Seslenis
Eylül 2014 Yıl: 13 •
Sayı: 150
•
Ücretsizdir
•
En mühim ve feyizli
vazifelerimiz milli
eğitim işleridir. Milli
eğitim işlerinde
mutlaka muzaffer
olmak lazımdır. Bir
milletin kurtuluşu
ancak bu suretle
olur.
Ayda bir çıkar
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Yayınıdır
BAKAN BOZDAĞ’IN DOĞU ANADOLU TURU
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Diyarbakır, Şırnak, Hakkari ve Van’da çeşitli temaslarda bulundu. İlk olarak Diyarbakır’a giden Bakan
Bozdağ’a ziyaretlerinde, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Müsteşar Yardımcısı Basri Bağcı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
Enis Yavuz Yıldırım, Personel Genel Müdürü Muharrem Ürgüp ve Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Adnan Boynukara eşlik etti.
İLK DURAK DİYARBAKIR OLDU
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bazı temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır, Şırnak, Van ve Hakkari’ye gitti.
İl ziyaretlerinde valilikler ile adliye ve baroları ziyaret
eden Bakan Bekir Bozdağ, sürdürülen çalışmalar ve
projeler hakkında yetkililerden bilgi aldı. Ziyaretlerde
vatandaşlarlada bir araya gelen Bakan Bozdağ, vatandaşların sorunlarını dinledi.
VATANDAŞLARLA BİR ARAYA GELDİ
Ziyaretleri kapsamında Bakan Bozdağ’ın ilk durağı
Diyarbakır oldu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile
Diyarbakır Barosunu ziyaret eden Bozdağ, yargısal konuların yanı sıra bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimi
konularınında ele alındığı ziyaretlerde Bakan Bozdağ’a
yapılan çalışmalar ve projeler hakkında çeşitli sunumlar yapıldı.
Sayfa 8-9’da
BAKAN BOZDAĞ
“BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ
İÇİN MÜSTESNA GÜNLER”
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün değerli mensupları ve değerli çalışma arkadaşlarım! Milletçe huzur içinde geçirmeyi dilediğimiz bir bayrama daha kavuşmanın mutluluğu
içindeyiz. Milli ve dinî bayramlarımız, milletçe yeni bir kaynaşma vesilesidir. Bayramlarda yoğunlaşan kaynaşmayı, yılın
tüm günlerine yansıtmayı başarabilirsek, huzurumuzu bozmak
isteyenler, asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. Bir hukuk
devletinde, yargı hızlı ve
etkin bir şekilde gerçekleştiği takdirde, adalete
güven en üst noktada olur.
Bu vesileyle milletimizin,
adalet camiamızın, tüm
çalışma arkadaşlarımız
ile ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü
ve tutukluların Kurban
Bayramını en içten dileklerimle kutlarım.
10. YÜRÜTME KURULU TOPLANTISI YAPILDI
MÜSTEŞAR İPEK
“ BAYRAM, DAYANIŞMA
DUYGUSUNUN GÜÇLENMESİNE
VESİLE OLUR”
GENEL MÜDÜR YILDIRIM
“BİRLİK VE BERABERLİĞİN
KORUNMASI BİZİ DAHA İYİ
YERLERE TAŞIYACAKTIR ”
“Milletçe birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştiren, yoksulların gözetilerek, komşuların ve akrabanın unutulmadığı
bayramlar, insanı insan yapan ögelerin yaşatılarak, dostluk ve
kardeşliğin gelişmesine, yardımlaşma ve dayanışma duygusunun toplumda yerleşip güçlenmesine vesile olmuştur. Toplum
olarak birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının en yoğun
yaşandığı, sevgi, saygı ve
hoşgörünün bir arada hiç
eksilmediği bir yaşam temennisiyle, küskünlerin
barıştığı, sevenlerin bir
araya geldiği bu değerli
günler vesilesiyle, değerli
çalışma arkadaşlarımızın
ve ceza infaz kurumlarunda bulunan hükümlü
ve tutukluluların Kurban
Bayramını tebrik eder, en
içten sevgi ve saygılarımı
sunarım.
Bizleri toplumsal ve bireysel anlamda bu derece münezzeh bir ruh
haline sevk eden bayram günlerinin, siz çalışanlarımız tarafından
da en iyi şekilde değerlendirilmesi en büyük dileğimdir. Bu önemli
günlerin personelimiz üzerinde sağlayacağı gaye birliği, yüksek motivasyon, takım ruhu, sevgi ve saygının, bundan sonra yapacağımız
tüm işlerde sürekliliğinin temin
edilmesi bizi kurumsal anlamda
daha iyi yerlere taşıyacaktır. Bu
duygu ve düşünceler ile Kurban
Bayramının sizlere esenlik ve
huzur getirmesini temenni eder,
çalışmalarınızda başarılar dilerim. Kurumlarımızda bulunan
hükümlü ve tutuklularımızın da
bayramını kutlar; topluma faydalı ve sorumluluklarının bilincinde olan bireyler olarak tahliye
olmalarını temenni ederim.
El Emeği Ürünler İzmirlilerle Buluştu
Enis Yavuz YILDIRIM
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
DEĞERLERİMİZ
Değerli Mesai Arkadaşlarım,
Ceza İnfaz kurumları ile denetimli
Çocuklar İçin Adalet Projesinin 10. Proje Yürütme Kurulu
toplantısı Müsteşar Yardımcısı Basri Bağcı başkanlığında
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya, UNICEF Türkiye Temsilcisi Çocuk Koruma
Bölüm Şefi Severine Jacomy Vite, Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdür Yardımcısı Ali Yıldız, Eğitim Dairesi Başkanı Çelebi
Yılmaz ve projede görevli personel katıldı.
>>> 2’de
serbestlik kurumlarına gerçekleştirBu yıl 29 Ağustos – 7 Eylül tarihleri arasında 83. sü düzenlenen İzmir
Enternasyonal Fuarında 48 ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler ve
tutuklularca üretilen gıdadan tekstile, mobilyadan seramik ürünlerine ve
>>> 2’de
daha binlerce el emeği göz nuru ürün İzmirlilerle buluştu.
diğimiz ziyaretlerde sizlerle bir araya
gelip sorunlarınızı dinleme ve çözüm
yollarını birlikte değerlendirme fırsatını yakalıyoruz.
3’te
Seslenis
Sayfa 2
Eylül 2014
YILDIRIM, SUUDİ HEYETİ MAKAMINDA KABUL ETTİ
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Suudi Arabistan Ceza İnfaz Kurumları heyetini makamında kabul etti.
Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli
Ankara Eğitim Merkezinde eğitimlerine devam eden Suudi Arabistan
Ceza İnfaz Kurumu Personeli, Genel
Müdür Enis Yavuz Yıldırım’ı ziyaret
etti. Ziyaret esnasında Genel Müdür
Enis Yavuz Yıldırım, Naif Arap Üniversitesi Güvenlik Bilimleri Başkanı
Kurmay Tümgeneral Ali Al Rovayli
ile Eğitim Merkezi Başkanı Namık
Kemal Varol ile Başkan Yardımcısı
Davut Taşpınar’ı makamında kabul
ederek bir süre görüştü. Görüşmeden ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Genel Müdür Enis Yıldırım, daha sonra toplantı salonunda
eğitime katılan 28 subay ve astsubayla bir araya geldi. Genel Müdür
Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, ülkemizdeki ceza infaz kurumu
ve denetimli serbestlik müdürlüğü
uygulamaları hakkında açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin yeni infaz
anlayışı ile Avrupa ve Dünya’da örnek gösterilecek noktaya geldiğini
kaydeden Yıldırım, konuk öğrencilere evsahipliği yapmaktan mutluluk
duyduklarını ifade etti. Konuk heyet,
daha sonra denetimli serbestlik daire
başkanlığı elektronik izleme merkezini ziyaret ederek yetkililerden bilgi
aldı. Heyet daha sonra Genel Müdürlükten ayrıldı
MOĞOL HEYETTEN GENEL MÜDÜRLÜĞE ZİYARET
Türkiye ile Moğolistan arasındaki adli
işbirliğinin ele alınması amacıyla Moğolistan Adalet ve İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Bayarsetseg Jigmigdash, 18 Eylül
2014 tarihinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünü ziyaret etti. Konuk heyeti kabul eden Genel Müdür Yardımcısı
Burhanettin Eser, ülkemizdeki ceza infaz
kurumları ve denetimli serbestlik sistemi
hakkında bilgi verdi. Toplantının ardından konuk heyet, Denetimli Serbestlik
Daire Başkanlığı Elektronik İzleme Merkezini ziyaret ederken, heyete, Ülkemizde ki elektronik izleme sistemi hakkında
bilgi verildi.
GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
BELVİRANLI, KÜTAHYA E TİPİNDE
İNCELEMELERDE BULUNDU
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı
M. Fatih Belviranlı, 10 Eylül 2014 tarihinde Kütahya E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda incelemelerde bulundu. Ziyarette Genel Müdür
Yardımcısı Belviranlıya Daire Başkanı Adnan
Korkmaz eşlik etti. Genel Müdür Yardımcısı M. Fatih Belviranlı ve Daire Başkanı Adnan Korkmaz’a
ziyaretlerinde Kütahya Cumhuriyet Başsavcısı
Atillla Aslan, Ceza İnfaz Kurumundan Sorumlu
Cumhuriyet Savcısı Cemal Duman, Kurum Müdürü Kasım Demiralp ve Kurum İkinci Müdürleri
eşlik etti. Ziyaret kapsamında Kütahya’da yapıl-
ması planlanan ceza infaz kurumunun arazisinda
incelemelerde bulunan Genel Müdür Yardımcısı
Belviranlı, daha sonra ceza infaz kurumlarını ziyaret ederek yetkililerden kurumların son durumu
hakkında bilgi aldı. Kütahya E Tipi Kapalı ve Açık
Ceza İnfaz Kurumunda çocuk odası başta olmak
üzere odalarda barındırılan hükümlü ve tutuklularla görüşerek sorunlarını dinledi. Daha sonra kurumda bulunan atölyelere geçen Genel Müdür Yardımcısı Belviranlı ve beraberindeki heyet, tekstil,
çini ve ayakkabı atölyelerini gezerek atölyelerdeki
üretim çalışmalarını yerinde inceledi.
KANTİN OTOMASYON SİSTEMİ HAYATA GEÇİRİLDİ
“Kantin Otomasyon Sistemi” çalışmaları tamamlanması nedeniyle Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumunda toplantı yapıldı. Toplantıda
konuşan İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer, bu sistemin ceza infaz kurumlarında faaliyet gösteren ve günde ortalama 150.000 hükümlü ve tutuklunun ihtiyaçlarını karşıladığı kantinlerin çalışmalarını kolaylaştıracağını, Ülke genelinde entegre bir
sistemin oluşturacağını, kantin işlemlerinin hızlandırarak zaman ve emek tasarrufunun sağlanacağı, kantin mal hareketlerine ve stok
miktarlarına erişimin daha basit olacağını, finansman verilerine hızlı bir şekilde ulaşılacağını ve kantin denetimlerinin kısa zamanda ve
daha kolay gerçekleşeceğini ifade ederek, bu sistemin Ankara Açık, Ayaş Açık, Ankara Kadın Kapalı ve Sincan 1 Nolu T Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumlarında uygulanmasına başlandığını, bu kurumlarda ürünlerin barkod numarası, ürün adı, stok giriş ve kantinlere
aktarma işleminin tamamlandığını yıl sonuna kadar bütün ceza infaz kurumlarımızda bulunan kantinlerin bu sisteme dahil edileceğini
ifade etti. Daire Başkanı Kamer konuşmasına devam ederek, teknolojinin işyurtları çalışmalarında önemli bir yere sahip olduğunu,
bu amaçla işyurtları kapsamında gerçekleştirilen bütün faaliyetlerde ileri teknolojinin ve otomasyon sistemlerinin kullanılması için
çalışmaların devam ettiğini belirtti.
Seslenis
Eylül 2014
DEĞERLERİMİZ
Yaşanılan sorunların yerinde görülmesi doğru ve
kalıcı çözümlerin üretilmesine büyük katkı sağlamaktadır. Hiç şüphesiz sorunların kaynağına gidip,
nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğini, çözüm önerilerinin söz konusu kurum ve mekan için uygulanabilir
olup olmadığını ancak bu şekilde tespit edebiliriz. Bu
nedenle, kurum ziyaretlerine büyük önem verdiğimizi ayrıca belirtmek istiyorum.
Öncelikle hükümlü ve tutuklulara yönelik tüm
hizmetlerin yerine getirilmesini sağlayan personelimizin, kurumlarımızda fedakarlıkla çalıştığını vurgulamak gerekmektedir. Yasalarda tanımlanan suçlar
nedeni ile cezalarını infaz etmekte olan hükümlülerin veya yargılanmalarına devam edilen tutukluların,
yasaların tanımış olduğu imkanlar dahilinde gerekli
tüm ihtiyaçları personelimizce karşılanmakta ve gerek barınmaları, gerekse de güvenlikleri en iyi şekilde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. Buna rağmen
zaman zaman çeşitli sorunların yaşandığını da gözlemliyoruz. Yaşanılan sorunların en aza indirgenmesi
ve hatta sorunsuz bir şekilde tüm hizmetlerin yerine
getirilebilmesi için de, sizlerin özverili ve başarılı çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Yapılan her başarılı çalışmanın kurumsal anlamda bizleri son derece
memnun ettiğini de ifade etmek istiyorum.
Son dönemde yapmış olduğumuz ziyaretlerde değerlendirdiğim en önemli sorunlardan birinin, kişisel
ihtiyaçların giderilmesi adına vazgeçilmez kaynak
Enis Yavuz YILDIRIM
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
olan su hakkında yaşandığını söyleyebilirim. Gerek
suyun kaynağına olan uzaklık gerekse var olan suyun
yetersiz kalması gibi nedenlerle yaşanılan bu sorunların en kısa zamanda çözülmesi ve tekrar yaşanmaması için gerekli adımları atıyoruz. Temizlik ihtiyacının
insanın birincil ihtiyacı olduğunun bilinciyle en kısa
sürede çözüme kavuşturulması ya da en aza indirgenmesi için de gerekli talimatları verdiğimizi belirtmek
isterim.
Değerli arkadaşlar,
Değinmek istediğim diğer bir konu ise personelimizin moral ve motivasyonu ile kurum ziyaretlerinde
sıklıkla gündeme gelen özlük haklarındaki iyileştirmelerdir. Özlük hakları ile ilgili olarak son dönemde
gerek yazılı ve görsel basında, gerekse gazetemizde
konuyla ilgili haberler yayımlandı. Özlük haklarında
yapılacak mali iyileştirmelerin ve yıpranma hakkının
verilmesinin personelimizin moral ve motivasyonu
için çok önemli olduğunu düşündüğümü daha önce de
ifade etmiştim. Bu bilinçle, Sayın Bakanımız ve Sayın
Müsteşarımız başta olmak üzere, Genel Müdürlük olarak elimizden gelen tüm çabayı gösterdiğimizi hatırlatmak istiyorum. Sizlerin huzurla ve güvenle çalışması,
YILDIZ “SORUNLAR EL BİRLİĞİ İLE ÇÖZÜLÜR”
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı Ali Yıldız, Alaşehir M Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret ederek sürdürülen çalışmaları yerinde inceledi.
Ceza infaz kurumlarındaki
uygulamaları yerinde görme
ve çalışmaları değerlendirmek
amacıyla gerçekleştirilen ceza
infaz kurumlarının ziyaretleri
kapsamında, Genel Müdür
Yardımcısı Ali Yıldız ile İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer Alaşehir Ceza İnfaz Kurumunu
ziyaret etti. 24 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilen ziyarette, Kurum müdürü tarafından, hükümlü ve tutuklulara
yönelik eğitim ve iyileştirme
bilgi verildikten sonra personel ile toplantı gerçekleştirildi. Genel Müdür Yardımcısı
Yıldız, hükümlülerin topluma
kazandırılmalarında eğitim
Sayfa 3
bizlerin de huzurlu olmasını sağlamaktadır. Taşradaki
temsilcilerimiz olan ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik kurumları çalışanları, bizlere emanet olan
hükümlü ve tutukluların topluma yeniden yararlı birer birey olarak dönmeleri konusunda belirli kurallar
çerçevesinde görevlerini ifa etmektedirler. Bu süreçte
personelimizin, zaman zaman hak etmedikleri tepki
ve saldırılara da maruz kaldıklarını biliyoruz. Kurum
personeline yapılan bu saldırıların hiçbir mantıklı
açıklaması ve gerekçesi olamaz. Onların her türlü zorlu şartlara rağmen mesleklerini en iyi şekilde ifa etme
çabasında oldukları unutulmamalıdır. Bu ve benzeri
üzücü hadiselerin bir daha yaşanmaması ise en önemli
temennimdir.
