Kapalı tohumlu bir bitkinin genel görünüşü
1. Kök
 Bitkileri toprağa bağlayan ve topraktan su ve suda
çözünmüş tuzları bitkiye sağlayan kısımlardır.
Kökler, bitkilerin toprak altındaki kısımlarıdır.
Resim Tipik bir kökün kısımları
Tohumlu Bitkilerin Genel
Özellikleri
Öğr. Gör. Tuğba KAMAN
Kökler çeşitleri bakımından 3 kısımda
incelenebilir:
 Primer kök (ana kök), Sekonder kök (yan kök) ve
Adventif kök (ek kök)
 Radikulanın gelişmesiyle meydana gelen ve bitkinin tüm yaşamı
boyunca hâkim durumda kalan köke primer kök (ana kök) denir.
 Primer köklere belli bir açı altında çıkan köklerde sekonder kök
(yan kök) denir. Genellikle monokotiledonlarda ana kök kısa
ömürlü olur.
 Bunun ortadan kalkması neticesinde adventif kökler meydana
gelirler. Adventif kökler genelde kökten başka bir organdan
meydana gelirler.
Yer altında uzanan kök tipleri
 Kazık kök:Yer altında uzanan primer kök ilerde yan kökler
verir.
 Saçak kök: Radikuladan gelişen kök kısa bir süre sonra
işlevini yitirir ve bunun yerine gövdenin kaidesinden ek
kökler gelişir.
Köklerin önemli işlevi vardır.
• Bitkinin
toprağa tutunmasını sağlar.
•Kökler, toprak tanecikleri arasındaki boşluklardan su
ve madensel tuzları emer.
•Köklerin emiş özelliği emici tüylerle artar. Emici tüyler
kök ucunun hemen gerisinde büyür. Önemli
maddelerin emilmesini sağlar.
•Kökler, bitkinin iletim sisteminin bir parçasıdır.
 Odun borusu, su ve madensel tuzları köklerden
gövde ve yapraklara taşır.
 Soymuk borusu, besin maddelerini yapraklardan
kök sisteminin her tarafına taşır.
 Bazı bitkilerde kök besin deposu görevi yapar (
havuç ).
Resim İlk kök gelişmesinin mikroskopta
görünüşü
2. Gövde
 Bitkinin yapraklarını ve çiçeklerini taşıyan
organlardır. Bitkinin toprak üstünde büyüyen esas
destekleyici ve üst kısmıdır.
 Gövde, bitkinin iletim sisteminin bir parçasıdır
Resim : Genç odunsu bir gövdenin
mikroskopta görünüşü
 Gövde yandalların ve yaprakların çıktığı nodyum (düğüm) ve
nodyumlar arasında kalan internodyum (düğümlerarası) adı
verilen kısımlardan meydana gelmiştir.
 Üzerinde taşıdığı çeşitli doğal organlar (yaprak ve çiçekler)
tayin ve tasnifte çok önemlidir. Gövdenin dik, yatık,
sürüngen, tüylü veya tüysüz olması sistematikte kullanılır.
 Çiçek durumları, çiçek yapısı, taç ve çanak yaprakların bitişik
veya ayrı oluşu, sayıları, erkek organın diziliş sırası ve sayısı,
dişi organın durumu, bitki gövdelerinin otsu ve odunsu
oluşu da teşhiste önemlidir.
Gövde çeşitleri
 Dik:Yerden dikey olarak yükselir.
 Ascendens: Tabanda kavis yaptıktan sonra yükselen gövdeler.
 Decumbens: Sadece uç kısımlarda yükseltici olan yatık
gövdeler.
 Procumbens: Toprak üstünde yatık olarak bulunan fakat
nodyumları köklenmeyen gövdeler.
 Repens:Yatay olarak uzanan gövde nodyumlardan köklenen,
sürünücü gövdeler.
 Stolon:Yatay olarak uzanan gövde nodyumlarda yeni bir bitki
oluşur.
Gövde çeşitleri
Toprak altı gövde tipleri
 Rizom (Köksap): Toprak altında dik ve yatay uzanan kalın ve etli
toprakaltı gövdesidir. Nodyumları çok sıktır, üzerinden bitkinin
normal kökleri çıkar.
 Kormus (Gövde yumrusu): Zarımsı yapraklarla sarılmış olan ve
dik olarak bulunan toprak altı gövdesi.
 Bulbus (Soğan): Çok sık dizilmiş ve etli yapıya sahip yapraklardan
oluşmuş dik toprak altı gövdesi.
 Tuber (Yumru):Yedek besin depo etme işlevi gören etli ve şişkin
bir toprak altı gövdesidir.
3. Yaprak
 Yapraklar bitkilerde özümlemenin (bitkilerin güneş ışığı, su ve
karbondioksit kullanarak kendi besinlerini yapabilmeleri) ve
transprasyonun (buharlaşma ile suyun yitirilmesi) yapıldığı esas
yerlerdir




