DENİZ TİCARETİ
Haziran 2014 | Yıl 22 | Sayı 265
MDTO Arama Konferansı Sonuçları Açıklandı
MDTO Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi İlk Mezunlarını Verdi
Refah Faciası Kitabı Basına Tanıtıldı
Türk Koster Filosu Masaya Yatırıldı
Limanda demirli bir kruz gemisi, Karaipler
MDTO’nın Aylık Yayın Organı
Haziran 2014 Yıl: 22 Sayı: 265
MDTD Basın Meslek İlkelerine Uyar.
İÇİNDEKİLER
5-7
MDTO Arama Konferansı
Sonuçları Açıklandı
8-9
MDTO Denizcilik Anadolu
Meslek Lisesi İlk Mezunlarını
Verdi
11
Sahil Güvenlik Komutanlığı
32 Yaşında
13
Türk Koster Filosu Masaya
Yatırıldı
15-22
MDTO’dan Haberler
24-27
Kısa Kent Haberleri
29-33
Denizcilik Haberleri
34-35
Hatıra Kent Mersin
37
Deniz Feneri
39-40
Refah Faciası ve Ahde Vefa
42-46
Dünya Bankası Lojistik
Performans İndeksi ve Türkiye
Değerlendirmesi
48-49
Dünya Ekonomisi ve Denizcilik
Dünyasındaki Gelişmeler
50
İstatistik
MDTO'nun Eğitime ve Kültüre Katkısı...
Mersin Deniz Ticaret Odası 25 yıllık geçmişinde eğitime ve kültüre önemli katkı sağlayarak, bu alandaki
görevini büyük ölçüde yerine getirmeye çalıştı...
Her zaman, “İnsana yatırım” ilkesine uyan MDTO’nun, bu amaçla 2008 yılında temelini attığı MDTO Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi, 2010-2011 Eğitim- Öğretim yılında açıldı...
Bu konuda kurucu Meclis Üyemiz A. İrfan Solmazer ve Yönetim Kurulu Başkanı M. Cihat Lokmanoğlu ile
meclis üyelerimizin çabaları unutulamaz.
Aynı yıl kaybettiğimiz Solmazer, okulumuzun açılışını göremese de kendisinin her zaman eğitime verdiği
önemi tüm denizcilik camiası ve Mersinliler çok iyi bilir..
Bu nedenle kendisini bir kez daha minnet ve rahmetle anıyoruz...
Eğitim dedik, insana yatırım dedik.
Eğer eğitim yoksa insana yatırım da yoktur.
MDTO Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi, bu yıl ilk mezunlarını verdi...
Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Barut, Meclis Üyesi Korkmaz
Çangır, Genel Sekreterimiz Korer Özbenli, Genel Sekreter Yardımcıları Halil Delibaş ve Mesut Öztürk’le
mezuniyet törenine katıldık.
Gerçekten duygu dolu anlar yaşadım.
Orada, eğitime yapılan yatırımın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüm.
Türkiye’nin geleceği olan pırıl pırıl gençlerin gözlerindeki ateşi hissettim.
Hepsi mesleğinde başarılı olacak kapasitede ve de daha ileriye gitmenin hesabı içindeydi…
Okulun temeli atılırken, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Türkiye’de 15 bine yakın deniz adamı açığı var”
demişti..
Denizler bir ülkenin saklı hazinesidir.
Denizi iyi kullanan ülkelerde, refah düzeyi daha yüksektir.
Ve de denizci ülkeler çağdaş yaşamı benimsemiş, eğitim düzeyi yüksek toplumlardan oluşur...
Bu da o ülkenin kalkınmasında önemli rol oynar...
Bu nedenle “Denizcilik Eğitimi’ ne önem vermek zorundayız.
İşte bu amaç doğrultusunda MDTO’nun yaptırdığı Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi, Mersin için çok
önemlidir ve ilk mezunlarını vererek, sektöre ilk katkısını yapmıştır.
Gelecek yıllarda bu katkı artarak devam edecektir.
MDTO bu 25 yılda yayımladığı gerek denizcilik gerekse kentimizin geçmişini gün ışığına çıkaracak ve de
geleceğine ışık tutacak eserlerle, önemli bir işlev daha üstlenmiştir.
Son olarak Usta Kaptan ve Gazeteci-Yazar Osman Öndeş’in kaleme aldığı “Refah Faciası” adlı eseri bastırarak, yeni bir kültür hizmetine imza atmıştır...
Çünkü, “Refah Faciası” ile ilgili ortalıkta dolaşan çok değişik bilgi vardı...
Ancak, Osman Öndeş’in bu eseri ile bir çok yanlış ve eksik bilgiden arınmış olduk.
Öndeş’e “eline sağlık” derken, Refah Faciasında şehit olanları bir kez daha rahmetle anıyoruz...
MDTO görevinin bilincinde olarak, Mersin ve denizciliğimiz için her zaman üzerine düşeni yapmaya
devam edecek...
Bundan kimsenin şüphesi olmasın!..
Saygıyla
Ali ADALIOĞLU
Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü (MDTO adına): M. Cihat LOKMANOĞLU
Genel Koordinatör: Ali ADALIOĞLU
Yayın Kurulu: M. Cihat LOKMANOĞLU, Jozef ATAT, Atahan ÇUKUROVA, Mişel ŞAŞATİ, İskender BOTROS,
Bedii CANATAN, Özcan BARUT, Korer ÖZBENLİ
Yayın Planlama Yönetimi: Tetis Medya Ajansı
Basım Yeri: Alev Dikici Basım & Ambalaj Ltd. Şti Tel : 0322 436 13 13 Fax : 0 322 436 34 81
Adres: Döşeme Mahallesi Cumhuriyet Cad. No:133 01130 Adana Basım Tarihi: Haziran 2014
Yönetim Yeri: Pirireis Mah. İsmet İnönü Bulvarı No: 13 33110 Pk: 45 Mersin/Türkiye
Tel: 0324 327 70 00 (pbx) Faks: 0324 329 52 30 E-posta: [email protected]
[email protected] www.mdto.org.tr
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
MDTO Arama Konferansı
Sonuçları Açıklandı
Mersin Deniz Ticaret Odası’nın 25. kuruluş yıl dönümü nedeniyle 13 Mart 2014 tarihinde
düzenlenen arama konferansının sonuçları açıklandı.
“25. Yılında Mersin Deniz Ticaret Odası Danışma ve Değerlendirme Buluşması” adıyla düzenlenen toplantı TEPAV
Analisti Emre Koyuncu yönetiminde, MDTO üye ve paydaşlarından oluşan 138 kişinin katılımıyla Mersin Hilton
Oteli’nde gerçekleştirilmişti.
lerin yetersiz olduğu görüşünde. Raporda, halkın denizi kullanabilmesi için marina, yelken kulüpleri, plajlar ve tesislerin
gerekliliğine ve mevcut tesislerde ücretlerin yüksek oluşu
nedeniyle amatör denizcilik ve su sporlarının gelişemediğine
dikkat çekiliyor.
MDTO’nun 25 yıllık faaliyetlerinin kent kamuoyunda nasıl
değerlendirildiğini araştırmak üzere düzenlenen toplantının
sonuç raporunda MDTO’nun güçlü, zayıf ve gelişmeye açık
yönleri ile katılımcıların Mersin’in denizcilik gündemi ve denizle ilişkisi, MDTO’nun Mersin’in kalkınmasındaki etkisi ve
MDTO’nun sektörel ve sosyal sorumluluk gereği yürüttüğü
faaliyetler vb. konulardaki görüşlerine yer verildi.
Deniz ticareti, deniz turizmi, deniz endüstrisi gibi farklı kolların birlikte ve sürdürülebilir varlığına ilişkin planlama eksikliği,
merkeziyetçiliğin güçlü olması nedeniyle yerel dinamiklerin
Mersin’in gelişiminde etkisiz kalması ve yerel düzeyde aktörler arasında birlikte hareket edebilme sorunu, Mersin ve
kalkınma konu başlığında tartışılan dikkat çekici hususlar
olarak göze çarpıyor.
Rapora göre, çoğu üniversite ya da yüksek lisans eğitimine
sahip katılımcıların yarısından fazlası Mersin’in deniz ile ilişkisinden memnun görünmüyor.Gelecekte Mersin’in denizle
bağının daha güçlü olacağını düşünen katılımcılar, denizden yeterince faydalanılmadığını, deniz ticaretinin geçmişe
oranla daha iyi durumda olduğunu ancak denizciliğin diğer
kollarının deniz ticaretinin gölgesinde kaldığını düşünüyor.
MDTO’nun yasal yetki ve sorumlulukları çerçevesinde performansının değerlendirildiği bölümde ise, genel olarak
MDTO’nun Mersin’in kalkınması konusunda etkili olduğu,
üyelerinin ve sektörün sorunlarının çözümü için yeterli çabayı
gösterdiği ancak bu anlamda daha iyi noktalara ulaşılabileceği sonucu ortaya çıkıyor. MDTO’nun sosyal ve kültürel
konulardaki çalışmaları takdir edilmekle birlikte Oda’nın kalkınma konusundaki etkisini azaltan bazı dış faktörlerin varlığına da işaret ediliyor ve bu faktörler, üyelerin ve paydaşların yeterli ilgiyi göstermemesi, denizcilik sektöründe otorite
boşluğu ve koordinasyon sorunları olarak sıralanıyor.
Katılımcılar, deniz kıyısına sahip bir şehir olarak Mersin’de
deniz kültürünün oluşmadığı, şehircilik uygulamalarının denizle bütünleşmeye engel olduğu ve sahilde yapılan etkinlik-
4
5
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Araştırmanın en önemli bulgulardan biri, MDTO’nun özellikle eğitim
faaliyetlerinin kent kamuoyu tarafından takdir edildiği bulgusu. Rapora göre, MDTO Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi’nin inşa edilmesi
ve Mersin Üniversitesi’ne verilen destek, öğrenci bursları vb.eğitim
destekleri katılımcıların büyük çoğunluğu tarafından takdir edilmekle birlikte, deniz ticareti ile ilgili insan kaynağının geliştirilmesi, denizcilik alanında daha fazla ve daha nitelikli eğitim programlarının
düzenlenmesi, üniversitelerde lisans düzeyinde lojistik, dış ticaret,
denizcilik eğitimleri verilmesinin teşvik edilmesi gibi konularda katılımcıların MDTO’ya önemli bir misyon yükledikleri görülüyor. Gelecek dönemde MDTO’nun sosyal sorumluluk faaliyetleri çerçevesinde yine eğitim alanına yoğunlaşması gerektiği ifade ediliyor.
MDTO’nun üniversitelerden faydalanmayı bildiği ve üretilen bilgiyi
kullanabildiği de ayırt edici bir özellik olarak belirtiliyor.
Diğer taraftan; katılımcıların %51’i toplantıdan önce Odanın eksik yönleri ya da
odaklanması gereken konular hakkında kuruma yazılı ya da sözlü herhangi bir
bildirimde bulunmadığını belirtirken, toplantının sonunda katılımcıların % 81’i
MDTO’dan daha çok talep eden, daha çok ilgi gösteren ve daha çok hesap
soran bir paydaş olabileceklerini belirtiyor.
Bu bulgular, üyelerle iletişimin geliştirilebilmesi konusunda MDTO’dan daha fazla çaba beklendiğini ancak aynı zamanda üye ve paydaşların da bu konuda eksiklerinin bulunduğunu fark ettiklerini ortaya koyuyor.
Mersin Deniz Ticareti dergisine yönelik görüşlerini paylaşan katılımcılar ise genel
olarak dergiden memnun olduklarını ve derginin farklı kesimlere hitap edebildiğini ancak içeriğinin daha da zenginleştirilebileceğini ifade ediyor.
Rapora göre, MDTO’nun sektörün sorunlarına daha duyarlı
olması ve sorunların kamuoyuna daha etkili yansıtılması bekleniyor. Bunun dışında, liman ve gümrük konuları, yatçılık ve
marinalar, amatör ve endüstriyel balıkçılık, uluslararası organizasyonlar, fuarlar, su sporları ile ilgili çalışmalar, deniz otobüsü
seferleri, Serbest Bölgenin daha etkili hale getirilmesi gibi denizcilikle doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılı pek çok alanda daha etkili çalışmalar yapılması ve lobi faaliyetlerine ağırlık
verilmesi isteniyor.
Katılımcılar tarafından ağırlıklı olarak, 5174 Sayılı TOBB ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nda deniz ticaret odalarına verilen görevler çerçevesinde MDTO’nun görevlerini yerine getirdiği ancak “Kolektif eylem gerektiren liman, tersane, ticaret bölgesi,
6
sanayi bölgesi, fuar alanı, kongre merkezi gibi işletmelere öncülük etme” işlevine daha fazla yoğunlaşması gerektiği belirtiliyor.
Bunun dışında, kamuoyu farkındalığını artırmaya yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin artırılması ve sektörle ilgili yol gösterici
analiz talepleri belirtilen görüşler arasında.
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, Oda’nın üye ve
paydaşlarıyla iletişimine yönelik. Raporda, gerek MDTO’dan
üyelere gerekse üyelerden MDTO’ya iletişimin çift yönlü olarak
geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Katılımcıların yarısı, daha
etkili bir iletişim için farklı iletişim kanallarının da kullanılması
gerektiği görüşünde. Odanın faaliyet ve etkinlikleri konusunda,
e-posta dışındaki seçeneklerin de yaygın olarak kullanılması gerektiği vurgulanıyor.
7
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
MDTO Denizcilik Anadolu Meslek
Lisesi İlk Mezunlarını Verdi
Mersin Deniz Ticaret Odası Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi’nin ilk mezunları düzenlenen törenle diplomalarını aldı.
Mezuniyet törenine MDTO Yönetim Kurulu
Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Özcan Barut, Meclis Üyesi Korkmaz Çangır, Genel Sekreter Korer Özbenli,
Genel Sekreter Yardımcıları Halil Delibaş ve
Mesut Öztürk, Basın Danışmanı Ali Adalıoğlu, MDTO Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi Müdürü Ercan Kara, okul yöneticileri,
öğretmenleri, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Törende konuşan MDTO Yönetim Kurulu
Başkanı Cihat Lokmanoğlu, insana yapılan
yatırımın en değerli yatırım olduğu bilinciyle hareket ettiklerini, bu doğrultuda MDTO
Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi projesini
hayata geçirdiklerini söyledi. Okulun ilk mezunlarını vermesinin gururunu yaşadıklarını
söyleyen Lokmanoğlu, öğrencilere sesle-
MDTO Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi’nin ilk mezuniyet coşkusuna MDTO Yönetimi de ortak oldu. (Kpt. Mesut Öztürk, Kpt.
Halil Delibaş, Ali Adalıoğlu, Korer Özbenli, Korkmaz Çangır, Cihat Lokmanoğlu)
8
nerek; “Önünüzde uzun bir yol var. Sizler
bu yolun başındasınız ve sizin için asıl mücadele şimdi başlıyor. İnsan ancak severek yaptığı işlerde başarılı olabilir. Daima
sevdiğiniz işi yapın. Meslek yaşamınızda
hepinize başarılar diliyorum. Yolunuz açık
olsun” dedi.
MDTO Denizcilik Anadolu Meslek Lisesi birincisi mezuniyet kütüğüne ilk çivisini çaktı.
MDTO Genel Sekreter Yardımcısı Halil Delibaş Mezuniyet pastasını öğrencilerle birlikte kesti.
Dereceye giren öğrencilere ödülleri MDTO Yöneticileri tarafından
verildi.
Öğrenciler mezuniyetlerini keplerini havaya fırlatarak kutladı.
3 Haziran 2014 günü düzenlenen törende,
MDTO Denizcilik Anadolu Meslek Lises’nin
Makine Zabitliği ve Gemi Yönetimi bölümlerinden mezun olan toplam 70 öğrenci
diploma aldı. Törende okul birincisi mezuniyet kütüğüne ilk çivisini çakarken, dereceye giren öğrencilere ödülleri MDTO
Yöneticileri tarafından verildi. Törenin sonunda konfetiler eşliğinde keplerini atan
öğrenciler renkli görüntüler oluşturdu.
2 Temmuz 2008 tarihinde temeli atılan MDTO Anadolu Denizcilik
Meslek Lisesi 2009-2010 eğitim öğretim yılında faaliyete geçti. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından “model okul” seçilen MDTO Anadolu
Denizcilik Meslek Lisesi, 2013-2014 eğitim öğretim yılında 70 mezun verdi.
9
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Sahil Güvenlik Komutanlığı
32 Yaşında
Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın 32. kuruluş yıl dönümü Akdeniz Bölge Komutanlığı tarafından düzenlenen törenle kutlandı.
Mersin Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda
düzenlenen tören 18 Haziran günü Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Hayrettin İmren, Mersin Büyükşehir
Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz,
Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Yıldırım,
Toros Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tayyar Şen, il müdürleri, Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin katılımıyla gerçekleşti. Törene Mersin Deniz Ticaret Odası
Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Genel Sekreter Korer Özbenli, Genel Sekreter Yardımcıları Kpt.Halil Delibaş
ve Kpt. Mesut Öztürk ve Basın Danışmanı
Ali Adalıoğlu da katıldı.
Törende konuşan Mersin Valisi Hasan
Basri Güzeloğlu Türkiye Cumhuriyeti’nin
bugün artık kendi gemisini, kendi helikopterini, kendi uçağını ve uçak gemilerini yapacak vizyonda olduğunu söyledi.
Güzeloğlu, “32 yıl önce kurulduğunda
kapasitesi küçük olan boyuttan bugün
Gürcistan’dan Suriye sınırına kadar her
alanda ve uluslararası anlamda etkin ve
proaktif bir boyuta ulaşan bir Sahil Gü-
venlik Komutanlığımız var. Teknik düzeyde birçok ülkenin Sahil Güvenlik Komutanlıklarına destek, eğitim ve tecrübe
aktarımı yapan güçlü bir altyapımız ve
buna inanmış gerekirse hayatını bu uğurda feda etmeye hazır, vatan sevgisiyle
buluşmuş çok güçlü bir kadromuz var”
ifadelerini kullandı.
