EFSANE RÖPORTAJLAR
“AYDAKİ ADAM”a
hayranlık duyan bir
NAZLI ERAY sohbeti
Nazlı Eray, Türk
edebiyatının usta
kalemlerinden
biri. Eray, sohbetin, röportajın
usta ismi Efsane
Güzeldereli’nin
sorularını
yanıtladı.
Nazlı Eray nasıl birisi? Kendisini kendi içinde nasıl tanımlıyor?
İki kent; Ankara ve İstanbul arasında bir tercihte bulunuyor mu?
Ona İstanbul’u terk ettiren ilk aşkın önünde, sonunda neler var?
Birincilikle girdiği Hukuk Fakültesini neden
yarım bıraktı?
Kaç kere aşık oldu? Kaç kere evlendi?
Evlenmek istiyor mu?
Yazarlığa ve son kitabı ‘Aydaki Adam
Tanpınar’a bakışı…
Röportaj yapsaydı Türkiye’den ve dünyadan
kimi seçerdi?
Efsane GÜZELDERELİ’nin röportajı YARIN YediGün’de
Yunanistan’dan nanik
AVRUPA’DA PANİK
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
27 Ocak 2015 Salı
Yunanistan'da önceki gün yapılan erken genel
seçimlerde Radikal Sol Koalisyon İttifak (SYRIZA)
seçimin galibi oldu. Batı Trakya Türk Azınlığı'na mensup 3 aday Yunan Meclisi'ne girmeye hak kazandı.
Hükümeti kuracak olan SYRIZA lideri Aleksis Çipras,
tam bir IMF ve AB düşmanı. Yunanistan bütçesi ve
IMF’nin, AB’nin alacakları tehlikede. 12. SAYFADA
Somali’ye en anlamlı hediye: Hastane
HAYAT VEREN AÇILIŞ
TİKA tarafından başkent Mogadişu'da
yaptırılan 200 yataklı Somali-Türkiye
Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud
Adel Abdulle tarafından açıldı.
Karakuş:
Faizlerdeki
indirim yetersiz
Faiz oranlarına
ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Giyim
Sanayicileri Derneği
(AGSD) Yönetim
Kurulu Başkanı Canip
Karakuş, “Faizler
düşmeli ki yatırım
artsın. Merkez
Bankası’nın yapmış
olduğu yarım puanlık
indirim piyasalar
üzerinde beklenen
etkiyi yapmayacaktır”
dedi. HABERİ 5’TE
Açılışa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi
Emine Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı
Numan Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Mevlüt
Çavuşoğlu ve Sağlık Bakanı Mehmet
Müezzinoğlu da katıldı.
İki ülke arasında, hastanenin ortaklaşa
işletilmesi için imzalanan protokole göre,
Sağlık Bakanlığı 5 yıl boyunca uzman personel
ve finansal destek verecek.
Geçen yıl eylül ayından beri hasta kabul
edilen hastanede, kasımda da ameliyatlar
başladı ve yataklı tedavi servisi hizmete açıldı.
Hastane, 5 yıl süreyle iki ülke tarafından
müştereken işletilecek ve süre sonunda
Somali'ye bedelsiz devredilecek.
HABERİ 12. SAYFADA
KURDELAYI
BİRLİKTE
KESTİLER
Ebu’l Hasan
Harakani
TANITILDI
Ebu’l Hasan
Harakani
Hazretleri, “Çağımızı
Aydınlatan
Değerlerimiz” projesi
kapsamında düzenlenen bir programla
tanıtıldı. Programa,
Keçiören Belediye
Başkanı Mustafa
Ak’ın da katıldı.
HABERİ 6’DA
Fehmi Koru
Ankara’dan
siyasi notlar
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
9. Sayfada
Hayrettin İvgin
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud Adel Abdulle
ile birlikte Somali-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin açılışını gerçekleştirdi. Erdoğan ve
Abdulle, açılış töreninin ardından hastaları ziyaret etti. Açılış töreninde, Emine Erdoğan da yer aldı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu’ndan,
Kardeşlik mesajı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet
Davutoğlu, "Türkmenleri, Yörük yiğitlerini, Zaza
yiğitlerinden, Kürt yiğitlerinden ayırmak isteyenlere
inatla, Batı Toroslar ile Güneydoğu Toroslar,
Karacadağ kardeş diyoruz. Menderes ve Sakarya ile
Dicle kardeş diyoruz" dedi.
KADINA
ŞİDDET
RAPORU
Jandarma Genel Komutanlığı görev
sorumluluk bölgesinde meydana gelen
kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet olaylarına ilişkin bir rapor hazırlayarak, TBMM
Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini
Araştırma Komisyonu'na sundu.
2014 yılında jandarma
görev bölgesinde 13
bin 143 kadına yönelik
şiddet olayı gerçekleşti.
642 şiddet mağduru
kadın, jandarma tarafından kadın konukevine
teslim edildi.
Davutoğlu, "Milletin arasına fitne sokmak isteyen
herkese, cesaretle karşı çıkarak diyoruz ki bugün
de burada Kürt yiğitlerle, Zaza yiğitlerle omuz
omuzayız, halay çekiyoruz zılgıt çekiyoruz" diye
konuştu.
Jandarma Genel Komutanlığı, şiddet
uygulayanlara verilen konuttan uzaklaştırma tedbir kararının etkin olarak uygulanabilmesinde şiddet uygulayanlara barınma imkanı sağlanmasının etkili olacağı
görüşünü paylaştı. HABERİ 12. SAYFADA
Başbakan, "Millet olarak çok büyük sınavlardan
geçiyoruz. O sınavları ancak ve ancak
Diyarbakır'a ruhunu, maneviyatını ve kimliğini vermiş
olan Nebilerin, sahabelerin, alimlerin izinden yürüyerek aşabiliriz, Selahaddin-i Eyyubi'nin, Ertuğrul
Gazi'nin izinden yürüyerek aşabiliriz" dedi.
HABERİ 12. SAYFADA
Kültürel Boyut
8. Sayfada
M.Nuri Parmaksız
Hayata ve
Aşka dair
8. Sayfada
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
HABERİ SPORDA
2
TV / MAGAZIN
SINEMA
27 Ocak 2015 Salı
Türk Sineması yeni yıla hızlı girdi
ANKARA - Geçen yıl yüksek
bütçeli Hollywood yapımlarıyla kıyasıya
rekabet eden ve başarılı bir yılı geride
bırakan Türk sineması, bu yıl da çok
sayıda yapımla seyirci karşısına çıkıyor.
AA muhabirinin derlediği bilgilere
göre, müzik kariyerinin ardından sinemaya yönelen yönetmen ve senarist
Mahsun Kırmızıgül'ün dördüncü uzun
metrajlı filmi, dram komedi türündeki
"Mucize", yeni yılda beyaz perdede
adından söz ettirmeyi başardı.
1960'lı yıllardaki Türkiye'nin panoramasına ışık tutan filmde, Egeli bir
öğretmeninin (Talat Bulut) Anadolu'nun
ücra bir köşesine sürgüne gidişi
işleniyor. Vizyona girdiği ilk haftasonu
yarım milyon seyirciye ulaşan filmi 2,5
haftada 2 milyondan fazla kişi seyretti.
Yapım Mahsun Kırmızıgül'e de şimdiye
kadar 22 milyon liradan fazla
kazandırdı.
-Bana Masal Anlatma
Komedi romantik türdeki "Bana Masal
Anlatma", yeni yılın ilk günlerinde beyaz perdeye çıkarak, yaklaşık 500 bin seyirciyle buluştu.
Leyla ile Mecnun'un senaristi Burak Aksak'ın
senaryosunu ve yönetmenliğini üstlendiği filmin
başrollerini yine televizyon ekranlarından tanınan
Hande Doğandemir ve Fatih Artman paylaşıyor.
Filmin kadrosunda ayrıca Fatih Artman,
Hande Doğandemir, Devrim Yakut, Tarık
Ünlüoğlu Cengiz Bozkurt, Erdal Tosun, Berat
Yenilmez, Sadi Celil Cengiz, Cihan Ercan, Burcu
Biricik, Ercan Yazgan, Ani İpekkaya ve konuk
oyuncu olarak Gökçe Bahadır ile Gürkan Uygun
yer alıyor.
-Fatih'in Fedaisi: Kara Murat
Abdullah Turhan'ın çizdiği bir çizgi roman
kahramanı olan Kara Murat yıllar sonra tekrar
sinemaya uyarlandı. Yönetmenliğini Aytekin
Birkon'un üstlendiği tarihi aksiyon dram türündeki "Fatih'in Fedaisi: Kara Murat"ta, Fatih
Usta, Bahadır Sarı, Nezih Işitan başrolleri paylaşıyor. 16 Ocak'ta seyircinin beğenisine
sunulan filmi şu ana kadar yaklaşık 65 bin kişi
Vizyona
yeni
girecek
filmler
izledi.
-Aşk Sana Benzer
Ege'de bir balıkçı kasabasında geçen aşk
hikayesini anlatan "Aşk Sana Benzer" ise yarın
vizyona girecek. Burak Özçivit, aynı zamanda
yapımcılığını da üstlendiği projede, başrolü
Fahriye Evcen ile paylaşıyor. Bedia Ceylan
Güzelce'nin senaryosuna imza attığı romantik
dram filminin yönetmenliğini Taner Elhan
üstleniyor. Kadroda ayrıca Selim Bayraktar,
Yavuz Bingöl, Birsen Dürülü, Kaya Akkaya,
Şamil Kafkas ve Burçin Işık yer alıyor.
-Yapışık Kardeşler
Komedi türündeki "Yapışık Kardeşler"in, 30
Ocak'ta seyircinin beğenisine sunulması planlanıyor. Halim ile Selim adlı yapışık ve aynı
zamanda komik iki kardeşin hikayesini işleyen
film, kardeşlerin kendilerine "hayırlı" bir kısmet
bulmak için İstanbul'a çıktıkları yolculuğu ve
yaşananları konu ediniyor. Filmin yönetmenliğini
üstelenen İlker Ayrık, oyuncu kadrosunda da
yer alıyor. Başrolü Hakan Bulut ile paylaşan
Ayrık'a kadroda ayrıca İvana Sert, Suzan
Kardeş, Suat Sungur, Erdal Tosun, Ayberk Atilla,
Fırat Tanış ve Bülent Şakrak gibi isimler eşlik
"Çılgın Kamp"
Amerikan çocuk filmlerinde sık rastlanan macera ve komedi dolu kamp
filmlerine, Türk yapımı "Çılgın Kamp"
ekleniyor. Yarıyıl tatiline denk gelen
film, birbirleriyle bir türlü geçinemeyen,
sürekli kavga eden ve yazı geçirmek
için aynı kampa giden iki grup çocuğun
maceralarını konu alıyor. Aram Gülyüz
ile Emir Khalilzadeh'in yönettiği filmin
oyuncu kadrosu; Burak Temiz, Murat
Prosçiler, Eda Gülten, Yiğit Alp
Karadayı, Ecenaz Mutluer, Furkan
Şentürk, Volkan Ünal, Hamza Yazıcı,
Emre Şen, Sertaç Ekici ve Özge Dolay
gibi isimlerden oluşuyor.
05:13İstiklal Marşı ve Günün
05:15 Ana Ocağı
06:40 1'de Sabah
09:001'de Bugün
09:15 Beni Böyle Sev
11:25 İyi Fikir
13:25 Ana Ocağı
15:00 Annem Söyler Ben
Yaparım
16:10 1'de Bugün
16:25 Seksenler
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Filinta
23:00 Bak Hele Bak
00:00 Annem Söyler Ben
Yaparım
01:00 Beni Böyle Sev
02:35 Komiser Rex
06:10 Benim Annem Bir Melek
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00 Müge Anlı İle Tatlı Sert
13:00 Kızlar ve Anneleri
15:00 Alemin Kıralı
16:00 Zahide ile Yetiş Hayata
18:45 Atv Ana Haber
19:45 Kupa Günlüğü
20:30 Kayserispor - Fenerbahçe
22:30 Kim Milyoner
Olmak İster?
19:55 FİLİNTA
Televizyon tarihinin ilk Osmanlı
Polisiyesi olan Filinta, adalet, dostluk,
kardeşlik kavramlarını ortaya koyan
bir dizi. İlim irfan sahibi Kadılar,
adaletin kılıcını 600 yıl Devlet-i
Aliyye-i Osmaniye'de taşımış,
dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Osmanlı İmparatorluğu’nun
yüzyıllar boyunca dirliğini sağlamış,
toplumda huzuru ihtisas etmişlerdir.
Filinta işte bu nedenle, Osmanlı’nın
temel gücü olan hukuka bir saygı
duruşudur. Hikaye Galata Kadısı
Gıyasettin Hatemi ve onun yetiştirdiği
Galata Amiri Filinta Mustafa ekseninde geçmektedir. Mustafa oldukça
zeki, maharetli, yakışıklı bir gençtir.
Kendisi gibi öksüz ve yetim olan en
yakın arkadaşı Ali ile birlikte zaptiye
olarak görev yapmaktadır.
ediyor.
-İçimdeki Ses
Komedi türündeki bir diğer
yapım "İçimdeki Ses" de ay
sonunda izleyici karşısına çıkacak.
Başrol oyuncusu Engin Günaydın
aynı zamanda filmin senaryosuna
da imza atarken kadroda ayrıca
Leyla Tuğutlu, Füsun Demirel, Ersin
Korkut, Onur Buldu ve Hamdi
Kahraman gibi isimler bulunuyor.
Yapımın yönetmenliğini ise Çağrı
Bayrak yapıyor. Filmde kendi
küçük dünyasına hapsolmuş yazar
Selim'in aşık olmasıyla başına
gelecek komik olaylar örgüsü
anlatılıyor.
-Sevimli Tehlikeli
Romantik komedi türündeki
"Sevimli Tehlikeli", 6 Şubat'ta
beyaz perdeye gelecek. Yönetmen
ve senaristliğini üstlendiği üç filmin
ardından bir kez daha kamera arkasına geçen
Özcan Deniz, filmde romantizm, aşk ve dramı
harmanlıyor. Rapunzel'den Sindrella'ya tanıdık
pek çok masalın öyküsünü içeriğinde barındıran
yapımın başrollerini Ayça Ayşin Turan ve Şükrü
Özyıldız paylaşıyor. Önceki üç filmden farklı
olarak Özcan Deniz bu sefer oyuncu kadrosunda yer almıyor.
-Polis Akademisi Alaturka
Vizyon yarışına katılacak olan bir diğer
komedi türündeki yapım "Polis Akademisi
Alaturka"nın bu ay sonunda sinemaseverlerin karşısına çıkması bekleniyor.
Yönetmenliğini Ali Yorgancıoğlu'nun
üstlendiği senaryosu ise Kemal Kenan
Ergen'e ait olan film, polislik mesleğine
karakter olarak pek uygun olmasalar da
polis akademisine kabul edilen bir grup
gencin komik maceralarını konu alıyor.
Filmin başrollerini paylaşan Yolanthe Cabau
ve Mehmet Ali Erbil'e, kadroda Peker
Açıkalın, Saba Tümer, Sümer Tilmaç, Elvin
Levinler, Perihan Erener, İlker Kurt ve
Fulden Akyürek eşlik ediyor.
"Arayış"
Michel Hazanavicius'un yönettiği ve
Berenice Bejo, Annette Bening,
Maxim Emelianov ile Abdul Khalim
Mamatsuiev'in oynadığı Fransa
yapımı "Arayış" izleyiciyle buluşacak.
Yönetmen Michel Hazanavicius ve
oyuncu eşi Berenice Bejo, beş
Oscar'lı "Artist"in ardından bu kez bir
savaş dramında bir araya geldiği film,
Cannes'da Altın Palmiye için yarıştı.
Filmde bir yardım kuruluşunda
çalışan kadınla Çeçenistan'daki savaştan etkilenmiş bir çocuğun hikayesi
anlatılıyor.
07:00 HER SABAH
08:45 2.SAYFA
10:40 DUDAKTAN KALBE
DİZİ-TEKRAR
12:30 ERKAN AKKUŞ İLE
ÖĞLE HABERLERİ
12:50 DERYA'NIN DÜNYASI
KADIN PROGRAMI-CANLI
15:00 DUDAKTAN KALBE
17:00 İKİNCİ BAHAR
18:15 EKİN OLCAYTO İLE
ANA HABER
19:45 YABANCI SİNEMA
BAY SMİTH BAYAN SMİTH
21:30YABANCI
SİNEMA
23:30 HAYATIN RENGİ
01:20 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
02:40 YABANCI SİNEMA
TEKRAR
04:10 DÜNYAYI GEZİYORUM
TEKRAR
05:10 BOKS GECESİ
05:40 Benim Hala
Umudum Var
06:45 Aşkın Bedeli
07:30 Bugün
09:00 Beni Affet
10:00 Melek
11:45 Hayat Sevince Güzel
13:15 Aşkın Bedeli
14:45 Benim Kuaförüm
16:30 Beni Affet
18:30 Star Haber
19:15 Deniz Yıldızı
20:30 Kaderimin Yazıldığı Gün
23:30 Yerli Dizi
19:45 BAY SMİTH BAYAN SMİTH
Orjinal İsmi:Mr. And Mrs. Smith
Yönetmen:Doug Liman
Oyuncular:Brad Pitt, Angelina Jolie,
Adam Brody
Yapım Yılı:2005
Tür:Aksiyon, Komedi
Birbirlerinden habersiz kiralık katiller
John ve Jane Smith çiftinin evlilikleri
sıradan bir şekilde sürmektedir. Gün
geçtikçe daha da sıradanlaşan bu
evlilik hayatı bir gün canlanıverir. John
ve Jane Smith, yüksek ücretli,
olağanüstü verimlilikte kiralık
katildirler ve rakip kurumlar için çalışmaktadırlar. Birbirlerini öldürmek için
kiralandıklarında evliliklerinde yeni bir
heyecan kaynağı bulurlar. Ve eğlence
başlar. Ölümcül yeteneklerini ortaya
koyup evliliklerini müthiş bir sınava
soktuklarında sonuç bir macera yapıtına dönüşür.
"Diriliş" oyuncuları
sevenleriyle buluştu
KAYSERİ - Tekden Film tarafından
yapılan ve TRT 1'de yayınlanan "Diriliş
Ertuğrul" dizisinin oyuncuları Kayseri'de
sevenleriyle bir araya geldi.
Tekden Film ve Kayseri Gönüllü Kültür
Teşekkülleri Derneği tarafından Kadir Has
Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen söyleşi
öncesinde dizide "Ertuğrul"u canlandıran
Engin Altan Düzyatan, basın mensuplarına
açıklama yaptı.
Dizinin çok iyi ilerlediğini ifade eden
Düzyatan, "Tahmin ettiğimiz ilginin de
üzerinde bir ilgiyle karşılaştık. Artık yedinci
bölüme geldik. Bu kadar yoğun ilgi
gördüğümüz için çok mutluyuz. Dizi için
çok yoğun emek harcıyoruz" diye konuştu.
Dizinin yaklaşık 8 aylık ön çalışmanın
ürünü olduğunu belirten Düzyatan, ilgiyi
görünce emeklerin karşılığını aldıklarını
düşündüklerini söyledi.
Diziyle alakalı ilk defa Kayseri'de
söyleşiye katılacaklarını belirten Düzyatan,
şöyle devam etti:
"Salonun tamamen dolmuş olması
dizinin ne kadar çok ilgi gördüğünün somut
bir göstergesi. Aslında tahmin ettiğimizden
daha büyük bir sevgiyle karşılaştığımızda
mutluluğumuz daha çok artıyor, yorgunluğumuz da azalıyor.”
"Cesur Tom ve
Sihirli Ayna"
Ernesto Padron'un
yönettiği ve
Keremcem'in
seslendirdiği "Cesur
Tom ve Sihirli Ayna"
animasyon meraklılarının ilgisini çekmeye aday.
Masal uyarlaması olan
filmde, küçük ama
cesaretli Tom'un sihirli
bir dünyada, krallığı
büyünün etkisinden kurtarıp, prensesin kalbini
kazanmaya çalışma
çabası izlenebilecek.
00:15 Ütopya
01:30 Ver Fırına
02:30 Aramızda Kalmasın
04:30 Şeffaf Oda
05:30 Para Bende
06:30 Oynat Bakalım
07:15 Disney Çocuk Kuşağı
08:15 Magazin
08:45 Aramızda Kalmasın
11:45 Oynat Bakalım
12:45 Para Bende
14:00 Kaçak Gelinler
15:15 Ver Fırına (Yeni Bölüm)
17:00 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
18:30 Ütopya (Yeni Bölüm)
06:00 Geniş Aile GENİŞ AİLE
06:45 Günaydın
09:30 Alın Yazım ALIN
11:00 Bana Her Şey Yakışır
12:30 Gün Arası
13:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
15:45 Evim Şahane
17:15 Arka Sokaklar
18:40 Baba Haber Bülteni
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Küçük Ağa
20:30 KADERİMİN YAZILIĞI GÜN
Defne, bebeğin aldırılmasını
istiyor. Defne'nin intihar
etmesinin ardından şok olan
Kahraman'ın ailesi Elif'in taşıyıcı
anne olduğunu öğrenince bir şok
daha yaşadı.
Bebek kendinden olmadığı için
bebeği istemeyen Defne sonunda
amacına ulaşarak Elif'in bebeği
aldırmasını istiyor. Kahraman ve
Defne'nin bebeği aldırmasını istediğini duyan Elif hastaneye
bebeği aldırmak için gidiyor fakat
bir türlü kendinde bu cesareti
bulamıyor. Herkes Elif'in bebeği
aldırdığını düşünürken Kahraman
Elif'in bebeği aldırmadığını
öğreniyor. Kahraman Elif'in yanına giderek bu bebeği dünyaya
getirmesini istiyor.
27 Ocak 2015 Salı
3
Fehmi KORU
Kayseri
Gazeteciler
Cemiyeti ile Basın
Yayın ve
Enformasyon İl
Müdürlüğü'nce
düzenlenen 1.
Ödüllü Bölgesel
Medya
Yarışması'nın ödül
töreni yapıldı.
Bölgesel Medya Yarışması’nın
ödülleri törenle dağıtıldı
KAYSERİ - Erciyes Kardan Adam
Tesisleri'nde gerçekleştirilen törene Başbakan
Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri Valisi
Orhan Düzgün, AK Parti Grup Başkanvekili
Mustafa Elitaş, AK Parti milletvekilleri,
Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki
ile Kayseri, Sivas, Nevşehir, Niğde, Kırşehir ve
Yozgat'tan basın mensupları katıldı.
Törende konuşan Bakan Yıldız, ödül alan
basın mensuplarını tebrik ederek, başarılı ve
kazasız çalışmalar diledi.
Yıldız, TÜİK verilerine göre 2013 yılında
yayınlanan gazetelerin yüzde 90'ının yerel, yüzde
3,5'unun bölgesel, yüzde 5,8'inin ulusal olduğunu söyledi.
Gazetelerin okunmasında ise tam tersi bir
durum olduğuna dikkati çeken Yıldız, "Yerel
medya elbette sayı açısından ulusal medyadan
fazla olsa da tiraj konusunda durum farklı oluyor.
Yapılan bir araştırmaya göre ABD'de medya
ürünlerinin yerel radyo, televizyon, gazete açısından sayılarının arttığını görüyoruz. Bunu da seslerin çeşitliliği olarak adlandırıyorlar. Yerel medyayı besleyen politikalarla beraber lokal medya
kurum ve kuruluşları artıyor ve güncel yerini alıyor" diye konuştu.
Türkiye'de daha çok kolaycı bir biçimde seyrederek bilgilenme yolunun seçildiğini belirten
Türk malı nano
teknoloji cihazlarına
yatırımcı aranıyor
ANKARA - Hacettepe Teknokenti'nde faaliyet gösteren Nanovak Ar-Ge, tamamen yerli
imkanlarla üretilen milyonlarca dolar değerindeki nano üretim cihazlarına dünyanın dört bir
yanından gelen talebi karşılamak için yatırımcı
arıyor.
Hacettepe Üniversitesi Fizik Bölümü
Öğretim Üyesi ve Nanovak Ar-Ge Yönetim
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zafer Durusoy, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, 7 kişilik Ar-Ge
ekibiyle savunma sanayi ve nano teknoloji alanında faaliyet gösterdiklerini anlattı.
Uzay simülatör, ince film kaplama cihazları,
vakumlu kaplama cihazları ve optik kaplama
sistemlerinin tasarımı ile üretimini yaptıklarını
belirten Durusoy, tamamen yerli imkanlarla
geliştirdikleri üretim cihazlarını yurt dışındaki
rakiplerine göre 2-3 kat daha ucuza mal edebildiklerini belirtti.
Nanovak ürünlerinin ODTÜ, Boğaziçi,
Bilkent ve Koç gibi üniversitelerin araştırma
laboratuvarlarında ve savunma sanayinde,
beyaz eşya üretiminde ve endüstri firmalarında
kullanıldığını dile getiren Durusoy, geliştirdikleri
teknolojinin sadece İsviçre, Almanya ve İsrail
gibi ülkeler tarafından yapılabildiğini söyledi.
Durusoy, Avrupa'da iki firmaya düzenli olarak vakum ekipmanı satışı gerçekleştirdiklerini,
ayrıca 2013'de Mısır Milli Araştırma Merkezi'ne
iki cihaz kurduklarını, İngiltere'den 6 sistem
siparişi alındığını ve bir bölümünün teslim edildiğini belirtti. (AA)
Yıldız, izlemeyle okuma arasında çok büyük fark
bulunduğunu dile getirdi.
Kitap okuma alışkanlığının kazandırılması
gerektiğini ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:
"Araştırmalara göre bir insan Türkiye'de 6
saat civarında televizyon izliyor, 3 saat civarında
internete bakıyor, bir dakika kadar kitap okuyor.
Avrupa'da yüzde 21 civarında olan kitap okuma
oranının Türkiye'de çok daha düşük olduğunu
düşünürsek her birimize düşen çok farklı görevler olduğunu söylemem lazım. Nüfusu 7 milyon
olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100 bin
tirajla basılırken Türkiye'de 3 bin tirajla basılıyor.
Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı 25,
Türkiye'de ise 12 bin 600 kişiye bir kitap düşüyor."
