TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
AVUKATLIK KANUNUNDA YAPILMASI GEREKLİ DEĞİŞİKLİKLERİ
HAZIRLAMA KOMİSYONU’NUN
08-09-10.03.2014 TARİHLİ 6.TOPLANTI TUTANAĞI
Coğrafi bölge esasına göre belirlenen barolardan gelen temsilcilerle Avukatlık
Kanununda yapılması gerekli değişiklikleri Hazırlama Komisyonu: Türkiye Barolar
Birliği Temsilcisi TBB Başkan Yardımcısı Av.Berra BESLER Başkanlığında, Türkiye Barolar
Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Av.Ali ARABACI ve Av.Kürşat KARACABEY, İstanbul Barosu
temsilcisi Av.Mehmet DURAKOĞLU, Ege Bölgesi Baroları Temsilcisi Afyon Barosu
Başkanı Av.Turgay ŞAHİN, Akdeniz Baroları Temsilcisi Isparta Barosu Başkanı Av.Gökmen
Hakkı GÖKMENOĞLU, Doğu Anadolu Bölgesi Barolarını Temsilen Van Barosu Üyesi TBB
Delegesi Av.Adil ASLAN, Karadeniz Bölgesi Barolarını Temsilen Trabzon Barosu Başkanı
Av.Mehmet ŞENTÜRK, Tokat Barosu Başkanı Av.Faruk BOSTANCI, Güneydoğu Anadolu
Bölgesi Barolarını Temsilen Diyarbakır Barosu Önceki Başkanı Av.Mehmet Emin AKTAR, İç
Anadolu Bölgesi Baroları temsilcisi Aksaray Barosu Başkanı Av.Levent BOZKURT’un
katılımları ile 08-09-10.02.2014 tarihinde Türkiye Barolar Birliği’nde saat 10.00’da
toplanarak çalışmalarına devam etti.
Komisyonumuzun 15-16 Şubat 2014 tarihli 4.toplantısında ve 23-24 Şubat 2014 tarihli
5.toplantıda gündem gereği görüşülen maddeler arasında tekrar görüşülmesi gerekli
görülen maddelerin müzakere edilmesine karar verilerek 6.toplantı açıldı ve aşağıda
belirtilen konular üzerinde çalışıldı.
1. Avukatlık kanunu 4.kısım staj,
a.Md.15 genel olarak;
b.Md.15/a TBB Avukatlık Akademisi,
c.Md.16 Staja başvuruda aranacak şartlar,
d.Md.17 staja başvuru dilekçesine eklenecek belgeler (son fıkrada ilgili baro
başkanlığı tarafından verilecek para cezasının baro genel kurullarınca belirlenecek bir
göstergeye bağlanması şartıyla) ,
1
e.Md. 18 staja başlama isteminin ilanı, (TBB 2012 metninde yer alan md.18/2.
Cümlesinde yer alan “Şu kadar ki, itirazın incelenebilmesi, açık delil veya vakıaların
gösterilmiş olmasına bağlıdır.” Cümlesinden “şu kadar ki” kelimelerinin çıkartılması
şartıyla )
f.Md.19 staj başvurusunda bulunacak aday hakkında düzenlenecek rapor,
TBB 2012 metninde yazılı maddelerin aynen kabulü konusunda görüş birliğine varıldı.
g.Md.20 staj başvurusunda bulunan aday hakkında verilen karar başlıklı madde
düzenlenlemesinin;
Av.Kürşat Karacabey “TBB 2012 metninde yer alan Md.20 son fıkrasının “Türkiye
Barolar Birliği’nin itiraz üzerine verdiği kararlara karşı aday, cumhuriyet savcısı ve
ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir.” şeklinde değiştirilmesini önermiştir.
h.Md.21 stajın başlangıcı, (Av.Kürşat KARACABEY TBB 2012 metninde yer alan
Md.21/1. fıkrasının “Avukatlık stajı, adayın baronun staj listesine yazılması kararı ile
başlar. İtiraz yazılmayı durdurur.” Şeklinde değiştirilmesini önermiştir)
i.Md.22 yanında staj yapılacak avukat ve stajyerlere ödenecek burs,
(TBB 2012 metninde yer alan Md.22 madde başlığının “Yanında staj yapılacak avukat
ve avukat tarafından stajyere ödenecek burs” şeklinde değiştirilmesi şartıyla
Md.22/4. Cümlesinin 6111 sayılı yasanını 195. Maddesi ile değiştirilen 1136 S.
