Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
AVRUPA VE TÜRKİYE GENELİNDE EN SIK GÖRÜLEN 50 HASTALIK
VE
HASTA YAKINLARINA YÖNELİK HASTALIK YÖNETME REHBERİ
Bu çalışma bir AB Hayat Boyu Öğrenme Programı LdV Ortaklık Projeleri türünde
çok ortaklı bir proje olup 8 ülke 9 ortak ile Türkiye Ulusal Ajansına sunulmuş ve 2012-1TR1-LEO04-35797-1 numarası ile desteklenmeye uygun görülmüştür.
Projede yer alan kuruluşlar; Health Academy Association (Coordinator, Turkey); Dr.
Sami Ulus Hospital (Turkey); Academy of Science and Education E.V. Dialog in Bildung
(Hosting Organization - Germany); Fondazione Ospedali Riuniti (Italy); Vaasa University
(Finland); KAHO Sint-Lieven (Belgium); Kosice University (Slovakia); Schemeta Company
(England) and Masaryk University (Czech Republic) olup proje partner ve koordinatörleri
farklı konularda deneyim ve proje sahibidirler.
Projenin amacı; Bu proje çalışması ile hasta yakınlarına, evlerinde birlikte yaşadıkları
hastalarının, hastalıkları ile ilgili acil durum, düzenli ilaç kullanımı, davranış değişikliği,
sağlığı koruma ve sürdürme konularında yardımcı olacak farklı bir yaklaşım geliştirmeyi
hedeflemiştir. Bir diğer hedef ise hastalıkların ani bulgularında ve belirtilerinde hasta zor
durumda kalmadan ya da krize girmeden önce neler yapabileceklerini hasta yakınlarına
söylemektir. Böylece hasta yakınlarının farkındalıkları artırılacak, aynı ortamı paylaştıkları
hastaları ile ilgili olarak hastanın fark etmediği ya da yardıma ihtiyaç duyduğu anlarda doğru
çözüm yolunu hastalarına gösterebilecek ve yardımcı olabileceklerdir.
* Rehberde geçen her bir öneri tıbbi kaynaklardan elde edilmiş olmasına rağmen yine de
kullanıcıların önce bir hekimle görüşmeleri güncel yaklaşımlara uygun davranabilmeleri için
önemlidir.
Sağlık Akademi Derneği
Yönetim Kurulu
Türkçe Rehberi Hazırlayanlar:
* Neslihan ÜNALMAZ, ** Hülya ERBABA, *** Prof. Dr. Nurullah OKUMUŞ
* Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Cerrahi Hemşireliği, Yüksek Lisans Programı
** Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Kadın Sağlığı Hemşireliği, Doktora Programı
*** Dr. Sami Ulus Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Hastane Yöneticisi (Yenidoğan Uzmanı)
1
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
ÖNSÖZ
HASTA YAKINLARI İÇİN HASTALIK YÖNETME REHBER KİTABI
İnsanoğlu biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlıktır.
Sağlığın sürdürülmesi ve
geliştirilmesi de bu üç özelliğin uyum içerisinde olması ile sağlanabilir. Sağlığın bozulması
kişiye, çevresine ve bağlı bulunduğu sosyal güvence kurumlarına ek yükler getirmektedir.
Sağlığın sürdürülmesi için harcanan enerji ve gayret, sağlıktan sapmaların düzeltilmesi
için harcanandan çok daha ucuza mal edilebilir. Bu nedenle öncelikle toplum sağlığının
korunması için çaba sarf edilmelidir. Bu çalışmalar düzenli eğitimler olarak devlet ve sivil
toplum kuruluşları aracılığı ile yapılmalı önce sağlıklı birey daha sonra hasta ve yakınlarına
yönelik programlar olarak planlanmalıdır.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Ofisinin 30 Mayıs 2014 tarihinde yayınladığı “Sağlık
2020*” – Avrupa için Sağlık ve refah politika çerçevesi raporundaki ana maddelerden birisi,
Avrupa ülkelerinde mevcut raporlama sistemleri kullanılarak sağlıktaki ilerlemelerin
izlenmesine izin verecek şekilde güvenilir ve karşılaştırılabilir veri toplama faaliyetlerine
katkıda bulunmak için uygun yerlerde, sağlık bilgi sistemlerinin kurulması gerektiğine
değinmektedir. Bu madde ile güvenilir bilgiye katkıda bulunmak hedeflenmektedir. Ayrıca
şu başlıklara önem verilmesi gerektiği bildirilmektedir.
“Sağlık 2020 Bölgesel politika
çerçevesinin ilgili kitlelere ulaşımını sağlamak için uygun bilgilendirme materyallerinin
hazırlanması sağlanmalı” diğer bir başlıkta ise “Sağlık 2020 politikasının uygulanmasını
kolaylaştırmak için bilgi tabanlı, kanıta dayalı strateji ve metotların sürekli güncellenmesi ve
gelişmesine olanak sağlayan
tüm uygun iletişim araçlarını kullanmak” gerektiğinden
bahsedilmektedir. Bu hedeflerin alt bileşenleri halk sağlığını konu alan kanıta dayalı,
ulaşılabilir kaynakların üretilmesi anlamına gelmektedir.
Sağlığın bozulması yada hastalıklar herkesin başına gelebilir. Biyolojik olarak her bir
faktörden etkilenen insanoğlu maruz kaldığı bu hastalıkların yönetiminde yardıma ihtiyaç
duyabilir. Özellikle çocukluk çağı ve geriatrik hastalıklarda bu ihtiyaç hayati önem
taşımaktadır. Modern dünyada insanların genel olarak iş, eğitim gibi nedenlerle ailelerinden
uzak oldukları gözlemlenmektedir. İnsanlar ailelerinden uzak olsalar da hayatlarını ve
hastalıklarını birileri ile paylaşmaktadırlar.
2
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Bu durumda “family caregiver” olarak adlandırılan (Family Caregiver; Aileden olan
bakıcılar, evde günlük yaşam faaliyetleri ve sağlık ihtiyaçları için hastaya yardımcı olan
eşler, çocuklar, akrabalar, ya da arkadaşlar olabilir.**) aile üyelerinin hasta bakması kavramı
yerini sadece “hasta yakını” kavramına bırakmaktadır.
Örneğin; Kalp hastalığı, diyabet, çölyak, hipertansiyon, engellilik, alerjik astım gibi
pek çok kronik hastalık sahibi kimseler de hastalıkları ile hayatlarını sürdürmek
zorundadırlar.Yardıma ihtiyaç duymaktadırlar.
Hasta yakını hem hasta sahibi olmak hem de nasıl davranacağını bilmemek nedeni ile
kaygılı ve çıkmazdadır. Bu durumları bizzat hasta başında gören ve hastanın taburculuğundan
sonra normal hayatını sürdürürken ne gibi zorluklarla karşılaştığını doğal ortamında
gözlemleyen Sağlık Akademi Derneği üyesi bir grup sağlıkçı hasta yakınlarının hastalık
yönetme hakkındaki becerilerini artırmak gerektiği ihtiyacı ile bir proje çalışması
gerçekleştirmişlerdir.
Projenin ismi “Avrupa genelinde yaygın 50 hastalıkla ilgili Hasta yakınlarına yönelik
hastalık yönetme rehberi”dir. Projenin amacı; Bu proje çalışması hasta yakınlarına, evlerinde
birlikte yaşadıkları hastalarının, hastalıkları ile
ilgili acil durum, düzenli ilaç kullanımı,
davranış değişikliği, sağlığı koruma ve sürdürme konularında yardımcı olacak farklı bir
yaklaşım geliştirmeyi hedeflemiştir. Bir diğer hedef ise hastalıkların ani bulgularında ve
belirtilerinde hasta zor durumda kalmadan yada krize girmeden önce neler yapabileceklerini
hasta yakınlarına söylemektir. Böylece hasta yakınlarının farkındalıkları artırılacak, aynı
ortamı paylaştıkları hastaları ile ilgili olarak hastanın fark etmediği yada yardıma ihtiyaç
duyduğu anlarda doğru çözüm yolunu hastalarına gösterebilecek ve yardımcı olabileceklerdir.
Proje AB Hayat Boyu Öğrenme, Ortaklık Projeleri türünde çok ortaklı bir proje olup
yedi ülke, 9 ortak ile Avrupa Birliği Komisyonu-Brüksel’e sunulmuş ve 2012-1-TR1-LEO0435797 numarası ile desteklenmeye uygun görülmüştür.
Projede yer alan kuruluşlar; Sağlık Akademi Derneği (Koordinatör, Türkiye); Dr.
Sami Ulus Hastanesi (Türkiye); Academy of Science and Education E.V. Dialog in Bildung
(Almanya); Fondazione Ospedali Riuniti (İtalya); Vasa University (Finlandiya); KAHO SintLieven (Belçika); Kosice University (Slovakya); Schemeta Company (İngiltere) ve Masaryk
3
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
University (Çek Cumhuriyeti) olup proje ortak ve koordinatörleri farklı konularda deneyim
sahibidirler.
Proje çalışmaları 2012 Ekim ayında başlamış ve Eylül 2014 tarihinde sona ermiştir.
Çalışmalar iyi bir işbirliği içerisinde tüm tarafların katkısı ile ürüne dönüşmüş ve uluslar arası
toplantılar, hasta yakınları için rehber kitap, web sitesi, ulusal çalıştaylar ve proje konulu bir
akademik makale elde edilmiştir. Projede yer alan kurum ve kuruluşlar ile
proje
koordinatörleri, projenin her aşamasında farklı tecrübeleri ile bize destek olmuş ve sürekli
iletişimde halinde bulunmuşlardır. Sağlık Akademi Derneği Misyonunun gereği olan halk
sağlığını korumak ve geliştirmek için hazırladığı bu proje ile varlığına değer kazandırmıştır.
Bu nedenle çalışmamız süresince göstermiş oldukları anlayış, akademik ve sosyal
alandaki gayretleri için tüm proje koordinatör ve yararlanıcılara çok teşekkür eder, bundan
sonraki çalışmalarında da başarılar dilerim.
* “Health 2020 The European policy framework for health and well-being”, 30 May 2014
**http://www.cancer.gov/cancertopics/pdq/supportivecare/caregivers/patient/page1
Hülya ERBABA
Sağlık Akademi Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
4
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
GİRİŞ: HASTA YAKINLARINI BİLGİLENDİREREK SAĞLIK
OKURYAZARLIĞINI GELİŞTİRMEK
Filip DUMEZ; Sağlık Yönetimi ve Sağlık Hizmetleri Araştırmacı & Okutmanı
Yaşlanan nüfus dünyadaki sosyal ve ekonomik kalkınmayı baltalayan bulaşıcı
olmayan hastalıkların tehdidi ile beraber yaşıyor. Kronik hastalıklar dünyada ölüm ve
sakatlıkların en büyük nedeni.65 yaş üstü insanların sayısının Avrupa'da 2050 yılına kadar
yüzde 77 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Başkalarına bağımlı yaşlı oranının aynı
dönemde iki katına çıkması bekleniyor.
Nüfus yaşlanması yaşlı ve çok yaşlı insanların artmasına sebep olur bu ise dejeneratif
ve kronik hastalıkların artışına yol açar. 15 yaşın üzerindeki Avrupa'da nüfusunun % 40’ının
kronik hastalığa sahip olduğu bildirilmiştir. Emeklilik yaşına ulaşan üç kişiden ikisinin, en az
iki kronik rahatsızlığı bulunmaktadır. Avrupa'daki kronik hastalıkların yükü sağlık
masraflarının% 70 ila % 80 ini kapsar. Son zamanlardaki bakım modellerinden; kronik
durumlar için yenilikçi bakım modeli ve kronik bakım modeli (şekil1) kronik hastalıkların
bakım ve tedavisini karşılamak için geliştirilmiştir.
Hastaların kendi hastalıklarını yönetebilme ile ilgili sorumlulukları ve sağlık
durumlarını yönetme rolleri her geçen gün doğru bir ivme gösterir. Bu ivme bakım ve
tedavinin hastaneden topluma oradan eve kaymasına neden olmakta ve dolayısıyla da hasta ve
ailesine büyük sorumluluklar getirmektedir. Hasta ve ailelerin ek talepleri muhtemelen yeni
tıbbi teknolojinin evrimine yol açıp çok kompleks sağlık şartlarına bile
evlerinde ulaşmasını sağlayacaktır.
5
insanların kendi
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
KRONİK BAKIM MODELİ
Toplum
kaynakları
ve politikası
Sağlık sistemi
Sağlık bakım organizasyonu
Kendini
yönetebilme
desteği
Dağıtım
sisteminin
tasarımı
Karar
desteği
Klinik
bilgi
sistemi
üretken etkileşimler
Bilgilendirilmiş
Hazır durumda
proaktif pratik ekibi
aktif hasta
Geliştirilmiş sonuçlar
Hasta ve ailesi pasif alıcıdan aktif ortaklığa doğru hareket eder. Güçlenme olarak anılan bu
etkin katılım; genellikle sağlık bilgilerini ve hizmetlerini anlamayı, uygun bir sağlık bakımı
kararına (bilgi hareketi) erişimi veya sağlık sistemini kullanabilmek için belli bir kapasiteyi
gerektirir. Bu kapasite "Sağlık Okuryazarlığı” olarak adlandırılır. Bu kapasite motivasyonu,
bilgiyi ve yeterliliği gerektirir. Bu kapasite hayatın seyri boyunca değerlendirme yapabilmek,
karar almak ve kaliteli yaşam koşullarına ulaşmak için sağlık terminolojisini anlar, yorumlar,
sağlık bilgilerini uygular, hastalıklara önlem teşvikleri sunar.
Son Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Anketi ile (HLS-AB) 8 Avrupa Birliği ülkesinde tüm
yetişkinlerin yaklaşık yarısı test edildi ve bu kimselerin sağlık okuryazarlığını olumsuz olarak
etkileyen yetersiz veya sorunlu sağlık okuryazarlığı becerilerine sahip oldukları anlaşıldı.
Katılımcıların yaklaşık % 12 si yetersiz genel sağlık okuryazarlığına , üçte birinden fazlasının
(% 35) sorunlu sağlık okuryazarlığına sahip olduğu görüldü.
6
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Bu neredeyse genel örneklemde, her iki katılımcının (cevaplayanın) sınırlı sağlık
okuryazarlığını göstermektedir. Bu nedenle Avrupa'da sınırlı sağlık okuryazarlığı sadece bir
azınlık sorunu değildir. Özellikle sınırlı sağlık okuryazarlığı, sağlığın geliştirilmesine daha az
katılım ve sağlık teşviklerinin azlığı söz konusu olduğunda daha riskli sağlık seçimlerini,
daha fazla iş kazasını, kronik hastalıkları, kötü ilaç bağımlılığını, hastaneye sürekli
bağımlılığı, morbiditeyi ve erken ölümleri artıran bir eğilimler ortaya çıkar.
HLS-AB konsorsiyumu üç sağlık dalı (sağlık bakımı, hastalık önleme, sağlık teşviği) ve dört
bilgi-süreci aşaması (erişim, anlamak, değerlendirmek, uygulamak) üstüne entegre edilmiş
kavramsal bir model olarak sağlık kuruluşlarının
karar alma ve görevleri ile ilgili
geliştirilmiştir. Bu sağlık okuryazarlığını değerlendirmek için kullanılabilen bir matrise yol
açar aynı zamanda tablo 1 deki girişimin tanımlanması için kullanılabilir.
SAĞLIK
OKURYAZARLIĞI
SAĞLIK BAKIMI
HASTALIK
ÖNLEME
SAĞLIĞIN
TEŞVİKİ
Sağlıkla ilgili bilginin
Değerlendirilmesi
/Edinimi
Sağlıkla ilgili
bilginin anlanması
Tıbbi ve klinik
Tıbbi bilgileri ve
konularda bilgilere
üretilen kavramları
erişim becerisi
anlama becerisi
Riskli faktörlerde
bilgiye erişim
becerisi
Sağlıkla ilgili
konularda kendini
güncelleme becerisi
Sağlıla ilgili bilginin
Sağlıkla ilgili konuların
yorumlanması,
uygulanma ve
değerlendirilmesi
kullanılması
Tıbbi bilgileri
yorumlama ve
değerlendirme
becerisi
Sağlık kararlarıyla ilgili
konuların rapor
edilebilmesi becerisi
Riskli faktörlerde ve
Riskli faktörlerde
üretilen
bilgiyi yorumlama
Riskli faktörlerde bilgiye
kavramlarda bilgiye
ve değerlendirme
hükmetme becerisi
erişim becerisi
becerisi
Sağlıkla ilgili
konularda anlama
ve anlam üretme
becerisi
Sağlıla ilgili
konuların bilgisinin
yorumlanmasını ve
değerlendirilmesini
anlayabilme becerisi
Sağlık bilgileri temin edilen hastalar ve onların bakıcıları, yakınları
Sağlık sorunlarıyla ilgili
yansıyan(değişebilen)
bir görüş oluşturma
becerisi
geniş bir hedef
yelpazesinde hizmet ettiklerini iddia ederler. Örneğin Bina sağlık şartlarının anlaşılması
gerektiğinde uzman aranması ve desteklenmesi, tedavi, yönetim veya sosyal bakım
7
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
seçeneklerinin desteklenmesi gerektiğinde uygun sağlık sağlayıcılarına erişimin belirlenmesi,
halk sağlığı riskleri hakkında birincil ve ikincil önleme konusunda hastayı eğitme gibi
konularda iyi olduklarını iddia ederler.
Sağlık okuryazarlığını geliştirmek üzere yapılan eylemler bireysel olarak sadece hastayla
sınırlı olmamalıdır. Bunun yanı sıra, aileler ve diğer resmi olmayan bakıcılarda ulaşılması
hedeflenen kitle içinde olmalıdır. Bu resmi olmayan hasta bakıcılar bakımda büyük paya
sahiptirler. Hasta bakıcıları ve onların baktıkları insanların rollerini desteklemek, refahını
korumak pozitif sonuçlar doğurabilir. Problemlerin önceden tespiti, ikincil olarak önlenmesi,
resmi olmayan bakım maliyetlerini düşürür. Mesela; Düşük oranda hastaneye yatış daha az
komplikasyon görülmesini sağlar.
Gayri resmi bakıcılar (aile üyeleri, yardımcı kişiler) her ne kadar bilgilendirilseler de,
araştırmalar resmi olmayan bakıcıların, akrabaların % 60’ının sağlık hakkında daha fazla
bilgiye ihtiyacı olduğunu belirtmektedir. Bakıcıların çeşitli alanlarda bilgi ihtiyacı vardır
(örneğin hastalıkla ilişkili olarak, mali olarak, sosyal destekleme olarak) ve bakıcılarla hasta
arasındaki ilişki bu bilgilerin edinilmesi ile değişebilir.
Sağlık okuryazarlığını geliştirme müdahaleleri çeşitlilik arz eder
bireysel düzeyde veya
toplum düzeyinde olabilir. Bilgilerin sağlanması hasta ve hasta yakınları veya bakıcıların
sağlık okuryazarlığını
artırabilir. Bu durum kaliteli bilgi sağlanması yoluyla olabilir
(zamanında, ilgili, güvenilir ve kolay anlaşılır bilgi). Sağlık okuryazarlığı oluşturmak sade bir
dil ve kolay temin edilen materyal ile başlanmasını gerekir. Sağlık bilgi materyalleri kendi
içeriğinde ve formatında farklılıklar ve çeşitlilikler gösteren kültürlerde, cinsiyet, yaş ve
bireylere duyarlı olmalıdır. Yazılı bilgi geliştirme sürecine profesyonellerin, gayrı resmi
bakıcıların ve bakım alıcıların dahil edilmesi gerekir. Bilgilerin düzenli bir biçimde
değerlendirilmesi ve güncellenmesi paydaşların katılımını gerektirir.
8
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Sağlık okuryazarlığı hastaların subjektif tercihlerine göre tıp biliminin durumunu değiştirmek
anlamına gelmez. Sağlık sağlayıcılarının, toplum kaynakları gibi hususlarla iç içe olmaları
yani toplumsal konuların içinde tutulmaları önemlidir. Yazılı bilgiler hastaların ve onların
bakıcılarının sağlık okuryazarlığını artırabilir. Bu rehber ikinci hedef grup için ortak
hastalıklar üzerine sade yazılmış bilgi içeriğini amaçlamaktadır.
Bu çalışma Avrupa Birliği Hayat boyu Öğrenme programı Leonardo Da Vinci alt programı
kapsamında hazırlanan bir projenin çıktısıdır. Bu Proje, Eylül 2012 ile Ağustos 2014 tarihleri
arasında sürdürülmüş ve Sağlık Okuryazarlığı düzeylerini geliştirerek aile bakıcıları ve diğer
bakıcılar için destek sağlama amacını gütmüştür.
Bu rehber kitabın geliştirilmesinde farklı ülkeler rol aldığından dolayı, sunulan bilgiler
ağırlıklı olarak genel hastalıklar ile ilgili konular üzerinde durmaktadır. Toplumsal destek
sistemi daha çok ülkelerin kendine özgüdür. Bu nedenle sosyal ve toplum desteği hakkında
bilgi bu rehber kitabın kapsamı dışında bırakılmıştır. Biz sağlık profesyonelleri ile yakın
işbirliği içinde, hasta yakınlarının akrabalarına bakmaları için daha yetkin kişiler olmalarını
bekliyoruz ve onlara anlaşılabilir, klinik, pratik bilgiler vermeyi umut ediyoruz.
9
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
B. Burak SOYER, Türkiye
Böylesi verimli bir çalışmaya öncülük yapmak kurumumuz, Sağlık Akademisi Derneği, adına
büyük şereftir. Bu projenin ödüllendirilmeye değer yanı, proje kapsamında ortaya çıkmış olan
el kitabının uluslararası sağlık uzmanları, akademisyenler ve yönetici kadro tarafından
hazırlanmış olmasıdır. Ayrıca bu rehberin Avrupa'da hasta ve hasta yakınları için bir referans
kitap olmasını umuyoruz.
Gülay ÇETİNKAYA, Türkiye
Yaşadığım sürecin her adımında sonuca ulaşma yolunda çoşkuyla ve merakla yeni arkadaşlar
edindim, farklı kültürlerle karşılaştım. Bu bağlamda bir sağlık çalışanı olarak inanıyorum ki
hasta ve hasta yakınları için zorlu bir çalışmayla ortaya koyduğumuz bu el kitabı bize ve
diğer katılımcı ülkelere yarar sağlayacaktır.
Filip DUMEZ, Belçika
Bu proje insanları kendi sağlıkları adına daha sorumlu hale getirme ameliyesi taşımaktadır.
Sağlık yönetimi ve sağlık bakımı müesseseden topluma doğru değişiklik arz eder. Bu proje
hasta yakınlarının rolünün artırılmasıyla alakalı örneğin; hasta güçlendirilmesi, sağlık
okuryazarlığı ve öz-yönetimi gibi konulara daha vakıf olabilmek için ilham vermektedir.
Bunun yanında kronik bakım modeli gibi teorik bilgilerin pratik uygulamaları konusunda yol
göstermektedir.
10
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Ales BOUREK, Çek Cumhuriyeti
Bu proje Masarky Tıp Fakültesi Sağlık Bakımı Kalite Merkezi katılımcılarına sağlık bakımı
gelişimi alanında diğer ortakların ne tür organizasyonlar yaptığını görme imkanı verdi. Biz
çeşitli sosyo-kültürel çevrelerden gelen kuruluşların nasıl bir ekip çalışması yaptığını ve
nasıl uzlaşmaya vardıklarını proje sonuçları kapsamında öğrenmiş bulunuyoruz. Bu el Kitabı
"50 en yaygın hastalıkla ilgili hasta yakınlarının Hastalık yönetimi el kitabı” yeni fikirlerin
geliştirilmesi, bilgi alışverişi ve daha fazla işbirliği için gerçekten faydalıydı.
Jenny HUNT, İngiltere
Bizim küçük Şirketimiz sağlık ve eğitim kuruluşlarının geniş bir yelpazede tanıtımıyla bu
projeden yararlanmıştır. Biz farklı kültür geçmişine sahip olan insanlarla bir araya gelmekten,
çalışmaktan ve ne yaptıklarını öğrenmekten zevk aldık. Bu deneyim doğru İngilizce çeviri
üretme becerilerini kullanarak gelecekte diğer projeleri de sunmak için bize yardımcı
olacaktır.
Gerard Rudi PELZ, Almanya
Endüstriyel olarak çok gelişmiş Avrupa Birliği ülkelerinde, sağlık bakımı konusu ele
alındığında insanların sorumlulukları giderek artan bir rol oynayacaktır. Çeşitli ülkelerdeki
durumu bilmek için farklı fikirler almak ve çözümleri paylaşmak çok ilginç ve yararlı oldu.
Sürdürülebilir bir yaklaşıma göre hastalıkların ele alınması ve önceden engel olunmasıyla
ilerki yıllarda bu sonuçlar hastaya ve hasta yakınlarına fayda sağlayacaktır.
11
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Annarita Settimi DUCA, Italya
"50 en yaygın hastalıkla ilgili hasta yakınları için hastalık yönetimi rehberi” adındaki bu proje
Hastalığın hasta bakıcı tarafından özerk yönetimi, gibi bazı önemli konuları derinden
incelememize imkan vermektedir. Bundan başka bu proje yeni fikirlerin geliştirilmesine ve
bütün ortaklarla paylaşılmasına olanak sağlayacaktır.
Kristina ZGODAVOVA, Slovakya
Bu projenin TUKE için ilginç olma sebebi, farklı kültürlü ekiplerle çalışmamızdan
kazandığımız tecrübelerdi. Bu proje hasta yakınını da bakıma dahil etmesi gibi özel hedefleri
nedeniyle Slovakyada ki proje sonuçlarının yaygınlaşmasını destekleyen “Hasta Hakları
Derneği”yle iletişime geçmemizide sağlamıştır.
12
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
AKADEMİK DANIŞMA KURULU
Prof. Dr. Metin DOĞAN
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Nurullah OKUMUŞ
Neonatoloji Uzmanı ve Hastane Yöneticisi, Dr. Sami Ulus Hastanesi
Dr. Ales BOUREK
Masaryk Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Bakım Kalite Merkezi
Filip DUMEZ
Araştırmacı, Sağlık Bakım Yönetimi ve Sağlık Hizmetleri
Doç. Dr. Hayriye KARABULUT
Kulak Burun Boğaz Uzmanı, Gazi Üniversitesi
Doç. Dr. Gül PINAR
Hemşirelik A.B.D Bölüm Başkanı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Hülya ERBABA
Kadın Doğum Hemşireliği (Doktora Programı), Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Neslihan ÜNALMAZ OKATAN
Cerrahi Hemşireliği (Master Programı), Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Elisa MARCONI
Psikolog Fondazione Ospedali Riuniti ONLUS
Gülay ÇETİNKAYA
Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü, Dr.Sami Ulus Hastanesi
13
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
YAZAR VE EDİTÖR KURULU
Hülya ERBABA
Kadın Doğum Hemşireliği (Doktora Programı), Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
Neslihan ÜNALMAZ OKATAN
Cerrahi Hemşireliği (Master Programı), Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
ALES BOUREK
Masaryk Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Bakım ve Kalite Merkezi
Dr. Gerhard Rudi PELZ
Araştırmacı, Dialog in Bildung Bilim ve Eğitim Akademisi
Dr. Annarita Settimi DUCA
Yönetici, Fondazione Ospedali Riuniti ONLUS
Jenny HUNT
Schemeta A.Ş
Mike COLLETT
Schemeta A.Ş
14
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
İÇİNDEKİLER
ÇOCUK HASTALIKLARI
1-AKUT GASTROENTERİT (ANİ BAŞLANGIÇLI İSHAL).............................................................................................17
2-AKDENİZ ANEMİSİ……………………………………………………………………………………...…......................18
3-AKUT OTİT MEDİA………………………………………………………………………………………........................19
4-ALERJİK ASTIM…………………………………………………………………………………………..........................20
5-ÇOCUKLUK ÇAĞI DÖKÜNTÜLÜ HASTALIKLARI………………………………………………............................21
6-ÇOCUKLUK ÇAĞINDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI……………………………………..............................23
7-DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU………………………………………............................24
8-DOĞUMSAL ANOMALİLER………………………………………………………………………….............................26
9-HEPATİTLER……………………………………………………………………………………………............................27
10-HİPOKSİK İSKEMİK ENSEFALOPATİ………………………………………………………………........................28
11-KASIK FITIKLARI (İNGUİNAL HERNİ)………………………………………………………………......................29
12-GÖZ HASTALIKLARI (KIRILMA KUSURLARI)……………………………………………………........................30
13-KONVÜLSİYONLAR (HAVALE)……………………………………………………………………...….....................31
14-LÖSEMİ (KAN KANSERİ)……………………………………………………………………….……...........................33
15-MENENJİT………………………………………………………………………………………………...........................34
16-PNÖMONİ (ZATÜRRE)……………………………………………………………………………….............................35
17-SEPSİS………………………………………………………………………………………………………......................36
18-ŞAŞILIK……………………………………………………………………………………………………........................37
19-TONSİLLOFARİNJİT (BADEMCİK İLTİHABI)………………………………………………………......................39
20-YENIDOĞAN SARILIĞI………………………………………………………………………………….......................40
21-YENİDOĞAN BEBEĞİN EV BAKIMI……………………………………………………………….............................41
22-DİYABET (ÇOCUK HASTALIKLARI)………………………………………………………………...........................46
23-YEME BOZUKLUKLUKLARI, (ANOREKSİ, BLUMİA)………………………………………….............................49
24- KONJENITAL KALP HASTALIĞI………………………………………………………………...…..........................54
YAYGIN ERİŞKİN HASTALIKLARI
1-ANEMİ………………………………………………………………………………………………………………..…......60
2-ASTIM…………………………………………………………………………………………………………………….....63
3-BÖBREK YETMEZLİĞİ…………………………………..………………………………………………………….......66
4-ÇÖLYAK HASTALIĞI…………………………………………………………………………………………………....69
5-DEPRESYON…………………………………………………………………………………………………………….....71
6-DİYABET(ŞEKER HASTALIĞI) NEDİR?........................................................................................................................74
7-EGZEMA………………………………………………………………………………………………………………........78
8-EPİLEPSİ………………………………………………………………………………………………………………........83
9-GASTRİK ÜLSER (MİDE ÜLSERİ)………………………………………………………………………………...........87
10-GASTROENTERİT………………………………………………………………………………………………….........89
11-KALP YETMEZLİĞİ………………………………………………………………………………………………….....94
12-HİPERTANSİYON…………………………………………………………………………………………………..........97
13-KORONER ARTER HASTALIĞI………………………………………………………………………….……..….....99
14- KANSER………………………………………………………………………………………………………...…….....102
15-LOMBER DİSK HERNİSİ (BEL FITIĞI)………………………………………………………………………..........107
15
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
16-MİGREN…………………………………………………………………………………………………………….........109
17-OBEZİTE…………………………………………………………………………………………………………............112
18-PNÖMONİ (ZATÜRRE)……………………………………………………………………………………...……........116
19-ROMATOİD ARTRİT…………………………………………………………………………………………..…........118
20-SİROZ……………………………………………………………………………………………………………….........120
21-TİROİD HASTALIKLARI……………………………………………………………………………………...…........123
22-ATEROSKLEROSİS (DAMAR TIKANIKLIĞI)…………………………………………………………..……........126
23- DEMANS AŞIRI BUNAMA / AKIL HASTALIĞI / BUNAKLIK……………......................……………................129
24-OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)……………………………………………………………………………….........131
25-KRONİK OBSTRUKTİF PULMONER (AKCİĞER) HASTALIĞI (KOAH)………………………………….......134
26-FELÇ………………………………………………………………………………………………………………….......136
27-ÜRİNER İNKONTİNANS (İDRAR KAÇIRMA)………………………………………………………………...........138
28-MALNUTRİSYON (KÖTÜ BESLENME)………………………………………………………………………..........141
29-YAŞLILARDA EN SIK GÖRÜLEN GÖRME BOZUKLUKLARI…………………………………………….........144
30-EV KAZALARI VE YARALANMALAR…………………………………………………………………….…..........147
31-EVDE HASTA BAKIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER……………………………………...............157
16
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
1-AKUT GASTROENTERİT (ANİ BAŞLANGIÇLI İSHAL)
TANIM
Akut gastroenterit ani başlayan ishal ve/veya kusma ile karakterize bir hastalıktır.
NEDENLERİ
Akut gastroenterite sıklıkla virüsler neden olmakla birlikte bakteriler ve parazitlerde etken
olabilir.
BELİRTİLER
•
Dışkı kıvamında değişiklik, sulu dışkılama
•
Kusma, bulantı
•
İştahsızlık (büyük çocuklarda), yetersiz beslenme (süt çocuklarında)
•
Karın ağrısı
•
Dehidratasyon (vücutta sıvı kaybı)
TEDAVİ
1. Ağızdan veya damar yoluyla sıvı tedavisi
2. Ağızdan beslenemeyen veya kusan çocuklarda ağızdan sıvı tedavisi solusyonu (AST)
sonda ile verilebilir
Aşağıdaki durumlarda damar yoluyla sıvı tedavisi gerekir

Şok belirtisi veya şüphesi

AST tedavisine rağmen genel durumu bozulan çocuklarda

Ağızdan veya sondayla verilen AST sıvısına rağmen karın şişliği gelişen veya devamlı
kusan çocuklarda

Gerekli durumlarda antibiyotik tedavisi verilebilir.

Antidiyareik (ishal kesici) ilaçlar kullanılmamalıdır

Etkinliği tam olarak gösterilmemekle birlikte probiyotik (yararlı bakteri) içeren
ürünler verilebilir.
ÖNERİLER
•
Emzirme akut gastroenterit e karşı koruma sağlayabilir
•
Emzirmeye veya mama vermeye devam ediniz
17
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Katı gıda vermeyiniz
•
Sıvı gıdalar almasını sağlayınız
•
Özellikle de dehidratasyon şüphesi olan çocuklarda meyve sularını ve karbonatlı
içecekleri vermeyiniz.
•
Doktor tarafından verildiyse, AST’yi önerildiği şekilde kullanınız.
•
Eller sabunla sık sık yıkanmalıdır (mümkünse sıvı sabun)
•
Çocukların en son sulu dışkılamadan veya kusmadan sonra 48 saat süreyle kreşe/okula
gitmemesi önerilir
•
Rotavirus mikrobuna karşı geliştirilen aşı bebeklerde 2. ve 3. ayda ağızdan
verilebilmektedir.
2-AKDENİZ ANEMİSİ
TANIM
Akdeniz anemisi (kansızlığı) ya da tıptaki adıyla talasemi, doğacak çocuğa anne-babasından
“talasemi” geninin kalıtımsal olarak geçtiği bir tür “kansızlık” hastalığıdır ve yaşam boyu
devam eder.
NEDENLERİ
Kalıtımsaldır. Hastalığı taşıyan anne ve babanın çocuklarında görülür, her çocukta görülme
riski %25’tir.
BELİRTİLER
Akdeniz anemisinde çocuk doğduğunda normaldir. 5-6 aydan sonra kansızlık belirtileri ortaya
çıkar. Dalak ve karaciğer büyüdüğü için karın büyür. Çocuk iştahsızdır ve gelişmesi
yavaşlamıştır. Daha sonra kemiklerde değişiklik olur. Burun kökü çöker, elmacık kemikleri
daha belirgin hale gelir. Eğer henüz bu bulgular ortaya çıkmadan doğru tanı konur ve
erkenden uygun tedaviye başlanırsa organ büyümesi olmaz, yüz görünümü değişmez ve
gelişme de normale yakın olur. Solukluk, hızlı nefes alıp verme, hava açlığı çekme, kalp atım
hızının artması, halsizlik, uykuya eğilim, kansızlık durumunun belirginleştiğini gösterir.
18
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
TEDAVİ
1.
Aralıklı kan nakli yapılması
2.
Demiri vücuttan uzaklaştırıcı ilaçlar
3.
Kemik iliği (kök hücre) nakli (kesin tedavi yöntemi)
ÖNERİLER
Hastalığın en önemli sorunlarından biri kanın aniden düşmesi olduğu için, bu tür durumlarda
hastayı hızla kan nakli yapılabilecek bir sağlık merkezine götürmek gerekir.
Düzenli olarak doktor takiplerine devam etmek, gerektiği durumlarda kan nakli yapılması ve
demir birikimini önleyici ilaçlarını düzenli alması gerekir. Akraba evliliklerinin önlenmesi de
hastalığın ortaya çıkma ihtimalini azaltacaktır. Evlilik öncesi ebeveynlerin kan sayımı
yapılmalıdır.
3-AKUT OTİT MEDİA
TANIM
Orta kulağın ani gelişen enfeksiyonudur (orta kulak iltihabı).
NEDENLERİ
En sık neden olan mikroorganizmalar; virüsler ve bakterilerdir.
BELİRTİLER
•
Huzursuzluk,
•
İştahsızlık,
•
Uykusuzluk
•
Daha önce var olmayan kulak çekiştirme
•
Ani başlayan kulak ağrısının varlığı (ateş eşlik edebilir).
19
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Muayenede; kulak zarında kızarıklık, bombelik olması ve ışık reflesinin kaybı, bazen de dış
kulak kanalından da görülebilen enfeksiyon akıntısı ile beraber kulak zarı delinmesi
görülebilir.
TEDAVİ
İlaç tedavisi, ileri durumlarda cerrahi tedavi (tüp takılması).
ÖNERİLER
•
Aşılama,
•
Anne sütü alımı desteklenmeli
•
Yatarken biberonla beslenmemeli,
•
Pasif sigara içiciliği önlenmeli,
•
Kreşlerdeki kalabalık ortam düzeltilmeli,
4-ALERJİK ASTIM
TANIM
Astım; öksürük, hışıltı, nefes darlığı bulguları olan solunum yolu tıkanıklığı, duyarlılığı ve
yangısı ile karakterize çocuk çağının en sık hastalık/sendromudur
NEDENLERİ
Kesin nedeni yoktur. Ancak, genetik ve çevresel faktörler bir arada ya da tek başına hastalığın
görünmesine sebep olabilir.
BELİRTİLER
•
Tekrarlayan öksürük atakları,
•
Hışıltı
•
Nefes darlığı
•
Balgam
•
Göğüs ağrısı
20
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Öksürük atakları özellikle gece çocuğu uykudan uyandırır. Astım atakları arasında muayenede
bulguları ve hastanın kendisi tamamen normaldir.
TEDAVİ
•
Hasta eğitimi ve çevre kontrolü (sigara maruziyeti, solunum yolu tahrişi yapan
maddeler),
•
İlaç tedavisi; rahatlatıcılar, kontrol ediciler
•
Alerjen aşı tedavisi (immunoterapi)
ÖNERİLER
•
Ev içi tetikleyiciler belirlenmeli ve uzaklaştırılmalı (ikinci ve üçüncü el sigara içiciliği,
ev tozu hamamböceği, küf ve tahriş edicilerin uzaklaştırılması),
•
Solunum yolu ile kullanılan ilaçların aracı parçayla doğru kullanılmalı,
•
Gerekli hallerde acil servisle iletişime geçilmelidir. ,
•
Çocukluk Çağı Astım Hastalığı genellikle yüz güldürücüdür. Çocuğun tamamen
iyileşmesi mümkündür. Fakat takip ve düzenle kontrol zorunludur.
5-ÇOCUKLUK ÇAĞI DÖKÜNTÜLÜ HASTALIKLARI
TANIM
Deri döküntüleri çocukluk çağı bulaşıcı hastalıklarının bazılarının asıl bulgusu olduğu
gibi bazı hastalıkların seyri sırasında da çıkabilir. Çocukluk çağı döküntülü hastalıklarından
bazıları; kızamık, kızamıkçık, kızıl, suçiçeği, 5. hastalık, 6. Hastalıktır.
NEDENLERİ
Hastalığa özgü virüsler ve bakterilerdir.
BELİRTİLERİ
21

Ateş , öksürük olabilir.

