20. Bölüm
TMS-20:
DEVLET TEŞVİKLERİNİN
MUHASEBELEŞTİRİLMESİ
VE DEVLET
YARDIMLARININ
AÇIKLANMASI
Prof. Dr. Selahattin KARABINAR
Amaçlarımız
Bu bölümü tamamladıktan sonra aşağıdaki bilgi ve becerilere sahip olabileceksiniz:
• Şarta bağlı olan ve şarta bağlı olmayan teşvikleri tanımlayabilme ve birbirinden ayırt
edebilme,
• Devlet yardımı ile devlet teşviği arasındaki farkı ayırt edebilme,
• Parasal olmayan devlet teşviğini, gelire ve varlıklara ilişkin teşvikleri tanımlayabilme,
• Bu standart kapsamına giren işlemleri tanıyabilme, bu işlemlerin muhasebe kaydını
yapabilme
• İşletmenin bir muhasebe dönemindeki teşvikli işlemlerini finansal tablolarda doğru
raporlayabilme,
• Teşviklere ilişkin dipnotlarda raporlanacak bilgilerinin kapsamını belirleyebilme,
Anahtar Kavramlar
•
•
•
•
•
•
Şarta Bağlı Teşvikler
Şarta bağlı Olmayan Teşvikler
Gelir Yaklaşımı
Sermaye Yaklaşımı
Feragat Edilebilir Kredi
Parasal olmayan teşvikler
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
1
İçindekiler
1. TEMEL KAVRAMLAR
2. DEVLET TEŞVİKLERİNİN ÖLÇÜMÜ VE RAPORLANMASI
2.1. Gelir Yaklaşımına Göre Raporlama
2.2. Sermaye Yaklaşımına Göre Raporlama
3. ÖRNEKLER VE DİPNOT UYGULAMALARI
4. BU STANDARTA İLİŞKİN ÖZEL DURUMLARA AİT YORUMLAR
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
2
1. TEMEL KAVRAMLAR
Ekonomik hayatta işletmeler (kar amacı gütsün veya gütmesin) zaman zaman devletin
teşviklerinden yararlanma yoluna gidebilirler. Bu durum hem işletme politikasıdır hem de
makro ekonomik politikanın bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Teşvikler işletme içn şüphesiz
finansal bir destektir. Fakat yararlanılan teşviklerin kapsamı ve bunların finansal etkilerinin
finansal tablolarda raporlanması gerekir. Bu bölümde yararlanılan teşviklerin tanınması ve
raporanması ele laınacaktır. Konuyu anlatmaya başlamadan önce temel kavramların verilmesi
gerekir. Çünkü teşvikler taşıdığı özellikler itibariyle birbirinden çok farklı özellikler
gösterebilirler.
Temel kavramalara geçmeden önce bu standartın vergisel teşvikleri kapsamdığını
belirtmek gerekir.
1.1. Devlet Yardımları
Belirli koşulları yerine getiren bir işletme veya işletmeler grubuna doğrudan bir ekonomik
fayda ve destek sağlamak üzere devlet tarafından yapılan faaliyetlerdir. Bu cümledeki
“doğrudan” ifadesi sıradan bir ifade değildir. Şüphesiz devlet yardımından yararlanan bir
işletme yararlanmayan işletmelere göre dolaylı bir fayda sağlar. Örneğin rakiplere üstünlük
sağlanması, finansal yapının diğer işletmelere göre daha güçlenmesi gibi dolaylı faydalar
sağlayabilir. Bu standart dolaylı faydaları kapsamaz. Aynı zamanda işletmenin faaliyette
bulunduğu bölgedeki altyapının iyileştirmesi işletmeye bir fayda sağladığı tartışmasızıdır fakat
bu standart kapsamı dışındadır.
Yardımın amacı, bir işletmeyi devlet yardımı sağlanmadan normal koşullar altında
yapmayacağı bir takım işlere girebilmesini teşvik etmek olabilir.