Yasanın 27.maddesindeki düzenleme sebebi ile metinden çıkartılması şartıyla TBB
2012 metni olarak kabul edilmesi uygun görülmüştür.
md.22/5 Cümlesinin “ve sigorta prim” kelimeleri çıkartılarak “Burs ödemeleri avukat
veya avukatlık ortaklıkları tarafından gider olarak yazılır” şeklinde düzenlenmesi
uygun görülmüştür.
j.Md.23 stajın yapılması ve stajyerin ödevleri” TBB 2012 metni uygun
görülmüştür.
k.Md.24 staj raporları, TBB 2012 metni uygun görülmüştür.
l.Md.25 staj süresinin uzatılması,
Av.Turgay ŞAHİN TBB 2012 metninde yer alan Md.25 hükmünün “Baro yönetim
kurulu, stajyer hakkında verilen raporları değerlendirir, gerektiğinde kurul üyelerinden
birini görevlendirmek suretiyle yapılacak inceleme sonuçlarını da göz önünde tutarak
staj bitim belgesinin verilmesine veya staj süresinin gerektiği kadar uzatılmasına ve
uzayan sürenin nerede tamamlatılacağına karar verir. Yönetim kurulunun bu kararı
kesindir.” şeklinde değiştirilmesini önermiştir.
2
Av.Berra Besler “gerektiği kadar tabiri kanun yapma tekniği bakımından mevzuatı
düzenleme yönetmeliğine göre uygun bir tanımlama olmadığından “staj süresinin
uzatılmasına karar verir” cümlesinin yeterli olacağı görüşünü bildirdi.
m.Md.26 stajyerlerin yapabileceği işler,
Av.Turgay ŞAHİN TBB 2012 metninde yer alan Md.26/son hükmünün “Bu yetki,
staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden silinme ile sona erer. Ancak, staj
sonu başarı sınavı hakkı devam ettiği sürece ve Ruhsatname için başvurulduğunda
ruhsatname verilinceye kadar devam eder” şeklinde değiştirilmesini önermiştir.
Av.Mehmet DURAKOĞLU; Sınava girme hakkının bulunduğu ahvalde stajyerlik
yetkilerinin devam edeceği Bakanlığa sunulan Staj Sınav tasarısının 32. Maddesinde
düzenlenmiş olmakla bu konuda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç bulunmadığı ancak,
staj bitimi ile ruhsatname alınması arasında geçen sürede bu yetkilerin kullanımının
sağlanması bakımından bir düzenleme öngörülebilir.
Av.Berra BESLER; Staj sonu yeterlilik sınavı sonunda alınan başarılı olduğunu
gösterir belge, ilk sınavda alınabileceği gibi bu sınavda başarısız olunduğu taktirde
stajyerlere iki yıl içinde açılacak 6 sınavdan 4’üne katılma hakkı tanınmıştır.
Bu durumda stajın normal süresinin bitmesine rağmen staj sonu yeterlilik sınavına
girebilmeleri için iki yıllık süre daha verildiği ve bu süre içinde stajyere “stajyerlerin
haklarını kullanabilme” imkanları da tanınmış olduğuna göre ayrıca staj bitim
belgesini almak suretiyle ruhsat başvurusunda bulunan avukat adayına bu dönemde
stajyer olmadığı için stajyerlerin haklarını kullanmaları için ilave bir süre verilmesi
sistemin özüne uygun düşmemektedir.
Eğer stajı bittikten sonra ruhsat alınıncaya kadar geçecek olan kıs ara dönemde
avukat adayına stajyer hakkı kullandırılırsa uygulamada örnekleri olduğu gibi pek çok
olumsuzluklar yaşanacak ve hakkın kötüyü kullanılmasına yol açılmış olacaktır.
Uygulamada staj bitim belgesi alıp stajyer hakkını kullanarak duruşmalara giren
ancak ruhsatı hazır olmasına rağmen yıllarca gelip ruhsatını almayan yaşanmış
örnekler vardır.
n.Md 27. Türkiye Barolar Birliğinin vekalet pulu gelirleri ve TBB Sosyal Yardımlaşma
ve dayanışma fonu,
o.Md.27/a stajyerle TBB tarafından verilecek kredi,
2. Avukatlık Kanunu 5.Kısım Avukatlık stajına kabul sınavı ve staj sonu yeterlilik sınavı
a.Md.28 Avukatlık stajına kabul sınavı,
b.Md.29 Avukatlık stajına kabul sınavına girebilecek olanlar,
c.Md30. Avukatlık stajına kabul sınavının şekli,
d.Md.31 staj sonu yeterlilik sınavı,
3
Av.Turgay ŞAHİN, TBB 2012 metninde yer alan Md.31/1 hükmünün “Staj sonu
yeterlik için devlet sınavı, Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme
Merkezi(ÖSYM) tarafından çoktan seçmeli olarak yapılır. “şeklinde değiştirilmesini
önermiştir.
Av.Faruk BOSTANCI Avukatlığa Kabul İçin Staj Sonu Yeterlilik Sınavının da ÖSYM
tarafından yapılması gerekir dedi. Zira tasarıda kurulun kimlerden oluşturulacağı net
olarak belirlenmemiştir.