Karşılıklı anlayışın, hoşgörünün ve sabrın arttığı,
kardeşlik duygularını pekiştiren, yoksulun yalnız olmadığını hatırlatan Mübarek Kurban bayramını geride
bırakmış bulunuyoruz. Küskünlüklerin, dargınlıkların
bir kenara bırakılıp; dostluk, kardeşlik, huzur ve barış
ortamlarının yaşandığı bu özel günler, aynı zamanda
sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın başka bir örneğinin ortaya konulduğu zaman dilimleridir. Bu açıdan da
birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan zamanlarda bu önemli günlerin hepimiz için birer fırsat olmasını diliyorum.
Hepinizin geçmiş Kurban Bayramını tebrik ederken,
daha nice bayramlara hep birlikte sağlık ve huzur içerisinde kavuşmayı temenni ediyorum.
BİR ÖMÜR
SÜRECEK
MUTLULUK
İÇİN
EVET
DEDİLER
Kırşehir Açık Ceza İnfaz Kurumu, hayırlı bir başlangıç için birbirlerine evet
diyen çifte ev sahipliği yaptı. Kırşehir Açık Ceza İnfaz Kurumu hükümlülerinden D.A., Denizli Bozkurt
Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan nişanlısı hükümlü H.Y. ile evlendi. Özbağ Belediyesi Nikah Memuru Musa Erdoğan tarafından kıyılan nikah
töreninde, bir ömür sürecek mutlukları için şahitlerin
huzurunda “Evet” diyen çiftin mutluluğu gözlerinden
okunuyordu. Kurum 2. Müdürü Yusuf Tanrıverdi ile
Katip Ümit Yanık’ın nikah şahitliklerini yaptığı nikah
töreni sonrası Kurum 2. Müdürü Tanrıverdi, evlilik cüzdanını teslim ederken, genç çifte ömür boyu
mutluluklar diledi. Çeşitli ikramların yapıldığı nikah
merasiminde, kurum çalışanları ile hükümlüler yeni
çifti tebrik ederek gönüllerince eğlendiler.
çalışmalarının önemli olduğunu ifade ederek, bir yandan
temel eğitim faaliyetlerinin diğer yandan meslek edindirme
çalışmalarının yürütülmesi
gerektiğini, meslek edindirme çalışmalarında istihdam
olanaklarının dikkate alınması
gerektiğini ifade etti.
DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİNDE DEĞERLENDİRME TOPLANTISI
Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin eğitim ve iyileştirme sürecine katkı sağlamak amacıyla Genel Müdürlüğü Eğitim Daire Başkanlığı
Yetişkin Eğitim Bürosunca geliştirilen, “Ceza İnfaz Kurumlarında Değerler
Eğitimi Projesi”yle ilgili 1. Değerlendirme Toplantısı Ankara Eğitim Merkezinde yapıldı. 8 Eylül 2014 tarihinde düzenlenen ve ceza infaz kurumlarında
görevli 20 öğretmenin katıldığı toplantıda, değerler eğitimine ilişkin çalışmaların etkinliğinin arttırılması ve uygulama aşamasında karşılaşılan sorunlara
ilişkin çözüm önerileri masaya yatırıldı. Toplantıda, Genel Müdürlüğün ve
kurumların katkılarıyla proje kapsamında kısa zamanda başarılı çalışmalar
gerçekleştirildiği ve olumlu dönüşlerin alındığı değerlendirilirken, 24-28 Kasım 2014 tarihleri arasında geniş bir katılım ile yapılması planlanan toplantıda
2015 yılına ilişkin meteryal güncellemeleri yapılması konusu karara bağlandı.
Seslenis
Sayfa 4
Eylül 2014
İzmir ziyareti kapsamında ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik müdürlüklerini ziyaret eden Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım:
DENETİMLİ SERBESTLİK; ADALET VE
İNFAZ SİSTEMİ İÇİNDE ÖNEMLİ BİR
YERE SAHİP
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünü ziyaret etti. Genel Müdür Yıldırım ziyarette kurumda sürdürülen
denetimli serbestlik hizmetleri ile eğitim çalışmaları hakkında yetkililerden bilgi aldı.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünü ziyaret
ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette Genel
Müdür Enis Yavuz Yıldırım’a, İşyurtları Kurumu Daire
Başkanı Vehbi Kadri Kamer, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru ve Cumhuriyet Başsavcı Vekili
Yusuf Arslan eşlik etti. Personel ile bir araya gelen Genel Müdür Yıldırım, denetimli serbestlik ile ilgili çalışmalar hakkında bilgi aldıktan sonra bazı açıklamalarda
bulundu. Denetimli serbestlik sisteminin ceza adalet ve
infaz sistemi içinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Genel Müdür Yıldırım, 2005 yılında kurulan bu
sistemin kısa zaman içinde kurumsallaşarak hüküm-
SODES KAPSAMINDA KONYA GEZİSİ
Aksaray Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından hazırlanan SODES
projesi kapsamında düzenlenen dezavantajlı çocuklara yönelik gerçekleştirilen “Konya gezisi” 23.08.2014 tarihinde gerçekleştirildi. Proje kapsamında
daha öncede bir çok etkinlik düzenleyen
Aksaray Denetimli Serbestlik Müdürlüğü dezavantajlı çocukları Konya Bilim Merkezi, Meram Bağları, 80 Binde
Devr-i Alem Parkı ve Mevlana Müzesine götürdü. Türkiye’nin TUBİTAK
destekli ilk Bilim Merkezi’nde çocuklar
Dünyamız sergisi, dünyanın katmanları,
deprem testi, gerçek zamanlı sismograf,
fay hatları, yanardağlar, eski zamanlarda
iklimler, jeotermal enerji, kumullar, he-
likopter, yaşamın tarihi, iklim odaları ile
80 milyon yıl öncesinde Anadolu sular
altındayken yaşamış bir deniz sürüngeni
olan Mosasaur’la ilgili bilgiler edindiler.
Geçici sergi salonunda bulunan “Bilimin Sultanları” sergisi Müslüman alimlerin; uçuş ilkelerini keşfettiği, görme
kuramını tanıdığı, günümüzde kullandığımız sayı sistemleri ile trigonometriyi
geliştirdiği ve nicel kimyada öncü rol
oynadığı önemli bilimsel gelişmelerin
yaşandığı altın çağı, dinamik tasarım ve
geliştirme becerilerini tarih araştırmalarına uygulayarak çocukların çok fazla
dikkatlerini çekmiştir. Bilim Merkezinin
ardından çocuklar Meram Bağları ve 80
Binde Devr-i Alem Parkı’nı ziyaret et-
mişlerdir. 80 bin metrekarelik alana inşa
edilmiş parkta, özellikle masal kahramanlarının olduğu Pamuk Şekeri Parkı
ve 50 adet dinozor maketinin yer aldığı
T-Reks Parkı çocukların hem dikkatini
çekmiş hem de eğlenmelerini sağlamıştır. Atalarımızın tarihi ve kültürel mirasını yansıtan 120 adet minyatürden oluşan Cihan-ı Türk Parkı ise görkemiyle
dikkatleri çekmiştir. Ardından Mevlana
Müzesi ziyaret edilmiş ve günün sonunda gerçekleştirilen semazen gösterisi ile
küçükler manevi duygular yaşamışlardır. Sodes “Mutlu Yarınlar” projesi kapsamında düzenlenen bu gezi ile çocuklar
hem bilgilenmiş hem de eğlenmiş oldular.
lülerin topluma kazandırılmasında önemli çalışmalar
gerçekleştirdiğini ifade etti. Sistemin temel amacının
hükümlülerin rehabilitasyonun sağlanması olduğunu
kaydeden Yıldırım, denetimli serbestlik personeli tarafından hükümlü ile yapılan ilk görüşmeden infazın tamamlanmasına kadar olan sürecin çok iyi planlanması
gerektiğini, bu anlamda hükümlünün ihtiyaçlarının belirlendiği ARDEF sisteminin denetimli serbestlik sistemi içinde önemli yere sahip olduğunu ifade etti. Denetimli serbestlik müdürlüklerinin fiziki durumu ile ilgili
çalışmalar yaptıklarına değinen Yıldırım, bu kapsamda
İzmir’e model bir denetimli serbestlik müdürlüğü binasının inşa edileceğini sözlerine ekledi.
KISA.... KISA....
Hizmet İçi Eğitimler Devam Ediyor
Denetimli Serbestlik Müdürlüklerindeki iyileştirme
çalışmalarının niteliğinin artırılması ve ihtiyaca cevap verecek
şekilde geliştirilmesi amacıyla denetimli serbestlik uzmanlarına
yönelik hizmet içi eğitimler devam ediyor. Bu kapsamda 0105 Eylül 2014 tarihleri arasında Ankara Eğitim Merkezi’nde
iki grup Genç SAMBA, HAYDE Materyal Çalışması ile
Değerlendirme ve Planlama Eğitimlerine Hazırlık ve Materyal
Çalışması gerçekleştirildi
Sertifikalar törenle verildi
Tarsus Koruma Kurulu Başkanlığı tarafından haklarında
Denetimli Serbestlik Tedbiri uygulanan yükümlülere yönelik,
Tarsus Halk Eğitim Müdürlüğü ve Tarsus İşkur Müdürlüğü
işbirliği ile İMKB Endüstri Meslek Lisesi Atölyesinde Gazaltı
Kaynakçılığı Kursu açıldı. Proje kapsamında 12 denetimli serbestlik yükümlüsünün kursiyer olarak katıltığı Gazaltı Kaynakçılığı Kursu 1 Temmuz 2014- 12 Ağustos 2014 tarihleri arasında
yapıldı. Kurs sonunda yapılan sınavda başarılı olanlara düzenlenen törenlere kurum yetkililerince sertifikaları teslim edildi.
Huzurevinde aile ortamı
Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları kapsamında; Denetimli Serbestlik Çalışanları ve yükümlülerle birlikte Gaziantep ASPİM
Huzur Evi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezine ziyaret
yapıldı. Huzur Evi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi
Müdürlüğü’ne yapılan ziyarette, Denetimli Serbestlik Müdürü
Leyla Karakülah tarafından hazırlanmış olan kitaplar, Denetimli
Serbestlik Uzmanı Perihan Soylu, Metehan Ocak ve yükümlüler tarafından huzur evi sakinlerine hediye edildi. Mutlulukları
gözlerinden okunan huzurevi sakinleriyle bir süre sohbet eden
katılımcılar, neşeli ve sıcak bir aile ortamı içerisinde yaşlıların
sıkıntılarını paylaştılar.
YABANCI KONUKLARDAN Çalışma Ziyareti
Türkiye, İngiltere, Fransa ve Slovenya’nın ortaklığı ile
yürütülen ve ülkemizde Çanakkale 18 Mart Üniversitesinin (ÇOMÜ) Koordinatörlüğünde gerçekleşen Learning
Prison Projesi kapsamında Fransa ve Slovenya’dan gelen
konuk heyet bir çalışma ziyaretinde bulundu. Ziyarete,
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Çetinkaya, ÇOMÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Çelik, Açık Ceza İnfaz Kurumu 2.Müdürleri ile İngiltere, Fransa ve Slovenya’dan
misafirler katıldı. Çanakkale Denetimli Serbestlik Müdürü Nuh Kaplan tarafından ülkemizdeki denetimli ser-
bestlik hizmetlerinin tarihi, hizmet birimleri, kamu hizmet cezaları hakkında bilgiler verildi. Toplantıda ayrıca
uyuşturucu madde kullananların tedavi işlem basamakları, rehberlik hizmetleri, yapılandırılmış grup çalışmaları,
elektronik kelepçe, 105/A Uygulamaları hakkında slayt
sunumu ve kısa metrajlı film eşliğinde bilgi aktarımında
bulunuldu. Katılımcılar, denetimli serbestlik sisteminin
ülkemizde bu kadar kısa sürede ilerlemesinde oldukça
memnun olduklarını ifade ederlerken, soru- cevap kısmıyla devam eden ziyaret, çeşitli ikramlar ile sona erdi.
Seslenis
Eylül 2014
AÇILIŞ KURDELESİNİ YILDIRIM KESTİ
Sayfa 5
29 Ağustos 2014 tarihinde açılışı yapılan 83. İzmir Enternasyonal Fuarında, Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı
adına kurulan stantta Karşıyaka ve İzmir Denetimli Serbestlik
Müdürlüklerinin işbirliğiyle Denetimli Serbestlik hizmetleri
ile rehberlik çalışmalarından bahsedilirken, Elektronik kelepçe, ev hapsi, gsm, gps ve mağdur ünitesi tanıtıldı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım tarafından açılış
kurdelesinin kesilmesinin ardından, Genel Müdür Yıldırım
stantları ziyaret ederek bilgi aldı. Türkiye’nin en önemli fuarlarından biri olan Uluslararası İzmir Fuarında açılan Denetimli
Serbestlik stantlarında ziyaretçilere, denetimli serbestlikle ilgili tanıtım afiş ve broşürleri dağıtılırken, denetimli serbestlik
tanıtım videoları ve çalışmalarının yer aldığı sinevizyon gösterimi yapılması ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. Yabancı
ülkelerden gelen çok sayıda katılımcı da standa büyük ilgi
gösterdi. Nijer Ticaret ve Özel Sektörün Teşviki Bakanı Alma
Oumarou, standı ziyaret ederek elektronik kelepçe sistemi
hakkında bilgi aldı.
İNFAZ SİSTEMİMİZ AVRUPA STANDARTLARINDA
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ceza infaz kurumları ve denetimli serbestlik müdürlüklerini ziyaret kapsamında, Salihli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu, Salihli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Alaşehir M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve
Alaşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde incelemelerde bulundu. Kurumlardaki çalışmaları yerinde
inceleyen Genel Müdür Yıldırım’a ziyaretlerde Genel
Müdür Yardımcısı Ali Yıldız ile İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer eşlik etti. Genel Müdür Yıldırım, önümüzdeki günlerde faaliyete geçmesi
beklenen Salihli M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda
çalışmalarda gelinen son noktayı denetledi. Ceza infaz
kurumları ile denetimli serbestlik müdürlüklerinde sürdürülen projeleri de yakından takip ettiklerini belirten
Genel Müdür Yıldırım, Kurumların sorunlarının en aza
indirgenmesi için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini belirtti. Sadece kavramsal değil, uygulama anlamında da saygı anlayışıyla tüm kurumlarda çalışmaların en
hassas biçimde sürdürüldüğünü anlatan Genel Müdür
Yıldırım, personelin gerek psikolojik gerekse davranış anlamında en özverili biçimde görevini ifa ettiğini
söyledi. Personelin özlük haklarının iyileştirilmesi yönünde de çalışmaların sürdüğünü, diğer yandan görev
yaptığı kurumların fiziki koşullarının iyileştirilmesi için
çalıştıklarına değinen Yıldırım, bugün gelinen durum
itibariyle ceza infaz kurumlarında ve denetimli serbestlik müdürlüklerinde yürütülen infaz hizmetlerinin Avrupa standartlarında gerçekleştirildiğini ifade etti.
Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım, Salihli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Salihli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Alaşehir M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Alaşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünü ziyaret ederek çalışmaları inceledi. Genel Müdür Yıldırım’a ziyaretlerde Genel Müdür Yardımcısı Ali Yıldız
ve İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer eşlik etti.
Öğretmenlere Çocuk Korunma eğitimi
Ünye Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu’nca Çocuk Korunma Projesi kapsamında 6-7 Eylül 2014 tarihlerinde rehber öğretmenlere yönelik eğitim gerçekleştirildi. Eğitim Ünye Cumhuriyet
Başsavcısı Mehmet Arslantaş, Ordu İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat
Türkkan, Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Erdem, Ünye Denetimli Serbestlik Müdürü Murat Tuncer, denetimli serbestlik uzmanları, rehber öğretmenler, denetimli serbestlik memurlarının katılımı
ile başladı. Çocuk İstismarı ve İhmalini Önleme Derneği başkanı
Prof Dr. Bahar Gökler, Prof.Dr Ayşe Yalın, Prof Dr. Ufuk Beyazova,
Avukat Hatice Kaynak tarafından rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen eğitimin ilk gününde fiziksel ve duygusal ihmal ve istismarın
tanımı, nedenleri, belirtileri, vaka örnekleri ile tartışılması ve önleme
ile psikodrama uygulaması gerçekleştirildi. Eğitimin ikinci gününde
ise cinsel istismarın tanımı, nedenleri, belirtileri, vaka örnekleri ile
tartışılması ve önleme, çocuk ihmal ve istismarının hukuksal boyutları ve rehber öğretmenlerin hukuki sorumlulukları konularında eğitim
gerçekleştirildi.
