Sayfa: 16
Sayfa: 11
ATİB 21. Kurultay Şöleni
Offenbach’ta Yapıldı
Sayfa: 06
İhtiyaç Sahiplerini
Unutma ve Unutturma!..
Giessen’de “Alemlere Rahmet
Hz. Muhammed ve Kur’an’dan
Ziyafet” Programı
Avrupa’daki Vatandaşlarımız
Mutlaka Oylarını Kullansınlar
Hayat
Gerçekler “Hayat”ın Ýçinde Gizlidir
İNSANLIK SES VER!
Ayl ık Üc retsiz Gazete / Kostenl ose Monatli che Zeitung • S a y ı / N r . : 9 2 • Yıl/ Ja hre: 11 • Mayıs / Mai 2 014 / R ecep 1435
Faziletli
ve
Hoşgörülü
Olmak
Dr. Yusuf IŞIK
07
Avrupa’da
Çalışırken
Türkiye'de
Çalışmak
Emeklilik İptali
Getirir
15 Erhan NACAR
Gurbet
Mektupları
5
M.Salih AYDIN
Yazı
İsteyince...
05 Mahmut AŞKAR
Unutma ki,
Unutulmayasın;
Hatırla ki,
Hatırlanasın
Murat KUBAT
Sinan
09
Yaratana
Açılan Eller
ve İmanla
Coşan
Gönüller
21 Selahattin SAYGIN
19
Sayfa: 14
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
İnsanlık Ses Ver!
[email protected]
Impressum / Künye
S
Sinan AKTÜRK
da kalmayıp haksız yere pekçok insanı tutuklamıştır. Bu haksız ve zalimce darbeye
insanlar gayet demokratik bir şekilde
meydanlarda sivil tepkilerini gösterirken
yine tarihteki örneklerinde olduğu gibi
hunharca katledilip keskin nişancılar tarafından kadın-erkek, yaşlı-genç demeden
sokak ortasında ve tüm dünyanın gözü
önünde öldürülmüşlerdir.
Yaşanan tiyatronun bu sahnesinden
sonra adeta bir cadı avı başlamış ve Müslüman Kardeşler başta olmak üzere darbeye karşı tüm muhalif unsurlar sindirilmek
üzere baskı altına alınmışlardır. Yine darbe yönetimlerinin hepsinin yapısında
olan muhalifleri sindirmenin son safhası
sözde yargılamalardan sonra verilen cezaların durumu ortaya çıkmaktadır. Hiçbir
geçerli nedeni olmayan kararlar ile masum insanlar idama mahkum edilmekte,
kendilerini savunma imkanı verilmeden
ve hem kendi kamuoylarında ve dünya
kamuoylarındaki tepkileri de dikkate almadan masum insanların kanına girilmektedir.
İşte son zamanda Mısır`daki darbe yönetiminin mahkemelerinin ilk olarak 529
ve sonrasındaki 683 kişi için verilen idam
cezaları kararları ortadadır. Ne adına verildiğini kimsenin anlamadığı bu kararlar
uygulanabilecek mi diye düşünüyoruz.
Bakıyorsunuz yaşanan süreçteki zulümler
bunun olabilmesinin yüksek bir olasılık
olduğu yönündedir. Çünkü bu tür dönemlerin kimyasında olan hareket tavrı
olabileceğini göstermektedir. Sadece darbe yönetiminin tavrına muhalif olup
meydanlarda demokratik tepkisini göstermek için oralarda bulunmaktan başka
hiçbir tavrı olmayan insanları aptalca gerekçelerle idama mahkum ediyorlar. Tabi
bunlar sadece erkeklerden oluşmuyor.
Bunların içerisinde kadınlar da mevcut.
Bunlar yaşanan gerçeklerin kısa bir
Zulüm hiç bir zaman payidar olmamıştır ve olmayacaktır da. Yeter ki bizler
tavırlarımızı gerekli şekilde ortaya koyalım. Nasılki tarihte zalimlerin zulümlerine mazlumlar karşı koyduysa bizler de
mazlumların yanında tavrımızı koyarak
bu zulümlere engel olmalıyız.
açıklaması. İnsana tabiri caiz ise koyan,
bu yaşanan zulme çağdaş dünyadan kimsenin sesinin çıkmaması ve daha acısı da
İslam Dünyasından hiç ses çıkmama mesabesinde cılız seslerin çıkmasıdır.
Zulüm hiç bir zaman payidar olmamıştır ve olmayacaktır da. Yeter ki bizler
tavırlarımızı gerekli şekilde ortaya koyalım. Nasılki tarihte zalimlerin zulümlerine
mazlumlar karşı koyduysa bizler de mazlumların yanında tavrımızı koyarak bu
zulümlere engel olmalıyız. Özellikle Mısır`da verilen idam cezaları ile alakalı olarak email yoluyla, telefonlarla, faxlarla ve
demokratik tepkilerle meydanlarda tavrımız ortaya koyalım ve tüm zalimliklerin
ortadan kalkması için Allah`a dua edelim.
Yaşasın Zalimler İçin Cehennem!
Mübarek üç aylara girmiş bulunuyoruz. Peygamberimiz Hz. Muhammed
(s.a.v)in duasında olduğu gibi biz de Allah`tan; “Allah'ım Recep Ve Şaban Ayını
Bize Mübarek Kıl ve Bizi Ramazan'a
Ulaştır” diye duada bulunuyoruz.
Bu vesile ile Cenab-ı Allah çalışmalarımızı bereketlendirsin, şuurlandırsın.
Çalışmak bizden başarı Allah`tandır.
Allah`a emanet olun.
Not: Kıymetli Nihat Cesur Bey`in BABASININ ve Kıymetli Temel Keskin Bey`in
BABASININ vefatlarını teessürle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhumlara Cenab-ı Allah`tan rahmet, kederli ailelere sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Merhumlar için birer Fatiha
rica ediyoruz.
Kıymetli İskender Güngür ve Kadir
Kangel Beylerin evlatları dünyaevine girmişlerdir. Her iki aileyi de tebrik eder yeni
çiftlere iki cihan saadeti dileriz.
Kıymetli M.Ali Yaya ve Muhammed Şahin Beylerin evlatları dünyaevine girmişlerdir. Her iki aileyi de tebrik eder yeni çiftlere iki cihan saadeti dileriz.
HAYAT
Yayın Kurulu
Aylık Ücretsiz Gazete
Mayıs - Mai 2014
Recep 1435
Dr. Yusuf Işık, Mehmet Ateş, Bilal Demiroğlu, Fikret Ekin,
Mustafa Uyanık, Mahmut Aşkar, Yaşar Cimşit, Cengiz Şahbaz,
M. Salih Aydın, Habib Yazıcı, Gülsen Aktürk, Sinan Aktürk,
İskender Güngör, Ali Atik
Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Sinan AKTÜRK
editör
Gazetemizde Yayınlanan Yazıların ve Reklamların İçeriğinden Sorumlu Değiliz.
hasbihalhasbihal hasbihal hasbihal hasbihal hasbihal
evgili dostlar!
Dünyada zulüm dönem dönem
had sayhaya ulaşmış ve insanlık
değerleri ayaklar altına alınmıştır. Bu zulümler kimi zaman insan haysiyetine karşı yapılırken, kimi zaman da insanın fiziki
varlığına karşı da yapılmıştır. Ta Roma
döneminde yaşanan zulümlere baktığınızda da bunu görürsünüz, Firavun döneminde de bunu görürsünüz, çağdaş Firavunların yaşadığı günümüz Mısır`ında da
bunu görürsünüz. Sadece zaman ve mekan farklıdır ama yaşanan zulüm aynıdır.
Hz. İsa Peygamber ve Havarilerinin
Roma yönetiminden gördükleri zulümleri
tarihten üzüntüyle öğreniyoruz. Yine Hz.
Musa ve kavminin Firavun yönetiminden
gördükleri zulümleri de aynı şekilde
Kur`an`dan ve diğer ilahi metinlerden öğreniyoruz. Ve tabiki Efendimiz Hz. Muhammed ve Ashabının müşrik Mekke
toplumundan gördükleri zulümleri de İslam Tarihinden biliyoruz.
Avrupa Haçlı Seferleri döneminde sadece İslam toprakları, İslam Milletleri değil Hristiyan toprak ve insanları da bu zulümlerden, Haçlı zulümünden nasibini
fazlasıyla almışlardır. Yakın tarihte Faşist
Hitler ve Mussolini zulmünü neredeyse
tüm dünya yaşamış ve milyonlarca insan
hayatını kaybetmiştir. Batı dünyasının Afrika`daki ve Hindistandaki sömürgelerde
uyguladıkları insanlık dışı baskı ve zulümleri de unutmamak lazımdır.
Son dönemde ise özellikle İslam coğrafyasında yaşanan zulümler had safhaya
dayanmış durumdadır. İşte Mısır`da darbe yönetiminin geldiği nokta bunun son
örneklerindendir. Yapılan demokratik seçimlerle ilk defa olarak Mısır tarihinde bir
sivil idare yönetime gelmiş ve daha yönetimlerinin ilk yılında aptalca ve mesnetsiz
iddialarla yönetimden uzaklaştırılmışlar,
yönetime el koyan askeri cunta bununla
❬
❬ 03 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
Merkez
Königsbergerstr. 16
61169 Friedberg
Tel: 06031-162411
Fax: 06031-738644
E-Mail: [email protected]
Web: www.hayatonline.eu
Baskı: Sunprint GmbH Offenbach
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
Mısır’daki İdam Kararlarına Karşı Uluslararası Toplum Sesini Yükseltmelidir
GMG Genel
Başkanı Kemal
Ergün, Mısır
Minya Ceza Mahkemesi’nin askeri
darbeye karşı sivil
eylemlerde bulunan 528 kişi için
aldığı idam kararına karşı uluslararası toplumu sesini
yükseltmeye çağırdı. “20 dakika süren bir yargılama
ile 528 kişinin idamına karar verilmesi hiçbir
evrensel hukuk ilkesiyle bağdaşmaz. Bu nedenle başta Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere, tüm uluslararası kurum ve kuruluşları ve hükümet yetkililerini bu adaletsizlik karşısında seslerini yükseltmeye ve sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyorum.” açıklamasında bulunan Ergün,
sözlerine şöyle devam etti:
“Mısır’ın Minya şehrinde bir mahkeme 545
kişiyi, bir polis memurunu öldürme, iki polis
memurunu öldürmeye teşebbüs, kamu malına
saldırı, Matay polis karakolunun ateşe verilmesi, polislere ait silahların ele geçirilmesi ve kamu
düzeninin bozulması gibi suçlardan, adil olmayan bir şekilde yargıladı ve aralarından 528 kişiyi ölüm cezasına çarptırdı.
İdam kararı alınan yargılama süreci, 22
Mart’ta göz altındaki 118 sanığın 64’ünün
mahkeme karşısına çıkarılması ve duruşmanın
yarım saatten daha kısa bir sürede görülmesi,
savcının Mısır hukukuna göre suçlamaların tamamını yüksek sesle okumakla sorumlu olmasına rağmen bunu dahi yapmaması, hâkimin
savunma makamına tanıkları sorgulama iznini
vermemesi ve 528 kişi hakkında sunulan delilleri gözden geçirmemesi gibi pek çok hukuk dışı uygulama ile doludur. Tarihte emsaline az
rastlanan bu adaletsiz yargılama sürecinde hâkim, ayrıca, savunma makamının 3070 sayfalık
dava dosyasını gözden geçirmek için ek süre talebini, 24 Mart’ta kararın açıklanacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Savunmadan bazı kişilerin
hâkimin davayı ele alış biçimine yönelttikleri
eleştiriler ise silahlı güvenlik görevlilerinin bu
kişilerin etrafını sarmalarıyla bastırılmıştır. Duruşma 24 Mart’ta tüm sanıkların gıyabında devam etmiş, duruşmada mahkemeye gelmeleri
yasaklanan savunma avukatlarının hiçbiri yer
alamamıştır.
Bu kadar çok hak ve hukuk ihlalinin yapıldığı, tamamiyle mevcut askeri darbe yönetiminin gölgesinde gerçekleştirilen bir yargılama sonucu verilen karar da hâliyle hukukun katlidir.
Hâkim, Baş Müftü’nün de görüşüne başvurarak, nihai kararı açıklayacaktır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı
gibi tüm uluslararası kurum ve kuruluşlar ve
hükümet yetkilileri, Mısır makamları üzerinde
ciddi bir baskı kurarak verilen idam kararlarının bozulması, hukuksuz tüm kararların iptal
edilmesi, haksız yere tutuklu bulunan insanların serbest bırakılması, işkencelere ve toplum
üzerindeki baskılara son verilmesi ve halkın iradesine saygı gösterilmesi hususunda Mısır yönetiminin adım atmasını sağlamalıdır.”
I
❬ 04 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
haber
ATİB Genel Başkanı İhsan Öner
İdam Cezaları Derhal Kaldırılmalıdır
ısır’da bir yerel mahkemenin
verdiği toplu idam kararlarına karşı, ATİB Genel Başkanı İhsan Öner aşağıdaki basın açıklamasını yapmıştır:
İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılda insanlık, Mısır’da eşi benzeri olmayan bir firavun despotizmiyle karşı
karşıyadır. Bir Mısır mahkemesinin,
askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan Başbakan Mursi’nin taraftarları gerekçesiyle 529 kişiye bir çırpıda idam
kararı vermesi, herşeyden önce bir hukuk skandalıdır!
İnsan hakları ve demokrasi sözkonusu olduğunda, söyleyecek çok sözü
olan Batı’lı güçlerin bu kadar sessiz
kalması; Mısır’dan yükselen mazlumların çığlıklarına kulaklarını tıkaması;
ikiyüzlülüğün ve çifte standardın ta
kendisidir. Bazen katledilen balinalar
M
için ayaklanan Batı kamuoyunun, Suriye’de ve Mısır’da katledilen insanlar
için aynı hassasiyeti göstermemesi de,
ayrıca manidar ve insanlık adına bir o
kadar da üzüntü vericidir.
Fakat bizi onlardan daha çok üzen
ve düşündüren, Müslümanların sessizliği ve tavırsızlığıdır. Türkiye gibi biriki ülkenin dışında, sanki İslam dünyasının üzerine ölü toprağı serpilmiş…
Biz ATİB camiası olarak, dini aidiyetinden ve milliyetinden bağımsız
olarak, yapılan her türlü adaletsizliğe,
insan hakları ve insanlık haysiyetine
karşı zorbalığa sessiz kalmayacağız. Bu
cümleden hareketle; Mısır’da darbecilerin ve onların maşası haline gelmiş
mahkemelerin, bu keyfi tutumlarına
son vermelerini ve idam kararlarının
derhal kaldırılmalarını talep ediyoruz!
Halkın hür iradesiyle işbaşına getirilmiş hükümeti silah zoruyla deviren
diktatörleri ve onların destekçilerin
şiddetle kınıyoruz.
T.C. Köln Başkonsolosluğunda 23 Nisan Kutlaması
lusal Egemenlik Çocuk
Bayramı tüm yurtta ve
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetiyle birlikte, gurbetçilerimizin yaşadığı Avrupadaki dış
temsilciliklerimizde de takip edildi.
T.C. Köln Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin Köln`deki ilk ve
orta dereceli okullarda öğrenim
gören gurbetçi çocuklarını, öğretmen ve ailelerini makamında kabul etti.
