2014 Cumhurbaşkanlığı Seçiminde HDP:
Sonuçlar ve İmkânlar
Hazırlayanlar
Onur Günay
Harun Ercan
Şerif Derince
Güllistan Yarkın
Ayhan Işık
ZAN SOSYAL SİYASAL VE İKTİSADİ ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ
&
TOPLUM VE KURAM: LÊKOLÎN Û XEBATÊN KURDÎ DERGİSİ
2014
1
2014 Cumhurbaşkanlığı Seçiminde HDP:
Sonuçlar ve İmkânlar
Zan Yayınları
Hazırlayanlar: Onur Günay, Harun Ercan, Şerif Derince, Güllistan Yarkın, Ayhan Işık
Redaksiyon: Bahar Şimşek
Yayın Tarihi: 16 Ağustos 2014
Copyright © Ağustos 2014
Bu raporun tüm yayın hakları saklıdır. Yayının bir bölümü veya tamamı, Zan Sosyal Siyasal ve İktisadi
Araştırmalar Enstitüsü’nden izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden çoğaltılıp, kopyalanamaz,
yayınlanamaz.
Raporu internetten indirmek için şu linke tıklayınız:
Adres:
İstiklal Caddesi No: 116 Danışman Geçidi Han Çıkmazı Sokak No: 1 Beyoğlu / İSTANBUL
Websitesi:
Twitter: Facebook: Youtube: www.zanenstitu.org
@zanenstitu, @toplumvekuram
https://www.facebook.com/ToplumveKuram
http://www.youtube.com/user/zanenstitu
İçindekiler
Özet 3
Giriş 6
I. Hegemonik Üstünlüğün Olduğu Kürt-Alt Bölgesi 8
II. Hegemonik Dengenin Olduğu Kürt Alt Bölgesi 14
III. Kürt Hareketinin Muhalefette Olduğu Kürt Alt-Bölgesindeki İller 19
IV. Politik Olmayan Kültürel Kürt Bölgesi
V. Türkiye Metropollerinde HDP
Dipnotlar 29
Hakkımızda 30
2
ÖZET
Genel Tespitler
! Kürt Hareketi’nin uzun erimli mücadelesi ardından AKP’nin bir kez daha müzakere masasına
oturmuş olması akabinde gündeme gelen “çözüm süreci” seçmende karşılık bulmuştur.
! Gezi İsyanı sırasında nüvelerini gördüğümüz toplumsal muhalefet, CHP-AKP kutuplaşmasının
dışına çıkarak ilk defa oy bazında da bir karşılık bulmuştur. Bu noktada, Selahattin Demirtaş’ın
seçim kampanyasında kullandığı özgürlükçü dilin, emekten yana tavrının yanı sıra seküler bir
dünya vaadi taşıyan tek aday olmasının Gezi dinamikleriyle de buluşarak söz konusu oy artışında
etkili olduğu söylenebilir.
! Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ve yükselen IŞİD terörüne karşı mücadele eden tek gücün Kürt
Hareketi olması da devrimci demokrat seçmenlerin oy yönelimlerinde belirleyici olmuştur.
!
Son dönemde özellikle Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ve yükselen IŞİD terörüne karşı
mücadele eden tek ciddi gücün Kürt hareketi olmasının Aleviler arasında bir karşılık bulmuş
olması muhtemeldir. Ancak bu tespitin ne kadar doğru olduğu önümüzdeki süreçte daha da
belirginleşecektir.
! AKP’nin Kürt seçmen tabanının yanı sıra CHP’nin Alevi, seküler ve sol seçmenlerinden ve
nihayet ilk defa sandığa giden seçmenlerden aldığı oylar, HDP’nin (Demirtaş’ın) oylarını
arttırmıştır.
! Cumhurbaşkanlığı Seçimi kampanya süresince seçmenlerin taleplerinin karşılık bulduğu,
emekten yana, çevreci, özgürlükçü, çoğulcu ve toplumsal cinsiyet açısından eşitlikçi bir dil
tutturulmuştur. Bunun sonucunda, milliyetçiliğin ve muhafazakârlığın kutuplaştırdığı ve toplumu
kuşattığı siyasal iklimde Türkiye ve Kürdistan halklarına yapılmış yeni yaşam çağrısı ve özgürlük
vaadi karşılığını bulmuştur.
! Söz konusu “Yeni Yaşam” çağrısının kamusal karşılığını bulmasının önemli sebeplerinden birisi
de Selahattin Demirtaş’ın, eşitsizlikleri ve mağduriyetleri yenilikçi bir dile tercüme ederek
işlemesi, inandırıcı ve kararlı bir üslup ile Yeni Yaşam programının ilkelerini duyurmuş olmasıdır.
! Türkiye ve Kürdistan illerinde farklı etnik/dini/sınıfsal/bölgesel grupların HDP’ye yönelme
motivasyonlarının çeşitlilik gösterdiği aşikardır. Dolayısıyla HDP’nin seçim başarısını
“Türkiyelileşme” söyleminin kabulüyle açıklamak indirgemeci olma riski taşımaktadır.
3
Kürdistan
! Hegemonik Üstünlüğün Olduğu Kürt-Alt Bölgesi’nde (Diyarbakır, Van, Mardin, Batman, Şırnak
ve Hakkâri) kısmi artışlar gözlemlense de bu bölgede Kürt Hareketi’nin mevcut politikalar ve
yerel yönetim pratikleri altında oy oranının belirli bir doygunluğa ulaştığı sonucuna varabiliriz.
Bunun tek istisnası depremden sonra ciddi bir toplumsal yıkım yaşanan Van. Kürt Hareketi’nin
hegemonik olduğu bu alt-bölgede AKP seçmeninden oy alacak çalışmaların öncelik arz ettiği
açıktır.
! Hegemonik Dengenin Olduğu Kürt Alt Bölgesi (Bitlis, Siirt, Muş, Ağrı, Iğdır, Dersim) Kürt
Hareketi’nin geride bıraktığımız beş-on yıllık süreçte güç kazandığı ve öteki partilerle (Bitlis, Siirt,
Muş ve Ağrı’da AKP; Tunceli’de CHP ve Iğdır’da MHP) gücünü dengelediği illerdir.
Cumhurbaşkanlığı Seçiminde ortaya çıkan tablo, Kürt hareketinin bu altı şehrin –Iğdır’da
yaşanan çok küçük bir düşüş hariç- beşinde genel seçmen katılımının düşüklüğüne rağmen
oylarını ve oy oranlarını arttırdığı gerçeğidir. Özellikle Muş ve Ağrı’nın bu seçimlerden itibaren
hegemonik üstünlüğün konsolide edileceği şehirler olacağı tahmini yapılabilir.
! Kürt Hareketi’nin Muhalefette Olduğu Alt-Bölge İllerinde (Urfa, Bingöl ve Kars) karşımıza çıkan
heterojen yapılar göz önünde bulundurulduğunda kapsayıcı bir analiz yapmanın güçlüğü açık hal
alır. Nüfus açısından en büyük Kürt ili olan Urfa’da yerel seçimde Osman Baydemir’in
adaylığıyla artan oylar seçime katılım düşüklüğü sebebiyle oransal olarak korunmuş
görünmektedir. Mevcut oyların nasıl kalıcı hâle getirileceği ise seçim çalışmaları ve söylemleriyle
değil, yerel çalışmalarla mümkün olacaktır.
! Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasının Kürdistan ve Türkiye genelindeki olumlu etkisi Bingöl
ve Kars’ta da görülmüş, oy ve oy oranları arttırılmıştır.
! Politik Olmayan Kültürel Kürt Bölgesi’ndeki illerde (Ardahan, Erzurum, Erzincan, Elazığ,
Malatya, Adıyaman, Antep, Kilis, Maraş, Sivas) Cumhurbaşkanlığı Seçimi sonuçları daha önceki
seçimlerle kıyaslandığı vakit, kayda değer oransal artışlar gerçekleştiği görülmektedir. Kürt
Hareketi’nin siyaseten esas belirleyen olmadığı bu illerde, HDP’nin yürütmüş olduğu
Cumhurbaşkanlığı Seçim kampanyasının seçmenlerin beklentileri doğrultusunda şekillendiğini
söyleyebiliriz. Kürt hareketinin terörizm söylemi içerisinde marjinalleştirildiği dönemlerin aksine,
çatışmasızlık sürecinde Kürt kimliğinin “normalleşmesi” ve Kürt hareketinin kazandığı meşruiyet
olumlu bir geri dönüş sağlamıştır. Özellikle bu bölgede on yıllardır asimilasyon, baskı ve
muhafazakârlaşma politikalarına maruz bırakılan Kürtlerin ve Alevilerin HDP’ye yönelmelerinde
belirleyici olan bu grupların HDP ile “kimliklenme” potansiyelleridir.
4
Türkiye Metropolleri
! İstanbul’da AKP toplamda 250.000 oy, çatı adayı da 800.000’den fazla oy kaybı yaşamıştır.
Demirtaş 230.000’lik oy artışı ile istisnasız her ilçede oyunu arttıran tek aday olmuştur. 2014 Mart
Yerel Seçimlerdeki kutuplaşma AKP ve CHP’nin lehine sonuçlanmış ve bunun sonucunda oy
sayılarını ve oranlarını ciddi düzeyde arttırmış ancak, HDP beklenen oy oranının altında
kalmıştır. Sırrı Süreyya Önder’in bu kamplaşmaya katkıda bulunan bir belediye başkanlığı seçim
kampanyası yürütmesi de bu durumu beslemiştir.
! Kürt Hareketi’nin Kürdistan’da hegemonyasını inşa ettiği dil ve kimlik siyasetinin Batı’daki
Kürtlerde de ciddi bir karşılığı olsa da, metropollerde yaşayan emekçi Kürtleri kapsamanın
yegâne yolu, kimliğin yanında geliştirilecek emekten yana, şehrin yükünü sırtlayanların
sorunlarını gündemleştiren ve dert edinen bir dil ve tavırdır. İstanbul’da yaşayan Kürt nüfusunun
3 ile 4 milyon arasında olduğu düşünüldüğünde, alınan oyların – ki öngörülebileceği gibi bunlar
sadece Kürt oyları değildir- hâlen bir hayli düşük olduğunu hatırlatmak gerekir.
! Ankara’da CHP’nin güçlü olduğu Alevi yerleşim bölgelerinde HDP’ye azımsanmayacak bir
ilginin olduğu, AKP’nin birçok yerde oyunu koruduğunu, önemli bir düşüş veya yükseliş
göstermediğini, Kürtlerin bulunduğu Ankara ilçelerinde ise HDP’ye bir yönelme olduğunu
görmekteyiz. Ancak söz konusu yönelmenin Alevi oylarıyla karşılaştırıldığında sınırlı kaldığını
belirtmeliyiz.
! İstanbul, Ankara ve İzmir gibi Türkiye metropollerindeki miting ve toplantılarında Demirtaş’ın
açık bir şekilde Gezi isyanını sahiplenmesi, Gezi’ye desteğin yüksek olduğu yerlerde karşılık
bulmuş görünmektedir. Bu illerdeki oy artışında devlet ve ana akım medyanın yarattığı Kürt
siyasetçilerinin ve siyasi hareketinin “feodal ve muhafazakâr” olduğuna dair imajın tabiri caize
yerle bir edilmiş olması da önemlidir.
! İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaşanan oy artışı, raporumuzda yer veremediğimiz Bursa, Kocaeli,
Antalya ve Aydın gibi Batı illerinde de karşılık bulmuş, oy sayıları ikiye katlanmış ve oy
oranlarında da ciddi artışlar yakalanmıştır. HDP daha önce hiç varlık gösteremediği birçok ilde
oy almış ve kendisine siyasal bir zemin açmıştır.
! Mersin ve Adana 90’larda zorunlu göçle kente gelen Kürtlerin bugün ciddi bir yoğunlukta
yaşadığı metropollerin başında gelmektedir. Bu iki ildeki yoğun Kürt nüfusuna rağmen, oy
oranında ciddi artış gözlenen bölgelerin daha önce CHP tabanında yer alan Alevi vatandaşların
yaşadığı bölgelerden gelmiş olması da dikkate değerdir.
