 Asmanın
toprak üstü organları;
Sürgün sistemi ve meyve ve tohum sistemi olarak
iki büyük gruba ayrılmaktadır.
Sürgün sistemi asmanın vegetatif organlarının
tümünü oluştururken, meyve ve tohum sistemi
de generatif organlar grubu olarak
tanımlanmaktadır.
 Sürgün sistemi; bulundukları yerler, oluşum
zamanları vb. kriterler yönünden başlıca dört grup
altında incelenmektedir
 Bir
bitkinin yaprak ve üreme
organlarını taşıyan ve
genellikle toprak üstünde
yükselen eksene "gövde" adı
verilmektedir.
 Vitis vinifera L. doğada yabani
olarak yaşayan ve yaprağını
döken bir bitkidir. Dalları ve
gövdesi çevredeki sarıldıkları
ağaçların yardımıyla dik
durabilmektedir.
 Gövde
yer çekimine ters olarak toprak
üstünde dik bir şekilde gelişerek
büyümektedir.
 Asmada gövde oluşumu iki farklı kökenden
gelmektedir. Bunlardan birincisi, tohumların
çimlenmesi sonucu oluşan çim gövdesi;
ikincisi, bir yaşlı dal çeliğinin
köklendirildikten sonra toprak üstünde kalan
kısmı, yani kök gövdesinin bir uzantısıdır.
 Gövde
ekseni üzerinde yaprakların düzenleniş
şekline fillotaksi ya da fillotaksis adı
verilmektedir.
 Asmadaki diziliş sarmal tip olup her nodyumda
bir yaprak bulunmakta ve yapraklar gövde
üzerinde sarmal bir çizgi oluşturacak şekilde
yer almaktadır.
 Birbirini izleyen iki yaprağın izdüşümleriyle
eksen arasındaki açıya divergens açısı
denilmektedir. Asmaların genç döneminde
tespit edilen 2/5 yaprak divergensinin anlamı,
birbirini izleyen yapraklar arasında yaklaşık 145
derecelik bir açı bulunmasıdır.
 Yeni
oluşan bu yaprakların
koltuklarında gözler
bulunmaktadır. Bunlar iki
sitipular pul ile kaplıdır. Asmanın
gençlik dönemi morfolojisinde
sürgünler üzerinde sülüklere
rastlanılmaz. Asmaların gençlik
devresi kısa olup apikal meristem
tarafından 6-10 yaprak
oluşturulduktan sonra morfolojik
olarak gençlik dönemi sona
ermekte ve ani bir değişim ile
asmada olgunluk dönemi
başlamaktadır.
 Olgun
çağdaki bir gövde parçası normal
olarak vegetatif çoğalma yeteneğindeyken,
gençlik çağındaki bir gövde parçasından
ancak in vitro koşullarında çoğaltma için
yararlanılabilmektedir.
 Genel
olarak sürgün; kış gözlerinden süren ve
üzerinde yapraklar, çiçek ve/veya salkımlar
ile diğer organları taşıyan otsu karakterli
yapılardır. Türkçe literatürlerde bu sürgüne
“yaz sürgünü” denilmektedir.
 Dal ise, yaz sürgününün yaprakların
dökülmesinden sonraki odunlaşmış halidir.
Türkçe literatürlerde bu oraganın adı ise
“bir yaşlı dal”dır.
 Asmalarda
dal olarak tanımlanana bir yaşlı
sürgün, yaz sürgünlerinin üzerinden bir
vegetasyon dönemi geçip dalların doğal
rengini almasını sağlayan odunlaşmanın
tamamlanması ile oluşmaktadır.
 Bir
yıllık dallar, asmanın vegetatif yolla
çoğaltılmasında kullanılan en önemli
organlardır. Bunlar iki yıllık dallar üzerinde
bulunurlar.
Gövdenin yaşlı kısmından çıkan obur dal
 Bir
yıllık dallar, bir yıl önce ilkbahar
mevsiminde gözlerin sürmesiyle meydana
gelen yazlık sürgünlerin, sonbaharda
yapraklarını döküp kış dinlenmesine girdikten
sonra ertesi yıl budama mevsiminde tam
olgun duruma gelirler.
 1-Boğumlar






