!!#
)*())&*(
+'+*(*"%!
"+&+*("(")
Avukat Yasin Girgin, gelir seviyesi ile boşanma kararı alınması
arasında doğrudan bir ilişki olduğuna dikkati çekti. Avukat Girgin,
"Ekonomik bağımsızlığa ve eğitime ulaşan kadın, uğradığı şiddet,
sadakatsizlik, hakaret gibi fiillere katlanma zorunluluğu hissetmiyor. Gelir-eğitim seviyesi düşük bir ailede normal karşılanan
davranışlar, yüksek olan ailelerde çatışmaya yol açıyor ve çözülemeyen çatışmalar evliliklerin boşanma ile sonuçlanmasına neden
oluyor” diye konuştu. devamı 16’da
+'+'+*%+'$&
+%$*#%&+&
Anayasa Mahkemesi'ni eleştiren Başbakan
Erdoğan, "Şu anda alınmış olan bu karar birincil
mahkemelere müracaat edilmeden, hukuk yolları
tüketilmeden Anayasa Mahkemesi'ne
götürülmüştür. Usul yönünden Anayasa
Mahkemesi'nin bunu reddetmesi gerekirdi" dedi.
Anayasa Mahkemesi’nin milli değerlere sahip
çıkmadığını söyleyen Erdoğan, "Şu anda Anaya
Mahkemesi'ne bunca bekleyen dosyalar varken, iki gün
içerisinde Anayasa
Mahkemesi'nin birincil
mahkemelere
başvurulmadan, direkt kendilerine başvurulmak
suretiyle böyle bir karar
almasını doğrusu milli bul.###+++
..
muyorum. Milli
bulmamanın yanında
Amerikalı böyle bir şirketin
ürününün savunması
yapılırken, öbür tarafta bizim kendi milli, ahlaki her
türlü değerlerimiz bir tarafa
konuluyor" dedi. 14’te
Eğitime, bilime ve yeniliğe yönelik hamleleri ile dikkat çeken Ege Üniversitesi Tıp
Fakültesi, Türkiye'de ilk kez Konfokal Lazer Deri Mikroskobisi cihazını da bünyesine katmayı başardı. Rektör Yılmaz, “Yeniliğe olan aşkımız devam ediyor” dedi
"%"'#;#' 10;*10+;,VRSLJRL:
GVJVYDVAXFPUPUYNXUPNPOYNL;[email protected]:
JVNWJVY8P;YXRHTNWJV5UQWYBWS=WRTWINVSVTQVC
8L;TXUNPQXYDVAXFPUY?UWOVUWYQVRRXNY=WRWU
WRN?SY(PTOXF>[email protected]
WEVNVOW>YGVTVOW>[email protected]
[email protected]
[email protected]
AWKWDXUPUPYGMBHUYGVSYGXIRXYGLKMNNXYKWUVQWU
KXIPKLSMFCY<MSXQXYB?SQHEHOHFYIWKYKWUVTVEW
LTXUYX=PTPINPSCY<MSXQXUYKWNVIWDWRY?ESWUDVTWSW
[email protected]
B?JNWSBWJVQVS"YQVKWYRLUMINMCY
0"%;*0;%1 '#; *1+0;+1
[email protected]@VU=TVKVOCY<MYBMSMSMYGV:
FTWSWYKXIXNXUYJXKPUYSWRN?SHOYGXINXYLTOXR
HFWSWYDVAXFPUYXTPOPUQXYWOWEVYBW=WUYNHO
ALDXTXSPOPFXY=LRYNWIWRRHSYWQVKLSMOC
VAXFPOPFY9LU4LRXTYXFWSY,VRSLJRLGVJVC
8WRULTLVUVUYJLUYHSHUHYQVKWGVTWDWEVOVFY=XEP
[email protected]
[email protected]@WSJVNW
[email protected]=XTPIXU>YK:
XNXKYWRJWUQWYPIPUTXSYXTXUYGVSYDVAXFYGMCY<MYDV:
AXFYGVS=LRYQVJV;TVUTWSQW>YNXUPY:[email protected]
RMTTXUPTXGVTVS"YQVKWYRLUMINMCY,$29:
++**
+
+
++'' &
"
&
)
)
(
(
-- ))**##//
%%(
5 Nisan 2014 Cumartesi
www.sondakikagazetesi.com
%"&'""#
"""#"'"
#""#$ #' İzmirli doğal taş kesim sanatçısı Ertan, "Uluslararası alanda tanındım.
Şimdi, Türkiye'nin bu alandaki ilk markasını yaratmak istiyorum" dedi
###
""#""# /38(7;16744847/;9LU4WQWSXJKLUM
([email protected]
[email protected],WSRWFVY9MSMDM
,HQHSHY<WJVOY8LRWS>YLNVJNVRY=LDMRJXKPJPUQX
APFTPYGVSYXSNPIYLTQMEMUMYJ?KTWQVCYFWTTVRTW
0OWSVRX5QXYKX;PTXUYXSXINPSOXTXSPUY-NVFO
RLUMJMUQXY=XS;PDPYSXRXOTXSYLSNXKX
RLKQMEMUMYV4XQWYWQWUY8LRWS>Y3HUKXQXYYKPT
?UDWY$!6YQLEMOQXY$YB?SHTWUY-NVFO>Y.6$.
KPTPUQXY##5QWY$5WYQHIOHIYQMSMOQXCY.6!6
KPTPUQXYAWSYQ?SNYQLEMOQXUYGVSVUQWYGWGWEVU
-NVJNVRYLTXSXRYQHUKXKXYBWTOWJVYGWRTWUVKLSCY"
QWQVC97):-5;,$29:
"# # 0.;*848;)7;1978(:5;[email protected]S7QWYVI
XTXUPYGMTXOXKXUY2SNXU>Y.666YKPTPUQXYALGVYLTXSXRYQWEWSTVYNXIYNL;TXOXKXYGXITXQPCY9PJXYJHSWQWYGHKHRYVTBV
B?SQHEHUHYJ?KTWKWUY2SNXU>Y19WUQVOVYB?SWGVTOWRYXOXDPKTXY.66#YKPTPUQXY0<3Y8XIY9WJVODVTWS
3WSUWEV7UVUYQHFWUTWQVEVYKXSPIOXKXYRXNPTQPOCY<MYVTRYKXSPIOXQXY7;SW:OXJNWS7YRXNWBLSVJVUQWYGVSVUDVYLTQMOC
<MYQWSWDWYJLUSXJPYQHUKXYBWUWTVUQWUYGXUXYB?JNWSVTWUYVTBVQWYKHRJWTVIYLTQMCY<MYNXUPUPSTPEPOPYRWUQV
OXSRXOPYLTMINMSXSXRYQWEWSTWUQVSOWRYVJNVKLSMOCY)WQW4VOYXQPOTXYGVSYRLTWRJVKLUYLTMINMSOXRCY0QPOTX
[email protected]KLUMUMYLTMINMSXDXR"YQWQVCY,&29:
Mazbatasını alarak göreve başlayan
(
!
'
,(
Konak Belediyesi'nin yeni başkanı
!
(
(
(
CHP'li Pekdaş'ın ilk işi şifreli kapıları halka açmak oldu. Seçim döneminde bu
konuda söz verdiğini hatırlatan Başkan
Sema Pekdaş, "Halkın belediyesinde
şifrelenmiş kapılar olmaz" diye konuştu
,&;(54569:;3./.4:6 @WYGMBHU
[email protected]+WNRVO>Y /5MU:
DMYKXIYBHUHUHYOMANWIWOYGVSYN?SWUTWYRMNTXQPC
*-0Y8HSRVKWY<XIRXUPY([email protected]>Y /YKPT
GLKMUDXY;[email protected]
LTMINMSMTXUYGMYQWEWSV>YBWTWDWEWYNXIPOXR
[email protected]<MUMUYV=VUY.6YOVTKXS
QLTXSTPRYKXNPSPOYKX;PTXDXR1YQWQVCY,$29:
SAKLIMIZ GİZLİMİZ YOK
)++#+*()
!++**%+'+ $
+-8/286;'48::;847869738;NSX4VR
RXFXJPUQX>YQ?SQHYVTRLRMTY?ESWUDVJVYGWIYRVIV
KXSXTXUQPCY9XFX>YJXGXAYJXXNTWSVUQWYXNXU
XQQWJV7UQWYOWKQXUXYBWTQVCY)HJWKVUY3CY& '
K?UWNVOVUQWRVY!Y<8Y/Y;TXRXTPYLNLOLGVT>
RLUNSLTQWUY=PROXJPYJLUMDMYWTWRNSVRYQVSWEVUW
=XS;[email protected]
?ESWUDVTWSVY,WAOWNY8WRVUY&/'>Y-TDXKYUQWS
&/'>Y)XOVQWY9XKXY&[email protected];Y3WEVSOWUDV
&[email protected])XJNXUWJV7UW
RXTQPSPTXUYKXSXTPTXSPUYAXKXNVYNWATVRWJVUVU
GMTMUOXQPEPY?ESWUVTQVCY
Meltem Arıkan yazdı
(! () (')&)
devamı 8’de
:!3:6453;-:3:-5656 GMTMUQMEMYRXNNX
[email protected];[email protected]<XIRXU
+WRQXI>[email protected]?FTWSVYNWRYNWR
NMNXDXEPUPYQVTWYBWNVSQVCY*?FTWSVUQWUYGVSVUVU
GXIRXUTPRYOXRXOPUQXRVYIV4SWTVYRX;PTXSPYAXTRX
X=OXRYLTQMEMUMYX=PRTXKXUY<XIRXUY+WRQXI>
1)XTRPUYGWTWQVKWJVUQWYIV4SWTWUOVIYRX;PTXSYLT:
OXFCY<VFVOYAXTRPOPFQXUYGVSYRLSRMOMFYKLRC
<VFYGMYOXRXOXYBVFTWUOWR>YAXTRNXUYRX=OXR
V=VUYBWTOWQVRCY<[email protected]=VUYKLTX
=PRNPRCYWYGMUMUYV=VUYVIWYIV4SWTVYRX;PTXSPYX=OXRTX
GXITXQPR1YQWQVCY<XIRXUY+WRQXI>Y9LUXR
<WTWQVKWY<XIRXUY([email protected]
*WS;VTYHUB?S7QWUYNWOJVTVYLTXSXRYGXIRXUTPR
OHASHUHYNWJTVOYXTXSXRYOXRXOPUXYLNMSQMCY
)'*#+*+')!+$
#++*
ÖRNEK OLMAM LAZIM
+43;3:956;:!3:6 LTXSXRYVIVUVUYW;WKYFLS
LTQMEMUMYJ?KTWKWUY+WRQXI>Y1XVR>YAMRMRYQW:
@TWNVUQWRVYQWOLRSXJVUVUYQWY7NXOYQWOLRSXJV7YAX:
TVUWYBWTOWJVYQWYRXQPUYKMSNNXITXSPUYWIVNYNWOJVTVKTW
OHORHUYLTXDXRNPSCY<MYUWQWUTWYGVF>YXKUPYFX:
OXUQXY=XEPUYAPFPUX>YQHIHUDWYNXSFPUXYMKBMUYGVS
[email protected]=XTPIOXYNWO;LJMKTXYHTRWO:
[email protected]=PRXSNOXR
QMSMOMUQXKPFCY3LTXKPJPKTXYGWUVOY9LUXR
<WTWQVKWJVUVUYVTRYRXQPUYGXIRXUPYLTXSXR
JLSMOTMTMEMOYXEPS>YAWOYQWOLRSXJVKWYLTXUYGLS:
DMOMFYAWOYRXQPUYXSRXQXITXSPOXYLTXUYGLSDMO
XEPSCY<MYJLSMOTMTMRYUWQWUVKTWYAWSRWJTWYRLTYRL:
TXY=XTPIOXYNWO;LJMYV=VUQWYLTXDXEPF>Y9LUXR7P>
GHKHRYGVSYXVTWYAXTVUWYBWNVSWDWEVF1YQWQVCY&29:
./95!569:;)7;(./;88697;[email protected]
JVFTWSTWY;[email protected](MUXUY0QXTXSP5UPYNWR
NWRYB?SQHOYXOX>YGHNHUY2BWYRPKPTXSPUPYQLTXINPO>YXOX
*PEXDPRYBVGVYGVSYQLEXYAXSVRXJPYB?SOWQVOCY*PEXDPR5NX
BHUWI>YQLEXSRWUYQWYGXNXSRWUYQWYGXOGXIRXYBHFWTTVR:
TWSWYGHSHUHS>YQWUVFTWYNL;SXR>Y?KTWYGVSYJXSOXIYQLTXI
LTOMINMSYRVYIXIXSJPUPFCY97):-5;297
SAYFA 02
MAVI
KIRMIZI SARI
5 Nisan 2014 Cumartesi
Yurtdışında ve yurt içinde
birçok yeri gezdim ve sizlerle
paylaştım sevgili dostlar. Yunan Adaları’nı tek tek gördüm
ama, bütün Ege kıyılarını
dolaştım, ama Sığacık gibi bir
doğa harikası görmedim.
Sığacık’ta güneş, doğarken
de batarken de bambaşka
güzelliklere bürünür, denizle
toprak, öyle bir sarmaş dolaş
olmuştur ki şaşarsınız
Kadir DEMİREL
Sığacık’ta deniz, bir gelinin kollarındaki çiçek demeti gbidir.
Yüzyıllardır doğal marina olarak
hizmet veren bu eşsiz doğa şaheserinin bağrına yapılan Teos Marina, bölgeye ayrı bir canlılık getirmiştir. Seferihisar’ın kuzeyindeki Düzce köyünden Güney
Sınırı Gümüldür’e kadar olan kıyı
şeridinde Doğanbey, Ürkmez,
Akarca gibi birçok Plajın arasında
inci tanesi gibi önemli yerleşimlerden biridir Sığacık. Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferine
hazırlık için yaptırdığı Sığacık
kalesinin içinde yaklaşık 500
yıldır kesintisiz bir yaşam
sürmektedir. Sakin yaşamak
isteyerek Seferihisar’a yerleşenler arasında Yurt içinden olduğu
kadar Yurtdışından gelenlerde
vardır. Belediye’nin önderliğinde
gerçekleştirilen 6 Aylık Bir Çalışma Sonucu Seferihisar 28 Kasım
2009 Tarihinde Yaşamın Kolay
olduğu Kentlerin Uluslararası ağı
olan CittaSlow Sakin şehir birliğine üye olmuştur. Bu ünvanı
kazanmak için, betonlaşmaya
karşı durmak, yerel yemeklerine,
zanaatlarına, Tarihi değerlerine,
gelenek ve göreneklerine sahip
çıkmak gerekmektedir. Seferihisar’ın CittaSlow a Katılması ile
Profili Oldukça Fazla Değişti ve
Bölgeye Gelen yerli ve yabancı
Turist Sayısı gözle görülür şekilde
yükseldi. Seferihisar’da Cittaslow
çerçevesinde yapılan çalışmaların
en önemlileri yerel üreticileri koruma ve teşvik etme kapsamında
olmuştur. Şehrin çeşitli yerlerinde
kurulan pazarlar yerel üreticileri
doğrudan alıcıyla buluşturmaktadır. Seferihisar’daki bu büyük
değişimin lokomotifi kadınlardır.
Her zaman toplumların ilerlemesinde büyük rol oynayan
kadınlar, Seferihisar’ın da
değişimine katkı sağlamıştır.
Kadınların kendi güçlerinin farkına varmaları ve üretime katılarak
ekonomik özgürlüklerini elde etmeye başlamaları Seferihisar’da
Cittaslow adına yapılan en önemli
işlerden biri olmuştur. Sığacıkta,
her zaman üzüm, bilhassa mandalina ve zeytin gibi ürünlerin en
lezzetli olarak bulunabilirsiniz.
Her zaman taze balık ve deniz
ürünleriyle donanmış bir sofra
hazırlayabilirsiniz.
Sığacık, İzmir’in yanı başında, 50
km uzağında yer alıyor. İzmir’den
otoyolla ulaşım en rahat ve kolay
yoldur.. İzmir-Seferihisar arası 45
kilometre, Sığacık için 5 kilometre daha yol almanız gerekiyor.
Aynı yolda belediye otobüslerinin
seferleri de var. Asfalt yol Akkum
plajı, ekmeksiz koyu, Teos antik
kentine kadar devam ediyor.
Sığacık'ta kalmak için önceleri
beş yıldızlı otelleri arasanız da
bulamazdınız. Son zamanlarda
oteller yapılmıştır. Sığacık
merkezinde kalmayı arzu ederseniz fazla alternatifiniz de yok.
Temiz pansiyonlar bulabilirsiniz.
Ancak Akkum plajı çevresinde
kalabileceğiniz bir iki pansiyon
vardır. Birkaç tane de üç yıldızlı,
yüzme havuzlu,
Bir doğa harikası
yeşillikler içerisinde otel bulma
şansınız var.
Sığacık'a gittiğinizde, yemek için
en önemli alternatif tabii ki deniz
ürünleri. Limandaki balıkçıların
her gün tuttukları taze balıklar
birkaç lokantaya getiriliyor. Salata malzemeleri ve yeşillikler ise
çevredeki bostanlardan taze taze.
Özellikle balık mevsiminde giderseniz mercan, fangri, gopes, barbun ve çipura gibi birbirlerinden
lezzetli balıkları yiyebilirsiniz.
Ancak mevsiminde giderseniz
taze balıkları bilhassa sabahları
balıkçılardan alma şansınız olabilir. Ayrıca kale içerisindeki odun
fırınının koku ve lezzetiyle ekmeği hayli tanınmış. Cuma günleri Seferihisar’da kurulan pazarın
ekonomik fiyatlı sebze ve
meyveleri içerisinde en fazla
satılan üzüm. Elbette yörenin
mandalinaları da tanınmış. Pazar
günleri Sığacık kale içi ve
çevresinde kurulan ve hanımların
kendi ürettikleri ve yaptıkları
ürünleri sattıkları “üretici pazarı”
çok ilginizi çekebilir.
Son zamanlarda yapılan Teos Marina bölgeye ayrı bir önem
kazandırmıştır. Bölgeye yapılmak
istenen Balık çiftliklerine karşı,
yöre insanının sert tepkisi, çevre
dostu olmayan projelerin geri
çekilmesine neden olmuştur.
Sığacıkta, çevredeki balıkçılara
hizmet verecek büyüklükte bir liman bulunmaktadır. Çevre
düzenlemesi de yapılmıştır.
Gerçekten de çok az yerde görebileceğiniz yaşlılıkta, yıllara
tanıklık etmiş bu ağaç, gören
herkesin ilgisini çekiyor. Sığacık
kalesi Sığacık'a ilk gittiğinizde
bugüne kadar ulaşan surlarıyla
gözünüze çarpar. Birden kalenin
surları arasından çıkan bacaları
görür merak edersiniz. Birçok dizi
filmin çekildiği kale ve deniz kenarı sizi adeta büyüleyecektir. Siz
gezinize buradan başlayabilirsiniz. Çeşitli kaynaklara göre
bu kale, Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferi için
yapılmıştır.
16.
SIĞACIK
Yüzyıldan kalma bu yapının Kaptan Piri Reis'in önerisiyle yapıldığı
söylenmektedir. Bu Osmanlı
kalesinin uç kısmında yer alan
koğuş bölümü, restore ediliyor.
Yüz yıllardır ayakta olan bu kale
içerisinde, bugün Sığacık'ın yerli
insanları yaşıyor. Daracık sokaklarında iç içe geçmiş onlarca
evde, geleneksel yaşantısını
sürdürüyor insanlar. Evlerin kimi
günümüz mimarisine özgü
yapılmış. Kimisi de eski mimarisini hala koruyor. Büyük çoğunluğu
kerpiçten yapılan evler, genellikle
iki katlı. Yine de o güzelim eski
mimariden evleri bulmak zor. Evlerin en büyük özellikleri
kapılarının ahşaptan yapılıyor olması. Sığacık tarihte İon
medeniyetine ilişkin 12 şehirden
biri olarak biliniyor. İsminin denizcilere sığınak olan bir yer olmasından geldiği belirtilen
Sığacık ile ilgili anlatılan öykü şu
şekilde... 'balıkçılar bir gün Ege denizinin azgın dalgalarına kapılır.
Fırtına onları gecenin koyu karanlığında yakalar. Hiçbir yeri
göremedikleri için kurtuluş ümitleri kalmaz. Tam ümitleri tükenmişken top biçiminde bir ışık ortaya çıkar. Balıkçılar bu ışığı takip
ederek Sığacık limanı'na ulaşır ve
kurtulurlar. Limanın yakınında
bulunan Mustafa Efendi Türbesi’ni, limana sığınan bir denizcinin
dua yeri olarak yaptırdığı
söyleniyor. Etrafında 13. yüzyıldan kalma yazılar mevcut.
Sığacık merkezinde liman nedeniyle denize girecek yer bulmazsınız. Sığacık’a 3 kilometre
uzaklıkta bulunan Akkum plajının yaz aylarında bile sıcak olmayan serin suları, denize
serinlemek içine girenleri memnun edecek güzellikte. Deniz altındaki kaynak suları bu serinliğin en büyük
nedenidir.
Teos antik kenti. Sığacık'ta
görenlerin, gezenlerin içini acıtan
en önemli tarihi eserlerin başında
Teos antik kenti geliyor. Antik
dünyada Dionysos için inşa
edilmiş en büyük tapınak Teos'ta
yer alıyormuş. Günümüzde çok
az kazı yapılmıştır. Binlerce yıla
tanıklık etmiş bir antik bölge,
araştırılmayı bekliyor. Teos, tarihi
kaynaklara göre, MÖ. 1000 yıllarında Dionysos'un oğlu
Athamas tarafından kurulmuş.
İlk görünen yapı Dionysos tapınağı. Bahar şenliklerinin yapıldığı
bu kentteki diğer önemli yapılar
tiyatro, agora, odeon, surlar ve liman kalıntıları. Aslan başlı taşları
tapınağın girişinde görebilirsiniz.
Ekmeksiz piknik ve dinlenme
alanı Teos Ekmeksiz piknik ve
dinlenme alanı, günübirlik geziler
için uygun. Sığacık’ın bir kilometre ötesinde yer alıyor. Piknik
alanının karşısında gözünüze, bir
ada çarpacaktır. Bu ada, yörede
sıçan adası olarak biliniyor. Kayıtlarda Myonessos olarak geçiyor.
Miletoslu yazar Hekatorioz
tarafından MÖ. 500 yıllarında kurulan bir kent olduğunu belirtmektedir. Türkiye’nin en uzun
sahil şeritlerinden birine sahip
olan Seferihisar sınırları içindeki
sit alanları ve askeri alanlar nedeniyle gelişmekte güçlük çekmiştir.
Yıl: 3
. Sayı: 877 . 5 Nisan 2014 Cumartesi
İmtiyaz Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
Yazı İşleri Müdürü
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Salih ASLAN
Denizli Temsilcisi
Sedat KAYA
05326601776
[email protected]
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
517
Nisan
2014
Cumartesi
Şubat
2013
Perşembe
Mahkumlara
cezaevinde iş
imkanı
Nazilli Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda, bazı firmaların ihtiyaç duydukları yan ürünlerin karşılanması yönünde oluşturdukları imkanlarla
part-time işlerde çalışan mahkumlar, boş zamanlarını değerlendirmenin yanı sıra ekonomik kazanç ve mesleki birikim sağlıyor
Nazilli Cumhuriyet Başsavcısı Doğan
Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
mahkumların topluma kazandırılması amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif
Evleri Genel Müdürlüğü İşyurtları Kurumu
Daire Başkanlığı bünyesinde çeşitli iş kollarının oluşturulduğunu belirtti.
Aydın ve çevresinde faaliyet gösteren
çeşitli fabrika ve işletmelerle görüşerek, ihtiyaç duydukları yan ürün üretimi
konusunda protokol imzaladıklarını
bildiren Kaya, bu firmaların verdiği destek
sayesinde hükümlülerin boş zamanlarını
daha verimli kullanmaları, meslek sahibi
olmaları yönünde cezaevi bünyesinde
part-time iş imkanları oluşturduklarını kaydetti. Gönüllü olan hükümlülerin bu alanda eğitimden geçirildiğini ve belirli zaman
aralıklarında işlerde çalışmaya başladıklarını ifade eden Kaya, tarım ve diğer
sanayi alanlarında ağır olmayan, hükümlüleri zorlamayacak iş kolları oluşturduklarını belirterek, buzdolabı ve derin dondurucu çapaklarının ayıklanması,
mevsime göre zeytin ve incir işletmelerinin yan işlerinin bu çalışmalar
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
arasında yer aldığını bildirdi.
Firmalar için de avantaj
İş kollarında part-time çalışan mahkumların sigortalarının yatırıldığını, devlete
ödeyecekleri iaşe bedelinin düşüldüğünü
bunun dışında günlük ortalama 15-20 lira
arasında gelir elde etme fırsatı yakaladıklarını dile getiren Kaya, şöyle dedi:
"Protokol imzaladığımız firmalar yaptıracakları işin tüm malzemelerini cezaevine
getiriyor, iş tamamlandıktan sonra da
yeniden gelip götürüyorlar. İşçilik ücretlerini firmalar kurumumuzun muhasebesi
aracılığı ile ödüyor. Ancak bu süreçte
işçinin sigortası, sağlık güvencesi gibi
kalemler kurumumuzca karşılandığı için
firmalar da fayda sağlamış oluyor. Bizimle
çalışmaları halinde hem daha kaliteli ve
güvenilir, hem de daha ucuza iş yaptırıyorlar. Kurumumuzda iş kolları oluşturulması
sürecinde kimi zaman firmalar bize başvuruyor, kimi zaman da biz talepte bulunabiliyoruz. Anlaşma sağlanması durumunda Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri
Genel Müdürlüğü İşyurtları Kurumu Daire
Başkanlığı'nın izni ile protokol imzalayıp
işe başlıyoruz. Firmalar bu şekilde
mahkumların iş kollarına katılmalarını
sağlayarak sosyal sorumluluk anlamında
görevlerini yerine getirmiş oluyorlar."
Nazilli Açık Ceza İnfaz Kurumu'muzda
166 hükümlünün kaldığına işaret eden
Kaya, sürdürdükleri bu projenin mahkumların topluma kazandırılması, boş zamanlarını daha verimli kullanmaları, meslek
sahibi olmaları, sigortalılıklarının devamı,
ekonomik getiri sağlaması gibi olumlu
katkılar sağladığını, oluşturulan iş kollarına da ilginin yoğun olduğunu belirtti.
(AA)
BAYRAKLI BELEDİYESİ FEN İŞLERİ ŞANTİYESİNE 2014 YILINDA
KULLANILACAK İNŞAAT MALZEMELERİ ALINMASI İŞİ
BAYRAKLİ BELEDİYESİ FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
Türk Polis Teşkilatı'nın 169.
kuruluş yıldönümü kutlanıyor
İzmir’de, Türk Polis Teşkilatı'nın
169. yıldönümü dolayısıyla Işıkkent
Polis Şehitliği'nde anma töreni
düzenlendi. Törene İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, müdür
yardımcıları, çok sayıda polis memuru ve şehit yakınları katıldı. Anıta çelenk koyulmasının ardından
saygı duruşunda bulunuldu, saygı
atışı yapıldı ve İstiklâl Marşı okundu
Kayıp çocuk
için komandolar
seferber oldu
Törende konuşan İl Emniyet Müdürü Uzunkaya,
aziz şehitleri rahmetle andığını söyledi. Uzunkaya,
“Tarihine nice şan, şeref ve kahramanlık destanlarını
sığdıran ve ulu bir çınar gibi bu güzel vatanın toprağıyla ve milletinin üstün meziyetleriyle beslenip büyüyen
emniyet teşkilatının İzmir İl Emniyet Müdürü olarak,
mesai arkadaşlarımla sizlerin manevi huzurlarındayız.
Sizler bu aziz milletin huzur ve güvenliği, ülkenin birlik ve bütünlüğü için en değerli varlıklarınız olan canlarınızı seve seve feda etmek suretiyle vatan
sevgisinin, millet sevdasının ve vazife aşkının ne kadar
kutsal ve ne kadar da değerli olduğunu bize bir kez daha öğrettiniz. Bu anlamlı ve yüksek bedelli öğretiniz
doğrultusunda gücünü yasalardan, desteğini de daima
hizmetinde olduğu halkından alan Türk Polis Teşkilatı'nın bugün nöbetini tutmakta olan bizler aynı vatanseverlikle, vazife aşkıyla ve aynı inançla emanet
aldığımız bayrağı elden ele yükselterek taşıma azim ve
kararlılığı içindeyiz.” dedi. (CİHAN)
Sarıyer'de anne ve babası uyurken sabah saatlerinde evden kaçan 3,5 yaşındaki çocuk için seferber olan jandarma komandoları, ormanda arama yapıyor. Arama kurtarma köpekleri de aramaya eşlik
ediyor.
Zekeriyaköy Fesleğen Sokak’taki
evden anne babası uyurken saat 09.00 sularında evden çıkarak kayıplara karışan
3,5 yaşındaki Pamir Dikdik'i arama çalışmaları sürüyor. Aramalara Hadımköy Jandarma Komando taburundan 50 er ve komutanlar katıldı. Zekeriyaköy’ün etrafındaki ormanlık alana dağılan komandolar,
ekipmanlarıyla birlikte küçük Pamir’i aramayı sürdürüyor. Çocuğun evde giydiği
ayakkabısı da arama kurtarma köpeğine
koklatılarak iz sürülüyor. Öte yandan,
Zekeriyaköylüler de kendi araçları ve motorlarıyla geniş alanda küçük Pamir’i
arıyor. (CİHAN)
BAYRAKLI BELEDİYESİ FEN İŞLERİ ŞANTİYESİNE 2014 YILINDA KULLANILACAK İNŞAAT MALZEMELERİ ALINMASI İŞİ alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
:2014/38762
1-İdarenin
a) Adresi
:MANAVKUYU MAHALLESI 275/7 SOKAK 4 ÇAMKIRAN BAYRAKLI/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası
:2324772000 - 2323462122
c) Elektronik Posta Adresi
:[email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
internet adresi (varsa)
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı
:By-Pass Malzemesi 10,000 Ton, Mıcır Tözü 4.000 Ton, Mıcır 1.000 Ton, Elenmiş Yı
kanmış Kum 2,000 Ton, Portland Çimentosu 2.000 Adet, 19x19x13,5 cm. Eba
dında Tuğla 10.000 Adet, C.20 Hazır Beton 300 m3 toplam 7 kalem inşaat malze
mesi alım işi.
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan, ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri
:BAYRAKLI BELEDİYESİ SINIRLARI DAHİLİNDEKİ ALANLAR
c) Teslim tarihi
:SÖZLEŞME TARİHİ İTİBARİYLE İHTİYACA BİNAEN SİPARİŞ TARİHİNDEN İTİBAREN 5 (BEŞ) İŞ GÜNÜ İÇERİSİNDE PEYDER PEY 180 GÜN İÇERİSİNDE
TESLİM EDİLECEKTİR.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: BAYRAKLI BELEDİYESİ 275/7 Sokak No:4 Çamkıran/Bayraklı/İZMİR
b) Tarihi ve saati
: 07.05.2014 - 14:00
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği (kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale
tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı BAYRAKLI BELEDİYESİ FEN İŞLERİ ŞANTİYESİ 7355 SOKAK NO:225 BAYRAKLI/İZMİR adresinden satın alınabilir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8.
Teklifler, İhale tarih ve saatine kadar BAYRAKLI BELEDİYESİ 275/7 Sokak No:4 Çamkıran/Bayraklı/İZMİR adresine
elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan
toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (DOKSAN) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Eş şiddetine "en romantik" ceza
Eskişehir'de görülen davanın karar duruşmasında, bir kadın kendisine sözlü ve fiziksel
şiddet uygulayan kocasını affetmesine rağmen hakim, sanığa, eşine "çiçek alma ve onu
yemeğe götürme" cezası verdi. Eskişehir 4.
Sulh Ceza Mahkemesinde görülen kamu
davasının karar duruşmasına, eşler A.D. ve
S.D. katıldı. Sanık A.D. (36), savunmasında,
suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Eşimi dövmedim, tehdit ve hakaret etmedim.
Şikayetten vazgeçilirse suçlamayı kabul eder-
im" ifadelerini kullandı. S.D. (28) ise ifadesinde, çocukları nedeniyle eşiyle
tartıştığını ancak eşinin kendisini tehdit ve
hakaret etmediğini anlatarak, "Eşim, bir iki
tane bana vurdu, şikayetçi değilim, kamu
davasına katılmak istemiyorum. Tanığım yoktur" beyanında bulundu. İfadelerin alınmasının ardından hakim Kemal Karanfil,
müştekiye ait doktor raporunun incelenmesinde basit tıbbi müdahale ile iyileşecek
şekilde yaralandığının anlaşıldığını bildirdi.
Sondakika 5/4 Basın: 4188
Sanığın eşine karşı kasten yaralama
suçunu işlediği, müştekiye ait doktor raporu,
müştekinin beyanı ve tüm dosya kapsamı
itibari ile sübuta erdiğinden müsnet suçtan
sanığın cezalandırılması ve 3 bin lira adli
para cezası kararını veren mahkeme, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti.
Ancak hakim Karanfil, sanığın, eşine
"çiçek alma ve yemeğe götürme" cezasının
yanı sıra faturasını denetimli serbestlik bürosuna ibraz etmesine ayrıca denetimli
serbestlik bürosunun temin edeceği bir uzmandan öfke kontrolü konusunda seminer
almasını karara bağladı.
