MART - NİSAN 2014
DOSYA EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI
YÜZKIRKİKİ
İnşaat Sanayii
Editörden
Sevgili okurlar;
Bu Dergimizin ana konusu Ekonomide
Dönüşüm Sağlayan Projeler oldu.
Ülkemizin 2023 yılında Dünyanın en
büyük ilk 10 ekonomisine girmesini
sağlayacak dev projeleri anlattık.
Havalimanı, köprü, enerji santralleri,
barajlar, liman projeleri Türk
mühendislerince inşa edilen sembol
projeler olacak. Dev eserler, Türkiye
inşaat sektörü markasını tüm Dünyaya
tescilleyecek.
Ekonomik ve teknolojik değişmeler tüm
Dünyayı etkiliyor. Türk müteahhitleri
de bu değişimlere uygun üretim
sürecine dahil oluyor. Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığımız yeni ve yenilikçi
uygulamaların daima destekçisi oldu,
Türk sanayinde gelişimin önünü açtı.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız
Fikri Işık, dev yatırımların ülkemize
kazandıracağı teknoloji boyutunu
anlattı.
Son yıllarda izlenen politikalar
ile yatırımların ekonomiye
kazandırılmasında hız kazanıldı.
Kalkınma Bakanımız Dr. Cevdet
Yılmaz, 2023 vizyonu kapsamında
gerçekleştirilecek dev projelerin
boyutlarını kamu sektörü gözüyle
aktardı. Yılmaz, Kamu Özel Sektör
ortaklığı ile gerçekleşen projelerin
uygulamalarını anlattı.
Kamu İhale Kurulu üyeleri ve İNTES
Yönetim Kurulu üyeleri mevzuattan
kaynaklanan sorunları görüşmek ve
sektör sorunlarına çözüm üremek
amacıyla bir araya geldi. Aşırı Düşük
Teklifler, İş Deneyim Belgelerinin
Değerlendirilmesi, Fiyat Farkı konuları
toplantının gündemini oluşturdu.
Bu yıl Polonya Türkiye ekonomik ve
siyasi ilişkilerinin 600. yılı kutlanıyor. Bu
amaçla Polonya’dan gelen bir heyetin
Türkiye ziyareti programına İNTES
de dahil edildi. Ziyaret programının
ayrıntıları sayfalarımızda yer aldı.
Unutulan kültür hazinelerine sahip
çıkılması şart. kaybolmaya yüz tutmuş
bir kültür hazinesi su değirmenlerine,
Erzurum İl Kültür Turizm Müdürlüğü
sahip çıkıyor.
Şantiyelerimizin çalışmalarının en
yoğun döneminin başladığı günlerde
inşaat sektörü bu yıl dev projeler ile
rekorlara hazırlanıyor. Yaz mevsimine
girerken şantiyelerimizde bereketli
günler geçirilmesi dileğiyle.
Sağlıcakla kalınız.
1
YÜZ
KIRK
İKİ
İNTES İşveren Sendikası Adına Sahibi
Celal KOLOĞLU
Sorumlu Müdür
H. Necati ERSOY
Yayına Hazırlayanlar
Ercan DEVA
Demet SOMUNOĞLU
Yönetim Yeri
4. Cadde 719. Sk. No: 3, Yıldız, Çankaya, Ankara
T: 0312 441 43 50 (pbx), F: 0312 441 36 43
[email protected] / www.intes.org.tr
‘’İnşaat Sanayii Dergisi® 556 Sayılı KHK
Uyarınca Türk Patent Enstitüsü Tarafından
Tescile Bağlanmıştır’’
İNTES Kuruluş Tarihi
5 Şubat 1964
Sendikamız Türkiye İşveren Sendikaları
Konfederasyonu üyesidir.
İnşaat Sanayii Dergisi Ocak-Şubat 2004
tarihinden itibaren hakemli dergidir.
İNTES İnşaat Sanayii Dergisi’nin adı da dahil
olmak üzere tamamı üzerindeki telif hakları
İNTES’e aittir.
08
12
18
DOSYA:
Fikri IŞIK
T.C. Bilim, Sanayi
ve Teknoloji Bakanı
DOSYA:
Dr. Cevdet YILMAZ
T.C. Kalkınma Bakanı
DOSYA:
Dündar YETİŞENER
İMSAD Yönetim Kurulu
Başkanı
Dergide yayınlanan yazılar yazarlarının
kişisel görüşü olup hiçbir şekilde İNTES tüzel
kişiliğinin görüşü olarak mütalaa edilemez.
Dergide yayınlanan yazıların her hakkı saklı
olup, İNTES’ten yazılı izin alınarak ve kaynak
gösterilmek suretiyle kullanılabilir.
04
BAŞYAZI:
Celal KOLOĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı
ISSN: 1303-8028
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın,
Ücretsizdir. İki ayda bir yayımlanır.
Abonelerine ücretsiz olarak gönderilir.
06
DOSYA:
Geleceğe Yön Veren Yatırımlar
24
DOSYA:
Bir Başarı Hikayesi
Marmaray
30
DOSYA:
Avrasya Tüneli
ile Yolculuk Süresi Azalacak
34
DOSYA:
3. Boğaz Köprüsü
Türkiye’nin Simgesi Olacak
38
DOSYA:
Çağdaş Ulaşımda Dev Proje
3. Havalimanı
Yapım
Reta Reklamcılık ve Tanıtım Ltd. Şti.
Ziyaurrahman Cd. 285. Sk. No: 26/19
Çankaya, Ankara
T: 0312 440 20 56, F: 0312 440 53 69
[email protected] / www.reta.com.tr
Basım
Desen Ofset San. ve Tic. A.Ş.
Birlik Mh. 448. Cd. 476. Sk. No: 2
Çankaya, Ankara
T: 0312 496 43 43, F: 0312 496 43 47
[email protected]
www.desenofset.com.tr
Basım Tarihi ve Yeri
24 Mayıs 2014 / ANKARA
22
64
70
90
94
DOSYA:
Halil Tamer ÖZTOYGAR
İMDER Yönetim Kurulu
Başkanı
TOPLANTI:
İNTES Yönetim Kurulu
ile Kamu İhale Kurulu
Ortak Toplantı Yaptı
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
KÜLTÜR / SANAT:
Yaşayan Kültür
Değerleri: Erzurum
Su Değirmenleri
İNTES MYM’DEN:
İNTES MYM’nin
Sınavları Devam Ediyor
42
DOSYA:
Gebze-Orhangazi-İzmir
Otoyolu Projesi
68
ZİYARET:
Polonya Heyetinin
Türkiye Ziyareti
100
HABERLER:
Levent Güray Cup’ın
Yedincisi Gerçekleşiyor
46
DOSYA:
Türk İnşaat Sektörüne
Nükleer Santral Dopingi
92
İNTES MYM’DEN:
Sektör Komiteleri Toplantıları Revizyon
Çalışmaları ile Devam Ediyor
101
HABERLER:
TİSK “Herkes İçin Sosyal
Sorumluluk Ödülleri” Veriyor
52
DOSYA:
Deriner Barajı ve HES
Tamamlanıyor
93
İNTES MYM’DEN:
Mesleki Yeterlilik Uzmanları
Bir Araya Geldi
102
HABERLER:
Türkiye Müteahhitler Birliği
Yeni Başkanı Mithat Yenigün
56
DOSYA:
Artvin Barajı’nda
Yeni Teknolojiler
96
İGY’DEN:
İGY Üyeleri Bülent Uğur Ecevit
ile Bir Araya Geldi
104
HABERLER:
TES Üçlü Sosyal Diyalogda
İyi Uygulama Örneği Seçildi
60
DOSYA:
Rönesans, Türkiye’de Ofis
Yatırımcılığını Geliştirmeye Kararlı
97
İGY’DEN:
İNTES Genç Yöneticiler Grubu
Duayen Ziyaretlerine Devam Ediyor
106
YENİ YAYIN:
İnşaat Muhasebesi Vergilendirilmesi
Mevzuatı ve Asgari İşçilik
Prof. Dr. Şükrü Kızılot
62
DOSYA:
Türkerler İnşaat’tan Çok Seçenekli
Bir Proje: Mahall Ankara
98
HABERLER:
9. Teknik Müşavirlik
Kongresi Yapıldı
107
YENİ YAYIN:
100 Soruda Kamu İhalelerine
Katılmaktan Yasaklama
Ömer Tuğrul ZOR / Bora YOSUNKAYA
108
SUMMARY
BAŞYAZI
Çağdaş
Yaşamın
Yapı Taşları
Celal KOLOĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı
“Ekonomide Dönüşüm
Sağlayan Projeler”
Türkiye’nin çağdaş
yaşamının yeni yapı
taşları olacaktır.
Dünya nüfusu her geçen gün artıyor.
Artan nüfus ile birlikte kentleşme de
hız kazanıyor. Türkiye’nin de nüfusu
2014 yılı itibari ile yaklaşık 75 milyon
kişiye ulaştı. Bu nüfusun %69’u
ise kentlerde yaşıyor. Bu gelişme,
kentlerin yaşam alanları ile ilgili çok
yönlü hizmetlerin daha da gelişmesi
gereğini ortaya çıkarıyor.
kırsal alanlardan kentleşmeye doğru
ilerlerken ulaştırma sektörü başta
olmak üzere, kentlerin alt ve üst
yapıları ile enerji alanında kelimenin
tam anlamıyla bir “yatırımlar
hamlesi” yürütmek gerekmektedir.
Kentler, insanların emeği ve
teknolojik gelişmelerin somut
uygulamaları ile kimlik kazanıyor.
Enerji alanında Türk inşaat
sektörünün başarılı girişimleri ile
inşası gerçekleştirilen Hidro elektrik
Santralleri ile Barajlarımız dünya
literatüründe ön planda anılmaya
başlanmıştır.
Kentler şekillenirken o kentte
yaşayan insanların ihtiyaçları ön
planda tutulmalıdır. Öncelikle
ihtiyaçlar karşılanırken estetik
anlayışına da dikkat edilmelidir.
Türkiye’nin genç nüfus potansiyeli
ile kalkınma ihtiyacı içerisinde olan
bir ülke olduğunu da dikkate almak
gerekmektedir.
Hiç kuşku yok ki, ülkenin
kalkınmasının anahtarını artan
nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak
yatırımlar oluşturmaktadır. Nüfus,
4
Bu ise Türkiye’yi tam bir şantiye
alanına dönüştürmektedir.
Ulaştırma sektöründe ise
“ulaşılmayan, erişilmeyen yer
kalmasın” düşüncesi ile yatırımlar
hız kazanmıştır. İnşaat Sanayicileri,
dünyanın en uzun köprülerini,
en büyük havalimanlarını inşa
etmektedir. Sayıları artan bölünmüş
yollar ile tüm iller birbirini kucaklar
hale gelmektedir. Demiryolu
ulaşımında ise yüksek hızlı tren
uygulamaları sonucu raylı sistemler
giderek yaygınlaşmaktadır.
İşin en sevindirici ve gurur verici
yanını ise tüm bu eserlerin Türk
müteahhit, mühendis, mimar,
müşavir ve işçilerin elinden
çıkmasıdır.
“Ekonomide Dönüşüm Sağlayan
Projeler” Türkiye’nin çağdaş
yaşamının yeni yapı taşları olacaktır.
Bu projelere kaynak ayıran, emek
koyan tüm inşaat sanayicilerini
içtenlikle ve coşkuyla alkışlıyoruz.
Bu projelerin ülke kalkınması
açısından büyük önem taşıdığına
inanıyoruz.
İnsanların daha çağdaş daha
müreffeh bir yaşam elde etmeleri
için konulacak her türlü çaba ve
katkının inşaat sanayicilerinin görevi
olduğunun bilincindeyiz.
Türkiye’nin gelişimi ve dönüşümü
için hepimizin yolu açık olsun.
Sevgi ve saygılarımla.
5
DOSYA
İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELECEĞE YATIRIMLARI
Geleceğe
Yön Veren
Yatırımlar
İnşaat sektörü, özellikle Türkiye
gibi gelişmekte olan ülkeler için
ekonomik büyümede çok önemli bir
rol oynamaktadır. Kullandığı girdiler
ve istihdam potansiyeli ile en güçlü
iktisadi sektörlerden birisidir.
Sektörün en önemli çıktıları yollar,
barajlar elektrik dağıtım ve iletim
hatları, limanlar, enerji tesisleri,
fabrikalar, ticaret merkezleri,
hastaneler, okullar, konutlar,
havaalanlarıdır.
Bu ürünler için gerçekleştirilen
yatırımlar yüzlerce sektörü harekete
geçirmekte, ülkenin önemli bir
sorunu olan istihdama önemli bir
katkı sağlamaktadır.
İnşaat sektöründe gerçekleştirilen
altyapı ve üstyapı tesisleri; üretimi
artırıcı, maliyetleri düşürücü,
ekonomik kalkınmayı destekleyici,
bireylerin yaşam standardını ve
kalitesini yükseltici ve toplumsal
refahı artırıcı yönde çok sayıda
olumlu etkiye sahiptir.
Bugün Türkiye kendisine büyük
hedefler koymuştur. Kalkınan,
büyüyen, gelişen Türkiye’nin milli
gelir içindeki alt yapı yatırımları, üst
yapı yatırımları artmaktadır.
İnşaat sektörü, jeopolitik konumunu
6
bir güç olarak kullanan ülkemizde
enerjide, ulaşımda bir üst olma
hedefi ile hareket etmektedir.
Ulaştırma sektöründe yollar,
köprüler, demiryolları inşa ederek
ulaşılmayan ve erişilmeyen yer
kalmasın istiyoruz. Demiryollarında,
cumhuriyet tarihinin en kapsamlı
yatırım atılımını birlikte yürütüyoruz.
Hızlı trenlerimiz coğrafyaları
kat ediyor. Türkiye, dünyada 8.,
Avrupa’da 6. Yüksek Hızlı Tren
işletmeciliğine geçen ülke oldu.
Bir dünya mühendislik şaheseri
olan Marmaray inşa edildi. Ankaraİstanbul hızlı tren seferi başlamak
için gün sayıyor. Bu yatırımlar,
çağdaş ve medeni bir ülke olma
yolunda atılan önemli adımlar olarak
dikkat çekiyor.
Türkiye’nin geçmişinde müstesna
bir konuma sahip olan denizci
kimliğinin yeniden işlevsel hale
getirilmesi amacıyla adımlar atıldı.
Türkiye kruvaziyer liginde adı geçen
ülkeler arasında yer aldı. Limanlar
hızla geliştirildi. Artan ticaretin
kesintisiz ve etkin bir şekilde akışını
sağlayacak büyük liman inşaatlarına
her gün yenileri ekleniyor.
Havacılık sektörü özel önem verilen bir
sektör oldu. Bölgesel havalimanları ile
artık Türkiye’nin en uç noktalarına kısa
sürede ulaşılabiliyor.
Ülkemizin ekonomik ve toplumsal
gelişimi ile dünya ile entegrasyonu
için havacılık sektörünün gelişimini
sağlayacak büyük ölçekli yatırımlar
gerçekleştirildi. İç ve dış hatlarda
yolcu sayısı 130 milyonun üzerinde
gerçekleşti.
Ulaşımın can damarı olan yük ve
yolcu taşımacılığının önemli bir
bölümünün gerçekleştiği Karayolunda
da büyük projelere imza atıldı. Bugün
Türkiye; Asya, Avrupa ve Afrika
kıtaları arasındaki en önemli kara yolu
bağlantısı haline geldi.
Ulaştırma sektöründe yapılan yatırımlar
yerli ve yabancı turizme yönelik talebi
de arttırdı. Daha çok turist demek
turizm yatırımlarının artması anlamına
geliyor. İnşaat sanayicilerimiz her gelir
düzeyine uygun, her destinasyona
yönelik turizm tesisleri inşa ederek
yerli/yabancı milyonlarca turiste
konforlu ve kaliteli hizmet sunuyorlar.
Artan enerji talebinin güvenli bir şekilde
karşılanması enerji politikalarının en
önemli konuları arasında bulunuyor.
Enerjide, Türkiye, son 10 yıldır
bölgesindeki birçok önemli projede yer
alan bir ülke oldu. Enerji kaynaklarının
verimli, etkin, güvenli, zamanında ve
çevreye duyarlı şekilde değerlendirerek
dışa bağımlılığı azaltacak ve ülke
refahına en yüksek katkıyı sağlayacak
yatırımlar hayata geçirildi.
Başta hidroelektrik santraller olmak
üzere, rüzgar, güneş, jeotermal
santrallerde yatırımlar özel sektör
tarafından gerçekleştirildi.
Türkiye, tarım, üretim ve istihdam
kapasitesi ile dünyanın en önemli
ülkelerden birisidir. Tarımın gelişmesi
toplumun en önemli ihtiyaçlarını
karşılıyor. Bu nedenle tarımsal alt
yapının geliştirilmesi için barajlar,
sulama kanalları inşa edildi. Ülke
barajları gerek kullanılan gelişmiş
teknoloji gerekse kaliteleriyle dünya
literatürüne geçti.
Türkiye’nin hatta Dünyanın en
büyük imar hareketlerinden birisi
gerçekleştiriliyor. Üst yapıda ülkenin
dört bir tarafında yeni kentler inşa
ediliyor. Konut yatırımları tamamen özel
sektör tarafından sürdürülmektedir.
Ulusal kalkınma stratejileri kapsamında
inşaat sektörü önemli roller üstleniyor.
Ulaştırmada, Enerjide, Tarımda, Üst
Yapıda ekonominin tüm potansiyelini
harekete geçirecek yatırımlar
gerçekleştiriliyor.
İstanbul Üçüncü Havalimanı ve Türkiye
genelinde inşa edilecek havalimanları,
üçüncü köprü ve bağlantı yolları,
otoyollar, hızlı tren projesi, nükleer
enerji santralleri, doğal gaz boru hatları
depolama tesisleri, konut projeleri,
şehir hastaneleri, spor tesisleri,
eğitim kampüsleri, sosyal tesisler gibi
projelerin ekonomimize kazandırılması
için sektör yoğun bir çalışma
içerisindedir.
İnşaat Sanayi Dergisinde bu önemli
yatırımlar ile okuyucularımızı
buluşturmak istedik. Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanımız Sayın Fikri Işık
ve Kalkınma Bakanımız Sayın Cevdet
Yılmaz büyük projelerin toplumsal
yaşamımıza etkilerini değerlendirdi.
İnşaat Sanayi alanında gerçekleşen
büyük yatırımlardan örnekler sunduk.
Hiç kuşku yok ki, gerçekleştirilecek
yatırımların temel amacı İNSAN’a
odaklanmaktır. İNSAN’a adil, güvenli
ve huzurlu bir yaşam ortamı inşa
etmek olacaktır. Daha güçlü, çağdaş ve
gelişmiş bir Türkiye, ancak yenilikçi,
çevre duyarlılığını ön planda tutan,
nitelikli istihdamı teşvik eden yatırımlar
ile gerçekleşebilecektir.
Büyük hedefleri olan Türkiye,
devletimizden aldığı destek başta olmak
üzere, inşaat sanayicisiyle, işçisiyle,
sivil toplum kuruluşlarıyla bu başarıyı
yakalayacak güce sahip bulunuyor.
Tüm bu projelerin hayata geçmesi
sadece inşaat ve inşaat malzemeleri
sektörüne ivme kazandırmakla
kalmayacak, ülke ekonomisini tüm
yönleri ile harekete geçirecektir. Bu
süreç insan kaynaklarının potansiyelini
de artıracaktır.
Bu yatırımlar, yatırım sonrasında da
sermaye birikimine katkıda bulunarak
ekonominin döngülerini harekete
geçirmeye devam edecektir.
Tüm bu çalışmalar, sınırlı
kaynaklarımızın refah artırıcı alanlara
yönlenmesini ve kalkınmanın
sürdürülebilir olmasını da sağlayacaktır.
Bölgesel gelişmişlik farklılıkları
azalacak, bölge ve şehirlerin
potansiyelleri değerlendirilecektir.
Bu projeler istihdamda niteliğin
artmasını sağlarken, sanayide teknoloji
seviyesinin yükselmesinin de önünü
açacaktır.
7
DOSYA
İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELECEĞE YATIRIMLARI
Büyük Projeler
Toplumsal
Yaşamımızı
Derinden
Etkileyecek
Fikri IŞIK
T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Büyük projeler,
ülkemizin ve
insanımızın,
ilerlemesine katkı
sağlayacak projeler
olmakla birlikte,
nitelikli istihdama,
teknolojik düzeyinin
yükselmesine ve
birçok sektörümüzün
gelişmesine
doğrudan katkısı
olacaktır.
8
Günümüzde büyük projeler, dev
projeler veya çılgın projeler gibi
değişik adlarla anılan bu projeler;
teknik özellikler, fiziki ve yatırım
tutarlarının büyüklükleri yanında,
toplumsal kalkınmaya, yaşam
seviyesinin yükseltilmesine,
ekonomik ve sosyal gelişmeye,
istihdamın artmasına, bundan
başka altyapı, tarım, ulaştırma,
sanayi, eğitim, sağlık, konut, turizm
gibi birçok alanın canlanmasına ve
harekete geçmesine sebep olan,
adları gibi etkileri de büyük olan, çok
yönlü projelerdir. Bunlar adeta dev
organizmalar gibidir.
Bu projeler doğası gereği
bünyelerinde yeni ve yenilikçi
uygulamaları içeren komple
projelerdir. Bunlar fikirden, kullanıma
sunuluncaya kadarki safhada ve
hatta kullanım ömürleri boyunca
işletimlerinde güncel uygulamalar,
teçhizatlar, cihazlar, araç ve gereçler
bakımından da yeni iş alanlarının ve
sanayilerin ortaya çıkmasına sebep
olabilecek projelerdir.
Bu projelerin geleneksel
uygulamaların ötesinde, belli
bir takım standartlara sahip
olduklarından, nitelikli istihdama
ve dolayısıyla toplumsal refahımıza
önemli katkıları olmaktadır. Gerek
yatırım safhasında gerekse işletme
safhasında, gerçekleşen birçok
yerli üretim, bu alanlardaki mevcut
sektörleri hareketlendirmekte,
yeni imalat alanlarının oluşmasına,
bazılarında kapasite artışına
bazılarında ise teknolojik sıçramalara
sebep olabilmektedir.
Bilindiği gibi, bu projelerin bazıları
başladı, bazıları da kamuoyu
tarafından bilinmekle birlikte henüz
ihaleleri yapılmadı. Bunların en
bilinenleri İstanbul Kanal Projesi,
Körfez Geçiş Projesi, oto yol projeleri,
hızlı tren projeleri, kentsel dönüşüm
projeleri ve şehir hastaneleri
projeleri gibi projelerdir. Bu projeler
genel manada toplumsal yaşamımızı
derinden etkileyecek ve ülkemizin
ve insanımızın, ilerlemesine katkı
sağlayacak projeler olmakla
birlikte, esasen ülkemizin
nitelikli istihdamına, teknolojik
düzeyinin yükselmesine ve birçok
sektörümüzün gelişmesine doğrudan
etkisi ve katkısı olacaktır.
Bunların en başında istihdam
gelmektedir. Bu projelerin
yürütücüleri yatırım safhalarında
teknolojik imkânları yoğun şekilde
kullansalar da projelerin hemen
hemen hepsi emek yoğun projelerdir.
Bu projelerde düz ve nitelikli eleman
istihdamı en yüksek seviyede
olacaktır. Bunun dışında diğer bazı
projelerde ise hem yatırım safhası
hem de kullanım ömürleri boyunca
devam edecek işletme safhası
çok yoğun ve özellikle nitelikli
personel istihdamını gerektirecektir.
Bu özellikteki projelerin başında
şehir hastaneleri ve İstanbul 3.
Havalimanı projeleri gelmektedir.
Örneğin dünyada benzeri hava
alanlarında doğrudan ve dolaylı
çalışanların sayısı 100.000 kişinin
üstündedir. İstanbul Havaalanı’nda
da bu büyüklükte bir istihdam
beklenmektedir.
Gerek yatırım,
gerekse işletme
safhasında ihtiyaç
duyulacak yeni
teknolojilerin
üretilmesi için
geliştirilecek
ARGE projelerine
Bakanlığımız ve ilgili
kuruluşlarımız önemli
miktarda destekler
vermektedir.
9
Şehirlerimizin
kentsel dönüşümü
için başlatılan
projeler imalat
sanayimizi baştan
aşağı etkileyerek
sinerji oluşturacaktır.
Bu gibi projelerin etkileyeceği üretim
sektörlerinin başında ise demirçelik sektörü gelmektedir. Körfez
geçiş ve hava alanı projeleri başta
olmak üzere bütün büyük projeler
bu sektöre çok önemli talepler
getirmektedir. Önümüzdeki dönemde
sektörün talepleri karşılayabilmesi
için mutlaka kapasite artışına
gitmesi ve önemli oranda büyümesi
gerekecektir.
Bu projelerin zamanında
bitirilebilmesi için aynı şekilde iş
makinaları sektöründe de önemli
talep artışları olacaktır. Özellikle
dozer, kepçe, mobil vinç, yükleyiciler,
ekskavatörler, silindirler ve vinçler
gibi çok değişik iş makinalarına
ihtiyaç duyulacak ve bu sektörün
de normalin üstünde büyümesi
gerekecektir.
Bu yatırımların doğrudan
etkileyeceği başka bir sektör ise
çimento sektörüdür. Özellikle
şehirlerimizin kentsel dönüşümü
için başlatılan projeler imalat
sanayimizi baştan aşağı etkileyerek
sinerji oluşturacaktır. Diğer tüm
yatırımlarda özellikle havaalanı
yatırımlarında imalatın dışında dolgu
için de önemli miktarda çimentonun
10
kullanılacak olması, bu sektörün
tam kapasiteye ulaşmasına yardımcı
olacaktır.
Bu dev yatırımların en önemli
aşaması hafriyatla başlar ve hafriyat
sektörünün en önemli enstrümanı
ise ağır vasıta araçlardır. İstanbul’da
inşa edilecek 3’üncü Havalimanı,
İzmit Geçişi, Kanal İstanbul ve
3’üncü Köprü, Kentsel dönüşüm
gibi dev projelerin inşaat grubu
araçların satışlarına hareketlilik
getireceği beklenmektedir. Özellikle
hafriyat kamyonları, beton pompa
ve mikserleri, damper kamyon ve
treyler damper araçlara yoğun talep
olacağı öngörülmektedir.
Beton içeren ürünlerde kullanılan
kırmataşın bilhassa 3’ncü Köprü,
3’ncü Havalimanı ve Körfez Geçiş
projeleri kapsamında çok ciddi bir
büyüme göstermesi beklenmektedir.
Bu noktada mevcut ocakların yanı
sıra yeni taş ocaklarının açılması
gereksinimi bu alandaki girişimcilere
çok ciddi bir imkân yaratacaktır. Bu
süreçte lojistik ve maden sektörleri
büyüme gösterecek sektörler olarak
öngörülmektedir. Bunun yanında çok
büyük miktarlarda asfalt ihtiyacı da
olacaktır. Bu ihtiyacın beton kaplama
veya asfalt kaplama maliyetleri uzun
dönemli hesaplamalarla yapılmalı ve
en uygun yöntem benimsenmelidir.
Bu yatırımların etkileyeceği ve
teknolojik olarak da yeniliklere
geçmemize katkı verecek başka
bir sektör ise aydınlatma alanıdır.
Özellikle dinamik aydınlatma
kullanılması durumunda binlerce
aydınlatma ürününe ihtiyaç
duyulacak. Burada sektörün
teknolojik bir yaklaşım benimseyerek
kendisini ve teknolojisini yenilemesi
gerekmektedir. Özellikle enerji
sarfiyatını en aza indirecek
teknolojilere sahip akıllı şebeke
sistemlerinin kullanılması önemlidir.
Biz Bakanlık olarak bu alanda
yapılacak ARGE projelerini değişik
yöntemlerle ve hibe şeklinde
desteklemekteyiz. Bu imkanları da
kullanarak mutlaka ileri teknolojili
ürünlerin imali ve kullanımı yönünde
çalışmalar yürütmeliyiz.
Dev yatırımlar beraberinde yoğun
istihdamı da getirmektedir, bu durum
en başta yiyecek içecek sektörüne
önemli bir canlılık getirecektir. Büyük
yatırımlar, inşaatın ardından hemen
devreye alınacak ve işletilecektir.
Gerek havaalanı, gerekse şehir
hastaneleri gibi projeler bittikten
sonra, üç vardiya çalışmayı zorunlu
kılacaktır. Bu açıdan denilebilir
ki, kapasite ile doğru orantılı
olarak gıda sektöründe üç vardiya
çalışması gerekecektir. Buna
uygun tedarik ve gıda zincirinin
oluşturulması ve aksamadan
işletilmesi önemlidir.
çok nitelikli işler kazandırmakta,
böylece de nitelikli istihdamın
önü açılmaktadır. Bu projeler hem
yöresel hem de genel manada
çok yönlü etkileri ve tetikleyici
özellikleri olan yatırımlardır. Burada
organize olmamız ve azami yarar
sağlamamız gereken husus, yerli
imkân ve kabiliyetlerimizden azami
ölçüde yararlanmak için, yatırımcı
şirketlerimiz, imalat sanayimiz,
üniversitelerimiz çok yönlü
işbirlikleri yoluyla dev yatırımların
yaratacağı sinerjiyi ülkemiz
menfaatleri yönünde kullanmalıdır.
Dev yatırımların her alanda
etkileri de büyük olmaktadır.
Ancak, bizim üzerinde durmamız
gereken en önemli ayrıntı,
ülkemize kazandıracağı teknoloji
boyutudur. Bu yatırımların her
aşamasında kullanılan çağdaş ve
ileri teknolojilerin kazanılması,
işletilmesi-kullanılması,
özümsenmesi ve daha ileri
boyutlarda üretilmesi, teknolojik
yeteneklerimizin yükseltilmesi
için çok önemlidir. Bu faaliyetler
yeni bilgi üretimine de ihtiyaç
doğuracağından, üniversitelerimizin
ve sanayicilerimizin daha fazla
işbirliğine gitmeleri gerekecektir.
Görüldüğü gibi, gerek yatırım
safhasında, gerekse işletme
safhasında ihtiyaç duyulacak
yeni teknolojilerin üretilmesi için
geliştirilecek ARGE projelerine
Bakanlığımız ve bağlı ilgili
kuruluşlarımız önemli miktarda
destekler vermektedir. Bu destekler
sektör ayrımı yapılmadan ARGE
projelerinin; bilimsel, teknolojik
ve yenilik yönüne bakılarak
verilmektedir. Bu dev yatırımların
yerlileşmesi için bu destekleri
önemsiyoruz.
Ülkemizin altyapı ve üstyapı
konusunda henüz sorunlarını ve
ihtiyaçlarını tam olarak çözememiş
olması nedeniyle önümüzdeki
yıllarda da birçok yatırım yapılmak
zorundadır. Son yıllarda bu
manada kaybedilen zamanı telafi
edebilmek için birçok projeyi aynı
anda başlattık ve yürütüyoruz. Bu
projeler ülkemizi daha çağdaş bir
yaşam düzeyine çıkaracaktır. İhtiyaç
duyulan alanlarda engel tanımadan
yatırımlara devam edilecektir. Sağlık,
ulaşım, şehirleşme alanındaki bu
projeler sanayimizi tetikleyecek,
yaşam standartlarımızı yükseltecek,
şehirlerimizi birleştirecek,
ticaretimizi canlandıracak ve
insanımızın dünya ile buluşmasını
kolaylaştıracaktır.
Bu dev projelerin hem yatırım
hem de işletim safhalarında yeni
ihtisas alanları, kümelenmeler ve
tedarik zinciri gibi hizmet alanları
kendiliğinden oluşacaktır. Hatta
toplumsal refahın artması ile birlikte
ticari, sosyal ve kültürel hayat
canlanacak, başta yiyecek ve içecek
sektörü olmak üzere oyun, eğlence,
sinema gibi birçok alanda birbirini
tetikleyici sektörler oluşacaktır.
Biz Bakanlık olarak bu gibi
büyük yatırımların ülkemize
kazandırılmasını önemsiyoruz. Bu
yatırımlar ekonomiye, sanayiye
ve özellikle de imalat sanayimize
11
DOSYA
Dr. Cevdet YILMAZ
T.C. Kalkınma Bakanı
Ekonomimizde
değişim sağlayacağını
düşündüğümüz en
büyük KÖİ projesi
şüphesiz İstanbul
Yeni Havalimanı
projesidir.
İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELECEĞE YATIRIMLARI
Dev Projeler
Büyümenin
Anahtarı
Kamu yatırımlarına yönelik
temel politikamız, özel sektör
tarafından gerçekleştirilemeyecek
ekonomik ve sosyal altyapı
alanlarına yoğunlaşmak, yatırım
uygulamalarında bürokrasiyi
azaltarak kuruluşlara mümkün
olduğu ölçüde esneklik sağlamak,
yerel nitelikli yatırımların yerel
yönetimlerce gerçekleştirilmesini
temin etmek ve yatırımların
finansmanında kamu-özel işbirliği
yöntemlerinden azami ölçüde
yararlanmaktır.
Sektörel olarak eğitim, sağlık,
içme suyu ve kanalizasyon, bilimteknoloji, ulaştırma ve sulama
projeleri ile kentsel dönüşüm
projelerine, bölgesel olarak ise
hazırlıkları devam eden GAP, DAP,
KOP ve DOKAP eylem planları
kapsamındaki projeler başta olmak
üzere ekonomik ve sosyal altyapı
projelerine öncelik vermekteyiz.
Proje bazında ise devam eden
projelerden en kısa sürede
tamamlanabilecek projelere, yeni
12
proje tekliflerinde ise azami oranda
seçici olunarak, sektörel öncelikler
doğrultusunda ekonomik ve sosyal
katkısı yüksek ve acil hizmet
ihtiyacının karşılanmasına yönelik
yatırımlara öncelik verilmektedir.
Bu kapsamda, hem yatırım bütçesi
hem de Kamu Özel İşbirliği (KÖİ)
finansmanıyla büyük ölçekli
yatırımlar gerçekleştirilmektedir.
2023 vizyonumuz kapsamında,
Hükümetimizin iddialı hedefleri
bulunmaktadır. Bu hedeflere
ulaşılabilmesi uygun, yeterli
nitelik ve nicelikte altyapının
geliştirilmesiyle mümkün
olacaktır. Ülkemizi, kuzeyi güneye,
batıyı doğuya, büyük metropol
illerimizi birbirine bağlayacak,
Ankara-İstanbul, Ankara-Konya
gibi bazı hatları halihazırda
hizmete alınmış olan yüksek hızlı
demiryolu ağlarıyla donatmak,
Kanal İstanbul Projesini hayata
geçirmek, Ege Denizi’nde
Çandarlı Limanı, Karadeniz’de
Filyos Limanı, Akdeniz’de Mersin
Limanı gibi büyük ölçekli projeleri
gerçekleştirmek, bölünmüş yolların
ve otoyolların miktar ve kalitesini
artırmak, kentsel dönüşüm
projeleriyle şehirlerimizi modern
bir hale getirmek, sulanabilir
arazilerimizi suya kavuşturmak, Ilısu
ve Yusufeli gibi Baraj ve HES’leri
tamamlamak, Sinop ve Mersin’de
kurulacak nükleer enerji santralleri
ile nükleer enerji üretimine başlamak
başlıca hedeflerimiz arasındadır.
Ekonomimizde değişim sağlayacağını
düşündüğümüz en büyük KÖİ projesi
şüphesiz İstanbul Yeni Havalimanı
projesidir. Avrupa yakasının kuzeyinde
gerçekleştirilmesi planlanan projenin
tüm etapları tamamlandığında
toplamda 4 yolcu terminali ile yıllık
150 milyon yolcu kapasitesine
ulaşması ve bu açıdan dünyanın
en büyük havalimanlarından birisi
olması planlanmaktadır. 25 yıllık sabit
sözleşme süresi için kira bedellerinin
yarıştırıldığı ihale, KDV hariç toplam
30,2 milyar dolar (22,15 milyar
avro) kira bedeliyle sonuçlanarak
Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesi
olmuştur. Bununla birlikte proje
kapsamında 10,2 milyar dolar gibi çok
büyük bir tutarda yatırım yapılması
planlanmaktadır.
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu
Projesi KÖİ yöntemi ile yapımı
devam eden bir başka büyük
projedir. İstanbul ile İzmir’i birbirine
bağlayacak olan proje 377 km
uzunluğunda otoyoldan ve İzmit
Körfezi üzerinde kurulacak olan 3
Altyapı
hizmetlerinin
yeterli ölçüde
sağlanması
sürdürülebilir
ekonomik büyüme
için önemli
bir anahtardır.
km uzunluğundaki asma köprüden
oluşmaktadır. Körfezin asma köprü
ile geçilmesiyle güzergâh 90 km
kısalacak ve karayolu ile yaklaşık 1
saat 20 dakika; feribot ile ise 45-60
dakikada geçilebilen İzmit körfezi 6
dakikada geçilebilecektir. Söz konusu
proje sanayi, ticaret, turizm ve tarım
merkezlerinin bulunduğu Marmara
Bölgesi ile Ege Bölgesini kesintisiz,
erişim kontrollü, güvenli ve konforlu
bir şekilde birbirine bağlayacaktır.
Otoyolun tamamının hayata
geçmesiyle yaklaşık 8-10 saat olan
seyahat süresi 3,5-4 saate inecek ve
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı’nın hesaplamalarına göre
yılda yaklaşık 615 milyon ABD Doları
tasarruf sağlanabilecektir. Bu proje
kapsamında yapılacak yatırımın tutarı
yaklaşık 6,5 milyar dolardır.