Uluslararası Kermes’te DS anlatıldı
Projeye Vali Öz’den tam not
Kamu hizmeti cezası ile kamuya yararlı bir işte çalışma yükümlülüklerinin yerine getirildiği kurumlarla işbirliğini güçlendirmek, denetimli serbestlik hizmetlerinin tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla “bir kahvenin kırk yıl hatırı var” projesi Trabzon Koruma Kurulu
Başkanlığının maddi ve manevi destekleriyle hayata geçirildi. Projenin
hayata geçirilmesi 6291 Sayılı Kanunun 105-A maddesinden faydalanarak denetimli serbestlik tedbiri altında bulunan ressamlık mesleği ile
uğraş gösteren hükümlü A.D. nin müracaatının ardından yapılan değerlendirme sonucu uygulanmasına karar verildi. Proje kapsamında
A.D. nin yapmış olduğu resimler Denetimli Serbestlik Müdürü Ahmet
İpsuz ile Kurum Öğretmeni İmdat Yavaş’ın Trabzon Valisi Abdul Celil
Öz ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Hayrettin Akçil’i makamlarında
ziyaret ederek kendilerine takdim edildi ve projenin amacına yönelik
bilgi sunumu yapılarak uygulanmasına başlandı. Proje hükümlü A.D.
nin 121 günlük kamuya yararlı bir işte çalışma süresinin sonuna kadar
devam edecek.
Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, bu yıl 78. si düzenlenen Uluslararası Bergama Kermesinde stant açtı. Açılan standta grup
çalışmaları, yükümlülerin toplum ile uyum süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik çalışmalar, bireysel görüşmeler, suça karışmanın önüne geçilmesi için yürütülen çalışmalar, elektronik kelepçe sisteminin
tanıtılması ile yeni infaz şekilleri hakkında farkındalık kazandırılması, seçenek yaptırımların cezanın infazına getirmiş olduğu yenilikler,
alkol ve uyuşturucu maddenin suç işleme üzerindeki etkileri hakkında halkın bilgilendirilmesi, sigara ve alkol bağımlılığından kurtulmak
için uygulanabilecek temel yöntemler, müdürlükçe uygulanan grup
çalışmaları, uyuşturucu madde ile mücadelede ailelerin bilgilendirilmesi, suça sürüklenen çocuklar ile ilgili yürütülen çalışmalar, paydaş kurumlar ile gerçekleştirilen çalışmalar ve Bergama Cumhuriyet
Başsavcılığı Koruma Kurullarının faaliyetlerinin tanıtılması konuları
üzerinde duruldu. Açılışa Bergama Denetimli Serbestlik Müdür V.
Tolga Yıldız ve Psikolog Nadire Güngör’ün yanı sıra kurumda görev
yapan tüm eğitim ve iyileştirme uzmanları ile denetleme memurları
katılım gösterdi. Standa vatandaşlar büyük ilgi gösterirken vatandaşlara denetimli serbestlik kapsamına giren konular hakkında bilgi
verildi.
Sayfa 6
Seslenis
G ündem
Eylül 2014
El Emeği Göz Nuru Ürünler İzmirlilerle Buluştu
Bu yıl 29 Ağustos – 7 Eylül tarihleri arasında 83 üncüsü
düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarında 48 ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler ve tutuklularca üretilen gıdadan tekstile, mobilyadan seramik ürünlerine ve daha binlerce
el emeği göz nuru ürün İzmirlilerle buluştu. Serginin açılışına; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım,
İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer, İzmir
Bölge Adliye Mahkemeleri Cumhuriyet Başsavcısı Celal Kocabaş, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru, İzmir
Cumhuriyet Başsavcı Vekili Yusuf Aslan,
Narlıdere Kaymakamı Osman Aslan Canbaba ve Jandarma Alay Komutanı Kurmay
Albay İbrahim Aydın katıldı. Yoğun programı nedeniyle açılışa katılamayan ancak
telgraf gönderen Adalet Bakanlığı Müsteşarı İpek mesajında, ceza infaz kurumlarının ve işyurtları kurumlarının başarılı
çalışmalarını takip ettiğini, bu çalışmaların
düzeyinin her geçen gün daha da yükseklere
çıktığını, evrensel ölçülerde bir standarttın
temin edilmesinin hem devletimize hem
de milletimize ciddi katkılar sunduğunu,
işyurtlarında hükümlü ve tutuklularımızın
çeşitli el sanatları ve zanaatlarla uğraşmak
suretiyle üretimde bulunmalarını anlamlı ve
önemli gördüğünü ifade ederek, bütün kurum yetkilerini, el emeği göz nuru döken tüm hükümlü ve
tutuklu arkadaşları tebrik ettiğini belirtti. Genel Müdür Enis
Yavuz Yıldırım Uluslararası İzmir konuşmasında; suç ve cezanın insanlık tarihinde var olduğunu, toplumların kurallara
uygun olmayan davranış için yaptırımlar belirlediğini, bu
yaptırımların temel amacının suç işleyen, kurallara uymayan
kişilerin ıslahına, topluma kazandırılmaya yönelik çalışmalar
olduğunu, bu kapsamla cezanın amacı, tarihsel süreç içinde
değişiklikler görüldüğünü, bugün çağdaş infaz olgusunun bir sonucu olarak ceza infaz
kurumlarına alınan hükümlülerin eğitilmesinin ve rehabilitasyonunun sağlanması suretiyle
topluma üreten bir birey
olarak kazandırmak olduğunu, bu çalışanların
önemli bir bölümünün iş
ve meslek eğitimlerine yönelik çalışmalar olduğunu,
ceza infaz kurumlarında
hükümlülerin bir yandan
temel eğitimleri devam
ederken diğer yandan
meslek eğitimlerine önem
verildiğini, bugün ger-
çekleştirilen sergide bunun sonuçlarının görüldüğünü ifade
ederek, gösterdikleri başarı nedeniyle kurum personellerine
teşekkür etti. Sergiye ceza infaz kurumlarından127 personel,30 hükümlü katılmış olup, stantları gezen yabancı ve yerli ziyaretçiler ürünleri büyük bir beğeni ile satın almışlardır.
Özellikle yabancı ziyaretçiler ilk kez böyle bir sergiyi ziyaret
ettiklerini, ceza infaz kurumlarında sergide yer alan ürünlerin
hükümlü ve tutuklular tarafından yapılmasının önemini vurgulayarak ürünlerin kaliteli olduğu ifade ettiler. 10 gün süren
sergide sahne alan Grup CTE verdiği konserle ziyaretçilere
unutulmaz anlar yaşattı.
BİSİS TANITIM SEMİNERİ ANKARA’DA YAPILDI
BİSİS Tanıtım Seminerlerinin ilki 19 Eylül 2014
tarihinde Barcelo Ankara Altınel Otel’de gerçekleştirildi. “Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi
(BİSİS) ile ilgili konuların masaya yatırıldığı seminere Unıcef yetkilisi Severine Jacomy-Vite, Ceza
ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı Ali Yıldız,
Daire Başkanları Esat Işık, Halil İbrahim Dizman,
Tetkik Hakimleri Alperen Öztürk ve İlyas Kuvel,
Cumhuriyet Savcıları, Çocuk Ceza İnfaz Kurumları
Müdürleri, Ceza İnfaz Kurumlarında görevli uzman
personel, çeşitli üniversitelerden akademisyenlerle
örnek seçilen 2 aile katıldı. Seminerin açılışında
konuşan Unıcef yetkilisi Severine Jacomy-Vite,
Çocukların Özgürlüğünden Yoksun Bırakılmasına
İlişkin Uluslararası İlke ve yaklaşımlar konuların-
da bilgilendirme yaptı. Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürü Ali Yıldız ise konuşmasında, çocukların
topluma kazandırılması için BİSİS’ in hayati öneme
sahip olduğunu belirterek, Genel Müdürlük olarak
her türlü desteğin verileceğini söyledi. Genel Müdür Yardımcısı Yıldız’ın ardından söz alan Prof.Dr.
Kültekin ÖGEL, “Suça Sürüklenen Çocuklar ve
Bireyselleştirilmiş İyileştirme Yaklaşımı Projesi”
kapsamında açıklamalarda bulunurken, toplantıda
sırasıyla, Koşullu Salıverme Konusunda Uluslararası Uygulamalar Proje Danışmanı Marianne Moore,
Türkiye’de Çocuklar için Etkin ve Güvenli bir Koşullu Salıverme Sisteminin Oluşturulması Proje Danışmanı Av. Seda AKÇO gündeme ilişkin konularda
sunum yaptı. Ceza İnfaz Kurumlarında Çocuklar
için BİSİS ve Koşullu Salıverme uygulamaları
konularında Genel Müdürlük uzmanlarınca bilgilendirme yapılırken, seminerde daha sonra soru cevap
kısmına geçildi.
BİSİS NEDİR?
2008-2010 yılları arasında Avrupa Birliğinin mali,
UNICEF’in teknik desteği ile Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü’ne bağlı kurumlarda bulunan çocuklara yönelik hizmetlere ilişkin Etkin Hükümlü
Yönetimi Projesi geliştirildi. Bu kapsamında geliştirilen ve 3 Ocak 2012 tarihinde başlayan “Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS)” ile her
hükümlünün bireysel olarak değerlendirilmesi, risk
düzeyinin saptanması ve bu duruma uygun bireysel
iyileştirme planının yapılması amaçlanıyor. 2014
yılında 20 pilot kurumda görevli idareci, İnfaz Koruma Memuru ve Psiko-Sosyal ve Eğitim Servisi
görevlilerinden oluşan toplam 602 ceza infaz kurumu parsoneli BİSİS eğitimine katıldı. Eylül 2014
itibariyle 984 çocuk BİSİS projesinden faydalanıyor.
Grup liderliği BİSİS’in En Önemli Unsurlarından.
Grup lideri, bir odadaki çocuklardan sorumlu olan,
onları tanımak, gözlemek ve rehberlik yapmaktan
sorumlu iletişim becerileri güçlü, sorun çözme becerisi ve öfke kontrolü olan olan ve grup liderliği
eğitimi almış infaz ve koruma memurları arasından
seçiliyor. Her grup lideri bir üniteden ve 10-15 çocuktan sorumlu olacak ve grup liderlerinin başka bir
görevi olmayacak. Her grup liderinin psiko-sosyal
ve eğitim servisinden bir süpervizörü bulunuyor.
Seslenis
Eylül 2014
G ündem
Sayfa 7
ÇOCUKLAR İÇİN ADALET PROJESİ
Çocuklar İçin Adalet Projesinin 10. Proje Yürütme Kurulu
toplantısı
Müsteşar
Yardımcısı Basri Bağcı başkanlığında Ceza
ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü toplantı salonunda yapıldı. Toplantıya, UNICEF Türkiye Temsilcisi Çocuk
Koruma Bölüm Şefi
Severine Jacomy Vite,
Genel Müdür Yardımcısı Ali Yıldız, Eğitim
Daire Başkanı Çelebi
Yılmaz, Çocuk Gözetim Eğitim İyileştirme
İşleri Bürosu görevlileri, Türkiye Adalet
Akademisi
Başkanlığı, Kanunlar Genel
Müdürlüğü, Avrupa
Birliği Genel Müdürlüğü, Eğitim Dairesi
Başkanlığı, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, Teknik İşler Dairesi Başkanlığı, İdari
ve Mali İşler Dairesi
Başkanlığı, Hakimler
ve Savcılar Yüksek
Kurulu, Avrupa Birliği
Türkiye Delegasyonu
ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından temsilciler katıldı.
Toplantıda proje paydaşları tarafından son
üç aylık döneme (Nisan, Mayıs, Haziran
2014) ilişkin sunumlar
yapılırken gelecek üç
aya ilişkin planlamalar
yapılarak ve gündemde yer alan özel konulara ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu.
Genel Müdür Yıldırım, 795. Dönem İdare Memurluğu Öğrenciliği Hizmet İçi Eğitimi kapanış programında konuştu;
“SİZLERDEN BEKLENTİMİZ BÜYÜK”
26 Mayıs- 31 Ekim 2014 tarihleri arasında devam eden “795.
Dönem İdare Memurluğu Öğrenciliği Hizmet Öncesi Eğitimi”
programının teorik eğitim bölümü sona erdi. Eğitim programının sona ermesi nedeniyle Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri
Personeli Ankara Eğitim Merkezinde kapanış töreni düzenlendi.
Kapanış törenine Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz
Yıldırım, Genel Müdür Yardımcısı Ali Yıldız, İşyurtları Kurumu
Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer ve Tetkik Hâkimi Alperen Öztürk katıldı. Katılımcılara Eğitim Merkezi Başkanı Namık Kemal
Varol ve Eğitim Merkezi Başkan Yardımcısı Davut Taşpınar eşlik
etti. Kapanış töreninde konuşan Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım, idare memurlarından Genel Müdürlük olarak beklentilerinin
fazla olduğunu belirterek, kurum idarelerinin, Genel Müdürlüğün
taşradaki uygulayıcısı olduğunu ifade etti. Yıldırım, yeni idare
mrmurlarına görevlerinde başarılar diledi. Yıldırım’ın konuşmasının ardından dare memurluğ öğrencilerin hazırlamış olduğu
programa geçildi. Programda öğrenciler tarafından hazırlanan
gösteriler konuklar tarafından ilgiyle izlendi.
30 Ağustos Zafer Bayramının 92. yıldönümü, tüm yurtta olduğu gibi, ceza infaz kurumlarında da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı.
GÖNÜLLERDE HİSSEDİLDİ AYAKTA ALKIŞLANDILAR MİLLİ MÜCADELE ANLATILDI
Ermenek M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 30 Ağustos Zafer Bayramının 92. zafer yıldönümü ve Şehitleri anma
programı düzenlendi. Hazırlanan törene Ermenek Cumhuriyet Başsavcısı Ali Özdemir, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Abdülkerim Ziya Söyler,
Cumhuriyet Savcısı Fatih Fidan ve Ermenek Adliyesinde
görevli diğer hakim ve savcılar, Ceza İnfaz Kurumu İzleme
Kurulu Üyeleri, İlçe Emniyet Müdürü Hüseyin Ekici, İlçe
Müftüsü, Ceza İnfaz Kurumu Müdürleri, Kurum personeli ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Tören Saygı duruşu ve
İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kurum Öğretmeni
Kazim Çarman’ın açılış konuşmasının ardından, Genelkurmay Başkanlığının yayınlamış olduğu o günlere ait orijinal
görüntülerle ilgili sinevizyon gösterisi sunuldu. Bağlama Öğretmeni Murat Koruk’un müzik ziyafeti devam eden programın son bölümünde tutuklu ve hükümlülerin oynamış olduğu
iki farklı tiyatro oyunu sahnelendi. Program büyük bir beğeni
kazanırken, sahnelenen oyunlar katılımcılar tarafından ilgiyle
izlendi.
Sinop E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 30 Ağustos Zaferinin
92. Yıldönümü dolayısıyla hükümlü tutuklulara ve kurum personeline
yönelik olarak 29 Ağustos 2014 günü Kurum çok amaçlı salonunda
bir program düzenlendi. Programa Sinop E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Müdürü Özer Duman, Kurum 2. Müdürleri, çok sayıda kurum personeli ve 200 tutuklu hükümlüler katıldı. Programda ilk olarak
Sinop Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Büyükkarcı, 30
Ağustos Zaferi ile ilgili bir konferans verdi. Değerler Eğitimi kapsamında hazırlanan programda Kurtuluş Savaşı Savaşı yıllarında yokluk
ve yoksulluk içinde bulunan milletin yaşadığı fedakarlıkları konu alan
kısa film gösterimi de yapıldı. Hükümlü A.C.K. tarafından “Türkiyem”, Hükümlü P.M. tarafından “Sakarya” adlı şiirler seslendirildi.
Programın sonraki bölümünde, kurum personeli Eyyüp Sarban’ın
çalıştırıp oynadığı, hükümlü tutuklulardan oluşan tiyatro ekibi tarafından, Kurtuluş Savaşı’nda yaşanan dramatik ve destansı olayların konu
edildiği tiyatro oyunu sahnelendi. Oyunun final sahnesinde İnfaz ve
Koruma Memurları tarafından okunan İstiklal Marşı’nın sonunda açılan Türk Bayrağı salonda bulunan herkes tarafından ayakta alkışlandı.
Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 30 Ağustos
Zafer Bayramı nedeniyle bir konferans düzenlendi. Hakkari Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Battal Aslan
tarafından verilen konferansta, Kurtuluş Savaşı yılları ve
kazanılan zaferler anlatıldı. Prof. Dr. Aslan, konferansta tutuklu ve hükümlülerle o dönemin kahramanlarını
değerlendirdi. Zafer Bayramında yaşanan olayları ve
savaşın çetin geçen yanlarını katılımcılara aktaran Prof
Dr. Aslan, Kurtuluş Savaşının milli birlik ve beraberlik
üzerindeki etkilerine değindi. Konferansa Kurum Müdürü Vekili Mustafa Okuyucu, 2. Müdür Recep Akyazı,
Öğretmenler Hicran Yavuz ve Şener Çolak, Eğitim ve
Gözetim Birimi çalışanları ile çok sayıda hükümlü ve tutuklu katıldı.