“Sahil Güvenlik Komutanlığının Mersin’de
olmasının Mersin’e güç ve değer kattığını, Mersin’in denizle bütünleşen bir kent
kimliğini ön plana çıkardığını vurgulayan
Vali Güzeloğlu, ‘Ben bu anlamlı günü
kutlarken, ebediyete akan ve her geçen
yıl güçlenecek ve gelişecek olan bu aziz
ülke uğruna hayatlarını feda eden ve bu
bayrağın altında özgürce ve iddiasını tüm
dünyaya gururla gösterecek şekilde yaşamamızı, Türkiye Cumhuriyeti kimliğimizi taşımamızı sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları
olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle
ve minnetle anıyor, ülkemizin daha nice
böyle önemli günlere ulaşmasını diliyorum. Gününüz kutlu olsun’ açıklamasıyla
konuşmasını tamamladı.
Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Sahil Güvenlik Albay Fatih Erhan ise
“Denizlerde güven ve emniyet sağlamak
maksadıyla görev icra eden Sahil Güvenlik
Komutanlığı’nın 32 yıl önce sadece 42 yüzen unsura sahip olduğunu belirterek, ‘Bugün ise 150 den fazla sahil güvenlik botu,
arama kurtarma gemileri, sahil güvenlik
uçakları, helikopterleri ve mobil radarlarıyla bulunduğumuz coğrafyadaki en büyük
Sahil Güvenlik Komutanlıklarından biri durumundayız’ dedi.
Haziran ayı sonu itibariyle Mersin’de konuşlanacak ‘Yaşam’ isimli arama kurtarma
gemisine ilişkin bilgiler aktaran Erhan, geminin yaklaşık 90 metre boyunda helikopter platformu ve harici yangın söndürme
sistemlerine sahip, tamamen Türk Gemi
Sanayisi tarafından inşa edilen 4 sahil güvenlik gemisinden birisi olduğunu söyledi.
Süratli ve modern sahil güvenlik botlarının
inşasına Türk tersanelerinde devam edildiğini söyleyen Albay Fatih Erhan, ‘2014
yılı içerisinde 60 deniz mili sürat yapabilen
yeni bir sahil güvenlik botu da Mersin’de
göreve başlayacaktır. Tüm görevlerimizin
başarılmasında bizlere verdikleri desteklerden dolayı başta Sayın Valimiz olmak üzere
Garnizon Komutanlığına, tüm kamu kurum
ve kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine ve
tüm Mersinlilere şahsım ve personelim adına teşekkür ederim” dedi.
Tören programı çerçevesinde başarı belgesi almaya hak kazanan Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline plaketleri ile 14 Haziran tarihinde Kızkalesi’nde yapılan engelli
yelken yarışlarında dereceye giren yarışmacılara kupaları Vali Hasan Basri Güzeloğlu
tarafından verildi. Törenin devamında aday
memurluktan asli memurluğa geçmeye hak
kazanan sivil memurların yemin töreni, halkoyunları gösterileri ve gemicilik yarışmaları ile narkotik ve psikotrop madde arama
köpeğinin gösterisi gerçekleştirildi.
10
11
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Türk Koster Filosu Masaya Yatırıldı
Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) tarafından düzenlenen ‘Türk Koster Filosunun
Dünü, Bugünü, Geleceği, Fırsatlar ve Tehditler’ konulu sempozyum İstanbul’da gerçekleştirildi.
Koster
Armatörleri
ve
İşletmecileri
Derneği’nin (KOSDER) düzenlediği sempozyum Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz ve İç Sular Düzenleme
Genel Müdürü Cemalettin Şevli, HEAŞ Genel Müdürü Hasan Naipoğlu, Ulaştırma,
Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Kıyı
Yapıları ve Tersaneler Genel Müdürü Hızır
Reis Deniz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcısı
Suat Hayri Aka ile denizcilik sektörünün
temsilcileri ve bürokratların katılımıyla gerçekleşti. Toplantıya Mersin Deniz Ticaret
Odası’nı temsilen Genel Sekreter Korer Özbenli katıldı.
Salih Zeki Çakır: Denizciliğin
Gelişmesine Katkımız
Sürecek
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan
Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği
(KOSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih
Zeki Çakır, Türk koster filosunun, gemileriyle, gemicileriyle, armatörüyle, personeliyle Türk denizciliğinin büyük resminin çok
önemli bir parçası olduğunu söyledi. Türk
koster filosunun denizcilik ve deniz adamları için adeta bir okul olduğuna değinen Çakır, “Koster filosu, mezunlarının her sahada
başarılı olma kapasitesine sahip olduğu bir
armatör ve denizci işadamı fabrikası. Sektördeki herkese deniz ticaretini öğreten,
deniz ticaretinden dünya ticaretine ufukları
genişleten ve küresel vizyon kazandıran bir
iş kolu aynı zamanda. İşte bu özelliklere ve
belki daha nicelerine sahip olan, çoğumuza daha kim bilir ne meziyetleri katmış olan
Türk koster armatörlüğü ve işletmeciliği,
içinde bulunduğumuz ticaret, ekonomi ve
12
strateji çağında sadece Türkiye için değil,
bölge ülke ekonomileri için de çok büyük
öneme haiz. Karadeniz-Akdeniz havzasındaki yoğun ticaretin, yük hareketinin dayanağı, taşıyıcısı olan bu filonun, hakkıyla
tanınır hale gelmesi, bölgedeki gerçek gücünün ortaya konulması ve daha da rekabetçi olabilmesi, sürdürülebilir kılınması, bir
marka değerinin oluşturulması, ülkemizin
dış ticaret erbabına bu filonun geleceğinin
aslında kendi geleceklerini de ilgilendirdiğinin anlatılması, gemilerin teknik ve ticari
işletme kalitesinin arttırılması ve bunun için
elzem olarak gördüğümüz insan kaynakları
kalitesinin hem deniz hem de kara kadroları
için iyileştirilmesi konularıTürkiye’nin hem ticari hem ekonomik hem de stratejik menfaatleri bakımından önemli bir noktada duran
Türk koster filosu için en kritik hedeflerdir.
Bu hedefler doğrultusunda, koster ticaretini
her yönüyle ele alan, bu özgün çalışmayı
tertip etmiş bulunmaktayız” dedi.
“Organizasyonu Uluslararası
Boyuta Taşıyacağız”
Sempozyumun ana amacının bölgesel
taşımacılık gücü olarak koster filosunun
mevcut kapasitesinin nasıl korunacağı, geliştirileceği, yenilenebileceği ve sürdürülebileceği sorularına cevap aramak olduğunun
altını çizen Çakır, “Derneğimizin bir sonraki
hedefi bu organizasyonu bölge ülkelerindeki paydaşlarla birlikte uluslararası boyuta
taşımak olacaktır. Denizciliğimizin mevcut
diğer dinamiklerince daha iyi tanınmasını
ve anlaşılmasını sağlamak diğer bir hedefimiz olacaktır. KOSDER, Türk denizciliğinin
stratejik önemine ve birinci dereceden korunması gerektiğine vurgu yapan mevcut
tüm çalışmalara destek olmaya, katkı sağlamaya elbette devam edecektir. Özelde
ise bölgesel bir taşımacılık gücü olan Türk
koster filosunun bu gücünü koruması, arttırması ve sürdürülebilir bir rekabet ortamına
kavuşabilmesi yönünde kamuoyu oluşturmak için bütün gayretini gösterecektir” diye
konuştu.
Suat Hayri Aka: Çin’den
Sonra En Fazla Gemi Adamı
Yetiştiren Ülkeyiz
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri
Aka yaptığı konuşmada, Türkiye’de 185 bin
gemi adamının olduğunu söyleyerek, dünyada Çin’den sonra en fazla gemi adamı
yetiştiren ülkenin Türkiye olduğunu belirtti.
Türkiye’nin gemi adamı yetiştirmede çok
ciddi bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Aka, “Türkiye’deki bu kadar önemli
eğitim altyapısına rağmen, yabancı gemilerde çalışan Türk gemi adamı sayısı yüzde
1 düzeyinde bile değil” dedi.
“Koster Filosunu Yenilemek
Zorundayız” Türkiye’nin deniz ticaretinde 13’üncü sırada
olduğunun altını çizen Aka, “Umut ediyoruz
ki bu oran yükselecek. Çünkü bu işi İLO
standartlarına uygun olarak yapan bir ülke
Türkiye” değerlendirmesini yaptı.
Türkiye’nin denizcilikte olmazsa olmaz iki
unsurunun koster filosu ve Ro-Ro filosu olduğunu ifade eden Aka, Türkiye’nin koster
filosunu yenilemek zorunda olduğunu kaydetti.(www.denizhaber.com.tr)
13
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
MDTO’DAN HABERLER
MDTO’DAN HABERLER
Osman Öndeş’in Refah Faciası Kitabı
Basına tanıtıldı
Araştırmacı Yazar Osman Öndeş’in Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) yayınlarından çıkan Refah
Faciası adlı kitabının tanıtımı MDTO Konferans Salonu’nda yapıldı.
Kitabın tanıtım toplantısına MDTO Meclis Üyeleri, MDTO danışmanları ve idari yetkilileri, Sahil Güvenlik Komutanlığı temsilcileri,
Mersin Deniz Müzesi yetkilileri, akademisyenler ve basın mensupları katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Genel Sekreter Korer Özbenli
MDTO kültür yayınlarına bir yenisini daha eklemekten ve Osman
Öndeş’i Mersin’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Öndeş’in denizcilik tarihi üzerine çok ciddi araştırmaları olan,
saygın bir yazar olduğunu söyledi.
Öndeş’in özgeçmişine ilişkin kısa bilgiler aktaran Özbenli, Refah
Faciası adlı eserin, 73 yıl önce, 23 Haziran 1941 gecesi Mersin’den
açılan ve açıldıktan kısa bir süre sonra batırılan Refah Şilebinin ve
patlamada şehit olan 147 askerin hazin öyküsünü anlattığını belirterek geminin kimler tarafından batırıldığına ilişkin bugüne kadar
çeşitli tezler gündeme geldiğini ancak Öndeş’in Türk, İtalyan ve
İngiliz Deniz Kuvvetleri arşivlerine dayanarak hazırladığı Refah Faciası adlı bu kitabında konunun açıklığa kavuştuğunu söyledi.
“Refah Şehitleri Adı Bir Parka ya da Caddeye
Verilmeli”
Konuşmasında, Atatürk Parkı içerisinde bulunan Refah Şehitleri
Anıtı’nı anımsatan Özbenli, anıtın Refah Faciasında kaybedilen şehitleri anmak adına 1972 yılında inşa edildiğini, bu anıtla yalnız Refah şehitlerini değil; aynı zamanda 1890 yılında Japonya’da batan
Ertuğrul Firkateyni şehitlerinin de yad edildiğini vurguladı. Özbenli
şöyle devam etti:
“Bu anıt, Japonya’nın Kushimato kentinde Ertuğrul şehitleri için
yaptırılan abidenin bir eşi olarak Mersin’de de inşa edilmiştir. Yazar Osman Öndeş’in de işaret ettiği gibi; bugün üzerimize düşen,
tıpkı Türkiye’nin farklı yerlerinde çeşitli etkinliklerle anılan Ertuğrul
şehitleri gibi, Refah şehitlerinin de hatıralarını yaşatabilmektir. Bu
nedene Mersin’de bir caddeye ya da parka “Refah Şehitleri” adının verilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Bu konuda yerel
14
15
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
yönetimlerden ve basınımızdan da destek
bekliyoruz.”
“Refah’ı İtalyan Sualtı
Komandoları Batırdı”
Kitabı hakkında bilgiler veren Yazar Osman Öndeş ise 23 Haziran 1941 tarihinde
İskenderiye’ye gitmek üzere yola çıkan Refah Şilebi’nin akşam üzeri Mersin’den hareket ettiğini ve hareketinden 5 saat sonra
büyük bir infilak ile denize gömüldüğünü
anlattı.
2. Dünya Harbi’nde her konsolosluğun
bünyesinde istihbarat çalışmalarının olduğunu ve bunun da savaş şartları içerisinde
gayet doğal olduğunu belirten Öndeş, şöyle devam etti:
“İtalyan su altı komandosu Luigi Ferraro,
ki sonradan yaşamını kaleme aldığı ‘Un
Italiano’ adlı kitabında da belirtmiştir; hem
İskenderun’da hem de Mersin’de krom
yükleyen gemilerin pervane ile dümen arasındaki karinasına, geminin sualtı kısmına
limpet mayın denen mayınlar yapıştırıyordu. Bu mayınlar pervane hareketi ile çalışıyordu. İskenderun’dan kalkan gemiler
Samandağ açıklarında aşağı yukarı 5 saat
sonra batıyordu, tüm gemiler 5 sonra batıyordu. Mersin’den kalkan gemilere de aynı
şeyi yaptı. Refah, buradan hareket ettikten
5 saat sonra battı. Bütün o bahriyelileri,
havacıları hiçbir koruma olmaksızın, hiçbir
güvenlik önlemi alınmaksızın, o zamanki anlayış içerisinde göz göre göre ölüme
gönderdiler ve bu facia meydana geldi. Davası yıllarca sürdü. Davaların sonunda geminin süvarisi ile kafile komutanı Denizaltıcı
Yarbay Zeki Işın suçlu bulundu. Zaten onlar
da şehittiler.”
“Bu konuda yıllarca yazılar yazıldı. Muhtelif
16
yerlerde yorumlar yapıldı. Kim batırdı diye
arandı. Bazen İtalyan denizaltısı, bazen
Fransızlar denildi. 2. Dünya Harbi belgeleri artık tamamıyla yayınlandı. Hiçbir gizlisi saklısı kalmadı. Kitapta da yer alan bu
belgelerde o denizaltıların zaten o tarihten
önce batmış olduklarını ortaya çıkarttım.
Demek ki Refah’ı denizaltı batırmadı. Buna
karşılık hem İskenderun’da hem Mersin’de
sualtı komandoları vardı. Bunlar alargada
yatıyordu ve demirdeki gemilere limpet
mayınları koyuyorlardı. Ve böyle bir felaket
meydana geldi.”
Eserinde bu gerçekleri ortaya koyduğunu
belirten Öndeş üzerinde durmak istediği
asıl konunun Genel Sekreter Korer Özbenli
tarafından da dile getirildiğini vurgulayarak,
Mersin’deki Refah Şehitleri abidesinin o
zamanki Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal
Eyiceoğlu’nun Japonya ziyareti sırasında
gördüğü ve Ertuğrul Şehitleri için inşa edilen abidenin birebir aynısı olduğunu belirtti.
Bu abidenin Paşa’nın önerisiyle hem Refah
MDTO’DAN HABERLER
MDTO’DAN HABERLER
Şehitlerini hem de Ertuğrul şehitlerini anmak üzere Mersin’de inşa edildiğini aktaran
Öndeş şöyle devam etti:
“Engelsiz Nefesler” İle
Bedensel Engellilerin Tüplü Dalış Heyecanı
“Burada şans veya şanssızlık diye bir
şey yok. Ama garip bir durum var. Ertuğrul Şehitlerini de rahmetle anıyoruz. Ama
Mersin’in Ertuğrul Faciasıyla bir alakası yok.
Gemi İstanbul’dan hareket etti, Japonya’da
battı. Celal Paşa’nın düşüncesiyle o abidenin aynısı yapıldı. Refah şehitlerinin ruhları
burada dolaşıyor. O denizcilerin, o gemide
yatacak, oturacak yerleri yoktu. Bunları kitabımda da anlattım. 3 kuruş paralarıyla burada oturabilmek için şezlonglar yaptırdılar.
Ama zaten oturamadılar çünkü hepsi şehit
düştüler. O halde Mersin bu askerler için bir
sokağına Refah Şehitleri adını vererek ahde
vefayla onları anacaktır. Esas amacım buydu. MDTO bu eseri yayınladı. Ölümsüz hale
getirdi ve sahip çıktı.”
Bölge gibi gözükse de Mersin ve
İskenderun’un çok derin bir denizcilik kültürü olduğunu vurgulayan Öndeş, “Kentin tarihini araştırarak yayınlamaya devam edin”
diye konuştu.
Toplantının sonunda söz alan MDTO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu ise,
“Osman Öndeş denizciliğin içine doğmuş
yaşamı boyunca denizle yaşamış bir büyüğümüz. Kendisinin denizcilik tarihi konularında derin araştırmaları var. Hiçbir zaman
çalışmaktan yılmadı. Bir de gazetecilik hayatı ve deniz ticareti hakkında değerli yazıları var. Kuruluşumuzdan beri kendisini
tanırız. Birlikte çalıştık. Bizlere hediye ettiği
bilgiler çok değerli bilgiler. ‘Tarihle yaşanmaz, tarihten ders alınır’ derler. Muhakkak
tarihten ders alıp aynı hataları yapmamak
lazım. Kendisine değerli katkıları için teşekkür çok ediyorum’ dedi.
Bedensel engelliler Engelsiz Nefesler etkinliği ile tüplü dalış heyecanı yaşadı.
T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Mersin Dalış Merkezi Spor Kulübü ve Mezitli Lions Kulübü işbirliğinde ve Mersin Deniz Ticaret
Odası (MDTO) sponsorluğunda düzenlenen “Engelsiz Nefesler”
projesi 14-15 Haziran 2014 tarihlerinde gerçekleştirildi. Etkinliğe
Avrupa’daki tek onaylı engelli dalış kurumu olan IDDA’nın (Uluslararası Engelli Dalıcılar Birliği) Türkiye Temsilciliği de profesyonel dalış eğitmenleri göndererek destek verdi.
