Av. Hüseyin ERSÖZ
Eski Büyükdere Cad. No: 22
Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul
Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18
İSTANBUL ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET
KOMİSYONU BAŞKANLIĞI
KANALIYLA
HAKİMLER ve SAVCILAR YÜKSEK KURULU BAŞKANLIĞI'NA
03 Nisan 2014, İstanbul
ŞİKAYETÇİLER
: 1. Hüseyin Vural VURAL
2. Mustafa Levent GÖKTAŞ
3. Ahmet Tuncay ÖZKAN
VEKİLİ
: Av. Hüseyin ERSÖZ
ŞİKAYET EDİLEN : 1. Hasan Hüseyin ÖZESE (İst.13.ACM Başkanı)
2. Hüsnü ÇALMUK (İst.13.ACM Üyesi)
3. Sedat Sami HAŞİLOĞLU (İst.13.ACM Üyesi)
KONU
: Şikayet Edilenler Hakkında Soruşturma Başlatılması Talebidir.
AÇIKLAMALAR :
1. Şikayet Edilen Hakimler İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/191 E sayılı
dosyasında görev olan Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin ÖZESE ile Üye Hakimler
Hüsnü ÇALMUK ve Sedat Sami HAŞİLOĞLU'dur.
Sayfa 1 / 7
2. Şikayet Edilen Hakimler 02 Nisan 2014 tarihinde İstanbul'da bulunan Basın
Mensuplarına, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampusu içinde bulunan Adliye
Binasında bir basın açıklaması yapmak üzere çağrıda bulunmuşlardır. Bu Basın
Açıklamasının gerçekleştiği saatlerde, Gerekçeli Karara UYAP ortamından ulaşma
imkanı olmayıp, davanın avukatlarına henüz tebliğ işlemi gerçekleşmemiştir.
KİTAP TANITIMI ŞEKLİNDE GERÇEKLEŞEN BASIN AÇIKLAMASI
3. Şikayet Edilen Hakimler tarafından telefonla aranarak İstanbul'dan Silivri'ye
çağrılan Basın Mensupları, Adliye Binası içine alındıktan sonra kamuoyuna yansıdığı
şekli ile adeta bir kitap tanıtımı şeklinde gerçekleşen ayrıntılı bir bilgilendirme
gerçekleştirmişlerdir. Bu açıklamanın bir kamuoyu mesajı amacı taşıdığı ve
hakimlerin tarafsızlığına ilişkin etik kurallara aykırı olduğu açıktır.
4. Şikayet Edilen Hakim Sedat Sami HAŞİLOĞLU Basın Mensuplarına yapmış
olduğu açıklamada, "Gerekçeli kararımız şu ana kadar Türk Hukuk Sistemi'nde benzeri
olmayacak şekilde kaleme alınmıştır. 1 (...) Girişte 20 sayfalık bir önsöz var. Dosya arşivleme
sistemi ve içindekiler bölümü de yer alıyor. Hüküm kısmında da 5 Ağustos tarihli kararımız ve
masraf listesi yer alıyor. Kararda yaklaşık 12 bin 436 dip not var. Yargıtay aşamasında kolaylık
olsun diye dip not koyduk. Akademik kariyer yapanlar bilir. Dip not zordur. 2"
değerlendirmelerinde bulunmuştur. Gazetelerin internet sitelerinde yer alan haberin
devamında, "Haşıloğlu, ikinci kitabın A bölümünün 1912, B bölümünün de 2 bin 511 sayfa
olduğunu, üçüncü kitabın da 6 bin 892 sayfadan oluştuğunu, ikinci ve üçüncü kitabın
toplamının 11 bin 315 sayfa olduğunu anlattı. Haşıloğlu, birinci kitabın yaklaşık 4 bin 700, giriş
bölümünün 110 sayfa, hüküm kısmının 498 sayfa olduğunu ifade etti." denilmektedir. Tüm
bu açıklamalar, daha önce örneğine rastlanılmayacak bir şekilde Şikayet Edilen
Hakimlerin Basın Mensuplarına yönelik adeta bir kitap tanıtım faaliyeti
1
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26141293.asp
2
http://www.aa.com.tr/tr/turkiye/309114--ergenekon-davasinin-gerekceli-karari-tamamlandi
Sayfa 2 / 7
gerçekleştirdiklerinin ve tarafsızlıklarını tamamıyla ortadan kaldıracak şekilde
değerlendirmelerde bulunduklarının kanıtını oluşturmaktadır.