(AA)
5 Nisan 2014 Cumartesi
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından bir otelde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen "Türkiye Ev Tekstili Tasarım Yarışması Ödül Töreni"nde konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "İnşallah bu sene göreceksiniz, Türkiye'nin büyümesi öngörülenlerin, beklentilerin yine üzerinde olacak" şeklinde konuştu
)")&$)')'(BVMRVSUTXHUSXOVDVSUTUTXKRNWJPEXISITRVSUT
QWRULVJUTUTXMIQJVRNVJUX=VXHGTGTXOITMWOWXCVRVTXQWHGR
[email protected]=GSCG9
RWMWTX2VMHVQAUEX51XHUTXOKRWSRPQXNURRUXCVRUSUMRVXHUS
IRQVTUTXMW7LPDPXBVMRVSUTXNWSQWXKRNWXBWTJPX=V
UNQWTPMRWX46XHUTXOKRWSXNURRUXCVRUSUXKRWTXHUSXIRQVTUT
MW7LPQRWSPTPTXNWSQWXKRNWJPEXCVTVRXQWHGRXC8SNVJUE
UTJWTRWSPTXCUMVSQVTEXQGRRWTPSQVTEXWRPSQVTX>:ISQXNWRPXHG>
OUMVXHVDVTVSVQEXHUSWFXOWX?W=WXWLWSWQXKSLWRPQLW
[email protected];WSQX=WSOPS5XOUMVXQKTGBLG<
2VMHVQAUEX:ISQUMV>TUTXJKTX46941XMPRRPQXO8TVNOVXWSLPQ
OITMWOWXHVDVTURVTXHUSXIRQVX?WRUTVXCVROUDUTUXU;WOVXVO9
VSVQEXB8MRVXOV=WNXVLLU(X
5FVRRUQRVXHUFUNX>QIRLISXAKDSW;MWJP>XOVOUDUNUFX"SLW
0JMW>OWTX,W;QWJRWS>WX,W;QWJRWS>OWTX3WRQWTRWSWEX"SLW
!KDG>OWTX,8S;VF>VX,GFVMX0;SUQW>MWX=VX0=SG7W
3USRUDU>TOVX03XWSLPQXWSWTWTEXHVDVTURVTXHUSXIRQVMUF<
:ISQXNWRPEXLWJWSPNPEX>/WOVXUTX:GSQVM>XOVTUROUDUTOVE
[email protected]<X3UF
HGXO8TVNOVX:ISQUMVXKRWSWQX-&XNURMWSXOKRWSOWTX4*1
NURMWSXOKRWSRPQXHUSXU?SWAWLWXCVROUQ<X-XHUTX&66XOKRWSRPQ
NURRUXCVRUSOVTX46XHUTX#66XOKRWSRPQXNURRUXCVRUSVXCVROUQ<
116XNURMWSXOKRWSRPQXCWMSUXJW;[email protected]?WJPRWOWTX#-6
NURMWSXOKRWSRPQXCWMSUXJW;[email protected]?WJPRWMWXCVROUQX=VX0S9
.V>MVXWMPSOPDPNPFX7WMXJKTX46941XMPROWX6E&#>RVSOVTXBG
WTOWX6E#>RVSVXCVROU<X+WTUXNURRUXCVRUSUNUFUTXHGXQWOWS
[email protected]
HVSWHVSXLK7RWNOWXSVVRXHWFOWX0S9.V>MVXWMPSOPDPNPFX7WM
*9'XQWLXWSLLP<X+VLVSRUXNUX,VJUTRUQRVXMVLVSRUXOVDUR<XITQI
.WFUX/GJLW;WX,VNWR>UTXC8JLVSOUDUX?VOV;LVQUXKXNGWJPS
NVOVTUMVLX=VXIFVSUTOVQUXIRQVRVSUTXKROGDGXKXRUCOVEX0S9
.V>MVXWMSPRWTX7WMXNURRUXCVRUSUTXMIFOVX1E*9->RVSUXJV9
=UMVJUTOV<X5X+WQPTOWX:[email protected]
.ITVMX,KSV>[email protected]
MIQJVQXLVQTKRK$UEXLWJWSPNX=VXNWSQWXISITRVSUTUTEXLK7RWN
[email protected]
:ISQUMV>OVXUJVXHGXKSWTPTXMIFOVX*>UTXWRLPTOW
HGRGTOGDGTGXHVRUSLVTX2VMHVQAUEX:ISQUMV>TUTXVT
WFPTOWTXQPJWXJISVOVXMIFOVX46>[email protected]
CVSVQLUDUTUXJ8MRVOU<X
3WQWTX2VMHVQAUEX:ISQUMV>TUTXHGCITVXQWOWS
QWFWTOPDPXHWBWSPRWSPX;WJKTXISVLUAUXHUSXIRQVXKRWSWQXVROV
VLLUDUTUEXWTAWQXHGTOWTXJKTSWQUX?VOV;RVSUTVXWMTPXVOURCVT
ISVLUNRVXGRWBNWJPTPTXNINQITXKRNWOPDPTWXUBWSVLXVO9
VSVQEX:ISQUMV>TUTXWSLPQX?WNXNWOOVX=VXVTVS$UXFVTCUTRUQ9
RVSUTUTXKSLWXMVSUTOVXOGSWTXHGX5QIRLISXAKDSW;MWJP5TOWE
?WNXNWOOVX=VXVTVS$UXCVRVAVDUTUXCWSWTLUXWRLPTWXWRNWJP
CVSVQLUDUTUXHUROUSOU<XGXWTOWEX:ISQUMV>TUTEXOITMWTPT
LINXLIQVLUNXWRPBQWTRPQRWSPTXHVRUSRVMVTRVSUTXHWBQWRWSP
KROGDGTGXWTRWLWTX2VMHVQAUEX5WTCUXNIFUDUEXSVTCU
JV=VAVDUNUFEX?WTCUX;URNXMPROPFRWSPTPXHVDVTVAVDUNUFE
@KAGQRWSPNPFPTX?WMWRXQW?SWNWTRWSPTPTXQUNRVSXKRWAWDPTP
HVRUSRVMVTRVSXHUFUNXOPBPNPFOWQUXCVRUBNUBXIRQVRVSX=V
MW?GLXOWXOITMWOWXQIRLISEXNKOWEXLWJWSPNXWTRWNPTOW
VCVNVTXKRWTXIRQVRVSXHUFUNXLIQVLUNXWRPBQWTRPQRWSPNPFP
HVRUSRUMKS<XVNVTX?VNVTXWMTPXIRQVRVSXOVXLIQVLUN
WDRWSPTPXQKTLSKRXVOUMKS<X.VSVQXUTLVSTVLEXCVSVQJV
NWDWFWRWSXWTRWNPTOWXLIQVLUNXWDRWSPX=VXWRPBQWTRPQRWSPTP
WMTPXIRQVRVSXQKTLSKRXVOUMKS<X:ISQUMVXKRWSWQXHUFUN
[email protected][email protected]
[email protected]<
( &!#%(()')(())))
U?WLX2VMHVQAUEX!GHWU>OVEX"SLWX0JMW>OWEX,GFVM
0;SUQW>OWX=VX3WRQWTRWS>OWX:ISQXOUFURVSUTUTXLWTPLPNRWSPTP
C8SOIQRVSUTUX?WLPSRWLWSWQEXQKTGBNWJPTPXB8MRVXJISOISOI(
53UFVXHGXB8MRVXHUSX?VOV;X=VSUMKSXV=VLXHUFXHG
AKDSW;MWOWXLIQVLUNXWRPBQWTRPQRWSPTPXHVRUSRVMVHURVAVQXHUS
QW7WJULVMVXJW?UHUF<X%AOWOPNPFPTXHUFVX>QIRLIS
AKDSW;MWJP>XKRWSWQXHPSWQLPDPXHGXAKDSW;MWOWXHUFXHGXWRWT9
RWSWEXMWTUXUTJWTRWSPXVLQURVNVEXKTRWSPTXLIQVLUN
[email protected]
[email protected]
FVTCUTRVBLUSNVQRVXURCURUXJVS7UBLUSNVRVSUXMW7WHURNV
UNQWTPX=VSUMKS<X0MTPXAKDSW;MWEXOITMWTPTXVTXFVTCUT
?WNXNWOOVX=VXVTVS$UXQWMTWQRWSPTPTXKROGDGXHG
AKDSW;MWEXOITMWOWQUXFVTCUTRVBVTXIRQVRVSUTXHVRQUX&9*
NUJRUXOW?WX?PFRPXHUSXBVQUROVXFVTCUTRVBUMKSX=VXLIQVLUN
LK7RGNGX?WRUTVXCVRUMKS<X0MTPXFWNWTOWXHGXAKDSW;MWRWS
HUFVXUTWTPRNWFXHUSXBVQUROVX?WNXNWOOVX=VXVTVS$U
CVRVAVDUNUFUXJISOISIRVHURUSXHUSXBVQUROVXCWSWTLUXWRLPTWXWR9
NWXUNQWTPX=VSUMKS<X"[email protected]:ISQUMVXKRWSWQXHUFE
>QIRLISXAKDSW;MWJP>XOVOUDUNUFXHGXAKDSW;MWMWXJPSLPNPFP
OWMWMP7EXWMWQRWSPNPFXKX7RWL;KSNWXHWJLPQLWTXJKTSWXLWHUU
QUXHWLPXLK7RGNRWSPTXU?NWRXVLNVOVTEXKSWRWSOWXOWXSVQWHVL
[email protected]
RVNVNUFXCVSVQUMKSX=VX:ISQUMVXBGXWTOWXHGXWBWNWOW
WSLPQ<5X:ISQUMV>TUTXWSLPQX50S9.VXSK$VXWFWSP5XOVTURVT
[email protected]@[email protected]?W
?PFRPX?WSVQVLXVLNVJUXCVSVQLUDUTUX=GSCGRWMWTX2VMHVQAUE
BGTRWSPXQWMOVLLU(XX5%QKTKNUX3WQWTRPDPXKRWSWQXOW
HGCITVXQWOWSQUXLVB=UQRVSUNUFUXLWNWNVTXSWMEXWRWT
OVDUBLUSVSVQEXHGXWRWTRWSWXOKDSGXQWMOPSNWQRWXURCURUXOV
@[email protected]=WS<X3UFUNEX164SWQWNRWSPMRWX!VJLVQRVNVXUMWLX)JLUQSWSXKTG>TOWT
:ISQUMV>OVXU?SWAWLPTXCVRUBNVJUEX:[email protected]
OITMWOWXHURUTNVJUXLWTPTNWJPMRWXURCURUXMW7NPB
KROGDGNGFXOVJLVQRVSEX-6XNURMKTEXVJQUX7WSWMRWX-6XLSU9
RMKTEXMWQRWBPQXKRWSWQX4XQWLSURMKTRGQXOVJLVQX=VSNUBUF<
3GTGTXMVLVSRUXKRNWOPDPTPXHURUMKSGF<X0NWXHGXOVJLVQRVS9
UNUFUTXHUSXQPJNPTPTXKRNWNWJPXCVSVQVTXWRWTRWSW
=VSUROUDUTUXOVXHURUMKSGF<[email protected]?VOV9
;UNUFX4*1XNURMWSXOKRWSRPQXU?SWAWLPXKRWTX:ISQUMV>TUT<<<
+W7NWNPFXCVSVQVTXURQEXVTX8TVNRUXWAURXWOPN
U?SWAWLPNPFXKRWTX4*1XNURMWSXOKRWSPTXMIFOVX4>UTUXU?SWAWL
OVJLVQRVSUTVXJWDRWNWQEXMWTUX4E*XNURMWSXOKRWSPE
[email protected]<5
( &!#%($)&)())'())'(
%%&(#&#(#)#&
2VMHVQAUEX:ISQUMV>OVXNWWRVJV;[email protected]
NWQLWTXQK=WRWNWMWX;PSJWLPTXKRNWOPDPTPXU;WOVXVOVSVQE
53VTXBGTGXJ8MRIMKSGNXHWFVTXWSQWOWBRWSPNPFWE
OKJLRWSPNPFWX:ISQUMV>TUTXHUSX?W;LWRPQXCITOVNUTUXHUS
!WTUNWSQWX=VXMW?GLXOWXIRQVXUJNUXOVX=VSNVQXUJLVNUMK9
SGNXWNWXH8MRVXHILITXOVSLRVSUEXJPQPTLPRWSPXHULNUBXKRWT
HWFPXIRQVRVSVEX:ISQUMV>TUTXHUSX?W;LWRPQXCITOVNUTUEXK
IRQVMVXHUSXMPRRPQXCITOVNXKRWSWQX=VSJVTUFEXKXIRQVXMVSRV
HUSXKRGS<X"[email protected]?X:ISQUMVEXBGXQPJPS
@VQUBNVRVSOVTXHUSXWTX8TAVXQGSLGRGS5XBVQRUTOVXQKTGBLG<
[email protected]
B8MRVXQKTGBLG(XX5:ISQUMVXKRWSWQXOVNKQSWJUNUFUEX7WSRW9
NVTLVSXJUJLVNUNUFUEXNURRUXUSWOVNUFUTXMWTJPNWJPXKRWT
JUMWJVLXJUJLVNUNUFUXV=SVTJVRXJLWTOWSLRWSOWX?GQGQXJUJ9
LVNUNUFUEXIRQVNUFUTX#6XHUTXQURKNVLSVXQWSVJUTOVX=VX'
NURMKTXTI;GJGTOWXLWNXKRWSWQXVCVNVTXQPRNWOPDPNPF
JISVAVEX:ISQUMVXKRWSWQXFWNWTXFWNWTXNV?LVSXMISIMIBI
MW7PMKSGF<X>@XWOPNXURVSUXUQUXWOPNXCVSU>XBVQRUTOV
MW7PMKSGFXHGTG<X"[email protected]:ISQUMVXKRWSWQXHUFUNXHUSXWT
[email protected]?PFRPXHUSXBVQUROV
@PQNWNPFXCVSVQUMKS<X)[email protected]
C8SIMKSGF<X:ISQUMV>[email protected]
KSGF<X3GCITRVSOVXMWBWOPDPNPFXHGXHWFPEX:ISQUMV>MU
VQKTKNUQX=VXJUMWJUXKRWSWQXUJLUQSWSJPFRWBLPSNW
@WHWRWSPTPTXHUSXQVSVXOW?WXWQWNVLVEXNWDRGHUMVLV
GDSWMWAWDPTPEX:ISQUMV>TUTX161-X?VOV;RVSUMRVX.WFU
/GJLW;WX,VNWR>UTXHUFVXC8JLVSOUDUXNGWJPSXNVOVTUMVL
?VOV;[email protected]
VNUTXKRWHURUSJUTUF<5
( ')$$)(("%'%(&%
%"!'!
3WQWTX2VMHVQAUEX:ISQUMV>TUTXHGXJVTVX4*1XNURMWS
OKRWSRPQXU?SWAWLPTPXMIFOVX46>WXMWQPTXHUSXKSWTOW
WSLPSWAWDPTOWTXVNUTXKROGDGTWXOVDUTVSVQEXQKTGBNWJPTP
B8MRVXLWNWNRWOP(XX5+WTUX4'*94''XNURMWSXOKRWSRWSXJV9
[email protected]<X:ISQUMV>TUTXMIFOVX46XU?SWAWLPTP
WSLPSNWJPXTVXOVNVQXHURUMKSXNGJGTGFX3USUNEXNUQLWSXK9
RWSWQXISVLUNUTXMIFOVX46XWSLNWJPXOVNVQ<XSVLUNUT
[email protected]?OWNPTXOWXKTWX7WSWRVR
WSLNWJPXOVNVQ<X+IFOVX46XUJLU?OWNX=VXISVLUNUTXWSLNWJP
OVNVQX:ISQUMV>OVXWBPEXUBUX=VXCVRUSUXKRWTEXSV;W?P
MIQJVRNUBXKRWTXUTJWTRWSPTXJWMPJPTPTXWSLNWJPEXOKRWMPJPMRW
[email protected]
:ISQUMV>[email protected]?WXIF9
VSUTOVXWSLNWJPXOVNVQ<X)TBWRRW?XHGXJVTVXC8SVAVQJUTUFE
:ISQUMV>TUTXHIMINVJUX8TC8SIRVTRVSUTEXHVQRVTLURVSUT
MUTVXIFVSUTOVXKRWAWQX=VX:ISQUMVXBGXWTOWXMWQWRWOPDP
: >TUTXOVDVSXJV=UMVJUMRVEXJIS7SUFXHUSXBVQUROVXHVQRVTLU9
[email protected][email protected]
VOVSVQXHGXJVTVMUXLWNWNRWMWAWQ<[email protected]
NUTUNUFVXVOVTX:ISQUMVEXHGTGTXOKRWMRPXJKTGAGXKRWSWQ
[email protected]@KQXIFVSUTOVXNUTUNUFV
VOVSVQXHGXJVTVMUXLWNWNRWMWAWQ<XGTOWTXVNUTXKRGT
:ISQUMVX161-X?VOV;[email protected]@RIXHUSXWOPNP
UTBWRRW?XWLWSWQEX164&XMPRPTPXLWNWNRWMWAWQ<5X%QKTKNU
3WQWTPXU?WLX2VMHVQAUEXNWSLXWMPXVT;RWJMKT
SWQWNRWSPTWXURUBQUTEX5,GSXWSLPBPTOWTXOKRWMPXMWTUX: >TUT
OVDVSXQWMHVLNVJUTOVTXQWMTWQRWTWTX=VMW?GLXHWFP
JUMWJUX=VXVQKTKNUQXUJLUQSWSJPFRPQX7SK=KQWJMKTRWSPTPT
OWXCVLUSUJUXKRWSWQX:ISQUMV>OVX;UMWLRWSOWXHUSXTVHFVEXTUJ7U
KRWSWQXOWXH8MRVXHUSXVT;RWJMKTWXQWLQPXMW7WTXHUSXJKTG@
[email protected]<X
3GSJWXWRUJUX/ITUSX,WSWRKDRG>TGEX0LWLISQXWOOV9
JU>TOVQUXLWSU?UX=WRURUQXHUTWJPTOWXFUMWSVLXVOVTX2VMHVQAUE
CWFVLVAURVSUTXCITOVNVXURUBQUTXJKSGRWSPTPXMWTPLRWOP<
2VMHVQAUEXHUSXCWFVLVAUTUTEXNWSLXWMPXVT;RWJMKT
SWQWNRWSPMRWXURCURUXOVDVSRVTOUSNVJUTUXJKSNWJPXIFVSUTVE
HGX=VSURVSVXOVLWMRPXKRWSWQXHWQNWOPDPTPXWTAWQXMIQJVQ
@PQLPDPTPXJ8MRVOU<[email protected]#
WMRPQXO8TVNOVQUXVTXMIQJVQXOVDVSRVSXKROGDGTGXOURVXCV9
LUSVTX2VMHVQAUEXB8MRVXOV=WNXVLLU(X53GTGTXHUSXWMXOW?W
WSLPXJV=UMVOVXOV=WNXVOVAVDUTUXLW?NUTXVOUMKSGF<X+WTU
NWMPJLWXOWXH8MRVXHUSXBVMXHVQRUMKSGFXWNWXKTOWTXJKTSW
:ISQUMV>TUTXVT;[email protected]
UTWTPMKSGF<X+WTUXQGSXWSLPBPTOWTXOKRWMPXMWTUX: >TUT
OVDVSXQWMHVLNVJUTOVTXQWMTWQRWTWTX=VMW?GLXHWFP
JUMWJUX=VXVQKTKNUQXUJLUQSWSJPFRPQX7SK=KQWJMKTRWSPTPT
OWXCVLUSUJUXKRWSWQX:ISQUMV>OVX;UMWLRWSOWXHUSXTVHFVEXTUJ7U
KRWSWQXOWXH8MRVXHUSXVT;RWJMKTWXQWLQPXMW7WTXHUSXJKTG@
[email protected]<[email protected]
RVSUMRVX:ISQUMV>OVX?WRQPNPFXCVSVQXVQKTKNUQXCVSVQJV
[email protected];WQRWXBGXWT9
[email protected]
OV=WNPXM8TITOVXUSWOVJUTUXHVMWTXVLLU<X
[email protected]
[email protected]<
TINIFOVQUX?W;LWOWTXULUHWSVTXHGCITVXQWOWSXVSLVRVTVT
VQKTKNUQXLWRV7RVSUTEXVSLVRVTVTX7KFULU;XM8TOVQUX?WSVQVL9
RVSUTXCVSVQXMWLPSPNXCVSVQJVXLIQVLUNRVXURCURUXCVRUBNVRVSUT
[email protected]
WSWMPXQW7WLWAWDPTWXUTWTPMKSGN<X)TBWRRW?X:ISQUMVEXHVQ9
[email protected]@[email protected]
LWSWQEXOKRWMPJPMRWXHGTGTXKLKNWLUQXJKTGAGXKRWSWQXOW
[email protected]
[email protected]?SWAWLPTPXWSLPSWSWQ
JWDRWMWAWDPXISVLUNXUJLU?OWNX=VXLIQVLUNXWSLPBRWSPMRWXOW
KXHUFUNX>NURRUXHIMINV>XOVOUDUNUFXHIMINVJUTUXOVXHVQ9
[email protected]&XJKTGTOW<
:[email protected];XHUSXMKROWOPS<X)TBWRRW?X8TINIFOVQU
QPJWX=WOVRUXO8TVNOVXOVX:ISQUMVXHGCITVXQWOWSQUXVOUR9
CVTXVQKTKNUXKRNWQLWTXVLQVTXVQKTKNUXKRNWMWXOKDSG
OWXMKDGTXHUSXO8TIBINXMWBWMWAWQLPS<X3GXOWX:ISQUMV>TUT
CITOVNUTOVXWSLPQ<X%T;RWJMKTGTXHUSXSUJQXKRNWQLWT
@[email protected];XM8TOVXVLQURV9
[email protected]
LWHUUXQUXMISINVMVXOV=WNXVOVAVDUF<5
(%&%$("%!("'$)&''
!#)")$)&)!(#)'")$)&
3WBQWXHUSXHWJPTXNVTJGHGXOWX2VMHVQAU>MVEX7UMWJWRWS9
[email protected]
?WLPSRWLLP<[email protected]@WSBWNHW
CITITOVTXULUHWSVTX7KFULU;[email protected]
[email protected]
[email protected]?W;[email protected]
HWBRWNPBLP<X.VSVQX;WUFRVSOVQUXOIBIBXCVSVQJVXOVX: >TUT
OVDVSRVTNVJUXCVSVQJVXHKSJWOWQUXMIQJVRNVEXLWNWNVT
JUMWJUXSUJQUTX=VXHGTGTXJKTGAGXKRWSWQXOWXVQKTKNUQ
UJLUQSWSJPFRPQXSUJQUTUTXKSLWOWTXQWRQNWJPTPTXHUS
MWTJPNWJPOPS5XOVDVSRVTOUSNVJUTOVXHGRGTOG<
:ISQUMV>TUTEX.VFUXWSQPXKOWQRPXCVRUBNVRVSOVTXULUHWSVT
[email protected]?WQXVLNVOUDUXJGTUXHUSXKSLWNWXJISIQRVTNVMV
@WRPBPROPDPTPX=GSCGRWMWTX2VMHVQAUEXNURRVLUTXHGTWXAV=W7
=VSOUDUTUXWTRWLLP<XRQVOVQUXJUMWJVLXMW7PJPTWXOVDUTVT
2VMHVQAUEXBGTRWSPXQWMOVLLU(X5/WWRVJV;XBGXWTQUXJUMWJVL
[email protected]?WRV;VLXISVLVNVMVTXHGXJUMWJVL
MW7PNPFOWEXUQLUOWSXINUOUXKRWTXHUSXNG?WRV;VLXISVLV9
NVMVTXHGXJUMWJVLXMW7PNPFOWX?WQUQWLVTXB8MRVXQWRPAP
WOPNRWSXWLNWMPXOWXOURUMKSGFXWNWXNURRVLUTX=VSOUDUXAV9
=W7EXBGXWTOWXMVLVSRUOUS<X3GEXVQKTKNUQXCVRUBNVRVSXU@UT
OVXVTXHIMIQXCVSVQ@VOUS<X
)TBWRRW?XBGXWTOWXHUSXMPRRPQXQWMHVLLUDUNUFEXHGXCV@VT
JVTVXNWMPJLWTXULUHWSVTXQWMHVLLUDUNUFEX:ISQUMV>OVX;WUF9
RVSUTXMIFOVX&E'>MWXUTOUDUEX0=SG7W>TPTXHUS@KQXIRQVJUTOVT
@KQXOW?WXKRGNRGXC8JLVSCVRVSUTXKROGDGEX:ISQUMV>TUTXK
HPSWQLPDPXMVSOVTXLVQSWSXMIQJVRNVMVXOKDSGXMKRGTGTXOV9
=WNXVOVAVDUTUTXOKDSGXC8JLVSCVRVSUOUSXHGTRWS<5X2U9
MWSVLUTOVX2VMHVQAU>MVEX:ISQUMVX)?SWAWL@PRWSX/VARUJU
:)/X3WBQWTPX/V?NVLX3IMIQVQBUXOVXVBRUQXVLLU<X2VM9
HVQAUXOW?WXJKTSWXRGXWNU>OVEXSW?WLJPFRPDPXTVOVTUMRV
'6XMWBPTOWX=V;WLXVOVTXISSUMVLX%TOIJLSUX/VJRVQX UJVJU
/IOISIX.ISKRX%SUBNUBXU@UTXQPRPTWTXAVTWFVXTWNWFPTW
QWLPROP<X
Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan,
"Çağrı Merkezi’ndeki çalışan sayısını 2014 sonuna kadar
400’e çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. Erdoğan, fabrikada
düzenlediği basın toplantısında, Vestel Müşteri Hizmetleri
Genel Müdürlüğü bünyesinde son bir yılda büyük bir
değişim yaşandığını, satış sonrası hizmetlerde sektörde fark
yaratmak adına yep yeni bir yapılanma sürecine girildiğini,
bilgi teknolojileri alanında projeler ve Manisa’daki "Çağrı
Merkezi"nin bunlar arasında yer aldığını söyledi. Vestel'in
2013 yılında cirosunu yüzde 30 artırdığını, bu başarıda
müşteri hizmetlerindeki değişimin önemli payının olduğunu,
çağrı merkezinin de Müşteri Hizmetleri Genel Müdürlüğü
çatısı altına alarak Manisa’daki Vestel City’e taşıdığını
hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Çağrıyı karşılayan 'iletişim merkezi' ve takibi yapan
'çözüm merkezi'nden oluşan çağrı merkezi, 400 çağrı
karşılama kapasitesine sahip. Ayrıca Manisa ve çevre illerden çoğunluğu kadın 200 kişiye istihdam sağlıyor. Vestel,
Çağrı Merkezi’ndeki çalışan sayısını 2014 sonuna kadar
400’e çıkarmayı hedefliyor. Her alanda operasyonel
mükemmelliğe ulaşarak maksimum müşteri memnuniyeti
sağlamayı amaçladık. Müşteri Hizmetleri Genel
Müdürlüğümüzü 2012 yılının sonunda kurduk. O günden
bugüne müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik projelerimize 20 milyon liralkı yatırım yaptık. Yatırımlarımızda en büyük
payı bilgi teknolojileri alanında yaptığımız yenilikler aldı."
(AA)
Nisan 2014
2013Cumartesi
Perşembe
5 1Şubat
Kalkınma Bakanı Yılmaz, "Biz genel politika olarak faizlerin düşmesinden yanayız. Bunun da güven ve istikrar
ortamında sağlanabileceğini biliyoruz. Bu yıl enflasyon oranı ortalamasının bu rakamlardan oldukça düşük
düzeyde gerçekleşeceğine inanıyorum. Ben büyümenin kalitesinin de 2014'te artacağına inanıyorum" dedi
65/.23696/62. !P7JPHR*KLFQ?=R-4O?R<PNPLR(BLOHO.
IQRBLQMQIR1QO?LPMONRJC@FPEONJPNRGQNQGK?:R4DNDNRJQ
<C7PNR7PROEHOIMQMRBMHQFKNJQREQ>LQNQAOLP5P>ONORAOLOGBMD?JPJO:R*KLFQ?=R#RQAPMRHPLP7O?GBNDNJQR<CNJPFPROLO@ION
JP>PMLPNJOMFPLPMJPRADLDNJD:RMB<MQFJQ=RAD<CN
Q9KILQNQNRPN1LQEGBNRMQIQFLQMKNQROLO@ION
JP>PMLPNJOMFPLPMJPRADLDNQNR*KLFQ?=RE;?RIBNDED
MQIQFKNRHQ8FONLPMONRAOMQ?RCEHCNJPRBLJD>DNDRE;GLPJO:
*KLFQ?=RQLKNQNRHPJAOMLPMR7PRDG<DLQFQLQMLQRPN1LQEGBN
MQIQFLQMKNKNRJC@P5P>ONORAPLOMHPMPI=R-4DRGKLRPN1LQEGBN
BMQNKRBMHQLQFQEKNKNRADRMQIQFLQMJQNRBLJDI9QRJC@CI
JC?PGJPR<PM9PILP@P5P>ONPRONQNKGBMDF-RJPJO:R;7O?RID.
MDNDNRHQ8FONRPJOLPAOLOMRAOMRMQIQFRBLFQEKNK=RAPLLO
QMQLKILQMRO9ONJPRJQL<QLQNFQEKNKR;NPFEPJOILPMONORIQGJP.
JPNR*KLFQ?=RADNDNRCMPHO5OR7PRHCIPHO5ORQ9KEKNJQNRACGCI
;NPFRHQ@KJK>KNQRO@QMPHRPHHO:R*KLFQ?=R1QO?RBMQNLQMKNQ
OLO@IONRJPR-4O?R<PNPLR(BLOHOIQRBLQMQIR1QO?LPMON
JC@FPEONJPNRGQNQGK?:R*QHKMKF5KLQMR7PRCMPHOF5OLPMROLP
ACGCFPRQ9KEKNJQNRJQRJC@FPEONJPNRGQNQGK?:R4DNDNRJQ
<C7PNR7PROEHOIMQMRBMHQFKNJQREQ>LQNQAOLP5P>ONORAOLOGBMD?:
/CMIOGP2NONRADREOGQEOROEHOIMQMKR7PR<C9LCR(BLOHOIQLQMKRJP.
7QFRPHHO>ORECMP5PR1QO?LPMONRJPRGONPRHPIR8QNPLORMQIQFLQMJQ
BLFQEKNKRAPILOGBMD?-RO1QJPLPMONORIDLLQNJK:
016!62.356498/7),74758&8/1
*KLFQ?=R!DF8DMAQ@IQNKR#AJDLLQ8RCL2CNR$;@I2P
OLO@IONRQ9KILQFQLQMKNKNREBMDLFQEKRC?PMONPRJPRE;?RIBNDED
Q9KILQFQGKREBNRJPMP5PRBLDFLDR<;MJC>CNCRAPLOMHHO:R
/CMIOGP2NONROEHOIMQMKRQ9KEKNJQN=RGBLDNQRJP7QFRPHFPEO
Q9KEKNJQN=REOGQEOROEHOIMQMKNRBLFQ?EQRBLFQ?RBLJD>DNDR7DM.
<DLQGQNR*KLFQ?=R@;GLPRIBND@HDR-/CMIOGPREBNR06RGKLJQIO
AQ@QMKLQMKR8P(REOGQEOROEHOIMQMREQGPEONJPR7PRAPLOMEO?LOILPMO
Q?QLHQMQIRPLJPRPHHO:R4DNJQNREBNMQIORECMP9HPRJPRADREBN
JPMP5PR;NPFLO:R!DF8DMAQ@IQNKFK?R7PR4Q@AQIQNKFK?=
#$RQMHO2NONRIDMDLD@DNJQRPFP>ORBLQN=RJP>O@OFR7P
J;NC@CFRECMP5ONPRLOJPMLOIRGQ(FK@RONEQNLQM:RBLQGKEKGLQ
APNRADRIQ?QNKFLQMKNRFDHLQIQR(PIO@HOMOLP5P>ONPR7PR363,2P
JB>MDR/CMIOGP2NONREQ>LKILKRAOMR@PIOLJPRGBLDNQRJP7QF
PJP5P>ONPRONQNKGBMDF:R!DF8DMAQ@IQNKFK?KNRJQ
APLOMHHO>OR<OAORFQGKERQGKNJQR!DF8DMAQ@IQNLK>KNQROLO@ION
<PNPLRBMHQFJQRJQ8QRAOMRNPHLP@FO@RBLQ5QIHKM:-*KLFQ?=
!DF8DMAQ@IQNLK>KRECMP5ONONREKIKNHKRBLFQJQN
9;?CLP5P>ONPRONQNJK>KNKRAPLOMHPMPI=RCLIPNONRAOMRIKEKF
HQMHK@FQLQMKNRO9ONPR<OMFPJPNRECMP5ORJP7QFRPHHOMP5P>ONO
JOLPR<PHOMJO:R#$RQMHO2NONRGPMPLREP9OFLPMJPRPLJPRPHHO>O
AQ@QMKGKRQNKFEQHQNR*KLFQ?=R-4PNRADRBMHQFJQRQMHKI
!DF8DMAQ@IQNLK>KNKNRJQR5OJJORAOMRAPLOMEO?LOIR1QIH;MCRBL.
FQIHQNR9KIHK>KNKRJC@CNCGBMDF-RO1QJPEONORIDLLQNJK:
01,829(3(,5(+(!1
4QIQNR*KLFQ?=R360,RGKLKRACGCFPRMQIQFLQMKNQROLO@ION
EBMDRC?PMONPRJPR/CMIOGP2NONRACGCFPGPRJP7QFRPHFPEONON
EBNRJPMP5PRBLDFLDRBLJD>DNDRE;GLPJO:*KLFQ?=RE;?
IBNDEDRACGCFPNONRADRGKLRO9ONRJPROGORAOMRO7FPRQNLQFKNQ
<PLJO>ONPRJOIIQHOR9PIHO:R"EHO8JQFRMQIQFLQMKNKNRJQREBN
JPMP5PRBLDFLDRBLJD>DNDRIQGJPJPNR*KLFQ?=R'6,RAON
IO@OLOIRGPNOROEHO8JQFRMQIQFKNKNRJCNGQJQROFMPNOLP5PIRAOM
JDMDFRBLJD>DNDRIQGJPHHO:*KLFQ?=R/CMIOGP2NON
PIBNBFOIRBLQMQIRAPLLORAOMREP7OGPGPRDLQ@HK>KNKNRQLHKNKR9O?.
PMPI=R-CNGQJQR360+RNOE(ORBLQMQIRJQ8QROGORAOMRGKLRBLQ5QI:
K@RIBNBNIHCMCNRJPR360+2HPRJQ8QRBLDFLDRBLJD>DND
<;MCGBMD?:R4PNRACGCFPNONRIQLOHPEONONRJPR360+2HP
QMHQ5Q>KNQRONQNKGBMDF-RJOGPRIBND@HD:R
,6R QMHREP9OFLPMOGLPRAOMLOIHPR/CMIOGP2NON
;N<;MCLPAOLOMLO>ONONRQMHHK>KNQRO@QMPHRPJPNR*KLFQ?=RMP1BMF.