İstanbul’un 3. boğaz köprüsü olacak
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü
de içerisinde bulunduran ve KÖİ
yöntemiyle yapımı devam eden Kuzey
Marmara Otoyolu Projesi İstanbul’un
kuzeyinde bulunan Odayeri ve
Paşaköy kesimlerini birbirine
13
bağlamaktadır. 2.164 metre uzunluğa
sahip Köprü; 1.408 metre ana açıklığı
ile dünyanın üzerinde raylı sistem
geçişi bulunan en uzun asma köprüsü
Yeni yollar ve
havaalanları, yalnızca
ulaşım altyapı
standartlarının
iyileştirilmesinde
değil artan nüfus
ve ticaret hacmine
uygun olarak
bulundukları bölgenin
gelişiminde de önemli
rol oynamaktadır.
14
ve 320 metreyi aşan kule yüksekliği
ile dünyanın en yüksek kulesine sahip
asma köprüsü olacaktır. Bu proje
kapsamında toplam 2,3 milyar dolar
yatırım yapılacaktır.
İstanbul Boğazı Karayolu Tüp
Geçişi Projesi kapsamında 3,4 km
uzunluğundaki kısmı deniz altında
olmak üzere 5,4 km uzunluğunda;
bir katı gidiş bir katı geliş yönünde
çalışan iki katlı bir karayolu tüneli inşa
edilecektir. Mevcut durumda başlangıç
ve bitiş noktaları arasında karayolu
ile yolculuk süresi ortalama 42 dakika
olup, trafiğin yoğun olduğu saatlerde
bu süre 60 dakika ile 100 dakika
arasında değişmektedir. Tüp Geçiş
Projesi ile seyahat süresi 15 dakika
olacaktır. Proje, Mevcut Boğaziçi ve
Fatih Sultan Mehmet köprülerinin
trafik yüklerini paylaşarak İstanbul’un
daha dengeli bir şehir içi ulaşımı
hedefine katkıda bulunacaktır. Proje
kapsamında yapılacak yatırımın tutarı
1,2 milyar dolar olarak hesaplanmıştır.
KÖİ modelinin başarıyla uygulandığı
sektörlerden biri olan havaalanları
sektöründe, İstanbul Yeni Havalimanı
hariç tutulduğunda, 10’u Yap-İşletDevret ve 6’sı İşletme
Hakkı Devri yöntemiyle
olmak üzere 16
adet KÖİ projesi
gerçekleştirilmiştir.
Yap-İşlet-Devret
projelerinin tutarları
toplamı 5,5 milyar
doları ve İşletme Hakkı
Devri projelerinin
tutarları toplamı ise
7,7 milyar doları
aşmaktadır.
10 milyon yolcu
kapasiteli Çukurova
Bölgesel Havaalanı
projesi, Adana-Mersin
Kargılı mevkiinde 357
Milyon Avro yatırım
tutarıyla hayata
geçirilecektir. Çukurova
bölgesinin uluslararası
bağlantılarını
doğrudan sağlayarak
hava ulaşım
ihtiyacına karşılık
verebilecek şekilde
planlanan Proje, bölgenin gelecekte
endüstriyel, turistik ve sosyal anlamda
gelişmesine katkı sağlayacaktır.
Bu projelerle birlikte sağlık
hizmetlerinde kaliteyi artırmak
ve maliyet etkinliğini sağlamak
üzere “Şehir Hastanelerinin”
ülkenin dört bir tarafına yayılması
ve hastaların tedavi alabilmek
için diğer bölgelere gitmesini
gerektirmeyecek seviyede gelişmiş
bir hizmet altyapısına ulaşılması
amacıyla çeşitli illerde KÖİ modeli
ile hastaneler gerçekleştirilmesi
planlanmaktadır. Bu kapsamda,
Kayseri’de 1.584 yataklı, Bilkent’te
3.662 yataklı, Etlik’te 3.566 yataklı,
İstanbul İkitelli’de 2.682 yataklı,
Elazığ’da 1038 yataklı, Adana’da
1.550 yataklı, Mersin’de 1.253 yataklı,
Gaziantep’te 1.875 yataklı olmak
üzere büyük ölçekli projeler ve birçok
ilde gerçekleştirilecek daha küçük
ölçekli sağlık projeleri bulunmaktadır.
Sözleşmesi imzalanan 11 adet
projenin yatak sayıları toplamı 18
bini, yatırım tutarları toplamı ise 12,6
milyar lirayı aşmaktadır.
bu sektörlerdeki üretimi ve istihdamı
da dolaylı olarak etkilemektedir.
Şehir hastaneleri ve sağlık
kampüslerine benzer şekilde, eğitim
sektöründe de, içinde spor salonu,
yüzme havuzu, kütüphane, konferans
salonu, bilim merkezi olan eğitim
kampüsleri hayata geçirilecektir.
Son yıllara kadar ağırlıklı olarak
yatırımların özellikle yapım
aşamasında yoğun faaliyet
gösteren inşaat sektörü, artık
sadece yapımla sınırlı kalmayıp,
projelerin işletme dönemlerinde
de kritik bir aktör haline gelmiştir.
Artık inşaat müteahhitleri, özellikle
yüksek maliyetli altyapı projelerinin
yapımında edindikleri tecrübeleri
bu projelerin işletme dönemlerinde
de değerlendirebilecek kapasiteye
ulaşmış, böylelikle bir yandan
iş hacimlerini artırırken diğer
yandan da finansman imkânlarını
çeşitlendirmişlerdir.
Yurt içinde belirgin bir biçimde
gözlemlenen bu dönüşüm, sektörün
yurt dışı faaliyetlerine de yansıma
eğilimi göstermektedir. 1972
yılından beri yurt dışında coğrafi ve
sektörel yelpazesini genişleten Türk
müteahhitleri, özellikle gelişmekte
olan ülkelerde önemli projelere imza
atmış, son yıllarda ise finansman
çeşitliliği bakımından da imkânları
değerlendirme ve projelerin işletme
aşamalarında da faaliyet gösterme
yarışına dâhil olmuştur.
Projelerin ekonomik, sosyal ve
istihdam açısından getireceği
faydalar ve bölgesel kalkınmaya
etkileri Kamu yatırımlarının önemli
bir kısmını oluşturan ve kalkınmanın
kritik gereklerinden olan alt ve
üst yapı yatırımlarının özellikle
yapım, son zamanlarda da işletme
dönemlerinde inşaat sektörü önemli
rol oynamaktadır. Sektör, bir yandan
bu yatırımların gerçekleştirilmesinde
ihtiyaç duyulan çok sayıda girdinin
üretimi, diğer yandan bu girdilerin
nihai ürüne dönüştürüldüğü
faaliyetlerin yoğunluğu bakımından
önemli ekonomik ve sosyal boyutlar
içermektedir. Kamu yatırımlarının
yapım ve işletme dönemlerinde
çok sayıda alt ve yan sektörün
faaliyetlerini nicelik ve nitelik
bakımından etkileyen ve istihdamı
destekleyen bir yapıya sahip olan
sektör, yıllık bazda GSYH içinde tek
başına yüzde 5-6, toplam istihdamda
ise yüzde 5-7 aralığında doğrudan
pay almaktadır. Ayrıca yüzlerce alt
sektörle ileri-geri ilişkileri dolayısıyla
Ülke ekonomisi açısından sahip
olduğu öneme karşın, inşaat
sektörü yerel ve küresel ekonomik
gelişmelere son derece duyarlı bir
yapı sergilemektedir. Ekonomik
büyümeyle karşılaştırmalı sektörel
büyüme verileri, inşaat sektörünün
ekonomik büyümeye olan duyarlılığını
belirgin biçimde yansıtmaktadır.
Sektör, kriz dönemlerinde görece
hızla daralan, büyüme dönemlerinde
ise sektörel canlanmayı yine görece
daha hızlı gerçekleştiren bir özelliğe
sahiptir.
Destekleyici ekonomik ve mali
politikaların yanı sıra, altyapı
hizmetlerinin yeterli ölçüde
sağlanması sürdürülebilir ekonomik
büyüme için önemli bir anahtardır.
Bu doğrultuda, yapılacak yeni
yolların ve havaalanlarının, yalnızca
ulaşım altyapı standartlarının
iyileştirilmesinde değil artan nüfus
ve ticaret hacmine uygun olarak
bulundukları bölgenin gelişiminde de
önemli rol oynaması beklenmektedir.
Ayrıca, ulaşım türleri arasında
entegrasyonun sağlanması ve
az gelişmiş bölgelerin ulaşım
bağlantısının daha da geliştirilmesiyle
birlikte artan ticaret hacmi yeni
istihdam alanları yaratacak, işsizliğin
azalmasına katkı sağlayacak ve
bölgelerarası daha dengeli bir gelir
dağılımının oluşturulmasına yardımcı
olacaktır.
Diğer yandan, sağlık hizmetlerinde
kaliteyi artırmak ve maliyet
etkinliğini sağlamak üzere “Şehir
15
Hastanelerinin” ülkenin dört bir
tarafına yaygınlaştırılması ve
hastaların diğer bölgelere gitmesini
gerektirmeyecek seviyede gelişmiş
bir hizmet altyapısına kavuşması,
hastanelerin yapıldığı şehirleri birer
cazibe merkezi haline getirecektir.
Bu hastaneler sağlık turizminin
geliştirilmesinde büyük rol oynayacak
olup döviz gelirleri nedeniyle cari
denge, emek yoğun yapısı itibarıyla
istihdam, turizmde çeşitliliğin ve
katma değerin artırılması yoluyla gelir
artışı hususlarında büyük katkılar
sağlayacaktır.
Projelerin hayata geçirilmesinde
Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) uygulamaları
Türkiye’de artan altyapı ihtiyacı,
kamu kaynaklarının yanında özel
sektörün katkısının alınmasını ve
becerilerinden yararlanılmasını
zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda,
kamu hizmetinin sunumunda
kamunun ve özel sektörün
sorumluluklarının uzun süreli
sözleşmeler çerçevesinde belirlendiği
bir yöntem olan Kamu Özel İşbirliği
(KÖİ) uygulamalarına son yıllarda
özellikle önem verilmektedir.
KÖİ; yatırım ve hizmetlerin,
projeye yönelik maliyet, risk ve
getirilerinin, kamu ve özel sektör
arasında paylaşılması yoluyla
gerçekleştirilmesi anlamına
gelmektedir. KÖİ’yi, klasik kamu alımı
yöntemlerinden ayıran en önemli
özellik, özel sektör ile işbirliğinin
sadece inşaat aşamasında değil
işletme aşamasında da devam
etmesi ve özel sektörün becerileri
çerçevesinde inşaat ve işletme
sinerjisinin oluşturulmasıdır.
KÖİ’nin ülkemizde en sık kullanılan
yöntemleri Yap-İşlet-Devret (YİD),
Yap-İşlet (Yİ), Yap-Kirala-Devret (YKD),
İşletme Hakkı Devri (İHD) olarak
sıralanabilir.
Bu yöntemlerden kısaca
bahsedilecek olursa; YİD modeli KÖİ
uygulamalarının en temel türüdür.
YİD, projeye bütüncül bir yaklaşımın
ifadesidir. Yatırımın tasarımından,
inşasına ve işletilmesinden
bakımına kadar tüm süreçlerinin
en baştan bütüncül bir yaklaşımla
ele alınmasına imkân verir. Böylece,
projeye ilişkin risklerin hazırlık
aşamasında daha sağlıklı olarak
değerlendirilmesine ve ilerde ortaya
çıkabilecek sorunlara tasarım
aşamasında daha az maliyetle çözüm
üretilmesine olanak sağlanmaktadır.
Yap-İşlet-Devret mevzuatı
kapsamında köprü, tünel, baraj,
otoyol, yük/yolcu ve yat limanları,
deniz ve hava alanları ve limanları,
sınır kapıları, elektrik üretim, iletim
ve dağıtım tesisleri yapımı imkân
dâhilindedir.
Eğitim ve sağlık sektörü KÖİ
uygulamalarında çoğunlukla
Yap-Kirala-Devret (YKD) modeli
benimsenmektedir. Bu modelde
özel sektör finansmanı ve yapımı
üstlenmekte, belli bir döneme ilişkin
işletme ve bakım karşılığında kamu
özel sektöre kira ödemektedir.
YKD modelinde sözleşme süresi
sonunda yatırımın kamuya devri
öngörülmektedir.
İşletme Hakkı Devri (İHD) ise işletme
faaliyetlerinin sorumluluğunun,
tahsisi yapan kamu kurumundan
imtiyaz sahibine devrini içermektedir.
Devirden sonra sözleşmeye konu
tesisin mülkiyeti kamu idarelerinde
kalmaktadır. Sorumluluklar
teknik, finansal ve idari yönlerini
kapsamaktadır. İşletme hakkını
devralan özel sektör gerekli
finansmanı sağlamakta ve yönetimin
doğasında bulunan getiri risklerini
üstlenmektedir. Bunun yanında,
uzun dönemli kiralama yöntemi
de İşletme Hakkı Devri benzeri bir
yöntemdir. Bu yöntemde, Yap-İşletDevret modeli ile yapımı ve işletimi
özel sektör tarafından gerçekleştirilen
havalimanlarının devir aşaması
sonunda ihale ile belli bir süre için
yeniden özel sektöre kiralanmaktadır.
Tarihsel olarak KÖİ uygulamalarının
öncüsü olan Yap-İşlet (Yİ) modelinde
ise bir kamu hizmetine ilişkin tesisin
yapım ve işletme riskleri özel sektöre
devredilmekte ancak kamu hizmetinin
sunumuna ilişkin hususlar kamu
tarafından düzenlenmeye devam
edilmektedir. Özel sektör yaptığı
ve mülkiyet hakkına sahip olduğu
yatırım neticesinde ürettiği hizmet
karşılığında gelir elde etmektedir.
Bu model ile yalnızca termik santral
yatırımları gerçekleştirilebilmektedir.
Son dönemde ülkemizde KÖİ
uygulamalarında kullanılabilecek
alternatif finansman modellerinin
geliştirilmesine dair çeşitli çalışmalar
da sürdürülmektedir. Bu kapsamda
altyapı yatırımlarında portföy
işletmeciliği yapılmasını ve menkul
kıymet ihraç edilmesini düzenleyen
Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına
İlişkin Esaslar Tebliği 28.10.2013
tarihinde Sermaye Piyasası Kurumu
(SPK) tarafından yayımlanmıştır.
Tebliğ, gayrimenkul yatırım
ortaklıklarına benzer olarak alt yapı
yatırım ortaklıkları kurulmasına
ve paylarının halka arz edilmesine
imkân vermektedir. Bu sayede, YİD
modeliyle yaptırılan altyapı yatırım
ve hizmetlerinin öz kaynakla finanse
edilmesi sağlanacak ve şirket
16
tarafından yapılacak borçlanma
senetleri ihracıyla finansman
olanakları çeşitlendirilecektir.
Geleneksel finans piyasalarındaki
borca dayalı sertifika olan bononun
İslami sermaye piyasasındaki
karşılığı olan orta-uzun vadeli sabit
veya değişken getiri sağlayan ve
gerçek bir varlığa dayanan sukuk
sertifikasının altyapı yatırımlarında
kullanılmasına dair yürütülen
çalışmalar bu alandaki diğer bir
önemli gelişmedir. Bu kapsamda,
Asya ve Körfez ülkelerinde yerli
likidite havuzlarına erişerek altyapıyı
güçlendirme amacıyla kullanılan
bu kira sertifikalarını araştırmak
üzere çeşitli özel bankalara yetki
verilmiş ve dünyadaki önemli finans
merkezlerinde yatırımcılarla bazı
toplantılar gerçekleştirilmiştir.
İnşaat sektöründe
işgücü niteliğinin
yükseltilmesi, iş
sağlığı ve güvenliği
uygulamalarının
geliştirilmesi inşaat
sektörünün temel
politikalarındandır.
İnşaat sektörü ve yenilikçilik anlayışı
İnşaat sektöründe üretim kalitesi,
profesyonelleşme ve risk yönetimi
açısından kapasitenin yükseltilmesi,
ayrıca emek yoğun ve düşük
katma değerli projelerden, bilgi
yoğun ve yüksek standartlarda
projelere geçiş yapılması önem
arz etmektedir. Ülkemizde inşaat
sektörüne müteahhitlik hizmeti
sağlayan ve çoğunlukla küçük ölçekli,
şahıs veya aile şirketi vasfında çok
sayıda firmanın faaliyet gösterdiği
düşünüldüğünde, bu gereklilik daha
da belirginleşmektedir.
Ekonomideki yerinin önemine binaen
inşaat sektörü, 10. Kalkınma Planı
hazırlık çalışmalarında tüm yönleriyle
ele alınmıştır. Bu kapsamda, sektörün
en önemli paydaşlarını bir araya
getirerek oluşturulan ve 45 üyeden
oluşan Özel İhtisas Komisyonu,
sektörün sorunlarını tüm yönleriyle
tartışmış ve stratejik öncelikler
belirlemiştir. Bu öncelikler, 20142018 yıllarını kapsayan 10. Kalkınma
Planı’nda inşaat sektörünün temel
politikalarının oluşturulmasına altlık
teşkil etmiştir.
Sektörün üretim ve hizmet kalitesini
uluslararası standartlara ulaştırarak,
yenilikçi bir anlayışla arz ve talebin
yüksek katma değerli ve sürdürülebilir
bir yapıya kavuşturulması ve sektörde
teknik müşavirlik hizmetlerinin
etkinleştirilmesi inşaat sektörünün
önümüzdeki 5 yılda temel amacı
olarak belirlenmiş, yurt dışı
müteahhitlik hizmetlerinde ise
Türkiye’nin, az gelişmiş ve gelişmekte
olan ülkelerin altyapı ihtiyaçlarının
karşılanması ile toplam taahhüt tutarı,
kârlılık ve hizmet kalitesi bazında
dünyada önde gelen ülkeler arasında
yer alması temel hedefler arasına
alınmıştır.
Bu temel amaç ve hedeflerin
gerçekleştirilmesi doğrultusunda
inşaat sektörünün temel politikaları şu
şekilde belirlenmiştir:
• İç piyasada rekabet ortamının kalite
ve yüksek nitelikli talep üzerine
kurulması,
• Yerli teknik müşavirlik firmalarının
inşaat sektörünün tüm üretim
süreçlerinde ve kamu-özel işbirliği
projeleri ile kentsel dönüşüm
gibi alanlarda daha etkin faaliyet
göstermelerinin temin edilmesi,
• Teknik müşavirlik firmalarının yurt
dışı faaliyetlerinin desteklenmesine
devam edilmesi,
• Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde
kaliteyi artıran ve yapı malzemelerinin
ihracat potansiyelini yükselten
faaliyetlerin desteklenmesi,
• Yapı denetim sistemine yönelik
mevzuat, sistem ve uygulamaların
gözden geçirilerek iyileştirilmesi,
• İnşaat sektöründe işgücü niteliğinin
yükseltilmesi, iş sağlığı ve güvenliği
uygulamalarının geliştirilmesi,
• Kullanıcı odaklı, güvenli, çevreyle
barışık, enerji verimli ve mimari
estetiğe sahip yapıların üretimi için
tasarım ve yapım standartlarının
geliştirilmesi.
Sektördeki tüm paydaşların, inşaat
sektörünün temel politikaları
doğrultusunda işbirliği içinde gayret
göstermesi, sektörün temel amaç ve
hedeflerini gerçekleştirerek ülkemizin
rekabet gücünün artırılması ve
kalkınmasındaki kritik rolünü yerine
getirebilmesi açısından önem arz
etmektedir.
17
DOSYA
Dündar YETİŞENER
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri
Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Kentsel dönüşüm
dahil olmak üzere
2014 yılında
alınacak konut yapı
ruhsatı sayısının
1 milyon daireye
kadar çıkması
bekleniyor.
İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELECEĞE YATIRIMLARI
Kentsel Dönüşüm
Fiyat Değil,
Kalite Odaklı Olmalı
Türk inşaat malzemeleri sanayi,
katma değeri yüksek ürünler
üreten, cari açığa pozitif katkı
sağlayan, ihracatta ilk sırada
yer alan ve uluslararası alanda
rekabet gücü yüksek, büyüyen bir
sektördür. 2012 yılında 71 milyar
doları iç pazar olmak üzere inşaat
sektörünün yurt içi ve yurt dışı
toplam pazar büyüklüğü 97,1 milyar
dolara ulaşmıştır. Bu büyüklük
içinde inşaat malzemesi sektörünün
payı 52,5 milyar dolardır. İnşaat
malzemeleri üretiminin Türkiye
toplam sanayi içerisindeki payı
%10’dur, imalat sektörü içindeki
payı ise %17’ye yaklaşmıştır.
Gururla ifade etmeliyim ki, her
biri inşaat sektörünün çok önemli
grupları olan 35’ten fazla alt
sektörü temsil eden yapısıyla;
çimento, demir-çelik, seramik,
yalıtım, yapı kimyasalları, cam,
sağlık gereçleri, tesisat malzemeleri
ve ısıtma-soğutma elemanları
18
gibi pek çok önemli alt sektörün
temsilcisi sanayiciler, Türkiye
İMSAD’ın üyeleridir.
Türk inşaat malzemeleri sanayini
bir bütün olarak ele almayı,
ülkemizde ve sektöründe
sürdürülebilir büyümeyi amaçlayan
Türkiye İMSAD olarak, 76 sanayi
firması, 29 sektör dernek ve
paydaş kurumdan oluşan geniş
üye yapımızla Türkiye’de 1,5 milyon
kişiye istihdam sağlamakta ve
aileleriyle birlikte toplam nüfusun
%7,5’unu temsil etmekteyiz. Her
biri kendi alanında küresel marka
olan ve inovatif sanayi ürünleriyle
dünya pazarlarında ülkemizi birinci
lige taşıyan Türkiye İMSAD üyeleri,
dünyanın en büyük 10 ekonomisi
arasına girmeyi hedefleyen
Türkiye’nin sürdürülebilir
kalkınmasında önemli kilometre
taşlarını oluşturmaktadırlar.
Ekonomiye yön veren altyapı
projeleri ve ekonomiye etkisi
İnşaat malzemeleri sektörü için
beklenen belli başlı büyük projeleri,
yurt içi ve yurt dışı olarak ayırmak
mümkün. Buna göre, yurt içinde
konut tarafında kentsel dönüşüm
en önemli projedir. Kentsel
dönüşüm dahil olmak üzere
2014 yılında alınacak konut yapı
ruhsatı sayısının 1 milyon daireye
kadar çıkması beklenmektedir.
Ticari gayrimenkul pazarında
devam eden işler önemlidir. Alt
yapı tarafında, kamunun devam
eden büyük projeleri; üçüncü
havalimanı, üçüncü köprü ve
bağlantı yolları, otoyollar, hızlı tren
projesi, şehir hastaneleri, doğal
gaz boru hatları gibi projeler öne
çıkmaktadır. Tüm bu projelerin
hayata geçmesi sadece inşaat
ve inşaat malzemeleri sektörüne
ivme kazandırmakla kalmayacak,
ekonomiye yön verecek kuşkusuz
aynı zamanda istihdamı artıracak ve
ekonomide büyümeyi sağlayacaktır.
Büyük ölçekli alt yapı ve üst
yapı yatırımları bir yandan
şehir yaşamına katma değer
sağlarken, öte yandan ekonominin
canlanmasında önemli bir fonksiyon
üstlenecektir. Özellikle inşaat
sektörünün sacayağını oluşturan
“müşavirlik, müteahhitlik ve inşaat
malzemesi” sanayindeki üretimin
artmasında projelerin önemli rolü
olacaktır
Kalitesini uluslararası pazarlarda
kanıtlamış, alanında dünyanın
beşinci büyük ihracatçısı olan
inşaat malzemesi sanayicileri
olarak bizler, ülkemizin bu büyük
projelerine, en ileri teknolojiler
ile katkıda bulunacak düzeydeyiz.
Bugüne kadar gerçekleştirdikleri
işlerle dünya çapında adından
söz ettiren tasarımcı, mimar ve
müteahhitlerimizle birlikte yüksek
kalite standartlarında projeler
üstleniyor, üretim yapıyoruz.
Belirtmek isterim ki, bu dev
projelerin en büyük özelliği, sadece
bugünümüzü değil, yarınlarımızı da
biçimlendirmesi, sadece bizlerin
değil, gelecek kuşakların da yaşam
kalitesini etkileyecek olmasıdır. Bu
nedenle, başta dünyanın gözbebeği
olan İstanbulumuz olmak üzere
çok sayıda kentimizin çehresini
değiştirecek nitelikte olan bu
projelerin bilime, tekniğe, doğaya
kulak verilerek ve en önemlisi bu
yapılarla yaşayacak kentliler ile
beraber en geniş şekilde konsensus
sağlanarak yürütülmesi önemlidir.
Kaliteden taviz
verilmeden,
uygulanmasını
istediğimiz kentsel
dönüşümün “fiyat
değil kalite odaklı”
olması gerekmekte.
Bilindiği gibi, bu büyük ve önemli
projeler öncelikle YPK’dan
(Yüksek Planlama Kurulu) geçer,
ardından Kalkınma Bakanlığı
tarafından incelenir ve son olarak
Bakanlar Kurulu’na sunularak
yaşama geçirilir. Bu denli büyük
projelerin ihalesinde kullanılan
şartnameler de büyük bir titizlikle
hazırlanır. Özellikle yabancı finans
kuruluşlarının, finansman sağlamak
için inşaatın ne kadar zamanda
gerçekleştirileceği ve ne kadar gelir
getireceğine dair istenilen bilgiler
ve belirtilen koşullar, şartnamelerde
özenle ele alınır. Yine bu kuruluşlar,
ülkemizin geleceğine doğrudan etki
eden ve çevrenin projeden nasıl
etkileneceğini belirleyen Çevresel
Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna
büyük önem yüklerler.
19
Ülkemizde bugün
yaklaşık 20 milyonluk
konut stokunun
yüzde 45’i sağlıksız
ve ruhsatsız
yapılaşmadan
oluşmakta, 6,5 milyon
riskli konutun ise
kentsel dönüşüm
çerçevesinde
yenilenmesi
planlanmaktadır.
Tüm bu süreçlerde, özellikle
planlama ve proje geliştirme
aşamasında çevresel etkiler
konusunda akademisyenlerin, ilgili
sivil toplum örgütlerinin katılımı ve
işbirliğine büyük önem verilmesi
gerektiğine inanıyoruz. Söz konusu
projelerin bazılarına çeşitli kurum ve
meslek örgütleri tarafından getirilen
öneriler ve uyarıların göz ardı
edilmemesi, yapıcı tüm eleştirilerin
dikkate alınması gerektiğini
düşünüyoruz.
Türk inşaat sektörünün global
dünya vizyonuyla akılcı yönetilmesi,
geleceğinin planlanması, muhtemel
krizlere karşı önceden önlem
alınabilmesi ve fırsatların iyi
değerlendirilmesi için alanlarında
lider sivil toplum kuruluşları
olarak bizler işbirliği içinde tüm
gayretimizle çalışıyoruz. Kentine
sahip çıkılan günümüz dünyasında
çoğumuzun bildiği Kızılderili
atasözünü hiç unutmuyoruz: “Biz bu
dünyayı atalarımızdan miras değil
çocuklarımızdan ödünç aldık.”
Sektörün en büyük projelerinden
birisi: kentsel dönüşüm
Kamu yatırımlarının ekonomimize,
inşaat ve inşaat malzemeleri
sektörlerine kuşkusuz büyük
katkısı olacaktır. Bununla birlikte
unutmayalım ki, büyümenin
20
sürdürülebilir olması önemlidir.
Bu noktada kamunun yanında,
özel sektör harcamalarının da
beklenen payı alması büyük önem
taşımaktadır. Ekonomide hedeflenen
büyümenin gerçekleşebilmesi
için bir yandan özel sektör inşaat
harcamalarını özendirecek diğer
yandan kredileri, satıştaki ivmeyi
sürdürecek düzeyde tutacak
önlemlerin alınması gerekliliği ortaya
çıkmaktadır.
Kaliteden taviz verilmeden,
uygulanmasını istediğimiz kentsel
dönüşümün “fiyat değil kalite odaklı”
olması gerektiğini her ortamda dile
getiriyoruz. Kayıt içi ve kayıt dışı
malzeme kullanımı arasında doğan
haksız rekabetin giderilmesi için de,
asgari standartlarda ve kaliteli inşaat
malzemelerinin kullanımının zorunlu
tutulması artık bir gerekliliktir.
İnşaat malzemelerinin, ürün yaşam
döngüleri boyunca kullanıcı sağlığını
tehlikeye atmayacak nitelikte
olanlardan seçilmesi, enerji, su
ve atık ayak izini en alt seviyede
tutacak ürünlerin tercih edilmesi,
yanı sıra standartlar konusundaki
düzenlemeler, sektörü geliştirecek
ve büyümesine kuşkusuz önemli
katkılar sağlayacaktır.
İnşaat sektörünün en önemli
ve büyük projelerinden birisi de
kentsel dönüşüm projeleridir.
Sürdürülebilir bir
gelecek için çevreyi
daha az kirleten,
doğaya daha az zarar
veren, ekolojik, doğal
kaynakları daha
etkin kullanabilen,
enerji verimliliği
yüksek ve karbon
salınımı daha düşük
binalar tasarlamak
zorundayız.
Ülkemizde bugün yaklaşık
20 milyonluk konut stokunun
yüzde 45’i sağlıksız ve ruhsatsız
yapılaşmadan oluşmaktadır. 6,5
milyon riskli konutun ise kentsel
dönüşüm çerçevesinde yenilenmesi
planlanmaktadır. Bununla birlikte,
Türkiye’de yalıtıma muhtaç yaklaşık
17 milyon adet hane bulunmaktadır.
Bu nedenle ülkemizde, güvenli,
sürdürülebilir ve çağdaş yapıların
yapılabilmesi için Yapı Yasası’nın
yasalaştırılmasına, bina tasarımını
da kapsayan tüm yönetmelikleri
bünyesinde toplayan ‘Ulusal Bina
Yönetmeliği’ne ihtiyaç olduğunu
vurgulamak isterim.
Bilindiği üzere Güvenli Yapı
Zinciri; ‘tasarım, malzeme, üretim,
uygulama ve denetim’ aşamalarının
doğru olarak uygulanmasını,
mevcut yasa, yönetmelik ve
standartlar içerisindeki eksikliklerin
düzeltilmesini, mevcut olmayan
yasa, yönetmelik ve standartların
tamamlanmasını hedefler.
Ekonomi tarihimizdeki en önemli
gayrimenkul hamlesi olan kentsel
dönüşümün başladığı tam da bu
süreçte, önümüzde büyük bir fırsat
bulunmaktadır. Kamu, sivil toplum
ve tüm paydaşlar olarak, iyi bir
işbirliği ortamı oluşturmak suretiyle
bu hamleyi güvenli ve sürdürülebilir
yapı için fırsata çevirebiliriz.
Bununla birlikte ülkemizin 2050
yılında 100 milyon kişi nüfusa
ulaşması ve şehirleşmenin %80’e
ulaşması tahmin edilmekte ve
konut ihtiyacı hızla artmaktadır.
Dolayısıyla sürdürülebilir bir gelecek
için çevreyi daha az kirleten, doğaya
daha az zarar veren, ekolojik, doğal
kaynakları daha etkin kullanabilen,
enerji verimliliği yüksek ve karbon
salınımı daha düşük binalar
tasarlamak zorundayız.
Ülkemiz ihracatının %16’sını
gerçekleştiren, cari açığa %250’nin
üzerinde pozitif katkı sağlayan ve
ekonomiye katma değeri yüksek
bir sektörün üretenleri olan Türkiye
İMSAD olarak bizler, güvenli yapılar
inşa edilmesini enerji verimliliğini
artırmayı, doğal kaynaklarımızı
korumayı ve bu yolla ülkemiz
ekonomisini desteklemeyi toplumsal
sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
Standartların hayati önemi
Bugün Su, Rüzgar, Yüksek Yapılar,
Çelik Yapılar, Ahşap Yapılar ve
İklimlendirme yönetmeliği gibi
hayati öneme sahip olan ancak
ülkemizde henüz yürürlükte olmayan
yönetmeliklerin uygulamaya
konulması, sektörde sürdürülebilirlik
açısından ve sistemlerin düzgün
çalışmasında önemli bir rol
oynayacaktır. Bununla birlikte
ülkemizde, eski standartların önemli
bir kısmının güncelliğini kaybettiğini,
daha sonra yayımlanan Amerikan
ve Avrupa standartlarıyla çeliştiğini
görüyoruz.
Bu nedenle diyoruz ki, inşaat
sektörünün büyüme hedeflerine
ulaşabilmesi ve rekabet gücünün
artırılabilmesi ancak tüm tarafların
işbirliği içinde oluşturulacak
sistemli yapıya kavuşmasıyla
mümkün olacaktır. Sadece özel
sektör değil, kamu kesimindeki yasa
koyucular, denetleyiciler, bürokratlar,
akademisyenler ve tüm taraflarla
hep birlikte, güvenli yapı iklimi için
gerekli ortamı beraber oluşturalım ki,
hem insanlarımız, hem sektörümüz
sağlıklı koşullarda yaşasın diyoruz.
Bina Yönetmeliği hazırlamak
üzere, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
koordinasyonunda, çeşitli kamu
kurumları, üniversiteler, odalar
ve ilgili STK’lardan oluşturulacak
bir Sivil Platform veya geniş
katılımlı bir Konsey oluşturulmasını
önermekteyiz. Bina Yönetmeliği’nin
dayandırılacağı Yapı Kanunu
çalışmaları da bu paralelde tekrar
ele alınabilir. Yönetmelikte; hangi işin,
hangi standarda göre yapılacağının
belirtilebilmesi için, standart
çalışmalarının da salt tercümeye
dayalı olmaktan kurtarılıp, daha
araştırmacı ve gerçekçi zemine
dayalı yürütülmesi, ülkemizde
güvenli yapıların inşa edilmesinde
önemli bir çalışma olacaktır.
21
DOSYA
Halil Tamer ÖZTOYGAR
Türkiye İş Makinaları Distribütörleri
ve İmalatçıları Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı
İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELECEĞE YATIRIMLARI
Yatırımların Yükü
İş Makinalarında
750 milyar dolarlık
1000 yatırım projesi,
iş ve inşaat makinası
sektörü için büyük
önem taşıdığı gibi,
ülke kalkınmasında
da büyük rol
oynamaktadır.
22
Bir ülkenin gelişmişliğinin en önemli
ölçülerden birisi milli geliridir. Milli
gelirin, ülke kalkınması, ekonomik
ve sosyal refah adına ulusal ve
uluslararası gösterge olduğu gerçeği
ile değerlendirme yaptığımızda, iş ve
inşaat makinalarının bu alanlardaki
etkisi azımsanmayacak kadar
büyüktür.
2023 yılı için belirlenen ekonomik
hedeflere ulaşılması yolunda gerekli
adımlar atılmaktadır. Bu kapsamda
kentsel dönüşüm çalışmaları,
yaşanabilir kentler, çevre dostu
binalar, sosyal alanların artırılması
gibi faaliyetler bölgesel kalkınmanın
da temelini oluşturmaktadır.
Söz konusu yatırımların
gerçekleştirilmesi ve hedeflere
ulaşılmasında iş makinaları sektörü
ise günümüzdeki gibi büyük bir rol
oynamaya devam edecektir.
7 Bölge
7 Okul projesi
ile okullardaki
iş makinaları
bölümlerini
aktifleştirerek
sektörün
ihtiyacının
karşılanması
hedefleniyor.
Ulaştırma Sektörü (Karayolu,
Deniz Yolu, Havayolu, Demiryolları
Projeleri), Enerji Sektörü, 3. Köprü
ve 3. Havalimanı Projeleri, Konut
Sektörü (Kentsel Dönüşüm Projeleri),
Alt Yapı ve Üst Yapı İnşaatları,
Tarım Sektörü Yatırımları, İstanbul
ve Çanakkale Boğazlarına yeni
köprü inşaatları planı ve sayısını
daha da arttırabileceğimiz 750
milyar dolarlık 1000 yatırım
projesi, iş ve inşaat makinası
sektörü için büyük önem taşıdığı
gibi ülke kalkınmasında da büyük
rol oynamaktadır. Yatırımlardaki
bu artışın iş makinalarına olan
ihtiyacı da artırdığını söyleyebiliriz.
Dolayısıyla, iş makinaları sektörünün
ulusal katma değeri yüksek yerli
üretimle yukarıda bahsi geçen tüm
sektörlerin temel dinamiği olması
beklenmektedir.
Dünya’nın enerji kaynağı açısından
zengin olan bölgelerinin kesiştiği
nokta olarak büyük önem taşıyan
ve ayrıca enerji kaynakları nakil
hatlarında önemli bir geçiş koridoru
olan ülkemizin, çevresinde zengin
petrol yatakları ve doğalgaz
rezervleri olmasına rağmen, enerji
konusunda önemli ölçüde dışa
bağımlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu
bağlamda, dışa bağımlılığı azaltmak
ve bu durumun ekonomik etkilerinin
azalmasını sağlamak amacı ile
ülkemizdeki potansiyel yatırımlar ile
güçlendirilip kullanılmaktadır. Bu da
iş makinaları sektörünün önemini
enerji sektöründe de artırdığını
gösteriyor.
İş makinalarına olan talep, bu
makinaları verimli kullanabilecek
ve bakımını yapabilecek, kalifiye
operatörlere ve elemanlara olan
talebi de artırmıştır. Tüm sektördeki
çalışan sayısı 17.500, imalat
sanayisinde çalışan kişi sayısı ise
10.500’dür. Yatırımların artması ile
bu sayının daha da artacağını, asıl
hedefin ise sektörün asıl ihtiyacı
olan kalifiye eleman ihtiyacının
karşılanması olacağını söyleyebiliriz.