( Nodyum)
2-Boğum araları ( İnternodyumlar )
3-Yaprak Sapının İzi
4-Salkım Sapı Kalıntısı
5-Sülükler
6-Koltuk Dalları
7-Gözler
Yıllık çubuklarda boğumların kalınlığı, şekli (yassı,
oval, yuvarlak ) ve rengi değişmektedir. Her
boğumda mutlaka bir göz (kışlık göz) ve yaprak
bulunur.
 Boğumlarda yaprak, yaprak sapı ile tutunmuştur.
Bir boğumda yaprak, göz ve koltuk sürgünü daima
aynı tarafta bulunur. Bunların 180° tam karşısında
ise salkım veya sülük çıkar.
 Yıllık dalların boğumlarında diyafram bulunur.
Diyafram, boğumlarda odunlaşmış bir tabaka olup
özün devamını kesintiye uğratır.
 Yıllık dalın içinde uzanan ve ham besin hareketini
sağlayan ksilem iletim demetleri, boğumlarda ki
diyaframdan geçerek yapraklara, koltuk
sürgünlerine, salkımlara ve sülüklere ulaşmaktadır.
Aynı şekilde kabuk altında floem iletim demetleri
de boğumlardan bu organlarla irtibatlıdır.

1- Sülük
2- Boğum arası
3- Boğum
4- Öz
5- Odunlaşan koltuk
sürgünü
6- Kış gözü
7- Yaprak sapının izi
8- Diyafram
Fotoğraf: http://www.growing-grapes.ru/en/foundation-vineyard.html
 Yıllık
dallarda boğum aralarının kalınlığı ve
uzunluğu çeşitlere, türlerin özelliklerine,
asmanın kuvvetli gelişmesine, verilen terbiye
şekline, hastalık ve zararlıların varlığına göre
değişmektedir.
 Boğum ve boğum aralarının çapı birbirine
oranlandığı zaman ortaya çıkan sayılar 1’den
büyük olduğu zaman boğumların iyi geliştiğini
ve belirgin olduğunu, bu oran 1 veya 1’den
küçük olduğu zaman boğumların kuvvetli
gelişmediğini gösterir.
Gelişmekte olan bir yazlık sürgünde her boğumda
bir yaprak vardır. Sonbaharda yaprak sapı ile
olgunlaşmış sürgün arasında iletim demetlerinde
bir ayrım dokusu oluşarak yaprak saplı olarak
dökülür ve yıllık dal durumuna gelen çubuğun her
boğumunda bir yaprak sapı izi görülür.
 Yaprak sapı gerek kalem gerekse çelik
alımlarında yıllık dalın yönünü ve özelliklerini
belirlemede önem taşır.

Hasattan sonra yıllık çubuk üzerinde tırnak şeklinde
salkım sapı kalıntısı kalır.
 Sülükler
asmanın sarılıcı organlarıdır.
Asmanın yazlık sürgünlerinde dolayısıyla yıllık
dallarda sülükler sarılıcı organ görevini
üstlenerek asmanın daha yükseklere
tırmanmasını sağlar.
 Asmada sülükler boğumlardan çıkar ve her
sülüğün karşısında daima yaprak, göz ve
bazen de koltuk sürgünü bulunur. Salkımla
sülük aynı boğumda bulunmaz.
 Sülükler
sülük sapıyla boğumlara tutunurlar.
Genellikle çatallaşarak uzun ve kısa olan iki
kola ayrılmaktadırlar. Dokundukları yere veya
asmaya hemen kıvrılarak sarılırlar. Sülüklerin
uç kısımları 2-3 hatta 4 kola ayrılabilirler.
A: İkili ve üçlü
sülükler
B: Dört çatallı
sülükler;
a. Sülük sapı,
b. Sülüğün uzun kolu,
c. Kısa kolu,
d. Yaprak sapı
e,f. Sülük ucu
g. Sülük braketleri,
Fotoğraf: http://hobibahcemiz.net/viewtopic.php?f=125&t=8455
 Bir
asmanın yazlık sürgünü üzerinde salkımlar
daima 3., 4., 5. Ve 6. Boğumlarda bulunur.
 Vitis vinifera üzüm çeşitlerinin çoğunda
salkımlar 3., 4. ve 5. Boğumlardan çıkarlar.
Dipten itibaren en son salkımın üstünde bir
boğum boş ( sülüksüz ) kalır, bundan sonraki
boğumlarda sülükler ritmik bir diziliş
gösterirler. Verimsiz ( salkımsız ) sürgünlerde
de bu kural geçerlidir. Yani sürgünler salkım
varmış gibi bir diziliş gösterirler.
 Vitis
cinsine ve bunun türlerine giren
asmalarda 3., 4. ve 5. bazen de 6.
boğumlarda her yaprağın karşısında daima bir
çiçek salkımı diğer (üst) boğumlarda ise her
yaprağın karşısında bir sülük bulunur.
Fotoğraf: http://chestofbooks.com/gardening-horticulture/fruit
Sülükler başlıca üç dağılım şekli gösterirler:
 a-Düzenli
Sürekli Dağılım
 b-Düzenli
Süreksiz Dağılım
 c-Düzensiz
Dağılım
A-Düzenli Sürekli
Dağılım
B-Düzenli Süreksiz
Dağılım
C-Düzensiz Dağılım
Asmanın toprak üstü organlarında vegetatif
ve generatif gelişmenin başlıca kaynağı
gözlerdir.
 Bağcılık
literatüründe göz ve tomurcuk
genellikle birbirlerine karıştırılmaktadır.
PT
TT
ST
PT: Primer tomurcuk
ST: Sekonder tomurcuk
TT: Tersiyer tomurcuk
GÖZ
 Gözler asmada yazlık sürgünün ve yıllık dalın
yaprak koltuklarında yer alır ve almaşık
(spiral,alternat) bir diziliş gösterirler.
 Yıllık dalda genellikle her yaprak koltuğunda
aktif tomurcuk dışında bir göz vardır.
 Verimli göz gözdeki tomurcuğun sürmesiyle
meydana gelen sürgünün çiçek salkımını
taşımasıdır.
Gözlerin üzeri çok sayıda sert pullarla kaplıdır.
Bu pulların görevi tomurcuk üzerindeki salkım ve
yaprak taslakları ile tomurcuğun büyüme konisi
(tepe tomurcuğunu) zararlı etmenlerden
korumaktadır.
 Gözler açılınca, bir süre sonra pulları dökülür ve
tomurcuk sürmeye başlar.
 Kışlık göz, ana sürgün üzerinde ve koltuk
sürgünlerinin çıkış yerlerindeki boğumlarda
meydana gelir. İlkbahar ve yaz gelişmesini
tamamlayarak kışa girer ve kışı uyku (Dormant)
halinde geçirir. Bu gözler bileşik yapıda olup
verimli gözlerdir. Bunlar bir çok tomurcuğu ihtiva
eder. Bu yüzden karışık göz olarak da
isimlendirilmektedir

