KAYSERİ BARO BAŞKANLIĞI
AVUKATLIK HAKLARI VE HALKLA İLİŞKİLER TAKİP MERKEZİ
YÜRÜTME KURULU
(KAHİM)
Avukatlık Kanun Tasarısı Çalışmaları İçin Teklifler
Bu başlık altında yazılacak birçok konu ve açılım olmakla birlikte yapılacak
çalışmalar iki kategoride değerlendirilebilir :
Birincisi uzun vadede sonuç verecek değişiklikler. Bunlar bu günden yarına
netice verecek uygulamalar olmayıp mesleğin itibarının artmasıyla paralel olarak
ekonomik duruma yansıyacak değişiklikler olacaktır.
İkincisi ise uygulamaya geçirilmesiyle hemen neticesi alınabilecek
değişiklikler olacaktır.
Ancak her iki tür faaliyetin neticeye ulaşabilmesi için de bu konuda
olmazsa olmaz esas şart :
1- Milletvekili olduktan sonra milletin vekili olduğunu unutarak şahsının vekilliğine
soyunmayacak , her platformda sorunlarımızın çözümü için mücadele verecek
cesur,dirayetli , geçmişini unutmayan MİLLETVEKİLLERİ
2- Çalışma alanlarının rutin belli günlerde açıklama yapmak ve kalem
faaliyetleriyle uğraşmanın ötesinde Avukatların gerçek sorunlarını her
platformda dile getirmeyi vazife bilen, bunun için mücadele eden, siyasi görüş
ve düşüncelerden arınmış BARO BAŞKAN VE YÖNETİM KURULLARI
3- Kendilerini seçimden seçime hatırladığımız, siyasi mevzular olduğunda bir
siyasetçi gibi meseleye sahip çıkan ve muhakkak beyanat veren ancak asıl
kuruluş amacı mesleği ve meslektaşları korumak,kollamak, daha iyi şartlarda
mesleklerini icra etmelerini sağlamak olan yaklaşık 100.000 kişilik meslektaş
topluluğuna sahip fakat kendi gücünden ve varlığından adeta habersiz
bulunan TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
4- Her sohbet meclisinde avukatların sorunları konuşulurken mangalda kül
bırakmayan, sorunlar hakkında adeta kitap yazacak çapta bilgi,birikim ve
kuyruk acısı olan ancak mesele bu konuda çalışmaya gelince ne hikmetse bir
tane bile bulamadığımız o muhteşem UYUR GEZER MESLEKTAŞ
TOPLULUĞUMUZ.
2
BU DÖRT GURUP ORTAK OLARAK ÇALIŞMADIĞI SÜRECE, KAPALI
OLAN KAPILARI BIKMAK USANMAK BİLMEDEN ÇALMAYI KENDİNE ŞİAR
EDİNMEDİĞİ SÜRECE, HİÇ KİMSE OTURDUĞUMUZ YERDEN BİZE BU
HAKLARI BAHŞETMEZ. AĞLAMAYANA MEME VERMEZLER ,BAŞKALARININ
HAKLARINI SAVUNMAYI KENDİSİNE MESLEK EDİNMİŞ BİZLER KENDİ
HAKLARIMIZ KONUSUNDA ÇARESİZ,GAYRETSİZ,EMEKSİZ VE SESSİZ
KALIYORSAK DAHA ÇOK SENELER ŞİKAYET EDER AMA BİR ARPA MİKTARI
YOL ALAMAYIZ.
Bu konuda çalışmaları takdire şayan birçok meslek gurubu var .. Mali
Müşavirler, Noterler Birliği, Türk Tabipler Odası .. Gel gör ki bunların yanında bizim
mesleğimiz ve üst çatımız olan BAROLAR BİRLİĞİNİN esamesi dahi okunmuyor.
Mesleğimizle ilgili olmak üzere Lobi faaliyeti yapılıyor mu acaba ? Veya şöyle soralım
Lobi Faaliyeti diye bir kavramı ilgili olan kişiler hiç duydu mu acaba?
