İRADE DIŞI TÜRK
VATANDAŞLIĞININ KAYBI
• Vatandaşlığa Alınma
Kararının İptali
• Vatana Bağlıklıkla
Bağdaşmayan Eylemler Kaybettirme
HEDEFLER
İÇİNDEKİLER
KAYBI
• Bu üniteyi çalıştıktan sonra;
• Kanuna karşı hile yaparak Türk
vatandaşlığı kazananların
vatandaşlıklarının nasıl iptal
edileceğini öğrenecek,
• Kişinin hangi eylemlerde
bulunursa hakkında iradesi
dışında kaybettirme kararı
verilebileceğini anlatabilecek,
• Kaybettirme ve iptal
kararlarının etkilerini
açıklayabileceksiniz.
VATANDAŞLIK VE
YABANCILAR HUKUKU
Prof. Dr. Vahit DOĞAN
ÜNİTE
6
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
GİRİŞ
Vatandaşlığın iradi kaybında, kişinin menfaatleri ve tercihleri nazara
alınmaktadır. İrade dışı kayıp hâllerinde ise, kişinin iradesi dışında yetkili
makamların kararı ile kişinin vatandaşlığına son verilmekte ya da vatandaşlığı
elinden alınmaktadır. İrade dışı vatandaşlık kaybının kabul edilmesinin temelinde,
devletin kişiyi ekonomik, sosyal, siyasal sebeplerle vatandaşlığında istememesi
yatmaktadır. İradi kayıp hâllerinin aksine, irade dışı kayıp hâlinde, kişinin vatansız
kalmama şartı da aranmayacak, kişi vatansız da kalabilecektir. Dolayısıyla irade dışı
vatandaşlığın kaybı hâlleri, bir anlamda vatandaşlık hukuku alanında kabul edilen
“herkesin bir vatandaşlığı olmalıdır.” genel ilkesi ile de çelişmektedir. Bu sonuç,
devletlerin menfaatlerinin gerekli kıldığında, vatandaşlık hukukunun genel
ilkelerine uymalarına rağmen, menfaatlerinin gerektirdiği hâllerde bu ilkeleri ihlal
edebildiklerini gösterdiği gibi, bu ilkelerin pozitif etkisinin olmadığının da açık bir
göstergesidir.
Uluslararası hukukta da, kişinin iradesi dışında vatandaşlığına son
verilebileceği, ancak bunun asgari hukuki koruma kapsamında yapılması gerektiği
kabul edilmektedir. Konuyla ilgili olanak İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin
15’inci maddesinde, kimsenin “keyfî” olarak vatandaşlıktan çıkartılamayacağı
hükme bağlanmıştır. 5901 sayılı TVK’nın ilham kaynağı olan Avrupa Vatandaşlık
Sözleşmesi’nde de, kişinin iradesi dışında vatandaşlığına son verilebileceği kabul
edilmiştir. AVS’de kişinin iradesi dışında vatandaşlığına son verilebilecek hâller
sayılmıştır. Taraf ülkeler, sözleşmede öngörülen hâller dışında irade dışı kayıp
hâllerini kabul edemeyeceklerdir. Tabii ki devletler, sözleşmede öngörülen hâllerin
hepsini irade dışı kayıp hâli olarak öngörmeyebilirler. Türkiye, sözleşmeye taraf
olmamasına rağmen, sözleşmeyi nazara almış, ancak sözleşmede öngörülen
hâllerden bir kısmını kanuna almamıştır. Başka bir ifade ile Türkiye, sözleşmede
öngörülen irade dışı kayıp hâllerinden daha hafif bir yöntem kabul etmiştir.
Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’nde, vatandaşlığın sonradan kazanılmasında
yanlış bilgi veya önemli hususların gizlenmesi ile vatandaşlık kazanılma hâli hariç,
kişinin iradesi dışında vatandaşlığına son verilmesinin, kişiyi vatansız bırakmaması
gerektiği kabul edilmiştir.
Sözleşmede, kabul edilen ve üye ülkelerin pozitif düzenlemelerinde yer
verebilecekleri irade dışı kayıp hâlleri (AVS m. 7);

Başka bir devletin vatandaşlığını gönüllü olarak kazanmak,
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
2
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI

Bazı hususlar gizlenerek, hileli davranışlarla veya yanlış bilgi verilmesiyle
vatandaşlık kazanmak,

Yabancı bir ülke için gönüllü askerlik hizmeti yapmak,

Devletin hayati çıkarlarına ciddi olarak zarar veren davranışlarda bulunmak,

Devlet ile yurt dışında yaşayan vatandaş arasında ciddi bağlantı
bulunmaması,

Çocuğun küçük olduğu dönemde, kanun yoluyla vatandaşlığın kazanılma
nedenlerinin bulunmadığının anlaşılması,

Yabancı evlatlık, kendisini evlat edinen yabancı ana veya babadan birinin ya
da her ikisinin vatandaşlığına sahip olması veya kazanmasıdır.
Türk hukukunda yer alan kişinin iradesi dışında vatandaşlığın kaybı hâlleri
nazara alındığında, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde öngörülen “keyfî”
olmama şartının yerine getirildiği görülmektedir. AVS’de öngörülen irade dışı kayıp
hâlleri ise, Türk hukukunda kabul edilenden daha geniştir. Bu yönü ile bakıldığında,
irade dışı vatandaşlığın kaybı hâlleri bakımından Türk hukukunda yer alan
düzenlemenin uluslararası hukuka uygun olduğunu söyleyebiliriz.
5901 sayılı TVK’da düzenlenen vatandaşlığın irade dışı kayıp hâllerini;
vatandaşlığa alınma kararının iptali ve vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemler
olmak üzere iki başlıktan ele alabiliriz.
VATANDAŞLIĞA ALINMA KARARININ İPTALİ
Türk vatandaşlığına alınma kararının iptali, vatandaşlığı yetkili makam kararı
ile sonradan kazanmış kişiler bakımından uygulanabilecektir. Vatandaşlığa alınma
kararının iptali, yetkili makamların kişiyi vatandaşlığa alma iradesinin oluşumuna
temel teşkil eden bir kısım bilgi veya belgelerde gerçeğe aykırılık olması temel
gerekçesine dayanmaktadır. Başka bir deyişle, Türk vatandaşlığına alınmak için
yetkili makamlara müracaat eden kişi, “kanuna karşı hile” yaparak yetkili
makamların iradesini sakatlamakta ve bu şekilde vatandaşlık kazanmaktadır.
Kanuna karşı hile ise, kanun tarafından korunmaz. Türk vatandaşlığını kazanmak
için yetkili makamlara müracaat eden kişi, vatandaşlığa alınmak için gerekli
şartlarda yalan beyanda bulunmakta veya gerçeğe aykırı bilgi veya belge
vermektedir. Yetkili makamlar da, bu beyanların veya bilgi ya da belgelerin gerçek
olduğu kanaati ile ilgiliyi Türk vatandaşlığına almaktadırlar. Dolayısıyla, verilen bilgi
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
3
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
veya belgelerdeki yanlışlık, yetkili makamların ilgiliyi vatandaşlığa alma kararına
etki etmiyor ise, vatandaşlığa alınma karının iptali de söz konusu olamaz. AVS’de
de, yetkili makam kararı ile vatandaşlığın sonradan kazanılmasında, yalan beyan
veya önemli hususların gizlenmesi yetkili makamların iradesinin oluşumuna etki
etmiş ise, kişinin vatandaşlığına iradesi dışında son verilebileceği, hatta kişinin
vatansız kalmasının da önemli olmadığı kabul edilmektedir (m. 7).
