Sualtında
Fotoğ�af
Çekmek
GEN
ATEŞ EVİR
ISBN 978-605-5090-65-4
© Optimist Yayım Dağıtım, 2014
Optimist Yayım Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti.
Sertifika no.
: 11970
Telefon
: 0216 481 29 17-18
Faks
: 0216 521 10 64
e-posta: [email protected]
www.optimistkitap.com
facebook.com/optimistkitap
twitter.com/optimistkitap
www.youtube.com/OptimistKitap
www.optimistkitapblog.com
Optimist yayın no. :372
Konu
:Yaşam kültürü
Yayına hazırlayan :Mutlu Dinçer
Basım :Haziran 2014, ‹stanbul
Düzelti
:Esen Güray
Düzenleme ve
kapak tasarım
: Selim Talay
Sertifika no.
:13137
Baskı ve cilt
:Tor Ofset San. Tic. Ltd. Şti.
Hadımköy Yolu Akçaburgaz Mah.
4. Bölge 9. Cadde 116. Sokak. No: 2
Esenyurt - ‹STANBUL
Tel: 0212 886 34 74
İçindekiler
Önsöz...... ............................................. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5
1. Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım. ........ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7
2. Temel Özellikler. .............................. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 23
3. Sualtı Fotoğraf Ekipmanı. .................. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 57
4. İyi Sualtı Fotoğrafı Nasıl Çekilir?. ....... . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 123
5. Çekim Teknikleri. ............................. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 151
6. Sualtı Fotoğrafçılığı İçin Türkiye ve Dünya Denizleri.. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 247
Sözlük.. .... ............................................. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 267
Önsöz
Sualtı fotoğrafçılığı, bir zamanlar birçok dalgıcın kayıtsız kaldığı, fotoğraf tutkunlarının denemeyi göze alabildiği ve her şeyden önce
pahalı bir uğraştı. Ancak iki önemli etken sualtı fotoğrafçılığının tüm
dünyada olduğu gibi ülkemizde de dalgıçlar arasında hızla yayılmasını sağladı. Bunların birincisi; dünya üzerinde seyahat edebilmenin
gün geçtikçe kolaylaşması, ucuzlaması ve bunun sonucunda en uzak
sayılabilecek yerlere bile ortalama yirmi dört saat gibi bir sürede ulaşılabilir olmasıdır. İkincisi ve daha da önemlisi, artık bir dijital çağının
içinde olmamızdır.
Artık hiçbir ön bilgi ve deneyim olmaksızın, görüntü almak için,
bir kamerayı doğrultup düğmesine basmak yeterli olabilmektedir. Dijital fotoğraf teknolojisi bu kolaylığı getirmiştir. İnternet kanalıyla da
anında eldeki görüntüleri paylaşabilmek, başkalarının paylaştığı görüntüleri hemen ve her zaman görebilmek, neredeyse herkesin en
azından bir kamera almasını zorunlu hale getirmiştir. Artık telefonlar
bile bu amaçla kullanılmaktadır. Hatta sualtında bile.
Ancak sualtında fotoğraf çekmek, sadece ekipmana sahip olmak
ve ön bilgi olmaksızın onunla suya dalmak kadar basit değildir. Temel fotoğrafçılık bilgisine sahip olunsa bile, bir kamerayı ve aksesuarlarını suya indirebilmek için bir kurallar zincirinin eksiksiz takip
edilmesi gerekir. Öncelikle, dalışla ilgili yeterli durumda olmak şarttır.
Sonrasında da dalış sayısını artırmak, sualtı fotoğrafçılığında ilerle5
S U A L T I N D A F OT OĞRAF ÇE KM E K
menin ana kuralıdır. Bir su üstü fotoğrafçısı makinesini eline aldığı
andan itibaren evin balkonunda bile çalışabilirken, sualtı fotoğrafçısının deklanşöre basıncaya kadar olan yolu hayli uzundur. Deneyimini
artırmak, arşivini geliştirmek ve yeni hedeflerini gerçekleştirmek için
dalış yapmak zorundadır. Günümüzdeki sosyal ve ekonomik düzeni
göz önüne alırsak, sualtında fotoğraf çekebilmenin önündeki engelleri daha net anlayabiliriz.
