Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU
6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI
18.01.2016 PAZARTESİ
SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşılır.. Müzik eşliğinde
öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapılır. İlgi köşelerinde
oyun hamurları ile serbest oyunlar oynanır.
TÜRKÇE DİLETKİNLİĞİ:
“Sabırlı olmak” konulu sohbet edilir.
***Öğretmen öğrencilere önemli bir konu hakkında konuşacağını ve sessizce
dinlemelerini istediğini belirtir. Öğretmen gruba dönerek; ben sabırlı biriyim. Siz
konuşurken sözünüzü kesmeden dinliyorum- konuşmanızın bitmesini
bekliyorum. Sözünüzü yarıda kesmemeye dikkat ediyorum. Etkinlik yaparken
etkinliğinizi bitirmenizi, şarkılarınızı ve oyunlarınızı bitirmenizi bekliyorum. Peki,
siz sabırlı birimisiniz? Cümleleriyle çocukların hangi konularda sabırlı oldukları
öğrenilmeye çalışılır.
Öğrenciler fikirlerini söyledikten sonra “Ellerinizi yıkamak için sırada
bekliyorsunuz, arkadaşınızın bir oyuncakla oynamasını bitirmesini
bekliyorsunuz. Doğum gününüzün kutlanması için her sene doğduğunuz günün
gelmesini bekliyorsunuz. Çok istediğiniz bir şeyi almaya paranız yetmezse para
biriktirene kadar bekliyorsunuz. Hasta olduğunuzdaiyileşmeyi bekliyorsunuz.
Denilerek örnekler verilir. Öğretmen konuşurken konuşmak isteyen öğrenci
olursa “konuşmanın bitmesini sabırla beklemelisin” denilerek uyarılır. Konuşma
bittiğinde “beni sabırla beklediğin için teşekkür ederim” denir.
**** Bal partisi isimli hikâye anlatılır. (Değerler Eğitimi kitabı )
KAVRAM ÇALIŞMASI: **Güneş, bulutlar ve benzeri şeyleri nerede görürüz?
Gökyüzünü kimler inceler? Bunu nasıl incelerler? Söyleyelim. Çocuklar uzayı
merak etmişler. Teleskopla gökyüzünü inceliyorlar. Ay, yıldızlar ve gezegenleri
gökyüzünde ne zaman görebiliriz? Söyleyelim. Gökyüzünde gördüklerimiz gece
ve gündüz olunca neden değişir? Söyleyelim.
DEĞERLENDİRME: Güneş, bulutlar ve benzeri şeyleri nerede görürüz?
Gökyüzünü kimler inceler? Bunu nasıl yaparlar? Uzayı merak ediyor
musun? Ay, yıldızlar ve gezegenleri gökyüzünde ne zaman görebiliriz?
SANAT ETKİNLİĞİ: A 4 Kâğıdı verilerek çocukların süslemesi istenilir. Daha
sonra bu kâğıtlardan külah yapılır. Külahlara her gün bir tane olmak üzere 3 gün
şeker konulur ve çocuklardan şekerleri yemeden biriktirmeleri istenilir. 3.
Günün sonunda külahlara yıldız yapıştırılarak evlerine gönderilir.
19.01.2016 SALI
SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşılır. Müzik eşliğinde
öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapılır. İlgi köşelerinde
oyun hamurları ile serbest oyun oynanır.
TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ, OYUN ETKİNLİĞİ
Çocuklarla birlikte minderlere oturulur. Öğretmen bugün okula gelirken
yaşadığı bir olayı anlatacağını ve bu olayın onu çok şaşırttığını ve
kızdırdığını söyler. Okula gelirken her zaman yürüdüğü yolda birkaç
çocuğun yedikleri çikolatanın kabını yere attıklarını gördüğünü söyler ve
çocukların yere çöp attıklarını görünce çok şaşırdığını söyler. Ardından
çocukların yanına gittiğini ve neden yere çöp attıklarını sorduğunu ve
çöplerini toplayarak çöp kutusuna atmaları gerektiğini söylediğini ama
çocukların ona çöpçüler zaten topluyorlar biz neden toplayalım dediğini ve
bu duruma çok kızdığını söyler. Çocukların onu dinlemeden yollarına
devam ettiklerini ve kendisinin yerdeki çikolata çöplerini toplayarak çöp
kutusun attığını söyler. Bu durumun onu çok üzdüğünü ekler ve “Çocuklar
siz ne düşünüyorsunuz? Çöplerimizi ne yapmalıyız? Yere atmalı mıyız?
