qwertyuiowww.aofdersozetleri.compgüasdf
ghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfg
hjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfgh
jklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghj
DİN PSİKOLOJİSİ
klsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjk
5-8. ÜNİTE ÖZETİ
lsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjkls
izxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsi
www.aofdersozetleri.com
zxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsiz
xcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizx
cvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxc
vbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxcv
bnmöçqwwww.aofdersozetleri.comertyuiop
güasdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopg
üasdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgü
asdfghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüs
dfghjklsi Lütfen destek için reklamları tıklayınız.
zxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsiz
xcvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizx
cvbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxc
vbnmöçqwertyuiopgüasdfghjklsizxcv
[Tarihi seçin]
ÜNİTE-5
Dindarlık, en genel anlamıyla bireyin bağlandığı dinin kendi
hayatındaki özel yansımasıdır. Yani dindarlık, bireyin kendine has
din algısı ve yorumuna dayanır. Tek bir dine inanan bir toplumda bile,
esasen inanların sayısı kadar dindarlık biçimlerinden bahsedilebilir.
Cinsiyet değişkeniyle dindarlık ilişkisini ele alan araştırmalar, ulaştıkları
genel sonuçlar itibarıyla üç grupta toplanabilir. Bir kısım araştırmalara
göre kadınlar, erkeklerden; diğer bir kısmına göre erkekler
kadınlardan daha dindardırlar. Bir kısım araştırmalara göre ise,
cinsiyet ile dindarlık arasında istatistik açıdan anlamlı bir ilişki
yoktur. Birinci grupta yer alan araştırmalar, genel çizgileri itibarıyla daha
ziyade Batı kaynaklı iken, ikinci gruptakiler Doğu kaynaklı
görünmektedir. Araştırmaların ağırlık noktası dikkate alındığı zaman
genel olarak kadınların erkeklere göre daha dindar olduğu
sonucuna ulaşılabilir.
ÜNİTE-6
İlk çekirdeği Bowlby tarafından atılan Bağlanma teorisine göre çocuk
ile annesi veya temel bakıcısı arasındaki iyimser ilişki veya bağlanma
figürü, iki şey üretir:
1.
Herhangi bir tehdit anında ve üzüntülü zamanlarda başvurabileceği
rahatlama ve güvenlik limanı.
2.
Tehlike zamanlarının dışında çevrenin keşfedilmesi konusunda
güvenlik üssü.
Bu fikrin din psikolojisinde uygulaması, Kirkpatrick tarafından
yapılmıştır. Ona göre, Tanrı ister lâfzî ister ruhsal manada olsun, insanı
her zaman tehlikelerden koruyan ve ona güvenlik hissi veren bir
baba gibidir.
Çok boyutlu bir olgu olan gelişimin farklı yönlerini açıklamak üzere birçok
teori geliştirilmiştir. Bunlar arasında en önemlilerinden birisi, İsviçreli
Psikolog J. Piaget tarafından ileri sürülen ve genel kabul gören
teorilerden biri olan “bilişsel gelişim modeli”dir.
Piaget’in bilişsel gelişim teorisinin ilk aşaması 0-2 yaş aralığına tekabül
eden duyuşsal devimsel evredir. Bu aşamada çocuklar henüz bir yaşına
erişmeden nesne sürekliliği kavramını kazanamamakta ve herhangi bir
nesnenin sadece kendisini gördükleri zaman varmış gibi
davranmaktadırlar. Buna göre hayatın ilk dönemlerinde, gerçek, çocuğun
herhangi bir zamanda hissettiği şeye eşittir.
2-7 yaş çocukları, işlem öncesi evrededirler. Bu dönem boyunca
çocukların zihni soyut mantıksal açıdan düşünemez. Dahası, çocuğun
algıladığı şey, realiteye eşittir.
7-11 yaş arasında bulunan çocuklar, somut işlem aşamasındadırlar. Bu
evrede çocuklar, mantıksal kuralları ve sınıflandırmaları
kullanabilmektedir. Ancak bunlar sadece somut olay ve objelere
uygulanabilir. Zihinsel kabiliyetlerin tam olarak gelişmesi ise, 11
yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. Piaget, bu evreye formal işlem
evresi demiştir. Bu aşamadaki bireylerin, soyutlama ve
kavramsallaştırma kabiliyeti gelişir.
