UV-Vis. SPEKTROSKOPİK
İLAÇ ANALİZ YÖNTEMLERİ
1
Temel ilkeler
Tüm spektroskopik analizler, madde çözeltisinden geçen enerji
miktarı ile madde içermeyen çözücüden geçen enerji miktarının
karşılaştırılması ilkesine dayanır.
Spektrometri’nin esası, bir örnekteki atom, molekül veya iyonların,
elektromanyetik radyasyonla (ışımayla) çeşitli şekillerde
etkileşiminin (absorpsiyon, emisyon, floresans, kırılma indisi,
yansıması, saçılması vb.) kalitatif veya kantitatif olarak ölçülmesi
ve yorumlanmasıdır.
2
Elektromanyetik Işıma
Uzayda çok büyük hızla hareket eden bir enerji türü olan
elektromanyetik ışımanın en çok karşılaşılan türleri, gözle
algıladığımız görünür ışık (vis-) ve ısı şeklinde algıladığımız infrared
(IR) ışınlarıdır.
3
Elektromanyetik ışıma, uzayda bir düzlemde
çok büyük hızla dalgasal olarak hareket eden
elektriksel alan vektörleri ile buna dik
düzlemde aynı fazda ilerleyen manyetik alan
vektörlerinden oluşan bir enerji türüdür.
Elektromanyetik ışıma, hem dalga hem de
tanecik
özelliğine
sahiptir.
Yani,
elektromanyetik ışımanın dalga ve tanecik
olarak davrandığı ispatlanmıştır. İnterferans
(girişim) ve difraksiyon (kırınım) davranışları
ışımanın dalga özelliğiyle açıklanır. Bir metal
yüzeyinden
ışıma
ile
elektronların
koparılması (fotoelektrik olay), ışıma
enerjisinin bir madde tarafından absorpsiyonu
(soğurulması) ve emisyonu (yayılması)
olayları da ışımanın tanecik özelliği (foton)
ile açıklanır.
Ancak ışın enerjisinin absorpsiyonu ve
emisyonu ile ilgili olayların açıklanmasında
dalga modeli başarılı olamamıştır. Bunun için
tanecik modeli geliştirilmiştir. Bu modelde
elektromanyetik ışın, enerjileri frekansıyla
orantılı olan ve foton adı verilen parçacıklar
veya enerji paketlerinden oluşmuş olarak
görülür.
düğüm
4
Işın enerjisi ve dalga parametreleri
Dalgaboyu (l): İki tepe noktası arasındaki mesafedir.
Frekans (n): Bir saniyede belirli bir noktadan geçen
dalga sayısıdır.
E 1/ l
E n
E = h.n = h. c/ l
c = 3 x 108 m/s (vakumda)
h: Plank sabiti = 6,62x10-27 erg.s
n : Frekans (tit/s)
l : Dalgaboyu (cm, nm, A0, ..)
5
Elektromanyetik ışıma-Madde etkileşmeleri:
-Işımanın kırılması ve yansıması
-Işımanın saçılması
-Işımanın polarizasyonu
-Işımanın absorpsiyonu ve emisyonu
6
Işının Bir Ortamdan Geçerken Yavaşlaması
Işın bir ortamdan geçerken madde elektronları ile
çarpışarak geçici olarak alıkonur ve hızı azalır. Bu
sırada frekansı değişmediği için dalga boyu azalır.
Işının bir ortamdaki hızı ortamın cinsine ve
konsantrasyonuna bağlıdır ve bu özellik refraktif indis
ile verilir:
n = c/v
7
Işının Geçmesi ve Kırılması
Saydam bir ortamdan geçen ışının hızı, o ortamda bulunan atom,
iyon veya moleküllerin tür ve derişimine bağlı olarak, boşluktaki
hızına göre daha düşük bir hızla yol alır. Bu gözlemlerden yola
çıkarak, ışının madde ile herhangi bir şekilde etkileşimde
bulunduğu anlaşılır. Ancak bu sırada ışının frekansında bir
değişme olmadığı için, etkileşimde kalıcı bir enerji aktarımı söz
konusu olmaz. Kısaca, bir ortamın kırma indisi, ortamın ışınla
etkileşiminin bir ölçüsüdür.
c
i  ni
8
Işımanın kırılması ve yansıması
Işıma bir ortamdan ikinci bir ortama geçtiğinde kısmen yansır,
kısmen de ikinci ortama geçer. İkinci ortamda ilerleyen ışımanın
frekansı değişmez, ilerleme yönü ve hızı değişir.