5
2014 Cumhurbaşkanlığı Seçiminde HDP:
Sonuçlar ve İmkânlar
Giriş
10 Ağustos 2014 tarihli Cumhurbaşkanlığı Seçimi, öncesinde dolaşıma giren tahminler bir yana, ortaya
çıkan tablo esasında kimse için şaşırtıcı olmadı. Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığının
ya da AKP’nin “yeni” bir seçim başarısı daha elde etmesinin şaşırtıcı olmamasının öncelikli sebebi
kuşkusuz 30 Mart yerel seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablodur. Türkiye’de hegemonik güç blokları
arasında bozulan ve yeniden kurulan siyasi ittifaklar üzerinden yükselen çatışmanın hesabı, ilk olarak 30
Mart 2014 Yerel Seçimleri ile görüldü. Bu çatışmanın artçı etkileri sürerken gündeme gelen
Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan, belediğinin altında bir oy oranı ile de olsa Köşk’ün yeni sahibi
oldu. Ana akım medya ve kamuoyu için “yeni” olan ise, seçimin öteki galibinin Halkların Demokrasi
Partisi ve Selahattin Demirtaş olarak ilan edilmesi oldu. Demirtaş’ın Kürdistan’dan İç Anadolu’ya ve
Karadeniz’e uzanan hatta arttırdığı oy miktarı ve oranı seçimine damgasını vurdu. Söz konusu
kazanımın siyasal mücadelenin yükseltilmesi açısından taşıdığı önem, 2011 Genel Seçimleri sonrası iki
temel dinamiğe gündeme getirmeyi gerekli kılıyor.
Bunlardan ilki, AKP’nin Kürt Hareketinin siyasi mücadelesi ile yeniden müzakere masasına
oturmasıydı. 21 Mart 2013’te PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Amed/Diyarbakır Newroz
kutlamalarında okunan mesajıyla başlayan çatışmasızlık süreci HDP projesinin merkezinde olduğu
stratejik hamle ile sürdü ve Kürt hareketinin legal alanda siyasi manevra alanı önemli ölçüde genişledi.
Üzerinde durulması elzem diğer konu ise, 2013 Haziran ayında Türkiye siyasi tarihinde bir kırılmaya
işaret eden Gezi İsyanının varlığını müjdelediği sokak muhalefetidir. AKP’nin otoriter-neoliberal
politikalarını ve buna karşı biriken tepkiyi ifşa eden Gezi ayaklanmasının müjdelediği muhalefetin yerel
seçimlerde karşımıza çıktığı alanlardan birisi, tepeden örgütlü siyasal Gülen Cemaati–CHP–MHP
ittifakı tarafından yerel seçimlerde AKP’yi geriletme amacıyla “kullanılması” girişim oldu. Bu ittifak,
AKP’nin yolsuzluk rejimiyle ne şekillerde iktidar kalabildiğini göstermiş olsa da, demokratik siyaset
imkânlarını sorgulayan Gezi ayaklanmasının toplumsal enerjisini soğurma işlevini de üstlendi.
Nihayetinde AKP ve karşısındaki güç bloğunun savaşına indirgenen 2014 Yerel Seçimleri,1 HDP’nin
ortaya çıkış motivasyonlarını gerçekleştirmesi önüne ciddi bir set oluşturması hasebiyle yerel seçimlerde
HDP’nin oy oranında kayda değer bir artışa da izin vermedi.
Ancak gelinen noktada, Selahattin Demirtaş’ın adaylığında HDP’nin yürüttüğü siyasi kampanya ve
aldığı % 9,76 oy oranı Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt meselesinin barışçıl şekilde çözülmesi
umutlarını yeşertti. Daha da önemlisi, HDP projesini gerçekleştirmenin imkânlarına dair süregelen
tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Bir başka deyişle, metropollerde Gezi isyanı sırasında yeşeren
toplumsal muhalefet, CHP-AKP kutuplaşmasının dışına çıkarak ilk defa oy bazında da bir karşılık
bulmuş oldu. Bu noktada Selahattin Demirtaş’ın, seçim kampanyasında özgürlükçü bir dili ve emekten
yana bir tavrı benimsemesinin yanı sıra, seküler bir dünya vaadi taşıyan tek aday olması, Gezi
dinamikleriyle de buluşarak başta metropoller olmak üzere daha önce seçime dahi girilemeyen pek çok
ilde oy artışıyla sonuçlanmıştır. Bu bağlamda İstanbul’da oyların 230 bin, İzmir’de 80 bin (belediye
başkanlığı oyları dikkate alındığında 100 bin) ve Ankara’da 70 bin civarında artmış olması çok önemlidir.
HDP ve Demirtaş gerek AKP’nin Kürt seçmenlerinden, CHP’nin Alevi, seküler ve sol seçmeninden
gerekse de daha önce sandığa gitmeyen seçmenlerden oy almayı başarmış ve sonuçta Batı illerinde
oyunu 1 milyondan 1 milyon 800 bine taşıyarak %77’lik bir artış sağlamıştır. Bu artışın sadece kimlikcemaat temelli parametrelerle açıklanamayacak bir artış olduğunun hakkı teslim edilerek,
büyükşehirlerin çeperlerinden ve emekçi kesimlerden gelen oylar Türkiye ve Kürdistan’da yeni yaşam
vaadinin sahiplenildiğinin göstergesi olarak okunmalıdır.
6
Bu analiz raporu, Halkların Demokratik Partisi’nin Selahattin Demirtaş’ın adaylığı özelinde ortaya
koyduğu performansını 2011 Genel Seçimleri ve 2014 Yerel Seçimlerinin dahil edildiği karşılaştırmalı bir
yöntemi izleyerek değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu sebeple, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) siyasi olarak etkin olduğu Kürdistan ve Türkiye şehirlerine
odaklanacaktır. Kürdistan illerinde Cumhurbaşkanlığı sonuçlarını incelemek için aşağıdaki Kürt
Coğrafyasının Siyasi Haritası kullanılacaktır.2
Bu harita, Cuma Çiçek’in bahsi geçen yazısında kullanılmıştır. Haritayı kullanmamıza izin verdiği için kendisine ve haritanın
hazırlanmasında katkısı olan Mazlum Güney’e teşekkür ederiz.
Haritada görülen şehirlerle birlikte aşağıdaki sınıflandırma doğrultusunda HDP’nin ortaya koyduğu
seçim performansı hem Kürdistan illerine hem de Kürtlerin yoğun yaşadığı Türkiye illerine
odaklanılarak ele alınacaktır.3
Seçim Analizi Raporunda İncelenecek Olan İllerin Tasnifi
Hegemonik Üstünlüğün Olduğu Kürt Alt-Bölgesindeki İller
Hakkâri, Şırnak, Mardin, Van, Batman,
Diyarbakır
Hegemonik Dengenin Olduğu Kürt Alt-Bölgesindeki İller
Siirt, Bitlis, Muş, Ağrı, Iğdır, Dersim (Tunceli)
Kürt Hareketinin Muhalefet Olduğu Alt-Bölgesindeki İller
Bingöl, Kars, Urfa
Politik Olmayan Kültürel Kürt Bölgesindeki İlleri
Ardahan, Erzurum, Erzincan, Elazığ, Sivas,
Malatya, Adıyaman, Antep, Kilis, Maraş
Kürtlerin Yoğun Yaşadığı Türkiye Metropolleri
İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin ve Adana
7
I. Hegemonik Üstünlüğün Olduğu Kürt-Alt Bölgesi
Cuma Çiçek’in sınıflandırması ile Hegemonik Üstünlüğün Olduğu Kürt-Alt Bölgesi olarak
isimlendirilen bölge Diyarbakır, Van, Mardin, Batman, Şırnak ve Hakkâri şehirlerini kapsamaktadır. Bu
şehirlerin hepsinde Kürt hareketinin hegemonik üstünlüğü devam etmektedir. Aşağıda bu şehirlerin
2011 Genel Seçimleri, 2014 Yerel Seçimleri İl Genel Meclisi sonuçları ve 2014 Cumhurbaşkanlığı
Seçiminin sonuçları karşılaştırılarak ele alınmaktadır.
DİYARBAKIR
DİYARBAKIR
2011 Genel
Seçimleri
2014 Yerel
Seçimleri
2014 CB Seçimleri
Seçmen Sayısı
866.112
924.674
927.497
Katılım Oranı
%83.57
%82.4
%70.1
Oy
411.232
400.009
410.390
Oran
%58.65
%55.67
%64.17
Oy
231.018
249.268
214.115
Oran
%32.95
%33.47
%33.48
20.685
13.867
15.015
%2.95
%1.91
%2.35
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP Oy
Oran
HÜDAPAR
Oy
34.543
Oran
%4.78
“Kürdistan’ın en
önemli
merkezlerinden
biri olarak kabul
edilen ve Kürt
siyasi hareketinin
merkezi
niteliğindeki
Diyarbakır’da oy
dağılımı
konusunda son üç
seçimde büyük
değişimler söz
konusu değildir.”
Siyasi, sosyal ve kültürel açıdan Kürdistan’ın en önemli merkezlerinden biri olarak kabul edilen ve Kürt
siyasi hareketinin merkezi niteliğindeki Diyarbakır’da oy dağılımı konusunda son üç seçimde büyük
değişimler söz konusu değildir. Bu alanda Kürt siyasi hareketinin oy sayısında görülen değişimler göz
ardı edilebilecek boyuttadır. 2014 Yerel Seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı Seçimi oy oranları arasında
%9’luk bir artış göze çarpsa da, oy sayısı açısından ele alındığında toplam seçmen sayısı özelinde %1’lik
bir değişimden söz etmekteyiz. AKP açısından ele alındığında ise, son iki seçim arasında 35 bin kadar oy
kaybı göze çarpmaktadır. CHP ve MHP’nin çatı adayı olan İhsanoğlu’nun, siyasi etki açısından
önemsenmeyecek kadar az da olsa, oy sayısını yükselttiğini söyleyebiliriz. Kürdistan’da en güçlü desteği
bulduğu yerlerden birisi Diyarbakır olan HÜDA-PAR’ın oy oranının görece yüksek olduğu yerlerde
Cumhurbaşkanlığı Seçimine katılımın daha düşük olduğu, ilçe ve mahalle bazında analiz yapıldığında
görülmektedir.
İlçe bazında oy değişimlerine bakıldığında 2014 Yerel Seçimlerinde AKP’nin kazandığı ilçelerden olan
Çermik’te AKP oylarının 11.461‘den 10.651’e düştüğü görülmektedir. Aynı düşüş HDP/BDP tarafında
daha keskin bir şekilde görülmektedir, alınan oy sayısı 10 binden 6 bine düşmüştür. Her iki tarafta da
görülen düşüşler bir taraftan sandığa gitmeme faktörü ile açıklanabilir, zira 2014’te %100 olan katılım,
cumhurbaşkanlığı seçiminde %60’a düşmüştür. Ancak oransal olarak da AKP, Kürt hareketi karşısında
konumunu güçlendirmiştir. 2014’te yine AKP’nin kazandığı Çüngüş ilçesinde ise Kürt hareketinin
oylarını 1.576’dan 1.705’e çıkararak az da olsa yükselttiğini, Erdoğan’ın ise AKP’nin oyunu 2.609’dan
3.194’e çıkarabildiğini görmekteyiz. Burada esas düşüş İhsanoğlu tarafında yaşanmıştır, zira yerel
8
seçimlerde CHP’nin tek başına aldığı oy 2.595 iken, Cumhurbaşkanlığı Seçiminde bu oyların sadece
487’sinin CHP ve MHP’nin çatı adayı olan İhsanoğlu’na gittiği görülüyor. Katılım oranının da
%87.44‘ten %67.3’e düştüğü Cüngüş’te çatı oylarının bir kısmının Erdoğan’a kaydığı yorumunda
bulunabiliriz.
Yerel seçimlerde BDP’nin kazandığı Eğil’de ise Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Erdoğan’ın oylarını önemli
ölçüde koruduğu (sırasıyla 4.861 ve 4.541), Demirtaş’ın oylarının ise neredeyse %50 oranında (6.095’ten
3.540’a) düştüğü gözlemlenmektedir. Katılım oranında ise %94‘ten %64’e bir düşüş gözlemlendiği ve
katılmayanların önemli bir kısmının BDP seçmeni olduğu açıktır. Korucu nüfusunun fazla olduğu
Çınar’da ise Demirtaş’ın oylarını 13.444’ten 16.450’ye yükselttiği, Erdoğan’ın oylarının ise 10.771’den
8.589’a düştüğü gözlenmektedir. Katılım oranı ve diğer partilerin oyları da göz önünde
bulundurulduğunda AKP’den HDP/BDP’ye önemli sayıda bir oy geçişinin olduğu söylenebilir.
Demirtaş’ın ve Erdoğan’ın, oylarını bir önceki yerel seçimlere göre aşağı yukarı koruduğu iddia
edilebilecek ilçeler ise Diyarbakır merkezine bağlı Bağlar, Sur, Yenişehir ve Kayapınar ilçeleridir. 2014
Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Rojava ve Güney Kürdistan’da IŞİD tehdidi, Şengal’de Êzidilerin katliamının
gölgesinde geçmiştir. Öyle ki, seçimlerden iki gün önce Diyarbakır’da düzenlenen Demirtaş mitingine
gösterilen yoğun ilginin belirleyenlerinden birisinin de bu gelişmeler olduğu iddia edilebilir.4 Bu siyasi
konjonktürün seçim sonuçları üzerindeki etkisinin rakamlardan yola çıkarak analiz edilebileceğini iddia
etmek pek çok açıdan sorunludur. Ancak 2014 Yerel Seçimleri ardından gelen başarının bu gelişmelerle
ilgisi koşulsuz göz önünde bulundurulmalıdır.