Tomurcuklar gözlerin içinde birer sürgün
taslağı (yatağı) olarak yer alır ve üzerinde
yazlık sürgün olan tüm organları taşır.
 Her gözde primer (ana), sekonder (ikincil),
tersiyer (üçüncül) olmak üzere başlıca üç
tomurcuk vardır.

Verimli sürgün, tomurcuğun sürmesiyle meydana
gelen sürgünün çiçek salkımını taşımasıdır.
 Tomurcuk pulları ise gerçekte yaprak taslakları
olup gözün içinde büyüme konisi dış etmenlerden
korurlar. Bunlar arasında da yünsü tüyler vardır.
Tomurcuklar birer sürgün taslağı olduğundan
bunlar üzerinde sürgünde olan organların
bulunmasının yanı sıra ekseni üzerinde tepe
tomurcuğu (Terminal tomurcuk) lateral tomurcuk
(yan tomurcuk) , aksiller tomurcuk (koltuk
tomurcuğu) vardır. Tomurcuklar hem yapraklı
sürgünün hem de çiçek parçalarının kökenini
teşkil eder.

 Asmalarda
gözler, bileşik (karışık) yapıdadır.
Yani gözün içinde hem salkımlı hem de
salkımsız sürgün taslağı vardır. Bir gözden
meydana gelen sürgün salkımlı ve salkımsız
olabilir. Sürgün ve bunun üzerindeki meyve
(salkım) ve yaprak aynı gözden oluşur.
Asmada gözler bir yıllık dal veya yazlık
sürgün üzerinde boğumlarda yaprak
koltuklarında bulunur. Her boğumda
genellikle bir göz bulunur. Bazen ender de
olsa bazı çeşitlerde iki göz bulunduran
boğumlara rastlanır.

