İL :
BİLECİK
TARİH : 08/02/2013
‫ﻛُﻞﱡ ﻧَﻔْﺲٍ ذَآﺋِﻘَﺔُ اﻟْﻤَﻮْتِ وَإِﻧﱠﻤَﺎ ﺗُﻮَﻓﱠﻮْنَ أُﺟُﻮرَﻛُﻢْ ﯾَﻮْمَ اﻟْﻘِﯿَﺎﻣَﺔِ َﻓﻤَﻦ‬
‫زُﺣْﺰِحَ ﻋَﻦِ اﻟﻨﱠﺎرِ وَأُدْﺧِﻞَ اﻟْﺠَﻨﱠﺔَ ﻓَﻘَﺪْ ﻓَﺎزَ وَﻣﺎ اﻟْﺤَﯿَﺎةُ اﻟﺪﱡﻧْﯿَﺎ ِإﻻﱠ‬
ِ‫ﻣَﺘَﺎعُ اﻟْﻐُﺮُور‬
‫ﻗﺎل رﺳﻮل اﷲ ﺻﻠﻰ اﷲ ﻋﻠﯿﮫ وﺳﻠﻢ‬
ُ‫ ﯾَﺘْﺒَﻌُﮫ‬، ٌ‫ ﻓَﯿَﺮْﺟِﻊُ اﺛْﻨَﺎنِ وَﯾَﺒْﻘَﻰ ﻣَﻌَﮫُ وَاﺣِﺪ‬، ٌ‫ﯾَﺘْﺒَﻊُ اﻟْﻤَﯿﱢﺖَ ﺛَﻼَﺛَﺔ‬
ُ‫ وَﯾَﺒْﻘَﻰ ﻋَﻤَﻠُﮫ‬، ُ‫ ﻓَﯿَﺮْﺟِﻊُ أَھْﻠُﮫُ وَﻣَﺎﻟُﮫ‬، ُ‫أَھْﻠُﮫُ وَﻣَﺎﻟُﮫُ وَﻋَﻤَﻠُﮫ‬
CENAZE ÂDÂBI
Değerli Kardeşlerim!
İnsan, ruhlar âleminden yola çıkmış bir
ebediyyet yolcusudur. Yol duraklarından biri de, şu fani
dünya hayatıdır. İmtihan meydanı olan bu fani dünya
hayatının sonunda, ömür kandilinin yağının tükenmesi
ve kulun ecel şerbetini içmesi ile ebediyyet
yolculuğunda kul için dünya perdesi kapanmış; ahiret
perdesi açılmış olur
“Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet
günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam
verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete
sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı,
aldatıcı metadan başka bir şey değildir” buyuran
Cenab-ı Hak, bahtiyar insanların, ömür sermayesini
verip karşılığında cennet saraylarını alabilen kimseler
olduğunu haber vermektedir. Bu
bahtiyarlığa
nail
olmanın yollarından biri de, cenaze merasimlerine
katılmak ve ibret almaktır. “Zannetme ki, her mevtanın
namazını sen kılacaksın; Değişecek devir, bir gün de o
tabutta sen olacaksın” mısraları, hayatın gerçeği olan, ,
gerçek hayata nezih bir üslup ile işaret etmektedir.
“Ölü gözünden yaş; cenaze evinden aş çıkmaz”
diye bir atasözü vardır. Günümüzde birtakım cenaze
merasimlerinde pide ikramı, yemek ikramı gibi yanlış
adetlerin boy gösterdiğine şahit olunmaktadır.
Peygamber Efendimiz s.a.v.‘in amcazadesi
Cafer b. Ebi Talib şehit düştüğünde, Peygamber
Efendimiz s.a.v. ev halkına; “Cafer'in ailesi cenaze ile
meşguldür ve üzüntülüdür. Onlara yemek
hazırlayınız.”1 buyurarak o acılı anda cenaze evinde
yemek yemenin veya cenaze sahibinden ikram kabul
etmenin değil; tam aksine cenaze evine yemek
götürmenin sünnet olduğuna işaret etmiştir.
Kıymetli Kardeşlerim!
Bir cenazeyi takip eden insan, aynı anda kendi
ölümünü ve ahiret hayatını tefekkür etmelidir. Cenaze
takip edilirken yolda konuşmak, başka şeylerle meşgul
olmak, doğru değildir. Kabristanda cenaze mezara
indirilirken, her insan kabirde kendi ameli ile baş başa
kalacağı gerçeğini ibret gözü ile görmeye çalışmalıdır.
Bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz
s.a.v.; “Ölen kimseyi üç şeyi takip eder. İkisi geri
döner; birisi kendisi ile kalır. Malı ile dostları geri
döner; ameli kendisi ile kalır”2 buyurarak, bizlere
hayatı doğru okumayı tavsiye etmektedir.
Hayatı doğru okumak demek, elimizdekilerin
sahibi değil, emanetçisi olduğumuzu fark etmek;
fanilere değil, Bakî olan Cenab-ı Hakk’a bel bağlamak
demektir.
Hayatı doğru okuyan insan, ölümden ibret almış
demektir. Ölümden ibret alan kimse de, kendinin
olmayan ömrü, kendine yar olmayacak dünya uğrunda
değil; kendine ebediyyet diyarı olacak ahiret yolunda
harcayabilen kimsedir. Bu hakikati idrak edebilen
kimse, Allah kapısına edeple gelmiş, ikramla dönmüş;
ahiret yolculuğuna çıkan din kardeşine de ilahî bir
rahmet olmuş olur.
1 Tirmizî, Cenaiz, 21
2 Buhari, c.21; s. 408
Kardeşlerim!
İctimaî hayatın ve medenî bir toplum olmanın
gereği olarak, toplum halinde yaşayan insanların
birbirlerine karşı yerine getirmeleri gereken birtakım
vazifeler vardır. Bu vazifelerden biri de, cenaze
merasimlerine katılmaktır. Vefat eden bir Müslüman’ın
cenaze merasimine katılmak, imkân varsa cenaze ile
beraber mezarlığa kadar gitmek, definden sonra
taziyede bulunup Müslüman kardeşinin acısını
paylaşmak, bir Müslüman’ın diğer Müslüman kardeşine
karşı temel görevlerinden biridir.
Hazırlayan: Fikret CAN, Pazaryeri İmam-Hatip
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu
Print to PDF without this message by purchasing novaPDF (http://www.novapdf.com/)
Download

Cenaze 08.02.2013 - Bilecik İl Müftülüğü