin
ve iş akışının doğru biçimde takip
edilmesi, çizilen vizyonun gerek kurum
içi ilişkilerde gerekse müşteri ilişkilerinde
aynı şekilde korunması gerekiyor.
Veri girişinin yapıldığı sistemler ile iş
analitiğinin gerçekleştiği sistemler aynı
verileri paylaşmak durumunda.
Örneğin, iş dünyasının daha verimli
müşteri analizi adına sosyal medyadan
faydalanabileceğini keşfetmesiyle
birlikte, şirketlerin BT departmanları
“yapısal olmayan veri” adlı yeni bir
veri türünü yönetme yükümlülüğüyle
karşı karşıya kalıyorlar. Bunun yanında
kayıt girişi yapılan sistemlerden
analiz yapılacak sistemlere verinin
taşınması, analiz edilmeye hazır hale
getirilmesi için geçen süre birçok
şirket için rekabette dezavantaj
yaratıyor. Zira kurumların karar alma
mekanizmalarının, rekabette öne
çıkabilmek için artık veriye anlık
ulaşmaya ihtiyacı var. Üstelik yapılan
analizler tek bir bileşenin değil, pek
çok ayrı faktörün söz konusu olduğu
karmaşık taleplere yanıt vermek
durumunda kalıyor.
Analiz işlemleri karmaşık hale
geldiğinde analizlerin yavaşlamasının
sebeplerinden biri de veritabanının
saklandığı teknoloji. Mekanik bir
mimariye sahip olan sabit disklerin
veri erişim hızının (HDD) yavaşlığı,
veri patlamasıyla birlikte daha da
belirginleşti.
Teknolojinin kalbinde HANA var
Kurumların artan rekabet koşulları ve
sürekli değişen iş ihtiyaçlarına anlık
olarak yanıt vermeyi ve böylelikle
iş performansını, verimliliğini ve
inovasyonu artıracak adımların
atılmasını sağlayan çözümler, SAP
HANA platformunun sunduğu üstün
performans ve devrim niteliğindeki
yeni nesil bellek-içi mimariyle
mümkün hale geliyor. OLTP ve OLAP
mimarilerinin farklı sistemlerde
yönetilmesi ihtiyacını ortadan
kaldırarak verinin girişini ve analizini
aynı veritabanı üzerinden yapma
olanağı tanıyan HANA platformu,
veri yönetimi sürecini basitleştirirken
iş süreçlerinin gerçeklenmesi adına
dramatik performans artışları
sunmakta. SAP'nin Veritabanı &
Teknoloji vizyonunun kalbinde yer
alan HANA, veri depolama ve analiz
işlemleri için geleneksel mekanik
sabit diskler yerine bellek-içi mimariyi
kullanarak analiz ve raporlama
sürelerini binlerce kat hızlandırıyor.
SAP HANA ile sağlanan devrim
niteliğindeki performans, karar alma
mekanizmalarının ihtiyaç duydukları
"gerçekten gerçek-zamanlı veriye"
ulaşmalarını mümkün kılarak
işletmelerin ufkunu açıyor. Bu yüksek
hızı benimseyen kurumlar ise zaman
içerisinde yeni iş modelleri oluşturarak
rekabette farklılaşıyor, kazançlarını
artırırken maliyetlerini düşürüyor.
Saklanan veriyi doğru yönetmek
gerekiyor
SAP'nin HANA ile sunduğu üstün
veri depolama özelliklerinin doğru
kullanımı ise SAP Teknoloji & Veritabanı
çözüm portföyünün yönetişim
Geleneksel mimari, yeni iş
ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz
kalıyor
Başta bankacılık, telekom, enerji ve
perakende gibi verinin yoğun olarak
kullanıldığı sektörler olmak üzere
pek çok sektörde kurumlar her gün
milyonlarca işlem gerçekleştirerek
milyonlarca satırlık veri üretiyor.
Örneğin bir mağazada müşterinin satın
aldığı her bir ürün ayrı bir veri anlamına
geldiği için, iş hacmi büyüdükçe
saklanması ve işlenmesi gereken
veri de muazzam oranda artmakta.
Artan sadece verinin hacmi değil, aynı
zamanda verinin çeşitliliği ve değişim
hızı da sürekli bir artış gösteriyor.
25
DOSYA KONUSU: TEKNOLOJİ............................................................................................................................................................
hizmetiyle mümkün. SAP Bilgi
Yönetişim (governance) çözümleri
sayesinde şirketlerin sahip oldukları
verilerin doğruluğu ve kalitesi
sağlanmakta. Örneğin bu sayede aynı
verinin farklı şekillerde tekrarlanması
ve doğru olmayan verilerin saklanması
önleniyor. Doğru olmayan veriye hızlı
erişilmesi bir anlam ifade etmeyeceği
için, veri niteliğinin korunması büyük
önem taşıyor.
Teknolojinin iş süreçlerine
katkı sağlaması açısından veri
doğruluğunun ve erişiminin hızlı
bir şekilde gerçeklendiği noktada
diğer bir önemli konu da sistemler
arası verilerin entegrasyonu. Farklı
amaçlara hizmet eden iş sistemlerinin
birbirleriyle uyum içerisinde çalışmaları
ve iş süreçlerini destekler nitelikte
entegre olmaları gerekmekte. Örneğin
herhangi bir müşteri için hazırlanan
faturaların düzgün bilgilerle kesilmesi
ancak CRM sisteminde oluşturulan
ilgili müşterinin, ERP sistemine düzgün
aktarılmasıyla mümkün. CRM ve ERP
sistemleri arasında gerçekleşen süreç
entegrasyonunun yanı sıra ilgili sürecin
kesintisiz bir şekilde akışını sağlayan
SAP İLE ONLINE
VERİLERDE
TUTARLILIK
VE KALİTE
GARANTİSİ
Lexmark, internet sitesi üzerinden
erişip müşteri olarak kaydolmak
isteyen ziyaretçilerinden adres
bilgilerini girmelerini ister. Bu bilgiler
girilirken, adresin yanlış verilmesi
halinde sistem bunu düzeltir ve
"Bunu mu demek istediniz?" diye
yeniden sunar. Adobe de aynı
sistemi kullanmakta. Sisteme kayıt
olmak için, sadece posta kodunu
ve kapı numarasını doğru yazmak
yeterli. Geri kalanı sistem tarafından
zenginleştirilip, düzenleniyor. Bu
bilgi kaydedildiğinde depolama
alanına yazılırken, bir yandan da
kontrol gerçekleştiriliyor. SAP
teknolojisiyle sağlanan bu tutarlılık
ve veri kalitesi, enerji sektörü başta
olmak üzere pek çok endüstri için
büyük önem taşıyor.
26
süreç orkestrasyonu yani iş akış
yönetimi de dikkat edilmesi gereken
diğer önemli bir başlık.
“Apple kadar sade,
Google kadar hızlı”
SAP'nin Veritabanı & Teknoloji
çözümlerinin kullanıcıya dokunan
noktasında başarılı, sezgisel ve kolay
anlaşılır önyüzler bulunuyor. Verilerin
doğru biçimde sisteme girilmesi ve
analiz edilebilmesi, ancak uygun
önyüzlerin kullanılmasıyla mümkün
oluyor. Entegrasyon, anlık veriye erişim
ve yönetişimle yakalanan başarının
kullanıcıya verimli biçimde sunulması
gerekiyor. Gelişen teknolojiyle birlikte,
masaüstü uygulamalarda kullanılan
önyüzlerin yanı sıra tablet ve akıllı
telefonlara yönelik mobil ve web
tabanlı önyüzlere, farklı platformlar
için verimliliği artıracak nitelikte,
kullanıcı dostu önyüzlere ihtiyaç
duyuluyor. SAP, teknoloji trendlerini
yakından takip ederek kurumlara arka
plandaki teknolojiyle doğru etkileşimi
kurmalarını sağlayan önyüzler
hazırlıyor.
İhtiyaç duyulan önyüz gereksinimleri
her iş birimi ve her kademe için farklılık
gösterebiliyor. Dolayısıyla basitliği
ve zenginliği bir arada barındıran,
tasarımıyla da göz dolduran önyüzlere
ihtiyaç oluyor.
Önyüzleri kullanan profillerde
gözlenen farklılık nedeniyle mobil
cihazlarda karmaşık analizlerin
yapılmasından masaüstünde basit
veri girişlerine kadar her kapsamda
önyüzler kullanılabiliyor. Örneğin,
üretim hattında çalışan ve sisteme
günde kaç adet üretim yapıldığı
verisini girmesi gereken bir ustanın
önüne karmaşık bir ekran koymak,
iş süreçlerinin yavaşlamasına neden
olabiliyor. Önceleri kağıt üzerinde
yapılan bu basit seviye veri girişlerini
otomatik hale getirmek, hedeflerin
ve sapmaların anlık gözlenebilmesi
için kurumlara büyük avantaj sağlıyor.
Çalışanların form doldurur gibi temel
seviyede veri girişi yapmalarını
sağlayan Adobe Interactive Forms
çözümü sayesinde, bilgisayarda ilgili
dosya açılıp yalnızca doldurulması
gereken alanlara veri girişi yapılıyor.
SAP'nin “go-to-market” stratejisinin
beş kritik pazar kategorisinden bir
tanesi olan Veritabanı & Teknoloji
aynı zamanda diğer kategoriler olan
iş analitiği, mobilite, iş uygulamaları
ve bulutun da kurumlarda en verimli
biçimde uygulanmasını mümkün hale
getiren bir rol üstlenmekte. Veritabanı
& Teknoloji alanındaki çalışmalarıyla
SAP, iş süreçlerinin daha verimli
işlemesini sağlayan yenilikçi ve verimli
teknolojileri sunuyor.
DOSYA KONUSU: TEKNOLOJİ............................................................................................................................................................
NBA İstatİstİklerİ SAP HANA’ya emanet
SAP ve NBA, NBA.com portalini
ziyaret eden basketbol fanlarına
sunulan istatistikleri benzersiz bir
deneyime dönüştürmek için SAP
HANA platformunun tercih edildiğini
açıkladı. SAP HANA'nın gerçek zamanlı
veri platformu sayesinde NBA ligi,
neredeyse sınırsıza yakın miktarda
resmi NBA istatistik bilgisini basketbol
severlerin ekranlarına taşıyacak.