SİYASİ MESAJ İÇEREN BASIN AÇIKLAMASI
5.
02 Nisan 2014 tarihli Basın Açıklamasında Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin
ÖZESE tarafından, "Türk milleti adına yargılama yaptığımızı söylemiştik. Mahkemeler
bağımsızdır.
Talimat
almaz.
Karar
Türk
milleti
adına
verilmiş
bir
karardır"
değerlendirmelerinde bulunulmuştur.
6.
Bu açıklamaların, Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN'ın, "Burada bir katakulli
olduğu çok açık. Bu davalarda haksızlığa uğrayan insanlar var. Çok ciddi sayıda
tutuklu insan var. Bütün bu davalarda intikam hissiyle hareket ettiler. Kısacası
paralel yapı bu davalarda görevini icra etti" açıklamalarına cevap niteliği taşıdığı
anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle Şikayet Edilen Hakimler, Tarafsızlık İlkesi ile
bağdaşmayacak şekilde, Kanunların kendilerine verdiği yetkiyi kötüye kullanmış ve
siyasi değerlendirmelerde bulunmuşlardır.
AVUKATLARIN KEYFİ OLARAK ADLİYE BİNASINA ALINMAMASI
7.
Şikayet Edilen Hakimlerden oluşan heyet, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampusu
içinde bulunan duruşma salonunda yaptığı yargılama faaliyetinin tüm işlemlerini aynı
bina içindeki Yazı İşleri Müdürlüğü'nde gerçekleştirmektedir. Tüm talepler Silivri'deki
bu birimde yapılmaktadır. Bu çerçevede gerekçeli kararın temini için 28 Mart 2014
tarihinde saat 11.00 - 12.00 saatleri arasında Silivri'deki duruşma salonundaki binaya
gidilmiş ancak tüm kapıların kilitli olduğu ve hiç kimsenin içeri alınmadığı
görülmüştür.
8.
Ana kapının kilitli olduğunun anlaşılması üzerine otopark girişinde bulunan
Jandarma görevlisi ile konuşulmuş ve bina içindeki görevliye haber verilerek bina ana
girişine yönlendirileceği bilgisi verilmiştir. Tekrar bina ana kapısına gidildiğinde,
Sayfa 3 / 7
içeride bulunan Uzman Jandarma rütbesindeki bir personel "kapıyı açmayarak"
arkasından seslenmek suretiyle "Mahkeme Başkanının talimatı ile hiç kimsenin içeri
alınmadığı" bilgisini vermiştir. Mahkeme Başkanının bu yönde bir talimat vermesinin
hukuka aykırı olduğu, adliyenin işleyişine ilişkin tüm tasarrufun Silivri Cumhuriyet
Başsavcılığı'na ait olduğu ise açıktır.
9.
Gerekçeli Kararı talep etmeye yönelik dilekçemizi sunmak üzere geldiğimizi
bildirmemiz üzerine görevli Jandarma Personeli, Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü ile
tekrar görüşmüş ancak "Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin ÖZESE'nin kesin talimatı"
olduğu gerekçesiyle bu konudaki girişimimizde sonuçsuz kalmıştır.
10. Sayın İlker BAŞBUĞ Vekili Av. İlkay SEZER tarafından da 24 Mart 2014
tarihinde, Gerekçeli Kararın talebi için Silivri'deki duruşma salonuna gidildiği, Sayın
SEZER'in bina içine alınmadığı, HSYK 1. Daire Başkanı Sayın İbrahim OKUR'la
yapılan telefon görüşmesi sonucunda binaya girerek dilekçesini sunabildiği,
konunun HSYK'ya şikayet mahiyetinde bildirildiği basına yansımıştır. Sayın Av. İlkay
SEZER, 01 Nisan 2014 tarihinde de dilekçe sunmak üzere Adliye Binasına gitmiş ancak
Mahkeme Başkanının talimatı ile içeri alınmamıştır.
