‹slâmî ‹limler Dergisi, Y›l 1, Say› 1, Bahar 2006 (161-176)
ORYANTAL‹STLERE GÖRE HZ. MUHAMMED
Cemil HAKYEMEZ*
Abstract
The Prophet Muhammad (pbuh) According To Orientalists
This article contains introduction and three main chapter. Abrief history
of orientalism is investigated in the first chapter entitled “A Survey on Orientalism.” The approaches of some orientalists regarding to prophet Mohammad (pbuh) and the intellectual changes occured in the process of time are researched in the second chapter entitled “Prophet Mohammad According to Some Orientalists.” ‹n the third chapter that entitled “Contemporary Orientalism and Reconciliation ‹nter-cultures” is deal with the inter-religious dialogues.
Keywords: Orientalists, Mohammad, inter-religions dialogues
Girifl
‹slâm, Hz. Peygamber’in vefat› esnas›nda neredeyse tüm Arabistan yar›madas›na yay›lm›flt›. Bu geniflleme ilk dört halife, ard›ndan da Emevîler döneminde h›zla devam etmifl ve do¤uda Eski ‹ran topraklar›, bat›da ise H›ristiyan Bizans’›n kontrolündeki Suriye’ye kadar ulaflm›flt›r. Ard›ndan Kuzey Afrika ve nihayet bir k›s›m Güney Avrupa topraklar› Müslümanlar taraf›ndan
fethedilmifltir. Ortado¤u’da ortaya ç›kan ‹slâm, bu flekilde bir Avrupa dini olma özelli¤ini de kazanm›flt›r. H›ristiyanlar, ‹slâm’›n söz konusu özelli¤i sebebiyle bu yeni dini kendi kültürlerine yönelik bir tehdit veya H›ristiyanl›k içerisindeki bir sapma olarak görmüfllerdir.1 Bundan dolay› onlar, hem Müslümanlarla sürekli mücadele etmifller, hem de birbirlerini sorgulam›fllard›r. Her
iki dinin mensuplar› da, kendilerinin hakl› ve gerçekçi oldu¤unu söyleyerek
di¤erlerinin iddialar›n› çürütmeye çal›flm›fllard›r.
‹slam’›n co¤rafi olarak bir hayli genifllemesinin d›fl›nda H›ristiyanlar ile
Müslümanlar›n inançsal, düflünsel ve kültürel alanda mücadele içerisinde
olmalar›n›n sebeplerinden di¤er biri, bilgi eksikli¤i ve mentalite farkl›l›¤›d›r.
Her fleyden önce bu iki dinin peygamber alg›s› farkl›l›k göstermektedir. H›ris-
*
1
Arafl. Gör., Hitit Üniversitesi ‹lahiyat Fakültesi.
Bryan S. Turner, “Oryantalizm ve ‹slâmda Sivil Toplum Meselesi”, Oryantalistler ve ‹slâmiyatç›lar, (ed. Asaf Hüseyin-Robert Olson-Cemil Kurefli), (trc. Bedirhan Muhib), 38.
162
‹SLÂMÎ ‹L‹MLER DERG‹S‹
tiyanlar›n Hz. ‹sa’ya bak›fllar› ile Müslümanlar›n Hz. Muhammed’i alg›lamalar› birbirine benzemez. H›ristiyanlar, Hz. ‹sa’y› metafizik, ruhsal bir varl›k
olarak görürler. Dolay›s›yla bu anlay›fla göre Hz. ‹sa’da, bir insanda olmas›
gereken ve örnek al›nabilecek hayata ait unsurlar›n bulunmas› söz konusu
de¤ildir. Wilferd Cantvell Smith’in de ifade etti¤i gibi, Kur’an, H›ristiyanl›k’taki ‹ncil’in karfl›l›¤› de¤il, bizzat Hz. ‹sa’n›n flahsiyetine tekabül etmektedir. H›ristiyanlara göre Hz. ‹sa, Tanr›n›n vahyi veya Tanr›dan gelen vahiydir. ‹ncil’in
‹slâm’daki karfl›l›¤› ise Hadis’tir. Kur’an ise, sadece yaz›ya geçirilmifl Allah kelâm› de¤il, ayn› zamanda her yönüyle saf bir vahiydir.2 Bu iki farkl› kutsal kitap ve vahiy anlay›fl›ndan dolay› Müslümanlar ile H›ristiyanlar aras›nda sürekli yanl›fl anlama ve ihtilaflar yaflanm›flt›r.
Asl›nda Müslümanlar aç›s›ndan bak›ld›¤›nda, H›ristiyanl›k ve peygamberi
Hz. ‹sa hakk›nda herhangi bir sorun söz konusu de¤ildir. Çünkü onlara göre Hz. ‹sa, Hz. Muhammed’in mensup oldu¤u nübüvvet halkas›ndaki peygamberlerden biridir. Müslümanlar›n, Hz. ‹sa’n›n dini olarak kabul ettikleri
ilk H›ristiyanl›k’la da problemleri yoktur. Hatta ilk H›ristiyanl›¤›, ‹slâm’›n ta
kendisi olarak görmektedirler. Ancak Kur’an’›n da ifade etti¤i do¤rultuda, Hz.
Muhammed’in geliflinden sonraki H›ristiyanl›¤›n büyük oranda tahrif edildi¤ine inanmaktad›rlar.
H›ristiyanlara gelince; Hz. ‹sa’n›n getirdi¤i dine de sahip ç›kan ve kendisini ‹brahimî gelene¤in bir devam› sayan Hz. Muhammed’in peygamberlik iddias›yla ortaya ç›kmas›, onlar üzerinde derin etki yaratm›flt›r. Zira bu, bir yönüyle H›ristiyanl›¤›n sona erdi¤i anlam›na gelmekteydi. Bu yüzden onlar, Hz.
Muhammed ve onun getirdi¤i ‹slâm diniyle u¤raflmay›, var olma mücadelesi
olarak gördüler. Müslümanlar›n, H›ristiyanlar taraf›ndan ‹ncil’in tahrif edildi¤i iddialar›na karfl›l›k, onlar da Kur’an’›n Hz. Muhammed taraf›ndan yaz›lm›fl, ilâhî herhangi bir yönü bulunmayan kitap oldu¤unu iddia ettiler. Baz›lar› daha da ileri giderek, Hz. Muhammed’e yönelik tahkir edici ifadeler kullanmaktan geri durmad›lar.
Avrupa’n›n önemli bir k›sm›n› fetheden Müslümanlar, kendilerinden önce
oray› istila edenlerin hiçbirine benzemiyorlard›. Müslümanlar, gerek ‹ç Asyal›lar, gerekse Vikingler’den farkl› olarak, hem muhalif bir inanc›, hem de farkl› ve çekici bir kültürü temsil ediyorlard›. Yani medenî kitlelerden oluflan
Müslümanlar, fethettikleri bölgelere alternatif bir medeniyet anlay›fl› yayma
çabas› içerisindeydiler. Bu yüzden H›ristiyan topluluklar karfl›s›nda önemli
baflar›lar elde ettiler. H›ristiyan nüfusun önemli bir k›sm› ya Müslüman olmufl ya da Müslümanlar›n hakimiyetinde yaflamaya bafllam›flt›.
2
Albert Hourani, Bat› Düflüncesinde ‹slâm, (trc. M. Kürflat Atalar), ‹stanbul 1996, ss. 85-86.
Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed
163
H›ristiyanlar aç›s›ndan bu olumsuz durumlar›n pefl pefle yaflanmaya bafllamas›, onlar› zamanla baz› aray›fllara itti. Onlar, bir k›sm› tan›ma merak›ndan kaynaklanan sebeplerle, bir k›sm› da dönemin Bat› ülkeleri taraf›ndan
görevlendirilmek suretiyle, Müslümanlar›n dil, kültür ve dinlerini araflt›rma
gayretine girifltiler. ‹flte bu flekilde oryantalizm bafllam›fl oldu.