VAN
VAN
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
Seçimler
2014 CB
Seçimleri
Seçmen Sayısı
547.008
577.186
580.593
Katılım Oranı
%80.17
%78.15
%71.15
Oy
207.355
235.232
223.277
Oran
%48.63
%53.65
%54.55
Oy
171.665
178.181
174.369
Oran
%40.26
%40.64
%42.60
Oy
28.679
7.285
11.685
Oran
%6.73
%1.66
%2.85
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
“Van Büyükşehir
Belediyesi ve
şehirdeki birçok
ilçe belediyesi Kürt
siyasetinin
yönetiminde
olmasına rağmen,
AKP ile arasındaki
farkın neden
artamadığı
açıklanması
gereken bir nokta
olarak önemini
korumaktadır.”
Urfa ve Diyarbakır’dan sonra en büyük Kürt şehri olan ve Kürt siyasetinin güçlü bir siyasi temsilinin
olduğu Van’da son seçimlerin karşılaştırmalı bir analizini yaptığımızda çok büyük bir değişim olmadığını
görüyoruz. Son yerel seçimlere göre HDP/BDP tabanında 12 bin kadar oy düşüşüne karşın AKP’nin 4
bin civarındaki oy kaybı, seçime katılım oranındaki azalma ile açıklanabilir. Ayrıca, Van Büyükşehir
Belediye Başkanı Bekir Kaya’nın görevine devam ederken gözaltına alınıp uzun süre haksız yere tutuklu
9
kaldığı süre zarfından sonra, 2014 Yerel Seçimlerinde halk belediye başkanına desteğini açık ve cömert
bir biçimde beyan etmiştir. Bu bağlamda 2011 genel seçimleriyle karşılaştırıldığında anlamlı bir artışın
olduğu iddia edilebilir. Öte yandan CHP ve MHP ittifakının Van’da kayda değer herhangi bir
etkinliğinin olmadığı, uzun vadede de bunun değişmeyeceği rahatlıkla söylenebilir.
İlçeler bazında bakıldığında da HDP/BDP oylarında bir azalma olduğu görülüyor, zira 2014 yerel
seçimlerinde, AKP sadece Gevaş ve Tuşba belediyelerini kazanırken, Cumhurbaşkanlığı Seçiminde bu
iki ilçe dışında Bahçesaray, Erciş ve Muradiye ilçelerinde de Erdoğan’ın Demirtaş’tan az da olsa oy
aldığını görmekteyiz. Özellikle Bahçesaray ve Muradiye ilçelerinde Erdoğan’ın oylarını arttırdığını,
Demirtaş’ın oylarının ise azımsanmaması gereken ölçüde düştüğünü görmekteyiz. En dramatik değişim
ise Erciş’te gözlenmekte: Yerel seçimlerde BDP 34.600 civarındaki oy alırken, Cumhurbaşkanlığı
Seçiminde yaklaşık 11.200 oy kaybı yaşanmıştır. AKP/Erdoğan oylarına bakıldığında ise 2000 kadar
artış olduğunu görülmektedir. Sadece oy sayılarında değil, oranlarda da karışımıza çıkan bu değişim,
yerel seçimlerdeki aday tercihleri, yerel yönetim pratikleri ve seçime katılım oranları göz önünde
bulundurularak açıklanabilir. Katılım oranı önceki seçimde %79 iken bu seçimde %65’e kadar
gerilemiştir.
Kürt Politik Bölgesinin ikinci en büyük şehri olan Van’da hem oy sayılarında hem de oy oranında
görülen düşüş, il geneli ve ilçelerde Erciş dışında paralellik göstermektedir. Hem il genelinde hem
ilçelerde görülen düşüş üç sebeple açıklanabilir: İlk olarak seçime katılım göstermeyen seçmenlerin
önemli bir kısmı BDP’li seçmenlerdir. İkinci olarak yerel seçimlerdeki doğru aday tercihlerinin BDP
lehine yarattığı etki, Cumhurbaşkanlığı Seçiminin hayli farklı doğası gereği bir etkiye sahip olamamıştır
yoktur. Son olarak, özellikle 2011’de Van’da yaşanan büyük depremin ardından AKP’nin cemaatler
üzerinden yaptığı sosyal politika yardımları, Kürt oylarının küçük bir kısmının Erdoğan’a kaymasına
neden olduğu düşünülebilir. Nitekim Demirtaş’ın oylarının azalıp Erdoğan’ın oylarının yükseldiği yerler
ölümlerin ve büyük hasarların gözlendiği Van’ın batısında yer alan Erciş, Muradiye gibi ilçelerdir. Bu
noktada, Van Büyükşehir Belediyesi ve şehirdeki birçok ilçe belediyesi Kürt siyasetinin yönetiminde
olmasına rağmen, AKP ile arasındaki farkın neden artamadığı açıklanması gereken bir nokta olarak
önemini korumaktadır.
MARDİN
MARDİN
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
Seçimler
2014 CB
Seçimleri
Seçmen Sayısı
397.151
428.915
431.682
Katılım Oranı
%82.82
%82.5
%76.4
Oy
145.209
180.217
198.542
Oran
%44.2
%52.4
%61
Oy
104.085
115.832
119.362
Oran
%32
%34.2
%36.67
Oy
13.862
5.214
7.581
Oran
%4.29
%1.53
%2.33
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
“Mardin’de Kürt
siyasetinin hem de
AKP’nin oylarını
düzenli bir şekilde
arttırdığını, ancak
Kürt siyasetinin
daha büyük bir
sıçrayış yaptığını
hem oy
sayılarından hem
de oy oranlarından
gözlemleyebiliriz.”
10
Mardin’de son üç seçimin sonuçlarına bakıldığında hem Kürt siyasetinin hem de AKP’nin oylarını
düzenli bir şekilde arttırdığını, ancak Kürt siyasetinin daha büyük bir sıçrayış yaptığını hem oy
sayılarından hem de oy oranlarından gözlemleyebiliriz. Seçmen sayısında görülen artışın büyük oranda
HDP/BDP lehine sonuçlandığı da söylenebilir. Burada CHP ve MHP’nin oy oranlarında 2011 Genel
Seçimine göre bir düşüş olduğu görülmekle birlikte alınan oyların şehirde önemli bir siyasi etkisinin
olmadığı gözlemlenmektedir. Mardin’de 2014 Yerel Seçimlerinde Saadet Partisi’nin 21.807 (%6.39) ve
Hüda-Par’ın 8.928 (%2.62) oy aldığını, ancak bu iki partinin de 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini
boykot ettiğini eklememiz gerekiyor.
İlçeler bazında bakıldığında ise 2014 yerel seçimlerinde AKP’nin Midyat ve Yeşilli ilçelerinde önde
olduğu, Cumhurbaşkanlığı Seçiminde bu ilçelere Ömerli ve Artuklu’yu da eklediğini görüyoruz.
Buralardaki değişime bakıldığında, Ömerli ilçesinde BDP oyları 2.900’dan 2.500’e düşerken, AKP/
Erdoğan oyları 2.500’den 3.000’e çıkmıştır. Ancak burada AKP’nin artan oyların BDP’den değil, daha
çok Saadet Partisi’nden geldiği söylenebilir. BDP’nin azalan oyu ise katılım düşüklüğü ile açıklanabilir.
Zira burada yerel seçimlerde %83 olan katılım oranı, %69’a düşmüş ve Kürdistan’ın diğer şehirlerinde
olduğu gibi burada da sandığa gitmeyen seçmenlerinin ekseriyetinin BDP tabanından
olduğu
öngörülebilir. Artuklu’da ise belediye seçimlerinde BDP ve AKP, 25 bin civarında oy almışken
Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Demirtaş’ın bu oyları koruduğu, ancak Erdoğan’ın oylarını önemli oranda
artırarak 37 bin bandına yükselttiği görülmektedir. Yerel seçimlerde yaklaşık 18 bin oy alan ve ilçedeki 3.
parti olan Saadet Partisi’nin oylarının önemli bir kısmının Erdoğan’a kaydığı görülmektedir. Diğer
ilçelerde ise oy dengelerinin neredeyse korunduğunu, ancak BDP’nin zaten oy sayısının yüksek olduğu
yerlerde Demirtaş’ın bu oyları daha da arttırdığı gözlemlenmektedir. Yeni seçmenlerin de Demirtaş’a
yöneldiği gözlenen Mardin’de, Kürt Hareketi’nin daha da güçlenmiş olduğunun vurgulanması gerekiyor.
BATMAN
BATMAN
Seçmen Sayısı
2011 Genel
Seçimler
270.338
2014 Yerel
Seçimler
300.996
2014 CB
Seçimleri
300.915
Katılım Oranı
%83.8
%84
%75.2
Oy
113.993
127.579
134.370
Oran
%51.76
%52.10
%60
Oy
81.435
81.599
85.153
Oran
%37
%33.3
%38
Oy
15.694
4.144
4.424
Oran
%7.13
%1.69
%1.98
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
“Kürt siyasetinin
merkezdeki
gücünü kullanarak
ilçelere doğru
sosyal politika
girişimlerini
arttırması hâlinde
şehrin genelinde
daha da
güçlenebileceğini
öngörmek
mümkün.”
Batman’da da yukarıdaki şehirlerde bahsi geçen eğilimlerin devam ettiğini görmekteyiz. Burada, Kürt
hareketi oy sayısını ve oy oranını sürekli yükseltirken AKP her üç seçimde de birbirine yakın sonuçlar
elde etmiştir. CHP ve MHP’nin ise zaten çok az olan etkisinin 2011 genel seçimlerinden sonra daha da
11
azaldığını, Cumhurbaşkanlığı Seçiminde ise herhangi anlamlı bir artış göstermediğini görmekteyiz. Öte
yandan, 2014 yerel seçimlerinde Hüda-Par’ın 17.444 (%7.12) ve Saadet Partisi’nin 7.208 (%2.94) oy
aldığı not edilmelidir. Bu iki partinin Cumhurbaşkanlığı Seçiminde genel eğilimi boykot yönünde olsa
da, bazı ilçelerdeki oy dağılımına bakıldığında, özellikle Sason’da yerel seçimleri kazanan Saadet
Partisi’nin oylarının Erdoğan’a kaydığını görmekteyiz. Öte yandan, 2011 seçimlerine göre 30 bin kadar
yeni seçmenin oylarının önemli bir kısmının Kürt hareketine yöneldiğini görüyoruz. Batman’da Kürt
hareketini hegemonik yapan güç, esas olarak şehir merkezinde etkin olmasıdır. İlçelerde ise Kürt siyaseti
ve AKP arasında dengelerin birbirine yakın olduğunu, buralarda Saadet Partisi ve Hüda-Par gibi
İslamcı partilerin oylarının yer yer bu dengeleri etkilediğini söyleyebiliriz. Öte yandan, Kürt siyasetinin
merkezdeki gücünü kullanarak ilçelere doğru sosyal politika girişimlerini arttırması hâlinde şehrin
genelinde daha da güçlenebileceğini öngörmek mümkün.
ŞIRNAK
ŞIRNAK
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
Seçimler
(İl Genel Meclisi)
2014 CB
Seçimleri
Seçmen Sayısı
203.942
232.197
235.390
Katılım Oranı
%86.07
%83.8
%77.9
Oy
125.282
137.020
158.830
Oran
%72.62
%72.61
%83.17
Oy
35.706
35.781
28.243
Oran
%20.70
%18.96
%14.79
Oy
6.426
1.584
3.891
Oran
%3.73
%0.84
%2.04
HDP/BDP
AKP
MHP
“Cizre’de
Demirtaş’a 11 bin
yeni oyun geldiğini
görebiliriz. Ancak
bu oyların AKP’den
ziyade yeni
seçmenden
geldiğini
söyleyebiliriz”.
Tıpkı Batman’da olduğu gibi Şırnak’ta da Kürt siyaseti, seçmen desteğini önemli oranda arttırmış
bulunmaktadır. AKP oylarında ise önceki iki seçime göre gözle görülür bir düşüş gözlenmektedir.