AA MUHABİRLERİNE ÖDÜL
Ödül töreninde fotoğraf kategorisinde birinci
olan Anadolu Ajansı (AA) Kayseri Bölge
Müdürlüğü'nden foto muhabiri Sercan
Küçükşahin ile spor haberi kategorisinde ikinci
olan muhabir Mustafa Önal da ödüllerini aldı.
9 kategoride gerçekleştirilen yarışmada derece alan gazeteciler ile çalıştıkları kurumlar şöyle:
Haber-yazılı: 1. Bekir Aslantaş (Kayseri Büyük Kayseri Gazetesi), 2. Halit Yılmaz (Yozgat
- DHA) 3. Bünyamin Gültekin (Kayseri - Gündem
Gazetesi)
Haber-görsel: 1. Behçet Alkan (Nevşehir -
Kapadokya TV), 2. İsmet Közelö (Kayseri - TV1),
3. Şeref Taşar (Nevşehir - İHA), 3. Abdurrahman
Doğan (Yozgat - TRT)
Araştırma-yazılı: 1. Mehmet Göktürk (Kırşehir
- Aşıkpaşa Gazetesi) (İkincilik ve üçüncülüğe
layık eser bulunamadı)
Araştırma-görsel: 1. Harun Laçin (Sivas Kanal 58), 2. Harun Yıldız (Sivas - Kanal 58), 3.
Uğur Çağlıer (Sivas - Kanal 58)
Makale-köşe yazısı: 2. Gürsel Seçilmiş
(Kırşehir - Aşıkpaşa Gazetesi), Mansiyon Bekir
Çaylak (Yozgat - Yeni Ufuk Gazetesi) (Birincilik
ve üçüncülüğe layık eser bulunamadı)
Röportaj: 1. Mesut Davarcı (Kayseri Gündem Gazetesi), 2. Orhun Kaan Akbaş
(Kayseri - Anadolu Haber Gazetesi), 3. Burcu
Öztürk (Kırşehir - Aşıkpaşa Gazetesi)
Spor-yazılı: 1. Yunus Çağlar (Kayseri - İHA),
2. Mustafa Önal (Kayseri - AA), 3. Bedir Kulay
(Kayseri - Büyük Kayseri Gazetesi)
Fotoğraf: 1. Sercan Küçükşahin (Kayseri AA), 2. Yasin Esen (Niğde - İHA), 3. Mehmet
Nilkalı (Kayseri - E Haber Gazetesi)
Sayfa düzeni-mizanpaj: 1. Fatih Tavlaşoğlu
(Niğde - Niğde Haber Gazetesi), 2. Malik Özcan
(Kayseri - Anadolu Haber Gazetesi), 3. Semra
Yılmaz (Kırşehir - Aşıkpaşa Gazetesi). (AA)
12 milyon işçiden,
1,2 milyonu sendikalı
ANKARA - Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı'nın 2015 Ocak ayı istatistiklerine göre,
12 milyon 180 bin 945 işçiden, 1 milyon 297 bin
464'ünün sendikaya üyeliği bulunuyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca
hazırlanan, "6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş
Sözleşmesi Kanunu Gereğince; İş kollarındaki
İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin
2015 Ocak Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ"
Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, "Avcılık, Balıkçılık, Tarım ve
Ormancılık" iş kolunda 137 bin 236, "Gıda
Sanayi" iş kolunda 586 bin 928, "Madencilik ve
Taş Ocakları" iş kolunda 182 bin 454, "Petrol,
Kimya, Lastik, Plastik ve İlaç" iş kolunda 445 bin
846, "Dokuma, Hazır Giyim ve Deri" iş kolunda 1
milyon 41 bin 43, "Ağaç ve Kağıt" iş kolunda
248 bin 787, "İletişim" iş kolunda 67 bin 814,
"Basın, Yayın ve Gazetecilik" iş kolunda 96 bin
934, "Banka, Finans ve Sigorta" iş kolunda 297
bin 43, "Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar"
iş kolunda 2 milyon 671 bin 177, "Çimento,
Toprak ve Cam" iş kolunda 154 bin 985, "Metal"
iş kolunda 1 milyon 445 bin 331, "İnşaat" iş
kolunda 1 milyon 546 bin 830, "Enerji" iş kolunda 252 bin 225, "Taşımacılık" iş kolunda 731 bin
67, "Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye
ve Antrepoculuk" iş kolunda 161 bin 917,
"Sağlık ve Sosyal Hizmetler" iş kolunda 286 bin
492, "Konaklama ve Eğlence İşleri" iş kolunda
740 bin 496, "Savunma ve Güvenlik" iş kolunda
233 bin 61, "Genel İşler" iş kolunda ise 853 bin
279 işçi çalışıyor. (AA)
[email protected]
[email protected]
bölge haberlerİ
Ankara’dan siyasi notlar
ANKARA
FAZLA güven mi, yoksa aşırı güvensizlik mi
seçimde partilere zarar verecek?
Şu sırada Ankara’da siyaseti yakından gözlemleyenlerin zihnindeki soru bu. AK Parti
haklı bir güven içerisinde ve seçim hazırlıkları
bu duygunun etkisinde; anamuhalefet CHP ise
bir türlü yüzde 25 çizgisini aşıp iktidara gelebileceği güvenine sahip olamamanın bütün semptomlarını dışa vuruyor.
Kamuoyu yoklamaları AK Parti’nin oylarını
yüzde 45 civarında gösteriyor. Arada meydana
gelebilecek gelişmeler olumsuz olursa oylar
birkaç puan düşebilir; olumlu gelişmeler yaşanırsa iktidar partisinin oyları yüzde 50’ye yaklaşabilir.
AK Parti’nin “fazla güveni” bu muhtemel oy
tablosundan kaynaklanıyor.
Birkaç milletvekili çıkaran illerde bile AK
Parti’den milletvekili olma niyetindekilerin
sayısı 100’ü geçiyor. Adaylığını koymayı düşünüp iline uğrayan herkes niyetini ciddiye dönüştürürse, bu seçimde, AK Parti, aday adayı
sayısında rekor kırabilir.
Yüksek bürokratlar, iş, sanat ve medya dünyasından isimler var adaylık düşünenler arasında...
“Ne yapmalı, kime ulaşmalı?”
Adaylık düşünenlerin ilk elde cevabını aradıkları soru bu. Örgütünün eğilimini ve vatandaşın nabzını ölçen “temayül yoklaması” yapıyor AK Parti; ama bir ön-eleme sonrasında
nihai karar en tepede veriliyor. “En tepe” cumhurbaşkanlığı seçimine kadar Tayyip
Erdoğan’dı; son anda bile onun silgisinin çalıştığı durumlar olduğu biliniyor.
Acaba bu defa “en tepe” kim?
Her adaylık düşünen, Başbakan Ahmet
Davutoğlu’yla görüşmenin yolunu arasa bile,
Beştepe veya onun gözü-kulağı olduğu bilinen
kişiler de ihmal edilmiyor. Özellikle de bürokratlarca...
Bürokratik kadrolar içerisinde bulunup adaylık düşünenlerin sayısı çok, ancak “yeşil ışık”
almadan 10 Şubat’ta istifa etmeye kalkacakların
şansı pek olmayacak; şu ana kadar o ışığın yol
verdiği bürokrat sayısı bayağı az.
CHP?
Gazetelere de yansıdı; CHP’deki özgüven
eksikliği, yönetimi, “çılgın projeler” arayışına
sevk ediyor. En çılgını, AK Parti’den de rahatlıkla aday olabilecek ama oradan yüz bulamamış, ya da AK Parti’ye hoş gözle bakmayan
muhafazakâr isimleri listelere alma projesi...
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şaşırtıcı isimlerle bir araya geldi. CHP’yi yakından gözleyenler, esas sürprizin listeler açıklandığında
yaşanacağını kulaklara fısıldıyorlar...
Sürpriz etkisini seçim öncesinde kullanabilmek için, bazı isimlerle görüşmeler gizli yürütülüyormuş...
Birbirine benzeyen adayların yarışacağı bir
seçime doğru mu gidiyoruz?
CHP’nin esas sürprizi, kendi çekirdek seçmeninin kafasını karıştırmayacak, tam tersine
çekirdeği kalabalıklaştıracak türden isimleri
yanına çekmek olabilir. “CHP” denildiğinde ilk
akla gelen neyse o tanımın içerisine sıkıntısız
oturabilecek, ancak daha önce kendisine yüz
verilmediği için uzak durmuş “sol” isimler...
Anamuhalefete yakın bilinen gözlemciler içerisinde böyle bir sürprizi bekleyenler var.
Hızla yol aldığımız seçimin önemli bir dönemeç olacağının herkes farkında. 12 yıllık iktidarın 2023’e kadar devam edip etmeyeceğine seçmenin karar vereceği, bununla irtibatlı olarak
Anayasa değişikliği gündeme geldiğinde sistem
tartışmalarının başlayacağı bir dönemeç...
Dönemece AK Parti önde giriyor, bu bir veri;
ancak muhalefetin seçim kampanyası sırasında
kullanacağı seçmeni etkileyebilecek malzeme
de az değil.
Seçmenler bu seçimde muhalefetin ne diyeceğine de, oy istemek için karşısına kimleri çıkaracağına da önem verecek...
Ankara’dan özet notlarım bunlar.
26 Ocak 2015/ HABER TÜRK
Türk Kızılayı'nın tenceresi 365 gün kaynayacak
KAYSERİ - Ülke genelinde daha önce sadece ramazan ayında hizmet veren Türk Kızılayı'na
ait aşevlerinden 13'ünde artık 365 gün boyunca
sıcak yemek dağıtılıyor.
Türk Kızılayı Genel Müdür Yardımcısı Mintez
Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Balkan Savaşları nedeniyle İstanbul’a akın eden
muhacirlere sıcak yemek hizmeti sunulması için
Sultan Reşat'ın (V. Mehmet) talimatlarıyla 1912
yılında kurulan Kızılay aşevlerinin 103 yıldır hizmet verdiğini söyledi.
Şu anda ülke genelinde Türk Kızılayı'na ait
27 aşevi bulunduğunu belirten Şimşek bunlardan İstanbul, Ankara, Kocaeli, Konya,
Diyarbakır, Mersin, Edirne, Ağrı, Van, Bingöl ve
Bandırma'daki 13'ünde kesintisiz yemek hizmeti
vermeye başladıklarını ifade etti.
Üç ay içerisinde Artvin Şavşat ve Hatay
İskenderun'daki aşevlerini de tam zamanlı hizmete geçireceklerini anlatan Şimşek, şunları
kaydetti:
"Birkaç ay önce aşevlerimizde kesintisiz
yemek hizmeti vermeye karar verdik. Son yıllarda Türkiye'nin komşu ülkelerden çok sayıda göç
alması ve bakıma muhtaç yaşlı nüfusun artması
bu kararı almamızda etkili oldu. Türkiye'de
Suriye ve Irak başta olmak üzere, Afganistan,
İran, Kırgızistan gibi ülkelerden çok sayıda göçmen kardeşimiz var. Bu insanlar Anadolu'yu
'ana', Türkiye Cumhuriyeti'ni de 'baba' olarak
görüyor. Onlar Türkiye'ye sığındıysa aç kalmasınlar, en azından bir kap yemek verebilelim diye
aşevlerimizi 365 gün boyunca kesintisiz çalıştırmaya karar verdik. Türkiye genelindeki 13 aşevimizde her gün yaklaşık 10 bin kişiye sıcak
yemek veriyoruz. Bundan sonra da Türkiye'nin
herhangi bir yerinde açılan Türk Kızılayı'na ait
aşevleri belirli dönemlerde değil 365 gün boyunca hizmet verecek."
Şimşek, Türk Kızılayı'nın sadece maddi durumu iyi olmayan insanlara değil tek başına ihtiyacını karşılayamayacak kadar yaşlı ve engelli olan
vatandaşlara da yemek hizmeti verdiğini belirterek, görevlilerin belirlenen kişilerin evine öğle
saatlerinde sefer taslarıyla yemek götürdüğünü
ve akşam saatlerinde tekrar boş kapları aldığını
vurguladı.
Türkiye nüfusunun hızlı bir şekilde yaşlandığını ve özellikle genç nüfusun büyük şehirlere
göç etmesi sonucu kırsal kesimler ile küçük
şehirlerde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki birçok ilde yaşlı nüfusun kaldığını ifade
eden Şimşek, "Yaşlılarımız maddi imkanı olsa
bile yemek pişirecek durumda olamayabiliyor.
Biz bunları tespit edip her gün evlerine yemek
götürüyoruz. Bu insanlar huzur evlerine de yerleştirilebilir ancak evlerindeki kadar rahat etmiyorlar" şeklinde konuştu.
Şimşek, aşevlerinin ihtiyaçlarının büyük oranda öz kaynaklardan karşılandığını dile getirerek,
bu konuda vatandaşların desteğine daha çok
ihtiyaç duyacaklarını söyledi. (AA)
4
ANKARA
27 Ocak 2015 Salı
Gaziler Vakfı temsilcilik açtı
Müstakil
Sanayici ve İş
Adamları Derneği
(MÜSİAD) Ankara
Şubesi, Gelir
İdaresi Başkanı
(GİB) Adnan
Ertürk’ü kahvaltılı
toplantıda
ağırladı.
HABER MERKEZİMÜSİAD Ankara Şubesi’nin
Kurumsal ilişkiler çerçevesinde
gelenekselleştirdiği programı
kahvaltı konuğu, Gelir İdaresi
Başkanı (GİB) Adnan Ertürk oldu.
MÜSİAD Ankara Şubesinin
merkezinde gerçekleştirilen
programa, MÜSİAD Ankara
Şube Başkanı İlhan Erdal ve
şube üyelerinin de yoğun katılımı
gerçekleşti.
GİB Başkanı Adnan Ertürk
kurum olarak daha önce vergi
denetimleri anlamında parçalı ve
taşrayla daha kopuk olan yapının
oluşturduğu sıkıntıları ortadan
kaldırdıklarına temas ederek
“Vergi denetimleri konusunda
kendi içinde parçalı olan denetim mekanizması sorunları, Gelir
İdaresi Başkanlığı ve Vergi
Denetim Kurulu bünyesinde
2011 yılında gerçekleştirilen tek
çatı altında birleştirme çalışmasıyla çözülmeye başlanmıştır.
Vergi denetimi anlamında
9000’in üzerinde denetim
uzmanı var. Bu noktada mevzuat
ve uygulama kopukluğunu gidermek adına saha çalışmalarımızı
arttırdık. İdare olarak uygulama
problemlerinin mevzuattaki gri
alanlarla alakalı olması hususunda alandan aldığımız bilgilerle
görüş ve yorumları oluşturarak
karışıklıkları çözmeye başlıyoruz.
Bu konuda önümüzdeki günlerde kurum internet sitemizde
birçok açıklama gerçekleştirile-
cek.”
Konuşmasına kurum uygulamalarındaki yeniliklerden
bahsederek devam eden Ertürk
”Şu anda Türkiye’de 400’ün
üzerinde vergi dairesi var ve
uygulamalarda hepsi aynı
standartları uygulamayabiliyor.
Bu anlamda Eskişehir’de
başlatılacak pilot uygulama ile
şube mantığı ile kurgulanmış tek
vergi dairesi uygulaması
başlatılarak standartlaşmış
hizmet veren vergi daireleri oluşturmak adına çalışma gerçekleştireceğiz. Geçmişten bu yana
kurgulanmış sistemde oluşan
sorunları çözmek ve daha kaliteli
hizmet sunmak adına eğitim
yönümüzü arttıran bir bilinç ile
hareket ediyoruz.” dedi.
Program katılımcılarının
ilettiği uygulama sorunları ve
görüşlere cevap veren GİB
Başkanı Ertürk’ün ardından
konuşmasını gerçekleştiren
MÜSİAD Ankara Şube Başkanı
İlhan Erdal MÜSİAD Ankara
Şubesi olarak alanının nabzını
hemen her sektörde tutan üye
profilleriyle mevzuat ve özellikle
gri alanların çözümü konusunda
destek vermeye hazır olduklarını
belirttiği konuşmasında
“Öncelikle parçalı vergi denetim
mekanizmasının tek çatı altında
birleştirilmesini bir devrim
niteliğinde görüyoruz. MÜSİAD
olarak tecrübelerimizi aktarmak
ve sorunların çözümünde aktif
rol almak için göreve hazırız.
İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın
ilkesi ile mükellefleri devlete
fayda noktasında yaşatacak bir
yapı öngörüyoruz. Bu anlamda
GİB başta olmak üzere KamuSTK ortak platformları kurularak
saha bilgisi direkt olarak sorunu
yaşayanlardan alınmalıdır.
MÜSİAD Ankara Şubesi olarak
ATO ve ASO başta olmak üzere
birçok farklı platformdan oluşan
üye yelpazemizle görüş ve
sorunları aktaracak bir köprü
oluşturulmasını temenni ederiz”
diyerek sözlerini tamamladı.
Katılımlarından dolayı GİB
Başkanı Adnan Ertürk’e MÜSİAD
Ankara Şubesi plaketi sunulmasının ardından çektirilen
fotoğraf sonrasında program
sona erdi.
Mülteci çocuklara Türkçe eğitimi
Mamak’ta 246 sokak
hayvanına sıcak yuva
HABER MERKEZİMamak Belediyesi tarafından ‘Küpem var
aşım var tek eksiğim sıcak bir yuva’ sloganıyla
başlatılan uygulama ile geçtiğimiz yıl içerisinde
246 sahipsiz köpek yeni yuvasına kavuşturuldu.
Mamak içerisinde sahipsiz bir şekilde gezen
hayvanları toplayan sağlık işleri ekipleri hayvanları rehabilitasyon merkezine götürüyor.
Sahipsiz sokak hayvanları burada uzman
veterinerler tarafından muayeneden geçiriliyor.
İç, dış, parazit ve kuduz aşıları yapılan hayvanlar yeni sahiplerini bekliyor.
Sağlığına kavuşturulan ve kimlik kartları
çıkarılan sahipsiz hayvanları sahiplendirme
çalışmaları devam ediyor. Fotoğrafları çekilerek
www.mamak.bel.tr adresinde bulunan linke
sahipsiz hayvanların fotoğrafları konuluyor.
Pointerden boxera, terierden rotrievera,
syberian huskysinden golden melezine cins
köpekler tamamen ücretsiz ve sağlıklı bir
şekilde yeni sahiplerini bekliyor.
Sahipsiz hayvanlara kucak açmak isteyen
hayvan severler ücretsiz olarak istediği hayvanı
sahiplenebiliyor.
Hayvan sahiplenmeyi düşünen vatandaşlar
Mamak Belediyesi’nin web sitesinde bulunan
linkten sahiplenilmeye hazır köpeklerin
fotoğraflarına bakabiliyor. Rehabilitasyon
merkezi her ay ortalama 20 köpeği yeni yuvasına kavuşturuyor. Ayrıca merkezden hayvan
sahiplen vatandaşlara evcil hayvan bakımı
hakkında bilgi de veriliyor.
HABER MERKEZİSuriyeli ve Afgan mülteci
çocukları, Ankara
Büyükşehir Belediyesi
Altındağ Gençlik
Merkezi’nde, Türkçe okumayazma kursunun ilk dönemini tamamlayarak katılım belgelerini aldı.
Ülkelerinde yaşanan iç
savaş nedeniyle Türkiye’ye
sığınmak zorunda kalan
ailelerin çocuklarına
Büyükşehir Belediyesi
Türkçe öğretiyor. Kursun ilk
dönemini tamamlayan 40
Suriyeli ve Afgan çocuğa
düzenlenen törenle katılım
belgesi verildi.
Altındağ Gençlik
Merkezi’nde gerçekleşen
törende,
okuma-yazma
belgelerini
almanın heyecanını öğretmenleri ve
aileleri ile birlikte
yaşayan çocuklar, Türkçe’yi iyi
öğrendiklerini
örnekleriyle gösterdiler.
Mülteci
çocuklara çeşitli
hediyeler verilirken, oluşturulan bir grubun İstiklal
Marşı’nın on kıtasını okuması
alkışlarla karşılandı.
Törende konuşan Sosyal
Hizmetler Daire Başkanı
Adnan Şeker, Başkent’e sığınan mağdur insanların da
her türlü temel ihtiyaçlarını
karşıladıklarını belirterek,
“İhtiyaçları doğrultusunda
gıda, temizlik ve giyecek
yardımı sağladığımız insanların kendilerini daha iyi
ifade edebilmeleri için,
eğitim kursları veriyoruz.
Yaşıtları bugün karne alıyor.
Bizde onlara başarılarından
dolayı belge veriyoruz. Karne
sevinci yaşıyorlar” dedi.
Kendilerine okuma yazma
imkan sunan Ankara
Büyükşehir Belediyesi’ne ve
Altındağ Gençlik Merkezi
idareci ve personellerine
teşekkür eden çocuklar,
Türkçe konuşmayı da ilerlettiklerini ve çevrelerine daha
iyi uyum sağladıklarını ifade
ettiler.
Türkiye’ye Afganistan’dan
beş ay önce geldiğin
söyleyen 15 yaşındaki
Nasime Şerifi, kısa sürede
Türkçe öğrenmenin sevincini
yaşadığını belirtirken, 10
yaşındaki Umit Mahsunzade
ise “Merkezde vakit
geçirmek çok güzel.
Bilgisayar kullanıyorum, Türkçe
öğreniyorum” dedi.
Okuma yazma
kursunda başarılı
olan Afgan Ereşte
Etemadi, “Okuyup
eğitimimizi devam
ettirmeyi çok
istiyoruz. İmkanları
sağlayanlara
teşekkür ediyorum. Bizim kimliğe
ihtiyacımız var”
diye konuştu.
HABER MERKEZİTürkiye Gaziler Vakfı Etimesgut Sincan
Temsilciliği, Etimesgut Belediyesi Kent Konseyi’nde
hizmete girdi. Temsilciliğin açılışını Etimesgut
Belediye Başkanı Enver Demirel ile Türkiye Gaziler
Vakfı Başkanı Gazi Lokman Aylar, Etimesgut Sincan
Temsilcisi Alparslan Hüyük, vakıf üyesi gazi ve şehit
aileleri birlikte yaptılar.
Açılışta konuşan Başkan Demirel, temsilciğin,
Etimesgut ve Sincan’da yaşayan gazilere ve şehit
yakınlarına yönelik önemli hizmetler yapacağını
söyledi. Gaziliğin çok büyük bir şeref ve onur
olduğunu belirten Demirel, “Gazilik unvanı çok
büyük bir vasıftır. Bu vatan uğruna, bayrak uğruna
canlarını feda eden şehitlerimizden, gazilerimizden
Allah razı olsun. Gazilik gibi büyük bir şerefi, bir
insanın o vasfı üzerine aldıktan sonra yalnız onun
ailesi, yakınları ve çevresi değil, hepimiz önünde
saygıyla eğiliriz. Gaziliğin önemine binaen bunu
üzerinde taşıyan arkadaşlarımız bu hassasiyeti çok
iyi kavramalı. Bütün gazilerimizin bu unvanı şerefle
taşıdığından zerre kadar şüphemiz yoktur” diye
konuştu.
Türkü Beyi Bilal Ercan anıldı
Geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden
bağlama ustası Bilal Ercan adına düzenlenen
Anma ve Dayanışma gecesinde dostları ve
sevenleri bir araya geldi.
HABER MERKEZİYardım konserinde sahnedeyken geçirdiği kalp
krizi sonucu 52 yaşında hayata gözlerini yuman
Çankaya Belediyesi’nin kadrolu sanatçılarından olan
usta sanatçı için Milli Eğitim Bakanlığı Şura
Salonu’nda bir anma gecesi düzenlendi.
Sunuculuğunu Atalay Demirci’nin yaptığı anma
gecesinde Musa Eroğlu, Sümer Ezgü, Hüseyin Turan,
Bedirhan Gökçe, Oğuz Yılmaz, Canan Başkaya, Oğuz
Aksaç, Yıldırım Budak, Mustafa Özarslan, Mehmet
Seske, Kadir İpek ve Aydın Aydın sanatçının
parçalarını seslendirirken orkestra da yorumculara
eşlik etti. Aile adına söz alan Bilal Ercan’ın ağabeyi
Mehmet Ercan, salonu dolduran ve Bilal Ercan’ın aziz
hatırasına sahip çıkan türkü dostlarına teşekkür
ederek insanların Bilal Ercan’ın yokluğunda onun
besteleriyle adını unutturmayacaklarını umduğunu
söyledi.
YENİMEK, Alman
konuklarını ağırladı
HABER MERKEZİ13 kurs merkezi, 92 farklı branş ve 10 bine
yakın öğrencisiyle Yenimahallelilere eğitim veren
YENİMEK, Almanya’dan önemli bir konuk ağırladı. Almanya Yetişkin Eğitimi Enstitüsü
Araştırma Görevlisi Christina Weiss, Yenimahalle
Halk Eğitim Merkezi işbirliğinde açılan YENİMEK
Okuma-Yazma Kursu’nu ziyaret ederek kurs
hakkında bilgiler aldı. Kursun aldığı talebi ve
başarısının sırrını araştıran Weiss, YENİMEK’e
tam not verdi.
Yenimahalle Halk Eğitimi ve Akşam Sanat
Okulu Müdürü Ali Öz, beraberindeki Almanya
Yetişkin Eğitimi Enstitüsü Araştırma Görevlisi
Christina Weiss ve Milli Eğitim Bakanlığı Hayat
Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Yetişkin Eğitimi
Faaliyetleri Birimi’nden temsilcilerle YENİMEK
Avcılar Kurs Merkezi’ni ziyaret etti.
Ziyarette okuma- yazma kursunda YENİMEK
modelini inceleyen Weiss, kurs hakkında bilgiler
verildi. Kurs sayesinde okuma yazma öğrenen
kursiyerlerle sohbet eden konuklar, oklumayazma öğrendikten sonra hayatlarındaki pozitif
değişimi kursiyerlerden dinledi.
Ardından Hazır Giyim, İğne Oyası kurslarını
gezen konuklar, kursiyerlerce yapılan el emeği,
göz nuru eserleri inceledi. Cilt Bakımı kursunda
ise sağlıklı bir cildin püf noktaları, konuklarla
paylaşıldı.