Arşivleme dışında hiçbir özelliği olmayan NOTERLER nerdeyse bütün
yazılı evrakların kendi tasdikleri olmadan geçerli olmayacağı bir yapıya doğru
giderlerken, Mali Müşavirlerin Vergi mahkemelerinde vekil sıfatıyla dava açabilme
yollarını zorlarken bizim o devasa topluluğumuz nerdedir acaba? Sesimiz,soluğumuz
hiç çıkıyor mu ?
Bu konuda etkin mücadele vermek, haklarını söke söke almak şöyle
dursun sessizliği ile ilgi çeken bu topluluğu bu sergiledikleri SESSİZ SEDASIZ,
UYUR GEZER vaziyetten dolayı çok rahat, bir eli yağda bir eli balda bir meslek
gurubu olarak gördükleri için mevcut olan haklarımızı ellerimizden aldıkları gibi
(Kamulaştırma kanunu, el atmadan dolayı tazminat davalarında maktu ücret
getirilmesi, çek kanununda yapılan değişiklik vs vs) Ayrıca VUR ABALIYA
meşhur deyişiyle madem bunlardan ses seda çıkmıyor birde VERGİ BASKISI
oluşturalım demek ki bunların durumu çok iyi denilerek ekstra vergi
tahakkukuna çalışılıyor. Meslektaşlar potansiyel vergi kaçıran gurup olarak
görülüyor.
Teklifler:
A – Hemen netice alınabilecek uygulamalar:
1- Dava açmak ve takip yapmak için avukat olma zorunluluğu
getirilmelidir.Bununla bağlantılı zorunlu avukat sigortası sistemi getirilerek
alınacak cüzi primlerle bir dava ile karşılaşıldığında Avukat yardımından
istifadenin sağlanması bunun karşılığı ödenecek ücreti vekaletin sigorta
priminden karşılanması…
3
2- Tüm ticari şirketlere kuruluş aşamasında ve faaliyetleri sürecinde avukat
bulundurma zorunluluğu getirilmeli, yasa ile müeyyideleri düzenlenmelidir.
(kurulmamış sayılma ve ticari faaliyetlerin durdurulması)
3- MK, BK, TTK ve diğer yasalarda yapılacak değişikliklerle belirli bir miktar
üzerindeki sözleşmelerde ve kambiyo senetlerinin düzenlenmesi aşamasında
( 10.000,00 TL gibi) avukat bulundurma zorunluluğu getirilmeli ve yasa ile
müeyyideleri düzenlenmelidir. (sözleşmenin veya kambiyo senedinin
geçersizliği ve delil teşkil etmemesi)
4- Taşınmaz satışları veya satış vaadi sözleşmeleri ile kat karşılığı inşaat
sözleşmelerinin düzenlenmesi sırasında avukat bulundurma zorunluluğu
getirilmeli ve yasa ile müeyyideleri düzenlenmelidir. (Satışın ve sözleşmenin
geçersizliği ve delil teşkil etmemesi)
5- Kat Mülkiyet Kanunundan yapılacak olan bir değişiklikle 50 bağımsız bölümü
geçen apartman ve sitelerde avukat bulundurma zorunluluğu getirilmelidir.
Müeyyideleri yasa ile düzenlenmelidir.
6- Kira sözleşmelerinin muhakkak avukat marifetiyle düzenlenmesi aksi halde
geçersizliği şeklinde bir düzenleme yapılması.
7- Noterlere avukat istihdamı zorunluluğu getirilmelidir. Müeyyideleri yasa ile
düzenlenmelidir.
8- Noterlere verilen Veraset ilamı ve vekalet çıkartılması yetkisinin Noterlerden
alınarak Barolar aracılığıyla avukatlar marifetiyle yapılması sağlanmalıdır.
