Seslenis
Mart 2014 Yıl: 12
•
Sayı: 144
•
Ücretsizdir
•
Çanakkale Zaferi ,
Türk askerinin ruh
kudretini gösteren
şayanı hayret ve
tebrik bir misaldir.
Emin olmalısınız
ki , Çanakkale
Muharebelerini
kazandıran bu yüksek
ruhtur.
Ayda bir çıkar
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Yayınıdır
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek:
“Meslek öncesi ve meslek içi eğitim çalışmaları yanında, Adalet Akademisinin
uluslararası alanda yapacağı çalışmalar Ülkemiz adına büyük önem taşımaktadır”
Akademi hukuk sistemimizde önemli bir yere sahip
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, beraberindeki Danıştay Üyesi İbrahim Er ile Türkiye
Adalet Akademisini ziyaret ederek, Akademi Başkanı Yılmaz Akçil ve Başkan yardımcılarına
yeni görevlerinde başarılar diledi. 1985 yılında hakim ve savcı adaylarının eğitimlerini sağlamak
üzere kurulan Hâkim ve Savcı Adayları Eğitim Merkezinin 2003 yılından itibaren Türkiye Adalet
Akademisi olarak çalışmalarına devam ettiğini söyleyen Müsteşar Kenan İpek, akademinin adli,
idari ve askeri hakim ve savcılara meslek öncesi ve meslek içi eğitim çalışmalarını planladığını, bu
anlamda hukuk sistemimiz içinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Hukuk alanında uluslararası işbirliğine önem verilmeli
Ülkemizin hukuk alanın da son derece geniş bir birikiminin bulunduğunu hatırlatan Müsteşar İpek,
önümüzdeki dönemlerde Akademinin bir yandan yoğun bir şekilde hizmet öncesi ve hizmet içi
çalışmalarına devam ederken, diğer yandan hukuk alanında da uluslararası iş birliklerine önem
vermesi gerektiğini vurguladı. Bu çalışmalara ilave olarak seminer, konferans ve sempozyumların
hukuk alanındaki birikimi zenginleştireceğini söyleyen İpek, bu çalışmaların dışında gerek Ülkemizdeki üniversiteler, gerekse yabancı ülkelerin hakim savcı eğitim merkezleri ile işbirliğinin
geliştirilmesi gerektiğini sözlerine eklerken, Akademi Başkanı Akçil ve Başkan yardımcılarına
başarılar diledi. 8’de
Personelimizin çalışma
koşullarının iyileştirilmesi
konusunda çalışmalarımız sürüyor
ADALET Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, bir dizi
ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Rize’ye
gitti. Müsteşar Kenan İpek’e Rize ziyareti esnasında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz
Yıldırım, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü
Muharrem Ürgüp ve HSYK Teftiş Kurulu Başkan
Yardımcısı Şaban Kazdal eşlik etti. Rize’de ilk
olarak Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu
ziyaret eden Müsteşar İpek başkanlığındaki heyeti
burada Cumhuriyet Başsavcısı Hüsnü Hakan Yağız,
Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Necmettin İlhan,
Kalkandere İlçe Kaymakamı Ömer Çimşit, Cumhuriyet Savcıları Musa Ayaz ve Mehmet Patlak, Kalkandere Cumhuriyet Savcısı Onur Helvacı, Rize L
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Mehmet
Güvercin, Kurum İkinci Müdürleri Güven Şakar,
Halit Buzluk, İlhan Oğurlu ve İdare Memuru Oktay
Özoltulular, Alay Komutanı Kd. Albay İsmet Cankurtaran ve kurum personeli karşıladı.
8’de
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunu ziyaretinde
atölyelerde sürdürülen üretim çalışmalarını yerinde incelerken, hükümlülerin hem meslek kazanımı hemde üretimin içerisinde olmasını desteklediklerini söyledi ve ekledi;
‘Üretime katılmalarını
teşvik ediyoruz’
ADALET Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Sincan Açık
Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Müsteşar Kenan İpek’e ziyareti esnasında, Müsteşar Yardımcısı Mustafa Erol, Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Hukuk İşleri Genel Müdürü Ömer Kerkez, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Akın
Çakın, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanı Ayhan Cürebal,
Teknik İşler Dairesi Başkanı Erdoğan Böcek, İşyurtları
Kurumu Daire Başkanı Talat Akbaş, Tetkik Hâkimleri Turan Kuloğlu ve Yusuf Soner Çiftçioğlu, Adalet Teşkilatını
Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Adnan Çelik ve Ankara Hâkimevi İşletme Müdürü Ünal Ömür eşlik etti. 9’da
Genel Müdür Yıldırım çalışmaları yerinde inceliyor
CEZA ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, ceza infaz
kurumlarının işleyişini yerinde görmek, hükümlü ve tutukların yaşam koşullarını ile personelin çalışma şartlarını incelemek amacıyla
Gaziantep, Kahramanmaraş, Hatay ve Manisa illerine ziyaret gerçekleştirdi. Genel Müdür Yıldırım, ceza infaz kurumlarına yapılan ziyaret
ziyaretlerin son derece faydalı olduğunu belirterek, “Kurum ziyaretlerinde Genel Müdürlüğümüzün politika ve hedeflerini uygulama
anlamında görme imkânı buluyoruz. Kurumlarımızın fizikî yapısını,
eğitim ve iyileştirme çalışmalarını, hükümlü ve tutukluların yaşam
koşullarını yerinde inceliyoruz. Ayrıca, personelimizle görüşerek sorunlarını dinleyip, onlarla görüş alışverişinde buluyoruz. Bu kapsamda
eksiklerimizi tespit edip, yeni strateji belirliyoruz.” dedi. 6-7’de
Enis Yavuz YILDIRIM
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
KURUM YÖNETİMİ VE LİDERLİK (1)
Değerli mesai arkadaşlarım, kıymetli okurlar,
Ceza infaz kurumlarımızın çehresi, gerek personelimizin
gerekse hükümlü ve tutukluların tüm insani ihtiyaçlarına
cevap verecek şekilde değişirken, kurumlarımızın sadece
dört duvardan ibaret olmadığını gösteren ona hayatiyet
kazandıran bireyler olan personelimiz ile hükümlü ve tutukluların uyum ve huzur içinde kurum içi yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak öncelikli hedeflerimizdendir. 3’te
Seslenis
Sayfa 2
Mart 2014
Eğitim Daire Başkanı Kamer:
“Kurumlarımız, birer rehabilitasyon ve eğitim merkezi olarak çalışmaktadır”
E
ğitimden Sorumlu Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer
Ankara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs’ünde incelemelerde bulundu. Kampüste bulunan 2 Nolu F Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda personel ile bir araya gelen
Kamer; rehabilitasyon çalışmalarında en önemli faktörün
personel olduğunu, kurumların gücünü çalışanlardan aldığını, bu anlamda ceza infaz kurumlarında görev yapan tüm
personelimizin özverili ve profesyonelce görev yaptığını,
hizmet kalitesinin diğer ülkelere örnek olduğunu ifade etti.
Daha sonra, 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yeni oluşturulan psiko-sosyal görüşme odasında ceza
infaz kurumlarında görev yapan müdürler, kontrolörler ve
personel ile toplantı yapan Kamer, kurumlarımızın Dünyada rehabilitasyon alanında meydana gelen değişimler kar-
şısında kendisini sürekli yenilediğini, bu anlamda kurumlarımızın hükümlülerin topluma kazandırılması konusunda
sürekli araştırma yaptığını, bu alandaki gelişmeleri takip
ettiğini, edindiği bilgi birikimini çalışmalarına aktardığını
ifade ederek ceza infaz kurumlarımızda infaz hizmetlerinin
son derece etkili verildiğini ifade etti. Daire Başkanı Kamer,
kampüste bulunun ceza infaz kurumlarında görevli psikolog, sosyal çalışmacı ve sorumlu infaz ve koruma memurları
ile, hükümlüler ile yürütülen eğitim ve psiko-sosyal çalışmalar ile ilgili değerlendirme yaptı. Kamer konuşmasında,
geçen yıl 100.000 hükümlü ve tutukluya eğitim verildiğini,
152.000 hükümlü ve tutuklu ile bireysel görüşme yapıldığını ifade ederek ceza infaz kurumlarımızın birer eğitim ve
rehabilitasyon merkezi olarak çalıştığını ifade etti.
BAFRA T TİPİNDE KONSER ZAMANI
Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Fazıl Kadı Gençlik Merkezi Müzik grubunun katkılarıyla konser
programı düzenlendi. Konsere, Kurum 2. Müdürleri Ahmet Sinan, İzzet Gürdal ve Ali Ekber
EMEKLİ OLAN PERSONELİMİZ
ADI VE SOYADI
UNVANI
KURUMU
EM. DURUMU TARİHİ
SADRİ GÖZLET
SADIK TOMBAK İSMAİL KARAMAN
MEHMET MEYDAN ALİ ÇALIŞKAN ŞEVKİ ÖZTÜRK MUSTAFA YAĞIZ ERDOĞAN KUZU DOĞAN YEŞİL MEHMET ÇELİK MUSA DURAN MUSTAFA KÖSE
NERİMAN AĞACAN YÜCEL
GALİP ASLAN
FİTHİ FÜZEL
NEJDET AYHAN
HALİL İBRAHİM GÜNEY
NURETTİN ÇELİKEL
DOĞAN UÇAR
MUSTAFA ÇAKIR
METİN YAN
HASAN KARAKOYUN
İSKENDER ALKAŞİ
ASLAN BİLGİN
İHSAN ALKAN
RUHİ AKIN
UĞUR GÖGBULUT
YUSUF ÖZTÜRK
HASAN TUGAN
ABDULLAH SÖNMEZ
ALİ ARSAL
CEMALETTİN ALTAN
ÖMER DOĞMUŞ
ALİ KARA
ABDULLAH ÇETİNBAŞ
AYDIN KAPTAN
YASETTİN ŞEN
HALİL İBRAHİM CENGİZ
RASİM KARA
ENSAR KARAHAN
ALİ BURÇ
MUAMMER KILIÇ
MEHMET ALİ KESKİN
MEHMET GÖKTEPE
MUSTAFA ONAY
AHMET CANPOLAT
AYHAN SALMAN
AYDIN KAÇAR
NESİM TÜRKOĞLU
NURETTİN LİMAN
ŞAHİN TORUN
AHMET AKÇAL
GÜNGÖR KABUL
MUSTAFA DEMİRCİ
HASAN AKGÜL
MUSTAFA MANDALI
KÖKSAL AKDEMİR
OSMAN BATTAL
ERDOĞAN ÇAKICIER
NUH DÖNMEZ
HALAF KABAN
HALİL SAYGILI
MEHMET ALİ AKKAYA
İKM
İKM
İKM İKM İKM İKM İKM İKM İKBM İKM TKN.YRD. ŞOFÖR
HİZMETLİ
İKBM
İKBM
İKM
İKM
İKM
İKM
İKM
KALORİFERCİ
İKM
İKBM
İKM
KATİP
İKM
İKM
İKM
KALORİFERCİ
İKBM
İKM
İKM
İKM
İKM
İKBM
İKM
İKM
İKBM
İKM
İKM
İKM
İKM
İKM
İKBM
İKBM
TEKNİSYEN
İKM
İKM
İKM
İKM
İKM
İKM
TEKNİSYEN
İKM
İKM
İKM
İKBM
İKM
İKM
İKM
İKM
İKM
TEKNİSYEN
AKHİSAR A3 TİPİ KAPALI CİK
ANKARA ÇOCUK EĞİTİM ÇANAKKALE E TİPİ KAPALI CİK ESKİŞEHİR H TİPİ KAPALI CİK ANTALYA E TİPİ KAPALI CİK SİNCAN AÇIK CİK VEZİRKÖPRÜ M TİPİ KAPALI CİK AFYONKARAHİSAR E TİPİ K.CİK KEBAN K2 TİPİ KAPALI CİK ÇORLU A3 TİPİ KAPALI CİK ESKİŞEHİR AÇIK CİK ZONGULDAK M TİPİ KAPALI CİK
İZMİR KAPALI CİK
VİRANŞEHİR A3 TİPİ KAPALI CİK
ŞANLIURFA E TİPİ KAPALI CİK
NİĞDE E TİPİ KAPALI CİK
GİRESUN E TİPİ KAPALI CİK
BURSA E TİPİ KAPALI CİK
SİVAS E TİPİ KAPALI CİK
KASTAMONU E TİPİ KAPALI CİK
GAZİANTEP H TİPİ KAPALI CİK
AFYONKARAHİSAR E TİPİ K.CİK
MANİSA T TİPİ KAPALI CİK
GÜMÜŞHANE E TİPİ KAPALI CİK
KARACABEY A TİPİ KAPALI CİK
SİVAS E TİPİ KAPALI CİK
SARIOĞLAN K1 TİPİ KAPALI CİK
ŞARKIŞLA A2 TİPİ KAPALI CİK
ZİLE M TİPİ KAPALI CİK
GÖLHİSAR K1 TİPİ KAPALI CİK
MUSTAFAKEMALPAŞA A3 TİPİ
MUSTAFAKEMALPAŞA A3 TİPİ
SALİHLİ C TİPİ KAPALI CİK
AKŞEHİR T TİPİ KAPALI CİK
ILGIN A3 TİPİ KAPALI CİK
SİNOP E TİPİ KAPALI CİK
KONYA AÇIK CİK
BOLU T TİPİ KAPALI CİK
KOZAN M TİPİ KAPALI CİK
MALTEPE 1 NOLU L TİPİ K.CİK
TEKİRDAĞ 1 NOLU T TİPİ K.CİK
KÜTAHYA E TİPİ KAPALI CİK
AKŞEHİR T TİPİ KAPALI CİK
AMASYA E TİPİ KAPALI CİK
FETHİYE A3 TİPİ KAPALI CİK
ELAZIĞ E TİPİ KAPALI CİK
VEZİRKÖPRÜ M TİPİ KAPALI CİK
EDİRNE AÇIK CİK
KAYSERİ KAPALI CİK
TOKAT T TİPİ KAPALI CİK
NİKSAR K2 TİPİ KAPALI CİK
SARIGÖL K1 TİPİ KAPALI CİK
ÇANAKKALE E TİPİ KAPALI CİK
TRABZON E TİPİ KAPALI CİK
TRABZON E TİPİ KAPALI CİK
PINARHİSAR K1 TİPİ KAPALI CİK
BURSA E TİPİ KAPALI CİK
FOÇA AÇIK CİK
ESKİŞEHİR AÇIK CİK
SİMAV A3 TİPİ KAPALI CİK
VİRANŞEHİR A3 TİPİ KAPALI CİK
KARABÜK A3 TİPİ KAPALI CİK
ESKİŞEHİR AÇIK CİK
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
STEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
İSTEĞİ ÜZERİNE
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
03/03/2014
07/03/2014
07/03/2014
07/03/2014
07/03/2014
07/03/2014
07/03/2014
07/03/2014
07/03/2014
07/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
11/03/2014
12/03/2014
12/03/2014
12/03/2014
12/03/2014
12/03/2014
12/03/2014
12/03/2014
19/03/2014
19/03/2014
19/03/2014
19/03/2014
19/03/2014
19/03/2014
19/03/2014
19/03/2014
19/03/2014
20/03/2014
20/03/2014
20/03/2014
24/03/2014
24/03/2014
24/03/2014
24/03/2014
24/03/2014
24/03/2014
24/03/2014
24/03/2014
26/03/2014
26/03/2014
26/03/2014
26/03/2014
Ceza infaz kurumlarında uzun yıllar hizmet vererek, emekli olan personelimize teşekkür
eder, bundan sonraki yaşamında sağlık ve mutluluk dileriz.
ARAMIZDAN AYRILAN PERSONELİMİZ
ADI VE SOYADI
UNVANI
KURUMU
VEFAT TARİHİ
ABDÜLKADİR AKAY
İBRAHİM EYGİ
SAĞLIK MEMURU
İKM
AKŞEHİR T TİPİ KCİK
TARSUS C TİPİ KCİK
11/03/2014
25/03/2014
Vefat eden personelimize Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve mesai arkadaşlarına başsağlığı dileriz.
Göksu, Gençlik Merkezi Müdürü Gülizar Malkoç, Müzik Eğitmeni Nizamettin Dizdar, Kurum
personeli ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Konserde katılımcılar gönüllerince eğlenirken, moral
ve motivasyon açısından da faydalı olduğu göze
çarptı. Konser Programının ardından konuşan
Kurum 2. Müdürü Ahmet Sinan, ceza infaz kurumlarındaki anlayışın değiştiğini, suç işleyene
ceza verilmesi yönündeki uygulamadan vazgeçilerek suç işleyen hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması, meslek sahibi olmayanların
meslek sahibi haline getirilmesi ve yeniden suça
bulaşmaması için yoğun bir gayret gösterildiğini
ifade etti. Sinan, bu tür sosyal ve kültürel etkinliklerin eğitim ve iyileştirme çalışmalarının önemli
bir parçasını olduğunu vurguladı.
Bitlis E Tipi’nde sosyal-kültürel çalışmalar devam ediyor
Bitlis Valiliği ve Cumhuriyet Başsavcılığı
işbirliğiyle Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutuklulara
yönelik yürütülen Rehabilitasyon Projesi
kapsamında, voleybol, masa tenisi, halı
saha turnuvaları, mesleki kurslar (mobilya dekorasyon ve elektrik kursu) bilgi
yarışmaları, münazara, tiyatro gösterileri,
müzik eğlence programı ve değerler eğitimi kapsamında konferanslar düzenlendi.
Mobilya Kursunda, yapılan 30 çalışma
masası maddi imkanları yetersiz hükümlü
ve tutukluların öğrenci olan çocuklarına hediye edildi.
Etkinliklerde Bitlis Valiliğinin katkılarıyla alınan ödüller,
hükümlü ve tutuklulara Ceza İnfaz Kurumunda gerçekleştirilen törenle teslim edildi. Törene Bitlis Valisi Veysel
Yurdakul, Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Murat Özcan,
Bitlis Vali Yardımcıları, Cumhuriyet Savcısı Behçet İşlek, hâkim ve Cumhuriyet savcıları, Bitlis Denetimli
Serbestlik Müdürü Ferhat Uçar, Kurum Müdür Vekili
Ali Yiğit, Kurum 2. Müdürü Lütfü Başkan ile Kurum
personeli katıldı. Törende ödüller, Vali Yurdakul ve
Cumhuriyet Başsavcısı Özcan tarafından verildi. Etkinlik çerçevesinde Vali Veysel Yurdakul’a, hayır sever
işadamı Kemal Çiftçioğlu’na ve Cumhuriyet Savcısı
Behçet İşlek’e Bitlis Cumhuriyet Başsavcı Murat Özcan
tarafından plaket verildi.