Çocuk bayramında çocuklarla
tek tek ilgilenen Hüseyin Emre
Engin makamına geçen çocuklara
U
Projemiz
Projemiz
<ƂůŶ ŝŵĂƌŦŶĚĂ ǀĞ ƐĂŶLJŝůĞƔŵĞƐŝŶĚĞ ĞŵĞŒŝ ŐĞĕĞŶ LJĂƔůŦ
ǀĂƚĂŶĚĂƔůĂƌŦŵŦnjŦŶŝŬĂŵĞƚĞƫŒŝŚƵnjƵƌĞǀŝŶĚĞďĂŬŦŵŦǀĞ
ŝŚƟLJĂĕůĂƌŦŶŦŶƚĞŵŝŶĞĚŝůŵĞƐŝ͘
<ƂůŶĞůĞĚŝLJĞďƺŶLJĞƐŝŶĚĞƚƺŵŝƔǀĞŵĞƐůĞŬŝĞŒŝƟŵĂůĂŶŦŶĚĂĞƔŝƚďŝƌƔĞŬŝůĚĞLJĂƉŦůĂŶŵĂLJŦƐĂŒůĂŶŵĂůŦ͘
KŬƵůůĂƌĚĂ ĂŶĂ Ěŝů ĚĞƌƐŝŶŝŶ ĚĞǀĂŵŦŶŦ ǀĞ ŬŽƌƵŶŵĂƐŦŶŦ
ƐĂŒůĂŶŵĂůŦ͘
zĂƔĂĚŦŒŦŵŦnj ƔĞŚŝƌĚĞ ĂLJƌŦŵĐŦůŦŒŦ ŬĂƌƔŦ ƵLJƵŵ ŝĕĞƌŝƐŝŶĚĞ
LJĂƔĂŶŦƌŚĂůĞŐĞƟƌĞďŝůŵĞŬŝĕŝŶŵƺĐĂĚĞůĞĞƚŵĞŬ͘
zĂƔĂĚŦŒŦŵŦnjƔĞŚŝƌĚĞŚĞƌĂůĂŶĚĂƐƂnjƐĂŚŝďŝŽůĂŵĂďŝůŵĞŬ
ŝĕŝŶŵƺĐĂĚĞůĞĞƚŵĞŬ͘
Unser
Unser Projekt
Projekt
ĞƌĞŝƚƐƚĞůůƵŶŐ ĂůůĞƌ 'ƌƵŶĚďĞĚƺƌ ĨŶŝƐƐĞ ĚĞƌ ŝŵ ^ĞŶŝŽƌĞŶŚĂƵƐ ůĞďĞŶĚĞŶ ćůƚĞƌĞŶ 'ĞŶĞƌĂƟŽŶ͕ ĚŝĞ ǁćŚƌĞŶĚ
ĚĞƌ /ŶĚƵƐƚƌŝĂůŝƐŝĞƌƵŶŐ ƵŶĚ ƵĩĂƵ <ƂůŶƐ ƚćƟŐ ǁĂƌĞŶ
ƵŶĚƐŽƌŐĞŐĞƚƌĂŐĞŶŚĂďĞŶ͘
ŝůĚƵŶŐƐŵƂŐůŝĐŚŬĞŝƚ ĂůůĞƌ DŝŐƌĂŶƚ/ŶŶĞŶ ďĞŝ ĚĞƌ ^ƚĂĚƚ
<ƂůŶ͘
ŝĞ hŶƚĞƌƐƚƺƚnjƵŶŐ ƵŶĚ ĞŝďĞŚĂůƚƵŶŐ ĚĞƌ ŬƵůƚƵƌĞůůĞŶ
^ƉƌĂĐŚĞĂůƐtĂŚůƉŇŝĐŚƞĂĐŚŝŵŝůĚƵŶŐƐƉƌŽŐƌĂŵŵ͘
ŝŶƐĂƚnjŐĞŐĞŶŝƐŬƌŝŵŝŶŝĞƌƵŶŐćůƚĞƌĞƌDĞŶƐĐŚĞŶ͘
ŬƟǀĞƌ ŝŶƐĂƚnj ďĞŝ ĂůůĞŶ ƌĞŝŐŶŝƐƐĞŶ Ĩƺƌ ĚŝĞ ƺƌŐĞƌŝŶŶĞŶƵŶĚƺƌŐĞƌĚĞƌ^ƚĂĚƚ<ƂůŶ͘
‘’Konsolos olursanız neler yaparsınız’’ sorusuna, dünya barışı ve çocukların türkçe okuması öğrenmesi için ve Atatürk`ü öğretmek isterim diyerek cevaplar aldı.
LIS
TE
LISTE
BIR
LIK
BIRLIK
N
r.15
Nr.15
A
Ansprechpartner:
nsprechpartner:
T.C. Köln Başkonsolosu Engin
konferans salonunda toplu olarak
yapılan anma proğramında çocuklara çeşitli hediyelerden oluşan birer paket takdim etti.
Gemeinsam sind wir stark!
LISTE
BIRLIK
Hep
beraber
H
ep ber
aber daha
daha güçlüyüz!
güçlüyüz!
Nr.15
ůŝƐĞŶ
0177-527
75275
&ĂƟŚ'ƺŶĂLJĚŦŶ
01786895293
INTEGRATIONSRATSWAHLEN KÖLN
Köln Uyum Meclisi
Seçimi
25. Mai 2014
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
Faziletli ve
Hoşgörülü Olmak
[email protected]
azîletli ve hoşgörülü olmak, İslâm Ahlâkının öne çıkardığı en önemli özelliklerdendir.
Fazîlet, “erdem” anlamındadır. Terim olarak fazîlet, kişiyi ahlâklı olmaya ve iyi davranışlarda bulunmaya yönelten mânevî kuvvet demektir. Bir başka
ifade ile fazîlet, ahlâkî olgunluğa ermektir.
Fazîletli kişi, ahlak bakımından mükemmel,
edepli, namuslu, sözü ve hareketleri ile tutarlı, dengeli insandır.
Fazîlet, sahibini mutlu kılan en önemli özelliktir.
Çünkü fazîlet, insanın gölgesi gibidir. Sahibinden
hiçbir zaman ayrılmaz. Her zaman yanında olur.
Bunun için fazîlet sahibi insanı herkes takdir eder.
Fazîletin karşıtı,,“rezîlet”tir. Rezîlet, kötü huyların ve alışkanlıkların adıdır.
Örnek; Cömertlik, hayırseverlik, cesaret, iffetli
olmak, adaletli davranmak fazîletli olmanın sonucudur. Buna karşı cimrilik, korkaklık, iffetsizlik, namus duygusunu kaybetmek, adaletsiz davranmak...
vb. de rezâlet içerisinde olmanın ifadesidir.
Allah (c.c) yemin ederek şöyle buyuruyor;
-“...Yemin ederim ki; nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan
(zarar) etmiştir.” (Şems: 9-10)
Demek ki, insan kendi içini ve ruhunu temizler,
arıtırsa fazîletli olur ve mutluluğa erer. Herkes tarafından sevilen ve sayılan bir insan olur. Kötü işler
yapan ise zarara uğrar. Yani rezil ve rüsvay olur. Toplumda sevilmez, sayılmaz. Toplumca kınanmak suretiyle devamlı baskı altında tutulur.
Fazîletli insan, yaptığı işi Allah rızası için yapar
ve karşılığını yalnız O’ndan bekler. Yaptığı iyilikleri
mümkün olduğu kadar gizler. Alkışlanmak ve herkese teşhir edilmek yerine; “Bunu her kim yaptı veya yaptırdı ise, Allah ondan razı olsun...” duası onu
mutlu eder.
Fazîlet sahibi olabilmek için mutlaka zengin,
güçlü, erkek veya kadın olmak gibi bir takım şartlar
gerekmez. Zengin-fakir, büyük-küçük, kadın-erkek
herkes dilerse fazîlet sahibi olabilir. Bir zenginin yapacağı maddî ve mânevî yardımlara karşılık, fakirin
de tavır ve davranışları ile çevresine güven vermesi,
fakirliğine rağmen açgözlü ve kıskanç olmaması, göz
ve gönül tokluğu içerisinde bulunması, iffet, edep,
haya duygusuna sahip bulunması onun fazîletli bir
insan olduğunu ifade eder.
Hoşgörü; müsâmaha kelimesiyle eş anlamlıdır.
Başkalarının fikir, düşünce ve davranışları karşısında
anlayışlı olabilmek demektir.
Hoşgörülü olmak, affedici olmakla yakından ilgilidir. Af da merhametle ilgilidir. Öyle ise hoşgörülü olmak, affedici ve merhametli olmakla birlikte
düşünülmelidir. Bütün bu özelliklere sahip olabilmek, iyi bir kişilik ve karaktere sahip olmayı ve kişinin kendisine güvenini gerekli kılar. Kişiliği henüz
oluşmamış, kendisine güvenemeyen, bir takım kuş-
F
❬
❬ 05 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
Dr. Yusuf IŞIK
dosya
Hoşgörü ancak insanların kendi aralarındaki işlerde geçerlidir. Allah’ın yasakladığı işlerde hoşgörülü olmaya bizim yetkimiz yoktur. Ayrıca toplumu
ilgilendiren konularda da kendisine yetki verilmemiş bir kişi toplum adına
hoşgörülü davranamaz.
ku ve korkular içerisinde olan insanlar ise, çevrelerine hoşgörü ile bakmadıkları gibi, başkalarının en
küçük hatalarına bile tahammül edemezler.
Dinimizin temel kurallarından birisi olan “hoşgörülü olmak”, Peygamberimiz tarafından;
-“Kolaylaştırın, güçleştirmeyin, müjdeleyin nefret
ettirmeyin.” (Buhârî, İlim; 11) prensibiyle ortaya konulmuştur. O halde müslüman ve ahlâklı bir kişi,
hoşgörü sahibi olmalıdır.
Allah (c.c) şöyle buyurmuştur;
-“Bir kötülüğün cezası, ona denk bir kötülüktür.
Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfâtı Allah’a
aittir. Doğrusu O, zâlimleri sevmez.” (Şûrâ: 40)
Bu âyetteki ifade doğrultusunda denilebilir ki,
insanın kendisine yapılan kötülüğe dengi ile karşılık
vermesi bir hak ise, engin bir hoşgörüye sahip olarak
affetmesi de bir fazîlettir.
Dînimiz İslâm’ın kurallarından birisi de, ayıpların, kusurların örtülmesi ve teşhir edilmemesidir.
Onun için başkalarında görülen bir takım kusurları
hoşgörü ile karşılamak ve çevreye yaymamak gerekir. Ancak, kusurların bir daha tekrar etmemesi için
tedbir alınması da ihmal edilmemelidir.
Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır;
-“Ey îman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının.
Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, kusurlarını örterseniz, bilin ki Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Tegâbûn: 14)
Hoşgörü ve af, insanların kalplerini yumuşatır.
Kişileri birbirlerine yaklaştırır. Aksine davranışlar
ise, kin, nefret ve düşmanlık duygularını körükler.
Anlayışlı ve hoşgörülü olabilmek bizim fazîlet
derecemizi de ortaya koyar. Önemli olan başkalarının hataları ve şahsımıza yapılan kötülükler karşısında hoşgörü ve anlayış sahibi olabilmektir.
Hoşgörü ancak insanların kendi aralarındaki işlerde geçerlidir. Allah’ın yasakladığı işlerde hoşgörülü olmaya bizim yetkimiz yoktur. Ayrıca toplumu ilgilendiren konularda da kendisine yetki verilmemiş
bir kişi toplum adına hoşgörülü davranamaz. Bunun için topluma karşı işlenen bir suçu, herhangi
bir kişi bağışlamaya hak sahibi olamaz.. Diğer taraftan bir başka kimse de, İslâm’a tamamen ters düşen
ve insanları huzursuz eden davranışlarını devam ettirip, sonra da İslâm adına müslümanlardan anlayış
bekleyemez.
Zaten hiç bir müslüman da Allah’ın ve Peygamberin koyduğu bir emri ve yasağı değiştirme hak ve
yetkisine sahip değildir.
Hoşgörü kavramından; birisinin kişisel hatasını
yüzüne vurarak utandırmadan, başkalarının yanında onu mahcup etmeden, sabır ve anlayışla kusurunu telâfi etmesine imkân vermek anlaşılmalıdır.
İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v)’in eşi
Hz. Aişe, O’nun hoşgörüsünü anlatırken;
-“Şahsî hiçbir meselesinden, uğradığı zararlardan
dolayı kimseyi incitmediğini, kimseden intikam almaya kalkmadığını...” belirtirken sonra der ki;
-“Allah’a ait bir hak ayaklar altında çiğnenirse,
onu hiç affetmezdi...” (Müslim Fedâil: 77-79)
İşte bizim de hoşgörü anlayışımız ve sınırımız
böyle olmalıdır. Kendimizle ilgili konularda alabildiğine hoşgörülü olmak, din ve toplumla ilgili konularda ise haddi aşmamak...
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 06 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
haber
IGMG KT Başkanı Hatice Şahin: “Zaman Çalışma Zamanı”
GMG Kadınlar Teşkilatı (KT) dönemin 4’üncü Bölge Başkanları Toplantısını Kerpen’deki Genel Merkez’de gerçekleştirdi.
Kadınlar Teşkilatı Bölge Başkanları Toplantısı
(KTBBT), KT idarecilerinden 28 Bölge, 23 İrşad ve 23
Sosyal Hizmetler Başkanının katılımıyla yapıldı.
Yoğun bir gündem uyarınca gerçekleştirilen
KTBBT’nin ilk seminercisi Genel Başkan Danışmanı ve
Avusturya Müftüsü Mustafa Mullaoğlu oldu. Mullaoğlu,
KT Bölge Başkanlarına sahabe hanımlardan örnekler sunarken, “Dininizin en az yarısını Âişe’den öğrenin!” hadîs-i şerifinde işaret edildiği gibi; Hz. Âişe, Hz. Ümmü
Süleym, Hz. Nesibe, Hz. Sümeyra’nın günümüz hanımlarına örnek olduğunu belirtti.
“Bizim rehavete, gaflete düşme lüksümüz yok.” diyen
Mullaoğlu, “Mısır’daki 529 kişinin arasında kadın ve
genç kızlar da var. Onlar da bizim gibi İslam davasını yürütüyorlar, ama bizler onlara göre çok daha rahat ortamlardayız. Onlar zorlukla imtihan edilirken, bizler rahatlıkla imtihan ediliyoruz. Rehavete kapılır, işlerimizi aksatırsak hiç bir özür bizi paklamaz.” dedi.
Önden gidenlerin, öncü olanların hayatlarından ibret
verici örnekler paylaştıktan sonra Hz. Ebû Bekir, Hz.
Mevlânâ, Şems-i Tebrizi, Cüneyd-i Bağdadi ve Muhammed İkbal’den motive edici sözlerle birlikte Ali El-Havvas’ın veciz sözlerinden demetler sundu.
KT Başkanı Hatice Şahin, yapılan çalışmalardan ve
gelecekteki programlardan bahsetti. 2. Emektarlar Buluşması, Kadınlar Günü, Sağlık Paneli, Hizmetler Kampanyası, Şube Başkanlar Toplantıları, Birim Eğitim Toplantıları, Bulgaristan ve İstanbul ziyaretleri, UNIDAY ve Genel Kurul’dan sözeden Şahin, İslami İlimler Yarışması ve
Ramazan programlarını takdim etti, “Zaman çalışma zamanı” diyen Şahin yoğun bir çalışma döneminin idarecileri beklediğini belirtti. Bölge sayısında artış olduğunu
bildiren Şahin, Güney Amerika’da Arjantin’de yeni temsilcilik kurulduğunun müjdesini verdi. Toplantıda ayrıca
Arjantin temsilcisi Rukiye Doğan’a ait Arjantin temsilciliği hakkında alkış ve sevinçle karşılanan bir video çekimi
paylaşıldı.
Toplantıda, görev değişimi de gerçekleşirken; KT İrşad Başkanlığını yürüten Tünay Ermiş görevini Nermin
I
Şeker’e, KT Teşkilatkanma Başkanlığını yürüten Nefiye
Ermiş ise görevini vekaleten Hacer Demiray’a bıraktı.
Tünay Ermiş ve Nefiye Ermiş’e birer teşekkür plaketi ve
hediye takdim edildi.
Zehra Öz seminerinde günümüz Müslümanlarının
kimlik sorunu yaşadığını, bu kimlik sorununun ancak
yaratılışımızı bilmekle aşılabileceğinden söz ederken, eşref-i mahlukat olarak yaratılmanın şükür gerektirdiğini
ifade etti. Müslüman olmanın önemi ve değerine değinen
Öz, halife seçilmenin büyük bir şeref olmasının yanı sıra,
bu nimeti farketmiş olmanın da büyük bir nimet olduğunun altını çizdi. “Müslümanlar ayrı ayrı yerlerde oturuyor olabilir, fakat eğer aynı hedefe bakıyorsanız, aynı gayeyi güdüyorsanız, bilinki berabersiniz.” dedi.
KT Teşkilatlanma Başkan Vekili Hacer Demiray,
“Hedefsiz insan rotasız gemiye benzer. Onun için başarmak isteyen bir idareci evvela bir hedef tayin etmek zorundadır.” dedi. Ayet, hadis ve İslam tarihinden örneklerle ekip ruhuna ve başkana itaatin önemine vurgu yaptı.
Motive edici sözlerinin ardından camilere üyelik, şube
üye taksimi, hac ve umre kapsamında üye teşvik çalışmaları, yeni çalışma takvimi ve takvimde bulunması gereken
hususlar gibi konulara değindi.
KT MYK Üyesi Züleyha Bozkurt ise Bilanço, Teşkilat İçi Eğitim Seminerleri, BYK-ŞYK Dersleri, Birim Eğitim Toplantıları, IGMG Orga Online Kullanım Kılavuzu gibi konuları sundu. KT Teftiş Başkanı Hatice Çevik,
neden teftiş yaparız, İslami kaynaklarda teftiş, teftiş formu başlıklarına dikkat çekti.
İrşad sunumu ile devam edilen toplantıda KT İrşad
Başkanı Nermin Şeker, “Sen yine de öğüt ver, çünkü öğüt
müminlere fayda verir.” (Zariyat; 51) âyet-i kerîmesini
hatırlatarak, bu birimin amaç ve hedeflerinden bahsetti.