Yaz sürgünlerinin boğumlarında yaprak
koltuklarında uyur durumdaki kışlık gözlerle bir
arada aynı gelişme devresi içinde oluşan erkenci
dal veya koltuk sürgünleri adı verilen ikinci
derecede sürgünleri meydana getiren gözlere
aktif gözler denir. Aktif gözler kışlık gözlerden
farklı ve ayrılmış olarak tek bir tomurcuktan
oluşmuştur. Bu yüzden bunlara aynı zamanda
aktif tomurcukta denir. Yazlık sürgünlerin
zerinde yaprak koltuklarında (uyur gözlerin
yanında) aktif gözlerden meydana gelen koltuk
sürgünlerine aynı zamanda yan sürgün (lateral
sürgün) erkencil dal, ikinci derecede yaz
sürgünleri de denir.
 Koltuk
sürgünleri morfolojik bakımdan tıpkı
üzerinden çıktığı yazlık sürgünler gibi
büyüme ve gelişmeye devam eder. Bunlar
ikinci ürün olarak isimlendirilen salkımlar
taşıyabilirler. İkinci ürün bazen toplam
ürünün % 25’ine kadar bir düzeye ulaşabilir
Kışlık gözler, asmanın en önemli organlardır.
Kışlık gözler boğumlarda aktif gözlerin yanında
yer alır. Meydana geldikleri yılda sürmezler.
Ancak gelişme dönemi içinde gelişerek irileşir ve
kışı uyku halinde geçirerek gelecek yılın ilkbahar
mevsimine kadar sürmeden kalırlar.
 Kışlık gözlerin açılmasıyla (uyanmasıyla)
sürgünler meydana gelir. Bunlara yazlık sürgün
denir. Bunların üzerinde sülük, yaprak, salkım ve
aktif tomurcuklardan oluşan koltuk sürgünleri
vardır. Asmada verim, kışlık gözlerin verimi ile
yakından ilgilidir.

Dıştan bakıldığında kışlık gözlerin üzerinin açık
sarı veya koyu sarı renkli sert pullarla kaplı
olduğu görülür. Bu pulların başlıca görevi, içinde
birer sürgün taslağı olan tomurcukları ve bunların
üzerindeki organları dış etmenlerden
korumaktadır.

Bu pulların hemen altında sürgün
tomurcuklarının yaprakları arasında katmanlar
halinde sellüloz liflerinden yapılmış sarımsı
renkte ve yünsü yapıda yoğun biçimde koruyucu
tüyler vardır. Bu tüyler içteki tomurcukları
mekanik darbelere ve şiddetli donlara karşı
korurlar.

 Bir
kışlık göz içinde birer sürgün taslağı olan
başlıca 3 tane tomurcuk vardır
 Primer (ana, birincil),
 Sekonder (ikincil),
 Tersiyer (üçüncü) tomurcuk.
 Bunların
en önemlisi primer tomurcuktur.
Bunun etrafında, iki tarafında yer alan ve
kendi kabuklarıyla kaplanmış iki tomurcuk
(sekonder,tersiyer) daha vardır. En büyüğü
primer tomurcuk olup bunu sekonder ve
tersiyer tomurcuk izler.
Kışlık gözün içinde en gelişmiş olanı primer
tomurcuktur. Bunun üzerinde bir yazlık
sürgün üzerinde meydana gelen organların
(yaprak, sülük, çiçek salkımı, koltuk
sürgünleri, brakteler, boğum ve boğum
araları ) taslakları vardır.
 Yaprak taslakları tomurcuk içinde büyüme
konisini kaplayacak şekilde değişik duruş
şekilleri göstermektedir. Braketler, yaprak
benzeri oluşum olup salkım dalcıklarının
koltuklarında meydana gelmekte ve çiçek
kömeçlerini bir kın gibi sarmaktadır. Büyüme
konisinin nodyumların da meydana gelmiş,
minyatür şeklinde yaprak taslakları ile
bunların karşısında salkım ve sülük taslakları
bulunur.


Bir gözdeki her üç tomurcuk dıştan ortak pullarla
kaplı olup ayrıca iç kısmında da kendi pulları ile
kaplıdır. Bu pulların arasında organ taslakları
etrafında yünsü yapıda sellüloz liflerinden yapılmış
tüyler vardır.

Kışlık gözler, yazlık sürgün boğumlarında düzenli
dizilişe göre yer alırlar. Boğumlardaki kışlık gözün ve
koltuk sürgününün pozisyonu iki farklı diziliş gösterir;
Kışlık göz sağ tarafta, koltuk sürgünü sol tarafta yer
alır
Veya kışlık göz sol tarafta, koltuk sürgünü sağ tarafta
yer alır.


Her iki durumda da yaprak sapı kışlık gözün
olduğu tarafa doğru bir yönelme gösterir. Kışlık
gözlerin bu pozisyonu (üst üste diziliş şekli)
çubuğun sonuna doğru aynı düzene devam eder
giderler.
 Uyur gözler, yıllık dalın dibinde iki yıllık dal ile
birleşme noktasına yakın olarak yer alanlara dip
gözler adı verilir. Bunlar oldukça basit bir yapıya
sahip olup genellikle bir tomurcuktan oluşmuştur.
Bu tip gözler çoğunlukla sürmezler. Ancak ,
şiddetli budamalarla (çok kısa budamalarla) bu
gözler sürebilirler. Bu gözler gelecekte yaşlı
kısımlar üzerinde latent (adventif) gözler olarak
kalırlar.