Av.Mehmet DURAKOĞLU Avukatlığa Kabul İçin Staj Sonu Yeterlilik Sınavının
ÖSYM tarafından değil TBB tarafından yapılması gerekir.Zira yeni tasarıda TBB bir
akademi kurması öngörülmektedir. Akademi kurulması gibi büyük bir projenin
konuşulduğu tasarıda sınavın ÖSYM tarafından yaptırılması bir yetersizlik ikrarı gibi
algılanmaktadır.
e.Md 32 staj sonu yeterlilik sınavındaki başarısızlık,
Av.Levent BOZKURT TBB 2012 metnindeki Md.32/2 hükmünde yer alan
“Stajyer, sınav hakları devam ettiği sürece, staj listesinde kayıtlı olmaya ve avukat
stajyerinin haklarından yararlanmaya devam eder.”cümlesinin tartışılması
gereklidir.Zira bu süre içinde aday memuriyete geçmiş olabilir, başka şekilde iş
hayatına atılmış olabilir ;.Bu bekleme süresinin uzun olmas ı halinde stajyerin
haklarını da kullanabileceği gözönüne alınarak sktaj listesindeki kaydının devam
ediyor olmasının sakınca yaratıp yaratmayacağı tartışılmalıdır dedi.
Sınavla ilgili TBB 2012 metni revize edilerek adalet bakanlığına ve meclise
sunulmuş olduğundan sunulan metnin sınava ilişkin maddeler bakımından
yeniden değerlendirilmesi gerekli olup yukarıdaki kırmızı yazı ile maddeların
altına düşülen notlar ilgili madde metinleri içine uyarlanmak suretiyle TBB 2012
çalışma metni aynen benimsenmiştir…
3. Av.Kanunu 5/h maddesinin
h) Avukatlığı sürekli olarak gereği gibi yapmaya engel vücut veya akılca malul olmak.
Hükmünün avukatlığa engel akıl ve ruh hastalıkları yönünden yeniden ele alınmasına
4. Adalet Bakanlığı Komisyonunda ele alınan ve aşağıda alıntılanan Md.139/4-5 fıkraları
konusunda komisyonumuz, “Yüksek Disiplin Kurulu” ihdasının yerinde olmadığı ; bazı
disiplin cezaları yönünden yerel baroların yetkisinin kaldırılarak bu eylemlere ilişkin
soruşturma yapma ve ceza verme yetkisinin TBB Yüksek Disiplin Kuruluna
verilmesinin kabul edilemeyeceği kanısındadır.(Av.Mehmet ŞENTÜRK komisyonun
bu görüşüne muhalif kalmıştır)
Md139/(4) Disiplin kovuşturması açılmasına karar verilmesi halinde dosya, disiplin
kovuşturması yapmak ve karar vermek üzere, uyarma, para cezası ve kınama cezaları
4
bakımından ilgili baro disiplin kuruluna; diğer cezalar bakımından Türkiye Barolar
Birliği Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilir.
Md.139/(5) Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kendi yetkisinde olan bir cezadan
daha alt bir cezanın verilmesi kanaatine varırsa o konuda da kendisi karar verir. Baro
disiplin kurulları kendi yetkileri kapsamında olmayan bir üst cezanın verilmesi gerektiği
kanaatine varırsa bu durumu ilgili baro yönetim kuruluna gerekçesiyle bildirir, ilgili baro
yönetim kurulu dosyayı Türkiye Barolar Birliği Yüksek Disiplin Kuruluna gönderir.
5. Adalet Bakanlığı Bilim Kurulunda ele alınan:
Disiplin soruşturması açılması başlıklı ve altta yer alan maddenin incelenmesinde:
MADDE X – (1) Bir avukat hakkında disiplin cezası gerektiren bir eylem
gerçekleştirdiğine dair re’sen veya ihbar veya şikayet üzerine baro yönetim kurulu
soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verir.
(2) Yönetim kurulu, ivedilikle ve her halde öğrenme, ihbar veya şikayet tarihinden
itibaren en çok altı ay içinde disiplin soruşturması hakkında bir karar vermeye
mecburdur.
Düzenlemesinin 2.fıkrasında yer alan “ en çok altı ay içinde disiplin soruşturması
hakkında bir karar vermeye mecburdur” hükmünde getirilen 6 aylık sınırın kabul
edilemeyeceği, uygulamasının mümkün bulunmadığı, bu hali ile yasalaşırsa baroların
yönetim kurullarını zor durumda bırakacağı ve cezai sorumluluklarını doğuracağı
gerekçesi ile komisyonumuz bu düzenlemenin doğru olmadığı kanaatine varmıştır.
