222
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
SOVYETLER BİRLİĞİ SONRASI DÖNEMDE ORTA ASYA TÜRK
CUMHURİYETLERİNDE SOSYAL GÜVENLİK
Tuncay Güloğlu ∗
Giriş
İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu dünya 1990’ların başında
Sovyetler Birliği’nin dağılışı ile birlikte geçerliliğini kaybetti. 1980’lerin ikinci
yarısından sonra başlayan toplumsal, ekonomik ve siyasi çalkantılar sonucu Sovyetler
Birliği dağılırken Orta Asya bölgesi de bir değişim sürecine girdi. Bu bölgedeki ülkeler
bir yandan demokratikleşmeye yönelirken diğer yandan ise liberal piyasa düzenine
uygun bir yapılanma içine girdiler.
Bu süreçte komünizmin ani çöküşü ve kapitalizmin tek başına kalması sonucu
ve pazar ekonomilerinin bilinen ve giderilemeyen kusurları sebebiyle Orta Asya
ülkeleri sancılı bir dönem geçirdiler.288 Bütün eski Sovyet ülkeleri ile birlikte serbest
piyasa ekonomisine geçiş sürecini yaşayan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri yani
Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan özellikle 1990–2000
döneminde ciddi sosyo-ekonomik sorunlarla karşılaşmışlardır.
1990’ların başından itibaren merkezi planlamaya dayalı Marksist ekonomik
düzenden piyasa ekonomisine dayalı liberal ekonomik sisteme geçiş çabası içinde
olmalarından dolayı bu ülkelerin ekonomilerine de geçiş ekonomileri ( transition
economies) de denilmiştir. Bu ülkeler 2000’lere kadar ciddi olarak geçiş sürecinin
sancılarını yaşamışlar ve 2000 yılından sonra ekonomik olarak ciddi gelişme
göstermişlerdir. 289
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nde yaşanan ekonomik ve sosyal değişim
şüphesiz bu ülkelerdeki sosyal güvenlik sistemleri de etkilemiş ve yaşanan gelişmeler
sonucu bu ülkelerde sosyal güvenlik sistemlerinde ciddi ve köklü değişiklikler
olmuştur. Aslında bütün dünya’da sosyal güvenlik sistemlerinde yeni arayışlar ve
reform hareketleri sürmektedir. İşte bu hareketler yeni bir yapılanma süreci içinde olan
Orta Asya Türk Cumhuriyetlerini de etkilemiştir.
1. Sosyal Güvenlik Kavramı
Sosyal güvenlik “sosyal” ve “güvenlik” sözcüklerinden oluşan bir terimdir. Bu
kelimelerin her biri farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Bu nedenle gerek teoride
gerekse pratikte sosyal güvenlik terimi farklı biçimlerde yorumlanabilmektedir.
Sosyal güvenliğin şimdiye kadar pek çok tanımı yapılmıştır. Bir tanıma göre
sosyal güvenlik bir ülke halkının bugününü ve yarınını güvence altına almayı
amaçlayan ve birbiri arasında sıkı bir birlik ve uyum kurulmuş olan bir kurumlar
∗
Yrd. Doç. Dr. Kocaeli Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü
Sabahaddin Zaim. (1997) Türk ve İslam Dünyasının Yeniden Yapılanması. İzmir: Nil Yayınları, s. XXXVII.
288
289
Tuncay Güloğlu. (2007) Piyasa Ekonomisine Geçiş Sürecinde Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Yoksulluk.
Caucasus and Central Asia in the Globalization Process International Congress. Baku: Qafqaz University, s. 746.
223
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
bütünü başka bir değişle sosyal güvenlik herhangi bir mesleki, fizyolojik veya sosyoekonomik riskten ötürü geliri veya kazancı sürekli veya geçici olarak kesilmiş
kimselerin geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılayan bir sistemdir.290
Başka bir görüşe göre ise sosyal göre sosyal güvenlik tehlikeler karşısında
insanların ihtiyaçlarının esiri olmaktan kurtarılması idealidir.291
J. Henry Richardson da sosyal güvenliği “esas gayesi, çalışma gücünü, beden ve
ruh sağlığını devam ettirmek için müessir kaynaklarını, daimi veya geçici bir şekilde
kaybedenlere kolektif veya cemiyet olarak yardım etmek suretiyle onları ihtiyaçlarının
esiri olmaktan kurtarmaya çalışan bir sistem” olarak tarif etmektedir. 292
Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO) da sosyal güvenliği fertlere ve ailelere
iktisadi ve sosyal riskler dolayısıyla hayat seviyeleri veya hayat standartlarında belirli
bir çizginin altına düşmeyeceği garantisini vermek olarak tanımlamıştır. 293
ABD Social Security Administration ise sosyal güvenliği kişilerin gelir veya
çalışma gücü kaybı ile evlenme, doğum veya ölüm gibi harcamaların arttığı belirli
durumlarda garanti altına alan bir sistem olarak tanımlamaktadır. 294
Bütün bu tanımlardan şu sonuçların çıkarılması mümkündür:
1.Sosyal güvenlik fertlerin karşılaşabileceği sosyo-ekonomik, fizyolojik ve
mesleki risklere karşı maddi koruma sağlayan bir garantidir.