LQMQRJP7QFRPJOLFPEOR<PMPIHO>ONOR7DM<DLQJK:*KLFQ?=
/CMIOGP2JPR@P11Q1LK>KRQMHKMFQGQRJ;NCIRJQ8QROGORO@LPGPN
IQMQMRQLFQRECMP9LPMONORBLD@HDMFQGQR9QLK@HKILQMKNKRO1QJP
PJPMPI=R-4OMR@P11Q1LKIR(QIPHORIBNDEDNJQR9QLK@FQLQMKFK?
7QMRPLAPHHPRIO:R/CMIOGPR8PMR?QFQNRADRIBNDLQMRC?PMONJP
8QEEQEOGPHLPRJDMFD@RAOMRCLIP:RBNR06RGKLJQRADRIQJQM
AQ@QMKREQ>LQNJKGEQRADRIPNJOLO>ONJPNRBLFQJK:RCNGQJQIO
GBLED?LDIRPNJPIELPMONJPR/CMIOGPRBLDFLDRG;NJPR<PMOLPJO=
JO>PMRHQMQ1HQNR@P11Q1LK>KRQMHKMJKRQFQRADNDRJQ8QR1Q?LQ
QMHKMFQFK?R<PMPIOGBM:R/CMIOGP2JPRAO?OFRQMHKIR8PMRQLQNJQ
EHQNJQMHLQMKFK?KRJQ8QROLPMOGPRHQ@KFQFK?R<PMPIOGBMJP>PMLPNJOMFPEONJPRADLDNJD:
0172"55'9#83)8#475847389,8)8//'49884731
*KLFQ?=RGPMPLREP9OFLPMJPR4ON<;L2CNRACGCIRAOMRAQ@QMK
<;EHPMJO>ONORJOLPR<PHOMJO:R4DR8DEDEHQR8PF@P8MOLPMONP
HP@PIICMRPJPNR*KLFQ?=ROLONREP9OFLPMJPR#$RQMHO2GP
ACGCIRJPEHPIR7PMJO>ONORIQGJPHHO:R4QIQNR*KLFQ?=RGPMPL
EP9OFLPMJPRQN2JQNRJQ8QROGORAOMREBND9RAPILPJO>ONORJPRE;.
?LPMONPRPILPJO:RR$--%
,'',-+',%-)%**&-)()&#&"-(+%+!-$+,',
/CMIOGP2JPREBNR0+RGKLJQRIO@ORAQ@KNQRFOLLOR<PLOMONR+RAON
03)RJBLQMJQNRGC?JPR0%0RQMHK@LQR06RAONR'&3RJBLQMQ
DLQ@FQEKNQR(QMQLPLRBLQMQIRFBHBMLDRIQMQRHQ@KHKREQGKEKNJQ
JQRGC?JPR00'RQMHK@R<;MCLJC:R3666RGKLKNJQR8PMR&RIO@OJPN
AOMONPRQMQ9RJC@PMIPN=RADRBMQNR<P9PNRGKLREBNDROHOAQMKGLQR+
IO@OJPNRAOMONPRIQJQMRGCIEPLJO:R$O@ORAQ@KNQRJC@PNRFOLLO
<PLOMR5QMOR1OGQHLQMLQR3666RGKLKNJQR+RAONR03)RJBLQMIPN=
<P9PNRGKLREBNDROHOAQMKGLQR06RAONR'&32GPRGCIEPLJO:R4DNQ
<;MPRFOLLOR<PLOMJPREBNR0+RGKLJQRGC?JPR0%0RBMQNKNJQRAOM
QMHK@R<;MCLJC:RHPRGQNJQNRNC1DE=R3666RGKLKNJQR%'RFOLG.
BNR&6,RAONR)3'RIO@OGIPN=RQMQJQNR<P9PNR0+RGKLJQRGC?JP
0,RQMHK@LQR'%RFOLGBNR%%'RAONR&%+RIO@OGPRDLQ@HK:R
-#,'(!-,!-$,,(+
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Yaşar
Öztürk, "Bakanlığın kredi desteğiyle
tamamlanan 155 organize sanayi bölgesinde 1 milyon 350 bin kişiye istihdam imkanı sağlandı" dedi. Bilim,
Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü 6.
Bölge İstişare ve Değerlendirme
Toplantısı Diyarbakır'da yapıldı.
Toplantıda konuşan Sanayi Bölgeleri
Genel Müdürü Öztürk, küresel pazarda
yer edinebilmenin en temel şartının
rekabet olduğunu söyledi. Rekabetin
bilgi ve teknoloji üretip bunu
ticarileştirmekle mümkün olabileceğini
kaydeden Öztürk, bakanlık olarak ARGE, girişimcilik ve yenilikçilik faaliyetlerine büyük önem verdiklerini
vurguladı. Öztürk, bu sayede bilginin
üretililip, ticarileştirilmesi yönündeki
çalışmaların hız kazandığını ifade etti.
Teknogirişim Sermaye Desteği
Programı ile yeni ve yenilikçi fikirleri
olan genç girişimcilerin, iş fikirlerini
katma değeri yüksek teşebbüslere
dönüştürebilmeleri için çekirdek sermaye sağlayarak desteklenmesinin
hedeflendiğini aktaran Öztürk, "Söz
konusu destek ile yüksek eğitimli, nitelikli gençlerin iş hayatına
kazandırılması da amaçlanmaktadır"
dedi. Genel Müdür Öztürk, Türkiye'de
273 organize sanayi bölgesinin
bulunduğunu dile getirerek, şöyle
konuştu: "Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı'nın kredi desteğiyle tamamlanan 155 organize sanayi bölgesinde
1 milyon 350 bin kişiye istihdam
imkanı sağlandı. Türkiye'deki 273 organize sanayi bölgesinin tam kapasiteyle faaliyete geçmesi halinde 2 milyon kişiye istihdam imkanı sağlanmış
olacak. 453 sanayi sitesi projesi de
tamamlanarak yaklaşık 467 bin 500
küçük esnafımızın daha sağlıklı
şartlarda çalışmasına imkan
sağlanmıştır. (AA)
#GNKRJ;NPFJPRFBHBMLDRIQMQRHQ@KHKREQGKEKNJQIORQMHK@
BMQNKROEPRGC?JPR00'ROLPRMPIBMRIKMJK:R3666RGKLKNJQRHMQ1OIHP.
IORHB(LQFRQMQ9REQGKEKR&RFOLGBNR,36RAONR++)ROIPN=RAD
MQIQFR<P9PNRGKLREBNDROHOAQMKGLQR0'RFOLGBNR),)RAON
++'2GPRGCIEPLJO:
$O@ORAQ@KNQRJC@PNRFBHBMLDRIQMQRHQ@KHKREQGKEKRQMQJQN
<P9PNRJ;NPFJPROIOGPRIQHLQNJK:RGLPRIOR3666RGKLKNJQR&
IO@OJPNRAOMONPRQMQ9RJC@PMIPN=RADRBMQNR360,2HPR+RIO@OJPN
AOMORBLQMQIR<PM9PILP@HO:R3666.360,RGKLLQMKRQMQEKNJQRNC.
1DEQR0+RGKLJQR&RFOLGBNR&%,RAONR),'RIO@ORPILPNOMIPN=RFB.
HBMLDRIQMQRHQ@KHKR1OLBEDNQR)RFOLGBNR%0&RAONR))&RQMQ9RPI.
LPNFPEORJOIIQHOR9PIHO:R4DNQR<;MP=RADRJ;NPFJPRQMQ9
EQGKEKRNC1DEHQNRJQ8QR8K?LKRQMHHK:
09467899375+*299729+8279*,*3*7590
BHBMLDRIQMQRHQ@KHLQMKNJQRPNRGCIEPIRQMHK@REQGKEKRBHB.
FBAOLJPR<;MCLJC:R3666RGKLKNJQR+RFOLGBNR+33RAONR0&6
BLQNRBHBFBAOLREQGKEKNQRQMQJQNR<P9PNRECMPR?QM1KNJQR+RFO.
LGBNR&%0RAONR'+,RGPNORBHBFBAOLRPILPNJO:R/CMIOGP2JP
HMQ1OIHPIORBHBFBAOLREQGKEKRGC?JPR006RQMHK@LQR360,RGKLK
EBNDROHOAQMKGLQR)RFOLGBNR3&,RAONR)3,2PRGCIEPLJO:
#MQ9LQMRQMQEKNJQRPNRGCIEPIRQMHK@RBMQNKROEPRGQILQ@KI
GC?JPR3'6ROLPRIQFGBNPHHPR<;MCLJC:R$QFGBNPHREQGKEK
3666RGKLKNJQR')+RAONR+)ROIPN=RADRMQIQFR<P9PNRGKLR3
FOLGBNR),,RAONR62GPRDLQ@HK:
$--%
)"&%-,(,#-
+
*+$*,'-*)#-)"
Türkiye Ev Tekstili Tasarım Yarışması Ödül Töreni'nde konuşan TİM
Başkanı Büyükekşi, "Hazır giyim sektörümüz yüzde 9, tekstil sektörümüz ise yüzde 9,2 oranında ihracatını artırdı. Böylece her iki sektörümüzde Türkiye ortalamasının üzerinde bir artış gösterdi" dedi
'4/7+89 #46&6,.56498&577 /" R4Q@IQNK
P8FPHR4CGCIPI@O=RGKLKNROLIR9PGMP>ONJPR8Q?KMR<OGOF
EPIH;MCNCNRGC?JPR)=RHPIEHOLREPIH;MCNCNROEPRGC?JPR)=3
BMQNKNJQRO8MQ5QHKNKRQMHKMJK>KNKRAPLOMHPMPI=R-4;GLP5PR8PM
OIOREPIH;MCFC?JPR/CMIOGPRBMHQLQFQEKNKNRC?PMONJPRAOM
QMHK@R<;EHPMJO-RJPJO:R4CGCIPI@O=RLDJQ>R/PIEHOL
"8MQ5QH9KLQMKR4OMLO>OR/"4RHQMQ1KNJQNRAOMRBHPLJPRAD
GKLR+2CN5CECRJC?PNLPNPNR-/CMIOGPR7R/PIEHOLOR/QEQMKF
*QMK@FQEKRJCLR/;MPNO-NJPRGQ(HK>KRIBND@FQJQ=
!DF8DMAQ@IQNKR#AJDLLQ8RCLR7PRIBNBFOR4QIQNK
O8QHRPGAPI5OROLPR<OHHOILPMOR$D7PGH2HPNRGPNORJ;NJCI.
LPMONO=RADNQRMQ>FPNR4QIQNRPGAPI5O2NONRQGQ>KNKN
HB?DGLQRADMQJQIORO8MQ5QH9KLQMKRGQLNK?RAKMQIFQJK>KNK
E;GLPJO:R$D7PGHR?OGQMPHONJP=R/CMIOGP2GPR9BIRACGCIRAOM
OL<ORBLJD>DNDR<;MJCILPMONORO1QJPRPJPNR4CGCIPI@O=
/CMIOGP2NONRADNJQNREBNMQRPNR;NPFR7PMFPEOR<PMPIPN
IBNDLQMKNRHQEQMKF=R#M.P=RONB7QEGBNR7PRFQMIQ
BLJD>DND=RIQHFQRJP>PMONRJQ8QRJQRQMHKMKLFQEK
<PMPIHO>ONORAPLOMHHO:
4CGCIPI@O=R0ROEQN2JQRO8MQ5QHRMQIQFLQMKNK
Q9KILQJKILQMKNKRQNKFEQHQMQI=R/CMIOGP2NONRO8MQ5QHKNKN
FQMHRQGKNJQR<P9PNRGKLKNRQGNKRQGKNQR<;MPRGC?JPR+=,
BMQNKNJQRQMHHK>KNK=R,RQGLKIRO8MQ5QHKNROEPRGC?JPR%=32LOI
QMHK@LQR,)RFOLGQMRJBLQMQRGCIEPLJO>ONORAOLJOMJO:RQ?KM
<OGOFR7PRHPIEHOLREPIH;MLPMONJPRO8MQ5QHRQMHK@KNKN
ECMJC>CNPRJOIIQHOR9PIPNR4CGCIPI@O=R@DNLQMKRIQGJPHHO
-Q?KMR<OGOFREPIH;MCFC?RGC?JPR)=RHPIEHOLREPIH;MCFC?
OEPRGC?JPR)=3RBMQNKNJQRO8MQ5QHKNKRQMHKMJK:R4;GLP5PR8PM
OIOREPIH;MCFC?JPR/CMIOGPRBMHQLQFQEKNKNRC?PMONJPRAOM
QMHK@R<;EHPMJO:R?PLLOILPROIOREPIH;MCFC?R<P9PNRGKL
O8MQ5QHKNKR3RFOLGQMRJBLQMKNRC?PMONPR9KIQMJK=R8PJP1RAD
GKLRADRMQIQFKR,6RFOLGQMRJBLQMQRGCIEPLHPAOLFPI:R363,
GKLKR8PJP1LPMONPRAQIHK>KFK?JQROEPRHPIEHOLREPIH;MCNCNR36
FOLGQMRJBLQM=R8Q?KMR<OGOFREPIH;MCNCNROEPR%6RFOLGQM
JBLQMR8PJP1OR7QM:R4DRJQRAO?PR@DNDR<;EHPMOGBM
R<PMPI
8Q?KMR<OGOFR<PMPIRHPIEHOLR/CMIOGP2NONR<PMPIROEHO8JQF
Q9KEKNJQNR<PMPIEPRO8MQ5QHRQ9KEKNJQNR8QLQR9BIR;NPFLO
EPIH;MLPMO:R"IOREPIH;MCFC?RJPRIPNJOLPMONORJ;NC@HCMFP
8K?KRQ9KEKNJQNR/CMIOGP2GPR<PM9PIHPNR;NPFLORAOMR;MNPI
BLDGBMLQM:RPFRHPIEHOLR8PFRJPR8Q?KMR<OGOFREPIH;MLPM.
OFO?RJP>O@OFPRPNR8K?LKR@PIOLJPRQJQ(HPRBLQNREPIH;MLPM.
OFO?:RRGC?JPNRJP>O@OFRJONQFOILPMONPR7PR9Q>KN
<PMPILPMONPRDGQNRADROIOREPIH;M=R/CMIOGP2JPR;NPFLO
AQ@QMKLQMQROF?QRQHKGBMLQM:091 2*607"9+64.)36.
4CGCIPI@O=RIQHFQRJP>PMORQMHKMFQRG;NCNJPIO
GQMK@FQLQMQRIPNJOLPMONONRJPRJPEHPILPMR7PMJOILPMONOR7DM.
<DLQGQMQI=RQGMK5QRCNO7PMEOHPREQNQGORO@AOMLO>ONONR;NPF.
ONPRJOIIQHOR9PIHO:RR-/CMIOGPNONR5QMORQ9K>KRGBI=RONB.
7QEGBNRQ9K>KR7QM-RJOGPNR4CGCIPI@O=RADR9PM5P7PJPRAD
EPNPR-"NB7Q.O<-RQJKRQLHKNJQR@OMIPHLPMORRIQHP<BMOJP=RO.
NB7QEGBNRIBNDEDNJQRGQMK@HKMQ5QILQMKNKRAPLOMHHO:R4CHCN
1OMFQLQMKRFQGKERQGKNKNREBNDNQRIQJQMRGQMK@FQGQ
IQHKLFQGQR9Q>KMQNR4CGCIPI@O=R-"NB7Q.O<RGQMK@FQEKNQ
@DRQNQRIQJQMR366R1OMFQRAQ@7DMJD:ROMFQLQMKFK?RBNLONP
BLQMQIRFCMQ5QQHRPJPAOLOMLPM:R4DRFCMQ5QQHLQMRNPH.
O5PEONJPR/CMIOGPR"NB7QEGBNRQ1HQEKNJQRADR@OMIPHLPM=R
1QMILKRIQHP<BMOJPROLIRC9CREP9OLP5PIR7PRADROLIR,R#7MD(Q2.
JQRAO?PRONB7QEGBNRJQLKNJQR/CMIOGP2GORHPFEOLRPJP5PIJPJO:R/"4R7PR4DMEQR/O5QMPHR7PRQNQGORJQEKR4/
*;NPHOFR$DMDLDR4Q@IQNKR"AMQ8OFR4DMIQGRJQR36002JP
030=R36032JPR33,=R360,2HPR+3+RPEPMONRIQHKLJK>K
GQMK@FQGQ=RADRGKLR,6RPEPMRAQ@7DMDEDNDNRGQ(KLJK>KNK
IQGJPJPMPI=R9P@OHLORIQHP<BMOLPMJPRHB(LQFR,0R;JCLCN
EQ8O(LPMONORADLJD>DNDRAOLJOMJO:IBNBFOR4QIQNKRO8QH
PGAPI5O=R4DMEQRQLOEOR CNOMR$QMQLB>LD=R4CGCI@P8OM
4PLPJOGPR4Q@IQNRPIOLOR#AJDLLQ8R$QMQJQ>=R4/
P5LOER4Q@IQNKRPF?OR/B(DIDNRJQRIQHKLJK>KRH;MPNJP=
-/CMIOGPR7R/PIEHOLOR/QEQMKFR*QMK@FQEK-NJQRJPMP5PGP
<OMPNLPMPR;JCLLPMOR7PMOLJO:R$--%
%+*,,(+-$)*$&
Sıkıntılı günlerini geride bırakan
Fındık Tarım Satış Kooperatifleri
Birliği'nin (FİSKOBİRLİK), tekrar
geçmiş dönemlerdeki gibi fındık
üreticilerine katkı sağlamak için ilerleme katettiği bildirildi
Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi
Bayraktar, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, yaklaşık iki yıl önce
başlayan ve bugüne kadar devam eden "tekrar piyasada var olma
savaşlarının" başarıyla
sürdürüldüğünü söyledi.Birliğin
borçlarını belli bir plan dahilinde
ödemeye başladıklarını belirten
Bayraktar, "Bir kısım sıkıntılarımız
giderildi, artık FİSKOBİRLİK bugünden yarına 'şu borcu nasıl
ödeyeceğim'den ziyade 'üreteceğim,
fındığı alacağım, alırken üreticiye ne
kadar katkım olacak, aldığım ürünü
nasıl değerlendireceğim, nihai
tüketiciye ulaşırken ürünlerimiz hangi kalitede ve hangi maliyette
ulaşacak' anlamında bir çaba
içerisinde" dedi.
Bayraktar, bu yıl üreticiden
yaklaşık 5 bin ton civarında fındık
aldıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: "Bu fındığın da büyük bir
bölümünü entegre tesisinde
işleyerek nihai tüketicinin hizmeti
sunacağız. Bundan sonra da FİSKOBİRLİK her geçen yıl daha da
büyüyecek, belki önümüzdeki yıl sezona bir önceki yıldan daha güçlü
gireceğiz, belki daha fazla üreticiye
ulaşıp daha fazla fındık alacağız,
ürünlerimizi geliştirerek belki daha
fazla ürünle daha geniş pazarlara
ulaşacağız. Özetle FİSKOBİRLİK, kooperatifler aracılığıyla üreticiden
fındığı alacak, aldığı fındığı da
tesislerde işleyecek ve bir pazarlama
ağı yoluyla da tüm Türkiye'ye, tüm
dünyaya ürünlerini ulaştıracak.
FİSKOBİRLİK piyasada rekabet edebilir, ayakları üzerinde duran ama
sonuç itibarıyla varoluş sebebi olan
üreticisine, ortaklarına katkı
sağlayan bir kurum olma yolunda
hızla ilerleyecek."
- "Sindire sindire yükseliyoruz"
Bayraktar, sindire sindire, aşama
aşama, taşları yerine koya koya bir
yükselişte olduklarını vurguladı.
Bilançoları izlendiğinde 6 yıldan bu
yana her geçen yıl biraz daha iyi
olduklarının görüldüğünü dile getiren Bayraktar, "Artık biz borçlarla ilgili bir kavga içerisinde değiliz,
onları hallettik. Bundan sonra üreticiye nasıl faydalı olabiliriz, nihai
tüketiciye hangi değerli ürünlerle
ulaşabiliriz kavgası içerisindeyiz ve
bu kavgadan giderek yükselen bir
ivmeyle başarılı çıkıyoruz, görünen
tablo bu" diye konuştu. (AA)
5 Nisan 2014 Cumartesi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, "Hiçbir başarı tesadüfi değildir, başarı ter kokar. Seçimlerin
sonuçlarını şansla, talihle, kaderle, kısmetle, konjonktürle falan filan izah edemezsiniz. Başarısız olanların, 'Ya
ben başarısızım, yerime başkası gelsin' diye bir alışkanlığı yok maalesef. CHP'de bu hiç yok" diye konuştu
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı
Hüseyin Çelik, AK Parti'nin 2002 yılından bu
yana seçimlerde gösterdiği başarının
muhalefet tarafından hazmedilemediğini belirterek, "Hiçbir başarı tesadüfi değildir,
başarı ter kokar" dedi. Kuşadası Efes Kongre Merkezi’nde düzenlenen "9. Türkiye
Muhasebe Forumu"na katıldıktan sonra
Kuşadası Kaymakamlığı'nı ziyaret eden Çelik, burada gazetecilerin yerel seçim
sonuçlarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Türkiye'de başarı sergileyemeyen partilerin kendilerine yönelik eleştirilerde
bulunduğunu ifade eden Çelik, yüzde 1 oy
alanların da "Başarımızı gölgeliyorlar"
şeklinde açıklama yaptığını ifade etti. Her
maçın bir galibi bir mağlubu olduğuna
işaret eden Çelik, şunları kaydetti: "Ya da
berabere kalırsınız? Şimdi beraberlik var mı
bu maçta, yok. Bir galip var, bir de mağlup
var. Şimdi 'Biz oylarımızı arttırdık' eğer diyorlarsa, neye göre arttırdınız? 2009 seçimlerinde CHP'nin aldığı oy yüzde 23,1. Şu anda aldığı oy yüzde 28.4, birkaç puanlık artış
var doğru. AK Parti yüzde 38,8 almıştı.
Şimdi de 45,6 aldı. Sonuçta AK Parti ile sizin
aranızda 7 puan var. İktidara alternatif olabilmeniz için böyle bir manzara size yetmez.
Bu bir züğürt tesellisidir. Genellikle
mağluplar kendini teselli eder. Zayıf alan
öğrenciler derler ki, 'Ben çalışsam ben de
alırdım.' Zaten biz de diyoruz ki, 'Çalışsan,
alırdın' Bunu çok ciddiye almıyorum.
Sonuçta vatandaş sandıkta kararını vermiş.
Milli irade böyle tecelli etmiş."
!! L<F@FIDLIM@K<JBM@>I?<HLGFIF
DK7KGHKIDJGKIM'JHKM6KM+>@ALHM*>HJCJELHLGM-LELIF
%@HLB9M,(LDFIM8KHKDJAKM8L=ELIHLGFBF:FI
1I;B;:DKEJMMAFHDLMAL.L2LEHLGFM.G>KHKGHKM6K
<LHF=BLHLGHLMLDHLGFIDLIM@FE<LM@1:MKCCJGK2KE0
HKGJIDKIM=;.3KBMA>E5M(LDFIM8KHKDJAK
8L=ELIHLGF9M>GCLALME>AL2LEHLGFM.KG)>GBLI@HL
A1IKCCJEHKGJMEKICHKGDKM)LGEFIDLHFEM>H?=C?GL2LE,
DKDJ5M'JHKM6KM+>@ALHM*>HJCJELHLGM-LELIFM'A=KI?G
%@HLB9M!M$LGC/CLMAL.FHLIMAKGKHM@K<JBHKGJI
ELDFIHLGML<F@FIDLIMLAGFM8JGMLIHLBMCL=FDF7FIFM8K0
HJGCKGKE9M,+K<JBM<LHF=BLHLGFIDL9M@LIDF7LMELCFHFB
I>ECL@FIDLMELDFIHLGFBF:9M8?M@K<JBHKGJIM8KHJG0
HKAJ2J@JM6KMEL:LILIFM>HB?=C?G,MDKDJ5M-LELIM%@0
HLB9MELDFIHLGML<F@FIDLIM!M$LGCM!MAKGKH
@K<JBM@>I?<HLGFIFMDK7KGHKIDJGDJ5M+K<JBHKGJI9
.KEM<>EM1:KHHJ7JM8LEFBFIDLIM@JAL@LHM3LALCFI
1IKBHJMBKG3LHKHKGJIDKIM8JGJM>HD?7?I?MLIHLCLI
%@HLB9MAKGKHM@K<JBJIMGK)KGLID?BL
D1I;=C;G;HD;7;M8?M@K<JBHKGDK9MBJHHKCJIM@>I
@1:;I;M@LIDFECLM@1AHKDJ7JIJIMLHCFIFM<J:DJ5M%@HLB9
BJHHKCJIMDKB>EGL@JMDF=FMBKC>CHLGLMELG=FM>AILILI
>A?I?M8>:D?7?I?9M8L@JGKCJIJM6KM)KGL@KCJIJM8JG
EK:MDL3LM41@CKGDJ7JIJMJ)LDKMKCCJ5MM+K<JBKMELCFHLI
BJHA>IHLG2LM6LCLIDL=FIM>GCLALME>AD?7?MJ0
GLDKIJIM3KGMC;GH;MCLEDJGJIM;:KGJIDKM>HD?7?I?
6?G4?HLALIM%@HLB9M,+>IM!MAFHFIMELCFHFBMGKE>G?0
I?IMEFGFHDF7FM8?M@K<JBHKG9M1:KHHJEHKMELDFIHLGFBF:
L<F@FIDLIMLAGFM8JGMLIHLBMCL=FA>G5M+K<JB
<LHF=BLHLGFIDL9M@LIDF7LMELCFHFBMI>ECL@FIDLM8?
@K<JBHKGJIM8KHJGHKAJ2J@JM6KMEL:LILIF
ELDFIHLGFBF:M>HB?=C?G,MDKDJ5M%@HLB9M<L7DL=FM.KE
<>EMD;IALM;HEK@JIDKIM1I2KM ;GEJAK/DK
ELDFIHLGLM@K<BKM6KM@K<JHBKM3LEEFMCLIFIDF7FIF
3LCFGHLCCF5M(LDFIHLGFIM@JAL@KCCKMAKCKGJI2KMCKB@JH
KDJHBKDJ7JIJIM8JGM4KG<KEM>HD?7?ILMJ=LGKCMKDKI
%@HLB9MLI2LEM!M$LGCMAKGKHM@K<JBHKGJIDKMLDLA
>HLIMELDFIHLGFIM@K<JBM<LHF=BLHLGFIFIMELB?>A?0
I?IMCLEDJGJIJMEL:LIDF7FIFM@1AHKDJ5M
- "64 yıldır CHP sandıkta yeniliyor"
CHP'nin 64 yıldır sandıkta yenildiğine
işaret eden Çelik, şöyle devam etti: "CHP
çok rahatsız, bunu yadırgıyorum ben. CHP'nin şimdiye kadar yenilgiye bağışıklık
kazanmış olması lazımdı, ben ona hayret
ediyorum. Çünkü 64 yıldır CHP sandıkta yeniliyor. Siz 64 yıldan beri CHP'nin hiç
seçimin galibi olduğuna şahit oldunuz mu?
Onun için bir 1989'da SHP ile belediyelerde
nispi başarı elde ettiler. Ama o gün
bugündür CHP hep muhalefettir, CHP hep
yenilir. Ama bir türlü de bunu hazmetmezler.
O zaman aynı şeyleri yaparak farklı sonuç
alamazsınız. CHP kendi tarzını, tavrını gözden geçirip, 'Biz nerede hata yaptık? Biz
nasıl Türkiye'de iktidarın alternatifi olabiliriz?' sorusunu kendisine sorması lazım, ona
göre de tedbirini alması lazım."
- "Negatif propaganda
siyasetin seviyesini düşürüyor"
Negatif propagandanın Türkiye'de
siyasetin seviyesini düşürdüğüne işaret eden Çelik, "Biz Türkiye'deki siyasetin seviyesi açısından aslında siyasi rakiplerimizin de derli toplu olmasını isteriz. Tabi ki
bizden çok oy almalarını istemeyiz. Ama bu
muhalefet tarzı ile siyasetin seviyesi
düşüyor. Biz pozitif muhalefet yaptık, o
arkadaşlar negatif muhalefet yaptı. Siz rakibinizi kötüleyerek sonuç alamazsınız. 'Siz
ne yapacaksınız', vatandaş bunu soruyor. 17
Aralık olmasaydı sayın Kılıçdaroğlu ne
söyleyecekti?
siyaset yapıyor, birisi
siyasal Kürtçülük üzerinden siyaset
yapıyor. Bunun yüzde
21-22'ye çıkabilir ama
daha öteye geçmemesi ülkemiz açısından
büyük bir talih
bence" diye konuştu.
Yani geçmişte böyle çok iyi bir başarıları
var, bunu mu anlatacaktı, yoksa halka umut
veren bir projeleri var onu mu anlatacaktı?
Hayır. Sayın Bahçeli yine idare ederdi. İşte
bizi ihanetle, hıyanetle suçlardı. 'Bölüyorlar'
derdi. PKK, Apo, KCK, çözüm süreci, idare
edecekti Bahçeli. Ama CHP ne söyleyecekti? Şimdi bu negatif propaganda siyasetin
seviyesini düşürüyor" şeklinde konuştu.
- "Etnik siyaset yapanların
oy oranı yüzde 20 civarında"
Türkiye'de etnik siyaset yapanların oy
oranının düşük olmasının sevindirici
olduğunu ifade eden Çelik, "Bakın bu
Türkiye açısından bir talihtir. BDP yüzde 5,76 civarındadır, artmıyor oyu. MHP 13 ile 15
arasında gidip geliyor. Birisi etnik Türkçülük
yapıyor yani siyasal Türkçülük üzerinden
Çelik, "CHP'de
genel başkan
değişikliği yapılmalı
mı?" sorusuna, "Bu
CHP'nin kendi problemidir. Türkiye'de
başarısız olanların,
'Ya ben başarısızım, yerime başkası gelsin'
diye bir alışkanlığı yok maalesef. CHP'de bu
hiç yok. Ama taban bunu zorlar mı, kendi içlerinde ne yaparlar, o CHP'lilerin problemi,
biz işimize bakıyoruz" cevabını verdi. Partisinin 2002 yılından bu yana seçimlerde
gösterdiği başarının muhalefet tarafından
hazmedilemediğini savunan Hüseyin Çelik,
"Hiçbir başarı tesadüfi değildir, başarı ter
kokar. 2002'de birinci seçimde 'Bu konjonktüreldir', ikinci seçimde 'Şanstır',
üçüncüsünde 'Talihtir' dediler. Seçimlerin
sonuçlarını şansla, talihle, kaderle, kısmetle,
konjonktürle falan filan izah edemezsiniz. 8
kere üst üste bir siyasi hareket sandıkta
başarı sağlıyorsa, hakkını teslim edin,
şapka çıkarın" dedi. Öte yandan Kuşadası
Kaymakamı Muammer Aksoy ile görüşen
Çelik, çıkışta anı defterini de imzaladı. (AA)
Konak Belediye Başkanlığına seçilen CHP adayı Pekdaş, mazbatasını alarak göreve başladı.
Pekdaş, belediyede ilk icraat olarak başkanlık katındaki elektronik şifreli kilit sistemlerini söktü
! !!! @K<JHKIM#"*MLDLAF
+KBLM*KEDL=9MBL:8LCL@FIFMLHLGLEM41GK6KM8L=HLDF5
*KEDL=M6KM#"*/DKIM(>ILEM-KHKDJAKM$K2HJ@MAK@J
@K<JHKIMLDLAHLG9M#KHLHM'CJEM+.>GM+LH>I?/IDLM)LLHJAKC
41@CKGKIM%H<KM+K<JBM(?G?H?ILM4KHKGKE9MBL:8LCLHLGFIF
LHDF5M#"*M%:BJGM$JHHKC6KEJHJM";HALM;6KI/JIMDKMEKI0
DJ@JIKMK=HJEMKCCJ7JM*KEDL=/LMBL:8LCL@F9M(>ILEM5M%H<K
+K<JBM(?G?H?M-L=ELIFML3JCM ;A@;:MCLGL)FIDLIM6KGJH0
DJ5M*KEDL=9MBL:8LCL@FIFMLHBL@FIFIMLGDFIDLIMEKIDJ@JIK
DK@CKEM6KGKIM.LGCJHJHKGHKM#?B3?GJAKCM$KADLIF/IL
ELDLGMA;G;AKGKE9MBKADLIDLEJMBK2HJ@M;AKHKGJAHK
'CLC;GEM'IFCF/ILM<KHKIEM@?ID?5M 1GKIM8JCJBJIDK
#?B3?GJAKCM$KADLIF/IDLIM(>ILEM-KHKDJAK@JM3J:BKC
8JIL@FIFIM8?H?ID?7?M-L@BLIKM$KADLIF/ILM.LG0
CJHJHKGJIM@H>4LIHLGFMK=HJ7JIDKMA;G;AKGKEM4JDKIM*KEDL=9
8KHKDJAKAKM4KHJ=JIDK9M.LGCJHJHKGM6KM8KHKDJAKM.KG@>IKHJ
CLGL)FIDLIM<J<KEHKMELG=FHLIDF5M
!! *KEDL=9M8L=ELIHFEMBLELBFIFIM8?H?ID?7?MELCL
<FECF7FIDLMJHEMJ2GLLCM>HLGLE9M@K<JBMELB.LIALMD1IK0
BJIDKM8JGMCKHK6J:A>IMELILHFIDLMA1IKHCJHKIM,+K<JHJG@0
KIJ:9MJHEMJ2GLLCFIF:MIKM>HL2LE,M@>G?@?ILMELG=FHFEM>HLGLE
6KGDJ7JM@1:;MC?CLGLE9MKHKECG>IJEM=J)GKHJMEJHJCM@J@CKBHKGJ0
IJM@1EC;5M,"LHEFIM8KHKDJAK@JIDKM=J)GKHKIBJ=MEL.FHLG
>HBL:,MDJAKIM*KEDL=9M41GK6JM(>ILEM-KHKDJAK
-L=ELIMLGDFB2FHF7FM41GK6JIJMA;G;CKIM+KG.JH
;I41G/DKIMCKB@JHJM>HLGLEM8L=ELIHFEMB;3G;I;MCK@HJB
LHLGLEMDK6GLHDF5M*KEDL=9MDK6JGMCK@HJBDKMAL.CF7F
E>I?=BLDL9MBL:8LCL@FIFMLHBL@FIFIMLGDFIDLIMBK2HJ@
;AKHKGJAHKMJHEM>HLGLEM'CLC;GE/KM=;EGLIMD?A4?HLGFIFMJ0
)LDKMKCCJEHKGJIJMDJHKM4KCJGKGKE9M=?IHLGFM@1AHKDJM
,-?M;HEKIJIM8JGMELDFIMA?GCCL=FM>HLGLEM8KIMELB?