Bir yaprakta üç kısım bulunur:
1)
Yaprak ayası (lamina)
2)
Yaprak sapı (petiyol)
3)
Yaprak tabanı (bazis)
 1) Yaprak ayası (Lamina): Esas yaprağı meydana getiren geniş kısımdır.
 2) Yaprak sapı (Petiol):Yaprak ayasını gövdeye bağlayan kısımdır. Yaprak sapı çok
kısadır.
 3) Yaprak tabanı (Bazis): Sapın gövde ile birleşen ve saptan daha geniş olan
kısımdır.
 Petiol bütün yapraklarda görülmeyebilir. Bu nedenle petiole
sahip yapraklara petiolat (saplı), petiolü olmayan yapraklara
da sesil (sapsız) yapraklar adı verilir. Ayrıca yaprağın gövdeye
bağlandığı yerde iki adet küçük yaprakçık bulunur ki bu
yapıya stipula (kulakçık) denir.
Yaprak tipleri ikiye ayrılır:
 Basit yapraklar: Tam veya loplu tek bir yaprak olup,
parçalanma ana eksene kadar değildir. Basit yapraklar kendi
içlerinde tam ve parçalı olarak olmak üzere ikiye ayrılır.
 Bileşik yapraklar: Birçok yaprakçıktan meydana gelmiş bir
yapraktır.Yaprakçıkların her biri pinnula (yaprakçık) adını
alır.

Basit Yaprak
Bileşik yaprak
Basit yaprak şekilleri
 Linear: Şeritsi.
 Lanseolat: Mızraksı.
 Oblanseolat: Ters mızraksı.
 Spatulat: Spatula şeklinde.
 Subulat: Biz şeklinde.
 Eliptik: Elips şeklinde
 Ovat:Yumurta şeklinde.
 Oblong: Dikdörtgen şeklinde.
 Obovat: Ters yumurta şeklinde.





Reniform: Böbrek şeklinde.
Kordat: Kalp şeklinde.
Orbikular: Daire şeklinde.
Deltoid: Delta şeklinde.
Lirat:Yaprak ayasının en uçtaki lobu; büyük kenar lopları aşağıya doğru gittikçe küçülen
yaprak.
Parçalı yaprak şekilleri










Palmatifid:Yaprak ayasının üçtebirinden az bir şekilde parçalanması.
Palmat: Üçten fazla parçanın veya yaprakçığın yaprak sapındaki tek noktadan ışınsal olarak çıkması.
Digitat: Elsi parçalanmış yaprağa benzer ancak parçalar daha dar ve tam ışınsı bir şekilde
yayılmıştır.
Padet: Elsi yaprak üç ana loptan meydana gelmiş olup yanlardaki iki lop tekrar loplara ayrılır.
Rusinat:Yaprak ayası derin oymalı ve lobları yaprak tabanına doğru yönelmiş basit yaprak.
Lirat:Yaprak ayasının en uçtaki lobu büyük kenar lopları aşağı doğru gittikçe küçülen yaprak.
Pinnatifid:Yaprak ayasının orta damara doğru üçte birinden az bir şekilde parçalanması.
Pinnatipartit: Tüysü parçalı yaprak ayasının orta damarına doğru yarıdan fazla bir şekilde
parçalanması.
Lasinat: Uzun keskin yarıklı çok sayıda dar, derin ve lobların uçları sivri olan parçalanmış yaprak.
Laserat: Kenarları derin ve düzgün olmayan şekilde parçalanmış, yırtık kenarlı yaprak. Pektinat:
Yaprak ayasının bir tarağın dişleri gibi karşılıklı olarak ince ve derin parçalanmış olması.
Yaprak kenar şekilleri
 Düz (Entire):Yaprak kenarları düz.