Yere atarsak ne olur? Peki çocukların yaptığı doğru muydu? İnsanların
yerlere çöp atmaması için neler yapabiliriz? Haydi düşünelim ve bir çözüm
bulalım der. Çocuklara düşünmeleri için zaman verir. Ardından fikirlerini
dinler ve hep birlikte tartışırlar. Çevremizi korumanın neden önemli olduğu
ve korumazsak dünyamıza, çevremize neler olacağı hakkında sohbet edilir.
SANAT ETKİNLİĞİ : “Dünyamızı temiz tutmak için bir alet yapacak olsak nasıl
olurdu? Haydi düşünelim ve resmini yapalım” denir. Çocuklar, resimlerini
tamamladıktan sonra tek tek resimleri anlatırlar.
OYUN ETKİNLİĞİ: “Elektrik süpürgesi” adlı oyun oynanır. Lider süpürge olur.
Çocuklar kaçan birer çöptür. Yakalanan çöp süpürgenin belinden tutar.
Oyun herkes yakalanıncaya kadar devam eder. Daha sonra masalara geçilir.
KAVRAM ETKİNLİĞİ; Çalışma sayfası dağıtılır ve Çocuklara, “Mimar Sinan,
sizce neden şaşırmış ve kızmış?” diye sorulur.
Doğru ve yanlış olan davranışlar söylenir. “Doğru davranışta bulunan
arkadaşımıza yardım edelim. Çöpleri çizgi çizerek çöp kutusuna taşıyalım.”
diyerek çalışma tamamlanır.
Çocuklara (? . - !, )Sembollerinin olduğu kartlar gösterilir. Bu işaretlerle
ilgili olarak “Bunlar neler olabilir? “Nerelerde görürüz? Ne işe yarıyor
olabilirler?” diye sorular sorulup, çocukların bu konudaki görüşleri alınır.
Sembollerin noktalama işaretleri olduğu söylenir ve isimleri açıklanır.
Çalışma sayfası dağıtılır ve tekerlemeler okunur.
***“Noktadır benim adım. Her cümlenin sonunda beni görünce
durmalı.Büyük bir nefes almalı.”
***“Soru işaretidir benim adım. Merak ettiklerimi sorarım.Beni görünce
düşünmeli, cevapları bilmeli.”
***”Virgüldür benim adım. Beni görünce biraz nefes almalı. Sonra okumaya
devam etmeli.”
***”Ünlemdir benim adım.Beni görünce insan bazen Sevinç,
heyecanbazende endişe duymalı, gülüp biraz şaşırmalı”
.
***Çocuklara, “Konuşma balonlarında yazan tekerlemeleri dikkatle
dinleyelim. Yazılarda kullanılan noktalama işaretleri, bize kendilerini
tanıtıyorlar. Nokta, virgül, soru ve ünlem işaretlerinin ne işe yaradığını,
nerelerde kullanıldığını öğrenelim.” denilir. Çalışma sayfası dağıtılır ve
aşağıdaki hikâye, noktalama işaretlerine dikkat edilerek okunur.
“Nasrettin Hoca’nın eşi bir gün göl kenarında çamaşır yıkıyormuş. Birden
bir karga gelmiş, sabunu kapıp kaçmış. Hoca’nın karısı feryadı basmış.
Bunun üzerine Hoca “Hanım hanım! Bırak bağırıp çağırmayı. Birazda karga
yıkansın. Görmüyor musun? O daha kirli demiş.”
Daha sonra, “Dinlediğimiz fıkradaki noktalama işaretlerini bulalım.
Bulduğumuz nokta, virgül, ünlem ve soru işaretinin sayısı kadar kutucuğu
boyayalım.” yönergeleriyle çalışma tamamlanır.
Çocuklara büyük puntolu ve bol noktalama işaretli metinler dağıtılır.
Çocuklara kırmızı boya kalemleri verilir. Çocuklar gördükleri noktalama
işaretlerini kırmızı kalemle çember içine alırlar.
Çocuklara noktalama işaretlerinin yazıları daha güzel okumamızı sağladığı
açıklanır. Sınıf kitaplığından bir öykü alınır. Öykünün giriş bölümü,
noktalama işaretlerine uyulmadan okunur. Ardından aynı bölüm noktalama
işaretlerine uygun olarak okunur. Çocuklara okuduklarımı işaretlere uyarak
okuduğumda mı, yoksa uymayarak okuduğumda mı daha iyi anladınız?”
diye sorulur. Çocukların cevaplarının ardından öykü, kurallarına uygun
anlatılır.
