HAVA KİRLİLİĞİ VE KONTROLÜ
Yrd. Doç. Dr. Serpil SAVCI
HAVA KALİTESİ
Hava ve Önemi
Hava yaşam ve insan etkinlikleri üzerindeki etkisini de dikkate almak
koşuluyla, belirli bir zamanda atmosferin durumunu belirtir.Çevresel etkilerin
anlık toplamı için hava terimi kullanılır.Çevresel etmenlerin uzun dönemlik
ortalamalarını belirtmek için, meteorolojik terim olan iklim terimi kullanılır.
HAVA KALİTESİ
Hava denilince insan aklına uzun dönem yani iklimsel değişimler değil,
atmosferdeki kısa dönemde olabilecek değişimler gelir.
Günlük kullanımda hava kelimesi gökyüzünün açık olması, bulutluluk, nem,
yağış sıcaklık, görüş ve rüzgar yerine kullanılan bir terimdir.
İklim bilimcilere göre atmosferdeki değişebilen süreçlere bağlı olan hava,
yeryüzünün herhangi bir yerindeki ve herhangi bir andaki atmosferik
olayların bütünüdür.
HAVA KALİTESİ
İnsan etkinliklerinin çok büyük bir
bölümü hava olaylarına bağlıdır
ve ondan etkilenir. Bu nedenle
hava olaylarının kısa süreli
öngörülerinin yapılması insan
yaşamı için önemlidir.
Bir bölgenin iklimi birkaç
saniyeden birkaç haftaya uzanan
bir zaman ölçeğine sahip olan
havadan faklıdır.
Diğer bir deyişle hava ve iklim
arasındaki en önemli ayrım
zamandır. Kısa süreli atmosfer
koşulları ve süreçleri hava olarak
nitelendirilir. Bunların uzun süreli
olanları iklimdeki gibi dönemsel
bir doğaya sahiptir.
HAVA KALİTESİ
Hava bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz,
akışkan bir gaz karışımıdır. Atmosferdeki hava tabakasının
kalınlığı 150 km’dir. Bunun sadece 5 km’si canlıların
yaşamasına elverişlidir. Yeryüzünden uzaklaştıkça hava
tabakasının yoğunluğu azalır.
Hava yaklaşık % 78 azot, % 21 oksijen ve az miktarda
karbondioksit ve çok az miktarda gazlardan meydana gelmiştir.
HAVA KALİTESİ
Atmosferdeki gazların karışımlarından oluşan hava, canlı
organizmaların yaşamında en önemli etmenlerden biridir. Hava
insan ve canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. Bir
insanın günde yaklaşık olarak 2.5 L su, 1.5 kg besin ve 10-20
m3 hava gereksinimi vardır. Açlığa 60 gün, susuzluğa 6 gün
dayanabilen insan havasızlığa ancak 6 dakika dayanabilir.
Hava Kalitesi ve Kirliliği
Hava kalitesi insan ve çevresi üzerine etki eden ve hava kirliliğinin
göstergesi olan çevre havasında bulunan hava kirleticilerinin artan
miktarlarıyla bir ölçüttür.
İnsan hayvan bitki ya da eşyalara zarar verebilecek miktarlarda toz, tütsü,
gaz, sis, koku, duman ya da buharlar gibi dış atmosferde bulunan bir ya da
daha fazla kirletici hava kirliliğine neden olmaktadır.
Hava Kalitesi ve Kirliliği
Hava kirliliği, doğal olaylar, sosyal ve ekonomik etkinlikler
sonucu oluşan sis, duman, toz, buhar,gaz ve aerosol
biçimindeki kirleticilerin havanın doğal bileşimi ve yapısını
olumsuz yönde etkileyerek, insan sağlığına, canlı hayatına ve
ekolojik dengeye zarar verecek miktar, yoğunluk ve sürede
atmosferde bulunması olayıdır.
Hava Kalitesi ve Kirliliği
Hava kirliliği canlıların sağlığını olumsuz yönde
etkileyen ve maddi zararlar meydana getiren havadaki
yabancı maddelerin normalin üzerinde miktar ve
yoğunluğa ulaşmasıdır.