Hemen belirtmek gerekir ki, sualtında fotoğraf çekmek için aletli
dalış yapmak olmazsa olmaz bir kural değildir. Hiçbir zaman SCUBA
dalışı yapmayı kendine hedef koymamış biri, kendi nefesiyle bile dalarak sualtında fotoğraf çekebilir. Sonuçta sualtında fotoğraf çekmek
bir yönüyle avcılıktır; görüntü avcılığı!
Bu kitap sualtında hiç fotoğraf çekmemiş, sualtı fotoğraf ekipmanı
konusunda hiçbir ön bilgisi olmayan, hatta temel fotoğrafçılık bilgisi
bile aşağı seviyelerde olanlara ilk adımı attıracak yapıdadır. Hatta belirli bir süreden beri sualtı fotoğraf ekipmanına sahip ve bu konuda
bir miktar yol almış birinin de tekrar başa dönüp, alışkanlıklarını gözden geçirmesine önayak olacak bir rehber niteliğindedir. Sonrasında
da kendilerini geliştirip sualtı fotoğrafçılığı alanında ileri seviyelere
gelebilmeleri için yine bu kitaptan yardım alabileceklerdir. Ancak deneyimlerin, çalışmaların ve geliştirilen tekniklerin sonu yoktur. Bunların tamamını bir kitapta toplayabilme imkânı da yoktur.
Bunun yanında sualtı fotoğrafçısının önemli bir avantajı vardır.
Çektiği her fotoğraf bu dünyaya uzak olan kişiler tarafından ilgi çekici bulunur. Çünkü birçok kişi sualtının böylesine renkli bir dünya
olduğunu bilmez. Deniz canlılarının bu kadar çeşitli olduğunu bilmez. Kısacası dörtte üçünün su olduğu bir gezegende, su dünyasına
yabancıdırlar.
Sualtı fotoğrafçıları, bu mavi gezegendeki su dünyası ile dış dünya arasındaki köprüyü kuranlardır. Bu yönüyle diğer fotoğrafçılardan
farklı bir yere sahiptirler. Bu bir sorumluluktur. Sualtı fotoğrafçılarından beklenen de bu sorumluluğun bilinciyle kendilerini geliştirmeleridir.
Ateş Evirgen
İstanbul/2014
6
1. Bö l ü m
Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım
Sualtı Fotoğraf Makinesi Nedir?
Aslında dijital teknolojinin hayatımıza bu kadar girmediği dönemlerde, hani şu “analog” diye tanımladığımız, daha doğrusu anılarımızda
yaşattığımız filmli fotoğraf makineleri zamanında, “sualtı fotoğraf makinesi” ayrı bir türe işaret ediyordu.
Her ne kadar günümüzdeki kabin (housing) sistemleri, ilk dönemlerden beri kullanılsa bile, sualtı fotoğrafçılığının yaygınlaşması, özel
olarak sadece sualtı için tasarlanmış makinelerin ortaya çıkmasından
sonra olmuştur. Bu makineler bir su üstü makinesiyle aynı dizayna
sahip, tüm gövdeleri su sızdırmaz bir yapıda ve genellikle 45-50 metre derinliğe kadar sızdırmazlıklarını koruyan makinelerdi. Doğrudan
suya sokulabildiklerinden “amfibik makineler” olarak tanımlandılar.
Bu sınıfın amiral gemisi ise Nikon’un 1960’lı yılların başında piyasaya
sürdüğü “Nikonos” model kamerasıydı.