Bununla bağlantılı olarak bu işlemlerden alınacak bedellerden belli payın tüm
avukatların mesleki sigorta poliçe primi olarak kullanılması sağlanabilir veya
havuz sistemi getirilerek genç meslektaşlara katkı sağlanabilir.
9- Belirli bir miktar üzerindeki ihalelere girebilmek ve pey sürebilmek için avukat
bulundurma zorunluluğu getirilmeli ve müeyyidesi yasa ile düzenlenmelidir.
(ihaleye girememe veya ihalenin yapılmamış sayılması)
10-İşçi ve işverenler arasında imzalanacak olan yazılı sözleşmelerin zorunlu hale
getirilmesi ve sözleşmenin düzenlenmesi sırasında avukat bulundurma
zorunluluğu getirilmelidir. Müeyyidesi yasa ile düzenlenmeli ve işlerliği sigorta
girişleri yapılırken iş akdinin de sunulması zorunluluğu getirilmelidir.
11-Belirli gelir seviyesi üzerindeki (gelir vergisi beyanına göre) ailelere, aile
avukatlığı zorunlu hale getirilmelidir.
12-Yukarıda bahsetmiş olduğumuz işlemleri yapan avukatlara maktu ücretler
ödenmeli ve her bentteki işlemin gerçekleştirilmesi aşamasında avukatın
ücretinin ödendiğini gösterir banka dekontlarının da dosyaya sunulası
zorunluluğu getirilmelidir. (vekaletlerdeki baro pulları gibi)
4
13-Avukatlara dava ve takip sırasında yazılı sözleşme ve maktu ücret belirlenmiş
ise ücret ödendi banka makbuzlarının dava dosyasına aynen baro pulları gibi
sunulması zorunluluğu getirilmelidir. Müeyyidesi yasa ile düzenlenmelidir.
(davanın veya takibin açılmamış sayılmasına karar verilmelidir.Avukatların
vergi kaçırıyorlar iddialarının bu şekilde ortadan kaldırılması gerekmektedir.)
(Bu hususu avukatlık sözleşmesinin zorunlu hale getirilmesi ve baro
denetiminden geçirilmesi şeklinde dile getiren meslektaşlar da vardır.)
14-Dava ve takip dosyalarında avukatın onayı olmadan alacaklıya ödemenin
yapılmaması (yüzdeli veya dava veya takip sonunda vekâlet ücreti ödemeli
sözleşmelerinin garanti altına alınması). Avukatlık ücretinin de avukatın baro
nezdinde açılacak olan banka hesaplarına aktarılması zorunluluğu
getirilmelidir. Avukatın iş sahibi ile ücret konusunda yüz göz olmasının bu
şekilde engellenmesi gerekmektedir.
15-Arabuluculuk ile ilgili getirilen düzenleme biran önce değiştirilmelidir.“Mizahi”
durumumuz Arabuluculuk Yasası ile tescilleniyor; “Fakülteyi bitirip ilk günden
her türlü hak ve donanıma sahip avukat olabilirsin fakat arabulucu olabilmek
için avukatlıkta beş yıl kıdem alman ve de arabuluculuk sınavını başarman
gerekir.” Bu abes ve mizahi durumun bir an önce giderilerek Mesleki eğitimleri
gereği zaten Arabuluculuk faaliyetini bizzat yapan Avukatların bu
mükellefiyetten azade tutulması .
Hukukçu olmayanlara da arabulucu olma yolunu açan yasa yanlış
uygulamalara sebebiyet verecektir.Hiç kimse 100 saatlik eğitimle yeterli ve
gerekli hukuk nosyonuna sahip olamayacaktır. Hukukçular haricinde
arabuluculuk yapma görevi kimseye verilmemelidir.
16-Yeni Türk Ticaret Kanunu ile getirilen denetim mecburiyeti bağlamında
eklenecek bir madde ile denetçiler arasında bir avukatın bulundurulması
zorunluluğu getirilmelidir. Şirket faaliyetlerinin büyük bir kısmı hukuki işlemler
üzerinden yürümekte iken avukatın denetiminden geçmeyen şirket faaliyetinin
verimli olmayacağı açıktır.