Baldwin’in dinî gelişim teorisinin ana teması, bağılılık ve gizem
vasıtasıyla Tanrı anlayışının değişmesi ve gelişmesidir. Baldwin
teorisinin evreleri şöyledir:
1 Evre: Fiziksel
Evre: Entelektüel
. kendiliğindenlik:
2. (zihinsel) aşama:
3
. Evre: Ahlâki aşama:
4. Evre: Estetik deneyim:
Harms Teorisi:
Tanrı konusundaki düşüncelerini belirlemek amacıyla yaşları 3 ile 18
arasında değişen 5000’den fazla çocuk üzerinde bir araştırma yapan
Harms’ın teklif ettiği teorinin aşamaları şöyledir:
1 Peri masalları evresi:
2. Gerçekçi evre: (7- 3. Bireysel evre:
. (3-6 yaş):
12 yaş):
(13-18 yaş):
Elkind Teorisi:
1 Evre: Korunma/himaye arayışı
Evre: Temsil arayışı (3-6
. (0-2 yaş):
2. yaş):
3 Evre: İlişki arayışı (7Evre: İdrak arayışı
. 12 yaş):
4. (Ergenlik dönemi):
Goldman ve Dinî Düşünce Gelişimi Teorisi:
1.
Evre: Sezgisel Dinî Düşünce (0-7 yaş):
2.
Evre: Birinci Geçiş Aşaması:
3.
Evre: Somut Dinî Düşünce Aşaması (7/8-13/14 yaş):
4.
Evre: İkinci Geçiş Aşaması:
5. Evre: Soyut Dinî Düşünce aşaması 13/14 + yaş:
Dinî gelişim konusunda en çok bilimsel araştırma ergenlik dönemi
üzerinde yapılmıştır. Ergenlik dönemi gelişim özellikleri, çocukluk
dönemine kıyasla oldukça farklı olmakla birlikte, hem nicelik hem de
nitelik bakımından
Dini şüpheler genellikle 17-18 yaşlarına doğru oldukça
yatışmaya başlamaktadır.
yoğundur. Bu
bakımdan ergenlik dönemine “yeniden doğuş” diyen psikologlar
olmuştur.
Ergenlik Dönemi Dinî Gelişiminde Ayırıcı Özelllikler
Şüphe:
Çelişki ve Çatışmalar: Bazı din psikologları (Cole ve Hall) dinin ergenlik
döneminde en az üç ihtiyacın
karşılanmasında özellikle faydalı olduğuna işaret etmiştir:
1. Günahkârlık duygusunun hafifletilmesi ve ahlak. 2. Güvenlik.
3. Hayat felsefesi.
Ergenlik Dönemi Dinî Gelişiminde Belirleyici Faktörler
Bilişsel Faktörler: Sosyal Faktörler: Kişisel Faktörler:
ÜNİTE-7
İnançların ortak alanları:
1.
İnsanlar kendilerini bir çıkmazda bulurlar (günah ve ölümlülük
gibi).
2.
Bu çıkmazdan kurtulmak için bir yola ihtiyaç duyarlar
(kurtuluş ve özgürleşme gibi).
3.
İnsandan aşkın olan ve insana yardım eden bir “şey” vardır
(Tanrı, Mutlak Gerçeklik, Brahman, Nirvana gibi) veya varoluşumuzun
bir amacı vardır.
4.
Bu “şey” belirli bir tarzda bilinebilir veya ona yaklaşılabilir
(Kutsal Kitaplarla).
5.
Kurtuluşa ya da özgürleşmeye erişebilmek için insan da bir
şeyler yapmak zorundadır (inanmak, benliği imha etmek, inanç
esaslarına uymak gibi).
Arapça’dan geçen ve “güvenmek” anlamına gelen “emn” kökünden
türeyen iman kelimesine sözlüklerde, “karşısındakine güven vermek,
güven duymak, tasdik etmek ve gönülden benimsemek” anlamları
verilmektedir. Bunun yanısıra “sağlamlaştırmak, kesin karar vermek,
tasdik etmek” manasındaki “akd” kökünden türeyen itikad da iman
karşılığında kullanılmaktadır. İnanç (itikad) ise, bir düşünceye gönülden
bağlı bulunmadır.