Daha önce Silivri’de toplanan komisyonumuzun 141.maddenins aşağıdaki şekilde
yeniden düzenlenmesine karar verdiği de bir kez daha vurgulanmıştır:
Yönetim kurulu, ivedilikle ve her halde ihbar, şikayet veya istek tarihinden itibaren en
çok bir yıl içinde soruşturmayı tamamlayarak disiplin kovuşturması hakkında bir karar
vermeye mecburdur. Zorunluluk hallerinde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere
Yönetim Kurulu kararıyla 6 aya kadar uzatılabilir
6. TBB 2012 Metni Md.151 Aynen
7. TBB 2012 Metni Md.152 Aynen
8. TBB 2012 Metni Md.153 Aynen (TBB Yüksek Disiplin Kurulu ihdası ve
görevlendirilmesine
ilişkin
yukarıdaki
görüşümüzü
aynen
burada
da
tekrarlıyoruz)
9. TBB 2012 Metni Md.154 aynen
10. TBB 2012 Metni Md.155 aynen
11. TBB 2012 Metni Md.156 aynen (Bakanlık Bilim Komisyonu Md 153)
12. TBB 2012 Metni Md.156 aynen
5
13. TBB 2012 Metni Md.157. maddesinde itiraz edecek mercilerden olan C.Savcısının
çıkartılması suretiyle aynen (İtiraz süresi TBB metninde yer aldığı şekilde 15 gün
olarak muhafaza edilmelidir) md 157/1 aşağıdaki şekilde düzenlenebilir:
Disiplin kurulu kararlarına karşı ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler.
14. TBB 2012 Metni Md.158 aynen
15. TBB 2012 Metni Md.159 aynen
16. TBB 2012 Metni Md.160 aynen
17. TBB 2012 Metni Md.161 aynen
18. TBB 2012 Metni Md.162 aynen
19.
Avukatlık ücreti
Madde 164 – (Değişik : 2/5/2001 4667/77 md.)
Avukatlık ücreti, avukatın hukukî
yardımının karşılığı olan meblâğı veya
değeri ifade eder.
Yüzde yirmibeşi aşmamak üzere,
dava veya hükmolunacak şeyin değeri yahut
paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti
olarak kararlaştırılabilir.
İkinci fıkraya göre yapılacak
sözleşmeler, dava konusu para dışındaki
mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata
ait olacağı hükmünü taşıyamaz.
Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında
vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz
dava alınması halinde, durum baro yönetim
kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve
dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.)
Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu
veya
taraflar
arasında
yazılı
ücret
sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret
sözleşmesinin belirgin
olmadığı veya
tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin
ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı
hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve
işlerde asgari ücret tarifelerinin altında
olmamak
koşuluyla
ücret
itirazlarını
incelemeye yetkili merci tarafından davanın
kazanılan bölümü için avukatın emeğine
göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin
Avukatlık ücreti
Madde 164 – (Değişik : 2/5/2001 4667/77 md.)
Madde Metnine aşağıdaki fıkranın
ilavesi ve gerekçesi Doğu Anadolu Bölgesi
Temsilcisi Av.Adil ASLAN tarafından önerilip
komisyon üyelerinin oy birliği ile kabul
edilmiştir:
Devlet, belediye, il özel idaresi ve
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233
Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin
kapsamına giren iktisadi devlet teşekkülleri
ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunların
müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinin
dava ve takiplerde baroda yazılı avukat
dışında herhangi bir kişi tarafından temsil
edilmesi halinde bu kurum ve kuruluşlar
lehine vekalet ücretine hükmolunamaz.
(Gerekçe: Vekil, taraflar dışında bir
üçüncü
kişidir.
(Holzhammer,
R.
Österreiches
Zivilprozessrecht,
Wien
Nevyork 1976, s.79
(Seyithan Deliduman A.Ü. Erzincan
Huk. Fak. Dergisi): “Tüzel kişinin davada
kanuni temsilcisi durumunda olan organı ile
akdi temsilcisi (vekil) arasında önemli
mahiyet farkı vardır:
Yargıtay İcra İflas Dairesi verdiği bir
kararında (12.11.1964, 12964/ 12773 (AD
1967/2 s.96
) bu hususu şu şekilde
belirtmiştir.
“
Tüzel
kişi,
bilumum
6
değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi
arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak
belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava
ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi
uygulanır.
Dava sonunda, kararla tarifeye
dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet
ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin
borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez,
haczedilemez.
Ücret dolayısiyle müteselsil
sorumluluk:
muamelelerini organları marifetiyle yürütür.
Mahkemelerde organlar veya bunların tevkil
edecekleri avukatlar marifetiyle temsil olunur.
Temsil bakımından organ ile vekilin durumu
farklıdır. Organ, haiz olduğu yetkileri tüzel
kişiliğe vücut veren statüden aldığı,
hareketleri tüzel kişinin hareketi sayıldığı
halde, vekil böyle değildir. Vekilin yetkisi
vekalet akdi hükümleri ile sınırlıdır.
Hareketleri vekalet akdine dayanır.”
“ Tüzel kişinin organı, Avukatlık
Kanunu m. 35 teki bütün işlemleri kendisi
yapabilir ( takip edebilir.) ; bunun için organ
durumundaki gerçek kişinin avukat olması
gerekli değildir. Fakat, tüzel kişinin organı
olan gerçek kişi, A.K. m. 35’teki işleri
(örneğin bir davayı) takip etmek için bir
başka kişiyi vekil tayin etmek isterse, bu
vekilin BARODA YAZILI AVUKAT OLMASI
GEREKİR.” (Kuru/ Arslan/ Yılmaz, s.228).