Kur’ân-ı Kerîm Tilavet Yarışmaları, bölge birincilerine
özel Kur’an eğitimi, Hafızlık Kurslarının yaygınlaştırılması, ev sohbetleri, evrâd-ı şerif çalışmaları, ramazan
programları, manevi rehberlik projesi gibi konulara değindi. Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanı Fatma Gencal’ın sunumu ve manevi gece programıyla birinci günün
programı sona ermiş oldu.
Pazar gününün gündeminde KT Eğitim Başkanı
Handan Yazıcı’nın birimi ile ilgili çalışmaları değerlen-
dirmesi yer aldı. Yazıcı komisyonunu tanıttıktan sonra
yatılı tatil kurslarına, 18 Mayıs’ta icra edilecek Bilgi, Hitabet ve Tilavet Yarışması’na, İslami İlimler Kurslarına,
Yetişkinler Eğitim Kurslarına, İlahiyat Meslek Yüksek
Okuluna, engellilere yönelik çalışmalara, Çocuk Kulübü’ne, Aile Danışmanlık Merkezleri çalışmalarına açıklık
getirdi.
KT Başkan Vekili Merve Bağcı, tanıtma ve dış ilişkiler alanındaki boşlukların doldurulması gerektiğini ifade
etti. Bağcı, birim başkanlarının görev ve sorumlulukları,
Irkçılıkla Mücadele Haftaları, 2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinden söz etti.
Hac ve umre bilgilendirmesinin yapıldığı toplantıda,
2014 Bahar Umresini yansıtan video görüntüleri başkanları heyecanlandırdı. Hac Yatılı Eğitim Seminerlerine değinildi. Bremen KT Teşkilatlanma Başkanı Hatice Güzelyüzlü, Genel Merkez görevlisi olarak gittiği Mart Emekliler Umresi’ndeki güzel anekdotlardan bahsetti.
KT Sosyal Hizmetler Başkanı Selma Zor, Hizmetler
Kampanyası’nda hedeflerini aşan bölgeleri tebrik ederken, birim çalışmalarının değerlendirmesini yaptı. Genel
Merkeze üyelik, Ramazan Kumanya Kampanyası, zekâtfitre tanıtım materyalleri, çalışma takvimi, elbise kampanyası, Somali Denizcilik ve Balıkçılık Okulu konularını sundu.
Her KTBBT’de bir bölgenin sunum yapması geleneğini bu sefer Avusturya Linz Bölgesi (ALİF) sürdürdü.
ALİF KT Başkanı Pembe Özdemir bölgede yapılan faaliyetleri sunarken, ülkede İslam’ın resmî bir din olarak kabul görmesinin çalışmalara yansıdığını bildirdi. Uyum
Bürosuyla çalışmaları, engellilerle buluşma, Kur’ân-ı Kerîm, Hadis ve Bilgi Yarışmaları, Aile Eğitim Seminerleri,
Tesettür Panelleri, Kısa Film Yarışmalarını tanıttı.
Üniversiteliler Komisyon Üyesi Zeynep Gencer İrfan
Evleri ve burslar hakkında sunum yaptı. Gencer, “Hedefimiz her üniversite şehrinde kız ve erkek öğrenciler için
mutlaka yurtlar, üniversite evleri açmaktır. Bölge ve şubemizde okumaya gelenlere sahip çıkmalıyız.” dedi.
Toplantı, Türkiye’den iştirak eden yazar Mine Alpay
Gün’ün Osmanlı ve Endülüs kadınlarının ilim ve hayır
yarışı, Bacıyan-ı Rûm teşkilatlarından örnekler verdiği semineri ve kapanış Kur’ân-ı Kerîm’i ile son buldu.
Avrupa’daki Vatandaşlarımız Mutlaka Oylarını Kullansınlar
öln’de göreve geldiği günden beri halkla iç içe
olan,özellikle de STK ya da Dernek farkı gözetmeksizin ziyaretlerini hız kesmeden sürdüren T.C. Köln Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin son
durağı Brühl Türk Kültür Ocağı oldu.
Düzenlenen sabah kahvaltısında vatandaşlarla tanışma fırsatı bulan T.C. Köln Başkonsolosu Hüseyin
Emre Engin kapısının her zaman vatandaşlara açık olduğunu belirterek tek gayelerinin hizmet olduğunu
vurguladı.
Engin; "Herhangi bir sıkıntınız olduğunda, yapılabilir bir sıkıntının yapılmadığını düşündüğünüzde ben
konsolosla görüşmek istiyorum dediğinizde ben her zaman sizinle görüşmeye varım. Malumunuz şu anda hiz-
K
met verdiğimiz yerimiz eski, karanlık ve küçük bir bina.
Bu yüzden sizler ve bizler aynı şekilde sıkıntılar yaşamaktayız. Ancak yeni aldığımız arsa üzerine yapılacak
modern binamızla birlikte bu sıkıntıları da aşmış olacağız. Bunun dışında yakında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. İlk defa sizlerde oy kullanabileceksiniz. Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nde 250
bin Türk seçmen bulunuyor. Bu seçimlerde mutlaka
oyunuzu kullanın. 4 güne sığdırılacak olan seçimlerde
belki sıkıntılı ortamlar olabilecek. Ama mutlaka oyunuzu kullanın. Türkiye ile olan ortak bağlarımız
önemli. Yapmanız gereken fazla bir işlem yok, konsolosluk işlem yaptırmış olanlar esasında yurt dışı seçmen kütüğüne otomatikman kaydedilmiş olacaklardır. Sizler yine de Yüksek Seçim Kurulu sayfasına girerek kütüğünüzün kayıtlı olup olmadığına bakınız ve
Ağustos`ta yapılacak seçime mutlaka katılın" dedi.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
Sinan Yazı
İsteyince...
Mahmut AŞKAR
[email protected]
inan yazı istedi. Önceden aldığım notlar var, bir gün önce ilk paragrafını
yazdığım bir konu var... Son aylarda
Türkiye siyaseti ve onun Alman basınına yansımaları beni herzamankinden daha fazla meşgul
ediyor. Almanya’da bazı Türk kökenli yazarların
kitapları veya onlarla yapılan söyleşiler üzerine
söyleyecek sözlerim var... Bahar yorgunluğundan mı, yoksa üzerimde hissettiğim mesuliyetin
ağırlığından mı; kendimi zor taşıyorum. Sanki
gecenin geç saatleri değil ve vücudumun uyuyarak dinlenmeğe ihtiyacı yokmuş gibi ve dahası;
sanki yine sabahın köründe kalkmayacak, iş için
yollara düşmeyecekmişim gibi ve sanki tek işim
yazarlıkmış, yazdıklarımızın da alıcıları sanki sıraya girmişler, dört gözle bekliyorlarmış gibi,
düşünmek ve yazmak için köşeme çekiliyor,
masama oturuyorum. Diğer odadan gelen ses;
zamanın epey ilerlediğini ve yatma saatinin geldiğini hatırlatıyor. Fakat Sinan yazı istedi... Aslında Sinan’ın yazı istemesi, bir vesiledir, yazmak için bir bahanedir. Biz, bizi yazmasak da,
biz, bizi yazanları okumasak da, birileri bizi
kendi piyasasına göre yazıyor ve yazdıkları okunuyor Allah okunuyor...
Nerden başlasam, hangisini yazsam?... Sonra, yazdıklarımızı kim okuyacak? Toplumun
temsilcilerinin zaten okumaya zamanları olmazmış... Onlar, sadece kendi adlarının geçtiği ve
resimlerinin olduğu yere göz atarlar. İlk üç kitabıma kadar, Almanya’daki kuruluş temsilcilerimizin birçoğuna imzalayıp gönderdiğim kitapları aldıklarına dair tek bir geri dönüş olmayınca, bunların kitap ve yazarla olan mesafelerini
anlamış oldum. Ortalama vatandaş zaten okumuyor. Onların burada yetişen evlatları da,
Türkçe’yi beceremediklerinden dolayı okumuyorlar, diyeceğim amma velakin; burada yetişen
bizim bu “dürzüler” Almanca da okumuyorlar…
Evin içinde biraz gezinedurdum; konular
arasında gidip geliverdim. Birden bizim Ozan
Yusuf ’la akşam yaptığım telefon görüşmesini
hatırladım: Avrupa Türklerinin meselelerini şiir
diliyle anlatacaktı. “Ne kadar ilgi uyandırır, zihinlerde ne kadar yer işgal eder, bilmem ama...”
diye başladığı serzenişine cevap olarak ben de;
“Bu gidişle bizden sonra da zaten Türkçe yazan
kalmayacak” dedim. Ozan vardiyalı çalıştığı işyerinden beni aramıştı, ben de uzun bir işgününün ardından, daha yorgunluğumu üzerimden
atamadan, masamın başına geçmem gerektiğine
karar vermiştim.
Türkiye’de olup bitenler kadar, Avrupa med-
S
❬
❬ 07 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
dosya
Diğer odadan gelen ses; zamanın epey ilerlediğini ve yatma saatinin geldiğini hatırlatıyor. Fakat Sinan yazı istedi... Aslında Sinan’ın yazı istemesi, bir vesiledir, yazmak
için bir bahanedir. Biz, bizi yazmasak da,
biz, bizi yazanları okumasak da, birileri bizi
kendi piyasasına göre yazıyor ve yazdıkları
okunuyor Allah okunuyor...
yasına yansıtılma biçimi kanıma dokunuyor.
Son günlerde yine İslam’ı karalayan, Müslümanları aşağılayan yazılar uykularıımı kaçırmaya başladı. Göz göre göre elimizden kayıp giden
yeni kuşak Avrupa Türkleri kimin umurunda?...
Bunları kendine dert edinen, üzerine vazife bilen buralı yazarlarımız, düşünürlerimiz, onlardan ibaret kendi dünyalarına küsmüşler, kimin
umurunda? Ha bire anavatandan uçak dolusu
menkîbeciler ve “ekran papazları” taşıyadursunlar bizimkiler... Nasıl olsa atalarımız; “Ev danasından öküz olmaz” demişlerdi bir kere...
Neredeyse her yediği-içtiği, yatıp-kalktığı
kendini, cebindeki çok yönlü aletle ikide bir fotoğraflayarak, internet ortamında seyretmekten
doyamayan, memleket meselesiyle uğraşmaktan
kendi meselesine zaman bulamayan, sosyal
medyakoliglerimizi yazacaktım. Almanya gibi
bir ülkeden bile kat kat fazla tv haber kanallarına sahip Türkiye’de her Allah’ın günü saatlerce
içi boş, derinliği olmayan, seyredenin beynini
sulandıran, ufkunu daraltan, insanlar arasında
önyargıları pekiştiren, siyaset dedikoduları üzerine kalem oynatacaktım.
Bir Alman profesörün; üniversiteler İslam
dünyasının bir mahsulüdür, tesbitinden hareketle, “Bilim camiden çıkar” diyen Prof. Dr. Fuat Sezgin Hoca’ya atıfta bulunarak, eğitim ve
bilgi seviyesi oldukça yüksek olan Almanya ve
benzeri Avrupa ülkelerindeki camilerimizin, bu
özelliğine yeniden kavuşması için görevlilerimizin dikkatini çekecektim.
Emevi döneminin iktidar yanlısı dindarları
ve ulemasını aratmayacak derecede kendini saltanat rüzgârına kaptıranların, rüzgar yön değiştirince, nasıl da o dönemin mağdurlarını hatır-
ladıklarını ve iktidar nimetlerinden mahrum
tutulunca, bu sefer mağdur rolü oynamaya başladıklarını yazacaktım…
Ve yine Emevi dönemi zulmüne son verme
vaadiyle saltanatı ele geçiren o devrin mağdurlarının, daha sonra nasıl Emevileştiklerini ibretle
seyrettiğimi okuyucularımla paylaştıktan sonra;
Ebu Muslim Horasanî’nin, Emeviler’den sonra
iktidara gelen Abbasiler’in de akibetlerinin niçin bir öncekiler gibi olduğunu anlatan şu meşhur; “Onlar ki, eski dostlarının şerrinden emin
oldukları için onlardan uzak durdular ve yeni
düşmanlarını kendilerine dost tutabilmek için
onlara yakın oldular. Fakat neticede eski dostlarına uzak durduklarından onları kaybettiler.
Dost kazanmak istedikleri yeni düşmanlarından
da kendilerine dost olmayınca, yıkılışları mukadder oldu.” yorumu üzerine bir yorum da
ben yazacaktım… Bu da olmadı!
Memleketimiz, gözbebeğimiz Türkiye’de bizi
sevindiren, gururlandıran, göğsümüzü kabartan
çok güzel şeyler olurken; endişelendiren, geleceğe dair kaygılarımızı artıran, özellikle değerler
temelinde meydana gelen arızalar, sarsıntılar,
sulandırmalar, istikbale yürümek için yola koyulmuş bir milletin önündeki en büyük engellerdir. Yazar Hilmi Yavuz’un deyimiyle, “Adam
haram yiyor, biz ona ‘helâl olsun!’ diyoruz” diyecek kadar ahlâkî yozlaşma ve hafife alma noktasına gelmiş Müslüman-Türk toplumu üzerine
kafa yoracaktım…
Fakat bunların hiçbirisini yapamadım… Sinan benden yazı istediği andan itibaren ben,
bunlar arasında med-cezir olayı yaşadım: Denizler gibi kâh kıyıya hücum ettim, kâh kendi
içime çekildim.
Villingen Mevlana Gençlerinden Örnek Davranış
GMG Freiburg Donau Bölgesi
ve Villingen Mevlana Camii
gençleri "Çevre temizliğine"
katkıda bulundular.
Her yıl yapılan çevre temizliği
aksiyonuna katılan gençlere Villingen'in Vockenhausen çevresi düştü. Burada gençler 6 büyük torba
çöp topladılar ve çevre temizliğine
katkıda bulundular.
I
Proğramın sonunda Schwenningen DRK'de belediye tarafından çevre temizliğine katkıda bulunanlara yemek verildi. Buraya
gelip bir konuşma yapan Belediye
Başkanı Rolf Fusshöller katılımcılara teşekkür etti.
Ayrıca, Bölge IGMG Freiburg
Donau Başkanı Ahmet Ölmez de-
gençlerin yanına gelerek, onlarla
sohbet etti ve hassasiyetlerinden
dolayi teşekkür etti.
IGMG Freiburg Donau Bölge
Dış İlişkiler Başkanı Nusrettin Ergün gazetemize yaptığı açıklamasında, içinde yaşadıkları topluma
katkıda bulunmanın, bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Nürnberg’den hem Türkiye'ye
hem Kuzey Kıbrıs'a tüm uçuşlar
uygun fiyatlara!
İSTANBUL*
Her şey
dahil
€235
SAMSUN*
Her şey
dahil
€317
ANKARA*
Her şey
dahil
€288
ADANA*
Her şey
dahil
€317
*31 Ekim tarihine kadar başlayacak seyahatler için geçerlidir.
Sınırlı sayıda koltuk için geçerlidir. Tüm vergiler dahil, gidiş-dönüş web sitesi ücretidir.
TURKISHAIRLINES.COM
İZMİR*
Her şey
dahil
€288
DİYARBAKIR*
Her şey
dahil
€357
ANTALYA*
Her şey
dahil
€288
ERCAN*
Her şey
dahil
€357
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
Avrupa’da Çalışırken
Türkiye'de Çalışmak
Emeklilik İptali Getirir
Erhan NACAR
www.erhannacar.de
osyal Güvenlik Uzmanı Erhan
Nacar Uyarıyor 2013/39 Genelge ile Avrupa'da Çalışırken
Türkiye'de çalışmak Emeklilik
İptali Getirir.
SGK UZMANI ERHAN NACAR
UYARILARDA BULUNDU.
SGK İÇ GENELGE İLE SADECE
MÜFETTİŞ İPTALİ YAPILABİLECEĞİNİ SÖYLERKEN, ARTIK SGK
EMEKLİLİK SERVİS MEMURLARININDA İSTERLERSE ÇALIŞILAN
SÜRELERİ İPTAL EDEBİLİR DURUMUNA MI GELDİ.
YANİ AVRUPA’DA ÇALIŞIRKEN
AYNI ZAMANDA TÜRKİYE’DE ÇALIŞMAK İLERİDE EMEKLİ MAAŞLARINI İPTAL EDEBİLECEĞİ GİBİ
GERİYE DÖNÜK EMEKLİ MAAŞLARINI İSTEYEBİLİRLER.
Sosyal
Güvenlik
Kurumu
28/11/2013 Tarihinde 2013/39 sayılı
genelge yayınlayarak açılan davaların
bundan sonra açılmaması için önlemler
almaya başladı. Geç kalınmış bir uygulama, (Atı Alan Üsküdar’ı geçti) bile.
