Basıldığında KONTROLSUZ KOPYA niteliğindedir.
ULUSAL MĠKROBĠYOLOJĠ
STANDARTLARI (UMS)
Chlamydia trachomatis
Enfeksiyonlarının
Mikrobiyolojik Tanısı
Hazırlayan Birim
Klinik Bakteriyoloji Tanı Standartları ÇalıĢma Grubu
Onaylayan Birim
Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
Kategori
Bakteriyoloji
Bölüm
Mikrobiyolojik Tanımlama
Standart No
B-MT-16
Sürüm No
1.1
Onay tarihi
01.01.2015
Geçerlilik tarihi
01.01.2018
Sürüm no Tarih
Değişiklik
Chlamydia trachomatis
İÇİNDEKİLER
KAPSAM VE AMAÇ............................................................. 3
KISALTMALAR VE TANIMLAR .............................................. 3
GENEL BĠLGĠ ................................................................... 4
Hastalığın önemi ve klinik özellikleri .................................... 4
Mikroorganizmanın özellikleri .............................................. 5
Mikrobiyolojik tanı ............................................................ 6
TEKNĠK BĠLGĠLER ............................................................. 7
1
2
3
4
5
6
Hedef mikroorganizma(lar) ............................................ 7
Tanı için asgari laboratuvar koĢulları ................................ 7
C. trachomatis için tanı teknikleri .................................. 11
Saklama, Referans merkeze gönderme .......................... 15
Sonuçların yorumu, raporlama, bildirim .......................... 16
Olası sorunlar/kısıtlılıklar .............................................. 17
ĠLGĠLĠ DĠĞER UMS BELGELERĠ.......................................... 18
KAYNAKLAR ................................................................... 18
Sayfa 2 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis
Kapsam ve Amaç
Chlamydia trachomatis tanımlanmıĢ 18 serovarı ile hayli çeĢitli klinik tablolara
neden olabilen bir patojendir. Hem neden olduğu CYBE‟ler hem de trahom
ülkemizde bildirimi zorunlu hastalıklar arasında yer alır (1,2). Trahom, sıklıkla
körlükle sonuçlanabilen bir hastalık olmakla birlikte ülkemizde artık neredeyse
görülmemektedir. C. trachomatis‟in neden olduğu üretrit, epididimit, servisit,
akut salpenjit gibi enfeksiyonlarının ise bakteriyel CYBE‟ler arasında ilk sırada
olduğu tahmin edilmektedir. Kadınlarda PIH ve infertilitenin de önde gelen
nedenleri arasındadır (3,4). Asemptomatik taĢıyıcılığının yaygınlığı sorunu daha
da ağırlaĢtırmaktadır. Kesin tanı ancak mikrobiyolojik inceleme ile mümkündür.
Ancak -yalnızca ülkemizde değil, dünya genelinde de- tanıda ciddi bir yetersizlik
vardır. C. trachomatis‟e bağlı CYBE‟lerin kontrolü ile ilgili çabalarda tanının daha
fazla laboratuvarda konulabilir hale gelmesi, bu yüzden, önemli hedeflerden
biridir (3).
Chlamydia türleri zorunlu hücre içi parazitidirler. Çoğaltılmaları için, virüslerde
olduğu gibi, ancak özel Ģartlara sahip laboratuvarlarda uygulanabilen hücre
kültürü tekniklerinin kullanılması gerekir. Ancak günümüzde organizmanın
antijenlerinin ya da nükleik asitlerinin gösterilmesine dayalı teknikler mevcuttur
ve bu tekniklerin yaygınlaĢması hedeflenebilir.
Bu UMS belgesinde laboratuvarda C. trachomatis enfeksiyonlarının doğru ve
güvenilir tanısı için güncel ve geçerli yaklaĢım ve prosedürlerin verilmesi
hedeflenmiĢtir.
Kısaltmalar ve Tanımlar
CYBE
Cinsel yolla bulaĢan enfeksiyon
DEAE
Dietil amino etil
EB
Elementary body (elementer cisim)
FITC
Fluorescein isothyocyanate
KTB
Klamidya taĢıma besiyeri (2-sukroz fosfat veya sukroz fosfat glutamat,
fetal bovine serum, gentamisin, vankomisin, amfoterisin veya nistatin
içerir)
LGV
Lymphogranuloma venereum
MOMP
Major outher membrane protein (majör dıĢ membran proteini)
NAAT
Nükleik asit amplifikasyon testi
NAH
Nükleik asit hibridizasyon
PIH
Pelvik inflamatuvar hastalık
RB
Reticulate body (retiküler cisim)
SDA
Strand displacement amplification
TMA
Transcription-mediated amplification
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 3 / 19
Chlamydia trachomatis
Genel Bilgi
Hastalığın önemi ve klinik özellikleri
DSÖ‟nün tahminlerine göre, her gün 1 milyondan fazla kiĢi bir CYBE edinmekte;
her yıl yaklaĢık 500 milyon kiĢi dört CYBE‟den -klamidya enfeksiyonu, gonore,
sifiliz ve trikomonas- biri ile hasta olmaktadır; çoğu asemptomatik seyretmekte
ve bazıları HIV bulaĢma riskini üç kat veya daha fazla yükseltmektedir. Bir
CYBE‟nin, yol açtığı hastalığın o andaki etkisinin de ötesinde, anneden bebeğe
geçiĢ ve kronik hastalık gibi ciddi sonuçları olabilmektedir. Ġlaç direnci de,
özellikle gonorede, dünya çapında CYBE‟ler ile mücadele yolundaki çabalar için
büyük bir tehdit olarak değerlendirilmektedir (3).
C. trachomatis majör dıĢ membran proteininin (MOMP) antijenik farklılıklarına
göre 18 serovara ayrılır (Tablo 1).
C. trachomatis serovar A, B, Ba ve C trahom hastalığının etkenidir. DSÖ
verilerine göre 1.2 milyon kiĢinin önlenebilir bir göz hastalığı olan trahom
nedeniyle gözünü kaybettiği tahmin edilmektedir. Trahom genellikle bebeklik
veya çocukluk çağında baĢlar ve tedavi edilmediği durumlarda kronikleĢebilir.
Hastalık akut dönemde bir foliküler kerato-konjonktivittir; geç dönemde, pannüs
oluĢumu, trikiyazis ile seyreden tarsokonjonktival skar, entropiyon ve tipik olarak
30-40 yaĢlarında göz kaybı ile sonuçlanır (körlük) (5,6). Trahom en çok kuru,
sıcak iklimlerde, kalabalık ve kötü hijyenik koĢullarda görülür. Orta Doğu, Kuzey
Afrika ve Hindistan‟da endemiktir. Hasta kiĢinin göz akıntısı ile kontamine olmuĢ
kıyafet, havlu gibi eĢyalarla bulaĢır; aile üyeleri arasında ya da yakın aileler
arasında yayılır. Karasinekler trahomun yayılmasında mekanik vektörler olarak
önemli rol oynar; hastanın yüzüne konan sinekler mukopürülan göz akıntısından
organizmaları sağlam kiĢilere -bazen hayli uzak mesafelere- taĢıyabilirler. DSÖ
küresel giriĢimi 2020 yılına kadar trahoma bağlı körlüğü ortadan kaldırmayı
hedeflemektedir (7,8).
C. trachomatis serovar D-K, genital sistem ile iliĢkilidir ve özellikle geliĢmiĢ
ülkelerde en sık saptanan bakteriyel CYBE etkenidir. Tipik olarak erkekte nongonokoksik üretrite ve kadında servisite neden olurlar (Tablo 1). Hastalık, erkek
olguların %40-50‟sinde, kadın olguların da %70-80‟inde belirtisiz seyreder.
Üretra ve alt genital sistem enfeksiyonu; dizüri, beyazımsı/renksiz/mukopürülan
vajinal akıntı ve iliĢki sonrası kanamaya neden olabilir. Üretrit ve daha nadir
olarak proktit ile konjonktivit, kadın ve erkek hastalarda ortak görülebilen klinik
tablolardır. C. trachomatis‟in neden olduğu CYBE‟ler genellikle asemptomatik
seyrettikleri için saptanamaz ve dolayısıyla tedavi edilemezler (5,7). Tedavi
edilmeyen olgularda yukarı yayılım ile erkeklerde epididimit ve kadınlarda
endometrit, salpenjit, PIH ve perihepatit (Fitz-Hugh-Curtis sendromu) geliĢebilir.
Kadın hastalarda üst genital sistem enfeksiyonu; düzensiz kanama, pelvik
rahatsızlık hissi ve kronik karın ağrısına neden olur. PIH‟e bağlı yapıĢıklıklar
sonucu infertilite ve ektopik gebelik geliĢebilir. C. trachomatis, enfeksiyona bağlı
infertilitenin en sık nedenidir (4). C. trachomatis‟in PIH ve infertilite gibi ciddi
sonuçlara yol açabilmesi nedeniyle bazı Avrupa ülkeleri ve ABD‟de asemptomatik
vakaların saptanmasına yönelik kapsamlı kadın tarama programları
uygulanmaktadır (7,9).
Sayfa 4 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis
C. trachomatis tedavisiz annenin serviksinden doğum sırasında bebeğe bulaĢabilir
ve neonatal konjonktivit (oftalmia neonatorum) ve/veya pnömoni ile sonuçlanır.
Konjonktiviti genellikle doğumdan 5-12 gün sonra saptanır. C. trachomatis‟e