E?G?B?IDLM8JGMCKB@JHM41GK6JIKM4KHJA>G@LB9MA;G;CBK
41GK6JMJ<JIM@K<JHJA>G@LB9M8?M8;A;EM'CLC;GE/;I9M/I
8;A;EMK@KGJB/MDKDJ7J9M ;GEJAKM#?B3?GJAKCJ/IJMHLJEM8JG
3?E?EMDK6HKCJM>HLGLEME?GBL@FM@LAK@JIDKDJG5MLJE9
3?E?EMDK6HKCJIDKEJMDKB>EGL@JIJIMDKM/CLBMDKB>EGL@J/
3LHJIKM4KHBK@JMDKMELDFIMA?GCCL=HLGFIMK=JCMCKB@JHJAHK
B;BE;IM>HL2LECFG5M-?9M'CLC;GE/;IM41@CKGDJ7JM=KEHJAHK
<L7DL=M?A4LGHFEMA>H?IDLMJHKGHKBKEMDKBKECJG5M
-?MIKDKIHKM8J:9MLAIFM:LBLIDLM<L7FIM3F:FIL9
D;=;I2KMCLG:FILM?A4?IM8JGMD;=;I2KM@J@CKBJM6K
<LHF=BLMCKB.>@?AHLM;HEKBJ:JM<L7DL=M?A4LGHFEM@K6JAK0
@JIKM<FELGCBLEMD?G?B?IDLAF:5M-?I?IMJ<JIMELDFI9
KGEKEME>HME>HLM6KGKGKEM<LHF=BLBF:M4KGKEJA>G5
>HLAF@FAHLM8KIJBM(>ILEM-KHKDJAK@JIJIMJHEMELDFI
8L=ELIFM>HLGLEM@>G?BH?H?7?BML7FG9M3KBMDKB>EGL@JAK
>HLIM8>G2?B?:M3KBMELDFIMLGELDL=HLGFBLM>HLIM8>G0
2?BML7FG5M-?M@>G?BH?H?EHLM8J:M3KGEK@HKM8;C;I
(>ILEHFHLGHLME>HME>HLM<LHF=BLMCKB.>@?MJ<JIDK
>HL2L7F:9M(>ILE/F9M8;A;EM8JGMLJHKM3LHJIK
4KCJGK2K7J:5,
&
./00#120/0(#1-0,2./'(*.2!02$ %./
!0,/1)2.).,'20/1)2.-'('2!0
+0*$)-. 1%12+1/1,+0,2#.('2!02 $.%'20/1,+0,
+(-*0%0,/0-1,2*1//0#21-.+0 1,12(1++0#2%$/&%
/.2/0/0*02../.-','2"/0-0)21"/1%$-&"2&
01*/0-+022.-#120"1121-2$&,/&)/.21-1,
1+1-2.*.2).".,.,2*1//121-/1)2!02).-+0(/11*1"
$/*&(#&-2+0+1
&LHF=BLM6KM+>@ALHM;6KIHJEM-LELIFMLG?EM&KHJE9
,-LGF=FM6KMDKB>EGL@JAJMDJHJIDKI9MCL=FM6KM@>.LAFMKHJIDKI
D;=;GBKAKIHKGJIMBJHHKCMJGLDK@JIJM=JDDKCMA>H?AHLM41H0
4KHKBKM<L8LHLGFIFM;:;HKGKEMJ:HJA>G?:,MDKDJ5M&KHJE9
D;:KIHKDJ7JM8L@FIMC>.HLICF@FIDL9MBJHHKCJI9MC>.H?B?MA1I0
HKIDJGBKEMJ@CKAKIM8L:FMEK@JBHKGKM@LIDFECLMALIFC
6KGDJ7JIJM@1AHKDJ5M'(M*LGCJ/IJI9ME?G?H?=?IDLIM8?4;IK
ELCFHDF7FMM@K<JBDKIM4LHJ.MLAGFHDF7FIFMJ)LDKMKDKIM&KHJE9
!M$LGC/CLIM1I2KMBJHHKCJMDJ:LAIMKCBKAKM<LHF=LIHLGFMBJH0
HKCJIMDJ:LAIMKCCJ7JIJM6?G4?HLDF5M-L:FMEK@JBHKGJI
;GEJAK/IJIM4KHK2K7JIJMELGLGCBLALMA1IKHJEM@JAL@KCMAL.0
BLALMELHECF7FIFM@L6?ILIM&KHJE9MBJHHKCJIMJ@KMMAFHDL
B?3LHK)KCJMMEK:M?ALGDF7FIFMLECLGDF5M+L7HFEHFMDKB>EGL@J
J<JIMB?3LHK)KCJIM4KGKEHJM>HD?7?ILMDJEELCJM<KEKIM&KHJE9
,KMAL:FEMEJMB?3LHK)KCM.LGCJHKGJM>HLAL9M/AKIJHDJEMLBL
K:JHBKDJE/MLIHLAF=FAHLM8LEBF=HLGM6KM8LEBLALMDK6LB
KCBKECKDJGHKG5M$?3LHK)KC9M/AKIJHDJEMK:JHBKDJE/
LIHLAF=FIDLIM<FEBLHF9MDKB>EGL@JIJIM4KGK7J9MEKIDJ@JIK
<KEJMD;:KIM6KGBKHJDJG,MDJAKME>I?=C?5M"LHEFI9M'(M*LG0
CJ/AKM>HLIM4;6KIJIJM@LIDFECLM>GCLALME>AD?7?I?MJ)LDKMK0
DKIM&KHJE9M=1AHKMDK6LBMKCCJM,-?M@K<JBHKGDKM'(M*LGCJ
K:J2JM8JGM<>7?IH?EHLM8JGJI2JDJGMLBLMEL:LILIMBJHHJM8JGHJE
6KMELGDK=HJ7JBJ:M>HB?=C?G5M&;IE;M8?MBJHHKCMD>7?@?9
8LCF@F9ME?:KAJM6KM4;IKAJM@JHL3HLGFIM@?@C?7?M6KM@JAL@KCJI
E>I?=?HD?7?MAKIJM@;GK2KMCLBMDK@CKEM6KGBJ=CJG5M-?
6K@JHKAHKM;HEKBJ:JIMALGFIHLGFIL9M8LGF=LM6KMELGDK=HJ7K
@L3J.M<FELIMBJHHKCJBJ:KMCK=KEE;GMKDJA>G?B5M
LIHF?G)LHFMELGDK=HKGJBJ:MDKM'(M*LGCJ/AKMKIM;@C
D;:KADKM@L3J.M<FEBF=CFG5MLEHL=FEMA;:DKM/HJEM>A
>GLIFAHLM3J:BKCHKGJBJ:JM6KM<LHF=BLHLGFBF:FMCLEDJGMKCCJE0
HKGJIJM>GCLALME>AB?=HLGDFG5M-?M8L=LGFAFMALELHLBLBF:DL
KBK7JM4K<KIM3KGEK@KMCK=KEE;GMKDJA>G?B5,M'(M*LGCJ/0
DKIM@K<JHKIM8KHKDJAKM8L=ELIHLGFIFIM3KGEK@JME?2LEHLAL0
2LEM=KEJHDKM3J:BKCHKGJIJM@;GD;GK2K7JIJMDJHKM4KCJGKIM&K0
HJE9M3LHEFIMEKIDJHKGJIKM6KGDJ7JM4;6KIJM8>=L
<FELGBLBLEMLDFILM@>G?BH?H?EHLGFIFIMDL3LMDLMLGCCF7FIF
ELADKCCJ5M+K<JBM@>IGL@FM<FELIM4KG4JIHJ7KMDK7JIKIM&KHJE9
=1AHKME>I?=C?M,+K<JBMALGF=FM@>ILMKGDJ9MBJHHKCJBJ:
@1AHKAK2K7JIJM@1AHKDJ5M+LIDFECLIM<FELBLALIHLGM@>ELE0
CLIMBKDKCM?BLGM3LHKM4KHDJ5M-LGF=FM6KMDKB>EGL@JAJMDJHJI0
DKI9MCL=FM6KM@>.LAFMKHJIDKIMD;=;GBKAKIHKGJIMBJHHKCMJ0
GLDK@JIJM=JDDKCMA>H?AHLM41H4KHKBKM<L8LHLGFIFM;:;HKGKE
J:HJA>G?:5M$JHHKCJBJ:MHL)LMDK7JH9MJ2GLLCLM8LEFA>G5
'DHLGFIDLM8LGF=M6KMDKB>EGL@JM>HLIHLGFIMJ2GLLCHLGFM@>IM
4;ID;GM<>EMIKCM8JGM=KEJHDKM>GCLALM<FEBF=CFG5M+K<JBHKGJI
LGDFIDLIM1:KHHJEHKM-JGK2JE9M#KAHLI.FILGM6KMJGLI=K3JG
JH<KHKGJIDKMAL=LILIHLG9M@LIDFEM@>I?<HLGFIFM6KMBJHHKCMJ0
GLDK@JIJM3L:BKDKBKAKIHKGJIM3K:KALIHLGFDFG5MA@LM@K<0
BKIJIMELGLGFILM@LA4FMD?ABLEM3K.JBJ:JIM41GK6JDJG5
"LEMLGLBLIFIMA>HHLGFMDKB>EGL@JM6KM3?E?E
<KG<K6K@JIDKM>GCLALME>IB?=9MAL@LHLGHLMDLM4;6KI2K
LHCFILMLHFIBF=CFG5M-?M@K8K.HKM@K<JBM@>I?<HLGFILMJCJGL:
KDJHK2KEMAKGHKGM@>ELEHLGMDK7JH9MELI?IHLGFIM41@CKGDJ7J
BKG2JHKGDJG5,M+K<JBM4KG4JIHJ7JIJIM8JGEL<MJH<KDK
?:LDF7FIFM3LCFGHLCLIM&KHJE9MJCJGL:HLGFMGKDDKDJHKIHKGJI9
DKB>EGL@JM6KM3?E?EM<KG<K6K@JIDKMJ:HKIK2KEMA>H?MCKG0
2J3MKCBKDJ7JIJMJHKGJM@;GD;5M
&KHJE9M<FELIM>HLAHLGDLM<>EM@LAFDLMELB?M8JIL@FM6KMJ=
AKGJIJIM:LGLGM41GD;7;I;MLIHLCCF5MM#LDDKM6KM@>ELEHLGFI
JCJGL:FM8KEHKBKDKIMCLG?BLGMKDJHDJ7JIJM6?G4?HLALIM&K0
HJE9M,-JGK2JE/CKM@K<JBM@>I?<HLIFA>GM6KM'(M*LGCJML<FE
LGLMJ.JM417;@H;A>G5M+K<JBMIKCJ2KHKGJML<FEHLIFG
L<FEHLIBL:M8JG<>EMJ=MAKGJ9M2LDDKM6KM@>ELEHLGMCLG?BLG
KDJHJA>G5M%CJGL:M3LEEFIF:M6LGM6KM3?E?EMDK6HKCJIDK
3LEEFIF:M6LG@LMLHFG@FIF:,M=KEHJIDKME>I?=C?5M
SAYFA 7
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Ankara Büyükşehir Belediye
Başkanı Gökçek, "Cumhuriyet
Halk Partisinin kendi tabanı
içerinde şu anda inanılmaz
bir muhalefet başladı. Cumhuriyet Halk Partisinin içi kaynamaya başladı. İç muhalefet
ayağa kalktı" diye konuştu
A
nkara Büyükşehir Belediye Başkanı
Melih Gökçek, "Cumhuriyet Halk
Partisinin kendi tabanı içerisinde şu
anda inanılmaz bir muhalefet başladı. Cumhuriyet Halk Partisinin içi kaynamaya başladı. İç muhalefet ayağa kalktı" iddiasında bulundu. Gökçek, AK Parti Ankara İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında,
"CHP'lilerin inanılmaz bir hazımsızlıkla ısrarlı şekilde seçime hile katıldığını söylemekten çekinmediklerini" belirtti. Melih
Gökçek, "Özellikle Çankaya'da 15 bin oylarının muhtar oylarıyla birlikte kullanıldığını
söyleyerek bu seçimin iptal edilmesi gerektiğini söylüyorlar. O kadar saçma bir gerekçe.
Keçiören'de de 27 bin 266 oy iptal edildi.
Sincan'da 13 bin 426 oy iptal edildi. Altındağ'da 9 bin 646 oy iptal edildi. Bizim çok
güçlü olduğumuz 3 ilçede iptal edilen oy sayımız 40 bin 388. Oradaki 15 bin. Sen hangi
konuyu birbiriyle mukayese ediyorsun bunu
anlayabilmek mümkün değil" diye konuştu.
CHP'nin kendi tabanı içerinde şu anda inanılmaz bir muhalefet başladığını savunan
Gökçek, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin içi
kaynamaya başladı. İç muhalefet ayağa
kalktı" ifadesini kullandı.CHP'de çok enteresan olaylar yaşanmaya başladığını savunan
Gökçek, şunları söyledi: "Üsküdar belediye
başkan adayı aynı zamanda eski belediye
başkanı 'Cumhuriyet Halk Partisi bana sahip
çıkmadı' diye bağırıyor. İkincisi Fatih'ten belediye başkan adayı olan Sabri Erbakan
'böyle teşkilatla seçim alınmaz, böyle teşkilat mı olur?' diye suçluyor. Artvin adayı ve
eski Artvin belediye başkanının aynen söylediği şu: 'Cemaatle ittifak yaptık. İttifak bize
seçim kaybettirdi' diyor. Cumhuriyet Halk
Partisinin meşhur bir milletvekili var Hüseyin Aygün, 'Sağa açıldık, cemaatle işbirliği
7 SİYASET
517Nisan
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
CHP patlamaya
hazır bomba gibi
yaptık kaybettik, şimdi bunun muhasebesini
yapmak zorundayız' diyor."
-"Kamuoyunu oyalamaya çalışıyorlar"CHP'nin seçim sonuçlarının üstünü örtbas
edebilmek için devamlı kamuoyunu oyalamaya ve yanıltmaya çalıştıklarını ileri süren
Gökçek, şöyle devam etti: "Anayasa Mahkemesine müracaat etmek için dilekçe hazırlıyorlar. Madem kaybettiğini kabul ediyorsun
niye Anayasa Mahkemesine gidip niye milleti oyalıyorsun arkadaş? Ayıp değil mi?
Sandık başında AK Parti'nin sandık kurulu
üyesi bir tanedir. 4 tanesi bize karşı. Diğer
siyasi partilerin temsilcileri. Sen bu sandıklara 4 kişiyle sahip olamadın da biz bir kişi
ile hile mi yaptık? Bunu 10 yaşındaki çocuk
kabul edebilir mi? 'Sandıkta hile yapıldı?.'
Nasıl hile yapıldı? Sizin 4 kişi temsilciniz
var. Hepiniz direkt olarak tavır koyuyorsunuz. Tavır koyduğunuz halde 4 kişi sandığa
sahip olamıyor, bir AK Partili orada hile yapıyor. Buna kargalar güler, kargalar. Öyle
enteresan yönleri de var ki yargıya istedikleri zaman güveniyorlar, güvençlerinden dolayı alkış tutuyorlar. Kaybettikleri yerlerde de
yargıya güvenmiyorlar. Yalova'da 5 oyla aldılar. 'Yaşasın yargı, adaleti teslim etti.' Ankara'da 32 bin oyla kaybettiler. Kaybettikleri
halde 'burda hile var.' Böyle saçma sapan bir
mantık olabilir mi? Tam bir Cumhuriyet
Halk Partisi mantığı."
-"Oturup ağlıyorsun"Gökçek, CHP'nin direkt Yüksek Seçim Kurulu ve seçim kurullarına yüklenmeye çalıştığını ifade ederek "Twitter aracılığıyla gönüldaşlarından yardım istediler. 'Gönüldaşlar, biz ulaşamıyoruz tutanaklara.' Düşünebiliyor musunuz koca Cumhuriyet Halk Partisi... Ancak 600'ü ellerine geçebilmiş. Bütün
tutanakları Yüksek Seçim Kurulundan almışlar. Bu kadar aciz bir parti. Hem işini
görmüyorsun hem adamlarına hükmedemiyorsun. Ondan sonra oturup ağlıyorsun. Olacak bir şey değil. Bizden isteselerdi keşke.
Yüzde 100'ü var bizde. Teşkilat farkı, çalışma farkı burada çok net ortaya çıkıyor" dedi.
CHP'nin Twitter'dan gelen seçim sonuçlarına dayanarak itiraz dilekçesi hazırladığını
iddia eden Gökçek, şunları kaydetti:
"Yaşlı bir hukukçu geliyor yanlarına. Diyor
ki: 'Siz bunları nasıl vereceksiniz? Bunların
çoğu sahte çıkar ve sahtekarlıktan içeri girersiniz. Böyle bir çılgınlık nasıl yaparsınız? 5
seneden 10 seneye kadar bunun hapsi var'
diyor. Bu sefer binin üzerindeki dilekçeyi
ayıklıyorlar, atıyorlar kenara. 100 küsur kendilerinin bulduğu dilekçeyle itiraza gidiyorlar. Düşünebiliyor musunuz? CHP'nin düştüğü hali, acziyeti ve ortalığı nasıl karıştırmak
istediğini. İnsanlara bununla ümit vermeye
çalışıyorlar. İnanılmaz bir şey."
Gökçek, CHP'nin 24, MHP'nin 14, Demokrat Partinin 2, BBP'nin 1 ve AK Parti'nin 99
büyükşehir belediye meclis üyesi çıkardığını
dile getirerek böylelikle 3'te 2 çoğunluğu rahatlıkla temin edebilecek oyu da elde ettiklerini söyledi.
Seçimlerden sonra, televizyona fazla çıkmaması ve sessizliğini koruması nedeniyle
eleştirildiğini belirten Gökçek, "Edebimizden çıkmıyoruz. Yoksa her gün çıkarız" değerlendirmesinde bulundu.
İlçe tutanaklarının altında parti temsilcilerinin imzasının bulunduğunu anımsatan Gökçek, ilçelerde parti temsilcilerinin olduğunu,
hakimlerle tutanakların altına imza attıklarını söyledi. Gökçek, ''YSK'ya yapacakları itiraz da tutanaklara göre olacağından onun da
bir anlamı olmayacağını birlikte göreceğiz.
Dolayısıyla seçim artık bitmiştir'' dedi.
-''Sürecin uzaması kanuni prosedürdür''AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih
Kapusuz da ilçe seçim kurullarındaki itirazların incelendiğini ve kesinleştiğini belirterek ''Şu andan itibaren ancak İl Seçim Kuruluna ve Yüksek Seçim Kuruluna bundan
sonraki aşamalarda müracaat edilebilir'' dedi.
Kapusuz, ''Asıl olan bugüne kadar alınmış
kararlardır, tutanaklardır, belgelerdir, somut
delillerdir. Bunun dışında 'tamamı sayılsın,
şu kadar sayılsın' bu tip girişimlerin hiçbirisi
sonucu değiştirmeyecek. Şu anda bu sürecin
uzamasının bir tek sebebi vardır, o da kanuni
prosedürdür'' diye konuştu.
Bugün saat 17.00 itibarıyla İl Seçim Kuruluna başvuruların bittiğini hatırlatan Kapusuz,
'şunları belirtti:
"Müracaat varsa kurul toplanacak partililerin
de gözetiminde üç tane hakimden oluşan il
seçim kurulu o incelemeyi yaparak karar verecek, şayet ondan sonra Yüksek Seçim Kuruluna götürme hakları var mı? Olabilir. Götürsünler, orada da 11 hakimin yargı denetimindeki bir seçim yönetimiyle sonuç olacak,
ilan edilmiş olmasıyla da bu iş noktalanmış
olacak.''
Kamuoyuna bu iddialar karşısında sakin olmaları, ortalığı karıştırmak isteyenlere karşı
özellikle gençlerin oyuna gelmemesi çağrısında bulunan Kapusuz, asıl olanın milli irade, sandık olduğunu vurguladı.
Herkesin buna saygı duyması, kabul etmesi
gerektiğini ifade eden Kapusuz, ''Geriye dönük kendi muhasebesini kendisi yapmalıdır.
'Ben nerede hata yaptım, bu halkın gönlünü
neden alamadım. Niye projelerimi güzel anlatmak yerine karalamayı, ithamı, paralel yapının ellerine tutuşturduğu CD'lerle, montaj,
Türker: 2002 yılından bu yana iktidarda
olan bütün hükümetler, meşru değildir!
D
SP Genel Başkanı Masum
Türker, Ergenekon Davası'nın
gerekçeli kararında bakanlık yaptığı 57. Hükümet'e karşı darbe yapıldığı bilgisinin yer aldığını belirterek, "Gerekçeli kararda böyle denildiğine göre, aslında çok acil bunun araştırılması gerekir ve bunun
doğruluğu Yargıtay'da onaylanırsa,
2002 yılından bu yana iktidarda
olan bütün hükümetler, meşru değildir" dedi. Kuşadası Efes Kongre
Merkezi’nde düzenlenen "9. Türkiye Muhasebe Forumu"na katılan
Türker, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Türker, Ergenekon davasının
gerekçeli kararıyla ilgili soru üzerine, şunları söyledi: "Ergenekon davasının gerekçeli kararında benim
de üyesi olduğum, bakanlık yaptığım 57. Hükümet'e karşı darbe yapılarak başlandığı söylenmektedir.
Bu açıklanan gerekçeli kararda
böyle denildiğine göre, aslında çok
acil bunun araştırılması gerekir ve
bunun doğruluğu Yargıtay'da onaylanırsa, 2002 yılından bu yana iktidarda olan bütün hükümetler, meşru değildir. Geçtiğimiz dönem parlamentoda kurulan Darbe Araştırma Komisyonuna 57. Hükümet'e
yapılan sivil darbeden söz ederek,
bunun da incelenmesini söylemiş-
tik. Ama AKP'nin hakim olduğu bu
komisyon, maalesef 2001-2002 yılında ekonomik krizle birlikte 57.
Hükümet'e yönelik yapılan darbeyle ilgili hiçbir inceleme yapmadı."
Eski başbakanlardan Bülent Ecevit'in 1977 yılında Türkiye'de derin devlet olduğunu söylediğini ve
2 kez suikastla karşı karşıya kaldığını savunan Türker, şöyle devam
etti:
"DSP yönetimi olarak her zaman Türkiye'de bir derin devlet olduğunu ve bu derin devletin kontrol edilmesi gerektiğini söyledik.
Bizim hükümetlerimiz zamanında, derin devletlere gizli ödeneklerden bir fon aktarılması önlenmiştir. Eğer mukayese edilirse
mesela 2002'den bu yana gizli ödenekten kullanılan para miktarı,
hayli fazladır. 1998'den önce de
fazladır. 1998'in son döneminden
Ecevit'in başbakanlıktan ayrılışına
kadar ise gizli ödenekten kullanılan
fon miktarı çok azdır. Çünkü biz,
derin devlete izin vermeyen ve demokratik bir ülkede yanlış olduğunu düşünen ve bu düşüncesini de
parti programına almış bir partiyiz."
Masum Türker, Antalya Büyükşehir Belediyesi evraklarının yakıldığı iddiası ile ilgili soruya ise şu yanıtı verdi: "Antalya'nın kaybeden
belediye başkanı, 'Odayı temizlemek için ben gönderdim' diyor.
Belge yakılıp, yok edilmez. Çünkü
Türkiye'de artık elektronik ortam
var.
O belgelerin orijinallerinin yazıldığı bilgisayarlar, duruyor. Belki
o belgelerde, belediye başkanının
kendine göre tuttuğu özel notlar
var. Onları yakmış olabilir. Zaten o
dosyalar onun şahsınaydı. Belediye
başkanıyla konuşup, 'Bunlar benim
şahsi dosyalarım, gündemlerdir' diyebilirdi, götürürdü. AKP'liler de
bu işi çok fazla abartıyorlar. Bu konunun böyle olduğunu biliyorlar."
(AA)
Seçim bitti yabancı sermaye akını başladı
T
ürkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, “Seçimlerle ilgili belirsizlik geride kaldıktan sonra önemli ölçüde fiyatlamaların da değiştiğini görüyoruz. O yüzden de bu
defa sermaye akımları giriş yönünde... Son bir iki hafta hareketlenme
gördük” dedi. Londra’da uluslararası finans kuruluşlarının ekonomistleri ve analistlerine sunum yapan Başçı, basına kapalı toplantı
sonrasında gazetecilerin sorularını
yanıtlarken, yılda bir kez Londra’ya gelerek gelişmeleri yerinde
uluslararası yatırımcı kuruluşlarda
çalışanlarla tartışıp paylaştıklarını
anlattı.Başçı, toplantıda Türkiye’nin makro ekonomik görünümünü özetleyip, şu ana kadar gerçekleşen ve bundan sonra da gerçekleşmesi olası olan risk faktörleri
ile ilgili Merkez Bankası’nın ne
yaptığını, gerekirse bundan sonra
neler yapabileceğini dair bilgi verdiklerini dile getirdi.
Son Para Politikası Kurulu özetinde TL zorunlu karşılıklara faiz
ödenmesiyle ilgili yapılan değerlendirmenin banka bilançolarını
desteklemek amacıyla mı yapıldığını, döviz cinsinden zorunlu karşılıklarda bir çözülme beklenip beklenmediğinin sorulması üzerine
Başçı, şunları kaydetti: "Teknik bir
konu. Bununla ilgili temel olarak
verdiğimiz mesaj şu; Eğer Para Politikası Kurulu burada bankacılık
sektörüne makro ihtiyati boyutta
herhangi bir destek verme ihtiyacı
görürse o zaman bunun yapabilir.
O zaman burada atacağımız adımın ölçülü olacağını ve ilerde
adımlar atmak gerekirse ilave
adımların atılabileceği konusunda
genel bir perspektif çizdik. Çok
spesifik bir ifadede bulunmadık
ama zaten özetlerde de bununla ilgili bir yönlendirme var. Atılacak
adımın ölçülü ve sınırlı tutulması
konusunda, gerekmesi halinde
adım atılması konusunda mutabı-
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
kız. Bu bizim bir avantajımız Türkiye olarak... Dolayısıyla eğer burada makro ihtiyati boyutta sektöre
veya aşağı yönlü bizim ummadığımız kadar büyük bir şok gelirse
kullanabileceğimiz epey bir bir politika aracı var. Sadece Merkez
Bankası’nın değil, diğer kamu otoritelerinin de ellerinde var. Üç politika boyutunda da oldukça sıkı olduğumuzu, hem faiz oranlarının
kendisi konusunda oldukça sıkı bir
konumda bulunduğumuzu, hem
makro ihtiyati boyutta oldukça sıkı
bir durumda olduğumuzu ve Merkez Bankası’nın bilançosunun
kompozisyonu ve rezerv politikası,
likidite politikası boyutunda da oldukça sıkı olduğumuzu söyledim.
Burada şu anki durum itibariyle bizim büyüme beklentilerimizin piyasanın büyüme beklentilerinin daha üzerinde olduğunu ve ilk çeyrekte gelecek olan verilerin aslında
daha bizim Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz büyümeye
daha yakın bir büyümeye işaret ettiğini ama bundan sonra olabilecek
olan risk faktörlerine karşı da hazırlıklı olduğumuzu ifade ettik."
Günlük döviz satım ihalelerinde
takvimin mart ayına kadar belli olması sebebiyle bundan sonra bir
değişiklik beklenip beklenmediğinin sorulması üzerine Başçı, günlük 50 milyon seviyesinden dönüldüğünü, 50 milyon ile devam edildiğini ve orada herhangi bir ilave
takvim ilanına ihtiyaç olmadığını
belirterek, "O gelişmelere göre orada belki ufak, aşağı yukarı ayarlamalar olabilir ama mayıs ayından
itibaren bizim kuvvetli döviz dönüşleri başlıyor biliyorsunuz.
Eximbank üzerinden ihracatçılarımıza verdiğimiz kredilerin geri dönüşleri temelde mayıs ayında yoğun yoğun bir şekilde başlayacak.
2 milyar doların üzerinde dönüşler
olacak. Dolayısıyla şu an itibariyle
orada bir değişiklik ihtiyacı görmedik” diye konuştu. (AA)
şantaj kasetleriyle bir yere gidilmeyeceğini
görmeliydim' diye muhasebesini doğru yapmalı'' diye konuştu.
-''CHP'nin alışılagelmiş psikolojisidir''AK Parti Ankara İl Başkanı Murat Alparslanda itirazların seçim süreçlerinin tabi sonucu olduğunu, halkı kandırmak anlamında
yapılıyor olmasının ise siyasi bir ahlaksızlık
olduğunu söyledi.
Alparslan, ''Zira kendi acziyetlerini, çaresizliklerini, başarısızlıklarını örtmek anlamında
birtakım şaibeler oluşturmak suretiyle galibiyetin meşruiyetini tartışmaya açma gayretleri CHP'nin alışılagelmiş psikolojisidir'' dedi.
-SorularGökçek, bir gazetecinin "İlk başta oy farkı
32 bin olduğu belirtilmişti. Son hesaba göre
oy farkı nedir?" sorusunu, "Verdiğim rakamları birbirinden çıkartıp, bakıver. Bizimki 1
milyon 416 bin 770, onlarınki ise 1 milyon
385 bin 38" diye yanıtladı.
Son durumda sonucun değişmediğine işaret
eden Kapusuz da "Biraz biz oy almış oluyoruz, biraz onlar kaybetmiş oluyor. Sonuç itibarıyla sonucu etkileyecek bir itiraz çıkmadı" dedi.
Gökçek, bir başka gazetecinin, bir sonraki dönem tekrar aday olup olmayacağını sorması üzerine, "Hele bir o dönem gelsin ya.
Benim öyle bir niyetim yok da daha şimdiden niye soruyorsun, bu kadar acele. Bizde
üç dönemden fazla olmak yok biliyorsun.
Benim üçüncü dönem. İlk ikisi AK Parti değildi, Fazilet ve Refah'tı. Aslında birbirini
devam eden parti, birbirinden farkı yok da
fakat AK Parti olunca üç" diye konuştu.
(AA)
Uysal'dan
birleşme
çağrısı
D
emokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin
Uysal, "müşterek değerleri yeniden inşa edecek bir ruhla, merkez sağ siyaseti yeniden ete
kemiğe büründürmemiz lazım" görüşünü ifade etti.
Uysal, yaptığı yazılı açıklamada, seçim hukukunun
sağlam temel, dayanak ve süreçlere dayandırılması
gerektiğini belirtti. Türkiye'nin "iki kutuplu bir gerilim aksı içerisinde kimlik siyasetine ve kutuplaşmaya mahkum edildiğini" öne süren Uysal, kurumları
yerli yerine oturtacak, milletin müştereği olan değerleri, cumhuriyetin değerlerini, demokrasinin değerleriyle beraber en geniş ortak paydanın merkezde yeniden inşa edilmesi gerektiği kanısında olduğunu belirtti.
Uysal, açıklamasında şunları kaydetti: "30 Mart
seçimleriyle ortaya çıkan neticeyi değerlendirdiğimizde müşterek değerleri yeniden inşa edecek bir
ruhla, merkez sağ siyaseti yeniden ete kemiğe büründürmemiz lazım. Aksi takdirde bir yanda etnik
siyasete mahkum olmuş, bir yanda din referansıyla
bir kutuplaşmanın
AKP-CHP denkleminde hapsolduğu
siyasetten, bir netice çıkarabilme imkanımız yoktur. O
nedenle, memleketin sorumlu bütün
insanları, öncelikli
bir değerlendirme
yaparak Türkiye'ye
dayatılan bu tercihlerin, milletin gönlünde ve geniş kitlelerde bir karşılık
bulmadığını onlar
da bilmeli.
Bu açıdan, dayatılan bu siyasal
mühendislikle bir
sonucun elde edilemeyeceğini bu seçimler göstermiştir."
(AA)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Meltem
ARIKAN
meltem.arıkan.5@facebook.com
BEKLENTİLERİMİZ...
Genellikle her seçim sonrasında öncelikle kaybedenin neden
kaybettiği sorgulanır ve ilk eleştiriler ona yönlendirilir. Bu sefer
bir değişiklik yapalım ve neden kazandığını bildiğimiz, kazanmasından memnun olduğumuz Ak Parti’ye kazanmaya devam
etmesi için gönlümüzden geçenleri söyleyelim.
Millet özgür iradesinin üzerinde baskı kurmak isteyenlere, kendisine tepeden bakanlara ve anti demokratik yollarla siyaset kurgusu yapanlara dün cevabını verdi. Bu cevapla birlikte
Hükümete de yeni bir fırsat tanıdı. Bu fırsatın nasıl kullanıldığını genel seçimlere kadar dikkatle takip edip değerlendirmesini yine sandıkta yapacak.
Muhakkak ki Ak Parti yönetimi bir durum değerlendirmesi
yapıyordur. Bunu yaparken bizlerin yani sıradan insanların neyi
istediğini, neyi beklediğini göz önünde bulunduracağına da eminim, zira Ak Parti bugüne kadar ki başarısını halkı doğru anlamaya borçlu. Bu beklentileri ana hatlarıyla özetlemek gerekirse:
1- Yolsuzluk İddiaları ve Arınma
Yolsuzluk suçlaması hemen her ülkede karşılaşılan bir durum.