Duyuruda ayrıca SAP'nin, NBA Resmi
İş Analitiği Yazılım Partneri olarak
konumlandığı belirtilirken, bu iş
ortaklığının WNBA (Bayanlar NBA
Ligi) ve NBA Development Leauge'i
de kapsadığı açıklandı. Her üç lige
ilgi gösteren hayran kitlesi arasında
bir bağ kuracak olan SAP’nin NBA ile
ortaklığı; ABD'nin yanı sıra Brezilya,
Kanada, Çin, Almanya, Hindistan ve
Rusya gibi uluslararası pazarlarda da
sürdürülecek. Basketbol severlere
yeni etkileşim yolları sunmak adına,
yeni ve gelişmekte olan teknolojileri
sürekli olarak araştırdıklarını belirten
NBA Komisyon Üyesi David Stern,
"Yenilikçi yazılım çözümleri alanında
öncü olan SAP, dünya genelinde NBA
basketboluyla ilgilenen fanlara dinamik
ve kapsamlı istatistikler sunmak
için ideal bir partner konumunda
bulunuyor" açıklamasını yaptı.
28
SAP Eş Başkanı Bill McDermott ise
SAP'nin dünyanın en saygın spor
organizasyonlarından NBA ile kurduğu
iş ortaklığından onur duyduğunu
söylerken, "Basketbol severler, SAP
HANA sayesinde daha önce hiç
yaşamadıkları bir NBA deneyimiyle
tanışacaklar" ifadesini kullandı.
Kurulan işbirliği çerçevesinde, daha
önce sadece NBA çalışanları ve belirli
medya mensuplarına sunulan gelişmiş
istatistikler, NBA istatistik ekibinin
SAP HANA kurulumuyla birlikte NBA.
com üzerinden tüm ziyaretçilerle
paylaşılacak. SAP HANA platformu
üzerinde büyük ölçekli istatistik bilgileri
ve analiz araçlarına erişim sağlayacak
olan basketbol severlerin NBA
deneyimi yeni bir boyut kazanacak.
NBA’in iş zekâsı çözümleri için
tercihi de SAP oldu
NBA ayrıca SAP BusinessObjects
Explorer ve SAP Data Services
yazılımlarıyla birlikte ileri seviye analiz
yapabilmek için SAP BusinessObjects iş
zekâsı (BI) çözümlerini tercih etti. NBA.
com’daki resmi NBA istatistiklerini SAP
HANA platformunda gerçekleştiren,
SAP BusinessObjects Explorer ve
SAP Data Services ile veri kalitesini
artıran NBA; basketbol severlerin ister
masaüstü bilgisayarlarından, ister
tablet veya akıllı telefonlarından kolay
kullanımlı ve yenilikçi bir istatistik
platformuna erişmelerini sağlayacak.
NBA SAP BusinessObjects iş zekâsı
projesi, 2012-2013 sezonunda
başlayacak.
NBA.com pazarda öncü olan SAP
BI yazılımını, basketbol liginin tüm
tarihiyle ilgili benzersiz istatistikleri
takipçilerine sunmak için kullanacak.
NBA.com’un mevcut istatistik iş ortağı
olan SAP, portal ziyaretçilerine kullanıcı
dostu bir arayüz ile resmi lig, takım
ve oyuncu verilerine gerçek zamanlı
erişme ve bu verileri analiz etme olanağı
tanıyacak. SAP ayrıca NBA Game
Time mobil uygulamasının istatistik
partneri olarak, basketbol severlerin
önemli istatistikleri mobil cihazlarından
aramalarına yardımcı olacak.
Yıl boyu NBA’in tüm global
operasyonlarına gerçek zamanlı veri
sunacak olan SAP çözümleri; medya,
özel etkinlikler, mobilite, sosyal medya,
oyuncu ve takım istatistikleri, teknoloji
ve hayran etkileşimlerini de kapsıyor.
Pazarlama ortaklığının bir parçası
olarak SAP ayrıca NBA All-Star, NBA
Draft ve NBA Cares All-Star Day of
Service için de iş ortaklığı sunacak.
KÖŞE YAZISI....................................................................................................................................................................................
her zaman mümkün olmasa da
kurumlar yenilikçi iş modelleriyle öne
çıkabiliyor.
Ahmet Engin Tekin
SAP Türkiye Ürün Satış Yöneticisi
SAP HANA
ile Süreç
İyileştirmeleri
Sürdürülebilir
Hale Getiriliyor
Günümüzde özellikle belirli
endüstrilerdeki şirketlerin
öncülüğünde Büyük Veri’den
bahsediliyor. Burada dikkat edilmesi
gereken nokta, veriye sahip
olmaktan ziyade, sahip olunan
veriyle şirketiniz için faydalı ne gibi
aksiyonlar alınabileceği. Bir örnekle
açıklamak gerekirse, müşterilerle
sürekli iletişim halindeki perakende,
telekom, bankacılık gibi sektörlerde
faaliyet gösteren kurumların yaptıkları
genel kampanyaların belirli bir
seviyeye kadar başarıya ulaştığını
görmekteyiz. Yoğun rekabette kârlılığı
artırmanın yolu ise bireysel seviyede
kampanyalar düzenlemekten
geçiyor. Bunun için kurumların,
milyonlarca müşterinin her birinin
360 derece analizini yapması şart.
Rekabette farklılık yaratabilmek için iş
modelinde, ürünlerde veya müşteriye
yaklaşımda farklılık oluşturmak
gerekiyor. Yeni bir ürün çıkarmak
İş modelinde yenileşme, süreçlerin
iyileştirilmesiyle mümkün oluyor.
Oldukça geniş bir anlam barındıran
bu “süreç iyileştirme” çalışmasına
şöyle bir örnek verebiliriz: Her
müşterinin satın alma bilgisini ayrı
olarak analiz edip bir sonraki hizmet
sunumu esnasında, bir önceki
harcamalarıyla o anda satın aldıkları
arasında bir korelasyon kurarak ona
özel bir teklif sunabilmek yenilikçi
bir iş modelidir. Mümkün olduğunca
gerçek zamanlı aksiyon almanın kritik
olduğu günümüz pazar koşullarında
bunu gerçekleştirebilmek için ise
gerekli ve yeterli teknik altyapıya
sahip olmak gerekmekte.
Geleneksel mimaride bu gibi
kampanyalar, kolay yönetilebilir ve
sürdürülebilir süreçler olmaktan
çok uzak bulunuyor. Zira verilerin
farklı biçimlerde birleştirilmesi,
analiz sistemlerine kopyalanması ve
performanslı raporlama amaçlı farklı
seviyelerde özetlenmesiyle iş birimi
için son derece kritik öneme sahip
bir süreç, teknik anlamda yönetilmesi
gereken karmaşık bir yapı ve iş
birimi bakış açısından yeterince atik
olmayan bir çözüm olarak karşımıza
çıkıyor. Biz SAP olarak bunları
sürdürülebilir hale getirebilmek
için bakış açısını değiştirmemiz
gerektiğini söylüyoruz. Karmaşık
değil basit, gecikmeli değil gerçek
zamanlı ve yönetilmesi daha kolay bir
mimariyle birlikte süreçleri yavaşlatan
pek çok engel ortadan kalkıyor.
HANA olarak adlandırdığımız çözüm
de tam olarak bunu sağlıyor.
İstanbul’dan New York’a uçak
yolculuğu 11 saat sürüyor. Bu süreyi
30 saniyeye indirdiğinizi düşünün.
Böylesi bir yeniliği ilk adımda
faydaya dökemeyebilirsiniz. Ancak
30 saniyede gidip gelme kolaylığını
mental olarak benimsediğinizde,
New York yolculuğunu gündelik iş
hayatınıza çok daha yüksek katma
değerlerle entegre edebilirsiniz.
Örneğin New York’ta bir iş kurabilir,
sabah İstanbul’da olan toplantınızın
ardından öğleden sonra New
York’taki bir iş görüşmesine
katılabilirsiniz.
Önümüzdeki dönemde şirketlerin
Büyük Veri’yle başa çıkabilmeleri
için başlıca yardımcı, sahip oldukları
veri yığınlarından anlamlı ifadeler
çıkartmayı başarabilen veri bilimciler
ve bu süreçleri destekleyecek
çözümler olacak. SAP olarak
sunduğumuz teknoloji ilk etapta,
New York’a çok hızlı ulaşmak gibi
mecburi görünmeyebilir. Ancak bu
teknolojiyle gelen konfor ve rahatlığa
alıştıkça yeni ihtiyaçlar ortaya
çıkıyor ve bu ihtiyaçları karşılamak
için bu yüksek performans bir
gereklilik halini alıyor. Büyük Veri’yi
katma değer sağlayacak biçimde
kullanma aşamasında SAP HANA
platformunun veri depolama ve
analiz etme alanında sunduğu
devrim niteliğinde yetenekler,
yarının yenilikçi iş süreçlerinin ortaya
çıkmasına önayak oluyor.
29
İş zekası uygulamalarını etkin olarak
uygulayan şirketler ayakta kalabiliyor
BİMSA olarak sunmuş olduğunuz
Yenilikçi İş Zekası Çözümleriniz
nelerdir?
BİMSA olarak SAP’nin iş zekası ürünleri
kapsamında, SAP BW veri ambarı ve SAP
BusinessObjects raporlama ürünleri ile
müşterilerimizin etkili karar vermelerini
sağlayacak, iş performansını optimize
etmeye yardımcı olacak ve onların iş
ihtiyaçlarına cevap verebilecek uçtan uca,
açık ve bütünleşik kurumsal çözümler
sunmaktayız. Bu ürünler sayesinde
ERP, CRM, SRM gibi SAP ve non-SAP
veri kaynaklarından aldığımız bilgileri
SAP BW ve ETL süreçlerinden geçirip
veri ambarında raporlamaya hazır hale
getiriyoruz. Ardından ihtiyaçlarına göre
gerek SAP BW ortamında gerekse SAP
BusinessObjects ortamında hazırlanan
raporlarla müşterilerimizin daha etkili ve
bilinçli karar vermesine olanak sağlayan
detaylı iş zekası işlevselliğini sunuyoruz.
İş zekası çözümlerinin yapısından ve
sunduğu hizmet alanlarından kısaca
bahseder misiniz?