Nikonos’un hikâyesi, aslında Belçikalı bir mühendis olan Jean de
Wouters tarafından 1958 yılında tasarlanıp Fransız “La Spirotechnique” patentli olarak piyasaya sürülen “Calypso Phot” model kameranın 1963 yılında Nikon firması tarafından patentinin alınmasıyla başlar. Nikon firması, bu kamerayı geliştirerek, adını “Nikonos” olarak
duyurur. Böylece sualtı fotoğrafçılığında yeni bir çağ başlar. Bu dönemden sonra, “amfibik” sualtı fotoğraf makineleri dünya pazarlarına
7
S U A L T I N D A F OT OĞRAF ÇE KM E K
hızla yayıldılar. Sualtında fotoğraf çekmek isteyen herkes kolaylıkla
bu sistemlere sahip oldu. Bu sayede kaliteli lensleri ve güçlü flaşları
rahatlıkla sualtında kullanabildiler. Bunun sonucunda sualtı fotoğrafçılığı dalış dünyasında hızla yaygınlaşıp, herkes tarafından kolaylıkla
denenmeye başlanmış, tüm dünya denizlerinden, hatta iç sularından
görüntüler hızla elde edilip hem dalış medyası ortaya çıkmış, hem de
deniz yaşamı herkes tarafından tanınmaya başlamıştır. Sualtı fotoğrafçılığı yeni bir fotoğraf dalı haline bu dönemde gelmiştir. Pazarın bu
yönde gelişmesi Nikonos yanında başka işlevsel farklılıkları olan, ancak aynı amacı taşıyan kamera modellerini de ortaya çıkarmış, özellikle Sea&Sea firmasının “Motormarine” serisi kameraları, uzun yıllar
Nikonos ile sualtı fotoğrafçılarının tüm ihtiyaçlarını karşılamıştır.
Nikon’un gittikçe büyümesi ancak sualtı pazarının bu gelişim hızının gerisinde kalması nedeniyle 2002 yılında firma, Nikonos programını sona erdirerek sualtı fotoğrafçılığı piyasasından tamamen çekildi. Calypso Phot‘tan sonra bu süre içinde Nikonos I, Nikonos II,
Nikonos III, Nikonos IV-A, Nikonos V ve dünyanın ilk ve tek “amfibik
SLR kamerası” olan Nikonos RS modelleri, modern SCUBA dönemi-
Calypso Phot
Nikonos I
Nikonos III
Nikonos V
Nikonos RS
Sea&Sea Motormarine
8
Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım
nin sualtı fotoğrafçılığı dalını yaratan ve yaşatan modelleri olarak fotoğraf tarihindeki yerlerini aldılar.
Nikonos’dan sonra “sualtı fotoğraf makinesi” kavramını bir süre
daha Sea&Sea firması, Motormarine II ve Motormarine III modelleriyle sürdürmüştür. Ancak dijital fotoğraf makine teknolojisinin ortaya
çıkması ve baş döndürücü bir hızla gelişmesi sonucunda analog fotoğraf makineleri ortadan kalkınca, Sea&Sea firması “Aquapix” model
amfibik dijital sualtı fotoğraf makinesiyle piyasada son bir denemede bulunmasına rağmen bu modelin yerine yenisi gelmedi. Böylece
sualtı fotoğrafçılığında “amfibik kamera” dönemi sona erdi. Bu bir
anlamda “Sualtı Fotoğraf Makinesi” kavramının ortadan kalkmasıydı.
Artık günümüzde özel olarak sualtı için dizayn edilmiş bir kamera
modeli yoktur. Sadece popüler ve satış potansiyeli bulunan fotoğraf makineleri, özel sualtı kabinleri (housing) yardımıyla sualtında
kullanılabilmektedir. Aslında, 1856 yılında Thompson’un, Weymouth
Körfezi’nde ilk sualtı fotoğrafını çekerken kullandığı kabinin günümüz kabinlerinden farkını tarif etmek için, o günün otomobilleri ile
bugünün otomobillerini hatırlamak yeterlidir. Teknolojileri farklı ama
işlevleri aynıdır.
