LEONARDİT VE HUMİK ASİT
LEONARDIT
"Dünyanın bütün kimyacıları birleşsek Bu inanılmaz ve eşsiz maddeyi oluşturabilmemiz mümkün değildir, Canlı ve cansız
maddeler arasındaki bağı oluşturan HUMATLAR Yüce Yaradan'ımızın bize armağanıdır."
Dr.Boris Levinsky
*HUMATLARIN doğada en önemli kaynağı LEONARDİT'dir.
Leonardit, yüksek oranda Humik Asitler ile karbon, makro ve mikro besin elementleri içeren,kömür düzeyine ulaşmamış
tamamen doğal organik maddedir.Oluşumu milyonlarca yıl öncesi bitki ve hayvan kalıntılarının sıcaklık, nem, basınç,
oksidasyon ve çok özel jeolojik şartlar gerektirdiğinden tabiatta nadir olarak bulunur ve kalitesi bölgeden bölgeye değişiklik
gösterir. İçerdiği yüksek oranda humik asitlerden dolayı önemli bir ekonomik değere sahiptir. İlk defa ABD-Kuzey Dakota
Eyaletinde Dr. Leonard tarafından bulunmuş olmasından dolayı bu adı almıştır.
Leonardit adı ABD ve Dünyanın pek çok ülkesinde genellikle kabul edilmekle beraber bazı ülkelerde Humat, Organik
Humat, Humalit veya Humus olarak da adlandırılmaktadır.
Leonardit’in bir maden olarak tanınması ve yaygın olarak kullanılmaya başlanması oldukça yenidir. Buna rağmen, şimdiden,
bazı ülkelerin maden varlıkları listelerinde ve üretim tablolarında ayrı bir maden türü olarak yer almıştır.
LEONARDİT İÇERSİNDEKİ HUMİK ASİTLER NELERDİR?
Leonardit içerisindeki humik asitler şunlardır:
a) Humik Asit: pH’sı 2’den küçük olan asidik özellikteki sularda çözünmez. Daha yüksek pH derecelerindeki suda veya
alkalik özellikteki çözeltilerde çözünebilir. Moleküler ağırlığı fazla olup uzun zincir molekül yapısındadır. Rengi koyu
kahverengi ile siyah arasındadır.
b) Fulvik Asit: Bütün pH derecelerindeki (asidik veya bazik) suda veya çözeltilerde çözünebilir. Moleküler ağırlığı düşük
olup, kısa zincir molekül yapısındadır. Rengi açık sarı ile sarı-Kahverengi arasındadır.
LEONARDİT İÇERİSİNDEKİ HUMİK ASİT ORANI NEDİR?
Bu konuda, uluslararası düzeyde kabul edilmiş bir standart bulunmamaktadır. Leonardit içerisindeki humik asit oranı çeşitli
kaynaklarda % 40’dan % 90’a kadar değişmektedir. Bir kavram karışıklığını gidermek için “Leonardit içerisindeki humik asit
oranı” ile ne kastedildiğinin açıklanması gerekir. Bütün yayınlarda, Leonardit üreticisi veya pazarlayıcısı firmaların
kataloglarında, Leonardit’in en ayırt edici özelliği olarak humik asit oranı verilir. Burada kastedilen, Leonardit’in içerisindeki
humik ve Fulvik asit oranlarının toplamıdır.
LEONARDİT TEN SIVI HUMİK VE FULVİK ASİT ELDESİ :
Leonardit toprakta uzun zamanda humik ve fulvik asiti serbest bırakarak toprakta yarıyışlılığını gösteririr. Serbest kalan
humik ve fulvik asitin oranı toprağın pH ile doğru orantılıdır. Toprak Ph sı ne kadar yüksek olursa humik asitin çözünme hızı
da o derece yüksek olur. Örneğin ph 8,5 olan bir toprak ta dekara 200 kg uygulanan %40 lık humik ve fulvik asit içeren
Leonardit 90 gün sonunda %1-2 humik ve fulvik asit açığa çıkarır.
