ANKARA ÜNİVERSİTESİ
ZİRAAT FAKÜLTESİ
PEYZAJ MİMARLIĞI
BİTİRME TEZİ
KENTSEL KIYI ALANLARININ PEYZAJ MİMARLIĞI
AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Kübra Gizem KARACA
Danışman: Prof. Dr. Oğuz YILMAZ
ANKARA
2014
TEZ ONAYI
Kübra Gizem KARACA tarafından hazırlanan “Kentsel Kıyı Alanlarının Peyzaj
Mimarlığı Açısından Değerlendirilmesi” adlı tez çalışması 30/05/2014 tarihinde
sorumlu danışman tarafından Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Peyzaj
Mimarlığı Anabilim Dalı’nda BİTİRME TEZİ olarak kabul edilmiştir.
Danışman
: Prof. Dr. Oğuz YILMAZ
Yukarıdaki sonucu onaylarım.
Prof. Dr. Oğuz YILMAZ
II
ETİK
Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü tez yazım kurallarına uygun olarak
hazırladığım bu tez içindeki bütün bilgilerin doğru ve tam olduğunu, bilgilerin
üretilmesi aşamasında bilimsel etiğe uygun davrandığımı, yararlandığım bütün
kaynakları atıf yaparak belirttiğimi beyan ederim.
30/05/2014
Kübra Gizem KARACA
III
ÖZET
Kıyı alanları, su ve kara parçalarının buluştuğu, özenle korunması ve en verimli
şekilde uygun amaçlar için kullanılması gereken doğal kaynakların bir parçasıdır.
Kıyı alanlarının ekolojik yapısının zengin kaynak potansiyeline sahip olması ve
ulaşım kolaylığı yüzyıllardır kıyıları, yerleşim ve dinlenme alanı olarak çekici
kılmıştır. Fakat hızla artan nüfus sebebiyle günden güne tahrip edilen kıyı alanları
insan ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde tasarlanamamaktadır. Bu çalışmada;
birçok kentten sahil şeridi çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Kullanıcıların
ihtiyaçlarını karşılayabilecek örnek alanlar seçilmiştir. Fotoğraflanan bu alanlara
Land designer çizim programı kullanılarak, kentin psikolojik baskılarına maruz kalan
insanımızın, ihtiyacı olan temiz havayla buluşabileceği, yürüyebileceği ya da oturup
denize bakabileceği seyir mekânları, oturma alanları ve yürüyüş yolları
tasarlanmıştır. Bu alanlara uygun bitkilendirme tasarımları oluşturularak, bu
tasarımların insanlar üzerindeki etkileri anket yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Bu
araştırma sonucunda, kent insanının hem estetik hem fonksiyonel açıdan ihtiyaçlarını
karşılayabilen, daha doğal tasarım önerilerini tercih ettikleri ortaya çıkmıştır.
Anahtar Kelimeler: Kıyı peyzajı, Kıyı tasarımı, Peyzaj değerlendirmesi, İzmir, Ordu,
Zonguldak(Alaplı), Sakarya(Arifiye), Bursa(Mudanya), Aydın(Kuşadası).
2014, 121 sayfa
IV
ABSTRACT
Coastal areas are the part of natural resources, where water and land meet and which
should be preserved with great care and used for convenient aims. The fact that
ecological structures of coastal areas have divers reserve potentials and these areas
have the easy-to-reach feature have made these areas attractive for settlement and
recreation areas for centuries. However, coastal areas devastated due to rapid human
population growth day to day are not planned and designed to an extent that can meet
the needs of people. In this study, coastal line of a lot of cities centers were taken into
consideration as study area. Sample areas that can meet user needs were selected.
The area was photographed and landscape- designed using Land designer drawing
software and in this design view points, sitting areas and walking paths, where local
people under psychological pressures of the city itself can walk, meet fresh air and
watch sea sitting by it were placed. Convenient plantation design was also made for
the area and the effects of these structural and planting designs tried to be determined
carrying out a questionnaire survey. According to the results of the study, it was
found that people in the city prefer natural design proposals, which can meet their
need in both aesthetical and functional ways.
Key Words: Coastal Landscape, Coastal Design, Landscape Assessment .
V
TEŞEKKÜR
Bitirme tezi çalışmamın her aşamasında ilgi ve önerileri ile beni cesaretlendiren bu
kapsamda desteğini hiçbir zaman esirgemeyen, bilimsel düşünmeyi ve sabırla
çalışmayı öğreten, birlikte çalışmaktan onur duyduğum değerli hocam Prof. Dr. Oğuz
YILMAZ’a,
Araştırmam boyunca bana her türlü imkânı sağlayan Ankara Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanlığı ve bölümümüz hocalarına,
Arazi çalışmalarım sırasında, her zaman bana destek veren bölüm arkadaşlarım
Hande AKINCI ve Nazlı ÖZDEMİR’e,
Son olarak da tüm çalışmam boyunca kendilerini her zaman yanımda hissettiğim
aileme sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Kübra Gizem KARACA
Ankara, 2014
VI
İÇİNDEKİLER
TEZ ONAYI
II
ETİK
III
ÖZET
IV
ABSTRACT
V
TEŞEKKÜR
VI
İÇİNDEKİLER
VII
ŞEKİLLER DİZİNİ
IX
ÇİZELGELER DİZİNİ
1
GİRİŞ
1.1
2
4
1
Araştırmanın Amacı ve Önemi
2
KURAMSAL TEMELLER
2.1
3
XIII
4
Kıyı kavramı
4
MATERYAL VE YÖNTEM
8
3.1
Materyal
8
3.2
Yöntem
9
ARAŞTIRMA BULGULARI
4.1
10
Ofis ve Arazi Çalışması Örnekleri
10
4.1.1
Birinci Proje Örneği: Bartın Mugada Sahili
10
4.1.2
İkinci Proje Örneği: Zonguldak/Alaplı
19
4.1.3
Üçüncü Proje Örneği
29
4.2
Turizm-Çevre Etkileşimi ve Kıyı Kullanımı hakkında Bazı Görüşler Kıyı
Alanları ve Turizm
39
4.2.1
4.3
Turizm ve Kentleşme Yaklaşımıyla Kuşadası
Son Dönem Kıyı Tasarımları
41
47
4.3.1
İzmir
47
4.3.2
Sakarya / Arifiye
55
4.3.3
Ordu
57
4.4
Dünya’dan Kıyı Tasarımları Örnekleri
4.4.1
Southeast False Creek
68
68
VII
5
4.4.2
Trinity River Corridor
71
4.4.3
Docklands Park / Melboume, Australia
71
4.4.4
Eastbank Esplanade / Portland, Usa
74
4.4.5
Harbour Site Public Open Space / Bremerhaven, Germany
75
4.4.6
Queens West Waterfront / Newyork, Usa
76
4.4.7
Rincon Park / San Francisco
78
4.4.8
Harbour Park / Kanada
79
4.4.9
West Harlem Piers Park / Manattan , Newyork. Usa
81
4.4.10
Pirrama Park / Sydney, Australia
82
4.4.11.Shanghai Houtan Park / Shanghai , China
84
4.4.12.Riva Split Waterfront / Split Croatia Hırvatistan
86
4.4.13. Elwood Foreshore / Elwood , Australia
88
4.4.14. Yeouido Hangang Park / Seoul , Korea
89
4.4.15. Clydebank, İngiltere
90
4.4.16. Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, Chına
92
4.4.17.The Edge Park / Brooklyn, Ny, Abd
96
4.4.18. Valladolid, Spain
99
TARTIŞMA VE SONUÇLAR
103
KAYNAKLAR
106
VIII
ŞEKİLLER DİZİNİ
Şekil 4.1 Çalışma alanının konumu
11
Şekil 4.2 Mugada’nın mevcut durumuna Kıyı Kanunu uygulaması
12
Şekil 4.3 a. Pancratium maritimum L .
b. Mugada’da bulunan ikincil/yazlık
konutlar
12
Şekil 4.4 Birinci öneri proje
14
Şekil 4.5 İkinci öneri proje
15
Şekil 4.6 Üçüncü öneri proje
16
Şekil 4.7 Dördüncü öneri proje
17
Şekil 4 8 Alaplı ilçesinin idari sınırlar açısından konumu
20
Şekil 4.9 Dolgu alan ve merkezinin konumu
21
Şekil 4.10 Proje alanı zonaj şeması
22
Şekil 4.11 Sahil alanı kentsel tasarım projesi
23
Şekil 4.12 Sahil alanı tasarım maketi
23
Şekil 4.13 Dere Ağzı dolgu alanı ve uzantısı
24
Şekil 4.14 Alışveriş merkezi ve kültür merkezi alanı
24
Şekil 4.15 Merkez alanı kentsel tasarım projesi1
25
Şekil 4.16 Cephe etüdleri
26
Şekil 4.17 Merkez alanı kentsel tasarım projesi2
27
Şekil 4.18 Tüm proje alanı işlevleri
28
Şekil 4.19 Araştırma alanı
33
Şekil 4.20 Kuşadası uydu görüntüsü
45
Şekil 4.21 Kuşadası merkezde kentsel kıyı kullanımı
46
Şekil 4.22 Kuşadası merkezde kentsel kıyı kullanımı
46
Şekil 4.23 İzmir kıyı tasarımı
48
Şekil 4.24 İzmir
48
Şekil 4.25 İzmir / Konak kıyı tasarımı
49
Şekil 4.26 İzmir
49
Şekil 4.27 İzmir kıyı tasarımı
50
Şekil 4.28 İzmir
50
Şekil 4.29 Alsancak Kordon
51
IX
Şekil 4.30.İzmir kıyı bandı
51
Şekil 4.31 Gazebo tasarımı
52
Şekil 4.32 Uygulama sonrası görünüm
52
Şekil 4.33 Konak kıyı tasarımı
53
Şekil 4.34 Konak
53
Şekil 4.35 Göztepe kıyı tasarımı
54
Şekil 4.36 Göztepe
54
Şekil 4.37 Arifiye kıyı tasarımı ( Promim)
55
Şekil 4.38 Arifiye
55
Şekil 4.39 Arifiye
56
Şekil 4.40 Arifiye
56
Şekil 4.41 Arifiye
57
Şekil 4.42 Ordu kıyı, plaj ve park projesi
58
Şekil 4.43 Ordu kıyı, plaj ve park projesi
58
Şekil 4.44 Ordu kıyı tasarımı
59
Şekil 4.45 Ordu kıyı tasarımı
59
Şekil 4.46 Ordu kıyı tasarımı
60
Şekil 4.47 Ordu kıyı tasarımı
60
Şekil 4.48 Ordu
61
Şekil 4.49 Ordu
61
Şekil 4.50 Ordu (Modern Mimarlar)
62
Şekil 4.51 Ordu (Modern Mimarlar)
62
Şekil 4.52 Ordu (Modern Mimarlar)
63
Şekil 4.53 Ordu (Modern Mimarlar)
63
Şekil 4.54 Ordu (Modern Mimarlar)
64
Şekil 4.55 Mudanya kıyı tasarımı
64
Şekil 4.56 Mudanya kıyı tasarımı
65
Şekil 4.57 Mudanya kıyı tasarımı
65
Şekil 4.58 Mudanya kıyı tasarımı
66
Şekil 4.59 Mudanya kıyı tasarımı
66
Şekil 4.60 Mudanya kıyı tasarımı
67
Şekil 4.61 Büfe tasarımı
67
X
Şekil 4.62 Southeast False Creek
68
Şekil 4.63 Southeast False Creek
69
Şekil 4.64 Southeast False Creek
70
Şekil 4.65 Southeast False Creek
70
Şekil 4.66 Trinity River Corridor
71
Şekil 4.67 Docklands Park / Melboume, Australia
71
Şekil 4.68 Docklands Park / Melboume, Australia
72
Şekil 4.69 Docklands Park / Melboume, Australia
72
Şekil 4.70 Docklands Park / Melboume, Australia
73
Şekil 4.71 Docklands Park / Melboume, Australia
73
Şekil 4.72 Eastbank Esplanade / Portland, Usa
74
Şekil 4.73 Harbour Site Public Open Space / Bremerhaven, Germany
75
Şekil 4.74 Queens West Waterfront / Newyork, Usa
76
Şekil 4.75 Queens West Waterfront / Newyork, Usa
77
Şekil 4.76 Rincon Park / San Francisco
78
Şekil 4.77 Harbour Park / Kanada
79
Şekil 4.78 Harbour Park / Kanada
79
Şekil 4.79 Harbour Park / Kanada
80
Şekil 4.81 West Harlem Piers Park / Manattan , Newyork. Usa
81
Şekil 4.82 West Harlem Piers Park / Manattan , Newyork. Usa
81
Şekil 4.83 Pirrama Park / Sydney, Australia
82
Şekil 4.84 Pirrama Park / Sydney, Australia
82
Şekil 4.85 Pirrama Park / Sydney, Australia
83
Şekil 4.86 Shanghai Houtan Park / Shanghai , China
84
Şekil 4.87 Shanghai Houtan Park / Shanghai , China
85
Şekil 4.88 Shanghai Houtan Park / Shanghai , China
85
Şekil 4.89 Riva Split Waterfront / Split Croatia Hırvatistan
86
Şekil 4.90 Riva Split Waterfront / Split Croatia Hırvatistan
87
Şekil 4.91 Riva Split Waterfront / Split Croatia Hırvatistan
87
Şekil 4.92 Elwood Foreshore / Elwood , Australia
88
Şekil 4.93 Yeouido Hangang Park / Seoul , Korea
89
Şekil 4.94 Clydebank, İngiltere
90
XI
Şekil 4.95 Granit tampon oturma blokları
91
Şekil 4.96 Clydebank, İngiltere
91
Şekil 4.97 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, China
92
Şekil 4.98 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, China
92
Şekil 4.99 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, Chına
93
Şekil 4.100 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, China
94
Şekil 4.101 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, China
95
Şekil 4.102 The Edge Park / Brooklyn, Ny, Abd
96
Şekil 4.103 The Edge Park / Brooklyn, Ny, Abd
97
Şekil 4.104 The Edge Park / Brooklyn, Ny, Abd
98
Şekil 4.105 Valladolid, Spain
99
Şekil 4.106 Valladolid, Spain
100
Şekil 4.107 Valladolid, Spain
100
Şekil 4.108 Valladolid, Spain
101
Şekil 4.109 Su çeşmeleri ve şehir mobilyaları
101
Şekil 4.110 Valladolid, Spain
102
Şekil 4.111 Sis jeneratörü
102
XII
ÇİZELGELER DİZİNİ
Çizelge 4.1 Ergonomik standartlar
31
Çizelge 4.3 Ergonomik standartlar (devam)
32
Çizelge 4.4 İzmir kıyı bandında ergonomi standartlarını değerlendirme formu
35
Çizelge 4.5 İzmir kıyı bandında ergonomi standartlarını değerlendirme formu (devam) 36
XIII
1
GİRİŞ
Dünyanın dörtte üçü, yaşamın başladığı ve hala bir denge unsuru olan denizlerle
kaplı bulunmaktadır. Dünya kabuğunun yüklü olduğu enerji ile şekil değiştirmesi
sürecinde karalar ile denizleri ayıran çizgi olarak tanımlanabilen kıyı oluşumu
meydana gelmiştir (Özgünç, 1998).
Kıyı alanları özenle korunması, en verimli şekilde uygun amaçlar için kullanılması
gereken doğal kaynakların bir parçasıdır. Kıyı alanlarının ekolojik yapısının zengin
kaynak potansiyeline sahip olması ve ulaşım kolaylığı yüzyıllardır kıyıları yerleşim
ve dinlenme alanı olarak çekici kılmıştır (Kaya, 2006). Clark’a (1996) göre kıyılar,
turizm için kullanımlarla ilgi noktası olmuştur. Bu da bozulma, tahribat ve bazı
türlerin yok olmasını beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda kıyılarda yapılacak
planlama ve tasarım çalışmalarının mutlak suretle koruma ve kullanım dengesini ön
planda tutularak yapılmasını zorunlu hale getirmiştir.
Kıyı bölgelerinin planlanması, tasarlanması ve korunmasında amaç, kıyıların dengeli
bir biçimde gelişmesi olmalıdır. Sahil şeritleri ve kıyılar kentlinin giderek artan
rekreasyon ihtiyacına cevap verecek önemli kaynaklardır (Duru, 2001; Kaya, 2006).
Kıyı kentlerinde rekreasyonun bu alanlarda gerçekleşebilmesi kentli için bulunmaz
bir olanaktır.
Kıyılar ilk çağlardan bugüne gelinceye kadar büyük medeniyetlerin en çok yerleştiği
alanlar olmuştur. Kıyılardaki; tarım alanları, deniz ulaşım ve taşımacılığı, su
kaynakları, kum, çakıl yatakları, denizden kazanılmış dolgu alanları, petrol-doğal gaz
yatakları, deniz ürünleri, v.b. kaynaklar, toplumun ekonomik ve sosyal gelişmesine
imkân sağlamış, kıyı bölgelerinin ve hatta ülkenin kalkınmasında diğer alanlara
nazaran daha önemli roller üstlenmiştir (Sesli, 2006). Bu nedenle kıyılar özenle
korunması, en verimli şekilde uygun amaçlar için kullanılması gereken doğal
kaynakların bir parçasıdır. Kıyı, toprak ve suyun yan yana geldiği bir alandır ve
bunun için de bu iki kaynağın ayrı ayrı taşıdıkları değerlerin çok üstünde bir değer
oluşturmaktadır. Kıyılar doğal bir kaynak olarak tüm canlılar için çeşitli kullanımlara
imkân sağlar. Bunların başlıcaları; yerleşim, ulaşım, ticaret, endüstri, tarım, atık
madde atımı, hammadde temini, savunma, rekreasyon ve turizm, sağlık, enerji,
1
balıkçılık ve spor etkinlikleridir (Öztan, 1976). Ancak bu kullanımların bazıları
kıyıların özelliklerini ve doğal dengeyi bozucu boyutlarda tehlikeli denebilecek
düzeye kadar gelmiştir. Bugün kıyıya yakın alanlardaki nüfus, 1950’lerdeki tüm
dünya nüfusuna eşittir. Çeşitli değerlendirmelere göre, dünya kıyı alanlarındaki
nüfus, toplam dünya nüfusunun %/70’ini oluşturmaktadır. Dünya nüfusunun 2050
yılına kadar 8,5 milyara ulaşacağı tahmin edilmekte ve kıyı alanlarındaki gelişmenin
çok daha fazla olacağı hesaplanmaktadır (Sesli, 2006). Bununla birlikte kara ve deniz
ekosistemleri arasında geçiş bölgesi olması bakımından ekolojik yönden önemli ve
hassas yaşam alanları niteliği taşıyan kıyı alanları, karaların iç kesimlerine oranla
daha az stabil yapıda olmaları nedeniyle insan kaynaklı kullanımlardan çok çeşitli
şekillerde ve yüksek düzeyde etkilenmektedirler.
1.1
Araştırmanın Amacı ve Önemi
Kıyı bölgelerinin planlanması, ve korunmasında amaç, kıyıların dengeli bir biçimde
gelişmesi olmalıdır. Sahil şeritleri ve kıyılar kentlinin giderek artan rekreasyon
ihtiyacına cevap verecek önemli kaynaklardır (Duru, 2001; Kaya, 2006). Kıyı
kentlerinde rekreasyonun bu alanlarda gerçekleşebilmesi kentli için bulunmaz bir
olanaktır (Gülez vd., 2007). Uzunlukları toplamı 8333km olan Türkiye kıyılarının
1707 km’si Akdeniz, 1701km’si Karadeniz, 3484 km’si Ege ve 1441 km’si de
boğazlarla birlikte Marmara denizi kıyılarına aittir (Sesli, 2006). Fakat bu kıyıların
başta doğa güzelliği olmak üzere kültürel ve tarihi değerler nedeniyle çeşitli sektörler
tarafından tercih edilir olması pek çok çevre sorununu da beraberinde getirmektedir.
Gerek kamulaştırma ve yapım masraflarının en aza indirilmesi, gerekse turizmin
gelişmesine katkıda bulunmak amacı ile karayollarının kıyı boyunca geliştirilmesi
çabaları 1960’lı yıllardan itibaren hız kazanmıştır. Kazılarla delik deşik edilen
yamaçlar ve molozlarla doldurulan kumsallar doğal görünümlerini kaybetmişlerdir.
Ulaşılabilirliğin artması kıyı alanlarına olan yapılaşma talebini kat kat arttırmış ve
kontrolsüz yapılaşmalar gelişmiştir (Gülez, 1997).
Peyzaj mimarlığı açısından kıyı alanlarının, kara ve denizin birleşimi özelliği,
insanların doğanın güzelliğine şahit olmasına olanak sağlamaktadır. Bu alanlarda, yer
yer özel kumul vejetasyonları, sulak alan vejetasyonları ve de kayalık alanlarda bizde
2
varız diyen kayalık bitkilerinin bulunduğu alanlar gibi alan özellikleri ve bu üç
özellikteki alanların görünümleri peyzaj özelliği olarak ön plana çıkmaktadır.
Doğaya müdahale etme konusunda kıyı tahkimatları çok önemlidir. Bilindiği gibi bu
alanlarda yapılan yollar, parklar veya dolgu alanları, deniz doldurularak flora ve
faunanın yok edilmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla bu tahkimatlar yapıldıktan
sonra denize en yakın mesafede olan bu alanda denizle floranın uyumunu tekrardan
sağlamamız gerekmektedir. Örneğin kıyı alanlarında doğal olarak yetişen bitki
türleri, bu tahkimatlar üzerinde değerlendirilebilir. Bu bitkilendirme çalışmaları
yapılırken, insanlar için doğallığı bozmayacak şekilde yürüme alanları ve seyir
mekânları oluşturulabilir. Bu amaçlar doğrultusunda gerçekleştirilecek kıyı
tasarımlarında, kentleşmenin içinde boğulan insanımızın ihtiyacı olan temiz havayla
buluşabileceği, temiz deniz havasını soluyup yürüyebileceği ya da oturup denize
bakabileceği mekânlar tasarlanabilecektir. Bu mekânlara uygun ağaç, çalı ve yer
örtücü organizasyonları oluşturularak, bu modellemelerin insanlar üzerindeki etkileri
ve bulundukları ortama uyum sağlayabilmeleri gibi özellikler araştırılabilir.
Özetle, bu çalışmanın amaçları;
 Kıyı kesimi peyzaj alanlarında sürdürülebilir bitkilendirme teknikleri geliştirmek
 Oluşturulacak dokunun yolun ortaya koyduğu parçalanmış doğa görünümünü
yumuşatmak
 Kıyı kesiminde yapılacak uygulama çalışması ile bu alanların hala halkın en önemli
buluşma ve rekreasyon alanları olduğunu göstermek, dolayısıyla yerel halkın
katılımını da sağlayacak bir katılımcı ve paylaşımcı tasarım anlayışı geliştirmek
 Tasarlanan bu alanlarda halkın kıyı kullanımına ait aktivitelerini sağlamak ve
çeşitlendirmektir.
3
2
2.1
KURAMSAL TEMELLER
Kıyı kavramı
Kıyılar, karalar ve suları birlikte içeren, geçmişten günümüze ekonomik ve toplumsal
özelliklerin çeşitlendiği alanlardır (Balcı 2007).
Ülkemizde yürürlükte olan 3621 ve bu kanunun bazı maddelerinde değişiklik
yapılmasına dair 3830 sayılı Kıyı Kanuna göre (Anonim 1990);
Kıyı: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır.
Kıyı çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun
karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgidir.
Kıyı kenar çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki
kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık,
bataklık ve benzeri alanların doğal sınırıdır.
Sahil şeridi: Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100
metre genişliğindeki alandır.
Dar kıyı: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisinin çakışık olduğu kıyıdır.
Mekânsal çalışmalarda, kanunlara göre yapılan kıyı kavramı çok dar kapsamlı
kalmaktadır. Sosyal ve ekonomik açıdan kıyıyı etkileyen ve kıyıdan etkilenen
alanlara, bu tanımında yer verilmemiştir. Kıyı kavramını daha geniş bir alan olarak
ele almak ve incelemek gerekmektedir. Ekonomik ve sosyo-kültürel boyut kıyı
tanımını daha iyi kavrayabilmek için büyük önem taşımaktadır. Bu alanlarda yaşayan
insan faktörü de doğayı kullanan, değiştiren ve ona yeni özellikler kazandıran önemli
bir etkendir. Kıyı, kara ile deniz, göl ve akarsuyun birleştiği kıyı çizgisinden itibaren
mekânın özelliklerine göre deniz, göl veya akarsuyun doğal, iklimsel, sosyal ve
kültürel şekillendirici etkilerinin ulaştığı noktaya kadar karaların iç kesimlerine
4
ulaşmaktadır. Kıyı alanları ise; deniz, göl ve akarsularla yan yana bulunan birbirini
etkileyen ve birbirinden etkilenen doğal, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan bir
bütünlük oluşturan alanlardır (Erginöz 1998, Balcı Akova 2007, Kocadağlı 2012).
Kıyılar, deniz, kum veya çakıl ve kara olmak üzere 3 temel elementten oluşmaktadır.
Kıyı alanlarının kara yönündeki tanımları kıyı çizgisinin kıyıya çok yakın
bölümünden oluşan tüm su havzalarını kapsamaktadır. Kıyı alanlarının karayı
oluşturan yüzeyi kumsallar, kum tepecikleri, dalga kıranlar, falezler ve sarp
kayalıklar ile kayalık alanlar, ıslak alanlar, düz alanlar (yataklar), dağlık veya
engebeli alanlar içermektedir. Genellikle bu alanlar kum tutucu çim alanlardan çeşitli
bitkilere kadar geniş vejetasyon türleriyle kaplıdırlar (Gülez 1997).
Kıyı kavramı uluslararası ölçekteki terim ve tanımlamalarda farklılıklar içermekte,
şekillerine
göre
birkaç
metre
ile
on
beş
kilometre
arasında
değişiklik
gösterebilmektedir. Örneğin; Avustralya’nın kuzeyinde, Asya’nın Çin ve Burma
kıyılarında, Batı Avrupa’da Fransa ve İngiltere kıyılarında, Kanada’nın bir kısım
doğu ve batı kıyıları ile Arjantin kıyılarında genellikle deniz suyunun 4 m’lik
yükselti değişimleri sonucunda kıyı kesimi sürekli olarak deniz altında kalmakta ve
yeniden kara şekline geçmektedir. Bu nedenle çekilme ile ortaya çıkan geniş bir alan
kıyı sayılmaktadır. Gel-git olayının bulunmadığı ya da çok az olduğu bölgelerde kıyı
daha belirgin dar ve durağan bir şerit biçiminde uzanır. İsveç’te kıyı denizden sonra
300 m’lik bir alanı tanımlamaktadır. Tunus’ta ise, dalgaların en fazla yükseltiye
ulaştığı yere kadar olan arazi kıyıdır. Bazı yerlerde ise karaya geçilen noktada kenar
bir diklikle sonuçlanır ve yüksek kıyıları oluşturur. Karaya doğru hafif bir yükselme
gösterebilir ya da ova şeklinde iç kesimlere kadar sokulabilmektedir (Arslan 1988).
Kıyı çizgisinden belirli bir mesafede içeriye giren kıyı zonundaki ekolojik özellikler
ve doğal kaynaklar insan yaşantısını etkilemekte ve kıyı alanlarından farklı şekillerde
yararlanılmasını mümkün kılmaktadır. Kıyı alanlarındaki söz konusu doğal
kaynaklar aşağıdaki şekildedir. Bunlar (Arslan 1988);