7 Bölge 7 Okul projesi ile okullardaki
iş makinaları bölümlerini
aktifleştirerek sektörün ihtiyacını
karşılamayı hedefliyoruz.
Ülke olarak 2023 Vizyonuna
odaklandığımız bu dönemde, 2023
yılına kadar 1.000’den fazla 750
milyar dolarlık dev yatırım projeleri
ile ekonomimizin ilerleyeceğine
inanıyoruz. İş ve inşaat makinaları
sektörü ile derneğimizin faaliyetleri
arasındaki pozitif korelasyon ile
yatırımların %30’unu oluşturan iş
ve inşaat makinası yatırımlarını
desteklemek adına gerekli adımları
atmaya da kararlıyız.
23
DOSYA
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
MARMARAY PROJESİ
GAMA&NUROL
PROJE MÜDÜRLÜĞÜ
Asya ve Avrupa’yı
birbirine bağlayan
“TRACECA” diye
adlandırılan ve 32
ülkeyi ilgilendiren
bu proje, Paris’ten
veya Londra’dan
yola çıkan bir
trenin, insan veya
yük taşımacılığı
maksadıyla,
aynı vagonla
hiçbir değişikliğe
uğramadan Pekin’e
ulaşabilmesi olarak
özetleniyor.
24
Bir Başarı Hikayesi
MARMARAY
Dünyanın en büyük projeleri
arasında gösterilen ve “Asrın
Projesi” şeklinde tanımlanan
Marmaray, 29 Ekim 2013
Cumhuriyet Bayramımızda hizmete
açıldı. İstanbul’da iki kıtayı bir araya
getiren; büyük kentsel demiryolu
hattı projesinin en önemli parçasını
oluşturan Marmaray, Avrupa
yakasında Kazlıçeşme İstasyonu ile
başlamakta, Sirkeci İstasyonu ile
Anadolu yakasında Üsküdar arasını
denizaltı tüneliyle bağlayarak
Ayrılık Çesmesi İstasyonunda son
bulmaktadır.
Marmaray Projesi’nin dünya
ekonomisi, istihdamı açısından
önemi
Marmaray Projesi, 21. yüzyılın
en temel özelliklerinden biri olan
küresel entegrasyona, Doğu ve Batı
arasında güvenli, hızlı demiryolu
taşımacılığının eksik halkalarından
birini tamamlayarak çok büyük
bir katkı yapmaktadır. Asya ve
Avrupa’yı birbirine bağlayan
“TRACECA” diye adlandırılan ve
32 ülkeyi ilgilendiren bu proje,
Paris’ten veya Londra’dan yola
çıkan bir trenin, insan veya yük
taşımacılığı maksadıyla, aynı vagonla
hiçbir değişikliğe uğramadan Pekin’e
ulaşabilmesi olarak özetleniyor.
Marmaray’ı çok önemli yapan
TRACECA projesinde iki kırık nokta
bulunmaktaydı, birincisi Boğaz’ın
altındaki tüp geçit ki 29 Ekim 2013’te
tamamlanmıştır, diğeri ise BaküTiflis-Kars demiryolu projesidir ve
tamamlanmak üzeredir.
Bu projelerle Doğu’nun yükselen
zenginliğinin, ticaret akışının üretim
kapasitesinin Batı’ya taşınabilirliği,
Batı’nın geliştirdiği teknolojilerin
Doğu’ya ulaştırılabilirliği artacak
ve hızlanacaktır. Bu durum hem
güçlü rekabeti, hem güçlü işbirliğini
kolaylaştıracaktır. Aslında Avrupa’nın
ticari rekabet gücünün azalmaya,
Doğu’nun ise artmaya başladığı
günümüzde özellikle Doğu’daki
ülkelerin istihdam ve rekabet
gücünü arttıran bir projedir. Bu
kopuk noktalar Türkiye üzerinden
şekillendiği için Türkiye’nin
stratejik önemini de olağanüstü
yükseltmektedir. Ulaşım altyapısı
ihtiyacı Doğu ve Batı arasındaki
güçler arasında rekabette de,
işbirliğinde de asgari temel ihtiyaçtır.
Marmaray Projesi’nin ekonomik
faydaları
Marmaray Projesi, gündüz
saatlerinde İstanbul’un metro ve hızlı
tren ağlarıyla İstanbul halkına hizmet
verirken, gece yarısından sonra ise
yük taşımacılığında kullanılacaktır.
İstanbul’da özellikle
Avrupa ve Anadolu yakası
arasındaki ulaşım, toplu taşım
hatlarının yetersizliğinden ve
bağlantısızlığından dolayı daha çok
bireysel araçlarla yapılmakta, bu
durum mevcut köprülerin limitleri
doğrultusunda, zaman kayıpları,
araçlardan çıkan zararlı atıkların
yarattığı kirlilik ve enerji kayıpları
yaratmaktadır.
Marmaray Projesi İstanbul’un
metro ile ulaşım ağının omurgasını
oluşturmaktadır. Banliyö
hatlarının yenilenmesi projesinin
de tamamlanmasıyla Gebze’yi
Halkalı’ya kesintisiz bağlayacaktır.
Marmaray Projesi Ayrılık Çeşmesi
istasyonuyla Kadıköy –Kartal
metrosuyla, Üsküdar istasyonuyla
Üsküdar-Ümraniye metrosuyla,
Sirkeci istasyonuyla KabataşZeytinburnu-Bağcılar hafif raylı
sistem hattıyla, Yenikapı istasyonuyla
25
Taksim Levent-Hacıosman Hattıyla
ve Aksaray-Atatürk Havalimanı
metro hattına bağlantı vererek,
İstanbul’un tüm metro hatlarını
birbirine bağlamaktadır. Marmaray
Projesi saatte 150 bin yolcu taşıma
kapasitesine sahiptir. Planlanan ve
tamamlanıp hizmete açılan hatların
Marmaray’a bağlanmasıyla 2017
yılında günlük 1 milyondan fazla
yolcunun taşınması beklenmektedir.
Marmaray planlanan kitlesel
taşımacılığı oluşturarak
İstanbullu’lara;
• Zaman tasarrufu
• Enerji tasarrufu
• Daha temiz bir çevre
• Daha emniyetli bir ulaşım
sunmaktadır.
26
1. Zaman Tasarrufu
Marmaray Projesi’nin öncelikli
amacı, İstanbul’da trafik sıkışıklığının
azaltılmasına yardımcı olmaktır.
Bu sebepten projenin sağladığı en
önemli fayda zaman tasarrufu olarak
belirlenmiştir.
Bugün özellikle sabah ve akşam
saatlerinde İstanbul’un her
iki yakasında oluşan köprü
trafiği, yağmur, kar, kaza gibi
gecikme nedenleri olmadan
bile İstanbullu’lara uzun zaman
kaybettirmektedir. Yolculuğun
yarattığı stres iş hayatına da
yansımaktadır. Marmaray sayesinde
yolcuların İstanbul’un her iki
yakası arasındaki metro ağlarını
efektif kullanma şartları oluşmuş,
varış saatlerini daha kesin olarak
planlamaları sağlanmıştır.
2. Enerji Tasarrufu
Özellikle enerji konusunda dışa
bağlı olan, her sene büyük miktarda
enerji ithalatı gerçekleştiren Türkiye,
efektif toplu taşımacılık sistemleri
sayesinde önemli bir tasarruf elde
edecektir. Marmaray, Türkiye’nin en
büyük metropolü olan İstanbul’un
gerek araba, taksi gibi bireysel,
gerekse tren sistemine göre daha
az verimli olan otobüs, dolmuş
gibi toplu taşımacılık araçlarına
daha iyi bir alternatif getirmekte,
enerji tasarrufuna önemli bir katkı
sağlamaktadır.
Planlanan ve
tamamlanıp
hizmete açılan
hatların Marmaray’a
bağlanmasıyla
2017 yılında günlük
1 milyondan fazla
yolcunun taşınması
beklenmektedir.
Marmaray’ın
etkin kullanıma
başlamasıyla
trafikte hatırı sayılır
bir araç azalması
beklenmektedir.
Marmaray’ın İstanbul trafiğine
faydaları
Türkiye’nin en büyük şehri olan
İstanbul’da trafiğe, 2013 yılı itibarıyla
3,2 milyon araç kayıtlıdır. Her gün
ortalama 300 yeni araç bu trafiğe
katılmaktadır. İstanbul’un ticaretin
merkezi ve jeopolitik önemi nedeniyle
ayrıca Asya Avrupa arasında önemli
bir tır taşımacılığı da bu şehrin
yollarından yapılmaktadır.
Marmaray’ı kullanan yolcu sayısının
artması, trafiğe çıkan araç sayısını da
azaltarak, araç trafiğinin de daha hızlı
ve efektif olmasına da ayrıca katkıda
bulunmaktadır.
3. Çevresel Yararlar
Karayolu taşımacılığı karbondioksit
(CO2) ve diğer zehirli gazların
oluşmasının en önemli kaynağıdır.
Emisyon salınımı, her geçen gün
trafikteki araç sayısının artmasıyla
artmakta, yaşadığımız çevreyi,
soluduğumuz havayı, içtiğimiz su
kaynaklarını, besin kaynaklarımızı
kirletmektedir. Marmaray Projesi
sayesinde trafikteki araç sayısında
önemli bir düşüş beklenmektedir.
4. Emniyetli Ulaşım
İstanbul’da 2010 yılında 195 ölümlü,
10.958 yaralamalı ve 34.505
maddi hasarlı, 45.658 trafik kazası
meydana gelmiş, bu kazalarda 233
vatandaşımız hayatını kaybederken,
16.960 kişi yaralanmıştır. Ayrıca bu
kazalardan dolayı ciddi maddi zarar
ortaya çıkmıştır.
Yolcuların Marmaray’ı kullanmasının
artması daha emniyetli ulaşmalarını
sağlarken, kazaların da sayısını
düşürerek insanlarımızı koruyacaktır.
Marmaray Projesi özetle, zamanında
erişim, daha az maliyetli, daha az
stresli, daha çok emniyetli ulaşım
yaratmıştır.
İstanbul tarihi dokusu ve coğrafi
yapısı nedeniyle yeni karayolları
yapılmasıyla trafiği rahatlayacak
bir durumda maalesef değildir.
Artık günün hemen her saatinde,
gece yarılarına kadar özellikle ana
arterlerde yoğun trafik nedeniyle
trafik dur kalk şeklinde ilerlemekte,
şehrin en önemli sorununu
oluşturmaktadır.
Toplu taşımacılık içinde bile
karayolu taşımacılığı en önemli yeri
tutmakta, metro ve hafif raylı sistem
taşımacılığının toplu taşımacılıktaki
payı %15’i bile bulmamaktadır.
İstanbul trafiğinin çözümü tüm
büyük dünya metropollerinde olduğu
gibi efektif metro taşımacılığıyla
sağlanabilir. İşte Marmaray
İstanbul’un tüm metro ağlarını
27
birbirine bağlayan ana sistem
olmasıyla tüm metro ağlarını
birbirine bağlamakta, diğer metro
ağlarını da efektif kullanılabilir hale
getirmektedir.
Günümüzde Marmaray henüz
Gebze-Halkalı hattı tamamlanmadığı,
Yenikapı-Taksim-Levent-Hacıosman
metrosu, Aksaray-Havalimanı hattı,
Üsküdar-Ümraniye hattının hizmete
açılmadığı bu ilk dönemde bile
günlük 100 bin yolcu kapasitesine
ulaşmıştır. Bu rakamın 2017 yılında
günlük 1 milyon yolcuya çıkacağı
hesaplanmaktadır. Marmaray’ın
etkin kullanıma başlamasıyla trafikte
hatırı sayılır bir araç azalması
beklenmektedir.
Marmaray Projesi yapımının
çevreye etkileri
Marmaray Projesi, sadece
gerçekleştirilmesiyle İstanbul’a ve
İstanbullulara kazandırdıklarıyla
değil, ülkemize getirdiği yepyeni
teknolojilerle ve üstün planlama
metotlarıyla da örnek bir
projedir. Projenin her aşaması
özel standartlara uygun olarak
tasarlanmış, planlanmış, uygulanmış
ve uygulama sırasında özel
kriterlerle denetlenmiştir.
Projenin doğal çevreye etkileri
de bir plan dahilinde, mevzuat
yükümlülükleri de gözetilerek
değerlendirilmiş, izlenmiş ve gereken
tedbirler alınmaktır. Uygulamalar
aşağıda kısaca özetlendiği şekildedir.
Havaya etki: Makina-ekipmanların
zamanında kontrol ve bakımları
yaptırılarak egzost salınımları
azaltılmakta, toz oluşumunu
azaltmak için şantiye yolları
düzenlenmekte, araç hız limitleri
kontrol edilmekte, yollarda sulama
yapılmaktadır.
28
Katı atıklar: Evsel atıklar Belediye
atık araçlarına, geri kazanılabilecek
atıklar dernek ve vakıflara, büyük
miktardaki metal hurdalar hurdacıya,
revirlerde oluşan tıbbi atıklar
anlaşmalı sağlık kurumuna, tehlikeli
atıklar Bakanlık lisanslı firmalara,
kazılardan ve yıkımlardan oluşan
atıklar izinli döküm sahalarına
gönderilmektedir. Projenin
Marmara Denizi’nde yürütülen
kısmında, batırma tüp elemanlarının
yerleştirilmesi için denizin 1-3
m dibinde yapılmış tarama
çalışmalarından çıkan hafriyat
benzeri deniz dibi malzemesi, CDF
(confined disposal facility) adı verilen
belirli bir depo yerinde bertaraf
edilmiştir.
Atıksular ve sıvı atıklar: Beton temin
edilen firmaların mikser yıkama
ve diğer üretimden kaynaklanan
atık sularını arıttığı arıtma tesisleri
bulunmaktadır. Kazılarda oluşan
suların arıtımı için çökeltme tankı,
pH ayarı ve sonrasında kanala deşarj
gibi basit sistemler oluşturulmuştur.
Az miktarda mazot gibi kimyasallar
ve atık yağ gibi tehlikeli atıklar beton
zeminli yükseltilmiş yan duvarları
bulunan havuzlarda kilitli alanlarda
depolanmakta, araçlardan oluşacak
yağ sızıntılarını önlemek için düzenli
kontrol ve bakım yapılmakta, metal
tavalar kullanılmaktadır.
Gürültü kontrolü: Şantiyedeki
faaliyet ve kullanılacak makina
ekipman ile şantiye etrafındaki
hassas gürültü kaynakları
değerlendirilerek yapılmış
modelleme sonucu, şantiye etrafına
ve gürültü kaynağı ekipman veya
faaliyet etrafına gürültü bariyeri
yerleştirilmesi, ev veya otel
pencerelerine 3. cam monte edilmesi,
çalışma saatlerinde değişiklikler
yapılması (gürültülü faaliyete
sabah biraz daha geç başlama) gibi
tedbirler alınmaktadır.
Fauna-Flora: Projenin Marmara
Denizi’nde yürütülen kısmı (tüp
tünel) balıkların yumurtlama ve
göç dönemlerine engel olmayacak
şekilde sürdürülmüştür.
Kazılardan oluşacak hafriyat
toprağı sahadaki geçici dolgular
için kullanılmayacaksa Belediye
tarafından onaylı, güncel listesine
İBB’nin web sayfasından ulaşılabilen
döküm sahalarına yollanmaktadır.
“Hafriyat Toprağı ve İnşaat / Yıkıntı
Atıkları Taşıma ve Kabul Belgesi”
alınmak üzere ilgili Belediye’ye
başvurulmakta, üretici, taşıyıcı firma
ve araç bilgileri, depolama tesisi
bilgileri tamamlandıktan ve gereken
ücretler ödendikten sonra belediye
tarafından onaylanmaktadır.
Marmaray Projesi’nin eşsiz
özellikleri
Marmaray Projesi, uygulamasındaki
özel zorluklarla eşsiz özellikler
taşımaktadır. Yapım sırasında
tüm aşamalarda dünyanın birçok
ülkesinden gelen uzmanlar
incelemelerde bulunmuş,
uluslararası belgesel yapımcıları
bu projenin önemli anlarını
belgelemiştir.
Marmaray Projesi bugüne kadar
dünyada gerçekleştirilen yaklaşık
150 adet batırma tüp tünel projesi
arasında en derine ve iki zıt yönde
akıntıya karşı batırılmış olmasıyla
benzersiz olmaktadır. Marmara
Denizi’ni Karadeniz’e bağlayan
İstanbul Boğazı’nda kuzeyden
güneye doğru yukarıdan 2,5 m/sn.
hızla üst akıntısı, güneyden kuzey
yönüne ise 1 m/sn. hızla alt akıntısı
bulunmaktadır. Boğaz’daki yıllık 50
binin üzerinde gemi trafiği de yapımı
zorlaştırmaktadır.
Marmaray Projesi’nin bir başka özel
yapısı da Üsküdar İstasyonu’dur.
Üsküdar İstasyonu deniz doldurularak
yapılan bir alanda deniz seviyesinin
yaklaşık 30 metre altına kadar
inilerek yapılmış çok özel bir yapıdır.
Bu istasyonun yapımı sırasında yurt
dışından özel ekipmanlar getirilerek,
etrafına derinliği yer yer yüzeyden
60 metre aşağıya kadar inen su
Kazıların son
safhalarında tarih
öncesi döneme
tarihlenen, yaklaşık
8.000 yıllık mezarlar
keşfedilmiştir. Bu
mezarlar İstanbul’un
Taş Devrindeki ilk
yerleşimlere ev
sahipliği yaptığını
ortaya çıkarmıştır.
geçirimsiz duvar yapılmış, istasyon
zemininin güçlendirilmesi için özel
güçlendirme sistemleri kullanılmıştır.
Marmaray Projesi’nin, İstanbul’un
tarihine de önemli katkıları olmuştur.
Yenikapı Bölgesinde antik Theodosius
Limanı açığa çıkarılmıştır. Bu liman
MS 379 ile 395 yılları arasında
yapılmış olup 10. yüzyıl sonlarında
ya da 11. yüzyıl başlarında meydana
geldiği düşünülen doğal felakete
kadar hizmet vermiştir. 35 antik gemi
bulunmuştur. O dönemdeki ticaret
hayatına, günlük yaşama, ekonomiye
ve dini inançlara yeni bir ışık tutan
25.000’in üzerinde tarihi eser gün
yüzüne çıkarılmıştır. Uzmanlara
göre bu keşif, dünyadaki en büyük ve
önemli antik limandır ve o devirdeki
gemi inşasına ilişkin çığır açacak
bilgiler ortaya çıkmıştır.
Bu kazıların son safhalarında tarih
öncesi döneme tarihlenen, yaklaşık
8.000 yıllık mezarlar keşfedilmiştir.
Bu mezarlar İstanbul’un Taş
Devrindeki ilk yerleşimlere ev
sahipliği yaptığını ortaya çıkarmıştır
ve bu buluş İstanbul’un bilinen tarihini
değiştirmiştir.
Marmaray
Projesi bugüne
kadar dünyada
gerçekleştirilen
yaklaşık 150 adet
batırma tüp tünel
projesi arasında
en derine ve iki
zıt yönde akıntıya
karşı batırılmış
olmasıyla benzersiz
olmaktadır.
Marmaray Projesi teknik bilgileri
Marmaray Projesi yaşanabilecek çok
ağır yangın, deprem, sel gibi doğal
afetler ve kazalara, yüklerine göre
tasarlanmış ve yapılmıştır. Bu proje
ile eski banliyö hatlarıyla demiryoluferibot-demiryolu ile tek yöne 10.000
kişi/saatlik yolcu taşıma kapasitesi
tek yöne 75.000 kişi/saat yolcu
taşıma kapasitesine ulaşmaktadır.
Temel Tasarım Kriterleri (BC1)
• Tasarım deprem yükü Mw=7,5
• Sıvılaşmaya karşı önlem
• Yüksek su basıncı
• Yangın dayanımı 100 MW
Hidrokarbon Yangınına
Minimum 4 saat
• >100 yıl servis ömrü
PROJE UZUNLUĞU
TEKNİK BİLGİLER
Miktar
Birim
Kullanılan Beton
835000
m3
km
Diyafram Duvar
35000
m2
km
Kazık
22800
m
Jet Grout
27000
m
İşgücü
130000
adam/ay
Miktar
Birim
Hat Uzunluğu
13.6
km
TBM Tünelleri
9.7
NATM Tüneller
1.4
29
DOSYA
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
AVRASYA TÜNELİ PROJESİ
YAPI MERKEZİ İNŞAAT A.Ş.
AVRASYA TÜNELİ
ile Yolculuk Süresi
Azalacak
Avrupa yakası
sahil park alanı
için Yenileme
Planı hazırlanarak,
etkilenen
ağaçlar projeden
etkilenmeyecek
mesafeye taşınacak
ya da en az birebir
oranında yeniden
dikilecek, oyun parkı,
anıt gibi yapılar
yenilenecek ya da
taşınacak.
Avrasya Tüneli Projesi’nin
ekonomik ve sosyal açıdan önemi
Avrasya Tüneli Projesi’nin
istihdama katkıları birkaç boyutta
ele alınabilir. Öncelikle doğrudan
istihdam açısından projenin inşaat
aşamasında 1,800 civarında
nitelikli elemana iş sağlanacaktır.
İnşaat malzemeleri gibi dolaylı
istihdamlar da hesaplandığında bu
rakamın çok daha yüksek olacağı
öngörülmektedir.
Dolaylı ve tetikleyici nitelikte
istihdam açısından bakıldığında, bu
ölçekte bir projede kullanılan mal
ve hizmetlerin toplamı, reel sektöre
kapasite ve işgücü artışı olarak
yansıyacaktır. Zaman tasarrufu
ve trafik sıkışıklığının giderilmesi
sonucu elde edilecek mali
30
kazanımlar, yerel, bölgesel ve ulusal
ekonomiye de fayda sağlayacaktır.
Proje, ayrıca, güzergâh çevresine
ve İstanbul’a doğrudan, dolaylı
ve tetikleyici nitelikte istihdam ve
ekonomiye kazanç sağlayacaktır.
Projenin İstanbul’un trafik sorununa
getireceği katkılar ve bölgesel
faydaları
Kazlıçeşme-Göztepe hattında
gerçekleştirilecek olan Avrasya
Tüneli Projesi, yoğun trafiğin
etkili olduğu şehir içinde yolculuk
süresini önemli ölçüde azaltmayı
hedeflemektedir.
İstanbul’da araç trafiğinin çok
yoğun olduğu Kazlıçeşme-Göztepe
hattında hizmet verecek olan
Proje, toplam 14.6 kilometrelik bir
güzergâhı kapsamaktadır. Tünel
geçişi ile beraber Kennedy Caddesi
ve D100 Karayolu üzerinde yol
iyileştirme-genişletme çalışmaları
ile araç trafiğini rahatlatacak olan
Avrasya Tüneli, Kazlıçeşme - Göztepe
güzergâhındaki yolculuk süresini
100 dakikadan 15 dakikaya kadar
indirmeyi hedeflemektedir. Proje,
birinci ve ikinci köprü üzerindeki
trafik yükünü de azaltacağı için
şehir genelinde toplam çevre ve
gürültü kirliliğinin azalmasına
da katkı sağlayacaktır. İlave
olarak, kolaylaşan ulaşım imkanı
ile konutlar, işyerleri ve oteller
göz önüne alındığında projenin
kent yaşamına katkı sağlaması
beklenmektedir.
Projenin çevre duyarlılığı ile ilgili
gerçekleştirdiği örnek çalışmalar
Proje, resmi Çevresel Etki
Değerlendirmesi (ÇED) kapsamı
dışında olmasına rağmen,
İstanbul’un sorumluluk sahibi bir
kurumsal vatandaşı olarak, Avrasya
Tüneli Projesi, yerel ve uluslararası
standartlara uygun olarak Çevresel
ve Sosyal Etki Değerlendirmesi
(ÇSED) çalışmalarını
gerçekleştirmiştir.
31
Yaklaşık bir buçuk sene boyunca
hava kalitesinden gürültüye,
arazi kullanımından arkeolojiye
birçok konuda etüt ve çalışmalar
gerçekleştirilmiş, bu çalışma
ile projenin çevre ve toplum
üzerindeki etkileri tanımlanmış,
değerlendirilmiş ve olumsuz
Şehir genelinde
trafik kaynaklı hava
kirliliğinin sağlık
üzerindeki olumsuz
etki yaratma riskinin
azaltılmasında net bir
fayda sağlayacaktır.
32
etkilerden sakınmak veya bunları
azaltmanın yanı sıra yararların
artırılması için alınabilecek önlemler
belirlenmiştir. Projenin çevreye
ve sosyal hayata olan katkıları ve
muhtemel etkilerine karşı alınan
etki azaltıcı önlemlerin bir kısmı
aşağıdaki gibidir.
• Proje kapsamında etkilenecek
Avrupa yakası sahil park alanı
için bir Sahil Parkı Yenileme Planı
hazırlanarak bu kapsamda etkilenen
ağaçlar projeden etkilenmeyecek
mesafeye taşınacak ya da en az
birebir oranında yeniden dikilecek,
oyun parkı, anıt gibi yapılar
yenilenecek ya da taşınacaktır.
• Proje, şehir genelinde boğaz
üzerinden yeni ve daha kısa bir
güzergah sağlayacak ve bu durum
İstanbul’da trafikteki araçlar
tarafından kat edilen toplam
kilometre miktarını azaltarak
trafikten kaynaklanan hava
kirleticilerinin toplam emisyonunda
bir azalma meydana
getirecektir (kirleticiye
bağlı olarak %0.3
ve %1 arasında).
Bu durum, şehir
genelinde trafik
kaynaklı hava
kirliliğinin sağlık
üzerindeki olumsuz
etki yaratma riskinin
azaltılmasında net bir
fayda sağlayacaktır.
• Proje, ayrıca
İstanbul’daki CO2
emisyonlarını
günde yaklaşık
250 ton ve yılda
yaklaşık 92,000 ton
miktarında düşürmek
suretiyle, sera gazı
emisyonlarının
azalmasına fayda
sağlayacaktır. Bu
rakam Türkiye’nin
yıllık CO2 emisyonunun
%0.03’ üne karşılık
gelmektedir. Bu değer
iklim değişikliği riskinin azalmasına
katkı sağlayacaktır.
• Projenin açılışından sonraki yıl
boyunca gürültü seviyesi izlenerek
çevre gürültü standartlarının aşılıp
aşılmadığı gözlemlenecektir. İzleme
sonuçlarına göre gerekli noktalarda
aşağıdaki etki azaltıcı önlemler
değerlendirilecektir:
• Ağaçlandırma,
• Sessiz asfalt kullanımı,
• Gürültü bariyeri kullanımı,
• Yerinde izolasyon.
• ÇSED kapsamında yürütülen
trafik modellemesi, projenin tarihi
yarımada içindeki trafik seviyelerini
genel olarak değiştirmeyeceğini
göstermektedir. Özellikle yarımadanın
doğu ucu etrafındaki güzergah
dahil olmak üzere, merkez alanlar
ve yarımada içindeki tali yolların
trafiğindeki azalmaların eski şehir
ve Dünya Miras Alanı’nın İstisnai
Evrensel Değeri açısından küçük
çapta olumlu bir etki sağlaması
beklenmektedir.
Projenin dünyadaki benzer projeler
arasındaki konumu
Avrasya Tüneli için imal edilen Tünel
Açma Makinesi (TBM), 13 nokta 7
metre TBM kazı çapı ile dünyada 6.
sırada yer almaktadır. Bu kazı çapına
sahip TBM’ler arasında ise 11 bar
basınç dayanımına sahip olması ile 1.
sıradadır.
ilanı, posta, poster, broşür vb.)
sürece davet edilmiş, proje detayları
bu paydaşlarla şeffaf bir şekilde
paylaşılarak kendilerinin soru ve
yorumları alınmıştır. Alınan soru
ve yorumlar cevaplandırılmış ve
bunun yanında Proje’nin devam
eden aşamalarında dikkate alınarak
iyileştirmeler gerçekleştirilmiştir.
Proje kapsamında gerçekleştirilen
tüm çevresel ve sosyal çalışmalar,
paydaşlarla görüşmeler, proje
internet sitesinden (www.
avrasyatuneli.com) kamuoyu ile
paylaşılmıştır.
Proje süresi boyunca şeffaf bir
iletişim politikası izlenecek ve
bağımsız bir sorun giderme
mekanizması işletilecektir.
Projelerin teknik ayrıntıları
Projenin 3.4 km uzunluğundaki Boğaz
geçişi tünelinde dünyanın en gelişmiş
TBM (Tunnel Boring Machine – Tünel
Açma Makinesi) teknolojisinden
yararlanılıyor.
Anadolu Yakasından başlayacak
tünel inşaatı, sadece bu projeye özel
olarak tasarlanıp imal edilen TBM’nin
deniz tabanının altından ilerleyerek
Avrupa’ya varmasıyla son bulacak.
En derin noktada deniz seviyesinden
106 m aşağıdan geçecek TBM deniz
tabanına 26 metreden daha fazla
yaklaşmayacak. Böylece tünel kazısı
için gereken emniyetli çalışma ortamı
sağlanacak. Boğaz geçişinin dışında
kalan bağlantı tünellerinin inşası ise
NATM (New Austrian Tunnel Method
- Yeni Avusturya Tünel Yöntemi)
yöntemi ile gerçekleştirilecek.
Bunun yanında 2011 yılı Mart-Mayıs
aylarında Türkiye’de ilk kez çok
geniş bir kapsamda bir Kamuoyu
ve Paydaşlarla Danışma Süreci
gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda
bireysel ve kurumsal tüm paydaşlar
çeşitli iletişim kanalları ile (gazete
33
DOSYA
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
3. BOĞAZ KÖPRÜSÜ
IC İÇTAŞ İNŞAAT A.Ş.
3. BOĞAZ
KÖPRÜSÜ
Türkiye’nin
Simgesi Olacak
IC İçtaş İnşaat A.Ş.-Astaldi Ortaklığı
(ICA) tarafından inşa edilen
3. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara
Otoyolunun Odayeri – Paşaköy
kesimi ile Çekmeköy – Reşadiye
ve Mahmutbey-Odayeri bağlantı
otoyolları, Sakarya/Akyazı ile
Tekirdağ/Kınalı’yı bir kez daha
birbirine yüksek standart ve konfor
ile bağlayacak Kuzey Marmara
Otoyolu Projesi kapsamında
projelendirilmiştir.
“Kuzey Marmara (3. Boğaz Köprüsü
Dâhil) Otoyolu Projesi Odayeri Paşaköy (3. Boğaz Köprüsü Dâhil)
Kesimi” İşi.
- Odayeri - Paşaköy arasında yaklaşık
60 km’lik ana hat uzunluğuna sahip
2X4 şeritli ana otoyol,
34
- İstanbul Boğazını GaripçePoyrazköy arasından geçecek, 2X4
otoyol ile 2x1 demiryolu geçişi
sağlayacak 3. Boğaz Köprüsü,
- TEM otoyolu ile bağlantıları
sağlayacak olan Avrupa yakasında
22 km’lik 2X4 şeritli MahmutbeyOdayeri ile Asya yakasında
ise yaklaşık 13 km’lik ana hat
uzunluğuna sahip 2X4 şeritli ÇamlıkReşadiye Bağlantı Otoyollarının,
projelendirilmesi, yapımı,
bakımı, onarımı ve işletilmesini
kapsamaktadır.
3. Boğaz Köprüsü veya 29.05.2013
tarihinde gerçekleştirilen temel atma
töreninde Sn. Cumhurbaşkanımız
Abdullah Gül tarafından verilen
ismi ile Yavuz Sultan Selim
Köprüsü, İstanbul’un tarihi ve
kültürel dokusuna uygun aynı
zamanda 2023 yılında dünyanın
en büyük 10 ekonomisinden
biri olmayı hedefleyen modern
Türkiye’nin bir simgesi haline
gelecek bir yapı olarak düşünüldü
ve tasarımı, dünyanın sayılı
köprü tasarımcılarından olan
yapı mühendisi Michel Virlogeux
ile İsviçreli T-Engineering firması
tarafından ortak olarak gerçekleştirildi.
Üzerinden 2x4 şeritli karayolu ve
2 şeritli tren yolunun aynı seviyede
geçmesi, 59 metrelik genişliği ile
dünyanın en geniş, 1408 metrelik
ana açıklığı ile üzerinde raylı sistem
olan dünyanın en uzun, 322 metreyi
aşan yüksekliği ile dünyanın en
yüksek kulelere sahip asma köprüsü
olması gibi birçok ilki barındıran 3.
Köprü, İstanbul’un dinamiğine uygun,
estetik ve çağdaş bir görünüme sahip
olacaktır.
3. Boğaz Köprüsü
59 metrelik genişliği
ile dünyanın en
geniş, 1408 metrelik
ana açıklığı ile
üzerinde raylı sistem
olan dünyanın en
uzun, 322 metreyi
aşan yüksekliği ile
dünyanın en yüksek
kulelere sahip
asma köprüsü olma
özelliklerine sahiptir.
Çoğunluğu Türk mühendislerden
oluşan bir ekip tarafından inşa
edilmektedir. Yapımında yaklaşık
50.000 ton çelik yapı imalatı, 22.000
ton çelik halat ve 200.000 m3 beton,
33.000 ton inşaat demiri kullanılacak
olan 3. Boğaz Köprüsü’nün teknik
özellikleri aşağıdaki gibidir:
Orta Açıklık: 1,408 m
Kenar Açıklıklar: 378 m + 378 m
Toplam Uzunluk: 2,164 m
Kule Yüksekliği (zeminden): 321,90 m
(Avrupa)
Kule Yüksekliği (tabliyeden): 255,40 m
Tabliye Genişliği: 58.50 m (2x4 otoyol
+ 2x1 demiryolu)
Tabliye Derinliği: 5,5 m
Kablo Sistemi: Hibrit
(Gergin Eğik Askı + Asma)
IC İçtaş – Astaldi JV (ICA) tarafından
yapımı sürdürülmekte olan ve
3 milyar USD yatırım bedeline
sahip 3. Köprü ve Kuzey Marmara
Otoyolu Odayeri – Paşaköy kesimi ile
Çekmeköy – Reşadiye ve MahmutbeyOdayeri bağlantı otoyollarının hayata
geçirilmesi ile ayrıca;
• İstanbul’un şehir içindeki ve mevcut
Boğaz Köprülerindeki trafik yoğunluğu
azaltılarak yakıt tasarrufu sağlanacak,
• Araçlar kesintisiz, emniyetli ve
konforlu bir şekilde transit geçiş
yapacak,
35
• Hem karayolunun hem de
demiryolu ağının mevcut olduğu
köprüyle; Asya ile Avrupa’yı birbirine
bağlayan Türkiye’nin taşımacılık
alternatifleri ve ticaret kapasitesi
artacak,
• Şehir içi trafiğin yeni yapılacak
köprüye yönlendirilmesiyle transit
yük araçlarından oluşan gaz
salınımındaki azalmayla birlikte şehir
içi otoyollara bağlı gaz salınımlarında
düşüşler olacak,
• 3. Havalimanının şehir merkezi ile
bağlantısı sağlanacak,
• (Kınalı) – Çanakkale - Savaştepe
Otoyolu ve İstanbul - İzmir Otoyolu ile
birleşecek ve komşu şehirlere ulaşım
süresi azalacak,
• Köprüden geçecek olan
demiryoluyla, Edirne’den İzmit’e
kadar şehirlerarası ve şehir içi
kesintisiz demiryolu taşımacılığı
yapılacak ve bu raylı sistem
Marmaray ve İstanbul Metrosu ile
entegre edilerek Atatürk Havalimanı,
Sabiha Gökçen Havalimanı ve yeni
36
yapılacak 3. Havalimanı da birbirine
bağlanacak,
• Proje, İnşaat süresince yaklaşık
7000, işletme aşamasında ise
yaklaşık 500 kişi olarak planlanan
istihdam kapasitesi ve çeşitli
sektörlere katacağı canlılıkla Türkiye
ekonomisine önemli bir katkı
sağlayacaktır.
Projenin bölgesel katkıları
Proje, her şeyden önce araçlara
kesintisiz, emniyetli ve konforlu bir
şekilde transit geçiş sağlayacak. Bu
anlamda İstanbullulara hak ettikleri
ulaşım kolaylığı sağlanmış olacaktır.
3. Köprü ve Kuzey Marmara
Otoyolu Odayeri – Paşaköy
kesimi ile Çekmeköy – Reşadiye
ve Mahmutbey-Odayeri bağlantı
otoyolları, mevcut köprü ve bağlantı
yollarında oluşan aşırı yükü
azaltacak. Bunun bir sonucu olarak
zaman ve yakıt tasarrufu sağlanacak.
Tabii zaman tasarrufuyla beraber
insanların hayat kaliteleri de artacak.
Trafik yoğunluğu ve beraberinde
trafikte kaybedilen zaman; yorgunluk
stres ve iş verimliliği kayıpları çok
önemli oranda azalacaktır.
Köprü üzerinde karayolu ve
demiryolu geçişinin sağlanması,
verimli bir taşımacılık imkânı
yaratacak; sadece İstanbul’un
değil tüm Türkiye’nin ticaret
kapasitesi artacak. Demiryolu
vasıtasıyla, Edirne’den İzmit’e
kadar şehirlerarası ve şehir içi
kesintisiz demiryolu taşımacılığı
yapılacak. Bu raylı sistem Marmaray
ve İstanbul Metrosu ile entegre
edilecek, Atatürk Havalimanı,
Sabiha Gökçen Havalimanı ve yeni
yapılacak 3. Havalimanı da birbirine
bağlanacaktır.
