DOSYA ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI
TEMMUZ - AĞUSTOS 2014
YÜZKIRKDÖRT
İnşaat Sanayii
3
Editörden
Sevgili okurlar;
Elektrik, hayatımızın vazgeçilmez unsurdur.
Hayatımızın pınarı, enerji kaynakları giderek
tükenirken, var olan enerjinin daha verimli
kullanılması arayışı dünyanın en önemli
gündemini oluşturmaktadır.
Elektrik dağıtımında, özelleştirme ile
müşteri hizmetinde kalite ve verimlilik artışı
sürmektedir.
Dergimizde elektrik dağıtımının özel
sektöre devri konusunda yaşanan süreç
değerlendiriliyor.
Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek
ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız
Sayın Taner Yıldız elektrik dağıtım
özelleştirmelerinden ülkemizin elde
ettiği gelirleri ve verimlilik artışına ilişkin
görüşlerini paylaştı.
Ve sektörün yeni aktörleri Elektrik Dağıtım
Şirketleri Türkiye’nin dört bir yanından
elektriğin dağıtımından tüketiciye ulaşımında
müşteri memnuniyeti odaklı faaliyetlerini
açıkladılar.
Bu yeni süreçte Türkiye’nin verimli ve kaliteli
elektrik ile buluşma serüvenini anlatıyoruz.
Dergimiz farklı içerikleri ile okuyucularına
ulaşmaya devam ediyor.
Kasimiye Medresesi, büyülü kent,
medeniyetlerin buluşma noktası Mardin’in
önemli bir kültür hazinesidir. Her köşesi ilim,
irfan kokan tarihi bir değerdir. Kültür- Sanat
bölümümüzde Medresenin ayrıntılarını
okurlarımızla buluşturduk.
Yurt içinde ve yurt dışında eserler üreten
üyelerimizin tanıtımlarını sürdürüyoruz.
Geleneksel Toplantılarımız Ramazan ayında
iftar yemekleri ile devam etti. Devlet Su
İşleri Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel
Müdürlüğü’nün kıymetli mensupları ile bu
Ramazanda da bir araya geldik.
Yaza veda etmeye hazırlanırken İNTES olarak
üyelerimizle geleneksel toplantılarımız,
çözüm arama konferanslarımız,
eğitimlerimiz, yayınlarımız ile buluşmaya
hazırlanıyoruz.
Bir sonraki dergimizin konusunu Yeni
Türkiye’de inşaata hayat veren çizgi mimarlıkmühendislik olacak. Zengin içeriği ile farklı bir
dergi çalışması olacağını ümit ediyoruz.
Sağlıcakla kalınız…
YÜZ
KIRK
DÖRT
İNTES İşveren Sendikası Adına Sahibi
Celal KOLOĞLU
Sorumlu Müdür
H. Necati ERSOY
Yayına Hazırlayanlar
Ercan DEVA
Demet SOMUNOĞLU
Yönetim Yeri
4. Cadde 719. Sk. No: 3, Yıldız, Çankaya, Ankara
T: 0312 441 43 50 (pbx), F: 0312 441 36 43
[email protected] / www.intes.org.tr
‘’İnşaat Sanayii Dergisi® 556 Sayılı KHK
Uyarınca Türk Patent Enstitüsü Tarafından
Tescile Bağlanmıştır’’
İNTES Kuruluş Tarihi
5 Şubat 1964
Sendikamız Türkiye İşveren Sendikaları
Konfederasyonu üyesidir.
İnşaat Sanayii Dergisi Ocak-Şubat 2004
tarihinden itibaren hakemli dergidir.
İNTES İnşaat Sanayii Dergisi’nin adı da dahil
olmak üzere tamamı üzerindeki telif hakları
İNTES’e aittir.
10
16
20
DOSYA:
Taner YILDIZ
T.C. Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı
DOSYA:
Mehmet ŞİMŞEK
T.C. Maliye Bakanı
DOSYA:
Kemal YILDIR
Türkiye Elektrik
İletim A.Ş.
Genel Müdürü
Dergide yayınlanan yazılar yazarlarının
kişisel görüşü olup hiçbir şekilde İNTES tüzel
kişiliğinin görüşü olarak mütalaa edilemez.
Dergide yayınlanan yazıların her hakkı saklı
olup, İNTES’ten yazılı izin alınarak ve kaynak
gösterilmek suretiyle kullanılabilir.
ISSN: 1303-8028
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın,
Ücretsizdir. İki ayda bir yayımlanır.
Abonelerine ücretsiz olarak gönderilir.
Yapım
Reta Reklamcılık ve Tanıtım Ltd. Şti.
Ziyaurrahman Cd. 285. Sk. No: 26/19
Çankaya, Ankara
T: 0312 440 20 56, F: 0312 440 53 69
[email protected] / www.reta.com.tr
Basım
Desen Ofset San. ve Tic. A.Ş.
Birlik Mh. 448. Cd. 476. Sk. No: 2
Çankaya, Ankara
T: 0312 496 43 43, F: 0312 496 43 47
[email protected]
www.desenofset.com.tr
Basım Tarihi ve Yeri
12
2Eylül 2014 / ANKARA
04
BAŞYAZI:
Celal KOLOĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı
48
DOSYA: Ana Tema Müşterilerimiz.
Kıvanç ZAİMLER
06
DOSYA:
Enerjide Özel Sektör Devri
52
DOSYA: BEDAŞ, Sektörün Amiral
Gemisi Konumundadır.
Abdullah ATALAY
34
DOSYA: Hedefimiz,
Yeniliklerle Sektörde Lider Olmaktır.
Murat YİĞİT
56
DOSYA: Kaliteli ve Kesintisiz
Enerji Hizmeti Veriyoruz.
Ali CESUR
40
DOSYA: Kesintisiz ve Kaliteli
Bir Dağıtım Gerçekleştirmeyi
Planlıyoruz. / Hasan KAŞIKÇI
60
DOSYA: Temel Politikamız Müşteri
Memnuniyetini Artırmaktır.
Ahmet ATMACA
42
DOSYA: Yılda 120 Milyon TL
Yatırım Hedeflenmekte.
A. Kadir KÖKER
62
DOSYA: Bilgi Teknolojilerine
Dayalı Hizmet Sunuyoruz.
Şerif DOĞRU
46
DOSYA: AYDEM Bakım Onarımda
EPDK'nın Hedefini Yakaladı.
Mesut GÜZEL
64
DOSYA: Kuyrukta Beklemelere Son
Mehmet DEMİRAĞ
24
28
98
116
124
DOSYA:
Nurettin KALDIRIMCI
Türkiye Rekabet
Kurumu Başkanı
DOSYA:
Nihat ÖZDEMİR
ELDER Başkanı
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
KÜLTÜR - SANAT:
Kasımiye Medresesi
HABERLER:
ENKA, Kosova'yı
Makedonya'ya
Bağlayan Yeni Otoyol'u
İnşa Edecek
68
DOSYA: Kayıp - Kaçak
Hedeflerinde Başarılıyız.
Mehmet Nuri KAVAK
88
DOSYA: Kaçak Oranı Neredeyse Sıfırdır.
Nurettin TÜRKOĞLU
129
VEFAT:
Altan KOÇER
72
DOSYA: Teknolojik Uygulamalarda
Birçok İlki Gerçekleştirdik.
Hidayet ATASOY
90
TOPLANTI:
İNTES - DSİ Geleneksel İftar Yemeği
130
YENİ YAYIN:
İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku
Akademik Forumu
74
DOSYA: Kayıp - Kaçakta
Avrupa'yı Yakaladık.
Bekir Sami GÜVEN
94
TOPLANTI:
İNTES - KGM İftar Yemeği
142
SUMMARY
78
DOSYA: Özelleştirmeler ile
Kesinti Süreleri Azaldı.
Hikmet SEZER
120
İNTES MYM’DEN:
Mesleki Yeterlilik İftarı
82
DOSYA: Özelleştirme Tüketicilere
Uygun Tarife Olarak Yansıyor.
Mehmet İSLAMOĞLU
126
HABERLER:
ENR Açıkladı:
Türk Müteahhitleri Dünya İkincisi
86
DOSYA: Özelleştirmeler Tarife Üzerindeki
Zam Baskısını Azaltmıştır.
Osman AKYOL
128
VEFAT:
Zeynel Abidin ERDOĞAN
3
BAŞYAZI
Enerjide
Yeni Dönem
Celal KOLOĞLU
Yönetim Kurulu Başkanı
Dünya bir yandan hızla gelişiyor,
diğer yandan da hızla çoğalıyor.
İnsanlar daha çok üretiyor, ürettikçe
daha çok tüketiyor, enerjiye duyulan
ihtiyaç her geçen gün büyüyor.
Enerji dağıtımında
özel sektörün
dinamizminden
faydalanacağımız
bir döneme
girdik.
Sınırlı enerji kaynaklarının verimli
kullanımı ön plana çıkıyor.
Geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde
ülkemizde bu konuda milat
niteliğinde gelişmeler kaydedilmiştir.
Elektriğin tüketicilere verimli
sunumunu sağlamak amacıyla
özel sektörün dinamizminden
faydalanmaya karar verilmiş ve
bu amaçla elektrik dağıtımında
özelleştirme süreci başlamıştır.
2013 yılında elektrikte dağıtımın
özel sektöre devredilmesi işlemleri
tamamlanmıştır.
Bu şekilde hükümetin, son 12 yıl
içinde başlattığı özelleştirmelerle
özel sektöre çok önemli yeni
sorumluluklar yüklenmiştir.
4
Tahsil edilemeyen elektrik dağıtım
bedelleri kamu kuruluşları açısından
ciddi bir sorun oluşturmakta
ve bu bedel diğer tüketicilere
yansıtılmaktaydı. Dağıtımın özel
sektöre devriyle bu konu artık sorun
olmaktan çıkmıştır.
Özel sektör, yıllardır ihmal edilen
dağıtım tesislerinin bakım, onarım
ve rehabilitasyonunu üstlenmiştir.
Dağıtım şirketleri daha verimli
çalıştıkları için kamu finansmanına
ödedikleri vergi gelirleriyle katkı
sağlamaktadırlar.
Elektrik dağıtımında uzun yıllardır
çözülemeyen kayıp-kaçak konusu
özel sektör kuruluşlarının en önemli
gündem maddesini oluşturmaktadır.
Kayıp- kaçak oranlarının
düşürülmesi dağıtım şirketlerinin
en önemli performans kriteri
olacaktır. Bu oranların düşürülmesi
ülke kaynaklarının daha verimli
kullanılmasını da sağlayacak, enerji
maliyetlerini minimize edecektir.
Sonuç olarak, Türk özel sektörü,
ülkemizde enerji dağıtımının
sorumluluğunu üstlenerek, daha
çağdaş altyapıyla, tüketicilere daha
kaliteli hizmet sunabilmek için elini
taşın altına koymuş bulunmaktadır.
Aldığımız bu önemli sorumlulukların
bilinciyle, enerji sektöründe gelişmiş
ülkelerle yarışmaya hazır hale
gelmeliyiz.
Özel sektörün bilgi birikimi, teknik
altyapısı, yetişmiş insan kaynağını
dikkate aldığımızda mükemmele
ulaşmak için engel kalmamıştır.
Sistemin tam anlamıyla çalışması
için biraz zamana ihtiyaç vardır.
Zamanı doğru kullanarak verimliliği,
kalitesi ve insan olgusu ön planda
olan sistem en kısa sürede
oluşturulacaktır.
Sevgi ve saygılarımla.
5
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
DOSYA
6
Daha Kaliteli ve Kesintisiz
Elektrik Hizmeti
Türkiye’de elektrik dağıtım piyasası
yeniden yapılandırma sürecine
girmiştir.
artışına sahip ülke konumundadır.
Gelecek 10 yılda da enerji talebinin
2 katına çıkması beklenmektedir.
Elektrik dağıtımı 30 Eylül 2013
tarihinde tamamlanmış ve böylece bir
dönem sona ermiş, yeni bir dönem
başlamıştır.
Artan enerji talebini karşılayacak
enerji üretimi ülkemizin öncelikleri
arasındadır. Zira enerji üretimi gelişen
dünyada yaşayabilmenin vazgeçilmez
unsurudur.
2009-2013 yılları arasında
özelleştirilen 18 dağıtım şirketinden
ilk kez 12,7 milyar dolar gelir elde
edilmiştir.
Ülkemizin artan nüfusu ve gelişen
ekonomiye sahip olması her geçen
yıl enerji talebini aynı ölçüde
arttırmaktadır. Türkiye, İktisadi
İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD)
ülkeleri arasında en yüksek talep
Ülkemizde enerji arz güvenliğini
sağlamak ve dışa bağımlılığımızı
azaltmak amacıyla kamu bütçesinden
enerji sektörüne ayrılan pay son on
yılda önemli artış göstermiştir. Ancak,
kamu kaynaklarının sınırlı olması
ve artan enerji talebinin kamunun
imkanlarını zorlaması nedeniyle
devreye özel sektör girmiştir.
Bu kapsamda ülkemizde sınırlı
olan enerji kaynaklarımızın etkin
kullanımında enerji sektörünün
serbestleşmesi gerçeğinin önemi
ortaya çıkmaktadır.
Özelleştirmelerin enerjide
temel stratejilerden birisi olarak
belirlenmesi ile bu yönde milat
niteliğinde gelişmeler yaşanmıştır.
Böylece, enerji sektöründe rekabete
dayalı piyasalar oluşturularak
elektrik, doğal gaz ve petrol
sektörlerinde sürdürülebilir bir
büyümeyi temin edecek yatırım
ortamının oluşturulmasına yönelik
önemli aşamalar kaydedilmiştir.
Elektrik dağıtımında kamu elinde
bulunan şirketlerin, daha etkin
şekilde faaliyet gösterebilmesi
amacıyla tüm bölgelerin
dağıtım hizmetleri özel sektöre
devredilmiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
ile Türkiye elektrik dağıtımında farklı
bir döneme geçmiştir. Bu Kanun'un
amacı; elektriğin yeterli, kaliteli,
sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle
uyumlu bir şekilde tüketicilerin
kullanımına sunulması için, rekabet
ortamında özel hukuk hükümlerine
göre faaliyet gösteren, mali açıdan
güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik
enerjisi piyasasının oluşturulması
ve bu piyasada bağımsız bir
düzenleme ve denetimin yapılmasının
sağlanmasıdır.
İletim hatlarının yenilenmesi
ve elektrik dağıtım için yapılan
yatırımlar dağıtımda kayıpların
azalmasını sağlamış, gerçek ve tüzel
kişilerin kullanımına sunulan enerji
maliyetlerinin minimize edilmesine
katkıda bulunmuştur.
Tüketici lehine önemli gelişmeler
Yapılan düzenlemeler ile tüketiciyi
koruyan uygulamalar hayata
geçirilmiş ve sektörün bu kurallara
riayet etmesi için de etkin bir
denetim ve yaptırım mekanizmaları
kurulmuştur.
Öncelikle verimlilik ve kalite artmış,
teknoloji odaklı yatırımlar hızlı
biçimde yapılmaya başlamış, elektrik
dağıtım şebekeleri yenilenmiştir.
Çağdaş elektrik dağıtım modelleri
geliştirilmektedir.
Arıza sayılarında önemli ölçüde
azalma gözlemlenmiştir.
Elektrik dağıtım özelleştirmelerinden
sonra yıllardır şikayet konusu
olan kesintiler konusunda önemli
gelişmeler sağlanmıştır. Kesintilerde
saatlerce telefon edip bir yetkili sesi
duymaya çalışan tüketiciler, artık
uzaktan takip sistemleri ile arızalar
hakkında yetkili teknik uzmanlar
tarafından bilgilendirilmektedir.
Ayrıca 7/24 call center yetkilileri
çağrılara düzenli biçimde cevap
vermektedir.
Tüketicilere tedarikçisini seçebilme
hakkı getirilmiştir. Bu süreç ise
fiyatlarda yukarı yönlü baskıları
dengelemektedir.
7
Tahsilat oranlarının artması ile
tarifeler üzerindeki zam oranları
azalmıştır.
olacaktır. Elektrik naklinin söz
konusu olduğu yerde kayıp da
kaçınılmazdır.
Tüketiciler modern müşteri
merkezlerine kavuşmuşlardır.
Ülkemizde bu sorun önemini
korumaktadır. Şu anda dünyada
kayıp kaçak oranı ortalaması
%8.1 iken ülkemizde ise ortalama
%14 seviyelerindedir. 20132015 dönemindeki kayıp kaçak
hedefleri %14, %13 ve %12 olarak
belirlenmiştir.
Elektrikte özelleştirmenin önemli
ayaklarından birisini de kayıp kaçak ile mücadele oluşturmuştur.
Kayıp-kaçak miktarı, dağıtım
sistemine giren enerji ile dağıtım
sisteminde tüketicilere tahakkuk
ettirilen enerji miktarı arasındaki
farkı göstermektedir.
Dağıtım sistemine giren enerji ile
tahakkuk ettirilen enerji arasında
oluşan fark, elektriğin dağıtımı
için gerekli olan hat, trafo ile
sayaçlarda meydana gelen teknik
kayıp miktarını ifade etmektedir.
Kaçak miktarı ise yasal
olmayan bir şekilde elektriğin
kaçak kullanılması sonucunda
oluşan miktarın toplamından
oluşmaktadır.
Yani, üretim sürecinden dağıtım
sürecine gidişte kaçak elektrik
tüketiminin tamamen ortadan
kaldırıldığı bir durumda dahi
teknik kayıp söz konusu
8
Bu oran bölgelere göre
değişmektedir. Gelir seviyesinin
düşük olduğu bölgelerde daha
yüksek olması kayıp kaçağın
sosyal bir sorun olmasına
işaret etmektedir. Zira, kayıp
kaçak oranlarının en yüksek
gerçekleşme gösterdiği yer
aşağıdaki tablodan da görüleceği
üzere Dicle ve Van Gölü
bölgesidir. Yılların getirdiği kaçak
kullanım alışkanlığı, işsizliğin bu
bölgelerde yüksek olması, kaçak
elektrik kullanımı ile mücadeleyi
zorlaştırmaktadır. Bu durum ise
elektrik dağıtım şirketlerinin
karlılıklarını olumsuz yönde
etkilemektedir.
Enerji maliyetlerinin
hesaplanmasında kayıp - kaçak
oranları dikkate alınmaktadır.
Aslında bu durum özelleştirmeler
öncesinde de söz konusuydu.
2003 yılı öncesinde kayıp kaçak
oranları maliyetlerin bir unsuru
olarak ele alınmaktaydı. 2003
yılından itibaren hesaplamalarda
daha düşük kayıp kaçak oranları
dikkate alınmakta, her bir döneme
göre belirlenen oranlar tüketiciye
yansıtılmaktadır.
2011 yılından itibaren maliyet
kalemlerinin ayrıştırılarak faturada
daha önce perakende satış bedeli
içerisinde yer alan kayıp - kaçak
bedelinin ayrıştırılarak serbest
tüketiciler de dahil tüm dağıtım
sistemi kullanıcılarına yansıtılması
uygulamasına geçilmiştir.
Enerji dağıtımında özel sektör
devri ekonomisi ve sanayisi
sürekli gelişen bir Türkiye için
son derece olumlu bir gelişmedir.
Kamu kesimi ve bu sürecin baş
aktörleri olan Dağıtım Şirketleri
bir özelleştirme hikâyesini
İnşaat Sanayi (İNSAN) için
değerlendirdiler. Hayatımızın
her alanına giren elektriğin bu
yeni sürecine ilişkin detayları
okuyucularımızın bilgisine
sunuyoruz.
KAYIP - KAÇAK HEDEF VE GERÇEKLEŞMELER
2011
2012
2013
2014
2015
Bölgeler
Hedef
Gerçekleşme
Hedef
Gerçekleşme
Hedef
Gerçekleşme
Hedef
Hedef
AKDENİZ
8,86%
8,47%
8,45%
9,78%
8,05%
11,32%
8,02%
8,02%
AKEDAŞ
10,03%
8,33%
10,03%
7,22%
10,03%
6,70%
10,03%
10,03%
ARAS
22,92%
34,02%
19,04%
33,79%
25,70%
27,58%
21,35%
17,73%
AYDEM
9,80%
8,41%
9,34%
8,00%
8,90%
7,61%
8,49%
8,09%
AYEDAŞ
7,12%
6,91%
6,79%
6,88%
6,61%
7,59%
6,61%
6,61%
BAŞKENT
8,46%
9,17%
8,07%
8,67%
7,88%
7,90%
7,88%
7,88%
BOĞAZİÇİ
9,12%
10,76%
8,69%
10,24%
10,76%
9,89%
10,26%
9,78%
ÇAMLIBEL
7,72%
9,20%
7,36%
8,32%
7,02%
7,58%
6,92%
6,92%
ÇORUH
10,90%
11,24%
10,39%
10,19%
10,15%
9,42%
10,15%
10,15%
DİCLE
60,96%
76,55%
50,63%
71,74%
71,07%
75,03%
59,03%
49,03%
FIRAT
12,59%
11,11%
11,65%
10,85%
11,11%
9,49%
10,59%
10,09%
GEDİZ
8,48%
8,83%
8,08%
7,81%
7,70%
9,73%
7,34%
7,00%
KAYSERİ
10,01%
7,12%
10,01%
6,89%
10,01%
6,85%
10,01%
10,01%
MERAM
8,59%
8,93%
8,28%
8,98%
8,28%
7,14%
8,28%
8,28%
OSMANGAZİ
7,21%
7,14%
7,21%
7,15%
7,21%
7,86%
7,21%
7,21%
SEDAŞ
7,66%
7,00%
7,31%
7,14%
6,96%
6,64%
6,64%
6,33%
TOROSLAR
9,38%
13,77%
8,94%
13,22%
11,80%
15,24%
11,25%
10,72%
TRAKYA
7,70%
8,26%
7,70%
6,46%
7,70%
6,14%
7,70%
7,70%
ULUDAĞ
6,96%
8,92%
6,90%
7,32%
6,90%
7,03%
6,90%
6,90%
VANGÖLÜ
46,15%
59,05%
38,33%
59,07%
52,10%
65,84%
43,27%
35,94%
YEŞİLIRMAK
10,35%
7,80%
9,87%
7,26%
9,41%
10,46%
8,97%
8,78%
Kaynak: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
9
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Taner YILDIZ
T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Enerji Diplomasisi
Ülkemizi
bölgesinde enerji
alanında liderliğe
taşıma vizyonu
benimsenmiştir.
10
Yaşadığımız asra damga
vuran, uygarlığımızın devamı
için gerekli bir yaşam kaynağı
olan enerji, ülkelerin ekonomik
ve sosyal gelişmelerinin en
temel gereksinimini teşkil
etmektedir. Sanayi devriminin
başlangıcından bu yana
dünyada enerji kaynaklarına
sahip olabilmek için kıyasıya
bir yarış başlamış ve bu yarış
tarih boyunca birçok krize ve
savaşa da neden olmuştur.
Enerji güvenliği ve enerji
jeopolitiği son yüzyıl içinde
yaşanan kriz ve savaşların
Dünyada elektrik
talep artışında
1,4 milyara yakın
nüfusu olan
Çin’den sonra 75
milyon nüfuslu bir
ülke olarak ikinci
sırada yer alan
ülkemizin mutlak
surette nükleer
enerjiyi, enerji arz
portföyüne katması
gerekmektedir.
oluşumunda başrolde veya yan
rollerde mutlaka yer almıştır. Enerji
kaynaklarına ulaşmak ve kaynakları
kontrol etmek için farklı politikalar
ve araçlar gündeme gelmesine
karşın, enerji diplomasisinin temel
amaçlarından belki de en önemlisi,
mevcut gücü sürdürebilme ve yeni
güç kazanabilme arayışı olmuştur.
Enerji diplomasisini sadece enerji
güvenliğini sağlamaya yönelik
uluslararası faaliyetler olarak
değerlendirmemek gerekir. Enerji
diplomasisi, bir ülkenin gücünden
ve birikiminden kaynaklanan,
stratejik hedeflere ulaşmayı
amaçlayan ve dış politika hedeflerinin
gerçekleştirilmesine katkı sağlayan
çok yönlü bir faaliyettir. Geçtiğimiz
11 yıl boyunca dünyadaki enerji
ihtiyacı, ülkeden ülkeye farklılık
göstermekle birlikte, hızlı bir artış
göstermiştir. Artan enerji ihtiyacı
ile ülkelerin enerji sorunlarını
tek başlarına çözmeleri mümkün
olmayacaktır. Bu bağlamda, enerji
diplomasisi alanında güçlü işbirliği
mekanizmalarının kurulması gerekir.
Çünkü enerji güvenliği ülkelerin
politika önceliklerinden birisi haline
gelmiştir.
Türkiye’yi çevreleyen Orta Asya,
Ortadoğu ve Rusya Federasyonu
dünyanın hâlihazırdaki petrol
rezervlerinin %64’ü, doğalgaz
rezervlerinin ise %74’üne sahiptir.
Bu da enerjiye olan talepteki
büyük artışın önemli bir kısmının
ülkemizin de içinde bulunduğu
11
Ülkemizin elektrik
tüketim artışı,
ağırlıklı özel
sektörün yaptığı
yatırımlarla
sorunsuz
karşılanmıştır.
bölgeden karşılanacağı anlamına
gelmektedir. Bu suretle,
Türkiye coğrafi ve jeopolitik
konumu itibariyle Ortadoğu
ve Hazar Havzası’nda üretilen
enerji materyallerinin dünya
pazarlarına ulaşması noktasında
enerji köprüsü ve terminali
olma özelliğini pekiştirecektir.
Dünyanın ispatlanmış doğalgaz
ve petrol rezervlerinin yaklaşık
dörtte üçüne sahip olan bölge
ülkeleri ve enerji ihracatı ihtiyacı
sürekli artan bir grafik gösteren
Batılı ülkeler arasında bulunan
Türkiye’nin bu konumundan
yararlanarak ülkemizi bölgesinde
enerji alanında liderliğe taşıma
vizyonu benimsenmiştir.
Bu çerçevede Irak-Türkiye Ham
Petrol Boru Hattı, Bakü-TiflisCeyhan Ham Petrol Boru Hattı ve
Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz
Boru Hattı hayata geçirilmiş olup,
12
TANAP ve TAP projeleri ile ilgili
çalışmalar sürdürülmektedir.
TANAP’ın, Azerbaycan’dan her yıl
milyarlarca metreküp doğalgaz
taşıyacak bu dev hattın, yapımı
Türkiye’de özellikle altyapı sektörü
için hareketlilik oluşturacaktır.
Türkiye ile Azerbaycan’ın enerji
alanındaki dev iş birliği olan
TANAP için Türkiye’de yaklaşık
1800 kilometre uzunluğunda hat
inşa edilecektir. 2018 yılından
itibaren başlangıçta yılda 16
milyar metreküp (bcm) doğalgaz
taşımaya başlaması planlanıyor.
Hattan 6 bcm doğalgazı aldıktan
sonra, kalan 10 milyar metreküp
Avrupa’ya iletilecektir.
Trans-Anadolu Doğalgaz
Boru Hattı (TANAP) Projesi'nin
Avrupa’daki devamı niteliğinde
olan TAP, Azeri doğalgazını
Avrupa’ya taşıyacak ikinci fazı
oluşturuyor.
Avrupa’nın enerji arzı güvenliğine
katkı sağlayacak olan tamamlanmış
ve halen inşaatı devam eden önemli
boru hattı projeleri, Avrasya enerji
ekseninde önemli bir transit ülke
ve bölgedeki enerji merkezi olarak
Türkiye’nin oynamakta olduğu rolün
önemini arttırmaktadır. Enerjiyi
ucuz, kaliteli ve sürdürülebilir olarak
elde eden ülkeler, küresel ticaret
ve kalkınma yarışında ön sıralarda
yer almaktadır. Bu nedenle,
ortalama yıllık enerji talep artışı
%7-8 civarında olan ve dünyada
elektrik talep artışında 1,4 milyara
yakın nüfusu olan Çin’den sonra 75
milyon nüfuslu bir ülke olarak ikinci
sırada yer alan ülkemizin mutlak
surette nükleer enerjiyi, enerji arz
portföyüne katması gerekmektedir.
Akkuyu ve Sinop’ta kurulacak
Nükleer Santraller dikkate
alındığında, yılda yaklaşık 80
milyar kWh elektrik üretilmesi
öngörülmektedir. Bu miktarda bir
elektriği doğalgaz santralinden
elde etmek için yaklaşık 16 milyar
metreküp doğalgaz ithaline
karşılık yıllık 7,2 milyar ABD Doları
(yaklaşık 13 milyar TL) ödenmesi
gerekmektedir. Dolayısıyla, 3 senede
sadece doğalgaz ithaline ödenecek
para ile Mersin-Akkuyu’da 4 ünite
nükleer santral kurulabilmektedir.
Ülkemiz ve Rusya Federasyonu ile
imzalanan anlaşmayla kurulacak
olan Akkuyu nükleer güç santralinin
inşasında, maksimum düzeyde
Türk mühendislerimizin istihdamı,
yerli ekipman kullanılması,
ülke sanayimize dinamizm
kazandıracaktır. Nükleer güç
santrallerini, sadece elektrik üretim
tesisleri olarak değerlendirmemek
gerekir.
Yaklaşık 550 bin parçadan
oluşan nükleer santral projesi,
diğer sektörlere de sağlayacağı
dinamizmle ve istihdam imkanıyla
birlikte ülkemiz sanayisine önemli
derecede katma değer sunacaktır.
Ülkemiz 1,1 milyon kilometre
elektrik şebekesiyle Avrupa’nın
en uzun 2, dünyanın en uzun
5. Şebekesine sahip. Elektrik
şebekemizin uzunluğu ile dünyanın
çevresi 28 kere dolaşılabilir.
Ülkemizin elektrik sistemini Avrupa
elektrik sistemi ile senkron hale
getirdik. Türkiye uluslararası
enerji projeleri ile kendi enerji arz
güvenliğinin yanı sıra bir yandan
ihracatçı ülkelerin “pazar ve
güzergâhlarını” çeşitlendirirken,
diğer yandan ithalatçı ülkeler
için de kaynak çeşitlendirmesine
yapıcı katkı sağlamaktadır. Burada
dikkat çeken bir diğer husus;
Türkiye’nin geliştirdiği projelerle;
Avrupa Birliği’nin katkısı olmadan
Avrupa’nın enerji arz güvenliğine
katkı sunmasıdır.
Bu projeler, Türkiye’nin AB’ye
girmesini sağlayacak projeler değil,
AB’yi Türkiye’ye borçlu çıkaracak
projelerdir. Büyük enerji projeleriyle
güçlenen Türkiye’nin bölgede
barışa gerekçe olarak kullandığı
argümanlar artmaktadır. Bu enerji
projeleri Türkiye’nin bölgedeki lider
konumunu güçlendirmektedir. Bu
13
projelerle Türkiye, bölgesinde
istikrar, refah ve barışın köprüsü
olmaktadır. Biz; çatışmanın
değil barışın, kaosun değil
istikrarın, tek yönlü bağlılığın
değil pozitif bağımlılığın, refahın
ve entegrasyonun bir aracı
olarak enerji strateji, politika
ve projelerini oluşturuyor ve
uyguluyoruz.
yani başrol oyuncusu olma fikrini
de 2023 yılı stratejik hedeflerine
yerleştirmiştir.
Bu kapsamda, Dünya Enerji
Kongresi’nin 23. toplantısı 2016
yılında yaklaşık 7000 kişilik
katılımla İstanbul’da yapılacaktır.
Aynı şekilde Kasım ayında yapılan
Uluslararası Enerji Ajansı’nın
Paris’teki toplantılarına Türkiye
olarak biz başkanlık ettik.
2017 Dünya Petrol Kongresi’ne
evsahipliği için ABD, Danimarka
ve Kazakistan ile yaptığımız
yarışı, yapılan oylama neticesinde
kazandık. Yani enerjinin
olimpiyatlarını 2016’da, petrolün
olimpiyatlarını da 2017’de
İstanbul’da biz düzenleyeceğiz.
Bütün bu gelişmeler Türkiye’nin
uluslararası enerji arenasında
gelmiş olduğu yeri göstermesi
açısından önemlidir.
İcraatlar
Ülkemizin elektrik tüketim
artışı, ağırlıklı özel sektörün
yaptığı yatırımlarla sorunsuz
karşılanmıştır. Özel sektörün
kurulu güçteki payı 2002
yılına kıyasla %32’den, %64’e
yükselmiştir. Üretimdeki payı
%40’dan %66’ya yükselmiştir.
Türkiye'nin elektrik
tüketimi 11 yıl önceye
göre yaklaşık iki
kat artmış ve geçen
yıl 242 milyar kWh
olmuştur.
14
Türkiye, geçmiş yıllarda çeşitli
imkânsızlıklar nedeniyle enerji
oyununda bulunduğu ‘seyirci’
konumundan; son 11 yılda
gelişen ekonomisi ve istikrarı
ile “büyüyen bir Enerji Pazarına”
dönüşmüştür. Türkiye; geliştirdiği
projelerle ‘transit’ bir ülke
olarak “enerji oyununda” aktör
olmaya başlamış ve nihayetinde
bölgesinde enerjinin fiyat ve
lojistiğini belirleyen bir “Merkez”,
2013 Ekim sonu itibariyle rüzgar
enerjisi santrallerinden üretilen
6,3 milyar kWh elektrik enerjisi
üretilmiş olup, bu sayede yaklaşık
600 milyon dolarlık doğalgaz
ithalatının önüne geçilmiştir.
Türkiye'nin elektrik tüketimi 11
yıl önceye göre yaklaşık iki kat
artmış ve geçen yıl 242 milyar
kWh olmuştur. Talebin bugünkü
koşullarla 2023’te 440 milyar
kWh’e ulaşmasını bekliyoruz.
Bunun için kurulu güce yaklaşık
50.000 MW eklememiz gerekiyor.
Bu 27 Atatürk Barajı kadar
elektrik üretecek bir yatırım
büyüklüğü, rakamsal olarak
da yaklaşık 122 milyar dolar
demektir.
Enerji yatırımlarında 2014 yılında
da hedeflenen seviyede gidiyoruz.
2013 yılı Mayıs ayı sonunda
58.323 MW olan Türkiye toplam
enerji kurulu gücü 2014 Mayıs
sonu itibarıyla %13,4 artışla
66.134 MW değerine ulaştı.
Santral sayısı ise aynı dönemde
%20,8 artışla 822’den 993’e çıktı.
2013 yılı Mayıs ayından bu yana
toplam 7811 MW gücünde 171
adet santral devreye alındı.
Geçtiğimiz Mayıs ayında devreye
giren 290,5 MW gücündeki 51
santralin tamamına yakınının
yenilenebilir kaynaklardan
oluşması ise ayrıca sevindiricidir.
Elektrik üretimi,Mayıs 2013’ten
önceki bir yıllık döneme oranla,
son bir yılda %2,9 oranında arttı.
Aynı dönemde elektrik tüketimi
ise %3,1 oranında arttı. Mayıs
ayları baz alındığında ise elektrik
üretimi geçtiğimiz yılın aynı
ayına göre %5.4, tüketim ise %5,1
oranında artmıştır.
Elektrik üretiminde kullanılan
yerli kaynaklarımızdan linyitten
elde edilebilecek elektrik enerjisi
üretim potansiyelinin yaklaşık
olarak 22.000 MW olduğu
öngörülmektedir. Bu kapasitenin
devreye alınmasıyla birlikte
yaklaşık 14 milyar dolar karşılığı
olan 30 milyar m3 doğal gaz
ithalatının önüne geçmiş olacağız.
Yerli kaynaklarımızı harekete
geçirme noktasında önemli
adımlar attık. 5995 sayılı
Kanun'un yürürlüğe girmesinden
önce toplam ruhsat sayısı 43.166
iken, 2013 sonu 10.952 adet
arama ruhsatı 13.400 adet işletme
ruhsatı olmak üzere toplam
24.382 ruhsat bulunmaktadır.
Bu veriler, kanunla birlikte
gerçek yatırımcının önünün
açıldığını, çantacılığın ortadan
kaldırıldığını da göstermektedir.
2002 yılında 100 bin metre olan
kamu-özel sektör maden arama
sondaj miktarı bugün itibarıyla 1
milyon 500 bin metre düzeyine
ulaşmıştır.
2002 yılında yaklaşık 700
milyon dolar olarak gerçekleşen
maden ihracatımız, 2013
yılı için belirlediği 4,5 milyar
dolarlık ihracat hedefini ilk 11
ayın sonunda aştı. Kasım ayı
sonunda 4,6 milyar dolarlık
ihracat gerçekleştiren madencilik
sektörümüz, geçen yılın aynı
dönemine göre ihracatını %22
artırdı.
Dünya rezervinin %73’üne sahip
olduğumuz bor madeninde,
üretim, satış ve ihracat
rakamlarında önemli ilerlemeler
sağlanmıştır. 2002 yılında 436
bin ton olan bor kimyasalları ve
eşdeğeri ürün üretimi bu yılın
ilk 11 ayı itibarıyla 1,8 milyon
tona çıkmıştır. 2013 yılı içindeki
bor ihracat tutarımız 760 milyon
dolara, bor satış hasılatımız ise
732 milyon dolara çıkmıştır. Bu
rakamlar 11 yıl öncesine göre üç
kattan fazla artmıştır.
Elektrik Dağıtımında
Özelleştirme Süreci
Türkiye genelinde gerçekleşen
elektrik dağıtım şirketlerinin
özelleştirilmesi süreci başarıyla
tamamlandı. Bu süreç elektrik
dağıtım hizmetlerinin daha
rekabetçi ve kaliteli hale
gelmesini sağlamıştır.
Yapılan elektrik dağıtım
özelleştirmeleri varlık satışı değil
işletme hakkı devri şeklinde oldu.
Yani bu hizmetleri özel sektör
belirlenen sürede yapacak ve
tekrar kamuya devredecektir.
Elektrik dağıtım özelleştirmeleri
34 milyon aboneye, daha verimli
ve kaliteli bir hizmet götürülmesi,
kayıp-kaçağın azaltılarak, güvenli
enerji arzı sağlanmasının da
yolunu açmıştır.
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı olarak bölgelere giderek
valilerimiz, milletvekillerimiz
ve belediye başkanlarımızla
toplantılar yapmaya ve
denetimlerle hizmet kalitesinin
takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Özelleştirilen elektrik dağıtım
şirketlerine kayıp kaçakları
azaltma zorunluğu getirilmiştir.
Elektrik dağıtım şirketleri
tarafından elektrik abonelerinin
ölçü sistemleri kaçak kullanımı
engelleyecek şekilde kontrol
edilmektedir.
Yeni süreçte ülkemiz genelinde
kayıp kaçakta 2015 yılı hedefi %10
olarak belirlenmiştir.
Dicle ve Vangölü bölgelerinde
kayıp kaçak oranlarının yüksek
olması kamu üzerinde önemli
bir yük oluşturmaktadır. Ancak
bölgede yatırımların artması
konusunda büyük bir hasssiyet
gösteriyoruz. Bu yatırımların
bölgede güven ve huzur
ortamını tesis ederek kayıp
kaçak oranlarını da azaltacağına
inanıyorum.
15
DOSYA
Mehmet ŞİMŞEK
T.C. Maliye Bakanı
EKONOMİDE
ENERJİDE
ÖZEL
DÖNÜŞÜM
SEKTÖRSAĞLAYAN
DEVRİ
PROJELER
12,7 Milyar Dolar
Gelir Sağlandı
Kayıp kaçak
oranları yüksek olan
bölgelerde oranların
düşürülmesi özel
sektörün
performans
kriteri olacak.
Özelleştirme uygulamalarını yapısal
reform ayağının önemli bir parçası
olarak görüyoruz. Hükümetlerimiz
son 12 yılda birçok önemli
özelleştirme uygulamasına imza attı.
Elektrik dağıtım özelleştirmeleri de
bu uygulamalar arasındadır. Yapılan
verimli çalışmalar neticesinde
elektrik dağıtım hizmetlerinin
tamamını özel sektöre devrettik.
Kısacası devlet eliyle elektrik dağıtım
dönemi sona erdi.
Elektrik dağıtımının özel sektöre
devredilmesi kamu finansman
yükünü üç ana sebepten dolayı
azaltacaktır.
Birincisi, elektrik dağıtımının
özelleştirilmesi enerji KİT’lerinin
nakit akışını iyileştirdi.
Özelleştirmeler öncesi TEDAŞ’ın
tahsil edemediği elektrik dağıtım
bedelleri EÜAŞ’a ve dolayısıyla
BOTAŞ’a yansıyordu. Özelleştirmeler
16
ile birlikte bu sorun büyük
ölçüde ortadan kalkmıştır. Piyasa
mekanizmasının işleyişinin sağlıklı
sürdürülebilmesi için alınan bu
tedbirle bir anlamda EÜAŞ ve TETAŞ’ın
alacakları da garanti altına alınmıştır.