11. Davanın tarafı olan avukatlarla görüşmeyen, dilekçelerini kabul etmeyen
hatta Adliye Binası içine almayan Şikayet Edilen Hakimlerden oluşan Mahkeme
Heyeti sadece bir gün sonra telefonla İstanbul'da bulunan Basın Mensuplarını
Silivri'ye davet etmiş ve henüz davanın taraflarına dahi tebliğ edilmemiş olan
Gerekçeli Kararla ilgili Basın Mensuplarına açıklamalarda bulunmuşlardır. Bu
davranışın taraflı ve husumet besler bir yaklaşım olduğuna kuşku bulunmamaktadır.
Bu çerçevede Şikayet Edilen Hakimlerin tarafsızlıklarını tamamıyla kaybettikleri ve
görevlerini kötüye kullandıkları anlaşılmaktadır.
GEREKÇELİ KARARIN TAMAMLANMADIĞININ KABULÜ
12. Şikayet Edilen Hakimlerden Sedat Sami HAŞİLOĞLU, 02 Nisan 2014 tarihinde
Silivri'de bulunan Adliye Binasında Basın Mensuplarına yapmış olduğu açıklamada,
Sayfa 4 / 7
"Kararı ayrıntılı yazdık ama istediğimiz düzeyde olmadı. Daha fazla zaman gerekiyordu."
değerlendirmelerinde bulunmuştur. Bu açıklamanın Gerekçeli Kararın tam olarak
tamamlanmadığı anlamına geldiği ve Yargıtay tarafından temyiz incelemesinde göz
önüne alınacak bir husus olduğu açıktır. Ancak diğer açıdan da tutuklu yargılanan
sanıkların bulunduğu dava dosyasında, 8 aylık sürenin sonunda dahi Gerekçeli Kararın
tamamlanmamış olmasının Görevi İhmal Suçunu oluşturduğu açıktır.
ANAYASA MAHKEMESİ'NİN ÜSTÜNDE GÖREN YAKLAŞIM
13. Şikayet Edilen Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin ÖZESE, 02 Nisan 2014 tarihli
Basın Açıklamasında, "Dosya kapsamlı olduğu için, gerekçeli kararın yazımı zaman alıyor.
Ancak
gerekçeli
kararın
yazımını
makul
sürede
tamamladık"
değerlendirmesinde
bulunmuştur. Bu açıklamasının Anayasa Mahkemesi'nin İlker BAŞBUĞ'un Bireysel
Başvuru Dosyasında verdiği Özgürlük Hakkı'nın ihlal edildiğine ilişkin kararı ile
çeliştiği açıktır.
14. Anayasa Mahkemesi 06 Mart 2014 tarihli Kararında, Gerekçeli Kararın 7 aylık
süre zarfında tamamlanmamasının Özgürlük Hakkı'nın ihlali sonucunu doğurduğuna
hükmetmiştir. Şikayet Edilen Mahkeme Başkanı ise yaptığı basın açıklamasında 8 aylık
Gerekçeli Karar yazma süresinin makul olduğu değerlendirmesinde bulunarak,
Anayasa Mahkemesi'nin verdiği hükmün üzerinde gören bir yaklaşım içine olduğunu
göstermiştir.
BİR AYDA YAZILABİLEN 3 BİN 200 SAYFA GEREKÇE
15. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen Değ İş 2014/325 sayı ve 10
Mart 2014 tarihli kararda "(...) CMK. 232/3 maddesinde ve 6526 sayılı yasanın 1. Maddesi ile
eklenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun geçici 14. Maddesinin 5. Fıkrasında öngörülen
15 günlük süre içerisinde gerekçeli kararın yazılamayacağı açıktır. (...) Bu tarih itibariyle
de gerekçeli kararın %80'e yakın bölümü tamamlanmıştır" denilmiştir.