17- Avukatların dershane ve kurslarda sigorta zorunluluğu olmadan serbest
meslek makbuzu ile ders verebilmeleri.
18-Avukatlık mesleği kanuni tanım gereği kamusal bir meslektir. İnsanların hak
arama özgürlüğüne yardım faaliyeti içeren avukatlık hizmetinden yüksek
oranda KDV alınması kabul edilemez. Hali hazırda %18 olan bu aranın %1 e
olmaz ise muhakkak aşağıya çekilmesi gerekmektedir.
Ayrıca KDV tahakkuku ile ilgili düzenleme yapılarak KDV yükümlülüğünün
ücretin alındığı tarihte ve NET ÜCRETTEN tahakkuk edeceği hususunda
5
kanunda değişiklik yapılmalı. Aksi takdirde yakın zamanda yaşadığımız
sıkıntılara benzer sıkıntıların önü alınamaz
Avukatın yerine getirdiği hizmet niteliği itibariyle kamu hizmetidir. Kamu
hizmeti olması nedeniyle KDV oranının diğer serbest meslek faaliyeti gösteren
meslek gruplarından farklı olması gerekmektedir. Yine hak arama özgürlüğü
uluslararası sözleşmeler ve anayasa ile güvence altına alınmış bir hak olup,
avukata ödenecek ücrete uygulanan % 18 lik oran kişilerin hak arama
özgürlüğünü de kısıtlayan bir durumdur. Uygulamada zaten avukatlar + Kdv
olarak anşamamakta ve anlaşılan ücretin içerisinden kdv ödemek zorunda
kalmaktadır. Kazandığı ücretten KDV ödeyen avukatın gösterebildiği giderler
kısıtlı olduğundan aldığı mal ve hizmet karşılığı tekrar KDV ödemek zorunda
kaldığından aslında ödediği KDV % 36 olmaktadır. Bu nedenle de oran
düşürülmelidir. Yine oranın düşürülmesi avukatın verdiği her türlü hizmete
makbuz kesmesini sağlayacak ve devletin vergi gelirinde artış olacaktır.
Uygulamada ücret peşin alınmamakta, bazen de hiç tahsil edilememektedir.
Kdv yükümlüğün ücretin tahsili ile doğması adil ve hakkaniyete uygun
olacaktır. Aksi halde henüz elde etmediği ve belkide hiçbir zaman tahsil
edemeyeceği bir ücretin kdv.sini ödemek zorunda kalacaktır.
Kdv’nin bürüt ücret üzerinden hesaplanması halinde ödenen vergi için de kdv
ödenmektedir. Verginin kdvsinin ödenmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı bir
durumdur.
19-Mesleğe yeni başlayan avukatları destek mahiyetinde ilk yıl baro aidatı
alınmaması.
B- Zaman İçinde Netice Alınabilecek Uygulamalar :
1- Hukuk Fakültesi açma furyasına bir an önce son verilmelidir. Mevcut Hukuk
Fakülteleri için bir standart yapı belirlenip bu yapıya uymayan fakültelerin
kapatılması sağlanmalıdır.
2- İdari Hakim ve Savcılığa Hukuk Fakültesi mezunu olmayanlar alınmamalıdır.
3- Avukatlık sınavı staj eğitimine başlamadan önce merkezi sistemle yapılmalıdır.
Avukatlık sınavını kazananlar staja başlamalıdırlar. Bu konuda Alman modeli
güzel bir modeldir: Hakim,savcı, avukat tek ve aynı sınavdan geçecek ve o
sınava girerken tercihini yapacak. Ben hakim,savcı veya avukat olacağım
diyecek ve birlikte staj dönemini geçirecekler. Staj dönemi başlar başlamaz da
ücret alacaklar.