SGK Uzmanı Erhan Nacar uygulamanın en başından beri hatalı olduğunu
ve Avrupa’da yaşamakta olan vatandaşlarımızın kazanılan emsal kararların olması sebebi ile yeni davaların açılmaması
gerektiğini her seminerinde dile getirmesi nihayet bu söylemlerin duyulması
ve “Sosyal Güvenlik Kurumunun kaybedilen davaların karşı vekalet ücretini
SGK’a ödemek zorunda kalıyordu” dedi. Çıkan bu genelge ile inşallah bu sorun da ortadan kalkacağını ummaktayım dileklerinde bulundu.
Avrupa’da Çalışanlar Türkiye`de Çalışabilirler Artık
SGK 2013/39 sayılı genelgesiyle artık bu sürelerin yaşlılık aylığı bağlanması ile gerek yurt içi gerekse yurt dışı
S
❬
❬ 09 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
borçlanmalarında statünün belirlenmesinde hesaba dahil edileceği, yani yargı
yoluna başvurulmadan Türkiye’deki bu
sürelerin aylık bağlanmasında kullanılabileceği belirtiliyor.
Dolar Borçlanması Olanlara Uyarı!
Türkiye’de SGK’lı Çalışmayın
2006 Yılında Dolar Borçlanması Yapanlar Dikkat!
Sosyal Güvenlik Kurumu 2008 yılından sonra 3201 Yurtdışı Borçlanma
ile dolar borçlanmasını kaldırarak, yerine TL kur bazında borçlanma ile Türkiye’de çalışması bulunmayanların, yurtdışı borçlanmalarını BAĞ-KUR üzerinden emeklilik işlemlerini yapmaları yönünde Yasa ve Genelgeler ile bugünki
hayatımızda halen yapılmaktadır..
Dolar Borçlanması Yapan Erkekler
SGK’lı Olmak Zorunda Değiller
SGK dolar borçlanması yapan erkek
lerin, SGK numarası için Türkiye’de
SGK’lı çalışmadan da ilk işe giriş davalarını açmalarında ve bu davalar sonucunda (SGK yurtdışı ilk sigorta başlangıcını Türkiye’de SGK başlangıcı saydırabilirler demektedir.
Fakat yurtdışı vatandaşlarımıza gerek
(tv’lerden gerekse kulaktan duyma sözlerle) Türkiye’de dolar borçlanması olduğu halde kendilerinin çıkar simsarları
tarafından para tuzaklarına düşürülmektedir. Oysa vatandaş dolar borçlanması olduğu halde SGK’lı çalışma zorunluluğu yoktur. Kıstasları vardır. Erhan Nacar, yurtdışındaki işyerlerinden
parasız izin almalarına gerek olmadan
da (SGK’dan emekli) olabileceklerinin
altını çizmektedir.
Dolar Borçlanması Olanlara Uyarı
Dolar yurtdışı borçlanması yapanlar
daha detaylı bilgileri direk SGK uzmanı
Erhan Nacar’dan yapmış oldukları borçlanmalar ile SGK’dan daha yüksek
dosya
Herşey Köln Mülheim 2020 Projesi İçin
emekli aylıkları almaları yönünde kendilerine ücretsiz telefonlardan yardımcı
olmaktadır.
ÜCRETSİZ EMEKLİLİK BİLGİ
DANIŞMA HATTI:
0090-312-444 0 860
Dolar Borçlanmasını SGK’ya Öderken Nelere Dikkat Etmeliler
Dolar borçlanmasını SGK’ya ödeme
yaparken öncelikle ilgili bankaya dolar
ile giden vatandaşımız vezne de dolar
(döviz) bozma belgesini alınmasını SGK
şart koymuştur.
İlke Emeklilik Her Zaman Olduğu
İlkleri siz değerli vatandaşlarımızla paylaşmayı kendisine ilke edinen SGK Uzmani Erhan Nacar tarafından bu bilgiler
paylaşılmaktadır
İkinci Önemli Dolar Borçlanması
Şart
Dolar borçlanmasını döviz olarak
bozdurduktan sonra döviz belgesinden
1 adet alınarak saklanır.
Ayrıca Yurtdışı borçlanma ödemesi
TL bazında ilgili bankaya yatırılarak yatan makbuzdan 1 adet alınarak 2 makbuz ile SGK’ya verilmesini sağlamaktır
ÖNEMLİ: Yurtdışı borçlanmasını
ödemekte olan vatandaşlarımız genelde
Döviz bozdurma belgesini almamaktadır. Oysa emeklilik tahsis servisi döviz
belgesi ile birlikte TL olarak yatırılan
makbuz ile Emeklilik Aylığı bağlamaktadır.
Makbuz veya döviz bozdurma belgesi eksik olanların emekli aylıkları bağlanmamakla beraber emekli olmaları aylar almaktadır.
Konu Hakkında Detaylı Bilgi için
Türkiye'den Emeklilik Ücretsiz Bilgi
Merkezimizi Arayabilirsiniz.
TELEFONLARIMIZ:
00 90 312 444 0 860 veya
00 90 313 955 0 860
lmanya'nın Köln şehrinde
Türklerin çoğunlukla yaşadığı Mülheim semtinde
2020 Mülheim Projesi kapsamında iş adamları bir araya geldi.
Mülheim 2020 Çalışma ofisinde düzenlenen toplantıya T.C.
Köln Başkonsolosluğu Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Ataşesi Oğuz
Tuncay, Mülheim 2020 Proje Sorumlusu Dr. Michael Rosenbaum, Emeklilik Danışma Merkez
bürosundan Mustafa Macit ve çoğunluğu Keupstrasse`den olmak
üzere Mülheim semti iş adamları
katıldı.
Mülheim ilçesini kalkındırmak, çevresinde iş kurmak ve işini
büyütmek isteyenlere yardım etmek amacıyla Mülheim 2020
Projesinin hayata geçirildiği söyleyen Mülheim 2020 Proje Sorumlusu Dr. Michael Rosenbaum,
“Bugün sizlerle bir araya gelerek
fikir alışverişinde bulunarak çözüm önerilerinizi masaya yatırmak istedik. Mülheim 2020 projesi kapsamında Mülheim semtinin gelişmesi ve aynı zamanda
bölge esnafına da katkılar sağlamayı hedefliyoruz. Başlattığımız
proje kapsamında iş konularında
sizlere ücretsiz danışmanlık hizmetleri sunulmakta bunlardan
faydalanmanızı istiyoruz” şeklinde
konuştu.
Daha sonra söz alan iş adamları sıkıntılarını ve yapılması gerekenler hakkında bilgi ve görüşlerini aktardılar. Sorunların başında
park ve kiraların yüksek olduğu
belirtilirken ilçeye büyük firmaların gelmesi yönünde gerekli olanakların açılması, güvenlik sorunu, eğitim ve tanıtım konulu başlıklar yer aldı.
A
IGMG Kuzey Bavyera Heyeti Arif Taşdelen’i Ziyaret Etti
lmanya’nın Nürnberg kentinde İslam Toplumu Milli
Görüş Teşkilatı (IGMG) Kuzey Bavyera Bölgesi yöneticileri gençlerden oluşan bir heyetle Bavyera’nın
ilk göçmen kökenli SPD’li Milletvekili Arif Taşdelen’e
Nürnberg’deki ofisinde bir nezaket ziyaretinde bulundu.
A
Ziyarete IGMG Kuzey Bavyera Bölgesi Dış İlişkiler ve
Tanıtma birimi, Üniversiteliler birimi, Gençlik birimi, Kadınlar teşkilatı ve Basın Yayın birimi katıldı.
Ziyarette bulunan heyet öncelikle Arif Taşdelen’in siyasal alanda bir tarih yazdığıni işaret etti.
Arif Taşdelen ise Bavyera Eyaleti Milletvekili olana kadar çok badireli yollardan geçtiğini ancak çok büyük özveri ve azimle herşeyin başarılabileceğini belirtti. Ayrıca
gençlerimize siyasete katılmalarını tavsiye edip siyasi kariyeri uzun vadeli bir yol olarak görmeleri gerektiğini ve ancak basamak basamak ilerlenebileceğini belirtti.
Samimi söyleşi de bir çok konulara değinildi. Bu konuların arasında gençlerimizin üniversitede yaşadığı sorunlar, iş yerlerinde ve genelde başörtüsü sorunu belirtildi ve
bölge çapında yapılan aktiviteler ve projeler hakkında bilgilendirmeler yapıldı ve bilgi alış verişinde bulunuldu.
Arif Taşdelen ziyaretten dolayı çok memnun olduğunu
ve böyle genç bir heyeti tanımaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
IGMG Kuzey Bavyera heyeti ise Arif Taşdelen`in samimi sohbetinden ve nezaket dolu misafirperverliğinden dolayı müteşekkir olduklarını belirttiler.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 10 ❭
Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
haber
IGMG Hessen Bölgesi’nde En Güzel Yarışma
GMG Hessen Bölgesine bağlı olarak
faaliyet gösteren cemiyetlerin talebelerinin iki kategoride yarıştıkları
Kur`an-ı Kerim Yarışması Bölge Finali
Kelsterbach`ta yapıldı.
IGMG Hessen Bölgesi İrşad Başkanlığı tarafından organize edilen Kur`an-ı
Kerim Yarışması Bölge Finali Kelsterbach`ta yapıldı.
IGMG Hessen Bölgesine bağlı olarak
faaliyet gösteren cemiyetlerdeki talebelerin iki kategoride yarıştıkları yarışmaya
katılım oldukça yoğundu.
Program açılış Kur`an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Daha sonra programın açılış konuşmasını IGMG Hessen İrşad Başkanı
Cengiz Pekdemir yaptı. Pekdemir bu tür
yarışmaların önemine değindi. Almanya`da çocuklarımızın bu tür yarışmalara
katılmasının ne kadar önemli olduğunu
hatırlattı.
IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal
Kaçmaz da bir selamlama konuşması yaparak katılımcılara ve yarışmaya iştirak
eden talebelerin aileleri ve hocalarına teşekkür etti.
Yarışma jürisi ilk önce küçükler kategorisindeki yarışmacılar için sıralama
kur`ası çekimi yaptı. Sıra numarasına
göre yarışmacılar ilk önce ezberden daha
sonra ise yüzüne olarak sunumlarını yaptılar.
Öğle Namazı için ve küçüklerin puanlaması için kısa bir mola verildi.
I
Yine jürinin büyükler kategorisinde
katılım sağlayan yarışmacılar için sıra belirleme kur`ası çekimine geçildi. Kur`a
çekiminden sonra yarışmacılar yine ezber
ve yüzüne sunumlarını yaptılar.
Tüm yarışmacıların sunumundan
sonra jüriye puanlama için kısa bir mola
verildi.
Mola esnasında puanlamalar hesaplanırken yarışmacılar için IGMG Hessen
Bölgesi tarafından alınan hediyeler getirildi.
Jüri heyetinin puanlamasına göre dereceye giren yarışmacılar davet edildi.
Sırasıyla dereceye giren yarışmacılar
puanları ve cemiyetleri şunlardı:
Küçükler kategorisinde Birinci Offenbach Cemiyetinden Muhammed Özcan 1355 Puan, ikinci Giessen Cemiyetinden Selman Güneş 1332 Puan, üçüncü Pfungstadt Cemiyetinden Ömer Faruk Kıran 1135 Puan.
Büyükler kategorisinde Birinci Wetzlar Cemiyetinden Emre Değer 1475 Puan, ikinci Pfungstadt Cemiyetinden Yasin Yapar 1355 Puan, üçüncü Rodgau
Cemiyetinden Abdurrahman Bark 1215
Puan.
Yarışmacıların puanlaması yüzüne
okuması, ezbere okuması ve tecvid bölümü olarak üç bölüme göre yapıldı.
Tüm yarışmacılar hediyelerini aldıktan sonra; toplu olarak fotoğraf çektirilmesi ve kapanış Kur`an-ı Kerimi ile
program sona erdi.
MÜSİAD Hessen’de Yeni Dönem
üstakil Sanayici ve İş Adamları
Derneği’nin (MÜSİAD) Almanya’nın Hessen Eyaleti’ndeki
şubesi MÜSİAD Hessen, olağan genel kurulunu gerçekleştirdi.
Airport Global Otel’de düzenlenen
kahvaltının ardından, önümüzdeki iki yıllık süre içerisinde görev yapacak olan
MÜSİAD Hessen Yönetim Kurulu’nu belirlemek üzere sandık başına giden üyeler,
Musa Aydın’ı yeniden başkanlığa getirdiler.
MÜSİAD Hessen Başkanı Musa Ay-
M
dın, 2009 yılında kurulan derneklerinin
Hessen Eyaleti’ndeki Türk iş insanlarına
ulaşmak amacında olduğunu kaydederek,
üyelerle birlikte güçlendirmek ve sürekli
büyümek istediklerini dile getirdi. MÜSİAD Hessen’in sektörel bazda çalışmalar
yaparak, kendi alanlarındaki iş adamlarının irtibatta kalmalarını sağlamak hedefini kısa süre içerisinde gerçekleştirmek istediklerini söyledi. Aydın, konuşmasının sonunda yeni seçilen yönetim kurulundan
önümüzdeki iki sene içerisinde azim ve
kararlılıkla çalışmak üzere söz aldı.
IGMG Rhein Neckar Saar
Bölgesinde Hadis Yarışması
GMG Rhein Neckar Saar bölgesinde
beğeni ile takip edilen gençler arasında Alem-i İslam Camiinde hadis yarışması düzenlendi.
Programın sunuculuğunu Bölge Teftiş Başkanı Bekir Şen yaptı. Jüri heyeti
olarak Nihat Çiftçi, Viernheim Cemiyetinden Hüseyin Balıkçı, Östringen, Murat Altun, Frankenthal olarak katıldılar
ve yarışmacılara başarılar dilediler.
Her sene gerçekleştirilen hadis yarışmasında öğrenciler iki katagoride yarıştılar. Oldukça çekişmeli geçen yarışmada
büyüklerde 14-16 yaş grubunda Mannheim Fatih camiinden Mehmet Arif Çiğdem birinci, Saarbrücken Ulu Camiinden Enes Ulus ikinci, Mannheim Çarşı
I
Camiinden Cihat Döğer üçüncü oldular.
Küçüklerde 9-13 yaş grubunda ise
Mainz Barbaros Camiinden Ali Rıza
Çölmek birinci, Germersheim Selimiye
Camiinden Yusuf Keskin ikinci, Saarbrücken Ulu Camiinden Ahmet Şahin
üçüncü oldular.
Programı sunan Bekir Şen herkese
katılımlarından dolayı teşekkür ederek,
bu tür programlardaki amacın gençlerimize Peygamber Efendimiz (s.a.v)in sünnetini ve yaşantısını öğretmek, yaşatmaktır. Efendimizi örnek almalarını sağlamaktır diye konuştu.
Programın sonunda verilen hediyeler
ile fotoğraf çekiminden sonra kapanış
Kur`an-ı Kerimi ile program sona erdi.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 11 ❭
Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
haber
ATİB 21. Kurultay Şöleni Offenbach’ta Yapıldı
A
vrupa Türk İslam Birliği 21. Büyük Kurultay Şölenini Offenbach‘ da gerçekleştirdi. 7’den 70’e tüm ATİB’lilerin bir araya
geldiği kurultayda, bir yandan Avrupa’daki meselelerimizle ilgili önemli mesajlar verilirken, bir yandan da hep bir ağızdan söylenen marş ve türkülerle heyecan tazelendi.
ATİB 21. Büyük Kurultayına, ATİB üst düzey yöneticileri,
ATİB’e bağlı dernek üyeleri, bürokratlar ve de Avrupa’da faaliyet gösteren üst kuruluşların genel başkan ve temsilcileri katıldılar. Başta
Türkiye Cumhuriyeti Frankfurt Başkonsolosu Ufuk Ekici, ATİB Kurucu Genel Başkanı ve UKİD Başkanı Musa Serdar Çelebi, ATİB Eski Genel Başkanı Selahattin Saygın, ATB Genel Başkanı Erol Yazıcıoğlu, Almanya Müslümanları Merkez Konseyi Başkanı Aiman Mazyek, Batı Avrupa Kırım Türkleri Dayanışma ve Kültür Merkezi Genel
Başkanı Rafet Karanlık, IRH Genel Başkanı Ramazan Kuruyüz, UETD
Genel Başkan Yardımcılarından Köksal Kuş ve Dursun Döngel ile
IGMG Temsilcileri kurultaya katılan misafirler arasındaydılar.
Oğuzhan Erkmen ve Özlem Çelebi’nin sunduğu ATİB 21. Büyük
Kurultayı Genel Merkez Din Görevlisi Seyyit Lüleci’nin okuduğu
Kur’an-ı Kerim’le başladı. Hem İstiklal Marşımızın hem de Alman Mil-
li Marşının gür bir sesle okunduğu programda sahne alan Köln Kafkas
Halk Dansları Grubu, muhteşem bir gösteriyle izleyenleri büyüledi.