2.Kişilere çeşitli risklere karşı garanti sağlayan bir sistemdir
3.Ani ortaya çıkan ve çalışma gücünün kaybı, gelir kaybı veya gider artışı
sonucunu ortaya çıkaran risklere karşı aile ve toplumu koruyucudur.
2. Sosyal Güvenlik Sistemleri ve Sosyal Güvenliğin Araçları
Günümüzde sosyal güvenlik uygulamasında temel olarak üç farlı sistemin
uygulandığı görülmektedir. Bunlar istihdama dayalı sistem, evrensel sistem ve servet
testine dayalı sistem.
Bunlardan istihdama dayalı sosyal güvenlik sistemi genel olarak sosyal sigorta
uygulaması ağırlıklı bir sistemdir. Bu sistemde tehlikelere karşı yapılan yardımlar
ödemelere ve istihdam sürelerine bağlıdır. Sosyal sigorta sisteminin finansmanı işveren
ve çalışanlara dayanmaktadır. Katılım mecburidir. Sistemde katılımcıların katkıları ve
ödemeler arasında ilişki vardır. Bu sistemde devlet garantör konumundadır. Ayrıca
devletin finansal desteği söz konusudur. Bazı durumlarda devlet düşük ücretlilerin
primlerine katkıda bulunmaktadır.
290
Cahit Talas. (1997) Toplumsal Ekonomi. İstanbul: İmge Yayınları, s. 368.
Turan Yazgan . (1992) İktisatçılar İçin Sosyal Güvenlik Ders Notları. İstanbul: Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı
Yayını, s.20.
292
J. Henry Richardson. (1970) İktisadi ve Mali Yönüyle Sosyal Güvenlik. Çev. Turan Yazgan. İstanbul: İ.Ü. İktisat
Fakültesi Yayını, s. 11.
291
293
International Labour Office. ( 1984) Into the Twenty-First Century: The Development of Social Security.
Geneva: ILO, s. 19.
294
Social Security Administration. (2005) Social Security Throughout the World: Asia and the Pasific 2004.
Washington DC: SSA Publication, s.1.
224
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Evrensel sistem olarak adlandırılan diğer sosyal güvenlik sisteminde ise o
ülkede ikamet edenlere veya ülke vatandaşlarına gelir, istihdam ve servet durumuna
bakılmaksızın sabit miktarlarda yardım yapılmaktadır. Bu uygulamanın finansmanı
genel vergiler yoluyla sağlanmaktadır. Ayrıca gelir ilişkili bir programla evrensel
program beraber de yürütülebilmektedir. 295
Servet testine dayanan programda ise kişilerin veya ailenin kendini geçindirme
kaynaklarına bakılmaktadır. Bu sistemde yardımlar gelirlerle ilgilidir. Finansmanı genel
vergilerden sağlanmaktadır. Servet testine dayanan program bazen istihdama dayalı
programlarla beraber de uygulanabilmektedir. Temel düşünce yardım sağlanmasında
kişinin veya ailenin belirli bir gelirin altında olması durumudur. 296
Sosyal güvenlik uygulamasının araçlarına baktığımızda ise temel olarak
günümüzde 2 temel aracın kullanıldığını görmekteyiz. Bunlar sosyal sigortalar ve kamu
sosyal güvenlik harcamalarıdır.
Sosyal sigortalar sosyal güvenlik araçları içinde günümüzde yaygın olarak
kullanılmaktadır. Sosyal sigortalar bir ülkede çalışanların karşılaşabileceği sosyal
riskleri zorunlu olarak işçi ve işverenlerin de katılımı ile devlet tarafından kurulup
organize edilen bir sigorta sistemidir.
Modern anlamda sosyal sigorta uygulaması dünyada ilk kez 1881 tarihinde
Almanya’da Başbakan Bismark tarafından kurulmuş daha sonra önce Avrupa daha
sonrada tüm dünyaya yayılmıştır.
Sosyal sigortaların kapsadığı riskler 1952 tarihli ve 102 sayılı Sosyal Güvenliğin
Asgari Normları hakkında Uluslararası Çalışma Örgütü Sözleşmesi’nde dokuz olarak
belirlenmiştir. Bunlar hastalık halinde sağlık yardımları, hastalık halinde hastalık
ödemeleri, analık, sakatlık, yaşlılık, iş kazaları ve meslek hastalığı, ölüm, aile
yardımları ve işsizlik sigortasıdır.297
Genel olarak sosyal sigorta uygulamaları bütün dünyada bir bütün olarak
başlamamış aşamalı olarak gelişme göstermiştir. Süreç içinde gerek nüfus kapsamı
gerekse risk kapsamı gelişme göstermiştir.