Engellilerin sosyal yaşamdan kopmamaları gerektiğine dikkat
çekmek ve onları sualtı sporlarına teşvik etmek amacıyla “Engelleri Kaldıralım Birlikte Dalalım” sloganı ile düzenlenen etkinliğin
ilk gününde eğitmenler tarafından engellilere 6 saatlik teorik
dalış eğitimi verildi.
Etkinliğin ikinci günü, 9 bedensel engelli eğitmenleri eşliğinde
Mersin Olimpik Yüzme Havuzunda tüplü dalış yaptı. Hareket kabiliyetleri sınırlı olan ve ilk kez dalış deneyimi yaşayan engelliler
su altında özgürlüğün heyecanını yaşadı.
Konuya ilişkin görüşlerini açıklayan Mersin Dalış Merkezi Spor
Kulübü Eğitmeni Mehmet Ersan, bu etkinlikle engellilerin evlerinden çıkıp sosyal hayata katılmalarını amaçladıklarını ve en-
gellilerin de güvenli bir şekilde dalabileceklerini göstermeyi istediklerini ifade etti.
Türkiye Sualtı Federasyonu Mersin İl Temsilcisi Yalçın Polatkan
ise, etkinliğin devam ettirilmesinin önemli olduğunu belirterek
“Destek olmadan hiç kimse hiçbir şey yapamaz. Mehmet Ersan
ve Mersin Dalış Merkezine, MDTO’ya, Mezitli Lions Kulübüne ve
IDDA ‘ya çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Suyun İçinde Özgürüm”
Tüplü dalışın ardından heyecanını dile getiren biyoloji öğretmeni Gülseren Örücüler su altında özgürlüğü hissettiğini belirterek
şunları söyledi:
“Bir engelli olarak yıllarca her şeyin mücadelesini tek başıma,
kimsenin yardımı olmadan verdim. İnsanların yeni yeni uyandığını fark ediyorum. Bizler de varız. Engelliyiz ama bizler de
yaşıyoruz. Ben koltuk değnekleri ile yürüyorum. Koltuk değneklerine bağımlıyım. Ama suyun içinde özgürüm. Suda özgürlüğü
hissediyorsunuz. Biz engelli insanların diğer sağlıklı insanlar
gibi sportif faaliyetleri yok. Elimizden tutulduğu takdirde, evleri-
17
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
MDTO’DAN HABERLER
MDTO’DAN HABERLER
İngilizce Kursunu Bitirenler
Sertifikalarını Törenle Aldı
Mersin Deniz Ticaret Odası’nın (MDTO) Yabancı Dil Eğitimi Projesi kapsamında dil
eğitimi alan kursiyerler sertifikalarını aldı.
MDTO üye firma çalışanlarının niteliklerini
geliştirmek amacıyla 24 Mart- 16 Haziran
tarihleri arasında İngilizce eğitim kursu
düzenlendi. American Time Dil Kursu işbirliğinde yürütülen program çerçevesinde
kursiyerlere 72 saat dil eğitim verildi. Başlangıç ve orta seviye olmak üzere iki farklı
kur halinde düzenlenen eğitimler sonunda
toplam 28 kişi sertifika almaya hak kazandı.
mizden çıkıp dışarıda nefes alabiliyoruz. Bu etkinlikle yaşadığımızı biraz olsun fark ettiren kurumlara ve hocalarımıza teşekkür
ederim.”
“Milyon Dolarlık Tesisiniz Var Ama Havuzda
Engelli Girişi Yok”
Etkinliğe ilişkin görüşlerini aktaran IDDA Türkiye Temsilcisi ve
Global Eğitim Direktörü Bahattin Memişoğlu ise etkinliğin düzenli olarak devam edeceğini umduğunu belirtti.
IDDA’nınUluslararası scuba eğitim kurumları tarafından onaylanmış Avrupa’da ISO normlarında dünyanın tek engelli dalış
sistemi olduğu bilgisini veren Memişoğlu, yaptıkları işin “insan
hayatına dokunmak” olduğunu söyledi.
Engelsiz Nefesler etkinliğinin Mersin’de bir başlangıç olabileceğini söyleyen Memişoğlu, kurum olarak bugüne kadar engelliler
gününde ve haftasında davet edildikleri hiçbir organizasyonda
yer almadıklarını, engellilerin 364 gün unutulup, 1 gün hatırlanmasını doğru bulmadıklarını kaydeden Memişoğlu, bu etkinliğin
devam edeceğine inandıklarını ve bu nedenle etkinliği desteklediklerini bildirdi.
Olimpik yüzme havuzunda engelliler için yeterince düzenleme
olmadığına dikkat çeken Memişoğlu, “Yüzleşmemiz gereken
bir çok şeyi içine girdiğimiz mekanlarda gördük. Harika, milyon
dolarlık bir tesisiniz var. Ama havuzda engelli girişi yok. Engelli
tuvaleti sadece geniş bir tuvalet olarak yapılmış, Burası milyon
18
dolarlık bir tesis. Bu şunu gösteriyor bize. Evet oraya geniş bir
tuvalet yapmışız. Bir engellinin girebileceği gibi kapı aralıkları
son derece doğru tasarlanmış ama ondan sonrasında bu konuyla ilgili know-how nerde var, bu işi kimler bilir, gelsinler bize
akıl versinler noktasında yokuz. Bu sadece Mersin bölgesiyle
bağlantılı bir şey değil. Bunu daha önce organizasyon yapmaya
gittiğimiz yerlerde de gördük. Evet, giriyorsunuz devasa tesisler. Para harcanmaktan hiç sakınılmamış ama günün sonunda
üç beş basit detay yüzünden boğulup kalıyorsunuz. Yoksa, bu
Mersin bölgesindeki olimpik havuzun bize sağlanması, son derece konforlu bir ortamda, güvenli bir ortamda gönül rahatlığıyla
çocukları suya almamız çok iyi. Ama bu tip işleri yapan kurumun
standardizasyon ve kalite kontrol tarafında iş yapan bir adam
olarak da bu teşekkürün ardından bu küçük kritiği söylemeden
edemeyeceğim” ifadelerini kullandı.
İngilizce eğitimini başarıyla tamamlayan
kursiyerler, sertifikalarını MDTO Konferans
Salonu’nda yapılan törenle aldılar. Törende konuşan Genel Sekreter Korer Özbenli,
MDTO üyesi firma çalışanlarının donanımlarını arttırmayı görev olarak benimsediklerini belirterek, kursiyerlere ve eğitmenlere
teşekkür etti.
Kursiyerler sertifikalarını MDTO Genel Sekreteri Korer Özbenli, Genel Sekreter Yardımcısı
Halil Delibaş, American Time Dil Kursu yetkilileri ve eğitmenlerinin elinden aldı. Törende
ayrıca başlangıç ve orta seviye kursları birinci olarak bitiren öğrenciler sunumlarını ve teşekkür konuşmalarını İngilizce olarak yaptı.
Engelli Dalış Eğitimleri Devam Ediyor
Engelsiz Nefesler etkinliği yeni işbirliklerinin de kapısını araladı.
Mersin Dalış Merkezi Eğitmeni ve Türkiye’deki 14 engelli dalıcı
eğitmeninden biri olan Mehmet Ersan, Mersin Gençlik Spor İl
Müdürlüğü ile ortak bir çalışmaya başladıklarının bilgisini verdi.
Yıl boyunca engellilere dalış eğitimi verileceğini belirten Ersan,
Mersin Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün bu konuda kendilerine
yer tahsis ettiğini kaydetti.
İlk etapta 8 engellinin kurs için kayıt yaptırdığını söyleyen Ersan,
programları kapsamında engellilerin Ağustos ayında dalış teknesi ile açılarak denizde dalış yapacaklarını söyledi.
19
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
MİY Meydanında
Deniz ve Kıyı Temizliği Yapıldı
Mersin Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ile Su Altı Sporları Mersin İl Temsilciliği
Koordinesinde Dünya Çevre Günü etkinlikleri
kapsamında 8 Haziran 2014 tarihinde “Deniz ve Kıyı Temizliği” etkinliği gerçekleştirildi. Mersin Deniz Ticaret Odası’nın yanı sıra
diğer sivil toplum kuruluşlarının da destek
verdiği etkinlik, çevre ve deniz temizliği konusunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlendi.
Mersin İdmanyurdu Meydanı'nda düzenlenen
etkinlikte 6 dalgıç dip temizliği yaparak deniz
kirliliğine neden olan katı atıkları çıkardı. Organizasyona destek veren kurum temsilcileri
ile etkinliğe katılan diğer katılımcılar ise kıyı
temizliği yaptı. Bu arada açılan stantlarda
kent halkını denizlerin sürdürülebilir kullanımı konusunda bilinçlendirmeye yönelik bilgi
mesajları verildi.
MDTO’DAN HABERLER
MDTO’DAN HABERLER
3 Ülkeden 24 Genç Mersin’i Gezdi
75. Yıl Anadolu Öğretmen Lisesi tarafından hazırlanan Avrupa Birliği destekli ‘Adem ve Havva’nın
Çocukları’ Projesi Kapsamında 3 Ülkeden 24 genç Mersin’i Gezdi. Mersin Deniz Ticaret Odası’na
da bir nezaket ziyaretinde bulunan gençler, projeye desteklerinden dolayı MDTO yöneticilerine teşekkürlerini iletti.
Mersin 75. Yıl Anadolu Öğretmen Lisesi tarafından hazırlanan,
Avrupa Birliği tarafından kabul edilen 'Adem ve Havva'nın Çocukları (Adam&Eve’sChildren) projesi kapsamında İtalya, Belarus ve Azerbaycan'dan gelen 24 genç 8 gün boyunca Mersin'i
gezerek bölgenin tarihi, dini, kültürel özellikleri ile örf ve adetlerini öğrenme fırsatı buldu.
nüyorum. 3 ülkeden gelen 24 genç bizle ilgili çok bilgi edindiler.
Bizi biraz daha tanıma fırsatı buldular. Emeği geçen herkese
teşekkür ediyorum" dedi.
Programları kapsamında MDTO’yu da ziyaret eden gençlere
MDTO Genel Sekreter Yardımcısı Kpt. Halil Delibaş tarafından
MDTO’nun görevleri ve faaliyetleri ile ilgili bilgiler içeren bir sunum yapıldı. Projeyle ilgili bilgiler aktaran Murat Öz ise, projenin
çok güzel geçtiğini ifade ederek, Mersin Deniz Ticaret Odası’na
ve destek veren diğer kurumlara teşekkürlerini iletti.
Mersin'deki Katolik Kilisesi, Ortodoks Kilisesi, Muğdat Camii,
Tarsus'ta bulunan Saint Paul Kuyusu ,Eshab-ı Kehf gibi dinsel
mekanlara bilgi paylaşımı amacıyla geziler düzenlendiğini belirten Öz, Kızkalesi, Bizans kalıntıları, Kanlıdivane, Cennet ve
Cehennem gibi ören yerlerine de ziyaretler yapıldığını söyledi.
Gençlik değişimi projelerinin farklı ülkelerden genç gruplarına
bir araya gelme ve birbirinin kültürlerini öğrenme fırsatı sunduğunu kaydeden Öz, "Projenin ana teması Avrupa'daki tüm
gençlerin dinsel, kültürel, geleneksel, örf ve adetler açısından,
bir araya geldiklerinde benzerlikler ve ayrışmaların neler olduğu
hususunda farkındalık yaratmaktı. Bunu da başardığımızı düşü-
20
21
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
MDTO’DAN HABERLER
KISA KENT HABERLERİ
Eksik ve Hatalı Veri
Girişine Para Cezası
Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü, aynı yıl içerisinde 3 kez hatalı
veri girişi yaptıkları veya verilerin sisteme girilmesinde ihmal
gösterdikleri tespit edilen liman işleticilerine 25 bin lira idari
para cezası uygulayacak.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının, Deniz Ticareti İstatistiklerini Düzenleme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, 12 Haziran 2014 tarih ve 29028 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre, Deniz Ticareti İstatistiklerini Düzenleme Yönetmeliğinin 9. maddesine eklenen dördüncü fıkra ile sorumluluklarını yerine getirmeyen liman işleticileri, verilerin sisteme girilmesindeki eksiklik veya hatayı düzeltmeleri konusunda uyarılacaklar. Aynı yıl içerisinde 3 kez hatalı
veri girişi yaptıkları veya verilerin sisteme girilmesinde ihmal gösterdikleri tespit edilen liman
işleticilerine Deniz Ticareti Genel Müdürlüğünce 25 bin lira idari para cezası verilecek.
22
23
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
KISA KENT HABERLERİ
Güçlü Çukurova İçin İşbirliği
Adana ile Mersin’in oda ve borsaları, bölge ekonomisinin güçlendirilmesi için işbirliği kararı aldı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) bağlı Mersin ve
Adana’daki Oda ve Borsalar Çukurova’nın bir bütün olarak kalkınabilmesi için işbirliği kararı alarak, “Yıllardır sorunlara Adana
ya da Mersin diye bakmanın zararını gördük. Bundan böyle sorunlarımıza kent bazında değil; Çukurova bazında, hep birlikte
çözüm üreteceğiz. Adana ile Mersin rakip değil, birbirlerini tamamlayan iki önemli güçtür” açıklamasını yaptı.
Yılda üç ürün alınabilen bereketli topraklar, yatırım avantajları,
uluslararası liman ve turizm potansiyeline sahip olan Adana ve
Mersin, kalkınma girişimlerinde bireysel hareket etme dönemini
kapatarak ortak hareket etme kararı aldı. Mersin Deniz Ticaret
Odası Başkanı M. Cihat Lokmanoğlu, Mersin Ticaret ve Sanayi
Odası Başkanı Şerafettin Aşut, Mersin Ticaret Borsası Başkanı Ömer Abdullah Özdemir ve ilçelerde faaliyet gösteren Oda
Başkanları, Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Atila
Menevşe, Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ve Adana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Çalışkan’ın daveti üzerine Adana’da bir araya geldiler. Toplantıya Mersin Deniz Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Jozef Atat, Yönetim Kurulu Üyeleri Bedii Canatan, Atahan Çukurova, Özcan Barut ve Genel Sekreter Korer Özbenli de katıldı.
Adana Sanayi Odası’nda gerçekleşen ve Adana Ticaret Borsası
Meclis Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Bilgiç’in
Başkanlık ettiği, “Birliktelik Toplantısı”nda Meclis Başkanları ve
Yönetim Kurulu üyeleri de hazır bulundu.
Güç birlikteliğinin ilk gündemini iki kentte aynı dönemde düzenlenen benzer fuarlar oldu. Fuarların çakışmasının iki kente de
zarar verdiğine dikkat çekilerek, benzer fuarların düzenlenmesine ilişkin takvimin oluşturulması konusunda Mersin Ticaret ve
Sanayi Odası (MTSO) ve Adana Ticaret Odası (ATO) yetkilendirildi.
Mersin- Adana Oda ve Borsaları İşbirliği ve Güçbirliği İstişare
Toplantısı’nın açılışında konuşan Adana Sanayi Odası (ADASO)
Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç ile ATO Yönetim Kurulu
Başkanı Atila Menevşe, Oda ve Borsaların ortak eylem planı
oluşturması ve gerçekleşmesi için çalışma yapılmasının hedeflendiğini bildirdiler.
Kıvanç ve Menevşe, “Birbirine yakın ve tamamlayıcı iki kentin
gelişmesinde dinamiklerin ayrı ayrı harekete geçirilmesi yerine
ortak amaç ve çıkarlar doğrultusunda güçlerini birleştirerek aynı
amaç doğrultusunda hareket etmeleri hem gelişimdeki ivmeyi
yükseltecek, hem de zaman ve kaynak israfını önleyecektir”
dedi.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut da, iki
kentin asla rakip olmaması gerektiğini, birlik ve beraberlik içerisinde hareket edilmesi ve ortak lobi çalışmaları ile kentler yararına olumlu sonuçlar alınacağını bildirdi.
Fuar takvimlerinin çakışmasının en önemli sorun olduğunu vur-
24
KISA KENT HABERLERİ
Babadan Oğula Sorumlu Balıkçılık
Sahil Güvenlik Komutanlığı geleceğe temiz ve güvenli denizlerin bırakılması için deniz kirliliği, yasa
dışı su ürünleri avcılığı yanında deniz canlılarının korunması ve özellikle deniz kaplumbağası ve Akdeniz foku gibi nesli tehlike altında olan türlerin korunmasına yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme
çalışmalarına devam ediyor.
Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı geçtiğimiz günlerde “Babadan Oğula
Sorumlu Balıkçılık” adlı bir projeye imza
attı. Akdeniz Bölgesi’ndeki balıkçılık faaliyetlerinin değerlendirilmesi, balıkçıların
sorunlarının ele alınması, balıkçılık kaynaklarının sürdürebilirliğinin sağlanması
için sorumlu balıkçılığın yaygınlaştırılması
ve geleceğin potansiyel balıkçılarına denizcilik, balıkçılık, sahil güvenlik, deniz
bilimleri gibi kavramların tanıtılması amacıyla düzenlenen etkinlik şenlik havasında
geçti.
gulayan Aşut, “Fuarlarla ilgili inisiyatif almadığımız sürece kaybeden bizler olacağız, düzenleyici firmalar kazanacak. Adana
Ticaret Odası ile fuarların daha güçlü olması için çaba göstereceğiz” diye konuştu.
Bilgiç: "Mersin de, Adana da Kazanacak"
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Ticaret Borsası Meclis
Başkanı Şahin Bilgiç ise, Mersin ve Adana’daki Oda ve Borsaların kucaklaşması ve kaynaşmasının önemli bir başlangıç
olduğunu belirterek, güç birlikteliğinden hem Mersin hem de
Adana’nın kazançlı çıkacağını söyledi.
Geleceğin balıkçılarına ulaşmak ve onları
bilinçli avlanma konusunda bilgilendirmek hedefi ve Mersin’de bulunan balıkçı
kooperatiflerinin desteği ile hayata geçirilen etkinlikte katılımcılara Akdeniz Bölge
Komutanlığını tanıtıcı objeler ve broşürler
dağıtıldı.