İş zekası araçları, bilginin uygun
bir şekilde organize edilmesini ve
sunulmasını sağlayarak, yöneticilerin
kurumsal verilerini farklı perspektiflerden
analiz ederek incelemesini gerçekleştiren
yazılımlardır. İş zekası ile farklı
İş zekası çözümlerinin şirketlere
sunduğu katma değerler nelerdir?
İş zekası araçlarının sağlayacağı
faydalara bakarsak şu alanların ön plana
çıktığını görebiliriz: Faaliyetlere ilişkin
zamanında ve doğru kararlar alınmasının
sağlanması, potansiyel müşterilerin
alacağı aksiyonları öngörerek buna
uygun hareket planının belirlenmesi,
değerli alanların ve aktivitelerin önceden
bilinerek bu alanlara öncelik verilmesi,
öncelik verilecek alanlara uygun kaynak,
kapasite ve üretim planlamasının
yapılması iş zekası çözümlerinin sunduğu
ana fayda alanlarını oluşturmaktadır.
Bu fayda alanlarından her biri aslında
şirketleri rakiplerinden bir adım öteye
taşıyarak farklılık yaratan fırsatlardır. Bu
fırsatların sayısı arttıkça, yani bilgileri
verimli kullanmaya başladıkça rakipler
ile aradaki mesafe hızla artacak,
dolayısıyla bilgiyi doğru anda işleyip
değerlendirmenin faydası gün geçtikçe
daha da fazla ortaya konacaktır. Bu
bağlamda, iyi bir iş zekası yatırımının,
örneğin hızlı bir tedarik zinciri kurmak
için yapılacak yatırımdan hiçbir farkı
olmayacaktır. Çünkü ikisinin de temelinde
aynı felsefe yatıyor, doğru ve hızlı
karar almak ya da bu şekilde hareket
edebilmek.
Yenilikçi iş zekası çözümlerinin
geleneksel iş zekası çözümlerine göre
farkları nelerdir?
Mobilite bu konudaki en büyük
gelişmelerden biri. Mobil cihazlar ve bu
cihazların internet erişimi geliştikçe,
kurumlar mobil uygulamaları daha fazla
tercih etmeye başladılar. Bu durum iş
zekası ürünlerinin de gelişmesini sağladı.
Birçok üretici, mevcut raporları ve analiz
sonuçlarını mobil cihazlardan erişilebilir
hale getiren ürünleri piyasaya sürdü. En
fazla tercih edilen iş zekası platformu
SAP BusinessObjects’e BlackBerry,
Windows Mobile ve Symbian işletim
sistemli mobil cihazlardan erişimin
sağlanması, yöneticiler için sevindirici bir
gelişme oldu.
Mobilitenin bilgiye erişim açısından
şirketlere sağladığı fayda çok büyük.
Mobil cihazda Web Intelligence ve
Crystal Reports araçları ile hazırlanmış
olan raporlar çalıştırılabiliyor ve bu
raporlar cihazda saklanarak kurumsal
ağa bağlantı sağlanamadığında dahi
açılıp incelenebiliyor, yazıcıya gönderilip
çıktıları alınabiliyor.
Yine yüzlerce raporla ilgilenmek
durumunda kalan çalışanlar için çok
önemli olan “Alert” mekanizması da
mobil cihazlarda kullanılabilir durumda.
Raporları başkaları ile paylaşabilmek
de bir başka önemli özellik. Kurumlar
genellikle mobilitenin güvenlik kısmında
sorun yaşayabileceklerini düşünüyorlar
ancak doğru danışmanlık ve doğru
sistem sayesinde bu endişe ortadan
kalkıyor.
Sosyal medya ise iş zekasında yenilikçi
çözümler anlamında bir diğer belirleyici
unsur konumunda. Facebook, Twitter
gibi sosyal medya sitelerini kullananların
sayısının hızla artmasıyla bu sitelerdeki
verileri kullanarak avantaj sağlamak
isteyen şirketler, iş zekasını sosyal
medya uygulamalarıyla entegre etme
yoluna giriyor.
Bu bir ilandır.
Seçil Orhun – Bimsa Çözüm Uzmanı
kaynaklardan gelen veriyi derlemek
ve toparlamak için gereken zaman
minimize edilerek bu zamanın analize
ayrılması, kurum içi veya dışı, her
seviyede çalışanın ihtiyacına cevap
verilebilmesi, bilginin paylaşımı
anlamında iletişimin ve ortak karar
verme sürecinin hızlandırılması,
şirketlerin hızlı ve doğru kararlar
alabilmeleri, strateji belirleyebilmeleri
ve uyguladıkları taktiklerin sonuçlarını
görmeleri ve kurumsal performansı
ölçmeleri sağlanır. Tüm bunlar ancak iş
zekası uygulamalarının etkin kullanımıyla
yapılabilir. Bunu başarabilen şirketler
bugünün rekabetçi iş dünyasında ayakta
kalabilirler.
KÖŞE YAZISI.........................................................................................................................................................................................
Kurumlar, iş hayatında
kendilerine avantaj
sağlayabilecek özel süreç ve
stratejileri, IT stratejileri ve ek
geliştirmelerle destekleme
yolunu tercih ederken pek
çok farklı amaçtan yola
çıkabiliyor. Bu amaçlar,
müşteri memnuniyeti
artırmaktan yeni müşteriler
kazanmaya kadar çeşitlilik
gösterebiliyor. (Şekil 2)
Aslı Dikenelli
SAP Türkiye Çözüm Satış Yöneticisi
Müşteriye
Özel
Geliştirme
Hizmetleri
Çağımızda ürün ve hizmet sunumunda
en önemli nokta, ihtiyaca göre çözümler
üretebilmek. İhtiyaç ise herkese göre
değişebiliyor. SAP, Türkiye’ye getirdiği
yeni hizmet yaklaşımıyla, özel ve kritik
süreçlerini geliştirmeye ihtiyaç duyan
müşterilerine, bir yandan standart SAP
kalite ve güvencesinde, diğer yandan
da tamamen müşteriye özel geliştirme
hizmetleri sunuyor.
Yapılan araştırmaların ve müşterilerden
edinilen deneyimlerin ışığında ek
geliştirmelerin şirket CIO’ları için son
yıllarda önemi giderek artan stratejik bir
araca dönüştüğünü görüyoruz. (Şekil 1)
%64
Müşteri memnuniyetini geliştirme ihtiyacı
%55
Sektörde farklılaşabilme ve rekabet avantajı sağlama ihtiyacı
%45
Sektör gerekliliklerine ve mevzuata uyma ihtiyacı
%39
Ekonomi/fiyat baskılarını yanıtlayabilme ihtiyacı
%36
Veri ve bilgi güvenliğini koruma ihtiyacı
%30
Yeni müşteriler kazanma ihtiyacı
%9
Diğer
%2
Fakat böylesine önemli amaçlarla talep
edilen özel geliştirmelerin ancak ve
ancak yetkinliğini kanıtlamış, uzman
bir kuruluşun ellerine teslim edilmesi
gerekiyor. Sürecin kritiklik seviyesine ve
getirdiği karmaşık yapıya bağlı olarak, bu
karmaşık yapıyı ve riski yönetebilecek,
sektörü tanıyan, deneyim sahibi,
güvenilir iş ortaklarının aranması şart.
İşte bu noktada SAP’nin farkı herkes
tarafından biliniyor. Dünyanın kurumsal
sistemler devi SAP, müşterilerinin bu
ihtiyaçlarında da aynı güven ve kaliteyle
karşılık vermek üzere SAP Müşteriye
Özel Geliştirme Hizmetleri (SAP CDP)
organizasyonunu devreye sokuyor.
SAP ne öneriyor?
SAP standardının ötesinde, stratejik
önem taşıyan süreçlerini SAP sistemi
üzerinde yönetmek isteyen kurumlar
için, SAP CDP organizasyonunun
standart geliştirme ekibiyle dirsek
dirseğe çalışan 1000’in üzerinde
çözüm mimarı ve geliştirme uzmanı,
SAP standartları kalitesinde çözümler
hazırlıyor. Dünya genelinde toplam 10
lokasyonda yer alan ve yüzlerce projeyi
yürütmüş Müşteriye Özel Geliştirme
Hizmetleri ekibi, SAP’nin global bilgi
birikimi ve deneyimini müşterilerinin
projelerine taşıyor.
Geliştirme projelerinde, yüksek kalite
standartlarında kodlama
%22 Uygulama geliştirmeyi
stratejik bir araç olarak
desteğinin çok ötesinde,
görmüyoruz.
sektör deneyimi, global
%29 Uygulama geliştirmenin her
bilgi birikimi ve hazır
zaman “stratejik bir silah”
çözümler sunarak uçtan
olduğunu düşündük.
uca standarda en yakın
%49 Uygulama geliştirme
son yıllarda daha da
SAP çözümünü sağlamak
stratejik bir araç
amaçlanıyor. Elbette bu
haline geldi.
Kaynak: IDG Research, Temmuz 2010
çözümün nihai hedefi de
Şekil 1
SAP müşterilerinin toplam
32
Kaynak: IDG Research, Temmuz 2010
Hiçbiri
Şekil 2
sahip olma maliyetini ve risklerini
azaltarak onlara bakım desteği vermek.
SAP, içerik ve teknoloji açısından
uygun çözümleri, benzersiz SAP bakım
güvencesiyle sunarak müşterilerinin
yatırımlarını uzun vadede korumayı ve
stratejik hedeflerin gerçekleştirilmesinde
desteklemeyi vaat ediyor.
SAP CDP Portföyü
SAP CDP hizmetleri müşterilerine özel
çözümler geliştirmenin yanı sıra gittikçe
genişleyen portföyüyle iş ihtiyaçlarına
yönelik hazır çözüm ve alternatifler de
sunabiliyor.
• Müşteriye Özel Çözümler – Sadece
müşteriye özel iş ihtiyaçlarını
karşılamak üzere, standart SAP
kalitesinde çözüm geliştirme
hizmetleridir.
• Repeatable Custom Solutions
(Tekrar Kullanılabilir Özel Çözümler
- RCS) – Özel müşteri ihtiyaçlarına
temel oluşturabilecek hazır
çözümlerle zaman ve maliyet avantajı
sunuluyor ve daha önce denenmiş
geliştirmelerle riskler en aza indiriliyor.