Artvin Kapalıda ödül töreni
Artvin Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, hükümlü ve tutuklulara yönelik olarak moral amaçlı bir
“Moral Konseri ve Ödül Töreni” düzenlendi.
Programa, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Karaşit,
Cumhuriyet Savcısı Yusuf Bahadır Özay, Denetimli Serbestlik Müdürü Ahmet İpsuz, İl Milli
Eğitim Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürü İs-
mail Sancar, Halk Eğitim Merkezi Müdürü İsmail
İnan, Ceza İnfaz Kurumu 2. Müdürü Osman Yağcı, kurum personeli ile 119 hükümlü ve tutuklu katıldı. Programa ödül töreni ve sertifika dağıtımı ile
başlanırken, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Araşit,
27 yıl hizmet vererek emekli olan İnfaz Koruma
Memuru Cengiz Ay’a, Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğünden gönderilen teşekkür belgesini ve
hediyesini takdim etti. Programda, Halk Eğitim
Merkezi Türk Halk Oyunları ekibi tarfından halk
oyunları gösterisi yapılırken, ayrıca Türk Halk
Müziği sanatçısı Fatih Tekin ve grubu tarafından
güzel bir potpori sunuldu. Konserde, katılımcıların
keyifli halleri gözlerden kaçmadı.
Seslenis
Mart 2014
KURUM YÖNETİMİ
VE
LİDERLİK (1)
Sayfa 3
Enis Yavuz YILDIRIM
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
Birinci sayfadan devam
Ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik şubelerimizde görev yapan idarecilerimiz, personel verimliliğini yükseltmek ve hizmet sunduğumuz, hükümlü, tutuklu ve yükümlülere yönelik faaliyetlerimizin niteliğini artırmak gibi önemli
bir misyonu ifa etmektedirler. Bu misyona ulaşabilmek için
modern yönetim ilkelerini içselleştirmiş bir liderlik vizyonuna
sahip olmak gerekmektedir. Genel müdürlük olarak beklentilerimiz kurumlarımızın yönetimini, güvenliğini emanet ettiğimiz arkadaşlarımızın da bu vizyona sahip olmalarıdır.
Hiç şüphesiz kurum liderlerimizden öncelikli beklentimiz
temsil kabiliyetine haiz olmalarıdır. Temsil, içinde ciddiyet ve
özgüven unsurlarını barındıran bir dış görünüşü gerektirmekle birlikte, kişilere, olaylara, sorunlu hususlara yaklaşım
tarzındaki üslup, güven veren bir duruş ve ciddiyettir. Temsil
yeteneği adaletle karar verebilme ve muhatapla empati kurabilme yetenekleri ile bezendiği ölçüde mesai arkadaşları
ve hizmet sunulan diğer kişiler tarafından kabul görme ve
örnek alınmayı doğuracaktır.
Kurum içi uygulamalarımız mutlaka mevzuata ve insan
haklarına uygun olmalıdır. Ceza infaz kurumu idarecilerimizin yaptıkları iş gereği, infazdan, sağlığa, eğitimden güvenliğe kadar birçok alanda yasa, yönetmelik ve genelgeler
seviyesinde dikkate alacağı kurallar bulunmakta ve bunlar
hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Mevzuata bağlılık, kuralların engel olma, hayır deme için gerekçe üretme
amaçlı kullanımı olarak algılanmamalıdır. Yasalara uygun
hareket etmek, alınan kararların, yürütülen işlemlerin yasalara ve alt mevzuata uyumlu, bu yönü ile denetlenebilir ve
şeffaf olmasıdır.
Çalışma alanımızdaki faaliyetleri düzenleyen kuralların
başkaları kadar kendimiz için de olduğu bilinci ile hareket
etmek büyük önem taşımaktadır. Yönetim anlayışımızda
yer almayan ve kesinlikle kabul edemeyeceğimiz ve özel
hassasiyet gösterdiğimiz bir husus da kuralların yöneticilerin
elinde yönettiği kişilere karşı mobbing (baskı) unsuru olarak
kullanılmasıdır.
Genel müdürlük olarak, her kademeden personelimizin
eğitimi ve bilgilendirilmesine önem vermekteyiz. İdarecilerimizin de kurumlarında görev yapan personeli, düzenli seminerler ve eğitim programları ile kurum uygulamaları hakkında bilgilendirilmelerine büyük önem vermekteyiz. Geçtiğimiz yıllarda Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülen
“Türkiye’de Model Cezaevi Uygulamasının Yaygınlaştırılması ve Cezaevi Reformunun Desteklenmesi Projesi” ile iyi
bir ivme kazanılmış ve belirlenen kurumlarda personelimize
mahkum kabulden tahliye aşamasına kadarki tüm aşamaları da kapsayan eğitimler verilmişti. Kurum yöneticilerimiz gerek kendileri bu eğitim programının kendi kurumlarında uygulanabilmesini gerekse halk eğitim müdürlükleri tarafından
geliştirilen iş hayatında verimliliği artırmaya yönelik kişisel
gelişim seminerlerini kurumlarında uygulamaya geçirmeleri
mümkündür. Kurumlarımızda görev yapan müdürlerimizin,
öğretmenlerimizin, psikolog ve sosyal çalışmacılarımızın bu
eğitim faaliyetlerinde görev alması mümkündür. Gerek Sesleniş Gazetemizde yayımlanan haberler vasıtasıyla gerekse
tarafıma ulaşan bilgilerden, kimi kurumlarımızda tanınmış
kişilerin katılımıyla personelimize yönelik kişisel gelişim seminerleri verildiğini öğrenmekten dolayı yaşadığım memnuniyeti sizinle paylaşmak istiyorum.
Değerli mesai arkadaşlarım, ilkeli yönetim anlayışımızın bir yansıması olarak, gerek infaz gerekse iyileştirme
çalışmalarımızın belli standartlarda yürütülmesine önem
vermekteyiz. Bu kapsamda belli tip kurumlardan birinde
yapılan fiziki değişiklik ve iyileştirmenin diğerlerine de yansıtılmasına, yeni hizmete açtığımız kurumların öncelikle personel dostu bir proje üzerinden yapılandırılmasına, aksak-
MOR GÜVERCİN PROJESİ BAŞLADI
“Aile İçi Şiddetle Mücadele için Kadın Sığınma Evleri” (2009) projesi, şiddete maruz kalan
kadınlar için koruyucu ve iyileştirici hizmetlerin
sunumunu ve erişimini arttırarak, aile içi şiddetle
mücadelede etkin bir yer alma konusunda yerel
yönetimleri desteklemek amacıyla hayata geçirilmişti. Bu şekliyle, 8 ilde uygulanmış olan “Aile İçi
Şiddete Uğrayan Kadınlar için Sığınmaevleri Kurulması” (2006) projesinin etkileri, 2012 sonuna
kadar işler hale gelmeleri beklenen teknik destek
ve hibe programı bileşenleri aracılığıyla 16 kente
daha yaygınlaştıldı.
Bu kapsamda geliştirilen Mor Güvercin Projesi;
mahpusluğu deneyimlemiş ve dezavantajlı konumda hayata yeniden entegre olmaya çalışan kadınlar
için, toplamda 24 ilde işler hale gelmesi planlanan
kadın sığınma evlerinin alternatif bir seçenek olması fikrinden yola çıkılarak başladı. Proje, ceza infaz
kurumlarında kalan mahpus kadınların görünürlüğünü arttırarak tahliye sonrası yaşamda kendilerine
artı değer sağlayacak alternatifler sunmayı, bunu
yaparken yereldeki sivil toplum örgütleri ve kadın
sığınma evleri ile ceza infaz kurumları arasında ilişki geliştirmeyi hedefliyor. Mahpus kadın grubunun,
kadına yönelik şiddet konusundaki mağduriyetini
ortaya koyarken ceza infaz kurumlarındaki mahpus
kadınlara kadın hakları bakış açısı kazandırmak ve
kadın sığınma evleri hakkında bilgilenmelerini sağlamak projenin genel hedefleri arasında yer alıyor.
Proje sonunda; 4 ildeki kadın ceza infaz kurumlarındaki 12-25 ve 25 yaş üstü toplamda
120 mahpus kadın ve
kız çocuğunun; kadın
hakları, toplumsal cin-
siyet, Kadına Yönelik Şiddet konularında bilgi ve
birikim sahibi olması, 4 ilde toplamda 400 kadın
tahliye sonrası ilgili kadın örgütleri ve sığınma evleri ile bağlantı kurma açısından gerekli alt yapıya
kavuşmuş olması ve hak farkındalığına erişmesi,
kadın ceza infaz kurumlarında görevli toplamda 40
infaz koruma memuru ve 12 psiko-sosyal servis uzmanının kadın hakları ve sivil toplum konularında
bilgilenmesi ve sivil toplumla daha yakından ilişki
halinde olması, her ceza infaz kurumundan 1 olmak
üzere toplamda 4 infaz koruma memuru ceza infaz
kurumlarının ile kadın sığınma evleri ve stk’lar ile
ilişkileri sağlama rolü kazanacak ve stk temsilcisi
rolü üstlenmesi, Türkiye’nin 24 ilinde mevcut olan
kadın sığınma evlerinden tahliye olmuş kadınların
faydalanmalarına katkı sağlanması, kadın sığınma
evleri ile ceza infaz kurumları arasında yereldeki
kadın sivil toplum örgütlerinin köprü görevini üstlenmesinin sağlanması hedefleniyor. Yetkililer,
Projenin 1992 yılından bu yana çocuk ve genç suçluluğu alanında faaliyet gösteren Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı tarafından, toplumsal
cinsiyet ve kadın hakları alanında çalışmalar yapan
Sabancı Üniversitesi Mor Sertifika birimi ortaklığı ve KAMER Vakfı iştirakıyla; Adalet Bakanlığı
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü işbirliği ve
olurlarıyla, Avrupa Birliği Merkezi Finans ve İhale
Birimi finansal desteği altında yürütüldüğünü belirttiler. Proje Şubat 2014’de başlamakla birlikte ve
Türkiye’de 4 kadın ceza infaz kurumunda (Ankara, Adana,
İzmir, Denizli) 18 ay
boyunca devam edecek.
lıklar tespit ettiğimiz hususlarda da ilgili birimlerin projelerde
gerekli iyileştirmeleri yapmaları için harekete geçiriyoruz. Bu
kapsamda hükümlü ve tutuklulara yönelik yürütülen iyileştirme faaliyetlerinin de verimli bir şekilde uygulanabilmesi
için tüm kurumlarımızda yer alan, mesleki eğitim alanları
ile sınıfların, bireysel görüşme ve grup çalışma odalarının
ihtiyaçlarının tespit edilerek karşılanması konusunda yöneticilerimizin gerekli gayreti göstermelerini istiyorum. Kurum
ziyaretlerimizde, toplantı hitaplarımızda ve bu güne kadarki
tüm çalışmalarımızda gerek personelimize gerekse hükümlü ve tutuklulara yönelik olarak yürütülen her türlü eğitim
faaliyetini sonuna kadar desteklediğimizi ifade ettiğimiz gibi
bunu somut olarak da ortaya koyduk.
Genel Müdürlüğümüzce geliştirilen eğitim ve iyileştirme
programlarımızın sayısını ve niteliğini artırma yönündeki faaliyetlerimiz tüm hızıyla sürmektedir. Önümüzdeki günlerde
UYAP üzerinden yazılımı tamamlanacak, eğitici ve uygulayıcı eğitimleri de verilerek hayata geçirilecek olan Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) ile hükümlü ve tutukluların
risk ve ihtiyaçları doğru bir şekilde tespit edilerek, infaz kanunumuzda belirlenen iyileştirme faaliyetlerimizi hedeflerine
ulaştırma şansı elde edeceğiz. Bu kapsamda Genel Müdürlüğümüzce yürütülmekte olan “Ceza İnfaz Kurumlarında
Akıl Sağlığı ve Bağımlılık Tedavi Hizmetlerinin İyileştirilmesi
Projesi” ile depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu gibi ruhsal
rahatsızlıklara düçar hükümlülere yönelik doğru yaklaşım
tarzları ile gerekli destek ve iyileştirmeyi yapma şansını elde
edeceğiz. Eğitim faaliyetlerimiz kapsamında bu yılın başından itibaren hayata geçirdiğimiz “Ceza İnfaz Kurumlarında
Değerler Eğitimi Programı”nın kurumlarımız tarafından kabul görmesi ve olumlu geri dönüşlerden dolayı memnuniyetimi dile getirmek istiyorum. Değer Dergisi’nin bütün ünitelere
dağıtılarak, tüm hükümlü ve tutuklulara ulaştırılmasına, bilgi
yarışmalarında katılımın artırılması ve yarışmada dereceye
girenlere ödül mevzuatımız kapsamında ödüllendirmelerin
adaletli bir şekilde yapılmasında gerekli hassasiyetin gösterilmesini, bu anlamda dergimizin hedef kitlesinin sadece hükümlü ve tutuklular olmaması nedeniyle personelimizin de
istifadesine sunulmasının da sağlanmasını istiyorum.
Bu vesile ile hepinize çalışmalarınızda başarılar diler,
sağlıklı ve huzurlu yarınlar temenni ederim.
YGS’de büyük başarı
2014 Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı sonuçlarına
göre 1525 kişi 180 ve üzeri puan alarak Lisans
Yerleştirme Sınavına girmeye hak kazandı.
Ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen eğitim
ve iyileştirme faaliyetleri
kapsamında Yükseköğretime Geçiş Sınavına giren
tutuklu ve hükümlüler büyük bir başarıya imza attılar. Ceza infaz kurumlarında yapılan Yükseköğretime
Giriş Sınavında 180 ve
üzeri puan alan 1525 tutuklu ve hükümlü Lisans Yerleştirme Sınavına girmeye
hak kazandı.
Ceza infaz kurumlarında sınava giren hükümlü ve
tutuklular arasında; Silivri
2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumundan H.Z.
414,1923 ile en yüksek
puana ulaşırken, Bursa E
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan A.G. 385,9441
puanla ikinci oldu. Bartın
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan A.C. ise
379,4932 puanla üçüncü
sırada yer aldı.
Seslenis
Mart 2014
Denetimli Serbestlik Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Ordu DSM’den 8 Mart
Kadınlar Günü etkinliği
Sayfa 4
Rize Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden ' Terapili Rafting Projesi''
Rize Denetimli Serbestlik
Müdürlüğünce başlatılan rafting
projesinin ilk ayağı tamamlandı.
Rize Gençlik Hizmetleri ve
Spor İl Müdürlüğü ile Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonunun ortaklaşa yürüttüğü ve
denetimli serbestlik tedbirine
tabi olan 30 genç hükümlünün
gelişmekte olan spor branşlarına
yönlendirilmesine ilişkin projenin
ilk ayağı olan rafting projesinin
birinci aşaması denizde gerçekleştirilen çalışmayla tamamlandı.
İlk aşamayı başarıyla tamamlayan 15-25 yaş arası genç
hükümlüler, ikinci aşamayı Fırtına Deresinde bulunan kulvarda gerçekleştirecek ve oradaki
antrenmanları
tamamladıktan
sonra federasyonun düzenleyeceği turnuvalarda 4+1'li gruplar
halinde yarışmalara katılacaklar.
Proje teknik sorumlusu ve Antrenör Melih Uğur Topçu: ''Rize
Denetimli Serbestlik Müdürü
Murat Kalkan'ın talimatları doğrultusunda, sporun ve özellikle su
sporlarının insanı rahatlatıcı özelliğini de dikkate alarak antremanlarımızı sürdürüyoruz. Çalışmalarımız sonucunda gençlerde fark
ettiğimiz olumlu yöndeki değişim
bizleri çok mutlu etti.'' dedi. Proje
uygulamalarını yerinde inceleyen
Rize Cumhuriyet Başsavcısı Hüsnü Hakan Yağız ise hükümlülerin
bu tür çalışmaların önemine vurgu yaparak "Bu proje ile gençlerin fiziksel ve ruhsal gelişimlerini
sağlamalarını, enerjilerini faydalı
bir şekilde kullanacakları bir ortama girmelerini, rafting sporunun
temelinde yatan takım ruhunu
anlayarak bunu benimsemelerini
amaçlamıştık. Gördüğüm kadarıyla proje şimdiden amacına
ulaşmış durumda, emeği geçen
herkesi kutlarım." dedi.
1.Denetimli Serbestlik Nedir ? Denetimli serbestlik ne iş yapar?
Denetimli serbestlik; kapsamı kanunlarca belirlenen, şüpheli, sanık ve hükümlüler hakkında mahkemelerce
verilen alternatif ceza ve tedbirlerin uygulanması, şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde denetim, takip
ve iyileştirilmesini kapsayan faaliyet ve uygulamaların bütünüdür.
Diğer bir ifadeyle denetimli serbestlik, hükümlülerin suç işlemesine neden olan davranışlarının düzeltilerek,
tekrar suç işlemelerinin önlenmesi, ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlülerin takip edilmesi, madde
bağımlılarının rehabilitasyonu, mağdurların uğradıkları zararın giderilmesi ve bu yolla toplumun korunmasıdır.
2.Hapse girmeden cezamı denetimli serbestlik altında çekebilir miyim?
Kişi hakkında mahkemeler tarafından TCK 50, 51 ve 191; CGTİHK 107 ve 110/2; CMK 231/8 maddeleri
gereğince verilen hapis cezasına alternatif yaptırım veya tedbirlere hükmedilmesi ve mahkeme tarafından yüklenen yükümlülüklere uyulması halinde verilen ceza hapse girmeden toplum içinde infaz olunur.
3.Denetimli serbestlik ile ilgili soru ve sorunlar konusunda nasıl destek alabilirim ?
Denetimli serbestlik ile ilgili yaşadığınız her türlü sorunda, ikametgahınızın bulunduğu yerdeki Denetimli
Serbestlik Müdürlüğüne başvurmanız halinde soru ve sorunlarınıza cevap verilecektir.
4.Denetimli Serbestlikte yükümlülüklerime uymadığımda ne olur?