İkincisi elektrik dağıtım firmalarının
yatırım ve operasyon giderlerini
artık özel sektör üstlenecek. 20052013 yılları arasında Özelleştirme
Fonu’ndan TEDAŞ’a toplam 5,1 milyar
ABD doları kaynak aktarılmışken
özelleştirme sonrasında bu yük
ortadan kalkmıştır. Ayrıca, dağıtım
sektörüne her yıl personel ve bakım
onarım gibi aktarılan milyarlarca liralık
işletme giderleri de artık daha verimli
alanlara aktarılacaktır.
2005 - 2013 yılları
arasında
Özelleştirme
Fonu’ndan
TEDAŞ’a toplam
5,1 milyar
ABD doları kaynak
aktarılmışken
özelleştirme
sonrasında bu yük
ortadan kalkmıştır.
Üçüncüsü özel sektöre geçen dağıtım
firmaları kamu finasmanına ödedikleri
vergi gelirleri ile katkı sağlayacaktır.
Ancak, şunu da belirtmek isterim,
elektrik dağıtım özelleştirmelerinin,
kamu finansman yükünü azaltmanın
da ötesinde sağladığı en büyük fayda
kaynakların özel sektör eliyle daha
etkin kullanılmasıdır. Özelleştirmeler
enerji sektöründe rekabeti ve
inovasyonu tetikleyecektir. Bu da
vatandaşın cebinden çıkan parayı ve
aldığı hizmet kalitesini olumlu yönde
etkileyecektir.
Elde edilen gelirlerin
değerlendirilmesi
Özelleştirmeden elde edilen gelirler
Hazineye aktarılmaktadır. 20092013 yılları arasında özelleştirilen
18 dağıtım şirketinden toplam 12,7
milyar dolar gelir elde ettik. Böylelikle
kamunun borçlanma ihtiyacını azalttık
ve kamu hizmetlerine ilave imkan
sağladık.
Oluşan mali kaynak eğitim, sağlık ve
altyapı gibi öncelikli alanlara hizmet ve
yatırım olarak yönlendirilmektedir.
2014 yılı bütçesinde 78,5 milyar TL
ile en büyük kaynağı eğitime ayırdık.
17
Verimlilik ve hizmet
kalitesi
Uzun yıllardır zarar
eden, kayıp kaçak ve
tahsilat problemleri
ile uğraşan, yatırım
ve operasyonel
faaliyetlerinin devamı
için sürekli bütçeden
kamu kaynağı tüketen
dağıtım şirketleri
artık özel sektörün
elinde. Bundan
sonra bu sektörde
yatırım harcamaları
özel sektör
tarafından yapılacak.
Performansa dayalı
bir faaliyet sürdürmek
suretiyle sektörün
kronik sorunlarına
çare bulunacak.
Dolayısıyla söz
konusu şirketler kar
elde ederek devlete
özelleştirme bedelinin
yanı sıra ayrıca vergi
veren şirketler haline
gelecek.
Bütçeden eğitime ayrılan kaynak
2002 yılından bu yana yaklaşık 7 kat
arttı, bütçe içindeki payı da %9,4’ten
%18’e yükseldi.
Elektrik dağıtım
firmaları kamu
finansmanına
ödedikleri vergi
gelirleri ile katkı
sağlayacaktır.
18
Benzer şekilde 2014 bütçesinde
yaklaşık 75 milyar TL ile en büyük
ikinci kaynağı sağlık harcamalarına
ayırdık. Kamu yatırım harcamaları
için ise yaklaşık 44,3 milyar TL
ödenek tahsis ettik.
Tüm bunlar eğitim, sağlık ve altyapı
gibi temel ihtiyaçlara erişimin ve bu
hizmetlerin kalitesinin artmasında
önemli bir rol oynadı. Zira Türkiye,
Birleşmiş Milletler Kalkınma
Programına göre 2000 yılından bu
yana İnsani Gelişmişlik Endeksi’nde
önemli bir ilerleme sağlamıştır. 2000
yılında Türkiye 158 ülke içinde 80.
iken 2013 yılında 187 ülke arasında
69. sıraya yükselmiştir.
Özel sektörün
devreye girmesiyle işletme mantığı
değişecek sektörde rekabet ve
dolayısıyla verimlilik artacak. Biraz
önce de belirtmiş olduğum gibi, bu
gelişmeler tüketicilere gerek hizmet
bedeli gerekse hizmet kalitesi olarak
önümüzdeki yıllarda olumlu yönde
yansıyacaktır.
“Kayıp-kaçak”ta iyileşme
Dağıtım şirketlerine ilişkin hisselerin
kamu mülkiyetinde olduğu dönemde
elektrik dağıtım ve perakende
satış sektöründe etkin ve verimli
bir işletmecilik yapılamadığı genel
olarak bilinmektedir. Kronikleşen
sorunların başında alacakların tahsil
edilememesi, Doğu ve Güneydoğu
Anadolu bölgeleri başta olmak
üzere tahsilat oranlarının düşük,
kayıp-kaçak oranlarının ise yüksek
olması gelmekteydi. Bu nedenle
kamu dağıtım şirketleri aldıkları
Özelleştirmeler
enerji sektöründe
rekabeti ve
inovasyonu
tetikleyecektir.
enerjinin bedelini %100 ödeyemeyip
borç birikimine ve enerji KİT’leri
arasında nakit akışı sorununa sebep
olmaktaydı. Tüm bu hususlar ise her
yıl milyarlarca liralık kamu zararına
yol açmaktaydı.
Özelleştirmelerle birlikte dağıtım/
parekende satış şirketleri %3.49
brüt kar marjı ile tüm bu tahsilatları
yapabilecektir. Kayıp kaçak oranları
yüksek olan bölgelerde kayıpkaçak oranlarının düşürülmesi özel
sektörün en önemli performans
kriteri olacaktır. Bu sayede kayıp
kaçak oranları yıldan yıla azalacaktır.
Zira EPDK verilerine göre,
özelleştirme öncesinde kayıp kaçak
oranı Türkiye genelinde %15,3 iken
2012 yılına gelindiğinde %14,5’e
inmiştir. Kayıp kaçak oranının
oldukça yüksek olduğu Vangölü ve
Dicle EDAŞ’la birlikte beş dağıtım
şirketinin 2013 yılının ilk yarısında
özelleştirildiği göz önüne alındığında
ilerleyen zamanda kayıp kaçak
oranın hızlı bir şekilde azalacağını
düşünüyorum.
Kayıp kaçak oranlarının tarifedeki
hedefler doğrultusunda aşağı
çekilmesiyle kayıp-kaçak enerjinin
ekonomiye verdiği zarar ve
tüketicilerin katlandığı kayıp kaçak
enerji bedeli azalmış olacaktır.
Böylece ülke kaynakları da daha
verimli kullanılmış olacaktır.
Sonuç olarak, elektrik sektörü
özelleştirmeleri kamunun finansman
yükünün azalması, kayıp kaçaktan
dolayı elektrik tüketicilerinin
katlandığı maliyetin düşmesi,
enerji KİT’leri arasındaki nakit
akışı probleminin çözülmesi ve en
önemlisi sektörde verimliliğin ve
hizmet kalitesinin artması adına
yapılan büyük bir reform olmuştur.
19
DOSYA
EKONOMİDE
ENERJİDE
ÖZEL
DÖNÜŞÜM
SEKTÖRSAĞLAYAN
DEVRİ
PROJELER
Kemal YILDIR
Türkiye Elektrik İletim A.Ş.
Genel Müdürü
1970’lerden beri
yüksek tasarım ve
işletme standartları
ile Avrupa elektrik
sistemiyle
bütünleşmeye
teknik açıdan
uyumlu olarak
geliştirilmiştir.
20
TEİAŞ, 233 sayılı KHK sistemi içinde,
iktisadi devlet teşekkülü olarak ve
mevcut mevzuat ve ana statüsü
hükümleri çerçevesinde, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan
(EPDK) 13.03.2003 tarihinde aldığı
iletim lisansı çerçevesinde, yeni
piyasa yapısına uygun olarak
faaliyetlerini yürütmektedir.
Teknoloji, nüfus ve altyapı
gelişmelerine paralel olarak elektrik
iletim altyapılarını genişletmek,
yeni iletim tesisleri yapmak,
bunlara paralel olarak kendi iletişim
altyapısını genişletmek, Türkiye
Elektrik Sistemini uluslararası
standartlarda, kaliteli, ekonomik ve
güvenilir bir şekilde işletmek, bu
amaçla; yeni projeler oluşturmak,
bunları gerçekleştirmek ve elektrik
piyasası hizmetlerini yürütmekten
Ülkemizde elektrik
tüketimi ve
üretiminde özel
sektör dinamizmi
içerisinde hızlı
bir büyüme
yaşanmaktadır.
sorumlu olan TEİAŞ, bu görevlerini
Ankara’da bulunan Genel Müdürlük
ile Türkiye’nin çeşitli yerlerinde
bulunan 22 adet İletim Tesis ve
İşletme Grup Müdürlükleri ve 10
adet Yük Tevzi İşletme Müdürlükleri
vasıtasıyla yapmaktadır.
TEİAŞ sorumluluğunda;
• 92 adet 400 kV Trafo Merkezi
• 1 adet 220 kV Trafo Merkezi
• 564 adet 154 kV Trafo Merkezi
• 14 adet 66 kV Trafo Merkezi
olmak üzere toplam 671 adet Trafo
Merkezi,
• 17010 km 400 kV Havai Hat
• 85 km 220 kV Havai Hat (Gürcistan,
Ermenistan)
• 34387 km 154 kV Havai Hat
• 509 km 66 kV Havai Hat
• 284 km 154 kV ve 400 kV Kablo
Hattı,
olmak üzere toplam 52.275 km iletim
hattı bulunmaktadır.
21
Yıllar İtibariyle Enerji Tüketim Artışı:
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
Tüketim
(TWh)
114
119
128
127
133
141
150
161
175
190
198
194
210
230
242
245
Artış (%)
8,1
3,9
8,3
-1,1
4,5
6,5
6,3
7,2
8,6
8,8
4,3
-2
8,4
9,4
5
1,4
2008
2009
2010
2011
2012
2013
300
250
TWh
200
150
100
50
0
1998
1999
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
Yıl
TEİAŞ Enterkoneksiyon Projeleri
Komşu ülkelerle elektrik
alışverişlerinin sağlanması
açısından tüm komşu ülkelerle
elektrik iletim sistemi
bağlantısını gerçekleştirmiş
olup genişletilmesi konusunda
çeşitli projeleri bulunmaktadır.
Uluslararası enterkoneksiyon
projeleri ile yedek kapasitenin
ortak kullanımı sonucu yeni
üretim tesisi yatırımlarından
tasarruf sağlanması, önemli
arızalarda karşılıklı yardımlaşma,
işletme tasarrufu sağlanması,
doğal kaynakların ülkeler
arasında rasyonel bir şekilde
paylaşımı ve elektrik ticaretinin
artırılması, diğer ülkelerle
ilişkilerin geliştirilmesi
ve çevrenin korunması
hedeflenmektedir. Uluslararası
enterkoneksiyonlardan maksimum
faydanın sağlanabilmesi için
hedeflenen yöntem sistemlerin
senkron paralel çalışması olup,
Ulusal elektrik sistemimiz
1970’lerden beri yüksek tasarım
22
ve işletme standartları ile Avrupa
elektrik sistemiyle bütünleşmeye
teknik açıdan uyumlu olarak
geliştirilmiştir. Uzun yıllardan
beri devam eden çalışma ve
hazırlıkların sonucunda Ulusal
elektrik sistemimiz 18 Eylül 2010
tarihinde ENTSO-E Avrupa Kıtasal
Avrupa Senkron Alanı Sistemi
ile deneme paralel bağlantısı
gerçekleştirilmiş bulunulmaktadır.
Sistem kararlılığının ilk faz
testleri ENTSO-E yönlendirme
komitesi tarafından 8 Şubat'ta
onaylanmıştır. İkinci fazda
ticari olmayan enerji alışveriş
uygulaması ENTSO-E tarafından
başarılı bulunmuştur. Üçüncü
fazda (kısıtlı ticari enerji alışverişi)
Türkiye ile Avrupa Elektrik
Sisteminin senkron paralel
işletimi 1 Haziran 2011 tarihinde
başlamış olup 2013 Ekim ayında
teknik yeterlilik onaylanmıştır.
Avrupa’dan Türkiye yönüne 550
MW, Türkiye’den Avrupa yönüne
ise 400 MW kapasitede elektrik
enerjisi ticaretine izin verilmiştir.
Gürcistan:
400 kV’lik yeni bir iletim hattı
Akhaltsikhe – Borçka arasında
tesis edilmiş olup Gürcistan
tarafında 2x350 MW’lık DC Backto-Back istasyonu üzerinden
mevsimsel olarak 700 MW’a
kadar enerji ithalatı yapılması
beklenmektedir. Back-to-Back
istasyonun test çalışmaları devam
etmektedir. Testler bittikten sonra
ticari işletmeye geçilecektir.
İran:
Mevcut 400 kV Başkale - Khoy
enterkoneksiyon hattı üzerinden
izole bölge metodu ile mevsimsel
olarak 250-450 MW İran’dan
ithalat yapılmaktadır.
Irak:
Mevcut durumda 154 kV
gerilim seviyesinde PS3- Zakho
hattından 200 MW ‘a kadar ihracat
yapılmaktadır.
Suriye:
Türkiye – Suriye arasında mevcut
olan 400 kV’lik Birecik (Türkiye)
- Halep (Suriye) Enterkoneksiyon
hattı mevcuttur.
Piyasa Faaliyetleri
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
ile Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu kurularak, tüm piyasa
oyuncuları için lisans uygulaması
getirildi ve TEİAŞ’a ‘’Türkiye Elektrik
İletim Anonim Şirketi bünyesinde
yer alan Piyasa Mali Uzlaştırma
Merkezi, Türkiye Elektrik İletim
Anonim Şirketi tarafından hazırlanan
ve Kurulca onaylanan Dengeleme ve
Uzlaştırma Yönetmeliği hükümleri
doğrultusunda, gerçekleşen alımsatımlar ile sözleşmeye bağlanmış
miktarlar arasındaki farkları esas
alarak, piyasada faaliyet gösteren
tüzel kişilerin borçlu ya da alacaklı
oldukları tutarları hesaplamak
suretiyle, mali uzlaştırma sistemini
çalıştırır.’’ Hükmü doğrultusunda
piyasa işletim görevi verilmiş
bulunmaktadır.
Sistem işletmesi ile elektrik üretim,
alış ve satış uygulamaları birbirinden
ayrılarak iletim hizmeti, üretim
faaliyetleri toptan satış faaliyetleri
birbirinden ayrıştırılarak iletim
sistemine erişimde taraflar arasında
eşit erişilebilirlik sağlanmaya
çalışılmıştır.
Serbest tüketici uygulaması ile
iletim sisteminden bağlı tüketiciler
ile yıllık tüketimi belli limitleri aşan
tüketicilerin enerjilerini rekabet
ortamında tedarikçilerden temin
etmeleri sağlanmıştır.
Gün öncesi piyasası ile piyasa
katılımcılarının ikili anlaşmalarına ek
olarak oluşabilecek dengesizliklerini
gün öncesinden dengeleme imkanı
verilerek yükümlülüklerini yerine
getirmeleri sağlanmıştır.
Aralık 2013 sonu itibarı ile piyasa
işlem hacmi %36.21, serbest tüketici
adedi 506.718, serbest tüketici
sayaç sayısı 684.081’e ulaşmış
bulunmaktadır. Aralık 2013 sonu
itibarı ile serbest tüketici adedi
506.718, serbest tüketici sayaç
adedi ise 684.081 olmuştur. Aralık
2013 ayında serbest tüketici tüketim
miktarı 6.896.157 MWh olup,
toplam tüketimin %34’üne karşılık
gelmektedir. Ocak 2014 itibarı ile
Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezine
kayıtlı katılımcı sayısı 746’dır.
Özel sektörün kar amacı gütmesi
nedeniyle özelleşen santraller daha
kararlı ve verimli çalışmaktadır.
Bölgesel Bağlanabilir Kapasite
Raporu Ağustos ayı içerisinde
yayınlanacaktır.
Uluslararası Bağlantılar
0
W
M
145 km 400 kV
136 km 400 kV
40
BULGARİSTAN
GÜRCİSTAN
0
15
55
M
W
28 km 220 kV
160 km 400 kV
W
M
00
MW
7
0-
YUNANİSTAN
ERMENİSTAN
80,7 km 154 kV
130 km 400 kV
40 MW
40 MW
NAHÇİVAN
87 km 154 kV
250 - 450 MW
İRAN
73 km 154 kV
100 km 400 kV
W
0M
20
0 MW
400 kv Mevcut
400 kV Yapım Aşamasında
220 kV Mevcut
154 kV Mevcut
IRAK
42 km 400 kV
SURİYE
124 km 400 kV
İletim Sistemi Yatırımları
• Ülkemizde elektrik tüketimi ve
üretiminde özel sektör dinamizmi
içerisinde hızlı bir büyüme
yaşanmaktadır. İletim Sisteminin de
buna paralel bir büyüme içerisinde
olması zorunluluk arz etmektedir. Bu
kapsamda 2014 Yatırım Programında
6,491,349,000 TL tutarında 574
adet proje yatırım programında yer
almaktadır.
• Yukarıdaki projelerin gerçekleşmesi
ile Türkiye’de yenilenebilir enerji
kaynaklarının üretime olan katkısı
artacak,
• Türkiye’nin ortalama %5-6 olan
talep artışı güvenilir bir şekilde
sağlanacak,
• Talep artışını baz yük olarak
karşılayacak nükleer ve termik
santrallerin sisteme entegrasyonu
sağlanacak,
• Türkiye’nin bölgesinde doğu ile
batı arasında elektrik enerji koridoru
olması sağlanacaktır.
23
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Sektör Tamamıyla
Nurettin KALDIRIMCI
Türkiye Rekabet Kurumu Başkanı
Rekabete Açılmalı
Tüketicilerin
tedarikçilerini seçme
hakkına kavuşması
süreci, üretim ve
tedarik aşamalarında
rekabetçi yapının
tesisine yönelik
düzenlemelerin
hayata geçirilmesi
açısından son derece
önemlidir.
24
Türkiye enerji sektörü, geçmişte kamu
elinde ve tekel durumunda bulunan
yapıdan, özel sektörün ağırlıkta olduğu,
rekabetçi bir piyasa yapısına doğru
evrilmektedir. Son yıllarda yoğunluk
kazanan özelleştirme faaliyetleri,
elektrik ve doğal gaz piyasalarının
serbestleşmesi ve rekabete açılması
yönünde atılan adımların bir parçasıdır.
İçinde bulunduğumuz dönemde, kamu
elinde bulunan doğal gaz ve elektrik
dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi
tamamlanmış olup, elektrik üretim
tesislerinin özelleştirilmesi sürecinde
de önemli bir mesafe kaydedilmiştir.
Bilindiği üzere, özelleştirme
uygulamalarının başlıca gerekçesi;
kamu elinde bulunan şirketlerin, kar
elde etme odaklı özel teşebbüslerin
elinde daha etkin şekilde faaliyet
göstereceği düşüncesidir. Öte yandan,
özelleştirme sonucunda kayıp-kaçak
oranlarının düşürülmesi, gereksiz
maliyet kalemlerinin ortadan
kaldırılması gibi yollarla elde edilecek
etkinlik artışının, fiyatlarda düşüş
ve hizmet kalitesinde artış şeklinde
tüketicilere yansıtılabilmesi için,
sektörün tam anlamıyla rekabete
açılması yönünde adımların
atılması gerekmektedir. Aksi halde,
özelleştirme uygulaması, kamu
tekellerinin özel sektör tekellerine
dönüşmesinden ibaret kalacak ve
enerji sektöründe fiili bir rekabetten
söz edilemeyecektir.
Bu noktada belirtmek gerekir ki;
enerji sektörünün serbestleştirilmesi
amacı doğrultusunda serbest tüketici
limitinin düşürülmesi, tek başına,
serbest tüketici hakkını kullanabilecek
duruma gelen tüketicilerin bu haktan
fiilen yararlanabildiği ve piyasanın
rekabete açılma oranının fiilen artmış
olduğu anlamına gelmemektedir.
Benzer şekilde, dağıtım şirketlerinin
tam anlamıyla bir hukuki ayrıştırmaya
tabi tutulmadığı durumda, tüm piyasa
oyuncularına eşit mesafede durması
ve eşit şartlarda hizmet vermesi
beklenen dağıtım şirketlerinin,
kendisiyle aynı ekonomik bütünlük
içinde bulunan şirketler lehine
ayrımcılık yapma güdüsü ve çıkar
çatışması riski tam olarak ortadan
kaldırılamayacağından, piyasalarda
gerçek manada bir rekabetin
tesisinden söz edilemeyecektir.
Bu çerçevede, tüketicilerin
tedarikçilerini seçme hakkına
kavuşması süreci, tüketicilerin
serbest tüketici hakları konusunda
bilinçlendirilmesi ve tedarikçi
değişim sürecinin kolaylaştırılması
ile üretim ve tedarik aşamalarında
rekabetçi yapının tesisine yönelik
düzenlemelerin hayata geçirilmesi
açısından son derece önemli
olduğunu düşünmekteyiz. Enerji
sektöründe yeterli sayıda teşebbüsün,
ayrımcı olmayan ve eşit koşullarda
faaliyet gösterdiği ve bu teşebbüslerin
tüketicilere daha uygun fiyatlar
üzerinden, daha iyi hizmet sunmak
üzerine birbirleriyle rekabet içine
girdiği bir piyasa yapısının hayata
geçirilmesi; özelleştirme ile elde
edilen etkinlik artışının tüketici
refahını arttırmasını ve özelleştirme
ve serbestleştirme uygulamaları ile
hedeflenen faydaların elde edilmesini
sağlayacaktır.
Enerji piyasasının
özelleştirilmesinde Rekabet
Kurumu’nun rolü
Öncelikle belirtmek gerekir ki,
özelleştirme işlemleri 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun kapsamında birer devralma
işlemidir ve bu bakımından
Rekabet Kurulu’nun iznine tabidir.
Bu kapsamda Rekabet Kurulu,
Özelleştirme Yoluyla Devralmaların
Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri
İçin Rekabet Kurumu’na
Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin
Başvurularında Takip Edilecek
Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ
(Tebliğ No: 2013/2) kapsamında
bulunan özelleştirme işlemlerini,
özelleştirme ihalesi öncesinde
ve ihalenin gerçekleştirilmesi
sonrasında olmak üzere iki
aşamada değerlendirmektedir.
İlk aşamada, Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı (ÖİB), ihale
şartnamesinin hazırlandığı sırada
Rekabet Kurumu’na önbildirimde
bulunmakta ve Rekabet Kurumu bu
safhada yaptığı değerlendirmede,
ihale şartnamesinde yer almak
üzere özelleştirme işlemine koşul
getirebilmektedir. İkinci aşamada,
Rekabet Kurulu, ÖİB tarafından
gerçekleştirilen ihalenin ardından
yine ÖİB tarafından kendisine
bildirilen teklif sahiplerine ilişkin
değerlendirmeler yapmaktadır. Bu
değerlendirmeler kapsamında Kurul,
devir işlemi sonucunda yeni bir hakim
durum yaratılması ya da mevcut
bir hakim durumun güçlendirilmesi
söz konusu ise işleme izin
vermeyebilmekte ya da vereceği izni
belirli koşullara bağlayabilmektedir.
Bu noktada, özelleştirme işlemlerinin,
sıradan birleşme ve devralma
işlemlerinden farklı bir konumda
olduğunu unutmamak gereklidir.
Özellikle, enerji sektörü gibi,
geçmişte devletin ağırlıklı olarak rol
aldığı piyasalarda gerçekleştirilen
özelleştirme işlemleri, hedeflenen
25
Enerji Piyasası
Denetleme Kurumu
enerji sektöründe
rekabetin tesisi
konusunda önemli bir
rol oynamıştır.
rekabetçi piyasa yapısının belirlenmesi
bakımından oldukça önemli bir aşama
konumundadır. Bu nedenledir ki,
özelleştirme işlemlerinde, özellikle
de elektrik ve doğal gaz piyasaları
gibi serbestleşme ve rekabete açılma
sürecinin söz konusu olduğu alanlarda,
Rekabet Kurulu, sadece mevcut piyasa
yapısını değil; serbestleşme süreci ile
hedeflenen rekabetçi piyasa yapısını
da dikkate alarak değerlendirmeler
yapmaktadır.
Enerji sektöründe bugüne dek elektrik
ve doğal gaz dağıtım şirketlerinin
ve elektrik üretim santrallerinin
özelleştirme işlemlerini değerlendiren
Rekabet Kurulu, ihaleler öncesinde
önbildirim safhasında verdiği
görüşler ve devir işlemlerine ilişkin
olarak getirdiği (hukuki ayrıştırma
26
gibi) koşullar ve ihaleler sonrasında
nihai bildirim safhasında aldığı
(devir işlemine izin verme/vermeme
şeklindeki) kararlar ile, enerji
sektöründe rekabetin tesisi konusunda
önemli bir rol oynamıştır.
Bu kararlardan bazı örnekler
verilecek olursa; TEDAŞ’a ait
dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi
işlemine ilişkin 16.10.1998 tarihli
Rekabet Kurulu kararında; ilgili görev
bölgesinde elektrik ticareti yapma
yetkisinin münhasıran dağıtım
şirketine ait olacağını düzenleyen
münhasırlık hükümlerinin imtiyaz
sözleşmelerinden çıkarılması, dağıtım
ve ticaret faaliyetlerinin birbirlerinden
ayrı olarak değerlendirilmesi ve ticaret
bölümünün kısmen de olsa rekabete
açılması koşuluyla devir işlemine
Sektörde dengeli rekabet ortamının
sağlanmasında Kurumumuzun rolü
Daha önce de belirttiğimiz üzere, enerji
sektöründe yürütülen özelleştirme
faaliyetleri, sektörün serbestleştirilmesi
ve rekabete açılması doğrultusunda
atılan adımların bir parçası olarak
sektörde rekabetin sağlanması
hedefinin gerçekleştirilmesine katkı
sağlamaktadır. Öte yandan, sektörde
yeterli rekabetin sağlanamadığı
noktalarda, özel teşebbüslerin karlarını
maksimize etmek için fiyat artışına
gitmeleri kaçınılmaz olup, bu durum
piyasa tasarımında istenmeyen
sonuçlar doğurabilecektir. Bu nedenle,
özelleştirmeler aracılığıyla kamunun
piyasa oyuncusu olma rolünün kısmen
veya tamamen ortadan kaldırıldığı
hallerde, düzenleyici ve denetleyici
mekanizmaların etkinliği önem
kazanmaktadır.
izin verilebileceği ifade edilmiştir.
Başka bir ifadeyle, daha 4628 sayılı
Kanun’un yürürlüğe girmesinden 3
yıl öncesinde Rekabet Kurumu’nun
elektrik piyasalarında tüketicilerin
tedarikçilerini seçme hakkına sahip
olduğu bir piyasa yapısını savunduğu
görülmektedir.
TEDAŞ’ın 21 bölgeye ayrılarak
özelleştirilmesine ilişkin 21.07.2005
tarihli Rekabet Kurulu görüşünde ise;
dağıtım faaliyetlerinin, diğer elektrik
piyasası faaliyetlerinden hukuki olarak
ayrıştırılmasının Kurul’un nihai izin
koşulu olduğu ifade edilmiştir. Bilindiği
üzere, hukuki ayrıştırmaya ilişkin koşul
daha sonra 4628 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu’nda hükme bağlanmıştır.
Rekabet Kurulu, elektrik dağıtım
şirketlerinin özelleştirilmesine ilişkin
yakın tarihli kararlarında ise, hakim
durum değerlendirmesi çerçevesinde,
dağıtım şirketlerinin yaptığı satışları
dikkate alarak bir teşebbüsün belli bir
ölçeğin üzerine çıkması halinde hakim
durum oluşacağı değerlendirmesi
yaparak, bazı devir işlemlerine izin
vermemiştir. Bu yaklaşımın başlıca
gerekçesi, gerek toptan satış gerekse
perakende satış piyasalarında rekabetin
tesisi için yeterli sayıda oyuncunun
olması ve piyasada tek bir oyuncunun
belirleyici olmaması gerektiğidir.
Rekabet Kurumu’nun yukarıda
yer verilen kararlarında görülen
yaklaşımında olduğu üzere,
özelleştirme sürecinin devamında da,
rekabetçi bir enerji sektörünün tesisi
konusunda üzerine düşen rolü yerine
getirmeye devam edecektir.
Bu çerçevede, tüm mal ve hizmet
piyasalarında olduğu üzere, enerji
sektöründe de rekabetin korunması
konusunda görevli ve yetkili olan
Rekabet Kurumu, özelleştirme
aşamasında olduğu gibi, özelleştirme
sonrası dönemde de, elektrik ve doğal
gaz şirketlerinin, rekabeti bozma amacı
veya etkisi taşıyan anlaşmalar yapmak,
hakim durumlarını kötüye kullanmak
ya da birleşme ve devralmalar
yoluyla hakim duruma gelmek veya
hakim durumlarını güçlendirmek
yoluyla söz konusu piyasalardaki
rekabeti kısıtlamaları ihtimaline
dikkatle yaklaşacak ve sektörde
rekabetin sağlanması ve korunması
hususunu hassasiyetle ele alacaktır.
Bu noktada son olarak ifade etmek
isteriz ki; içinde bulunulan reform
sürecinin, enerji sektörünü düzenleyen
ve denetleyen kurumsal altyapının
mümkün olduğunca etkin şekilde
faaliyet göstermesini gerektirmesinden
hareketle, Kurumumuzun sektörel
kurumlarla arasındaki ilişkilerin ve
işbirliğinin geliştirilmesini ve daha etkin
hale getirilmesini temenni etmekteyiz.
27
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
ELDER
Nihat ÖZDEMİR
ELDER Başkanı
DİCLE bölgesinde
kayıp - kaçak oranı
%75 gibi rekor
düzeyde. Bölgedeki
yıllık kaçak elektrik
kullanım miktarı
Atatürk HES’in
2013 yılı üretiminin
2 katına tekabül
etmektedir.
Öncelikle ELDER’den kısaca
bahsederek bundan sonraki
görüş ve önerilerimize bir baz
oluşturmakta fayda var. 15
yıla ulaşan geçmişiyle ELDER
elektrik sektörünün en eski sivil
toplum kuruluşlarından birisidir.
Kurulduğu günden beri rekabetçi
bir serbest piyasanın oluşumuna
katkı sağlayan bir yapıda olmayı
hedeflemiştir. Bu nedenle
vizyonumuz elektrik sektöründe
rekabet öncelikli serbest bir
piyasanın oluşumuna etkin katılım
ve katkı sağlamak ve misyonumuz
elektrik dağıtım hizmetlerinin
tüm kullanıcılara kaliteli, sürekli,
doğru maliyetli, eşit taraflar
arasında ayrım yapmaksızın
sunulmasını temin etmek
olarak tanımlanmıştır. ELDER’in
özelleştirme sonrası dönemde
de bu rolünü güçlendirerek
sürdüreceğine inanıyorum.
Özeleştirmeler ve Serbest
Piyasaya Geçiş
28
1990’larda başlayan piyasanın
özelleştirilmesi yolculuğunda
elektrik sektöründe yapısal
dönüşümlere tanık olduk. 4628
sayılı Yasa ile başlayan tüketici
odaklı serbest ve rekabetçi piyasa
hedefinde tamamlanan dağıtım
özelleştirmeleri ile çok önemli
bir eşiği geçmiş olduk. Elektrik
sektörünün özelleştirilmesi ve
serbest bir piyasa oluşturulması
yönünde 2006 yılı bir milattır.
Bu tarihte TEDAŞ’ın dağıtım
şirketleri ile yaptığı İşletme Hakkı
Devri Sözleşmesi ve akabinde
verilen dağıtım lisansları ile
özelleştirme süreçlerinin gerekli
koşulları yerine getirilmiş oldu.
2013 yılı sonu ile de dağıtım
özelleştirmeleri tamamlandı
üretim özelleştirmeleri ise
başarılı bir şekilde devam
ediyor ve 2014 yılı sonuna kadar
tamamlanmasını bekliyoruz.
2006’dan bugüne kurulu
gücümüz %57 oranında enerji
talebimiz %42 oranında büyüdü.
Bu büyümenin dünya ölçeğinde
bile etkileyici olduğunu hepimiz
biliyoruz. Kurulu güçteki artışın
neredeyse tamamı özel sektör
projeleri ile elde edildi. 2006
yılında yaklaşık 17000 MW kurulu
güce sahip olan özel sektör, 2013
yılı sonu itibariyle 40.000 MW’ın
üstünde kurulu güç kapasitesine
ulaşmıştır. 20 milyar doları
bulan bu yatırımlar özel sektör
finansmanıyla gerçekleştirilmiştir.
Elektriğin sadece
dağıtımda değil
üretimden tedariğe
tüm alanlarında
yatırım yapan
işadamları
piyasanın şeffaf,
öngörülebilir ve
rekabet temelli
işleyeceğine
inanmışlardır.
Yine bu dönemde dağıtım
özelleştirmeleri tamamlandı
ve kamuya yaklaşık 13 milyar
dolarlık bir kaynak yaratıldı. Bu
rakama üretim özelleştirmeleri
ile elde edilen yaklaşık 10 milyar
dolar da ilave edildiğinde, elektrik
sektörü özelleştirmelerinde
23 milyar dolarlık bir yatırım
büyüklüğüne ulaşılmıştır. Dağıtım
özelleştirmelerinde ödenen yaklaşık
13 milyar doların %25’lik bölümü
öz kaynaklardan %75’lik bölümü
ise Türk bankacılık sisteminden
kredi olarak sağlandı. Öte yandan
yatırımlar dağıtım şirketlerince
finanse edilmekte ve tarifeden
10 yıllık dönemde geri dönüşü
alınmaktadır. 2011-2015 döneminde
şirketler 5 milyar dolar yatırım
gerçekleştiriyorlar. 2016-2020
döneminde yatırım bütçelerinin
önemli oranda artacağını
düşünüyoruz. Öncelikle yeni
özelleşen bölgelerin ciddi yatırım
ihtiyaçları var. Ayrıca bağlantı
hatlarının dağıtım şirketlerine
gelmesi ile şebekemiz hat olarak
%30 oranında büyüdü. Lisanssız
yenilenebilir enerji tesislerinin
hızla artışı dağıtım şirketlerine
büyük sorumluluklar getiriyor. Tüm
bu etmenler dikkate alındığında,
2016-2020 döneminde dağıtım
şirketlerinin şebekeye 7-8 milyar
dolarlık yatırım yapacağını
öngörüyoruz. Özetle, dağıtım
özelleştirmeleri ile kamuya
sadece 13 milyar dolarlık kaynak
yaratılmamış ayrıca yıllık 2 milyar
dolarları bulan yatırım ihtiyacı da
özel sektör yükümlülüğü haline
getirilmiştir.
Elektrik Fiyatları Nasıl Değişti?
Bu arada 2006 yılına göre 2013’te
elektrik fiyatları nasıl değişti diye
bakarsak; enflasyon düzenlemesi
ile, sanayi fiyatları neredeyse
sabit kalırken mesken fiyatlarında
nispeten küçük bir artış görüyoruz.
Neticede dünya petrol ve doğal gaz
fiyatlarındaki büyük artışlarının
elektrik tarifelerine yansıması
olmamıştır. Daha da önemlisi
dağıtım hizmet bedelinin tarifedeki
oranı %15’den %10’a inmiştir.
Tüm bu özel sektör yatırımlarını
ve diğer sonuçları özelleştirme ve
serbest piyasa geçişin bir başarısı
29
olarak yorumluyorum. Bu başarıda
iş adamlarımızın ve bankalarımızın
rolü yadsınamaz. Elektriğin
sadece dağıtımda değil üretimden
tedariğe tüm alanlarında yatırım
yapan bu işadamları ve süreci
finanse eden bankacılık sistemi
Türkiye’ye inanmışlardır, özerk
düzenleyici kuruma inanmışlardır,
hedeflenen serbest piyasa yapısına
inanmışlardır, bu piyasanın şeffaf,
öngörülebilir ve rekabet temelli
işleyeceğine inanmışlardır. Şimdi de
gelecek 10 yıllık dönem geçmişin
tüm bu başarılarının kalıcı olmasını
sağlayacak şekilde yönetilmelidir. Bu
yönetimi gerçekleştirecek EPDK’dır.
EPDK geride bıraktığımız 13 yıl
içerisinde her kademesinde gerekli
bilgi birikimini, deneyimi ve öngörüyü
kurumsal kimliğinde oluşturmuştur.
Piyasaların bu beklentilere uygun
gelişmesi ve büyümesi başta siyasi
iktidarlar olmak üzere hepimizin
sorumluluğu ve görevidir. Ekonomik
ve siyasi istikrar burada en temel
30
gerekliliktir. Bizler piyasa risklerini
yönetebiliriz; ancak istikrarsızlığı ya
da belirsizliği yönetemeyiz. Siyasi
istikrar temelde seçimlerle millet
tarafından belirlenir. Ancak sektörel
istikrar bakanlık ve EPDK tarafından
sağlanır ve burada şeffaf olunması,
öngörülebilir olunması bizler için
hayati önemdedir.
Bakanlık ile gerekse EPDK ile
bugüne kadar böyle bir süreci
yaşayageldik. Her şey dört dörtlük
diyemeyiz; birçok konuda farklı
düşündüğümüz beklentimizin
aksine kararlar, gelişmeler de oldu.
Ama genelde birbirimize empati
yaparak, sebeplere değil çözüme
odaklanarak bu sıkıntıları aşmayı
bildik. Şimdi bu iyi yönetişimi çok
daha ileriye taşımalıyız. Çünkü öyle
bir döneme giriyoruz ki bugüne
kadar yapılan tüm başarılı adımların
istenilen sonuçlara dönmesini
görebileceğimiz gibi hiç arzu
etmediğimiz krizlerle karşı karşıya
Tüm bölgeler için
kayıp - kaçak
hedeflerinin bilimsel
yöntemlere ve
sahadan yapılacak
gerçek ölçümlere
dayanacak şekilde
yeniden belirlenmesi,
dağıtım şirketlerinin
yönetemeyeceği
risklerle karşı
karşıya kalmasını
engelleyecektir.
yıllık dönemde sektörü zorlu sınavlar
bekliyor; ancak tüm paydaşlarımız ile
bu süreçten başarıyla çıkacağımızdan
ve rekabetçi, tüketici odaklı bir
serbest piyasayı tüm kurumlarıyla
işleteceğimizden de eminiz.
Elektrikte serbest piyasa geçişi,
üretim özelleştirmeleriyle birlikte
ilk aşamasını tamamlamış olacaktır.
2016’da başlayacak III. Uygulama
Dönemi serbest piyasanın gerekleri
kadar geçiş döneminin gerçeklerinin
de dikkate alındığı ve tarifelere konu
edildiği bir dönem olmak zorundadır.
Bu sektör kamunun sektörü, bu
şirketleri ve varlıklarını korumak, en iyi
şekilde işletmek ve geleceğe taşımak
boynumuzun borcu ve hep bu saikle
davrandık. Bu inanışımızı da korumaya
devam edeceğiz.
Türkiye’de Kayıp - Kaçak Teknik
Değil, Sosyal Bir Sorundur
da kalabiliriz. Kolayca anlaşılabileceği
üzere genelde dağıtım faaliyetlerinin
sürdürülebilirliğinin sağlanmasından;
özelde Aras gibi, Dicle gibi, Van
Gölü gibi elektrik dağıtım sektörünü
derinden etkileyen, şekillendiren
bölgelerin özelleştirmelerinin
tamamlanmasından bahsediyorum.
Hedeflenen piyasaların oluşabilmesi
ve işleyebilmesi için bu bölgelerin
başarılı olmaları gerekiyor. Bu
bölgelerdeki yatırımcılar da devirden
sonra pek çok sürprizlerle karşılaştılar.
Diğer bölgelerde benzer durumlar
olduğunu şahsen biliyorum. Bu konuya
ayrıca değineceğim.
Rekabet Odaklı Serbest Piyasada
Dağıtım Şirketlerinin Rolü
Bazı temel doğruları hatırlatmak
isterim. Dağıtım şirketlerinin iki
temel görevi vardır. Öncelikle
dağıtım sisteminin işletilmesinden
sorumludurlar. Ancak serbest
piyasalarda en az ilki kadar önemli bir
görevleri de piyasanın doğru şekilde
işlemesini sağlamaktır.
Dağıtım sistemi işletmenin gerekleri
açıktır. Evrensel hizmet olarak da
tanımlanan elektriğin tüketicilere
kesintisiz, kaliteli ve güvenilir bir
şekilde ulaştırılmasını sağlamak.
Serbest piyasanın işlemesine
katkı sağlamak ise nispeten daha
güncel bir hizmettir. Piyasanın diğer
ana paydaşları olan üreticiler ile
tedarikçilere ayrım gözetmeksizin
belirlenmiş hizmetleri sunmak.
Elektrik dağıtım hizmeti monopol
yapısı nedeniyle tamamen düzenlenen
bir faaliyettir. Dağıtım şirketlerinin
her türlü geliri düzenleyici kurum
tarafından belirlenir, faaliyetleri
denetlenir. Dolayısıyla dağıtım
şirketlerinin sürdürülebilir finansal
yapılara sahip olması düzenleyici
kurum tarafından temin edilir.