bağlı pnömoni ise, yaĢamın 1-3. ayında baĢlar ve subakut, ateĢsiz seyreder (9).
C. trachomatis serovar L1, L2, L2a ve L3, lenfogranuloma venerumun (LGV)
etkenidir. LGV kadınlardan ziyade erkeklerde görülen, cinsel yolla bulaĢan bir
enfeksiyondur; ancak bulaĢıcılık derecesi tam bilinmemektedir. Bugün geliĢmiĢ
ülkelerde nadir bir hastalık olup daha çok tropikal iklimlerde, Afrika, Orta
Amerika ve Asya‟nın tropik bölgelerinde görülmektedir. LGV‟de primer lezyon
bulaĢ bölgesindeki küçük, ülsere olmaya meyilli ağrısız papüldür ve genellikle
dikkatten kaçar. LGV‟nin en sık görülen klinik tablosu; tipik olarak tek taraflı,
hassas inguinal ve/veya femoral lenfadenopatidir. Lenf bezleri birleĢerek
fluktuasyon veren kitleye (bubo) dönüĢebilir, komĢu bölgelere drene olabilir.
Tedavi edilmeyen olgularda fibrozise bağlı yapıĢıklık ve lenfatik kanallarda
tıkanıklık geliĢebilir. Anal iliĢki deneyimi olanlarda proktokolitis görülebilir ki,
mukoid ve/veya kanlı rektal akıntı, anal ağrı, kabızlık, ateĢ ve/veya tenesmus ile
karakterizedir; kronik kolorektal fistül ve yapıĢıklıklara ilerleyebilir (7,9).
Tablo 1. Chlamydia trachomatis‟in farklı biyovar ve serovarlarının neden olduğu enfeksiyonlar (10).
Hastalık/Sendrom
Biyovar
En sık serovarlar*
Trahom
trachoma
A, B, Ba, C
Ġnklüzyon konjonktiviti
trachoma
D, Da, E, F, G, H, I, Ia, J, K
Üretrit, servisit, salpenjit
(farenjit, orta kulak iltihabı)
trachoma
B, C, D, E, F, G, H, I, K, L3
Lenfogranuloma venerum (syn.
Lenfogranuloma inguinale, lenfopati venera,
Favre-Durand-Nicolas hastalığı)
lymphogranuloma
venereum
L1, L2, L2a, L3
* Mikro-immün-floresan ile belirlenmiĢ
Mikroorganizmanın özellikleri
Chlamydiaceae ailesi içerisinde bugün için bilinen en yaygın insan patojenleri;
Chlamydia trachomatis, Chlamydia pneumoniae ve Chlamydia psittaci‟dir.
Klamidyalar, RNA ve DNA içeren zorunlu hücre içi bakterileridir. Hücre duvarı
yapıları gram negatif bakterilere benzer, ancak lipopolisakkarit tabaka göreceli
olarak düĢük endotoksik aktiviteye sahiptir. Klamidyal majör dıĢ membran
proteini (MOMP), organizma dıĢ membranının en önemli yapısal bileĢenidir ve
ompA geni tarafından kodlanır (5,7).
Klamidyalar ikiye bölünerek ancak diğer bakterilerden farklı bir Ģekilde çoğalırlar.
Küresel Ģekilli elementer cisim (EB), organizmanın ökaryotik hücreleri enfekte
eden Ģeklidir ve hücre dıĢı ortamda çok kısa süre yaĢayabilirler.
Konak hücre içerisine giren EB‟ler metabolik olarak aktif retiküler cisime (RB)
dönüĢürler. RB‟ler vakuollerin içerisinde ikiye bölünerek çoğalmaya baĢlarlar ve
sonunda karakteristik intrasitoplazmik inklüzyonları oluĢtururlar. Klamidyal
döngünün son basamağında RB‟ler yeniden organize olarak EB‟lere dönüĢür ve
yüzlerce EB hücre dıĢına salınır; tüm döngü 48-72 saat sürer (6,7).
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 5 / 19
Chlamydia trachomatis
Mikrobiyolojik tanı
C. trachomatis‟in laboratuvar tanısı için alınılacak örnek(ler)e, klinik tablo ve
kullanılacak laboratuvar tekniğine göre karar verilir. C. trachomatis genital
sistem enfeksiyonlarının tanısı için kadınlarda endoserviksten ve erkeklerde
üretradan örnek alınır. C. trachomatis‟in NAAT ile tanısı için en iyi seçenek(ler)
ise erkek hastada ilk akım idrarı ve kadın hastada vajen sürüntü örnekleridir.
Duyarlılık ve özgüllük, serviks ve üretradan invaziv yöntemler ile alınan örnekler
ile aynıdır. Ġlk akım idrarı ve vajen sürüntü örnekleri için kültür ve NAAT dıĢındaki
teknikler (DFA, EIA ve NAH gibi) önerilmemektedir (7,11).
Üst genital sistem enfeksiyonlarının laboratuvar tanısı için; fallop tüplerinden
aspirasyon sıvısı ve endometriyal örnekler kullanılabilir. Trahom, inklüzyon
konjonktiviti ve yeni doğan konjonktiviti için konjonktivadan örnek alınmalıdır.
Yeni doğan pnömonisi için uygun örnek(ler); nazofarinks ve derin solunum yolu
örnekleridir. Homoseksüel erkek hastaların tarama programlarında NAAT testleri
için rektal ve faringeal örnekler önerilmektedir. LGV vakalarında; ülser sürüntüsü,
bubo sıvısının aspirasyonu, rektal veya üretral eküvyonlar toplanabilir.
C. trachomatis enfeksiyonlarının laboratuvar tanısında hücre kültürü yöntemi
yüksek özgüllüğe sahip bir testtir ve „altın standart‟ olarak tanımlanır. Ancak,
duyarlılığı görece düĢük ve teknik olarak zor ve zaman alıcı bir yöntemdir. Örnek
toplama, transport ve saklama süreçleri özel koĢulları gerektirir. Günümüzde
C.trachomatis enfeksiyonlarının laboratuvar tanısında kültür dıĢı pek çok yöntem
geliĢtirilmiĢ ve baĢarıyla uygulanmaktadır. Bununla birlikte, antibiyotik duyarlılık
testlerinin gerektiği durumlarda ve özgüllüğü sebebiyle cinsel istismar
vakalarında / adli olgularda hücre kültürü önerilmektedir (6,7).
NAAT‟ler genital C. trachomatis enfeksiyonlarının tanısında yüksek duyarlılık ve
özgüllüğe sahip ve rutin uygulanan laboratuvar testleridir. NAAT testlerinin
hastanın kendisi veya klinisyen tarafından alınan vajen sürüntüsü veya idrar
örneklerine uygulanabilmesi bu testlere büyük avantaj sağlamaktadır. Ġnvaziv
olmayan yöntem(ler) ile alınan örneklerde tanı imkanı sağlaması; belirtisiz
bireylerin tarama programlarının yürütülmesini ve temaslı kiĢilerin örnek vermeyi
kabulünü kolaylaĢtırmaktadır. ġüpheli cinsel istismar vakalarında idrar
örneklerine NAAT uygulaması ikinci bir doğrulama testi ile birlikte önerilmektedir.
NAH testleri; endoservikal ve üretral sürüntü örnekleri için NAAT yapılamadığı
veya ekonomik olmadığı durumlarda önerilmektedir. Genel olarak antijen
saptama testleri ve kültürden daha duyarlı yöntemlerdir (5,7).
Antijene özgül monoklonal antikorların kullanıma girmesi ile DFA ve EIA gibi
antijen saptama tekniklerinin özgüllükleri artmıĢtır. DFA kısa sürede sonuç alınan,
örnek sayısı az laboratuvarların tercih ettiği, ancak deneyimli personel tarafından
uygulanması gereken testlerdir. NAAT testlerinin yapılamadığı veya ekonomik
olmadığı durumlarda endoservikal ve üretral sürüntü örnekleri için kullanılabilir.
C.trachomatis‟e rektal ve faringeal maruziyeti olan bireyler ve konjonktival
örnekler için anti-MOMP DFA kitleri önerilebilir (5,7).
Öte yandan, NAAT‟a kıyasla nispeten düĢük duyarlılıkları nedeniyle EIA, DFA ve
NAH tabanlı testlerin kullanımından giderek vazgeçilmektedir (7).
Tekrarlanan tedavi baĢarısızlığı durumlarda, örnekler referans laboratuvara
iletilmeli, kültürden izolasyon denenmelidir (7).
Sayfa 6 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis
Serolojik testler (kompleman fiksasyon, mikroimmün floresan, antikor EIA vb.)
C.trachomatis‟in neden olduğu üretrit ve servisit gibi alt genital sistem
enfeksiyonlarının tanısında ve asemptomatik bireylerde tarama amacıyla önerilen
testler değildir. Çünkü bu yüzeysel enfeksiyonlar saptanabilir bir antikor yanıtı
geliĢtiremezler (5,7). Serolojik testler, LGV Ģüpheli vakalarda, perihepatit
olasılığında ve yenidoğan pnömonisinin tanısında önerilebilir.
Chlamydia‟lar için antibiyotik duyarlılık testleri standardize edilememiĢtir ve invitro direnç ile hasta cevabı arasında uyumsuzluk vardır. Bu nedenle yalnızca
bazı araĢtırma laboratuvarlarında uygulanmaktadır (7). Antibiyotik duyarlılık testi,
artan konsantrasyonlarda antibiyotik içeren bir dizi besiyerinin kullanıldığı hücre
serilerine mikroorganizmanın inokülasyonu ile yapılır. 48 saatlik inkübasyon
sonrasında hücreler FITC ile iĢaretli anti-klamidyal antikor ile boyanır ve
inklüzyon formasyonunu inhibe eden en düĢük konsantrasyon minimal inhibitör
konsantrasyon olarak rapor edilir.
Teknik Bilgiler
1 Hedef mikroorganizma(lar)
Trahom etkeni olan kökenler;