Mersin Orman Bölge Müdürlüğü Deniz
Kaplumbağaları Kurtarma, Rehabilitas-
yon ve Bilgilendirme Merkezinde gerçekleştirilen etkinliğe İl Tarım, Gıda ve
Hayvancılık Müdürlüğü, İl Orman ve Su
İşleri Bölge Müdürlüğü, Mersin Deniz Ticaret Odası ODTÜ-Deniz Bilimleri Enstitüsü, Sualtı Araştırmaları Derneği-Akdeniz
Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG) temsilcilerinin yanı sıra Mersinli balıkçılar ve
aileleri katıldı.
Proje kapsamında balıkçılıkla uğraşanların çocuklarına ve ailelerine Sahil Güvenlik
Komutanlığının faaliyetleri hakkında bilgi
verilirken bu tür faaliyetlerin balıkçılıkla
ilgili farkındalığın artırılmasında oynadığı
role de vurgu yapıldı. Düzenlenen etkinlikte ayrıca katılımcılara balıkçılık mesleğinin devamının canlı deniz kaynaklarının
devamlılığına bağlı olduğu hatırlatıldı.
Etkinlikte söz alan Orman ve Su İşleri İl
Müdürü Ahmet Çörtük etkinliğin, çocuklarımızın geleceğine yönelik olumlu katkı
sağladığını belirterek, yasa dışı su ürün-
leri avcılığını önlemeye ve denizel ekosistemi korumaya yönelik çalışmaların çok
önemli olduğunu söyledi.
Mevcut balıkçıların yanı sıra gelecek nesillerin de balıkçılık konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Sualtı
Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu Başkanı Nesimi Ozan Veryeri
ise Akdeniz fokunun devamlılığını sağlamak ve gelecekte deniz canlılarının neslinin tükenmesini önlenmek için alınması
gereken önlemleri anlattı.
ODTÜ-Deniz Bilimleri Enstitüsü temsilcisi
Yrd. Doç. Dr. Ayşe Gazihan da çocuklara Caretta caretta’nın özellikleri hakkında bilgiler vererek, neslinin tükenmekte
olduğunu, aşırı ve yasa dışı balıkçılığın
deniz ekosisteminde boşluklar yarattığını,
avcısı kalmayan yabancı ve istilacı balık
türlerinin aşırı çoğalarak deniz bitkilerini
tükettiğini ve deniz ekosistemine zarar
verdiğini anlattı.
Bilgiç, “İki şehrin ortak paydada buluştuğunu, sonuç alacak
şekilde güzelliklerin ortaya çıktığını hep birlikte gördüğümüzde
daha da mutlu ve umutlu olacağız. İki kentin kaderi gibi, bir çok
şeyimiz de ortak. Adana-Mersin ekonomileri iç içe geçmiş, iş
hayatında ilişkiler çok canlı ve diri. Önümüzdeki süreçte bu güç
birlikteliği ile iki kent önemli kazanımlar sağlayacak, hedefe birlikte ulaşmanın çabasını gösterecek, meyvelerini birlikte toplayacak” dedi.
Toplantıda lobi çalışmalarına ağırlık verilmesi, gerektiğinde tüm
oda başkanları ile yönetim kurullarının, illerin milletvekilleri ve
belediye başkanları ile birlikte Ankara’ya çıkarma yapması gerektiği görüşleri benimsendi. Ayrıca bölge turizm potansiyelinin
değerlendirilmesine yönelik olarak Kazanlı turizm bölgesinin
bağlantı yolu ve altyapı çalışmalarının kamulaştırma sorunları
nedeniyle yapılamadığı belirtilerek, Oda ve Borsa Başkanları tarafından kentlerin diğer dinamikleri ile birlikte Bakanlar Kurulunca acele kamulaştırma kararı alınması konusunda ilgili merciler
nezdinde girişimlerde bulunulması kararlaştırıldı.
Oda ve Borsa Başkanları toplantılarında hazırlanan eylem planının uygulanmasına yönelik alınan kararların dört ayda bir, illerin
oda ve borsalar ortak toplantısının ardından gerçekleştirilmesi,
toplantıların sekreteryasının birinci yıl Adana Sanayi Odası tarafından yürütülmesi kararı alındı. (Kaynak:İHA)
25
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Türkiye’den Güney Irak’a İhracat
Durma Noktasına Geldi
Türkiye-Irak Sanayici ve İşadamları Derneği (TISİAD) Başkanı Nevaf Kılıç, Irak’ta IŞİD’in Musul’u ele geçirmesiyle
kuzeyden güneye inen yolların kapandığını ve Türkiye’den güneye yapılan ihracatın durma noktasına geldiğini, ihraç
mallarının depolarda bekletildiğini belirterek, “Bu durum devam ederse ticari yönden kaybımız büyük olacak” dedi.
Irak Şam İslam Devleti adlı örgütün (IŞİD) Irak’ta ilerleyişini sürdürmesi ve Musul’u ele geçirmesi, Türk iş dünyasını tedirgin etti. IŞİD
militanlarının, Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nun 49 personeli
ile 32 Türk şoförü rehin almaları, başta Mersin olmak üzere Irak’a
ihracat yapan Türk işadamlarını endişelendiriyor. Güneye ihracat
yapan birçok işadamı, IŞİD tehlikesi nedeniyle bu aşamada beklemeyi tercih ederken, giden mallar da Kuzey Irak’taki Zaho ve Dohuk gibi güvenli kentlerdeki depolarda bekletiliyor.
Türkiye-Irak Sanayici ve İşadamları Derneği (TISİAD) Başkanı Kılıç, Irak’taki son gelişmeleri İHA muhabirine değerlendirdi. Irak’ın,
Türkiye için en önemli partnerlerden ve Almanya’dan sonra en fazla ihracat yapılan 2. ülke olduğunu dile getiren Kılıç, geçen yıl 12
milyar dolar olan Irak ihracatında, bu yıl Almanya’yı geçmeyi hedeflerken, IŞİD nedeniyle ortaya çıkan tehlikeyle karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Türkiye’nin Irak pazarında çok önemli avantajları bulunduğunu, kültürel bağlar ve komşuluk ilişkilerinin, Türk mallarının
daha fazla tercih edilmesini sağladığını kaydeden Kılıç, özellikle Erbil’deki birkaç büyük alışveriş merkezindeki ürünlerin yüzde 90’ının
Türk markası olduğunun altını çizdi. Şu anda sadece Kuzey Irak’ta
bin 300’ün üzerinde Türk firmasının çalıştığını, 10 binlerce Türk’ün
Irak’ta istihdam edildiğini dile getiren Kılıç, “Kuzey Irak’ta herhangi
bir sıkıntı yok şu an, fakat güneyde güvenlik nedeniyle büyük sıkıntı
yaşıyoruz. Üstelik işadamlarımız ve müteahhitlerimiz bu olaydan
önce yavaş yavaş aşağı taraflara da gitmeye, özel sektör ve kamu
sektöründen proje almaya başlamışlardı. Müteahhitlik hizmetlerinde Türkmenistan’dan sonra en fazla proje aldığımız 2. ülke şu an
Irak. Lojistikte en önemli partnerimiz Irak. Şu an Türkiye’nin yurt
dışına çıkan araç sayısının yarıdan fazlası Habur Sınır Kapısı’ndan
Irak’a gidiyor. Yalnız şu an itibariyle kuzey-güney yolları kapalı. Sadece Irak Kürdistan bölgesine giden araçlarımız rahat gidebiliyor.
Yollar kapalı olduğu için güney tarafa giden ürünleri biz şu an Zaho
ve Dohuk’ta depolara indirip bekletiyoruz. Çünkü IŞİD nedeniyle bir
tehlike söz konusu. Zaten en büyük yol Musul güzergahıydı. Musul
şu an IŞİD’in elinde olduğu için o yol kullanılmıyor” diye konuştu.
“Temennimiz Bir An Önce Güvenliğin
Sağlanması, Ticaretin Eski Rayına Girmesi”
Irak’ta bir belirsizlik olduğuna ve orada çalışan binlerce Türk vatandaşının güvenliğiyle ilgili sürecin ne olacağının bilinmediğine işaret eden Kılıç, ihracatçılar açısından da sıkıntının giderek arttığını
söyledi. Bazı ihracatçıların, Irak’taki güvenlik sorunu çözülünceye
kadar ihracatlarını durdurdukları bilgisini veren Kılıç, gidenlerin de
yolun açılmasını beklediklerini ifade ederek, “Irak’ta yaşam devam
ediyor. Oradaki insanların başta gıda olmak üzere ihtiyaçları var.
Dolayısıyla mutlaka bir yol bulunup bunlar gidecek. İlelebet yollar
kapalı kalmaz” şeklinde konuştu.
Mersin’in, Gaziantep, Mardin ve Şırnak ile birlikte Türkiye’den Irak’a
en fazla ihracat yapılan 4 ilden biri olduğunun altını çizen Kılıç,
“Mersin’den Irak’a ihracatımız 2013 yılında 500 bin dolara yükseldi.
Ayrıca ABD ve Avrupa’dan gelen mallar Mersin Limanı’ndan transit
26
KISA KENT HABERLERİ
KISA KENT HABERLERİ
olarak Irak’a gidiyordu. Dolayısıyla bu yaşananlar Mersin ihracatını,
limanı ve Serbest Bölge’yi olumsuz etkiler” ifadelerini kullandı.
İstanbul’dan sonra en fazla uluslararası taşımacılık yapan firma ile
uluslararası en fazla çalışan araç sayısının Mersin’de bulunduğuna
dikkat çeken Kılıç, bunların büyük kısmının da Irak’a çalıştığını belirterek, şöyle devam etti: “Yani Allah etmesin daha kötü bir durumda
özellikle taşımacılık sektöründe çok büyük sıkıntı olur. Bu durum
devam ederse ticari yönden kaybımız büyük olacak. Temennimiz
bir an önce orada güvenliğin sağlanması, ticaretin de eski rayına
girmesi. Tabi orada şu an neyin ne olacağı belli değil. Bizim bilmediğimiz bazı şeyler oluyor, farklı hesaplar dönüyor Irak’ta.”
“Türkiye, Irak Pazarını Kaybetmez. Önemli
Olan Krizi Fırsata Çevirebilmek”
Olaylar nedeniyle insanların artık ihracata da ithalata da cesaret
edemediklerini, şoförlerin korktuğunu ve endişeli bir bekleyiş olduğunu vurgulayan Kılıç, şunları söyledi: “Dışişleri Bakanlığı’nın özellikle taşımacılık konusunda bazı sıkıntıları, önerileri ve endişeleri
var. Şu an IŞİD’in elinde bulunan 32 şoförden sonra başka şoförlerin de onların eline geçmesini istemiyorlar. Onun için önümüzdeki
süreçte güzergahlar ona göre belirlenecek.”
“Türkiye, Irak pazarını kaybetmez. Çünkü şu an Kuzey Irak özellikle
Kürdistan bölgesi Türkiye’nin bir bölgesi gibi” diyen Kılıç, geçici
sürelerle sıkıntılar olabileceğini, Irak’taki savaş dönemlerinde de
Türkiye’nin Irak ile ticaretinin durmadığını anlatarak, “Tabi önemli
olan bazen krizleri de fırsata çevirmek. Şu an Irak’ta kriz var. İnşallah biz bunu ticari yönden ülke olarak fırsata çevirebiliriz. Bu krizden de ülke olarak karlı çıkmayı arzuluyoruz” dedi.
2014 Yılı Sonunda Mavi Kart
Kullanmayan İl Kalmayacak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Muğla ve Antalya’da uygulamaya başladığı Mavi Kart projesi yıl
sonuna kadar tüm illere yaygınlaştırılacak. Bu kapsamda; Mersin, Aydın ve İzmir illerinde alt yapı
çalışmalarına başlandı. Bakanlık 2013 yılı içerisinde 1 milyon 75 bin 278 metreküp atık su, 3 milyon
761 bin kilogram çöp ve 270 bin metreküp sintine suyunu teknelerden toplayarak imha etti.
Konu ile ilgili bir açıklama yapan Çevre
ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, “Her yıl
yaklaşık 20 bin yabancı ve Türk teknesi
turistik ve rekreasyonel amaçlı olarak kıyılarımızda dolaşıyor. Teknelerden boşaltılan atık sular kıyılarda önemli bir risk oluşturuyor. Mavi kart projesi ile bu sorunun
da üstesinden geliyoruz” dedi.
Denizler ve plajlar için en önemli kirletici
unsurların karadan gelen kirlilikler ve deniz üzerinde gerçekleşen faaliyetlerden
kaynaklanan kirlilikler olduğunu belirten
Bakan Güllüce “Özellikle turistik bölgelerimizde faaliyet gösteren rekreasyonel
amaçlı teknelerin atıklarının toplanması
ve illegal deşarjların engellenmesi amacıyla Mavi kart uygulamasını başlattık.
Bakanlığımız bu kirlilik kaynakları ile mücadele kapsamında gemi kaynaklı atıkların toplanabilmesi için atık alım tesislerinin kurulmasını sağlamış, bugün itibariyle
atık kabul hizmeti veren kıyı tesisi sayısı
246’ya ulaşmıştır” ifadesini kullandı.
aktarılabileceği bilişim alt yapısına sahip atık
alım noktaları oluşturdu.
Türkiye’de Mavi Kart
Kullanan 12 Bin Tekne Ve Yat
Bulunuyor
Diğer taraftan; Mavi Kart Uygulamasının
gözden geçirilmesi ve yaygınlaştırılması
amacıyla Bakanlık “Gemi Kaynaklı Kirliliğin
Önlenmesinde Mavi Kart Uygulamalarının
Teknik Altyapılarının Gözden Geçirilmesi,
Kapasite Geliştirme Ve Uygulama Alanlarının Genişletilmesi Projesi” başlattı.
Muğla İlinde başlayan Mavi Kart Uygulaması
kapsamında 37 adet Atık Alım Noktası, 11
adet Atık Alım Gemisi hizmete başladı. Denetim için ise 14 Sahil Güvenlik Botu görevlendirildi.
Antalya ilinde alt yapısı kurulmuş olan 16 ayrı
noktada atık alım hizmeti veriliyor. 8 adet Sahil Güvenlik Botu ile denetimler gerçekleştiriliyor. Uygulama kapsamında yaklaşık 12 bin
tekne kayıt altına alındı.
Kızılcahamam’da dev bir ekiple mavi kartın
yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi konulu
toplantı gerçekleştiren bakanlık 26-30 Mayıs
2014 tarihleri arasında ise Antalya/Konyaaltı, Muğla/Fethiye, Muğla/Marmaris, Muğla/
Bodrum ve İzmir/Merkez’de paydaş toplantıları ve saha çalışmaları gerçekleştirdi.
Bakanlık Mavi Kart Uygulama Genelgesi
kapsamında; Antalya ilinde 11 adet, Muğla
ilinde 35 adet, İzmir İlinde ise 1 adet olmak
üzere 47 noktada bilgilerin otomatik olarak
Aydın ve İzmir illerinde de alt yapı çalışmalarına başlayan bakanlık 2014 yılı sonunda
tüm kıyı illerinde “Mavi Kart Uygulaması”na
geçmeyi hedefliyor.(İHA)
“Hükümetten Yol Güvenliğiyle İlgili Girişim
Bekliyoruz”
Gelişmelerle birlikte son 10 günde Irak’taki motorin fiyatlarının
yüzde 20 arttığı, benzinde ise sıkıntı yaşandığı bilgisini de veren
Kılıç, bunun da direk taşımacılığı etkilediğini bildirdi. Kılıç, “Zaten
Suriye’de iç savaş devam ediyor ve ihracatımız yok denecek kadar
az. Irak’ta da durum böyle devam ederse daha da kötü olur. İç
piyasada bir daralma olabilir. Çünkü Irak bizim sıcak para kaynağımız. Dolayısıyla Irak pazarı bizim için çok önemli. Yollardaki güvenliğin artırılmasını istiyoruz. Özellikle Irak Kürdistan bölgesinde
çalışan vatandaşlarımız ve şoförlerimizin güvenliği için hükümetimizden, oradaki yerel hükümetin yol güvenliğini sağlaması konusunda girişimde bulunmasını istiyoruz” diye konuştu.
Kılıç, en büyük temennilerinin ise 49 başkonsolosluk personeli ile
32 şoförün bir an önce sağ salim Türkiye’ye dönerek ailelerine kavuşmaları olduğunu sözlerine ekledi.(İHA)
27
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
DENİZCİLİK HABERLERİ
Ortadoğu’ya Ro Ro Seferleri Durdu
Ortadoğu’daki savaş en çok nakliyecileri mağdur etti. Savaş nedeniyle bir çok sefer iptal edilirken
son olarak UN Ro-Ro da seferleri durdurdu.
Suriye’deki iç savaş nedeniyle alternatif güzergah olarak İskenderun Limanı’ndan Ortadoğu ülkelerine başlatılan Ro-Ro
taşımacılıkta firmaların birçoğunun seferlerini durdurması, nakliyecileri mağdur etti. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND)
Yönetim Kurulu Üyesi ve Hatay Temsilcisi Mustafa Yılmaz, son
olarak Un Ro-Ro’nun seferlerini durdurduğunu açıkladığını belirterek, “Bundan dolayı Mısır ve Arabistan’da yaklaşık 300-400
aracımız mahsur kaldı. Hala araçlarımızdan haber alamıyoruz”
dedi.
Suriye’de başlayan iç savaşla birlikte Ortadoğu ülkeleriyle bağlantısı büyük ölçüde kesilen nakliyeciler için alternatif olarak sunulan ve ‘Tekerlekli araç taşımacılığında kullanılan gemiler’ anlamına gelen Ro-Ro taşımacılıkta da son zamanlarda sıkıntılar baş
göstermeye başladı.