Işık demetinin bir ortamdan yoğunluğu farklı başka bir ortama
geçerken yön değiştirmesine kırılma (refraksiyon) adı verilir. Kritik
açının ölçülmesiyle her madde için farklı kırılma indisi
belirlenmiştir.
9
Sin(i)/Sin(r)= V1/V2= n2/n1
i
r
10
Işının Yansıması
Işın, kırma indisleri farklı iki ortamın ara yüzeylerindeyken yansır.
Işının yansıma oranı, kırma indislerinin farkıyla artar. Ara yüzeye
dik açıyla gelen ışın demeti için yansıma oranı aşağıdaki bağıntıyla
verilir.
Yansıma derecesi =
Ir
Io


2


2

   
2
2

Ir yansıyan ışın , Io ise gelen
ışını temsil eder. Gelen ışın
ile kırılan ışın arasında
aşağıdaki bağıntı:
1
2
1Sin2 = 2Sin 1
Örnek: Havanın kırma indisi 1, camın ki 1,5 olduğuna göre dik olarak cama
gelen ışığın yansımasını hesaplayınız.
Ir/Io= (1,5-1)2/(1,5+1)2 = 0,04
% 4 yansır.
11
Kırılma indisi değerleri, maddelerin belirgin özelliklerinde biri
olarak tanımlanmıştır. Kırılma indisinin ölçülmesine dayanan
refraktometri yönteminde, maddelerin kırılma indisi değerleri,
maddenin nitel analizinde, saflık derecesinin belirlenmesinde ve
karışımların nicel analizinde kullanılmaktadır.
Kırılma indisi ölçümü yapan düzeneğe de refraktometre adı
verilir.
12
Işımanın saçılması
Fotonun örnekteki parçacıklara çarparak yön değiştirmesine de
saçılma adı verilir. Madde içinden ışının geçişi, ışın enerjisinin atom,
iyon veya moleküller tarafından bir anlık tutulması ve sonra
parçacıklar, ilk haline dönerken her yöne yayılması olarak
düşünülebilir.
-Görünür bölge ışıması kullanıldığında, kolloidal ve bulanık
çözeltilerde gözlenen saçılma, Tyndall saçılmasıdır.
-Çözünmüş moleküller veya çok atomlu iyonların saçılması Rayleigh
saçılmasıdır.
-Parçacıklarla etkileşen dalga boyunun, ışığı saçan moleküllerin
titreşim enerji düzeylerine göre değiştiği saçılma türü Raman
saçılmasıdır.
13
Işının Polarizasyonu
Işık dalgası, genellikle her düzlemde ilerleyen dalgaların bir
karışımıdır. Işığın yayılımı rastgeledir, yani ışık yayılırken her
yönde titreşim gösterir. Polarize olmayan ışıktan polarize ışığın elde
edilmesinin bir yolu yansımadır. Tek bir düzlemde ilerleyen ışık
dalgasına düzlemsel polarize ışık denir. Normal olarak ışın, gidiş
yolu merkez olmak üzere bu yolun etrafında eşit olarak dağıtılmış
çok sayıda düzlemde yol alan bir demet elektromanyetik dalgadan
oluşur. Düzlemsel polarize ışık ise yayılma yönüne dik olan tek bir
düzlemde titreşen ışıktır. Bu ışık ile ışığı absorplamayan asimetrik
maddeler etkileştiği zaman, polarize ışığın düzlemi sağa (+) veya
sola (-) açı değiştirir.