Islak alanlar ve akarsu ağzı koyları,

Gel-git olaylarından sonra kıyılarda oluşan lagün yapısına benzer birikinti havuzları,
5

Gelecekte bilimsel araştırma, eğitim, öğretim ve toplumun kullanılması için
korunması gereken doğal alanlar,

Tarım ve ormancılığa elverişli alanlar,

Rezerv alanları,

Mineral depoları,

Temiz hava,

Plaj ve kumullar,

Rekreasyon amaçlı kullanım alanları ve suları,

Görsel niteliğe sahip alan özellikleri sergilemektedir.
Kıyı alanları, yeryüzündeki en hızlı değişime uğrayan oluşumlar arasındadır. Dünya
genelinde ülke haritalarına bakıldığında; kıyı alanlarındaki yerleşim birimlerinin
gerek sayıca gerekse büyüklük bakımından, ülkenin aynı büyüklükteki iç
kısımlarında yer alanlardan çok daha fazla olduğu görülmektedir. Bu durum, tarihin
ilk dönemlerinden beri bu şekilde gelişmiştir (Gülez 1997). Pek çok kıyı alanı,
taşıma kapasitesinin çok üzerinde beşeri ve ekonomik faaliyetlere ev sahipliği
yapmaktadır. Kıyılardan yararlanma biçimleri, kıyı miktarının arttırılamaz olması
nedeniyle zamanla birbiriyle çatışır duruma gelmiş; bu durum doğal kaynak
kayıplarını da beraberinde getirmiştir. Burada unutulmaması gereken önemli bir
husus vardır. Kıyılar çoğaltılmayan ancak planlı kullanımla kullanışı arttırılabilen,
tüketilemeyen ancak kötü ve yanlış kullanımlarla niteliği bozulabilen doğal
kaynaklardır (Kocadağlı 2012).
Kıyı alanlarının koruma-kullanım dengesi içerisinde daha etkin bir şekilde
kullanılabilirliğinin sağlanabilmesi için bu alan kullanımlarının Kıyı Kanunu
çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Kıyı Kanunu’nun 5. maddesinde
kıyılar ile ilgili genel esaslar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Bunlar (Anonim 1990);

Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest
olarak yararlanmasına açıktır,

Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir,

Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar
çizgisinin tespiti zorunludur,
6

Kıyı kenar çizgisinin tespit edilmediği bölgelerde talep vukuunda, talep tarihini takip
eden üç ay içinde kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur,

Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre
yaklaşabilir,

Yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanlar, ancak yaya yolu,
gezinti, dinlenme, seyir ve rekreatif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebilir. Sahil
şeritlerinin derinliği, 4 üncü maddede belirtilen mesafeden az olmamak üzere, sahil
şeridindeki ve sahil şeridi gerisindeki kullanımlar ve doğal eşikler de dikkate alınarak
belirlenir,

Taşıt yolları, sahil şeridinin kara yönünde yapı yaklaşma sınırı gerisinde kalan alanda
düzenlenebilir,

Sahil şeridinde yapılacak yapıların kullanım amacına bağlı olarak yapım koşulları
yönetmelikte belirlenmektedir” şeklinde ifade edilmektedir.
1990 yılında kabul edilen Kıyı Kanunun etkili bir şekilde yürürlüğe geçirilmemesi,
kıyı alanlarının ekolojik açıdan önemini yitirmesine neden olmuş ve birçok sorunu
beraberinde getirmiştir. (Gülkal 2004)’e göre kıyı alanlarında yaşanan temel sorunlar
aşağıdaki şekildedir. Bunlar (Cengiz 2009);