Olağan koşullarda böyle bir itham oluştuğunda bertaraf etmek
çok kolay. Ak Parti de yolsuzluk iddiası söz konusu olduğunda
gereken tedbiri en hızlı alan partilerden biri. Şimdi de beklediğimiz, 17 Aralık’tan bu yana öne sürülen her bir yolsuzluk
iddiasının yargı sürecinde mutlaka değerlendirilmesi. Bu iddialarla ilgili tüm hukuki süreçlerin seri olarak işlemesi, suç tespit
edilirse bu kişilerin Ak Parti’den tecrit edilmesi. Milli manevi
değerlerimize gereken hürmeti göstermeyen kişilerin mutlaka
uyarılması, bu üslubun tasvip edilmediğinin gösterilmesi. Elbette hatalı bir tutum ya da söz olduğunda veya bir suç
işlendiğinde bu, o kişinin silinmesini, yok edilmesini gerektirmez. Ancak suç varsa cezalandırılması yanlış varsa özür dilenmesi adalet duygusunun gereği olan beklentilerdir.
2- Güneydoğu Haritası
Seçim sonrasının Türkiye haritası, belli kesimler tarafından uzun
zamandır –bilinçli veya bilinçsiz- göz ardı edilen bir manzarayı
gözler önüne serdi: Güneydoğu’da tüm partilerin blok bir yenilgisi var. Seçim öncesinde Ak Parti de dahil BDP dışındaki partilerin maruz kaldığı saldırılar, seçim sonrası Muş ve Ahlat gibi
Ak Parti’nin kazandığı yerlerdeki şiddet, BDP yöneticilerinin ısrarla “özerklik, Kürtleri Kürtler yönetmeli, Öcalan özgür kalacak” söylemleri ve seçim sonrasında bölgenin neredeyse blok
olarak BDP tarafından alınmasının gösterdiği tabloyu görmezden gelmek tarihi hata olur. Demokrasilerde halkın tercihine her
zaman saygı duyulur. Kazanmak kadar kaybetmek de doğaldır.
Elbette kazanmak için gerekli tüm tedbirleri almak ve halkın
özgür iradesinin hiçbir baskı olmadan sandığa yansımasını
sağlamak şartıyla... Ne var ki bölgede PKK uzantıları tarafından
baskı ve yıldırma politikasının uygulandığı açıkça görülmektedir. Batı illerinde HDP seçim bürolarına düzenlenen saldırıları
kabul etmek nasıl mümkün değilse, BDP dışındaki çoğu partinin
bölgede aktif faaliyet yapamamasını da kabul etmek mümkün
değildir. Bu durumu “onlar da buraya gelsin” demekle geçiştirilemez. Devletin, bir an önce her düşünceden insanın bu vatanın
her karışında özgürce hareket edebilmesini, siyasi propaganda
yapabilmesini sağlayacak tedbirleri alması gerekir. PKK kendisini bölgenin kolluk kuvveti gibi algılıyor, halka da bunu
kabul ettiriyorsa devletimiz ve hükümetimiz buradaki vahameti
görüp aceleci davranmalıdır. Devletin acze düştüğü imajı çok
tehlikeli bir yola kapı açar. Özellikle de özerklik idealinden
vazgeçilmediği dolayısıyla bölünme tehlikesinin halen geçerli
olduğu böyle bir dönemde bu konuda gereken hassasiyet
2014
Cumartesi
7 Şubat
2013
Perşembe
8 GÜNCEL 51Nisan
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde eğitimlerini
sürdüren Melisa Atak ve Erza Orhan, ilçede
yaşanan elektirk kesintilerine çözüm bulmak
amacıyla hazırladıkları "Rüzgar Elektrik Santrali"
Projesi ile TÜBİTAK Van Bölge Yarışmasında birinci seçildi
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde eğitimlerini
sürdüren Melisa Atak ve Erza Orhan, ilçede
yaşanan elektrik kesintilerine çözüm bulmak
amacıyla hazırladıkları "Rüzgar Elektrik Santrali"
Projesi ile TÜBİTAK Van Bölge Yarışmasında birinci seçildi. Şemsettin Onay Anadolu Lisesinde
eğitimlerini sürdüren ve üniversite sınavlarına
hazırlanan Melisa Atak ile Erza Orhan, ilçede elektriklerin çok sık kesilmesinden dolayı ders çalışmakta ve sınavlara hazırlanmakta büyük sıkıntı
yaşadı. Kesilen elektrik nedeniyle sürekli mum
ışığında ders çalışan Atak ve Orhan, elektrik kesintilerine çözüm bulmak için proje hazırlamaya karar
Büyük çoğunluğu dindar olan bölgede sol söylemleri olan bir
partinin üstünlük sağlaması olağan bir durum değildir. Halkın
üzerindeki baskı kalktığında, gerçekten özgür bir ortam oluştuğunda kuşkusuz sandıktaki sonuç çok farklı olacaktır.
3- Paralel Yapıyla Mücadele
Devlet içinde devletten bağımsız bir yapılanmaya hiçbir devlet
müsaade etmez. Özellikle de ulusal güvenliği tehdit eden
hareketler sergileniyorsa bunun mutlaka hukuki bir karşılığı
olur. Daha önce yazmıştım, paralel yapı dediğimiz şeyi tek bir
cemaatten ibaret olarak algılarsak gerçekçilikten uzaklaşmış oluruz. Paralel yapı, her ne kadar cemaatin bir kesimi ön planda
görünse de, eski Türkiye’nin muhtelif kadrolarını çatısı altında
birleştirmiş bir oluşum. Özellikle Dış İşleri Bakanlığında yapılan
toplantıyla ilgili sızdırılan son kayıtlar bu işin ardında, uluslararası uzantıları da olan, çok daha kapsamlı bir yapı olduğunu
ispatlamıştır. İstikrarı hedefleyenler ulusal güvenliği tehdit edenlere karşı tüm hukuki yolların işletilmesi zaruridir. Öte yandan
Hükümetin bir cadı avı başlatmayacağına olan güvenimizin,
Hükümet tarafından yapılan açıklamalarla pekiştirilmesi, atılan
adımlarda da şüpheye mahal verilmemesi önemlidir. Hepimiz
iyi biliyoruz ki milletin iradesine sahip çıkmaktaki irfanı, vicdanları zedeleyecek herhangi bir adım atıldığında da devreye
girer.
4- Özgürlükler ve Demokrasi
Ak Parti yönetimindeki 12 yılın kuşkusuz en önemli kazanımı
demokrasi alanında olmuştur. Bu, ekonomik başarılardan çok
daha kıymetlidir. Demokrasimizin, Başbakan’ın balkon konuşmasında ifade ettiği gibi Avrupa’dan daha ileri olmasını arzuluyoruz. Özgürlüklerin önünün açıldığı bir Türkiye’de yaşamak her
düşünceden vatandaşın ortak beklentisi. Son dönemlerde Batı’da
ülkemiz aleyhine oluşan imaj da ortak bir rahatsızlık. Bu
konuda, “yanlış anlaşılıyoruz” demekten vazgeçip, doğru bilgiyi
somut ve ikna edici delillerle daha çok insana ulaştırmanın yolları bulunmalı, imkanlar iyi değerlendirilmelidir. Geleceğimizde
adı yasaklarla anılan bir ülke olmamalıdır. Devletin haklı olan
kendini koruma refleksi vatandaşların en temel haklarını ihlal
eden bir çizgiye gelmemeli, böyle bir ihtimal belirdiğinde
gereken düzeltme çok hızlı sağlanmalıdır.
Balıkesir, Türkiye'de uygulanmasına 1984'te
başlatılan büyükşehir statüsüne 30 yıl sonra
kavuştu. AA muhabirinin derlediği bilgilere
göre, uzun yıllar Karesi Sancağı'nın bulunduğu bölgede, 1923'te bütün sancakların birleştirilmesiyle "Karesi" ili kuruldu. Bu ilin
adı 1926'da Balıkesir oldu ancak bu ismin
nereden geldiğine yönelik rivayetlerden
başka net bir bilgiye ulaşılamıyor. Söz
konusu ismin, "Balak Hisar" veya "Balık
Hisar" kelimelerinden geldiğine yönelik rivayete göre, eski Türkçede "balık" kelimesi
"şehir" anlamına geldiği için "Balık Hisar"
kelimesinin anlamı
"Hisar Şehri" oluyor.
Buna karşı Balıkesir'de herhangi bir
hisar bulunmuyor.
Başka bir rivayete
göre ise bölgeye akın
yapan Pers hükümdarının adı "BalıKisra"dan geldiği
biliniyor. "Balıkesir"
isminin buradan
türediği söyleniyor. Bazı kaynaklara göre de
"balı çok, güzel" anlamına gelen "Bal-ı
Kesr" kelimesinden türediği belirtiliyor. Eskiden tarım ve bağcılık faaliyetlerinin çokluğu dolayısıyla "Bağıkesir" isminden
Balıkesir adının ortaya çıktığı da belirtiliyor.
Halk arasındaki söylemlerde de "Balıkesir"
adının çok ilginç bir hikayesi bulunuyor.
Uzun yıllar önce bölgede içi balık dolu
oldukça büyük bir iç deniz yer alıyordu. Zamanla sular çekiliyor, deniz kuruyor ve
balıklar karada "esir" kalınca bölgenin adı
aslında çok uzun dönemdir "Balıkesir"
olarak biliniyor.
Balıkesir, Türkiye'de iki jet üssünün bulunduğu tek il olarak dikkati çekiyor. Karadeniz'in bir bölümü, Ege Denizi'nin tamamı
ve Akdeniz'in bir kısmının gökyüzü bekçileri
olan bu üslerden biri Balıkesir'de, diğeri ise
Bandırma ilçesinde yer alıyor. Türk Hava
Kuvvetleri bünyesinde 1951 yılında kurulan
ve Türkiye'nin ilk jet üssü olan Balıkesir 9.
Ana Jet Üs Komutanlığı, 29 Mart 1952'de
ise ilk jet savaş uçakları olan F-84G'lerden
8'inin konuşlandırıldığı üs oldu. (AA)
Nisan
2014
Cumartesi
Şubat
2013
Perşembe
9 GÜNCEL 517
verdi.
Öğretmenlerinden aldıkları destek ve kendi
imkanlarıyla "Rüzgar Elektrik Santrali" Projesini
hayata geçiren öğrenciler, 6 ayda hazırladıkları
proje ile TÜBİTAK Ortaöğretim Öğrencileri
Araştırma Projeleri Van Bölge Yarışmasına katıldı.
AA muhabirine, projelerinin, 733 proje arasında
birinci seçildiğini anlatan öğrencilerden Melisa
Atak, üniversite sınavlarına hazırlandıkları bir
dönemde elektriklerin sürekli kesilmesinden dolayı
mum ışığında çalışmak zorunda kaldıklarını belirterek, özellikle kış döneminde yaşanan kesintilerin böyle bir projeyi hayata geçirmelerinde etkili
olduğunu söyledi.
Yaşadığı sıkıntının ardından sınıf arkadaşı Erza
Orhan ile proje yapmaya karar verdiklerini vurgulayan Atak, öğretmenlerinde de aldıkları destekle
hazırladıkları proje sayesinde bundan böyle mum
ışığında ders çalışmak zorunda kalmayacaklarını
ifade etti.
Atak, Hakkari'nin sınavlarda en başarısız iller
arasında yer almasında elektrik kesintilerinin de
payı olduğuna dikkati çekerek, "Çünkü üniversite
sınavlarına hazırlanan öğrenci arkadaşlarımız elektrik kesintisi nedeniyle sağlıklı çalışamıyorlar. Bu
da sınavlarda başarısız sonuçlar elde etmemize
neden oluyor" dedi.
Erza Orhan ise okullardaki eğitime tablet bilgisayar ve etkileşimli tahtaların dahil edildiğini,
ancak elektrik kesintilerinden dolayı bunları istenilen şekilde kullanamadıklarını bildirerek, hazırladıkları projenin uygulanmasıyla ilçede elektrik
sorunu kalmayacağını ifade etti.
Projenin danışman öğretmeni Kenan Canan da
proje ile bölgede yaşanan elektrik kesintilerini,
hava kirliliğini ve fosil yakıtların çevreye verdiği
zararı en aza indirmeyi amaçladıklarına değindi.
(AA)
Türk istihbaratında
yerli dönemi
5- Sevgi Temelli Siyaset
Seçim haritasında Güneydoğu kadar dikkat çeken bir bölge de
hiç şüphesiz Batı’da sahil şerididir. Nasıl ki muhalefetten aynaya bakmasını talep ediyorsak, Hükümetin de bu konuya ön
yargısız bakıp, “neden böyle?” sorusunun cevabını görmesini istemek hakkımızdır. Tek bir insan dahi “benim yaşam alanım
hakkında endişelerim var” diyorsa, “nereden çıktı, ne zaman
seni rahatsız ettik?” demek yerine bu endişenin neden oluştuğunu anlayabilmek erdemdir. Her insan kendi sosyal çevresi
içinde çok olağan karşıladığı söylemlerin, başka bir kültürde ve
sosyal çevrede çok farklı anlamlara çekilebileceğini düşünmelidir. Kendi camiası içinde takdirle karşılanan, diğer yerde
tepkiyle karşılanabilir. Marifet, kendi kültürü dışındakilerin algısını fark edebilmektir. Daha da önemlisi kendisinden ne kadar
farklı olursa olsun sevecenlikle, anlayışla karşılayabilmektir.
Terbiye edilmek, şekillendirilmek günlük hayatta dahi insanları
sıkan bir durumken bunun devlet eliyle yapılacağı şüphesi çok
büyük rahatsızlık kaynağıdır. Hiç kimseyi hayatından dolayı
yargılamayan, tam tersine değer verdiğini hissettiren bir üslup
ise huzur verir.
Başta da söylediğim gibi Ak Parti özellikle de Başbakan milletini iyi tanıyor, dinlemesini biliyor ve doğru anlıyor. Kendisine
kulak verene milletin de anlatacağı şey daha çok oluyor. Yeni bir
sayfa açıp yeni bir Türkiye inşa edeceğimize göre, hepimizin
daha çok öneride bulunması ve beklentilerimizi daha çok ifade
edeceğimiz bir dönemdeyiz. Ama mutlaka yapıcı olmak
şartıyla... Yıkıcı sözlerin kimseye faydası yok, dostça kardeşçe
sevgiyle söylenen her söz ise altın değerinde.
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
İlçedeki elektrik kesintileri birincilik getirdi
toplumun tüm kesimleri tarafından gösterilmelidir. Adım adım
gelen bir bölünme riskini yok saymak akılcı değildir. Bir de üzerine bölünme tehlikesine karşı uyaranları “suç işliyormuş,
barışa engel oluyormuş” gibi yaftalamak son derece yanlıştır.
Başbakan da her konuşmasında ısrarla “tek millet tek devlet tek
vatan tek bayrak” vurgusu yapmaktadır. Bu vurguyla tehlikenin
farkında olunduğu ifade edildiğine göre, gereken yapılmalı,
PKK’yı bölgeden tamamen kazıyacak, halkın üzerindeki
baskısını sonlandıracak adımlar atılmalıdır.
Balıkesir'in 30 yıllık
hayali gerçek oldu!
Cumhuriyet'in ilk yılında il olarak Karesi
adıyla kurulan ve daha sonra 1926'da ismini
alan Balıkesir, 2014 yerel seçimlerinden
sonra "büyükşehir" unvanına kavuştu
Cumhuriyet'in kurulduğu 1923 yılında
Karesi adıyla il statüsü kazandırılan ve
1926'da bugünkü ismini alan Balıkesir, 2014
yerel seçimlerinden sonra "büyükşehir" oldu.
Adıyla ilgili pek rivayet anlatılan, Ege ve
Marmara denizlerindeki 27 adası, kilometrelerce uzunluktaki sahilleri, ormanlık alanları,
tarihi ve kültürel mekanlarıyla özellikle iç
turizmde önemli bir konumda bulunan
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
İbrahim Sezgin, balonların sınır ve karakol
güvenliği gibi durumlarında çok daha yükseklere çıkarılabildiğini belirterek, şu bilgileri
verdi: "Balonlar yerden görünemediği için
hiçbir şekilde taciz atışı ve vurulma riski
taşımıyor. Yeni de böyle bir durum
yaşandığında ise bir tüfeğin içindeki mermilerle anında irtifa kaybedip düşmüyorlar,
görevlerine devam ediyorlar. Balon çok hızlı
indirilebildiği için bakım ve işletimi rahatlıkla
yapılabiliyor. Balonlarımızı atmosferik şartlara dayanıklı yaptığımız için çok çok yüksek
seviyelere çıkarabiliyoruz. Gerek araca
gerekse zemine monte edebiliyoruz."
Balonun boyutlarının gözetlenmek istenen
alana bağlı olarak değişebildiğine dikkati
çeken Sezgin, "Özellikle güvenlik amaçlı kullanımlarda, balonlar daha büyük ebatlı hazırlanacağı için gökyüzünde görünür bölgede
bulunmuyor. Balonlar, özellikle toplumsal
olaylar, geniş alan-mekan koruması gibi durumlarda da rahatlıkla kullanılabilir. Mesela
bir üniversite kampüsünün güvenlik amaçlı
izlenebilmesi için rahatlıkla kullanılabilir"
ifadelerini kullandı. İbrahim Sezgin, keşif
balonlarına Çanakkale şehitleri anısına Tanyeri adının verildiğini sözlerine ekledi.
Yerli İHAlar gurur veriyor
Öteyandan Eskişehir'de kurulu bulunan
TUSAŞ Motor Sanayi AŞ'nin (TEI) bünyesinde oluşturulan ve yerli tasarım hava araçları motorlarının tasarımlarını
gerçekleştiren yaklaşık 200 kişilik ekip, 2 yıl içinde tamamen yerli insansız hava aracı (İHA) motoru üretmeyi hedefliyor. TEI Genel Müdürü Mahmut Akşit, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, kurumun, uçak ve helikopter motorlarının bakım onarımlarının yapılması ve parça imalatçısı
olmanın dışında tasarımcı olarak da Türk ordusunun ihtiyacının karşılanmasını amaçladığını belirterek, söz konusu
hedef doğrultusunda oluşturulan bir Ar-Ge ve tasarım
grubunun bulunduğunu kaydetti.
Tasarım grubunun büyümeye devam ettiğini ifade eden
Akşit, şöyle konuştu: "Şu anda yaklaşık 200 kişilik bir
tasarım grubumuz var. Gebze'de doğrudan General Electric
uçak motoru (GE Aviation) tasarım ekibi ile çalışan 100
Yerel ve uluslararası bazda istihbarat alma konusunda düne kadar
ithal teknoloji ile çalışan birimler bundan sorda yerli üretim ile yoluna devam edecek. Bu amaçla yapılan ilk yerli istihbarat balonu
sisteme girdi. İHA ise 2 yıl sonra hizmet vermeye başlayacak
Hacettepe Teknokenti'nde çalışan Türk mühendisler, bir
bölgedeki olayların keşfi ve gözetlenmesi için nanoteknoloji temelli "istihbarat balonu" geliştirdi. Hacettepe
Teknokenti'ndeki Türk Savunma Sanayii firmalarından
"ARGUS Savunma" Yöneticisi İbrahim Sezgin, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, bir bölgedeki olayların
keşfi ve gözetlenmesi için nanoteknoloji temelli "istihbarat
balonu" geliştirdiklerini bildirdi. İstihbarat balonunun, sivil
amaçlı kullanımlarda yerden görülebilecek yüksekliklerde
konumlandırılabileceğini belirten Sezgin, askeri amaçlı
kullanımda ise yerden görünemeyecek ve hedef oluşturmayacak şekilde gökyüzüne asılı şekilde yerleştirilebildiklerini kaydetti.
Nanoteknoloji temelli balonların insansız hava
araçlarının neredeyse 5'te bir fiyatına üretilebildiğini kayd-
eden Sezgin, "Yer'den toplanan görüntüler, balondaki kamera sistemi sayesinde eş zamanlı ve kriptolu şekilde alıcıya
aktarılıyor. Kameralar, uyduyu görmediği için güvenlik
açısından hiçbir risk taşımıyor. Ağırlıkları 24 ile 82 kilogram arasında değişiyor. Tasarım ve üretimi tamamen yerli
imkanlarla geliştirildi" dedi.
İstihbarat balonlarının orman yangınları, toplumsal olayların gözetlenmesi amacıyla kullanımının da mümkün
olduğunu dile getiren Sezgin, hatta belli yüksekliklere
çıkararak şehirlerdeki trafik sıkışıklığı ve asayişin de
izlenebileceğini söyledi. Sezgin, "Balonlar, gökyüzünden
bir plakaya zoom yapabilir, hatta belli noktalarda kişilerin
yüzüne kadar yaklaşıp fotoğraf ve görüntü alabilir" diye
konuştu.
-İstihbarat balonlarla toplanacak
kişilik bir mühendislik ekibimiz var. Bu ekip şu anda uçmakta olduğumuz birçok motor da dahil olmak üzere General Electric tarafından üretilen motorların tasarım ve
iyileştirme işlemlerinde doğrudan General Electric ekibiyle
entegre olarak çalışıyor. Onun dışında Eskişehir'de bir
tasarım grubumuz var. Eskişehir'deki grubumuz içinde şu
anda insansız hava araçlarının motoruyla uğraşan bir ekibimiz var. Ayrıca jet ve helikopter motorları konusunda
çalışan ekiplerimiz de var. Onlar da büyüyor. İnsansız hava
araçlarında genellikle düşük hızda ancak yüksek irtifada
uçağın yavaş seyretmesine imkan tanıyacak pistonlu motorlar kullanılmaktadır. İlk etapta heronlar konusunda
yaşanan sıkıntı sebebiyle yurtdışından bakım-onarımda
destek alınamaması nedeniyle onların bakım-onarımlarını,
yedek parçalarının tasarım ve imalatını gerçekleştirdik.
Düzenli değişmesi gereken parçaları kendimiz, buradaki
mühendislik ekibimizle tekrar tasarladık, mevcut yapıya
adapte ettik ve uçurduk. Böylece yedek parça ihtiyacını bu
şekilde karşıladık. Şu anda ordumuzun elindeki heronların
büyük çoğunluğu o parçalarla TEI adaptasyonu motorlarla
uçuyor."
-"Komple TEI tasarımı, yeni motor"
Akşit, bunun yanında Türk Havacılık ve Uzay Sanayi
AŞ (TAI-TUSAŞ) tarafından insansız hava aracı
ANKA'nın imal edildiğini hatırlattı. ANKA'nın mevcut
motorunun Alman Thielert firması tarafından üretildiğini
anımsatan Akşit, şöyle devam etti: "ANKA'nın motorunda
irtifa yeteneğini, yetkinliğini istenilen seviyeye getirmek
için modifikasyonlar yapıyoruz. Mevcut motorların modifikasyonların yanında ANKA için tamamen yeni, komple
TEI tasarımı bir motor geliştiriyoruz. Bu arada Thielert,
Çinli bir firmaya satıldı. Çinli firma, askeri amaçlı motor
satışını durdurdu. ABD ordusunun elinde de ciddi miktarda
'Predator' gibi İHA'lar var. Bunların baz motorlarını da
Thielert firması yapıyordu. Bunların temininde de bir
sıkıntı oluştu. Tasarım ekibimiz hem TAI'nin hem de ordumuzun ihtiyacı kapsamında yeni tasarım işini yürütüyor.
Yeni motorumuz başarıyla testleri geçince ABD ordusunun
bu sınıftaki ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı onlara da motor
satma imkanı olacak. Yaklaşık 2 yıl içinde tamamen yerli
tasarım ve imalatı bize ait İHA'lara sahip olacağız." (AA)
Anasınıfı öğrencilerinden
boylarından büyük kampanya
Kayseri'de bir okulun ana sınıfı öğrencileri, engellilere yardım edebilmek için "mavi kapak" kampanyası başlatarak bir yıl boyunca yaklaşık 100 kilogram
kapak topladı. Sağnak Koleji ana sınıfı öğretmeni
Süheyla Kalelioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 5-6 yaş grubundaki 25 öğrenciyle başlattıkları
kampanyada çok iyi sonuç aldıklarını söyledi. Çocuklara her gün okulda yardımlaşma ve iyilik yapmanın
önemini anlattıklarını, çeşitli örnekler verdiklerini
ifade eden Kalelioğlu, "Çocuklara engellilere yardım
edebilmek için mavi kapak kampanyası başlatmak
istediğimizi söylediğimde çok heyecanlanıp sevindiler.
Görünüşte küçük ama aslında kocaman yürekleriyle
ana sınıfı öğrencilerimiz bir yıl boyunca gittikleri her
yerden mavi kapak topladı. Ailelerini, büyüklerini
teşvik ederek onlardan yardım aldılar. Her gün okula
mavi kapak getirerek 'kapak kahramanı' oldular" diye
konuştu.
İnsanların küçük yaşlarda öğrendikleri iyi veya kötü
davranışların gelecek yaşantılarını etkilediğine dikkati
çeken Kalelioğlu, 30 yıldır ana sınıfı öğretmeni
olduğunu ve çocuklara ilk olarak merhamet, yardımlaşma, iyilik yapma, zorda olanın elinden tutma, insanları sevme duygularını öğretmeye gayret ettiğini
anlattı.
Çocukların özverili şekilde topladığı kapaklarla engelli
insanlara umut ışığı yakacaklarını belirten Kalelioğlu,
şunları kaydetti: "Toplanan kapakların Talas ilçe
belediyesine teslim ederek engelli aracı alacağız.
Geçen yıl da okul olarak yine mavi kapak toplayıp 15
engelli aracı alarak köylerdeki okullarda eğitim gören
engelli çocuklarımıza bağışlamıştık. Bu yıl da ana
sınıfı öğrencilerimizin topladığı kapaklarla engelli
kardeşlerimize yardım edeceğiz. Bunu ana sınıfı
öğrencilerinin yapıyor olması kampanyaya çok daha
farklı bir anlam yüklüyor. Çocuklarımız yardım et-
meyi çok seviyor. Kampanyanın tamamlanmasına çok üzüldüler. 'Yardım yapabileceğimiz başka insanlar var mı?' diye sormaya
başladılar. Daha 5 yaşındaki çocuk bunu diyebiliyorsa ileriki yaşantısında toplum için çok faydalı birey olacaktır. Bu açıdan bu tür kampanyalar
çok önemli."
Ana sınıfı öğrencisi 5 yaşındaki Muhsin Mert
Aygün, engellilere yardım edebildikleri için çok mutlu
olduğunu ve ailesiyle gittiği veya dışarıda yemek
yediği her yerden kapak toplayarak okula getirdiğini
söyledi. 6 yaşındaki Hazal Şenler de, "Engellilere
yardım etmek için her gün mavi kapakları sevinçle
okulumuza getiriyoruz. Engellileri görünce iyilik yapmayı ve onlara yardım etmeyi düşünüyorum. Onları
görünce üzülüyorum ama yardım edebildiğim için de
seviniyorum. Herkesin engelli insanlara yardım etmesi
gerekiyor" dedi. (AA)
Öğretmenlik
hayali 54'ünde
üniversiteli yaptı
Memuriyet döneminde iktisat
bölümünden mezun olan ve
emekli olunca hem Türkçe
öğretmenliği bölümünde hem
İlahiyat Fakültesi'nde eğitimini
sürdüren 57 yaşındaki Hatice
Kaya, ilerlemiş yaşına rağmen
torunu yaşındaki öğrencilerle
aynı sıraları paylaşıyor
Hatay'da, eşinin karşı çıkması üzerine eğitimini yarıda
bırakan kadın, öğretmenlik
hayalini gerçekleştirebilmek
için ilerlemiş yaşına rağmen iki
üniversitede birden okuyor.
Memuriyet döneminde iktisat
bölümünden mezun olan ve
emekli olunca Mustafa Kemal
Üniversitesi'nde (MKÜ) hem
Türkçe öğretmenliği
bölümünde hem de İlahiyat
Fakültesi'nde eğitimini
sürdüren 57 yaşındaki Hatice
Kaya, ilerlemiş yaşına rağmen
torunu yaşındaki öğrencilerle
aynı sıraları paylaşıyor.
Liseden sonra girdiği sınavlarda hem Türkçe öğretmenliğini hem de maliye
memurluğunu kazanan Kaya,
eşinin "ya ben ya okul" demesi
üzerine tercihini eşinden yana
kullanıp maliyede memur
olarak işe başladı. Memurluk
döneminde 3 çocuğu olduktan
sonra açıköğretim sınavlarıyla
girdiği iktisat bölümünü
bitirdikten sonra 1987'de
tekrar üniversite sınavına girdi.
Bu defa hayalindeki öğretmenlik bölünü kazanan ancak
sadece 2 ay okula gidebilen
Kaya'nın hayali, eşinin başka
bir şehre tayinin çıkması nedeniyle yine suya düştü.
Öğrenci affıyla yıllar sonra
öğretmenlik hayalini gerçekleştirmek için yeniden bir fırsat
yakalayan Kaya, AA
muhabirine yaşadıklarını şöyle
anlattı:"Öğretmenlik arzum
içimden hiç çıkmamıştı. Bu
sefer ne eşim ne başka biri
beni kimse Allah'ın izniyle engelleyemez dedim. Afla birlikte
okula kayıt yaptırdım. 54
yaşımda üniversiteli oldum.
Şimdi 3'üncü senem ama hep
üstten dersten aldım. 4'üncü
sınıf
sayılırım.
Dil bilgisinden
kalmasaydım, bu sene bitiriyordum. Uygulamaya gidiyorum, ortaokullarda derslere
giriyorum. Bir taraftan KPSS'ye
çalışıyorum."
Mezun olduktan sonra yüksek
lisans yapmayı hedeflediğini
ifade eden Kaya, 5 kız ve 2
torun sahibi olmasına karşın
öğretmenlik hayaline kavuşacak olmanın mutluluğunu
yaşadığını belirtti.
- "Beşikten mezara kadar
eğitim"
Eşinin o dönem kendisini ikilemde bırakarak okuldan
vazgeçirdiğini kaydeden Kaya,
eşinin şimdi de "zamanında
sen beni dinledin, şimdi de ben
seni dinliyorum, istediğin
kadar okuyabilirsin" dediğini
ve kendisini desteklediğini aktardı. Çocuklarının ise "anne
ne yapacaksın bu yaştan sonra
ye, iç, keyfine bak" dediklerini
anlatan Kaya, okumayı çok
sevdiğini, bunun kendisi için
adeta bir aşk halini aldığını
söyledi. Kaya, beşikten mezara
kadar eğitim felsefesiyle
hareket ettiğini ve bu uğurda
derslerine gayretle çalıştığını,
bazen yurtta kalan öğrencilerle
etüt çalışmalarına katıldığını
ifade etti.
- Gençlere tavsiye
Gençlere de nasihatta bulunan
Kaya, "Gençleri çok seviyorum,
onların okumalarını istiyorum.
Ben diploma için okumuyorum
her okuduğum bilgi bir insan
olmayı gösteriyor. Gençlerimize de çok çalışmalarını tavsiye
ediyorum. Atatürk gibi... Çalış,
güven, öğün. Onun için hep
çalışmalarını istiyorum gençlerimizden ama az çalışıyorlar
görüyorum" diye konuştu.
(AA)
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
10 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
5 Nisan
17
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
20 milyar dolarlık yatırım
İÇİN KOLLARI SIVADIK
1965 yılında kurulan ve bugün Türkiye’nin sanayi devi olan Petkim, 49’uncu yaş gününü muhteşem bir törenle kutladı.SOCAR
Türkiye Başkanı Yavuz, “Petkim, 49 yıllık bir aşk hikâyesidir. Petkim Yarımadası’na yapılan yatırımları gördükçe gurur duyuyoruz.
49 yıl boyunca petrokimya işine gönül vererek Türkiye için oluşturulan bu değeri, geleceğe taşımak herkesin vazifesidir" dedi
T
ürkiye’nin sanayi devi Petkim, kuruluşunun 49’uncu yıldönümünü SOCAR Türkiye Başkanı Kenan Yavuz
ve Petkim Genel Müdürü Sadettin Korkut’un yansı sıra, şirket çalışanları, müşterileri ve tedarikçi firma temsilcileri ile birlikte Petkim Kültür Merkezi’nde düzenlenen
bir törenle kutladı. Sadettin Korkut: “Kardeş ülke Azerbaycan’ın Petkim’e yatırımları ile katma değeri artıran bir kuruluş haline
geldik” zzzörene ev sahipliği yapan Petkim
Genel Müdürü Sadettin Korkut, Türkiye’de
yerli üretimin ve istihdamın gururu olarak
49 yıldır faaliyet gösterdiklerini söyledi.
SOCAR Türkiye’nin Petkim Yarımadası
için çizdiği “Rafineri–Petrokimya-Enerji–
Lojistik Entegrasyonu” vizyonu ile Türkiye’nin en büyük yatırımlarına ev sahipliği
yaptıklarını belirten Korkut, “Geçmişe dönüp baktığımızda, Petkim’in hangi zorluklarla bugünlerle getirildiğini unutamayız.
Kardeş ülke Azerbaycan’ın Petkim’e olan
yatırımları ile başarılarımıza başarı katarak
ülkemize olan katma değeri artıran bir kuruluş hâline geldik. Sahip olduğumuz imkânları, iş ortaklarımız için kullanarak hep
birlikte büyüyeceğimiz projelere yelken
açacağız. Özelleştirmenin ardından her sene 100 milyon dolarlık yatırımlara imza atılan Petkim’de 2014 yılında 115 milyon dolar seviyesinde bir yatırım gerçekleştirilecek. Bu yatırım sayesinde tesislerimizdeki
tüm birimlerin performansını maksimize
edeceğiz. Üretimi artırarak istihdam ve katma değer oluşturmak istiyoruz.” dedi.
“Hedef 2023 yılında yüzde
40 pazar payı”
Sadettin Korkut, hafriyat çalışmalarının
yüzde 40’ı tamamlanan STAR Rafinerisi’nin Petkim Yarımadası’na ve Türkiye’ye
büyük katkılar sağlayacağına dikkat çekti.