Dolayısı ile, avukat dışındaki
temsilci, bizzat temsil ettiği kurumun, tüzel
kişinin kendisi gibi kabul edilmekte olup dava
ve takipte tarafın kendisidir, VEKİLİ
DEĞİLDİR. Vekalet ücreti de, adı üstünde;
“vekalet” ücreti olduğuna göre sadece vekil
yani “avukat” için hükmedilebilir. Dolayısı ile
02.11.2011
tarihli
Resmi
Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı
K.H.K. genel hukuk prensiplerine ve
hukukumuzun sistematiğine aykırıdır. Vekil
olmadığı halde vekalet ücreti istemek
hukukun genel prensiplerine, Anayasa
hükümleri ile
Anayasanın 90. Maddesi
yollaması
ile
Uluslararası
Andlaşma
hükümlerine aykırıdır.
Madde 176 – (Değişik : 2/5/2001 - 4667/84
md.)
Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve
diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı
bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık
hizmetlerinin sağlanmasıdır.
Madde Metnine aşağıdaki ikinci fıkranın
ilavesi ve gerekçesi Av. Adil ASLAN
tarafından önerilip komisyon üyelerinin oy
birliği ile kabul edilmiştir:
Madde 176 – (Değişik : 2/5/2001 - 4667/84
md.)
Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve
diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı
bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık
hizmetlerinin sağlanmasıdır.
7
Adli Yardım Sosyal devlet ilkesinin
ve hak arama özgürlüğünün bir gereği olup
Devlet, belediye, il özel idaresi ve Kamu
İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 Sayılı
Kanun
Hükmünde
Kararname’nin
kapsamına giren iktisadi devlet teşekkülleri
ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunların
müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinin taraf
olduğu dava ve takiplerde dava ve takibin
adli müzaharetten faydalanan kişi aleyhine
sonuçlanması halinde hükmedilecek vekalet
ücreti AAÜT de belirlenen maktu dava
vekalet ücretlerinin yüzde onundan fazla
olamaz. Belirtilen kurum ve kuruluşlarca bu
kişiler aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ile
yargılama giderlerinin tahsil için takipte
bulunulabilmesi
dava
ve
takibin
kesinleşmesine bağlıdır.
(Gerekçe:
“Aslında,
adli
yardımdan
yararlanan kişinin davayı kaybetmesi halinde
ödemediği harç ve giderlerin ödeneceği
konusunda
açık
bir
yasa
hükmü
bulunmamaktadır.”
(M.Akbal.
Medeni
Yargılama Hukukunda Adli Yardım. S.170)
446. Maddede ‘geçici muafiyet’ ve
‘avans’tan anlaşılması gerekene açıklık
getiren
Belgesay, buradaki geçicilikten
kastın adli yardım kararının şartlarının
oluşmaması veya değişmesi nedeniyle adli
müzaharet kararının ortadan kaldırılması
halinde, alınamayan harç ve masrafların
istenebilmesini ifade ettiğini belirtmektedir.
Bkz. Belgesay/ M. Reşit Karahasan, HUMK
Şerhi, C. Cilt II, s. 428
Yalnız avukatların yapabileceği işler konusunda Av.Turgay ŞAHİN’in önerisi aşağıda
yer almaktadır:
Yalnız
avukatların
Yalnız
avukatların Av.Mehmet DURAKOĞLU;
yapabileceği işler:
yapabileceği işler:
Şirket, kooperatif ve sitelerle
ilgili
düzenlemenin
genişletilerek korunması ve
Madde
35–
(1)
taslağının
Madde 35 – Kanun Aşağıdaki iş ve işlemler TBB
baroya
kayıtlı benimsenmesi görüşündedir.
işlerinde
ve
hukuki yalnızca
meselelerde
mütalaa avukatlar
vermek, mahkeme, hakem yapılabilir:
tarafından
8
veya yargı yetkisini haiz
bulunan diğer organlar
huzurunda gerçek ve tüzel
kişilere ait hakları dava
etmek ve savunmak, adli
işlemleri takip etmek, bu
işlere ait bütün evrakı
düzenlemek, yalnız baroda
yazılı avukatlara aittir.
a)
Mahkeme,
savcılık,
icra
dairesi,
hakem veya yargı yetkisini
haiz bulunan diğer organlar
huzurunda gerçek ve tüzel
kişilere ait hakları dava
etmek ve savunmak, adli
işlemleri takip etmek, bu
işlere
ait
bütün
dilekçe,sözleşme vb. evrakı
düzenlemek
Baroda
yazılı
b)
Arabuluculuk
avukatlar birinci fıkradakiler veya
uzlaştırma
dışında
kalan
resmi faaliyetinde tarafları temsil
dairelerdeki bütün işleri de etmek,
takip edebilirler.