Günümüzde üreticiler çok daha hızlı ve etkin sonuç almak için hazır çözülmüş sıvı humik asiti ürünlerine uygulamayı tercih
etmektedirler. Hümik Asit ve Fülvik Asit Arasındaki Farklar Nelerdir?
Yukarıda da değinildiği gibi bitki kalıntıları çürüdükleri zaman fülvik ve hümik asitlerin her ikisi de oluşur. Her iki asitte
toprak ve topraktaki mikro organizmalar için yaralıdır. Fülvik asit hümik aside göre daha küçük bir moleküler yapıya
sahiptir. Bunun sonucu olarak kalıcılığı daha azdır ve daha kolay parçalanır. Ancak yaprak uygulamalarında bitkiye giriş hızı
daha yüksektir. Hümik asit ise toprakta uzun süre kalır ve zaman içerisinde yavaş parçalanır. Genel olarak toprak organik
madde miktarını arttırmada uzun süreli etkilerinden dolayı hümik asitlerden faydalanılır.
Hümik Maddelerin Kumlu Topraklarda Nasıl Bir Faydası Vardır?
Kumlu toprakların aralıklı bir yapısı vardır. Bu tip topraklarda besinler aşağı doğru kolayca ilerler ve üretici için ekonomik
kayıplara neden olur. Organik maddeler yani humatlar toprağın besin maddelerini tutmasını ve bitkinin bunlardan daha rahat
faydalanmasını sağlar. Hümik maddelerin etrafı negatif yüklüdür ve uygulanan gübrelerdeki besin maddelerini ve aynı
zamanda suyun tutulmasını sağlarlar.
Hümik Maddelerin Katyon Değişim Kapasitesi İle Besin Maddelerini Tutması Hümik Maddelerin Killi Topraklarda Nasıl Bir
Faydası Vardır?
Killi topraklar sıkı, su geçirmeyen ve ağır bir yapıya sahiptir. Bu tipteki topraklar soğuk ve nemli hava koşullarında suyu
tutar, sıcak havalarda ise büzülür ve küçülürler. Her iki koşulda bitki gelişimi için uygun değildir.Toprak kurumaya başladığı
zaman su molekülleri kil parçalarının arasından uzaklaşır. Suyun bu hareketi kil parçalarının bir birlerine çok yaklaşmasına,
hacimlerinin küçülmesine ve yüzeyde çatlamalara neden olur. Yüzeyde görülen çatlamalar organik madde eksikliği olan killi
toprakların ortak özelliğidir.Bu tip topraklara hümik madde eklenmesi toprak yapısını iyileştirmektedir. Hümik asit kil
parçalarının arasına girerek kuru ve sıcak havalarda sıkı bir şekilde birleşmelerini ve yapışmalarını engellemektedirler. Büyük
hümik asit molekülleri kil parçalarını ayrı ayrı tutabilmekte ve bunun sonucunda su ve besin maddeleri kolaylıkla bu alanlara
yerleşebilmektedir. Şekilde hümik maddelerin killi toprakların yapısını nasıl iyileştirdiği ve gevşettiği görülmektedir.
Hümik Asitlerin Diğer Faydaları Nelerdir?
Humik asitlerin yararları fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak üç grupta toplanır.
1-) Fiziksel Yararları :
a) Toprağın yapısını düzeltir
b) Toprağın havalanma özelliğini arttırır. Köklerin daha iyi havalanmasını sağlar
c) Toprağın su tutma kapasitesini arttırır. ( Kendi ağırlığının 20 katı fazla ağırlıktaki suyu tutabilme yeteneği vardır. )
d) Toprağın rengini koyulaştırarak daha fazla güneş enerjisinin emilmesini sağlar.