Aynı zamanda Ro-Ro Gemi İşletmecileri ve Kombine Taşımacılar Derneği (RODER) Yönetim Kurulu Üyesi olan UND Hatay
Temsilcisi Mustafa Yılmaz, İskenderun-Mısır-Suudi Arabistan
güzergâhını kapsayan Ro-Ro taşımacılığında 3 yılda 5 taşımacılık şirketinin iflas ettiğini ve bunun da İstanbul’dan sonra
Türkiye’nin en büyük nakliye filosuna sahip Hatay’daki nakliyecileri mağdur ettiğini söyledi.
Nakliye sektöründe Suriye’den büyük sorunlar yaşandığını belirten Yılmaz, “Suriye’deki savaş nedeniyle en çok etkilenen sektör lojistik oldu. Bunun ana nedeni de Cilvegözü Sınır Kapısının
transit ve ikili geçişlere kapanmasıydı. Bize alternatif sunulan
İskenderun-Mısır Ro-Ro hattı ve burada yaşadığımız sıkıntılar,
buraya giriş yapan firmaların iflas etmesi, hattan çekilmesiyle
280 civarındaki C-2 Belgeli araç ve firma çalışanları mağdur
oldu” diye konuştu.
Irak’takiKarışıklıktan Lojistik Ağır Darbe Yer
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün başta Musul olmak
üzere Irak’ın bazı kentlerini ele geçirmesiyle nakliyecilerin tekrar
gündeme geldiğini hatırlatan Yılmaz, Irak’ta yaşanan sorunların
28
yeni olmadığını ifada ederek şunları söyledi:
“Günde yaklaşık 2 bin aracın Irak üzerinden ticaret yapmasına
rağmen Habur Sınır Kapısı’nda da sorunlar yaşanıyor. Irak’taki asıl sorun, o ülkeden transit geçişimize izin verilmiyor. Sadece Kuzey Irak bölgesine taşıma yapabiliyor araçlarımız. Şu
anda diğer bölgelere gidip de dönemeyen onlarca aracımız var.
Irak’taki karışıklık devam ederse hem ihracatımız hem de lojistik
sektörümüzü büyük darbe yiyecek.”
Limanda 168 Tır Bekliyor
Ro-Ro firmalarının sıkıntı yaşamaları ve iflas etmelerinin kendilerini çok etkilediğini kaydeden Mustafa Yılmaz şöyle devam etti:
“İskenderun-Mısır arasında Ro-Ro taşımacılığı yapan şirketlerin
yaşadığı sıkıntılar bizleri de etkiliyor. Önceden 8-10 günde teslim ettiğimiz malları artık 45-50 gün arasında teslim etmeye başladık. Bu da büyük sorunları beraberinde getirdi. En son Un RoRo’nun gelmesiyle birlikte sorunların çözüleceğini düşündük.
Ancak yaşanan ufak aksaklıklar bile seferlerimizi büyük oranda
etkiledi. Yaklaşık 20-30 gündür de Un Ro-Ro seferlerini durdurduğunu açıkladı. Bundan dolayı Mısır ve Arabistan’da yaklaşık
300-400 aracımız mahsur kaldı. Hala araçlarımızdan haber alamıyoruz. Yaşanan sıkıntılardan dolayı İskenderun Limanı’nda
20-25 gündür 168 TIR’ımız bekliyor. Ümitsizliğimizi gidermek
için tek isteğimiz hem Irak’taki engellerin kaldırılması, ikinci olarak da İskenderun-Mısır arasındaki Ro-Ro seferleriyle ilgili desteğin sağlanarak araçlarımızın getirilmesidir.”
Hatay Ro-Ro Geliyor
UND Hatay Temsilcisi Mustafa Yılmaz, son olarak nakliyecilerin
daha fazla sıkıntı çekmemesi için Hataylı nakliyeciler olarak RoRo şirketi kuracaklarını belirterek, “Yaklaşık 70-80 nakliyecinin
bir araya gelerek kuracağı Hatay Ro-Ro şirketi destek bulduğu
takdirde bu taşımalarda olayları çözücü kendi sorunlarını kendisi giderici, taşıma sektörünün önündeki engelleri aşan bir konuma geleceği inancındayız” dedi.(Vira Haber)
29
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
DENİZCİLİK HABERLERİ
Gemi Ve Yat Sektörü “Tam Yol İleri”
Gemi ve yat sektörünün ihracatı, Mayıs ayındaki yüzde 46,4’lük rekor artışın etkisiyle, yılın 5 ayında
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,1 yükselerek, 449 milyon 242 bin dolara ulaştı
İstanbul, bu dönemde sektör ihracatının yüzde 65’ini tek başına karşılarken Yalova’nın
payı yüzde 24,81 olarak gerçekleşti OcakMayıs döneminde İstanbul, sektör ihracatını
yüzde 21,58 artırırken, Yalova’nın dış satımında yüzde 16,52’lik kayıp yaşandı. Sektörelbazda yüzde 46,4 ile mayıs ayının en
yüksek ihracat artışını gerçekleştiren gemi
ve yat sektörünün yılın 5 ayındaki dış satımı,
geçen senenin aynı dönemine göre yüzde
6,1 yükselişle 449 milyon 242 bin doları buldu.
artışın etkisiyle yüzde 6,1’lik büyüme sonucu
449 milyon 242 bin doları buldu.
İstanbul, bu dönemde sektör ihracatının yüzde 65’ini tek başına karşılarken, Yalova’nın
payı yüzde 24,81 oldu. Ocak-mayıs döneminde İstanbul, sektör ihracatını yüzde
21,58 artırırken, Yalova’nın dış satımında
yüzde 16,52’lik kayıp yaşandı.
Sektör dış satımının yarısından fazlasını karşılayan İstanbul’un, geçen yılın ilk 5 ayında
240 milyon 365 bin dolar olan ihracatı, bu
senenin aynı döneminde yüzde 21,48’lik artışla 292 milyon 6 bin dolara ulaştı. İstanbul,
Türkiye’nin toplam gemi ve yat ihracatından
yüzde 65 pay aldı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) kayıtlarından derlenen bilgilere göre, geçen sene
Mayıs ayında 90 milyon 162 bin dolar olan
gemi ve yat ihracatı, bu yılın aynı ayında yüzde 46,4’lük artışla 131 milyon 971 bin dolara
yükseldi. Geçen senenin ilk 5 ayında 423
milyon 288 bin dolar olan sektör dış satımı
ise bu yılın aynı döneminde, Mayıs ayındaki
Gemi ve yat sektörünün dış satımı, yıla Ocak
ayındaki yüzde 11,3’lük artışla başlamış, Şubatta yüzde 45,1 oranında düşmüş, Martta
da yüzde 5,1 artmıştı. Sektör, Nisan ayında
ise yüzde 161 ile aylık bazda yılın en yüksek
ihracat oranını yakalamıştı.
İstanbul’da Artış, Yalova’da
Düşüş
İstanbul’a yakın gelecekte rakip olacağı
tahmin edilen Yalova’nın, geçen yılın OcakMayıs döneminde 133 milyon 540 bin doları
gören ihracatı ise bu senenin aynı döneminde yüzde 16,52 düşüşle 111 milyon 472 bin
dolara kadar geriledi. Yalova’nın sektörün
toplam ihracatından aldığı pay, yüzde 24,81
oldu.
Gemi ve yat sektörünü sırtlayan bu iki il,
Türkiye’nin toplam gemi ve yat ihracatının da
yüzde 89,81’ine (403 milyon 478 bin dolar)
imza attı.
En Fazla İhracat Norveç’e
Sektör, Ocak-Mayıs döneminde en fazla ihracatı (104 milyon 667 bin dolar), “Vikinglerin
ülkesi” olarak bilinen Norveç’e gerçekleştirdi. Bu ülkeyi, 47 milyon 233 bin dolar dış satım yapılan İtalya izledi.
DENİZCİLİK HABERLERİ
Akdeniz’de Deniz Suyu
Sıcaklığındaki Artış Korkutuyor
2 Avrupa ülkesinden 110 araştırmacının, 6 milyon avro bütçeyle 3,5 yıl süren çalışması sonrası Akdeniz ile ilgili sundukları rapor korkuttu.
Son yıllarda sıkça gündeme getirilen Akdeniz’deki deniz suyu sıcaklığının artışına
somut verilerle vurgu yapan uzmanlar,
deniz suyu sıcaklığındaki artışın, geçmişte benzeri görülmemiş bir hıza ulaştığına
dikkati çekti.
MedSea adlı projenin raporu, bugün Bar-
celona kentinde duyurulurken, projenin
başkanı PatriziaZiveri, deniz suyu sıcaklığının artışındaki temel sebebin atmosferdeki karbondioksit (CO2) emisyonu olduğunu söyledi. CO2 emisyonunun 4’te 1’lik
kısmının denize karıştığını ve bu esnada
oluşan gazın asit yaydığını belirten Ziveri,
asitin deniz canlılarının yaşamını tehdit et-
Türkiye ayrıca Malta’ya 44 milyon 519
bin, Danimarka’ya 34 milyon 531 bin,
Almanya’ya 30 milyon 669 bin, Hollanda’ya
29 milyon 226 bin, Panama’ya 28 milyon 22
bin, Suudi Arabistan’a 25 milyon 969 bin,
Mısır’a 14 milyon 161 bin, Brezilya’ya 14
milyon 66 bin, ABD’ye 12 milyon 579 bin,
Marshall Adaları’na 8 milyon 508 bin, İngiliz
Virjin Adaları’na 6 milyon 713 bin, İngiltere’ye
6 milyon 429 bin, Birleşik Arap Emirlikleri’ne
5 milyon 888 bin, Katar’a 6 milyon 658 bin ve
Irak’a 5 milyon 582 bin dolarlık gemi ve yat
ihracatı yaptı.(Vira Haber)
tiğini kaydetti.
Raporda, son 25 yılda Akdeniz’deki deniz
suyu sıcaklığının 0,67 derece arttığı, deniz
sularındaki asidin ise 1995 yılına oranla
yüzde 60 yükseldiği bildirildi. Uzmanlar,
önlem alınmadığı taktirde deniz sularındaki asidin artmaya devam edeceğini ve
21. yüzyıl sonunda bu artışın yüzde 152’ye
ulaşacağını ifade ettiler.
Akdeniz’de yaz boyunca deniz canlılarının
ölümünde de ciddi bir artış gözlendiği belirtilen raporda, önlem alınmaması halinde
2050 yılında Akdeniz’in doğusunda, Ege
ve Adriyatik denizlerinde su sıcaklığında
1,5 dereceye kadar artış olacağı ve 29 dereceye ulaşacağı uyarısında bulunuldu.
Uzmanlar, sıcaklık artışıyla Akdeniz’de denizanalarının çok daha fazla üreyeceğini
ve kısa bir sürede Akdeniz’in denizanalarının istilasına uğrayabileceğini vurguladılar.
(www.denizhaber.com.tr)
Elvan “Gemi İnşada Yerlilik Yüzde 75’İ Aşmalı”
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan
Türkiye’de inşa edilen ticari gemilerde yerli katkının halen
yüzde 50 civarında bulunduğunu belirtti. Elvan bunun yüzde 75’lere çıkabileceğini söyledi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan,
Türkiye’nin gemi inşasında yerli katkı oranının yüzde 70 - 75’in
üzerine çıkabileceğinin öngörüldüğünü bildirdi.
Bakan Elvan, “Günümüzde Türkiye’de inşa edilen ticari gemilerde yerli katkı yüzde 50 civarında ve gemi sevk sisteminin toplam
maliyet içindeki payı ise yüzde 15 ile 20 arasında bulunmakta.
Gemi dizel motorunda dışa bağımlılıktan kurtulunması halinde
Türkiye’nin gemi inşasında yerli katkının yüzde 70 - 75’in üzerine
de çıkabileceği öngörülmektedir” dedi.(Vira Haber)
30
31
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
DENİZCİLİK HABERLERİ
ENI, Hazar Denizine Tersane İnşa Edecek
Kazakistan ile İtalya işbirliğine gidiyor. Görüşmeler umutlu.Görüşme sonuçlarına göre İtalyan şirketi
Eni SpA’nın Hazar Denizi’nde Kazakistan petrol şirketi KazMunaygaz ile ortak bir tersane inşa edecek.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ile İtalya Başbakanı Matteo Renzi bir araya geldi. Kazakistan’ın önde gelen
turistik bölgelerinden Borabay tatil merkezinde 27.si düzenlenen
Yabancı Yatırımcılar Konseyi Toplantısına katılan Nazarbayev ve
Renzi ikili görüşme yaptı.
Görüşmede liderler, iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi
konularını ele aldı. Basına kapalı gerçekleşen görüşmeden sonra Nazarbayev ve İtlaya Başbakanı Renzi,ortak basın toplantısı
düzenledi. İtalyan Eni şirketinin Kazakistan enerji sektöründe ve
ekonomisinde önemli yatırımları olduğunu belirten Renzi, aynı
zamanda Fiat, Italchementi ve Filmekanika gibi şirketlerin bu ülkeye yatırım yapmaya hazır olduklarını aktardı.
gahlardan petrol taşıyacak ve tankerler için yağ üretecek tersane yapımı konusunda Eni ile anlaştıklarını kaydetti. İtalya’nın Çin
ve Rusya’dan sonra Kazakistan’ın en büyük ticaret ortaklarından
biri olduğunu hatırlatan Nazarbayev, yaklaşık 320 İtalyan şirketinin Kazakistan’da faaliyet gösterdiğini ifade etti. Nazarbayev
ayrıca İtalya’nın Kazakistan’a yaptığı yatırımın 6,5 milyar doları
aştığını hatırlattı.(Vira Haber)
İtalyan şirketi Eni SpA’nın Hazar Denizi’nde Kazakistan petrol
şirketi KazMunaygaz ile ortak bir tersane inşaa edeceğini duyuran Renzi, bunun yanında IVECO SpA ile Kazakistan Yeni
Teknolojiler Bakanlığı ve Sarıarka Avto Prom arasında memerandum imzalandığını dile getirdi. Nazarbayev de yaptığı açıklamada Eni’nin uzun süreden beri Kazakistan’da faaliyet gösterdiğini ve şirketin çalışmalarını başarılı bulduğunu söyledi.
Kazakistan’ın ürettiği petrolün yüzde 24’nü İtalya’nın aldığını
hatırlatan Nazarbayev, Isatay petrol sahasında alternatif güzer-
Hurda Gemi Alımı 720 Milyon Tl Kazandırdı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kontrolünde geçen yıl 232 adet gemi geri dönüşüme uğradı. 232 gemiden yaklaşık 720 milyon TL ekonomiye katkı sağlandı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye genelinde, 26 parselde 21 adet Gemi Söküm İzni olan işletmenin
bulunduğu kaydedildi. Hurda gemilerin ağırlıklı olarak yurtdışından
geldiği belirtilen açıklamada, getirilen hurda gemilerden, Notifikasyon formu ile beraber tehlikeli madde döküm raporu istendiği,
bu raporlar incelenerek, Notifikasyon formunun onaylanması ile
beraber gemi ithalatlarına izin verildiği ifade edildi.
Sökülen gemiler gemi sacları, haddehanelerde lama, silme, kare
ve köşebent gibi ürünlere dönüştürülüyor. Gemi makine ve ekipmanları bakımdan geçtikten sonra ihraç ediliyor. Ayrıca ayrıştırılan gemilerden gemi ve yat inşa sanayine ve sanayi kuruluşlarına gerekli malzemelerin bir kısmı da bu sektörden temin ediliyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Hurdadan çelik geri kazanıldığında yüzde 74 enerji
tasarrufu sağlanıyor. Yüzde 90 oranında hammadde kaynakları
korunuyor. Su tüketiminde yüzde 40, atık su kirlenmesinde yüzde
76, hava kirlenmesinde yüzde 86, maden atıklarında ise yüzde 96
azalma sağlanıyor” dedi.
“720 Milyon TL Ekonomiye Katkı Sağladı”
Bakan Güllüce, 2013 yılında Aliağa Gemi Söküm Bölgesine 232
adet ömrünü tamamlamış gemi geldiğini kaydederek, “İzmir Ali
Ağa Gemi Söküm Tesisine gelen 232 adet gemiden yaklaşık 750
Bin ton hurda elde edildi. Ekonomiye katkısı ise 720 milyon TL”dedi.
2014 yılı Mayıs ayı itibariyle gelen gemi sayısı ise 86 adet. 2014
Yılının ilk 5 ayında sökülen 86 gemiden yaklaşık 38 milyon TL ekonomiye katkı sağlandı.(Vira Haber) 32
DENİZCİLİK HABERLERİ
TPAO Denizlerde
Karış Karış Petrol Aradı
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)
verilerine göre, kuruluş tarafından 31 Aralık 2012 tarihinde 130 milyon dolara satın
alınan sismik gemi Barbaros Hayreddin
Paşa geçen yıl yurt içinde ve yurt dışında
sismik aramalar gerçekleştirildi. Söz konusu gemi Karadeniz’de 9 bin 195 kilometre 2 boyutlu (2B), 1549 kilometrekare
3 boyutlu (3B), 21 Ocak 2014 itibariyle ise
Doğu Akdeniz’de 2 bin 530 kilometre 2B,
2 bin 960 kilometrekare 3B ile Kıbrıs’ta
1888 kilometre 2B sismik veri toplama
çalışması yaptı.
Öte yandan ülkedeki hidrokarbon arama
faaliyetleri son 10 yılda 13 kat artarken,
aramalar çoğunlukla kamu kaynaklarıyla
gerçekleştirildi. Türkiye’de 2013 yılında
89 arama kuyusu, 22 tespit kuyusu, 80
üretim kuyusu olmak üzere toplam 191
kuyu açıldı. Bu rakam, 2012 yılında 151
kuyu olarak gerçekleşmişti. Kuyu sayılarıyla paralel olarak 2013 yılında gerçekleşen sondaj metrajlarında da 2012 yılına
göre artış kaydedildi. 2012 yılında toplam 298 bin metre sondaj yapılırken, bu
rakam 2013 yılında 317 bin 630 metreye
yükseldi.