Türk hukukunda, yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını sonradan
kazanan kişilerin vatandaşlığa alınma kararlarının iptalinde, karşılaştırmalı hukukta
benimsenen ilkelere uygun düzenleme yapılmıştır. “Türk vatandaşlığının iptali”
kenar başlıklı hükme göre, “Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan
beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi
sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir.” (m. 31).
Öncelikle, maddenin kenar başlığının yanlış anlamaya müsait olduğunu ifade
etmekte fayda vardır. Zira kenar başlıkta ifade edildiği gibi, ilgilinin vatandaşlığı
iptal edilmemekte, vatandaşlığa alınma kararı iptal edilmektedir. Hükümde de
görüldüğü gibi, kişi Türk vatandaşlığına alınmak için, idarenin iradesinin oluşumuna
olumsuz yönde etki etmiş ve sonuç alınarak Türk vatandaşlığına alınmıştır. İdare,
iradesinin sakatlanmasına sebep olarak Türk vatandaşlığını kazanan kişinin
vatandaşlığa alınma kararını iptal edecektir.
İptalin Şartları
Türk hukukunda, vatandaşlığı yetkili makam kararı ile sonradan kazanan
kişilerin, kanunda aranan şartları taşımaları hâlinde, vatandaşlığa alınma kararının
iptal edileceği, idarenin iptal hususunda takdir yetkisinin olmadığı hükme
bağlanmıştır. Başka bir ifade ile aranan şartların varlığı hâlinde, idareye takdir
yetkisi verilmemiş, idarenin bağlı yetkisinin olduğu kabul edilmiştir.
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun sistematiğine bakıldığında yetkili makam
kararı ile vatandaşlığın kazanılması hâllerinin önceki düzenlemelerden daha geniş
kaleme alındığı görülmektedir. Klasik anlamda yetkili makam kararı ile Türk
vatandaşlığının kazanılma hâlleri olan, genel olarak vatandaşlığa alınma, istisnai
olarak vatandaşlığa alınma ve yeniden vatandaşlığa alınmanın yanında, evlenme
yolu ile Türk vatandaşlığının kazanılması ve evlat edinme yolu ile Türk
vatandaşlığının kazanılması da yetkili makam kararı ile vatandaşlığa alınma hâlleri
olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının
kazanılması olarak düzenlenen bu hâllerden birisi ile Türk vatandaşlığını kazanan
kişinin vatandaşlığa alınma kararı, kanunda öngörülen şartların varlığı hâlinde,
idare tarafından iptal edilecektir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
4
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
İlgilinin Yalan Beyanda Bulunması veya Önemli Hususları Gizlemesi
Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanan kişinin vatandaşlığa
alınma kararının iptal edilebilmesi için, yalan beyan veya gizlenen önemli
hususların, vatandaşlığa alınmaya etken olması gereklidir (TVK m. 31). Başka bir
ifade ile ilgilinin yalan beyanı veya gizlediği önemli hususlar olmasa idi, yetkili
makamın kişiye Türk vatandaşlığına almayacak olması gereklidir. Yalan beyan veya
gizlenen hususlar bilinse de, ilgilinin vatandaşlığa alınması söz konusu olabilecek idi
ise, vatandaşlığa alınma kararına etken bir yalan beyan veya gizlenen husus
olmadığı için, ilgilinin vatandaşlığa alınma kararı iptal edilmeyecektir. Örneğin,
genel olarak Türk vatandaşlığının kazanılmasında aranan şartlardan birisi,
müracaat anından geriye doğru beş yıl Türkiye’de ikamet etmiş olmaktır. İlgili beş
yıllık ikamet süresinde değil de, ikamet yerinde (ör. Ankara’da ikamet etmesine
rağmen, Antalya’da ikamet ettiğini beyan etmesi) yalan beyanda bulunmuş veya
bir kısım bilgileri gizlemiş ise, vatandaşlığa alınmaya etken yalan beyan veya
gizlenen husustan bahsedilemez. Ancak yeterince Türkçe bilmemesine rağmen,
Türkçe bildiğine dair belge ibraz edilmiş ise yetkili makamın iradesinin
sakatlanmasına sebep olduğu için iptal kararına gerekçe olacaktır.
İlgilinin yalan beyanı veya gizlediği hususlar, vatandaşlığa alınma şartlarında
olabileceği gibi, soruşturma konularında da olabilir. Tabii ki, soruşturma
konularında yalan beyan veya gizlenen hususlar bakımından idarenin yetkisi de
ihmal edilmemelidir. Örneğin millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı
kişilerden olmamak şartının uygulanması bakımından ilgilinin yalan beyanda
bulunduğu veya önemli hususları gizlediği iddiası diğerlerine göre daha somut
verilere dayanmalıdır. Çünkü bu hâlde idarenin resen araştırma yapması ve bir
karar vermesi söz konusudur.
Aldatma Kastı
Vatandaşlığa alınma kararına etken olan yalan beyan veya gizlenen
hususların varlığı hâlinde, ilgilinin vatandaşlığa alınma kararının iptal edilebilmesi
için, kasıt unsurunun varlığı aranacak mıdır? Kanunda bir açıklık bulunmamaktadır.
Doktrinde ise, vatandaşlığa alınma kararının iptal edilebilmesi için, ilgilinin kastının
bulunması gerektiği kabul edilmektedir. Bizim anlayışımıza göre, bir ayrım
yapılması isabetlidir. Şöyle ki, ilgilinin bizzat verdiği bilgi veya belgelerde kasıt
unsurunu araştırmaya gerek yoktur. Bu hâlde, yanlış bilgi veya gerçeğe aykırı belge
verilmesinde kasıt unsurunun var olduğu kabul edilmelidir. Ancak, üçüncü kişiler
tarafından yapılan işlemlerde veya verilen bilgilerde yalan beyan veya gizlenen
hususlar bulunur ise, ilgilinin kasıt unsurunun varlığı aranmalıdır. Yani kişinin bizzat
yaptığı işlemler veya verdiği beyanlarda kasıt unsurunun varlığı aranmamalı, işlem
veya beyanın kendinde kasıt unsurunun varlığı kabul edilmelidir. Ancak üçüncü
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
5
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
kişilerin yaptığı işlem veya verdiği beyanlarda, ilgilinin kastının olup olmadığı
araştırılmalıdır. Örneğin, yabancı sporcuların yeterince Türkçe bilmeden Türk
vatandaşlığına alındıkları görülmektedir. Ancak Türkçe bilgisi hususundaki belge
ilgili sporcu tarafından değil, üçüncü kişilerce temin edilmektedir.