Hava Kalitesi ve Kirliliği
Hava kirliliği, hava da katı, sıvı gaz şeklinde yabancı maddelerin insan
sağlığına, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zarar verecek miktar, yoğunluk
ve sürede atmosferde bulunmasıdır.
İnsanların çeşitli etkinlikleri sonucunda meydana gelen üretim/tüketim
işlemleri sırasında oluşan atıklarla hava kirlenerek yeryüzündeki canlı hayatı
olumsuz yönde etkilenmektedir.
Hava Kalitesi ve Kirliliği
Ülkemizde hava kalitesi yönetimine ilişkin usul
ve esaslar AB çerçeve mevzuatıyla tam uyumlu
olan ‘Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi
Yönetmeliği’ (HKDY) ile belirlenmiştir.
Bu yönetmelik ile temel olarak 13 kirleticiye
ilişkin insan sağlığı ve çevrenin korunabilmesi
için sağlanması gerekli olan limit değerler
belirlenmiştir.
Hava Kalitesi ve Kirliliği
Sonuç olarak AB ülkelerindeki hava
kalitesi değerlerine ulaşılması hedeflenen
bu yönetmelikte 2014 yılına kadar mevcut
hava kalitesi sınır değerlerinin kademeli
olarak azaltılması, 2014 yılından itibaren
de önlem alma yükümlülükleriyle beraber
yine kademeli olarak ana hedefin
yakalanması öngörülmektedir.
Hava Kalitesi ve Kirliliği
Yönetmeliğin (HKDY) öngördüğü sınır değerler
mülga hava kalitesinin korunması
yönetmeliğinde belirtilen sınır değerlerle
karşılaştırıldığında aradaki farkın çok yüksek
olduğu kolayca anlaşılabilmektedir.
Diğer bir deyişle insan sağlığı ve çevresinin
korunabilmesi için ülkemizde hava kalitesi sınır
değerleri her yıl azalmakta, dolayısıyla mevcut
hava kalitesinin iyileştirilmesi için atılması gerekli
adımların önemi her geçen yıl daha da
artmaktadır.
Hava Kalitesi İndeksi
Hava kalitesi indeksi (Air Quality Index-AQI)
belirli bir yerdeki havanın kalitesini tanımlamak
için kullanılan bir ölçüttür.
Hava kalitesi ölçümlerinde gösterge sayısının
yükselmesi artan hava kirliliği yüzdesinin ciddi
sağlık sorunlarına neden olacağını belirtir.
Hava kalitesi indeksi değerleri aşamalara göre
sınıflandırılmıştır.
Her aşama bir renk ile simgelenir. Renkler ve
risk aralıkları ülkeden ülkeye değişir.
Hava Kalitesi İndeksi
Hava durumu gibi hava kalitesi de gün ve saat
saat değişmektedir. Hava kalitesi ve hava kirliliği
hakkında basit bilgilerle halkın bilgilendirilmesi
ve sağlıklarını nasıl koruyacaklarını öğrenmeleri
için hesaplanan hava kalitesi indeksi hava
kalitesinin günlük olarak rapor edilmesi için
kullanılan bir indekstir.
Yaşadığımız bölgenin havasının ne kadar temiz
ya da kirli olduğu ve ne tür sağlık etkilerinin
oluşabileceği konusunda bilgiler verir.
Hava Kalitesi İndeksi
Hava kalitesi indeksi farklı hava kalitesi ile
birlikte, genel halk sağlığı üzerine etkisini, hava
kirliliği seviyesini, sağlıksız seviyeye
yükseldiğinde alınması gereken kademeleri de
belirtir.
Hava kalitesi indeksi 5 temel kirletici için
hesaplanmaktadır. Bunlar partikül maddeler,
karbon monoksit, karbon dioksit, kükürt dioksit,
azot dioksit ve ozondur.