Dağıtım şirketlerinin faaliyetlerini
istenilen kalitede yerine getirirken
sürdürülebilir finansal getiri
sağlanması başta EPDK ve kamu
tarafından yapılacak düzenlemeler ile
mümkün olacaktır. Önümüzdeki 10
Özellikle elektrik kayıplarının yüksek
olduğu elektrik dağıtım bölgelerinde,
kaçak elektrik kullanımı teknik bir
sorun değil, sosyal bir sorun olarak
da karşımıza çıkmaktadır. Kayıp
oranları Türkiye ortalamasının çok
üzerinde olan bu dağıtım bölgelerinde,
kayıplarla etkin mücadele edilmesi
ve bunların düşürülmesi için yerel
paydaşların da katkı sağlayacağı
uzun dönemli önlemlerin alınmasını
gerektirmektedir.
Örneğin DİCLE Elektrik Dağıtım
bölgesindeki kayıp/kaçak oranlarının
(%75) ülkemizin ortalama değerlerinin
ve ticari bir faaliyetin sürdürülebilir
sınırlarının çok üzerinde olduğu
bilinmektedir. Özelleştirme sonrasında
yapılan çalışmalarda tüketicilerin;
abone olmadan, elektriği sayaçtan
geçirmeden ve sayaçlara müdahale
etmek suretiyle veya dağıtım
sistemine usulüne uygun olmayan
izinsiz bağlantı yapmak suretiyle
yoğun bir şekilde kaçak elektrik
kullandığı, aboneliğin mevcut olduğu
yerlerde ise çoğunlukla kullanıcıların
başkaları adına usulsüz olarak enerji
tükettiği tespit edilmiştir. Kaçak
elektrik kullanımının en çarpıcı örneği
ise tarımsal sulamada görülmektedir.
Bölgede tarımsal sulamada tüketilen
yıllık yaklaşık 4 milyar kWh elektrik
tüketiminin tamamına yakını kaçak
olarak kullanılmaktadır. Bölgede
tüketilen elektriğin %75 kaçaktır. Bu
31
Düşük gelirli ailelere
sağlanan destekler
kapsamında
elektrik tüketiminin
bir bölümü
devlet tarafından
karşılanmalı,
elektrik fiyatında
farklılaştırmaya
gidilmemelidir.
yıllık 14 milyar kWh kaçak tüketim
demektir ki parasal karşılığı (TETAŞ
toptan fiyatları üzerinden vergi
ve fonlar hariç) 2.5 milyar TL’dir.
Bölgedeki yıllık kaçak elektrik
kullanım miktarı ülkemizin en
büyük hidroelektrik santrali olan
Atatürk HES’in 2013 yılı üretiminin
2 katına tekabül etmektedir. Başka
bir dramatik husus da, sadece Dicle
bölgesinde kullanılan kaçak elektrik
nedeniyle, yıllık ülke tüketiminin
yaklaşık %6,5 oranı kadar elektriğin
haksız bir şekilde tamamen israf
edilmesidir. Diğer bölgelerden gelen
tüm desteklere rağmen şirketin
özelleştirme öncesi son beş yıldaki
-kamu dönemindeki- zararı ise 5
milyar TL’nin üzerindedir. Kaçak
sadece Dicle bölgesinde sorun
değildir; Van Gölü bölgesinde bu oran
%60-65 Aras bölgesi içinse %50
civarındadır.
Kaçaklardan kaynaklanan bu
riskler ve kaçakların düşürülmesi
özelleştirme sonrası özel sektörün
riski haline gelmiştir. Ancak bölgelere
ilişkin özelleştirme öncesi kamu
rakamlarının (kaçak oranları,
tahakkuk tutarları) doğru olmaması
bu bölgeleri alan şirketlerin tüm
planlarını alt üst etmiştir. Bu hatalı
rakamların doğru rakamlar ile
değiştirilerek hedeflerin yeniden
belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca
kaçakların düşürülmesine yönelik
hedeflerin de yeniden belirlenmesi
zorunluluğu vardır. Dünyada benzer
olarak kaçak oranlarının yüksek
32
olduğu ülkelerde yıllık kaçak oranı
kullanımındaki düşüş hedefleri 2-3
puanı geçmemektedir. Türkiye’de
ise yılda %10 gibi bir ulaşılması
imkansız bir düşürme hedef oranı
belirlenmiştir. Bu saatte 150 km
hızla giden bir aracı 30 m içinde
durdurmaya çalışmak gibi bir
şeydir. Bunu denerseniz başarılı
olamayacağınız gibi araba takla
atacak ve araçtakiler de muhtemelen
ölecektir. Bunun yerine yeterince
güvenli bir mesafede durdurmak
sadece araçtakiler için değil o anda
hepimiz için başarması en olası,
en güvenli ve aklı-selim çözümdür.
Ülkemizde uzun yıllar boyunca,
mevcut sosyal ve siyasal etkenlerle
kronik bir hal alan kaçak elektrik
kullanımını, ülke ortalamasına yakın
rakamlara indirme hedef oranları
ve süresi, dünya uygulamaları
da göz önüne alınarak makul ve
gerçekleştirilebilecek şekilde yeniden
belirlenmelidir.
Bu bölgelerdeki oranların büyüklüğü
ister istemez ilgiyi buraya
çekmektedir. Oysa diğer bölgelerde
de gerçekçi olmayan ve hatta teknik
kayıp seviyelerinin altına indirilmiş
hedefler mevcuttur. Tüm bölgeler için
kayıp - kaçak hedeflerinin bilimsel
yöntemlere ve sahadan yapılacak
gerçek ölçümlere dayanacak şekilde
yeniden belirlenmesi, dağıtım
şirketlerinin yönetemeyeceği
risklerle karşı karşıya kalmasını
engelleyecektir.
Akıllı şebeke
uygulaması ile kesinti
süre ve sayıları
azalacak tüketicinin
kullandığı elektriğin
kalitesi artacaktır.
Gelir Seviyesi Düşük Olan
Bölgelerde Kaçak Oranları Yüksek
Son olarak kaçağın sosyal bir sorun
olduğundan bahsetmiştik. Sadece
Türkiye’de değil tüm dünyada
gelir seviyesi düşük olan yerleşim
bölgelerinde kaçak oranlarının
yüksek olduğu bir gerçektir. Dünya
ülkeleri, gelişmiş batı ülkeleri dahil,
bu sosyal problemi sosyal tarifeler
belirleyerek aşmaktadır. Düşük gelir
seviyesindeki tüketicilerin elektrik
faturalarının desteklenmesi anlamına
gelen sosyal tarife konusunda Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gerekli
ön hazırlıkları yapmış ve Mart /
2013 tarihinde yasalaşan Elektrik
Piyasası Kanunu kapsamında bu
hususa yer vermiştir. Aile ve Sosyal
Yardım Bakanlığı burada icracı
bakanlıktır. Düşük gelirli ailelere
sağlanan destekler kapsamında
elektrik tüketiminin bir bölümü devlet
tarafından karşılanmalıdır. Burada
elektrik fiyatında farklılaştırmaya
gidilmemelidir. Bunun yerinde
örneğin tüketimin belirli bir kısmı
(aylık 120 KW/saatlik bölümü)
faturasının ödenmesi karşılığında
tüketiciye destek olarak iade edilebilir.
Dünyadaki yaygın örnekler de bu
kapsamdadır. Bu hem sosyal devlet
anlayışına uygundur; hem de Türkiye
genelinde kaçak oranının azaltılması
mümkün olabilecektir.
ELDER olarak biz bu konulardaki bir
hazırlığı daha önce ilgili kurumlar ile
paylaşmıştık. İhtiyaç olması halinde
gerekli bilgi ve desteği sağlamaya
devam edeceğiz.
ELDER’in yürüttüğü çok sayıda
araştırma ve çalışmadan sadece bir
tanesine kısaca değinmek isterim.
Akıllı şebekeler tüm dünyada elektrik
dağıtım faaliyetinin en öncelikli
başlığı haline geldi. Akıllı şebeke en
sade ifade ile bilişim teknolojilerinin
elektrik şebekesine uygulanmasıdır.
Elektrik şebekesi 150 yıldır çok
az değişti. Oysa elektriğin günlük
yaşantımızdaki yeri ve önemi bu
süre içinde vazgeçilemez hale
geldi. Ülkemizde çok değil on-on
beş sene önce günlük 3-4 saatlik
kesintiler doğal karşılanırken
bugün 5-6 dakikalık kesintilere
bile tahammülümüz yok. ELDER
olarak, dağıtım şebekesini işleten,
yatırımlarını planlayan şirketler ile
akıllı şebeke çözümlerini en doğru
maliyet, en yüksek fayda önceliğinde
Türkiye’de de geliştirmeye çalışıyoruz.
Akıllı sayaçlardan, dağıtım üretime,
elektrikli araçlardan talep taraflı
yönetime her konu da doğru
çözümleri Bakanlık ve EPDK ile
birlikte üretmeye çalışıyoruz. Akıllı
şebeke uygulamaları ekonomiye,
şebekeye ve tüketicilere ne tür
faydalar sağlayacak? Şebekedeki
kesintilerin sayısı azalacak, süresi
kısalacak. İş kazaları azalacak.
İşletme maliyetlerinde tasarruf
sağlanacak. Rüzgar gibi, güneş gibi
yenilenebilir enerji kaynaklarının
şebekeye entegrasyonu daha
kolay ve verimli hale gelecek.
Böylece çevreye daha az zarar
vereceğiz ve üretim maliyetlerini
düşürebileceğiz. En dikkat çeken
sonuçları tüketici tarafında göreceğiz.
Kullandığımız elektriğin kalitesi
artacak. Tüketicilerin daha fazla
seçeneği olacak, aldıkları hizmetin
kalitesi yükselecek ve enerji alım
maliyetleri düşecek. Dilerlerse
çatılarına yerleştirdikleri güneş
panelleri ile sadece tüketici olmayıp
üretip şebekeye satabilecekler. ELDER
olarak tüm bu süreçlerde Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve EPDK
başta olmak üzere diğer paydaşlara
etkin katkı sağlamaktayız.
33
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Murat YİĞİT
AKDENİZ EDAŞ Genel Müdürü
Hedefimiz, Yeniliklerle
Uzun yıllardır
yeterli miktarda
yapılamayan
konvansiyonel
altyapı yatırımlarına
ve her gün büyüyen
sistem için gerekli
olan acil teknolojik
yatırımlara start
verildi.
34
Sektörde
Lider Olmaktır
İçinde bulunduğumuz bilim ve
teknoloji çağının olmazsa olmaz
unsuru olan elektriğin, çağın
gereklerini yerine getirebilecek
kalite düzeyinde olması, kuşkusuz
ki aynı çağın ürünü teknoloji ve iş
gücü sayesinde gerçekleştirilebilir.
24 yıldır inşaat sektörünün iletişim
kaynağı olan derginizin, “Enerji
Dağıtımında Özel Sektör Dönemi”
konulu sayısında yer almak, özellikle
enerji sektöründe şirketlerin
özelleştirilmesi ile ne denli ilerleme
gösterebilecekleri konusunun
altını çizmek ve hemen hemen
yeni özelleştirilmiş olan şirketimiz
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin bu
kadar kısa zamanda nelere imza
attığını okurlarınızla paylaşmak
mutluluk verici.
28.05.2013 tarihi itibari ile
özelleştirme işlemleri tamamlanarak
Akdeniz EDAŞ, Cengiz Holding, Kolin
İnşaat ve Limak Holding Ortaklığı
bünyesinde devralınmıştır. Bu
tarihten itibaren müşterilerine en iyi
şekilde hizmet vermek için sıkı bir
şekilde çalışmaya başlamıştır.
Akdeniz EDAŞ, Türkiye’nin en önemli
turizm merkezi olan Antalya başta
Elektrik dağıtım firmalarımız alfabetik olarak sıralanmıştır.
olmak üzere, Isparta ve Burdur
illerinde toplam 36.513,83 km2
alanda, 2.503 personelle, 47.840
km (OG seviyesinde 15.780 km,
AG seviyesinde 32.060 km) hat
uzunluğunda, 43 hizmet binasında,
666 araçla, 1,7 milyon aboneye
elektrik dağıtım şebekesi yapım,
bakım, onarım ve işletme faaliyetlerini
kesintisiz ve sağlıklı elektrik enerjisi
sağlayabilmek adına büyük bir özen
ve titizlikle yürütmektedir. Görev
bölgemizde 9176 adet şirket trafosu,
8090 adet 3. şahıs trafosu olmak
üzere toplam 17.266 adet trafo
bulunmaktadır.
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.
olarak müşterilerimize kesintisiz,
sağlıklı, memnun edici bir hizmet
sunmak, çalışanlarımıza mutlu,
huzurlu ve güvenilir bir çalışma
ortamı tesis etmek, elektrik dağıtım
sektöründe öncü ve örnek alınan
bir şirket yapısına kavuşmak,
yenilikleriyle sektörde lider olmak,
ülke ekonomisine istihdam ve karlılık
oranıyla katkıda bulunan kurumsal
bir yapıya kavuşmak en büyük
hedefimizdir.
Gerçekleştirilen faaliyetler
Özelleştirmeden sonra dağıtım
işini aldığımızdan bu yana Akdeniz
Elektrik Dağıtım A.Ş. olarak inovatif
ve proaktif bir sistem yaklaşımıyla
çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu
bağlamda, görev alanımızda bulunan
dağıtım şebekesinin uzun yıllardır
yeterli miktarda yapılamayan
konvansiyonel altyapı yatırımlarına
ve her gün büyüyen sistemin
gittikçe artan yönetim zorluğunu en
aza indirmek için gerekli olan acil
teknolojik yatırımlara start verilmiştir.
Devirden sonra 2013 yılı içerisinde
yaklaşık 153 milyon TL yatırım
yapılmış, bu anlamda yüksek gerilim
ve alçak gerilim hatlarının yer altına
alınması, eski tip trafo tesislerinin
yenileriyle değiştirilmesi, 10,5 ve
6,3 kv YG dağıtım sisteminin 31,5
kv’a dönüşümleri, yeni enerji nakil
hatlarının tesisi gerçekleşmiştir.
Bunun yanı sıra otomatik
kompanzasyon sistemi tamamlanmış,
uzaktan sayaç okuma sistemleri
kurulmuş ve halen kurulumu devam
etmektedir. Toplu sayaç değişimleri ile
eski tip mekanik sayaçların elektronik
sayaçlarla değişimi yapılmaktadır.
Trafo merkezlerinin sistem
güvenliğini artırmak ve hırsızlığa
karşı can ve mal tehlikesini korumak
amaçlı alarm sistemi kurulması,
şifreli kilit altına alınması, güvenlik
kameralarıyla 24 saat izlenmesi gibi
önemli çalışmalara başlanmış ve bu
faaliyetler devam etmektedir.
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
Özelleştirmeden sonra yukarıda
kısmen bahsedilen yatırım
faaliyetlerinin tüketici lehine
gerçekleşeceği anlaşılmakla beraber,
35
Otomatik
kompanzasyon
sistemi tamamlandı,
uzaktan sayaç
okuma sistemleri
kuruldu ve halen
kurulumu devam
ediyor.
36
aşağıda başlıklar halinde verilen
çalışmalar da aynı kapsamda
değerlendirilebilir. Bu uygulamaların
en önemlisi kayıp kaçak oranının
düşürülmesiyle ilgili faaliyetlerdir.
Sorumluluk bölgemizde 2013 sonu
rakamlarına göre %11,32 olarak
gerçekleşen kayıp kaçak oranı
bu alandaki yoğun çalışmalarla
Haziran 2014 sonu itibariyle %8,03’e
düşürülmüştür.
Özelleştirmeden sonra yürüttüğümüz
diğer çalışmalardan bazıları şunlardır:
• Her yıl, belirlenecek farklı bölgelerde
müşterilerimize sunduğumuz elektrik
kalitesinin takibini ve düzenlenmesini
hedefleyen teknik kalite ölçüm
sistemi projesi 2013 yılında başlamış
olup, 2014’te tamamlanmıştır.
• Şirketimiz ile müşterilerimiz
arasındaki tüm yazılı başvuruların
takip edilebilmesi ve istenen sürede
geri dönüş yapılabilmesi amacıyla
DYS (Doküman Yönetim Sistemi)
adında bir bilgi sistemi için çalışmalar
2014 yılında başlamış ve sistem şuan
kullanılabilir hale gelmiştir.
• Müşteri memnuniyetini artırmak
ve müşterilerimizin bize daha hızlı
ulaşmasını sağlamak amacıyla
çağrı merkezi ve tedarik sürekliliği
kayıt sistemi geliştirme projesine
2013 yılında başlanmış olup
2014 yılı Ağustos ayı içinde proje
tamamlanacaktır.
• Elektrik dağıtımının özelleştirilmesi
ile müşterilerimize kendilerine en
yakın noktalarda, en iyi ve en kaliteli
hizmeti verebilmek adına eski
binalarımız yeni model ve fonksiyonel
yapılarla değiştirilerek yenilenmiştir.
2013 sonu
rakamlarına göre
%11,32 olarak
gerçekleşen kayıp
kaçak oranı bu
alandaki yoğun
çalışmalarla Haziran
2014 sonu itibariyle
%8,03’e düşürüldü.
2014 yılı içerisinde bu yenileme
çalışmaları devam edecektir.
• 5 ve 10 yıl vadeli Master Plan projesi
2014’te başlamış olup, projenin 2016
yılında bitirilmesi hedeflenmektedir.
Proje kapsamında talep artışının
karşılanması, müşterilere sunulan
hizmet kalitesinin artırılması, iletim
sistemi yatırım planı ile eşgüdüm,
teknik kaybın azaltılması ile alakalı
stratejik planlama çalışmaları
yapılmaktadır.
• Eğitimli çalışanın her alanda
fark yarattığının bilinciyle, belli
periyotlarda uzman eğitimcilerle
gerçekleştirdiğimiz eğitimlerimizle
elektrik mühendislerimiz başta
olmak üzere tüm personelimiz hem
konuları hakkındaki yeni gelişmeleri
takip etmekte, hem de iletişim
eğitimleri sayesinde müşterilerimizle
doğru iletişimi kurmak konusunda
yeterliliklerini artırmaktadırlar.
• Düzenleyici kurumun amir
hükümlerinin uygulanmasında
önceki dönemlerde yaşanan ve
şikayetlere konu olan durumlar
kontrol altına alınmıştır. Yeraltına
alınan havai hatların ya da değişen
yer altı kablolarının ücretlerinin
müşterilerden alınması önlenmiş,
keza sayaç değişimlerinde ya da kesin
iptal yıkımlarda da konuya elektrikçi
müdahaleleri önlenmiş, kendi
kadromuzdaki personellerimizle EPDK
hükümleri doğrultusunda şirketimiz
adına işlemlerimiz gerçekleştirilmiş ve
gerçekleştirilmeye devam etmektedir.
• Aydınlatma armatürlerinin güçlerinin
mevzuata uygun hale getirilmesi için
çalışmalar başlatılmış ve halen devam
etmektedir.
• Müşterilerimize sunulan hizmet
kalitesinin iyileştirilmesi ve akıllı
şebeke uygulamalarını içeren ARGE
proje tekliflerimiz 2014 yılı Temmuz
ayında Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu’nun onayına sunulmuştur.
Söz konusu proje tekliflerinin
onaylanması halinde projelere 2014
yılında başlanması ve projenin 2015
yılı sonunda bitirilmesi hedeflenmiştir.
Ayrıca, tüm bu çalışmaların ötesinde
idari ve teknik anlamda tamamen
teknolojiye dayalı, geleceğin şirket
modeli olan BİLGİ TEKNOLOJİLERİ - İŞ
entegrasyonunu amaçlayan ENTEGRE
BİLİŞİM SİSTEMLERİ projemiz start
almış ve önümüzdeki birkaç yıl içinde
teknolojik altyapısının tamamlanması
amaçlanmıştır.
Bu hedefler göz önünde
bulundurularak,
• Tüm şebeke altyapımızın Coğrafik
Bilgi Sistemine aktarılması
• Tüm trafo merkezi ve OG hatlarımızın
SCADA sistemine bağlanması
• Sayaçların uzaktan okuma sistemine
bağlanması
• Şebeke yönetiminin bilgisayar
ortamında yönetilebilir hale gelmesi
• Arızaların aboneler bize ihbar
etmeden önce sistem tarafından
algılanabilir hale gelmesi
• Arızalardan ve planlı kesintilerden
tüm abonelerimizin SMS, mail gibi
yollarla anında bilgilendirebilir bir
sisteme geçilmesi
37
• Tekrar enerjilendirme süresinin
dakikalara düşürülmesi
• Abonelerin tüm başvurularını
şeffaf bir şekilde ve anlık takip
edebilecekleri bir doküman
yönetim sistemine geçilmesi
• Yatırımların, ihtiyaçların peşinden
koşmadığı; daha ihtiyaçlar ortaya
çıkmadan karşılandığı bir seviyeye
çekilmesi
• İnsanların günlük hayatlarının
ayrılmaz bir parçası olan elektriğin,
kesintiler ve hatalı faturalar gibi
olumsuzluklarla akla gelen bir
kaynak olmaktan çıkıp, sessiz
sedasız hizmete sunulan bir
kalite seviyesine ulaşılması,
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.
olarak benimsediğimiz ve
hayata geçirmek için çalıştığımız
konulardandır.
38
Kayıp - kaçak problemine çözüm
arayışı
Kayıp kaçak oranının düşürülmesi
de, şirketimizin en çok hassasiyet
gösterdiği konulardan biridir. Kayıp
Kaçak Direktörlüğü faaliyetleri
kapsamında halen Burdur ve
Isparta illerinde 3’er ekip, Antalya
merkez ve ilçelerinde toplam
45 ekip olmak üzere şirketimiz
genelinde 51 ekiple kaçak
saha tarama ve tespit işlemleri
yürütülmektedir. Kayıp kaçak
oranının düşürülmesi için gece ve
hafta sonu dahil kaçak taramaları
gerçekleştirilmekte, kaçak elektrik
kullanımına engel olabilmek
için tüm imkanlar seferber
edilmektedir. Özellikle son aylarda
yapılan çalışmaların meyveleri
toplanmaya başlamış, 2013 sonu
itibariyle %11,32 olan kayıp kaçak
oranı Haziran 2014 verilerine göre
%8,03 dolaylarına düşürülmüştür.
Hedefimiz bu anlamda 2014
sonuna kadar EPDK’nın belirttiği
hedefleri (%8,02) yakalamak, hatta
daha düşük seviyelere çekmektir.
Bu kapsamda toplam tüketimin
yaklaşık %60’ını teşkil eden orta
gerilim abonelerinin (bu grubun
büyük kısmını teşkil
eden turizm işletmeleri
başta olmak üzere)
uzaktan sayaç
okuma sistemine
bağlantıları büyük
oranda tamamlanmış
ve bu abone grubu
yakın takibe alınarak
sistemin ürettiği
ihbarlara en kısa
sürede müdahale
edilerek gerekli
işlemler yapılmaktadır.
Orta gerilim
abonelerinde ölçü
devrelerinin müşteri
tarafından müdahale
edilemeyecek
şekilde denetim
altına alınması
için çalışmalar
başlamıştır. Abone
yönetim sisteminde
şüpheli görülen
tüketim düşüşleri
OSOS sistemiyle
kıyaslanarak elde
edilen veriler saha
ekipleriyle yerinde
kontrol edilmektedir.
Ayrıca, uygun noktalara
kontrol sayaçları tesis
edilerek şüpheli görülen abonelerin
yakın takibe alınması çalışmaları
başlamıştır. Bununla birlikte yeni
bağlantı anlaşmalarında ölçü
hücrelerinin müşteri müdahalesi
olmayacak şekilde ayrı bir yerde
tesis edilmesi şeklinde düzenleme
yapılmıştır.
Okuma dönemi sonrası üretilen
ihbarların sonuçlandırılması
hızlandırılmıştır. Kayıp kaçak
ekipleri dışında tüm teknik
ekiplerin söz konusu faaliyetleri
destekleyecek şekilde organize
edilmesi sağlanmıştır. Kaçak
Şirket, hizmet
kalitesinin
iyileştirilmesi
ve akıllı şebeke
uygulamalarını içeren
ARGE proje teklifini
2014 yılı Temmuz
ayında Enerji
Piyasası Düzenleme
Kurumu’nun
onayına sundu.
kullanım hususunda ısrar eden
turizm işletmeleri hakkında turizm
teşvikinden faydalanmamaları için
gerekli girişimlerde bulunulmuştur.
Uzaktan sayaç okuma sistemine
bağlanarak tüketimi takip edilen
trafo merkezlerimizin beslediği
alçak gerilim abonelerinin trafo
tüketimiyle kıyası yapılarak kaçak
kullanım alanları belirlenmeye
çalışılmaktadır.
Bu anlamda yukarıda bahsi geçen
çalışmaların dışında daha birçok
faaliyetimiz olmakla birlikte,
bu konudaki kararlılığımız ve
çalışmalarımız artarak devam
edecektir.
Yüksek kayıp - kaçak nedenleri
Elektrik dağıtım sisteminde yüksek
kayıp kaçak kavramlarından
bahsetmeden önce, kayıp ve
kaçak kavramının iki ayrı başlık
altında incelenmesi gerektiğini
düşünüyorum. “Kayıp”, aslında
elektrik dağıtım sisteminin teknik
kayıplarını ifade etmektedir. Bu
anlamda kayba sebebiyet veren
başlıklar:
1. Sistemi oluşturan malzemelerin
fiziki özellikleri: Şebeke
elemanlarının teknik kayba
sebebiyet veren imalat özellikleri
2. Bu ekipmanların sistem
bağlantıları esnasında yapılan kötü
montaj ve işçilik
3. Sistemin büyümesine paralel
olarak zamanında yapılmayan
yatırımlar
4. Hatalı proje ve mühendislik:
Her gün büyüyen şebeke
altyapısının doğru
planlanmamasıyla (örneğin
nominal yükün çok altında çalışan
yüzlerce trafo, hat kesit gibi) yeterli
mühendislik hesapları yapılmadan
verilen yeni bağlantı şartları ve
yatırımlarla teknik kayıp oranı
artmıştır.
Elektrik dağıtım sisteminde
“Kaçak” başlığı altında ise teknik
ve yönetsel sebepler olduğunu
düşünüyorum. Teknik sebepleri
başlıklar halinde sıralayacak
olursak:
1. Ölçü sistemlerinin eksiklikleri ve
zaafları:
Ölçü devrelerinin kolayca
müdahaleye uygun yapıda ve yerde
olması, enerji müsaadelerinde
bu durumun yeterince dikkate
alınmadan şartlar verilmiş olması,
Mühürlerin kolay imha edilebilen ve
taklidi mümkün yapıda olması
Yönetsel Sebepler
1. Kayıp kaçak hedeflerinin üst
yönetim tarafından tüm çalışanlara
yeterince benimsetilememesi
2. Takipsizlik: Kayıp kaçakla
mücadelenin orta ve alt düzey
yöneticilerin çalışmalarına terk
edilmesi, üst yönetimin çalışmaları,
yakın takibe yeterli oranda
almaması
3. Personelin değişik sebeplerle
kaçak kullanıma göz yumması veya
desteği
4. Yeni abonelik sürecinin kaçak
kullanıma mahal vermeyecek
şekilde doğru belirlenmemesi veya
yönetilememesi:
Yanlış okuma dosyalarına atılan
aboneler, muayene ve mühürleme
bekleyen abonelik işlemleri vs.
5. Okuma sonrası sahadan toplanan
verilerin (kaçak ihbarı vs.) etkin
ve süratli şekilde değerlendirilip
sonuçlandırılmaması
6. Okuma elemanlarının kalitesine
yeterli özen gösterilmemesi
7. Personelin teknik anlamda
bireysel gelişimine ve ahlaki
eğilimlerine üst yönetim tarafından
yeterince odaklanılmaması
şeklinde özetlenebilir.
Dijital sayaçların güvenlik
zafiyetleri
2. Havai hatların çokluğu: Havai
hatlara kaçak bağlantı yapmanın
kolaylığı
3. Arşiv ve sistemdeki müşteri
datasıyla saha arasındaki
uyumsuzluk: Sistemdeki toplam
abone sayısıyla fatura çıkan abone
sayısı arasında farklılıklar olması
ve bir türlü tamamlanamayan
saha verilerinin güncellenmesi
işi sebebiyle kaçak kullanım
alanlarının tespitinde yaşanan
güçlükler
4. Teknoloji eksikliği veya
teknolojik yatırımların zamanında
yapılamaması: OSOS gibi uzaktan
sayaç okuma sistemlerinin
zamanında yapılamaması
39
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Kesintisiz ve
Kaliteli Bir Dağıtım
Hasan KAŞIKÇI
AKEDAŞ Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürü
Enerjinin
kalitesini arttırmak
gayesiyle teknolojik
yatırımlar yaptık.
AKEDAŞ olarak şirketimiz
Kahramanmaraş ve Adıyaman il
sınırları içinde elektrik dağıtım
hizmeti vermektedir. Bu hizmetler,
son kaynak tedarikçileri öncelikli
olmak üzere tedarikçisini kendi
seçmiş olan serbest tüketici vasfını
kazanmış müşterilere de elektriği
kesintisiz ve kaliteli sunmakla
görevlidir.
AKEDAŞ’ın gerçekleştirdiği
faaliyetler
Ekonomik ömrünü tamamlamış
tesisleri yeniledik.
Enerjinin kalitesini arttırmak
gayesiyle teknolojik yatırımları
yaptık.
SCADA DMS Projesi, OSOS Projesi,
kalite izleme projesi, çağrı merkezi,
coğrafik bilgi sistemi projesi gibi
yatırımları gerçekleştirdik.
Enerji kesintilerini en aza indirmek
gayesiyle şebekenin bakım ve
onarımlarını yaptık.
40
Kaçak kullanım bir
alışkanlık ve yaşam
biçimi, bir hak gibi
sunulmakta.
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
EPDK mevzuatları gereği hizmet
kalitesi ön plana alınarak, müşteri
taleplerinin ve sorunlarının
mevzuatta belirlenen süreler içinde
bitirilmiştir.
Elektrik kesintisinin yıl içinde
kesilmesine ilişkin süre ve sayı
kriterleri gelmiş olup, bu sınırlar
aşıldığında tazminat ödeme
yükümlülüğü getirilmiştir.
Müşterinin enerji talebine keyfi
olumsuz cevap verme imkanı
kalmamış olup, sebeplerin
ve sürenin makul olmaması
durumunda EPDK hakem rolü
üstlendi.
Bina yapı sınırlarına kadar enerjiyi
götürme kararı alındı.
İlk abonelik sayaçlarını devlet
vermeye başladı.
Sayaç arızalanmalarında ve 10
yıllık değişimlerde tüketici para
ödemeyecektir.
Müşterinin taleplerine daha hızlı
cevap verebilmeyi hedefliyoruz.
Tüm tesislerin yeraltına alınarak
kesintisiz ve kaliteli bir dağıtım
gerçekleştirmeyi planlıyoruz.
Kayıp-kaçak oranlarının nedenleri
Kayıp kaçağın yüksek olmasının
birkaç ana nedeni bulunmaktadır.
Kayıp-kaçak ile ilgili iyileşmeler
%10,03 olan kayıp-kaçak
hedefimizin sağlanması amacıyla
hem yatırım yaptık, hem de kaçakla
mücadele etik
Devir aldığımızda %8,5 olan kayıp
kaçak şu an %7’ler civarında
seyretmektedir.
Yapılan teknolojik yatırımlar ile kayıp
kaçağın izlenmesi ve takibi daha
kolay hale gelecektir.
2016-2020 tarife döneminde kayıp
kaçağı %6 olacak şekilde çalışma
yapıyoruz.
1. Terör ve etnik yapının etkin
olması,
2. Ekonomik durum,
3. Derin kuyu sulamalarında
tarifenin ödenebilir olmaması,
4. İnanç sistemindeki sağlam
yapının bilerek bozulması,
5. Kaçak kullanımın bir alışkanlık
ve yaşam biçimi gibi, bir hak gibi
sunulması,
6. Bölgesel siyasi otoriterin bu
konuda hiç gayret sarf etmemesi,
7. Kayıp kaçak mücadelesinde
yeterli, etkin ve teknolojik
mücadelenin yapılmaması.
41
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
A. Kadir KÖKER
ARAS EDAŞ Genel Müdürü
Yılda 120 Milyon TL
Yatırım Hedeflenmekte
Aras EDAŞ, abone
memnuniyetini
en yüksek düzeye
çıkarmayı, bölgenin
yatırım alanlarını
tanıtarak yerli ve
yabancı yatırımcıların
bölgeye erişimlerini
özendirmeyi
hedefliyor.
42
Aras EDAŞ; Erzurum Merkez
olmak üzere; Ağrı, Ardahan,
Bayburt, Erzincan, Iğdır ve Kars
İllerini kapsayan 7 il, 52 ilçe, 117
belde, 3.088 köyden oluşan, 2
milyon 226 bin 155 yurttaşımıza
hizmet vermekle beraber, 70.844
kilometre karelik bir alana hizmet
götüren, 862.562 adet abonesiyle
Doğu Anadolu Bölgesi'nin
elektrik dağıtım hizmetini
gerçekleştirmektedir.
alt yapısını, en modern teknoloji
yatırımlarını devreye sokarak
hizmet kalitesini ve abone
memnuniyetini en yüksek düzeye
çıkarmak ve abonelerimize
Avrupa standartlarında kaliteli,
kesintisiz elektrik dağıtım
hizmeti sunmak ve bölgenin
ekonomik, sosyal, kültürel
gelişimine hissedilir katkılarda
bulunmak Aras EDAŞ’ın öncelikli
hedefleridir.
Aras EDAŞ, enerji sektörünün,
elektrik dağıtımı alanında
faaliyet gösteren, kamu adına
hizmet eden özel bir kuruluştur.
Bölgemizdeki elektrik dağıtım
Şirketin Yatırım Faaliyetleri
Aras EDAŞ’ın yatırım faaliyetlerini
iki ana başlıkta inceleyebiliriz.
Aras EDAŞ,
bölgenin gelişmesi
ve sürdürülebilir
büyümesi için sosyal
yatırımlarına ağırlık
vermektedir.
Altyapı Yatırımları;
ARAS EDAŞ olarak Türkiye’nin
kuzeydoğusunda yer alan bu yedi
önemli ile, her yıl 120 milyon TL
yatırım yapmayı planlamaktayız.
Yatırımlarımızı öncelikle;
• Şebekenin iyileştirilmesi,
• Teknolojik altyapı,
• Kaliteli enerji arzı ve
• Müşteri memnuniyeti alanlarında
yapacağız.
Sosyal Yatırımlar;
• Sosyal yatırımları ile Türkiye’de
örnek bir kuruluş olmayı hedefleyen
Aras EDAŞ, kurum içi ve kurum
dışı tüm paydaşları ile birlikte
bölgenin gelişmesi ve sürdürülebilir
büyümesi için sosyal yatırımlarına
ağırlık veriyor. Bölgesel analizimizin
sonucu olarak, gerçekleştirdiğimiz
saha çalışmalarının sonucunda,
bölgemizde sırası ile;
• Gençlerimizin eğitim olanaklarının
artırılması, (Üniversite sınavlarına
hazırlanan gençlerimizin bu
süreçlerinde uzman eğitimciler ile
buluşmalarını ve mentorlük desteği
almalarını sağlamak)
• Kentsel mirasımızın
canlandırılması
• Bölge olarak yatırım cazibemizin
artırılması amacı ile bölgemizin
yatırım alanlarını tanıtacak, yerli
43
Şirket faiz affı
uyguluyor.
Geçmiş döneme
ait faiz affı
uygulamasıyla
affedilen tutar
yaklaşık 136 milyon
liraya ulaştı.
ve yabancı yatırımcıların bölgeye
erişimlerini özendirmeyi ve
kolaylaştırmayı hedefliyoruz.
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
Tüketicilerimize sunulan hizmetler
özelleşme tarihinden sonra da
kamu adına hizmet eden bir kuruluş
olduğumuz gerçeğini değiştirmeden
devam etmektedir. Kamu adına
hizmet eden özel bir kuruluşuz.
Bütün işlemlerimizi yürürlükteki
resmi mevzuata göre yapmak
mecburiyetindeyiz. Bu resmi
mevzuatlar bizim çalışma alanımızı
oluştururken, abonelerimize
götürdüğümüz hizmetler, şekil
itibarı ile mevzuata göre yapılmakta
olup, uygulama aşamasında Aras
EDAŞ inisiyatifinde yapılmaktadır.
Bunlardan bazıları;
• Sayaçların konumu (ücretsiz ve
dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin
kolayca ulaşacağı ve abonelerimizi
rahatsız etmeden sayaçlara ulaşma
kolaylığı sağlanması hizmeti)
44
• Faiz Affı (Geçmiş döneme ait faiz
affı uygulaması. Affedilen tutar
yaklaşık 136 milyon lira)
• Şebeke iyileştirilmesi (yılda 70
milyon lira şebeke iyileştirilmesi,
teknolojik altyapı, kalite arzı ve
müşteri memnuniyetine yönelik
yatırımlar)
• Kalite standardı
Ayrıca, bölge kalkınması için 120
milyon liraya varacak yatırımlarla,
bölgede ölçülebilir ve sürdürülebilir
bir gelişme sağlamayı hedefliyoruz.
ARAS EDAŞ ülke ve bölge
insanının öz malı bir kuruluş
olarak uluslararası standartlarda
bir hizmet vermenin altyapısını
hazırlamayı öncelikli görev kabul
ediyor.
Kayıp - kaçak sorunu
Aras EDAŞ 28.06.2013 tarihinde
özelleştirme ile Şirketimiz
tarafından devralınmış olup faaliyet
bölgemizde yer alan Ağrı, Ardahan,
Bayburt, Erzincan, Erzurum, Iğdır
ve Kars illerinde 862,562 aboneye
Bölgede sayaçsız
kullanım alışkanlığı
kayıp - kaçak bedelini
arttıran en önemli
nedenler arasında.
elektrik enerjisinin dağıtımı hizmetini
vermektedir. Abonelerin ihtiyaçlarını
karşılamak üzere tedarik edilen
elektrik enerjisinin dağıtımı sırasında
enerji nakil hatlarında teknik kayıplar
oluşmaktadır. Ayrıca mülkiyeti
tarafımıza ait olan sayaçlardan
geçirilmeden tüketilen elektrik
enerjisi de kaçak elektrik olarak
adlandırılır. Bahsedildiği gibi teknik
kayba uğrayan enerji ile kaçak olarak
kullanılan enerjinin tedarik edilen
enerjiye oranı kayıp-kaçak oranıdır.
Faaliyet bölgemiz için kayıp-kaçak
oranı 2013 yılı için %39,64’tür.
Tarafımızca 2014 yılı içerisinde
sahada yer alan mekanik sayaçlar
elektronik sayaçlarla değiştirilmekte
ve erişime engel teşkil eden
sayaçların yerleri değiştirilmektedir.
Bu ve buna benzer çalışmalar
ile birlikte kayıp-kaçak oranının
iyileştirilmesi sağlanmıştır.
Önümüzdeki dönemde de şebeke
iyileştirme ve sahadaki tüm
sayaçların okunabilir hale getirilmesi
gibi çalışmalar ile kayıp-kaçak
oranının minimize edilmesi başlıca
hedeflerimizdendir.
Yüksek kayıp - kaçak oranlarının
nedenleri
Kayıp – kaçak oranının yüksek
olması bölge insanının eğitim
düzeyi, sosyoekonomik durumunun
normal standartlarının altında
olması, bölgeye altyapı ve üstyapı
yatırımlarının olması gereken
seviyelerin altında olması, bölge
halkının yaşam biçimi, inanışları ve
alışkanlıklarının yıllarca süregelen
bir toplumsal yapıya dönüşmesi,
kayıp – kaçak oranının yüksek
seviyelere çıkmasına sebebiyet
veren etmenler olarak sıralanabilir.
Ayrıca sayaçsız kullanım da
kayıp – kaçak bedelini arttıran en
önemli etmenlerden biridir. Bütün
bunların yanında en yüksek kayıp
kaçak nedeni enerjinin sayaçlardan
geçmeden dağıtım hattı üzerinden
kaçak kullanımıdır. Bu tarz kullanım
bölgedeki kayıp kaçak oranının
yüksek seviyelere çıkmasını
sağlamaktadır.
45
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
AYDEM Bakım-Onarımda
EPDK’nın Hedefini
Yakaladı
Mesut GÜZEL
AYDEM Elektrik Dağıtım A.Ş
Genel Müdürü
2013 yılında
kayıp - kaçak oranı
%7,61 oldu.
Bu kayıp kaçak
oranları ile şirketimiz,
verilen kayıp
kaçak oranı
hedeflerine ulaştı.
46
Şirketimiz Aydın, Denizli, Muğla
il sınırları dahilinde elektrik
enerjisinin dağıtım faaliyetlerini
yürütmektir.