Sosyal güvenliğin ikinci temel aracı olan kamu sosyal güvenlik harcamaları
bugün sosyal sigortadan sonra sosyal güvenliğin ikinci ana kolunu oluşturmaktadır.
Devlet sosyal sigortalar kanalıyla kapsama alamadığı çeşitli gruplara yönelik
olarak sosyal güvenlik harcamaları kanalıyla gelir transferi yapmakta hizmet sunmakta
veya kamu yardımında bulunmaktadır. 298 Kamu sosyal güvenlik harcamaları genel
olarak sosyal yardım ve sosyal hizmet mekanizması ile yapılmaktadır.
Sosyal yardımlar yoksul, muhtaç veya az gelirli kişilere devlet bütçesinden
yardım yapılması esasına dayanır. Sadece vergilerle finanse edilmeleri, herhangi bir
295
Social Security Administration. A.g.e., ss.2-3.
296
Social Security Administration. a.g.e., s.3.
297
A. Can Tuncay. (1992) Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri. İstanbul: Beta Basım Yayım Dağıtım, s. 15.
298
Süleyman Özdemir. (2007). Küreselleşme Sürecinde Refah Devleti. İstanbul: İTO Yayını, s. 95.
225
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
karşılık gözetmeksizin yoksul ve muhtaç kimselere uygulanması ve sadece devlet
bütçesinden sağlanması açılarından sosyal sigortalardan farklılık arz eder. 299
Sosyal hizmet kavramı ise insanların sağlık ve iyilik halinin gelişmesinde;
insanların kendilerine yeterli hale gelmelerinde ve başkalarına bağımlı olma hallerinin
önlenmesinde; aile bağlarının güçlendirilmesinde; bireylerin ailelerin, grupların veya
toplulukların sosyal işlevlerini başarıyla yerine getirmelerine yardımcı olmak amacıyla,
sosyal hizmet uzmanları ve diğer meslek mensupları tarafından gerçekleştirilen
etkinlikler ve programlar bütünüdür.300
Sosyal güvenlikte bazı durumlarda gelir garantisinin yeterli olmadığı görülmektedir
özellikle, kendine bakamayacak durumdaki muhtaç yaşlılar ve kimsesiz çocukların
durumunda bunlara maddi destek yanında bazı hizmetlerin de sunulması gerekli
olmaktadır. İşte bu noktada devreye sosyal hizmetler girmektedir. 301
3. Sosyal Güvenlikte Yeni Arayışlar
Günümüzde sosyal güvenlik sistemleri bir değişim ve dönüşüm süreci
yaşamaktadırlar. Bunun çeşitli nedenlerden kaynaklandığı görülmektedir. 1970’lerden
itibaren yaşanan ekonomik gelişmeler özellikle cömert sosyal güvenlik ödemelerinin
olduğu ülkelerde sistemi sıkıntıya sokmuştur. Petrol fiyatlarının özellikle 1970’lerin
ortalarından itibaren artması ile ekonomik sıkıntılar özellikle petrol ithal eden ülkelerde
kendini göstermiş sosyal güvenlik sistemleri ile ilgili ödeme sorunları bu dönemde
ortaya çıkmaya başlamıştır.
Yine 1970’lerin sonu ile 1980’lerin başlarında etkili olmaya başlayan ve klasik
liberal düşüncenin yeni bir yorumu olarak ortaya çıkan neo-liberalizm devletin yeniden
yapılandırılması ve küçültülmesinin yanında yeniden yapılandırılmasını da
savunuyordu. Milton Frienman’ın öncülük ettiği bu yeni ekol özellikle sosyal güvenlik
sistemlerinde de özelleştirmeyi savunmaktadır.
Neo-liberal akımın sosyal güvenlikteki ilk uygulaması ise Şili’de olmuştur. Şili
modelinde sosyal sigorta uygulaması tamamen özelleştirilmiş çalışanlara özel
sigortalara üye olma mecburiyeti getirilmiştir. Sistemde çalışanlar aylık gelirlerinin
%10’u sigorta şirketlerine yatırmaları gerekmektedir. Kişisel fon hesabına dayanan
sistemde devlet minimum emekli aylığını garanti etmektedir ve malullük ve ölüm gibi
sigorta kolları için ayrıca prim ödemesi gerekmektedir.
İsveç’te ise 1998 yılında yapılan değişiklikle kamu emeklilik sisteminde sosyal
sigorta katılımı %16 olarak getirilmiş ve kişilerin gelirinin gelir artışına uygun olarak
belirlenmesi ile düşük gelirlilerin korunması hedeflenmiştir. 302
Meksika’da da bir katılım sistemi benimsenmiş buna göre çalışanların gelirlerinin
asgari %6.5 ‘unun emeklilik hesaplarına yatırılması mecbur hale getirilmiştir. Bu
sistemde Devlette asgari ücretin %5.5’ini çalışanların emeklilik hesabına yatırmaktadır.
299
Tuncay, a.g.e., s. 16.