• Focused Business Solutions ( Özel
İş Çözümleri - FBS) – Müşterilerin
iş alanlarına yönelik özel ihtiyaçları
için daha önce ürünleştirilmiş
özel çözümlerle hız, maliyet ve
risk açısından maksimum avantaj
sağlanıyor.
• Destek – SAP CDP hizmetleriyle
beraber standart ve kurumsal
destek hizmetleri de verilerek
yatırımların uzun vadede korunması
hedefleniyor. Ayrıca ürünü kullanırken
ihtiyaç duyulabilecek her an SAP
müşterilerinin yanında olmayı
hedefliyor, yükseltme (upgrade)
desteği veriyor.
BİZİM İŞİMİZ
SİZİN GÜCÜNÜZ
Uzman ve deneyimli bir ekiple; çevre dostu,
güçlü ve esnek altyapı sunuyoruz.
Özel hizmet anlayışımızla tüm ihtiyaçlarınız
için hızlı ve yüksek servis sağlıyoruz.
Güvenilir bulut servis sağlayıcınız olarak;
bizim işimiz, sizin gücünüz.
0 216 576 21 21
Teletek Bulut Bilişim ve İletişim Hiz. A.Ş.
Değirmenyolu Cd. Çetinkaya Sk. No:16 Kat :4 Ataşehir 34752 İstanbul
www.teletek.net.tr • [email protected]
GİRİŞİMCİLER.......................................................................................................................................................................................
YOĞURT DÜNYASININ
İNOVATİF YILDIZI: CHOBANI
Chobani, Türkçe ve Yunancada çoban anlamına gelen sözcüğün farklı türden
bir ifadesi. Türk girişimci Hamdi Ulukaya tarafından ABD’de kurulan Chobani
bugünlerde adından sıkça söz ettiriyor. Bu başarı hikâyesi birçok gazetede
ve dergide yer almaya devam ediyor. Sıfırdan başlayan ve bugün yüz
milyonlarca dolar seviyesine yükselen hacmiyle Chobani, yoğurt dünyasının
Apple’ı olarak tanımlanıyor. Bu tarz başarılar genellikle Silikon Vadisi’nden
çıktığı için birçok kişi Chobani’nin öyküsünü ilginç buluyor. İnovasyonu
yoğurt pazarındaki çalışmaların merkezine yerleştirmek belki de Ulukaya’yı
pazarda farklı kılan unsurların başında geliyor.
ABD’de Forbes dergisi Hamdi Ulukaya’yı
yoğurt dünyasının Steve Jobs’u olarak
tanımladı. Ulukaya bir söyleşide
bu başlığı enteresan bulduğunu
ifade ediyor: “Ben ilk toplantımızda
arkadaşlarıma, ‘Biz gıda firması olabiliriz
ama stratejilerimizi teknoloji firması gibi
geliştirmeliyiz. Basit ürün, yenilikçi ürün
ve şaşırtıcı pazarlama yöntemlerimiz
olmalı.’ demiştim. Bu, Apple’ın izlediği
rotayla gayet paraleldi. Hâlâ da öyle.
Yılda iki kez yeni ürünler çıkarırız,
34
ambalajlarımızı yenileriz. Yeni ürünü
son ana kadar açıklamaz ve tüketicide
beklenti yaratırız.”
Sadece yoğurt değil, bir lifestyle
markası
Ulukaya diğer bir söyleşide kendilerini
bir yoğurt markası olarak değil
lifestyle (yaşam tarzı) markası olarak
konumladıklarını ifade ediyor. Burada
izlenen yol da kendine özgü ilkeler
taşıyor. Sadelik veya basitlik Chobani’yi
en iyi tanımlayan kelimeler. Bir kâse
yoğurtla kendisini özetleyen şirket,
içerikte mümkün olduğunca farklı
tatlarla çeşitlilik yaratıyor. Ana işlere
odaklanmak, Chobani’nin önem verdiği
konulardan biri. Faaliyet gösterdiği
pazarda sadece ve sadece yoğurt üreten
bir firma olması, konsantrasyonunu bu
alana odaklamasına yardımcı oluyor. Bu
yaklaşım, yoğurt denilince akla gelen ilk
markalardan biri olmayı kolaylaştırıyor.
Pazarlama çalışmalarında ürünlerinin
ne kadar mükemmel olduğunu
anlatmak yerine, Chobani tutkunlarının
hikayelerini dinlemeyi ve paylaşmayı
tercih ediyor. Müşterileri marka elçileri
haline getirerek viral reklamlardan
mümkün olduğunca faydalanıyor.
Chobani kârlılığın hızla düştüğü
piyasa ortamında yüksek kârlılıkla
çalışmalarına devam ediyor. Sunduğu
...............................................................................................................................................................................................................................
kalite ile elde ettiği müşteri sadakati,
şirketin yüksek kârlılığa ulaşmasına
yardım ediyor. Bu da beraberinde
büyümeyi ve yeni yatırımları getiriyor.
Chobani’nin popülerliği Hamdi
Ulukaya’nın özel yoğurt mağazaları
açmasına öncülük ediyor. New York’ta
açılması planlanan mağaza SoHo’da yer
alacak. Chobani yetkililerinden birisi
bu durumu şu şekilde açıklıyor: “SoHo
kendine özgü stili olan ve inovatif bir
kimliğe sahip, tıpkı Chobani gibi…”
Yoğurt dünyasının süperstarı
Meyveli yoğurt pazarındaki parlak
hikayenin kahramanı Hamdi Ulukaya,
1997 yılında okumak için ABD’ye
gider. Kendisini ziyarete gelen babası,
Amerikalıların peynir yapmayı
beceremediklerini söyleyerek peynir
işine girmesini tavsiye eder. Ancak
Ulukaya’nın odaklandığı alan yoğurt
olur. Kısa zaman içinde genişleyen
girişim bugün ABD ve Kanada’nın
birçok yerine dağıtım yapan dev bir
marka haline geldi. Fast Company
dergisi Chobani’ye 2012 yılının En
Yenilikçi 50 Şirketi arasında yer verdi
ve Chobani’yi mandıra işinin süperstarı
olarak tanımladı.
Ağustos 2005'te New York’ta Kraft
Foods'a ait fabrikayı alarak yola çıkan
Chobani, bu yıl ABD’de Small Business
Administration (Küçük İşletmeler
İdaresi) tarafından Yılın Girişimcisi
ödülüne layık görüldü. Amerika'da
yoğurt pazarının lider firmalarından biri
haline gelen Chobani, satışlarındaki ve
çalışan sayısındaki artışa paralel olarak
topluma katkıları nedeniyle ödüle layık
görüldü. 1.200 çalışana sahip şirket,
Idaho'daki yeni fabrikası için de 400
kişiyi işe alacak. Fabrika kendi alanında
ABD'deki en büyük tesis olma özelliği
taşıyor. Chobani’nin işine gösterdiği
özen Hamdi Ulukaya’nın şu sözleriyle
ortaya çıkıyor: ''Pek çok yoğurt üretiyor
olmamıza rağmen, üretilen her partiye
büyük özen gösteriyoruz. İyi yoğurt
üretmek için gereken kriterlere sonuna
kadar bağlı kalıyoruz ve iyi yoğurt
yapmak istiyoruz.''
Sosyal medyanın da çobanı
Chobani son 5 yılda satışlarını yüzde
2.500 büyüttü ve yüksek oranlarda
kârlılığa kavuştu. Başarıya giden
yolda müşteri ilişkilerine büyük önem
veren şirket sosyal medyayı da etkin
olarak kullanıyor. Facebook ve Twitter
hesaplarından müşterileriyle iletişim
kuran Chobani sosyal medyayı öylesine
özümsemiş bir marka ki bazı açık hava
reklamlarında kendisine gönderilen
tweetleri reklam olarak kullanıyor.
Kendisine atılan her tweet’i ya retweet
ediyor ya cevaplıyor ya da favori tweet
olarak işaretliyor. Sosyal medyadaki
çalışmalarda kullanılan diğer mecralar
arasında YouTube, Instagram ve
Pinterest yer alıyor. Kısacası müşteriler
hangi mecradaysa Chobani de orada
mutlaka yerini alıyor. Şirketin iletişim
çalışmaları marka pazarlamasından çok,
tüketicilerle iletişim kurma çabasından
oluşuyor.
Olimpiyat sponsoru
Chobani’nin başarısının ardındaki
sırlardan birisi de içinde bulunduğu
toplumla sıkı ilişkiler kurması. Londra
2012 Olimpiyatları için ABD takımının
sponsorları arasında yer alması bunun
önemli göstergelerinden biri. Başarıya
ve insan hikayelerine odaklanan
çalışmalar markanın iletişim stratejisinin
özünü oluşturuyor. Chobani, uyguladığı
''Nothing But Good'' (Sadece İyilik)
sistemiyle fabrika çevresindeki çiftçilere
destek veriyor. Ayrıca yıllık kârının yüzde
10'unu, dünya geneline dağıtmak
üzere, kendi kurduğu Shepherd's Gift
Foundation'a (Çobandan Armağan
Vakfı) veriyor.
35
PORTRE.................................................................................................................................................................................................
AKIN ÖNGÖR: “GELİŞEN TEKNOLOJİ VE BUNA
BAĞLI DEĞİŞEN YAŞAM KOŞULLARINA UYUM
SAĞLAMAZSANIZ HAYATTA SAF DIŞI KALIRSINIZ.”
Akın Öngör, 1991-2000 yılları
arasında Garanti Bankası Genel
Müdürü ve CEO'su olarak görevi
yaptı. 2003 yılına kadar Garanti
Bankası Yönetim Kurulu Murahhas
Üyesi unvanını üstlendi.
Garanti Bankası’nın eski genel müdürü
Akın Öngör, eğitim ve profesyonel
iş yaşamı başarılarla dolu bir isim. İş
yaşamındaki tecrübelerini “Benden
Sonra Devam” isimli kitabıyla aktaran
Öngör Liderlik, Değişim Yönetimi,
Geleceğin Liderine Sürdürülebilir
Başarının İpuçları başlıkları altında
yaptığı konuşmalarla da bilgi birikimini
paylaşıyor. Akhisar’daki bağlarında
ürettiği Selendi Şarapları’yla farklı
bir alanda da başarıya imza atan
Öngör, iş ve eğitim yaşamı hakkındaki
sorularımızı yanıtladı.