Hastalığa özgü döküntüler
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Döküntünün çıkmasından 1- 4 gün sonra yanakta ön azı dişleri hizasında başlayan
mavi beyaz renkli tuz tanesi büyüklüğünde etrafı kırmızı halka ile çevrili koplik
lekeleri
hastalık
için
tanı
koydurucudur.
Kızamığın
döküntüsü
kırmızımsı
kahverengidir ve saçlı deri sınırından başlar, yüze ilerler, gövdeye ve ekstremitelere
yayılır, birleşme eğilimindedir. (kızamık)

Döküntü baş ve boyunda birbirinden ayrı küçük pembe kızarıklık şeklinde başlar,
gövde ve ekstremitelere yayılır, soyulma olmadan 3 gün içinde geriler. (kızamıkçık)

Döküntü boyundan başlayıp gövde ve ekstremitelere yayılır. Döküntü yaygın kırmızı
renkli ve kaz derisi görünümünde olup kıvrım yerlerinde birleşme eğilimindedir. Yüz
genellikle korunur, ağız çevresi soluk, yanaklar kırmızıdır. Döküntü 3-4 günden sonra
geriler ve ardından soyularak iyileşir. Dil önce beyaz renklidir, soyulmadan sonra
kırmızı çilek dili görünümünü alır. (kızıl)

Döküntü öncellikle gövde veya yüzden başlar, daha sonra ekstremitelere yayılır,
karakteristik özelliği birbirinden farklı evrede kaşıntılı içi su dolu döküntülerdir.
(suçiçeği)

Karakteristik döküntüsü üç evrelidir, her zaman birbirinden ayırt edilemeyebilir. İlk
aşama ‘’tokatlanmış yanak görünümü’’ olarak tarif edilen yüzde kızarıklık, ikinci
aşamada gövdede ve üst ekstremiteler de dantela şeklinde yaygın kızarıklık, daha
sonra 1-3 hafta içinde güneş ışığı, ısı, egzersiz ve stresle tekrarlayan döküntüler
görülür. (5. Hastalık)

Döküntü birbirinden ayrı, küçük, pembe renkli olup gövdeden başlayıp boyuna, yüze
ve üst ekstremitelere yayılır. Kaşıntılı değildir ve 1-3 gün içinde solar. (6. Hastalık)

TEDAVİ

Genel bir tedavisi olmamakla birlikte, gerekli durumlarda ilaç tedavisi uygulanır.

ÖNERİLER

Yukarıdaki belirtilerden biri görüldüğü anda mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Çocukluk çağı aşı takvimine uyulmalı, aşı kartları saklanmalıdır.

Döküntülü hastalıklar solunum yoluyla bulaştığı için, hasta kişilerle temastan
kaçınılmalı.

Kızamıklı kişi ile temas halinde temas sonrası ilk 3 gün (72 saat) içinde kızamık aşısı
veya ilk 6 gün içinde kızamık immunoglobulin uygulanması ile hastalıktan
korunulabilir.
22
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Cocuk beslenmeye devam ettirilmeli, sıvı alımı arttırılmalı.

Döküntüler kaşınmamalı, koparılmamalı.
6- ÇOCUKLUK ÇAĞINDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI
TANIM
Dışkıda bulunan bakterilerin bağırsaklardan, anüsden üretraya, idrar kesesine hatta bazen
böbreklere kadar yayılmasıyla idrar yolu enfeksiyonu oluşur.
NEDENLERI
Neden olan mikro organizma genellikle bakterilerdir.
BELIRTILER
İki yaşından büyük çocuklarda;
•
İdrar yaparken yanma-ağrı,
•
Sık işeme,
•
Karın-sırt ağrısı
•
Ateş (38ºC den fazla) sıklıkla görülür.
İki yaşından küçük çocuklarda;
•
Ateş
•
Bulantı,
•
Kusma,
•
İshal veya kabızlık,
•
Beslenme güçlükleri hatta kilo kaybı
TEDAVI
İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde antibiyotikler kullanılır.
ÖNERILER
•
Sık alt değiştirilmelidir
•
Alt değiştirirken temizliğin önden arkaya doğru yapılmalıdır.
•
Bol sıvı alınmalıdır.
•
Çocukların idrar tutmamaları, hemen tuvalete gitmeleri sağlanmalıdır.
•
Yukarıdaki belirtiler görülürse mutlaka doktora başvurulmalıdır.
23
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
7- DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU
TANIM
Dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ve isteklerini erteleyememe, düşünmeden hareket etme ile
kendini gösteren bir hastalıktır
NEDENİ
DEHB anne-babanın yetiştirme biçimlerinin doğrudan sonucu olmayan, kalıtsal özelliklerin
ağır bastığı, bir hastalıktır.
BELİRTİLERİ
Hiperaktivite bozukluğunda, hasta bireyler,
•
Yerinde duramazlar
•
Oturması gerektiği halde oturamazlar
•
Sessiz sakin oyun oynamakta güçlük çekerler
•
Yerli yersiz koşup tırmanırlar
•
Çok konuşurlar
•
Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan cevabını yapıştırırlar
•
Her zaman bir şeylerle uğraşırlar
•
Sırasını beklemekte zorlanırlar
•
Olaylara veya konuşmalara müdahale edip yarıda keserler
Dikkat eksikliğinde;
•
Yönergeleri başından sonuna kadar takip edemezler
•
Dikkatlerini yaptığı işe veya oyuna vermekte zorlanırlar
•
Evde veya okulda yapacağı işler ve aktiviteler için gereken malzemeleri kaybederler
•
Siz konuşurken dinlemez gibi görünürler
•
Detayları gözden kaçırırlar
24
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Düzensiz görünürler
•
Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işleri yapmakta zorlanırlar ve bunlardan kaçınırlar
•
Unutkandırlar
•
İlgileri kolayca başka yönlere kayar
TEDAVİ
İlaç tedavileri
Psikoeğitim ve Davranışçı yöntemlere dayalı terapi
Diğer Psikoterapiler (ek sorunlar varsa bunları çözmeye yönelik, örneğin Aile Terapisi) ya da
eğitsel müdahaleler (ek sorun varsa örneğin Özgül Öğrenme Güçlüğü mevcudiyetinde buna
özgü eğitsel yardım düzenlemeleri)
ÖNERİLER
1.
Kurallar koyduğunuz zaman bunların çok özgün olmasına dikkat edin ve onları yazıp
asın
2.
Ödülleriniz çocuk için anlamlı ve güçlü ödüller olsun
3.
Sık sık geri bildirim verin, çocuğunuza onun ne yaptığının farkında olduğunuzu
gösterin
4.
Çocuğunuza beklentileri ve planları konusunda yardım edin
5.
Çocuğunuzun iyi günleri olabileceği gibi kötü günleri de olabileceğini göz önünde
bulundurun
6.
Olumsuzluklar, yapamadığı şeyler ve cezalar hakkında odaklanmaktan ziyade
olumlular üzerinde odaklanın
7.
Bir karakter sorunuyla değil biyolojik bir sorunla mücadele etmekte olduğunuzu daima
akılda tutun
8.
Çok konuşup nasihat vermeyin, davranışlarınız daha öğretici olacaktır
9.
Espri anlayışınızı kaybetmeyin ve sabırlı olun
10.
Kendiniz ve çocuğunuza karşı hoşgörülü olun. Bu işte birliktesiniz ve elinizden geleni
yapıyorsunuz
25
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
8- DOĞUMSAL ANOMALİLER
TANIM
Anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında oluşan ve doğumda varolan tüm gelişimsel
kusurlar doğumsal anomaliler başlığı altında toplanır.
Bir çok ülkede çocukluk çağının en önemli ölüm, kronik hastalık ve engellilik nedenleri
arasındadırlar.
NEDENLER
•
Genetik: Akrabalık genetik hastalık riskini yaklaşık iki katına çıkarabilir.
•
Hamilelikte annenin maruz kaldığı bazı ilaç, enfeksiyon, kimyasal maddeler,
radyasyon
•
Hamilelikte uyuşturucu, aşırı sigara ve alkol kullanımı.
•
Neden bulunamayanlar.
•
Bir kısmında ise birden fazla faktör rol alabilir.
BELİRTİLER
Vücutta baştan ayağa (baş, boyun, gövde, akciğerler, kalp, karın organlar, eller, ayaklar gibi)
herhangi bir organ ya da doku tutulabilir. En sık görülen ağır doğumsal hastalıklar; kalp,
beyin ve omurilik bozuklukları, down sendromu, yarık damak, yarık dudak.
Tek olabildikleri gibi birden fazlası da bir arada görülebilir.
TANI YÖNTEMLERİ
•
Hamilelikte ultrason
•
Hamilelikte yapılan tarama testleri
•
Bebeğin dış görünüşünde değişiklikler
•
İç organları etkileyen anomaliler dış görünüşten anlaşılamayabilir ve bazen daha ileri
yaşlarda belirti verebilir.
TEDAVİ
26
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Çoğu doğumsal anomaliler tedavi edilebilir. Ancak; anomalilinin tuttuğu organ ve sistemlere
göre tedavi değişir. Doğumdan hemen sonra bulgu veren yaşamı tehdit eden durumlarda acil
tedavi gerekir. Tutulan doku ve organlara göre cerrahi veya organ fonksiyonunu düzenleyici
tedaviler planlanır.
ÖNERİLER
Anomalilinin tuttuğu organ ve sistemlere göre ilgili tüm tıbbi bölümlerin uyarıları
doğrultusunda ailenin ve çocuğun bakımıyla ilgilenen kişilerin acil durumlarla ilgili konularda
bilgi ve eğitim alması gerekebilir.
Çoğu doğumsal anomaliler önlenebilir. Gebelikte ve öncesinde sağlık kontrollerinin uygun
yapılması, gebeliğin en uygun şartlarda geçirilmesinin ve uygun beslenmenin sağlanması,
sigara, alkol, gereksiz ilaç ve radyasyondan korunma, enfeksiyonların önlenmesi, uygun
aşılama, diyabet gibi hastalıkların iyi kontrolü anomalilerin azaltılmasında anahtar rol oynar.
Doğumsal omurilik anomalilerinin tekrarının önlenmesinde doktor kontrolünde folik asit
kullanılması gerekebilir. Ayrıca akraba evliliklerinin önlenmesi de doğumsal anomali sıklığını
azaltır.
9- HEPATİTLER
TANIM
Hepatit karaciğerin büyümesi ve iltihabı ile karakterize bir hastalıktır ve genellikle karaciğerin
viral enfeksiyonlarını adlandırmak için kullanılır.
NEDENLERİ
•
Savunma sisteminin karaciğere saldırması,
•
Enfeksiyonlar,
•
Kullanılan ilaçlar,
•
Zehirlenmeler
•
Kalıtsal geçen karaciğer hastalıklarıdır.
BELİRTİLERİ
27
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Akut (hızlı başlar ve erken biter) ve kronik (uzun dönem hastalık için kullanılır, yıllar
sürebilir) olmak üzere iki tip hepatit vardır. Hepatitin bulguları arasında; sarılık, karın ağrısı
ve şişkinlik, koyu renkte idrar veya açık renkte dışkılama, halsizlik, ateş, iştah kaybı, bulantı
ve kusma, fizik muayenede ağrılı ve büyük bir karaciğer mevcuttur.
TEDAVİ
Hepatitte tedavi, nedenine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Akut hepatitler (örneğin Hepatit
A) genellikle herhangi bir ilaç kullanımına gerek olmadan kendiliğinden iyileşirken kronik
hepatitlerin tedavisi etiyolojiye bağlı olarak daha uzun sürebilir.
Karaciğer yetmezliği, siroz ve kanser hepatitin komplikasyonları arasındadır. Ayrıca siroz
gelişen hastalarda varisler, spontan bakteriyel peritonit görülebilir.
ÖNERİLER
•
Hepatit A ve B için aşılanmanın sağlanması
•
Temiz yiyecek ve suyun sağlanması
•
Kişisel eşyaların paylaşılmaması, uyuşturucu ilaç kullanımının engellenmesi
•
Gereksiz ilaç kullanımının engellenmesi
10- HİPOKSİK İSKEMİK ENSEFALOPATİ
TANIM
Yenidoğanda hayatın erken dönemlerinde solunumun başlama ve sürdürülmesinde güçlük
sonucunda, öncelikle beynin oksijensiz kalmasına bağlı olarak kas tonusu ve reflekslerde
baskılanma, bilinç düzeyinde bozulma ve çoğunlukla havalelerle karakterize bir durumdur.
NEDENLERİ
Annede uzun süreli devam eden hastalık olması, annenin yaşının büyük olması, madde
kullanımı, gebelikte görülen bazı hastalıkların plasentayı (bebeğin eşi) olumsuz etkilemesi.
Doğumun zor ve müdahaleli olması, uzun sürmesi, erken doğum, bebeğin anne karnında
düzgün yerleşmemesi, suların erken gelmesi, bebeğin kaka yapmış olarak doğması, doğumdan
sonra bebeğin nefes alamaması.
28
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
BELİRTİLER
Erken dönemde koma durumu, düzensiz solunum veya solunum yetmezliği, kas güçsüzlüğü,
bebeğin hiç hareket edememesi ve havale geçirme gibi bulguları vardır. Bunu takip eden
dönemde sık havale, kas güçsüzlüğü ve sürekli uyku hali mevcuttur. Hipoksinin vücut
dokuları üzerindeki etkileri bir noktada engellenemezse böbrek, karaciğer ve kalp başta olmak
üzere tüm organ sistemlerinin iflasın eşiğine gelir ve ölüme doğru giden geri dönüşsüz bir
yola girilir.
TEDAVİ
Hipoksik iskemik ensefalopatinin özgül bir tedavisi yoktur. Bebek mutlaka yenidoğan yoğun
bakım ünitesinde izlenmelidir. Erken dönemde; Beyni koruyucu tedaviler (doğumdan sonraki
ilk 6 saat içinde vücut iç ısısının 3 gün süre ile 33-340 C’ye kadar düşürülmesi), destek
tedavileri (solunum ve kan basıncının yakından izlenmesi, gerekirse solunum cihazına
bağlanması, kalbi destekleyici ilaçların verilmesi),nöbetlerin kontrol altına alınması
önemlidir.
Taburculuk öncesi ve evde izlem sırasında; fizik tedavi ve rehabilitasyon, uzun dönem nöro
gelişimsel
(beyin
ve
vücut
fonksiyonlarının
değerlendirilmesi)
izlem
yapılması
gerekmektedir.
ÖNERİLER
Gebelik
takibinin
düzenli
yapılması,
riskli
gebelerin
uygun
merkezlere
yönlendirilmesi, doğum sonrasında bu tanıyı alan bebeklerin en kısa sürede uygun merkeze
yönlendirilmesi ve soğutma tedavisi açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu tanıyı alan bebeklerin düzenli olarak nöro gelişimsel açıdan izlenmesi gereklidir ve
gerekirse ek destek tedaviler verilmelidir.
11- KASIK FITIKLARI (İNGUİNAL HERNİ)
29
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
TANIM
Çocukluk çağı kasık fıtıkları karın zarı çıkıntısındaki bir defektten kaynaklanan doğumsal bir
hastalıktır.
NEDENLERİ
Genellikle altta yatan bir neden bulunamaz. Yapısal bozukluğu olan ve erken doğan bebekler
risk altındadır.
BELİRTİLERİ
Kasıkta, genital bölgede aralıklı olan şişlik mevcuttur ve ağlama veya ıkınma sırasında
belirgin hale gelir. Fıtık kesesinde boğulma olursa; dışkı yapamama, kusma, fıtık bölgesinde
morarma görülebilir.
TEDAVİ
Mutlak tedavisi cerrahidir.
ÖNERİLER
•
Aileler çocuklarının kasığında şişlik olması durumunda bir çocuk cerrahına
başvurmalıdırlar.
•
Fıtık boğulması herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir, böyle durumlarda acilen
hastaneye başvurmak kaçınılmazdır.
•
Kasık fıtığının tedavisi ancak cerrahi onarım yapılması ile mümkündür.
12- GÖZ HASTALIKLARI (KIRILMA KUSURLARI)
TANIM
Normalde göze paralel gelen ışık gözde bulunan yapılar (saydam tabaka (kornea), göz
merceği (lens)) tarafından kırılıp ağ tabakaya (retina) düşer. Eğer bu ışık ağ tabakaya
düşmezse tam olarak net görülemez ve kırma kusuru olarak adlandırılır.
30
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
NEDENLERİ
Genellikle altta yatan bir neden bulunmaz. Ailede kırma kusuru, okul çağında yakın çalışma,
göz travmaları, saydam tabaka iltihapları, erken doğum kırma kusuruna neden olabilir.
BELİRTİLER
Baş ağrısı, yakını iyi görememe, cisimleri yaklaştırarak bakma veya uzağı görememe ya da
net görememe ve kısık gözle bakmadır.
TEDAVİ
Tedavide amaç net görmeyi sağlamak, göz tembelliğini engellemek ve kırma kusuruna bağlı
oluşan şaşılık tiplerinin düzelmesini sağlamaktır.
Tedavi;
•
Gözlük
•
Kontakt Lens
•
Düzeltici cerrahi
ÖNERİLER
Tüm çocuklar doğumda çocuk doktoru; 1 yaşında, okula başlamadan ve okul dönemi boyunca
belirli aralıklarla çocuk göz doktoru (pediatrik oftalmolog) tarafından muayene edilmelidir.
Eğer anlatılan belirtiler varsa beklemeden muayene için başvurulmalıdır.
13- KONVÜLSİYONLAR (HAVALE)
TANIM
31
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Konvülsiyon beyindeki anormal elektriksel deşarjlar sonucu oluşan bilinç kaybı, anormal
kasılmalar, davranışsal anormallikler, duyu bozuklukları ile karakterize geçici bir klinik
tablodur.
NEDENLERİ
•
Yüksek ateş
•
Menenjit, hipoksi, kafa içi kanamalar, zehirlenmeler
•
Beynin gelişimsel bozuklukları
•
Kandaki bazı maddelerin normalden yüksek ya da düşük olması (metabolik
bozukluklar)
•
Genetik bazı hastalıklar
•
Travma
BELİRTİLER
Bazı konvülsiyon tiplerinde, büyük küçük görme, halüsinasyonlar ve mideden yukarı
yükselme hissi olur. Bunu takiben çiğneme, dudak yalama, gülme, aynı sözcükleri tekrarlama
bulguları olabilir. Takiben bilinç kaybı ile beraber konvülsiyonun tipine göre kol ve
bacaklarda simetrik iki taraflı ya da asimetrik fokal kasılma ve titreme şeklinde hareketler
gözlenir. Konvülsiyon sonrası, baş ağrısı, yorgunluk ve uyku hali olabilir.
TEDAVİ
İlk defa konvülsiyon geçiren hastada tedavi, konvülsiyonun sebebine yönelik planlanır.
Epilepsi hastalarında uzun süreli tedavi seçenekleri ilaç tedavisi, cerrahi, bazı özel diyetlerdir.
ÖNERİLER
Havale olması durumunda mutlaka acil servise başvurulmalıdır.
Nöbet anında hastanın maruz kalabileceği tehlikeler vardır. Bunlar düşmeye bağlı travmalar,
sokakta ise trafik kazası, suda boğulma, vb.dir.
Konvülsiyon sırasında hasta yere yatırılmalı ve hareket ettirilmemeli, kafa yan çevrilmeli
veya yastıkla desteklenmeli, gözlük ve zararlı olabilecek maddeler çıkartılmalı ve giysileri
gevşetilmeli, hastanın ağzı açılmaya zorlanmamalı. Hastaların üstüne su dökülmemeli, zorla
nefes aldırmaya çalışmamalı, bazı maddelerin kokusuyla uyandırmaya çalışmamalı, nöbet
sonrası içecek bir şey verilmemeli. Nöbetten sonra ağızdan tükürüğün akışını sağlamak için
hastaya uygun pozisyon verilmelidir.
önemlidir.
32
Hasta tam uyanıncaya kadar yanında kalınması
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
14- LÖSEMİ (Kan Kanseri)
TANIM
Lösemi beyaz küre, kırmız küre ve kan pulcukların oluştuğu kemik iliği ve kandan gelişen
değişik kanser tiplerinin genel adıdır.
NEDENİ
Lösemi hücrenin kalıtım materyalinin (DNA) anormallik sonrası ortaya çıkar. Bu normal
olmayan durumun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak doğuştan veya enfeksiyon,
radyasyon veya kimyasal karsinojenler gibi kazanılmış nedenler sonucu gelişebilir.
BELİRTİLERİ
Halsizlik, normal fizik hareketle gelişen nefes darlığı, soluk cilt, ateş, gece terlemesi, kemik
ve eklem ağrısı, sık iltihap, yavaş iyileşen yaralar, doktor muayenesinde büyük dalak ve
karaciğer, boyun, kasık ve koltuk altında büyük lenf bezleri, cilt altında toplu iğne başı
büyüklüğünde kanamalar, burun kanaması, laboratuar testlerinde beyaz küre sayısında
azalma, kansızlık ve kan pulcuk sayısında azalma görülür.
TEDAVİ
•
Kemoterapi (kanser ilaç tedavisi)
•
Radyoterapi (ışın tedavisi)
•
Kemik iliği nakli
ÖNERİLER
Tedavi sırasında dikkat edilmesi gereken durumlar genellikle tedaviye bağlı gelişen
sorunlardır. Kısa dönemde; ağız yarası, bulantı, kusma, ishal, saç dökülmesi, döküntü, ateş,
halsizlik, kan sayımı değişiklikleri, eklem ve kemik ağrıları, ödem sayılabilir. Uzun dönem de
ise kalp hasar riski, kanser gelişimi ve diğer hormonal, nörolojik ve algılama problemlerdir.
33
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
İzlem sırasında; vücutta herhangi bir yerde kanama, ateşin 38.3C0 derecenin üzerinde olması,
boğaz ağrısı, inatçı terleme, öksürük vücudun herhangi bölgesinde hassasiyet, idrarda yanma,
ishal olması durumunda hemen doktora başvurulmalıdır.
15- MENENJİT
TANIM
Menenjit, Beyin veya omuriliği saran zarların iltihaplanması ile oluşan, hemen tedavi edilmez
ise işitme kaybı beyin hasarı ve ölümle sonuçlanabilen ciddi bir hastalıktır.
NEDENLERİ
Enfeksiyonun nedeni bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroorganizmalardır.
BELİRTİLER
Vücut ısısı değerlerinin normalin altına düşmesi veya yükselmesi, bebeğin emmesinde azalma
ya da beslemeyi red etme, huzursuzluk, nefes almada zorluk (solunum sıkıntısı), solunum
durması, sarılık, soluk ve lekeli cilt, bıngıldak şişliği, çevreye karşı ilginin tamamen
kayboluşu belirgin uyuşukluk ve hareketsizlik, el ve kollarda kasılma, sıçrama gibi normalde
olmayan vücut hareketleri, kusma olabilir. Daha büyük çocuklarda ateş, bilinç durumunda
değişiklik, kusma, halsizlik, olabilir.
TEDAVİ
Erken teşhis çok önemlidir; menenjit şüphesi olan her çocuk hemen hastaneye yatırılmalı ve
damardan antibiyotik tedavisi verilmelidir. Tedavi süresi etkene göre değişebilir. Beslenme
bozukluğu nöbet geçirme gibi durumlarda antibiyotik tedavisine ek olarak damardan sıvı ve
nöbet engelleyici ilaçlar eklenebilir.
ÖNERİLER
Bu belirtiler görüldüğünde hemen doktorunuza veya en yakın acil bölümüne başvurun.
Önlenmesinde el yıkama ve hijyen, enfeksiyonun yayılım önlemlerinin alınması ve aşılama
önemlidir.
34
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
16- PNÖMONİ (ZATÜRRE)
TANIM
Akciğer dokusu enfeksiyonudur.
NEDENLERİ:
Virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi çeşitli mikroorganizmalardır.
BELİRTİLERİ
•
Ateş
•
Öksürük
•
Burun tıkanıklığı
•
İştahsızlık (büyük çocuklarda), yetersiz beslenme (süt çocuklarında)
•
İnlemeli ve hışıltılı solunum
•
Göğüste çekilme
TEDAVİ
Ağır solunum sıkıntısı olan çocuklar hastaneye yatarak tedavi edilmelidir.
•
Damar yoluyla antibiyotik (mikrop öldürücü ilaçlar) verilir
•
Oksijen tedavisi
•
Damar yoluyla sıvı desteği
ÖNLEM VE ÖNERİLER:
•
Dinlenmelerini sağlayınız
•
Az miktarda sıvı gıda verin, çünkü genelde sıvı kaybı yoktur
•
Çift yastıkta yatarak daha rahat edebilirler
•
Göğüs ağrısı varsa doktor tarafından önerilen ağrı kesici bir şurup verebilirsiniz
•
Öksürük şurubu vermeyiniz. Bu tür ilaçların pnömoni tedavisinde yararı yoktur
•
Çocuğun yanında sigara içilmemesine özen gösterin
35
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Doktor tarafından verilen ilaçları düzenli kullanınız
•
Hemofilus İnfluenza tip B (HIB), pnömokok, kızamık ve boğmacaya karşı aşılama
•
İlk 6 ay sadece anne sütü vererek beslenme ile başlayarak dengeli beslenme
•
Ev içi hava kirliliğinin azaltılması
•
Kalabalık evlerde temizlik koşullarının artırılması
17- SEPSİS
TANIM
Sepsis, kan dolaşımında şiddetli enfeksiyon varlığında vücudun kendini savunmaya çalışması
sonucu gelişen bir hastalıktır. Sepsis bağışıklık sistemi tam gelişmemiş küçük bebeklerde,
kronik hastalığı olan bağışıklık sistemi baskılanmış çocuklarda daha sık görülür.
NEDENLERİ
Enfeksiyon etkeni bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroorganizmalardır. Akciğer,
bağırsak, idrar yolları veya cilt gibi organların enfeksiyonu sonucu gelişebilir. Hamilelikte,
doğum esnasında anneden geçen enfeksiyonlar yenidoğan sepsisine neden olur.
BELİRTİLER
Yenidoğan ve küçük bebeklerde sepsis bulguları çok çeşitlidir.Bu bebekler anne veya
bakıcıları için ‘iyi görünmüyor’ dur. Sepsis bulguları; emmede azalma veya kusma,
huzursuzluk, her zamankinden farklı ve aşırı ağlama, ateş ( >38C veya rektal ateş daha
yüksek) veya bazen düşük, değişken vücut ısısı, aktivitede azalma, uykuya eğilim, hızlı nefes
alma veya bazen nefes almada durma, kalp hızında artma veya azalma, cilt renginde
değişiklik (solukluk veya morarma), döküntü,
idrar miktarında azalma, bıngıldağın
bombeleşmesi.
Büyük çocuklarda sadece ateş, kusma veya bir döküntü, solunum zorluğu, çarpıntı bazen de
bazen de huzursuzluk, uykuya eğilim veya bilinç bulanıklığı görülebilir.
TEDAVİ
Sepsis varlığını göstermek, enfeksiyonun yerini ve mikroorganizmayı belirlemek amacıyla
kan ve diğer vücut sıvılarından örnekler alınır. Bunun yanı sıra ek görüntüleme yöntemleri de
kullanılabilir.
36
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Sepsis veya sepsis şüphesi hastanede tedavi gerektiren bir durumdur. Erken tanı ve tedavi
enfeksiyonun tüm vücudu etkilemesini önlemek için önemlidir, bu nedenle tanı tam
kesinleşmeden damar içi antibiyotik tedavisi hemen başlanır. Sepsis ağırlığına bağlı olarak
damar içi sıvı, kan basıncını düzenleyen ilaçlar ve gerektiğinde solunuma desteği verilebilir.
Sepsiste mikroorganizmalar ve toksinler beyin, böbrekler, akciğerler ve işitme fonksiyonu
üzerinde ciddi hasara hatta ölüme sebep olabilir.
ÖNERİLER
Çocuğunuzda bu belirtileri gördüğünüzde hemen doktorunuza veya acil bölümüne başvurun.
Sepsisin tamamen önlenmesi mümkün olmamakla birlikte bazı önlemler alınabilir. El yıkama,
enfeksiyonların önlenmesinde önemlidir. Bebeğinizin uygun aşılanması, ayrıca çevresindeki
kişilerin sağlıklı ve aşılı olmasına dikkat edilmesi gerekir.
18- ŞAŞILIK
TANIM
Her iki gözün eksenlerinin birbirine paralel olmamasına şaşılık denir.
NEDENLERİ
•
Yüksek göz numaraları
•
Göz sinir felçleri
•
Kafa travması
•
Beyin hasarına neden olan hastalıklar (erken doğum, doğum sırasında oksijensiz
kalma, kafa içi kanaması, metabolik hastalıklar)
•
Beyin tümörleri
BELİRTİLER
•
Gözlerde paralelliğin bozulması
•
Bir gözün güneşli havada kapatılması
37
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Başın veya yüzün bir yana dönük olması
•
Çift görme
•
Bulanık görme
•
Derinlik hissinde kaybolma
Kaymalar içe, dışa, aşağı veya yukarı doğru olabilir. İçe kaymalar genellikle bebeklik
döneminde (0-3 yaş) arasında ortaya çıkarlar. Dışa kaymalar genellikle ara sıra olur. Bu tip
kaymalar ise çocuk ateşliyken veya uykudan uyanınca belirginleşir. Bu hastaların güneşli
havada bir gözünü kapatmaları tipiktir.
TEDAVİ
Tedavide amaç gözleri paralel hale getirmek, göz tembelliğini engellemek ve üç boyutlu
görmenin devamını sağlamaktır.
•
Gözlük: Eğer şaşılık kırma kusuruna bağlı ise gözlükle düzelebilir.
•
Cerrahi müdahale: İlk 6 ayda ortaya çıkan şaşılıkta tedavi genellikle cerrahidir. Ancak
gözlük takılmasına rağmen düzelmeyen şaşılıklarda da cerrahi yapılır.
•
Göz kapama tedavisi: Sağlam olan göz kapatılarak tembelliğin düzeltilmesi amaçlanır.
•
Ortoptik tedavi: Her iki gözle birlikte görmek ve üç boyutlu görmeyi kazandırmak için
yapılır.
•
Botulinum Toksini: Çocuklarda pek uygulanmaz. Erişkinlerde, özellikle ani ortaya
çıkan ve göz sinir felcine bağlı oluşan kaymalarda kullanılır.
ÖNERİLER
Fark edildiği anda mutlaka doktora danışılmalıdır.
38
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
19- TONSİLLOFARİNJİT (BADEMCİK İLTİHABI)
TANIM
Tonsillofarinjit, boğaz ve bademciklerin iltihabi hastalığıdır.
NEDENLERİ
En sık neden olan mikroorganizmalar bakteriler ve viruslerdir. Bakteriyel nedenlerden en
önemlisi A grubu beta hemolitik streptokok (GAßHS) enfeksiyonudur.
BELİRTİLER
•
Boğaz ağrısı
•
Bademciklerin şişmesi
•
Burun akıntısı,
•
Ses kısıklığı,
•
Ağızda yaralar,
•
Göz kapağı iç kısmının enfeksiyonu,
•
İshal
•
Başağrısı,
•
Karın ağrısı,
•
Lenf bezlerinde şişlik
TEDAVİ
İlaç tedavisi, ileri durumlarda bademcik ve geniz eti ameliyatıdır.
ÖNERİLER
Korunmanın en iyi yolu el yıkamadır. Hastalıklı bireylerle temasın (ortak eşya kullanımı, aynı
ortamda bulunma) en aza indirilmesi gereklidir.
39
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
20- YENIDOĞAN SARILIĞI
TANIM
Yenidoğan bebekte, kan dolaşımındaki fazla miktardaki bilirubinin cilt, göz akı vs. yerlerde
birikmesidir.
NEDENLERİ
Fizyolojik ve patolojiktir.
Fizyolojik sarılık, Bebeğe tedavi gerekmez ancak sarılık artması ihtimaline karşın yakın
izlenmelidir.
Patolojik sarılık, ilk 24 saatte ortaya çıkan ya da sarılığın 14. günde halen devam etmesi;
beyaz renkte dışkı ve/veya kıyafetleri sarı renge koyu renkte idrarın görülmesi; laboratuvarda
bakılan serum bilirubin değerinin 15 mg/dl’nin üzerinde, herhangi bir zamanda bakılan direk
bilirubin değerinin ise 2 mg/dl’nin üzerinde olmasıdır.
BELİRTİLER
Yenidoğan sarılığının ilk ve tek bulgusu cildin sararmasıdır. Sarılık genellikle yüzde başlar ve
kandaki düzeyi arttıkça gövde ve vücudun alt kısımlarında da gözle görülür hale gelir.
TEDAVİ
•
Bilirubin düzeyinin düşmesi için fototerapi tedavisi verilir
•
Yirmi dört saatin üzerinde veya iki haftanın altındaki yaşlarda sarılık düzeyi; doğum
haftası, bebeğin yaşı ile kliniği ve sarılığın nedeni ile yakından ilişkilidir.
•
Uzamış sarılık durumunda ise ileri tetkikler planlanmalıdır
ÖNERİLER
•
Sarılığı önlemek için yapılması gereken erken ve sık beslenmenin sağlanmasıdır.
•
Evde tanımak için bebeğin cildine soluklaşıncaya kadar hafifçe bastırılır eğer ciltte sarı
renk görülüyorsa sarılıktan şüphelenip en kısa sürede bir doktora başvurulmalıdır
•
Bebek sarardı veya sarılığında artış oldu veya beyaz renkte dışkı çıkarıyorsa mutlaka
doktora götürülmelidir.
40
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
21- YENİDOĞAN BEBEĞİN EV BAKIMI

Anne babalar bebeğin yatağını yatak odasında tutmalı (bu emzirme için iyidir)

Yatak çok yumuşak olmamalı

Sentetik kumaşlar kullanmamalı. Pamuk kullanılmalıdır.

Çocuk için yastık kullanmayın

Bebek her zaman farklı taraflara yatırılmalıdır. Özellikle uyutulurken bir yanına
çevrilmeli böylece kusma esnasında bebeğin boğazının tıkanması engellenmiş olur.

Sık sık bebeğin odasını havalandırın

Bebeğin yakınında sigara içmeyin ve odayı 23-24 C tutun.

Gelen ziyaretçilerin enfeksiyon riskine karşı bebeği öpmelerine izin vermeyin.

Hastaların,
özellikle,
solunum
yolu
enfeksiyonları
olan
insanların,
çocuğa
dokunmalarına ve yaklaşmalarına izin verilmemeli ayrıca maske kullanmaları temin
edilmeli.

Anne bir doktor referansı olmadan bebek için herhangi bir ilaç kullanmamalıdır.
ALT BAKIMI

Yenidoğan cildi çok hassas olduğundan, idrar ve kakanın hemen temizlenmesi gerekir.
Sıkça kontrol edilmeli ve bez değiştirilmeli.

Cilt temizliğinde alkol kullanmamalı kokulu bebek mendili, ya da pamuk ve ılık su
ile bebeğin alt kısmını silebilirsiniz.

Kız bebek için önden arkaya doğru silme işlemi yapın.

Erkek bebek için, sünnet derisini silmede her hangi bir endişeye gerek yoktur.

Pişiği önlemek için önce silme sonra alt kurulama yapılmalıdır. Eğer mümkünse
yaklaşık beş dakika boyunca örtmemelisiniz. Yağ veya bir döküntü kremi
kullanabilirsiniz.
GÖBEK BAKIMI
41

Göbek kuru tutulmalı

Hastaneden ayrılmadan önce, göbek çevresindeki bandaj çıkarılmalıdır.

Temizlik için alkol veya bir iyot çözeltisi kullanmayın.

Göbek düşene kadar, bebek ıslak bir bez ile silin.

Eğer göbek çevresinde kızarıklık ya da iltihab görürseniz, hemen doktorunuza danışın.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
DOKTORA NE ZAMAN DANIŞILMALI
Eğer mümkünse önerilen kontrol tarihleri şunlardır:

7 -15 gun arasında topuk kanı alınmalı yapılmalıdır.

15 gunde bir kilo gözlemi

Gerektiğinde duyma testi

Prematureler için görme testi

Hepatit ilk on gün içinde teşhis edilirse, fototerapi gerekli olup olmadığına karar
vermeli hastanede bebeğin hepatit düzeyini izlemeli.
BEBEK HEPATİTSE:
21 günden fazla hepatitse;

Emmez.

Titrer ve spazm yaşar

Siyanoz (deride mavi renk) oluşur.

Nefes almalar hızlanır.

Ateş 38 c olur

Şiddetli kusma oluşur.

İlk 24 saatte bebek işemez

İlk 48 saatte dışkı çıkmaz.

Göbekte kanama ve kötü bir koku oluşursa acil doktora danışmalısınız.
ANNE SÜTÜNÜN YARARLARI

Harika bir besleyici ve içerik olarak çok özel maddelere haizdir.

Sindirimi kolaydır.

Bebeği hastalıklara karşı korur.

Maliyeti yoktur emzirmeye hazırlık gerektirmez.

Alerjiye ve deri döküntülerine karşı korur.
EMZİRMENİN YARARLARI

Dişlerin ve çenenin gelişip güçlenmesine yardımcı olur.

Kansere, anemiye ve yumurtalık kanserine karşı anneyi korur.
EMZİRMENİN PSİKOLOJİK YARARLARI

42
Anne ve bebek arasındaki samimiyetin gelişmesine yardımcı olur
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Bebek daha az ağlar

Anne ve bebek duygusal olarak tatmin olurlar.

Çok emzirilen bebekler IQ testlerinden yüksek puan alırlar.

Emzirme doğumdan hemen sonra başlar. En az 6 ay devam etmelidir. 6 ayla 2 yıl
arasında takviye gıdalarla sürdürülür.
EMZİRMENİN DOĞRU ŞEKLİ

Anne her beslemeden önce ellerini yıkamalı

Memeyi günde bir kere temiz suyla yıkayıp silmeli

Annenin yatması veya rahat bir pozisyonda oturması gerekir.

Bebeğin yüzü anneye dönmelidir.

Bebeğin başı ve vücudu aynı doğrultuda düz bir çizgide olmalıdır.

Meme başı ile bebeğin yanağına dokununca bebek ağzını açar.

Çocuk ağzını açtığında kahverengi meme ucu çocuğun ağzında olmalı

Çocuğun burnu emerken açık olmalı

Bebeğin yanağı göğüse değmeli

Meme 4 parmakla desteklenmeli
EMZİRME POZİSYONU
Kol altı pozisyonu: bu annenin sezaryen yada ikize sahip olmasında kullanılır.
Kucak pozisyonu: bu normal emzirme pozisyonudur.
Ters kucak pozisyonu: Bebek meme tuttuğunda, kucak pozisyonu kabul edilmelidir.
Yatış pozisyonu: Anne yorgun olduğunda, doğum ve sezaryen sonrası kullanılır.
NE SIKLIKLA BEBEĞİMİ BESLEMELİYİM

Bu sıklığı ilk önce bebek belirler

Zaman sınırı yoktur.

İlk 10-15 gün bebek 3 saat uyuduktan sonra uyandırıp emzirmek gerekir.
SÜTÜM YETERLİMİ?

Bebek sarımsı ve idrarı kokuluysa ve ilk bir ayda 500 gr dan az geliyorsa süt
yetersizdir.
43
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
ÖNERİLER

Anne sıcaklığı duygusu anne sütü ve emzirme ile sağlanır.

Bebek ve anne aynı odada uyuması gerekir

Bir doktor tarafından temin edilmediği sürece hiçbir ilaç verilmemelidir.

Bebek talep üzerine beslenmelidir.

Besleme süresi sınırlı olmamalıdır. Bebeği o istediği kadar beslemek gerekir.
EĞER BEBEK UYANIK VE HUZURSUZSA

Ses çıkarın

Elini ağzına götürün

Emme hareketi yapın

Bebek emme hareketini yapmaya başlarsa emzirilmeye hazırdır.
ELLE SÜT SAĞMA METODU

Bazen anne kendi sütünü eliyle vermek ister bunu yapmadan önce sakin ve sessiz bir
ortam oluşturlmalı.

Ilık bir şeyler yiyin

Göğsünüze ılık elle masaj yapın

Memeleri nazikçe bu işe teşvik edin

Çocuğun resmine bakarak başarı oranını artırın

Sıcak suyla yıkanmış açık geniş bir kap bulun

Başparmak ve işaret parmakları ile göğüs duvarına hafifçe bastırın

Süt keselerine baskı yapın kahverengi noktanın altı.