Ozan Yusuf Polatoğlu, yine 21. Kurultay için hazırladığı şiirle gönülleri coşturdu. Ardından Kurultay Şölenine ev sahipliği yapan ATİB
Hessen Bölgesinin Başkanı Şaban Duran kısa bir selamlama konuşması
yaptı.
Daha sonra, ATİB Genel Başkanı İhsan Öner
açış konuşmasını yaptı. Bir çok konuda önemli mesajlar veren ATİB Genel Başkanı İhsan Öner, konuşmasına kısa bir durum değerlendirmesi yaparak başladı: “Ortalama eğitim seviyesi ilkokul düzeyinde
olan Birinci Nesil Avrupa Türklerinden, meslek sahibi, işveren, akademisyen, birçok lisanı konuşabilen
yüksekokul mezunu ve sadece Almanya üniversitelerinde tahsil yapan Türk kökenli öğrenciler olarak sayıları 50.000’i aşan bir Avrupa Türk toplumuna gelindi.
Öner, “biz olaylara ister menfi, ister
müsbet toplumsal açıdan bakıyoruz. Ama
birileri din veya etnik kökene göre değerlendirme yapıyor” dedi.
ATİB Genel Başkanı İhsan Öner, Avrupa’da yaşayan Türk ve Müslümanların her
seçim arefesinde siyasi malzeme yapıldığına
da dikkat çekerek, “bizim içinde bulunduğumuz ülke şartları nazarı dikkate alınmadan, tamamıyla Türkiye siyasetiyle bağlantılı veya seçim yatırımı olarak gördüğümüz
her siyasi demeç ve girişimin de karşısında
olduğumuz ve olacağımız bilinmelidir!“ dedi.
ATİB Genel Başkanı İhsan Öner’in konuşmasının ardından yine 21. Genel Kurul
kararıyla seçilen 27. Dönem Genel Yönetim
Kurulu Üyeleri sahneye davet edilerek toplu
halde resim alındı. ATİB Mainz Türk Kültür
Merkezi Üyesi Sami Doğan ve ATİB Salzgitter Türk Kültür Merkezi Kadın Kollarından
Seher Özdemir, gayretlerinden dolayı ödüllerini ATİB Genel Başkanı ihsan Öner’in
elinden aldılar. Birim başkanlarının selamlama konuşmalarıyla devam eden programda,
ATİB Kız Kolları Başkanı Nurhan Aksoy ve
ATİB Gençlik Kolları Başkanı Süleyman
Yıldırım da birer konuşma yaptılar. Ardından Türkiye Cumhuriyeti Frankfurt Başkonsolosu Ufuk Ekici kürsüye gelerek yaptığı kısa konuşmada samimi ve anlamlı mesajlar verdi. Konuşmasını “biz nerede bir Türk
vatandaşı varsa oradayız“ sözleriyle sonlandıran T.C. Frankfurt Başkonsolosu Ufuk
Ekici büyük alkış aldı.
ATB (Avrupa Türk Birliği) Genel Başkanı Erol Yazıcıoğlu, ZMD (Almanya Müslümanları Merkez Konseyi) Genel Başkanı
Aiman Mazyek de selamlama konuşması yapan misafirler arasındaydı.
Bir kez daha sahne alan Köln Kafkas Halk Dansları Grubu yaptığı Zeybek oyunuyla izleyenlerden büyük alkış topladı
ATİB Kurucu Genel Başkanı Musa Serdar Çelebi, konuşmasına anadil’in önemine değinerek başladı. Burada kültürümüzle, inançlarımızla varlığımızı devam ettirmek istiyorsak
muhakkak anadilimizin korunması ve yaşatılması için çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çekti.
ATİB 21. Büyük Kurultayı Eskişehir’den gelen engelli
ama engelleri aşmış bir grubun sema gösterisiyle devam etti.
Dünyanın ilk ve tek tekerlekli sandelye ile sema yapan grubunu proje koordinatörleri Halil İbrahim Sarıkaya tanıttı.
Herkesin heyecanla beklediği şölen bölümü Türk Halk
Müziği sanatçısı Ahmet Baydaroğlu söylediği türkülerle başladı. Baydaroğlu, kendisine ayrılan bölümü okuduğu marşlarla
sonlandırdı.
Ozan Ferhat Kafkas, kendi bestelerini okuyarak tüm salonu çoşturdu. Yeni olmasına rağmen genç ozanın bestelerine
tüm salon eşlik etti.
Ozan Yusuf Polatoğlu da birbirinden güzel eserlerini seslendirerek her kurultayda olduğu gibi bu kurultaya da ayrı bir
renk kattı.
Ozan Yusuf Polatoğlu’nun ardından, Türk Halk Müziğinin güçlü seslerinden olan Esat Kabaklı’nın dillerden düşmeyen türküleri hep bir ağızdan söylendi.
ATİB 21. Büyük Kurultay Gönül Birliği Şöleni iyi dilek
ve temennilerle son buldu.
Siparişlerinizi bir telefonla kapınıza teslim ediyoruz
Hanau
Edisonstr. 6 . 63457 Hanau
Tel: 06181-9456821
Köln’lü İki Başarılı Öğrenciye
Ödülleri Türkiye’den Geldi
.C. Berlin Büyükelçiliği tarafından başarılı
gurbetci Türk öğrencilerini hediye ile ödüllendirme projesi, Türk Konsoloslukları tarafından hayata geçirilmeye devam ediyor.
T.C. Köln Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin
görev bölgesi sınırlarında üstün başarıyı yakalamış
biri kız, diğeri erkek iki gurbetci çocuğuna hakettiği
hediyeleri takdim etti. Berlin Büyükelçisi Hüseyin
Avni Karslıoğlu’nun hat sanatı formatında eliyle kişiye özel yazdığı plaket ve tablet bilgisayarı takdim
eden, Köln Başkonsolosu Engin, öğrencileri tebrik
ederek başarılarının devamını diledi. Ödül törenine
aileleriyle gelen öğrencileri basınla buluşturan Köln
Başkonsolosu Hüseyin Emre Engin, ödüllü öğrencilerin kardeşleriyle de hasbihal etti.
Engin burada yaptığı konuşmada; üniversitenin
bu toplumda yaşayan Türk azınlığın siyasi noktadaki katılımı temsili noktasından oldukca önemli olduğunun altını çizdi. Engin konuşmasını şu sözlerle
sürdürdü. ‘’Bu güne kadar 3 küsür milyonluk bir
nüfusa sahibiz burada ama göçmenlerin haklarını
koruma açısından çok iyi bir noktada değiliz. Evet
meslek yapmış gençlerimize de ihtiyacımız var. Ama
esas siyasi kimliğin oturması üniversitede oluyor. O
açıdan üniversite eğitimini önemli görüyorum. Siz-
T
Frankfurt (Frischezentrum)
Josef-Eicher-Str. 10 . 60437 Frankfurt
Tel: 0163-2022024
lerle gurur duyuyoruz sizleri tebrik ediyorum’’ diyerek sözlerini sürdürdü.
Ödül alan iki ailenin de 5 çocuğu var. Ödüllü
gençlerimizden Merve Tunca ailenin en büyüğü, 19
yaşında. Köln Mülheim Genoveve Gymnesium’u
1,2 notla bitirerek Bonn Ünüversitesinde Tıp eğitimi alıyor. Başarının temelinde aile ortamında özenle
takipli bilinçli bir eğitimle başarı yakalanmış. Zira
Merve`nin kardeşinin biri 4 yaşında diğer üç kardeşi de Gymnasium okulunda öğrenimlerini devam ettiriyorlar.
Yusuf Ziya Karaman 20 yaşında. Eriuger
Gymnasıum’u 1,1’lik dereceyle bitirerek Münster
Hukuk fakültesinde okumaya başlamış. Annesi gazetemize şu tavsiyede bulundu. Çocuğunuzun odasında her an ulaşabileceği kalem defter gibi eğitim metaryelleri her an elinin altında bulabilsin. Ben şahsen
daha küçüklüğünden beri buna daha çok dikkat ettim“ dedi. Babası da gazetemize verdiği mülakatta
kendinin öğretmen olduğunu ama çocuğa öğretmen
olunmadığının, başarının tek sihirli anahtarının düzenli çalışmak ve takip olduğunun altını çizdi.
Dereceli öğrencimiz Yusuf Ziya da; „okulda konuların takibiyle, evde işlenen konunun tekrarı bana
başarıyı getirdi“ dedi.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 14 ❭
Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
haber
Giessen’de “Alemlere Rahmet Hz. Muhammed ve Kur’an’dan Ziyafet” Programı
GMG Hessen Bölgesi tarafından organize edilen "Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.v) ve Kur`an`dan Ziyafet"
programı kalabalık bir izleyici topluluğunun katılımı ile
Giessen Kongresshalle salonunda icra edildi.
Programa konuşmacı olarak IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz, Türkiye`den Ayasofya Camii Eski İmam Hatibi Mahmut Toptaş ve selamlama konuşması ile IRH Başkanı Ramazan Kuruyüz katıldı. Yine programın misafir karileri
Güney Afrika`dan Abdurrahman Sadien, Türkiye`den İshak
Danış idi. Yine IGMG Hessen Bölgesinin yetiştirdiği ve Bölge birincileri olan Bünyamin Akdağ ve Emre Değer de Kur`an
I
Tilavetleri ile programa katkı sağladılar.
Program başlangıcında sunucu Zafer Erten kısa bir bilgilendirmede bulundu. Daha sonra programın açılış Kur`an-ı
Kerimini Bünyamin Akdağ okudu.
Bünyamin Akdağ`ın Kur`an Tilavetinden sonra IGMG
Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz mikrofona davet edildi.
Proğramın Açılış konuşmasını yapan IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz; Proğramın sahibi olarak bu güzelliğe katkısı olan herkese ayrı ayrı ve özellikle de tüm sponsorlara teşekkür etti.
IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz konuşmasını şu şekilde sürdürdü; "Avrupa`da yaşayan müslümanlar olarak önce manevi değerlerimize, Müslüman kimliğimize ve
kişiliğimize sahip çıkacağız. Allah`a kul olduğumuzu adımız gibi bileceğiz ve bunu yerine
getirirken hiç kimseden çekincemiz endişemiz
asla olmayacak. İçinde yaşamış olduğumuz
topluma milli ve manevi değerlerimizle katkı
sağlayacağız. İçinde yaşadığımız topluma barış
ve huzur gelmesi için Milli görüş teşkilatları
olarak her türlü katkıyı sağlamaya hazırız. Almanya bizim ikinci vatanımızdır, burada
inançlarımızı yaşayarak Kur´an ve Sünnet ölçüsünde bir hayat sürerek Allah`a kulluk yapmak istiyoruz.
Alman yetkililerinden çalışmalarımıza
menfi katkılar bekliyoruz. Camilerimizin
İmamlarının din görevlileri olarak tanınmasını
ve kadrolu hale getirilmeleri, yani Alman hükümetleri tarafından maaşlarının ödenmesini
istememiz bu toplumun bir parçası olarak en
doğal hakkımızdır.
Elbetteki mazlumun ahı yerde kalmayacaktır. Bu Teşkilatın heyacanı bitti diyenler,
ancak kendilerini aldatırlar. İşte bugün bu salonu hınca hınç dolduran sizler bu heyecanı
doya doya yaşıyor ve bunu isbat ediyorsunuz.
Bundan dolayı sizi tebrik ediyor teşekkür ediyorum" dedi.
IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz`ın konuşmasından sonra IRH Başkanı
Ramazan Kuruyüz bir selamlama konuşması
yaptı. IRH`nın faaliyetlerinden de kısaca bahseden Kuruyüz programa katkı sağlayan herkese teşekkür etti.
Programın Türkiye`den misafir Karisi İshak Danış sahneye salavatlar eşliğinde çağrıldı.
İshak Danış Kur`an Tilavetine hazırlanırken
salon adeta sessizliğe büründü. Kur`an aşıkları
adeta nefes almadan İshak Danış`ı dinlemeye
başladılar. Yaklaşık 30 dakikalık bir sürede İshak Danış salonda bulunanları adeta mest etti.
İshak Danış`a IGMG Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz bir hediye takdiminde bulundu.
İshak Danış`ın Kur`an Tilavetinden sonra
programa kısa bir mola verildi.
Moladan sonra yine Hessen Bölgesinin yetiştirdiği hem Bölge birincisi ve hem de Avrupa Üçüncüsü olan Emre Değer Kur`an Tilavetini sundu.
Türkiye`den misafir hatip Ayasofya Camii
Eski İmam Hatibi ve Şifa Tefsiri Müellifi Mahmut Toptaş mikrofona davet edildi. Sunucu
Zafer Erten Mahmuş Toptaş hocayı çocukluğuna götürerek bazı hatıralarını yeniden canlandırdı.
Sonrasında Mahmut Topbaş hoca, anlam
dolu heyecanlı ve o kadar da akıcı bir konuşma sundu.
Konuşmasının sonunda Mahmut Toptaş`a IGMG Hessen
Teşkilatlanma Başkanı Hikmet Atak bir hediye takdiminde
bulundu.
Programın son Karisi Güney Afrika`dan dünyaca ünlü
Abdurrahman Sadien idi. Programın ilerleyen saatine rağmen
salonda bulunanlar eksiksiz olarak izlemeye devam ediyorlardı. Sunucu tarafından kendisi hakkında bilgi verilen Abdurrahman Sadien sahneye salavatlarla davet edildi. Tüm salon bu
salavatlara iştirak etti.
Kendisine has uslubu ile Kur`an Tilavetine başlayan Abdurrahman Sadien yaklaşık 45 dakika nefis bir Kur`an Ziyafeti verdi. Salondan çıt çıkmıyor, arada Kariye övücü sözlerle
birlikte tekbirler duyuluyordu. Bu ortamdan etkilenen Abdurrahman Sadien coştukça coşuyor ve salonda bulunanları adeta
mest ediyordu.
Kur`an Tilavetinden sonra Abdurrahman Sadien`e IGMG
Hessen Bölge Başkanı Bilal Kaçmaz bir hediye takdiminde bulundu.
Programın sonunda IGMG Hanau İmam Hatibi Celil
Yıldız hocaefendi kısa ama nefis içerikli bir dua yaptı. Tüm salon da buna hep bir ağızdan amin dediler.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
Unutma ki,
Unutulmayasın;
Hatırla ki,
Hatırlanasın
[email protected]
nutmak; bir yönü ile nimet, diğer yönüyle felakettir. Nimettir; zira acılarımızı, kederlerimizi ve sıkıntılarımızı
unutabiliyor ve böylece yaşamımızı sürdürebiliyoruz. Yaşadığımız acıları unutamasak ve acılar
ilk andaki şiddetini korusa hayat sürdürülemez
hale gelirdi. Felakettir; zira insan insanlığını
unutur. İnsan insanlığını unuttuğu zaman en
yırtıcı hayvandan dahi tehlikeli hale gelir. Kur’an
bize bizi hatırlatır. İnsan olduğumuzu, vicdan sahibi olduğumuzu anlatır. Bu yönüyle unutulmaması gereken, unutulsa dahi tekrar hatırda tutulması gereken insanî değerler vardır.
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, acılar dinmiyor. Öyle bir çağda bulunuyoruz ki, gözyaşı durmuyor. Öyle bir zamana şahit oluyoruz ki yaşanan insanlık dramı karşısında insanlığın vicdanı
harekete geçmiyor. Hak, hukuk ve adalet taraflı
işliyor. Söz konusu güçsüzler, ezilenler ve ihtiyaç
sahipleri olduğunda hak ve hukuk kolayca rafa
kaldırılabiliyor. Kurtların kuzulara şah olsa yapmayacağını, insan insana yapar duruma geliyor.
Oysa insana yakışan, hangi etnik aidiyete sahip
olduğu, hangi ideolojinin savunucusu durumunda bulunduğundan bağımsız olarak insan
olma ortak paydasında buluşabilmek, kendimiz
için istediğimizi tüm insanlığın iyiliği ve güzelliği için de isteyebilmek gayreti içerisinde olmaktır.
Bugün dünyanın kimsesiz biçareleri adeta
kendi hallerine bırakılmış durumdalar. İçerisinde bulunduğu sıkıntılar görmezden geliniyor.
Dramları dillendiriliyor ama köklü bir çözüm
üretilemiyor ya da üretilmek istenmiyor. Mahzun olan hüznüyle, mağdur olan mağduriyetiyle,
mazlum olan zulme uğramasıyla başbaşa bırakılıyor. İnsanlığın ortak vicdanı zulme uğrayanın
U
❬ 15 ❭
❬
Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
Murat KUBAT
dosya
Bizler kardeşlerimizi düşünmezsek
kimse düşünmeyecek. Biz onlara el uzatmazsak kimse el uzatmayacak. Yeryüzündeki zayıfların ve çaresizlerin derdine biz
ortak olmazsak kimse ortak olmayacak.