Maddelerin ışıkla etkileşmelerini gösteren
bir alet olan polarimetre, polarize edilmiş
bir ışığın bir madde içerisinden geçirilmesi
ile değişimleri ölçen bir cihazdır. Polarize
ışığın yönünü hiç döndürmemesi, bu
maddenin optikçe aktif olmadığını gösterir.
Polarize ışığı sağa ve sola çeviren maddeler
asimetrik C atomuna sahip, optikçe aktif
maddelerdir.
14
Işımanın absorpsiyonu ve emisyonu
Kuantum kuramına göre atomlar, ancak elektron konfigürasyonuna ve dış
elektronlarının belirli enerji düzeyleri arasındaki geçişlerine bağlı olarak
belirli potansiyel enerji düzeylerinde bulunabilirler. Elektronların bir enerji
düzeyinden diğerine geçişleri ile ilgili atomik spektrumlar incelenmiştir.
Atomlar, elektromanyetik ışımayı absorbe ederek, en düşük enerji
düzeyinden (temel düzey) uyarılmış düzeylere geçerler; bu geçişlerle ilgili
olarak söz konusu atomların absorpsiyon spektrumları belirlenmiştir.
hPlank sabiti (6,63x10-34), nfrekans olmak üzere; E = h. n
15
Elektromanyetik ışımayı absorbe ederek, en düşük enerji
düzeyinden (temel düzey) uyarılmış düzeylere geçmiş olan
atomlar, temel düzeye dönüş sırasında ultraviyole veya
görünür bölge sınırları içinde ışıma enerjisi yayarlar
(emisyon). Her atom için bir emisyon spektrumu
böylelikle belirlenir.
Moleküller de atomlarda olduğu gibi uygun enerjideki
fotonlarla etkileştiklerinde, bu fotonları absorplayarak
uyarılmış hale geçerler. Uyarılmış moleküller, bu kararsız
durumdan fazla enerjilerini yayarak kurtulurlar (moleküler
emisyon). Atom spektrumlarından daha karmaşık olan
moleküler spektrumlar da böylelikle belirlenir.
16
Elektromanyetik Spektrumda Bölgeler
17
Absorplanan fotonların sayısı, ortamdaki absorpsiyon
yapan türlerin sayısı ile orantılıdır. Monokromatik ve I0
şiddetindeki bir ışıma, ortamı daha küçük olan I şiddetinde
terk eder.
Lambert-Beer kanunu: Bir çözeltiden geçen ışık
miktarı, ışığın çözelti içinde kat ettiği yol ve çözelti
konsantrasyonu ile logaritmik olarak ters orantılı, emilen
ışık miktarı ile ise doğru orantılıdır.
18
b
Geçirgenlik (T) = I/I0
% Geçirgenlik (%T) =100 .T = 100. I/I0
Absorbans = - log10T
Absorbans (A)=   b c
cçözelti konsantrasyonu (mol/L)
bışığın çözelti içinde kat ettiği yol (cm)
molar absorpsiyon katsayısı (L/mol cm-1)
19
Bir maddenin rengi, o maddeden gözümüze ulaşan
görünür bölgedeki elektromanyetik ışınlardır. Bu ışınlar,
saydam maddeler için maddenin içinden geçip gelen,
saydam olmayanlar için ise yansıyan ışınlardır. Madde
tarafından tutulan ışınların rengi ile maddenin görünür
rengini oluşturan ışınların rengi, tamamlayıcı renkler
olarak adlandırılır: Sarı-Mavi, Kırmızı-Yeşil gibi.
20
Işık l (nm)
220-380
380-440
440-475
475-495
495-505
505-555
555-575
575-600
600-620
620-700
Absorbe
edilen renk
Menekşe
Mavi
Yeşil-mavi
Mavi-yeşil
Yeşil
Sarı-yeşil
Sarı
Portakal
Kırmızı
Görünen renk
Sarı-yeşil
Sarı
Portakal
Kırmızı
Mor
Menekşe
Mavi
Yeşil-mavi
Mavi-yeşil
21
Çözelti içindeki madde miktarını çözeltinin renginden
faydalanarak ölçme işlemine ise kolorimetri, bu tip
ölçümde kullanılan cihazlara da kolorimetre denir.