Verilen mahkeme kararının türüne göre kişi hakkında verilen denetimli serbestlik kararına uyulmadığı takdirde verilen hapis cezası kısmen veya tamamen infaz edilir. Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli
olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır
5.Hangi Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmam gerekiyor.?
İkametgahınızın bulunduğu yer Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurabilirsiniz.
6.Denetimli Serbestlik Müdürlükleri idari yönden nereye bağlıdır?
Denetimli serbestlik müdürlükleri idari yönden Adalet Komisyonunun bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına bağlıdır.
7.Denetimli serbestlik kapsamında kimler meslek edindirme kursuna katılabilir.?
İşlemiş oldukları suç nedeniyle verilen cezaların mahkemece denetimli serbestlik tedbirine çevrilmesi ve
denetimli serbestlik tedbiri olarak da meslek edindirme kursuna katılma yükümlülüğü verilmesi halinde kişiler
meslek edindirme kurslarına katılabilir.
8.Denetimli serbestlik tedbiri kapsamında verilen eğitimler sonunda iş imkanı sağlanıyor mu?
Denetimli serbestlik kapsamında verilen eğitimler sonunda kazınılan meslekler genelde güncel olan ve iş
bulma imkanı yüksek olan meslekler olduğundan mesleki eğitim kurslarını bitirenlerin iş bulma şansları artmaktadır.
9.Konutta infaz nedir? Kimler hapis cezasını konutta çekebilir?
Konutta infaz, mahkemece verilen hapis cezasının, Kanunda sayılan durumların mevcut olması halinde kişinin
kendi konutunda infaz edilmesidir.
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 110’uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince;
a) Kadın veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları altı ay,
b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları bir yıl,
c) Yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları üç yıl,
veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine hükmü veren mahkemece veya hükümlü başka
bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemece karar verilebilir.
10. Konutta infaz hangi hallerde ihlal edilmiş sayılır.?
Konutta infaz cezası, kişinin belirlenen konutunu haklı ve geçerli mazereti olmaksızın ve izinsiz olarak terk
etmesi halinde ihlal edilmiş sayılır.
Konutta infaz cezasına geçerli bir mazereti olmaksızın uyulmaması halinde cezanın baştan itibaren ceza infaz
kurumunda çektirilmesine karar verilir.
Ordu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, ceza infaz kurumunda bulunan kadınları unutmadı. Ordu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce; Ordu Belediyesi
Cinsiyet Eşitliği Birimi, Ordu Kent Konseyi işbirliği ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Ordu Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan kadınlara
yönelik program düzenlendi. Denetimli serbestlik müdürlüğünce düzenlenen
programa; Ordu Belediyesi Cinsiyet Eşitliği Birimi temsilcileri, Ordu Kent
Konseyi temsilcileri, tutuklu ve hükümlüler ile denetimli serbestlik ve ceza
infaz kurumunda görevli bayan personel ile Cumhuriyet Savcısı Ali Rıza Sönmez, Denetimli Serbestlik Müdürü Resul Emrah Bilgin, Ceza İnfaz Kurumu
Müdürü Mustafa Yaşar ile ceza infaz kurumunda görevli ikinci müdürler katıldı. Programda, Ordu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde görevli Denetimli
Serbestlik Uzmanı Rukiye Okumuş Armutçu tarafından ‘Denetimli Serbetlik
Sisteminin Tanıtımı, Koruma Kurulu ve Mağdur Hizmetleri ile Dünya Kadınlar Günü ve Toplumda Kadının Yeri’ konularında sunum yapıldı. Katılımcılar
ve ceza infaz kurumu tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanan program
ceza infaz kurumunda konuk edilen kadınların sorularının cevaplandırılması
ve düzenlenen kokteyl ile sona erdi.
Mart 2014
Seslenis
Sayfa 5
GENEL MÜDÜR YILDIRIM’DAN ANKARA VE SİNCAN DSM’YE ZİYARET
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Denetimli Serbestlik Daire Başkanı İbrahim Usta ve Tetkik Hakim Burhan Alıcı ile birlikte 4 Mart 2014 tarihinde Ankara ve Sincan Denetimli Serbestlik Müdürlüklerine bir ziyaret gerçekleştirdi. Sincan Cumhuriyet Başsavcısı Murat Gökçe,
Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Süleyman Savut ve Cumhuriyet Başsavcı vekilleri tarafından
karşılanan Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım ve beraberindeki heyet ilk olarak Sincan Cumhuriyet
Başsavcısı Murat Gökçe’nin makamına geçerek bir süre görüştüler. Başsavcılık ziyaretinin ardından
Sincan Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne geçen heyet, burada büroları gezerken, Denetimli Serbestlik Müdürü Züleyha Pınar Köşker, çalışma koşulları, yürütülen eğitim ve iyileştirme faaliyetleri
hakkında Genel Müdür Yıldırım’a bir sunum yaptı. Kurumda verilen keçe kursunu ziyaret eden
Heyet, kursiyerler tarafından hazırlanan sergiyi de ziyaret ettiler. Ziyarette Genel Müdür Yıldırım’a,
Hükümlüler tarafından yapılan Elazığ yöresi folklorik
kıyafeti giydirilmiş bir “taş
bebek” hediye edildi. Daha
sonra kurumda sürdürülen
eğitim iyileştirme çalışmaları
kapsamında grup çalışmasına
katılarak hükümlüler ile denetimli serbestlik sistemi ve faydaları hakkında sohbet eden
Heyet, daha sonra müdürlük
personeli ile fiziki, personel
ve araç sıkıntıları ile ilgili bir
değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Sincan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ziyare-
tinin ardından Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne geçen Genel Müdür Yıldırım
ve beraberindeki heyet, Ankara Denetimli Serbestlik Müdürü Ahmet Metin Bozkurt ile
Kurum Müdür Yardımcıları Ali İhsan Balaban ve Kamil Demir’den sürdürülen çalışmalar ve kurumun son durumu hakkında bilgi aldılar. Burada kurum personeli ile bir araya
gelen Genel Müdür Yıldırım konuşmasında denetimli serbestlik uygulamasının 8 yıllık
bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, denetimli serbestlik sisteminin kurulduğu andan
itibaren göstermiş olduğu değişim ve gelişiminin takdiri hakettiğini ve genç ve dinamik
bir personel yapısıyla hep birlikte, karşılıklı iletişimle ve özveriyle daha başarılı çalışmalar
beklediklerini söyledi. Yıldırım, politika belirleme noktasında ise, sadece bakanlıkta çalışan personelin değil bütün personelin birlikte hareket edeceğine değinerek, personelden
bu noktada genel müdürlüğe iletilmek üzere çalışmaları hakkında rapor sunmalarını istediğini, teşkilatın hep birlikte, bir bütün olarak çalışacağını söyledi.
VEZİRKÖPRÜ’DE VOLEYBOL HEYECANI
Vezirköprü Denetimli Serbestlik
Müdürlüğünde, eğitim ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında Sosyolog
Muhammet Baltepe ve Öğretmen Ramazan Kurtça tarafından gerçekleştirilen SAMBA grup çalışmasını bitiren
hükümlülere planlı yaşama ve boş
zamanları verimli değerlendirme kazanımlarına yönelik düzenlenen spor
etkinlikleri kapsamında voleybol maçı
ve masa tenisi müsabakaları yapıldı.
Müsabakalar sonunda elde edilen
edinimlerde, maddeyi bırakıp özgür
kalan gençlerin hayatlarındaki boşlukları daha verimli uğraşlarla doldurdukları zaman ne kadar huzurlu ve
mutlu oldukları gözlendi. Etkinlikte
yükümlülerin birbirleri ve eğitimcileri
ile iletişimlerinin üst düzeyde olduğu
dikkatlerden kaçmadı. Aralarında hiç
spor salonuna girmeyen gençlerinde
müsabakalarda, yükümlülerin gösterilen ilgiden memnun oldukları gözlendi.
DSM STANDI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
KADINLAR GÜNÜ’NÜ UNUTMADILAR
Sincan Müftülüğü ve Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğü işbirliği ile 8 Mart Dünya
Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde çalışan
kadınlara karanfil dağıtılarak çikolata ikram
edildi.Sincan Müftüsü Osman Şener ve Eşi Hatice Şener’inde katıldığı etkinlikte kurum çalışanlarına karanfil dağıtılırken, programda bir
konuşma yapan Müftü Osman Şener, kadın ve
erkeğin bir bütün olarak birbirini tamamladığını, müdürlükte yapılan iş dolayısıyla yükümlülerin sorunlarını halletmenin, yardımcı olmanın
ve onları topluma kazandırmanın çok önemli
bir görev olduğunu belirtti. Şener, kadın çalışanların gününü kutlayarak başarı dileklerinde
bulundu. Müftü Şener’in eşi Hatice Şener ise
kısa bir konuşma yaparak katılımcıların kadınlar gününü kutladı. Denetimli Serbetslik Müdür
Yardımcısı Ali İhsan Balaban ise konuşmasında Dünya kadınlar gününü kutlayarak şunları
söyledi “8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın çalışanlarımıza yönelik bu etkinliği
gerçekleştirdik. Bugünde çalışanlarımızı yalnız
bırakmama adına yaptığımız bu organizasyon
ile kadınlarımıza çiçek dağıttık ve çikolata ikram ettik. Sincan Müftülüğüne katkılarından
dolayı teşekkür ediyorum. Bundan sonra kadına yönelik şiddetin olmadığı günler diliyorum”
dedi.
Antalya’da, 14 – 19 Mart 2014 tarihleri
arasında yapılan ve 35 açık ceza infaz kurumu işyurdu müdürlüğünü katıldığı “İşyurtları
Ürün ve El Sanatları Sergisi’nde, Denetimli
Serbestlik Daire Başkanlığı adına Antalya
Denetimli Serbestlik Müdürlüğü stand açtı.
Sergide açılan stantta Antalya Denetimli
Serbestlik Müdürlüğü tarafından Türkçe ve
İngilizce olarak ayrı ayrı hazırlanan “Denetimli Serbestlik Hizmetleri”, “Eğitim ve İyileştirme Çalışmaları” ve “Kamu Hizmeti Cezaları” broşürleri ile yine Türkçe ve İngilizce
olarak hazırlanan “Antalya’da Denetimli Serbestlik” isimli dergiler ile denetimli serbestlik
sistemi ve uygulamaları tanıtıldı.
Antalya Valisi Sebahattin Öztürk’ün de
ziyaret ettiği Denetimli Serbestlik Daire
Başkanlığı Tanıtım Standında ayrıca “Ev
Ünitesi”, “Mağdur Koruma Ünitesi”, “GPS
Ünitesi” ve “Alkol İzleme Ünitesi” sergilenerek ziyaretçilere elektronik izleme sistemleri ve cihazları hakkında tanıtım yapıldı.
Antalya halkı tarafından yoğun bir ilgi ile
karşılanan standı ziyaret edenler, özellikle
yurtdışında gördükleri denetimli serbestlik
uygulamalarını ülkemizde de görmekten
memnun olduklarını dile getirdiler. Stantı
ziyaret eden turistler de İngilizce olarak hazırlanan broşürlere ve dergilere büyük ilgi
gösterdiler.
Sayfa 6
Seslenis
G ündem
Mart 2014
Gaziantep, Kahramanmaraş ve Hatay’da ceza infaz kurumları ve DSM’ler ziyaret edildi
Genel Müdür Yıldırım, kurumların çalışmalarını yerinde gördü
C
eza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz
Yıldırım, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Hatay illerindeki ceza infaz kurumlarında
incelemelerde bulunurken,
kurum personeliyle bir araya geldi ve ceza infaz kurumunda çalışma koşulları,
personelin özlük hakları,
yıpranma, dış güvenlik, resmi kıyafet ve personelin görev anlayışı konularında bilgi verdi.
A
yrıca, kurumlarda koğuş ve odaları gezen
Genel Müdür Yıldırım, hükümlülerin yaşam koşullarını yerinde görürken, onlarla
görüş alışverişinde bulundu.
C
eza ve Tevkifevleri Genel
Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Genel Müdür Yardımcısı Burhanettin Eser ve Tetkik Hakimi Gökhan Köseoğlu ile birlikte
Gaziantep’te bulunan Ceza İnfaz
Kurumları ile Denetimli Serbestlik
Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyarette
konuk heyete Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Peker, Başsavcı Vekili
Kadir Günüç, Cumhuriyet Savcısı Tuncay Yılmaz ile birlikte Açık
Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Niyazi
Yüceöz, E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Müdürü Yusuf Aslantaş,
H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Müdürü Hasan Öz eşlik etttiler. Genel
Müdür Enis Yavuz Yıldırım ve beraberindeki heyet ilk olarak Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Peker’i
makamında ziyaret etti. Başsavcılık
ziyareti sonrası gerçekleştirilen toplantıda ceza infaz kurumlarındaki
iyileştirme çalışmaları hakkında
Kurum Müdürleri tarafından sunum
gerçekleştirildi. Toplantı sonrası
sırasıyla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu, H Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu, Açık Ceza İnfaz Kurumunu ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğüni ziyaret eden Genel Müdür
Yıldırım ve beraberindeki heyet,
kurumlarda sürdürülen infaz, eğitim
ve iyileştirme çalışmalarını yerinde
inceledi. Açık Ceza İnfaz Kurumunda personelle bir araya gelen Genel
Müdür Yıldırım, burada personelin
sıkıntılarını dinlerken, sıkıntıların
bilincinde olduklarını belirterek,
özverili çalışmalarından dolayı çalışanlara teşekkür etti.
KAHRAMANMARAŞ ZİYARETİ
Gaziantep ziyaretinin ardından heyet, incelemelerde bulunmak üzere
Kahramanmaraş'a geçti. Kahramanmaraş ziyaretinde Yıldırım ve be-
raberindeki heyeti Kahramanmaraş
Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan
Apaçık ve Adli Yargı İlk Derece
Mahkemesi Adalet Komisyonu
Başkanı Turgay Ateş karşıladı. Başsavcı Apaçık ve Komisyon Başkanı
Ateş’i makamlarında ziyaret eden
heyet, ardından Kahmanmaraş Eğitim Merkezi Başkanı Hakim Süleyman Göçer eşliğinde eğitim merkezini gezdi. Kurumun fiziki yapısı ve
kurumda verilen eğitimler hakkında
bilgi alan heyetin son durağı Hatay
oldu.
HATAY’DA İNCELEMELER
14-15 Mart 2014 tarihlerinde gerçekleştirilen ziyarette Genel Müdür
Yıldırım başkanlığındaki heyet çeşitli ziyaret ve temaslarda bulundu.
Hatay ziyareti kapsamında ilk gün
Hatay E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti. Ziyaret sırasında Genel Müdür Yıldırımve beraberindeki heyete Hatay Cumhuriyet
Başsavcısı Bestami Tezcan, Cumhuriyet Savcısı Atalay Aygeç, Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurum Müdür
ve 2.Müdürleri eşlik etti. Kurumda
incelemelerde bulunan heyete, E
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Müdürü Duran Altuntop, kurumun
idari ve fiziki yapısı, işleyişi, hü-
kümlü tutukluların sayısal verileri,
kurumda yürütülen eğitim ve iyileştirme faaliyetleri, meslek kursları ile
mutfak, kazan dairesi, bayanlar koğuşu, açık ziyaret alanları, aile görüş odaları, halı saha ve diğer birimler hakkında sunum gerçekleştirdi.
Yıldırım, ziyaret esnasında halı saha
maçı yapan hükümlüler ile bir süre
sohbet etti. İncelemelerin ardından
konferans salonunda personelle bir
toplantı gerçekleştiren Yıldırım,
çalışma koşulları, özlük hakları,
yıpranma, dış güvenlik, resmi kıyafet ve personelin görev anlayışı
konularında çalışmalar yapıldığını
belirten Yıldırım, ellerinden gelen
çabayı gösterdiklerini belirterek,
çalışmalarındaki özveri ve başarı
nedeniyle kurum personeline teşekkür etti. Ziyaretin devamında Hatay
Açık Ceza İnfaz Kurumuna ait prefabrik bölümünü ziyaret eden heyet,
Valis M. Celalettin Lekesiz’i ziyaret
etti. Hatay’ın genel durumu ve tarihi
hakkında bilgi alan heyet, Valilik binasında bulunan Hatay Müzesini ziyaret etti. ziyaretin son gününde ise
Yıldırım başkanlığındaki heyet ceza
infaz kurumu yapılması planlanan
arazilerde incemelerde bulundu.
Mart 2014
Seslenis
G ündem
Sayfa 7
CTE Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Hasan Erbil Eğitim Merkezini ziyaret etti
‘Yeni anlayış ve uygulamaların geliştirilmesinde
eğitim merkezlerine büyük görev düşmektedir’
Denizli Hasan Erbil Personel Eğitim Merkezinde incelemede bulunan Genel Müdür Yıldırım, “Yeniliğe
açık, donanımlı personelin yolu bu eğitim merkezlerinden geçiyor. Bu anlamda kısa zamanda önemli bir yol
alan Denizli Hasan Erbil Eğitim Merkezine ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi.
C
eza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz
Yıldırım ve Genel Müdür Yardımcısı Erhan Polat 21 Şubat 2014 tarihinde Denizli Hasan Erbil
Eğitim Merkezini ziyaret etti.
Denizli Cumhuriyet Başsavcı Vekili Muhammet Savran, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Bekir Erin,
Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Ali Özgür, Eğitim
Merkezi Başkanı Ali Orhan, Şube Müdürü Şaban Karadaş ve öğretim görevlileri tarafından karşılanan Genel
Müdür Enis Yavuz Yıldırım ve Genel Müdür Yardımcısı Erhan Polat, Eğitim Merkezini gezerek fiziki durum
hakkında yetkililerden bilgi aldı. Bu arada 4. Dönem
Aday Memur Yetiştirme Eğitimini tamamlayan ve
yolculuğa çıkmak üzere bekleyen bazı kursiyerler ile
sohbet eden Yıldırım, eğitimler hakkında kursiyerlerin
izlenimlerini aldı.
Eğitim Merkezinin gezilmesinin ardından, Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım’ın
başkanlığında, Genel Müdür Yardımcısı Erhan Polat,
Denizli Cumhuriyet Başsavcı Vekili Muhammet Savran, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Bekir Erin,
Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Ali Özgür ile Hasan
Erbil Eğitim Merkezinin yönetici ve öğretim görevlilerinin katıldığı bir değerlendirme toplantısı yapıldı.