İdare, ilgilinin verdiği bilgi veya belgeleri yanlış değerlendirmiş ve kişiyi
vatandaşlığa almış ise, bu hâlde vatandaşlığa alınma kararının iptalinden
bahsedilemez. Çünkü ilgili gerçeğe uygun bilgi ve belge vermiş, idare yanlış
değerlendirerek ilgiliyi vatandaşlığa almıştır. İdare kendi yanılgısı sonucunda ilgiliyi
vatandaşlığa almış ise, alınma kararının iptali değil, vatandaşlığa alınma kararının
geri alınması söz konusu olabilir.
İptal Kararının Verileceği Süre
Vatandaşlığa alınma kararına müessir olan yalan beyan veya gizlenen önemli
hususların söz konusu olması hâlinde, yetkili makam iptal kararını hangi sürede
verebilir? Vatandaşlığın devamlılığı ilkesi ve ilgilinin ilânihaye iptal korkusu ile
yaşamaması için, vatandaşlığa alınma kararının belli sürede verilmesi gereklidir.
Ancak TVK’da iptal kararının verileceği süre ile ilgili bir düzenleme yer
almamaktadır. 5901 sayılı Kanun’un taslağında 10 yıllık süre öngörülmüştü. Bu süre
içinde iptal kararının verilmemesi hâlinde, ilgilinin vatandaşlığa alınma kararının
iptal edilemeyeceği kabul ediliyordu. Ancak bu hüküm, Kanuna alınmamıştır. Bu
hâle göre, vatandaşlığa alınma kararına etken olan yalan beyan veya gizlenen
önemli hususların varlığı hâlinde, idare her zaman iptal kararı verebilecektir. Bu
sonuç, vatandaşlığın devamlılığı ilkesi ile uyumlu olmadığı gibi, yetkili makam kararı
ile Türk vatandaşlığını kazanan kişilerde de güvensizlik duygusuna sebep olacaktır.
İptal Kararını Vermeye Yetkili Makamlar
Vatandaşlığa alınma kararının iptaline karar vermeye yetkili makamlar,
kanunda açık olarak düzenlenmiştir. Buna göre, ilgilinin yalan beyanda bulunduğu
veya önemli hususları gizlediğinin herhangi bir şekilde öğrenilmesi hâlinde, İçişleri
Bakanlığı’nca soruşturma yapılır veya yaptırılır. Soruşturma sonucunda, iddianın
doğruluğu yani, ilginin yalan beyanı veya önemli hususları gizlediği tespit edilir ise,
vatandaşlığa almaya karar veren makam, ilgilinin vatandaşlığa alınma kararını iptal
eder. Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının sonradan kazanılması
hâllerinden istisnai olarak Türk vatandaşlığının kazanılması ve ikamet şartlı yeniden
vatandaşlık kazanma hâllerinden vatandaşlığı kaybettirme kararı ile kaybeden
kişilerin vatandaşlığa alınma kararlarının iptalinde, yetkili makam Bakanlar
Kurulu’dur. Diğer hâllerde vatandaşlığa alınma kararı İçişleri Bakanlığı tarafından
verildiği için, iptal kararı da İçişleri Bakanlığı’nca verilecektir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
6
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
İptal Kararının Hüküm ve Sonuçları
İptal kararının hüküm ve sonuçlarını, ilgili ile eş ve çocuklar bakımından ayrı
ayrı ele almakta fayda vardır.
İlgili Bakımından Hüküm ve Sonuçları
İptal kararı, karar tarihinden itibaren hüküm ve sonuç doğuracaktır.
Dolayısıyla, hakkında iptal kararı verilen kişi karar tarihinden itibaren yabancı
muamelesine tâbi olacaktır (TVK m. 32). İptal kararının geriye yürümemesi, karar
tarihinden itibaren hüküm ve sonuç doğurması, “iptal” kurumu ile
bağdaşmamaktadır. Ancak kanun koyucu, özellikle üçüncü kişilerle yapılan işlemler
ve bitmiş, tamamlanmış işlemlerin iptal kararından etkilenmemesi için, geriye
yürümeme esasını kabul etmiştir.
Hakkında iptal kararı verilen kişi, karar tarihinden itibaren yabancı
muamelesine tâbi olacaktır. Kanunda yer alan hükme göre, “Vatandaşlığı iptal
edilenler hakkında 15.7.1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet
ve Seyahatleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.” (TVK m. 32 / 1 - c. 1). Bu
hükümden hareket edildiğinde, diğer yabancılar Türkiye’de hangi tür haklara ve
yükümlere sahip ise, vatandaşlığa alınma kararı iptal edilen kişiler de aynı tür hak
ve yükümlülüklere sahip olacaktır. Ancak kanun koyucu vatandaşlığa alınma kararı
iptal edilen kişilerin mallarının akıbeti hususunda farklı bir düzenlemeye yer
vermiştir. Buna göre, “mallarının tasfiyesi gerekli görülen hâllerde bu husus iptal
kararında belirtilir. Bu kişiler en geç bir yıl içinde Türkiye'deki mallarını tasfiye
etmek zorundadır. Aksi hâlde, malları hazinece satılarak bedelleri nam ve
hesaplarına kamu haznedarlığı sistemine dâhil bir kamu bankasına yatırılır.” (TVK
m. 32 / 1 - c. 2). Doktrinde, yalnızca vatandaşlığa alınma kararının iptal edildiği
basit ve iptal kararı ile birlikte ilgilinin mallarının tasfiyesine de karar verildiği
kapsamlı iptal kararı olarak bir ayrım yapılmaktadır. İptal kararının ilgilinin
mallarının akıbetine etkisi bakımından doktrinde yapılan ayrıma uygun olarak,
konunun ele alınması isabetli olacaktır.
Basit İptal Kararı
Vatandaşlığa alınma kararının iptaline karar verilen kişi, Türkiye’de diğer
yabancılar gibi hak sahibi olacak ve yükümlülüklere katlanacaktır. Bu gibi kişiler,
önceden Türk vatandaşı olmaları sebebi ile herhangi bir hak talep edemeyecektir.
Başka bir ifade ile TVK m. 28’de düzenlenen özel haklardan
yararlanamayacaklardır. Malların tasfiyesini konu almayan basit iptal kararında,
iptal kararına bağlı mal tasfiyesi söz konusu olmayacaktır. Ancak ilgilinin yabancı
muamelesine tâbi olmasının doğal sonucu olarak, Türkiye’de yabancıların sahip
olabileceği haklardan fazla haklara sahip ise, bu fazlalığın tasfiye edilmesi
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
7
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
gereklidir. Şayet hakkında vatandaşlığa alınma kararının iptaline karar verilen kişi,
Türkiye’de yabancıların sahip olabileceği kadar haklara sahip ise, iptal kararından
sonra da aynı haklara sahip olmaya devam edecektir. Ancak, ilgili yabancıların
sahip olabileceği haklardan fazla haklara sahip olmuş ise, bu fazlalığın tasfiyeye tâbi
tutulması gereklidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, tasfiye iptal kararına
bağlı yapılmayıp, ilgilinin yabancı muamelesine tâbi olmasının doğal sonucudur.