Arazi kullanım kararları ile sosyal ve teknik altyapıdan yoksun denetimsiz
gelişmelerden kaynaklanan yerleşme sorunları,

Kıyılarda su kirliliği, kıyı morfolojisi ve karakterinin bozulması, flora ve fauna
üzerine olan tahripler gibi ekolojik sorunlar,

Kıyı bölgelerinde yer alan tarihi mirasın, geleneksel dokuların nüfus baskısı,
plansızlık ve denetimsizlik nedeniyle zarar görmesi gibi kültürel sorunlar,

Kıyı yerleşim karakterine uygun tarım ve balıkçılığın yerine yoğun turizm hareketleri
gibi sektörel değişimlerden kaynaklanan sosyal ve ekonomik sorunlar,

Kıyı alanlarında turizme bağlı olarak artan mevsimlik nüfus artışları karşısında
yetersiz kalan yerel ve kamu hizmetleri ile ilgili sorunlar, yasal düzenlemeler ve
kurumsal yapılanmalardan kaynaklanan yetki ve görevlerdeki eşgüdüm eksikliği,

Kaynak ve talep dengesizliğinden meydana gelen taşıma kapasitesi sorunları,
7

Yapılan planların sadece yerleşimin fiziki yönü ile ele alınması, üst ölçekli
ekonomik, sosyal ve yönetsel yönlerin ihmal edilmesi ile doğal, kültürel ve ekolojik
özelliklerin planlara yeterince yansıtılamaması,

Planlama yaklaşımı ve sürecindeki eğitim eksikliği, yasal mevzuatın yetersiz ve eski
oluşu bunlara bağlı olarak örgütlenme ve planlama sorunlarıdır.
Kıyı alanlarında yaşanan ekolojik sorunlara neden olan çevresel baskıları aşağıdaki
şekilde toplamak mümkündür. Bunlar (Cengiz 2009):

