http://www.e-cografya.com/
BEŞERİ YAPI
1. İNSANIN FAALİYETLERİ
İnsanoğlu geçimini sağlamak için sürekli faaliyet içerisinde olmuştur. Sürekli daha iyisini, daha
güzelini, daha fazlasını isteyen insanlar birçok alanla ilgilenmiştir. Önceleri geçimlerini temin
edebilmek için tarım ve hayvancılıkla uğraşırken, zamanla buna ticaret, ulaşım, imalat, sanayi ve en
sonda çok çalışıp yorulunca turizm eklenmiştir. İnsanların bu faaliyet dallarının her biriyle bir coğrafya
dalı ilgilenmektedir. İşte insanların bu faaliyetleri sonucunda beşeri sistemler ortaya çıkmıştır.
Aslında ekonomik coğrafyanın konusunu meydana getiren olay ve olguların insanlar tarafından
meydana getirildiği dikkate alındığında, coğrafyanın bu bölümüne "beşeri coğrafya" denilmesi de
doğru olur.
1. Nüfus Coğrafyası: Coğrafyanın bu dalı; nüfus artışı,
dağılışı, göç hareketlerini gibi nüfusun çeşitli özelliklerini
inceler.
2.
Yerleşme
Coğrafyası:
Bu
bilim
dalı
da
en
küçüğünden en büyüğüne kadar yerleşme birimlerini,
bunların özelliklerini, dağılışlarını ve mesken tiplerini,
mesken inşasında kullanılan malzemeleri kendisine konu
olarak almıştır.
3. Tarım Coğrafyası: Tarla ve bahçe ziraatı şeklinde
topraktan
yararlanma,
hayvancılık
ve
ormancılık
faaliyetlerinin tümünü konu alan bilim dalıdır.
1
http://www.e-cografya.com/
4. Sanayi Coğrafyası: Çeşitli sanayi kollarını, sanayinin
gelişme dönemlerini, üretimlerini ve sanayi kuruluşlarının
dağılışlarını inceleyen bilim dalıdır.
5. Ulaşım Coğrafyası: Ekonominin can damarları olan
hava, kara, deniz ve demiryolu ulaşımını çeşitli yönleriyle
ele alarak inceleyen bilim dalıdır.
6. Turizm Coğrafyası: Turizm etkinliklerinin türünü, bu
etkinliklere
katılan
insan
sayılarını,
bu
etkinliklerin
ekonomiye katkılarını konu alarak inceleyen bilim dalıdır.
7. Siyasi Coğrafya: Belli başlı siyasi örgütler, ülke
birlikleri, ticaret birlikleri ve savunma birliklerini ele alarak
inceleyen bunlar üzerinde etkili olan coğrafi faktörleri
açıklayan bilim dalıdır.
8. Enerji Kaynakları Coğrafyası: İnsanların ihtiyacı olan
enerji
kaynaklarını,
bunları
sağladıkları
kaynakları
(hidroelektrik, termik, nükleer, jeotermal… vs) konu alan
bilim dalıdır.
9. Ticaret Coğrafyası: Tarım ve sanayi faaliyetleriyle
üretilen malların el değiştirmesi olan ticareti kendisine
konu alan bilim dalıdır.
2
http://www.e-cografya.com/
2. YERLEŞMENİN FARKLILAŞMASI
İnsanoğlu ilk önceleri mağara gibi, ağaç kovuğu gibi yerlere yerleşmiştir. Bu dönemde çevreden
bulduğu yiyeceklerle beslenen insanlar, yabani hayvanlardan korunmak ve onları avlamak için ilkel
silahlar geliştirmişlerdir.
Zamanla bilgi birikimi artan insanlar, Neolitikte verimli
ovaların kenarlarına yerleşerek, çiftçilik yapmışlardır.
Böylece yerleşik hayata geçen insanlar ilk köylerini
kurarak, bazı köpek, koyun gibi bazı hayvanları da
evcilleştirmişlerdir. İlk yerleşmeler genellikle verimli ovalar
içerisinden akan akarsu kenarları olmuştur. Bundan dolayı,
Nil Nehri vadisi, Dicle ve Fırat nehirlerinin arasındaki
Mezopotamya, Ganj ve İndus nehri vadileri ile Çin’de
Sarıırmak yeryüzünde ilk yerleşmelerin ortaya çıktığı alanlardır.
Zamanla fazla ürün yetiştiren insanlar bunun fazla kısmını
önceleri takas yoluyla, daha sonraları ise değerli taşlar
karşılığında değiştirerek ilk ticari faaliyetleri gerçekleştirmiş
oldular. Zamanla insanlar uzak bölgelerden ürettikleri
ürünleri bu ticari faaliyetin yoğunlaştığı yerlere getirerek ilk
ticaret şehirlerinin ortaya çıkmasına neden olmuşlardır.