Amfibik kameraların, “sualtı fotoğraf makinesi” olarak günümüz fotoğraf sektöründe bir kategori oluşturmamasının en büyük nedeni, dijital kamera teknolojisinin inanılmaz bir hızla gelişmesi, bunun sonucunda hemen her markanın, kısa süreler içinde yeni ürünlerini piyasaya
sürmesidir. Uzun bir dönem için tasarlanma zorunluluğu olması, kısa
Günümüz dijital fotoğraf
makineleri: Kamera ve kabin
9
S U A L T I N D A F OT OĞRAF ÇE KM E K
sürede kendini yenileyerek yeni modelleri üretmenin ekonomik olamaması, amfibik kamera üretimini—en azından şimdilik—sona erdirmiştir. Sualtında fotoğraf çekmek isteyen biri, hangi modellere ait sualtı
kabinleri tasarlanıp, satışa sunulmuşsa o modellerle sınırlı kalır. Ancak
şunu da gözden kaçırmamak gerekir, piyasada popüler, satışı hızlı olan
güncel fotoğraf makinelerinin her birinin sualtında kullanılmak üzere
bir kabin sistemi genelde piyasada bulunabilmektedir.
Kimler Sualtı Fotoğrafçısıdır?
Günümüzde “fotoğraf çekmek” ile “görüntü almak” kavramları birbirine karışmış durumdadır. Çünkü günlük hayatımızda her an yanımızda bulundurduğumuz, cep telefonu, bilgisayar gibi aslında fotoğraf
çekmek için tasarlanmamış, ama aynı zamanda fotoğraf çekme özelliği olan aletler sayesinde, bir “an” yakalamak artık sıradanlaşmış bir
eylemdir. Zaten “fotoğraf makinesi” olarak tasarlanmış birçok dijital
makine de bu amaca yöneliktir. Bu ekipmanla hiçbir fotoğraf bilgisi,
kompozisyon, hatta ışık kavramı kaygısı olmadan “doğrult-bas-çek”
İpucu
• Temel fotoğrafçılık bilgisine sahip olun.
• Fotoğraf çektikten sonra da, yeterli düzeyde yazılım programlarını
kullanarak kendi fotoğraflarınızın editörü olun.
• Ekipmanınızı teknolojinin gelişimine paralel olarak şartlarınıza göre
güncelleştirin.
• Yurtiçinde ve yurtdışında yazılı medya ve internet yardımıyla en
güncel bilgilere sahip olun.
• İleri düzey sualtı fotoğrafçılarının çalışmalarını takip edin, onları
kendinize örnek alın.
• Gördüğünüz her sualtı fotoğrafını yorumlayın, kendinize göre eksik
veya ileri taraflarını görmeye çalışın.
10
Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım
Basit dijital fotoğraf makinelerinin kullanımı daha yaygındır. (Ayvalık; Nikon D300 kamera,
Tokina 10-17 mm. objektif, Sea&Sea MDX-D300 kabin, Sea&Sea YS-250 flaşlar; f: 22, 1/60,
ISO200)
11
S U A L T I N D A F OT OĞRAF ÇE KM E K
şeklinde fotoğraf elde edilebilmektedir. Aslında pek çok dalgıç, günlük hayatlarında fotoğrafla uğraşmasalar bile sualtında gördüklerini
mutlaka başkalarıyla paylaşmak isterler. Bu nedenle bugün bileklerinde asılı basit kompakt makineler olmadan dalan dalgıç sayısı çok
azdır. Ancak elindeki telefonla fotoğraf çeken biri kendini “fotoğrafçı”
olarak tanıtamayacağı gibi, dalışları sırasında fotoğraf makinelerini bir
dalış aksesuarı gibi taşıyan, gördükleri her şeyi sadece görüntüleyen,
İleri seviye bir sualtı fotoğrafçısı SLR kameraları kabin içinde kullanır. Dış flaşlarla
aydınlatma kaliteli sualtı fotoğrafı çekmek için vazgeçilmez malzemelerdir. (Karaburun/
İzmir; Nikon D300 kamera, Tokina 10-17 mm. objektif, Sea&Sea MDX-D300 kabin,
Sea&Sea YS-250 flaşlar; f: 20, 1/80, ISO200)
12
Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım
doğal olarak bu fotoğrafları çevresiyle çeşitli yollardan paylaşanlara
da “sualtı fotoğrafçısı” denemez.