Toplantının açılışında Eğitim Merkezi Başkanı Ali Orhan tarafından, açılışından bugüne kadar geçen süreçte
yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi. Yapılan bilgilendirme sonrasında Genel Müdür Yıldırım, eğitim
merkezlerinin bu teşkilatın önemli kurumları olarak
akademi olmaya namzet kurumlar olduğunu, kısa sürede bu alanda güzel deneyimler kazanıldığını söyledi.
Birçok ülkenin kendilerinden eğitim talebinde bulunduğunu kaydeden Yıldırım, UYAP ve eğitim merkezle-
rinin bölgeye ihraç edilebilecek iki önemli değer olduğunu ifade etti.
Daha sonra öğretim görevlileri ile tanışan Yıldırım’a
eğitim faaliyetleri ve yapılması planlanan çalışmalar
hakkında bilgi verildi. Bu çalışmaların önemine dikkat
çeken Yıldırım, eğitim merkezlerinin bu dolaylı faydaların yanı sıra pratik faydalarının da kendileri açısından
önemli olduğunu vurgulayarak, “Artık eğitim merkezleri sayesinde genç kadroları, infazın temel felsefesi
doğrultusunda yeni anlayış ve doğru uygulama bilgileri ile alana gönderme imkanına sahibiz. Yeniliğe açık,
donanımlı personelin yolu bu eğitim merkezlerinden
geçiyor. Bu anlamda kısa zamanda önemli bir yol alan
Denizli Hasan Erbil Eğitim Merkezine ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi. Toplantı sonrasında günün anısına Hasan Erbil Eğitim Merkezi bahçesine bir
fidan dikilmesinin ardından Genel Müdür Yıldırım ve
beraberindeki heyet şehirden ayrıldı.
MANİSA’DA 3 CEZA İNFAZ KURUMUNA ZİYARET
Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım ve Genel Müdür Yardımcısı Erhan Polat, inşaatı tamamlanan Manisa T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Manisa Açık Ceza İnfaz Kurumu ve
Manisa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında incelemelerde
bulundular. Genel Müdür Yıldırım'a ziyaret esnasında Manisa
Cumhuriyet Başsavcı Vekili Murat Çimen, Cezaevi Savcısı Hünkar Ersen Kırlangıç, hâkim ve Cumhuriyet savcıları,
Manisa T Tipi Kapalı Cezaevi Müdürü Veysel Demir, Manisa
Açık Cezaevi Müdürü Zekeriya Sancaktar, Manisa E Tipi Kapalı Cezaevi Müdürü İsmet Çelik, Kurum II. Müdürlerimiz ve
kurum personeli eşlik etti. Kurumların işleyişi ve sürdürülen
çalışmaları yakından inceleyen Genel Müdür Yıldırım, ziyaretlerin sorunları yerinde görme ve yapılan çalışmalara tanık
olmak açısından son derece önemli olduğunu söyledi.
SALİHLİ’DE İNCELEMELER
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Genel Müdür Yardımcısı Erhan Polat ile birlikte Salihli Açık Ceza İnfaz Kurumu ve Durasıllı beldesinde halen
inşaatı devam eden T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda incelemelerde bulundu. Cumhuriyet Başsavcısı
İlyas Yavuz ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Kenan Arslanboğan eşlik ettiği ziyarette; Genel Müdür Yıldırım ve
beraberindeki heyet, inşaatı devam eden T Tipi Kapalı ve
Açık Ceza İnfaz Kurumundaki inşaat çalışmalarını yerinde
inceledi. Daha sonra Salihli Açık Ceza İnfaz Kurumuna geçen Yıldırım ve beraberindeki heyeti Kurum Müdürü Ömer
Ateş, ikinci müdürler, kurum personeli karşıladı. Kurumdaki incelemelerin ardından personelle bir araya gelen Genel Müdür Yıldırım, ceza infaz kurumlarının hassas kurumlar olduğunu, en alt kademesinde görev yapan bir memurun
bile yapacağı hatanın telafisinin zor olduğunu söyledi.
Sayfa 8
G ündem
Seslenis
Mart 2014
Müsteşar İpek, Türkiye Adalet Akademisini ziyaret etti
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Türkiye Adalet Akademisini ziyaret ederek,
Akademi Başkanlığına yeni atanan Yılmaz Akçil’e hayırlı olsun dileğinde bulundu.
A
dalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, beraberindeki Danıştay Üyesi İbrahim Er ile Türkiye
Adalet Akademisini ziyaret etti. Ziyarette Adalet Akademisi Başkanı Yılmaz
Akçil’e hayırlı olsun dileklerinde bulunan Müsteşar Kenan İpek, Türkiye Adalet Akademisinin büyük önem taşıyan
bir kurum olduğunu, Başkan Akçil’le
birlikte Adalet Akademisinin eğitim anlamında önemli kazanımlar elde edeceğini söyledi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Adalet Akademisi
Başkanı Akçil ise Müsteşar İpek’in ziyaretinin kendilerini gururlandırdığını, bu
görevde başarılı olmak için tüm çalışma
arkadaşları ile birlikte ellerinden gelen
bütün çabayı göstereceklerini söyledi.
‘Personelimizin çalışma koşullarının iyileştirilmesi
konusundaki çalışmalarımız sürüyor’
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere
Rize’ye gitti. Müsteşar Kenan İpek’e Rize ziyareti esnasında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım,
HSYK Teftiş Kurulu
Başkan Yardımcısı Şaban Kazdal ve Adalet
Bakanlığı Personel Genel Müdürü Muharrem
Ürgüp eşlik etti. Rize ziyaretinde ilk olarak Rize
L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunu ziyaret eden
Müsteşar İpek başkanlığındaki heyeti burada
Cumhuriyet Başsavcısı
Hüsnü Hakan Yağız,
Ağır Ceza Mahkemesi
Başkanı Necmettin İlhan,
Kalkandere İlçe Kaymakamı Ömer Çimşit, Cumhuriyet Savcıları Musa
Ayaz ve Mehmet Patlak,
Kalkandere Cumhuriyet
Savcısı Onur Helvacı,
Rize L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Mehmet Güvercin, Kurum 2. Müdürleri Güven
Şakar, Halit Buzluk, İlhan Oğurlu ve İdare Memuru Oktay Özoltulular, Alay
Komutanı Kd. Albay İsmet Cankurtaran ve kurum personeli karşıladı. İlk
olarak kurumda sürdürülen çalışmaları inceleyen Müsteşar İpek, infaz
hizmetleri ile eğitim ve iyileştirme çalışmaları hakkında yetkililerden
bilgi aldı. Hükümlüler tarafından yapılan el işi ürünleri dikkatle inceleyen İpek, atölyelerde sürdürülen üretim çalışmalarını da yerinde
izledi. Müsteşar İpek, Kurumdaki incelemelerinin ardından Rize L
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu personeli ile bir toplantı gerçekleştirdi. Yapılması planlanan değişiklikler ve personel sorunlarının çözümü
konusunda ellerinden geleni yapacaklarını belirten İpek, özellikle özlük
haklarında iyileştirme yapılması konusunda personelden çok talep aldıklarını, bu konudaki çalışmalarında devam ettiğini söyledi. Toplantının ardından
Rize’nin İkizdere-Kalkandere-İyidere İlçeleri için yapılacak olan Bölge Adliyesi arazisinde incelemelerde bulunan İpek’e proje çalışmaları hakkında sunum yapıldı.
MÜSTEŞAR İPEK RİZE DSM’DE İNCELEMELERDE BULUNDU
Rize ziyareti kapsamında Denetimli Serbestlik Müdürlüğünü de ziyaret eden Müsteşar İpek ve
beraberindeki heyet ilk olarak kurumu gezerken,
Denetimli Serbestlik Müdürü Murat Kalkan tarafından kurumda sürdürülen arıcılık projesi, rafting
projesi, kurumlarla işbirliği protokolleri, Erasmus projesi, kalorifer
ateşçiliği projesi, sağlıklı
yaşam köyü projesi ile
müdürlükçe yapılan
seminer ve grup
çalışmaları konularında brifing verildi. Müsteşar İpek,
yapılan çalışmaların
yükümlülerin topluma kazandırılması adına
önemli olduğunu söyledi.
Mart 2014
Seslenis
G ündem
Sayfa 9
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Ankara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde işyurdu çalışmalarını yerinde gördü
Hükümlülerin üretime katılmasını teşvik ediyoruz
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu Mobilya Atölyesi teşhir salonunu
gezerek, kurumda üretilen hakim ve savcı mobilya takımları ile adliye tefrişatlarında kullanılan ürünleri dikkatle inceledi ve sürdürülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Sayın Kenan
İpek, Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret
ederek incelemelerde bulundu. Müsteşar Kenan
İpek'e ziyareti esnasında, Müsteşar Yardımcısı
Mustafa Erol, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
Enis Yavuz Yıldırım, Hukuk İşleri Genel Müdürü
Ömer Kerkez, Strateji Geliştirme Daire Başkanı
Ayhan Çakın, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanı
Ayhan Cürebal, Teknik İşler Dairesi Başkanı Erdoğan Böcek, İşyurtları Kurumu Daire Başkanı
Talat Akbaş, Tetkik Hâkimleri Turan Kuloğlu ve
Yusuf Soner Çiftçioğlu, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Adnan Çelik ve
Ankara Hâkimevi İşletme Müdürü Ünal Ömür
eşlik etti.
Heyet onuruna verilen öğle yemeğinde Cumhuriyet Savcısı Mustafa Safa Özgelen ile ceza
infaz kurumlarında denetlemelerde bulunan
başkontrolörler, kontrolörler ile kampüste yer
alan ceza infaz kurumu birinci müdürleri de hazır
bulundu. öğle yemeğinin ardından Sincan Açık
Ceza İnfaz Kurumu toplantı salonunda bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, Ankara Ceza İnfaz
Kurumları Kampüsünün yapısı , işleyişi ve yapımı devam eden ceza infaz kurumu ile yapılması
planlanan kurum inşaatları görüşüldü. Bu toplantının ardından İşyurtları Yüksek Kurul Toplantısı
yapıldı. İşyurtları faaliyetlerinin masaya yatırıldığı
toplantının akabinde günün üçüncü ve son toplantısı olan Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı
toplantısına geçildi. Yoğun bir gündemin ardından
Müsteşar Kenan İpek başkanlığındaki heyet, Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu Mobilya Atölyesi
teşhir salonunu gezdi. Açık ceza infaz kurumlarında üretilen hakim ve savcı mobilya takımları ile
adliye tefrişatlarında kullanılan ürünleri dikkatle
inceleyen Müsteşar İpek, sürdürülen çalışmalar
hakkında yetkililerden bilgi aldı.
İzmir Kadın Kapalı’da Tiyatro etkinliği
İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ”Masallar, İnsanlar, Bir de
Türküler” isimli tiyatro gösterisi gerçekleştirildi. Sait Faik Abasıyanık tarafından
yazılan, Gürol Tombul tarafından oyunlaştırılan ve yönetilen, tiyatro oyununda
Ünlü Sanatçı Turgay Tanülkü, Soner
Akçay, Bahri Öztürk ve İsmet Ege Tonbul sahnelenen “Masallar, İnsanlar, Bir de
Türküler” isimli tiyatro gösterisi büyük
ilgi gördü. Etkinliğe Eğitimden Sorumlu
Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer, İzmir
Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru,
Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Osman
Ermumcu, Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri Emin Atik, Yusuf Aslan, Muavvak
Meşe ve Kazım Arapoğlu katıldı.
Hükümlü ve tutukluların beğeni
ile izlediği gösterinin sonunda konuşan
Eğitim Daire Başkanı Kamer, Dünyada
üzerinde çalışılan konuların başında ceza
infaz kurumlarında yürütülen topluma kazandırma faaliyetlerinin olduğunu, bu konuda ulusal ve uluslararası toplantıların,
konferansların ve projelerin gerçekleştirildiğini söyledi. Ülkemizin bu anlamda
kurumsal bir yapısı olduğunu belirten
Kamer, örnek çalışmaların yürütüldüğünü, bu çalışmaların bir örneğinin de
bugün gerçekleştirildiğine değinerek, bu
kapsamda kurumlarda yürütülen eğitim
ve iyileştirme çalışmalarına ilave olarak
spor, sosyo-kültürel çalışmalar ve hobi
faaliyetlerine önem verildiğini, amacın
salıverme sonrasına hazırlık olduğunu
ifade etti.
Seslenis
Sayfa 10
YOL AYRIMI
E tkinlik
Ankara Çocuk Eğitimev
inde bulunan hükümlü
çocuklara yönelik uygulanan
eğitim ve iyileştirme ça
lış
maları
meyvelerini veriyor. Sin
can Belediyesi, Sincan
Ha
lk Eğitim Merkezi ve Ankara
Çocuk Eğitimevi Müdü
rlüğü’nün
ortak çalışması sonucu
, 26 Ekim 2013 ila 23 Şu
bat 2014
tarihleri arasında düze
nlenen uygulamalı tiyatr
o kursunda eğitmenler Selçuk
Solak ve Emine Ekinc
i koordinatörlüğünde gerçekleşti
rilen drama kursunda,
çocukların sanatsal yetenekler
ini geliştirerek, bu yeten
eklerini
olumlu yönde kullanabil
meleri sağlandı. “Dram
a Kazandı Toplum Kaybetti” slo
ganı ile yola çıkan hükü
mlü çocuklar, uzun süredir ga
yret ve sebatla sürdürdü
kleri drama çalışmalarını bu ke
z de Sincan’da bulunan
protokole
sunarak, kendilerinde
gerçekleşen değişim ve
dönüşüm
sürecini drama göste
risi aracılığıyla ifade
ett
iler. Hükümlü çocukların düze
nlediği gösteriye; Sin
ca
n Kaymakamı Salim Demir, Sin
can Belediye Başkanı
Doç. Dr.
Mustafa Tuna, İlçe Em
niyet Müdürü Fikret Yıl
dırım, İlçe
Jandarma Komutanı Yü
zbaşı Yavuzkan Duman,
İlçe Milli
Eğitim Müdürü Zihni Öz
demir, Sincan Belediye
si
Kültür
ve Sosyal İşler Müdürü
Sami İpek, Çocuk Eğitim
ev
i Müdürü Mehmet Aydın, İlç
e Milli Eğitim Müdürlüğü
ne
bağlı
okul müdürleri, müdür
yardımcıları, Çocuk Eğ
itimevi öğretmen, sosyal hizmet
uzmanı, psikolog ve inf
az ve koruma memurları katıldı.
Yol ayrımı isimli intera
ktif tiyatro gösterisi, lise yıllar
ında madde kullanan ve
olumsuz
koşullarda yetişen çocu
klar ile, hayatın tüm en
ge
llerine
rağmen azimle başarıy
a koşan ve okullarını
ba
şa
rı ile
tamamlayan farklı gru
ptaki öğrencilerin yaşa
mlarından
kesitler sunarak, hem
bilgilendirici hem de dra
matik bir
tabloyu tekrar gündem
e getirmesi bakımından
önem arz
ediyor. Misafirlerin yoğu
n ilgi ile izledikleri ve
ilki Sincan Protokolüne sunulan
interaktif tiyatro göste
risinin,
Sincan’da bulunan lis
e öğrencilerine de se
rgi
len
erek,
madde kullanımı ve so
nuçları hakkında farkın
dalık oluşturması hedefleniyor.
Balıkesir’de halaylar çekildi, türküler söylendi
Balıkesir’de halaylar çekildi
B
alıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumumuz ile Balıkesir Kent
Konseyi iş birliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bayan
hükümlü ve tutuklulara yönelik 5 Mart
2014 tarihinde müzikli eylence yapıldı.
Etkinlik ilk önce Balıkesir Kent Konseyi Üyelerinin beraberinde getirdikleri
çeşitli ikramların servis edilmesiyle başladı. İkramların ardından sahne alan
müzik ekibi , etkinliği şölen havasınba
çevirdi. Şarkılar eşliğinde kadınlar gü-
Bayburt M Tipi’nde
etkinlikler devam ediyor
Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, değerler eğitimi
programı gerekli alt yapı çalışmaları oluşturularak uygulanmaya
başlandı. Kurumda, Değerler Eğitimi Projesi kapsamında seminer, kısa film, slayt sunumu, film gösterimi, münazara, bilgi yarışması ve tarihinde Bayburt Belediyesi Tiyatro Ekibi tarafından
skeç gösterisi düzenlendi. Değerler eğitimi kapsamında gönderilen Değer dergisinin dağıtımı yapılırken, yapılan yarışmalarla
değerler eğitiminin değerlendirmesi yapılıyor.
Mart 2014
nünün keyfini süren bayan personel
ile hükümlü ve tutuklular gönüllerince
eğlendiler. Etkinlik sonunda Balıkesir
Kent Konseyi tarafından hükümlü ve
tutuklulara çeşitli hediyeler takdim edildi.
Bingöl M Tipinde
Kadınlar Günü kutlaması
Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla
Eğitim Servisi tarafından Kutlama Programı düzenlendi. Kutlama Programına davet
edilen Bingöl Aile ve Sosyal Politikalar İl
Müdürlüğü görevliler tarafından kurumda
çalışan personele ve bayan hükümlülere kırmızı güller dağıtıldı. Programda bir konuşma
yapan Bingöl Aile ve Sosyal Politikalar İl
Müdürü Selahattin Bulut, Cennetin annelerinin ayakları altında olduğunu belirterek,
“Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın
vardır. Erkeklerin kadınların değerini bilmesi gerekiyor. Tüm kadınlarımızın 8 Mart
Dünya Kadınlar gününü kutluyoruz” dedi.
Daha sonra Bingöl Aile ve Sosyal Politikalar
İl Müdürlüğünde görevli psikolog ve sosyal
çalışmacılar yaptıkları motivasyon çalışmaları kapsamında bayan hükümlüler ile görüşerek onların daha sağlıklı ve güvenli bir bakış açısına sahip olup, çocuklarıyla etkili bir
iletişim kurabilmeleri için seminer programı
sundu.
Seslenis
Mart 2014
MEHMET AKİF’TEKİ
MEHMETÇİK SEVGİSİ
Başlığa bakarak ilk anda şu akla gelebilir:
İstiklâl Marşı’mızın yazarı, milli şairimiz, bağımsızlık savaşı verdiğimiz bir süreçte, Mehmetçik’in
verdiği o olağanüstü mücadeleye şahit olmuş birisi olarak, Mehmetçik’e büyük sevgi duymasından
daha tabii ne olabilir!