300
Özdemir, a.g.e., s. 100.
301
Tuncay Güloğlu. (1999). Yaşlı Nüfusun Sosyal Güvenliği (Genel Olarak ve Türkiye’de). İstanbul: İstanbul
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ( Yayınlanmamış Doktora Tezi), s. 78.
302
Barrientos, Armando. (1996) “Pension Reform and Pension Coverage in Chile: Lessons for Other Countries.”
Bulletin of Latin American Research, Vol.15, No. 3. s. 311-312.
226
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Emeklilik hesabı özel sigorta fonlarınca yönetilmekte ancak denetim ve
düzenleme yetkisi devlete ait olmaktadır.
Avusturya’da da daha önce sistem sadece servet testine dayanan emeklilik sistemi
iken 1986’dan itibaren işverenlere işçilerini özel sigorta yaptırma mecburiyeti de
getirilmiştir. Dünyada çeşitli ülkeler Avustralya ’dan Meksika’ya İngiltere’den Çin’e
sosyal güvenlikle ilgili reformlar yapmaktadırlar. Ayrıca birçok ülkede dağıtım
sistemine dayanan sigorta uygulaması yanında gönüllü olarak kişilerin katıldığı özel
sigorta uygulaması da yaygınlaşmaktadır.303
Şüphesiz demografik yapıdaki değişim tüm dünyada sosyal güvenlik sistemlerinde
değişimi ve reformu zorunlu hale getirmektedir. Dünyada doğum oranlarının düşmesi
ortalama hayat süresinin uzaması özellikle dağıtım sistemine dayanan sosyal sigorta
sistemlerinde dengeleri bozmaktadır.
Tablo 1: Seçilmiş Ülkelerde Doğurganlık Oranları (%)
AA
Ülkeler
1970–1975
2000–2005
Avustralya
2.5
1.8
Kanada
2
1.5
Japonya
2.1
1.3
Fransa
2.3
1.9
ABD
2
2
İngiltere
2
1.7
Almanya
1.6
1.3
İtalya
2.3
1.3
İsrail
3.8
2.9
Türkiye
5.3
2.2
Çin
4.9
1.7
Kaynak: United Nation, Human Development Report 2007/2008.
303
Peter Diamond. A, Orszag. (2005) “Saving Social Security.” The Journal of Economic Perspectives, Vol. 19.
No.2,s. 137; Martin Feldstein. (2005) “Rethinking Social Insurance.” The American Economic Review. Vol. 95. No
1. ss. 1-2.
227
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Dünyada doğurganlık oranları ciddi bir düşüş trendine girmiştir özellikle gelişmiş
ülkelerde doğurganlık oranlarında dramatik düşüşler yaşanmaktadır. Bu trendin sürmesi
ise nesiller arası dayanışmaya dayanan sosyal güvenlik sistemlerini zorlamaktadır.
Tablo 2: Seçilmiş Ülkelerde Demografik Trend
15 Yaş Altı Nüfus (%)
Ülke
65 ve Üstü Yaş Nüfus
(%)
2005
2015
2005
2015
Japonya
13.9
12.5
19.7
26.2
İtalya
14.0
13.5
19.7
22.1
Almanya
14.4
12.9
18.8
19.9
İngiltere
18.0
17.2
16.1
18.1
Bulgaristan
13.8
13.5
17.2
19.2
Yunanistan
14.3
13.7
18.3
19.9
İspanya
14,4
15.4
16.8
18.3
Portekiz
15.7
15,3
16.9
18.5
Kaynak: United Nation, Human Development Report 2007/2008.
Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde nüfus yaşlanma trendine girmiştir.
Japonya ve İtalya gibi ülkelerde yaşlı nüfus 2015’lerden itibaren %20’nin üzerine
çıkmaktadır. Bu durumun mevcut sosyal güvenlik sistemleri için özellikle emeklilik ve
sağlık sigortası sistemleri için ciddi sorun ortaya çıkaracağı muhakkaktır.
4.Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Demografik Yapı
Orta Asya olarak günümüzde ifade edilen bölge tarihte Batı Türkistan olarak
adlandırılmıştır. Bu bölge 1990 öncesinde Sovyetler Birliğine bağlı cumhuriyetlerden
oluşurken günümüzde bağımsız beş cumhuriyet bu bölgede mevcuttur. Bunlar
Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan dır.
228
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Harita:1 Orta Asya
Ülkeleri
Orta Asya olarak ifade edilen bölge yaklaşık 4 milyon km²’lik bir alandır. Bölge
açık denizlere kapalı ve Çin, Rusya, Ukrayna, İran ve Afganistan arasında bir geçiş
noktasıdır. Bölgenin temel özelliklerinden birisi zengin petrol ve doğalgaz yataklarına
sahip olmasıdır. Bölge genelde çöllerle kaplıdır ve nüfus genel olarak Fergana Vadisi
ile Amu Derya ve Siri Derya arasında yoğunlaşmıştır. Orta Asya Türk
Cumhuriyetlerinden en geniş nüfusa sahip olanı 25 milyonu aşkın nüfusu ile
Özbekistan’dır. Kazakistan da 2,7 milyon km² ile en geniş yüzölçümüne sahiptir.304
Bölge genellikle çöllerle kaplıdır ve karasal iklime sahiptir.