Farklı yönlerde aynı hareketi tekrarlayın

Memeye asla baskı yapmayın

3-5 dakikadan sonra diğer göğse geçin

Toplam 20 dakika devam edin

Bu işlem acılı olmamalı acı varsa yanlış yapıyorsunuz demektir

Göğüsler yumuşak olunca bu işlem daha kolay gerçekleştirilir.
SÜTÜ NE KADAR SAKLAYABİLİRİM?
Oda sıcaklığında 6 saat
44
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Buzdolabında 48 saat
Derin dondurucuda 3 ay
Süt buzdolabından alındıktan sonra bir kapla kaynak suya koyulur ve kasıkla bebeğe verilir.
ANNENİN İYİ BESLENMESİ
İyi yiyerek, anne sağlığı ve bebek korunacaktır. Emzikli annelerin diyet programı tüm besin
gruplarını içermeli diyet; vitamin ve mineraller açısından zengin olmalıdır. Anne sütü ilk 6
ay için bebeğin besin gereksinimlerinin tümünün yanında beslenme sırasında anne ve bebek
arasında mükemmel bir duygusal bağ sağlar.
Bebek beslerken yeterli ve dengeli bir diyete sahip olmanın amacı şudur:
1.
Annenin sağlığını korumak ve beslenmesinin dengede tutulmasını sağlamak.
2.
Anne sütü miktarını ve kalitesini artırmak
ve bu nedenle bebeğin büyüme ve
gelişiminin normal olduğundan emin olmak
3.
Emziren anneler bebeklerine süt temini için enerjiye ihtiyaç duyar.
4.
Bu enerjinin bir kısmı annenin gebelik sırasında yediği depolanan gıdalardan
gelmektedir.
İşte emziren anneler için iyi bir gıda ile ilgili bazı günlük kurallar:
Et Grubu;
3-4 köfte, sebze,1 yumurta 10-12 çorba kaşığı boyutu et
Süt grubu
1 fincan süt ve yoğurt, 2 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, bir kap puding
Sebze Ve Meyve Grubu;
Diyet vitamin ve mineral yönünden zengin olmalıdır. Anne taze sebze, salata ve meyve
yemelidir..
Tahıl Grubu;
Ekmek 6 dilim, pilav veya makarna 4-5 yemek kaşığı, bir kase çorba
Herkesin günlük enerji ihtiyacı onların
ne kadar aktivite yaptığına bağlı olarak farklı
olacaktır. Beslenme programları bunu dikkate alsa da siz hastane diyet ve beslenme
departmanına başvurmalısınız.
DİKKAT EDİLECEKLER
Yemekte çok fazla yağ kullanmamaya çalışın. fırında, buharda veya ızgarada gıda genellikle
daha iyidir.
Çok fazla şeker, kek, tatlılar, krem ve çikolatayı kesmeye çalışın.
45
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Sıvı alımı emzirme döneminde çok önemlidir. Emziren anne günde üç litre sıvı alması
gerekir
Anneler iyotlu tuz kullanmalıdırlar.
Kansızlığı önlemek için, et ile C vitamini (salata, meyve) yemek gerekir.
İçtiğiniz çay ve kahve miktarını azaltın
Karaciğer ve böbrek için ceviz fındık üzüm kayısı erik baklagiller pekmez kurutulmuş meyve
yiyin. Yeşil lifli sebzeler demir için yiyebilirsiniz.
ZARARLI MADDELERDEN KAÇINILMALIDIR
Alkol sigara doktor tarafından yazılmamış ilaç ve katkı maddesi olan yiyeceklerden
kaçınılmalıdır.
TAVSİYELER
Pestisit (gıdaları böceklenmeden koruyan ilaçlar) ve kirleri çıkarmak için iyice tüm
yiyecekleri yıkayın.
Makarna ve kuru baklagillerin kaynadığı suyunu atmayın
Mümkün olduğu kadar az suyla sebze pişirin
Sütünüzün tadını iyileştirmek için lahana, kereviz, sarımsak, soğandan kaçının
kuşkonmaz gibi gıdalardan kaçının
UNUTMAYIN Kİ BEBEĞİN SAĞLIĞI SİZİN ELİNİZDEDİR..
22-DİYABET (ÇOCUK HASTALIKLARI)
TANIM
Diabetes mellitus (DM), tek bir türden
ziyade farklı genetik yapıların ve glukoz tolerans
bozukluğuna yol açan etiyolojik ve patofizyolojik mekanizma bozukluklarının heterojen bir
grubudur. Diyabetin iki türü vardır, bunlar şunlardır:
46
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Tip 1 Diyabet : Tip1 diyabet, çok az veya vücudun hiç insülin yapmadığı bir bağışıklık
sistemi hastalığıdır. Genellikle çocuklukta veya ergenlikte başlar. Birinci tür diyabetli
çocuklar vücutlarının gıda kullanması için günlük insülin vurmaları gerekir. Tip 1 diyabet
genellikle aileseldir.
Tip 2 Diyabet : Tip 2 diyabet vücudun yeterli insülin üretemediği veya düzgün insülin
kullanamadığı bir hastalıktır. Diyabetin bu formu genellikle en sık erişkinlerde görülmesine
rağmen, gençlerde
daha yaygın hale gelmektedir. Gençlerde Tip 2
diyabet tanı yaşı
ortalaması 12-14 tür. Bu kızlarda erkeklerden daha fazla yaygındır.
SEBEPLER
Özelikle bazı faktörler Tip 2 diyabet gelişme riskini artırabilir.
•
Aşırı kilolu olma
•
Egzersiz eksikliği
•
Yaş
•
Aile geçmişi
•
Yüksek kan basıncı
•
Gebelik
•
Etnik köken
Bazı etnik gruplara mensup insanlar Tip 2 diyabet riskini daha yüksek bir şekilde taşırlar
mesela (Asya, Kuzey Amerika yerlileri, Orta ve Güney Amerika nüfusu, Hint yarımadası,
Pasifik adalarının yerlileri) Bu nedenle Tip 2 diyabet dış nedenlerin (yanlış diyet, egzersiz
eksikliği) yanında vücut ile ilgili faktörlere de (genetik yatkınlık )bağlıdır.
DİYABET NEDEN KONTROL ALTINDA TUTULMALIDIR?
Değişmiş kan şekeri düzeyinin neden olduğu diyabet vücudumuz için zararlı olabilir. Kalp,
böbrekler, beyindeki kan dolaşımı, bacaklar ve gözlere de zarar verir ve glikoz fazlalığı
yüzünden arızalar oluşturur. Diyabet tedavisi kan şekerini kontrol altında tutmaya yönelik
olmalıdır ve aynı zamanda vücudumuza zararlı olabilecek tüm faktörlerin kontrolünü
içermelidir. Kan şekerini kontrol altında tutabilmek için diyabet hastaları sigara içmemeli, kan
basıncını ve kolestrolü izlemelidirler. Doktorunuz bu konuda size yardımcı olacaktır.
Yapılacak en iyi şey doğru bir hayat tarzı takip etmektir çünkü bu sizin
47
sağlıklı davranış
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
kurallarına kolay uyumunuzu sağlayacaktır ki bu şekilde sağlığınıza daha iyi bir yatırım
yapmış olacaksınız. Uygun bir tedavi diyabetin zararlarını sınırlar. Aynı zamanda periyodik
kontrollerden geçmenizi sağlar mesela kalp, göz ve ayakların durumunun izlenmesi gibi.
DİYABETİMİN
KONTROL
ALTINDA
OLUP
OLMADIĞINI
NEREDEN
BİLECEĞİM ?
Diyabeti kontrol altında tutmanın iyi bir yolu kanda glukohemoglobin diye adlandırılan
glikoza bağlı maddelerin , A1c (HbA1c)’ nin ölçülmesidir. HbA1c size son 2-3 ay içinde
ortalama glikoz seviyesini söyler. Diğer bir deyişle bu dönemde bizim kanımızdaki şeker
oranını gösterir.
Kan şekeri testi evde kan şekeri ölçmek için bir Glukometre cihazı kullanılarak yapılır. Bir
küçük şerit yada strip üzerine bir damla kan damlatılıp cihaza konularak yapılır. Bu test çok
önemlidir çünkü kan şekerinin gün boyunca nasıl değiştiğini göstermektedir ve doktorlar
kişisel tedaviler için potansiyel acil durumlarda kullanmak ve özel durumları yönetmek için
bu cihazların ende kullanılmasına izin verirler.
Tüm kriterler ve kontroller doktorunuz ile birlikte belirlenmelidir.
TEDAVİ METODLARI VE ÖNERİLER
Diyabet çok karmaşık ve yaşamı tehdit eden ancak kontrol edilebilir bir hastalıktır. Ailede ve
sağlık ekibinde herkes birlikte çalışırsa diyabetik çocuklar aktif neşe dolu ve sağlıklı bir
yaşama sahip olabilirler.
Aşağıdaki kılavuz, bir çocuğun diyabet kontrolünü sağlaması ve sağlıklı bir diyet yapabilmesi
için yardımcı olacaktır.
Her gün düzenli aralıklarla dengeli yemek yemek;
Farklı besinlerin çocuğun kan şekeri seviyesini nasıl etkilediğini öğrenmek
Öğün aralarında sağlıklı atıştırmalar yapmak:
Susuz iken çocuğu su içmeye teşvik etme:
Yüksek lif içeriği ile tam tahıllı gıdaları tercih:
Tatlılar, normal alkolsüz içecekler, hamur işleri, şeker, reçel ve balı sınırlama: Doymuş yağ
oranını ve kolestrolü sınırlama:
Trans yağlardan kaçınma:
Egzersiz yapmak; Aerobik egzersizleri kalp atışlarını hızlandırır ve büyük kasları kullanır,
denge kan şekeri seviyesini düşük tutmaya yardımcı olabilir. Ayrıca kolesterol ve tansiyonun
düşürülmesine yardımcısı olabilir. Egzersiz aynı zamanda, çocuğun daha iyi uyumasını daha
48
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
rahat ve daha iyi konsantre olmasını sağlar. Egzersiz sırasında , egzersizden 2- 8 saat sonra
kan şekeri seviyesinin izlenmesiyle veya bazen insulin dozunun azaltılması ve ara öğünler
verilmesiyle Hypoglisemi önlenir. Hypoglisemi düşük kan şekeri belirtileri, asabiyet,
sinirlilik, yorgunluk gibi duyguları içerir. Çocukta düşük kan şekeri belirtileri varsa, kan
şekeri düzeyleri kontrol edilir.
Kan şekerinin seviyesi 70 mg / dL altında ise, aşağıdakilerden birini deneyin: Çocuğa ½
fincan üzüm veya portakal suyu, bir bardak süt, ½ oranında meyve suyu, düzenli diyet gazlı
su, 1-2
çay kaşığı bal ve şeker verilir. Ebeveynler yalnız olarak çocuğun diyabetini
yönetemezler. Diyabetin ilk tanısı sırasında ailesinin maruz kaldığı stres şok, inkar,
üzüntü, öfke, korku ve suçluluk hissine yol açabilir. Tanı anında bu duyguları bastırabilmek
için bir uzman ile toplantı yapmak ailenin uzun dönemli adaptasyon sürecine yardımcı olur.
Doktor velilerle aynı zamanda çocukla çocuğun diyabetinin çeşitli yönlerini tartışması
gerekir. Egzersiz sürekli bir program olmalıdır. Bu, bir yandan hekim ve çocuk diğer taraftan
da aile arasında iyi bir uyum gerektirir. Ebeveynlerin insülin enjeksiyonu, kan şekeri testi,
hipoglisemi, hiperglisemi, ketoasidoz, enfeksiyon vb uyarı sinyallerini tanıması ve idaresini
öğrenmesi gerekmektedir.
Çocuklara
diyabet yönetimi görevleri öğretilebilir,
ancak
ebeveynlerin hastalık yönetiminde yer almaya devam etmeleri zamanla çocuk için daha
destekleyici olacaktır. okullarda diğer öğrencilere sağlanan
sağlıklı çevre, aktiviteler ve
fırsatlar diyabetik öğrenciler içinde yerine getirilmelidir.
23- YEME BOZUKLUKLUKLARI, (ANOREKSİ, BLUMİA)
TANIM
Çocuklarda ve gençlerde yeme bozukluğu yeme alışkanlığında önemli değişikliklere neden
olur, hatta hayatı tehdit eden ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Yeme bozuklukları üç
ana türü vardır:
•
Anoreksiya, Bir çocuğun yeterli kalorideki yemeği yemeyi reddetmesi ve
şişmanlıktan korkması, aşırı kaygıya sahip olma durumudur.
•
Bulimia, Bir çocuğun ağır yemek yedikten sonra kilo alımını önlemek için kusma ya
da müshil kullanarak gıdayı vücudundan temizlemesi durumudur.
49
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Binge eating,(Aşırı yeme yada tıkınma) çocuğun gıdayı yeterince çiğnemeden hızla
midesine göndermesi (tıkınması) durumudur.
Çocuklarda ve gençlerde, yeme bozukluklarında dönemsel değişiklikler olabilir. Örneğin,
bazı çocuklar anoreksi ve bulimia dönemleri arasında geçiş yapabilirler. Yeme bozuklukları
genellikle ergenlik veya erken erişkinlik döneminde gelişir. Ancak, onlar da, çocuklukta
başlayabilir. Dişiler bu konuda çok daha hassastır. Anoreksiya veya bulimia olan kişilerin
sadece yaklaşık %5 yada %15 erkektir. Binge eating de ise bu rakam % 35 lere yükselir.
SEBEPLER
Yeme bozukluklarına ne neden olur?
Doktorlar yeme bozukluğuna neyin neden olduğu konusunda emin değillerdir. Biyolojik,
davranışsal ve sosyal faktörlerin biraraya gelmesinden kaynaklanabilir. Mesela gençlerin daha
sağlıklı ve zayıf bedenleri tercih etmelerinin sebebi
toplumun kültürel görüntülerinden
etkilenmeleridir. Ayrıca, yeme bozukluğu olan birçok çocuk ve genç aşağıdaki sorunlardan
biri veya daha fazlası ile mücadele eder;
•
Sıkıntı
•
Aşırı kilo alma korkusu
•
Çaresizlik duygusu
•
kendine güvensizlik
Çocuklar ve gençler bu sorunlarla başa çıkabilmek için zararlı yeme alışkanlıklarını kabul
eder alışkanlık haline getirirler. Aslında, yeme bozuklukları genellikle
aşağıdaki
diğer
psikiyatrik sorunlarla beraber at başı giderler:
•
Kaygı(bunaltı) duyma
•
Depresyon
•
Madde bağımlılığı
Yeme bozukluklarının tehlikeleri
Çocukların ve gençlerin yeme bozuklukları ciddi fiziksel sorunlara ve hatta bir dizi ölümlere
neden olabilir. Aşağıda listelenen yeme bozuklukları belirtilerinden herhangi biri varsa,
hemen çocuk doktorunuzu arayın. Yeme bozukluğu sırf irade yoluyla üstesinden gelinemez.
Çocuğunuz yeme alışkanlıkları ve normal ağırlığı konusunda yenileyici yardımcı tedaviye
ihtiyaç duyar. Tedavi altında yatan psikolojik sorunları giderir. Unutmayın! En iyi sonuç
yeme bozuklukları erken aşamalarında tedavi edildiklerinde ortaya çıkar.
TEDAVİ METODLARI
50
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Yeme bozuklukları hem fiziksel hem de duygusal olarak yıkıcı olabilen ciddi sağlık
sorunlarıdır. Yeme bozukluğu olan kişilerin profesyonel yardım almaları gerekir. Erken tanı
ve müdahale iyileşmeyi hızlandırabilir. Yeme bozuklukları, zayıflatıcı ve hatta hayatı tehdit
eden kronik
bir durum haline gelebilir. Eğer yeme alışkanlıkları bozulmuş, hayatınızı
mutluluğunuzu ve konsantre yeteneğinizi etkiliyorsa bu sorunu biriyle konuşmak önemlidir.
Tedavi temelleri
Yeme bozukluğu için en etkili ve uzun ömürlü tedavi, tıbbi ve beslenme gereksinimleriyle
(alışkanlıklarıyla) birleşen psikoterapi ve psikolojik danışmanlığın bazı türleridir. İdeal olarak,
bu tedavi bireye uygun olmalıdır, bozukluğun şiddeti, hastanın belirli sorunları, ihtiyaçları ve
gücüne göre değişecektir.
Yeme Bozukluğu Tedavisi neleri içerir?
Psikolojik danışma, hem yeme bozukluğu semptomlarına, hem de altında yatan psikolojik,
kişilerarası ve kültürel sorunların bulunduğu “yeme bozukluğuna” hitap etmelidir.
•
Bireyler gıda ile nasıl barışçıl ve sağlıklı bir şekilde yaşamaları gerektiğini
öğrenmelidirler.
•
Bu yaklaşım bakım lisanslı bir sağlık uzmanı tarafından sağlanmalıdır bir psikolog,
psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanı, beslenme uzmanı ve tıp doktoruyla sınırlandırılmamalıdır.
•
Bakım, yeme bozuklukları ile ilgili deneyimli bir sağlık profesyoneli tarafından
sağlanmalıdır
Yeme bozukluğu olan pek çok kişi grup veya aile terapisi ve tıbbi tedavi de dahil olmak
üzere, ayaktan tedaviye yanıt verirler. Bazı kişiler için destek grupları, beslenme
danışmanlığı, psikiyatrik ilaçların
dikkatli tıbbi gözetim altında
yararlı olduğu
kanıtlanmıştır. Yeme bozukluğu hayatı tehdit eden, ya da fiziksel sorunlara yol açan noktaya
geldiyse ayrıca ciddi psikolojik ya da davranışsal sorunlar oluşturduysa hastane temelli
bakım (ayakta, kısmi hastanede, yeme bozuklukları özel biriminde, yoğun polikliniklerde)
gerekmektedir. Yeme bozukluğu ile mücadele eden bireylere yardımcı olacak ve onların
bakımını denetleyecek güvenilir bir sağlık profesyoneli bulmaları önemlidir.
Yeme Bozukluğu Tedavisi
En sık kullanılan tedaviler (psikoterapi ve ilaç) çeşitli düzeylerde ayakta yada yatarak bakım
ve çeşitli ortamlarda hastalığın şiddeti ve belirli bir hasta için geliştirilmiş tedavi planına göre
yapılır.
51
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Tedavi Ayarlanması ve Bakım Seviyeleri
Tedavi; hastaneler, rehabilitasyon tesisleri ve özel ofislerde yapılır. Bakım seviyesi kısa
süreli, yatan hasta bakımı, kısmi yatan hasta bakımı, (gündüz veya akşam) yoğun poliklinik
bakımı ve ayakta bakım tedavisinden ibarettir. Çeşitli tedavi merkezleri tipleri ve bakım
seviyeleri yeme bozukluğu tedavisi için uygun olmaktadır. Sigorta yardımları bir hastanın
sadece teşhisine değil aynı zamanda tedavi ve bakım düzeyi türüne bağlıdır. Bu yüzden bunu
tanımlamak için kullanılan terimleri bilmek önemlidir. Bir hasta medikal ya da psikiyatrik
problemi ciddi
olduğunda hastanede yatılı acil tedavisi
olduğunda hastaneden taburcu edilir ve devam eden
gerekir.
Hasta tıbben uygun
bakım genellikle tedavi merkezlerinde
yapılır. Böyle bir tesiste bakım seviyesi tam zamanlı yatarak, kısmi yatarak, gündüz veya
akşam yoğun poliklinik ve ayakta olabilir.Ayakta hizmet veren tedavi tesisleride olmalıdır.
Ayakta psikoterapi ve tıbbi tedavi takibi de özel bir merkezde gerçekleştirilebilir.
Tedavi ve bakım düzeyi tedavinin genel hedeflerini tamamlamalıdır.
Normal olarak hedefler şunlardır:
•
Tıbben hastayı rahatlatmak sakinleştirmek
•
Zarar verici
davranışları (yani kısıtlayan gıdalar, aşırı yeme, tasfiye, sigara )
durdurmak için hastaya yardım etmek.
•
Davranışlarını tetikleyen akıl sağlığı sorunları çözmek.
Şiddetli belirtileri olan hastalar genellikle yatırılarak tedaviye başlanmalı ve belirtileri
azalınca daha az yoğun programlara taşınmalı. Hastanede kalış, elektrolit dengesizlikler,
düzensiz kalp ritmi, dehidrasyon, şiddetli zayıflama ya da yaşamı tehdit eden sinir krizi gibi
düzensizliğin komplikasyonları için gerekli olabilir. Hastanede kısmi kalış hasta tıbben uygun
olduğunda gereklidir ve ona yönelik bir tehdit(zarar) değildir. Aksine iyileşme sürecinde
tedavinin devamına yardımcı olabilir. Kısmi hastane programları hastanın gereksinimlerine
bağlı olarak, günde 3 ila 12 saat sürer. Psikoterapi ve ilaç tedavisi tüm bakım paketlerinde
mevcuttur. Destek grupları bir hastanın ruh sağlığını korumak için ve yoğun programından
çıktıktan sonra hastalığın nüksetmesini önlemeye yardımcı olabilmek için vardır.
Tedavini süresi ve yoğunluğu şunlara bağlıdır.
•
Sigortasının varlığı ve sürekliliği
•
Şiddeti ve hastalığın süresi
•
Zihinsel sağlık durumu
•
Tıbbi ya da psikolojik bozuklukların birlikteliği
Tedavi ekibinin durumu incelemesi ve hasta ile konsultayonu bittikten sonra tedavi önerileri
getirilir.
Tedavi ve bakım seviyesi için kriterler
52
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Bu esaslar, birçok sağlık merkezi tarafından faydalanılan yeme bozuklukları tedavisinde tıbbi
gereklilik kriterlerini,
gerekli bakım seviyesinin belirlenmesini,
yeme bozukluğu
uzmanlarının nasıl çalışacağını özetler.
Yatan Hasta
Tıbben sıkıntılı hasta şu şekilde belirlenir:
•
Depresif yaşamsal bulgular
•
Acil sağlık riski taşıyan Laboratuvar bulguları
•
Diyabet gibi sağlık sorunlarına eşlik eden Komplikasyonlar
Psikiyatrik problemli hasta şu şekilde belirlenir:
•
Hızla kötüleşen semptomlar
•
Intihar ve güvenliği için anlaşma yapamaz
•
Yatış
•
Kısmi hastane veya ayakta tedaviye yanıt vermeyen psikolojik bozukluğu olan hasta.
Hasta tıbben sakindir, hiçbir yoğun tıbbi müdahale gerektirmez, hastaneye muhtaçtır.
•
Hastanede Kısmi (yatış)
Hasta tıbbi olarak sakin ama:
•
Yeme bozukluğu vücud işlevlerini bozar
•
Fizyolojik ve zihinsel durumu takip gerektirir.
•
Hasta psikolojik olarak stabil ama:
•
Normal, sosyal, eğitimsel ya da mesleki durumlarda işlevbozuklukları vardır.
•
Günlük tıkınırcasına yeme, boşaltma, oruç veya çok sınırlı gıda alımı, ya da diğer
patojenik kilo kontrolü teknikleri ile meşguldür.
Yoğun Poliklinik / Ayakta
•
Hasta artık tıbben stabil ve günlük tıbbi izleme ihtiyacı yok
•
Hasta psikiyatrik istikrarlı ve belirtileri yeterince kontrol altında, normal sosyal,
eğitsel ya da mesleki durumlarda görev yapabilecek ve ilerleme sağlamaya devam etme
özelliğine sahip.
GİZLİLİK HAKLARI
ebeveyn veya bir arkadaşı yeme bozukluğuna sahip olan kişiye tedaviye katılmak, sigorta
konuları hakkında araştırma yapmak, tedavi hizmetleri bulmak için yardımcı olabilir. Ancak
hastanın izni olmadan onun adına uzman sağlık personeliyle konuşmak ve uygun tedavi
hizmetleri aramak belirlenmiş tıbbi gizliliğe aykırıdır.
53
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
24- KONJENITAL KALP HASTALIĞI
TANIM
Konjenital kalp hastalığı çocuklarda doğumla beraber ortaya çıkan kalp hastalıklarının bir
türüdür. Aslında bu durum bir kalp yada kalp yanında ki damarların kusuru veya olağan
olmayan durumudur bir hastalık değildir. Çoğu kişi tarafından “ konjenital kalp kusuru” diye
adlandırır. Konjenital kalp hastaliği ile doğan çocukların çoğunun
uygun tedaviyle hayatta
kalması sağlanır normal ve normale yakın bir hayata yönlendirilirler. Bazı tür Konjenital
kalp hastaliği ise hafiftir ve çocukluk devresinde kolay teşhis edilemezler. Diğer türleri ise
daha belirgin türlerdir doğumun hemen akabinde ve öncesindeki gözlemlerle kolayca teşhis
edilebilir. Konjenital kalp hastaliği türleri şunlardır.

Artriyal septal(parçalı) kusur, ( kalbin iki üst odacığındaki delik)

Ventriküler septal kusur, (kalbin iki alt odacığındaki delik)

Aortun koarktasyonu( ana arterin ayrılmasıyla aortun daralması)

Büyük arterlerin transpozisyonu( iki büyük arterin ayrılmasıyla kalbin sağ ve sol
tarafının değişmesi)

Fallot tetrolojisi (birçok yapısal kusurları içeren karmaşık bir durumdur.)
SEBEPLER
Niçin bebeğimin kalbiyle sorunu var?
Bebeğin kalbi hamileliğin yaklaşık beşinci haftasında tam da siz hamile olduğunuzu
farkettiğinizde oluşur. Çoğu durumda orada bir kalp kusuru olduğu için belirli bir sebep
bulmak mümkün değildir. Olguların çoğunluğunun nedeni bilinmemektedir.
Bebeğimizin sorunları bizden mi kaynaklanıyor?
Ebeveynler genellikle bebeklerinin kalp rahatsızlılarının kendilerinin yapıp veya yapmadıkları
şeylerden kaynaklandığını zannederek endişeye kapılırlar ama aslında bu oldukça düşük bir
ihtimaldir.
Kalp sorunları olan bir bebek sahibi olma riskini arttırdığı bilinen bir dizi faktör vardır.
•
Önceki çocukların hastalık öyküsü, ebeveyn ya da diğer aile üyelerinin doğumla gelen
bir kalp sorununa sahip olmaları.
•
54
Bebeğin genetik yapısındaki bozukluklar kalbinde kusur oluşturmuş olabilir.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Özellikle iyi kontrol edilmeyen anne diabeti.
•
Yasadışı uyuşturucu kullanımı veya aşırı alkol alma.
•
Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar
•
Diğer problemler ise bebekle alakalı olanlar mesela karın ve mide anomolileri gibi.
Ne gibi testlere ihtiyacımız var?
Bebekte herhangi bir anormallik bulunduğunda, bu durum her zaman bebeğin kromozomları
ile ilgili bir sorun nedeniyle olup olmadığı sorusunu (genetik yapı) akla getirir. Bazı kalp
sorunları bebeğin genetik yapısındaki bir hatadan kaynaklanır ve Down sendromu gibi genetik
sendromun bir parçası olabilir. Ancak kalp rahatsızlığı olan bebeklerin çoğunun tamamen
normal genetik resme sahip olduğunu anlamak önem arzeder.
TEDAVİ METODLARI
Test sonuçları ve tanı (teşhis) alındıktan sonra uzman ve tıbbi ekip
uygun olan tedavi
seçeneklerini açıklar.
Ventrikül bozukluklarında bir iyileşme şansı yoktur, üç tedavi yolu tartışılabilir.
•
Doğuşta Cerrahi tedavi
•
Hamileliğin bitirilmesi
•
Rahat bakımı (olağan davranış)
Her bir tedavi yolu aşağıda geniş bir şekilde açıklanacaktır.
Cerrahi tedavi
Bebeğe yardımcı olmak için ne tür tedavi uygulanır?
Her spesifik durum için mevcut tedaviler ve kalbin durumu sağlık ekipleri tarafından size
açıklanacaktır. Bir dizi operasyon doğumdan hemen sonra ve erken çocukluk döneminde,
gerekli olacaktır.
Eğer ameliyata karar verirsek bunu kim yürütecek?
Ameliyatların yapılacağı yerde uzman kardiyoloji cerrahları olmalı. Bu doktorlar
doğumunuz esnasında teşhis koyan kardiyolog doktorlara ve anormal bebeklerin bakımıyla
ilgilenen çocuk hemşireleri ekibine yakın olmalılar. Doğum operasyonunuzun planlandığı
hastaneye sık sık ziyaret/muayeneye gitmek uygun olacaktır. Bu bebeğinizin tedavi edileceği
yere yoğun bakım ünitesi ve servislerine aşina olacağınız anlamına gelir ve son derece yararlı
olabilir.
Ameliyatın riskleri nelerdir?
Her bir çocuğun kendine özgü durumu olduğunu hatırlamak önemlidir, bununla beraber
sağlık ekibinin beklemekte olan ebeveynlere bir fikir verebilmesi için ameliyat başarılarını
55
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
gösteren ulusal istatistikler ve birim istatistikleri gösterilip düşük ve yüksek risk oranları
anlatılmalıdır.
Bebek kalp transplantasyonu(nakli) olabilirmi?
Kalp transplantasyonu, ventrikül hastalıkları için olası tedavilerden biridir, ancak aşağıdaki
nedenlerle bir ilk tedavi olarak sunulamaz.
•
Bir bebek için yeterince küçük kalp verici kimse olmayabilir. Kalp bulunamaz.
•
Nakledilen kalpler sonsuza kadar sağlıklı kalamaz. Alıcının yaşam boyu pek çok
riskleri vardır.
Gelecekteki bir seçenek olarak ilk tedavi yolu olan organ nakli , çocuk için daha uzun bir
yaşam ve büyük bir fırsat sunar.
Sonlandırma(kürtaj)
Bir çok ebeveyn tekrarlanan ameliyatlardan sonra bile çocuğunun kalbinin ve yaşam tarzının
normalleşmeyeceği bilgisini öğrenince doğumu sonlandırmaya karar verirler.
Ben bu geç aşamada gebeliği sonlandırmak için yetkilimiyim?
Kanuna uygun olarak, bebeğin ciddi handikapa neden olabilecek bir durumu varsa 40 hafta
boyunca herhangi bir noktada gebeliği sonlandırmak mümkündür. Son derece ciddi bir kalp
rahatsızlığı bu tür bu kategoriye girebilir. (Bu cümle bir yabancı bir kaynaktan çeviridir
Türkiye için kanun hükümlerine bakılması gerekir.)
Olağan davranış (rahat bakım)
Bazı ebeveynler doğumun sonunu çok düşünmek istemez ya da hissedemezler. Cerrahi
tedaviyi de kendi bebekleri için istemezler. Bu durumda rahat bakım(olağan davranış) teklif
edilir. Şöyle açıklarsak her şey kendi gidişine yani doğal durumuna bırakılır.
Eğer ameliyat istemezsek ne olur?
Eğer bebeğinize ameliyat yapılmasını istemeyen bir karar verdiyseniz, size bebeğinizin
hayatı süresince bakım zamanı var olması çok önemlidir. Uzman doktorlar (pediatristler) ve
çocuk bakıcıları tarafından yeni doğan ünitesinde daha iyi bir bakım alabilirsiniz. Bu
doktorlar ve hemşireler bebeklerin rahatını sağlamak, sevgi dolu ortam hazırlamak ve bu zor
zamanda ebeveynleri desteklemekte yeteneklidirler.
Çocuğumuz ne kadar süre yaşayacak?
Her aile tarafından bu soruya biraz farklı bir cevap verilecektir. Bazı bebekler onları hayatta
tutmak için rahim içinde sahip oldukları dolaşıma bağlıdırlar. Bu sirkülasyon doğumdan sonra
değişir. Kalpleri artık vücutlarını oksijen yardımıyla da destekleyemeyecek ve bunlar
genellikle ilk hafta içinde öleceklerdir. Tek bir ventrikül ile doğan diğer çocukların daha uzun
süre yaşaması mümkün olacaktır. Kalp kusurunun etkileri
56
türüne göre yavaş yavaş
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
hissedilecektir. Eğer bu tedavi yolunu seçerseniz sağlık ekibi size çocuğunuz için gerekli olan
en iyi teklifi ve bilgiyi sunacaktır.
Hamileliğe devam etmeyi seçerseniz;
Eğer gebeliğe devam etmeyi seçerseniz bebeğinizin bakımıyla alakalı bir çok yön vardır.
Kadın Doğum ve
kardiyoloji
bakım birimiyle konuşmanız planlanan tedaviyi açıklığa
kavuşturmak için gereklidir.
Bebeğimi nerede kucağıma alacağım?
Bebeğinizin uzman bir ekibi içinde barındıran, yenidoğan ünitesi olan doğumdan sonra acil
bakım yapabilen bir hastaneye teslim edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda bu ekip
bebeğinizin çocuk kalbi birimine güvenli aktarımını organize edecektir. Eğer ilk başta
ulaştığınız hastane ilçede ve küçükse
bebeğin uzmanlardan oluşan bir
bu olanaklara sahip olmayabilirsiniz. Bu nedenle
bakım
ünitesine
aktarılması gerekmektedir. Bebekte
anormal bir durum ortaya çıktığında sizin ve uzman sağlık personelinin ilgisi bebek üstüne
kaymalıdır. Annenin ihtiyaçlarını unutmamamız da önem arz etmektedir. Bütün doğum öncesi
yapılan kontroller bir ebe yardımıyla hastanede sürdürülmeli. Bebeği gözlemeyi gerektiren
uzman taraması yapılmalıdır. Genelde ebeveynler bu taramanın sonucunda daha başka
problemlerin ortaya çıkmasından endişe ederler. Fetal Kardioloji servisine bağlı olan ebelik
birimi uygun bir kaynaktır. Gebelikle ve doğumla alakalı devam eden endişelerinize karşı
faydalanılabilir. Ayrıca tüm bakıcılar güncel olarak bebeğin durumu hakkında sizi
bilgilendirmek (kardiyoloji birimi ebelik, birimi ve kendi hastane doktorunuz) için sizinle
bağlantı kuracaklardır.
Beslenme, bebeği emzirebilecekmiyim?
Yeni doğan bebeğin durumu değerlendirilir ve durumu uygun bulunursa doğumdan sonra kısa
bir süre bebeğe meme vermek mümkün olabilir. Anneye serum takılmış ve bebeğin durumu
uygunsa operasyon süresince emzirme mümkün olabilir. Bundan sonra size süt sağmaya bir
göğüs pompası kullanmanız gerekecektir. Sonuç olarak süt güvenle saklanabilir ve daha sonra
bebeğe ya bir nazogastrik (burundan beslenme tüpü) tüp veya bir şişe yoluyla verilebilir.
Emzirme teşvik edilecek olsa da, beslenmenin bebek için çok yorucu olacağını fark etmek
önemlidir. Kalbin işlevini desteklemeye yardımcı olması için diğer bebeklere göre daha fazla
kalori verilmesi gerekir, ama onlar tüm sütü alsalar bile her zaman ihtiyaçları olan yeterli
enerjiye sahip olamazlar. Beslenme türlerinin karışımı genelde ihtiyaç olabilir. Örneğin şişe
(biberon) veya emzirme, kalori katkıları ve nazogastrik beslenme (mideye burundan tüp)
bebeğe büyümek için yeterli kalori almasını sağlayacaktır. Eğer emzirmeye istekli iseniz,
57
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
hastane ekibinden ve ebenizi ziyaret ederek destek alın. Ayrıca kompleks kalp rahatsızlığı
yaşayan ve emzirmede başarı sağlamış bir ebeveynle konuşmak oldukça yararlı olacaktır.
58
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
59
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
YAYGIN ERİŞKİN HASTALIKLARI
1-ANEMİ
TANIM
Kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) bulunur. Bu kan hücrelerinin yapısında oksijenin
taşınmasını ve bu hücrelerin kırmızı olmasını sağlayan hemoglobin bulunur. Bu hemoglobinin
kanda bulunması gereken miktarın altında olması sonucu kansızlık (anemi) ortaya çıkar.
Anemi sıklıkla kendisi bir hastalık değil, genellikle altta yatan başka hastalıkların belirtisi
olarak kabul edilir. Çok çeşitli anemi türleri vardır. Ülkemizde en sık görülen anemi demir
eksikliği anemisidir.
ANEMİNİN TEMEL NEDENLERİ

Kan kaybı

Eritrosit (kırmızı kan hücresi, alyuvar)üretiminde azalma ve anormallikler

Eritrosit yıkımımda artma
EN SIK RASTLANAN ANEMİ ÇEŞİTLERİ
1. Demir eksikliğine bağlı anemi
2. B12 vitamin eksikliğine bağlı anemi
3. Folik asit eksikliğine bağlı anemi
1. Demir Eksikliği Anemisi
Tanım olarak düşük miktarda demire bağlı olarak kanın kırmızı hücrelerindeki azalmadır.
Demir eksikliğinin nedenleri :
•
Diyette az miktarda alınma,
•
Vücut tarafından az miktarda emilimi
•
Kronik kanamalar (ağır adet kanaması dahil)
Demire Eksikliğine Bağlı Aneminin Kendine Özel Bulguları
•
Yiyecek dışındaki şeylere istek. Örneğin: toprak, buz, kireç taşı, nişasta gibi…
•
Ağız kenarında ve tırnaklarda çatlaklar
•
Tırnaklarda biçimsizlik: kaşık biçimi almaları gibi…
•
Tahriş olmuş dil
2. Folik Asit Eksikliğine Bağlı Anemi
60
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Vücudun yeterli kırmızı hücreleri yaratmak için folik aside ihtiyacı vardır. Folik asit olmadığı
durumlarda kan hücresi üretimi azalmaya başlar. Bu durum sonunda anemi görülür.
Folik Asit Eksikliğine Bağlı Aneminin Kendine Özgü Bulguları
•
İshal
•
Depresyon
•
Şişmiş ve kırmızı bir dil
3. Vitamin B-12 Eksikliği Anemisi
B-12 vitamininin emilimi mide de gerçekleşir. Bu emilimin gerçekleşmesi için mide B-12 asıl
faktörü denilen bir maddeyi salgılaması gerekir. Bu faktörün eksikliği bu vitaminin
eksikliğine neden olur. B-12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin kemik iliğinden üretilmesi için
gereklidir. Yetersiz miktar anemiye neden olur.
Vitamin B-12 Eksikliği Anemisinin Kendine Özgü Bulguları
•
Eller ve ayaklarda ürperme
•
Bacaklarda, ayaklarda ve ellerde duyu kaybı
•
Sarı ve mavi renklerle ilgili olarak renk körlüğü
•
Şişmiş ağrıyan ve yanan bir dil
•
Kilo kaybı
•
Kararmış cilt
•
İshal
•
Düzensizlik
•
Depresyon
•
Entellektüel fonksiyonların azalması
ANEMİ SONUCU ORTAYA ÇIKAN SAĞLIK SORUNLARI
(KOMPLİKASYONLAR)

Kalp yetmezliği

Bayılma

Koma

Hissizlik,duyu kaybı
Bu durumların oluşmaması anemisi olan yakınınız mutlaka tedavi edilmeli, gerekli önlemler
alınmalıdır. Tedavisi yapılırsa hiç ortaya çıkmadan önlenebilir.Bu belirtilerin farkına
vardığınızda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.
61
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
ANEMİ ( KANSIZLIK ) TEDAVİSİ

Altta yatan nedene göre tedavi edilir, Örneğin; demir eksikliği

anemisinde demir ilaçları ağız yoluyla ,kalçadan enjeksiyon yada damardan verilir,

Kanamaya bağlı olanlarda kanama bölgesi tedavi edilir.

Kan değerleri çok düşükse kan nakli yapılabilir.
ANEMİSİ OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ

Yakınınız doktorunun önerdiği ilaçları önerdiği miktarda ve önerdiği kadar sürede
kullanmalıdır.

Yakınınız doktor kontrolüne gidip kan değerlerinin yükselip yükselmediğini anlamak
için gerekli tahlilleri yaptırmalıdır.(tam kan sayımı vb)

Yakınınız demirden zengin gıdalar tüketmeye dikkat etmelidir (Kırmızı et, karaciğer,
balık, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır.)

Demir ilacı kullanıyorsa iyi emilmesi için aç karnına alması daha doğru olacaktır.

Demir ilacı alan yakınınızın dışkı rengi koyu siyah olacaktır, endişelenmeyin.

Yakınınızın mide problemi varsa ve demir ilaçlarını içemiyorsa kalçadan enjeksiyon
şeklinde de yapılabilir.

Demir ilacı yakınınızı kabızlık yapabilir, bunun için doktorundan ilaç isteyebilirsiniz,

Yakınınız c vitamininden zengin beslenmelidir. C vitamini demirin emilimini arttırır
unutmayınız.