c) Hukuki konularda
danışmanlık
hizmeti
vermek ve görüş bildirmek,
Dava
açmaya
yeteneği olan herkes kendi
d) Kolluk kuvvetleri
davasına ait evrakı dü- nezdinde soruşturma ve
zenleyebilir, davasını bizzat diğer
adli
işlemlerde
açabilir ve işini takip edebilir. tarafları temsil etmek ve
Ancak,
Türk
Ticaret işlemleri takip etmek,
Kanununun
272
nci
maddesinde ön görülen
e) Tapu sicil müesas sermaye miktarının dürlüklerinde vekaletname
beş katı veya daha fazla ile gayrimenkulun aynına
yönelik
yapılması
söz
esas sermayesi bulunan
konusu bilcümle akit ve
anonim şirketler ile üye tasarrufları vekil olarak
sayısı yüz veya daha fazla yapmak,
olan yapı kooperatifleri
f) Sosyal güvenlik
sözleşmeli
bir
avukat veya diğer sigorta iş ve
bulundurmak zorundadır. işlemlerinin veya bunlara
olarak
alacak,
Bu fıkra hükmüne aykırı bağlı
tazminat ve diğer hakların
davranan
kuruluşlara
elde
edilmesinin
bir
Cumhuriyet
savcısı temsilci
aracılığıyla
tarafından
sözleşmeli yapılması durumunda, bu
avukat tayin etmedikleri iş ve işlemleri vekil olarak
her
ay
için,
sanayi yapmak,
(2)
Baroda yazılı
sektöründe çalışan onaltı
avukatlar
birinci
fıkradakiler
yaşından büyük işçiler için
dışında kalan resmi ve özel
suç tarihinde yürürlükte
bütün
işleri
de
takip
bulunan, asgarî ücretin iki edebilirler.
aylık brüt tutarı kadar idarî
(3) Dava açmaya
para cezası verilir.
yeteneği olan herkes kendi
davasına ait evrakı dü9
zenleyebilir, davasını bizzat
açabilir ve işini takip edebilir.
Hukuk
ve
Ceza
Muhakemeleri
Usulleri
Diğer
kanunları ile diğer kanun hükümleri saklıdır.
hükümleri saklıdır.
kanun
DANIŞMA YAPILMASI
UYGUN OLMIYAN
YERLER:
DANIŞMA YAPILMASI
UYGUN OLMAYAN
YERLER:
Madde 51 - Avukatlar,
baroda yazılı olan
bürolarından başka yerlerde,
mahkeme salonunda veya
adalet binasının başka bir
yerinde iş sahipleri ile hukuki
danışmada bulunmaktan ve
iş kabul etmekten
yasaklıdırlar.
Madde 51 - Avukatlar,
baroda yazılı olan
bürolarından başka yerlerde,
mahkeme salonunda veya
adalet binasının başka bir
yerinde, telefon, çağrı
merkezleri, internet siteleri
gibi iletişim araçları
üzerinden hizmet veren
kuruluşlar aracılığıyla iş
sahipleri ile hukuki
danışmada bulunmaktan ve
iş kabul etmekten
yasaklıdırlar.
Yukarıki fıkra hükmü,
avukatın özel olarak
çağrıldığı hallerde
uygulanmaz.
Av.Mehmet DURAKOĞLU;
çağrı ile olsa bile adliyede iş
kabulünün
olanaklı
olamayacağı fikrindedir.
Şu kadar ki,bu madde
hükmü, baroda yazılı olan
bürolarından başka yerlerde,
mahkeme salonunda veya
adalet binasının başka bir
yerinde avukatın özel olarak
çağrıldığı hallerde
uygulanmaz.
Madde 63 - Baro levhasında
AVUKATLIK YETKİLERİNİN
yazılı bulunmıyanlar ve işten
BAŞKALARI TARAFINDAN
yasaklanmış olan avukatlar,
KULLANILMAMASI:
şahıslarına ait olmıyan dava
evrakını düzenliyemez, icra
Madde 63 - Baro levhasında
işlemlerini takip edemez ve
yazılı bulunmayanlar ve işten
avukatlara ait diğer yetkileri
yasaklanmış olan avukatlar,
kullanamazlar. Baro
şahıslarına ait olmayan dava
levhasında yazılı
evrakını düzenleyemez, icra
işlemlerini takip edemez ve
10
bulunmıyanlar avukatlık
avukatlara ait diğer yetkileri
unvanını da taşıyamazlar.
kullanamazlar. Baro
(Ek cümle: 02/05/2001 -
levhasında yazılı
4667/40. md.) Şu kadar ki,
bulunmayanlar avukatlık
baro levhasındaki kaydı yirmi
unvanını da taşıyamazlar.
yılı dolanlardan, bürosunu
(Ek cümle: 02/05/2001 -
kapatarak vergi kaydını
4667/40. md.) Şu kadar ki,
sildiren avukatlar durumları
baro levhasındaki kaydı yirmi
hakkında bilgi vermek ve
yılı dolanlardan, bürosunu
baroya karşı görev ve
kapatarak vergi kaydını
yükümlülüklerini yerine
sildiren avukatlar durumları
getirmek koşuluyla sadece
hakkında bilgi vermek ve
avukat unvanını
baroya karşı görev ve
kullanabilirler.
yükümlülüklerini yerine
getirmek koşuluyla sadece
(Değişik fıkra: 22/01/1986
- 3256/7 md.;Değişik fıkra:
avukat unvanını
kullanabilirler.