Sualtı fotoğrafçısı, temel fotoğraf bilgisi olan, güncel kameralar ve
bunların sualtı ekipmanıyla donanmış dalgıçlardır. Amaçları için, ileri
sualtı fotoğraf tekniklerini kullanırlar. Dalışlarını, çekecekleri fotoğraflara ve hatta ekipmana göre planlarlar.
Sualtı fotoğrafçısı için, fotoğraf tekniklerini bilmek ve ileri seviye
sualtı fotoğraf ekipmanını kullanmak yeterli değildir. Sualtı fotoğrafçısının başarılı olabilmesi için deniz biyolojisi ve çevre bilgisinin ileri
seviyede olması gerekir. Çalıştıkları bölgedeki coğrafi şartların, flora
ve fauna yapısının önceden bilinmesi gerekir. Sualtının ana aktörleri
olan omurgalı, omurgasız tüm canlılar fotoğrafçının modelleridir. Bu
modellerin türlerini, davranışlarını, morfolojilerini bilmeden iyi fotoğraf çekmek rastlantılara kalmıştır. Hatta batıkların bile hikâyesini
bilmek, onu fotoğraflarken hangi özelliğinin ön plana çıkarılacağı konusunda büyük yarar sağlar. Özellikle ülkemiz dalgıçlarının sualtı arkeolojisi konusunda bilgili olmaları gerekmektedir. Unutulmamalıdır
ki, ülkemiz denizleri biyolojik açıdan çok zengin olmayabilir ama arkeolojik açıdan dünyanın en şanslı denizleri arasındadır. Bilgi, sualtı
fotoğrafçısının elindeki ekipman kadar önemlidir. Ancak bu şekilde
donanmış bir dalgıca sualtı fotoğrafçısı denebilir.
Doğru Kamera Seçimi Nasıl Yapılmalıdır?
Sualtı fotoğrafçılığına adım atmak isteyen bir kişinin karşısında adeta
bir labirent vardır. Hangi kamera, hangi marka? Kompakt mı? SLR mı,
pahalı mı, ucuz mu? Flaşlı mı, flaşsız mı? Tek flaşlı mı, çift flaşlı mı? Ve
benzeri onlarca soru!
Bütçenin, amacın, deneyimin, temel bilginin, hepsinin önemi vardır, ancak belki de hepsinden önemlisi dalış yeterliliği ve yapılacak
dalış sayısıdır. Dalış eğitiminin sonrasında bir dalgıcın hemen sualtı
fotoğrafçılığına adım atması beklenemez. Henüz SCUBA malzemeleriyle yeni tanışan bir dalgıcın, elindeki fotoğraf makinesine odaklan13
S U A L T I N D A F OT OĞRAF ÇE KM E K
ması öncelikle dalış emniyeti açısından doğru değildir. Dalış becerisi
kolay gelişebilir. Ama bunun için dalış sayısının artırılması gerekir.
İşte aktif bir dalgıcın, artan dalış sayısı ve buna paralel gelişen dalış
deneyimi, sualtı fotoğraf makinesi seçiminde önemli bir rol oynar.
Kısacası bir yatırım yapılacaksa, bunun yıl içinde planlanan dalış sayısıyla doğru orantılı olması gerekir.