ANKARA
27 Ocak 2015 Salı
Faiz oranlarına ilişkin
değerlendirmelerde
bulunan Ankara Giyim
Sanayicileri Derneği
(AGSD) Yönetim Kurulu
Başkanı Canip Karakuş,
“Faizler düşmeli ki
yatırım artsın. Merkez
Bankası’nın yapmış
olduğu yarım puanlık
indirim piyasalar
üzerinde beklenen
etkiyi yapmayacaktır”
dedi.
Ankara Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Canip Karakuş:
“Faizlerdeki indirim yeterli değil”
HABER MERKEZİMerkez Bankası’nın. Faiz oranlarında
yaptığı yarım puanlık indirim uzmanlara göre
yatırımcıyı tatmin edecek, yatırım yapmaya
teşvik edecek bir müdahale değil.
AGSD Yönetim Kurulu Başkanı Karakuş,
faiz oranlarının düşürülmesiyle ilgili olarak
yaptığı açıklamada, faiz oranlarının yüksek
olmasından dolayı tekstil sektörüne yatırım
yapacak yatırımcıların tedirgin olduğunu
söyledi. Karakuş, “Faizlerin düşürülmesiyle
dövize ilgi artacaktır. Faiz oranlarının yüksek
olması Türkiye’de yatırımın az ve yeteri
kadar yapılmamasına neden oluyor.
Faiz oranlarının düşmesiyle yatırımcılar,
girişimciler yatırımlarını attırır ve bu şekilde
üretim artar. Yatırım arttığı zaman istihdamı
da artıracaktır. Dolayısıyla üretimin artması
enflasyonun daha aşağılara inmesi bakımından fayda sağlayacaktır” diye konuştu.
Merkez Bankası’nın yapmış olduğu
indirimin yatırımcının beklediği düzeyde
olmadığını söyleyen Karakuş, “Faiz oranlarına yapılan müdahale döviz üzerinde olumsuz
etkiye neden oldu ve dövizde dalgalanmalara yol açtı. Dövizde yaşanan dalgalanmalar inişler, çıkışlar piyasayı tedirgin ediyor.
Ancak döviz belli bir noktada stabil hale
geldikten sonra piyasa üzerinde çok fazla
etkisi olmaz.
Faizlerin düşürülmesi, yatırımcıları daha
fazla yatırım yapar hale getirecektir” şeklinde konuştu.
Çankaya’nın parklarında kış tadilatı
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi, sınırları
içerisinde 403 park ve 87 fidanlık
bulunan parklarda bakım çalışmalarını sürdürüyor. Yaklaşık 2 buçuk
milyon m² aktif yeşil alana sahip olan
belediye, parklarda budama çalışmasından kırık bankları onarmaya,
aydınlatma direkleri tamirinden spor
aletlerin yenilenmesine dek birçok
işlem gerçekleştiriyor. Belediye ekipleri parklarda her şeyi elden geçiriyor.
Ekipler, ilçe genelindeki 403 parkta
ağaç budama çalışması, zarar gören
bankların tamiri-yenilemesi, aydınlatma direklerinin tamiri ve zarar gören
sulama kanallarının bakımı gibi işleri
ivedilikle tamamlıyorlar.
Güneşin kendini göstermesiyle
vatandaşların uğrak mekânı olacak
olan parklardaki tamiratları kısa süre
içerisinde bitirmeyi hedeflediklerini
belirten belediye yetkilileri,
“Parklarımızı eksiksiz ve tam olarak
vatandaşın hizmetine sunmak için
sahada 120 personelimiz görev
yapıyor. Bu kadro sadece parklarımızda budama ve tamirat işlemi
yapıyor” dedi. Ekipler ayrıca parklarda zarar gören çocuk oyun grupları
ve spor aletlerini de yeniliyor.
https://ssl.gstatic.com/ui/v1/icons
/mail/images/cleardot.gif
Yenimahalle’de Uğur
Mumcu sergisi
Yozgatlılardan, Tuna’ya
TEŞEKKÜR ZİYARETİ
Yozgat Şefaatliler Derneği Başkanı ve beraberindeki dernek yönetimi, Sincan Belediye Başkanı Doç.
Dr. Mustafa Tuna’yı ziyaret etti.
HABER MERKEZİSivil Toplum Kuruluşları ile yakın temasta bulunan Sincan Belediyesi, yönetimde katılımcı bakış
açısı şehrin ihtiyaçlarını farklı meslek ve hem şehri
gruplarından dinleyerek ortak ve yerinde çözüm
yollarını değerlendiriyor. Sincan Belediye Başkanı
Doç. Dr. Mustafa Tuna’ya bu gayretleri için
teşekkür ziyaretinde bulunan Yozgat Şefaatliler
Dernek Başkanı ve dernek yönetimi, hemşerileri
içinde istek ve önerilerde bulundu.
Dernek yöneticilerine gösterdiği ilgi için
teşekkür eden Başkan Tuna “Belediye olarak varlık
gayemiz insanlarımızın yanında ve hizmetinde
olmaktır.” dedi.
Ziyaret esnasında duygularını ifade eden dernek
üyeleri “Başkanımız kendisine ulaştırdığımız her
türlü problemimizi imkânlar ölçüsünde çözmüştür.
Kendilerine ulaşmak ve derdimizi anlatmak bizim
için de çok kolay her türlü talebimizi dinleyen ve
değerlendiren Sayın Başkanımıza tüm hemşerilerimiz adına teşekkürlerimizi sunarız.” dedi.
Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna
da “Sincan’ımıza değer katan tüm hemşerilerimiz
bizim için son derece kıymetlidir. İlçemiz onlarla bir
bütündür. Sincan’ımız genelinde tüm vatandaşlarımızın ne ihtiyacı, sıkıntısı olursa imkânlarımız
çerçevesinde daima onların yanındayız, belediye
olarak insanlarımıza ve şehrimize hizmet etmek
bizim hem görevimiz hem de borcumuzdur.” dedi.
HABER MERKEZİ24 Ocak 1993’te suikasta kurban
giderek hayatını kaybeden Gazeteci-Yazar
Uğur Mumcu’yu ölümünün 22’inci yıl
dönümünde anılıyor.
Yenimahalle Belediyesi, “Rıza Ezer’in
Objektifinden Uğur Mumcu” isimli bir
fotoğraf sergisini açtı. Serginin açılışını
yapan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi
Yaşar, “Mumcu, ülkesinin geleceği için
kalemiyle mücadele eden aydın, yurtsever,
doğru bildiğini yazmaktan korkmayan,
cesur bir gazeteciydi” dedi.
Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet
Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen
sergiye, Yenimahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar ev sahipliği yaptı. Uğur Mumcu
Araştırmacı Gazetecilik Vakfı işbirliğiyle
düzenlenen sergiye Yaşar’ın yanı sıra CHP
Yenimahalle İlçe Başkanı Ali Buçan,
belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve çok
sayıda vatandaş katıldı.
Mumcu’yu ölümünün 22’inci yılında
saygı ve rahmetle andıklarını ifade eden
Yaşar, “Mumcu, ülkesinin bugününü o
günlerden görüyordu. İslam ülkelerinde
yaşanan olayları, oynanan oyunları görüyor
ve bunu kaleme aldığı kitaplarında ve
makalelerinde bize anlatıyordu. Gerçek bir
vatanseverdi, aydındı. Bize gösterdiği yolu,
yaktığı ışığı, bugün daha iyi anlıyoruz”
dedi.
O kara günün üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen olayın faillerinin hala
yakalanamamış olmasından duyduğu
üzüntüyü dile getiren Yaşar, “Uğur
Mumcu’lar kolay yetişmiyor. Bu hain
saldırıyı düzenleyenlerin aramızda ellerini
kollarını sallayarak dolaşıyor olması,
ülkemiz adına kara bir lekedir” şeklinde
konuştu.
Ardından serginin açılışını yapan Yaşar,
sergiyi gezerek fotoğrafları dikkatle inceledi.
Sergide Mumcu, mesleğe yıllarını vermiş Ulus, Yenigün, Hürriyet, Cumhuriyet,
Radikal gazetelerinde foto muhabirliği yapmış Rıza Ezer’in gözünden 32 siyah beyaz
fotoğrafla anlatıldı.
Mumcu’nun gazetecilik yaptığı dönemlerden başlayarak Ankara'da Karlı
Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu hayata
gözlerini yumduğu 24 Ocak 1993’ten ve
on binlerin uğurladığı cenaze töreninden
kesitler sunan sergiyi gezenler, duygu dolu
dakikalar geçirdi. Sergi, 29 Ocak
Perşembe gününe kadar gezilebilecek.
5
Nezaket Okulları
800 mezun verdi
Pursaklar Belediyesi Nezaket Okulları’nda eğitim
gören 800 öğrenci mezuniyet heyecanı yaşadı.
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi bünyesindeki Nezaket Okulları,
geleceğin hanımefendileri ve beyefendilerini yetiştirmeye
devam ediyor. Adab-ı muaşeret eğitiminden arkadaş edinmeye, çevre bilincinden hayvan sevgisine, güzel konuşmadan beden temizliğine kadar yoğun ve eğlenceli bir
eğitim dönemi geçiren 800 Nezaket Elçisi daha mezun
oldu.
Pursaklar Belediyesi Selçuklu Kültür ve Kongre
Merkezi’nde düzenlenen mezuniyet törenine Belediye
Başkanı Selçuk Çetin, Başkan Yardımcısı Nedim Erçetin,
Nezaket Okulları Müdürü Hazım Öztürk, belediyenin birim
müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı. Bin kişilik salonu
tıklım tıklım dolduran veliler de öğrencilerin heyecanına
ortak oldu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla
başlayan program, protokol konuşmaları ve eğlencelerle
devam etti. Mezuniyet töreninde konuşan Pursaklar
Belediye Başkanı Selçuk Çetin “Bugün burada hep birlikte bu mutluluğu yaşıyoruz. Öncelikle bu güzel yavrularımıza teşekkür ediyorum. Emeği geçen öğretmenlerimize, personelimize ve bizlere güvenerek çocuklarını gönderen değerli hemşerilerime teşekkür ediyorum. Pursaklar
Belediyesi olarak geleceğin nezaket elçilerini yetiştirmeye
devam edeceğiz” dedi.
Başkan Yardımcısı Nedim Erçetin ise geride bırakılan
dönemin verimli bir şekilde geçtiğini belirterek, gelecek
dönemlerde eğitimlerin aksamadan devam edeceğini
belirtti. Protokol konuşmalarının ardından Pursaklar
Belediye Başkanı Selçuk Çetin ve Başkan Yardımcısı
Nedim Erçetin, öğrencilere mezuniyet belgelerini verdi.
Belgelerin dağıtılmasının ardından folklor gösterisi
yapan ekip, salonu coşturdu. Şiir okumaları, orta oyunu
ve tiyatro gösterisi ile minikler doyasıya eğlendi. Yaklaşık
iki saat süren programın koordinatörlüğünü yapan
Nezaket Okulları Müdürü Hazım Öztürk, “Velilerimize
bizlere güvenerek çocuklarını emanet ettikleri için
teşekkür ediyoruz. Başkanımız bu proje ile geleceğin
nezaket elçilerini yetiştirmemize vesile oldu. Kendileri
mezuniyet programını teşrif ederek bizleri onurlandırdı.
Tüm öğrenci ve veliler adına Sayın Başkanımıza teşekkür
ediyorum” dedi.
Nezaket Okulları ikinci dönemi 9 Şubat Pazartesi günü
başlayacak.
Sincan’da kadın konulu seminer
Sincan Belediyesi’nin belirli periyotlarda
düzenlediği seminerlerde bu hafta, kadına
verilen önem ve aile anlatıldı. Uzman Vaiz
Fatma Karaman tarafından bilgilendirilen
hanımlar, Peygamber Efendimizin (sav) kadına verdiği önemi hadislerle anlattı.
EMİNE ÖZCANSincan Belediyesi, seminerlerle aileleri bilinçlendirmeye devam ediyor. Kültür ve Sanat etkinlikleri kapsamından her gün farklı bir konuda seminer ve
konferans düzenleyen Sincan Belediyesi, bu kez de
Peygamber Efendimizin (sav) kadına verdiği önem ve
aile konulu bir seminer düzenledi. Uzman Vaiz Fatma
Karaman’ın anlatımıyla Lale Meydanı Lale Konferans
Salonunda verilen seminerde İslam dininde kadının yeri
hadisi şeriflerle anlatıldı. Karşılıklı soru ve cevap şeklinde ilerleyen seminer, hanımların büyük beğenisini
topladı.
Allah’ın yarattığı her insana değer vermeyi, haklarını
kollamayı, ona zarar verici söylem ve eylemlerden uzak
olunmasını istediğini söyleyen Uzman Vaiz Fatma
Karaman, “Kadının, cahiliye Arap devrindeki hayatına
bakıldığında, İslam geldikten sonra kazandığı insani
değerler kendiliğinden görülecektir. Kendilerini yaratan
Allah’a teslim olmayan insanların oluşturduğu toplumda kadının hiçbir hakkı ve değeri yoktu. Mal, mülk
edinme, ilim tahsil etme; evlenirken eş seçimi ve benzeri konularda söz sahibi değildi. Kadın olmak bu
toplumda adeta suç gibiydi. İslam’ın gelmesiyle kadın
bu karanlık tablodan kurtulma imkânı buldu. Kadın da
erkek gibi evlenirken eş seçme, mal, mülk sahibi olma,
ilim tahsil etme, çalışıp üretime katkıda bulunma hakkına sahip oldu.” dedi.
6
ANKARA
27 Ocak 2015 Salı
Ebu’l Hasan
Harakani Hazretleri,
“Çağımızı
Aydınlatan
Değerlerimiz”
projesi kapsamında
düzenlenen bir
programla tanıtıldı.
Programa, Keçiören
Belediye Başkanı
Mustafa Ak da
katıldı.
Ebu’l Hasan Harakani gençlere tanıtıldı
ALP ASLAN OĞUZKeçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün
düzenlediği ve Keçiören Kaymakamlığı’nın
destek verdiği program, Keçiören Belediyesinin
ev sahipliğinde Yunus Emre Kültür Merkezi’nde
gerçekleştirildi.
Etkinliğe Mustafa Ak’ın yanı sıra Keçiören
Kaymakamı Nusret Dirim, İl Milli Eğitim Müdürü
Erol Bozkurt, Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürü
Mustafa Kılıçgil, İlçe Müftüsü İhsan İlhan ile çok
sayıda öğretmen ve öğrenci de katıldı.
Geçmişimizi ve atalarımızı iyi bilmemiz
gerektiğini belirten Keçiören Belediye Başkanı
Mustafa Ak, “Ne kadar şanslı bir nesil olduğumuzu bilmeliyiz. Atlarımız sayesinde alnımız dik
yürüyoruz. Hasan Harakani Anadolu’nun
İslamlaşması ve Türkleşmesinde çok önemli bir
adım atmıştır. Anadolu’yu yurt edinmişsek, bu
onların sayesinde oldu” dedi. Böylesine önemli
değerleri tanıtmaya devam edeceklerini
söyleyen Başkan Ak, “Onların gösterdiği ışık
doğrultusunda geleceğe adım atacağız.
Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi bizim
üzerimize düşen çok çalışmaktır” diye konuştu.
Başkan Ak, yarıyıl tatiline çok az bir süre
kaldığına dikkat çekerek “Tatilde de zamanınızı
iyi değerlendirmenizi istiyorum. Sizlere kitap
okumanızı ve çeşitli sosyal faaliyetlere katılmanızı tavsiye ediyorum” mesajını verdi.
Kaymakam Dirim ise, Harakani’nin milli
kimliğimizin oluşmasında ve Türk İslam
medeniyetinin bu topraklarda yetişmesinde
önemli bir rol oynadığını ifade ederek “Harakani
Hazretleri Peygamber Efendimizin soyundan
geliyor. Ömrünün son yıllarında Anadolu’nun
İslamlaşması için Selçuklular ile birlikte sefere
katıldı ve şehit düştü. Kars’ta türbesi bulunan
önemli bir büyüğümüzdür” diye konuştu.
Ebu’l Hasan Harakani’yi tanıtan bir konuşma yapan eğitimci yazar Sadık Yalsızuçanlar
da, İslam aşıklarının sadece gönüllere değil,
yaşadıkları topraklara ve iktisadi hayata da
ciddi katkılarda bulunduklarını kaydederek
“Harakani Hazretleri ‘Her kim benim toprağıma
gelirse ekmeğini suyunu verin dinini sormayın’
diyordu. Bize bu toprakların İslamlaşması için
yapılan saldırıda şehit düşen Alperenlerdendir”
dedi.
Programın sonunda Başkan Ak öğrencilere,
Sadık Yalsızuçanlar’ın Ebu’l Hasan Harakani’yi
konu eden “Cam ve Elmas” romanını hediye
etti.
Keçiörenli gençler
hayatlarından memnun
HABER MERKEZİKeçiören Belediyesi, Şehzade Gençlik Merkezi ile
onlara spor, sanat, kültür ve bilim alanlarındaki farklı
seçeneklerin kapılarını açıyor.
Görev süresi boyunca gençler ile yakın bir bağ kurmaya özen gösteren Keçiören Belediye Başkanı
Mustafa Ak’ın hizmete açtığı Şehzade Gençlik Merkezi
büyük ilgi görüyor. Yonca Yaşam Merkezi bünyesindeki Şehzade Gençlik Merkezi, gençlere hem zamanlarını olumlu değerlendirme hem de kendilerini
geliştirme fırsatı sunuyor. Merkezde yaşıtlarıyla birlikte
masa tenisi, bilardo ve satranç gibi çeşitli zihinsel ve
bedensel oyunları oynama imkanı bulan gençler,
böylece daha sağlıklı sosyal ilişkiler de kurabiliyorlar.
Kitap okumak isteyenler merkezin kütüphanesinden
faydalanabilirlerken, farklı konularda araştırma ve kaynak bulma imkanını da yakalayabiliyorlar. Yarıyıl tatiline
kısa bir süre kaldığını hatırlatan Keçiören Belediye
Başkanı Mustafa Ak, gençlerin daha verimli vakit
geçirmesini istediklerini belirterek “Şehzade Gençlik
Merkezimizden Keçiören’de yaşayan 15-25 yaş
arasındaki bütün gençlerimiz yararlanabiliyor.
Merkezimizde kendi yaş guruplarındaki arkadaşlarıyla
bir araya gelebilen gençlerimize birçok seçenek
sunuyoruz. Masa tenisi, bilardo ve satranç gibi oyunlar
oynayabiliyorlar. Yine bilgisayarla ilgili kurs eğitimlerini
alabiliyorlar. Merkezimizde ayrıca müzik, enstrüman,
dil ve diksiyon gibi kursların verildiği derslikler de
bulunuyor” dedi. En karlı yatırımın insanın kendisine
yaptığı yatırım olduğunu ifade eden Başkan Ak,
“Gençlerimizi bir yandan sokağın kötü etkilerinden ve
zararlı bağımlılıklardan uzak tutarken, diğer yandan
kişisel gelişimlerini sağlayacak aktivitelerle
tanıştırıyoruz. Hedefimiz ülkemizi emanet edeceğimiz
gençlerimizin eni iyi şekilde yetişmesi ve özgüvenlerini
kazanmasıdır. Gençlere yönelik bu tür faaliyetlerimizi
sürdüreceğiz” diye konuştu.
Büro Memur-Sen Engelsiz nikah
SGK’ya tepki gösterdi
Sosyal Güvenlik Kurumu’nda (SGK) ikramiyelerin ödenmemesi ve görevde
yükselme sınavında 60 başarı puanını geçen personelin atamalarının yapılmamasına Büro Memur-Sen’den tepki geldi.
Altındağ’da çarşılar
bir bir açılıyor
Doğantepe, Başpınar, Gültepe ve Karapürçek
Mahalleleri’nde Altındağ Belediyesi tarafından yapılan
çarşı ve düğün sarayı projeleri bir bir hayata geçiyor.
HABER MERKEZİDoğantepe Mahallesi’ndeki çarşı ve düğün sarayı
projesi tamamlandı. Tesisin alt katında hizmet verecek
olan Yunus Market’in açılışı, Altındağlıların katıldığı bir
törenle gerçekleşti. Marketin açılış kurdelesini Altındağ
Belediye Başkanı Veysel Tiryaki kesti. Açılışa
Altındağlıların hayır duaları eşlik etti. Kısa bir süre sonra
diğer bölümleri de hizmete girecek olan yatırım,
Altındağlılar tarafından büyük bir sevinçle karşılandı.
Başkan Tiryaki törende yaptığı konuşmada,
Altındağ’daki gelişimin büyük bir hızla devam ettiğini,
her geçen gün Altındağ’da yeni işletmeler açıldığını
söyledi. Altındağ’daki dönüşümün herkes tarafından
takip edildiğini dile getiren Başkan Tiryaki, bölge
esnafının her zaman yanında olacaklarını söyledi.
Tiryaki, Doğantepe Mahallesi’ne yapılan çarşının büyük
bir eksikliği ortadan kaldırdığını vurgulayarak “Yapılan
bu çarşılar Altındağ’ın daha modern bir hale gelmesine
katkı sağlayacak. Gültepe, Başpınar ve Karapürçek
Mahallesi’ne yaptığımız çarşılarda da son aşamaya
gelindi. Çok yakında bu çarşılar da hizmete girecek.
Altındağ’a hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.
Başkan Tiryaki, kısa bir süre sonra bölgeye yapılacak olan parkın, düğün salonunun ve kapalı pazar
alanının müjdesini de vatandaşlarla paylaştı.
Doğantepe Mahallesi’nin artan ihtiyacına cevap
verecek “Çarşı ve Düğün Sarayı” tesisinin inşaatı
tamamlandı. Cemil Meriç Kültür Merkezi’nin tam
karşısında bulunan dev tesis, toplamda 4200 metrekare
alan üzerine kurulu… Bodrum katın üzerine 2 kattan
kurulu olan tesisin ilk katı alışveriş merkezi, ikinci katı
ise düğün salonu olarak hizmet verecek. 800 metrekare
alan üzerine dizayn edilen düğün salonunda her tür
detay titizlikle düşünüldü. Tesiste ziyaretçilerin rahat
edebilmesi için açık bir de otopark bulunuyor.
HABER MERKEZİBüro Memur-Sen,
SGK’da ikramiyelerin
ödenmesi ve 60 başarı
puanını geçen personelin
biran önce atamalarının
yapılması için kuruma iki
ayrı resmi yazı gönderdi.
Büro Memur-Sen,
ikramiyelerin ödenmesiyle
ilgili yazısında, ikramiyelerin
2011 yılında yayınlanan
666 Sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile
kaldırıldığını ancak
Anayasa Mahkemesi’nin
kararnamenin mali haklarla
ilgili hükmünü 6223 yetki
kanunu kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle iptal
ettiğine dikkat çekti.
İkramiyelerin ödenmesiyle
ilgili kazanılan davaların da
olduğunu kaydeden Büro
Memur-Sen, Anayasa
mahkemesinin iptal kararı
ve kazanılan yargı kararları
doğrultusunda
ikramiyelerin en kısa
sürede ödenmesi gerektiğini vurguladı. Büro MemurSen, atamalarla ilgili
yazısında ise geçtiğimiz yıl
şubat ayında yapılan
görevde yükselme ve
unvan değişikliği sınavı
duyurusunda başarı
puanının 60 olarak ilan
edildiğini belirtti.
Büro Memur-Sen
yazısında, “Sınav yapılıp 60
başarı puanına göre atamaların yapıldığı sırada,
Başbakanlık Çerçeve
Yönetmeliğinde başarı
puanının 70’e çıkarılması
gerekçe gösterilerek 170
kişinin yardımcı hizmetler-
den memur kadrosuna ataması yapılmadı. Çerçeve
yönetmeliği sınav duyurusundan yaklaşık 5 ay
sonra tercihlere göre atamaların yapıldığı esnada
yayınlanmıştır. Bilindiği gibi
kazanılan haklar geriye
doğru ilerlemez. Sendika
olarak 170 kişinin yardımcı
hizmetlerden memur
kadrosuna atanmama
işleminin iptali için gerek
bireysel, gerekse geneli
ilgilendiren açtığımız
davalarda yürütmenin durdurulması karar verilmiştir.
Bu kararlar doğrultusunda
170 kişinin yardımcı
hizmetlerden memur
kadrosuna atanması biran
önce yapılarak mağduriyetlere son
verilmelidir” dedi.
HABER MERKEZİEtimesgut’ta fiziksel engelli Hacer Mikel ve Akif
Avan hayatlarını birleştirdi. Çiftin nikahını Etimesgut
Belediye Başkanı Enver Demirel kıydı. Etimesgut
Belediyesi Korkut Ata Kongre ve Kültür Merkezi’nde
düzenlenen nikahın şahitliğini, Tüm Engelli ve
Aileleri Yardımlaşma Derneği (TEDAY) Başkanı
İlimdar Boztaş yaptı. Nikahta çiftlerin mutluluk ve
heyecanları yüzlerine yansıdı. Nikah sonrası HacerAkif çiftine iki cihan saadeti dileyen Başkan Demirel,
“Birbirinize sevgide, saygıda kusur etmeyin.
Birbirinize hoşgörülü davranın. İnşallah ömür boyu
mutlu ve huzurlu bir yuvanız olur” dileğinde bulundu. Demirel, evlilik cüzdanını gelin Hacer Mikel’e
verdi.
İş kadınlarına diksiyon dersi
AYŞEGÜL BALDEMİRAktif Sanayici ve İşadamları Derneği Kadın Kolları,
üye iş kadınlarına yönelik bilgilendirme eğitimleri kapsamında diksiyon ve etkili konuşma semineri düzenledi. Programda Eğitim Uzmanı Nebahat Parlak, iş
kadınlarına diksiyon ile ilgili bilgilendirmeler yaptı.
Konuşurken nezaket kelimelerinin sık sık kullanılması gerektiğinin altını çizen Parlak, “Gerektiği yerlerde, lütfen, rica ederim kelimelerini kullanın. Bunları
hayatınıza alın. Hata yaptığınızda özür dileyin” diye
ifade etti. “Şey” kelimesinin kullanılmasına değinen
Parlak, “Kelime hazinemiz yetersiz olduğu için, heyecanlandığımızda ya da zaman kazanmak için “şey”
kelimesini sıkça kullanıyoruz. Oysa her gün yeni bir
kelime öğrenip, bunu gün içerisinde kullanmaya
çalışırsak daha az “şey” demiş oluruz” diye anlattı.