Bu uğurda ortaya konan çaba, insanlığın
vicdanını temsil eden bir çaba olacak.
yanında, mağduriyet içerisinde bulunanın arkasında yer almıyor; savaş ortasında acı çeken insanlar için harekete geçmiyor. Zalimin yaptığı
zulüm adeta yanına kâr kalıyor.
Pekiyi, savaşların ve adaletsiz paylaşımın
mağdur ettiği, mahzun bıraktığı insanları kim
düşünecek? Güçlünün haklı, haklının güçsüz olduğu, sözün gücünün değil, gücün sözünün geçtiği bir dünyada; zorbaların arttığı, zalimlerin sayısının çoğaldığı, insanlığın değerinin kalmadığı, vicdanın yok sayıldığı, ihtiyaç sahiplerini düşünenlerin azaldığı bir zamanda kim sahip çıkacak mazluma, mağdura; çaresize ve muhtaca? Bir
dilim ekmeğe muhtaç olanı, bir yudum temiz su
bulamayanı, ocağında duman tütmeyeni, yardıma ihtiyaç duyanı kim görecek? Kim silecek Suriye’deki gözü yaşlı annenin göz yaşını? Kim duyacak Arakanlı mazlumun ahını? Kim teselli
edecek evladını açlığın aldığı Somalili babayı?
Kim anlayacak zulümden çocuğunu kaçırabilmiş ama kendisi zulmün ortasında kalmış Orta
Afrikalı bir kadını? Kim umut olacak umudunu
kaybetmeye yüz tutanı? Kim okşayacak yetimlerin başını? Kim güldürecek fakir fukarayı?
Adaletli paylaşımın olmadığı bir dünyada,
azınlığın dünya gelirlerinin büyük bir kısmına
sahip olup, çoğunluğun insan onuruna yakışmayan yaşam şartlarında hayatlarını sürdüyor olmalarından rahatsızlık duymayacak mıyız? İnsanca koşullar altında yaşayamayanlar adına
mevcut durumdan rahatsız olmayacak mıyız?
Rahatsız olmaz, rahatsızlık duymazsak bu insanlık ayıbı yapışır alnımıza. Açlıktan ölen insanın
olduğu bir dünyada bu ayıp tüm insanlara yeter
de artar bile; su bulamadığından ölen çocukların
olduğu bir dünya insanlık ayıbı olarak çok fazla.
Savaşın ortasında kalmış insanların açlıktan kedi
ve köpek eti yemek zorunda bırakılmaları, vicdan sahibi insanın kabullenemeyeceği boyutta.
Bu tablo karşısında tüm dünyanın vicdanı sussa
biz susmayacak, tüm dünya görmese biz görmemezlikten gelmeyecek, tüm dünya kulaklarını tıkasa biz tıkamayacağız. Çünkü susarsak vicdanımız kaybolacak, duymazsak duyarsızlaşacağız.
Bizler sadece kendilerini düşünen bir zümre
olamayız. Hani insanlığın yüz akı Peygamber
Efendimiz Mü’minleri bir vücuda benzetmişti ve
demişti ki: “Birbirlerine merhamet, şefkat ve
sevgi konusunda mü’minleri bir vücut gibi görürsün. Vücudun bir organı rahatsız olursa, diğer
organlar uyumadan, hararetle birbirlerini ona
çağırırlar.” Bizler kardeşlerimizi düşünmezsek
kimse düşünmeyecek. Biz onlara el uzatmazsak
kimse el uzatmayacak. Yeryüzündeki zayıfların
ve çaresizlerin derdine biz ortak olmazsak kimse
ortak olmayacak. Bu uğurda ortaya konan çaba,
insanlığın vicdanını temsil eden bir çaba olacak.
Oysa bizim için varlık sahibi olmanın şükrüdür; paylaşmak, infakta bulunmak ve ihtiyaç sahipleri için harcamak. Bizlerin refah içerisinde
oluşu, sıkıntı içerisinde bulunmayışı dünyanın
öteki ucunda acı çeken bir insana, hele hele bu
kardeşimizse, duyarsız kalması ne mümkün!
Muradımız, tüm insanların insanca yaşama hakkını elde etmesidir. Bu manada uzanan dost bir
el, kucaklayan şefkatli bir yürek dünya mazlumlarını yaşama tutunduracak ve bu ilgi umudu tükenenlere umut olacak. Bu çaba kimsesizlerin kimi, çaresizlerin çaresi, dertlilerin devası olacak
bir çabadır. Mazluma uzanan eli Allah görür.
Mazluma ve mağdura uzanan hayır eli unutulmaz. Şu da unutulmamalıdır ki, unutmazsak
unutulmayacak, hatırlarsak hatırlanacağız.
“Eğitim Köprüleri: Yükseliş” Başlıklı Aile Semineri Gerçekleştirildi
İTİB’in Otto Benecke Vakfı ile birlikte Köln
ve Dortmund çevresinde yürüttüğü, Federal
Aile, Yaşlılar, Kadın ve Gençlik Bakanlığı tarafından da desteklenen “Eğitim Köprüleri: Yükseliş”
başlıklı projesi çerçevesinde, 2014 yılının ilk semineri, DİTİB Merkez Cami sergi salonunda gerçekleştirildi.
Göçmen ailelere yönelik olarak yürütülen proje,
aileleri güçlendirmeyi, çocukların eğitim potansiyelini ve eğitim sürecini daha dikkatli, aktif ve özgüvenle ele almalarını sağlamayı hedeflemektedir.
DİTİB Yönetim Kurulu üyesi Dr. Bekir Alboğa’nın
selamlama konuşması ile açılışını yaptığı seminerde,
Heidelberg Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Havva
Engin konuşmacı olarak katılarak “okul ve veli işbirlikleri”ni ele alan bir konuşma yaptı. Yakın derneklerin ve-
D
li temsilcilerinin iştirak ettiği seminer, katılımcıların
büyük ilgisini çekti. Prof. Dr. Engin, Almanya’ya göç
etmiş ebeveynlerin buradaki okullardan ve öğretmenlerden beklentilerine yer verdiği konuşmasına, özellikle iki
dilliliğin kişisel ve zihinsel gelişimdeki rolüne ve ailele-
rin okullarda ne tür roller üstlenebileceklerine dikkat
çekti. Özellikle örneklemeler üzerinde duran Engin,
yarım dillilik suçlamasının veya bazı çocukların dil
gelişiminin yanlış değerlendirildiğini ifade etti. Bazı
çocukların Almanca’da zayıf olmalarının her iki dili
de yarım bildiğine delalet etmeyeceğini, eğer çocuklar ana dilde veya Almanca’da başarılı ise, bu durumun onların kısa sürede diğer dildeki eksikliklerini
de doğru metodlar yardımıyla aşabileceklerini belirtti.
Bütün camilerimizde örgütlenen velilerin hangi
görevleri üstlenmeleri gerektiğinin ve resmi Eğitim
Merkezi statüsüne sahip DİTİB Eğitim Merkezi’nin
hangi konularda destek verebileceğinin konuşulduğu
seminer, tecrübe ve bilgi paylaşımında bulunulmasının
ardından sona erdi.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 16 ❭
Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
röportaj
İhtiyaç Sahiplerini Unutma ve Unutturma
asene Derneği 2014 Kumanya Kampanyası’nın hazırlıklarını sürdürüyor. Hasene Başkanı Mesud Gülbahar ile 2014 Kumanya Kampanyası’nı konuştuk. Hasene dördüncüsünü düzenlenyeceği kumanya kampanyasıyla 30 ülke, Türkiye’de 30
ilde 30 bin kumanya bağışı toplamayı hedefliyor.
Her yıl düzenlediğiniz kumanya kampanyasının amacından bahseder misiniz?
3 yıldır kumanya kampanyası düzenliyoruz. Bu sene gerçekleştireceğimiz dördüncü kumanya kampanyası olacak. Kumanya kampanyası ile amaçladığımız şey,
gerek Ramazan ayı içerisinde gerekse de Ramazan ayından sonra mazlum ve mağdurlara ulaşmak, onların yanında olduğumuzu hissettirmek ve gıda yardımında bulunmaktır. Ayrıca insanımızı üç aylar olarak ifade edilen
manevi yoğunluğu yüksek olan bu aylarda paylaşmaya
teşvik etmektir. Dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde
yaşayan mazlum ve mağdurlara, evlerinden ve yurtlarından çıkmak zorunda bırakılmış mültecilere ulaşarak
onlara bu aylarda gıda yardımları ile destek çıkmaktır.
Kampanya için sloganınızı “İhtiyaç sahiplerini unutma ve unutturma” olarak belirlediniz. Bu sloganı belirlemenizde ne etkili oldu?
Dünyanın değişik coğrafyalarında değişik sıkıntıların olduğunu biliyoruz. Bu sıkıntıları medya gündeme
taşıdığı zaman gündemimizde daha çok yer alıyor. Kısa bir süre sonra ise medyanın gündeminden düştüğünde bizlerin gündeminde de fazla yer almıyor. Örneğin
Pakistan’da sel felaketi olduğunda, Somali’yi kuraklık ve
kıtlık etkilediğinde, Myanmar’da zulüm etkili bir şekilde ilk ortaya çıktığında medyada ilk haftalar yer alan sıkıntılar daha sonra gündemden düşüyor. Medyanın
gündeminden düşmesi sıkıntıların, dramların ve acıların da bittiğini göstermiyor. Asıl yardımların ondan
sonra devam etmesi gerekiyor. Biz “ihtiyaç sahiplerini
unutma ve unutturma” sloganı ile medyanın gündeminden düşmüş ama acıları devam eden mazlum ve
mağdurları unutmamayı ve unutturmamayı amaçladık.
Biz bu kampanyamız ile unutulmuşları hatırlamak ve
unutulmamasına katkı sağlamak istedik. Bu seneki
kampanyamızın sloganında bu yönü ön plana çıkarmak
istedik.
30 ülkede, Türkiye’de 30 ilde 30 bin kumanya bağışı
Kampanyayı hangi ülkelerde yürüteceksiniz?
Geçtiğimiz sene 25 ülke, 25 il ve 25 bin kumanya
bağışı toplamayı hedeflemiştik ve hedefimizi fazlasıyla
aşmıştık. Bu sene geçtiğimiz seneki hedeflerin üzerine 5
ülke, 5 il ve 5 bin kumanya bağışını daha koyarak 30 ülkede, Türkiye’de 30 ilde 30 bin kumanya bağışı toplayarak dağıtmayı hedefliyoruz.
Kampanyamızda yardımları ulaştırmayı düşündüğümüz ülkeler içerisinde öne çıkanları şu şekilde ifade
edebilirim: Suriye’de 3 yılı aşkın süredir devam eden savaşın mağdur ettiği mazlumlara, iç kargaşanın devam
ettiği Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki mazlumlara ve
buradan Kamerun ve Çad’a sığınmak zorunda kalmış
Orta Afrikalı mültecilere, baskıların devam ettiği
Myanmar’daki mazlum halka, Somali’deki kamplarda
kendilerine uzanacak eli bekleyen ihtiyaç sahiplerine,
Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin yoğun olarak bulunduğu Kırıkhan, Osmaniye gibi illerde, Arnavutluk,
Bosna Hersek, Kosova ve Karadağ gibi Balkan ülkelerinde, geçtiğimiz sene Haiyan tayfununun vurduğu Filipinler gibi acıların ve sıkıntıların yaşandığı ülkelerde
kumanya dağıtımlarımız ve çalışmalarımız olacak.
2014 Kumanya Kampanyası’nın içerisinde hangi çalışmalar yer alıyor? Bir kumanya bağış bedeli ne kadar?
Kampanya aracılığıyla her sene olduğu gibi bu sene
de onbinlerce ihtiyaç sahibine içerisinde değişik gıda
maddelerini ihtiva eden kumanya paketleri dağıtmayı
H
Röportaj: Murat Kubat
düşünüyoruz. Bunun yanısıra 9 Mayıs’ta Bosna Hersek’te aşevimizin açılışını gerçekleştireceğiz. Burada
günlük 500 kişiye verilecek sıcak yemek de kumanya
kampanyasının içerisinde yürüteceğimiz çalışmalar arasında yer alıyor. Ramazan ayı içerisinde bu tür yardımların ayrı bir güzelliğinin olacağını düşünüyorum. Yine
Hasene Mobil Fırını’ndan çıkacak günlük binlerce ekmek, ihtiyaç sahiplerinin sofralarını ve gönüllerini ısıtacak. Ramazan ayı içerisinde Hasene iftar çadırı kurarak,
ihtiyaç sahipleriyle, mültecilerle birlikte iftar yapmayı
istiyoruz. Ve yine bu kampanya aracılığıyla her yıl yapmayı geleneksel hale getirdiğimiz yetim buluşmaları
olacak. Kumanya bağış bedelini ise her sene olduğu gibi bu sene de 45 € olarak belirledik. Bağışçılarımız, 45
€’luk bir yardım ile bahsettiğim alanlara katkı sağlamış
olacaklar.
Yetim buluşmasından bahsettiniz. Yetim buluşmasını
kumanya kampanyası içerisinde gerçekleştirmenizin maksadı nedir?
İsmini Yetim Buluşması olarak belirlediğimiz buluşmalar eşliğinde dünyanın farklı coğrafyalarındaki binlerce yetimimizle bir araya geliyoruz. Bu yetimler bizim
yetim projesi bağlamında aylık düzenli olarak destek
sağladığımız yetimlerden oluşuyor. Yetim buluşmalarını
kumanya kampanyası ile bağlantılamamızın sebebi, Ramazan bayramında yetimlerimizle bir araya gelmek ve
yetimlerimize bayramlık elbiseler ve hediyeler alarak
onlara bayramın sevincini ve mutluluğunu yaşatmaktır.
Bu yüzden yetim buluşmasını kumanya kampanyası
konsepti içerisinde gerçekleştiriyoruz.
Kampanyaya bağışta bulunmak suretiyle destek sağlamak isteyenler sizlere nasıl ulaşabilirler?
Yardımseverlerimiz 02237-92942-0 telefon numarası ile bizlere ulaşabilirler. Ayrıca kumanya kampanyasına www.hasene.org sayfasını ziyaret ederek bilgi sahibi olabilirler ve ilgili hesap numaları aracılığı ile bağışlarını yapabilirler. Yine facebook ve twitter sayfamızdan
da(www.facebook.com/haseneorg
www.twitter.com/haseneorg) gerek haberlerimizi aktuel takip edebilir gerekse de oradaki hesap bilgileri kullanılarak kampanyaya katılabilirler.
Kampanya ne zamana kadar sürecek? Dağıtımları ne
zaman gerçekleştirmeyi düşünüyorsunuz?
2014 Kumanya Kampanyası’nı 1 Mayıs ve 20 Mayıs tarihleri arasında yürüteceğiz. Dağıtımları gerek Ramazan ayı içerisinde gerekse de Ramazan ayı dışında
sürdüreceğiz. Kampanyayı, organizeyi bir an önce başlatıp Ramazan ayı girmeden gıda paketlerini mazlum ve
mağdurlara ulaştırmak maksadıyla bu kadar erken başlattık. Yardımların dağıtımını iki aşamalı düşünüyoruz.
Birinci aşamayı 20 ülkede 20-27 Haziran tarihleri arasında, ikinci aşamayı ise geriye kalan 10 ülkede 23 – 30
Temmuz tarihleri arasında yürüteceğiz. Dağıtımları iki
aşamalı gerçekleştirmemizin sebebi, ikinci aşamada yapacağımız dağıtımlarda 10 ülkede yetimlerimizle bayramda bir araya gelmeyi istememizdir. Bilhassa yetimlerimizin yoğun olarak bulunduğu ülkelerde onlarla bir
araya gelerek yetimlerimize bayram sevincini yaşatmak
istiyoruz.
30 ülkede, Türkiye’de 30 ilde bu kadar yoğun bir çalışmayı nasıl yürütüyorsunuz?
Çalışmalarımızda en güçlü yanımız gönüllü ve gözlemci ağımızdır. Avrupa’nın değişik ülke ve bölgelerinden seçtiğimiz gönüllü gözlemciler aracılığı ile kampanyayı gerçekleştiriyoruz. Değişik ülkelere gönderdiğimiz
gözlemciler oralardaki partner kurumlarla birlikte dağıtım çalışmalarını gerçekleştiriyorlar.
2014 Kumanya Kampanyası’nı 121 gözlemci nezaretinde gerçekleştireceğiz. Kampanyalarımıza katılan
gözlemcilerimizi seçerken ise idarecilik ve görev sorumluluğuna sahip, görev yapacağı ülkelerde daha önce bulunmuş ya da o ülkeler hakkında bilgi sahibi olan, ülkenin dilini konuşabilen, Hasene’nin vizyon ve misyonunu taşıyabilecek ve yansıtabilecek özelliklere sahip kişiler arasından seçiyoruz.
Son olarak neler söylemek istersiniz?