C. trachomatis, serovar A, B, Ba ve C
CYBE etkeni olan kökenler;

C. trachomatis, serovar D-K (üretrit, servisit, bartolinit, endometrit,
salpenjit, pelvik inflamatuvar hastalık, epididimit, prostatit, proktit,
yeni doğan pnömonisi, yeni doğan konjonktiviti, inklüzyon konjonktiviti)

C. trachomatis serovar L1, L2, L2a, L3 (lenfogranuloma venerum)
2 Tanı için asgari laboratuvar koĢulları
2.1. Laboratuvar güvenliği
Klamidya türleri Risk Grubu 2 mikroorganizmalardır ve bu organizmalarla ilgili
iĢlemler asgari BGD2 laboratuvar Ģartlarında gerçekleĢtirilmelidir. Bütün klinik
örnekler enfeksiyöz kabul edilmeli, daima standart önlemler uygulanmalı ve
önlemler risk değerlendirmesi ile de desteklenmelidir. Aerosol oluĢturması
muhtemel tüm laboratuvar çalıĢmaları bir biyolojik güvenlik kabini içinde
yapılmalıdır (ayrıca bkz. “Ulusal Laboratuvar Güvenliği Rehberi”).
2.2. Sorumluluklar ve asgari personel gerekleri
Bu UMS‟yi kullanacak laboratuvar personeli; (i) yöntem(ler)i uygulamadan önce,
amaçlanan kullanım ile ilgili eğitim almıĢ olmalı; (ii) uygulamaya tüm yönleriyle
aĢina olmalı, ve; (iii) daima tüm laboratuvar güvenlik kurallarına uymalıdır.
Testlerin prosedürlere uygun gerçekleĢtirilmesinden ve tanının doğruluğu ve
güvenilirliğinden Mikrobiyoloji Uzmanı sorumludur.
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 7 / 19
Chlamydia trachomatis
2.3. C. trachomatis enfeksiyonu tanısında inceleme örnekleri
C. trachomatis zorunlu hücre içi bakteridir; bu nedenle alınan materyalin
örnek alınan anatomik bölgede bu bakterinin enfekte ettiği epitel
hücrelerini içermesi önem arz eder.
Ġnceleme örneklerinin seçimi, özellikleri, alınması ve gönderilmesi ile ilgili
bilgi için “BulaĢıcı Hastalıkların Laboratuvar Tanısı için Saha Rehberi”ne
baĢvurulmalıdır. AĢağıda bazı önemli noktalara tekrar dikkat çekilmektedir.

C. trachomatis‟in laboratuvar tanısı için alınılacak örneğe, klinik tabloya
ve kullanılacak laboratuvar tekniğine göre karar verilmelidir.
Seçilebilecek inceleme örneklerinin bir listesi Ģu Ģekilde verilebilir:
(a) DFA, EIA gibi antijen saptama teknikleri ve NAH için –
 üretral, endoservikal, anorektal, konjonktival veya nazofarinks
sürüntüleri,
 endometrium ve/veya Fallop tüpleri, epididim veya nazofarinks
aspiratları,
 endometrium ve/veya Fallop tüpleri biyopsi örnekleri, akciğer
cerrahi veya otopsi dokuları
(b) NAAT için (yukarıdakilere ek olarak)  ilk akım idrar
 vajen sürüntüsü