Oryantalizme Genel Bir Bak›fl
Oryantalizm: “Do¤u Bilimi” veya “Do¤u Dünyas› Bilimi” ya da “fiark ‹lmi”
demektir. Oryantalist ise, genel anlam›yla, Yak›n, Orta ve Uzak Do¤u’yu, dili, edebiyat›, uygarl›¤› ve dinleriyle bir bütün olarak incelemeye çal›flan Bat›l› bilim adamlar› için kullan›lan bir isimdir. Oryantalizmin bafllang›ç tarihinin belirlenmesi güç bir konudur. Ancak araflt›rmac›lar, ilk olarak 1312 y›l›nda toplanan Viyana Konsülü’nün ald›¤› bir karardan bahsederler. Buna
göre çeflitli Bat›l› üniversitelerde Arap dili kürsüleri kurulmaya karar verilmiflti.3 Oryantalizmin ortaya ç›k›fl›n› daha önceye götürmek veya sonraya tafl›mak da mümkündür. Ancak bu çal›flmam›zdaki esas amac›m›z oryantalizmin bafllang›ç tarihini tespit etmek olmad›¤› için bu kadar bilgiyle yetinebiliriz. Fakat Bat›l›lar›n Do¤u üzerindeki çal›flmalar›n›n, tarihi süreç içerisinde
her geçen gün daha da artt›¤›n› ifade etmekte fayda vard›r.
Oryantalizm’in esas yükselifli, on dokuzuncu as›rda olmufltur. Bat›, bu
dönemde kültür tarihinde uzmanlaflm›fl,4 ayd›nlanma temeli üzerinde modern ve ayn› zamanda Avrupa eksenli tarih ve felsefe anlay›fl› ile Avrupa merkezli düflünce tarihinin oluflumu tamamlanm›flt›. ‹lk önemli oryantalist merkezler bu dönemde daha da gelifltirilerek Oriental Society, Royal Asiatic Society ve American Oriental Society gibi isimler ad› alt›nda kurumsallaflm›fllard›r. Bunlar, baflta ‹slâm ülkeleri olmak üzere Do¤u devletlerinin en ücra noktalar›nda yaflayan halklar›n nüfus ve alfabelerine kadar varan çal›flmalar
yapm›fllard›r.5
Özellikle 1930’lardan itibaren ise, hem siyasal hem de baz› ekonomik nedenlerden dolay› oryantalist araflt›rmalarda ciddi bir azalma yaflanm›flt›r.
Akademik faaliyetlerdeki düflüfl h›zla kendini hissettirmifl ve bu durum hala
3
4
5
M. Hamdi Zakzûk, Oryantalizm veya Medeniyet Hesaplaflmas›n›n Arka Plân›, (trc. Abdülaziz
Hatip), ‹zmir 1993, ss. 8-11.
Ali Dere, “Do¤u ve Bat› Karfl›laflmas›nda Bir Süreç: Oryantalizm”, Bat›’da ‹slâm Çal›flmalar›
Sempozyumu, Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› Yay›nlar›, Ankara 2003, 73.
Ahmet Davuto¤lu, “Bat›’daki ‹slâm Çal›flmalar› Üzerine”, Bat›’da ‹slâm Çal›flmalar› Sempozyumu, Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› Yay›nlar›, Ankara 2003, 27.
164
‹SLÂMÎ ‹L‹MLER DERG‹S‹
daha devam etmektedir. Önceki iki as›r zarf›nda yetiflen birikimli, iyi yetiflmifl
flarkiyatç›lara, Sir Hamilton Gibb ve Montgomery Watt gibi bir iki istisna hariç art›k pek rastlan›lmamaktad›r.6
Oryantalizmin ç›k›fl sebebine gelince, Müslüman yazarlar›n genel kanaatine göre flarkiyatç›l›k, H›ristiyan ve sömürgeci Bat›’n›n fikir ve zihniyetini temsil etmektedir. Mezopotamya, Kuzey Afrika, Anadolu, Balkanlar gibi H›ristiyan nüfusun a¤›rl›kta oldu¤u bölgelerin Müslümanlar taraf›ndan ele geçirilmesi ve buralar›n yo¤un bir mücadeleye ra¤men bir türlü geri al›namamas›,
onlar aras›nda yeni bir anlay›fl›n ortaya ç›kmas›na yol açm›flt›r. Buna göre
Müslümanlar› yenmenin en etkili yöntemi, onlar›n dil ve kültürlerini tan›d›ktan sonra onlar› içten y›kmaktan, yani misyonerlik hareketlerinden geçmekteydi. Hele bu amaçlar›na on dokuzuncu as›rdaki sömürge faaliyetleri de eklenince oryantalist çal›flmalar bir hayli art›fl göstermifltir.7
Sömürgecilik, yani emperyalizm, özellikle on dokuzuncu asr›n ikinci yar›s›ndan itibaren Bat›l›’n›n Do¤u hakk›ndaki flartlanm›fll›¤›na sebep olan en
belirgin faktördü.8 Ancak baz› Bat›l› araflt›rmac›lara göre, özellikle son dönem
oryantalistlerinin öncelikli hedefi ‹slâm karfl›tl›¤› de¤ildi. Onlar, as›l amaçlar›n›n, tarihsel yöntemlerden yola ç›karak geleneksel Müslüman düflüncesinden kaynaklanan ve kendi d›fl›ndakileri de buna göre de¤erlendiren anlay›fl›
elefltirmek oldu¤unu ifade ederler.9
Baflta Goldziher olmak üzere Yahudiler de, II. Dünya Savafl›’na kadar geçen süreç içerisinde bu çal›flmalara bir hayli ilgi göstermifllerdi. Bu dönemdeki yo¤un çal›flmalar›n en önemli saiki, Oryantalizmin kolanyalizmle iflbirli¤ine girmesi ve sömürgecilikle birlikte yürümesiydi. II. Dünya Savafl›’ndan
1980’lere kadar geçen dönemde, kolonilerde sömürge karfl›t› faaliyetler bafllam›flt›. Bu faaliyetlerin ard›ndan oluflan ulus-devletler, Oryantalist çal›flmalar›n yeni u¤rafl›s› olmufltu. Art›k onlar, yeni ba¤›ms›zl›¤›n› kazanan devletlerin modernizasyonu gibi konular üzerinde kafa yormaya bafllad›lar. Ancak
1980’lerden itibaren ‹slâm’›n tekrar yükselifle geçmesi, oryantalistlerin siyasallaflmas›na neden oldu. Bernard Lewis, bu süreçte geçifli sa¤layanlar›n bafl›nda gelmektedir. Onun bafl›n› çekti¤i yeni flarkiyatç›lar, ‹slâm medeniyeti-
6
7
8
9
Ziyau’l-Hasan Farukî, “Sir Hamilton Alexander Roskeeen Bibb”, Oryantalistler ve ‹slâmiyatç›lar, (ed. Asaf Hüseyin-Robert Olson-Cemil Kurefli), (trc. Bedirhan Muhib), 114.
Mesela bkz. Zakzûk, Oryantalizm, 1.
Maximo Rodinson, “Oryantalizmin Do¤uflu”, (trc. A. Turan Yüksel), Marife, y›l: 2, say›: 3, K›fl
2002, 181.
Mesela bkz. Montgomery Watt, ‹slâmî Hareketler ve Modernlik, (trc. Turan Koç), ‹stanbul 1977,
ss. 334-335.
Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed
165
nin kökleri üzerinde durmaktan ziyade, do¤rudan Müslüman topluluklar›n
sosyal ve siyasal dinamiklerini incelemeyi tercih etmektedirler.10
Oryantalizmin son dönemlerde tekrar geliflmesindeki di¤er bir faktör,
Amerika Birleflik Devletleri’nin tavr›ndan kaynaklanmaktad›r. Amerika, teknolojide Sovyetler Birli¤i’nin gerisinde kalaca¤› korkusuyla 1958 y›l›ndan itibaren bilimsel ve teknolojik yat›r›mlara önemli bir pay ay›rd›. Bu durum, ‹ngiltere gibi Bat› devletlerinde gittikçe gerileyen Do¤u araflt›rmalar› merkezlerinin fonksiyonlar›n›n Amerika’daki merkezler taraf›ndan üstlenilmesini sa¤lad›. Bernard Lewis gibi oryantalistler, Amerika’ya tafl›narak çal›flmalar›n›
orada devam ettirdiler.11
Oryantalizmin yukar›da ifade edilen baz› menfi niyetlerle teflekkül etti¤i
anlafl›lmakla birlikte, onlar›n ‹slâm klâsiklerinin tahkik edilerek neflredilmesi konusunda önemli çal›flmalar yapt›¤› kabul edilmelidir. Bat›’da flarkiyat
alan›nda faaliyet gösteren hala daha pek çok araflt›rma merkezi bulunmaktad›r. Hangi amaçla olursa olsun, onlar›n ‹slâm’›n temel kaynaklar›n› Londra ve Paris gibi merkezlerin kütüphanelerine tafl›malar› bir aç›dan tarihi eser
kaçakç›l›¤› olarak kabul edilse de, di¤er taraftan bunlara gereken ehemmiyeti gösterip saklamalar› ise takdire flayand›r. Erken dönem Müslüman yazarlara ait pek çok kitaba onlar›n bu çal›flmalar› sayesinde ulafl›lmaktad›r. Onlar›n de¤erlendirme ve tahlil metotlar›, tahkik kurallar›, el yazma eserlerini
okuma biçimleri kullan›lmaktad›r.
Oryantalistlerin, yirminci asr›n ortalar›na kadar Do¤u ile ilgili yaklafl›k
altm›fl bin eser yazd›¤› tahmin edilmektedir. ‹slâm araflt›rmalar› alan›nda
herkesin müracaat etti¤i Arap Edebiyat Tarihi Alman müsteflrik Brockelmann (ö. 1956) taraf›ndan yaz›lm›flt›r. Yine ilk ‹slâm ansiklopedisini çok kapsaml› bir flekilde tamamlayan ve yay›nlayan Bat›l› müsteflriklerdir. Ayr›ca
Hallâc-› Mansur ile ilgili meflhur çal›flmas›yla tan›nan Louis Massignon, ‹slâm düflüncesinin teflekkülü üzerinde pek çok eser veren Goldziher, J. Van
Ess, Welhausen, Madelung, Marshall Hodgson ve Montgomery Watt gibi kendi alanlar›nda zor afl›labilen di¤er önemli Bat›l› bilginler de olmufltur.
Baz› Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed
Ortaça¤ H›ristiyan yazarlar›, yani ilk oryantalistler, Haçl› savafllar›nda
Müslümanlar› karalamak amac›yla ‹slâm ve onun peygamberi Hz. Muham-
10 Davuto¤lu, “Bat›’daki ‹slâm Çal›flmalar› Üzerine”, 28.
11 Süleyman S. Nyang – Samir Abed, “Bernard Lewis ve ‹slâmî Araflt›rmalar›: Bir De¤erlendirme”,
Oryantalistler ve ‹slâmiyatç›lar, (ed. Asaf Hüseyin-Robert Olson-Cemil Kurefli), (trc. Bedirhan
Muhib), 212.
166
‹SLÂMÎ ‹L‹MLER DERG‹S‹
med hakk›nda iftira ve kötülemeyi esas alan bir yaklafl›m benimsemifllerdi.
Hz. Muhammed’i Mekke’nin putlar›ndan biri, bir kabilenin tanr›s› veya fleytan›n cisimleflmifl flekli olarak tan›tt›lar. “The Song of Rolang” gibi dönemin
Bat› dünyas›nda meflhur olan baz› hikâyelerde, Müslümanlar›n Tervagan,
Muhammed ve Apollo ad›nda üç ilaha tapt›klar› ileri sürüldü. Hz. Muhammed’in de, geometri, dilbilgisi, mant›k, aritmetik alanlar›nda çok güçlü bir
bilgin, ayn› zamanda etkili bir hatip ve tart›flt›¤› kiflileri çok kolay etkileyebilen biri oldu¤unu iddia ettiler. Onun bilimsel üstünlü¤ü yan›nda, büyülü bilgileri ve baz› harikuladelikleri sayesinde insanlar›n gözlerini boyad›¤›n› bile
söyleyebiliyorlard›. Yine onlara göre Hz. Muhammed, flehvet düflkünü oldu¤undan dolay› pek çok evlilik yapt›. Efli Hatice’nin de, onunla evlenmeden önce flato, flehir ve köylere sahip bir baron gibi çok zengin oldu¤undan, Hz. Muhammed’in onun yan›nda çal›flt›¤›ndan söz edildi.12
‹lk oryantalistler aras›nda bu tür iddialar›n gündeme gelmesinde, Bizans
polemi¤inin etkisinden kaynaklanan ve tamamen bilgisizlik içeren olumsuz
tart›flmalar›n büyük etkisi oldu. Burada amaç, Hz. Muhammed’in bir peygamber olmad›¤›n› ispat etmekti. H›ristiyan topraklar› olan Sicilya ve ‹spanya’n›n Müslümanlar taraf›ndan fethi, bu iliflki ve mesnetsiz ithamlar›n daha
da artmas›na sebep oldu. Daha sonra da Osmanl› Devleti’nin Do¤u Avrupa’y›
fethetmesi, Bat›l›lar› büyük bir korku sarmas›na ve bir süre yat›fl›r gözüken
karalamalar›n tekrar atefllenmesine yol açt›, ‹slâm hakk›ndaki olumsuz ifadeler tekrar artmaya bafllad›.
Yukar›da ifade etti¤imiz ilk dönem oryantalistlerinin kaba ve genellikle
redde ve hakarete kadar varabilen sözde bilimsel çal›flmalar›, on yedi ve özellikle on sekizinci as›rdan itibaren yerini daha sempatik, bilimsel ve objektif
araflt›rmalara b›rakm›flt›r. Bunun bafll›ca sebebinin, söz konusu eski çal›flmalara yönelik bilimsel kayg›lar tafl›yan bir tepkiden kaynakland›¤›n› söyleyebiliriz. Yeni oryantalist çal›flmalarda bilimsel çerçeveyi aflacak birtak›m
sübjektif de¤erlendirmelerin fazlaca olmad›¤› görülse de, hâlâ baz› menfi yaklafl›mlar›n ifade edilmeye devam etti¤i anlafl›lmaktad›r.
Oryantalistlerin ‹slâm’la ilgili devam eden olumsuz tutumlar›n›n bafl›nda,
bu dinin kendi d›fl›ndaki di¤er dinî ve kültürel kaynaklardan ne kadar etkilendi¤i konusu gelmektedir.13 Onlar, Kur’an’›n ilâhi bir kitap oldu¤una inan-
12 Zakzûk, Oryantalizm, 12; Roger Arnaldez, “Frans›z Kültüründe Muhammed Peygamber’in Tasviri”, Uluslar aras› Birinci ‹slâm Araflt›rmalar› Sempozyumu, ‹zmir 1985, ss. 62-63; Asaf
Hüseyin, “Oryantalizm’in ‹deolojisi, Oryantalistler ve ‹slâmiyatç›lar, (ed. Asaf Hüseyin-Robert
Olson-Cemil Kurefli), (trc. Bedirhan Muhib), ss. 15-17.
13 Gordon E. Pruett, “‹slâm ve Oryantalizm”, Oryantalistler ve ‹slâmiyatç›lar, (ed. Asaf HüseyinRobert Olson-Cemil Kurefli), (trc. Bedirhan Muhib), 72.
Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed
167
mad›klar› için ona farkl› kaynaklar aram›fllard›r.14 ‹slâm’›n Musevilik ve H›ristiyanl›¤›n farkl› bir türevi oldu¤unu iddia eden söz konusu yazarlara göre,
bu kitabî birikimin oluflmas›ndaki en büyük katk›, Hz. Muhammed’in seyahatleriyle sa¤lanm›flt›r. Bu görüfllerini desteklemek için, onun, gençli¤inde
amcas›yla birlikte yapt›¤› ticari yolculuklar ve buralarda H›ristiyan keflifllerle
görüflmeleri veya baz›lar›na göre Mekke’de baz› keflifllerle olan diyalo¤u gibi
iddialar gündeme getirilmifltir.