Örneğin, ilgili Türkiye’de yabancıların sahip olabileceği kadar gayrimenkul mallara
sahip ise, tasfiye söz konusu olmayacak, ancak yabancıların sahip olabileceğinden
fazla gayrimenkul sahibi ise, yalnızca fazlalık tasfiyeye tâbi tutulacaktır.
Kapsamlı İptal Kararı
Vatandaşlığa alınma kararının iptalinde, yetkili makamın gerekli görmesi
hâlinde, malların tasfiyesine de karar verilebileceği hükme bağlanmıştır (TVK m. 33
/ 1). Vatandaşlığa alınma kararının iptali ile birlikte malların tasfiyesine de karar
verilmesi, cezai mahiyette bir müeyyidedir. Ancak Kanun’da hangi hâllerde
malların tasfiyesini de kapsar şekilde kapsamlı iptal kararı verilebileceği hususunda
açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Önceki dönemde olduğu gibi, yalan beyan
veya gizlenen hususun önemini nazara alarak, iptal kararını vermeye yetkili makam
basit veya kapsamlı iptal kararı verecektir. Başka bir deyişle, yetkili makam somut
olayın özelliklerini nazara alarak, kapsamlı iptal kararını verebilecektir.
Kapsamlı iptal kararı verilmesi hâlinde, yetkili makam ilgiliye mallarını tasfiye
etmesi için bir yıllık süre verecektir. İlgili verilen bir yıl içinde Türkiye’de bulunan
bütün mallarını tasfiye edecektir. Verilen süre içinde, ilgili malikin sahip olduğu
bütün haklara sahiptir. Ancak ilgilinin tasarruf hakkı tasfiyenin gerektirdiği
işlemlerle sınırlandırılmıştır. Bu hâlde, ilgilinin yabancıların Türkiye’de sahip
olabileceği kadar haklara sahip olması söz konusu değildir. Hakkında kapsamlı iptal
karı verilen kişi, verilen bir yıl içinde tasfiye işlemlerini kendisi yapmaz ise, tasfiye
işlemi hazinece yapılarak tasfiye bakiyesi ilgilinin nam ve hesabına kamu
haznedarlığı sistemine dâhil bir kamu bankasına yatırılacaktır.
Hakkında kapsamlı iptal kararı verilen kişi, karar aleyhine yargıya müracaat
eder ise, tasfiye işlemi dava sonuna bırakılacaktır (TVK m. 33 / 2).
Hakkında basit veya kapsamlı iptal kararı verilen kişiler, Türkiye’de kalmaya
devam edebileceklerdir. Bu gibiler, diğer yabancılar gibi, ikamet hakkına sahiptirler.
Hakkında kapsamlı iptal kararı verilen kişilerin Türkiye’de kalmaya devam
edebilecekleri, yani sınır dışı edilmeyecekleri kabul edildiğine göre, tasfiye
kararının manası anlaşılamamaktadır. Zira hakkında kapsamlı iptal kararı verilen
kişiler, mallarının tasfiye edilmesinden sonra Türkiye’de kalmaya devam
edebileceklerine göre, kanunlarımızda, Türkiye’de yeniden mal sahibi olmalarını
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
8
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
engelleyen herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, tasfiye kararı
manasızlaşmaktadır.
Eş ve Çocuklara Etkisi
Vatandaşlığa alınma kararının iptali, cezai mahiyette bir müeyyide
olduğundan, kural olarak eş ve çocuklara etkisi söz konusu değildir. Ancak, eş ve
çocuklar iptal kararına konu işleme bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmışlar ise,
iptal kararından etkilenerek, Türk vatandaşlığını kaybedeceklerdir. Başka bir ifade
ile yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanan kişinin küçük çocukları, belli
şartların varlığı hâlinde, ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını
kazanmaktaydılar. İptal kararı, bu çocukları etkileyecek, çocuklar da iptal kararı ile
birlikte yabancı muamelesine tâbi olacaklardır. Ancak, vatandaşlığa alınma kararı
iptal edilen kişinin Türk vatandaşlığını kazanmasından sonra, çocukları olmuş ise,
iptal kararından bu çocuklar etkilenmeyeceklerdir. Çünkü bu çocuklar iptal kararına
konu işleme bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmamışlardır.
İptal kararının diğer eşin vatandaşlığına herhangi bir etkisi yoktur. Her ne
kadar Kanun’da, “İptal kararı ilgili kişiye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanan eş
ve çocuklar hakkında da uygulanır.” (m. 32 / 1 - c. 2) hükmü yer alsa da yetkili
makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması, yabancı eşin vatandaşlığına etki
etmediğinden, iptal kararından diğer eşin etkilenmesi de söz konusu olamaz.
VATANA BAĞLIKLIKLA BAĞDAŞMAYAN EYLEMLER KAYBETTİRME
Vatandaşlığın, devletle birey arasında kurulan ve karşılıklı hak ve
yükümlülükleri içeren bir hukuki statü olduğunu ifade etmiştik. Birey, devlete olan
yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmez ise, devlet bireye maddi
hukuk anlamında müeyyide uygulama yoluna gidecektir. Ancak, bazı durumlarda
devletin, örneğin yurt dışında olması gibi, bireye maddi hukuk anlamında müeyyide
uygulaması mümkün olmayabilir. Bu gibi hâllerde devletler son çare olarak
vatandaşlık hukuku alanında bireye müeyyide uygulama yoluna gidebilir, iradesi
dışında vatandaşlığına son verebilir. Karşılaştırmalı hukukta bir kısım eylem veya
davranışların vatandaşlığın bireye yüklediği yükümlülüklerle bağdaşmadığı kabul
edilmekte ve bunlar hakkında vatandaşlık hukuku alanında müeyyide uygulama
yoluna gidilebileceği kabul edilmektedir. Kişinin iradesi dışında yetkili makam
kararı ile vatandaşlığına son verilmesi, insan haklarına ve vatandaşlık hukukunun
genel esaslarından “herkesin bir vatandaşlığı olmalıdır.” ve “kişi vatandaşlığını
değiştirmede serbest olmalıdır.” esasları ile bağdaşmadığı kabul edilmektedir. Buna
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
9
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
rağmen, günümüzde kapsamı farklı olmakla birlikte hemen bütün ülkelerde irade
dışı vatandaşlığın kaybı kabul edilmektedir.
İrade dışı vatandaşlığın kaybı, 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel
Beyannamesi’nde, bazı sınırlamalarla kabul edilmiştir. Beyannamenin 15’inci
maddesinde “keyfî” olmamak şartı ile devletin tek taraflı iradesi ile kişinin
vatandaşlığına son verilebileceği kabul edilmiştir. İrade dışı vatandaşlığın kaybının
“keyfî” olmaması için bir kısım şartların varlığı aranmaktadır. Bu şartlar;
 Vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylem olmalı,
 Vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylem veya işlemler önceden objektif olarak
tespit edilmiş olmalı,
 Verilen kararlara karşı yargı yolu açık olmalıdır.