Dikkat edilmesi gereken diğer bir hususun ise “r”
ve “h” gibi harflerin konuşma dilinde kullanılmaması
olduğuna dikkat çeken Parlak, bu şekilde Türkçe’nin
kısıtlandığını dile getirdi. Diksiyonda inceltme işaretinin de önemine değinen Parlak, doğru nefes alıp
verme teknikleri konusuna da değindi. Konuşmaya
başlamadan önce özellikle nefes alınması gerektiğinin
önemine vurgu yapan Parlak, konuşma sürerken
yavaş yavaş nefesin bırakılması gerektiğini kaydetti.
EKONOMİ
27 Ocak 2015 Salı
Ahi Evran
Üniversitesi (AEÜ)
tarafından, şehrin
doğal taş potansiyelinin ortaya
çıkarılması ve
yatırımcılara kaynak
oluşturulması
amacıyla yürütülen
proje kapsamında,
"Kırşehir Doğal Taş
Sektör Analizi ve
Yatırım İmkanları"
raporu hazırlanarak
sektör ilgililerine
ulaştırıldı.
Kırşehir, granit ve mermer
üretiminde söz sahibi olmak istiyor
KIRŞEHİR - TUĞBA YARDIMCI - Kırşehir
Sanayi ve Ticaret Odası öncülüğünde, Ahiler
Kalkınma Ajansı'nın (AHİKA) desteğiyle şehrin
doğal taş rezervinin gün ışığına çıkarılarak
doğal taş sektörüne canlılık kazandırılması için
hazırlanan proje kapsamında yaklaşık 8 ay
süreyle rapor çalışması yapıldı.
AEÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zeynel
Başıbüyük'ün yürütücülüğünü yaptığı ve
Kaman Meslek Yüksekokulu öğretim
görevlilerinden Fatih Ballı, Gökhan Ekincioğlu,
Engin Ekdur ve Dr. Ediz Sadık Kanbir'in yer
aldığı proje çerçevesinde, doğal taş sektörünün
kullanabileceği mermer, granit, traverten ve
oniks taşı alanları incelendi.
Sahadan alınan örnekler, bir yıl önce Kaman
Meslek Yüksekokulu bünyesinde kurulan doğal
taş analiz laboratuvarında analiz edilerek, sektöre yol gösterici olması amacıyla "Kırşehir
Doğal Taş Sektör Analizi ve Yatırım İmkanları"
raporu hazırlandı. 3 bin baskıyla çoğaltılan
rapor, sektör ilgililerine dağıtıldı.
Proje koordinatörü Başıbüyük, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Kırşehir'deki
granit ve mermer sahalarında blok veya diğer
endüstriyel hammadde üretiminin gerçekleştirilmesinin hem il hem de ülke kaynaklarının
değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını
söyledi.
Şehirde geniş mermer potansiyeli bulunduğunu belirten Başıbüyük, "Buna rağmen
mermer potansiyelinin tamamı doğal taş olarak
üretilebilecek kalitede değil. Potansiyelin, ticari
anlamda yüzey kaplama taşı olarak kullanılabilen oranı onda bir. Geri kalan kısmı ise kırma
taş, mıcır, kalker olarak ya da cam, plastik,
kauçuk gibi farklı sanayilerde kullanılabilecek
özellikteki kalsit yataklarımız" dedi.
Başıbüyük, Kırşehir'de çok büyük granit
potansiyeli bulunduğunu ve bunun tamamının
kullanılmadığını ifade ederek, "25-30 yıl önce
10'dan fazla firma bu işe girmiş, bazı yerlerde
ocakçılık yapmış ancak daha sonra bu ocak-
lar terk edilmiş. Kullanılmayan bir çok
ocağımız mevcut. Buralardan da örnek alarak
analiz yaptık. Granitte de yüzey kaplama taşı
olarak kullanılabilecek özellikte sahalarımız
var. Bu konuda yatırımcıların gelip buralarda
gerekli çalışmaları yapmasını öneriyoruz" diye
konuştu.
Raporun sektörün yeniden canlanması
noktasında etkili olmasını arzu ettiklerini vurgulayan Başıbüyük, şöyle devam etti:
"Raporun, sektördekilere ışık tutabileceğini
ve yeni yatırımcıları da Kırşehir'e çekebileceğini düşünüyoruz. Kırşehir, granit ve mermerde
söz sahibi olabilir ancak oniks ve travertendeki mevcut sahalar kullanılabilir değil. Kırşehir,
jeopolitik konumu dolayısıyla birçok firmanın
da burada üretim yapmasına neden oluyor.
Örneğin, granit sektöründe Türkiye'nin en
büyük firmalarından biri fabrikasını burada
kurdu. Burada yatırım yapan firmalar,
Türkiye'nin her yerine bir gün içinde
malzemesini ulaştırabilir." (AA)
ESK’den besicilere destek
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Raiser:
“Türkiye, artık kritik bir kavşakta”
ANKARA- Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin
Raiser, rekabet edebilirliği geliştirmek için Türkiye'de
yeni nesil reformlara ihtiyaç duyulduğunu belirterek,
"Bugün, Türkiye, artık kritik bir kavşakta bulunuyor. Son
10 yılda çok büyük başarılar elde etti ama bunun yeni
reformlarla desteklenmesi lazım" dedi.
Raiser, "Bölgesel Rekabet Edebilirliğin Geliştirilmesi"
ve "Bölgesel Yatırım Ortamı Değerlendirmesi" projelerinin açılış toplantısında, bölgesel yakınsamanın
Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) için büyük önem taşıdığını
ifade etti. Türkiye'nin bölgesel yakınsama, verimlilik
rakamları, kişi başına düşen milli gelir açısından son
dönemde önemli başarılar kaydettiğine dikkati çeken
Raiser, şöyle konuştu: "Türkiye'ye gelen bir kişi, ilk
izlenim olarak Ankara ve İstanbul gibi şehirlerin ne
kadar gelişmiş olduğu konusunda şaşırabilir. Bana, bu
şehirlerin dışına çıkıldığında durumun farklı olduğu
söylenmişti. Erzurum, Kayseri, Mardin ve Gaziantep'e
gittim. Doğrusu oralarda bile çok önemli altyapı yatırımları ve gelişmiş yapılar gördüm. Yani atıl bırakılmış bölgeler konusunda bana anlatılanlar doğru değildi."
Raiser, delile dayalı politikaların oluşturulabilmesi için
işletme düzeyinde verilerin daha iyi toplanması ve politika yapıcılar ile bölgesel kalkınma ajanslarının faydasına sunulması gerektiğine işaret etti. İş dünyasının
güvenini, özel sektörün yatırımlarını artırmak ve rekabet
edebilirliği geliştirmek için Türkiye'de yeni nesil reformlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Raiser, "Bugün,
Türkiye, artık kritik bir kavşakta bulunuyor. Son 10 yılda
çok büyük başarılar elde etti ama bunun yeni reformlarla desteklenmesi lazım ki sürdürülebilir hale gelsin"
diye konuştu. Raiser, özellikle altyapı yatırımları ve
şehirleşme konusunda Türkiye'nin dünyaya örnek olabileceği büyük deneyimleri bulunduğunu dile getirdi.
OECD Global ilişkiler Direktör Yardımcısı Anthony
O'sullivan da eşitsizliklerin rekabet edilebilirliğin
geliştirmesinde önemli bir sorun olarak ortaya çıktığını
ifade etti. Söz konusu projelerin, tüm bölgeler için
sürdürülebilir ve kapsayıcı reformların gerçekleştirilmesini amaçladığını belirten O'sullivan, Türkiye'nin
ekonomik ve toplumsal refahla ilgili dünyada yapılan
tüm çalışmalarda önemli katkılar sağladığını anlattı.
ANKARA- Et ve Süt Kurumu
(ESK) Genel Müdürlüğü ile Türkiye
Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği
(TÜKETBİR) arasında sözleşmeli
besicilik uygulaması kapsamında
"Hayvan Tedarik Protokolü"
yeniden imzalandı.
ESK'den yapılan yazılı açıklamaya göre, ESK Genel Müdürü
Kasım Piral ve TÜKETBİR Genel
Başkanı Bülent Tunç tarafından
imzalanan protokol, Birlik üyelerine
30 günde kesim imkanı ve 60 kuruş ilave
prim ödemesi gibi avantajlar sağlayarak
besicilere fiyat ve pazar garantisi
sunacak.
Protokol çerçevesinde Birliğe kayıtlı
üreticilere prim desteği verilecek.
Sözleşmeli besicilik yapan üyeler, birliklerinden alacakları kefalet senedi ile
sözleşme imzalayabilecek. Böylece nakit
teminat ödemesinden muaf olacak veya
teminat mektubu, ipotek ve noter gibi
işlemler için zaman kaybetmeyecek.
ESK Genel Müdürü Piral, konuya ilişkin
açıklamasında, amaçlarının besicileri fiyat
dalgalanmalarından korumak ve daha
planlı bir üretime teşvik etmek olduğunu
vurguladı.
Kurum olarak, üretici birlikleri ve sivil
toplum örgütleri ile diyaloğu önemsediklerini belirten Piral, "Üretici birlikleri ve
Kurumumuz arasındaki işbirliğini
güçlendirmesi ve besicilerimizin
sürdürülebilir hayvancılık yapmalarına
katkı sağlaması bakımından bu protokolü
önemsiyoruz. 2014 yılında gelişerek
devam eden bu işbirliğini önümüzdeki
dönemde de güçlendirerek sürdüreceğiz" ifadesini kullandı.
ESK olarak besicilere ürettikleri malı
değerinden satın alma garantisi verdiklerini ve daha planlı üretim yapılmasını
teşvik ettiklerini belirten Piral, TÜKETBİR
üyesi besicilerin, kombinalar ile besicilik
sözleşmesi imzalarken zorluk yaşamayacaklarını kaydetti.
TÜKETBİR Genel Başkanı Tunç da
ESK'nın uyguladığı sözleşmeli besicilik
modeline ilginin her yıl daha da arttığına
işaret etti.
Birlik üyeleriyle yapılacak sözleşmeler
ile besicilerin piyasada mağdur
edilmelerinin önüne geçildiğini belirten
Tunç, "ESK, bizim için fiyat ve pazar
garantisi demektir. ESK ile anlaşma yapan
besicilerimizin malı elinde kalmıyor ve
ilave primlerle besicilerimizin piyasa fiyatlarının altında malını satmasının önüne
geçiliyor. Devletimizin desteği ile bizler de
daha fazla üretmek için çalışıyoruz"
değerlendirmesinde bulundu.(AA)
7
Avrupa Merkez Bankası
60 Milyar avroluk tahvil alacak
FRANKFURT - Avrupa Merkez Bankası (ECB)
Başkanı Mario Draghi, aylık 60 milyar avroluk varlık
alımı yapacaklarını söyledi.
Draghi, faiz kararının açıklanmasının ardından
Frankfurt'ta düzenlendiği basın toplantısında,
düzenli yapılan ekonomik ve parasal analizlerin
sonucunda parasal teşviki değerlendirdiklerini ve
öncelikle geniş bir varlık alım programının başlatılmasına karar verdiklerini bildirdi.
Bankanın varlık alımına başlama kararının oy birliğiyle alındığını belirten Draghi, alımlara şu an
başlanmasının ise büyük çoğunlukla kararlaştırıldığını ifade etti.
Genişletilmiş program kapsamında, kamu ve özel
sektör menkul kıymet alımının aylık 60 milyar avro
olacağını kaydeden Draghi, "Varlık alımlarının 2016
Eylül ayı sonuna kadar sürmesi hedefleniyor ve bu
yüzde 2'ye yakın olan enflasyon hedefimizde
düzenli bir iyileşme görünceye kadar devam edecek" dedi.
Draghi, Avro Bölgesi yatırım yapılabilir seviyedeki
devlet tahvillerinin ve Avrupa kuruluşlarının tahvil
alımlarının gelecek Mart ayında başlayacağını
söyledi.
Varlık alımlarını ECB'nin kontrol edeceğini dile
getiren Draghi, bununla bankanın Eurosistem para
politikasının tekliğini koruma konusundaki güvenliğinin sağlanacağını kaydetti.
Draghi, bankanın ek varlık alımlarının yüzde 8'ine
sahip olacağını belirterek, ek varlık alımlarının
yüzde 20'sinin risk paylaşımına maruz kalacağını
aktardı.
Devlet tahvili alımını da kapsayan para politikası
karalarının iki olumsuz gelişme sebebiyle alındığının
altını çizen Draghi, şöyle devam etti:
"Birincisi: enflasyon dinamikleri beklenenden
daha zayıf gelmeye devam etti. Son aylarda petrol
fiyatlarında gözlenen keskin düşüş mevcut
enflasyondaki baskın faktör olmaya devam
ederken, ücret ve fiyat belirleme konusundaki ikincil etkilerin potansiyeli arttı ve orta vadeli fiyat
gelişmelerini olumsuz etkileyebilir.
İkinci olarak ise: geçen yıl Haziran ve Eylül
aylarında benimsenen para politikaları finansal
piyasa fiyatları açısından değerlendirildiğinde maddi
bir gelişme gösterse de nicel sonuçlar için durum
böyle değildi. Sonuç olarak, parasal duruş uzun
süreli düşük enflasyon risklerini ele alma konusunda yeterli olmadı. Bu yüzden, bugün bilanço
önlemlerinin kabul edilmesi, ECB anahtar faiz oranlarının alt sınıra ulaştığını göz önüne aldığımızda,
fiyat istikrarına ulaşma hedefimizi teminat altına
aldı."
İleriye yönelik olarak alınan önlemlerin, orta ve
uzun vadeli enflasyon beklentilerini sıkı tutma
konusunda kararlı şekilde destekleyeceğinin altını
çizen Draghi, "Bir bütün olarak ele alındığında
bugünkü kararlar talebi güçlendirecek, kullanım
kapasitesini artıracak ve para ve kredi büyümesini
destekleyecek. Böylece, enflasyonun yüzde 2'ler
seviyesine dönmesine katkı sağlayacak" dedi.
Draghi, Avro Bölgesi'nin son ekonomik
görünümüne ilişkin de değerlendirmeler de bulundu. "Son Avro Bölgesi makroekonomik projeksiyonları bastırılmış parasal dinamikler ve zayıf
büyüme eşliğinde düşük enflasyona işaret ediyor"
diyen Draghi, ılımlı toparlanma sürmesine rağmen
iç talebin yeterince canlı olmadığını dile getirdi.
Avro Bölgesi'nde ekonomik görünümü çevreleyen
risklerin aşağı yönlü olmaya devam ettiğini aktaran
Draghi, "Ancak bugünkü para politikası kararları ve
son haftalarda düşen petrol fiyatları sonrasında
riskler azalmış olmalı diye düşünüyoruz. Yönetim
Kurulu Konseyi, orta vadede fiyat gelişmelerine
ilişkin riskleri yakından izleyecek. Bu bağlamda,
özellikle jeopolitik gelişmelere, döviz kuru ve enerji
fiyatlarındaki gelişmelere ve para politikası önlemlerinin geçişkenliğine odaklanacağız" diye konuştu
Draghi, bir soru üzerine Yunanistan tahvillerinin
alınmasında özel bir kural olmadığını ve koşulların
sağlanması durumunda Yunanistan tahvillerinin de
alınabileceğini bildirdi. (AA)
KOBİ’ler e-ticaret satışlarını yüzde 30 artırdı
İSTANBUL- KOBİ'ler geçen yıl
e- ticaret üzerinden satışlarını
önceki yıla oranla yüzde 30
artırırken, 15 milyonun üzerinde
ürünü online mağazalardan satışa
sundu.
E- ticaret yazılımı sektöründe
hizmet veren IdeaSoft tarafından
5 bin e- ticaret şirketinin verileri
kapsamında yapılan analizlerle
hazırlanan 2014 yılı Türkiye KOBİ
E- Ticaret Raporu Türk KOBİ'lerin
e-ticarete uyum sağladığı sonucunu ortaya koydu.
Yıllık 5-6 milyar liraya ulaşan eperakende pazarında, e- ticaret
hayatına adım atan KOBİ'lerin
payı artık daha da dikkat çekici
seviyelere ulaştı. 45 farklı sektörden IdeaSoft altyapısı kullanan 5
bin e- ticaret sitesi üzerinde
yapılan analizlere göre, e-ticarete
yatırım yapmış ve bu alanda çalışmalarına devam eden KOBİ'ler,
2014 yılında 1,5 milyon sipariş
adedine ulaşarak, 2013 yılına
oranla satışlarını yüzde 30 artırdı.
Rapora dahil edilen 5 bin
KOBİ'ye ait e- ticaret sitelerinin
toplam müşteri sayısı ise 4 milyon
sınırını aşarken, online
mağazaların 2014 yılında önceki
yıla oranla satışlarını yüzde 30
artırdığı ortaya çıktı.
Tüketicilerce verilen siparişlere
ilişkin yapılan analizlere göre,
2014 yılında tüketicilerin alışveriş
sepeti ortalamasının 206 liraya
ulaştığı görülüyor. 100 lira altındaki işlemlerde kredi kartı kullanan
tüketicilerin yüzde 78'i taksiti tercih etmezken, 100 lira üzeri online
alışverişte ise kredi kartı kullananların yüzde 55'i taksitlendirmeyi
tercih ediyor.
Geçen yıl tekstil-hazır giyim,
tesettür giyim, organik ve doğal
ürünler, el yapımı özel ürünlerle
elektronik ürünlerin en çok tercih
edildiği e-ticarette, siparişler
yüzde 54 oranıyla en çok
Anadolu'dan veriliyor. Büyük illere
baktığımızda ise yüzde 29'luk
oranla en çok sipariş verilen il
olan İstanbul'u, Ankara yüzde 8,
İzmir yüzde 6, Bursa yüzde 3
oranıyla takip ediyor. (AA)
8
EKONOMİ
27 Ocak 2015 Salı
Yeni yılın ilk
günlerini
olumsuz hava
koşullarıyla
karşılayan
Türkiye'de kar
yağışı, bazı tarla
ürünlerine zarar
verse de buğday verimine
fayda sağladığı
bildirildi.
Altının onsu 1300
doları zorluyor
ANKARA- İBRAHİM YILMAZ - Geçen yılın
kasım ayından bu yana yükseliş trendinde bulunan
ve son 1 ayda ons fiyatı yüzde 7,1 artarak 1280
dolara ulaşan altın, "kritik eşik" olarak nitelendirilen
1300 doları zorluyor.
AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, altının
ons fiyatı geçen hafta İsviçre Merkez Bankası'nın
kur sınırlamasını kaldırması ve mevduat faiz oranında indirime gitmesiyle yüzde 5'e yakın değer
kazandı. Doların da Türk Lirası karşısında değer
kazanmasıyla altının gram fiyatı, yurt içinde son
ayların en yüksek seviyesi olan 96 lirayı aştı.
ABD ekonomisine ilişkin olumsuz verilerle değer
kazanan altın, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF)
küresel büyüme tahminini düşürmesinin ardından
Kar yağışı buğdaya yaradı
ORDU- HAYATİ AKÇAY - Yeni yılın ilk günlerini olumsuz hava koşullarıyla karşılayan
Türkiye'de kar yağışının, bazı tarla ürünlerine
zararı olsa da buğday verimine fayda sağladığı
bildirildi.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel
Başkanı Şemsi Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni yıla önemli ölçüde kar
yağışıyla girildiğini, bazı bölgelerde tarım ürünlerinin aşırı kar yağışından dolayı zarar
gördüğünü söyledi.
Bayraktar, 7-9 Ocak arasında don olayıyla
karşı karşıya kalındığını anımsatarak, özellikle
zeytin ağaçlarının dallarının karı taşıyamadıkları
için kırıldığını, naylon seralardaki çökmeler
nedeniyle ürünlerde zarar oluştuğunu belirtti.
Antalya çevresinde ise aşırı yağış ve fırtına
sebebiyle seraların etkilendiğini dile getiren
Bayraktar, sevindikleri tek konunun, zamanında
yağan karın buğdaya faydası olduğunu ifade
etti.
Geçen yıl yeterince kar yağışı olmadığından
buğday rekoltesinin 19 milyon tonlarda kaldığına işaret eden Bayraktar, şöyle konuştu:
"Bu sene kar yağışı özellikle buğday bölgelerinde verimi artıracak. Orada bir sıkıntımız
yok. İnşallah buğday ekonomisi artacak.
Dolayısıyla 'Ekmek sıkıntısı çekeceğiz mi' diye
söylentiler bundan sonra olmayacak. Bu arada
doğal afetlerden zarar gören üreticilerimizin tarlaya veya bahçelere girebilmesi için, üretimini
sürdürülebilir kılabilmesi için devletten yardım
istiyoruz. Bu aydan itibaren iklim şartları iyi
gider, yağışlar da normalin üzerinde olursa
rekolte kaybı azalır. Son günlerdeki yağışlar
endişelerimizi gidermiş olmakla önümüzdeki
aylardaki yağışlar rekolteyi belirleyecektir."
Yağışların zamanında olmasıyla buğdayda
rekolte beklentilerinin geçen yıla oranla arttığına işaret eden Bayraktar, "Önceki yıl her şey
istediğimiz gibi gitmiş ve rekolte 22 milyon 50
bin tonun üzerinde olmuştu ancak 2014 yılındaki olumsuzluklardan sonra bu rekolte 19
milyon tona kadar düşmüştü. Bu yıl yağışların
istediğimiz gibi gitmesiyle 2015 rekoltesinin 22
milyon tonun üzerinde olacağını tahmin
ediyoruz" dedi.
Bayraktar, geçen mart ayındaki zirai donun
başta fındık olmak üzere birçok ürüne zarar
verdiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Belki önümüzdeki aylarda da yeni don
felaketleriyle karşı karşıya kalabiliriz. Geçen
mart ayında bir don felaketi fındıkta büyük
zararlara sebebiyet verdi. Önemli olan üreticilerimizin bu noktada borçlarının yeniden yapılandırılması. Çünkü 2014 yılında zarar gören
üreticilerimizin borç yapılandırma tarihi 31
Aralık'ta bitti. Ocak ayından itibaren zarar
gören üreticilerimiz için yeni bir kararnameye
ihtiyaç var. Böyle bir kararnamenin çıkartılması
için de hükümet nezdinde girişimlerde bulunacağız."
Şemsi Bayraktar, 2014 yılında birçok tarım
ürününde don ve kuraklıktan kaynaklı verim
düşüşü olduğunu, bunun da ekonomiyi olumsuz etkilediğini vurgulayarak, "Çiftçilerimiz de
bundan doğrudan etkilendi. Özellikle Karadeniz
Bölgesi'nin ekonomisi fındık. Fındığı buradan
çekip aldığınızda ekonomik faaliyet duruyor.
İnsanlar fındığın dışında iş alanları bulamadığı
takdirde ekonomimiz bir anda çöküyor" ifadesini kullandı. (AA)
Makarna sektörü de
yüzde 1 KDV istiyor
Ekmeklerini turp
yıkayarak çıkarıyorlar
OSMANİYE- MENDERES ÖZAT - Türkiye'nin turp ihtiyacının büyük kısmının karşılandığı Kadirli ilçesindeki tarım
işçileri, soğuğa rağmen ürünleri Savrun Çayı'nda yıkayarak
geçimlerini sağlıyor.
Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu tarım işçileri,
topraktan çıkarılan turpları, ilçede sıfırın altında seyreden
sıcaklık değerlerine ve yağmura aldırış etmeden Savrun
Çayı'nın soğuk suyunda temizliyor.
Kadirli Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir, AA muhabirine,
4 ay süren turp sezonunda yaklaşık 5 bin kişinin soğuk kış
şartlarında çalıştığını söyledi.
Kadirli'nin sezon başında Türkiye turp ihtiyacının yüzde
70'ini karşılandığını, havaların soğumasıyla bu oranın yüzde
yüze yaklaştığını belirten İspir, "Türkiye'de turp denince
akla ilçemiz gelir. Ortalama 35 bin dekara ekilen turpun
hasadı 4 ay sürüyor. Ağır şartlarda çalışan işçiler, 35-40 lira
karşılığı bu işi yapıyor" dedi.
Hasat kışa rastladığından işçilerin zor koşullarda çalıştığına dikkati çeken İspir, şöyle konuştu:
"Turp söküldükten sonra pazarlamaya hazır hale
getirilmesi için çay ve derelere taşınıp, toprak ve çamurdan
arındırılıyor. Büyük kısmı kadınlardan oluşan işçiler, hava
sıcaklığının sıfırın altına düştüğü koşullarda yağmura,
çamura rağmen sabahtan akşama kadar soğuk suda turp
yıkıyor. Yıkanan turplar paketlenerek pazarlamaya hazır
hale getiriliyor."
Turp Üreticileri Birliği Başkanı Soner Topalhan da kış
aylarında sofraların vazgeçilmezlerinden olan turpun zorlu
yolculuk sonrası tüketime hazır hale getirildiğini hatırlatarak, ''Turp, yöremiz için adeta bacasız fabrika gibi. Her
yıl ilçe ekonomisine ortalama 50 milyon lira katkı sağlıyor.
Bu sayede bir çok eve ekmek giriyor" diye konuştu.
Fiyatların bu sezon üreticileri sevindirmediğini öne süren
Topalhan, turpun kilogramının tarlada 25-50 kuruşa
satıldığını belirtti.
Eşi hayatta olmayan 8 çocuk annesi Güldane Tezer de
(50) 12 yıldır turp yıkama işinde çalıştığını anlatarak, "Ailemi
geçindirmek için zorluklarına rağmen bu işte çalışıyorum.
Turpu ekmeğime katık yapıyor, kazandığım parayla çocuklarımı büyütüyorum. Soğuğa, çamura rağmen çalışmak
zorundayım" dedi. (AA)
AMASYA - MÜMİN
ALTAŞ - Makarna sektörü,
kişi başı tüketimin 7 kilogram
olduğu Türkiye'de makarnanın da temel gıda kabul
edilip, KDV oranının yüzde
8'den 1'e indirilmesini istiyor.