Yılda 10-20 dalış yapılsa bile, bir dalgıç doğal olarak her dalışta
gördüğü deniz canlılarını, dalış eşini veya dalış grubunu fotoğraflamak ve bu fotoğrafları mutlaka başkalarıyla paylaşmak ister. İnternet
kanalıyla bunu yapmak çok kolaydır ve o oranda yaygındır da. Ancak bu sıklıkta yapılan bir dalış, sualtı fotoğrafçılığında gelişmek için
yeterli değildir. O nedenle dijital fotoğraf makinelerinde olduğu gibi
sualtı fotoğrafçılığında da dalgıçlara sunulan ürün yelpazesi her seviyeye ve her amaca göre çeşitlendirilmiştir. Karadaki amacına paralel
sualtında da kullanılan doğrult-bas-çek makineler, bu seviyede aktif
olan bir dalgıç için yeterli olacaktır. Hatta bu dalgıç, su üstünde çok
iyi bir fotoğraf altyapısına sahip olsa bile sualtı için hedeflemesi gereken sistem bu seviyede olmalıdır.
Yılda 50 dalış seviyesinde dalış yapan bir dalgıç, sualtı fotoğrafçılığında kendini geliştirebilir. Zaten günümüzde ekonomik yapı ve
sosyal yaşam, dalışı rekreasyonel kalıplarda yapanların bu seviyeyi
aşmaları için bir engeldir. Ancak bu derece aktif olan bir dalgıç eğer
sualtında fotoğraf çekmek istiyorsa en azından gelişmiş bir kompakt
makine ve mutlaka yeterli ışığı sağlayan dış flaşlarla donanmalıdır.
Çünkü bu seviyede yapılan dalışlarda dalgıç artık planlı dalışlar yapıp sualtında kendine önceden hedef seçebilir haldedir. Bunun için
de bilgisini, deneyimini ortaya koyar ve çalışmalarını geliştirir. Artık
rekabete de açıktır, fotoğraflarını hep bir adım ileriye taşımak ister.
Hatta orta seviyedeki DSLR kameralar ve onların kabin sistemleri bu
fotoğrafçılar için doğru yatırım olacaktır.
Yılda 50 dalışın üzerinde dalış yapan, yurtdışı ve yurtiçinde gezilerle sualtı fotoğrafçılığını sürdüren dalgıçlar ise sualtı fotoğrafçılığına
adım atmak istiyorlarsa mutlaka DSLR fotoğraf makineleri ve onların
kabin ve ışık sistemlerine yatırım yapmalıdırlar. DSLR kameralar, günümüz fotoğraf teknolojisinin geldiği en son noktayı temsil ederler.
14
Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım
Fotoğrafçılar dalış öncesi, o bölge canlılarıyla ilgili bilgiyi dalış rehberinden almalıdır.
Lembeh/Endonezya
15
S U A L T I N D A F OT OĞRAF ÇE KM E K
İpucu
• Başkalarının önerdiği değil kendi amacınıza uygun sistemler seçin.
• Kataloglardaki görünüşlerine göre değil işlevlerine bakarak
malzemeye karar verin.
• Mutlaka kolayca ve kısa zamanda ulaşabileceğiniz, servis desteği
alacağınız ve sarf edilecek malzemeyi (o-ring, o-ring yağı, diğer
aksesuarlar vs.) edinebileceğiniz marka ve modeller seçin.
• Mümkün olduğu ölçüde dış flaş desteği olan sistemleri hedefleyin.
• Fotoğrafı, kameralarınızın değil sizin çekeceğinizi bilerek yatırım
yapın.
Fizik Kuralları Sualtı Fotoğrafımızı Nasıl Etkiler?
Sualtı fiziğinin etkilerini, şartlarını ve bunun dalgıç üzerindeki yansımalarını bilmeden dalış yapan yoktur. Ama bunlar arasında sualtı
fotoğrafçısının çalışmalarını doğrudan etkileyen, havadan suya girdikten sonra değişen gün ışığıdır. Çünkü ışık, sualtı fotoğrafçısının adeta
oksijenidir. Sualtında soluduğumuz havadaki oksijeni kullanmadan
dalışı sürdürmenin imkânı olmadığı gibi, ışık olmadan fotoğraf çekebilmenin imkânı yoktur. Bu ışık desteği ya güneşten ya da yapay
olarak sualtı flaşlarından alınır.