H›ristiyan yazarlar› aras›nda Müslümanlara yönelik kat› tutumun yan›nda, söz konusu anlay›fla göre biraz daha tutarl›, ‹slâm dinini tabiat, t›p ve felsefi ilimlerin befli¤i olarak gören ve Hz. Muhammed’in kiflili¤i ve kariyerine
yönelik övücü ifadeler kullanan di¤er bir e¤ilim olmas›nda Kilisenin büyük
etkisi olmufltur. Onlar, Hz. Muhammed’i, güçlü bir iman ve baflar›n›n, onun
ashab›n› da sadakatin timsali olarak gösterip, Kilise’nin vazetti¤i dini dolayl›
yoldan elefltirdiler. Bu anlay›fllar›n›n sonucu olarak, Hz. Muhammed’i fleytan
olarak tan›tan ithamlardan uzak durmaya çal›flt›lar. ‹slâm’a karfl› yarg›lay›c›
olmaktan ziyade, tahlil edip anlamaya gayret ettiler.15
Mesela Richard Simon, 1684 tarihinde tamamlad›¤› Do¤u Milletlerinin
Gelenek ve ‹nançlar›n›n Tenkitli Tarihi adl› çal›flmas›nda, Müslüman bir âlimin eserini esas alarak ‹slâm ve onun peygamberi hakk›nda ölçülü ve hatta
takdir edici de¤erlendirmelerde bulunur. Yine benzer flekilde Pierre Bayle de,
1697 y›l›nda yay›nlanan Tarihî ve Tenkidi sözlü¤ünde, Hz. Muhammed’in hayat› ve kiflili¤i hakk›nda hem güzel bir üslup kullan›r, hem de müspet yorumlar yapar. Do¤u dilleri üzerinde çal›flan Hadrian Reland ise, 1705 y›l›nda yay›nlad›¤› fakat Katolik kilisesince okunmas› yasaklanan “ed-Diyanetü’l-Muhammediyye” isimli eseriyle, ‹slâm ve Hz. Muhammed hakk›nda Bat›’da o ana
kadar üretilen menfi düflünceleri düzeltme yoluna gider.16
Montesqieu, Kanunlar›n Ruhu adl› eserinde, Hz. Muhammed’in her fleyden önce bir hukukçu, yani kanun koyucu oldu¤unu ifade eder. Hz. Peygamberin koydu¤u kurallar›n, dönemin Arabistan flartlar› göz önünde bulunduruldu¤unda pek ço¤unun yerinde normlar oldu¤u kanaatini belirtir. ‹lk Alman oryantalistlerinden olan J.J. Reiske (ö. 1774), Latince olarak kaleme ald›¤› bir kitab›nda, Hz. Muhammed’e yönelik yalanc›l›k ve sapk›nl›k iddialar›-
14 Goldziher, H. Gibb, M. Watt, R. Blachere, C. Huoart, P. Ed. Power, C. Tisdal, H. Lammens ve
D. S›dersky gibi müsteflriklerin Kur’an hakk›ndaki görüflleri için bkz. Selahattin Sönmezsoy,
Kur’an ve Oryantalistler, Ankara 1998, ss. 80-86.
15 Albert Hourani, Bat› Düflüncesinde ‹slâm, ss. 34-35.
16 Zakzûk, Oryantalizm, 22; Roger Arnaldez, “Frans›z Kültüründe Muhammed Peygamber’in Tasviri”, ss. 70.
168
‹SLÂMÎ ‹L‹MLER DERG‹S‹
n› fliddetle reddeder. XVIII. as›r filozoflar›ndan Voltaire, Hz. Muhammed’in
peygamberli¤ini ve ayn› zamanda ümmî biri oldu¤unu reddetmekle birlikte
“cinsi zevkleri teflvik etti¤inden dolay› büyük baflar›lar elde etti” fleklinde ona
yönelik saçma ve peflin hükümlere fliddetle karfl› ç›kar. Lamartine de, Hz.
Peygamber’in sade yaflant›s›, az yemesi ve ço¤u gününü oruçla geçirmesi,
lükse olan karfl›tl›¤›, gelirini yoksullarla paylaflmas›, mütevazili¤i ve tüm müminlere karfl› engin muhabbetini övücü ifadelerle anlat›r. Ona göre Hz. Muhammed, Musa, Davud, Konfüçyüs, Sezar, Dante gibi di¤er baz› dahi peygamber ve insanlar gibi Allah’tan ilham alm›flt›r.17
Bununla birlikte yukar›da baz›lar›n›n ad›n› zikretti¤imiz oryantalistlerin
bu yaklafl›mlar›, Bat›l›lar›n zihnindeki ‹slâm ve Hz. Muhammed hakk›ndaki
kötü imaj› y›kmaya yetmemifltir. Kilisenin ba¤nazca yaklafl›m› ve politik baz›
kayg›lar kitleleri etkilemeye devam etmifltir. Richard Bell, Kur’an’a Girifl isimli kitab›nda, Hz. Muhammed’in Kur’an’› yazarken k›ssalarla ilgili bölümlerde
özellikle Tevrat’a dayand›¤›n› ileri sürmüfltür.18
Kur’an’›n asl›na uygun ilk Latince tercümesini yapan George Sale (ö.
1736), Hz. Muhammed’in çok özel yeteneklerle donat›lm›fl oldu¤unu kabul etmekle birlikte, onun Allah taraf›ndan gönderilmifl bir peygamber oldu¤unu
reddeder. Ona göre Hz. Muhammed, bu ola¤anüstü özelliklerini kendi bireysel ç›karlar› u¤runda kullanm›flt›r. Hz. Peygamber’in varl›¤›n› da, kendi H›ristiyan inançlar›n›n gereklerini yerine getirmemelerinden dolay› Tanr›’n›n Kiliseye bir cezas› olarak görmüfltür.19
On sekizinci as›rda bafllayan yeni oryantalist yaklafl›m, uzun süre daha
devam etmifltir. Özellikle on dokuzuncu asr›n ikinci yar›s›ndan itibaren Hz.
Muhammed’le ilgili pek çok kitap yaz›lm›flt›r. Muir’in The Life of Mohamet,
Sprengler’in Das Leben und die Lehre des Muhammed, Wellhausen’in Muhammed in Medina, Krehl’in Das Leben des Muhammed, Grimme’in Mohammed, Buhl’un Muhammed, Margoliouth’un Mohammed and the Rise of Islam,
Caetani’nin Anholi dell’ Islam (‹slâm Tarihi, çev. Hüseyin Cahit), Tor Andrae’nin Mohammed, The Man and His Faith, Blachere’nin Le Probleme de Mohamet, Montgomery Watt Muhammad at Medina, Muhammad at Mecca (Hz.
Muhammed Mekke’de, çev. R. Ayas – A. Yüksel) gibi çal›flmalar bunlar ara-
17 Zakzûk, Oryantalizm, ss. 22-26, 77; Roger Arnaldez, “Frans›z Kültüründe Muhammed Peygamber’in Tasviri”, ss. 62-70.
18 Zakzûk, Oryantalizm, 22; Roger Arnaldez, “Frans›z Kültüründe Muhammed Peygamber’in Tasviri”, 70.
19 G. Sale, The Koran, Londra 1734, Girifl bölümü, 38; Albert Hourani, Bat› Düflüncesinde ‹slâm,
32.
Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed
169
s›nda en önemlilerindendir. Ço¤u Müslüman yazara göre bu eserlerin temel
amac›, ‹slâm’›n Arap adet ve geleneklerini ödünç alman›n yan›nda, onun Musevilik ve H›ristiyanl›ktan türetildi¤ini ortaya koymakt›.20
XX. as›r ise, oryantalistler aç›s›ndan bir anlama ve yorumlama dönemi
olarak biçimlenmifltir.21 Bu yüzy›lda yaflay›p da ilk flarkiyatç›lara benzer baz› oryantalistlerin en fazla öne ç›kan ortak hedeflerinden biri, Yahudi ise
Kur’an’›n Yahudi gelene¤inden, H›ristiyanlar ise kendi kültürlerinden türetildi¤ini ispat etmekti. Onlardan baz›lar›, daha da ileri giderek Kur’an’› daha
anlaml› hale getirmek için yeniden düzenleme aray›fl›na bile girmifllerdir.