Tablo: 3 Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Nüfus ve Yüzölçümü (2004)
Nüfus
(Milyon)
Nüfus
yoğunluğu
Yüzölçümü
(Bin km²)
Kazakistan
14.9
6
2,725
Kırgızistan
5.1
26
200
Tacikistan
6.3
45
143
Türkmenistan
4.9
10
488
Özbekistan
25.6
61
447
Kaynak: United Nations. (2005) The Human Development Index in Central Asia and Russia.
New York: UNDP.
304
Jane Falkingham, .(1999) Welfare in Transition: Trends in Poverty and Well-being in Central Asia, London:
Centre for Analysis of Social Exclusion London School of Economics, s. 1.
229
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Orta Asya’da Özbekistan’dan sonra en fazla nüfusa sahip ülke Kazakistan’dır.
Ancak bu ülkede de nüfus yoğunluğu km² de sadece 6 dır. Nüfus yoğunluğu
bakımından ise Özbekistan’ı km²’de 45 kişi ile Tacikistan izlemektedir. Tacikistan aynı
zamanda Orta Asya ülkeleri içinde en küçük yüzölçümüne sahiptir.
Tablo 4: Orta Asya ve Rusya’da İnsani Gelişmişlik Durumu
İnsani
Gelişmişlik
Sırası
İnsani
Gelişmişlik
İndeksi
Doğuştan
Hayat Ümidi
İndeksi
Eğitim
İndeksi
80
0.761
0.64
0.94
Türkmenistan 97
0.738
0.62
0.91
Kazakistan
Özbekistan
109
0.702
0.70
0.93
Kırgızistan
111
0.694
0.69
0.91
Tacikistan
122
0.652
0.64
0.91
Rusya
Federasyonu
62
0.795
0.67
0.96
Kaynak: United Nations. (2005) The Human Development Index in Central Asia and Russia.
New York: UNDP.
Orta Asya ülkeleri özellikle Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan eden
diğer ülkelerle karşılaştırıldığında onların arasında en düşük insani gelişmişlik
durumunda olan ülkelerdir.
Rusya Federasyonu dünyada insani gelişmişlik sıralamasında 62. sırada iken
Tacikistan 122. sıradadır. Orta Asya Cumhuriyetleri arasında insani gelişmişlik
açısından en kötü durumda olan ülke Tacikistan iken en iyi durumda olan ülke
Kazakistan’dır. Ayrıca bu ülkeler eğitim ve hayat beklentisi açısından da oldukça geri
kalmıştır.
230
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo 5: Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Doğuştan Hayat Beklentisi
Ülkeler
Doğuştan Hayat Beklentisi
1990
2003
Kazakistan
68.34
61.32
Kırgızistan
68.30
65.03
Tacikistan
69.29
66.34
Türkmenistan
66.22
64.47
Özbekistan
69.17
66.68
Kaynak: UN. (2005) UNDP Central Asia Human Development Report. Bratislava: UNDP.
Özellikle 1990’lardan sonra sağlık harcamalarında görülen azalma ve bebek
ölüm oranları ile beş yaş altı çocuk ölüm oranlarının yükselmesi bunda etkili olmuştur
Tablo 6: Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Kamu Sağlık Harcamalarının Gayri
Safi Milli Hâsılaya Oranı
Ülkeler
Kamu Sağlık Harcamaları %
1995
2002
Kazakistan
2.2
1.9
Kırgızistan
3.5
2.2
Tacikistan
1.3
0.9
Türkmenistan
1.2
3
Özbekistan
5.8
2.5
Kaynak: UN. (2005) UNDP Central Asia Human Development Report. Bratislava: UNDP.
1995–2002 dönemine bakıldığında Türkmenistan dışında kamu sağlık harcamaları
düşme göstermiştir. Şüphesiz aynı dönem içinde bebek ölüm oranları ve 5 yaş altı
çocuk ölüm oranları yükselmiştir. Kişi başına düşen sağlık harcaması miktarı 2002 yılı
itibariyle Kazakistan’da 261 dolar Kırgızistan’da 117 dolar Tacikistan’da 47 dolar ve
Özbekistan’da 143 dolardır. Aynı dönemde Rusya Cumhuriyetinde harcama miktarı ise
535 dolar olmuştur.
231
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo 7: Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Bebek ve Çocuk Ölüm
Oranları
Ülkeler
Bebek Ölüm
Oranları(%o)
Beş yaş Altı
Çocuk Ölüm
Oranları (%o)
Kazakistan
63
73
Kırgızistan
59
68
Tacikistan
92
118
Türkmenistan
79
102
Özbekistan
57
69
Kaynak: UN. (2005) UNDP Central Asia Human Development Report. Bratislava: UNDP.