Işık, havadan suya girdiğinde 800 defa daha yoğun bir ortama
girmiş olur. Bunun sonucunda hızındaki bu ani değişiklik, suya gelme açısının derecesine göre farklı oranlarda kırılmalara neden olur.
Bunun ilk etkisi, sualtında gördüğümüz her objenin aslında olduğundan daha büyük ve daha yakın gözükmesidir. Ama kırılmanın
fotoğraflarımıza etkisi çok fazla değildir. Sonuçta objektiften geçen
görüntü ile gözümüzün algıladığı görüntü aynıdır. Ne gördüysek onu
çekeriz. Sadece flaşlarımızın menzili içinde bir objenin fotoğraflarını
çekerken gözümüzün gördüğü ile gerçek konumu arasındaki mesafe
farkının ışıklandırmamızda hata yaratmaması için birçok flaşta, hedef
ışığından (target light) yararlanılır.
16
Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım
Ama suyun altında gözümüz ile objektifimiz arasındaki asıl fark,
renklerin algılanmasında ortaya çıkar. Işık suya girdiğinde partiküllere
çarpar ve geri yansımalar nedeniyle her ilerleyişinde renk kontrasını
kaybeder, bunun yanında asıl emilme su molekülleri tarafından yapılır
ve daha ilk metrelerde, önce kırmızı ışık etkilenir ve kaybolur, daha
derine indikçe turuncu ve sarı yok olur ve geriye yeşil ve mavi kalır.
(300 metre derinlikten sonra da ışık tamamen emilmiş olduğundan
denizlerin bu derinliklerinde sadece karanlık hâkimdir.) Bu nedenle,
çok derine dalmadan sığ sularda renkli fotoğraf çekeceğini umanlar
da yanılır. Daha elli santimetre derinlikte bile kırmızı bir denizyıldızının rengi olduğundan daha soluk görülür. Mavi rengin hâkim olduğu
derinliklerde insanın beyni mavi rengi dengeler ve diğer renkleri yine
de nispeten sıcak görmeye devam eder. Ama fotoğraf makinesi bunu
Yaklaşık 30 metrelerde artık sualtı tamamen mavi renge dönüşür. (Socorro Adası/Meksika;
Nikon D7000 kamera, Tokina 10-17 mm. objektif, Sea&Sea MDX-D7000 kabin, Sea&Sea
YS-250 flaşlar; f: 11, 1/50, ISO100)
17
S U A L T I N D A F OT OĞRAF ÇE KM E K
Işığın yansıması
Kırmızı
5 metrede kırmızı
renk emilir
Turuncu
10 metrede turuncu
renk emilir.
Sarı
20 metrede sarı ve
mor renk emilir.
Yeşil
30 metrede yeşil
renk emilir.
Mavi
60 metreden
sonra tüm renkler
tamamen emilir.
Güneş ışığı suya girer girmez tüm renkler su tarafından emilir, ilk önce kırmızı renk yok olur.
18
Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım
İpucu
• Sualtı flaşınız yoksa yakın çekim ve makro fotoğraf çekmeyi
denemeyin.
• Renkler su tarafından emildikten sonra doğal ışıkta fotoğraf
çekmek isterseniz sisteminizdeki en geniş açılı lensi kullanın.
• Derinlik kadar, objeye uzaklığınızın da ışığın yol aldığı mesafeyi
artırdığını ve gücünü azalttığını unutmayın.
• Güneşli bir günde fotoğraf çekiyorsanız saat 10:00 – 14:00 arasının
güneş ışınlarının en fazla suya girdiği saatler olduğunu unutmayın.