Hava Kalitesi İndeksi
Hava kalitesinin tanımlanmasında aşağıdaki ölçütlerden
yararlanılır:
Sabit kaynaklardan toplam emisyon
Sabit kaynaklardan kükürt dioksit, azot oksit, uçucu organik
bileşik ve partikül emisyonları
Hareketli kaynaklardan toplam emisyon
Hareketli kaynaklardan kükürt dioksit, organik bileşik,
partikül, ağır metal emisyonları
Kentsel hava kalite standartlarının toplam aşımı
İzin verilen maksimum konsantrasyonlara karşılık seçilmiş
kirleticilerin ortam havası konsantrasyonları
Ozon tabakasını bozan maddelerin tüketimi ve dış alımı
Hava Kirliliğini Etkileyen Etmenler
Hava Kirliliğini Etkileyen Başlıca Etmenler:
İklimsel etmeler
Doğal etmenler
Plansız sanayileşme
Çarpık kent dokusu
Kırsal alandan kentlere göç olaylarının
artması
Yeşil alanların azalması
Hava Kirliliğini Etkileyen İklimsel
Etmeler
Sıcaklık
Basınç
Rüzgar
Yağış
Nem
Güneş Işınımı
SICAKLIK
Genellikle sıcaklık ve ısı kavramları
birbirine karıştırılmaktadır.
Sıcaklık, ısı enerjisinin sonucu olan
molekül titreşimlerinin ortama yaptığı etki
olarak tanımlanır.
BASINÇ
Atmosferi oluşturan gazların ağırlıklarının
atmosfer içinde ve altındaki cisimlere yaptığı
etkidir.
Havanın soğuması ile yoğunlaşan havanın
yerçekimi etkisi ile yeryüzüne çökmesi
sonucunda bu havanın altındaki yüzeylere
yaptığı basınca yüksek basınç denir.
Alçak basınç havanın ısınması ile genişleyen
havanın altındaki cisimlere yaptığı basıncın
azalmasıyla oluşan basınçtır.
RÜZGAR
Yatay yönde yer değiştiren hava kütlesinin hareketi
rüzgar olarak adlandırılır. Rüzgarın yönü, hızı (şiddeti)
ve sıklığı (frekansı) olarak üç önemli özelliği vardır.
YAĞIŞ
Havadaki su buharının çeşitli koşullarda
yoğunlaşarak atmosferden düşmesine
yağış adı verilir.
Yağışlar yağmur, kar, dolu olarak düşen
ve çiğ, kırağı ve sis olarak da düşmeyen
hidrometeorlar olarak ikiye ayrılır.
NEM
Atmosferde bulunan su miktarı, atmosferin
nemliliği olarak adlandırılır. 1 m3 hava
içindeki su buharının gram olarak kütlesine
mutlak nem denir. Havanın o anda taşıdığı
nemin aynı sıcaklıkta yüklenebileceği en
yüksek nem miktarına oranına bağıl nem
denir. Bağıl nem % olarak belirtilir.
GÜNEŞ IŞINIMI
Güneşten gelen ışınlar atmosferin içine
girdiği andan itibaren kırılıp, yansıyıp,
yutulur, yön ve şekil değiştirirler.
Güneşten doğrudan doğruya gelen ve
yayılan ışınların tamamına toplam güneş
ışınımı adı verilir.
Güneşten gelen yeryüzü tarafından tutulan
ve daha sonra yayılan ışınımı da net
ışınım adı verilir.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
İnsan etkileri özellikle evsel ve endüstriyel yanma olayları sonucu
havanın doğal bileşiminin yapısının ve fonksiyonlarının bozulması
sonucunda hava kirliliği oluşmaktadır.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Hava kirliliğini
oluşturan başlıca
kaynaklar:
1.Endüstriyel
kuruluşlar
2.Kentlerdeki konutlar
3.Taşıt araçları
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Bilindiği gibi enerji çağımızın ve modern
toplumların temel kaynaklarından birisidir.
Toplumların ekonomik büyüme hızı ve
kalkınmışlık seviyesi ile enerji tüketimi arasında
doğru orantılı bir ilişki vardır.
Dünya’da üretilen enerjinin % 30’u hidroelektrik
ve nükleer santrallerden, geriye kalan % 70’i de
kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtlar ve
bunların sentetik türevlerinin yakılması ile elde
edilmektedir.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Fosil yakıtlar temel bileşen olarak C, H ve O ile az
miktarda kükürt ve azottan oluşmuştur. Bu yakıtların
yanması ile C, H ve O’nin havayla reaksiyonu
sonucunda su, karbondioksit, ısı enerjisi ve ışık
oluşmaktadır.