Bazı devlet yardımlarına değer atfedilemez. Örneğin satışların bir bölümünün devlet
tarafından alınması garantisinin verilmesi, teknik yardım verilmesi durumunda bir devlet
yardımı oluşmuştur ama buna bir değer atfedilemez. Bu durumda ilgili devlet yardımının bir
fayda sağladığı kesin olmakla birlikte normal ticari faaliyetlerden ayrıştırılması nesnel verilere
dayanılarak yapılamayabilir. Böylesi durumların önemli boyutlarda olması durumunda devlet
yardımının kapsamının ve süresinin dipnotlarda açıklanması uygun olacaktır.
1.2. Devlet Teşvikleri
İşletmenin faaliyet konuları ile ilgili belirli koşulların geçmişte veya gelecekte yerine
getirilmesi karşılığında işletmeye kaynak transferi şeklindeki devlet yardımlarıdır. Devlet
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
3
teşviğini devlet yardımından ayıran temel özellik “kaynak transferi” şeklinde olup
olmamasıdır. Devlet ile yapılan normal ticari işlemler bu standartın kapsamı dışındadır. Bazı
hallerde devlet teşvikleri; destek, sübvansiyon veya prim olarak da adlandırılır.
Bir işletmenin devlet yardımı almış olması finansal tabloların hazırlanmasında iki nedenle
önemli olabilir:
1. Eğer bir kaynak transferi gerçekleştiyse, transferin muhasebeleştirilmesi ve
raporlanması için uygun bir yöntem bulunmalıdır.
2. İşletmenin söz konusu yardımlardan ne kadar fayda sağladığının finansal
raporlarda sunulması beklenir. Çünkü bu durum, işletmenin finansal tablolarının
önceki dönemlerle ve diğer işletmelerle karşılaştırılmasını etkiler.
1.3. Varlıklara İlişkin Teşvikler
Teşviğe hak kazanan işletme tarafından duran varlık satın almanın, inşa etmenin veya
edinmenin ilk koşul olduğu devlet teşvikleridir. Bu tür devlet teşviklerine duran varlığın
türünü, yerini, edinme veya elde tutma dönemlerini sınırlayan tali koşullar da eklenebilir.
1.4. Gelire İlişkin Teşvikler
Varlıklara ilişkin teşvikler dışında kalan vergisel nitelikte olmayan her türlü devlet
teşvikleridir.
1.5. Feragat Edilebilir Krediler
Önceden belirlenmiş koşullar altında borç verenin alacağından feragat etmeyi kabul ettiği
kredilerdir.
2. DEVLET TEŞVİKLERİNİN ÖLÇÜMÜ VE RAPORLANMASI
2.1. Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi İlişkin Genel Esaslar
Tüm devlet teşvikleri (gerçeğe uygun değerle izlenenler dahil), aşağıdaki koşulların
gerçekleşeceğine dair makul bir güvence oluşmadan finansal tablolara yansıtılmaz:
1. Elde edilmesi için gerekli koşulların işletme tarafından yerine getirilmesi ve
2. Teşviğin işletme tarafından elde edilmesi.
Devlet teşviği, işletmenin teşviğin elde edilmesi için gerekli koşulları yerine getireceğine
ve teşviğin elde edileceğine dair makul bir güvence olmadan finansal tablolara yansıtılmaz.
Devlet teşviğinin fiilen elde edilmesi, teşviğe ilişkin koşulların yerine getirildiği veya
getirileceği anlamına gelmez.
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
4
Devlet teşviğinin elde edilme şekli, teşviğin muhasebeleştirilme yöntemini etkilemez.
Buna göre, devlet teşvikleri nakden veya devlete olan bir yükümlülüğün azaltılması şeklinde
elde edilmiş olsa dahi aynı şekilde muhasebeleştirilir.
Devletten temin edilen feragat edilebilir kredi, feragat koşullarının işletme tarafından
yerine getirileceğine dair makul bir güvencenin oluşması durumunda devlet teşviği olarak
kabul edilir.