Türkiye Makarna
Sanayicileri Derneği Başkanı
Murat Bozkurt, AA
muhabirine, sektörün 2014
yılında yüzde 6 artışla 735 bin
ton makarna ihraç ettiğini
belirtti. Sektörün 150 ülkeye ihracat yaptığını, özellikle Afrika pazarında lider
olduğunu anlatan Bozkurt, "Her yıl ihracatımızı yüzde 20-25 artırıyorduk. Bu yıl
yerimizde saydık. Ham madde fiyatındaki artış ihracatımızı da etkiledi. 500 milyon dolarlık bir ihracatımız söz konusu.
İhracatta iyi noktadayız ama iç tüketim
noktasında sıkıntılarımız var" dedi.
Bozkurt, Türkiye'de makarna tüketiminin kişi başına 7 kilogram gerçekleştiğini, İtalya, Fransa, Yunanistan,
Tunus gibi ülkelerde ise bu rakamın iki
katı olduğunu söyledi.
Makarnayla ilgili vatandaşların yanlış
bilgilere sahip olduğunu anlatan Bozkurt,
şöyle konuştu:"Türk halkı olarak makar-
Bodrum’dan 65 ülkeye
balık ihracatı yapılıyor
nayı temel gıda olarak görmüyoruz. Hala
halkımızın zihninde 'makarna şişmanlatır,
makarnada katkı maddesi var' gibi
söylemler var. Makarnada hiçbir katkı
maddesi yok. Makarna buğdaydan elde
edilen irmik ve sudan yapılır. Undan elde
edilmez. Makarnalık buğday ve ekmeklik
buğday birbirinden farklıdır. Biz karbonhidratı seven bir toplumuz. Erişte, bulgur
kültürü olan bir toplumuz. Mutlaka
makarna tüketmeliyiz."
Bozkurt, Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun pirinçte KDV oranının
yüzde 1'e çekileceğinin müjdesini
verdiğini, daha önce de aynı uygulamanın bulgurda yapıldığını dile getirdi.
(AA)
Emekli fonları kazandırıyor
İSTANBUL - Türkiye Kurumsal
Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD)
Başkanı Alp Keler, hanehalkı tasarruflarının 2004 - 2014 yıllarını kapsayan
dönemde kümüle yüzde 206 getiri
sağlarken, emeklilik fonlarının aynı
dönemde yüzde 280 ile yaklaşık yüzde
74,8 daha fazla getiri sunduğunu ifade
etti. Keler, yaptığı yazılı açıklamada,
emeklilik fonlarının 2014 yılında yatırımcılarına ve Türkiye ekonomisine ciddi
katma değer sağladığını belirtti. Portföy
yönetimi şirketlerinin 2009 - 2014 döneminde emeklilik fonlarında oldukça
başarılı bir performans sağladıklarını
aktaran Keler, 2014 yılı itibariyle
emeklilik fonları büyüklüğünün 37,8 milyar TL'ye ulaştığını aktardı.
Her geçen yıl hanehalkı tasarrufları
içerisindeki emeklilik fon oranının
büyüdüğünü vurgulayan Keler, son 5
yılda emeklilik fonları üzerinden yapılan
tasarrufun toplam hanehalkı tasarrufları
içerisindeki payının yüzde 2,8'den yüzde
4,7'ye ulaştığını belirtti.
2015 yılı ve devamında da bu büyümenin artarak devam edeceğini dile
getiren Keler, şunları aktardı:
kritik eşik olan 1300 dolar seviyesini zorlamaya
başladı. Perşembe günü yapılacak Avrupa Merkez
Bankası faiz kararı toplantısı ve 25 Ocak'ta
Yunanistan'da gerçekleştirilecek seçim sonuçlarının
altın fiyatlarının seyri üzerinde belirleyici olacağı dile
getiriliyor.
Ayrıca, Merkez Bankasının faiz kararının da
altının gram fiyatında hareketliliğe sebep olabileceği
kaydediliyor.
Altının ons fiyatı, 2008 yılında etkisini gösteren
küresel ekonomik krizin ardından tarihinin en yüksek rakamlarına çıkmıştı. Ons fiyatı 2008 yılında
900 dolar olan altın, 2009'da 1000 dolar, 2010'da
1400, 2011'de ise 1800 dolar seviyelerine kadar tırmanmıştı.
Bu rakamlar, 2012'de yatay seyretmiş ancak
2013 yılı ile altın fiyatları düşüş trendine girmişti.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre, Türkiye
ocak ayı itibarıyla 533 tonla en çok altın rezervi
bulunan ülkeler sıralamasında 12. sırada yer alıyor.
Türkiye'nin altın rezervi, ülkenin toplam rezervinin
yüzde 15,2'sine karşılık geliyor.
ABD, 8 bin 133 tonla dünyada en fazla altın rezervine sahip ülke konumunda bulunuyor. Dünyada
en çok altın rezervine sahip ikinci ülke ise 3 bin 384
tonla Avrupa ekonomisinin dinamosu Almanya.
Uluslararası Para Fonu (IMF), 2 bin 814 ton altınla
listenin 3'üncü sırasında yer alıyor. (AA)
"Emeklilik fonları getirileri ve varlık
dağılımlarının geleneksel hanehalkı
yatırımları ile karşılaştırılması için Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yılda iki
kez yayınladığı Finansal İstikrar
Raporu'ndan elde edilen hanehalkı
tasarruflarının dağılımını inceliyoruz.
Hanehalkı tasarrufları 2004 - 2014 yıllarını kapsayan dönem 11 yıllık
dönemde kümüle yüzde 206 getiri
sağlarken, emeklilik fonları aynı
dönemde yüzde 280 ile yaklaşık yüzde
74,8 daha fazla getiri sunmuştur."
Keler, 2014 yılı emeklilik fonu katılımcıları için çok iyi bir yıl olduğunu
aktararak, geçen yıl ağırlıklı ortalama fon
getirisinin yüzde 14,7'lik bir performans
ile yüzde 6'lık reel getiri sağladığını ifade
etti. Yıllık olarak incelendiğinde, geçen
11 yılın 8'inde emeklilik yatırım fonları
getirilerinin, hanehalkı tasarruflarından
elde edilen getirinin üzerinde olduğunu
belirten Keler, bireysel emeklilik sistemi
(BES) yatırımları ile hanehalkının tasarrufa yönelim oranının arttığını ve tasarrufların değerlendirildiği varlık sınıflarında
da önemli gelişmeler yaşandığını kaydetti. (AA)
MUĞLA - ALİ BALLI - Bodrum ilçesinde
faaliyet gösteren bir balıkçılık firması, 65 ülkeye
ihracat yapıyor.
Bodrum'dan başlayarak aralarında İtalya,
İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya ve Kazakistan'ın
da bulunduğu 65 ülkeye balık ihracatı yapan ve
dünyanın en büyük çipura ve levrek üreticisi
unvanını elinde bulunduran firma, aynı zamanda
Avrupa'nın lider su ürünleri kuruluşu.
Kılıç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Orhan
Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de
su ürünleri sektörünün bir araya gelmesinde kendilerinin rolünün çok büyük olduğunu söyledi.
Kılıç Holding olarak hep ilklere imza attıklarını
ifade eden Kılıç, "Umuyorum bu başarımız sektör
olarak da devam edecektir. Ülkemizin de önünü
açan çok ciddi bir sektör olduğunu düşünüyoruz"
dedi.
Araştırma ve Geliştirme (ARGE) çalışması yürüttüklerini ifade eden Kılıç, altyapılarının son derece
sağlam olduğunu belirterek, "Çok büyük tesislerimiz ve pazarlama ağımız var. Önümüzdeki günlerde
de Arnavutluk Cumhurbaşkanı ve Başbakanı ile
görüşmelerimiz olacak. Onların su ürünleri politikalarına katkı sağlamaya çalışacağız. Bunların
hepsini yaparken asıl teknoloji burada olacağı için
buradan balık ve yem satacağız" ifadesini kullandı.
Türkiye'nin balık ihracatında bir gerileme yaşamasının söz konusu olmayacağını anımsatan Kılıç,
"Su ürünleri sektörü Türkiye'de çok hızlı büyüdüğü
için dünyanın ve Avrupa'nın çok gözüne batıyor.
Bize yaptırımlar gelebilir. O yüzden kendimizi ve
sektörümüzü koruma açısından orada yatırıma
başladık. İnanıyorum ki bu başarılarımız orada da
devam edecek" diye konuştu.
Dünyanın en pahalı balığının mavi yüzgeçli orkinos olduğuna değinen Kılıç, dünyada 11 milyon ton
civarında orkinos tüketimi olduğunu kaydetti. Bu
rakamın çok ciddi olduğuna işaret eden Kılıç,
konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dünyada orkinos
tüketimi 100 milyar dolarlarda. Biz burada sayın
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın çok
açık bir şekilde desteğini gördük. İnşallah dünya
balık ve orkinos tüketiminin yüzde 10'unu,
Türkiye'nin karşılamasını hedefliyoruz. Bununla
ilgili 2023 hedeflerinde de, 30-40 milyar dolarları
görebileceğimizi düşünüyorum."(AA)
KAYIP
Nüfus Hüviyet Cüzdanımı kaybettim.
Hükümsüzdür.
Salim KAYA
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
TÜRK KÜLTÜRÜNDE KARAGÖZ SANATIMIZ
KISA TARİHÇE
Karagöz bir gölge oyunudur. Eskiden "gölge hayaletler"
anlamına gelen “Zill-i Hayâl” veya "Hayâl-i Zili" adları
verilmiştir. "Perde Oyunu", "Çadır Hayâl" adları da verilmekle beraber bugün "Karagöz Oyunu" olarak bilinmektedir.
Dünyada gölge oyunlarının; Cava' dan çıktığı veya
Hindistan menşeîli olduğu söylenmektedir. Kimileri oyunun Çin' den çıkmış olabileceğini ileri sürerler. Gölge
oyunu, ister Cava' dan, ister Hindistan' dan, isterse Çin' den
çıkmış olsun; bu oyunun Batı' ya, Asya’dan dan yayıldığı
görüşü hakimdir.
Gölge oyununun Türkiye' ye XVI. yüzyılda Mısır' dan
geldiği kesine yakındır. Bu yüzyıldan itibaren Türkiye' de
Türklerin yaratıcılığıyla gelişip kesin şekline vardıktan
sonra; birçok topluluk ve milletlere de bu kültürünü naklettiği bir gerçektir.
Mısırlıların renksiz ve durağan gölge oyunu, Türklerin
elinde renkli ve hareketli hale gelmiştir. Oyunun kahramanları Karagöz ve Hacivat ana iki figür olarak karşımıza
çıkar. Türk gölge oyunu Karagöz, 17. yüzyılda klâsik tekniğine ve formuna kavuşmuştur. Çok az değişikliklerle bu
yüzyıldan itibaren Türk gölge oyunu Karagöz, millî bir
sanatımız olarak varlığına devam etmektedir.
XVI. yüzyılın ünlü Osmanlı gezgini Evliya Çelebi,
"Seyahatnâme"sinde Karagöz ve Hacivat' la ilgili geniş
anlatmalarda bulunmaktadır. Seyehatnâme' de ayrıca o
dönemin ünlü kukla oyuncuları hakkında bilgi verilmekte,
kısa açıklamalarda bulunulmaktadır.Evliya Çelebi bu iki
oyun kahramanı hakkında ve oyunun ortaya çıkışı ile ilgili
halk anlatılarını yazmaktadır. Sanatçıların nasıl deriden
figürler yaparak gösterilerde bulunduklarını belirtmektedir.
Evliya Çelebi, Karagöz oyununun yalnızca halk tarafından
değil; Osmanlı sarayındaki eğlencelerde, şenliklerde gösteri halinde seyredildiğini yazmaktadır. Meselâ, IV. Murat'ın
tahta çıkışı töreninde (1623) bu oyunun, törenin bir parçası
olarak gösterildiğini söylemektedir.
XVIII. Yüzyılda Karagöz oyunu daha yaygınlık kazanmıştır. Hem Osmanlı sarayında hem de halk arasında
eğlence ve gösteri sanatları içinde ilk sırayı almıştır.
Ancak 20. yüzyılın başından itibaren sinemanın ve
modern tiyatronun karşısında, özelllikle televizyonun yaygınlığı sonunda önemi ve etkisi azalmıştır. Birçok ülkede
bu tür geleneksel sanatlar ortadan kalkarken, Türkiye’de de
izleyici ve sanatçı sayısı düşmüştür. Bugün çok az sayıda
sanatçı ile bu millî sanatımızın hayatını sürdürmeye çalışmaktadır.
KARAGÖZLE İLGİLİ BİR HİKÂYE
Gölge oyununun ülkemizde ortaya çıkışı ile ilgili anlatılan değişik görüşler bulunmaktadır. Karagöz ve Hacivat'ın
yaşayan kişiler olduğuna dair bir çok hikâye anlatılmaktadır. Bu anlatılanlardan en bilmeni, Bursa' da Ulu Cami' nin
yapımıyla ilgili olanıdır. Bu anlatıya göre; Karagözle
Hacivat demirci ve duvarcı ustası iken, Sultan Orhan' ın
Bursa' da yaptırdığı camide çalışıyorlarmış. Gevezelik ve
maskaralık yaptıkları, diğer işçileri çalıştırmadıkları için
padişah onları idam ettirmiş. Sonra da pişman olmuş. Ünlü
şeyh Küşterî padişahın üzüntüsünü gidermek için bu iki
kişinin birer suretini, resmini yaparak perdede onları canlandırmış. İşte o günden sonra Karagöz oyunu ortaya çıkmış. Bu sebeple şimdi oyunlara başlamadan önce
Küşterî'nin adı perde gazellerinde saygı ile anılır. Karagöz
perdesine "Küşterî Meydanı” denmesinin bir sebebi de
budur.
KARAGÖZ VE HACİVAT
Karagöz ve Hacivat' in gerçekte yaşayıp yaşamadıkları
tartışılan bir konudur. Karagöz yuvarlak yüzlü, gözleri
büyük, gözbebeği iri ve karadır. Adı zaten bu özelliklerinden gelmektedir. İri bir burnu, kalın kara bir bıyığı ve
sakalı vardır. Dövüştüğü veya didiştiğinde başının ardına
düşen ve kel başını açığa çıkartarak gülme unsuru olan
büyük bir kavuk taşımaktadır. Karagöz ve Hacivat arasındaki konuşmalarda, Hacivat bilgisini gösteren terimlerle
dolu tekerlemeler söylerken, Karagöz halkın diliyle cevaplarını, hazır-cevaplılıkla ve yanlış anlamlara dolu bir
biçimde sıralar. Bu tarzı onun halk arasında çok sevilmesini ve sayılmasını sağlamıştır. Bu farklılık yapaylıkla basitliği karşı karşıya getirmektedir. Bu özellikleri kullandıkları
konuşma tarzında kendini belli etmektedir. Hacivat, ezberden şiir söyleyebilen, müzik ve diğer sanat dalları ile
hemen hemen bütün konularda bilgisi olan biraz da aristokrat bir havaya sahiptir. Ancak bunlar yapay olup onun
yalnızca skolastik bir tip olmasını sağlamaktadır. Buna rağmen Karagöz yalnızca kendisinin ve ailesinin çıkarını
düşünmektedir. Genellikle de işsiz olduğu için ailesine
gerektiği gibi bakamamakta, dolayısıyla Hacivat' in bu
anlamdaki bilgi dağarcığına ihtiyaç duymaktadır. Karagöz
saf birisi olmasına rağmen her zaman Hacivat' ı ve diğerlerini kandırmayı, onların üstesinden gelmeyi başarabilmektedir. Hacivat kıvrık sivri sakalı olan düşünceli biridir. Her
bir hareketi hesaplı ve önceden tasarlanmıştır.
27 Ocak 2015 Salı
Çalkanoğlu: “Ebru sanatı
altın çağını yaşıyor”
Irak'ın başkenti Bağdat'daki Abdülkadir Geylani Türbesi'nde ebru eseri bulunan Firdevs
Çalkanoğlu, ebru sanatının günümüzde altın çağını yaşadığını belirtti.
İSTANBUL - Kağıt, su, toprak boya, öd,
kitre, gül dalının usta ellerle buluşmasından
ortaya çıkan ebru, Osmanlı Devleti'nin son
döneminde Hatib Mehmed Efendi, Ethem
Efendi, Cumhuriyet döneminde ise Necmeddin
Okyay, Mustafa Düzgünman gibi sanatçıların
eserleriyle günümüze taşındı. Suya şekil veren
bu sanat, günümüzde Fuad Başar, Alparslan
Babaoğlu gibi sanatçılar tarafından genç nesillere aktarılıyor.
"Yaşayan İnsan Hazineleri" ödülü sahibi
hattat ve ebru sanatçısı Fuad Başar'ın öğrencisi Firdevs Çalkanoğlu, sanat yolculuğuna 2003
yılında başladığını ve "çok hızlı ilerlediğini"
belirterek, "Halihazırda 30'dan fazla çiçeği ebru
üzerinde tatbik edebiliyorum. Bugün ebru
sanatı, altın çağını yaşıyor" dedi.
Çalkanoğlu, bu sanata yönelme sebebini
şöyle izah etti:
"Asıl mesleğim ve eğitimim muhasebecilik.
Ancak muhasebecilik, ruhumu beslemeyen,
gönlümü tatmin etmeyen bir meslekti. Sanat
aşkı zaten içinizde varsa vardır. Sanatın bir
ucundan tutmuşluğum vardı. Ebru ile tanıştıktan sonra, muhasebecilik mesleğini yapamayacağımı anladım. İyi bir hocanın dizinin dibine
oturma şansım oldu. Fuad Başar'la tanıştıktan
sonra bu sanatın daha derin, daha güzel bir
sanat olduğunu anladım."
Ebru sanatını ilk defa bir kitapta gördüğünü
söyleyen Çalkanoğlu, "Ebrunun öğretilebilen
bir sanat olduğunu bilmiyordum. Sadece eski
kitapların ciltlerinde gördüğüm, beni etkileyen
zarif, naif bir desendi. Ebrunun bir sanat olduğunu, öğretilebildiğini, hoca-talebe ilişkisi olduğunu bilmiyordum. Öğrendiğim gün gidip bir
ebru kursuna kaydoldum. İlk ders gününde,
elime fırçayı alıp tekneye boyayı atarken bu
sanatı yapabileceğimi anladım. Kendimi sanatın büyüsüne kaptırdığım için belki böyle olduğuna inandım. Ebru kursuna başladım" diye
konuştu.
Çalkanoğlu siparişle ebru yapamadığını,
çalışacağı ebru türünün gönlüne gelen ilhamla
ve teknenin hangi türüne hazır olduğuyla ala-
kası bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam
etti:
"Aslında akıl ve gönül, sanatta birbiriyle
bağlantılı. Sanatta akıl çok önemli. Çok zeki
insanlar çok iyi sanatçı oluyor çünkü sanatınızda matematiksel tekniği, altın oranı kullanıyorsunuz. Her eser, çok güzel de yapılsa göze hoş
gelmiyor. Eserde bir denge olması lazım.
Eserin sağı solu, boşluğu, doluluğu çok önemli. Renklerin kombinasyonu açısından denge
olması lazım. Tamamen duygularınızla ifade
edilecek bir husus değil, aklınızla da değil. Bu
iş ne akılla olur ne de akılsız. Birbirine bağlantılı
bir konu."
Ebru sanatının "hesap-kitapla" yapılamayacağına dikkati çeken Çalkanoğlu, "Bazen
hesaplayıp iki yıl düşündüğüm ve 1 saatte yaptığım bir çiçek de oluyor, aylarca düşünüp
yapamadığım da oluyor. Aslında ben, gönlümün ebrusunu yapıyorum. Gecem, gündüzüm
her şeyim ebru" ifadelerini kullandı.
Çalkanoğlu, son dönemlerde gündemde
olan yeni ebru teknikleri ile klasik usulün takibi
çerçevesindeki tartışmalar için şu değerlendirmeleri yaptı:
"Ebruya başladığımda geleneksel ebru
denilen sanatı öğrendim. Hocam Fuad Başar,
ne kadar klasik usule riayet eden bir sanatkar
ise ben onun eserlerini birebir yaparak bu noktaya geldim. 2008'den sonra yeni açılımlar,
yeni denemeler yapmaya başladım. Bunun en
büyük sebebi ebru sanatçısı Yılmaz Eneş'tir.
Çiçeklerin formları, ebruya bakışım, renklere
bakışım biraz daha değişti. O güne kadar Fuad
hocanın tekniği ve mantığıyla ebru yapardım.
Bize göre normal olan da klasiği tamamen
öğrenip, hocanız gibi eserler verip ondan sonra
hevesiniz, isteğiniz varsa yeni işler ortaya koymaktır." (AA)
İspanyollar Cervantes'i aramaya devam ediyor
MADRİD - "Don Kişot" adlı romanıyla dünya
edebiyatında önemli bir yere sahip İspanyol
yazar Miguel de Cervantes'in gömülü olduğu
tahmin edilen Madrid'deki Convento de las
Trinitarias kilisesinde, Cervantes'in kalıntılarını
aramak için nisan ayında başlatılan çalışmalarda
ikinci aşamaya geçildiği bildirildi.
Antropolog Francisco Etxberria, tarihçi
Fernando de Prado ve araştırmacı Luis Alvial'ın
öncülüğünde yürütülen Cervantes'in kalıntılarını
arama çalışmalarıyla ilgili basına yapılan açıkla-
mada, şimdiye kadar Cervantes'in kalıntılarına
ulaşılamayınca ikinci aşamaya geçildiği ve kilisedeki yeraltı mezarlığından ümitli olunduğu belirtildi.
Yeraltı mezarlığının yan duvarında 36, yerin
altında da 4 ila 8 arasında mezar olduğu bilgisini
veren araştırma heyetinden Alvial, çalışmalara ilk
olarak üzerlerinde mezar taşı bulunan mezarlardan başlayacaklarını kaydetti.
60 metrekarelik bir yeraltı mezarlığı bulunduğunu ifade eden antropolog Etxberria da
Geleneksel Türk el sanatları
Macarlara tanıtıldı
BUDAPEŞTE - Budapeşte Yunus Emre Türk
Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Geleneksel Türk
el sanatları'' gününde Macarlara, tezhip ve ebru
sanatı tanıtıldı.
Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de faaliyet
gösteren Yunus Emre Türk Kültür Merkezi'nde
düzenlenen ve Macarların büyük ilgi gösterdiği
''Geleneksel Türk el sanatları'' gününde Türk
sanatçı Serhat Kula katılımcılara tezhip ve ebru
sanatını uygulamalı olarak tanıttı.
Budapeşte Yunus Emre Türk Kültür Merkezi
Müdürü Yakup Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada düzenledikleri programla Macarlara geleneksel Türk el sanatlarını tanıtmayı amaçladıklarını belirterek, "Macaristan'da son dönemde Türk
kültürüne gösterilen büyük ilgiden dolayı merkezimizde dil eğitiminin yanı sıra kültürel faaliyetlere
de önem veriyoruz. Bu kapsamda bugün değerli
sanatçımız Serhat Kula'yı Macarlara tezhip ve
ebru sanatlarını tanıtmak için merkezimizde
misafir ettik" diye konuştu.
Sanatçı Serhat Kula AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Macar davetlilere, geleneğin hangi
merhalelerden geçerek günümüz çağdaş sanatına dönüştüğünü anlattığını belirterek, "Amacımız
Macarlara ebru ve tezhip sanatını tanıtmak. Bu
sanatı icra edecek meslek sahipleri oluşturmak.
Bu vesileyle bana bu fırsatı sunan Budapeşte
Yunus Emre Türk Kültür Merkezi idaresine teşekkür ediyorum" dedi. (AA)
9
Cervantes'in İnebahtı Savaşı'nda aldığı yaralara
atfen, "Bizim aradığımız 69 yaşlarında, göğsünde kurşun yarası olan, ağzında dişleri eksik ve
sol eli yaralı bir erkek kalıntısı. 60 metrelik büyük
bir yeraltı mezarlığı olduğundan Cervantes'in
kalıntılarının kilisenin başka bir yerinde gömülü
olması garip olur. Bu yüzden buraya önem veriyoruz" ifadesini kullandı.
Etxberria, 15 gün içinde mezarlardaki iskeletlerin erkek mi yoksa kadınlara mı ait olduğu ya
da yaşlarıyla ilgili bilgi sahibi olabileceklerini bildirdi ve "Cervantes'i burada bulursak mutlu oluruz ama bulamazsak da aramaya diğer yerlerde
devam edeceğiz" dedi.
En az 20 profesörün daha dahil olacağı ve
bütçesinin 50 bin avro artırılacağı yeni araştırmalar sırasında mezarlarda ilginç kalıntılara rastlanması halinde bunların da inceleneceğini kaydedildi.
1616 yılında ölen Cervantes'in kendi arzusuyla Convento de las Trinitarias kilisesine gömülü
olduğu, sayıları az da olsa bazı tarih kitaplarında
yazılırken, tarihçiler Cervantes'in kalıntılarının
buradan hiç çıkartılmadığını savunuyor.
Cervantes'in kalıntılarının bulunmasıyla hem tarihi bir olayın ispat edilmesi hem de bunun
Madrid kentinin turizm tanıtımında kullanılması
hedefleniyor. (AA)
Aşkın hasretinden sonra aşkın
içimdeki aşk fidanını yâre. Secdelerde sararım haskıyametini yaşayan gönlüm şimdi ret yaralarımı, şükrüm ilaçtır gönlüme ve duaysa
de sükûtun kalbinde nefes alıyor.
benim için tek çare.
Her nefeste gözlerim hasretle
Aşka iştiyakım kâlû belâdan kalma, vuslatın
yârin hayaline dalıyor.
kokusudur bendeki rayiha. Kalbimin sahibidir yâr, o
Sükûtun en zor imtihanlardan
bende sonsuzca hüküm sürecek ve bir gün ölecek
biri olduğunu en sonunda nefes
içimdeki hüzünlü dünya.
nefes kavradı ömrüm, aşkın hasHAYATA VE AŞKA DAİR
Aşkın sarmaşığı gönlüm, mahşerlik hayaline
retten mürekkep vuslata dua
sarılı. Hasrette zorlansa da gönlüm, içimi kaplayan
olduğunu çok şükür anladı gönhuzur ve vuslat inancıyla beslerim arzularımı.
lüm.