Bununla birlikte kükürt bileşenlerinin yanması sonucunda
oluşan kükürt dioksit, yüksek basınç ve ısı
reaksiyonlarında oluşan azot oksitler, yanma
reaksiyonlarının tam olarak oluşmaması sonucunda
meydana gelen karbon monoksit, yanmamış
hidrokarbonlar ve partiküler havanın doğal yapı ve
fonksiyonlarının bozulmasına neden olmaktadır.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Diğer bir kirletici kaynak olan motorlu taşıtlardan
çevremize yayılan kirleticiler ise CO,
hidrokarbonlar ve azot oksitler gibi gazlardır.
Bunlardan hidrokarbonlar ve azot oksitler güneş
ışınımı altında hızla okside olarak, sekonder
kirleticiler olarak bilinen ozon ve peroksiasetil
nitrat (PAN) biçimine dönüşmektedir.
Deniz seviyesinde bulunan kuru havanın bileşimi
temiz hava olarak kabul edilmektedir.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Orman yangınları, volkanik patlamalar, bataklıklardan
anaerobik bakterilerin kompleks organik maddeleri
hidrolizi sırasında ortama verilen karbondioksit, metan
vb. gibi gazların atmosfere yayılması gibi doğal olaylar
nedeniyle atmosfer hiçbir zaman tertemiz olmamıştır.
Prehistorik devirde ateşin bulunmasıyla başlayan
atmosferik kirlilik 20. yüzyılın ortalarından itibaren
patlama noktasına varan endüstrileşme, kırsal alandan
kentlere yönelik büyük insan göçü hava kirlenmesi
olayının boyutlarını bazı epizotlara neden olacak ölçüde
büyütmüştür.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Epizod, hava kirliliğinin anormal ölçülerde
artması ve bu seviyede birkaç gün kalması
sonucunda hastalıkların ve ölümlerin
artması olayıdır.
Hava kirliliğinin boyutları özellikle
teknolojik gelişme ile fosil kaynaklı
yakıtların kullanılması ile hızla artmıştır.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
• Hava kirliliği temel olarak volkanik patlamalar,
orman yangınları gibi doğal kaynaklardan ve
insan etkilerine bağlı olarak oluşabilen yapay
kaynaklardan meydana gelmektedir.
• İnsan kaynaklı oluşan kirlilik, bulunan bölgenin
endüstriyel gelişimi, nüfusu, şehirleşme durumu
ve bulunduğu bölgenin coğrafi, fiziksel özellikleri
gibi faktörlere bağlı olarak değişim gösterir.
Yoğun yerleşim ve sanayi üretimi gözlenen
bölgelerde hava kirliliği oluşma riski diğer
bölgelere göre daha fazla olması beklenebilir.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
• Hava kirliliğinin
esas kaynakları 5
grupta toplanır:
•
•
•
•
•
Isınma
Trafik
Sanayi
Enerji
Diğer Kaynaklar
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Hava Kirliliği Kaynaklarına Göre 3’e Ayrılabilir:
Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliği
Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği
Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliği
Isınma amaçlı ısıl değeri düşük ve kükürt
oranı yüksek kömürlerin yaygın olarak
kullanılması ve yanlış yakma tekniklerinin
uygulanması hava kirliliğine neden
olmaktadır.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava
Kirliliği
Nüfus artışı ve gelir düzeyinin
yükselmesine paralel olarak sayısı hızla
artan motorlu taşıtlardan çıkan egzoz
gazları hava kirliliğinde önemlidir.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği
Sanayi tesislerinin kuruluşunda yanlış yer
seçimi çevrenin korunması açısından
gerekli önlemlerin alınmaması, uygun
teknolojilerin kullanılmaması, enerji üreten
yakma ünitelerinde uygun olmayan ve
kükürt içeriği yüksek yakıtların kullanılması
hava kirliliğine neden olur.