23/01/2008-5728
S.K./334.mad) Birinci fıkra
Baro levhasında yazılı
hükmüne aykırı eylemde
bulunmayanlar ve işten
bulunanlara Cumhuriyet
yasaklanmış olan avukatlar
savcısı tarafından beşyüz
Hukuk Bürosu, ofisi, merkezi
Türk Lirasından ikibin Türk
adı altında veya telefon ve
Lirasına kadar idarî para
sair iletişim vasıtaları aracılığı
cezası verilir.
ile hukuki danışmanlık
hizmeti veremezler.
(Değişik fıkra: 22/01/1986
- 3256/7 md.;Değişik fıkra:
(Değişik fıkra: 22/01/1986 -
23/01/2008-5728
3256/7 md.;Değişik fıkra:
S.K./334.mad) Avukatlık
23/01/2008-5728
yapmak yetkisini
S.K./334.mad) Birinci fıkra
taşımadıkları halde
hükmüne aykırı eylemde
muvazaalı yoldan alacak
bulunanlara Cumhuriyet
devralarak ve kanunların
savcısı tarafından beşyüz
tanıdığı başka hakları kötüye
Türk Lirasından ikibin Türk
kullanarak avukatlara ait
Lirasına kadar idarî para
yetkileri kullananlar bir yıldan
11
üç yıla kadar hapis ve bin
cezası verilir.
güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılırlar.
(Değişik fıkra: 22/01/1986 3256/7 md.;Değişik fıkra:
Mahkemeler, icra ve iflas
23/01/2008-5728
daireleri ve barolar, bu
S.K./334.mad) Avukatlık
maddenin kapsamına giren
yapmak yetkisini
bir olayı öğrenince
taşımadıkları halde
Cumhuriyet Savcılığına
muvazaalı yoldan alacak
bildirmek zorundadırlar.
devralarak veya hukuk
Yapılacak kovuşturma
bürosu, danışma bürosu,
sonucu Cumhuriyet Savcısı
çağrı merkezi gibi isimler
tarafından baroya bildirilir.
altında veya telefon,internet
vb. iletişim vasıtaları
aracılığıyla veya kanunların
tanıdığı başka hakları kötüye
kullanarak avukatlara ait
yetkileri kullananlar ile ikinci
fıkrada belirtilen faaliyetleri
yürütenler bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve bin güne
kadar adlî para cezası ile
cezalandırılırlar.
Mahkemeler, icra ve iflas
daireleri ve barolar, bu
maddenin kapsamına giren
bir olayı öğrenince
Cumhuriyet Savcılığına
bildirmek zorundadırlar.
Yapılacak kovuşturma
sonucu Cumhuriyet Savcısı
tarafından baroya bildirilir.
12
-
Doğu Anadolu Bölgesi Temsilcisi Av.Adil ASLAN “Avukatlık Kanunu 5/a
maddesinin Bakanlık Bilim Komisyonu tarafından düzenlenen son taslak şekli
kabul edilmemelidir. Avukatlık Kanunu 5/a maddesi “Taksirli suçlar hariç
kesinleşmiş bir kararla beş yıldan fazla hapis cezasıyla veya zimmet, irtikap,
rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanmak, hileli iflas,
kullanım ve tüketim amaçlı kaçakçılık hariç kaçakçılık ve ihaleye fesat karıştırmak
suçlarından biri ile hüküm giymiş olmak,” şeklinde olmalıdır. Anayasa
Mahkemesinin daha önce avukatlık kanununun benzer düzenlemesi nedeniyle
önüne gelen bir dosyada vermiş olduğu 01.03.1985 tarihli ve E.1984/12, K.1985/6
sayılı kararındaki gerekçede belirtildiği gibi şimdi de 5/a da ki düzenleme kanuni
olsa da kesinlikle hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Anayasa Mahkemesi kararı
aynen şöyledir: “…Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçların zorunlu işten
yasaklanma sebepleri arasına alınmış olması, gerekçede; Devlet Memurları
Kanununun memurlar hakkındaki hükümleriyle paralellik sağlamak gibi bir amaçla
izah edilmektedir. Avukatlık mesleği ile ilgili bir düzenleme yapılırken bu mesleğin
her şeyden önce bir serbest meslek olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Avukatlık
bir kamu hizmeti addedilmiş olsa dahi, kamusal yönü çok yoğun olan Devlet
memuriyeti görev ve hizmetleriyle ayni nitelikte görülüp aynı ölçütlere tabi
kılınamaz. “Devletin şahsiyetine karşı cürüm” olarak sadece suçun hukuki konusu
dikkate alınmak suretiyle yapılan düzenleme son derece adaletsiz sonuçları
beraberinde getirmiştir…. Böyle bir halde, çalışma hakkının kamu düzeni ya da
kamu yararı gibi bazı mülahaza ile sınırlandırılması da demokratik toplum
düzeninin gerekleriyle bağdaşamaz...”