Aşkı umut bildi gönlüm, aşkta yârin kalbiyle
Göz göz olsa da ciğerim, aşkgüldü ruhum. Mevlâ’nın rızasından sonraki tek diletan razıyım ben çünkü yâr benim
ğimsin yâr, sensin benim aşktaki sonum.
kalbimin namusu, yâr benim
mahşerlik yeminim.
Aşk, ne olursa olsun sevdadan vazgeçmemek,
AŞKIN SARMAŞIĞI KALBİM
Aşk, avuçlarımda tuttuğum
aşk alınan bir söze bir ömür verebilmek ve duaların
köpükten âb-ı hayat. Dokunsam
kabul olmasını beklemektir.
Aşk, avuçlarımda tuttuğum köpükten âb-ı hayat.
kaybolacağından, izlesem doyamayacağımdan korAşka yelken açarken hiç pişman olmayacağım
Kördüğüme dönüp aşka sarmaşık gibi sarıldı kal- karım. Ölümsüzlüğü aşkta bulmuşken yâri sonsuzca
diye yola çıktım ben. Biliyorum, pişmanlık yaşayan
bim. Aşk benim için nefes, aşk benim için sonsuzca kaybedip ölümü onsuz yaşamak en büyük korkum
kalp küçülür, aşkın gücü sükûtta yaşayan kalple
içimde yankılanacak ses.
çünkü ben yârsız yokum.
ölçülür.
Gözlerimin ufkunda vuslat, ellerimi uzatsam
Verenin de, alanın da Mevlâ olduğunu biliyor
dokunacağım sonsuza. Kalbimin özünde hasret,
aklım, inanıyor kalbim. Dualarım
kaderim neyse onu yaşayacağım. Dünyalık değil ki
onsuz kalmamak üzere, yakarışlaGÜNÜN ŞİİRİ
rım vuslata dâir. Ben ne söylersem
sevdam, gerekirse ölene dek yâr için, vuslat için
söyleyeyim kaderin sahibi gönülsükûtta yanacağım.
Anayurdum yüreğindir heyecansın bana sen
Biliyorum kaderin sahibi belirler kaderi, kaderin- leri ve niyetleri de bilir.
Hayallerimin kucağında sakladen razı olanlar ancak kalplerinden silebilir hüznü
Gülüşün rûha nefes cânıma cânsın bana sen.
rım ümidimi, gün gün büyütürüm
ve kederi.
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
10
SAĞLIK
27 Ocak 2015 Salı
Lateks ürünlerde alerji riski
Eldiven, biberon, emzik, oyuncak gibi hayatın birçok alanında kullanılan lateks ürünlerdeki alerji riskine dikkati çeken uzmanlar, kızarıklık, astım krizi, tansiyon düşmesi ve alerjik şok uyarısında bulundu.
İZMİR - Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp
Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı
Alerji ve İmmünolojii Uzmanı Prof. Dr.
Ali Kokuludağ, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, bahar aylarının alerjik
nezle ve alerjik astım şikayetlerinin arttığını, alerji deyince hep akla polenlerin
geldiğini anlattı.
Polenler dışında başka alerjenlerin
de olduğunu, ancak bu alerjenlerin çok
da iyi bilinmediğini söyleyen Prof. Dr.
Ali Kokuludağ, doğal kauçuk olan
lateksin de insan yaşamını etkileyen bir
başka alerjen olduğunu kaydetti.
Lateks deyince akla eldivenlerin
geldiğini söyleyen Kokuludağ, lateks
eldivenlerin özellikle hekimler, hemşireler tarafından kullanıldığını, genel anestezi sırasında oluşan alerji şoklarının
ikinci nedeninin de lateks olarak belirlendiğini bildirdi.
Lateks eldivenlerin birçok sektörde
kullanıldığını ifade eden Prof.
Kokuludağ, "Daha çok sağlık personeli
kullansa da pratik hayatta herkes kullanmaya başladı. Özellikle yemek
hazırlarken aşçılar, temizlik yaparken
işçiler ya da ev hanımları kullanıyor"
dedi.
Lateks alerjisi belirtilerinin öncelikle
kızarıklık, kaşıntı olduğunu vurgulayan
Kokuludağ, "Solunum yolu şikayetleri
yani nezle, hapşırık, burun akıntısı,
astık krizi bazen de tansiyon düşmesine, alerjik şoka neden olabiliyor" diye
Devletin kapısı özel
hastanelere açılıyor
konuştu. Ali Kokuludağ, lateksin çok
kullanıldığını, önemli bir alerjen olduğunu özellikle risk altındaki kişiler tarafından bilinmesi, lateksin kullanıldığı
ürünlerin kullanımında dikkat edilmesi
gerektiğini ifare etti.
Emzikten biberona, balonlara kadar
çok sayıda üründe kullanılan latekse
alerjisi olanların belirtiler ortaya çıktığında dermatoloji ya da alerji uzmanlarına başvurması gerektiğine dikkati
çeken Prof. Dr. Kokuludağ, alerji tanısının ortaya konmasının ardından lateks
ürünlerden uzak durulabileceğini de
sözlerine ekledi.
Uzmanlara göre, alerji riski altındaki
kişilerin lateksin kullanılabileceği şu
ürünlerden uzak durması gerekiyor:
Bulaşık eldivenleri, ayakkabı tabanları, halı, otomobil lastikleri, cerrahi
maskeler, kemer, biberon, emzik, silgi,
balon, diş malzemeleri, lastik bant,
enjektörler, yüzme gözlükleri, eldivenler, elektrod pedleri, steteskoplar,
bisiklet gidonu, yara direnleri, kondom.
(AA)
Vakalara, kara kışı aşarak ulaşıyorlar
ERZURUM Erzurum'da ağır kış koşulları nedeniyle ulaşılması
imkansız olan vakalar,
Sağlık Bakanlığı tarafından
gönderilen 8 paletli ambulans, iki snowtrack ve bir
ambulans helikopter sayesinde kara kış aşılarak,
hastaneye ulaştırılıyor.
Sağlık İl Müdürü Prof.
Dr. Serhat Vançelik, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye 'de sağlık
hizmetlerinde gelinen noktanın önemli olduğunu belirterek,
Sağlık Bakanlığı'nın özellikle karasal
iklimi ağır olan bölgelere paletli ambulanslar gönderdiğini söyledi.
Bu kapsamda Erzurum'da 8 adet
paletli ambulans bulunduğunu ifade
eden Vançelik, "Bu ambulanslar kar
yağışının çok yoğun olduğu köylerde,
ilçelerde vaka almamıza büyük oranda
fırsat tanımakta" ifadesini kullandı.
Vançelik, iki adet de snowtrack
bulunduğunu belirterek, yol engebeli
ve yoğun kar yağışı olduğu zaman
vakaya ulaşmak için bölgeye snowt-
de aslında bu rakamlar gerçekten hayati tehlikesi olup
da bu şekilde ulaşamazsak
hiçbir şekilde bu hastalara
yardım edemeyeceğiz vaka
gurubunu teşkil ediyor.
Onun için 150 kişilik hasta
grubunu çok önemsemekteyiz. Gerçekten paletli
ambulans, snowtrack
olmasa bu hastalara yardım
etme şansımız açıkçası hiç
olmayacaktı."
Kışın kapanan yollar
nedeniyle evlerinde mahsur
rack gönderdiklerini belirtti.
kalan hastaları hastanelere ulaştırmak
- "Snowtrack olmasa bu hastalara
için diğer kurumlarla koordineli şekilde
yardım etme şansımız hiç olmayacaktı" çalıştıklarını vurgulayan Vançelik, hastaSöz konusu ambulansı kamyonlara lara bütün kurumları seferber ederek,
mutlaka ulaştıklarını ve hastaneye yetişyükleyerek, istenilen bölgeye ulaştırtirdiklerini ifade etti. Acil vakalara ambudıklarını anlatan Vançelik, şunları kaylans helikopter de sevk ettiklerine değidetti:
nen Prof. Dr. Vançelik, "Kar üstü araçlar
"Snowtrack, oradan da kapalı köy
yolunu kendi bıçağıyla açarak, vakaya sayesinde eski köylülerin kendi şartlaulaşıyor. Her yıl gerek paletli ambulans rıyla yaptığı ve hiçbir zaman bilimsel
gerekse snowtrack aracılığıyla 150'inin olarak da hastanın yararına olmayan,
gerek kendi kızaklarıyla gerekse başka
üzerinde vaka alıyoruz. Belki bir yılda
yöntemlerle taşıma metotlarından kurtaşıdığımız 55 bin hasta arasında bu
tulmuş olduk" diye konuştu. (AA)
ihmal edilebilir bir rakam gibi görünse
Dövme ve manikür hepatit sebebi olabilir
İSTANBUL - Medical Park
Gastroentereloji ve Hepatoloji Uzmanı
Doç. Dr. Züleyha Akkan Çetinkaya,
yeterli hijyenin sağlanmadığı ortamlarda diş çekimi, dövme, manikür ve
pedikür yapılmasının hepatit virüsünün
bulaşması açısından risk yarattığını bildirdi.
Çetinkaya, yaptığı yazılı açıklamada, kan, cinsel ilişki ve vücut sıvılarıyla
buluşan hepatit nedeniyle her yıl 1 milyon kişinin yaşamını kaybettiğini belirterek, hepatit B virüsünün gerekli
önlemler alınmazsa hamile bir anneden
bebeğe de geçebileceğini aktardı.
Hemodiyaliz hastaları veya sık kan
nakli yapılması gerekenlerin de risk
grupları arasında olduğunu vurgulayan
Çetinkaya, "Yeterli hijyenin sağlanmadığı ortamlarda diş çekimi, dövme,
manikür ve pedikür yapılması hastalığın bulaşması açısından risk yaratır.
Bunun yanı sıra bazı hastaların öykülerinde herhangi bir risk faktörü bulun-
muyor. Hangi yolla olduğu tam belli
olmaz. Ama genellikle virüs içeren kan,
tükürük gibi sıvıların açık yarası olan
cilde teması sonucu olduğu düşünülüyor" değerlendirmesinde bulundu.
Çetinkaya, tüm dünyada 350 milyondan fazla hepatit B, 185 milyondan
fazla kişide de hepatit C virüsüne rastlandığını belirterek, şunları kaydetti:
"Bu oran Kuzey Amerika, Asya
Pasifik Bölgesi'nde düşükken, Orta
Doğu, Doğu Asya ve Kuzey Afrika'da
yüksektir. Türk Karaciğer Araştırmaları
Derneği'nin yapmış olduğu TURKHEP
2010 çalışmasına göre ise Türkiye'de
hepatit B taşıyıcılığı oranı yüzde 4,
hepatit C oranı 0.95 olarak bulundu."
- "Erişkinlerde yüzde 3, yeni doğan
yüzde 90 kronikleşiyor"
Hepatit B'nin kuluçka döneminin 16 ay arasında olduğuna, genelde virüs
alındıktan 2 ay sonra hastalığın başladığına, hepatit C'de ise bu sürenin
daha kısa olabildiğine dikkati çeken
Çetinkaya, şöyle devam etti:
"Erişkin bir kişi virüsü aldıktan
sonra akut hepatit B gelişir.
Çoğunlukla hiçbir şikayet vermeden
geçer. Bazen hafif grip benzeri semptomlar, eklem ağrıları, kırgınlık olabilir.
Ancak binde bir oranında çok ağır
geçirilip, karaciğer nakli gerektiren klinik duruma da sebep olabilir. Akut
hepatit B erişkinlerde yüzde 3-5 kronikleşir. Ancak hepatit B yeni doğan
döneminde alınırsa yüzde 90 kronikleşir. Kişide hepatit B varsa ve inaktif
taşıyıcılık denen durum oluşmuşsa, kişi
çoğunlukla tesadüfen yapılan bir kan
testinde ortaya çıkana kadar durumdan haberdar olmaz. Bazen de kronik
hepatit veya siroz ilerlemişse, halsizlik,
vücutta sararma, idrar renginde koyulaşma, vücutta morluklar, karın şişliği,
yemek borusu varislerinden kanama
gibi ağır tablolarla da ortaya çıkabilir.
Hepatit C'nin ise kronikleşme oranı
çok yüksektir. Erişkin bir kişi bu virüsü
alırsa yüzde 70-80 kronikleşir. Genelde
şikayetsiz olurken, bir kısım hastada
halsizlik, yorgunluk, göz aklarında
sararma, idrar renginde koyulaşma
gibi, tüm hepatitlerde görülebilecek
bulgulara da rastlanabilir. Kronikleşme
hepatit C için sessiz ve sinsidir.
Genelde ileri hastalık haline gelene
kadar bir bulgu vermez."
Çetinkaya, hastada taşıyıcılık saptanmışsa durumuna göre belirlenen
periyotlarda takip gerektiğini anlatarak,
tedavide yeni çıkan ilaçlarla yüzde
90'ların üzerinde başarı elde edildiğini
bildirdi. (AA)
ANKARA - Özel hastanelerin,
kendi bünyesinde bulunmayan
onkoloji, kemoterapi ve radyasyon
onkolojisi tetkik ve tahlilleri, hematoloji tetkik ve işlemleri, tıbbi laboratuvar ve radyolojik görüntüleme,
genetik tanı gibi hizmetleri devlet
hastanelerinden alabilmesinin yolu
açıldı.
AA muhabirinin Sağlık Bakanlığı
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu
Başkanı Zafer Çukurova'dan aldığı
bilgiye göre, Kurum tarafından, Özel
Sağlık Kuruluşlarının Kamu Sağlık
Tesislerinden Hizmet Alımına İlişkin
Yönerge hazırlandı.
Yönerge ile özel sağlık kuruluşlarının bünyesinde bulundurma
zorunluluğu olmayan, planlamaya
tabi tutulan ve özel sağlık tesislerinde bulunmasına Bakanlıkça onay
verilmeyen birimlerle ilgili hizmetler,
Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerden alınabilecek.
Yönergeye göre, özel hastane,
almak istediği hizmetle ilgili talebini
kamu hastanesine bildirecek, tahmini işlem ya da hizmet sayısını da
taleple birlikte iletecek.
Özel hastanenin hizmet almak
istediği Bakanlık hastanesi de talebin uygunluğunu, hizmet sunum
kapasitesini, atıl durum gibi hususları dikkate alarak değerlendirme
yapacak. Uygun görülmesi halinde
de il genel sekreterliğinin görüşüne
sunacak. Aksi halde gerekçeleriyle
talepte bulunan özel sağlık kuruluşuna bilgi verilecek.
Hizmet alımı talebinin birlik ve
kurum düzeyinde uygun görülmesi
halinde özel hastaneye bildirimde
bulunulacak, özel hastane de 10
gün içinde sözleşme imzalamak
üzere başvuru yapacak.
Kamu hastanesinden hizmet
alımı yapan özel hastane, hastadan
numuneyi kendisi alacak ve transfe-
rini yapacak. Hasta veya yakınından
numune transferini yapması ve
sonucu alması istenemeyecek.
Tetkiki çalışan Bakanlık hastanesinin adı ve adresi sonuç raporunda
yer alacak.
Görüntüleme hizmetleri için hastaların, beslenme desteği için hazırlanan ürünlerin transferini yine özel
hastane kendisi üstlenecek.
Yönergeye göre özel sağlık
kuruluşları şu alanlarda kamu sağlık
tesislerinden hizmet alımı yapabilecek:
-Onkoloji, kemoterapi ve radyasyon onkolojisi tetkik ve tahlilleri
-Hematoloji (Aferez, kan bankası, kan bileşenleri, kemik iliği nakli)
tetkik ve işlemleri
-Tıbbi laboratuvar ve radyolojik
görüntüleme (Patolojik tetkikler,
doku tipleme, nükleer tıp, renkli
doppler, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans) ile genetik tanı hizmetleri
-Hiperbarik tıp uygulamaları
-Total Parenteral Nutrisyon (TPN)
hazırlama hizmetleri
-Cildiye PUVA tedavisi
-Ağız ve diş sağlığı görüntüleme
hizmetleri ve diş protez laboratuvar
hizmetleri (AA)
Hidrosefali hastası çocuğun
ailesi yardım bekliyor
KÜTAHYA - Kütahya'da, hidrosefali (beyinde su toplanması) ve
pterjium (gözde et büyümesi) hastalıkları nedeniyle daha önce 15 kez
ameliyat edilen ancak iyileşemeyen
Yusuf Koç'un (5) ailesi, son umut
olarak gördükleri özel hastanede
gerçekleştirilecek tedavi için hayırseverlerden yardım istiyor.
AA muhabirinin aldığı bilgiye
göre, ailesiyle Lalahüseyinpaşa
Mahallesi'nde iki odalı bir evde
yaşayan Yusuf Koç, doğuştan gelen
rahatsızlığı için daha önce cerrahi
operasyonlar geçirdi.
Bazı devlet hastaneleri ve özel
sağlık kuruluşlarında hidrosefaliden
10, pterjiumdan ise 5 kez ameliyat
edilen çocuk, buna rağmen sağlığına kavuşamadı.
Anne Refref ve baba Ali Koç,
son çare olarak çocuğu İstanbul'da
özel bir hastaneye götürdü. Aile,
muayeneyi gerçekleştiren doktorun,
"Yusuf, 5-6 kez daha ameliyat olacak. İnşallah sağlığına kavuşur"
demesiyle yeniden umutlandı.
Refref Koç, oğlunun Kütahya
dışında cerrahi operasyonlar geçirmesine karşın sağlığına kavuşamadığını söyledi.
Görüştükleri doktorların, tedavinin
sürdürülebilmesi için
yeniden ameliyata
gereksinim duyulduğunu ifade ettiğini
aktaran Koç, şöyle
konuştu:
"Çocuğumun
artık sol gözündeki
etten kurtulmasını
istiyorum. Çocuğum
büyüdükçe bu
durum onun gücüne
gidiyor. Bu et parçası, sağlığını ve yürümesini etkiliyor.
Zaten çocuğumun
gözü görmüyor,
büyük bir ihtimalle
görmeyecek de ama
en azından yapılacak tedaviyle bu
etten kurtulmasını istiyorum.
Gözündeki rahatsızlığının yanı sıra
beyninde su toplaması ve belinde
de kist var ama onların tedavisine
daha sıra gelmedi. Oğlumun,
gözünden ameliyat edilebilmesi için
İstanbul'da özel bir hastanede doktorla görüştük. Tedavi olabilmesi
için 5-6 ameliyat geçirmesi gerekiyormuş. Bunun için de her ameliyat
başına 5 bin ila 10 bin lira arasında
para istiyorlar. Bu da yaklaşık 60
bin lira demek. Bu kadar parayı karşılayamayacağımızı söylediğimizde,
doktorlar da bize yardımcı olamayacağını söyledi."
Bir fabrikada asgari ücretle çalışan Ali Koç ise oğlunun önceki
operasyonlarının bir bölümünü devlet desteğiyle bazılarını da borçlanarak yaptırdığını dile getirdi.
Tedavi masraflarını karşılayacak
gücünün kalmadığını ifade eden
Koç, "Götürdüğümüz yerlerde yapılan ameliyatlardan da bir sonuç alınamadı. Oğlumun kesin tedavisi
için hayırseverlerden yardım bekliyorum" diye konuştu. (AA)
12
haber
27 Ocak 2015 Salı
SOMALİ’ye
hayat veren açılış
SOMALİ Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan, Somali
Cumhurbaşkanı Hasan
Şeyh Mahmud Adel
Abdulle ile birlikte SomaliTürkiye Eğitim ve
Araştırma Hastanesi'nin
açılışını gerçekleştirdi.
TİKA tarafından
başkent Mogadişu'da yaptırılan 200 yataklı SomaliTürkiye Eğitim ve
Araştırma Hastanesi'nin
açılışına Cumhurbaşkanı
Erdoğan'ın eşi Emine
Erdoğan ile Başbakan
Yardımcısı Numan
Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı
Mevlüt Çavuşoğlu ve
Sağlık Bakanı Mehmet
Müezzinoğlu da katıldı.
İki ülke arasında, hastanenin ortaklaşa işletilmesi
için imzalanan protokole
göre, Sağlık Bakanlığı 5 yıl
boyunca uzman personel
ve finansal destek verecek.
Geçen yıl eylül ayından
beri hasta kabul edilen hastanede, kasımda
da ameliyatlar başladı ve yataklı tedavi servisi
hizmete açıldı. Hastane, 5 yıl süreyle iki ülke
tarafından müştereken işletilecek ve süre
sonunda Somali'ye bedelsiz devredilecek.
Beş yıllık süreçte, bölgede tedavisi
mümkün olmayan hastaların tedavileri yerinde
yapılacak, Somali'de üçüncü basamak modern hastane işletme modeli oluşturulacak,
ülke halkına sürdürülebilir, güvenli ve kaliteli
sağlık hizmeti sunulacak,
sağlık sistemine yetişmiş
insan gücü kazandırılacak.
-Bütçesi, 135 milyon
734 bin 468 dolar
Hastanenin işletme
dönemi sürecinde tahmini
bütçesi, 135 milyon 734
bin 468 dolar olarak belirlendi. Türkiye, 5 yıllık
dönemde 85 milyon 650
bin 145 dolar katkıda bulunacak, Somali hükümeti
katkı yapmayacak.
Hastanenin yönetici personeli 6 ay ve 1 yıllık, tabip
ve diğer sağlık personeli
ise 3 aylık periyotlar
halinde görevlendirilecek.
Hastane halen hastane
yöneticisi, başhekim, idari
ve mali işler müdürü, sağlık
bakım hizmetleri müdürü
ve finans müdürü dahil
toplam 52 Türk personel ve
91 yerel personel ile hizmet
veriyor. Güvenlik hizmeti
ise 40 yerel ve 5 Türk personelle sağlanıyor.
Hastane, 13 bin 500 metrekare kapalı
alana sahip olmasının yanı sıra 12 yoğun
bakım, 14 yenidoğan yoğun bakım yatağı, 20
kuvöz, 4 ameliyathane, 1 doğum odası, radyoloji ve laboratuvar ünitelerini barındırıyor.
Avrupa’da panik!
ATİNA - Yunanistan'da önceki gün yapılan erken
genel seçimlerde Radikal Sol Koalisyon İttifak
(SYRIZA) seçimin galibi oldu.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, sandıklardan
yüzde 99,80'i açıldı. Buna göre SYRIZA yüzde 36,34
ile mecliste 149 sandalye alırken, Yeni Demokrasi
Partisi yüzde 27,81 oyla 76 sandalyeye sahip oldu.
Hrisi Avgi (Altın Şafak) yüzde 6,28 oy oranı ile
mecliste 17 sandalyeye, Potami yüzde 6,05 ile 17
sandalyeye, Yunanistan Komünist Partisi (KKE) yüzde
5,47 ile 15 sandalyeye, Bağımsız Yunanlılar (ANEL)
yüzde 4,75 ile 13 sandalyeye ve PASOK yüzde 4,68
ile 13 sandalyeye sahip oldu. Oy dağılımına göre
SYRIZA kontenjandan 5, Yeni Demokrasi Partisi 4,
Hrisi Avgi, Potami ve KKE ise 1 milletvekili seçerken
PASOK ve ANEL kontenjandan milletvekili seçemedi.
Batı Trakya Türk Azınlığı'na mensup 3 aday Yunan
Meclisi'ne girmeye hak kazandı. Alınan bilgiye göre,
Rodop ve İskeçe illerinde SYRIZA adayları Ayhan
Karayusuf, Mustafa Mustafa ve Hüseyin Zeybek, parlamentoya giriyor. Ayhan Karayusuf ve Hüseyin
Zeybek 2012'de yapılan genel seçimlerde de aynı partiden listelerinde birinci olarak milletvekili seçilmişlerdi.
Mustafa Mustafa da 1996 yılında daha sonra ismini
SYRIZA olarak değiştiren Sol İttifak Partisi'nden
(Sinaspizmos) bir dönem milletvekili seçilmişti.
(AA)
Jandarmadan
kadına yönelik
şiddet ve aile içi
şiddet raporu
DAVUTOĞLU’ndan kardeşlik mesajı
DİYARBAKIR - AK Parti Genel Başkanı
ve Başbakan Ahmet Davutoğlu,
"Türkmenleri, Yörük yiğitlerini, Zaza yiğitlerinden, Kürt yiğitlerinden ayırmak
isteyenlere inatla, Batı Toroslar ile
Güneydoğu Toroslar, Karacadağ kardeş
diyoruz. Menderes ve Sakarya ile Dicle
kardeş diyoruz" dedi.
Davutoğlu, partisinin Seyrantepe Spor
Kompleksi'nde gerçekleştirilen Diyarbakır
5. Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasına,
"Peygamberler şehri, Peygamberi her vesileyle anan ve onun yolundan yürüyen
Diyarbakır'a" selam vererek başladı.
"Diyarbakır seninle gurur duyuyor" sloganlarına, "Biz her bir Diyarbakırlıyla gurur
duyuyoruz" karşılığını veren Davutoğlu,
salondakileri Kürtçe de selamladı. Salonda
asılan bir pankartı okuyan Davutoğlu,
Kürtçe, "Varlığınız, varlığımızdır" ifadesini
kullandı.
Başbakan Davutoğlu, "Millet olarak çok
büyük sınavlardan geçiyoruz. O sınavları
ancak ve ancak Diyarbakır'a ruhunu,
maneviyatını ve kimliğini vermiş olan
Nebilerin, sahabelerin, alimlerin izinden
yürüyerek aşabiliriz, Selahaddin-i
Eyyubi'nin, Ertuğrul Gazi'nin izinden yürüyerek aşabiliriz" diye konuştu.
Diyarbakır'a 2 sene önce de geldiğini
hatırlatan Davutoğlu, bu ziyareti sırasında,
Dicle Üniversitesi'nde öğrencilere hitap
ettiğini, öğrencilerde gördüğü coşkuyu,
aşkı, kardeşliği salonda da görmekten
gurur duyduğunu söyledi.
Başbakan Davutoğlu, Diyarbakırlı'nın
yiğit, vefakar, ehli iman, ehli edeb
olduğunu vurgulayarak, kenti mürşit şehir
olarak nitelendirdi.
Salondakilere son haftalarda gerçekleştirdiği ziyaretlere ilişkin bilgi veren
Davutoğlu, geçen hafta Aydın ve Muğla'da
mitinglere katıldığını hatırlattı.