Folikasitin emilimini ve metabolizmasını etkileyen en önemli madde alkoldür. Bu
sebeple folik asit eksikliğine bağlı anemi en çok alkoliklerde görülür. Yakınınız alkol
kullanıyorsa bırakmalıdır.
62
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
2- ASTIM
TANIM
Astım, solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı
etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI:
•
Öksürük (genellikle kuru),
•
Nefes darlığı,
•
Göğüste baskı hissi
•
Hırıltı-hışıltılı solunum
Yakınınızda bu belirtilerden herhangi biri veya birkaçı bir arada bulunabilir. Bu belirtiler
sadece astıma özgü değildir, başka hastalıklarda da olabilir. Ancak aşağıda sayılan özelliklerle
birlikte olduklarında astım açısından önem taşımaktadırlar:
Belirtiler;
•
Tekrarlayıcı olup nöbetler halinde gelirler,
•
Genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkarlar,
•
Kendiliğinden veya ilaçlar ile düzelirler,
•
Mevsimsel değişiklik gösterebilirler
Astımı Tetikleyen Risk Faktörleri
•
Allerjenler (Polenler, Ev tozu akarları, Küf mantarı sporları, Hamamböceği, Hayvan
tüyleri vb.)
•
Solunum yolu enfeksiyonları
•
Sigara dumanı
•
Bazı ilaçlar
•
Hava kirliliği
•
Bazı besin maddeleri (balık, kabuklu deniz ürünleri, kuruyemiş, yumurta, sut, muz
vb),
•
Reflü (mide iceriğinin yemek borusuna geri kacışıdır.)
•
Stres – duygusal değişiklikler
•
Egzersiz
•
Kronik üst solunum yolu hastalıkları
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
63
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
İlaç Tedavisi
•
Yaşam tarzı değişikliği
ACİL MÜDAHALE EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
Astım Krizi :
Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir.
Yakınınızda aniden başlayan öksürük, hırıltı ile birlikte nefes darlığı oluşur. Böyle bir tablo
oluştuğunda yakınınız nefes açlığı çeker, göğsünde bir vızıltı, hışıltı hissi duyar, göğsünün
daraldığını hisseder. Bu gibi durumlarda yakınınız daha önceden önerilen nefes açıcı ilaçları
hemen kullanmalıdır.
AĞIR ASTIM KRİZİNİN BELİRTİLERİ
Hem siz ve hem de astım hastası olan yakınınız
tarafından iyi bilinmesi bilinmesi
gerekmektedir.
•
Dudaklarda, tırnak yataklarında ve dilde morarma olması
•
Şuur bozukluğu, uyuklama hali
•
Nefes alma sayısının dakikada 25’ ten fazla olması
•
Göğüs duvarı ile karın duvarı hareketlerinin uyumsuz olması
•
Kalp atışlarının (nabzın) dakikada 120’ den fazla olması
•
Nefes alırken kaburga aralıklarının içeriye doğru çekilmesi
•
Kolları bir yere dayayarak ve yardımcı solunum kaslarını kullanarak solunum
yapılması
•
Konuşurken kısa bir cümleyi bile bir kerede söyleyememek
•
Kan basıncının çok yükselmesi veya giderek düşmeye başlaması
•
Hastanın aşırı bir korku ve panik içinde olması, terlemesi
Bu belirtilerin varlığında yine doktorunuzun önerdiği nefes açıcı ilaçları uygulayıp yakınınızı
derhal en yakın sağlık kuruluşuna götürünüz. Yakınınızın yaşamını tehdit edebilir.
ASTIM NEDENİYLE ORTAYA ÇIKAN SAĞLIK SORUNLARI
Astım genellikle akciğerlerde kalıcı hasar yapmayan bir hastalıktır. Ancak yakınınızın
gerekli tedavi ve kontrolleri yaptırılmazsa zamanla aşağıdaki hastalıklar gelişebilir ve hayati
tehlike söz konusu olabilir.
Amfizem (Akciğerin esnek yapısını kaybetmesi)
Pnömotoraks (Akciğer zarının yırtılması ve akciğerin hava kaçırması)
Pnömoni (zatürre)
64
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
ASTIM HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Yakınınıza alerji testi yaptırarak ona nelerin alerji yaptığını öğrenmelisiniz.
•
Yakınınız ilaçlarını daima yanında bulundurmalıdır.
•
Yakınınız yün ve tüyden yapılmış yatak, yorgan, yastık, halı gibi eşyaları
kullanmamalı ve bunları yatak odasında bulundurmamalıdır.
•
Yakınınıza özel toz tutmayan çarşaf takımlarının kullanılmasında yarar var.
•
Yakınınız kesinlikle sigara içilmemelidir. Astım krizini tetikler.
•
Evinizde tüylü ve kürklü hayvanları(kedi, köpek, kuş gibi) beslememelisiniz.
•
Evinizi, özellikle yakınınızın yatak odasını sık sık havalandırın. Ev tozlarından uzak
kalınması için etkili temizlik yapılması şart.
•
Yakınınızın odasında çiçek bulundurmamalısınız.
•
Kokular, özellikle parfüm, oje, boya gibi kimyasal maddelerin kokuları astım
hastalarını rahatsız eder. Yakınınızı bu tür kokulardan uzak tutun.
•
Yakınınız beslenmesinde mümkün olduğu kadar taze, doğal besinleri tercih etmelidir.
Katkı maddesi ve boya içeren şekerleme, sakız, hazır meyve suları ve benzeri hazır
yiyecekleri yememeye özen göstermelidir.
•
Alerjik hastalıklar ancak düzenli olarak tedavi edildiklerinde düzelebilen ve tekrarlama
özelliği olan hastalıklardır. Yakınınız kendini iyi hissediyor olsa bile doktoruna danışmadan
ilaçlarını aksatmamalıdır.
•
Hava kirliliği ve egzoz gazları da yakınınızın hastalığını alevlendirebilir. Bu nedenle,
hava kirliliğinin arttığı zamanlarda dışarı çıkmamaya özen göstermelidir.
•
Yakınınız sonbahar ve ilkbaharda polenler çok olduğundan dışarıda olmaktan
kaçınmalıdır.
•
Yakınınız çok soğuk havada dışarıda olmaktan kaçınmalıdır. Havanın direkt ciğere
çekilmesi bronşların daralmasına neden olabilir.
•
Yakınınızın kilo almaması gerekir. Kilo
rahat nefes alıp vermesinde önem
taşımaktadır.
•
Yüzme akciğer kapasitesini artıracağından yakınınız için faydalı olabilir.
•
Üzüntü ve stres astımı tetikleyebilir. Yakınınızı üzüntü ve stresten uzak tutunuz.
65
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
3- BÖBREK YETMEZLİĞİ
BÖBREĞİN GÖREVLERİ
•
Alınan sıvıya göre idrar miktarını ayarlayarak vücudun su dengesini sağlamak
•
Başlıca sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor minerallerinin kandaki miktarlarını
düzenleyerek vücudun elektrolit dengesini ayarlamak.
•
Zararlı (toksik) maddeleri vücuttan idrar yoluyla uzaklaştırmak
•
Kan basıncını (tansiyon ) düzenlemek.
•
Kan hücrelerinin yapımının kontrol edilmesine yardımcı olmak
1) AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ
Böbreğin sıvı ve elektrolit dengesini idame etme yeteneğindeki ani bozulmadır.
Nedenleri: Sıvı ve elektrolit kaybına neden olan geniş yanıklar, uzun süre devam eden ishal
ve kusma, iltihap ve travmalar.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
•
İştahsızlık
•
Bulantı, kusma
•
Zihinsel değişiklikler
•
İdrar miktarında azalma
•
Hipertansiyon
•
Nefes darlığı
•
Kaşıntı
TEDAVİ YÖNTEMLERİ

İlaç Tedavisi

Alta yatan nedenleri düzeltmek

Yeterli beslenme desteğini sağlamak( hasta gereksimine göre su, tuz ve protein
ayarlaması yapılır)

66
Gerekirse diyaliz
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
2) KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ
Temelde yatan neden ne olursa olsun en az 3 ay süren , böbrek yapı ve fonksiyonlarında geri
dönüşü olmayan hasarın meydana gelmesi durumudur.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
•
Kansızlığa bağlı şiddetli halsizlik,
•
Gece sık idrara çıkma,
•
Günlük idrar miktarının azalması veya aşırı idrar yapma,
•
Göz kapaklarında ve ayaklarda daha belirgin olmak üzere tüm vücutta su birikmesi
(ödem),
•
Bilinç bulanıklığı, kişilik değişikliği ile başlayan saldırganlık,
•
Yaygın kemik ve eklem ağrıları,
•
Bel ağrısı,
•
Ciltte kaşıntı ve solukluk,
•
Kramplar,
•
Üremik ağız kokusu.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
1.Diyaliz
2.Hemodiyaliz (Makine diyalizi)
3.Periton Diyaliz (Karın diyalizi)
4.Böbrek naklİ
A- Canlı vericiden
B- Kadavradan (yeni ölmüş bir kimseden)
BÖBREK YETMEZLİĞİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI
(KOMPLİKASYONLARI)
•
Kanda potasyumun yükselmesiyle ani kalp durması
•
Akciğer ödemi
•
Kalpte ritim bozuklukları
•
Kalp ve damar hastalıkları
•
Zihinsel bozukluklar
67
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Koma
•
Gastrit
•
Kanama bozuklukları
Böbrek yetmezliğinin bunlar dışında daha birçok komplikasyonu vardır. Eğer yakınınız
düzenli hekim kontrolüne gitmez ve gerekli tedaviyi uygulamazsa hayatı tehlike söz konusu
olur.
Birkaç gün içinde hızlı ağırlık artışı, kısa kısa soluk alıp verme, hipertansiyon vücutta sıvı
tutulumunun bulgularıdır. En kısa zamanda uzman bir hekime danışılması gerekir.
BÖBREK YETMEZLİĞİ OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Yakınınız doktor kontrollerini ihmal etmemeli ve tedaviye uymalıdır.
•
Sağlıklı beslenme, tuzu azaltma, düzenli egzersiz yapma, sigaradan kaçınma gibi
yaşam tarzı değişiklikleri kronik böbrek hastalığının kontrolüne önemli katkılar sağlayacaktır.
•
Yakınınız Hemodiyaliz programında ise; 2 diyaliz seansı arasında sıvı alımına dikkat
edilmelidir. Fazla miktarda sıvı alımı diyaliz esnasında tansiyon düşüklüğüne ve kas
kramplarına neden olmaktadır.
•
Yakınınızın günlük kilo takibi yapılmalıdır. Sabah idrara gittikten sonra, aç karnına ve
mümkün olduğu kadar aynı kıyafetlerle yapılmalı ve not edilmelidir.
•
Günlük tansiyon takibi yapılmalı ve kayıt edilmelidir.
•
Yakınınızın kişisel bakım ve hijyen kurallarına uyması bir çok enfeksiyon ve buna
bağlı gelişebilecek komplikasyonları önleme açısından önemlidir.
•
Yakınınızın psikiyatrik açıdan takip edilmesi gerekebilir. Gerekirse bir uzmandan
yardım alınmalıdır .Bu durum yakınınızın yaşam kalitesini artıracaktır.
•
Yakınınızın diyete uyumu çok önemlidir. Diyetisyen tarafından günlük önerilen su,
tuz, sodyum, potasyum, fosfor ve protein miktarlarının alımına dikkat etmelidir.
•
Böbrek yetmezliğinin ilk aşamalarında sıvı sınırlamasına gerek olmayabilir. Ancak
son dönemlerde; yakınınızın idrar miktarı iyice azalabilir. Alınan fazla sıvının vücutta
tutulması sonucunda ödem, nefes darlığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi sorunlar
gelişebilir.
68
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Yakınınızın ne kadar sodyum alması gerektiği uzman hekim ve diyetisyen tarafından
değerlendirilmelidir. Aşırı sodyum hipertansiyona, su birikimine ve kalp yetmezliğine yol
açar.
Sodyum alımını azaltmak için;

Yemekler mümkün olduğunca az tuzlu pişirilmeli,

Sofrada tuz kullanma alışkanlığından vazgeçilmeli,

Sodyum içeriği yüksek besinlerden kaçınılmalıdır.

Tuz kısıtlaması olan yakınınızın yemeklerine lezzeti artırması için baharatlar
kullanılabilir.

Yakınınız diyetisyenin önerdiği potasyum kısıtlamasını göz ardı etmemelidir Böbrek
yetersizliğinin ileri dönemlerinde kan potasyum düzeyi çok yükselir ve hayati tehlike
ortaya çıkar. Diyetin potasyum düzeyi buna göre ayarlanmalıdır.
Potasyumdan zengin besinler; Kuru yemişler, Kuru baklagiller, Kurutulmuş meyve ve
sebzeler, Patates, Havuç, Mantar. Ispanak, maydanoz gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler,Tahinpekmez, Muz, kavun.
4-
ÇÖLYAK HASTALIĞI
TANIM
Çölyak : İnce bağırsağın gluten denilen proteine alerjisidir.
Gluten ise buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulanan bir çeşit proteindir.
Vücudumuza gerekli olan tüm besin kaynakları ince bağırsaktan kana karışır. Yediklerimiz
ince bağırsaktan geçerken besin kaynakları buradaki villus çıkıntıları sayesinde emilir. Bu
çıkıntılar olmadan vücut hiçbir besin maddesini ememez.
Çölyak hastaları glutenli yiyecekler tükettiklerinde bağırsak mukozasında alerji nedeniyle
villus çıkıntıları ve kıvrımları tahrip olarak azalır ve küçülürler. Böylece alınan gıdalar
emilemez hale gelir. Sonuçta beslenme yetersizliği, arkasından da hastalık belirtileri ortaya
çıkar.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
69
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Karın Bölgesinde öne doğru şişkinlik
•
Yaşa göre kilo azlığı
•
Kas zayıflığı
•
Kansızlık
•
Dışkıda anormallik, büyük tuvalet ihtiyacı artması
•
Kusma
•
Bezginlik
•
iştahsızlık
•
Büyüme geriliği
•
Ağız içinde oluşan aftlar
•
İştahsızlık, gaz şikayetleri
•
Eklem ve kemik ağrıları
•
Sinirlilik
•
Ciltte kaşıntılı döküntüler
ÇÖLYAK
NEDENİYLE
ORTAYA
ÇIKABİLECEK
SAĞLIK
SORUNLARI
(KOMPLİKASYONLAR)
•
Lenfoma (lenf düğümünde oluşan kanser türü),
•
Bağırsak kanseri
•
Diyabetesmellitus (şeker hastalığı),
•
Epilepsi (sara)
•
Büyüme geriliği,
•
Osteopeni (kemik erimesi)
•
İnfertilite (kısırlık)
•
Saç dökülmesi, sedef hastalığı da görülebilen cilt hastalığıdır.
•
Karaciğer enzim bozukluğu
Bu hastalıklarda erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Bu nedenle yakınınızın diyetine
özen göstermesini sağlayın ve doktor kontrollerini ihmal etmeyin.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Hayat boyu glutensiz diyet güvenli olup hastalığın kabul edilmiş tek tedavisidir.
ÇÖLYAK HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
70
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Yakınınızın Diyetinden Buğday, Arpa, Çavdar ve Yulaf ürünleri çıkarılmalıdır. Glutensiz
diyette 4 yasaklı tahılın yerini mısır, pirinç, patates, baklagiller gibi doğal glutensiz gıdalar
alabilir.
Yakınınız asla kaçamak yapmamalıdır. Kesin ve net olarak glutensiz diyet uygulamalıdır.
Ufak kaçamaklar anında bulgu vermez, sinsi bir gidiş gösterir. Zaman içinde şeker hastalığı,
kemik erimesi, çocuklarda boy kısalığı veya çeşitli kanserler ortaya çıkabilir.
Laktozsuz süt kullanılmalıdır. Tedavinin sadece ilk ay için, sindirim yetersizliği nedeni ile süt
ve süt ürünleri yasaklanmalı ancak daha sonra tek tek denenenerek başlanıp,
Yakınınızın tüm mutfak gereçleri ayırılmalıdır. Glutenli gıdalara temas etmiş mutfak aletleri
ne kadar iyi temizlenseler de gözeneklerinde gluten kalıntıları kalabilme riski vardır.
Glutenli gıdalar glutensiz gıdalarla aynı yerde bulundurmamalıdır..
Glutenli gıdaların
glutensiz gıdalara temas etmemesi gerekir.
Glutenli gıdalara değmiş, bulaşmış çatal kaşık süzgeç tabak v.s gereçler kesinlikle yakınınızın
gıdalarına dokundurulmamalıdır.
Buğday unu uçucu olduğundan bulaşma riski vardır unutmayınız. Mutfakta, tezgah temizken,
önce yakınınızın unlu yiyecekleri hazırlanmalıdır
Yalanma ve yutma riski nedeni ile ruj, diş macunu, diş jeli, yüz kreminin glutensiz olanları
tercih edilmelidir.
Alınacak her türlü üründe ‘’glutensizdir’’ uyarısı aranmalı, yoksa içerikleri incelenmelidir.
Şüphe halinde ilgili ürünün müşteri danışma hattına başvurulmalıdır. İçeriğinde bitkisel
protein, hidrolize protein, modifiye nişasta, bitkisel gum, kamut-QK-77 yazılı ürünler buğday
kökenli olabilir. Modifiye nişasta genellikle mısır kökenlidir. Ancak kaynağı araştırılmalıdır.
5- DEPRESYON
TANIM
Depresyon derin üzüntülü, bazen de hem üzüntülü hem bunaltılı bir duygu durumla birlikte
düşünce, konuşma, haraket ve fizyolojik işlevlerde yavaşlama, durgunlaşma ve bunların yanı
71
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
sıra değersizlik, küçüklük, güçsüzlük, isteksizlik, karamsarlık duygu ve düşünceleri ile belirli
bir sendromdur.
DEPRESYONUN NEDENLERİ
Depresyonun ortaya çıkış nedenleri, kalıtım, stresli hayat olayları, geçmişteki travmatik
yaşantılar, çeşitli madde bağımlılıkları, hormonal bozukluklar, kronik hastalıklar, sosyoekonomik durumdaki bozulma olabilir. Ayrıca depresyon kaygı bozuklukları, takıntı - zorlantı
hastalığı, panik bozukluğu gibi çeşitli ruhsal rahatsızlıklarla birlikte görülebilir.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
Depresyonun belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Aşağıdaki belirti ve bulgulardan
biri ya da birkaçı ile kendini gösterebilir:
•
Sürekli bir üzüntü, genel bir isteksizlik.
•
Sürekli kaygılar taşıma.
•
Yaşama karşı ilgi yitimi, yaşam sevinci duymama, yaşamla olan bağlarını koparma.
•
Kişisel sorumluluklarını yerine getirmeme ya da kişisel bakımını savsaklama.
•
Yeme ve uyku alışkanlıklarında değişiklikler.
•
Cinsel sorunlar(isteksizlik, zevk almama gibi)
•
Yorgunluk, bitkinlik ve içsel güç yitimi.
•
Düşünceleri yoğunlaştırmada, odaklanmada zorluk çekme, dikkat dağınıklığı ve hafıza
güçlükleri.
•
Çaresizlik, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk duyguları.
•
Sürekli olumsuz düşünme.
•
Tedaviye yanıt vermeyen bedensel yakınmalar ve belirtiler.
•
Alkol ya da ilaç kullanımında artış.
•
Ölüm ya da intihar düşünceleri.
DEPRESYON TANISI NASIL KONULUR
Aşağıdaki belirtilerden en az 5 tanesi 2 hafta süreyle bulunmalıdır:
•
72
Hemen her gün, gün boyu süren kişinin üzgün ya da kendini boşlukta hissetmesi
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Hemen her gün, gün boyu süren, tüm etkinliklere karşı ilgide belirgin azalma ya da
zevk alamıyor olma durumu.
•
Hemen her gün iştahta artma ya da azalma olması
•
Hemen her gün uykuda artma ya da azalma olması
•
Hemen her gün düşüncelerde ve hereklerde yavaşlama
•
Hemen her gün yorgunluk ya da enerji kaybı olması.
•
Hemen her gün değersizlik, aşırı ya da uygun olmayan suçluluk duygularının olması.
•
Hemen her gün düşünme ya da yoğunlaşma yetisinde azalma ya da kararsızlık olması.
•
Tekrarlayan ölüm düşünceleri, intihar girişimi
TEDAVİ YÖNTEMLERİ

İlaçla Tedavi: Antidepresan ilaçlar depresyon tedavisinde çoğu zaman ilk seçenektirler.
Beyin kimyasalları üzerinde etkileri vardır. Günümüzde kullanılan pek çok ilacın yan etkisi
çok azdır ve günlük hayatınızı sürdürmede herhangi bir zorluğa neden olmazlar.
•
Çeşitli psikoterapi yöntemleri (Bilişsel Davranışçı Terapi, Kişilerarası Terapi, Grup
Terapileri)
•
Elektrokonvülsif Terapi (EKT-Şok Tedavisi)
•
Fototerapi (Işık Tedavisi)
DEPRESYONDA OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
Depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hangi tedavi ya da tedavilerin uygulanacağına
hekim tarafından karar verildiğini unutmayınız
Depresyon mutlaka bir uzman yardımı gerektirir. Bu nedenle yakınınızı uzmana götürmeli ve
uzmanla işbirliği içinde olmalısınız.
Sizlerin Depresyondaki hasta yakını olarak yapmanız Gerekenler ;
•
Profesyonel yardım alıyorsa doktoruyla iletişim içerisinde olun.
•
Onu anladığınızı ve her zaman yanında olacağınızı hissettirin.
•
Fazla ısrarcı olmadan küçük teklifler yaparak dışarıya çıkarmaya çalışın.
•
Daha önceden ilgi duyduğu, zevk aldığı ortam ve durumları oluşturmaya çalışın.
Yapmamanız Gerekenler ;
•
73
Depresyon geçiren yakınınıza ağır hasta muamelesi yapmayın.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Sıkıntılarını ve içerisindeki durumu küçümseyici ifadelerden uzak durun.
•
İlgi ve şefkat göstermekten kaçınmayın ama abartıya da kaçmayın.
•
Dışarı çıkması yahut konuşması için aşırı zorlamayın.
•
Hastanın üzerindeki sorumlulukları tamamen kendi üzerinize almayın.
6- DİYABET(şeker hastalığı) NEDİR?
TANIM
Vücudun kan şekerini normal sınırlar içinde tutma yeteneğini kaybetmesidir.
İnsanda Kan Şekerinin Normal Değerleri
: AÇ
:
70-120
TOK :
80-140
DİYABETİN GENEL BELİRTİLERİ;
Çok yemek yeme, çok idrara çıkma, çok terleme, ağız kuruluğu, görme bozuklukları,
DİYABETİN TEDAVİSİ

Diyet

İlaç

Beslenme

Egzersiz/Aktivite Tedavisi
EVDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
Kan Şekerinin Düşmesi (Hipoglisemi)
Terleme, Titreme
Açlık hissi
Heyecan,
Soluk yüz rengi
Dikkat dağınıklığı
sinir ve baş ağrısı
Yakınınızın Kan Şekeri Düşmüş Olabilir.
Dikkat : Kan şekeri düşüklüğü değişik kişilerde değişik şekillerde algılanabilir.
Önemli olan yakınınızın düşük kan şekeri belirtilerini algılamayı öğrenmesidir.
Neden Kan Şekeri Düşmüş Olabilir?
74
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Öğünleri düzenli almamış,
•
Öğünü geciktirmiş veya yetersiz yemek yemiş,
•
Uzun süreli veya aç iken egzersiz yapmış,
•
Şeker düşürücü ilaç veya insülini saatinde almamış ve / veya yanlış kullanmış olabilir.
Kan Şekeri Düştüğünde
BİLİNCİ AÇIK İSE;
•
2-3 adet kesme şeker yemesini veya Bir bardak meyve suyu-şekerli içecek içmesini
sağlamalısınız.
•
15-20 dakika bekleyip tekrar kan şekerini ölçmelisiniz.
Kan Şekerinin Yükselmesi (Hiperglisemi)
•
Susama
•
Sık idrara çıkma
•
İştah kaybı, Yorgunluk
•
Ağız kuruluğu, Çok su içme
•
Derin ve hızlı solunum
•
Deride kuruma ve kaşıntı
•
Bulanık görme durumu varsa
DİKKAT! Yakınınızın Kan şekeri yükselmiş olabilir.
Neden Kan Şekeri Yükselmiş Olabilir?
•
Öğünleri düzenli yememiş,
•
Yemek miktarını arttırmış veya önerilmeyen bir yiyecek tüketmiş,
•
İlaç veya insülini saatinde almamış ve/ veya yanlış kullanmış,
•
Her zamankinden az egzersiz yapmış,
•
Stres (ağrı,üzüntü,enfeksiyon,ameliyat vb.) yaşamış olabilir.
Kan Şekeri Yükseldiğinde
•
Sürekli devam eden yüksek kan şekerinde yakınınızın doktoru ile bağlantı kurarak
önerilerine göre davranmalısınız.
75
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Mümkün olduğunca bol su tüketmesini,
•
İlaç veya insülini devam ettirmesini,
•
Olabildiğince sıvı gıdalarla beslenmesini
•
Beslenmesi sağlanamıyor veya kusması varsa acile başvurulmasını sağlamalısınız.
ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR
Diyabetik Ketoasidoz : Yüksek Kan Şekeri Tedavi Edilmediğinde KETOASİDOZ olarak
adlandırılan (Diyabet Koması)
ortaya çıkabilir.
Ketoasidoz Yakınınızın Hayatını Tehdit Eder. Hemen Tedavi Edilmelidir.
Şeker Koması (Ketoasidoz) Belirtileri
•
Midede rahatsızlık hissi ve/veya karın ağrısı
•
Kusma
•
Nefeste aseton kokusu
•
Susama ve sık idrara çıkma
•
Ağız kuruluğu
•
Uykuya eğilim
•
Derin nefes alıp verme (acil servis başvurmayı gerektirir)
•
Eğer tedavi edilmezse koma (bilinç kaybı)
Eğer Yakınınızda Bu Belirtiler Varsa;
•
En yakın sağlık kuruluşuna ulaşana kadar bol su içmesini sağlamalı,
•
Egzersiz yapmasını engellemeli,
•
Evinizde olması gereken idrarda aseton ve şeker ölçüm çubukları ile yakınınızın
idrarında şeker ve asetona bakmalı pozitifliği saptadığınızda, en kısa zamanda bir hastaneye
başvurmalısınız.
Ağır Hipoglisemi
•
Kan şeker düzeyinin 50 mg/dl'nin altına inmesiyle gelişir.
Ağır Hipogliseminin Belirtileri
•
Terleme, Titreme,
•
sinirlilik,
•
çarpıntı,
76
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
bayılacak gibi olma,
•
açlık hissi,
•
huzursuzluk,
•
Daha ileri dönemde ise görme bozuklukları, dalgınlık, koma ve nöbet geçirme
görülebilir.
Yakınınız Ağır Hipoglisemide ve BİLİNCİ KAPALI İSE; Ağızdan hiçbir şey vermeyiniz .En
kısa zamanda acil sağlık hizmeti almasını sağlamalısınız
YÜKSEK KAN ŞEKERİNE BAĞLI UZUN DÖNEMDE GELİŞEBİLECEK SORUNLAR
•
Büyük ve Küçük Damarlarda Daralma veya Tıkanıklık:
•
Göz Hasarı (Retinopati) :
•
Böbrek Hasarı (Nefropati) :
•
Sinir Hasarı (nöropati) :
•
Diyabetik Yaralar (özellikle ayak yaraları)
Ayak Bakımı
•
Ev de dahil hiçbir yerde çıplak ayakla ve terliksiz yere basmamalı,
•
Her gün ayakları yara ve zedelenmeler yönünden
kontrol edilmelidir. En küçük
yaralanmada bile doktora danışmalısınız.
•
Ayaklarını her gün ılık su ile yıkamalı, suyun ısısı ayak ve el dışında bir bölge ile
kontrol edilmemelidir.
•
Özellikle ayak parmak araları iyice kurulanmalı,
•
Ayağında çatlakların önlenebilmesi için yumuşatıcı krem kullanılmalı,
•
Ayak tırnakları sadece törpü ile düz kısaltılmalıdır.
•
Sıkı veya bol ayakkabıdan kaçınılmalı,
•
Ayakkabılarının ön kısmı künt, geniş ve yüksek burunlu olmalı,
•
Ayakkabıları yumuşak deri veya bez olmalı, yumuşak bir tabanı olmalı, içi tek parça
olup deri veya dikiş kalıntısı ele gelmemeli,
•
Ayağı şiştiğinde gevşetebilmesi için cırtcırtlı veya bağcıklı ayakkabılar tercih edilmeli,
•
Ayakkabılarını giymeden önce silkelenmelidir.
•
Terletmeyen (pamuk /yünlü)
dikişsiz çoraplar giymeli, çorapsız ayakkabı
giymemelidir.
•
Ayaklarını hiçbir sebeple ısı kaynağı veya sıcak suya tutmamalı,
•
Her gün ayak egzersizi yapmalı,
•
Ayak sağlığı için kesinlikle sigara kullanmamalıdır.
77
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
ŞEKER HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Şeker İlacını düzenli olarak ve doktorunun tavsiye ettiği şekilde kullanmalıdır.
•
İlacın kendisini kesinlikle ve alınması gereken miktarı da bilinçsizce değiştirmemeli,
•
Şeker tedavisine (hap-İnsülin)ara vermemeli
•
Düzenli Kan şekeri takibi ve keton ölçümü yapmalıdır.
•
Fazla veya az kalori alması şeker kontrolünü zorlaştıracaktır. Bu sebeple diyetisyen
tarafından özel bir beslenme programı oluşturulmalı bu programa mutlaka uymalı,
•
Yeterli ve dengeli beslenmeli,
•
Her bir öğün arasında
yaklaşık 3
saat ara
vermeli, Aç kalmamalı,Bir seferde
dolu dolu yemek yememeli,3 ana 3 ara öğün olarak beslenmelidir.
•
Şeker gibi basit karbonhidratlar günlük enerjinin ≤%10' unu aşmamalı, basit
karbonhidratlar yerine kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri tercih etmeli,
•
Boya uygun vücut ağırlığı hedeflenmeli ve bu ağırlığın korunmasına çalışılmalı,
•
Günlük alınan tuz miktarı 5 g'ı aşmamalıdır.
•
Fiziksel olarak aktif olmalıdır. Haftanın en az 5 günü, düzenli olarak en az 30 dk orta
yoğunlukta aktivite (Örneğin tempolu yürüme egzersizleri) yapmalı,
•
Egzersiz yapacağı zaman
yanında mutlaka kesme şeker veya meyve suyu
bulundurmalıdır. Çünkü egzersiz sırasında kan şekeri düşebilir.
•
Şeker hastası olduğunu belirten kimlik kartı (tel. numarası, adres , doktorun ismi)
kullanmalı özellikle yolculuklarda bu kartı yanından ayırmamalı,
•
Dişlerini en az iki kez ve 3 dakikadan az olmamak koşulu ile yumuşak bir diş fırçası
ile fırçalamalıdır.
•
Sigara kullanmamalı ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmalıdır.
7-EGZEMA
TANIM
Egzema cildin kaşınmasına, kızarmasına, kurumasına ve çatlamasına neden olmaktadır.
Uzun dönemli veya kronik bir durum olabilir.
78
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Atopik egzama, egzamanın en yaygın şeklidir.
Genellikle çocukları etkiler fakat yetişkinliğe kadar devam edebilir.
Atopik egzama, ayrıca atopik dermatit olarak da bilinmekte olup, genellikle cildin katlanan
yerlerinde meydana gelir örneğin diz arkalarında, dirsek içlerinde, boyunda ve göz ile kulak
çevrelerinde.
Atopik egzama şiddet yönünden farklılık gösterir ve çoğu kişiler hafif etkilenir. Ciltte
çatlamalar, yaralar ve kanamalar şiddetli semptomlardır.
Atopik egzaması olan kişilerde semptomların az görüldüğü bir dönem olduğu gibi
semptomların çok aşırı ve şiddetli olduğu ve ek tedaviye ihtiyaç duyulduğu dönemlerde olur.
Hayat kalitenizi etkileyen bir durum varsa doktorunuza söyleyiniz örneğin kaşıntı yüzünden
uyuyamamak veya günlük işlerini/aktivitelerini yapamamak.
NEDENLER
Atopik egzamanın tek bir nedeni yok. Farklı zamanlarda muhtemelen kalıtsal ve çevresel
nedenlerin birleşmesinden oluşmaktadır.
Atopik egzamanın gerçek nedeni bilinmemektedir. Ancak genellikle alerjisi olan kişilerde
görülür (“atopic” alerjenlere karşı hassaslık anlamına gelmektedir). Atopik egzama aileden
gelir ve genellikle astım ve bahar nezlesiyle birlikte görülür.
•
Genetik – Araştırmalar atopik egzamanın kalıtsal olduğunu göstermektedir. Bir
çocuğun ebeveynlerinde atopik egzama varsa çocuğunda atopik egzama olma ihtimali
yüksektir.
•
Çevre – Toz veya polen gibi çevresel veya tetikleyen faktörler egzamaya neden
olabilir. Alerjenler vücudun anormal bir şekilde tepki göstermesine neden olan maddelerdir
buda alerjik reaksiyon olarak bilinmektedir.
•
Hormonal değişiklikler – Hormonlar vücudun ürettiği güçlü kimyasallardır ve çok
çeşitli etkileri vardır. Belli hormonların seviyelerindeki değişiklikler bazı kadınlarda atopik
egzama semptomlarını da etkileyebilir.
•
Stres – Stres; atopik egzama ile ilişkilendirilmesine rağmen yine de nasıl etkilediği
tam olarak anlaşılmamaktadır. Egzaması olan bazı kişilerde stresliyken daha çok belirtiler
görülür. Bazı kişilerde de oluşan rahatsızlıklar strese neden olmaktadır.
•
Hareket – Aşırı hareketten sonra terleme, egzama semptomlarını daha kötü hale
getirebilir Hastalar hareket yaparken bir şeyler içerek ve ara vererek kendilerini serin
tutmalıdırlar (terletmemelidirler).
79
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
İrritanlar (tahriş edici ajanlar) – İrritanlar semptomları daha kötü yapabilir. Bir kişiyi
etkileyen birşey bir başkasını etkilemeyebilir. Bunlar sabun ve deterjanlar, bazı kıyafetler,
aşırı sıcak, çok soğuk, kuru hava, toz veya alışkın olmayan ev hayvanlarıdır.
TEDAVİ YÖNTEMİ
Atopik egzema için kesin bir tedavinin bulunmamasına rağmen, yapılan tedaviler semptomları
hafifletebilir. Normalde çocuklarda bulunan atopik egzema semptomları doğal olarak
ilerlemektedir.
Bir doktor gerektiğinde ve gerektiği kadar ilaç yazmalı. En yaygın ilaçlar:
deriyi yumuşatan merhemler – kuru cilt için sürekli kullanılmaktadır.
Topikal kortikosteroidler – yaraları ve kızarıklığı gidermek için kullanılır.
Egzema enfeksiyon kapmadıkça kuru sargı, ıslak sargı ve tıkayıcı sargılar gibi bazı sargı veya
bantlar bir sağlık uzmanı tarafından uygulanabilir.
Kaşınma
Egzema genel olarak kaşınır ve kaşıdıkça cildi alevlendirerek zamanla kalınlaşmasına neden
olur. Cildi kaşımak ayrıca egzamanın bakterilerle iltihaplanmasını da arttırmaktadır.
Bazı durumlarda kaşımadan durulmaz. Tırnakların kısa tutulması cildin zarar görme/tahriş
olma ihtimalini azaltır. Bir bebek te atopik egzama varsa kaşıntı karşıtı eldivenler kaşınmayı
durdurabilir. Kaşınma geçene kadar hafifçe vurmak veya sıkmak rahatlatabilir.
Kaşıntıyı artıran nedenlerin yok edilmesi
Sebebi belli olmasa da egzama bazen daha iyi, bazen daha kötü olur ve doktorunuz egzamayı
alevlendiren unsurları bulmak için sizinle birlikte çalışır/çözmeye çalışır . Egzamayı arttıran,
tetikleyen unsurları tespit ettiğinizde onlardan uzak durmaya çalışabilirsiniz.
Atopik egzaması olan bir bebeği emziriyorsanız normal diyetinizde değişiklik yapmadan bir
doktora danışın.
Kuru ciltler için merhemler
Bu merhemler
cildi yumuşak tutmaya yardımcı olan maddelerdir. Cildi koruyucu bir
tabakayla kaplayıp ciltten su kaybını önlemektedir. Atopik egzamaya neden olan kuru cilt için
en önemli tedavilerdendir. Cildin kuruyup çatlamasını önlemek için nemli tutmak önemlidir.
Farklı birçok merhem bulunmaktadır ; bazılarını reçete olmadan da alabilirsiniz. Bir doktor
veya bir eczacı size uygun olanını tavsiye edebilir, ancak siz size uygun olanını bulana kadar
farklı birkaç ürünü denemeniz gerekecektir. Farklı kullanım için farklı merhemler vardır,
örneğin:
80
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Çok kuru cilt için merhem
•
Daha az kuru cilt için krem veya losyon
•
El ve yüz için kullanılacak merhemler
•
Vücut için farklı bir merhemler
•
Sabun yerine kullanılacak veya banyo suyuna katılacak veya duşta kullanılacak bir
merhemler
Losyon, krem ve merhem arasındaki farklılık içeriklerindeki yağ ve su miktarıdır. En fazla
yağ merhemlerde bulunmaktadır bu yüzden çok yağlıdır, fakat cildi nemli tutan en etkin
maddedir. En az yağ oranı da losyonlarda bulunmaktadır bu yüzden çok yağlı değildir ve daha
az etkindir. Kremlerde ikisinin ortasında yer almaktadır.
Cildinize uygun merhemi her zaman kullanın özellikle kızarıklıklarda, semptomlar görülmese
de. İş yerinde ve okulda ayrı ayrı cildinize uygun merhemi bulundurmak iyi olur. Cildinize
uygun merhemi kullanırken aşağıdaki hususlara dikkat ediniz:
•
Çok miktarda kullanın ve kılların yönünde sürün
•
Merhemi iyice cildin içine yedirmeyin
•
Çok kuru cilt için cildinize uygun merhemi 2-3 saatte bir uygulayın
•
Banyo ve duştan sonra cildinizi hafifçe kurulayıp vücut nemliyken sürün
•
Başka insanlarla paylaşmayınız
•
Ellerinizi merhem
kabına sokmayın, bunun yerine enfeksiyonun yayılma riskini
azaltmak için bir kaşık veya başka bir alet kullanın.
Egzamanın en yoğun, alevli zamanında merhemleri sürekli kullanmak önemlidir çünkü cildin
en çok neme ihtiyaç duyduğu zamandır. Egzamanın alevli zamanında cildinize uygun
merhemi sık sık ve bolca sürün.
Topikal kortikosteroidler
Kesinlikle doktor tavsiyesi ile kullanın. Topikal kortikosteroidler genellikle cilt iltihaplıyken
kullanılır. Topikal doğrudan cilde sürülen birşey anlamına gelmektedir. Kortikosteroidler
iltihabı hızla azaltmaktadır.
Steroid içeren ilaçlar kullanmakta endişe edebilirsiniz. Ancak kortikosteroidler anabolik
steroidlerle aynı değildir ve bazen vücut geliştirmeciler ve atletler tarafından yasadışı
kullanılmaktadır. Doğru kullanıldığında kortikosteroidler, egzema için güvenilir ve etkin bir
tedavidir. Egzemalı bölgelere biraz sürün. Kortikosteroidler ile birlikte verilen talimatları
81
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
takip edin. Atopik egzema şiddetliyken kortikosteroidi günde iki kereden fazla uygulamayın.
Çoğu kişinin günde sadece bir kez kullanması gerekmektedir.
Topikal kortikosteroidi aşağıda yer alan açıklamalar göre uygulayınız:

Önce uygulayın cildinize uygun merhemi sürün ve cildinizin iyice içine çekene kadar
30 dakika bekleyin,

Sonra topikal kortikosteroidi önerilen miktarda sürün

Tedaviyi 48 saat sürdürerek o alevli halin kaybolmasını ve cildin altındaki egzemanın
iyileşmesini sağlayınız.
Bir kişi uzun bir süre kortikosteridleri kullanıyorsa daha az sıklıkla uygulanması gerekebilir,
Doktorunuzla görüşün. Topikal kortikosteridler hafif bir yanma veya sızlama hissine neden
olabilir. Yan etkileri nadiren görülür.
Kortikosteroid tabletler
Nadir durumlarda, şiddetli kızarıklık varsa doktorunuz size kortikosteroid tabletler yazabilir.
Bunlar şiddetli astımda da kullanılır.
Bir veya iki hafta için genellikle sabahları olmak üzere günde bir kez kullanılacak
prednizolone yazılabilir. (Her bir ilaç doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.)
Ağızdan alınan kortikosteridler uzun bir süre kullanılırsa aşağıda yer alan yan etkiler
görülebilir:
•
Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
•
Cam kemik hastalığı (osteoporosis)
•
Ödem
•
Çocukların büyüme hızını etkileme
Bu nedenle, doktorunuzun bir uzmana danışmadan ilaç kullanmamalısınız.
Antihistaminikler
Antihistaminler; kanda bulunan histamine adlı maddenin etkisini durduran bir tür ilaçtır.
Vücudunuz bir alerjen ile temas ettiğinde histamine salgılar.Antihistaminikler , atopik
egzemanın neden olduğu kaşıntıyla başetmenizi sağlar. Sakinleştirici ve sakinleştirici
olmayanlar vardır, sakinleştirici olanlar başdönmesine neden olabilirler.
Sakinleştirici olmayan antihistaminikler aşırı kaşıntı ve bahar nezlesi için kullanılabilir.
Bunun faydası oluyorsa hastanın bu sakinleştirici olmayan antihistaminikleri uzun bir dönem
kullanılabilir. Bu her üç ayda bir kontrol edilmelidir/incelenmelidir.
Kaşıntı
uykuyu
etkiliyorsa
sakinleştirici
olan
antihistaminikler
yazılabilir.
Bu
antihistaminikler kısa dönemli yazılmakta genellikle en fazla iki haftada bir çünkü etkileri
82
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
hemen kaybolmakta. Ertesi günü baş dönmesi hissedilebilir bu yüzden çocuğunuzun
öğretmenine normalden daha az uyanık olabileceği söylenmelidir.
Yatıştırıcı
olan
antihistaminikler
kullanıyorsanız
ertesi
günü
halen
baş
dönmesi
hissediyorsanız araba kullanmamaya çalışın. Alkol kullanıyorsanız bu etkinin daha çok
hissedilmesi mümkündür.
İltihaplı Egzema
Egzema iltihaplanırsa genellikle antibiyotik yazılır.
Cildin iltihaplı geniş alanları genellikle antibiyotik hap veya kapsülle tedavi edilir.
Daha küçük iltihaplı egzema tedavisinde genellikle direkt olarak ihtihaplı alana sürülen
antibiyotik krem ve merhemler kullanılır.
Topikal antibiyotikler iki haftadan fazla kullanılmaz çünkü mikroplar/enfeksiyon artık ilaca
karşı bağışıklık kazanabilir. Semptomlar daha kötü hale gelirse bir doktorla görüşün.
Bir enfeksiyon geçtiğinde doktorunuz başka kremler ve merhemler yazarak tekrarlanmasını
önler. Eski ilaçlar atılmalıdır.
Tamamlayıcı terapiler
Bazı insanlar atopik egzema tedavisi için takviye veya bitkisel gıdalar gibi tamamlayıcı
terapiler kullanırlar. Bazı insanlar bu tedaviler ile
fayda bulsa da atopik egzemanın
tedavisinde etkin olduklarını gösterir bir kanıt yoktur.
Tamamlayıcı terapi kullanmayı düşünüyorsanız, terapinin sağlıklı olup olmadığını önce bir
doktorla görüşün. Örneğin bazı bitkisel tedavilerin karaciğerde ciddi yan etkileri olabilir ve
izlemek için kan tahlili gerekebilir. Doktorun yazdığı diğer ilaçları kullanmaya devam ediniz.
8-EPİLEPSİ
TANIM
Normalden fazla sinirin aynı anda mesaj göndermesi ve belli düzeydeki mesajların
engellenememesi sonucunda beyinde bir çeşit elektriksel fırtına söz konusu olur. Bu duruma
Epilepsi (sara hastalığı) denir.
83
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
EPİLEPSİ NÖBETLERİ
Epilepsi nöbetlerinin çok değişik çeşitleri mevcuttur. Fakat temelde iki kriz tipi vardır;
Parsiyel Nöbet: Beynin bir kısmında başlar ve yayılır.
Jeneralize Nöbet: Beyinde yaygın olarak başlar.
Krizler bir çok formda görülebilir ve her zaman bayılma ve bilinç kaybına yol açmayabilir.
Genelde kriz saniyeler sürer.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULAR
•
Bilinç kaybı
•
Bayılma ya da fenalaşma
•
Titreme
•
Aniden yere düşme
•
Korku hissi
•
Ağızda köpükler oluşması
•
Nefesin kesilmesi
•
Dalgınlık ya da bir noktaya odaklanma
•
Morarma
•
Hareketlerde kontrolsüzlük
•
Kriz sonrası yorgunluk ve afallamışlık hissi
EPİLEPSİ NÖBETİNİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER

Uyku (uyanma, uykusuzluk)

Aşırı yorgunluk

Adet görme

Kullanılan ilacın unutulması

Refleks nedenler (parlak ışık, tv, bilgisayar)

Stres

Alkol alımı

Ateş
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
İlaçla Tedavi:
Cerrahi Tedavi:
84
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
EPİLEPSİ NÖBETİ SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Yapmamanız gerekenler:

Yakınınız kasılırken elini, kolunu, ağzını veya bacaklarını açmaya ve gevşetmeye
çalışmayın.

Nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın, kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik
bir şey yapmayın! Soğan, kolonya vb. şeyler koklatmayın!

Asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya (örneğin, dişlerini sıkıyorsa açmaya veya
su vermeye ) çalışmayın!

Çene ile ilgili zorlayıcı hareketler yapmayın, zararlıdır!

Hastanın yüzüne kolonya veya su dökmeyin.

Epilepsi krizinde yapay solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur.
Yapmanız gerekenler:
Öncelikle sakin olun, hastanın yanından ayrılmayın, yardıma gerek varsa başkasını gönderin
•
Yakınınızı güvenli bir yere yatırın veya alın!
•
Yaralayabilecek ucu sivri veya sert eşyaları (Sivri köşeler vb.) yakınınızın yanından
uzaklaştırarak yakınınızı koruyun!
•
Sıkı giysileri varsa giysilerini gevşetin (kravat, kemer gibi), şayet takıyorsa gözlüğünü
çıkartın!
•
Sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı
akması sağlayın. Rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun!
•
Başın altına bir yastık veya herhangi bir yumuşak obje koyunuz. Bunların hiçbirini
bulamıyorsanız, kendi elinizi yakınınızın başının altına koyabilirsiniz.
•
Nöbetinin bitmesini bekleyin!
•
Unutmayın ki, sıklıkla nöbet sonrasında yakınınız yorgun, ne yaptığını bilemez
haldedir, dolayısıyla bu aşamada elinizden geldiğince sakin ve güven verici olun!
•
Nöbet hakkında verebileceğiniz bütün bilgilerin hem yakınınıza, hem de doktora
yardımcı olacağını unutmayınız!
ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR
Aşağıdaki durumlardan herhangi birisi ile karşı karşıya iseniz ambulans çağırın:
•
85
Yakınınız suda nöbet geçirdiyse (örneğin yüzerken)
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Yakınınız yaralanmışsa, gebe ise veya diyabetik ise
•
Nöbet 5 dakikadan daha uzun süredir devam ediyorsa
•
İkinci nöbet, ilk nöbet bittikten çok kısa bir süre sonra başlıyorsa
•
Kasılmalar bittikten sonra yakınınızın bilinci açılmıyorsa (Bu aşamada hastaların tam
olarak açılmasının yaklaşık 10-30 dakika civarında sürdüğünü unutmamak gerekmektedir)
EPİLEPSİ HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ

Yakınınız parlak ışığa veya flaşa duyarlı olabilir. Bazı televizyon programları ve
bilgisayar oyunları veya güçlü ve ani yanan ışıklar krizi tetikleyebilir.

Yakınınız aşırı alkol tüketiminden, madde bağımlılığından ve uykusuzluktan dolayı
kriz geçirebilir. Ayrıca stres de kriz frekansını etkileyebilir.

Epilepsili yakınınızın dağ tırmanışları, scuba dalışları ve bu tür aşırı sporlardan uzak
durmasında fayda vardır. Ancak bunun dışında yakınınızın hayatı sizlerinkinden çok
da farklı olmak zorunda değildir.

Yüzme gibi aktivitelerde yakınınızın tek başına yüzmek yerine yanında durumundan
haberdar olan ve kriz sırasında ne yapacağını bilen biriyle olması faydalıdır.

Duş yapmak banyo yapmaktan daha güvenlidir. Yakınınız eğer banyo yapacaksa
boğulma
riskini
azaltmak
için
çok
fazla
su
doldurulmamalıdır
ve
kapı
kilitlenmemelidir.

Ateşle ilgili durumlarda, (mangal, açıkta yakılan ateş, ısıtıcılar ve yemek pişirmek
gibi) yakınınız tek başına olmazsa daha güvenli bir ortam oluşur. Ocak yerine
mikrodalga kullanımı daha güvenli olacaktır.

Yakınınız iş arkadaşlarını mutlaka durumundan haberdar etmeli. İşyerindekilere kriz
anında ne yapmaları gerektiğini anlatmalıdır.

ilaçları tam olarak doktorun söylediği şekilde almalı ve hiçbir dozu kaçırmamalıdır.
İlaç kullanımının kesilmesi veya ara verilmesi krizlerin durumunu eskisinden daha
kötü yapabilir.
86
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
9- GASTRİK ÜLSER (Mide Ülseri)
TANIM
Midenin iç tabakasında, mideyi koruyan bir tabaka bulunur. Bu tabakanın zayıflaması ya da
mide asidinin fazla salgılanması nedeniyle midenin korunmasız bir hal alması ve tahriş
olmasıdır. Ülserin nedeni Helicobacter pylori adı verilen bir bakteridir.
BELİRTİ VE BULGULARI
- Karın ağrısı
- Özellikle yemek sonrası kusma
- Ağızdan ve dışkıdan kan gelmesi
- Bulantı
- Besinin ağıza geri gelmesi
- Yanma
- Geğirme
- Karında dolgunluk
- İştah bozuklukları
TEDAVİ
•
İlaç Tedavisi
•
Cerrahi Tedavi (Nadiren)
•
Diyet
GASTRİK ÜLSER NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI (
KOMPLİKASYONLAR)
•
Mide Kanaması
•
Mide Delinmesi
•
Bağırsak Tıkanıklıkları
YAKININIZ ;

87
Parlak kırmızı kan ya da kahve telvesi gibi görünen sindirilmiş kan kusma,
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Koyu renkli dışkılama ,

Ani ve şiddetli karın ağrısı
gibi belirtiler yönünden takip edilmelidir. Bu belirtilerin varlığında hemen en yakın sağlık
kuruluşuna başvurunuz. Yakınınız mide kanaması geçiriyor olabilir.
GASTRİK ÜLSERE YÖNELİK GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
YAKININIZ;
•
Doktorunun tavsiyelerine tam olarak uymalı, düzenli olarak muayene olmalıdır.
•
Uzun süre aç
kalmaktan sakınmalıdır.
•
Az miktarda sık ve düzenli yemelidir.
•
Yemekten sonra en az 2-3 saat yatağa girmemelidir.
•
Yemekleri yavaş yiyip iyi çiğnemelidir.
•
Çok sıcak ya da çok soğuk yememelidir.
•
Stresten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmalıdır.
•
Dar ve beli sıkan giysiler giymemeye özen göstermelidir.
•
Sigaradan uzak durmalıdır.
•
Alkol kullanmamalıdır. Alkol
mide asidi üretimini artırır ve ülseri tahriş ederek
belirtilerin kötüleşmesine neden olabilir
•
Kilo vermelidir. Kilosunu normal aralıklarda tutması mide şikâyetlerini azaltacaktır.
•
Aşırı asit üretimi ya da mide ekşimesini tetikleyen gıdalardan kaçınmalıdır.
Çiğ sebze ve meyveler, kurubaklagiller içerdikleri yüksek posa sebebiyle dikkatli
tüketmesi gereken besinlerdir. Sebzeleri pişirerek, meyveleri kabuksuz tüketebilir.
Kızartma ve aşırı yağlı besinler mideyi yorar.
Acı, baharatlar ve hardal mide mukozasını olumsuz etkiler
Tuz mide mukozasını olumsuz etkiler. Bu nedenle diyetin tuz içeriği normal
oranlarda olmalıdır.
Asitli içecekler ve meyve suları yanma hissini tetikler.
Kafein yanma, ekşime ve ağrıyı artırdığı için mideyi yorar.
Süt tek başına verilmemeli,
normal miktarlarda (günde 1-2 su bardağı)
verilmelidir.
•
Hangi yiyeceklerin belirtilerini tetiklediğini takip etmelidir. Emin olamıyorsa bir hafta
boyunca kayıt tutmayı denemeli ve tetikleyicilerden kaçınmalıdır.
•
Midesi ağrıdığında
rahatlatacaktır.
88
bir bardak ılık su içip rahat bir şekilde oturması yakınıızı
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Bilinçsiz ilaç tüketmemelidir. Özellikle ağrı kesicilerin pek çoğu mide yanmasını
tetikler.
10-GASTROENTERİT
TANIM
Gastroenterit karın ve bağırsak enfeksiyonudur. En belirgin semptomları kusma ve ishaldir.
Nedenleri ve tedavi şekilleri çocuklarla yetişkinler arasında farklılık göstermektedir.
NEDENLER
Gastroenteritin en yaygın iki nedeni virüsler ve gıda zehirlenmesidir.
Norovirüs
•
Norovirüsler yetişkinlerde en yaygın nedenlerdendir.
•
Enfeksiyonlar daha çok kışın yayılır fakat yılın herhangi bir zamanında da
oluşabilirler.
•
Salgınlar daha çok kapalı yerlerde oluşur örneğin hastane, kreş, okul ve yolcu gemileri
gibi.
•
Hastalık insandan insana kolaylıkla geçer ve virus birkaç gün boyunca etkisini
sürdürür.
•
Norovirüsler hasta olan bir kişiyle temas edilince veya kontamine yüzey ve objelerden
geçer veya kontamine yiyecek ve suları yiyerek veya içerek geçer.
•
Norovirüslerin birçok farklı çeşitleri vardır ve virüslere bağışıklık sadece 14 hafta
sürmektedir.
Rotavirüs
•
Çocuklarda görülmesinin en önde gelen nedeni Rotavirüsdür.
•
Hasta çocukların tuvaletten sonra ellerini iyi yıkamamalarından yayılmaktadır.
•
Eğer çocuk yüzeylerin veya eşyaların üstüne küçük bir parça dışkı/feçes bırakırsa
başka bir çocuk tarafından alınabilir.
•
Hastaya feçesten (kaka) küçük damlacıklarla havadan da taşınabilir.
Gıda Zehirlenmesi
89
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Bakteriyel gastroenterit en çok gıda zehirlenmesinden ortaya çıkar. Gıdalarda bir virus ile
kontamine olabilirler. Gıda zehirlenmesi aşağıdaki nedenlerden oluşabilir:
•
Yemeği doğru sıcaklıkta veya doğru sürede pişirmemekten
•
Yemeği doğru derecede soğutmamak
•
Ellerini iyi yıkamamış olan bir kişinin yemekle ilgilenmesi
•
Gıdayı son kullanma tarihi geçtikten sonra yemek
•
Çapraz –kontaminasyon
BELİRTİLER
Gastroenterit’in en yaygın semptomu devam eden ishaldir. Gevşek, sulu dışkı 24 saatin içinde
üç kez veya daha fazla görülür. Dışkı kan veya balgam içerebilir.
Gastroenterit’in diğer semptomları aşağıda verilmiştir:
•
Kusma
•
Bulantı
•
Karında kramplar
•
Başağrısı
•
Yüksek ateş, 38–39C
Dehidratasyon (Su kaybı)
Enfeksiyon, barsaklardan suyun emilerek vücuda geçişini engellemektedir
Bu yüzden en belirgin semptomu sulu ishaldir ve dehidratasyon (vücutta yetersiz su
bulunması) yaygın bir komplikasyondur. Dehidratasyon vücudun alabildiğinden daha çok su
kaybetmesidir. Kusma ve ishal yüzünden kaybedilen su tekrar vücuda alınamazsa çok ciddi
bir komplikasyon oluşabilir.
Daha yaşlı insanlar dehidratasyonun etkileri bakımından daha büyük risk altındadırlar ve
tedavi edilemezse ölümcül hale gelebilir. Bu yüzden semptomlara dikkat etmelisiniz bir
kişinin dehidratasyon olduğunu haber veriyor olabilir. Yorgunluk, başağrısı, kas krampları,
ağızda kuruluk , basık gözler ve çok az idrar veya idrarın hiç olmaması dehidratasyon
semptomlarındandır.
Kuluçka dönemi - İnkübasyon
•
Viral (virüsü dayalı) gastroenteritis’in semptomları bir kişi enfekte olduktan sonra
genellikle 24-48 saat arasında başlar Buna inkübasyon dönemi denilir.
•
Bakteriye dayalı gastroenteritis’in inkübasyon dönemi 12 saat ile 5 gün arasında
değişmektedir.
90
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Ne zaman tıbbi yardım almak gerekir
Bir çok durumda, gastroenteritis için tıbbi tedavi gerekmemektedir çünkü semptomlar birkaç
gün sonra ortadan kaybolmaktadır.
•
Kusma bir veya iki günde sona erer. Çocuklarda 3 güne kadar sürebilir.
•
İshal de genellikle 5-7 gün içinde sona ermektedir. Çocuklarda bu 2 hafta sürebilir.
Ancak, bazı durumlarda tıbbi müdahele gerekebilir. Aşağıda yer alan semptomlardan
herhangi birisi varsa bir doktorla görüşün:
•
Iki günden fazla süren kusma
•
Üç günden fazla süren ishal
•
Kusmukta veya dışkı da kan görülmesi
•
Hastalık nöbetleri, ruh halinde değişiklik örneğin; sersemlik, çift görme, ve
geveleyerek konuşma
•
Dehidratasyon işaretleri
Ayrıca hastanız aşağıda yer alan risk faktörlerinden herhangi birisi ile karşı karşıya ise
doktorunuzla görüşün:
•
65 yaş üzeri
•
Gebelik
•
Khron hastalığı veya ülseratif kolit
•
HIV veya kemoterapi gibi bir tedavi gibi şartlardan dolayı bağışıklık sisteminin
zayıflaması.
TEDAVİ METODU
Bir çok durumda, gastroenteritis için tedavi gerekmemektedir ve semptomlar birkaç gün
sonra geçmektedir. Çok ciddi durumlarda ilaç gerekmektedir.
Yeme ve içme
•
Kusma ve ishal yüzünden vücudun kaybettiği sıvı tekrar yerine konmalıdır. Günde en
az 2 litre su içiniz ve her ishal çıkışından sonra 200 ml ilave su içiniz.
•
Yaşlı insanlar veya başka bir şartı taşıyan ve dehidratasyonun etkilerine karşı hassas
olan kişilere oral rehidratasyon tuzlar tavsiye edilmektedir. Oral rehidratasyon tuzlar
eczanelerden tek dozluk paketler içinde bulunmaktadır. Onlar suda çözdürülerek kullanılır ve
dehidratasyon sırasında vücudun kaybettiği tuz, glukoz ve diğer önemli mineralleri karşılar.
91
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Hastanın böbrek rahatsızlığı varsa bazı oral rehidratasyon tuzların kullanımı uygun
olmayabilir. Bir eczacı veya doktor bu konuda daha detaylı bilgi verebilir.
•
Normal sağlıklı bir diyete devam ediniz. Yağ ve şeker oranı yüksek olan yiyecekler
yemekten sakının çünkü onlar semptomları daha kötü hele getirebilir. Hasta kişi; baharatlı
veya ağır yiyecekler yerine pirinç veya kepekli ekmek gibi hafif ve sade yiyecekleri tolere
edebilir.
•
Günde 3 öğün ağır yemek yemektense 6 öğün hafif yemek daha iyi olur.
İlaç
Hastanın semptomları ciddi boyutlarda olmadıkça gastroenteriti’in tedavisi için genellikle ilaç
gerekmez. İlaç almadan önce mutlaka bir doktor veya eczacı ile görüşün.
Gastroenteritis’in semptomlarının tedavisinde kullanılan ilaçlar aşağıda verilmiştir;
-Antidiyareik ilaçlar; Antidiayareik ilaçlar ishal semptomlarını tedavi eder.
*Doktor vermedikçe antidiyareik ilaçlar 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdr.
-Anti-emetik ilaçlar ; Anti-emetik ilaçlar kusmayı önlemeye veya azaltmaya yardımcı
olmak için kullanılır.Kusma esnasında kullanılan kasları gevşetmeye/rahatlatmaya,
aynı
zamanda da sindirim sistemi tarafından sıvıların emilmesinin hızlandırmaya yardımcı olur.
-Antibiyotikler;
Aşağıda yer alan nedenlerden dolayı antibiyotikler genellikle gastroenteritis’in tedavisi için
tavsiye edilmezler:
•
Pek çok gastroenterit virüslerden kaynaklanmaktadır
•
Gastroenteritis bakteriden kaynaklanıyorsa araştırmalar, antibiyotik kullanmanın çok
etkili olmadığını ve semptomların geçmesini beklemekle aynı etkiye sahip olduğu ve bazen
hoş olmayan yan etkilere neden olduklarını göstermektedir.
•
Hafif durumların tedavisinde her seferinde kullanılan antibiyotikler,
daha ciddi
boyutlardaki hastaları tedavi etmekte daha az etkilidir.
Ancak antibiyotikler; özellikle çok ciddi gastroenterite sahip kişilere ve nedeni belli bir
bakteri ise verilirler.
Antibiyotikler ayrıca enfeksiyona daha yatkın risk faktörü taşıyan hastalara tavsiye edilir
örneğin zayıflamış bağışıklık sistemi olan hastalara. Gastroenteritisin tedavisinde kullanılan
antibiyotiklerin yan etkileri şunlardır:
•
Bulantı
•
Kusma
•
İshal
•
Karın ağrısı
92
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Pişik
Hastanede Tedavi
Gastroenteritisden kaynaklanan ciddi su kaybı (dehidratasyona) sahip kişiler hastanede tedavi
edilir. Genellikle aşağıdaki şartlarda hasta hastaneye yatırılır:
•
Sürekli kusma nedeniyle sıvının vücutta tutulamaması
•
Dehidratasyonun ileri düzeyde olduğunu gösteren semptomlar örneğin hiç idrarın
olmaması
*Hastanede yapılan tedavi sıvı ve besinlerin damar yolu ile verilmesini sağlar.
GASTROENTERİT’İN
GASTROENTERİT
YAYILMASINI
ÇOK
BULAŞICI
ÖNLEMEYE
OLDUĞUNDAN,
YARDIMCI
BAŞKA
OLUN,
İNSANLARA
GEÇMESİNİ ÖNLEMEK İÇİN BAZI TEDBİRLER ALINMALI;
-Enfeksiyonu kontrol etmek
-Enfeksiyonun yayılmasını önlemek:
•
Tuvaletten sonra ve yemekten önce veya yemek hazırlamadan elleri iyice yıkayınız.
•
Her kusma veya ishalden sonra tuvaleti/klozeti ; oturak ve kulp dahil, dezenfekte
maddeyle temizleyiniz.
•
Çocuğa bakan kişi de
kendi ellerini düzenli olarak yıkamalı özellikle altını
değiştirdikten sonra veya klozeti temizledikten sonra.
•
Evin diğer bireyleriyle havlu, fanila, çatal bıçak ve kap kacak paylaşmayınız.
•
Son kusma ve ishalden sonra 48 saat geçtikten sonra işe dönebilirsiniz.
•
Çocuklarında son kusmalarından ve ishallerinden sonra 48 saat geçmeden kreşe veya
okula göndermeyin.
•
Çocukların son ishalinden sonra 2 hafta geçtikten sonra havuza gitmelerine izin
veriniz. Semptomları geçmiş olur ama araştırmalar; rota virusün havuz suyundan başkalarına
da geçebileceğini belirtmektedir.
Gıda Hijyeni
Hijyenik gıdalar kullanılarak kendinizi ve ailenizi gıda zehirlenmesinden korumuş olursunuz.
Aşağıdakileri yapmalısınız:
•
Ellerinizi, yüzeyleri ve kap kacaklarınızı sıcak sabunlu suyla düzenli olarak yıkayınız.
•
Pişmemiş çiğ gıdalarla pişmiş gıdaları bir arada tutmayınız.
•
Gıdaları düzgün olarak buzdolabına yerleştiriniz.
•
Gıdaları hep tam olarak pişiriniz.
93
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Son kullanım tarihi geçmiş gıdaları kullanmayınız.
11- KALP YETMEZLİĞİ
TANIM
Konjestif kalp yetmezliği olarak da bilinen kalp yetmezliği; kalp kaslarının kanı pompalaması
gerektiği şekilde pompalamamasından kaynaklanmaktadır. Kalbinizde damarların daralması
veya yüksek tansiyon gibi durumlar (koroner arter hastalığı) olması kalbinizi pompalamayı
düzgün yapamayacak kadar çok zayıflatmakta veya sertleştirmektedir.
KALP YETERSİZLİĞİNİN NEDENLERİ

Yüksek tansiyon

Kalp krizi

Alkol tüketimi

Enfeksiyon

Anormal kalp kapağı fonksiyonu

Düzensiz kalp atışları

Kemoterapi

Ameliyat

Bazı ilaçlar
RİSK FAKTÖRLERİ
94

Yüksek tansiyon.

Koroner arter hastalığı.

Kalp krizi.

Diabet(Şeker hastalığı).

Bazı diabet ilaçları.

Uyku apnesi.

Konjenital(dğuştan)kalp defektleri.

Alkol kullanımı.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
ÖNEMLİ BELİRTİLER VE SEMPTOMLAR

Nefes darlığı

Öksürük

Ayakların, ayak bileklerinin ve bacakların şişmesi

Yorgunluk/bitkinlik,

Kilo alımı: günde 1kg veya 5 günden az bir sürede 1.3 - 2.3 kg .

Bayılma veya aşırı halsizlik,

Nefes darlığı ile ilgili hızlı veya düzensiz kalp atışları,

Göğüs ağrısı veya bayılma,

Düzensiz kalp atışları.

Ani, aşırı nefes darlığı ve öksürürken pembe köpüksü balgam çıkartmak.
*
Yukarıda bahse konu semptomlardan herhangi birisi meydana gelirse hemen doktorunuzla
görüşün.
Hastayı tanılamaya çalışmayın. Kalp yetmezliği tanısı zaten konulmuşsa ve semptomlar
aniden daha kötü duruma gelirse veya yeni bir işaret veya semptom ortaya çıkarsa
kendilerinde var olan kalp yetmezliği daha kötü hale gelebilir. veya tedaviye yanıt
vermemektedir.
TEDAVİ ŞEKİLLERİ
•
İlaçlar
•
Ameliyat ve tıbbi cihazlar
KALP YETMEZLİĞİ OLAN HASTALARA ORTAK SAĞLIK TAVSİYELERİ/
ÖNERİLERİ
Yaşam biçimi değişiklikleri yapmak kalp yetmezliği işaret ve semptomlarını iyileştirmede ve
hastalığın ilerlemesini önlemeye yardımcı olmaktadır. Kalp yetmezliğini önlemenin en önemli
anahtarı risk faktörlerini azaltmaktır. Aşağıda yer alan değişiklikler en önemlileri ve en
faydalı olanlarıdır

Banyo, traş olma, yemek yeme ve giyinme gibi faaliyetlerinizi fiziksel hareket olarak
yapınız örneğin zamana yayınız, yavaş ve sakin bir şekilde dinlenerek yapınız.
Dinlenmek ille de uyumak değildir. Hastanın 20-30 dakika için sessizce bir
sandalyede oturtarak dinlenmelerini sağlayabilirsiniz. Daha sonra kullanılan ilaçların
95
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
etkisiyle hasta kendisini daha iyi hissedecektir ve bu da faaliyetlerini arttırmak için
onları teşvik edecektir.

Düzenli egzersiz, örneğin yürüyüş veya yüzme kalbi güçlü tutar, daha az kaygı
duyulur ve kilo ile tansiyonu kontrol altında tutmaktadır. Yapacakları egzersizlerin
türü
ve
ne
derecede
egzersiz
yapacakları
kalp
yetmezliği
hastalıklarının
ciddiyetine/seviyesine/durumuna bağlıdır.
Hastanız egzersiz yaparken aşağıda yer alan konulara dikkat ediniz:
1. Zorlanmıyorlarsa egzersiz yapılmalı.
2. Isınma ve gerilme hareketleri yaparak başlanmalı.
3. Hemen yemeklerden sonra egzersiz yapılmamalı
4. Aşırı sıcak veya aşırı soğukta egzersiz yapılmamalı.
5. Göğüs ağrısı, dikkat çekici derecede nefes darlığı veya herhangi bir nedenden dolayı
kendilerini iyi hissetmiyorlarsa hemen egzersiz bırakılmalı.
6. Sakinleştirici/gevşetici hareketlerle egzersiz bitirilmeli.

Sigara kullanımı kan damarlarına zarar vermekte, tansiyonu yükseltmekte, kanınızda
bulunan oksijen miktarını düşürmekte ve kalp atışını hızlandırmaktadır. Bu yüzden
hastanın sigarayı bırakmasını destekleyiniz ve pasif içici olmaktan uzak tutunuz
(sigaranın içildiği ortamlardan uzak tutunuz).

Hasta normal kilosunu muhafaza etmeli. Eğer normal kilolarının üstündeyse kiloları
bir diyetisyen yardımıyla ideal kilolarına ulaştırılmalıdır.. Az bir miktar kilo vermek
bile yardımcı olabilir.

Fazla tuz suyun tutulmasına (ödemin oluşmasına) katkıda bulunmakta, bu da hastanın
kalbinin daha zor çalışmasına, nefes darlığına, bacak, ayak bilekleri ve ayakların
şişmesine neden olmaktadır. Kalp yetersizliği olan kişilerde alınması gereken günlük
tuz miktarına doktorunuzla görüşerek karar verilir. Bu tuz miktarının çoğunu zaten
yemeklerden aldığımızı unutmayınız ve tuz kullanırken dikkatli olun.

Yüksek sodyumlu gıdalardan da sakının ve diyetlerinizde katı yağ, trans yağ ve
kolesterolün miktarını azaltınız. Yağ ve kolesterolü yüksek diyetler koroner arter
hasatlığı için bir risk faktörüdür ve bu da kalp yetersizliğine neden olabilmektedir.

96
Hastaya alkolü bırakmasında yardımcı olunuz.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Hafif egzersizler hastanın vücudunu sağlıklı ve formda tutarak kalp kaslarına fazla
baskı yapmaz. Ancak hareket/egzersiz yapmaya başlamadan doktorlarıyla kendilerine
uygun bir egzersiz programı konusunda görüşmelerini sağlayınız.

Hastalar endişeli veya üzgün olduğunda kalpleri daha hızlı atar, daha hızlı nefes alırlar
ve tansiyonları yükselir. Bu kalp yetmezliğini daha da kötü yapar. Bu yüzden onların
hayatlarından stresi azaltmaya çalışın ve stresten uzak kalmalarını sağlayınız.

Hastanız horluyor veya başka uyku problemi varsa uyku apnesi testi olmalarını
sağlayınız. Daha iyi uyumalarını sağlamak için yastıklarını yükseltin ve yatmadan
önce ağır ve fazla yemekten uzak tutun. Ayrıca, doktorlarıyla görüşerek ilaç saatlerini
değiştiriniz özellikle idrar söktürücülerin. Diyüretiklerin günün erken saatlerinde
alınması idrara çıkma ihtiyacını da düşürecektir.

En önemlisi hastanın doktoruna düzenli olarak gitmesini ve doktorun tavsiyelerine
uymasını sağlayınız.
12- HİPERTANSİYON
TANIM
Kanın kalpten vücuda pompalanması sırasında, atardamar üzerinde bir basınç oluşur. Bu ‘‘kan
basıncı’’ dır. Koldan ölçülen bu basıncın normal değerlerin üstüne çıkması, ‘‘hipertansiyon’’
(yüksek Tansiyon) olarak adlandırılır.
Kan basıncı için normal değerler : 120/ 80mm Hg
Hipertansiyon kan basıncı değeri : 140/ 90 mm Hg’ nın üzerindedir.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
•
Yorgunluk
•
Bulantı
•
Görme bozuklukları
•
Fazla terleme
•
Ciltte kızarma ve solukluk,
•
Burun kanaması,
97
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Endişe ve sinirlilik,
•
Çarpıntı
•
Baş dönmesi
•
Baş ağrısı
•
Kulaklarda çınlama ve uğultudur.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
İlaç Tedavisi
Alışkanlıkların düzenlenmesi
ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR
•
Ani baş ağrısı
•
Görme bozuklukları
•
Nefes darlığı
•
Göğüs ağrısı
•
Konsantrasyon yeteneğinin bozulması
•
Konuşma bozukluğu
•
Bellek kaybı
•
Yüzde kolda veya bacakta uyuşukluk
Belirtilerinin görülmesi durumunda yakınızı en yakın sağlık kuruluşuna götürünüz. Yakınınız
felç ya da kalp krizi geçiriyor olabilir.
HİPERTANSİYON
NEDENİYLE
ORTAYA
ÇIKABİLECEK
SAĞLIK
SORUNLARI(KOMPLİKASYONLAR)
Hipertansiyon eğer kontrol altına alınamazsa uzun süreler içerisinde vücuda çok önemli
zararlar verebilir.
•
Damar sertliği: Zamanla kalp krizleri ve felçlere yol açabilir.
•
Koroner Arter Hastalığı: Kalp dokusunun bir bölümünün canlılığını yitirir. kalp
krizleri gelişebilir.
•
Felç (İnme): Yaşamı tehdit eder; Yakınınız sağ kaldığında yasam kalitesi daha çok
düşecektir.
•
Kalp Yetmezliği: Yüksek kan basıncı nedeniyle kalp kalınlaşır ve yorulur. Artik
pompalama görevini yeterince yapamaz hale gelir.
•
Böbrek Hasarı : Böbrek kanı süzme işlevini yeterince yapamaz hale gelir. İleri
evrelerde yakınınıza diyaliz gerekebilir.
98
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Göz Hasarı : Yakınınız göremez hale gelebilir.
HİPERTANSİYON HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
Yakınınız ilaçlarını düzenli ,doktor istemine uygun almalı ve
ilaçların dozunu doktora
danışmadan kesinlikle değiştirmemelidir.
•
Yakınınızın fazla kilolarını vermesi yüksek kan basıncının kontrol altına alınmasında
önemlidir.
•
Yakınız sigara kullanıyorsa bırakmalıdır. Her sigara içimi kan basıncını yükseltir.
•
Egzersiz yapması kan basıncının düşürülmesine yardımcı olur.
•
Yakınınız yağ ve kolesterolden fakir beslenmelidir. Diyetinde tuz kısıtlanmalıdır.
•
Stres kan basıncında yükselmeye yol açar. Yakınınızı stresten kaçınmalıdır.
•
Yakınınız aşırı alkolden uzak durmalıdır.
•
Yakınınız doğum Kontrol İlacı kullanıyor olabilir. Eğer beraberine sigara içimi söz
konusu ise kan basıncında yükselmeye yol açabilir unutulmamalıdır.
•
Yakınınıza hipertansiyon tanısı yeni konuldu ise daha sık olmak üzere, daha sonra 3-6
ayda bir doktor kontrolüne gitmelidir
•
Ölçtüğü kan basıncı değerlerini kaydetmeyi alışkanlık haline getirmelidir.
•
Kan basıncı değerlerinin kaydettiği formu, doktora giderken unutmamalıdır.
•
Yakınınız bir seyahate giderken ilaçlarını yanına almayı unutmamalıdır.
•
Yakınınız kendi kan basınçlarını ölçmeyi öğrenmeli ve evinde bir tansiyon aleti ve
steteskop bulundurmalıdır.
13- KORONER ARTER HASTALIĞI;
TANIM
Koroner arterlerin genellikle ateroskleroz (damar sertliği) nedeniyle daralması veya
tıkanmasıdır. Ateroskleroz, arterlerin iç duvarlarında kolesterol ve yağ birikintilerinin (plak)
meydana gelmesidir.
Koroner arter hastalığı için risk faktörlerini iki grupta inceleyebiliriz.
99
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
1. Düzeltilebilir risk faktörleri; sigara kullanımı, hipertansiyon, yüksek kolesterol
düzeyleri, fiziksel aktivite azlığı, alkol tüketimi ve stres.
2. Düzeltilemeyen risk faktörleri; ileri yaş, erkek cinsiyeti, ailede 55 yaşından önce
koroner arter hastalığı öyküsünün olmasıdır. Şeker hastalığı da koroner arter
hastalığının damar duvarında yaygın görülmesine neden olan diğer bir risk faktörüdür.
BELİRTİ VE BULGULAR:

Koroner arter hastalığının en yaygın belirtisi anjin adı verilen göğüs ağrısıdır. Anjin
çoğu zaman göğüs ağrısı olarak tanımlanır. Aynı zamanda göğüs rahatsızlığı, ağırlık,
darlık, baskı, ağrı, yanma, uyuşma, doluluk veya sıkıştırmayla tarif edilir. Hazımsızlık
veya mide yanmasıyla karıştırılabilir.

Anjin genellikle göğüste hissedilirken sol omuz, kollar, boyun, sırt veya çenede de
hissedilebilir. Koroner arter hastalığıyla birlikte meydana gelebilecek diğer belirtiler
şunlardır:

Nefes darlığı

Palpitasyonlar (düzensiz kalp atışları, atlanan atışlar veya göğüste bir «takla atma»
hissi)

Daha hızlı kalp atışı

Baş dönmesi

Bulantı

Aşırı halsizlik

Terleme

Yakınınız bu belirtilerden herhangi birini yaşarsa, özellikle de bunlar yeni belirtilerse
veya daha sık veya şiddetli hissedilmeye başladıysa doktorunuzu aramanız gerekir.
*HASTALIĞIN ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLARI
100

Göğüste, sol kolda veya sırtta ağrı ya da rahatsızlık

Olağandışı hızda kalp atışı

Nefes darlığı
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Bu belirtilerden herhangi biri meydana gelirse yakınınız kalp krizi geçiriyor olabilir vakit
geçirmeden tıbbi yardım alınması gerekir.
Hastalığın uzun dönemde ortaya çıkan sorunları
Yakınınız düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaz ve tedavisini aksatırsa aşağıdaki sağlık
sorunlarıyla karşılaşabilir.
Yeterli kan akışı olmadan kalp, oksijene ve gerektiği gibi çalışmak için ihtiyaç duyduğu
yaşamsal besinlere aç hale gelir. Bu durum göğüs ağrısına neden olabilir. Kalp kasının bir
kısmına akan kan tamamen kesilir veya kalbin enerji ihtiyaçları kan akışının miktarını aşarsa
bir kalp krizi (kalp kasının hasar görmesi) meydana gelebilir.
1. Kalp yetmezliği
2. Kalp krizi
3. Anormal kalp atışı
4. Damar hastalıkları
5. Damar tıkanmasına bağlı felç
HASTALIĞIN TEDAVİ SÜRECİ
1. İlaç tedavisi
2. Koroner balon anjiyoplasti (beraberinde stent uygulaması)
3. Cerrahi tedavi (koroner bypass ameliyatı).
*Hangi tedavi şeklinin seçilmesi gerektiğine, hastaların durumuna göre kalp cerrahı ve
kardiyolog birlikte karar verirler.
Acil durumda bir sağlık kuruluşuna gidene kadar;

Evde aspirin varsa, bir bardak su ile yakınınıza veriniz.

Bunun dışında kesinlikle bir şey yiyip içirmeyiniz.

Pencereyi açarak odaya oksijen girmesini sağlayınız.

Yardım gelmesini, yakınınızı yatırarak ya da oturtarak bekletiniz. Kesinlikle ayakta
bekletmeyiniz.

Ağrıyı azaltmak için yakınınıza egzersiz yaptırmayınız.

Yakınınız soğuk ya da sıcak suyun altına kesinlikle girmemeli. Çünkü soğuk su böyle
durumlarda çok tehlikelidir. Kalp damarlarını büzer ve tıkalı olmayan damarların da
daralmasına neden olabilir.

HASTALIĞA YÖNELİK GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
101
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Yakınınız;

Sigara içiyorsa derhal bırakmalı.

Tansiyonunu kontrol altına almalı

Diyabet(şeker) hastası ise kan şekerini kontrol altına almalı

Yeme alışkanlıklarını değiştirmeli ve yağ, tuz ve kolesterol oranı düşük gıdalar
tüketmelidir.

Alkolü günde en fazla bir tane ile sınırlandırmalıdır.
14- KANSER
TANIM
Bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü urlara
denir. Genel anlamda ise kanser vücudumuzun çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz
çoğalması ile oluşan 100'den fazla hastalık grubudur.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
•
Vücudun herhangi bir yerinde bir kitle
•
Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan geçmeyen öksürük
•
Yutma güçlüğü ve hazım bozukluğu
•
Kol ve omuz ağrısı
•
Kemik ağrısı
•
Aşırı kilo kaybı, ani zayıflama ve iştahsızlık
•
Baş ağrısı
•
İyileşmeyen yaralar
•
Sarılık
•
Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik
•
Makat veya rahimden gelen anormal kanama ve akıntınlar
•
Ben ve siğillerde görülen değişimler
102
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
***** Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi için
mutlaka bir doktora başvurmayı gerektirirler. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken
tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur.
KANSERE NEDEN OLAN ETMENLER
•
Tütün Kullanımı
•
Alkol
•
Radyasyon
•
Ultraviyole
•
Elektromanyetik Alanlar
•
Sağlıksız Diyet Alışkanlığı
•
Obezite ve Hareketsizlik
•
Kimyasal Karsinojenler (Aflatoksin-Hidrokarbonlar v.b)
•
Onkojenik (Kansere neden olan)virüsler
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
1. Biyolojik tedavi; İmmünoterapi olarak da bilinmektedir, kansere karşı vücut savunma
mekanizmalarını harekete geçirir.
2. Cerrahi tedavi; Kanserli dokunun vücuttan çıkartılmasıdır.
3. Kemoterapi; Kanser hücrelerini yok etmek veya bu hücrelerin büyümesini kontrol altına
almak için antikanser ilaçlar kullanılarak yapılan tedavidir.
4. Hormonoterapi; Bazı kanserler vücutta hormon olarak adlandırılan maddelerin varlığında
büyüyüp gelişirler. Hormonal tedavi vücuttaki hormon miktarını değiştirerek meme, prostat
kanseri ve üreme sistemi kanserlerinin tedavisinde kullanılır
5. Radyoterapi; Radyoterapide iyonizan radyasyon kullanılır. Amacı kanserli hücreleri yok
etmek ve tümörü küçültmektir.
KANSER TEDAVİSİ ALAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ

Yakınınızın saç, aynı zamanda kaş, kirpik ve tüm vücut kıllarında dökülme olabilir
*Tedavi bitiminden sonra yeniden çıkacağını kendisine açıklayabilirsiniz.