Kolorimetrik ölçümde, konsantrasyonu ölçülecek
çözeltinin
rengi
değişik
konsantrasyonlardaki
standartların rengiyle karşılaştırılarak değerlendirilir.
22
Kolometrik
analizde
kullanılan
cihazlar
spektrofotometrelerin çalışma prensibiyle aynıdır.
Farklı olarak, prizma yerine filtre vardır. Filtreden
geçen ışığın dalga boyu bellidir. Kolorimetrelerle
görünür bölgede (l= 400-700 nm) çalışılır.
Madde renkliyse, direkt yöntemlerle çalışılır. İndirekt
yöntemde ise madde renkli bir türevine dönüştürülür.
23
Spektroskopik yöntemler
• Ultraviyole-görünür bölge absorpsiyon
spektroskopisi
• Floresans ve fosforesans spektroskopisi
• Atomik absorpsiyon spektroskopisi
• Atomik emisyon ve atomik floresans
spektroskopisi
• İnfrared (IR)spektroskopisi
• Nükleer manyetik rezonans (NMR) spektroskopisi
• Kütle spektrometrisi
24
Ultraviyole-görünür bölge
absorpsiyon spektroskopisi
Çözelti içindeki madde miktarını çözeltiden geçen veya
çözeltinin tuttuğu ışık miktarından faydalanarak ölçme
işlemine fotometri, bu tip bir ölçümde kullanılan
cihazlara da fotometre denir.
Fotometrik ölçümde, renksiz çözeltilerin
konsantrasyonu da ölçülebilir.
25
Analiz edilen örnek üzerine ışık demetinin bir kısmını
filtreler kullanarak gönderen ve ayıran aletler
kolorimetre veya fotometre olarak adlandırılırken,
yarıklar ya da prizmalar aracılığı ile bu seçiciliği yapan
aletler ise spektrofotometre olarak adlandırılırlar.
26
Maddenin ışığı absorplamasını incelemek için kullanılan
düzeneğe absorpsiyon spektrometresi veya absorpsiyon
spektrofotometresi adı verilir.
Bir spektrofotometre düzeneği, başlıca ışık kaynağı, dalga
boyu seçicisi (monokromatör) ve dedektörden oluşur.
Dedektörde elektrik sinyaline çevrilen optik sinyal, bir
kaydedici ile ölçülür.
27
UV-görünür bölgede D2, W, H2, Xe, civa buhar lambası gibi sürekli
ışık kaynakları kullanılır.
Tungsten (volfram) flaman lambası, görünür ve yakın IR bölgede
(320-3000 nm) ışık yayar.
Ulraviyole bölgede en çok kullanılan lambalar, hidrojen ve döteryum
elektriksel boşalım lambalarıdır. Bu lambalar 180-380 nm arasında
ışık yayar.
Xe ark lambası, UV-görünür bölgenin tümünde (150-700 nm)
kullanılabilecek şiddetli ve sürekli ışık kaynağıdır.
Civa buhar lambası, her iki bölgede ışıma yapabilen bir ışık
kaynağıdır; sürekli spektruma ek olarak kesikli hatlar da içerir.
28
Dalga boyu seçicileri (monokromatörler), ışık
kaynağından gelen polikromatik ışıktan tek bir dalga
boyunda monokromatik ışık elde edilmesini gerçekleştiren
düzeneklerdir. Monokromatör, filtreli fotometrelerde ışık
filtresidir; spektrofotometrelerde ise ışık prizmasıdır.
29
Spektrofotometrelerde dedektör, maddenin ışığı
absorplayıp absorplamadığını anlamak için ışık
kaynağından gelen ışığın şiddetinin ölçülmesi
amacıyla kullanılan düzenektir.
30
Spektrofotometre ile bir maddenin nicel analizinin yapılacağı dalga
boyunu kararlaştırmak için, örneğin absorpsiyon spektrumunu
bilmek gerekir. Bunun için, maddenin 1 molar çözeltisinin çeşitli
dalga boylarındaki absorbans değerleri ölçülür.