Kışlık gözler (uyur gözler) oluştukları yaz dönemi
içinde sürmezler. Ancak tepe tomurcuğunun
dekapitasyonu (koparılması) halinde gözdeki
primer tomurcuk sürmeye başlar. Dekapitasyon
ile birlikte koltuk sürgünleri de kesilip çıkarılırsa
bu sürme daha hızlı ve erken olur.

Kışlık gözler ilkbaharda uyanmaya (açılmaya)
başladıkları zaman, o zamana kadar gelişmesini
tamamlamış yani üzerindeki organ taslakları tam
gelişmiş olan primer tomurcuk sürmeye başlar.
Sürmeye yakın zamanda bir primer tomurcuk
üzerindeki tüm organlar belirginleşmiş
durumdadır.

 İlkbahar
da kışlık gözlerin uyanması
(açılması) ile birlikte yazlık sürgünler
meydana gelir. Bu yazlık sürgün üzerinde
yaprak, sülük, koltuk, boğum ve boğumara
ları gibi organların yanı sıra boğumlardaki
yaprak koltuklarında gözler de meydana gelir.
Bu gözlerin bir kısmı hemen sürerek koltuk
sürgünlerini meydana getirir. Bunlar aktif
tomurcuk olarak isimlendirilir. Bunlar tek bir
sürgün taslağı taşırlar.
 Kışlık
gözler bu gelişme dönemi içinde iki
ayrım zamanından (periyodundan) geçerek
tam büyüklüğünü alırlar ;
 Fizyolojik Ayrım Periyodu : Bu periyot,
gözün içinde ki tomurcukların ya sadece
sürgün taslağı veya bu sürgün taslağı ile
birlikte çiçek salkımı taslağını da taşıması
şeklindeki bazı oluşum ve gelişmeleri
sağlayan hormon ve bazı maddelerin etkili
olduğu bir takım fizyolojik hazırlıkların
yapıldığı dönemdir.




Bu dönem , sürgün gelişmesi ile birlikte başlar,
morfolojik ayrım periyoduna kadar devam eder.
Pratikte bu dönemi saptamak oldukça zordur. Bununla
beraber fizyolojik ayrım periyodu, morfolojik ayrım
periyodundan 14-18 gün önce olmaktadır.
Bu dönemde, tomurcuk taslaklarının salkım taslağı
taşıyıp taşımaması içsel yapıdaki hormonal denge ile
asmanın içindeki bulunduğu ekolojik faktörlere,
özellikle asmanın beslenmesi ile yakından ilgilidir.
Kültürel uygulamaların düzenli yapıldığı bağlarda
gözlerdeki tomurcukların salkım taslağa taşıma
olasılığı daha fazladır. Dolayısıyla bir yıl sonraki
verimlilik de fazla olmaktadır.
 İlkbahar
da yıllık dallar üzerinde
boğumlardaki kışlık gözler, uygun iklim
faktörlerinin etkisiyle uyanmaya (açılmaya)
başlar.
 Uyanma yıllık dalın ucundan aşağı doğru olur,
yani önce en üsteki gözler uyanmaya başlar
ve bu aşağıya doğru inerek devam eder.
 Uyanma ile birlikte yıllık dalın her
boğumundan bir yazlık sürgün meydana gelir.
Daha önce de sözü edildiği gibi yazlık
sürgünün kökeni, kışlık gözdeki primer
tomurcuktur.
 Primer
tomurcuktaki sürgün taslağı, 1 veya 3
adet salkım taslağı taşıyabilir veya bazen de hiç
taşınmayabilir de dolayısıyla bundan çıkan
sürgün de 1, 2 veya 3 salkım taşıyabilir veya hiç
salkım bulunmayabilir.
 Primer
tomurcuğu salkım taslağı taşıyan (veya
bu tomurcuktan çıkan sürgün üzerinde salkım
bulunduran) gözlere verimli gözler denir.