DİKKAT: Devlet teşvikleri finansal tablolara yansıtıldıktan sonra, bunlara ilişkin koşullu
borç ve koşullu varlıklar, karşılıkların doğması durumunda, bu duruma ilişkin işlemler “TMS
37 Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu Varlıklar” Standardı uyarınca muhasebeleştirilir.
Devlet teşvikleri, bu teşviklerle karşılanması amaçlanan maliyetlerin gider olarak
muhasebeleştirildiği dönemler boyunca sistematik şekilde kâr veya zarara yansıtılır. Bu nokta
dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Eğer bu nokta ihmal edilirse dönemsellik ilkesi ciddi
şekilde ihlal edilmiş olacaktır.
2.2. Devlet Teşviklerinin Muhasebeleştirilmesi Yöntemleri
Devlet teşviklerinin muhasebeleştirilmesine ilişkin iki genel yaklaşım bulunmaktadır:
1. Sermaye Yaklaşımı
2. Gelir Yaklaşımı
Sermaye Yaklaşımı: Teşviğin kâr ya da zarar dışında muhasebeleştirildiği yaklaşımdır.
Bu yaklaşımın temel hareket noktası teşvikten yararlanan işletmenin yararlanmayan
işletmelere göre özkaynak yapısınının güçleneceği varsayımıdır.
Sermaye yaklaşımının dayandığı gerekçeler şunlardır:
1. Bir finansman aracı olan devlet teşvikleri, finanse ettikleri harcama kalemini
netleştirmek amacıyla kâr veya zararda muhasebeleştirilmek yerine, finansal
durum tablosu (bilanço) ile ilişkilendirilmelidir. Geri ödeme beklenmediği için
şirketin sermaye yapısı güç kazanacaktır.
2. Teşvikler
kazanılmış
bir
gelir
değildir.
Aksine
herhangi
bir
maliyeti
gerektirmeksizin devlet tarafından sağlanan bir teşviği temsil ettikleri için kar/
zararda yer verilmemelidir.
Gelir Yaklaşımı: Teşviğin bir veya daha fazla dönemde kâr ya da zararda
muhasebeleştirildiği yaklaşımdır.
Gelir yaklaşımının dayandığı gerekçeler ise şunlardır:
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
5
1. Devlet teşvikleri, hissedarlar dışındaki bir kaynaktan elde edilmiş oldukları için
doğrudan özkaynak olarak kaydedilmemelidir. Bunun yerine uygun dönemlerde
kâr/zarar olarak muhasebeleştirilmelidir.
2. Her ne kadar sermaye yaklaşımı teşviklerin maliyet gerektirmediğini kabul etse de
devlet teşvikleri nadiren karşılıksızdır. İşletmeler belli koşullara uymakla ve ya
önceden konan yükümlülüklerini yerine getirmekle teşviklere hak kazanır. Bu
nedenle bu teşvikler için katlanılan maliyetlerin gider olarak muhasebeleştirildiği
dönemler boyunca kâr/zararda muhasebeleştirilmelidir.
3. Vergilerin bir tür harcama olması göz önüne alındığında, mali politikaların bir
uzantısı olan devlet teşvikleri de kâr veya zarar ile ilişkilendirilmelidir.
Gelir yaklaşımında, devlet teşviklerinin, ilgili teşviklerle karşılanması amaçlanan
maliyetlerin gider olarak muhasebeleştirildiği dönemler boyunca sistematik bir biçimde kâr ya
da zarara alınması esastır. Devlet teşviklerinin tahsil edildiği anda kâr ya da zararda
muhasebeleştirilmesi tahakkuk esasına uygun değildir ve yalnızca tahsil edildiği dönemden
farklı dönemlerde finansal tablolara yansıtılmasına ilişkin bir esasın bulunmaması durumunda
bu uygulama kabul edilebilir.