Örneklerin alınmasında önem arz eden hususlar Ģu Ģekilde verilebilir
(6,7,12,13,14):
(a) Ġdrar (ilk-akım) - Sabah ilk idrar olması veya son 2 saat içerisinde
idrar yapmamıĢ olması ve/veya üretral akıntı örneği alındıktan
sonra idrarın alınması önerilir.
(b) Herhangi bir sürüntü örneği alınmadan önce, -varsa- önden gelen
pürülan akıntı steril gazlı bez veya steril pamuklu bir eküvyon
yardımı ile silinmeli, uzaklaĢtırılmalıdır.
(c) Üretral sürüntü - Hasta son 2 saat içinde idrar yapmamıĢ olmalıdır.
Puberte öncesi çocuklar için üretral sürüntü örneği yerine; küçük
bir eküvyon ile üretral kanaldan gelen eksuda örneği toplanabilir.
Erkek çocuklarında moleküler testler için idrar örneği istenebilir.
(d) Endoservikal sürüntü - Puberte öncesi dönemde önerilmez.
Klamidyal enfeksiyon Ģüphesi durumunda vajen giriĢinden alınan
örnek ve idrar örneği istenmelidir. Hamile kadınlardan gebeliğin
herhangi bir döneminde üretral veya endoservikal örnek alınabilir.
Gebelik döneminde hücre fırçası (cytobrush) kullanılmamalıdır (12).
Lohusa kadınlarda üretral veya doğumdan sonraki 3. günde
endoservikal örnek önerilir.
(e) Vajen sürüntüsü - Spekulum yardımı olmaksızın hastanın kendisi
tarafından örnek alınabilir. Puberte öncesi dönemde kullanılabilecek
uygun bir örnektir. Eküvyon mukozal yüzeye değecek Ģekilde vajen
içerisinde 10 sn döndürülür. Histerektomi sonrası dönemde üretral
ve vajinal örnek alınmalıdır.
Sayfa 8 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis
(f) Anorektal sürüntü – Eküvyon anal sfinkterden 2 cm içeriye itilir;
içerde mukozal yüzeye değecek Ģekilde eküvyona rotasyon
yaptırılır. Örnek dıĢkıya bulaĢtırılmadan alınmalı; bulaĢ olması
durumunda yeniden örnek alınmalıdır. Protoskopi kullanımı fekal
kontaminasyon olasılığını düĢürür. Proktit bulguları olmayan ancak
anal enfeksiyondan Ģüphelenilen durumlarda rektal eküvyon örneği
alınabilir (proktoskopi kullanımı Ģart değildir). Proktit bulguları olan
hastalarda, protoskopi yardımı ile ülser varlığı araĢtırılmalı ve
eküvyon ile ülsere bölgeden direkt örnek alınmalıdır.
(g) Konjonktival sürüntü - Pürülan akıntının varlığı durumunda, önce
bir pamuk eküvyon ile akıntı uzaklaĢtırılmalıdır. Alt göz kapağı geri
çekilir, eküvyon alt gözkapağı konjonktivasında gözün orta
köĢesine kadar yüzeyde hareket ettirilir. ĠĢlem ağrılı olabilir, bu
durumda lokal anestezik kullanılmalıdır.
(h) Farinks sürüntüsü - EriĢkinlerde oro-genital temas Ģüphesi
durumunda önerilir. Eküvyon ile tonsil pililerinden, farinks
arkasından, ülsere veya pürülan akıntılı bölgelerden örnek alınır.
Önce dil basacağı kullanılarak dil nazikçe aĢağı itilmiĢ olmalı,
eküvyon dil veya yanağa değdirilmemelidir.
(a) Sıvı veya aspirat örnekleri kültür için alınıyorsa, steril vidalı kapaklı
tüpe aktarılır ve eĢit hacimde KTB ile karıĢtırılır. Aspirat örnekleri
asla alındığı enjektör içinde laboratuvara gönderilmez.
(b) Endometrium/Fallop tüpleri aspiratı – Jinekolojik ya da operasyon
Ģartlarında alınabilir. Eksuda yoksa hücre fırçası (cytobrush) ya da
eküvyon kullanılarak örnek alınır.
(c) Epididim aspiratı - Perkütan enjeksiyon ile alınır.
(d) Nazofarenks aspiratları ve diğer solunum yolu sıvı ve yıkantıları –
Ağız veya burundan girilerek, endotrakeal tüp veya trakeostomi
kanülünden alınabilir.

Sürüntü örneklerinin alınmasında kullanılacak eküvyonlar steril, ince
sentetik (rayon veya dakron) uçlu, esnek tel/plastik saplı olmalıdır. Ek
eküvyon kullanımı pozitif örnek miktarını artırabilir. Tahta saplı, pamuk
uçlu ya da kalsiyum alginatlı eküvyonlar örnek alınmasında kullanılmaz
ve böyle eküvyonlarla alınmıĢ örnekler klamidya incelemesi için
laboratuvara kabul edilmez. Çünkü pamuk liflerinde bulunabilen
doymamıĢ yağ asitleri, klor bazlı ağartıcılar, tahta saplardaki reçine ya
da eküvyon ucunu sapına yapıĢtıran tutkal inhibitörler içerebilir ve
hücre kültürü ve klamidyalar üzerine toksik etki gösterebilir; NAAT ve
NAH testlerinde sonucu olumsuz etkileyebilirler (7,12).

Kültür yöntemi için - C. trachomatis dıĢ ortamda kısa sürede canlılığını
kaybeder. Bu nedenle örnekler vakit kaybetmeden klamidya taĢıma
besiyeri (KTB) içeren tüplere konmalıdır. Eküvyonun sap kısmı tüpün
köĢesinde kırılarak kapak kapatılmalıdır. Kültür için alınan örnekler,
iĢleme alınıncaya kadar 4-8°C‟de korunmalıdır. 24 saat içinde iĢleme
alınamayacak örnekler KTB içerisinde -70°C‟de saklanır.

Jinekolojik kayganlaĢtırıcılar, yıkama solüsyonları, spermisidal ajanlar
C. trachomatis‟in izolasyonunu negatif yönde etkileyebilir.
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 9 / 19
Chlamydia trachomatis

Ticari kitlere dayalı testlerde genellikle örnek alma eküvyonları ve
taĢıma besiyerleri kit ile birlikte temin edilir. Bu malzeme temin edilmiĢ
olsun veya olmasın, üreticinin önerdiği örnek toplama, taĢıma ve
saklama talimatlarına uyulmalıdır.

Klinik örnek alma zamanlaması için hastaya ait faktörler göz önünde
tutulmalıdır; (i) örnek alınmasından 48-72 saat önce antibiyotik
tedavisi bırakılmıĢ olmalıdır; (ii) mümkün ise, kadın hastalar menstrüel
siklus döneminde olmamalıdır (12).
Reaktif / Kit

C. trachomatis antijen saptama kiti (EIA, DFA)

C. trachomatis NAH kiti, NAAT kiti
Diğer gereç, donanım
Antijen saptama testleri için;

ELISA okuyucu, yıkayıcı

Floresan mikroskop - 20, 40 ve 100 immersiyon objektifleri, 10
oküleri olan ve FITC konjugat için uygun filtreleri ile iyi çalıĢır durumda

Ġmmersiyon yağı, iyi kalite
PCR (NAAT) ve diğer moleküler testler için;

En az üç ayrı oda - Nükleik asit ekstraksiyonu, PCR karıĢımının
hazırlanması, amplifikasyonun ve sonuç gözetiminin yapılabileceği ayrı
odalar. Ġdeal olarak PCR karıĢımı hazırlama odası (temiz oda) pozitif
basınçlı, agaroz jel elektroforezi yapılan oda (kirli oda) negatif basınçlı
havalandırmaya sahip olmalıdır.

Donanım – biyogüvenlik kabini, soğutmalı mikrosantrifüj, hassas terazi,
vorteks, su banyosu, yatay çalkalayıcı, PCR ısı döngü cihazı,
mikrodalga fırın, jel görüntüleme sistemi, elektroforez ünitesi vb.
Hücre kültürü için;

Diğer alanlardan ayrılmıĢ oda

Biyogüvenlik kabini

Ġnvert mikroskop

-80°C derin dondurucu, sıvı azot tankı
2.4. Kalite kontrol

Kitlere dayalı testlerde her zaman kitin pozitif ve negatif kontrolleri
kitte verilen prosedüre göre teste dahil edilmelidir. Laboratuvar aynı
zamanda kendi kalite kontrol örneklerine sahip olmalı ve testlere dahil
etmelidir.

Bütün kalite kontrol sonuçları, kitin lot numarası, tarih ve diğer
bilgilerle birlikte kalite kontrol kayıt defterine veya kartlarına kaydedilir.