Krenat:Yuvarlak dişli.
Serrat: Testere dişli.
Biserrat: Çift testere dişli.
Dentat: İri ve keskin dişlerin eksenleri yaprağa dik. Dentikulat: Küçük dişli.
Sinulat: Dalgalı.
Siliat: Kirpiksi. Serrulat:
İnce, küçük testere dişli.
Serenulat: İnce yuvarlak dişli.
Revolut:Yaprak kenarları geriye doğru kıvrımlı.
İnvolut:Yaprak kenarları içe kıvrımlı.
Pinnatsı: Kenarlar bileşik yaprak gibi, pinnat yaprakları varmış gibi görünen
basit yaprak. Loblu
Yaprak uç şekilleri










Akuminat: Uç kısma doğru aniden daralarak sivrilmiş olan.
Akut: Sivri ve keskin uçlu
Apikulat:Yaprağın uç kısmında ani daralma olan
Aristat:Yaprak ucunda uzun, sert, dik duruşlu, kılçık gibi olan.
Kaudat:Yaprak ucunda uzunca, yumuşak kuyruğa benzer yapı olan.
Kuspidat:Yaprak ucunun birdenbire daralıp iç bükey bir durum alarak
uzun ve uç sivri yapı olan.
Emerginat:Yaprak ayası ucunda ortada az derin çentikli ve yayık girintili
olan.
Mukronat: Dikensi uçlu olan.
Obtus: Küt uçlu olan.
Retus:Yaprak ucunda kısa bir girinti bulunması.
Yaprak tabanı ve bağlantı şekilleri











Atenuat: Dışbükey (konveks) kenarların yaprak sapına doğru yavaşça daralarak içbükey (konkav)
duruma gelerek yaprak sapına birleşir.
Aurikulat: Kulaklı. Yaprak, brakte ve petal tabanının iki yanında bulunan yuvarlak veya değişik
şekillerde yapıları vardır.
Amplexikaul: Gövdeyi tamamen saran şekildedir. Sapsız yapraklarda, yaprak tabanında kulakçıkların
gövdeyi sarması şeklindedir.
Kordat: Kalp şeklinde, yüreksi yaprak tabanı.
Kuneat:Yaprak ayasının ve petalin kaideye doğru gittikçe incelerek dar üçgen biçimi olması,
kamamsı.
Hastat:Yaprak tabanı dışarıya doğru orta eksene dik olarak uzanmış olması.
Oblik: Asimetrik.
Peltat:Yaprak sapının yaprağın alt ortasına bağlanmış olması.
Perfoliat: Sapsız yaprak ayası tabanının gövdeyi sararak gövdenin yaprak içinden geçiyormuş gibi
görünmesi durumu.
Rotundat: Dairemsi.
Sagitat:Yaprak tabanının dışa doğru iki yana ve aşağıya doğru uzamış olması. Trunkat:Yaprak
tabanının kesik, yassı olması.
Yaprak damarlanma şekilleri
 Palmat: Bir noktadan şemsiye telleri gibi eşdeğer damarlar çıkar.
 Paralel: Damarlar yaprak ayasının içinde, yaprak sapından damla ucuna doğru
birbirlerine paralel olarak gelişler. Ana damar belirgin değildir.
 Pinnat: Ayanın bir orta damarı, bu orta damardan dallanan yan damarları vardır.
 Retikulat:Yaprak ayasında çoğunlukla bir ana damar olup, diğer damarlar
düzensiz olarak bir ağ şeklinde bulunurlar.
Bileşik yapraklar şekillerine göre şu
isimleri alırlar:
 Palmat: Elsi, el şeklinde bileşik yapraklar. Üçten fazla parçanın veya yaprakçığın





yaprak sapındaki tek noktadan ışınsal olarak çıkan yapraklar. Örn: Aesculus
Trifoliat: Bir ana sapın ucunda üç yaprakçığı bulunan bileşik yaprak. Örn:
Trifolium
Biternat: Ana yaprak sapının üç sapçığa ayrılması ve herbirinin ucunda üçer
yaprakçık bulunan bileşik yaprak. Örn: Petroselinum crispum A. W. Hill
(Maydonoz) İmparipinnat: Bileşik yaprak ekseninin ucunda tek yaprakçık
bulunan bileşik yaprak. Örn: Ailanthus (Kokar ağaç)
Paripinnat:Yaprakçık adedi çift sayı olan bileşik yaprak. Örn: Robinia (Akasya)
Bipinnat: Birinci derecedeki yaprakçıkları pinnat olan ikincil yaprakları basit
yaprak olan bileşik yaprak Örn: Pteridium (Eğrelti)
Tripinnat: Bipinnat yaprağın yaprakçıklarının pinnat olması.
Gövde üzerindeki yaprak diziliş şekilleri
 Alternat: Almaşık dizilişte olan. Her nodyumda bir yaprak ve yapraklar