Hatta onlar, Hz. Muhammed’in Yahudilik ve H›ristiyanl›k’tan neleri ne kadar
ald›¤› ve hangilerini ne flekilde de¤ifltirdi¤i gibi konularla ilgili pek çok çal›flma yapm›fllard›r.22
Bu anlay›fl› savunan oryantalistler, Kur’an’›n Hz. Muhammed taraf›ndan
yaz›ld›¤›n› gösterebilmek için önce onun kesinlikle Arapça’y› hem okuyup
hem de yazd›¤›n›, hatta ‹branice ve Aramice’yi de, okuyacak seviyede de olsa
bildi¤ini ileri sürmüflledir. Yani onlara göre Hz. Muhammed’in ümmî olmas›
söz konusu de¤ildir.
Wansbrough’un bafl›n› çekti¤i daha afl›r› oryantalist bir gruba göre,
Kur’an’›n günümüzdeki flekliyle tamamlanmas›, hicri ikinci asr›n sonlar›na
denk gelmektedir. Onlar, Kur’an’›n Hz. Osman döneminde ço¤alt›lmas›yla ilgili rivayetlerin tamamen sonradan uydurulmufl oldu¤unu iddia etmektedirler.23
J. W. Stobard, Robert Bell ve Maxime Rodinson gibi oryantalistler ise, daha farkl› bir tutum tak›narak, bir dahi flair olan Hz. Muhammed’in bilinçalt›ndaki fliirsel birikiminin, Kur’an’› ortaya ç›kard›¤›n› ileri sürmüfllerdir.24 Rodinson’a göre Hz. Muhammed, kiflisel ve psikolojik baz› özellikleri dolay›s›yla, dönemini ve içerisinde yaflad›¤› ortam›n ihtiyaçlar›n› da aflan bir ideoloji oluflturma ve yayma baflar›s›n› gösterebilmifltir. Dahas› o, Hz. Muhammed’in ç›k›fl›n›n, benzeri koflullarda oluflan tiplere oldukça benzedi¤ini ileri sürmüfltür.25
20 Mesela bkz. Asaf Hüseyin, “Oryantalizm’in ‹deolojisi, ss. 25-26.
21 Ahmet Kavas, “Geçmiflten Günümüze Frans›z fiarkiyatç›l›¤› ve Kurumlar›”, Bat›’da ‹slâm Çal›flmalar› Sempozyumu, Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› Yay›nlar›, Ankara 2003, 109.
22 Ayr›nt›l› bilgi için bkz. ‹smail Albayrak, “Bat›’da Son Dönem Kur’an Çal›flmalar›na Genel Bir
Bak›fl”, Bat›’da ‹slâm Çal›flmalar› Sempozyumu, Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› Yay›nlar›, Ankara
2003, ss. 170-179.
23 Bkz. ‹smail Albayrak, “Bat›’da Son Dönem Kur’an Çal›flmalar›na Genel Bir Bak›fl”, ss. 171, 175180.
24 Asaf Hüseyin, “Oryantalizm’in ‹deolojisi”, 26.
25 Maxime Rodinson, “A Critical Survey of Modern Studies on Muhammed”, Merlin L. Swartz,
Studies on Islam, Oxford Un. Pres, 1981, ss. 50-51; Gordon E. Pruett, “‹slâm ve Oryantalizm”, 77.
170
‹SLÂMÎ ‹L‹MLER DERG‹S‹
Oryantalistlerin yukar›da k›smen iflaret edilen bu iddialar›n›n temelinde,
yanl›fl ilâhi kitap alg›lamalar›n›n yatt›¤›n› söyleyebiliriz. Çünkü Bat›l› yazarlar›n önemli bir k›sm›, ‹slâmî bir gelenek ve bak›fla sahip olmad›klar› için
Kur’an’› Allah’›n ezeli bir kelâm› de¤il, Hz. Muhammed’in bir eseri olarak görmüfllerdir. Kifliyi de eserine göre de¤erlendirdikleri için onu tamam›yla
Kur’an’da anlat›lanlar›n anlam ve geçerlili¤i üzerine üretilen fikirlere uygun
tasvir etmifllerdir.26
Oryantalistlerin bu olumsuz tutumlar›n›n yan›nda, aralar›nda baz› müspet görüfller ortaya koyanlar da olmufltur. Mesela J. Fueck’e göre Hz. Muhammed’in getirdi¤i fleyler içerisinde, döneminin gayr-i Müslim kaynaklar›n›n hiç birinde yer almayan ö¤retiler bulunmaktayd›. O, ‹slâm vahyinin tamamen orijinal oldu¤unu, Musevilik ve H›ristiyanl›kta ise benzer bir anlay›fl›n olmad›¤›n› savunmufltur. Fueck’e göre, Maniheizm’de bu tarz bir ö¤reti olmakla birlikte Hz. Muhammed’in bu dinle bir iliflkisinin oldu¤u saptanamam›flt›r. O, bu ö¤retinin Hz. Muhammed’in tamamen kendi yaratt›¤› bir fikir
oldu¤unu ileri sürmüfltür. Ayr›ca Kur’an’dan yola ç›karak, Hz. Muhammed’in
basit bir hikâye anlat›c›s› veya fikir h›rs›z› oldu¤unun söylenemeyece¤ini
aç›kça ifade etmifltir.27
Bir süre Yunan Katolik Kilisesi’nde rahiplik de yapan Louis Massignon’un,
‹slâm hakk›nda kendine has görüflleri vard›. O, ‹slâm’›n kurtulufl yollar›ndan
biri oldu¤u kanaatindeydi. Ona göre ‹slâm, Hz. ‹smail arac›l›¤›yla ‹brahim’e
ulaflan tevhit zincirinin en somut halkalar›ndan biriydi. ‹slâm ve Hz. Muhammed’in görevi, tanr›n›n varl›¤› ve birli¤ini inkâr eden putperestlere karfl› mücadele etmekti.28
Yukar›da da görüldü¤ü gibi baz› son dönem oryantalistleri, her ne kadar
Müslümanlar›n bak›fl›na uygun bir peygamber portresi ortaya koymam›fllarsa da, Hz. Muhammed’in Allah taraf›ndan görevlendirilmifl, ilâhi misyona sahip biri oldu¤unu aç›k yüreklilikle ifade etmifllerdir. Bunun d›fl›nda, onun
peygamberli¤inden ziyade, büyük bir lider oluflunu öne ç›karanlar da olmufltur. Mesela Sir Hamilton Gibb, Hz. Muhammed’i, her alanda insanl›¤a huzur
ve mutluluk sunan ve bu anlamda vahye mazhar bir peygamber olarak görmek yerine, ona askeri bir deha ve vatan›n› seven bir lider ve da¤›n›k haldeki Arap kabilelerini bir araya getirmeyi baflaran devlet adam› olarak bakm›flt›r.29 Gibb’e göre Hz. Muhammed’in zihnindeki tek tanr› inanc›, kendinden
26 Roger Arnaldez, “Frans›z Kültüründe Muhammed Peygamber’in Tasviri”, Uluslararas› Birinci
‹slâm Araflt›rmalar› Sempozyumu, ‹zmir 1985, 62.