CHP’nin hiç varlık gösteremediği Şırnak’ta, MHP oyları da oldukça düşük bir düzeydedir. 2014 yerel
seçimlerinde Hüda-Par’ın aldığı 5.480 oy, bu partiyi Şırnak’ta 3. parti haline getirmiştir. Aynı şekilde
Saadet Partisi’nin 2.000’e yakın oyu bulunmaktadır. Kürt siyasetinin artan oylarını hem ilk defa oy
kullanan yeni seçmenden hem de daha önce AKP’yi desteklemiş olan seçmenlerden aldığını söylemek
mümkün. İlçelere bakıldığında da, özellikle Cizre’de Demirtaş’a 11 bin yeni oyun geldiğini görebiliriz.
Ancak bu oyların AKP’den ziyade yeni seçmenden geldiğini söyleyebiliriz, zira AKP de Cizre’de oyunu
1000 kadar arttırmıştır. Mevcut dengelerde önemli bir değişiklik olmadığı takdirde AKP’nin Şırnak’ta
varlık göstermesi mümkün gözükmemektedir.
12
HAKKÂRİ
HAKKÂRİ
2011 Genel
Seçimler
Seçmen Sayısı
134.633
Katılım Oranı
%89.9
%83.4
%84.7
Oy
94.660
81.819
102.280
Oran
%79.82
%69.32
%81.6
Oy
19.533
29.014
20.511
Oran
%16.47
%24.58
%16.36
Oy
2294
3.954
2.574
Oran
%1.93
%3.35
%2.05
HDP/BDP
AKP
CHP+BBP
2014 Yerel
2014 CB
Seçimler
Seçimleri
(İl Genel Meclisi)
148.425
150.238
“Hakkâri’de 2014
Yerel Seçiminde
Kürt siyasetinden
AKP’ye emanet
oyların geçtiği,
bunların da çok
kısa sürede geri
alındığı
görülmektedir.”
Kürt Politik Bölgesi’ndeki son şehir olan Hakkâri’de de durum Şırnak’tan çok farklı değildir. 2014
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım oranının en yüksek olduğu, hatta katılımın bir önceki döneme
göre arttığı tek yer burasıdır. Tabloya bakıldığında Kürt siyasetinin 2014 yerel seçimlerinde 13.000 kadar
oy kaybettiği, bu oyları Cumhurbaşkanlığı Seçiminde telafi ettiği ve hatta üzerine de 7.000 kadar yeni oy
kattığını görüyoruz. AKP’deki oy değişimlerine bakıldığında, 2014 Yerel Seçimlerinde bir önceki seçime
göre 10.000 kadar oy arttırıldığı, ancak bu oylarının neredeyse tamamının Cumhurbaşkanlığı Seçiminde
yeninden kaybedildiği gözlemlenmektedir. Buradaki oy değişimlerinde, 2014 Yerel Seçiminde Kürt
siyasetinden AKP’ye emanet oyların geçtiği, bunların da çok kısa sürede geri alındığı görülmektedir. Bu
değişim, Kürt siyasetinin yerel seçimlerden kısa bir süre önce patlak veren iki büyük aşiret (Ertuşi ve
Pinyaniş aşiretleri) arasındaki gerilim ve seçimlerdeki aday tercihleri ile açıklanmaktadır. Öteki yandan
şüphe yok ki, Demirtaş’ın Hakkâri milletvekili oluşu hem katılım oranlarındaki hem de oy sayısındaki
artışın önemli sebeplerindendir.
13
II. Hegemonik Dengenin Olduğu Kürt Alt Bölgesi
Bitlis, Siirt, Muş, Ağrı, Iğdır, Dersim Kürt hareketinin geride bıraktığımız beş-on yıllık süreçte gittikçe
güç kazandığı ve öteki partilerle (Bitlis, Siirt, Muş ve Ağrı’da AKP; Dersim’de CHP ve Iğdır’da MHP)
mukayese edildiğinde gücünü dengelediği illerdir. Cumhurbaşkanlığı Seçiminde görünen ise Kürt
Hareketi’nin bu altı şehrin –Iğdır hariç- beşinde genel seçmen katılımının düşüklüğüne rağmen oylarını
ve oy oranlarını çok ciddi bir şekilde arttırdığıdır. Bitlis dışındaki beş ilde seçimlerden birinci çıkılmıştır.
Muş ve Ağrı’da yıllardır yüzde 40-50 bandında seyreden ve AKP ile dengede olan oy oranları Kürt
Hareketi’nin lehine bozulmuş, iki ilde de Selahattin Demirtaş oyların %60’ından fazlasını alırken, AKP
adayı Erdoğan % 35 civarında oy almıştır. Bu iki şehrin önümüzdeki genel seçimlerden itibaren Kürt
Hareketi’nin hegemonyasını pekiştirdiği illere dâhil olması kuvvetle muhtemeldir. Özellikle genç nüfusun
Kürt Hareketini daha fazla desteklediği anlaşılmaktadır.
Bu bölgede yaşanan güçlü oy artışlarının ya da değişimlerinin Cumhurbaşkanlığı Seçiminin farklı
dinamikleriyle olduğu kadar yerel seçimlerde belirlenen aday profilleriyle de yakından ilişkili olduğunu
göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun dışındaki bir diğer faktör, Erdoğan ve İhsanoğlu’nu desteklemeye
yanaşmayan dindar Kürt seçmenin Demirtaş’ı desteklemiş olabileceğidir. Bu anlamda dindar kesimlerin
bir kısmıyla aradaki buzların eridiği anlaşılmaktadır. Ancak geleneksel olarak Milli Görüş’ten gelmiş bu
oyların emanet (ya da tepki oyları) olabileceği de daha sonraki seçimlere dair öngörülerde akıl tutulması
gereken faktörlerden biridir.
Son olarak, ayrı bir parantez açılması gereken il Dersim’dir. Bu şehirde 2011 ve 2014 yerel seçimlerinde
CHP’yi destekleyen seçmenin Ekmeleddin İhsanoğlu gibi sağcı ve muhafazakâr bir adayı
desteklemediğini ve özellikle Demirtaş ile birlikte Alevi seçmenin HDP çatısına yaklaştığını
göstermektedir. Son dönemde özellikle Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ve yükselen IŞİD terörüne karşı
mücadele eden tek ciddi gücün Kürt hareketi olması yine Aleviler arasında bir karşılık bulmuş olması
muhtemeldir ancak muhtemelen bu sürecin sonuçları önümüzdeki süreçte daha da belirginleşecektir.
BİTLİS
BİTLİS
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
2014 CB
Seçimler
Seçimleri
(İl Genel Meclisi)
184.928
187.193
Seçmen Sayısı
176.209
Katılım Oranı
% 85.04
% 83.08
%75.3
Oy
37.955
54.764
60.585
Oran
% 25.99
%36.55
% 43,72
Oy
74,043
68.766
72.139
Oran
% 50.70
% 45.90
% 52.06
Oy
7137
6876
5.849
Oran
% 4.89
% 4.55
% 4.22
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
“Bitlis, Kürt
Hareketi’nin,
hegemonyasını
kuramasa da AKP
ve devletle denge
hâlinde olduğu,
geçtiğimiz on yılda
Kürt Hareketi’nin
çok büyük oy artışı
sağladığı illerden
birisidir.”
14
Bitlis, Kürdistan’da siyasi-sembolik önemi en yüksek iller arasında yer almaktadır. Muhafazakâr Kürt
nüfusunun yoğunlukla yaşadığı Bitlis, Kürt Hareketi’nin, hegemonyasını kuramasa da AKP ve devletle
denge hâlinde olduğu, geçtiğimiz on yılda Kürt Hareketi’nin çok büyük oy artışı sağladığı illerden
birisidir. Bitlis’in sembolik önemi şehrin tarihsel olarak muhafazakâr ve Sünni nüfusun yoğun olarak
yaşadığı yerleşkelerden birisi olmasından ve dini kurumların siyasi alan üzerinde güçlü bir etkiye sahip
olmasından ileri gelmektedir. Kürt hareketinin son yıllarda kazandığı ivme, Cumhurbaşkanlığı
Seçiminde de devam etmiş, 6.000 yeni oy alınmış ve oy oranı yaklaşık % 7 artmıştır. Ancak
Cumhurbaşkanlığı yarışında başbakanın ismi de şehirde etkili olmuş ve Erdoğan oylarını arttırarak % 52
oy oranıyla birinci gelmiştir.
SİİRT
SİİRT
2011 Genel
Seçimler
Seçmen Sayısı
153,419
Katılım Oranı
% 80.76
% 85.9
% 75.2
Oy
51,577
63.922
65.712
Oran
% 42.71
% 47.03
% 54.16
Oy
58,166
56.458
51.353
Oran
% 48.17
% 41.54
% 42.32
Oy
4699
4687
4.274
Oran
% 3.90
% 3.89
%3.52
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
2014 Yerel
2014 CB
Seçimler
Seçimleri
(İl Genel Meclisi)
164,307
165.346
“Kürt siyaseti,
Siirt merkezdeki
oylarını koruyup,
ilçe ve köylerde oy
oranlarını
arttırarak genelde
galip gelmiştir.”
Siirt, Arap ve Kürt nüfusun yaşadığı, dindar-muhafazakâr karakteri baskın şehirler arasında yer
almaktadır. Kürt Hareketi’nin bu şehirde yerel seçimlere göre yaklaşık 2.000 oy arttırdığını, ancak AKP
oylarının düşmesiyle beraber oy oranının % 47’den %54’e tırmandığını görüyoruz. Pervari ve
Kurtalan’da yerel seçimlerin aksine Kürt Hareketi galip gelmiştir. Merkezdeki oylarını koruyup, ilçe ve
köylerde oy oranlarını arttırarak genelde galip gelmiştir. Cumhurbaşkanlığı Seçimi sonuçları, Kürt
Hareketi’nin bu kentte hegemonyasını daha belirleyici hâle getirme olasılığının ne kadar mümkün
olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
MUŞ
Muş’ta Kürt hareketinin uzun yıllardır düzenli bir şekilde artan oy sayıları ve oranları bu seçimde de
artmaya devam etmiştir. Selahattin Demirtaş bir önceki seçimde il genel meclisinde alınan oylardan
yaklaşık 23.000 oy fazla almış ve Kürt hareketinin oy oranı %13 yükselmiştir. Muş’ta çatı oyları yaklaşık
2.000, AKP’nin oyları da 1.000 kadar azalmıştır. Şehirde merkez ve Hasköy ilçesi dışında Demirtaş’ın
oylarının üstünlüğü göze çarpmaktadır.
15
MUŞ
Seçmen Sayısı
214,282
2014 Yerel
Seçimler
(İl Genel Meclisi)
220.296
Katılım Oranı
% 81.42
% 83.1
% 79
Oy
75.885
82.980
105.446
Oran
% 44.41
%48.36
% 61.24
Oy
73,370
62.322
61.250
Oran
% 42.94
% 36.32
% 35.57
Oy
14.115
7535
5.477
Oran
% 8.26
% 4.39
% 3.18
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
2011 Genel
Seçimleri
2014 CB
Seçimleri
220.640
“Muş’ta,
Selahattin
Demirtaş bir
önceki seçimde il
genel meclisinde
alınan oylardan
yaklaşık 23.000 oy
fazla almış ve Kürt
hareketinin oy
oranı %13
yükselmiştir.”
AĞRI
Ağrı’da da seçim kelimenin tam anlamıyla Kürt Hareketi ve AKP arasında yaşanmış, Kürt hareketi
27.000 oyluk artış yakalarken, Erdoğan’ın oyları 7.500 düşmüştür. Kent merkezi ve Eleşkirt dışındaki
bütün ilçelerde Demirtaş % 60-80 bandında yüksek oy oranlarıyla yarışı önde bitirmiştir. 2009’da %
30-40 bandında seyreden oylar, 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçiminde % 61.5 gibi rekor bir oy oranına
ulaşmıştır. Hamur, Patnos ve Taşlıçay ilçeleri AKP’den alınmış, ancak yerel seçimlerde Sırrı Sakık’ın
belediye başkanlığını kazandığı Merkez ilçesinde Erdoğan birinci olmuştur. Özellikle Patnos gibi
ilçelerdeki oy değişiminin büyüklüğü yerel seçimlerdeki aday seçimleri konusunun ne kadar yakıcı
olduğunu bir kez daha göstermektedir.
AĞRI
2011 Genel
Seçimleri
Seçmen Sayısı
278,640
Katılım Oranı
% 74.72
% 82.5
% 71.2
Oy
82,996
96.655
123.737
Oran
% 40.95
% 42.74
% 61.54
Oy
96,525
80.222
72.705
Oran
% 47.62
% 35.47
% 36.16
Oy
9.004
1190
4.628
Oran
% 4.44
% 0.5
% 2.30
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
2014 Yerel
2014 CB
Seçimler
Seçimleri
(İl Genel Meclisi)
288.292
286.248
“Ağrı’da Kürt
siyaseti 27.000
oyluk artış
yakalarken,
Erdoğan’ın oyları
7.500 düşmüştür.