- Kur’an’daki kullanımı dikkate alınarak iman kelimesine, genellikle
doğrulama (tasdik) ve tahsis etme, teslim olma (İslam)
anlamları verilmiştir. Ülkemizdeki din psikologları da genelde iman
ve inanç
kavramlarını birbirinden ayırırlar. Onların tanımlamalarında, imanın
inanca nazaran daha özel bir anlam ifade ettiği hususu öne
çıkmaktadır
DİKKAT ! İnanmada, bilişsel, duygusal ve iradi boyutlar birlikte
etkide bulunur.
İman, “kabul - tasdik”, “itaat - teslimiyet” ve “güven ve sevgi” bağı
olmadan tam olarak gerçekleşememektedir.
İmanda Bilişsel Yapı: Kabul ve Tasdik: Biliş (kognisyon), algı,
hafıza, akıl yürütme, düşünme ve kavrama gibi zihinsel faaliyetlerin
bütününü anlatmak için kullanılan bir kavramdır.
İmanda İradî Yapı: İtaat ve Teslimiyet: Sözlük anlamı dilemek olan
irade, en kısa tanımıyla “düşüncenin ortaya koyduğu bir gayeye
doğru gitme hareketi” demektir. Dinî irade ise bireyin, “dinin
istekleri ve yasakları doğrultusunda davranışlarını ayarlama
gücü”dür.
İmanda Duygusal Yapı: Güven, Sevgi ve Fedakârlık: Allah’a bağlılığı
sürekli hale getiren, sevgiye dayalı imandır.
İmanın Psikolojik Kaynakları(Batı düşüncesinde)
1.
Biyolojik temeli esas alan görüşte, imanın bir iç-güdü olduğu
ileri sürülmektedir. Bu görüşü savunanların geldiği son nokta “inanç
geni”dir.
2.
İmanın, insani bir gelişim olduğu yolundaki varsayımdır.
3.
İmanı, sonsuzluk duygusuna dayandıran görüş.
4.
Önceki görüşün tam tersi bir iddiayı savunarak, imanın aslında
sonlu olanı idrak olduğu görüşü. Buna göre, insanın sonsuzu idrak
etmesi için öncelikle kendi sonluluğunun farkında olması gerekir.
5.İmanın, varlığı idrak olduğu yönündeki görüştür
Gazzâlî’ye göre iman, taklitten tahkike oradan da zevke doğru yol
alır.
İNANÇ GELİŞİMİ
İnanç gelişimi kuramlarında, “inancın bütün hayat döngüsü
boyunca genel bir gelişimsel yörüngesi var mıdır?” sorusunun
cevabı aranmaktadır.
İnanç Gelişimi Kuramı: James J. Fowler’ın İGK bir yanıyla genel
gelişim kuramlarına, diğer yanıyla da teolojiye dayanmaktadır. Fowler
inanç kavramını, insanın temel dinamik güven tecrübesi olarak
tanımlayıp yorumlar. Yani güven, dinî duygu ve düşüncenin temeli olarak
kabul edilir.
İnanç, paylaşılan güven ve bağlılıklar içinde bizi ötekine,
paylaşılan değerlere, anlam ve gücün aşkın çatısına bağlayan ve
başkalarıyla ilişkilerimiz içerisinde şekillenen varoluşsal bir
yönelimdir.
Fowler, “yapı” kavramını, bireyin algıladığı, çevresine uyguladığı bir
eylem ve işlev olarak bulunan gözlemlenebilir düşünce biçimi
olarak tanımlar. Bireyin düşüncelerini oluşturan işlevsel yapıların,
etkileşimsel ahenkli bir tarz bütünlüğü içinde devam ettiği sürecin adı ise
“aşama” olarak isimlendirilir.
İnanç, 6 aşama olarak belirlenen süreçlerin her birinde, bir önceki ve
bir sonraki aşamaya göre, farklı bir tarz oluşturarak, inanç aşamalarının
boyutları olarak isimlendirilen bakış açılarından, kendine özgü bir
yapılanma meydana getirir. İnanç aşamalarının boyutlarını ise,
mantık yürütme biçimi, bakış açısı edinme, ahlaki yargılama
biçimi, sosyal farkındalık biçimi, otorite merkezi, dünyayı tutarlı
görme biçimi ve sembole yüklenen işlevsellik oluşturmaktadır.