Türk vatandaşlık hukukunda yer alan düzenlemenin, uluslararası alanda
kabul edilen ilkeler ile uyumlu olduğu görülmektedir. Şöyle ki, irade dışı
vatandaşlığın kaybı hâlleri 5901 sayılı TVK’da objektif olarak tespit edilmiş ve
idarenin vereceği kararlara karşı yargı yolu da açık tutulmuştur. Anayasa yer alana
hükme göre, “Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde
bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkartılamaz” (m. 66 / 4). 5901 sayılı TVK’da
vatandaşlıktan çıkarmaya ilişkin hüküm bulunmamaktadır. TVK’da bir müeyyide
olarak, kişinin iradesi dışında vatandaşlığının kaybettirilmesi müessesesi
düzenlenmiştir. Kanun’da, hangi hâllerde kişinin iradesi dışında vatandaşlığın
kaybettirilmesi müeyyidesinin uygulanacağı objektif olarak tespit edilmiştir. Ayrıca
Türk hukukunda idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık
olduğu ilkesi de kabul edilmiştir (AY m. 125 / 1). Anayasa’da yer alan bu ilkenin
yanında, vatandaşlıktan çıkarma işlemlerine karşı yargı yolunun kapatılamayacağı
da hükme bağlanmıştır. Buna göre, “Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve
işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.” (AY m. 66 / 5). Bize göre, Anayasa’da yer
alan bu hüküm, her türlü irade dışı vatandaşlığın kaybı hâllerine karşı yargı olunun
kapatılamayacağı şeklinde anlamak daha isabetlidir.
5901 sayılı TVK’da vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemlerden “çıkarma”
müessesine yer verilmemiş, yalnızca kaybettirme müessesesi kabul edilmiştir.
Kaybettirme
TVK’da kişinin iradesi dışında vatandaşlığına son verilmesinin düzenlendiği
kaybettirme hâlleri, AVS’de yer alan irade dışı kayıp hâllerine göre daha
yumuşatılmış, 403 sayılı TVK’da kabul edilen kaybettirme hâllerinin önemli bir
kısmı da 5901 sayılı TVK’ya alınmamıştır.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
10
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
Kaybettirme Hâlleri
TVK m. 29’da üç bent hâlinde kişinin iradesi dışında Türk vatandaşlığının
kaybettirilmesine karar verilebilecek hâller sayılmıştır. Kanunda sayılan hâllerin
varlığı, kişinin Türk vatandaşlığını kaybetmesi sonucunu doğurmayacak, yetkili
makamın kaybettirme yönünde karar alması da gerekecektir. Kanunda kabul edilen
kaybettirme hâlleri aşağıda açıklanmıştır.
Yabancı devletin Türkiye’nin menfaatlerine uymayan herhangi bir
hizmetinde bulunmak
TVK’da yer alan hükme göre, “Yabancı bir devletin, Türkiye'nin
menfaatlerine uymayan herhangi bir hizmetinde bulunup da bu görevi bırakmaları
kendilerine yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise mülki idare amirleri
tarafından bildirilmesine rağmen, üç aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir
süre içerisinde kendi istekleri ile bu görevi bırakmayanlar.” (m. 29 / 1 - a) hakkında
kaybettirme kararı verilebilecektir. Bu hükme binaen kişi hakkında kaybettirme
kararı verilebilmesi için,
 Kişi yabancı devletin Türkiye’nin menfaatine uymayan bir hizmetinde
bulunmalıdır. Kişinin hizmet ettiği yerin ülke içi veya ülke dışı olmasının önemi
olmadığı gibi, yapılan hizmetin kamu veya özel olmasının da önemi yoktur.
Önemli olan, yapılan hizmetin Türkiye’nin menfaatlerine uygun olmamasıdır.
Ancak kanunda hangi tür hizmetlerin Türkiye’nin menfaatlerine uygun olmadığı
tespit edilmemiş, yetkili makamlara takdir yetkisi verilmiştir. Yetkili makam,
somut olayın özelliklerini nazara alarak yapılan hizmetin Türkiye’nin
menfaatlerine uygun olup olmadığına karar verecektir.
 Hizmetin bırakılması yetkili makamlarca ilgiliye bildirilmiş olmalıdır. Kişinin
yabancı ülkeye yapmış olduğu hizmetin Türkiye’nin menfaatlerine uygun olup
olmadığını bilebilecek durumda olmadığından, yetkili makamların bu yönde bir
tespit yapması ve hizmetin Türkiye’nin menfaatlerine uygun olmadığı için
bırakılması gerektiği yönünde bildirim yapmış olması gereklidir. Bildirim ülke
içinde mülki idare amirleri tarafından, ülke dışında ise dış temsilcilikler aracılığı
ile yapılması gereklidir.
 İlgili verilen süre içinde kendi isteği ile hizmeti bırakmamalıdır. Yetkili makamın,
üç aydan az olmamak üzere vereceği süre içinde hizmeti kendi isteği ile
bırakmaz ise, hakkında kaybettirme müeyyidesi uygulanabilecektir. Kişi iradesi
dışında hizmete devam ediyor ise, kişi hakkında kaybettirme kararı verilemez.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
11
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin her türlü hizmetinde
hükümetin izni olmadan kendi isteği ile çalışmaya devam etmek
Kanun’da yer alan hükme göre, “Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin
her türlü hizmetinde Bakanlar Kurulu’nun izni olmaksızın kendi istekleriyle çalışmaya
devam edenler” (TVK m.29/1-b) hakkında kaybettirme kararı verilebilecektir. Bu hükme
binaen kaybettirme kararı verilebilmesi için gerekli şartlar;
 Kişi, Türkiye ile savaş hâlinde bulunan bir devletin hizmetinde bulunmalıdır.
Türkiye ile fiilî savaş hâlinde olan bir devletin her türlü hizmetinde bulunmak,
kaybettirme kararı verilebilmesi için yeterli görülmüştür.
 Kişi, fiilî savaş hâlinin ortaya çıkması ile kendiliğinden hizmeti bırakmalıdır. Kişi
iradi olarak hizmete devam ediyor ise, hizmetin niteliğine bakılmaksızın, kişi
hakkında kaybettirme kararı verilebilecektir. Hizmetin niteliğinin önemi
olmadığı için, kişiye hizmeti bırakma hususunda bildirim yapılmasına gerek
yoktur.
 Hizmete devam hususunda Bakanlar Kurulu’nun izni olmamalıdır. Türkiye ile fiilî
savaşa giren devletin hizmetine devam hususunda Bakanlar Kurulu izin vermiş
ise, kaybettirme kararı uygulanamaz. Ancak savaş hâlinin çıkmasından önce izin
verilmiş ise, bir anlam ifade etmeyecektir. Fiilî savaş hâlinin ortaya çıkmasından
sonra, kişi Bakanlar Kurulu’ndan hizmete devam hususunda izin almalıdır.
İzin almaksızın yabancı devletin hizmetinde gönüllü askerlik yapmak.
Kanun’da yer alan hükme göre, “İzin almaksızın yabancı bir devlet
hizmetinde gönüllü olarak askerlik yapanlar” (m. 29 / 1 - c) hakkında kaybettirme
kararı verilebilecektir. Esas itibarıyla yukarıda ifade ettiğimiz, yabancı devletin her
türlü hizmetinde çalışmak ile aynı nitelikte olan bu hükme binaen kaybettirme
kararı verilebilmesi için gerekli şartlar;
 Yabancı bir devletin hizmetinde askerlik yapıyor olmak gerekir.