Kent merkezi ve
Eleşkirt dışındaki
bütün ilçelerde
Demirtaş % 60-80
bandında yüksek
oy oranlarıyla
yarışı önde
bitirmiştir.”
16
IĞDIR
IĞDIR
2011 Genel
Seçimler
2014 CB
Seçimleri
108,499
2014 Yerel
Seçimler
(İl Genel Meclisi)
113.521
Seçmen Sayısı
Katılım Oranı
% 75.84
% 83
% 63.3
Oy
25,437
39.458
30.281
Oran
% 31.48
% 43.14
% 42.94
Oy
22,856
17.891
18.962
Oran
% 28.28
% 19.56
% 26.89
Oy
28.897
30.651
21.280
Oran
% 35.76
% 33.51
% 30.17
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
112.772
“Iğdır’da merkez
dâhil bütün
ilçelerde
Demirtaş’ın birinci
geldiğini
görüyoruz. 9.000 oy
kaybına rağmen,
bu kaybın katılım
düşüklüğüyle
dengelenmesi
sayesinde oy oranı
yaklaşık % 43
olarak
korunmuştur.
Kürdistan’da seçime katılım oranının en fazla düştüğü illerden birisi Iğdır olarak göze çarpmaktadır.
Bunda önemli faktörlerden biri Batı’daki metropollere giden geçici işçi sayısının fazlalığı ve özellikle
inşaat, nakliye gibi alanlarda çalışan bu işçilerin yaz aylarında şehir dışında olmasıdır. Iğdır’da Merkez
dâhil bütün ilçelerde Selahattin Demirtaş’ın seçimi birincilikle bitirdiğini görüyoruz. 9.000 oy kaybına
rağmen, bu kaybın genel katılım düşüklüğüyle dengelenmesi sayesinde oy oranı yaklaşık % 43 olarak
korunmuş ve Kürt Hareketi öteki partilerin kalan oyları paylaşması sonucunda %50’nin altında bir oy
oranıyla olsa da birinciliğini korumuştur. Hareketin hegemonik dengede avantajlı bir konumu olsa da,
Iğdır’da uzun vadede belirleyici olan şeyin bu denge olduğunu unutmamakta fayda var.
DERSİM
DERSİM
2011 Genel
Seçimler
Seçmen Sayısı
Katılım Oranı
HDP/BDP
AKP
CHP+MHP
2014 CB
Seçimleri
57,593
2014 Yerel
Seçimler
(İl Genel Meclisi)
61.815
% 79.03
% 83.9
% 67.2
Oy
10,347
16.658
21.763
Oran
% 22.91
% 33.23
% 52.24
Oy
7,340
7.274
5.996
Oran
% 16.25
% 14.51
% 14.39
Oy
26.376
17.344
13.902
Oran
% 58.41
% 34.6
% 33.37
62.897
“Dersim’de,
Cumhurbaşkanlığı
Seçiminde ciddi bir
katılım
düşüklüğüne
rağmen Kürt
siyaseti oylarını
2011 genel
seçimlerine göre oy
sayısı bazında %
110, 2014 yerel
seçimlerine göre
de %30 oranında
arttırmıştır.”
17
Dersim de tıpkı Bitlis gibi siyasi anlamda sembol illerden birisidir. Kürt Alevi nüfusunun yoğunlaştığı
yerlerden birisi olan Dersim’de, Cumhurbaşkanlığı Seçiminde ciddi bir katılım düşüklüğüne rağmen
Kürt Hareketi oylarını 2011 genel seçimlerine göre oy sayısı bazında % 110, 2014 yerel seçimlerine göre
de %30 oranında arttırmıştır. CHP’nin MHP ve BBP gibi partilerle koalisyona yapmasının yarattığı
rahatsızlık ve İhsanoğlu’nun sağcı-muhafazakâr tavrı, AKP’nin bölgede genel olarak güçsüz oluşu HDP
ve Demirtaş’ın aldığı oy oranını ciddi oranda arttırmış, %52 gibi bir oranla birinci yapmıştır. Dersim
Belediyesi OHAL süreci sonrası Kürt Hareketi tarafından yönetiliyor olsa da, 2011 Genel Seçimlerinde
iki vekil de CHP’li olmuş ve 2014 Yerel Seçimleri oldukça rekabetli bir siyasi atmosferde gerçekleşmiştir.
Diğer bir deyişle, özellikle son yıllarda kentteki hegemonyasını pekiştirme ihtiyacı duyan Kürt
Hareketi’nin, HDP ile öncekinden daha geniş bir siyasi düzleme referans vereceği iddiasını yerine
getirmiştir. Dersim’de Demirtaş kampanyasına verilen desteği kalıcılaştırmanın yollarını bulunması
gerekmektedir.
18
III. Kürt Hareketinin Muhalefette Olduğu Kürt Alt-Bölgesindeki İller
URFA
URFA
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
Seçimler
2014 CB
Seçimleri
Seçmen Sayısı
848,278
934.894
934.896
Katılım Oranı
% 84.37
%88
%71.8
119.879
220.070
174.075
%17.1
%27.76
%26.24
Oy
454.975
422.591
455.170
Oran
% 49.95
%53.31
%68.60
44.089
70.559
34.251
%6.2
% 8.9
%5.47
HDP/BDP
Oy
Oran
AKP
CHP+ MHP Oy
+ DP
Oran
“Urfa’da 2011
Seçimleri ile
karşılaştırıldığında
yerel seçimde BDP
oyları yaklaşık 100
bin artmış olsa da,
Cumhurbaşkanlığı
Seçiminde aynı
ivmenin devam
ettirilemediği
görülmektedir.”
Urfa, Kürt siyasi hareketinin Kürdistan’da ana akım sağcı veya muhafazakâr siyasi partiler karşısında
muhalefette yer aldığı, diğer bir yandan da seçmen sayısının en fazla olduğu şehirdir. 2011 Genel
Seçimlerinde 2 bağımsız vekilin seçildiği Urfa’da, 2014 Yerel Seçimlerinde Kürt Hareketi Osman
Baydemir’i aday göstererek ve yerel aşiretlerle diyalog geliştirmeye çalışarak iddialı bir seçim kampanyası
yürütmüş ve Urfa’daki oy oranında ciddi bir artış göstermiştir. 2011 Genel Seçimleri ile
karşılaştırıldığında, yerel seçimde BDP oyları kayda değer bir şekilde (yaklaşık 100.000) artmış olsa da,
Cumhurbaşkanlığı Seçiminde aynı ivmenin devam ettirilemediği tablodan görülebilir. Son seçimde
katılım oranının genel ortalamaya kıyasla daha düşük olması ise Türkiye illerinde mevsimlik tarım işçisi
olarak çalışan Kürt emekçilerinin bu ildeki yoğunluğu ile açıklanabilir. Diğer yandan, son seçimde
AKP’nin aldığı oy sayısının 2011 Genel Seçimlerinde Erdoğan’ın aldığı oy sayısı ile çok yakın olması,
AKP’nin yerel seçim sürecinde yitirdiği oyları konsolide etme kapasitesine dair fikir vericidir. Diğer
yandan, CHP, MHP ve DP’nin adayı olarak seçime giren İhsanoğlu’nun bu siyasi partilerin yerel
seçimde elde ettiği oylara kıyasla 36.000 civarında oy kaybı yaşattığını söylemek mümkün. İlçelere
bakıldığında, MHP’nin güçlü olduğu ilçelerde R. Tayyip Erdoğan’ın oy oranını kayda değer biçimde
arttırdığı ortaya çıkmaktadır.
BDP’nin yönetiminde olan Suruç, Halfeti, Bozova ve Viranşehir ilçeleri ele alınacak olursa karşımıza
çıkacak tablo şöyle: Halfeti’de yerel seçimleri % 61.12 oranla BDP kazanmış olmasına rağmen, katılım
oranında %30’a yakın bir düşüş gözlenmekte ve Demirtaş’ın aldığı oy oranının %52.03’e gerilediği
görülmektedir. Yerel seçimlerde yaklaşık 4 puan farkla ve 12.082 toplam oy sayısıyla belediyeyi BDP’nin
kazandığı Bozova’da katılım oranında kayda değer bir değişim olmamasına rağmen Demirtaş’ın oy sayısı
7.373’e gerilemiştir. Bu ilçede Erdoğan’ın arttırdığı oy sayısını diğer küçük partilere oy verenlerin
Erdoğan’ı tercih etmesiyle açıklamak mümkün görünmemektedir. Diğer bir deyişle, Bozova’da BDP
seçmeninden Erdoğan’a oy geçişinin olduğu söylenebilir. Suruç’ta ise katılım önceki seçimlere kıyasla
%34 oranında azalmış olsa da Demirtaş’ın oy oranını %54’ten %60’a çıkardığı görülmektedir.
19
Yerel seçimlerde BDP ile AKP’nin yakın oranlarda oy sahibi olduğu lakin BDP’nin belediye seçimini
kazandığı Viranşehir’de katılımın %89’dan %74’e gerilemesi sonucu Erdoğan’ın %55 oranında oy aldığı
ve birinci olduğu, Demirtaş’ın ise %44 ile ikinci olduğu görülmektedir. Belediye seçimlerini AKP’nin
şaibeli bir şekilde “kazandığı” Ceylanpınar’da ise yerel seçimlere benzer bir tablonun ortaya çıktığı tespit
edilebilir. Mevsimlik işçi dinamiği nedeniyle katılımın düştüğü Urfa’ya genel olarak bakıldığında, BDP/
HDP çizgisinin Urfa’da ciddi bir gerileme yaşamadığı ama yerel seçimlerdeki duruma benzer bir atılım
yapamadığını da söylemek mümkün.
BİNGÖL
BİNGÖL
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
2014 CB
Seçimler
Seçimleri
(İl Genel Meclisi)
166.860
168.099
Seçmen Sayısı
158,175
Katılım Oranı
% 82.21
%83.3
%74.5
30,237
28.589
37.310
%21,64
%30.55
84,801
75.199
79.612
% 67.13
%56.93
%65.05
Oy
5.564
3.251
5.358
Oran
%4.37
%2.46
4,40%
HDP/BDP
Oy
Oran
AKP
Oy
Oran
CHP+ MHP
%23.94
“Bingöl’de İlçeler
bazında, Alevi
nüfusun görece
yoğun yaşadığı
yerlerde HDP
adayı Demirtaş’ın
oy oranının ciddi
biçimde yükseldiği
görülmektedir.”
Bingöl’de Cumhurbaşkanlığı Seçimi ile 2014 Yerel Seçimlerinin dinamikleri kıyaslandığında, son seçimi
boykot ettiklerini duyuran iki İslamcı parti olan Saadet Partisi ve Hüda-Par’ın oy oranlarının (toplam
%13.18) düşük katılım oranından fazla olduğu görülmektedir. Bu iki partiye yerel seçimlerde oy veren
seçmenlerin tamamının seçimleri boykot etmediği; Demirtaş, Erdoğan ve İhsanoğlu oylarına pozitif
yönde etki ettiği ve haliyle tüm adayların, esas destek gördüğü siyasi partilerin yerel seçim oylarına
kıyasla daha başarılı bir görüntü çizdikleri görülmektedir. Kürt Hareketi için çarpıcı sayılabilecek bir
bilgi ise, Bingöl’de uzun yıllar sonrasında Kürt hareketinin Bingöl yerelinde ciddi bir ivme yaratarak İdris Baluken’in milletvekili seçildiği- 2011 Genel Seçimleri ile kıyaslandığında dahi Demirtaş’ın oy
oranını %6 civarında arttırmış olmasıdır. OHAL sürecinden bu yana belediyeyi sadece bir kez Kürt
Hareketi’nin kazanabildiği ve Kürt Hareketi’nin muhalefette olduğu Bingöl’de siyaseten genişleyebilmesi
için bu yeni oyların kâfi olduğunu söylemek hâlâ zor.
İlçeler bazında, Alevi nüfusun görece yoğun yaşadığı yerlerde HDP adayı Demirtaş’ın oy oranının ciddi
biçimde yükseldiği görülmektedir. Bu durum, Alevi nüfusun yoğun olduğu Kiğı, Yayladere ve Yedisu’da
CHP oylarının büyük bölümünün Demirtaş’a yönelmesiyle sonuçlanmıştır. Çarpıcı olan bir başka veri
ise, geleneksel olarak Kürt Hareketi’ne desteğin nispeten zayıf olduğu Sünni Zaza nüfusun yoğun
olduğu ilçelerde de aynı artış ivmesinin devam etmiş olmasıdır. Özellikle belediye seçimlerinde oy
kullanmayan kırsal yerleşim birimlerinin analize katılması durumunda Demirtaş’a yönelik desteğin
birçok ilçede daha da görünür olduğunu söylemek mümkün.