6
Aksi takdirde bugün adliyeye alınacak katip ve cezaevine alınacak gardiyan
için dahi KPSS sınavı var. Tercihen Hukuk Fakültesi mezunu olmak diyor.
Ancak KPSS de 70 alırsan. Ama avukatlıkta böyle bir mecburiyet yok. Bu izah
edilemez…
Sınav için belli sınırlı sayı konmalı (3 olabilir.Bildiğim kadarıyla Fransa’da öyle)
Sınavı kazanamayanlar Avukat yanında yardımcı olarak çalışma yapmalı
ancak belli davalara girebilmeli (pratisyen hekimliğe benzer bir yapı)
4- Türkiye Barolar Birliği sağlanacak bir ( vekalet pul giderleri gibi) kaynakla,
stajyer avukata staj süresince en az asgari ücret tutarında aylık ücret
ödenmelidir. Ayrıca, staj süresince stajyer avukat, her türlü sağlık hizmetine
ulaşabilmeli ve bu hizmetten ücretsiz yararlanabilmelidir.
5- Meslekte 10 yılını doldurmuş olan avukatlara; diplomatik pasaport verilmesi.
6- Anayasanın 48. maddesi çalışma ve sözleşme özgürlüğünden söz
eder.”Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir.Özel
teşebbüsler kurmak serbesttir. …..).Ancak bu özgürlük sınırsız bir özgürlük
olmayıp “Kamu Yararı” amacıyla sınırlandırılabilir.Nitekim herhangi bir
şehirdeki ticari taksi sayısı sınırlıdır.Her aklına esen bir otomobil alıp ticari
taksi işletemez.Keza bir adliye çevresindeki Noter sayısı belirlidir.Her isteyen
hukuk fakültesi mezunu istediği yerde noterlik yapamaz.Bu ve benzeri
örneklerde görüleceği üzere Kamu yararı gözetilerek her Baro çevresindeki
Avukat sayısı sınırlandırılabilir.
Bunun için nesnel ölçüler konulabilir.Örneğin o baro çevresindeki
nüfus, adliyelerdeki dosya sayısı, ekonomik ilişkiler, noterlikçe verilen
vekaletnameler vb.
7- Hemen her adliyenin çevresinde yüzlerce arz-u halci bulunmaktadır. Bunların
faaliyetlerine son verilmelidir.
8- Kapsamı çok iyi düzenlenmiş zorunlu mesleki risk sigortasının oluşturulması,
avukatlık yapacak kişinin diğer şartlar yanında faaliyet göstermek istediği
branşlarda mesleki faaliyeti sebebi ile kişilere verebileceği zararları sigorta
ettirmesi zorunlu olmalı; mesleki riskini sigorta ettirmediği alanlarda faaliyetine
izin verilmemelidir.
9- Avukatlık Kanununda düzenlenen Disiplin Cezaları tekrar gözden geçirilerek
etkin hale getirilmeli , hiç etkinliği olmayan Uyarma ve Kınama cezaları
7
kaldırılarak bunun yerine etkili olabilecek para cezası, meslekten kısa süreli
men ve meslekten men cezaları uygulanmalıdır.
10-Dava masraflarının yüksek olması. Özellikle yeni HMK ile dava açılırken bütün
masraf kalemlerinin talep edilmesi Hak arama özgürlüğünü tamamen yok
etmiştir. Vatandaş en basit davada dahi 40 kez düşünür hale gelmiş, eğer
maddi durumu el vermiyorsa yaşadığı hukuki sıkıntıyı sineye çekmek zorunda
bırakılmıştır.
11-Avukat ücreti konusundaki boşluğun biran önce giderilmesi gerekmektedir.
Dava neticesinde verilen Avukata ait olması gereken ücret maalesef hala
davacı yada davalı lehine olarak hükmedilmektedir.