Yakınınızın Derisinde kızarıklık, kaşıntı ve yara gelişebilir.

Yakınınızın cildi kuru ve temiz tutulmalı, tahriş edici losyon ve kremler kullanmamalıdır,
103
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Soğuk kompres yapmalı ve doktor istemine göre kremler kullanmalıdır.

Kaşıntıyı arttırmamak ve cilt bütünlüğünü bozmamak için kesinlikle kaşımamalıdır.
Yakınınızda Enfeksiyon gelişebilir.

Düzenli aralıklarla yakınınızın ateş takibi yapılmalıdır.

Hekimin uygun gördüğü tedavi uygulanmalıdır.

Yakınınız ağız ve vücut hijyenine önem vermeli, günlük kontrolleri yapılmalı ve deri
travmalardan korunmalıdır.

El yıkamaya özen gösterilmelidir.
Yakınınızın ağzında yaralar oluşabilir.

Yakınınızın öğünlerden önce ve sonra ağız bakımı yapması sağlanmalıdır.

Sıvı alımı sağlanmalıdır.

Sıcak yiyeceklerden kaçınıp, yumuşak, protein ve vitamin yönünden zengin yiyecekler
tüketmesine özen gösterilmelidir.
Yakınınız diyare (ishal) olabilir.

Sütlü ürünlerden sakınmalı, potasyum kaybı olacağından sakıncası yoksa muz,
portakal, patates tüketmelidir.

Diyetindeki yağ miktarı azaltılmalıdır,

Fazla sıcak ve soğuk olmayan az şekerli yiyecekleri az ve sık olarak alması
sağlanmalıdır.

Diyaresi düzeldiğinde lifli besinler (sebze, meyve, yulaf vb.) diyetine
azar azar
eklenmelidir.
Yakınınız Konstipasyon (kabızlık) olabilir.

Lifli besinlerle (sebze, meyve, yulaf vb.) beslenmesi sağlanmalıdır.

Sakıncası yoksa sıvı alımı arttırılmalıdır. (günde en az 2lt),
Yakınınızın Bulantı-kusması olabilir.

Bulantı ve kusma sırasında ağızdan nefes alıp vermelidir.

Yakınınızın çevresinin temiz ve kokusuz,
giysilerinin rahat olmasına özen
gösterilmelidir,

104
Beslenmesini rahat bir pozisyonda yapması sağlanmalıdır.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Öğünlerini azar azar, sık sık almalı ve iyice çiğnemelidir.

Tatlı, kızartma, baharatlı, yağlı gıdalardan kaçınmalıdır.

Yemekten sonra dinlenilmeli ve yavaş aktiviteler yapmalıdır.
Yakınınızın ağrısı olabilir.

Doktor önerisine göre tedavi uygulanmalı,

Masaj yapılmalı, sıcak ya da soğuk uygulama, ılık banyolar, çevresinin sessiz ve sakin
olması sağlanmalıdır.

Gevşeme teknikleri yapılarak, radyo dinlenmesi, televizyon seyretmesi sağlanabilir.

Kitap okunabilir, müzik dinlenebilir.
Yakınınızda korku ve depresyon gelişebilir.

Yakınınız ile olumlu bir iletişim ve işbirliği sağlanmalıdır.

Gerekirse bir uzmandan yardım alınmalıdır.
Yakınınızda solunum sıkıntısı, öksürük gelişebilir.

Hekime başvurmalı, önerdiği tedavi uygulanmalıdır.

Solunum sıkıntısı ileri derecede ise hemen doktora başvurulmalıdır.
.
Yakınınız İdrar yapmada zorlanabilir ya da idrar miktarında azalma görülebilir.

Eğer kısıtlama yok ise bol sıvı tüketmelidir.

İdrar yaparken ağrısının varlığı, idrarının kokusu, sıklığını ve yoğunluğu
değerlendirilmelidir.

İdrar miktarı çok azalmışsa hekime başvurulmalıdır.
Yakınınızda radyoterapi sonrası ciltte yanıklar oluşabilir.

Cildine masaj ve ovma gibi işlemler uygulanmamalıdır.

Yakınınızın bol, pamuklu, tahriş etmeyen giysiler kullanması sağlanmalıdır.

Cildi üzerine sıcak ve soğuk uygulama yapılmamalı, direk güneş ışığından uzak
tutulmalıdır.
Yakınınızda Baş dönmesi, bayılma görülebilir.

Yakınınız hemen değerlendirilip gerekirse hemen hekime başvurulmalıdır.
Yakınınızda mide şişkinliği, yemek yiyememe ve hazımsızlık olabilir.
105
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Diyetisyenle işbirliği yapılarak beslenme programı oluşturulmalı,

Yüksek kalorili ve proteinli besinlerin alınması sağlanmalı,

Az ve sık aralarla beslenmeli,

Açlık hissettiği anda yemek yemeye cesaretlendirilmeli,

Her öğünden önce ağız bakımı sağlanmalı,

Yakınınızın sevdiği bir ortamda sevdikleri ile birlikte, az ve sık yemesini sağlanmalı,

Ortamda hoş olmayan ya da yakınınızın hoşlanmadığı kokular engellenmeli,

Yemeklerini iştahı uyandıracak görüntüde sunmalı,

Yemeklerin hazırlandığı ortama yakınınızın girmemesi sağlamalıdır.
Yakınınızda Aşırı yorgunluk ve uyku problemleri gözlenebilir.

Yakınınız ile hekimin görüşmesi sağlanarak gerekirse ilaç tedavisi uygulanmalı,

Yakınınız mümkün olduğu sürece dinlenmelidir.
KANSER
NEDENİYLE
ORTAYA
ÇIKABİLECEK
SAĞLIK
SORUNLARI
(KOMPLİKASYONLAR)
Kanser eğer erken teşhis edilmezse vücudun diğer organlarına metastaz(yayılım)
yaparak,organ, doku ve sistemlerimizin yetmezliklerine sebep olur.
KANSERDEN KORUNMAK İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Gökkuşağı çeşitliliğinde meyve ve sebze yiyin
•
Böcek ve tarım ilaçlarından uzak durun.
•
Hayvansal gıda tüketimini azaltın.
•
Omega-3 yağ asitlerinin yeterince alınabilmesi için doğru yağlar ile beslenmeye dikkat
edin.
•
Yüksek kalorili ve besin değeri düşük atıştırmalıklar, şekerleme ve meşrubatlardan
kaçının.
•
Tuz tüketimini az, potasyum tüketimini yüksek tutun.
•
Gün içinde 15 dakikalık sağlık araları verin, sosyal ortamlarda bulunun.
•
Sigaradan uzak durun.
•
Kanserin erken teşhis edilebilmesi için taramalarınızı yaptırın.
106
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
15- LOMBER DİSK HERNİSİ (BEL FITIĞI)
TANIM
Bel bölgesinde toplam 5 adet vertebra (omurga) bulunmaktadır. Her iki omurga arasında 1
adet disk adı verilen, kıkırdak dokudan oluşan, yastıkcık görevi gören yapılar mevcuttur.
Lastik kıvamında ve daha sağlam olan diskin dış halkasına annulus fibrozus adı verilir. Diskin
içerisinde ise, nükleus pulpozus adı verilen, jöle kıvamındaki yapı mevcuttur. Diski oluşturan
anulus fibrozisin hasar görmesi sonucunda nükleus pulpozusun var olduğu yerden çıkarak,
spinal kordu ya da periferik sinirleri sıkıştırmasıyla ortaya çıkan durum “lomber disk hernisi”
yani “bel fıtığı”dır.
BEL FITIĞINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER
•
Yapısal ve genetik nedenlerle disklerde bozulma
•
Bel omurlarına fazla yük binmesi (aşırı kilo alma ve ağır kaldırma)
•
Bele destek olan diğer yapıların, özellikle bel ve karın kasları zayıflaması (egzersiz
yokluğu)
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULAR
•
Sırtın alt kısmında, bacağın arkasına/yanına yayılan keskin, yanıcı; yüzeyel ve lokalize
ağrı
•
Öksürme, dışkılama, eğilme, hapşırma gibi zorlamalarla artan ağrı
•
Çok uzun süre herhangi bir pozisyonda (ayakta durma, oturma, yatma gibi) kalmak
tipik olarak ağrıyı artırır.
•
Vücut refleks olarak ağrıyı hafifletmek için karşı tarafa eğilir ve belde eğrilikler
(skolyoz) oluşabilir.
•
Sıkışan sinir kökünün beslediği alana uyan bölgede uyuşukluk gibi duyu değişiklikleri
•
Sıkışan sinir kökünün seviye ve tarafına göre sağ veya solda ayak, parmaklar veya
bacakta ortaya çıkan kuvvetsizlik
•
107
Refleks değişiklikleri
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Ağrı yakınmaları birkaç gün içerisinde kendiliğinden gerileyeceğinden çoğunlukla tetkik
edilmelerine gerek yoktur. Ancak aşağıdaki nedenler hemen doktora başvurmayı gerektirir.
•
Tekrarlayan bel ağrısı atakları
•
Ağrı şiddetinin giderek artması
•
Bel ağrısına eşlik eden uyluk ve bacakta ağrı, uyuşukluk, güçsüzlük, istemli idrar ve
gaita yapamama, seksüel fonksiyon bozukluğu gibi belirtilerin olması
•
İstirahat ile geçmeyen bel ağrısı
•
Bel ağrısı ile birlikte aşırı kilo kaybı, ateş, üşüme ve titreme olması
TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Yatak istirahatı

İlaç tedavisi

Fizik tedavi ve rehabilitasyon

Cerrahi tedavi
ACİL AMELİYATI GEREKTİREN DURUMLAR
Bel fıtıklarında, tartışmasız acil ameliyatı gerektiren durumlardan bir tanesi Cauda sendromu,
diğeri de hastada düşük ayak gelişmesidir.

Cauda sendromunda, ani gelişen ağır nörolojik belirtiler söz konusudur ve acilen
müdahale edilmez ise hastanın paraplejik olma ihtimali yüksektir. Gecikmiş müdahale
de gelişmiş olan bulguların (bacaklardaki felç ve idrar-gaita kontrulünün) geri dönme
şansı azdır.

Düşük ayak teşekkül eden hastalarda, hasta ayağını ayak bileğinden yukarıya
kaldıramaz ve ayağını sürükleyerek yürür. Bu durumda tespit edilen herniasyonun acil
operasyonu, hastanın seçebileceği tek alternatiftir.
LOMBER DİSK HERNİSİ OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Özellikle tekrarlayan bel ağrılarının önüne geçilmesi için yakınınızın fazla kilolarından
kurtulması gerekir.
•
Yakınınız sigara içiyorsa, bırakması yönünde destekleyiniz.
•
Yakınınızın bel, sırt ve karın kaslarına yönelik kas egzersizlerini düzenli ve sürekli
yapması gerekmektedir.
108
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
Günlük yaşantıda uyuma, ayakta durma, oturma, eğilme gibi çok tekrarlanan
hareketlerin doğru yapılması ve bunların alışkanlık haline getirilmesi bel bölgesine etkileyen
zorlanmaları büyük oranda azaltacaktır.
•
Kötü pozisyonda durmak, bel oyuğunun normal açısını bozarak ağrıya yol açabilir.
Öne eğilmek disklerin dış halkasına fazla basınç yaparken, geriye doğru beli esnetmek
omurganın arkasında bulunan küçük eklemlerde yangıya ve ağrıya neden olur. Bu durum bel
kaslarında "spazm" olarak adlandırılan aşırı gerginliğe yol açarak, ağrının daha da artması ile
sonuçlanır. Bu nedenle yakınınızın uygunsuz duruş, oturma ve yatma pozisyonlarını
düzeltmesi gerekmektedir.
•
Bel çevresi kaslarının güçlendirilmesi ve bu kaslara esneklik kazandırılması bel
oyuğunun normal açısının korunmasını, omurlar ve diskler üzerine binen vücut yükünün
kaslara aktarılmasını sağlar.
•
Etkili olabilmesi için, yakınınızın bu egzersizleri doktorun önerdiği şekil ve sürede
yapması gerekmektedir.
•
Bel ameliyatı olmak ömür boyu bel ağrısından kurtulmak veya bu ağrıların bir daha
hiç tekrarlamayacağı anlamı taşımaz. Bu nedenle yakınınız ameliyat olmuş ise, sonrasında da
mutlak suretle fazla kilolardan kurtulması, bel kaslarını güçlendirecek düzenli egzersiz
yapması ve omurgaya binecek yükü arttıran hareketlerden kaçınması gerekmektedir.
Kaynaklar
1.UğurH.Ç.BelFıtıkları(LomberDiskHernileri).Erişim:01.01.14,www.hasancaglarugur.com/ha
staliklr/31.pdf.
2. Alper S. Lomber Disk Hernileri. Türkiye Klinikleri J PM&R-Special Topics 2011;4(1):3243.
16- MİGREN
TANIM
Zaman zaman ataklar yapan, başın genellikle bir tarafında zonklayıcı bir ağrıyla birlikte
bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, görme bozuklukları, baş dönmesi bulunabilen bir ağrıdır.
109
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Genel olarak iki gruba ayrılır. ‘Aura’lı dediğimiz ön belirtili migren ve aurasız migren.
Migrenin Aurası : Migrenin ön belirtileridir. Bu belirtilerin çoğu görmeyle ilgilidir. Migreni
olan yakınınız, parlak ışıklar, zig zag çizgiler gördüğünü ya da görmenin bulanıklaştığını, bir
alanda veya bir bölgede görme kaybı olduğunu söyleyebilir. Ayrıca kolda, bacakta uyuşma,
baş dönmesi, konuşmayla ilgili bozukluklar da görülebilir. 20–30 dakika sürer ve ardından
yakınınızın ağrısı başlayacaktır.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI

Genelde ağrı başın tek tarafındadır

Ağrı zonklayıcı özellikte, orta veya şiddetlidir

Bulantı, kusma olur

Krizler (atak) halinde gelir

Ağrı 4 ila 72 saat sürer

Ağrı başlangıcında görme bozuklukları olur (auralı tipinde)

Baş hareketleri ve fiziksel aktiviteyle ağrı artar

Işıktan ve sesten rahatsız olma
MİGRENİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER
Yükseklik değişiklikleri, Hava kirliliği, sigara dumanı, Parlak ışık veya titreyen ışık, Yüksek
ve devamlı gürültü, Parfüm kokusu, kuvvetli diğer kokular ve kimyasal maddeler, Hava
durumundaki değişiklikler (basınç, sıcaklık ve nem değişikliği, lodos), Mevsimsel
değişiklikler (sonbahar ve ilkbahar en kötü zamanlar), Açlık, öğün atlama, Çok ya da az
uyuma, uyku düzenindeki bozukluklar, Uçak yolculukları, Doğum kontrol hapları, Kadınlarda
hormonal değişiklikler (adet dönemi), Bazı yiyecek ve içecekler (çikolata, kabuklu
kuruyemiş, kırmızı şarap, peynir vb)
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
1-Atak-Ağrı tedavisi
2-Koruyucu –Önleyici Tedavi
MİGREN
NEDENİYLE
ORTAYA
ÇIKABİLECEK
SAĞLIK
SORUNLARI
(KOMPLİKASYONLAR)
Bazen ağrılarınızı kontrol altına alma girişimleriniz bazı sağlık sorunlarına neden olabilir.

110
Karın ağrıları, mide kanamaları ve ülser.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Rebound (geri gelen) baş ağrıları. Yakınınız reçetesiz veya reçeteli baş ağrısı ilaçlarını
önerilen günden fazla kullanır veya yüksek dozda alır ise ciddi bir sağlık sorunu olan
rebound baş ağrıları gelişebilir. Bu durumda yakınınızın baş ağrısını dindirmek için
aldığı ilaçlar, daha fazla baş ağrısına neden olur. Şiddetli baş ağrısı döngüsü devam
eder.

Serotonin sendromu: Bazı migren ilaçları ile bazı antidepresanların birlikte kullanımı
sonucu ortaya çıkan potansiyel yaşamı tehdit edici ilaç etkileşimidir. Serotonin
sendromunun belirtileri huzursuzluk, halüsinasyonlar, hızlı kalp atışı, artan vücut ısısı
ve terleme, koordinasyon kaybı, kas spazmları, bulantı, kusma, ishal ve kan basıncında
hızlı değişikliklerdir. Acil müdahale gerektirir. Derhal yakınınızı bir sağlık kuruluşuna
götürünüz.
Migrene bağlı ortaya çıkan sağlık sorunlarına daha çok yakınınızın baş ağrıları için aldığı
ilaçlar neden olmaktadır. Bu nedenle ilaçlarını doktorun önerdiği şekilde almalıdır.
ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR
•
Ağrı sürekli ve artan şiddette ise,
•
Daha önce mevcut olan ağrının şiddeti, şekli değiştiyse, tedaviye cevap vermiyorsa,
•
Yüksek ateş, boyun tutulması, ciltte kızarıklık, zihinsel bulanıklık, nöbet, çifte görme,
güçsüzlük, uyuşukluk hissi veya konuşmada güçlükle birlikte ortaya çıkan baş ağrısı varsa
•
Baş ağrısı şimdiye kadar hayatında karşılaştığı en şiddetli ağrıysa ve ağrı bir fiziksel
aktivite sırasında (ağır bir yük kaldırmak, cinsel ilişki) ortaya çıkmış ve şiddetini arttırmışsa,
•Baş yaralanmasından sonra ortaya çıkan baş ağrısı olduyda, özellikle baş ağrıları
kötüleşiyorsa,
•Öksürük, çaba sarf etme, zorlanma veya ani hareketler ile kötüleşen kronik baş ağrısı varsa
Derhal doktorunuzla görüşün veya acil servise gidin. Çünkü belirtiler bazı ciddi sağlık
problemlerinin habercisi olabilir.
MİGREN HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
1. Yakınınızın yaşam tarzını değiştirmesi migren tedavisini daha etkili hale gelebilir.
2. Yakınınız Sağlıklı ve düzenli beslenmelidir.
3. Yakınınız ilaçlarını doktor önerisine uygun şekilde almalıdır.
4. Uyku bozuklukları çoğu kez migren ataklarına neden olmaktadır. Yakınınızın yeterli
uyuyabilmesine olanak sağlayın; Bu aşırı uyuması gerektiği anlamına gelmez.
111
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Ortalama bir yetişkin günde 6 ile 8 saat arası uykuya ihtiyaç duyar. Her gün aynı
saatlerde uyuyup sabahları aynı saatlerde kalmak, en yararlı uyuma şeklidir.
5. Yakınınız migrenini tetikleyen şeyleri tespit etmeli ve onlardan uzak durmalıdır.
Kişiden kişiye değişen bu durumu anlayabilmek için, kendini iyi gözlemlemesi
gerekir. Bu tetikleyici bazen çikolata, bazen peynir, bazen parfüm olabilir. Hangisi
olduğu önemli değil, derhal yakınınız bunları hayatından uzaklaştırmalıdır.
6. Masaj, yakınınızın migren ağrılarının sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir ve
uykusunun kalitesini arttırır. Bu da migren ağrılarının önlenmesine yardımcı olur.
7. Atak esnasında yakınınızın karanlık ve sessiz bir odada uzanmasına olanak sağlayın.
Ağrılı bölgelere nazikçe çok bastırmadan masaj yapılması yakınınızı rahatlatabilir.
8. Yakınınıza egzersiz yapmak ya da bir gevşeme kursuna gitmek iyi gelebilir.
17- OBEZİTE
TANIM
Sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal veya aşırı yağ birikmesidir.
Obezite Nasıl Hesaplanır : En yaygın kullanılan yöntem beden kitle indeksinin
hesaplanmasıdır. Bunu kendiniz de yapabilirsiniz. Boyunuzun (metre cinsinden) ölçüsünü ve
kilonuzu bilmeniz yeterli.
Kilogram/Boy x boy örneğin boyumuz 1,74 kilomuz 70
Bki=70 / 1.74 x 1.74 =23 peki bu ne anlama geliyor aşağıda görebilirsiniz .
SINIFLANDIRMA
BKİ (Beden kitle indeksiniz)
ZAYIF18 den küçükse
Aşırı zayıf
16 dan küçükse
Orta zayıf
16-16.99
Hafif zayıf
17-17.49
Normal
18.50-24.99
Hafif şişman 25
112
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Şişmanlık öncesi
25-29.99
Şişman(obez) 30 ve üstü
Obez 1. derece
30-34.99
Obez 2. derece
35.39.99
Obez 3. derece
40 ve üstü
Eğer beden kitle indeksiniz (BKİ) 25 in üzerinde ise en kısa sürede profesyonel yardım
almalısınız.
Obezite Nedeniyle Ortaya Çıkabilecek Sağlık Sorunları
Obezite doğrudan yada dolaylı olarak bir çok hastalığa neden olmaktadır bunlar ;
Obezite birçok hastalığa neden olabilir, alevlendirebilir ya da riskini arttırabilir.
Obeziteye en sık eşlik eden durumlar
•
Koroner kalp hastalığı,
•
Tip 2 diyabet,
•
Hipertansiyon,
•
Dislipidemi,
•
İnme,
•
Safra kesesi hastalıkları,
•
Uyku apnesi,
•
Solunum problemleri,
•
Ağırlık taşıyan
•
Eklemlerde osteoartrit ve
•
Bazı kanserlerdir (endometrium, meme, prostat, kolon)
•
Benlik saygısında azalma
Obezite ile ölüm arasında da açık bir bağ vardır. Kardiyovasküler hastalıklar ölümlerin
birinci nedenidir
TEDAVİ
Her şeyden önce
obezitenin bir hastalık olduğu kabul edilmeli ve oluşmadan önlem
alınmalıdır. Obezite tedavisi bireyin kararlılığı ve etkin katılımını gerektiren , uzun ve
süreklilik arz eden bir süreçtir.
Obezite tedavisinde 5 gurup yöntem uygulanır ;
113
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
1. Diyet :
•
Tedavi başlangıcında gerçekçi hedefler belirlenmelidir. Gerçekçi bir hedef olarak 6
ayda %5-10 kilo kaybı amaçlanmalıdır.
•
Genelde 500-600 kkal/gün kalori kısıtlaması haftada 0.5 kg ve 6 ayda %10 kadar bir
zayıflamaya neden olur.
•
Gün içerisinde alınan toplam enerji alımını kısıtlamak için bir çok obez öğün
atlamakta, ancak açlık dürtüsü daha sonra daha fazla gıda alımı yaratmaktadır. Bu yüzden
günlük kalori bölünerek kahvaltıda %20-25, öğle yemeğinde %30-35, akşam yemeğinde
%30-35 oranlarında sık yemek yemeleri ve açlık hissinin baskılanması önemlidir.
2. Egzersiz:
•
Fiziksel aktivite rejimine başlamadan önce mutlaka kalp ve solunum kontrollerinin
yapılması gerekir.
•
Başlangıçta 30-45 dakika/gün haftada 3-5 gün orta derecede fiziksel aktivite için
teşvik edilmelidir. Haftada 2,000 kkal harcamak için yaklaşık haftada 7 saat (420 dk) çabuk
yürüyüş yapmak gerekir.
3. Davranış Tedavisi:
•
Amaç beslenme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu hale
getirmedir. Obezite için davranış tedavisi genellikle bir terapistin yönetiminde haftada 1-2
saatlik oturumlar halinde 10-15 kişilik gruplarla 12-20 hafta uygulanır. 6 ay haftada bir, sonra
ayda 1-2 kez olan toplantılar iki yıla kadar uzatılabilir.
•
İlaç tedavisi yada çok düşük kalorili diyet (ÇDKD) ile kombine uygulanması
önerilmektedir.
•
Fiziksel aktiviteyi artırmak ve diyet önerilerine uyma zorluğu yaşayan kişilerde uyumu
artırmak için davranış tedavilerinden yararlanılır.
•
Davranış tedavisi kişinin motivasyonunu artırır.
4. Farmokolojik Tedavi : Hekim tarafından önerilen ilaçlı tedavidir.
5. Cerrahi Tedavi
OBEZİTE TEDAVİSİNDE UYULMASI GEREKEN ÖNERİLER
A- Alışverişe yönelik öneriler;
Yakınınız;
114

Yiyecek alışverişini tok karnına yapmalı,

Alışverişe liste hazırlayıp çıkmalı,

Yanına yapılan listeye yetecek kadar para almalı,
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Satın alırken aynı gruptaki besinlerin enerjisi düşük olanını seçmeli,

Televizyon
programlarında
veya
reklamlarda
yiyeceklerle
ilgili
olanları
seyretmemelidir.
B- Planlı olmaya yönelik öneriler;
Yakınınız;

Besin tüketimini sınırlamak için ne yiyeceğini önceden planlamalı,

Boş zamanlarda yiyecek atıştırmak yerine egzersiz yapıp. Ev veya iş yerinde egzersiz
için belirli bir alan ayırmalı,

Sabah kalkınca, her öğün öncesi, sırası ve sonrasında 1 bardak ılık su içmeli,

Önerilen yiyecekleri planlanan zamanlarda yemeli (5-6 öğün şeklinde). Öğün
atlamamalı,

Düzenli dışkılama alışkanlığı edinmeli (her gün, sabah kalkınca),

Her hafta, sabah aç karnına, aynı kıyafetlerle tartılmalı ve ağırlığı kaydetmelidir.
C-Yemekle ilgili aktivitelere yönelik öneriler;
Yakınınız;

Göz önünde yiyecek bulundurmamalı,

Mutfağa fazla zaman ayırmamalı,

Yenilmemesi gereken besinleri evde bulundurmamalı,

Yemekte servis kepçesinin küçük olmasına dikkat etmeli,

Yemeğin servis kabını masaya koymamalı,

Yemek biter bitmez masadan kalkmalı,

Tabakta yemek bırakmaktan çekinmemeli,

Mümkün olduğunca iyi çiğnemeli ve yavaş yiyerek lokmaların tadına varmalı,

Yemek yerken başka aktiviteler (TV seyretmek, okumak gibi) yapmamalı,

Akşam yemeğinden sonra yemek yememeli (şekersiz çay, ıhlamur vb. içilebilir)

Doyulmazsa tekrar alma şansı olduğunu düşünerek tabağa mümkün olduğu kadar az
yemek koymak, bir miktar yedikten sonra bir süre bekleyip tokluk hissinin geldiğini
görmeli,

Yemeğe yönlendiren riskli durumları tespit etmek ve bu durumlardan uzak kalmaya
çalışmalı,

Alkol, zengin soslar ve süslemelerden kaçınmalıdır.
D-Diğer öneriler;
Yakınınız;
115
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Aktiviteyi arttırmalı, kısa mesafelerde taşıt kullanmamalı, asansöre binmemeli, hızlı
tempoyla yürümeli, ev işlerini kendi kendine yapmaya çalışmalıdır.

Aktif ve hareketli kişilerle birlikte olmaya özen göstermeli,

Yemek pişirirken düşük enerjili yemekler pişirmeye gayret etmeli (etli yemeklere yağ
koymamak, yemeklerdeki yağ miktarını azaltmak, kızartma yerine haşlama, ızgara
veya fırında pişirmek vb.)

Kilo verme konusunda kendisine güvenmeli, sabırlı olmalı, sıkıntıları yiyerek
gidermek yerine başka faaliyetlerde bulunmalıdır (her gün kitap okumaya vakit
ayırmak gibi)
18- PNÖMONİ (Zatürre)
TANIM
Pnömoni : akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Bazı pnömoni türlerinde hasta kişiden
sağlam kişilere doğrudan bulaşma riski vardır. Ama çoğu hastanın kendi ağız, boğaz veya
sindirim kanalında bulunan mikropların akciğere ulaşması ile hastalık meydana gelmektedir.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
•
Güçsüzlük, kilo kaybı.
•
Hızlı ve yüzeysel solunum
•
Yüksek ateş, titreme, terleme
•
Önde meme bölgesi ve arkada ise kürek kemiğinin ucunda duyulan ağrı
•
Kuru ve hırıltılı öksürük
•
Sarı veya yeşil renkte balgam çıkarma
•
Koyu pas renkli balgam
•
Siyanoz (dudaklarda ve tırnak diplerinde morarma)
•
Nefes darlığı
•
Soluk alırken sırtta çivi batıyormuş gibi ağrı hissi
•
Kuru ve beyaz dil
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
•
İlaç tedavisi (özellikle antibiyotik tedavisi)
•
Oksijen tedavisi,
•
Sıvı tedavisi uygulanır. (Ağızdan, gerekiyorsa damardan),
116
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
•
İyi dengelenmiş diyet ile yeterli beslenme
•
Yatak istirahati
PNÖMONİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI

Pulmoner ödem (Akciğer ödemi )

Akciğer apsesi

Solunum yetmezliği

Atelektazi :Akciğer dokusunun bir kısmının veya tamamının havasız kalması ve
büzülmesidir.

Septisemi: Bakterilerin kana karışması

Yakınınızda Nefes darlığı (ciddi), Huzursuzluk ve endişe, halsizlik, pembe ve köpüklü
balgam , ateş, terleme, sararma, (beniz sarılığı) ,tırnaklarda-dudakta morarma, bilinç
kaybı ve bayılma gibi belirtilerin varlığında bu komplikasyonlardan biri gelişmiş
olabilir.Ölümcül olabileceğinden derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.
PNÖMONİ HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Yakınınızın olumsuz yaşam koşulları düzeltilmeli,
•
Tüm ilaçlarını özellikle antibiyotikleri doktorunun önerdiği şekilde almasına özen
gösterilmelidir.
•
Yakınınızın bol sıvı alımı ve istirahat etmesi sağlanmalıdır.
•
Yakınınız kendi başına balgamını çıkaramadığı durumlarda öksürmeye teşvik ederek
sırtına masaj (postüral drenaj) yapılmalıdır.
•
Yakınınız
sürekli
aynı
pozisyonda
yatmamalı
belli
aralıklarla
pozisyonu
değiştirilmelidir. Bu durum balgam çıkarmasını kolaylaştıracaktır.
•
Yakınınız Sigara içmemelidir. Sigaranın kişisel zararı yanında (pasif içicilik nedeniyle
diğer kişilere de zarar verdiği için) evde sigara içimi de önlenmelidir.
•
Yakınınızın bulunduğu ortam sık sık havalandırılmalıdır.
•
Hastalığın yayılmasını önlemek için balgam ile temastan önce ve sonra el temizliğine
önem verilmelidir.
•
Yakınınızın aralıklarla ateş takibi yapılmalıdır. Ateş yüksekliğinde ise bir sağlık
kuruluşuna ulaşana kadar soğuk kompres uygulanmalıdır.
•
Yakınınız öksürüp, hapşırırken ağzını kapatması konusunda uyarılmalıdır.
•
Doktorunuzun önerdiği şekilde oksijen uygulanmalıdır.
•
Dudak ve dil bakımı içeren ağız temizliği sağlanmalıdır.
117
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
19- ROMATOİD ARTRİT
TANIM
Romatoid Artrit (RA) iltihaplı bir eklem hastalığıdır. Giderek ilerleyen hastalık, eklemlerin
yanında iç organları da etkileyebilir. Genellikle birden fazla eklemi tutar, uzun sürelidir
(kronik) ancak ataklar arasında uzun süreli sessiz dönemler de görülebilir
İltihabi süreç önce el ve ayak, daha sonra ilerleyerek el bileği, diz, omuz, ayak bileği ve dirsek
eklemlerini etkiler. Hastalık bulaşıcı değildir.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
•
Eklemlerde şişlik, hassasiyet, kızarıklık, ısı artışı
•
Özellikle sabahları eklemleri hareket ettirmede zorluk ve tutukluk(Sabah tutukluğu da
denir. Vücut ısınana kadar, 30-60 dakikadan uzun sürer.)
•
Sonraki dönemlerde eklemlerde şekil bozuklukları
•
Dikkatte azalma, kilo kaybı, düşük dereceli ateş, iştahta azalma, halsizlik ve yorgunluk
•
Bazı hastalarda cilt altında "nodül" adı verilen sertlikler
•
Vücudun sağ veya sol tarafında belirli bir eklem tutulmuşsa, aksi tarafta da aynı
eklemde inflamasyon ortaya çıkar.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
•
İlaç Tedavisi
•
Fizik tedavi ve rehabilitasyon
•
Cerrahi Tedavi
118
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
ROMATOİD ARTRİT NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI
(KOMPLİKASYONLAR)
•
Eklemde şiddetli şekil bozuklukları
•
Akciğer zarı iltihabı göğüs ağrısı ve solunum sıkıntısına yol açabilir.
•
Kalp zarı iltihabı: kalp fonksiyonları bozulabilir.
•
Damar iltihabı
•
Görme problemi
Yukarıdaki sağlık sorunlarının gelişmesi yaşamı tehdit edebilir. Bu sorunların önceden fark
edilebilmesi için yakınınızın sağlık kontrolleri ihmal edilmemelidir.
EKLEM
FONKSİYONLARINI
KORUMAK
VE
ŞEKİL
BOZUKLUKLARINI
ÖNLEMEK İÇİN
Yakınınız;
•
Bir iş yaparken küçük eklemlerini değil büyük eklemlerini kullanmaya dikkat
etmelidir.. Örn; kavanoz açarken parmaklarını değil elini kullanabilir
•
Yükü tek bir eklem yerine birden fazla ekleme dağıtmaya çalışmalıdır. Örn; bir kitabı
kaldırırken bir değil iki eliyle tutup kaldırabilir.
•
Eklemlerini en "doğal" pozisyonunda kullanmaya çalışmalı , aşırı bükme ve
zorlanmalardan kaçınmalıdır.
•
Eklemlerini aşırı ve yanlış yüklenmeye karşı koruyan, kullanımı kolay cihaz ve aletler
kullanabilir. Örneğin;
- Kalemin üzerine geçireceğiniz kalınlaştırıcılar daha kolay yazması sağlayacaktır.
-Tutma yeri kalın bir çengelli iğne fermuarını daha rahat açıp kapatmasını sağlayacaktır.
ROMATOİD ARTRİT HASTASI OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK
ÖNERİLERİ
•
Yakınınız ilaçlarını doktor istemine göre ve düzenli almalıdır
•
Yakınınız için kapsamlı bir fizik tedavi faydalı olacaktır.
•
Düzenli egzersiz yapmalıdır. Eklemleri güçlendirecektir.
•
Kilolu ise fazla kilosunu vermelidir. Aşırı kilo bacak ve ayak eklemlerine fazladan yük
binmesine neden olacaktır.
•
119
Yakınınızda ani gelişen eklem ağrıları olduğunda soğuk uygulama rahatlatacaktır.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
20- SİROZ
TANIM
Karaciğer hücrelerinin yapısının bozulması ve karaciğer hücrelerinden bazılarının ölümü
sonucu karaciğerin sertleşerek normal yapısının tamamen bozulup görevini yapamaması ile
sonuçlanan geri dönüşümsüz ve geç evredeki karaciğer hastalığıdır. Sirozun çok çeşitli nedeni
olsa da viral hepatitler (Hepatit B,HepatitC, Hepatit D) ve alkol önde gelen nedenleridir.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
• Hafif ateş
• Bulantı ve kusma
• Ödem
• Ani başlayan burun veya diş eti kanaması
• İştahsızlık
• Halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük
• Kas krampları
• Kıllarda azalma ve dağılımında bozukluk
• Memelerde büyüme (Jinekomasti) (Erkeklerde)
• Cinsel davranış değişiklikleri ve cinsel istekte azalma
• Kaşıntı , sarılık
• nefes alıp vermede zorlanma-hızlı soluk alıp verme
• Kilo kaybı veya kilo artışı
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
120
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Sirozun karaciğerde meydana getirdiği yapısal hasar kalıcıdır. Bu nedenle tedavi büyük
ölçüde belirtilere ve komplikasyonlara yöneliktir.
•
İlaç tedavisi
•
Beslenme
•
Cerrahi Tedavi (Kesin tedavi karaciğer naklidir)
SİROZ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLAR (Komplikasyonlar)
Hastalarda hastalık sürecinde çoğu hayatı tehdit eden, hızla ve hemen müdahale edilmez ise
ölümle sonuçlanabilecek komplikasyonlar görülür
•
Yemek borusu varis kanamaları
•
Karında asit birikimi
•
Karın zarı iltihabı
•
Hepatik ensefalopati (Zihinsel durumun bozulması) : Yakınınızın protein (et,süt gibi)
alımının azaltılması gerekmektedir
•
Karaciğer Kanseri
•
Karaciğer yetmezliği
•
Böbrek yetmezliği
•
Hepatopulmonersendrom
(Akciğerlerde
oksijen-karbondioksit
değişiminde
anormallik)
•
Hiperplenizm (dalağın aşırı çalışması)
•
Kan ile ilgili bozukluklar
•
Enfeksiyonlar
•
Hormonal bozukluklar
•
Sindirim sistemi sorunları
ACİL MÜDAHALE EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
•
Kusmayla veya makattan (rektumdan) kan gelmesi:
Kanama durumda yakınınızın
ağzından ve makatından kan gelebilir ölüm riski nedeniyle acil müdahale gerekir hemen en
yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.
•
Zihinsel karışıklık: Yakınınızda başlangıçta kişilik değişiklikleri, huy değişikliği, uyku
düzeninde değişiklik şeklinde başlar. Tablo ilerledikçe konuşma ve düşünme akıcılığı
bozulur, uykuya meyli artar, şuur bulanıklığı, zihinsel yetersizlik ve hareketlerde azalma ile
devam eder. Tablonun ilerlemesi ile şuur kaybı ve koma gelişir. Mutlaka en yakın sağlık
kuruluşuna başvurmalısınız.
121
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
SiROZ HASTASI OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Yakınınız alkol kullanıyorsa alkolü mutlaka bırakmalıdır.
•
Yakınınızın karnında sıvı birikimini önlemek için diyeti tuzsuz olmalıdır.
•
Vücudunda biriken su ve tuzu atmak amacıyla idrar söktürücüler( diüretik) kullanmalı
ancak bu ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bunlara bağlı gelişebilecek bazı
dengesizlikler yakınınızın hastalığının ağırlaşmasına neden olabilir.
•
Yakınınızdaki
şuur değişiklikleri için doktorunuzun önerdiği özel diyetleri
(proteinden fakir) uygulamalı ve yine doktorunuzun önerdiği bağırsakları temizleyecek bazı
ilaçları kullanmalısınız.
•
Yakınınız yemek burusu ve mide varislerinden kanamayı önlemek amacıyla
doktorunun önerdiği ilaçları kullanmalıdır.
•
122
Kanama durumunda ölüm riski nedeniyle en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
21- TİROİD HASTALIKLARI
TANIM
Tiroid Bezi: Tiroit bezi, yutağın altında, boynun ön ve yanlarını saran çok damarlı iç salgı
bezidir. Boyunda, nefes borusunun önünde bulunur. Kelebek ya da papyon şeklinde bir
bezdir. Tiroid bezinin görevi tiroid hormonlarını üretmek, depolamak ve gerektiğinde kana
vermek ve böylece metabolizmamızı ayarlamaktır.
GUATR : Tiroit bezinin boyutlarının normale göre daha büyük olmasıdır.
NODÜL :Tiroid bezinin içinde bezin normal dokusuna benzemeyen ceviz ve leblebi
büyüklüğünde olan anormal dokulardır.
Tiroidit :Tiroid bezinin iltihabıdır.
Hipertiroidi : Tiroid hormonlarının aşırı salgılanmasıdır
Hipotiroidi : Tiroid hormonlarının az salgılanmasıdır
HİPOTİROİDİ : Tiroid bezinden tiroid hormonlarının (T3 ve T4 ) az salgılanmasıdır.
ÖNEMLİ BELIRTI VE BULGULARI
•
Yorgunluk
•
Cilt ve saçta kuruma
•
Zihinsel yavaşlama
•
Kabızlık
•
Hareketsizlik
•
Adet düzensizliği
•
Üşüme hissi
•
Şişlikler (ödem)
•
Kilo artışı
Bu belirtiler hipotiroidiye özgü değildir. Hipotiroidisi olan birçok kişide bu belirtilerin hepsi
olmayabilir, şiddeti ise değişkendir. Basit bir kan testi hastalığın erken teşhisini
sağlamaktadır.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Ömür boyu tedavisi süren bir hastalık olup, eksik olan hormonun ilaç şeklinde alınmasıdır.
HİPOTİROİDİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI
123
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Yakınınız gereken tedaviyi görmez ve ilaçlarını düzenli olarak almaz ise aşağıdaki sağlık
sorunları ile karşılaşabilir.
•
Zihinsel ve fiziksel performansta azalma.
•
Kalp hastalığı.
•
Miksödem Koması : Tedavi edilmeyen hipotiroidiye bağlı hayatı tehdit eden bir
durumdur. Hastanız miködem komasında ise vücut ısısında düşme , bilinç bulanıklığı,
solunum sayısında azalma olacak ve şok gelişecektir. Böyle bir durumda yakınınızı derhal en
yakın sağlık kuruluşuna götürünüz
HİPOTİROİDİ HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Yakınınızın anlayacağı bir dille ilaçlarını doktor istemine göre ve gerekirse ömür boyu
kullanacağı söylenmelidir.
•
Düzenli aralıklarda tiroid testlerine baktırılmalıdır.
•
Yakınınız her gün tartılmalı ve ödem olup olmadığı izlenmelidir.
•
Yakınınız doktorun önerdiği diyeti mutlaka uygulamalıdır.
•
Hipotiroidisi olan yakınınız iyotlu tuz kullanımının gerekli olup olmadığını kendisini
takip eden endokrinoloji uzmanına danışmalıdır.
•
yakınınızın cildi kızarıklık ve yara yönünden takip edilmelidir. Ödemli ciltte çok
çabuk yara açılacağı unutulmamalıdır.
•
Yakınınıza ılık ve rahat bir çevre sağlanmalıdır. Çünkü yakınınız soğuğa duyarlıdır.
•
Yakınınızın iştahı kontrol edilmelidir.
•
Hastanız sakıncası yoksa günde 6-8 bardak su içmeli, taze meyve sebze yemelidir.
Bunlar kabızlığı önlemede yardımcı olacaktır.
•
Yakınınız sigara içiyorsa bırakmalıdır. Sigara tiroit fonksiyonlarını olumsuz etkiler.
•
Yakınınız yeterince su tüketmelidir. Çünkü tiroidte en fazla görülen problem ödemdir.
•
Hipotiroidisi olan yakınınız guatrojen besin öğelerini fazla tüketmemelidir. çünkü bu
besinler iyot emilimi engellemektedir. Bu besinlerden özellikle lahana, brokoli, brüksel
lahanası, turp, karnabahar, şalgam, soya fasulyesi, hardal, yer fıstığını çok fazla çiğ
tüketmemesinde fayda var. Pişirerek tüketmesi guatrojen madde miktarını azaltacağından
daha sağlıklı olacaktır.
HIPERTIROIDI : Tiroid bezinden tiroid hormonlarının (T3 ve T4 ) aşırı salgılanmasıdır.
124
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
ÖNEMLİ BELIRTI VE BULGULARI
- Sinirlilik, aşırı heyecan ve duygusallık
- Kilo kaybı
- Sıcağa tahammülsüzlük ve aşırı terleme
- Titreme
- Çarpıntı ve kalp atım sayısında artış
-Saç dökülmesi
-Cilt ve tırnaklarda değişiklik
-Barsak hareketlerinde artma
-Kuvvet azalması
-Adet kanamasında (Menstürasyon) düzensizlik
-Seks isteğinde değişiklikler.
-Göz bulguları
Üst kapak çekilmesi (retraksiyon)
Gözlerin öne doğru fırlaması: (egzoftalmi)
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
1- İlaç tedavisi
2- Radyoaktif iyot tedavisi
3- Cerrahi (ameliyat)
HİPERTİROİDİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI
Hipertiroidisi olan yakınınız gereken tedaviyi görmez ve ilaçlarını düzenli olarak almaz ise
aşağıdaki sağlık sorunları ile karşılaşır.
-Kalp yetmezliği
-Depresyon-sinirlilik
-Kısırlık
-Hemoroid
-Saç dökülmesi
125
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
HİPERTİROİDİ HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Yakınınızın anlayacağı bir dille ilaçlarını doktor istemine göre düzenli alması gerektiği
söylenmelidir.
•
Düzenli aralıklarda tiroid testlerine baktırılmalıdır.
•
Yakınınız hergün tartılmalı ve ödem olup olmadığı izlenmelidir.
•
Yakınınız protein, karbonhidrat ve mineralce zengin diyet almalı doktorun önerdiği
diyete mutlaka uymalıdır.
•
Hipertiroidisi olan yakınınız iyotlu tuz kullanımının gerekli olup olmadığını kendisini
takip eden endokrinoloji uzmanına danışmalıdır.
•
Kafein içeren besinlerden uzak durmalıdır. Özellikle kahve, çay, kola, çikolata.
•
Yakınınıza serin ve rahat bir çevre sağlanmalıdır. Çünkü yakınınız sıcağa duyarlıdır.
•
Hipertiroidili yakınınız egzoftalmi (gözlerin öne doğru fırlaması) nedeniyle gözlerini
rahat kapatamıyorsa , uyurken göz bandajı veya göz maskesi kullanmalıdır.
•
Yakınınız sigara içiyorsa bırakmalıdır. Sigara tiroit fonksiyonlarını olumsuz etkiler.
22- ATEROSKLEROSİS (DAMAR TIKANIKLIĞI)
TANIM
Aterosklerosis kalp, beyin ve barsaklar gibi hayati organlara kan akışını önemli oranda
düşüren arterlerin(atardamarların) daralmasıdır. Aterosklerosis’de arterler; içeride plak
denilen yağ birikintilerin oluşmasından daralmaktadır. Bu plaklar arter duvarında fazla
kolesterolden, diğer yağlardan ve iltihaplı hücrelerden meydana gelmektedir. Arterin iç kısmı
boyunca plaklar büyürken, arterin normalde yumuşak olan yüzeyinde sert bir alan
üretmektedir. Bu sert alan arterin içinde bir kan pıhtısının oluşumuna neden olabilir, bu da
kan akışını tamamen tıkayabilir. Aterosklerosis ilerleyici (progresif) bir hastalık olabilir.
ATEROSKLEROSIS’İN NEDENLERİ

126
Kolesterol yüksekliği (hiperkolesterolemi)
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

HDL düşüklüğü ("iyi kolesterol")

C-reaktif protein’in yüksekliği, iltihaplanmaya bir işarettir.