Hiç birimiz akıbetimizin nasıl olacağını bilmiyoruz.
Bugün veren konumunda olan bizler, yarın alan konumuna düşebiliriz. Bu açıdan ihtiyaç sahiplerini düşünmek ve onlarla empati yapmak durumundayız. Dünyanın farklı coğrafyalarında değişik sebeplerden ötürü
muhtaç durumda olan insanlar var. Onların unutulmaması ve unutturulmaması için hayırseverlerimizi kampanyamıza destek vermeye davet ediyorum. Peygamberimiz hayırlı işlerde acele etmeyi tavsiye etmiştir. Kampanyaya katılmada geç kalmamalarını tavsiye ediyorum.
Şimdiden, bizlere yardımlarını emanet eden tüm hayırseverlerimize teşekkür ediyorum. Allah bağışlarını ve
yardımlarını kabul etsin.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 17 ❭
haber
Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
Alman Bayanlara
Ramazan-ı Şerif Semineri
THY Nürnberg Müdürlüğü Singapur’u Nürnberg’e Getirdi
HY Nürnberg Müdürlüğü 30 yıldır uçtuğu
bir uzakdoğu noktası olan Singapur’u Nürnberg’e getirdi. THY Nürnberg ve Singapur
Müdürlükleri ile Singapur Havalimanı ve Turizm
Merkezi dörtlüsü ortak bir program düzenledi.
Amaç: Nürnberg’ten Singapura giden yolcuları THY
konforuyla Singapur`a ulaştırmaktır. 2011, 2012 ve
2013 yıllarında Avrupa‘nın en iyisi ve business ikramda da dünyanın en iyisi olan THY ile 2013 yılında dünyanın en iyi havalimanı seçilen Singapur’u
Nürnberg’te duymak, görmek ve tartışmak mümkün
olmuştur. Burada dünyanın en iyileri bir araya getirilmiş ve müşteri odaklılık esas alınmıştır. Kazan kazan esprisini esas edinen proje 70 acenteyi, siyasi ve
iktisadi elitleri de bir araya getirmeyi başardı.
THY Nürnberg Müdürü Dr. Osman Nuri Hasırcı da açılış konuşmasında „kırk yıldır uçulan bir
noktamız olan Nürnberg‘i 30 yıldır uçulan Singapur’a bağlamaya devam ediyoruz. Nürnberg’ten Singapur‘a İstanbul aktarmalı çok kısa bir süre bekledikten sonra yolcularımız diğer uçağımıza alınmaktadır.
Amacımız bütün dünyayı Nürnberg’e bağladığımız
gibi Singapur’u da daha çok yolcu taşıyarak bağla-
T
maktır. Ürün kalitesi çok yüksek olan THY, bilindikçe tercih edilmekte ve müşteri odaklılığın farkına
varılmaktadır. TK1506 ile Nürnberg’ten giden yolcularımız Singapur`a TK066 ile devam etmektedirler. İstanbul’a uçağımız 22:25’te indikten sonra gece
dalgasıyla İstanbul’dan kalkan uçaklarımızla Orta
Doğu, Uzak Doğu, Afrika ve Orta Asya’ya çok kolay
bir şekilde varılabilmektedir. Aynı misafirler dönüşlerinde sabah saatlerinde İstanbul’a inmekte ve
Nürnberg’e TK1503 ile devam etmektedir. Sabah saat: 08:50’de İstanbul’dan kalkan uçağımız saat:10:40’da Nürnberg’e varmaktadır. THY tercih
eden yolcularımız rahat ve konforlu bir şekilde yorgunluk hissetmeden seyahatlerini gerçekleştirmektedirler.
Nürnberg bizim için çok önemli. Singapur da
çok önemli. WIN WIN WIN esasına dayalı partnerilerimizle önemin farkını ortaya koymaya devam
edeceğiz. Nürnberg’ten bizimle uçan her yolcumuza
40 Singapur doları alış veriş VOUCHER’i veriyoruz.
Nürnberg Hava Limanında Mövenpick Restaurant’tan %50 indirim VOUCHER‘i veriyoruz. Bunlar partnerlerimizle ilişkimizin sonucudur“ dedi.
GMG Freiburg Donau Bölgesine bağlı
hizmet veren Lauchringen Cemiyeti
Kadınlar Teşkilatı ile Alman bayanlar
kahvaltıda buluştular.
Familienzentrum (FAZ) tarafından düzenlenen proğramda, Yasemin Bozkurt, Alman bayanlara Ramazan-ı Şerif üzerine bir
seminer verdi.
Bozkurt konuşmasında, Ramazan ayının faziletine değinirken, bu ayın paylaşım
için önemli olduğuna dikkat çekti.
Proğram sonunda misafirlerin sordukları sorulara cevaplar verildi.
I
İBADETE DAHA FAZLA
ZAMAN AYIRIN DİYE...
HACI ADAYLARININ DİKKATİNE
HEDİYELİK HAC MALZEMELERİNİ
HİZMETİNİZE SUNUYORUZ
Daha Pek Çok Çeşit Hediyelik Hac Malzemesi İle Hizmetinizdeyiz
www.hacdunyasi.de
- HAC'DA YÜK
PROBLEMİNE SON
11.90
- KALİTE GARANTİSİ
- İADE GARANTİSİ
- LÜX HEDİYELİK PAKET
- 20 SET VE ÜZERİ
SİPARİŞLERDE POSTA
ÜCRETİ BİZDEN
Daha fazla bilgi için sayfamızı ziyaret edin veya bizi arayın:
Schützenstraße 5
64283 Darmstadt
zum Festnetztarif. Mo. - Fr.: 10:00 - 17:00 Uhr
*Gilt nur in Verbindung mit einem 24 Monate Laufzeitvertrag. Alle Preis inkl. 19% MwSt. Druckfehler, Änderungen und Irrtümer vorbehalten.
HEDİYELİK SETİMİZDE
BULUNAN MALZEMELER
seccade - takke - kina - tesbih - esans
- misvak - sürme - namaz başörtüsü
iTiBAR
EN
euro'dan
HE D
HAC S İYELİK
ETLER
İMİZ
Bonner Straße 40 . 65428 Rüsselsheim Tel: 06142-2309224
Web: www.hacdunyasi.de . E-Mail: [email protected]
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 18 ❭
Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
haber
Yaşar Cimşit Eisenberg’de (Birlik 90 ve Yeşiller Partisinden)
1. Sıradan Belediye Meclis Üyesi Adayı
zun yıllar değişik sivil toplum kuruluşlarında görev yapan
Yaşar Cimşit Almanya`da
25 Mayıs 2014 tarihinde yapılacak Yerel Seçimlerde Eisenberg`den Belediye Meclis
üyeliği için (Birlik 90 ve Yeşiller Partisi) tarafından 1.
sıradan aday gösterildi.
Eisenberg Belediyesi Göç
ve Uyum Meclis Başkanı Ya-
U
şar Cimşit, Yeşiller Partisinin bu teklifine ve kendisini
1. sırada aday gösteren tüm
üyelere teşekkür etti.
25 Mayıs 2014’te hem
Avrupa hem de Mahalli Yerel Seçimlerden dolayı seçim
çalışmalarına başlayan Yaşar
Cimşit; “Eisenberg Belediyesinda Göçmen kökenli insanların Meclise girerek şehrin hem çoğulculuğuna hem
de çok kültürlülüğüne renk
katacakları gibi sorun ve çözümlerin daha da kolay olacağından Belediye Meclis
Üyeliği önemli bir hizmet
alanı olduğunu bilmemiz
gerekir. Bundan dolayı Almanya’da Seçme ve Seçilme
hakkına sahip her kesin
mutlaka sandığa giderek Vatandaşlık görevlerini yerine
getirmelerini tavsiye ederek,
burada Göçmen Kökenli insanların katma değeri yüksek, değerlerinin Kamuda ve
Yerel Yönetimlerde de hissedilmesi için bir fırsattır.
Yaşadığımız şehirde ve
yaşadığımız mahallede daha
etkin olmak için Yerel Yönetimlerde Göçmenlerin daha
fazla aktif ve katılımcı bir şekilde görev alması veya görev üstlenmesi bizim buradaki Demokratik katılımımızın ağırlığını da pekiştirecektir” dedi.
Avrupalı Kayserililer Köln’de Örgütlendi
vrupa’da yaşayan Kayserilileri ve derneklerini bir çatı altında bir araya getirmeyi amaçlayan Avrupalı Kayserililer
Birliği (AKB) teşkilatlanmasını tamamladı ve yönetimini
oluşturdu.
Nisan ayı içinde son toplantısını gerçekleştiren AKB, yeni
Yönetim Kurulu, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları’nı şekillendirdi. Şimdiye kadar komisyon kurulu üyeleri olarak çalışmalarını
yürüten AKB resmi yönetimini belirledi. Geniş kapsamlı çalışmalar sonucunda Kayserililerin birliğin sağlayacak bir yönetim
kurulu şekillendirildi. Söz konusu yeni yönetimin üç yıl çalıştıktan sonra genel kurula gitmesi de karara bağlandı.
Erdoğan Esen’in Genel Başkanı olduğu AKB 3 Mayıs’ta,
Köln’deki Senats Hotel’de resmi açılışını gerçekleştirerek görücüye çıkacak, çalışmalarını kamuoyu ile paylaşacak. 3 Mayıs’taki
açılışa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri
Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Kocasinan ve
Melikgazi Belediye Başkanları, Kayseri Milletvekilleri, Kayseri
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanları davet edildi.
Genel Başkanlığına Erdoğan Esen’in seçildiği AKB’nin Genel Başkan Yardımcılıklarına Ahmet Gözel, Mustafa Duman, İsmail Karakuzay, Köksal Ozan, Mustafa Burç, Hasan Özdemir,
Mustafa Karaduman, Mehmet Nalbant, Yavuz Aktaş, Mevlüt
Gürcü, genel sekreterliğine Berna Korkmaz, genel muhasipliğe
ise Yaşar Arguhan seçildi.
A
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
Yaratana Açılan
Eller ve İmanla
Coşan Gönüller
[email protected]
eslimiyetin en güzel yanı
kişinin Rabbine sığınıp, aczini bilip, kibrini ayaklar altına alıp, boynunu büküp, ellerini
açıp Yaratan’a yalvarmasıdır. Yalvarmak aczin ifadesidir. Yaratılan “Kul”
nefsine uyarak kendini hep Kafdağı’nda görmeye, etrafına tepeden bakmaya meyillidir. İmanın lezzetini tadamayanlar firavun yoldaşı olmaya
adaydırlar.
Kurtuluşun yolu Allah’a kul olmak, nefsini sığaya çekmek, Yaratan’a
teslim olmak, samimiyetini ortaya
koymak ve aczini bilip istemektir.
Dua! inanan müminin Rabbine sığınmasıdır, Yaratanı hakkıyla bilmesidir.
İnsanın değeri Yaratanını bilmesi, teslim olması, kendisine verilen aklı, emredilen yolda kullanması, hayırlı iş işlemesidir.
“Ey îmân edenler! Rükû edin, secdeye varın, Rabbinize kulluk edin, hayır işleyin ki kurtulabilesiniz.” (el Hac
77)
Mübarek belde Mekke ve çevresi
biz kullar için bir imtihan vesilesidir.
Eğitimli veya eğitimsiz insanların aczini burada daha çok görmek, mahşerin küçük bir provasını yaşayarak anlamaktır. Onun için ellerimizi Yaratana açarak Kâbe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de teslim olmuş ve temiz bir kalple
yalvarıyoruz Mina’da bu arınmış gönüllerle düşmana (şeytan) saldırıyoruz. Kurtuluşumuz kulluğumuz ve samimiyetimizdir. Duamız, Rabbimizin
katında değerimizin yükselmesidir.
Aşağıda ki Ayette de görüleceği gibi
bu Allah’ın bize vadidir.
“De ki, duanız olmasa Rabbim size niye kıymet versin ki.” (Furkan s.
77)
“Ey Rabbim! Bu beldeyi, güvenli
T
❬
❬ 19 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
Selahattin SAYGIN
bir belde yap. Beni ve oğullarımı putlara kulluktan uzak tut. Ey Rabbim!
Çünkü putlar, kendilerine tapan bir
çok insanın sapmasına sebep oldular.
Kim bana uyarsa şüphesiz ki, o benim
dinimdendir. Kim de bana karşı gelirse şüphesiz ki Sen, af ve merhameti
bol olansın. Ey Rabbimiz! Soyundan
bazılarını, muharrem ve mukaddes
evinin yanındaki çorak, ziraata elverişsiz vadiye, namazı kılsınlar diye
yerleştirdim. Ey Rabbim! İnsanların
kalplerini onlara meylettir. Onları
meyvelerle rızıklandır ki, şükretsinler.
Ey Rabbimiz! Hiç kuşkusuz sen bizim
gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu
da çok iyi bilirsin. Yerde ve gökte, hiç
bir şey Allah'tan gizli kalmaz” (İbrahim 35-38)
Hacca giden bir mümin Hz.
Âdem (a.s.)le başlayan kulluk serüvenini yerine getiriyor. Biz bu hac ibadetinde bazen Âden-Havva, bazen İbrahim-Hacer, İsmail, bazen de Hz.
Muhammet (s.a.v) Efendimizin yaptığı hareketleri yaparak ibadetlerimizi
tamamlıyoruz. Tevhidi anlayışta ilk
Peygamberden başlayarak, son Peygamberle imanı taçlaştırmaktır.
Ey! İmanla coşan, hacca gidenden
dua bekleyen mümin kardeşim hacının en büyük arzusu dualarının kabulüdür. Bu duanın içinde sen de varsın,
çoluk çocuk bütün aile, bütün akrabalar, dua isteyen her kardeş, top yekun millet ve cümle ümmet, kabul
olan bu dualardan nasibini inşallah
alacaktır. Arafat’ta bulunan bir Müslüman’ın, Mısır’daki, Suriye’deki, Arakan’daki, Doğu Türkistan’daki, Ermeni zulmüyle Karabağ’dan sürgün edilen Müslüman’ı unutması düşünülemez. Mazlumu düşünüp dua ettiğimiz gibi, zalimleri de asla unutmadık.
Bu zalimlerin kahrını da Rabbimiz-
den bol bol istedik.
Müminin en büyük sermayesi ellerini semaya, gönlünü Yaratan’a açıp
yalvarmasıdır. Hacda da en çok yaptığımız budur. Biz hacda aczimizi,
muhtaç olduğumuzu, bir kefene bürünmüş temsili ölü olduğumuzu, malımızın, mülkümüzün, mevkiimizin,
makamımızın, şanımızın, şöhretimizin, hatta eşimizin, çocuklarımızın ve
bütün sevdiklerimizin geride kaldığını, kurtuluşumuzun Allah’ın mağfiretine bağlı olduğunu ve sevdiklerimizle beraber af ve mağfirete muhtaç olduğumuzu gözyaşları içinde O yüce
makama sunarız.
“Allah hiçbir kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz.
Herkesin kazandığı iyilik kendi lehine, işlediği fenalık da kendi aleyhinedir. Ya Rabbenâ! Eğer unuttuk veya
kasıtsız olarak yanlış yaptıysak bundan dolayı bizi sorumlu tutma! Ya
Rabbenâ! Bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ya Rabbenâ! Takat getiremeyeceğimiz şeylerle
bizi yükümlü tutma! Affet bizi, lütfen
bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize!” (Bakara 286)
Rabbim bize kitabında kendisinden nasıl isteyeceğimizi öğretiyor. Yarattığı kulun zarar görmesini istemiyor. Yeter ki kul bu noktada duyarlı
olsun, kulluğunu bilsin, Yaratana sığınsın, istikametini iyi tayin etsin,
imana sarılsın, asi ve isyan içinde olmasın, zikirli, fikirli, şükürlü bir hayata sarılsın. Biz müminler emredileni
yerine getirmek, hacla dinimizi kemale erdirmek için Kâbe’deyiz, Arafat’tayız, Müzdelife’değiz, Mina’dayız.
Kurtuluş Yaratana “Kulluk”ta. Bu
duyguyla Rabbimize yalvarıyoruz.
dosya
IGMG Düsseldorf
Bölgesi Kur’an-ı Kerim
Tilavet Yarışması
GMG Düsseldorf Bölgesi`nin düzenlediği
Kur’an-ı Kerim Tilavet Yarışması Duisburg
Marxloh Kültür Merkezi Camiinde yapıl-
I
dı.
Yarışma, 10-13 yaş grubu ile 14-18 yaş grubu olmak üzere iki ayrı yaş grubunda düzenlendi. Her iki gruba da 21 yarışmacı katıldı.
Yarışmacılar, kendilerinin çektiği kura ile belirlenen yerlerden yüzünden ve ezbere okudular.