Türkiye’de 2013 yılında toplam 16,6 milyon varil petrol (48 bin 166 varil/gün) ve
561,5 milyon metreküp doğal gaz üretildi.
TPAO tarafından 2013 yılında 115 kuyuda
197 bin 123 metre sondaj gerçekleştirildi.
TPAO’nun 2013 yılında gerçekleştirdiği
metraj, Türkiye’de aynı yıl içerisinde yapılan toplam metrajın yüzde 56’sını oluşturdu. Kuruluş, geçen yıl Türkiye’de üretilen
petrolün yüzde 75’ini doğal gazın ise yüzde 55’ini üretti.
Akçakoca Platformu Devrede
Hidrokarbon aramalarına hız veren
TPAO, bu kapsamda Karadeniz’de
2004-2013 yılları arasında yaklaşık 71
bin kilometre 2B ve 15 bin 500 kilometrekare 3B sismik çalışma gerçekleştirdi.
Bu yıl Karadeniz’de Istranca-2, 3 ve 4
kuyularının kazılması öngörülürken, Batı
Karadeniz’de günde 2,1 milyon metreküp
üretim kapasitesine sahip çift katlı Akçakoca Platformu devreye alındı.
Akdeniz’de (İskenderun, Kıbrıs, Mersin,
Antalya açıkları) ise 2005-2013 yılları arasında 24 bin kilometre 2B ve 5 bin 600
kilometrekare 3B sismik çalışma gerçekleştirildi. TPAO; Trakya, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgeleri başta olmak
üzere diğer kara alanlarında geleneksel
(konvansiyonel) metotlarla aramalarını sürdürdü. Bu kapsamda 2013 yılında
2 kuyunun sondajına başlanırken bu yıl
Shell ile ortak ankonvansiyonel 2 kuyunun
daha kazılması planlanıyor.
Petrol Ve Doğalgaza 10 Yılda
540 Milyar Dolar
Türkiye’de geçen yıl günlük yaklaşık 48
bin varil ham petrol üretimi yapılırken,
günlük 500 bin varil ham petrol tüketildi. Geçen yıl petrolde ithalata bağımlılık
oranı yüzde 90,4 olan Türkiye’nin doğalgazda ithalata bağımlılık oranı yüzde 98,5
olarak gerçekleşti. Mevcut koşullarda
gelecek 10 yıl içerisinde Türkiye’nin petrol ve doğal gaz ithalatı için yaklaşık 540
milyar dolar ödemesi tahmin edilirken, bu
durum hidrokarbon arama ve üretim çalışmalarının hem yurt içinde hem de yurt
dışında aksatılmadan ve artırılarak sürdürülmesini zorunlu kılıyor.
Türkiye’nin üretilebilir petrol rezervi
2013’te 296 milyon varil (43,1 ton), doğal gaz rezervi ise 6,16 milyar metreküp
olarak hesaplandı. Buna göre, yeni keşifler yapılmadığı takdirde, kalan üretilebilir
ham petrol rezervinin yaklaşık 18,5 yıllık,
doğal gaz rezervinin ise yaklaşık 10 yıllık
ömrü bulunuyor. Türkiye’deki petrol sahalarının yüzde 7’si, 25 - 500 milyon varil
rezerve sahipken, kalan yüzde 93’ünün
rezervi 25 milyon varilden az bulunuyor.
Türkiye’de keşfedilmiş petrol sahalarının
yüzde 93’ü küçük saha, yüzde 7’si ise
orta saha sınıfında bulunuyor.(www.denizhaber.com.tr)
33
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Hatıra Kent Mersin
RASİM DOKUR
Bu yazımla;
geçmiş yıllarda
bölgemizin
yakından
tanıdığı,
aydın bir iş
adamından söz
edeceğiz.
Mustafa Kemal, Rasim Dokur’a soruyor..
Askere verdiklerinizden size borcumuz nedir?
Cevap: “Hiç borcunuz yok.Türk ordusuna fabrikam feda olsun...”
Bu kişi;1896 yılında Mısır’da kurulu bulunan o
dönemin modern tekstil tesislerini, yerinden
söküp ‘Neden vatanımda olmasın?’ diyerek
Tarsus’a getirip kuran,vatanseverliği ve hayırseverliği ile de tanınmış ‘Rasim Dokur’ isimli bir
insanımızdır.
Belirli çevreler kendisini, bir sanayici iş adamı
olarak çok iyi tanırken, Mersin halkı da onu, fabrikasında üretilen Rasim Bey Bezi ile tanırdı. Bölgemizde bu tür üretimi yapılan başka bir mamul
yoktu. Yıllarca onun ürettikleri ile giyindik.
Bilindiği gibi; Mersin’de yaz aylarında giyim,
beyaz renkli kumaşlardan dikilmiş ekseriyetle
de pantolon ve gömlekten ibaret bir giyimdi.
Kışla Caddesi, Hastane Caddesi bahar ve yaz
aylarında bu tür giyimli insanlarla beyaza bürünürdü.
Varlıklı insanlarımız, keten, ipek keten, sadakor
ve benzeri kumaşlardan giyinirken, orta sınıf ve
fakir kişilerin giyiminde RasimBeyBezi ön alırdı.
Rasim Bey kimdir?
1862 yılında Mısır’da doğmuştur. Tahsilini
Sorbon’da yapmış ve bir süre Mısır’da savcılık
görevinde de bulunmuş aydın bir kişidir.
Amerikan İç Harbi nedeniyle, pamuk üretiminin
sanayi ile birlikte Mısır’da gelişimi, Rasim Beyi
bu alana çekmiştir. Orada tesis ettiği iplik ve
dokuma tesislerini bir süre sürdürürken, yukarıda da işaret ettiğimiz gibi, bunu bir Osmanlı
Vilayeti olan Mısır’da değil, “Neden anavatanımda olmasın” diyerek, 1896 yılında oradan
söküp Tarsus’a taşımış ve üretime geçirmiştir.
O yıllarda bölgemizde olmadığı gibi,Türkiye’de
34
de bu tür imalatları gerçekleştiren bir sanayi tesisi mevcut değildi. Gold adında bir İngiliz tüccarı tarafından kurulmuş bir çırçır fabrikası ve
1887 yılında kurulmuş Mavromati ve Şürekasına
ait bir iplik fabrikası bulunmaktaydı…
Rasim Dokur Tesisleri 1911 yılında üretime geçmiştir.
Bildiğimize göre Mersin’de 1910 yılında inşaatına başlanılan Bodasaki Fabrikası da, bir süre
sonra aynı konuda faal olacaktı ve zamanlada
olmuştu.
Rasim Bey’in aile yapısı hakkında bilgim yok.
Kendisini Mersin’den tanıyanlardan öğrenebildiğim kadarı ile Sorbon mezunu olduğu, Ahmet
Bey’in babası ile birlikte fabrikanın yönetiminde
bulunduğuydu.
Fabrika yazımıza ek resimde de görüldüğü üzere, Mersin yönünde Tarsus’a girişte kuruluydu;
Biri 30, diğeri 700 beygir gücünde iki buhar
makinesi ile günde 200 top bez, 350 paket
iplik üretilmekteydi.
“Paşam; Türk Ordusuna fabrikam feda olsun. Hükümetimizin bana hiçbir borcu
yoktur”cevabını vermiştir.
Daha sonraki yıllarda, çalışan işçi adedi
450’den 1500 işçiye çıkmış, 10.000 iğ’e yakın 100’den fazla dokuma makinesi eklemek
suretiyle yenilenmiş ve genişletilmiştir.
Rasim Bey 1953 yılında vefat etti. Fabrika
faaliyetini sürdürse de, tekstil sanayisindeki
gelişime uyması mümkün olmadığından,
uzun süre ‘Rasim Bey Bezi’ kalitesinden öte
bir gelişmiş ürün üretilemedi.
Rasim Bey, bölgemizde ve Türkiye’de vatanseverliği ile tanınırdı. Milli Mücadele yıllarındaki tutumunu buna örnek olarak gösterebiliriz.
Çukurova Fransız işgalinden kurtulduktan
sonra Rasim Dokur Fabrikası gece gündüz
çalışmış, bütün üretimini Garp Cephesinde
savaşan ordumuzun ihtiyaçlarına ayırmış ve
savaşta büyük ihtiyaç duyulan, çadır, bez,
elbise gibi üretimlerinikısa sürede cepheye
ulaştırılmıştır…
Zaferden sonra, Milli Müdafaa Vekaletince
orduya teslim edilen bu malzemenin parası ödenmek istenmiş ve miktarı Rasim
Bey’den sorulmuş.
Rasim Bey;
“Ben fabrikamda üreterek Türk Ordusunun
kullanması için cepheye gönderdiğim bütün
malzemeyi, Türk Ordusuna hediye ettim. Bir
kuruş kabul etmem”demiştir.
Atatürk; 17 Mart 1923 günü yaptığı Mersin
ziyaretinde, gece kalmayıp Tarsus’a geçmiştir.
Gerek kişiliği ve gerekse Kurtuluş Savaşı’ndaki hizmetlerini onurlandırmak için
Rasim Bey’in evine konuk olmak istemiş,
ziyaret etmiş ve akşam yemeğini eşi Latife
Hanım’la orada yemişlerdir.
Atatürk de Rasim Bey’e;
“Kurtuluş Savaşı’nda bize fabrikanız İle büyük
destek sağladınız, ordunun beze ihtiyacının
büyük kısmını sağladınız Size borcumuz oldukça çoğalmıştır. Size borcumuzu nasıl,
öderiz,borcumuz nedir?”diyen minnet sözlerine;
Fabrikanın yönetimi İbrahim Behlül Bey ile
bir süre daha devam etti. Fakat tesislerin geçirdiği safahat ve son hiç de o şerefli insanın
namını yansıtmıyordu.
Son’a Doğru
Rasim Dokur Tesislerinin sona erişine iki
olay ile kısmen tanık olmuştum.
1960’lı yılların sonlarına doğru olmalı, fabrikadan acele kaydı ile hukuki bir konu için
davet edildim.
Fabrikaya gittim, yoldan fabrikaya kadar
olan alan ve fabrika bahçesi, fabrika işçileri
ile doluydu. İşçi iş bırakmış, yasa dışı grev
uyguluyordu.
Müdüriyete çıktım, işçilerin işi bıraktığını,
kendi avukatlarının işçi tehdidi nedeniyle
fabrikaya gelmek istemediklerini söylediler.
Gerekli bazı hukuki yollar önerdim…
bir şekilde ulaşabiliyorlardı. Fakat Rasim
Dokur firmasının emsal işyerlerindeki ücretlere uyabilmesi olanaksızdı…
Rasim Dokur fabrikasının, durumu itibariyle işçilerine aynı imkanları sağlaması düşünülemezdi.
Bir başka anım da şöyle;
Herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmadan kalabalık işçi arasından fabrikadan ayrılıp, Mersin’e
döndüm. O an anlayamadığım bu rahat giriş-çıkışın nedenini sonradan öğrendim. İşçiye Mersin’den para gelecek denilmiş. İşçi de
para bekliyormuş, beni o işle ilgili sanmışlar.
O yıllarda Yapı-Kredi Bankası’nın Hukuk
Müşavirliğini yapıyordum. Kredi borçları
ödenmemiş, terdin edilen pamukların satışı için takip yapmam istenmişti. Pamukların icraca satışını gerçekleştirip, banka
alacağını, bu suretle tahsil edebilmiştik.
Doğruluk derecesini bilmem, şöyle duydum;
Hammadde satın alamıyorsa, teknolojiye
ayak uyduramıyorsa, ödemelerde sıkışıyorsa, bir sınai müessesenin uzun süre
yaşayabileceği düşülemez. Nitekim de
öyle oldu.
- Onun avukat olduğunu bilseydik buradan
zor çıkardı.
Bahsettiğim yıllarda
gerek Mersin ve
Tarsus’ta gerekse Adana’da tekstil fabrikaları yeni makinelerle teçhiz ediliyordu.
Demode makinelerle üretim yapan Rasim
Dokur’un rekabet gücü tükenmişti.
Sendikalar işçi ücretlerinde artış taleplerine
70 yıllık bu tarihi müessese 1970’li yıllarda
yok oldu. Fabrika tesisleri, arazisi ile birlikte icra marifetiyle satıldı, Tarsuslu tanınmış
iş adamlarından fabrikatör Kasım Ekenler
satın aldı.
35
MERSİN DENİZ TİCARETİ
DENİZ FENERİ
HAZİRAN 2014
nın bir
orsan her insa
Okumasını biliy
görebilirsin.
kitap olduğunu
DenisDiderot
oayatı b
ayın. H kın da
lm
o
ş
a
a
k. Bır
arkad
unuzla rkadaşı olaca
Çocuğ
a
k
.
un
birço
ası ols
yunca
ne-bab
n
a
e
n
bir ta
Üstün
Dökme
n
ı yargılamak başkasın
Kendini yargıla
rdur.
maktan daha zo
k Prens
t Exupery/Küçü
Antoine de Sain
Düşmanınız hata yaparken onu
rahatsız etmeyin.
İnsanlar mutlaka değişir. Genellikle
de asla olmayacaklarını söyledikleri
şeye dönüşürler.
Napolyon Bonapart
Charles Bukowski
,
nişancıdır da
Düşman kör
.
nı
ğı
ca
ra
vu
n
dost bilir nerede
i
Hüseyin Larcan
Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha
çok kirlenir.
Cahit Zarifoğlu
şans
çaba gösterirsen
Başarılı olmak için
şey
bir
e
diy
er için şans
seninledir. Tembell
yoktur.
Montesquieu
İnanmak istemeyeni hiçbir mantık inandıramaz.
Karıncayı bile incitmem deme
Cenap Şahabettin
Bile’den incinir karınca.
hiçbir
olarak vicdan
Pratik kılavuz
az.
zaman yanıltm
Nurettin Topçu
36
Söz söylemek irfan ister
iyeSessiz insanlar en gürültülü zihn
te sahiptir.
Anlamak insan…
Kurt Cobain
Fuzuli
gücüdür.
Dünün acısı, bugünün
Paulo Cohelco
Ağzınızda
n
edin, On çıkan sözlere dik
lar affed
kat
ilebilirler
asla unutu
ama
lmazlar.
37
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Kpt.Halil Delibaş
MDTO Genel Sekreter Yardımcısı
Refah Faciası ve Ahde Vefa
Mersin’de Denizciliğe Yönelik Yer İsimleri
Dünyada ve ülkemizde çeşitli konularda ulusal ve uluslararası
anlamda önem arz eden olayların ve kişilerin isimlerini, sonraki
nesillere aktarmak ve tarihe not düşmek adına kullanmak, çok
yaygın ve olması gereken bir ahde vefa örneğidir. Savaşlarımız,
sanatçılarımız, edebiyatçılarımız, bilim insanlarımız, askerlerimiz, şehit ve gazilerimiz, sporcularımız ve benzer bir dizi değerimiz bu kapsam içinde değerlendirilebilir.
Denizcilik tarihindeki önemli olaylar ve kişiler de, hiç şüphesiz bu kapsam içinde değerlendirilmelidir. Hepimiz Amerika’yı
keşfeden, dünyayı dolaşan, yeni rotaları kullanan denizcilerin
isimlerini ders kitaplarında bile okuyoruz. Bu anlamda ülkemizin bekası için canlarını, kanlarını istikballerini vermiş denizcilerimizi ne kadar hatırlıyoruz acaba? Vatan denince kara, hava ve
deniz sahası olarak hakimiyetimizdeki her üç alan anlaşılmakta
ve tam bağımsızlık deniz, kara ve hava sahasına olan hakimiyetimizle doğru orantılı olarak değerlendirilmektedir.
İlimiz Mersin’de özellikle Osmanlı dönemi denizciliğimize ve
yakın dönem denizcilik tarihimize yönelik dikkatimizi çeken kamusal alan isimleri; Piri Reis, Turgut Reis, Nusratiye, Hamidiye,
Mahmudiye, Mesudiye, Osmaniye ve Barbaros olarak sıralanabilir.
Bu isimlere belki ilçelerde benzer isimler de eklenebilir.
Mersin’de bu isimler için ne zaman, hangi belediye meclisleri
tarafından karar alındığını incelemeye gerek yok sanırım. Burada önemli olan ülkemizin denizcilik tarihinde önemli yer alan
kişi, gemi, vb. değerlerimizin isimlerinin bir deniz kenti olan
Mersin’de yaşatılmış olmasıdır. Ahde vefa denen davranış da
bu olsa gerek. Bu anlamda, Mersin Limanı’nda çürümeye terk
edilen gazi, Çanakkale’yi geçilmez kılan Nusrat’ın Tarsus Belediye Başkanlığınca aslına uygun yeniden inşa edilip Tarsus’ta
müze gemi olarak hizmette olduğunu da unutmamak gerek.
Yine Mersin’de şehit denizcilerimiz anısına dikilen Refah Şehitleri anıtı ahde vefa adına öne çıkan bir örnek.
Ertuğrul Ve Refah Şehitleri
18 Eylül 1890 tarihinde Japonya ziyareti dönüşünde Kushimoto
açıklarında fırtınaya yakalanarak batan Osmanlı gemisi Ertuğrul
fırkateynimizde 587 denizcimiz şehit olmuştur. Bu acı olayın ar-
38
dından Mersin ile Kushimoto şehirleri kardeş şehir olmuşlar ve
Japonya’nın Kushimoto şehrinde 1937 yılında Ertuğrul Şehitleri
Anıtı inşa edilmiştir. Bu kapsamda, Bodrum, Karya Kültür ve Sanat Tanıtım Vakfı (BOSAV) tarafından batık bölgesi Japonya’da
8 yıl süreyle batığa yönelik dalışlar gerçekleştirilmiş, dalışlardan
elde edilen buluntular 1-28 Eylül 2010 tarihleri arasında Mersin
Büyükşehir Belediye Başkanlığı desteğinde ilimizde sergilenmiştir.