Çoğunlukla, bir işletmenin bir devlet teşviği ile ilgili maliyet ve harcamaları finansal
tablolarına yansıttığı dönemler kolayca belirlenebilir. Böylece belirli harcamalardaki devlet
teşvikleri, ilgili harcamaların finansal tablolara yansıtıldığı dönemde kâr ya da zararda
muhasebeleştirilir. Benzer şekilde, amortismana tabi varlıklara ilişkin teşvikler, genellikle
bunların amortismanları oranında ilgili dönemler boyunca kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.
Amortismana tabi olmayan varlıklara ilişkin teşvikler belirli yükümlülüklerin yerine
getirilmesini gerektirebilir ve ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesinde katlanılan
maliyetlerin gerçekleştiği dönemler boyunca kâr ya da zararda muhasebeleştirilir. Örneğin,
üzerine bina inşa edilmesi koşuluyla alınan bir arsa teşviğinin, binanın ömrü boyunca kâr ya
da zararda muhasebeleştirilmesi uygun olacaktır.
Teşvikler bazı durumlarda birçok koşulun yerine getirilmesini gerektiren bir finansal veya
mali yardım paketinin parçası olarak alınabilir. Böyle durumlarda, teşviğin kazanılacağı
dönemleri belirleyen maliyet ve giderleri ortaya çıkaran koşulların belirlenmesinde özen
gösterilmelidir. Bu gibi durumlarda teşviğin bir bölümünü belli bir esasa göre, diğer bölümünü
de başka bir esasa göre ilgili dönemlere dağıtmak uygun olabilir.
Önceden gerçekleşmiş gider veya zararları karşılamak ya da işletmeye gelecekte herhangi
bir maliyet gerektirmeksizin acil finansman desteği sağlamak amacıyla verilen devlet
teşvikleri, tahsil edilebilir hale geldiği dönemde kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
6
Bazı durumlarda, devlet teşvikleri işletmenin belirli harcamaları üstlenmesini teşvik
etmek yerine, acil finansman desteği sağlamak amacıyla verilebilir. Bu tür teşvikler belirli bir
işletmeyle sınırlandırılabilir ve aynı durumdaki tüm işletmelere tanınmayabilir. Bu durumlar
işletmenin teşviğe hak kazandığı dönemde teşviğin, etkisinin açıkça anlaşılabilmesi için
gereken açıklamalar ile birlikte, kâr ya da zararda muhasebeleştirilmesine olanak sağlayabilir.
Bir devlet teşviğine, geçmiş bir hesap döneminde gerçekleşmiş gider ve zararların
karşılanmasına yönelik olarak hak kazanılmış olabilir. Bu tür teşvikler finansal tablolara olan
etkisinin açıkça anlaşılabilmesi için gerekli açıklamalar ile birlikte, tahsil edilebilir hale
geldiği dönemin kâr ya da zararında muhasebeleştirilir.
2.3. Parasal Olmayan Devlet Teşvikleri
Bazı devlet teşvikleri parasal nitelikte olmayabilir. Örneğin işletmenin kullanması
amacıyla verilen arsa veya diğer kaynaklar gibi. Böyle durumlarda teşvik konusu varlığın
gerçeğe uygun değerinin belirlenmesi ve teşviğin/varlığın belirlenen gerçeğe uygun değer ile
finansal tablolara kaydedilmesi genel uygulamadır. Bazı durumlarda izlenen alternatif yöntem,
varlık ve teşviğin nominal değeri üzerinden kaydedilmesidir.
Örneğin turizm yatırımı için devletin tahsis ettiği bir arsanın muhasebeleştirilmesinde o
arsanın o günkü değeri kullanılmalıdır.
2.4. Varlıklara İlişkin Teşvikler
Varlıklara ilişkin teşvikler finansal durum tablosunda (bilançoda) ertelenmiş gelir olarak
veya ait olduğu varlığın defter değerinden indirilerek gösterilir. Varlıklara ilişkin devlet
teşviklerinin finansal tablolarda sunumunda iki alternatif yöntem vardır:
1. Teşvik, varlığın “faydalı ömrü boyunca” sistematik bir biçimde ertelenmiş gelir
olarak kâr veya zararda muhasebeleştirilir.