Özelleştirme sonucu elektrik
enerjisi dağıtım işini aldığımızdan
bu yana gerçekleştirdiğimiz
faaliyetler şunlardır:
• Yeni Elektrik Dağıtım
tesisleri kurulması ve gerekli
iyileştirmelerin yapılması için
her yıl 110.000.000 TL tutarında
alt yapı ve teknolojik yatırımlar
gerçekleştirildi. İlgili mevzuata
uygun olarak dağıtım sisteminin,
işletilmesinde, bakım ve
onarımlarının yapılmasındaki
başarılı çalışmaları ile EPDK’nın
koyduğu hedefleri yakalamış ve
daha iyi noktalara gelmiştir.
• Elektrik Piyasası Kanunu ve
yürürlükteki ilgili mevzuatlara
göre, elektrik enerjisi dağıtım
hizmeti yapılması ve benzer diğer
görevler ve yükümlülüklerini
yerine getirilmiştir.
• OSOS Sistemi ile tüm
aydınlatma sayaçlarını ve serbest
tüketicilerin sayaçları uzaktan
okuma ve açma kesme olacak
şekilde çift yönlü haberleşmeyi
destekleyecek bir alt yapı
kurulmuştur.
• SCADA Sistemi ile mevcut
dağıtım sisteminin uzaktan
izlenmesi, kumanda edilmesi
ve yönetilmesi amacıyla, 100
adet ana trafo merkezinde
kurulum tamamlanmış ve
kullanılmaktadır. Bu yıl içinde 150
adet daha trafo merkezi kurulum
çalışmaları devam etmektedir.
• Coğrafi Bilgi Sistemi ile tüm
saha elektronik ortamda yer
alan harita üzerinden takip
edilerek, otomatik olarak arızaya
en yakın aracın yönlendirilmesi,
aracın navigasyon sistemiyle
en kısa zamanda arızanın
oluştuğu bölgeye ulaşması
sağlanmaktadır.
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
• Aydem Çözüm Merkezi 17
Ağustos 2009 tarihinden itibaren
Kesintisiz Hizmet anlayışı ile
Aydın, Denizli ve Muğla illerine
7/24 faaliyet gösteren çağrı
merkezimiz (44 44 186) etkin bir
şekilde hizmet vermektedir.
• Abone Bilgi Güncelleme ile
planlı kesintiler, fatura bilgileri
ve duyuruların müşterilerimize
iletilmesi için SMS ve e-posta
yoluyla doğru ve zamanında
bilgilendirilmesi yapılmaktadır.
Bölgenin gelir
düzeyinin
düşük olması,
işsizlik oranının
yüksek olması
“kayıp-kaçak”ı
etkiliyor.
• Termal Kamera ve Enerji
Analizörleri ile tüm trafo merkezi
ve enerji nakil hatları, termal
kamera cihazları ve harmonik de
ölçen güç analizörleri ile önleyici
bakım hizmetleri kapsamında
izlenmektedir.
• Felaket Kurtarma Merkezi olası
afet durumlarında sistemi ayakta
tutmak için kurulmaktadır.
• Telefon kanalı ile veya yazılı
olarak başvuru yapan müşteri
şikayet/taleplerinin kayıt altına
alınması ve yasal mevzuat
gereğince süresi içerisinde
cevaplanması yapılmaktadır.
• E-Fatura ile sistemde kayıtlı
e-posta adresi bulunan müşterilere
fatura gönderilmektedir.
• Ana cadde, bulvar ve sokaklarda
aydınlık seviyesi ölçüm çalışmaları
yapılarak bilimsel ölçümlere
göre aydınlatma ihtiyaçları tespit
edilmiş, projelendirme ve tesis
çalışmalarına hız verilmiştir.
• Yeni modern müşteri ilişkileri
merkezleri kurulmuş, kuyrukta
beklemelere son verilmiştir.
Kayıp - kaçak sorunu
Bölgemizde gerçekleşen kayıp
kaçak oranları 2011 yılında %8,41
2012 yılında %8,00 2013 yılında
%7,61 olmuştur. Gerçekleşen
bu kayıp kaçak oranları ile
şirketimize verilen kayıp kaçak
oranı hedeflerine ulaşılmıştır. Son
dönemlerde;
• Kayıp kaçak ile ilgili sağlıklı veri
seti oluşturularak kayıp kaçak
kullanımına ilişkin gerekli istatistik
bilgiler elde edildi.
• İlçe bazında kayıp enerji
miktarının tespiti için ilçe bazında
satın alınan enerji gerekli ölçü
sistemleri kurularak ölçülebilir hale
getirildi.
• İlçe bazlı ölçülebilen kayıp kaçak
oranlarına göre performansı
olumsuz olan bölgeler tespit
edildi ve bu bölgeler üzerinde özel
çalışmalar yapıldı. Kayıp kaçak
elektrik miktarının fazla olmasının
nedenleri belirlenerek, sahada
buna yönelik önleyici faaliyetler
icra edildi.
• Kayıp kaçak elektrik miktarının
azaltılmasının şirketimizin
en önemli hedefi olduğu tüm
çalışanlara ve birlikte çalıştığımız
çözüm ortaklarımıza anlatıldı.
Tüm personelimizden bu hedefe
ulaşılabilmesi için gerekli
katkılarda bulunulması istenildi.
• Kaçak elektrik ihbarları öncelikli
ilk iş olarak değerlendirilerek
gerekli kaçak tespitleri zamanında
yapıldı ve kaçak elektrik kullanımı
caydırıldı.
• Sayaç okuma (sayaçların
okunmaması, sayaç çarpanı
hataları v.b) hatalarından kaynaklı
kayıp enerji miktarını artıran
unsurların ortadan kaldırılması
için sayaç okuma ile görevli
personellerimize gerekli eğitimler
verildi.
• Sayaç okumadan kaynaklı
zafiyetlerin ortadan kaldırılması
için sayaçların uzaktan okunmasını
sağlayan OSOS (Otomatik Sayaç
Okuma Sistemi) kuruldu. Halen
şirket genelinde tüketilen enerjinin
yaklaşık %40’ı OSOS sistemi
vasıtasıyla okunmaktadır.
• Sayaç ve ölçü devresi
elemanlarının yılda en az bir kez
olmak üzere periyodik eğitimleri
yapıldı.
• Yeni yatırım ve şebeke iyileştirme
çalışmalarında teknik kayıpları
yüksek, şebekeleri eski, kayıp
kaçak oranı yüksek olan ilçelerin
ihtiyaçlarına öncelik verildi.
Kayıp - kaçak nedenleri
Bölgemizdeki kayıp- kaçak oranı
diğer bölgelerinin birçoğundan
daha düşük seviyededir. Genel
olarak değerlendirme yapacak
olursak:
- Mevcut dağıtım şebekelerinin eski
ve yetersiz olması nedeniyle teknik
kayıpların yüksek olması,
- Özelleştirme öncesindeki,
yeni yapılan yatırım ve şebeke
iyileştirme çalışmalarında
kayıp miktarı yüksek olan bölge
ihtiyaçlarına öncelik verilmemesi,
- Kaçak elektrik kullanımı
konusunda gerek dağıtım şirketi
içinde gerekse bölge vatandaşları
arasında gerekli hassasiyetin
oluşturulamaması, bu konuda
gerekli desteğin alınamaması,
aksine olumsuz duyarlılık
gösterilmesi,
- Bölgenin gelir düzeyinin düşük
olması,
- Bölgenin işsizlik oranının yüksek
olması,
- Enerji istatistiklerinin sağlıklı
yapılmaması, kaçak elektrik
miktarının yüksek olduğu yerler
ve nedenleri hakkında bilgi sahibi
olunmaması,
- Endeks okuma, kesme açma
faaliyetlerinin istenilen ölçüde
verimli yapılamaması, tüketilen
enerjinin sağlıklı tespit edilmemesi,
- Abonelere ait sayaç ve ölçü
devrelerinin teknik kontrollerinin
yapılmaması
sayılabilir.
47
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Ana Tema
Kıvanç ZAİMLER
AYEDAŞ, Başkent Elektrik
Dağıtım A.Ş. Toroslar EDAŞ
Genel Müdürü
Türkiye’de tüketilen
toplam enerjinin
%21’inin dağıtımını
üstlenen
bir büyüklüğe
ulaştık.
2009 yılında Başkent Elektrik
Dağıtım A.Ş.’yi devralarak
sektördeki ilk elektrik dağıtım
özelleştirmesini gerçekleştiren
Enerjisa, 2013 yılında AYEDAŞ
( İstanbul Anadolu Yakası) ve
Toroslar EDAŞ’ı da devralarak,
elektrik dağıtımında 14 ilde
yaklaşık 20 milyon kullanıcıya
hizmet sağlayan, Türkiye’nin hat
uzunluğu toplamının %19’luk
kısmına sahip olan, toplam
yüzölçümünün %14’lük kısmına
yayılan ve Türkiye’de tüketilen
toplam enerjinin ise %21’inin
dağıtımını üstlenen bir büyüklüğe
ulaşmıştır.
Devralınan dağıtım bölgelerinde
şebekenin ve kurumsal sistemin
yenilenmesi ve özellikle müşteri
memnuniyetinin gelişimi
amacıyla büyük proje ve
yatırımlar hayata geçirilmektedir.
Sektörün düzenlenmiş pazar
niteliğini ve önümüzdeki yıllarda
pazarda yaşanması beklenen
değişiklikleri dikkate alınarak,
hem strateji hem işletme
açısından gerekli hazırlıklara
odaklanılmıştır. Tüm hazırlıklar
48
uzun vadeli enerji piyasası
vizyonuna ve en yüksek seviyede
müşteri memnuniyeti hedefi
amaçlanarak planlanmaktadır.
Tüketici Lehine Gerçekleşen
Uygulamalar
Hedeflerimize ulaşabilmenin
ilk adımının kurumsallaşma
olduğu gerçeğini dikkate aldık
ve bu nedenle konusunda en
iyi danışmanlık şirketleri ile
şirketin misyon, vizyon, strateji
ve politikalarımızı belirledik. Bu
paralelde, iş süreçlerinin akışı
ve performans parametrelerinin
tasarımını gerçekleştirdik. Tüm
bu yapısal yapılanma kapsamı
şirketimizde büyük bir kültürel
değişim projesi ile desteklendi.
Tüm yönetsel hedeflerimizin ana
teması hep “müşterilerimiz” oldu.
Abone yerine müşteri odaklı bir
yaklaşımı hem iş süreçlerimize
hem de iş yapma biçimimize
yansıtmak ana odağımız oldu.
Devir tarihinden bugüne yapılan
başlıca önemli çalışmalar
aşağıda belirtilmiştir.
müşteri ihbarından arızanın
sonlandırılmasına kadar geçen tüm
süreç elektronik ortama taşınıyor.
Çağrı merkezine gelen elektrik ve
sokak aydınlatma arıza bildirimleri
kayıt altına alınıp, gruplanıyor
ve arızaya müdahale edecek
operasyon birimlerine en hızlı
şekilde iletiliyor.
Müşterilerden
gelen arıza
ihbarlarına hızlı ve
etkin bir şekilde
cevap verebilmek
için, teknoloji
altyapısının
geliştirilmesine
yönelik “İş Gücü
Yönetimi” projesi
tüm bölgelerimizde
devreye alındı.
- Yeni Müşteri Bilgi Sistemleri
Altyapısı: İlk olarak 2011 yılında
Başkent bölgesinde devreye
alınan ve 2014 yılı içerisinde de
Ayedaş ve Toroslar Bölgelerinde
kullanımına başlanan SAP tabanlı
yeni bilgi sistemleri altyapısı ile
yüksek kalitede ve değer yaratan
bir hizmet verme hedefimize bir
adım daha yaklaştık. Elektrik
dağıtım alanında ilk defa kullanılan
ve tamamen şirketimizin ihtiyaçları
paralelinde tasarlanan SAP ISU
alytapısı ile şebeke ve müşteri
operasyonları süreçlerini kurumsal
kaynak planlama yazılımı ile
entegre ederek bütünsel bir bilgi
sistemleri altyapısı ile çalışma
özelliğine kavuştuk.
- İşgücü Yönetim Projesi: Enerji
tedarik sürekliliğini iyileştirme
hedefleri doğrultusunda,
müşterilerden gelen arıza
ihbarlarına hızlı ve etkin bir şekilde
cevap verebilmek için, teknoloji
altyapısının geliştirilmesine yönelik
bir diğer proje olan SAP tabanlı
bir sistem olan “İş Gücü Yönetimi”
projesi tüm bölgelerimizde
devreye alındı. Bu sistemle,
- Yenilenen araç filosu: Yenilenen
araç filosu ve herbiri GPS destekli
modern mobil cihazlarla donatılmış
saha ekipleri arıza bilgilerine göre
olay bölgesine en kısa yoldan
ulaşacak şekilde yönlendiriliyorlar.
Performans kriterimiz, arızaların
en hızlı ve en güvenli şekilde
giderilmesi olarak belirlendi
ki bu sayede önleyici bakım
programlarının tasarlanması
ve yatırım projelerine destek
olacak verilerin toparlanmasını
sağlamaktadır.
- Yenilenen Çağrı Merkezi:
ALO 186 Çağrı Merkezi ile
müşterilerimize 7 gün 24 saat
hizmet veriyoruz. İnteraktif Sesli
Yanıt Sistemi ile müşteriler,
ihtiyaçlarıyla ilgili seçimi yaparak,
doğrudan ilgili müşteri hizmetleri
yetkilisine bağlanabiliyor.
- Şebeke Yatırımları:
Sürdürülebilir ve kaliteli enerji
arzı sağlamak için, şebekemizde
yaptığımız iyileştirme ve bakım
faaliyetlerinin yanı sıra, dağıtım
sistemlerine yönelik yatırımlar
için bir yol haritası hazırlandı.
Hazırlanan master planların
EPDK’ya sunulmasının sonucunda,
düzenleyici kurum tarafından
uygun görünen miktarda
yatırımlarımız bu planlar dahilinde
hızla devam ediyor. Başkent
bölgesinde 2011 yılı öncesi 5 yıllık
dönemde toplam 537 milyon TL
seviyesinde olan toplam yatırımlar,
49
2011 yılı öncesi
5 yıllık dönemde
toplam 537 milyon
TL seviyesinde olan
toplam yatırımlar,
2011 - 2015 yıllarını
kapsayan süreçte üç
katlık bir artışla
1,5 milyar TL
seviyesine ulaştı.
50
2011-2015 yıllarını kapsayan
süreçte üç katlık bir artışla 1,5
milyar TL seviyesine ulaştı. Aynı
dönemde Ayedaş bölgesinde 350
milyon, Toroslar bölgesinde ise 425
milyon TL yatırım planlanmış olup
uygulanmaya devam edilmektedir.
Özellikle Toroslar EDAŞ bölgesinde
eskiyen elektrik şebekesinin
iyileştirilmesi için şebeke yatırımları
ve bakım faaliyetlerini yoğun olarak
sürdürmekteyiz.
- SCADA: Başkent bölgesinde 2010
yılında 115 merkezde kullanılmaya
başlanan SCADA ile bugün 873
merkez izlenip 4.000 civarında
ana elektrik dağıtım hattı izlenip
kumanda edilebiliyor. SCADA
sistemi ile orta gerilim elektrik
şebekesindeki kesintilerden
haberdar olunarak arızlara en kısa
sürede müdahale ediliyor. SCADA
sisteminin kısa sürede Ayedaş ve
Toroslar bölgesinde de entegre
edilmeye başlanacak.
- Yenilenen Lokasyonlar: Arıza,
bakım ve onarım ekiplerimizi
daha etkin ve verimli kullanmak
amacıyla bölgelerimizdeki arıza
onarım bakım merkezlerinin yapısı
değiştirildi, ana merkezlerin sayıları
arttırıldı, çalışanlarımızın hepsine
el terminalleri sağlandı. Arızaların
yönetimini merkezileştirerek,
saha ekiplerinin iş yoğunluğu
ve bulunduğu lokasyona göre el
terminalleri üzerinden iş emirleri
anlık yönlendirilmeye başladı.
Kayıp - Kaçak Oranları ve Hedefleri
Kayıp-kaçak olarak tabir edilen
olguyu, teknik kayıplar ve ticari
kayıplar olarak dile getirmeyi daha
doğru buluyorum. Burada belirleyici
olan unsur bildiğiniz gibi, EPDK
tarafından dağıtım şirketlerine
verilen hedefler. Dağıtım şirketleri,
karlılık ve verimlilik açısından bu
hedefleri tutturmak zorundalar.
Şunu belirtmekte fayda var ki, işin
doğası gereği oluşan teknik kayıpları
Başkent’i devir
aldığımız 5 seneye
yakın dönemde, kayıp
kaçak oranının çift
haneli rakamlardan
%7,90 seviyesine
indirdik.
belirli bir seviyenin altına düşürmek
mümkün değil. Gelişmiş ülkeler göz
önüne alındığında dahi %6,5 ila 7,5
bandında bir teknik kayıp oranı kabul
edilebilir bir oran. Teknik kayıpla
mücadele icin ülke çağında ele
alınacak ciddi yatırımlar gerekiyor.
Örneğin, dönüşüm projeleri ile
şebekenin homojenleştirilmesi, orta
gerilim şebekesinin sokak düzeyine
indirilmesi gibi. Dolayısıyla, dağıtım
şirketlerimizde bizim öncelikli
hedefimiz öncelikle kaçak kullanım
olarak tabir edilen ticari kayıpların
önüne geçmek. Bunun için de
süreç bazlı bir yönetim anlayışı
benimsiyoruz.
Dağıtım bölgelerimizdeki oranlara
bakacak olursak; Başkent’i devir
aldığımız dönemden bugüne geçen
5 seneye yakın dönemde, kayıp
kaçak oranın çift haneli rakamlardan
%7,90 seviyesine indirdik. Yaptığımız
teknolojik yatırımlar ve operasyonel
faaliyetler ile bu alanda her sene
iyileştirme kaydediyoruz ve bu
çizgide ilerlemeye devam edeceğiz.
Ayedaş için EPDK’nın tanımladığı
2012 yılı kayıp-kaçak hedefi %6,79
idi. Ancak, Ağustos ayında şirketi
devir aldıktan sonra 2012 yılı
kayıp-kaçak oranı gerçekleşmesi,
mevzuatta belirtilen metoda bağlı
olarak hesaplandığında %8,3 olarak
raporlandı. Toroslar’da ise EPDK’nın
belirlediği 2012 yıl sonu hedefi
%11,80. Ancak bildiğiniz gibi bölgeye
özellikle Suriye’den gelen ve sayıları
1,3 milyonu aştığı belirtilen göçün
de etkisiyle kayıp kaçak rakamları
yükselmiş ve olağan üstü bir hal
almış durumda. Bölge genelinde
2013 yılında bir önceki yıla oranla
kayıp kaçak oranında %2,02 puanlık
bir artış meydana gelmiş ve yıl sonu
kayıp kaçak %15,24 seviyesinde
gerçekleşmiştir. Özellikle kayıt
dışı mülteci sayısının fazla olduğu
Kilis ve Hatay İllerinde ise 2013 yılı
kayıp-kaçak oranlarında bir önceki
yıla göre %7 seviyesinde artışlar
yaşanmıştır.
Toroslar ve Ayedaş bölgelerinde,
Başkent’teki tecrübelerimizi
kullanarak bu alanda iyileşmeler
sağlayacağız.
Kayıp - Kaçak Oranlarının Nedenleri
Kendi bölgelerimiz açısından
konuyu ele aldığımızda Başkent
ve Ayedaş bölgelerinde yukarıda
da belirttiğimiz üzere yüksek bir
kayıp kaçak oranından bahsetmek
doğru olmayacaktır. Ancak Toroslar
bölgemiz açısından konuyu ele
aldığımızda kayıp kaçak oranının
yüksek olmasında Suriye’li
mültecilerin etkisinin büyük olduğu
görülmektedir.
Söz konusu mültecilerin bir
kısmı, resmi statüsü bulunan
kamplarda ikamet ederken, büyük
bir çoğunluğu da bu kampların
dışında farklı lokasyonlarda ikamet
etmektedirler. Kampların elektrik
tüketimlerine ilişkin abonelikler
yapılmıştır. Ancak, münferit olarak
kamp dışında yaşayan mülteciler;
çoğunlukla abone olamadıkları ve
dağıtım şebekesinden izinsiz olarak
enerji kullandıkları için kaçak enerji
kullanımına yol açmaktadırlar. Bunun
yanı sıra, abonelik şartlarını yerine
getiren ve abone olan az sayıda
mülteci de tüketimlerinin bedellerini
ödeyememektedir. Ayrıca bölgede
mültecilerin gelmesiyle birlikte artan
enerji talebi, teknik kayıpların da aynı
oranda artmasına yol açmaktadır.
Bu olağanüstü durumun daha net
ortaya konulabilmesi için son 4 yılın
dağıtılan enerji ve satılan enerji
miktarları karşılaştırıldığında;
Toroslar Bölgesi'nde dağıtılan
enerji miktarının son 4 yılın
en yüksek seviyesine ulaştığı
gözlemlenmektedir. Fakat aynı
etkinin satılan enerji miktarına
yansımadığı ve hatta 2013 yılında
satılan enerjinin 2012 yılında
satılan enerjiye göre azaldığı tespit
edilmiştir.
Şirketimiz açısından yaşanan bu
olağan üstü durumun çözümü,
hükümetimiz tarafından alınacak
konuya ilişkin ulusal çaptaki
tedbirlerin yanı sıra, elektrik dağıtım
sektörü açısından düzenleyici
kurumlar tarafından belirlenen
kayıp kaçak hedeflerinin bu mücbir
sebep göz önüne alınarak yeniden
değerlendirilmesi ve revize edilmesi
olacaktır.
51
DOSYA
Abdullah ATALAY
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş
Genel Müdürü
Türkiye elektrik
dağıtım şirketleri
arasındaki en
büyüğü olan
Boğaziçi Elektrik
Dağıtım A.Ş. yaklaşık
4.4 milyon aboneye
dağıtımı yapıyor.
52
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
BEDAŞ, Sektörün
Amiral Gemisi
Konumundadır
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.
28.05.2013 itibari ile özelleştirilmesi
tamamlanarak, Cengiz Holding,
Limak Holding, ve Kolin İnşaat
Ortaklığı bünyesinde hizmetlerine
başlamıştır. Temel hizmet olarak;
iletim noktalarından aldığı
elektriği dağıtmakla görevli olan
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin,
çalışma esasları EPDK tarafından
belirlenmiştir.
Türkiye elektrik dağıtım şirketleri
arasındaki en büyük dağıtım
şirketi olma özelliğinin yanı
sıra, Türkiye’nin ve dünyanın en
gözde şehirlerinin başında gelen
İstanbul’un Avrupa Yakasının
elektrik dağıtım işini yapan Boğaziçi
Elektrik Dağıtım A.Ş. 3573 km²
alanda, yaklaşık 4.4 milyon aboneye,
25 milyar kWh elektrik dağıtımı
yapmaktadır. Boğaziçi Elektrik
Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ), kaliteli ve
kesintisiz hizmet sunmak amacıyla,
müşteri memnuniyeti odaklı bir
yönetim anlayışıyla %13’lük pazar
payıyla sektörün amiral gemisi
durumundadır.
Tarihiyle, stratejik konumuyla ve
dünyadaki yeriyle özel bir şehir
olan İstanbul’a hizmet vermek
bizleri ziyadesiyle onurlandırıyor.
Üzerimize düşen bu görevi yerine
getirebilmek adına müşteri
memnuniyeti odaklı bir yönetim
anlayışını benimsedik.
Özelleştirme sonucu dağıtım
işini devraldığımızdan bu yana
sistemin daha verimli ve kaliteli
bir şekilde işletilmesi için
her süreçte yeni modeller ve
yapılanmalar planlanmaktadır. 2014
yılı İstanbul’da elektrik dağıtım
sisteminin 100. yılıdır. İlk kayda
değer elektrik üretim tesisi olarak
Silahtarağa Termik Santrali’nin
hizmete girmesiyle birlikte 11 Şubat
1914’te tarihi tramvaya, 14 Şubat’ta
ise meskenlere ilk defa elektrik
verilmiştir. Şirketimiz 100 yıllık
Kesintileri minimuma
indirebilmek amacıyla
trafo yenileme
çalışmaları hızla
devam ediyor.
deneyimi ile özel sektörün girişimci
ve çözüm odaklı yaklaşımını dağıtım
yönetimi sistemine entegre etmeyi
hedeflemektedir.
Gerçekleştirilen faaliyetler
2014 yılında elektrik dağıtımı
alanında önemli ölçüde şebeke
yenileme yatırımlarına ağırlık
verdik. Bunun yanında insan
kaynakları, eğitim, araştırma
geliştirme, IT teknolojileri ve
yazılımları alanında da yapılan
yatırımlar hizmetin kalitesi adına
yoğun bir şekilde devam etmektedir.
2013 yılı içerisinde toplam 106
adet proje gerçekleştirilerek
toplam 155 milyon TL tutarında
inşaat ve elektrik şebeke tesis
yatırımı yapılmıştır. 2014 yılında
planlanan toplam yatırım yaklaşık
160 milyon TL olmakla birlikte hali
hazırda gerçekleşen projeler göz
önüne alındığında toplam yatırım
harcamalarının 315 milyon TL
civarında olacağı öngörülmektedir.
Gerçekleşmesi beklenen yatırım
harcaması kalemleri içerisinde
sayaç periyodik bakım, EBS
(Entegre Bilişim Sistemleri) Projesi,
sayaçların ortak alana alınması ve
OSOS yer almaktadır.
Müşterilerimizi memnun
edebilmek ve kesintileri minimuma
indirebilmek amacıyla trafo
yenileme çalışmalarımız da hızla
devam ediyor. 2014 yılında 118 adet
trafo yenilenmiştir. 20 km havai
hat yer altına alınmakla birlikte
30 km yeni hat tesis edilmiştir.
Müşterilerimizi daha kaliteli bir
hizmetle buluşturmak için çağdaş
elektrik dağıtım modellerini şirket
kültürümüze entegre ediyor ve
uygulamaya geçiriyoruz.
Kolay izlenebilir ve hızlı erişilebilir
bir elektrik dağıtım sistemi
oluşturulabilmesi amacıyla,
53
başlanan Coğrafi Bilgi Sistemi Projesi
2013 yılında tamamlanmıştır.
Şirketimiz,
bilgi teknolojilerine
dayalı modern
dağıtım yönetim
sistemlerini
uygulamak ve dağıtım
hizmet sunumunda
model alınan bir
marka haline gelmeyi
hedefliyor.
Arıza Yönetim Sistemi, SCADA,
OSOS gibi devam eden akıllı şebeke
uygulamalarının bütünleşik bir
yapıda yönetilmesi ve dağıtım
yönetim sisteminin tüm süreçlerine
online erişim sağlayacak bir
alt yapı projesi olan Entegre
Bilişim Sistemleri (EBS) olarak
adlandırdığımız bir projeye başladık.
Bu proje tamamlandığında dağıtım
şirketimizin 360 derece uçtan uca
izlenmesi gerçekleşecektir.
Teknik anlamda kayıpların
azaltılması için trafoların bakım
ve onarımlarını yapıyor, gerekli
durumlarda ise değiştiriyoruz. Hat
dönüşümleri ve ölçü kayıplarının
azaltılması için mekanik sayaçları,
elektronik sayaçlarla değiştiriyoruz.
Sistemdeki yük dengesizliğinden
kaynaklı kayıpları azaltmak için de
çalışmalara başladık.
Yine 186 Alo Çağrı Merkezimiz kaliteli
bir hizmet verebilmek adına 24 saat
İstanbul halkına hizmet vermektedir.
2014 yılı çağrı merkezi verilerine
54
göre EPDK’nın belirlemiş olduğu
servis seviyesinin üzerinde hizmet
veren bir çağrı merkezi oluşumu
mevcuttur. Müşterilerimizle sağlıklı
iletişim kurabilmeleri adına çağrı
merkezi çalışanlarımızın eğitimlerine
de son derece önem veriyoruz.
Sosyal medyadan da şikayetleri takip
ediyor ve hızlı bir şekilde çözmeye
gayret gösteriyoruz.
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.
olarak etkin bir Kalite Yönetim
Sistemi kurmak için ilk adımlar
2009 yılında atılmıştır. Bu süreçte
ISO 9001:2008 Kalite Yönetim
Sistemleri ve ISO 10002: 2004 Kalite
Yönetimi - Müşteri Memnuniyeti
- Kuruluşlarda Şikayetlerin Ele
Alınması kılavuzları ile bağlantılı bir
yönetim sistemi kurulmuştur. Bu
sistem doğrultusunda vizyonumuz;
Bilgi teknolojilerine dayalı modern
dağıtım yönetim sistemlerini
uygulamak ve dağıtım hizmet
sunumunda model alınan bir marka
haline gelmektir. Bu sistemi; sürekli
iyileştirme politikasını izleyerek,
müşteri memnuniyetini sağlamak
ve kaliteyi arttırmak amaçlı
çalışmalarımız devam etmektedir.
Özelleştirme sonrası
hızlanan çalışmalar
neticesinde, yapılan
iyileştirmelerle kayıp
kaçak oranı %10
seviyesine çekildi.
Bu doğrultuda; OHSAS 18001: 2007
İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim
Sistemleri ve ISO 14001: 2004 Çevre
Yönetim Sistemleri, ISO 27001 Bilgi
Güvenliği Sistemlerini kılavuz alarak
BEDAŞ bünyesinde var olan yönetim
sistemlerini kapsamlı ve etkin hale
getirmeyi hedefliyoruz.
Kayıp - kaçak sorunu
Kayıp kaçak oranlarının yüksekliği
maalesef ülkemizde elektrik
sektörünün en büyük sorunu. Daha
önce özellikle bazı bölgelerde
%70’lerin üzerinde kayıp kaçak
oranlarından bahsediliyordu.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı
da bu konuda önemli çalışmalar
yaptı. Kayıp kaçak oranlarını
düşürmek amacıyla ekipler kuruldu.
Kayıp kaçak oranları elektriğin
maliyetini ülke genelinde arttırması
bakımından faturasını düzenli
ödeyen vatandaşlarımızı da yakından
ilgilendiriyor.
Okuma Sistemi OSOS’u hayata
geçirerek 22 bin adet sayaca
uzaktan anlık erişim sağlanmaktadır.
Ayrıca, Sanayi Sitelerinde sayaçları
dışarıya alma çalışmalarına hız
verdik. Teknik donanımları yüksek
olan mobil ekipler kurduk ve
aboneleri birebir kontrol etmeye
başladık. Özelleştirme sonrasında
hız verdiğimiz bu çalışmalar
neticesinde bugüne kadar yaptığımız
iyileştirmelerle kayıp kaçak oranı
%10 seviyesine çekilmiştir.
Yüksek kayıp-kaçak nedenleri
Hizmet bölgemizde kayıp kaçakla
mücadele, mobil ekiplerin ve akıllı
şebeke yönetiminin de devreye
girmesi ile verimli bir şekilde
yönetilmektedir. EPDK’nın belirlediği
hedeflerin üzerinde iyileştirme
sağlanmıştır.
Tesislerin ekonomik ömrünün
sonuna yaklaşması, planlı bir
yapılaşmanın olmaması ve yatırım
zorluklarından kaynaklı teknik
kayıplar sektörümüzün gerçekleridir.
Ülkemizin bazı bölgelerinde, birçok
faktörün önemli olduğu zaten
biliniyor.
Ticari kayıpların azaltılması amacıyla
da toplam tüketimin %60’a yakınını
kapsayacak şekilde Otomatik Sayaç
Ülkemizde tüketilen toplam kayıp/
kaçak elektrik, milli servetimizin
yıllık önemli bir kısmını eritmektedir.
Sektörün en büyük problemlerinden
biri olması hasebiyle bu konuda
tüm paydaşlarca ciddi çalışmalar
yürütülmektedir. Şu anda dünyada
kayıp kaçak oranı ortalaması
%8.1 iken ülkemizde ise %14
seviyelerindedir. Son 10 yılın
istatistiksel verileri incelendiğinde
ülkemizde de düzenli bir düşüş
gözlenmesi sevindiricidir.
Henüz gidecek çok yolumuz olduğu
görülüyor. Biz dağıtım kuruluşlarının
sıkı takip ve çalışmalarıyla ve elektrik
tüketicilerinin de bilinçlenmesiyle
bu oranların daha da aşağıya
çekileceğini tahmin ediyoruz.
Genel olarak baktığımızda; kayıp
kaçak kullanımında geçmiş yıllardaki
denetim ve ekip yetersizliği
nedeniyle sanayi sektöründe bir
kısım imalat firmalarının ve ticari
amaçlı kuruluşların rant amaçlı
kullandıklarını biliyoruz. Neticede
etkin denetimlerle bu sorunun
çözümünde önemli adımlar
atılmaktadır.
55
DOSYA
Ali CESUR
Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürü
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Kaliteli ve Kesintisiz
Enerji Hizmeti
Veriyoruz
Sivas, Tokat ve
Yozgat olmak üzere
toplamda 52.000
km²’lik alanda elektrik
dağıtım hizmetini
sürdürmekteyiz.
Şirketimiz Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu’ndan almış olduğu ED/87423/687 numaralı lisans ile Sivas,
Tokat ve Yozgat illerinde elektrik
dağıtım faaliyetini yürütmektedir.
Şirketimizin öncelikli amacı Elektrik
Piyasası Kanunu, EPDK mevzuatları
ve diğer mevzuatlara uygun olarak
sorumluluk bölgesinde kaliteli
kesintisiz bir elektrik enerjisi
satışının sunularak müşteri
memnuniyetinin sağlanması ve yeni
tesislerin yapılmasını sağlamaktır.
Bölgemizde toplam 3 il merkezi, 40
ilçe, 144 belde, 2.362 köy ve 1.284
köy bağlısı şebeke mevcut olup,
6.194 dağıtım trafosu ve 1.055 MVA
kurulu güçle yaklaşık 750.000 faal
müşteriye hizmet vermekteyiz.
56
Özelleştirme dönemi
ve öncesi günümüzle
kıyaslandığında arıza
sayı ve sürelerinde
%50’lerin üzerinde
iyileşme sağlandı ve
müşteri memnuniyeti
artırıldı.
Gerçekleştirilen faaliyetler
Sivas, Tokat ve Yozgat olmak üzere
toplamda 52.000 km²’lik alanda
elektrik dağıtım hizmetini sürdüren
şirketimiz, 2011-2015 yılı tarifesinin
de EPDK tarafından onaylanmasıyla
kamu dönemine istinaden yatırım
harcama oranlarında %100’ün
üzerinde artış ve gerçekleşme
sağlamıştır. 2011-2015 tarife
döneminde şirketimiz için her yıl
52.737.822 TL’lik yatırım belirlenmiş
olup, bu tutar 5 yıl baz alınıp eskale
edildiğinde toplamda yaklaşık
320.000.000 TL tekabül etmektedir.
2011, 2012 ve 2013 yıllarında
bu tutarın yaklaşık 185.000.000
TL harcanarak Sivas, Tokat ve
Yozgat illerimizde yatırımlarımız
gerçekleştirilmiştir. 2014 ve 2015
yılına ilişkin yatırım yükümlülüğünün
de tamamlanması için azami gayret
gösterilmekte ve yatırımlarımız
sürmektedir. Ayrıca şirketimiz,
teknoloji odaklı yatırımlar ve
hizmet kalitesinin iyileştirilmesine
yönelik yenilikçi uygulamalarla da
çalışmalarına aralıksız olarak devam
etmektedir.
Akıllı şebekeye ilk adım diyerek
SCADA otomasyon altyapısına ilişkin
çalışmalar başlatılmış, Uzaktan
Sayaç Okuma Sistemi hayata
geçirilmiş, kayıp – kaçak oranlarının
iyileştirilmesi anlamında yatırımlar
yapılmış, Coğrafi Bilgi Sistemine
ilişkin çalışmalara hız verilmiştir.
Yine şirket içi personel oryantasyon
eğitimlerinin tamamlanması
sağlanmış, kalifiye personelin
istihdamına gidilmiştir. Şirketimiz
bünyesinde müşteri memnuniyetinin
sağlanması ve şikayetlerin asgari
düzeye indirilmesi adına çağrı
merkezi kurulmuştur. Tüm bu
çalışmalarla birlikte döküman
yönetim sistemi, hukuk yazılımı, araç
takip sistemi, IP telefon uygulamaları
da sorunsuz bir şekilde işletmeye
alınarak hayata geçirilmiştir.
Kamu döneminden şirketimizde
57
Kayıp - kaçak
oranlarında 2011
yılında %9,20, 2012
yılında %8,32 ve
2013 yılında ise
%7,58 oranlarında
gerçekleşme
sağlandı.
58
kalan eski ve ekonomik ömrünü
doldurmuş araçları ıslah edilerek
yeni araçlarla daha kaliteli ve hızlı
hizmet verilmesi sağlanmıştır.
Kolin, Limak ve Cengiz üçlü
konsorsiyumunun vermiş olduğu güç
ile özelleştirmenin ilk yılında devir
dönemi öncesi borçlu müşterilerin
müracaat etmeleri halinde tüm
gecikme faizleri silinmiş ve taksitle
ödeme kolaylığına gidilmiştir.
Ayrıca şirketimiz enerji ödemeleri
konusunda bugüne kadar herhangi
bir sıkıntıya düşmeyerek kamu
döneminden alışıla gelen enerji
borcu sorunu da ortadan kaldırmıştır.
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
Özelleşme ile şirketimiz yatırımları
yukarıda da belirttiğimiz üzere
2-3 katına çıkarılmıştır. Bu sayede
müşterilerin küçük ek tesis
taleplerine hızlı bir şekilde yanıt
verilmekte ve elektrik problemleri
giderilmektedir.
Özelleştirme dönemi ve öncesinin
günümüzle kıyaslandığında arıza
sayı ve sürelerinde %50’lerin
üzerinde iyileşme sağlamış ve
müşteri memnuniyeti artırılmıştır.
Yatırım oranlarının artırılması
şirketimizin de çevreye duyarlı
olmasını zorunlu kılmış, kamu
Kayıp - kaçak
oranının yüksek
olmasının en büyük
nedeninin bölgenin
coğrafi konumudur.
döneminden kalan yıkık ve harabe
gibi görünen trafo binalarının,
modern trafo binaları ile
değiştirilmesini, kültürümüzü yansıtır
trafo binaları giydirmeleri ile görsel
anlamda zenginlik kazanmaları
olanağını sağlamıştır.
Özelleştirme aynı zamanda tüketici
taleplerinin daha hızlı karşılanması
anlamında şirketimize daha hızlı
kararlar alma imkanı sağlamıştır.
Özelleşme sonrası hayata geçirilmesi
planlanan akıllı şebeke yatırımlarının
da tamamlanması ile müşterilerin
daha kaliteli ve kesintisiz elektrik
enerjisinden faydalanmaları
sağlanacaktır.
ancak bu oran coğrafi konum ve
şebekenin ekonomik ömrü dikkate
alındığında gerçekleşmesi zor bir
orandır.
Belirtilen hedef oranın yakalanması
adına şirket olarak sadece bu iş
ile ilgilenmesi için bir direktörlük
kurulmuş, bu anlamda fayda
sağlayacak tüm makine ve teçhizatın
kaliteli olması hedeflenmiştir.
Yönetim Kurulumuzu da bu yönde
talimatları olup konuya önem
verilmektedir.
Kayıp – kaçak konusunda şirket
olarak en büyük sıkıntımız uzun
mesafeli enerji nakil hatlarının
bulunmasına bağlı olarak teknik
kayıp oranlarımızın yüksek
çıkmasıdır. Bu konunun çözümü
amacıyla da gerek saha, gerekse
teknik anlamda çalışmalarımız
sürdürülmektedir.
Kayıp – kaçak nedenleri
Sorumluluk bölgemizde kayıp kaçak
oranına ilişkin şirketimizce gerekli
araştırmalar yapılmakta olup bunun
yanı sıra Siemens firması tarafından
da teknik kayıp analizi yapılmıştır.
Tüm bu çalışmaları irdelediğimizde
EPDK tarafından verilen hedef kayıp
– kaçak oranının şirketimizce uygun
olmadığı kanaatine varılmıştır. Kayıp
– kaçak oranının bölgemizde yüksek
olmasının en büyük etkisi coğrafi
konumdur. Tokat ilinin sorumluluk
alanımız içinde olması ve coğrafi yapı
olarak engebeli araziye sahip olması
bunun yanı sıra tesislerin ekonomik
ömrünü doldurmuş olması, Yozgat
bölgesinde trafo binalarının yerleşim
yerine uzak konuşlandırılmış
olması, Sivas ilimizde enerji nakil
hatlarının uzunluğu teknik kayıplara
etki etmektedir. Ayrıca; sıfır kayıplı
müşterilerin sisteme giriş ve çıkışları
da kayıp – kaçak oranlarını ciddi
anlamda etkilemektedir.