HAVA KİRLİLİĞİNİN KAYNAKLARI
Yakıt vb yanmasıyla sentez ayrışma buharlaşma
vb işlemlerle, maddelerin yığılması, ayrılması ve
bu gibi diğer mekanik işlemler sonucunda ortam
havasına karışan tüm gaz ve partiküllere
emisyon denir.
Kimyasal reaksiyonlar ve yakma işlemi sırasında
ortam havasına karışan tüm gaz ve partiküllere
emisyon denir.
Atmosferde bulunan ölçülen veya teneffüs edilen
tüm gaz ve partiküllere imisyon denir.
YAPAY KAYNAKLAR
İnsan faaliyetleri sonucunda oluşan yapay
kirlilik iki grupta incelenir.
1. Sabit kaynaklar, ısınma ve üretim
faaliyetlerinin yapıldığı yerledir.
2. Hareketli kaynaklar, taşımacılık amacı
ile kullanılan araçlardır.
YAPAY KAYNAKLAR
Hava kirliliğine neden olan yapay
kaynaklar, nokta kaynaklar ve alan
kaynaklar olarak da gruplandırılabilir.
Evsel kaynakların hakim olduğu kentsel
alanlardaki bacalar ve taşıt egzozları alan
kaynakları, büyük endüstriyel tesisler ise
nokta kaynakları oluşturur.
YAPAY KAYNAKLAR
Hava kirliliği atmosferde toz, duman, gaz, koku ve su buharı
şeklinde bulunabilecek olan kirleticilerin insan ve diğer
canlılar ile tabiata ve eşyaya zarar verici seviyeye ulaşması
olarak tanımlanabilir.
Ülkemizde özellikle ısınma enerjisi temini için sosyoekonomik konular nedeniyle düşük kalorili kükürt oranı
yüksek olan ucuz kömürlerin fazla kullanılması motorlu taşıt
sayısının hızla artması ve zaman zaman oluşan kötü
meteorolojik şartların etkisi ile hava kirliliği önlem alınması
gereken boyutlara gelmiştir.
Hava kirliliğine çok değişik kaynakların neden olmasına
rağmen bu kaynaklar şehirleşme ve konutların ısıtılması
endüstri motorlu taşıtlar ve meteorolojik değişiklikler olarak
dört ana başlıkta toplanabilir.
ŞEHİRLEŞME VE KONUTLARIN
ISITILMASI
Hava kirliliğinin en önemli sebeplerindendir. Şehir
merkezinde konut sayısının fazlalığı evsel ısıtma
amacıyla yakılan kömür ve fuel oil emisyonlarının
alçak bacalardan atmosfere atılması kullanılan
yakıtın düşük ısıl değerli yüksek oranda kükürt ve
kül içermesi ısıtma sistemlerinde yanmanın tam
olmaması gibi faktörler ile inversiyon gibi
meteorolojik etmenlerin bir araya gelmesi özellikle
kış aylarında şehirlerin önemli bir bölümünde
yüksek düzeyde hava kirliliğine sebep olmaktadır.
ENDÜSTRİ
Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan
sanayi ve çevre arasında çok yönlü ve birbirini
etkileyici nitelikte çok sıkı bir ilişki olup bu
etkileşmenin yarattığı olumlu sonuçlar yanında
çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve
uygun teknolojiler kullanılmadığı taktirde çevre
üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir
dengesizlik sorunu ortaya çıkmakta giderek
kaynakların zarar görmesine çevrenin hızla
kirlenmesine ve sanayi sektörlerinden
kalkınmada beklenen faydaların giderek
kaybolmasına neden olmaktadır.
ENDÜSTRİ
• Endüstriden kaynaklanan hava kirliliği esas
olarak yanlış yer seçimi ve atık gazların yeterli
teknik önlemler alınmadan havaya bırakılması
sonucunda meydana gelmektedir.
• Endüstri emisyonları üretimde kullanılan
maddelerin atmosfere atılması nedeniyle
endüstri türüne bağlı özel bazı kirlilikler
yaratmakla birlikte endüstriyel kirliliğin en önemli
kaynağı tesislerde kullanılan yakıttan gelen
kirleticilerdir.