Enerji çeşitliliği doğrultusunda Mart ayında
ilk adımı atılan Petkim Rüzgâr Enerji Santrali (RES) sayesinde de Petkim’in enerji
üretim kapasitesinin yüzde 10 oranında artacağını kaydeden Korkut, şöyle devam etti: “2013 yılını 270 milyon TL brüt ve 49
milyon TL net kâr rakamıyla kapattık. 2012
yılına oranla brüt kârımız yüzde 232 artış
gösterdi. Müşteri odaklı bir pazarlama stratejisi izleyerek, finansal kârlılık hedefi ile
bu başarıyı yakaladık. Gelecek dönemde iş
ortaklarımızla birlikte el ele, kol kola çalışmaya devam edeceğiz. Petrokimya, Türk
sanayisinin merkezinde yer alırken, 6 bine
yakın KOBİ’yle iş yapmaya ve can suyu ol-
maya devam ediyoruz. Hedeflerimize doğru ilerlerken verimlilik esaslı yol alıyoruz.
İnovasyon ve Ar–Ge çalışmalarımızı sürdürüyor, geçtiğimiz yıl kurduğumuz Petkim
Akademi ile yaklaşık yarım asırlık deneyimimizi sektörümüze aktarıyoruz. İnanıyoruz ki SOCAR Türkiye’nin Value–Site
2023 vizyonu ile Petkim, 2023 yılında pazar payını yüzde 40’a ulaştıracak.” Kenan
Yavuz: “49 yıl boyunca petrokimya işine
gönül koyarak Türkiye için oluşturulan bu
değeri, geleceğe taşımak herkesin vazifesidir” SOCAR Türkiye Başkanı (CEO) ve
Petkim Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz da Petkim’in 49 yıllık bir aşk hikâyesi
olduğunu, İzmit-Yarımca’daki tesisin bugün olmamasının içlerini acıttığını söyledi.
Buna karşılık Aliağa’da yapılan yatırımları
gördükçe gurur duyduklarını dile getireren
Yavuz, “49 yıl boyunca petrokimya işine
gönül vererek Türkiye için oluşturulan bu
değeri, geleceğe taşımak herkesin vazifesidir” dedi . Kenan Yavuz, sözlerini şöyle
sürdürdü: “Petkim’in 50’nci kuruluş yıldönümü olan 2015 yılında, ara malı üretiminin petrokimya, sanayi ve rafineride ne anlama geldiğini çok geniş bir şekilde anlatabilmek amacıyla şimdiden çalışmalarımıza
başladık. Bugün biliyoruz ki ara malı üretmeden sanayileşme tamamlanamaz. Hammaddesi olmayan bir ülkenin yapması gereken ilk şey, ara malı üretimini ülke sınırları
içinde konuşlandırmaktır. Aksi takdirde
hem hammaddemizi hem ara malımızı ithâl
ederek sürdürülebilir bir kalkınmadan bahsedemeyiz. Bu çerçevede SOCAR Türkiye
olarak 2,5 milyar dolarlık bir yatırımla Petkim’in özelleştirilmesinde yer aldık. Petkim’e her yıl yaptığımız en az 100 milyon
dolarlık yatırıma ek olarak Petkim Yarımadası’na 2018 yılına kadar 7 milyar dolarlık
bir yatırım yapılacak. 1980’li, 1990’lı yıllarda milyar dolardan bahsetmek kolay değildi. 80’lerden bugüne pahalılaşan enerji, zorlaşan iş gücü ve daha rekabetçi bir piyasayla
karşı karşıyayız. Bugün açık bir ekonomisi
olan Türkiye, tek üreticiyle petrokimyanın
yüzde 80’inin, rafinaj ürünlerinin yarısını ithal ediyor.”
SOCAR, 20 Milyar Dolar
yatırıma imza atacak
Petkim Yarımadası’nda devam eden yatırımlar hakkında bilgiler de veren Kenan
Yavuz, SOCAR Türkiye olarak 2011 yılında
Petkim Yarımadası’nda atılan STAR Rafinerisi’nin temelini 2017 yılında devreye alacaklarını anımsattı. Finansman maliyeti ile
birlikte 5.7 Milyar Dolara mal olacak yatırımın, Petkim ve petrokimyanın ayakta kalmasını sağlayacağını, Türkiye’nin cari açığını ise her yıl 2.5 Milyar Dolar azaltacağına işaret eden Yavuz, şöyle devam etti:
“Petkim Konteyner Limanı ile 1,5 Milyon
TEU’luk kapasiteye ulaşacağız. Yeni nesil
gemiler bu limana yanaşacak ve Ege Bölgesi’ndeki lojistik faaliyet hızlanacak. Gelecek
yıl, limanımıza ek olarak yenilenebilir enerji
kaynağımız olacak olan Petkim RES’i de
ülkemize kazandırmış olacağız. Petkim Yarımadası’ndaki 9,5 milyar dolarlık yatırıma
ek olarak Türkiye – Azerbaycan ortaklığında 10 milyar dolarlık Trans Anadolu doğal
Gaz Boru Hattı (TANAP) inşa edilecek.
1923-2003 yılları ülkemize 14,9 Milyar Dolarlık doğrudan yabancı yatırım yapılmıştı.
2018 yılında SOCAR Türkiye olarak biz 20
Milyar Dolara varan bir yatırıma imza atmış
olacağız. Bu yatırımlar aynı zamanda Türkiye–Azerbaycan dostluğunun ve stratejik ortaklığının bir yansımasıdır. Türk milletinin
birbirinden uzak kalan iki ayrı kolunun,
duygusal yapısını korumasının yanı sıra
ekonomik anlamda da bir araya gelmesine
vesile oluyoruz.”
Eski genel müdürlerle birlikte
49’uncu yaş günü pastası
Petkim’in 49’uncu yaş günü dolayısıyla
gerçekleştirilen kutlamalar, İzmit Yarımca
Tesisleri’ndeki ilk yıllara tanıklık eden
emekli çalışanların hatıralarının yer aldığı
film ile başladı. Ege Üniversitesi Konservatuarı öğrencilerinden oluşan koronun Türk
ve Batı enstrümanları ile “Doğudan Batıya
Konseri” sonrasında eski genel müdürlerle
birlikte 49’uncu yaş günü pastası kesildi.
(HABER MERKEZİ)
Konfokal Lazer Deri Mikroskobisi
“Çağı Yakalayan Cihaz” artık EÜ'de
C
ihazın tanıtımını yapan Prof. Dr. Yılmaz, “Ege Üniversitesi’nin eğitime,
bilime, yeniliğe ve teknolojiye ait
hırs denecek ölçüdeki enerjisini ve birlikte
çalışma arzusunu yeni ve ilkler yaratma heyecanını bugün bir başka boyutta yeniden
yaşıyoruz. Burada gördüğümüz şey yeniliğe
olan açılıştır. Buradan yetişecek öğrencilere; eğitime ne kadar önem verdiğimizin bir
göstergesidir” dedi
Konfokal Lazer Deri Mikroskobisi “Çağı Yakalayan Cihaz” tanıtım toplantısı Ege
Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Ege Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kamil Kumanlıoğlu, Başhekim Prof. Dr. Mehmet Özkahya, Prof. Dr. Fezal Özdemir, Prof. Dr.
İdil Ünal ve öğretim elemanları katıldı.
Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, “Ege Üniversitesi’nin eğitime, bilime, yeniliğe ve teknolojiye ait hırs denecek ölçüdeki enerjisini ve
birlikte çalışma arzusunu yeni ve ilkler yaratma heyecanını bugün bir başka boyutta
yeniden yaşıyoruz. Burada gördüğümüz şey
yeniliğe olan açılıştır. Buradan yetişecek
öğrencilere; eğitime ne kadar önem verdiğimizin bir göstergesidir” diye konuştu.
Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. İdil
Ünal, “ Bugün bizim için mutlu bir gün.
Konfokal Lazer Deri Mikroskobisi bizim
için önemli bir kazanım. Deri tümörleri başta olmak üzere diğer tüm dermatozlarda da
çok değerli bir tanı desteği. Ama bu cihazın
varlığının bizi bu kadar sevindirmesinin ne-
deni de tüm dünyada zaten çok az sayıda
var bu cihazdan fakat Türkiye’de bu cihaza
sahip olan ilk üniversiteyiz. Bir de İstanbul
Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde var.
Tüm aşamalarda bizlere yardımcı olan, desteğini esirgemeyen herkese çok teşekkür
ederim” dedi.
ÜNİVERSİTELER ARASINDA İLK :EGE
Prof. Dr. Fezal Özdemir “ Çok heyecanlı ve
sevinçliyim. Bu gururu bizlere yaşatan sayın rektörüm başta olmak üzere; cihazın alımında emeği geçen tüm hocalarımıza çok
teşekkür ediyorum. Cihazımız Konfokal
Lazer Mikroskobisi. Teknolojinin son ürünü
diyebileceğimiz çağı yakalayan cihaz adını
vereceğimiz bir alet. Üniversiteler arasında
ilk elde eden üniversite Ege Üniversitesi.
Lazer ışınımıyla çalışan, yatay eksende ışınlar alan bir cihaz bu. Bu cihaz birçok disiplinlerde, tanı - tedavisinde kullanılabilir” diye konuştu.
Prof. Dr. Mehmet Özkahya “ Dermatoloji
kliniğimiz her anlamda her şeyi en iyi şekilde yapabilecek. Bilim teknoloji ile bu
kadar buluşabilir. Ben herkese teşekkür ediyorum, her şey için başarılar diliyorum” diye ifade etti.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof
Dr. Kamil Kumanlıoğlu “ Konfokal Lazer
Mikroskobisi cihazının tanıtım toplantısına
hoş geldiniz, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ege’nin, Türkiye’nin ilklerini yapmada öncü olan üniversitemiz ve fakültemizin
bu cihazı ilk kullanmış olması mutluluğumuzun bir göstergesi. Bu mutluluğu bizlere
yaşatan rektörümüze ve tüm ekibe ayrı ayrı
şükranlarımı arz ederim. Bu cihazla sağlık
hizmetimizin kalitesi artacak, hastalarımızın
erken tanı imkânı sağlanacak. Bu alanda
emeği geçen herkese tek tek teşekkür eder,
saygılarımı sunarım” diye sözlerine son verdi.
Rektör Prof. Dr. Candeğer Yılmaz “ Ege
Üniversitesi’nin eğitime, bilime, yeniliğe ve
teknolojiye ait hırs denecek ölçüdeki enerjisini ve birlikte çalışma arzusunu yeni ve ilkler yaratma heyecanını bugün bir başka boyutta yeniden yaşıyoruz. Ben gerçekten bu
nedenle çok mutluyum. Uzun bir öyküsü
var bu işin, iki yıla yakın bir süreci var. Bir
bağış ile gerçekleşmesinin bu işi taçlandıracağını düşündüm. Biz Ege Üniversitesi olarak reklam yapmayı sevmiyoruz. Bugün
duyduğumuz kadar önemli bir cihaz aldığımızı bilmiyordum, başlıklarını biliyordum
fakat kesitleriyle ve bir amfide açılış gerçekleştirmenin ağırlığını daha farklı hissettim. Burada gördüğümüz şey yeniliğe olan
açılıştır. Buradan yetişecek öğrencilere; eğitime ne kadar önem verdiğimizin, çağdaşlaşma, çağcıl bir özen verdiğimizin bir göstergesi. Bugün Ege Üniversitesi’nin bunu
çok güzel başardığını bir kez daha yaşadığımız için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. (EGE AJANS)
2030 yılında her
4 bebekten 1’i
otistik doğacak
İzmir Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü
kariyer gününe katılan Türkiye Engelliler
Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve
Nar Taneleri Özel Eğitim ve Rehabilitasyon
Merkezi Kurucu Müdürü Besim Toker, Otizmin yaygınlık hızının her geçen yıl büyük bir
artış gösterdiğini, diğer engel çeşitleri ile birlikte özel eğitim uzmanlarına Türkiye ve dünyada her yıl daha fazla ihtiyaç duyulduğunu
söyledi.
İzmir Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü
kariyer günü, uzmanlar ile öğrencileri bir araya getirdi. İnciraltı Montessori Anaokulu Eğitim Koordinatörü Sevgi Koşaner, Saysen
Anaokulu Müdürü Mehmet Feyza Saysen,
Çocuk Gelişimi ve Özel Eğitim Uzmanı Ender Marangoz, İzmir Özel Fatih Koleji Anaokulu Müdürü Muzaffer Özkan, Müdür Yardımcısı Esin Bakioğlu, Behçet Uz Çocuk
Hastanesi Çocuk Gelişimi Uzmanı Eda Arkaz ve Türkiye Engelliler Konfederasyonu
Yönetim Kurulu Üyesi ve Nar Taneleri Özel
Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Kurucu
Müdürü Besim Toker kariyer gününe katıldı.
2012’de 88 doğumdan 1’i Otistik
Türkiye Engelliler Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Nar Taneleri Özel
Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Kurucu
Müdürü Besim Toker sunumunda, Çocuk
Gelişimi Bölümü mezunu özel eğitim uzmanlarına duyulan ihtiyacın her geçen yıl arttığını söyledi. Özellikle Amerika’da yapılan
araştırmaların Otizm konusunda çarpıcı rakamlar ortaya koyduğunu ifade eden Toker,
“Dünyada 5 yıl önce 130 doğumda 1 görülen
Otizm, 2012 yılında 88’de 1’e düşmüş durumda. 2030 yılında her dört doğumdan birinde bebeğin Otistik olarak dünyaya gelmesi
bekleniyor. Bu duruma diğer engel çeşitleri
de eklendiğinde, dünya ve Türkiye’nin özel
eğitim uzmanlarına olan ihtiyacı her geçen yıl
hızla artıyor” dedi.
Türk çocuklar dünya
standartlarının 2 yıl gerisinde
Çocuk gelişimi ve eğitiminin kültür ile
bağlantısının zaman zaman olumsuz sonuçlarının da olduğu bilgisini aktaran İnciraltı
Montessori Anaokulu Eğitim Koordinatörü
Sevgi Koşaner, “Türk çocukları ayakkabı
bağlama, burnunu silme ve kıyafetlerini değiştirmede dünya standartlarının iki yıl gerisinden geliyor” dedi. Erkek bir çocuğa yatağını toplamasını öğretirken çocuğun babasının tepkisi ile karşılaştığını söyleyen Koşaner, “Aşırı korumacılık nedeni ile çocukların
gelişmesi çoğu zaman anne ve babalar tarafından engelleniyor” dedi.
Aile özel eğitime dahil
edilmeden başarı sağlanamaz
Özel eğitim sayesinde dünya ile bağlantı
kuramayan bir bebeğin tedavi edilerek üniversitede eğitim alabilecek aşamaya kadar
gelişme gösterebildiğini belirten Çocuk Gelişimi ve Özel Eğitim Uzmanı Ender Marangoz, tüm süreç içinde en önemli faktörlerin
başında, ailenin de özel eğitime dahil edilmesinin geldiğini söyledi. Yeterli donanıma sahip olmayan ailelerin çocuklarının dezavantajlılık durumundan ileri gidemeyeceğini dile
getiren Marangoz, “Aile ile birlikte yapılan
dersler, ailenin evinde yapacağı alıştırmalar,
aile ile sık görüşme, motive etme ve gelişmelerin paylaşılması hem moral verici olacak
hem de ilerlemenin sürekliliğini sağlayacaktır” dedi. (HABER MERKEZİ)
SAYFA 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
Mehmet Y.
YILMAZ
HÜRRİYET GAZETESİ
SEÇİMLERDEN sonra, “Demokrasi
kazandı” gibisinden sözler söylemek âdettendir.
Evet, kuşkusuz ki demokrasinin olmazsa olmaz şartı serbest seçimlerdir ve halkın
iradesini seçimler yoluyla koyabilmesi
önemlidir, o iradeye saygı duyulur.
Ancak bu seçim sonuçlarına bakınca,
demokrasimizin geleceği için endişelenmemek de mümkün değil.
Şu anda seçimin galibi olarak görünen
iktidar partisine verilen oyların önemli bölümünün Başbakan’ın kişisel karizmasına
yönelik olduğunu söylemek mümkün.
Evet, halkın önemli bölümü bu iktidarın yaptığı işlerden memnun olabilir, yolsuzluk iddialarına kulak asmayabilir, muhalefet partilerini yetersiz buluyor olabilir
ama bu durum Başbakan’ın kişisel karizması ile de yakından ilgilidir.
Başbakan’ı seviyorlar, kendilerinden
buluyorlar ve bu nedenle onun aleyhine
olabilecek durumları da kolayca görmezden gelebiliyorlar.
Ve Başbakan bunu başarırken, izlediği
politika kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı, hatta düşmanlaştırıcı bir politika!
Bu yolla kendisini sevenleri kemikleştirebiliyor, karşıt propagandaların o kitlelere
ulaşmasını ve etkili olmasını önleyebiliyor.
11 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
517
Nisan
2014
Cumartesi
Şubat
2013
Perşembe
‘Demokrasi kazandı’ ama geleceği tehlikede
Bu kitlelerden aldığı güç ile “tek adam”
olmak yolunda da hızla ilerliyor.
Yargı bağımsızlığıyla, özgür medya ile,
evrensel demokrasi ilkeleri ve söz söyleme
hürriyeti ile barışık değil, bunları önemsemediğini açıktan söyleyebiliyor. Yasama
organını bir parmak işaretiyle harekete geçirebiliyor.
İçeride izlediği “düşmanlar yaratıp onlarla savaşma, kavga etme” politikasını dış
politikada da sürdürüyor.
Onun her şeyi tek başına yönetmek ve
herhangi bir muhalefete tahammül edememek isteğini dengeleyebilecek kurumlar
neredeyse ortadan kalkmış gibi.
Bu eksikliği kapatabilecek güçlü bir
muhalefet de görünmüyor.
Ana muhalefet partisi ülkenin yarısından çoğunda önemli bir varlık gösteremiyor. Bazı illerde üçüncü parti bile olamıyor.
Ulusalcı mı, milliyetçi mi, sosyal demokrat mı olduğu belirsiz bir çizgi içinde
yalpalıyor, en güçlü olduğu sahillerde bile
eski gücünden uzak.
Organize bir parti görüntüsü vermiyor,
parti için en hayati seçimde bile “sen–ben”
kavgası nedeniyle seçime tüm örgütüyle
asılamıyor.
Seçmenin önüne gelecek ile ilgili bir
vizyon koyamıyor, iktidar partisinin çizdiği
gündemin peşinde savruluyor.
Ülkenin güneydoğusundaki tablo da ilginç! Orada etnik politikayı öne çıkaran
Melis
ALPHAN
HÜRRİYET GAZETESİ
Türkiye’de her şey zor ama belki de en zoru bu
ülkede engelli olmak. Özellikle de zihinsel engelli.
1.5 milyon civarında engelli vatandaşımız olduğu söyleniyor. Onların yakınlarını da hesaba katarsanız 20 milyon civarında insan dolaylı olarak
etkileniyor. Ama buna rağmen zihinsel engelli insanlar damgalanıyor, ayrımcılığa maruz kalıyor,
sosyal hayatın ve çalışma hayatının içinde kabul
göremiyor.
Bunun için devlet üzerine düşeni yapıyor mu?
Hayır.
Bedensel engelli vatandaşlara sokakta hayatı
kolaylaştıracak düzenlemeler için belediyelere baskı yapmayan, engelli bir vatandaşa teknolojik tekerlekli sandalyeyi şov amaçlı kurdele kesip veren
bir devletin üzerine düşeni yaptığını söyleyemeyiz.
****
Zihinsel engelli bireyler toplumsal hayattan
dışlanmış halde yaşıyorlar. Devlet bunu değiştirmek için kapsamlı kampanyalar yapıyor mu, politikalar geliştiriyor mu?
Hayır.
Türkiye’nin iktisadi yapısı engellileri de içerecek şekilde düzenlenmemiş. İşverenler önyargılarından dolayı engellileri çalıştırma konusunda he-
Yiğit
BULUT
STAR GAZETESİ
“...AMERİKALI bir uzman şu değerlendirmeyi yapıyor: Türkiye’nin İsrail’e böyle bir tepki vermesini beklemiyorduk... Ne bekliyordunuz; Türkiye 9 vatandaşının organize bir ordu tarafından katledilmesini içine atsın ve unutsun mu! 2001’de yönettirdiğiniz Türkiye’de daha doğrusu Derwish
Türkiye’sinde olabilirdi ama artık olmaz-OLAMAZ! Amerikalı uzman deyince Amerikan devleti
adına konuşan sesleri ve uzantılarını bir bütün olarak anlamak doğru değil! Amerikan devleti içinde
bugün iki farklı teori var; biri eski modeli yani İsrail’in merkez olarak görüldüğü Ortadoğu ve periferisini savunuyor, diğeri İsrail’in oyundan düştüğü ve Türkiye’nin genleşerek lider olduğu yeni yapıyı... Bakalım hangisi haklı çıkacak, bu çatışma
nasıl bitecek! Bu noktada konuyu biraz farklılaştırmak ve Türk devletinin son 12 ay içinde RusyaKıbrıs-Ortadoğu-Akdeniz gibi ana konularda ortaya koyduğu manifestolara bakmak istiyorum. Bakın neler oldu? 1- Rusya ile sınırlar kalktı. Avrupa
ve Amerikalı vatandaşların “vize ile girdiği Rusya
Türkler için” serbest! Ortodoks açılımı devam ediyor, Rusya ve Yunanistan derinden etkileniyor bu
yaklaşımdan... 2- Kıbrıs için “yeni kavramlar”
Başbakan seviyesinde ortaya kondu. Türkiye’nin
Rumları tanımadığı ve AB dönem başkanlığı halinde AB ile ilişkilerin de donacağı açıklandı.
Rumlara son bir uyarı geldi ve petrol aramaları halinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her türlü göreve
hazır olduğu hatırlatıldı... 3- İsrail’e yaptırım paketi hayata geçti. Akdeniz’de “her türlü güvenlik sağlama şartı” hatırlatıldı ve TSK’daki İsrail malları
“zamana yayılan bir program dahilinde devre dışı”
bırakıldı... 4- İran ile PKK’ya karşı derin bir işbirliği söz konusu ve “ortak kara operasyonu” hazırlık aşamasında.... 5- Suriye’ye “baskı yapılıyor”
ama bu baskı “ipleri koparmak” yerine Suriye’yi
“bize daha çok ittiği” gibi, Batı Bloku’na “Ben gereğini yapıyorum, siz uzak durun” mesajı da içeriyor. Devlet düzeyinde gelen “Suriye bizim iç meselemiz” oldukça ilginç bir açıklama... Davutoğlu’nun bir cümlesi aslında her şeyi çok net ortaya
BDP ile iktidar partisinden başka bir siyasal güç yok gibi.
MHP eskiden CHP’nin güçlü olduğu
varsayılan bölgelerde gücünü arttırırken,
ülkenin bir bölümünde neredeyse yok gibi
ve bu güçlenme hem iktidar partisini, hem
ana muhalefeti, özellikle Kürt meselesinin
çözümünde sıkıştıracak sonuçlar yaratacak.
Her şey siyasi gerginliğin daha da artacağına, ülke insanlarının daha keskin çizgilerle birbirinden ayrılacağına işaret ediyor.
Böyle bir seçim sonucuna bakarak
“Demokrasi kazandı” diyemiyorum, tam
tersine demokrasimizin geleceği için endişe ediyorum.
Say say bitmiyor!
OYLARIMIZI verdik, seçimimizi yaptık, sandığa en son atılan oyun üzerinden
bu yazının yazıldığı saate kadar yaklaşık
65 saat geçmişti, ama kesin sonuçları hâlâ
öğrenebilmiş değiliz.
Bu yazıyı okuduğunuz saatte de kesin
sonuçları alamamış olacağız, çünkü itirazlar bir türlü bitmek bilmiyor. Son derece
basit bir seçimdi aslında. Muhtarlık seçimini bir kenara bırakalım, üç tane oy pusulası, bir mühür, bir zarf!
Her sandığın başında neresinden baksanız 4–5 görevli ve gözlemci vardı ve her
sandıkta ortalama 240 oy kullanıldı, ama
doğru dürüst bir sayım yapmayı bile bece-
remedik.
Sandık görevlileri, gözlemciler sabahın
ilk saatlerine kadar sandıkların başındaydılar, ama yine de oyları saymayı, sayılan oyları doğru toplamayı birçok yerde başaramadılar.
Çöplere atılmış, yakılmaya çalışılmış
oy pusulaları, yanlış yapılmış toplama işlemleri televizyonlardan gözlerimizin içine
sokulmaya devam ediyor.
Dünyanın en büyük projelerinden biri
yürütülüyor, ilkokul çocuklarına kadar öğrencilere bedava tablet bilgisayarlar dağıtmaya çalışıyoruz, ama seçim sistemimizi
elektronik ortama aktaramadık.
Seçmen listelerinde bile bin türlü garipliği önleyemiyoruz. Kimsenin oturmadığı
dairelerde seçmenler kayıtlı.
Böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal
vermiyorum ama sonuçları etkileyecek bir
hile döndü mü bilmiyoruz.
Yüksek Seçim Kurulu’nun elinde her
türlü olanak var. Bu iş için bütçeden ciddi
bir para harcıyoruz.
Şu işi oturup yeniden gözden geçirmek,
medeni bir ülkeye yakışır bir oy verme ve
sayma düzeni kurmak artık gerekmiyor
mu?
‘Badelenmeseydi’ bunlar başına gelmezdi
BURSA’da bir tarikat kurup dergâhına
Biraz da engellileri görün
vesli değil. Üstelik bazı işlerin engelliler tarafından
diğer insanlara kıyasla daha iyi yapıldığı kanıtlanmasına rağmen.
50 kişinin üzerinde insan çalıştıran işyerlerinin
yüzde 3 oranında engelli çalışan kotası var. Ama
işyerleri genelde durumu çok belli olmayan fiziksel engellileri çalıştırmayı seçiyor. Zihinsel engelliler bu kotadan pek yararlanamıyor. Sonuçta ne para kazanabiliyor ne de iş hayatına dahil ediliyorlar.
Türkiye’de engellileri gözeten sistemli bir iş
analizi ve meslek çalışması da yapılmış değil. Oysa iş piyasasının gereksinimleri doğrultusunda engellileri de eğitmek ve iş hayatına hazırlamak gerekir.
****
Zihinsel engelli bireylere eğitim konusunda
devlet yardımcı oluyor mu?
Hayır. Merkezi sınav siteminde zihinsel engellilere yönelik pozitif ayrımcılık uygulamaları yok,
meslek eğitimleri yok; haliyle bu bireyler sitemin
dışına itiliyorlar.
Yani devlet bu insanlara “Otur evinde, insan
içine çıkma” diyor.
Oysa herkes gibi engelli bireylerin de toplumla
bütünleşebilmeleri için bir işe sahip olmaları büyük önem taşıyor.
Tablo genel olarak olumsuz ama tek tük umut
veren şeyler de olmuyor değil. Mesela 2005’te çı-
karılan Özürlüler Kanunu Türkiye’deki engellilerin sosyal haklardan ve hizmetlerden yararlanma
kapsamını genişletti. 2008’de yürürlüğe giren istihdam paketi, çalıştırılan her engellinin asgari ücret üzerinden hesaplanan işveren SGK payını hazinenin ödemesini düzenledi.
****
Devletin daha yapacağı çok şey var ama özel
sektörün de katkısı şart.
Bakın mesela, Koç Holding’in “Ülkem İçin
Engel Tanımıyorum” projesine Koç Üniversitesi
Mobil Down Cafe ile destek veriyor.
Zihinsel engelli gençlerin toplumla buluşarak
istihdam edilmesi sağlanırken üniversitelilerin de
engellilikle ilgili farkındalığının artmasını hedefleyen proje için üniversite Rumeli Feneri kampüsünün kapılarını açtı.
6 ay boyunca kampüste hizmet verecek Mobil
Down Cafe’de her gün ikisi olmak üzere dönüşümlü olarak yedi zihinsel engelli genç, gönüllü
bir annenin yardımıyla çalışıyor.
Bu tarz uygulamalar zihinsel engelli gençlerin
ev yaşantısına olumlu şekilde yansıyor, iletişim ve
bağımsız iş yapabilme becerilerini geliştiriyor.
Onlarla iletişime girenler ise zihinsel engelli bireylere karşı duyarlılık kazanıyorlar ve önyargıları
kırılıyor. Bu tür örneklerin çoğalması dileğiyle...
02.04.2014
Türkiye’nin etki alanı
neden genleşecek
koyuyor. Davutoğlu, İsrail’e seslenirken şöyle dedi: Ortadoğu’da ortaya çıkan devasa yapıyı fark
edemiyorlar! Bu yapı başlıkta da belirttiğim; Büyük Avrasya Konfederasyonu... Bu noktada sizden
de bir ricam var, hemen üniter-laik-XY gibi kavramları sıralamayın! Bu yapının ortaya çıkması ille
de Türkiye’nin anayasal yapısının değişmesi anlamına gelmiyor. İfade edilen Türkiye Cumhuriyeti
ve PERİFERİSİNDE olanların TEK MERKEZDEN yönetildiği, Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Hazar’ı kontrol edebilen merkez ve bağlılar modeli...
Sonuç: Olayları dikkatli takip edenler ve ana politikaların nasıl değiştiğini doğru analiz edebilenler
2003’te Türkiye’nin çuvaldan çıkışından, 2011’de
‘BEN’ dediği güne kadar ortaya çıkan modeli de
net olarak görebilirler. Dünya çok büyük değişimlere ‘gebe’ ve bu bölgede ‘Türkiye’nin merkez olduğu’ yeni bir düzenin doğum sancıları başladı!
Son söz: Türkiye’nin yapısının aynı kalması “ortak
tercihimiz” olabilir ama yeni dünya düzeni içinde
oluşacak sert değişim içinde modeli yenilemek zorunda kalabilir veya tercihen başka bir yapıyı sorgulayabiliriz. Bu detayı da dürüstçe yazmak ve
sorgulamamıza kelepçe takmadan serbest bir düşünce yapısı içinde yeniyi karşılamamız gereğinin
altını çizmek istiyorum! Bu yazdıklarım ülkeyi yıkalım demek değil tam tersi dünya genelinde çok
sert hareketler olacak, BİZİM olanı koruyalım, geliştirelim-genleştirelim ve fırsatı kullanalım demek
! NOT: Bugün Türkiye’de aldığınız taşı, attığınız
her adımı, başladığınız her projeyi şu gerçeği bilerek yapın: 2020’lerin 5 süper gücünden-dünyanın
3 ana merkezinden birinde yapıyorsunuz bunları!
Gelecek 10 yıl bu bölgeye bugün düşünemeyeceğiniz bir ekonomik büyüklük getirebilir...”
Sevgili dostlar, yukarıda AYNEN paylaştığım
yazı, 2006 yılında başladığım ve 2011 Eylül ayın-
da “KESİN EMİNİM” diyerek SENTEZ’e taşıdığım serinin “en noktası”!
Son gelişmeler ışığında bu yazıda saydıklarıma
bugün 3 madde daha ekleyeceğim;
A- Amerika, Orta Doğu ve Orta Asya’da “Türkiye’siz daha doğrusu Türkiye’nin “lider olmadığı” bir model olamayacağından artık DEVLET
olarak emin! Amerika’da “Türkiye merkez olacak” diyen GÜÇ kazandı ve ilerliyor, SORUNLAR VAR ! ...
B- İsrail “Türkiye merkezli” modeli DEVLET
olarak kabul etti... Çatışma dinamiğini bırakmak
üzere!
C- AB ülkelerinin projesi olan terör örgütü
“tek kurşun atmadan” sınır dışına çıkmaya başladı
ve en önemlisi Türkiye “kendi Kürtleri” ve bölge
Kürtleri ile DEVLET-MİLLET olarak kavuşuyor...
Sonuç: Bugün “YENİ BİR SÜPER GÜÇ doğuyor” demek kolay! Önemli olan bunu 2005’te,
2006’da hatta 2011’de söylemekti... Allah utandırmasın gerçekten YENİ BİR SÜPER GÜÇ doğuyor... Bu doğum hepimize kutlu olsun...
Son söz: Siz bu yazıyı okurken, biz Allah izin
verirse Bakü’de olacağız ve Türkiye-Azerbaycan
Hazar enerji bölgesi ve petrol-gaz boru hatları işbirliği için belki yeni adımlarına şahit olacağız...
Büyük Türkiye için iki enerji “motoru” olacak bölge var; biri Hazar, diğeri ise Kuzey Irak... Herkes
çok iyi izlesin, BÜYÜK TÜRKİYE içeriden ve dışarıdan her türlü engele rağmen geliyor...
04.04.2014
katılanlarla “cennet” vaat ederek cinsel ilişkiye giren, kendi deyişiyle “badelenen”
Uğur Korunmaz’a verilen 188 yıllık hapis
cezası onaylandı. Tipik bir “dini duyguları
istismar etme” durumu. Ve eğer müritleri
ile cinsel ilişkiye girmemiş olsaydı, böyle
bir ceza almayacaktı.
Mesela müritlerinin dini inançlarını sömürerek, ceplerindeki son kuruşa kadar
toplayabilir, “Hayır yapacağız” diye topladığı paralarla kendisine televizyon kurabilir, gemi alabilirdi.
Üstelik bu işi Türkiye’de serbestçe yapabilirdi, kimse de kendisine dokunamazdı. Gözünü Almanya’daki işçilerin parasına dikmiş olsaydı, sırf Almanlara ayıp olmasın diye burada üç yıl hapis cezası alır, o
cezası da ertelenirdi. Hatta iyi bir örgütçü
olsaydı, kurduğu tarikatla devlet içinde bazı mevkileri ele geçirebilir, ülkeyi yönetenlerin “saflığından” yararlanabilir, iktidarın
tekerine çomak sokmadığı sürece de bu işine serbestçe devam edebilirdi. Ama büyük
bir hata yaptı, tuttu kadınlarla yattı, “badelenme” uğruna gül gibi düzenini çöpe attı!
İşte bağımsız Türk yargısı bunu asla affedemez!
Şimdi içeride 188 yıl ceza aldı, hapiste
kendisi gibi milletin dini inançlarını sömürerek gününü gün edenleri izleyip “Keşke
seks tarikatı kuracağıma, yardım toplama
derneği kursaydım” diye hayıflanacak.
03.04.2014
Ahmet
TAŞGETİREN
STAR GAZETESİ
Öncelikli konu
Cumhurbaşkanlığı konusu nihayet potaya düştü. Artık onu konuşacağız.
