
Cerrahide kesme işlemleri için klasik
bistüriye alternatif olarak farklı cihazlar
geliştirilmiştir.Bunlara örnek olarak lazerler,
ultrasonik bisturiler ve elektrokoterler
verilebilir.

Bu cihazlarla kanama kontrolü daha
kolay
yapılabilir
ve
her
yönde
kesebildikleri için, üstünlük sağlarlar.

Ultrasonik bistüri ses ötesi titreşimle, lazer
güçlendirilmiş
ışık
enerjisi
ile,
elektrokoterler yüksek frekanslı akımla,
kesme işlevini yerine getirirler.

Bu cihazlardan diş hekimliğinde en
yaygın olarak kullanılanı monopolar
elektrokoterler olup, dokuyu kesme ve
biçimlendirmede
işlemlerinde
kullanılabilecek en pratik ve en ekonomik
cihaz olarak öne çıkmaktadır.





Dokuların ısı ile yakılması ve kesilmesine dair bilgiler,
günümüzden 5000 yıl öncesine kadar gitmektedir.
Kızgın demirle yakma, dağlama anlamında kullanılan
“cauterize” fiili 1541 den beri İngiliz dilinde
kullanılmaktadır.
Orta
çağda
Fransa’da
“cauteriser”,
geç
dönemlerde Latince’de “cauterizare”, Yunanca’da
“kauteriazein” olarak kullanılmıştır.
Bu dönemlerde koterizasyon; bir doku veya organla
ilgili kesip çıkarma (amputasyon) işleminden sonra
meydana gelen ağır kanamaları durdurmak için
kullanılmıştır.
Diş hekimliğinde dokuyu kesmek, kesip çıkarmak,
kanamayı durdurmak, dokuyu koterize etmek için
elektrik akımlarından yararlanmanın tarihçesi 1940’lı
yıllara kadar uzanır.



Daha sonraki yıllarda monopolar teknolojisinin
yanında bipolar cihazlar piyasaya sürülmüş ve
genel cerrahide, baş boyun ve beyin
cerrahisinde geniş kullanım alanı bulmuşlardır.
Klasik bistürinin haricinde kullanılan bütün
tekniklerin bir ortak özelliği vardır. Bu ortak
özellik; klasik bistüriye oranla ya daha az
basınçla
veya
hiç
basınç
yapmadan
kesmesidir.
Ancak kesme derinliğini ayarlayabilmek için
fazla deneyim sahibi ve yavaşlığı dolayısı ile
sabırlı olmak gerekir.
Klasik bistürinin haricinde kullanılan bütün
tekniklerin bir ortak özelliği vardır. Bu ortak
özellik; klasik bistüriye oranla ya daha az
basınçla veya hiç basınç yapmadan
kesmesidir.
 Ancak kesme derinliğini ayarlayabilmek
için fazla deneyim sahibi ve yavaşlığı
dolayısı ile sabırlı olmak gerekir.

1-Termokoterler
2- Spark gap Koterler
3- Elektrokoterler

Termokoterler adından da anlaşılacağı
gibi sıcaklıkla dokuları koterize eden
gereçlerdir. Elektrik akımı ile ısıtılan platin
bir tel aracılığı ile kesme ve dağlama
işlemi yapmak üzere geliştirilmiş basit
apareylerdir.
Bu tür koterler 1000 volt civarında sönümlü
bir dalga üretirler.Kıvılcım atlaması ve self
indüksiyonla çalışan bir transformatör, voltajı
yükseltir. Bu yüksek frekanslı akım, bir prop
aracılığı ile dokuya uygulanır.
 Spark Gap koterler çok yüksek voltaj ürettiği
ve “spray” şeklide akım atlaması yaparak
çalıştığı için sadece yakma (fulgurasyon)
işleminde
kullanılabilir.
Prop
dokuya
yaklaştırıldığında, dokuya doğru kıvılcım
atlaması meydana gelir ve bu kıvılcımların
sebep
olduğu
yüksek
ısı
dokunun
dağlanmasını sağlar.


Elektrokoterler 200 kHz - 27 MHz arasında
yüksek frekanslı akım üreten araçlardır.
Kullanım amacına ve yerine göre bu
cihazlar 15-400 Watt enerji üretebilirler.
Üretilen yüksek frekanslı akım , kesme
işlemi için tam dalga veya koagülasyon
için modülasyonlu dalga biçiminde
olabilir.

Elektrokoter cihazının ürettiği yüksek
frekanslı akımın, tam dalga veya
modüleli dalga olması, dokuda oluşacak
etkinin de farklı olmasını sağlar. Cihazın
ürettiği yüksek frekanslı akım, ince bir
uçla dokuya temas ettirildiğinde, dokuda
oluşan direnç bölgesinde ısı meydana
gelir.

Bu değim sırasında metal uç ısınmaz.
Hücreler arası sıvı ve kan, yüksek frekanslı
akıma karşı gösterdikleri direnç yüzünden
ısınırlar. Doku direncinin yüksek olduğu
bölgede
oluşan
ısı
etkisiyle
dehidratasyona bağlı kesi meydana
gelir.

Kesi bölgesinde bir miktar ısınma olduğu
için kanama azalır, sıcaklık gereksiz
yükselmediği için dokuda yanık oluşmaz,
yara iyileşmesi hızlı olur ve kesi yerinde
skar kalmaz.

koterin çıkış voltajı yüksek olmasına rağmen
etkin güç düşüktür. Ucunda bin volt
civarında gerilim olan künt veya küresel
uçlu prop dokuya yaklaştığında, dokuya
atlama yaparak ark oluşabilir. Yakma
etkisinden kurtulmak için prop dokuya
değdikten sonra pedala basılarak cihaz
aktif hale getirilirse daha kontrollü bir
koagülasyon sağlanır.

Doku ile prop arasında küçük kıvılcımlar
oluşmasına bağlı olarak daha fazla
sıcaklık
oluşacaktır.
Yüksek
sıcaklık
pıhtılaşmayı sağladığı gibi hafif yanık
oluşmasına da sebep olur, bu yüzden
koagülasyon olur.

Elektrokoterler monopolar ve bipolar
olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Monopolar diye tanımlanan koterlerde
aktif elektrottan çıkan yüksek frekanslı
akım, koterizasyonu gerçekleştirdikten
sonra bütün vücuda dağılarak, hasta
vücuduna bağlanmış geniş yüzeyli
elektrot aracılığı ile cihaza geri döner.

Keskin uç veya tel şeklindeki aktif uç,
elektrik akımının yoğunlaştığı yerdir. Bu
küçültülmüş
dokunma
ucu,
birim
alandan geçen akımın en yüksek olduğu
yerdir ve burada dehidratasyona sebep
olacak düzeyde ısı meydana gelir.

50 W’ dan daha az çıkışı olan monopolar
elektrokoterlerde, cihazın pasif çıkışı
doğal toprağa bağlanır. Bu durumda
hastaya ayrıca bir topraklama hattı
bağlamaya gerek kalmayabilir.
Metal uç kısımlarının biçimlerine göre şöyle ayırt edilebilirler:
• İnce veya kalın tel veya iğne biçiminde olanlar,
• Bıçak şeklinde olanlar,
• İlmik biçiminde olanlar : Çeşitli boyutlarda, uzun, yuvarlak veya
eşkenar dörtgen (romboid) şeklinde olabilir,
• Farklı çaplarda küre biçiminde olanlar. Monopolar
Elektrokoterlerde sonuç olarak aktif ve nötr olmak üzere iki
elektrot vardır.
 I. Aktif elektrot (Çalışma elektrotu): Metal uç kısımlarının
biçimlerine göre şöyle ayırt edilebilirler:
• İnce veya kalın tel veya iğne biçiminde olanlar,
• Bıçak şeklinde olanlar,
• İlmik biçiminde olanlar : Çeşitli boyutlarda, uzun, yuvarlak veya
eşkenar dörtgen (romboid) şeklinde olabilir,
• Farklı çaplarda küre biçiminde olanlar.

II. Nötr elektrot: Çeşitli tipleri olan bu elektrota toprak elektrotu
da denir. Vücuda değdiği yerde ısı oluşturmaması için geniş
yüzeylidir. Geniş olan yüzeyi sayesinde birim alandan geçen
akım miktarı düşük olacağından ısı oluşamaz. Oringer
topraklamanın hastanın sırt bölgesinden çok, kalça kemiğinin
altına yerleştirilmesini önerir. Topraklama hastanın küçük kemik
çıkıntılarına örneğin omuz kürek kemiği veya omurlara
gelmemelidir, aksi halde yüksek akım yoğunluğunun ortaya
çıkmasına neden olur bu da yanıklara sebep olur.
Topraklama, hastanın bacak altına yapılacaksa hastanın
cebinde anahtar veya metal içeren eşyalar olmamalıdır.
Nötr elektrotlar çeşitli biçimlerde olabilir:
• Oturma elektrotu; Hastanın üzerine oturduğu plakalar,
• El elektrotu; Hastanın elinde tuttuğu elektrotlar,
• Kolluk veya manşet tip elektrot; İnce bükülebilir metalden
yapılan, hastanın cildine temas edecek şekilde plastik
bantlarla sabitleştirilen elektrotlar.


Bipolar koterlerde aktif elektrot ve nötr
elektrot olarak tanımlanan iki elektrot
birbirine yakın durur, koterizasayon
uygulanacak doku araya girdiğinde,
doku üzerinden yoğun bir akım nötr
elektroda doğru akar ve aradaki
dokunun kesilmesi veya koterizasyonunu
gerçekleştirmiş olur.

Araya giren dokuda, uygulanan akımın
niteliğine göre kesme , koterizasyon veya
her ikisi birden gerçekleştirilir. Bipolar
koterlerde
yüksek
frekanslı
akımın
devresini tamamlayacağı yol çok kısa
olduğu cihazlardır ve maksimum 50 Watt
çıkış verirler.
1.
2.
3.
4.
5.
Elektrotomi: (Elektrikle kesme, kesip çıkarma) Dokunun
kesilmesi ve kesilerek çıkarılmasını kapsayan elektrocerrahi
işlemleri
Elektrokoagülasyon: Bipolar akım uygulanarak dokuların yıkımı
ve bunun kitle haline getirilmesi,
Elektrodesikasyon: Elektrikle kurutma, bir şeyi suyunu
kaybettirerek kurutma,
Elektrofulgurasyon: Yüksek frekanslı akımla dokunun yakılması,
Koblasyon: Düşük sıcaklıkta, tuzlu su gibi iletken bir sıvı
içindeyken yapılan elektrocerrahi.
1. Elektrocerrahi (electrosurgery): Elektrik akımları aracılığıyla yapılan cerrahi
uygulamalar.
2. Elektrokoterizasyon (electrocautery): Dokuların, ucundan elektrik akımı geçen
araçlarla yakılması, dağlanması.
3. Termokoterizasyon (thermocautery): Elektrik akımı ile dokunun koterize edilmesi.
4. Elektrohemostasis (electrohemostasis): Elektrik akımından yararlanılarak yapılan
kanamayı durdurma uygulamaları.
5. Elektrokoagülasyon (electrocoagulation): Yüksek frekanslı elektrik akımının
(YFA) bir elektrotu aracılığı ile dokuda yapılan koagülasyon (pıhtılaştırma)
işlemi.
6. Elektrodesikasyon (electrodesiccation): YFA’ la dokuların kurutulması.
7. Desikasyon (desiccation): Kurutma, bir şeyi suyunu kaybettirerek kurutma. Doku
sıcaklığının 600 C nin üzerine çıkması halinde hücrelerde görülen kuruma
işlemi .
8. Elektroinsizyon (electroincission): Dokuların YFA uygulayan bistüriler aracılığıyla
kesilmesi, elektrik akımıyla kesi (insizyon) yapmak.
9. Elektroeksizyon, Elektrotomi (electroexcision, electrosection, electrotomy,
acusection): Elektrikle kesip çıkarma işlemi.
10. Elektrofulgurasyon (electrofulguration): Dokuların YFA uygulanarak yakılması.
11. Fulgurasyon: şimşek çakması, ani parlama.
12. Karbonizasyon (carbonisation, charring): Kömürleşme, bir maddenin (ısıtılarak)
diğer bölümlerini uzaklaştırarak karbonunu bırakmak.
13. Ablasyon (ablation): Kesip çıkartma, tutunma yerinden kaynaşık olduğu
yapıdan ayrılma.
14. Elektrik bıçağı (electric knife): YFA’ ın etkisiyle dokuların kesilmesini sağlayan
15. Elektrocerrahi bistürisi (electrosurgical scalpel ): YFA’ la dokuları ayıran (kesen)
bir çeşit bistüri.
16. Termokoagülasyon (thermocoagulation): Sıcaklık etkisiyle koagülasyon
yapılması.
17. Rezistans (resistance): Bir maddenin (veya sistemin) doğru akıma karşı
gösterdiği direnç.
18. İmpedans (impedance): Bir maddenin (veya sistemin) alternatif akıma karşı
gösterdiği direnç.
19. Beyaz koagülasyon (white coagulation): 45 0C nin üzerinde hücrelerin
proteinlerinin jel haline geldiği geri dönüşümsüz durum.
20. Monopolar sistem: Tek kutuplu sistem.
21. Bipolar sistem: İki kutuplu sistem
22. Tam dalga YFA: FW (full rectification wave) veya modüle edilmemiş yüksek
frekanslı akım (YFA).
23. Modüle edilmiş YFA: YFA’ mın düşük frekanslı bir akımla genliğinin değiştirilmesi
ile elde edilen ve doku üzerindeki etkileri tam dalga YFA’dan farklı olan akım
türü.
24. Sönümlü Dalga Üreteci (spark gap generator): Genliği, yüksekten başlayıp
sıfırlandıktan sonra tekrar en yükseğe çıkan dalga üreten basit elektrokoter.
25. Modülasyon: YFA’ mın daha düşük frekanslı bir akımla şekillendirilmesi.
26. Oturma elektrotu: Hastanın üzerine oturduğu geniş yüzeyli metal plaka.
27. El elektrotu: Hastanın elinde tuttuğu metal çubuk şeklindeki elektrot.
28. Kolluk veya manşet tip elektrot: Kalaydan yapılan, hastanın alt koluna deri
veya plastik bantlarla sabitleştirilen elektrot.
29. Koblasyon (coblation): Dokuyu kesme ve koagülasyon işlemini tuzlu su
ortamında bipolar tekniğin kullanılması ile gerçekleştiren bir tekniktir.
Teşekkürler…..
Download

diş hekimliğinde elektro cerrahinin kullanımı