Kayıp - kaçak sorunu
Sorumluluk bölgemizde Kayıp Kaçak
Oranlarında 2011 yılında %9,20,
2012 yılında %8,32 2013 yılında ise
%7,58 oranlarında gerçekleşme
sağlanmıştır. Her geçen yıl kayıp
– kaçak oranlarında yaşanan bu
düşüş şirketimizin sahada yapmış
olduğu teknolojik yatırımlardan,
sistem işletme birimince yapılan
arıza onarım bakım çalışmalarından
ve yatırımlarda kaliteli
malzemelerin kullanılmasından
kaynaklanmaktadır. Kayıp – kaçak
olarak şirket amacımız dünyada
kabul görmüş teknik kayıpların
üzerinde bir kayıp kaçak oranının
gerçekleşmemesidir. Bu bağlamda
şirket olarak EPDK tarafından
şirketimize verilen kayıp – kaçak
oranlarının yakalanması adına
azami gayret gösterilmektedir.
EPDK tarafından şirketimiz için
önümüzdeki yıllarda kayıp kaçak
oranı %6,92 olarak öngörülmüştür
59
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Temel Politikamız
Ahmet ATMACA
ÇORUH EDAŞ Şirket Müdürü
Bütün yatırım
çalışmalarında
hedefimiz enerjinin
sürekliliğini sağlamak
ve bölgesel teknik
kayıpları asgari
seviyeye indirecek
yatırımlardır.
Müşteri Memnuniyetini
Artırmaktır
Şirketimiz Trabzon, Rize, Giresun,
Artvin ve Gümüşhane illerinde
elektrik dağıtım faaliyetlerini
yürütmektedir. Dağıtım
bölgemizde bulunan yaklaşık
1 milyon 150 bin abonemize
çağın yeniliklerini ve ilklerini
bünyesinde barındıran, bilgi
teknolojilerine dayalı modern
altyapımız ile uzman personel
kadromuz ve dinamik yönetim
tarzımızla, müşterilerimizi
tüm faaliyetlerimizin odağında
tutan, sadece taleplerini değil
beklentilerini de karşılayan
bir anlayışla, müşterilerimize,
çalışanlarımıza ve çevremize
karşı tüm sorumluluklarımızı
eksiksiz yerine getirmeyi amaç
edinmekteyiz.
Yeni ekipler oluşturuldu
Özelleştirme tarihi sonrası,
öncelikle enerjinin sürekliliğini
sağlayacak yeterli personel
araç ve gereçlerle yeni ekipler
oluşturulmuştur. Müşterilerimizin
7 gün / 24 saat ulaşıp talep,
şikâyet ve önerilerini iletebileceği
444 9 186 no’lu Çağrı Merkezimiz
hayata geçirilmiştir. Aynı
60
zamanda il ve ilçelerimizde yer
alan eski hizmet binalarımız
modern hale getirilerek
müşterilerimizin hizmetine
sunulmuştur.
Web sitesi bildirimi gibi
haberleşme sistemleri
kurularak şikayet ve taleplerin
web üzerinden bildirilmesi
sağlanmıştır. Şebekelerde
iyileştirmeler ve yeni yatırımlar
yapılmış, isteyen abonelere
elektronik posta ve kısa
mesaj gönderilmek suretiyle
kesintilerin bildirilmesi,
talep eden müşterilere SMS
yolu ile bilgilendirme işlemi
başlatılmıştır.
Çoruh EDAŞ olarak sunulan
hizmetin kalitesine olan güven
ve şeffaflık konusundaki
duyarlılığımız gereği arıza
kayıtlarını il, ilçe, köy,
mahalle bazlı olarak yıllık
ve aylık rapor formatında
internet sitemiz vasıtasıyla
kamuoyuyla paylaşarak müşteri
memnuniyetini artırmak
Şirketimizin temel politikası
haline gelmiştir. Bu kapsamda
Çevre ve İş Sağlığı - Güvenliğine
verdiğimiz önemi her geçen gün
artırarak kaliteli hizmet, mutlu
müşteri, yaşanılabilir bir çevre,
emniyetli çalışma ortamı için şirket
bünyesinde tüm personellerimizin
de katılımı ile yürütülen Toplam
Kalite Yönetim Sistemi kurulumu
çalışmaları neticelenmiş,
şirketimiz 29.11.2013 tarihinde
ISO 9001:2008 Kalite Yönetim
Sistemi, OHSAS 18001 İş Sağlığı
ve Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO
14001 Çevre Yönetim Sistemi ve
ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti
Yönetim Sistemi belgelerini almaya
hak kazanmıştır.
Web sitesi bildirimi
gibi haberleşme
sistemleri kurularak
şikayet ve taleplerin
web üzerinden
bildirilmesi
sağlanmıştır.
Enerji verimliliği ve hizmet kalitesi
Bunların yanında şirket yatırımları
kapsamında, enerji verimliliğini
ve kalitesini artırmak amacıyla
dağıtım bölgemiz genelinde 5 ilde
18 trafo merkezinde 43 noktada,
dağıtım merkezlerine kapasitör
ve reaktör montajları yapılmış,
yıllık tüketimi 200.000 kWh’in
üzerinde olan tüketim sayaçları
için Otomatik Sayaç Okuma
(OSOS) sistemi kurulmuş; OSOS
ile birlikte yaklaşık 9500 sayaca
sahaya gidilmeden uzaktan okuma
işlemi gerçekleştirebilmektedir.
OSOS sistemi sayesinde sayaçların
endeks bilgileri, yük profilleri,
anlık akım ve gerilimler değerleri
okunabilmektedir. Ayrıca üretim
santrallerinin veriş ve çekiş
değerleri de OSOS sistemi
üzerinden okunabilmekte ve bu
sayede anlık olarak sistemimize
vermiş olduğu enerji değerleri
izlenebilmektedir. OSOS
sistemi işimizi gün geçtikte
kolaylaştırmakta ve daha verimli
çalışmamızı sağlamaktadır.
Coğrafi Bilgi Sistem çalışmaları
hızla devam etmekte olup devreye
alma ve entegrasyon çalışmaları
tamamlanma aşamasına gelmiştir.
Kayıp-kaçak
oranları 2011
yılında %10,60
2012 yılında %10,00
ve 2013 yılında
%9,43 olarak
gerçekleşmiştir.
Kayıp-kaçak oranları
Dağıtım bölgemizde kayıp-kaçak
oranları 2011 yılında %10,60
2012 yılında %10 ve 2013 yılında
%9,43 olarak gerçekleşmiştir.
Kayıp - kaçak oranları şirketimizin
devralınmasından sonra sürekli
azalan bir grafik çizmektedir.
Hedefimiz yerinde ve yeterli
yatırımlarla teknik kayıpları
azaltmak, ticari kayıpları da teknik
kayıp seviyesine çekmektir.
Yüksek kayıp-kaçak oranlarının
nedenleri; yeterli yatırım
yapılamadığından teknik kayıpların
yüksek olması, tüketicilerin ölçü
devrelerine yaptıkları müdahaleler
nedeniyle ticari kayıpların
oluşmasıdır. Şirketimiz devir
tarihinden sonra yaptığı bütün
yatırım çalışmalarında hedefi
enerjinin sürekliliğini sağlamak
ve bölgesel teknik kayıpları asgari
seviyeye indirecek yatırımlar
olmuştur. Bunun yanında bütün
abonelerin ölçü sistemleri kontrol
edilmiş olup ölçü sistemlerine
uygun olmayanlar, uygun hale
getirilerek kayıp kaçak oranlarının
asgari seviyeye çekilmesi
hedeflenmiştir.
61
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Bilgi Teknolojilerine
Dayalı Hizmet Sunuyoruz
Şerif DOĞRU
FIRAT EDAŞ Şirket Müdürü
62
Güven ve şeffaflık
gereği arıza
kayıtlarını il, ilçe,
köy, mahalle
bazlı olarak yıllık
ve aylık rapor
formatında internet
sitesi vasıtasıyla
kamuoyuyla
paylaşarak müşteri
memnuniyetini
artırmak
şirketimizin temel
politikasıdır.
Şirketimiz; Bingöl, Elazığ, Malatya
ve Tunceli illerinde 37.441
km2’lik alanda elektrik dağıtım
faaliyetlerini yürütmekte olup,
dağıtım bölgemizde yer alan
toplam 4 ilden Bingöl’de 9, Elazığ’da
15, Malatya’da 14, Tunceli’de 9,
adet olmak üzere toplam 47 ilçe
işletmesi bulunmaktadır. Lisans
bölgemiz içerisinde bulunan 796
bin 571 abonemize düşük maliyeti
hedef alarak, çağın yeniliklerini
ve ilklerini bünyesinde barındıran,
bilgi teknolojilerine dayalı modern
altyapımız ile uzman personel
kadromuz ve dinamik yönetim
tarzımızla, müşterilerimizi
tüm faaliyetlerimizin odağında
tutan, sadece taleplerini değil
beklentilerini de karşılayan
bir anlayışla, müşterilerimize,
çalışanlarımıza ve çevremize karşı
tüm sorumluluklarımızı şeffaf bir
şekilde eksiksiz yerine getirmeyi
amaç edinmekteyiz.
Şikayet ve öneriler için
çağrı merkezi
Özelleştirme tarihi sonrası, öncelikle
enerjinin sürekliliğini sağlayacak
yeterli personel araç ve gereçlerle
yeni ekipler oluşturulmuştur.
Müşterilerimizin 7 gün / 24 saat
ulaşıp talep, şikâyet ve önerilerini
iletebileceği 444 9 186 no’lu Çağrı
Merkezimiz hayata geçirilmiştir.
Aynı zamanda il ve ilçelerimizde yer
alan eski hizmet binalarımız modern
hale getirilerek müşterilerimizin
hizmetine sunulmuştur. Web sitesi
bildirimi gibi haberleşme sistemleri
kurularak şebekelerde iyileştirmeler
ve yeni yatırımlar yapılmıştır. İsteyen
abonelere elektronik posta ve
kısa mesaj gönderilmek suretiyle
kesintilerin bildirilmesine ilişkin
gerekli çalışmalar yapılmış ve talep
eden müşterilere SMS yolu ile
bilgilendirme işlemi başlatılmıştır.
Ayrıca talep etsin veya etmesin tüm
köy ve belde muhtarlıklarımıza bu
bilgiler anında ulaştırılmaktadır.
FIRAT EDAŞ olarak sunulan
hizmetin kalitesine olan güven ve
şeffaflık konusundaki duyarlılığımız
gereği arıza kayıtlarını il, ilçe, köy,
mahalle bazlı olarak yıllık ve aylık
rapor formatında internet sitemiz
FIRAT EDAŞ dağıtım
bölgesinde kayıpkaçak oranları
2011 yılından
itibaren azalan
bir grafik
sergilemiştir.
vasıtasıyla kamuoyuyla paylaşarak
müşteri memnuniyetini artırmak
Şirketimizin temel politikası
haline gelmiştir. Bu kapsamda
Çevre ve İş Sağlığı -Güvenliğine
verdiğimiz önemi her geçen gün
artırarak kaliteli hizmet, mutlu
müşteri, yaşanılabilir bir çevre,
emniyetli çalışma ortamı için şirket
bünyesinde tüm personellerimizin
de katılımı ile yürütülen Toplam
Kalite Yönetim Sistemi kurulumu
çalışmaları neticelenmiş, şirketimiz
29.11.2013 tarihinde ISO 9001:2008
Kalite Yönetim Sistemi, OHSAS
18001 İş Sağlığı ve Güvenliği
Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre
Yönetim Sistemi ve ISO 10002
Müşteri Memnuniyeti Yönetim
Sistemi belgelerini almaya hak
kazanmıştır.
Kayıp-Kaçak oranında iyileşmeler
Dağıtım bölgemizde kayıp-kaçak
oranları 2011 yılında %10,47 2012
yılında %10,44 ve 2013 yılında
%9,55 olarak gerçekleşmiştir.
Oranlardan da görüleceği üzere
Şirketin özel sektöre devir tarihi
olan 01.01.2011 tarihinden sonra
sürekli azalan bir grafik çizerek
kayıp-kaçak oranlarında iyileşmeler
olmaktadır. Hedefimiz yerinde ve
yeterli yatırımlarla teknik kayıpları
azaltmak, ticari kayıpları da teknik
kayıp seviyesine getirmektir.
Bunların yanında şirket yatırımları
kapsamında enerji verimliliğini
ve kalitesini artırmak amacıyla
Dağıtım bölgemiz genelinde
4 ilde 19 trafo merkezinde 50
noktada dağıtım merkezlerine
kapasitör ve reaktör montajları
yapılmış, tüketim sayaçları için
Otomatik Sayaç Okuma (OSOS)
sistemi kurulmuş; OSOS ile birlikte
yaklaşık 7890 sayaca sahaya
gidilmeden uzaktan okuma işlemi
gerçekleştirebilmektedir. OSOS
sistemi sayesinde sayaçların
endeks bilgileri, yük profilleri,
anlık akım ve gerilimler değerleri
okunabilmektedir. Ayrıca üretim
santrallerinin veriş ve çekiş
değerleri de OSOS sistemi
üzerinden okunabilmekte ve bu
sayede anlık olarak sistemimize
vermiş olduğu enerji değerleri
izlenebilmektedir. OSOS sistemi
işimizi geçtikçe kolaylaştırmakta
ve daha verimli çalışmamızı
sağlamaktadır. Coğrafi Bilgi Sistem
çalışmaları hızla devam etmekte
olup, devreye alma ve entegrasyon
çalışmaları tamamlanma
aşamasına gelmiştir.
Yüksek kayıp-kaçak oranlarının
nedenleri; yeterli yatırım
yapılamadığından teknik kayıpların
yüksek olması, tüketicilerin ölçü
devrelerine yaptıkları müdahaleler
nedeniyle ticari kayıpların
oluşmasıdır.
Şirketimiz devir tarihinden
sonra yaptığı bütün yatırım
çalışmalarında hedefi, enerjinin
sürekliliğini sağlamak ve bölgesel
teknik kayıpları asgari seviyeye
indirecek yatırımlar olmuştur.
Bunun yanında bütün tüketicilerin
ölçü sistemleri kontrol edilmiş
olup ölçü sistemlerine uygun
olmayanlar, uygun hale getirilerek
kayıp kaçak oranlarının asgari
seviyeye çekilmesi hedeflenmiştir.
63
DOSYA
Mehmet DEMİRAĞ
Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürü
Mevcut dağıtım
sisteminin
uzaktan izlenmesi,
kumanda edilmesi
ve yönetilmesi
amacıyla,
önümüzdeki yıl
75 adet trafo
merkezinde
kurulum yapılması
planlanmaktadır.
64
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Kuyrukta
Beklemelere Son
Şirketimiz İzmir ve Manisa
il sınırları dahilinde elektrik
enerjisinin dağıtım faaliyetlerini
yürütmektir.
Özelleştirme sonucu dağıtım
işini aldığınızdan bu yana
gerçekleştirilen faaliyetler şöyle
sıralanabilir:
• Yeni elektrik dağıtım tesisleri
kurulması ve gerekli iyileştirmelerin
yapılması için her yıl 89.000.000
TL tutarında alt yapı ve teknolojik
yatırımlar gerçekleştirilmiştir.
• İlgili mevzuata uygun olarak
dağıtım sisteminin, işletilmesinde,
bakım ve onarımlarını
yapılmasındaki başarılı çalışmaları
ile EPDK’nın koyduğu hedeflerin
yakalanması ve daha iyi noktalara
getirilmesi için çalışmalar hızla
devam etmektedir.
• Elektrik Piyasası Kanunu ve
yürürlükteki ilgili mevzuatlara göre
elektrik enerjisi dağıtım hizmeti
yapılması ve benzer diğer görevler
ve yükümlülükler yerine getirildi.
• OSOS Sistemi ile tüm aydınlatma
sayaçlarını ve serbest tüketicilerin
sayaçları uzaktan okuma ve açma
kesme olacak şekilde çift yönlü
haberleşmeyi destekleyecek bir
alt yapı kurulması çalışmalarına
başlanmıştır.
• SCADA Sistemi ile mevcut dağıtım
sisteminin uzaktan izlenmesi,
kumanda edilmesi ve yönetilmesi
amacıyla, önümüzdeki yıl 75
adet trafo merkezinde kurulum
yapılması planlanmaktadır. Bunu
müteakip her yıl belli sayıda
istasyonun SCADA sistemine dahil
edilmesi hedeflenmektedir.
• Coğrafi Bilgi Sistemi ile görev
bölgemizdeki tüm varlıklarımızın
mekânsal bir veri tabanına
aktarılması, tüm teçhizatların
konumsal bilgileri ile birlikte
öznitelik bilgilerine her an ve her
yerden ulaşılabilmesi için sahadan
veri toplanması işleri devam
Planlı kesintiler,
fatura bilgileri
ve duyuruların
müşterilerimize
iletilmesi için
müşterilerimizin cep
telefon ve e-posta
bilgileri alınmaya
başlanmıştır.
etmektedir. CBS çalışmalarının
tamamlanmasını müteakip,
toplanan veriler sayesinde bakım
planlama, varlık yönetimi, saha
iş gücü yönetimi gibi pek çok
projenin de hayata geçirilmesi
hedeflenmektedir.
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
Gediz Çözüm Merkezi 2005 yılından
itibaren Kesintisiz Hizmet anlayışı
ile İzmir’de 7/24 faaliyet gösteren
çağrı merkezimiz (186) etkin bir
şekilde hizmet vermektedir.
Özelleştirme sonucu müşteri odaklı
ve profesyonel olan CRM yazılımına
geçilmiş ve hem İzmir hem de
Manisa illerinde 24 saat çağrılar
alınabilmektedir.
Planlı kesintiler, fatura bilgileri
ve duyuruların müşterilerimize
iletilmesi için müşterilerimizin
cep telefon ve e-posta bilgileri
alınmaya başlanmıştır.
Termal Kamera ve Enerji
Analizörleri ile tüm trafo merkezi
ve enerji nakil hatları, termal
65
kamera cihazları ve harmonik de
ölçen güç analizörleri ile önleyici
bakım hizmetleri kapsamında
izlenmektedir.
Felaket Kurtarma Merkezi olası afet
durumlarında sistemi ayakta tutmak
için kurulmaktadır.
Telefon kanalı ile veya yazılı olarak
başvuru yapan müşteri şikayet/
taleplerinin kayıt altına alınması
ve yasal mevzuat gereğince süresi
içerisinde cevaplanması EBYS
sistemi ile yapılmaktadır.
E-Fatura ile sistemde kayıtlı e-posta
adresi bulunan müşterilere fatura
gönderilmektedir.
66
Yeni modern müşteri ilişkileri
merkezleri kurulmuş, kuyrukta
beklemelere son verilmiştir.
Elektrik kullanımında kayıp kaçak ve bu alanda gerçekleşen
çalışmalar
Gerçekleşen kayıp kaçak oranları
ile şirketimize verilen kayıp kaçak
oranı hedeflerine ulaşılmıştır. Son
dönemlerde;
Kayıp enerji miktarının tespiti için
ilçe bazında satın alınan enerji
gerekli ölçü sistemleri kurularak
ve ölçülebilir hale getirilerek
performansı olumsuz olan bölgelerin
tespit edilmesi ve bu bölgeler
üzerinde özel çalışmalar yapılması,
kayıp kaçak elektrik miktarının fazla
olmasının nedenleri belirlenerek,
sahada bunlara yönelik önleyici
faaliyetlerin icra edilmesi ile iyileşme
sağlanması hedeflenmektedir.
Kayıp kaçak elektrik miktarının
azaltılmasının şirketimizin
en önemli hedefi olduğu tüm
çalışanlara ve birlikte çalıştığımız
çözüm ortaklarımıza anlatıldı.
Tüm personelimizden bu hedefe
ulaşılabilmesi için gerekli katkılarda
bulunulması istenildi.
Kaçak elektrik ihbarları öncelikli ilk
iş olarak değerlendirilerek gerekli
kaçak tespitleri zamanında yapıldı ve
kaçak elektrik kullanımı caydırıldı.
Yeni yatırım ve şebeke iyileştirme
çalışmalarında teknik kayıpları
yüksek, şebekeleri eski, kayıp
kaçak oranı yüksek olan ilçelerin
ihtiyaçlarına öncelik verildi.
Kayıp - kaçak oranlarının nedenleri
Bölgemizdeki kayıp- kaçak oranı
diğer bölgelerinin birçoğundan daha
düşük seviyededir. Genel olarak
değerlendirme yapacak olursak:
Şirketimize verilen
kayıp kaçak
oranı hedeflerine
ulaşılmıştır.
Sayaç okuma (sayaçların
okunmaması, sayaç çarpanı hataları
vb) hatalarından kaynaklı kayıp enerji
miktarını artıran unsurların ortadan
kaldırılması için sayaç okuma ile
görevli personellerimize gerekli
eğitimler verildi.
Sayaç okumadan kaynaklı zafiyetlerin
ortadan kaldırılması için sayaçların
uzaktan okunmasını sağlayan OSOS
(Otomatik Sayaç Okuma Sistemi)
kurulumuna başlanmıştır. Şirket
genelinde tüketilen enerjinin yaklaşık
%36 OSOS sistemi vasıtasıyla
okunması hedeflenmektedir.
OSOS ve CBS projelerinin
tamamlanması ile herhangi bir
trafodan enerji alan abonelerin
tüketimleri ile o trafonun tüketiminin
kıyaslanabilmesi, böylece trafo
bölgesi bazında istatistiki veriler elde
edilerek kayıp ve kaçak oranlarının
tespitinin, trafo bölgesi kırılımına
kadar indirgenmesi hedeflenmektedir.
Böylelikle kayıp ve kaçak
konusunda, trafo bölgesi bazında,
sorunun çözülebileceği önlemler
alınabilecektir.
Sayaç ve ölçü devresi elemanlarının
yılda en az bir kez olmak üzere
periyodik eğitimleri yapıldı.
- Mevcut dağıtım şebekelerinin eski
ve yetersiz olması nedeniyle teknik
kayıpların yüksek olması,
- Özelleştirme öncesindeki, yeni
yapılan yatırım ve şebeke iyileştirme
çalışmalarında kayıp miktarı yüksek
olan bölge ihtiyaçlarına öncelik
verilmemesi,
- Kaçak elektrik kullanımı konusunda
gerek dağıtım şirketi içinde gerekse
bölge vatandaşları arasında gerekli
hassasiyetin oluşturulamaması, bu
konuda gerekli desteğin alınamaması,
aksine olumsuz duyarlılık
gösterilmesi,
- Bölgenin işsizlik oranının yüksek
olması,
- Enerji istatistiklerinin sağlıklı
yapılmaması, kaçak elektrik
miktarının yüksek olduğu yerler
ve nedenleri hakkında bilgi sahibi
olunmaması,
- Endeks okuma, kesme açma
faaliyetlerinin istenilen ölçüde verimli
yapılamaması, tüketilen enerjinin
sağlıklı tespit edilmemesi,
- Abonelere ait sayaç ve ölçü
devrelerinin teknik kontrollerinin
yapılmaması,
sayılabilir.
67
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Mehmet Nuri KAVAK
Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürü
Şirketimiz
bölgemizde elektrik
dağıtımının yeterli,
kaliteli, sürekli,
düşük maliyetli ve
çevreye uyumlu bir
şekilde tüketicilere
sunulmasını
amaçlamaktadır.
Bilindiği üzere, ülkemizde
özelleştirme ve serbestleştirme
çalışmaları ile yeni bir yaklaşımla
yeni hedefler ve vizyon ile bir çok
alanda rekabette etkin olma, en iyi
olma heyecanı, verimliliği düşük
işlerden, verimliliği yüksek işlere
geçişin arayışları, yoğun çabalarla
sürdürülmek istendiği çok açık bir
şekilde fark edilmektedir.
Sendikanız, yayın organı ‘’İnşaat
Sanayi – İNSAN Dergisi’’ olarak
Türkiye’de enerji sektöründe
özel sektör dönemine yakın ilgi
göstermeniz bu alanda oluşabilecek
değer açısından çok büyük önem
taşımaktadır.
Elektrik Piyasası Kanunu ve son
çalışmalar ile birlikte piyasada
rekabet şartları oluşturularak
sektörün verimliliğinin arttırılması,
teknik ve kaçak kayıplarında
azalmanın sağlanması ve
68
nihayetinde sektörün verimli
işletilerek tüketiciye sunulan
hizmetin kalitesinin arttırılması
hedeflenmiştir.
Bu stratejik kararda bir diğer neden
olarak da elektrik sektöründe
oluşan yatırım ihtiyacının kamu
kaynaklarından karşılanmasının
zorlaşması ve bunun kamu
borçlarına ciddi bir faktör olarak
yansımasıdır. Bu nedenler
gerek yasal mevzuatta gerekse
idari yapıda önemli gelişmeler
yaşanmasına neden olmuştur.
Özel sektör döneminde, elektrik
dağıtım ve perakende satışı ile
elektriğin tüketicilere ulaştırılması,
kullanıma sunulması, elektriğin
ticari rekabet şartlarına göre
tedarik edilmesi, tüketicilere
satılması, şeklinde iki ayrı temel
faaliyete ayrılmış bulunmaktadır.
Serbest tüketici
limitleri düşürülerek
perakende
bölümünde
tedarikçisini seçme
hakkı tanınmış,
tedarikçisini
seçebilme hakkı
fiyatlarda düşüşe
yol açmıştır.
Elektrik dağıtımda temel
uygulamalar; dağıtım tesislerinin
işletilmesi, yatırımların
gerçekleştirilmesi, verimliliğin ve
sürekliliğin sağlanması hususları
yasal bir zorunluluk olarak
düzenlenmiştir.
Görev ve sorumluluk alanları
Şirketimiz, Osmangazi Elektrik
Dağıtım A.Ş. olarak elektrik piyasası
yasası ve ilgili düzenlemeler
gereğince, lisansı kapsamında
elektrik dağıtım hizmet sunumunda
Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir,
Kütahya ve Uşak illeri bulunmaktadır.
Şirketimiz faaliyetlerini bölgemizde
elektrik dağıtımının yeterli, kaliteli,
sürekli, düşük maliyetli ve çevreye
uyumlu bir şekilde tüketicilere
sunulmasında;
1. Elektrik dağıtım varlıkların verimli
işletilmesi, maliyetlerin düşürülmesi,
2. Elektrik enerjisi arz güvenliğinin
sağlanması ve arz kalitesinin
arttırılması,
3. Elektrik kayıp-kaçak oranında
azaltma sağlanması,
4. Yenileme ve genişleme
yatırımlarının özel sektör tarafından
yapılması,
5. Rekabet sonucu sağlanan
faydaların tüketicilere yansıtılması,
olarak kısaca belirteceğimiz bu
hedeflere ulaşılmasını sağlayacak
şekilde faaliyetlerini yerine
getirmeye çalışmaktadır.
Yine belirtilen çerçevede şirketimiz
belirtilen bölgede sayaçların
okunması, dağıtım şebekesinin
bakımı ve işletilmesi, genel
aydınlatma yükümlülüklerinin yerine
getirilmesi, teknik ve teknik olmayan
kayıpların karşılanması için enerji
satın almak, yeni yatırımlar yapmak,
mevcut tesisleri iyileştirmek gibi
temel faaliyet alanlarında hizmet
vermektedir.
Gerçekleştirilen faaliyetler
Şirketimiz yukarıda belirtilen
yükümlülükleri yerine getirebilmek
için bu hedefe yaklaştıracak
faaliyetleri yerine getirmeye
çalışmaktadır.
Bununla beraber şirketimiz özel
sektöre geçiş sonrasında bazı
aksamalar, sıkıntılar yaşamakla
birlikte gerekli tedbirler ve açılımlar
gerçekleştirilmek suretiyle
normalleşmenin sağlanması ile özel
sektör dönemi amaç ve stratejisi
doğrultusunda tüketici lehine
kazanımlar gerçekleştirmeye devam
etmektedir.
Bu kapsamda öngörülen yatırımlar
yapılmaya çalışılmakta, teknik
kayıplarımızın azaltılmasına yönelik
yenileme çalışmalarımız 5 ilde
Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir,
Kütahya ve Uşak illerinde devam
etmektedir.
69
Oluşturulan programlar çerçevesinde
tüm dağıtım tesislerimizin bakım
ve onarımları yapılmakta, dağıtım
sektöründe ihtisas sahibi bir
kurum olarak tüketicilerden gelen
taleplere bağlı olarak teknik destek
sağlanmaktadır.
Dolayısıyla gerek kanun gerek EPDK
tarafından yapılan düzenlemeler ile
hep tüketiciyi koruyan ve kollayan
uygulamalar getirilmiş ve sektörün
bu kurallara riayet etmesi için
de etkin bir denetim ve yaptırım
mekanizmaları kurulmuştur.
Sayaç mülkiyeti
ve bina girişine
kadar hatların
yapımı dağıtım
şirketlerine verilerek
tüketici önemli
bir mali külfetten
kurtulmuştur.
Serbest tüketici
limitleri düşürülerek
perakende bölümünde
tedarikçisini seçme
hakkı tanınmıştır.
Özellikle tedarikçisini
seçebilme hakkı
fiyatlarda düşüşe yol
açmıştır.
Kayıp-kaçak oranları
Özelleştirmeyi
yapmakla kayıp
kaçakları hallettik
denilebilir. Fakat
bu sorun gerçekte
o kadar kolay
olmamaktadır.
Enerji Piyasası
Düzenleme Kurumu
şirketimizin kayıp
kaçak hedefi 2014 yılı
için %7,21 oranında
belirlenmiştir.
Şirketimiz bu hedefe
göre başarılı bir
durumdadır.
70
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
Ülkemizde yapılan özelleştirmeler
ile serbest piyasa koşullarında
sağlanabilecek olan rekabet
ile hedeflenen temel husus
tüketici memnuniyeti ortamının
sağlanmasıdır.
Hedef, elektrik dağıtımı verimliliğinde
rekabet tesis edilerek öngörülen
hedeflerin tutturulmasının güvence
altına alınması ile kaliteli aynı
zamanda ucuz bir şekilde tüketiciye
ulaştırılmasıdır.
Özelleştirme ile
gelen çözümün
kısmi iyileştirmeler
düzeyinde kalmaması
için ticari bir metanın tedariki ve
karşılığının tahsili ancak ticari
kuralların işletilmesi oranında
gerçekleşmelerle çözüm mümkün
olabilecektir.
Hedeflerimiz
Şüphesiz yapılan çalışmalarla bu
konularda sorunların üstüne çokça
zaman harcanmakta ve pek çok
ilerlemeler de kaydedilmiştir. Fakat
elektrik dağıtımda gerçekte verimlilik
problemi halen devam etmektedir.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
şirketimizin kayıp kaçak hedefi 2014
Etkin bir kayıpkaçakla mücadele
için toplumsal
gelişmişlik düzeyi
ve tüketicilerin
olaya yaklaşımları
büyük önem arz
etmektedir.
yılı için %7,21 oranında belirlenmiştir.
Şirketimiz bu hedefe göre başarılı bir
durumdadır.
Teknik kayıplara ilişkin olarak, şebeke
yatırımlarının projelendirilmesi
aşamasında gerekli mühendislik
hesapları yapılarak, şebeke
kayıplarının en düşük seviyede
olmasına çalışılmaktadır.
Teknik olmayan kayıplar için ise
şirketimizin ekipleri tarafından
faaliyet bölgemizde taramalar düzenli
olarak yapılmaktadır.
Bence bu problemlerle baş edebilmek
için yeterli çözüm yeteneğimiz
bulunmaktadır ve bizim bu sorunu
çözebileceğimize inanıyorum.
Şartlar ne olursa olsun problemlerin
çözümü vardır. Yeterli ve zamanında
yapılan müdahalelerle büyük
kayıpların önlendiği bilinen bir
gerçektir.
olması ve işletilmesi, teknik olarak
iyi bir planlamanın yapılmasına
bağlı olmakla birlikte, toplumsal
gelişmişlik düzeyi ve tüketicilerin
olaya yaklaşımları büyük önem arz
etmektedir.
Kayıp - kaçak oranlarının nedenleri
Kaçak kullanım; parasal kaybın
yanında trafolara aşırı yüklenme
nedeniyle devre dışı kalmalarından
dolayı enerji kesilmelerine
neden olmaktadır. Kaçak elektrik
kullananların sisteme verdikleri zarar
mutlaka önlenmelidir.
Ülkemiz için elektrik tüketiminin
payı gelişmişlik düzeyinin artmasına
bağlı olarak önemli ölçüde artmıştır.
Bu artış beraberinde bazı sorunları
getirmiş veya bazı sorunların
artmasına neden olmuştur.
Kayıp oranları her ne kadar ülkemiz
genelinde altyapı hizmetlerinin ve
dağıtım kaynaklarının yetersizliği ile
açıklanabilmekteyse de bu oranın
sıfırlanması mümkün olmayıp ancak
kayıp düzeyinin makul seviyelere
indirilmesi söz konusu olabilecektir.
Oysa kaçak kullanım nedenleri
bu konudan tamamen farklı ve
bağımsız bir yapıya sahiptir. Zira
kaçak kullanıldığı halde bedeli tahsil
edilemeyen gizli ve/veya izinsiz
olarak kullanılan enerjidir.
Etkin bir kayıp-kaçakla mücadele
için şebekenin modernleştirilmesi,
personelin eğitilmesi, düzenli bir
denetim mekanizmasının kurulmuş
Müşteri memnuniyeti ile ilgili
yapılan çalışmalarda en rahatsız
edici konunun kayıp - kaçak olduğu
görülmektedir.
Elektrik dağıtım işletmesinin çok
geniş alana yayılı olması nedeniyle
elektrik enerjisi dağıtımı sunumunda
kayıp kaçak önlemek oldukça
meşakkatli bir konudur.
Elektrik dağıtım şirketlerinin bu
konuda atacakları adımlar sorunu
iyileştirmekle birlikte EPDK
regülasyon kurumunun bu konuda
alacağı kararlarla daha etkin ve kalıcı
çözümler sunabilecektir.
71
DOSYA
Hidayet ATASOY
Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş.
Genel Müdürü
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
KCETAŞ, Türkiye’deki
şirketler içerisinde
en gelişmiş
teknolojik sistemleri
bünyesinde
barındırıyor.
Şirketimiz Kayseri ve civarında
(Kayseri ilinin tamamı ile Sivas ilinin
Sızır kasabası ve köyleri) elektrik
dağıtım hizmetlerini yürütmektedir.
Sınırları belirtilmiş bu görev
bölgesi içerisinde elektriğin
kesintisiz, sürekli ve kaliteli olarak
tüketicilere dağıtılması şirketimizin
temel amaçlarındandır. Bunun
yanında kayıp-kaçak oranlarının
düşürülmesi, dağıtım sisteminin
iyileştirilmesi ve genişletilmesi
için gerekli yatırımların yapılması,
dağıtım sisteminin bakımlarının
yapılması ve genel aydınlatma
tesislerin ikame edilmesi
şirketimizin temel görev ve
sorumluluklarını oluşturmaktadır.
Şirket 88 yıllık geçmişe sahip
Şirketimiz Türkiye elektrik
piyasasının gelişim süreci
çerçevesinde 2008 yılında başlayıp
2013 yılında tamamlanan dağıtım
72
özelleştirmeleri kapsamında
özelleştirilmiş bir şirket değildir.
Şirketimiz Kayseri ve çevresindeki
yerleşim birimlerinin elektrik
enerjisi üretimi, iletimi, dağıtımı ve
ticareti hizmetlerini yapmak üzere
18 Ağustos 1926 tarih ve 4022 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararnamesi'ne
istinaden 11.10.1926 tarihinde
imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi
ile Kayseri ve Civarı Elektrik Türk
Anonim Şirketi olarak kurulmuş olup
kuruluşundan itibaren imtiyaz sahibi
olmuş ve bu imtiyazı günümüze
değin devam ettirmiştir.
Şirketimiz kendisine tanınmış
olan bu imtiyazı başarılı şekilde
kullanarak dağıtım şirketleri
içerisinde özellikle teknolojik
uygulamalar açısından Türkiye’de
birçok ilki gerçekleştirmiş ve
gelinen noktada şirketler içerisinde
hemen hemen en gelişmiş
teknolojik sistemleri bünyesinde
barındırmaktadır.
Tüketicilerin lehine uygulamalar
Genel anlamda elektrik dağıtım
özelleştirmeleri ile beraber
teknolojik uygulamalara ilişkin
yatırımlar hızlı biçimde yapılmaya
başlanmıştır. Özellikle yeni yapılan
SCADA (Uzaktan İzleme ve Kontrol
Sistemi), OSOS (Otomatik Sayaç
Okuma Sistemi), CBS (Coğrafi Bilgi
KCETAŞ, Türkiye
genelinde dağıtım
şirketleri içerisinde
kayıp - kaçak oranı
%7 ile en düşük
3 şirketten biri.
Sistemi Yatırımları) vb. yatırımlar
ile tüketicilere en az kesinti ile
ve kaliteli olarak enerji sunmak
mümkün olmaktadır. Bu süreçte
dağıtım sistemi kullanıcılarına
sunulan hizmet kalitesi artmakta,
kesinti sayı ve süreleri azalmakta,
kayıp kaçak oranlarının azalması ile
rekabetle birlikte fiyatlarda düşüş
gözlenmektedir.
Kayıp - kaçak konusunda hedefler
Ülkemizde elektrik kullanımında
kayıp - kaçak konusu önemli
bir konu olup, görev bölgemiz
içerisinde bu oran yaklaşık olarak
%7’ler mertebesindedir. Bu rakam
şirketimizin Türkiye genelinde
dağıtım şirketleri içerisinde kayıp
- kaçak oranı en düşük 3 şirketten
biri olduğunu ifade etmektedir.
Son yıllarda yapılan özellikle OSOS
yatırımları ile beraber etkin ve
organize yürütülen saha çalışmaları
neticesinde kayıp - kaçak
oranlarını önemli ölçüde azalmıştır.
Önümüzdeki dönemler içinde bu
yatırımların ve saha çalışmalarının
genişletilerek devam ettirilmesi
şirketimizin geleceğe yönelik temel
hedeflerinden biridir.
Hat ve trafo kayıpları var
Kayıp - kaçak oranları dağıtım
şirketlerine göre büyük değişkenlik
göstermektedir. Türkiye’de
özellikle doğu ve güneydoğuda
bulunan dağıtım şirketlerinde
kayıp kaçak oranları çok yüksek
olmakla beraber bu oranın büyük
kısmını illegal elektrik kullanımı
oluşturmaktadır. Bölge halkının
tüketim alışkanlıkları dağıtım
şirketlerinin ortaya koyacakları
saha çalışmaları ve önleyici
yatırımlar ile değişmek zorunda
kalacaktır. İçinde bulunulan süreçte
bunun reel örnekleri görülmekte
ve yaşanmaktadır. Şirketimizin
özelinde kayıp kaçakların nedenleri
ile ilgili bir değerlendirme
yapıldığında ise bölgemizdeki kayıp
kaçak oranlarının büyük kısmını hat
ve trafo kayıplarından oluşan teknik
kayıplar oluşturmaktadır. Bunun
yanında ölçülemeyen enerji ve
illegal kullanım, görev bölgemizdeki
kayıp kaçak oranlarının diğer küçük
bileşenlerini içermektedir. Bu
çerçevede dağıtım özelleştirmeleri
ile beraber şirketler daha etkin
biçimde kayıp kaçakla mücadele
etmeye başlamış olup bunun
sonucunda yakın gelecekte bu
oranların tüm Türkiye genelinde
Avrupa standartlarına düşeceği
beklenilmektedir.
73
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Kayıp - Kaçakta
Avrupa'yı Yakaladık
Bekir Sami GÜVEN
(SEDAŞ) Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı
SEDAŞ, tüm
sorumluluk
bölgesinde yaşanan
arızaların süre ve
sayılarını azaltarak
arızalardan etkilenen
tüketici sayısını
en aza indirmeyi,
böylece sürekli
ve kaliteli elektrik
enerjisi sunmayı
hedeflemektedir.
74
SEDAŞ, Akkök Şirketler Grubu ile
Avrupa’nın lider enerji şirketlerinden CEZ
Grubu’nun oluşturduğu ortak girişim
Şirketi AKCEZ tarafından devralınmasıyla
birlikte başlayan yeniden yapılanma
sürecinde, kendisini Türkiye’nin önde
gelen elektrik dağıtım şirketlerinden biri
haline getirecek bir dönüşüm sürecine
girmiştir. Kocaeli, Sakarya, Bolu ve Düzce
illerinin yer aldığı faaliyet bölgesinde 45
ilçe, 66 belediye ve 1.441 köyde toplam
3,2 milyon nüfusa ve 1,5 milyon tüketiciye
7/24 kesintisiz enerji dağıtımı hizmeti
götürmektedir. 1.1.2013 tarihi itibariyle
Elektrik Piyasası Kanunu ve EPDK (Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumu) kararları
yönünde hukuki ayrıştırma yoluyla
elektrik dağıtım faaliyetleri ve perakende
satış faaliyetleri ayrıştırılmış ve söz
konusu bu faaliyetler farklı tüzel kişiliğe
sahip şirketler tarafından yürütülmeye
başlanmıştır. SEDAŞ Doğu Marmara’da
bölgenin tek elektrik dağıtım şirketi
olarak tüketicilere elektrik dağıtım
hizmeti vermektedir.
SEDAŞ, tüm sorumluluk bölgesinde
yaşanan arızaların süre ve sayılarını
azaltarak arızalardan etkilenen tüketici
sayısını en aza indirmeyi, böylece sürekli
ve kaliteli elektrik enerjisi sunmayı
hedeflemektedir.