2) Kimyasal Yararları :
a) Asidik ve bazik özelliklerdeki toprakları nötralize eder. Fazla tuzluluğu ve fazla kireçliliği gidererek toprağın pH' sını
düzenler.
b) Suda çözünebilir inorganik gübreleri kök bölgesinde depolar ve bitkinin ihtiyacı oldukça bunları serbest bırakır.
c)Toprağın katyon değişim kapasitesini en yüksek seviyeye çıkartır.
d) Hümik asit kimyasal olarak aktif bir karaktere sahiptir ve topraktaki çeşitli metaller, mineraller ve organikler ile
çözünebilir veya çözünemez kompleksler oluşturma yeteneği vardır. Bu özelliği bitkinin besinleri kolay ve sürekli almasını
sağlar. Demir noksanlığını gidermeye yardımcı olur.
e) Şelatlama özelliğine sahiptir.
f) Topraktaki kireç içerisindeki karbondioksiti serbest duruma getirir. Bu serbest karbondioksitin fotosentezde kullanılması
imkanını hazırlar.
g) Topraktaki azot, fosfor, potasyum, demir, çinko ve iz elementler gibi gerekli besinlerin bitki tarafından alınabilmesini en
yüksek düzeye çıkartır.
h) Bitki gelişimi için gerekli olan mineraller (iz mineraller de dahil) ve organik maddelerce zengindir. Ayrıca, doğal karbon
içermesinden dolayı bitkinin gelişiminde kullanılabileceği oldukça fazla miktarda enerji de ihtiva eder (1 gramda 5.000
kaloriye kadar)
ı) Hümik asit biyokimyasal özelliği ile toprağın zararlı, kirletici ve zehirli maddelerden temizlenmesini sağlar. Toprakta
mevcut olan kurşun, cıva, kadmiyum ve diğer zararlı ve radyoaktif elementlerin, endüstriyel atıkların, zehirlerin ve çevre için
zararlı kimyasal maddelerin (ilaçlamadan gelenler de dahil) çözünebilir durumdan çözünemez duruma geçmelerini sağlar.
Böylece, bunların bitki tarafından emilmelerini önler. Bunların zamanla dibe çökmesi sonucu toprak temizlenir.
3) Biyolojik Yararları :
a) Hücre bölünmesini hızlandırır. Dolayısıyla, bitkinin büyümesi ve gelişmesi de hızlanır.
b) Kök oluşumunu ve gelişimini hızlandırır. Kökleri kuvvetlendirir. Saçak kök oluşumunu teşvik eder.
c) Tohumda çimlenmeyi hızlandırır. Bitkinin hayatta kalabilme yeteneğini arttırır. idelerin daha hızlı ve kuvvetli
büyümelerini sağlar.
d) Bitkide hücre enerjisinin fazlalaşmasını sağlar.
e) Bitki metabolizmasını düzenleyerek azot bileşenlerinin birikmesini önler.
f) Yararlı toprak mikroorganizmalarının gelişmeleri ve çoğalmaları üzerinde uyarıcı etki yapar. Bunların topraktaki miktarını
ve aktivitelerini arttırır.
g) Bitkinin soğuğa, sıcağa ve fiziksel etkilere karşı dayanıklılığını arttırır. Böcek ve hastalıklara karşı direncini çoğaltır.
h) Meyvelerde (üründe) hücre duvarları kalınlığının artmasını sağlar. Böylece, ürünün depolanma süresi ve raf ömrü uzar.
ı) Elde edilen ürün ( meyve, sebze, çiçek, dane, kök gibi ) daha kaliteli olur. Bunların, dış görünüşlerinin daha göz alıcı ve
besin değerlerinin daha yüksek olmasını sağlar.
Firmamız uzun yıllardır edindiği tecrübeyle imalatını gerçekleştirttiği leonardit menşeeli sıvı humik asitleri üreticilerin
Hizmetine BİTKİNİN ANA SÜTÜ (BAS) markasıyla sunmuştur
Download

Devamını Oku – İndir