36
Bize öncelikle kendinizden söz eder
misiniz? Yaşamınızın en önemli
bileşenleri neler?
Ben yetiştiği aile ortamı itibarıyla belirli
değerleri edinmiş bir genç olarak
hayata başladım. Dürüst, çalışkan, açık,
net, saygılı ve sevgili, sorumlu, topluma
ve ülkeye katkılı, aile yaşamına önem
veren anlayış ve ilkeler belirledi
yaşamımı.
Aldığınız eğitimler bugünkü
tecrübelerinizde nasıl bir yer tutuyor?
Önemli katkısı olduğunu
düşünüyorum. İlkokul ve lisede bir
sporcu olarak ve belli bir düzeyde
genel kültürle yetişmemin sosyal
yaşamıma katkısı büyük oldu. ODTÜ
İşletme Fakültesi’nde dünyaca ünlü
profesörlerden ders alma ve esinlenme
imkânı bulduk. Ama öğrenim orada
kalmıyor. Üniversite bittikten sonra
da kendimi sürekli geliştirmeye
çalıştım. Gelişen teknoloji ve buna
bağlı değişen yaşam koşullarına
uyum sağlamazsanız hayatta saf dışı
kalırsınız.
İş dünyasına adım attığınız ilk günleri
bugünlerle kıyaslayacak olursanız,
avantaj ve dezavantaj olarak
değerlendirebileceğiniz başlıklar
neler olur?
Ben 1967 yılında mezun olduğumda
özel sektörde iş olanakları çok sınırlı, iş
hayatı çok durgundu. Devletin ağırlığı
büyüktü ve bugünün çok çok gerisinde
bir ortam vardı. Oysa artık hemen
hemen her iş dalında iş olanakları
çok dinamik. Makroekonomik ortam
kıyaslanamayacak şekilde gelişti.
Örneğin ben üniversitedeyken
ülkemizin turizm geliri 500 bin dolardı.
Bugün ülkemize yılda 31 milyon turist
geliyor ve turizmden elden ettiğimiz
gelir 21-22 milyar dolar.
...............................................................................................................................................................................................................................
İş hayatına yeni adım atacak gençlere
neler önerirsiniz?
Kısa yoldan zengin olma ve en üst
pozisyona çıkma hayallerini bırakıp
çok çalışmalarını, sabırlı olmalarını,
kendilerini geliştirmelerini, takım
oyuncusu olmalarını, ekip içerisinde
star olarak farklılaşmalarını ve
yaratıcılığa kafa yormalarını öneririm.
Bugünkü deneyiminizle iş hayatına
yeniden başlangıç yapacak olsaydınız
neleri farklı yapardınız?
Gelişen teknolojinin yaşamı geliştirmesi
açısından önemli rol oynayacak bir
yerde olurdum.
Bugün Türkiye’de iş dünyasının ihtiyaç
duyduğu vasıflar neler?
Liderlik, yaratıcılık ve girişimcilik…
Akın Öngör kimdir?
1945’te doğan Akın Öngör ortaöğrenimini TED Ankara Koleji’nde tamamladı ve
Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi İdari İlimler Fakültesi’nden 1967’de mezun
oldu. 13 yıl çeşitli sanayi firmalarında pazarlama yöneticisi olarak çalışan Öngör,
bankacılık sektörüne 1981 yılında Pamukbank'ta üst düzey yönetici olarak
katıldı. 1987 yılında Garanti Bankası'ndaki görevine Kurumsal ve Ticari Bankacılık
bölümünde, Pazarlama ve Dış İlişkilerden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
olarak atandı. 1991-2000 yılları arasında Garanti Bankası Genel Müdürü ve
CEO'su olarak görevini sürdürdü. 2003 yılına kadar Garanti Bankası Yönetim
Kurulu Murahhas Üyesi olarak görev üstlendi. Garantibank International, Garanti
Moskova, Garanti Sigorta ve Garanti Teknoloji'nin Yönetim Kurulu Başkanlığını
yaptı. Bu dönem içinde Türk Amerikan İş Konseyi Yönetim Kurulu Başkanlığı ve
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu üyeliği yaptı.
1994’te ODTÜ takdir ödülü, 1999’da ODTÜ Üstün Hizmet Ödülü aldı. Önde gelen
ekonomi dergi ve gazeteleri tarafından birçok defa "En Başarılı Yönetici" seçildi.
2009’da Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından "Vakıf İnsanı" ödülüne
layık görüldü. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Boğaziçi Üniversitesi
Vakfı ve TED İstanbul Koleji Vakfı Mütevelli Heyeti üyesidir.
Tecrübeyi nasıl tanımlarsınız?
Bu kavramın yönetim ve liderlik
becerilerindeki yeri nedir?
Tecrübe, geçirilen zamanların birikimi
değildir. Geçirilen zaman içerisinde
yaşananlardan alınan dersleri
kullanarak kişinin kendisini daha iyiye
götürmek için yaptığı çıkarımlardır.
Böyle bakılırsa o zaman faydası olur.
Tecrübelerinizi bir kitap yazarak
paylaştınız. İkinci bir kitap yazmak
isteseniz neleri aktarmak isterdiniz?
Şu anda ikinci kitap gibi bir düşüncem
yok.
Profesyonel yöneticilik kariyerinizin
ardından girişimci kimliğinizle
karşımıza çıktınız. Profesyonel
yöneticilik ile girişimciliği kıyaslayabilir
misiniz?
Profesyonel yöneticilikte liderlik
konumuna gelirseniz benzerlikleri
var. Zaten girişimci ruhunuz yoksa
önder konumuna da gelemiyorsunuz.
Liderlerin de mutlaka girişimci
çabalarda bulunması gerekiyor. Bu
açıdan ikisi arasında büyük paralellik
görüyorum.
Doğal Hayatı Koruma Derneği’nde
görev aldınız. Sizce iş dünyası sosyal
konularla yeterince ilgili mi?
Vakıf başkanlığı görevinde bulundum,
aynı zamanda vakıf kuruculuğu da
yaptım. Türkiye’deki iş dünyası, sosyal
konulara 20 yıl öncesine göre daha
duyarlı ama yine de yetersiz kalıyor. Bu
yüzden yapılan tüm girişimlere rağmen
aşılması gereken uzun bir yol var.
37
HAYATIN İÇİNDEN................................................................................................................................................................................
RÜZGÂR VE DALGAYLA DANS EDEN SPOR
Yelken, zor gibi görünen ama, sağlıklı olan her yaştan insanın yapabileceği
keyifli bir spor. İçinde dalga, akıntı, rota, adrenalin, heyecan, kondisyon,
kısacası her şey var. Yelkene başlamayı düşünenlere, yeni başlayanlara ya da
ilgisi olanlara bu yazıyı okumalarını tavsiye ediyoruz.
Yelkenliler, masmavi denizlerin cesur
rota takipçileridir. Bildikleri yolda
kendinden emin ilerlerler. Rüzgâra,
akıntıya karşı koyar, ayakta kalırlar.
Sahilden keyifle izlediğimiz yelkenliler,
suyun kaldırma kuvveti ile rüzgâr
gücünün birleşmesiyle hareket
ederler. Yelken, önceden belirlenen bir
rotada, yelkencilerin tekne ve rüzgârı
birlikte kullanmasıyla gerçekleştirilen
bir spordur. Aynı zamanda, detaylı
kurallara sahip olan ve en çok araç
gereç gerektiren sporlardan biridir.
Bu nedenle sporcuların her türlü
hava koşullarında tekneyi ve yelkeni
yönetebilecek fizik kondisyonuna,
yelkencilik kuralları ve araç bakımına
ilişkin bilgiye sahip olmaları gerekir.
Yelken zor görünebilir ama her yaştan
herkesin rahatlıkla yapabileceği bir
spor dalıdır. Yelkene en erken 7 yaşında
başlanabilir. Bu yaştaki çocuklar,
başlangıç düzeyi teknelerle “optimist”
denilen sınıfta yelken eğitimi alabilirler.
Bunun dışında sağlıklı olan herkes
yelken yapabilir. 70 yaşında bile…
Yelken bireysel olarak yapılabileceği
gibi, birkaç kişiyle birlikte de yapılabilir.
Yelkenli tekneye kaç kişinin bineceği,
38
yelkenin büyüklüğüne göre değişir.
Her yelkenli teknede sağlıklı şekilde
bulunabilecek kişi sayısı farklıdır.
Yelkenciliğin 2 türü vardır: Gezi
yelkenciliği ve yarış yelkenciliği. Gezi
yelkenciliği, çeşitli süreler ve rotalarda,
bir ya da daha fazla kişinin yelkenli
tekneyi gezi amaçlı kullanmasına
dayanır. Bu geziler, kısa süreli
olabileceği gibi birkaç yıl da sürebilir.
Gezi yelkenciliğinde ehliyet alan herkes
denize çıkabilir. Bunun belli bir kuralı
yoktur. Ancak yarış yelkenciliğinin pek
çok kuralı vardır. Bu yelkencilik türünde,
birbiriyle eşit ya da farklı büyüklükteki
tekneler kendi aralarında yarış yaparlar.
Bunun için lisans sahibi olmak gerekir.
Ülkemizde her 2 yelkencilik türü de
yapılmakla birlikte, Türkiye 3 tarafı
denizlerle çevrili olduğu için yelkencilik
yapmaya çok müsait bir ülkedir.
Türkiye’de sahili olan her yerde yelken
yapılmakla birlikte, bazı yerlerde daha
yoğun yapılıyor. İstanbul, Bodrum,
Fethiye, Göcek, Marmaris, İzmir, Mersin,
Samsun ve Sinop yelken yapılan yoğun
noktalar arasında yer alıyor.
...............................................................................................................................................................................................................................
Yelken nasıl ilerler?