Davutoğlu, Muğla'da ve Aydın'da
Yörük, Türkmen yiğitlerle buluştuğunu, bu
kentlerde zeybekle karşılandığını belirterek,
şunları söyledi:
"Şimdi de buradan, herkese, milletin
arasına fitne sokmak isteyen herkese,
cesaretle karşı çıkarak diyoruz ki bugün de
burada Kürt yiğitlerle, Zaza yiğitlerle omuz
omuzayız, halay çekiyoruz, zılgıt çekiyoruz.
Türkmenleri, Yörük yiğitlerini, Zaza yiğitlerinden, Kürt yiğitlerinden ayırmak
isteyenlere inatla, Batı Toroslar ile
Güneydoğu Toroslar, Karacadağ kardeş
diyoruz. Menderes ve Sakarya ile Dicle
kardeş diyoruz. Daha sonra gittiğim
Tekirdağ'da, Evlad-ı Fatihan ile buluştuğum
Tekirdağ'da, Üsküp'te, ruhuma çekerek
hissettiğim Evlad-ı Fatihan ruhuyla işte
burada Diyarbakır'ın her bir suruna, her bir
burcuna, her bir minaresine nüfuz etmiş
Selahaddin-i Eyyubi ruhu aynı ruhtur.
Evlad-ı Fatihan ile Selahaddin-i Eyyubi'yi
ayırmak mümkün mü? Kudüs fatihleri ile
İstanbul fatihlerini ayırmak mümkün mü?
Diyarbakır üzerinden bir asra, bir millete,
bütün bir Ortadoğu coğrafyasına selam
vermeye geldik "
TBMM - Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet
olaylarıyla mücadelede jandarma da etkin etkin
görevler üstlenirken, 2014 yılında görev bölgesinde
13 bin 143 kadına yönelik şiddet olayı gerçekleşti.
Jandarma Genel Komutanlığı görev sorumluluk
bölgesinde meydana gelen kadına yönelik şiddet ve
aile içi şiddet olaylarına ilişkin bir rapor hazırlayarak,
TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma
Komisyonu'na sundu.
Aile içi şiddet olaylarının sayısının 2008 yılında
752, 2009 yılında bin 3, 2010 yılında bin 205, 2011
yılında 2 bin 912, 2012 yılında 12 bin 741, 2013 yılında 13 bin 551, 2014 yılında ise 12 bin 68 olarak
gerçekleştiğinin yer aldığı raporda, 2013 yılında aile
içi şiddet olaylarına en fazla Antalya'da en az
Ordu'da, 2014 yılında ise en fazla Muğla'da en az ise
Bursa'da rastlandığı belirtildi.
Raporda yıllar arasında ayrım olmaksızın aile içi
şiddetin mağdurunun kadınlar olduğu ifade edilirken,
jandarmanın görev alanı içinde yaşanan aile içi şiddet
olayları mağdurlarının yüzde 78'inin okur yazar
olmayan kişilerden oluştuğu belirtildi.
Jandarma bölgesinde kadına yönelik şiddet olayı
sayısı 2008 yılında 10 bin 898, 2009 yılında 11 bin
851, 2010 yılında 12 bin 846, 2011 yılında 12 bin 985,
2012 yılında 15 bin 711, 2013 yılında 15 bin 748,
2014 yılında ise 13 bin 143 olarak ifade edilen raporda, illere göre dağılımda 2013 ve 2014 yıllarında en
fazla vaka Antalya'da en az ise 2013 yılında
Sakarya'da, 2014 yılında ise Samsun'da yaşandı.
Raporda kadına yönelik şiddet olaylarının yüzde
97'sinin tartışma ve ailevi geçimsizlik nedenleriyle
meydana geldiği aktarılırken, mağdurların yüzde
55'inin ilkokul mezunu olduğu kaydedildi.
Jandarma Genel Komutanlığı da aile içi şiddet,
kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve istismarın önlenmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor.
Jandarma Genel Komutanlığı Karargahında Asayiş
Daire Başkanlığı bünyesinde 2012 yılında kuluna Aile
İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Şube Müdürlüğü
oluşturulurken bir çok ilde de çocuk ve kadın kısım
amirlikleri ile hizmet veriliyor.
2014 yılında, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve
Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun
kapsamında jandarmanın sorumluluğu içinde verilen
koruyucu ve önleyici tedbir kararı sayısı 6 bin 469,
devam eden koruyucu ve önleyici tedbir kararı sayısı
ise 862 olarak ifade edilen raporda, jandarma tarafından kadın konukevine teslim edilen kadın sayısı da
642 olarak gerçekleşti.
Raporun şiddetin önlenmesine ilişkin görüşler
bölümünde ise şu tespitlere yer verildi:
"6284 sayılı kanun kapsamında şiddet uygulayanlara verilen konuttan uzaklaştırma tedbir kararının
etkin olarak uygulanabilmesi maksadıyla şiddet uygulayanlara barınma imkanı sağlanmalı. İlk, orta, lise ve
üniversite düzeyinde okullardaki ders müfredatına
toplumsal cinsiyet eşitliği, kadına yönelik şiddet ve
aile içi şiddet konularında ünite eklenmeli. Erken
yaşta ve zorla evlendirme husus 6284 sayılı kanun
kapsamına alınmalı." (AA)
dış dünya
27 Ocak 2015 Salı
13
Merkel: “Almanya, Dağlık Karabağ sorunun
çözümü için yardımcı olmak istiyor”
Azerbaycan
Cumhurbaşkanı İlham
Aliyev, Dağlık Karabağ
sorununa ilişkin,
"Ermenistan statükoyu
muhafaza etmek istiyor.
Bu ihtilaf, Azerbaycan’ın
toprak bütünlüğü temelinde uluslararası normlarla çözülmesi lazım"
dedi.
BERLİN - Aliyev ve Almanya
Başbakanı Angela Merkel, görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı
düzenledi
Merkel, dinamik bir ekonomik gelişme sağlayan Azerbaycan’ın önemi
artan bir partner olduğunu belirtti.
İkili ilişkiler ve Avrupa’nın enerji
güvenliğinin de ele alındığı görüşmenin
çok verimli geçtiğini ifade eden Merkel,
"Biz Güney Gaz Koridoru'nu destekliyoruz" diye konuştu.
Azerbaycan’ın jeopolitik konumunu
da değerlendirdiklerini bu bağlamda
Dağlık Karabağ ihtilafını görüştüklerini
bildiren Merkel, "Almanya, Dağlık
Karabağ sorunun çözümü için yardımcı
olmak istiyor. Bu konuda AB’nin bir kez
daha inisiyatif başlatıp başlatmayacağını konuştuk. Azerbaycan'ın bu konuda
AB Komisyonu ile görüşmesi gerektiğini
düşünüyorum" dedi.
Azerbaycan'ın üyelik talebi olmadan
AB ile işbirliğinin geliştirilmesi konusunu
da ele aldıklarını ifade eden Merkel,
Letonya’nın AB dönem başkanlığında
bu ilişkilerin genişletilmesinin ''Doğu
Ortaklığı'' kapsamında değerlendirileceğini söyledi. Dünyada toprak bütünlüğü
ihlal edildiğinde yaptırımların söz konusu olduğu ancak Dağlık Karabağ sorununda Ermenistan’a yönelik bu tür yaptırımlar uygulanmadığı ve bunun bir
çifte standart olup olmadığı yönündeki
soruya Merkel, şöyle cevap verdi:
"Bu konuyla ilgili de konuştuk. Biz
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatında
Yemen karşı devrimle
karşı karşıya
(AGİT) Fransa, Rusya ve ABD’nin eş
başkanlığını yaptığı Minsk Grubu’nun
üyesiyiz. Çözüme giden müzakereleri
destekliyoruz. Aliyev’in Ermeni mevkidaşıyla birçok kez görüştüğünü görüyoruz. Bu da müzakerelere hazır olunduğunu gösteriyor. Bu ihtilafın sadece
barışçıl bir şekilde çözüleceği konusunda hemfikiriz. Ateşkes anlaşmalarının
ihlal edilmesinden dolayı endişeliyiz ve
bunları yakından izliyoruz. Çok ihtiyatlı
ifade edersem: bu bağlamda Rusya’nın
önemli bir rol oynadığını düşünüyorum.
Rusya ve Ermenistan bu bağlamda
belki bazı şeyleri ortak yapıyor. Bu
bakımdan farklı standartlar olmadığını
görebilirsiniz."
Merkel, Azerbaycan’daki insan haklarının korunmasıyla ilgili bir soru üzerine de Azerbaycan’ın Avrupa
Konseyi’nin üyesi olarak insan haklarını
koruması gerektiğini, burada faaliyet
gösteren Alman vakıfların ve diğer organizasyonların güvenli bir yasal temelde
çalışmak istediklerini belirtti.
Ukrayna ile Rusya arasındaki ihtilaf
konusunda bu akşam Ukrayna, Rusya,
Fransa ve Almanya dışişleri bakanlarının
Berlin’de geleceği hatırlatılarak bu
konudaki beklentileri sorulan Merkel,
dışişleri bakanlarının görüşmelerinin
önemli olduğunu ancak ilerlemeler sağlanması durumunda Kazakistan’ın başkenti Astana’da liderlerin bir araya gelebileceğini kaydetti.
Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev
de iki ülke arasındaki ilişkilerin olumlu
olduğunu, her alandaki ilişkilerin gelecekte daha da gelişeceğini söyledi.
Çok sayıda Alman şirketinin
Azerbaycan’da faaliyet gösterdiğini
ifade eden Aliyev, söz konusu şirketlerin
faaliyetlerini desteklediklerini kaydetti.
Görüşmede bölgedeki güvenlik
konularını da ele alındığını ifade eden
Aliyev, Ermenistan-Azerbaycan arasındaki ihtilafın çözümünün bölge için de
çok önemli olduğunu vurguladı.
Aliyev, Ermenistan’ın BM Güvenlik
Konseyi’nin kararlarını uygulamayarak
hiçe saydığını belirterek, "Ermenistan
statükoyu muhafaza etmek istiyor. Bu
ihtilaf Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü
temelinde uluslararası normlarla çözülmesi lazım" dedi.
Enerji güvenliği konusunda
Azerbaycan’ın bazı projeler başlattığına
işaret eden Aliyev, "Azerbaycan tarafından başlatılan projeler Avrupa’nın enerji
haritasını değiştirecek" değerlendirmesini yaptı.
Söz konusu projelerin finansmanının
büyük yükünü Azerbaycan’ın üstlendiğini anlatan Aliyev, projelerin zamanında
biteceğini, Trans Anadolu Boru Hattı
Projesi’nin (TANAP) 2018’de, Trans
Adriyatik Boru Hattı’nın (TAP) da
2019’da tamamlanacağını söyledi.
Aliyev, ülkesindeki insan haklarıyla
ilgili bir soru üzerine de Azerbaycan’da
tüm özgürlüklerin verildiğini, yüzlerce
yayın organı olduğunu, sansürün olmadığını ve internete de erişilebildiğini
ifade etti. (AA)
Makedonya'nın Pakistan terörle mücadelede
kalkınmasına
yardım istemiyor
''TİKA'' desteği
ÜSKÜP Türk İşbirliği ve
Koordinasyona
Ajansı (TİKA),
2006 yılından
beri faaliyet gösterdiği
Makedonya'da
hayata geçirdiği
projelerle ülkenin
kalkınmasına
katkı sağlıyor.
TİKA, 2006 yılından beri faaliyet gösterdiği Makedonya'da eğitimden sağlığa,
tarımdan altyapıya, tarihi eserlerin restorasyonundan iletişime farklı alanlarda
hayata geçirdiği 457 proje için toplam
22 milyon avro harcadı.
TİKA Üsküp Koordinatörü Teoman
Tiryaki (üstte), AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Makedonya'daki faaliyetleri
hakkında bilgi verdi.
Tiryaki, 2014 yılının kendileri açısından son derece iyi geçtiğini belirten
Tiryaki, temsil açısından önemli bir yıl
geçirdiklerini, her geçen yıl kendilerini
geliştirerek yollarına devam ettiklerini
söyledi.
Geçen yıl Kocacık'ta, Mustafa Kemal
Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi'ye ait
anı evinin ve Manastır Askeri İdadisi'nin
restorasyonu projelerinin açılışlarını yaptıklarını hatırlatan Tiryaki, eğitim alanında
gerçekleştirdikleri projeler kapsamında
da Makedonya'nın farklı bölgelerinde
dört ilkokul ve bir lisesinin yenilendiğini,
bazı üniversitelere teknik donanım desteği sağlandığını, bin 400 kişiye Türkçe
kursu ve öğrencilere burs verildiğini
ifade etti.
Tiryaki, işsizliğin özellikle ülkenin
doğusunda büyük bir sorun olduğuna
işaret ederek, "Oradaki halkın ekonomik
olarak kalkınması için küçük çaplı projeler de gerçekleştiriyoruz. Daha önceden
yaptığımız arıcılık projesinin biraz daha
mikroya indirerek, yaklaşık 35 aileye
ekipman ve arılar temin edildi. Bu proje
sayesinde, her aileye ayda en az 200
avro katkı sağlanıyor" dedi. (AA)
ANKARA - Pakistan Meclis Başkanı
Serdar Ayaz Sadık, 150 kişinin öldüğü
geçen ayki okul saldırısı sonrasında tüm
ülkenin terörle mücadelede yeni bir strateji için birleştiğini, bu mücadelede ABD
dahil kimseden yardım beklemediklerini
çünkü "bu terörü onların yarattığını" söyledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üye
Devletleri Parlamento Birliği 10.
Konferansı nedeniyle Türkiye'de bulunan
Pakistan Meclis Başkanı Sadık, AA
muhabirinin sorularını yanıtladı.
Terörle mücadelede konusunda kimseden destek beklemediklerini ifade
eden Sadık, 11 Eylül'den sonra
Afganistan üzerinden kendilerine dayatılan teröre karşı savaşta, 65 bin kişinin
hayatını kaybettiğini ancak uluslararası
kamuoyunun kendilerine yardım etmediğini söyledi. Sadık, ülkenin bu süreçte
ekonomik olarak çok yıprandığını ve ABD
öncülüğündeki koalisyon güçlerinin birkaç milyon dolarlık yardımda bulunmakla
yetindiğini ifade etti. Sadık, bu noktadan
sonra kimseden yardım istemediklerini ve
teröre karşı kendilerinin savaşacağını
belirtti.
Meclis Başkanı Sadık, "Öncelikle
ABD'den hiçbir şekilde destek beklemiyoruz. Bu terörün bir kökü onlar. Bu terörü onlar yarattı. Sovyet Birliği Afganistan'ı
işgal ettiğinde bu militanları beslediler.
Karşılıklı saygı içinde işbirliği yapıyoruz.
ABD ile işbirliği yapmaya devam edeceğiz ama ABD veya başka bir devlet tarafından yönlendirilmeyeceğiz" dedi.
Batılı ülkelerin sicilinin bu konuda
zaten temiz olmadığını savunan Sadık,
dünyada nükleer gücü olan tek
Müslüman ülke olarak kendilerine güvenmeleri gerektiğini, sorunlarını kendi başlarına çözeceklerini ifade etti.
Meclis Başkanı Sadık, Peşaver'deki
okul baskınının Pakistan'ı derinden sarstığını ve ülkedeki tüm siyasi partilerin
terörizme karşı mücadele için yeni bir
strateji belirlemek için birleştiğini kaydetti.
Sadık, Afganistan ile terörle mücadele
konusundaki mutabakatlarının devam
ettiğini, iki komşu ülkenin birinde istikrar
olmazsa diğerinde de olmayacağını
belirtti. Afganistan ile sınırın uzunluğu
nedeniyle sınırın korunması konusunda
zorluklar yaşandığını vurgulayan Sadık,
sorunların tartışarak çözülmesi gerektiğini, şu anki hükümetle birçok konuda
işbirliği içinde olduklarını söyledi. Sadık,
ayrıca saldırıyla ilgili olarak genelkurmay
başkanı ve istihbarat şefinin Afganistan'a
gittiğini, olayla ilgili burada tutuklanan altı
kişinin kendilerine teslim edileceğini dile
getirdi. (AA)
Suriye’de “Eğit donat” gelecek ay başlıyor
GAZİANTEP - Suriyeli muhalifler
tarafından kurulan Suriye geçici hükümetinin başbakanı Ahmet Tuma, "Eğit donat
programı kapsamında gelecek ay ABD
ordusundan 400 asker muhalifleri eğitmeye başlayacak" dedi.
Tuma, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yılbaşından sonra güvenoyu aldıktan sonra kurulan hükümetin çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Halkın hemen
her kesimini kucaklamaya çalıştıklarını
vurgulayan Tuma, Suriye'nin özgürleşmesini istediklerini ifade etti.
Bir süre önce gündeme gelen Suriyeli
muhaliflerin eğitilmesi konusunu çok
önemsediklerini hatırlatan Tuma, ABD
Merkez Komutanlığı Özel Kuvvetler
Komutanı Tümgeneral Michael
Nagata'nın geçen hafta İstanbul 'da
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal
Koalisyonu (SMDK) yetkilileriyle bir araya
geldiğini belirtti. Görüşmede "eğit donat"
programının ele alındığını vurgulayan
Tuma, şöyle konuştu: "Eğit donat programı kapsamında gelecek ay ABD ordusundan 400 asker muhalifleri eğitmeye
başlayacak. Bu eğitimin sahadaki askeri
güçlerin daha etkin mücadelesini sağlayacağına inanıyorum. Eğitim çalışması,
devrimin başarılı olmasını arzulayan
Suriye halkının dostu olan komşu ülkelerin topraklarında gerçekleşecek." (AA)
İSTANBUL - Yemenli insan hakları
savunucusu Nobel ödüllü Tevekkül
Karman (sağda) "Yemen bugün karşı
devrimle karşı karşıya" dedi.
Karman AA muhabirine şöyle
konuştu:
"Yemen bugün karşı devrimle ve
tam teşekküllü bir darbe karşı karşıya. Karşı devrim, devrik diktatör Ali
Abdullah Salih ve İran'ın maşa olarak
kullandığı Husiler tarafından sahneye
konmakta.
Bu darbe, Yemen devrimini baltalamayı ve halkın hayallerini çalmayı
amaçlıyor. Peki Salih, Ali Hamaney ve
Abdulmelik el-Husi başarıya ulaşacak
mı? Hayır, asla! Yemen halkı onların
hepsinden daha büyüktür. Halkın
tamamı bu İran projesini reddedecek
ve planlarını boşa çıkaracaktır."
"Darbecilerin ülkenin kuzey ucundan (Sa'da kentinden) geldiklerine
işaret eden Karman "Yemen'de ekonomik gücü, petrolü, ülkenin gelir
kaynaklarının ve insan gücünün
tamamını elinde tutan büyük kitle
Abdulmelik el-Husi'nin yönetimini
asla kabul etmeyecek" öngörüsünde
bulundu.
"Diren Hadi, Yemen halkı senin
arkanda!" sözleriyle Cumhurbaşkanı
Hadi'ye destek veren Karman sözlerine şöyle devam etti:
"Cumhurbaşkanı Abdurabbu
Mansur Hadi'nin direnişini selamlıyoruz. Cumhurbaşkanının silahlı milislere pabuç bırakmaması ve onların
şartlarını kabul etmeye yanaşmaması
her türlü takdirin üstündedir. Salih ve
İran destekli Husiler başkent Sana'yı
milisleriyle kontrol altına almış olsalar
da alternatif bir cumhurbaşkanı ilan
etmeye cesaret edemediler. "
"Her ne kadar Cumhurbaşkanı
Hadi'nin geçiş dönemini yönetme
konusunda zaafları olsa da, yolsuzlukları önlemede ve milisleri sindirmede başarısız kalsa da, ülkenin meşru
Cumhurbaşkanı olduğunu, Yemen'in
Hadi'nin önderliğinde anayasasını
hazırlaması ve seçimlere gitmesi
gerektiğini" belirten Karman şunları
söyledi:
"Cumhurbaşkanının evini kuşatma
altında tuttukları ve 21 Eylül'den beri
kendisini zorunlu ikamete tabi tuttukları halde başka birini cumhurbaşkanı
ilan edemediler. Çünkü Yemen halkının onların yönetimini asla kabul
etmeyeceğini gayet iyi biliyorlar.
Ülkenin bütün kaynakları onların
mukaddes merkezi kuzeyin en kuzeyinin (Sa'da kenti) dışındaki bölgelerdedir."
"Cumhurbaşkanının şu anda esir
durumda" olduğuna dikkati çeken
Karman şu ifadeleri kullandı:
"Ülke tarih boyunca Yemen'in
başına bela olmuş kabileci ve mezhepçi bir odağın zulmü altındadır.
Sadece Cumhurbaşkanı değil Yemen
şu anda devrik başkan Ali Abdullah
Salih tarafından koordine edilen İran
işgali altındadır."
Nobel ödüllü insan hakları savunucusu Tevekkül Karman şu ifadelerle sözlerini tamamladı:
"Abdulmelik el-Husi elinde bulundurduğu şiddet vasıtalarıyla, devrik
Salih'in desteğiyle ve silahlı güçle
Yemen'e hükmedebileceğini zannediyor. Abdulmelik el-Husi sadece rüya
görüyor. Yemen halkı Abdulmelik elHusi'den daha büyüktür. Yemen halkı
Abdulmelik el-Husi'yi başkentten
çıkarıp geldiği yere geri göndermeye
kadirdir. Bu kalkışma 11 Şubat
Devrimine yönelik bir karşı devrim
hareketidir. Yemen halkı bu darbecilere kim olduğunu gösterecektir."
Uzun süredir siyasi çatışmaların
devam ettiği Yemen'de
Cumhurbaşkanı Hadi'nin Ofis
Müdürü Ahmed Avad bin Mübarek'in
17 Ocak'ta kaçırılmasıyla artan gerginlik, Husilerin Cumhurbaşkanlığı
Sarayı ile Hadi'nin Sittin
Caddesi'ndeki konutuna saldırısıyla
daha da tırmanmıştı. Bu gelişmelerin
ardından önceki gün, Husilerin
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na girdiği
iddia edilmişti. (AA)
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
7
8
9
10
14
TURİZM
27 Ocak 2015 Salı
"Medeniyetler
geçidi" Ağrı'ya
turist ilgisi
ISSN 1308-7622
AĞRI - Kültürel varlıkları, tarihi yapıları ve
doğal güzellikleriyle dikkati çeken, ''medeniyetler
geçidi'' olarak nitelendirilen Ağrı'ya yerli ve
yabancı turistlerin ilgisi giderek artıyor.
Doğu Anadolu'nun bu gözde ili, Ağrı Dağı,
İshak Paşa Sarayı, Ahmed-i Hani Türbesi, Nuh'un
Gemisi Silüeti, Doğubayazıt Kalesi ve Camisi,
Diyadin Kaplıcaları, Meteor Çukuru, Buz
Mağarası, Hamur Kümbeti, Balık Göl, Aladağlar,
Sinek Yaylaları gibi tarihi yapıları ve doğal güzelliklerinin yanı sıra abdigör köftesi, hengel, halise ve
keledoş gibi mutfak kültürüyle de yerli ve yabancı
turistlerin ilgi odağı oluyor.
Vali Mehmet Tekinarslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ağrı'yı tarihi mekanlar, dağ sporu,
inanç turizmi ve sağlık turizmi alanında 2014 yılında ziyaret eden turist sayısının, 2013'e kıyasla
yüzde 8 arttığını söyledi.
Bu sayının 2015'te de artmasını beklediklerini
belirten Tekinarslan, "Kentimiz birçok tarihi ve turistik mekana sahip. Bu turistik potansiyeli doğru
bir şekilde değerlendirmek için çalışmalar
yürütüyoruz" dedi. Tekinarslan, Ağrı Dağı'na yılda
ortalama 6 bin yerli ve yabancı dağcının tırmandığı bilgisini verdi. Patnos ilçesindeki Süphan
Dağı ve Eleşkirt ilçesindeki Kösedağ'a da ilginin
yoğun olduğuna değinen Tekinarslan, "İshak
Paşa Sarayı, Ahmed-i Hani Türbesi, Diyadin
Kaplıcaları ve diğer turistik alanlarımız yüz binlerce turist çekiyor. Geçtiğimiz yıl Balık Göl'de bir
festival düzenleyerek binlerce insanımızı orada bir
araya getirdik. Balık Göl'ün, tanıtımı ve turist
çekme konusunda meyvelerini aldık. Bunu
geleneksel hale getirip her yıl tekrarlamayı ve
katılım sayısını daha da artırmayı hedefliyoruz"
diye konuştu. Termal turizm konusunda da iddialı
olduklarını ve Diyadin Kaplıcaları'ndaki suyun
değerlendirilmesine yönelik çalışmaların
sürdüğünü aktaran Tekinarslan, bundan yararlanılarak seralar oluşturulduğunu ve ekonomiye
önemli bir katkı sağlanmasına çalışıldığını vurguladı. Turizmin gelişmesi için çeşitli projeler gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Tekinarslan, şunları
kaydetti: "Doğubayazıt ilçemizde, aynı anda
Doğubayazıt, Ağrı Dağı, Tendürek Dağı, İshak
Paşa Sarayı ve Ahmed-i Hani Türbesi'ni görebilen
bir noktada kent müzesi yapıyoruz. Yıllardır
kaderine terk edilmiş, ilçenin kültür mirasında
önemli bir yeri olan 99 yıllık tren istasyonu binasını
Ahmed-i Hani Kütüphanesi olarak restore ediyoruz. Yine İshak Paşa Sarayı'nın üst tarafında
bulunan tarihi mezarlık ve mescidin restorasyonu
yapıldı. Eleşkirt ilçemizde bulunan ve İshak Paşa
Sarayı ile aynı mimariye sahip Toprakkale Camii
konusunda çalışmalarımız sürüyor. Geçtiğimiz yıl
Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat
Fuarı'na (EMITT) İshak Paşa Sarayı konseptiyle
katıldık ve bunun yararlarını gördük. Bu yıl ise
Nuh'un Gemisi konsepti ile katılıyoruz.
Oluşturduğumuz turizm logomuzda belirttiğimiz
gibi herkesi 'insanlığın dünyaya yeniden yayıldığı
kent' olan Ağrı'ya davet ediyoruz." (AA)
Yıl: 45
Sayı: 15082
27 Ocak 2015
Salı
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bilişim
Medya Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Muhabir - İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Kenan Ergen,
Hakkı Murat Söbütay, Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 397 49 79 - [email protected]
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Basıldığı Yer:
Dorukkaya Mat. Yay. Rek. Mağ. Enerji ve İnş. A.Ş. - İstanbul Yolu
6. km Macun Mh. 3. Cd. No: 2/1 Yenimahalle/ANKARA Tel: 397 11 97
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
Uludağ'daki otelleri
öğrenciler ve Arap
turistler doldurdu
Kayak ve kış turizminin gözde merkezlerinden Uludağ, yarıyıl tatili
dolayısıyla öğrencilerden yoğun ilgi görürken konaklama tesisleri
Arap turistlerin de etkisiyle tamamen doldu.
BURSA- Kamu misafirhaneleri hariç,
birinci ve ikinci yerleşim bölgelerinde 22
özel konaklama tesisinde 6 bin 500'e
yakın yatak kapasitesine sahip
Uludağ'da, üniversiteliler başta olmak
üzere aileleriyle gelen öğrenciler ve Arap
turistlerin yoğunluğu dikkati çekiyor.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği
(TÜRSAB) Güney Marmara Bölgesel
Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Akkuş,
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Uludağ'ın bu yıl kar kalitesi ve ziyaretçi
ilgisi bakımından son derece iyi bir sezon
geçirdiğini söyledi.
Akkuş, geçen yılın aksine bu sezon
kayak ve diğer kış sporları için bütün
koşulların uygun olduğunu ifade ederek,
"oteller bölgesi"nde bir süre önce 3
metre 20 santimetreye kadar ulaşan kar
kalınlığının şu anda 1 metre 70 santimetre civarında bulunduğunu belirtti. Bu
tablonun, yılbaşından itibaren hem tatilcilerin hem de turizmcilerin yüzünü
güldürdüğünü dile getiren Akkuş, söme-
stir tatilinin ise otelciler için en yoğun
günleri beraberinde getirdiğini vurguladı.
İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak
üzere bazı illerden öğrenciler için
Uludağ'ın adeta bir buluşma noktası
olduğunu anlatan Akkuş, şöyle konuştu:
"Sömestir tatili başlar başlamaz
öğrenciler, Uludağ'a akın etti. Tesislerde
konaklayanların büyük bölümü öğrenci.
Asıl neden yarıyıl tatili ancak Uludağ'da 3
dönem halinde yapılan kış festivali
'WinterFest 2015' de gençleri buraya
çekiyor. İlk dönemi 18-22 Ocak'ta
gerçekleştirilen festival, 25-29 Ocak ve
8-12 Şubat'ta devam edecek. O nedenle
özellikle üniversitelilerin ilgisi sürecek.
Ayrıca sömestir tatilini fırsat bilen diğer
öğrenciler ve velileri de Uludağ'da kayak
ve kış turizminin tadını çıkarıyor."
Uludağ'da bu yıl Arap turist sayısında
dikkat çekici artış görüldüğüne de değinen Akkuş, önceki yıllarda yurt dışından
daha çok Rus turistleri ağırladıklarını
ancak bu sene onların yerini Arapların
Doğu Karadeniz'in turizm alanlarını camla buluşturdu
TRABZON- Trabzon'da yaşayan
Ali Yavuz, Sümela Manastırı,
Uzungöl, Atatürk Köşkü, Ayder
Yaylası gibi Doğu Karadeniz'in turizm
simgelerinin figürlerini, 250 derecelik
ısıl işlemle cam üzerine işliyor.
Cam kullanarak turizm amaçlı
ürünler yapan Yavuz, AA muhabirine,
Doğu Karadeniz'deki turizm değerlerini yerli ve yabancı turistlere
göstermeye çalıştığını söyledi.
Dünyada turizm açısından Doğu
Karadeniz'in önemli bir potansiyeli
olduğunu dile getiren Yavuz,
"Amacım turizm değerlerini görsel
objeler haline getirip ulusal ve uluslararası tanıtım yaparak bölgenin turizm değerini artırmak" dedi.
Yavuz, kendi yöntemleriyle doğal
ve tarihi güzellikleri camla bir araya
getirdiğini anlatarak,
"Çalışmalarımda özellikle Doğu
Karadeniz'in turizm değerleri
Uzungöl, Sümela Manastırı, Atatürk
Köşkü, Ayder Yaylası gibi alanların
figürlerini 250 derecede ısıl işlemle
cama yansıttım. Daha sonra renklendirdim ve ışıkta kırılma sağlayarak görsel bir ürün haline getirdim"
diye konuştu. (AA)
aldığını bildirdi.
Rus turist sayısındaki düşüşün, bu
ülkenin para birimi rubledeki
devalüasyondan kaynaklandığını, açığı
ise Arapların fazlasıyla doldurduğunu
söyleyen Akkuş, şunları kaydetti:
"Arap turistlerin özellikle bu sene
Uludağ'a ilgisi inanılmaz. 1980 öncesinde
bile doğaya, termale gelen ama kayak ve
karla haşir neşir olmayan Araplar, bu kez
Uludağ'da Rusları bile gölgede bıraktı.
Uludağ'daki Arap turist sayısı tavan
yaptı. Arap ülkelerinde uzun süredir yaptığımız tanıtım çalışmalarının sonuçlarını
aldık, alıyoruz. Daha çok Birleşik Arap
Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve
Suudi Arabistan gibi ülkelerden geliyorlar.
Arap turistlerin ilgisi öylesine yoğun ki
böyle giderse gelecekte Araplar için ikinci bir Uludağ yapmamız lazım."
Akkuş, Uludağ'daki potansiyelin tam
olarak kullanılabilmesi için altyapının
artan ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde
yenilenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Fenerbahçe, Kuyt ile gaza bastı
27 Ocak 2015 Salı
İSTANBUL - Spor Toto
Süper Lig'de Kasımpaşa'yı 3-0
yenerek, ligin ikinci bölümüne iyi
bir başlangıç yapan lider
Fenerbahçe'de, Dirk Kuyt son
dönemdeki golleriyle takımına
büyük katkı yapıyor.
Hollandalı futbolcu,
Emmanuel Emenike'nin gol yollarında suskun kaldığı, Moussa
Sow'un Afrika Uluslar Kupası
nedeniyle takımda bulunmadığı,
Pierre Webo'nun da sakatlık sorunu yaşadığı dönemde,
Kasımpaşa deplasmanında takımı
adına önemli bir galibiyetin mimarı oldu.
Süper Lig'in 16. haftasında
İstanbul Başakşehir'i 2-0 yendikleri maçın ardından Kasımpaşa
mücadelesinde de goller kaydeden Kuyt, forvet oyuncularının
suskun kaldığı dönemde ön plana
çıktı. Fenerbahçe'de ligde 16
maçlık ilk bölümün ardından
Senegal Milli Takımı'na katılan
Sow, en son 13. haftadaki
Sivasspor maçında, sakatlığı
nedeniyle ligde ilk yarının son 3
maçında forma giyemeyen Webo,
en son 11. haftadaki
Eskişehirspor mücadelesinde,
Emenike de en son 8. haftadaki
Beşiktaş karşılaşmasında gol attı.
İngiltere Premier Lig
ekiplerinden Chelsea'de
forma giyen Didier
Drogba, İstanbul'u,
Türk yemeklerini ve
arkadaşlarını özlediğini
söyledi.
Türk halkını
çok özledim,
sizi seviyorum
LONDRA - Başkent
Londra'da Futbol Yazarları
Birliği'nin (Football Writers'
Association) düzenlediği ödül
törenine katılan 36 yaşındaki
futbolcu, AA muhabirinin
sorularını yanıtladı. Türk Hava
Yolları'nın reklam yüzü
Drogba, röportajda "Türk halkını çok özledim, sizi seviyorum" diyerek Türkiye'ye
selam gönderdi. 2012-13 ve
2013-14 sezonlarında
Galatasaray forması giyen
Fildişi Sahilli yıldız oyuncu,
İstanbul'da çok sayıda arkadaşının ve harika anılarının
olduğu belirterek, "Özlediğim
birçok şey var ama özellikle
Türk yemeklerini özlüyorum.
Türk yemekleri her zaman
çok lezzetliydi. Arkadaşlarımı
özlüyorum, onlar İstanbul'da
iyi hissetmemi sağladılar" diye
konuştu. Chelsea'ye döndükten sonra sarı-kırmızılı takımın
maçlarını takip ettiğini ifade
eden Drogba, Galatasaray'ın
sezon sonunda şampiyon
olacağına inancını dile getirdi.
Deneyimli futbolcu,
Galatasaray'da yaşanan teknik direktör değişikliklerine
ilişkin, "Kulüp, kendi için
doğru olanı yapmak zorunda.
Çünkü amaç başarıyı sağlamak. Dolayısıyla bu tip kararlar vermek her zaman zordur
ama süreç doğru işlediği ve
taraftarlar mutlu olduğu sürece bu kararlar iyidir" değerlendirmesinde bulundu.
Didier Drogba,
Türkiye'deki yabancı futbolcu
statüsünün değişmesiyle ilgili
de "Yabancı oyuncu sınırlaması olmaması önemli.
Dünyanın her yerinde de
böyle olmalı. Çünkü hem Türk
oyuncular hem de ligin düzeyi
için yurtdışından oyuncuların
gelmesi ve tecrübelerini paylaşması gerekli. İyi bir kombinasyonun olması önemli" ifadelerini kullandı.
Premier Lig'de en yakın
takipçisi Manchester City'nin
beş puan önünde lider
durumda bulunan Chelsea
için şimdilik sezonun harika
geçtiğini dile getiren Drogba,
"Umarım bu sezonu kupalarla
tamamlarız. Chelsea'de çok
mutluyum" dedi. Chelsea'de
bu sezon 23 maçta forma
giyen ve 6 kez rakip fileleri
havalandıran Drogba, şampiyonluk yolunda en büyük
rakiplerinin Manchester City
olduğunu söyledi. Yıldız futbolcu, "Manchester City
sezon sonuna kadar bizi zorlayacaktır. Manchester United
da orada duruyor. Büyük
takımlar hiçbir zaman yıkılmaz" diye konuştu. (AA)
Savunmada Egemen
Korkmaz farkı
İSTANBUL - Spor Toto Süper Lig'de
Kasımpaşa'yı 3-0 yenerek zirvedeki yerini
koruyan Fenerbahçe, savunma oyuncusu
Egemen Korkmaz'ın forma giydiği son 4 maçta
gol yemedi.
Sakatlığı nedeniyle takımdan uzun süre ayrı
kaldıktan sonra, ligde 14. haftadaki Suat Altın
İnşaat Kayseri Erciyesspor maçıyla forma giymeye başlayan tecrübeli oyuncu, sarı-lacivertli
ekibin son haftalardaki çıkışında önemli rol üstlendi.
Süper Lig'in 13. haftasına kadar kalesinde
gördüğü 13 golle, en az gol yiyen iki ekipten
birisi olan Fenerbahçe, Egemen Korkmaz'ın da
takıma dahil olmasıyla 14. haftadan başlayarak, kalesini gole kapattı.
Sarı-lacivertli takım, son 4 lig haftasında,
Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ve Mersin
İdmanyurdu maçlarını 1-0, İstanbul Başakşehir
mücadelesini 2-0 ve son olarak da Kasımpaşa
maçında 3-0'lık skorlarla kazandı. Rakip kalelere 7 gol atan Fenerbahçe, kalesinde hiç gol
görmedi.
Tecrübeli savunmacı takımının gol yemediği
4 maçın 3'ünde Alves'le, birinde de Bekir
İrtegün ile yan yana oynadı.
Egemen takıma döner dönmez, ilk devrenin
büyük bölümünde daha çok Bekir İrtegün,
Alves ve Kadlec'in görev yaptığı stoper mevkisinde formayı kaptı.
Sarı-lacivertli ekibin son 4 lig mücadelesinde, bir maçta cezalı olan Bekir sadece Alves'in
sakat olduğu İstanbul Başakşehir maçında ilk
11'de sahaya çıktı. Alves'in ligde 3 maçta ilk
11'de yer aldığı takımda, Kadlec forma şansı
bulamadı.
Sakatlık ve rehabilitasyon sürecinin ardından Ziraat Türkiye Kupası'nda E Grubu'ndaki
ilk iki maçta forma giyerek sezona giren
Egemen, iyi bir başlangıç yaptı. (AA)
Gaziantep “transferle şahlanacak”
Spor Toto Süper Lig'de Balıkesirspor'u son dakika golüyle 1-0 yenerek 77 gün sonra taraftarının önünde 3 puanı
hanesine yazdıran Gaziantepspor, devre arası transferleriyle daha güçlü bir yapıya kavuşmak istiyor.
GAZİANTEP - AA muhabirinin derlediği bilgiye göre,
tarihinde ilk kez
Balıkesirspor'u konuk eden
Gaziantep ekibi, uzatma
dakikalarında Muhammet
Demir'in kaydettiği golle
taraftarına sevinç yaşattı.
Puanını 24'e çıkaran
Gaziantepspor, ayrıca
Balıkesirspor galibiyetiyle
uzun bir aradan sonra sahasında galibiyete ulaştı. Son
olarak 7 Kasım'da Kamil
Ocak Stadı'nda Akhisar
Belediyespor ile yaptığı maçı
23. dakikada yine
Muhammet Demir'in golüyle
kazanan kırmızı-siyahlı ekip,
Balıkesir temsilcisi karşısında da 77 gün sonra aynı futbolcuyla 3 puanın sahibi
oldu.
Teknik Direktör Okan
Buruk, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Balıkesirspor'un puan cetvelindeki yeri itibariyle zorlu bir
ekip haline geldiğini söyledi.
Bu yüzden maça sıkı
çalıştıklarını anlatan Buruk,
karşılaşmanın geneline
bakıldığında tam olarak istedikleri performansın uzağında kaldıklarını ancak galip
geldikleri için mutlu oldukla-
rını belirtti.
Daha sıkı çalışıp daha iyi
performans ortaya koymaları
gerektiğini ifade eden Buruk,
transfer dönemi bitmeden
takıma bazı takviyeler yapmak istediklerini vurguladı.
Bu anlamda bazı isimlerle görüştüklerine işaret eden
Buruk, şöyle konuştu:
"Şu anda 4-5 isimle
görüşüyoruz ama bir şeyler
belli olmadan isim vermem
doğru olmaz. Özellikle forvet
hattına takviye yapmalıyız.
Bazı transferleri yaptığımız
zaman istediğimiz performansı daha rahat sahaya
yansıtabileceğimize inanıyorum. Bu anlamda teknik
heyetimiz ve transfer komitemiz çalışmalarını sürdürüyor. İnşallah kısa sürede
istediğimiz isimleri kadromuza katarız."
Transfer yaparken özellikle maddi konularda çok
dikkatli davrandıklarına dikkati çeken Buruk, "Kesinlikle
yapmış olmak için transfer
yapmayacağız.
Gaziantepspor formasını
hak edecek, varlığıyla bize
güç katacak ve şartlarımıza
uygun isimler aramızda yer
alacak" dedi. (AA)
Trabzonspor,
Oscar Cardozo ile
puanları topladı
TRABZON - Spor Toto Süper Lig'de Medicana
Sivasspor'u 3-1 yenen Trabzonspor'un 2 golünü
kaydederek galibiyette önemli rol oynayan Oscar
Cardozo, attığı gollerle takımına önemli puanlar
kazandırdı.
Sezon başında geldiği Portekiz'in Benfica
Kulübü'nde 2009-2010 sezonunda 13 maçta 10
gol atarak UEFA Avrupa Ligi'nin en golcü oyuncusu olan, aynı sezon ligde 29 maçta 26 gol, 20112012 sezonunda da 29 maçta 20 golle Portekiz
Ligi'nde gol krallığı sevinci yaşayan "Büyük baston"
lakaplı oyuncu, bordo-mavili takımda ligin ilk 17
haftalık bölümünün 11 gol atarak takımının en fazla
gol atan oyuncusu oldu. Ligde ilk 2 hafta sakatlığı
nedeniyle forma giyemeyen Paraguaylı oyuncu, 15
maçın 10'unda ilk 11'de sahaya çıkarken 1018
dakika mücadele etti.
Cardozo, ligde Gençlerbirliği maçında 3, Torku
Konyaspor ve Medicana Sivasspor maçlarında ikişer, Gaziantepspor, İstanbul Başakşehir, Mersin
İdmanyurdu ve Balıkesirspor maçlarında birer kez
rakip fileleri havalandırdı. (AA)
27 Ocak 2015 Salı
Erzurum'da araştırma yapan dağcılar, 2900 metre
yükseklikte 300 metre uzunluğa sahip Türkiye'nin
en uzun buz şelalesini keşfetti.
ERZURUM "Uluslararası Buz Tırmanış
Festivali" kapsamında Erzurum'da
bulunan dünyaca ünlü Türk
dağcılar Tunç Fındık, Anıl
Şarkoğlu ile ATAK Arama
Kurtarma Derneği Başkanı ve festival organizatörü Çetin Bayram,
Uzundere ve Tortum ilçelerinde
araştırma yaptı.
Dağcıların, Uzundere ilçesinin
Kirazlı Mahallesi'nde sürdürdüğü
araştırmada, 2900 metre yükseklikte 300 metre uzunluğunda yeni
bir buz şelalesi keşfetti.
ATAK Arama Kurtarma Derneği
Başkanı Bayram, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
dünyada çok az yerde buz tırmanışı yapıldığını belirterek, tırmanışın Türkiye'de de yeni yeni
yapılmaya başlandığını söyledi.
Erzurum'daki festival
dolayısıyla yaptıkları hazırlıklar
kapsamında büyük bir sürprizle
karşılaştıklarını anlatan Bayram,
şöyle konuştu:
"Bölge sürekli olarak karşımıza
sürprizler çıkarıyor. Uzundere ilçesi Kirazlı Mahallesi'nde
Türkiye'nin şimdiye kadar tespit
edilmiş en uzun, en büyük donmuş şelalesini keşfettik. İlk tır-
manışı dünyaca ünlü dağcımız
Tunç Fındık ile Anıl Şarkoğlu
gerçekleştirdiler. 300 metrelik bir
donmuş şelalenin adı bile
dağcıları ciddi anlamda ürkütüyor.
Çünkü ülkemizde daha önce
görülmemiş bir şey. Böyle bir
şelale olduğu düşüncesi bile
dağcıları çok heyecanlandırdı.
İletişimde olduğumuz dünyaca
ünlü buz tırmanışçılarıyla bunu
paylaştığımızda şaşkınlıklarını ve
mutluluklarını gizleyemediler.
Yükseklikleri 25 ile 300 metre
arasında
914 metre yüksekliğindeki
kayaya yardımsız tırmandılar
ANKARA- ABD'nin California eyaletinde
iki serbest dağcı, Yosemite Milli Parkı'nda
bulunan 914 metre yüksekliğindeki El
Capitan kayasının zirvesine yardımsız tırmandı.
BBC'nin haberine göre, tırmanışlarına
27 Aralık'ta başlayan Kevin Jorgeson ve
Tommy Caldwell, düşmeyi engellemek
için kullandıkları ip ve emniyet kemerleri
dışında hiçbir yardım olmaksızın El
Capitan kayasının çıplak yüzeyinden zirveye tırmanan ilk dağcılar oldu.
İkili, zirveye tırmandıktan sonra basına
açıklama yapmazken, Kevin Jorgeson'un
babası Eric Jorgeson, oğlunun hayalini
gerçekleştirmesini izlemekten gurur duyduğunu söyledi.
Jorgeson, "Aklına gelen her şeye tırmandı. Annesini ve beni başlarda bizi
tedirgin ediyordu ama buna alıştık" diye
konuştu. Yosemite Milli Parkı'nda bulunan
monolit granitten oluşan kaya formasyonu
El Capitan, dünyanın dört bir yanında
dağcılar tarafından ziyaret ediliyor. (AA)
Sanatçıların elinde şekillenen
sabunlar, ilgi görüyor
BALIKESİR - ZAFER AKPINAR Edremit Körfezi'nde bir zeytinyağı
müzesinin satış noktasında sergilenen,
heykel, tasarım ve resim sanatçılarının
tasarladığı 10 sabun, ilgi görüyor.
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı
Küçükkuyu beldesinde yaklaşık 12 yıl
önce kurulan Adatepe Zeytinyağı
Müzesi'nin bahçe kısmında zeytin ve
ürünlerinin satıldığı bir bölüm yer alıyor.
Bu bölümde zeytin, zeytinyağı,
sabun, ağacından yapılan kaşık, çatal,
bıçak, krem gibi birçok ürün satışa
sunuluyor. Zeytin ağacından yapılan el
yapımı bir bıçağın 50 lira olduğu
bu satış noktasına gelenlerin en
fazla dikkatini "sanatçı sabunları"
çekiyor.
Ela Cindoruk (tasarım), Seçkin
Pirim (heykel ve tasarım), Nevzat
Sayın (mimar), Mithat Şen (resim),
Erdal Duman (heykeltraş), Nihat
Kemankaşlı (resim), Bihrat Bavitan
(resim ve heykel), Mehmet Ulusel,
Murat Morova, Günnür Özsoy
(heykel ve tasarım) gibi sanatçıların
tasarladığı, kendi ellerinde şekillendirdiği
10 zeytinyağı sabunu, sanatseverler ve
müzeyi gezenlerden ilgi görüyor.
Bu sabunlar tek tek olarak da
seri şekilde de satılabiliyor. Kutu
içinde her biri 100 lira olan bu
sabunları seri halde alanlar bin lira
ödüyor. Burada normal bir
zeytinyağı sabunu ise 5 liradan alıcı
buluyor. Müzeyi kuran zeytin ve
ürünleri firmasının ortaklarından
Mahmut Boynudelik, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, zeytinyağı
sabununun cilt sağlığı açısından çok
faydalı olduğunu söyledi.
Sergilenen sanatçı sabunlarının
ise farklı bir çalışma ürünü olarak ortaya
çıktığını anlatan Boynudelik, şunları kaydetti: "Ankara'da bir tasarım firmasının
çalışması sonucu ortaya çıktılar.
Sanatçıların ellerinde şekillenmiş 10
farklı sabun. Her biri, sanatseverlerin,
ilgi duyanların bakış açısına göre farklı
anlamlar taşıyor. Maddi değerine takılmamak gerekiyor. Bunlara temizlik
ürünü amacıyla bakılmamalı, sanat
objesi olarak görmemiz lazım.
Sabunların sanatçıların ellerinde yorumlanması olarak bakılmalı. Alanlar da
sanat objesi olarak alıyorlar. Bunları bazı
kişiler, bir bütün seri olarak
alıyorlar.”(AA)
değişen donmuş şelalelerde, 26'sı
yurt dışından 172 dağcıyla 4 gün
boyunca buz tırmanışı çalışmaları
yapacağız."
Festival öncesi Lucifer ve Sarı
Gelin adı verilen donmuş şelalelerde inceleme yapan Türk dağcı
Tunç Fındık da birkaç yıldır
Erzurum'un Uzundere ve Tortum
bölgelerinde tırmanış yaptıklarına
değinerek, festivalin bugün
itibarıyla fiilen başladığını ifade
etti. (AA)
İstanbul Autoshow’a
uluslararası bir
kimlik kazandırılacak
İSTANBUL - TÜYAP Fuar ve
Kongre Merkezi'nde, 22-31
Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek İstanbul Autoshow
2015 için geri sayım başladı.
Bu seneki konsepti "dünyanın
yeni harikaları" olan fuar, çok
sayıda markanın yeni modellerinin yanı sıra geleceğin
teknolojilerini de otomobilseverlerle buluşturacak.
Otomotiv Distribütörleri
Derneği (ODD) ve TÜYAP Tüm
Fuarcılık Yapım AŞ (TÜYAP) iş
birliğiyle 22-31 Mayıs tarihleri
arasında Beylikdüzü TÜYAP
Fuar ve Kongre Merkezi'nde
düzenlenecek İstanbul
Autoshow 2015 için hazırlıklar
sürüyor. Bu yılki konsepti
"Dünyanın yeni harikaları"
olarak belirlenen İstanbul
Autoshow 2015, son model
otomobilleri 14 salon ve
toplam 120 bin metrekare
kapalı alanda otomobil
tutkunlarının beğenisine
sunacak.
İstanbul Autoshow 2015 için
ODD Yönetim Kurulu Başkanı
Mustafa Bayraktar, ODD
Genel Koordinatörü Hayri
Erce, TÜYAP Yönetim Kurulu
Başkanı Bülent Ünal ve
TÜYAP Autoshow Başkanı
İlhan Ersözlü'nün katılımıyla
bir basın toplantısı gerçekleştirildi.
ODD Yönetim Kurulu
Başkanı Bayraktar, İstanbul
Autoshow'un, Türkiye'nin ve
otomotiv sektörünün yurt içi
ve yurt dışındaki itibarına ve
bilinirliğine katkı sağlayacak
en önemli etkinliklerden biri
olduğunu söyledi.
İstanbul Autoshow'un 2006
yılında Uluslararası Otomotiv
Sanayicileri Birliği'nin (OICA)
fuarlar takvimine girerek uluslararası bir nitelik kazandığına
dikkati çeken Bayraktar,
fuarın Türkiye'de olduğu
kadar, yurt dışındaki bilinirliğinin de artması ve dünyada
söz sahibi fuarlarla yarışabilmesi için çalışmalarını
sürdürdüklerini ifade etti.
Bir fuarın uluslararası
anlamda kabul görmesi için
en önemli gerekliliklerden
birinin modern ve Avrupa
standartlarına uygun bir alanda yapılması olduğuna işaret
eden Bayraktar, "TÜYAP bize
bu standartları sağlıyor ve her
sene de geliştirmeye devam
ediyor. Bu da bizi memnun
ediyor. İstanbul Autoshow'un
uluslararası kimlik kazanması
için önemli bir unsur da dünya
ve Avrupa lansmanlarına ev
sahipliği yapabilmesini
sağlayacak bir tarihte düzenlenmesiydi. Uzun süredir sonbahar aylarında düzenlenen
fuarın Mayıs 2015'e alınmasıyla bu anlamda da daha doğru
bir noktaya gelinmiş oldu"
diye konuştu. (AA)
Download

hayat veren açılış