DEĞERLENDİRME:
***Çöpleri neden yere atmamalıyız? Doğayı kirlettiğimizde doğada yaşayan
canlılar kendilerini nasıl hissederler?
***Hangi kitabı okuduk? İçinde neler yazdığını nasıl anladık?
Hikâyeyi beğendin mi? Evde sana hikâye okuyan kimse var mı?
MÜZİK: “Sabır sabır “ şarkısı birlikte söylenir.
**Düşler kurup beklemek, ne güzeldir sabretmek
Hadi sende bir düş kur, sabrederek huzur bul
Sabır sabırsabır beklemektir ağır ağır
Sabırla beklersen eğer, gerçekleşir tüm düşler
Hadi sende bir düş kur, sabrederek huzur bul
Sabır sabırsabır beklemektir ağır ağır
20.01.2016 ÇARŞAMBA
SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşılır. İlgi köşelerinde oyun
hamurları ile serbest oyun oynanır.
TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİVE OYUN ETKİNLİĞİ:
Öğretmenin daha önceden hazırladığı hazine labirenti çocuklara gösterilir.
Labirentin sonunda çocukları bekleyen bir hazine olduğu ve bu hazineyi
bulmak için yönergeleri takip etmeleri gerektiği söylenir. Çocuklar iki
gruba ayrılır ve her gruptan birer kişi labirentin başına gelir ve zar atarlar.
Attıkları zardaki rakam kadar adım atarlar ve geldikleri yerdeki yönerge
kartına bakarlar. Yönergelerde yönler oklarla belirtilmiştir. Yönergeleri
doğru takip edip labirentin sonuna önce gelen çocuk hazineden kendi için
olan ödülü alır ve yerine geçer. Tüm çocuklar oynayana kadar oyun devam
eder.
Oyunun ardından çocuklara “Labirentte olmak nasıl bir histi? Yönergeleri
anlamakta zorlandınız mı? En çok hangi yönerge size zor geldi?” gibi sorular
sorularak oyun ve hissettikleri hakkında sohbet edilir.
KAVRAM ETKİNLİĞİ
****Çalışma sayfası dağıtılır ve“Mimar Sinan, sizler için bir bahçe
tasarlamış. Bu bahçe aynen bir labirent gibi. Labirentin girişindeki okun
üzerine parmağınızı koyun. Şimdi parmağınızla yukarıya doğru ileri gidin.
Yolun bitiminde parmağınızı sağa döndürüp tekrar ileri gidin. Yol bitiminde
parmağınızı aşağıya doğru kaydırarak ilerleyin. Yol tekrar bitince
parmağınızı sola döndürüp geriye doğru gelin. Labirente girdiğiniz kapıya
ulaşınca parmağınızı dışarıya çıkarın.” Yönergeleriyle labirent tamamlanır.
***Çalışma sayfası dağıtılır ve resimdeki boşluklar yeşile boyanır. Diğer
çalışma sayfası dağıtılır veçocuklara “Yeşil rengi bulmak için hangi renkleri
karıştırmak gerekir?” diye sorularak kırmızı, sarı, mavi ve yeşil renkleri
kullanarak “mandala” tamamlanır.
DEĞERLENDİRME:
***Bugün hangi ressamı tanıdık? Tablolarını beğendin mi?
Mavi ile sarı rengi karıştırırsak hangi renk oluşur? Yeşil bir kıyafetin var
mı? ***Bugün hangi etkinlikleri yaptık?
Etkinlik sırasında neler hissettin? Sen ileri geri gidebilen bir araç olsaydın
ne olmak isterdin?
Senin hem ileri hem geri gidebilen bir oyuncağın var mı? Yolumuzu
kaybettiğimizde nasıl buluruz?
OYUN ETKİNLİĞİ;Sessizlik oyunu oynanır. Bir iki üç TIP denir. Ses çıkarma
kararına uyularak 3dk sessizce beklenir. Bekleme sırasında konuşan, gülen,
ses çıkartan çocuk oyundan çıkar. En sona kalan öğrenci oyunu kazanır,
kazanan öğrenci gösterdiği sabırdan dolayı tebrik edilir.
SANAT ETKİNLİĞİ: Keçeli kalemleri kullanarak “Mandala” Çalışması yapılır.
21.01.2016 PERŞEMBE
SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşılır.. Müzik eşliğinde
öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapılır. İlgi köşelerinde
oyun hamurları ile serbest oyunlar oynanır.
TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ:
****Saygılı olmak neden önemli bir değerdir?” diye sorulur, cevapları
dinlenir. “Saygı çok önemli bir değerdir. Saygılı olmak için neler yapmalıyız?
Kimlere ve nelere saygılı olmalıyız?” Çocuklarla tartışılır. Saygılı olmak için
ailemize, büyüklere, arkadaşlarımıza, doğaya bu başlıklar altında neler
yapmalıyız ile ilgili çocuklarla birlikte kavram haritası hazırlanır. Ardından
“Saygılı Olmalı” şarkısı hep birlikte söylenir.
SAYGILI OLMA
Saygılı olmalı saygılı olmalı
Büyüklere saygılı olmalı
Küçüklere saygılı olmalı
Başkalarının haklarına saygılı olmalı
Düşüncelere görüşlere saygılı olmalı
Saygılı olmalı saygılı olmalı
Büyüklere saygılı olmalı
Küçüklere saygılı olmalı
“Patlıcan Kardeşler” isimli öykü okunur.
PATLICAN KARDEŞLER
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, koca köpek
bir pirenin ağzında, kedi kovalıyor köpeği her anında. Masal bu ya, köpek
kardeş düşmüş fare peşine, farelerse bakmamış peynirin yüzüne. Fare kapmış
kemiği, köpek yemiş peyniri, karga aslanı kapmış, aslan havlamaya başlamış.
Masal bu ya ne demeli?Güzelce dinlemeli.
Patlıcan kardeşler yaşarmış çok uzak bir ülkede. Bütün patlıcanlar mor
renktedir ya onlarda morlarmış ama şekilleri biraz garipmiş bizim patlıcan
kardeşlerin. Hem işin garip tarafı tıpatıp birbirlerine benzerlermiş. Aynı
boyda aynı kıvrımda, aynı renkte. Görenleri bile hayrete düşürürmüş bu
benzerlik. Olurda bu kadar olmaz, dedirtirmiş görenlere. Neyse... Bizim
patlıcan kardeşler kendilerinin ikiz patlıcanlar olduklarını düşünürlermiş.
Patlıcan kardeşlerin tek bir üzüntüleri varmış, o da çocuklar… Evet, evet
yanlış duymadınız, çocuklar patlıcan yemeği pişiren annelerine “Yaaa, yine mi
patlıcan” derlermiş ya, anneleri öyle çok üzülürmüş ki sormayın. Çocuklar
onları sevsinler diye, bir sirke katılmaya karar vermiş bizimkiler. “Sirkte
palyaço olursak belki de bizi severler.” diye düşünüyorlarmış, düşündükleri
gibide yapmışlar. Palyaço olmuşlar, oradan oraya koşup, yerlere düşüp bütün
çocukları kıkır kıkır güldürüyorlarmış.
Günlerden bir gün, annesiyle sirke gelen bir çocuk: “Aaaa anne, palyaço
patlıcanlara bak!” diye bağırmış. “Ben, patlıcan yemeğine bayılırım, sizi de
çok sevdim.” demiş. Aman çocuklar görmeyin, bizim patlıcan kardeşler
çocuğun onlarla ilgilenmesine çok sevinmişler ve aralarında bir karar
vermişler. “Biz bu çocukla birlikte onların evine gidelim , annesi bizi bir güzel
pişirsin. Sonra da hapur hupur yesinler. Biz bu akıllı çocuğun güç kaynağı
olalım. Sebze yiyen çocukların ne kadar güçlü kuvvetli olduklarını da herkes
anlasın.” diye düşünüp aralarında anlaşmışlar.
O akşam, çocuk ve annesiyle birlikte evlerine gitmişler. Annesi bizim patlıcan
kardeşlerden güzel bir karnıyarık pişirmiş, çocuk afiyetle yemiş. Sebze yemeyi
seven bu çocuk patlıcanları yedikten sonra sahiden de daha güçlü kuvvetli
olmuş. Laf aramızda, patlıcan kardeşlerde bir işe yaramaktan çok
memnunlarmış.
****Hikâye hakkında sohbet edilir. Daha sonra “Ayna” oyunu oynanır.
Öğrenciler arasında ikililer oluşturulur. İkili olan öğrencilerden biri ayna
olur, diğeri ise onun karşısına geçer. Ayna olan çocuk arkadaşının
yaptıklarının aynısını yaparak taklit etmek zorundadır.
KAVRAM ÇALIŞMASI: Çalışma sayfası dağıtılır ve aşağıdaki yönergeler
yapılır.
- Tablodaki şekilleri dikkatle inceleyelim.
- Yeşil çerçeveli kutunun içindeki ev ile aynı olanları tek tek
işaretleyelim:
- Aynı olan kaç tane ev bulduk? Söyleyelim.
- Yukarıdaki boş kutuya yeşil kalemimizle sayısı kadar çizgi çizelim.
Çalışma sayfası dağıtılır ve resimler incelenip resimler arasındaki 5 fark
bulunur.
****Çalışma sayfası dağıtılır ve “Resimleri dikkatle inceleyelim. Hangi çocuk
yanlış davranıyor? Söyleyelim.
İnsanlara hayvanlara saygılı olmalı
Canlı cansız varlıklara saygılı olmalı
Çocuklarla masalara geçilir. Çalışma sayfası dağıtılır ve “Büyüklerimize
saygı göstermek için boş kutuya çıkartma sayfasındaki 5 çiçeği
yapıştıralım.” yönergesiyle çalışma tamamlanır.
DEĞERLENDİRME
Saygılı olmak için neler yapmalıyız?
Birbirimize saygı duymazsak ortam nasıl olur?
Şarkımızı tekrar söyleyelim.
22.01.2016 CUMA
SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşılır.. Müzik eşliğinde
öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapılır. İlgi köşelerinde
oyun hamurları ile serbest oyunlar oynanır.
TÜRKÇE DİL VE KAVRAM ETKİNLİĞİ:
***Fermuarla ilgili sunum izlenir. Çalışma sayfası dağıtılır ve çocuklara
“Resimlerdeki ilk ve son fermuarları inceleyelim. Fermuarın neden ve kim
tarafından icat edildiğini hatırlayalım. Eğer fermuarlar olmasaydı ne
olurdu? Söyleyelim. İlk fermuar şimdikine benziyor mu? Nasıl değişmiş?”
denilerek sohbet edilir.
Daha sonra çocuklara “Çerçeveler içindeki açık ve kapalı fermuarları sen
olsan nerede kullanırdın?” diye sorulur ve resimlerini çizerek nerede
kullandıklarını anlatmaları istenir.
DRAMA VE OYUN ETKİNLİĞİ “Aç Kapa Draması” yapılır.
Öğretmenin yönergeleri doğrultusunda grup yavaşça yürürken öğretmen,
“Bacaklarını kapa!” deyince, herkes hızlıca bacaklarını kapar. Oyun hızlanır.
Bacaklarını aç, bacaklarını kapa!” Ellerini aç, ellerini kapa!” diye komutlar
verilerek oyuna devam edilir. Şaşıran çocuk hangi durumda şaşırdıysa o
şekilde bekler. Oyun bittikten sonra öğretmen, Ellerimizi kocaman açalım,
yanımızda en yakın olan arkadaşımıza sarılalım kollarımızı kapayalım!” der.
Sonra el ele tutuşalım şarkısıyla halka olunur.
KAVRAM ETKİNLİĞİ
Çalışma sayfası dağıtılır ve aşağıdaki yönergeler yapılır.
- Resmi dikkatle inceleyelim, neler görüyorsunuz? Söyleyelim.
- Resimde gördüğümüz varlıkların sayısı kadar kutucuğu boyayalım.
- Yan taraftaki sütuna ise bu varlıkları sayıp rakamlarını yazalım.
Varlıkların sayılarını birbiriyle karşılaştıralım.
- Dikdörtgen şeklinin 2 uzun 2 de kısa kenarı vardır.
- Kesik çizgileri birleştirerek bir dikdörtgen çizelim. İçini yeşil renge
boyayalım.
- Evlerin üzerinde öğrendiğimiz hangi şekiller var? Söyleyelim.
- Evlerin üzerindeki dikdörtgen şekillerini bulup yeşil renge boyayalım.
DEĞERLENDİRME
Fermuar ne işe yarar? Oyunu beğendin mi?
Zıt anlamlı bildiğin bir kelime söyler misin? Fermuarlı kıyafetin var mı
Download

22 Ocak Etkinlikleri