Bu düşünce doğru. Ancak, bu sevginin ölçüsü
maalesef hak ettiği ölçüde toplumun büyük kesimi
tarafından, hatta geçin toplumun büyük kesimini,
aydınlar tarafından tam anlamıyla anlaşılmış mıdır
derseniz, buna olumlu cevap verebilmek pek de
mümkün değildir.
Genel anlamda toplumun ve aydınların kahir
ekseriyeti Akif’teki Mehmetçik sevgisinin farkındadırlar. Ama bu farkındalık yüzeysel bir farkındalıktır. Bunun yanında Allah’la problemli bazı beyin
ve ruhların Akif’in Çanakkale Şehitlerine ithaf ettiği
şiirindeki:
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi
Bedr’in arslanları ancak bu kadar şanlı idi.
Mısralarından hareketle “Mehmetçiği nasıl
Arap çapulcuları bedevilere” benzetir hezeyanları,
diğer taraftan dini bilgi ve birikimleri İslâm’ı idrak
etmeye dahi yetmeyen dindar kılıklı zavallıların
“Mehmetçik’i nasıl sahabe ile mukayese eder!” zırvalamaları…bizi bu konuyu kısaca da olsa kaleme
almaya mecbur etmiştir.
Konuya bir tespitle başlayalım: Akif, sadece
bir şair değil, bir İslâm âlimidir. İtikadî ve amelî
yönden Kur’an’ı yaşayan, sahabe meşrepli bir
Müslümandır. Kur’an’ın tarif ve idealize ettiği bir
mümin tipidir.
Bu tespitten sonra şu soruyu soralım: Akif,
Çanakkale’deki Mehmetçik’i neden Malazgirt’teki,
Niğbolu’daki, İstanbul’un Fethindeki, Mohaç’taki kahramanlarla mukayese etmez de, Bedir’deki
Müslümanlarla eder? Tarihteki savaşlara baktığımızda Bedir, savaş bile sayılmaz. Bir tarafta bin
kişilik bir kuvvet, diğer tarafta üç yüz kişilik bir
Prof. Dr. Mehmet ÇELİK
kuvvet; lojistik ve savaş araç-gereçleri açısından da iki
taraf da klasik anlamda bir ordu/asker sayılmazlar. Olsa
olsa köy kavgası kategorisinde yer alabilir.
Peki, o halde neden Bedir?..
Biz insanlık tarihindeki savaşlara baktığımızda,
hemen hepsi şan, şöhret, ülke topraklarını genişletmek,
intikam, ganimet…vb. birkaç nedene dayanır. Bunun tek
istisnası Bedir’dir. Bedir, Tevhid’in Şirk karşısındaki var
olma/yok olma savaşıdır. Akif, Çanakkale’yi bu kategoride gördüğü için, Mehmetçiğin buradaki mücadelesini,
Bedir’deki sahabenin mücadelesine benzetmiştir.
Konu rahat anlaşılsın diye, önce biraz Bedir’den
bahsedelim, sonra da Akif’in bu Mehmetçik aşk ve sevgisini anlatalım.
Hicret’in henüz birinci yılında Bedir’de Mekkeli
müşrikler ile Müslümanlar karşı karşıya gelirler. Mekkeli
müşriklerin sayısı bin civarındadır, Müslümanların sayısı
üç yüz civarında. Sayı üstünlüğü ortadadır.
İki ordu karşılıklı savaş düzenine geçer:
İslam ordusunun sancağını taşıyan Ebu Huzeyfe
atının üzerinde en öndedir. Karşısındaki müşrik ordusunun sancağını taşıyan ise Utbe b. Rabia’dır. Utbe, Ebu
Huzeyfe’nin babasıdır. Biribirilerini yok etmek üzere
karşı karşıya gelen iki ordunun sancaktarları baba ile
oğuldur. Ebu Huzeyfe babasının hemen arkasında en ön
safta elinde kılıcıyla kardeşi Velid’i de fark eder.
Ebu Huzeyfe’nin hemen arkasında Hz. Peygamber
vardır. Peygamber’in sağında amcası Hamza yer almaktadır. Peygamberin tam karşısında ise diğer amcası
Abbas görülmektedir. Abbas ile Hamza bilindiği gibi
kardeştiler. Hz. Peygamber’in solunda Ebu Bekir vardır.
Ebu Bekir’in tam karşısında ise oğlu Abdurrahman yer
almıştır. Ebu Bekir’in yanında Mus’ab b. Ümeyr vardı.
Mus’ab’ın tam karşısında ise kardeşi Ebu Aziz b. Ümeyr
Sayfa 11
elinde kılıç ve kalkanıyla durmaktadır. Hz. Hamza’nın
yanında yeğeni Hz. Ali vardır. Tam karşılarında ise
Ali’nin ağabeyi Akil yer almaktadır. Bu listeyi daha
fazla uzatmanın anlamı yoktur. Baba oğula, kardeş
kardeşe, amca/dayı yeğene karşı…
Bu insanları Bedir’de karşı karşıya getiren nedir
peki?.. Şan, şöhret, mal-mülk gibi dünyevî gaye mi?..
Elbette hayır!..
Bu, Tevhid’le Şirk’in var olma/yok olma mücadelesidir.
Bu manzarayı derin bir hüzünle seyreden Allah’ın
Resulü hemen kendisi için kurulan komuta çadırına
girer, iki rekat namaz kılar ve ellerini semaya kaldırır:
“…Ya Rabbî! Peygamberlerine yardım sözünü, bana
da özel olarak zafer va’dini yerine getirmeni talep
ediyorum: Eğer şu bir avuç Müslüman helâk olursa,
yeryüzünde sana secde eden kimse kalmayacaktır!”
Akif, Allah Resulü’nün bu duasında, İslam’ın
istikbalini ve kaderini görmüş; Çanakkale’deki savaşın da sıradan bir savaş olmadığını, İslâm’ın istikbal
ve kaderini tayin edecek, Hilâl’in Haç karşısında var
olma/yok olma mücadelesi olduğunun idrakindedir.
Bu nedenle Çanakkale’deki Mehmetçik’in Bedir’deki Sahabe ile aynı şuur ve idealle ortak bir paydada
yer aldığını görmüştür. Çanakkale geçilirse, sadece
İstanbul’un, hilafetin pay-i tahtının işgal edileceğini
düşünmemiş, tüm İslâm dünyasının târ u mâr olacağını
görmüştür. Çanakkale’de Mehmetçiğin akan kanının,
tıpkı Bedir’de Allah Resulünün de belirttiği gibi, Sahabenin akan kanı ile aynı ideal içindir: Küfrün karşısında Tevhid’i kurtarmak!..
Asım’ın nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor.
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi, Bedrin arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
İslâm’ın istikbali ve Tevhid’in kıyamete kadar
dünyayı aydınlatması için canlarını seve seve veren
Mehmetçik’e, bu muazzez şehitlere son görevini
yapmak için Akif, bir türbe inşa etmeye karar verir.
Tarihteki tüm türbeler, başta Sinan’ınkiler olmak
üzere hepsi gözlerinin önünden bir film şeridi gibi
geçer. Hepsi muhteşem sanat eserleridir. Fakat Akif,
bunların hiç birini Mehmetçik’e layık görmez! Ruhunun hayal alemlerinde Mehmetçik’e bir türbe
inşa eder:
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın!
Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab…
Seni ancak ebediyetler eder istiâb.
“Bu, taşındır” diyerek Kâbe’yi diksem başına
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyla
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecramıyla
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedâr’ın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüz’ün fecr ile avizeni lebriz etsem,
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana…
Akif, Beytullah’ı mezar taşı yapsa da, gökkubbeyi ridâ olarak Mehmetçiğin lahdine çekse de, mor
bulutları bu türbeye tavan yapsa da, mehtabı fecre
kadar ona türbedar yapsa da… böyle bir türbenin
dahi Mehmetçik’in yaptıkları karşısında, Ona layık
olamayacağını haykırır:
Sen ki son Ehl-i Salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili Sultanı Selahaddini
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran…
Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran.
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, asâra gömülsen taşacaksın… Heyhât!..
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihan…
Ve, bu muazzez şehitlere ebedî istirahâtgâhları
için layık türbelerini işaret eder:
Ey Şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber!
“Damat Adayları” büyük beğeni topladı
Edirne Açık Ceza İnfaz Kurumu personel ve hükümlülerin
moral ve motivasyonlarını arttırmak amacıyla, kurum personeli ile hükümlülerinin oynadığı
“Damat Adayları” adlı tiyatro,
beklenenden daha çok ilgi gördü. Kurumun çok amaçlı salonunda oynanan oyun esnasında,
personel ve hükümlüler oldukça
keyifli anlar yaşadı.Yönetmenliğini İnfaz ve Koruma Memuru
Ferhat Bibal’in yaptığı tiyatro
ekibinde rol alan personel ve
hükümlere Kurum Müdür vekili Nusret Yeşil tarafından çeşitli
hediyeler verildi.
VEDA
GECESİNDE
ÖMER DANIŞ
COŞTURDU
Elazığ E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu personeli ve aileleri kaynaşma
yemeğinde buluştu. Yılın yorgunluğunu ve stresini atmak ve kaynaşmayı
sağlamak amacıyla, Kurum Müdürü Mahmut Okumuş’un girişimleri ile
Elazığ Çıra Restoranda bir kaynaşma yemeği düzenlendi. Yemeğe Cumhuriyet Başsavcısı Musa Çatal, Adalet Komisyonu Başkanı İsmail Sezgin,
Cumhuriyet Savcısı Cemalettin Şimşek, Kurum Müdürü Mahmut Okumuş,
kurum personeli ile aileleri katıldı. Kaynaşma yemeğinde konuşan Kurum
Müdürü Mahmut Okumuş, ceza infaz kurumlarında görev yapmanın çok
zor ve meşakkatli bir iş olduğunu, dolayısıyla tüm günün stres altında geçtiğini, bu tür etkinliklerin stresin azaltılması açısından önemli olduğuna vurgu yaptı. Cumhuriyet Başsavcısı Musa Çatal ise yaptığı konuşmada ceza
infaz kurumlarının çalışma koşullarının zorluğunu bildiklerini kaydederek,
özlük hakları konusunda fazla bir şey yapamadıklarını ancak birlik beraberliğin yanında iş hayatının olumsuz etkilerinden uzaklaşmak adına bu
tür faaliyetlerin çok önemli olduğunu söyledi. Yemekte ayrıca işlerinde
başarılı olan 8 personel birer başarı belgesi ile ödüllendirildi. Kaynaşma
yemeğinde Elazığlı sanatçı Ömer Danış sahne alırken, Danış, şarkılarıyla
geceye ayrı bir renk kattı.
Seslenis
Sayfa 12
HAPİS CEZASININ AMAÇLARI,
REHABİLİTASYON VE YENİDEN
SUÇ İŞLENMESİNİN ÖNLENMESİ-II
IV. Rehabilitasyon ve Tekrar Suç İşleme Oranın Azaltılması: En Etkili Rehabilitasyon Uygulamaları Nelerdir?
İngiltere Ulusal Hükümlü Yönetim Servisi (Ülkemizde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü
muadili kurum) ve uzman Shadd Maruna tarafından
hazırlanan raporda; göreceli bir şekilde sayıları az
hükümlünün yeniden suç işlememe kararını isteyerek vermelerine rağmen, yine de hükümlülerin suç
işlemekten vazgeçmelerine yardım eden faktörlerin
olduğuna işaret edilmiştir. Bu yardımcı faktörler;
 Yaşlanmak ve olgunlaşmak,
 Aile ve ilişkiler,
 Bağımlılıktan kurtulmak,
 İş,
 Umut ve motivasyon,
 Verecek bir şey (ilgi ve empati),
 Sosyal bir gruba ait olmak,
 Adli sicil kaydının bulunmaması,
 İnanılmak/güvenilmek,
gibi harici ve sosyal veya dâhili ve psikolojik
olabilmektedir. Bu kapsamda, suç işlenmesinin önlenmesine ilişkin gerçekleştirilen birçok çalışma sonucunda, yukarıda açıklanan suç işlemeyi önleyen
faktörlerin, çok sayıda işlenen hırsızlık ve uyuşturucu madde ticaretine ilişkin suçlarda etkili olduğu
gibi, cinsel suçlar ve organize suçlar gibi daha ciddi
suçlara da uygulanabilir olduğunu göstermiştir
Tekrar suç işleme oranları üzerinde en büyük
etkiye sahip oldukları düşünülen en umut verici yaklaşımlar, söz konusu bilim adamlarının işaret ettiği
gibi, bilişsel davranış tekniklerine dayalı olanlardır. (Önemli)
Amerika Birleşik Devletlerinde Don Stemen
tarafından hazırlanan ve Vera Adalet Enstitüsünce
2007 yılında yayımlanan raporda, 1970 ve 2005
yılları arasında bu Ülkedeki eyalet ve federal ceza
infaz kurumlarının mevcudunda % 628 oranında
artış olduğunun altını çizmiştir. 21. yüzyılda bu Ülkede yaşayan kişilerin %3 ünün diğer ifade ile 5.6
milyon kişinin ceza infaz kurumlarında bulunduğu
belirtilmiştir.
Stemen Raporunda; hapis cezasının, bir çeyrek
yüzyılda yani 1992 ile 1997 yılları arasında suç işlemede azalmaya neden olduğunu ifade etmiştir. Ancak Stemen hapis cezası yanında diğer faktörlerinde
dikkate alınması gerektiğine vurgu yapmıştır. Bu faktörler; nüfusa daha az sayıda genç insanın katılması,
daha küçük kentsel nüfus, taş kokain kullanımında
azalma, daha az işsizlik, daha yüksek maaşlar, daha
fazla eğitim, daha fazla polis ve suçlarının daha çok
yakalanmasıdır.
V. Ceza İnfaz Kurumlarının Mevcudu ile Suç
Sayısı Arasındaki İlişki
Ceza infaz kurumlarının mevcudunun artışı ile
suç sayısının azalması arasındaki ilişki 2001 tarihinde yayımlanan Holliday Raporu ile 2009 tarihinde
Probation Journal’da yayımlanan raporda değerlendirilmiştir.
İngiltere İçişleri Bakanlığınca gerçekleştirilen
bir araştırma, ceza infaz kurumlarının mevcudunun
% 15 oranında artması suç sayısını % 1 oranında
azaltacağını göstermiştir. Ancak bu oranın suç gruplarına göre değiştiği ifade edilmiş, bu kapsamda da
birden fazla suç işleyen madde bağımlılarının ceza
infaz kurumundaki sayısının % 27 oranında artması
suç işleme sayısında sadece % 1 oranında azalış gerçekleştireceği vurgulanmıştır.
Bu rapor ve araştırmalarda, suç işlenmesi konusunda hapis cezasına bazı seçenek yaptırımların
yeniden suç işlenmesinin önlenmesinde hapis cezasından daha etkili olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda;
yetişkinler için yatılı olarak yapılan madde bağımlılığından arınma tedavisi, gözetim, madde bağımlılı-
Vehbi Kadri KAMER
Daire Başkanı
ğından arınma tedavisiyle birlikte gözetim, mesleki
eğitim ve çocuklar için mağdura verilen zararın giderilmesiyle birlikte kamusal denetim tedbirlerinin
yeniden suç işlenmesinin önlenmesinde etkili olduğu
belirlenmiştir.
Hapis cezasının süresi, suçun faillerinin belirlenmesi ile suç oranı arasındaki ilişki konusunda
Temmuz 2012’de, düşünce kuruluşu olan “Civitas”
tarafından “İngiltere’de hapis cezasının süresi, suçun
faillerinin belirlenmesi ile suç oranı arasındaki ilişki
konusunda ekonometrik çalışma” isimli Rapor yayımlanmıştır. Bu Rapora göre;
a. Suçun failleri’nin belirlenmesindeki %1 oranındaki bir artış ev/bina hırsızlıklarında %0,38 oranında, diğer hırsızlıklarda %0,81 oranında, dolandırıcılık ve sahtecilikte %0,26 oranında düşüşe neden
olmaktadır.
b. Hapis cezasının süresinde %1 oranındaki bir
artış ev/bina hırsızlıklarında %0.08 oranında, diğer
hırsızlıklarda %0,016 oranında, dolandırıcılık ve sahtecilikte %0,2 oranında bir azalışa neden olmaktadır.
İngiltere Adalet Bakanlığınca 2005-2008 yılları
arasında yürütülen bir araştırmada suç işleyen kişilerin cinsiyeti, yaşı, işledikleri suçu ve geçmişte işledikleri suçlar dikkate alınarak bir yıl içinde yeniden
suç işleme oranları incelenmiştir. Bu kapsamda;
a. Kamu cezası ya da ertelenmiş ceza alan suçluların, yeniden suç işleme oranı 12 aydan daha kısa
süreli derhal hapis cezası alanlara göre daha düşüktür.
b. 1 yıldan daha uzun ama 2 yıldan daha kısa
DOĞRUDAN TEMİN SURETİYLE ALIM-II
İdareler, 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (b) bendinin uygulamasında, (Tek Kaynaktan
Temin Edilen İhtiyaçlara İlişkin Standart FormuKİK022.0/M ve KİK021.0/H) kullanarak ihtiyacın neden sadece özel bir hakka sahip gerçek veya
tüzel tek kişiden karşılanabileceğini detaylı olarak
yazacak, fiyat araştırması yapacak, ihtiyaç konusu
mal veya hizmetin niteliklerini tarif edecek ve bu
hususlara ilişkin bütün belgeleri standart forma ekleyeceklerdir.
c) 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (c)
bendi uyarınca mal ve hizmetlerin ilk alım yapılan gerçek veya tüzel kişiden temini
4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (c)
bendi uyarınca, mevcut mal, ekipman, teknoloji
veya hizmetlerle uyumun ve standardizasyonun
sağlanması için zorunlu olan mal ve hizmetlerin, asıl
sözleşmeye dayalı olarak düzenlenecek ve toplam
süreleri üç yılı geçmeyecek sözleşmelerle ilk alım
yapılan gerçek veya tüzel kişiden alınması mümkün
bulunmaktadır.