20
KARS
KARS
Seçmen Sayısı
185,183
2014 Yerel
Seçimler
(İl Genel Meclisi)
166.860
Katılım Oranı
% 79.20
%81.3
% 69.8
Oy
27,620
36.896
41.907
Oran
% 19.24
25,79 %
32,93%
Oy
61,172
45.033
53.173
% 31.48
% 41.78
48.592
35.639
32.189
%36.49
% 31.9
25,29%
HDP/BDP
AKP
Oran
CHP+ MHP Oy
Oran
2011 Genel
Seçimler
% 42.62
2014 CB
Seçimleri
168.099
“Kars’ta her ne
kadar HDP de AKP
de bu seçimle
oylarını arttırmış
olsa da, AKP
Kars’taki birinci
parti olma
konumunu
Cumhurbaşkanlığı
Seçiminde de
korumayı
başarmıştır.”
Kars, hem demografik özellikleri (bilhassa etnik kimlik) bakımından hem de yapılan siyasi tercihler
bakımından çevresindeki illere kıyasla daha fazla çeşitlilik arz eden bir şehirdir. Kürt Hareketi’nin
birincilik için yarıştığı Kars’ta Cumhurbaşkanlığı Seçimiyle bu hedefin gerçekleştiğini söylemek zor. Her
ne kadar HDP de AKP de bu seçimle oylarını arttırmış olsa da, AKP Kars’taki birinci parti olma
konumunu Cumhurbaşkanlığı Seçiminde de korumayı başarmıştır. Aykaya, Arpaçay gibi ilçelerde yerel
seçimlerde birinci parti olan CHP’nin bu konumunu destek verdiği aday olan İhsanoğlu ile
sürdüremediği ve AKP adayı Erdoğan’ın bu ilçelerde birinci olduğu gözlemlenmektedir. Etnik
farklılıkların belirleyici olduğu, 2014 Belediye Seçimlerinde belediyeyi MHP’nin kazandığı Kağızman
ilçesinde Demirtaş köylerden de gelen oyların etkisiyle, ezici bir oranla (%55.24) birinci olmuştur.
Kürtlerin yoğun yaşadığı Digor ilçesinde HDP adayı Demirtaş’ın oy oranını yerel seçimde BDP’nin oy
oranı olan %51’den %81’e çıkardığı ve oy oranını 2011 genel seçimlerinde bağımsız adaya (BDP’ye)
verilen desteğin 8 puan ilerisine taşıdığı görülmektedir. Diğer yandan, Kürt Hareketi’nin önceki
seçimlerde siyasi varlığının belirleyici olmadığı Selim, Sarıkamış ve Susuz gibi ilçelerde Demirtaş’ın %
20-30 bandında oy almış olması da HDP’nin bu ilçelerde siyaseten genişleme imkânı bulduğunu
göstermektedir. Diğer yandan, hem Kürtlerin yoğun olarak bulunduğu hem de diğer etnik gruplarla
birlikte yaşadığı ilçelerde yaşanan çarpıcı artışların Kars Merkez’de de gözlendiğini söylemek zor. Kars
Merkez’de hâkim olan CHP-MHP çizgisinin zemininin Cumhurbaşkanlığı Seçiminde kaydığını ve
Erdoğan’ın birinci olduğunu görmekteyiz.
21
IV. Politik Olmayan Kültürel Kürt Bölgesi
Politik olmayan kültürel Kürt bölgesi, aşağıdaki tabloda yer alan şehirlerden de anlaşılacağı gibi, tarihsel
ve siyasal tartışmalarda Kürdistan’a dahil edilen, ancak özellikle şehir merkezlerinde Kürtlerin egemen
olmadığı alanı kapsamaktadır. Bu şehirlerin belli başlı ilçelerinde nüfus ve siyasi hegemonya Kürt
hareketinden yana olsa da, şehir merkezlerinde daha çok muhafazakar ve devlet yanlısı bir kitlenin
olduğunu söyleyebiliriz.
İller
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
Seçimler
2014 CB
Seçimleri
Ardahan
6.971 (%12,32)
9.147 (%10.75)
11.672 (%23,09)
Erzurum
33.308 (% 8.13)
30.456 (% 7.88)
47.763 (%13.09)
Erzincan
-
1819 (%1.42)
5.172 (%4.16)
Elazığ
-
18.614 (%5.65)
31.051 (% 10.88)
Malatya
4.609 (% 1.07)
8.247 (%1.72)
21.521 (5,30%)
Adıyaman
19.811 (%6.49)
25.054 (%7.82)
43.650 (%15,09)
Antep
42.670 (%5.07)
52.247 (% 6.3)
83.095 (%10.56)
-
718 (%1.06)
2.173 (%3.63)
Maraş
2.921 (%0.52)
7.740 (%1.31)
23.547 (%4.33)
Sivas
-
601 (%0.16)
4.439 (%1.26)
Kilis
“Kürdistan’ın en
önemli
merkezlerinden
biri olarak kabul
edilen ve Kürt
siyasi hareketinin
merkezi
niteliğindeki
Diyarbakır’da oy
dağılımı
konusunda son üç
seçimde büyük
değişimler söz
konusu değildir.”
Bu tabloya bakıldığında çıkarılacak ilk sonuç şöyle ifade edilebilir: Son iki seçimle kıyaslandığında
hemen her ilde kayda değer oransal artışlar göze çarpmaktadır. Kürt Hareketi’nin siyaseten esas
belirleyen olmadığı bu illerde, HDP’nin yürütmüş olduğu Cumhurbaşkanlığı Seçim kampanyasının
seçmenlerin görmek/duymak istedikleri bir doğrultuda şekillendiğini söyleyebiliriz. Dahası, bu değişimin
ardında yatan iki temel dinamikten söz etmek mümkündür. Bu il sınırları içerisinde yaşayan, Türkiye’nin
batı illerine göç etmemiş olan Sünni veya Alevi Kürtler, dini ve etnik kimlikleri nedeniyle yapısal ve
tarihsel bir şekilde ayrımcılığa maruz kaldıkları için siyaseten etkisizleştirilmişlerdir. Bu
muhafazakârlaştırma ve etkisizleştirme süreci on yıllar içinde ciddi bir şekilde etkili olurken diğer yandan
da baskı altında olmaktan ileri gelen bir tepkiselliği de beraberinde taşımaktadır.
Kürt Hareketi’nin bu şehirlerde yeterince aktif olmamasının da bir sonucu olarak bu kesim, makro siyasi
dalgalanmalar doğrultusunda siyasi tercihlerine yön veren bir seçmen davranışının kurucuları da
olmuştur. Özellikle TSK ile PKK arasındaki silahlı çatışmaların sürdüğü ve Kürt Hareketi’nin hâkim
terörizm söylemi içerisinde marjinalleştirildiği dönemlerin aksine, çatışmasızlık sürecinde Kürt kimliğinin
“normalleşmesi” ve Kürt Hareketi’nin kazandığı meşruiyetin olumlu bir geri dönüş sağlaması pek
şaşırtıcı olmamalı. Özellikle yerel seçimlerde bu oy artış ivmesinin gözlenebileceği öncü mekânlar olarak
Elazığ ve Erzurum gibi illerde BDP’nin daha önceki seçimlerde başarı elde edemediği bazı ilçe ve belde
belediyelerinin kazanılması görülebilir. Bu ivmenin Cumhurbaşkanlığı Seçimi sürecinde artmış
olmasının siyasal ve tarihsel alt yapısının ve destekleyicisi faktörlerin yanı sıra HDP projesinin ortaya
koyduğu siyasi ilkelerin ve gelecek tahayyüllerinin medyatik görünürlük kazanması ve bilinirliğinin
artması ile de ilişkili olarak ele alınması gereklidir.
22
V. Türkiye Metropollerinde HDP
10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin hem HDP hem de Türkiye siyaseti açısından en önemli
sonuçlarından bir tanesi de kuşkusuz Türkiye metropollerinde Demirtaş’a gösterilen ilgi ve bu ilginin çok
önemli sonuçlar doğurma potansiyeline sahip bir oya tahvil edilmesidir. Bu metropollerin başında
İstanbul, İzmir, Ankara, Adana ve Mersin gibi şehirler gelmektedir. Demirtaş’ın azımsanmayacak
oranda ve değerde oy aldığı Türkiye metropolleri bunlarla sınırlı olmasa da, bu metropollerin çoğunda
oy değişimleri birbirine benzer gerçekleşmiştir. Bu yüzden aşağıda sadece 5 metropol şehri analiz
edilmektedir.
İSTANBUL
İSTANBUL
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
Seçimler
2014 CB
Seçimleri
Seçmen Sayısı
Katılım Oranı
HDP/BDP/
Oy
Bağımsız
Oran
Adaylar
AKP
Oy
Oran
CHP
Oy
Oran
MHP
Oy
Oran
9.394.365
%86.3
351.515
% 4.43
10.001.487
% 90.7
422.813
% 4.98
9.981.938
% 72.8
651.137
% 9.09
3.929.599
% 49.62
2.483.524
% 31.30
744.632
% 9.40
3.813.556
% 44.96
3.113.912
% 36.71
628.858
% 7.41
3.568.526
% 49.84
2.940.234
% 41.07
“İstanbul’da bir iki
ilçe dışında
neredeyse tüm
ilçelerde hem AKP
hem de CHP-MHP
koalisyonu oy
sayısında ciddi
düşüşler
yaşamıştır.
İstisnasız her
ilçede oyunu
arttıran tek aday
Demirtaş
olmuştur.”
İstanbul, 2014 Yerel Seçimlerinde HDP’nin kentin oy potansiyeline kıyasla oransal olarak en az oy aldığı
Türkiye kenti olarak olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Seçimi bu anlamda bir kırılma noktası olarak
değerlendirilebilir. Kürt Hareketinin öncülüğünü yaptığı blok/aday İstanbul’daki tüm oyların %10’unu
almaya ilk kez bu kadar yaklaştı. İstanbul’daki oy patlamasının sebepleri Türkiye ve Kürdistan geneli için
ortaya konan argümanlara paralel olmakla birlikte, ilçe bazında yapılacak bir analiz bu oy artışının
ardında yatan dinamikleri kısmen de olsa ortaya çıkarabilir. İstanbul’da daha derine kazmadan ilçe
ölçeğinde yapılacak bir inceleme, ilçeler nezdinde var olan etnik, dini, sınıfsal heterojen yapı sebebiyle
ancak belirli sınırlar çerçevesinde açıklayıcı olabilir.
Beşiktaş ve Kadıköy, İstanbul ilçeleri arasında eğitim seviyesinin yüksek olduğu, belediyelerinin CHP
tarafından yönetildiği, Gezi eylemlerine en fazla destek veren sosyal demokrat seçmenlerin bulunduğu ve
Kürt seçmen sayısının görece az olduğu ilçeler olarak bilinirler. HDP’nin Beşiktaş’ta yerel seçimlerde
1.968 olan oy sayısının Demirtaş adaylığında 6.862’ye (%6.65), Kadıköy’de ise 6.380 olan oy sayısının
17.169’a (%6) çıktığı görülmektedir. Bu ilçeler için CHP’den HDP’ye oy geçişlerinin olduğunu ve
Demirtaş’ın daha önce oy kullanmayan seçmenlerden oy aldığını söylemek mümkün. Diğer yandan,
Sünni Kürtlerin yoğun yaşadığı ilçeler arasında yer alan, İstanbul’da işçi sınıfının en ezilen kesimlerinin
yaşadığı, AKP’nin çok güçlü olduğu ve İstanbul’da seçmen sayısının en fazla olduğu Bağcılar ilçesine
23
baktığımızda, yerel seçimlerde alınan 39.592 (%9.35) oyun son seçimde 48.917’ye (%13.67) çıktığı
görülmekte. Bu ilçelere kıyasla daha heterojen yapıya sahip Fatih ilçesinde yerel seçimlerde HDP’nin oyu
12.071 (%4.80) iken Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Demirtaş’ın aldığı oy sayısının 17.999’a (%8.87)
çıktığı görülmektedir. Benzer bir şekilde dindar-muhafazakâr yapısıyla bilinen ve Milli Görüş
Hareketi’nin oyların yüzde 80’ini aldığı Sultanbeyli’deki değişim de önemli. AKP ve Saadet Partisi
adaylarının sırasıyla 90.863 ve 20.675 oy aldığı bu ilçede cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan
103.229 oy alırken, Demirtaş oyunu 15.968’den 23.315’e çıkarmıştır.