NAAT testlerinde; her DNA ekstraksiyonu ve örnek analizi için internal
pozitif kontrol, örnekteki inhibitörleri ve örnek hazırlama aĢamasının
kalitesini saptayacak reaktifler ve negatif kontrol konmalıdır.
Sayfa 10 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis

ÇalıĢmalarda eküvyonların farklı tip ve lotlarının klamidya izolasyon
verimini etkilediği gösterilmiĢtir. Eküvyonların her yeni lotu; klamidyal
inaktivasyona yol açıp açmadıkları konusunda test edilmelidir (6)

Klamidya kültürlerinin her grubu için bir pozitif (inklüzyon oluĢturan
birim sayısı bilinen) ve bir negatif kontrol kullanılmalıdır. Genital sistem
örneklerinin kültürü yapılırken kullanılan kontrol genital sistemde
yaygın olarak izole edilen bir C. trachomatis serovarı olmalıdır (6,7).
3 C. trachomatis için tanı teknikleri
Tanıda kullanılan tekniklerin duyarlılık ve özgüllük aralıkları Tablo 2‟de
verilmektedir.
3.1. Amplifikasyon Temelli Tanı Testleri (NAAT)

NAAT, C. trachomatis tanısında kullanılan diğer tüm testlerden %20-30
daha duyarlı ve yüksek özgüllüğe sahiptir; bu nedenle „altın standart‟
haline gelmiĢlerdir (7,15).

NAAT‟nin hedefi genellikle C. trachomatis kriptik klamidyal plazmid
veya rRNA bölgeleridir.

Bu teknikler ile belirtisiz hastalarda dahi -ki sıklıkla daha az klamidyal
partikül mevcuttur- yeterli duyarlılıkta tanı konulabilmektedir.

Ġdrar ve vajen sürüntüsü gibi invaziv olmayan metotlar ile alınan
örneklere uygulanabilmeleri en önemli avantajlarından biridir (12).

NAAT için önerilen örnekler, erkek hastada ilk akım idrarı ve üretra
sürüntüsü; kadın hastada vajen ve endoserviks sürüntü örnekleridir.

NAAT‟nin kadın hastaların ilk akım idrar örneğine uygulanması inhibitörlerin yanlıĢ negatif sonuca yol açması nedeniyle- önerilmez.

NAAT, üretici firmanın önerileri doğrultusunda uygulanmalıdır. Bugün
için onay almıĢ NAAT‟ler PCR, SDA ve TMA metotlarını temel
almaktadır.

Tam otomatize gerçek-zamanlı PCR (rPCR) tekniği, hasta yükü yüksek
laboratuvarlara ve araĢtırma amacıyla önerilebilir. Gerçek-zamanlı PCR
testlerinde süreç kapalı sistem içerisinde gerçekleĢtiği için çapraz
kontaminasyon riski düĢüktür (7,12,16,17).

NAAT‟de inhibitör problemini azaltabilmek amacıyla; internal
kontrollerin (PCR ve SDA testlerinde firma tarafından sağlanmaktadır)
kullanılması ve/veya örnek alma kaplarına inhibitörleri uzaklaĢtıracak
özgül reaktiflerin eklenmesi (SDA ve TMA testlerinde bulunmaktadır)
önerilmektedir.

Ġkinci jenerasyon NAAT kitlerinde inhibitör problemi hemen tamamen
çözülmüĢtür (7,12).

NAAT‟nin aynı örnekte C. trachomatis ve N. gonorrhoea saptanmasını
sağlayan ticari kitleri de mevcuttur.
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 11 / 19
Chlamydia trachomatis
3.2. Hibridizasyon Temelli Tanı Testleri (NAH)

Endoserviks, üretra ve konjonktiva sürüntü örneklerinde C.
trachomatis varlığını saptamak için tercih edilen yöntemlerdir.
Duyarlılığı %80 olarak rapor edilmiĢtir. Hedef yapıya (rRNA, genomik
plazmit vb.) komplementer olan bölge kemilüminesans DNA probu
veya hibrid yakalama tekniği ile saptanır (15,16).

NAH testlerinin duyarlılığı NAAT‟den düĢük olduğu için ancak NAAT‟nin
uygulanamadığı durumlarda önerilmektedir. Bununla birlikte; basit,
örnek sayısı fazla laboratuvarlarda kullanılabilen, kısmen hızlı (2 saat)
ve düĢük maliyetli olmaları gibi avantajları vardır (12).
3.3. Direkt Floresan Antikor (DFA) Testi

DFA kitleri genel olarak endoserviks, üretra ve konjonktiva sürüntü
örneklerinde C. trachomatis EB‟lerinin varlığını göstermek için dizayn
edilmiĢlerdir. Eğer alınan örnekte parçalanmamıĢ enfekte kolumnar
epitel hücrelerinde inklüzyonların görülmesi de mümkündür. Ayrıca
kolumnar epitel hücrelerinin varlığı örneğin kalitesini/yeterliliğini
değerlendirmek bakımından da kontrol edilmelidir.

Floresan mikroskop altında, 400 büyütmede en az 10 alan bakılmalı;
her bir mikroskop alanında en az 5 kolumnar epitel hücresi
görülmelidir.

EB‟ler yaklaĢık 300 nm çapındadır ve anti-MOMP antikorları ile
boyandığı zaman elma-yeĢili parlak düzgün kenarlı yapılar olarak
görünürler. Yeterli sayıda kolumnar epitel hücresi ve floresan boyalı
EB‟lerin görülmesi pozitif olarak kabul edilir.

Klamidyal RB‟ler ve organizmanın ara formları boyanırken periferik bir
hale görülebilir, EB‟den büyüktürler. EB sayımı yapılırken bu yapılar
dahil edilmemelidir (18).

Her mikroskop alanında <5 kolumnar epitel hücresinin olması, örnekte
yalnızca squamoz epitel hücrelerinin gözlenmesi, yalnızca eritrosit
olması, mukus, artefakt ve özgül olmayan (renk ve büyüklük olarak
EB‟lere uymayan) floresan bulunması durumunda preparat
değerlendirmeye alınmamalıdır (12).

DFA kitleri genel olarak; C. trachomatis‟e özgül MOMP epitoplarına
karĢı FITC ile konjuge edilmiĢ monoklonal antikorlar içermektedir (7).

C. trachomatis‟e özgül MOMP konjugat ile DFA kitleri yaklaĢık %75-85
duyarlılık ve %98-99 özgüllüğe sahiptirler. Duyarlılık kültüre hemen
hemen eĢdeğer, ancak NAAT‟tan düĢüktür.

C. trachomatis MOMP‟sine özgül antikorların kullanıldığı DFA kitlerinden
anorektal veya faringeal enfeksiyon olasılığının tanısında da
yararlanılabilir.

Non-trachomatis klamidya konjonktiviti olasılığı varsa, C. trachomatis‟e
özgül MOMP‟ye değil, klamidyal LPS‟lere özgü konjugat içeren DFA ile
çalıĢılması gerektiği hatırlanmalıdır.
Sayfa 12 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis
3.4. C. trachomatis antijen EIA

EIA tekniğinin endoservikal sürüntü için duyarlılığı %62-72‟dir.

C. trachomatis’in saptanması için EIA testleri klamidyal LPS‟leri
saptayan monoklonal veya poliklonal antikorları kullanırlar. LPS‟ler
MOMP‟den daha iyi çözünebilir özelliktedir. Ancak çapraz reaksiyona
girebilirler. Bu nedenle klamidyal LPS antijenlerini saptayan testler
yanlıĢ pozitif sonuç verebilirler.

Klamidyal LPS antijenlerini saptayan EIA kiti ile elde edilen pozitif
sonucun baĢka bir test ile doğrulanması önerilir.