Yüksek tansiyon (hipertansiyon)

Diyabet – şeker hastalığı

Ailede görülen erken yaşta koroner arter rahatsızlığı

Sigara kullanımı

Obezite

Fiziksel hareketsizlik (çok az düzenli hareket)

Yaşlılık
ÖNEMLİ BELİRTİLER VE BULGULAR

Kalp : Anjin göğüs ağrısı ve nefes darlığı, terleme, mide bulantısı, başdönmesi veya
bayılma hissi, nefessizlik veya çarpıntı.

Beyin : Aterosklerosis beyin damarlarını daralttığında başdönmesi veya sersemlik;
vücudun bir tarafında güçsüzlük veya felç durumu; vücudun herhangi bir kısmında ani
ve şiddetli uyuşma; görme bozukluğu, ani görme kaybı dahil; yürümede zorlanma,
sendeleme ve dönme dahil; al ve ayaklarda koordinasyon sıkıntısı; ve geveleyerek
konuşma veya konuşamama ortaya çıkar

Abdomen : Aterosklerosis barsağa giden damarları daralttığında, karnın ortasında
genellikle yemekten 15-30 dakika sonra başlayan ağrı veya kramp olabilir, Bağırsak
damarlarının tamamen tıkanması şiddetli karın ağrısına neden olmaktadır, bazen
kusma, ishal veya karın şişkinliği de görülmektedir.

Bacaklar : Bacak damarlarındaki daralma bacak kaslarının kramp ağrılarına neden
olmaktadır. Daralma ciddi boyutta ise otururken bile ağrı, ayak parmaklarında ve
ayakta soğukluk, soluk veya mavimsi beniz rengi, bacaklarda kılların dökülmesi
görülmektedir.
TEDAVİ ÇEŞİTLERİ
•
İlaç tedavisi
•
Ameliyat
•
Düzenli hareket ve sigarayı bırakma
ATEROSKLEROSIS OLAN KİŞİLERE GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
127
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Yaşam biçiminde yapılacak değişiklikler aterosklerosis rahatsızlığının işaret ve belirtilerini
hafifletebilir. Aşağıda yer alan bu değişiklikler en önemlileri ve faydalı olanlarıdır:

Genel anlamda haftada 3-4 kez 30-60 dakika arası egzersiz yapmak, buna ek olarak da
günlük hareketler arttırılmalıdır. Örneğin yürümek, tempolu koşmak, bisiklet
kullanmak, yüzmek veya diğer aerobik hareketler iyi olur. İş yerinde aralarda
yürümeyi veya asansör yerine merdiveni kullanmayı deneyin.

Normal kilonuzu muhafaza etmenize yardımcı olacak düşük oranlı yağ, katı yağ ve
kolesterol diyetleri tercih edilmelidir.

Sigara derhal bırakılmalıdır.

Yüksek tansiyonları varsa tansiyonlarının kontrol altında olmasına dikkat etmelisiniz.
Şeker hastalığı varsa kan şekerleri kontrol altında tutulmalıdır ve tabii kilolarını da
kontrol altında tutmalısınız.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı, başdönmesi, güçsüzlük, konuşmada zorluk veya 1-2
dakikadan fazla süren uyuşukluk varsa işlerini bırakıp hemen oturmalarını sağlayınız..
Göğüs ağrısı varsa ve nitrogliserin saptanmışsa bir dil altı verin. Bu 5 dakika
aralıklarla tekrarlanabilir.

Belirtiler 10 dakika sürerse ambulans çağırarak veya en hızlı bir ulaşım şekli ile en
yakın hastanenin aciline gidilmelidir.

Alerjileri yoksa veya daha önce kullanmamaları söylenmediyse 325 mg dozluk aspirin
almalarını ve çiğnemelerini önerin. Belirtiler şiddetli ise doktora gitmeyi
geciktirmeyin öncelikle acili arayınız. Kalp krizi veya felç işaretlerini göz ardı
etmeyiniz. Böyle durumlarda neler yapılması gerektiği konusunda önceden hızlı bir
plan hazırlayınız. Çabuk tıbbı müdahale yaşam ve ölüm gibi önemli bir farklılığa
neden olabilir.

128
Düzenli olarak doktora gitmelerini ve doktor tavsiyelerine uymalarını sağlayınız.
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
23- DEMANS AŞIRI BUNAMA / AKIL HASTALIĞI / BUNAKLIK
TANIM
Demans ileriye yönelik ve kişinin zihinsel kabiliyetini düşüren klinik bir sendromdur ve
günlük hayatı etkileyecek kadar ciddi bir rahatsızlıktır. Demans gençlerde de görülebilir
ancak hastaların çoğu 60 yaş ve üzeridir. En yaygın türü Alzheimer hastalığıdır. Hastaların
%60-80’nine tekabül etmektedir. En yaygın ikinci tür bunaklık vasküler demansdır.
Vasküler demans bir felçten sonra oluşur. Diğer türleri şunlardır; Pik hastalığı, fazla alkolden
veya uyuşturucudan oluşan demans (Korsakof sendromu), Creutzfeldt-Jakob’un hastalığı,
Lewy-cisimli demans , frontotemporal dementia ve Huntington hastalığı.
Yaşlı insanlarda görülen demansgenellikle başka hastalıklar veya semptomlar ile karıştırılır.
Farklılığını gösteren en önemli teşhisi delirium, depresyon ve unutkanlıktır.
ÖNEMLİ SEMPTOM VE BULGULAR
Aşağıda yer alan semptom ve işaretler demans’ın başlangıcının tipik özellikleridir. Tabii
semptomların bir veya birden fazlasına sahip kişilerde ille de demans
olduğu söylenemez.. Teşhis sadece bu semptomların olmasına bağlı
değildir.
Geçmişteki
kontroller,
anemnez,
klinik
araştırmalar,
laboratuvar araştırmaları ve radiyolojik incelemeler de önemlidir.
 Günlük hayatı bozan/etkileyen/aksatan hafıza kaybı
 Sıkıntıları sıralamada ve çözmede zorluklar.
 Benzer görevleri tamamlamakta zorluklar
 Zaman ve yer karışıklığı
 Kelimeleri bulmada veya yazmakta sıkıntı
 Eşyaları yanlış yerlere koymak ve merdivenleri takip etme yeteneğini
kaybetmek.
 Zayıf muhakeme (örneğin para ile ilgili muhakeme)
 İşe veya sosyal faaliyetlere gidememe
 Ruh hali ve/veya karakter değişiklikleri.
129
Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi
Daha sonraki evrelerde aşağıda yer alan daha ciddi semptomlar oluşur;
 Huysuz,Agresif davranış (sözlü veya
sözlü olmayan)
 Dalgınlık
 Kontrolsüz davranışlar
 Uyku düzensizliği
 Depresif duygular, bunalımlar
 Duygusuzluk
TEDAVİ ŞEKİLLERİ
Demansı iyileştirecek bir tedavi şekli yoktur
fakat
semptomları tedavi edecek veya
hastalığın ilerlemesini
yavaşlatacak bazı
alternatif girişimler/müdahaleler vardır.:
İlaç, Davranış değişikliklerinde fizyolojik
müdahaleler (aromatik tedavi, müzik tedavi,
duyusal tedavi, gerçeğe karşı oryantasyon,
validasyon, hatıralarla tedavi)

Aile ve bakıcılar bu tedavilerde önemli rol
oynarlar. Onlar genlede hastanın tercih
edeceği şeyleri bildikleri için onlar önemli
kaynaklardır.
Müzik
tedavi
hatıralarla
veya
alabilirler.
130
tedavisi,
duyusal
tedavide
yer
Avrupa ve Türkiye Genelinde En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
DEMANS OLAN HASTALARA SAĞLIK ÖNERİLERİ
 Hastalara kendilerine güvenme duygusunu aşılayınız; o zaman bağımsızlık
kazanabilirler
 İlaçlarını
düzenli
kullandıklarına
dikkat
ediniz.
Hastalarla
birşeyler
konuşmayın/dertleşmeyin/tartışmayın: onların ayrı bir dünyaları vardır. Belli konuları
onlarla tartışmak yersizdir sadece onları daha agresif veya belirsiz yaparlar.
 Hastalara günlük hayatları ile ilgili bir program verin: işaretler, bir haftalık program,
belli bir yeme- içme programı
 Sosyal irtibat ve rahatlama önemlidir: onların yapmayı hoşlandığı faaliyetlere teşvik
(okuma, müzik, spor) edin. Direkt olarak konuşun: göz teması, dokunma ve onlarla
açıkça konuşma iyi gelir.
 Aşırı teşvikten sakının: hasta giyinmek, ve yemek yemek gibi basit faaliyetlere
odaklanmalı televizyon veya radyo açmayın ve onlara soru sormayın.
 Bakıcılarla görüşüp: hastaya herkesin aynı şekilde davranmasını sağlayınız. Hastalara
yardımcı olmak için birbirinize destek olun.
 Geleceği konuşun: hastanın uzun sureli bir bakım merkezinde kalması gerekirse hasta
yanıt veremiyorsa yemek yiyemiyorsa bu konularda konuşmak gelecekte alınacak
kararları kolaylaştıracaktır..
Demans olan kişilere bakmak için uzmanlardan destek alabilirsiniz.
24- OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
TANIM
Osteoartrit (kireçlenme), eklemlerde kıkırdak dokunun yapısında bozulma, kıkırdakta
incelme, aşınma ve tahribatın ortaya çıktığı en sık görülen eklem hastalığıdır.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI
•
En temel yakınma eklem ağrısıdır.
•
Eklemde hava değişiklikleri ve soğuk ile artan ağrı ve rahatsızlık hissi
•
Eklem şişliği ve eklem sertliği
•
Hareket sırasında eklemde çıtırtılar duyulabilir.
•
El parmaklarının en uç eklemlerinde küçük kemik doku şişlikleri
•
İleri evrelerde eklem hareketlerinde kısıtlılık
TEDAVİ YÖNTEMLERİ

İlaç Tedavisi

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Eklem İçi Enjeksiyon

Cerrahi ( Ameliyat )
OSTEOARTRİTE NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI (
KOMPLİKASYONLAR)
Genellikle oluşan üç komplikasyon vardır:
•
Hareket kaybı
•
Eklemin dengesinin kaybolması
•
Ağrıda ani alevlenmeler
Yakınınız gereken tedaviyi uygulamaz veya tedavisini aksatır ise yukarıdaki sağlık sorunları
ile karşılaşarak günlük yaşamını sürdüremez hale gelebilir.
OSTEOARTRİTLİ EKLEMLERİNİN KORUNMASI İÇİN
YAKININIZ;
•
Dik durmaya çalışmalıdır. Dik duruş boyun, bel, kalça ve diz eklemlerini korur.
•
Tezgah yükseklikleri yakınınızın
ayarlanmalıdır.
öne eğilmesine
gerek kalmayacak şekilde
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
•
Kolçaklı ve yüksek sandalye tercih etmelidir.
•
Ağırlıkları yerden gövdesine yakın tutarak kaldırmalıdır.
•
Yerden herhangi bir şey alırken dizlerini bükerek eğilmelidir.
•
Parmak eklemlerini fazla zorlamamak için sıkıca kavramamalıdır.
•
Ellerini uzun süre kullanmasını gerektiren (Ör: yazı yazmak)uğraşılar sırasında sık sık
ara vererek el eklemlerini dinlendirmelidir.
•
Uzun yolculuklarda sık mola vererek yürümeye çalışmalıdır.
•
Kalça ve diz gibi vücut ağırlığını taşıyan eklemlerde sorunu varsabaston kullanarak
ekleme binen yükü azaltmalıdır.
•
Ayaklarınızı kavrayan, koruyan, tabanı kaymayan ayakkabıları tercih etmelidir.
OSTEOARTRİT HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Yakınınız doktorunuz tarafından önerilen egzersizleri düzenli yapmalıdır.
•
Kilosunu kontrol altında tutmalı, kilolu ise mutlaka zayıflamalıdır.
•
Yakınınızın ağrılı eklemlerine orta dereceli sıcak uygulayınız. Sıcak banyo, sıcak su
torbaları ya da sıcaklık veren kremlerle yapacağınız masajlar ağrılarını azaltacaktır.
•
Yakınınızın uygun ortopedik ayakkabılar giymesinin ağrılarının azalmasında faydalı
olacağını unutmayınız.
•
Yakınınızın osteoartrit olan eklemlerinde, belirtilerin dönem dönem ortaya çıkan
alevlenmelerinde ekleme soğuk uygulama yapmanız
ilk birkaç gün içinde şikayetlerin
azalmasında faydalı olacaktır.
•
Yakınınız gerektiğinde koltuk değneği, yürüteç gibi desteklerden yardım almaktan
kaçınmamalıdır.
•
Yakınınız Günlük hayatında eklem ağrısına yol açan hareketleri yapmaktan
kaçınmalıdır.
•
Uygun beslenme kilo vermek için çok önemlidir. Az yağlı, bol lifli diyet ve küçük
porsiyonlar kilo vermesinde ilk adımdır.
133
25- KRONİK OBSTRUKTİF PULMONER (AKCİĞER) HASTALIĞI (KOAH)
TANIM
Kronik Obstruktif Pulmoner Hastalığı obstruktif akciğer hastalıkların alt kümesidir. KOAH
kış aylarında daha sık olarak görülen aralıklı akut alevlenme ile kronik sakatlık/güçsüzlük
olarak karakterize edilmektedir. Ayrıca, buna astım, bronşektazi (akciğerin solunum
yollarının normalden daha geniş olması fazla balgamın oluşmasına neden olmaktadır) ve
kistik fibroz de dahildir.
Önemli bazı akciğer dışı etkilerle önlenmesi ve tedavisi mümkündür ve hastalığın ağırlığına
katkıda bulunur.
Bu hastalık ciğerin ve diğer alt yapılarının bozulması ve dejenere olması ile karakterize
edilmektedir. Ayrıca, geri dönüşümlü, genellikle daha progresif hava akımı ve ciğerin
düzensiz yanıcı tepkileri ile nitelendirilmektedir.
KOAH’ IN NEDENLERİ
•
Hava kirliliği
•
Fazla sigara
•
Zararlı bazı gazları teneffüs etmek
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULAR

Dispne (nefes darlığı)

Balgamlı öksürük,

Ateş.

Diğer taraftan işaret ve semptomlar daha az belirgin olabilir, örneğin:

Yorgunluk,

Uykusuzluk,

Depresyon,

Kırgınlık (kendini kötü hissetmek).
TEDAVİ
Hastalığın aşağıdaki derecesine göre tedavi uygulanmaktadır

Hafif: Hastanın ilaca ihtiyacı artmıştır ve normal hayatlarında onunla idare edebilirler.
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi

Orta: Hastanın ilaca ihtiyacı artmıştır ancak ilave ilaca ihtiyaç duymaktadır.

Ciddi: Siz veya hasta bakıcı hastanın durumunda belli ve/veya hızlı ilerleme farketmekte,
bu durumda hastaneye kaldırılması gerekmektedir.
Tedavi şekilleri:
•
İlaç tedavisi
•
Oksijen terapisi
•
Solunum ve öksürme egzersizleri
•
Standart terapilere/tedavilere yanıt vermeyen hastalar ameliyat edilir.
KOAH OLAN HASTA KİŞİLER İÇİN ORTAK/YAYGIN SAĞLIK ÖNERİLERİ

KOAH bir çok nedenden dolayı daha kötü hale gelebilir; bunlara çevresel tahriş edici
maddeler, kalp yetmezliği veya ilaç kullanımına uyumsuzluk dahildir. Ancak,
genellikle bakteri ve viral enfeksiyon hastalığın ilerlemesine, daha kötüye gitmesine
neden olur.

Sigara tütünü, işyeri tozları ve kimyasalları, içeride ve dışarıdaki hava kirliliği gibi
risk faktörlerinden sakının ve azaltın. Sigarayı bırakmak tavsiye edilmekte çünkü
sağlıkta etkin bir özelliği vardır.

Kronik bir tedavi olarak sistemik glukokortikosteroid’den sakınılmalıdır çünkü
olumsuz bir risk oranına sahiptir. (riski faydasından daha yüksektir)

KOAH hastalarının solunum sıkıntısı
ve
yorgunluk gibi rahatsızlıklarını
ve
dayanıklılığı iyileştirici egzersiz eğitim programlarına ihtiyaçları vardır.

Uzun vadeli oksijen takviyesi (günde en az 15 saat); kronik solunum yetmezliği olan
hastaların sağ kalmalarını arttırır.

Herhangi bir enfeksiyon işaret varsa; örneğin balgam miktarının artması ve renk
değişikliği veya ateş o zaman antibiyotik tedavisi veya hastaneye yatma tavsiye edilir.

Grip hastalığı daha kötü yapabilir bu yüzden grip aşısı önerilmektedir.

KOAH olan hastalarda sağlık eğitimi, hastanın hastalıkla başetmesi için yeteneğini ve
becerisini arttırmak önemli rol oynamaktadır. Bu unutulmamalıdır.

Hastanızın doktora düzenli olarak gitmesini ve doktor tavsiyelerine uymalarını
sağlayınız.
135
26- FELÇ
TANIM
Beyine giden kan akışı kesildiğinde veya azaldığında felç oluşur, bu da beyin dokusunun
oksijen ve gıdadan mahrum etmektedir. Bir kaç dakika içerisinde beyin hücreleri ölmeye
başlar. Felcin başlıca nedeni; beyine kan sağlayan damarın tıkanması (iskemik inme/felç)
veya bir kan damarı yırtıldığında (hemorajik felç –kanamadan etkilenen felç). Felç tıbbi bir
acil durumdur. Hemen tedavi çok önemlidir. Erken teşhis
beyin hasarını ve potansiyel
komplikasyonları azaltabilir.
Felç ile ilgili iyi haber tedavi edilebilir ve önlenebilir olmasıdır ve bugün ; 15 yıl öncesiyle
kıyaslandığında daha az insan felçten ölmektedir. Yüksek tansiyon, sigara ve yüksek kolestrol
gibi önemli risk faktörlerinin iyi kontrol edilmesi bu düşüşün nedeni olabilir.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULAR
•
Yürüme sorunu: Hastanız sendeleyebilir veya ani baş dönmesi, denge kaybı veya
koordinasyon kaybı yaşayabilir.
•
Konuşma ve algılama sorunu: Hastanız sersemlik/kafasında karışıklık yaşayabilir.
Kelimeleri ağızlarında yuvarlayabilir/tam telaffuz edemeyebilirler veya konuşmalarınızı
anlayamayabilirler.
•
Yüz, kol veya bacaklarda felç veya uyuşma: Yüzde, kolda veya bacakta; özellikle
vücudun bir tarafında ani uyuşma, güçsüzlük veya felç oluşabilir. Hastanın felç geçirip
geçirmediğini anlamak için kollarını birlikte başlarından yukarıya kaldırmalarını isteyin. Eğer
kollardan biri düşmeye başlarsa felç geçiriyor olabilir. Aynı şekilde gülümsemeye
çalıştıklarında ağızlarının bir kısmı aşağıya doğru sarkar.
•
Tek veya her iki gözde görme sıkıntısı: Her iki gözde veya tek gözde ani bulanıklık
veya kararma olabilir veya çift görmeye başlayabilirler.
•
Başağrısı: Ani ve şiddetli bir başağrısı ile birlikte kusma, başdönmesi veya şuur
değişikliği/bilinç kaybı felç geçirildiğine işaret edebilir.
TEDAVİ
•
İlaç tedavisi
•
Ameliyat
•
Fiziksel tedavi ve rehabilitasyon
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
FELÇ OLAN HASTALAR İÇİN ORTAK/YAYGIN SAĞLIK ÖNERİLERİ
Acil durumlarda;

Felç işareti veya semptomu görürseniz azalıp kaybolsalar da yine de acili arayınız..

Her dakika önemlidir. Semptomların geçmesini beklemeyiniz.

Felçin tedavi edilmesi ne kadar gecikirse, beyin hasarı ve hareketsizlik riski daha da
artar.

Bir değerlendirme ve tedavinin etkisini artırmak için ilk semptomun göründüğü
zamandan itibaren hastanın 3 saat içinde hastane de tedavi edilmesi gerekmektedir.

Felç geçirdiklerini düşünüyorsanız acil’den sağlık ekibi gelene kadar onları dikkatlice
izleyin.
Kronik Komplikasyonlarla ilgili ne yapılmalı

Acil’deki tedaviden sonra felç geçiren kişinin tekrar gücünü kazanması, mümkün
olduğu kadar fonksiyonlarını yerine getirmesi
ve tekrar bağımsız olarak hareket
etmeye başlamaları için çaba sarfedilmelidir..

Felcin etkisi beynin hangi kısmı ile ilgili olduğu ve ne kadar dokunun zarar gördüğüne
bağlıdır.

Felç
beynin
sağ
tarafını
etkilediyse;
vücudun
sol
taraftaki
hareket
ve
duygu/algılamaları etkilenebilir.

Felç beyinlerinin sol tarafındaki dokuları zedelediyse vücudun sağ tarafındaki hareket
ve duygular etkilenebilir..

Beyinin sol tarafı hasar gördüyse konuşma ve dil bozukluğu görülebilir.

Ayrıca, felç geçiren kişi, nefes almakta, yutmakta, dengede ve görmede sıkıntı
yaşayabilir.

Felçten sonra hayatta kalan kişiler rehabilitasyon tedavisi almaktadırlar. Doktorlar
yaşlarına, genel sağlık durumlarına ve felçten dolayı hareketsizlik seviyesine göre
özenli bir tedavi programı hazırlarlar.
137

Rehabilitasyon programı hastaneden ayrılmadan başlayabilir. Aynı hastanenin
rehabilitasyon bölümünde, başka rehabilitasyon biriminde veya tecrübeli hemşirelik
merkezlerinde, ayakta tedavi ünitelerinde veya hastanın evinde devam edebilir.

İlaçlarını düzeni kullanmak, iyi bir diyet ve sigarayı bırakmaları felcin tekrarlanmasını
önler.

Hastanın doktoruna düzenli olarak gitmesini ve doktor tavsiyelerine uymasını
sağlayınız.
27- ÜRİNER İNKONTİNANS (İDRAR KAÇIRMA)
TANIM
Sosyal ve/veya hijyenik sorunlara yol açacak sıklık ve miktarda istem dışı idrar kaçırmadır.
Yaşlılık tek başına üriner inkontinansın sebebi değildir. Ancak yaşlılıkta üriner inkontinansın
daha sık görülmesinin nedeni, yaşa bağlı; idrarla ilgili organların oluşturduğu sistemde
meydana gelen değişikliklerdir.
İdrar inkontinansının tipleri:
(idrar torbası) kontrolünün kaybı olarak tanımlanır ve toplumda çok sık rastlanan bir sağlık
problemidir.

Stres inkontinans: öksürme, gülme yada karın içi basınç arttığında damla damla idrar
kaçırma

Urge inkontinans : aniden idrar yapma hissi ile tuvalete yetişememe ve idrar kaçırma

Mixt tip inkontinans : her iki tip idrar kaçırma birlikte olabilir
Üriner İnkontinansının Neden Olabileceği Sağlık Sorunları

Üriner inkontinans birçok farklı sağlık sorununu beraberinde getirmesi açısından
önemlidir.
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi

İdrar kaçıran yakınınızın cildi yumuşayarak soyulma ve tahrişe neden olur. Özellikle
yatalak ve tekerlekli sandalye bağımlısı ise basınç yaralarına yol açar.

Yakınınızda tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonlarına neden olur.

Yakınınızın yaşam kalitesini olumsuz etkiler ve onun kendine olan özgüveninde
azalmaya neden olur.

Unutmayın; Yaşlılarda tuvalete yetişme kaygısı nedeniyle idrar kaçırma düşme
nedenleri arasında yer alır.
ACİL MÜDAHALE EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
Her zaman doktor muayenesinde idrar kaçırma ile ilgili şikayetler sıkılmadan bildirilmelidir.
Çünkü bu durum utanılması gereken bir durum ya da normal yaşamın bir parçası değildir.
Ancak şu durumlar varsa, ertelenmeden doktora başvurulmalıdır:
• İdrar kaçırma ile beraber ciddi idrar şikayetleri ( idrarda kan görülmesi, yanma, idrar
yaparken zorlanma) varsa,
• idrar kaçırma yakınınızın günlük aktivitelerini, sosyal ilişkilerini , yaşam kalitesini ve
günlük planlarını etkiliyorsa,
• idrar kaçırma şikayetleri zamanla artıyorsa hemen doktora başvurmanız önerilir
TEDAVİ
Etkili
tedavinin
seçimi,
idrar
inkontinansının
nedeninin
tanımlanmasına
bağlıdır.
Değerlendirme için en kısa zamanda doktora başvurmak çok önemlidir.

Konservatif (koruyucu) Tedavi

Farmakolojik Tedavi

Cerrahi (Ameliyat) Tedavi
ÜRİNER İNKONTİNANSI OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ

Diyet : Yakınınız Alkol, asitli, kafeinli sıvı ve yiyeceklerin tüketimini azaltılmalıdır.
Üriner inkontinansın gelisiminde kronik kabızlık önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle
yakınızın kabızlığı önlemek amacıyla lifli (posalı) gıdalar alması ve sıvı alımının artırılması
gerekmektedir (Kaplan ve Demirci 2010).
139

Mesane Eğitimi: Mesane eğitiminin amacı, kişinin idrar yapma durumunu normal ya
da geliştirilmiş duruma getirmek ya da planlanmış düzenli aralıklarla idrar yaparak
idrar kaçırmasını engellemektir (Kaplan ve Demirci 2010).
Yakınınızdan bir gün uyanık iken idrar yapma aralıklarını belirlemesini isteyin. Daha sonra bu
idrar yapma aralıklarını gözleyerek kendisine bir mesane eğitimi programı hazırlamasını ve
bu eğitimi başlatmasını sağlayın. Her 2-4 saatte bir planlı tuvalete gidilmesi ile mesane
eğitimi sağlanır. (Parlar 2006).

Pelvik Taban Kas Egzersizleri (PTKE) = Kegel Egzersizi
PTKE’nin amacı, özellikle idrar torbası, idrar torbası boynu ve İdrarın idrar torbasından
alınarak, vücut dışına atıldığı son kanal olan üretra gibi pelvik organların desteğini
iyilestirmektir. (Kaplan ve Demirci 2010).
Yakınınızın kegel egzersizlerini yapabilmesi için pelvik taban kaslarını çok iyi
hissedebilmesi gerekir. Bu bölge kaslarının ayrımını yapabilmesinin en kolay yolu idrarını
yaparken birden idrar yapmaya ara verip sonra tekrar yapmaya başlamasıdır. İdrarını tutmaya
çalışırken kasdığı kaslar pelvik taban kaslarıdır.
Bu kasılma hareketleri dıştan farkedilmeyeceği için her pozisyonda ve koşulda, otururken,
ayaktayken yatarken uygulanabilmektedir.
Bu egzersizler günde 6 kere her biri 15 saniyeden 15 tekrar halinde yapılmalıdır. Bu
egzersizler bir günde en az 3 kez ve 6 hafta kadar bir süre düzenli bir şekilde yapıldığında
hastaların fark edeceği bir iyileşmenin olduğu bildirilmektedir. Egzersiz süreleri 6 hafta ile 4
ay arasında değişmektedir (Parlar 2006).
• Sağlıklı kilo kontrolü
yakınınızın ideal kiloda olması üriner inkontinans (idrar kaçırma) riskini azaltır.
• Egzersiz ve düzenli Spor
Yakınınızın düzenli fiziksel aktivitede bulunması, üriner inkontinans gelişim riskini azaltır
Dikkat ! Üriner inkontinans , normal yaşamın bir parçası değil tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
28- MALNUTRİSYON (KÖTÜ BESLENME)
TANIM
Malnütrisyon; emilim bozukluğu, düzensiz ve yetersiz diyet, az yada aşırı yeme sonucu
gelişen bir beslenme bozukluğudur. Diyet yetersizliği, dengesizliği veya fazlalığı sonucu
ortaya çıkmaktadır.
Başka bir ifadeyle Malnütrisyon : Enerji alımı ile enerji kullanımı arasındaki dengesizlik,
vücut komponentlerinin değişimi (bilhassa yağsız kütlenin azalması, yağ kütlesinin artması),
enfeksiyonun mevcudiyeti ve azalmış fonksiyonlardır (kas fonksiyonu, immünolojik savunma
fonksiyonu, bilişsel fonksiyonlar vb.
YAŞLILARDA YETERSİZ GIDA ALIMININ SEBEPLERİ.
•
Yetersiz diyet
•
Diş sorunları
•
Tat ve koku alma duyusunun azalması
•
Hareket kısıtlılığı
•
Kronik hastalıklar (kanser, diyabet, inme gibi)
•
Beslenme ile ilgili bilgi düzeyinde yetersizlik
•
Sosyal izolasyon-yalnızlık
•
Yoksulluk
•
Dul kalma
•
Yemek hazırlama kapasitesinin olmaması
•
Konfüzyon (bilinç bulanıklığı)
•
Depresyon
•
Anksiyete (kaygı)
•
Demans(Bunama)
BELİRTİLER
Erken belirtiler
•
İştahsızlık
141
•
Günlük ihtiyacın 1/3 oranında besin alımının azalması
•
Haraketlerde azalma
Geç Belirtiler
•
Et tüketiminden kaçılma
•
İştah kaybı
•
Önemli kilo kaybı
•
Günlük ihtiyacın 2/3 oranında alımının azalması
•
Kas kaybı ve halsizlik
•
Kuru, ince ve çatlak cilt
•
Hareketsizlik
•
Bağımlılık
DİKKAT ! Kilo değişiklikleri, malnütrisyon için uyarıcıdır. Şayet, bir önceki ay içerinde %5
veya son altı ay içerisinde %10 oranında istenmeyen bir kilo kaybı mevcutsa, o zaman burada
malnütrisyon söz konusu olabilir.
DİKKAT ! Bu belirtilerin varlığında doktora başvurunuz. Önemsenmediği takdirde
yakınınızda ağır elektrolit kusurları (hipopotasemi (potasyum azlığı) vb), kalp ritminde
bozulma, konjestif kalp yetmezliği, akciğer ödemi, ishal ve ödem gibi sorunlar gelişebilir ve
bu sorunlar ölümle sonuçlanabilir.
TEDAVİ

Eksik besin öğeleri yerine konur.

Ortaya çıkan belirtiler tedavi edilir
Malnutrisyon Nedeniyle Ortaya Çıkabilecek Sağlık Sorunları
Yakınınızda var olan malnütrisyon, beraberinde önemli biyolojik, psikolojik, sosyal ve
ekonomik sonuçları da getiren büyük bir sorundur. Malnutrisyon yakınınızın vücuttaki her
sistem ve dokusunu etkileyebilir.
•
Yara iyileşmesinde gecikme
•
Enfeksiyon riskinde artış
•
Kas gücünde azalma ve bitkinlik
•
Solunum kaslarının gücünde azalma
•
Su ve elektrolit bozuklukları
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
•
Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde bozukluk
•
Vitamin eksiklikleri
•
Psikosoyal fonksiyonlarda bozulma
MALNÜTRİSYONA YÖNELİK GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
Yaşlıda yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanmasında aşağıdaki basit, pratik ve kolay
uygulanabilen temel önerilere dikkat edilmesi önem taşımaktadır. Bu öneriler doğrultusunda
sağlıklı beslenmenin sağlanması; enerji ve besin öğelerinin önerilen düzeyde tüketilmesine ve
beslenme yetersizliğine bağlı oluşabilecek akut ve kronik sağlık sorunlarının oluşumunun
önlenmesine katkıda bulunacaktır.
1. Yakınınız için besin çeşitliliği sağlayınız.
2. Günde en az üç öğünde beslenmesine özen gösteriniz
3. İdeal vücut ağırlığı ve kas gücünün korunmasını sağlayınız
4. Besinlerin doğru hazırlanmasına, doğru pişirilmesine ve doğru saklanmasına özen
gösteriniz.
5. Sebze ve meyveleri bol ve çeşitli tüketmesini,
6. Ekmek ve diğer tahıllar yeterli miktarda tüketmesini
7. Doymuş yağ tüketimini azaltmasını sağlayınız.
8. Su ve diğer sıvıları yeterli miktarda tüketmesini,
9. Posa tüketimini artırmasını,
10. Kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketmesini,
11. Tuz, sodyum ve şeker tüketimini azaltmasını sağlayınız.
Doğru Beslenme girişimleri:

Enerji: maksimum 1500 kcal/gün

Protein:1,2-1,5 g/kg/gün

Tavsiye edilmiş günlük miktarda alınması gereken mikrobesinler ile uyumlu olarak mikro
besinler alma

D vitamini-düzeyi 65-75 nmol/l

Sıvı: minimum 1700 ml/gün
143
29- YAŞLILARDA EN SIK GÖRÜLEN GÖRME BOZUKLUKLARI
1. GÖZE PERDE İNMESİ (Katarakt)
Göz merceğinin bulanıklaşmasıdır. En önemli nedeni göz merceğinin yaşlanmasıdır.
Belirtileri
• Görmede azalma,
• Göz kamaşması,
• Renkleri seçmede zorluk,
• Çift görme.
Tedavi Yöntemleri : Ameliyat
2. GÖZ TANSİYONU (GLOKOM)
Glokom, göz içi basıncının yükselmesi nedeniyle görme sinirinin giderek zayıflamasına ve
böylece görme kaybına yol açan ciddi bir hastalıktır.
Belirtileri;
•
Sinsi bir hastalıktır, genellikle belirti vermez.
•
Bazı hastalarda Baş ağrısı, Çevrede bazı bölgeleri görememe ve Göz önünde renkli
ışık haleleri görme gibi belirtiler görülür.
Tedavi Yöntemleri :
- İlaç tedavisi
- Lazer tedavisi
- Ameliyat
3. SARI NOKTA HASTALIĞI (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu)
Gözün arkasında yer alan ayrıntıların görülmesini sağlayan bir bölge olan Makulanın
yaşlanmaya bağlı olarak bozulmasıdır.
Belirtileri
•
Bakılan alanda bulanıklık ve karanlık oluşur.
•
Düzgün çizgileri ya da yüzleri kırık ya da dalgalı görme
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
•
Ayrıntıları seçememe ( Örneğin duvardaki saati görür ama saatin kaç olduğunu
göremeyebilir.)
Tedavi Yöntemleri : - Lazer tedavisi
-İlaç tedavisi
-Ameliyat
4. PRESBİYOPİ
Yaşa bağlı yakını görme bozukluğudur. Göz merceği yaşlanır ve yakına odaklanamaz.
Belirtileri
•
Yakına bakışta görme bulanıklığı gelişir.
•
Cisimleri gözden uzaklaştırarak görebilirler.
Tedavi Yöntemleri : - Gözlük - Kontakt lens, - Lazer, - Göz içine lens konulması
5. GÖZ KAPAĞI SORUNLARI
Göz kapağı düşüklüğü (pitoz); kapak dokusunun elastikiyetini kaybetmesine bağlı göz
kapağının aşağı düşmesidir.
Tedavi Yöntemleri : Ameliyat
ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR
•
Yakınınız gözünde aniden ve yoğun bir şekilde sinek uçuşması gibi gölge,
•
Gözünde şimşek çakmaları gibi ışık çakmaları hissederse
Kısa sürede muayene gereklidir .Retinada (göz dibinde) yırtık veya kanama nedeniyle olmuş
olabilir.
Yakınınızda bu belirtileri göz ardı etmeyin;
• Göz renginde değişme
• Bakılan yerde koyu lekeler görme
• Uzak veya yakın görmede sorun
• Çift görme
• Aşırı sulanma
• Gözde ağrı
145
• Kapakta şişlik
• Bulanık görme
• Gözde ya da çevresinde kızarıklılk
GÖZ SAĞLIĞI BOZULMUŞ YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Yakınınıza karşı güven verici bir tonda konuşulmalı,
•
Doktor kontrollerine gitmesi ve tedaviye uyması için ona yardımcı olunmalıdır.
•
Yakınınız aksi söylenmedikçe yılda bir mutlaka göz doktoruna görünmelidir.
•
Eğer içiyorsa, sigarayı bırakması için cesaretlendirilmelidir.
•
Yakınınız göz enfeksiyonlarından korunmak için el yıkama ve gözlerini temiz bir
spançla içten dışa doğru temizlemesi konusunda eğitilmelidir.
•
Göz sağlığı için A vitamini ihtiyacı karşılanmalıdır. Herhangi bir zararı yoksa ; Süt,
yumurta sarısı, balık ürünleri, tereyağı, peynir, havuç, havuç benzeri sarı-turuncu renkli
sebzeler, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllar tüketmesi hastalığın ilerlemesini engelleyebilir.
•
Yakınınız dışarı çıkarken koruyucu gözlük ve şapka takmalıdır.
•
Yakınınız herhangi bir şeyi yemeden ya da içmeden önce mutlaka koklamalı, eline
aldığı malzemenin istediği doğru malzeme olduğundan emin olmalıdır.
•
Yoldaki levha, işaret ve yazıları okuyabilmesi için yanında büyüteç ve el feneri
bulundurmalıdır.
•
Yakınınız
için güvenli ve pratik bir sistem yaratın, evinizi yeniden düzenleyip
organize edin.