Sayfa 8
G ündem
Seslenis
Eylül 2014
BAKAN BOZDAĞ’IN DO
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Doğu ve Güneydoğu illerini kapsayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Sırasıyl
temaslarda bulundu. Zaman zaman vatandaşlarla da bir araya gelen Bakan Bozdağ, vatandaşların s
Yardımcısı Basri Bağcı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Personel Genel Müdü
Doğu ve Güneydoğu illerini kapsayan gezisine ilk olarak Diyarbakır’dan başlayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Diyarbakır Barosu’nu ziyaret etti. Ziyaretlerde gündeme ilişkin konularda görüş alışverişinde bulunan Bakan
Bozdağ, ziyaretlerin son derece olumlu geçtiğini belirtti.
İLK DURAK DİYARBAKIR
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a giden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, beraberindeki heyetle birlikte ilk olarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Bakan Bozdağ’ı Eş Başkan Gültan Kışanak karşıladı. Karşılıklı görüşmelerin ardından Bakan
Bozdağ ve beraberindeki heyet, Diyarbakır Barosu’na geçti. Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi ile Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu görüşmede,
yargısal konular ele alındı. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ daha sonra da Lice ilçesini ziyaret
etti. Burada Lice Kaymakamlığını ziyaret eden Bakan Bozdağ, ilçe kaymakamı Tunahan
Efendioğlu’ndan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bozdağ, daha sonra Lice Adliyesi’ne geçerek, çalışanlarla bir araya geldi. Bozdağ, Lice’deki ziyaretleri kapsamında vatandaşlarla da
bir araya gelerek sohbet etti. Bozdağ, vatandaşlarla tek tek ilgilenerek, sorunlarını dinledi.
Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmelerde, Licelilerin Bakan Bozdağ’a yönelik yoğun ilgisi dikkat çekti.
BAKAN BOZDAĞ’IN ŞIRNAK ZİYARETİ
Diyarbakır ziyaretinin ardından Şırnak’a geçen Bakan Bozdağ burada çeşitli temas-
larda bulundu. İlk olarak Şırnak Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Bozdağ, gezisine adliye ziyaretleri ile devam etti. Bakan Bozdağ, Adliye çalışanlarının sorunlarını dinledi ve
yetkililerden bilgi aldı. Bozdağ, Şırnak Barosu’nu da ziyaret etti. Adalet Bakanı Bekir
Bozdağ, Şırnak’taki temasları kapsamında vatandaşlarla da görüştü. Esnaf ziyaretleri de
gerçekleştiren Bakan Bozdağ, esnaflarla tek tek ilgilenerek sorunlarını dinledi.
BOZDAĞ “VAN, TÜRKİYENİN TARİH, KÜLTÜR VE MEDENİYET
BAKIMINDAN EN ÖNEMLİ İLLERİNDEN BİRİ”
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Diyarbakır ve Şırnak’ın ardından Van’a geçerek incelemelerde bulundu ve bir dizi açılış gerçekleştirdi. Bakan Bozdağ, Van’da ilk olarak Van
Valisi Aydın Nezih Doğan’ı ziyaret etti. Bozdağ, Valilik şeref defterini imzaladıktan sonra
kent hakkında Vali Doğan’dan brifing aldı. Türkiye’nin tarih, kültür ve medeniyet bakımından en önemli illerinden biri olan Van’a gelmekten büyük mutluluk duyduğunu
belirten Bakan Bozdağ, Van’da bir dizi çalışma ziyaretlerinin olacağını kaydetti. Bozdağ, “Van, büyük bir acı yaşadı. Depremde kayıpları oldu. Hayatlarını kaybedenlere
Eylül 2014
Seslenis
G ündem
Sayfa 9
OĞU ANADOLU TURU
la Diyarbakır, Şırnak, Van ve Hakkari illerini ziyaret eden Bakan Bekir Bozdağ, ziyaretlerinde bir dizi
sorunlarını dinledi. Bakan Bozdağ’a ziyaretlerde, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Müsteşar
ürü Muharrem Ürgüp ve Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Adnan Boynukara eşlik etti.
Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Vanlılara başsağlığı diliyorum. Hükümet olarak gidenleri geri getirme imkanımız yok
ancak geride kalanların yaralarını sarmak, maddi olarak
ihtiyaçlarını giderme konusunda çok kararlı adımlar atılmıştır. 15 katrilyon gibi büyük bir yatırımı 2-3 yıl içerisinde Van’da gerçekleştirdik ve Van adeta yeniden inşa edildi.
Elbette Van’ın ekonomik, sosyal, kültürel ve diğer alandaki
bütün ihtiyaçlarını gidermek ve Van’ı daha iyi noktaya getirmek, hükümetimizin görevlerinden bir tanesidir. Bu yönde çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu. Bozdağ,
daha sonra Van Barosu’na geçti. Van’daki programlarının
ardından Erciş’e geçen Bozdağ, burada yapımı devam eden
projelerde incelemelerde bulundu. Bakan Bozdağ, vatandaşlarla da bir araya geldi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen
görüşmelerde Bozdağ, vatandaşlarla tek tek ilgilendi.
BAKAN BOZDAĞ, HAKKARİ’DE BAZI TEMASLARDA
BULUNDU
Van’daki temaslarının ardından Hakkari’ye geçen Adalet
Bakanı Bekir Bozdağ, çeşitli ziyaretler gerçekleştirdikten
sonra vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. Bakan
Bozdağ, ziyaret kapsamında ilk olarak Hakkari Valiliği’ni
ziyaret etti. Hakkari Valiliği’nde şeref defterini imzalayan
Bozdağ, Vali Yakup Canpolat’tan çalışmalar hakkında bilgi
aldı. Bozdağ, ziyaretlerde Hükümet’in Hakkari’deki yatırımlarını ve projelerini yakından görme imkanı bulduklarını söyledi. Hakkari Valiliği ve Hakkari Adliyesi ziyaretlerinin ardından Hakkari Barosu’na geçen Bozdağ, burada
Baro Başkanı Muhittin Güngör ve avukatlarla bir araya
geldi. Avukatlarla bir süre sohbet eden Bozdağ, sorunları
dinledi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Hakkari’deki temaslarının ardından Yüksekova ilçesine geçti. Kaymakam Yasin Tikdağ’dan bilgi alan Bozdağ, daha sonra kent merkezinde esnaflarla bir araya gelerek bir süre sohbet etti.
Sayfa 10
Seslenis
E tkinlik
Eylül 2014
Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım, kurum ziyaretlerine devam ediyor. Daha önceki açıklamarında “Ziyaret etmediğimiz, sıkıntılarını yerinde görmediğimiz kurum kalmayacak” diyen Genel Müdür Yıldırım, bu kapsamda Malatya, Elazığ, Tunceli’de
bulunan ceza infaz kurumlarını ziyaret ederek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.
KURUM ZİYARETLERİ SÜRÜYOR
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, 09
Ağustos 2014 ile 12 Ağustos 2014 tarihleri arasında Elazığ, Ma-
latya ve Tunceli illerinde bulunan ceza infaz kurumlarını ziyaret
etti. Genel Müdür ziyaretleri kapsamında, il olarak Elazığ Açık
Ceza İnfaz Kurumu, ve Elazığ E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kuru-
munu ziyaret etti. Ziyaretlerde kurumların son durumu hakkında yetkililerden bilgi alan
Genel Müdür Yıldırım, personelle de
bir araya gelerek sorunları dinledi.
Yıldırım, personele hitaben yaptığı
konuşmada Dış Güvenlik Yasası ve
özlük haklarında yapılacak iyileştirmelerden bahsetti. Elazığ ziyaretinin
ardından Malatya’ya geçen Yıldırım, Malatya
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunu ziyaret etti.
Kurumun genel durumu
ve yapılan çalışmaları
yerinde gören Yıldırım,
tutuklu ve hükümlülerle
de görüşerek sıkıntılarını
dinledi. Ziyaretin sonunda personelle bir araya
gelen Genel Müdür Yıldırım, ceza infaz kurumları
ile denetimli serbestlik
müdürlüklerinde görev
yapan personelin ne denli zorlu şartlarda görev yaptıklarını bildiklerini, sıkıntıların en aza indirgenmesi
için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Genel müdürlüğün çalışmaları hakkında da açıklamalarda bulunan Yıldırım, ceza infaz kurumlarında çalışmanın
önemi, mesleğin zorlukları ve çalışma koşullarının
iyileştirilmesi ile ilgili bilgi paylaşımında bulundu.
Malatya zitaretinin ardından Tunceli’ye geçen Genel
Müdür Yıldırım’ın son durağı Tunceli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu oldu. Kurumda sürdürülen faaliyetler ile kurumun durumu hakkında yetkililerle durum
değerlendirmesi yapan Yıldırım, kurumda bulunan hükümlülerle
görüşerek bir süre sohbet etti. Yıldırım, daha sonra kurumdan ayrıldı.
YILDIRIM VE ÜRGÜP’ÜN ERCİŞ ZİYARETİ
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım 18 Eylül 2014 tarihinde Personel Genel Müdürü Muharrem Ürgüp ile birlikte Erciş Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti. Ziyarette Genel Müdür
Yıldırım ve Personel Genel Müdürü Ürgüp’ü Kurum personeli karşıladı.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım
18 Eylül 2014 tarihinde Personel Genel Müdürü Muharrem Ürgüp ile birlikte Erciş Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti. Heyete Erciş Cumhuriyet Başsavcısı
Mehmet Topal eşlik etti. Genel Müdür Yıldırım ve bera-
berindeki heyeti Kurum Müdürü Yılmaz Topal, Kurum
2. Müdürü Osman Çetinay, Kurum Öğretmeni İsmail
Yılmaz ile personel karşıladı. Heyete Kurum Müdürü
Yılmaz Topal tarafından genel durum ve yapılan faaliyetler konusunda brifing verildi. Yapılan sunumun ardından
kurumda incelemelerde bulunan Genel Müdür Yıldırım,
personel ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Genel
Müdürlüğün faaliyetleri ve özlük haklarındaki çalışmalar hakkında açıklamalar yapan Genel Müdür Yıldırım,
özverili çalışmaları nedeniyle personele teşekkür etti.
Eylül 2014
Seslenis
E tkinlik
Sayfa 11
GENEL MÜDÜR YILDIRIM:
ÖZLÜK HAKLARINDA ÖNEMLİ İYİLEŞTİRMELER YAPILACAK
C
eza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz
Yıldırım, bazı temaslarda bulunmak üzere Manisa’ya gitti. Manisa ziyaretinda ceza
infaz kurumları ile denetimli
serbestlik müdürlüklerini de
ziyaret eden Genel Müdür Yıldırım, kurum faaliyetleri ile
üretim atölyeleri ve eğitim-iyileştirme çalışmalarını da yerinde inceledi.
urum ziyaretlerinde en
çok karşılaştıkları sorunun Dış Güvenlik Yasası hakkında olduğuna işaret eden
Yıldırım, sözkonusu yasanın
onaylanması ile Dış Güvenliğin
kademeli olarak Adalet Bakanlığına geçeceğini ve personelin
özlük haklarında da önemli
iyileştirmelerin yapılacağına
dikkat çekti.
K
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Manisa Cumhuriyet Başsavcısı
Sayın Durdu Kavak, Manisa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Murat Çimen ve Cumhuriyet Savcısı Hünkar Ersen Kırlangıç ile birlikte Manisa
ziyareti kapsamında ceza infaz kurumlarını ziyaret ederek, kurumların genel durumu ve sürdürülen çalışmaları yerinde inceledi. Ziyarette Açık
Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Zekeriya Sancaktar, T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü
Veysel Demir, E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz
Kurumu Müdürü İsmet Çelik, kurumların son
durumları hakkında Genel Müdür Enis Yavuz
Yıldırım’a sunum yaptı. Daha sonra Büyükşehir
Belediyesi tarafından Manisa Açık Ceza İnfaz
Kurumunda yaptırılan Atatürk büstünün açılışını Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak ile
birlikte yapan Genel Müdür Yıldırım, ceza İnfaz
kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlüler ile
görev yapan personel için ekmek üretimi yapan
fırında incelemelerde bulundu. Ziyaretlerle ilgili açıklamalarda bulunan Yıldırım, tüm kurum
personellerine özverili ve fedakarca çalışmaları
nedeniyle teşekkür etti. Kurumların genel yapı-
sının iyi durumda olduğunu ancak yeni düzenlemelerle daha da iyi olacağına değinen Yıldırım,
özellikle personel ile gerçekleştirilen toplantılarda soruların büyük çoğunluğunun özlük haklarıyla ilgili olduğunu söyledi. Dış Güvenlik Yasa
Tasarısının onaylanması ile özlük haklarında
önemli iyileştirmeler yapılacağını vurgulayan
Yıldırım “ Sayın Bakanımız ve Müsteşarımız
bu konuda tam bir kararlılık içerisindeler” dedi.
Yıldırım, yeni yasa ile birlikte dış güvenliğin
kademeli olarak Adalet Bakanlığına geçeceğini
belirtti.
UYGUR KARDEŞLER COŞTURDU
Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Süheyl & Behzat Uygur fırtınası esti. L
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının katkılarıyla 9
Eylül 2014 tarihinde, Süheyl & Behzat Uygur kardeşler sahne aldı. Programa, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Bağcı, Başsavcı Vekili Hüseyin Güler, Başsavcı Vekili Adnan Tabar, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Mitat Yolcu, Kurum Müdürü Şeref
Tatlı, Jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Turgut Şimşek, Kurum İkinci Müdürleri Kemal
Pamukcu ve Şakir Yılmazcan, Kurum personeli ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Program,
Bilgisayar Kursu, İnşaat Teknolojileri Kursu, Badminton, Bağlama Kursları ve Kişisel Gelişim Grup Çalışması gibi çeşitli kurslarda başarılı olan kursiyerlere belgelerinin takdimi ile
başladı. Geniş katılımın olduğu programda Süheyl &Behzat Uygur Kardeşler ve ekip arkadaşları, hükümlü ve tutukluların, eğlenceli yarışmaları ve şarkıları ile güzel bir gün geçirmelerini
sağladılar. Böyle bir programda olmaktan dolayı çok memnun kaldıklarını belirten Uygur kardeşler, bundan sonraki dönemlerde de kuruma Süheyl & Behzat Uygur Tiyatrosu olarak tekrar
geleceklerini söylediler. Program sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Bağcı,
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Mithat Yolcu’ya desteklerinden dolayı
teşekkür ederek plaket verdi. Ayrıca Antalya Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Bağcı, Başsavcı
Vekili Hüseyin Güler, Başsavcı Vekili Adnan Tabar ve Kurum Müdürü Şeref Tatlı, sahne performansları nedeniyle Süheyl ve Behzat Uygur kardeşleri tebrik etti.
“ŞİDDET VE TOPLUMSAL ŞİDDET”
SEMİNERİ BÜYÜK İLGİ ÇEKTİ
Gaziantep Halk Sağlığı Müdürlüğünde görevli Sosyolog Mustafa Çepik tarafından hükümlü ve tutuklulara
yönelik “Şiddet ve Toplumsal Şiddet”
konusunda Kişisel Gelişim Semineri düzenlendi. Programda konuklara
hitaben konuşan Sosyolog Mustafa
Çepik “Şiddet veya yeğinlik, daha
çok insanlarda ve topluluk halinde
yaşayan hayvanlarda grup içi otorite
sağlamak için diğerinin varlığını tehdit unsuru görmek ve onu bu konuda
denemek daha doğrusu sindirmek için
karşı tarafa uygulanılan zarar vermeye
yönelik psikolojik davranış türüdür.
Bir toplumda şiddet davranışı ne ölçüde normalleşirse o ölçüde öğrenilir ve
yaygınlaşır” dedi.
CEKUT EKİBİ TATBİKATTA
CEKUT tarafından “Dağda ve Açık Arazide Arama Kurtarma Tatbikatı” gerçekleştirildi. Tatbikata Afyonkarahisar Açık
Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde faaliyet
gösteren Cezaevi Arama Kurtarma Timi
dışında Ankara, Adana, Bursa, Samsun,
Sakarya, İzmir, Diyarbakır, Van, Erzurum,
İstanbul İl AFAD arama kurtarma birlikleri, Antalya, Burdur, Eskişehir, Isparta,
Konya, Kütahya, Uşak, Aksaray, Çankırı,
Çorum, Kayseri, Kırıkkale, Kırşehir, Nev-
şehir, Niğde, Yozgat İl AFAD arama ve
kurtarma ekipleri, UMKE, Askeri Birlikler, İtfaiye ve STK’lar katıldı. Afyonkarahisar İL AFAD Müdürlüğü ile sürekli ortak strateji belirleyen ve tüm etkinliklerine
katılan CEKUT, Sandıklı Akdağ bölgesinde gerçekleştirilen geniş çaplı arama kurtarma tatbikatında, diğer ekiplerle birlikte
koordineli olarak geniş arazide, ormanlık
alanda ve kanyonda temsili arama kurtarma faaliyeti gerçekleştirdi.