Çözücünün ve çözeltide bulunan başka
türlerin ışığı absorplamadığı, LambertBeer eşitliğine uyulduğu ve nicel
analizin
en
duyarlı
biçimde
yapılabileceği dalga boyu değeri
saptandıktan sonra, analizi yapılacak
maddeyi içeren ve derişimleri bilinen
bir dizi standart çözelti ile bu dalga
boyundaki absorbans (A) değerleri
ölçülür.
A
değerleri,
standart
çözeltilerin bilinen derişimlerine karşı
grafiğe geçirilir.
31
Standart çözeltilerin bilinen derişimlerine karşı A
değerlerini grafiğe geçirmek suretiyle elde edilen doğruya
kalibrasyon doğrusu denir.
Nicel
analiz,
kalibrasyon
doğrusunun doğrusal olduğu
X
bölgede
yapılır.
Derişimi
bilinmeyen örneğin A değeri
ölçülür
ve
kalibrasyon
doğrusunda bu değere karşılık
gelen derişim saptanır.
Molar absorpsiyon katsayısının değerinin bilindiği
durumlarda, Lambert-Beer eşitliğinin analizde doğrudan
kullanılması da mümkündür.
Absorbans (A)=   b  c
32
Absorpsiyon spektroskopisi kantitatif analizde de çok kullanılır.
Absorbansın tayini için seçilen dalga boyu, maddelerin ışığı en fazla
absorbladığı dalga boyu olup, bu değere lmax denir. Bu dalga boyunda
hassas ölçümler yapılabilir. Absorbansın en fazla olduğu değere karşı
gelen değer, lmax’ı verir. Bütün çalışmalar bu dalga boyunda yapılır. lmax
değerinin saptanmasında maddenin belli konsantrasyondaki (10-4-10-6 M
gibi) çözeltileri hazırlanıp, dalga boyu değişmesine karşı absorbanslar
ölçülür ve bu değerler grafiğe geçirilir. Bir maddenin dalga boyu ve
sıcaklığı sabit tutularak, değişik konsantrasyonlarda absorpsiyonu,
ölçülür. Absorbansa karşı konsantrasyon eğrisi çizilirse, genellikle bir
doğru elde edilir. Konsantrasyonu bilinmeyen maddenin, saptanan
lmax’da absorbansı ölçülür ve daha önce çizilmiş Beer eğrisinden
yararlanarak konsantrasyonu saptanır. Bir başka çalışma şeklinde ise aynı
maddenin standardının, konsantrasyonu bilinen çözeltisi hazırlanarak
absorbansı ölçülür. Daha sonra konsantrasyonun bilinmeyen maddenin
de absorbansı ölçülür.
33
Sabit sıcaklık ve belli bir çözücü kullanılsa bile bazen,
absorptivitenin () sabit olmadığı ve Beer eğrisinden sapmalar
olduğu görülebilir. Bu pozitif ve negatif sapmalara neden, ışığın
monokromatik (tek dalga boyuna sahip) olmaması ve maddenin
çözeltide polimerizasyona uğraması olabilir.
34
Spektrofotometrik ölçümlerde kör, standart ve numune olmak
üzere üç tip çözelti hazırlanır.
1- Kör, cihazın optik ayarlarının (sıfır ve 100 ayarı) yapılması
amacıyla kullanılan bir çözeltidir. Kör çözeltisi olarak destile su
veya reaktifin kendisi de kullanılabilir. Bazı ölçümlerde numune
körü de kullanılabilir.
2- Standart, aranan maddenin bilinen konsantrasyondaki
çözeltisidir.
3- Numune, içindeki madde miktarını tayin etmek istediğimiz
çözeltidir.