27 J. Fueck, “The Originality of The Arabian Prophet”, 97; Gordon E. Pruett, “‹slâm ve Oryantalizm”, 79.
28 Albert Hourani, Bat› Düflüncesinde ‹slâm, ss. 71-72.
29 Ziyaul Hasan Farukî, “Sir Hamilton Alexander Roskeeen Bibb”, ss. 118-119.
Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed
171
önceki peygamberlerin tekrar edip yeniledi¤i bir anlay›fl›n devam›yd›. Hz. ‹brahim bu peygamberlerin birincisi, Hz. Muhammed de sonuncusudur.30
Kur’an ise, Hz. Muhammed ve onun takipçilerinin do¤rudan vahyedildi¤ine
inand›klar› söz ve ifadelerin bir kayd›d›r. Gibb, Hz. Muhammed’in yaflam›n›n
gençlik y›llar›yla ilgili anlat›lanlar›n, normal insanlar›n hayatlar›ndan farkl›
olmad›¤›n› söyler. Do¤umu, gençli¤i, ticaretle u¤raflmas›, Hz. Hatice ile evlenip çocuk sahibi olmas› gibi meselelerin hiç biri, onun gelecekte büyük bir
insan olaca¤›na dair bir iflaret tafl›mamaktad›r. Hz. Muhammed’in dindarl›¤›yla ilgili anlat›lan hikâyelerin ise, ciddiye al›nmamas› gereken konular oldu¤unu iddia eder.31
Gibb’in Hz. Muhammed hakk›nda ileri sürdü¤ü görüfllerin benzeri, dönemin di¤er pek çok flarkiyatç›s› taraf›ndan da savunulmufltur. Arthur Jeffery
(ö. 1959), eski oryantalistlerin Hz. Muhammed hakk›ndaki hasta, cinlenmifl
ve saral› gibi iddialar› elefltirmifltir. Ancak o da, Hz. Muhammed’in büyük bir
din reformisti oldu¤unu ifade etmekle birlikte as›l vurguyu onun devlet adaml›¤› yönüne yaparak de¤erlendirme yoluna gitmifltir. Jeffery, Hz. Muhammed’in baflta Do¤u Roma olmak üzere eski medeniyetlerin dinlerinden etkilenerek Araplar› bu yönde e¤itmeye çal›flt›¤›n› iddia etmifltir. Hz. Muhammed’in
peygamberlikten önceki yaflant›s›yla ilgili anlat›lanlar›n ise, Hz. ‹sa ve Buda’ya benzetilmeye çal›fl›larak oluflturulmufl birer efsaneden ibaret oldu¤unu
ileri sürmüfltür. Ona göre, Hz. Peygamber’in putlara hiç tapmad›¤›, flirke asla bulaflmad›¤› ve sürekli ilahi gözetim alt›nda tutuldu¤u gibi konular, sonradan ortaya at›lm›fl olup gerçeklikle pek alakas› yoktur. Dahas›, bir devlet adam› ve bir din reformisti olan Hz. Muhammed’in Varaka b. Nevfel ile görüflme
olay›, onun “esinlenmeden” vahye geçiflinin bir aflamas›yd›. O, Hz. Muhammed’in vahiy düflüncesinin Ehl-i Kitap’la iliflki kurmas›ndan sonra olufltu¤unu ifade etmifltir. Ayr›ca Ehl-i Kitap ile Medine’de sonradan kurdu¤u iliflki sonucu Kitab-› Mukaddes gelene¤inden etkilenerek Kur’an’›n teknik ve terminolojisini bu flekilde oluflturdu¤unu ve temel ‹slâmî doktrinleri de buna göre belirledi¤ini iddia etmifltir. Ona göre Hz. Muhammed, kabul görece¤i düflüncesiyle ilk olarak Ehl-i Kitap’a yönelmifl, ancak onlar taraf›ndan reddedilmifltir.
Bunun üzerine Tevrat ve ‹ncil’in tahrif edilmifl oldu¤unu iddia ederek, Hz. ‹brahim’in dininin devam› oldu¤unu söylemeye bafllad›¤›n› ileri sürmüfltür.32
Ayn› flekilde, onlar› takip eden bir di¤er oryantalist Alfred Guillaume (ö.
1965), Hz. Muhammed’in bir peygamber oldu¤unu kabul etmekle birlikte, ‹s30 H.A.R. Gibb, Mohammedanism: An Historical Survey, New American Survey 1953, ss. 22-23.
31 Gibb, Mohammedanism, 24.
32 Daha genifl bilgi için bkz. Mesut Okumufl, “Jeffery ve Kur’an Çal›flmalar›ndaki Yeri”, Oryantalistlerin Gözüyle ‹slâm, (ed. Ahmet Yücel), ‹stanbul 2003, ss. 87-90.
172
‹SLÂMÎ ‹L‹MLER DERG‹S‹
lâm inanç ve ö¤retilerinin Yahudi ve H›ristiyan kaynakl› oldu¤unu iddia etmifltir. Ona göre tüm ilahi kitaplar gibi Kur’an’›n lafz› da, peygamberi taraf›ndan tertip edilmifltir. Yani Allah, Hz. Muhammed’e ilham etmifl, o da düzenleyerek kâtiplerine yazd›rm›flt›r. Guillaume, Kur’an’›n dilinin Hz. Muhammed’in çok özel yeteneklerle donat›lm›fl konuflma üslubunu yans›tmas›n›n
bu sebepten kaynakland›¤›n› ileri sürmüfltür.33
‹slâm üzerinde çal›flm›fl son dönem birkaç Bat›l› bilim adam›n›n Hz. Muhammed’le ilgili görüflleri bu flekilde özetlendikten sonra, oryantalizmin geldi¤i flu anki seviyeyi görmek aç›s›ndan en iyi takip edilmesi gereken bilginlerden biri olan Montgomery Watt’a de¤inmemek büyük eksiklik olur. Watt’›n,
flarkiyatç›l›¤›n hem olumlu çehresini ve hem de geldi¤i son noktay› temsil etti¤ini söyleyebiliriz. Onun ‹slâm düflüncesinin anlafl›lmas›yla ilgili yapt›¤›
katk› pek az Müslüman alime nasip olmufltur. ‹slâm Düflüncesinin Teflekkül
Devri34 ismiyle Türkçe’ye çevrilen kitab›, hala ‹slâm ilimlerinde müracaat edilen en temel eserlerdendir.
Watt, ‹slâm’› ‹brahimî tevhit anlay›fl›n›n devam›n› temsil eden ve insanl›¤›n kurtuluflunu hedef alan bir din olarak görmüfltür. Ona göre, insanlara dini ve ahlaki bir hakikat sunmak isteyen Kur’an, büyük bir peygamber ve lider olan Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla gönderilmifltir.35
Watt, Hz. Muhammed’e gelen mesaj›n ilâhi oldu¤unu kabul etmekle birlikte, bu mesaj›n, di¤er ilâhi kitaplarda da oldu¤u gibi insani bir boyutun bulundu¤unu söylemektedir. Ona göre ‹slâm’›n kendine özgü bir konumu olmakla birlikte, hem nüzulünde hem de teflekkül sürecinde di¤er din ve hareketlerden etkilenmifltir.36
Montgomery Watt’›n ‹slâm ve Hz. Muhammed hakk›ndaki düflüncesinde
en son geldi¤i nokta, onun 1995 y›l›nda yay›mlanan makalesinde görülebilir.
O, ‹slâm’› baz› H›ristiyan ö¤retilerine bir meydan okuma olarak alg›lamaktad›r. Kur’an’›n Hz. Muhammed taraf›ndan üretildi¤i iddialar›n› kesin bir flekilde reddetmektedir. Watt’a göre Hz. Muhammed de, di¤er Eski Ahit peygamberleri gibi Tanr›n›n vahyini getirmekle görevliydi. Kendisi, Tevrat ve ‹ncil’in
teolojik prestijlerini sarsabilece¤i gerekçesiyle önceleri Hz. Muhammed’in
33 Ahmet Yücel, “Guillaume’un Müslümanlar›n Hadis Tenkidi ‹le ‹lgili Görüflleri”, Oryantalistlerin
Gözüyle ‹slâm, (ed. Ahmet Yücel), ‹stanbul 2003, 140.
34 Montgomery Watt, ‹slâm Düflüncesinin Teflekkül Devri, (trc. E. Ruhi F›¤lal›), Birleflik Yay›nc›l›k,
‹stanbul.