Fowler’ın inanç aşamaları:
* Aşama Öncesi Dönem veya Temel İnanç (yaklaşık 0–3/4
yaşlar): Daha sonradan inancın üzerine temelleneceği otonomi, güven, ümit
ve cesaretin tohumları atılır.
* Aşama 1. Sezgisel–Yansıtıcı İnanç (yaklaşık 3/4–7/8 yaşlar):
Taklide dayalı bir inanç söz konusudur.
* Aşama 2. Öyküsel–Lafzî İnanç (yaklaşık 6/7–11/12 yaşlar): Birey,
dünyadaki işleyişi anlama çabasına girer.
Artık hayal ile gerçek dünya arasında ayırım yapılabilir ve başkalarının
bakış açıları ayırt edilebilir.
* Aşama 3. Yapay–Geleneksel İnanç (yaklaşık 11/12–17/18 yaşlar):
Birey kendisi ve diğerleri için farklı
hikâyelerin anlamlarını kurmaya ve kendi hayat hikâyesiyle diğerlerini
ilişkilendirmeye başlar. Birçok değerden sadece biri olduğunun farkında
olmadığı kendi değerleri, bir ideoloji şeklini alır
* Aşama 4. Bireysel–Düşünceye Dayalı İnanç (yaklaşık 17/18 yaş
ve sonrası): Bu dönemde birey, artık hayatını kurguladığı ve
şekillendirdiği inanç ve değerleri sorgulamak, tecrübe etmek ve yeniden
yapılandırmak zorundadır. “Özerk inanç” geliştirmeye başlar.
* Aşama 5. Birleştirici İnanç (30 yaş sonrası): Birey, “zihindeki ve
yaşantıdaki zıtlıkları bütünleştirmeye” çabalayarak çelişkileri
birleştirmeye başlar.
* Aşama 6. Evrensel İnanç (belirli bir yaş yok, 30 yaş öncesi nadir): Bu aşama, olgun
inancın zirvesidir. Çok az insan inancın bu aşamasına çıkabilir.
Birey hayatın anlamı ve Tanrı’nın gücü ile birleşme sürecini yaşar.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 6
DİKKAT! Evrensel İnanç aşamasında, olgunlaşıp kemale ermiş örnek
modeller ortaya konulmaktadır. Ancak bu modeller, tartışmaya açık
modellerdir.
DİNÎ ŞÜPHE
Sebepleri karşılıklı olan iki inancın birbiriyle çatışması
sonucunda ortaya çıkan kararsız, sabit olmayan ruh halidir.
DİKKAT! Şüphe, zihinsel hayatın temel bir durumu değildir. İnanç
ve inançsızlık arasında tereddütlü ve tepkisel bir süreçtir.
Dinî Şüphe Çeşitleri:
Arayış Şüphesi, Bencillik Şüphesi, Sadakat Şüphesi, Bilimsel
Şüphe, Kavramsal Şüphe, İnkârcı Şüphe
DİKKAT! İnancın akılcı(rasyonel) bir kabullenme olduğunu iddia eden
görüşlerin yanısıra, bu iddiaları temelden reddeden görüşler de
mevcuttur.
DİKKAT! “bilinemezci” (agnostik) tutum da, zaman zaman dinî
şüphenin bir çeşidi olarak görülmektedir.
DİKKAT! Dinî ilgisizlik, dinî inkâr ve din karşıtlığından farklı özelliklerle
belirginleşen bir tutumdur.
Dinî iman, özeldir, dinamiktir, gayb ile ilgilidir.
Kur’an’da inançla ilgili olumsuz nitelemelerin karşılıkları: kizb,
küfr, şirk, ilhad, cuhd, nifak, şekk.
ÜNİTE-8
Düşünme, nesne ve olayları temsil eden imajların, sembollerin,
kavramların belli bir amaca yönelik olarak işletilmesiyle tanımlanan, her
türlü bilişsel etkinlik olarak tanımlanmaktadır. Düşüncenin ortaya
çıkmasında, en başta kavramlardan yararlanılır. Dinî kavramlar, bütün diğer
kavramlar gibi doğrudan duyusal verilere dayanmazlar, tecrübe
edilen diğer algı ve kavramlardan elde edilirler.
www.aofdersozetleri.com
Sayfa 7
Download

ghjklsizxcvbnmöçqwertyuiopgüasdfg