SAĞLIK Editör: Aslı ÖKTENER
Yale Üniversitesi’nden Psikolog Oriana
Aragon’un yürüttüğü bir araştırmaya göre,
sevinçli olaylar karşısında “ağlamak”, yoğun
hislerimizi kolayca denetim altına almamızı
sağlıyor. Araştırmada, bir grup katılımcıya,
sevimli bebeklerin ya da asker eşinin
savaştan sağ dönmesi sevinciyle ağlayan
bir kadının fotoğrafları gösterilerek, tepkileri
kaydedildi. Buna göre, sevinçli olaylara
ağlayarak tepki verenlerin, duygularını daha
çabuk denetleyebildikleri görüldü. Uzmanlar,
olumlu duyguya eşlik eden olumsuz
SAĞLIK Bakanlığı; Tropikal Afrika,
Güneydoğu Asya, Pasifik adaları ile
Orta ve Güney Amerika’da zika virüsünün yayılmaya devam etmesi
nedeniyle, bölgedeki ülkelere gidecek olanlara uyarıda bulundu. Virüsün özellikle hamilelere bulaştığında
doğacak bebeklerde ciddi anomalilere yol açtığı belirtilen açıklamada,
“Bu, yenidoğanlarda beynin yetersiz
gelişimine yol açabilen ‘mikrosefali’ye (küçük kafa) neden olabilmektedir. Bakanlığımız zika virüsünün
görüldüğü bölgedeki ülkeleri yakından takip etmekte, bölgeye seyahat edecek vatandaşlarımızı, özellikle
gebeleri, 7/24 hizmet veren Alo
Seyahat Sağlığı Danışma Hattı (444
77 34) ve seyahat sağlığı merkezlerinden bilgilendirmektedir” denildi.
GÜNDE 30 DAKIKA YÜRÜYÜŞ
DIYABETI ÖNLEYEBILIR
Sanılanın aksine diyabet bir kader
değil. Diyabetin henüz ortaya çıkmadan önlenmesi mümkün
ve bunun yolu sağlıklı
beslenmeden geçiyor.
Diyabet açısından
riskli kişiler ile insülin direnci veya
gizli şekeri olan
kişilerin yaşam boyu
diyabet olmadan
hayatlarını sürdürmeleri mümkün.
Buna en güzel örnek Finlandiya
çalışması. Bu çalışma, riskli kişilerde
kilonun sadece % 5 oranında azaltılması ve günde 30 dakikalık yürüyüşle
diyabetin % 56 oranında önlenebileceğini gösterdi. Temel kural, ideal kiloya
dönmek ve bu kiloyu muhafaza etmek.
DO
Ğ RU
İN E N Y
BIRÇOK diyabetli dostum,
özellikle bitkisel ilaçlarla diyabete
kesin çözüm olup olmadığını
soruyor. Bu sorulara cevabım “Hayır”.
Gün geçmiyor ki bilmem hangi
bitkinin yaprağı veya bir otun
suyu ya da bir bitkisel ilacın
diyabete kesin çözüm olduğu
iddiası edilmesin. Yıllar önce bir
gazetenin okur köşesinde, acı badem yiyip diyabetten
kurtulduğunu anlatan bir hastanın mektubu yayınlandı.
Kısa bir süre sonra ülkede acı badem satışları patladı,
fiyatları arttı ve karaborsaya düştü. Birçok hasta ilacını
bırakıp acı badem kürüne başladı. Sonuçta acı
bademin bir etkisinin olmadığı görüldü ve
hastalar bozulan kan şeker dengesini
düzeltmek için tedavilerine
geri döndü.
yarı yarıya azaltılabileceğini ve
insülin kullanan Tip 2 diyabetlilerin
büyük çoğunluğunun insülini
bırakabileceğini göstermekte.
Bugün birçok hastanın doğru beslenme programına uymadığı için kilo aldığını ve erken dönemde insülin kullanmak zorunda olduğunu biliyoruz. Oysa
sağlıklı bir beslenme programıyla kilo
veren ve zayıflayan hastalarda insülin
ihtiyacının hızla azaldığı görülmekte ve
bu kişiler bir süre sonra insüline ihtiyaç
duymadan ilaçlarla yaşamını uzun
yıllar sürdürebilmekte. İnsülin, bağımlılık yapan bir ilaç ve bir kader
değil. İnsülinden kurtulmak
için büyük ameliyatlara
gerek yok.