2. Teşvik, varlığın defter değerinin hesaplanması sırasında indirilir. Amortismana
tabi varlığın faydalı ömrü boyunca amortisman giderinin azaltılması yoluyla, kâr/
zararda muhasebeleştirilmiş olur.
DİKKAT: Varlıkların satın alımı ve ilgili teşviklerin elde edilmesi işletmenin nakit akımında
önemli hareketlere sebep olabilir. Bu nedenle varlıklara yapılan yatırım tutarının gösterimini
sağlamak amacıyla, bu tür hareketler genellikle, finansal durum tablosu (bilanço) sunumu
sırasında teşviğin ilgili varlıktan indirilip indirilmediğine bakılmaksızın, nakit akım tablosunda
ayrı kalemler olarak gösterilir.
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
7
2.5. Gelire İlişkin Teşvikler
Gelire ilişkin teşviklerin raporlanmasında iki yöntem kullanılabilir. Bunlar;
1. Kapsamlı gelir tablosunda ayrı bir kalem olarak veya “Diğer Gelirler” başlığı
altında raporlanmalıdır. Çünkü bu yöntemi destekleyenler; gelir ve gider
kalemlerinin
netleştirilmesinin
uygun
olmadığını
ve
teşviğin
giderden
ayrıştırılmasının teşviklerle ilişkisi olmayan diğer giderlerle karşılaştırma
yapılmasını kolaylaştırdığını savunmaktadır.
2. İlgili giderlerden düşülerek gösterilir. Bu yöntemin gerekçesi ise teşvikin
olmaması durumunda işletme tarafından ilgili giderlerin yapılmayabileceği,
dolayısıyla da giderler ile teşvikten doğan gelirin netleştirilmemesinin uygun bir
sunum olmayacağıdır.
Her iki yöntem de gelirlere ilişkin teşviklerin sunumu açısından kabul edilebilir
yöntemlerdir. Finansal tabloların tam anlaşılması amacıyla teşviğe ilişkin gerekli bilgilerin
dipnotlarda açıklamalar gereklidir. Teşviğin hangi gelir veya gider kalemini etkilediği
hususunun kamuya açıklanması genellikle uygundur.
2.6. Devlet Teşviklerinin Geri Ödenmesi
Geri ödenmesi gereken devlet teşvikleri, bir muhasebe tahmininin değiştirilmesi olarak
muhasebeleştirilir. Bu konuda “TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe Tahminlerinde
Değişiklikler ve Hatalar” standardı yol gösterici olacaktır.
Gelire ilişkin bir teşviğin geri ödenmesi durumunda, ödenen tutar öncelikle bu tutarın
muhasebeleştirildiği itfa edilmemiş ertelenmiş gelir kaleminden düşülür. Geri ödenen tutarın
ertelenmiş gelir bakiyesini aşması veya ertelenmiş gelir kaleminin olmaması durumunda, söz
konusu tutar doğrudan kâr ya da zararda muhasebeleştirilir.
Varlıklara ilişkin devlet teşviklerinin geri ödenmesi durumunda, ilgili varlığın defter
değeri geri ödenecek tutar kadar artırılır veya ertelenmiş gelir hesabı geri ödenecek tutar kadar
azaltılır. Teşvik alınmamış olsaydı önceki dönemlerde kâr ya da zararda muhasebeleştirilmiş
olacak olan birikmiş amortisman tutarı, teşviğin geri ödenmesiyle birlikte o anda kâr ya da
zararda muhasebeleştirilir. Varlıklara ilişkin devlet teşviklerinin geri ödenmesini gerektiren
durumlarda, ilgili varlıkların yeni defter değerlerindeki olası değer düşüklükleri dikkate alınır.