İstanbul’da bir iki ilçe dışında (katılımın pek düşmediği Sultanbeyli) neredeyse tüm ilçelerde hem AKP
hem de CHP-MHP koalisyonu oy sayısında ciddi düşüşler yaşamıştır. İstisnasız her ilçede oyunu arttıran
tek aday Selahattin Demirtaş olmuştur. Bu artışta birkaç faktör etkili olmuştur. Birincisi, yerel
seçimlerdeki kutuplaşma, seçmeni Kadir Topbaş ve Mustafa Sarıgül arasında seçim yapmaya zorlamıştır
(belediye başkanlığı oylarıyla il genel meclislerinde bu iki aday lehine olan ciddi fark bunu
göstermektedir), bu da HDP’nin oylarını azaltmıştır. Yerel seçimlerde CHP ve MHP etrafında örülen
Sarıgül koalisyonu Kürt seçmende ulusalcıların güç kazanması yönünde bir korku yaratmış, özellikle
dindar Kürtlerin tercihlerini AKP’den yana kullanmasına sebep olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Seçiminde
çatı adayı benzer bir çizgide olsa da, yaşanan kutuplaşmada emanet giden bazı Kürt oyları geri
dönmüştür.
İkincisi, Sırrı Süreyya Önder’in bu kamplaşmaya katkıda bulunan bir belediye başkanlığı seçim
kampanyası yürütmesine karşın Demirtaş’ın zaten muhalefette olan CHP’ye karşı bir dil üretmekten
imtina ederken iktidar partisiyle mücadele eden bir dil tutturmasının CHP’li, sol ve Alevi seçmen
davranışı üzerinde etkili olduğu söylenebilir. İhsanoğlu’na yönelik tepki ve CHP’nin sürekli sağa
kaymasının yanı sıra CHP-MHP koalisyonu Demirtaş’a verilen oyları arttırmıştır. Son olarak, 230 binlik
bu büyük oy artışını anlamamızı sağlayacak belki de en önemli zeminlerden bir tanesi de kampanya
süresince seçmenin taleplerinin karşılık bulduğu, emekten yana, çevreci, özgürlükçü, çoğulcu ve
toplumsal cinsiyette eşitlikçi bir dil tutturulmuş olmasıdır. Şüphe yok ki ‘Türkiyelileşme’ tartışmasından
çok daha önemlisi, milliyetçiliğin ve muhafazakârlığın kutuplaştığı ve toplumu kuşattığı bu coğrafyada
Türkiye ve Kürdistan halklarına yapılmış olan bu yeni yaşam çağrısı ve özgürlük vaadidir.
İstanbul’da yaşanan bu artış, raporumuzda yer veremediğimiz Bursa, Kocaeli, Antalya ve Aydın gibi
Batı illerinde de karşılık bulmuş, oy sayıları ikiye katlanmış ve oy oranlarında da ciddi artışlar
yakalanmıştır. HDP daha önce hiç varlık gösteremediği birçok ilde oy almış ve kendisine siyasal bir
zemin açmıştır.
Son olarak belirtmek gerekir ki, Kürt Hareketi’nin Kürdistan’da hegemonyasını inşa ettiği dil ve kimlik
siyasetinin Batı illerindeki Kürtlerde de ciddi bir karşılığı olsa da, metropollerde yaşayan emekçi Kürtleri
kapsamanın yegâne yolu, kimliğin yanında geliştirilecek emekten yana, şehrin yükünü sırtlayanların
sorunlarını gündemleştiren ve mesele eden dil ve tavırdır. İstanbul’da yaşayan 3-4 milyonluk Kürt nüfusu
göz önünde bulundurulduğunda, alınan oyların – ki daha önce belirttiğimiz gibi bunlar sadece Kürt
oyları değildir- yine de düşük olduğu açıktır.
24
İZMİR
İZMİR
Seçmen Sayısı
2011 Genel
Seçimler
2.905.922
2014 Yerel
Seçimler
3.032.183
2014 CB
Seçimleri
3.046.005
Katılım Oranı
% 87.35
%90.2
%78.6
Oy
80.655
99.006
181.540
Oran
% 3.59
%3.76
%7.98
Oy
928.209
850.327
763.926
Oran
% 36.8
%32.31
%33.31
Oy
1.384.657
1.540.821
1.347.609
Oran
%55
%58.54
%58.77
HDP/BDP
AKP
CHP+ MHP
“HDP/BDP’nin oy
sayısını da oranını
da en fazla
arttırdığı yerlerin
biri İzmir’dir. Bir
önceki seçimde 100
bine yakın olan oy
sayısı,
Cumhurbaşkanlığı
Seçiminde
180.000’i
aşmıştır.”
HDP/BDP’nin oy sayısını da oranını da en fazla arttırdığı yerlerin başında İzmir gelmektedir. Bir önceki
seçimde 100 bine yakın olan oy sayısı, Cumhurbaşkanlığı Seçiminde 180.000’i aşmıştır. AKP’nin il genel
meclisinde aldığı oy sayısı 850.000 civarında iken, belediye başkan adayının aldığı oy 950.000 kadar
olmuştu. Dolayısıyla il genel meclisi değil de belediye başkanlığı için alınan oy esas alındığında AKP’nin
oy kaybının da çok daha fazla olduğu gözlemlenmektedir. CHP ve MHP’nin il genel meclisinde de,
belediye başkanlığında da aldığı oy toplamı 1.5 milyon civarında olmuştur. Ancak Cumhurbaşkanlığı
Seçiminde bu oy yaklaşık 200.000 kadar azalmıştır. Her iki tarafta da görülen düşüşlerin bir sebebi
seçimlere katılım oranının azalması ise diğer bir sebebi de buradan HDP’ye geçen oylardır.
HDP’nin oylarındaki yükselişin birkaç nedeni var. Bunlardan ilki, Alevi CHP seçmenlerinin bir kısmı
aday tercihleri konusunda partilerine tepki duyarak Demirtaş’a yönelmiştir. Ayrıca, genel ve yerel
seçimlerde fazla şansı olmadığı için HDP yerine AKP’ye yönelen Kürtlerin bir kısmı da
Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Demirtaş’a yönelmiştir. Bunlara ilaveten, Demirtaş’ın seküler bir çizgi
sahibi yegâne aday olması da İzmir’deki artışın önemli sebeplerindendir. Seçim süreci boyunca barış,
beraberlik, kardeşlik gibi söylemleri ön plana çıkarması ve “bölünme korkusu” karşıtı bir söylem
kullanması da şüphesiz belli bir etkiye sahiptir.
Demirtaş’ın İstanbul ve İzmir gibi yerlerde miting ve toplantılarında Gezi eylemlerini sahiplenmesi,
Berkin Elvan’ın annesini birkaç farklı yerde kitleye alkışlatması da, Gezi eylemlerine katılım ve bu
eylemleri desteğin yüksek olduğu yerlerde karşılık bulmuş görünüyor. Ayrıca, büyük oranda ana akım
medyanın yarattığı Kürt siyasetçilerinin ve siyasi hareketinin “feodal ve muhafazakâr” olduğu yönündeki
imajı bozan bir konjonktürün açık bir şekilde ortaya çıkması da önem arz etmektedir. Bu konjonktür,
hem Demirtaş’ın seküler çizgisini sürekli dile getirmesi ile hem de seçim sürecinde süregiden IŞİD
saldırılarına karşı Kürt hareketinin başarılı mücadelesinin Türkiye kamuoyunda bir nebze de olsa
görünür olması ile açıklanabilir.
25
İlçeler düzeyinde bakıldığında da genele uyan bir dağılım görülmektedir. Örneğin, Menemen ilçesinde
seçim sonuçlarına bakıldığında CHP ve MHP’nin bir önceki seçimde toplam oyu 50.000 civarında iken
Cumhurbaşkanlığı Seçiminde CHP-MHP ittifakının yaklaşık 10.000 oy kaybettiğini görüyoruz.
Erdoğan’ın ise partisinin yerel seçimlerdeki oy oranını koruduğunu görüyoruz. Buna karşın, HDP’nin
yerel seçimlerde aldığı oyu tam ikiye katlayarak 6.500’den 13.000 civarına yükselttiğini görüyoruz. Aynı
durum Bornova ilçesi için de geçerlidir. Burada da sağcı çatı adayı İhsanoğlu’nun oylarında önemli bir
düşüş görülmekte, AKP’de ise daha sınırlı bir düşüş yaşanmaktadır. Buna karşılık, Demirtaş, partisinin
yerel seçimlerde aldığı oyu iki katından fazla yükseltmiştir. Menemen ve Bornova’nın hem Alevilerin
hem de Kürtlerin bulunduğu ilçeler olduğu göz önünde bulundurulduğunda İzmir geneli için söylenen
sebeplerin buralarda somutlaştığını söyleyebiliriz.
ANKARA
ANKARA
Seçmen Sayısı
2011 Genel
Seçimler
3.407.999
2014 Yerel
Seçimler
3.607.797
2014 CB
Seçimleri
3.612.021
Katılım Oranı
%88.7
%90.7
%77,7
Oy
18.074
24.993
95.031
Oran
% 0.59
% 0,79
3,47%
Oy
1.466.284
1.411.583
1.405.951
Oran
% 49,20
44,61%
51,31%
Oy
1.369.665
1.636.463
1.239.105
Oran
%45.96
%51.71
45,22%
HDP/BDP
AKP
CHP+ MHP
“Ankara, HDP’nin
en büyük
sıçrayışını yaptığı
metropollerin
başında geliyor;
Önceki seçimlerde
aldığı oyların
yaklaşık dört
katını alarak
önemli bir yükseliş
göstermiştir.”
Ankara, Cumhurbaşkanlığı Seçiminde HDP’nin en büyük sıçrayışını yaptığı metropollerin başında
geliyor. Önceki seçimlerde aldığı oyların yaklaşık dört katını alarak önemli bir yükseliş göstermiştir. Buna
karşılık CHP-MHP bloğunda 400.000 gibi bir oy kaybı göze çarparken, AKP’nin ise oylarını çok küçük
bir düşüşe rağmen koruduğunu görüyoruz. Ankara’da hem CHP tarafındaki oy düşüşünü hem de
HDP’nin oy yükselişini daha iyi görmek için ilçelere bakmakta fayda var. İlçelere bakarak, yine genel
olarak CHP’ye yakın duran Alevi bölgelerinde Demirtaş’a bir yönelme olup olmadığı hakkında bir fikir
edinebiliriz. Örneğin Ankara merkezdeki Yenimahalle ilçesinde 2014 yerel seçimlerinde CHP adayı tek
başına 200.000 yakın oy alırken, İhsanoğlu ancak 173.000 oy alabilmiştir. Üstelik 30.000civarında olan
MHP ve 5.000 civarında olan BBP oylarının da bir kısmının İhsanoğlu’na geçtiğini göz önünde
bulundurduğumuzda, çatı adayının Yenimahalle’de büyük bir yenilgi yaşadığını söyleyebiliriz. Buna
karşılık Erdoğan, 147.000 oy alarak yerel seçimlerde partisinin aldığı 146.000 oyu korumuş gibi
görünüyor. Demirtaş ise HDP’nin aldığı 3.700 oya karşın 12.000 oy alarak büyük bir sıçrama göstermiş
durumda. Bu sıçramada da Yenimahalle’de yaşayan Alevilerin payının olduğu söylenebilir. Aynı durum
Keçiören ilçesinde de geçerli. Burada da İhsanoğlu çatıyı destekleyen partilerin yerel seçimlerde aldığı
oyların büyük bir kısmını kaybetmiş, Erdoğan oylarını muhtemelen MHP tabanından yeni oylar alarak
arttırmış, Demirtaş’ın ise yine oyunu dört kart arttırmıştır. Yenimahalle ve Keçiören’deki tablonun
benzeri yine Mamak ilçesinde de tekrarlanmaktadır. Demirtaş’ın en fazla oy aldığı Çankaya da yine
benzer bir oy değişiminin olduğu ilçelerden. Burada İhsanoğlu, yerel seçimlerde CHP’nin tek başına
26
aldığı oyun bile çok altında kalırken (388.000’den 344.000’e düşüş), Demirtaş 15.000 yeni oy alarak
HDP’nin yerel seçimlerde aldığı 9.000 oyun çok üzerine çıkmış durumda.
Öte yandan, 17. ve 18. yüzyıllarda Ankara’ya göç ettirilmiş olan Kürtlerin yaşadığı yerlerde oy
dağılımını görmek için de ilçelere bakmak önemli. Haymana, Şereflikoçhisar, Bala ve Polatlı, birçok
Kürt mahalle ve köyünün olduğu ilçeler olarak öne çıkıyor. Haymana’da yerel seçimlerde HDP’nin
aldığı 1.881 oya karşılık Demirtaş 2.585 oy alarak Haymana ölçeğinde önemli sayılabilecek bir yükseliş
göstermiştir. CHP ve MHP’nin çok etkin olmadığı bu ilçede Erdoğan’ın yerel seçimlerde birinci gelen
Demokrat Parti’nin de oylarını alarak desteğini arttırdığını, görüyoruz. Polatlı ilçesinde de yerel
seçimlerde HDP’nin aldığı 1.200 oya karşılık Demirtaş’ın 3.000 bin oy aldığı düşünülürse burada da
desteğin arttığı söylenebilir. Şereflikoçhisar’da da 500 oydan 850 oya bir yükseliş gözlemlenmekte.