SEDAŞ’ın görev ve sorumlulukları
• SEDAŞ’ın temel görevi, arıza, onarım,
bakım hizmetlerinin yerine getirilmesini
sağlamak, arıza süre ve sayılarını
azaltarak bölgesinde 24 saat sürekli
kaliteli ve kesintisiz elektrik enerjisi
sunmaktır.
• SEDAŞ, arızalı sayaçların değiştirilmesi
ve 10 yıllık damga süresini doldurmuş
sayaçların damga ve kalibrasyon
işlemlerini yapmaktadır.
• Dağıtım faaliyeti kapsamında elektrik
tüketimlerinin sayaç bazında tespit edilip
belirlenen okuma periyotlarında elektrik
sayaçlarının okunmasını sağlamaktadır.
• Tüketim borcunu zamanında ödemeyen
tüketiciler ile abone tahliyelerinde ve
yeni aboneliklerde, yasalar çerçevesinde
açma - kesme hizmetlerinin yerine
getirilmesi faaliyetini sürdürmektedir.
• Enerji kayıp ve kaçaklarının önlenmesi
için denetim hizmetlerini gerçekleştirirken,
bunun yanında şebekelerin yenilenmesi,
gerilim düşümlerinin önlenmesi ve
sistemin kompanse edilmesini sağlayarak,
teknik ve teknik olmayan kayıpları en aza
indirmeye çalışmaktadır.
•Enerji nakil hatlarında iletkenlerin altında
ve yanında yer alan ağaçların dağıtım
hatlarına zarar vermesinin önlenmesi ve
teknik kalitenin sağlanması için hat bakımı
kapsamında ağaç budama ve bakım
işlemlerini yerine getirmektedir.
• SEDAŞ, elektrik enerjisinin şebeke
üzerinden bilişim altyapısı ile uzaktan
izlenebilmesi, arızalara en kısa sürede
müdahale edilebilmesi, yüksek gerilim
işletmeciliğinin yapılabilmesi için
otomasyon ve SCADA sistemlerinin
kurulup işletilmesini gerçekleştirmektedir.
• Yeni inşa edilen yapı ve tesislerin bağlantı
taleplerini karşılamakta, enerji müsaadesi
ile ilgili süreci yürütmektedir.
• SEDAŞ, elektrik dağıtım şebekesinde
işletmeden kaynaklanan tüketici tesisatı
ve cihazlarında meydana gelen zarar ve
ziyanın karşılanması ile ilgili işlemlerin
yürütülmesini sağlamaktadır.
• SEDAŞ’ın en önemli görevlerinden
biri de bölgedeki gelişmeleri izleyerek,
yeni yatırım tekliflerinin ilgili birimlere
ulaştırılmasını ve gerçekleşmesini
sağlamaktır.
Gerçekleştirilen faaliyetler
Türkiye’nin önde gelen sanayi gruplarından
Akkök Holding ile Avrupa’nın lider enerji
şirketlerinden CEZ Grubu’nun oluşturduğu
ortak girişim Şirketi AKCEZ tarafından 11
Şubat 2009 yılında devir alınan SEDAŞ, 5
yıllık sürede büyük başarılara imza attı.
SEDAŞ özelleşmenin hemen ardından
dağıtım şirketleri içinde bir ilk olan 24
saat hizmet veren ve telefon ile müşteri
temsilcilerinin tüketicileri bilgilendirdiği
çağrı merkezini oluşturmuştur. Çağrı
merkezi, IMI Conferences tarafından 2012
yılında 7’incisi gerçekleştirilen Türkiye
Çağrı Merkezi Ödülleri’nde En İyi Yeni Çağrı
Merkezi olarak seçilmiştir.
SEDAŞ kaliteli hizmet verme hedefi
kapsamında Tüketici Hizmetleri
Merkezlerini de yeni belirlediği modern bir
konseptte 21 bölgede oluşturarak, hizmete
almıştır.
SEDAŞ’ın özelleşmesi sonrasında dağıtım
bölgesindeki 4 ilde yapılan yatırım
miktarı kamu döneminde 18 milyon iken,
bu miktar kamu dönemine göre 4 kat
artmıştır. 2011–2015 tarife döneminde 4
ilde yapılan yatırım toplamı 2015 sonunda
360 milyon TL’ye ulaşacaktır. Sadece 2013
yılında bölgede yapılan yatırım payı 101
milyon TL’dir.
İnsan kaynaklarında da gelişmeler
sağlanmış, malzeme ambarları modernize
edilmiş, çevre ve iş güvenliği konusunda
büyük yatırımlar yapılmıştır. Hizmet
araçları yenilenmiş ve sayıları arttırılmış,
mobil trafolar alınmış, teknik eğitimlere
ağırlık verilmiş, son teknolojik gelişmeler
ışığında, bilişim alt yapısı kurulmuş, iş
süreçlerinin hızlandırılması için şirket içi
etkin iletişim ağları gerçekleştirilmiştir.
“Akıllı şebeke” olarak nitelendirilen,
şebekenin uzaktan izlenmesi ve kontrolü
ile şebekedeki kaynak akışının en az
kayıpla verimli bir şekilde yönetilmesini
amaçlayan SEDAŞ’ın en büyük projesi
SCADA/DMS hayata geçirilmiştir. Kocaeli
ve Gebze’de işler hale gelen projenin
Sakarya, Bolu ve Düzce'de yapım
işleri sürmekte olup 2015 sonunda
tamamlanması hedeflenmektedir.
910 taşeron firma elemanı 2013
Temmuz ayı itibariyle kadrolu olarak
SEDAŞ bünyesine alınmıştır. Şirket’in
sürdürülebilir büyümesine değer katan bu
çalışma, iş süreçlerinde verim ve kaliteyi
artırmıştır.
SEDAŞ çalışanlarının mesleki gelişimine
katkı sağlamak üzere uygulama sahası
da bulunan kendi eğitim merkezinde
1450 çalışanına eğitim vermiştir. SEDAŞ,
TEDAŞ ile işbirliği kapsamında işe alınan
her tekniker ve teknisyene EKAT (Elektrik
75
1,5 milyon tüketiciye
ve 3,2 milyon
nüfusa hizmet
veren çağrı merkezi,
IMI Conferences
tarafından 2012
yılında 7’incisi
gerçekleştirilen
Türkiye Çağrı
Merkezi Ödülleri’nde
En İyi Yeni Çağrı
Merkezi olarak
seçildi.
Kuvvetli Akım Tesislerinde) Çalışma
Yetki Belgesi Eğitimi aldırmaktadır.
Fatura ödemesini hatırlatma amacı ile
tüketicilerimize son ödeme tarihinden
3 gün önce ve ödeme yapmamışsa
2 gün sonra SMS ile bilgilendirme
yapılmaktadır.
Tüketicilerin arıza bildirim
kayıtlarını almak ve talep/şikayet
değerlendirmeleri için modern
bilişim altyapısı ile ihtiyaçlara cevap
verebilecek 7/24 hizmet veren çağrı
merkezi kurulmuştur. 444 5 186 nolu
tüketici hattı ile tüketicilere her konuda
bir telefon kadar yakın olunması ayrıca
Alo 186 hattı ile de işletme bakım arıza
kayıtlarının alınması için 7/24 sürekli
hizmet sağlanması gerçekleştirilmiştir.
SEDAŞ’ta Kayıp Kaçakla Mücadele
Tüm Hızıyla Sürüyor
OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi)
Projesi kapsamında 8 bin adet sokak
aydınlatma sayacı ve 9 bin adet serbest
tüketici sayacı ile toplamda 4 ilde 17
bin adet sayacın uzaktan okunması
sağlanmıştır.
İşletme bakım faaliyetlerinde her
işlemin veri kaydının raporlarının
alınabildiği bir bilişim alt yapısı
kurulmuştur.
Emeklilere, sakatlık, şehit, gazi ve
malullük aylığı alanlara da son ödeme
gününü istediği güne çekebilme
kolaylığı sağlanmıştır.
Bakım çalışmalarının artırılması ile
enerji kesintileri bir önceki yıla göre %40
oranında azalmıştır.
Tüketicilerin tahliye olmaları sonrasında
güvence bedelleri nakit olarak iade
edilmekteyken, özelleşme sonrasında
tüketicilerin istemeleri halinde
hesaplarına iade işleminin yapılması da
sağlanmıştır.
Kaliteli hizmet ve tüketici memnuniyeti
geliştirmek adına hizmet araçları
yenilenmiştir.
SEDAŞ taşeron firmaların kadrolu
olarak işe alınması ile birlikte tüm iş
güvenliği araç gereçleri, iş güvenliği
eğitimleri için 3 milyon TL’lik yatırım
yapmıştır.
Mobil trafo merkezleri hizmete
alınmıştır. Mobil trafolarla trafosu
devre dışı bırakılacak bölgelere,
mobil trafo üzerinden enerji verilmesi
sağlanabilmektedir.
tüketiciyi lehine istenen evrakların
azaltılması ve işlem sürelerinin
kısaltılması sağlanmıştır.
Özelleştirmenin hemen ardından
SEDAŞ Tüketici Hizmetleri Merkezleri
kurulmuş, yeni bir anlayışla ve modern
bir tarzda dizayn edilen bu merkezlerde
tüketicilerin tüm talep ve şikayetleri
değerlendirilmektedir. Ayrıca tüketiciler,
bağlantı anlaşması ile perakende satış
sözleşmesini, abonelik işlemlerini
tüketici hizmetleri Merkezlerinden
yapabilmektedir.
Tahsilat merkezleri standartlaştırılarak,
Tüketici Hizmetleri Merkezleri dışında
yapılandırılarak, daha çok noktada,
mesai saatleri dışında ve hafta tatilinde
de tüketicilere hizmet verilmeye
başlanmıştır. Ayrıca taksit işlemlerinde
kredi kartı kullanımı ile tüketicilere
ödeme kolaylığı sağlanmıştır.
Ocak 2014 tarihinden itibaren orta
gerilim kullanıcılarına, SMS veya e-mail
vasıtası ile programlı enerji kesintileri
hakkında bildirimde bulunulmaya
başlanılmıştır.
76
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
Özelleşme sonrasında tüketici talep ve
şikayet iş süreçleri gözden geçirilerek
Sistemimizde e-mail adresini bildirerek
talep eden tüketicilere sayaçları
okunduğu anda fatura tutarı e-mail
yoluyla gönderilmektedir.
SEDAŞ başarılı mücadelesi ile
EPDK’nın 2015 yılı sonuna kadar
Dağıtım Şirketleri için belirlediği kayıpkaçak oranı hedeflerini tutturmuş
olmakla birlikte, kırsal şebekede kayıp
kaçak oranı şirket ortalamasının
üzerindedir. Ancak kayıp kaçağın az
olduğu bölgeler kayıp kaçak oranı
ortalamasını düşürmektedir. Kırsal
şebekelerde arazi içinden geçen enerji
nakil hatları, 30 yıllık şebekeye sahip
köylerde iletken kesitlerinin düşük
ve mesafelerin uzun olması, trafo
kapasitelerinin düşük olması yanında,
köylerdeki tüketicilerin de enerji
tüketim alışkanlığının günümüzde
hemen hemen şehir merkezlerindeki
bireysel tüketim talebine ulaşması,
mevcut eski şebekelerde gerilim
dönüşümü ve teknik kayıpların da çok
yüksek olmasına neden olmaktadır.
Ancak SEDAŞ bölgesinde 1441 köy
yerleşiminin bulunduğu kırsal şebekede
yatırıma ihtiyaç duyan bölgeler, teknik
kayıpların seviyesinin aşağı çekilmesi
gereken çok sayıda yerleşim alanı
bulunmaktadır. Sistemde kalibrasyon
kapsamında, değişmesi gereken
800 bin mekanik sayacın bulunması,
teknik kayıplarla mücadelede bu
olumsuzlukların giderilmesi için daha
çok yatırıma ihtiyaç duyulduğunu ortaya
SEDAŞ 1450
çalışanına verdiği
eğitimlerde,
uygulama sahası da
bulunan teknik eğitim
merkezini en etkin
şekilde kullanarak,
çalışanlarına yaptığı
eğitim yatırımlarını
sürdürüyor.
koymaktadır. SEDAŞ elektrik dağıtım
bölgesinde EPDK tarafından verilen
kayıp-kaçak oranı hedefini tutturmak
üzere teknik kayıplar ve teknik olmayan
kayıplarla mücadelesini sürdürmeye
devam etmektedir.
Son dönemde kaçak elektrik kullanımı
vakalarının sayısında her yıl sürekli olarak
artış yaşanmıştır. Bu tespitler sonucunda
hesaplanan kaçak tüketim bedelleri
de yine aynı şekilde artış kaydetmiştir.
Böylece haksız bir şekilde şirketimizin ve
dolayısıyla ülkemizin cebinden çıkan kaçak
elektrik kullanımın bedelleri tekrar geri
kazanılmıştır.
Kayıp kaçak ile mücadelede yapılanlar
SEDAŞ bölgesinde kayıp kaçak ile
mücadele ederken çok yönlü uygulamalara
başvurmaktadır. SEDAŞ, ihbara dayanan
denetimleri ve periyodik kontrollerin yanı
sıra, bölgede basın yoluyla vatandaşların
bilinçlendirilmesine katkı sağlamış, afişler,
pankartlar ve broşürlerle tüketicilere
kaçak elektrik kullanmanın olumsuz
etkileri hakkında bilgilendirme yapmıştır.
Bu bilgilendirmelerde, elektriğin kamu
malı olduğu, elektrik hırsızlığına en az 3-5
yıl arası hapis cezası verildiği ve, sabıka
kaydının affedilmediği belirtilmiştir. Bunun
yanı sıra Cumhuriyet Savcılıklarına kaçak
tespit tutanaklarıyla suç duyurusunda
da bulunulmakta, gelen ihbarlar titizlikle
değerlendirilerek, sadece tüketiciler
değil, kamu kurum ve kuruluşlarıyla
da bilgi paylaşımı ve işbirliği yapılması
sağlanmaktadır.
• Kullanıcılara, kaçak elektrik
kullanmanın sakıncaları hakkında gerekli
bilgilendirmenin yeterince yapılmaması,
• Toplumda konunun öneminin gerekli
şekilde aktarılamaması.
Ayrıca güvenlik birimlerinin desteği,
abone sayaç devrelerinin sürekli kontrol
edilmesi, yüksek tüketimli müşterilerin
sayaç ölçme devrelerinde kullanılan akım
trafolarının dağıtım şirketimizin sayaç
ayar ve kalibrasyon laboratuvarında test
edilerek devreye alınması, gerekli görülen
yerlerde akım test sayacı ile kontrollerin
sağlanması kayıp kaçağın azaltılmasında
etkili olmuştur. Ayrıca sokak aydınlatma
sistemlerine ve ibadethanelerde
aydınlatma ve ısıtma sistemleri için ayrı
ayrı elektrik tüketim sayacı tesis edilmesi
2001 yılından sonraki yıllarda, yeni
abonelerde elektronik sayaç kullanılması
ve 10 yıllık Bakanlık damga süresi dolan
mekanik sayaçların elektronik dijital
sayaçlar ile değiştirilmesi, teknik kayıpların
azaltılması yönünde işletme bakım, şebeke
yenileme yönünde yatırım çalışmaları,
sayaç okuma ve fatura çıkma oranının
yükseltilmesi, OSOS Projesinin hayata
geçirilmesi de kayıp kaçakla mücadelede
atılan önemli adımlar arasındadır.
Tüm elektrik dağıtım bölgelerinde, gerekli
hukuki yasal yaptırımlar hakkında halkın
yeterince bilinçlendirilmesi ve eğitim
çalışmalarının yapılması gereklidir.
Okullarda, kayıp kaçağın zararları ve
ödeme yükümlülükleri vatandaşlık
bilgisi şeklinde özellikle ilkokul müfredat
konusu olarak yer almalı, hakkında
bilgilendirilmeleri sağlanmalıdır. Yüksek
tüketimli müşterilerin sayaç ölçme
devresinde kullanılan akım trafolarının
dağıtım şirketlerince test edilmesi, Ölçü
ve Ayarlar Kanunu gereği her 10 yılda
bir mutlaka sayaçların kalibrasyon
işleminden geçirilmesi gereklidir.
Yasakların yaptırımının etkili olması
gerekir. Kamu çalışanı olmasa da dağıtım
şirketlerinin çalışanlarının mühürlediği
sayaçlara ait mühürün koparılmasının
cezai karşılığı mutlaka olmalıdır. Dağıtım
şirketlerinin özelleşmesi sonrasında
şirket çalışanlarının yaptıkları mühürün
bozulmasının suç teşkil etmeyeceği
yönündeki hukuki kararların, sayaca
müdahale ederek kaçak kullanımını
teşvik edebileceği dikkate alınmalı ve
mevcut duruma uygun hukuki yaptırımlar
getirilerek yetkilendirmeler yapılmalıdır.
Dijital sayaçlarda klemens kapağının
açıldığına ait mesajın ihbar kabul
edilmesi ve tüketici için suç oluşturması
sağlanırken, bu sayaçların dağıtım
şirketi ile haberleşebilen bir teknolojiye
sahip olmasıyla dağıtım şirketinin de bu
mesajı anında alarak ekipleri ile gerekli
müdahalede bulunması, aynı zamanda
otokontrolü de sağlayacaktır.
Kayıp - kaçak nedenleri
Kayıp kaçak rakamlarının yüksek
olmasının bazı sebeplerini şu şekilde
sıralayabiliriz:
• Dağıtım şebekesinin ekonomik ömrünü
doldurmuş olması,
• Dağıtım şebekelerinin yaşanan talep
artışlarına uygun şekilde genişletilmemesi,
yenilenmemesi ve modernize edilmemesi
ve kapasite artışının sağlanamaması,
• Periyodik bakımların gerektiği gibi
yapılmaması,
• Kaçak elektrik kullanımını önlemeye
yönelik çalışmalara gerekli önemin
verilmemesi,
Kayıp kaçak ile mücadele için yapılması
gerekenler
77
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Hikmet SEZER
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürü
TREDAŞ olarak
Tekirdağ, Edirne,
Kırklareli
illerinde ve bağlı
lokasyonlarında
dağıtım faaliyeti
göstermekteyiz.
78
4046 sayılı Özelleştirme
Uygulamaları Hakkındaki Kanun
çerçevesinde T.C. Başbakanlık
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
tarafından (ÖİB) yapılan ihale
sonucunda; Özelleştirme Yüksek
Kurulu’nun 11.04.2011 tarih ve
2011/29 sayılı Kararı uyarınca,
ÖİB ile IC İçtaş Elektrik Ticaret A.Ş.
(Alıcı) arasında 30.12.2011 tarihinde
tanzim ve imza edilen Trakya Elektrik
Dağıtım A.Ş’nin %100 oranındaki
Hissesinin IC İçtaş Elektrik Ticaret
A.Ş’ye satışına ilişkin sözleşme ile
hisse devir işlemleri tamamlanmıştır.
Yatırımlarda
amacımız,
dağıtım sistemi
kullanıcılarına
ekonomik olarak
kabul edilebilir
maliyetlerle ve
mümkün olan
asgari kesinti
süresi ve sıklığı ile
elektrik enerjisi
sunabilmektir.
Şirketimizin tüm faaliyetleri 4664
sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
ve buna bağlı olarak çıkartılan
yönetmelik ve Enerji Piyasası
Düzenleme Kurumu (EPDK)
tarafından çıkartılan kurul kararları
doğrultusunda TTK hükümleri de
dikkate alınarak karlılık ve verimlilik
esaslarına göre yönetilmektedir.
EPDK’nın 13.03.2003 tarih ve
ED/101-20/027 sayılı Dağıtım
Lisansı Hükümleri çerçevesinde
Tekirdağ, Edirne, Kırklareli illerinde
ve bağlı lokasyonlarında dağıtım
faaliyeti göstermekteyiz.
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. ile
yapmış olduğumuz 24.07.2006
tarihli İşletme Hakkı Devir
Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde
işletme hakkını almış olduğumuz
elektrik dağıtım tesislerini
işletmekte, dağıtım bölgesinde
yeni yatırımlar tesis ederek bütün
dağıtım tesislerinin bakım ve
onarım faaliyetlerini yürütmekteyiz.
Vizyonumuz: Grubumuzdaki
deneyimlerimizi,
gerçekleştireceğimiz teknolojik
ve insan kaynakları yatırımları
ile destekleyerek; yurt içi ve yurt
dışında kaliteli, istikrarlı ve üstün
hizmet anlayışına sahip sektöründe
lider, güvenilir ve tercih edilen bir
şirket olmak.
Misyonumuz:
• İç ve dış paydaşlarımızın
memnuniyetini ve beklentilerini
esas alan hizmet anlayışı sunmak,
• Teknoloji ve İnsan kaynağı
gelişimini sürekli destekleyen
kaliteli yönetim yaklaşımları
geliştirmek,
• Müşteri beklentileri, çevre ve
İSG standartlarının ön planda
tutulduğu, ulusal ve uluslararası
79
platformlardaki en etkin verimli
ve sürdürülebilir entegre sistem
yönetimini gerçekleştirmek,
• Sosyal sorumluluk bilincini arttıran
projeler geliştirmek.
Kurumsallaşma
sürecimizde,
hizmet kalitemizi
artırarak müşteri
memnuniyetini en
üst düzeye taşımayı,
hedefliyoruz.
80
Gerçekleştirilen faaliyetler
Şirketimiz, yasal düzenlemeleri
yakından takip ederek yeni
düzenlemelere uyum sağlamak
hedefiyle hizmet ve faaliyetlerinde
değişikliklere gitmiştir. Şirketimizin
benimsemiş olduğu proje bazlı
değişim ve yönetim yaklaşımı
çerçevesinde, kaynak, kapasite,
öncelik planlama ve izleme
faaliyetlerinde yenilikler hayata
geçirilmiştir.
Özelleştirmeden bu yana Tesis
Yatırımları, Saha Faaliyetleri Yönetim
Sistemi, Enerji Kalitesi Takip Sistemi,
Otomatik Sayaç Okuma Sistemi,
Şebeke Master Planı, Coğrafi
Saha Envanteri, SAP ERP, Belge
Yönetim Sistemi,
İK ve Performans
Yönetim Sistemleri
vb. gibi oldukça
başarılı projeler
gerçekleştirdik.
TREDAŞ olarak
yatırımlarda
amacımız, dağıtım
sistemi kullanıcılarına
ekonomik olarak kabul
edilebilir maliyetlerle
ve mümkün olan
asgari kesinti süresi
ve sıklığı ile elektrik
enerjisi sunabilmektir.
Elektrik dağıtım
şebekesine yapılan
tesis harcamaları,
ağırlıklı olarak mevcut
kapasitenin artırılarak
yeni bağlantı ve
enerji taleplerini
karşılamak, ekonomik
ömrünü doldurmuş
ekipmanları ve
tesisleri yenilemek
ile yeni gelişmelere
paralel olarak
ekipman ve
tesislerin teknik ve
tedarik sürekliliği
kalitesini iyileştirmek
amacıyla yapılan
harcamalardan oluşmaktadır.
Müşteri Bilgi Yönetim Sistemi, Süreç
Yönetim Sistemi, SCADA, CBS, Online
Sayaç Okuma, Çevre ve İSG Yönetim
Sistemleri projelerimiz, planlanan
ve devam eden gerçekleştireceğimiz
en önemli çalışmalar arasında
yer almaktadır. Kurumsallaşma
sürecimizde, hizmet kalitemizi
artırarak müşteri memnuniyetini en
üst düzeye taşımayı, başarılarımızı
sürdürülebilir kılarak tüm
paydaşlarımız için değer yaratmaya
devam etmeyi hedefliyoruz.
Tüketicilerle buluşma
noktası olan hizmet
binalarının büyük
bir kısmı yenilenmiş,
sistemlerde kayıtlı
olan tüketici bilgileri
daha entegre ve
güncel hale gelmiştir.
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
Elektrik dağıtım şirketlerinin
özelleştirmeleri sayesinde öncelikle
kamuya sağlanan hizmetin
kalitesinde önemli artış sağlandığı ve
sağlanmaya devam ettiği söylenebilir.
Tüm faaliyetler gerçekleştirilirken
tüketici memnuniyeti, beklentileri ve
daha verimli hizmet anlayışı temel
alınmaktadır. Tesislerin yenilenmesi,
bakım faaliyetlerine daha fazla önem
verilmesi dolayısıyla kesinti süre ve
sayılarının, kayıp ve kaçak oranlarının
azalması, en önemli faydaları
arasında sayılabilir. Bunun yanı sıra
tüketicilerle buluşma noktası olan
hizmet binalarının da büyük bir kısmı
yenilenmiştir, sistemlerde kayıtlı
olan tüketici bilgileri daha entegre ve
güncel hale gelmiştir.
Kayıp - kaçak oranları ve bu alanda
gerçekleşen çalışmalar
EPDK tarafından da onaylanmış
ve bu kapsamdaki çalışmalarımız
önceliklerimiz arasında yer
almaktadır.
Özelleştirme ile birlikte; bakım
çalışmalarına önem verilmesi, tesis
yatırımlarının gerçekleşmesi ve mobil
denetim ekiplerimizin faaliyetleri
ile kayıp ve kaçak oranımızda
önemli ölçüde azalma olmuştur ve
bu iyileşme 2014 yılında da devam
etmektedir.
Yüksek kayıp - kaçak oranlarının
nedenleri
Kayıp ve kaçak oranlarının yüksek
olmasının nedenleri:
Eskimiş hat ve trafolar, boşta çalışan
ve dolayısıyla kaybı yüksek trafolar,
Gerekli bakım ve onarım
faaliyetlerinin gerçekleştirilmemesi,
Yeni teknolojilere rağbet edilmemesi
ve kaçak elektrik kullanımlarının
devam etmesi olarak özetlenebilir.
Şirketimiz dağıtım bölgesi için
hedeflediğimiz kayıp kaçak oranları
81
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Özelleştirme Tüketicilere
Uygun Tarife Olarak
Yansıyor
Mehmet İSLAMOĞLU
Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürü
Uludağ Elektrik
Dağıtım AŞ; enerji
dağıtım sektöründe
gerek müşteri sayısı
gerekse arz miktarı
bakımından pazar
payının %9’una
sahiptir.
82
01.09.2010 tarihi itibariyle özelleştirilmesi
tamamlanan Uludağ Elektrik Dağıtım
AŞ, Limak Holding, Cengiz Holding ve
Kolin İnşaat Ortaklığı bünyesinde yeni
kurumsal kimliği ve hizmet anlayışı ile
çalışmalarına başlamıştır. Türkiye’nin
lokomotif bölgesi olan Marmara
Bölgesi’nin güneyini kapsayan hizmet
sahası ile Uludağ Elektrik Dağıtım AŞ;
35.501 km2 alanda ve 4,5 milyonluk
nüfusa sahip bölgede faaliyetlerini
sürdürmektedir. Bölgenin elektrik
tüketimi yaklaşık 12.000 Gwh’dir.
Türkiye’nin otomotiv merkezi Bursa
başta olmak üzere, Balıkesir, Çanakkale
ve Yalova’da toplamda 2,5 milyona yakın
aboneye hizmet veren Uludağ Elektrik
Dağıtım A.Ş., her geçen gün artan abone
sayısı ile doğru orantılı olarak altyapısını
geliştirmeye devam etmektedir. Uludağ
Elektrik Dağıtım A.Ş; enerji dağıtım
sektöründe gerek müşteri sayısı gerekse
arz miktarı bakımından pazar payının
%9’una sahiptir. Bu veriler ışığında
Türkiye’nin 4. büyük dağıtım şirketi
unvanına sahip olan Uludağ Elektrik
Dağıtım A.Ş, daha kaliteli hizmet verme
anlayışı ile çalışmalarını sürdürmektedir.
Dağıtım şirketimizin temel amaçları beş
ana başlık altında değerlendirebiliriz.
• Varlıkların verimli işletilmesi,
maliyetlerin düşürülmesi
• Elektrik enerjisi arz güvenliğinin
sağlanması ve arz kalitesinin artırılması
• Kayıp/kaçak oranında azaltma
sağlanması
• Yenileme ve genişleme yatırımlarının
yapılması
• Rekabet sonucu sağlanan faydaların
tüketicilere yansıtılması
Gerçekleştirilen faaliyetler
Belirtilen temel amaçlar doğrultusunda
şirket organizasyon şemamız genel
müdürlük bünyesinde beş bölüm
başkanlığı (direktörlük) çatısı altında
planlanmıştır.
Tüketicilerin yeni enerji taleplerinin
değerlendirmesi, yetkili fen adamları
ve elektrik mühendisleri tarafından
projelendirilen üçüncü şahıs (tüketici)
iç tesisat proje kontrol işlemleri, ortak
kullanım haline gelen enerji hatlarının
devir işlemleri, gün geçtikçe artmakta
olan lisanssız elektrik enerjisi üretim
bağlantı başvurularını tüketici hizmetleri
yönetmeliği ve sistem kullanım
bağlantı yönetmeliğine uygun biçimde
gerçekleştirilmesi için müşteri hizmetleri
direktörlüğümüzün kurulması sağlanmış
ve bu doğrultuda dağıtım şirketimiz
bünyesinde son bir yılda on iki bin adet
enerji talebi değerlendirilmiş, otuz altı bin
adet üçüncü şahıs proje kontrol edilmiş,
yüz bin üzerinde yeni müşteriler ile
toplam sekiz yüz seksen bin kw güçte
bağlantı anlaşması imzalanmış, yirmi
dört adet ortak kullanım haline gelen hat
devir alınmış ve müşterilere ödemesi
tamamlanmıştır.
Bu sayede müşteriler direktörlüğü
tarafından değerlendirilmesi yapılan
işlemler hangi bölgede enerji taleplerinde
artış olacağı ön görülebilmekte ve yatırım
direktörlüğüne kapasite artış yatırımları
için yön vermektedir.
Elektrik enerjisi arz güvenliğinin
sağlanması ve arz kalitesinin arttırılması
için sistem işletme direktörlüğünün
kurulması sağlanmıştır. Sistem
işletme direktörlüğü tarafından on bir
işletme müdürlüğü ve kırk işletme
koordinatörlüğünde toplam 22.717 adet
dağıtım trafosu, 25.689 kilometre yüksek
gerilim, 31.693 kilometre alçak gerilim
enerji hattı üzerinden tüketicilerin kesintisiz
enerji kullanımı sağlanması için yirmi dört
saat üç vardiya çalışan arıza onarım bakım
ekipleri konuşlandırılmıştır.
Müşterilerimizden 186 no’lu arıza bildirim
numarasına gelen tüm çağrılar UEDAŞ
çağrı merkezi tarafından tek noktada
toplanır. Arıza yönetim sistemi (AYS)
tarafından çağrı kaydının oluşturulması
anında arıza ekiplerine ulaştırılması
sağlanmaktadır. Arıza yönetim raporlama
metodolojisi ile tüm arıza çeşitleri günlük
olarak raporlanarak ilgili birimler ile
paylaşılması sağlanır.
Yazılımı dağıtım şirketimize ait olan AYS
yazılımı üzerinde 2011 yılından bu yana
veri toplama işlemi sürmektedir. Son bir
yılda bir önceki yıla göre yüksek gerilim
arızlarında %28, alçak gerilim arızalarında
ise %33’lük iyileşme kaydedilmiştir.
Son bir yılda
bir önceki yıla göre
yüksek gerilim
arızalarında
%28, alçak gerilim
arızalarında ise
%33’lük iyileşme
kaydedilmiştir.
AYS üzerinden yapılan raporlamalar
neticesinde şebeke iyileştirme
çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Kötü hava
koşulları sonucunda yıldırım düşmelerine
karşı sistemimizdeki trafoların koruma
altına alınması ve gerilim dalgalanması
engellenmesi için 2011, 2012, 2013
yıllarında 4602 adet parafodurun montajı
tamamlanmıştır. Dağıtım şirketimize ait
trafo yanmalarından bir önceki yıla göre
%39’luk iyileşme gerçekleşmiştir. 400 adet
harici tip ayırıcı montajı yapılarak arıza
durumunda hat bölünmesi ile daha az
müşterinin enerjisiz kalması sağlanmıştır.
11.000 seramik 9.000 adet silikon izolatör
montajı yapılarak enerji nakil hatları
üzerinde arızalar minimum seviyeye
indirilmiştir. 3200 noktaya topraklama
montajları yapılarak sistemimizdeki
kayıp kaçak oranlarının düşmesine katkı
sağlanmış olup aynı zamanda can ve mal
güvenliği korunmuştur.
Yenileme ve genişleme yatırımlarının
planlanması ve programlı şekilde
tamamlanarak aktifleştirilmesi için yatırım
direktörlüğünün kurulması sağlanmıştır.
Dağıtım şirketimiz yatırım direktörlüğümüz
tarafından 2011-2013 yılları arasında,
sorumluluk bölgesi içerisinde toplam
369 milyon TL tutarında yatırım
gerçekleştirmiştir. 2015 sonuna kadar 650
milyon TL yatırım hedeflenmektir.
2011-2013 yılları arasında, Şirketimiz
sorumluluk bölgesi içerisinde toplam
153 km Enerji Nakil Hattı; 844 km Köy
Şebekesi, 734 km Havai Şehir Şebekesi,
1.270 km yer altı şehir şebekesi, 841
km aydınlatma şebekesi ve 19.690 adet
galvaniz aydınlatma direği tesis edilmiştir.
Tüketici kaynaklı kaçakların
değerlendirilmesi, engellenmesi ve şebeke
üzerinde oluşan teknik kaybın irdelenmesi
için kayıp kaçak direktörlüğünün kurulması
sağlanmıştır. EPDK tarafından şirketimize
verilen hedef kayıp kaçak oranı %6,90
ancak dağıtım şirketimiz %7,03 kayıp
kaçak oranını ulaşılabilmektedir.
Hizmet kalitesi arttırılması, enerji
verimliliği, teknoloji uygulama ve geliştirme
işlemlerini tek çatı altında işlerliğe
kavuşturmak için ARGE Stratejik Planlama
direktörlüğü kurulması sağlanmıştır.
Kısa ve orta vadeli yatırımların
planlanması, yatırımların
optimizasyonunun yapılması ve
önceliklendirilmesi için metodoloji
oluşturulması amacıyla master plan
altyapı çalışmaları yapılmıştır.
Tüm dağıtım ve perakende iş süreçlerini
tek bir sistemde toplayan akıllı şebeke
bilgi teknolojileri altyapısının kurulması
amacıyla geliştirilen Entegre Bilişim
Sistemleri projesi hazırlık ve altyapı
çalışmaları başlatılmıştır. Bu çalışma
sonucunda, operasyonel kısımda dağıtım
şebekesi SCADA sistemiyle izlenecek ve
kontrol edilecek, bilgi teknolojileri kısmında
şirket bünyesindeki tüm farklı yazılımlar
ve bilgi teknolojileri altyapısı tek bir
yazılım sistemi üzerinde toplanacaktır ve
yürütülecektir.
83
Tüketici lehine olan yansımalar
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
03.03.2001 yılında yürürlüğe girmiş zaman
içerisinde 14 kez değişikliğe uğramış ve
30.03.2013 yılında 6446 sayılı Yasa bu
Yasa'nın yerine almıştır. 4628 sayılı Yasa
EPDK Teşkilat Yasası olmuştur,
Yasa ve yönetmelikler zaman içerisinde
belirli değişiklikler yapılarak bugünkü
uygulamalarına gelmiştir.
%80 olması istenirken şirketimizde son
bir yılda %98’ler mertebesine ulaşması
sağlanmıştır.
Müşterilerimizin enerji tüketimi esnasında
kullanmakta oldukları ölçü devrelerindeki
elektrik sayaçlarının işletme bakım test
kalibrasyon hizmetlerinin hiçbir bedel
alınmaksızın dağıtım şirketimiz tarafından
yapılması sağlanmaktadır.
Planlı enerji kesintilerimizden yazılı, görsel,
işitsel bildirimler yapılmaktadır. Ayrıca
yüksek tüketime sahip sanayi tarifesindeki
müşterilerimize mail ve kısa mesaj ile
bildirimde bulunularak sanayicilerimizin
üretim planlamasının aksatılmaması
sağlanmaktadır.
Elektrik Piyasası Serbest Tüketici
Yönetmeliği’ne göre küçük ölçekli mesken
ve ticarethanelerin dışında tüm abonelerin
EPDK tarafından tedarikçisini seçme
serbestisi getirilmiştir. 2012 yılında 25 bin
kWh olan serbest tüketici limiti 2013 yılı
için 5bin kWh olarak belirlemiştir. Serbest
tüketici limiti, esasında tüm tüketicilerin
elektriğini istediği yerden almasına imkân
sağlayan bir model olarak geliştirilmiştir.
Nitekim önümüzdeki iki yıl içerisinde
serbest tüketim limitinin sıfıra düşürülmesi
tasarlanmıştır. Bu uygulama ile elektrik
dağıtımında şeffaf rekabet ortamının
oluşturulması, kaliteli enerjiye gerçek
potansiyelinden ulaşılması ve uygun tarife
ile enerjinin temin edilmesi tüketicilerin
lehine gerçekleşen en önemli unsurlardır.
Kayıp - kaçak oranları ve UEDAŞ’ın
hedefleri
EPDK tarafından
istenen çağrı
karşılanabilirliği %80
olması istenirken
şirketimizde son
bir yılda %98’ler
mertebesine
ulaşması
sağlanmıştır.
84
Belirtilen kanun ve yönetmeliklerin
hepsinde temel amaç, tüketici haklarını
korumayı sağlamakta ve dağıtım
şirketinin lisansında belirtilen bölgedeki
dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi
ve satışında rekabet ortamına uygun
şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek,
kapasite ikame ve artırım yatırımlarını
yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya
bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi
kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri
doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım
gözetmeksizin hizmet sunmakla yükümlü
tutmaktadır.
Dağıtım şirketimiz tarafından müşteriler
direktörlüğünü kurmamızdaki temel amaç
müşterilerimize vermekte olduğumuz
hizmet kalitesini arttırmak ve şikayet
yönetimini irdeleyerek ileriye yönelik kalıcı
çözümler oluşturulmasını sağlamaktır.
Genel müdürlüğümüz bünyesinde
tüm müşterilerden gelen ihbarları
değerlendirmeye almak amaçlı 55 kişilik
nitelikli müşteri temsilcisinden oluşan
kadrosu ile çağrı merkezimiz yirmi dört
saat kesintisiz hizmet vermektedir. EPDK
tarafından istenen çağrı karşılanabilirliği
EPDK tarafından şirketimize verilen
hedef kayıp kaçak oranı %6,90’dur
ancak şirketimiz tarafından yapılan
çalışmalar neticesinde %7,03 oranının
yakalanabilmektedir. Şirketimizin en
önemli temel hedefi bu oranın minimum
seviyeye ulaşmasını sağlamaktır.
Özelleştirmenin amaçlarından birisi kayıp
kaçak elektrik tüketiminin düşürülmesidir.
Bunun sağlanması için EPDK, dağıtım
şirketlerine teknik ve teknik olmayan
kayıplarını 5’er yıllık süreler içerisinde
düşürecekleri bir tarife mekanizması
uygulamaktadır. EPDK tarafından dağıtım
şirketlerinin tarifeye bağlı dört gelir
kaleminden biri kayıp kaçak oranının
düşürülmesidir. Hedef kayıp kaçak oranının
altında kalan şirket, arta kalan paydan
getiri sağlamaktadır. Gelir elde etme
yönteminden mevzuatta en sıkıntılı konu
kayıp kaçak oranlarının düşürülmesiyle
elde edilen gelirde yaşanmaktadır.
Dağıtım şirketimiz tarafından kaçak
kontrol ekiplerince yapılan rutin kontroller
esnasında 2985 adet kaçak / usulsüz
elektrik enerjisi kullanımı tespit edilmiş
ve bu tespitler neticesinde 16.500.000
EPDK tarafından
şirketimize verilen
hedef kayıp kaçak
oranı %6,90’dur
ancak şirketimiz
tarafından yapılan
çalışmalar
neticesinde
%7,03 oranı
yakalanabilmektedir.
kwh tahakkuk işlemi gerçekleştirilmiştir.
Ayrıca ölçü devresi üzerinde yapılan rutin
kontroller sonucunda müşteri müdahalesi
harici sayaç arızalarından kaynaklanan
23.800 adet sayaç değişikliği sonucunda
56.660.000 kWh ek tahakkuk kaybının
önlenmesi sağlanmıştır. Rutin kontrol
çalışmaları şirketimiz genelinde süreklilik
arz etmektedir.