KURSİYERLER BÜYÜK ALKIŞ ALDI
Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kültürel etkinlikler kapsamında tiyatro
gösterisi ve belge dağıtım töreni düzenlendi. Halk Eğitim Merkezi ve Akşam
Sanat Okulu tarafından Kurumda açılan
drama eğitimi kursiyerlerinin düzenlediği tiyatro büyük ilgi gördü. Eğitmen Aziz
Kaçmaz ve Eğitim Birimi Görevlisi Ramazan Özer yönetimindeki Kurum Tiyatro Topluluğunun oynadığı yerel skeçler beğeniyle izlendi. Hükümlü A.A.’nın
birbirinden güzel türkülere, hükümlü ve
tutuklularda eşlik etti. Kurum Müdür
Vekili Mustafa Okuyucu “Etkinliğin düzenlenmesinde emeği olan herkesi çalışmalarından dolayı tebrik ederim. Bu tür
çalışmalarla sizleri azda olsa eğlendirebilmişsek ne mutlu bizlere ve faaliyetlerimiz bundan sonra da devam edecektir.’’
şeklinde konuştu. Tiyatro gösterisinin
ardından kursiyerlere belgelerinin takdim
edilmesi ile program sona erdi.
Sayfa 12
Vehbi Kadri KAMER
İşyurtları Kurumu
Daire Başkanı
İŞYURTLARI
FAALİYETLERİNİN AMACI
I. Giriş
İşyurtları kurumsal olarak 1997 yılında
yürürlüğe giren 4301 sayılı Kanunla kurulmuştur.
Anılan Kanuna göre “İşyurdu” kavramı;
hükümlü ve tutukluların meslek ve sanatlarını
koruyup geliştirmek veya bunlara bir meslek
ve sanat öğretmek suretiyle üretilen ekonomik
değerleri pazarlamak için ceza infaz kurumları
ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis,
atölye ve benzeri üniteleri ifade etmektedir
2013 yılında ceza infaz kurumlarımızda,
240 işyurdunda 180 ayrı işkolu bulunmakta ve
işyurtlarında 30.919 hükümlü çalışmıştır. Yine
geçen yıl işyurtlarında 10.212 personel görev
yapmıştır.
II. İşyurtları Faaliyetlerinin Amacı
Ceza infaz kurumlarımızda yürütülen işyurtları
çalışmalarının temel amacı; meslek sahibi olan
hükümlü ve tutukluların sahip oldukları meslek
ve sanatı koruyup geliştirmek, meslek sahibi
olmayan hükümlü ve tutukların meslek ve sanat
öğrenmelerini sağlamaktır.
İşyurtları çalışmalarının amacı, ceza infaz
sistemimizin amacı kapsamında değerlendirmesi
gerekmektedir. Bu kapsamda ceza adalet
sistemimizin amacı, hükümlülerin topluma
kazandırılmasıdır. Bu amacı gerçekleştirmek
üzere, hükümlülerin suç işleme nedeni
Yusuf Kenan ÇAĞLAR
Kontrolörler
Kurulu Başkanı
2013 ve 2014 YILLARINDA
5275 SAYILI KANUNDA
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (III)
5275 sayılı Kanun’un 85 inci Maddesindeki Değişiklik
5275 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin başlığı ve
birinci fıkrası;
“Heyetlerin ceza infaz kurumlarını ziyaretleri
MADDE 85.- (1) Resmî kurum ve kuruluşlar, heyet
hâlinde veya bireysel olarak ceza infaz kurumlarını ziyaret edebilmek ve hükümlülerle görüşebilmek için
Adalet Bakanlığından izin almak zorundadırlar. Bilimsel
araştırma yapanlarla görsel ve yazılı basın mensupları
hakkında da bu hüküm uygulanır.” şeklinde düzenlenmişken, 8/8/2011 tarihli ve 650 sayılı KHK’nin 28 inci
maddesiyle, başlığı ve fıkra metni yeniden düzenlenmiş,
ancak; Anayasa Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.:
2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile iptal edilmesi
üzerine, bu düzenleme 27/6/2013 tarih ve 6494 sayılı
Kanun’un 26 ncı maddesiyle aşağıda gösterilen bugün
ki halini almıştır.
Adalet Bakanlığının ziyaret izni verme yetkisi
Madde 85- (1) Kurum, kurul ve kuruluşlar, heyet
hâlinde veya bireysel olarak ceza infaz kurumlarını ziyaret edebilmek ve hükümlülerle görüşebilmek için Adalet
Bakanlığından izin almak zorundadırlar. Bilimsel araştırma yapanlarla görsel ve yazılı basın mensupları hakkında da bu hüküm uygulanır. Adalet Bakanlığı talepte
bulunan kişilerin hükümlüleri ziyaret etmelerine de izin
verebilir.
Eski düzenleme ile yenisini karşılaştırdığımızda;
“Adalet Bakanlığının ziyaret izni verme yetkisi” başlığı
altındaki yeni düzenleme ile “Resmî kurum ve kuruluşlar” şeklindeki eski uygulamanın “kurum, kurul ve
kuruluşlar” olarak genişletilmiş olduğunu, ayrıca; daha
önce Adalet Bakanlığı’nın yetkisi içerisinde bulunmayan ziyaret izni verilebilmesinin de hüküm altına alındığı görülmektedir.
5275 sayılı Kanun’un 94 üncü Maddesindeki Değişiklik
Bilindiği üzere, 5275 sayılı Kanun’un “Mazeret izni”
başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlülük süresinin beşte birini iyi hâlle geçirmiş olanlara
hükümlünün isteği ile;
Seslenis
D üşünce
Eylül 2014
belirlenmekte ve bu nedenin ortadan kaldırılmasına
yönelik psiko sosyal faaliyetler ve eğitim çalışmaları
gerçekleştirilmektedir
Ceza infaz kurumuna alınan hükümlüler ile
psikolog, sosyal hizmet uzmanı veya öğretmen
“bireysel görüşme” yapmakta, bu görüşme sonunda
hükümlünün gerek psiko sosyal, gerekse eğitim
ihtiyacı belirlenmektedir.
Psiko sosyal faaliyetler kapsamında; bireysel
görüşmeler yapılmakta ve öfke kontrol, madde
bağımlılığı gibi programlar uygulanmaktadır.
Eğitim çalışmaları kapsamında bir yandan temel
eğitim faaliyetleri (okuma yazma kurslarından
lisans ve lisansüstü çalışmalara kadar) ile meslek
eğitim çalışmaları gerçekleşmektedir. Meslek eğitim
çalışmaları, istihdam olanakları ve hükümlünün
isteği, geçmişte aldığı eğitimler dikkate alınarak
planlanmaktadır.
Psiko sosyal faaliyetler ve eğitim çalışmaları
sonucu hükümlüler kapalı ceza infaz kurumlarında
atölyelerde, açık ceza infaz kurumlarında atölyelerde,
sosyal tesislerde veya kamu kurumlarında
çalışabilmekte, bu çalışmalarının karşılığında bir
yandan öğrendikleri mesleklerini geliştirebilmekte,
diğer yandan ücret almakta, sigortalı olmakta ve
diğer haklardan yararlanabilmektedir.
Konuya mukayeseli olarak yurt dışı uygulamaları
açısından bakıldığında, bir yandan çok sayıda
hükümlüye çalışma olanağının sunulması, diğer
yandan güçlü sosyal haklar sağlanması bakımından
bu alanda Ülkemiz lider konumda bulunmaktadır.
Diğer ifade ile; çalışan hükümlü sayısı ile çalışılan
meslek alanların çeşitliliği dikkate alındığında
işyutlarının birer “meslek edindirme merkezi”
misyonuna sahip olduğu görülmektedir.
İşyurtları hükümlülere her şeyden önce çalışma
disiplini kazandırmakta, iletişim becerilerini
geliştirmekte, yeni bir meslek öğretmekte veya
var olan mesleğin geliştirilmesini sağlamakta,
özgüvenini güçlendirmektedir. Diğer ifade ile
işyurtları ceza infaz kurumlarında gerçekleştirilen
topluma kazandırma çalışmalarının önemli bir
bölümünü oluşturmaktadır.
İşyurtlarında,
hükümlülerin
yeni
bir
meslek öğrenmelerine veya var olan mesleğin
geliştirilmesine yönelik faaliyetler beş alanda
yürütülmektedir. Bunlar; endüstri ürünleri, elişi
ürünleri, inşaat işleri, tarım ve hayvancılık işleri
ve uygulamalı sosyal tesis işletmeciliğidir. Bu
alanlar tamamen Ülkemizin istihdam olanakları
değerlendirilerek belirlenmiştir.
Endüstri ürünleri çalışmaları kapsamında; mobilya
(ağaç işleri, ambalaj sandığı, doğrama, marangoz),
tekstil (çorap, trikotaj, dokuma, konfeksiyon, terzi,
triko, kravat, iş ve temizlik kıyafetleri, havlu ve
nevresim), ayakkabı, deri cüzdan, çanta, kemer,
kartuş dolum, tabela, alüminyum ve pvc doğrama,
parke taşı-beton direk, demir ürünleri, yatak, yastık,
yorgan, unlu mamuller (fırıncılık, pasta, poğaça,
simit, mantı, tatlı ürünleri), matbaa ve cilt, teneke
ve karton kutu, sabun-deterjan, dokuma (battaniye,
halı ve kilim), çini-seramik, gümüş işleme, telkari,
hediyelik eşya, tablo-resim, ebru (ebru tablo,
ebru kravat) müzik aletleri yapımı ve takı tasarım
yapılmaktadır.
Tarım ve hayvancılık ürünleri kapsamında;
besicilik (arıcılık, büyükbaş hayvan besiciliği, ipek
böcekçiliği, küçükbaş hayvan besiciliği), kümes
hayvan besiciliği, süt ve süt ürünleri (ayran, peynir,
tereyağı, yoğurt, süt), yumurta, fidecilik, sebze ve
meyveler (mantar, meyve, narenciye, pirinç, sebze),
sera ve canlı çiçek, tahıl ve yem bitkileri, et ve et
ürünleri (kırmızı et, beyaz et, et sucuğu) üretimi
gerçekleştirilmektedir.
Elişi ürünleri çalışmaları kapsamında; sedef
kakma, bakır, oltu taşı, cam süsleme, mermer
işleme, süs kabağı işlemeciliği, yapay çiçek, yarı
kıymetli taş işlemeciliği, hamak ve ağ örme işleri
yapılmaktadır.
Uygulamalı
sosyal
tesis
işletmeciliği
kapsamında; Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu
İşyurdu Müdürlüğü Şaşmaz Uygulamalı Sosyal
Tesisleri, Bozüyük Açık Ceza İnfaz Kurumu
İşyurdu Müdürlüğü Zeki Bayrak Uygulamalı
Sosyal Tesisleri, Kırşehir Açık Ceza İnfaz
Kurumu İşyurdu Müdürlüğü Uygulamalı Sosyal
Tesisleri, Çanakkale Açık Ceza İnfaz Kurumu
İşyurdu Müdürlüğü Gökçeada Uygulamalı
Eğitim ve Dinlenme Tesisleri, Dalaman Açık
Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü
Restoran İşletmeciliği, Eskişehir Açık Ceza
İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü Şehit İsmail
Daler Uygulamalı Sosyal Tesis İşletmeciliği
ile İzmir Adalet Sarayı Hakimevi, İzmir
Karşıyaka Hakimevi, Bursa Hakimevi faaliyet
göstermektedir.
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklanan
işyurtları
faaliyetlerinin
amacının
gerçekleştirilmesi için yürütülen çalışmalar
kapsamında bir takım ilkelere dikkat
edilmektedir. Bunlar;
a. İş güvenliğine ve çalışanın sağlığına dikkat
edilmektedir. İş güvenliği ve çalışan sağlığı
konusundaki ulusal ve uluslararası kurallara
uyulmakta, ceza infaz kurumlarında bulunan
bütün tesis ve atölyeler “iş güvenliği uzmanları”
ve “ceza infaz kurumları ve tutukevleri
kontrolörleri” tarafından denetlenmektedir.
b. Ürün ve hizmetlerde kaliteye dikkat
edilmekte, ürünlerin çevre dostu olmasına,
ayrıca kalite belgeleri ile belgelendirilmesine
çalışılmaktadır.
c. Atıklar ile ilgili mevzuata uygun çalışmalar
yapılmakta, çevrenin korunmasına önem
verilmektedir.
a) Ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü nedeniyle ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet
Başsavcılığının onayı ile,
b) Yukarıdaki bentte sayılan yakınlarından birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin
veya deprem, su baskını, yangın gibi felâketler nedeniyle
zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla kurum en
üst amirinin görüşü, Cumhuriyet Başsavcılığının önerisi ve
Adalet Bakanlığının onayı ile,
Yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebilir.” hükmü yer almaktadır.
5275 sayılı Kanun’un da yer alan “Mazeret izni” başlıklı
maddeyi incelediğimizde en fazla değişikliğe uğrayan düzenlemelerden birisi olduğu anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; 5275 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesinin
ikinci fıkrası; “Tehlikeli hükümlüler hariç olmak üzere,
hükümlünün, infaz kurumunun bulunduğu yerde olmak ve
dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayı ile ana, baba, eş,
kardeş ve çocuk cenazesine katılmasına izin verilebilir.”
şekilde düzenlenmiş iken, 31/03/2011 tarihli ve 6411 sayılı
Kanun’un 24 üncü maddesi ile fıkrada yer alan “infaz kurumunun bulunduğu yerde olmak ve” ibaresi madde metninden çıkarılmış, ayrıca aynı fıkrada yer alan “cenazesine
katılmasına izin verilebilir” ibaresi “cenazesine katılması
için yol süresi dışında iki güne kadar izin verilebilir” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu değişiklik ile infaz kurumunun bulunduğu yerde olmak şartı kaldırılmış, ayrıca izin süresi belirgin hale getirilmiştir.
Ancak; Bu düzenlemenin ihtiyacı karşılamaması ve
hükümlüler lehine bazı iyileştirmelere gerek duyulması
nedeniyle 27/4/2012 tarihli ve 6301 sayılı Kanun’un 1 inci
maddesi ile 94 üncü maddenin ikinci fıkrası daha ayrıntılı
olarak aşağıda gösterildiği şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“(2) Bu Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler
hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar
da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış
güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi
ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla;
a) İkinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için
yol süresi dışında iki güne kadar,
b) Sağlık Kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla
ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından
birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık
hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için bir
defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar,
izin verilebilir. Hükümlü, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, bulunduğu yer ceza infaz kurumunda, bulunmaması hâlinde kolluk tarafından güvenli görülen
yerde kalır. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda
hükümlüye, bu madde gereğince izin verilemez.”.
Daha kapsamlı olarak yapılan bu değişiklik ile izin hakkından yararlanamayacaklar olarak belirtilen ve tereddütlere
neden olan “tehlikeli hükümlü” kavramı yerine, kesin anlam
taşıyan “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası infaz edilenler” hükmü getirilmiş, “ana, baba, eş, kardeş ve çocuk cenazesi” için verilen iznin ise kapsamı genişletilerek “ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin
ölümü “ şeklinde değiştirilmiş, ayrıca; eski düzenlemede hiç
yer almayan “ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya
babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve
ağır hastalık hâllerinde” de yol süresi dışında bir gün izin
verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ancak;
Bu düzenleme de 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı
Kanun’un 10 uncu maddesi ile yeniden değiştirilmiş ve
fıkranın son paragrafında yer alan “izin verilebilir.” cümlesinden sonra gelen ikinci cümle; “ Hükümlünün, izin süresi
içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya
(a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza
infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen
yerin valisi tarafından karar verilir.” şeklinde değiştirilmiş
ve aşağıdaki son şeklini almıştır.
“Mazeret izni Madde 94(2) Bu Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da
dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik
görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla;
a) İkinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için
yol süresi dışında iki güne kadar,
b) Sağlık Kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla
ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından
birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için
bir defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol
süresi dışında bir güne kadar, izin verilebilir. Hükümlünün,
izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi
evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli
görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı
ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle,
gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye, bu madde gereğince izin verilemez.”. Bu son düzenlemeyi bir önceki düzenleme ile karşılaştırdığımızda ise, hükümlü ve tutuklular
lehine önemli bir iyileştirme daha getirdiği görülmektedir.
Çünkü; Eski düzenlemenin son paragrafının ikinci
cümlesinde; “Hükümlü, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, bulunduğu yer ceza infaz kurumunda,
bulunmaması hâlinde kolluk tarafından güvenli görülen
yerde kalır.” ifadesi yer alırken, yapılan değişiklik ile gidi-
len yerinin valisinin uygun görmesi şartıyla; “kendi evi
veya ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından
birinin evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da
gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda “
kalmasına izin verilebileceği düzenlenmiştir.