O halde içinde salkım taslağı taşıyan göze,
verimli göz, bu gözden meydana gelen ve
salkım taşıyan yazlık sürgüne de verimli sürgün
denir. Kışlık gözlerde verimlilik denince primer
tomurcuk bazen salkım taslağı taşısa da
verimlilik açısından bu durum önem taşımaz.
Kış gözlerindeki morfolojik farklılaşmaların, mayıshaziran aylarında başlayıp vejetasyon
periyodu içinde hızlı bir gelişme gösterdiğini, kış
dinlenme periyodunda çok az bir gelişmenin söz
konusu olabildiğini ve bu gelişmenin gözler
uyandıktan sonra çiçek tomurcukları içinde 6-7 hafta
kadar daha devam ederek tamamlanmaktadır


Kış gözlerinin morfolojik farklılaşması ve verimliliği
üzerine etkili ve iç içe(girift)olan birçok faktör
vardır.
Bunları iki ana grupta şöylece sıralamak mümkündür;
A. İklim Faktörleri
a. Sıcaklık
b. Işık
c. Işıklanma süresi(gün uzunluğu)
d. Nem
B. Kültürel Uygulamalara.
a. Budama ve terbiye şekli
b.Toprak verimliliği, gübreleme, sulama
ve zirai mücadele
c. Dıştan uygulanan büyüme
düzenleyicileri
A.Karbonhidratların etkisi
B.Anaç-kalem ilişkisi
C.İçsel büyüme düzenleyicileri ve apikal
dominansı
D.Gözlerin yapısı ve pozisyonları
Kış gözleri, aktif tomurcuklar ve özellikle
baziler gözler/tomurcuklar oluşumlarını
izleyen yıl içerisinde tümüyle sürmemekte,
yıllarca uyku halinde kalabilmektedirler.
 Bu göz veya tomurcuklardan, her yıl oluşan
yeni odun tabakaları ile yavaş yavaş örtülen
bazıları, artık çıplak gözle görülemez hale
gelirler ve zaman içerisinde yok olurlar.
 Diğerleri ise zayıf da olsa gelişmelerini
sürdürerek canlılıklarını sürdürürler.
 Bu göz ve/veya tomurcuklara adventif gözler
veya tomurcuklar denilmektedir.


Omcanın bir kolunun veya kolun bir kısmının
zarara uğraması, şiddetli bir don olayının kış
gözlerinin, geç donların yaz sürgünlerini
zararlandırması gibi durumlarda, ya da çok
şiddetli bir budamadan sonra, yaşlı gövde ve
kollar üzerinde obur ya da filiz adını alan yaz
sürgünleri oluşabilmektedir.

Adventif gözlerin meydana getirdiği sürgünler
ürün açısından verimsizdir. Yaşlı asmalarda
gençleştirme veya şekil değiştirme
budamalarında bu obur dallardan yararlanılır.
 Yaz
sürgününün dip kısmındaki ilk iki
boğum üzerinde oluşan ve genellikle ertesi
sene sürmeyen basit yapılı tomurcuklardır.
 Pasif tomurcuklar genellikle ileriki yıllarda
adventif tomurcukları oluştururlar.
 Pasif tomurcukların değeri, özellikle
omcaların çok şiddetli soğuklardan zarar
gördüğü yıllarda anlaşılmaktadır.
Her sene ilkbaharda, bir yaşlı dal üzerinde bulunan
kış gözleri içindeki primer sürgün yatakları
gelişerek uzamaya, yani göz şişmeye başlamakta
ve tomurcuk patlayarak genç sürgün kendisini
göstermektedir.
 Uzayan sürgün ucu genellikle dış çizgileri itibarıyla
üçgen şeklindedir. Sürgün ucu geliştikçe yapraklar,
çiçek salkımları, sülükler görülmeye başlamaktadır.
Genotipe göre değişmekle birlikte, sürgün ucunda
antosiyanin pigmentleri ve tüy oluşumu
görülebilmektedir. Sürgün ucunun rengi, tüylüğü ve
şekli tanımında kullanılan kriterlerdir.

 Sürgünün
uzamasını temin eden büyüme
konisi, bir kısım meyve ağaçlarında olduğu gibi
tepe tomurcuğuna dönüşmemektedir.
Mevsimin ilerlemesiyle yaz sürgünün distal
kısımlarında odunlaşmanın başladığı dönemde,
iletim demetlerine ait dokuların genişlemeleri
durmakta;
 Bu aşamada, sürgün ucu etkinliğini yitirmekte
ve odunlaşma kabiliyetinde de olmadığı için
kış aylarında ölmektedir.
 Sürgünün yeniden büyümesi daha sonra, bir
yaşlı dalın üzerindeki odunlaşmış boğumlarda
bulunan kış gözlerinin sürmesiyle olmaktadır.
Yaz sürgünü üzerinde asmanın yaşamsal önemi
bulunan organları yer almaktadır. Bunlar;
 Vegetasyon mevsiminin başlangıcında
büyüme konisi (sürgün ucu)
 Boğum ve boğum araları,
 Gözler,
 Sülükler,
 İnci bezeleri,
 Koltuk sürgünleri,
 Yapraklar,
 Çiçek salkımı ve salkımlar
Asmalarda gelişmenin ilk döneminde yeni
meydana gelen ve genellikle uzunluğu 10-15
cm olan sürgünlerin sülükleri boğum ve
boğum araları, yaprak ve yaprak sapı ile
çiçek salkım üzerinde değişik çapta irili ufaklı
yuvarlak, saydam ve ince zarlı olan ve
çoğunlukla 1mm çapında epitelin yuvarlak
çıkıntılarına inci bezeleri denir. İnci
bezelerinin, metabolizmaya etkileri yoktur,
ancak havadaki nemin absorbe edilmesinde
rolleri olduğu sanılmaktadır.