35 Watt, ‹slâmî Hareketler ve Modernlik, ss. 178-179.
36 Watt, ‹slâmî Hareketler ve Modernlik, ss. 133-134.
Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed
173
peygamber oldu¤u gerçe¤ini söylemekten çekindi¤ini itiraf etmektedir. Çünkü ona göre bunu söylemek, Kur’an’›n nihai do¤rular› içeren yegane kutsal
kitap oldu¤u anlam›na gelmektedir.37
Watt, do¤al olarak, “Hz. Muhammed’in Tevrat malzemeleri üzerinde çal›flarak Kur’an’› yazd›” fleklindeki eski H›ristiyan alimlerinin iddialar›na ise kat›lmamaktad›r. O, bu tür iddialar›n, ilâhi kitaplar hakk›ndaki bilgisizliklerinden kaynakland›¤›n› ifade etmektedir. Bu tür fikirleri ortaya atanlar›n dikkatlerini, Ku’an ve Tevrat’ta vazedilen temel inançlar›n çok farkl› olmas›na çekmektedir. Kur’an’da ‹brahim’in tanr›s›n›n çok sa¤lam bilgisi oldu¤u gerçe¤i,
Watt’a göre Hz. Muhammed’e Allah taraf›ndan ilham edildi¤inin bir delilidir.
O, ilk havarilerin Hz. ‹sa’y› bir insan olarak gördüklerini ve bu hususun H›ristiyan inanc›n›n daha sonraki baz› formülasyonlar›nda da izlenebilece¤ini
ifade etmektedir.38
Montgomery Watt’›n Hz. Muhammed ve Kur’an’›n kayna¤›yla ilgili yaklafl›m›, tüm olumlu yönlerine ra¤men, tarihsel, toplumsal ve antropolojik bak›fl
aç›lardan Bat›’n›n geleneksel indirgemeci tutumunu yans›tt›¤› gerekçesiyle
baz› Müslümanlar taraf›ndan elefltirilmifltir. Dahas›, böyle bir anlay›fl›n,
Müslümanlar›n Hz. Muhammed’e inen vahiyle ilgili tasavvurlar›yla pek fazla
uyuflmad›¤› ileri sürülmüfltür.39 Ancak Watt’›n yukar›da da özetlemeye çal›flt›¤›m›z görüfllerinden yola ç›karak, kendisinin iyi bir H›ristiyan oldu¤unu
söyleyen böyle bir bilim adam›n›n ‹slâm ve Hz. Muhammed hakk›ndaki görüfllerini takdirle karfl›lamamak haks›zl›k olur. Bir Müslüman’›n, ondan daha fazlas›n› beklemeye hakk› olmasa gerektir.
Watt d›fl›nda Kur’an ve Hz. Peygamber hakk›nda görüfl aç›klayan veya ‹slâmî ilimler üzerinde araflt›rma yapan baflka birçok oryantalist bilim adam›
da vard›r. Ancak burada hepsine yer vermek mümkün de¤ildir. Bununla birlikte, son dönem oryantalistleri, konular› ça¤dafl bilimsel metotlar çerçevesinde ele al›p her ne kadar tarafs›z kalmaya çal›flsalar da baz› önyarg›lardan
bir türlü kendilerini kurtaramad›klar› anlafl›lmaktad›r. Bir k›sm›, eserlerinde
Kur’an ve Hz. Muhammed’i övüyor gözükmekle birlikte, baz› konularda ‹slâm’›n temelini sarsacak yorumlar›yla hissiyatlar›n› belli etmektedirler. Hz.
Muhammed’in peygamberli¤inin geçerlili¤i ve Kur’an’›n Allah’›n vahyi olup ol-
37 Montgomery Watt, “Nihaî Vizyon ve Nihaî Hakikat”, (trc. Cafer Sad›k Yaran), Oryantalistlerin
Gözüyle ‹slâm, Ed. Ahmet Yücel, ‹stanbul 2003, 258.
38 Montgomery Watt, “Nihaî Vizyon ve Nihaî Hakikat”, 258.
39 Mesela bkz. M. Sait Reçber, “Watt ve ‹slâm Vahyinin Kayna¤›: Elefltirel Bir Analiz”, Bat›’da ‹slâm Çal›flmalar› Sempozyumu, Diyanet ‹flleri Baflkanl›¤› Yay›nlar›, Ankara 2003, 212.
174
‹SLÂMÎ ‹L‹MLER DERG‹S‹
mad›¤› meselelerinde, bu yöndeki peflin hükümlülükleri fark edilmektedir.40
Di¤er bir k›sm› ise, tamamen bilimsel ölçütler çerçevesinde objektif araflt›rmalar yapma gayreti içindedirler. Bu yönde pek çok eser yazan baz› müsteflriklerin, ‹slâmî konular› ço¤u Müslüman araflt›rmac›dan daha iyi anlad›¤›n›n
da itiraf edilmesi gerekir. Her iki dini de bilmenin sa¤lad›¤› mukayese avantaj›yla önemli tespitlerde bulunabilmektedirler.
Ça¤dafl Oryantalizm ve Kültürler Aras› Uzlaflma
Özellikle son dönem oryantalistlerinin Müslümanlar hakk›nda olumsuz
baz› kanaatlerinin, Bat›l› insandaki ben merkezci anlay›fltan kaynakland›¤›
söylenebilir. Bat›l›lar›n zihninde dünyan›n merkezinin hep Bat› Avrupa ve
Kuzey Amerika, dünyan›n geri kalan›n›n ise, bu ana gövdenin çevresi oldu¤u
fleklinde bir anlay›fl hakimdir. Yine Bat›l› bak›flta kendilerini di¤er insanlardan daha üstün görme oldu¤u için, dünyay› düzenleyen ve kaosu engelleyenin kendileri oldu¤unu, tüm tarihin Bat›’da akt›¤›n› zannederler. ‹slâm medeniyeti ve tarihini ise sanki genel insanl›k tarihi d›fl›nda, hatta özgünlü¤ü olmayan, Yunan’›n taklidi bir medeniyet olarak de¤erlendirirler. Benzer flekilde, binlerce y›ll›k Çin medeniyetini hiç yokmufl gibi görmezlikten gelirler.41
Hatta kendileri d›fl›ndaki insanlar› de¤iflik kimliklerle etiketleme yoluna giderek iki gruba bölerler ve Do¤ulular› gelenekçi, de¤iflmeyen, kendilerini ise de¤iflen ve modern Bat›l› olarak gösterirler. Müslümanlar›n asla bir medeniyet
kurma iddias›nda olmad›klar›n› ileri sürerler. ‹slâm’›, sadece de¤iflmeyen
inanç boyutuyla ele al›p, de¤iflen bir uygarl›¤›n kurucusu olarak hiçbir zaman düflünmezler.42
Bat›n›n bu anlay›fl›n›n temelinde, bilim, sanat, edebiyat, teknoloji vb.
alanlarda gösterdikleri baflar› yatmaktad›r. Halbuki ‹slâm medeniyeti gibi Bat›’dan önce kurulmufl di¤er medeniyetler de vard›r. Gelinen bu seviyede onlar›n baflar›s› asla yads›nmamal›d›r. Ayn› flekilde daha önce Müslümanlar
üzerindeki Yunan ve Fars kültüründen izlerinin de unutulmamas› gerekir.
Bu yüzden günümüzde insanl›¤›n tümünü ilgilendiren pek çok sorun birlikte çözümlenmelidir. Bat›’da yaflanan baz› terör olaylar›na Müslümanlar›n kar›flmas›, karfl›l›¤›nda da karikatür krizi gibi son dönemlerde Hz. Muhammed’e
40 Mesut Okumufl, “Jeffery ve Kur’an Çal›flmalar›ndaki Yeri”, 86.
41 Edward Said’e göre, tüm bilimsel ve gerçekçi yaklafl›mlar›na ra¤men Louis Massignon gibi
yazarlarda, Müslümanlara yönelik indirgeyici bir tarz hâkimdi. Do¤ulu veya ço¤unlu¤u Sami
›rk›ndan gelen Müslümanlar› ça¤dafl insan saymam›fllard›r. Bkz. Edward Said, Oryantalizm,
(trc. Selahattin Ayaz), P›nar Yay›nlar›, 4. Bask›, 420.