Burada bir konuya açıklık getirilmesinde
yarar görülmektedir.
Mazeret izniyle ilgili olarak 5275 sayılı
Kanun’un 95 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemelerin tamamı hükümlüler için geçerli olup, bu
fıkraya parelel düzenlemeler 5275 sayılı Kanun’un 116
ncı maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında
aşağıda gösterildiği şekilde tutuklular için de yapılmıştır.
27/6/2013 tarih ve 6494 sayılı Kanun’un 27
nci maddesi ile yeniden düzenlenen ikinci fıkra; “İkinci
derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da
eşinin ölümü hâlinde, tutukluya, soruşturma evresinde
soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısı, kovuşturma
evresinde kovuşturmayı yürüten hâkim veya mahkeme
tarafından, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti
ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi
dışında iki güne kadar cenazeye katılması için izin verilebilir.”.
27/4/2012 tarih ve 6301 sayılı
Kanun’un 2 nci maddesi ile eklenen üçüncü fıkra;“Ana,
baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından
birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunduğunun sağlık kurulu raporu ile
belgelendirilmesi durumunda tutukluya, soruşturmanın
veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından
sakınca oluşturmaması koşuluyla, soruşturma evresinde
soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısı, kovuşturma
evresinde kovuşturmayı yürüten hâkim veya mahkeme
tarafından, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında, bunlardan her biri için bir defaya mahsus
olmak üzere hasta ziyareti amacıyla bir güne kadar izin
verilebilir.”.
27/4/2012 tarih ve 6301 sayılı Kanun’un
2 nci maddesi ile eklenen ve 24/1/2013 tarih ve 6411
sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile eklenen değişik birinci cümleden oluşan dördüncü fıkra;“İkinci ve üçüncü
fıkraya göre izin verilen tutuklunun, izin süresi içinde
gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya
ikinci fıkrada belirtilen bir yakınının evinde, güvenli
görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu
değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak
suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir.
Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda tutukluya, bu madde gereğince izin verilemez.”.
Seslenis
Eylül 2014
Ali Suat ERTOSUN
Yargıtay Üyesi
BABA OCAĞI
Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadığı ve herkesin yardımına koştuğu için O, mahallemizin ve
çevrenin Hayri Babasıydı. Yalnız yaşıyordu. Oğlunu öğrenci olaylarında kaybetmiş, kızı istemediği
bir evlilik yapmış, onların acısına dayanamayan
eşini de beş yıl önce toprağa vermişti. Çok konuşmazdı. Elektrik teknisyeniydi. Manisa Pamuklu
Mensucat Fabrikasından emekli olmuş, çalışırken
sendikacılık ve işçi temsilciliği yapmıştı. Ödün
vermeyen, mert ve dirençli bir yapısı olduğundan,
işçiler ve arkadaşları tarafından sevilir ve sayılırdı.
Mahalleli, her seçimde onun muhtar olmasını ister;
o ise, “Yapmayın çocuklar, beni mazur görün, benim dertlerim bana yeter!” diyerek kimseyi kırmadan kabul etmez, herkes de anlayışla karşılardı.
Bahçeli bir evi vardı. Bahar ve yaz aylarında
ikindiden sonra bahçesini sular, bazı akşamlar
ağaçların altına kurduğu masasında bir-iki kadeh
içkisini içer, teybinden fasıllar, ağır-aksak klasik
şarkılar ve semailer dinler, ilerleyen saatlerde maziye dalıp giderdi. Kimi akşamlar ona Hacı Hasan
Amca dediğimiz sağdıcı katılır, ancak o içki içmezdi. Eski pehlivanlardan olan Hasan Amca, iri yarı,
bileği ve yüreği güçlü bir kişiydi. Mahallemizde
onun tokadını yiyen kişinin ayağa kalkamayacağı
söylenirdi. Aynı sokakta oturan ablası Nigar Teyze, Hayri Baba ile yakından ilgilenir, yemeklerini
yapar, iki kardeş çok iyi anlaştıklarından mahalleli
onlara imrenirdi. Ablasının eşi ve çocukları da onu
yalnız bırakmazlar, sık sık birlikte olurlardı.
Hayri Baba’nın derdi, kızı Ayşe’ydi. Ayşe, lisede
okurken, semtimizden Sarı Kenan’a sevdalanmış,
okulunu bitirememiş, ailesinin karşı çıkmalarına
aldırmayarak kaçmış ve evlenerek eşi ile İzmir
Gültepe’ye yerleşmişlerdi. Önceleri kızı ile görüşmeyen Hayri Baba’nın kızgınlığı zamanla geçmiş,
oğlu Kemal’in adını verdikleri torununun doğumundan sonra barışmışlarsa da, damadına bir türlü
ısınamamıştı. Kenan, hiçbir işte dikiş tutturamayan,
çalışmayı sevmeyen, hercai birisiydi. Daldan dala
konuyor, dost tutuyor, evini ihmal ediyordu. Son
zamanlarda adı çete suçlarına karışmış, Gültepe’de
‘Sarı Kenan’ olarak tanınmaya başlamış, haraç
almak ve istemekten iki kez cezaevine düşmüştü.
Kocasından ayrılmak isteyen Ayşe, bu konuda
gereken adımları bir türlü atamıyor, belalı bir kişi
olan eşinin kendisine ve oğluna bir kötülük yapabileceğinden korkuyordu. Şüphesiz ki, ailesini dinlemeyerek Kenan’la evlendiğinden çok pişmandı.
Çoğumuzun yaşamında olduğu gibi sonradan dövünmekle geri getiremeyeceği hataları olan Ayşe
de geçmişteki yanlışlarının bedelini ödüyordu. Ancak, artık çekemiyordu. Kenan’ın meşru olmayan
işleri ve kazancı onu çok rahatsız ediyor, oğluna
haram lokma yedirmek istemiyordu.
Hayri Baba, her zaman olduğu gibi o gece de
maziye dalmıştı. Bu bahçede ne güzel günleri
geçmişti. Annesi, babası ve bütün ailenin birlikte
olduğu, yemeklerin yenildiği, davetlerin verildiği, lokmaların döküldüğü ve helvaların yapıldığı, akraba, dost ve arkadaşların bir araya geldiği
zamanları düşündü. Rahmetli eşi, hiç üşenmez,
hazırlanır ve misafirleri ağırlardı. Gözünün önüne oğlu Kemal geldi. Çok iyi ve çalışkan bir çocuktu. Derslerinde çok başarılıydı. Munisti, fakat
haksızlığa dayanamaz, karşı çıkardı. Arkadaşları,
“Hayri, bu çocuk sana çekmiş, dirençli” dediklerinde, ses çıkarmaz, ancak içinden gizli gizli sevinirdi. 1970’li yıllarda Manisa Pamuklu Mensucat
Fabrikası işçilerinin yaptıkları grevlere ve yürüyüşlere, sosyal tesislerdeki etkinliklere oğlunu da
götürmüştü. Manisalılar, grev ve lokavtı o yıllarda
öğrenmişlerdi. Kendisi, bitirdiği Sanat Enstitüsü
Elektrik Bölümünden sonra maddi imkânsızlık
nedeniyle okuyamadığından, oğlunun Elektrik
Mühendisi olmasını istemiş, O’da İstanbul Teknik
Üniversitesi Elektrik Fakültesi’ne girmişti. Ancak,
1978 yılında katıldığı öğrenci eylemleri sırasında
öldürülmesi, onun yıkımı olmuştu. Eşi, bu olaydan
sonra kendisini toparlayamamış, kızları Ayşe’nin
okulunu bırakması ve daha sonra da onaylamadıkları evliliğini bir türlü kabullenemeyerek üzüntüsünden ölmüştü. Zaman her şeyin ilacı denir ya,
geçen yıllar Hayri baba’ya acısını unutturmasa da
hafifletmiş, kızı ve damadı ile görüşmeye başlamıştı. Artık onun her şeyi kızıydı. Kızının mutsuz
olmasına çok üzülüyordu.
O sırada kapı çalınınca, şaşırmıştı. Akrabaları ve
üç-beş arkadaşı dışında fazla geleni gideni olmazdı. Acaba kimdi? Ablasının anahtarı vardı. O olamazdı. Kendisini yalnız bırakmayan sağdıcı Hasan
olabilirdi. Kalktı; kapıyı açtığında karşısında ablasını görünce, “Abla, senin anahtarın yok muydu?”
demişti ki, arkasında Ayşe ve torunu Kemal’i fark
edince, birden içi cız etti. Bir şey mi olmuştu?
İçeri girerlerken ablası, “Hayri, anahtarı almayı
unutmuşum!” diye cevap verdikten sonra, elini
öpen kızına sarılmış, torununu kucağına almış,
öpüp koklamıştı. Bu çocukta, Kemal’inin kokusu
vardı. Bir-iki dakika süren sessizlik sırasında Hayri, kızı ve torununun bu gelişlerinin farklı olduğunu
anlamıştı. Ayşe’nin tereddütlü ve ikircikli bir hâli
vardı. Nigar’ın, “Hayri, Ayşe biraz evvel geldi. Bir
süre burada kalacakmış!” demesi üzerine; söze giren
Ayşe, “Baba, ben evi terk ettim. Kabul edersen burada kalacağım!” deyince; Hayri Baba, “Öyle laf olur
mu kızım? Burası senin de evin, baba ocağı, tabii kalacaksın!” demiş ve kızını rahatlatmıştı. Et tırnaktan
ayrılır mıydı? Onun evi, baba eviydi ve kızının da
sığınacağı limandı.
*
*
*
Hayri Baba, kızının gelişine hem üzülmüş, hem
sevinmişti. Üzüntüsü, torununun babasız büyüyecek
olması; sevinci ise, kızının kurtulmasıydı. Çünkü
Ayşe, eşinden çok çekmişti. Ailesinin rızası dışı
evlendiği için, başından geçen birçok olayı onlara
anlatamamış, içine atmıştı. Bu gelişinde de üzülmesin diye babasına fazla bir şey söylememişti. Hayri
Baba, kızının çektiklerini ablasından öğreniyordu.
Ayşe halasına, “Daha önce evi terk etmek istediğini,
ancak Kenan hapse düştüğünden gelişini ertelediğini, çok sıkıntı çektiklerini, eşinin kendisine kötü
muamelede bulunduğunu, cezaevinden çıktığında
da önce dostuna gittiğini” anlatmıştı.
Ayşe, kocasının onu kolay bırakmayacağını biliyor, her an gelip olay çıkarmasını bekliyordu. Bir
gece baba kız otururlarken; Ayşe, “Baba, Kenan benim peşimi bırakmaz. Gelirse ne yapacağız?” diye
sorunca; Hayri Baba, “Geleceği varsa, göreceği de
var!” demiş ve başka bir şey söylememişti.
Kızının dönüşünden sonra Hayri Babaya bir
canlılık gelmişti. Üç yaşındaki torunu ile oynuyor
ve onunla geziyordu. Neşesine diyecek yoktu. Tek
sıkıntısı, Kenan’ın ne yapacağıydı? Muhakkak gelecek ve olay çıkaracaktı. Bunu sezen çocukluk, iş
ve kader arkadaşı, kadim dostu Hasan Amca, onu
yalnız bırakmıyordu. Hasan Amca, Hayri Baba ile
beraber büyümüş, aynı okullarda okumuş, tekstil
fabrikasında çalışmış, sendikacılık yapmış ve birlikte mücadele etmişti. İçki hariç, içtikleri su ayrı
gitmezdi. Ayrıldıkları tek nokta içkiydi. Oldum olası
içki içmeyen Hasan, Hayri Baba’ya takılır, bırakması için dil dökerdi.
*
*
*
Aradan iki ay geçmişti. Kenan’dan haber yoktu.
Ayşe boşanma hazırlıklarına başlamış tuttukları avukat davayı da açmıştı.
Davanın açılmasından sonra bir yaz gecesi Hayri
Baba, sağdıcı Hasan Amca ile bahçeye attıkları kanepede otururlarken, tekmelenen kapıyı açtıklarında
MUCİZEM
Gözlerimi açtığımda, gökmavi bir odada pembe bir yataktaydım… Odam çikolatan yatağım şekerden olmalıydı ki burnuma güzel kokular geliyordu… Başımı kaldırdım, karanlık
henüz çekilmişti… Bugün güneş içimden doğuyordu tüm dünyayı aydınlatacak parlaklığıyla… Ve bir peri güneşi ellerime
bıraktı, o peri annemdi ve artık ben de bir anneydim...
Öyle küçük öyle yumuşak öyle sıcaktın ki… Öperken soluğunu yanağımda hissettiğim anda içime huzur ve umut doldu…
Hemen bir sihirli sözcük söylemeni istedim… Anne… Çünkü
inanamıyordum bu muhteşem anı gerçekten yaşadığıma, rüya
olmadığına zira insan ancak rüyalarda bu kadar derin mutlu
olur ve fakat o minicik dilinin ve dudağının arasından dökülebilmesi için beklemem gerekiyordu… Seni bana getiren süreç
de tahmin ettiğim, sandığım her şeyden farklıydın, bu dünyadaki her şeyden güzel her şeyden önemli oluverdin… Seni
bildiğim ilk günden beri içime dolan sevincin, hiç azaltmadan
aylarca taşımamdan belli bir ömür süreceği… Gönlümde açan
milyonlarca çiçeğin cansuyusun oğlum… Gözüme güneşten
parlak, ellerime pamuklardan yumuşak, kollarıma sıcacık bir
oyuncak… Seni çok seviyorum…
Gülümseyince baharım, gülünce yazım, durgunlaşınca sonbaharım, ağlayınca kışım... Ömrümün dört mevsimisin…
İlk aşın, sancılı göbek bağın, sünnetin hayatımın en acılı
günleri… Seninle öğrendim paylaşmayı iyi kötü ne varsa…
Anladım ki anne olmadan acılar ve sevinçler tam gönülden
paylaşılamıyormuş… Ta yüreğinden hissedemiyormuş insan
kendinden bağımsız hayatı… Sen benim tamlayanımsın, beni
yeniden erdemle donatansın… Yüreğime umutlar ekip, üç di-
Sayfa 13
E edebiyat
Kenan’ı karşılarında bulmuşlardı. Bulut gibi
sarhoştu ve yanında bir adamı vardı. “Ayşe’yi
almaya geldim” diye bağırıyor; Hayri Baba,
“Bağırma, içeriye gir, konuşalım, el âleme rezil
olmayalım” dedikçe; “Asarım, keserim” diyerek saldırganlığını artırıyor ve ölümle tehdit
ediyordu. Ayşe ve Kemal korkudan titremeye
başlamışlardı. Bu sırada Kenan’ın elini belindeki tabancasına attığını gören Hasan Amca,
birden ileriye çıkarak çaktığı Osmanlı tokadı
ile yere yıktıktan sonra eline ayağı ile basarak
hareket etmesini engellemiş, tabancasını almış;
harekete geçen adamını da sesleri duyarak gelen
yeğeni ilkokul öğretmeni Hüseyin ve arkadaşları
yakalayarak olay yerine gelen polise teslim etmişlerdi. O yıllar, mahallelinin birbirine destek
ve yardımcı olduğu, dertlerin ve sorunların paylaşıldığı dönemlerdi.
Geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak,
silahla tehdit, etkili eylem ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından tutuklanan Kenan,
Ayşe’den boşanmış; İzmir’de işlediği başka
suçlardan tutuklanınca Buca Kapalı Ceza ve
Tevkifevi’ne nakledilmiş; tahliye edilmesinden
sonra da çeteler arasında çıkan bir çatışmada öldürülmüştü.
*
*
*
Hayri Baba, kızı ve torunu ile huzur içinde
dört yıl yaşamış; ölümünden sonra Ayşe, halası
Nigar teyzenin önayak olmasıyla Hacı Hasan
amcanın yeğeni Hüseyin ile evlenmişti. Eşini
üç yıl önce kanserden kaybeden ve bir oğlu olan
Hüseyin de mahallemizin sevilen kişilerindendi ve Sarı Kenan’ın Ayşe’yi geri götürmek için
Hayri Baba’nın evini bastığı gün, onu ve adamını yakalayanlardandı.
*****
Güzel Sözler
Cahil kişi, gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.
Mevlana
Affetmek geçmişi değiştirmez ama geleceğin
önünü açar.
Paul Boese
Şafak ne yapsın ki, biz kalkmıyorsak.
Georg C. Lichtenberg
Hür olmadıkları halde, kendilerini hür sananlar kadar hiç kimse esir olamaz.