Nüfus artışı ve plansız yapılaşma,

İkinci konutlar,

Dolgu alanları,

Endüstriyel kullanımlar,

Turizm,

Tarımsal faaliyetler,

Kıyıya çok yakın geçirilen karayollarıdır.
Ülkemizde kıyıyla ilgili yasal düzenlemelerde sadece doğal ögelere göz önüne
alınmış, toplumsal özellikler ve karşılıklı etkileşim dikkate alınmamıştır. Son
zamanlarda yapılan planlama çalışmalarında sadece kıyı bölgesi değil devamında yer
alan etki bölgesinin de dikkate alınması gerekliliği anlaşılmıştır. Bundan dolayı
ülkemizde kıyı alanları planlamasında ya da kıyı alanlarını içine alarak yapılacak
geniş kapsamlı planlamalarda bütüncül bir yaklaşım sergilenmeli, kıyı kendisinin
etkilediği aynı zamanda etkilendiği bölge ile birlikte düşünülmelidir.
3
3.1
MATERYAL VE YÖNTEM
Materyal
Peyzaj planlama çalışmalarının önemli bir parçasını oluşturan peyzaj analizi, doğal
ve kültürel faktörlerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi aşamalarını kapsamaktadır.
8
Bu faktörler peyzajların oluşumu ve değişimi üzerinde büyük rol oynadıklarından
dolayı, bunların analizi son derece önem taşımaktadır. Literatür özetleri ve kuramsal
temeller kısmında detaylıca verilen kaynaklar, yönteme ilişkin esaslarını oluşturan
materyallerdir.
Planlama ve tasarım çalışmalarında, yapılacak analizlerin daha kapsamlı bir şekilde
değerlendirilebilmesi için öncelikle çalışmanın yapılacağı alanın sınırlarının tespit
edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, İzmir, Ordu, Zonguldak (Alaplı), Sakarya
(Arifiye), Bursa (Mudanya), Aydın (Kuşadası) ve yakın çevrelerini kapsayan
araştırma alanının sınırları belirlenirken doğal veriler göz önüne alınmakla birlikte
idari sınırlar dikkate alınmıştır. Araştırma alanlarının ilçe ölçeğinde yapılan bir
planlama ve tasarım çalışması olması idari sınırları göz önünde bulundurmayı
kaçınılmaz hale getirmiştir.
Geliştirilen yöntemin uygulanmasında büyük önemi olan diğer materyaller ise
araştırma alanında yapılan gezi ve gözlemler, uzman kişi ve akademisyen görüşleri,
yöre halkı, üreticiler, yöneticilerle ve köy muhtarları ile yapılan görüşmeler, kamu ve
özel sektör tarafından araştırma alanına ilişkin daha önceden yapılmış çalışmalardan
meydana gelmektedir.
3.2
Yöntem
Değerlendirmeye alınan projeler peyzaj planlama ve tasarım ilkeleri açısından
irdelenmiştir. Değerlendirmede dikkate alınan ana ölçütler aşağıda belirtildiği
gibidir:
• Genel plan kararları
• Kıyı kullanım yoğunluğu
• Koruma alanları
• Sosyal mekan çeşitliği ve kapasite
• Otopark kapasitesi
9
Anket çalışması da dikkate alınarak alternatif projeler tartışılmış ve geliştirilen
öneriler değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında incelenen projeler dört konuda
değerlendirmeye alınmıştır. Bunlar;
• Günübirlik kullanım olanakları: Örneğin; Mugada sahili, özellikle yaz aylarında
çevre illerden gelen ziyaretçiler tarafından günübirlik olarak kullanılmaktadır. Ancak
mevcut durumda günübirlik kullanım talebini karşılayacak altyapı ve tesisi
bulunmamaktadır. Projeler değerlendirilirken günübirlik kullanıma yönelik alanlar ve
aktiviteler incelenmiştir.
• Hassas ekosistemlerin korunması: Mugada sahili geniş bir kumul alanına sahiptir
ve bu alanda endemik ve nadir bitkiler de bulunmaktadır. İncelenen projelerde bu
alanların korunması ve sürdürülebilmesine yönelik öneriler değerlendirmeye
alınmıştır.
• Kullanıcı ihtiyaçlarının karşılanması: Çalışma alanında kullanıcı ihtiyaçlarının
belirlenmesine yönelik anket çalışması yapılmıştır. Çıkan sonuçlara göre kullanıcı
ihtiyaçları belirlenmiştir. Değerlendirilen bu projelerde kullanıcı ihtiyaçlarının
karşılanıp karşılanmadığı da incelenmiştir.
4
ARAŞTIRMA BULGULARI
4.1
4.1.1
Ofis ve Arazi Çalışması Örnekleri
Birinci Proje Örneği: Bartın Mugada Sahili
Çalışmanın ana materyalini Batı Karadeniz Bölgesi’nde bulunan Bartın İli Merkez
Bucağı’na bağlı Arıönü Köyü’nün Karadeniz’e kıyısı olan Mugada Mahallesi
oluşturmaktadır (Şekil 4.1). Bartın İl merkezine 18 km uzaklıkta bulunan Mugada
41º 18’ ve 41º 45’ kuzey enlemleri ile 32º 08’ ve 32 º 44’ doğu boylamları arasında
yer almaktadır. Alana Bartın’dan ve İnkumu üzerinden iki ayrı karayolu ile
ulaşılmaktadır. Mugada Kıyısı, doğuda Muda Burnu, batıda Gülcez Burnu ile
sınırlıdır. Çalışma alanı, kıyıdan geriye Mugada’daki özel mülkiyet ve orman sınırı
10
ile sınırlandırılan yaklaşık 110 m genişliğinde ve 1 km uzunluğundaki Mugada
sahilidir.
Şekil 4.1 Çalışma alanının konumu
Mugada sahilinin Muda Burnundan itibaren yaklaşık ilk 500 m’lik bölümü düzgün
bir arazi morfolojisine sahiptir ancak son 500 m’lik bölüm kum tepelerinin etkisiyle
oldukça engebelidir (Şekil 4.1. Mugada sahil bandı özellikle kumul bitkileri
bakımında yoğunluk göstermektedir. Gülcaz Burnu’na doğru son 550 m’lik alanın
gerisinde, yaklaşık olarak uzunluğu 250 m ve genişliği 300 m olan bir kum tepesi
bulunmaktadır. Bu kum tepesi kumul bitkilerinin en yoğun olduğu bölümdür. Alanda
endemik bir tür olan Centaureaa kilaea Boiss. nadir türler olan Jurinea kilaea Azn.,
Pancratium maritimum L. (Şekil 4.3a) ve Peusedanum obtusifolium Sm. ile kumul
bölgesinde yaklaşık 50 bitki türü bulunmaktadır (Aydın, 2005).
Mugada daha çok yaz aylarında günübirlik turizme hizmet etmektedir. Mugada kıyı
yerleşiminin doğu kısmında ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak için 20 m2
geçmeyen yapılar (soyunma kabinleri, duş, gölgelik, kafeterya, restoran, çay bahçesi,
wc, vb) bulunmaktadır. Alanın batısında çadırlı kamp alanı ve balıkçı barınakları
dışında herhangi bir kullanım bulunmamaktadır. Otopark sorunundan dolayı araçlar
gelişi güzel park edilmektedir.
Ancak bu yapılardan ikincil/yazlık konutlar dışında ruhsatlı yapı bulunmamaktadır
(Şekil 4.3b). Konutlardan bir bölümünün yapımları Çevre ve Orman Bakanlığının
11
açtığı dava sonucu mahkeme kararı ile durdurulmuştur (Bartın Çevre ve Orman İl
Müdürlüğü, 2006).
Şekil 4.2 Mugada’nın mevcut durumuna Kıyı Kanunu uygulaması
Şekil 4.3 a. Pancratium maritimum L .
b. Mugada’da bulunan ikincil/yazlık
konutlar
(Foto: S.Görmüş Çetinkale, 2006)
12
Çalışma Alanına Ait Kullanıcı İstekleri
Kullanıcı istek ve ihtiyaçlarının belirlenmesi amacıyla Bartın yöresinde yaşayan ve
Mugada’yı kullanan toplam 100 kişi ile bir anket çalışması yapılmıştır. Anket
sonucunda aşağıdaki verilere ulaşılmıştır.
• Temiz ve güvenilir bir mekân olması,
• Ortak kullanım alanlarının artırılması
• Konaklama tesislerinin bulunması,
• Çay bahçeleri, spor alanları, piknik alanları, yürüyüş parkurları, otopark alanları
gibi tesislere ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir.
Öneri Projeler
Planlama aşamasında, yapılması düşünülen planlama ve tasarım ile bir yandan
kullanım alanları oluşturulurken diğer yandan da hem alanın doğal yapısı hem de
bölgede nadir özellik gösteren Pancratium maritimum (Kum zambağı) ve diğer nadir
ve endemik bitkilerin korunması öngörülmektedir. Bu kapsamda oluşturulan 4
projenin değerlendirilmesi yapılmıştır.
a. Birinci Öneri Proje
Alanın planlama sürecinde kazandırılması gereken işlevler doğrultusunda daha çok
koruma amacı ön planda tutulmuştur. Bu amaçla alanda konaklama ve günübirlik
kullanımlara yoğun olarak yer verilmemiştir. Bu kapsamda yeme-içme alanları,
otopark, seyir terasları, eğlence alanları, büfe vb düşünülmüştür (Şekil, 4.4).
Kıyı kullanımında yüzme ve güneşlenme aktivitelerine yönelik olarak şemsiye,
şezlong, vb donanımların yanı sıra çeşitli plaj aktiviteleri (plaj voleybolu, plaj
futbolu, vb) düşünülmüştür. Alanın kuzey bölgesi günübirlik kullanım ve yoğun
sosyal aktivitelere ayrılırken güney bölgesi daha çok koruma ve konaklamaya
yönelik düşünülmüştür.
Yaya yollarında kullanıcıların doğal bir ortamda yürüyüş yapma avantajına sahip
olmaları planlanmıştır. Bu kapsamda doğal yürüyüş yollarına üzerleri bitkilerle
örtülü kum tepeleri eşlik etmektedir.
13
Çalışma alanın kuzeyindeki küçük koyda, yöredeki balıkçıların, teknelerini
yanaştırabilecekleri bir dalgakıran ile balıkçıların ihtiyaçlarını karşılayabilecek
nitelikte balıkçı barınakları düşünülmüştür. Alanda kum zambakları (Pancratium
maritimum)
sahilde belirli bir bölgede fakat birbirinden dağınık halde yayılış
göstermektedir. Bu türün yayılış gösterdiği alanda doğal olarak korunabilmesi için
kumul bitkileri ve kayalar ile düzenlenerek, kullanıcıları bilgilendirici levhalarla
birlikte etrafında gezinti yolu düşünülmüştür.
Şekil 4.4 Birinci öneri proje
b. İkinci Öneri Proje
Alana getirilen aktiviteler, yoğunluğun dengelenmesi amacıyla kuzey ve güney
bölümünde eşit ağırlıkta kullanılmıştır. Proje alanının, yoğun yapı içermeyen
rekreasyonel aktivitelerle zenginleştirilmesi ve insanların sürekli kullandığı bir
cazibe merkezi haline getirilmesi amaçlanmıştır. (Şekil 4.5).
Alan içi sirkülasyon sisteminin kolay ve her noktaya rahat ulaşım sağlayacak şekilde
oluşturulmasına dikkat edilmiştir. Alanın merkezi noktasında konumlandırılan ve acil
14
durumlar hariç araç trafiğine kapatılması düşünülen meydan, alanın güneyinde yer
alan fonksiyonlara dağılma olanağı sağlayacak nitelikte tasarlanmıştır. Mevcut olarak
bulunan balıkçı koyundaki kayıklar için kullanılan alanda düzenlemeler yapılarak
hem balıkçı teknelerinin yanaşması hem de yürüyüş amaçlı bir iskele düşünülmüştür.
İskelenin yapılışının bir amacı da Burun ile meydan arası bağlantıyı sağlamak olarak
düşünülmektedir. Geceleri alana dikkat çekmek ve aydınlatma sağlamak amacıyla
deniz feneri konulması düşünülmektedir.
Kum zambaklarının bulunduğu alan koruma alanı olarak düşünülmüştür. Doğal kaya
ve taşlarla kum zambaklarının bulunduğu alanlar kaya bahçesi niteliğinde
düzenlenerek, görsel bir etki oluşturulması planlanmaktadır. Koruma alanının
bulunduğu bölgede dinlenme alanları tasarlanmıştır.
Şekil 4.5 İkinci öneri proje
c. Üçüncü Öneri Proje
Planlama yapılırken, alan içerisindeki mevcut yol korunarak, yolla bağlantılı ve
alanın güney sınırına kadar devam eden bir yaya yolu düşünülmüştür. Yol
15
kenarlarında büfe, açık çay bahçeleri ve kuzey-güney doğrultusunda, Bartın'a ve
Mugada'ya özgü hediyelik eşyaların satıldığı satış birimleri düşünülmüştür (Şekil
4.6).
Alanın kuzey bölümünde bulunan koyda, dağınık olarak bulunan balıkçı kayıklarının
düzenlenmesi amacı ile iskele yapılması ve alandaki mevcut balıkçı barınaklarının
yıkılarak, yenilerinin yapılması düşünülmektedir. Ayrıca plaj içerisinde insanların
güneşlenme ihtiyacını karşılayan, ahşap ve demir malzemeden bir iskele yapılması
düşünülmüştür. Koruma alanının bitkilendirmesinde ve bu alana giden gizli bahçe
içersinde küçük boy yapan kumul bitkilerine ve kaya bahçelerine yer verilmiştir.
Şekil 4.6 Üçüncü öneri proje
d. Dördüncü Öneri Proje
Proje alanı planlanırken, kullanımların yeşil dokuyu en az bozacak şekilde
planlanması amaçlanmıştır. Tasarımları yaparken temel ilke alanın yoğun yapı
içermeyen rekreasyonel aktivitelerden oluşan, kentlinin sürekli kullandığı bir cazibe
merkezi haline getirilmesi, alandaki yapıların zaman içinde meydana gelebilecek
değişikliklere ve eklemelere olanak sağlaması, kullanılan malzemelerin kolay
bulunabilir ve uygulanabilir olması düşünülmüştür (Şekil 4.7).
16
Geleneksel dokunun korunması, Mugada’nın diğer alanlar bazında imaj kalitesini
yükseltmek ve alternatif kıyı kullanımını sağlamak için doğal çevre içinde geleneksel
dokuyu koruyacak şekilde çekim noktası yaratmak amaçlanmıştır. Mugada’da
yayalaştırma çalışmalarında, sosyal aktivitelerde ve kıyı görünümünde olumlu
gelişmelerin sağlanması hedeflenmektedir. Böylece önemli noktalardaki açık
mekanlar ile kıyının ve parkın bütünleşmesi sağlanmıştır.
Dere boyunca devam eden bir yürüyüş patikası ile bu patika üzerinde yaşam parkuru
üniteleri düşünülmüştür. Güneyde, derenin karşı kıyısına seyir amaçlı teraslar
planlanmıştır. Koruma alanı kumul bitkileri ile zenginleştirilerek seyir terasları ile
seyir imkânı tanınmıştır.
Şekil 4.7 Dördüncü öneri proje
Sonuç Ve Tartışma
Proje önerileri, Kıyı Kanununa uygunluğu, endemik ve nadir türlerin korunmasına
yönelik önlemler ve alanın taşıma kapasitesine uygun rekreasyon aktivitelerin
17
kullanımı konularında değerlendirmeye alınmıştır. Bu kapsamda her öneri için
aşağıdaki sonuçlara varılmıştır;
1. Öneri: Kıyının korunmasının ön planda tutulduğu öneride, günübirlik kullanımlar
ve konaklama alanları kıyı gerisinde planlanmıştır. Ancak kullanımların belirli
alanlarda toplanması, alanda yapı dengesizliğinin oluşması sonucunu getirmiştir.
Özellikle konaklama tesisleri ve otoparklar büyük yapı kitleleri oluşturmuş ve doğal
yapıyı bozmuştur.
2. Öneri: Konaklama tesislerinin ve günübirlik kullanımların alanda dengeli
yerleştirilmesine karşın, kumul alanını daraltacak günübirlik kullanımlara yer
verilmiştir. Bu tasarım yaklaşımı, doğal alanın tahribine yol açacaktır. Özellikle
konaklama alanlarının ve otoparkların bulunduğu bölgelerde sert zemin yoğunluğu
göze çarpmaktadır.
3.
Öneri: Özellikle konaklama tesislerinin yoğun kullanıldığı öneride kumul
bitkilerinin bulunduğu koruma alanı oldukça geniş tutulmuştur. Ancak günübirlik
kullanıma yönelik olan ana sirkülasyon sistemi kumul bölgeye oldukça fazla
müdahale edilmesine neden olmaktadır.
4. Öneri: Alanda konaklama ve günübirlik kullanımlar birbirinden ayrılarak alana
dengeli yerleştirilmiştir. Otoparklar ve konaklama birimleri bitkisel doku ile
bütünleştirilmiş ve sert zemin yoğunluğu kırılmıştır. Alanın güneyinde bulunan dere
seyir terasları ve dinlenme alanları ile değerlendirilmiştir.
Yerel yönetimlerce turizmde hizmet kalitesini arttırmak için Bartın’da AmasraÇakraz ve Mugada-Kızılkum arasındaki bölgelerin turizm bölgesi olarak ilan
edildiğini açıklanmıştır (Kobifinans, 2007).
15.5.2004 tarihli ve 25463 nolu Resmi Gazete’de yayınlanan Kültür ve Turizm
Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına
İlişkin Yönetmeliğin 3. Maddesi a fıkrasında Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim
Bölgesi (KTKGB); tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı ve/veya
turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak, kullanmak, sektörel
kalkınmayı ve planlı gelişimi sağlamak amacıyla değerlendirmek üzere sınırları