 Kişinin askerlik yapması gönüllü olmalıdır.
Çifte vatandaşlığa sahip olan kişiler, vatandaşlık bağı ile bağlı oldukları diğer
ülkede gönüllü olarak askerlik hizmeti yaparlar ise, bunlar hakkında kaybettirme
müeyyidesi uygulanabilecek midir? Kanun’da bu hususta bir açıklık yoktur.
Ancak, Bakanlar Kurulu’nun Birden Fazla Tabiiyetli Vatandaşların Askerlik
yükümlülüklerini Yerine Getirmiş Sayılmalarına Dair Esasları düzenleyen 05.
07.1993 tarih ve 93/21648 sayılı Kararı’nda, vatandaşlık bağı ile bağlı oldukları
diğer ülkede askerlik yükümlülüklerini yerine getirdiklerinin belgelenmesi
hâlinde, Türkiye’de askerlik yükümlülüğünden muaf olacakları hükme
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
12
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
bağlanmıştır. Hâl böyle olunca, çifte vatandaşlığa sahip olan kişiler, vatandaşlık
bağı ile bağlı oldukları yabancı ülkede askerlik hizmetini yaparlar ise, bunlar
hakkında kaybettirme kararı verilemeyecektir.
 Yabancı devlet hizmetinde askerlik yapma, izinsiz olmalıdır. Hükümet, ilgilinin
yabancı devlet hizmetinde askerlik yapmasına izin vermiş ise, ilgili hakkında
kaybettirme kararı verilemeyecektir.
Kaybettirme Kararını Vermeye Yetkili Makam
Kişi hakkında kaybettirme kararı verilebilmesi için, yukarıda sayılan hâllere
ilişkin şartlar kişinin şahsında gerçekleşmiş ve yetkili makamın kaybettirme
yönünde karar vermiş olması gereklidir. Kaybettirme kararını vermeye yetkili
makam, Bakanlar Kurulu’dur. Kanunda öngörülen şartlar kişinin şahsında
gerçekleştikten sonra, İçişleri Bakanlığı’nca ilgili hakkında dosya hazırlanacak ve
Bakanlar Kurulu’na teklifte bulunulacaktır. Kanun, Bakanlar Kurulu’na takdir yetkisi
vermiştir. Dolayısıyla, öngörülen şartların gerçekleşmiş olması, kişi hakkında
kaybettirme kararı verilmesini gerektirmemektedir. Bakanlar Kurulu somut olayın
özelliklerini nazara alarak, ilgili hakkında bir karar verecektir. Ancak ilgili hakkında
karar verilmesinden önce, ilgiliye duyuru yapılması isabetli olacaktır. Duyuruya
icabet etmeyen ilgili hakkında Bakanlar Kurulu olumlu veya olumsuz bir karar
verecektir.
Kaybettirme Kararının Sonuçları
Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin karar, cezai mahiyettedir. Bu
sebeple yalnızca ilgili hakkında hüküm ve sonuç doğurur. Eş ve çocuklar
kaybettirme kararından etkilenmezler (TVK m. 30 / 2). Hakkında kaybettirme kararı
verilen kişi bakımından hüküm ve sonuçları şahsi ve mali sonuçlar ile ülkeye
gelebilme olmak üzere bir ayrıma tâbi tutarak ele almakta fayda vardır.
Şahsi Sonuçlar
Hakkında kaybettirme kararı verilen kişi, Bakanlar Kurulu kararının Resmî
Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren Türk vatandaşlığını kaybetmiş ve yabancı
statüsüne girmiş olur (TVK m. 30 / 1). Bu gibiler, Türkiye’de yabancıların sahip
olabileceği kadar haklara sahip olabileceklerdir. Bunların eski Türk vatandaşı
olmaları sebebi ile özel muameleye tâbi olmaları söz konusu değildir. Başka bir
ifade ile TVK m. 28’de öngörülen istisnai haklardan yararlanamazlar.
Mali Sonuçlar
Hakkında kaybettirme kararı verilen kişilerin Türkiye’de bulunan malları
hususunda kanunda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu gibiler, yabancıların
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
13
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
Türkiye’de sahip olabileceği kadar haklara sahip olabilirler. Yabancıların sahip
olabileceği haklardan fazlasına sahip iseler, fazlalığın tasfiyeye tâbi olması
gereklidir. Buradaki tasfiye, kaybettirme kararına binaen yapılmayacak, ilgilinin
yabancı statüsüne tâbi olmasına binaen, yalnızca fazla miktar tasfiyeye tâbi
tutulacaktır.
Ülkeye Gelebilme
TVK, hakkında kaybettirme kararı verilen kişilerin sınır dışı edilmesine ilişkin
bir hüküm ihtiva etmemektedir. Ancak, bu gibiler kaybettirme kararının Resmî
Gazete’de yayımından itibaren yabancı muamelesine tâbi olacaklarından,
yabancıların ülkeye girme ve ülkede ikamet etmelerine ilişkin hükümler
çerçevesinde ülkeye girebilecek ve ikamet edebileceklerdir. Genel kural bu olmakla
birlikte, Pasaport Kanunu’nda özel bir düzenleme bulunmaktadır. Buna göre, “Her
ne suretle olursa olsun Türk vatandaşlığını kaybedenlerden Türkiye'ye gelmek
isteyenlere mahzurlu görülmemesi hâlinde İçişleri Bakanlığı’nca izin verilebilir.”
(PasK ek m. 5). Bu hükümden hareket edildiğinde, kaybettirme kararı ile Türk
vatandaşlığını kaybeden kişilerin ülkeye gelebilmesi, ancak İçişleri Bakanlığı’nın izni
ile mümkün olabilecektir.
Yeniden Türk Vatandaşlığına Alınma
Tartışma
Kaybettirme kararı ile Türk vatandaşlığını kaybeden kişiler, TVK m. 14’te yer
alan hükümden istifade ederek, Türkiye’de üç yıl ikamet etme şartı ve Bakanlar
Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabileceklerdir.
• Vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemler bakımından AVS ile
Türk hukukunu kıyaslayınız.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
14
Özet
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
•İrade dışı vatandaşlığın kaybında, yetkili makamın kararı ile vatandaşlık
sona ermektedir. Kişi vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemlerde
bulunduğu için, devlet tek taraflı iradesi ile kişin vatandaşlığına son
vermektedir. Uluslararası hukukta, kişinin iradesi dışında vatandaşlığına
son verilebileceği, ancak “keyfi” olmaması gerektiği kabul edilmektedir.
Avrupa vatandaşlık sözleşmesinde de, irade dışı kayıp hallerine yer
verilmiştir.
•Türk hukukunda irade dışı kayıp halleri, AVS’ne göre oldukça dar
tutulmuş, vatandaşlığa alınma kararının iptali ve kaybettirme olmak
üzere iki başlıkta hükme bağlanmıştır.
•Vatandaşlığa alınma kararının iptali, vatandaşlığı yetkili makam kararı ile
sonradan kazanmış kişilere uygulanabilecek bir müeyyidedir. Kişi, yalan
beyanda bulunmuş veya önemli hususları gizleyerek idarenin,
vatandaşlığa alma iradesinin oluşumunu sağlamıştır. Bu halde idare,
yalan beyan veya gizlenen hususun ağırlığını nazara alarak kişinin
vatandaşlığa alınma kararının iptaline karar verecektir.