ENDÜSTRİ
• Bu nedenle endüstrilerin kirletici potansiyeli bazı
özel haller dışında kullanılan yakıt miktarına
bağlıdır. Ayrıca endüstrilerin çevreye olan
etkilerini baca yüksekliğine bağlı olarak iki
ölçekte düşünmek gerekir.
• Bacaları alçak olan endüstrilerden atılan
kirleticiler tesis yöresinde yoğun kirliliğe sebep
olmakla birlikte, tesisten uzaklaştıkça etkileri
hızla azalmaktadır.
ENDÜSTRİ
• Buna karşılık son yıllarda bölgesel kirlilik sorunlarına
çözüm olarak yapılan yüksek bacalardan atılan kirleticiler
ise daha geniş bölgelerde kirliliğe sebep olmaktadır.
• Bu nedenle hava kirliliğinin önlenmesi çalışmalarında
sadece baca yüksekliğini yükseltme gibi geçici önerilerle
bir iyileştirmeden öteye gidemez.
• Son yıllarda bölgesel sorunların azalıp asit yağmurları
gibi sorunların fazla artması gelişmiş ülkelerde 1970’li
yılların başından beri baca gazlarının yüksek olmasından
kaynaklanmıştır.
ENDÜSTRİ
Endüstri sektöründe en fazla kirletici işlevi olan güç
santralleridir. Kurulmuş ve kurulmakta olan santrallerin
çevreye olan etkilerini en aza indirmek amacıyla gerekli
önlemlerin alınması çok önemlidir.
Yer seçiminde diğer önlemlerin alınmasında gerekli özen
gösterilmezse önemli çevre sorunları oluşur.
Şehir merkezlerinde yerleşim planı olmaması endüstriyel
tesislerin belirli bölgeler yerine rastgele yerlerde
kurulmasına ve zamanla şehrin aşırı büyümesi
sonucunda bu tesislerde konutların bir arada
bulunmasına neden olmaktadır.
MOTORLU TAŞITLAR
Konutlar ve endüstri gibi sabit emisyon
kaynaklarından hava kirliliğinin yanı sıra motorlu
taşıtlardan kaynaklanan egzoz kirliliği de aynı
derecede önemli bir sorundur.
Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz
gazlarında bulunan zararlı maddelerin özellikle
nüfus ve trafiğin yoğun olarak yaşadığı büyük
kent merkezlerinde çevreye ve insan sağlığına
verdiği zararlar oldukça önemlidir.
MOTORLU TAŞITLAR
Tüm CO emisyonlarının % 70-90’ında NOx emisyonlarının
%40-70’inden hidrokarbon emisyonlarının yaklaşık %
50’sinden ve şehir bazında kurşun emisyonlarının %
100’ünden özellikle motorlu taşıtlar sorumludur.
Motorlu taşıt emisyonlarında bulunan bu zararlı gazların
atmosferde belirli bir oranın üzerinde bulunması canlılar
üzerinde özellikle insanlarda hastalık ve ölümlere neden
olmaktadır.
Bu önemli sorunları önlemek amacıyla tüm illerde valiliklerce
egzoz istasyonları kurularak motorlu kara taşıtlarının egzoz
emisyon ölçümleri yapılmakta kriterlere uygun olmayan
taşıtların yakma sistemlerindeki ayarların yapılması
sağlanmaktadır. Emisyon ölçümleri uygun motorlu kara
taşıtlarına egzoz emisyon pulu verilmektedir.
YAPAY KAYNAKLARDAN OLUŞAN
KİRLİLİĞİ ETKİLEYEN ETMENLER
Meteorolojik etmenler: Sıcaklık, basınç, yağış,
rüzgar, nem ve güneş ışınımı
Konum ve topografik yapı: Hakim rüzgarlara açık
olmayan alanlar üzerinde yeterli hava hareketleri
olmayacağından hava kirliliği artacaktır.
Plansız kentleşme ve yeşil alanların yeterli
olmaması: Kırsal kesimden kentlere aşırı göçün
getirdiği plansız yerleşimin bir sonucu olarak yeşil
alanların zaman içinde önemli ölçüde azalması söz
konusudur.