10-13 yaş grubundaki yarışmanın birinciliğini Duisburg Hacı Bayram-ı Veli Camii`nden
Osman Can Kara kazandı. İkinciliği ise Rheinhausen Ahmet Yahşi Camii’nden A.Talha Karabulut alırken, üçüncülüğü Emin Acı
M.Gladbach’tan kazandı.
14-18 yaş grubundaki yarışmanın birinciliğini Rheinhausen Ahmet Yahşi Camii’nden
M.Tayyip Yıldız kazandı. İkinciliği Mülheim
Furkan Aslan alırken, üçüncülükler paylaşıldı.
Duisburg Hacı Bayram-ı Veli Camii`nden Habil Yıldırım, Oberhausen Akşemsettin Camii`nden, Faruk Berber kazandı.
Jüri heyetinde başkan olarak Willich Camii
İmam Hatibi Ahmet Taşçı, Rheimscheid Camii İmam Hatibi İsmail Çelik ve Duisburg
Mevlana Camii İmam Hatibi Bilal Peker yer
aldı.
Program, IGMG Duisburg Hacı Bayram-ı
Veli Camii İmam Hatibi Nuri Akson hocaefendinin okuduğu Kur’an-ı
Kerim ile sona
erdi.
Bonn’da Çıkış Yakalayan BİG Partisi Sıra Şimdi Köln’de Diyor
İG partisi Köln`deki 45 sandık bölgesinden 22`sinde biz varız diyerek başlattığı
çalışmalarında, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Köln Merkez, Kalk ve Chorweiler semtinde belediye meclis üyeliği için sandığı zorlayacak.
Köln Chorweiler ilçesinden belediye meclis üyeliği için kuvvetli bir aday gösteren BİG buradan
mutlaka zaferle çıkacağını ümit ediyor.
Almanya`da telekominikasyon dalında ihracatcı Türk müteşebbislerimizden olan Mehmet
Cambaz gazetemize verdiği demeçte, yönetim
mekanizmasında bulunmadığımız hiç bir yerde
var olduğumuz iddia edilemez diyerek sözlerini
şöyle sürdürdü. “Köln Chorweiler semtinin nere-
B
deyse üçte biri müslüman yabancılardan oluşan
bir ilçe. Sadece bir ibadethane müsaadesi için, 20
yıl sağolsun Alman politikacı dostlarımız adeta
ayak direttiler. Neden?
Çünkü meclis çalışmalarında konuyu gündemde tutan kimse olmayınca talebinizi de ulaştırmakta güçlük çekiyorsunuz. Okul dernek, yol,
cami, hastane, anaokulu, dahil pek çok kamu yararına olan kurumun yapımı belediye meclisinde
oylanıyor. Spordan tutun her türlü dernek gençlik dairesi kulüp, gibi yerlere belediyeden ödenek
ayrılıyor. Bunu kimler alıyor hangi Türk derneğimiz bu fırsat eşitliğinden faydalanabiliyor. Alman devletine vergi veren biri olarak bizler bura-
larda olmadığımızdan, olmayan kendi kökenli
derneklerimizden dolayı, vergi indirimi hakkımızı bile kullanamıyoruz. İşte bütün bunlar demokrasinin olmazsa olmazı olan seçme ve seçilme hakkımızı hayata geçirmekle olucak işler.
Bu vesile ile biz önce Allah`ın izniyle böyle
bir hizmete talip olarak irademizi ortaya koyup
biz de veriz dedik. Ümit ediyoruzki siyasi partimiz BİG’in Bonn şehrinde kazandığı ilk meclis
sandalyesi ile başlayan siyasi mücadelesi artarak
devam edecek. 25 Mayıs`ta başta Köln Chorweiler olmak üzere tüm Türk kökenli seçmenlerimizi Almanya`nın pek çok sandığındaki adaylarımızı desteklemelerini bekliyoruz” dedi.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 20 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
haber
Baden-Baden’de Kutlu Doğum Programı Büyük İlgi Gördü
iyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Achern, Baden-Baden, Forbach, Gagenau ve
Rastatt dernekleri Karlsruhe Din Hizmetleri Ataşeliği öncülüğünde Kutlu Doğum programı
düzenlendi.
Baden-Baden Kurhaus Benazet salonunda gerçekleşen programa; Karlsruhe Başkonsolosu Serhat
Aksen, DİTİB Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Er, Din
Hizmetleri Ataşesi Mustafa Akpınar, Baden-Baden
Anakent Belediye Başkanı Wolfgang Gestner, BadenBaden bölge dingörevlileri, dernek yöneticileri ile
çok sayıda davetli katıldı.
Baden-Baden derneğinin ev sahipliğinde ‘’Hz.
Peygamber Din ve Samimiyet’’ temasıyla düzenlenen
Kutlu Doğum Haftası programı Alman ve Türk milli marşlarının okunmasıyla ve Din Görevlisi Lütfullah Yıldırım’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Baden-Baden DİTİB Dernek Başkanı Cihan Şavran ile Din Hizmetleri Mustafa Akpınar yaptıkları selamlama konuşmalarında, Kutlu Doğum programı
vesilesiyle Peygamber Efendimizi anmaya ve onu anlamaya onun sevgisinde buluşmaya ev sahipliği yap-
D
manın gururunu ve onurunu yaşadıklarını ifade ettiler.
Yüce Peygamberimizin örnek kişiliğini daha iyi
anlama ve anlatma, tüm insanlağın huzur ve mutluluğu için yaptığı çağrıyı güncelleştirerek hayatımıza
yansıtmak için Kutlu Doğum Haftası’nın bir vesile
olduğunu söyleyen Karlsruhe Başkonsolosu Serhat
Aksen konuşmasını şöyle sürdürdü: “Samimiyet hayatımızda çok önemli yere sahip olması gereken bir
kavramdır. Bu kavramın, doğruluk, dürüstlük, güven
gibi kavramlarla çok yakın bir bağı vardır. Samimiyet, inanç ve ibadetlerde olduğu kadar, insanlarla
olan münasebetlerde de önemli ölçüde belirleyicidir.
Aile ve akraba ortamında, komşuluk ve arkadaşlık
ilişkilerinde, iş ve ticaret hayatında kısacası hayatın
her alanında insanlara karşı samimi davranmak bir
erdemdir.”
Hz. Muhammed’in örnek alınması gerektiğini,
bunun için de Peygamber’in iyi anlaşılması gerektiğini söyleyen DİTİB Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Er
konferansında şöyle konuştu: ‘’ Samimiyet, Müslümanın Müslümana karşı samimi, işten ve gönülden
davranmasıdır. Sağlıklı ve manevi bakımında güçlü
bir toplum oluşturmanın en önemli vasıflarından
olan güvenilirik ancak samimi davranışlarla ve işten
ilişkilerle oluşur.”
Peygamber Efendimiz, ‘İman etmeden cennete
giremezsiniz, mümin kardeşinizi sevmedikçe de
iman etmiş olmazsınız’ buyurduklarını nakleden
Prof. Dr. Er, „Kur’an-ı Kerim ile gelen değişimin temelindeki unsur veya unsurları, bugün için aynı değişiminin dinde samimiyet, hal ve davranışlarda başlar, yaşam tarzında başlar. Peygamberimize, Kur’an-ı
Kerim’e karşı da samimi olmalıyız. Samimiyet imanın yarısıdır. İşte samimiyetinizin ve imanınızın sağlaması Peygamber Efendimizin bu hadisinde saklıdır“ dedi.
“Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet’’ temasıyla
kutlanan Kutlu Doğum Haftası programı çocuklar
tarafında şiirler ve ilahilerin okunmasının ardından
yapılan dua ile sona erdi.
Programdan sonra misafirlere Peygamber Efendimizi remz eden kırmızı güller dağıtıldı.
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
Gurbet
Mektupları-5
[email protected]
LLAH’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize
olsun efendim.
RABB’imden bedeninize sıhhat ve afiyet,
Ruhunuza İslam’ın nuru, evinize bereket, bütün hayatınıza ve hayatınızdakilere hayır ve selamet, Müslümanlara birlik ve kardeşlikler dilerim.
ALLAH c.c. bütün şerlerden şer odaklarının zararlarından müslümanları ve insanlık alemini korusun.
Bugün mektubumda anne ve kadından bahsetmeye
çalışacağım.
Hani derler ya, ¨Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz¨ işte anayı özetleyen ata sözümüz.
İşte tam da bu olayı anlatan bir hikaye var, bu hikayenin içinde anayı ve kadını özetliyor.
Bu güzel hikayeyi sizinle paylaşmak istedim.
Şimdi sizleri bu hikayeyle başbaşa bırakıyorum.
Çocukların unutamayacağı ve büyüyünce hayatından
hiç çıkmayacak bir kadın.
Adam akşama kadar çalışmış ve yorgun argın evine
gelmişti.
İşyerindeki patron baskısı ve yorucu çalışma onu
yıpratmıştı.
Ama o gün ailesini de düşünmüş hanımını yemeğe
götürmek onu evden çıkarmak istemişti.
Gayesi bir değişiklik olsun, hanımına taze bir moral
vermeyi düşünmüştü.
Anahtarı olduğu halde zile basmıştı.
Hanımına müjde verip güler yüzünü görmekti gayesi.
Hanımını güleryüzlü görünce sanki bütün yorgunluğunu üzerinden atacaktı.
Kapı açılınca hanımına:
-Esselamü aleyküm
-Ve Aleyküm selam, geçmiş olsun efendim. Hoşgeldiniz sefalar getirdiniz.
-ALLAH razı olsun hatun, bugün değişiklik olsun diye seni yemeğe götürmeyi düşünmüştüm. Acaba bu düşünceme ne dersiniz?
-Teşekkür ederim efendi, başka bir kadın daha vardı
hayatında, onu götür, inan o buna daha muhtaç.
-Hangi başka kadın hanım, ben, seni yemeğe götürmeyi düşünüyorum, sen ise, başka bir kadınla gitmemi
istiyorsun.
-Evet o başka bir kadın senin annendir, o gitmeye ilgi duymaya benden daha muhtaç.
-ALLAH senden razı olsun hatun, ben bunu nasıl
düşünemedim. Benim düşünceli hatunum.
-Sen bunca çalışma stress içinde nasıl düşünebilirsin,
ama o senin olduğu kadar benim de anam.
-Adam sevinç ve heyecanla hemen telefona sarıldı ve:
-Anneciğim, hazırlan geliyorum, seni yemeğe götüreceğim.
Kadın şaşırdı sevincinden ne yapacağını bilemedi ve:
-Oğlum, tamam hazırlanıyorum, beni o kadar mutlu
ettinki, teşekkür ederim, ALLAH razı olsun, sen hanımını götürseydin, dedi.
A
❬
❬ 21 ❭ Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
M. Salih AYDIN
-Anneciğim geliyorum lütfen hazırlan, dedi; ve yola
çıktı.
Yemekten sonra oğlu annesine sordu:
-Nasıl buldun yemeği anneciğim?
-Yemek önemli değil oğul, seninle zamanı paylaşmam
güzeldi. Kendimi dünyanın en mutlu insanı olarak hissettim. Bu anı yaşattığın için ALLAH senden razı olsun.
Anneciğim, artık sık sık seni yemeğe götürürüm. Senin için zaman ayırırım.
-Yok oğlum, bu sefer ben seni yemeğe davet edeceğim. Zamanını bekle.
Aradan uzun bir zaman geçer.
Adam iş, güç dünyaya dalıyor ve anne vefat ediyor.
Annenin vefatından bir hafta sonra bir lokantadan
davet geliyor.
Adam hayretler içinde sebebini bilmediği halde merakla lokantaya gidiyorlar.
Garson:
-Ismarlanıza gerek yok, ben menüleri getireceğim
efendim diyor.
Adam garsona soramadan menü geliyor. Menüde annesi ile yedikleri yemekler var.
Adamı büyük bir merak sarıyor, bu kadar tesadüf
olur mu? diyor.
Ben birşey söylemediğim halde, ogün, rahmetli annemle yediğim yemekler, önüme geldi, diye düşünüyor.
Adam hanımı ile yemeği yedikten sonra hesap istiyor.
Garson önüne bir mektup bırakıyor ve:
Hesap ödenmiştir beyefendi, diyor.
Adam tamamen şaşkın bir halde mektubu açıyor ve
okuyor:
Sevgili oğlum,
Ben seni yemeğe davet edecektim, ama sen çok çalışıyordun, bana ayıracak zamanın kalmamıştı.
Bende böyle birşey düşündüm.
Seni benimle yemek yemeğe gönderenin gelinim olduğunu da biliyordum.
O kıymetli gelinimle yediğin yemek afiyet olsun.
İkinizin de gözlerinizden öperim.
Annen....
Evet kadın yüreğinde evlat, ruhunda evlat incinmesin
diye düşünür.
Kendince doğru olanı bütün gücüyle yapmaya çalışır.
Hatıralarında, daima çocukları ve yanında hep çocukları küçücüktür asla büyümezler. Ana evde can, anne
çocuğa siper, koruyucu, besleyici bir arada tutan..
Ve nihayetinde, evin bağlayıcısı, birleştirici unsurudur, anne veya kadın.
Geceleri uykusuz kalan, ve nihayetinde bir ufacık tebessümde hayata gülen içindeki acıları daima hissettirmeyen kadındır anne. Velhasıl bu uzar gider.
Annem başa taç imiş her derde ilaç imiş.
Bir evlat pir olsa da anneye muhtaç imiş.
Mektubuma burada son verirken hepinize selam ve
muhabbetlerimi iletirim.
özel köşe
Villingen’de Kutlu
Doğum Programı
İTİB’e bağlı hizmet veren 10. Bölge diye hitap edilen Villingen, Hüfingen,
Triberg, Rottweil, Furtwangen, Wehingen cemiyetleri ortaklaşa „Kutlu doğum haftası
proğramı“ gerçekleştirdiler.
Proğram Villingen yeni cami alanında çadırda gerçekleşirken, Villingen çevresinden Peygamber Sevdalısı vatandaşlarımız katıldılar.
Proğram`da Kur`an ziyafeti, Peygamberimiz
Hz. Muhammed „Din ve Samimiyet“ konulu
sinevizyon gösterimi, çocuklar tarafından şiirler,
ilahiler, Hoca efendiler tarafından kasideler, resim kompozisyon ve Hadis yarışması düzenlendi.
Villingen DİTİB Cemiyeti Dernek başkanı
Sadık Deniz katılımcıları selamladı ve teşekkür
etti.
Proğrama Karlsruhe Din Hizmetleri Ataşesi
Mustafa Akpınar da katılarak, misafirlere „Din
ve Samimiyet“ adlı konferans verdi.
Güzel ve anlamlı proğram Triberg Din Görevlisi Garip Aydın tarafından yapılan dua ile
son buldu.
D
Spaichingen’de
Ahde Vefa Programı
İTİB’e bağlı Spaichingen ve çevresine hizmet veren Fatih camii, geçtiğimiz günlerde 25 yılını dolduran
üyelerine plaket takdim etti.
Cemiyet yönetimi, eşleriyle beraber davet
ettikleri üyelerine katkılarından dolayı teşekkür ettiler.
Üyeler, yönetimin hassasiyetlerinden dolayı sevinçlerini dile getirdiler.
Programın sonunda topluca hatıra fotografı çekilirken, yönetim, üyeleriyle birlikte
yemek yediler.
D
HAYAT
Gerçekler “Hayat”ın İçinde Gizlidir
❬ 22 ❭
Mayıs · Mai 2014 · Recep 1435
bulmaca
Mazlum
M
azlum vve
eM
Mağdurlar
ağdurlar İçin El Ele
IGMG HilfsHilfs- und S
ozialverein e
Sozialverein
e.. V
V..
IGMG Sosyal
Yardım
Sosyal Y
ardım Derneği
T +49 2237 92942-0 | F +49 2237 92942-12
[email protected] |
www.hasene.org | [email protected]
[email protected]
haseneor
g
www.hasene.org
haseneorg
—
Havale için bank
a bilgileri:
Havale
banka
Sahibi: IGMG H
ozialverein e
ilffs- und SSozialverein
Hesap Sahibi:
Hilfse.. V
V..
Bank
a: Kreissparkasse
Kreissparkasse Köln
Banka:
COKSDE 33
IBAN: DE75 3705 0299 0184 2731 64 | BIC: COKSDE
Amaç: 2014 K
umanya K
ampanyası, [[Adresiniz]
Adresiniz]
Amaç:
Kumanya
Kampanyası,
İhtiyaç sahiplerini
unutma ve unutturma.
45
4
5€
Kumanya Kampanyası 01.05. - 20.05.2014
• Bosna Hersek’te Hasene Aşevi’nde günde 500 kişiye sıcak yemek
• Suriyeli mülteciler için iftar çadırı
• Hasene mobil fırınıyla günlük binlerce ekmek
• On binlerce kumanya paketi
• Yetimlere çeşitli hediyeler
*Tüm masraflar kampanya bedeline dâhildir.
Download

İN SA N LIK SES V ER !