35
TÜREV SPEKTROSKOPİSİ
UV-görünür bölge spektrumunda, üst üste binen ve çakışan bantların ayırım
gücünün zayıf olması ve türev spektroskopisinin bu sorunlara belli oranda çözüm
getirebilmesi nedeniyle türev spektroskopisi, morötesi-görünür bölge
spektroskopisinde nitel ve nicel analizde kullanım alanı bulan bir yöntemdir. Bir
örneğin absorbansının (A), dalga boyu (l)'na karşı türevi alınarak elde edilir.
Birinci, ikinci veya daha yüksek dereceden spektrumlar alınabilmesi esasına
dayanır. Genel olarak, bütün türev spektrumları, esas (sıfırıncı dereceden)
spektrumda gözlenemeyen özellikleri ortaya çıkarır.
Absorbsiyon bandı olarak Gauss eğrisi
örnek alındığında, birinci dereceden
türev lmax değerini veya "gizli kalmış"
pikleri bulmak için kullanılabilir, çünkü
lmax için dA/dl = 0 dır. İkinci dereceden
türevler, esas banttan daha dar fakat
onunla çakışan, 1 ekseninin üstünde veya
altında merkezi bir pik verirler. Bundan
dolayı
ikinci
dereceden
türev
spektroskopisi, morötesi-görünür bölge
spektroskopisinde daha çok kullanılır.
36
İLAÇ ETKEN MADDELERİNİN UV-SPEKTROSKOPİSİ
YARDIMI İLE MİKTAR TAYİNİ
Etken maddenin miktar tayini için yapılan işlemler genel olarak
şöyle sıralanabilir:
1- Analizi yapılacak ilaç etken maddesi, önce kristallendirme gibi
bir yolla saflaştırılmalıdır. Bunun için aranan standart hazırlama
yöntemleri, farmakopelerde ya da literatürlerde bulunabilir.
2- UV ışığını absorplamayan, spektral saflıkta bir çözücü seçilir.
3- İlaç etken maddesi, seçilen çözeltide çözülür ve bu çözeltiden
spektrofotometrenin 2. küvetine doldurulup yerine yerleştirilir.
Maddenin max. enerjiyi absorbe ettiği dalga boyu saptanır. Tüm
tayinler, bu dalga boyuna göre yapılır. İlaç etken maddesinin farklı
konsantrasyonlardaki çözeltilerinin absorbans değerlerini ölçmek
suretiyle absorptivite tayin edilir.
37
Absorbans ile konsantrasyon arasında Beer kanununa göre doğrusal
bir ilişki olmalıdır. Genellikle miktar tayini doğrusal orantının var
olduğu sınırlı bir alan içinde yapılabilir. Beer kanunundan sapmalar
çözeltinin tabiatından ileri gelebildiği gibi, çözeltideki kimyasal
değişmelerden de ileri gelebilmektedir.
4- Bir ilaç müstahzarındaki belirli bir aktif maddenin miktarı tayin
edilirken, absorpsiyonu etkileyecek başka maddeler ya da kirlilikler
de bulunabileceğinden, çözeltiyi hazırlamadan önce bu yan
maddelerin ekstraksiyon, kromatografi, destilasyon gibi yöntemlerle
aktif maddeden ayrılması ve ancak bundan sonra aktif maddenin
uygun bir çözücüye alınarak absorpsiyonunun ölçülmesi gerekir. Cx:
miktarı bilinmeyen maddenin kons., Cs: standart maddenin kons.,
Ax: miktarı bilinmeyen maddenin absorbansı, As: standart maddenin
absorbansı.
Cx
Cs

Ax
As
Cx 
Ax
As
xC s
38
KARIŞIMLARIN ANALİZİ
Birden çok ilaç hammaddesi içeren bir karışımın, herhangi bir dalga
boyundaki absorbansını ölçmek suretiyle karışımdaki maddelerin
miktarını tayin etmeye olanak yoktur. Çünkü okunan absorbans değeri
maddelerden herhangi birinin değil, karışımdaki tüm maddelerin ortak
absorpsiyon değeridir. Bununla beraber, eğer ikili bir karışımdaki
maddeler birbiri ile reaksiyon vermiyorsa ve maddelerin her biri ayrı
ayrı Beer kanununa uyuyorsa, bunların absorbansını, kendilerine ait
dalga boylarında ayrı ayrı ölçmek suretiyle miktar tayinleri yapılabilir.