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
8
3. ÖRNEKLER VE DİPNOT UYGULAMALARI
Aşağıdaki hususların finansal tablolarda açıklanması gereklidir:
1. Finansal tablolardaki sunum yöntemleri de dahil olmak üzere, devlet teşviklerinin
muhasebeleştirilmesi için benimsenen muhasebe politikaları.
ÖRNEK: A İşletmesi 2011 hesap döneminde makine teşviği almıştır. Bu teşviğin muhasebeleştirilmesinde
gelir yaklaşımı esas alınmıştır. Alınan teşvikler makinelerin amortismanından düşülmüştür.
2. Finansal tablolara yansıtılan devlet teşviklerinin türü, tutarı ve süresi ile işletmenin
doğrudan faydalandığı diğer devlet yardımları.
ÖRNEK: İşletmenin üzerinde faaliyette bulunduğu arsa devletten 49 yıllığına bedelsiz kiralanmıştır.
3. Finansal tablolara yansıtılmış devlet yardımlarına ilişkin yerine getirilmemiş koşullar ve
diğer koşullar.
ÖRNEK: T Otomitiv imalatı yapan bir işletmedir. Devletten aldığı enerji teşviğinin şartı yıllık 500.000
adet otomobil üretmektir.
İşletmemiz 2011 yılında bu koşulu yerine getiremediği için 2011 yılında
kullanılan teşvikli enerji bedeli devlete ödenir hale gelmiştir. Bu nedenle 2011 hesap döneminde
1.000.000 TL karşılık ayrılmıştır.
DİKKAT: Bu Standardı ilk defa uygulayan bir işletme gereken konularda açıklama
gerekliliklerine uymalı ve finansal tablolarını “TMS 8 Muhasebe Politikaları, Muhasebe
Tahminlerinde Değişiklikler ve Hatalar” uyarınca muhasebe politikası değişikliğine göre
düzeltmelidir.
4. TMS YORUM 10: İŞLETME FAALİYETLERİ İLE ÖZEL BİR
İLİŞKİSİ BULUNMAYAN DEVLET YARDIMLARI
Bazı ülkelerde, işletmelere yapılan devlet yardımları belirli bölge veya endüstri
kollarındaki faaliyetlerin özendirilmesi veya uzun vadeli olarak desteklenmesini amaçlayabilir.
Bu tür devlet yardımlarından yararlanma koşullarının işletmenin faaliyetleri ile doğrudan bir
ilişkisi bulunmayabilir. Aşağıda yer alan işletmelere devlet tarafından yapılan kaynak
aktarımları, sözü edilen yardımlara örnek teşkil eder:
(a) Belirli bir sektörde faaliyet gösteren işletmeler;
(b) Son zamanlarda özelleştirilmiş bulunan sektörlerde faaliyetini sürdüren işletmeler;
(c) Az gelişmiş alanlarda faaliyete geçen veya faaliyetini sürdüren işletmeler.
Bu tür devlet yardımlarının TMS 20 kapsamında “devlet teşviği” olarak nitelendirilip
nitelendirilmeyeceği ve dolayısıyla anılan Standart kapsamında muhasebeleştirilmelerinin
gerekli olup olmadığı tereddütlere yol açmaktadır. Bu durum aşağıdaki şekilde açıklığa
kavuşturulmuştur:
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
9
İşletmelere sağlanan devlet yardımları, belirli bölgelerde veya endüstri kollarında faaliyet
göstermeleri koşulu dışında işletme faaliyetlerine yönelik belirli herhangi bir koşul içermese
dahi, TMS 20’de yer alan devlet teşviği tanımını karşılar. Dolayısıyla, bu tür teşvikler
özkaynaklara doğrudan alacak olarak kaydedilmezler.