arasında belirli bir açı bulunan yaprak dizilişi.
Distikus: İki sıralı.Yaprak ve çiçekler aynı düzlem üzerinde birbirine
ters yönde sıralı.
Opposit: Her nodyumdan bir çift yaprağın karşılıklı olarak çıkması.
Dekussat: Her nodyumda karşılıklı olarak bir çift yaprağın ve birbirini
izleyen nodyumlardaki yaprak çiftleri birbirine dik durumda olan
çevresel yaprak dizilişi.
Vertisillat: Halkasal, dairesel, çevresel.Yaprak veya çiçek kümelerinin
veya çiçeklerin bir eksen çevresine dizilmiş olması.
Fasikulat: Küçük demet şeklinde.
a: Alternat, b: Distikus, c: Opposit, d: Dekussat, e: Vertisillat, f:Fasikulat, g: İmbrikat, h:
Caulin, i: Rosulat (basal), j: Equitant, k: Equitant bitkinin kesiti
Tüy Çeşitleri




















Kanasent: Kısa, ince, sık tüyler.
Lanatus:Yünsü, sık, kıvrık birbirine sarılmış gibi tüyler.
Tomentos: Keçimsi, sık oldukça sağlam tüylü.
Pilos:Yumuşak, ince zayıf tüyler.
Velutinos: Kadifemsi sık yumuşak tüyler.
Villos: Uzun yumuşak tüylü.
Hirsut: Kaba, uzun dik ve yatık tüyler.
Hispid: Sert kıllı veya tüylü, sağlam, elle dokununca acıtabilen tüyler.
Sericeus: İpek gibi ince, sık ve basık bir yöne doğru tüylü.
Skabros:Yatık kısa sert dalgalı tüyler.
Puberulent: Seyrek, ince, kısa yumuşak tüyler.
Lepidot: Pulsu tüyler.
Glandular: Ucunda salgı bezi olan tüyler
Unisat: Kanca, çengel şeklinde olan tüyler
Tuberkulat: Pürtüklü, kısa, sert, sağlam siğile benzer yapılar.
Stellat:Yıldızsı tüyler.
Setos: Kalın sert yapıdaki kıllar,
Echinat: Diken şeklinde yapılar
Strigos: Sert yatık tüylü.
Flokos: Kısa, sert gruplar halinde tüyler
Tüy Çeşitleri
4. Çiçek
 Tohumlu bitkilerin eşeysel üreme organlarına çiçek adı
verilir. Başka bir deyimle çiçek, yaprakları eşeysel
üremeye hizmet için özel bir değişime uğramış kısa
sürgünlerdir.
 Çiçek, tohumlar aracılığıyla yeni bireylerin oluşmasını ve
bitkinin devamını sağlar.
 Tam bir çiçekte; çiçek sapı, çiçek tablası, çanak
yaprak, taç yaprak, erkek ve dişi organlar vardır. Çiçek
sapı çiçeği dala bağlar, çanak yaprak, taç yaprak, erkek ve dişi
organlar dıştan içe doğru sırayla dört halka şeklinde çiçek
tablası üzerine dizilirler.
Resim : Kapalı tohumlu bir bitkinin çiçek
yapısı
Resim :Bir iki çenekli bitkinin çiçeği
Bir Angiosperm’in çiçek yapısı (Bozcuk’dan)
ÇİÇEK ÖRTÜSÜ (PERİANT)
Çiçeğin iki ayrı daireden meydana gelmiş çiçek örtü yaprakları vardır. Eğer örtü yaprakları renk,
biçim ve büyüklük bakımından farklı olursa o zaman çiçek örtü yapraklarına periant denir.
Çanak yaprak; (KALİKS, SEPAL) genelde yeşil
renklidir. Çiçeğin en dış kısmını oluşturur; tomurcuk
hâlindeyken çiçeği korur.
Taç yaprak; (KOROLLA, PETAL) çiçeğin renkli ve
kokulu kısmıdır. Tozlaşmada böcekleri çekerek
bitkinin çoğalmasında önemli rol oynar.