12-CMK sistemi hakkında tafsilatlı bir düzenleme getirilmesi. Bütün kesimler için
şikayet konusu edilen CMK ve Adli Müzaharet uygulaması kaldırılarak bütün
vatandaşlar için uygulanabilecek devlet destekli hukuk sigortası yürürlüğe
sokularak hem vatandaşın uygun koşullarda dilediği avukattan hizmet alması
hem de adaletin en süratli bir şekilde
tecellisi konusunda imkan
sağlanmalıdır.Devlet desteği için CMK ve Adli Müzaharete ayrılan pay yeterli
olacaktır.
13-Avukatların soruşturulmasındaki adaletsizlik. Avukat potansiyel suçlu olarak
kabul edilmekte aksini düşünüyorsan gel ağır cezada durumu ispat et
denilmektedir.
14-Yargıda avukatlar aleyhine olan eşitsizlik. Avukatlık Kanunu 1. Maddede
yapılacak değişiklikle Avukatların Hakim ve Savcılarla aynı hak ve yetkilere
sahip olduğu, haklarında yapılacak cezai soruşturmaların,idari cezaların vs da
aynı ölçüde değerlendirileceği şeklinde kapsamlı bir ibare konulması ..
Avukatın yargı mensubu olarak kanunlarda tanımlanması bir çok çözüm
bekleyen (silah ruhsatı ile harcı,yeşil pasaport ve diğerleri) sorunu
kendiliğinden çözebilecektir.
15-Hakim ve Savcıların karar ve mütalaalarının not sisteminden geçirilerek
başarılı hakim ve savcıların maddi yönden desteklenmesi . Başarısız
hakimlerin kıdemine bakılmaksızın maaş kesintisi uygulanması.
16- Adaletin tecellisi için avukatların delillere ulaşması imkanı sınırlamaya tabi
tutulmayarak her türlü veri tabanından bilgi ve belgeye ulaşmasına en geniş
şekilde imkan verilmelidir.
8
17- Avukatların yargılanması için aynı hakimlerde olduğu gibi bir ön büro ve
raportör uygulamasına geçilmeli yargılamalarında kendi barosundan bir
temsilci ,birlikten bir temsilci ve bir hakim görev almalıdır.
18- Mesleğin itibarının arttırılabilmesi için meslek içi eğitim faaliyetlerine önem
verilmeli, bu çalışmalara katılımın zorunlu olması yanında eğitimler sonunda
yeterlilik sınavları yapılmalıdır.
19-Avukatlık Kanunu 12. Madde (Avukatlıkla birleşebilen işler) tekrar düzenleme
getirilerek bu alan daraltılmalıdır.
20-Zorunlu avukatlık sisteminin alanının genişletilmesi ve takibinin sıkı bir şekilde
yapılması. Bu konuda denetim mekanizmasının iyi çalışması halinde gerek
kooperatifler gerekse a.ş. hakkında önemli yaptırımlar getirilebilir.(Bu sistemde
görev alan avukatlara da kota uygulamasının getirilmesi uygun olacaktır.)
21-Adalet komisyonunda muhakkak avukat temsili sağlanmalı ,15. Maddede
belirtilen hususun derecelendirilmesinde Adalet Komisyonunun da
değerlendirmesinin alınması hususunun yapılacak düzenlemede yer alması
gerekmektedir.
17.01.2014
Av.Fevzi KONAÇ
Kahim Yönetim Kurulu
Av.Ramazan BEDİR (Başkan)
Av.Oktay Haluk DOĞAN (Bşk.Yrd)
Av.Ahmet Kemal GÖNCÜ (Sekreter)
Av.Süleyman GÜRKÖK (Sekreter)
Av.Murat Enver KIRKER
Av.Ali Fuat YILDIZ
Av.Kenan KAPLAN
Av.Döndü Genç KANTEMİZ
Av.Fatih GÜNEŞ
Av.Güneş SOLAK
Av.Şerafettin SARIGÜL
Download

kahim