5. TMS YORUM 15: TEŞVİKLER - FAALİYET KİRALAMALARI
Kiraya veren, ilk kez yapılan veya daha önceki bir anlaşmanın yenilenmesi için yapılan
bir faaliyet kiralamasında, kiracının anlaşmayı kabul etmesine yönelik çeşitli teşvikler
sağlayabilir. Kiracıya nakit bir ön ödemede bulunulduğu veya kiracıya ait masrafların (nakliye
masrafları, kiralama konusu varlığın geliştirilmesi ve kiracının kiralamaya ilişkin daha önceki
bir taahhüdüyle ilişkili maliyetler) kiraya verenden geri alındığı veya kiraya veren tarafından
karşılandığı durumlar bu tür teşviklere örnek olarak gösterilebilir. Aynı şekilde, kiralama
süresinin ilk dönemlerinde kira ödenmemesi ya da daha düşük tutarda kira ödenmesi
hususunda anlaşılmış olabilir.
Faaliyet kiralamasındaki teşviklerin kiracının ve kiraya verenin finansal tablolarına nasıl
yansıtılması gerektiği tartışmalara neden olmaktadır. Bu tartışmayı sonlandırmak adına
aşağıdaki görüşler benimsenmiştir:
1.
İlk kez yapılan veya daha önceki bir anlaşmanın yenilenmesi için yapılan bir faaliyet
kiralamasında yer alan tüm teşvikler, teşviğin niteliği veya şekli ya da ödeme planına
bakılmaksızın, kiralanan varlığın kullanımı için üzerinde anlaşılan net bedelin ayrılmaz
bir parçası olarak muhasebeleştirilir.
2.
Kiraya veren, teşviklerin toplam maliyetini kiralama konusu varlıktan elde edilecek
faydada oluşan azalmanın zaman içerisindeki seyrini daha iyi yansıtan sistematik başka
bir yöntem bulunmadıkça, elde edilecek kira gelirinde meydana gelen azalma şeklinde
kira dönemi boyunca doğrusal olarak muhasebeleştirir.
3.
Kiracı, teşviklerin toplam faydasını, kiralama konusu varlığın kullanımından elde edilecek
faydanın zaman içerisindeki seyrini daha iyi yansıtan sistematik başka bir yöntem
bulunmadıkça, kira giderinde meydana gelen azalma şeklinde kira dönemi boyunca
doğrusal olarak muhasebeleştirir.
4.
Daha önceden mevcut olan bir kiralama işlemine ilişkin maliyetler de dahil olmak üzere
kiracı tarafından katlanılan maliyetler (örneğin sözleşmenin iptaline/feshine ilişkin
maliyetler, nakliye maliyetleri veya kiralama konusu varlığın geliştirilmesine yönelik
maliyetler) bir teşvik anlaşması kapsamında etkin bir biçimde kendisine geri ödenecek
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
10
olanlar da dahil olmak üzere anılan maliyetler için geçerli olan Standartlara göre
muhasebeleştirilir.
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
11
ÖZET
Bu standart işletmelere sağlanan dolaylı ekonomik faydaların muhasebeleştirilmesini
ve raporlanmasını kapsamaz.
Devlet teşviklerinin muhasebeleştirilmesinde Sermaye Yaklaşımı ve Gelir Yaklaşımı
olmak üzere iki yaklaşım vardır.
Varlığa ilişkin teşviklerde elde edilen teşvik varlığın faydalı ömrü boyunca sistematik
olarak ertelenmiş gelir olarak kar/zararda muhasebeleştirilir. Gelire ilişkin teşvikler ise
kapsamlı gelir tablosunda ayrı bir kalem olarak veya “Diğer Gelirler”başlığı altında
raporlanır.
Değeri belirlenemeyen devlet yardımları finansal tablo dipnotlarında açıklanır.
Teşviklere ilişkin muhasebe politikaları, teşviğin süresi ve türü, koşulları sağlamayan devlet
teşviklerinin durumları dipnotlarda açıklanmaldır.
© Her hakkı Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine aittir. Yazılı izin olmadan
kaynak olarak dahi gösterilip kullanılamaz. Bunu yapanlar hakkında yasal işlem başlatılır.
12
Download

bölüm 20tms-20devlet teşviklerinin muhasebeleştirilmesi - dt