Öncelikle saf maddelerin spektral verileri bilinmelidir. Bileşenlerin
absorptivite değerleri doğru olarak tayin edilmelidir. Karışımdaki
maddeler x ve y gibi iki ayrı madde ise, bunların max. absorbanslarının
ölçüldüğü dalga boyu değerleri bulunarak, iki bilinmeyenli bir denklem
şeklinde çözümü uygulanır.
Absorbans (A1)= aa  b. Cx + ab b. Cy
Absorbans (A2)= ac  b. Cx + ad  b. Cy
Absorptivite değerleri
39
ALLOPURİNOL TABLETLERİ’ne
UV yönteminin uygulanması:
20 tablet tartılır, iyice toz edilir. Bu tozun 100 mg civarında allopurinole eşdeğer
miktarı tam olarak tartılır. 100 ml’lik bir balon jojede 20 ml 0,1 N sodyum
hidroksit ile 5 dk. çalkalanır, sonra su ile 100 ml’ye tamamlanır ve karıştırılır. Bir
süzgeçten süzülerek, çözeltinin 10 ml’si 1000 ml’lik balon jojeye aktarılarak, 0,1
N HCl ile 1000 ml’ye tamamlanır ve karıştırılır. 50 mg civarında tam olarak
tartılmış allopurinol referans standardı, 50 ml’lik bir balon jojede 10 ml 0,1 N
sodyum hidroksitte hafifçe ısıtılarak çözülür, soğutulur ve su ile 50 ml’ye
tamamlanır. 1 ml’sinde 10 µg madde içerecek şekilde standart bir çözelti elde
etmek için 0,1 N HCl ile seyreltilir. Her iki çözeltininde max. absorbansları 0,1 N
HCl körüne karşı, 250 nm civarında max. absorbansın olduğu dalga boyunda
okunur.
Tm = 10. C. (Am/As)
formülü ile alınan tablet tozundaki allopurinol miktarı (Tm) mg olarak hesaplanır.
C: standart çözeltideki allopurinol referans standardının ml’deki µg olarak
konsantrasyonudur. Am: allopurinol tablet çözeltisinin, As: referans çözeltinin
absorbanslarıdır.
40
KLORPROMAZİN HİDROKLORÜR enjeksiyon çözeltisine UV
yönteminin uygulanması:
100 mg civarında klorpromazin hidroklorüre karşı gelen enjeksiyon çözeltisinin
tam ölçülmüş hacmi alınarak, 0,1 N HCl ile 500 ml’ye seyreltilir ve karıştırılır.
Çözeltinin 10 ml’si bir ayırma hunisine alınır ve 20 ml su ilave edilerek,
amonyum hidroksit ile bazik yapılır. 4 kez 25 ml eterle ekstrakte edilir.
Birleştirilen eterli ekstreler 4 kez 25 ml 0,1 N HCl ile tekrar ekstrakte edilir.
Sulu ekstreler 250 ml’lik bir balon jojede toplanır. Havada bırakılarak eterin
uçurulması sağlanır. 0,1 N HCl ile 250 ml’ye tamamlanır ve karıştırılır.
Klorpromazin hidroklorürün referans standardının tam tartılmış miktarı, 0,1 N
HCl’de çözülür. 1 ml’de 8 µg madde içeren standart çözelti verecek şekilde 0,1
N HCl ile seyreltilir. Her iki çözeltinin absorbansları, 1 cm’lik küvetlerde 254
ve 277 nm civarında, 0,1 N HCl körüne karşı tayin edilir. Alınan enjeksiyon
çözeltisinin her 1 ml’sindeki klorpromazin hidroklorür miktarı, mg olarak;
Tm = 12,5. C. (A254 - A277)m / V. (A254 - A277)s
formülü yardımıyla hesaplanır.
41
Download

SPEKTROSKOPİK ANALİZ YÖNTEMLERİ