Goethe
Seslenis
lek soran perilere inandıransın…Küçük bir kucak dolusu sarılınca boynuma, ellerinle tutunca yanaklarımı aşkı yeniden
yazansın ömrüme.. Bahar kokulu yavrum, ömrümün sonsuz
neşesi, beni anne yaptın, güç kattın içime ellerime, sen de hep
güçlü ve mutlu olasın… Bilirim zordur yaşam erdemli yaşıyorsan ama umutların canlı olsun hep… Seni hazırladığımız
hayatı biz çok seviyoruz, aldığımız her nefese şükrediyoruz,
varlığının tadını çıkarabilecek bir ömür diliyoruz…
Üzüleceksin, kırılacaksın, kızacaksın çünkü hayatın boyunca elinde olanların değerini bu duygularla anlayacaksın… Güzel gözlüm, güzel yüzlüm, ağlayacaksın belki acıdan, umarım
hiç canın yanmaz ruh acısından… Oynarken yaraladığın dirseklerin, düşüp kanattığın dizlerin olsun çocukluk dertlerin…
Bir gün dünyadaki binlerce kimsesiz, hasta, umutsuz çocuğun
kimsesi, doktoru, umudu ol. Hem kendin için hem bütün çocuklar için mutlu ol, şifa dağıtsın ellerin, yalnız bizim değil isteyen herkesin oğlu ol sen, gönlünden merhamet eksilmesin…
Bu sana ilk mektubum her çiçekten güzel kokulu, ceylan bakışlı, oğlum benim… Bakışlarındaki merak, gözlerindeki heyecan, sevinç hiç kaybolmasın… Yeryüzü, gökyüzü, tüm evren
seni çok seviyor çünkü sen yeni bir umutsun yeni bir nefersin,
her yeni doğan bebek gibi… Canımın canı, ruhum seni çok
seviyorum…
Eylül 2014
Yıl: 13
Sayı: 150
YAYIN KURULU
Ali YILDIZ
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı
(Yayın Kurulu Başkanı)
Çelebi YILMAZ
Eğitim Daire Başkanı
Alperen ÖZTÜRK
Tetkik Hâkimi
Ramazan GÜNŞAN
Şube Md. (Öğretmen)
Habil KANOĞLU
Şube Md. (Psikolog)
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yayın Koordinatörü
Recai YILDIZ
Naci BİLMEZ
(Öğretmen)
(Öğretmen)
Grafik Tasarım
Fatih ŞAFAK
Emrullah ÖZGER
(Sosyal Çalışmacı)
Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Adına
Sahibi
Oktay YILDIRIM
Kurum Müdürü
Matbaa-Baskı Şefi: Salim KILIÇ - Montaj: Zafer KARAKAYA
Dizgi: Hasan KORKMAZ - İsa KİBAROĞLU
Baskı: Şeref KARAAĞAÇ - Turan ÇELİK
İdare Yeri: Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu
İstanbul Yolu 15. Km Hava Müzesi Karşısı Şaşmaz
Ankara Tel: (0312) 278 76 10 Faks: 278 25 68
Baskı: Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Matbaası
Sema Özcan Özdemir
Ceza İnfaz Kurumu Katibi
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın
Basım Tarihi: 23.10.2014
www.cte-seslenis.adalet.gov.tr
Sayfa 14
E edebiyat
USTALARDAN SEÇMELER
Ağla Gözüm Ağla Gülmezem Gayri
Ağla gözüm ağla gülmezem gayri
Gönül dosta gider gelmezem gayri
Ne gam bunda bana bin kez ölsem
Orda ölüm olmaz ölmezem gayri
Yansın canım yansın aşkın oduna
Aksın kanlı yaşım silmezem gayri
Beni irşad eden mürşid-i kamil
Yeter ben el daha almazam gayri
Varlığım yokluğa değişmişim ben
Bu gün cana başa kalmazam gayri
Fenadan bakiye göç eder olduk
Yöneldim sol yola dönmezem gayri
Muhabbet bahrinin gavvası oldum
Gerekmez ceyhun’a dalmazam gayri
Dilerim fazlından ayrılmıyasın
Tanrı’m senden özge sevmezem gayri
Seslenis
Eylül 2014
BABAMI İSTİYORUM
Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki çocuğunu kapının
önünde beklerken buldu. Çocuk
babasına, “Baba bir saatte ne kadar
para kazanıyorsun” diye sordu…
Zaten yorgun gelen adam, “Bu
senin işin değil” diye cevap verdi.
Bunun üzerine çocuk “Babacım
lütfen, bilmek istiyorum” diye
üsteledi. Adam “İllâ da bilmekistiyorsan 20 milyon” diye cevap
verdi. Bunun üzerine çocuk “Peki
bana 10 milyon borç verir misin”
diye sordu.Adam iyice sinirlenip,
“Benim senin saçma oyuncaklarına veya benzeri şeylerine ayıracak
param yok. Hadi, derhal odana
git ve kapını kapat” dedi. Çocuk
sessizce odasına çıkıp kapıyı
kapattı. Adam sinirli sinirli “Bu
çocuk nasıl böyle şeylere cesaret
eder.” diye düşündü. Aradan bir
saat geçtikten sonra adam biraz
daha sakinleşti ve çocuğa parayı
neden istediğini bile sormadı-
ğını düşündü, “Belki de gerçekten
lazımdı. Yukarı çocuğunun odasına
çıktı ve kapıyı açtı… Yatağında olan
çocuğa, “Uyuyor musun” diye sordu.
Çocuk “Hayır” diye cevap verdi…
“Al bakalım, istediğin 10 milyon.
Sanaaz önce sert davrandığım için
üzgünüm. Ama uzun ve yorucu bir
gün geçirdim” dedi… Çocuk sevinçle
haykırdı, “Teşekkürler babacığım”…
Hemen yastığının altından diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın suratına
baktı ve yavaşça paraları saydı. Bunu
gören adam iyice sinirlenerek, “Paran
olduğu halde neden benden para istiyorsun?… Benim, senin saçma çocuk
oyunlarına ayıracakvaktim yok” diye
kızdı… Çocuk “Param vardı ama
yeterince yoktu ” dedi ve yüzünde
mahcup bir gülücükle paraları
babasına uzattı;
“İşte 20 milyon… Şimdi bir saatini
alabilir miyim babacım?…”
BULMACA
Söyle aşık dilinden bunu YUNUS
Eğer aşık isem ölmezem gayri
BİLİYORMUSUNUZ
Bir okyanusun en derin yerinde, demir
bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
Su aygırının sütü, normal sütün aksine
pembe renklidir.
Mavi balinaların kalbi o kadar büyüktür ki
bir insan, atardamarları içerisinde rahatlıkla
yüzebilir.
Plüton keşfedildiği tarihten itibaren bir kez
bile güneşin etrafında tam tur dönmemiştir.
Bu yüzden artık bir gezegen olarak kabul
edilmiyor.
Bal güneş görmediği sürece asla bozulmaz.
Gökyüzündeki yıldız sayısı , dünya üzerinde
bulunan tüm plajlardaki kum tanesi sayısından fazladır.
FIKRA KÖŞESİ
Ruh ve Sinir Hastalıkları
hastanesinden kaçmaya çalışan iki akıl hastası, karşı
taraftan gelen hastane bekçisini görünce, büyük gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar.
YUNUS EMRE
<<<< HAYATI >>>>
Türk milletinin yetiştirdiği en büyük tasavvuf erlerinden ve Türk dili ve edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden
biri olan Yunus Emre’nin hayatı ve kimliğine dair hemen
hemen hiçbir şey bilinmemektedir. Yunus’un bazı mısralarından, 1273’de Konya’da ölen, tasavvuf edebiyatının
büyük ustası Mevlana Celalettin Rumî ile karşılaştığı anlaşılmaktadır; buradan da Yunus’un 1240’larda ya da daha
geç bir tarihte doğduğu sonucu çıkarılabilir. Bilinen hususlar onun Risalet-ün-Nushiyye adlı eserini H.707 (M.1308)
yılında yazmış olması ve H.720 (1321) tarihinde vefat etmesidir.Böylece H.638 (M.1240-1241) yılında doğduğu anlaşılan Yunus Emre XIII. yüzyılın ikinci yarısıyla XIV. yüzyılın
ilk yarısında yaşamıştır.Bu çağ,Selçukluların sonu ile Osman
Gazi devrelerine rastlamaktadır.Yunus Emre’nin şiirlerinde
bu tarihlerin doğru olduğunu gösteren ipuçları bulunmakta; şair, çağdaş olarak Mevlana Celaleddin,Ahmet
Fakıh,Geyikli Baba ve Seydi Balum’dan bahsetmektedir.
Sarıköylü ve Karamanlı oluşu meselesi hala belli değildir. Yüzyıllardan beri halk arasında yaşayan inanca göre O,
Sivrihisar yakınında Sarıköy’de doğmuş,çiftçilikle meşgul
olmuş, Taptuk Emre adlı bir şeyhe intisap etmiş, tekkelerde yaşamış ve veliliğe erişmiştir. Anadolu’da on ayrı yerde
mezarı ( daha doğrusu makamı ) olduğu ileri sürülen Yunus
Emre,halk arasındaki inanca ve bazı tarihi kaynaklara göre
Sarıköy’de ölmüştür. Orada yatmaktadır. Bugün, EskisehirAnkara yolu üzerindeki Sariköy istasyonu yakininda, Yunus
Emre’nin türbesi ve bir müze bulunmaktadir.
Yunus Emre, dünya kültür ve medeniyet tarihinde
bir merhale olmustur. Kültürümüzün en değerli yapı taşlarındandır. Zira Yunus Emre, sadece yasadigi devrin değil,
çagimiz ve gelecek yüzyillarin da ışık kaynağıdır. Allah ve
cümle yaradılmışı içine alan sonsuz sevgisinden kaynaklanan fikirleri, dünya üzerinde insanlik var oldukça degerini
koruyacaktir. Yunus Emre’nin amaci, sevgi yoluyla dünyada yasayan tüm insanlarin, hem kendileriyle hem evrenle
kaynaşmasını sağlamak ve sonsuz yaşamda ebedi hayata
doğmalarını sağlamaktır. Yunus Emre adı, her Türk ve Türk
kültürünü tanıyıp seven herkes için bir şeyler ifade eder. Şiirlerinde, her devrin okuyucusu ya da dinleyicisi kendini etkileyecek bir şey bulmuştur. İlk kez Yunus, şiirlerinde büyük
ölçüde Türkçe kullanmıştır. Yunus’la birlikte dil, daha renkli,
canlı ve halk zevkine uygun bir hale gelmiştir. Gerçi şiirlerinin bir çoğunda, aruz veznini kullanmıştı, fakat en güzel ve
tanınmış şiirleri Türkçe hece vezniyle yazılmıştır. Böylece,
şiirleri kısa zamanda yayılarak benimsenmiş ve ilahi olarak
da söylenerek günümüze dek ulaşmıştır.
BUNLARI
Hastane bekçisi, onların
ayak seslerini işitmişti. Sordu; “
-Kim o?
İçlerinden biri kedi gibi
miyavladı. Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp oradan uzaklaşıyordu
ki akıl hastası kafadarların
ayakları altındaki yapraklar
ses çıkardı.
Bekçi geri dönerek yine
seslendi
SOLDAN SAĞA
1 – Kuzeybatı Rüzgarı.
2 – Yarışın Her Bir Evresi –
Bir İlimiz.
3 – Baba Soyu – Panama’nın
Plaka İmi.
4 – Bir Hayvan – Ayıbalığı
5 – Serüven.
6 – Hitit – Utanma, Hicap.
7 – Alay İşareti – Tantal’ın
Simgesi.
8 – Kişisel, Özel.
çekli Güzel Kokulu Ağaçcık.
4 – Altınkökü – Belirti, Nişan,
Alamet.
-Kim var orada? İkinci
akıl hastası cevap verdi;
- Bir kedi daha.
5 – Fiyaka, Çalım.
6 – Televizyonun Kısaltması –
Gözde Canlılık.
7 – Bir İste Yapılan İnceleme
Araştırma Sonucunu Belirten
Yazı – Boru Sesi.
8 – Büyük Kara Kütlesi, Kıta.
Geçen Sayıdaki Bulmacanın Çözümü
YUKARIDAN AŞAĞIYA
1 – Yumurtalı Domates Yemeği.
2 – Vücut Isısı – Lezzet.
3 – Zeytingillerden Renkli ÇiResul Akçay- Kocaeli 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
ÖZLÜ SÖZLER
Akıl sahipleriyle arkadaşlık kurmak, cana can katar.
Hz. Ali
Bedenin şifası ilaç, ruhun şifası
arkadaştır.
Alfren Austin
Gerçek dost, iyi ve kötü günlerimize ortak olandır.
Francis Bacon
Efendi insanın kalbi vefasız olmaz.
Balzac
Dostlarınızı, sözü ve davranışları
aynı olan kişilerden seçin.
John Draper
Seslenis
Eylül 2014
E edebiyat
SİZDEN GELENLER
GİDİYORUM
NE ÇIKAR
Gidiyorum;
Susuz kalmış toprak ekin bitmemiş,
Yeşerip te hiç toprağı örtmemiş,
Sümbül açıp, ekin başak tutmamış,
Bundan sonra yağmur yağsa ne çıkar.
Haketmediğin için.
Elveda bile demiyorum.
Beklemediğin bir anda,
Sana sırtımı dönüyorum.
Çocukluğu bütün yoklukla geçmiş,
Gençliğinde cebi para görmemiş,
Yoksulluktan beli çabuk bükülmüş,
Bundan sonra zengin olsa ne çıkar.
Gerek yok artık zoraki gülüşlerine,
Ne yazık ki,
Beni sevmediğini biliyorum.
Gidiyorum;
Doğayı koruyup fidan dikmemiş
Bir meclise girip söz dinlememiş
Ömründe bir hayvan bile sevmemiş
Bundan sonra insan sevse ne çıkar
Senin olmadığın yerlere,
Senden çok uzaklara gidiyorum.
Dayanamam, vazgeçerim diye,
Arkama bakmıyorum.
Kul Sefa’ nın ömrü çileyle geçmiş
Hep ağlatmış kader hiç güldürmemiş
Ömrünün baharı yaz olup geçmiş
Bundan sonra güller açsa ne çıkar.
Yine dertlerimi paylaşmaya,
Eski tahta masama,
Geri dönüyorum.
Gidiyorum;
Hatırları sana bırakıyorum.
M.Sefa AYKUT
Şanlıurfa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Bir çift resim,
Ve bütün yalanların,
GERÇEK
İnsanlar kadar var mı sahtesi,
Sanki gözükürler gerçekmiş gibi,
Vardır onlarında sahte sevgisi,
Yok olur zor gününde kendisi.
Dostun zor gününde seni bulur,
Belki bir tanesi bile zor bulunur,
Zorluklara karşı seninle dimdik durur,
Dost dediğin zor günde belli olur.
Çok sahte sevgi gördüm bugüne kadar,
Belki böyle yazılacakmış kader,
Etrafında sahte sevgiyle dolaşanlar,
Zor gününde seni yapayalnız bırakırlar.
İnanma bu dünyada insanların sevgisine,
Kanma sakın seviyorum demesine,
Gerçek sevgi seni bulsa bile,
Tartıp, biçip öyle yerleştir kalbine.
Acaba gerçek sevgi dost nerede,
Bir kerede olsa uğrar mı bize,
Bilemezsin şaşırırsın kaderin cilvesine,
Gerçeğini bulmakda vardır belki kader de.
Muhammed Emin Çekiç
Bursa Adliyesi Zabıt Katibi
Sende Kalsın.
İmkansız gibi biliyorum,
ONLAR BİZİM DİĞER YARIMIZ
SESSİZ ÇIĞLIĞIM
Biliyorum ama yine de.
Onlar bir çiçek soldurmayalım,
Sevgiyle besleyelim öldürmeyelim,
Kıskançlık gösterip çıldırtmayalım,
Çünkü onlar bizim diğer yarımız.
Sevmiştim ben seni
Sevdanın çoook ötesinde,
Esir olmuştum senin,
O boncuk gözlerine,
Neden bulamıyorum,
Hala o gelmeyişini,
İstediğin hıncı aldın mı,
Gülüm söyle.
Nasılda ümitle bekledim
Geleceğin günü.
Çıkmazlara soktun beni,
Bu mapushanede.
Hani çok seviyordun,
Olamazdın bensiz.
Bak şimdi,
Tek başıma bıraktın beni bu yerde,
İsmini yazdım ben kalbime,
Ya gel ya öleceğim bu yerde.
Seni kalbimden siliyorum.
Gidiyorum;
Senden önceki günlerime,
Sevgileri saftır kalpten severler,
Tüm güzel ömrünü bize verirler,
Her zaman yanımızda yürüler,
Çünkü onlar bizim diğer yarımız.
Geri dönüyorum.
Kara bir kalem,
Ve bir saman kağıdı yeter bana.
Bütün kahrımızı onlar çekerler,
Bizim için gözyaşı dökerler,
Biraz üzülünce boyun bükerler,
Çünkü onlar bizim diğer yarımız.
Yine seni yazsa da elim,
Bir daha sevemem seni,
Ne çektiğimi ben biliyorum.
Her birisi bir erkeğe eş olur,
Aradığımız mutluluğa düş olur,
Bunalsak ömür sıcağında hemen kış olur,
Çünkü onlar bizim diğer yarımız.
Gidiyorum;
Benim bu gidişim,
Asla benzemez senin gitmelerine.
Bizler Ferhat’sak onlarda Şirin,
Sevgiye aşklara kalpleri derin,
Onların dünyası inan çok narin,
Çünkü onlar bizim diğer yarımız.
Beni üzdüğün gibi üzül diye,
Vicdan bırakıyorum ellerine.
Sende olmadığımı biliyorum,
Onları mutsuzluğa itende biziz,
Hiddetlenip dayak atanda biziz,
Dört duvara esir gibi tutanda biziz,
Çünkü onlar bizim diğer yarımız.
Sonra sigara üstüne sigara yakıp,
Kendi kendimi kandıyorum.
Kaç kere halini hatrını sorduk,
Dertlerine ne zaman tercüman olduk,
Çoluk çocuk verdi yine de vurduk,
Anla artık onlar bizim diğer yarımız.
Gidiyorum;
Senli olan bütün düşlerimi,
Tek nefeste,
Mutlu olacağı yerde ağlarsa,
Acılar deryasında düğüm bağlarsa,
Biz zalim elinde her gün yanarsa,
Etmeyin onlar bizim diğer yarımız.
İçimden atıyorum.
Kalbime taş basarak,
Çıkıyorum hayatından.
Kimi ana oldu kimi bacımız,
Bu hayatta inan ortak acımız,
Edelim onları hep baştacımız,
Çünkü onlar bizim diğer yarımız.
Bir daha dönmemek üzere.
Gidiyorum.
Mert Anıl TUFANOĞLU
SAKARYA L TİPİ KAPALI CİK.
Kederlendim yazıyorum ben işte,
Rıza kimler var ki senle aynı görüşte,
Görsende onları çile çekişte,
Biliyorum onlar bizim diğer yarımız,
Her zaman olacaklar baş tacımız.
Rıza BELDEK
Güdül Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Yakup Gök
Akşehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
RUHUNDA İNSANLIK VARSA
Zanlarda dolanıp düşme gaflete,
Ocakta yanarsın pişer kalırsın.
Arkadaşın iblis olursa eğer,
Kendini kainatın sahibi sanırsın.
Adalet hak hukuk bilmezsen,
İnsanlık ruhundan çıkar kalırsın.
Gaybın gafletine yolun düşerse,
Yanlışta kendini doğru sanırsın.
Prensip eylersen Yüce Rahman’ı,
Nimet kapılarını aralamışsın.
Hadisler okuyup dua edersen,
Mutlaka cennetten bir yer almışsın.
Kadir kıymet bilir ibret alırsan,
Dergahı dervişe selam salmışsın.
Gıybeti şirk ile yaşarsan eğer,
Rahmana Resule inanmamışsın.
Kanaat eyleyip lütuf misali,
Mahşerde edeptir irşadın dahi.
Mihrabın ziyade beşer kutsalı,
Başkadır cennette mutluluk hali.
Arslan ŞENGÜL
Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Sayfa 15
SPOR
Seslenis
Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda düzenlenen Koğuşlar Arası Voleybol
Turnuvasına 27 takım katıldı. Aldıkları başarılı
sonuçlarla finale çıkan ve 2 Eylül 2014 tarihinde Kurum Kapalı Spor Salonunda oynanan
A-11 ve D-13 takımları arasındaki final karşılaşmasını 3-1’lik skorla kazanan D-13 takımı
turnuvanın şampiyonu oldu.
TURNUVA
ŞAMPİYONU
OLDULAR
HERKES İÇİN SPOR
Herkes İçin Spor Federasyonu İl Temsilciliği tarafından, Kilis Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çeşitli branşlarda turnuvalar düzenlendi. Voleybol, Masa Tenisi ve Hemsball branşlarında düzenlenen turnuvada başarılı olan sporculara çeşitli ödüller verildi.
“Herkes İçin Spor” etkinlikleri kapsamında Kilis kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çeşitli branşlarda spor müsabakaları
düzenlendi.
Kilis
Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Müdürlüğü
ile Kilis Gençlik ve
Spor İl Müdürlüğü
arasında imzalanan
protokol kapsamında
19-20 Ağustos 2014
tarihlerinde Herkes
İçin Spor Federasyonu Kilis il temsilci Gülcan Bayındırlı
öncülüğünde Kilis
Gençlik ve Spor İl
Müdürlüğü personelleri Kamil Ateş, Onur Özer, Süleyman
Hakkoymaz antrenörlüğünde Kilis Ka-
palı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklulara yönelik voleybol,
masa tenisi, hemsball dallarını kapsayan
turnuva düzenlendi. Oldukça çekişmeli müsabakaların yapıldığı turnuvada
sporcuların hırsı turnuva heyecanını iki
katına çıkardı. Turnuva sonunda başarılı olan sporculara çeşitli ödüller verildi.
Ödül törenine Kilis Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal, Kilis Cumhuriyet Savcısı
Mehmet Akif Tanrıtanır, Kurum Müdür
Vekili Erol Seyran, Kurum Öğretmeni
İsmail Karakuzu, Herkes İçin Spor Federasyonu Kilis il temsilcisi Gülcan Bayındırlı, Kilis Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü personelleri Kamil Ateş, Onur Özer,
Süleyman Hakkoymaz, Kurum personeli
ile hükümlüler katıldı. Turnuvada başarılı olan sporculara ve takımlara Cumhuriyet Başsavcısı Halil İnal ve Cumhuriyet
Savcısı Mehmet Akif Tanrıtanır tarafından çeşitli ödüller verildi. Ödül töreninde
konuşan Cumhuriyet Başsavcısı İnal, bu
tür etkinliklerin hükümlü ve tutukluların
ceza infaz kurumunda bulundukları süre
içinde sağlıklı bir birey olarak topluma
yeniden kazandırılmalarında önem arz
ettiğini belirterek, bundan sonra da bu ve
benzeri etkinliklerin sürdürülebilir kılınması için her türlü desteği vereceklerini
söyledi.
TURNUVADA ŞAMPİYON BELLİ OLDU ŞAMPİYONLUK KILPAYI KAÇTI
Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlülerin sağlıklı
ve mutlu birer birey olarak yaşamalarına devam edebilmeleri ve sosyal ve spor etkinliklerine katılımlarını arttırmak
amacıyla voleybol turnuvası düzenlendi. Sivas Açık Ceza
İnfaz Kurumu ile Sivas Gençlik Spor İl Müdürlüğü işbirliği düzenlenen turnuvada takımlar kıyasıya bir mücadelenin içerisine girdiler. Oldukça çekişmeli maçlara sahne
olan turnuvada dereceye giren takımlara ödülleri törenle
Kurum Müdürü Zeki Yıldırım tarafından teslim edildi.
Törene Kurum Müdürü Zeki Yıldırım, Kurum 2. Müdürleri, personel ve hükümlüler katıldı. Törende birinci olan
takıma ödül olarak kupa ve madalya, ikinci ve üçüncü
olan takımlara 2. lik ve 3. lük madalyası verilirken, turnuvaya katılan tüm takımlara katılım belgesi verildi. Kurum
Müdürü Zeki Yıldırım, bu ve benzeri etkinliklerin bundan
böyle de devam edeceğini, etkinliklerin hükümlülerin mo-
KALECİK AÇIKTA
YANGIN TATBİKATI
Ankara İtfaiyesi Daire Başkanlığı ve Kalecik İtfaiyesi işbirliği ile görevlendirilen uzman personel tarafından Kalecik Açık Ceza İnfaz Kurumu hükümlülerine
ve personeline teorik ve uygulamalı eğitim verilip,
tatbikat yapıldı. Teorik eğitim kapsamında slayt
gösterisi yapılarak hükümlülere oluşabilecek olası yangın ve sonrasında alınacak önlemler hakkında bilgi
verildi, sonrasında kurum bahçesinde uygulamalı eğitim yaptırıldı. Kurum Müdürü Hasan Uçkaç, bu tür
tatbikatların yaşanabilecek afetler karşısında alınacak
tedbirler ve eksikliklerin görülmesi açısından önemli
olduğunu, kurumumuz hükümlüler ve personelin olay
anında ne gibi durumlar ile karşılaşabileceklerini bakımından deneyim kazandıklarını belirterek; tatbikat için
gelen görevli arkadaşlara teşekkür etti.
ral ve motivasyonu açısından son derece önemli olduğuna
değindi. Ödül töreninin devamında hükümlüler tarafından
oluşturulan müzik grubu mini bir konser verdi. Grup, gitar, darbuka ve tef eşliğinde söyledikleri şarkılarla hem
hükümlüleri hem de personeli coşturdu.
Kırklareli İl Valiliğince
düzenlenen kurumlar
arası voleybol turnuvasında başarısını finale
taşıyan Kırklareli E Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Voleybol Takımımız turnuvayı 2. olarak
tamamladı.Kırklareli Valiliğince düzenlenen kurumlararası voleybol turnuvasına 9 takım katıldı.
Kırklareli Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürlüğünün Kapalı Spor Salonunda düzenlenen Kurumlararası Voleybol Turnuvası birbirinden heyecanlı maçlara ev sahipliği yaptı. Turnuvada birbirinden güçlü rakiplerle eşleşen E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Voleybol Takımı, aldığı başarılı sonuçlarla adını finale yadırdı. Final karşılaşmasında Kırklareli Barosu ile eşleşen E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu Voleybol Takımı, zorlu karşılaşmada rakibine mağlup olarak turnuvada ikinci oldu.
E Tipi Voleybol takımı 2.’lik kupasını Gençlik İl Spor Müdürü Taner Özgüven’in elinden aldı.
Uluslararası Projeler hakkında açıklama
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire
Başkanlığınca, Genel Müdürlük ve taşra teşkilatınca yürütülen
projeler ve bu projelerin hazırlanış aşaması ile başvuru noktası
konusunda bir açıklama yapıldı. Dış İlişkiler Daire Başkanlığında Uluslararası Projeler konusunda yapılan açıklama şöyle;
“Bilindiği üzere Genel Müdürlüğümüz ve taşra teşkilatımız
tarafından Avrupa Birliği (AB) fonlu uluslararası projeler yürütülmektedir. Genel Müdürlüğümüz, AB katılım öncesi entegrasyon sürecine ceza infaz kurumlarımız ve denetimli serbestlik müdürlüklerinin hazırlayacağı uluslararası projelerle katkı
sağlanmasını desteklemektedir. Ceza infaz kurumlarımızın ve
denetimli serbestlik müdürlüklerimizin kolayca başvurup uygulayabileceği uluslararası projelerin başında TAIEX gelmektedir.
TAIEX nedir? TAIEX (Teknik Destek ve Bilgi Değişim Ofisi);
Avrupa Birliği(AB) Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü
Kurumsal Yapılanma Biriminin uygulamakta olduğu bir kurumsal yapılanma aracıdır. AB mevzuatının anlaşılması, ulusal
mevzuata aktarımı, uygulanması ve yürütülmesi aşamalarında,
faydalanıcı ülkelere yardımcı olmak amacıyla kurulmuş bir
mekanizma olan TAIEX, teknik yardım taleplerini yönlendirir
ve sorunların “kısa vadeli” çözümü için en uygun uzmanlığın
tedarikinde yardımcı olur. TAIEX’in temel görevleri şunlardır; a) Bu hizmetten faydalanan ülkelerin ulusal mevzuatlarının AB mevzuatına uyumlu hale getirilmesi ve bir mevzuatın
daha sonra idaresi, uygulanması ve yürütülmesi aşamalarında
kısa süreli teknik destek ve tavsiyeler sunulması, b) Faydalanıcı ülkelerdeki paydaşlara ve ortaklara teknik eğitim ve örnek
uygulama sunulması, c) Hem AB’ye uyum sürecini izlemek
ve kolaylaştırmak hem de sonraki aşamalarda ortaya çıkabilecek teknik yardım ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla veritabanı
araçları sunulmasıdır. TAIEX yardımından yararlanacak olan
temel hedef gruplar arasında; merkez ve taşra teşkilatlarında
çalışan kamu kurumu personeli de yer aldığı için ceza infaz kurumu ve denetimli serbestlik müdürlükleri bu projelere Genel
Müdürlüğümüz aracılığıyla başvurabilmektedir. TAIEX’e yılın
her döneminde başvuru yapılabilmektedir. TAIEX’e başvurabilmek için gereken TAIEX başvuru formu örnek yazısına Genel Müdürlüğümüz websitesinden Proje Bürosu başlığı altında
ulaşılabilir. Proje başvuru formunun eksiksiz doldurulduktan
sonra Genel Müdürlüğümüze bir resmi yazıyla iletilmesi gerekmektedir. Proje önerisi Genel Müdürlüğümüzce değerlendirdikten sonra, şayet başvuru yapılması uygun bulunursa ilgili
başvuru süreçleri Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülecektir. Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar: * Başvuru formunun
ingilizce doldurulması beklenmektedir. Ancak formun İngilizce
doldurulamaması durumunda Genel Müdürlüğümüz tarafından
gerekli destek sağlanacaktır. * Başvuru formunda en çok dikkat
edilmesi gereken alt başlık ‘EU legislation concerned (bağlantılı
AB yasaları)’ başlığıdır. Bu başlık altında proje önerisinin bağlantılı olduğu AB mevzuatının (yasa, kararname, vb.) açıklanması gerekmektedir. Projenin ilişkili olduğu AB mevzuatına,
mevzuat bilgi havuzu olarak hizmet sunan http://eur-lex.europa.
eu/n-lex/ gibi internet sitelerinden ulaşılabilmektedir. * Çalışma
ziyareti kapsamında pasaport ve vize işlemlerinden katılımcılar
sorumludur. Tüm seyahat ve barınma (4 yıldızlı otel) giderleri
ise TAIEX tarafından karşılanmaktadır. TAIEX, katılımcılara
“per diem” adı verilen ve günlük yaklaşık 120 Avro’ya tekabül
eden bir harcırah da ödemektedir. Söz konusu harcırah Western
Union aracılığıyla ödenmektedir. Çalışma ziyaretleri veya çalıştaylardaki oturum, toplantı ya da çalışmalara devam etmediği
tespit edilen katılımcılara kesinlikle harcırah ödenmemektedir;
etkinlik öncesi ödeme yapılmışsa banka yoluyla iade istenmektedir. * TAIEX’in ödediği harcıraha ek olarak, her katılımcının
kendi kurumu da iki günlük bir yol harcırahı ödemekte ve belgelendirilmesi koşuluyla pasaport masraflarını ve yurtdışı çıkış
pulu masrafını da karşılamaktadır. * TAIEX çalışma ziyareti
veya çalıştayına katılacak görevlilerin bir takım ön hazırlıklar
yapması gerekmektedir. İlk olarak, katılımcıların birbirleriyle
tanışıp, irtibata geçmesi ve ziyaret ya da çalıştayın konusu hakkında araştırma yapması gerekmektedir. * TAIEX çalışma ziyareti veya çalıştayı sırasında katılımcılar hem ev sahibi ülkenin
sistemi hakkında ayrıntılı bilgi ve materyal toplamak hem de
kendi ülkelerinin sistemi hakkında bilgi vermek zorundadırlar.
Bu sebeple, katılımcılar ziyaret ya da çalıştay öncesi araştırma
yapmalı, soracakları soruları önceden hazırlamalı ve kendilerine
yöneltilmesi muhtemel sorular hakkında ayrıntılı bilgi edinmelidir. Ayrıca, çalışma ziyaretlerinde ev sahipliği yapan ülkenin
yetkililerine, çalıştaylarda ise misafir edilen yabancı uzmanlara
Genel Müdürlüğümüz adına sembolik hediyeler takdim edilmektedir. * Gerek çalışma ziyaretlerinde gerekse çalıştaylarda
sunum veya çalışma toplantılarına aktif katılım göstermek, hem
planlanan bilgi alışverişinin gerçekleşmesi hem de ülkemizin
saygın temsili açısından önemlidir. Söz konusu etkinlikler sırasında, özellikle yurtdışı çalışma ziyaretlerinde, alışveriş, yemek
ya da turistik gezi gibi hususların ön plana çıkarılmaması, etkinliğin esas amacının hatırdan çıkarılmaması, bu hususların ancak
ve ancak çalışma programının dışındaki saatlere bırakılması
önemlidir. Aksi hallerde, TAIEX Ofisi hem katılımcılara hem de
muhatap ülkelere uyarılarda bulunmakta, söz konusu katılımcı
ve ülkeleri daha sonraki etkinliklere dahil etmemektedir”
Download

Eylül-Sayı:150 - Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü