KIVRIMLI YAPI:
Kıvrımlı yapının oluşumu: Deniz veya okyanus diplerinde (jeosenklinallerde)
çökelmiş tortullar genelde yatay tabakalar halinde görülür. Tortulanmanın olduğu bu
sahalarda eğer yan basınçlar devreye girerse, önce dipte kıvrımlaşmalar gerçekleşir, daha
sonra oluşan kıvrımlar su yüzeyine çıkarlar ve dağlık kuşakların oluşmasına neden olurlar.
İşte, yatay haldeki tabakaların yan basınçlar altında kalarak veya sıkışarak bükülmesi
neticesinde ortaya çıkmış şekillere kıvrım, bu olaya ise kıvrımlaşma denir.
 Tabakalı kayaçların dalga şeklindeki deformasyonlarına kıvrım denir.
 Kıvrımların boyları mm mertebesinden km mertebesine kadar değişir.
 Kıvrım bir antiklinal ve senklinalden oluşur.
 Simetrik kıvrım: Kanat açılarının birbirine eşit olduğu kıvrımlardır
 Asimetrik kıvrım: Kanat açılarının birbirinden farklı olduğu kıvrmlardır
Kıvrımlı Yapıda Aşınım
Kıvrımlı yapılarda oluşan şekiller:
1- Antiklinal
2- Senklinal
3- Rü (Enine konsekant)
4- Comb(combe)
5- Tünemiş senklinal
6- Antiklinal ve Senklinal vadi
7- Val (Uzunluğuna konsekant)
8- Klüz (Clüse)
9- Relief terselmesi
Antiklinal: Bir kıvrımda tabakaların yukarıya doğru kıvrılıp yükselmesiyle dış bükey
bir kabartı şeklini almış kısmına antiklinal denir.
Senklinal: Bir kıvrımda tabakaların aşağıya doğru kıvrılıp alçalmasıyla iç bükey bir
tekne şeklini almış kısmına senklinal denir.
Rü (Rüz): Antiklinallerin yanlarından inen enine konsekant akarsularnı vadilerine Rü
veya Rüz denir.
Comb (Combe): Antiklinallerin eksenleri üzerinde enine konsekant akarsuların
kolları tarafından kazılan vadi veya depresyonlara comb adı verilir.
Tünemiş senklinal: Relief terselmesi sonucu yüksekte kalan tepelerden oluşan
senklinallere tünemiş senklinal denir.
Antiklinal ve senklinal vadi: Antiklinallerin üzerinde aşınımdan doğan gediklerin
büyümeleri ve birbirleriyle birleşmesiyle antiklinal vadi, senklinaller üzerinde kurulan
vadilere ise senklinal vadi denir.
Val: Senklinal eksenleri boyunca akan boyuna konsekant akarsulara ait vadilere val
denir.
Klüz (Clüse): Antiklinallerin iki tarafındaki senklinalleri birbirine bağlayan yarma
vadilere klüz adı verilir.
Relief terselmesi: Aşınım sonucunda zamanla antiklinallerin komşu senklinallere
göre daha alçak bir seviyeye inmesi ile oluşan duruma relief terselmesi denir.
Yatay yapılı bir arazi yan basınçlara maruz kalınca kıvrımlı yapı oluşur. Kıvrımlı bir
yapı flüvyal bir sürecin etkisine girdiğinde bu şekiller oluşmaktadır.
Relief terselmesinde antiklinal üzerinde meydana gelen aşınım sonucunda antiklinal
çekirdekleri açığa çıkar, bunlar batolitlerdir ve aşınmaya başlar. Relief terselmesi sonucunda
senklinal üzerinde bir tepe oluşur buna tünemiş senklinal denir. Antiklinal üzerindeki
vadilerin birleşmesi sonucunda antiklinal vadi oluşmaktadır.
Kıvrımlı bir yapıda aşınımın iki şekilde başlaması söz konusudur. Birincisi aşınımın
yer kabuğu hareketleriyle başlaması durumu ikincisi ise aşınımın yerkabuğu hareketlerinden
sonra başlaması durumudur. Her iki gelişim sonunda aşınım aynı duruma ulaşmaktadır
aralarındaki fark ise birinci durumda antesedant, klüz oluşurken ikinci durumda oluşmaz.
Birinci durumda konsekant akarsuyun açmış olduğu klüzlerin birer antesedant vadi özelliği
göstermesidir yani antesedant boğazlar söz konusudur.
Birinci şekilde epirojenik hareketlerle yükselmiş bir saha üzerinde konsekant bir
akarsuyun kurulmuş olduğu kabul edilmektedir. Böyle bir arazinin yan basınçlara maruz kalıp
kıvrımlanması ve yükselmesi sonrasında (ikinci şekil) belirtilen durum gerçekleşir.
İkinci şekilde arazi böyle bir basınca uğrayıp kıvrımlanınca denizinde çekilmesi
sonrasında ana akarsu (asıl konsekant) antiklinalleri yararak boğazlar açar ve yoluna devam
eder yada hareketin etkili olmaması sonucunda araziyi aşındıramayarak antiklinaller gerisinde
göllenir ve bir süre sonra uygun bir yerden taşarak yoluna devam eder. İlk durumda
antesedant boğazlar klüzler meydana gelir. İkinci durumda ise akarsu antiklinali yaramaz
göllenir. Birikime bağlı göllenip taşar ve taştığı yerde boğaz oluşturur. Bu da taşma boğazıdır.
Her iki durumda da bir süre sonra asıl konsekant akarsuyun kolları olarak senklinalin eksenine
yerleşen boyuna konsekant (val) ile antiklinallerin yamacına enine konsekantlar (rü) yerleşir
ve bunlar aşınımlarını gerçekleştirirler. Özellikle rü’lerin gelişip antiklinallerin eksenine
yerleşmeye başlayınca antiklinallerin üzerinde eksene paralel yeni vadi açılmaya başlar, işte
bu antiklinal vadilere comb denir.
Aşınımın daha da ilerlemesiyle comblar derinleşir ve yamaçlarında kuesta veya
hogbekler ortaya çıkar. Combların daha da derinleşmesiyle yüksek olma özelliklerini
kaybederek senklinallerin de dolmasıyla onlardan daha alçak seviyelere kadar alçaltılırlar. Bu
durum üzerinde antiklinallerin çekirdeklerinin boşaltılması önemli rol oynar, sonuçta relief
terselmesi gerçekleşir ve tünemiş senklinaller ortaya çıkar. Aşınımın son safhasında ise relief
terselmesi de ortadan kalkar ve arazi peneplen halini alır. Bu peneplen üzerinde sert tabaka
çıkıntıları monadnocklar oluşur.
Kıvrımlı yapıda relief tipikafesli drenajdır. Monoklinal yapıdan farklı olarak
romboidal tip dikkati çeker. Burada obsekant ve resekant arasında fazla bir fark yoktur.
Kıvrımlı yapıda çok dönemlilik: Arazi peneplen halini aldıktan sonra sahanın
diskordant bir örtü ile kaplanması sonrasında gerçekleşir. Bu örtü tabakası sahadaki bir
transgresyona bağlı olarak meydana gelebileceği gibi karasal örtülerle yüzeyin kaplanması
sonucunda da ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda diskordant örtülü yapının üzerine kurulan
akarsuyun temele saplanması, gömülmesi şeklinde cereyan eder. Akarsuyun gömülmesi
sonucunda alttaki peneplen yüzeyi fosil bir yüzey olarak ortaya çıkar. Yine boğazlar belirir
relief terselmesi gerçekleşir.
Normal gelişim gösteren arazilere karakteristik olarak Avrupa’da Jura Alplerinde
görülmektedir. Ülkemizde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’inde güneydoğu Torasların ön
tarafında (Siirt güneydoğusunda) görülmektedir.
DOM ŞEKİLLİ YAPI:
Dom: Yerkabuğu hareketleri ile oluşmuş daire veya elips şekilli tek antiklinallerdir.
Epirojenik hareketlerle kubbeleşmiş alanları ifade etmek için de bu terim kullanılmaktadır.
Domlar dört çeşittir:
1- Plütonik domlar
2- Lakolit domlar
3- Kriptovolkanik domlar
4- Tuz domları
Plütonik domlar dendiği zaman daha çok batolitler kastedilmektedir. Lakolit domlar,
plütonik domlardan pek farklı değildir ancak nadir olarak görülürler. Kriptovolkanik domlar
ise yalancı dom anlamındadır. Tortul dom merkezin önce gazın basıncı ile tortul tabakayı
kubbeleştirmesi sonucu ortaya çıkar. Gaz uçup gider ve domun merkezi boş kalır. Tuz
domları da özellikle kurak bölgede rastlanan çekirdeğini tuzun oluşturduğu domlardır. Dom
tamamen tuzdan meydana gelebilir. Amerika’da Black Hills, Türkiye’de Uludağ, Hazro
domlara örnek olarak verilebilir.
Dom’lu yapılar üzerinde oluşan şekiller:
1- Rdayal drenaj
2- Halkalı-Kafesli drenaj
3- Subsekant vadiler ve sırtlar
4- Hogbek, homoklinal sırt ve kuestalar
5- Obsekantve resekant akarsular
6- Flatiron (dayanıklı çekirdeği örten en alttaki tabaka serisinin aşınması esnasında
oluşan façeta şekilli sırtlar)
7-Relief terselmesi
Böyle bir yapı üzerinde önce radyal bir akarsu yerleşir ve domu aşındırmaya başlar,
böylece vadiler oluşur yapı parçalanmaya başlar.
Dom yapısının gençlik dönemi.
Aşınımın ilerlemesiyle (olgunluk dönemine doğru) çekirdek kısım açığa çıkmaya
başlar, olguluk dönemine geçilmesiyle birlikte drenaj halkalı-kafesli bir durum kazanmaya
başlar. Işınsal drenajın subsekant kolları aşınımla çekirdeğin yüzeye çıkması nedeniyle tortul
tabakaların yumuşak olanları üzerine yerleşir yani konsekant akarsulara dik dairesel subsekant
kollar halkalı drenajı oluşturur. Bu esnada asimetrik sırtlarında belirmesiyle (kuesta,hogbek)
bunların alınları ve sırtları üzerinde obsekant ve resekant kollar belirerek drenaj sistemi
kafesli-halkalı bir durum kazanır.
Dom yapısının olgunluk dönemi.
Aşınımın ilerleyip yaşlılık dönemine geçmesiyle dom büyük ölçüde yükselti kaybeder,
çekirdeği oluşturan iç püskürük kayaçlar daha geniş bir şekilde yüzeylenir, yamaçlarda ise
flatrion , subsekant sırt ve vadiler daha belirgin bir durum alır. Bu esnada açığa çıkan çekirdek
üzerine yeni akarsu sistemi kurulur. Bu akarsu sistemi homojen intrüsif kütleler üzerinde
belirdiğinden dandritik drenaj sistemini oluştururlar. Bir süre sonra dandritik drenajı oluşturan
akarsular açığa çıktığında kolayca ufalanabilen granitleri çabucak aşındırarak domun merkezi
kısmının aşınmasına ve çukurlaşmasına neden olur. Bir süre sonrada kenardaki sırtlar merkezi
kesime göre daha yüksekte kalarak relief terselmesine yol açarlar. Domlu yapılarda
gençleşme olursa relief terselmesi olur.
Dom yapısının yaşlılık dönemi.
Kıvrımlar şiddetlenirse artarsa bir taraftan yan basınç artarsa kıvrımlanma artar ve
diğer tarafa biner bu şekilde şaryajlı yapı oluşur.
Yaşlı olan yapı genç yapının üzerine gelebileceği gibi bir dağlık saha ovanın üzerine
de gelebilir. Bu olayı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha çok
görmekteyiz. Şaryajlı yapıda derine doğru aşındırma yapan akarsuların aşındırması sonucunda
alttaki birimler gözükür buraya pencere denir.
Download

KIVRIMLI YAPI: Kıvrımlı yapının oluşumu: Deniz veya okyanus