Ve yine mesela devletin güvenliğini, anayasal düzeni, milli savunmaya karşı
suçlar nedeniyle kesin ihraç kararları da kabul edilemez, bu suçlar dönemsel olup
bir dönem suç kabul edilen bu tür siyasal suçlar, sonraları rahatlıkla suç
sayılmayabilmektedir. Kaldı ki hiç de amaca devlet güvenliğini ya da anayasal
düzeni veya milli savunmayı hedef almadığı halde sadece muhalefet ve protesto
çerçevesinde gerçekleşen eylem ve propaganda durumlarında bireylerin bu tür
suçlarla suçlandığı ve hüküm giydiği rahatlıkla görülebilmektedir. Ve yine “Türk
Ceza Kanunu’nun 53.maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile” şeklindeki bir
düzenleme hukuk sistematiğine çok açık bir aykırılıktır. Hukuken tanınan bir takım
hakların özel kanunla bertaraf edilmesi yasal aykırılıktır. Keza memnu hakların
iadesi kurumu hukuk sistemimize dahil edilmiş bir prensip olup bu şeklide ve bu
maddede bunun bertaraf edilmesi aynı şekilde hukuka aykırılık teşkil etmektedir
ve kabul edilemez, ileride de gerek Anayasa Mahkemesi ve gerekse AİHM
tarafından haksız bulunacağı kuşkusuzdur. Mesela 5237 sayılı Kanun’un “Milli
Savunmaya Karşı Suçlar” bölümünde madde 318 de düzenlenen “Halkı Askerlik
Hizmetinden Soğutacak Etkinlikte Teşvik veya Telkinde Bulunanlara veya
Propaganda Yapanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir…” hükmüne
dayanılarak verilen cezalar nedeniyle Türkiye aleyhine açılan davalarda AİHM
vicdani retçilerin cezalandırılması ve vicdani reddi savunanların cezalandırılması
nedeniyle Türkiye’nin sözleşme ihlalinde bulunduğuna karar vermiştir. (bkz.
Yurdatapan davası ve radikal.com.tr haber no 177661 de belirtilen karar) Bu
nedenle bu hükümlerin kanuna konmaması gerekmektedir. Gelecek toplantıda bu
hususun
13
Yukarıda belirtilen hususlara dair yapılan çalışmaların komisyon üyeleri
tarafından yeniden gözden geçirilerek değerlendirilmesine, çalışmalara kaldığı
yerden devamına önümüzdeki toplantıda özellikle Avukatlık Ortaklıklarının ve
Yabancı Şirketlerin düzenlemelerinin ele alınarak değerlendirilmesine ve
müteakip toplantının 22-23 Mart 2014 tarihinde saat 10:00’da Ankara’da
yapılmasına ve bu tutanak örneğinin komisyon üyelerine gönderilmesine
katılanların oybirliğiyle karar verildi.10.03.2014
Türkiye Barolar Birliği’ni temsilen
Başkan Yardımcısı
Av.Berra BESLER
Yönetim Kurulu Üyesi
Av.Ali ARABACI
Genel Sekreter
Av.Güneş GÜRSELER
(Katılmadı)
Yönetim Kurulu Üyesi
Av.E.Sabri ÇEPİK
(Katılmadı)
İstanbul Barosunu Temsilen
Bşk. Yrd. Av.Mehmet DURAKOĞLU
Yönetim Kurulu Üyesi
Av.Kürşat KARACABEY
Ankara Barosunu Temsilen
Önceki Baro Başkanı Av.Semih GÜNER
(Katılmadı)
İzmir Barosunu Temsilen
Av. Cemal N.ERDEM
(Katılmadı)
Karadeniz Bölge Barolarını Temsilen
Tokat Barosu Başkanı
Trabzon Barosu Başkanı
Av.Faruk BOSTANCI
Av.Mehmet ŞENTÜRK
Akdeniz Bölgesi Barolarını Temsilen
Isparta Barosu Başkanı
Av.Gökmen H. GÖKMENOĞLU
Marmara Bölgesi Barolarını Temsilen
Kocaeli Barosu Başkanı
Av.M.Tamer SOLAKOĞLU
(Katılmadı)
14
Ege Bölgesi Barolarını Temsilen
Afyonkarahisar Barosu Başkanı
Av.Turgay ŞAHİN
Doğu Anadolu Barolarını Temsilen
Van Barosu
Av.Adil ASLAN
Güneydoğu Anadolu Barolarını Temsilen
Diyarbakır Barosu Önceki Başkanı
Av.Mehmet Emin AKTAR
İç Anadolu Barolarını Temsilen
Aksaray Barosu Başkanı
Av.Levent BOZKURT
Edirne Barosunu Temsilen
Av.Gökhan KARAKOÇ
(Katılmadı)
15
Download

toplantı tutanağını indirmek için tıklayınız