Ticaretin gelişmesiyle birlikte zenginleşen tüccarlar deniz
aşırı yerlere ulaşmaya başlamışlardır. Böylece gemilerin
uğrak alanı olan kıyılarda liman şehirleri ortaya çıkmıştır.
3
http://www.e-cografya.com/
Zamanla büyüyen kentler, güçlenen yöneticileri ortaya
çıkarmıştır. Bu yöneticiler başka toprakları da ele geçirince
güçlü
krallıklar
kurulmuştur.
Bu
krallıkların
yönetim
merkezleri ise idari kentleri ortaya çıkarmıştır.
İnsanoğlu yaratıldığı günden beri inanma ihtiyacı duymuştur.
İnsanlar
kendilerine
gönderilen
peygamberlerce
kutsal
olarak gösterilen yerlere veya ibadet mekanları olan kutsal
yerler daha çok yerleşildiği için dini kentleri ortaya
çıkarmıştır.
İnsanların zamanla bilgi birikimi arttıkça ihtiyaç duydukları
maddeler
artınca
çeşitli
madenleri
kullanmaya
başlamışlardır. Böylece ihtiyaç duydukları bakır, kalay,
demir, kömür gibi madenlerin çıktığı alanlarda çeşitli tesisler
kurarak madencilik kentlerini ortaya çıkarmıştır.
İnsanlar aklını kullanarak çeşitli buluşlar yapmış ve zamanla
sanayi faaliyetleri ortaya çıkmıştır. Böylece atölyelerin,
fabrikaların yoğunlaştığı sanayi kentleri ortaya çıkmıştır.
Çalışıp yorulan insanlar dinlenmeye ihtiyaç duymuştur.
İnsanlar genellikle sürekli yaşadıkları yerlerin dışına giderek
buralarda farklı yerleri görüp tanımak istemişlerdir. Bu
sayede turizm etkinliklerinin yoğunlaştığı turizm kentleri
ortaya çıkmıştır.
20. yüzyılda bilim ve iletişimde çok büyük gelişmeler
yaşanmıştır. Bu gelişmeler ABD’de silikon vadisi denilen
yerde olduğu gibi belirli alanlarda toplanarak teknoloji
kentlerini ortaya çıkarmıştır.
4
http://www.e-cografya.com/
3. YERLEŞMEYİ SINIRLANDIRAN FAKTÖRLER
İnsanoğlu bugün yeryüzünün birçok sahasına yerleşmiş
durumdadır. Aklı, azmi ve keşfetme duygusuyla yeryüzünde
insan ayağının değmediği yer kalmamıştır. Ancak buraların
hepsi insan yaşaması için elverişli değildir. Teknolojideki bütün
gelişmelere rağmen yeryüzünde yerleşmeyi sınırlandıran
faktörler bulunmaktadır. Bunların başlıcaları;
¾ Denizler ve okyanuslar
¾ Kutuplar ve buzullarla kaplı alanlar
¾ Çöller ve kurak bölgeler
¾ Ormanlar ve bataklık alanlar
¾ Dağlık alanlar
¾ Verimsiz topraklar’dır.
Dünya’nın En Yüksek Kenti: La Paz
Orta kuşakta kentler iklim şartları nedeniyle genellikle alçak
sahalarda kurulur. Buna karşılık Ekvatoral bölgede havanın
aşırı sıcak ve nemli olması nedeniyle yerleşmeler daha
yükseklere çıkmak zorunda kalmıştır. Dünya’nın en yüksekte
kurulan kenti Bolivya’nın başkenti La Paz’dır. La Paz 4,000 m
yükseltisinde yer almasına rağmen 2,000,000 nüfusa sahiptir.
5
http://www.e-cografya.com/
Dünya’nın En Soğuk Kenti: Ust Nera
İnsanlar genellikle aşırı sıcak ve aşırı soğuk sahalardan kaçmaktadırlar. Buna karşılık buralarda
bulunan zengin doğal kaynaklar şehirlerin kurulmasına
neden olabilmektedir. Örneğin Rusya’da yer alan Ust Nera
kentinde sıcaklık değerleri sık sık – 60°C, – 70°C ye
düşmektedir. Kentte sıcaklık – 50°C’ye düştüğünde açık
hava faaliyetlerine ara verilir, okullar ise – 55°C’de
kapanır. Tüm olumsuzluklar rağmen 8 ay Sibirya yüksek
basıncının etkisinde kalan bu kentte donmuş zemin
üzerinde yaklaşık 11,000 kişilik bir kent kurulmuştur.
Dünya’nın En Kuzeydeki Kenti: Dikson
Yüksek enlemler aşırı soğuk olduğu için insanlar buradan
kaçmaktadır. Ancak Sibirya’da Tamir yarımadasının en
batı ucunda yer alan Dikson kenti en kuzeyde yer alan
kenttir. SSCB döneminde askeri amaçlarla kullanılan bu
kent günümüzde madencilik faaliyetleri nedeniyle yaklaşık
3,000 kişilik bir nüfusa sahiptir. Yazları ılık geçen bu kentte
güneş 3 ay batmaz, buna karşılık kış döneminde de
yaklaşık 3 ay güneş doğmamaktadır.
4. YERLEŞME TİPLERİ
Yerleşmeler büyüklüklerine göre kırsal yerleşmeler ve kentsel yerleşmeler diye ikiye ayrılmaktadır.
Yerleşmelerin sınıflandırılmasında nüfus miktarı ve ekonomik faaliyet türleri etki olmaktadır.
6
http://www.e-cografya.com/
a. Kırsal Yerleşmeler
İnsanların geçimlerini tarım ve hayvancılıktan sağladığı ve nüfusu 10,000 den az olan yerleşmelere
kırsal yerleşmeler denir. Kırsal yerleşmeler köyaltı yerleşmeleri, köyler ve kasabalar olmak üzere
üçe ayrılmaktadır.
1. Köyaltı Yerleşmeleri: Köyaltı yerleşmeleri birkaç ev eklentilerinden köye kadar değişen farklı
büyüklükteki yerleşmelerdir. Bu yerleşmelerin ortaya
çıkmasında
rol
oynayan
faktörler
arasında
köyün
uzağında bulunan tarım alanlarına sahip olma isteği,
hayvan
otlatmak
için
gidilen
yerlerde
uzun
süre
kalınması rol oynamaktadır. Genellikle geçimlerini tarım
ya da hayvancılıktan sağlamaktadırlar. Mahalle, oba,
mezra, yayla, kom, ağıl, divan ve çiftlik gibi farklı çeşitleri
fardır.
2. Köy Yerleşmeleri: Nüfusu 2000’den az olan, muhtar
tarafından yönetilen, üretici nüfusun fazla olduğu, iş
bölümünün belirgin olmadığı, ekono-mik faaliyetin tarım
ve
hayvancılığa
dayalı
olduğu,
konutlarda
yapı
malzemesinin doğadan temin edildiği yerleşmelerdir.
Köylerde otlak, mera, çeşme gibi ortak mallar da
bulunmaktadır.
3. Kasaba (Belde) Yerleşmeleri: Köy ile kent arasında
geçiş özelliği gösteren ve belediye teşkilatının bulunduğu
yerleşmelere kasaba (belde) denir. Nüfusları genellikle
2,000 ile 10,000 arasında değişmektedir. Ekonomik
etkinlik aynı köylerde olduğu gibi tarım ve hayvancılığa
dayanmaktadır. Köylerden farklı olarak buralarda bazı el
sanatları ve atölyeler (marangoz, demirci, ayakkabı
tamircisi vb) gelişmiştir. Kasabalar çevre köylerin pazarı
durumundadırlar.
b. Kentsel Yerleşmeler
Nüfusu 10,000 den fazla olan yerleşmelere kentsel yerleşmeler denir. Kentsel yerleşmelerde nüfus,
sanayi ya da hizmetler gibi tarım dışı sektörlerde çalışmaktadır. Kentler nüfuslarına ve fonksiyonlarına
göre sınıflandırılmaktadırlar.
7
http://www.e-cografya.com/
¾ Fonksiyonlarına Göre Kentler: Kentlerde genellikle birden fazla ekonomik fonksiyon
gelişmiştir. Kentler tarım, sanayi, ticaret, ulaşım, çeşitli hizmetler, turizm, eğitim, liman ya da
idari fonksiyona sahip olabilirler.
¾ Nüfuslarına Göre Kentler: Nüfuslarına göre kentler dörde ayrılmaktadır.
¾ Küçük Kentler: Nüfusları 10,000 – 100,000 arasında olan yerleşmelerdir
¾ Orta Büyüklükteki Kentler: Nüfusları 100,000 – 500,000 arasında olan yerleşmelerdir.
¾ Büyük Kentler: Nüfusları 500,000 – 1,000,000 arasında olan yerleşmelerdir.
¾ Metropoliten Kentler: Nüfusları 1,000,000’dan daha fazla olan yerleşmelerdir.
5. YERLEŞME DOKULARI
Yerleşmeler kuruldukları sahaların coğrafi özelliklerine göre farklı dokulara sahip olabilirler.
Yerleşmeler yer şekilleri ve su kaynaklarına bağlı olarak toplu, yada dağınık olabilecekleri gibi
kuruldukları yere göre de çizgisel, dairesel yada kıyı boyu yerleşmeleri şeklinde sınıflandırılabilirler.
a. Dağınık Yerleşme: Evler tek tek yada kümeler halinde birbirinin uzağına kurulmuştur. Evler
arasında bahçe ve tarlalar yer alır. Yağış miktarının fazla, su kaynaklarının bol olduğu, engebeli
alanlarda dağınık yerleşmeler kurulmaktadır.
b. Toplu Yerleşme: Su kaynaklarının sınırlı olduğu kurak alanlarda toplu yerleşmeler görülür. Suyun
az olduğu yerlerde ve arazinin düz olduğu ovalık alanlarda insanlar evlerini birbirine yakın olarak
kurmaktadırlar. Genellikle bir su kaynağının çevresinde evler toplanmış durumdadır.
8
http://www.e-cografya.com/
c. Çizgisel yerleşme: Akarsu boylarında ve bir yol boyunca kurulan ve uzanan yerleşmelere çizgisel
yerleşme denir.
d. Dairesel yerleşme: Düz bir arazide veya ovada kurulan dairesel şekle sahip yerleşmelere dairesel
yerleşme denir. Genellikle iş merkezlerinin çevresinde ya da sanayi merkezlerinin çevresinde
görülmektedirler.
e. Kıyı boyu yerleşme: Genel olarak deniz, göl kıyılarında kıyı boyuna kurulan yerleşmelere kıyı
boyu yerleşme denir.
6. MESKENLERDE KULLANILAN MALZEMELER
İnsanların içinde yaşadıkları ve dış faktörlere karşı korundukları yerlere mesken adı verilir. İnsanların
bilgi birikimine, ekonomik gelir seviyesine, iklim özelliklerine, doğal çevredeki yapı malzemelerine
göre meskenlerde kullanılan yapı malzemeleri değişiklik gösterir.
9
http://www.e-cografya.com/
Şehirlerde genellikle betonarme binalar inşa edilirken; kırsal kesimlerde inşa edilen meskenlerde
ağaç, taş, toprak, kar ve buz, çeşitli bitkisel ya da hayvansal malzemeler kullanılabilir. Bu
malzemelerin seçiminde doğal ortam koşulları etkili olmaktadır.
Kolay işlenebilen kayaların yaygın olduğu yerlerde
meskenler yapında genellikle taş kullanılır. Örneğin
kalker, volkanik tüf ve metamorfik şişt yaygın olarak
kullanılır.
Kurak ve yarı kurak bölgelerde yağış miktarının az
olması meskenlerde toprak malzemenin kullanılmasına
neden olmuştur. Burada özellikle kil oranı yüksek olan
topraklar bitkisel malzemeyle karıştırılarak güneşte
kurutulur ve kerpiç adı verilen malzeme elde edilir. Daha
sonra bu kerpiçlerle yapılan meskenin dış ve iç yüzeyi de
çamurdan bir sıva ile kaplanır.
Yağış miktarının arttığı ormanlık alanlarda ise konut
inşasında genellikle ahşap malzemeler kullanılmaktadır.
Yüksek
enlemlerdeki
malzemesi
olarak
soğuk
alanlarda
genellikle
ise
inşaat
sıkıştırılmış
kar
kullanılmaktadır. Kar içerisindeki boşluklarda hapsolan
durgun hava nedeniyle kötü bir iletkendir ve bu nedenle
içinin çok soğuk olmasını engeller. İglu adı verilen bu
yerleşmelerin içi de genellikle ren geyiği derisi ile
kaplanmaktadır.
10
http://www.e-cografya.com/
Hayvancılık
hayvanlardan
faaliyetlerinin
elde
edilen
yaygın
yün
olduğu
ve
alanlarda
kıllarla
çadır
yapılmaktadır. Özellikle göçebe hayvancılıkla geçinen
insanlar bu tip meskenlerde barınmaktadır.
Kimi alanlarda ise insanlar sazdan ya da kamıştan
yaptıkları
yerlerde
yaşamaktadırlar.
Çevreden
elde
edilen bitkisel malzemelerle yapılan bu yerleşmelere
kulübe adı verilmektedir.
Bazı kırsal yerleşmelerde ise bu malzemelerin bir kaçının karışımı kullanılabilir. Örneğin bazı evlerin
temeli taştan, duvarları topraktan elde edilen kerpiç malzemeden, çatısı ise ahşap malzemeden
yapılabilmektedir.
11
Download

beşeri yapı - cografyalise.com