Koltuk sürgünleri, yazlık sürgünleri üzerinde yaprak
koltuklarında meydana gelen aktif tomurcukların
aynı yıl sürmesiyle oluşan organlardır.
Yazlık sürgün üzerinde koltuk sürgünlerinin fazla
olması, yani her boğumda bir koltuk sürgününün
bulunması bir çeşit özelliği olmakla birlikte
sürgünlerin gelişme yönü ile de yakından ilgilidir.
Yazlık sürgünlerin dik doğrultuda gelişmesi koltuk
sürgünlerinin sayılarını ve azaltmasına karşı, yatay
doğrultuda gelişen yazlık sürgünlerde koltuk
sürgünleri hem fazla hem de kuvvetli olurlar.
Koltuk sürgünü üzerinde meydana gelen “ ikinci
ürün” veya “neferiye” ürünü denilmektedir.
 Yapraklar,
asmanın fotosentez, terleme ve
solunum olaylarının gerçekleştiği
organlarıdır.
 Yapraklar aynı zamanda salkımları
gölgeleyerek güneşin yakıcı etkisinden
korumaktadırlar.
 Yaprak, ampelografik özellikleri itibariyle,
asma tür ve çeşitlerinin teşhis ve
tanımlanmasında en çok yararlanılan
organıdır.
Yaprak; yaprak ayası, yaprak sapı ve yaprak kını
olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır.
 Yaprak sapı, yaprağın kını ile ayası arasında iletim
demetlerini taşıyan kısmıdır.
 Yaprağın hareket etmesini sağlayarak güneş
ışığından en iyi şekilde yararlanabilmesine veya
rüzgar zararından korunmasına yardımcı
olmaktadır.

Yaprak sapı, yaprağa birleştiği yerde beş ana
damara ayrılır.
 Böylece yaprak ayası üzerinde damar ağlarının
oluşumu sağlanmaktadır.
 Yaprak sapının, yaprak ayasına birleştiği kısımdaki
açıklığa sap cebi adı verilmektedir. Sap cebi asma
tür ve çeşitlerinin tanımlanmasında son derece
önemlidir.

 Yaprak
ayası genellikle dilimli ve kenarları
dişlidir.
 Yaprağın
ucundaki dilim uç dilim, yanlardaki
dilimler üst yan dilim ve alt yan dilim olarak
isimlendirilir.
 Yapraklar
genellikle beş dilimli olmakla
beraber, dilimsiz, üç dilimli ve nadir de olsa
yedi dilimli olabilmektedirler.
YS: Yaprak sapı
YK:Yaprak kulakçığı
YA: Yaprak ayası
UD:Uç dilim
ÜD:Üst yan dilim
AD:Alt yan dilim
SC:Sap cebi
ÜC:Üst cep
AC:Alt cep
Kış gözlerinde dinlenme
periyoduna girildiği zaman
duran ağırlık artışı, sürgün
sürme zamanından yaklaşık 3
hafta evvel tekrar
hızlanmaktadır.
 Gözlerin sürmesinden
takriben bir ay evvel de,
gözlerde hafif belirtili bir
tomurcuk suyu maksimumu
görülmektedir.
 Bu, gözün gelişim
periyodunda , aynı zamanda
dinlenme sonrası dönemine
girdiğini belirtmektedir.