Bu kapsamda yapılacak alımlarda, Kanunun 5
inci maddesindeki rekabet, saydamlık, ihtiyaçların
uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleri ile Kanunun
temel alım usullerinin gereği olarak; daha önce sözleşmeye bağlanmış asıl işin kapsam ve miktarının,
idarenin ihtiyacını karşılayacak şekilde tespit edilmesi; toplam süreleri üç yılı geçmemek üzere asıl
sözleşmeye dayalı olarak yapılacak alımların ise,
ihtiyaca ilişkin asıl sözleşmeye bağlanan mal ve hizmet alımıyla ilgili olarak önceden öngörülmemekle
birlikte ihtiyacın gereği olarak ortaya çıkmasına ve
tamamlayıcı nitelikte bir alım olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Temine konu olacak mal ve
hizmet alımları arasında kabul edilebilir doğal bir
bağlantı bulunmalıdır.
Bu saptamaların idarelerin teknik birimlerince
yapılması esas olmakla birlikte konu ile ilgili kuruluşlardan teknik yardım alınması da mümkün bulunmaktadır. İdareler ihtiyaçlarının temin edilmesinde saydamlığı, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kamu
kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamakla
yükümlüdür. Bu zorunlulukların idarece saptanması
durumunda, yapılacak alımlarda; ihale komisyonu
kurma ve 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu
bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek
kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilebilecektir. İdare
ile yüklenici (ilk alım yapılan gerçek ve tüzel kişi)
arasında asıl sözleşmeye dayalı olarak düzenlenecek
sözleşmelerin süreleri 3 yılı geçmeyecektir.
İhtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında
karşılanması, kamu kaynaklarının verimli şekilde
kullanılması için 4734 sayılı Kanun hükümlerine
uygun olarak ihale usulünün belirlenmesine ve ihale
dokümanında yapılacak düzenlemelere ilişkin yetki
ve sorumluluk idarelerin takdirinde bulunduğundan;
ihtiyaçların 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin
(c) bendi kapsamında temini için, alımı gerçekleştirilecek mal ve hizmetin, mevcut mal, ekipman,
teknoloji veya hizmetlerle uyumun ve standardizasyonun sağlanmasının zorunlu olduğunun idarelerin
teknik birimlerince ya da ilgili kuruluşlardan teknik
yardım alınarak saptanması gerekmektedir.
Yukarıdaki esaslar çerçevesinde; alınacak mal
veya hizmetin mevcut ekipman, teknoloji veya hizmetlerle uyum ve standardizasyonunun sağlanmasının zorunlu olduğu idarelerin teknik birimlerince ya
da ilgili kuruluşlardan teknik yardım alınarak saptanması halinde, bu mal ve hizmetler ilk alım yapılan gerçek ya da tüzel kişiden 4734 sayılı Kanunun
22 nci maddesinin (c) bendi kapsamında alınabilir.
İdareler 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (c)
bendinin uygulamasında, 4734 Sayılı Kanun’un 22
nci maddesinin (a), (b), (c) Bentleri Kapsamında
Tek Kaynaktan Temin Edilen Mallara/Hizmetlere
İlişkin Formu (KİK022.0/M ve KİK021.0/H) kullanacaklardır.
d) 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin
(d) bendi gereğince ihtiyaçların temini
4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (d)
bendinde belirtilen ve Kurum tarafından güncellenen tutarı aşmayan mal ve hizmet alımları ve yapım
işleri ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında
yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin mal
ve hizmetlerin idarelerce temin edilmesi mümkün
bulunmaktadır.
İşin niteliğine göre idareler bu bende göre yapacakları günlük ve küçük ölçekli alımlar için genel
bir onay belgesi düzenleyebilecekleri gibi, her bir
alım için de onay belgesi düzenleyebilirler. Ayrıca
ilgili mevzuatı çerçevesinde düzenlenmesi gerekli
olan harcama belgeleri onay belgesine eklenir. Ancak bu bent kapsamında gerçekleştirilecek yapım
işlerinde fiyat araştırmasının, Yapım İşleri İhaleleri
Uygulama Yönetmeliğinde belirlenen yaklaşık maliyetin hesaplanmasına ilişkin esas ve usullere göre
yapılması zorunludur.
Bu bentte belirlenen parasal limitlere bağlı
olarak yapılacak ihtiyaç teminlerinde, piyasada yapılan fiyat araştırması sonucunda öngörülen parasal
limitin aşılacağının tespit edilmesi halinde, ihtiyacın Kanunun ilgili hükümlerine göre ihale yoluyla
temin edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, 4734 sayılı
Kanunun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü
ile temini gereken ihtiyacın, Kanunun 22 nci maddesinin (d) bendi için öngörülen parasal sınırların
Yusuf Kenan ÇAĞLAR
Kontrolörler Kurulu Başkanı
altında kalacak şekilde, adet bazında veya aynı
ihale konusu içinde yer alabilecek nitelikteki mal
ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kalemlere
veya gruplara bölünmek suretiyle aynı Kanunun
22 nci maddesinin (d) bendine göre temini, 4734
sayılı Kanunun temel ilkelerine aykırılık teşkil
ettiğinden, bu yönde uygulamaların sorumluluk
doğuracağı hususuna dikkat edilmelidir.
İdarelerin bu bent kapsamında temin edeceği
ihtiyaçlarını, anılan bentteki parasal limitlerden
hangisini esas almak suretiyle karşılayabileceğinin, ihtiyacı karşılayacak idarenin büyükşehir belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde bulunup
bulunmadığına göre belirlenmesi gerekmektedir.
İdarelerce işletilen eğitim ve dinlenme tesisi,
ordu evi, askeri gazino, misafirhane, çocuk bakımevi, kreş, spor tesisi, kantin ve benzeri sosyal
tesisler tarafından, bu tesislerden yararlananların
tercihine göre satılmak üzere, 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (d) bendi kapsamında yapılacak mamul mal alımlarında marka belirtilmeden
yararlananların tercihinin karşılanamayacağı hallerde marka belirtilmek suretiyle alım yapılabilir.
Öte yandan, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (ı) bendinde yer alan “idarelerin bütçelerine bu amaçla konulacak ödeneklerin” ifadesinden,
bu bentte belirtilen % 10’luk sınırlamaya 5018
sayılı Kanunun 20 nci maddesinde belirtilen ödeneklerin kullanılması ile ilgili düzenlemeye tabi
ödenekler konu olabilecektir. Buna karşılık orduevleri, askeri gazinolar ve sosyal tesislere bütçeden
ödenek aktarılmadığı sürece, bunlar Kanunun 21
inci maddesinin (f) bendi ile 22 nci maddesinin
(d) bendi kapsamında yapacakları alımlar için %
10’luk sınırlamaya tabi tutulmayacaklardır. Ancak
bütçeden ödenek aktarılması halinde, aktarılan
ödeneklerin harcanması sırasında Kanunun 21
inci maddesinin (f) bendi ile 22 nci maddesinin
(d) bendi kapsamında yapacakları alımlar için %
10’luk sınırlamaya tabi olacaklardır.
Doğrudan temin usulünde yasaklama kararı
Doğrudan temin yoluyla yapılan alımlarda,
4734 sayılı Kanunun 58 inci maddesine göre ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilebilmesi ya da doğrudan teminin ihale usulü olmadığı
dikkate alındığında, 4735 sayılı Kanunun 25 inci
maddesi ile sözleşmenin uygulanması sırasında
D üşünce
Mart 2014
süreli hapis cezası alan suçluların, yeniden suç işleme
oranı 12 aydan daha kısa süreli hapis cezası alanlara
göre daha düşüktür.
c. 2 yıldan daha uzun ama 4 yıldan daha kısa süreli derhal hapis cezası alan suçluların, yeniden suç
işleme oranı 1 yıldan daha uzun ama 2 yıldan daha
kısa süreli derhal hapis cezası alanlara göre daha düşüktür.
VII. Değerlendirme
Gazetemizin geçen ay ve bu ayki sayılarında
Gabrielle Garton Grimwood ve Gavin Berman tarafından 2012 yılında hazırlanan “Yeniden Suç İşlenmesinin Önlenmesi: Neler İşe Yarar Tartışması”
isimli raporu özetledim. Bu rapor on üç bölümden
oluşmakta olup, raporda 2012 yılına kadar yeniden
suç işlenmesinin önlenmesi, hapis ve hapis cezasına
alternatif tedbirlerin suç işlemedeki etkileri konularında yayımlanmış 1990 yılında “Beyaz Sayfa”,
2010 yılında “Yeşil Sayfa- Suç Döngüsünün Engellenmesi; Hükümlülerin Etkili Cezalandırması ve
Rehabilitasyonu” gibi çok sayıda rapordan ve araştırmalardan yararlanılmıştır. Raporda 2011-2012 döneminde İngiltere’de bulunan ceza infaz kurumlarının
bütçesi 4.1 milyar sterlin olduğu belirtilmiştir.
Raporda ceza infaz kurumlarındaki rehabilitasyon çalışmalarının etkinliğinin artırılması için çok
sayıda öneri getirilmiştir. Örneğin; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin % 48 inin okuma, %
65 inin hesap yapabilme, % 82 sinin yazma yeteneğinin 11 yaşındaki çocuğun seviyesine eşit olduğu belirtilerek, bire bir eğitim yoluyla bütün hükümlülere
ulaşılması, zor öğrenen hükümlüler ile çalışılması,
hükümlülere sorumluluk verilmesi tavsiye edilmiştir. Eğitim alanında olduğu gibi, meslek eğitimi, iş
bulma, madde bağımlılığından arınma ve psikolojik
rahatsızlığı bulunan hükümlülerin rehabilitasyonu
gibi konularda raporda öneriler, uluslararası en iyi
uygulama örnekleri ve maliyetler konusunda bilgiler
bulunmaktadır.
ortaya çıkan yasak fiil veya davranışlar düzenlendiğinden; aynı Kanunun 26 ncı maddesinde öngörülen müeyyidelerin doğrudan temin için uygulanması
mümkün bulunmamaktadır.
Bununla birlikte; doğrudan temin usulüyle yapılan alımlarda ortaya çıkan 4734 sayılı Kanunun
17 inci ve 4735 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde
belirtilen yasak fiil veya davranışların Türk Ceza
Kanununa göre suç teşkil etmesi; bu fiil veya davranışlar için ceza sorumluluğuna ilişkin hükümlerin
uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yasaklılık teyidi
4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca
doğrudan temin yoluyla alım yapılması halinde alım
yapılacak kişi ya da firmanın ihalelere katılmaktan
yasaklı olup olmadığı teyit ettirilmeyecektir. Ancak,
anılan Kanunun 22 nci maddesinin (d) bendinde
belirtilen parasal limit dahilinde yapılan alımlarda,
alım yapılacak gerçek veya tüzel kişinin Kurumun
internet sayfasındaki yasaklılar listesinde bulunup
bulunmadığının kontrol edilmesi ve yasaklı olduğunun belirlenmesi durumunda, söz konusu kişiden
alım yapılmaması gerekmektedir.
Doğrudan temin kayıt formu
Doğrudan temin yoluyla yapılan alımlar için
“Doğrudan Temin Kayıt Formu” temin tarihini takip eden ayın onuncu gününe kadar usulüne uygun
olarak ilgili kısımlar doldurulduktan sonra Kuruma
internet üzerinden gönderilecektir. Bilgilerini tam ve
düzenli olarak göndermeyen idarelerin 4734 sayılı
Kanunun 62 nci maddesinin (ı) bendi çerçevesinde
yapacakları başvuruların değerlendirilmesi sırasında
bu husus dikkate alınacaktır.
İhale kontrol sisteminden yararlanırken
dikkat edilmesi gereken hususlar
Kurumun temel görevlerinden olan kamu alımlarına ilişkin istatistiklerin oluşturulması ve yapılacak ihalelerle ilgili bilgi ve kontrolün sağlanması
amacı ile ve 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (ı) bendi uyarınca Kurula yapılan uygun görüş
taleplerinin hızlı ve etkin bir şekilde sonuçlandırılması için İhale Kayıt Formu, Doğrudan Temin Kayıt Formu ile İhale Sonuç Formu internet üzerinden
Kuruma gönderilecektir. İnternet yolu ile gönderilen
formlar ayrıca posta yolu ile gönderilmeyecektir.
Posta yoluyla Kuruma gönderilen formlar değerlendirmeye alınmayacaktır.
Hizmet alımı ihalesiyle gerçekleştirilecek danışmanlık hizmeti alımları
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kanunun 21 veya
22 nci maddesinde belirtilen hallerin gerçekleştiği
durumlarda, danışmanlık hizmetleri, ilgisine göre;
Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde pazarlık usulüyle ihale edilerek veya Kanun ve bu Tebliğ hükümleri uyarınca
doğrudan temin yöntemine başvurularak temin edilebilecektir.
Seslenis
Mart 2014
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
HAYALİ CİHAN DEĞER
Mesaiyi ve günlük işlerimizi bitirmiş, Hâkim Zeki
Bey’in odasında, Cumhuriyet Savcısı Musa Beyle beraber, üçümüz Kaymakam Ali Bey’i bekliyorduk. Bilirsiniz, müstakil binaları olmayan ilçelerdeki klasik hükümet konaklarında, üst katlarda kaymakamlık, alt katta
adliye bulunur. 1970’li yılların sonlarında, Eşme’de de
öyleydi. Ben Asliye Ceza, Asliye Hukuk ve Tapulama
Mahkemelerine; Zeki Bey de Sulh Ceza ve Sulh Hukuk
Mahkemelerine bakıyorduk. Bazı günler sözleşir, mesaiden sonra şehir kulübüne gider; briç, maça kızı, king
ve nezere (hoşgin) gibi oyunlar oynar; nadiren de bir-iki
duble içki içer, evlerimize dağılırdık. Hâkim Zeki Bey,
içki içmemesine karşın, bizden ayrılmazdı. Aramızda
çok iyi bir dostluk vardı. Kaymakam Bey’in o gün misafirleri olduğundan biraz geç kalmıştı. Bir süre sonra
neşe içinde yanımıza geldi. Ali Bey, şen şakrak, içi-dışı
bir ağabeyimizdi. Bizim ikinci görev yerlerimiz olmasına karşın, o daha önceleri çeşitli ilçelerde çalıştığından,
bizden çok daha tecrübeli ve birikimliydi.
Ali Bey, selam vermeden, “Çocuklar size bir haberim var. Bizim ‘namıssız’ araba almış.” diyerek
odaya girince; Savcı Musa Bey, her zaman ki sabırsızlığıyla sözün sonunu beklemeden, “Bu haber eskidi
Kaymakam Bey, ne var bunda?” deyince; “Bırak da
sözümü tamamlayayım Musa Bey; araba almış ama
ehliyeti yok!” demiş, hepimiz beklemeye başlamıştık.
Kaymakam Bey’in ‘namıssız’ dediği, Doktor Mümin
Beydi. Mümin Bey de bizden yaşça büyüktü. Kaymakam Bey’in akranıydı ve hepimizin ağabeyiydi. Sevdiği
insanlara ‘namıssız’(namussuz) dediği için aramızda o
şekilde anılırdı. Kaymakam Bey’in, “Haydi çocuklar,
geç kalmayalım, lokalde konuşuruz” demesi üzerine
de adliyeden ayrılmıştık.
Lokale varınca sabırsızlandığımızı gören Ali Bey,
“İki gün önce bizim trafik polisi yaptığı kontrollerde, Doktor Mümin Bey’i ehliyetsiz yakalamış. Tanıdığı için işlem yapmamış. Görmezlikten gelmiş!”
deyince, hepimiz merakla beklemeye başlamıştık. Ali
Bey, “Çocuklar, gelin şuna bir oyun yapalım. Ben
trafik polisini gönderip, gerçek olmayan bir tutanak
tutturayım. Trafik polisi Sulh Ceza Mahkemesine
göndersin. Hâkim Zeki Bey usulen duruşma yapsın, ceza versin; Savcı Musa Bey de tahsil etsin. O
parayla hep birlikte kendimize bir ziyafet çekelim.”
diyerek sözlerini tamamlayınca oynanacak oyunu anlamıştık. Mümin Bey, yaşamı yoksulluk içinde geçtiğinden tutumlu bir insandı. Oyunlarda ve yemeklerde para
harcamayı sevmez, genelde bize yüklerdi. Ancak çok
hayırseverdi. Fakirlere ve yoksul hastalara yardım eder,
parası yetmeyince zaman zaman bize de salma salardı.
Dünya tatlısı olduğundan, ona hayır dememiz mümkün
değildi.
Pimpirikli bir insan olan Hâkim Zeki Bey, “Yapmayın, etmeyin; başımız belâya girer!” demişse de,
biz “Hiçbir şey olmaz, Doktor Bey’in parasıyla bir
yemek yer, sonra da şaka yaptığımızı anlatırız!”
diyerek onu ikna edince, plânın icrasına başlamıştık.
Kaymakam Bey, telefon ederek trafik polisini çağırmış,
Ali Suat ERTOSUN
Yargıtay Üyesi
ona bir akşamüzeri Doktor Mümin Bey’i yakalayarak
hakkında ehliyetsiz araç kullanmaktan gerçek olmayan
bir tutanak tutmasını ve mesai bitiminde, kalabalık olmayan bir saatte adliyeye getirmesini istemiş, trafik
polisi de “Emredersiniz efendim, meseleyi anladım”
diyerek, selam verip, kulüpten ayrılmıştı. O yıllarda
yürürlükte olan 6085 sayılı Trafik Kanunu uyarınca,
ehliyetsiz araç kullanmak suçüstü hükümlerine tabiydi.
*
*
*
Ailesi Bulgaristan göçmeni olan Mümin ağabey
Manisa’da dünyaya gelmişti. Benim de hemşerimdi.
Yaşamının zorluklar içinde geçtiğini, babasının inşaatlarda amelelik yaptığını, annesinin ev ve tarım işlerine
gittiğini, tüm olanaksızlara karşın, başarılı bir öğrenci
olduğunu anlatırdı. Liseyi bitirdikten sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanmış; ancak parasızlıktan
ve 1968 öğrenci olaylarına karıştığından öğrenimini aksatmış, 12 Mart 1971 tarihinden sonra da bir yıl kadar
tutuklu kalmış, sonunda beraat etmişti. Tıp Fakültesini
dokuz yılda bitirmişti. Öğrenciliği sırasında her işi yaptığını söylerdi. Anlattığı bir olayı hiç unutmamıştım.
Basmane’de bir pavyonda garson olarak işe girmişti.