EIA testleri idrar ve vajen sürüntüsü örneklerine uygulanmaz (7, 12).
3.5. Hasta baĢı hızlı testler

EIA testleri gibi monoklonal veya poliklonal Chlamydia LPS antikorları
içermektedir ve bu nedenle diğer gram negatif bakteriler ile çapraz
reaksiyon verebilir.

Klinik Ģartlarında kullanılabilen testlerdir, 30 dk içinde sonuç alınabilir.

Hasta baĢı testler, duyarlılık ve özgüllükleri düĢük testlerdir. Bu
nedenle önerilmemektedirler. PCR referans test olarak kabul
edildiğinde; PCR‟a göre duyarlılık vaginal sürüntü örnekleri için %38,
servikal sürüntü için %49.7 olarak bildirilmiĢtir (7).
3.6. Hücre kültürü
Kültürün duyarlılığı NAAT‟den düĢük olmakla birlikte, özgüllüğü %100‟dür
(7, 12). Kültür, ancak üniversite, araĢtırma hastaneleri veya referans
merkezlerde uygulanabilecek bir yöntemdir. Test süreci basitçe
özetlenecek olursa;

Klinik örnekten C. trachomatisin‟in izole etmek için en sık kullanılan
hücre dizisi devamlı fare fibroblast hücreleri olan McCoy hücreleridir.
DEAE-Dextran ve sikloheksimit ile iĢlemlenmiĢ HeLa229 hücre dizileri
de C. trachomatis izolasyonunda baĢarı ile kullanılmaktadır (5,6)

Önce örnekler hazırlanır; sürüntü, kazıntı ve aspirat örnekleri 2 dk
vortekslenir. Doku örnekleri 1-2 mm‟lik parçalar halinde kesilerek, 1-2
mL KTB içerisinde üç-dört steril cam boncuk ilave edilerek vortekslenir.

Klinik örnekler tek-kat McCoy hücre dizisi içeren iki tüpe inoküle edilir.
EkilmiĢ tüpler sallanır hazneli rotorda 1500  g‟de 45-60 dakika 2237°C‟de santrifüjlenir. Santrifüjleme sonrası tüplere sikloheksimit
içeren klamidya izolasyon besiyeri eklenir. Kültürler 37°C‟de 48-72
saat inkübe edilir.

Kültür doğrulama yöntemi olarak klamidyal inklüzyonların hücre
dizisinde tespit edilmesi gereklidir. 100-1000 EB içeren klamidya
inklüzyonları birden fazla boyama yöntemi ile saptanabilir.
Ġmmünolojik boyama iĢlemlerinden daha ucuz ancak düĢük duyarlılığa
sahip boyama yöntemleri; (i) C. trachomatis’in yaptığı glikojen içeren
inklüzyonları görüntüleyen iyodin boyası ve (ii) Giemsa boyasıdır.
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 13 / 19
Chlamydia trachomatis

Kültür doğrulamada en sık kullanılan test DFA‟dır. C. trachomatis‟in
türe özgü MOMP veya cinse özgü LPS‟sine karĢı monoklonal antikor
içeren konjugat ile boyamanın diğer boyama yöntemlerinden daha
duyarlı olduğu kanıtlanmıĢtır. MOMP monoklonal antikorlarının sadece
C. trachomatis ile reaksiyon vermesi cinsteki diğer türler ile reaksiyon
vermemesi önemlidir (6,7).
3.7. Mikroskopi

C. trachomatis ile enfekte konjonktiva, üretra veya serviks kolumnar
epitel hücreleri içerisindeki intrasitoplazmik inklüzyon cisimcikleri
Giemsa veya Gimenez boyaları ile boyanabilir.

Gimenez boyasının içerdiği karbolfuksin inklüzyon cisimciklerinin
boyanmasında daha iyi olmakla birlikte, Giemsa boyası genellikle daha
kolay ulaĢılabilir bir boyadır.

Ġnklüzyon cisimcikleri sıklıkla sitoplazmada ve perinükleer yerleĢimlidir.
Giemsa boyama yöntemi özellikle neonatal inklüzyon konjonktiviti
tanısında baĢarılı olmakla birlikte yerini daha duyarlı olan DFA
tekniğine bırakmıĢtır (7).

Giemsa boyası uygulama prosedürü için bkz. UMS-P-TP-06
Tablo 2. Ürogenital örneklerde C. trachomatis için tanısal testlerin duyarlılık ve
özgüllük aralıkları (klinik çalıĢma verilerinden uyarlanmıĢ) (7).
Tanı yöntemi
Duyarlılık (%)
Özgüllük (%)
Hücre kültürü
70–85
100
DFA
80–85
99
EIA
53–76
95
Direkt hibridizasyon
65–83
99
PCR
Servikal sürüntü
Kadın idrar
Erkek idrar
89.7
89.2
90.3
99.4
99.0
98.4
Dizi yer-değiĢimi amplifikasyonu (SDA)
Servikal sürüntü
Kadın idrar
Erkek idrar
Erkek üretral sürüntü
92.8
80.5
94.5
94.6
98.1
98.4
91.4
94.2
94.2
96.6–96.7
94.7
97.0
95.2
97.6
97.6–97.1
98.9
99.1
98.2
Transkripsiyon aracılı amplifikasyon
Servikal sürüntü
Vajinal sürüntü
Kadın idrar
Erkek idrar
Erkek üretral sürüntü
3.8. Seroloji

Serolojik testler C. trachomatis enfeksiyonlarından sadece LGV‟nin
tanısında, neonatal pnömoni olasılığında ve PIH komplikasyonu olarak
perihepatit Ģüphesinde kullanılır.
Sayfa 14 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis

IgM, IgA, IgG veya total immün globülinleri saptayan kompleman
fiksasyon (CF), mikroimmünofloresan (MIF) ve EIA teknikleri
mevcuttur (7).

CF testi tüm klamidya türleri için ortak olan LPS antijenlerine karĢı
reaktif antikorları içermektedir. Klinik ile uyumlu LGV hastalarının kesin
tanısı için kullanılabilir.

≥256 titre klinik tanıyı güçlü bir Ģekilde destekler; <32 titre, hastalığın
erken dönemi haricinde, tanıyı dıĢlar. Kullanımı sınırlı bir tekniktir (5,7).

MIF testi C. trachomatis serovar(lar) EB‟lerinin saflaĢtırılıp formalinize
edilmesi ve lama sabitlenmesi ile hazırlanır. Hasta serumunda IgM ve
IgG antikorları bu teknik ile kantitatif olarak değerlendirilebildiği için
yeni ve geçirilmiĢ enfeksiyon ayrımı yapılabilir.
(a) C. trachomatis‟in neden olduğu neonatal pnömonide; IgM antikor
düzeyinde hastalık ile iliĢkili düzenli artıĢın saptanabilmesi
nedeniyle MIF testi tercih edilebilir.
(b) LGV serovarları ile enfekte bireylerde; IgG titresinin ≥128 olması
klinik tanıyı güçlü bir Ģekilde destekler (7).
(c) MIF testi; teknik olarak zor, zaman alıcı ve çok sayıda örnek için
uygun olmayan bir testtir. Deneyimli personele ihtiyaç vardır. Ticari
olarak standardize edilmiĢ sınırlı sayıda kit bulunmaktadır.

EIA - C. trachomatis‟in MOMP- VD4 bölgesi sentetik peptidlerini temel
alan ticari IgG ve IgA-EIA testleri bulunmaktadır. Özgül antikorların
geçirilmiĢ enfeksiyon sonrası ne kadar süre ile saptanabilir düzeyde
olduğu bilinmemektedir. Bu nedenle yeni ve geçirilmiĢ enfeksiyon
ayrımı için uygun testler değildir (7). Rekombinant antijenlerin
kullanıldığı, türe-özgül antikorları test eden, EIA testleri geliĢtirilme
aĢamasındadır (7).
4 Saklama, Referans merkeze gönderme

Bütün örnekler testler sonuçlanıncaya kadar, rapor verilinceye kadar
laboratuvarda saklanmalıdır.