Atakları engellemek
için ara öğün şart
DIYABETTE beslenmede en çok tartışılan konulardan
biri de ara öğün yiyelim mi yemeyelim mi? Bu
konuda ülkemizde yaklaşık 11 bin kişide yapılan
çok önemli bir çalışma var: Risk çalışması. Bu
çalışmada Amerikan Diyabet Derneği kriterlerine
göre diyabet açısından risk taşıyan grupta yapılan
glikoz tolerans testi ile sonuçlarına göre, bu kişilerin
büyük çoğunluğunda öğün süresi 3 saat civarında
bulundu. Birçok çalışmada diyabet adaylarının ya da
diyabetlilerin öğün aralıklarının daha kısa
olduğunu ve ara öğün almayan diyabetlilerin
bir sonraki öğüne daha aç girdiklerini gösterdi.
Sonuçta, diyabette kan şekeri düşme ataklarını
engellemek için ara öğün şart. Ancak nasıl bir ara öğün?
Diyabette yenilmesi ya da yenilmemesi gereken yiyecekler neler, bunları da gelecek hafta değerlendireceğiz.
DOĞRU BIR DİYETLE
İNSÜLİNSİZ YAŞAM
MÜMKÜN
Yine önemli bir bilgi: İnsülin
kullanan hastaların doğru beslenmeyle
insülinden kurtulması mümkün. Yapılan
araştırmalar, sadece doğru beslenmeyle
diyabetli hastaların kullandığı ilaçların
KAN ISRAFI TAVAN YAPTI
Minik kalpte
mucize
yaşandı
İNGILTERE’nin Cambridge şehrindeki bir hastanede suni solunum cihazına
bağlı olarak yaşam mücadelesi veren 18
aylık Bella Moore-Williams isimli bebeğin
kalbi aniden durdu. Doktorların tüm ümidi
kestikleri ve ailesine kendisiyle vedalaşması için süre verdikleri bebek, cihazın
kapatılmasından 30 dakika sonra muci-
Kızılay’ın kamu hastanelerinde kan toplanmasına yasak getirmesiyle, kan
israfının arttığı ve kan ayrıştırma cihazlarının çürümeye bırakıldığı iddia edildi
Mert Neşet MUSLU/İZMİR
Ahmet Doğruyol
Bakanlıktan
‘zika virüsü’
uyarısı
yok. Tek bir beslenme modeli var;
adı da “sağlıklı beslenme”. Modern
tıpta diyabetli olmayanlara önerilip
diyabetlilere yasaklanan bir model yok.
İL
LI Ş L A R
HEMEN her gün internette diyabetliler için yeni bir diyet reçetesi ortaya
atılıyor; bitkiler, otlar tavsiye ediliyor.
Konuyla ilgili ilgisiz birçok kişi,
diyabeti iyileştireceğini iddia eden
önerilerde bulunuyor. Çoğu bilim
dışı bu iddialar, diyabetli hastaların sağlığını ciddi olarak tehdit ediyor.
Diyabet, ülkemizde 7 milyon
kişiyi doğrudan ilgilendiren bir
hastalık. Diyabete aday olan
kişilerle bu sayı en iyimser
tahminlerle 12-14 milyonu
buluyor. Sonuçta Türkiye
nüfusunun 6’da 1’i, diyabet
sorunuyla karşı karşıya.
Bu kadar geniş
kitleleri ilgilendiren bir
hastalığın doğru tedavisi,
hem milyonlarca insanın
sağlığı hem de ülke ekonomisi
açısından çok önemli. Ama diğer
taraftan birçok kişi için de önemli
bir ticari alan. Üzülerek belirtmek
gerekirse, bu alanda hasta sağlığını
tehlikeye atan birçok insan var.
Diyabette doğru tedavinin tek
yöntemi, doğru beslenmeden geçiyor.
Bu nedenle hastaların, özellikle
beslenme alanında bu kadar yoğun
öneri bombardımanı ve bilgi kirliliği
içinde gerçek bilgiye ulaşmasını,
hangi gıdaları alacağını ve nasıl
besleneceğini bilmesi çok önemli.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, özel
bir “diyabet diyeti” diye bir kavram
BIRÇOK HASTA, ILACI
BIRAKIP ACI BADEM
KÜRÜNE BAŞLADI!
AN
‘Diyabet diyeti’ diye bir şey
yok, doğru beslenelim yeter
21
tepkilerin insanları dengeye kavuşturduğunu
ve böylelikle sağlıklı kararlar alabilmeye
olanak sağladığını düşünüyor. Aragon,
bu denetimin, zihin ve beden sağlığı
üzerinden sosyal ilişkilere olumlu katkı
yaptığını vurguluyor. n DIŞ HABERLER
B
Sevindiğinde ağlayan
duygularını kolayca
denetleyebiliyor
26 Aralık 2015 CUMARTESİ
DURAN KALBI
YARIM SAAT
SONRA
TEKRAR ATTI
zevi şekilde hayata döndü. Minik Bella,
genetik mitokondriyal hastalığı nedeniyle
günlerdir hastanede yaşam savaşı veriyordu. Ailesinin son fotoğraflarını çektiği,
hatıra olarak parmak izini aldığı sırada
hayata dönen mucize bebeğin şu anda
hayati değerlerinin normal olduğu ve ilaçların da desteğiyle yaşayacağı belirtildi.