Genel olarak bakıldığında Tacikistan Orta Asya’da en yüksek bebek ve 5 yaş
altı çocuk ölüm oranına sahip ülkedir. Özellikle 1990’larda yaşanan iç savaş bu
ülkedeki hayat standartlarını menfi yönde etkilemiştir. Göstergelere bakıldığında Orta
Asya Türk Cumhuriyetlerinde çocuk ve bebek ölüm oranlarının oldukça yüksek olduğu
görülmektedir.
5. Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal Güvenlik
5.1. Tarihi Arkaplan
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Çarlık Rusya döneminden itibaren yaklaşık 150
yıl Rus işgalinde yaşamışlardır. Bu ülkeler her bakımdan Sovyet dönemi tecrübe ve
mirasına sahiptiler. Bu miras ekonomik olduğu kadar sosyal, politik, kültürel ve idari
konularda da etkisini azalarak dahi olsa göstermektedir.
Bağımsızlık öncesi dönemde Orta Asya ülkeleri Sovyetler Birliği şemsiyesi
altında ve bağlı cumhuriyet statüsüne sahiptiler ve sosyal güvenlik uygulamaları
bakımından da Sovyet sistemi geçerliydi.1936 tarihli SSCB anayasası sosyal güvenlik
sisteminin ülkede en temel dayanağını oluşturmuştur. Anayasanın 120. maddesine göre
ülkede ücretsiz tıbbi yardım sağlayan bir özerk sağlık servisi organize edilmiştir.
Anayasa vatandaşların konut, sağlık, hastalık, iş göremezlik ve ölüm hallerinde
yakınlarına bakım ve aylık bağlanması hakkını vermiştir.
Sovyetler Birliği döneminde dört ana sosyal sigorta kolu mevcuttu. Bunlar
yaşlılık iş göremezlik, ölüm ve aile yardımlarıdır. Kadınlar yirmi yıl çalışma şartı ile
kadınlar 55 yaşında erkekler ise 25 yıl çalışarak 60 yaşında emekli olma hakkına
sahiptiler. Sistemde sağlık hizmetleri parasız olarak sunulmakta ve işsizlik sigortası da
mevcut değildi.305
305
Tuncay, a.g.e., ss. 22-23; Kenan Tunçomağ. (1990) Sosyal Güvenlik Kavramı ve Sosyal Sigortalar. İstanbul: Beta
Basım Yayım Dağıtım, s. 23.
232
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
5.2. Günümüzde Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Sosyal Güvenlik
2002 yılı itibariyle Kazakistan ILO’nun 1952 yılında yayınladığı 102 sayılı
sosyal güvenliğin asgari normlarına ilişkin sözleşmede bütün sosyal risklere karşı
programlara sahiptir. Aynı durum Kırgızistan içinde geçerlidir. 2002 yılı itibariyle
Türkmenistan sadece aile yardımları ile ilgili sosyal güvenlik programına sahip değildir
ancak bu alanda sosyal yardımlar söz konusudur. Özbekistan da ayni şekilde aile
yardımlarına ilişkin bir programa sahip değilken 2004 yılında bu alanda bir program
oluşturulmuştur. 2006 yılı itibariyle Türkmenistan hariç tüm Orta Asya Türk
Cumhuriyetleri sosyal riskleri kapsayıcı programlara sahiptir. 306
Kazakistan bağımsızlıktan sonra sosyal güvenlik alanında ilk kanunu 1991
yılında çıkarmıştır. Daha sonra 2003 yılındaki yasal düzenleme ile zorunlu sosyal
sigorta sistemi benimsenmiştir. Kazakistan’da sistem zorunlu bireysel hesap sistemine
dayanmaktadır. İlave olarak sosyal yardım sistemi de vardır. Bireysel hesap
sisteminden önce emeklilik hakkını kazananlar eski sisteme göre maaşlarını
almaktadırlar. Sosyal sigorta sistemi bütün istihdam edilenleri kapsamaktadır. Sisteme
dâhil olmak için vatandaşlık şartı aranmamaktadır. Memurlar, öğretmenler ve
demiryolu işçileri için ayrı program söz konusudur. Ayrıca devletin belirlediği belli bir
gelirin altında olanlar için sosyal yardım uygulaması vardır.
Kazakistan’da emeklilik için erkeklerde 63 bayanlarda 58 yaşında olma ve 35
yıl fiili çalışma şartı vardır. Ayrıca emeklilik şartlarını yerine getiremeyenler için
sosyal yardım uygulaması mevcuttur. Kazakistan ölüm aylığı eş ve çocuklara
verilmektedir. Ancak çocuklara tam süreli öğrenci olma koşulu ile bu ödeme 23 yaşına
kadar sürmektedir.