ERKEK ORGAN (ANDREKEUM)
Erkek organın bir diğer adı da Andrekeum’dur.
Andrekeumun her bir parçasına stamen adı
verilir. Bir stamen filament denen bir sap ve anter
denilen bir başçıktan ibarettir.
 Başçıkta, içinde erkek üreme hücreleri (polen)
bulunan çiçek tozu keseleri bulunur. Polenler
olgunlaşınca keseler çatlar ve polenler etrafa
yayılır.
DİŞİ ORGAN (GİNEKEUM)
 Dişi organ; yumurtalık, dişicik borusu ve
tepecik olmak üzere üç kısımdan oluşur.
 Yumurtalıkta çok sayıda dişi üreme
hücresi (yumurta) bulunur.
 Dişicik borusu, tepeciği yumurtalığa
bağlayan dar kısımdır. Tepecikte çiçek
tozlarının yapışmasını sağlayan yapışkan
bir sıvı bulunur.
Resim : Kapalı tohumlu bir bitkinin çiçek yapısı
ÇİÇEKTE OVARYUM DURUMLARI
 Çiçekte ovaryum durumları üç şekilde
görülmektedir.
 1) Hipogin Çiçek: Bu halde dişi organ
hepsinin üstünde, diğer bir değişle çiçeğin
diğer kısımları dişi organın altında toplanır.
Böyle durumlu ovaryumlara üst durumlu
ovaryum veya hipogin çiçek denir. Örneğin:
Ranunculaceae, Liliaceae, Magnoliaceae
 2) Perigin Çiçek: Şayet reseptakulumun ortası biraz
çukurlaşmış ve dolayısıyla çiçeğin bütün kısımları aynı
yükseklikte sıralanmışlarsa bu tip çiçek durumlarına orta
durumlu ovaryumlar veya perigin çiçek denir. Örneğin:
Rosaceae
 3) Epigin Çiçek: Çiçek ekseni ginekeum etrafında kapalı bir
örtü yapar. Çiçeğin diğer kısımları dişi organa hâkim duruma
geçerler. Bu tip çiçeğe de alt durumlu ovaryum veya epigin
çiçek denir. Örneğin: Compositae, İridaceae
ÇİÇEKLERDE SİMETRİ DURUMU
 Simetri durumlarına göre çiçekler şu adları alırlar:
 1)
Aktinomorf çiçek (Radier, Polysimetrik, ışınsal): Eğer çiçek her
doğrultuda geçirilecek eksenle iki kısma ayrılırsa bu gibi çiçeklere
Actinomorf çiçek veya Radier çiçek adı verilir.
veya
işaretleriyle gösterilir. Örn: Papaver sp. (Gelincik)
 2)
Zigomorf çiçek (Dorsiventral çiçek, monosimetrik): Çiçek ancak
bir eksenle iki simetrik kısma ayrılır. , , veya işaretiyle gösterilir.
Ör: Orchidaceae, Lamiaceae
 3)
Bilateral çiçek (Disimetrik): Çiçek eğer iki simetrik kısma
ayrılıyorsa böyle çiçeklere Bilateral veya Disimetrik çiçek denir. Ör:
Cruciferae
 4)
Asimetrik çiçek: Hiçbir eksenle simetrik kısma ayrılmayan
çiçektir. Ör: Valeriana
ÇİÇEKLERDE EŞEYLİK DAĞILIŞI
 Erkek ve dişi organı bir arada bulunduran bitkilere
“bir evcikli”, erkek ve dişi organları ayrı
bulunduran bitkilere de “iki evcikli” bitki denir.
Meşe, mısır, çam, kestane ve fındık bir evcikli,
söğüt, Antep fıstığı, kenevir ve kavak iki evcikli
bitkilerdir.
ANGİOSPERMLERDE ÇİÇEK
DURUMLARI (INFLORESANS)
 Çiçek durumları dallanma tarzına göre iki kısma ayrılır.
 1 2-
Rasemoz çiçek durumu
Kimoz çiçek durumu
 RASEMOZ ÇİÇEK DURUMU