Pozitif bulunan vaka örneklerinin kalan kısımları uygun alikotlar halinde
dondurularak saklanmalıdır. Bu tür örnekler laboratuvarın kalite
kontrollerinde kullanılır.

Tekrarlanan tedavi baĢarısızlığı durumlarda, örnekler referans
laboratuvara iletilmeli, kültürden izolasyon denenmelidir (7).

Kültür için alınan örnekler 24-48 saat içerisinde iĢleme alınamayacak
ise KTB içerisinde -70°C‟de saklanmalıdır. Tüm örnekler için, uzun
süreli saklamalar için -70°C‟nin altında dondurucu kullanılmalıdır (12).

Kullanılan EIA antijen kiti LPS yapılarına özgül ise, elde edilen pozitif
sonuçların teyit edilmesi için örneğin diğer teknikleri uygulayabilen bir
laboratuvara gönderilmesi gerekebilir.

DondurulmuĢ örnekler baĢka laboratuvara çözünmesi izin vermeyecek
Ģekilde kuru buz içinde, gönderilmelidir.
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 15 / 19
Chlamydia trachomatis

DFA veya diğer amaçlar için preparatlar ideal olarak hasta baĢında
hazırlanır; kurutulur; 1-2 dk soğuk aseton ile sabitlenir ve uygun bir
lam kabı içinde hemen laboratuvara gönderilir. Ancak, bu Ģekilde
hazırlanmıĢ lamlar gerektiğinde buzdolabında (4-8°C) 3 gün, -20°C‟de
1 ay saklanabilir (12).

Tanı veya ileri testler için Referans laboratuvara örneklerin
gönderilmesinde paketleme ve taşıma biyolojik materyal taĢıma
kurallarına uygun olmalıdır (19) (ayrıca bkz. UMS GEN-OY-01
Enfeksiyöz Maddelerin TaĢınması Rehberi).
5 Sonuçların yorumu, raporlama, bildirim

CYBE‟den sorumlu C. trachomatis ülkemizde laboratuvardan bildirimi
zorunlu bir etkendir. Laboratuvardan pozitif sonuç elde edildiğinde
olası ve kesin tanı kriterleri açısından sonucun değerlendirilmesi ve
bildirimi için mutlaka Sağlık Bakanlığının yayınlamıĢ olduğu „BulaĢıcı
Hastalıkların Ġhbarı ve Bildirimi Sürveyans ve Laboratuvar Rehberi‟ne
bakılmalıdır (1,2).

C. trachomatis enfeksiyonu için test sonuçları klinisyene de en kısa
sürede rapor edilmelidir. Sonuçlar rapor edilirken kullanılan test tipi
raporda mutlaka belirtilmelidir. Ayrıca eğer mümkünse elde edilen
sonucun klinik yorumu yapılmalıdır.

C. trachomatis için moleküler testler ile elde edilmiĢ pozitif sonuç
“kesin tanı” bulgusudur.

Eğer moleküler test C. trachomatis ve N. gonorrhoeae varlığını aynı
anda saptayan bir test ise;
(a) Sonuç “C. trachomatis ve N. gonorrhoeae varlığı yönünden pozitif”
veya “negatif” olarak bildirilmelidir
(b) Pozitif sonucun “C. trachomatis veya N.gonorrhoeae varlığı
arasında ayırım yapmadığı” raporda açıkça belirtilmelidir.

Eğer tek etkene yönelik moleküler testlerde pozitiflik saptanırsa etken
organizma belirtilir ve raporlanır.

Moleküler testlerde Ģüpheli veya geçersiz sonuçlar, yeni örneğin nasıl
alınması gerektiği belirtilerek verilmelidir.

DFA testinde örnek lamları her yüksek büyütme alanında en az 2-3
epitel hücresi içermelidir (13). Buna göre DFA‟da;
(a) pozitif örnek, belirlenen sınır değer sayısına (ör.,1,2 veya 5) eĢit
veya daha fazla sayıda EB içeren örnektir;
 Anti-lipopolisakkarit (anti-LPS) antikor konjugat kullanılması
durumunda “örnek klamidya türleri yönünden pozitif” Ģeklinde
rapor edilmelidir.
 Anti-MOMP monoklonal antikor konjugat kullanılması durumunda
“örnek C. trachomatis yönünden pozitif” Ģeklinde raporlanır.
(b) negatif örnek, yeterli sayıda epitel hücresi içeren ancak EB
görülmeyen örnektir.
Sayfa 16 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis
(c) şüpheli örnek, belirlenen sınır değerden daha az sayıda EB içeren
örnektir.
(d) tatmin edici olmayan örnek, hiç EB görülmeyen ancak
değerlendirmeyi zorlaĢtıran güçlü özgül olmayan boyanma görülen
veya yetersiz sayıda hücre içeren örnektir.

Kültür sonuçları 2-3 gün içerisinde raporlanabilir. FITC iĢaretli
monoklonal antikorların kullanıldığı DFA yöntemiyle en az bir inklüzyon
cisimciğinin gözlenmesi durumunda kültür sonucu pozitiftir ve “örnekte
C. trachomatis saptandı” olarak rapor edilir. Aksi durumda “örnekte C.
trachomatis saptanmadı” Ģeklinde rapor edilir. ġüpheli durumlarda
artan/saklanan örnek kullanılarak test tekrarlanabilir veya baĢka bir
tanı yöntemi kullanılır (12).

Tüm test sonuçlarının basılı kopyaları veya bilgisayar kayıtları
bulunmalıdır.
6 Olası sorunlar/kısıtlılıklar

C. trachomatis enfeksiyonlarının tanısında kullanılan tekniklerde genel
olarak negatif bir sonuç enfeksiyon olasılığını dıĢlamaz.

C. trahomatis‟e bağlı alt genital sistem enfeksiyonlarının büyük
bölümünün belirtisiz seyrediyor olması tanı güçlüğüne yol açar.

Sürüntü örnekleri alınmasından önce önden gelen akıntı bölgeden
uzaklaĢtırılmalı, epitel hücrelerinin alınıldığından emin olunmalıdır, aksi
takdirde yalancı negatif sonuçlar alınabilir.

Ġlk akım idrarı ve/veya vajinal sürüntü örnekleri sadece NAAT testleri
için uygundur. Diğer tanı testleri için üretra, endoserviks, konjonktiva,
anorektal bölge sürüntüleri ve üst genital aspirasyon örnekleri gibi
invaziv giriĢimlere ihtiyaç duyulur

NAAT yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip olmakla birlikte; testin
performans özellikleri prevalansın yüksek olduğu topluluklardan elde
edilmiĢ olabilir. Prevalansın düĢük olduğu topluluklardaki pozitif
sonuçlar yalancı pozitifliğin yüksek olabileceği akılda tutularak
yorumlanmalıdır.

NAAT; (i) diğer testlere kıyasla daha pahalıdır, (ii) çapraz
kontaminasyon nedeniyle yalancı pozitiflik riski vardır ve (iii) örnekteki
inhibitörler nedeniyle yanlıĢ negatif sonuç alınabilir.

NAAT‟nin C. trachomatis enfeksiyonu tedavisine yanıtın test edilmesi
için kullanılacak ise, örnekler tedavi bitiminden en az 3 hafta sonra
alınmalıdır. Daha önce yapılan NAAT ölü organizmaların atılmaya
devam etmesi nedeniyle yanlıĢ pozitif sonuç verebilir.