Cumhurbaşkanı Gül, Kuveyt yolunda kendi konumunu da işin içine katarak
meseleye ilgisini ortaya koydu.
CB konusu tartışılırken, öncelikle iki isme odaklaşılacağı kesindi ve iş
oraya geldi: Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül.
- Oturur konuşuruz.
Bu sözü seçimler öncesinde Tayyip Bey söyledi, seçimden sonra da Abdullah Bey söylüyor.
- Birbirimizin konumunu medyadan öğrenmeyiz.
Bu söz de Abdullah Bey’e ait.
Sayın Gül’ün ifadesine göre, kendisinin Başbakanlığa gelip gelmeme ihtimali de oturulup konuşulacak konular arasında.
- Ben dışardan bir siyasetçi olarak Cumhurbaşkanlığına gelmedim. Tabii
ki konuşacağım arkadaşlarım var.
Bunlar da Gül’ün gelecek planlamasında yola çıktığı arkadaşlarından
kopmadığının işareti.
Kamuoyunda herkes de, CB ile ilgili muhtemel gelişmeleri değerlendirirken Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün gelecek planlamalarını dikkate
almaksızın konuşmuyor, yazmıyor.
Ne olacak?
Çeşitli ihtimaller söz konusu. Muhakkak ki Erdoğan’ın da Gül’ün de
gönlünde yatan aslanlar vardır, bunlar illa ki “ben merkezli” değerlendirmelerin yön verdiği aslanlar olmayabilir, kendinizi de düşünürsünüz böyle bir
gelecek planlamasında, sağlığınızı, ailenizi, performansınızı vs. ama aynı zamanda bu bir memleket meselesidir, onun en iyi ifa edilmesini de düşünürsünüz.
Bu tür meselelerde, “çevre” de devreye girer. Çevre, öndeki kişinin konumuna göre kendisine konum seçmek durumunda olduğu için, kendisine
göre öndekine en uygun konumu telkin etmeye yönelir. Bu, bazen sağlıklı
olur, bazen sağlıksız. Bazen çevre etkisi, işin olumsuz biçimde tırmanmasına ve merkezdeki insanların ilişkilerini de zedelemeye yol açabilir.
Kendi payıma düşündüğümde, şöyle olursa iyi olur, şöyle olursa sıkıntılı
olur dediğim durumlar var. Zaman zaman farklı ortamlarda bu değerlendirmelerimi seslendiriyorum da.
Ama, şu anda bana göre en öncelikli konu, Erdoğan ve Gül’ün, kamuoyuna herhangi bir spekülasyon yansımadan oturup bir gelecek planlaması
yapmalarıdır. Sonra bu halkaya başka vazgeçilmez isimler dahil edilebilir.
Mesela Bülent Arınç vazgeçilmez isimlerdendir.
Cumhurbaşkanlığını planlamak, şu anda Ak Parti için, aynı zamanda
Başbakanlığı, Hükümeti, partiyi planlamak anlamına geliyor.
Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olsa bile parti ve Hükümet ile ilişkileri
hayati nitelik taşıyor, Abdullah Gül, yeniden Cumhurbaşkanı olacaksa bile,
oy alacağı toplum kitlesi açısından Ak Parti tabanı büyük önem taşıyor. Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan’ın desteklemediği bir cumhurbaşkanı adaylığını
düşünmeyecekse, Tayyip Bey, bütün kararları, yola çıktığı arkadaşlarına danışmadan vermeyi tercih etmeyecekse, bu iş, önce Erdoğan - Gül mutfağında görüşülecek demektir.
Cumhurbaşkanı Gül diyor ki, “Bu iş Nisan sonu - Mayıs başında netleşir.” Evet, netleşmesi gerekir. Zaten epi-topu 4 ay var Cumhurbaşkanlığı seçimlerine.
Bu arada CHP’nin, “Ortak aday” arayışına gireceğini öğreniyoruz Kılıçdaroğlu’nun WSJ’ye verdiği demeçten. MHP’yi CHP’yi birlikte karşılayacak bir aday... CHP’den gelse bile bozkurt işareti yapabilecek, MHP’den
gelse bile, CHP diline yabancı düşmeyecek bir aday... Kim olabilir?
Böyle bir ortak aday bulunabilir mi, sorusu tabii ki çok önemli. Şahsen
ben düşünüyorum, düşünüyorum, adı konuşulan isimlerin öyle bir buluşma
noktası olabileceği sonucuna varamıyorum. Ama Cumhurbaşkanlığına asılınacağı açık.
O açıdan, özellikle ilk turda seçimi alabilmek için Erdoğan - Gül cenahının sağlıklı bir gelecek planlamasını toplumun önüne koyması beklenir.
Cumhurbaşkanlığı için sözü edilen isimlerden birisi Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç. Bir ara Camia’nın da, sayın Kılıç üzerinde durabileceği, dolayısıyla “Ortak Aday” olarak gösterilebileceği öne sürüldü.
Ben, CHP’nin Sayın Kılıç’ı ortak aday olarak kabul edeceğini sanmam,
bir, Haşim Kılıç’ın da, CHP’nin adayı olarak kamuoyu önüne çıkacağını
sanmam, iki. Böyle bir ortak adaylığın, Haşim Kılıç’a hem kendi asli tabanından hem de CHP’den oy getirmesi zor, üç. Kılıç’ın, Ak Parti cenahından
adaylığı ise ancak Erdoğan - Gül mutfağında yapılacak değerlendirmeye
bağlı ve şu anda muhtemel gözükmüyor.
Ne diyelim, haydi hayırlısı... 04.04.2014
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
517Nisan
Şubat2014
2013Cumartesi
Perşembe
POLİKLİNİK TELEFONLARI
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
Diyarbakır’da
bir grup iş adamı
KüRDSiAD'ı kurdu
Dernek Başkanı Karadeniz, “Kuruluş amacımız kültür, kimlik ve dil esaslı markaların oluşturulmasıdır. Kürdistan’ın sanayisine ve ekonomisine katkıda bulunmak isteyen arkadaşlarla
bu çalışmaları birlikte yürüteceğiz. Kendini Kürt hisseden herkes bizim üyemiz olabilir.” dedi
Doğu ve Güneydoğu illerinde
ekonomi alanında faaliyet gösteren
dernekleri bünyesinde toplayarak
güçlü bir sivil toplum olmayı amaçlayan bir grup işadamı ve sanayici
'Kürdistan Sanayici ve İşadamları
Derneği'ni (KÜRDSİAD) kurdu.
Derneğin kurucuları bugün Diyarbakır
Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü’ne
başvurarak kuruluş işlemlerini başlattı.
Başvuruyu kabul eden valilik,
işadamlarına, derneğin kuruluşuyla ilgili başvuruyu aldığını gösteren belge
verdi. Derneğin ismiyle ilgili izin verilip verilmeyeceğine ise İçişleri
Bakanlığı karar verecek.
KÜRDSİAD geçici yönetim kurulu
başkanı Abdulbaki Karadeniz ile kurucuları Alaaddin Tan, İmam Taşçıer,
Günay Uyar, Mehmet Akyıl, Merthan
Anık, Rojda Çelebi Kahraman,
Burhan Turğut ve Hüseyin Bardakçı
bugün Diyarbakır Valiliğ'ine kuruluşlarıyla ilgili başvurdu. Başvuru
işlemlerinden sonra Diyarbakır
Valiliği önünde açıklama yapan geçici başkan Abdulbaki Karadeniz, Kürdistan Sanayi ve İş
Adamları
Derneği’nin kuruluşunu gerçekleştirdiklerini
söyledi. Karadeniz, kuruluşlarının
amacını ilerleyen
tarihlerde
bir basın
toplantısını
düzenleyerek açıklayacaklarını belirterek,
“Kürdistan’da yaşayan ve
iş hayatında
olan herkesle birlikte bu çalışmaları
yürüteceğiz. Kuruluş
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
amacımız kültür, kimlik ve dil esaslı
markaların oluşturulmasıdır. Kürdistan’ın sanayisine ve ekonomisine
katkıda bulunmak isteyen arkadaşlarla
bu çalışmaları birlikte yürüteceğiz. 9
kişi ile müracaat yaptık. Üye çalışmalarımız sağladıktan sonra başlayacağız. Kürdistan’a ve Türkiye’de kendini Kürt hisseden herkes bizim üyemiz olabilir.” diye konuştu.
DERNEĞİN TÜZÜĞÜNDE
KÜRT SERMAYESİNE DİKKAT
ÇEKİLDİ
Valiliğe verilen derneğin tüzüğünde
KÜRDSİAD’ın amaçlarından bazıları
şöyle dile getirildi: “ KÜRDSİAD
Kürdistan coğrafyasında yaşayan halkların birliğinin öngördüğü hedef ve
ilkeler doğrultusunda, halklarımızın
çağdaş uygarlık düzeyini yakalama ve
aşma anlayışı içinde, kadın-erkek
eşitliğini siyaset, ekonomi ve eğitim
Avşar Palmiye
Cinebonus
Cinebonus
Cinebonus (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
açısından gözeten iş insanlarının
toplumun öncü ve girişimci bir grubu
olduğu inancıyla, yukarıda sunulan
ana gayenin gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla çalışmalar gerçekleştirir. KÜRDSİAD toplumsal barış
ve uzlaşmanın sürdürüldüğü bir ortamda, Kürdistan Coğrafyasının
ekonomik ve sosyal kalkınmasında
bölgesel ve sektörel potansiyelleri en
iyi şekilde değerlendirerek Kürdistan
ulusal ekonomik politikaların oluşturulmasına ve Kürt ulusal ekonomi
çevrelerinin işbirliği içine girmesine
katkıda bulunur. KÜRDSİAD, Kürdistan coğrafyasında yaşayan tüm halkların kimliksel, dil ve kültür gelişimini
önemser. Bu yönlü çabaları destekler.
KÜRDSİAD Kürt sermayesinin küresel rekabet düzeyinde sahada yer almasına ve uluslararası arenada
tanıtımına katkıda bulunur, bu amaçla
diplomatik lobi faaliyeti yürütür.
KÜRDSİAD, Kürdistan coğrafyasında
bulunan yer altı yerüstü zenginlik kaynaklarıyla ilgili araştırmalar yapar,
raporlar hazırlar ve bu raporların iş çevrelerine
tanıtımını amaç edinir.
Bu vesileyle
dünyanın hem dört
tarafına dağılmış
Kürdistanlı iş
çev-relerinin,
hem de global
sermayenin
Kürdistan
Coğrafyasına
yatırım
yapmasını
sağlayacak girişimlerde
bulun
mak üzere
sempozyum,
panel ve
toplantılar
düzenleyerek
çalışmalar yapar.”
(CİHAN)
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
SAYFA 13
SONDAKiKA GAZETESİ >>
13 SAĞLIK
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
517
Nisan
2014
Cumartesi
Şubat
2013
Perşembe
Hasta olmak istemeyen
hayır demeyi öğrensin!
Ramazan sonrası beslenme dikkatsizliğinin çoğu
zaman hastanede bittiğini
söyleyen İç Hastalıkları
Uzmanı Turan, vatandaşları
dikkatli olmaya çağırdı. Turan, "Bayramda önümüze
gelen her ikramı kabul etmeyerek hayır diyebilmeliyiz. Bayramda özellikle şeker
hastaları yeme alışkanlıklarına özen göstermeli"
diye konuştu
U
zmanlar, oruç tutan vatandaşları,
bayramda yoğun ikramla
gelebilecek sağlık sorunlarına
karşı uyarıyor. Ramazan süresince oruç
tutan vatandaşların bayramı hastanede
geçirmemeleri için beslenme konusunda
uyaran uzmanlar, bayramdaki yoğun
ikramlara dikkat çekerek yeme içme
konusunda önerilerde bulundu. Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr.
Işıl Turan, yaz aylarına denk gelen ramazan ayı ve bayramın, tansiyon, kalp
ve şeker hastaları için risk oluşturduğunu
söyledi.
ÖĞÜNLERE DİKKAT
Ramazan ayı boyunca günlük öğün
sayısının iki olduğunu ve sıvı kaybının
daha yoğun olduğu gündüz saatlerinin
vücutta birtakım değişikliklere yol
açtığını anlatan Turan, şöyle dedi: "Ramazan ayı boyunca iki öğün yemekle
metabolizmayı yavaşlattık. Ramazan
Bayramı'nda öğün sayısının artmasıyla
birlikte vücutta birtakım değişiklikler gözlenebilir. Öğünlere dikkat ederek sabah
kahvaltısını ihmal etmeden yapmalıyız.
Kahvaltıda ağır ve doymuş yağ oranını
yoğun olduğu gıdalardan uzak durmalıyız. Ramazan ve bayramlarda geleneksel mutfağımızda tuz, yağ, et fazlasıyla tüketilmektedir. Haşlama, ızgara
ve fırında pişirilen besinler tercih edilmelidir. Posalı besinler alınmalı, kuru baklagiller, kepekli ekmek, sebze ve
meyveler yenilmelidir. Sıvı yağlar ve
beyaz et tercih edilmelidir. Tuz oranının
fazla olduğu gıdalar tüketildiğinde vücutta suyu tutup tansiyonu yükseltir. Tansiyon hastaları havaların sıcak olduğu yaz
günlerinde mutlaka bol miktarda sıvı
tüketmelidir. Bayramda önümüze gelen
her ikramı kabul etmeyerek hayır diyebilmeliyiz."
manda kalp ve damar
hastalığı olanları da ilgilendirir. Özellikle
bayramın yaz aylarına denk
gelmesi neticesinde kalp
hastalarının
yeme ve
MEYVA SUYU ÖNEMLİ
Bayramda sağlıklı olmayan koşullarda hazırlanan tatlı ve çikolatalardan
uzak durmayı öneren Turan, tatlı
seçiminde sütlü tatlıların yanı
sıra meyve ve kabak
tatlılarının şeker oranının
az olması nedeniyle tercih
edilmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Turan, şeker içeriği yüksek olan meyve
suları ya da gazlı içecekler yerine taze
sıkılmış meyve suları, bitki çayları ve
sıvı oranı yüksek meyvelerin tüketilmesi
gerektiğini de belirterek şunları kaydetti:
"Hazır gıdalardan tuz oranı yüksek
olduğu için kaçınmalıyız. Tuz aynı za-
içmelerine çok dikkat etmesi gerekir.
Kalp sağlığını kötü etkileyecek
kızartılmış, doymuş yağ oranı yüksek
yiyeceklerden, kırmızı etten uzak durmalıdırlar. İdrar söktürücü tansiyon ilacı
alan hastalar sıvı almazlarsa vücutta
oluşacak sıvı kaybından dolayı tansiyon
düşüşü yaşarlar. Belirtileri ise baş dön-
mesi,
halsizlik, yorgunluk ve bitkin gibi kendilerini hissedebilirler. Böyle durumlarda
bol sıvı tüketmeye özen göstermeliler.
Şeker hastaları az yemeyi alışkanlık haline getirmeliler. Bayramda özellikle şeker hastaları yeme alışkanlıklarına özen
göstermeli." (AA)
Bebeklerde akmayan
GÖZYAŞINA dikkat
DÜ Göz Hastalıkları Uzmanı Prof.
Dr. Kaya, "Eğer çocuğun gözyaşı
kanalları tıkalıysa aşırı sulanma yapar.
Bu önemlidir ve tedavisi ilk 12 aydadır. Çocuk bir yaşına girmeden oradaki kıkırdaktan oluşan gözyaşı
kanalları, sertleşip, kemikleşmeden
bize gelmeleri gerekmektedir dedi.Bu
işlem erken zamanda yapılmazsa
kanallar kemikleştiği için 17-18
yaşında burun kemiği de kırılarak çok
büyük ameliyatlar yapıyoruz" dedi.
Düzce Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.
Murat Kaya, "Eğer çocuğun gözyaşı
kanalları tıkalıysa aşırı sulanma yapar.
Bu önemlidir ve tedavisi ilk 12 aydadır. Çocuk bir yaşına girmeden oradaki kıkırdaktan oluşan gözyaşı
kanalları, sertleşip, kemikleşmeden
bize gelmeleri gerekmektedir" dedi.
Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gözyaşının insanın olmazsa olmazlarından olduğunu anlatarak,
gözyaşı bezlerinin yaşam boyunca
gözyaşı ürettiğini belirtti.Bunların
gözün nemli kalmasını sağladığını ifade eden Kaya, "Gözyaşı olmasaydı,
kornea tabakamız buzlu cam gibi olur,
kururdu. Gözümüze kum atılmış gibi
sürekli batma hissi olurdu. Biz farkında olmadan gözyaşı gözümüzün her
tarafını ıslatır, nemlendirir sonra da
göz kapaklarımızın iç kısmındaki
küçük bir delikten burnumuzun içerisine akar" diye konuştu.
"İlk 12 ay önemli"
Prof. Dr. Kaya, yeni doğan bebeklerde ilk bir ay gözyaşı salgısının olmadığını anlatarak, "Daha sonra açığa
çıkar. Hatta ilk üç ay ağladığı zaman
sesi çıkar ama gözünden yaş akmaz"
dedi.Bu dönemde gözyaşı bezinin
faaliyette olmadığını ifade eden Kaya,
"Ancak özellikle üçüncü aydan sonra
gözyaşı salgılamaya başlar. Eğer
çocuğun gözyaşı kanalları tıkalıysa
aşırı sulanma yapar. Bu önemlidir ve
tedavisi ilk 12 aydadır. Çocuk bir
yaşına girmeden oradaki kıkırdaktan
oluşan gözyaşı kanalları, sertleşip,
kemikleşmeden bize gelmeleri gerekmektedir. Biz onlara çok küçük bir
müdahaleyle o kanalı açıyoruz ve bebek ömür boyu rahat ediyor" diye
konuştu.Kaya, söz konusu işlemin
erken bir zamanda yapılması gerektiğini anlatarak, "Bu işlem erken zamanda yapılmazsa kanallar kemikleştiği için 17-18 yaşında burun
kemiği de kırılarak çok büyük gözyaşı
ameliyatları yapıyoruz" ifadesini kullandı. (AA)
Horlayan anne
adayına kötü haber
Gebelikte horlamanın bebeğin düşük kilolu
dünyaya gelmesiyle bağlantılı olabileceği belirlendi. ABD'de bilim adamlarının araştırmasına,
üçte birinde horlama sorunu bulunan 1673
hamile katıldı. Bilim adamları, haftada 3 gece ya
da daha fazla horlayan hamilelerin sezaryen olma ve düşük kilolu bebek dünyaya getirme
riskinin daha fazla olduğunu gördü. Gebelikten
önce ve gebelik boyunca horlayan kadınların
üçte ikisinin ise düşük kilolu bebek doğurma riski bulunduğu ayrıca, bu kadınların sezaryene iki
kat fazla ihtiyaç duyduğu vurgulandı. Horlamanın nefes alma sorunlarının göstergesi
olduğunu belirten bilim adamları, horlayan
gebelerde yüksek tansiyon riskinin arttığını ve
anne karnındaki bebeğin oksijenden yoksun kalabileceğine dikkati çekti. Kadınların uyku sorunlarının giderilmesinin bebeklere yardım edebileceğini ve tedavi masraflarını azaltabileceğini belirten bilim adamlarının araştırmasının sonuçları
"Sleep" dergisinde yayımlandı. (AA)
Yaş ilerledikçe
DEPRESYON Zeytinyağı tüketimi
riski artıyor bebeklikten başlamalı
A
nkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Oğuz Erkan Berksun,
"Toplumda depresyon yaygınlığını
ortalama yüzde 5-8 iken yaşlı nüfusta bu oran yüzde 15'e kadar çıkmaktadır" dedi. Prof. Dr. Berksun,
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
yaşlılıkta görülen en önemli psikiyatrik bozuklukların depresyon ve
bunama olduğunu söyledi. Yaşlılarda depresyonun gençlere oranla iki
kat fazla olduğunu dile getiren
Berksun, "Toplumda depresyon
yaygınlığı ortalama yüzde 5-8 iken
yaşlı nüfusta bu oran yüzde 15'e
kadar çıkmaktadır. Bedensel bir
hastalığı olan yaşlılarda ağır depresyon oranı çok daha yükselmekte, yüzde 25'e ulaşmaktadır" diye
konuştu.
Berksun, yaş ilerledikçe bedensel hastalıkların oranının da hızla arttığını ifade ederek, şunları
kaydetti: "Depresyon söz konusu
olduğunda bakımevlerindeki
yaşlıların durumunu da dikkate almak durumundayız. Bakımevlerinde kalan yaşlılarda depresyon
oranının çok daha yüksek olduğunu
biliyoruz. Ağır depresyon oranı
yüzde 40'a kadar çıkar. Giderek
bakımevlerinin sayısı ve kul-
lanımının arttığı düşünülürse bu
durum da önemli toplumsal bir
sorun olmaya adaydır."
- "İntihar riskine dikkat"
İntihar riskinin son yıllarda yaş ilerledikçe yükseldiğine işaret eden
Berksun, "Sosyal desteği zayıf, yalnız ve yaşlı insanlarda depresyon,
intihar riski açısından dikkatle ele
alınmalıdır. Bu meselenin
çözümünde toplumda kuşaklar
arası dayanışmanın artırılması için
çalışmalar yapmak çok önem arz
etmektedir. İnsanların bu konuda
duyarlılığı arttırılmalı yaşlı nüfus
yalnızlığa itilmemelidir" ifadesini kullandı.
Prof. Dr. Berksun, bunamanın da
önemli psikiyatri bozukluğu
olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'de
400 bini aşan sayıda Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmektedir.
Bunların yanı sıra akıl karışıklığı,
zamanı, günü, tarihi, geceyi
gündüzü şaşırma, davranışma şeklinde aniden
çıkan tablolar da aile
yakınlarını korkutan
sorunlardır. Yaşanan
rahatsızlıklarda
gecikmeden tedaviye
başlamak önemlidir"
şeklinde konuştu.
(AA)
Bebeklerde beyin ve kemik gelişimi için
çok değerli olan zeytinyağının, ebeveynler tarafından çocuklarına doğumundan
itibaren verilmesi gerektiği belirtildi. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi
Yönetim Kurulu Üyesi Tibet "D vitamini
içeriği yüksek olduğu ve anne sütüne en
yakın esansiyel yağ asidi içerdiği için
zeytinyağının
bebek
tarafından alınması çok
önemlidir"
diye konuştu
Zeytinyağının, bebeklerde beyin ve
kemik gelişimi açısından çok değerli
olduğu, anne babaların çocuklarının
doğumundan itibaren bu gıdayı
tüketmesini sağlaması gerektiği bildirildi.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi
Yönetim Kurulu Üyesi Ümmühan Tibet,
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
zeytin ağacının uzun ömürlü olduğu için
"ölümsüz ağaç" olarak nitelendirildiğini
söyledi.Yapılan kazılarda Anadolu'nun
zeytinyağı ticaretinde en önemli merkezlerden biri olduğunun ortaya çıktığını
dile getiren Tibet, birçok antik kentte
zeytinyağı tüketildiğine dair buluntulara
rastlandığını ifade etti.Tibet, 36 yıldır ileri analiz teknikleriyle zeytinyağı
üzerine araştırmalar yaptığını belirterek, "Her geçen yıl yeni bir özelliğini, bir başka faydasını öğreniyoruz.
Böyle güzel bir nimeti dünya yeni
keşfetti. 54 ülkede zeytinyağı tarımı
yapılıyor. Biz de ana vatanında,
zeytinyağına hak ettiği değeri, itibarı
iade etmeliyiz" dedi.
"Ağzına küçük damlacıklar
halinde sürmek gerekiyor"
Türkiye'nin, sofralık zeytin
tüketiminde dünyada ilk
sıralarda yer aldığına dikkati
çeken Tibet, şunları kaydetti:
"Zeytin, kahvaltıda
en zengin
mutfaktan en
fakir sofraya
kadar tüm
halkımızın kullandığı çok sağlıklı bir
ürün. 'Günlük şu kadar zeytin tüketmek
yeterlidir' diye bir sınır konulmasını
doğru bulmuyorum. İçinde meyveden
gelen tüm pozitif bileşenleri taşıyan bu
nimetin, hem meyve hem de yağ olarak
tüketilmesinde bir sınırlama yok. Hatta
tüketime bebeklikten başlamak gerekiyor. Zeytini yemek, bebek için zor olabilir
ama özellikle naturel sızmayı, yeni doğmuş bebek bile olsa ağzına küçük
damlacıklar halinde sürmek gerekiyor. D
vitamini içeriği yüksek olduğu ve anne
sütüne en yakın esansiyel yağ asidi
içerdiği için zeytinyağının bebek tarafından alınması çok önemlidir. Bebeğin
beyin ve kemik gelişimi için çok değerli
bir besin. Bebek bu tadı küçük yaşta
aldığından, ilerleyen yaşlarda daha rahat
tüketir."Zeytinyağının aynı zamanda
antienflamatuar (ağrı kesici, yangı önleyici) etkisinin de bulunduğuna işaret eden Tibet, şunları ifade etti: "Bebek pişik
olduğunda naturel sızma veya riviera
zeytinyağı sürüldüğünde o pişik hemen
iyileşir. Bebek rahatladığı için hem daha
rahat uyur hem de cildini kimyasal kremlerden korumuş oluruz. Zeytin ve
zeytinyağı sadece gıda olarak değil,
kozmetik, ilaç, cilt bakımı gibi insan
sağlığı açısından çok önemli bir ürün.
Nasıl günümüzde petrol çok stratejik bir
ürünse, insanoğlu için zeytinyağı bu
topraklarda hep stratejik bir ürün olmuştur."
(AA)
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Nisan2013
2014Perşembe
Cumartesi
14 GÜNCEL757ubat
si'nin birincil mahkemelere
me
hke
Ma
sa
aya
An
de
isin
içer
gün
iki
,
ken
var
n dosyalar
"Şu anda Anaya Mahkemesi'ne bunca bekleye
ı doğrusu milli bulmuyorum"
asın
alm
ar
kar
bir
le
böy
le
etiy
sur
ak
ulm
vur
baş
başvurulmadan, direkt kendilerine
' denir. Niye? Bütün ajansların genel
yda
'Ha
ak
anc
a
bun
i
Yan
iş.
gelm
e
zin
rke
me
el
"Neymiş Ajansın Genel Müdürü partimizin gen rler. Bunda herhangi bir şey söz konusu değil"
ize geli
müdürleri, yöneticileri bizim genel merkezim
Anayasa Mahkemesi
değerlerimizi yok saydı
Anayasa Mahkemesi'nin twitter kararını eleştiren Başbakan Erdoğan, "Niye saygı duymuyorum? Şu anda alınmış olan bu karar birincil
mahkemelere müracaat edilmeden, hukuk yolları tüketilmeden Anayasa Mahkemesi'ne götürülmüştür. Usul yönünden Anayasa Mahkemesi'nin bunu reddetmesi gerekirdi. İkincisi, özgürlükler yaklaşımını doğru bulmuyorum. Bu, ticari şirkettir, özgürlükle ilgisi yok" dedi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
Anayasa Mahkemesi'nin, Twitter'a erişimin
engellenmesinin kaldırılmasına ilişkin
kararını değerlendirirken, "Anayasa
Mahkemesi'nin vermiş olduğu karara uymak
durumundayız, onun için de uyduk. Ama
saygı duymak zorunda değilim. Bu karara
saygı duymuyorum" dedi. Erdoğan, Azerbaycan'ın Başkenti Bakü'ye hareketinden
önce Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen
basın toplantısında gazetecilerin gündeme
ilişkin sorularını cevaplandırdı.Bir
gazetecinin "Anayasa Mahkemesi'nin Twitter'a erişimin engellenmesinin kaldırılması
kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?"
sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, şunları
söyledi: "Anayasa Mahkemesi'nin vermiş
olduğu karara uymak durumundayız, onun
için de uyduk. Ama saygı duymak zorunda
değilim. Bu karara saygı duymuyorum. Niye
saygı duymuyorum? Şu anda alınmış olan
bu karar birincil mahkemelere müracaat
edilmeden, hukuk yolları tüketilmeden
Anayasa Mahkemesi'ne götürülmüştür.
Usul yönünden Anayasa Mahkemesi'nin
bunu reddetmesi gerekirdi. İkincisi özgürlükler yaklaşımını doğru bulmuyorum. Bu
ticari şirkettir. Bu ticari şirketin ortada bir
ürünü vardır. Sadece Twitter değil, Youtube
da Facebook da ticari şirkettir. Bunun
ürününü alıp almamak herkesin serbest
tasarrufundadır. Bunun özgürlükle falan
alakası yok. Böyle bir konuda, özgürlük
noktasında, temel haklar noktasında, şu anda Anaya Mahkemesi'ne bunca bekleyen
dosyalar varken, iki gün içerisinde Anayasa
Mahkemesi'nin birincil mahkemelere başvurulmadan, direkt kendilerine başvurulmak
suretiyle böyle bir karar almasını doğrusu
milli bulmuyorum. Milli bulmamanın yanında Amerikalı böyle bir şirketin ürününün
savunması yapılırken, öbür tarafta bizim kendi milli, ahlaki her türlü değerlerimiz bir
tarafa konuluyor. Bu ülkenin Başbakanı'na
hakaretten tutunuz da bakanlarına hakarete
varıncaya kadar her şey ortada. Buna yönelik atılan bir adım var. Burada hemen iki gün
içerisinde alınan bir karar var. Bu
konuyla ilgili özellikle alt
mahkemelerin başka dosyalarla
ilgili bu konuda vermiş olduğu
kararlar var. Bu kararların
hiçbirini gözönüne almıyorsunuz. Bunların hepsini yok
farz ediyorsunuz ve böyle
bir kararı alıyorsunuz. O zaman tabi ister istemez farklı
düşünmek durumunda
kalıyoruz."
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, Anayasa
Mahkemesi'nin verdiği
karara uyma zorunluluğu olması hasebiyle bu karara uyduklarını belirterek, şunları kaydetti: "Onun için de
arkadaşlarımıza gerekli
talimatı verdik, uyduk. Olay bu.
Ama saygı
duy-
sadece partimiz, sadece Türkiye değil esasen bütün bölgemiz kazanmış, barış
kazanmış, dayanışma kazanmıştır. Türkiye
tarihinden ve kültüründen aldığı güçle
içeride ve dışarıda demokrasiyi, hukuku,
temel insan hak ve özgürlüklerini en güçlü
şekilde savunmaya devam edecektir" değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, Azerbacan ziyaretinin de
böyle sembolik vurguya binaen gerçekleştiğini söyleyerek, Türkiye ve Azerbaycan
ilişkileri açısından da önemli bir ziyaret
gerçekleştirdiklerini bildirdi. Ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile gerçekMilletimiz hükümetimize çok çok güçlü
leştireceği görüşmelerde, ikili ilişkileri ve iş
bir güvenoyu vermiştir
birliğini ilgilendiren diğer konuları da ele
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "30
alacaklarını anlatan Eroğan, aynı zamanda
Mart'ta yapılan seçimlerle Türkiye, istikrar ve bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkınhuzurdan yana bir tercih kullanmıştır. Milda görüş alışverişinde bulunacaklarını ifade
letimiz hükümetimize çok çok güçlü bir
etti. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etgüvenoyu vermiştir ve bu güvenoyu tartışılti: "Şunu bilhassa vurgulamak isterim.
mazdır" dedi. Erdoğan, Azerbaycan'ın
Türkiye Azerbaycan ilişkileri bugün istisnai
başkenti Bakü'ye hareketinden
ve örnek alınacak bir nitelik kazanmıştır.
önce Atatürk Havalimanı'nTürkiye ve Azerbaycan, mükemmel se"30
da basın toplantısı
viyede seyreden stratejik nitelikteki
düzenledi. Yerel seçim
ikili ilişkilerinin yanı sıra Güney
Mart'ta yapılan
sonuçlarını değerKafkasya ölçeğinde de başarılı
seçimlerle Türkiye, is- girişimlere ve projelere imza
lendiren Erdoğan,
şunları söyledi: "30
Bu çerçevede
tikrar ve huzurdan yana atıyorlar.
Mart'ta yapılan
Gürcistan'ın da katılımıyla
seçimlerle Türkiye,
bir tercih kullanmıştır. Mil- birilikte hayata geçirdiğimiz
istikrar ve huzurBakü-Tiflis-Ceyhan petrol
letimiz hükümetimize çok boru
dan yana bir tercih
hattı ve Bakü-Tifliskullanmıştır. MilErzurum doğalgaz boru hattı
çok
güçlü
bir
güvenoyu
letimiz hükümestratejik nitelikle bölgesel retimize çok çok
fah ve istikrarar katkı sağlayan
vermiştir ve bu
güçlü bir güvenoyu
küresel çapta projelerdir."
güvenoyu tartışılvermiştir ve bu
güvenoyu tartışılmazdır.
Başbakan Recep Tayyip Ermazdır"
Bir yerel seçim olmasına
doğan, Azerbaycan doğalgazını
rağmen aziz milletimiz gerek oy
Türkiye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya
oranları, gerek büyükşehir il, ilçe, belde
taşıyacak olan Trans Anadolu Doğagaz Boru
belediye başkanlıkları, gerekse belediye
hattının tamamlanması yönündeki çameclis üyeliklerinde partimizi hem tekrar bir- balarının tüm hızıyla devam ettiğini aninciliğe taşıdı, hem de rekor seviyede destek latarak, şunları kaydetti:
verdi. Elbette sandıktan çok sayıda mesaj
çıktı ancak bunlardan en önemlilerinden biri
"Aynı şekilde, 29 Ekim 2013'te açılışını
dış politikamıza olan destektir. Türkiye'nin
yaptığımız Marmaray ile birlikte Pekin'den
barışçı diyalogdan yana hakkı ve
Londra'ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak olan Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının
hukuku savunan dış politikası,
da biran önce faaliyete geçmesi yönündeki
milletimizden bir kez daha
çalışmalarımız sürüyor. Öte yandan Türkiye
tam not almıştır."