Özetle Mersin doğrudan ya da dolaylı olarak denizcilik tarihimize sahip çıkmış, özellikle denizcilerimizin isimlerini mahallelere
vermiş ve Ertuğrul sergisini Mersin’de açmıştır. Japonya’daki
anıtın bir benzeri de 23 Haziran 1972 tarihinde ilimiz Mersin’de
Atatürk Parkı sahilinde açılmıştır.
MDTO tarafından görev alanına yönelik konular öncelikli olmak
üzere uzman yazarlar/araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar kitaplaştırılarak yayımlanmakta ve tüm ilgili taraflarla
da paylaşılarak çok önemli bir kültür hizmeti sağlanmaktadır.
Bu anlamda son ve özellikle Mersin adına da önemli bir yayın, araştırmacı yazar Sayın Osman Öndeş tarafından kaleme
alınan “REFAH FACİASI” isimli yayındır. Sayın Öndeş tarafından hazırlanan çalışma, Odamızca bastırılarak kitap haline
getirilmiştir. 24 Haziran 2014 Salı günü Mersin Deniz Ticaret
Odası’nda yazarın da katılımıyla gerçekleşen basın toplantısı ile
kitabın tanıtımı yapılmış ve dağıtımına başlanmıştır.
Mersin Deniz Ticaret Odası ve Denizcilik
Yayınları
Refah Şilebi’nin ve Bile Bile Ölüme
Gönderilen Vatan Evlatlarının Anısına
İkinci Dünya Savaşı döneminde ülkemizden İngiltere’ye gönderilecek denizci ve havacı personeli Mısıra götürmek üzere
Refah Şilebi görevlendirilmiş ve gemi 23 Haziran 1941 tarihinde
akşam 6’da Mersin’den ayrılmıştı.
Gemi Mersin’den ayrılışından 5 saat sonra bayrağı meçhul denizaltıdan iki ayrı zamanda atılan torpidolar ile, yazarın başka
bir yorumuna göre ise limanda karinasına yerleştirilen limpet
mayınlarının infilakı ile batırılmış ve 167 vatan evladımız şehit
olmuştu.
39
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Ben bu kısa yazımda Refah Şilebi neden battı, kim nasıl batırdı,
konularına girmeyeceğim. Zira yazar kitabında bu konuları uzun
uzun işlemiştir. Bu yeni yayın, yazarın 2006 yılında yayımlanan
ve Denizler Kitapevince basılan “Refahı Kim Batırdı?” kitabından sonra, yazarın yeni arşiv belgeleri ve eklemeleri ile yakın
dönem denizcilik tarihimizle ilgili önemli ikinci eseri.
1890 yılında Japonya’da batan gemimiz ve şehitlerimize yönelik çalışmalarda maalesef itici güç Japonya olmuştur. Bugün
itibarı ile, 125 yıl önceki kazada batan bir gemimizle ilgili batığa
dalış, şehitler anısına yöresel isimler ve anmalar, batıktan objeler çıkarılması ve sergilenmesi gibi bir dizi etkinlik yapılırken, ilimiz Mersin’den hareket eden ve 73 yıl önce bugünlerde Mersin
açıklarında batan Refah Şilebi şehitlerinin unutulmuş olgusunu
vurgulamak istiyorum.
Refah Şilebi, harbin özel şartları nedeniyle Mersin’den
İngiltere’ye Mısır üzerinden gönderilen askeri personeli Mısır’ın
İskenderiye limanına götürmek üzere görevlendiriliyor. Yolcu
maiyetini oluşturan, İngiltere’den alınacak 4 denizaltı gemisi için
ve havacılık eğitimi almak üzere görevlendirilen denizci ve havacı askeri personel, Mısır üzerinden İngiltere’ye gönderiliyor.
Her iki kitapta da belirtilen, gemi personeli, misafir yolcu askeri
personel sayısı ile şehit olanların sayılarındaki çelişkili bilgiler
de bu yolculuğun ne kadar acele, teknik ve idari tedbirlerden
yoksun yapıldığını ifade ediyor. 2. Dünya Harbi döneminde çeşitli ülke harp gemilerinin cirit attığı Akdeniz’de seyir yapan bu
gemimize refakat etmek üzere bir karakol destek gemisi tahsis
edilmiyor. Ve tabii ki bu olay Refah’ın taarruza uğramasını ve
şehit sayısını arttırıyor. Mersin’den çıkışından 6 saat sonra iki
infilak ile batırılan şilebimizde 126 denizci (15 subay, 48 astsubay,63 er) , 16 Hava Subayı ve 25 kişi de şilep personeli olmak
üzere toplam 167 vatan evladımız şehit olmuşlardır.
Refah ve Mersin: Refah Şilebi Şehitlerinin
İsimlerini Hatırlayalım, Cadde ve
Bulvarlarımızda Kullanalım
Bildiğim kadarı ile şu an Tuzla’ya taşınmış olan Deniz Harp
Okulu’nun ve halen eğitime aynı yerde devam eden Deniz
Lisesi’nin bulunduğu Heybeliada’da bir caddeye “Refah Şehitleri Caddesi” ismi verilmiştir. Başkaca benzer bir gemi ya da
şehitlerin isimlerinin verildiği yer bilgisi yoktur. Bilindiği üzere
2011 yılında Mersin’de, Mersin Deniz Müzesi Komutanlığı açılmış ve Refah şilebinin, kazadan kurtulanlarla birlikte Adana/
Karataş’a gelen bir adet ‘can kurtarma filikası’ da halen Mersin
Deniz Müzesi bahçesinde sergilenmektedir.
Özetle Refah Şilebi ile vatan hizmeti için gerekli tedbirler alınmadan resmen ölüme gönderilen şehit kahraman vatan evlatlarımızın aziz hatıralarını yaşatmak üzere başta Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığımız olmak üzere, şehitlerimizin ve
gemimizin ismini çeşitli bulvar, cadde, sokak, mahalle, meydan, kültür merkezi, vb. kamusal alanlara vererek onları bir
nebze anabilmek, hatırlayabilmek biz Mersinlilerin boynunun
borcudur. Bu konuda benzer bir yazı, o dönem dergimizin haber müdürü olan Necdet Canaran tarafından Mersin Deniz Ticareti dergisinin 2002 yılı kasım sayısında “Ola Ki Dikkatinizden
Kaçmıştır” başlığı ile yayımlanmıştı.
Bu vesile ile Refah’ta ve benzer değişik olaylarda, savaşlarda şehit olan mavi vatan denizlerimizi bizlere kazandıran, bu
uğurda canlarını, kanlarını feda eden tüm şehit ve gazilerimizin
ruhları şad mekanları cennet olsun.
Gemi yeni kömür tahliyesinden çıkmış olup, ambarlar bile temizlenmemiştir. Yolcu kamarası yoktur ve bu misafir askeri personel geminin ambarlarında seyahat edeceklerdir. Bunu bilen
askeri personel Mersin’den ayrılmadan önce kendi imkanları ile
ambarda kullanmak ya da güvertede oturmak için battaniye,
sandalye vb. malzemeler almışlardır yanlarına. Kaza sonrası
bir filika sağlam kalır ve yaklaşık 32 (5 subay, 15 astsubay, 5
bahriyeli er, 4 harp okulu öğrencisi ve 3 gemici personel) kişi
bu sandalla ya da denizde tutundukları yüzer cisimler yardımı
ile battıktan 2 gün sonra Karataş’tan sahile çıkarlar. Geminin
batışına ilişkin bilgiler ancak bu kazazedelerden elde edilebilecektir.
Yayından ilgimi çeken kısa bir bölümü aktarmak isterim: Kafilede 1941 Kara Harp Okulu mezunu pilot adayı olarak bulunan
emekli Hava Pilot Kur. Alb. Haydar Gürsan’la ilgili bilgilere istinaden, kendisi gemideki kamara problemini duyunca, gemide kullanmak üzere Mersin’de bir şeyler aranırken, bir esnafın
dükkanının önünde uzandığı şezlongu görerek müşteri olur.
Esnaf bu satılık değil şahsi eşya dediyse de merak eder ve durumu öğrenince şezlongu herhangi bir para almaksızın havacıya hediye eder. Ve bu havacı kazazede, gece karanlığında
Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Karpas burnu açıklarında önce bir can
simidine tutunur. Hurda can simidi parçalanınca da şezlongdan
kalan tahta parçalarına tutunarak baygın halde 46 saat sonra
Karataş ta karaya çıkar. Zira hiç yardım gönderilmez çünkü gemiyle irtibat yoktur. Neden irtibat kesildi diye merak da edilmez!
40
41
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
formans değerlendirmeleri küresel rekabette avantaj elde etme
aracı haline gelen lojistik sektörünün gelişmesi için gerekli olan
yatırım ve düzenlemelere de ışık tutmaktadır.
Lojistik Sektöründe Performans Ölçümü
Öğr. Gör. Mehmet KARAOĞLU
MEÜ Deniz Ticaret MYO
Dünya Bankası Lojistik Performans İndeksi
ve Türkiye Değerlendirmesi
Küresel piyasalarda rekabet, büyük ölçüde lojistik yeteneklere
dayanmaktadır. Günümüzde küresel tedarik zincirlerinin hızla
değişerek gelişmesi ile birlikte tedarik zincirlerini destekleyen
lojistik sektörü için de bu değişim kaçınılmaz olmuştur. Yoğun
rekabet ortamında, pazar payının ve karın korunabilmesinin ve
arttırılabilmesinin en önemli unsuru, düşük maliyetle girdi temin
edilerek elde edilen ürünün rekabetçi fiyatlarla ve zamanında
piyasaya sunulmasını sağlayan lojistik faaliyetlerdir. Diğer bir
ifadeyle, verilen lojistik hizmetin kalitesi, uluslararası pazarlarda
rekabet edebilmenin önemli bir unsuru haline gelmekte; rekabet
üstünlüğünün elde edilmesi ise, lojistik anlayış ve uygulamalarının tüm sektörlerde profesyonel düzeyde yaygınlaştırılmasına
bağlı olmaktadır.
Ülkelerin Rekabet Gücü; Lojistik
Kurumsal ve hukuki altyapısı sağlam, sürdürülebilir ekonomik
kalkınma bilincine sahip, lojistik donanım ve yazılım sistemlerini
tüm yönleriyle kullanabilen bölge ve/veya ülkeler uluslararası lojistik sektöründe hızla ilerlemektedirler. Ülke ve bölge temelinde
yapılan değerlendirmeler, dünyanın bazı bölgelerinin ekonomik
başarılarında lojistik sektörünün ne denli önemli bir unsur olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle, öncelikle lojistik sektörünün temel altyapı dinamikleri olan “kurumsal altyapı, mali
altyapı, donanım altyapısı, çevresel altyapı, yazılım altyapısı”
faktörlerini iyi analiz etmek ve ona uygun adımları atma zorunluluğu vardır. Günümüzde bu tür faktörler ele alınarak yapılan per-
Performans ölçümü, genel olarak amaçlara ulaşmada uygulanan yöntemlerin etkinliğini ve verimliliğini belirleme sürecidir.
Lojistik performansı, lojistikle ilgili hedeflerin başarılması olarak düşünülebilir. Maliyet etkinliği, kârlılık, sosyal sorumluluk,
zamanında teslim, verilen sözlerin tutulması, esneklik, müşteri memnuniyeti bu hedeflerin bazıları olarak düşünülebilir. Bu
durumda, firmaların stratejilerine ve hedeflerine göre pek çok
performans ölçüsünün ortaya çıkması kaçınılmaz olmaktadır
ve yapılan araştırmalarda çok sayıda performans ölçütü ortaya
konulmuştur. Giderek karmaşıklaşan tedarik zinciri sistemleri
lojistik faaliyetleri kontrol ve koordine için gereken performans
ölçüm faaliyetlerini daha zor hale getirmektedir. Burada önemli olan, lojistik firmasının stratejilerine uygun sistemi ve ölçüleri
kullanmasıdır. Eğer bu yapılırsa, başarılı bir performans ölçümünden ve dolayısıyla firmanın bunları baz alarak gelişimden
söz edilebilir.
Harita 1: Dünya Bankası Lojistik Performans Haritası 2014
Küresel Bir Performans Ölçümü; World Bank
LPI 2014
Günümüzde yabancı ülkelere yatırım yapmak isteyen yatırımcılar karar verme aşamasında söz konusu ülkeler hakkında çeşitli
kredilendirme kuruluşlarınca yapılmış değerlendirmeleri dikkate
almaktadırlar. Bunun yanında özellikle Dünya Bankası tarafından
yapılan Global Rekabet Endeksi (Global Competitiveness Index)
ve İş Yapma Kolaylığı Endeksi (Ease of Doing Business Index)
ile UNDP tarafından yapılan İnsani Gelişmişlik Endeksi (Human
Development Index) gibi araştırma raporlarına dayanan derecelendirmeler de yatırımcıların kararlarını şekillendirmektedir.
Lojistik sektörü bağlamında ise bahsettiğimiz bu endekslere
benzer şekilde yine Dünya Bankası tarafından yapılmakta olan
Lojistik Performans İndeksi yabancı ülkelerdeki firmalar ile ticaret yapmak isteyen işletme yöneticilerinin dikkate aldığı endekslerden birisidir. Dünya Bankası Lojistik Performans İndeksi
dünya ülkelerinin lojistik altyapı ve politikalarını belli kriterlere
göre değerlendiren küresel bir sıralamadır. Özellikle bir yandan entegrasyon sürecini sürdürdüğümüz AB ülkeleri ve ulusal
rekabet düzeylerini üst sıralara taşımak isteyen yakın rekabet
halinde olduğumuz ülkeler bu endekslere büyük önem vermektedir. Özellikle bu performans endeksleri yabancı ülkelerdeki firmalarla ticaret yapmak isteyen firma ve/veya ülkeler tarafından
dikkate alınmaktadır.
Lojistik Performans İndeksinin Hazırlanışı
Lojistik performans indeksi Dünya bankasının uluslar arası ticaret birimi tarafından, araştırmacıların, yatırımcıların, hissedarların, lojistik uzmanlarının ve kural koyucuların ticareti kolaylaştırıcı faaliyetlerde bulunmalarına yardımcı olmak amacıyla
etkili bir ölçme sistemine ihtiyaç duyulması üzerine Finlandiya,
ekonomi okulundaki Prof. Ojala Lauri’nin yürüttüğü ön araştırmaların olumlu sonuç vermesi üzerine ortaya çıkmıştır. 2007
yılından itibaren iki yılda bir yayınlanmaktadır ve dünya çapında 1000 den fazla lojistik profesyonelinin katılımıyla oluşturulan bir rapor niteliği taşımaktadır. Yapılan araştırma ve anketler
42
dünya çapında küçük büyük ve orta ölçekli profesyonel lojistik
firmalarının oluşturdukları homojen bir grubun sektöre ilişkin ifadelerini kapsamaktadır. Verilerin yaklaşık % 25 büyük lojistik
firmalarındandır. Verilerin % 75 i küçük ve orta ölçekli freight
forwarder firmalarından alınmıştır. Araştırmada web tabanlı
soru – cevap şeklinde bir anket formu kullanılmıştır.
Lojistik
performans indeksinde puanlamalar beş tam puan üzerinden
gerçekleştirilmekte ve ülke puanı tüm alt kriter puanlarının ortalaması şeklinde hesaplanmaktadır. Puanlamaların hesabında
birebir görüşmeler ve denetimler dikkate alınmaktadır. Her ne
kadar ankete dayalı bir ölçüm olması nedeniyle güvenilirliğine
ilişkin eleştiriler olsa da, ulaşılan sonuçlar ilgili sektör temsilcileri
tarafından dikkati çekmektedir.
Kaynak: Dünya Bankası, 2014
100’ün üzerinde ülkede yapılan araştırma ve anket sonuçlarına
yüzlerce olumlu geri bildirim alınmaktadır. Alınan cevaplar ülkelerin konumlarına göre değerlendirilmekte ve 8 farklı konumda
bulunan ülkelerin birbirinden ayrı lojistik faaliyetlerle ilgilendiği
ve uzmanlaştığı görülmektedir.
Lojistik Performans İndeksinde Ele Alınan
Kriterler
Dünya Bankası tarafından 2007 yılında yedi, daha sonraki dönemlerde altı farklı lojistik kriter kullanılarak ülkeler bazında Lojistik Performans İndeksi (LPI) ölçüm sistemi geliştirilmiş olup bu
şekilde ülkelerin lojistik açıdan gelişmişlik düzeyinin ölçülmesi
gerçekleştirilmektedir. Bu performans indeksinin hesabında, iş
hacminin etkisinden ziyade, lojistik altyapı ve sistemlerin etkinliği çok daha fazla önemlidir.
Performans ölçümünde ele alınan kriterler;
Lojistik hizmetlerin kalitesi ve rekabetçiliği (Lojistik şirketler,
gümrük müşavirlikleri vb.)
Yurt içi taşıma maliyetleri
43
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Günümüze Kadar Hazırlanan Performans
İndeksleri ve Genel Değerlendirme
Mal tesliminde zamanlama ve zamanında teslimat.
Taşımaların izlenebilirliği
Taşımacılık ve ticaret açısından lojistik ve bilgi teknolojisi altyapısı (Limanlar, demiryolları, karayolları, bilişim teknolojileri vb)
Gümrük mevzuatı ve diğer sınır geçişlerindeki bürokratik işlemler. Gümrük süreçlerinin verimliliği (hız, süreçlerin öngörülebilirliği ve basitliği, sınır kapılarından geçiş kolaylığı vb.)
Rekabetçi maliyetlerle taşıma organizasyonu kolaylığıdır.