Yine Kazakistan’da 2003 yılında çıkarılan bir yasa ile işsizlik sigortası kabul
edilmiştir. Uygulama 2005 yılında başlamıştır. Yine 2001 yılında sosyal yardım sistemi
içinde aile yardımları yasallaşmış ve 2002 yılında uygulamaya konulmuştur. Gelir
testine bağlı olarak yardım sağlayan bir sistem oluşturulmuştur. 307
Kırgızistan’da sosyal güvenlikle ilgili ilk düzenlemeler ise 1922 yılına
dayanmaktadır. Temel olarak 1997 yılındaki düzenlemeyle ülkede sosyal sigorta ve
sosyal hizmetlere dayalı bir sistem oluşturulmuştur. Sistem emeklilik açısından tüm
çalışanları kapsama almıştır. Ancak ordu mensupları için özel uygulamalar mevcuttur.
Ayrıca özürlüler yaşlılık yardımlarından yararlanmaktadırlar.
Kırgızistan’da emeklilik yaşı kademeli olarak yükseltilmektedir. 2006 yılında
62 erkekler ve 57 kadınlar için olan emeklilik yaşı 2007 yılında erkelerde 63’e
kadınlarda ise 58’e yükseltilmiştir. Ayrıca ülkeyi sürekli terk edenlere emekli aylığı
ödenmemektedir. Ülkede işsizlik sigortası uygulamasında en az asgari ücret
seviyesinde ödeme yapılmaktadır. Yine sosyal yardım kapsamında aile ödemeleri
vardır. 308
306
Social Security Administration. (2005) Social Security Throughout the World: Asia and the Pasific 2004.
Washington DC: SSA Publication
307
Social Security Administration. (2007) Social Security Throughout the World: Asia and the Pasific 2006.
Washington DC: SSA Publication, ss. 109-113.
308
Social Security Administration. a.g.e., 125-130.
233
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Türkmenistan da bağımsızlık sonrası sosyal güvenlik sistemini revize etmiş ve
1998 yılında emeklilik ve kamu yardımlarına ilişkin yasaları çıkarmıştır. Ülkede
emeklilik yaşı erkelerde 58 ve bayanlarda 55 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca çocuk
sayısı veya özürlü çocuk sahibi olma durumuna bağlı olarak bayanlarda emeklilik yaşı
düşürülmektedir. Yine erkeklerde 67 ve kadınlarda 62 yaşından büyük kişilere
emeklilik hakkına sahip değillerse sosyal yardım yapılmaktadır. İşsizlik sigortası
uygulaması ise 1991 yılında yasallaşmıştır. İşsizlik sigortası işveren primlerine bağlıdır.
Ülkede aile yardımları sistemi organize edilmemiştir. Ancak hastalık ve analık
yardımları altında bazı tahsisatlar çocuk bakımı için mevcuttur.
Özbekistan’da ise 1993 yılında sosyal güvenlik alanında yasal düzenlemelere
gidilmiştir. Ancak 2001,2002 ve 2005 yıllarında bu yasalarda önemli değişiklikler
yapılmıştır. Emeklilik yaşı erkelerde 60 ve kadınlarda da 55 yaştır. Ayrıca yoksul yaşlı
ve özürlülere yönelik sosyal yardım uygulaması mevcuttur. İşsizlik sigortası ise
tamamıyla işverenler tarafında finanse edilen bir sistemdir. İşsizlere son çalıştığı 26
haftalık sürede elde ettiği ücretin %50’si üzerinden ödeme yapılmaktadır. Ayrıca aile
yardımları da mevcuttur. 309
Tacikistan ise 1990’larda ciddi bir iç savaş yaşamıştır. Bu ülkenin sosyal
güvenlik sistemi ile ilgili veri ve bilgi bulunamamıştır.
Sonuç
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri 1990 sonrası dönemde ciddi değişimler
geçirmişlerdir. Bu ülkelerde yaşanan sosyo-ekonomik değişim sosyal güvenlik
sistemlerini de etkilemiştir. Sovyetler Birliği döneminde olmayan işsizlik sigortası
sisteminin kurulması bunun en güzel örneğidir.
Orta Asya Ülkelerinin en önemli avantajı yaşlı nüfusun bu ülkelerde hala
toplam nüfus içinde düşük seviyede olmasıdır. 2006 yılı itibariyle erkeklerde en düşük
doğuştan yaşama beklentisine sahip ülke Orta Asya’da Kazakistan’dır, bayanlarda ise
en kısa yaşam beklentisine sahip ülke Türkmenistan’dır.
309
Social Security Administration, a.g.e., ss. 207-211.
234
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo 8: Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde 65+ Yaş Nüfus ve Doğuştan Hayat
Ümidi (2006)
65+ Yaş Nüfus (%)
Doğuştan Yaşam Ümidi
Erkek
Kadın
Kazakistan
8.5
58.7
69.8
Kırgızistan
6.1
63.6
71.9
Türkmenistan
4.7
59
67.5
Özbekistan
4.7
64
70.4
Tacikistan*
-
-
-
Kaynak: Social Security Administration. (2007) Social Security Throughout the World: Asia
and the Pasific 2006. Washington DC: SSA Publication.