42 Hilmi Yavuz, “Oryantalizm Üzerine”, Marife, y›l: 2, say›: 3, K›fl 2002, 54.
Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed
175
yönelik seviyesiz sald›r›lar, as›rlarca bir arada yaflayan ve az çok uzlaflabilmifl bu iki kesimin iliflkisini bozmamal›d›r. “Bat›’n›n kaybolmakta olan kimli¤ini tekrar kazanmak için yeni rakip olarak Müslümanlar› seçmeli” gibi bir
anlay›fl, son derece tehlikeli bir süreci bafllat›r. Bu gidiflat, flüphesiz Müslümanlar ile H›ristiyanlar aras›nda devam etmekte olan kutuplaflmalar› daha
da art›r›r.
‹slâm ve Bat› medeniyetinin birbirinden uzaklaflt›r›lmaya çal›fl›lmas›, karfl›l›kl› yanl›fl anlafl›lmalar› daha da art›racak gibi gözükmektedir. Dünya bar›fl›n›n tek yolu, insanlar›n bir arada ve yak›n durmalar›ndan geçmektedir.
Ayr›flma ve yabanc›laflma, medeniyetler aras› savafllar›n ateflleyicisidir. Hatta Müslümanlar aç›s›ndan düflünüldü¤ünde, dünyadan tecrit edilmifl, kendi
sorunlar›yla bafl bafla kalm›fl bir ‹slâm toplumunda, eski baz› çat›flmalar›n
tekrar gün yüzüne ç›kmas› flafl›lacak fley de¤ildir. Bat› aç›s›ndan düflünüldü¤ünde ise, iki büyük problemle karfl› karfl›ya kal›nmas› muhtemeldir. Birincisi, as›rlar süren iç çat›flma ve gayretleri sonucu elde ettikleri kazan›mlar›n›n kaybedilmesidir. Kendine H›ristiyanl›¤› kimlik edinen Bat›, daha da dindarlafl›p bunun sonucunda, flu an pek ihtimal dahilinde gözükmese bile laikli¤i terk edebilecek duruma gelebilir. ‹ster Katolik isterse Protestan, hangi
mezhebe mensup olursa olsun mevcut H›ristiyan anlay›fl›na uygun bir din
devleti demek, hem Orta Ça¤ Avrupa’s›na hem de eski din ve mezhep savafllar›na tekrar dönüfl anlam›na gelmektedir. Di¤er taraftan, H›ristiyanl›¤›n resmi din veya kimlik edinilmesi, zamanla di¤er din ve kültürlerin d›fllanmas›na
da sebep olacakt›r. Bu durum, insanl›¤›n as›rlar boyu u¤raflarak elde etti¤i
uzlafl› kültürünün yok olmas›na yol açabilecektir.
‹nsanl›¤›n huzurlu bir gelece¤e kavuflmas›n› istiyorsak, bilim ve teknolojinin h›zla artan ezici üstünlü¤ünü dengeleyecek flekilde, dünyan›n zenginli¤ini tüm insanl›¤a yayabilecek yüksek evrensel de¤erler sistemine vurgu yapmam›z gerekmektedir.43 Tüm dinlerde ortak bir flekilde vazedilen evrensel ahlâk kurallar›na riayet, insanl›¤›n gelecekteki huzurunun tek ç›kar yoludur.
Geliflen süreçte, ‹slâm’›n ruhunun yans›t›ld›¤› yeni bir zihniyet tasar›m› yeni
bir motivasyon arac› olabilir. Bu ne salt mistisizme dayal› Do¤u dinlerinin, ne
de sadece bireyin ç›kar›n› ön planda tutan Bat›l› anlay›fl›n baflaraca¤› bir fley
gibi gözükmektedir. Hz. Muhammed’in bizzat yaflayarak insanlara örnek oldu¤u kendi yaflam›, bizlere bu iki uç yönelimi uzlaflt›ran ve duygu ile akl› bir
arada tutan gerçekçi bir hayat felsefesi sunmaktad›r.
Hz. Muhammed’in yaflant›s›n›n, dolay›s›yla Kur’an’›n örnek al›nmas›, oryantalistlerin genel yaklafl›mlar› göz önünde tutuldu¤unda pek çok Bat›l› dü-
43 Bkz. Hasan Onat, Türkiye’de Din Anlay›fl›nda De¤iflim Süreci, Ankara 2003, 148.
176
‹SLÂMÎ ‹L‹MLER DERG‹S‹
flünürün de kabul edebilece¤i bir durumdur. ‹nsanl›¤a gönderilen peygamberler içerisinde hayat› en çok bilinen ve en gerçekçi anlat›lan›n Hz. Muhammed oldu¤u ‹slâm üzerinde çal›flan flarkiyatç›lar taraf›ndan da paylafl›lmaktad›r. Ancak bunun gerçekleflmesinin birinci yolu, uzlafl› kültürüne vurgu
yapmaktan geçmektedir. Yukar›da da görüldü¤ü gibi, hem Müslümanlar hem
de di¤er dinler aras›nda buna inanan ve önem veren pek çok düflünür bulunmaktad›r.
Hz. Muhammed’in merkeze konulmas› baz›lar›nca hemen itirazla karfl›lanabilir. Buna gerekçe olarak da, H›ristiyanl›¤›n bar›fl dini, ‹slâm’›n ise savaflla ortaya ç›km›fl ve yay›lm›fl bir din oldu¤unu ileri sürerler. Halbuki Hz. Muhammed’in hayat›nda yapm›fl oldu¤u savafllar, altm›fl üç y›ll›k ömrünün sadece elli üç gününü kapsam›flt›r. Bu savafllar da, sadece savunmaya dönük
ve zulmü engellemeyi hedef alm›flt›. Bundan dolay› böyle bir itiraz pek gerçekçi kabul edilemez.44
Müslümanlar yukar›da de¤inilen bu meseleleri dikkatle incelemeli ve
daha iyi anlatmal›d›r. Büyük bir medeniyet iddias›nda bulunuluyorsa baz›
fleylerin yeniden sorgulanmas› gerekmektedir. Çünkü uygarl›¤›n temel k›staslar›ndan biri de¤iflimdir. Gruplar aras› iliflkiler, duygusal ve tepkisel olmaktan öteye geçip gerçekçi bir diyalog zemini üzerinde oturtulmal›d›r. Müslümanlar, Hz. Muhammed’e sald›r› yöneltildi¤inde hemen tepki göstermektedir. Fakat onu anlatacak, yöneltilen tepkilere belli bir metot çerçevesinde
cevap verecek incelemeye dayal› araflt›rmalardan yoksundurlar. Oysa ‹slâm
düflüncesinin d›fla dönük ilk savunucular› olan Kelâmc›lar, Hz. Muhammed’in peygamberli¤ini, nübüvvet bahsi içerisinde o günün flartlar›na uygun
olarak sistematik bir üslupla ele ald›klar› bilinmektedir. Fakat ak›lc› temellere dayal› yaklafl›mlar›n zamanla çok geri planda kalmas›, Müslümanlara
yönelik yeni tenkitlere uygun cevaplar›n üretilmesi yönünde ciddi boflluklar
do¤urmufltur. Bir Müslüman’› bile tatmin etmekten uzak ezberlenmifl basmakal›p ifadeler, bu alandaki ihtiyac› gidermekte yetersiz kalmaktad›r. Yine
sadece Müslümanlar›n ilâhi kitap olarak kabul etti¤i Kur’an’la veya Hadis
kitaplar›nda geçen rivayetlerle müsteflriklere cevap vermeye çal›flmak fazla
bir anlam ifade etmese gerektir.
44 Hz. Muhammed’in nas›l bir model olaca¤›yla ilgili mesela bkz. Osman Ayd›nl›, “Hayat›n Anlam›
ve Hz. Muhammed’i Model Almak”, Örnek ‹nsan Hz. Muhammed, (ed. Mehmet Mahfuz Söylemez), Çorum 2006, ss. 101-112; Yaflar Kurt, “Hz. Peygamber’in Örnek Hayat›”, age, ss. 189215; Abdurrahman Özdemir, “Peygamberlik Misyonu, Hz. Peygamber ve Örnek Ahlak›”, age,
217-228; H. ‹brahim fiimflek, “‹mâm-› Rabbânî’nin fiia ve Ehl-i Beyt’e Bak›fl›”, Marife, y›l. 4,
say›: 3, K›fl 2004, ss. 199-210.
Download

Oryantalistlere Göre Hz. Muhammed