Yelkenin denizde nasıl ilerlediği merak
konusudur. Bunun için yelkeni ve
özelliklerini bilmek gerekir. Yelken, özel
bir kumaştan yapılır. Bu kumaş ne çok
sert, ne de çok yumuşaktır. Bu kumaşın
en önemli özelliği, çok sağlam ve biraz
esnek yapıda olmasıdır. Yelken, özellikle
rüzgâr ve denizin yıpratıcı etkileri
nedeniyle eskir. Her yelkenli, kullanma
koşullarına göre ilk zamanki formunu
yavaş yavaş kaybeder.
Rüzgâr, yelken sporunun olmazsa
olmazıdır. Yelkenli tekne rüzgâra karşı
2 şekilde ilerleyebilir: İtici güç ve çekici
güç. Rüzgârın yandan ve arkadan
geldiği durumlarda, rüzgâr yelkene
çarpar ve onu iter. Yelkenin ayakta
kalmasını, her teknenin altında bulunan
“salma” adlı parça sağlar. Rüzgâr, geldiği
yönün aksine doğru tekneyi yatırmak
ister. Salma, yelkenli tekneyi rüzgâra
karşı korur. Yelken yaparken rüzgâra
doğru gitmek mümkün değildir, ancak
rüzgârın geldiği yöne 45 derecelik
açıyla ilerlenebilir. Rüzgâr yelkenin
hem içinden hem de dışından geçer.
Bu sırada oluşan kavise “tor” denilir.
Tor nedeniyle hava yelkenlerden hızlı
geçer ve tekneyi kendine doğru çeker.
Yelkenli tekne bu şekilde ilerler.
yaparken su kaybını önlemeye yönelik
olarak sık sık su içilmelidir. Kış şartları da
yelkenci için zorlayıcı olabilir. Soğuktan
korunmak için kalın giyinmeye, bere ve
eldiven takmaya özen gösterilmelidir.
Yelkencilerin her mevsim kıyafetlerinde
dikkat etmeleri gereken ortak noktalar
ise şöyle:
• Rüzgâr ve su geçirmeyen ama nefes
alabilen kıyafetler tercih edilmelidir.
• Kıyafetler terletmeyen özellikte
olmalıdır. Bunlar üşümeyi de engeller.
• Soğuk havada denize çıkılacaksa,
yelken kıyafetinin içine polar giymekte
yarar var.
• Yelkenli teknede altı kaymayan düz
ve plastik ayakkabılar tercih edilmelidir.
Bunun için üretilen yelken ayakkabıları
da giyilebilir.
• Halat çekmeye alışık olmayanlar
yanlarında yelken eldiveni
bulundurmalıdır. Aksi halde halat eli
kesebilir.
Yeni başlayanlara tavsiyeler
Yelkene yeni başlayanların ya da
başlayacak olanların mutlaka bilmesi
gereken güvenlik kuralları var. Can
güvenliği açısından bu kurallara uymak
çok önemli:
• Yelkenli tekneye eğitmeniyle birlikte
binecek olanların mutlaka can yeleği
giymesi gerekir.
• Yelkenci, duran ya da hareket
eden tekneden denize ya da iskeleye
kesinlikle atlayamayacağını bilmelidir.
• Oturulan ya da basılan yerdeki
halat gibi malzemeler kontrol
edilmeli, malzemelerin vücuda
dolanmadığından emin olunmalıdır.
• Yelkenli tekne içinde kesinlikle ani
hareketler yapılmamalıdır.
• Yelkenli seyir halindeyken ayağa
kalkılmamalıdır.
• Tekneyi yavaşlatmak için el ya da kol,
hiçbir şekilde tekneyle iskele arasına ya
da iki tekne arasına konulmamalıdır.
SAP Extreme Sailing Team, Yelken
Yarışlarında İddialı
Yelkenli tekneler için dalga ve akıntı
da önemlidir. Dalgalı denizde yelken
yapmak yıpratıcıdır. Ama dalga, yelkenli
tekneyi batıramaz. Yelkenli ne kadar
sallanırsa sallansın, salma sayesinde
batmaz (istisnai durumlar hariç). Akıntılar
ise yelkenli tekneyi dalgalardan daha
fazla rahatsız eder. Örneğin, İstanbul
Boğazı çok akıntılıdır. Yelken yapacak
kişi, bulunduğu bölgenin coğrafi
özelliklerini, dalgasını, akıntısını ve gelgit dönemlerini bilmek zorundadır.
Hava koşullarına dikkat!
Yelken, rüzgârın olduğu her havada
yapılabilir. Yani yağmur, fırtına, kar ya
da kavurucu sıcak yelken yapmaya
engel değildir. Kıyafet ve ekipmanların
eksiksiz olması bu noktada önemlidir.
Yelkencilerin her türlü hava koşuluna
hazırlıklı olması gerekir. Örneğin, sıcak
havalarda terlememek, başa güneş
geçmesini engellemek ve güneşte
yanmamak önemlidir. Özellikle yazın
denizden yansıyan güneş tehlikeli
olabilir. Bunun için mutlaka şapka
takılmalı, vücuda güneşten koruyucu
losyon sürülmelidir. Yazın yelken
Yelken sporunun dünyanın dört
bir yanında merakla takip edilen
etkinliği Extreme Sailing Series, her
biri teknoloji harikası yelkenlerle
birbiriyle amansızca yarışan takımların
katıldığı uluslararası bir kıyı suları
yarışına sahne oluyor. 2007 yılından
bu yana yelken dünyasının simgesi
haline gelen Extreme Sailing Series,
en ünlü yelkencileri cezbetmesinin
yanı sıra oldukça etkili iş ortaklıklarının
kurulmasına da önayak oluyor.
SAP, dünyanın en prestijli yelken
etkinliklerinden biri olan Extreme
Sailing Series'te sponsorluğunu
üstlendiği SAP Extreme Sailing
Team ile yer alıyor. Seride üst sıraları
hedefleyen Danimarkalı ekip, tıpkı
SAP'nin eş başkanları gibi eş kaptanlar
tarafından yönetiliyor. Dümende Jes
Gram-Hansen ve taktik planlamada
Ramus Kostner'ın öncülük ettiği
SAP Extreme Sailing Takımı, yelken
sporunun bu önemli serisinde
iddiasını koruyor. Extreme Sailing
Series macerasını dünyanın en güzel
kıyılarında yaşayan SAP Extreme
Sailing Team, etkinlik çerçevesinde
İstanbul Boğazı’nın büyülü
atmosferinde de yarışmış bulunuyor.
39
HAYATIN İÇİNDEN...............................................................................................................................................................................
BURAM BURAM TARİH KOKAN ŞEHİR:
MADRİD
Geniş meydanları, tarihi yapıları ve müzeleriyle Madrid, görülmeye değer
bir Avrupa şehri. Madrid sokaklarında gezerken her köşe başında tarihi bir
doku görebilirsiniz. Bu sayımızda, SAP’nin en büyük etkinliklerinden birinin
yapıldığı Madrid’i sizlere tanıtmak istedik.
İspanya’nın başkenti Madrid, 5
milyonluk nüfusuyla Avrupa’nın en
kalabalık 5 şehrinden birisi. Denizden
640 metre yükseklikte yer alıyor ve
Avrupa’nın en yüksek başkentlerinden
biri olarak dikkat çekiyor. Yüksek
konumu ve hava kütlelerinin etkisine
açık olması nedeniyle Madrid’de ani
sıcaklık değişimleri görülüyor. Kentin
ekonomisi ise bankacılık, sigortacılık
ve turizme dayanıyor. İkinci Dünya
Savaşı’ndan sonra da sanayi gelişmiş ve
imalat sektörünün ağırlığı artmış. Başlıca
faaliyetler arasında demiryolu gereçleri
ve traktör yapımı, elektrikli gereçler
yapımı, besin sanayisi, tekstil, kimya,
plastik maddeleri işleme, optik eşya,
otomobil ve kamyon motoru sayılabilir.
Madrid’in tarihi 9. yüzyıla dayanıyor. O
dönemde Arapların elinde olan şehir,
Arapça “su kanalı” anlamına gelen
“Macerit” adıyla anılırmış. Şehir, 1083
yılında Kastilya Krallığı’na geçmiş.
1561’de Kral 2. Felipe Madrid’i başkent
yapmış. 1759-1788 yılları arasındaki
dönemde geniş cadde ve meydanların
40
açılmasıyla birlikte kentin gelişme süreci
başlamış. Napolyon Savaşları (18001815) sırasında Fransız işgali altına
giren Madrid, Joseph Bonaparte’ın
tahta geçmesinden sonra başlayan
milli ayaklanmada öncü rol oynamış.
19. yüzyılın ikinci yarısında şehre
modern bir görünüm kazandıran
planlı bir yapılaşma başlamış. İspanya
İç Savaşı (1936-1939) sırasında ağır
bombardımanlara maruz kalan Madrid
büyük bir yıkıma uğramış. Ancak
bundan sonra geniş çaplı bir onarım
dönemi başlamış.
En büyük mimari yapı:
Royal Palace
Şehrin en görkemli mimari yapısı
olan Royal Palace, Batı Avrupa’nın en
büyük kraliyet sarayı olarak tanınıyor.
Saray, 1737’de yanan eski Alkazar’ın
(Endülüs Kalesi) bulunduğu araziye inşa
edilmiş. 18. yüzyılda, ülkeyi yöneten
Bourbon’ların idari binası olarak
kullanılmış; bugün ise sadece devlet
törenleri için kullanıma açılıyor. Sarayın
etrafı 9. yüzyıldan beri ayakta duran
surlarla çevrili. Halka kısmen açık olan
sarayda eski silahlar ve mücevherlerin
yanı sıra Goya, Giordano ve Mengs gibi
pek çok ünlü sanatçının eserleri de
sergileniyor. Saray, Madrid’de turistleri
en çok çeken tarihi mekanların başında
geliyor.
...............................................................................................................................................................................................................................
Retiro Park’ta inzivaya çekilin
Prado Müzesi
Puerta Del Sol
Boğa güreşi
Madrid’in mutlaka görülmesi gereken
yerlerinden bir diğeri olan Retiro Park,
yeşil alanlarla dolu. Parkı gezmek için
bir tam gün ayırmak gerekiyor. Eskiden
kraliyet ailesine ait olan Retiro Park, artık
herkese açık. Parkta Kral 13. Alfonso’ya
adanmış bir anıt bulunuyor. Parkın
içinde bir de gölet var. Sandal kiralayıp
gölette keyifli bir gezinti yapabilirsiniz.