• Teknik olarak iyi planlama
• Ekiplerin koordinasyonu
• Rutin kontrollerin sürekliliği
• Otomasyon sistemlerine yönelik artan
yatırımlar, uzaktan okuma açma kesme
projelerinin sisteme girişinin yapılması
• Ölçü devre konusunda personel eğitimine
büyük önem verilmesi
• Kaliteli, kayıp oranı düşük malzeme
tedarik ve şebekeye sağlıklı montaj
işlemleri
• Teknik kayıpların analizi ve iyileştirme
çalışmaları
Dağıtım şirketi olarak, teknik hatalarından
kaynaklanan kayıpları ve faturasını
ödemeyen kullanıcıdan dolayı oluşan
kaçakları önlemede farklı yöntemler
izlenmektedir. Teknik hatalardan
kaynaklanan kayıpları azaltmak için
alınabilecek en etkin yöntem yatırımları
artırmaktır. Fakat kayıplarda sıfıra inme
söz konusu olmayacağı için bu yolla
ancak iyileşme sağlanabilecektir. 2013 yılı
içerinde yüksek gerilim hatlarında yaşanan
teknik kaybı minimum seviyeye indirme ve
reaktif güç tüketiminin engellenmesi için
45 lokasyonda kompanzasyon sisteminin
montajı ve kurulumu sağlanmış, otomatik
kompanzasyon sisteminin devreye
alınması ve günlük takibi ile %0,5 puanlık
iyileşme sağlanmıştır.
Şirket genelinde 10.000 adet trafo üzerinde
puant saatlerde alınan yük ölçümleri
sonucunda 166 trafonun aşırı yüklü veya
düşük yükte çalıştığı tespit edilmiştir.
Tespitler neticesinde trafolarda çekilen
güce uygun trafolar ile değişiklik işlemleri
yapılarak trafolar üzerinde oluşan teknik
kayıp taban seviyeye indirilmiştir.
Teknik kaybın bir diğer aşaması alçak
gerilim hatlarında yaşanan gerilim
düşümü ve aşırı yüklenmelerin olduğu
hatların tespiti sağlanarak yatırım
programında önceliklendirilmesi
sağlanmıştır.
Şebekemizde 2.500.000 müşteri
mülkiyetindeki sayaç 01.03.2013 tarihi
itibari ile iz bedel üzerinde şirketimiz
mülkiyetine geçmiştir. 01.01.2014 itibari
ile sistemimize yeni bağlantı yapılan
noktalara şirketimiz tarafından tedarik
edilerek montajı yapılmaktadır. Yeni tedarik
edilecek sayaçların termal kamera ile
ısıl testlerı yapılarak kayıpları minimum
seviyede olan sayaç alımı yapılması için
teknik raporlar oluşturulmaktadır. ARGE
ekibimiz tarafından sayaç güvenliğinin
en üst düzeye çıkartılması için çalışmalar
yapılmakta ve bu çalışmalar sayaç üreticisi
tedarikçi firmalarla paylaşılmaktadır.
Okuma açma kesme ve rutin ölçü devre
kontrol işlemlerine müsait olmayan
sayaçların bina dışına alınması için çalışma
yapılarak ölçü devrelerinin 24 saat rutin
kontrol işleminin yapılması ile kaçak
kullanımın önüne geçilmiş olacaktır.
Yüksek kayıp kaçak oranlarının nedenleri
Bölgemiz ekonomisinin göstermiş
olduğu büyüme hızı beraberinde enerji
tüketiminde de artışı getirmiştir. Geçmiş
dönemlerde ve günümüzde sürekli artış
gösteren elektrik talebi bazı sorunları da
beraberinde getirmiştir. Elektrik talebinde
ortaya çıkan en büyük sorunlardan biri de
kayıp - kaçak sorunudur. Elektriğin bazı
özellikleri onu öteki enerji kaynaklarına
göre farklı ve zor bir ürün kılmaktadır.
Depolanması için gerekli olan hidroelektrik
pompa ve pil teknolojilerinin etkin
olmaması kayıp-kaçak oranlarının
artmasına neden olmaktadır. Ülkeler
bazında kayıp - kaçak oranlarına
baktığımızda Türkiye’de kayıp-kaçak
oranı %14,31 iken, bu oran İngiltere’de
%7,1, Almanya’da ise %3,85 civarındadır.
Elektriğin doğası gereği karşı karşıya
kalınan kaybın düzeyinin düşürülmesi
hatlarda ve trafolarda iyileştirilmelerle
mümkündür. Kaçak kullanımın nedenleri
ise farklılaşmaktadır. Başta ekonomik
nedenler olmak üzere maddi yetersizlikler
ve işsizlik sorunu fatura ödemelerinde
güçlük yaşanmasına ve ödemeden
kaçınılmasına neden olmaktadır. Türkiye
genelinde abone olmayan kullanıcıların
tüketimi, sayaçlar üzerinden yapılan
ayarlamalarla ölçülen elektriğin tüketilenin
altında kalmasının sağlanması da kaçak
kullanımın artıran etkenlerdendir.
Türk Ceza Kanunu’na göre önceden
kaçak elektrik kullanmak hırsızlık olarak
değerlendiriliyordu. Son birkaç yıldır
bu durum esnetilmiştir. Kaçak elektrik
kullanımının dağıtım şirketlerinin tespiti
sonrasında cezai yaptırımların yasalarca
desteklenmesi gerekmektedir.
85
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Osman AKYOL
Van Gölü Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Koordinatörü
Şirketimiz dokuz ayrı
noktada merkezi
yerlerde yeni müşteri
hizmetleri ofisleri
açmış ve dağınık
ve kontrolü zor
banka hesapları
toparlanarak hesaplar
daha düzenli ve kesin
kontrol edilebilir
duruma getirilmiştir.
86
Vangölü Elektrik Dağıtım şirketinin
hizmet verdiği alanlar Van, Muş,
Bitlis ve Hakkari illeri olup toplam
47.368 km2 alanda elektrik dağıtım
hizmeti verilmektedir. Şirket olarak
amacımız kesintisiz, kaliteli ve dünya
standartlarında bir elektrik dağıtımını
lisans bölgemizde
gerçekleştirmektir.
Gerçekleştirilen faaliyetler
Özelleştirmeyle beraber şirketimiz
kompanzasyon, OSOS (Uzaktan
otomatik sayaç okuma sistemi)
ve acil olan şebeke yatırımlarını
gerçekleştirmiş, abone yönetim
sistemi programını
değiştirmiş ve müşterilerin daha
rahat ve kolay işlem yapabilmeleri
için dokuz ayrı noktada merkezi
yerlerde yeni müşteri hizmetleri
ofisleri açmış ve dağınık ve kontrolü
zor banka hesapları toparlanarak
EPDK tarafından
belirlenen hedeflerin
tutturulması
mümkün değildir.
hesaplar daha düzenli ve kesin
kontrol edilebilir duruma getirilmiştir.
Ayrıca yeni Muhasebe programı ve
benzeri programlar satın alınarak
gerekli entegrasyonlar sağlanmış
ve sahanın ve sistemin kontrolü
ve raporlaması daha etkin hale
getirilmiştir.
Tüketici lehine gerçekleşen
uygulamalar
Elektrik dağıtım hizmetinin
özelleştirilmesiyle beraber hizmet
kalitesi artmış, kayıp kaçak
oranları reel olarak gerilemiş,
tahsilat oranları artmış ve bunların
sonucu olarak da tarife üzerindeki
zam baskısı azalmıştır. Ayrıca
yeni müşteri merkezleri açılarak
tüketicilerin daha yeni ve ferah
ortamlarda hizmet alması sağlanmış,
serbest tüketici limitlerinin
azaltılmasıyla beraber tüketicilerin
daha ucuz elektrik kullanmasına
olanak sağlanmıştır.
Bunlara ilaveten tüketicilere
faturalarını ödemede kolaylık
sağlama adına faturalarının son
ödeme tarihini istedikleri bir tarihe
vermelerini sağlayacak ve ayrıca
iletişim bilgileri olan müşterilere
otomatik olarak SMS ve e mail ile
bilgilendirme yapabilecek bir alt yapı
kurulmuştur.
durumu yansıtmadığından, EPDK
tarafından belirlenen hedeflerin
tutturulması mümkün değildir.
Şirketimiz her yıl için bir önceki
yılda gerçekleşen kayıp kaçak
oranının 2 ila 3 puan altına düşmeyi
hedeflemektedir. Dünyada benzer
durumda olan yerlerde de bu böyle
olmuştur.
Kayıp - kaçak oranları ve hedefler
Kayıp - kaçak oranlarının nedenleri
Bölgemizde 2013 yılı sonu itibariyle
kayıp kaçak oranı %65,84 olarak
gerçekleşmiştir. Önceki
yıllardaki kayıp kaçak oranları
bu orandan düşük gözükse de
geçmişteki kayıp kaçak oranları fiili
olarak reel kayıp kaçak oranlarını
yansıtmamaktadır. Bölgeyi devir
aldığımızdaki reel kayıp kaçak oranı
%69,32 olup 2013 sonu itibariyle
gerçekleşen kayıp kaçak oranı
%65,84 olmuştur. Buna göre 5 ay
gibi kısa sayılacak bir sürede %3,48
puanlık bir iyileşme sağlanmıştır.
Yüksek kayıp kaçak oranlarının
olmasının birkaç sebebi
bulunmaktadır. Bunlardan en
önemlisi yıllardır bazı kesimlerin
halkı çeşitli bahanelerle kaçak
kullanım için teşvik etmesi
sonrasında yılların getirdiği kaçak
kullanım alışkanlığıdır.
EPDK tarafından şirketimize 2014
yıl sonu için verilen kayıp kaçak
hedefi %43,27, 2015 yılı sonu için
verilen kayıp kaçak oranı ise %35,94
olarak belirlenmiştir. Ancak EPDK
tarafından bu hedefler belirlenirken
alınan ilk referans değerler fiili
Diğer sebepler ise yöre halkının gelir
düzeyinin düşük olmasından dolayı
kaçak kullanımı kendilerine hak
görmeleri, bölgede imar durumunun
belli olmamasından dolayı abonelik
için istenen belgelerin temin
edilememesi ve güvenlik zafiyetinden
dolayı kaçak taramalarında istenildiği
oranda kontrol edilememesi gibi
sebepler kaçak kullanımın artmasına
sebep olmaktadır.
87
DOSYA
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖR DEVRİ
Kaçak Oranı
Neredeyse Sıfırdır
Nurettin TÜRKOĞLU
Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.
Genel Müdürü
Operasyonel
mükemmellikte
Avrupa’da ilk 10
şirket arasında
olmak’ hedefi
doğrultusunda
yatırımlarımıza
devam ediyoruz.
88
Samsun, Çorum, Ordu, Amasya, Sinop
il ve ilçelerinde en küçük yerleşim
birimlerine kadar, bugün sayıları
1,8 milyonu bulan müşterilerimize
elektriğin dağıtımı hizmetlerini kaliteli
ve kesintisiz sunma yükümlülüğünü
yerine getirmeyi amaçlayan
Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.
(YEDAŞ), özelleştiği 29 Aralık 2010
tarihinden itibaren ‘sürdürülebilir
iyileştirme’ teması altında, gerek
teknolojik gerekse de elektrik
dağıtımı şebekelerinde, değeri
bugün 300 milyon TL’yi aşan ‘Rol
Model’ yatırımları hayata geçirmeyi
başarmıştır. Bölgesinde, 2011-2015
yılları arasında 500 milyon TL’lik bir
yatırım planlanmış ancak bu rakam
2015 yılı sonu itibariyle 600 milyon
TL’yi bulacaktır.
YEDAŞ, yatırıma açık, sürekli
iyileştirmeyi amaçlayan bir şirket.
Hedefimiz enerjinin gün boyunca
kaliteli ve kesintisiz bir şekilde
müşterilerimize ulaşmasıdır.
Teknolojinin elektrik dağıtımı
pazarındaki öneminin de farkında
olduğumuz gibi gerçekleştirdiğimiz
yatırımlarla Avrupa’daki dağıtım
şirketleriyle aynı düzeye gelmiş
durumdayız. Şirketimizin
vizyonunda olduğu gibi ‘Operasyonel
mükemmellikte Avrupa’da ilk
10 şirket arasında olmak’ hedefi
doğrultusunda yatırımlarımıza devam
ediyoruz. Amacımız, Avrupalının
evinde, işyerinde kullandığı elektriğin
aynı şekilde bölgemizde de kaliteli ve
kesintisiz kullanılmasıdır.
entegre ederek, müşterilerine kaliteli
ve kesintisiz elektrik dağıtımı sunmayı
amaçlayan YEDAŞ, özelleştirme
sonrası geçen üç yıl içinde belirlediği
hedeflerinin üstüne çıkmayı başardı.
Gerçekleştirilen faaliyetler
Özelleşmenin ardından YEDAŞ,
500 milyon TL’lik büyük bir yatırım
bütçesiyle bölgede iyileştirmelere
başladı. Şehir merkezleri ve kırsal
bölgeler dahil olmak üzere 1986 yılına
dayanan geçmişleriyle yıpranmış,
kullanım dışı ve ömrünü tüketmiş
tüm dağıtım merkezlerini, şebekeleri
tamamen günümüz teknolojisiyle
yenilemeye başladık. 2011 yılında
başladığımız yatırımlar bugüne kadar
yaklaşık olarak 300 milyon TL’yi
buldu. Şu anda planladığımız yatırım
programı dahilinde hedeflediğimiz
yatırım bütçesi üzerine çıkacağız ve
bölgemize 600 milyon TL’lik bir elektrik
dağıtımı altyapısı yatırımı yapacağı.
Avrupa standartlarında yenilediği
teknolojik altyapısını tüm iş süreçlerine
Sektörde başta Smart Grid olmak
üzere diğer IT uygulamaları ile entegre
olmak ve teknolojik gelişmeleri takip
ederek, etkin ve verimli uygulamaları
sisteme adapte etmek hedefleri
doğrultusunda YEDAŞ, SAP ERP’nin
8 modülü ile birlikte SAP IS-U’nun 7
modülünü, SAP’de yazılmış Özel Hukuk
Modülü’nü, Otomatik Sayaç Okuma
Sistemi’ni, Talep Tahmin Sistemi'ni
ve GIS Sistemi’ni entegre olarak
kullanıyor.
Müşteri memnuniyeti odaklı bir
yönetim modelini seçen YEDAŞ,
dünyanın ilk 500 şirketinin kullandığı
Toplam Kalite Yönetimi Modeli ile
yönetiliyor ve büyük şirketlerin tercih
ettiği “Balance Score Card” sistemini
uyguluyor. Paydaşlarının tümünü
hedef ve stratejilerine ortak etmeye
odaklanan YEDAŞ’ın ölçülebilir, şeffaf
ve yönetilebilir yönetim anlayışı,
KALDER (Türkiye Kalite Derneği)
tarafından “Mükemmellikte Yetkinlik
Belgesi” Ödülü’ne layık görülen ilk ve
tek elektrik dağıtım şirketi olmasını
sağladı.
Kaliteli ve kesintisiz elektrik için
yapılan yatırımlar
Yeşilırmak Elektrik Dağıtım bölgesinde,
kırsalda şebeke yatırımı en son 1984,
1986’da yapılmış, sonrasında ise hep
pansuman yapılmış. Biz yılda, kamu
döneminin 4 katı yatırım yapıyoruz.
2015’de harcayacağımız parayı da
2014 bütçesine koyduk ve bu sene
sonu itibariyle kırsalın sorunlarını
büyük oranda çözeceğiz. İlk üç yıl
şehir merkezleri ile uğraştık, sonuçta
tüketimin %80’i şehirler. Kamu
döneminde, 5 yılda 125 milyon yatırım
yapıldı, bizde ise yılda 100 milyon lira.
Kamunun dört katı yatırım yapıyoruz.
Bizde kaçak yok, neredeyse sıfır.
89
TOPLANTI
İNTES - DSİ Geleneksel
İftar Yemeği
Prof. Eroğlu,
“Kuraklık için
yaptığımız
baraj, gölet
ve içme suyu
tesisleri olmasa
en az 76 şehir
susuzdu” dedi.
90
Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren
Sendikası (İNTES) ile Devlet Su
İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ)
birlikte düzenledikleri Geleneksel
İftar Yemeği 8 Temmuz 2014
akşamı DSİ Sosyal Tesislerinde
yapıldı. İftarın onur konuğu Orman
ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel
Eroğlu oldu.
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof.
Dr. Veysel Eroğlu konuşmasına
güzel bir Ramazan akşamında
aynı hedefe doğru ilerledikleri
müteahhitler ile bir arada olmaktan
mutluluk duyduklarını belirterek
başladı.
Eroğlu iftarda yaptığı konuşmada,
"Kuraklık için yaptığımız barajlar,
göletler, içme suyu tesisleri olmasa
en az 76 şehir susuzdu. Ama
Allah'a şükür bu kuraklığa rağmen
susuzluk olmayacak diye büyük
bir tedbir alıyoruz, almaya devam
edeceğiz" dedi.
Türkiye’nin son 11 yılda büyük
bir istikrar yakaladığını, geçmişte
insanların yurt dışına tebliğ sunmak
için çorapların içine 100-200 dolar
koyup ayakkabılarıyla birlikte gittiği
günleri hatırladığını anlatan Eroğlu,
o günlerin geride kalmasından
duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Eroğlu iftara
katılan
müteahhitlere
“Sizler
gerçekten
destan
yazıyorsunuz"
diye hitap etti.
Türkiye'nin geçmişte hep borçlu bir
ülke olduğunu ama artık ülkemizin
IMF'ye olan borcunun 18 Mayıs 2013
itibari ile bitmesini çok önemsediğini
dile getiren Eroğlu, “Türkiye, son
200 yıldan, Osmanlı'dan bu yana
hakikaten hep borçlandı. İlk defa
geçen sene Mayıs ayında IMF'ye olan
burcumuzu tamamen kapattık. Bu
bence büyük bir milattır" dedi.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın
Bakanlar Kurulunda G-20 zirvesinde
IMF Başkanı'nın Türkiye'den 5 milyar
dolar borç istediğini söylediğinde çok
büyük bir memnuniyet duyduklarını
aktaran Eroğlu, bu istikrarın
muhafaza edilmesi gerektiğini
vurguladı.
Bakan Eroğlu, 2003 yılında DSİ
Genel Müdürü olduğunda da 26 yıl
olarak gösterilen yatırımların bitiriliş
süresinin yüksek keşif artışlarıyla
birlikte 41 yıla çıktığını öğrendiğini
dile getirdi, aldıkları stratejik
tedbirlerle bu sorunları da kısa
zamanda aştıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin
ülke için hayırlı olmasını dileyen
Eroğlu, "Başbakan Erdoğan,
hakikaten çok çalışkan ve vatanını,
milletini seven biridir. 20 yıldır
beraber çalışıyoruz. Türkiye için
bulunmaz bir değerdir, inşallah
hayırlı olur, istikrar kaybı olmaz diye
düşünüyorum" değerlendirmesini
yaptı.
91
Türk müteahhitlerinin yaptığı
çalışmaları takdirle karşıladığını
ifade eden Eroğlu, "Türk
müteahhitleri, son 10 yılda
218 milyar TL'lik sözleşme
imzaladı. Sizler gerçekten destan
yazıyorsunuz" dedi
İNTES Başkanı
Koloğlu: Türkiye,
son yıllarda ortak
sinerjiye dayalı
güçle dinamizmi
yakaladı.
Türk müteahhitlerinin dünyada Çin'in
ardından ikinci sıraya yükseldiğini
bildiren Eroğlu, ekonomiden,
yurt dışından ve kendilerinden
kaynaklanan birtakım eksikliklerin
bulunduğunu, ancak bunların
çözümü için çalıştıklarını söyledi.
Eroğlu, "Ben de sizlerin bir arkadaşı
bir hizmetkarı olarak gerek
kanun gerek hükümet nezdinde
yapılabilecekler varsa onları
yapmaya hazırız. İnşallah bu hızla
ve bütün dünyaya açılma süreci
daha da hızla artarak devam eder.
Teminat mektubu, götürdüğü işçilerin
problemleri gibi sorunları da çözeriz
diye düşünüyorum" ifadesini kullandı.
DSİ'nin son 10 yılda "destan
yazdığını", geçen yılın sonuna kadar
1763 tesisi işletmeye hazır hale
getirdiğini bildiren Eroğlu, şöyle
konuştu:
"Bugün kuraklıkta bu yaptığımız
barajlar, göletler, içme suyu
tesisleri olmasa çoğu en az 76
92
şehir susuzdu. Ama Allah'a şükür
bu kuraklığa rağmen susuzluk
olmayacak diye büyük bir tedbir
alıyoruz, almaya devam edeceğiz.
76 ilin su meselesini köklü şekilde
çözdük. Her birine içme suyu arıtma
tesisleri, barajlar, göletler yaptık.
268 tane baraj yaptık. Bu yıl da 1001
tane gölet ve sulamasını bitiriyoruz.
Bu gerçekten bir dünya rekorudur.
Bizim dönem de dahil son 60 yılda
yapılanlarla mukayese edersek 400
tane gölet yapılmış. Biz üç yılda 1001
tane gölet ve sulaması yapıyoruz."
HES'lerin Türkiye elektriğinin
sigortası olduğunu da belirten Bakan
Eroğlu, Bugün kurulu gücün üçte biri,
üretimin de dörtte biri hidroelektrik
enerji kaynağından karşılanıyor.
Bazı mahfiller birtakım tenkitler ve
engellemeler var. Bunu biliyoruz.
Bazı müteahhitlerimiz de gelip bunu
dile getirdi. Biz de o konularda sizin
yanınızda her türlü desteği vermeye
hazırız. Bunu bazı arkadaşlarımız
biliyor. Ama çevreci bir anlayışla
yapacağız. Zaten buna dikkat
ediyoruz." dedi.
Başkan Koloğlu ise konuşmasına,
“DSİ ailemizle geleneksel olarak
sürdürdüğümüz iftar yemeğimizde
bu güzel tesiste bir araya gelmekten
mutluluk duyuyoruz” diyerek başladı.
Başkan Celal Koloğlu, inşaat sektörü
temsilcileri ile DSİ’nin Türkiye için
birlikte çok iş yaptıklarını ve büyük
projelere imza attıklarını söyledi.
Geçmişte yatırımlara kaynak
ayrılmasında ülke olarak hep sorun
yaşadıklarını, tarımsal alt yapı
projelerinin 33 yıl, enerji projelerinin
ise 20 yılda tamamlanabildiğini
belirten Koloğlu, şöyle konuştu:
“O günler gerilerde kaldı. Artık,
bütçeden tarım ve enerji alanındaki
yatırımlara yeterli kaynak ayrılıyor,
işler zamanında bitiriliyor. Bu çok
önemli bir gelişmedir ve ülkenin
kalkınmasına gerçek bir hizmettir.
Burada 2003 yılından beri ülkenin
kalkınması için büyük çaba harcayan
Sayın Başbakanımızın ve Sayın
Bakanımızın katkıları büyüktür.
Türkiye’miz son yıllarda bu ortak
sinerjiye dayalı güçle bu dinamizmi
yakalamıştır. Küresel ticarette
güçlü bir oyuncu olmuştur. Ülkemiz
artık hızla gelişen bir ülkedir.
Küresel kriz ortamında bile büyük
ölçekli yatırımlara imza atarak kriz
ortamında büyümeyi başarmıştır.
Bu istikrarın sürdürülmesinin
hayati önem taşıdığına inanıyorum.
İstikrar ile ülkemiz ekonomisinin
sağlam ve güçlü bir şekilde
yoluna devam edeceğinden de
hiç kuşku duymuyorum. Ülkemiz
yaşadığı acı ve sevinçli olaylar ile
kenetlenebilen bir ülkedir. Ramazan
ayında bu duygular daha da artar.
Bu kenetlenmenin; daim olmasını
diliyorum. Zira ülkemizin huzuru her
şeyin ötesindedir.“
Koloğlu, iftara katılanların Ramazan
bayramını da kutladı.
DSİ Genel Müdürü Akif Özkaldı
da iftarda kısa bir konuşma
yaptı. Hidroelektrik santrallerin
denetiminde özel sektörün de
devreye girmesini sağlayan bir
yasa tasarısının TBMM Plan ve
Bütçe Komisyonundan geçtiğini
belirten Özkaldı, bu tasarının
yasalaşmasından sonra çıkaracakları
bir yönetmelikle işlerin daha hızlı
biçimde yürümesinin sağlanacağını
söyledi.
93
TOPLANTI
İNTES - KGM
İftar Yemeği
İNTES Başkanvekili
Demir,
“Karayollarının
ülke ekonomisinin
kalkınmasında
anahtar
rolü var” dedi.
94
Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik
Bakanı Lütfi Elvan’ın himayelerinde
Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren
Sendikası - İNTESile Karayolları
Genel Müdürlüğü (KGM)’nün
birlikte düzenledikleri iftar yemeği
15 Temmuz 2014 Salı günü KGM
Sosyal Tesisleri’nde yapıldı.
çok anlamı içinde barındırdığını,
barış ve huzurun bu ayın insanlara
hediyesi olduğunu söyledi.
İftarda konuşan İNTES Başkanvekili
Mustafa Demir, Ramazan ayının pek
“Ulaştırma sektörü, yatırım
bütçesinden en çok pay alan
Türkiye’de, 2003 yılından bugüne
kadar ulaştırma sektöründe atılım
yılları yaşandığını belirten Demir,
şöyle konuştu:
sektör konumuna gelmiştir.
Havayolu, demiryolu, denizyolu
ulaşımı ve iletişim alanında
ezberler bozulmuş, Dünya ölçeğinde
yatırımlar ile altyapımız gelişmiş
ülkeler seviyesine gelmiştir.
Karayolları, ekonomik hayatın
canlanması demektir. Karayolları,
ülke ekonomisinin sürdürülebilir
kalkınmasında anahtar rol vazifesini
üstlenmektedir.”
Artık inşa edilen yollarda yenilikçilik,
teknoloji ve kalite unsurunun ön
plana çıktığını, bu konuda KGM ile
İNTES’in ortak yürüttüğü meslek
standartları ve ulusal yeterlilik
çalışmalarının çok önemli sonuçlar
verdiğini kaydeden Demir, “Bu
çalışmalarda emeği geçen
tüm karayolları mensuplarına
teşekkürlerimizi sunuyoruz.” dedi.
Demir, Avrupa’yı, Kafkaslara,
Ortadoğu’ya ve Orta Asya’ya
bağlayan, köprü konumundaki
Türkiye’nin, batıdan doğuya
kesintisiz ulaşım imkânını
sağlayacak otoyol ağının 2023 yılına
kadar planlandığını, Türkiye’nin
gerçekleştireceği yatırımlar ile
ulaştırmada jeopolitik konumunu bir
güç olarak kullanabileceğini kaydetti.
Türkiye’den istikrarın eksik olmaması
95
Demir, “Önümüzdeki dönemde
de istikrarın, ülkemize yatırımlar,
doğru projeler, istihdam ve büyüme
olarak döneceğine eminiz. Bu
organizasyonda emeği geçen Genel
Müdürümüz Sayın Cahit Turhan
başta olmak üzere Karayolları Genel
Müdürlüğü’nün tüm çok kıymetli
çalışanlarına huzurlarınızda teşekkür
ediyorum. Bu vesile ile Ramazan
bayramınızı kutluyor, hayırlara vesile
olmasını diliyorum” dedi.
96
Karayolları Genel Müdürü Cahit
Turhan ise iftarda kısa bir konuşma
yaptı. Ramazan ayının paylaşmanın,
kardeşliğin ve dostluğun paylaşıldığı
bir ay olduğunu belirten Turhan,
İNTES camiasıyla bir arada iftarda
bulunmaktan duyduğu memnuniyeti
dile getirdi.
İNTES Yönetim Kurulu’na teşekkür
eden, bugüne kadar olduğu
gibi, bundan sonra da iki kurum
arasında güvene dayalı işbirliğinin
sürdürülmesinin önemini vurgulayan
Turhan, tüm katılımcıların ve İslam
aleminin Ramazan bayramını kutladı.
Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme
Bakanlığı Müsteşarı Feridun Bilgin
de iftarda konuşma yaptı. Bakanlığın
önemli sorumluluklar üstlendiğini
belirten Bilgin, inşaat sanayicilerinin
birikimli ve başarılı uygulamalarıyla
yatırımların hızla gerçekleştiğini
söyledi. Bilgin, önümüzdeki dönemde
de Bakanlığın özellikle büyük altyapı
yatırım projelerinin zamanında
tamamlanması için kararlılıkla
çalışacaklarını belirtti. Bilgin,
İNTES Yönetim Kurulu’na ve iftara
katılanlara teşekkür etti ve tüm
katılımcıların Ramazan Bayramını
kutladı.
KGM ile İNTES’in birlikte
düzenledikleri iftar yemeğine,
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı’nın ilgili kurum ve
kuruluşlarının üst düzey yöneticileri
katılım gösterdi.
Bakanlık Müsteşar Yardımcıları,
Karayolları Genel Müdür ve
Yardımcıları, Devlet Demir Yolları
Genel Müdür ve Yardımcıları,
Devlet Hava Meydanları İşletmesi
Genel Müdür ve Yardımcıları,
Alt Yapı Yatırımları Genel Müdür
ve Yardımcıları, Tehlikeli Mal ve
Kombine Taşımacılık Düzenleme
Genel Müdür ve Yardımcıları,
Haberleşme Genel Müdür ve
Yardımcıları, Deniz ve İç Suları
Düzenleme Genel Müdürü, Havacılık
Ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürü,
Karayolları Düzenleme Genel
Müdürü, Tersaneler ve Kıyı Yapıları
Genel Müdür Yardımcıları katıldı.
97
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
PALET
İNŞAAT VE TİCARET A.Ş
Kuruluş Tarihi
Faaliyet Alanları
1966
Altyapı İşleri
Firma Yetkilileri
Alim Melih Kura
Yönetim Kurulu Başkanı President
Kamuran Faik Okyar
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Genel Müdür
Mustafa Emre Okyar
Yönetim Kurulu Üyesi
İletişim Bilgileri
Ahmet Mithat Efendi Sok. No: 30/3
Çankaya Ankara
T: (0 312) 409 98 00
Fax (0 312) 442 67 56
[email protected]
http://www.paletinsaat.com
98
Baraj, Kanalizasyon, Sulama Kanalı,
Taşkın Koruma, Seddeler, Boru Hatları
Drenaj Çalışmaları, Enerji Nakil
Hatları, Elektrifikasyon, Katı Atık
Düzenli Depolama, Tasfiye Tesisleri,
Kazı, Dolgu, Dekapaj, Maden ve Ocak
Çalışmaları
Ulaşım
Yollar, Demiryolları, Metro ve Hafif
Raylı Sistemler, Köprüler, Tüneller,
Havaalanları, Limanlar
Üstyapı İşleri
Hidroelektrik Santraller, Endüstriyel
Tesisler, Su ve Atıksu Arıtma Tesisleri,
Turistik Tesisler Alışveriş ve İş
Merkezleri, Hastaneler, Okullar, Spor
Tesisleri, Askeri Yapılar
Konutlar, Siteler, Yüksek Yapılar
BÜYÜK İSTANBUL İÇMESUYU PROJESİ MELEN SİSTEMİ SP4
ATATÜRK BARAJI VE HES
Projelendirme
Proje, Dizayn, Fizibilite Çalışmaları
Uygulamalar
Jeoteknik İşler, Sondaj ve Enjeksiyon İşleri,
Yap İşlet ve Yap İşlet Devret Modeliyle Çeşitli Yapılar
Gruba Dahil Firmalar
- Palet Enerji Kömür Maden San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Palet Çevre ve Atık Yönetimi San. ve Tic. Ltd. Şti.
CEVİZLİK REGÜLATÖRÜ VE HES
Yurt dışı Ofisi:
Kazakistan Ofis
D. Koneva Cad. No: 12 D: 41 Astana KAZAKİSTAN
Tel: +77 172 75 52 61
Fax: +77 172 75 52 65
İlk Üstlenmiş Olduğu Proje
- Atıkhisar Barajı ve Tesisleri
Başlangıç Tarihi: 1967 - Bitiş Tarihi: 1974
YEDİGÖZE SANİBEY BARAJI DERİVASYON YAPILARI
99
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
ÖZ
İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş
Kuruluş Tarihi
Faaliyet Alanları
1956
- İl yolu, devlet yolu, otoyol, köprü tünel
- Baraj, sulama ve drenaj işleri
- Hidroelektrik santralı
- Kanalizasyon, içme suyu, yağmur
suyu işleri
- Arıtma tesisleri
- Petrol ve doğalgaz boru hattı
- Enerji nakil ve telefon hattı
- Toplu konut, iş merkezi, otel, hastane,
sosyal tesisler, kampüs gibi bina
inşaatları
- Prefabrik beton elemanları ve boru
imalatı
- Limanlar, hava meydanları,
demiryolları, hafif raylı sistemler,
endüstriyel tesisler ve fabrikalar
- Turizm tesisleri işletmesi
Firma Yetkilileri
M. Emin Erdoğan
Yönetim Kurulu Başkanı
Kemal Erdoğan
Yönetim Kurulu Başkan Vekili - CEO
Namık Ekşioğlu
Teknik Koordinatör
Levent Ulutaş
Mali İdari Koordinatör
İletişim Bilgileri
Büklüm Sokak No: 63/66
Kavaklıdere Ankara
T: (0 312) 468 12 40
F: ( 0 312) 467 50 24
[email protected]
www.oz.com.tr
100
KONYA EREĞLİ YOLU
ESKİŞEHİR İÇME SUYU HATTI TERFİ MERKEZİ
RAMADA PLAZA - ANKARA
İş Ortaklıkları
- ÖZ - STY - HGG İş Ortaklığı
İlk Üstlenilen Proje
Kütahya Altuntaş Bataklığının kurutulması işi.
TRABZON TANJANT ŞEHİR GEÇİŞ YOLU
101
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
ENDEM
İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kuruluş Tarihi
Faaliyet Alanları
1959
- Bina:
• İş Merkezleri
• İdari Binalar
• Spor Merkezleri
Firma Yetkilileri
O. Naci Endem
Yönetim Kurulu Başkanı
Tamer Tunca
Genel Müdür
İletişim Bilgileri
Başak Sokak No: 2 / 10
34349 Gayrettepe İstanbul
T: (0 212) 275 88 33
F: (0 212) 275 17 88
[email protected]
www.endem.com.tr
102
- Ulaşım:
• Köprüler
- Endüstriyel Tesisler:
• Fabrikalar
• Telekomünikasyon
Gruba Dahil Firmalar, Ortak Girişimler
- Endem Cephe Sistemleri Sanayi ve
Ticaret A.Ş.
- Ençel Endem Çelik İmalat ve Montaj
Ltd. Şti.
- Endam Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş.
- Oryayın Ortak Yayıncılık Sanayi ve
Ticaret A.Ş.
- Ente Televizyon Radyo Yayıncılık
Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.
SİLOPİ TERMİK SANTRALİ 2X135 MW - ŞIRNAK
İZDEMİR TERMİK SANTRALİ 350 MW - ALİAĞA / İZMİR
QIZILDAŞ ÇİMENTO FABRİKASI - BAKÜ / AZERBAYCAN
İlk Üstlenilen Proje
Eskişehir Şeker Sanayi
Site İnşaatı - 1959
Yurt Dışında İlk Üstlenilen Proje
Libya - Hububat Siloları - 1975
Yurt Dışında Faaliyet
Gösterilen Ülkeler
Azerbaycan, Cezayir, Libya,
Suudi Arabistan, Rusya, Irak,
Fas, Bulgaristan, Katar, Türkmenistan
Fabrika, Endüstriyel Yapılar, Baca, Silo,
Viyadük, Su Depoları, TV ve Havaalanı
Kontrol Kuleleri, Telekomünikasyon,
Cephe Kaplama
3. BOĞAZ KÖPRÜSÜ - İSTANBUL
103
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
ÖZCAN
YAPI ÜRETİM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kuruluş Tarihi
Faaliyet Alanları
1975
- Yol
- Köprü
- Tünel
- Taşkın Koruma
- Baraj
- Dekapaj
- Konut ve Tatil Siteleri
- Turistik Tesisler
Firma Yetkilileri
Ali Özcan
Yönetim Kurulu Başkanı
İletişim Bilgileri
Acıbadem Cad.
Tibaş İbrahimağa Konutları, C1/B Blok
34718 Kadıköy İstanbul
T: (0 216) 327 54 10-11
F: (0 216) 327 58 16-17
[email protected]
www.ozcangroup.com.tr
104
Gruba Dahil Firmalar, Ortak Girişimler
- Özcan Turizm ve Seyahat A.Ş.
- ASM Dış Ticaret A.Ş.
- Özlem Turizm İnşaat Tic. Yatırım A.Ş.
- Tiyat Ticaret Inşaat Yatırım A.Ş.
- REN Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
BORNOVA EVLERİ PROJESİ
KINALI AYRIMI -TEKİRDAĞ BÖLÜNMÜŞ YOLU TOPRAK İŞLERİ,
SANAT YAPILARI, ÜSTYAPI (BSK DAHİL) VE KÖPRÜ YAPIM İŞİ
ANTALYA AKSU ÇAYI TAŞKIN KORUMA PROJESİ
2013 yılında Günsayıl İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti
ile eşit oranda ortaklık ile Antalya Aksu Çayı Taşkın
Koruma işi alınmıştır. Sözkonusu projenin inşaatı
devam etmektedir.
İlk Üstlenilen Proje
KGM 8. Bölge’de “Pertek Geçişi Feribot Rampası
Yaklaşım Yolları” işi, 1975
Yurt Dışında İlk Üstlenilen Proje
1982 yılında Suudi Arabistan’da Revabi Ecyad
Geliştirme Projesi
GÜLBAHAR BARAJI İNŞAATI
105
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
PEKER
İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ A.Ş.
Kuruluş Tarihi
Faaliyet Alanları
04.04.1980
- Uluslararası EPC Yüklenici
Firma Yetkilileri
Erhan Peker
- Altyapı İşleri
Yönetim Kurulu Başkanı
Levent Deveci
İcra Kurulu Başkanı
İletişim Bilgileri
Uğur Mumcu Caddesi
Uğur Mumcu’nun Sokağı No: 6
06700, G.O.P. Ankara
T: (0 312) 436 10 36
F: (0 312) 446 96 80
[email protected]
www.pekerinsaat.com.tr
106
• Yollar
• Köprüler
• Boru Hatları
• Limanlar
• Barajlar
• Hidroelektrik Santrallar
• Sulama Sistemleri
• Su ve Atıksu Arıtma Tesisleri
• Kentsel Altyapı
• Kanalizasyon Sistemleri
• Hafriyat
• Maden ve Taş Ocağı İşleri
KARACABEY - İZMİR DOĞALGAZ BORU HATTI, TÜRKİYE
BOTAŞ CS - 2 AMBARLI KOMPRESÖR İSTASYONU, İSTANBUL, TÜRKİYE
KUMKÖY REGÜLATÖRÜ VE ÇARŞAMBA OVASI SAĞ SAHİL SULAMASI (1. KISIM), SAMSUN, TÜRKİYE
- Üstyapı İşleri
• Endüstriyel Tesisler
• Toplu Konut
• Kamu Binaları
• İş Merkezleri
• Askeri Tesisler
• Arazi Geliştirme ve Gayrimenkul Projeleri
Gruba Dahil Firmalar
- SU PEK Proje ve Müşavirlik A.Ş.
- PEKER Enerji A.Ş.
- TUYAT Elektrik Üretim A.Ş.
- HANAY Elektrik Üretim A.Ş.
- BERTA Elektrik Üretim A.Ş.
- PEKER Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş.
SÜMER HİDROELEKTRİK SANTRALI - SANTRAL BİNASI, GİRESUN TÜRKİYE
107
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
ÖZDEMİR
İNŞAAT TURİZM ENERJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kuruluş Tarihi
Faaliyet Alanları
1966
- Altyapı:
• Yollar
• Köprüler
• Barajlar
• Tüneller
Firma Yetkilileri
Deha Emral
Yönetim Kurulu Başkanı
Özdemir Emral
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Deniz Güray
Yönetim Kurulu Üyesi
Çiğdem Elif Güray Kaya
Yönetim Kurulu Üyesi
Ahmet Faruk Soylu
Yönetim Kurulu Üyesi
İletişim Bilgileri
Tunus Cad. Bülten Sok. No: 13
06680 Kavaklıdere Ankara
T: (0 312) 467 01 90
F: (0 312) 427 27 98
[email protected]
www.ozdemiras.com.tr
108
- Deniz Yapıları:
• Limanlar
- Binalar:
• Konutlar
• Endüstriyel Yapılar
• Otel ve Ticaret Merkezleri
- Endüstriyel Tesisler:
• Sanayi Tesisleri
• Güç Santralları
- Boru Hatları:
• Kara ve Deniz Boru Hatları
GAZİANTEP - ŞANLIURFA OTOYOLU GAZİANTEP - BİRECİK KESİMİ, GAZİANTEP - TÜRKİYE
MEKECE - ADAPAZARI (2. KISIM) YOLU İNŞAATI, ADAPAZARI - TÜRKİYE
- Havacılık:
• Havaalanları
- Çevre:
• Su Temini ve Sulama
• Pissu ve Yağmursuyu Şebekeleri
Gruba Dahil Firmalar
EDEL Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd Şti.