Eğer çiçek ekseni kendisinden çıkan bütün yan
eksenlere hâkim durumda ise bu tip çiçek durumuna
Rasemoz çiçek denir.Yan ekseni dallanmayan ve dallanan
tipler diye ikiye ayrılır
Yan ekseni dallanmayan
Yan ekseni dallanan
 KİMOZ ÇİÇEK DURUMLARI
 Ana eksen büyümesine kısa bir zamanda son verdiği halde
yan eksenler büyümeye ve dallanmaya devam ederlerse buna
kimoz çiçek durumu denir. Bu tipte hâkim durumda bir ana
eksen söz konusu değildir. Kimoz çiçek durumu şu tiplere
ayrılır:
Monokazyum
Dikazyum
Pleiokazyum
Tozlaşma;
Tozlaşma; erkek eşey hücrelerini içeren çiçek tozunun, erkek
üreme organının bir parçası olan anterden, dişi üreme organının
bir parçası olan stigmaya taşınmasıdır. Tozlanma döllenmeden
önce meydana gelir.
 Tozlaşma böcek, rüzgâr yardımıyla olmaktadır. Bunun yanında
tozlaşmaya kuşlar, yarasalar ve su da yardımcı olmaktadır.
 1)
Anemogami: Bu tipte tozlaşma rüzgâr ile olur. Örn: Populus
(Kavak), Fagaceae, Gramineae, Betulaceae
 2)
Hidrogami: Su bitkilerinde görülen tozlanma biçimidir. Örn:
Valisneria, Ceratophyllum, Elodea
 3)
Zoogami: Polen tanelerinin çeşitli hayvanlar tarafından dişi
organa taşınmasıdır. Bu da üç şekilde olur.
a)Entomogami (böceklerle tozlaşma): Ficus carica (İncir)
b)Ornitogami (kuşlarla tozlaşma): Cactaceae
c) Kripterogami (yarasalarla tozlaşma): Musaceae
 Döllenme; erkek ve dişi eşey hücrelerin bir
döllenmiş yumurta meydana getirmesidir.
 Tozlaşmayla çiçek tozu dişi tepecik üzerine taşınır.
Eşey hücrelerinin bir araya gelmesi için, çiçek tozu
çimlenir ve bir çiçek tozu tüpü meydana getirir. Bu
tüp, aşağı doğru büyür ve embriyo kesesine girer.
Tüpün ucunda taşınan iki erkek gamet de embriyo
kesesine girer.
 Gametlerin biri yumurta ile birleşerek daha sonra
embriyonu meydana getirecek olan zigotu oluşturur.
Diğer erkek gamet, besin deposu görevi yapan
endospermayı meydana getirir.
 Döllenme sonunda farklılaşmış ovaryum ve bu ovaryumun etrafını
çevirdiği tohumlardan meydana gelen topluluğa meyve denir.
 Tipik bir meyve başlıca üç kısımdan oluşmuştur.
Dışta koruyucu görevi gören ekzokarp,
Ortada mezokarp ve
İçte endokarp
 Meyveler genel olarak üç grupta toplanır.
Basit meyveler: Tek pistilli bir çiçekten meydana gelişmiş.
Küme (agregat) meyveler: Çok pistilli bir çiçekten meydana
gelişmiş.
Bileşik meyveler: Çok çiçek içeren bir çiçek durumundan gelişmiş.
TOHUM
 Tohumun asıl önemli kısmını oluşturan gelecekte yeni bitkiyi
verecek olan embriyoda; kotiledonlar (çenekler), plumula (il
vejetasyon noktası), radikula (kökçük) ve radikula ile plumula
arasındaki kalan bölge, hipokotil bulunur.
 Tohum taslağı döllenme sonucu tohuma dönüşürken, içinde
bulunduğu yumurtalıkta karpeller gelişir ve meyve oluşur.
 Olgunlaşmış bir tohum dıştan içe doğru testa, nusellus,
endosperm ve embriyodan oluşur.
Testa (Tohum kabuğu): İntegümentlerden meydana gelmiş
dayanıklı bir dokudur. Hücre zarları süberin ve lignin içerir. Hatta
kutikula ile örtülü olabilir.
 2)
Nusellus (Tohum taslağının merkezi kısmı): Olgunlaşmış bir
tohumda endosperm ve embriyo, nusellusun büyük bir kısmını alınca
bakiye halinde görülür.
 3)
Endosperm (Besi doku): Birçok halde embriyoyu sarar, hücreleri
yedek besin maddesi, nişasta, alevron, yağ ile doludur. Çimlenmenin ilk
fazında genç fideyi beslemeye yarar.
 4)
Embriyo: Döllenmiş her tohum küçük bir bitkicik içerir ki buna
embriyo adı verilir. Embriyonun çim yaprakları sayısı,
monokotiledonlarda tek, dikotiledonlarda iki ve çıplak tohumlularda
ikiden fazladır.
 1)
KAYNAKLAR
 Tohumlu Bitkiler Sistematiği; Prof. Dr. Özcan SEÇMEN
 Tohumlu Bitkiler Sistematiği Ders Notları Prof. Dr.
Memduh SERİN İstanbul, 2012
 internetten son gelişmeler
TEŞEKKÜRLER..
Download

Tohumlu Bitkilerin Genel Özellikleri - Uskudar TAB