 İlkbaharda
toprağın ve havaların ısınması
neticesinde su yürüyen omcalarda ki kış
gözlerinde bulunan salkım ve yaprak
taslaklarının hızla gelişmesi neticesi,
tomurcuklar içerisindeki tüyler ve pullar
birbirinden ayrılarak “ sürme” ya da
“uyanma” adı verilen olay meydana
gelmektedir.
Gözlerin ve/veya tomurcukların sürme
periyodunu gört safhada incelemek
mümkündür. Bunlar:
 Pamuklaşmış göz ve /veya tomurcuklar
 Yeşil uçlu göz ve/veya tomurcuklar
 Göz ve/veya tomurcuklardan ilk yaprakların
çıkışı
 Yaprakların açılması safhası ve ilk çiçek
salkımının görünmesi.
PAMUKLAŞMIŞ GÖZ
 Bir
omca üzerindeki bütün gözler ve hatta
aynı sürgün üzerindeki değişik boğumlarda
bulunan gözler aynı anda sürmemektedir.
 Sürme önce uçlardan başlayarak aşağıya
doğru inmektedir. Gözlerin sürme safhası
olarak birçok araştırıcı ikinci safhayı kabul
etmektedirler.
 Bir omca üzerinde bulunan gözlerin %50’sinin
bu safhaya ulaştığı tarih, o çeşit için gözlerin
sürme tarihi olarak kabul edilmektedir.
Gözlerin sürmesi üzerine etki eden en önemli
faktör toprak ve hava sıcaklıklarıdır.
 Toprak sıcaklığının 10 °C ve üzerine çıkmasına
paralel olarak günlük ortalama hava sıcaklığının
10 °C’ nin üzerine çıkması halinde ;
 gözlerde iç gelişme hızlanma, gözler kabarmaya
başlamakta ve üzerindeki koruyucu pullar uç
kısmından itibaren ayrılmaya başlayarak; önce
yünsü bir yapı gösteren tomurcuk tüyleri ve daha
sonra da yeşil sürgün ucu belirmeye başlamakta
yani göz ve /veya tomurcuk sürme işleminin
tamamlamaktadır.

 Asmaların
kuvveti de sürme üzerine etkili
olmaktadır. Kuvvetli gelişmiş omcalar zayıf
veya genç omcalara oranla daha geç
sürmektedir.
 Asmaların budama zamanı üzerinde oynamak
suretiyle sürme geciktirilebilmekte veya
normal zamanda sürmesi sağlanabilmektedir.
 Geç budama yapmak suretiyle gözlerin
sürmesi geciktirilebilmektedir. Bu durumda
ilkbahar geç donlarının zararlarından
korunma sağlanmaktadır.
1- Kış gözü safhası
2- Kış gözünün kabarması
3- Pamuklaşma safhası
5-Sürgün ucunun görünmesi
7-İlk yaprağın görülmesi
9-İlk 3 yaprağın görülmesi
12-İlk 5-6 yaprağın görülmesi
15- Çiçek salkımlarının küme
halinde görülmesi
17-Çiçek salkımlarının çiltim
halinde görülmesi
19-İlk çiçeklenmeye hazırlık
21-İlk çiçeklenme
23-Tam çiçeklenme
25-Çiçeklenmenin sonu
27-Tane tutum safhası
29-Tane tutum sonrası
31-Tanelerin bezelye büyüklüğü
33-Taneler arası boşlukların
kapanması
35-Ben düşme
38-Hasat olgunluğu
41-Yaz sürgününde odunlaşma
43- Yaprak dökümü
47-Kış dinlenmesi
1- Çiçeklenmeye Hazırlık
2- Çiçeklenme
3- Meyve Tutumu
4- Yeşil Bezelye
Büyüklüğünde taneler
5- Ben Düşme
6- Olgun üzüm
7- Koltuk sürgünü
8- Sülük
9- Yaprak
10- Gövde
11- Kol
12- Yaz Sürgünü
13- Boğaz Kökler
14-Yan Kökler
15- Dip Kökler
Fotoğraf:https://agronomy.
unl.edu/c/document_librar
y/get_file?folderId=4294998
&name=DLFE-31741.pdf
Yaprak BÖLÜK
Ruveyda YAZGAN
Büşra AKKAYA
Seda YÜZBAŞI
Mustafa UÇAN
Mücahit İlkay MİL
 Ağaoğlu,
Y.S. Bilimsel ve Uygulamalı Bağcılık
Cilt 2 (Asma Fizyolojisi Cilt 1). İstanbul:
Kavaklıdere Eğitim Yayınları,2000.
 Ağaoğlu, Y.S. Bilimsel ve Uygulamalı Bağcılık
(Asma Biyolojisi Cilt 1). İstanbul: Kavaklıdere
Eğitim Yayınları,2000.
 Akkurt, M. Asmanın Morfolojik Yapısı Ders
Notları. Ank. Üniv. Zir. Fak.
 Çelik, S. (2011) Bağcılık Ampelografisi,
Tekirdağ. Namık Kemal Üniv. Zir. Fak.
 Kara, Z. 2011. Bağın Budanması. Selçuk Üniv.
Zir. Fak.
Download

ASMALARDA SÜRME VE SÜRGÜN GELİŞİMİNİN MORFOLOJİSİ