KIZILAY’ın yeni uygulaması nedeniyle, vatandaşlarca kamu hastanelerine artık kan verilememesi tepkilere
neden oldu. Hastanelerde kan alma
işleminin yeniden başlaması gerektiği
uyarısında bulunan Türk Sağlık Sen 1
No’lu Şube Başkanı Ahmet Doğruyol, “2012
yılında yayınlanan bir genelge ile donörden kan alma, ayrıştırma, hastalarımıza kan
temini tamamen Kızılay’a verildi. 2012’den
önce kan stoklarımız yeterliyken bugün
kan sıkıntısı çekilmektedir” dedi. Kızılay’ın
kan alımında tekel duruma gelmesinin
birçok sorunu da beraberinde getirdiğini
savunan Doğruyol, “Daha önce kan
alabilen kurumlarımızda bulunan milyonlarca liralık kan transfüzyon (ayrıştırma) makineleri çürümeye terk
edildi. Hastanelerde bu işi yapan deneyimli personeller atıl duruma düştü.
Kızılay’dan hastaneye alınan kan,
başka hastaneyle takas da yapılamıyor. Şimdi kan bulunamaması durumunda
vatandaşa, ‘Donör bul, Kızılay’a götür’
denilerek eziyet ediliyor. Plazma (TDP)
donmuş halde olduğu için özellikle taşıma
esnasında çatlayabiliyor ve çöpe gidiyor.
Hastanelerin elinde bulundurması gereken
kritik stokların da süresinde kullanılamaması, kanların heba olmasına neden oluyor.”
T.C. İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMELERİ SATIŞMEMURLUĞU GAYRİMENKULUN AÇIK ARTTIRMA İLANI
İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMELERİ SATIŞ MEMURLUĞU’NDAN
DOSYA NO : 2015/106 SATIŞ
Satılmasına Karar verilen gayrimenkulün Cinsi, Kıymeti, Adedi, Evsafı :
TAPU KAYDI
: İstanbul ili, Eyüp, Gümüşsüyü Mah., Türbe Mevkii., Ada / Parsel: 30/3., Yüzölçüm: 84,00m2.,
Ana Taş. Nitelik : AHŞAP EV sayılı taşınmaz ihale edilecektir.
İMAR DURUMU
: Dosyada Mevcut Bilirkişi Raporunda ; " Eyüp Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 09.07.2015 tarih ve 5429 sayılı yazıları ile Eyüp, Gümüşsüyü Mahallesi 30 ada, 3 parsel sayılı yer
21.07.2014 t.t.1/1000 ölçekli Eyüp 1.Etap Koruma amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planında blok Nizam H=9.50
m yapılanmalı konut alanında bir kısmı yolda kalmakta olup söz konusu parsel planlı alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin piyes ölçülerini sağlamadığından dolayı 1 ve 2 parselle tevhid edilmesi gerekmektedir.” Denilmektedir.
ÖZELLİKLERİ
: Satışa ilişkin dosyada mevcut Bilirkişi Raporunda Taşınmaz; " Dava konusu taşınmaz EyüpGümüşsuyu Mahallesi (30 ada 3 parsel) Gümüşsüyü mahallesi Türbe sokak No.5 dedir. Üzerinde bodrum+zemin
katlı eski bir yapı vardır. Bina Türbe sokağa cephelidir. Keşif sırasında binada kiracı vardı. İki katlı olan bina tek mesken olarak kiracı tarafından kullanılmaktadır. Binanın içinden üst kata çıkılmaktadır. Bina dubleks olarak kullanılıyor. Bina oldukça yıpranmış eski bir yapıdır. Binada toplam 5 oda vardır. Temelde oturum alanı 53 m2.toplam alanı 106 m2 kadardır. Binada Su-elektrik bağlantısı vardır. Soba ile ısıtılmaktadır. Her türlü Belediye hizmetlerinden
faydalanmaktadır. Etrafta bitişik ve ayrık nizam yapılmış konut ve iş yeri yapıları vardır. " Denilmektedir.
GAYRİMENKULÜN KIYMETİ : Dosyada mevcut Bilirkişi Raporuna göre taşınmazın değeri 350.000.-TL (Üç yüz
elli bin TL)’si olduğu takdir edilmiştir. KDV %1’dir.
SATIŞ ŞARTLARI :
1- Yukarıda Tapu Kaydı, Genel Özellikleri ve Kıymeti belirtili taşınmazın ihalesi 08/03 /2016 SALI GÜNÜ saat 13.30’
dan - 13.35’a kadar, İstanbul Adalet Sarayında İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri Satış Memurluğu Odası
ÇAĞLAYAN - İSTANBUL adresinde yapılacak olup, 1. ihale günü tahmin edilen kıymetin %50 sini ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları mecmuunu ve satış masraflarını geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa taşınmaz en çok arttıranın taahhüdü baki kalmak şartıyla ihalesi yapılamayan taşınmazlar 08/04/2016 CUMA GÜNÜ aynı yer ve saatinde taşınmaz ilanda gösterilen müddet sonunda en çok arttırana ihale edilecektir.
Şu kadarki; Artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin %50' sini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı
olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka, paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi
lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir.
Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden yirmi gün önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci gün başlar, ikinci ihalenin tamamlanacağı 08.04.2016
tarihinden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler malın muhammen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif vermeden önce, ihaleye çıkarılan, malın muhammen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur. Elektronik ortamda teklif verecekler için Adalet Bakanlığı Resmi İnternet
Sitesinde mevcut e-satış portalı üzerinden Satış Memurluğumuz birim kodu olarak (Birim kodu: 1032556) esas
alınması ve mutlaka Memurluğumuz 2015/106 Satış Dosya Numarasının belirtilmesi gerekmektedir.
2- Artırmaya iştirak edeceklerin taşınmazın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri, elektronik ortamda teklif vererek artırmaya katılacaklarda yine teminat göstermesi gerekmektedir. (İİK.Md. 124/3). Elektronik ortamda teklif verecek gerçek veya tüzel kişiler Teminat Bedellerini yine Adalet Bakanlığı Resmi İnternet Sitesinde mevcut e-satış portalı üzerinden tanımlanmış bulunan hesaba yine elektronik ortamda yatıracaklardır. Banka hesabına yatırılan teminat bedellerinin iadesi yine banka hesabı üzerinden yatıran kişinin hesabına yapılacaktır.
Bu gayrimenkul üzerinde hakkı olan alacaklının iştiraki halinde alacağı mezkur nispet raddesinde ise İİK. Md. 124/4
gereğince ayrıca pey akçesi veya teminat aranmaz. Satış peşin para iledir. Alıcı istediğinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. %1 KDV.,%o 5.69 D.V.. %o 20 Tapu Alım Harcı, gayri menkulün tahliye ve teslim masrafları ile
yasalarca alıcıya yüklenen her türlü vergi ve giderler alıcıya aittir. Yukarıda Dellaliye, Tapu Satım harcı ve Taşınmazın aynından doğan birikmiş vergiler satış bedelinden ödenir. (Vergi, Harç oran ve cinslerinde yasal değişiklik
yapılması halinde ilgili mevzuat uygulanacaktır.)
3- İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarını hususiyle faiz ve masrafa dair
olan iddialarını dayanağı belgeler ile onbeş gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır. Aksi takdirde hakları tapu sicili ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaklardır.
4- İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın Dairemizce tahsil olunacak, bu fark varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır.
5- Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup, masrafı verildiği takdirde isteyen
alıcıya bir örneği gönderilebilir. İş bu ilan tapu kayıtlarında adresi bulunmayan bütün ilgililere tebliğ yerine geçer.
6- Satışa iştirak edenlerin, şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş, taşınmazla ilgili dosyada mevcut her
türlü bilgi ve belgeyi görmüş-okumuş biliyor sayılacakları,
Ayrıca Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe
sahip ticaret şirketlerinin Gayrimenkul hukuku ile ilgili hakları için 2644 Sayılı Tapu Kanunu hükümleri saklı tutulduğunun bilinerek ihale öncesi ilgililerinin kendi durumlarını bu yasa çerçevesinde değerlendirerek lüzumlu bilgi ve
belgeleri temin ettikten sonra ihaleye katılmaları gerektiği, ihale yapılmış olsa dahi bu yasaya aykırılık tespiti halinde her türlü yasal sorumluluk alıcı veya alıcılara ait olacaktır.
Başkaca bilgi almak isteyenlerin 2015/106 SATIŞ sayılı dosya numarası ile Memurluğumuza başvurmaları ilan olunur. 26.11.2015
(İc.İf.K.126)
(*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir.
Basın : 212152 www.bik.gov.tr
Resmi ilanlar www.ilan.gov.tr’de
Download

KAN ISRAFI TAVAN YAPTI Minik kalpte mucize yaşandı