İstanbul içi trafiğin yanı sıra Kuzey
Marmara Otoyolu’nun, İstanbul
(Kınalı) - Çanakkale - Savaştepe
otoyolu ve İstanbul - İzmir otoyolu
ile birleşmesiyle komşu şehirlere
ulaşım süresi azalacaktır.
3.Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara
Otoyolu Projesi kapsamında, Çevresel
ve Sosyal Etki Değerlendirmesi
Ağaçlandırma
planı kapsamında
İstanbul il sınırları
içerisinde, 3 yıl
boyunca 14.000 dekar
alanda ağaçlandırma
çalışması yapılması
planlanmış;
ilk yılda 4.100 dekar
alanda ağaçlandırma
çalışmaları
tamamlanmıştır.
(ÇSED) yapılmıştır. Bu, projenin
tamamen çevreyi gözeterek
yapılacağına dair taahhüt altında
olduğu anlamına gelmektedir.
Dünyanın ve Türkiye’nin önde
gelen çevre ve sosyal etki
danışmanlarından AECOM firmasının
yerli ve uluslararası uzmanlarından
oluşan ekibi ÇSED çalışmalarını
yürütmek üzere görevlendirmiştir.
Ekim 2012’de başlayan ÇSED süreci
Ağustos 2013’de sonlanmıştır.
ÇSED raporu kapsamında
projenin; “ekoloji-biyo çeşitlilik”,
“arazi kullanımı”, “hava kalitesi”,
“trafik gürültüsü ve titreşim”,
“su kalitesi”, “jeoloji ve toprak”,
“atık yönetimi”,“görsel etkiler”,
“sosyal-ekonomi” ve “arkeoloji”
kategorilerinde potansiyel olumlu
ve olumsuz etkileri ayrıntılı olarak
değerlendirilmiş ve tanımlanmıştır.
Bununla beraber, etkilerin önlenmesi,
azaltılması ve olumsuz etkilerin
dengelenerek telafi edilmesi için
ICA tarafından alınması gereken
‘etki azaltıcı önlemler’ Çevresel
ve Sosyal Eylem Planı (ÇSEP)
kapsamında belirlenmiştir. Buna
projenin içinden geçeceği orman
alanlarındaki etkilerin telafi edilmesi
için gereken eylemlerin ele alındığı
“Ağaçlandırma Planı” da dâhildir. Bu
kapsamda ICA, ağaçlandırma planı
kapsamında, toplam 3 yıl içerisinde
İstanbul il sınırları dahilinde
14.000 dekar alanda ağaçlandırma
çalışması yapmayı planlamış; ilk yılda
4.100 dekar alanda ağaçlandırma
çalışmalarını tamamlamıştır.
Çevreyle ilgili yapılan diğer koruma
önlemlerinden bazıları ise öncelikle,
ormanların da dahil olduğu
ekosisteme ve su havzalarına en az
zarar verecek şekilde güzergahın
belirlenmesi, yaban hayatın kendi
doğal ortamlarında hareketlerini
sınırlamamak için alınan tedbirlerdir.
(CDEP raporuna ve ÇSED kapsamında
tüm kategorilerde alınan/alınması
öngörülen önlemlere http://
www.3kopru.com/ adresinden
ulaşılabilir.)
Projenin dünyadaki benzer
projelerden farkı
Projenin farkı İstanbul’un coğrafik
konumuyla ilintili bir durumdadır.
Asya’yı Avrupa’ya bağlayan diğer
bir değişle iki kıtayı birbirine
bağlayan başka herhangi bir şehir
dünyada mevcut değildir. Bu duruma
İstanbul’un tarihi ve kültürel önemi
de eklendiğinde, buraya sıradan bir
köprü yapmak söz konusu değildir.
Sadece teknik özellikleriyle değil,
İstanbul’un siluetini bozmayacak,
herkesin bakınca gurur duyacağı,
estetik anlamda kusursuz bir projeye
imza atılmıştır.
37
DOSYA
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
3. HAVALİMANI
KOLİN, CENGİZ,
LİMAK, KALYON VE
MAPA ORTAKLIĞI
Çağdaş Ulaşımda
Dev Proje
3. HAVALİMANI
Havalimanı
açılışı ile birlikte
tamamlanacak olan
metro bağlantısı,
Kuzey Marmara
Otoyolu ve hızlı
tren projeleri ile
birlikte havalimanına
ulaşım problemi
kalmayacaktır.
Atatürk Havalimanı halihazırda
kapasite sınırı ve genişleme
imkanı bulunmaması sebepleriyle,
dünyanın en önemli turizm ve iş
merkezlerinden biri olma yolunda
hızla ilerleyen İstanbul’un havayolu
yolcu trafiğini karşılamakta yetersiz
kalmaya başlamış ve özellikle
önümüzdeki dönem için yaşanan bu
kapasite sınırı sebebiyle İstanbul’un
bir dünya merkezi olması
açından büyük önem arz eden
havayolu ulaşımındaki artış trendi
sürdürülebilir olma noktasından
uzaklaşma durumuna gelmiştir.
Yapılacak olan İstanbul Yeni
Havalimanı projesi yalnızca pist ve
terminal inşaası ile sınırlı olmayıp
çevresinde en üst standartlarda
fuar ve kongre merkezleri, kargo
ve lojistik merkezleri, oteller,
serbest bölgeler gibi havacılık ve
ekonomiye olumlu etkileri olan
gerekli yapılanmaları muhteva
ediyor olduğundan, yalnızca hava
38
İşletme döneminde
havalimanında
100 binden fazla
çalışan, 300 binden
fazla tedarikçi görev
yapıyor olacak ve
sağlanacak katma
değer 1,5 milyondan
fazla insan tarafından
paylaşılacak.
trafiği artışının sürdürülebilir
olacak olmasıyla sınırlı kalmayıp
tüm bu cazibe merkezlerin
oluşturduğu katma değer, İstanbul
Yeni Havalimanı’nı bir dünya kenti
olan İstanbul’un ve tüm Türkiye’nin
simgesel yapılarından biri haline
getirecektir. İstanbullular daha
modern ve konforlu şartlar ile tüm
dünya şehirlerine seyahat etme
imkânının yanı sıra havalimanı
cazibe merkezinin sunduğu tüm
olanaklardan yararlanma imkânına
sahip olacaklardır.
Havalimanı açılışı ile birlikte
tamamlanacak olan metro bağlantısı,
Kuzey Marmara Otoyolu ve hızlı tren
projeleri ile birlikte havalimanına
ulaşım problemi kalmayacaktır.
Havalimanlarımız ülkemizi dünyaya
bağlayan yolcu, mal ve hizmet
dolaşımını arttırması açısından
ekonomimizin daha efektif ve verimli
olmasını sağlayan en önemli altyapı
yatırımlarımızdandır.
İstanbul Yeni Havalimanı’nın inşaat
döneminde, binlerce kişiye iş olanağı
sağlanacak, milyarlarca Euro yatırım
maliyeti ile ülke inşaat sektörüne
yeni bir ivme geliyor olacak. Öte
taraftan, işletme döneminde
havalimanında 100 binden fazla
çalışan, 300 binden fazla tedarikçi
görev yapıyor olacak ve sağlanacak
katma değer 1,5 milyondan fazla
insan tarafından paylaşılacak.
Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında
ihracatını yıllık 500 milyar dolara
39
çıkarmak da bulunuyor. Bu
hedefler doğrultusunda, artış trendi
devam edecek olan yolcu mal ve
hizmet trafiğine bağlı olan turizm,
uluslararası ticaret ve ekonomik
büyüme artarak devam edecektir.
Projenin çevre duyarlılığı
Yeni havalimanı
projesi toplam 4
etapta tamamlanacak
toplam 150 milyon
yolcu kapasitesine
sahip toplamda
3 terminal ve 6
pistten oluşacak bir
havalimanı olacak.
Projenin ihalesini kazanan
Konsorsiyum olarak, ilk günden
itibaren çevresel çalışmalar
başlatılmıştır. Öncelikle onaylı
ÇED Raporu incelenmiş, rapordaki
bilgileri detaylandırmak için saha
incelemeleri başlatılmıştır. Herhangi
bir zorunluluk olmamasına rağmen
daha iyisini yapabilmek adına
uluslararası standartlar detaylı
olarak incelenmiştir. Bu bağlamda
en sıkı uluslararası standartlar
olarak sıralanabilecek EBRD, IFC,
Dünya Bankası gibi kuruluşların
standartları baz alınmıştır. Bu
doğrultuda ve kapsamda Türk
ve yabancı uzmanlardan oluşan
bir ekiple Eylül 2013’te detaylı
saha çalışmalarına başlanmıştır.
2014 yılında tamamlanması
planlanan çalışmalar sonrasında
detaylı bir Çevresel ve Sosyal Etki
Değerlendirmesi Raporu hazırlanmış
olacaktır. Bu çalışma, Havalimanı
Projemiz kapsamında Konsorsiyum
olarak gerçekleştirdiğimiz en önemli
çevre projesi olacaktır. Bu kapsamda
sadece bir proje değil, bütünsel bir
yaklaşımla tüm çevresel ve sosyal
öğeler uluslararası standartlara göre
değerlendirilecek ve bu doğrultuda
alt projeler gerçekleştirilecektir.
Proje kapsamında kümülatif etki
değerlendirmesi yapabilmek
adına Atatürk Havalimanı, Sabiha
Gökçen Havalimanı, Odayeri Katı
Atık Sahası ve Proje alanımızda
eş zamanlı ve 2 yıl süreyle devam
edecek olan detaylı kuş gözlem
çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışma
Türkiye’nin önde gelen kuş uzmanı
Prof. Dr. İlhami Kiziroğlu ve ekibi
tarafından gerçekleştirilmektedir.
Gözlem çalışmaları sonrasında
işletme döneminde alınacak tedbirler
tanımlanacaktır. Ayrıca uluslararası
uzmanları da içeren diğer bir ekip
de 1 yıl süreli ve sadece Proje
40
alanını hedefleyen detaylı bir gözlem
çalışması sürdürmektedir.
Farklı mevsimlerde ekolojik
çalışmalar yürütülmekte olup ilk
çalışma neticesinde endemik niteliği
olan Kardelen türü tespit edilmiştir.
Yaklaşık 100.000 adet kardelen
soğanı proje sahası (Ex-situ) dışına
taşınarak türün devamlılığı için
koruma projesi gerçekleştirilmiştir.
Bilimsel olarak türlerin korunumu
için faaliyet gösteren İstanbul
Atatürk Arbetoryumu’nda 10.000
adet kardelen soğanı dikilerek türün
devamlılığı garanti altına alınmıştır.
Yine İstanbul Üniversitesi Orman
Fakültesi’ne ait bir alana öğrencilerin
türü tanımaları açısından havalimanı
proje sahasından taşınan 2000
adet kardelen soğanı dikimi
gerçekleştirilmiştir. Bunun gibi, yine
sahada tespit edilen türlerin gerek
tohumları toplanarak, gerekse de
proje sahası dışına taşınarak benzer
çalışmalar yürütülecektir.
Benzer şekilde taşınması ve/veya
tohumları toplanmak suretiyle
korunması gereken türler için
projeler gerçekleştirilecektir.
Tohumlu olan türler Gen Bankasına
taşınarak türün devamlılığı için
gerekli çalışmalar yürütülecektir.
Türler ile ilgili yapılacak bu
çalışmaların başarıları da uygun
izleme programı çerçevesinde takip
edilecektir.
Proje kapsamında hem yabancı
hem Türk uzmanlarla bu çalışma
kapsamında görev yapılmaktadır.
Prof. Dr. Hayri Duman, Prof. Dr. İlhami
Kiziroğlu, Prof. Dr. Ali Erdoğan, Prof.
Dr. Miktad Kadıoğlu gibi alanında
Türkiye’nin en iyisi akademisyen
uzmanlarla da ilave ekolojik
çalışmalar gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca İGA olarak kendi bünyemizde
uzmanlarımız görev almaktadır.
Projenin stratejik coğrafi konumu
Bu projenin büyüklüğü ve
önemi düşünüldüğü zaman
hem altyapı, hem de üst yapı
imalatlarında birbirinden farklı
yöntemlerin sentezlenmesi ile
gerçekleştirilecektir. Dünyada ve
Türkiye’de konusunda söz sahibi
ve uzman danışmanlar ile ortak
çalışılmakta olup en doğru çözümler
projeye adapte edilmesine devam
edilmektedir.
Türkiye coğrafi konumu açısından
gerek doğu-batı, gerekse kuzeygüney yönleri açısından dünyanın
tam ortasında yer alan stratejik bir
konumda bulunmaktadır. Bildiğiniz
üzere, günümüz havacılığında
özellikle kıtalar arası ve uzun
süreli uçuşlar, birer transit merkezi
olan Paris, Londra, Frankfurt,
Amsterdam, Dubai gibi hub
havalimanları üzerinden aktarmalı
olarak gerçekleştirilmektir. Özellikle
son dönemde, THY’nin gelişen
performansı ile birlikte İstanbul’da
yolcu ve kargo trafiği anlamında
bir aktarma merkezi olma yolunda
önemli adımlar atmasına karşın
Atatürk Havalimanı’nda yaşanan
kapasite sorunları havacılık
büyümesini sürdürülebilir
olmaktan uzaklaştırmaktadır. Yeni
havalimanının tamamlanması
ile birlikte herhangi bir kapasite
sorunu olmayacağından ve THY’nin
büyüme trendi de göz önüne
alındığında İstanbul sahip olduğu
coğrafi konumu tam anlamıyla
değerlendirme imkanına sahip
olacak, bu suretle yolculuk süreleri
ve uçuş maliyetleri ciddi anlamda
düşüş gösterecek ve İstanbul,
Amerika’dan Şangay’a kadar olan
çok büyük bir bölgenin havacılık
trafiği anlamında havalimanı hub
merkezi haline gelecektir.
Projenin teknik özellikleri
Yeni havalimanı projesi toplam 4
etapta tamamlanacak toplam 150
milyon yolcu kapasitesine sahip
toplamda 3 terminal ve 6 pistten
oluşacak bir havalimanı olacak.
Projenin 42 ayda tamamlanacak
ilk etabında kuzey güney yönünde
3 pist ile birlikte 100 milyon yolcu
kapasitesine sahip bir terminal
yatırımı gerçekleştirilecek. Bununla
birlikte, yıllar itibariyle yolcu
sayısının gelişimi ile birlikte, 3 ilave
pist ve 2 ilave terminal binası inşaası
gerçekleştirilecek, bu iki terminalin
genişletilebilir şekilde inşaa edilmesi
sayesinde de toplam yolcu sayısı
kapasitesi yıllık 150 milyon yolcuya
kadar ulaşacak. Yatırım kapsamında
25 bin araç kapasiteli otopark
Avrupa’nın en büyük havalimanı
otoparkı özelliğine sahip olacaktır.
Bununla birlikte, geliştirilecek
havalimanı şehri kapsamında oteller,
hastaneler, ibadethaneler ve diğer
karma yapılar yer alacaktır.
Dünyanın en çok yolcu geçişine
sahip havalimanlarından biri olacak
İstanbul Yeni Havalimanı’nda sadelik
ve zenginliği bir arada sunan,
modern, fonksiyonel bir mekan
tasarlanırken, tarihlere başkentlik
yapmış, eski ve yeni yapılarıyla çekici
mimarileri bir arada barındıran
İstanbul’un mimari yapısı da dikkate
alınmıştır. Geniş ferah derin alanlar
modern bir şekilde aydınlatılarak bir
görsellik kazandırılırken, apronların,
taksi yollarının, pistlerin ve terminal
içi yerleşimin en doğru şekilde
planlanması ve dizayn edilmesi
öngörülmüştür. Bu şekilde görselliğin
yanında fonksiyonel olarak
havalimanın üst düzeyde hizmet
vermesi sağlanmaktadır.
41
DOSYA
Kemal Yavuz BATUM
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
Projenin Ekonomik
Katkıları Uzun Vadede
Devam Edecek
Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş. / CEO
Asıl tema “insana
hizmet ederken,
insanın mağdur
edilmemesi” olması
gerektiği için projede
sadece çevresel değil,
sosyal etkilere de
çok önem veriliyor.
42
Projenin gerek yatırım, gerekse
işletme döneminde ekonomiye
büyük katkısı bulunmaktadır.
Yatırım dönemine bakarsak
projemiz hem köprü, hem de
otoyol inşaatı bünyesinde ihtiyaç
duyulan malzemelerin teminini ve
kullanılan ekipmanların imalatını
gerçekleştiren sanayi için önemli
bir pazar olmuştur. Kredi maliyetleri
dahil olmak üzere 8 milyar dolar
yatırım tutarına yaklaşan bir
projeden bahsediyoruz, dolayısı
ile bu büyüklükteki bir projede
kullanılan malzeme ve ürün
ihtiyacının büyüklüğünü tahmin
edebilirsiniz. Piyasanın yanı sıra
projenin daha bu aşamasında 5000
kişiye ulaşan çalışanı ve onların
bakmakla sorumlu olduğu kişileri de
dikkate alırsanız yatırım döneminde
projenin toplumun her kesimine
yaptığı ekonomik katkının boyutunu
daha iyi irdelemiş oluruz.
İşletme dönemini
değerlendirdiğimizde; genel
olarak ulaşım projelerinin yol boyu
sanayilerin gerek ham madde
temini, gerekse mamul sevkiyatında
önemli rol oynadığı, yine yol boyu
yerleşimlerin erişilebilirliğini attırdığı
için sağlıklı bir imar planlaması ile
çevresindeki gelişmeyi pozitif yönde
etkilediği görülmektedir. Ayrıca,
mevcut devlet yolu üzerindeki
yoğun trafiğe daha hızlı ve güvenli
bir ulaşım alternatifi yarattığı için
kayda değer bir yakıt tasarrufu
sağladığını da dikkate alırsak
projenin ekonomik katkılarının uzun
vadede devam ettiğini görürüz.
Yıllık yakıt tasarrufunun boyutunu
anlamak açısından basit bir hesap
yapabiliriz. Proje tamamlandıktan
sonra mevcut devlet yoluna göre
boyu 100 km kısalacaktır. Ortalama
bir aracın devlet yolu standardında
bir yolda 100 km’de 7 lt yakıt
tükettiğini düşünürsek ve otoyolun
kullanılmaya başlaması ile devlet
yolundaki mevcut duraklamalardan
kurtularak 400 km’lık bir yolda
her 100 km’de 1 lt yakıt tasarrufu
yapılabileceğini dikkate alırsak,
bir aracın otoyolu kullanması ile
yapacağı tasarrufu 11 lt olarak
buluruz. Yuvarlak olarak 10 lt
tasarruf yapılabilir desek; ortalama
30.000 araç/günlük bir trafik için
litresi 5TL hesabı ile yıllık kabaca 500
milyon TL tasarruftan bahsediyoruz!
Trafiğin 5-6 yıl içinde iki katına
çıkacağı öngörüsü ile ortalama yıllık
1 milyar TL tasarruf edilebileceğini
dikkate alırsak, sadece bizim işletme
süremiz içinde yapılan tasarrufun bile
projenin yatırım maliyetine eşdeğer
olduğunu görüyoruz.
Kredi maliyetleri
dahil olmak üzere
8 milyar dolar
yatırım tutarına
yaklaşan projenin
çalışanlarının
sayısı 5000 kişiye
ulaşıyor.
Dünya çapında proje finansmanı
ile yapılan bu büyüklükte projelerin
artık kendi içlerinde bir uygulama
standardı oluşmuştur. Dolayısı ile
bu amaca yönelik olarak hazırlanan
plan ve prosedürler zaman zaman
ülkelerin kendi standartlarının ve
mevzuatlarının üzerinde bir standartta
gerçekleşmektedir. Bu planlamalar
sağlıklı olarak yapılmadıkları takdirde,
bu büyüklükteki projelerin olumsuz
etkileri küçük boyutlu projelerden
katbekat fazla olmaktadır. Biz de asıl
temanın “insana hizmet ederken,
insanın mağdur edilmemesi” olması
gerektiğine inancımızdan dolayı projenin
sadece çevresel değil, sosyal etkilerine
de çok önem veriyoruz ve projenin tüm
aşamalarında, birbirleriyle organik bağ
içerisinde bulunan ve ayrılmaz bir bütün
olan ‘Çevre ve İnsan‘ faktörünü odak
noktası haline getirerek, tüm çalışmaları
çevreye ve insana en üst düzeyde saygı
çerçevesinde yürütmeyi hedefliyoruz.
Bu amaca yönelik olarak projenin ÇED
mevzuatından muaf olmasına rağmen,
çok kapsamlı bir Çevresel ve Sosyal
Etki Değerlendirme (ÇSED) Raporu
hazırladık ve Çevresel ve Sosyal Yönetim
Planı (ÇSYP) uyarınca etki azaltma
çalışmalarını hem firmalarımız, hem de
firmalarımıza hizmet veren taşeronlar
seviyesinde uygulamaktayız. Ayrıca,
yine aynı rapor kapsamında hazırlanan
Paydaş Katılım Planı (PKP) doğrultusunda
Altınova’da bir Halkla İrtibat Ofisi açtık ve
burayı ziyaret eden herkese gerek proje,
gerekse ÇSED Raporu konusunda bilgi
vermekte, proje etkilerini analiz edilmekte
ve haklı olan sorunların halli için yapım
firmalarımızı devreye sokmaktayız.
ÇSED Raporu hazırlık dönemi içinde tüm
güzergah boyu yerleşimlerde muhtelif
toplantılar düzenlenmiş, ÇSED planları bu
doğrultuda hazırlanmıştır. Halen de rutin
olarak ayda bir kere etkileşim alanında
bir yerleşim ziyaret edilerek olası
sorunlar irdelenmekte, gerekli çözümler
üretilmektedir.
Bütün bunların yanı sıra, ÇSED çalışması
sırasında tüm güzergâh önce 500 m
genişliğinde genel kapsamlı, daha
sonra da yapım programını takiben
yapım öncesinde 200 m genişliğinde
detaylı olarak incelenmiş, kayıtlı veya
kayda girmemiş tüm Kültür Varlıkları ile
ilgili bulgular Koruma Bölge Kurulları
ve Müzeler ile paylaşılarak alınacak
önlemler ve çalışmalar birlikte tespit
edilmiştir.
Bu büyüklükte bir projenin
dünya standartlarında bu hızda
gerçekleştirilmesinin zaten başlı başına
bir başarı olduğuna inanıyorum ve
dünyanın 4. büyük asma köprüsünü de
içeren projemizin bugüne kadar dünyanın
muhtelif yerlerinde gerçekleştirilmiş
benzerlerinden sırf bu nedenle bile farklı
bir konumda olduğunu düşünüyorum.
43
tarihinde ihalesi yapılan işin inşaat
işleri, kontrollü erişim standardında
karayolu, kavşakları ve bağlantı yolları,
İzmit Körfezi Asma Köprüsü, büyük
ve küçük sanat yapılarının tümü
ile bütün ilgili bakım-işletme, ücret
toplama tesisi, güvenlik tesisi ve hizmet
tesisleri ile bunlara ait mütemmimleri
kapsamaktadır.
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi
Güzergahı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi Güzergahı
Proje Bilgileri
Gebze-Orhangaziİzmir (İzmit Körfez
Geçişi Köprüsü ve
Bağlantı Yolları
Dahil) Otoyolu
Yap-İşlet-Devret
Projesi, sunulan
teklif bazında
377 km otoyol ve
44 km bağlantı
yolu olmak üzere
toplam 421 km
uzunluğundadır.
44
Proje, Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit
Körfez Geçişi ve Bağlantı Yolları
dahil) Otoyolu işinin, Sözleşmesi’ne
uygun olarak finansmanının temini,
projelendirilmesi, yapımı, işletilmesi,
işletme süresi boyunca her türlü bakımı,
onarımı ve sözleşme süresi sonunda
Otoyol’un her türlü borç ve taahhütlerden
ari, bakımlı, çalışır, kullanılabilir durumda
ve bedelsiz olarak İdare’ye devredilmesi
işlerinden oluşmaktadır.
Genel anlamda bu prensipler dahilinde
gerçekleştirilmek üzere 09 Nisan 2009
Projenin başlangıç noktası Gebze olup;
Dilovası ile Hersek Burnu arasında yer
alan İzmit Körfezi’ni, uzunluğu yaklaşık 3
km olan Asma Köprü ve her iki taraftaki
viyadükler ile geçen Otoyol, Orhangazi
ve Gemlik yakınlarından geçerek
Ovaakça kavşağı ile Bursa Çevre yoluna
bağlanmaktadır. Proje tamamlandığında,
Proje bünyesindeki İzmit Körfez
Geçişi Asma Köprüsü, dünyanın sayılı
büyüklükteki asma köprülerinden biri
olacaktır. Otoyol, yapımı tamamlanmış
ve hizmete sunulmuş olan Bursa çevre
yolundan km 104+535’ de ayrılarak,
Susurluk’un kuzeyinden geçip Balıkesir’e
ulaşmaktadır. Balıkesir’in batısından
güneye yönelerek Savaştepe, Soma,
Kırkağaç ilçelerinin yakınlarından
geçerek Turgutlu yakınlarında batıya
yönelmekte, İzmir-Uşak devlet yoluna
paralel olarak ilerlemekte ve İzmir
Çevreyolu üzerindeki Anadolu Lisesi
Kavşağına bağlanmaktadır.
tasarım çalışmalarına ait rakamsal proje
bilgileri aşağıda gösterilmiştir:
Gebze-Orhangazi-İzmir (İzmit Körfez
Geçişi Köprüsü ve Bağlantı Yolları Dahil)
Otoyolu Yap-İşlet-Devret Projesi, sunulan
teklif bazında 377 km otoyol ve 44 km
bağlantı yolu olmak üzere toplam 421
km uzunluğundadır.
• Güzergah Boyu (Yeni Yapılacak):
384 km
• Bursa Çevre Yolu (inşaat kapsamı
dışında olup trafiğe açık): 22 km
• Toplam Ana Gövde: 406 km
• Bağlantı Yolları: 43 km
• Kavşak Kolları: 65 km
• Mevcut Otoyolu, Devlet veya İl Yolu
Düzenlemesi: 31 km
• Yan Yollar: 136 km
Ancak güzergah boyunca karşılaşılan
zemin sorunları nedeniyle yapılması
gerekliliği doğan ek tasarım çalışmaları
doğrultusunda Proje 384 km otoyol
ve 43 km bağlantı yolu olmak üzere
toplam 427 km uzunluğa göre
projelendirilmektedir. Devam eden
Ayrıca devam eden proje çalışmaları
doğrultusunda hazırlanan güncel yapı
özeti tabloları yanda sunulmuştur.
GÜNCEL YAPI ÖZETİ
Ana Yapı Kalemleri
Top. Adet
Asma Köprü
1
Öngerme Kirişli Betonarme Viyadük
33
Çelik Viyadük
1
Kompozit Viyadük
1
Kompozit Köprü (Arıtma Tesisi Köprüsü)
Alt Geçit
1
266
Üst Geçit
74
Köprü
109
Kutu Menfez
634
Tünel (Samanlı, Selçukgazi, Belkahve)
3
Kavşak
22
Servis Alanı
17
Bakım ve İşletme Tesisi
4
İzmit Körfez Geçiş Projesi / Genel Bilgi Paftası
45
DOSYA
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
Türk İnşaat
Sektörüne
Nükleer Santral
Dopingi!
Rauf KASUMOV
Akkuyu NGS Genel Müdür Yardımcısı
Akkuyu Nükleer
Güç Santrali,
Türk inşaat
sektörüne
8 milyar dolarlık
fırsat sunuyor.
Akkuyu NGS Elektrik Üretim
A.Ş Genel Müdür Yardımcısı
Rauf Kasumov, Akkuyu
Nükleer Santral Projesinin
Türkiye ekonomisi için
yaratacağı katma değerler
konusunda bilgi verdi.
Türkiye ekonomisi içinde inşaat
sektörünün önemi çok açık.
Türkiye’de kurulacak nükleer
güç santrallerinin hem Türkiye
ekonomisine hem de Türk inşaat
sektörüne önemli katma değerler
yaratacağına inanıyoruz.
20 milyar dolara mal olması
beklenen Akkuyu Nükleer Santrali
Projesi Türk şirketlerine önemli
fırsatlar sunuyor. Türk şirketleri,
inşaat dahil toplam 8 milyar dolarlık
46
Akkuyu Nükleer
Güç Santral
inşaatında
12 bin kişi
istihdam
edilecek.
bir fırsat yakalayacak. Daha da
önemlisi; Türk inşaat şirketleri,
burada elde edecekleri tecrübe
ve sertifikasyonla üçüncü
ülkelerde örneğin; Finlandiya
ve Macaristan’da Rus- Türk
ortaklığında yeni santraller
kurabilecek.
Proje için Rusya’dan Türkiye’ye 2,4
milyar lira kaynak transfer edildi.
Nisan ayında 500 milyon dolar
daha aktarılacak. Bu yıl içinde
ayrıca 1 milyar dolar gelmesi
planlanıyor. Akkuyu Nükleer
Santrali’nin inşasında 12 bin
kişi çalışacak. Santral işletmeye
alındıktan sonra da 3500 daimi
çalışanı olacak.
Rosatom’un hedefi dünyada da
işbirliği!
Santralin yapımını üstlenen Rus
Rosatom şirketi, Türkiye’de
çalıştıkları partnerlerle
kurdukları ilişkinin bir ülkeyle
sınırlı kalmasını istemiyor.
Dolayısıyla Türk inşaat sektörü
için Türkiye, Rusya ve üçüncü
ülkeler için ekipman, malzeme
ve teknoloji sağlayabilecek bir
yapı oluşturulacak. Rosatom,
dünyanın her yerinde Türk
firmalarıyla işbirliği yapmak
istiyor. Bu kapsamda Nisan ayında
Finlandiya’da başlayacak nükleer
santral inşaatının ihalesine Türk
firmaları da davet edilecek.
47
Akkuyu NGS Projesi’nin Çevresel
Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu’na
ilişkin Çevre Bakanlığı’ndaki
değerlendirme süreci devam ediyor.
Projenin inşaat lisansının Türkiye
Atom Enerjisi Kurumu’ndan 2015
sonunda alınması, ilk ünite inşaatının
ise Ocak 2016’da başlaması
öngörülüyor. Her şey proje
takvimine uygun olarak ilerlerse ilk
reaktörde elektrik üretiminin 2020
yılı ortasında başlaması planlanıyor.
Diğer 3 ünitenin ise birer yıllık
aralarla devreye girmesi ve 2023
yılında tüm projenin bitirilmiş olması
bekleniyor.
Akkuyu NGS Projesi, 4 üniteden
oluşuyor. Her bir ünitenin gücü
1200 MW (toplam 4.800 MW) olacak.
Akkuyu NGS Projesi’nin teknik
referans santrali, Rusya’da inşaatı
devam eden AES-2006 projeli
48
Novovoronej-2 Nükleer Santrali…
Akkuyu Nükleer Santrali’nin işletme
ömrü 60 yıl olacak. Akkuyu Nükleer
şu an devrede olsa Türkiye elektrik
ihtiyacının yaklaşık yüzde 17’lik
bölümünü karşılayacak olan Projenin
toplam maliyeti ise 20 milyar dolar…
Türkiye ne kazanacak?
Türkiye’de nükleer
enerji tesisinin
inşa edilmesi,
kalkınma için iyi
bir teşvik unsuru
olacak. Elektrik
enerjisi açığı önemli
derecede azalacak,
elektrik santrali
çevresinde altyapı
oluşturulacak. Eski
yollar tamir edilecek
ve yeni yollar inşa
edilecek. Artan insan
yoğunluğu sosyal
tesislerin sayısında
artışa sebep olacak.
Akkuyu NGS
projesinin ve
perspektif olarak
yerli ürün ve
hizmetlerin sipariş
boyutunu dikkate
alarak hayata
geçirilmesi, Türk
sanayisi için büyük
öneme sahip…
Akkuyu NGS inşaatı,
Türkiye’nin en büyük
yatırım projesi olacak,
Türkiye bütçesine
yüksek miktarda vergi
geliri sağlayacaktır.
Ayrıca Türk işçilerin sosyal ve
emeklilik sigortası primleri dahil
artırılacak rakam ise en az 1,6
milyar dolar olacak.
Türkiye’de şu anda bile elektrik
enerjisi açığı bulunuyor. 2020
yılına doğru, sistem operatörü
TEİAŞ verilerine göre, elektrik
enerjisi açığı %20-27 seviyesine
ulaşacak. Bunun yanında Türkiye
barışçı nükleer teknolojileri
kullanan ülke statüsüne erişecek
ve bu durum ülkenin prestijini
Dünya siyasi arenasında önemli
derecede artıracak.
İhalelerde Türk sanayicilerinin rolü!
Herkese açık
ve şeffaf
bir biçimde
yürütülen
ihalelerde
gerekli şartları
karşılayan
firmalar teklif
verebilecek.
Proje kapsamındaki ihaleler 4 sınıfta
yapılacak. 4. sınıftaki malzemelerin
ihaleleri daha çok Türk sanayicileri
için olacak. Bu ihalelerin kapsamında
özellikle türbin bölümündeki
destekleyici ve soğutucu malzemeler,
pompalar, basınç kapları, sıcaklık
ayarlayıcılar, vanalar, kablolar ve
borular yer alıyor. Bunların dışında
çeşitli konularda Türk şirketlerinden
servis hizmeti alınacak.
Herkese açık ve şeffaf bir biçimde
yürütülen ihalelerde gerekli şartları
karşılayan firmalar teklif verebilecek.
İhale şartları ağırlaştırılmış ya da
belirli katılımcılar için hafifleştirilmiş
olamaz. Yerli şirketlerin envanterini
oluşturmak için hazırlanan ön
tedarikçi listesi, diğer şirketlerin
ihalelere girmesine engel olmayacak.
İhale için gereken şartları taşıyan
herkes ihalelere katılabilecek.
Projenin yüzde 80’ini Türk firmaları
yapacak
20 milyar dolarlık Akkuyu NGS
Projesi’nin inşaatının yüzde 80’lik
bölümüne Türk firmaları dahil
edilecek. Akkuyu NGS’nin güvenlik
sisteminin bulunacağı reaktör binası,
yardımcı bina ve elektroteknik
yapıların bulunacağı raf sisteminde
özel çalışmalar yapılacak. Bu özel
çalışmaları Rus firmalar üstlenecek.
Bu çalışmaları üstlenecek firmalar
bu konuda tecrübeli firmalar olacak.
Onun dışında kalan inşaatla ilgili tüm
çalışmalar, Türk firmaları tarafından
gerçekleştirilecek. Özellikle türbin
bölümündeki destekleyici ve
soğutucu malzemeler, pompalar,
basınç kapları, sıcaklık ayarlayıcılar,
vanalar, kablolar, borular ve reaktör
binasını Türk şirketler yapacak.
İhale ilanlarımız Rosatom ve Akkuyu
NGS’nin resmi internet sitesinde
yayınlanıyor. Dolayısıyla ihalelerimiz
uluslararası ihalelerdir. ISO 9001
2008 yapımı 14/100 ve iş güvenliği
belgesi olan, işlerini gerekli kalite
ve sürede yapacaklarını düşünen
49
tüm firmalar bu ihalelere katılım
gösterebilir. Fiyat belirlemede de
Türkiye kuralları geçerli olacak.
Asgari tutar belirlenecek, üzerine
çıkılamayacak ve altında fiyat
verilemeyecek. Çevresel Etki
Değerlendirmesi (ÇED) olumlu
raporunun ardından 2015 yılında
ana ihalelere çıkılacak.www.zakupki.
rosatom.ru ve www.akkunpp.com
web sitelerinden tüm ihaleler,
çalışmalar ve sürelerle ilgili bilgilere
ulaşılabiliyor.
buna bağlı olarak yapım ve tedarik
işleri gerçekleştirilecek. Proje
kapsamında bu yıl ilk olarak, saha
inşaata hazırlanacak. Bu çerçevede
sahaya enerji temini ve bağlantı
yollarının yapımı gerçekleştirilecek.
Hidroteknik yapıların tasarımı, saha
dışı yol inşaatı, su boru hattı şebeke
ve tesis inşaatı, çalışanlar için geçici
yaşam alanı, saha içi alt yapı tesisleri
ve yol yapımı, inşaat malzemeleri
üretim tesisi yapımı, nükleer buhar
jeneratörü ve ağır inşaat vinçlerinin
tedariki yapılacak.
Gerekli izinlerin alınmasının ardından
su alma yapısının tesisi için ihaleye
çıkılacak. Bu iş çerçevesinde, su
alma tesisinden santral sahasına ‘su
boru hattının çekilmesi’ ve ‘su arıtma
tesisinin yapılması’ da planlanıyor.
Ayrıca sahayı karayollarına bağlayan
tali yolun uzatılması ve ikinci yolun
yapımı öngörülüyor.
ÇED olumlu kararının alınması
beklenirken, bu kararın ardından
inşaatta çalışacaklar için geçici bir
yaşam alanı ve yapı-montaj tesisi için
öncelikli yapıları inşa edilecek. Aynı
dönemde sahada yangın güvenlik
tedbirlerine ilişkin çalışmalara
devam edilecek ve geçici yangın
deposu ile yangın emniyet yolları
oluşturulacak. Sahada kullanılacak
inşaat malzemelerinin üretimine
de devam edilecek. Yine aynı
şekilde proje kapsamındaki gerekli
mühendislik etütleri ve sahanın
çevresel izlemesi ile ilgili çalışmalar
da sürecek.
Bu yıl yapılacak ihaleler
Uzmanların yetiştirilmesi
Türkiye’nin ilk nükleer santrali olacak
Mersin Akkuyu Projesi çerçevesinde
bu yıl 1,8 milyar dolarlık ihale
açılacak. Buna göre, saha içi yapılar,
yollar, inşaat malzemelerinin üretimi,
nükleer buhar jeneratörü ve ağır
inşaat vinçleri tedariki için 1,8
milyar dolarlık ekipman alım ihalesi
açılacak. Mersin Akkuyu Nükleer Güç
Santrali Projesi’nin 2014 takviminde
herhangi bir değişiklik olmayacak.
Çalışmaların iş takvimine uygun
yürütülüyor ve herhangi bir gecikme
söz konusu değil. Hazırlanan iş
takvimine göre bu yıl bir dizi ihale ve
50
İşletme personelinin hazırlanması
çerçevesinde, Rusya Federasyonu;
Türk öğrencilerin Rus ve Türk
Yükseköğrenim kurumlarında
mesleki uzmanlık eğitimini
alma imkanı tanıyor. Öğrencilerin
eğitim giderlerini karşılamayı
da taahhüt ediyor. Eğitimlerin
tamamlanmasından sonra bu
öğrenciler, Türkiye’de kurulacak
nükleer enerji işletmelerinde
istihdam edilebilecek. 2023 yılına
kadar yaklaşık 600 Türk öğrenci
nükleer mühendislik eğitimi alacak.
Bu kapsamda Rusya’daki MEPhI
üniversitesine 190 öğrenci eğitim
görüyor, bu yıl da 100 öğrenci için
başvurular başladı.
Akkuyu NGS’nin teknik özellikleri
VVER 1200 model reaktör tipi;
VVER – 1000 reaktörünün güvenlik
ve üretim kapasitesi açısından
geliştirilerek güncellenmiş ve
Uluslararası Atom Enerji Ajansı
tarafından onaylanan bir model…
TAEK (Türkiye Atom Enerjisi
Kurumu), Nükleer Güç Santrallerinin
Lisanslanmasına İlişkin
Yönerge’sinde var olan bir tasarım
üzerine yapılan iyileştirmelere sahip
yeni tasarımların kabul edilebileceği
hükmüne yer verdi. Bu nedenle koşul
olarak da tasarımın inşa edilmek
üzere lisanslanmış ve inşaatına
başlanmış bir örneğinin bulunmasını
istiyor. Nükleer reaktörlerin
lisanslanması aşamasında, tesisin
güvenli bir tasarıma sahip olup
olmadığının değerlendirilmesi, inşaat
lisansı başvurusu üzerine yapılıyor.
Daha sonraki aşamalarda, tesisin
tasarıma uygun bir şekilde inşa edilip
edilmediği takip ediliyor.
VVER-1200’ler Rus düzenleyici
kurumlarından inşaat lisansı alınarak
Rusya’da kurulmaya başlandı. Kendi
ülkesinin düzenleyici kurumunca
verilen inşaat lisansını alan ya da
verilen bu lisansa göre inşası söz
konusu olan bir NGS kurulumu,
TAEK tarafından bir ön koşul olarak
belirlendiğinden, ilk reaktör ünitesi
2014 sonunda işletime girecek olan
Novovoronezh-2 (NVAES-2) NGS,
Akkuyu NGS için referans tesis
olarak kabul edildi.
Rusya’da yapımı söz konusu olan
diğer bir VVER-1200 reaktörü
olan Leningrad-2 de ilk reaktör
ünitesini 2016’da işletmeye alacak.
Genel olarak bakıldığında, nükleer
güç santrali Türkiye’de işletmeye
alınana kadar toplamda 6 VVER1200 ünitesinin Rusya’da işletmeye
girmesi söz konusu. VVER tipi
reaktörler, Rusya Federasyonu’nun
yanı sıra Çin, Çek Cumhuriyeti,
Finlandiya, Macaristan, Hindistan,
Slovakya ve Ukrayna gibi diğer
ülkelerde de hali hazırda işletim
halinde ve yapım aşamasında
bulunuyor.
Bunun yanı sıra, Kudankulam
NGS’nin şebekeye bağlantı
faaliyetleri planlı bir şekilde
yürütülüyor. Bu yılın Ocak ayında
Kudankulam NGS’nin ilk reaktör
ünitesinin bağlama operasyonunun
yüzde 75’i başarıyla gerçekleştirildi.
Yine planlı bir şekilde, ünite gerekli
bir dizi testlerden geçirildikten
sonra ekipmanlar ve sistem
incelenmesi için bağlantısı kesildi.
Hindistan şu anda Rus ile ek nükleer
güç ünitelerinin kurulması için
müzakerelere devam ediyor. Bu da
Rus VVER teknolojisinin kalitesini ve
verimliliğini teyit eden bir gösterge
olarak değerlendiriliyor.
“Akkuyu NGS A.Ş hisselerinin yüzde
49’u yerli ve yabancı ortaklıklara
açılacak. Santrale ortak olmak için
Türkiye’den şimdiden 4-5 ciddi teklif
gelmiş bulunuyor. Şirket bu yılın
ikinci yarısından sonra bu konuda
önemli adımlar atmaya hazırlanıyor.
Rus şirketin Mersin’e yapacağı ilk
nükleer santrale 14 bin sanayicinin
üst kuruluşu olan OSBÜK’ten ortaklık
teklifi gitti. İş dünyası, santrale
finansman ortağı olup ucuz elektrik
kullanmayı hedefliyor”
Akkuyu için 2014 yılı içinde
yapılacak ihaleler
- Hidroteknik yapıların tasarımı.
- Saha dışı ulaşım yollarının inşaatı,
nükleer santral su boru hattının
dış şebekeleri ve tesisleri, inşaat
çalışanları için geçici yaşam alanı,
saha içi altyapı tesisleri ve yolları,
inşaat malzemelerinin üretimi.
- Tedariki uzun süren ekipmanların
imalatı ve tedariki (nükleer buhar
jeneratörü), ağır inşaat vinçlerin
tedariki.
“ Proje için inşaat lisansının Türkiye
Atom Enerjisi Kurumu’ndan 2015
sonunda alınması, ilk ünite inşaatının
ise Ocak 2016’da başlaması
öngörülüyor. Herhangi bir aksilik
olmaz ise ilk reaktörde elektrik
üretiminin 2020 ortasında başlaması
planlanıyor. Diğer 3 ünitenin ise birer
yıllık aralarla devreye girmesi ve
2023 yılında tüm projenin bitirilmesi
hedefleniyor”
51
DOSYA
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
DERİNER BARAJI VE HES
ERG İNŞAAT TİC. SAN. A.Ş.
Deriner Barajı ve HES
Tamamlanıyor
Türkiye’nin
en yüksek
ve Dünya’nın
4. en yüksek
beton kemer barajı
olan Deriner
Barajı’nın inşası
tamamlanıyor.
52
1972 yılında kurulan Erg İnşaat
Tic. San. A.Ş., pek çok faaliyet
alanının yanında baraj, havaalanı,
termik santral gibi altyapılar
ile endüstriyel tesisin imalat
ve montaj işlerinde bulunuyor.
Bugün de Türkiye’nin en yüksek
barajı ve Dünya’nın 4. en yüksek
beton kemer barajı olan Deriner
Barajı inşaatı tamamlanmak
üzere.
İlk bakışta zorlu hava şartları ve
engebeli arazi gibi koşullar belli
ki çalışanları zorluyor; ancak
Discovery Channel gibi dünyanın
önemli belgesel televizyonlarının
dahi dikkatini çeken baraj, dünya
Deriner
Barajı’nın
temelden
yüksekliği
249 metre,
kret uzunluğu
720 metre ve
kret genişliği
12-18 metre
olacak şekilde
planlandı.
ve Türkiye için pek çok önemli özelliği
de bünyesinde barındırıyor. Tabii
bunun bir parçası olmanın hazzı da
tüm zorlu koşulların önüne geçiyor.
şekilde planlanmıştır. 1,969 milyar
m3 su toplanacak olan barajda yılda
2,3 milyar kWh Elektrik Enerjisi
üretilecektir.
Deriner Barajı’nın Yeri ve Amacı
Ulaşım
Deriner Barajı ve Hidroelektrik
Santrali Türkiye’nin kuzeydoğusunda
bulunan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde
Artvin sınırları içerisinde Çoruh
Nehri üzerinde ve Artvin İl Merkezini
Erzurum İl Merkezine bağlayan
Devlet Karayolu üzerindeki köprünün
5 km menbasındadır.
Baraj yeri Artvin İlinin güneydoğu
istikametine düşmektedir ve
Artvin İl merkezine karayolu ile
uzaklığı yaklaşık 10 km dir. Baraj
yerinin Borçka üzerinden Hopa’ya
uzaklığı yaklaşık olarak 65 km’dir.
Baraj yerinin bölgede bulunan üç
il merkezine olan uzaklıkları ise
şöyledir.
Çoruh Nehri üzerindeki ilk kilit baraj
olan Deriner Barajı Çift Eğrilikli Beton
Kemer Barajlar arasında Türkiye’nin
birinci Dünya’nın 4. Büyük beton
kemer barajı olacaktır. Deriner
Barajı’nın temelden yüksekliği 249
metre, kret uzunluğu 720 metre ve
kret genişliği 12-18 metre olacak
Erzurum : 197 km
Rize : 159 km
Trabzon : 235 km
Karadeniz sahilinde Samsun,
Trabzon ve Hopa’da bulunan
limanlar sayesinde ağır yükler ve
53
ambalajların tahliyesi rahatlıkla
sağlanabilmektedir. Ayrıca geçici
ithalat için bu limanlar ve Sarp sınır
kapısı da kullanılabilmektedir.
Baraj yerine en yakın hava alanları
Trabzon, Erzurum ve Kars’ta olup
her gün Ankara ile karşılıklı uçak
seferleri bulunmaktadır.
İklim
Proje sahasının genel iklim
karakteristiği, Karasal Doğu Anadolu
ve mutedil Karadeniz iklimleri
arasında geçiş bölgesi özelliklerini
göstermektedir. Proje yerinde yıllık
ortalama yağış 650.6 mm’dir.
En yüksek sıcaklık Ağustos ayında
43.0 Co en düşük sıcaklık Ocak
ayında –16.1 Co olarak ölçülmüştür.
Yıllık ortalama sıcaklık ise 12.3
Co’dir. Rezervuarda yıllık ortalama
buharlaşma 992 mm olacaktır.
54
Hidroloji
Çoruh nehrinin Baraj yerinde yıllık
ortalama akım miktarı yaklaşık
5,063 milyar m3 veya ortalama debi
olarak 154 m3/s dir. Baraj yerinde
16 yıllık kayıtlara göre maksimum
ve minumum debiler sırasıyla
1264 m3/s ile Mayıs 1987’de 31.4
m3/s ile Eylül 1983’de olmuştur.
Buna göre baraj yerinde 25 ve 100
yıllık muhtemel taşkın debileri
sırasıyla 1442 m3/s ve 1804 m3/s
olarak tahmin edilmiştir. Muhtemel
maksimum 10110 m3/s taşkın
debisinin ötelenmesi neticesinde
toplam Dolusavak (üstten aşmalı ve
orifis) proje debisi (2 x 1125)+
(8 x 875) =9250 m3/s tahmin
edilmiştir.
Jeoloji
Sismik Durum
Hidroelektrik Santraller
Baraj yeri, Çoruh Nehri’nin
muhtemelen Rize Plütonuna ait olan
kristalin bir kütlede açmış olduğu
V şekilli bir vadide yer alır. Bölge
morfolojik olarak dik yamaçlar
(genellikle 450), özellikle sol sahilin
alt kısmında yer alan sarp kayalıklar
ve derin olarak oyulmuş dar
derelerle karakterize edilir.
Baraj yeri dahil proje sahası,
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
tarafından 1972 yılında hazırlanmış
olan Bölgesel deprem haritasında 4.
deprem bölgesinde yer almaktadır.
3. derece deprem bölgesi 20 km
güneyde Çamlıkaya-DemirkentArdanuç hattından başlar.
Hidroelektrik santraller suyun
enerjisinden faydalanarak elektrik
üreten yapılardır. Hidroelektrik
santral, suyun potansiyel enerjisinin
mekanik enerjiye ve mekanik
enerjinin de elektrik enerjisine
dönüştürüldüğü yerdir. Santrallerde
yer seçimi çok önemlidir. Onun
için santral yeri, tecrübeli jeolog
ve mühendisler grubu tarafından
seçilmelidir. Daha sonra da bu
yerde sondajlar yaptırılarak yer
seçimi kesinleştirilmelidir. Yer
seçiminde, heyelan bölgesinden ve
aktif faylardan uzaklığı, kuyruk suyu
kanalının, nehir yatağına uygun ve
ekonomik bir şekilde bağlanabilmesi,
santral binası ve ilgili yapıların
yerleşebileceği büyüklükte düzgün
bir yer gibi pek çok unsura dikkat
edilmelidir. Ayrıca, santralin kolay,
ekonomik bir ulaşım sağlanabilecek
bir yerde olması da santralin
sağlayacağı fayda açısından da çok
önemlidir.
Anakaya baraj yerinde iyi mostra
vermiştir; grano diorit yapı hakimdir,
araya andesit DYKE’lar girmiştir. Yan
derelerde ve şevlerin eteğinde ise
bloklu talus malzemesi ile örtülüdür.
Talus çökellerinin kalınlığı 1m ~ 8m
arasında değişmektedir.
Vadi tabanı iri taneli alüvyal
malzeme ile örtülüdür. Açılan
sondaj kuyularının sonuçlarına göre
alüvyonun max. kalınlığı yaklaşık
40 m’dir. Nehir tabanı kotu 195 m.
alüvyon altındaki kaya kotu (vadinin
tabanındaki anakaya) 155 m’dir.
Baraj yerinden 90 km güneyde
bulunan Tortum-Narman 2. derece
deprem bölgesi içindedir. Proje
sahasının 130 km güneyinde bulunan
Erzurum-Erzincan hattı 1.derece
deprem bölgesi içinde yer alır.
Deriner Barajı için deprem şiddeti
(yatay deprem ivmesi) 0.15 g
yardımcı yapılar için ise 0.10 g
seçilmiştir.
55
DOSYA
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
ARTVİN BARAJI
DOĞUŞ İNŞAAT VE TİC. A.Ş.
Artvin Barajı’nda
Yeni Teknolojiler
Barajın enerji
üretimiyle ülke
ekonomisine
katkısının yanı
sıra, bağlantılı
iş olanakları,
turizm, balıkçılık
gibi sektörlere
sağlayacağı altyapı
bakımından
doğrudan ve
dolaylı faydaları
yatırım maliyetinin
çok üzerindedir.
56
Artvin Barajı 332 MW
gücündeki 2 adet hidroelektrik
santralin faaliyete geçmesi
ile yılda 1 milyar 26 milyon
kWh (kilovatsaat) enerji
üretecektir. Bu rakam, ülkenin
kurulu hidroelektrik enerji
üretim gücünün %1,5’unu
oluşturmaktadır. Projenin
ülke ekonomisine sağlayacağı
katkının ne denli büyük
olduğunu anlatmak için bir
başka açıdan bakmak gerekirse;
Türkiye’de kişi başına yıllık
elektrik tüketimin 3.060 kWh
(kilovatsaat) olduğu göz önünde
bulundurularak Artvin Barajı’nın
üretim potansiyelinin 335.000
nüfuslu bir yerleşim merkezinin
elektrik enerjisi ihtiyacını
karşılayabilecek düzeyde
olduğunu söyleyebiliriz.
Baraj, “Zeytin
Dalı Hikayesi”
Projesi’ne desteğini
verdi. Böylelikle
rezervuar
altında kalan
zeytin türlerinin
korunması ve
genç aşılı yeni
zeytin bahçeleri
oluşturulmasına
olanak tanınacak.
İşletmeye alındıktan sonra ülke
ekonomisine katkılarının yanı sıra,
baraj inşaatı süresince sağladığı
istihdam olanakları ile bölge halkına
ve ülkenin dört bir yanından gelen
teknik kadrolara sosyal ve kişisel
refah anlamında büyük katkıda
bulunmaktadır. Bu projede ana
yüklenici firma olan Doğuş İnşaat’ta
1186 çalışan görev almaktadır.
Çalışanların 57’si mühendis,
35’i idari personel, 1094’ü işçi
statüsündedir. İşçi olarak çalışanların
yarısından fazlasını yerel istihdam
oluşturmaktadır. Alt Yükleniciler
ile birlikte projede direkt olarak
görev yapan personel sayısı 1.900’ü
geçmektedir. Bu projede yer alan
firmaların genel merkezlerinde
çalışanları ve tüm çalışanların aile
mensupları da dikkate alındığında,
dolaylı fayda sağlayan kişi sayısı 3-4
misline çıkmaktadır. Dolayısıyla, böyle
muazzam bir projenin ekonomik
hayata katkısı yadsınamaz.
Projenin bölgesel katkıları
Baraj inşaatında görev alan
çalışanların bir kısmına ev sahipliği
yapan Yusufeli İlçe Merkezi’nin,
inşaat çalışmalarının başladığı
2011 yılındaki durumu ile bugünü
karşılaştırıldığında birbiri ardına
yapılan konutlar, açılan yeni alışveriş
merkezleri ile her geçen gün gelişen,
kalkınan bir merkez özelliğine
kavuştuğu hemen fark edilmektedir.
2013 yılı ortalarından itibaren bir
diğer barajda da inşa aşamasına
geçilmesi ile birlikte bu gelişim daha
da hızlanmış bulunuyor.
Hidroelektrik santraller bilindiği
üzere geri dönüşümlü, atık madde
üretimi çok düşük olan, tamamen
yenilenebilir enerji kaynaklarıdır.
Özellikle barajlar yoluyla elde edilen
enerji, doğaya verdiği sınırlı tahribata
karşılık, oluşturduğu rezervuar
gölü vasıtasıyla canlılar için yeni
yaşam alanları yaratmakta, çevre ve
57
Projenin çevre duyarlılığı ile ilgili
faaliyetleri
Artvin Barajı ve hidroelektrik
santrali projesi kapsamında
düzenli olarak arıtma tesislerinin
bakımları yapılmakta, 2 aylık
kontrol numuneleri alınarak deşarj
standartları sağlanmaktadır. Saha
genelinde toz ölçümleri ve baca
gazı emisyon ölçümleri yapılarak
standart değerlerinin kontrolü
sağlanmaktadır.
Çevreye verilen etkiyi azaltmak
için, beton santrallerimizin nehir
kısımlarına beton duvar örülerek
beton atıklarının dereye deşarjı
önlenmektedir. Atık yönetim planı
çerçevesinde tüm atıklarımızın
bertarafı lisanslı firmalar tarafından
gerçekleştirilmektedir.
iklim üzerinde düzenleyici olumlu
etkiler oluşturmaktadır. Yapımı
aşamasında pek çok kişiye istihdam
sağlayan, işletme esnasında da 2025 kişilik bir kadro istihdam etmesi
öngörülen barajın enerji üretimiyle
ülke ekonomisine sağlayacağı
büyük katkının yanı sıra, bağlantılı
iş olanakları, turizm, balıkçılık gibi
sektörlere sağlayacağı alt yapı
bakımından doğrudan ve dolaylı
faydaları yatırım maliyetinin çok
üzerindedir.
Bunun yanı sıra, eski teknoloji ile
düşük standartlarda yapılmış olan
Artvin-Erzurum Devlet Yolu’nun baraj
gölü sahasında kalan kesiminin,
güvenli üst kotlarda yeniden ve
yüksek standartlarda inşa edilmesi
ile önemli bir ulaşım arterinde kayda
değer bir kalite artışı sağlanacaktır.
Bunun da çevre illerin ekonomisine
önemli katma değer sağlaması
beklenmektedir.
58
Çoruh Nehri “Akarsu Koruma Bandı”
kapsamında, proje faaliyetlerine
ilişkin sulak alan koruma izinleri
alınmıştır ve takipleri devam
etmektedir.
Öte yandan; işveren Doğuş Enerji
Üretim ve Tic A.Ş. tarafından da
çevre duyarlılığı ile gerçekleştirilen
çalışmalar bulunmaktadır.
Artvin Barajı ve Hidroelektrik santrali
projesinin bir kısmının “Çoruh Vadisi
Yaban Hayatı Geliştirme Bölgesi”nde
yer alması sebebiyle Artvin Milli
Parklar Şube Müdürlüğü ile birlikte
yaban hayatının takibi, geliştirilmesi
ve çeşitliliğin korunması amaçlı
gözlem, envanter ve benzeri
uygulamalar da yapılmaktadır.
İşveren aynı zamanda; İl Gıda Tarım
ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından
hazırlanan “Zeytin Dalı Hikayesi”
Projesi’ne desteğini vererek sponsor
olmuştur. Böylelikle rezervuar
altında kalan zeytin türlerinin
korunması ve genç aşılı yeni zeytin
bahçeleri oluşturulmasına olanak
tanınacaktır.
Projenin teknolojik üstünlükleri
Projede bir çok yeni teknoloji baraj
yapımına ustalıkla uyarlanmıştır.
Bu tür barajlarda genelde
kullanılan kablolu vinç (blondin)
yerine ardışık bantlı beton iletim
(conveyor belt) sistemi ile gövde
inşaatını yapılmaktadır. Bu, bize
beton dökümlerinde önemli bir
hız avantajı sağlamaktadır. Baraj
bölgesinde kurulu bulunan 64 ton
maksimum kapasiteli kule vinçler,
dünyada sayılı örneklerdendir.
Baraj gövdesinde sağ sahil temel
kayasında bulunan fay kırığı, açılan
galerilerden yapılan enjeksiyonlar
ve çelik tel donatılı fiber beton
kullanılarak tamir edilmektedir.
Yine Doğuş Grubu şirketlerinden
biri olan Ayson Geoteknik ve Deniz
İnşaat A.Ş. talep üzerine memba
ve mansap batardolarında inşa
ettiği plastik betonlu kesişen kazık
perde duvarı ile nehir tabanında
üst seviyede sızdırmazlık sağlamış
ve önemli bir başarıya imza
atmıştır. Projede teknik danışman
olarak görev yapan ve baraj
projelerindeki deneyimleriyle
dünya çapında tanınan Coyne et
Bellier firması yetkilileri, projede
yapılan uygulamalardan övgüyle
bahsetmekte, gelişmekte olan
ülkelerden teknik gezi amacıyla
gelen misafirlerine örnek olarak
göstermek için projeyi tercih
etmektedirler.
Projenin teknik ayrıntıları
Artvin Barajı gövdesi, Çoruh Nehri
üzerinde yer almakta olup kemer
ağırlık formundadır. Baraj gövdesinin
yapımı için 950.000 m³ beton
kullanılmaktadır. Santral binası ve
barajın diğer bölgelerinde kullanılan
betonlarla birlikte bu rakam
1.362.000 m³’ü bulmaktadır. Baraj
kreti deniz seviyesine göre +515 m
kotunda olup mevcut nehir yatağını
ifade eden talveg kotundan 135 m,
temelden 180 m yüksekliktedir. Kret
uzunluğu 277,90 m genişliği ise 8,0 m
olacaktır.
Baraj gövdesine bitişik inşa
edilmekte olan hidroelektrik
santralin içinde 2 adet düşey şaftlı
Francis tipi türbin kurulmaktadır.
Bunların her birinin maksimum gücü
170 MW olacaktır. Türbinler ortalama
112,70 m düşüde iki ünite devrede
iken 332 MW güç üretecektir. Baraj
gölü depolama hacmi 167 milyon m³
olup aktif hacim 4 milyon m³’tür. Yıllık
ortalama debinin 121,87 m³ olduğu
Çoruh Nehri üzerindeki baraj ve
hidroelektrik santralin, bu koşullarda
yılda 1 milyar 26 milyon kWh enerji
üretmesi planlanmaktadır.
59
DOSYA
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
Rönesans, Türkiye’de
Ofis Yatırımcılığını
Geliştirmeye Kararlı!
Kamil Yanıkömeroğlu
Rönesans Holding Gayrimenkul
ve Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı
Rönesans
Gayrimenkul,
artık ofis ve konut
projelerine de hız
vermeye başladı.
Ofis konusunda
en önemli hedefi
5 yılda bu konuda
lider olmak.
60
Türkiye, coğrafi konumu, küresel
ekonomiye açık ekonomik rejimi
ve ‘büyümeye açık’ ekonomik ve
sosyal özellikleriyle, artık dünyaya
yetişmekten çok ‘öncülük etmeye’
yönelik bir dokuya kavuşması
gereken ülkelerden… Bu durumun
gerçekleşmesi için ise çevreye saygılı,
yenilikçi ve nitelikli yatırımlara ihtiyaç
var. İhtiyacı gözettiği kadar ileriyi
gören bir kalite anlayışı, toplumsal
refaha doğrudan etki edebildiği gibi,
Türkiye’nin de hedef büyütmesine yol
açıyor.
İnşaat, gayrimenkul, enerji, sağlık
ve eğitim sektörlerinde var olan
RÖNESANS Holding, bütün proje
ve yatırımlarında işte bu bütüncül
yaklaşımla hareket ediyor. Dünyanın
en büyük müteahhitlik firmalarının
yer aldığı ENR listesinde 2013 yılında
64’üncü sırada yer alarak büyük
bir başarı yakalayan RÖNESANS’ın
hedefleri de tıpkı Türkiye’nin hedefleri
gibi büyüyor!
RÖNESANS Holding, temellerini 1993
yılında Rusya’da atarak başlattığı
yapılanmasına Türkiye’de 2001 yılında
kurduğu RÖNESANS Gayrimenkul
Yatırım A.Ş. ile devam etti. RÖNESANS
Gayrimenkul, Ekim 2013 itibarıyla;
12’si Türkiye’de, 8’i Rusya’da olmak
üzere 20’si faaliyette, 17’si geliştirme
aşamasında toplam 37 gayrimenkul
projesi yürütüyor.
31 Aralık 2013 tarihi itibarıyla yüzde
76 büyüme gerçekleştiren ve aktif
büyüklüğü 12 milyar TL’ye ulaşan
RÖNESANS Holding’in aynı zamanda,
enerji ve eğitim yatırımları da
bulunuyor.
Hedef liderlik!
RÖNESANS Holding’in gayrimenkul
alanında yaptığı projeler de ‘nitelikli
büyüme’ hedefi doğrultusunda
çeşitleniyor. Önceleri alışveriş
merkezlerine ağırlık veren
RÖNESANS Gayrimenkul, artık ofis
ve konut projelerine de hız vermeye
başladı. Ofis konusunda en önemli
hedefi 5 yılda bu konuda lider olmak!
Türkiye’deki ofis yatırımlarının
ülkenin küresel ekonomideki
yerine paralel bir şekilde gelişmesi
gerekiyor Ancak, ofis yatırımlarının
bugüne kadar yeterince ilerlemediği
gözleniyor. Bunun yolu ise öncelikle
ofis yatırımcılığının ‘ana iş kolu’ olarak
görülmesinden geçiyor. Türkiye’de
ise daha çok mesken lisanslı ofisler
kullanılıyor.
RÖNESANS, Türkiye’de bu açığı
kapatmak için, ofis projelerine
ağırlık vermeyi planlıyor. RÖNESANS
Holding’in ofis yatırımlarındaki en
önemli stratejisi, dünya standartları…
FXFowle, 5Design, Cosentini,
DeSimone gibi isimlerin imzaladığı
projelerde, geçerli olan kanun ve
yönetmeliklerin yanısıra uluslararası
NFPA, ASHRAE gibi standartları da
tutturan RÖNESANS Gayrimenkul
Yatırım, kullanıcı konforu, güvenliği ve
iş sağlığı için kapsamlı çalışmalarla
ofis kalitesini bir adım daha ileriye
götürüyor.
LEED Gold ve LEED Platinum
sertifikaları ile tescillenen projeler,
doğa ve çevreye saygılı olarak
üretiliyor.
İlk proje
Türkiye’deki ilk ofis projesi olan
RönesansBiz Mecidiyeköy’ü, iş ve
finans hattı üzerinde, (Levent ve
Maslak’la beraber Kağıthane-ŞişliBeşiktaş üçgeninin en büyük merkezi
olarak kabul edilen Mecidiyeköy’de)
Mart 2013’te hayata geçiren RGY, ülke
içerisinde oluşmaya başlayan ofis
pazarına yeni bir yüz kazandırdı.
Açılışından sonra altı ay gibi kısa bir
süre içerisinde tam doluluğa ulaşan
yatırım, bugün Adidas ve Axa gibi
önemli firmalara ev sahipliği yapıyor.
Kiralanabilir ofis alanları ile beraber
ofis yaşantısında ihtiyaç olacak yemeiçme gibi donatıları da beraberinde
sunan RönesansBiz, verimli çalışma
ortamlarının oluşturulması için
uluslararası platformda kendisini
ispatlayan yabancı proje grupları ile
çalışmayı tercih ediyor.
Rönesans Biz Küçükyalı Ofis Projesi
Sıradaki projelerden biri ise
RönesansBiz Küçükyalı Ofis Projesi…
47.500 m² brüt kiralanabilir alana
sahip projenin 16.000 m²’lik kısmı,
dünya devi olan BOSCH GmbH’ye
kiralandı. Bu kiralama, Türkiye’de son
5 yılda yapılan en büyük ön kiralama
oldu.
Küçükyalı Ofis Park’ta yer alan geniş
teras, havuz ve rekreatif alanları ile
beraber TED Rönesans Koleji’nin
hemen yan parselinde bulunması,
yine Rönesans Gayrimenkul Yatırım
tarafından gerçekleştirilen Hilltown
AVM ve Business Hotel projesine
yürüme mesafesinde olması,
kullanıcılarına önemli donatı ve
imkanlar sunacak. Proje, 2014 yılının
dördüncü çeyreğinde işletmeye
açılacak.
Projenin geliştirileceği arsanın E-5
Karayolu’na cephesi bulunuyor,
ayrıca yapımı süren Kadıköy-Kartal
metro hattı ve İstanbul Büyükşehir
Belediyesi tarafından planlanan ve
proje aşamasında olan MaltepeKüçükyalı Transfer Merkezi’ne yakın
konumda. Konumu itibariyle yüksek
erişilebilirliğe sahip olan arsanın
yakın çevresinde birçok konut ve
işyeri mevcut. Maltepe ilçesi özellikle
1999 depreminden sonra konut
yapılaşmasının ve nüfusun hızla
arttığı bir bölge olmuştu. Yapımı
süren Marmaray’ın Maltepe ilçesine
ulaşmasının bu bölgeyi çekim alanı
haline getirmesi bekleniyor.
Rönesans Tower
Anadolu yakasında Ataşehir
bölgesinde toplam 13.810 m² arsa
üzerinde geliştirilen Rönesans Tower
Ofis Projesi’nin inşaatı sürüyor.
E-5 otoyolu ve E-5 - TEM bağlantı
yollarının kesiştiği stratejik bir
noktada yer alan ve yapılmakta olan
Kadıköy-Kartal metro hattına da
yakınlığının yanında farklı mimarisiyle
ve inşaatta kullanılan teknolojik
özellikleriyle öne çıkan proje, 45.000
m² kiralanabilir alana sahip… A+ sınıfı
projenin RönesansBiz’in Küçükyalı
Ofis Park ile beraber tamamlanması
bekleniyor.
Proje, İstanbul Anadolu yakasının
önemli merkezi iş alanlarından
Kozyatağı bölgesinde E-5 otoyolu
ve E-5 - TEM bağlantı yollarının
kesiştiği stratejik bir noktada yer
alıyor. TEM Bağlantı yolundan yüksek
görünürlüğe sahip proje, konumu
itibariyle yüksek erişilebilirlik ve
reklam kabiliyetine sahip olacak.
Ayrıca yapılmakta olan Kadıköy-Kartal
metro hattına da yakın konumda...
Bölgenin önemli yapılarından biri olan
MarriotAsia Oteli’nin hemen yanında
yer alan projenin yakın çevresinde
nitelikli ofis binaları, alışveriş
merkezleri ve üst gelir grubunun
yaşadığı lüks konutlar yer alıyor.
61
DOSYA
MAHALL ANKARA
TÜRKERLER İNŞAAT A.Ş.
EKONOMİDE DÖNÜŞÜM SAĞLAYAN PROJELER
Türkerler İnşaat’tan
Çok Seçenekli Bir Proje:
Mahall Ankara
Şirket,
projelerinde
insan odaklı,
çarpık yapılaşmayla
mücadele ederek
yeşil alan artırma
düşüncesini
esas alıyor.
62
Mahall Ankara hayatın dört elementi
söylemiyle dört büyük ve farklı bir karma
projede yer alıyor; 226 adet ofis, 363
adet konut, 78 adet City Suits, 129 odalı
business otel ve 42 adet mağazası ile
dört ana fonksiyonu içinde barındırıyor.
Geniş ölçekli karma projede 3 bin kişinin
yaşayacağı ve tahmini 10.000 kişinin
gün içerisinde ziyaret edeceği mahalle
konseptinin yapımına, Türkerler İnşaat
tarafından, 40.000 m2 arazi üzerine
283.000 m2 inşaat alanına sahip olarak
2013 yılının Kasım ayında başlanıldı.
Mahall Ankara 3.000 m2‘lik açık ve kapalı
spor tesisleri, 2.739 araç kapasiteli kapalı
otopark, yürüyüş yolları, çocuk oyun
alanları, mağazalar, cafe ve restoranları
ile birlikte ev ve ofis yaşamını değil, aynı
zamanda canlı sosyal yaşam olanağı da
sunuyor. Mahall Ankara’ da farklı zevk ve
gereksinimlere uygun çok sayıda seçenek
bulunuyor.
Projenin istihdam ve sosyal açıdan
önemi
İnşaat şirketinin en önemli sermayesi
gerçekleştirdiği projelerdir. Bu nedenle
her projemizin bizim için ayrı bir önemi ve
yeri vardır.
“Türkerler Grubu’nun farklı projelerde elde
ettiği deneyimi ve birikimi aktardığımız, altına
gururla imza attığımız, kapsamı ve sunacağı
olanaklar itibariyle örnek teşkil edecek
projemiz, yatırımcılara konforlu, üst düzey
bir ortamda, mahalle sıcaklığında yaşamak
ve çalışmak isteyenlere çok önemli fırsatlar
sunuyor.”
Mahall Ankara mimarisi ile beraber,
merkezi lokasyonu ve kaliteli bir yaşam
tarzı ile fark yaratacak.
“Konut, suits, ofis, otel, mağazalardan ve
sosyal yaşam alanlarından oluşan Mahall
Ankara projesi 2016 yılının ilk yarısında
bitirilmesi planlanıyor.”
Ayrıca İş ortaklarına, çalışanlarına,
müşterilerine ve topluma güven
duygusuyla hareket eden ve gücünü
projelerinden alan Türkerler Grup, her
zaman gelişmeyi artırmak ve kaynak
yaratmak için yatırım yapmayı, istihdamı
artırmayı, sosyal sorumluluk bilinciyle
toplumsal ihtiyaçlara cevap vermeyi ilke
olarak benimsemektedir.
Projenin bölgesel katkıları
Uluslararası Mimarlık Ofisi RMJM ve
Öncüoğlu Mimarlık imzasıyla tasarlanan
ve Türkerler İnşaat tarafından hayata
geçirilen Mahall Ankara, Ankara’nın en
kararlı gelişen aksı Eskişehir Yolunda;
lokasyonu, mimarisi ve sunduğu yaşam
alternatifleriyle son yıllarda başkentte
hayata geçirilen en gözde projelerinden biri
olarak hızla yükseliyor.
Projenin hayata geçmesi ile bölgenin
turizm, ticaret ve konut açısından daha da
gelişim göstereceği öngörülmektedir.
Ulaşım konusunda da bölgesel avantaj
sağlamaktadır.
Mahall Ankara, konum itibariyle pek çok
kamu kurumunun ve altı üniversitenin
(ODTÜ, Hacettepe, Bilkent, Ufuk, TOBB,
Başkent) ortasında bulunuyor. Ankara
Eskişehir Yolu üzerinde bulunan proje,
Ankara’nın yeni ulaşım alternatifi olan
Sakıp Sabancı ve Anadolu Bulvarı’na da
yakın bir noktada yer alıyor. Projeye aynı
zamanda metro ile de ulaşım mümkün.
Mahall Ankara bölgeye katkısı olacak
bir proje. Ancak sadece Ankara’ya değil
ülkemize de katkı sağlayacaktır. Ülkemizin
böyle değerli ve özel projelere ihtiyacı var.
Projemiz genel olarak bölgede
gayrimenkul sektörünü canlandırmış ve
birçok yeni projenin başlamasına neden
Mahall Ankara,
genel olarak bölgede
gayrimenkul
sektörünü canlandırdı
ve birçok yeni
projenin başlamasına
neden oldu.
olmuştur. Bölgedeki nitelikli konut ihtiyacı
nedeniyle, yeni yapılan projelere talep
artmış, hem de yatırımların hızlanmasın
neden olmuştur.
Projenin çevre duyarlılığı
“Türkerler Grup; faaliyet gösterdiği toplum
var olduğu sürece var olacağı bilinci ile
üzerine düşen sorumlulukları yerine
getiriyor. Bu doğrultuda çevre dengesi
ile ekonomik büyümeyi birlikte alan,
hem doğal kaynakların etkin kullanımını
sağlayan ve çevresel kaliteye önem veren,
hem de gelecek kuşakların ihtiyaçlarını
tehlikeye sokmaksızın bugünkü ihtiyaçlarını
karşılayabilen projeler üzerinde çalışmaya
ve bu yönde bir model oluşturmaya
özen gösteriyor. Rüzgar, jeotermal, hidro
santralleri yaptığımız yatırım bunun en açık
örneğidir. “
Mahall Ankara projesinde ise kentsel
dönüşümün çevreye duyarlı, ticareti
hareketlendiren ve konutlara değer katan
bir yapıda yürütülmesini ilke edinmiştir.
Ayrıca projelerinde insan odaklı, çarpık
yapılaşmayla mücadele ederek yeşil alan
artırma düşüncesini esas alıyor.
Konsepti itibariyle ulusal proje
Mahall Ankara projesi önemli bir
lokasyonda yer almaktadır. Konsept olarak
ise Karma bir projedir.
Projemiz Ankara’ya ek olarak yurtiçi
ve yurtdışı yatırımcılarında ilgisini
çekmektedir.
Dünyadaki teknolojik değişimi takip ederek
sektördeki öncü konumunu korumak,
farklı mimari anlayışla planlı yerleşim
alanları inşa ederek insanlara kaliteli,
huzur ve mutluluğa katkı sağlayan projeler
üretmeyi planlıyoruz.
FİRMA NASIL KURULDU ?
Türkerler’in iş hayatındaki temelleri, 1970’li
yılların başlarında, Yönetim Kurulu Başkanı
Kazım TÜRKER’in üniversite öğrenimi
sırasında, ilk giyim mağazasını açmasıyla
başladı. 1980’li yıllarda girişimlerini
çeşitlendirerek, zincir mağazalar haline
geldi.
1993 yılında Türkerler Holding, Türkerler
İnşaat’ı kurarak; inşaat, enerji, doğalgaz,
altyapı, imalat alanlarında yeni yatırımlar
yapmaya başladı. Şirketin yenilenebilir ve
termik enerji üretimi, doğalgaz dağıtımı,
tekstil, petrol ve çimento sektörlerinde
iştirakleri bulunmaktadır.
Türkerler Grup’un tamamladığı ve devam
ettiği projelerin büyüklüğü 2,5 milyar
doların üzerindedir.
Ayrıca kalkınan Türkiye’nin her
bölgesinde çeşitli altyapı ve üstyapı işleri
gerçekleştirmektedir. Türkerler, 2015
yılına kadar toplam 3 milyon metrekareye
ulaşacak olan inşaat hacmiyle, sektörün
en önemli firmaları arasında yerini almış
olmanın mutluluğunu yaşamaktadır.
63
TOPLANTI
İNTES Yönetim Kurulu
ile Kamu İhale Kurulu
Ortak Toplantı Yaptı
Kamu İhale
Kanunu’nda
yapılan
değişiklikler
ile ikincil
mevzuat
ele alındı.
İNTES Yönetim Kurulu ile Kamu
İhale Kurulu 10 Nisan 2014
Perşembe günü Ramada Otel’de
ortak bir toplantı bir yaptı. 6518
sayılı Kanun ile 4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu’nda yapılan
değişiklikler ve ikincil mevzuat
çalışmaları hakkında İNTES’in
görüşleri ile sektörü ilgilendiren
diğer önemli konular toplantıda
değerlendirildi.
Toplantının açılış bölümünde Kamu
İhale Kurulu Başkanı Mahmut
Gürses, Kamu İhale Mevzuatı’nın
değişken yapıda olmasının
kaçınılmaz olduğunu ve bu konuda
64
özellikle yapım sektöründe
muhatap bulabilmenin ve sahadaki
aktörler ile görüş alışverişinde
bulunmanın memnuniyet verici
olduğunu ve bu toplantıların
devamlılığının önemini vurguladı.
İNTES Yönetim Kurulu Başkanı
Celal Koloğlu da sözlerine kurul
üyeleri ile yapılan görüşmelerin
sektör adına çok önemli olduğunu
belirterek başladı ve İNTES
üyelerinin görüşleri ile oluşturan
Kamu İhale Mevzuatı raporuna
ilişkin ayrıntılara aktararak Kurum
üyelerinin görüşlerini aldı.
Görüşmelere ilişkin ayrıntılar şöyle:
Aşırı düşük teklifler
Başkan Koloğlu Aşırı Düşük Tekliflere
ilişkin Kanun ile Kuruma verilen eşik
değerin yarısının altındaki ihalelerde
uygulanacak olan aşırı düşük
tekliflerin doğrudan reddedilmesi
yetkisinin rakama bakılmaksızın tüm
ihalelerde uygulanmasının önemini
belirtti. Bu görüşe istinaden Kurum
yetkilisi; “6518 sayılı Kanun ile 4734
sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 38.
maddesinde yapılan değişiklik ile,
aşırı düşük tekliflerin tespitinde,
ekonomik açıdan en avantajlı teklifin
belirlenmesi için Kuruma, yaklaşık
maliyeti eşik değerin yarısına kadar
olan hizmet alımları ile yapım işleri
ihalelerinde sınır değerin altında olan
tekliflerin açıklama istenilmeksizin
reddedilmesine ilişkin düzenleme
yapma yetkisi verdiğini belirtti.
olarak alınan deneyim belgelerine
atıfta bulunularak özel bir önem
verilmesi, bu belgelerin ihalelerde
puanlamada öncelikli olmasına
yönelik bir düzenlemeye gidilmesi
şeklindeki görüş ve taleplerinin
değerlendirileceği ifade edildi.
İş deneyim belgelerinin
güncellenmesi
İş deneyim belgelerinin
değerlendirilmesi
İNTES tarafından Kamu İhale
Kurumuna sunulan raporda üzerinde
durulan bir husus da İş Deneyim
belgelerinin Güncellenmesi hususu
idi.
Yapım İşleri İhaleleri Uygulama
Yönetmeliğinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Yönetmelik
konusuna değinen Başkan Koloğlu
denetim veya yönetim faaliyetleri
nedeniyle alınan belge tutarlarının
beşte bir oranında dikkate alınacağı
şeklindeki düzenlemenin olumlu
olduğu belirti. Kurul tarafından
İNTES’in iş deneyim belgelerine,
bir başka deyişle, ana müteahhit
Kurul üyeleri tarafından konuya
ilişkin iş deneyim belgelerinin
güncellenmesi konusunda 2003
yılında Türkiye İstatistik Kurumu’nun
endeksleri değiştirmesinden
kaynaklanan ve bir geçiş uygulaması
nedeniyle oluşan iş deneyim
belgelerinde bir aylık güncelleme
kaybına ilişkin İNTES’in görüşleri
dikkate alınarak bu kaybı ortadan
kaldıracak intibak çalışmalarının ve
gerekli düzenlemenin yapılmakta
olduğu belirtildi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun
değişen endeksleri ile yurt içi üretici
fiyat (Yİ ÜFE) endeksi uygulamasına
geçtiği, konuyla ilgili intibak
çalışmaları içerisinde bu aktarmadan
kaynaklı iş deneyim belgelerindeki
güncelleme sorununu da gidermek
üzere hazırlıkların Kurum tarafından
yapıldığı ve yapılacak düzenleme
ile iş deneyim belgelerindeki
güncelleme kaybının giderilmiş
olacağı belirtildi.
Fiyat farkı
İNTES tarafından daha önceden
Kuruma iletilen özellikle
öngörülmeyen döviz artışları
nedeniyle oluşan fiyat farklarının
ödenmesine imkan tanıyan bir fiyat
farkı kararnamesinin hazırlanması
hususundaki görüş ve önerileri,
toplantıda Kurul üyeleri huzurunda
gündeme getirildi.
65
daha yüksek bir
teminat istendiğine
dikkat çekildi. Ayrıca,
bu konuda idarelerin
uygulama kabiliyetleri ile
standart uygulamaların
önemi vurgulanarak,
uygulamaların izleneceği
belirtildi.
Sahte veya muhteviyatı
Türk hukukuna uygun
olmayan belgeler
Aşırı düşük
teklifler,
iş deneyim
belgeleri,
fiyat farkı,
kesin teminat
oranları,
yaklaşık
maliyetin doğru
hesaplanması
konuları
değerlendirildi.
66
Kesin teminat oranları
Bu belgelerin
gerçekliğinin
araştırılması ve bu yönde
bir kontrol mekanizması getirilmesinin
önemi vurgulanarak ihale
Komisyonları tarafından belgelerin
sorgulanması gerektiğine işaret edildi.
Bu konuda kontrol mekanizması
oluşturulması amacıyla Dışişleri
Bakanlığı, Kamu İhale Kurumu ve
İNTES’in ortak bir çalışma yapmasının
faydalı olacağı belirtildi.
6518 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun
43.maddesinde yapılan değişiklik
ile yaklaşık maliyetin %6’sından az
%15’inden fazla olmamak üzere
kesin teminat oranına ilişkin yapılan
düzenlemenin, herhangi bir aralık
verilmeden en yüksek oran olan
%15 üzerinden alınması yönündeki
İNTES’in görüşlerinin Kurul tarafından
diğer görüşlerle birlikte ayrıca
değerlendirileceği ifade edildi.
İlgili konuda Kamu İhale Kurulu
üyeleri, “Yurt içinde ve özellikle
yurt dışında edinilen iş deneyim
belgeleri ve/veya bilanço değerleri
muhteviyatının incelenmesi, zira kimi
zaman Türkiye’den alınan iş deneyim
belgeleri ile yurt dışından alınan belge
içeriklerinin tamamen farklılık arz
etmesi, sahte ve içeriği Türk hukukuna
uymayan belgelerin kullanımının
engellenmesi” yönündeki İNTES’in
görüşlerine katıldıklarını ifade ettiler.
Ancak Kanun’un getirdiği yeni
düzenleme ile birlikte teminat
belirlenirken baz alınan tabanın
değiştirildiği vurgulandı. Buna göre
ihalenin, sınır değerin altında teklif
veren isteklilerden biri üzerinde
bırakılması halinde, kesin teminat
halen sınır değer üzerinden
alınırken, yeni düzenleme ile kesin
teminatın yaklaşık maliyet üzerinden
alınacağı belirtilerek aşırı düşük
teklif sahiplerinden eskiye oranla
İhalelerde çok basamaklı yargı
sistemi
Kurul tarafından, sözleşmeyi oluşturan
iş kalemlerinin ağırlığına göre, fiyat
farkı uygulamasının devam etmekte
olduğu, ancak imalat veya malzeme
bazında fiyat farkı uygulamasının
kompleks bir yapı olduğu vurgulanarak
bu kapsamda bir düzenlemenin
gündemde olmadığı belirtildi.
Kurul üyeleri tarafından İhalelerde çok
basamaklı yargı sistemi hususunda
ekonomik yarar gözetilerek ihalelerde
iki basamaklı yargı sistemine
geçilmesi ve Kurul kararlarının
doğrudan Danıştay’a gidilerek sonuca
bağlanmasının faydalı olacağı ile
buna imkân verecek yasal düzenleme
Görüleceği üzere, Kanun iflas eden,
konkordato ilan eden veya iflası ilan
edilen, tasfiye kararı verilen veya
benzer durumda olanlar ile ilgili
bir düzenleme yapmaktadır. İflasın
ertelenmesi veya ihtiyati tedbir
kararı verilen yükleniciler ile ilgili bir
uygulama önermemektedir.
İflasın ertelenmesi ve ihtiyati tedbir
kararları İcra iflas Kanunu’na göre
verilmektedir.
yapılmasının kabul gördüğü ifade
edildi. Konu geçmiş dönemde
gündeme alınmış ve dönemin Bütçe
ve Plan Komisyon Başkanı tarafından
da olumlu görülmüştü. Ancak, Adalet
Bakanlığı’nın hızlı yargılamanın
önemine istinaden verdiği olumlu
görüşler, Kurul kararlarının ilk
derece mahkemesinden sonra, bölge
idare mahkemelerine gidilmeksizin
doğrudan Danıştay’a gidilecek bir
sisteminin getirilmesine ilişkin
olmuştu. Konuyla ilgili yasama
faaliyetinin devam ettiği belirtildi.
Yaklaşık maliyetin doğru ve gerçekçi
olarak hesaplanmaması
İİNTES Yönetim Kurulu’nun “Proje
çalışmalarının sağlıklı bir şekilde
yürütülmemesi nedeniyle ihalelerin
aşırı düşük teklifle sonuçlandırılması
sorunu ortaya çıkmakta, daha
sonra proje tadili ile proje bedelinin
yükseltmek yoluna giderek gerçeği
yansıtmayan teklifler ile ihaleler
sonuçlanmaktadır. Bu durumda
yaklaşık maliyetin gerçekçi
hesaplanmamasından ve düşük
olmasından kaynaklanmadır.”
şeklindeki görüşleri, Kurul Başkanı ve
üyelerine aktarıldı.
İflasın ertelenmesi kararı ve iflasın
ertelenmesi kararı verilinceye kadar
hakkında ihtiyati tedbir kararı verilen
yüklenicilerin ihalelere katılmasının
sağlanması
İflasın ertelenmesi kararı ve iflasın
ertelenmesi kararı verilinceye kadar
hakkında ihtiyati tedbir kararı verilen
yüklenicilerin ihalelere katılması
hususundaki İNTES görüşlerine ilişkin
şu hususlar aktarıldı:
4734 sayılı Kanun’un 10. maddesi
ile “İflas eden, tasfiye halinde olan,
işleri mahkeme tarafından yürütülen
konkordato ilan eden, işlerini askıya
alan veya kendi ülkesindeki mevzuat
hükümlerine göre benzer bir durumda
olan, iflası ilan edilen, zorunlu tasfiye
kararı verilen, alacaklılara karşı
borçlarından dolayı mahkeme idaresi
altında bulunan veya kendi ülkesindeki
mevzuat hükümlerine göre benzer
bir durumda olanlar” ihale dışı
bırakılmaktadır.
Bu düzenlemenin gerekçesi ise
iflasın ertelenmesi müessesesinin
firmalara yeni bir çıkış yolu
sağlayarak kendilerini yeniden
yapılandırmalarına imkân sağlamak
ve böylelikle ticari yükümlülüklerin
yerine getirilmesinden kaynaklanacak
sakıncaların minimuma indirilerek
ticari ilişkilerde ve finansal sistemde
istikrarın tekrar elde edileceğini
amaçlamaktır.
Kamu bir taraftan yükleniciyi iflas
erteleme ile koruma altına almakta,
diğer taraftan ihalelere katılmasına
izin vermemesi durumunda
cezalandırmaktadır. Bu kamunun
düzenleyici – koruyucu sistem
oluşturmasına aykırı olmaktadır. Bu
nedenle hakkında İflas Erteleme Kararı
veya “İhtiyati Tedbir Kararı” verilen
yüklenicilerin kendilerini denetleyen
ve ilgili mahkemece atanan Kayyumun
Karar alması halinde ihaleye
katılmalarına izin verilmelidir.
Kurul üyeleri konuyu
değerlendireceklerini ve sonuçlarını
bizlerle paylaşacaklarını ifade ettiler.
Kurul üyeleri ise “Yaklaşık maliyetin
doğru belirlenmediğini, ancak yaklaşık
maliyetin isabetsizliği aşırı düşük
tekliflere sirayet ediyor ise piyasa
rayiçleri ile örtüşen teklif aşırı düşük
kalıyorsa, İdarelerce hazırlanan
birim fiyat ve rayiçlerin de gözden
geçirilmesi faydalı olacaktır” şeklinde
görüş ifade ettiler.
67
ZİYARET
POLONYA HEYETİNİN TÜRKİYE ZİYARETİ
Eğitim ve İnşaat,
İkili İlişkilerin Geliştirilmesinde
Öncelikli Sektörler Olacak
Polonya’dan gelen bir heyet 02-07
Mart 2014 tarihleri arasında Türkiye’yi
ziyaret etti.
Ziyaret Türkiye-Polonya ilişkilerinin
600. yılı kapsamında gerçekleştirilen
etkinlikler kapsamında yürütüldü.
Akademisyenler ve Lodz Bölgesi Ticaret
Odası temsilcilerinden oluşan heyetin
amacı Türkiye ile akademik anlamda
temaslar kurarak işbirliği olanaklarını
araştırmak oldu.
03 Mart tarihinde İstanbul ile
başlayan programda İstanbul
Teknik Üniversitesi’nde gerçekleşen
68
görüşmelerin ardından heyet
4 Mart tarihinde Ankara’ya geldi.
Ankara’da ilk görüşmeler Hacettepe
Üniversitesi Uluslararası Eğitim İşbirliği
koordinasyonunda gerçekleştirildi.
Başkanlığını Polonya Lodz Bölgesi
Ticaret Odası Başkanı Witold Gerlıcz’in
yaptığı 11 kişilik heyet 5 Mart tarihinde
İNTES’i ziyaret etti.
Heyette Polonya tarafını temsilen Lodz
Üniversitesi Rektörü ve yardımcıları,
üniversite temsilcileri, Lodz Bölgesel
kalkınma Ajansı Başkanı ve sektör
temsilcileri yer aldı.
İNTES Başdanışmanı Mahmut Küçük’ün
başkanlık yaptığı görüşmeye, danışman
Aytekin Akagün ve İNTES personeli de
katıldı.
Heyet üyelerinin kendilerini tanıtmalarının
ardından konuk Başkan Witold Gerlıcz bir
konuşma yaptı.
Witold Gerlıcz konuşmasına davet için
teşekkür ederek başladı. Polonya’nın
ikinci büyük şehrinden katılım
gösterildiğini aktaran Witold Gerlıcz, Türk
konsolosluğu ile sürekli iletişim halinde
olduklarını belirterek, Polonya’daki Türk
yatırımcıları ile de sürekli iyi ilişkiler
içerisinde bulunduklarını söyledi.
Witold Gerlıcz, Polonya ve Türkiye’nin
ilişkilerinin 600. yıl dönümü kapsamında
etkinlikler düzenlendiğini, bu etkinlikler
vasıtası ile ticari ilişkilerin geliştirilmesini
istediklerini vurgulayarak halen tekstil
alanında yoğun olan ticari ilişkilerin farklı
alanlara kaydırılarak geliştirilmesini
amaçladıklarını açıkladı. Konuk Başkan,
özellikle eğitim ve inşaatın ikili ilişkilerin
geliştirilmesi yönünden öncelikli sektörler
olduğunu da ifade etti.
Yabancı yatırımları cazip kılacak
kolaylıkların Polonya’da sağlandığını
belirten Witold Gerlıcz, bu nedenle
yabancı yatırımcıları ülkelerine
beklediklerini, özellikle de Türk
yatırımcılarını aralarında görmek
istediklerini aktardı ve Türk yatırımcılara
her türlü desteği vermeye hazır
olduklarını vurguladı.
Polonya’da inşaat sektörünün her
geçen gün geliştiğini aktaran Witold
Gerlıcz, ülkedeki müteahhitlerin
Afrika açılımından söz etti ve iki ülke
müteahhitlerinin işbirliği içerisinde
çalışabileceklerini söyledi.
Görüşmede konuşan Üniversite
temsilcileri ise üniversitelerinin
çalışmalarından söz ederek, Türk
öğrencilerini de fakültelerinde görmek
istediklerini belirttiler..
İşbirliği Teklifi
Görüşmede, 2014 yılının Ağustos ayında
yine Türkiye-Polonya ilişkilerinin 600.
yılı münasebetiyle 600 firmanın katılımı
ile büyük bir kongre gerçekleştirileceği
bilgisi de verildi. Bu kapsamda ortak bir
platform oluşturulması için İNTES’den
destek istendi.
Toplantıda heyetin sunumlarının
tamamlanmasının ardından İNTES
Hukuk Müşaviri Avukat Pınar Çolakoğlu
tarafından İNTES Mesleki Yeterlilik ve
Belgelendirme Merkezi çalışmaları ve
Mesleki Yeterlilik Sistemi çalışmalarına
ilişkin bilgi verildi.
İNTES MYM tarafından gerçekleştirilen
sınavların nasıl yürütüldüğü ayrıntıları
ile konuk heyete aktarıldı. İNTES’in
çalışmalarını ilgiyle dinleyen heyetin,
bu konularda da işbirliği yapmak için
Polonya hükümeti nezdinde girişimlerde
bulunulabileceği ifade edildi.
69
70
İNŞAAT SANAYİCİLERİ
VE DEV ESERLERİ
Dergimizde bu sayımızdan itibaren İNTES üyesi
inşaat sanayicilerini tanıtıyoruz.
Firmalarımız;
- Türkiye’de ve Dünyada marka olan inşaat sanayicileri
hangi önemli projeleri üstlendiler?
- Bu kuruluşları kimler yönetiyor?
- Hangi alanlarda uzmanlaştılar?
- Hangi ülkelerde eserlere imza attılar?
İnşaat Sanayii’nin her sayısında İNTES’e üye oluş tarihine göre
firmalarımızın tanıtımları sürdürülecektir.
71
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
GÜRİŞ
İNŞAAT VE MÜHENDİSLİK A.Ş.
Kuruluş Tarihi
2 Ocak 1958, Ankara
Firma Yetkilileri
Müşfik H. Yamantürk
Yönetim Kurulu Başk. ve Genel Müdür
Tarık Aygün
Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Yardımcısı
Musa Yamantürk
Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi
Ramazan Kara
Yönetim Kurulu Üyesi
İletişim Bilgileri
Merkez, Karaoğlan Mahallesi
Karaoğlan Kümeevleri No: 739
(Ankara-Konya Yolu 23. Km) 06830
Gölbaşı - ANKARA
T. 0 (312) 484 05 70 PBX
F. 0 (312) 484 61 19 - 484 26 77
[email protected]
www.guris.com.tr
72
Faaliyet Alanları
- Barajlar ve Hidroelektrik Santraller
- Termik Santraller
- Jeotermal Santraller
- Rüzgar Santralleri
- Su ve Atık Su Arıtma Tesisleri
- İçme Suyu ve Kanalizasyon Sistemleri
- Yollar ve Otoyollar
- Kentsel Toplu Taşıma Sistemleri
- Tüneller
- Endüstriyel Tesisler
- Doğalgaz Dağıtım Sistemleri
- Boru Hatları
- Desülfürizasyon Tesisleri
- Hastaneler
- Oteller
- Üniversite Kampüsleri ve Yurtlar
- Toplu Konutlar
- Kimya ve Petrokimya Tesisleri
- Tekstil Fabrikaları
- Elektrik ve Mekanik Teçhizat İmalat
ve Montajı
GERMENCİK 47.4 MW JEOTERMAL ENERJİ SANTRALİ PROJESİ / AYDIN
GİRESUN - ESPİYE YOLU, GÜLBURNU VİYADÜK / GİRESUN
Gruba Dahil Firmalar
- Güriş İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
- Güriş Makine ve Montaj Sanayi A.Ş.
- Güriş İş Makinaları Endüstri A.Ş.
- Miraj Turizm ve Ticaret A.Ş.
- Mogan Hacacılık A.Ş.
- Mir Müteahhitlik ve Ticaret A.Ş.
- Santral Madencilik A.Ş.
- Parsan Makina Parçaları Sanayi A.Ş.
- Omtaş Otomotiv Transmisyon Aksamı
Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Asil Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Çelik Holding A.Ş.
- Mogan Enerji Yatırım Holding A.Ş.
- Gürmat Elektrik Üretim A.Ş.
- Eolos Rüzgar Enerji Üretim A.Ş.
- Belen Elektrik Üretim A.Ş.
- Bordo Elekt. Enerjisi Toptan Satış A.Ş.
- Ortan Doğalgaz A.Ş.
- Olgu Enerji Yatırım Üretim ve Tic. A.Ş.
- GG Doğalgaz Elektrik Üretim A.Ş.
- Burç Jeotermal Yatırım Elektirik
Üretim A.Ş.
115 MW DİNAR RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ PROJESİ / AFYON
- Derne Temiz Enerji Üretim A.Ş.
- Gimak Enerji Üretim LTd. Şti.
- Cömertoğlu Enerji Yatırım A.Ş.
- West Crimea Wes LLC
- Güriş Dubai LLC
- Güriş İnşaat Libya Branch
- Güriş Raqqah Cement Company
- Al-Hasekeh Çimento Ltd. Şti.
Ortak Girişimler
- Anadolu Metro Ortak Girişimi
- Güriş Göçay Ortak Girişimi
İlk Üstlendiği Proje
1958-Kırıkkale Elmadağ Enerji Nakil
Hattı
Yurt Dışında İlk İş Üstlenilen Ülke
Irak
Yurt Dışında İş Üstlenilen Ülkeler
Libya, Ukrayna, Irak, Rusya, Polonya,
Suriye, Romanya, Suudi Arabistan,
Birleşik Arap Emirlikleri
BURSA ÇEVRE YOLU / BURSA
73
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
YÜKSEL
İNŞAAT A.Ş.
Kuruluş Tarihi
1963
Firma Yetkilileri
Emin Sazak
Başkan ve CEO
Mehmet Emin Sazak
Başkan Yardımcısı
Süleyman Servet Sazak
Murahhas Üye
Yurdal Sert
Yönetim Kurulu Üyesi
Cihan Candemir
Yönetim Kurulu Üyesi
Hakkı Suha Ünsal
Genel Müdür & Yönetim Kurulu Üyesi
İletişim Bilgileri
Söğütözü Caddesi 14/A-B
06560 Beştepeler Ankara TÜRKİYE
T. (0312) 284 25 45 (pbx)
F. (0312) 286 17 37
[email protected]
www.yuksel.net
74
Faaliyet Alanları
Binalar: İş ve Alışveriş Merkezleri,
Hastaneler ve İdari Binalar, Beş Yıldızlı
Oteller ve Tatil Köyleri, Konut ve Toplu
Konutlar, Restorasyon, Peyzaj ve Çevre
Düzenlemesi, Arazi Değerlendirme
Projeleri, Depo ve Antrepo Binaları
Barajlar, Santrallar: Hidroelektrik,
Doğalgaz Çevrim
Endüstriyel Tesisler: Fabrikalar,
İçmesuyu ve Atıksu Arıtma Tesisleri,
Kanalizasyon Yapıları, İsale Hatları ve
Pompa İstasyonları, Su Depoları ve
Sulama Tesisleri, Termik Santrallar,
Deniz Suyu Arıtma Tesisleri
Deniz Yapıları: İskeleler ve Limanlar,
Kuru Havuzlar, Rıhtımlar ve Dalga
Kıranlar, Beton Şamandıralar
Ulaşım Yapıları: Karayolları ve
Otoyollar, Tünel, Köprü ve Viyadükler,
Demiryolları ve Hafif Raylı Toplu Taşım
Sistemleri, Havaalanı Pist, Apron ve
Ulaşım Yolları, Metro İnşaatları
ÇIRAĞAN SARAYI, İSTANBUL
KARKAMIŞ BARAJI VE HES, GAZİANTEP
Gruba Dahil Firmalar
- Yüksel Holding A.Ş.
- Yüksel İnşaat Saudıa Ltd. Şti.
- Sasel Elektromekanik Sanayi Ve
Ticaret A.Ş.
- Datasel Bilgi Sistemleri A.Ş.
- Yüksel Yatçılık A.Ş.
- Kask Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.
- Yüksel Yapı Elemanları A.Ş.
- Meksa Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
- Yüksel Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş.
- Yüksel Enerji Holding A.Ş.
- Yüksel Elektrik Enerjisi
Toptan Satış A.Ş.
- Yüksel Enerji Elektrik Üretim
ve Tic. A.Ş.
- Yüksel Yönetim Hizmetleri A.Ş.
- Yüksel Savunma Sistemleri A.Ş.
- Yüksel Kompozit Teknolojileri A.Ş.
MARMARİS TURİZM LİMANI, MARMARİS
ANKARAY, ANKARA HAFİF RAYLI TOPLU TAŞIM SİSTEMİ, ANKARA
Devam Eden Ortak Girişimler
- Yüksel-Güriş-Reha Ortak Girişimi
- Yüksel-YDA-Turkuaz Ortak Girişimi
- Yüksel-FEMCO Ortaklığı
- Yüksel-NESSCO Ortak Girişimi
- Yüksel-MIDMAC Ortak Girişimi
- Yüksel-İlci Ortak Girişimi
- Yüksel-Nurol-Özka-YDA Ortak Girişimi
- Yüksel-Özaltın Ortak Girişimi
Yurt Dışında İlk İş Üstlenilen Ülke
Suudi Arabistan
Yurt Dışında İş Üstlenilen Ülkeler
Suudi Arabistan, Özbekistan,
Kazakistan, Romanya, Gürcistan,
Afganistan, Ukrayna
Katar, Ürdün, BAE Dubai, Libya, Irak
İlk Üstlendiği Proje
1963 yılında alınan Alsancak Limanı
Yolcu Rıhtımı İnşaatı - İZMİR
Yurt Dışında Üstlendiğimiz İlk Proje
1985, Riyadh – Quassim Ana Su İsale
Hattı Projesi
75
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
GARANTİ
KOZA A.Ş.
Kuruluş Tarihi
1948
Firma Yetkilileri
Mehmet Şükrü İlkel
Yönetim Kurulu Başkanı
Dr. Ahmet Murat Binark
Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Serhan Baykal
Yönetim Kurulu Üyesi
Faaliyet Alanları
Genel Müteahhitlik Bayındırlık Yapıları
ve Altyapı
- Baraj ve Hidroelektrik Güç Santralleri
- Sulama Sistemleri, Tüneller ve Arıtma
Tesisleri
- Metro, Karayolu ve Demiryolları
- Havaalanları
- Marinalar
- Madencilik
Ergül Hacim
Yönetim Kurulu Üyesi
Mustafa Büyüksandalyacı
Yönetim Kurulu Üyesi
Münir Şişkolar
Yönetim Kurulu Üyesi
İletişim Bilgileri
Tekstilkent Koza Plaza A Blok K: 34
Esenler İstanbul
T. (0212) 467 22 00
F. (0212) 438 24 09
[email protected]
www.garantikoza.com.tr
76
Endüstriyel Tesisler
- Otomotiv Fabrikaları
- Dayanıklı Tüketim Malları Üretim
Fabrikaları
- İnşaat Malzemesi Tesisleri
- Tüketici Ürünleri Fabrikaları
- Enerji ve Yüksek Teknoloji Projeleri
Binalar ve Konutlar
- Yüksek Yapılar ve İş Merkezleri
- Konut - Yerleşim Projeleri
- Turizm Kompleksleri
- Ticari Binalar
- Sergi Binaları
- Hastaneler
- Akademik Kompleksler
KOÇ ÜNİVERSİTESİ
FORD OTOSAN
Restorasyon ve Renovasyon
- Rezidanslar
- Müzeler
- Rekreasyon Alanları
- Hastaneler
- Tersaneler
Gayrimenkul Geliştirme
- Grand Kanyon Bulgaristan
- Kozapark Akkoza, İstanbul
- Akkoza Evleri, İstanbul
- Koza Bahçeşehir Evleri, İstanbul
- Koza Ispartakule Evleri, İstanbul
- Beylikdüzü Evleri, İstanbul
- BJK Plaza İş ve Ticaret Merkezi,
İstanbul
- Koza Plaza İkiz Kuleler, İstanbul
- Balmumcu Koza İş Merkezi, İstanbul
- Zekeriyaköy Evleri ve Alışveriş
Merkezi, İstanbul
- Zekeriyaköy Konakları, İstanbul
- Bodrum Evleri, Muğla
- Maltepe Toplu Konutları, İstanbul
- Silivri Çiftlik Evleri, İstanbul
AKKOZA EVLERİ
- Marmara Ereğlisi Deniz Evleri,
Tekirdağ
- Seçkin Ev Yapı Kooperatifi, İstanbul
Gruba Dahil Ortak Girişimler
- Realty World Türkiye
- İstanbul Kupası
- Koza Wos
- Koza Wos Management
- Garanti Koza Bulgaria
İlk Üstlendiği Proje
Seyhan Barajı - 1948
Yurt Dışında İlk İş Üstlenilen Ülke
Suudi Arabistan, 1984 Al-Juboil Holiday
Inn Otel
Yurt Dışında İş Üstlenilen Ülkeler
Suudi Arabistan, Rusya, Kırgızistan,
Bulgaristan, Gürcistan, Romanya,
Bahreyn, Türkmenistan
KUZGUN BARAJI
77
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
TEKFEN
İNŞAAT VE TESİSAT A.Ş.
Kuruluş Tarihi
1956
Firma Yetkilileri
Levent Kafkaslı
Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür
Alpaslan Sümer
Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı
Ayhan Sarıoğlu
Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı
Cahit Oklap
Genel Müdür Yardımcısı - Operasyon
Mehmet Ali Beler
Genel Müdür Yardımcısı - Lojistik Hizmetler
İsmail Erdoğan
Genel Müdür Yardımcısı - Teklif
Celal Erbil
Genel Müdür Yardımcısı – Elektrik ve Elektromekanik
Ali Şanlı
Genel Müdür Yardımcısı - Operasyon
Sıtkı Özkan Akyüz
Genel Müdür Yardımcısı - Mali İşler
Erhan Hersek
Genel Müdür Yardımcısı - İnsan Kaynakları,
Eğitim Ve İdari İşler
Ahmet Fatih Bahçeci
Genel Müdür Yardımcısı - Planlama ve Raporlama
78
İletişim Bilgileri
Tekfen Tower Büyükdere Cad.
No: 209, 34394, 4. Levent İstanbul
T. (0212) 359 35 00
F. (0212) 359 35 08
[email protected]
www.tekfeninsaat.com.tr
Faaliyet Alanları
Geniş çaplı faaliyetleri ağır inşaat
işlerinden rafineriler ve petrokimya
tesislerine; uydu kentlerden büyük
endüstriyel işleme tesislerine; boru
hatları ve deniz yapılarından güç
tesisleri, elektrik ve iletişim işlerine
kadar çeşitlilik göstermektedir.
İZMİT RAFİNERİSİ, FUEL OIL DÖNÜŞÜM ÜNİTESİ
SOCAR TOWER, AZERBAYCAN
KUZEY OTOYOLU, KATAR
Gruba Dahil Firmalar
- Tekfen Mühendislik A.Ş.
- Tekfen İmalat ve Mühendislik A.Ş.
- HMB
- Azfen
İlk Üstlendiği Proje
Tofaş Otomobil Fabrikası
Yurt Dışında İlk Üstlenilen Proje
Kuveyt, Fahaheel Motorway
Yurt Dışında Faaliyet
Gösterilen Ülkeler
Suudi Arabistan, Azerbaycan, Fas,
Türkmenistan, Katar, Irak
BAKÜ OLİMPİYAT STADYUMU, AZERBAYCAN
79
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
KORAY
YAPI ENDÜSTRİSİ VE TİCARET A.Ş.
Kuruluş Tarihi
1956
Firma Yetkilileri
Süleyman Yerçil
Yönetim Kurulu Başkanı
Zeynel Abidin Erdoğan
Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Murat Koray
Yönetim Kurulu Üyesi
Hüseyin Murat Çekici
Genel Müdür
Metin Ünalan
Genel Müdür Yardımcısı
İletişim Bilgileri
Büyükdere Cad. Yapı Kredi Plaza
C Blok Kat. 19. 1.Levent 34330 İstanbul
T. (0212) 279 70 82
F. (0212) 268 00 97
[email protected]
www.koray.com.tr
80
Faaliyet Alanları
Yurt içi ve yurt dışı genel müteahhitlik
hizmetleri, yüksek yapılar, iş ve ticaret
merkezleri, oteller, eğitim tesisleri, lüks
konut siteleri ve endüstriyel tesislerin
anahtar teslim yapımı, restorasyon
ve renovasyon işleri, gayrimenkul
geliştirme projeleri.
Gruba Dahil Firmalar, Ortak Girişimler
Yurt İçi
- Koray İnşaat Sanayii ve Ticaret A.Ş.
- Koray Gayrimenkul ve Yatırım A.Ş.
- Koray Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.
- Yapı Kredi Koray Gayrimenkul Yatırım
Ortaklığı A.Ş.
- İş-Koray Turizm Ormancılık Madencilik
İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.
- YKS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.
KRİSTAL KULE, LEVENT - İSTANBUL
SABANCI ÜNİVERSİTESİ NANOTEKNOLOJİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ, TUZLA – İSTANBUL
GÖCEK MARİNA RESORT PORTVİLLE, GÖCEK - MUĞLA
Yurt Dışı
- Koray Stroy LLC Rusya
- Koray İnşaat LLC Libya
- KORAY MMC Azerbaycan
İlk Üstlendiği Proje
TUSLOG Balgat Askeri Tesisleri
Ankara / 1962
Yurt Dışında İlk Üstlenilen Proje
Ajyad Makkah Intercontinental Hotel
Suudi Arabistan
Yurt Dışında Faaliyet
Gösterilen Ülkeler
Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan,
Ürdün, Libya, Azerbaycan
ZORLU LEVENT 199, LEVENT - İSTANBUL
81
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
NUROL
İNŞAAT VE TİCARET A.Ş.
Kuruluş Tarihi
1966
Firma Yetkilileri
Yönetim Kurulu
Nurettin Çarmıklı
Erol Çarmıklı
M. Oğuz Çarmıklı
Bülent Erdoğan
Uğur Doğan
Gürhan Çarmıklı
Ali Gümrükçüoğlu
Genel Müdür
Mehmet Buyurgan
Genel Müdür Yardımcısı - Mali ve İdari İşler
Genel Müdür Yardımcıları (Teknik)
Semih Kayaalp
Murat Kurtuluş
Lütfi Özcan
82
İletişim Bilgileri
Buğday Sokak No: 9
Kavaklıdere 06700 ANKARA
T. (0312) 455 15 00
F. (0312) 455 15 62-63
[email protected]
www.nurol.com.tr
Faaliyet Alanları
Altyapı Projeleri: Otoyollar Ve Karayolları,
Demiryolu Ve Metro Sistemleri , Tüneller,
Gaz Ve Petrol Boru Hatları İle Yan
Tesisleri ,Termik Santraller, Sulama Ve
Drenaj Sistemleri, Baraj Ve Hidroelektrik
Santraller, Su Temini Ve Kanalizasyon
Sistemleri, Kentsel Ve Endüstriyel Atık
Bertaraf Ve Arıtma Sistemleri.
Anahtar Teslim Üretim Tesisleri ve
Endüstriyel Tesis Projeleri: Lüks Konut,
Toplu Konut ve Sosyal Tesis Projeleri
Sanayi Siteleri ve İş Merkezi Projeleri
Otel, Tatil Köyü ve Turizm Kompleksi
Projeleri
ILISU BARAJI VE HES, MARDİN / TÜRKİYE
BAB AL QASR OTEL VE APARTMANLARI PROJESİ, ABU DHABI / BAE
MARMARAY İSTANBUL METRO SİSTEMİ, BOĞAZ TÜP GEÇİŞİ PROJESİ, İSTANBUL / TÜRKİYE
Ortak Girişimler
- TAISEI (Japonya)-Gama-Nurol
Ortak Girişimi : Marmaray Boğaz Tüp
Demiryolu (Metro) Geçişi/İstanbulTürkiye
- Nurol-Cengiz-Stucky (İsviçre)-Ed Züblın
(Almanya)-Temelsu-Andrıtz
(Avusturya)-Va Tech Hydro (İsviçre)Alstom (Fransa) Konsorsiyumu:
Ilısu Barajı Ve HES, Mardin-Türkiye
- Nurol-Özaltın-Makyol-Astaldı (İtalya)Göçay Ortak Girişimi: Gebze-Orhangaziİzmir (İzmit Körfez Geçişi ve Bağlantı
Yolları Dahil) Otoyolu-Türkiye
- Nurol-Özka-Yüksel-Doruk Ortak
Girişimi: Ordu Çevre Yolu-Türkiye
- Nurol-Özaltın Ortak Girişimi: Souk Tleta
Barajı, Tizi Ouzou-Cezayir
- Özgün - Nurol - Engoa Ortak Girişimi :
Tizi Ouzou Otoyolu - Tizi Ouzou-Cezayir
Gruba Dahil Firmalar
Nurol Holding A.Ş.
- Nurol Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
- Nurol Enerji Üretim ve Pazarlama A.Ş.
NUROL LIFE, İSTANBUL / TÜRKİYE
- SGO İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Nurol Makine ve Sanayi A.Ş.
- Nurol Teknoloji Sanayi ve Madencilik
Ticaret A.Ş.
- Nurol Yatırım Bankası A.Ş.
- Nurol Proje Müşavirlik Mühendislik
Ticaret A.Ş.
- Karum Gayrimenkul Yön. ve Tic. A.Ş.
- Nurol Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş.
- Tümad Madencilik San. ve Tic. A.Ş.
- Nurol Havacılık A.Ş.
- Turser Turizm Servis ve Ticaret A.Ş.
- Nurol Otelcilik ve Turizm İşletme A.Ş.
- Nurol Klüp Salima Tatil Köyü ve Turizm
İşletme A.Ş.
- FNSS Savunma Sistemleri A.Ş.
- Botim İşletme Yönetim ve Ticaret A.Ş.
- Enova Enerji Üretim A.Ş.
- Bahçeşehir Gaz Dağıtım A.Ş.
- Nurol Eğitim Kültür ve Spor Vakfı
- Nurol LLC-BAE
- Rize İnşaat Yatırım Sanayi ve Tic. A.Ş.
- Nurol Georgia Llc.
- Nurol Victoria A.D.
- Rockland
- Nurol Gulf WLL
- Nurol Grup Elektrik Toptan Satış A.Ş.
- RGM Turkey Gayrimenkul Yönetim ve
İşletme A.Ş.
- Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş.
- Nurol Solar Enerji Üretim A.Ş.
- Enova Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş.
- Nurol Araştırma ve Geliştirme Müh.
Sanayi Ticaret A.Ş.
- Nurol Göksu Elektrik Üretim A.Ş.
- Bosfor Turizm İşletme A.Ş.
İlk Üstlendiği Proje
1966, Eleşkirt Ovası Sulaması Ağrı
Yurt Dışında İlk Üstlenilen Proje
Yanbu Ind. City. Residential Facilities,
Yanbu, Kingdom of Saudi Arabia
Yurt Dışında Faaliyet Gösterilen Ülkeler
Birleşik Arap Emirlikleri ,Suudi
Arabistan, Katar, Libya, Cezayir, Rusya,
Irak, Gürcistan, Afganistan, Polonya,
Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan,
Fas.
83
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
ENKA
İNŞAAT A.Ş.
Kuruluş Tarihi
1957
Firma Yetkilileri
Sinan Tara
Yönetim Kurulu Başkanı
Haluk Gerçek
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Mehmet Tara
İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdür
Gökhan Sağnaklar
İcra Kurulu Başkan Yardımcısı
Burak Özdoğan
İcra Kurulu Üyesi (Moskova projeleri)
Şan Gürdamar
İcra Kurulu Üyesi (Nükleer Santral projeleri)
Asaf Yener
İcra Kurulu Üyesi (Endüstriyel projeler)
Özger İnal
İcra Kurulu Üyesi (Altyapı projeleri)
Oğuz Kırkgöz
İcra Kurulu Üyesi (Petrol, Gaz ve Petrokimya projeleri)
Zafer Gür
İcra Kurulu Üyesi (Özel projeler)
Fehmi Bayramoğlu
İcra Kurulu Üyesi (Enerji Projeleri)
84
İletişim Bilgileri
Balmumcu Mahallesi
Zincirlikuyu Yolu No: 10
34349 İstanbul, Türkiye
T. (0212) 376 10 00
F. (0212) 376 19 86
[email protected]
www.enka.com
Faaliyet Alanları
- Otoyollar, Tüneller, Köprüler, Viyadükler,
Metrolar
- Barajlar, Tersaneler, Limanlar,
Dalgakıran ve Mendirekler
- Deniz Yapıları ve Suni Ada İnşaatları
- Havaalanları, Uçak Sığınakları,
Telekomünikasyon Sistemleri
- Su Getirme Sistemleri, Su Arıtma
Tesisleri, Su Depoları
- Pompa İstasyonları, Kanalizasyon
Sistemleri, Deniz Suyu Arıtma Tesisleri
- Enerji Santralları, Enerji Santral
İşletmeciliği
RRESHEN-KALIMASH OTOYOLU - ARNAVUTLUK
PLOT 4 IMPERIA TOWER, MOSKOVA - RUSYA
BAUTINO SUNI ADALARI İNŞAATI, HAZAR DENİZİ - KAZAKİSTAN
- Enerji Dağıtım ve Trafo Sistemleri,
Elektrik İletim Hatları
- Isıtma ve Havalandırma
- Boru Hatları ve Depolama Tesisleri,
Tank Çiftlikleri
- Rafineriler, Petrokimya Kompleksleri,
Gübre Kompleksleri
- Ağır Endüstri Tesisleri, Hafif Endüstri
Tesisleri
- Çimento Fabrikaları
- Konut Kompleksleri, Ticari Binalar,
Hastaneler, Oteller
- Camiler, Eğitim Tesisleri, Spor
Kompleksleri, Stadyumlar
- Restorasyon İşleri
- İnşaat Malzemeleri
- Prefabrike Beton Elemanlar
- İhracat - İthalat
- Arazi ve Ofis Geliştirme, Gayrimenkul
Geliştirme ve Yönetimi
- Perakendecilik
411 MW YAYVA DOĞAL GAZ KOMBİNE ÇEVRİM SANTRALİ - RUSYA
Ortak Girişimler
Enka-Bechtel (Amerika) Ortak Girişimi:
- Güney Kafkasya Boru Hattı Erken İşleri
ve Tesisler - Gürcistan
- Senimdi-Kurylus Altyapı İşleri, Tengiz Kazakistan
- Muscat Uluslararası Havalimanı MC3
Kontratı, Muscat - Umman
- TANAP -Trans Anadolu Doğal Gaz
Petrol Boru Hattı FEED Mühendislik
Hizmetleri - Türkiye
Enka, Caddell (Amerika) Müşaviri:
- Yeni ABD Elçilik Binası, Kabil Afganistan
- Kamp Lemmonier Karargah Binası,
Cibuti- Cibuti
- Yeni ABD Elçilik Binası, Santo Domingo
- Dominik Cumhuriyeti
- Yeni ABD Elçilik Binası, Nouackchott Moritanya
- Yeni ABD Elçilik Binası, The Hague Hollanda
- Yeni ABD Elçilik Binası, Port Moresby Papua Yeni Gine
- Moskova ABD Elçiliği Ofis ve Rezidans
Binası, Moskova - Rusya
Gruba Dahil Firmalar
Çimtaş, Enka Teknik, Kasktaş,Titaş, Enka
Pazarlama, Adapazarı Elektrik Üretim,
Gebze Elektrik Üretim, İzmir Elektrik
Üretim, Enka TC, Mosenka, Moskva
Krasnye Holmy...
İlk Üstlendiği Proje
Eylül-Aralık 1957 tarihlerinde Türkiye’de
Yeşilyurt Sahilyolu koruma duvarları
projesi
Yurt Dışında Faaliyet
Gösterilen Ülkeler
Enka 45 ülkede yukarıda listelenen
faaliyet alanlarında 467 proje
üstlenmiştir.
İlk Yurt Dışı Projesi
1972 de Bingazi Çimento Fabrikası Libya
85
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
STFA
İNŞAAT GRUBU
Kuruluş Tarihi
1938
Firma Yetkilileri
Mustafa Karakuş
Faaliyet Alanları
Deniz Yapıları: Limanlar, İskeleler,
Rıhtımlar ve Su Üstü Yolları, Su Alma
Ağızları ve Deniz Deşarjları, Deniz Kazık
İşleri
Genel Müdür
H. Serkan Mısırlıoğlu
Genel Müdür Yardımcısı (İş Geliştirme ve İhale Hazırlık)
Halil Dilik
Genel Müdür Yardımcısı (Elektro-Mekanik İşler)
Gökhan Güner
İnşaat / Altyapı: Yollar, Köprüler,
Tüneller, Hidrolik Yapılar, Endüstriyel
Tesisler, Su/Atıksu Arıtma Tesisleri,
Binalar, Telekomünikasyon Ağları
Genel Müdür Yardımcısı (Mali)
Recep Çimen
Genel Müdür Yardımcısı (Makine Tedarik Zinciri)
İletişim Bilgileri
STFA İş Merkezi İçerenköy Mah.
Yeşil Vadi Sokak No: 3
34752 Ataşehir İstanbul TÜRKİYE
T. (0216) 578 96 50
F. (0216) 578 96 51
[email protected]
www.stfa.com
86
Enerji, Petrol ve Gaz: Petrol ve Gaz
Tesisleri, Güç Santralları, Enerji İletim
Hatları Boru Hatları
Zemin Mühendisliği: Zemin İyileştirme
ve Temel İşleri, Zemin Araştırma İşleri
Proje Yönetimi ve Mühendislik:
Mühendislik & Müşavirlik hizmetleri,
Proje Yönetimi Hizmetleri, Yapı Durum
Tespiti ve Güçlendirme, Kalite Kontrol ve
Denetim
MESAIEED LİMANI, KONTEYNER TERMİNALİ,
7 NOLU LİMANI, KATAR
KINALI – SAKARYA OTOYOLU VE İKİNCİ BOĞAZ KÖPRÜSÜ, İSTANBUL - TÜRKİYE
Gruba Dahil Firmalar
STFA Yatırım Holding A.Ş.
İnşaat Grubu:
- STFA İnşaat A.Ş.
- STFA Deniz İnşaatı İnşaat Sanayi ve
Ticaret A.Ş.
- STFA Temel Araştırma ve Sondaj A.Ş.
- Ecap Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş.
- Al Habtoor - STFA Zemin Grubu L.L.C.
(BAE)
- STFA Pasifik Uluslararası Tic. Ltd. Şti.
(Çin)
- STFA India Infrastructure Private Ltd.
(Hindistan)
- Saudi STFA Company
(Suudi Arabistan)
- STFA Oman LLC (Umman)
- STFA Oryx LLC (Katar)
Diğer Grup Şirketleri:
- Enerya Gaz, Elekt. ve Su Dağıtım A.Ş.
- Grace Yapı Kimyasalları A.Ş.
- SIF-JCB İş Makinaları Paz. Ltd. Şti.
- STFA Makina Ticaret A.Ş.
İZMİT KÖRFEZ GEÇİŞİ PROJESİNİN ALTYAPI İNŞAATLARI
VE DERİN DENİZDE TEMEL İNŞAATLARI, TÜRKİYE
İlk Üstlendiği Proje
Bayındırlık Bakanlığı için yapılan
Çanakkale Sondajları Projesi (Mart
1947) Sezai Türkeş ve Feyzi Akkaya’nın
ilk ortak işleridir.
Yurt Dışında İlk Üstlenilen Proje
Tripoli Limanı, Libya, 1972
Yurt Dışında Faaliyet
Gösterilen Ülkeler
STFA İnşaat Grubu, 76 yılda 24
ülkede faaliyetlerini sürdürmüştür.
Faaliyetlerini Umman, Katar, Suudi
Arabistan, Kuveyt, Fas, Irak, Libya, BAE,
Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan,
Pakistan ve Türkiye’de devam
ettirmektedir.
MELEN BOĞAZ GEÇİŞİ TÜNELİ, ISTANBUL-TÜRKİYE
87
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
MURTEZAOĞLU
İNŞAAT, SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kuruluş
1930 yılında kurulan, %88 hissesi 1999
yılında Koloğlu Ailesi II. kuşak çocukları
tarafından devralınan Murtezaoğlu
İnşaat bugün; tamamlanan ve devam
eden altyapı, üstyapı, demiryolu, köprü
ve benzeri inşaat projeleriyle başarılı
bir performans sergilemektedir.
Murtezaoğlu İnşaat 2009 yılında;
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
tarafından ihale edilen Bağcılar-TEM
Otoyol Tamamlama işini ve Edip
Gayrimenkul Yatırım A.Ş. tarafından
ihale edilen Edip İplik AVM Köprülü
Kavşağı işlerini tamamlayarak teslim
etmiştir. Şirket ayrıca, kendi yatırımı
olan, İstanbul’da Tuzla bölgesinde
2007 yılında inşaatına başladığı 46
adet villa inşaatını tamamlayarak, aynı
bölgede pazarlamaya yönelik satış ofisi
kurmuştur.
88
Murtezaoğlu, 2012 yılında çalışma
alanına “Demiryolu Üst Yapı Bakım,
Onarım ve İmalat” konusunu da eklemiş
ve satın aldığı makinalar ile demiryolu
bakım ihalelerine girmeye başlamıştır.
2012 ve 2013 yıllarında önemli işlere
imzasını atan Firma şu anda da
Kayseri Kuzey Geçiş Varyantı İkmal
İşleri kapsamında 18 km demiryolu
ferşi, Eskişehir Gar Geçişi Üstyapı ve
Elektrifikasyon Yapım İşi kapsamındaki
Hat Üst Yapısı İşleri ve Tandoğan
Keçiören Metro Hattı (M4) Kalan İnşaat
İşlerinde Üstyapı İşlerini üstlenmiş olup
çalışmaları devam etmektedir. 2014
yılında da Şirket 110 km uzunluğundaki
Nusrat Gökçedağ Hattı Yenilemesi
Projesi’ne, 114 km uzunluğundaki Palu
Genç Muş Demiryolu Re-lokasyon
Projesi’ne başlamayı planlamaktadır.
TANDOĞAN - KEÇİÖREN (M4) METRO HATTI KALAN İNŞAAT İŞLERİ / ANKARA
BİLECİK –KARAKÖY ARASI MEVCUT HATTIN 5.000 METRESİNİN ELLE YENİLENMESİ İŞİ/BİLECİK
Firma Yetkilileri
Tolga Koloğlu
Yönetim Kurulu Başkanı
Timur Koloğlu
Yönetim Kurulu Üyesi
Mürsel Genç
Yönetim Kurulu Üyesi
İletişim Bilgileri
Tekstilkent Koza Plaza A Blok K: 34
Horasan Sok. No: 26 G.O.P. Ankara
T. (0312) 447 77 89 - 90
F. (0312) 447 22 20
KAYSERİ KUZEY GEÇİŞ VARYANTI (ALTYAPI, ÜSTYAPI, SİNYALİZASYON - TELEKOMÜNİKASYON VE
ELEKTRİFİKASYON) İKMAL YAPIM İŞLERİ ÜST YAPI İŞLERİNİN YAPILMASI / KAYSERİ
Faaliyet Alanları
Murtezaoğlu İnşaat, tamamlanan ve
devam eden alt yapı, üst yapı, karayolu,
demiryolu, köprü ve benzeri inşaat
projelerinde faaliyet göstermektedir.
BİLECİK -KARAKÖY ARASI MEVCUT HATTIN 5.000 METRESİNİN ELLE YENİLENMESİ İŞİ/BİLECİK
89
KÜLTÜR / SANAT
Yaşayan Kültür Değerleri:
Erzurum
Su Değirmenleri*
İnsanoğlu yaşadığı coğrafyada
ürettiği ürünleri işler, korur
yaşantısında kendisine de yön verir.
90
Erzurum tarıma dayalı bir fiziki
coğrafyaya sahip olduğu için
tüketimi de ürettiği ürünlerle
değerlendirilmektedir. Özellikle tahıl
ürünlerinin ekiminden başlayan
ve de tüketimine kadar bir dizi
işlemlerden geçen ürünler için
değirmen kültürü çok önemlidir.
Erzurum’da su değirmenleri
geçmişte birçok yerleşim yerinde
eğer uygun mekân ve su var ise
belli köy ve ilçede aynı zamanda
kent merkezlerinde birkaç adet
olduğu yapılan araştırmalarda tespit
edilmiştir.
Değirmenin fiziki görünümü
yerleşim yeri çok önemlidir.
Özellikle su yatağına yakın olması.
Çünkü değirmenin dönebilmesi için
güçlü bir su gerekir. Su bir arkla
değirmenin başına getirilir ve bir
boru ile üstü geniş alt kısmı dar olan
boru ahşap ya da saçtan yapılan
boru yolu ile taşı döndürecek per
denen düzeneğe akıtılır. Taşa buğday
bir ambar yolu ile akıtılır. Genelde
değirmenler kırlangıç dediğimiz
yapı minaresinden olur. Öğütülen un
yine taşın önündeki ambara akar,
değirmenci yığılan unu çuvallar ve
sahibine teslim eder.
Yine değirmenin bir değirmenci
odası vardır ki burada değirmene
gelen ürününü öğüten kişinin ve
de değirmencinin yattığı ve yemek
yedikleri sohbet ettikleri odadır.
Bu oda çok önemli bir mekândır.
Orda sohbetler yapılır, hikâyeler
anlatılır ve kültürel bir mekân olarak
da adlandırılır.
Değirmenden arta kalan suyla
da den dövülen dibek denen bir
mekân vardır ki bu mekânda da den
bulgur işleri gerçekleştirilir. Dibek
de değirmenciye aittir. Tabii bu işi
yapan işletme sahibi taşı ve buğdayı
iyi tanıyan mesleki bilgi sahibi
olmalıdır. Usta çırak ilişkisiyle yetişir
değirmenci. Değirmencilik ticari bir
meslektir. Ancak, burada alım satım
nakdi para yoktur. Ürettiği buğdaydan
ya da diğer ürünlerin ölçüsüne göre
kendi hakkını alır. Örnek 10/1 yani
onda biri on teneke buğdaya bir
teneke buğday şeklindedir. Bir ticari
anlayışla yapılır. Daha sonra da
değirmenci bu buğdayı kendi evi için
kullanırken ihtiyaç sahibi olanlara da
satmaktadır.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz.
Su değirmenleri sosyal ve kültürel
hayatımızda çok önemli bir yere
sahip olduğu kadar bu işi yapan
kişilerin de ekonomik hayatında
önemlidir.
Ancak, şunu da söylememiz
gerekmektedir. Ekonomik
ihtiyaçlarımız için önem taşırken
bulunduğu coğrafyada sosyal
hayatımıza da katkı sağlamaktadır. O
değirmenler ki cin peri hikâyelerinde
yer sahibi olmuş, birçok insana
değirmen arkadaşlık sağlamış,
yolda kalana misafirhane olmuş,
paylaşmayı öğretmiş yani, evinde
unu bitene un yetiştirmiş, aşklara
dostluklara yuva olmuş, birçok
yolcuya ev olmuş, yolda kalan yolunu
şaşıranlar değirmene sığınmıştır.
Değirmenler romanlarımızda halk
hikâyelerinde efsanelerimizde
önemli eserlere konu olurken,
türkülerimize de konu olmuştur.
Aşkın sevdasında oralarda yaşadığı
birer ekonomik ve kültürel merkez
olduğunu söylerken, sosyal statü
merkezi dememiz de gerekir.
Çünkü, değirmenlerin taşının
dönmesi, perinin yapılması su
borusunun değeceği taşının önerimi,
buğdayın kıvamının bilinmesi,
ayarlarının yapılması değirmenciye
sosyal bir statü sağlamaktadır.
Değirmenler, ekonomik olduğu kadar
sosyal ve kültürel hayatımıza bir çok
katkı sağlamıştır.
Bugün kaybolmuş ya da kaybolmaya
yüz tutmuş su değirmenleri
ekonomik olarak görülmese de
bıraktığı sosyal olaylar ve kültürel
değerler hala yaşamaktadır diye
biliriz.
* Su değirmenlerini konu alan bu yazı Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Öztürk tarafından hazırlanmıştır.
Katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
91
İNTES MYM’DEN
Sektör Komiteleri Toplantıları
Revizyon Çalışmaları
ile Devam Ediyor
İnşaat Sektör komitesi toplantısı
16 Nisan 2014 Çarşamba günü
gerçekleştirildi.
İNTES tarafından Meslek Standartları
hazırlanarak Resmi Gazetede
yayınlanmış olan Meslekler ile Ulusal
Yeterlilikleri yine İNTES tarafından
hazırlanan mesleklerin yeterliliklerin
revizyonu ve bazı mesleklerin tek bir
yeterlilik altında toplanması ve ayrıca
birbirine yakın mesleklerin bir yeterlilikte
toplanarak birleştirilmesi konusunda
görüş alış verişinde bulunmak amacıyla
sektör uzmanları bir araya gelmiştir.
92
Yeterlilik hazırlama grupları, daha
önce standartların hazırlamasına katkı
yapan kuruluşlar ile İnşaat Meslek
Komitesi Üyeleri ve Mesleki Yeterlilik
Kurumu Meslek Standartları ve Ulusal
Yeterlilik uzmanlarının katılımıyla
oluşmuştur. Bu kapsamda İnşaat Sektör
komitesi başkanı Mahmut Küçük’ün
Başkanlık yaptığı toplantıya mesleki
yeterlilik kurumu inşaat sektör komitesi
temsilcilerinden Aylin Ramanlı, Uzman
Yaprak Akçay Zileli, Uzman Yardımcısı A.
Gülçin Ertekin, Sosyal Güvenlik Kurumu
İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığı Şube
Müdürü Kemal Aydoğan, Sakarya
Üniversitesi Mühendislik Fakültesi
Öğretim Üyesi Yüksek İnşaat Mühendisi
Doç. Dr. Naci Çağlar, Çatıder Genel
Sekreteri Mehmet Öztürk, İZODER’den
Timur Diz’in katılımı ile revizyon
çalışması yapılacak mesleklere ilişkin
çalışma yapılmıştır.
Toplantının başında Ulusal Yeterlilik
Uzmanı Yaprak Akçay Zileli ulusal
yeterlilik sistemi ve ulusal yeterlilik
hazırlama prensipleri hakkında bilgi
vermiştir.
Ardından ÇATIDER ile birlikte çalışılan
Panel Çatı Kaplamacısı ,Kiremit
Tipi Çatı Kaplamacısı, Örtü Tipi Çatı
Kaplamacısı meslekleri ve İZODER
ile birlikte çalışılacak Isı yalıtımcısı
yeterlilik revizyonu, su yalıtımcısı
yeterlilik revizyonu, ses yalıtımcısı
yeterlilik revizyonu, yangın yalıtımcısı
yeterlilik revizyonu mesleklerinin ulusal
yeterliliklerinin birleştirilmesi konusunda
uzmanlar görüşlerini sunmuştur.
Mesleki Yeterlilik Kurumu başkanlığında
ilgili konularda görüşmek amacıyla
taraflar yeniden bir araya geleceklerdir.
Mesleki Yeterlilik Uzmanları
Bir Araya Geldi
Mesleki Yeterlilik Sisteminin
geliştirilmesi konusunda görevli
uzmanlar İNTES MYM Belgelendirme
Komite Üyesi ve İnşaat Sektör Komitesi
Başkanı Mahmut KÜÇÜK Başkanlığında
bir araya geldi. Toplantının açılış
konuşmasını yapan Küçük, sistemde
en büyük partnerlerin ve yardımcıların
Uzman Havuzunda yer alan teknik
öğretmen, mühendis ve uzmanlar
olduğunu, imkânlar ölçüsünde Mesleki
Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezini
daha iyiye götürme yolunda çaba
harcandığını ve bunda sistemin bir
parçası olan uzmanların fedakârca
çalışmalarının etkin olduğunu belirterek
kendilerine şevk ve heyecanlarını
kaybetmeden işlerin yürütülmesini
sağladıkları için teşekkür etti.
Ardından uzmanların görüşleri alındı.
Toplantıda Mesleki Yeterlilik sınavlarına
giren adayların, eğitimsiz oldukları,
sınavda başarılı olamayan adaylara
herhangi bir eğitim verilmediği için
başarının ikinci sınav haklarında da
düşük olduğu belirtilerek başarısız olan
adayların eğitime tabi tutulmasının
önemi ve gerekliliği aktarıldı.
Toplantıda konuşan uzmanlar soru
bankaları ve eğitim notlarına ilişkin
görüşlerini aktardılar ve tespitlerde
bulundular, bu tespitlere göre çözüm
önerileri üzerinde fikir alışverişi yapıldı.
Uzmanlar genel olarak soruların
seviyelerinin işçilerin eğitim düzeylerine
göre basitleştirilmesi, buna göre
ücretsiz olarak web sitesinde
yayınlanan eğitim notlarının revize
edilmesi, soru sayılarının arttırılması,
sınavlara katılan uzmanlara da zaman
zaman eğitimler verilmesi gerektiği gibi
konuları aktardılar.
Toplantının sonunda sistemin daha
kaliteli sınavlar gerçekleştirilmesi,
iyileştirmeye açık alanların belirlenerek
faaliyetlerin geliştirilmesi, değişen
teknolojiye uyum sağlaması amacıyla
daha dinamik bir yapıya sahip olması
için uzmanlar ve Mesleki Yeterlilik ve
Belgelendirme Merkezi uzmanları ile
sürekli iletişim içerisinde olunarak,
çalışmalar yürütüleceği ve işbirliklerinin
geliştirileceği konusunda görüş birliğine
varıldı.
93
İNTES MYM’DEN
İNTES MYM’nin
Sınavları Devam Ediyor
94
İNTES MYM’nin inşaat sektörüne
sertifikalarla kanıtlanmış niteliklere
sahip işgücü kazandıran sınavları
devam ediyor.
İNTES MYM’de gerçekleştirilen
sınavlar ile işçiler niteliklerini ispat
edip, mesleki yeterlilik belgelerini
almaya devam ediyor.
İnşaat sektöründe mesleki yeterlilik
sistemini kurmak ve akredite
ettirmekle yetkili tek kurum olan
İNTES kurmuş olduğu “Mesleki
Yeterlilik ve Belgelendirme
Merkezi (İNTES MYM)” ile sektörde
çalışmak isteyen/halen çalışmakta
olan işçiler için mesleki yeterlik
tespit sınavları ve mesleki
yeterlilik belgesi düzenlemek
üzere hizmetlerini her geçen gün
geliştiriyor.
2014 yılının ilk dört ayında
gerçekleşen 19 mesleki yeterlilik
sınavına katılan 255 adaydan 108
aday belge almaya hak kazanabildi.
İşinde ehil olduğunu belgeleyen
bu işçiler inşaat sanayinin önemli
eserlerini inşa etmek için görev ve
sorumluluk alıyorlar.
İNTES MYM’nin akredite olduğu
duvarcı, sıvacı, alçı levha
uygulayıcısı, su yalıtımcısı, alçı
sıva uygulayıcısı, inşaat boyacısı,
ahşap kalıpçı, betonarme demircisi,
seramik karo kaplamacısı, iskele
kurulum elemanı, ısı yalıtımcısı,
iş sağlığı ve güvenliği elemanı
mesleklerinde işçiler, girdikleri
yazılı ve uygulamalı yeterlilik sınavı
sonucunda becerilerini ispatlayarak
belgelerini aldılar.
Beş yıl süre ile geçerli olarak sahip
olacağı belgeleri 18 ay süre ile
çalıştığını belgeleyen adaylar, bu
belgelerinin geçerlilik süresini beş
yıl daha uzatabilecek. Sınavlarda
başarısız olan adaylar ise bir yıl
içinde teorik ve pratik sınavlardan
başarısız olduğu bölümlerden
yeniden sınava girecekler.
Belgeli işçiler sektöre kalitenin yanı
sıra güvence de getiriyorlar.
95
İGY’DEN
İGY Üyeleri
Bülent Uğur Ecevit ile
Bir Araya Geldi
11 Mart 2014 tarihinde gerçekleşen
yemeğe İGY Başkanı Burak Çelik,
Başkan Yardımcıları Emrah Yaykıran,
Emre Güray, İGY Üyelerinde Ali Ceylan,
Asude Öztürk Camadan, İrem Şerefoğlu,
Mert Yıldızhan, Murat Güleç, Seda
Öztürk katıldı.
İNTES Genç Yöneticiler Grubu Ekonomi
Bakanı Eski Müsteşar Yardımcısı Bülent
Uğur Ecevit ile bir öğlen yemeğinde bir
araya geldi.
Genç Yöneticiler Grubu çalışmalarına
büyük destek veren Ecevit’e İGY’nin yeni
döneminde çalışmalara ilişkin öneriler
alındı.
Ecevit İGY tarafından gerçekleştirilen
Hindistan Teknik Müteahhitlik Heyeti
Gezisi, Polonya Teknik Müteahhitlik
Heyeti Gezisi ve Umman Teknik
Müteahhitlik heyeti gezilerine başkanlık
yapmıştı.
96
Yemekte Varşova Başticaret Müşaviri
Koray Akgüloğlu da bulundu. Akgüloğlu
DTM Anlaşmalar Dairesi Başkanlığı
döneminde İGY’nin Kosova-Makedonya,
Arnavutluk-Karadağ gezilerini
kapsayan Balkanlar Müteahhitlik Heyeti
programının organize edilmesine ve
ziyaret programı sonrasında elde edilen
verilerin kitap olarak basılmasına
destek olmuştu. Akgüloğlu daha
sonra Varşova Ticaret Müşaviri olarak
İGY’nin Polonya Müteahhitlik Heyeti
programının organize edilmesini
sağlamıştı.
İNTES Genç Yöneticiler Grubu
Duayen Ziyaretlerine Devam Ediyor
İNTES Genç Yöneticiler Grubu EMT
Erimtan İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu
Başkanı Yüksel Erimtan’ı ziyaret etti.
Erimtan iş hayatında gerçekleştirdiği
projeleri ile tanınan çok değerli bir isim.
1951 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi
İnşaat Yüksek Mühendisi olarak
mezun oldu. İş hayatına 1951 yılında
Karabük Demir Çelik İşletmeleri Kontrol
Amir Yardımcısı olarak çalışmaya
başladı. 1957 yılında özel sektöre
geçti. Üniversiteden beraber mezun
olduğu Uğurhan Tunçata, Erol Üçer ve
müteahhit Raif Mumcu’nun katılımı ile
dört ortak 1958 yılında GAMA’yı kurdu.
Yani, Türkiye’nin en büyüklerinden olacak
ve ilklere imza atacak taahhüt grubunun
temelini attı.
Erimtan, 1990 yılında GAMA Grubu’nun
içindeki tüm şirketlerin Yönetim Kurulu
Başkanlığı ve Murahhas Azalığı’ndan
ayrılarak grup şirketlerindeki aktif
görevinden ayrılarak EMT Erimtan A.Ş.’yi
kurdu.
Kurmuş olduğu EMT Erimtan Müşavirlik
Taahhüt Ticaret A.Ş. Türkiye’de,
Azerbaycan’da ve Rusya’da tamamlamış
olduğu işlerle, sektörde güvenilir ve
saygın bir isme sahip oldu.
85 yaşında, çalışmaya yorulmadan
devam eden, iş hayatında edindiği
tecrübeleri gençlerle paylaşmaktan
çekinmeyen Erimtan’ın her söylediği
başucu kitabı niteliğinde çok önemli.
Erimtan; “...muvaffak olmak da olmamak
da yüzde yüz insanın kendi elinde değil.
Ama, şüphesiz ki şans her şey değil,
çalışmak birinci faktördür. Yılmamak,
öğrenmek önemlidir. Ayrıca, danışmak
da önemli. Mesela, hiçbir zaman “Ben
her şeyi biliyorum” demedim, bildiğim
konuyu dahi danıştım.”
Erimtan, iş hayatı yolculuğuna en baştan
başlayıp yönetim kurulu başkanlığına
kadar ulaşmış, başarıyı yaşayarak
öğrenmiş. İş hayatında başarılı olmak
için şans kadar, çalışmanın da önemini
vurgulayan Erimtan; “Selvi kökünden
yıkılıveriyor, ama kavak dayanıyor.
Bu demek değil ki, kişiliğinizden
feragat edin; ve demek değil ki fazilet
duygularınızı kenara atın. Ama iş
hayatında olduğunuz sürece, biraz böyle
hareket etmek mecburiyetindesiniz.”
diyerek Genç Yöneticiler Grubuna
başarıya açılan kapıları da gösterdi.
Yaşadıklarını tüm sektörle paylaşılması
için Erimtan’ın anıları bir kitapta
toplanacak. “Sizin vazgeçilmez ilkeniz
dürüst olmak olmalıdır. Yani arkanızdan
bu adam sözünün eridir dedirttin.” diyen
Erimtan ile gerçekleştirlen röportajın
tam metni Genç Yönetici Gazetesinde yer
aldı.
97
HABERLER
“Yenilikçilik ve Araştırma Geliştirme”
Konulu 9. Teknik Müşavirlik
Kongresi Yapıldı…
aşmalıyız. Yenilikçilik bir devlet politikası
haline gelmelidir.” dedi.
“Mühendislik”, “Mimarlık”, “Teknik
Müşavirlik” ve “Müteahhitlik”
kavramlarının , İnşaat Sanayii’nin
hizmet üreten paydaşlarını tanımladığını
belirten Demir, bu unsurların “inşa etme“
faaliyetinin en önemli teknik hizmet
bileşenleri olduğunu söyledi.
İNTES Başkanvekili Demir,
“Yenilikle rakipleri şaşırtmalı,
çağı aşmalıyız.” dedi.
Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar
Birliği tarafından 26-27 Mart 2014
tarihlerinde Ankara, Ambassadore
Otel’de 9.Teknik Müşavirlik Kongresi
“Yenilikçilik ve Araştırma-Geliştirme”
teması ile gerçekleştirildi.
İNTES-Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren
Sendikası Başkan Vekili Mustafa Demir
kongrede bir konuşma yaptı. Demir,
dünyada yenilikçi ürünlerin ön planda
olacağını belirterek “Yenilikle rakipleri
şaşırtmalıyız, hayran bırakmalıyız. Çağı
98
Teknik müşavirlik hizmetlerinin
kalitesinin, bir projenin başarısında ve
başarısızlıkta kilit rol oynadığını, konunun
her platformda Kalkınma Planları’nda,
Eylem Planları’nda desteklendiğini
anlatan Demir, kamunun daha fazla
müşavirlik hizmetinden yararlanması
yoluna gitmesi gerektiğini belirtti.
İnşaat sektörünün kalkınmada kilit rol
oynadığını, sektörün dünya genelinde
ekonomide gözlemlenen durgunluğa
rağmen önemli bir performans
sergileyerek etkili ve itici güç olduğunu
belirten Demir şunları söyledi:
“Ülkemizde, son zamanlarda alt
yapı yatırımları doğru planlama ve
bütçenin doğru yönlendirilmesi ile
hızla tamamlanmaya başlamıştır. Proje
tamamlanma süreleri ciddi biçimde
kısalmıştır. Yap işlet / yap işlet devret gibi
devletimizin isabetli biçimde kullandığı
bütçeleme yöntemleri ile kaynaklar etkin
kullanılmaktadır. Gerçekleştirilen yatırımlar
ile ülkemizin yaşam standardı ve kalitesi
yükselmekte, toplumsal refah seviyemiz
artmaktadır. Enerjide, ulaştırmada,
tarımsal alt yapı yatırımlarının tesisinde,
endüstriyel yapıların inşasında, üst yapıda
ise; konutlar, sosyal tesisler, kamu binaları
ile büyük projelere imza atıyoruz. İşte
bu noktada hep bir bütünün parçaları
dediğimiz müşavirlik hizmetlerimiz ön
plana çıkmalıdır.”
Demir, Türkiye’de ciddi bir mühendislik
ve mimarlık alt yapısı bulunduğunu,
teknik elemanların varlığı ile projelerin
neredeyse tamamının Türk mühendislik,
işçilik ve malzemeleri ile tamamlandığını
söyledi.
belirten Demir, 2013 ENR listesinde
de Uluslararası Dizayn Şirketleri 225
listesinde bu yıl 4 Türk firmasının
yer almasının teknik müşavirlik
hizmetlerinin her geçen gün başarısının
arttırdığının kanıtı olduğunu söyledi.
Kongrede, Türk Müşavir Mühendisler ve
Mimarlar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
Demir İnözü, Türkiye Müteahhitler
Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emin
Sazak, İMSAD-Türkiye İnşaat Malzemesi
Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu
Başkanı Dündar Yetişener de konuşma
yaptılar.
Tarih yazacak projeler
İnşaat sektörünün yurt dışında tarih
yazacak projelere imza attığını, her yıl
daha fazla sayıda proje üstlenildiğini ve
bu projelerin ortalama büyüklüğünün
de sürekli arttığını anlatan Demir şöyle
devam etti:
“Bugüne kadar bu başarının ana etmeni
müteahhitlerimizin risk alabilme
kabiliyeti, dinamik ve hızlı karar
verebilme yetenekleri olmuştur. Kısa
dönem hedefimiz 50 milyar dolar, uzun
dönem hedefimiz 100 milyar dolardır.
Bu hedeflerimizi yerine getirmek
sorumluluğundayız. Ancak, Dünyada
kıyasıya bir rekabet ortamı vardır.
Bugün Avrupa’nın, ABD’nin Çin’in, dev
müteahhitleri bizim klasik pazarlarımıza
girme eğilimindedirler. Rekabet edebilmek
için müteahhitlerimizin bilgi tabanlı bir
endüstriye ulaşmaları gerekmektedir.
Bunu başarmadaki en büyük katkı teknik
müşavirlik hizmetlerinden gelecektir.
Müşavirlik hizmeti için harcanacak
her dolar, binlerce dolar olarak geri
dönmektedir.”
Ekonomi Bakanlığı’nın, teknik müşavirlik
hizmetleri sektörünün yurt dışına
açılması kapsamında, teknik müşavirlik
firmalarının yurt dışındaki faaliyetlerine
yönelik bir destek programı başlattığını
ODTÜ Rektör Yardımcısı ve ODTÜ
TEKNOKENT Yönetim Kurulu Başkanı
Prof. Dr. Volkan ATALAY Kongre’nin
Ana Konuşmacısı olarak “Yenilikçilik,
Araştırma-Geliştirme ve Üniversite”
konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Kongrenin ikinci ve son oturumunda
ise sırasıyla Yüksel Proje Uluslararası
A. Ş. firmasından Özgür UĞURLU
“İzmir Körfez Geçiş Projesi”, Prota
Mühendislik Proje ve Danışmanlık Hizm.
A. Ş. firmasından Jozef KUBİN “Sağlık
Yapılarında Sismik Yalıtım Tasarımı ve
Yerel Uygulamalar”, Es Proje Mühendislik
Müşavirlik Ltd. Şti. firmasından Altuğ
AKMAN “Barajlarda 3-Boyutlu Dinamik
Analiz Metodolojisi” konularında
sunumlar yaptılar.
99
HABERLER
LEVENT GÜRAY CUP’IN
Yedincisi Gerçekleşiyor
Tenis tutkunlarının ilgi odağı olan
ve 2007 yılından beri düzenlenen
Levent Güray Cup’da tenisçiler bir
araya geliyor.
İNTES Yönetim Kurulu eski
üyesi, Özdemir İnşaat Şirketler
Grubu Yürütme ve İcra Kurulu
Başkanı merhum Levent Güray’ın
doğum günü olan 30 Nisan tenis
turnuvasının çıkış noktası oldu.
Levent Güray’ın anısına düzenlenen
tenis turnuvası, 2007 yılından bu
yana kortlarda bahar coşkusu
yaşatıyor.
Levent Güray’ın dostlarını ve iş
arkadaşlarını bir araya getirmeyi
amaçlayan etkinlik, başlangıçtan
günümüze tenis severlerin artan
ilgisi ve talebiyle Levent Güray Cup
spor dünyasında geleneksel hale
geldi.
Bu yıl yedincisi yapılacak olan Levent
Güray Cup Çiftler Tenis Turnuvası
Kavaklıdere Sosyal Kulübü’nün ev
sahipliğinde düzenleniyor.
Çift bayanlar ve çift erkekler olarak
iki kategoriden oluşan turnuva,
tenisin usta raketçilerini, iş dünyası
100
ve diplomatik misyonun bir araya
gelmesiyle oluşan katılımcı profiliyle
kortlarda farklı bir iddia yaratıyor.
Ankara tenis ve sosyal hayatında
önemli bir yeri olan bu özel ve
anlamlı turnuva İNTES ve Türkiye
Müteahhitler Birliği’nin sektörel
desteğinin yanı sıra, Ankara Atlı Spor
Kulübü, Ankara Tenis Kulübü ve
Kavaklıdere Sosyal Kulübü’nün ortak
girişimiyle gerçekleşiyor.
İş ve tenis dünyasını bir araya
getiren turnuvaya 2012 yılında 126
erkek 62 bayan oyuncu katılmıştı.
Katılımcı sayısının 2014 yılında daha
da artacağı belirtiliyor.
Levent Güray Cup Çiftler Tenis
turnuvasının katılımcı ve mansiyon
ödülleri her yıl farklı bir sanatçı
tarafından tasarlanıyor. Turnuvanın
2014 yılı ödülleri heykeltıraş Günnur
Özsoy tarafından hazırlanıyor.
Her yıl olduğu gibi, bu yıl da
turnuvanın tüm geliri Levent
Güray’ın kurucu üyesi olduğu
ANAÇEV Vakfının burslu
öğrencilerinin eğitimine katkıda
bulmak amacıyla bağışlanacak.
TİSK “Herkes İçin
Kurumsal Sosyal Sorumluluk
Ödülleri” Veriyor
Türkiye İşveren Sendikaları
Konfederasyonu (TİSK) Avrupa
Birliği’nin finansman desteği ile
yürüttüğü “Herkes için Kurumsal
Sosyal Sorumluluk Projesi”
kapsamında Türkiye’de bu yıl ilk kez
“TİSK Kurumsal Sosyal Sorumluluk
Ödülleri” verecek.
Ödüllerin amacının kurumsal
sosyal sorumluluk (KSS) alanında
farkındalığı artırıp, şirketleri
teşvik etmek olduğu belirtildi.
Kapsayıcılık, Etkililik, İyi Uygulama,
Sürdürülebilirlik, Yenilikçilik ve
Büyük Ödül kategorilerinde birer
büyük ölçekli ve birer KOBİ olmak
üzere ikişer şirket; toplamda 12
şirket ödül almaya hak kazanacak.
Yarışma jürisi; işçi, işveren,
hükümet, medya, üniversite ve
STK temsilcilerinden oluşacak
ve ödül sahipleri 17 Eylül 2014
tarihinde gerçekleşecek olan
“Ulusal Konferans ve Ödül Töreni” ile
açıklanacak.
Başvuruların ücretsiz olduğu
yarışmaya katılım için son tarih
30 Haziran 2014 olarak tespit edildi.
Ödül Başvuru Formuna ve Proje
hakkında daha detaylı bilgiye, www.
csrforall.eu internet adresinden
ulaşılabiliyor.
Uluslararası İşverenler Teşkilatı (IOE)
ile işbirliği içerisinde yürütülen proje
kapsamında Hırvatistan, Karadağ,
Makedonya ve Romanya’nın İşveren
Çatı Örgütleri de kendi ülkelerinde
eşzamanlı olarak 15 -19 Eylül Güney
Doğu Avrupa KSS Ödülleri Haftası
içinde başarılı KSS projelerine ödül
dağıtacaklar.
101
HABERLER
Türkiye Müteahhitler Birliği’nin
Yeni Başkanı Mithat Yenigün
2011-2014 dönemi TMB Yönetim Kurulu
Başkanı Emin Sazak, yaptığı konuşmada,
geçtiğimiz döneme damga vuran en önemli
projelerinin TMB Yeni Genel Merkez Binası
inşaatı olduğunu belirterek; bu projenin
hayata geçirilmesi sürecinde TMB Yönetim
Kurulu tarafından ortaya konulan vizyon ve
bu sayede ortaya çıkan yapının Türk inşaat
sektörüne örnek teşkil edecek, LEED Platin
sertifikasına aday bir bina olmasından
duyulan gururu dile getirdi.
Türkiye Müteahhitler Birliği’nin
31. Olağan Genel Kurulu 29
Nisan 2014 Salı günü Orman ve
Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel
EROĞLU’nun katılımıyla Ankara’da,
TMB Yeni Genel Merkez Binası’nda
gerçekleştirildi.
2011 yılından beri Türkiye
Müteahhitler Birliği Başkanlığını
yürüten Emin SAZAK’ın görevini
devrettiği genel kurulda, başkanlığa
Mithat YENİGÜN seçildi.
102
TMB’nin 31. Olağan Genel Kurulu’nda
yaptığı konuşmada, Orman ve Su İşleri
Bakanı Prof. Dr. Veysel EROĞLU ekonominin
lokomotif sektörü, büyümenin yüz akı
olan müteahhitlik sektörünün yurt içi ve
yurt dışındaki başarı hikayesinden gurur
duyduklarını vurgularken; Kamu İhale Yasası,
bekleyen ödenekler ve Libya’daki alacaklar
gibi sorunların çözümünde her türlü olanağın
seferber edilmesi için destek vereceklerini
ifade etti.
Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 31.Olağan
Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen seçim
sonucuna göre TMB Yeni Yönetim Kurulu
aşağıdaki isimlerden oluştu.
TMB YÖNETİM KURULU
- Mithat Yenigün, Başkan
YENİGÜN İnşaat A.Ş.
- Emre Aykar, Başkan Vekili
YAPI MERKEZİ İnşaat ve Sanayi A.Ş.
- Can Aynagöz, Başkan Vekili
MESA Şirketler Topluluğu
- Selim Bora, Başkan Vekili
SUMMA Turizm Yatırımcılığı A.Ş.
- Burak Talu, Başkan Vekili
DOĞUŞ İnşaat ve Ticaret A.Ş.
- Ayşen Telemez, Muhasip Üye
YAŞAR ÖZKAN Mühendislik ve
Müteahhitlik A.Ş.
- Kartal Usluel, Muhasip Üye Vekili
USLUEL Enerji Tesisleri
Taahhüt ve Ticaret A.Ş.
- İlhan Adiloğlu, Üye
ESER Taahhüt ve Sanayi A.Ş.
- Hüseyin Arslan, Üye
YDA İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Deha Emral, Üye ÖZDEMİR İnşaat Turizm Enerji Sanayi
ve Ticaret A.Ş.
- Kemal Güleryüz, Üye
GÜLERMAK Ağır Sanayi İnşaat
ve Taahhüt A.Ş.
- Cahit Karakullukçu, Üye
ÖZGÜN İnşaat Taahhüt Sanayi
ve Ticaret Ltd. Şti.
-Murat Üstay, Üye
ÜSTAY Yapı Taahhüt ve Ticaret A.Ş.
TMB Yeni Yönetim Kurulu Başkanı
Mithat YENİGÜN, Genel Kurul’da yaptığı
konuşmada, geçmiş dönemlerde
görev alan tüm yönetim kurullarına
teşekkür ederek, Türkiye Müteahhitler
Birliği’nin 2023 vizyonu doğrultusunda
devraldıkları TMB bayrağını daha da
yukarılara taşımak amacında olduklarını
belirtti. Birliğin 2023 vizyonunun, “TMB
öncülüğünde yurt içinde yapılanmasını
tamamlamış, dünya taahhüt sektöründe
ağırlığı olan ve bölgesinde lider Türk
müteahhitliği markasını oluşturmak”
olduğunu ifade eden Yenigün, bu amaç
için tüm paydaşlarla işbirliği içerisinde
çalışma yapacaklarını açıkladı.
1998-2002 yılları arasında TMB Yönetim
Kurulu Üyeliği yapan Mithat Yenigün, son
dönemde TMB Yüksek Danışma Kurulu
Üyesi olarak görev yapmaktaydı. Yenigün
İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan
Mithat Yenigün, aynı zamanda DEİK
Türk Katar İş Konseyi Başkanlığı ve
Fenerbahçe Spor Kulübü As Başkanlığı
görevlerini yürütmektedir.
2014-2016 Döneminde görev alacak
diğer organların isimleri ise şöyle:
DENETLEME KURULU
- Müfit Eren, Üye
YILDIZLAR İnşaat ve Ticaret A.Ş.
- Nevzat Saygılıoğlu, Üye
GÜLSAN İnşaat Sanayi Turizm Nakliyat
ve Tic. A.Ş.
- S. Yücel Özden, Üye
GAMA Endüstri Tesisleri İmalat ve
Montaj A.Ş.
YÜKSEK DANIŞMA KURULU
- Ersin Arıoğlu, Üye
YAPI MERKEZİ İnşaat ve Sanayi A.Ş.
- Ahmet Aydeniz, Üye
AHMET AYDENİZ İnşaat Gıda Turizm
Ticaret A.Ş.
- Mehmet Aydıner, Üye
AYDINER İnşaat A.Ş.
- Erhan Boysanoğlu, Üye
MESA Şirketler Topluluğu
- Bülent Erdoğan, Üye
NUROL İnşaat ve Ticaret A.Ş.
- Engin İnanç, Üye
GAMA Endüstri Tesisleri İmalat
ve Montaj A.Ş.
- Ali Kantur, Üye
K&A İnşaat Gıda Pazarlama Sanayi
ve Ticaret A.Ş.
- Nihat Özbağı, Üye
MÖN İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.
- Ali Özca, Üye
ÖZCAN Yapı Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Ümit Özdemir, Üye
TEKFEN İnşaat ve Tesisat A.Ş.
- Cemil Özgür, Üye
CEMİL ÖZGÜR İnşaat Sanayi
ve Ticaret A.Ş.
- Yaşar Özkan, Üye
YAŞAR ÖZKAN Mühendislik ve
Müteahhitlik A.Ş.
- Gönül Talu, Üye
DOĞUŞ İnşaat ve Ticaret A.Ş.
- Necati Ünal, Üye
ÜNAL İnşaat ve Ticaret A.Ş.
103
HABERLER
TES Üçlü Sosyal Diyalogda
İyi Uygulama Örneği Seçildi
Sosyal diyalog,
yönetişim ve
üçlü diyalog
basamakları,
barış ve
toplumsal
uzlaşma için
önem taşıyor.
104
Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından 28 Nisan 2014 tarihinde Konya
Ticaret Odası’nda “Yerel Düzeyde Sosyal
Diyalog Mekanizmalarının Oluşturulması”
konulu bir toplantı düzenlendi.
Konya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü
Lokman Ceylan’ın açılış konuşmalarının
ardından panel bölümüne geçildi. Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel
Müdür Yardımcısı Lütfi İNCİROĞLU oturum
başkanı olduğu Panelde, Türkiye İşveren
Sendikaları Konfederasyonu temsilcileri,
Türk-İş, Hak-İş, DİSK temsilcileri işçi ve
işveren sendikalarının sosyal diyalog
uygulamalarına ilişkin örnekler aktardılar.
İncirlioğlu panelin açılışında
gerçekleştirdiği konuşmasında Sosyal
Diyalog, Yönetişim ve Üçlü Diyalog
basamaklarının Barış ve Toplumsal
uzlaşmada olan önemine dikkat çekerek,
çalışma mevzuatına ilişkin güncel
değerlendirmelerden söz etti.
Panelistlerden TİSK-ÇEİS temsilcisi
İsa Metin Güden Sendika tarafından
yürütülen Avrupa Birliği projeleri
hakkında bilgi verdi, TÜRK-İŞ Temsilcisi
Necati Kökat sendikalara neden ihtiyaç
duyulduğunu ve nasıl ortaya çıktığını
anlatan bir sunum yaptı, HAK-İŞ
temsilcisi Jülide Sarıeroğlu İşveren,
Hükümet ve İşçi arasındaki Sosyal
Diyalog’un önemini vurgulayan bir
konuşma gerçekleştirdi, DİSK temsilcisi
Ali Özçelik İşçi-İşveren arasındaki
sorunların çözümünde sosyal diyaloğun
önemini anlattı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Üçlü Sosyal Diyalog Mekanizmalarının
Etkinleşmesi ve İyi Uygulama
Örneklerinin yayımlanması kapsamında
YOL-İŞ Türkiye Eğitim Şantiyesi (TES)’nin
iyi uygulama örneği seçilmesi nedeniyle
İNTES toplantıya Konfederasyon
temsilcisi olarak davet edildi.
İşçi işveren temsilcilerinin bir araya
gelerek kurdukları TES alanında ilk
örnek oldu. Panele İNTES’i temsilen
konuşmacı olarak katılan Kalite Yönetim
Temsilcisi İrem Engin, TES’in kuruluş
öyküsünü aktardıktan sonra Merkez’in
teknik özelliklerini, faaliyetlerini ve
gelecek dönem hedeflerini belirtti.
Engin konuşmasında Mesleki Eğitim ve
Belgeli işgücünün verimlilikteki önemini
anlatarak, İNTES tarafından Mesleki
Yeterlilik Sisteminin geliştirilmesi ve bu
kapsamda Türkiye Eğitim Şantiyesi’nde
gerçekleşen faaliyetlere değindi.
105
YENİ YAYIN
KİTAP
İnşaat Muhasebesi
Vergilendirilmesi
Mevzuatı ve Asgari İşçilik
Prof. Dr. Şükrü KIZILOT
Genişletilmiş
18. Baskı
1624 Sayfa
Kitabın Temin Adresi:
Yaklaşım Yayınları
Tel: (0312) 439 43 43
www.yaklasim.com
İnşaat işlerinin vergilendirilmesi ve
muhasebesi özellik arz etmektedir.
Sadece yasalar değil, mevzuat ve
uygulamayı yönlendiren sirküler ve
özelliklerin de bilinmesi, ileride bazı
sorunlarla karşılaşmanın önüne
geçebilmektedir.
Bazı durumlarda Danıştay’ın özellikle
son tarihli kararlarının bilinmesi,
inşaatçılara ciddi avantajlar
sağlayabilmektedir.
Taahhüt Şeklinde Yapılan İnşaatlar
Yıllara yaygın inşaatlar, stopaj
uygulaması, müşterek genel giderler
ve müşterek amortismanlar, kur
farklar taşeronlar, işin bitimi, geçici
ve kesin kabul, iş ortaklıkları,
konsorsiyum, KDV uygulamaları,
106
Özel İnşaatlar
Kendi arsası üzerine inşaat
yapanlar, kat karşılığı inşaatlar,
Hasılat paylaşımı şeklinde yapılan
inşaatlar, vergilendirmede özellik
taşıyan durumlar, Maliye Bakanlığı
uygulamaları ile Danıştay kararları
arasındaki farklılıklar, KDV
uygulamaları ve özellik taşıyan
durumlar, inşaat işlerinde vergi
incelemesi nasıl oluyor? Naylon
fatura ihtilafları,
İnşaat Muhasebesi ve
Hesapların İşleyişi
Taahhüt şeklinde yıllara yaygın
inşaatlar, yap-satçılık şeklindeki
yıllara yaygın inşaatlar,
İnşaatlarda Asgari İşçilik
Uygulaması
2014 yılı değişiklikleri ve yeni
oranlarıyla birlikte,
yer almaktadır.
YENİ YAYIN
KİTAP
Kamu İhale Kurulu ve Danıştay Kararları Işığında
100 Soruda
Kamu İhalelerine
Katılmaktan Yasaklama
Ömer Tuğrul ZOR / Bora YOSUNKAYA
Kitabın Temin Adresi
On iki Levha Yayıncılık A.Ş
E-Posta: [email protected]
Tel: (0212) 343 09 02
Faks: (0212) 224 40 06
Kamu İhale Uzmanı Ömer Tuğrul
Zor ile Kamu İhale Kurumu E. Hukuk
Danışmanı Bora Yosunkaya, Kamu
İhale Kurulu ve Danıştay’ın ışığında
“100 Soruda Kamu İhalelerine
Katılmaktan Yasaklama” adlı kitabı
yazdılar.
Kitapta, kamu ihalelerine katılmaktan
yasaklama konusunda uygulamada
karşılaşılan tüm tereddütlerin
giderilmesi amaçlandı. Gerçek ve
tüzel kişilerin iktisadi alana müteallik
hak ve hürriyetleri üzerinde
kısıtlama getiren kamu ihalelerine
katılmaktan yasaklama kararı, gerek
yazarların Kamu İhale Kurumu’nun
kuruluşundan itibaren Kurum’daki
çalışmalarından elde ettikleri bilgi ve
tecrübeleri gerek güncel Danıştay ve
Kamu İhale Kurulu kararları ışığında,
100 soru çerçevesinde incelendi.
Kitabın yazımına başlanması ve
tamamlanması iki yıl sürdü. Bu süre
zarfında binlerce Kamu İhale Kurulu
kararı tarandı ve birçok zorluğa
rağmen hiçbir yerde yayımlanmamış
oldukça fazla sayıda emsal Danıştay
kararına ulaşıldı.
Okuyucuların yasaklama
konusundaki tüm sorularına geniş
ve açıklayıcı cevapları bulacakları
bu kitap, kamu ihalelerine katılan
gerçek ve tüzel kişiler ile ihaleleri
gerçekleştiren kamu kurum ve
kuruluşları için bu alanda temel bir
başvuru kaynağı niteliğini taşıyor.
107
SUMMARY
Fikri Işık:
Minister Of Science, Industry and
Technology of The Republic of Turkey
Another sector that will be influenced
by these investments which will
also contribute to our moving on to
technological innovations will be the
field of lighting. Especially with the use
of dynamic lighting, thousands of lighting
products will be needed. Here, the sector is
required to renew itself and its technology
by adopting a technological approach.
The use of smart grid systems applying
technologies that minimize energy
consumption is of particular importance.
Among the most important projects
of Turkey; projects such as the Canal
Istanbul Project, Gulf Transit Project,
highway projects, high-speed train
projects, urban transformation projects
and the city hospital projects will deeply
affect our social life and will contribute
to the progress of our country and our
people. Furthermore, they will have direct
impact on and contribution to the skilled
employment in our country, the rise
of its technological level as well to the
development of the construction sector.
Among those, employment comes in
the forefront. Although the technological
possibilities of these projects are intensive,
most of these projects are labor-intensive
projects. Besides, some of the projects will
require employment of qualified personnel
both during their investment phases as
well throughout their lifetimes. City hospital
projects and the 3rd Istanbul airport
project come in the first place among such
kind of projects.
108
Iron and steel industry will be one of the
first manufacturing sectors that will be
affected by these projects. In order that the
sector meets the demands in the coming
period, it will have to increase capacity and
achieve significant growth.
For the timely completion of these projects,
there will similarly be significant increase
in demands also in the construction
machinery sector. Another sector which
these investments will directly influence is
the cement industry. The projects launched
especially for the urban transformation
of our cities will have impact on the
manufacturing industry.
One of the most important effects of
these huge investments will be on heavy
vehicles. Especially excavation trucks,
concrete pumps and mixers, dump trucks
and trailer dump vehicles are likely to be in
strong demand.
Throughout both investment and operating
phases of these huge projects, new fields
of specialization and service such as
aggregation and supply chains will take
place. With the increase of social welfare,
commercial, social and cultural life will be
revived.
One of the most important outcomes
of these huge investments will be the
technological extent to be brought
in our country. The Ministry provides
significant amounts of support for the
R & D projects to be developed for the
invention of new technologies required
both at the investment stage and also
during the operational phase. These
supports are provided without making
sector discrimination but considering the
R & D projects in terms of their scientific,
technological and innovative aspects.
These projects will raise the living
standards of our country to a more
contemporary level. Investments will
continue in the required fields.
Dr. Cevdet Yılmaz:
Minister of Development of The Republic of Turkey
Funding opportunities of the construction
sector in Turkey is diversified. Increasing
infrastructure needs require the receipt of
private sector alongside public resources.
Within this context, the Public Private Partnership (PPP) implementations are given
particular attention to in recent years.
The basic policy of the Ministry of Development for public investment is to focus on
economic and social infrastructure which
cannot be accomplished by the private
sector. Sector-wise, the ministry gives
priority to education, health, drinking water
and sanitation, science and technology,
transportation and irrigation projects and
urban transformation projects.
Within the scope of its 2023 vision, Turkey
has big targets. To achieve these targets
will be through improving the infrastructure. For this purpose, realization of
high-speed railway projects like Ankara-Istanbul, Ankara-Konya to connect our
major metropolitan cities; executing largescale projects like Canal Istanbul Project,
Çandarlı Harbor Project in the Aegean Sea,
Filyos Harbor in the Black Sea, Mersin Harbor in the Mediterranean Sea; improving
the quantity and quality of divided roads
and highways; modernizing our cities via
urban transformation projects; implementing irrigation projects; completion of Dams
and HEPP’s like Ilısu and Yusufeli; to start
producing nuclear energy through nuclear
power plants that will be built in Sinop and
Mersin are among the main aims.
A variety of studies are being carried out to
develop alternative financing models that
may be used in the PPP implementations
in our country.
Turkey’s one of the most important
Public Private Partnership projects is the
New Airport project of Istanbul. With the
completion of the project, it is planned to
reach an annual capacity of 150 million
passengers and be one of the world’s biggest airports. An investment of 10.2 billion
dollars is foreseen for this project.
Public infrastructure and superstructure
investments involve significant economic
and social dimensions. Sector earns a
direct share of 5-6 percent on an annual basis in GDP and 5-7 percent in total
employment. Furthermore, due to its link
with hundreds of sub-sectors, it also has
an indirect effect on the production and
employment in the sectors.
To increase production capacity in the
construction sector, as well as to switch to
knowledge-intensive and high-standard
projects, become more of an issue.
Within this scope, basic policies of the
construction sector have been determined
in the 10th Development Plan covering
the years 2014-2018. Among the most
important of these policies are to bring the
manufacturing and service quality of the
sector to international standards, and with
an innovative understanding, to have a
high value-added and sustainable demand
and supply structure as well as to activate
technical consultancy services in the sector. This policy has been set to be the main
purpose of the construction sector in the
following 5 years.
109
SUMMARY
Big Projects
has been offering to the citizens of Istanbul
time and energy savings, a cleaner
environment and a safer transportation.
The sector is conducting intensive studies
in order to bring in our economy, projects
like the 3rd Istanbul Airport and other
airports to be built all over Turkey, the
3rd Bridge and access roads, highways,
high-speed train projects, nuclear power
plants, natural gas pipelines and storage
facilities, housing projects, city hospitals,
sports facilities, educational campuses,
recreational facilities.
The implementation of all these projects
will not only accelerate the construction
and building materials industry but also
mobilize the economy of our country in all
aspects. This process will also enhance the
potential of human resources.
In this issue of the Construction Industry
journal, the major projects of Turkey were
given wide coverage to. The following
are brief information on some of these
projects:
The investment cost of the 3rd Bridge,
which is currently under construction
by IC İçtaş – Astaldi JV (ICA), is 4.5 billion
TL. The Bridge has been considered as a
structure to become a symbol of Turkey;
and its design has been made jointly by
the structural engineer Michel Virlogeux,
who is one of the world’s leading bridge
designers, and the Swiss company
T-Engineering.
The Bridge has the distinction of being
the first in the world in many aspects; it
110
is the world’s widest with its 59 meters
width, the world’s longest with its 1408
meters of main span having a rail system
running over, and the world’s highest
tower suspension bridge with a height
exceeding 322 meters. Having an aesthetic
and a contemporary image congruent
with the dynamics of İstanbul, the bridge
is constructed by a team the majority of
which is composed of Turkish engineers.
There will be around 7000 people in the
project during the construction, and around
500 people during the operational phase.
Gebze-Orhangazi-Izmir Highway Project
undertaken by Otoyol Co. Inc. has been built
as the world’s fourth largest suspension
bridge. The bridge will shorten the route
for 90 km and it will take around 1 hour
20 minutes by road; and the Izmit Gulf
which took 45-60 minutes by ferry will
be crossed in 6 minutes. The number of
employees of this project, the investment
amount of which reaches approximately 8
billion dollars, is 5000 people.
Undertaken by Gama-Nurol Project
Management, Marmaray, which is
considered among the world’s largest
projects, has been put into service.
Marmaray has allowed a safe and
fast railway transportation between
East and West. With the foreseen lines
and their completion, more than 1
million passengers are estimated to be
transported daily in 2017. Maintaining the
expected mass transportation, Marmaray
Nuclear power plants to be built in Turkey
will provide significant added value not
only to the Turkish economy but also to
the Turkish construction sector. Akkuyu
Nuclear Power Plant Project to be
realized in order to meet Turkey’s energy
deficit is expected to cost 20 billion dollars.
12 thousand people will be employed in
the construction of Akkuyu Nuclear Power
Plant. After its commissioning, the plant
will also have 3500 permanent employees.
With the construction of nuclear power
plants in Turkey, electrical energy shortage
will significantly be reduced. Life-long tax
revenues of Akkuyu NPP for the budget
of Turkey will be about 222 billion dollars.
With the Akkuyu NGS, Turkey will reach
the status of peaceful nuclear technology
using countries.
Being one of Turkey’s most important
dams, Artvin Dam, which is built by Doğuş
Co. Inc., will produce 1 billion 26 million
kWh (kilowatt hours) of energy annually
with the operation of two hydroelectric
power plant units of 332 MW. This figure
constitutes for 1.5% of the country’s
installed hydropower energy production
power. The production potential of Artvin
Dam is at a level sufficient to meet the
electrical energy needs of a residential
area with a population of 335.000.
There are 1186 employees in charge at
Doğuş Construction Co. Inc. as the main
contractor. The number of staff working
on the project including the subcontractors
exceed 1900.
Eurasia Tunnel Project to be realized by
Yapı Merkezi Construction Co. Inc. in the
Kazlıçeşme-Göztepe line, aims to reduce
the travel time significantly in the city
where there is always heavy traffic. In
terms of direct employment; around 1800
qualified staff will be set up in during the
construction phase of the project. When
considering also indirect employment like
building materials, this figure is expected
to be much higher. Travel time on the route
of the project will drop down to 15 minutes
from 100 minutes. As the project will also
reduce the traffic load on the first and
second bridges, it will as well contribute to
a reduction in the total environmental and
noise pollution across the city.
Turkey’s largest dam, Deriner Dam, which
is built by Erg Construction Co. Inc., will be
the third highest and the fourth largest
dam of the world. The height of the dam
from the groundwork is planned to be 249
meters, with a crest length of 720 meters
and crest width of 12-18 meters. In this
dam where 1969 billion m3 of water will
be collected, 2.3 billion kWh Electricity will
be produced per year.
Project Mahall Ankara by Türkerler
Construction. With its 226 offices, 363
residences, 78 City Suits, 129-room
business hotel and 42 stores, Mahall
Ankara project is composed of four main
groundwork. The project is being carried
out by Türkerler Construction Co.
This combined project, where 3 thousand
people will be dwelling and around 10
thousand people are expected to visit daily,
has been designed in a neighborhood
concept. The project was started in
December 2013. On a 40.000 m2 of land,
the construction has a 283.000 m2 of
construction area. Mahall Ankara offers
3.000 m2 of indoor and outdoor sports
facilities, parking garage with a capacity of
2.739 vehicles, walkways, children’s play
areas, stores, cafes and restaurants.
Office Project by Rönesans
Construction. The first office project in
Turkey, RönesansBiz Mecidiyeköy was
implemented in March 2013 on the
business and finance line. The project
has given a new face to the office
market beginning to form in the country.
RönesansBiz Mecidiyeköy has been
hosting major companies such as Adidas
and Axa.
It has reached full capacity in six months
after its opening. Alongside rentable office
areas, RönesansBiz also offers other
facilities like food & beverage. It has 47.500
m² of gross rentable area. 16.000 m² of
this area was rented out to the world giant
BOSCH GmbH. This rental has been the
biggest pre-rental in Turkey in the last 5
years.
Construction Industrialists
Gas Distribution Systems, Pipe Lines,
Desulphurization Plants, Hospitals ,
Hotels, University Campuses - Hostels,
Housing Estates, Chemical and
Petrochemical Plants, Textile Factories,
Electrical and Mechanical Equipment
Manufacturing and Assembling works.
Further details on Güriş Co. Inc. can be
reached at www.guris.com.tr.
Yüksel Construction Co. Inc.
Information about the members of
INTES are published in each issue of
our journal, some of which are briefly
presented in the following:
Güriş Construction Co.Inc.
The first project to be undertaken by
Güriş Construction Co. Inc., which was
founded in 1958, has been Kırıkkale
Elmadağ Power Transmission Line
project. Güriş who undertook his
first projects abroad in Libya, carried
out business also in Ukraine. Within
the field of their activities, there are
Dams, Hydroelectric, Thermal, Wind
Geothermal Power Plants, Water
and Wastewater Treatment Plants,
Drinking Water and Sewerage
Systems, Roads and Highways,
Urban Mass Transportation Systems,
Tunnels, Industrial Plants, Natural
The first project to be undertaken by
Yüksel Co. Inc., which was founded
in 1963, has been the Alsancak
Port Passenger Dock Construction
work. Yüksel, who undertook his first
project abroad in Saudi Arabia, has
been activating also in Uzbekistan,
Kazakhstan, Romania, Georgia,
Afghanistan, Ukraine, Qatar, Jordan,
UAE, Dubai, Libya and Iraq. Buildings,
Dams, Power Plants, Industrial Plants,
Marine Structures and Transportation
Constructions take place within the field
111
SUMMARY
of activities of Yüksel Construction Co.
Inc. Further details on Yüksel Co. Inc. can
be reached at www.yuksel.net.
Garanti Koza Co. Inc.
Garanti Koza Co. Inc., which was
founded in 1948, activates abroad in
Bulgaria. Its first project realized has
been the Seyhan Dam. Among the field
of activities of Garanti Koza are Dams
and Hydroelectric Power Plants, Mining,
Subways, Roads and Railways, Airports,
Marinas, Irrigation Systems, Tunnels
and Sewage Plants, Industrial Plants,
Buildings and Houses, Restorations
and Renovation as well as real estate
development works. Further details on
Garanti Koza can be reached at www.
garantikoza.com.tr.
Tekfen Construction Co. Inc.
The first project to be undertaken by
Tekfen Construction Co. Inc., which
was founded in 1956, has been TOFAŞ
Automobile Factory. Having undertaken
the Kuwait FAHAHEEL MOTORWAY
project as its first project abroad; the
company has been activating also in
Saudi Arabia, Azerbaijan, Morocco,
Turkmenistan, Qatar and Iraq. Their
extensive field of activities range from
heavy civil works to refineries and
petrochemical plants; from satellite
towns to major industrial processing
plants; varying from pipelines and
marine structures up to power plants,
electrical and communication works.
Further details on Tekfen Co. Inc. can be
reached at www.tekfeninsaat.com.tr.
Koray Building Co. Inc.
The first project to be undertaken by
Koray Building Co. Inc., which was
founded in 1956, has been TUSLOG
Ankara Balgat Military Facilities project.
112
The company has been activating
abroad in Russian Federation, Saudi
Arabia, Jordan, Libya and Azerbaijan. Its
field of activities compose of domestic
and foreign general contracting services,
high buildings, business and commercial
centers, hotels, educational facilities,
luxury building complexes and turnkey
industrial plants, restoration and
renovation works, as well as real estate
development projects. Further details on
Koray Building Co. Inc. can be reached at
www.koray.com.tr.
Nurol Construction Co. Inc.
The first project to be undertaken by the
company, which was founded in 1966,
has been Ağrı Eleşkirit Plains Irrigation
work. Nurol has been activating in
the United Arab Emirates, Saudi
Arabia, Qatar, Libya, Algeria, Russia,
Iraq, Georgia, Afghanistan, Poland,
Turkmenistan, Kazakhstan, Uzbekistan
as well as Morocco. Among its field of
activities are infrastructure projects,
turnkey projects for manufacturing
plants and industrial facilities, luxury
housings, housing estates and social
facilities, industrial estates and business
centers, hotels, resorts and tourism
complexes. Further details on Nurol Co.
Inc. can be reached at www.nurol.com.tr.
ENKA Construction Co. Inc.
Enka Construction Co. Inc., which was
founded in 1957, has undertaken 465
projects in 45 countries. The first project
realized by the company in Turkey has
been Yeşilyurt Coast Road Retaining
Walls project. Its first project abroad
has been the Bingazi Cement Factory
in Libya, in 1972. Highways, Tunnels,
Bridges, Viaducts, Subways, Dams,
Shipyards, Ports and Marine Structures,
Airports, Water Treatment Plants,
Sewage Systems, Power Plants, Power
Plant Operations, Electrical Transmission
Lines, Pipelines and Storage Facilities,
Refineries, Petrochemical Complexes,
Fertilizer Complexes, Heavy and Light
Industrial Plants, Residential Complexes,
Social Facilities as well as Restoration
Works take place within its field of
activities. Further details on Enka can be
reached at www.enka.com.
STFA Construction Co. Inc.
Canakkale Drilling Project (March
1947) realized for the Ministry of Public
Works has been the first project to
be undertaken by STFA Co. Inc., which
was founded in 1938, and also the first
joint venture by Sezai Turkes and Feyzi
Akkaya. Libya has been the country
where the company undertook its first
project abroad which was the Port of
Tripoli. STFA Construction Group has
continued its activities in 24 countries
over these 76 years: In Oman, Qatar,
Saudi Arabia, Kuwait, Morocco, Iraq,
Libya, UAE, Georgia, Azerbaijan,
Turkmenistan, Pakistan and Turkey.
Among its field of activities are Marine
Structures, Infrastructure Facilities,
Roads, Bridges, Tunnels, Hydraulic
Structures, Industrial Plants, Water /
Wastewater Treatment Plants, Buildings,
Telecommunication Networks, Energy,
Oil and Gas Plants, Power Plants, Power
Transmission Lines, Pipelines, Soil
Improvement and Ground Works, Soil
Investigation Works, as well as Project
Management and Engineering works.
Further details on STFA Co. Inc. can be
reached at www.stfa.com.
Murtezaoğlu Co. Inc.
Murtezaoğlu Co. Inc., which was founded
in 1930, today; delivers an outstanding
performance both through finalized
as well as ongoing infrastructure,
superstructure, highway, railway, bridge
and related construction projects of its
main field of activities.
Download

Pdf Formatı