Bakanlığın önerisi ve Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit ve ilan edilen bölgeleri
belirtmektedir (Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2007).
18
Turizm bölgesi olarak gündeme gelen Mugada bölgesinin ana geçim kaynakları
balıkçılık ve tarımdan oluşmaktadır. Kırsal kalkınmayı desteklemeyecek turizm
yatırımlarının kırsal nüfusu göçe zorlayabileceği gerçeğinden hareketle bölgede
planlanan mekânsal gelişimin oluşturacağı kullanım yoğunluğunun da sahip olunan
kıyı ekosistemi için ciddi tehlikeler oluşturabileceği dikkate alınmalıdır. KTKGB’nin
tanımında amaçlanan “turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri korumak” ilkesi
Mugada için var olan kırsal kültür ve kıyı ekosistemi potansiyeli yönünde
değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, yukarıda belirtilen değerlendirmeler çerçevesinde, Mugada Kıyı Alanı
için yapılan dört önerinin, koruma-kullanım dengesi açısından olumlu yönleri de
dikkate alınarak hazırlanmış bir sentez projenin Bartın Valiliği, ilgili birimler ve İl
Özel İdaresi tarafından uygulamasına başlanmıştır.
4.1.2
İkinci Proje Örneği: Zonguldak/Alaplı
a.Alaplı ilçesinin coğrafi konumu
Alaplı,
Zonguldak İlinin bir ilçesi olup ilin batısında yer almaktadır. İlçe
Zonguldak’a 67 km, Karadeniz Ereğli’sine 14 km uzaklıktadır. Kuzeybatısında
Karadeniz, kuzeydoğusunda ve doğusunda Ereğli ilçesi, batısında ve güneyinde
Düzce İli, güneydoğusunda Devrek ilçesi bulunmaktadır. İlçenin Yüzölçümü 185
km2’dir (TUİK, 2000) (Şekil 4.8).
İlçe, genel olarak dağlık ve engebeli olup arazi iç kısımlara doğru yükselirken, sahile
yaklaştıkça alçalır. En büyük yükseltisi Aladağ, en yüksek tepesi 1637 m. ile
Bacaklıyayla’dır. İlçenin en önemli akarsuyu olan Alaplı Irmağı, Ormanlı Beldesinin
güneyinden Atyaylası Tepesi yakınlarından doğar, geniş bir vadide basamaklar
yaparak kimi yerlerde 600 m’yi bulan genişlikte, 22 km. uzunlukta akar ve ilçeyi
ikiye bölerek Karadeniz’e ulaşır (ÇEDPGM, 2006)
19
Şekil 4 8 Alaplı ilçesinin idari sınırlar açısından konumu (Anonim, 2006)
b.Alaplı’nın kentsel yapısı ve projelerin gerekçesi
Alaplı, Karadeniz kıyı yerleşmesi özelliklerini gösteren bir kenttir. Ancak kendine
özgü ve güçlü bir kimliği yoktur. Kent, Karadeniz Ereğlisi’nin banliyösü şeklinde
kullanılmaktadır ve bir yandan geleneksel merkez yapılaşma baskısı altında olumsuz
etkilenmiş diğer yandan parçacı yaklaşımlarla geliştirilen konut stoku nedeniyle
kentsel form niteliksiz bir görünüme sahiptir.
Alaplı kenti doğal özelliklerini ve kent dokusunu oluşturan değerlerini yerel
ekonomik kalkınma ve toplumsal dayanışma içinde geleceğe aktarabilecek bir
potansiyele sahip olmalıdır. Günümüz Anadolu kentlerinin birçoğunda geleneksel
kent dokusunun genellikle tahrip edildiği görülmektedir. Özellikle Karadeniz kıyı
yerleşmelerinin kuzeye bakan sarp yamaçlar üzerinde bulunması kentsel formun
oluşmasında belirleyici rol oynamaktadır. Bu morfolojik özelliğin kente kimlik
kazandıracak projelerle desteklenmemesi durumunda uyumsuz kentsel formlar ortaya
çıkmaktadır. Alaplı’nın sürdürülebilir kalkınma perspektifi içinde gelişebilmesi için
ilk etapta fiilen tamamlanmış olan dolgu alanının bir kısmı ile kent merkezinde
belirli bir bölgenin fonksiyonel ilişkilerinin kurulması amacıyla çevre düzenlemesine
ilişkin bir projelendirme gereksinimi doğmuştur (Şekil 4.9).
20
Bu çerçevede Alaplı (Zonguldak) Belediyesi’nin talebi üzerine, Mimar Sinan Güzel
Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölüm
Başkanlığı’nca oluşturulan ve içinde yer aldığım ekip tarafından 1 Aralık 2006 – 1
Haziran 2007 tarihleri arasında “Alaplı Dolgu Alanı ve Kent Merkezi Kentsel
Tasarım Projeleri” hazırlanmıştır.
Şekil 4.9 Dolgu alan ve merkezinin konumu
c. Projelerin kapsamı
Proje; Kıyı Dolgu Alanı Düzenlemesi ve Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi
olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır.
1. Alaplı Kıyı Dolgu Alanı Düzenleme Projesi
Kıyı dolgu alanı; deniz kıyısı kesiminin doldurulması ile elde edilmiş bir alan olup
Alaplı kentinin içinden geçen Akçakoca – Karadeniz Ereğlisi karayolu nedeniyle,
kent merkezi ve yerleşim dokusu ile bağlantısı tamamen kopuktur. Bu proje ile
21
kentin özellikle kıyı kesiminde yapılan dolgu alanı sonrası ortaya çıkan büyük alanın,
kent vizyonu çerçevesinde kullanımı ve kentle bütünleşmesi hedeflenmiştir.
Proje; Dere Ağzı, Dolgu alanı ve Plaj bölgesi olmak üzere üç bölgeden oluşmaktadır
(Şekil 4.10). Kentsel sistem ve kıyı kullanımı ilişkileri kapsamında plaj, yüzme
havuzu, yürüyüş alanları, tören alanı, alışveriş birimleri, yerleşim alanı – kıyı
bağlantıları, deniz fenerleri vb. işlevlere yer verilmiştir.
Yaya köprüsü ile dere ağzı dolgu alanının Akçakoca yönündeki sahil kesiminde yer
alacak marina ve günübirlik dinlence alanlarına kesintisiz bağlantı amaçlanmıştır.
Ayrıca, Alaplı Irmağı’nın denizle buluşma noktasının uzantısında, Akçakoca
yönünde bir alışveriş merkezi alanı ve merkezin karşı kıyısında konumlanacak
kültürel etkinlik ve spor alanları tasarlanmıştır (Şekil 4.11).
Kıyı Dolgu Alanı Örnek Birim Uygulama Detay Projesi’nde; bitkilendirme – peyzaj,
zemin kaplama ve döşeme malzemesi, kent mobilyaları, tipik çözüm detayları da yer
almıştır. Alışveriş merkezi ve kültür merkezi binalarının çevre düzeni ve erişim
olanakları ayrıca detaylandırılmıştır.
Şekil 4.10 Proje alanı zonaj şeması
22
Alaplı (Zonguldak) Kent Merkezi ve Kıyı Dolgu Alanı Düzenleme Süreci Kentsel Tasarım Projeleri
Şekil 4.11 Sahil alanı kentsel tasarım projesi (B.U.Alpay, P. Gökgür, S.D.Kap, G.
Konuk, M. Özkan, 2006)
Şekil 4.12 Sahil alanı tasarım maketi, 2007
23
Şekil 4.13 Dere Ağzı dolgu alanı ve uzantısı (B.U.Alpay, P.Gökgür, S.D.Kap, G.
Konuk, M.Özkan, 2007)
Şekil 4.14 Alışveriş merkezi ve kültür merkezi alanı (B.U.Alpay, P.Gökgür,
S.D.Kap, G. Konuk, M.Özkan, 2007)
24
2. Alaplı Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi
Kent merkezi, pazar yeri nedeniyle de yoğun bir araç trafiği baskısı altındadır ve
gece kullanımı söz konusu değildir. Ticaret aksı niteliğindeki yol üzerinde yer alan
binalar ve cepheleri, niteliksiz bir görüntü vermektedir.
Ayrıca kenti ikiye ayıran Alaplı Irmağı’nın kıyısı hiç kullanılmamakta, bakımsız ve
merkez ile bağlantısı olmayan bir görüntü vermektedir. Bu sorunları gidermeye
yönelik bir yaklaşımla; merkezdeki ulaşım, trafik, yayalaştırma ve pazar yeri gibi
konularda çözüm önerileri amaçlanmıştır. Kent merkezindeki ana ticaret aksının
yayalaştırılması, cephe analizleri, eski pazar yerinin düzenlenmesi, ırmak kenarının
rekreatif amaçlı kullanımı ile kente katılması sağlanmış ve gerekli noktasal detaylara
yer verilmiştir (Şekil 4.15).
Şekil 4.15 Merkez alanı kentsel tasarım projesi1 (B.U.Alpay, P.Gökgür, S.D.Kap, G.
Konuk, M.Özkan, 2006)
Alaplı Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi’nde; kimlik kazandırma, çok işlevlilik,
yaya – taşıt ulaşımını düzenleme ve meydan, sokak, yeşil alan vb. kamusal alanlar
yaratmak şeklinde dört ayrı düzenleme ilkesi esas alınmıştır:
Kimlik: Merkezdeki mevcut cami ve önemli sivil mimari yapı örneklerinin
korunması temel yaklaşımdır. Yaya aksı üzerinde yer alan mevcut cephelerde eski
ile yeninin uyumu çerçevesinde; yatay ve düşey hatlar, dolu ve boş analizi
yaklaşımıyla bütüncül bir kimlik oluşturmak amaçlanmıştır.
25
Şekil 4.16 Cephe etüdleri (B.U.Alpay, P.Gökgür, S.D.Kap, G. Konuk, M.Özkan,
Ç.Saydam, 2007)
Çok işlevlilik: Eski pazar yerinin buradan taşınması önerisiyle kazanılacak alanda
gece-gündüz kullanım yoğunluğunu dengelemek amacıyla yeni bir belediye binası,
ticaret +büro+konut binaları ve bir otel düşünülmüştür. Tasarımda, mevcut binaları
çevreleyen iç avlu sistemi yaratılmış ve binaların zemin katlarında ticaret
kullanımına yer verilmiş, birinci katlar büro, üst katlar ise konut kullanımına
açılmıştır.
Üst katlara yuvarlak merdivenlerle bağlanan galerilerden girilen konut birimleri,
modüler sistemde ve stüdyo ya da geniş daire tipine dönüştürülebilecek şekilde
düşünülmüştür. Yeni Belediye Binası ile başlayan bu karma işlevli alan bir
konaklama birimi ile sonlandırılmıştır (Şekil 4.17).
Yaya-taşıt ulaşımı:
Kent merkez alanı taşıt yollarının dıştan ring şeklinde
çevrelenmesi ile motorlu araç trafiğinden arındırılmış ve yaya dolaşım bölgesine
dönüştürülmüştür. Konut yerleşim bölgesinden merkeze erişim, düşey yaya aksları
ile sağlanmış ve taşıt ile karşılaşmadan su kıyısına uzanan süreklilik sağlanmıştır.
26
Otopark yeri sorunu, konut yerleşim bölgesi ile ticaret bölgesi arasındaki taşıt yolu
üzerindeki yapılar arasında kalan iki açık alanda katlı otoparklar ile çözülmüştür.
Ayrıca, Alaplı Irmağı tarafındaki taşıt yolu, yeni önerilen karma işlevli kesimde
yeraltına alınmış ve bu kottan ticaret, büro ve konut yapılarının bodrum katlarında
tasarlanan garajlara giriş verilmiştir.
Kamusal alanlar:
Yaya ticaret aksının merkezi konumunda yer alan cami
çevresinde bir meydan yaratılmıştır.
Bu aksı dik kesen, zemin kotundan bir kat üstte, ayaklar üzerinde ırmak kıyısına
ulaşan ve bir restoran - kafe ile çıkma şeklinde sonlanan yaya bağlantısı söz
konusudur.
Ayrıca, teraslama şeklinde iki köprü arasındaki su kıyısı boyunca yaya+rekreasyon
alanları ve bir tematik park tasarlanmıştır (Şekil 4.17).
Şekil 4.17 Merkez alanı kentsel tasarım projesi2 (B.U.Alpay, P.Gökgür, S.D.Kap, G.
Konuk, M.Özkan, 2007)
27
Alaplı (Zonguldak) Kent Merkezi ve Kıyı Dolgu Alanı Düzenleme Süreci Kentsel Tasarım Projeleri
Sonuç olarak; tüm proje alanında aşağıdaki işlevlere yer verilmiştir: - Yapılar:
konaklama tesisleri (konut, otel, öğrenci yurtları), belediye binası, çok fonksiyonlu
kültür tesisi (düğün salonu, sinema, tiyatro salonu kütüphane), restoran, kafe,
geleneksel yemekler için kent evi, geleneksel doku örnekleri (kervansaray, cami,
çeşme, arasta) , alışveriş merkezi - Kapılar: renk – ışık – doku farklılığı - Rekreasyon
alanı: açık spor alanı (basketbol, voleybol, tenis, futbol mini, yüzme havuzu, kürek,
alternatif spor alanları), kapalı spor alanı (yüzme havuzu, kapalı spor salonu),
dinlence mekanı (meydan, yaya yolu, oturma birimleri, çocuk oyun alanları, amfi, Festival alanı: tören alanı (simge, bayrak direkleri, döşeme, anıt), amfi tiyatro
(oturma birimleri, sahne), fuar alanı: sergileme üniteleri, satış üniteleri, - Nirengi
noktaları: fener, küre, teleferik, köprüler, kıyı odakları (Şekil 4.18)
Şekil 4.18 Tüm proje alanı işlevleri (B.U.Alpay, P.Gökgür, S.D.Kap, G. Konuk,
M.Özkan, 2007)
28
Kıyı alanları düzenlemelerinde yasal açıdan kamu yararına hizmet edecek tesislerin
inşası esastır. Ancak son düzenlemelerle bu kurallar esnetilerek yoruma açık hale
getirilmiştir. Mevcut kamusal/özel alanlar, hukuki düzenlemeler, ekonomik ve
toplumsal gerçekler olumsuz görünse de mevcut verileri n iyi değerlendirilmesine ve
geleceğe yönelik yöreye özgün tasarımlarla, Alaplı kentsel tasarım projelerinde ele
alındığı gibi kıyı kesiminin kent ile işlevsel ilişkilerinin kurulması göz önünde
bulundurularak önemli projeler üretilmeli ve hayata geçirme yolları aranmalıdır.
4.1.3
Üçüncü Proje Örneği
Kamusal dış mekanlar, rutin günlük yaşamda ya da periyodik aralıklarla
gerçekleştirilen organizasyonlarda toplumu birbirine bağlayan, pek çok farklı
aktivitenin gerçekleştirildiği (Carr. et al., 1995; Madanipour, 1996) çoğu herkesin
yararlanmasına açık ortak alanlar olup günlük yaşamlarının büyük kısmını kapalı
mekanlarda geçiren kent insanı için soluklanma olanağıdır (Küçükerbaş ve Özkan,
1999).
Kent kalitesi ve kimliği üzerinde etkisi olan kamusal dış mekanların
taşıdıkları anlam ve rol, sahip oldukları organizasyon, tasarım ve detay düzeyine
bağlı olmaktadır (Moughtin, 1999). Bu bağlamda doğru tasarım yaklaşımlarıyla
başlaması gereken çalışmaların, yine ergonomik standartlara uygun aplikasyon
tekniklerinin kullanıldığı uygulamalarla sonlandırılması gerekmektedir.
Ulusal
Ergonomi Kurumu’na (IEA) göre ergonomi (ya da insan faktörleri) insan ve sisteme
dair diğer elementler arasındaki bağlantıyla ilgilenen ve insan refahı ile tüm yaşam
sisteminin performansını arttırmak için teori, ilke, veri ve metot geliştiren bilimsel
bir disiplindir (IEA, 2005). Dul ve Weerdmeester 2001’e göre ise ergonomi bilimi
insanın fiziksel ve algısal ihtiyaçlarına göre mekanların biçimlendirilmesini ve bu
sayede insana dair tüm çevrelerde güvenliğin, rahatlığın ve tatminin sağlanması yanı
s ıra optimum performansın elde edilmesini hedeflemektedir (Ergonomics Defined,
2005). Yaşayan mekanların yaratılması ancak fiziksel, görsel, işitsel, biyolojik ve
psikolojik etmenlerin ergonomik ölçütler çerçevesinde gerçekleştirilmesiyle mümkün
olmaktadır. Doğal ve kültürel kaynaklar ile canlı – cansız varlıkların uyumlu bir
biçimde sürdürülebilirliğini sağlamak peyzaj mimarlığı çalışmalarının temel
29
hedeflerindendir.
Diğer bir temel hedefi ise, bireye dair gereksinimlerin
karşılanacağı mekanlar yaratmak ve bu mekanların sürekliliğini sağlamaktır. Bu
hedefle insan, ergonomi ile peyzaj mimarlığı bilim dallarının ortak çıkış noktasıdır
ve her ikisinde de temel amaç; insanla uyumlu bir çevre oluşturmak ve bunu
geliştirmektir (Gülgün ve Türkyılmaz, 2001). Mekana ait tasarım bileşenleri ve
donatı elemanlarının ölçü ve biçimleri, onu kullanacak olan insanın anatomik,
fizyolojik ve psikolojik boyutlarıyla paralellik sergilemelidir. İnsan Mühendisliği
olarak da adlandırılan ergonomi bilim dalı insanı belirtilen bu boyutlarıyla
incelemektedir. Bir mekanın, onu kullanan bireylere uygunluğunu kontrol etmek için
vücut ölçülerine bağlı antropometrik boyutların, beş duyu organına bağlı duyusal
boyutların ve anlama – reaksiyon süresine bağlı algısal – zihinsel boyutların göz
önünde bulundurulması gerekmektedir (Özkan ve Küçükerbaş, 1994). Dış mekanda
gerçekleştirilecek yapısal uygulamaların ve bu uygulamalar kapsamında kullanılacak
donatı elemanlarının ergonomik olabilmesi amacıyla uyulması gereken standartlar
Chiara ve Koppelman (1975), Neufert (1978), Güney ve ark.(1996), Uzun (1997),
Altunkasa (1998), Uzun (1999), Altuğ (2004), Tyler Avenue Improvements (2005),
Project for Public Space
(2005) ve İTÜ Ergonomi Kulübü (2005) kaynakları