•Vatandaşlığın kişiye yüklediği mükellefiyetleri hiç veya gereği gibi yerine
getirmeyen kişilere karşı, devletin maddi hukuk anlamında müeyyide
uygulamasının fiilen mümkün olmadığı hallerde, son çare olarak kişiye
vatandaşlık hukuku anlamında müeyyide uygulanması kabul
edilmektedir.
•Türk hukukunda, son derece kısıtlı hallere münhasır olarak kişinin
vatandaşlığının kaybı halleri kabul edilmiştir.
•İrade dışı vatandaşlığın kaybı halleri, cezaî mahiyette olduğu için, şahsi
sonuç doğurur, eş ve çocukları etkilemez.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
15
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
DEĞERLENDİRME SORULARI
Değerlendirme sorularını
sistemde ilgili ünite
başlığı altında yer alan
“bölüm sonu testi”
bölümünde etkileşimli
olarak cevaplayabilirsiniz.
1. Aşağıdakilerden hangisi kişinin iradesi dışında vatandaşlığına son verilmesinin
uluslararası hukuka uygun kabul edilebilmesi için gerekli şartlardan biri
değildir?
a) İrade dışı kayıp hâlleri önceden tespit edilmiş olmalıdır.
b) Yapılan tespit objektif olmalıdır.
c) Verilen kararlara karşı yargı denetimi mümkün olmalıdır.
d) Türk hukukuna göre, irade dışı kayıp hâllerinde kişi kural olarak vatansız
kalmamalıdır.
e) Türk hukukunda yer alan irade dışı kayıp hâlleri, uluslararası hukukta öngörülen
şartlara uygundur.
2. Vatandaşlığa alınma kararının iptali ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi
yanlıştır?
a) Vatandaşlığa alınma kararının iptali, yalnızca Türk vatandaşlığını yetkili makam
kararı ile kazanmış kişiler hakkında uygulanabilir.
b) Vatandaşlığa alınma kararının iptaline karar verebilmek için, idarenin iradesinin
oluşumuna etkin, yalan beyanda bulunulmuş olması gereklidir.
c) Vatandaşlığa alınma kararının iptaline karar verebilmek için, idarenin iradesinin
oluşumuna etkin, önemli hususların gizlenmiş olması gereklidir.
d) Vatandaşlığa alınma kararının verilebilmesi için, TVK’da herhangi bir süre
öngörülmemiştir. Dolayısıyla her zaman iptal kararı verilebilecektir.
e) Evlenme veya evlat edinme yolu ile Türk vatandaşlığını kazanan kişilerin,
vatandaşlığa alınma kararlarının iptali söz konusu değildir.
3. İptal kararının hüküm ve sonuçları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi
yanlıştır?
a) İptal kararı, karara konu işleme bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmış
çocukların vatandaşlığını da etkiler.
b) Hakkında iptal kararı verilen kişinin Türkiye’de bulunan mallarının tasfiyesine
karar verilir ise, Türkiye’deki bütün malları tasfiye edilecektir.
c) İptal kararında, malların tasfiyesine ilişkin özel bir hüküm bulunmuyor ise,
yabancıların sahip olabileceği kadar haklara sahip olabilir. Yabancıların sahip
olabileceğinden fazla hak sahibi ise, fazlalığın tasfiye edilmesi gereklidir.
d) Vatandaşlığa alınma kararı iptal edilen kişi, Türkiye’de diğer yabancılar gibi
ikamet edebilir.
e) Malların tasfiyesini de konu alan iptal kararı verilmesi hâlinde, ilgilinin sınırdışı
edilmesi de gereklidir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
16
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
4. Vatandaşlığa alınma kararının iptali ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi
yanlıştır?
a) Vatandaşlığa almaya karar veren makam, vatandaşlığa alma kararının iptaline
de karar vermeye yetkilidir.
b) Vatandaşlığa alınmaya müessir yalan beyan veya gizlenen önemli hususların
olduğuna dair duyum alan Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma açılacaktır.
c) Kişinin vatandaşlığa alınma kararının iptaline karar verilebilmesi için, yalan
beyan veya önemli hususların gizlenmesi gereklidir.
d) Vatandaşlığa alınma kararının iptaline karar verebilmek için, kişinin bizzat
yaptığı işlem veya verdiği bilgiler söz konusu ise, ayrıca kasıt unsurunu aramaya
gerek yoktur.
e) Vatandaşlığa alınma kararının iptali, geriye yürümez. Verildiği andan itibaren
geleceğe etkili olarak hüküm ve sonuç doğurur.
5. Hakkında kaybettirme kararı verilenlerin yeniden vatandaşlığa alınmasında
ikamet süresi ne kadardır?
a) Herhangi bir süre aranmaz.
b) Bir yıl
c) İki yıl
d) Üç yıl
e) Beş yıl
6. Hakkında kaybettirme kararı verilen kişiler hangi andan itibaren yabancı
statüsüne girer?
a) Bakanlar Kurulu kararı tarihinden itibaren
b) Bakanlar Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren
c) Bakanlar Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten 45 gün sonra
d) İçişleri Bakanlığı’nın kararının Bakanlar Kurulunca onanmasından itibaren
e) İçişleri Bakanlığı’nın karar verdiği tarihten itibaren
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
17
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
I.Türkiye’de üç yıl ikamet etmek
II. İyi ahlak sahibi olmak
III. Millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak
IV. Yetkili makamın kararı
7. Haklarında kaybettirme kararı verilenlerin yeniden vatandaşlığa alınmasında
gereken şartlar aşağıdaki seçeneklerin hangisinde tam ve doğru olarak
verilmiştir?
a)
b)
c)
d)
e)
Yalnız I
I ve III
II, III ve IV
I, II ve IV
I, III ve IV
8. Aşağıdaki kişi gruplarından hangisi hakkında vatandaşlığa alınmanın iptali
kararı verilemez?
a) Yabancı ana ve Türk vatandaşı babadan evlilik dışı doğup daha sonra babalarıyla
aralarında hukuki soy bağının kurulmasıyla Türk vatandaşlığını kazananlar
b) Evlat edinilme yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar
c) Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığını kazananlar
d) İstisnai olarak Türk vatandaşlığını kazananlar
e) Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığından ayrılıp daha sonra tekrar Türk
vatandaşlığını kazananlar
9. Vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemler sebebi ile vatandaşlığın kaybında
aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a) Vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylem olmalıdır.
b) Hangi tür eylem veya işlemlerin vatana bağlılıkla bağdaşmadığı önceden
objektif olarak belli olmalıdır.
c) Verilen kararlara karşı yargı yolu açık olmalıdır.
d) Türk hukukunda vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemler olarak kabul edilen
hâllere, kaybettirme müeyyidesi uygulanabilecektir.
e) Türk hukukunda, vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemlerin tespiti hâlinde,
idare bağlı yetkisini kullanarak, kaybettirme kararı vermelidir.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
18
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
10.Kaybettirme kararının hüküm ve sonuçları bakımından aşağıdakilerden
hangisi yanlıştır?
a) Kaybettirme kararı şahsidir.
b) Hakkında kaybettirme kararı verilen kişi, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı
andan itibaren yabancı muamelesine tâbi olur.
c) Kaybettirme kararı, ilgilinin eş ve çocuklarına etki etmez.
d) Hakkında kaybettirme kararı verilen kişi, yabancı muamelesine tâbi
olacağından, Türkiye’de yabancıların sahip olabileceği kadar haklara sahip
olabilir.
e) Hakkında kaybettirme kararı verilen kişi, diğer yabancılar gibi ülkeye gelebilme
hakkına sahiptir.