İşyerinde yatıp kalkıyordu. Gerekirse bodyguardlık
(koruma görevi) yapacağını da söylemişler. Boydguardlığın ne olduğunu da bilmiyormuş. Bir gece, hesabı fazla bulan bir müşteriye, patron tarafından haddini
bildirmesi istenince, karşı çıktığından diğer görevliler
tarafından dövüldüğünü ve alacağı verilmeden işyerinden kovalandığını; ağzı burnu kan içinde Manisa’ya
gitmek için Basmane’deki garaja gittiğini, cebinde parası olmadığından Manisa dolmuşlarının bulunduğu
yerde oyalanıp bir tanıdık ararken, kendisini gören ve
“Doktor, ne oldu sana?” diyen mahallelerinden Şoför
Yılmaz’a başına gelenleri anlatınca onun garajdaki ilk
yardım odasında yaralarını tedavi ettiğini; daha sonra
bir çorbacıda karnını doyurduğunu, cebinde parası olmadığını anlayınca da Manisa’ya götürdüğünü, yolda
yorgunluktan uyuduğundan mahallelerine geldiklerinde uyandırdığını; eve zor gittiğini, anne ve babasının
durumunu anlamaması için gizlice eve girdiğini, yatıp
uyuduğunu, uyandığında kendisini gören annesine düştüğünü söylediğini, uyandığında annesinden aldığı parayla borcunu ödemek için garaja giderken karıştırdığı
cebinde 10.- TL daha bulunca bunun Yılmaz tarafından
cebine konulduğunu anladığını, çok mahcup olduğunu,
borcunu ödemek ve cebine konulan parayı iade etmek
istediğinde Yılmaz’ın, “Doktor, ileride faiziyle tahsil
ederiz” dediğini ve ısrarlarına rağmen parayı almadığını anlatmıştı.
Doktor olunca evlendiği okuldan arkadaşı olan
Yüksel ablamız da eşi gibiydi. Beni çok severler, bekâr
olduğumdan yemeğe alırlar, evlendirmek için kız bulur-
KELİMELER
Herşey bir kelimeyle başladı...
Öncesi büyük sessizlik...
Hikayemizin, yanlızlığımızın, ayrılığımızın sebebi de onlar. Hüznün,
gözyaşının, tebessümün zaman zaman gelip otağını içimize kurmasında...
Kelimeler ararız durmadan birşeyleri hatırlayabilmek, anlatabilmek için
kelimeleri sobeler ve kelimelere sobeleniriz karanlık ormanlardı şarkılara,
şiirlere, hikayelere çağırırız onları.
Oysa her kelime yankısı başlı başına içimizi titreten bir şiirdir, şarkıdan
hikayedir. En beklenmedik vakitlerde
gelir, dilimize kıymık gibi saplanır.
Ya bir çiçeği soldururlar, ya bir
yarayı kanatırlar, tuz ırmağı gibi akıp
giderler kalbimizin üzerinden. Bizler
konuştuğumuzu, yazdığımızı sanırız.
Oysa onlar bir türlü netleştiremediğimiz suretleriyle köşe kapmaca
oynuyorlardır. Zihnimizde, kalbimizde. Düşündüğümüzü sanırız, oysa
onlar içimizde bilmediğimiz diyarlara
doğru gemilerle geçerler de duymazlar sesimizi, el sallayışımıza dönüp
E edebiyat
lardı. Sohbetlerimizde, geçmişlerinden, yaşadıklarından, yoksulluklarından ve geleceğe dönük düşüncelerinden söz ederlerdi..
*
*
*
Plân işlemeye başlamıştı. Trafik polisi vazifesini
yapmış, üç gün sonra Mümin ağabeyi ehliyetsiz araç
kullanırken yakalamış ve adliyeye sevk etmişti. Sulh
Ceza Mahkemesi Hâkimi Zeki Bey de duruşma açarak
para cezası vermiş, heyecanlı bir tip olan Mümin ağabey, hemen cezayı ödemek isteyince, ceza kesinleştirilip
Cumhuriyet Savcılığına gönderilmiş, Musa Bey de ertesi gün Maliye’ye yatırmak üzere parayı almış ve uyduruk bir makbuz kesmişti. Bu sırada durumu izleyen ve
Adliye’ye gelen Kaymakam Ali Bey, hiçbir şeyden haberi yokmuş ve olanları yeni öğrenmiş gibi davranarak,
“Haydi arkadaşlar yoruldunuz, gelin bir-iki kadeh
içelim, iş ayrı, dostluk ayrı!” diyerek bizi ve bir araya
gelmek istemeyen Hâkim Zeki Bey ile Mümin ağabeyi
muhalefetlerine karşın ikna ederek içkili bir yere götürmüştü. Orada yemeğimizi yemiş ve Zeki Bey hariç hepimiz içkimizi de içmiştik. Yemeğin sonlarına doğru Ali
Bey, “Haydi doktor, kendi malın gibi ye iç” diyerek
takılmalarına başlamış, biz de ona katılmış, sonunda da
yaptığımız oyunu kendisine anlatmış ve aldığı arabayı
kazasız belasız kullanması dileğinde bulununca, Mümin
ağabey çok bozulmuş, “Ben bunu sizin yanınıza bırakmam!” diyerek, kızgınlıkla masayı terk etmişti.
*
*
*
Bu olaydan sonra bir hafta Mümin ağabey bizimle görüşmemiş, şehir kulübüne de davetlerimize karşın
gelmemişti. Sonunda Kaymakam Ali Bey, bizi toplayarak Sağlık Ocağına götürmüş, gönlünü aldığımız Mümin ağabey bizimle birlikte olmaya başlamıştı. Ancak
yine eli cebine gitmiyordu. Üstelik her birimiz üç-dört
kez yemek verdiğimiz hâlde, Mümin ağabey “Namıssızlar bunlar yetmez, bundan sonra bütün hesapları siz ödeyeceksiniz, yoksa sizi şikâyet edeceğim!”
demeye başlamıştı. Biz şikâyet edeceğini ihtimal vermememize karşın, Zeki Bey çok çekiniyor; “Adamın
elinde karar ve parayı ödediğine dair makbuz var.
Şikâyet ederse yanarız!” diyor, başka bir şey demiyordu. Doktor Mümin Bey de bunu çok güzel kullanıyor,
cebine koyduğu iki zarfı göstererek, “Namıssızlar, iki
dilekçe hazırladım. Birisi Adalet Bakanlığına diğerini de İçişleri Bakanlığına göndereceğim ve canınıza
okuyacağım .” diyerek, bize boyuna hesapları ödetmeye devam ediyordu. Biz yaptığımız şakadan kârlı değil,
zararlı çıkmıştık.
*
*
*
Dört-beş ay sonra şoförlüğünü ilerleten Mümin
ağabey, ikinci girişinde ehliyetini alınca, bir hafta sonu
bizi bir kır yemeğine çağırmıştı. Yüksel yengenin hazırladığı börek, kurabiye ve zeytinyağlı yemekler ile Mümin ağabeyin yaptığı ızgara etleri yemiş; Zeki Bey hariç
içkimizi içmiş; sohbet etmiş, şakalaşmış, stresimizi de
atmıştık. Sohbet sırasında, laf dönüp dolaşıp yaptığımız
şakaya gelince Mümin ağabeyin, “Ben şaka yaptığınızı trafik polisi tutanak tutarken anlamıştım, ama
ses çıkarmamıştım” demesine dayanamayan Yüksel
Yenge, “Hadi hadi anlamışmış, tutanak tutulurken
ben yanında değil miydim? Çok korkmuştun!” diye
araya girince; “Sen yapma bari be Yüksel, bu namıs-
BİLMEZ OLDUM
bakmazlar, uğramazlar ıssız adamıza,
çağırsak gelmezler, göndermek isteriz
gitmezler. Bazıları rüyalarımıza kadar
takip eder bizi nereden geldiklerini,
nereye gideceklerini bilemeyiz tıpkı
ne zaman geleceklerini bilmediğimiz gibi. Şairin, yazarın oyuncağıdır
bütün kelimelerin. Kelimeler onlarla
tutunur, onlar kelimelere ve ilhamın
sarp kayalıklarında öylece dolaşırlar.
Bir kelime sevdirmeye yeter baz
insanları, bazı şiirleri bir kelime küstürebilir bizi birilerine. Içinde geçen
bir kelime yüzünden bir türkü ateş
olur, düşer içimize.
Bir kelime yüzünden bir şiir şairin
kalbini çatlatır geceler. Boyu belki
yeryüzünde bir kelime hiç bir şeydir.
Fakat göklere yada karanlığa açılan
bir pencere ufka açılan bir kapı gibidir
bazı kelimeler.
Onların gösterdiğinden başkasına
kör, onların fısıldadığından ötesine
sağır olursunuz.
Mustafa Aktaş
Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu
Sözün bilmez üç beş cahil elinden
Dilim söze küstü söz bilmez oldum
Düzen tutmayan şu telin elinden
Elim saza küstü saz bilmez oldum.
Göğün mavisiyim, toprak karası
Kara toprak ile göğün arası
İçimde kanayan gülün yarası
Gülüm yaza küstü yaz bilmez oldum.
Söndü yüreğimde yanan ateşim
Ne bir dostum kaldı ne bir eşim
Küllendi doğmuyor artık güneşim
Külüm köze küstü köz bilmez oldum.
Kuruyup kırıldı tuttuğum dallar
Çayda bile yüzmez yaptığım sallar
Düze çıkmaz oldu çıktığım yollar
Yolum düze küstü düz bilmez oldum.
Sayfa 13
sızlara koz verme!” demesi ile Zeki Bey’e yönelttiği,
“Bu namıssızları anladım da, sen düzgün adamsın,
içki de içmiyorsun; bunlara nasıl kandın?” sorusuna,
Zeki Bey “Ağabey, yoksa sen içki içtiğin için düzgün
adam değil misin?” deyince; “Oğlum, yanlışımı bulmak zorunda mısın? Hırsız bile inine kadar kovalanmaz” cevabına çok gülmüştük.
*
*
*
12 Eylül’de de bir süre gözaltına alınan ve daha
sonra ihtisasını tamamlayan Mümin ağabey çocuk hastalıkları, Yüksel yenge de iç hastalıkları uzmanı olmuştu. Dönüp dolaşıp, İzmir’de yine buluşmuştuk. İkisi de
benim, ailemin, dost ve arkadaşlarımın hastalıkları ile
bıkmadan ilgilenmişlerdi. Tek çocukları olan kızları da
anne ve babasının mesleğini seçmiş, o da tıp fakültesine
girmişti.
İzmir’den, Ankara’ya atanınca görüşmelerimiz
azalmıştı. Bir akşam Yüksel yenge beni arayarak Mümin ağabeyin akciğer kanseri olduğunu bildirince beynimden vurulmuşa dönmüş; ilk fırsatta da ziyaretlerine
gitmiştim. Yüksel yenge perişandı. Çok hâlsiz olan Mümin ağabeyin beni görünce, “Geldin mi namıssız, gözüm yollarda kaldı” demesine çok üzülmüştüm. Demek ki onu ihmal etmiştim. “Haberim olmadı ağabey,
kusura bakma” demekten ve af dilemekten başka da
bir söz söyleyememiştim. Bir ara baş başa kaldığımızda
Mümin ağabey, “Benim bir köpeğim var, adı Gofret. Yüksel yengen köpekleri çok sevmez. İstemezse
onunla ilgilen, hayvancağız helâk olmasın.” deyince,
ona ilgileneceğime söz vermiştim.
İki hafta sonra Mümin ağabeyi kaybetmiştik. Güzel
insanlardan biri daha gitmişti. O, bir mücadele adamıydı. Tanımaktan mutluluk duyduğum, yeri doldurulamayacak çelebi bir kişiydi. Hep çalışmıştı. Paraya önem
veren bir insan olmadığından, yaşamı boyunca özel
muayenehane de açmamıştı. Ülkesinin ona verdiklerini fazlasıyla ödemiş; binlerce çocuğa bakmış, onların
dertleri, onun da derdi olmuştu. Bir keresinde bana Şair
Edip Cansever’in “Aşklar İçinde” başlıklı şiirini okumuştu. Şair şiirinde,
“… Kıskanıyorlar hepimizi kıskanacaklar.
Güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak.
Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir. …”
diyordu. O hep dik durmuş, çok çile çekmesine karşın
hiç eğilmemiş ve inandığı gibi yaşamıştı.
Gofrete gelince, yedi hayırından sonra Yüksel
yengeye düşüncesini sormuş; ondan, “O bana Mümin’imin yadigârı. Sağ ol. Onu kimseye veremem.
Rahmetli her şeyi düşünürdü.” cevabını almıştım.
Güzel Sözler
Dünle beraber gitti, düne ait ne varsa; bugün yeni
şeyler söylemek lazım.
Mevlana
Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun; martı, sevdiği denizden asla vazgeçmez.
Albert Camus
Adaletin bulunmadığı yerde, herkes suçludur.
Maurice Duverger
Arzular ve hınçlar, aklın sesini duymazlar.
William Shakespeare
Seslenis
Mart 2014
Yıl: 12
Sayı: 144
YAYIN KURULU
Burhanettin ESER
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı
(Yayın Kurulu Başkanı)
V. Kadri KAMER
Eğitimden Sorumlu
Daire Başkanı
Mustafa DOĞAN
Tetkik Hâkimi
Tülay ÇELEBİ
Şube Md. (Psikolog)
Habil KANOĞLU
Şube Md. (Psikolog)
Ramazan GÜNŞAN
Şube Md. (Öğretmen)
Yayın Koordinatörü
Recai YILDIZ
Öğretmen
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Naci BİLMEZ
Öğretmen
Grafik Tasarım
Fatih ŞAFAK
Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Adına
Sahibi
Ali Turan KARADAĞ
Kurum Müdürü
Matbaa-Baskı Şefi: Salim KILIÇ - Montaj: Zafer KARAKAYA
Dizgi: Hasan KORKMAZ - İsa KİBAROĞLU
Baskı: Şeref KARAAĞAÇ - Turan ÇELİK
İdare Yeri: Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu
İstanbul Yolu 15. Km Hava Müzesi Karşısı Şaşmaz
Ankara Tel: (0312) 278 76 10 Faks: 278 25 68
Baskı: Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Matbaası
Bülent Sirkeci
Konya E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın
Basım Tarihi: 18.04.2014
www.cte-seslenis.adalet.gov.tr
Sayfa 14
E edebiyat
Seslenis
MANEVİ YÜKSELİŞ
USTALARDAN SEÇMELER
USTALARDAN
SEÇMELER
Atilla İLHAN
SİLAHLI DÖRT BESMELE
Dört atlı Sarıgöl Boğazı’ na devrildiler
Rüzgârı burunlarıyla biçip arkalarına dökerek
Kara sular gibi boşandı gecenin boşluklarından
Köpek havlamaları
Dört atlı Sarıgöl Boğazı’ na devrildiler
Omuzlarında çapraz tüfek , kalpaklı ve siyah çizmeliler
Yıldız yıldız sıyrılıp akıyor
Padişah karanlığında mahmuzları
Hafız Ahmed’ in değirmeninde ateşin başına oturdular
Önce bir soğan kırdılar
Dut pekmezi ve yoğurt sordular
Bıyıkları tekmil ayaktaydı
Müslüman ve hilâl biçiminde
Sonra erkekçe yatsıyı kıldılar
Çakal gözleri saattaydı, kulakları köpek seslerinde
Acı tütün içilip, sonra bir vakit konuşuldu
Cezveler sürülmüş ocaktaydı
Atının dizginlerine olduğu kadar
Her birisi kendi ölümüne sahip
Bir ordu gibi savaşmak kudretinde
Bir umutları Kemâl Paşa’ daydı
Öbürü Ankara Hükümeti’ nde
Hızlı solumalarla kımıldanıyordu karaağaçlar
Ahırda bir beygir aksırdı
Munzur Dağları’ nın üstünü bir tamam tutmuş
Yıldızın neyin kalabalığı
Yukarılarda kar altındaki köylerde
İhtimal öfkeli kurtlar dolaşıyor
‘-... Kemâl Paşa’ dır çağırdı
Demirhan Oğlu gitmemiş olmaz
Sakarya toprağında erkekler sofrası kurulmuş
Ahkâmlı köşkemli savaşılıyor
Yazılmışsa biz dahi azrailin ekmeğinden tadacağız
Şehitlik mertebesini
Yaşamak cihetinde makbul tutacağız’
‘Ankara Hükümeti ne demek
Maraş’ ta üzümler parmaklarımızdan damlamıyor mu
Gümüşâne üzerinde elmalar Amasya’ da
Adam tarafımızdan yenilecek
Ayrıca zeytinin yağı ineğin yoğurdu
Anteb’ in bulaması da Adam
Hünkâr kullarının sabanına koşulmayacağız
Biz her nokta-i nazardan insan olmalıyız
Acılar gördük
Bunun sebebi dünyanın vaziyetini anlamadığımızdır
Fikrimiz zihniyetimiz medenî olacaktır
Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz
Medenî olacağız
Bununla iftihar edeceğiz
Gözleri iyice birbirinden ayrık
Kaşları düz kirpikleri insafsızca kalabalık
Kısa boyları ve yaylı ayaklarıyla adamakıllı Türk
Bakırcı Hasan, Demirhanoğlu Sadık,
Paşoların Süleyman ve Hacı Yörük
Silahlı dört besmele halinde göğe baktılar
Sabahın ilk horozları çırpınıyordu
Besbelli sabahın ayazından,
Ufarak yıldızlar tevatür kırılıyordu
Bir kuvayı milliye sabahının kapısını açtılar
Karadeniz’ deki en son limanımız kadar
Rüzgârlı kızgın ve açıktılar
Sonu yoktu hiddetlerinin ve ümitlerinin
Bir millet olarak çıktılar Sarıgöl Boğazı’ ndan
Kendinden ve hürriyetinden emin
Atilla İLHAN
1925 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. Gazete ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir gazetesi genel yayın mMüdürlüğü ve başyazarlığından Ankara’da Bilgi Yayınevi danışmanlığına geldi
(1973-1980). Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığını sürdürdü
(1968- ) (Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz, Güneş, Meydan). 1950’li yıllarda Vatan gazetesinde sinema eleştirileri
yazdı. Senaryo yazarlığına başladı. Senaryolarında Ali
Kaptanoğlu adını kullandı. Senaryosunu yazdığı filmler:
Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad), Ateşten Damlalar (Memduh Ün), Rıfat Diye Biri (Ertem Gönenç), Şoför Nebahat
(Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini
İstanbul (Aydın Arakon). Şimdi İstanbul’da bağımsız yazar.