kullanılarak oluşturulan Çizelge 1’de açıklanmaktadır.
30
Çizelge 4.1 Ergonomik standartlar
31
Çizelge 4.2 Ergonomik standartlar (devam)
Materyal ve Yöntem
Materyal: Araştırma materyalini konuyla ilgili çeşitli kitap, dergi, makale, tez ve
internet yoluyla elde edilen bilgileri kapsayan literatür ile araştırma alanı, bu
araştırma için özgün olarak hazırlanmış değerlendirme formları ve bilgisayar
yazılımları ile araştırma alanına ait fotoğraflar oluşturmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili
uzman kişi ve kurumlardan da yararlanılmıştır. Ege Bölgesi İzmir ili kıyı bandı olan
20.55 km. uzunluğuna sahip araştırma alanı; Göztepe - Karşıyaka ilçeleri arasında
kalan sahil bandından oluşmaktadır (Şekil 419).
32
Yöntem: Çalışmada takip edilen yöntem aşağıda açıklanmaktadır:
Şekil 4.19 Araştırma alanı
Literatür çalışmasında; taban elemanları, çevreleme elemanları, donatı elemanları ve
çatı elemanlarına yönelik ergonomik standartları saptama amacıyla çeşitli kitap,
dergi, makale, tez, internet yayını vb. pek çok doküman incelenmiştir. İncelenen
dokümanların ışığında ergonomik standartların belirlenmesi ve değerlendirme
tablosunun oluşturulmasını takiben; kıyı bandı, tasarım özellikleri ve fiziksel
nitelikleri doğrultusunda bölgelere ayrılmıştır. Buna göre araştırma alanı Mustafa
Kemal Bulvarı sahil bandı (I. bölge), Konak sahil bandı (II. bölge), Alsancak sahil
bandı (III. bölge), Bayraklı sahil bandı (IV. bölge) Karşıyaka sahil bandı (V. bölge),
Bostanlı sahil bandı (VI. bölge) olmak üzere toplam 6 bölgeden oluşmaktadır. Ayrıca
belirtilen 6 bölge kendi içinde de 100 m. uzunluğunda alt bölgelere ayrılmış; buna
göre I. bölge 63, II. bölge 7, III. bölge 17, IV. bölge 27, V. bölge 35 ve VI. bölge 20
adet alt bölge olarak incelenmiştir. Kıyı bandının Alaybey, Turan, İzmir Limanı ve
Cumhuriyet Meydanı – Pasaport vapur iskelesi arası bölümleri kullanım özellikleri
bakımından araştırma kapsamına uygun olmamaları nedeniyle değerlendirme dışı
bırakılmıştır. ƒ Her alt bölge ergonomik standartların uygunluğuna göre 0 – 2 puan
arasında (0 puan uygun değil, 1 puan orta derecede uygun ve 2 puan uygun)
puanlanmıştır. (Bulunması zorunlu olmayan elemanlar, araştırma alanında mevcut
33
olmaması durumunda değerlendirme dışı bırakılmıştır). Bölgelerden elde edilen
bulguların analiz edilmesi sonucunda başarı yüzdeleri hesaplanarak; 0 – 45 arası
başarısız, 46 – 75 arası orta derecede başarılı ve 76 – 100 arası başarılı olarak kabul
edilen bir skalada değerlendirilmiştir. ƒ Elde edilen sonuçlar ışığında öneriler
geliştirilmiştir.
Araştırma Bulguları
Yöntem kapsamında araştırma alanı olan İzmir kıyı bandında gerçekleştirilen
gözlemler sonucunda, ergonomik standartların uygunluğuna dair elde edilen
bulgulara Tablo 1’de yer verilmektedir.
34
Çizelge 4.3 İzmir kıyı bandında ergonomi standartlarını değerlendirme formu
35
Çizelge 4.4 İzmir kıyı bandında ergonomi standartlarını değerlendirme formu
(devam)
36
Araştırma alanında gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda elde edilen bulgular
aşağıda belirtilmektedir. ƒ Kaldırım uygulamasının I. ve VI. bölgelerde % 50.0
başarı yüzdesi ile orta düzeyde bir başarı sergilediği, bu bölgelerde kaldırım-rampa
bağlantısının mevcut olmadığı ve I. bölgede genişlik, VI. bölgede ise yükseklik
standartlarının sağlanamadığı gözlenmiştir. III. bölgenin % 90.0 başarı yüzdesiyle
yeterli bulunmasına rağmen, tüm diğer bölgelerde olduğu gibi bu bölgenin de
uygulama bakımından yetersiz olduğu saptanmıştır.
ƒ Tüm bölgelerde
değerlendirilmiş olan yaya yolu uygulamalarında, yol eğimi ve genişliğinin
standartlar içinde olduğu gözlenmiş ancak malzeme seçimi ve uygulaması
bakımından tüm bölgelerde tam olarak başarı sağlanamadığı saptanmıştır. II. bölgede
sahil aksı boyunca kayganlaşan satıhlarıyla waschbeton ve beton plak uygulamaları
ile yine II. bölgede çakıl kaplı ara yolların takılma riski yaratmakta olduğu dikkat
çekmiştir. Ayrıca III. bölgede granit kaplı sahil aksında ve V. bölgede toprak kaplı
ara yollarda da yaşanan takılma riski nedeniyle ergonomik koşulların sağlanamadığı
gözlenmiştir. Zemin kaplama malzemesi olarak kayrak taşlarının kullanıldığı VI.
bölgenin elde ettiği % 50.0 başarı yüzdesiyle tüm bölgeler içinde en yetersiz bölge
olduğu; beton parke ve kayrak taşının birlikte kullanıldığı IV. bölgede ise % 80.0
başarı yüzdesiyle en başarılı bölge olduğu saptanmıştır. ƒ Koşu yolu uygulamalarına
III., IV. ve VI. bölgelerde rastlanırken bu bölgelerin tamamında ortak olan gözlem
başarısız uygulama çalışmaları olmuştur. III. bölgede oluşturulmuş olan toprak koşu
parkuru bu bölgenin % 50.0 başarı yüzdesi almasına neden olan bir diğer olumsuz
faktör olarak saptanırken, tartan malzemenin kullanıldığı III. bölgenin ve asfalt
malzemenin kullanıldığı IV. bölgenin % 75.0 başarı yüzdesi aldığı saptanmıştır. ƒ
Bisiklet yolu uygulamaları III. ve VI. bölgelerde gerçekleştirilmiş olup bu
uygulamaların %100 başarı yüzdesine uygun düzeyde olduğu saptanmıştır.
ƒ
Merdiven uygulamalarının gözlendiği araştırma bölgeleri içinde V. bölgesinin %
52.0 başarı yüzdesiyle orta düzeyde başarılı olduğu saptanırken, IV. ve VI. bölgelerin
% 80.0 ve I. bölgenin % 90.0 başarı yüzdesiyle yeterli başarı düzeyine sahip olduğu
gözlenmiştir. ƒ Rampa uygulamalarında I. (% 75.0) ve IV. (% 87.5) bölgelerin
başarılı, II. (% 50.0) ve V. (% 56.3) bölgelerin orta derecede başarılı olduğu
saptanmıştır. Taban elemanları genel olarak değerlendirildiğinde I., II., V. ve VI.
bölgelerin orta derecede başarılı, III. ve IV. bölgelerin ise başarılı olduğu
37
saptanmıştır. Çevreleme elemanı olarak bitkisel elemanların tercih edildiği I. bölgede
(% 50.0) orta derecede başarı yüzdesi elde edilirken diğer tüm bölgelerde başarı
yüzdesinin % 85.0 - 100 arasında olduğu gözlenmiştir. Yapısal çevreleme
elemanlarına sadece IV. bölgede rastlanmış ve % 33.3 oranla başarısız olduğu
saptanmıştır. Genel olarak çevreleme elemanlarının I. ve IV. bölgelerde orta
derecede başarılı, diğer tüm bölgelerde ise başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. Çatı
elemanına sadece VI. bölgede rastlanmış olup, bu elemanın yükseklik standardını
sağlandığı ancak oluşturduğu mekanda yeterli yüzölçümüne sahip olmadığı ve %
50.0 puan ile orta derecede başarılı olduğu gözlenmiştir.
ƒ Aydınlatma
elemanlarının III. bölgede % 100 oranla başarılı olduğu ancak I. (% 66.7), IV. (%
60.0) ve VI. (% 66.7) bölgelerde orta derecede başarı sağlandığı gözlenmiştir.
Özellikle bu bölgelerde aydınlatma elemanlarının 10 – 12 m. yükseklikle anayollar
için uygun olacak elemanlarla aydınlatıldığı saptanmıştır. ƒ Oturma elemanlarının
III. ve VI. (% 66.7) bölgelerde orta derecede başarılı, diğer bölgelerde ise % 76.0 –
80.0 oranla başarılı olduğu gözlenmiştir. Tüm oturma elemanlarında sırt bölümü
açısının ve kolçak içeren elemanlarda kolçak yüksekliğinin standartların dışında
olduğu saptanmıştır. ƒ Piknik masalarına IV. ve VI. bölgelerde gözlenmiş olup %
50.0 başarı yüzdesiyle orta derecede başarı sağlandığı saptanmıştır. ƒ Diğer oturma
elemanları başlığı altında değerlendirmekte olan anfi ve duvar üzeri oturma birimleri
II. (% 100), III, IV. ve V. (% 83.3) bölgelerde başarı sergilemekte iken I. (% 50.0) ve
VI. (% 66.7) bölgelerde orta derecede başarı sağlandığı saptanmıştır.
ƒ Bilgi
iletişim levhalarının gözlendiği tüm bölgelerde levhaların uygun boyut ve konumda
olduğu saptanmıştır. ƒ Çöp kutularının tüm bölgelerde % 75.0’in üzerinde oranla
başarılı olduğu ancak kapaklı olan tiplerde sorun yaşandığı, diğer tiplerde ise
yükseklik sorunun varlığı saptanmıştır. Tüm bölgelerde çocuk oyun alanlarının
ergonomik standartlara uygun olduğu (% 87.5) ancak tercih edilen zemin kaplama
malzemesinin IV. (% 91.3) bölgede saptanan çim zemin dışında kum yüzey olduğu
gözlenmiştir. Donatı elemanları genel olarak değerlendirildiğinde VI. bölgede orta
derecede başarı düzeyi sağlanırken, tüm diğer bölgelerde başarının sağlandığı
saptanmıştır.
38
4.2
Turizm-Çevre Etkileşimi ve Kıyı Kullanımı hakkında Bazı Görüşler Kıyı
Alanları ve Turizm
Sayısız canlı türü için hem kara hem de deniz ekosistemlerini barındıran kıyı alanları,
birçok çekiciliğin toplandığı yerler olmuştur. Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi
arasında kalan kıyı alanları (Erinç, 2001) insanları kendisine çekmiş ve yoğun turizm
faaliyetlerine sahne olmuştur. Kıyı turizminin çeşitli rekreasyonel faaliyetlerle
denizden büyük ölçüde faydalanan ve konaklama, ağırlama gibi hizmetleri kıyıya
bağlı olarak sağlayan bir turizm çeşidi olduğunu belirten Doğaner (2001), özellikle
insan faaliyetlerinin kıyı şekillenmesindeki etkisine dikkat çekmektedir. Özellikle
turizm ağırlıklı kıyı bölgeleri, yat limanları, konaklama tesisleri ve ikincil konutlar,
diğer sektörlere (ulaşım, sanayi) ait faaliyet alanları ile birlikte kapasitenin üzerinde
bir kullanımla karma şık bir yapı sunmakta, kıyı alanları yoğun kullanımla birçok
sorun yaşamaktadır. Doğan ve Erginöz’ün (1997) de belirttiği gibi kıyının, çeşitli
kullanışları arasındaki yarışma, kıyının sınırlılığından doğmakta ve rekabeti
arttırmaktadır. Özellikle son 25 yılda kıyı alanları iç ve dış turizm talebine bağlı
olarak yoğun bir nüfus baskısı altına girmiştir. İkinci konut ve tatil siteleri yapımı,
koruma alanlarında günübirlik turizm adına yapılan sakıncalı uygulamalar, arazi
kazanmak için yapılan dolgular, Türkiye kıyılarının günümüzde tehlike altında
olduğunu göstermektedir (Akyol, Tüfekçi, Seyhan ve Demir, 1997).
Kıyıların turizm amaçlı kullanımında en önemli mekânsal sorun yapılaşmanın yer
seçimidir (Doğaner, 2001). Kıyıda yer alacak arazi kullanım faaliyetlerinin kıyıdan
içeriye çekilmesi gerektiği sıklıkla vurgulanmaktadır. Bilhassa, sahil şeridi boyunca
yazlık evler dahil doğal peyzajı bozucu yapılaşmanın hoş karşılanmadığı (Atalay,
2004), daha fazla tesis yapımıyla turistik alanların adeta kentleştiği (Atalay, 2001),
bunun da turizm açısından yarardan fazla zarar sağladığı ileri sürülmektedir. Bugün
için Ege ve Akdeniz kıyılarına bakıldığında arazi kullanımında yapılaşmanın önemli
boyutlara ulaştığı görülmektedir. Kıyı çizgisi boyunca plansız bir şekilde gelişen
konut artışı, ormanın ve rekreasyonel alanların kaybolmasına neden olmaktadır.
Ayrıca kıyı kullanımının turizm amaçlı plansız ve arazi yapısının göz ardı edilerek
kontrolsüz bir biçimde gelişmesi tarımsal arazi kaybına da yol açmaktadır.
39
Kıyı turizminin ekolojiye ve çevreye verilen önem ölçüsünde güvence altına
alınabileceğini vurgulayan Sponza (1998) kıyı bölgelerinde turizmin çevreye
olumsuz etkisinin olmaması için göz önüne alınması gereken temel faktörün o kıyı
bölgesinin “taşıma kapasitesi” olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle doğal kaynakları ve
mevcut potansiyeli doğru bir şekilde analiz edilmiş kıyı kullanım olanaklarının
belirlenmesi önem taşımaktadır. Özellikle turizm potansiyelinin yüksek olduğu
Kuşadası gibi alanlarda diğer faaliyet alanlarıyla turizm arasındaki hassas ilişkileri
iyi anlamak gerekir. Sesli, Aydınoğlu ve Akyol (2002) ülkelerin kıyılara verdiği
önemin, başta merkezi ve yerel yönetimlerin, daha sonra ise mevcut ve potansiyel
kullanıcıların kıyılara yönelik bakı ş açısı ile belirlendiğini vurgulamaktadır. Merkezi
ve yerel yönetimler açısından kıyılar tamamen bir ekonomik kalkınma aracı olarak
değerlendirildiklerinden, çoğu zaman kısa dönemde fazla kazanç sağlamak asıl
amaçtır. Bu tür bir yaklaşımın doğal sonucu ise kıyı kaynaklarının kısa zamanda
tahrip edilmesidir. Kıyılarda turizm kaynaklı sorunlara bir örnek EdremitKüçükkuyu’dan verilebilir (Ertem ve Karaman, 2004). Bu alanda tespit edilen
sorunlar arasında kıyı kenar çizgisinin bozulması, kıyı ekosisteminde tahribat, aşırı
kullanım sonucu kaynakların tüketilmesi, altyapı eksikli ği ve ağaçlık alanların
(zeytin) tahribatı sıralanmaktadır. Benzer sorunlar Kuşadası’nı da tehdit etmektedir.
Bu çalışma, yoğun turizm faaliyetlerinin olduğu Kuşadası’nda, kıyı kullanımı ve
turizmin çevresel etkilerini araştırmaktadır. Kuşadası’nda gelişen turizmin doğal
yapıya etkileri ve yoğun faaliyetlerden kaynaklanan baskı unsurları, arazi
kullanımındaki değişimler ve yerel halkın turizmin çevreye etkileri hakkındaki
tutumları incelenmektedir. Kuşadası’nda arazi kullanma şeklinin tespiti için
1/100,000 ölçekli Aydın ili Arazi Varlığı (2001) haritasından yararlanılarak ilçenin
mevcut arazi kullanım şekli ortaya çıkarılmıştır. Kıyı kullanımıyla ilgili sorunları
tespit etmek amacıyla mevcut yapılaşma ile doğal alanlar arasındaki ilişkiler
karşılaştırılmış, turizmin çevre üzerindeki etkileri ve arazi kullanımında yaşanan
değişimler ana hatlarıyla ele alınmıştır.
40
4.2.1
Turizm ve Kentleşme Yaklaşımıyla Kuşadası
Kuşadası, Küçük ve Büyük Menderes nehirlerinin oluşturduğu iki büyük taşkın ovası
arasında yer alan bir platoda denize doğru uzanmış bir burnun kuzeyinde
kurulmuştur. Elverişli coğrafi özellikleri nedeniyle Prehistorik çağlardan beri
yerleşme alanı olan Kuşadası, Batı Anadolu’da Kuzeyde Doğanbeyli Burnu, güneyde
ise Sisam Adası ile Dilek Yarımadası arasında büyük bir girinti oluşturan körfezde
yer almaktadır. Batı Anadolu’daki ana yer şekilleri birimlerinin oluşmasını sağlayan
tektonik çizgiler Kuşadası ve yakın çevresinin de şekillenmesinde önemli rol
oynamıştır. Kuşadası ve çevresi Güney ve Doğudan yüksekliği 1000 metreyi a şan
dağlarla çevrelenmiştir. Bu kütlelerin üzerindeki hafif dalgalı düzlükler akarsular
tarafından derin bir şekilde yarılarak parçalanmışlardır. Dağlık alanlardan daha alçak
olan platolara dik yamaçlarla ulaşılmaktadır (Öner ve Uncu, 2000) ( Şekil 1).
Kuşadası çevresindeki plajlar, küçük koyların akıntılarla taşınan kumlar tarafından
doldurulması
sonucunda
meydana
gelmiştir.
Kuşadası’nın
güneyinden
Güzelçamlı’ya kadar uzanan kıyı ovası ile akarsularla parçalanmış alçak plato yüzeyi
arasında etek düzlükleri gelişmiştir. Gerideki yüksek alanlar ile etek düzlüklerinden
taşınan malzemeler ise bugünkü deniz seviyesine göre biriktirilerek Davutlar kıyı
ovasını oluşturmuşlardır. Geride ovayı besleyen bir akarsu olmaması nedeniyle