Direkt antijen saptama teknikleri; genellikle kısa sürede sonuç alınan,
ancak deneyimli personelin olduğu ve örnek sayısı az laboratuvarların
tercih ettiği yöntemlerdir. NAAT‟a göre duyarlılıklarının düĢük olması
nedeniyle giderek daha az tercih edilmektedirler.
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 17 / 19
Chlamydia trachomatis

C. trachomatis enfeksiyonlarının tanısında hücre kültürü yöntemi;
yüksek özgüllüğe sahip olmakla birlikte teknik olarak zor ve zaman
alıcı bir yöntemdir. Örnek alma, taĢıma ve saklama süreçleri özel
koĢulları gerektirir. Örnek toplama ve taĢıma aĢamaları, kültür
besiyerinin hazırlanması ve saklanmasındaki Ģartlar, hücre dizilerinin
kalitesi, kültür besiyerinin kalite kontrolü, C. trachomatis kontrol
suĢları, monoklonal antikorların, mikroskop ve taĢıma besiyerlerinin
kalitesi, deneyimli personel hücre kültürü yönteminin baĢarısını
belirleyen hususlardır.

Antibiyotik duyarlılık testlerinde standardizasyon sağlanamamıĢtır.
Sonuçlardaki değiĢkenlik; kullanılan hücre tipi, inokulum büyüklüğü ve
antibiyotik ekleme zamanındaki farklılıklardan kaynaklanmaktadır.

Serolojik testler; C. trachomatis alt genital sistem enfeksiyonları tanısı
ve asemptomatik bireylerin tarama programları için kullanılmaz! LGV
tanısında önerilebilir. Serolojik testlerin tekrarlanabilirliği -MIF testinde
olduğu gibi- zayıftır ve genel olarak kabul edilmiĢ standartlar mevcut
değildir.
İlgili diğer UMS belgeleri
Bu prosedür belgesi (Chlamydia trachomatis Enfeksiyonlarının Mikrobiyolojik
Tanısı) aĢağıda verilen UMS belgeleriyle de ilgilidir ve ilave bilgi için bu belgelere
de bakılması önerilir:
UMS, P-TP-06
Giemsa boyama
UMS, B-MT-03
Gonorenin mikrobiyolojik tanısı
UMS, GEN-ÖY-01 Enfeksiyöz maddelerin taĢınması rehberi
Kaynaklar
1
BulaĢıcı Hastalıklar Sürveyans ve Kontrol Esasları Yönetmeliğinde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik. Resmi Gazete; 02.04.2011 – 27893.
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/04/20110402-3.htm (son eriĢim tarihi:
06.01.2014)
2
BulaĢıcı Hastalıkların Ġhbarı ve Bildirim Sistemi, Standart Tanı, Sürveyans ve Laboratuvar
Rehberi, Sağlık Bakanlığı Ankara. 2004.
http://www.shsm.gov.tr/public/documents/legislation/bhkp/asi/bhibs/BulHastBilSistStanSurveL
abReh.pdf (son eriĢim tarihi: 18.12.2013)
3
WHO. Sexually transmitted infections (STIs). Fact sheet No: 110. Updated Nov 2013.
http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs110/en/ (son eriĢim tarihi: 16.01.2014)
4
Infertility Prevention Campaign. Summary of a Review of the Literature: Programs to Promote
Chlamydia Screening. Prepared for CDC. Academy for Educational Develop. 2007.
http://www.cdc.gov/std/HealthComm/ChlamydiaLitReview2008.pdf (son eriĢim tarihi:
16.01.2014)
5
Winn WJ, Allen SD, Janda WM, Koneman EW, Procop GW, Schreckenberger PC, Woods GL (eds).
Diagnosis of infections caused by viruses, Chlamydia, Rickettsia, and related organisms.
Chapter 23. In: Koneman’s Color Atlas and Textbook of Diagnostic Microbiology. 6th ed.,
Lippincott Williams and Wilkins. Philadelphia PA. 2006, p.1403-6
Sayfa 18 / 19
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
01.01.2015 / Sürüm: 1.1 / B-MT-16 / Mikrobiyolojik Tanımlama / Bakteriyoloji
Chlamydia trachomatis
6 Clarke L. Viruses and Chlamydiae: Isolation of Chlamydia spp in cell culture. In: Garcia LS,
Isenberg HD (eds). Clinical Microbiology Prosedures Handbook. 3th ed., ASM Press, Washington
D.C. 2010, p.10.6
7 Gaydos C, Essic A. Chlamydiaceae. In: Versalovic J, Carroll KC, Funke G, Jorgensen JH, Landry
ML, Warnock DW (eds). Manual of Clinical Microbiology. 10th ed., ASM Press, Washington D.C.
2011, p. 986-1000
8 WHO. Global alliance for the elimination of blinding trachoma by 2020. Weekly Epidem Report
2013; (88)241-256 (http://www.who.int/wer/2013/wer8824.pdf) (son eriĢim tarihi: 18.12.2013)
9 Workowski KA, Berman S. Sexually transmitted diseases treatment guidelines, 2010. Centers for
Disease Control and Prevention (CDC), MMWR Recomm Rep 2010;(59)9(RR-12):1-110
10 Kayser FH. Bacteria as Human Pathogens: Chlamydia trachomatis (Trachoma,
Lymphogranuloma venereum). In: Kayser FH, Bienz KA, Eckert J, Zinkernagel RM, eds. Medical
Microbiology. Thieme New York. 2005, p.338-39
11 Leber AL, Exner M. Molecular diagnostics: Molecular methods for direct detection of
microorganisms in clinical specimens. In: Garcia LS, Isenberg HD (eds). Clinical Microbiology
Prosedures Handbook. 3th ed., ASM Press, Washington D.C. 2010, p.12.2
12 Domeika M, Savicheva A, Frigo N, et al. Guidelines for the laboratory diagnosis of Chlamydia
trachomatis infections in East European countries. JEADV. 2009;1353-63
13 Investigation of genital tract and associated specimens. UK Standards of Microbiology
Investigations. Bacteriology, B28, no: 4.3. UpToDate Dec 2012.
http://www.hpa.org.uk/webc/HPAwebFile/HPAweb_C/1317132861109 (son eriĢim tarihi:
18.12.2013)
14 Church DL. Aerobic Bacteriology: Genital cultures. In: Garcia LS, Isenberg HD (eds). Clinical
Microbiology Prosedures Handbook. 3th ed., ASM Press, Washington D.C. 2010, p.3.9
15 Marrazzo J. Clinical manifestations and diagnosis of Chlamydia trachomatis infections. UpToDate,
Oct 2013. (http://www.uptodate.com/contents/clinical-manifestations-and-diagnosis-ofchlamydia-trachomatisinfections?source=search_result&search=chlamydia&selectedTitle=2%7E150 (son eriĢim tarihi:
18.12.2013)
16 Leber AL, Exner M. Molecular diagnostics; introduction. In: Garcia LS, Isenberg HD (eds).
Clinical Microbiology Prosedures Handbook. 3th ed., ASM Press, Washington D.C. 2010, p.12.1
17 Chlamydia trachomatis infection- Testing by nucleic acid amplification test. UK Standards of
Microbiology Investigations. Virology, V37, No: 3.1. UpToDate, Jan 2013.
http://www.hpa.org.uk/webc/HPAwebFile/HPAweb_C/1317131315215 (son eriĢim tarihi:
18.12.2013)
18 Clarke L. Viruses and Chlamydiae: Direct detection of virus and Chlamydia in clinical samples.
In: Garcia LS, Isenberg HD (eds). Clinical Microbiology Prosedures Handbook. 3th ed., ASM
Press, Washington D.C. 2010, p.10.7
19 Enfeksiyöz madde ile enfeksiyöz tanı ve klinik örneği taĢıma yönetmeliği. Sağlık Bakanlığı,
Ankara. Resmî Gazete 25.09.2010 – 27710.
Ulusal Mikrobiyoloji Standartları
Bakteriyoloji / Mikrobiyolojik Tanımlama / B-MT-16 / Sürüm: 1.1 / 01.01.2015
Sayfa 19 / 19
Download

Chlamydia trachomatis enfeksiyonları