Sayfa 5 / 7
16. Şikayet Edilen Hakimler tarafından yapılan 02 Nisan 2014 tarihli Basın
Açıklamasında Gerekçeli Kararın 16.600 sayfa olduğu ifade edilmiştir. 10 Mart 2014
tarihi itibariyle %80'nin tamamlandığı kabul edildiği ve yine Basın Açıklamasına
istinaden 21 Mart 2014 tarihinde Gerekçeli Kararın yazım işleminin bittiğinin kabulü
durumunda 11 günlük süre zarfında 3.200 sayfa yazıldığı sonucu çıkmaktadır. Bu
durumda Gerekçeli Kararın yazım işleminin 55 günde tamamlanması mümkünken, 8
ayda tamamlanmasının dosya kapsamında çok sayıda tutuklu sanığın bulunduğu
göz önüne alındığında Görevi Kötüye Kullanma Suçu'nu oluşturduğu açıktır.
17. Şikayet Edilen Hakimler yargılamanın geneline hakim olacak şekilde Özgürlük
Hakkı'nı ve Adil Yargılanma Hakkı'nı ihlal edecek birçok karar ve uygulama
gerçekleştirmişlerdir. Bu çerçevede söz konusu hakimlerin insan haklarına saygı ölçütü
çerçevesinde hareket ettiklerini söylemek mümkün değildir.
TARAFSIZLIKLARINI KAYBETTİKLERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER
18. Şikayet Edilen Hakimlerden Üye Hakim Sedat Sami HAŞİLOĞLU, 02 Nisan 2014
tarihinde yaptığı Basın Açıklamasında, "Önsözde gerekçeli kararın içeriğine, savunmalara
değinildi. Önsöz elden geldiğince halka bu davayı anlatmaya yönelik. Kararımızın
hepsi muhtemelen okunmayacak. Algılar üzerinden tartışma yapılmaktadır. Keşke olgular
üzerinden bu sıkıntılı süreçte değerlendirme yapılabilseydi. Vicdan sahibi herkes karardan bir
şey öğrenecektir" değerlendirmelerinde bulunmuştur.
19. Şikayet Edilen Hakim tarafından yapılan bu açıklamadan, Gerekçeli Kararın
Önsözünün temelde kamuoyuna mesaj verme kaygısı ile kaleme alındığı ve siyasiler
ile davayı yakından takip eden kişilere yönelik mesaj verme kaygısıyla hareket
edildiği sonucu çıkmaktadır. Bu yaklaşımın Hakimlerin Tarafsızlığı İlkesi ile
bağdaşmadığı açık olmakla Görevi Kötüye Kullanma Suçunu oluşturmaktadır.
Sayfa 6 / 7
SONUÇ ve TALEP : Yukarıda açıklanan sebeplerle,
Yetkileri bulunmadığı halde Avukatları Silivri'de bulunan Adliye Binasına
sokmama
talimatı
veren,
Gerekçeli
Karar
henüz
davanın
taraflarına
tebliğ
edilmemişken 02 Nisan 2014 tarihinde gazetecilere çağrı yaparak Adliye Binası içinde
Basın Açıklaması gerçekleştiren, söz konusu Basın Açıklamasında Hakimlerin
Tarafsızlığını ortadan kaldıran siyasi değerlendirmelerde bulunan ve yargılama süreci
içinde "sistematik" hukuka aykırı karar ve uygulamalar gerçekleştiren İstanbul 13. Ağır
Ceza Mahkemesi'nin 2009/191 E sayılı dosyasında görev alan Mahkeme Başkanı
Hasan Hüseyin ÖZESE ile Üye Hakimler Sedat Sami HAŞİLOĞLU ve Hüsnü
ÇALMUK hakkında soruşturma başlatılmasını vekaleten arz ve talep ederiz.03 Nisan
2014
Av. Hüseyin ERSÖZ
A. Tuncay ÖZKAN, H. Vural VURAL ve M. Levent GÖKTAŞ Vekili
EKLERİ
:
1. Hürriyet Gazetesi Haberi Çıktısı
2. Anadolu Ajansı Haberi Çıktısı
3. Vekaletname Suretleri
Sayfa 7 / 7
Download

Av. Hüseyin ERSÖZ