doldurulamayan bu düzlük büyük ölçüde ikincil konutlar tarafından işgal edilmiştir
(Öner ve Uncu, 2000).
Yörede, Küçük ve Büyük Menderes delta kıyıları ile Davutlar kıyı düzlüğü deniz
turizmi açısından uygun alanlardır. Ancak delta kıyılarında jeomorfolojik gelişimin
devam etmesi ve Davutlar çevresinde etek düzlüklerini oluşturan detritik unsurların
denizi bulanıklaştırması nedeniyle deniz turizmi ancak Kuşadası kenti çevresindeki
küçük koylarda yoğunlaşmıştır (Öner ve Uncu, 2000). Kıyı Ege alt bölümüne dahil
olan sahada Akdeniz iklim koşulları egemendir. Kuşadası körfezi kıyılarında deniz
suyu sıcaklıkları Mayıs sonundan itibaren aylık ortalama 20°C’nin üzerindedir.
Hakim bitki örtüsünü ise makiler oluşturmakta, ancak hızla artan yapılaşma bitki
örtüsünü tahrip etmektedir.
Kuşadası, bir turistik kıyı sayfiyesi, bir çizgisel özellik (plaj ve kıyı) boyunca uzanan
kentsel bir yerleşmedir. Bu yerleşme kendisini ilk olarak arazi kullanılışındaki
41
farklılaşma ile belli eder (Özgüç, 2003). Kuşadası’nda turizm ağı, uzun süreli ve
günübirlik konaklayan yerli ve yabancı turistler ile ikinci konutların kıyı çizgisi
boyunca yoğunlaştığı karma şık bir yapı sunar. Bu karma şıklığın nedeni kıyı
bölgesinde yanlış arazi kullanımından kaynaklanmaktadır. Kuşadası’nda yanlı ş arazi
kullanımı iki önemli sonuç ortaya çıkarmıştır. Bunlar:
1. Kentsel arazinin plansız ve yoğun kullanımı sonucunda ortaya çıkan alt ve üstyapı
hizmetlerinde aksamalar ile çarpık kentleşme ve
2. Kırsal arazinin amaç dışı kullanımıdır.
Kuşadası’nın arazisi, ormanlık alanlarda maki ve çamlarla, ova kısımlarında
narenciye, şeftali, kiraz ve bağ alanlarıyla, dağlık kesimlerde ise zeytinliklerle
kaplıdır. Ancak, başta narenciye bahçeleri ve zeytinlikler olmak üzere yöredeki tarım
alanları yerlerini, otel, tatil köyü ve ikincil konutlara bırakmıştır. Kuşadası ilçe
merkezinde 2005 yılı arazi kullanım durumuna bakıldığında, toplam 72,512 da olan
arazi varlığının %38’inin zeytinlik, %33.0 yerleşim alanı, %26.0 tarım arazisi, %2.0
orman ve %1.0 mera arazisi olduğu görülür (Kuşadası Belediyesi, 2005). 1997’ye
kıyasla Kuşadası Merkez ve Davutlar’da tarım arazisinde azalma vardır (Kuşadası
için %56.2, Davutlar için %28.3) (Kuşadası Tarım İlçe Müdürlüğü, 2006). Kuşadası
ilçe genelindeki azalma ise %48.9’dur.
Arazi kullanım haritasında özellikle sulu ve kuru tarım, zeytinlik ve fundalık
arazilerin tamamen konutlarla işgal edildiği görülmektedir. 2005 yılı verileriyle
hazırlanan ikinci harita üzerinde, Kuşadası’nda kıyı kuşağı boyunca yapılaşmanın
1990’lı yılların başından itibaren artı ş gösterdiği, özellikle arazi kullanım haritasında
yer alan zeytinlik, fundalık ve tarım arazisi alanlarının günümüzde daraldığı
gözlenmektedir. Özellikle, kıyı kenar çizgisinden itibaren kentsel amaçlı olarak
kıyının yoğun kullanımı Şekil 4.20 de de dikkat çekmektedir. Özellikle arazi
kullanım haritasında kıyı boyunca gösterilen alanda yoğun yapılaşma dikkat
çekmekte, örneğin Kuşadası merkez ve Davutlar’da tarım arazilerindeki kayıplar
%84.5’i bulmaktadır (Kuşadası Tarım İlçe Müdürlüğü, 2006).
Kuşadası’nda turizmin birincil ekonomik faaliyet olmadığı yerlerde hazine ve tarım
dışı araziler tarım arazisine dönüştürülmüştür (Çizgelge 4.3). Buna rağmen Kuşadası
Merkez ve Davutlar arazi kullanımı açısından en kötü örneklerdir. Çünkü bu yerler
arazi kullanım kabiliyet sınıfları içinde I. II. III ve VI. sınıf mutlak tarım
42
arazilerinden oluşmakta ve 24489 Sayılı Tarım Arazilerinin Korunması ve
Kullanılmasına Dair Yönetmeliğe (2001) göre tarım dı şı amaçlarla kullanıma tahsis
edilemeyecek araziler kapsamında yer almaktadır (Aydın Arazi Kullanım Haritası,
2001).
Kuşadası’nda Kıyı Kullanımı
Kıyı bölgelerinde araziye olan talebin fazla olması çevresel, ekonomik ve sosyal
etkilere neden olmaktadır. Bu alanlarda planlı kıyı kullanımı sorunları azaltabilir.
Ancak yerel basında Kuşadası Belediyesi Fen ve İmar İşleri Müdürlüğü hakkında
soruşturma ile ilgili haberde olduğu gibi planlı kentleşme kurallarına uyulmadığı
şeklinde çıkan haberler arazi kullanımı konusunda endi şeye neden olmaktadır
(Aydın Gazetesi, 2006). Bu çerçevede yerel halkın arazi kullanımı ve bunun çevreye
yansımaları
hakkındaki
tutumları
araştırıldığında
cevaplayıcıların
%90.2’si
Kuşadası’nda arazi kullanımının doğru yapıldığına katılmadığı ortaya çıkmıştır
(katılanlar %5.8, emin olmayanlar %4.1). Yanlı ş arazi kullanımının doğal çevre ve
bundan etkilenen insanlar açısından ileride hangi önemli sorunu beraberinde
getireceğine ilişkin soruda ise cevaplayıcılar, ‘bilinçsiz kentleşme’ (%34.4), ‘çevre
kirliliği’ (%21.5), ‘ekolojik dengenin bozulması’ (%21.5), ‘ulaşım’ (%8,6), ‘doğal ve
be şeri kaynaklara aşırı yüklenme’ (%8.5), ‘altyapı sorunları’ (%5.4) yanıtlarını
vermişlerdir. Kuşadası kıyı çizgisi boyunca, cevaplayıcıların %83.7 gibi büyük bir
çoğunluğu yapılaşmanın yer seçiminin doğru yapılmadığına katılmakta, %7.3’lük bir
kesim ise doğru yapıldığını savunmaktadır (emin olmayanlar %8.9). Yapılaşmanın
yer seçiminin doğru yapıldığına katılanlar, Kuşadası’nda yapılaşmanın olumlu
etkileri ‘ekonomik faaliyet’ (%40.0), ‘binalarda bakım yapılması’ (%20.0), ‘doğal
alanların güzelleştirilmesi’ (%20.0) ve ‘çevre düzeninin sağlanması’nı (%20.0)
görmektedirler. Yapılaşmanın yer seçiminin doğru yapıldığına katılmayanlara
yapılaşmanın
bıraktığı
olumsuz etkiler sorulduğunda verilen cevaplar bu
araştırmaları destekler niteliktedir (Tablo 4). Doğal manzaranın bozulması, atıkların
çoğalması, zeytinliklerin yok edilmesi en fazla göze çarpan sorunlardır. Nitekim,
Şekil 2 ve Şekil 3’teki arazi kullanımındaki değişiklikler de özellikle doğal
manzaranın bozulması ve zeytinliklerin yok edilmesi sorunlarını göz önüne
43
sermektedir. Zafer ve Duman (1997) Kuşadası kıyı bandında yer alan yoğun yapı
alanlarının, çevre üzerinde kirlenme, betonlaşma, doğanın tahribi gibi etkilere neden
olduğunu belirtmektedir. Özellikle yoğun ve kontrolsüz ikincil konutların varlığı
kıyılara
zarar
vermektedir.
Cevaplayıcıların
%75.4’ü
Kuşadası’nda
ikincil
konutlardaki artışın ekolojik dengeyi bozduğuna katılırken, %19.6’sı bu duruma
katılmamaktadırlar (emin olmayanlar %4.8). Bir yöre için doğal dengenin bozulmaya
başlaması ekolojik taşıma kapasitesinin aşılmaya başlandığının işareti olduğunu
vurgulayan Çavuş (2004) bu a şamadan sonraki turistik faaliyetlerin sürdürülmesinin
ekosistem için telafisi zor sonuçlar doğuracağına diğer yandan, turistik faaliyetler
nedeniyle ekosistemde ortaya çıkacak
bozulmaların turizmle ekosistem arasındaki karşılıklı bağımlılık ilişkisinden dolayı,
sonuçta turizmin kendisine de zarar vereceğini belirtmektedir.
44
Şekil 4.20 Kuşadası uydu görüntüsü
45
Şekil 4.21 Kuşadası merkezde kentsel kıyı kullanımı
Şekil 4.22 Kuşadası merkezde kentsel kıyı kullanımı
46
4.3
4.3.1
Son Dönem Kıyı Tasarımları
İzmir
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmirlilerin denizle bağının güçlendirilmesi için
Mavişehir'den İnciraltı'na uzanan 40 kilometrelik kıyı şeridinin yeniden tasarlanması
hedefiyle başlattığı "İzmirdeniz Kıyı Tasarım Projesi" çerçevesinde Pasaport'tan
sonra Konak Pier ile Karataş bölgesi arasında kalan (Konak bölümü) bölüm için de
düzenleme çalışmalarına başlanmıştır. Mart ayında tamamlanması planlanan
çalışmalar kapsamında 1 km uzunluğundaki yaklaşık 72 bin m2'lik alan tasarımla
yenilenecektir. Bu projenin maliyeti 3 milyon 861 bin TL dir.
Yayalar, bisikletliler ve engellilerin rahatlıkla kullanabileceği şekilde düzenlenecek
proje kapsamında, öncelikle yeşil dokunun güçlendirilmesi amacıyla bölgeye iğde,
ılgın, ağaç zakkum, palmiye, gülibrişim, akasya, teşbih ağacı, çınar yapraklı dut, çalı
erguvan gibi kıyıda yetişebilen türlerden çok sayıda ağaç bitkiler dikilecektir. Geniş
çim alanlar oluşturulacaktır. Özel olarak tasarlanmış ağaç altı ızgaralar ve ağaç altı
aydınlatmalarla güvenlik ve estetik sağlanacaktır. Bitkisel peyzaj düzenlemesinin en
dikkat çekici bölümleri ise palmiye parkı ve yeşil tepeler olacaktır. Pier'le kıyıdaki
gemi heykeli arasındaki yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik büyük bir alan tümüyle
ağaçlandırılacaktır. Bu bölgeye en az 50 adet palmiye ağacı dikilerek oturma grupları
yerleştirilecektir.
Konak İskelesinin yakınında yer alan ve yıllar içinde basamakları, yeşil dokusu
bozulan amfi de proje kapsamında yenilenecek ve üç yeşil tepe daha oluşturulacaktır.
Böylece, İzmirlilerin muhteşem körfez görüntüsünü izlemek için severek kullandığı
çim amfinin bulunduğu bu kıyı, tam bir seyir mekanı haline getirilecektir. Yeni
düzenleme ile artık denizden kıyıya bakıldığında, otoparktaki araçlar değil yeşil
tepeler görülecektir. Burada yer alan yürüyüş yolunun döşemesi ise kıyıdaki
doğallığı pekiştirecek "tuzlu suya dayanıklı" ahşap malzeme ile kaplanacaktır.
"İzmirdeniz" projesi öncesinde yapılan anketlerde çok sayıda İzmirlinin, kıyılarda
amatör balık tutma alanlarının bulunma isteğini dikkate alan İzmir Büyükşehir
Belediyesi, Konak Vapur İskelesinden Karataş'a uzanan kıyı şeridinde olta birimleri
kuracaktır. Bölgenin aydınlatması ise Pasaportla devamlılık sağlayacak şekilde
47
yapılacaktır. Konak Vapur İskelesi yanında yer alan otoparkın kapasitesi
arttırılacaktır. Aydınlatması yenilenerek düzenlemesi yapılacak, otopark alanı daha
rahat, güvenli ve yeşil hale gelecektir. Kıyı için tasarlanan ve ilk uygulaması
Pasaport'ta yapılan sebiller, Konak kıyı şeridinde de yer alacaktır.
"İzmirdeniz" ile hayat kıyılara akacak" sloganı ile yola çıkan Büyükşehir Belediyesi,
çocuklar için de yeni oyun alanları yapacaktır. Konak Projesi kapsamında yeşil
amfilerin yakınında çocuk parkı oluşturulacaktır. "Deniz" temalı çocuk oyun alanına
İzmir Kayığı, deniz feneri, denizatı gibi kent ve kıyı kimliğini vurgulayan oyun
elemanları konacaktır. Güneşli İzmir kıyılarının daha rahat ve kullanışlı hale gelmesi
için ahşap pergolalar yapılacaktır. Gölgelik alan gereksinimini karşılaması için çim
amfiden Karataş'a uzanan kıyıda yer alacak pergolalar sergi alanı, bisiklet parkı ve
servis birimleri yer alacaktır.
Şekil 4.23 İzmir kıyı tasarımı
Şekil 4.24 İzmir
48
Şekil 4.25 İzmir / Konak kıyı tasarımı
Şekil 4.26 İzmir
49
Şekil 4.27 İzmir kıyı tasarımı
Şekil 4.28 İzmir
50
Şekil 4.29 Alsancak Kordon
Şekil 4.30.İzmir kıyı bandı
51
Şekil 4.31 Gazebo tasarımı
Şekil 4.32 Uygulama sonrası görünüm
52
Şekil 4.33 Konak kıyı tasarımı
Şekil 4.34 Konak
53
Şekil 4.35 Göztepe kıyı tasarımı
Şekil 4.36 Göztepe
54
4.3.2
Sakarya / Arifiye
Şekil 4.37 Arifiye kıyı tasarımı ( Promim)
Şekil 4.38 Arifiye
55
Şekil 4.39 Arifiye
Şekil 4.40 Arifiye
56
Şekil 4.41 Arifiye
4.3.3
Ordu
Gazi Köprüsü Soya Fabrikası Arasını kapsayan Kıyı Plaj ve Park Projesi
Park ve Bahçeler Müdürlüğünün hazırladığı bu önemli projelerin içinde “Kıyı plaj ve
park Projesi” büyüklük ve işlevsellik olarak ayrı bir yer tutmaktadır. Yaklaşık olarak
2 kilometrelik bir uzunluk bandında 29 bin metrekarelik alanı kaplayacak olan bu
projede öncelikli olarak mevcut ağaçlar korunarak yürüyüş yolları, oturma ve
güneşlenme amaçlı ahşap platformlar ve yeşil alan çalışmaları devam etmektedir.
Kumsal ile yeşil alanı ayıracak olan doğal taş duvar çalışmaları tamamlanmış olan bu
alan boyunca soyunma kabinleri, duş ve WC alanları belirlenmiş, mevcut yürüyüş
yoluna ek olarak 1 m kauçuk yol, girişlerde etkinlik alanları, tüm vatandaşlarımızın
kullanabileceği piknik masaları, aydınlatma elemanları ve otomatik sulama sistemleri
yer alacaktır. Kıyı Plaj ve Park Projesinin maliyeti yaklaşık 800.000,00 TL’dir.
57
Şekil 4.42 Ordu kıyı, plaj ve park projesi
Şekil 4.43 Ordu kıyı, plaj ve park projesi
58
Şekil 4.44 Ordu kıyı tasarımı
Şekil 4.45 Ordu kıyı tasarımı
59
Şekil 4.46 Ordu kıyı tasarımı
Şekil 4.47 Ordu kıyı tasarımı
60
Şekil 4.48 Ordu
Şekil 4.49 Ordu
61
Şekil 4.50 Ordu (Modern Mimarlar)
Şekil 4.51 Ordu (Modern Mimarlar)
62
Şekil 4.52 Ordu (Modern Mimarlar)
Şekil 4.53 Ordu (Modern Mimarlar)
63
Şekil 4.54 Ordu (Modern Mimarlar)
4.3.4.Bursa / Mudanya
Şekil 4.55 Mudanya kıyı tasarımı
64
Şekil 4.56 Mudanya kıyı tasarımı
Şekil 4.57 Mudanya kıyı tasarımı
65
Şekil 4.58 Mudanya kıyı tasarımı
Şekil 4.59 Mudanya kıyı tasarımı
66
Şekil 4.60 Mudanya kıyı tasarımı
Şekil 4.61 Büfe tasarımı
67
4.4
4.4.1
Dünya’dan Kıyı Tasarımları Örnekleri
Southeast False Creek
Şekil 4.62 Southeast False Creek
68
Şekil 4.63 Southeast False Creek
69
Şekil 4.64 Southeast False Creek
Şekil 4.65 Southeast False Creek
70
4.4.2
Trinity River Corridor
Şekil 4.66 Trinity River Corridor
4.4.3
Docklands Park / Melboume, Australia
Şekil 4.67 Docklands Park / Melboume, Australia
71
Şekil 4.68 Docklands Park / Melboume, Australia
Şekil 4.69 Docklands Park / Melboume, Australia
72
Şekil 4.70 Docklands Park / Melboume, Australia
Şekil 4.71 Docklands Park / Melboume, Australia
73
4.4.4
Eastbank Esplanade / Portland, Usa
Şekil 4.72 Eastbank Esplanade / Portland, Usa
74
4.4.5
Harbour Site Public Open Space / Bremerhaven, Germany
Şekil 4.73 Harbour Site Public Open Space / Bremerhaven, Germany
75
4.4.6
Queens West Waterfront / Newyork, Usa
Şekil 4.74 Queens West Waterfront / Newyork, Usa
76
Şekil 4.75 Queens West Waterfront / Newyork, Usa
77
4.4.7
Rincon Park / San Francisco
Şekil 4.76 Rincon Park / San Francisco
78
4.4.8
Harbour Park / Kanada
Şekil 4.77 Harbour Park / Kanada
Şekil 4.78 Harbour Park / Kanada
79
Şekil 4.79 Harbour Park / Kanada
80
4.4.9
West Harlem Piers Park / Manattan , Newyork. Usa
Şekil 4.80 West Harlem Piers Park / Manattan , Newyork. Usa
Şekil 4.81 West Harlem Piers Park / Manattan , Newyork. Usa
81
4.4.10 Pirrama Park / Sydney, Australia
Şekil 4.82 Pirrama Park / Sydney, Australia
Şekil 4.83 Pirrama Park / Sydney, Australia
82
Şekil 4.84 Pirrama Park / Sydney, Australia
83
4.4.11.Shanghai Houtan Park / Shanghai , China
Landscape Architect ; Turenscape China And Peking University Graduate
School
Şekil 4.85 Shanghai Houtan Park / Shanghai , China
84
Şekil 4.86 Shanghai Houtan Park / Shanghai , China
Şekil 4.87 Shanghai Houtan Park / Shanghai , China
85
4.4.12.Riva Split Waterfront / Split Croatia Hırvatistan
Landscape Architect ; Ines Hrdalo