Ortaklıklar
DC Hidro Enerji Üretim Üretim A.Ş.:
Çukurca Barajı ve HES / Doğanlı
Barajları ve HES'leri Hakkari - Türkiye
ÖZDEMİR-EKO Ortak Girişimi:
Konya - Ereğli Yolu Km: 20+000101+200 Kesimin Yapım İşi
Konya - Türkiye
Konya - Ereğli Ayr. - Ulukışla Ayr. Yolu
Km: 101+200-179+667 Kesiminin
Yapım İşi Konya - Türkiye
ÖZDEMİR-İLCİ Ortak Girişimi:
Mersin Tarsus Pamukluk Barajı
Türkiye
ÇAYBOĞAZI BARAJI VE TESİSLERİ, ANTALYA - TÜRKİYE
Özdemir - Özsal İnşaat:
(Malatya-Gölbaşı) Ayr. - Darende Yolu
Km 23+000 - 59+500 arası BSK Yapım
işi Malatya Türkiye
İlk Üstlenilen Proje
Site 88 Yapı Kooperatifi-Zonguldak
İşveren: SSK Genel Müdürlüğü
İşe Başlama Tarihi: 1967
İşin Bitim Tarihi: 1969
TORUL BARAJI VE HİDROELEKTRİK SANTRALİ, GÜMÜŞHANE - TÜRKİYE
109
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
AHMET NİHAT
ÖZSAN
İNŞAAT SANAYİ A.Ş.
Kuruluş Tarihi
1956
Firma Yetkilileri
Alev Özsan
Yönetim Kurulu Başkanı.
H. Hüsnü Akın
Genel Müdür
Muhammet Gülşen
İletişim Bilgileri
Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay
Cad.
No: 25, 34662 Altunizade
Üsküdar İstanbul
T: (0 216) 651 12 74
F: ( 0 216) 651 12 82.
[email protected]
www.anozsan.com
Genel Müdür Yardımcısı
Y. Can Özsan
Faaliyet Alanları
Genel Müdür Yardımcısı
E. Alp Özsan
Genel Müdür Yardımcısı
Ayşegül KİPER
Genel Müdür Yardımcısı.
110
- Öngerilimli Betonerme Yapılar
- Ticari ve Yönetim Binaları
- Hava alanı
- Akaryakıt Depolama Tesisleri
ve Boru Hatları
- Prefabrik yapı elemanları
- Çelik Yapılar
- Köprü ve Tüneller
- Sanayi Yapıları
- Korunmalı Askeri Tesisler
MANAVGAT KÖPRÜSÜ 2000
HAM PETROL DEPOLAMA TANKI - 2009
ESKİŞEHİR HAVAALANI 1995
TÜPRAŞ FUEL OIL DÖNÜŞÜM PROJESİ
111
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
AYDINER
İNŞAAT A.Ş.
Kuruluş Tarihi
Faaliyet Alanları
1970
- Altyapı
- İçmesuyu ve Atıksu Arıtma Tesisleri
- İçmesuyu ve Atıksu Şebekeleri
- Sulama Sistemleri
- Konut
- Otel
- Yol
- Köprü
- Baraj
- Enerji Santrali
- Dekapaj
- Sınai Tesisler İmal ve Montajı
- Madencilik
- İsale Hatları
- Tarım
- Turizm
- Savunma Sanayii
Firma Yetkilileri
Mehmet Aydıner
Yönetim Kurulu Başkanı
Turgut Aydıner
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Ömer Ali Aydıner
Yönetim Kurulu Üyesi
Ayşe Tuvana Aydıner Kıraç
Yönetim Kurulu Üyesi
İletişim Bilgileri
Yeni Foça Sok. No: 2
06700, G.O.P. ANKARA
T: (0 312) 446 35 00
F: (0 312 ) 446 35 15
[email protected]
www.aydiner.com.tr
Gruba Dahil Firmalar
- Samsun Makina Sanayi A.Ş.
- Ayen Enerji A.Ş.
- Ayen Elektrik Ticaret A.Ş.
112
AKBUK RÜZGAR ENERJİSİ SANTRALİ 31,5 MW (2.1 MW x 15 WTGs), DİDİM AYDIN - TÜRKİYE
MUSSAFAH SU TEMİN PROJESİ, MUSSAFAH ABU DHABI ARASI (LOT M)
XANADU ISLAND HOTEL, BODRUM, MUĞLA –TÜRKIYE
SÖZLEŞME NO: N4268.2 ABU DHABI - UAE
- Kayseri Elektrik Üretim San.Tic. A.Ş.
- Ayen Ostim Enerji Üretim A.Ş.
- Metay İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Layne Bowler Pompa Sanayi A.Ş.
- Aybet Beton Prefabrik Yapı Elemanları
Sanayi A.Ş.
- Ayer Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Ayset Seyahat,Turizm ve Otelcilik A.Ş.
- Aypa Pazarlama A.Ş.
- Ayta Tarım Ürünleri Paz. Ltd.Şti.
- Aydef Savunma Sanayi ve Tic. A.Ş.
- Zetay Tarım Hayvancılık Sanayi ve Tic. A.Ş.
Firmanın İlk Üstlendiği Proje
TEK Genel Müdürlüğü Seyitömer Termik
Santralı III. Ünite Kömür Parkı İnşaatı, Yol
,Açık Kanal ve Konut İnşaatı - 1973
Yurt Dışında İlk Üstlenilen Proje
ve Faaliyet Alanları
- Rusya, Moskova Villaları, 1995
- Konut, Sulama, Hidroelektrik Santraller
- Boru Hattı
ELMALI TAŞOBA REGÜLATÖRLERİ VE BÜYÜKDÜZ HES İNŞAATI, GÜMÜŞHANE - TÜRKİYE
113
İNŞAAT
SANAYİCİLERİ
YAŞAR ÖZKAN
MÜHENDİSLİK VE MÜTEAHHİTLİK A.Ş.
Kuruluş Tarihi
1962
Firma Yetkilileri
Yaşar Özkan
Yönetim Kurulu Başkanı
Filiz Özkan
Yönetim Kurulu Başkanvekili
Z. Ayşen Telemez
Yönetim Kurulu Üyesi
Fahri Tuğcu
Genel Müdür
Ö. Buğra Telemez
Dış İlişkiler ve Finans Direktörü
Fulya Cönger Dikmen
Yönetim Departmanı
Fikri Dikmen
Teknik Koordinatör
114
İletişim Bilgileri
Aşağı Dikmen Mah.
Galip Erdem Cad. 575. Sok No: 1
06450 Çankaya ANKARA
T: (0 312) 446 12 46
F: (0 312) 436 39 41
[email protected]
www.yasarozkan.com.tr
Faaliyet Alanları
- Üstyapı:
• Bina
• Toplu Konut
• İş Merkezleri
• Resmi ve İdari Binalar
• Okullar, Yurt ve Amfi Binaları
• Çelik Yapılar
• Oteller
• Bina Otomasyonu ve Mekanik İşleri
• Akıllı Bina Sistemleri
FATİH ÜNİVERSİTESİ KOREAN ERKEK ÖĞRENCİ YURTLARININ ONARIMI
BAŞBAKANLIK AIN-ZARA İDARİ BİNA İNŞAATI / TRIPOLİ - LİBYA
CUFRA İDARİ BİNALAR PROJESİ - LİBYA
• Hastaneler
• Tüm Ekipmanlar Dahil Anahtar Teslim
Diş Klinikleri
• Resmi-Özel Bina Tadilat ve
Dekorasyonu Uygulamaları
• Fabrika İnşaatları
• Mekanik Montaj
• Elektrik - Elektronik Tesisatlar
- Altyapı:
• Akaryakıt ve Su Depolama Tankları
• Pompa İstasyonları ve Boru Hatları
• Kanalizasyon ve Yağmur Suyu Hatları
• Havaalanları
• Deniz Tahkim İnşaatları
• Toplu Konut Altyapıları
- Elektrik ve Elektronik İşleri:
• Yüksek - Alçak Gerilim Enerji Nakil
Hatları
• Transformatör İstasyonları ve
Şalt Tesisleri
YAŞAR ÖZKAN A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜK BİNASI
• Dış Aydınlatma Sistemleri
• Havaalanı Terminal Binası Elektronik
Sistemleri
• Güvenlik Sistemleri Temini
• Bina Otomasyon Tesisatları
Gruba Dahil Firmalar
- NEMF Turizm Yatırımları İnşaat ve
Ticaret A.Ş.
- SUPERSON Yapı Malzemeleri İmalat,
Gıda, Tarım, Hayvancılık, Sanayi ve
Ticaret A.Ş.
- YAŞAR ÖZKAN Qatari-Turkish
Engineering and Contracting W.L.L.
Doha/Katar
Yurt Dışında İlk Üstlenmiş Olduğu
Proje
6 Köy Altyapı İnşaatı - Taurga, Waddan,
Houn, Sokna, Zella, Fukha / Libya
Yurt Dışında Faaliyet Gösterilen
Ülkeler ve Faaliyet Alanları
Libya: Üstyapı, Altyapı ve Elektrik
Elektronik işleri yapılmış ve
yapılmaktadır.
Katar: Üstyapı, Altyapı ve Elektrik
Elektronik işleri alanında projeler
üstlenilmeye hazırlanılmaktadır.
İlk Üstlenmiş Olduğu Proje
Kastamonu Araç Kasabası Çavuşköyü
İçmesuyu Tesisleri, Kastamonu Türkiye
115
KÜLTÜR / SANAT
Fotoğraf: Baki Ateş
Medrese, Orta Asya’dan
gelen sembolizmin,
İslam felsefesi
ile bütünleştiği
bir tarihi yapı
niteliğindedir.
Kasımiye
Medresesi (1469)
Tarihi kent Mardin’de yerli ve yabancı
turistlerin en çok ziyaret ettikleri
tarihi yerler arasında Kasımiye
Medresesi geliyor. Medrese, zengin
mimarinin ve Anadolu kültürünün
tüm gizlerini muhafaza ediyor.
Yedi yüzyıllık bir geçmişe sahip olan
Kasimiye Medresesi şehrin güney
116
batısında tepenin altındadır. Bu tarihi
yapı, insanları gerçekten büyüleyen
görünüşü, hiç bitmeyen rivayetleri
ile günümüze ulaşmış ve büyük ilgi
odağı olmayı başarmıştır.
Bu tarihi medresenin yapımına
Artuklular başlamıştır. Ancak,
Timur döneminde durmak bilmeyen
Fotoğraf: Baki Ateş
saldırılar yüzünden yapımı
tamamlanamamıştır.
Akkoyunlu Hükümdarı Cihangir oğlu
Kasım Padişah, Mardin’e atandığı
zaman kenti onarmak için yoğun
bir faaliyete girişmiş ve Medrese
15. yüzyılın sonlarına doğru (1469)
tamamlanmıştır.
Güneyde veya açık cepheye sahip
Medrese, Mardin yapılarının en
büyüklerindendir ve tek bir avlu
etrafında düzenlenmiş iki katlı
mekanlarla ve batıda diğer kısımlarla
aynı girişe sahip bağımsız bir
mescitle teşkilatlıdır. Tuğlu tonozlu
revaklar ve yanlara doğru derin
tonozlarla genişletilmiş tromp
kubbeli Cami, revaklı avluda büyük
eyvanın selsebilli kanallarda ortadaki
havuza bağlanmıştır. İki teras
üzerine iki katlı medrese, cami ve
türbe ile birlikte külliye şeklindedir.
Kapının dışında mukarnaslı bir
kuşak, içeride köşe sütunları ve üç
dilimli bir kemer bulunmaktadır.
Medresenin avlusunun arkasında üç
yöne doğru uzanan medrese odaları
yer almaktadır. Revakların güneyinde
dilimli kubbeleri ile dikkati çeken
türbeler bulunmaktadır. Avlunun
kuzeyinde içinde havuz bulunan
bir ana eyvan vardır. Eyvanların
özellikle Güneydoğu Anadolu’da
tasavvufi ve felsefi anlamlar taşıdığı
belirtilmektedir. Medrese, Orta
Asya’dan gelen sembolizmin, İslam
felsefesi ile bütünleştiği bir tarihi
yapı niteliğindedir.
Medresede bulunan sınıfların
kapıları yarı insan boyundadır. Bu,
medresede eğitim gören öğrencilerin
sınıfa hocalarına saygı gereği
başlarını eğerek sınıfa girmelerini
simgelemektedir.
Kasimiye Medresesi, mükemmel
mimari yapısıyla, nakış nakış
süslenmiş, her köşesi ilim ve irfan
kokan bir tarihi değerdir. Orada hem
dini ilimler hem fenni ilimler icra
edilmiştir. Medrese duvarlarında
astronomi ve tıp bilimine ait simgeler
mevcut.
117
Medresenin
duvarındaki lekelerin
kan olup olmadığının
ortaya çıkarılması
amacıyla bilimsel bir
çalışma yapılmıştır.
Rivayetlere göre, Kasım Paşa burada
katledilmiştir. Aslında Kasımiye
Medresesi’nin hikayesi Kasım
Paşa'nın hazin hikayesidir. Kasım
Sultan halk tarafından sevilen,
merhametli ve adil bir sultanmış.
Onun halk tarafından bu kadar
çok sevilmesini bir efsaneye göre
amcası, diğerine göre ağabeyi çok
kıskanmıştır. Amca olan Uzun Hasan,
yeğeninin kendisini öldüreceğinden
korkarak Kasım Sultan'ı öldürür.
Sevilen bu sultanın başında kız
kardeşi Sultan Hanım ağıt yakar,
feryat eder, ağlar. Başındaki
tülbentiyle kardeşine sarılıp
ağladıkça tülbent kana bulanır.
118
Sultan Hanım ağlarken başından
çıkardığı tülbentini salladıkça,
medresenin duvarları kan olur. Kız
kardeş, ağlarken dünya durdukça
bu kan lekelerinin bu duvarlarda
kalması ve insanlığa ibret olması
için Allah'a yalvarıp yakarır. Rivayete
göre, bu kanlar hala medresenin
duvarlarında dururmuş.
Bilimsel Bir Araştırma
Medresenin kültürel açıdan taşıdığı
değerin yanı sıra, duvarlarında
Sultan Kasım’a ait olduğuna inanılan
kan lekeleri nedeniyle, yöre halkı
için kutsal bir önemi de vardır.
Medresenin duvarındaki lekelerin
kan olup olmadığının ortaya
çıkarılması amacıyla bilimsel bir
çalışma yapılmıştır. Duvarın lekeli
ve lekesiz kısımlarından kazınarak
alınan örnekler Kastle-Mayer, Adler
ve Luminol reaktifleri ile incelenmiş,
daha sonra taşın ve lekeyi oluşturan
maddenin mineral yapısını
belirlemek için örnekler X-Ray
difraktometre (XRD) ile incelenmiştir.
Analizlerin sonucunda yüzyıllardır
inanılanın aksine lekelerin kan
olmadığı, bitkisel kökenli bir boya
olduğu ortaya çıkarılmıştır.
Dolunay Medresenin Havuzunda
Rivayetlere göre, medresenin
avlusundaki havuzda akan
su tasavvufi bir betimlemeyi
saklamaktadır. Suyun akışı ile
doğumdan ölüme kadar insan hayatı
ve sonrası simgelenmiştir. Çeşmeden
çıkan su, doğumu, döküldüğü yer
gençliği, ince uzun oluk olgunluğu
ve suların bir havuzda toplanması
ölümü temsil etmektedir. Daha
sonra bu su, kanallarla toprağa
aktarılmakta ve bu da topraktan
tekrar can bulmaktadır.
Gökyüzündeki ay dolunay olduğunda
medresenin avlusundaki havuza
yansımakta, havuz suyundaki
dinginlik insana sanki ay, havuzun
içindeymiş duygusu uyandırmaktadır.
Bu görsel güzellik gerçekten
izlemeye değerdir.
Kasımiye Medresesi değişik bir
mimari ile tasarlanmıştır. Gün
doğduktan sonra güneş batana
kadar cephe önemli olmaksızın
tüm derslikler güneş ışığından
faydalanabilmektedir.
KAYNAKÇA: Ara Altun, Mardin'de Türk Devri Mimarisi, Mardin Valiliği Neşriyatı.
119
İNTES MYM’DEN
Mesleki Yeterlilik İftarı
İNTES MYM tarafından mesleki
yeterlilik iftarının birincisi
gerçekleştirildi.
İNTES MYM’nin düzenlediği iftar
23 Temmuz 2014 Çarşamba günü
Ankara Atlıspor Kulübü'nde yapıldı.
İftarın ev sahipliğini İNTES Yönetim
Kurulu Üyesi Barış Haşemoğlu
yaptı.
Haşemoğlu, iftara katılan
konuklarla yakından ilgilendi.
120
İftar yemeğine YOL-İŞ Başkanı
Ramazan Ağar, YOL-İŞ Genel
Sekreteri Tevfik Özçelik, TES-İŞ
Genel Sekreteri Mustafa Şahin,
TÜRKAK’ın denetçisi Recep Ayvalık,
Mimar Sinan Teknik ve Endüstri
Meslek Lisesi Müdürü Halil Özgür,
İNTES MYM program komitesinden
meslek uzmanları, eğitimci hocalar
ile İNTES MYM personeli katıldı.
Mesleki Yeterlilik İftarının
geleneksel hale gelerek her yıl
düzenlenmesi planlanmaktadır.
121
122
123
HABERLER
ENKA, ortağı Bechtel ile beraber, başkent
Priştina’yı komşu ülke Makedonya’ya
bağlayacak 900 milyon dolar değerindeki
yeni otoyolun yapımı için Kosova
Hükümeti tarafından müteahhit olarak
seçildi. Yeni otoyolun (Route 6) inşaatına
hemen başlanacak olup inşaatın 42 ayda
tamamlanması planlanmaktadır.
Konuyla ilgili Kosova Altyapı Bakanı,
Fehmi Mujota, “Kosova’yı Makedonya’ya
bağlayacak bu otoyol, ülkenin ikinci
ana ulaşım arteri olacak ve Kosova’yı
Yunanistan ve Arnavutluk limanlarının
trafiğinin kesişimi haline getirecektir.
Ulaşım altyapımızı geliştirmek, uzun
dönemde Kosova ekonomisinin
124
büyümesini teşvik edecek, yeni iş
alanlarının oluşmasını sağlayacak ve
mevcut iş alanlarını geliştirecektir.” dedi.
Daha önce ülkenin Arnavutluk sınırındaki
Morina ile, Priştina’nın kuzeyi arasındaki
ilk otoyolu, (Route 7) ENKA-Bechtel
ortaklığı tarafından yapılmış, 10.000’den
fazla Kosova vatandaşına istihdam
sağlamış ve planlanan tarihten bir yıl
önce, 2013 yılı Kasım ayında teslim
edilmişti. Route 6 otoyolunun inşasının
da, başarılı bir şekilde tamamlanması
öncelikli olarak Kosova vatandaşlarına
ve yerel tedarikçilerine iş imkanı
sağlayacaktır.
Enka’nın Altyapı İşlerinden Sorumlu
İcra Kurulu Üyesi Özger İnal “Kosova’nın
ilk otoyolunun planlanan tarihten
bir yıl once tamamlanmasında
Kosova hükümeti ve Kosova halkı
ile işbirliğimizin önemli katkısı oldu.
Bu sözleşme ile Kosova’nın ulaşım
altyapısının inşaası ve ekonomisine katkı
sağlama ayrıcalığını hissetmekteyiz.”
dedi.
ENKA-Bechtel ortaklığı, Route 7
otoyolunun yapımında gösterdiği
başarıyla uluslarası saygınlığını
arttırmayı başarmıştır. Route 7 Otoyolu,
ENR dergisinin 2013 yılında düzenlediği
“Dünya’nın En İyi Projeleri”( Global
Best Projects Competition - 2013)
yarışmasında, "Otoyollar ve Yollar"
kategorisinde "Yılın Projesi" olarak
seçilmiştir. Otoyol ayrıca Uluslararası
Yol Federasyonu'nun (International Road
Federation) 2012 “Küresel Yol Başarıları
Ödülleri"nde (Global Road Achievement
Awards 2012) “Program Yönetimi”
Ödülü'ne layık görülmüştür.
ENKA –Bechtel Türkiye, Arnavutluk
Hırvatistan’da inşa ettiği yollar da dahil
olmak üzere, 600 km’nin üzerinde otoyol
projesini başarıyla tamamlamıştır.
125
HABERLER
ENR açıkladı: Türk Müteahhitleri
Dünya İkincisi
İlk 100 listesine 4, TOP 250 listesine ise
42 Türk firması girdi
Engineering News Record Dergisi’nin
yayımladığı Dünyanın en büyük 250
inşaat firması açıklandı.
Buna göre dünyanın en büyük 250
firma sıralaması belirlendi.
Listede bu yıl yer alan 42 Türk firması
Türk müteahhitlik sektörünü 2012
yılında olduğu gibi ikinci sıraya taşıdı.
Birinci sırada ise 62 firma ile Çin oldu.
Türkiye’yi 31 firma ile ABD takip etti.
ENR Top 250 Listesi Müteahhitlik
firmalarının uluslararası pazarlarda
2013 yılı faaliyetlerine göre
hazırlanmaktadır.
250 Listesi’nin ilk 100 firma arasında
4 Türk firması yer aldı.
Bu firmalar 52. sırada ENKA, 53.
sırada Rönesans, 83. sırada TAV ve 86.
sırada Polimeks’dir.
126
Listede yer alan Türk müteahhitlik
firmalarının uluslararası pazarlarda
elde ettikleri gelirler bir önceki yıla
göre %21,4 artırarak 20,4 milyar
dolar oldu. 2012 yılında toplam
16,8 milyar dolar gelir elde eden
38 firmalarımızın gelirlerinin payı
%3,3’ten %3,8’e çıktı.
Türk firmalarının 2013 yılında en
fazla gelir elde ettikleri pazarlar
sırasıyla, 8,2 milyar dolar ile Rusya
Federasyonu’nun da içerisinde yer
aldığı Avrupa, 6,3 milyar dolar ile
Ortadoğu, 3,6 milyar dolar ile Türki
Cumhuriyetlerin de yer aldığı Asya ve
2,1 milyar dolar ile Afrika pazarları
sıralanmaktadır.
ENR Top 250 Listesi - 2014’te yer
2014
listesindeki
Yeri
2013
listesindeki
Yeri
Firma
2014
listesindeki
Yeri
2013
listesindeki
Yeri
Firma
52
79
Enka İnşaat ve San. A.Ş.
184
*
İlk İnşaat
53
64
Rönesans İnşaat
187
198
Summa Turizm Yatırımcılığı A.Ş.
83
103
TAV
191
*
Bayburt Grup
86
90
Polimeks İnşaat Taahhüt ve San. Tic. A.Ş.
194
189
Aslan Yapı ve Ticaret A.Ş.
101
85
Tekfen İnşaat ve Tesisat A.Ş..
195
174
Kontek İnşaat
103
129
IC İÇTAŞ İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
198
201
TACA İnşaat
107
94
Ant Yapı İnşaat San. ve Tic. Ltd.Şti
200
190
Metag İnşaat Ticaret A.Ş.
116
150
NATA İnşaat Tic. ve San. A.Ş.
203
196
Rasen İnşaat ve Yatırım Ticaret A.Ş.
127
159
Yapı Merkezi İnşaat ve Sanayi A.Ş.
206
118
GAMA
132
124
Yüksel İnşaat
212
213
Yenigün İnşaat
138
135
Onur Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.
215
215
Lotus Müteahhitlik A.Ş.
146
127
Cengiz İnşaat San ve Tic. A.Ş.
217
188
Tepe İnşaat Sanayi A.Ş.
150
200
Hazinedaroğlu İnşaat Grubu
219
242
Kolin İnşaat Tur. San. ve Tic. A.Ş.
153
145
Atlas Grup
224
203
Doğuş İnşaat ve Ticaret A.Ş.
157
111
Çalık Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş.
228
243
Gürbağ Grup
162
176
Alarko
230
240
STFA
163
180
Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
235
237
GAP İnşaat Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş.
169
171
Kayı İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
242
*
Zafer Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş.
172
146
MAPA İnşaat ve Ticaret
245
*
AE Arma Elektropanc
176
182
Eser Taahhüt ve San. A.Ş.
247
*
Gülermak İnşaat
179
208
Nurol İnşaat
249
*
TML İnşaat
127
ZEYNEL ABİDİN ERDOĞAN
1947 - 2014
1947 yılında doğan Zeynel Abidin Erdoğan, 1973 yılında Ankara Devlet Mimarlık ve Mühendislik
Akademisinden mimar olarak mezun olduktan sonra KORAY’da şantiye şefi yardımcısı olarak işe
başlamıştır.
Erodağan 2013 yılında Koray Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı.
Erdoğan’ın Koray Yapı’da almış olduğu görevler şöyle:
2009 - 2013 : Koray Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdür,
2004 - 2009 : Genel Müdür,
1984 - 2004 : Şantiyeler Genel Koordinatörü
1981 - 1984 : Mekke Ajyad Mekke Otel Projesi Proje Müdürü,
1980 - 1981 : Şişecam Genel Müdürlük Binası Şantiye Şefi ,
1976 - 1980 : Kuğulu Çarşı-İş Merkezi Şantiye Şefi - Ankara,
1972 - 1976 : H. Ayduk Koray / Ankara İş Bankası Genel Müdürlük Binası – Ankara Şantiye Şefi Yardımcısı,
1969 - 1972 : H. Ayduk Koray / Ankara, Yapı Kredi Bankası Bölge Müdürlüğü Binası - Ankara Saha Teknisyeni,
1967 - 1969: H. Ayduk Koray / Ankara DSİ Genel Müdürlük İnşaatı – AnkaraMimari Büro - Teknik Ressam
Erdoğan “Dünyayı İnşa Edenler” kitabı için yapmış olduğu röportajda “İnşaat yapmak, hele hele kaliteli ve
güvenli yapılar inşa etmek ciddi bir mesleki eğitim, deneyim ve sorumluluk gerektirir” demişti.
47 yıllık mesleki hayatında ve şantiye şefliğinden proje müdürlüğüne kadar uzanan sorumluluk sürecinde
de bu anlayışla onlarca projeye imza atarak ardında önemli eserler bırakan, sektörümüzün duayenlerinden
Erdoğan’ın vefatı camiamızda derin bir üzüntü bırakmıştır. Kendisini rahmetle anıyor, yakınlarına sabır ve
başsağlığı diliyoruz.
128
ALTAN KOÇER
1954 - 2014
İNTES üyesi Özdemir İnşaat A.Ş’nin Genel Müdürü olan Altan Koçer’in vefatı büyük üzüntü kaynağı oldu.
1954 Emirgan doğumlu olan Altan Koçer, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Ekonomi Maliye
Bölümünden mezun olduktan sonra Vakıflar Bankası T.A.O. da Uzman Yardımcısı olarak iş hayatına atıldı.
Şube Müdürlüğü ve diğer çeşitli kademelerdeki görevlerini başarı ile ifa eden Koçer, Bankanın Teftiş
Kurulu Başkanlığından sonra 1998-2002 döneminde Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu
Başkanlığı görevini ifa etti.
2006 yılından beri Özdemir İnşaat AŞ nin Genel Müdürlüğü görevini üstlenen Koçer evli ve 2 çocuk
babasıydı.
Zamansız aramızdan ayrılan Altan Koçer’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine, dostlarına ve İNTES
camiasına başsağlığı diliyoruz.
129
YENİ YAYIN
KİTAP
Yayına Hazırlayan: Türkiye Toprak, Seramik, Çimento
ve Cam Sanayii İşverenleri Sendikası
Legal Yayıncılık
İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik
Hukuku Akademik Forumu Türkiye
Toprak, Seramik, Çimento ve Cam
Sanayii İşverenleri Sendikası
tarafından 15-18 Ekim 2003
tarihleri arasında düzenlenen
akademik bir toplantıda sunulan
tebliğlerden oluşmaktadır.
İş hukuku açısından çok geniş
kapsamlı tebliğlerin yapıldığı
bu toplantı bir ilki temsil eder
nitelikte olmuştur. Akademik
kariyere mensup hukukçular
ve uygulamada temayüz etmiş
katılımcıların oluşturduğu bir
130
çalışma grubu Türk İş Hukuku
ve Sosyal Güvenlik Hukuku’nu
dört gün boyunca Anayasa
Hukuku’ndan başlayarak
güncel sorunlar açısından
sekiz tebliğ çerçevesinde
değerlendirmeye almıştır. Her
tebliği bir akademisyen tarafından
yorumlanmıştır. İş Hukuku
ve Sosyal Güvenlik Hukuku
alanında değerli çalışmalar
gerçekleştirilmiş, tartışmalar
yapılmıştır.
Forumda oturum başkanlıkları
ülkemizin değerli akademisyenleri
tarafından gerçekleştirilmiştir.
Prof. Dr Fazıl Sağlam Anayasa
Hukuku Perspektifi ile İş
Hukukunun Bazı Sorunlarına Bakış,
Doç Dr. Kübra Doğan Yenisey Türk
Borçlar Kanunun Genel Hizmet
Sözleşmesine İlişkin Hükümleri
ve İş Hukuku Açısından Önemi,
Prof. Dr. Öner Eyrenci 4857 sayılı
İş Kanunu’nun İş Sözleşmesinin
Türleri ve İşin Düzenlenmesine
İlişkin Hükümlerinin
Değerlendirilmesi, Prof. Dr. Ali
Güzel İş Sözleşmesinin Sona
Ermesi ve Sonuçları, Prof. Dr. Fevzi
Şahlanan 6356 sayılı Sendikalar ve
Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun
Sendikalara İlişkin Hükümlerinin
Değerlendirilmesi, Prof. Dr. A. Can
Tuncay Toplu İş Sözleşmesi Grev
ve Lokavt Hukukunda Sorunlar
ve Gelişmeler, Prof. Dr. Levent
Akın İş Sağlığı ve Güvenliği
Alanında Sorunlar ve Gelişmeler,
Prof. Dr. Ali Nazım Sözer Sosyal
Güvenlik Hukuku'nda Yargı Yolu
Uyuşmazlıkları konularındaki
oturumları yönetmişlerdir.
Ali Rıza Okur, Prof. Dr. Can Tuncay,
Prof. Dr. Devrim Ulucan, Prof. Dr.
Fazıl Sağlam, Prof. Dr. Fevzi Demir,
Prof. Dr. Fevzi Şahlanan, Prof. Dr.
Gülsevil Alpagut, Prof. Dr. Levent
Akın, Prof. Dr. Melda Sur, Prof. Dr.
Metin Kutal, Prof. Dr. Müjdat Şakar,
Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu, Prof.
Dr. Öner Eyrenci, Prof. Dr. Polat
Soyer, Prof. Dr. Sarper Süzek, Prof.
Dr. Talat Canbolat, Prof. Dr. Toker
Dereli, Prof. Dr. Üner Narmanlıoğlu,
Doç. Dr. Ayşe Gül Kökkılınç, Doç.
Dr. Kübra Doğan Yenisey, Doç. Dr.
Mustafa Alp, Doç. Dr. Süleyman
Başterzi, Yrd. Doç. Dr. Engin Ünsal,
Yrd. Doç. Dr. Gaye Baycık, Yrd. Doç.
Dr. Gaye Burcu Yıldız, Yrd. Doç. Dr.
Mehmet Ali Şuğle, Yrd. Doç. Dr.
Seçkin Nazlı, Av. Dr. Murat Özveri,
Av. Abdi Pesok, Av. Bekir Uzun, Av.
Püren Kunt, Av. Uğur Ozan.
Forumda tüm konuşmacıların
gerçekleştirildiği sunumlar oldukça
zengin bir içeriğe sahiptir. Toprak
İşverenleri Sendikası'nın bu önemli
sunumları bir araya getirmesi ile
basımını gerçekleştirdiği kitap, İş
Hukuku camiası için önemli bir
kaynak olmuştur.
Hüma Ozan 1979 yılında İstanbul
Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden
mezun olduktan sonra 1980-1982
yılları arasında Adıyaman’da ceza
yargıcı; 1980-1982 yılları arasında
da İstanbul’da serbest avukat
olarak faaliyet gösterdi.
Forumda yer alan
akademisyenlerin isimleri alfabetik
sıra ile şöyledir: Prof. Dr. Ali Güzel,
Prof. Dr. Ali Nazım Sözer, Prof. Dr.
Söz konusu etkinlik 17 Şubat 2013
tarihinde aramızdan ayrılan Toprak
İşveren Sendikası Genel Sekreter
Yardımcısı Av. Hüma Ozan anısına
düzenlenmiştir.
1986 yılından itibaren Toprak
İşverenleri Sendikası'nda çalışmaya
başladı. 2006 yılında genel sekreter
yardımcılığına atandı. İş hukuku
camiasının kendisini daha yakından
tanıma imkanı o yıllarda doğdu.
Avukat Hüma Ozan
İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik
Derneği’nin de üyesi olan Hüma
Ozan yaptığı başarılı çalışmalar
yanında zarif tebessümü ve
yardıma hazır dost gönlü ile
hatırlanmaktadır.
İş hukukuna gönül vermiş olan
Av. Hüma Ozan daima çok iyi, çok
yetkin ve çok zeki bir avukat olarak
anılacaktır. Kendisine adanmış
bu kitap geleceğe aktarılmış çok
değerli bir eserdir.
Hüma Ozan’ın hatırası, ardında
bıraktığı çalışmaları önünde saygı
ile eğiliyoruz.
131
SUMMARY
Taner YILDIZ
Minister of Energy and Natural Resources
projects it developed, Turkey aims to
be the “leading actor” determining
the prices and logistics of energy in
its region.
has increased from 32% to 64%.
Its share in production on the other
hand, has increased from 40% to
66%.
With its 1,1 million kilometers of
power grids; our country has the
longest second network in Europe
and is the world's longest fifth. The
length of our power grids is long
enough to turn the perimeter of the
world 28 times.
Within this scope; the 23rd assembly
of World Energy Congress in 2016
will be held in İstanbul with the
participation of about 7000 people.
Turkey has been elected to be the
host of 2017 World Petroleum
Congress, as a result of the voting
between USA, Denmark and
Kazakhstan.
As of the end of October 2013;
6,3 billion kWh of electricity was
produced from wind power plants.
According to the May 2013 data,
electricity production increased 2.9%.
The power system of our country is
now synchronized with the power
system of Europe. Turkey, with its
emerging economy and stability in
the last 11 years, has become "a
growing energy market". With the
Increase in electricity consumption
of our country has been covered
smoothly through investments made
mainly by the private sector. The
share of the private sector in the
installed capacity, compared to 2002,
The growth in annual energy demand
in Turkey is around 7-8%. With this
ratio, Turkey ranks second after
China. For this reason, all energy
investments is of great importance
for our country.
132
Since May 2013; 171 power plants
were commissioned with a total of
7811 MW capacity. Nearly all of the
51 plants with 290,5 MW capacity
commissioned in May 2013 use
renewable resources.
The nuclear power plants to be
installed in Akkuyu and Sinop are
foreseen to produce approximately
80 billion kWh of electricity.
Mehmet ŞİMŞEK
Minister of Finance
During the last 12 years, The
Government of the Republic of
Turkey has accomplished several
major privatization practices, among
which are also electricity distribution
privatizations. From the privatization
of 18 distribution companies
between the years 2009-13 was
obtained a total of 12,7 billion dollars
of revenue.
Distribution companies which
were making loss for many years,
struggling with illegal usage and
collection issues, are now taken
over by the private sector. With the
engagement of the private sector;
competition in the sector, and hence
the efficiency will be increasing.
Through privatizations, the collection
ratio of the distribution companies
will rise. Loss and illegal usage rates
will be reduced from year to year.
Likewise, according to the data of
EMRA (Energy Market Regulatory
Authority); while the loss and illegal
usage rate in Turkey was 15,3%
before privatization, it decreased to
14,5% in 2012.
In this way, the resources of
the country can be utilized
more efficiently. As a result, the
privatizations in the power industry
have been a major reform in terms
of reducing the financing burden
of the public sector, decreasing
the incurred costs on electricity
consumers due to losses and illegal
usage, resolution of cash flow
problems among the State Economic
Enterprices, and the most important
of all, increasing efficiency and
service quality in the sector.
133
SUMMARY
Nurettin KALDIRIMCI
President of the Turkish Competition Authority
Turkey's energy sector has become
a competitive market structure,
dominated by the private sector.
Privatization of public natural
gas and electricity distribution
companies has been completed.
Thus, an important step to ensure
competition in the sector was taken.
Privatization transactions are
subject to the approval of the
Competition Board. Within this scope,
the Competition Board evaluates
the privatization process, prior
to the privatization tenders and
throughout the tendering phase.
The Privatization Administration
gives prior notice to the Competition
Authority and at this stage, the
Competition Authority proceeds with
its evaluations. These assessments
are carried out taking into account
134
not only the current market
structure, but also the competitive
market structure aimed for, through
the liberalization process.
At times when sufficient competition
in the sector cannot be achieved, it
would be inevitable for the private
sector to go for a price increase
in order to maximize their profits,
and this situation could lead to
undesirable results in the market
design. For this reason, effectiveness
of the regulatory and supervisory
mechanisms of the public sector
through privatization, gain
significance.
Competition Authority is assigned
and authorized for the upkeep of
competition in the energy sector.
Within this context; it will control,
during the privatization phase and
the post-privatization period, any risk
of restrictions on competition by the
electricity and natural gas companies
by way of making agreements having
any purpose or effect in breach of
competition, misconducting their
prevailing positions, or attaining
prevailing positions or fortifying the
same through merger or transfer
agreements. The Competition
Authority treats the issue of ensuring
and preserving competition in the
sector with utmost attention.
With the purpose of empowering
the activities of the Authority,
cooperation with sectoral
organizations is aimed to be
improved.
Kemal YILDIR
General Manager of Turkish Electricity Transmission Corporation
Turkish Electricity Transmission
Corporation (TEİAŞ), is responsible
for expanding the power
transmission infrastructure,
installing new transmission plants,
broadening its own communications
infrastructure concordantly,
operating the Electrical Systems of
Turkey at international standards
with high quality, economy and
reliability, developing and realizing
new projects, as well as carrying out
electricity market services.
Under the responsibility of TEİAŞ;
there are a total of 52.275 km
transmission lines.
Having realized power transmission
system connections with all
neighboring countries, TEİAŞ
also has various projects on their
expansion. TEİAŞ aims to provide
mutual support between countries in
case of important malfunctions, as
well as to retain operational savings,
to maintain rational partaking of
natural resources between countries,
to increase power trade, to enable
development of relations with
other countries and to protect the
environment.
National power system has become
integrated and is developed
technically in compliance with
the European power system.
Synchronous parallel operation of
the Turkish and the European Power
Systems has begun in June 1, 2011,
and its technical competence was
approved in October 2013.
In the production and consumption
of electricity; there has been a rapid
growth in our country with a private
sector dynamism. This imposes
obligation for the Transmission
System to ensure a parallel growth.
Within this context, 574 projects
amounting 6,491,349,000 TL take
place in the 2014 Investment
Program.
The investments made in Turkey
will increase the contribution of
renewable energy sources in the
production. Turkey to become the
electric energy corridor of its region,
between the east and the west, will
as well be ensured.
135
SUMMARY
Nihat ÖZDEMİR
President of Electricity Distribution Services Association (ELDER)
financial returns while the distribution
companies perform their activities in
the desired quality will be rendered
possible with arrangements to
be made by the Energy Market
Regulatory Authority and the public.
It is required to be struggled
effectively against losses in the
distribution regions which stand far
above the average of Turkey with
regard to loss and illegal usage rates.
Risks arising from illegal usage as
well as the reduction of illegal usage
have become the risk of the private
sector after privatization. In order for
the companies to eliminate their risks,
re-determination of the target ratio is
required.
Reaching 15 years of history, ELDER
is one of the oldest non-governmental
organizations in the power industry.
Since its foundation, it has aimed
to contribute to the formation of a
competitive free market.
ELDER's vision is to ensure active
participation and contribution to the
forming of a competition prioritized
free market in the power industry,
with its mission to ensure quality,
continuous and cost effective
electricity distribution services to
all users without exception between
equal parties.
ELDER will further strengthen this
role also through the period after
privatization in the power industry.
Having started in 2006; privatization
process in electricity distribution
was completed at the end of 2013.
136
With the completion of distribution
privatizations, a resource of about
13 billion dollars has been provided
for the public. The 25% portion of
distribution privatizations has been
attained through equities and the
75% as loan from the Turkish banking
system.
By means of privatizations, significant
progress has been achieved in
electricity distribution. However,
newly privatized regions are in need
of substantial investment. Within this
scope, distribution companies are
foreseen to invest 7-8 billion dollars
during the period 2016-2020.
The main duty of the distribution
companies is to provide
uninterrupted, quality and reliable
delivery of electricity to the
consumers. To ensure sustainable
World countries, including developed
western countries, are overcoming
this social problem by setting social
tariffs. Necessary preliminary
arrangements on social tariffs have
been made by the Ministry of Energy
and Natural Resources, which means
contributing to the electricity bills of
low-income consumers.
Within the scope of supports provided
for low-income families; a certain
portion of electricity consumption
should be covered by the state.
Here, no differentiation in electricity
prices should be applied. Instead,
for example, a certain portion of
consumption can be returned as a
contribution to the consumers on
the condition of payment of the bills.
With this action, it may be possible
to reduce the illegal usage rate in
Turkey.
3
2
Download

Pdf Formatı