İlk şiiri Balıkçı Türküsü, Yeni Edebiyat gazetesinde çıktı
(sayı: 23,1.10.1941). İlk düzyazısı ise (Kültürümüz Üzerine
Düşünceler) Balıkesir’de yayınlanan Türk Dili gazetesinde
(29.10.1944) yayınlandı. Duvar kitabına aldığı Cabbaroğlu
Mehemmed şiirinin 1946 CHP Şiir Yarışması’nda ikincilik
almasıyla tanındı. 11 Ekim 2005 tarihinde İstanbul’da öldü.
Mart 2014
İçerisinde yaşadığımız beraber yol aldığımız bu süreçte basiret ve feraset almadan
bile dünyanın her tarafında, her köşesinde,
toplumları fertleri çepeçevre kuşatan maddeye dayalı benimsenmiş yaşam tarzları ile
karşılaşıyoruz. Hatta birçoğumuzda bunların kesinlikle ulaşılması gereken hedef ve
alabiliğince istifade edilmesi gereken menfaat olarak görmektedir. Bütün teraziler,
kriterler artık maddiyatla ölçülür hale geldi
işte bütün bunlar yaşanırken insanları arındıran irsani kalkınmayı gerçekleştiren maneviyatı unuttuk. Halbuki manevi değerler,
maddi değerlerin çok ötesindedir. Insanın
gereksinimlerini dengeleyen, yaşam standartlarını etik ve yasal kurallar içersinde
kanaat etmesi öğreten bu değerlerdir. Böyle
olmazsa yani dengelenmezse kişini bu konuda sınır tanımayacağı aşikardır.
Hedef ve fikirleri bu yönde olan kimseler kanaat, tefekkür, merhamet, tevazu
gibi güzel hasletleri kendilerinde toplayan
, dünyanın aslında kişiler için tek fırsat
olmadığını idrak eden olgunlukta kişiler olduğunu göreceksiniz. Ne bereketli
ömürlerin yaşandığını tarih kitaplarında
görmekteyiz. Öyleki bıraktıkları eserler
asırlardır yollarını kaybetmiş herkeze yol
göstermektedir. Öyle ziyan olmuş ömürlerde görüyoruz ki, lüks yaşamı, şatafatlı
hayatlarında tek amaç görüp hırs, bencillik,
yüksek ego, kibir gibi kötü hasletler tarafından kuşatılacak amaçlarına ulaşma yolunda hak, hukuk tanımayarak bu dünyaya
yinede doyamadan göçüp gitmişlerdir.
Bu ibretlik meselelerki gören göz, işiten kulak için yeterlidir. Mesele hint çilekeşi olmak değil ama hayatımazdaki önce
ve sonraları belirlemek dengeye sokabilmektir.
Maddi yada manevi faydalı olduğmuz
ölçüde var olduğumuz hissedilir. Manevi
olgunluk olursa şayet o takdirde maddiyat
da o kimse için hayır getirecektir. Ne mutlu
kendilerine güzel hasletle donatılara ve bir
ömür doğru yoldan ayrılmayanlara.
Muhittin Bilbik
Sinop E Tipi Kapaıl Ceza İnfaz Kurumu
BULMACA
YALNIZLIK
Koyup başını yastığı
İsyan ettin mi hiç yalnızlığa
Üç beş damla gözyaşıyla
Dalıp kaldın mı uykuya
Bir gece değil her gece böyle
Kimse demez ki derdini söyle
Bütün dünya karanlık
İşte böyle yalnızlık
Bilmediğim bir şey söyle bana
O çok duyduğum sözlerden olmasın
Bilmediğim bir şarkı söyle bana
Sözlerinde yalnızlık olmasın
Kadir Aybacı
İzmir 1 Nolu F Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu
FIKRA
Bir Amerikali ile
safari’ye çıkmışlar.
Japon
Her ikisi de son teknolojik
silahları ile birbirlerine nazire
yapmak için yanlarına almışlar.
Derken uzakta bir aslan görünmüş.
Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş.
Ama karavana.
Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup
ateş etmiş.
Fakat o da karavana.
Aslan bizimkileri farkedince
üzerlerine doğru gelmeye başlamış.
Amerikalı içeceğini içip acı
sonu beklemeye başlamış.
Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye
başlamış.
Amerikalı sormuş :
- Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ?
SOLDAN SAĞA
1- Tekel- Bir orman ağacı,. 2Paylama-Bir sebze,kalem 3- Alacak
yada borç-Elma kurusu. 4- Ballıbabagillerden bir bitki,dağ rehnanı-Gökle
ilgili. 5- Bir renk- Asyada bir göl. 6Ateş, aşk ateşi- Halk dilinde havadar.
7- Kabul eden, isteyen,-Uzaklaşmak.
8- Derviş selamı-Bir sayı-Genişlik.
9- Muğlan’nın bir ilçesi-Küçük kor
parçası. 10- Göz kamaştırma-Bir tür
sınav. 11- Silisyum’un simgesi, Bir
işi yapmaya hazır-Hangi şey.
kış için söylenen bir söz. 7- Lak ile
cilalanmış- Gülgillerden bir ağaç ve
bu ağacın meyvesi. 8- İskambilde bir
grup- Mavera. 9- Denizde açığa yada
kıyılara yerleştirilen bir tür fenerİçki yiyeceği. 10- Anayurt- Kalayın
simgesi. 11- Maki yetişen yer-Tanrı
tanımaz.
Geçen Sayıdaki
Bulmacanın Çözümü
YUKARIDAN AŞAĞIYA
1- Boğa güreşçisi- soğurma,emme. 2Şair-İçle ilgili 3- Eksik,tam olmayan
noksan-Gizli şeylerin saklandığı yer.
4- Temmuz ayına verilen bir ad- Ayak
tabanı. 5- Bir nota-ad 6- İhtimal-AlBulmaca: Gökhan Düen - Bolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
- Yoo, senden hızlı koşsam
yeter..
ÖZLÜ SÖZ
Ölümün olduğu bu dünyada,
hiçbir şey çok da ciddi değildir
aslında.
Franz Kafka
Bazen diyorum ki; ne olacak
söyle gitsin. Sonra diyorum;
söyleyince ne olacak, sus bitsin.
Cemal Süreya
Pişman değilim yaşadıklarımdan,
Öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.
Nazım Hikmet
Birlikte gülüyorsanız mutluluktur, birlikte ağlıyorsanız dostluktur; Ama birlikte susuyorsanız,
bu aşktır…
Gabriel Garcia Marquez
Seslenis
Mart 2014
YANI BAŞINDA
Vazgeç artık kaderi suçlayıp durma
Beklediğin aşk benim uzağa bakma
Gözlerin görmeyince yalnızım sanma
Hep seninleyim ben,hep yanı başında
Bütün dertlerinin dermanıyım gel
En güzel günlerinin müjdesiyim gel
Bildiğinden daha çok yakındayım gel
Hep seninleyim ben,hep yanı başında
Kahpe dünya üzerime varırsa varsın
Bir değil bin bir acı kapımı çalsın
Şu ömrüm yollarında tükensin yansın
Hep seninleyim ben,hep yanı başında
Arayıp sormasan da unutmam inan
Çağırırsan gelirim düşünmem bir an
Bak sende göreceksin,kalbini açsan
Hep seninleyim ben,hep yanı başında
Murat Çeliker
Ümraniye E Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu
ÖZLEDİM GEL
Gözlerini düşünüyorum
O masum boncuk gözlerini
Kokunu hayal meyal içime çekiyorum
Özlüyorum…
İliklerime kadar hasreti yaşıyorum
Uzaksın,yakın ol!
Senin kokunu yanı başımda hissedeyim
O kollarına sımsıkı sarılayım
Kucağında sabahlara kadar yatayım
Sen saçlarımla oyna
Usulca temine okşa
Birden gözlerimi açıp “Canım Babam”
diyeyim,
Özlemimi dışıma vurarak yaşayayım
Seni sevdiğimi yüreğine hissettirerek
Gözyaşlarımla senin omuzlarında ağlayayım,
Sen gel de…
Ölesiye,doya doya öpeyim seni,
Özlüyorum! Sadece Gel!
Yeter ki Gel…
Özledim gel, hadi artık BABAM.
Özcan İldeniz
Aydın E Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
BEN SANA NE DEDİM
Sana mert ol dedim atıl mı dedim?
Bir çürük sicimle atıl mı dedim?
Herkes yaptığını çeker dedimse
Bir kalbur samana satıl mı dedim?
Namert olan kimse övmesin seni
Fazla güvenmiştim yanılttın beni
Biraz alçaktan uç dedimse yani
Kucaktan kucağa atıl mı dedim?
Bir gidip gelmekle ortamı gerdin
Davranışlarında çok taviz verdin
Konuşmana hani dikkat ederdin
Sözün hak olmalı batıl mı dedim?
Kendine denk insan bulursa kimse
İyi huya uygun olursa kimse
Biraz temiz giyin dedimse
Git de modaya bu kadar kapıl mı dedim?
Kalplerden kalplara ak gönül gibi
Etrafa neşe saç sen bülbül gibi
Kıymet kazan dedim gonca gül gibi
Kabak çiçeği ol açıl mı dedim?
Halis insanlara bulursun kusur
Halini görüyor yirminci asır
Vicdanın kararmış hislerin nasır
Sana bir pul gibi satıl mı dedim?
Özcan Çuhadar
Sincan Nolu F Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu
ÜŞÜYOR KALBİM
Üşüyor kalbim yine bu gece…
Yalnızlık boğuyor beni soğuk gecelerde…
Takvim yaprakları birikmiş üstü üstüne…
Muhtacım sevgilim sevgine ve şefkatine…
Yokluğun öyle ki kurutuyor dudaklarımı.
Yokluğun öyle ki kurutuyor gözyaşları mı…
Yokluğun öyle ki susuyor gönül bahçem sevgine…
Muhtacım sevgilim sevgine ve şefkatine…
Kalbimi okşasın kalbin yine bu gece
Yalnızlığımı paylaşsın kalbin soğuk gecelerde…
Ayrılığın kaçıncı günü olmuş bilinmez artık
takvimlerde…
Muhtacım sevgilim sevgine ve şefkatine…
Üşüyor kalbim anlasana…
Her gece sana sevgilim
Muhtacım kalbimi okşayıp
Üşümesin diye soran o sıcacık kalbine
Muhtacım sevgilim sevgine ve şefkatine..!
Atakan Köksal
Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
E edebiyat
Sayfa 15
BAŞARININ YOLU
Sabah kalkarken uyanık olun
Başınızı yükselterek yürüyüp,
Ciğerlerinizi taze hava ile doldurun
Güneşin ışığını için,
Dostlarınızı gülümseme ile karşılayın
Sıktığınız ellere ruhunuzu katın
Anlaşılmamaktan korkmayın
Vaktinizi düşmanlarınızı düşünerek öldürmeyin.
Yapmak istediğiniz işi
Aklınıza iyice koyun
Hedefinize giderken
İstikametinizi değiştirmeyin
Aklınızı
Yapacağınız büyük ve
Muhteşem işler üzerine toplayın ki,
Yaptığınız bir işe yarasın.
Günler geçtikçe
Arzularınızı yerine getirmeye,
İşe yarayacak fırsatların da
Gelmeye başladığını göreceksiniz.
Kâmil Uysal
Kartal H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
YARINLARIMA
Çaresiz kaldım yine bu gece
Duygularım karmaşık sanki bilmece
Dudağımda sistemli binlerce hece
Ağladım kaybolan yarınlarıma
Hayatım acıyla kederle dolu
Çok uzaklarda kaldı mutluluk yolu
Böyle mi bitecek bilmem ömrümün sonu
Kahrettim kaybolan yarınlarıma
Dünyam hep karanlık kalmadı ışık
Kalbim çok yoruldu aklım karışık
Mutluluk uzakta çileler bana aşık
Sitem ettim kaybolan yarınlarıma
Şengül Bozkurt
Isparta E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
KÖLEN BİL YETER
Her halin her bakışın bir ummana salıyor
Hiç bir şey istemem karşımda durup gül yeter
Benden firar edip ruhum seni arıyor
“Leyla Ol” demiyorum beni mecnun bil yeter
Ya ben ateşteyim yada dünya yanıyor
Bu eskimez hasretim sürgünden daha beter
Her nereye gitsem yolum sana çıkar
“Efendim Ol” demiyorum beni kölen bil yeter
Turan Kanat
Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
SAYFA 16
Seslenis
Bir orta
oyunu
“ÖC”
P
ozantı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutuklulara yönelik olarak “ÖC” adlı
orta oyunu sergilendi. Orta oyununa, Kurum Müdür
Vekili Sebahattin Kaya, II. Müdürler Metin Gökçek,
Osman Uğuz ve Metin Ozan, kurum personeli ile
hükümlü ve tutuklular katıldı. Tarsus Belediyesinin
katkıları ile düzenlenen orta oyununda; Oyuncular
performansları ile izleyicilere hoş dakikalar yaşattılar.
9 Eylül Üniversitesiyle spor faaliyetleri konusunda işbirliği yapıldı
İzmir Açık Ceza İnfaz Kurumunda bir dizi sportif etkinlik gerçekleştirildi
9
9 Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri
ve Teknolojisi Yüksekokulu Beden
Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü 4.Sınıf öğrencileri “Topluma
Hizmet Uygulamaları” dersi kapsamında hazırlanan proje doğrultusunda, hükümlülere yönelik futbol,
basketbol ve voleybol branşlarında
eğitim ve etkinlik gerçekleştirdiler.
Proje sonunda, katılım gösteren
hükümlülerden oluşan takımlar arasında futbol turnuvası düzenlendi.
Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu, Beden Eğitimi
ve Spor Öğretmenliği Bölümü 4.Sınınf
öğrencileri tafından, Topluma Hizmet Uygulamaları“ dersi kapsamında hazırlanan proje
doğrultusunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının izniyle hükümlülere önelik bir dizi spor
etkinliği gerçekleştirildi. Futbol, basketbol ve
voleybol branşlarında dersler düzenlenirken,
proje sonunda, katılım gösteren hükümlülerden oluşan takımlar arasında futbol turnuvası
düzenlendi. On hafta süren proje, her hafta
Cuma günü, öğleden önce ve öğleden sonra
olmak üzere 2 oturum şeklinde sürdü. Projeye, 52 hükümlü katıldı. Proje uygulamaları,
İzmir Açık Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde,
Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Spor
Alanında gerçekleştirildi. Kullanılan futbol,
basketbol, voleybol topları ve diğer spor malzemeleri ile turnuvada hükümlüler için forma,
birincilik, ikincilik, üçüncülük kupa ve madalyaları ile katılım belgeleri, Altınordu Spor
Klübü sponsorluğunda temin edildi. Düzenlenen turnuvaya, gönüllü hükümlülerden oluşan
8 takım katıldı. Hükümlülerin takımları için
Aslanlar, Fırıncılar, Kuruçayspor, Sharkteam
gibi mizahi isimler seçtikleri gözlendi. Turnuvada ön elemeleri gerçekleşen turnuvada
takımlar, birincilik, ikincilik ve üçüncülük
için yarıştılar. Dokuz Eylül Üniversitesi Spor
Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu, Beden
Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünde görevli öğretim üyeleri ile Altınordu Spor Klübünün temsilcilerinin de katıldıkları turnuvada
Sharkteam adlı takım birinci, Aslanlar ikinci,
Fırıncılar takımı ise üçüncü oldu. Birinci olan
takımın üyelerine kupa, madalya ve belge takdimini, İzmir Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Halis Orhan gerçekleştirdi. Tek tek tüm
takım üyelerini kutlayan Orhan, kupa takdiminden sonra, Açık Ceza İnfaz Kurumları arası düzenlenmesi düşünülen futbol turnuvasının
da önümüzdeki aylarda gerçekleşebileceğinin
sinyalini verdi. Turnuvanın İkincilik ödüllerini, Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri
ve Teknolojisi Yüksekokulu, Beden Eğitimi
ve Spor Öğretmenliği Bölümünde görevli öğretim üyeleri sunarken üçüncülük ödüllerini
ise Altınordu Spor Klubü temsilcileri takdim
etti. Hükümlülerin, gösterilen ilgiden memnun
oldukları gözlendi. Etkinlik sonunda toplu
fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. Turnuvanın
ardından, ziyaretçilere İzmir Açık Ceza İnfaz
Kurumu tanıtılırken, kurum servisleri gezdirildi. Turnuvaya destek veren tüm katılımcılara
teşekkür eden Kurum Müdürü Orhan, böyle
bir çalışmaya ev sahipliği yapmaktan büyük
mutluluk duyduklarını belirterek proje ortaklarına Teşekkür Belgesi takdim etti.
Kurum personeli
maratonda koştu
Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Gençlik ve Spor Kulübü
sporcuları, Türkiye’nin çeşitli illerinde organize edilen uluslar arası
maraton ve yarışmalara katılıyor.
Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu personelinden oluşan sporcular, Atletizm branşı dışında futbol,
masa tenisi, voleybol ve yüzme
dallarında da başarılı olabilmek için
özverili bir şekilde çalışıyorlar. 2014
yılının ilk maratonu olan Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu’na katılan
sporculardan Enver Peker, Oktay
Yazıcı, Salih Aslan, M. Ramiz Çetin
ve Muharrem Çelebi, almış oldukları derecelerle çalışmalarının karşılığını alırken, aynı zamanda iyi birer
örnek teşkil ediyorlar.
Yarınlara sporla hazırlanıyorlar
Hükümlülerin doğru davranış, tutum ve alışkanlıkları benimsemelerini sağlamak, sportif faaliyetlerde etkinliklerini artırmak, sportif faaliyetler ile sosyal yaşama adapte olmalarını kolaylaştırmak amacıyla Diyarbakır Açık Ceza İnfaz Kurumu
ile Diyarbakır Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü arasında işbirliği protokolü imzalandı. İşbirliği kapsamında Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü imkanlarıyla fitnes, futbol ve voleybol maçları yapma imkanı sağlandı. Bu bağlamda
kurum hükümlülerinden 24 takım oluşturulurken, eleme usulü ile futbol turnuvası düzenlendi. Turnuvada şampiyon olan
takıma Cumhuriyet Savcısı Emin Kamil Özalp ve Kurum Müdürü Mustafa Ertekin tarafından kupa verildi.
Download

Mart-Sayı: 144 - Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü