NEREDE VE NASIL
YAŞIYORUZ?
TÜRKİYE’DE NÜFUSUN VE YERLEŞMENİN DAĞILIŞINI
ETKİLEYEN FAKTÖRLER
- Doğal Faktörler
- Beşeri Faktörler
TÜRKİYE’DE YERLEŞME
- Türkiye’de Mesken Tipleri
- Türkiye’de Yerleşme Şekilleri
- Kır Yerleşmeleri
- Şehir Yerleşmeleri
- Şehirlerin Sınıflandırılması
BÖ
8
M
Ü
L
TÜRKİYE’DE NÜFUSUN VE YERLEŞMENİN DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Nüfus, dünya, kıta, ülke, bölge, idari ünite (il, ilçe, bucak gibi) veya bir yerleşme (köy, kasaba, şehir) gibi sınırları kesin olarak belirlenmiş bir
alanda, belli bir zaman diliminde yaşayan insanların sayısına denilmektedir. Başka bir deyişle nüfus, belirli bir zamanda, sınırları tanımlı bir
bölgede yaşayan insan sayısıdır.
Nüfus, her an değişen, dinamik bir olaydır. Bir yandan doğumlar, diğer taraftan ölümler gerçekleşmekte, göçler yaşanmakta ve insanların
nitelikleri zamanla değişmekte, hepsinden önemlisi nüfusun miktarı ve niteliklerinin dağılışında değişiklikler söz konusu olmaktadır.
Türkiye’de nüfusun dağılışı düzensizdir. Türkiye’nin coğrafi bölgeleri, bölümleri, yöreleri hatta il ve ilçeleri arasında farklılıklar görülür.
Türkiye’nin çeşitli kesimlerinde kalabalık ve tenha yerler yan yana bulunabilmektedir. Örneğin; ülkemizde nüfus yoğunluğunun dağılış haritası
incelendiğinde nüfusumuzun büyük bir kısmının elverişli iklim, tarım ve ulaşım şartlarına sahip olan kıyı kesiminde toplandığı görülür. Buna
karşılık, ülkemizin yüksek, engebeli ve karasal iklim şartlarına sahip kesimleri seyrek nüfusludur. Yoğun nüfuslu alanlar ile seyrek nüfuslu
alanlar arasında orta derecede nüfus yoğunluğuna sahip olan alanlar yer alır.
Bilgi Köşesi
Türkiye’de nüfusun dağılışı üzerinde etkili olan çeşitli faktörler vardır. Bu faktörleri iki ana grup altında toplamak mümkündür:
TÜRKİYE’DE
NÜFUSUN VE YERLEŞMENİN
DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
Doğal (Fiziki) Faktörler
Beşeri Faktörler
Tarihi, Askeri ve
Siyasi Faktörler
İklim
Sıcaklık
Yağış
Bilim ve Teknolojideki
Gelişmeler
Yer şekilleri
Göçler
Yükselti
Eğim
Ulaşım
Bakı
Dağların Uzanış Doğrultusu
Ekonomi
Su Kaynakları
Tarım
Hayvancılık
Toprak Özellikleri
Sanayi
Bitki Örtüsü
Turizm
Madencilik
Balıkçılık
Ormancılık
346
346
1) Doğal Faktörler
Nüfusun dağılışını etkileyen doğal faktörlerin başlıcaları; iklim, yer şekilleri, doğal bitki örtüsü, toprak çeşitliliği ve su kaynaklarıdır.
a) İklim
Türkiye’de yağış miktarının fazla olduğu yerler, nüfusun en
Türkiye’de nüfusun dağılışını etkileyen diğer iklim elemanı ise
yoğun olduğu alanlardır. Türkiye’de yağış dağılışı haritası ile
sıcaklıktır. Türkiye’de yükseltinin fazla olduğu yerler hem sıcak-
nüfus dağılışı haritası arasında paralellik söz konusudur.
lık değerlerinin düşmesine hem de kış mevsiminin uzun sürme-
Türkiye’de denizel iklim şartlarından dolayı nüfusun büyük bir
si ekonomik faaliyetleri ve yerleşme olanaklarını olumsuz
kısmı Marmara, Ege, Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında toplan-
yönde etkilemiştir. Kuzey Anadolu Dağları, Toros Dağları ve
mıştır.
İç kesimlere gidildikçe yağış miktarının azalmasına
bağlı olarak nüfusta azalma görülür. Örneğin, Türkiye’de yağış
miktarının en az olduğu Tuz Gölü ve çevresi en seyrek nüfuslu
yerlerin başında gelir. Türkiye’de bol yağış almasına rağmen az
nüfuslu olan yörelerimiz de vardır. Örneğin; Menteşe yöresi,
Yıldız Dağları, Toroslar ve Doğu Anadolu’daki dağların yüksek
kesimleri bol yağış aldıkları halde seyrek nüfusludur. Bunun en
Bilgi Köşesi
Doğu Anadolu’nun 2000 metreden daha yüksek yerlerinde
yerleşmelere rastlanmaz. Örneğin, Doğu Anadolu Bölgesi’nin
yüksek kesimleri kış mevsiminin çok soğuk ve uzun sürdüğü
yerler olması nedeniyle nüfusun ya hiç bulunmadığı ya da
oldukça az olduğu yerleridir. Bu bölgede nüfus kış mevsiminin
biraz daha elverişli olduğu çöküntü ovalarına ve vadi içlerine
önemli nedeni; yüksek ve engebeli yer şekillerinin tarımsal
toplanmıştır. Buna karşın kış mevsiminin ılık geçtiği Ege ve
faaliyetleri ve yerleşme olanaklarını kısıtlamasıdır.
Akdeniz kıyı kesimleri ise nüfuslanmıştır.
Türkiye Yağış Dağılış Haritası
Türkiye Sıcak Dağılış Haritası
¥J[JN,BEJS%0ò364±;
4ŽDBLMŽL™$
¥J[JN,BEJS%0ò364±;
:BóŽõNN
80
0
80
160 km
80
< 300 400 600 800 1200 1400 >
0
80
160 km
-4
0
4
8
12
16
20
Türkiye Nüfus Dağılışı Haritası
b) Yer Şekilleri
Nüfusun dağılışı üzerinde etkili olan başlıca
yer şekilleri (topoğrafik faktörler); yükselti,
eğim, bakı ve dağların uzanış doğrultusudur.
Türkiye, oldukça engebeli ve yüksek bir ülkedir. Ülkemiz arazisinin yarıdan fazlası 1000
m’nin üzerinde yüksekliğe sahiptir. Kısa mesafelerde sık sık değişen yer şekilleri, nüfusun dağılışını etkiler. Türkiye’de genel olarak
yükselti azaldıkça nüfus yoğunluğu artmak-
Çizim: Kadir DOĞRUSÖZ
80
0
tadır. Nüfusumuzun % 85’inden fazlası yük-
80
160 km
Sık NüfusluYerler
Orta Sıklıkta Nüfuslu Yerler
Seyrek Nüfuslu Yerler
seltinin az olduğu kıyı ovaları, iç ovalar ile alçak plato alanlarında toplanmıştır. (Çatalca-Kocaeli platosu, Çukurova, Ege ovaları gibi). Buna
karşılık dağlık alanlarda nüfus az ve dağınıktır. Yüksek platolar ile dağlık alanların ortalama 1500 m’den daha yüksek kesimleri çok tenhadır
(Hakkâri, Ardahan, Doğu Karadeniz Dağları gibi). Hatta 2000 metrenin üzerindeki yerlerde yerleşmeye rastlanmaz. Çünkü, kış mevsimi
uzun, yaz mevsimi kısa sürer, kar örtüsünün yerde kalma süresi uzun, don olayları erken başlar ve geç biterken şiddetli don olayları yaşanır,
ayrıca bu alanlarda birçok tarım ürününün yetişmesini engellenir. Buna ulaşım güçlükleri de eklenince geçimlerini sağlayamayan insanlar
başka yerlere göç eder ve nüfusta belirgin bir artış olmaz.
347
347
Nüfusun dağılışını etkileyen diğer topoğrafik faktörler; eğim ve bakı durumudur. Arazinin eğimli olması yerleşmeyi, ekonomik faaliyetleri ve ulaşım olanaklarını sınırlandıran bir faktördür. Türkiye’de düz veya az eğimli araziler özellikle verimli ovalar sık ve yoğun nüfusludur (Çukurova, Çarşamba Ovası, Bafra
Ovası gibi). Çünkü, bu kesimlerde iklim ve arazi şartları pek çok tarım ürününün yetiştirilmesi için elverişli şartlara sahiptir. Buralarda ulaşım da gelişmiştir.
Yüksek dağlar ve dik yamaçlar ise ekonomik faaliyetlere ve ulaşıma uygun olmadığı için seyrek nüfusludur. Örneğin; Toroslar ile Kuzey Anadolu Dağları’nın
yüksek kesimlerinde, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ovaları çevreleyen dağlarda,
Ege Bölgesi’nde kıyı ile iç kesimlerdeki dağlık alanlarda nüfus az ve dağınıktır.
Bilgi Köşesi
Kuzey Yarım Küre’de yer alan Türkiye’nin dağlık alanlarının genellikle güney
yamaçları, kuzey yamaçlarından daha fazla nüfusludur. Çünkü Kuzey ve Güney Yarım Küre’de Ekvator’a dönük olan yamaçlar daha fazla ısınır. Bu bakının
sıcaklık üzerine etkisi olup sıcaklıkta sonuç olarak nüfuslanmayı etkilemiştir.
Topoğrafik özelliklerden dağların uzanış doğrultusu da nüfus dağılışını etkiler.
Türkiye’deki dağ sıraları, genellikle doğu-batı doğrultusunda uzanır. Karadeniz ve
Akdeniz bölgelerinde kıyı çizgisine paralel olarak uzanan sıradağlar, iç bölgeler
ile kıyı kesimi arasındaki ulaşımı güçleştirir. İç bölgelerin daha az yağış almasına
ve ikliminin karasallaşmasına yol açar. Bu nedenle, kıyı bölgelerinde kıyıya dönük
olan yamaçlar daha yoğun nüfusludur. Ege Bölgesi’nin Asıl Ege Bölümü’nde dağlar
kıyı çizgisine dik olarak uzanır. Buna bağlı olarak denizel etki iç kesimlere kadar
sokulur. Dağlar arasındaki ovalar boyunca uzanan yollar, kıyı kesimi ile iç kesimler arasındaki ulaşımı kolaylaştırır. Bu nedenle, özellikle Ege Bölümü’nde nüfus,
dağların arasındaki verimli çöküntü ovalarında (Gediz, Bakırçay, Büyük Menderes,
Küçük Menderes, Edremit ovaları gibi) işlek yollar boyunca yoğunlaşmıştır.
c) Su Kaynakları
Türkiye’de nüfusun büyük bir kısmı su kaynaklarının çevresinde toplanmıştır. İçme ve kullanma suyunun temini, tarımda ve sanayide suya
ihtiyaç duyulması nedeniyle Türkiye’deki birçok yerleşim birimi genellikle su kaynaklarının yakınında kurulmuştur. Özellikle kurak bölgelerimizde, su kaynaklarının varlığı, yerleşmelerin dağılışını büyük ölçüde
etkilemektedir. Anadolu’da ilk yerleşime açılan sahaların Fırat ve Dicle
nehirleri arasındaki yerler ile Göller yöresi ve çevresi olması da bu duruma bir örnektir. Adana (Seyhan), Ardahan (Kura), Amasya (Yeşilırmak),
Eskişehir (Porsuk), Hatay (Asi) ve Edirne (Tunca) gibi şehirler akarsu
kenarında kurulmuştur. Ayrıca, deniz ulaşımı, turizm ve balıkçılığın etkisiyle bir çok kentimiz deniz kenarında kurulmuştur. (Trabzon, istanbul,
İzmir, Antalya gibi)
d) Toprak Özellikleri
Türkiye’de elverişli iklim şartlarına sahip yerlerdeki verimli topraklar, yoğun nüfusa sahiptir. Kıyı kesimlerindeki verimli düzlükler ile akarsuların denize döküldüğü yerde oluşturdukları delta ovaları nüfusun yoğun olduğu alanlardır. Çukurova, Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes, Bafra ve Çarşamba ovaları bunlardan bazılarıdır. Ayrıca verimli topraklara sahip olan iç ovalar da yoğun nüfusludur. Bolu, Adapazarı,
Malatya, Elazığ, Isparta, Kayseri ovaları bu ovalara örnek verilebilir. Tarıma elverişsiz toprakların bulunduğu yerler çok seyrek nüfusludur.
Akdeniz Bölgesi’nde kalkerli arazinin geniş yer kapladığı Teke Platosu, Taşeli Platosu ile İç Anadolu Bölgesi’nde çorak arazinin geniş yer
kapladığı Tuz Gölü çevresi bu özellikteki yerlerin en iyi örnekleridir.
e) Bitki Örtüsü
Türkiye’de nüfusun dağılışını etkileyen faktörlerden biri bitki örtüsünün dağılışıdır. Örneğin; ormanlar, iklim özelliklerine bağlı olarak ülkemizin daha çok, bol yağış alan kesimlerinde yaygındır. Ormanların sık ve geniş alanlara yayılmış olduğu yerlerde nüfus az ve seyrektir. Bunun
en önemli nedeni; ormanlık alanlarda tarıma ve yerleşmeye elverişli alanların çok sınırlı olmasıdır.
348
2) Beşeri Faktörler
Nüfusun dağılışı üzerinde beşeri ve ekonomik faktörlerin de etkisi büyüktür. Bu dağılışta tarihi, idari ve askeri özellikler önemli ölçüde rol
oynar. Ayrıca göçler, teknolojik gelişmeler, sanayi, ticaret, ulaşım ve turizm faaliyetleri de nüfusun dağılışını etkiler.
a) Tarihi - Askeri - Siyasi Faktörler
Türkiye’de tarihi çağlar boyunca yerleşim alanı olarak kullanılan yerlerin günümüzde de yoğun nüfusa sahip oldukları görülür. Eskiden ticaret
ve kervan yolları üzerinde bulunan bu yerleşmeler, bugün de önemli kavşak noktaları durumundadır. Sivas, Kayseri, Erzurum ve Diyarbakır
bu özellikteki yerleşim alanlarımızdandır. İstanbul, Bursa, Edirne ve Konya gibi illerimiz çeşitli tarihi dönemlerde başkentlik yapmış merkezlerdir. Örneğin; Cumhuriyet’ten önce Ankara Kalesi’nin çevresinde kurulmuş küçük bir kasaba durumundaki Ankara şehri, 1923’te başkent
olduktan sonra büyük bir hızla gelişmiştir. Türkiye’nin çeşitli kesimlerinde kurulmuş olan askeri tesisler, o yörelerin nüfuslarının artmasında
önemli rol oynamıştır. Bazı merkezlerimizde büyük askeri garnizonlar yer almaktadır. Ticaretin de gelişmiş olduğu bu yerleşim alanları, çevrelerine göre daha fazla nüfusa sahiptir. Malatya, Erzurum, Erzincan, Konya, Çorlu, Gölcük, Polatlı, Sarıkamış ve Kars bu merkezlerin başlıca
örneklerindendir.
Bilgi Köşesi
b) Göçler
Türkiye’ de 1950’ li yıllardan itibaren başlayan göçlerle kentleşme süreci de hızlanmıştır. Göçle birlikte nüfus, belli başlı yerlerde yoğunlaşmıştır. Türkiye’ de iç göçlerin, ekonomik yönden geri kalmış doğu bölgelerinden, gelişmiş batı bölgeleri doğrultusunda meydana geldiği varsayılmaktadır. Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri göç alırken, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri göç vermektedir.
Göçler, iç bölgelerden kıyı bölgelerine doğru olmaktadır. Bunun sonucunda kıyı bölgelerinde nüfus artarken iç kesimlerde nüfus azalmıştır.
c) Bilim ve Teknolojideki İlerlemeler
Teknoloji sayesinde insanlar daha rahat yaşam koşullarına sahip olurlar ve işlerini daha çabuk ve daha rahat yaparlar, böylece ömürleri uzar.
Özellikle 20. yüzyılda tıp, bilim ve teknolojideki gelişmeler sayesinde ölüm oranlarında belirgin bir düşüş yaşanmış, bunun sonucunda da
yaşlı nüfus artmıştır.
d) Ulaşım Olanakları
Günümüzde bir çok yerleşmenin gelişip büyümesinde elverişli ulaşım imkanlarına sahip olması etkili olmuştur. Ulaşım ticari faaliyetlerin
gelişmesinde önemli bir faktördür. Önemli ulaşım yolları üzerinde bulunan yerleşmeler hızlı gelişim göstermişlerdir. Örneğin, Ankara, Konya, Eskişehir, Kayseri, Afyon, Sivas gibi. Ayrıca ulaşım ekonomik faaliyetler üzerinde de etkilidir. Genellikle ulaşım olanaklarının zor olduğu
yerlerde hem nüfuslanma azdır hem de var olan yerleşmeler dağınık ve küçüktür. Diğer yandan az eğimli ve düz alanlar sanayi ve ticaret
gibi ekonomik faaliyetlerin kolayca yapıldığı yerler olmaları nedeniyle hızlı gelişmiş olup hem nüfus yoğunlukları fazla hem de yerleşmeler
büyüktür.
e) Ekonomik Faktörler
Nüfusumuzun önemli bir kısmı ülkenin ekonomik bakımdan gelişmiş kesimlerinde toplanmıştır. Ekonominin gelişebilmesi için gerekli şartların çoğuna sahip olan bu şehirlerin nüfusu, aldıkları göçlerle sürekli artmaktadır. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Gaziantep en yoğun
nüfusa sahip yerleşim alanlarıdır. Bu şehirlerin nüfus yoğunluğunun fazla olmasında sanayi, hizmet ve ticaret faaliyetlerinin gelişmiş olmasının etkisi büyüktür. Türkiye’deki bazı yerleşim alanlarının nüfusu, sahip oldukları sanayi tesisi veya madencilik faaliyetlerine bağlı olarak
artış göstermektedir. Örneğin; İskenderun, Karabük ve Ereğli’deki demir-çelik fabrikaları bu şehirlerin nüfuslarının artmasında etkili olmuştur.
Kömür, demir ve petrol başta olmak üzere çeşitli yer altı kaynaklarının varlığı da nüfus çeken önemli etkenlerden biridir. Bunlar arasında en
tipik örnekler; Zonguldak ile Batman’dır. Zonguldak’ın taş kömürü, Batman’ın ise petrol çıkarımı sayesinde nüfusları hızla artmış, geçmişte
birer köy iken madencilik faaliyetleri sonucunda birer kent durumuna gelmişlerdir. İstanbul, İzmir, Bursa, Gaziantep, Adana gibi şehirler sanayi üretiminin fazla olması nedeniyle aynı zamanda ticaret merkezleri durumundadır.
Nüfus dağılışında etkili olan faktörlerden biri de tarım faaliyetleridir. Tarımın yoğun olarak yapıldığı verimli ovalar, nüfusun sık olduğu yerlerdendir. Ülkemizde küçük ve orta büyüklükteki şehir gruplarının pek çoğu tarım şehri karakterindedir. Ödemiş, Tire, Seyhan, Nevşehir,
Amasya, Iğdır, Rize ve Bilecik tarım şehirlerimizdendir.
Nüfusun dağılışında etkili olan faktörlerden bir diğeride turizm faaliyetleridir. Özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında önemli turizm
merkezleri yer almaktadır. Buralardaki doğal ve tarihi turistik değerler çok fazla nüfus çeker. Antalya, Alanya, Kuşadası, Bodrum, Marmaris
gibi turistik şehirlerimizin nüfusu özellikle yaz mevsiminde yoğunlaşır.
349
TÜRKİYE’DE YERLEŞME
Türkiye’nin üzerinde bulunduğu topraklar, yeryüzünde yerleşmelerin ilk kurulduğu sahalar arasında yer almaktadır. Bu nedenle Anadolu
toprakları çeşitli kültür ve medeniyetlerin kurulup gelişmesine beşiklik etmiş ve topraklarımızda birçok beylik, devlet ve krallıklar kurulmuştur. Türkiye üzerinde yapılan paleoarkeolojik araştırmalar, ülkemiz topraklarında yerleşmenin günümüzde en az 10-12 bin yıl öncesine
dayandığını ortaya çıkarmıştır.
TÜRKİYE’DE MESKEN TİPLERİ
Türkiye’de coğrafi faktörler, kırsal alanlardaki meskenlerin şekillerini ve kullanılan malzemeyi önemli ölçüde etkilemiştir. Gerçekten kır meskeni, her şeyden önce çevre şartlarına yani yer şekilleri, yükselti, jeolojik yapı, bitki örtüsü, iklim elemanları ve onu inşa edecek kişilerin
gelenekleri, ekonomik durumları ve ekonomik faaliyet türleriyle yakından ilişkilidir.
Bilgi Köşesi
a) Ahşap Meskenler
Ahşap konutlar, yağış miktarının fazla olduğu, taş, tuğla ve kerpiç gibi yapı malzemelerinin bulunmadığı veya az bulunduğu ormanlık alanlarda yaygın olarak görülür. Türkiye’de
Karadeniz Bölgesi ile Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü’nde orman içindeki
meskenlerin çoğu ahşaptır. Bu evler ormandan elde edilen malzeme ile yapılmışlardır.
Çoğunlukla taş bir temel üzerinde yükselen ve genellikle ahır olarak kullanılan zemin kat
ile bunun üzerinde yükselen oturma katından oluşur. Doğu Karadeniz’de evin kenarında
eklenti halinde serender denilen ve yiyeceklerin konulduğu bir depo bulunur. Ahşap evin
sıcaklık ve nemi geçirmemesi yanında, deprem bölgelerinde bu afete dayanıklı olması
ve malzeme bulunduğunda yapımındaki kolaylık da tercih edilmelerinde etkili olmaktadır.
b) Toprak (Kerpiç) Meskenler
İç bölgelerimizde kurak ve yarı kurak iklime sahip kırsal yerleşmelerin büyük bir kısmında
toprak evler yaygındır. Yeterli ağaç veya mesken inşaası için elverişli taşların olmadığı İç
Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’ndeki kırsal alanlarda topraktan
yapılmış olan evler hâkimdir. Çamurun, ot veya samanla karıştırıldıktan sonra özel kalıplara dökülerek güneşte kurutulması ile yapılan tuğla biçimindeki malzemeye kerpiç adı
verilir. Kerpiç evlerin ana malzemesidir. Kerpiç mesken yapımının yaygın olmasına neden
olan başlıca faktörler; ülkemizde bozkırların geniş yer kaplaması, kerpiç toprağının en
ucuz ve yaygın bir yapı malzemesi olması ve buralarda tahıl tarımının yaygın olmasından
dolayı samanın bol miktarda temin edilmesidir.
c) Taş Meskenler
Taş, ev yapımında kullanılan bir diğer malzemedir ve taştan yapılmış meskenler de çeşitlilik gösterirler. Kalker, granit, şist ve dış püskürük kayaçlar (bazalt, andezit gibi ) mesken
yapımında en fazla kullanılanlardır. Bu kayaçların dağılışı ile bu malzemenin kullanılmasıyla yapılmış evlerin dağılışı arasında, doğal olarak bir ilişki söz konusudur. Türkiye’de
Doğu Anadolu’nun volkanik örtüye sahip yörelerindeki bazalt gibi kayaçlar, ev yapımında
kullanılırken, Ege ve Akdeniz’in genelde kalker yapılı olması, buralarda mesken yapımında bu kayacın kullanılmasına yol açmıştır. Ayrıca taş evlerin en güzel örneklerini Şanlıurfa,
Gaziantep ve Mardin’de yumuşak kireç taşları ile yapıldıkları görülür.
d) Hımış Meskenler
Genellikle bitki örtüsünün cılız olduğu kurak ve yarı kurak alanlar ile bitki örtüsünün gür olduğu nemli ve yağışlı bölgelere geçiş sahalarında görülen bir konut tipitir. Diğer bir ifadeyle
kerpiç evlerden ahşap evlere, bozkırdan ormana geçiş sahalarında görülen konut tipidir.
Bu tür alanlarda toprak ve ahşap malzemenin her ikisini de temin etmek mümkündür.
Evin ana iskeleti ahşap olup duvarları tuğla ya da kerpiçten örülmüş, duvarlar samanla
karıştırılmış çamur harçla sıvanmış ev türüdür. Bu yapının sadece kerpiç, ahşap ve taş
malzemeden yapılmış örneklerine bugün hâlâ Anadolu’da rastlamak mümkün. Daha çok
Batı Anadolu’da, Marmara (Kütahya, Balıkesir, Bursa) ve İç Anadolu’nun kuzeyinde (Beypazarı, Safranbolu, Tokat, Kastamonu, Amasya yöreleri) kullanılır.
350
350
TÜRKİYE’DE YERLEŞME ŞEKİLLERİ
Barınmak ya da belirli bir faaliyeti sürdürmek amacıyla bir saha üzerine inşa edilmiş bir veya birden fazla sayıda meskenden (konut) oluşan
kümeye yerleşme denir. Türkiye’de yerleşmeleri iki grup altında toplamak mümkündür. Bunlardan birincisi kır yerleşmeleri, diğeri ise şehir
yerleşmeleri dir.
KIR
YERLEŞMELERİ
BÜYÜKLÜKLERİNE
GÖRE
TOPLU
YERLEŞMELER
KÖY İDARİ
ALANINDAKİ KIR
YERLEŞMELERİ
KÖYLER
DEVAMLI
YERLEŞMELER
TÜRKİYE’DE
YERLEŞMELER
DOKULARINA
GÖRE
DAĞINIK
YERLEŞMELER
GEÇİCİ
YERLEŞMELER
Çiftlik
Mezra
Yayla
Ağıl
Mahalle
Divan
Kom
Dam
Bilgi Köşesi
Oba
KENT
YERLEŞMELERİ
BÜYÜKLÜKLERİNE
GÖRE
Küçük Kent
Orta Büyüklükteki Kent
Büyük Kent
Metropol Kent
EKONOMİK
FOKSİYONLARINA
GÖRE
KÜLTÜREL
FONKSİYONLARINA
GÖRE
Tarım
Üniversite
Turizm
Kentleri
Ulaşım
Sanayi ve Madencilik
Ticaret ve Liman
İDARİ
FONKSİYONLARINA
GÖRE
Başkent
ASKERİ
ŞEHİRLER
Askeri Birlikler
1) KIR YERLEŞMELERİ
Kır yerleşmelerinde nüfus genellikle azdır. Nüfusun az olmasının başlıca nedeni, doğal şartların elverişsizliğidir. İnsanlar arasında akrabalık
ilişkileri söz konusudur. Ekonomik fonksiyonu tarım ve hayvancılığa dayalı, nüfusu 2000’e kadar olan yerleşmelerdir. Fonksiyon alanları
belirgin değildir. Alt ve üst yapı hizmetleri gelişmemiştir. Eğitim, sağlık, hizmet ve kültürel hizmetler gelişmemiştir. Halkın geleneksel yaşam
tarzı devam etmektedir.
Türkiye’de köy altı yerleşmelerinin ortaya çıkmasında etkili olan faktörler arasında;
Kalabalık aileden ayrılarak bağımsız yaşama isteği,
Aileler arasında çıkan anlaşmazlıklar,
Tarım arazilerinin yetersiz olması ve birbirinden uzak olması
Otlak ve barınak temini,
Devlete ait alanlarda toprak kazanmak amacıyla yerleşimler kurmak olarak gösterebiliriz.
Türkiye’de kırsal yerleşmeler devamlı kır yerleşmeleri ve geçici kır yerleşmeleri olarak ikiye ayırılır.
Devamlı Kır Yerleşmeleri
a) Köy
1924 yılında çıkarılan 442 sayılı Köy Kanunu’na göre köy; nüfusu 2000’den az olan, cami, okul, otlak, yaylak, baltalık gibi ortak malları
bulunan ve toplu veya dağınık evlerde oturan insanların bağ ve bahçe ve tarlalarıyla
birlikte oluşturdukları yerleşme birimidir.
Köy
Yönetim olarak en küçük birimin (köy muhtarlığının) merkezidirler. Nadiren belediye örgütü kurulmuştur.
Çoğunlukla 2.000’den az nüfuslu yerleşmelerdir.
Türkiye’de yaklaşık 35 bin köy bulunmaktadır.
Köylerde yaşayan insan sayısı 17 milyon civarındadır.
Köy yerleşmelerinde ekonomi büyük ölçüde tarıma ve hayvancılığa dayalıdır.
Köylerdeki sosyal yaşam ve ekonomik faaliyetler şehirlerdeki kadar çeşitli değildir.
Ekim dikim ve hayvancılık başta gelen geçim faaliyetleridir.
Kahvehane, bakkal gibi sahiplerinin aynı zamanda tarımla uğraştığı birkaç iş yeri vardır.
Köyü dışarıya bağlayan minibüs köylerin genel özellikleridir.
351
351
Türkiye’de kır yerleşmeleri, dokularına göre iki ana gruba ayrılır. Bunlar; toplu kır yerleşmeleri ve dağınık kır yerleşmeleridir. Kır yerleşmelerinin toplu veya dağınık olmasını belirleyen çeşitli faktörler vardır. Bu faktörlerin başında yüzey şekilleri ve iklim gelir. Arazinin düz, yağışın
az olduğu yerlerde toplu; arazinin engebeli, yağış ve su kaynaklarının bol olduğu yerlerde dağınık yerleşme yaygındır.
TOPLU YERLEŞMELER
Toplu yerleşme tipinde evler
birbirine yakın inşa edilmiştir.
Ova ve platolarda yer alan
köyler genellikle toplu yerleşme
özelliği gösterir. Su kaynaklarının
kısıtlı olduğu yarı kurak alanlarda en
yaygın görülen yerleşme dokusudur. Toplu
yerleşmeler, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Ege ve
Marmara’da dikkati çeker. Toplu yerleşmeye sahip köylerde nüfus
oldukça fazladır. Toplu yerleşme özelliğindeki köylerimiz genellikle
bir meydanın çevresinde toplanmış dairesel şekilli köylerdir. Ayrıca,
önemli kara yollarının geçtiği yerlerde yol boyunca sıralanmış
evlerden oluşan yol boyu köyleri ile genellikle su kaynaklarının kıt
olduğu alanlarda su kaynağının çevresinde kümelenmiş evlerden
oluşan küme köyler de vardır.
Bilgi Köşesi
DAĞINIKYERLEŞMELER
Dağınık yerleşme tipinde
ise evler, birbirine uzak inşa
edilmiştir. Evler arasındaki
uzaklık, birkaç yüz metreden
birkaç kilometreye kadar değişebilmektedir. Arazinin çok engebeli,
tarım alanlarının küçük ve parçalı olduğu
alanlarda dağınık yerleşme yaygındır. Dağınık
yerleşmeler daha çok Karadeniz (özellikle Doğu Karadeniz Bölümü),
Akdeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinin bazı kesimlerinde görülür. Bu
tip köylerimizde başlıca geçim kaynakları; bahçecilik ve hayvancılıktır.
Türkiye’de köylerin yaklaşık 1/3’ü dağınık, 3/2’si ise toplu yerleşme
dokusuna sahiptir.
b) Mezra
Türkiye’nin doğusunda yaygın olarak görülen köy altı yerleşmesidir. Genellikle 8-10 evden oluşan yerleşme birimleridir. Mezralarda hayvancılığın yanı sıra tarla bitkileri de
yetiştirilmektedir. Doğu Anadolu’da bazı köylerdeki tarım alanlarının yetersizliği veya
çeşitli sosyal nedenlerle, bazı aileler köylerinden ayrılarak mezra yerleşmesini kurmuşlardır. Önceleri tarım yapmak amacıyla geçici bir süre oturulan bu yerleşmelerin büyük
bir kısmı, zamanla sürekli yerleşmelere dönüşmüştür. Karadeniz Bölgesi’nde de mezra
yerleşmelerine sıkça rastlanır.
c) Divan
Mezra
Divan
Çok eski yerleşim birimlerinden biri olan divan, Samsun - Bolu - İstanbul üçgenindeki alanda görülen ve mahalle yapısında olan bir yerleşme biçimidir. Birlikte bir köyü
oluşturan mahallelerin her birine divan denir. Zamanla önemli değişikliğe uğramış olan
divan yerleşmelerinde; tahıl tarımı başta olmak üzere tarla ürünlerinin üretimi ön plana
geçmiştir. Ancak gerek şekil gerekse isim bakımından eski özelliği devam eden divanlar
sadece Kocaeli yarımadasında bulunur.
d) Mahalle
Köyden ayrılmış fakat idari fonksiyonu olmadığı için ayrı bir köy olarak kabul edilmeyen
köy altı yerleşmeleridir. Köy altı yerleşmeleri içinde en önemlisi ve en karekteristik olanı
mahalledir. Çünkü mahalle, köy altı yerleşme biçimlerinin son basamağıdır. Bir yerleşme
biriminin mahalle karakteri kazanabilmesi için, mahalle halkının birbirleriyle sosyal ve
ekonomik ilişki içinde olmalarıbir dayanışma sistemine ulaşmaları gerekmektedir. Mahalle kendinden küçük yerleşme birimlerinden oluşur. Başta Karadeniz Bölgesi olmak
üzere Marmara ve Ege Bölgeleri’nde mahalle türü yerleşmelere oldukça sık rastlanır.
e) Çiftlik
Çiftlik, köy ve kent yerleşmelerinin uzağında kurulmuş, geniş bir toprak mülkiyeti içinde
oluşmuş küçük bir yerleşme biçimidir. Türkiye’nin her bölgesinde karşılaşmakla birlikte,
çiftlikler aile başına düşen tarım alanlarının genişlediği yerlerde daha fazla bulunmaktadır. Çiftlikler tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yapıldığı yerler olabileceği gibi sadece
tarım ya da sadece hayvancılık faaliyetlerinin sürdürüldüğü yerleşim birimleri şeklinde
de olabilir. Marmara (Trakya), Ege, Batı Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri’nde yaygındır.
352
Mahalle
Çiftlik
Geçici Kır Yerleşmeleri
a) Yayla
Yayla
Türkiye’de en yaygın ve en önemli geçici kır yerleşme biçimlerindendir. Yaylacılığın bu
kadar yaygın ve önemli olmasında yer şekillerinin ve iklimin büyük etkisi vardır. Yaylalara genellikle yaz başlarında giden köylüler, sonbahar başlarında tekrar köylerine
geri dönerler. Türkiye’de yaylacılığın en yaygın olduğu yerler; Karadeniz, Akdeniz,
İç Anadolu olup Doğu Anadolu Bölgesi’nin özellikle batısında da yaylalara rastlanır.
Bilgi Köşesi
b) Kom
Hayvancılık faaliyetlerini sürdürmek amacıyla kurulmuş olan Doğu Anadolu’ya özgü
Kom
geçici bir köy altı yerleşme biçimidir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde Yukarı Murat platoları, Aşağı Murat yöresi (Elazığ, Tunceli civarı), Erzincan - Bayburt - Erzurum arasındaki alanda kom diye bilinen yerleşme tipi İç Anadolu’da tol, Menteşe yöresinde
(Taşlıca yarımadasında) tola, olarak isimlendirilmektedir. Kom yerleşmelerine genellikle yaz mevsiminde kalmak üzere göç edilir. Bu yerleşme şekli çoğunlukla hayvan beslemek amacıyla geniş otlakların bulunduğu alanlarda kurulmuştur. Komlarda
çoğunlukla taştan yapılmış evler ile bunun çevresinde sürünün gecelediği ağıllar ve
çoban kulübesi bulunur.
c) Oba
Oba
Temel ekonomik geçim kaynağı küçükbaş hayvancılık olan aile ve aşiretlerin kurdukları, çoğunlukla çadırdan oluşan geçici yerleşmelerdir. Ege Bölgesi, Doğu Karadeniz Orta Karadeniz ve Güney Marmara bölümleri ile Batı Toroslar ve Güneydoğu
Toroslar’da rastlanır. Birkaç çadırdan ve bazen birkaç evden oluşan obaların sayısı
giderek azalmaktadır. Bugün obanın eski geleneksel karakterini koruduğu sahaların
başında özellikle Giresun ve Ordu gelmektedir. Obaların yaylalara çok benzediği,
ancak aralarında bazı küçük farkların olduğu belirlenmektedir. Hayvanların otlatıldığı
ve obanın konduğu tüm alana yayla, bu yayladaki yerleşmelere de oba denilmektedir.
Ağıl
d) Ağıl
Ağıl, kış mevsiminde karın az düştüğü veya hiç yağmadığı yerlerde, yerel malzemelerle yapılmış duvar ya da çitlerin kuşattığı, çeşitli şekillerdeki (yuvarlak, oval, dikdörtgen), küçükbaş hayvanların (koyun ve keçi) barındığı, dinlendiği, yününün kırkıldığı,
yavruladığı ve sütünün sağıldığı yerler ile tek bir çoban evinden oluşan geçici yerleşmelerdir. Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri’nde daha yaygındır.
e) Dam
Dam
Damlar, tarımın mahalle ve köy tarafında yapılacağı yıllarda, sahip olunan sığırın ve
davarın tamamına yakın kısmının, tarım arazilerine zarar vermemek üzere götürüldükleri yerlerdir. Ege Bölgesi, Göller Yöresi, Gökçeada ve Bozcaada’da yaygın olan
geçici bir yerleşme biçimi de damdır.
353
353
2) KENT YERLEŞMELERİ
Küçük yerleşmelerin çeşitli etkenlerle gelişmeleri sonucunda şehirler ortaya çıkmıştır. Şehirleri kır yerleşmelerinden ayıran özelliklerin
başında nüfuslarının fazlalığı ve kapladıkları alanın genişliği gelir. Şehir, insanların geçimlerini daha çok tarım dışı sektörlerden (sanayi,
ticaret, turizm, eğitim, yönetim vb.) sağladığı en büyük yerleşme birimidir. Türkiye’de bir yerleşme biriminin köy ya da şehir sayılmasında göz
önünde tutulan çeşitli özellikler vardır. Nüfus sayısını esas alan özelliğe göre nüfusu 10.000’den fazla olan yerler şehir grubuna girmektedir.
Bilgi Köşesi
1927
Türkiye, Cumhuriyet Dönemi boyunca, şehirleşmede aynı başarıyı göste1960
remese de şehirleşme konusunda bir hayli yol kat etmiş, nüfusunun 2/3’ün2010
den fazla kısmı kasaba, şehir ve metropollerde yaşar duruma gelmiştir.
Kasabalaşma ve şehirleşme, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde kıyı bo-
Metropoller
Büyük Şehirler
yunca, Marmara Denizi’nin kuzey ve güneyinde batıya doğru, Ege Bölgesi’nde
Orta Büyüklükteki
Şehirler
Küçük Şehirler
(Kasabalar)
kıyı ve oluklara paralel, Güneydoğu Anadolu’da büyük şehirler odaklı gelişme
gösterme eğiliminde olmuştur.
1927’de sadece İstanbul şehirleşmede dikkat çeken il durumundayken, 2000 yılında şehirleşme odaklarının sayısı artmış ve ülke geneline yayılmıştır.
1960’dan sonra kasaba ve şehir sayıları ile nüfuslarının artışında; iç göçlerin hedefi durumundaki büyük şehirlerin çevresindeki köyler
etkili omuştur. Bu köyler hızla büyüyerek bazen gecekondu köyleri halini almış ulaşım imkân ve araçlarındaki ilerlemeleri de etkili olmuştur.
Marmara, Ege ve Orta Anadolu bölgelerinde şehirsel nüfusun esas toplanma mekânları metropoller olurken, Akdeniz ve Güneydoğu
Anadolu bölgelerinde büyük şehirler, Karadeniz Bölgesi’nde kasaba ve orta büyüklükteki şehirlerin toplam şehirsel nüfus içindeki payları
dikkat çekicidir. Doğu Anadolu Bölgesi’ndeyse şehirsel nüfus, küçük, orta ve büyük şehirler arasında eşit şekilde bölüşülmüştür. 2000 yılına
gelindiğinde işlevsel yapılarıyla gerçekten şehir sıfatını hak eden büyük şehir sayısı 58’e ulaşmıştır ki, bunlardan sadece 5’i gerçek metropol
niteliğini taşımaktadır.
354
Şehirlerin Sınıflandırılması
Şehirler, kuruluş dönemi, kapladığı alan, nüfusu veya fonksiyonları gibi pekçok kriter
kullanılarak sınıflandırılabilir. Ancak coğrafi yönden yapılan sınıflandırmalarda çoğu kez
nüfus ve fonksiyon kriterleri kullanılmaktadır.
A) Büyüklüklerine Göre Şehirler
Bilgi Köşesi
a) Küçük Şehirler
Nüfusu 10.001 ile 25.000 arasında olan şehirlerdir. Bu yerleşmelerde şehir nüfusumuzun
% 8’i yaşamaktadır. Türkiye’de şehirleşmenin artışına bağlı olarak küçük şehir sayısı son
otuz yılda üç katına çıkmıştır. Bazı beldeler gelişerek küçük şehir; küçük şehirlerimizin bir
bölümü hızlı bir gelişme göstererek orta büyüklükte şehir özelliği kazanmıştır. Türkiye’deki
ilçe merkezlerinin çoğu küçük şehir grubunda yer alır: Karaisalı (Adana), Gölbaşı (Adıyaman), Çay (Afyonkarahisar), Merzifon (Amasya), Kızılcahamam (Ankara), Korkuteli
(Antalya), Arhavi (Artvin), Germencik (Aydın), Erdek (Balıkesir), Mengen (Bolu), Ilgaz
(Çankırı), Aşkale (Erzurum), Tirebolu (Giresun).
b) Orta Büyüklükteki Şehirler
Nüfusu 25.001 ile 100.000 arasında olan şehirlerdir. Türkiye’de 250’den fazla orta büyüklükte şehir vardır. Çoğu ilçe ve il merkezinden oluşan bu şehirlerin sayısı son yıllarda büyük bir artış göstermiştir. Türkiye’de orta büyüklükteki şehirlerin bir kısmı gelişerek büyük
şehir grubuna dahil olmuştur. Yüksekova (Hakkâri), Dörtyol (Hatay), Silifke (İçel), Balçova
(İzmir), Kars, Develi (Kayseri)
c) Büyük Şehirler
Nüfusu 100.001 ile 500.000 arasında olan şehirlerdir. Türkiye’de şehir nüfusunun hızla
artması ve şehirlerin giderek çoğalmasına karşılık, büyük şehir sayısı oldukça azdır. Bununla birlikte şehirli nüfusumuzun önemli bir bölümü çok büyük şehirlerde yaşamaktadır.
Özellikle sanayi ve ulaşıma elverişli olan bazı büyük şehirlerimiz kısa sürede hızlı bir
gelişme göstermiştir. Trabzon, Elazığ, Adapazarı, İzmit, Zonguldak, Samsun, İskenderun.
d) Metropol Şehirler
Nüfusu 500.000’den fazla olan şehirlerdir. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Gaziantep, Konya, Antalya, Diyarbakır ve Mersin örnek olarak verilebilir.
Türkiye’de Şehirsel Nüfusun Yerleşme Tiplerine Göre Dağılımı (TUİK - 2010)
Çizim: Kadir DOĞRUSÖZ
Metropoller
Büyük Şehirler
Orta Büyüklükteki Şehirler
Küçük Şehirler (Kasabalar)
355
355
B) Fonksiyonlarına Göre Şehirler
Fonksiyon kriterine göre yapılan sınıflandırmada ise tarım, sanayi, kültür, idari yapı ve askeri özelilkler dikkate alınır ve bazen bu özelliklerden (fonksiyonlardan) biri ağır basarken, bazen birden fazla fonksiyon ön plana çıkabilir. Şehirlerin fonksiyonlarına göre sınıflandırılmasında,
çeşitli özellikleri dikkate alınır. Bazı şehirlerde sanayi, ticaret, çeşitli hizmetler, turizm, eğitim, ulaşım vb. birçok sektör bir arada bulunur. Örneğin; İstanbul ve Ankara çok fonksiyonlu şehirlerimizdendir. Bir liman şehri olan İstanbul’da sanayi, ticaret, turizm ve kültür faaliyetleri çok
gelişmiştir. Ankara’da ise başkent olmasının yanısıra, eğitim, ticaret faaliyetleri gelişme göstermiştir.
Bilgi a)Köşesi
Tarım Şehirleri
Tarım kentleri tarımsal endüstri ürünlerinin yoğun olarak yetiştirildiği ve tüketildiği
insanların temel geçim kaynaklarının tarım ürünlerinden sağlandığı kentler olarak
adlandırılabilir. Konya şehri buğday üretimi ile tarım şehrine örnek olarak verilebilir.
Ülkemizde küçük kent gruplarının hemen hemen tamamı tarım kenti olmakla birlikte göçün besleyicisi konumunda bulunmaktadırlar.Tarım şehirlerinin büyüyüp gelişmesi; çevrelerindeki tarım alanlarının genişliğine, uygulanan tarım yöntemlerine,
sulama, gübreleme ve makineleşme ile ulaşım olanaklarına bağlıdır.
Başlıca tarım şehirlerimiz; Karadeniz’de Giresun, Rize, Düzce, Bafra, Niksar, Erbaa, Marmara Bölgesi’nde Kırklareli, İnegöl, Lüleburgaz, Ege’de alüvyal ovalarda
kurulmuş bulunan Akhisar, Bergama, Turgutlu, Salihli, Alaşehir, Ödemiş, Bayındır,
Söke ve Tire, Akdeniz’de Kadirli, Ceyhan, Burdur ve Mut, İç Anadolu’da Karaman,
Aksaray, Akşehir, Kırşehir, Nevşehir ve Niğde, Doğu Anadolu’da Iğdır, Bayburt, Erzincan, Ağrı, Kars ve Muş, Güneydoğu Anadolu’da ise hemen hemen tüm şehirlerden bahsedilebilir.
Rize
Gebze
b) Sanayi Şehirleri
Şehrin gelirinde sanayi ürünlerinin payının önemli olduğu yerleşmeler bu gruba
girerler.
Söz konusu yerleşmelerdeki sanayi tesisleri, şehire olduğu gibi, aynı zamanda ülke
ekonomisine de ciddi katkı sağlarlar.
Başlıca sanayi şehirlerimiz; İstanbul, İzmit, İzmir, Ankara, Adana, Gaziantep, Bursa, Gebze, Adapazarı, Kırıkkale, Kayseri, Batman, Eskişehir, İskenderun, Karabük.
c) Ticaret Şehirleri
Çeşitli malların perakende ya da toptan olarak alınıp satıldığı, ticari işletmelerin
yoğun olarak görüldüğü kentlerdir. Türkiye’nin kentlerinin tarihsel gelişim incelendiğinde önemli bir bölümünün eski kervan yolları ve kavşak noktalarında olduğu
görülebilir. Günümüzde ticaret kentlerimiz genelde fay hatları, çöküntü alanları,
büyük akarsu vadilerinin
tabanları ile ovalarda kurulmuştur. Yer şekillerinin çok engebeli olduğu ülkemizde,
karayolları ve demir yolları bu doğal olukları izlemektedir. Bu bakımdan ticaret kentlerimizin çoğu büyük nehirler yanında yada yakınında kurulmuştur. Ticaret kentlerimizin çok büyük bir kısmı liman kentleridir.
Başlıca ticaret şehirlerimiz; İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir, Kayseri, Malatya,
Elazığ, Erzurum, Antalya, Isparta, Kahramanmaraş, Konya, Bursa, Gaziantep,
Zonguldak, Samsun, Trabzon ve Diyarbakır’dır.
d) Ulaşım Şehirleri
Önemli ticaret yolları üzerinde bulunan ve gelişmişliğini bu işlek yolların avantajıyla
sağlayan şehirlerdir.
Başlıca ulaşım şehirlerimiz; Eskişehir, Konya, Afyon, İstanbul, Ankara, Kayseri.
356
356
Kayseri
Afyon
e) Maden Şehirleri
Çeşitli madenlerin çıkarıldığı veya işlendiği ve buna bağlı olarak nüfusun arttığı şehirlerdir. Başlıca maden şehirlerimiz; Zonguldak, Batman, Murgul, Yatağan, Ergani,
Soma, Tavşanlı, Seydişehir, Divriği, Maden, Susurluk, Keçiborlu.
Zonguldak
f) Liman Şehirleri
İthal ve ihraç ürünlerimizin deniz yoluyla geldiği limanlara sahip şehirlerdir. Bu limanlar şehirlerin gelişmesini sağlamıştır. Bir limanın ticari bakımdan gelişerek büyüyebilmesi, büyük ölçüde art bölgesine bağlıdır. Ekonomik etki alanı geniş ve ulaşım
olanakları bakımından elverişli bir art bölgeye sahip olan liman şehirleri, hızla gelişir
(örneğin, Samsun), buna karşılık, art bölgesi dar ve ulaşım şartları elverişsiz olan
liman şehirleri gelişme olanağı bulamaz (örneğin, Sinop).
Hinterland, bir limanı ekonomik olarak besleyen, limanla etkileşim içinde olan alandır. Ard bölge de denir. Bir limanın ard bölgesi, limanın ulaşım yolları üzerinde olup
olmayışına, ulaşım sistemlerinin çeşitliliğine ve düzenliliğine, limanın ticari anlayışına göre geniş veya dar olur. Bir limanın ya da liman şehrinin ortaya çıkması ve
gelişmesi genel de aşağıdaki şartlara bağlıdır:
Art ülkesindeki yer şekillerine,
Art ülkesinin (hinterland) genişliğine,
Art ülkesinin iyi bir ulaşım ağına sahip olmasına,
Art ülkesindeki tarım alanlarının genişliğine, ürün çeşidine ekonomik gelişmeyi
sağlayacak kaynakların varlığına,
Coğrafi konumuna yani uğrak yeri olup olmamasına,
Limanın iş hacmine yani gemileri barındırma kapasitesine.
Başlıca liman şehirlerimiz; İstanbul, İzmir, Mersin, İskenderun, Antalya, Samsun,
Zonguldak ve Trabzon, İzmit, Bandırma, Karadeniz Ereğlisi ve Hopa’dır.
Bilgi Köşesi
Mersin
Bodrum
g) Turizm Şehirleri
Bazı şehirlerimiz gelirini önemli ölçüde turizmden sağlarlar. Turizm öyle bir sektördür ki, ulaşım, ticaret, inşaat gibi pekçok diğer sektörü de canlandırır. Turizm aynı
zamanda şehrin yanısıra bölge ve ülke kalkınmasına da katkı yapar. Başlıca turizm
şehirlerimiz; İstanbul, İzmir, Antalya, Alanya, Çeşme, Kuşadası, Marmaris, Bodrum,
Nevşehir, Ürgüp, Göreme, Fethiye, Kemer, Bursa gibi.
h) Kültür Şehirleri
Konya
Üniversite ve yüksek okulların bulunduğu, sanat, bilim ve kongre etkinliklerinin düzenlendiği, tarihi zenginliklere sahip şehirlerdir. Başlıca kültür şehirlerimiz; İstanbul,
Ankara, Antalya, Konya, Bursa, Eskişehir gibi.
ı) İdari Şehirler
Türkiye’de Ankara’dır. Ankara’nın büyüyüp gelişmesinde başşehrimiz olması önemli
rol oynamıştır. Şehirde pekçok resmi kuruluşun yanısıra yabancı ülkelerin elçilikleri,
konsoloslukları bulunmaktadır. Ankara’da yaşayan yüzbinlerce memur, şehre aynı
zamanda kültür ve ticaret fonksiyonlarını da getirmiştir. Tarihte Anadolu’da idari kent
özelliği kazanmış kentlerimizde bulunmaktadır. Örneğin, İstanbul, Edirne, Bursa,
Konya gibi.
Ankara
j) Askeri Şehirler
Ülke savunması için hayati önem arz eden yerlerde kurulmuş olan kentlerdir. Bu
kentlerde ordu yerleşimleri, askeri tesis, bina ekipman gibi birimlere sıklıkla rastlanılmaktadır. Daha çok tarihte bütünüyle bu şekilde kentlere rastlanılsa bile günümüzde
kentlerin belli kısımları askeri alan ve tesislere ayrılmıştır. Başlıca askeri şehirlerimiz; Gölcük, Sarıkamış, Polatlı, Malatya, Burdur, Çorlu, Erzincan, Erzurum gibi.
357
357
ETKiNLiK • 1
COĞRAFYA
Aşağıdaki kavram haritasında boş bırakılan yerlere gerekli olan ifadeleri yazınız.
(Anahtar kelimeler: Askeri - Büyüklüklerine - Başkent - Dağınık - Kültürel - Devamlı - Turizm - Çiftlik - Tarım - Divan - Metropol - Yayla - Küçük - Oba
- Dam)
TOPLU
KIR
YERLEŞMELERİ
YERLEŞMELER
KÖY İDARİ
................
01
KÖYLER
GÖRE
DOKULARINA
ALANINDAKİ KIR
YERLEŞMELERİ
GÖRE
................
02
YERLEŞMELER
................
03
GEÇİCİ
YERLEŞMELER
TÜRKİYE’DE
YERLEŞMELER
04
.......
Mezra
Mahalle
.......
YERLEŞMELER
06
05
.......
Ağıl
Kom
.......
08
KENT
YERLEŞMELERİ
EKONOMİK
FOKSİYONLARINA
GÖRE
BÜYÜKLÜKLERİNE
GÖRE
09
. . . . . . . . . . Kent
11. . . . . . . . . .
Orta Büyüklükteki Kent
Büyük Kent
10. . . . . . . . . . . Kent
12. . . . . . . . . .
13 . . . . . . . . . . . . . . . .
FONKSİYONLARINA
GÖRE
Üniversite
Kentleri
07
.......
İDARİ
FONKSİYONLARINA
GÖRE
14
...........
15 . . . . . . . . . . . . . . . .
ŞEHİRLER
Askeri Birlikler
Palme Yayıncılık
BÖLÜM – 8
ETKİNLİKLER
Nerede ve Nasıl Yaşıyoruz?
Ulaşım
Sanayi ve Madencilik
Ticaret ve Liman
ETKiNLiK • 2
Aşağıda Türkiye’de nüfusun ve yerleşmenin dağılışını etkileyen faktörler karışık olarak verilmiştir. Söz konusu faktörlerin doğal faktör mü ya da
beşeri faktör mü olduğunu belirtiniz.
Ulaşım
Yer
Şekilleri
Tarım
A
L
Balıkçılık
Sıcaklık
Ticaret
B
Madencilik
K
J
C
DOĞAL
FAKTÖRLER
BEŞERİ
FAKTÖRLER
I
E
H
Su
Kaynakları
G
F
Bitki
Örtüsü
Turizm
358
D
Sanayi
Yağış
BÖLÜM – 8
ETKiNLiK • 3
Aşağıdaki kavram haritasında boş bırakılan yerlere gerekli olan ifadeleri yazınız.
(Anahtar Kelimeler: Oba - Mezra - Köy - Mahalle - Kom - Yayla - Dam - Ağıl - Çiftlik - Divan)
06
07
Tarım ve
hayvancılık
faaliyetlerinin birlikte
yürütüldüğü, büyük araziler
üzerine kurulan köy altı
yerleşmeleridir.
08
10
09
Nüfusu
2000 kişiyi
geçmeyen, kır
yerleşmelerinin en
büyüğüdür. Ülkemizin en
küçük yönetim birimi olan
muhtarlık tarafından
yönetilen devamlı kır
yerleşmesidir.
Hayvancılık
faaliyetleri için
özellikle Doğu Anadolu’da
(Bingöl, Tunceli, Muş) yaz
mevsimi boyunca kullanılan
geçici köy altı
yerleşmeleridir.
Hayvancılıkla uğraşan aile
ya da aşiretlerin kurdukları
ve yazın çoğunlukla
kurdukları çadırlardan
oluşan geçici köy altı
yerleşmeleridir.
Palme Yayıncılık
Bozcaada ve
Gökçeada’da
tarım ve hayvancılık
faaliyetlerinin yürütüldüğü
geçici köy altı
yerleşmeleridir.
Genelde
Batı
Karadeniz’de
(Bolu-Kastamonu) görülen
birkaç tanesinin köy
oluşturduğu ve ekonomisinin tarıma dayalı olduğu
devamlı köy altı
yerleşmeleridir.
Küçükbaş
hayvanların
gecelemeleri için köye
yakın bir yerde taş ya da
çitlerle etrafını çevreledikleri geçici köy altı
yerleşmeleridir.
En yaygın kır
yerleşmesi olup
genellikle hayvancılık
faaliyetleri için yaz
mevsiminde çıkılan geçici
köy altı yerleşmeleridir.
ETKiNLiK • 4
Aşağıdaki şekilde şehirlerin fonksiyonları ve bazı şehirler verilmiştir. Şehirlerin hangi fonksiyona sahip olduklarını eşleştiriniz. (Not: Her şehir bir kere
kullanılacaktır)
Nazilli
Kırıkkale
Rize
Yatağan
Bandırma
Şehrin gelişmesinde
tarım ve hayvancılık
faaliyetlerinin
ön
planda
olduğu
şehirlere tarım şehri
denir.
Yerli ve yabancı bir çok
turistin ziyaret ettiği ve
konaklayıp dinlendiği,
çok sayıda turistik
tesisin
bulunduğu
şehirlere turizm şehri
denir.
Mersin
Polatlı
İzmir
Gölcük
Çeşitli sanayi kollarına
bağlı
fabrikaların
bulunduğu
yoğun
nüfuslu
şehirlere
sanayi şehri denir.
Üniversitelerin
bulunduğu,
çeşitli
kongre
ve
sanat
etkinliklerin düzenlendiği,
festivallerin
yapıldığı
şehirlere
kültür şehri denir.
Gaziantep
Murgul
Bolu
Ticari malların alınıp
satıldığı, üretildiği ve
depolandığı çok sayıda
iş
yerine
sahip
şehirlere ticaret şehri
denir.
Gelişimde
yönetim
merkezi olması ön planda
olan şehirlere İdari şehir
denir.
Bodrum
Eskişehir
Kocaeli
Marmaris
Ekonomik etki alanı
(hinterland) ve ulaşım
olanakları gelişmiş olan
limanların bulunduğu
şehirlere liman şehri
denir.
Gelişmesinde
askeri
birliklerin varlığının etkili
olduğu şehirlere askeri
şehir denir.
Afyon
Ankara
Bursa
Belli bir yer altı
kaynağının çıkarıldığı
ve buna bağlı madenciliğin geliştiği şehirlere
maden şehri denir.
İşlek yolların üzerinde
veya kavşak noktasında
bulunmasının etkisiyle
gelişen şehirlere ulaşım
şehir denir.
359
COĞRAFYA
Köy
olmaya en
yakın yerleşme
birimidir. Bir köyden
ayrılmış ancak idari
fonksiyonu olmadığı için
köy sayılmayan devamlı
köy altı yerleşmeleridir.
Ekonomisi
tarıma dayalı
olup yer yer hayvancılık
faaliyetlerininde yapıldığı,
daha çok Doğu Anadolu’da
görülen devamlı köy altı
yerleşmeleridir.
BÖLÜM – 8
Test
Nerede ve Nasıl Yaşıyoruz?
1.
1
5.
COĞRAFYA
Aşağıdakilerden hangisinin Türkiye’de nüfusun da ğılışını etkileyen doğal faktörlerden biri olduğu söylenemez?
faktördür. Çünkü bu tür alanlarda tarımsal faaliyetler ve
ulaşım zorlaşır. Bundan dolayı eğimli ve engebeli arazilerde yerleşmeler ve buna bağlı olarak nüfus azalır. Fa-
A) Ulaşım olanakları
B) Yer şekilleri
C) Toprak özellikleri
D) Doğal bitki örtüsü
Arazi eğiminin fazla olması yerleşmeleri sınırlandıran bir
kat, bu durum İç Anadolu’da yer yer çiğnenmiştir. İnsanlar İç Anadolu Bölgesi’nde, Tuz Gölü’nün kuzeyinde ve
E) İklim koşulları
güneyinde bulunan yüksek dağ sıralarının eteklerine,
nispeten eğimli ve engebeli arazilere yerleşmişlerdir.
2. Türkiye’de yükseltinin fazla olduğu sahalarda iklim koşul-
Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisi-
larının zorlaşması, don olaylarının artması ve karın yerde kalma süresinin uzaması ve bu nedenlere bağlı olarak ulaşımın zorlaşmasından dolayı yerleşmeler oldukça azdır.
dir?
A) Önemli ticaret yollarına yakın yerler olması
B) Doğal bitki örtüsünün daha gür olması
Paragrafta anlatılan duruma örnek olarak aşağıdaki
yörelerden hangisi gösterilebilir?
C) Toprakların daha verimli olması
D) Tehditlere karşı savunulmalarının kolay olması
A) Kırklareli yöresi
B) Rize yöresi
C) Muğla yöresi
D) Hakkâri yöresi
3.
E) Konya yöresi
Türkiye’de yağışın dağılışı ile nüfusun dağılışı arasında
paralellik söz konusudur. Yağış miktarının yeterli olduğu
alanlar yoğun nüfusluyken yağışın azaldığı yerlerde nüfus daha seyrek olmaktadır.
Palme Yayıncılık
E) Su kaynaklarının daha fazla olması
6. Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de kış sıcaklık değerlerinin düşük ve kış mevsiminin süresinin uzun olduğu yerlerde nüfuslanma ve yerleşmeler bu durumdan olumsuz
yönde etkilenmektedir.
Buna göre, aşağıda verilen yerlerden hangisinde nüfusun seyrek olması sadece yağışın azlığı ile açıklanabilir?
II
III
V
I
A) Yıldız Dağları
B) Tuz Gölü ve çevresi
C) Menteşe yöresi
D) Biga yarımadası
IV
Buna göre, haritada numaralandırılarak verilen alan-
E) Hakkâri ve çevresi
lardan hangisi paragrafta anlatılan nedenden dola-
4.
yı nüfuslanmanın olumsuz yönde etkilendiği bir alan
Türkiye’de dağlar genel hatlarıyla doğu-batı doğrultusunda uzandıkları için yerleşmeler de bu uzanışa paralellik göstererek, dağların arasındaki oluklara ya da çöküntü alanlarına kurulmuşlardır.
özelliği gösterir?
A) I
Aşağıda verilen dağ sıralarından hangisinde yukarıda anlatılan uzanışa uymayan bir yerleşme dağılışı söz konusudur?
İç
C) III
Anadolu’da
yapı
D) IV
E) V
malzemelerinin
dir?
B) Aydın Dağları
A) Nüfus yoğunluğu
B) Yer şekilleri
C) Doğu Karadeniz Dağları
D) Canik Dağları
C) İdari yapısı
D) Doğal çevre
E) Sündiken Dağları
1. A
2. D
3. B
kerpiç,
Karadeniz’de ahşap olmasında en etkili sebep ne-
A) Amanos Dağları
360
7.
B) II
4. A
5. E
E) Ekonomik etkinliği
6. C
7. D
tır?
Buna göre, aşağıda verilen yörelerden hangisinde
iklim koşulları uygun olduğu halde yerleşme yoğun
değildir?
A) Çatalca yarımadası
B) Karapınar yöresi
C) Menteşe yöresi
D) Güney Marmara
B) Mersin ve çevresi
C) Antalya ve çevresi
D) Ordu ve çevresi
E) Orta Karadeniz Bölümü
COĞRAFYA
A) Bursa ve çevresi
9.
12. Aşağıdakilerden hangisi daha fazla nüfuslanmış-
leşmenin daha yoğun olduğu görülür.
BÖLÜM – 8
8. Türkiye’de iklim koşullarının uygun olduğu alanlarda yer-
13. Bir yerleşim alanının nüfuslanmasında ya da nüfusunun
azalmasında göçlerin büyük etkisi vardır. Sürekli göç
alan yerlerde nüfus artarken göç veren yerlerde nüfus
azalır.
E) Muğla ve çevresi
Toprakların verimli olduğu yerler yoğun nüfuslanmışken,
toprakların tuzlu ve çorak toprakların olduğu yerlerde nüfuslanma oldukça az olur.
V
IV
II
II
I
III
V
Haritada numaralandırılarak verilen alanların hangisinin nüfuslanmış olmasında aldığı göçlerin etkisi daha fazladır?
IV
I
Haritada numaralandırılarak verilen yerlerden hangisinde nüfuslanmanın fazla olmasının nedenleri arasında toprakların verimli olması da gösterilebilir?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V
A) I
Palme Yayıncılık
III
10. Karstik araziler hem yer üstü suları bakımından fakir
hem de tarım alanları sınırlı olan yerlerdir. Bunun yanısıra, karstik alanlar oldukça engebeli arazi yapısına da sahip yerlerdir.
Buna göre, aşağıda verilen yerlerden hangisinde nüfusun ve yerleşmelerin az olmasının nedeni olarak
karstik arazilerin varlığı gösterilebilir?
B) II
C) III
D) IV
E) V
14. Bazı merkezlerin nüfuslanmasında ve gelişmesinde
önemli ticaret yolları üzerinde bulunması ve bu tür yolların kesişim noktası üzerinde yer alması etkili olmuştur.
Aşağıdaki merkezlerden hangisinin nüfuslanmasında ve gelişmesinde paragrafta anlatılan durum etkili olmuştur?
A) Aydın
B) Çanakkale
C) Sinop
D) Artvin
E) Afyon
15. Aşağıda verilen yerlerden hangisinin gelişmesin-
A) Biga yarımadası
B) Taşeli platosu
de ve yoğun nüfuslanmasında çıkarımı yapılmakta
olan bir yer altı zenginliğinin etkisi olmuştur?
C) Haymana platosu
D) Karapınar yöresi
A) Aliağa
B) Kuşadası
C) Zonguldak
D) İstanbul
E) Kırklareli ve çevresi
11. Türkiye’de genel hatlarıyla dağların güney yamaçlarında
E) Ankara
kuzey yamaçlarına oranla yerleşmelerin daha fazla olduğu görülür.
16. Türkiye’nin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerinin bulun-
Bu duruma neden olarak aşağıda verilenlerden hangisi gösterilebilir?
Aşağıda verilen yerlerden hangisinin nüfuslanmasında böyle bir süreçten geçildiği söylenebilir?
A) Doğal bitki örtüsü
B) Yağış miktarı
A) Gebze
B) Bodrum
C) Bakı durumu
D) Eğim derecesi
C) Mersin
D) İzmit
E) Toprak özellikleri
8. E
9. A
duğu yerler zaman içinde göç alarak büyümüştür.
10. B
11. C
12. A
13. D
E) Kırıkkale
14. E
15. C
16. B
361
BÖLÜM – 8
Test
Nerede ve Nasıl Yaşıyoruz?
1.
2
4.
Aşağıdaki Türkiye haritasında üç farklı yer gösterilmiştir.
COĞRAFYA
Buna göre, aşağıdaki bölümlerden hangisinde toplu
yerleşmelerin daha yaygın olduğu söylenebilir?
I
III
II
kesimlerinde mesken yapımında kullanılan yapı mal-
5.
zemesi hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
II
Toprak
Ahşap
Taş
Betonarme
Toprak
III
Ahşap
Taş
Toprak
Ahşap
Ahşap
B) Hakkâri
C) Antalya
D) Menteşe
E) Doğu Karadeniz
Aşağıdaki iklim özelliklerinden hangisinin görüldü­
ğü bölgelerde, konutlarda yapı malzemesi olarak daha çok kerpiç kullanılır?
A) Yazları serin, kışları ılıman ve her mevsim yağışlı
B) Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı
C) Yazları serin ve yağışlı, kışları ılıman ve yağışlı
D) Her mevsimi yağışlı ve yıllık sıcaklık farkı çok az
E) Yıl boyunca sıcaklık 0 °C’nin altında ve az yağışlı
2. Genellikle bitki örtüsünün cılız olduğu kurak ve yarı kurak alanlar ile bitki örtüsünün gür olduğu nemli ve yağışlı bölgelere geçiş sahalarında görülen bir konut tipitir. Bu
tür meskenlerde iki farklı yapı malzemesi bir arada kulla-
Palme Yayıncılık
I
Taş
Toprak
Ahşap
Hımış
Betonarme
A) Konya
Haritada numaralandırılarak verilen alanların kırsal
A)
B)
C)
D)
E)
Kurak ve yarı kurak alanlarda su kaynakları az olduğu
için yerleşmeler daha çok ırmak kenarları veya göller gibi su birikintilerinin etrafında yoğunlaşmıştır.
6.
nılmaktadır. Özellikle İç Anadolu’dan Karadeniz’e geçiş
Yerleşme alanlarında evlerin yapı malzemelerini genellikle doğal koşullara bağlı olarak çevredeki yapı malzemeleri belirler. Bazı yerlerde yağışın fazlalığına bağlı
olarak ahşap, bazı yerlerde de yağışın azlığına bağlı olarak kerpiç evlere rastlanır.
Yukarıdaki Türkiye haritası üzerinde işaretli olan yerlerden hangisinde evlerin yapımında çoğunlukla ahşap malzeme kullanılmıştır?
sahasında görülen bir mesken türürdür.
Paragrafta bazı özellikleri anlatılan mesken türü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Betonarme
B) Taş
C) Kerpiç
D) Hımış
3.
7.
Taş meskenler, yakın çevrede bulunan taşların cinsine
ve bölgenin sosyo-ekonomik özelliklerine bağlı olarak
çeşitlenirler.
Türkiye’de taş meskenlerin yapımında daha çok aşağıdaki kayaçlardan hangisinin kullanıldığı söylene-
C) Andezit
D) Granit
362
C) Ordu
D) Gaziantep
E) Karaman
Adapazarı, Kocaeli, Bolu ve Kastamonu çevresinde birlikte bir köy oluşturan ve birbirinden uzakta kurulmuş birkaç evden oluşan yerleşmeler görülür. Ayrıca çoğu toplu yerleşme dokusuna sahiptir. Orman açmaları ile elde
edilen topraklarda gelişen basit yerleşme şeklidir. Çoğunda akrabalık bağı hâkimdir. Tarım, hayvancılık ve ormancılık başlıca geçim kaynaklarıdır.
Paragrafta bazı özellikleri anlatılan köy altı altı yerleşme birimi aşağıdakilerden hangisidir?
bilir?
B) Mermer
B) Afyon
E) Ahşap
A) Kum taşı
A) Iğdır
E) Kireç taşı
A) Mahalle
B) Kom
C) Dam
D) Divan
1. C
2. D
3. E
4. A
5. B
E) Oba
6. C
7. D
12.
kırsal yerleşmelerin büyük bir kısmında taş evler yaygındır. Bu tür alanlarda ormanların yeterli olmadığı yerlerde
evler taştan yapılır.
BÖLÜM – 8
8. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı iklime sahip
III
IV
II
I
V
II
III
IV
Hayvancılık ve tarım faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü basit bir yerleşme şekli olan mezralara haritada numaralandırılarak gösterilen alanların hangisinde daha fazla rastlanır?
V
Buna göre, haritada numarlandırılarak verilen alanların hangisinin kırsalında meskenlerde yapı malzemesi olarak taş kullanılması bölgenin doğal şartlarıyla çelişki yaratır?
A) I
C) III
D) IV
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) V
13. Kırsal kesimlerde;
• su olanaklarının yetersiz olması,
• yer şekillerinin sade olması,
• tarım alanlarının büyük olması,
yerleşme dokusunun toplu olmasına neden olmuştur.
E) V
Türkiye’de kır yerleşmelerinin dokusunun toplu ya da dağınık olmasında pek çok faktör belirliyici olmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi bu faktörlerin başında gelir?
Yukarıda anlatılan yerleşme dokusu özellikleri aşağıdaki bölümlerden hangisinde daha fazla bulunmaktadır?
A) Toprak türü
B) Güvenlik
A) Batı Karadeniz
B) Yıldız Dağları
C) Ekonomik faaliyetler
D) Bakı
C) Hakkâri
D) Konya
Palme Yayıncılık
9.
B) II
E) Yer şekilleri
10. Yerleşmenin toplu ya da dağınık oluşunda etkili olan temel faktörler su olanakları ve yer şekilleridir. Yağış miktarının fazla olduğu ancak eğimli engebeli alanlarda dağınık yerleşme olur.
IV
V
I
da birkaç ev ile eklentilerinden oluşan köy altı yerleşme
birimidir. Bu tür yerleşmelerde tarım ve hayvacılık faaliyetleri birlikte yürütülür. Başta Trakya olmak üzere, Batı Anadolu, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri’nde yaygın
olarak bulunan köy altı yerleşmelerden biridir. Köy ve
kent yerleşmelerinin uzağında kurulmuş genellikle geniş
bir toprak mülkiyeti içinde oluşmuş küçük yerleşim birimleridir.
III
Paragrafta bazı özellikleri anlatılan köy altı altı yerleşme birimi aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki haritada numaralandırılarak verilen merkezlerin hangisinin kırsal kesiminde dağınık yerleşme dokusunun daha fazla olduğu söylenebilir?
B) II
C) III
D) IV
A) Muğla
B) Aksaray
C) Hakkâri
D) Kars
C) Kom
D) Divan
E) Çiftlik
15. Aşağıda verilen yerleşme birimlerinden hangisi geçici köy altı yerleşmelerinden biridir?
A) Mezra
B) Oba
C) Çiftlik
D) Divan
E) Ardahan
9. E
B) Oba
sun az olmasının nedeni kuraklığın fazla olmasıdır?
8. A
A) Mezra
E) V
11. Türkiye’de aşağıdaki bölümlerden hangisinde nüfu-
E) Doğu Karadeniz
14. Geniş ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulan, bir ya
II
A) I
COĞRAFYA
I
10. C
11. B
12. A
13. D
E) Mahalle
14. E
15. B
363
BÖLÜM – 8
Test
Nerede ve Nasıl Yaşıyoruz?
1.
3
5.
Aşağıdakilerden hangisi kır ve kent yerleşmelerini
birbirinden ayıran özelliklerden biri değildir?
COĞRAFYA
A) İş bölümü
B) Nüfus sayısı
C) Ekonomik faaliyetler
D) İdari yapı
Hayvancılıkla uğraşan ailelerin veya aşiretlerin kurdukları ve çoğunlukla çadırdan oluşan geçici köy altı yerleşmeleridir. Bu tür yerleşmeler daha çok yaz mevsiminde
kullanılmaktadır. Geleneksel karakterini koruduğu yerlerin başında Ordu ve Giresun yöreleri gelmektedir.
E) Coğrafi konumu
Paragrafta bazı özellikleri anlatılan köy altı yerleşim
birimi aşağıdakilerden hangisidir?
2. Bir yerleşim biriminin ömrünü ekonomik faaliyetlerin niteliği belirler.
Aşağıdaki ekonomik faaliyetlerden hangisinin görüldüğü yerde yerleşim birimleri daha kısa süreli ol-
C) Tarım
D) Ticaret
E) Sanayi
C) Kom
D) Köy
E) Yayla
Kom adı verilen köy altı yerleşmeleri, hayvancılık faaliyetlerini sürdürmek amacıyla kullanılan geçici yerleşmelerdir. Komlar bir veya birkaç ev ile eklentilerinden (avlu,
depo gibi) oluşur.
Kom yerleşmelerine aşağıdaki coğrafi bölgelerimizden hangisinde daha fazla görülür?
Aşağıdakilerden hangisi kırsal yerleşmelerin karşılaştığı problemlerden biri değildir?
A) Sağlık hizmetlerinin gelişmemesi
B) İletişim ve ulaşımın gelişmemesi
C) İş olanaklarının azlığı
A) Güney Marmara Bölümü
Palme Yayıncılık
3.
6.
B) Madencilik
B) Oba
duğu söylenebilir?
A) Ulaşım
A) Çiftlik
B) İçbatı Anadolu Bölümü
C) Ergene Bölümü
D) Yukarı Fırat Bölümü
E) Doğu Karadeniz Bölümü
D) Hava ve su kirliliği
7.
E) Alt yapı sorunları
4.
Küçükbaş hayvanların otladığı yerlerde, hayvan sürülerinin gecelemesi için kurulan geçici köy altı yerleşmelerine ağıl adı verilir. Bunlar genelde köyün dışında bulunur.
Bazen taş veya kerpiçten yapılmış binalara da rastlanır.
Genelde yaz mevsiminde kullanılır.
Şehirlerin ekonomik gelişmişlikleri farklı nedenlere bağlıdır. Örneğin, Zonguldak taş kömürü, Batman petrol,
Bodrum ise turizm faaliyetleri sayesinde gelişme göstermişlerdir.
Aşağıdaki şehirlerden hangilerinin gelişmesinde
ulaşım olanakları daha fazla etkili olmuştur?
A) Çanakkale - Ankara
B) Hakkâri - Van
III
C) Ankara - Afyon
IV
D) Rize - Muğla
I
II
E) Samsun - Sinop
V
8. Aşağıdaki kentlerimizden hangisinde nüfus artışının nedeni Kırıkkale’nin nüfus artış nedeninden
farklı bir nedene bağlıdır?
Buna göre, ağıl yerleşmelerine haritada numaralandırılarak verilen alanların hangisinde daha fazla rastlandığı söylenebilir?
A) I
364
B) II
C) III
D) IV
1. E
2. B
E) V
A) Batman
B) İskenderun
C) Polatlı
D) Karabük
3. D
4. E
5. B
6. D
E) Seydişehir
7. C
8. C
14. Bazı şehirlerin sahip oldukları ekonomik faaliyetin özelli-
Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de şehirlerin fonksiyonları çeşitlilik gösterir.
BÖLÜM – 8
9.
ğine bağlı olarak ömürleri kısa olabilmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi diğerlerine göre daha kısa
ömürlüdür?
IV
V
II
I
B) Liman şehirleri
III
C) Maden şehirleri
D) Kültür şehirleri
Buna göre, haritada numaralandırılarak verilen kentlerden hangisinin fonksiyonu diğerlerinden farklıdır?
A) I
B) II
C) III
D) IV
E) Ticaret şehirleri
15. Şehirlerin fonksiyonlarına göre sınıflandırılmasında, çe-
E) V
şitli özellikleri dikkate alınır. Bazı şehirlerde sanayi, ticaret, çeşitli hizmetler, turizm, eğitim, ulaşım vb. birçok
sektör bir arada bulunur. Bazı kentlerde ekonomik faaliyetlerden birkaçı bir arada bulunabilir.
10. Çeşitli madenlerin çıkarılması ve onların işlenme faaliyetleriyle geçinenlerin çoğunluğu oluşturduğu şehirlere
maden şehri adı verilir.
Buna göre, aşağıdaki kentlerden hangisi hem sanayi
hem de liman kenti olarak nitelendirilebilir?
Aşağıda verilen şehirlerden hangisi maden şehri
olarak gösterilemez?
A) Küre
B) Akhisar
C) Yatağan
D) Batman
A) Çanakkale
B) Antalya
C) Sinop
D) Karabük
E) Zonguldak
11. Aşağıda verilen şehirlerden hangileri hem tarım hem
de sanayi şehridir?
A) Batman - İstanbul
B) Hatay - Hakkâri
C) Zonguldak - Rize
D) Adana - Bursa
şim içinde olan alana hinderland adı verilir.
Buna göre, aşağıdaki şehirlerimizden hangisinin
hinderlandı daha geniştir?
A) İstanbul
B) Ereğli
C) Tekirdağ
D) Antalya
E) Ankara - Seydişehir
12. Kültür ve eğitim şehirleri, çeşitli sanatsal, kültürel ve bilimsel etkinliklerin düzenlendiği, festivallerin yapıldığı ve
üniversitelerin bulunduğu şehirlerdir. Bu özellikteki kültürel fonksiyonlar şehrin gelişmesine ve tanınmasına katkı
sağlar.
A) Aksaray
B) Manisa
C) Hatay
D) Amasya
yazın kullanılan geçici köy altı yerleşmeleridir. Yaylalar,
köylerin çevresinde hayvan otlatmaya uygun alanın yeterli olmamasının sonucu ortaya çıkmıştır.otlatmak için
insanlarımızın çıktıkları geçici köy altı yerleşmesi yayla
adını alır.
II
III
IV
I
V
E) Ankara
13. Aşağıdaki kentlerden hangisinin gelişmesi diğerlerinden farklı bir nedenden kaynaklanır?
A) Erzincan
B) Polatlı
C) Düzce
D) Sarıkamış
E) İskenderun
17. Yaylalar, genellikle hayvancılık faaliyetlerine bağlı olarak
Aşağıda verilen şehirlerden hangisi kültür şehri olarak olarak gösterilebilir?
E) Mersin
16. Ekonomik olarak limanı besleyen, limanla sürekli etkilePalme Yayıncılık
COĞRAFYA
A) Sanayi şehirleri
E) Gölcük
9. D
10. B
11. D
12. E
13. C
Buna göre, haritada numaralandırılarak verilen alanların hangisinde hayvancılık faaliyetlerine bağlı olarak yaylacılık faaliyetlerinin daha fazla olduğu söylenebilir?
A) I
B) II
C) III
D) IV
14. C
15. E
16. A
17. C
E) V
365
BÖLÜM – 8
18. Şehirlerin bazılarında birden fazla fonksiyon ön plana çı-
23. Bir bölgenin nüfuslanmasında, iklim ve yer şekillerinin
kabilmektedir.
elverişliliği, ulaşım olanaklarının yeterliliği, tarım alanlarının verimliliği, sanayinin gelişmişliği gibi faktörler rol oynamaktadır.
Buna göre, aşağıdaki şehirlerimizden hangisinde
fonksiyon çeşitliliğinin daha fazla olduğu söylenebilir?
COĞRAFYA
A) İzmir
B) Trabzon
C) Konya
D) Diyarbakır
Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin nüfuslanmasındaki temel faktör paragrafta anlatılanlardan
farklı bir nedene bağlıdır?
E) Nevşehir
A) İzmir
B) Rize
C) Manisa
D) Kocaeli
19. Aşağıda verilen kentlerden hangisinde geçici köy al-
E) Ankara
tı yerleşmelerinin daha fazla olduğu söylenebilir?
A) Bursa
B) Rize
C) İstanbul
D) Ankara
24. Mezra ve kom gibi yerleşmelere köy altı yerleşmeleri adı
verilir.
Aşağıdaki bölgelerden hangisinde bu tür yerleşmeler daha fazladır?
E) Manisa
20. Şehirler fonksiyonlarına göre çeşitli isimler alırlar.
Buna göre, aşağıdaki şehir - fonksiyon eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Palme Yayıncılık
C) Konya - Tarım
D) Gölcük - Turizm
B) Ege
C) Marmara
D) İç anadolu
A) Çeşme - Turizm
B) Batman - Madencilik
A) Doğu Anadolu
E) Gebze - Sanayi
21. Nüfusu 500.000’den fazla olan şehirlere metropol adı
E) Akdeniz
25. Türkiye’de genellikle kıyı bölgelerindeki illerde nüfus yoğunluğu iç kesimlere göre daha fazladır.
Aşağıdakilerden hangisi bu genellemeye uymaz?
A) Kocaeli
B) Rize
C) Antalya
D) Mersin
E) Muğla
verilir.
Buna göre, aşağıdaki bölgelerden hangisindeki metropol sayısı daha fazladır?
A) İç Anadolu
B) Ege
C) Marmara
D) Karadeniz
26. Aşağıdaki Türkiye haritasında bazı şehirler gösterilmiştir.
Ereğli
Kırıkkale
E) Doğu Anadolu
Marmaris Seydişehir İskenderun
22. Aşağıdakilerden hangisi büyük kentlerde hızlı nüfus
artışının neden olduğu sorunlardan biri değildir?
Haritada verilen şehirlerden hangisinin nüfus artışı
farklı bir nedene bağlıdır?
A) İş gücü potansiyelinin artması
B) Hava ve toprak kirliliği
C) İşsizlik
D) Gecekondulaşma
18. A
B) Marmaris
C) Ereğli
D) İskenderun
E) Ulaşımda güçlükler
366
A) Seydişehir
19. B
20. D
21. C
22. A
23. E
E) Kırıkkale
24. A
25. E
26. B
Download

B Ö ÜM