• Flaşlı makro veya yakın çekimlerin ortam ışığından
etkilenmeyeceğini bilin.
yapamaz ve bu şartlarda çekilen fotoğraflar tamamen mavidir. Bu nedenle sualtı flaşı, su üstü doğa fotoğrafçılarının tersine, sualtı fotoğrafçısının en önemli ve vazgeçilmez ekipmanının başında gelir.
Işığın sudaki yolculuğu şartlara göre farklı olur. Eğer gün ışığından
faydalanılarak fotoğraf çekiliyorsa deniz yüzeyinin düz veya dalgalı
Flaş
Gerçek konum
Görünür konum
Işığın suya girdiğinde ortaya çıkan kırılma sonucunda cisimlerin olduğundan büyük ve
yakın gözükmesi nedeniyle özellikle flaş açılarının doğru saptanması gerekir.
19
S U A L T I N D A F OT OĞRAF ÇE KM E K
oluşu bile farklı bir ışık ortamı oluşturur. Rüzgârsız bir günde dümdüz deniz yüzeyinin ışığı yansıtması ile dalgalı bir deniz yüzeyinin
ışığı yansıtması aynı olmaz. O nedenle belirli bir gün ve saatte bir
bölgede çekilen fotoğrafın aynısını benzer saat ve derinlikte bir başka
gün değişik hava koşullarında çekebilmek mümkün değildir. Deniz
yüzeyinin durumu kadar güneşin konumu ve günün hangi saati olduğu da ışığı etkileyen faktörlerdir. Durgun bir denizde güneş tepedeyse, güneş ışınlarının çoğu yüzeyden geçerken, diğer saatlerde ışık
eğik geldiğinden bir kısmı kırılarak suyun içine giremez ve ışık kaybı
gerçekleşir. Işığın emilip renklerin yok olması ve kırılarak azalması
sualtı flaşı kullanılarak telafi edilebilir. Makro ve yakın plan çekimler
dışında, geniş açı kategorisinde fotoğraf çekiliyorsa, flaş ışığı kadar
Güneş ışığının eğik geldiği veya az geldiği bulutlu günlerde flaşın aydınlattığı alan dışında
kalan arka planlar ışıksız kalır. (Sipadan Adası/Malezya; Nikon D7000 kamera, Tokina 10-17
mm. objektif, Sea&Sea MDX-D7000 kabin, Sea&Sea YS-250 flaşlar; f: 14, 1/60, ISO100)
20
Sualtı Fotoğrafçılığına İlk Adım
Güneş ışığının dik geldiği saatlerde ve bulutsuz havalarda, flaşın aydınlattığı alan dışında
kalan arka plan da doğal ışıkla aydınlanmıştır. Bu şartlar fotoğrafçının kompozisyon
yaparken imkânlarını oldukça artırır. (St.John/Mısır/Kızıldeniz; Nikon D800 kamera, Tokina
10-17 mm. objektif, Sea&Sea MDX-D800 kabin, Sea&Sea YS-250 flaşlar; f: 11, 1/80,
ISO100)
gün ışığının da fotoğrafa katkısı vardır. Örneğin, bir dalış arkadaşının
geniş açı fotoğrafı çekiliyorsa, flaşın yardımıyla onun tüm ekipmanının orijinal renklerini fotoğrafa yansıtıp, arka planın masmavi rengiyle kompozisyon yapılmak istenirse, ışığın kırıldığı (veya bulutlu bir
havada ışığın az girdiği) durumlarda yeterli ışık olmaması nedeniyle
arka planın siyah bir fon oluşturmasının önüne geçilemeyecek ve
planlanan kompozisyon yapılamayacaktır. Bunun yanında bazı hallerde, geniş açı çekimlerde güneşin ters ışığından faydalanılarak yapılan kompozisyonlarda da hava şartları, deniz yüzeyinin durumu ve
günün saatinin de büyük önemi vardır.
21
Download

Sualtında Fotoğaf Çekmek