Cevap Anahtarı:
1-D, 2-E,3-E,4-B, 5-D, 6-A,7-E,8-A, 9-E,10-E
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
19
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
YARARLANILAN KAYNAKLAR VE BAŞVURULABİLECEK
DİĞER KAYNAKLAR
AFETİNAN, A., “Medeni Bilgiler ve M.Kemal Atatürk’ün El Yazıları”, Ankara 1969,
s.23 vd.
ARAT, T., Türk Vatandaşlığından Iskat Edilen Kişilerin Mülkiyet ve Miras Hakkı,
AHFD., C.31, Ankara, 1974.
AYBAY, R., Vatandaşlık Hukuku, İstanbul, 2003.
BERKİ, O.F., Türk Hukukunda Seçme Hakkı ile Vatandaşlığın Kaybı, AÜHFD, C.35,
sy.1-4, Ankara, 1978.
ÇELİKEL, A., Türk Vatandaşlarıyla Evli Yabancıların Türkiye’deki Hukuksal Konumu,
Prof. Dr. Nihal ULUOCAK’a ARMAĞAN, İstanbul 1999.
ÇİÇEKLİ, B., Çifte Vatandaşlık, (Edit. DOĞAN,V./TANRIBİLİR, F.B./Şit,B., Türk
Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı Sempozyumu, Ankara, 2008), s.163 vd.
DOĞAN, V., Vatandaşlık Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin
Kanun Tasarısı Çerçevesinde Bir Değerlendirme, G.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi
1999, C.III, Sayı 1-2, Ankara 2003.
DOĞAN, V./ODABAŞI, H., Yargı Kararları Işığında Vatandaşlık ve Yabancılar Hukuku,
Ankara 2004.
DOĞAN, V./ŞİT, B., Anayasal Vatandaşlık Kavramı, (Edit. DOĞAN,V. /TANRIBİLİR,
F.B./Şit,B., Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı Sempozyumu, Ankara, 2008),
s.13 vd.
EKŞİ, N., Türk Vatandaşlığını Sonradan Kazanan Yabancıların Türkçe İsim Alma
Zorunluluğu Sorunu, (Edit. DOĞAN,V./TANRIBİLİR, F.B./Şit,B., Türk
Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı Sempozyumu, Ankara, 2008), s.23 vd.
ERDEM, B.B., Türk Vatandaşlık Hukuku, İstanbul 2010.
ERDEM, B.B., Vatandaşlık Kanunu Tasarısında Evlilik Yolu ile Türk Vatandaşlığının
Kazanılması, (Edit. DOĞAN,V./TANRIBİLİR, F.B./Şit,B., Türk Vatandaşlığı
Kanunu Tasarısı Sempozyumu, Ankara, 2008), s.97 vd.
FİŞEK, H., Anayasa ve Vatandaşlık, Ankara, 1961.
GÖĞER, E., Türk Tâbiiyet Hukuku, b.4, Ankara, 1979.
GÜNGÖR, G., Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi, MHB., Yıl 17-18, sy.1-2, İstanbul 1998.
GÜRZUMAR, A., Türk Vatandaşlığının Kaybında Şahıs İradesinin Önemi, Prof. Dr.
Nihal ULUOCAK’a ARMAĞAN, İstanbul 1999.
GÜVEN, P., Türk Vatandaşlığının Doğumla Kazanılması – Karşılaştırmalı Hukuk
Açısından Konunun Değerlendirilmesi, (Edit. DOĞAN,V./TANRIBİLİR,
F.B./Şit,B., Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı Sempozyumu, Ankara, 2008), s.
119 vd.
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
20
İRADE DIŞI TÜRK VATANDAŞLIĞININ KAYBI
KAPLAN, Y., Vatandaşlıktan Çıkma, (Edit. DOĞAN,V./TANRIBİLİR, F.B./Şit,B., Türk
Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı Sempozyumu, Ankara, 2008), s.177 vd.
NOMER, E., Türk Vatandaşlığı Kanunundaki Değişiklikler, MHB, Yıl.1, sy.1, İstanbul,
1981.
NOMER, E., Vatandaşlık Hukuku Dersleri, b.11, İstanbul, 1997.
ÖZTAN, B., Aile Hukuku, b.4, Ankara 2004.
RUHİ, A. C., Türk Vatandaşlığının Evlenme Yolu ile Kazanılması, (Edit.
DOĞAN,V./TANRIBİLİR, F.B./Şit,B., Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı
Sempozyumu, Ankara, 2008), s.107 vd.
SEVİĞ MR./V. R., Devletler Hususi Hukuku, İstanbul, 1983.
TANRIBİLİR, F. B., Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi ve Türk Hukuku, MHB., Yıl 22, sy.2,
Prof. Dr. Ergin NOMER’e Armağan, İstanbul 2002.
TANRIBİLİR, F. B., Vatandaşlığın İrade Dışı Kayıp Hâlleri, (Edit.
DOĞAN,V./TANRIBİLİR, F.B./Şit,B., Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı
Sempozyumu, Ankara, 2008), s. 143 vd.
TARMAN, D., Vatandaşlığın İradi Kayıp Hâlleri, (Edit. DOĞAN,V./TANRIBİLİR, F.B./
Şit,B., Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı Sempozyumu, Ankara, 2008), s.185
vd.
TİRYAKİOĞLU, B., Türk Vatandaşlığının Yetkili Makam Kararı ile Kazanılması. (Edit.
DOĞAN,V./TANRIBİLİR, F.B./Şit,B., Türk Vatandaşlığı Kanunu Tasarısı
Sempozyumu, Ankara, 2008), s.79 vd.
ULUOCAK, N., Türk Vatandaşlık Hukuku, İstanbul, 1986.
ULUOCAK, N., İzinsiz Yabancı Vatandaşlık Kazanma ve Çifte Vatandaşlıktan
Yararlanma İstemi, MHB., Yıl 9, sy.2, 1989.
UNAT, İ., Türk Vatandaşlığından Kovulanlar Miras Hakkından Yoksun MHB mudur?
SBFD. C.20, sy.3, 1965.
UNAT, İ., Türk Vatandaşlık Hukuku (Metinler, Mahkeme Kararları), Ankara, 1960.
UNAT, İ.,Nottebohm Kararı ve Tâbiiyetin Gerçekliği İlkesi, Ankara, 1966.
VELİDEDEOĞLU, H. V., Türk Medenî Hukuku, C.II Aile Hukuku, b.5, İstanbul 1965
Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
21
Download

vatandaşlığa alınma kararının iptali - Lms