Ayrıca park alanı içindeki 2 sarayı da
gezebilirsiniz. Özellikle Kristal Saray
(Palasio de Cristal), camdan yapılmış
çok ilginç bir bina. Sarayın içinde
çağdaş sanat sergileri düzenleniyor.
Retiro, İspanyolca “inziva” anlamına
geliyor; park da adına yakışır şekilde,
kafa dinlemek için çok uygun bir yer.
Madridliler özellikle spor yapmak için
Retiro Park’ı tercih ediyor.
“Güneşin Kapısı” anlamına gelen Puerta
Del Sol, Madrid’in merkezindeki bir
meydan. Geçmişi 15. yüzyıla dayanan
meydan, Madrid’i saran surların
kapılarından birine ev sahipliği yapıyor.
İsmini, doğuda bulunmasından ve
güneşin aydınlattığı ilk kapı olmasından
alıyor. Her zaman kalabalık olan Puerta
Del Sol’da, Madrid’in simgesi olan
“ağaçtan yemiş yiyen ayı” heykeli
bulunuyor. 17. ve 19. yüzyıllar arasında
önemli bir buluşma alanı olan Puerta
Del Sol’da, uluslararası öneme sahip
eserler bulunuyor. Meydanın güney
tarafında Kral 3. Carlos’un heykelini
görebilirsiniz. Puerto del Sol’den kısa
bir yürüyüşle Madrid’in resmi kapısı
olan Alcala Gate’e ulaşmak mümkün.
Burası da şehre giriş kapısı olarak kabul
ediliyor.
İspanya Meydanı
İspanya’nın en ünlü meydanı olan Plaza
de Espana (İspanya Medyanı), 1928
yılında inşa edilmiş. Burası İspanyolların
gurur duyduğu ve mutlaka ziyaret
edilmesi gereken meydanlardan birisi.
Bahçesinde İspanya’yı anlatan gravürler,
devasa kuleler ve İspanyolların Atlas
Okyanusu’na açılmasını simgeleyen su
kanalları bulunuyor. Geçmiş yıllarda
ordu tarafından karargâh olarak da
kullanılan bu meydanda en dikkat
çekici yerlerden birisi Cervantes, Don
Kişot ve Sanço Panza’nın heykellerinin
bulunduğu kısım. Meydanda bir
dikilitaş ve 50 yıl öncesinin en büyük
betonarme binası olan Zürafa
Gökdeleni de yer alıyor.
Orijinal adı Museo Del Prado olan
Prado Müzesi, Madrid’in kalbinde
yer alan bir resim ve sanat galerisi.
Dünya üzerindeki en büyük Avrupa
resim koleksiyonlarından birini
barındıran müzede, 12. yüzyıldan 19.
yüzyılın ilk çeyreğine kadar tarihlenen
paha biçilmez tablolar sergileniyor.
Madrid’in en çok ziyaret edilen müzesi
konumundaki Prado, 1819’da Kral 3.
Carlos döneminde açılmış. Müzenin,
İspanyol Kraliyet ailesine ait eserleri
barındıran koleksiyonunda Velazquez,
Goya, El Greco, Raphael, Rubens,
Rembrandt, Murillo gibi birbirinden
ünlü ressamların eserleri bulunuyor.
Ayrıca müzede çizim, baskı, madeni
para, madalyalar ve süs eşyaları da yer
alıyor.
Madrid’in dünyaca ünlü aktivitesi
olan boğa güreşi, İspanyolların milli
oyunu olarak bilinir. Boğa güreşinin
tarihi Roma İmparatorluğu dönemine
dayanıyor. İlk zamanlarda yalnız
aristokratların av eğlencesi olan boğa
güreşi, sonraları halka açık yerlerde ve
bunu meslek edinen kişiler tarafından
yapılmaya başlamış. Boğa güreşi
bugün büyük seyirci kapasiteli, özel
olarak hazırlanan kumlu meydanlarda
oynanıyor. Hayvan hakları savunucuları
tarafından eleştirilen boğa güreşi,
kültürel açıdan önemli bir gelenek
olarak değerlendiriliyor. Madrid’de boğa
güreşleri her yıl Mart ayında başlıyor ve
Ekim ayının sonuna kadar devam ediyor.
Santiago Bernabeu Stadyumu
Madrid’de görülebilecek bir diğer yer
Santiago Bernabeu Stadyumu’dur.
Stadyum, İspanya’nın dünyaca ünlü
Real Madrid futbol takımının maçlarının
oynandığı saha. Ayrıca final maçlarına ve
uluslararası turnuvalara da ev sahipliği
yapıyor. 1944 yılında yapımına başlanan
ve 1947’de açılan stadyum, 1955’te
bugünkü adını aldı Stadyum çok yüksek
seyirci kapasitesine sahip bulunuyor.
2010’da UEFA Şampiyonlar Ligi finalini
ağırlayan Santiago Bernabeu Stadyumu,
maç saatleri dışında bir müze gibi
gezilebiliyor.
Madrid mutfağı
Madrid'in her noktasında zengin
menüye sahip restoranları bulmak
mümkün. Tapa, yani farklı lezzetlerden
oluşan aperatif çeşitleri, hem ulusal
hem de şehir mutfağının geleneksel
lezzetleri arasında yer alıyor. Madrid
mutfağında deniz ürünleri de çok
popüler. Madrid’de çok çeşitli karides
yemekleri bulabilirsiniz. Cocido
madrileno (sebzeli nohut), besugo
al horno (fırında mercan), tortilla de
patatas (patates omleti), sopa de
ajo (sarımsak çorbası) ve caracoles
(salyangoz türleri) Madrid mutfağının
ünlü yemeklerindendir. Ayrıca işkembe
sevenler, Madrid usulü, yani güveçte
fasulyeli, domates-sarımsak soslu callos
madrilenes isimli işkembe yemeğini
deneyebilirler. Bütün bu lezzetli
yemeklerin dışında, Madrid’i gezerken
hemen hemen her köşede yer alan
sokak satıcılarından midye, kokoreç,
kızarmış kalamar, paella (deniz ürünlü
pilav) ve kese kağıdına sarılı kızarmış
balık yiyebilirsiniz.
SAPPHIRE NOW
ile Madrid’de
Geçmiş ve
Gelecek
Buluşuyor
Kurumsal iş uygulamaları ve yazılım
sektörünün en önemli etkinlikleri
olan SAPPHIRE NOW ve SAP TechEd,
13-16 Kasım 2012 tarihleri arasında
İspanya’nın tarihe açılan kapısı
Madrid’de gerçekleşecek. Başta iş
uygulamaları yöneticileri ve IT karar
mekanizmaları olmak üzere, pek
çok üst düzey yöneticinin katılımcı
olarak yer alacağı SAPPHIRE NOW
Madrid’de iş ortakları ve müşterilerin
SAP iş çözümleriyle yakaladıkları
başarı katılımcılarla paylaşılacak.
Etkinlik katılımcıları, birbirinden
farklı oturumların yer alacağı
SAP’nin yeniliklerle dolu bu en
büyük etkinliğini, tarihi mekanlarla
dolu Madrid’i gezerek unutulmaz
bir deneyime dönüştürme fırsatı
yakalayacak.
41
HABERLER............................................................................................................................................................................................
Zen Pırlanta’nın BusinessObjects Projesi
hayata geçiyor
Türkiye’nin önde gelen pırlanta
firmalarından ZEN Pırlanta, SAP
BusinessObjects projesini Detaysoft
danışmanlığında yürütme kararı verdi.
Kendi alanında Avrupa'nın en büyük
üretim kapasitesine, Türkiye’nin de
en geniş satış ve dağıtım ağına sahip
olan Zen Pırlanta, proje kapsamında
satınalma departmanından satış
departmanının ihtiyaçlarına kadar
olan tüm raporlama ihtiyaçlarını
SAP BusinessObjects çözümleriyle
sağlamayı hedefliyor. Raporlarda
üretim miktarlarından stok analizlerine,
maliyet verilerinden satış miktarlarına
kadar her türlü detayın esnek yapıda,
hızlı, anlık sorgulamalara imkan tanıyan
bir iş zekası çözümüyle ve kullanıcı
dostu arayüzlerle incelenebildiği bir
yapı amaçlanıyor. Proje çerçevesinde,
SAP BusinessObjects ürün ailesinden
Web Intelligence ürünü kullanılarak
kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik raporlar
tasarlanacak.
BIZCON, Matlı Yem SAP Kurumsal Kaynak
Planlaması projesine başladı
BIZCON, tarım, gıda ve hayvancılık
sektöründe 25 yıllık deneyimi ve bilgi
birikimiyle öncü kuruluşları arasında
yer alan Matlı Yem’in Kurumsal Kaynak
Planlaması (ERP) projesine başladı.
Tamamlandığında sektörünün en
kapsamlı projesi olacak çalışma
çerçevesinde BIZCON tarım sektörü
için özel olarak geliştirdiği ‘Mustahsil
Çözümü’ uygulamasını da hayata
geçirecek.
BIZCON Genel Müdürü Semih
Gür, sektöründe Türkiye’nin lider
kuruluşlarından biri olan, ISO 500
ve Fortune 500 listelerinde yer alan,
600 çalışanı ile yılda 550 bin ton
42
üretim yapan, entegre çiftliklerde
40 bin tonluk üretim gerçekleştirme
kapasitesine sahip Matlı Yem için
detaylı ve çok yönlü bir proje
gerçekleştireceklerini belirtti.
SAP ERP uygulamalarından mali ve
maliyet muhasebesi, satın alma ve
stok yönetimi, satış ve dağıtım, üretim
planlama ve kontrol, kalite yönetimi,
insan kaynakları yönetimi süreçlerinin
devreye alınacağını söyleyen Gür,
yürütülecek çalışmalar içerisinde bayi
portalı uygulaması ve BIZCON’un tarım
sektörü için özel olarak geliştirdiği
“Müstahsil Çözümü” uygulamasının da
gerçekleştirileceği bilgisini verdi.
SAP İş Danışmanlık
Hizmetleri, şirket
stratejilerini hayata
geçiriyor
SAP Türkiye, sektörel alanda uzmanlaşmış
uluslararası deneyime sahip iş danışmanlarıyla
günümüz kurumsal yöneticilerine, iş stratejilerini
hayata geçirmekte ve teknolojik yatırımlarının
iş stratejileriyle aynı doğrultuda olmasını
sağlamakta rehberlik etmeye devam ediyor.