Ankara’da Kürt köylerinin olduğu ilçeler arasında az miktarda bir yükselişi Bala ilçesinde görüyoruz.
Ancak burada İhsanoğlu ve Erdoğan’ın oylarında azalma varken Demirtaş’ın oyunun yükselmesi olumlu
bir gelişme olarak not edilebilir.
Ankara’da oy değişimini kısaca toparlamak gerekirse, özellikle CHP’nin güçlü olduğu Alevi yerleşim
bölgelerinde HDP’ye önemli bir ilginin olduğu, AKP’nin birçok yerde oyunu koruduğunu, önemli bir
düşüş veya yükseliş göstermediğini, Kürtlerin bulunduğu Ankara ilçelerinde ise HDP’ye doğru bir
yönelme olduğu, ancak bunun Alevi oylarıyla karşılaştırıldığında sınırlı olduğunu söylemek gerekiyor.
MERSİN
MERSİN
Seçmen Sayısı
2011 Genel
Seçimler
1.136.510
2014 Yerel
Seçimler
1.187.446
2014 CB
Seçimleri
1.194.792
Katılım Oranı
% 86.53
89.1%
77,3%
Oy
92.017
111.516
121.774
Oran
% 9.52
%11.01
%13.42
Oy
311.947
268.400
290.478
Oran
% 32.27
%26.50
%32.01
Oy
528.231
601.142
495.325
Oran
%54.65
%59.35
%54.58
HDP/BDP
AKP
CHP+ MHP
“Mersin
Akdeniz’de
yaklaşık 4.000 oy
kaybedilmiş
olması, BDP/
HDP’nin toplumsal
potansiyelini siyasi
alana tercüme
etme zorluklarını
hâlâ yaşadığını
göstermektedir.”
Mersin, Türkiye şehirleri arasında Kürt nüfusunun en yoğun olduğu, Kürtlerin 90’lı yıllarda yaşanan
zorunlu göç sonrasında uzun yıllardır getto halinde mekânsal ayrışmayı deneyimleyerek yaşadığı
şehirlerin başında gelmektedir. Diğer yandan, Kürt ve Alevi nüfuslarının yoğunluğu Mersin’de oldukça
baskın olmasına rağmen Kürt Hareketi’nin bu demografik durumu siyasi alana tam anlamıyla tercüme
edebildiğini söylemek zor. Kürt Hareketi’ne yönelik siyasi desteğin yıllardır kristalize bir şekilde sürdüğü
lakin BDP/HDP’nin yeni kesimlerle ilişkilenmenin ötesinde hâlihazırdaki toplumsal potansiyeli
gerçekleştirmeye de uzak olduğu tespit edilebilir. Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Erdoğan’ın Türkiye
genelinde oylarını en fazla arttırdığı büyükşehirlerden birisi Mersin’dir. Bununla birlikte HDP oylarının
arttığını söylemek zor. Özellikle Kürtlerin getto halinde yaşadığı ve belediye seçimlerini BDP’nin
27
kazandığı Akdeniz İlçesi’ne bakıldığında oldukça çarpıcı bir durum göze çarpmaktadır. Türkiye ve
Kürdistan il ve ilçelerinin genelinde, yerel seçimler Cumhurbaşkanlığı Seçimiyle kıyaslandığında HDP/
Demirtaş’ın oyları arttırdığı görülürken Mersin Akdeniz’de yaklaşık 4.000 oy kaybedilmiş olması, BDP/
HDP’nin toplumsal potansiyelini siyasi alana tercüme etme zorluklarını hâlâ yaşadığını göstermektedir.
Aynı ilçede, çatı adayı İhsanoğlu’nun oy kaybettiği görülürken Erdoğan’ın oylarını 4.000 civarında
arttırdığı gözlemlenmektedir. Diğer bir yandan, Mersin merkezde CHP oylarının geleneksel olarak
yüksek çıktığı ilçelerden olan Yenişehir’e bakıldığında, HDP’nin oylarını 15.000 yaklaşık 18.000 çıkarmış
olması, Alevilerin oy tercihlerini HDP’den yana kullanmış olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
ADANA
ADANA
2011 Genel
Seçimler
2014 Yerel
Seçimler
2014 CB
Seçimleri
Seçmen Sayısı
1,400,062
1.457.383
1.452.617
Katılım Oranı
% 85.53
86,9%
75,7%
Oy
90,268
90.175
114.530
Oran
% 7.69
% 7.34
10,66%
Oy
439,852
391.239
417.892
Oran
% 37.48
% 31,87
%38.91
Oy
600.420
714.983
541.567
Oran
%51.17
%58.23
% 50.43
HDP/BDP
AKP
CHP+ MHP
“Adana, AKP adayı
Erdoğan’ın oylarını
arttırdığı, CHPMHP
koalisyonunun
İhsanoğlu ile çok
ciddi oranda
olmasa da ivme
kaybettiği lakin
HDP’nin Demirtaş
ile önemli oranda
oy arttırdığı
şehirler arasında.”
Kürt ve Alevi nüfusunun yoğun bir şekilde yaşadığı illerden olan Adana, Cumhurbaşkanlığı Seçim
sonuçları bakımından HDP için dikkatle incelenmesi gereken ve üzerinde geniş şekilde tartışılması
gereken illerden biri. Adana; AKP adayı Erdoğan’ın oylarını arttırdığı, CHP-MHP koalisyonunun
İhsanoğlu ile çok ciddi oranda olmasa da ivme kaybettiği lakin HDP’nin Demirtaş ile önemli oranda oy
arttırdığı şehirler arasında yer alıyor. Hem zorunlu göç sürecinde Kürdistan illerini terk etmek zorunda
kalan Kürtlerin hem de önceki süreçlerden itibaren çevre illerde ayrımcılığa ve katliamlara maruz kalan
Alevilerin yoğun yaşadığı Adana’da HDP’nin ortaya koyduğu seçim performansı bu iki grup özelinde
tartışılmaya muhtaç. Mersin gibi, son yıllarda değişimlere uğramaya başlasa da, Kürtlerin yaşam
alanlarının gettolaşma üzerinden tanımlanabileceği Adana’nın Seyhan ilçesi örneğini ele almakta fayda
var. Seyhan’da yerel seçimlerde 63.436 oyla yaklaşık %15 oy alan HDP, Cumhurbaşkanlığı seçiminde
62.956 oy almasına rağmen genel katılımın düşüklüğü nedeniyle %17 oy aldı. Diğer bir deyişle,
Türkiye’nin diğer metropollerinde yaşanan çarpıcı oy artışının Sünni ve Alevi Kürtlerin yoğun yaşadığı
bu yerleşim biriminde görmek mümkün değil. Benzer bir siyasi-etnik harita arz eden ilçe olarak
Yüreğir’e bakıldığında ise HDP’nin yerel seçimlerde %11 olan oy oranının % 14 bandına çıktığı
görülmektedir. Diğer yandan, CHP’nin yerel seçimlerde birinci parti olduğu ve HDP’nin %1.51 ile
oldukça zayıf bir görüntü sergilediği görece orta-sınıfların yoğun yaşadığı Çukurova ilçesinde 4.804 oy
arttırdığı görülmektedir. Adana genelinde HDP’nin oylarını yaklaşık 25 bin bandında arttırmış olması
HDP projesinin hedeflediği büyüme adına oldukça önemli olmasının yanı sıra AKP’yi tercih eden Sünni
Kürtler ile CHP’yi tercih eden sol ve Alevi toplumsal kesimlerin HDP için ilişki kurulması gereken
birincil gruplar olduğu söylenebilir. Buna yeni sandığa giden gençleri ya da siyasi alternatifsizlikten
dolayı sandığa gitmemeyi seçen seçmenleri de eklemek gerekmektedir.
28
Dipnotlar
1. Bu yerel seçim sonuçları hakkında konuşurken hem Türkiye’de hem de Kürdistan’da birtakım stratejik
il ve ilçelerde AKP iktidarının yapılan seçimlerin meşruiyetine gölge düşürdüğü hatırlamak elzemdir.
2. Cuma Çiçek, “1991’den 2014’e Kürt Coğrafyasının Siyasi Haritası”, Kurdistan24 News, 04-16 Nisan
2014, http://cumacicek.blogspot.com.tr/2014_05_01_archive.html
3. Burada kullanılan harita, Cuma Çiçek’in bahsi geçen yazısında kullanılmıştır. Haritayı kullanmamıza
izin verdiği için kendisine ve haritanın hazırlanmasında katkısı olan Mazlum Güney’e teşekkür ederiz.
4. Mitinge Rojava ve Şengal‘de IŞİD saldırılarında hayatını kaybeden Kürtlerin anısına saygı duruşu ve
ardından Kürt ulusal marşı Ey Reqîp ile başlandı. Hem miting boyunca hem de miting dağılırken
“Kürdistan IŞİD’e mezar olacak” şeklinde sık sık sloganlar atıldı.
Teşekkür
Bu raporda ele alınan şehirlerin seçim analizi yapılırken ilgili şehirlerde seçim çalışmalarına katılan veya
seçimleri yakından takip eden, ilgili yerleşim bölgelerini sosyo-ekonomik dinamikleri ve siyasi eğilimleri
bakımından tanıyan birçok insana danışılmış, yapılan analizlerde yerellerin bilgisine başvurulmuştur.
Görüş, yorum, önerileri ile bu raporun hazırlanmasında katkısı olan herkese teşekkür ederiz.
29
Hakkımızda
Zan Sosyal Siyasal ve İktisadi Araştırmalar Enstitüsü sosyal bilimler çatısı altında
toplanan çeşitli disiplinlere ve oluşumlara yer vermeyi amaçlayan çalışmaları
yürütmek amacıyla kurulmuştur. Enstitü, 2009 yılından beri yayınına devam eden
Toplum ve Kuram-Lêkolîn û Xebatên Kurdî dergisinin fikri yapısı ile sosyal politika
alanında yapılması hedeflenen çalışmaların ortaklaştırılmasıyla oluşmaktadır.
Enstitünün belli başlı amaçları şöyle sıralanabilir;
•
•
•
•
Kürdistan ve Türkiye toplumlarını sosyolojik, ekonomik, demografik,
antropolojik, dilsel, eğitimsel, kültürel, politik ve tarihsel açılardan eleştirel
bir perspektifle inceleyen ve bu alanlarda derinlemesine, tutarlı ve bilimsel
bilgiye dayalı üretim yapan çalışmalar yapmak ve bu alandaki çalışmalara
destek vermek,
Çeşitli toplumsal meselelere dair çözüm yolları öneren yaklaşımların
gelişmesine katkıda bulunmak,
Sosyal bilimler alanında çalışmayı hedefleyen yeni kuşakları teşvik etmek ve
söz konusu başlıklar altında çalışma yürüten bilim insanları arasında bir
köprü oluşturarak koordinasyonu sağlamak,
Kürt çalışmaları alanında üretilen bilgiye dair metodolojilere eleştirel
yaklaşımları benimseyecek ve alternatif bilgi üretim araçlarının
yaygınlaşmasını sağlayacak bir bilgi üretim alanı oluşturmak.
Bu amaçlar doğrultusunda araştırmalar, projeler, yayınlar, söyleşiler, konferanslar,
atölyeler ve seminerler düzenlenir. Bu bağlamda Kürdistan ve Türkiye
toplumlarında tabakalaşma, toplumsal cinsiyet, sınıf mefhumu ve sınıflar arası
ilişkiler, güncel siyasal süreçlerde etkili toplumsal dinamiklerin incelenmesi; göç,
nüfus, yoksulluk, bölgelerarası eşitsizlik, yerel yönetimler, kentleşme, dil, eğitim ve
sağlık gibi konulara dair çalışmalar yapılması ve yapılmasına katkıda bulunulması
hedeflenmektedir.
ZAN SOSYAL SİYASAL VE İKTİSADİ ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ
&
TOPLUM VE KURAM: LÊKOLÎN Û XEBATÊN KURDÎ
İstiklal Caddesi No: 116 Danışman Geçidi Han Çıkmazı Sokak No: 1 Beyoğlu / İSTANBUL
Websitesi: www.zanenstitu.org
Twitter: @zanenstitu, @toplumvekuram
Facebook: www.facebook.com/ToplumveKuram
Youtube: http://www.youtube.com/user/zanenstitu
30
Download

Zan Enstitu Secim Analizi