İlk resmi ziyareti Azerolarak Güney Kafkasya'da ki gelişmeleri de
baycan'a yaparak, dış
yakından izlediğimizi ifade etmek isterim.
politikadaki öncelikleri
Bu minvalde bölgede, kapsamlı ve
de vurgulamış olduksürdürülebilir bir barışın tesis edilmesi
larını belirten Erdoğan,
yönündeki çalışmalara aktif bir şekilde katkı
kardeş Azerbaycan'a
sağlıyoruz. Ziyaretim sırasında Sayın Aliyev
geçekleştirdikleri bu ziile yapacağım görüşmelerde, Yukarı
yaretle bölgesel ve
Karabağ ihtilafının, Azerbayca'nın toprak
küresel barışa, dayanış- bütünlüğü ve egemenliği temelinde çözüme
maya kardeşlik ve
kavuşturulması için sürdürülen çalışmalar
dostluğa verdikleri önehakkında da görüş alışverişinde bulumi tüm dünyaya tekrar
nacağız. Türkiye'nin bu noktada yapabilegösterdiklerini kaydetti.
ceği katkıları bu arada değerlendireceğiz. Ziyaretimin, ülkelerimiz ve halklarımız arasınErdoğan, "Şunu herkesin
bilmesini isterim ki sadece daki derin tarih, kültür ve dil birliğinden güç
alan dostluk ve kardeşlik ilişkilerini daha da
30 Mart seçimkuvvetlendireceğine inanıyorum."
lerinde
muyorum. Bu sadece bir yasaya uymaktır.
Bu, hukuk değildir. Hukuk başka bir şey, Burada hukuki bir uygulama yok. Bir yasal
uygulamayı maalesef usule de ters olarak
ortaya koymuşlardır. Bunu milletimin
takdirine bırakıyorum. Bu karar alınırken ne
Amerika ne Fransa ne İspanya ne İngiltere
bütün buralarda bu konularla ilgili verilmiş
kararlar dahi gözönüne alınmamıştır. Nasıl
karar alırlar, bunlara bakılmamıştır. Hemen
alelacele, ne adına nasıl yapıldığını anlamak
da mümkün değil. Böyle bir karar alınmıştır.
Daha fazla da konuşmaya zaten gerek yok."
AA'nın seçim haberleri
yapması işlerine gelmedi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
Anadolu Ajansı'nın (AA) yerel seçim çalışmasının eleştirilmesiyle ilgili "Bir defa
AA'nın yayın politikasını hazmedemeyenler veyahut bu seçimlerdeki
üstlendiği görevi hazmedemeyenler kendi rekabet alanlarının daralmasından rahatsız olanlardır. Bu birinci
derecede yine paralel yapının rahatsızlığıdır" dedi. Başbakan Erdoğan, Azerbaycan'ın
başkenti Bakü'ye
hareketinden önce
Atatürk Havalimanı'nda gündeme ilişkin
soruları cevapladı.
AA muhabirinin "AA, bu yıl ilk kez seçim
sonuçlarını sandık başlarından bildirdi.
AA'nın seçim yayınlarına ilişkin bazı siyasi
partilerin, muhalefet partilerinin açıklamaları
oldu. Bu olayın ardından Bayburt'ta bir
arkadaşımız darp edildi. AA'nın seçim yayını
ve sonrasındaki bu malum olayı nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine, şunları
söyledi: "Herşeyden önce AA'nın malum 94
yıllık bir mazisi var. 94. kuruluş yıl
dönümünü de bu vesileyle tekrar tebrik
ediyorum. Bir defa AA'nın yayın politikasını
hazmedemeyenler veyahut bu seçimlerdeki
üstlendiği görevi hazmedemeyenler kendi
rekabet alanlarının daralmasından rahatsız
olanlardır. Bu birinci derecede yine paralel
yapının rahatsızlığıdır. Çünkü rekabet
alanında bu noktada daha önce bir-iki ajans
çok aktifti veya üç ajans. Şimdi AA da buraya girince bir defa bunların rekabet alanı
daraldı. Zira bildiğim kadarıyla yüzde 60
civarında bu noktada kendilerinden alım
yapıldı. Fakat AA ile ilgili spekülatif haberleri, mesela Bayburt'ta AA mensubunun
darp edilmesi ve kendisinin üzerine gidilmesi ki bu Allah göstermesin, AA'yı hedef
gösteren bu açıklamalar, kampanyalar, orada
ajansın elemanının da darp edilmesinin
yanında da ileri derecede bir neticeye de
varabilirdi. Benim merak ettiğim medya,
yazılı ve görsel, AA'nın bu mensubunu orada savunmuyor, ona yönelik bir yayın yapmıyor ama bir başka medya mensubu olsaydı o zaman herhalde hepsi savunurdu.
Kimileri kameraları bırakırdı, kimileri fotoğraf makinelerini yerlere koyardı, 'nasıl
olur da siz bizim ajansımızın mensubuna
saldırdınız' ve hemen oradan çekilir giderlerdi. Ben burada böyle bir şey duymadım,
duyanlar varsa ben de bilgi sahibi olursam
memnun olurum."
"Bütün ajansların genel müdürleri, yöneticileri genel merkezimize gelirler"
Başbakan Erdoğan, AA Yönetim Kurulu
Başkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk'ün,
seçim akşamı AK Parti Genel Merkezi'ni ziyaretine yönelik eleştirileri de hatırlatarak,
şunları söyledi: "Neymiş Ajansın Genel
Müdürü partimizin genel merkezine gelmiş.
Yani buna ancak 'Hayda' denir. Niye? Bütün
ajansların genel müdürleri, yöneticileri bizim genel merkezimize gelirler. Bunda herhangi bir şey söz konusu değil. Kaldı ki bu
bizim aynı zamanda devletimizin iyi bir ajansıdır. Diğer ajansların genel müdürleri, yöneticileri genel merkezimize geldiği zaman
bir rahatsızlık olmuyor da AA'nın Genel
Müdürü geldiği zaman niye rahatsızlık oluyor? Daha önce benim danışmanım olduğu
için veya Başbakan Yardımcımın danışmanı
olduğu için mi bu rahatsızlık oluyor. Böyle
saçmalık olmaz. Biz her ajansın, her medyanın mensuplarıyla bugüne kadar
görüştük. Ama tabi bu süreçte, bazı ikili ilişkilerimize gölge düşürenler olmuştur.
Gölge düşürenlerle bu noktada tabiki
mesafedeyim. Açıkça söyleyeyim. Mesafeli
oluşumun sebebi de bellidir. Bunlar ahlaki
olmayan yollara başvurdukları içindir. Eğer
bir ahlak çerçevesi içerisinde bunu yürütmüş olsaydılar, benim yaklaşım tarzım her
zaman kucaklayıcı olmaktır, yine kucaklayıcı
olurdum. Ama AA, ne bir partinindir ne bir
kurum veya kuruluşundur. Sadece devletindir. Milli bir kuruluşumuzdur. Bu milli
kuruluşumuza karşı böyle bir tavrın takınılmasını doğru bulmuyorum. Ve yapılan
yayınla da ağı genişletmek suretiyle burada
bir rekabet alanı doğmuştur. Daha seri bir
yayın politikasının sağlanmasına katkısı olmuştur."
"Çoğu iflas etmişlerdir"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, çoğu ajansın seçimde
başarılı olamadığını belirterek,
"Ajanslar bu seçimde başarılı
olmuşlar mıdır? Bana göre olmamışlardır. Bütün ajansları
kastediyorum. Ajanslar bu
seçimde, adeta çoğu, bu konuda
iflas etmişlerdir. Sağlıklı ve kısa
sürede netice verme noktasında
böyle bir çalışmanın içerisine
girmemişler ve bazı ajanslar ise adeta
siyasi partilerin oralardaki sandık kurulu
üyesi, müşahidi gibi çalışma üstlenince bu
defa asli görevlerini unutmuşlardır. Bunu da
burada hatırlatmam lazım."
(AA)
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
517
Nisan
2014
Cumartesi
Şubat
2013
Perşembe
COLMAN VE HENRIQUE HAMI
MANDIRALI’YI ÇILEDEN ÇIKARDI
Trabzonspor’dan izin almadan Zokora’nın düğününe katılan Colman
ve Henrique, Teknik Direktör Hami Mandıralı’dan ağır fırça yedi.
ÖZEL
HABER
Yavuz
ATALAY
TIBBİ MALZEME SATIN ALINACAKTIR
UYGULAMA VE ARAŞTIRMA HASTANESİ YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI
EGE ÜNİVERSİTESİ
HAMİ’DEN FENA
FIRÇA YEDİLER
Trabzonspor Kulübünü hiçe sayarak izin almadan Didier Zokora’nın düğününe katılan iki yabancının bu son yaptıkları bardağı taşırdı. Colman ve Henrique’nin düğüne
katıldığını öğrenen Trabzonspor’un
Teknik Patronu Hami Mandıralı ise
çileden çıktı ve bu iki futbolcuya
çok ağır sözler sarf etti. Başı buyruk
hareket eden Colman ve Henrique’yi yanına çağıran Mandıralı’nın, “Siz kimsiniz? Biz Trabzonspor’u temsilen, arkadaşlarınızı tem-
T
rabzonspor’da yabancı krizi
bitmek bilmiyor. Kulübü dikkate almadan hareket eden
yabancı futbolcuların son vukuatları
ise Teknik Direktör Hami Mandıralı’yı çileden çıkardı. Geçtiğimiz
günlerde Afrika Güzeli Mary Dorcas ile dünya evine giren Didier Zokora’nın düğününe Trabzonspor’u
temsilen Bosingwa katılmıştı. Ancak, Çırağan Sarayı’nda yapılan düğüne; Trabzonsporlu Colman ve
Henrique’in de katıldığı ortaya çıktı. Davetli listesinde görünmeyen ve
Trabzonspor ile basın mensuplarının haberinin olmadığı bu katılım
Hami Mandıralı tarafından duyulunca, kıyamet koptu.
silen, bizi temsilen; o düğüne, Bosingwa’yı gönderdik. Siz bizden
izin almadan nasıl o düğüne gidersiniz?” dediği öğrenildi. Mandıralı’nın bu sert çıkışı sonucunda cevap veremeyen Arjantinli ve Brezilyalı yıldızlar, Teknik Patron Mandıralı’nın yanından ayrıldılar.
ANTRENMANA ALINMADILAR
Yaşanan bu gelişmenin ardından
Hami’nin çok kızdığı öğrenildi.
Trabzonspor Teknik Patronu Hami
Mandıralı; Trabzonspor Kulübünü
hiçe sayarak Zokora’nın düğününe
katılan bu ikiliye ilk cezalarını verdi. Dün sabah 10.00’da yapılan antrenmana, Hami’nin talimatıyla bu
iki futbolcu alınmadı.
AĞIR CEZA VERİLMESİ
BEKLENİYOR
Daha
önce de kulübü hiçe
sayarak hareket ettikleri için
uyarı alan
yıldızlar, bu
kez ucuz
kurtulamayacak. Hami Mandıralı’nın da yönetime sunacağı rapor çerçevesinde, Colman ve
Henrique’yi ağır cezalar bekliyor.
MUHTELİF 25 KALEM TIBBİ MALZEME alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile
ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/37545
1- İdarenin
a) Adresi
: ANKARA CAD. 35100 BORNOVA/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası
: 02323435274 - 02323730083
c) Elektronik Posta Adresi
: donersermaye@mail.ege.edu.tr
ç) İhale dokümanının
görülebileceği internet adresi
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
(varsa)
2- İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı
: MUHTELİF 25 KALEM TIBBİ MALZEME
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri
: Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Taşınır Kayıt Kontrol Birimi BornovaİZMİR
c) Teslim tarihi
: Sözleşmenin imzalanmasına müteakip verilecek işe başlama talimatının tebliğinden
itibaren işe başlanacak ve 15 gün içinde sipariş miktarı teslim edilmek kaydıyla
malzemenin tamamı 30.06.2015 tarihine kadar peyderpey teslim edilecektir.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü (İhale Salonu) Bornova-İZMİR
b) Tarihi ve saati
: 30.04.2014 - 11:30
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi
Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale
tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri
belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması
halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel
kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına
ait olması halinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir veya
noter tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu
şartın korunduğunu gösteren belge, standart forma uygun belge,
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kesin kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 30
oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.3.2.
4.3.2.1.Yetkili kurum ve kuruluşlara kayıtla ilgili belgeler:
a)Teklif edilen ürün, T.C. İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası'na (TITUBB) kayıtlı ve T.C.Sağlık Bakanlığı tarafından
onaylı olmalıdır. b) Malzemeyi teklif eden firma; üretici, ithalatçı veya bayi olarak TITUBB da kayıtlı olmalı ve kayıtlı olduğuna
dair belgeyi ibraz etmelidir.
4.3.3. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren
doküman:
a) İstekliler, 1.,2.,3.,4., 5., 6., 7.. 8., 10., 11., 12., 13., 14., 15.. 16., 17.. 18., 19., 20.,21., 22., ve 25. kalemler için teklif ettikleri
ürünlere ilişkin numunelerini, 9.kalem için talep edilen üründen en az 5 (beş) adet ürün numunesini (varsa numunenin
değerlendirilmesi için gerekli araçları) ve ürünü tanıtan broşür/kataloglarını, 23. ve 24. kalemler için talep edilen ölçülerden
herhangi biri için en az 1 (bir) adet ürün numunesini ve tüm ölçülerin belirtildiği ürünü tanıtan broşür/kataloglarını, İhale
Komisyonunca incelenmek üzere, ihale saatine kadar komisyon adına teslim alacak olan Malzeme Planlama Birimi'ne (Teklif
cetvelinin fiyatsız bir örneği ile birlikte) teslim edeceklerdir. Numuneler için herhangi bir ücret talep edilmeyecek olup,
numunelerini teslim etmeyen istekliler ihale komisyonunca değerlendirme dışı bırakılacaktır. b) İstekliler, tekliflerini elektronik
ortamda www.titubb.org adresinden (İhale Bildirim Yazılımı) hazırlayarak (cd,dısc,usb vb) idareye sunacaklardır.Ayrıca,
elektronik ortamda sunacakları teklif cd"sinin bilgisayar çıktısını da alarak teklifleriyle birlikte sunacaklardır.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1.
Kamu veya Özel Sektörlere muhtelif tıbbi malzeme satışı benzer iş olarak kabul edilecektir.
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme
Müdürlüğü Bornova-İZMİR adresinden satın alınabilir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri
zorunludur.
8.
Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü Bornova-İZMİR adresine elden
teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan
istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel
üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3"ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YÜZ YİRMİ) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Menderes İlçesi Tahtalı Barajı havzası 9 No'lu Güvenlik Kulübesi ile Çileme Güvenlik Kulübesi Elektrik Temini yapım işi 4734
sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer
almaktadır.
İhale Kayıt Numarası
: 2014/35380
1- İdarenin
a) Adresi
: Cumhuriyet Bulvari No:16 35250 KONAK/İZMİR
b) Telefon ve faks numarası
: 2322932000 - 2322932398
c) Elektronik Posta Adresi
: ihale-odemirci@izsu.gov.tr
ç) İhale dokümanının görülebileceği : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
internet adresi
2- İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı
: Yaklaşık 1296 mt havai hat,15 adet betonarme direk, karayolu geçişi için 42 mt yatay
delgi, 20 mt yeraltında kablo,2 adet 25kVA trafo ve 2 adet AG panosu temini ve
montajı, topraklamaların, enerjilendirilmelerin yapılması
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden
ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer
: Menderes İlçesi /İZMİR
c) İşe başlama tarihi
: Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır.
ç) İşin süresi
: Yer tesliminden itibaren 120 (Yüzyirmi) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: İZSU Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Bulvarı No:16 Konak/İZMİR
b) Tarihi ve saati
: 14.04.2014 - 14:00
4.
İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1.
İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar Odası veya ilgili Meslek Odası
Belgesi.
4.1.1.1.Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve sanatkar odasından veya ilgili
meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale
tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri,
4.1.2.1.Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2.Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevliler
belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması
halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel
kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği idari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5 İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak , işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına
ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası /ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali
müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten
geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2.
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3.
Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 75 oranından az
olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler,
4.4.
Bu İhalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
11/06/2011 tarihli ve 27967 sayılı Resmi Gazetede aslına uygun olarak yayımlanan, Kamu İhale Kurumu’na ait “
Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Tebliği’nin “ eki, Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları Listesinin “ (D) Elektrik
İşleri” başlığı altında yer alan “DII Grup: Enerji Dağıtım Şebekesi ve Tesis İşleri” başlığı altındaki işler benzer işlerdir.
Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
Elektrik Mühendisliği veya Elektrik Elektronik Mühendisliği
5.
Ekonomik açıdan en avantajlı, teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6.
İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7.
İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1.
İhale dokümanı idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı İZSU Genel Müdürlüğü Muhasebe Şube
Müd. Cumhuriyet Bulvarı No:16 Kat 2 Konak/İZMİR adresinden satın alınabilir.
7.2.
İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanım satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8.
Teklifler ihale tarih ve saatine kadar İZSU Genel Müdürlüğü Genel Evrak Şefliği Cumhuriyet Bulvarı No:16 Zemin Kat
35250 Konak/İZMİR adresine elden teslim edilebileceği gibi , aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9.
İstekliler tekliflerini , anahtar teslim götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle anahtar
teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10.
İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11.
Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (yüzyirmi) takvim günüdür.
12.
Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13.
Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1,20
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Sondakika 5/4
Basın: 4089
MENDERES İLÇESİ TAHTALI BARAJI HAVZASI 9 NO’LU GÜVENLİK KULÜBESİ
İLE ÇİLEME GÜVENLİK KULÜBESİ ELEKTRİK TEMİNİ
İZMİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (İZSU)
Sondakika 5/4
Basın: 4081
SAYFA 16
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Askeri darbeyle geldi, seçimi emekli asker rakibine karşı kazandı
Marmaris'te, 1980 yılındaki askeri darbe sırasında göreve getirilen ve 34 yıldır aralıksız muhtarlık yapan Hamit Kocayiğit, emekli asker rakibine fark atarak yeniden
muhtarlığa seçildi. İlçenin en uzun süre görev yapan muhtarı 61 yaşındaki Hamit
Kocayiğit, yerel seçimlerde yeniden aday oldu. 3 bin 274 oy alan Kocayiğit, yeniden
Tepe Mahallesi muhtarı seçildi. Rakibi emekli astsubay Şefik Kayalı ise 950 oyda
kaldı. Kocayiğit, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mahalle sakinlerinin seçimlere
büyük katılım gösterdiğini belirterek, kendisine oy veren veya vermeyen herkese
teşekkür etti. (AA)
www.sondakikagazetesi.com
5 Nisan 2014 Cumartesi
"Hobi" diye BAŞLADI
dünya MARKASI oluyor
İzmirli doğal taş kesim sanatçısı
İzmirli Gülay Atıcı Ertan, biçim
verdiği taşlarla oluşturduğu
mücevherleriyle Türkiye'nin bu
alanda markası olmayı hedefliyor
Rus Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmasına rağmen evlendikten sonra yerleştiği
İzmir'de iş alanı bulamayan Ertan, 2000 yılında
hobi olarak değerli taş toplamaya başladı.
Büyük bölümü yurt dışından getirilen taşları incelerken taşlara şekil vermenin daha heyecan
verici bir uğraş olacağına inanan Ertan, ABD'den getirttiği kesim cihazıyla evinde değerli
taşlara şekil vermeye başladı.
Ertan, kısa sürede bu işte ustalaşarak Tarihi
Kemeraltı Çarşısı'ndaki Kızlarağası Hanı'nda
atölye açtı. "Amacım satış yapmak değil,
ustalığımı geliştirmekti" diyen Ertan, yurt dışından getirdiği taşları "meetpoint faseting" adı
verilen ve Türkiye'de bilinmeyen bir teknikle
kesmeye başladığını söyledi.
Taş kesiminin doğal taşların kırılgan olması
ve hata riskinin çok yüksek olması nedeniyle sabır isteyen bir sanat olduğunu ifade eden Ertan, en küçük taşın dahi en az 4 saatlik bir çaba
sonucu kesilebildiğini, taş büyüdükçe bu
sürenin ayları bulabildiğini kaydetti.
Türkiye'de kuyumculuk sektörünün genelde
fiyat avantajından dolayı Uzakdoğu kökenli
sentetik bazlı ve hazır kesilmiş taşları tercih ettiğini anlatan Ertan, şöyle konuştu:
"Ben bu işe ticaret amaçlı değil hobi olarak
başladım. Bu nedenle yaptığım işin Türkiye'de
alıcısının olup olmaması ikinci derecede önemliydi. Türkiye'de doğal taş kesimine çok ilgi olmasa da dünya genelinde bu sanata ilgi çok
yüksek. Kendimi görebilmek amacıyla 2008
yılında ABD Taş Kesimciler Derneği'nin düzenlediği yarışmaya katıldım. Bu ilk yarışmada 'premaster' kategorisinde birinci oldum. Bu derece
sonrası dünya genelinden bana gösterilen ilgide yükseliş oldu.
Şu anda ağırlıklı olarak yurt dışından gönderilen değerli taşların kesimini yapıyorum. Bu
tanınırlığımı kendi markamı oluşturarak değerlendirmek istiyorum. Bu kapsamda bir süredir
kestiğim taşlarla takı ürünlerini buluşturup
mücevher ürünleri de tasarlamaya başladım.
Hedefim adımla bir koleksiyon oluşturmak.
Adımla oluşturacağım marka aynı zamanda
Türkiye'nin ilk işlenmiş değerli taşlarla yapılmış
mücevher koleksiyonunu oluşturacak."
Halen kesimini yaptığı bazı taşları atölyesinde satışa sunduğunu, bunun dışında
sadece yurt dışı bağlantılarla çalıştığını anlatan
Ertan, marka oluşturma çalışmaları kapsamında hazırladığı ilk koleksiyonu bir sergi ile kamuoyuna tanıtacağını ifade etti.
Ege Bölgesi Sanayi Odası Sergi Salonu'nda
7 Nisan'da açılacak sergide 30 parça eserin taş
hali, kesilmiş hali ve mücevher haliyle
sergileyeceğine işaret eden Ertan, "Türkiye,
mücevherat sektöründe iddialı bir ülke olmasına rağmen maalesef doğal taşlar konusunda
tamamen ithalata bağımlı. Nihai amacım
Türkiye'de taş kesim ustalığını geliştirerek, bu
sektörü katma değer yaratan bir hale getirmektir" dedi. Taş kesim işleminin büyük sabır
gerektirdiğini, taşların sertlik özelliklerinin
tanınması ve verilmek istenen şekille ilgili
matematik hesaplamaların yapılmasının da şart
olduğunu sözlerine ekleyen Ertan, iyi kesilmiş
bir taşın ışığı yansıtma miktarıyla farklılaştığını
belirtti. (AA)
Akaryakıt sektöründe "kar sınırı" tartışması
Türkiye Akaryakıt Bayileri
Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren
Sendikası (TABGİS) Başkanı Ferruh Temel Zülfikar, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumu'nun
(EPDK), akaryakıtta tavan fiyat
kararının sektörde mağduriyetlere
yol açtığını söyledi
Zülfikar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, EPDK'nın dağıtıcı ve bayi paylarını
benzin ve motorinde litrede 37 kuruş olarak belirlendiğini hatırlatarak, 2 ay sürecek uygulamanın düzeltilmemesi halinde
her türlü hukuki yola başvuracaklarını
kaydetti. Kurumun kararını "sektöre
büyük bir ceza" olarak değerlendiren Zülfikar, "Kar marjının 37 kuruşla sınırlandırılması maliyetleri bile karşılayacak
oranda değildir. Kararı kabullenemiyoruz"
dedi. Akaryakıt sektörünün geçen yıl 50
milyar lira vergiyi toplayarak devlete
ödediğini hatırlatan Zülfikar, uygulamaya
yönelik itirazlarına, EPDK'nın "Avrupa
Birliği'ndeki (AB) uygulamayı mukayese
aldık" cevabı verdiğini hatırlatarak, "AB
deki istasyonlarla bizim istasyonları
mukayese ettiniz
mi dedik 'evet' dediler. Orada pompa
hizmeti self servistir, bu da ciddi bir işçi
gider indirimi demektir. Bizde satışlar
kredilidir. POS cihazı ile kredi kartı farklı
bankalara ait ise 36 günlük vade 52 güne
çıkıyor. Parayı hemen alırsak ise yüzde 1,5
komisyon ödüyoruz. İş Güvenliği Yasası
her istasyona aylık bin lira maliyet getirdi.
Dağıtıcı ve bayi paylarına istasyonların
elektrik, personel ve diğer giderlerini koydunuz mu dediğimizde 'koyduk ama' diyorlar. Burada bir hakkaniyetsizlik var" diye
konuştu. Zülfikar, EPDK'nın dağıtıcı ve
bayi paylarına 2009 yılında da sınırlama
getirdiğini hatırlattı. O dönemde benzinde
kar payının 25, motorinde ise 30 kuruş olarak belirlendiğini vurgulayan Zülfikar,
şunları söyledi:
"O gün iki farklı fiyat belirlenirken
bugün neden her iki ürün içinde 37 kuruşluk tek fiyat uygulandığını da anlamış
değiliz. Benzinli araçların büyük bölümü
LPG'ye döndüğü için benzin satışı çok az.
Tüketimi daha fazla olan motorinde pay
daha fazla olmalıydı. Sektörün aslında ciddi karlarla çalışmadığını EPDK'da görüyor." EPDK'nın akaryakıt sektöründe
dağıtıcı ve bayi karına getirilen tavan
uygulamasını "2 aylık süre" olarak açıkladığını anlatan Zülfikar, sürenin sonunda
uygulamadan vazgeçilmemesi durumunda
her türlü hukuki yola başvuracaklarını
bildirdi. Uygulamadan sektörün büyük
zarar gördüğünü dile getiren Zülfikar, şu
bilgileri verdi: "İki ayın sonunda kalkabilir
ama kesin bir durum yok. EPDK'nın tek
fiyat uygulamasını gerektirecek hiçbir sebep oluşmamıştı. Otomotik fiyat mekanizması var. Türkiye'de 80 tane dağıtım 13
bin istasyon var. A firmasının bayisi pahalı,
B firmasının bayisi ucuza satabiliyor. Bazı
yerlerde maliyetin altında akaryakıt satılıy-
TURİST MART
ayında İzmir'i
TERCİH etmedi
Mart ayında İzmir'e gelen
turist sayısı geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 20,70 oranında azaldı.
AA muhabirinin Kültür ve
Turizm Bakanlığı verilerinden
derlediği bilgiye göre, geçen
yıl mart ayında kente 46 bin
41 turist geldi, bu yıl
rakam 36 bin 511 oldu.
Ocak-mart döneminde İzmir'e gelen turist sayısı geçen yılın
aynı dönemine göre sadece
356 kişi artarak 88 bin 156
oldu. Bu dönemde gelen turistin büyük bölümü havayolu
ile şehre giriş yaptı. 2014 Mart
ayında havayolu girişlerinde
bir önceki yıla göre yüzde
11,72, denizyolu girişleri ise
40,67 azaldı.
İlk çeyrekte İzmir'e en fazla
turist Almanya'dan geldi. Hollanda, Fransa ve İngiltere'den
or. Tavan fiyat yerine taban fiyat uygulanması gerekiyor. Bu uygulama kaçakçılığın
da önüne geçer. O zaman 80 olan dağıtım
şirketi de 30'a, 20'ye düşer. Aynı durum otogazda da var. Bu kadar dağıtım şirketi
dünyanın başka hiçbir ülkesinde yok."
Türkiye'de akaryakıtın yüzde 25'inin
iskontolu satıldığına işaret eden Zülfikar,
"otomotik satış" denilen taşıt tanıma sistemli alımı kamu kurumlarının yanı sıra
özel sektör firmalarının da tercih ettiğini
dile getirdi. (AA)
lyede kendilerini geliştirme imkanı bulan 2 öğrenci bir
yandan meslek öğrenirken, diğer yandan da alınan
siparişleri karşılayarak okula gelir sağlıyor. Türkiye'nin
yanı sıra yurt dışına da ürün gönderen öğrenciler, hayal
dünyalarını cam eşya üzerine yansıtıyor.
Öğretim görevlisi Neşe Ağkurt, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, geleneksel üretimden yola çıkarak
özgün tasarımlar yapmaya çalıştıklarını söyledi.
Tasarımları uygulayabilecekleri atölyeye sahip olduk-
Uzmanlar, Türkiye’de son 10 yıldaki verilere bakıldığında, boşanmalarda artış, evliliklerde azalış
görüldüğünü, bu durumun “aile birliğinin sarsılmaması konusunda daha
ciddi önlemler alınması gerekliliğini
ortaya koyduğunu” belirtiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine
göre, Türkiye'de 2004’te 91 bin 22 olan boşanan
çift sayısı 10 yılda yaklaşık yüzde 38 artışla 2013’te
125 bin 305’e yükseldi. Evlilikler ise söz konusu
dönemde azalan bir seyir izledi. 2004'te 615 bin
357 olan evlenen çift sayısı 2013'te 600 bin 138'e
geriledi. 2004’ten bu yana 2013 yıl sonu itibarıyla 1
milyon 75 bin 765 çift boşandı. Aynı dönemde
evlenen çiftlerin sayısı ise toplam 6 milyon 144 bin
124 oldu. 2013 yıl sonu verilerine göre, 2004 yılına
oranla evlenme oranı yüzde 2,5 azalırken, boşanma
oranı yüzde 38 arttı.
TÜİK verilerine göre, 2006'da 636 bin 121,
2008’de 641 bin 973, 2010’da 582 bin 715,
2012’de 603 bin 751 çift evlendi, boşanan çiftlerin
sayısı ise 2006'da 93 bin 489, 2008’de 99 bin 663,
2010’da 118 bin 568, 2012'de 123 bin 325 oldu.
de aynı dönemde çok sayıda
turistin tercihi İzmir oldu.
"Karamsar değiliz"
İl Kültür ve Turizm Müdürü
Abdulaziz Ediz, mart ayında
yaşanan düşüşün fazla önemsenmemesi gerektiğini söyledi. Dönemsel düşüşlerin olabileceğini belirten Ediz,
İzmir'in yılın tamamında geçen
yıla göre daha fazla turist ağırlayacağını ifade ederek şunları
kaydetti:
"İlk üç ayın sonuçları yüzer
gezer olur. Geçtiğimiz yıllarda
da böyle oldu. Ocak-mart ayında artılı eksili istatistiklerle
karşılaşıyoruz. 2014 yılının
2013'ten daha iyi olacağını
tahmin ediyoruz. Türkiye
genelinde de böyle düşünüyoruz, kesinlikle karamsar
düşünmüyoruz. Rakamlar
birkaç ay farklı seyretsede
2014 yılı 2013'ten daha iyi olacaktır." (AA)
İki öğrencili bölüm siparişlere yetişemiyor
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Naci Topçuoğlu
Meslek Yüksekokulu Seramik ve Cam Bölümünde
eğitim gören iki öğrenci, verilen siparişleri yetiştirmekte zorlanıyor. Yüksekokul bünyesinde 3 yıl önce açılan
ve tercih edilmediği için ilk 2 yıl eğitime başlanamayan bölüme bu yıl iki öğrenci kayıt yaptırdı. İki
öğretim görevlisi ve dört usta öğretici kadrosu bulunan
bölümde, cam ve seramik tasarımı üzerine eğitim veriliyor. Teorik eğitimin ardından tam donanımlı atö-
Boşanma oranı
son 10 yılda
yaklaşık % 38 arttı
larını belirten Ağkurt, cam yüzeylerine yaptıkları orijinal tasarımlarla güzel ürünler ortaya çıkardıklarını ifade etti. Bu yıl 2 öğrenciye eğitim verdiklerini vurgulayan Ağkurt, şöyle devam etti: "Bu bölümden mezun
olan öğrenciler, kendi atölyelerini kurabilirler ya da
belediyelerin açtığı kurslarda usta öğretici olarak
çalışabilirler. Akademik kariyer yapmak isteyenler ise
üniversitelerin mevcut programlarına dikey geçiş yapabilir. (AA)
Boşanma nedenleri
Bu arada, TÜİK tarafından 2011’de yapılan
araştırmaya göre, geçimsizlik yüzde 96,70 ile
boşanma nedenlerinin başında yer aldı. Diğer
boşanma nedenleri ve oranları ise zina yüzde 0,07,
cana kast yüzde 0,03, cürüm ve haysiyetsizlik
yüzde 0,24, terk ve akıl hastalığı yüzde 0,05, diğer
nedenler yüzde 0,80 ve bilinmeyen nedenlerden
yüzde 2,09 olarak gerçekleşti.
Uzmanların önerileri
Uzman psikolojik danışman Beril Öztürk, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, boşanmalarda artış,
evliliklerdeki azalışın “aile birliğinin sarsılmaması
konusunda daha ciddi önlemler alınması gerekliliğini ortaya koyduğunu” dile getiriyor.
Öztürk, boşanma oranlarının artmasının sebeplerini, "çiftler arasında cinsellikle ilgili yaşanan
sıkıntılar, her türlü şiddet, aldatma ve zina ( başka
birinin net varlığının farkına varılması eşleri boşanmaya itiyor), eşlerin birbirleriyle ortak paylaşımlarda bulunmamaktan kaynaklanan sıkıntılar ve ilgisizlik” olarak sıraladı.
Evliliklerindeki sıkıntılarının nedenlerini gören
ve tamir yoluna gitmeyi tercih eden çiftlerin çok
daha iyi sonuçlarla evliliklerini çok güzel konuma
getirmeyi başardığını belirten Öztürk, şöyle konuştu: “ Ancak bunu tercih etmeyen, sıkıntılarını
görmezden gelen ya da inancını yitirmiş çiftler, ilişkilerinde mutlu olmasalar da evliliklerini birçok
sebepten dolayı sürdürmeyi de tercih ediyorlar.
Bunlar ekonomiye bağlı nedenler, çocuğun varlığı,
herşeye rağmen aile düzeninin bozulmak istenmemesi, her iki eş için de boşanma sonrası
yaşanacak hayatı göze alamama, ailelerin boşanmaya izin vermemesi gibi nedenler öncelikli
sıralanabilir. “ Çiftlerin evliliklerindeki sıkıntıların
bir an önce üstüne gidip, çözüm arayışı içinde olmaları gerektiğini vurgulayan Öztürk, çiftlere, "oturup sakin şekilde doğru iletişim yöntemlerini kullanarak, birbirlerini anlamaya çalışarak konuşmalarını" önerdi. (AA)
Download

Bir doğa harikası daha