Kullanılan Yakıtlar: Isınma veya ulaşım amacıyla
kullanılan yakıtların kalitesi
Kullanılan yakıt ve işlemlere yönelik uygun
teknolojilerin seçilmesi
DOĞAL KAYNAKLAR
Relief Faktörü
Bir yerleşim merkezinin kuruluşu topografik bir
takım özellikleri oradaki hava kirliliğinin
derecesini kalış süresini etkiler. Relief hava
kirliliğini doğurucu bir etken olmayıp onun
derecesini ve ortamın kirli kalma süresini
etkilemektedir.Olumsuz relief koşulları yanında
olumlu özelliklere sahip olan yerleşim merkezleri
üzerindeki kirli hava çoğu zaman hafif de olsa bir
rüzgar vasıtasıyla kolayca dağılabilmektedir.
DOĞAL KAYNAKLAR
Basınç ve Rüzgar
Yüksek basınç koşullarının oluğu bir hava devamlı çökme eğilimi
gösterir. Bu nedenle kirli havanın yükselme ve dağılma şansı
bulunmaz. Alçak basınçta ise hava hareketi yükseltici özellik
gösterir. Türbülans ve konvektif harekete sahiptir. Kirli havayı
atmosferin üst katlarına taşıyarak yükseklerdeki rüzgarlarla
dağılmasına neden olur.
Rüzgarın varlığı kirli havanın taşınması ve bir yerlere sürüklenmesi
demektir. Rüzgarın sakin ya da hafif olması ise, kirli havanın olduğu
yerde kalması demektir. Bu nedenle rüzgara kapalı alanlar kirliliğin
en yoğun olduğu alanlardır.
DOĞAL KAYNAKLAR
Nem
Havadaki nemin kirlilik açısından olumlu ya da
olumsuz yönleri vardır. Atmosferin alt katlarında
su buharının daha fazla olması yere yakın güneş
enerjisinin tutulmasına ve dolayısıyla daha fazla
ısınmaya neden olmaktadır.
Havadaki kükürt dioksit konsantrasyonu yoğun
olduğu zaman içerisinde eğer bağıl nem de çok
yüksek ise havadaki su buharı ile kükürt dioksit
tepkimeye girerek sülfirik asit oluşur.
DOĞAL KAYNAKLAR
Sıcaklık ve İnversiyon
Sıcak havanın soğuk havanın üzerinde bulunarak
havanın dikey olarak birbiriyle karışmasının
engellenmesi durumuna inversiyon denir. Kirlilik böylece
yer seviyesine yakın soğuk hava tabakasının içinde
toplanır. Atmosferin normal seyri olarak dikey yönde
yerden yukarıya doğru gidildikçe sıcaklık sürekli olarak
azalmaktadır. Bazı durumlarda bunun aksine durum
görülebilir. İşte bu gibi durumlarda sıcaklık bir yerden
artıp tekrar azalma gösteriyorsa bu olaya inversiyon ya
da sıcaklık terselmesi denir.Bazı durumlarda yükseldikçe
sıcaklıkta herhangi bir değişme görülmez, bu tabakaya
izotermal tabaka denir.
DİĞER KAYNAKLAR
Hava kirliliğine neden olan diğer kaynaklar,
özellikle insanları duyarsızlığa, bilinçsizliğe ve
kısacası çevre sorunu yaratmaya iten
etmenlerdir.
DİĞER KAYNAKLAR
Bu etmenler:
Kaynakların kıtlığı ve sonsuz tüketim arzusu
İnsanların sınırsız ilerleme ve büyüme istekleri
Gelişmemiş ülkelerin içinde bulundukları sıkıntılar
Bazı endüstrilerin çevre korumacılıkta kullanılması
Kirlenmeye karşı doğanın nasıl tepki göstereceğinin
önceden tahmin edilememesi
Çevre sorunlarının kaynağı konusunda mutabakat
sağlanamaması
Ülkeler arası rekabet ve güvenlik tehdidi
Hızlı nüfus artışı ve göçler
Eğitimsizlik ve duyarsızlık
Download

HAVA KİRLİLİĞİ VE KONTROLÜ