Şekil 4.88 Riva Split Waterfront / Split Croatia Hırvatistan
86
Şekil 4.89 Riva Split Waterfront / Split Croatia Hırvatistan
Şekil 4.90 Riva Split Waterfront / Split Croatia Hırvatistan
87
4.4.13. Elwood Foreshore / Elwood , Australia
Landscape Architect : Aspect Studios Pty Ltd.
Şekil 4.91 Elwood Foreshore / Elwood , Australia
88
4.4.14. Yeouido Hangang Park / Seoul , Korea
Landscape Architect ; Wonman Choi – Synwha Cansulting Ltd.
Şekil 4.92 Yeouido Hangang Park / Seoul , Korea
89
4.4.15. Clydebank, İngiltere
Landscape Architecture: Harrisonstevens / Broadway Malyan
Şekil 4.93 Clydebank, İngiltere
90
Şekil 4.94 Granit tampon oturma blokları
Şekil 4.95 Clydebank, İngiltere
91
4.4.16. Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, Chına
Landscape Architect: Integrated Planning And Design Inc.
Şekil 4.96 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, China
Şekil 4.97 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, China
92
Şekil 4.98 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, Chına
93
Şekil 4.99 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, China
94
Şekil 4.100 Lotus Lake Park / Kunshan, Suzhou, China
95
4.4.17.The Edge Park / Brooklyn, Ny, Abd
Landscape Architecture: W-Architecture
Şekil 4.101 The Edge Park / Brooklyn, Ny, Abd
96
Şekil 4.102 The Edge Park / Brooklyn, Ny, Abd
97
Şekil 4.103 The Edge Park / Brooklyn, Ny, Abd
98
4.4.18. Valladolid, Spain
Landscape Architecture: Exp Archıtectes
Şekil 4.104 Valladolid, Spain
99
Şekil 4.105 Valladolid, Spain
Şekil 4.106 Valladolid, Spain
100
Şekil 4.107 Valladolid, Spain
Şekil 4.108 Su çeşmeleri ve şehir mobilyaları
101
Şekil 4.109 Valladolid, Spain
Şekil 4.110 Sis jeneratörü
102
5
TARTIŞMA VE SONUÇLAR
Kamusal dış mekanların kullanılma düzeyini ve dolayısıyla kent kalitesini doğrudan
etkilemekte olan ergonomik standartların kent kıyı bandında değerlendirilmesi
amacıyla gerçekleştirilen çalışmada, İzmir kenti kıyı bandının % 71.7 başarı yüzdesi
ile “orta derece başarılı” olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak; Taban elemanlarına ait
yükseklik ve genişlik özelliklerinin genel olarak standartlara uygun olmasına
rağmen, çoğu bölgede zemin kaplama malzemesi seçiminde standartlara uygunluğun
sağlanamaması nedeniyle sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle eksiklikleri giderme
amaçlı çalışmaların yapılması gerekmektedir. Ayrıca bölgelerde yaşanmakta olan bir
diğer sorun ise; zemin kaplama malzemelerinin doğru altyapı sistemleri ve uygulama
teknikleri ile aplike edilmemesi sonucunda deformasyonların oluşması ve bu
sorunların bakım - yönetim hizmetleriyle giderilmemiş olmasıdır. Bu bağlamda kıyı
bandı uygulamalarında sorumluluk sahibi olan Büyükşehir Belediyesi’ne büyük
görevler düşmektedir. Kıyı bandı boyunca sadece VI. bölgede bulunan ancak sahip
olduğu yüzölçümünün yetersizliği nedeniyle kullanışsız bir mekan yaratan çatı
elemanın genişletilmesi ya da adet olarak sayısının arttırılması gerekmektedir. Ayrıca
kıyı bandı boyunca psikolojik konforun sağlanması açısından da önem taşımakta
olan çatı elemanlarının uygun konumlarda kullanılması da, gerekli durumlarda
kullanıma uygun üzeri kapalı mekanların oluşturulmasına imkan sağlayacaktır. Kıyı
bandı boyunca, psikolojik konforu sağlama yönünde kullanılan bitkisel çevreleme
elemanları I. bölge dışında başarılı bulunmuştur. Bu bölgede de gerekli gelişmelerin
sağlanması amacıyla bitkisel materyalin sayısının arttırılması ya da anayol ile yaya
yolu arasındaki bağlantıyı koparacak sık dokulu bitkisel materyalin kullanılması
gerekmektedir. Ayrıca IV. bölgede kullanılan yapısal çevreleme elemanı fiziksel bir
sınır çizgisi oluşturmasına rağmen yeterli başarı düzeyine sahip değildir. Bu anlamda
kullanılan yapısal elemanın malzeme açısından geliştirilmesi uygun olacaktır.
Aydınlatma elemanı yüksekliklerinin kıyı bandı boyunca uygun standartlara
getirilmesi, karanlık kalan bölgelerin görsel erişimi sağlayacak aydınlık düzeyine
ulaştırılması gerektiği saptanmıştır. Oturma birimlerinin ergonomik standartlara
uygun olduğu ancak elemanların sırt açılarının ve kolçak yüksekliklerinin uygun
standartlara dönüştürülmesi gerekmektedir. Duvar üzeri oturma birimlerinin ise tüm
103
kıyı bandı boyunca uygun standartlara ulaştırılarak, oturma için uygun satıhlı
malzemeler ile kaplanması ergonomik standartların sağlanması açısından uygun bir
çözüm olacaktır. Nitelik yönünden uygun olan ancak nicelik yönünden yetersiz olan
bilgi iletişim levhalarının sayıca arttırılarak uygun noktalara konumlandırılmasıyla
yönlendirmenin
sağlanması
ve
pekiştirilmesi
açısından
olumlu
sonuçlar
sağlanacaktır. Çöp kutuları genel olarak uygun yükseklik ve konumda olmasına
rağmen kapaklı olan tiplerinde kullanımı zorlaştıran sorunlar yaşanmaktadır. Bu
nedenle tercih edilecek elemanın kapaksız olması ya da uzun vadede kullanımı
zorlaştıracak kapak tipine sahip olmamasına dikkat edilmelidir. Çocuk oyun
elemanlarının kum, toprak vb. hijyenik olmayan ve zaman içerisinde deforme olan
malzemeler yerine çim, tartan vb. uygun zemin kaplama malzemeleri üzerine
konumlandırılması bu mekanların çocuklar açısından kullanıma daha uygun olmasını
sağlayacaktır. Bu çalışma kapsamında İzmir kıyı bandına yönelik saptanan sonuçlar
ve doğrultusunda oluşturulan önerilerle, bir kıyı kenti olan İzmir’in kent kalitesi ve
dolayısıyla kent kimliğine katkıda bulunulmuş olacaktır. Kamusal dış mekanlarda
gerçekleştirilen uygulamalara yönelik standartları zorunlu kılacak olan yasa ve
yönetmeliklerin tekrar değerlendirilmesi önem taşırken plan karar odakları ve plan
karar uzmanlarına önemli sorumluluklar düşmektedir.
Kuşadası’nda ise, kıyı kullanımı ve turizmin mekansal etkilerini yerel halkın
tutumları açısından inceleyen çalışmada, çevre kirliliği, bilinçsiz kentleşme, ekolojik
dengenin bozulması, ulaşım ve altyapı sorunu, doğal ve beşeri kaynakların aşırı
kullanımı gibi sorunlar belirlenmiştir.
Turizmin Kuşadası’nda hızlı gelişimi özellikle kıyı kuşağında yoğun yapılaşmaya
neden olmuştur. Zeytinlik veya meyve tarımı yapılan alanlar kentsel araziye
dönüştürülmüştür. Bu durum turizmin plansız geliştiği yerlerde hangi tip sorunlarla
karşılaşılacağını görmek açısından önemlidir. Bu açıdan bakıldığında, kıyı turizminin
yeni gelişmekte olduğu yerlerde kıyı kullanım olanaklarına göre planlamalar
yapılmalıdır. Kuşadası örneği, bu alanlarda önceden alınması gereken tedbirleri
göstermesi bakımından önemlidir.
104
Kıyı turizminin planlı bir şekilde gelişmesi yerel yönetimlerin alacağı ciddi kararlara
bağlıdır. Halka göre yoğun turizm faaliyetlerinin yaşandığı yörelerde çevreyi
korumak ve gerekli desteği sağlamak öncelikle devlet ve yerel otoritenin
sorumluluğundadır. Ayrıca turizme doğrudan ya da dolaylı ilgisi olan herkesin
(turistler, yerel halk, seyahat şirketleri, konaklama tesisleri) ortak çalışmalarıyla
çevresel sorunlara karşı önlemler alınmalıdır. Gerekli kararların zamanında
alınamaması, sorumlu organların çevre üzerinde olumlu önlemler almasını
geciktirmektedir.
Plansız gelişen turizm faaliyetleri turistik yörelerde ‘fırsat’ değil, artarak devam eden
‘tehdit’ yaratmaktadır. Bunun nedeni özellikle doğal koruma alanları ile turizm
faaliyetlerinin sürdürüldüğü kıyı alanlarının ortak alanı paylaşmalarıdır. Böylelikle
zaman içerisinde çevresel etkiler düzeltilemeyecek boyutlara ulaşabilmektedir. Bu
aşamada turizm sektörü, ziyaretçiler, çevre ve yerel halk arasında çatışmalar
kaçınılmaz olmaktadır. Bu çatışmaların en aza indirilmesi, doğal kaynakların uzun
süre varlığını devam ettirmesine katkıda bulunacaktır. Bu bağlamda özellikle imar
planları hazırlanırken kıyının taşıma kapasitesi, tarım arazileri, tarihi alanlar ve milli
parkların kararlılıkla korunması yönünde uygulamalara ivedilikle gidilmelidir.
Çalışmalarda, turizmin ileri safhada olduğu bir kıyı alanında arazi kullanımı ve
turizmle ilgili sorunlara ışık tutmaktadır. İzleyen çalışmaların henüz yapılaşmanın
fazla yoğunlaşmadığı kıyılar ve gerisinde yapılması uygun düşecektir. Böylelikle
henüz yanlış arazi kullanımının yaygınlaşmadığı evrede planlı gelişme için zaman
kazanılmış olacaktır.
105
KAYNAKLAR
Gülgün, B. ve B. Türkyılmaz, 2001. Peyzaj Mimarlığında ve İnsan Yaşamında
Ergonominin Yeri-Önemi ve Bornova Örneğinde Bir Araştırma. Ege Üniversitesi
Ziraat Fakültesi Dergisi, cilt (vol.): 38, no: 2-3, İzmir, 164 s.
Güney, A., Ü. Erdem, B. Zafer, Ş. Hepcan, 1996. Peyzaj Konstrüksiyonu (Donatı
Elemanları), Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları No: 514, Peyzaj Mimarlığı
Bölümü Ders Kitabı, İzmir, 149 s.
Küçükerbaş, E. V. ve M. B. Özkan, 1999. Kemalpaşa Kentsel Dış Mekanlarının
İrdelenmesi., Kemalpaşa Kültür ve Çevre Sempozyumu, 3-5 Haziran 1999,
Kemalpaşa,105-112 s.
Özkan, M. B. ve E. V. Küçükerbaş, 1995. Mimarlık Bilgisi. Ege Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Yayınları No: 513, E.Ü.Z.F. Ofset Atölyesi, Bornova-İzmir, ISBN: 975–
483–288–9, 142 s.
Neufert, E., 1978. Neufert Yapı Tasarımı Temel Bilgileri, Güven Yayıncılık Sanayi
ve Ticaret A.Ş., ISBN: 3-528-18651-8, 528 s.
Özkan, M. B. ve E. V. Küçükerbaş, 1995. Mimarlık Bilgisi. Ege Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Yayınları No: 513, E.Ü.Z.F. Ofset Atölyesi, Bornova-İzmir, ISBN: 975–
483–288–9, 142 s.
Uzun, G., 1999. Peyzaj Konstrüksiyonu I. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Genel Yayın No: 125, Ders Kitapları Yayın No: 37, Adana, 256 s.
Uzun, G., 1997. Peyzaj Konstrüksiyonu II. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Genel Yayın No: 137, Ders Kitapları Yayın No: 42, Adana, 296 s.
Anonim 2007. Kıyı Kanunu, T.C.Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel
Müdürlüğü,
http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Mevzuat/metinx.asp?MevzuatKod=1.5.3621
Aydın, P. 2005. Bartın İnkum, Güzelcehisar ve Mugada Kıyılarında Yetişen Kumul
Bitkilerinin Saptanması. ZKÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Bartın.
170 s.
Bartın Çevre ve Orman İl Müdürlüğü 2006. Yüz yüze görüşme.
Clark, J.R. 1996. Coastal Zone Management Handbook. CRC Press, Inc.
106
Duru, B. 2001. Kıyı Yönetiminde Bütüncül Yaklaşımlar ve Ulusal Kıyı Politikası.
Basılmamış Doktora Tezi. Ankara Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kent ve
Çevre Bilimleri ABD, Ankara.
Kaya, L. G. 2006. Critical Barriers to Rational Planning Processes for Coastal Zone
Management: The Case Study of Antalya, Turkey. Ph.D. Dissertation. State
University of New York, College of Environmental Science and Forestry, Faculty of
Environmental Studies. Thesis/dissertation/manuscript iv, 405 leaves: 28 cm. UMI #
3215668.
Kobifinans
2007.
Şimdi
Karadeniz’e
Yatırım
Zamanı,
http://www.kobifinans.com.tr/tr/sektor/011602/16986
Kültür ve Turizm Bakanlığı 2007. Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına
İlişkin
Yönetmelik
http://yigm.kulturturizm.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF4A7164CD9
A18CEAEA35405BF DD9C147A
Ozhan, E. 1996. Coastal Zone Management in Turkey. Reprinted from Ocean and
Coastal Management Vol. 30, No 2–3, pp.153–176. o Özgünç, N. 1998. Turizm
Coğrafyası Özellikler-Bölgeler, Çantay Kitabevi, İstanbul, 632 s.
Gülez, S., 1997. Kıyısal Alanların Koruma-Kullanma Yönünden Bütüncül
Planlaması, Türkiye’ nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. Ulusal Konferansı, 24-27
Haziran, Türkiye Kıyıları 97 Konferansı Bildiriler Kitabı, 85-92, Ankara.
Gülez, S., Kaya, L.G., Dönmez, Ş., Çetinkale, S., ve Koçan N., 2007, Mugada Kıyı
Alanı Peyzaj Düzenlemesi Üzerine Bir Çalışma, ZKÜ Orman Fakültesi Dergisi, 9:
12.
Öztan, Y.,1976. Kıyılarımız ve Korunması, Peyzaj Mimarlığı Dergisi, 2.sayı.
Sesli, F.,A., 2006. Sayısal Fotogrametri İle Kıyı Alanlarındaki Değişimin İzlenmesi,
Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi, 2:95.
AB 2011. Mevzuatlar. TC Adalet Bakanlığı, http://www.mevzuat.adalet.gov.tr
(Erişim Tarihi: 17.03.2014).
Anonim 2006. Alaplı (Zonguldak) Belediye Başkanlığı ile Mimar Sinan Güzel
Sanatlar Üniversitesi Rektörlüğü Arasında Yapılan Sözleşme. (E.Erbaş, G.Konuk,
T.Tekkökoğlu).
107
Anonim 2011. http://www.belgeler.com/.../istanbul-ili-marmara-denizi-kiyi-dolgualanlarinin-tespiti-ve-bu-
alanlarda-arazi-kullanimi-detecting-the-filled-up-area
(Erişim Tarihi: 17.03.2014).
Ciravoğlu, A. 2008. Kıyı dediğimiz bir eşik; salt kavramsal değil mekansal anlamda
da
bir
eşik.
http://www.mimarizm.com/KentinTozu/Makale
(Erişim
Tarihi:
17.03.2014).
ÇEDPGM 2006. Zonguldak, Bartın, Karabük Planlama Bölgesi 1/100 000 Ölçekli
Çevre Düzeni Planı Araştırma Raporu, Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama
Genel Müdürlüğü, Ankara.
Çelenkoğlu, E., Kaymaklı, G., Süer, B. 2007. Kıyı alanlarında peyzaj planlaması ve
proje çalışmalarından örnekler. Kıyı alanlarında planlama semineri bildirileri, İller
Bankası Genel Müd., Ankara.
ÇŞB 2011. Kıyı kanunu uygulamaları. TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı.
http://www.cevresehircilik.gov.tr (Erişim Tarihi: 25.11.2011).
Doğan, E., Burak, S., Akkaya, M. A. 2005. Türkiye Kıyıları. İstanbul.
MO
2007.
Sürdürülebilir
Avrupa
Kentleri
için
Leipzig
Şartı.
http://www.mo.org.tr/UIKDocs/leipzigsarti (Erişim Tarihi: 28.11.2011).
TDK 1998. Türkçe sözlük, Türk Dil Kurumu, Ankara.
Tezcan, S. 2008. Ulaşım kadar yapılaşma ve arazi kullanım da bir problem.
http://www.mimarizm.com/KentinTozu/Makale (Erişim Tarihi: 28.11.2011).
TUİK 2000. Türkiye İstatistik Kurumu 2000 verileri. http://www.tuik.gov.tr
Çorbacı, Ö. L. 2002. Batı Karadeniz Bölgesinde Bartın-Amasra Karayolunun Peyzaj
Özellikleri, Peyzaj Mimarlığı Açısından Ortaya Koyduğu Sorunlar ve Çözümü
Üzerine Bir Araştırma. Yüksek Lisans Tezi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen
Bilimleri Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı, Trabzon.
Çorbacı, Ö.L. 2014 Doğal Ve Kültürel Değerleriyle Amasra’nın Peyzaj Planlaması
Üzerine Bir Araştırma. Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü,
Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı, Ankara
108
Download

ankara üniversitesi ziraat fakültesi peyzaj mimarlığı