* Tacikistan ile ilgili Veri Mevcut Değildir.
Orta Asya Ülkelerini gelişmiş ülkelerle karşılaştırdığımızda sosyal güvenlik
açısından ciddi bir sorun olan yaşlı nüfus bakımından avantajlı durumda olduklarını
görmekteyiz. 2005 yılı itibariyle Japonya, İtalya, Almanya, İngiltere ve İspanya’da
yaşlı nüfus oranı % 15’in üstündeyken Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde bu oran
%10’un altında kalmıştır. 310 ( UNDP, 2007:243–245). Orta Asya ülkelerinde doğuştan
yaşama ümidinin de düşük olması özellikle bu ülkelerin emeklilik ve sağlık sigortaları
açısından bir avantaj sağlamaktadır.
Son 15 yıldır eski sosyalist ülkeler olan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri sosyal
güvenlik sisteminde ciddi reformlar gerçekleştirmişlerdir. Bu reformların temel amacı
piyasa ekonomisine geçiş sürecinde kamu sosyal güvenlik harcamalarının sürdürülebilir
bir noktaya düşürülmesidir. Özellikle Sovyet mirası olan cömert emeklilik ödemeleri
bu değişimden etkilenmiştir.
Bu ülkelerde özellikle kırsal ve kentsel nüfus arasında gelir dağılımı bakımından
büyük farklılıkların ortaya çıkması sistemin sürdürülebilirliği açısından önemli bir
sorundur. Ancak bu ülkeler uluslararası kuruluşların yardımıyla sosyal güvenlik
sistemlerini revize etmektedirler. Bu gerçekleştirilebilirse Genç nüfus ve milli gelirin
tedrici olarak artması ile bu ülkelerde sosyal güvenlik sistemleri önümüzdeki dönemde
önemli sorunlarla karşılaşmayacaklardır.
KAYNAKÇA
Barrientos, Armando. (1996) “Pension Reform and Pension Coverage in Chile:
Lessons for Other Countries.” Bulletin of Latin American Research, Vol.15, No. 3.
Diamond, P.A, Orszag, P.R. (2005) “Saving Social Security.” The Journal of Economic
Perspectives, Vol. 19. No.2.
310
United Nation. (2008) Human Development Report 2007/2008. New York: UNDP, ss. 243-245.
235
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Falkingham, Jane. (1999) Welfare in Transition: Trends in Poverty and Well-being in
Central Asia, London: Centre for Analysis of Social Exclusion London School of
Economics.
Feldstein, Martin. (2005) “Rethinking Social Insurance.” The American Economic
Review. Vol. 95. No 1.
Güloğlu, Tuncay. (1999) Yaşlı Nüfusun Sosyal Güvenliği (Genel Olarak ve
Türkiye’de). İstanbul: İstanbul Üniversitesi SBE ( Yayınlanmamış Doktora Tezi).
Güloğlu, Tuncay. (2007) Piyasa Ekonomisine Geçiş Sürecinde Orta Asya Türk
Cumhuriyetlerinde Yoksulluk. Caucasus and Central Asia in the Globalization Process
International Congress. Baku: Qafqaz University.
International Labour Office. ( 1984) Into the Twenty-First Century: The Development
of Social Security. Geneva: ILO.
Özdemir, Süleyman. (2007). Küreselleşme Sürecinde Refah Devleti. İstanbul: İTO
Yayını
Richardson, J. Henry. (1970) İktisadi ve Mali Yönüyle Sosyal Güvenlik. Çev. Turan
Yazgan. İstanbul: İ.Ü. İktisat Fakültesi Yayını
Social Security Administration. (2003) Social Security Throughout the World: Asia and
the Pasific 2002. Washington DC: SSA Publication
Social Security Administration. (2005) Social Security Throughout the World: Asia and
the Pasific 2004. Washington DC: SSA Publication
Social Security Administration. (2007) Social Security Throughout the World: Asia and
the Pasific 2006. Washington DC: SSA Publication
Talas, Cahit.(1997) Toplumsal Ekonomi. İstanbul: İmge Yayınları
Tuncay, A. Can. (1992) Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri. İstanbul: Beta Basım Yayım
Dağıtım.
Tunçomağ, Kenan. ( 1990) Sosyal Güvenlik Kavramı ve Sosyal Sigortalar. İstanbul:
Beta Basım Yayım Dağıtım.
United Nation. (2008) Human Development Report 2007/2008. New York: UNDP.
United Nations. (2005) The Human Development Index in Central Asia and Russia.
New York:UNDP.
United Nations. (2005) UNDP Central Asia Human Development Report. Bratislava:
UNDP.
Yazgan, Turan. (1992) İktisatçılar İçin Sosyal Güvenlik Ders Notları. İstanbul: Türk
Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayını.
Zaim, Sabahaddin. (1997) Türk ve İslam Dünyasının Yeniden Yapılanması. İzmir: Nil
Yayınları
Download

indirmek için tıklayınız