Banyo ve odaların ışıklandırması normal banyolara göre çok daha aydınlık olmalıdır.

Duvar rengi ile farklı, kontrast renkte havlular tercih etmeniz yakınınızın havluları daha
belirgin olarak fark etmesine olanak tanıyacaktır.

Küvet veya duş bölgesinde ayağının yerde kaymasını engelleyecek mat yüzey (paspasvari)
kullanılmalıdır.

Mutfakta her şey için (tabak, çanak, yiyecek, içecek, çöp torbaları, deterjan vb.) bir yer
belirlenmeli
ve yerleri
kesinlikle değiştirilmemelidir. Böylece yakınınız ulaşmak,
kullanmak veya tüketmek istediklerine en hızlı ve güvenli bir şekilde erişmiş olur
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
30- EV KAZALARI VE YARALANMALAR
TANIM
İnsan iradesi dışında, ne zaman, nerede, nasıl olacağı bilinmeyen, yaralanma, can ve mal
kaybına sebep olan olaylara “kaza” denir. Kazalar önceden planlanmadığı için kaç kişinin,
nasıl zarar göreceği bilinmez. Yapılan araştırmalarda kazaların büyük çoğunluğunun evlerde
ve evlerin yakınlarında meydana geldiği tespit edilmiştir.
Önlemlere rağmen kaza olmuşsa kazadan sonra yapacağınız küçük bir müdahale, yakınınızın
kazayı en az zararla atlatmasına yardımcı olacaktır.
Aşağıda evde meydana gelebilecek kazalara örnekler verilmiştir.
DÜŞMELER
Bireyin dikkatsizliği nedeniyle, bulunduğu seviyeden daha aşağıda hareketsiz hale gelmesine
“düşme” adı verilmektedir. Düşmelere bağlı; yumuşak doku ezilmeleri, sıyrıklar, bağ
kopmaları, adale yırtıkları, kırıklar ve baş-boyun yaralanmaları gibi çeşitli yaralanma türleri
ortaya çıkabilmektedir.
DÜŞMEYE NEDEN OLAN FAKTÖRLER
•
Yürüme ve denge problemleri,
•
Fonksiyonel ve kognitif bozukluk,
•
Görme problemleri,
•
Uygun yerleştirilmemiş eşyalar,
•
Alışık olunmayan mekân ve uygunsuz ayakkabı kullanımı,
•
Kaygan zemin (özellikle banyo ve tuvalet),
•
İyi aydınlatılmamış ortam,
•
Yükseğe çıkmak için konmuş masa ve sandalyeler
•
Alçak korkuluklu balkon
DÜŞME SONUCU ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI
•
Sıyrık (Abrazyon)
147
Sert cisim veya pütürlü yüzeylerin derinin üst kısımlarını sıyırması “abrazyon” olarak
tanımlanır. Sıyrıklar tek başına olabileceği gibi yüzeydeki bir sıyrık, altta bir hematomu, bu
da daha alttaki bir bağ veya adale yırtığını hatta kırığı işaret edebileceğinden, abrazyonların
önemsenmesi gerekir.
•
Hematom (Deri yada Cilt Altı Kanama)
Çarpma sonucu derinin altındaki kılcal damarların kopmasıyla meydana gelen kan birikintisi
hematomdur. Hematom gelişen bölgede şişme, kızarıklık ve ağrı meydana gelir.
Hematom gelişmesini 5 - 10 dakikalık bir sürede tamamlar ve şişme durur. Böyle bir durumda
yapacağınız en doğru hareket, bölgeye soğuk uygulama yapmaktır. (örn. buz torbası). Soğuk,
hematom gelişmesini durdurur, ağrıyı azaltır, bir süre sonra (30 dk.) yakınınız ağrısının
tamamen geçtiğini ifade eder. Ancak bundan sonraki evrede günler içinde bölge morarır, bir
hafta sonra sarı-yeşil bir renk alır, şişlik giderek azalır ve toplanan kan tam olarak vücut
tarafından emilince ortadan kaybolur. Hematomun 1. günden sonraki tedavisinde bölgesel
heparinli pomatlar kullanılabilir.
•
Burkulma
Eklemlerin dönüş veya hareket yapmadıkları yönlerde aşırı zorlanmaları veya dışarıdan
üzerlerine doğrudan darbe almaları mafsal bağların kopmaları ile sonuçlanır.
Burkulmalarda ilk 0 - 4 saat içinde bölgesel soğuk uygulaması ve ilgili oynağın (mafsalın)
bandaj veya uygun bir malzeme kullanılarak sargılanması ya da elastik bandaj adı verilen
esneyebilir sargı ile hareketsiz hale getirilmesi gerekir. Yakınınızı sakatlanan bölgeye
kesinlikle vücut ağırlığı bindirmemesi konusunda uyarmanız önemlidir.
•
Çıkıklar
Eklemleri saran bağların kopma ve yırtılmaları sonunda bazı mafsallar çalışamaz duruma
gelirler. Omuz mafsalı çıkığı olan yakınınız, bu omzunu hareket ettiremez, ağrısından yakınır
ve kol aşağı sarkık durumda kalır. Böyle bir şikâyetle karşılaşıldığında yapılacak en doğru
hareket kolu hareket ettirmemek ve yakınınızın en kısa zamanda en yakın bir sağlık
kuruluşuna nakledilmesini sağlamaktır.
•
Kırıklar
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
Kol kırıkları
Düşmelerde bu kırık tipi sıklıkla görülür. Yakınınız şiddetli ağrısı olduğunu dile getirir.
Ön kol kırıkları
Ön kolda iki uzun kemik vardır; biri veya ikisi birden kırılabilir.
En çok görülen kırık, el bileğine yakın yerden olandır. Bu kırık, el açıkken öne doğru el
üzerine düşmeyle meydana gelir. Kırıktan sonra ön kol, çatal sırtına benzeyen bir
deformasyon gösterir.
Kırık kol sağlam tarafla karşılaştırılırsa kolayca tanı konulabilir. Üstteki deride herhangi bir
yaralanması olmayan kırık tipi kapalı kırık olarak isimlendirilir. Eğer kırığın üzerindeki deri
yaralanmışsa veya kırık kemiğin bir ucu deriden dışarıya çıkmışsa bu açık kırıktır. Her iki
kırık türü de tespit edilmeli ve hareketsiz hale getirilmelidir ve yakınınız en kısa zamanda en
yakın bir sağlık kuruluşuna nakledilmelidir.
Bacak kırıkları
Kalça ve diz arası bölgeye uyluk, diz altı bölgeye baldır denmektedir. Uyluk kemiği kırıkları
daha çok yaşlıların düşmelerinde görülür. Sırtüstü yatan hastada kırık taraftaki ayak dışa
dönük durur. Şiddetli ağrı vardır ve bacak şiş durur.
Kaburga Kemiği Kırıkları
Göğüs kafesine isabet eden darbelerde bir veya birden fazla kaburga kemiği kırılabilir.
Kaburga kemiği kırıklarının en önemli belirtisi kırık bölgesinde nefes almayı engelleyecek
kadar çok ağrı olmasıdır. Ağrı ıkınma ve öksürmeyle artar. İstirahat konumunda bu ağrı
azalır. Birden fazla kaburga kemiğinin kırılması göğsün fiziksel destek görevini ortadan
kaldırır. Böylece her nefes alışta akciğer genişleyeceğine, göğüs duvarı içeri çöker ve
solunum fonksiyonu bozulur. Bu koşulda yakınınızı en kısa zamanda tam teşekküllü bir
hastaneye götürmeniz gerekir.
Boyun Kırıkları
Başa isabet eden darbeler ve düşmelerde boyun kemikleri kırılır ve omurilik bası altında
kalabilir. Bu durum çok tehlikelidir! Çünkü insanın solunumunu yöneten kaslara giden
sinirlerin bu hizada kesi veya basıya uğraması ani solunum durması ve ölümlere sebebiyet
verir.
149
Boyun kırıkları açısından en tehlikeli durumda olan hasta, bilinci yerinde olmayan hastalardır.
Böyle bir hastada aksi kanıtlanana kadar boyunda kırık veya benzeri bir problemin olduğu
varsayılmalı ve boyun uygun koşullarda tespit edilene kadar hasta kımıldatılmamalıdır! Bu
gibi durumlarda yakınınızın solunum yollarının açık tutulabilmesi için dikkatli davranmalı ve
zarar vermemelisiniz.
Beyin Sarsıntısı (Kafa Travması)
Başın sert bir yüzeye çarpılmasıyla kafa travması oluşur. Darbenin şiddetli olmaması halinde
beyin sarsıntısı denen durum görülür. Darbenin isabet ettiği yerde bir hematom oluşur. Bu
bölge ağrılıdır.
Şiddetli darbeler kafatasında çatlak ve kırıklar oluşturabilir. Beyni örten zarlar arasında veya
beyin yüzeyinde kopan kılcal damarlar yerel hematom meydana getirebilirler. Bu koşullarda
yakınınızda; şuur kaybı, bulantı olmaksızın fışkırır tarzda kusma, hafıza kaybı, kan basıncında
düşme ve burun deliklerinden, ağzından kan gelmesi görülebilir.
DÜŞME SONUCU;
YAPILMAMASI GEREKENLER
•
Kırık olan bacak, kol veya ayak bileğini kesinlikle hareket ettirmeyin.
•
Kırık yere sıcak kompres uygulamayın.
•
Bölge üzerine yabancı maddeler sürmeyin.
•
Kırık üzerine et ve soğan gibi maddeler koymayın.
•
Yakınınızı kesinlikle kırık çıkıkçıya götürmeyin!
DÜŞMELERİN ÖNLENMESİ İÇİN ALINACAK GENEL ÖNLEMLER

Ev içi emniyetinde banyolarda kaymayan karolar kullanılmalı, küvet, lavabo ve
tuvalet yakınında bulunan yer zemini için kaymayan yer örtüleri ve yapışkan şeritler
tercih edilmeli, ayrıca kaymaya dirençli zemin cilası kullanılmalıdır.

Zemine kayabilecek özellikte olan halı, kilim v.b. serilmemelidir.

Halı, kilim vb kenarlar takılıp, düşmeye ve kaymaya yol açabilecek biçimde veya
kıvrılmış durumda olmamalıdır.

Aydınlatma için kullanılan aletler temiz ve iyi durumda/ bakımlı olmalıdır.
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi

Kullanılmayan, fazlalık ya da dağınıklık yapan eşyalar mümkün olduğu kadar
azaltılmalıdır.

Ayak taban kaydırmaz terlik ya da ayakkabı seçilmeli ve giyilmelidir.

Elektrik, telefon vb kablolar açıkta ve takılmaya, düşmeye yol açabilecek biçimde
olmamalıdır.

Eğer yakınınız yaşlı bir birey ise, düşmeyi önlemeye yönelik kişisel risk faktörleri
belirlenip düzeltilmelidir.

Dörtten fazla ilaç kullanımının, düşme riskini artırdığı göz önünde bulundurularak,
yakınınızın kullandığı ilaçlara (psikotropik ilaçlar, sedatif hipnotikler, antidepresanlar
ve antihipertansif) özellikle dikkat etmelisiniz.

Ortostatik hipotansiyondan kaynaklanan düşmeler, kırıklara, beyin sarsıntılarına,
serebral kanamalara veya diğer ciddi yaralanmalara neden olabileceğinden yakınınızda
ortastatik hipotansiyon öyküsü varsa, yakın takip edilmelidir.
Kaynaklar:
1.National Institute Of Clinical Excellence (NICE). (2004). Falls. 19Kasım2008
http://www.nice.org.uk/nicemedia/pdf/CG021NİCEguideline.pdf.
2.İnan F, Kubilay İ, Kurt Z. Temel İlkyardım Uygulamaları Eğitim Kitabı. T.C.Sağlık
BakanlığıTemel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, İlkyardım Ve Acil Sağlık Hizmetleri
Daire Başkanlığı; Ankara, 2011.
KESİKLER
Kesikler, bıçak, jilet. makas, satır, balta, cam kırığı, teneke parçası, çivi gibi kesici ve delici
aletlerin vücudu örten deri üzerinde meydana getirdikleri hasarlardır. Sadece dış derinin zarar
görmesine sebep olan hafif kesikler olduğu gibi daha derin ve damar kesiklerine sebep olan
ağır vakalarda olabilir.
Kesici aletlerin hepsinde (paslı olsun olmasın) tetanoz mikrobunun bulunma ihtimali çok
yüksektir. Tetanoz hastalığının başladıktan sonra başka bir tedavisi yoktur. Aşı ile tetanoz
hastalığından korunmanın mümkün olduğu unutulmamalıdır. Kesiğin az veya çok olmasına
bakılmaksızın, yakınınızı en yakın sağlık kuruluşuna götürerek, tetanoz aşısı yapılmasını
sağlayınız.
151
KESİKLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR
1. Kesik yaraların üzerine toz, merhem veya benzeri şeyler sürmeyin, üzerini kirli
bezlerle sarmayın. Bunların tetanoz, gangren ve kan zehirlenmesi gibi tedavisi çok zor
hastalıklara yol açabileceğini unutmayın.
2. Karın, göğüs ve göze saplanan kesici veya delici aleti kesinlikle çıkarmaya çalışmayın.
Böyle durumlarda yakınınızı en kısa zamanda en yakın bir sağlık kuruluşuna nakledin.
3. Kesiğin üzeri kirlenmişse, sabunlu suyla ve temiz bir bezle yıkayın.
4. Kesik üzerinde dışarıdan görülebilen yabancı cisim (cam kırığı, taş, kum parçası vs. )
varsa alın. Görülmeyen parçalar olabileceği düşüncesiyle, kesik içini araştırmayın,
batmış olanlarını çıkarmaya çalışmayın.
5. Kesiğin üzerine tentürdiyot ve oksijenli su sürmeyin. (Kesilen kısma değmeyecek
şekilde kesik etrafına tentürdiyot sürülebilir).
6. Kesiğin üzerine pamuk, sünger gibi emici özelliği olan hiçbir şey koymayın.
7. Kesikte sızıntı şeklinde kanama varsa, kanayan kısmı kalp hizasından yukarıya
gelecek şekilde kaldırın. Üzerine temiz bir bez koyarak bastırın. Kanama durursa bu
şekilde fazla sıkmadan bağlayın. Kanama çok büyük değilse turnike uygulamayın.
Bunun yerine kesik yara üzerine basınç yaparak kanamayı durdurmaya çalışın.
8. Üzerine yapılan baskıya rağmen kanama durmuyorsa aşağıdaki önerileri yapmak
kaydıyla turnike uygulayın:
• Turnike: kalpten damarlar vasıtasıyla pompalanan kanın, kanayan kısma
gelmesini önlemek için uygulanan damarları sıkıştırma yöntemidir.
• Turnike sadece kol ve bacaklarda olan kanamalarda uygulanır.
• Turnike uygulamasında lastik, kemer, kravat gibi geniş malzemeler
kullanılmalı, çamaşır ipi, kablo, tel gibi malzemeler kullanılmamalıdır.
• Turnike; kanama kolda ise dirsekle omuz arasına, bacakta ise diz ile uyluk
arası bölgeye uygulanmalıdır.
• Turnike malzemesi (lastik, kemer vs) kanamanın yerine göre belirtilen
yerlerden ilmek şeklinde bağlanır. Kesinlikle düğüm yapılmaz!
• Turnike uygulanan el ve ayakta, parmaklar açıkta bırakılır. Sürekli kontrol
edilir. Eğer parmaklarda uyuşma, karıncalanma, morarma gibi durum izlenirse
turnike çözülür.
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
• Yukarıda belirtilen uyuşma, karıncalanma, morarma gibi durumlar olmasa bile,
her 15-20 dakika arayla bir turnike çözülür. 3-5 dakika beklendikten sonra tekrar
uygulanır. Eğer yakınınızı götüreceğiniz yer uzaksa bu işlem tekrarlanır.
*Kesik yaralara belli bir süreden sonra dikiş atılamayacağından, en geç 6 saat içinde
yakınınızı bir sağlık kuruluşuna götürmeniz gerektiği unutulmamalıdır.
KESİKLER İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER
•
Bıçak, jilet, makas gibi kesici aletleri çocukların erişemeyeceği şekilde yüksek
yerlerde veya kapalı dolaplarda bulundurun.
•
Özellikle yeni yürümeye başlayan çocukların eline bardak, şişe gibi cam eşyalar
vermeyin.
•
Çocukların yiyecek ve içecek kaplarını plastik veya kırılmaz maddelerden oluşturun.
•
Çocuklara oyun amaçlı, bıçak, makas gibi sivri kenarlı, kesici ve delici aletlerden
vermeyin.
•
Konserve ve yağ tenekelerinin kapaklarını kesiye sebep olmayacak şekilde açın.
•
Kapı ve pencere camlarının kalın olmasına özen gösterin.
Kaynaklar
1.Temel
İlkyardım
Uygulamaları
Eğitim
Kitabı.
Erişim:
31.01.14,www.saglik.gov.tr/TR/dosya/1-78703/h/ilkyardimuyg.pdf.
2.PolatO.KanamalıHastadaİlkyardım.Erişim:31.01.14,http://aciltip.medicine.ankara.edu.tr/acil
veriler/egitim/uzem_ders/012.pdf.
ZEHİRLENMELER
Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına zarar
verebileceğinden zehirli (toksik) olarak kabul edilirler. Zehirlenme, vücuda zehirli (toksik) bir
maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır.
Zehirlenme yolları üç grupta toplanabilir.
•
Sindirim yoluyla: En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan
zehirler genellikle ev ya da bahçede kullanılan kimyasal maddeler, zehirli mantarlar, bozuk
besinler, ilaç ve aşırı alkoldür.
153
•
Solunum yoluyla: Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle
karbon monoksit (tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları), lağım çukuru veya kayalarda
biriken karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev
temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur.
•
Cilt yoluyla: Zehirli madde vücuda direk deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan
zehirlenmeler böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, zirai ilaçlar
gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur.
ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI

Bulantı, kusma, karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal

Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, kaslarda ağrı, kasılma, hareketlerde uyumsuzluk

Nefes darlığı, solunum durması, baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması,

Oksijen yetmezliği nedeni ile ciltte kızarıklık, morarma

Nabız bozukluğu, soğuk terleme, kalp durması
ZEHİRLENMELERDE ALINACAK İLK ÖNLEMLER
•
Kendinizi ve çevrenizi korumak için bulunduğunuz yerin güvenliğini sağlamanız
önemlidir.
•
Yakınınızın zehirlenmesine neden olan maddeyi mümkün olduğunca kısa sürede
ortamdan uzaklaştırılarak etkisini azaltın.
•
Yakınınızın bilinci ve yaşam belirtilerini değerlendirin.
•
Acil servisi arayarak tıbbi yardım isteyin.
•
Bunun
yanında,
zehirlenme
vakalarında
Zehir
Danışma
Merkezi
aranarak
yapılabilecekler hakkında bilgi alınabileceği unutulmamalıdır.
Sindirim yolu ile zehirlenmelerde,
1. Zehirli madde ağız ile temas etmişse su ile ağzını çalkalamasını, zehirli madde ele
temas etmişse sabunlu su ile elini yıkamasını sağlayın.
2. Yakınınızı kusma, bulantı, ishal gibi belirtiler yönünden değerlendirin.
3. Kesinlikle yakınınızı kusturmaya çalışmayın, özellikle yakıcı maddelerin alındığı
durumlarda birey asla kusturulmaz!
4. Sindirim yolu ile olan zehirlenmelerde tıbbi müdahaleye yardımcı olmak için olayla
ilgili bilgileri kaydedin, sağlık personeline iletin.
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
• Zehirli maddenin türü nedir?
• İlaç ya da uyuşturucu alıyor mu?
• Yakınınızı saat kaçta buldunuz?
• Evde ne tip ilaçlar var?
Solunum yolu ile zehirlenmelerde,

Cam ve kapı açarak ortamı havalandırın, yakınınızı temiz havaya çıkarın.

Müdahale sırasında solunumunuzu korumak için maske veya ıslak bez kullanın.

Yakınınızı yarı oturur pozisyona getirin.

Elektrik düğmeleri ve diğer elektrikli aletler ve ışıklandırma cihazlarını kullanmamaya
özen gösterin.

Gerekli durumlarda derhal itfaiyeye haber verilir.
Cilt yolu ile zehirlenmelerde,

Ellerin zehirli madde ile temasını önleyin.

Zehir bulaşmış giysileri çıkartın.

15–20 dakika boyunca zehirli madde ile temas eden cildin bol suyla yıkanmasını
sağlayın.
ZEHİRLENMENİN ÖNLENMESİ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ
•
Evdeki ilaçlarınızı, çocukların erişemeyeceği yüksek yerlerde veya kilitli dolaplarda
tutun.
•
İlaçlarınızı kullandıktan sonra kendi ambalajlarına koyun. Değişik kutulara koymayın.
•
Zirai ilaçlar ve böcek öldürücüler çok zehirli olduklarından saklanmasına azami dikkat
edin.
•
Şofben kullanımında, bacaya bağlı olmasını, borularında kırık veya delik olmamasını
sağlayın.
•
Oturma odasında gaz sobası yanıyorsa uyumayın. Çocuğunuzu uyutup yalnız
bırakmayın.
•
Piknik tüplerini ve gaz çakmaklarını çocuklardan uzak tutun.
155
•
Yemek için kültür mantarlarını tercih edin. Çok iyi bilmediğiniz mantarları yemeyiniz.
•
Bozulmuş süt veya diğer yiyecekleri yemeyiniz.
•
Haşere (bit, pire, sinek vs. ) ilaçları kullanırken kesinlikle vücudunuza sürmeyin.
Kaynaklar
1. Karabıyık L. Zehirlenmeler. Erişim: 01.01.14, med.gazi.edu.tr/posts/download?id=20760.
2.ZehirlenmelerdeİlkYardım.Erişim:01.01.14,http://www.ilkyardim.org.tr/indexCntnt.php?sf
=cntnt&id=59.https://www.google.com.tr/?gws_rd=cr&ei=wgntUunsL4XItQaR94D4Ag.
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
31- EVDE HASTA BAKIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
TANIM
Güvenli Ortam Sağlanmalı. Hasta olan yakınınız ile paylaşmakta olduğunuz ortamın sağlık
açısından güvenli olması sağlanmalıdır. Hastanızın uygun şartlarda istirahati tedavi sürecine
olumlu katkıda bulunacaktır.
Hastanızın Odasının;
•
Temiz,
•
Aydınlık(ışık arkadan gelmelidir)
•
Kolay havalandırılabilen
•
Düzenli,
•
Isısı normal (18-25 derece),
•
Nemi normal (yüzde 30-60),
•
Hoşa gitmeyen kokulardan arınmış,
•
Fiziksel tehlike ve yaralanma riskinden, Gürültüden, Yüksek ses ve kötü görüntüden
uzak olması gerekir.
Hastanızın yatağının;
•
Temiz ,kuru ve düzgün olmasına özen gösterin
•
Yatağın her iki tarafının da serbest olmasını sağlayın ,eğer bir tarafı duvara
dayanıyorsa soğuğun geçişini önleyin.
•
Sizin rahat hareket edebilmeniz açısından, yatağın çok alçak olmamasına dikkat edin.
•
Hastanıza ağırlık vermeyen ,ince, hafif ve hava geçirgen yorgan tercih edin.
•
Çarşafı gergin bir şekilde serin. Aksi halde daha çabuk yatak yarası oluşur.
•
Hastanızın yastığını sık sık düzelterek rahatlatın.
Hastayı düşme ve yaralanmalardan korumak için;
•
Yemek masası, etajer, sandalyeyi yatağa yakın koyun,
•
Hastanın ayağa ilk kalkışında destek/yardım sağlayın,
•
Zemin, merdiven basamakları, banyo küveti gibi yerleri, kaymayı önleyecek malzeme
ile kaplayın,
•
Çevreyi düzenli tutup, üstüne basarak düşmelere neden olabilecek eşyayı ortalıkta
bırakmayın.
157
Hastayı hareket ettirmeden önce;
•
Hastanız ile işbirliği yapmanız,
•
Gerekli çevre önlemlerini almanız,
•
Tekerlekli koltuğu, sandalyeyi önceden hazırlamanız son derece önemlidir.
Bunları yapmanız hastanızın size olan güven duygusunu artırarak hem onu mutlu eder, hem
işinizi kolaylaştırır.
Hastanın Günlük Bakımını. Hastanızın kendini temiz, rahat hissetmesi ve sağlığının
korunması için;
•
Banyosunu muntazam yaptırın, aksatmayın.
•
Saçlarını tarayıp, bakımını yapın.
•
Dişlerini fırçalamasını sağlayın, ağız bakımını yapın/yaptırın.
•
Tırnaklarını kesin, ayaklarını temiz tutun.
Unutmayın! Günlük bakım hastanızın özgüvenini ve iyilik hissini artırarak onu yaşama
bağlar.
İlaç kullanımı
Hasta bakımında dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri de ilaç alımıdır. Hastanızın, ilacını;
•
Zamanında
•
Doğru miktarda
•
Doğru şekilde almasını sağlayın.
1. Hekimin uygun gördüğü ilaçlar dışında, herhangi bir kişi tarafından önerilen ilaç ya da
bitkileri kullanmanın yarardan çok zarar vereceğini aklınızdan çıkarmayın.
2. İlaçlar kullanılmadan önce son kullanma tarihine bakın, süresi geçmiş, tortulaşmış,
rengi bozulmuş ilaçları kullanmayın.
3. Unutulmamalıdır ki tam olarak güvenli ve yan etkisi olmayan ilaç yoktur. Tepkiler
hemen görülebileceği gibi saatler, günler, haftalar ve aylar sonra ortaya çıkabilir.
ilaçların etkilerini gözlemleyin ve hastanın şikayetlerinin sürmesi halinde veya farklı
şikayetlerin ortaya çıkması durumunda, bunu doktora bildirin.
4. İlaçları çocukların erişemeyeceği, yüksek ve kapalı bir yerde saklayın.
Enfeksiyona karşı önlem
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
Hasta bakımının en tehlikeli yanı enfeksiyondur. Bu da hastanın salgılarıyla temas suretiyle
oluşabilir. Bakım yaparken hastanın;
•
İdrarı
•
Dışkısı
•
Kanı
•
Diğer vücut salgılarıyla temas etmemeye özen gösterin.
1. Bakım sırasında eldiven kullanın.
2. Açık yarası olan hastaların enfeksiyon yayma kadar enfeksiyon kapma riski
taşıdıklarını unutmayın.
3.
Hasta bakımında;
•
Yemeklerden önce ve sonra,
•
Tuvalet gereksiniminden önce ve sonra,
•
Yatak yapımından önce ve sonra,
•
Günlük bakım gereksinimlerinden önce ve sonra,
•
İlaç uygulamasından önce ve sonra ellerinizi yıkamayı unutmayın.
Ellerinizi;
•
Akar su altında,
•
Sabunla,
•
El sırtı, avuç içi ve parmak aralarını 15 saniye ovuşturarak yıkayın, durulayın.
•
Ellerinizi tek kullanımlık havlu/kağıt ile kurulayın.
Beslenme düzeni
Hastanın sağlığına kavuşması, kendini daha iyi hissetmesi sağlıklı beslenmesiyle doğrudan
ilgilidir. Bunu sağlamaya çalışın. Hastanıza, hekimin önerdiği diyeti uygulayın. Unutmayın,
vücudun sağlığının korunması ve fonksiyonlarının sürdürülebilmesi;
•
Protein
•
Karbonhidrat
•
Yağ
•
Vitamin ve minerallerin yeterli miktarda alınmasına bağlıdır.
Beslenme yapılırken;
•
Beslenme sırasında hastanızı uygun pozisyonda tutun.
159
•
Beslenme için yeterli zaman verin, acele ettirmeyin.
•
Yiyecek ısısı oda ısısında olmalıdır.
Yatak yaralarının (Bası Yaralarının) önlenmesi
Devamlı yatma sonucu vücudun kemik çıkıntılarında yatak yaraları oluşur. Buna, uzun süre
aynı pozisyonda yatma ve fazla basınçla birlikte derinin beslenememesi neden olur.
Ciltte nem ve ıslaklık, buruşuk çarşaf ve hastanın nakli sırasında ortaya çıkabilecek olan
sürtünme ve yırtma güçleri bası yarası oluşumuna katkıda bulunur. Ayrıca hastada mevcut
olan beslenme bozukluğu, cilt altı yağ dokusunun azlığı gibi faktörler de bası yarası
oluşumunu kolaylaştırır. Ancak bu tür yaraların oluşmasını önlemek mümkündür. Yatak
yarası oluşmasını önlemek için;
•
Hastanın yatış pozisyonunu 1-2 saat ara ile değiştirin,
•
Her pozisyon değişiminde deriyi inceleyin,
•
O bölgeye hafif dokunuşlarla, masaj yaparak kan dolaşımını, yani derinin
beslenmesini sağlayın.
•
Deriyi temiz ve kuru tutun (sabun ve su ile yıkayarak kurulamak),
•
Derinin zedelenmesinden ve sürtünmesinden kaçının,
•
Yatak çarşaflarının kırışıksız olmasına özen gösterin ıslandığında ve nemlendiğinde
değiştirin.
•
Dengeli beslenmesini ve yeterli sıvı almasını sağlayın
•
Egzersiz yaptırın. ( Hareketsizliğe bağlı olarak; kuvvetsizlik, sırt ağrıları, kas zayıflığı
,kemik erimesi, Kemiklerde kolayca kırıklar oluşabilir. Fizyoterapistlerle görüşüp uygun
egzersiz programı alınarak uygulanmalıdır.)
Hangi durumlarda doktoru aramalı?
•
Yarada siyahlaşma olması (doku ölümünü gösterir).
•
Yarada kötü koku veya sarı akıntı olması.
•
Yara çevresinde kızarıklık, sertlik ve ısı artışı olması gibi durumlarda, vakit
geçirmeden doktorunuzu arayın.
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
KAYNAKLAR
✔Uludağ üniversitesi sağlık kuruluşları beslenme ve diyet birimi (2007)
Günlük Beslenme Kılavuzu” s.8/9
✔Gülertan SY (2008) Demir eksikliği olan kadınlarda oral demir tedavisinin
etkinliğinin değerlendirilmesi uzmanlık tezi, istanbul
✔http://www.bilkent.edu.tr/~bilheal/aykonu/september2002/anemi.htm
✔Global Initiative for Asthma (GINA). Global strategy forasthma management and
prevention. Revised 2007
✔Gibson PG, Powell H (2004) Written action plans for asthma: anevidencebased
review of the key components. Thorax; 59:94-9.
✔Ulusal Astım Tanı ve Tedavi Rehberi. Toraks Derneği Astım Çalışma Grubu (2000)
Toraks Dergisi. cilt 1 ek 1.
✔Türktaş H (2001) Astma Tedavisi. In: Bronş Astması Ed: Kalyoncu AF.
Atlas Kitapçılık Ltd Şti. Ankara , 185-199
✔http://tara.sdu.edu.tr/vufind/Record/70189/DetailsDeneysel Renal İskemi/
✔http://www.tsn.org.tr/folders/file/hemodiyaliz_hastasinda_karsilasilan_sorunlar.
pdf
✔Özçürümez G, Tanrıverdi N, Zileli L (2003) Böbrek Transplantasyonu ve
Psikiyatri Klinik Psikiyatri ;6:225-234
✔Sağduyu A, Şentürk V (2006) Hemodiyalize Giren ve Böbrek Nakli Yapılan
✔Hastalarda Ruhsal Sorunlar, Yaşam Kalitesi ve Tedaviye Uyum. Türk
Psikiyatri Dergisi; 17(1):22-31
✔Öztürk, O. (2001). Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara: Nobel Tıp Kitapevleri.
✔Köroğlu, E. (2006). Depresyon Nedir? Nasıl baş edilir? Ankara:HYB Yayıncılık
✔Kaplan, H. & Sadock, B. (2004). Klinik Psikiyatri (E. Abay, Çev.) İstanbul:
Nobel Tıp Kitapevleri
✔Mısırlı, H. (2003). Epilepsili Hastalarda Yaşam Kalitesi.Epilepsi 9 (1).
Epilepsi Dergisi Cilt:18 Sayı:3194
✔www.turkepilepsi.org.tr/
✔http://www.norolojiklinigi.info
✔http://www.epilepsi.org.tr (Epilepsi Ve Toplum Derneği)
✔http://www.bakirkoyruhsinir.gov.tr
161
✔www.istanbul.edu.tr (İstanbul Üniversitesi, Epilepsi Uygulama Ve araştırma
Merkezi)
✔Türkiye Halk sağlığı Kurumu Kanser Dairesi Başkanlığıhttp://
kanser.thsk.gov. tr/
✔http://web.firat.edu.tr/shmyo/edergi/ciltikisayibes/icindekiler5.htm
✔Ünsar S, Fındık ÜY, Kurt S, Özcan H (2007) Kanserli Hastalarda Evde
Bakım ve Semptom Kontrolü. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, Cilt:2, Sayı:5
✔Azak, A. ve Çınar, S. (2005). “Lenfomalı Hastalarda (Hodgkin ve Non-hodgkin)
✔Yorgunluk Sendromu ve Etkileyen Faktörler”, Türk Hemotoloji Onkoloji
Dergisi, 15(2):78-80.
✔Lewis, SM., Heitkemper, MM., Dirksen SR. (2000). Medical- Surgical Nursing.
Fifth Ed., Mosby, 305-309, Philadelphia.
✔Dinçol, K., Eroğlu, L., Özkan, S. ve ark. (1993). Kanserde Palyatif Bakım,
Erdine S (Ed). Sandoz Ürünleri A.Ş., 288-291, İstanbul.
✔Toraks Derneği Solunum Sistemi enfeksiyonları Calışma Grubu (2002) Erişkinlerde
toplum kökenli pnömoni tanı ve tedavi rehberi. Toraks Derg ; 3: 1-15
✔Kaygusuz S, Koksal İ, Aydın K, Ozlu T, Kostakoğlu U, Çaylan R.(2000)”
Toplum kökenli alt solunum yolu infeksiyonlarında atipik etkenlerin
belirlenmesi” (In: Toraks Derneği Ulusal Akciğer Sağlığı Kongresi (9-13
Nisan 2000, Antalya) Kongre Kitabı) Ankara: Toraks Derneği ; 19:5
✔http://www.goguscerrahisi.com/Hastaliklar.html
✔http://turkiyedoktorlari.com/hastalik-rehberi/104-karacier/197-siroz-.pdf
✔Khan H, Zarif M, (2006) Risk Factors, Complicationsand Prognosis of Cirrhosis in a
Tertiary Care Hospital of Peshawar “ Hepatitis Monthly ; 6(1): 7-10195
✔http://www.karacigerhastaliklari.com/siroz-teshis-tedavi.html
✔http://www.memorial.com.tr/rehberler/saglik_rehberi/alkol/
✔http://www.doktorlar.de/makaleler/entry/siroz.html
✔http://gastro.uludag.edu.tr/eski-site/k0904.php
✔http://www.karacigerhastaliklari.com/siroz-teshis tedavi.html
http://hastane.omu. edu.tr/sagliklibilgiler/endokrin.pdf
✔Türk Hipertansiyon ve böbrek hastalıkları derneği :
http://www.turkhipertansiyon. org/
✔http://www.mediko.boun.edu.tr/files/Hipertansiyon.htm
✔Şendur MA, Güven GS (2011) Güncel kılavuzlar eşliğinde hipertansiyon
Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen
50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi
tedavisi. Hacettepe Tıp Dergisi ; 42:53-64
✔Türk Kardiyoloji Derneği Ulusal Hipertansiyon Tedavi ve Takip Kılavuzu
✔http://www.ttb.org.tr/STED/sted0304/hipertansiyon.pdf
✔Dicle Tıp Dergisi, 2008, Cilt: 35, Sayı: 4 , (281-286), Migren Baş Ağrısında
Tanı Ve Tedavi Yaklaşımları
✔http://www.noroloji.org.tr/page.aspx?menu=474
✔http://sbu.saglik.gov.tr/Ekutuphane/kitaplar/yaslisagligi.pdf
✔http://www.mc.metu.edu.tr/pdf/ODTU_SRM_brosur_osteoartrit.pdf
✔http://www.gebam.hacettepe.edu.tr/oneri/OSTEOARTRIT.pdf
✔Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği : http://www.romatoloji.org/
✔http://www.beslenme.gov.tr/content/files/yeterlibeslenme/hastaliklarda_beslenme/
c8.pdf
✔http://www.colyak.org.tr/
✔Chand N, Mihas AA (2006) Celiac Disease Current Concepts in Diagnosis and
Treatment. Journal Clinical Gastroenterology; 40(1): 3-14.
✔Hopper AD, Hadjivassiliou M, Butt S, Sanders DS (2007) Adult coeliac disease.
BMJ; 335: 558-562.196
✔http://www.academichospital.com.tr/e-saglik/tiroid-bezi-vehastaliklarihttp://
www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/55/5506.pdf
✔http://www.romatoloji.org/hasta/preview/23
✔http://www.istanbul.edu.tr/itf/attachments/268_Romatoid%20%20artrit.pdf
✔http://sakur.uludag.edu.tr/dosya/FR-HYE-04-436-20.pdf
✔http://www.artritileyasamdernegi.org/artrit/ra
✔http://www.hastarehberi.com/romatoid-artrit-ve-osteoartrit-yaslilik-romatizmasi/
✔http://www.rheumatologie.at/pdf/OS_TR_Pat_Broschuere_Toci_120510.pdf
✔http://www.ichastaliklaridergisi.org/managete/fu_folder/2010-04/html/2010-17-4189-202.htm
✔Morley JE. Pathophysiology of anorexia. Clin Geriatr Med 2002;18:661-3.
✔Arıoğlu S (Ed) (2013) yaşlılarda malnütrisyon kılavuzu. Akademik Geriatri
Derneği. Ankara
✔Obezite Tedavi Kılavuzu Ve Yaşam Tarzı Önerileri:
http://www.turkendokrin.org/ files/pdf/Obezite.pdf
✔http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/tez/pdf/psikiyatri/dr_bahar_tezcan.pdf
163
✔http://www.florence.com.tr/kadinhastaliklari-dogum/urojinekoloji.html#riskfaktorlerikomplikasyonlar
✔Kaplan S, Demirci N (2010) Üriner inkontinansta konservatif tedavi
metotları, Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi. Erişim:14.10.2013
✔Parlar S (2006) İleri geriatri hemşireliği (içinde). Fadıloğlu, Ç. (Ed)
Yaşlılarda görülen inkontinans. İzmir, Meta basım; 171-129
Download

Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50