Sadece iş ve sektöre özgü bilgi ve deneyim
birikimine değil, aynı zamanda SAP çözümlerine
son derece hakim olan iş danışmanları
endüstrilere özel süreç modelleri, benchmark’lar
ve en iyi uygulamaları sunuyorlar. Bu sayede
bir yandan mevcut süreçleri optimize edip iş
performansını yükseltirken, diğer yandan yeni
pazar ve iş modellerine geçişi kolaylaştıracak
bir yapıyla pazardaki rekabetçi pozisyonun
geliştirilmesinde işletmelere yardımcı oluyorlar.
SAP İş Danışmanlığı, yönetim danışmanlığını
ileri IT ve SAP çözüm bilgisiyle birleştirerek
yatırımlardan en fazla değerin kazanılmasını
sağlıyor. Stratejik danışmanlık ile teknik
uygulama arasındaki boşluğu kapatarak
şirketlerin işletme hedefleriyle uyumlu, maliyet
ve risk analizi yapılmış bir IT planı yönetmelerine
yardımcı oluyor.
Alvimedica global
hedeflerine SAP ile ilerliyor
Geliştirip ürettiği kardiyolojik anjiyoplasti
balon kateterleri ve stent taşıma sistemleriyle
girişimsel kardiyoloji alanında faaliyet gösteren
Alvimedica’nın üretim, kalite, satış, finans,
ürün maliyetlendirme, kârlılık analizi, robotik
depo entegrasyonu, İK ve müşteri ilişkileri
fonksiyonlarının tamamını kapsayan SAP ERP ve
SAP CRM 7.0 projesi hayata geçirildi. Alvimedica
bu süreçte sektörel bilgi birikimi, tamamlanmış
başarılı ve örnek projeleri, global bir iş ortağı
olmaya uygun vizyonu ve ekibinin özverili
desteğiyle yıllardır projeleri hızlı bir şekilde
yürüten Elsys’i ve analitik raporlama, bütçeleme
projeleri için ise Elsys Grup Şirketi Intelart’ı
tercih etti. Intelart işbirliğiyle Türkiye’deki ilk
BPC 10.0 projesi de hayata geçirilerek şirketin
tüm bütçe süreçlerine çağdaş bir yönetim ve
takip imkanı kazandırıldı.
...............................................................................................................................................................................................................................
Dow Jones, SAP'yi en
sürdürülebilir yazılım
şirketi olarak belirledi
SAP, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi'nde
üst üste 6. yılında yazılım sektörü lideri olarak
konumlandırıldı. Baz alınan ekonomik, çevresel ve
sosyal kriterlerde 100 üzerinden 84 puan almayı
başaran SAP, 2011 Dow Jones sonuçlarına göre 8
puanlık artış gösterdi.
Dünya ve Avrupa Dow Jones Sürdürülebilirlik
Endeksleri'nde yer alan SAP, üç alanda da
puanlarını yükseltti. Ekonomik alanda geçen yıla
oranla 6 puan yükselerek 87 puana ulaşan SAP,
çevresel kriterlerde 13 puanlık artışla 85 puan aldı.
Endeksin sosyal kriterlerinde 2011 yılında 72 puan
alan SAP, notunu 79'a yükseltti.
"Dow Jones Sürdürülebilir Endeksi'nde yazılım
kategorisinde lider olarak yer almak, daha
sürdürülebilir bir kurumsal stratejiye bütünsel
yaklaşımımızın önemli bir kanıtıdır," diyen SAP
Sürdürülebilirlik Yöneticisi Peter Graf, SAP'nin
her iki endeksteki konumunun, kurumun
ekonomik, çevresel ve sosyal performansını
artırma hedefiyle çaba gösteren çalışanların eseri
olduğunu belirtiyor.
SAP, KOBİ’leri dünya
standartlarına taşıyor
Başta perakende, otomotiv, hizmet, servis,
profesyonel hizmetler, hızlı tüketim ve dağıtım
gibi ana sektörler olmak üzere dünya çapında
35 binden fazla KOBİ’nin can simidi olan SAP
Business One, bir süre önce tanıştığı Türkiye’deki
KOBİ’ler tarafından da büyük ilgi görüyor.
KOBİ’lere uçtan uca operasyonel kontrol sağlayan
Business One, küçük ve orta ölçekli işletme
sahiplerinin sağ kolu olmasıyla ünlü.
Firmalara sağladığı düşük maliyet avantajıyla
işletmenin tüm fonksiyonlarının kısa sürede
bütünleşik olarak çalışabilmesine imkan veren
SAP Business One, ek lisans gerektirmeyen mobil
özellikleriyle de KOBİ çalışan ve yöneticilerinin
sipariş girişi, stok yönetimi ya da müşteri ilişkileri
yönetimi (CRM) gibi birçok operasyonu online
yürütmesine ve takip etmesine imkan veriyor.
SAP Business One, KOBİ’lerin yeni TTK’nın
gerektirdiği en önemli değişikliklerden birisi olan
Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na
(IFRS) göre raporlama yapılabilmesini de sağlıyor.
IBSS Danışmanlık, Santa Farma İlaç SAP
raporlama projesini canlı kullanıma aldı
IBSS Danışmanlık, Santa Farma İlaç'ta
İş Zekası Projesinin I. fazını canlı
kullanıma geçiriyor. 2012 başında
başlayan projenin I. fazı satış, kârlılık,
maliyet ve stok raporlaması ile
sektörün en kritik verilerinden olan
pazar payı verilerinin raporlanmasını
kapsıyor. Çözüm olarak SAP BW 7.3 ve
SAP BusinessObjects 4.0 versiyonları
seçilmiştir. BusinessObjects ürün
ailesinden Web Intelligence va
Analysis ürünleri kullanılmıştır.
Proje ile tüm raporlara tek bir
platformdan ulaşılacak ve pazar
payı verilerinin raporlanması ile tüm
saha personelinin, tüm bölgelerin
performansları kendi ürün rakip ürün
karşılaştırmaları, kota realizasyonları
günlük haftalık ve aylık olarak
analiz edilebilmektedir. Projenin II.
fazında Finans, Üretim, Satınalma
raporlaması ve pazar payı verilerinin
CRM verileri ile entegre edilmesi
gerçekleştirilecektir.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde SAP
BusinessObjects projesi Metric Technology
danışmanlığında canlıya geçti
Türkiye’deki üniversiteler arasında
öncü ve yenilikçi bir rol üstlenen
İstanbul Bilgi Üniversitesi, bilişim
alt yapısını güçlendirmek, öğrenci
ile ilgili her türlü detayı aynı anda
görebilmek, öğrencilerine sunmuş
olduğu hizmetleri daha iyi seviyeye
çıkarmak için SAP BusinessObjects
Çözümleri kapsamındaki SIS (Student
Information System) projesi için SAP iş
zekası çözümlerinin ilk Gold Partner’ı
ve aynı zamanda Eğitim partneri olan
Metric Technology tercih etti.
Yeni teknolojilerin öncüsü Metric
Technology danışmanlığında yapılan
proje yaklaşık 8 ay sürmüş olup,
Haziran 2012’de canlıya geçiş yapıldı.
Projede SAP BusinessObjects Data
Services, Web Intelligence, Crystal
Reports ürünleri kullanılarak üst
düzey yöneticilerin sağlıklı karar
almalarını sağlayacak analitik
raporlamalar oluşturularak, görsel
raporlar ile veriler daha kolay
anlaşılır hale getirildi, zamandan ve
iş gücünden tasarruf sağlandı. Aynı
zamanda çalışanlar ve yöneticiler için
zamanlarını rapor formatından çok
iş gelişime ayırabilecekleri ve artan
verimliliğin sağlanabileceği bir ortam
sağlanmış oldu.
43
SOSYAL MEDYADA SAP................................................................................................................................................
SAP EKOSİSTEMİ
SAP COMMUNITY
NETWORK’TE
BULUŞUYOR
SAP uzmanları, iş ortakları ve müşterileri
bilgi birikimlerini SAP Community
Network’te paylaşıyor. Her ay
milyonlarca kez ziyaret edilen platform,
dünyanın dört bir yanına uzanan SAP
ekosisteminin ortak bilgi hazinesini
oluşturuyor.
Dünyanın dört bir yanında bulunan
binlerce SAP uzmanı, SAP iş ortakları
ve milyonlarca SAP kullanıcısından
oluşan SAP ekosistemi; kurumsal iş
uygulamaları, iş zekası, bulut ve mobilite
gibi güncel bilgi teknolojileri trendleri
için devasa bir ortak zekayı meydana
getiriyor. SAP ürün ve çözümlerinin
gelişimini izlemek, bu çözümlerle
kurumlarını daha iyi işler hale getirmek
ve kendi deneyimlerini paylaşmak
isteyen kullanıcılar ve SAP uzmanları,
bilgi birikimlerini ve deneyimlerini SAP
Community Network'te paylaşıyor.
B2B blogging alanında örnek
gösterilen platformlar arasında yer
alan SAP Community Network; SAP
kullanıcılarının ve SAP mentorlarının
blog yazılarının yayınlandığı ve
böylelikle ortak bir bilgi kütüphanesinin
oluşturulduğu bir platform niteliği
taşıyor. Toplamda 200 binin üzerinde
kullanıcının katkıda bulunduğu
platform, her ay 1,2 milyon tekil
ziyaretçiye SAP çözümleriyle ilgili
ipuçları veriyor.
İş zekâsından bulut bilişime, müşteri
ilişikileri yönetiminden İK yönetimine,
SAP HANA'dan mobiliteye kadar
kurumsal iş uygulamalarında önem arz
eden başlıkların masaya yatırıldığı SAP
Community Network, her gün yüzlerce
fikir paylaşımına ev sahipliği yapıyor.
SAP çözümleriyle ilgili servis ve
destek bölümünün yer aldığı SAP
Community Network’te ayrıca sektörler
özelinde yazılar yayımlanıyor. Etkinlik
ve webinarların takip edilebildiği
platformda geliştiricilere özel SAP
araçları da yer alıyor.
44
Download

MOBİLİTE - SAP Forum