2007 yılında LPI değerlendirmeleri 7 kriter üzerinden yapılmış
ancak 2010 yılı itibariyle “Yurt içi lojistik maliyetler kriteri” değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Dünya bankası bugüne kadar 2007, 2010, 2012 ve 2014 yıllarında
olmak üzere 4 indeks yayınlamıştır. Dünya Bankası 2007 yılında ilk
yaptığı lojistik performans değerlendirmesinde 5500 ün üzerinde
anket çalışması yapılmıştır. Dünya bankasının 160 ülkeyi lojistik
performansları açısından sıralayan Connecting to Compete 2014:
Trade Logistics in the Global Economy isimli son LPI raporu ise
20 Mart 2014’te yayınlanmıştır. 2014 Lojistik performans indeksi
raporunda, Almanya dünyanın en iyi lojistik performans indeksine
sahip ülke olarak yer alırken, Somali ise en düşük skora sahip
ülke olmuştur. 2012 yılında yayınlanan endekste 3.51’lik genel
lojistik puanı ile 27. sırada yer alan Türkiye, 2014 yılında ise 160
ülke arasında 3.50 genel lojistik puanı ile 30.sırada yer almıştır.
ve temel gümrük yönetiminde yapılacak iyileştirmeler sayesinde
ulaşılabilineceğini göstermektedir. Bu aynı zamanda, bir gümrük acentesini yeniden yapılandırmanın yanında, sıhhi ve bitki
sağlığı kontrolleri için yetkili olan acentelerin etkinliğini arttırmak anlamına gelmektedir.
Orta gelir düzeyli ülkelerde ise iyi işleyen altyapıya sahip olmaları ve nispeten daha iyi gümrük kontrolleri yapıldığı görülmektedir. Bu ülkeler genellikle lojistik hizmetlerini arttırarak özellikle
taşımacılık, depolama, yük sevkiyatçılığı gibi uzmanlık isteyen
dalları taşeronlara vererek önemli kazanımlar elde etmektedirler.
Bu ülkelerin daha üst sıralarda yer alması için bilgi teknolojisi
yatırımlarını, operasyonların analizi ve etkinliklerini arttırmaları
öncelikli hedef olarak belirlenmektedir.
Ülkemizin Yıllara Göre Lojistik Performans
İndeksindeki Sıralaması
Son 4 Lojistik performans indeksine baktığımızda ülkemizin genel sıralama olarak aynı çizgilerde seyrettiğini söyleyebiliriz. Ülkemiz 2007 yılında; 3,15 puan ile 34. sırada, 2010 yılında; 3,22
puan ile 39. Sırada, 2012 yılında; 3,51 puan ile 27. sırada ve
2014 yılında; 3,50 puan ile 30. Sırada yer almıştır. Ülkemizin
performansını daha detaylı incelemek için ele alınan performans
kriterlerine göre incelemek gerekmektedir.
Tablo 2: Performans kriterlerine göre Ülkemizin LPI sıralaması
Tablo 1. Yıllara Göre Lojistik Performans İndeksi
Kaynak: http://lpi.worldbank.org/
Ülkelere göre endeksler yıllar itibarıyla incelendiğinde gelir düzeyi yüksek ülkelerin dünya’nın en iyi performans gösteren 10
ülkesi sıralamasında başı çektiği görülmektedir. İsveç, Norveç,
Lüksemburg gibi ülkeler ise ne kadar yükleme ve boşaltma açısından yoğun trafik içermeyen ülkeler olsa da LPI’ne göre, Dünya üzerindeki lojistik mükemmelliğe sahip ülkeler olarak değerlendirilmektedir. Singapur, Almanya ve Hollanda sürekli olarak
ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye ise 2014 yılına kadar inişli ve
44
çıkışlı bir puan seyri izlemiş, 2014 yılında puanı 3,50’ye düşmüş
ve 30. sıraya gerilemiştir.
Düşük gelir düzeyli ülkelerden Malavi, Kenya, Ruanda’nın en
yüksek performansı gösterdiği görülürken, önceki raporlarda
yer alan gelişmekte olan ve düşük performans gösteren ülkelerin toplam derecelerini arttığı gözlenmektedir. Bu da düşük
gelir düzeyine sahip ülkelerde, en önemli kazanımlara altyapı
Kaynak: http://lpi.worldbank.org/
Tablo 2 incelendiğinde son raporda en düşük puanlı kriterin
“Gümrük ve Sınır Kapısı Geçiş Kolaylığı” ve “Uygun maliyetlerle
Uluslar arası Taşıma Organizasyonu Kolaylığı” olduğu, en yüksek puanlı kriterin ise “Sevkiyatların izlenebilirliği” olduğu görülmektedir.
Raporların hepsini ele aldığımızda ise Türkiye açısından en çok
ilerlemenin “Lojistik Altyapısı” ve “Sevkiyatların izlenebilirliği” kriterinde olduğu görülmektedir. “Zamanında teslimat” kriterinde
ise 2010 raporunda büyük bir artış ve son raporlarda da aksine
bir düşüş gözlenmektedir. “Lojistik Hizmetlerin Kalitesi ve Rekabetçiliği” kriterinde ise istikrarlı ve yavaş bir yükseliş görülmektedir. Ülkemizin performansını komşu ülkelerimizle kıyasladığımızda ise tüm komşu ülkelere göre LPI puanı en fazla olan
45
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
MDTO’DAN HABERLER
ekonomileri arasında ilk 10’da yer alınması hedeflenmektedir.
Bu hedeflere ulaşılmasında bütün sektörlerin çözüm ortağı durumunda olan taşımacılık ve lojistik sektörünün hayati bir fonksiyon üstlenmesi, sektörün 2023 yılında 50 milyar dolarlık satış
hasılatına ulaşması ve yaklaşık olarak 1.5 milyon kişiye istihdam
sağlanması planlanmaktadır. Ayrıca ülkemizin 2023 hedefleri
doğrultusunda hazırlanan ve 2014-2018 dönemini kapsayan
Onuncu Kalkınma Planı lojistik ve ulaştırma sektörü için önemli
tespit ve hedefler içermektedir. 10’uncu Kalkınma Planında tarihte ilk defa lojistik ana tema olarak belirlenmiştir. Kalkınma Bakanlığı, Lojistik Performans İndeksini kalkınma göstergesi olarak
almıştır ve lojistik performans indeksinde 10. kalkınma planı döneminin sonu olan 2018 yılında ilk 15’e girilmesi hedeflenmektedir. Ülkemizin lojistik performans indeksinde de istenen düzeye
gelebilmesi için ülke lojistik planlamasında Dünya Bankası LPI
çalışmasının dikkate alınması ve daha planlı çalışılması gerekmektedir.
KAYNAKLAR
Minahan T., “Are buyers gumming up the supply chain?”, Purchasing, 122(1), pp.79-80, 1997.
ülkenin Türkiye olduğu görülmektedir.
Lojistik performans indeksinde puanımızın en düşük olduğu
“Gümrük ve Sınır Kapısı Geçiş Kolaylığı” kriteri ile ilgili lojistik
performans indeksinde liman ve havalimanı tedarik zincirlerindeki teslim sürelerinin; düşük performans gösteren ülkelerde
yüksek performans gösteren ülkelere göre 3,5 kat fazla olduğu
görülmektedir. Karayolu tedarik zincirlerinde ise bu fark 3 kata
ulaşmaktadır. Uluslararası araştırmalara baktığımızda; temel
gümrük işlemleri, tüm ülke gruplarında birbirine oldukça yakındır. Dolayısıyla LPI’deki gümrükte geçen süredeki büyük fark
eşyaların fiziki kontrole tabi tutulduklarında ciddi şekilde artmaktadır. Fiziksel kontroller, hatta farklı kurumlar tarafından aynı
sevkiyatın defalarca kontrolü gibi durumlar ülkeler arasındaki
farklılığı oluşturmaktadır. Bu çerçevede Lojistik Firmalarının iş
akışının hızının yavaşlamasında etkili olan Gümrük İşlemlerinde
sırasında yaşanan sorunları değerlendirmek gerekmektedir. Dolayısı ile gümrük ve sınır kapısı geçiş kolaylığı ülkemizin lojistik
performansında geliştirilmesi gereken bir yön olarak ortaya çıkmaktadır.
Sonuç ve Öneriler
Dünya Bankasının yapmış olduğu Lojistik Performans İndeksi
yapılan karşılaştırmalar ile ülkelerin önlerini görebilmelerini ve
kendilerini lojistik açıdan değerlendirmelerine katkıda bulunmaktadır. Ülkemiz açısından değerlendirme yaptığımızda çok
fazla firmamızın, limanımızın ve diğer tesislerimizin olması başarı için yeterli olmamaktadır. Başarı için lojistik alt yapı ve tüm
tesislerin etkili bir biçimde planlanması ve yönetilmesi gerekmektedir. Ayrıca lojistik altyapımızın yeterli duruma getirilmesi,
mevzuat ve bakanlıklar arasında eşgüdüm, kombine taşımacılığın geliştirilmesi, sınır ve gümrüklerde bekleme sürelerinin azaltılması vb konularda etkili çalışmaların yapılması gerekmektedir.
Ülkemizde sektör bazında önemli hedeflerin belirlendiği 2023
yılı için 500 milyar dolarlık ihracat rakamına ve 1.2 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaşılması amaçlanmakta ayrıca dünya
46
BOWERSOX, D., DAUGHERTY, P., DROGE, C., ROGERS, D., WRADLOW, D., 1989, “Leading Edge Logistics Competitive Positioning for the 1990's”, Council of
Logistics Management, Oakbrook, IL.
OJALA, Lauri; “On LPI Methodology”, April 23, Finland,
2008
DEMİR, A. Serhat ve TAŞKIN, Harun; “İşletme Performansı Ölçme Modellerinin Karşılaştırılması: Kuantum
Performansı, Maddi Olmayan Varlıkların İzlenmesi, Performans Prizması ve Skandia Kılavuzu Modelleri, Journal
of Yaşar University, 2008, 3(11), 695-709
GÜLEN, K. Güven; “Lojistik Firmalarında Kalite Çalışmalarının Kurumsal Performansa Etkileri” V. Ulusal Üretim
Araştırmaları Sempozyumu, İstanbul Ticaret Üniversitesi,
25-27 Kasım 2005
BAKİ, Birdoğan ve ŞİMŞEK, Barış; “Lojistik Faaliyetlere
Göre Performans Ölçütlerinin Belirlenmesi”, KTÜ İşletme
Bölümü, Trabzon
ÇANCI, M., ERDAL, M., 2003, “Lojistik Yönetimi, Utikad”
– Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri
Derneği Yayını, İstanbul.
Tepav Bülten, Haziran 2008, Sayı 5, sf: 6-11
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 2014-2018
Stratejik Planı, www.ubak.gov.tr
The World Bank, “Logistics
2007,2010,2012,2014”,
Performans
İndex
http://lpi.worldbank.org/
http://www.kalkinma.gov.tr
47
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
Meryem Boğa
MDTO Proje ve Finans Uzmanı
Dünya Ekonomisi ve
Denizcilik Dünyasındaki Gelişmeler
2014 yılının ikinci çeyreği geride kalırken; üçüncü, dördüncü
çeyrek ve sonrası için dünya ekonomisinin gidişatıyla ilgili tahmin yürütmek ya da genel bir kanıya varmak gün geçtikçe zorlaşan bir durum olmaya başladı. Son zamanlarda ekonomi ve
deniz ticaretindeki gelişmeler gelecekle ile ilgili olumlu bir yorum
yapmayı zorlaştırıyor. Zayıflamaya devam eden Amerikan ekonomisinin 2014 yılı ilk çeyreğinde %-1’lik gerileme beklentileri
%-2,9 oranlarında gerçekleşti ve bu değişim son beş yıl içindeki
en zayıf performans olarak kayıtlara geçti. İkinci çeyrek büyüme
oranı bu makale kaleme alındığında henüz açıklanmamış olmasına rağmen beklentiler negatif bir büyüme olacağı yönünde.
Aşağıdaki tabloyu ve grafiği incelersek; dünyanın en büyük
ekonomilerinin 2013 yılı gerçekleşen, 2014 ve 2015 yılı tahmini
GDP değişimlerini görebiliriz. Her ne kadar 2014 yılı için özellikle
Amerika ve Avrupa’da beklentiler iyimser yönde gibi görünse de
yıl içinde yapılan revize tahminler bizi son beş yılın ortalamasının
altında büyüme oranlarının beklediğini göstermekte.
tan olmak üzere Avrupa yatırımlarına hız veriyor. Haziran ayının
sonlarına doğru Çin Başbakanı Li Keqigang Yunanistan’ı ziyaret etti ve Temmuz ayının ortalarında ise Çin Cumhurbaşkanı
Xi Jinping’in Rodos Adasına gelmesi bekleniyor. Yunanistan’ın
Pire Limanına Çinli denizcilik şirketi Cosco tarafından yapılan
yatırımların arttırılması, Çinli firmaların Yunansitan’ın Girit Adası
ve yatırım yapılabilecek havaalanları konusunda hummalı çalışmalar içerisinde oldukları biliniyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve
Kalkınma Konferansı Unctad’nin Dünya Yatırım Raporuna göre
Çin’in yurt dışındaki yatırım ve varlık alımları hızlanarak devam
ediyor ve özellikle gelişmiş ülkelere daha fazla yatırım aktarıldığı
görülmekte. Amerika ve Çin’in dünya ekonomik liderliği mücadelesi için yapacakları hamleleri bir süre daha izleyeceğiz gibi
görünüyor. Son olarak dev ekonomilerin küresel yatırım ve pazar
hamleleri dünya deniz ticaretini son derece yakından ilgilendiren etkenlerdir. Dünya ekonomisi ve denizciliği ile ilgili büyük
resme baktığımızda 2013 yılı ikinci yarısında yakalanan deniz
ticaretindeki toparlanma ivmesi 2014 yılında sürdüremeyecek
gibi görünüyor.
Deniz Ticareti Yıllık % Değişimi
Kaynak : RS Platou Mountly Shipping Report Dergisi Haziran 2014 Sayısı
Dünya GDP Tahmini Büyüme Oranı (%)
Kaynak : RS Platou Mountly Shipping Report Dergisi Haziran 2014 Sayısı
Bilindiği üzere Amerikan ekonomisinin dünya liderliğini Çin’e
kaptırması yeni gelişen bir durum gibi görünüyor ancak bu tür
bir gelişme uzun zamandır beklenen bir olaydı. Dev dünya ekonomileri arasında dengelerin değişeceği özellikle 2008 küresel
krizinin ardından ekonomistler tarafından sıklıkla dile getiriliyordu. Amerika’nın alternatif ticaret yolları ve yeni pazarlara giriş
ile ilgili çabaları da dünya birinciliğini Çin’e kaptırma korkusunu
destekler yönde idi.
Kaynak : RS Platou Mountly Shipping Report Dergisi Haziran 2014 Sayısı
48
Dergimizin daha önceki sayılarında detaylı olarak ele aldığımız
Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) ile Transpasifik
Ticaret Ortaklığı (TTP) Anlaşmaları Amerika’nın Çin’in büyümesine karşı almaya çalıştığı önlemler olarak düşünülebilir ancak bu
anlaşmalar henüz imzalanmış değil dolayısıyla henüz ekonomik
bir etkisi görülememektedir. Amerika bu tür hamleler yaparken
Çin’de Avrupa’ya daha kolay açılabilmek için başta Yunanis-
49
MERSİN DENİZ TİCARETİ
HAZİRAN 2014
MERSİN CHAMBER OF SHIPPING
PORT OF
MONTH OF
PORT STATISTICS
CARGO MOVEMENT - INWARDS/ OUTWARDS
LOADED (IN TONS)
COMMODITIES
DOMESTIC
EXPORT
: MERSİN
: APRIL- 2014
DISCHARGED (IN TONS)
TRANSIT
TRSHPMNT TOTAL
COMMODITIES
DOMESTIC
IMPORT
TRANSIT
TRSHPMNT TOTAL
CEMENT5.927 98.439 10.943 115.309 CEMENT39369
39
CEREALS
9.209 246 420 9.875 CEREALS
34.263
317
3.050
34.949
CHEMICALS72.295
147 3.263 75.704 CHEMICALS4.300
178.901
1.942188.193
CITRUS2.617 8033.420 CITRUS6.5086.508
CNTR39.297 39.297 CNTR18.83018.830
CONST. MACHINERY
2.398 2.398 CONST. MACHINERY
1.238
1.962
103
3.304
COTTON5.235 1.585 6.820 COTTON47.744
41
21
47.806
FERTILIZERS1.620 24 1.644 FERTILIZERS4.650
34.987
79740.434
FOOD STUFF
171.482 5.833 830 178.144 FOOD STUFF
25
120.105
4.457
790
125.378
FROZEN MEAT204 204 FROZEN MEAT695
14.90515.600
FRUITS
GENERAL CARGO
14 GLASS
12.813 470 53 13.336 FRUITS
208.460 18.740 1.998 229.212 GENERAL CARGO
21.426 86 15 21.527 GLASS
2.569
11.916
36.286
26
48.229
290.923
34.559
2.228
330.280
1.326
330
15
1.671
LEGUMES17.211 141 17.353 LEGUMES34.642
29534.936
LIVESTOCK5 5 LIVESTOCK44
MACHINERY
10.242 20 41 105 MINERALS
2.527
124.877 411 PETR.PRODUCTS
450 34.593 64 10.304 MACHINERY
10.869
1.479
34
128
127.920 MINERALS
4.051
74
35.108 PETR.PRODUCTS
274.345
643
26.418
12.382
4.253
301.406
RICE6.200 10.349
3.727 20.276 RICE74.520
67475.194
SODIUM CARB.44.859 44.859 SUGAR631
251882
SUGAR73 297 371 TEXTILE28
56.684
3.792
231
60.736
TEXTILE
39.181 972 170 40.323 TIMBER
13.751
507
106
14.364
TIMBER
751 473 47 1.270 VEGETABLE OIL
102.341
269
218
102.828
VEGETABLE OIL
4.484 122 191 4.797
VEHICLES
7.516
8.058
8
15.582
VEHICLES1.308 117 4
1.429 TOTAL
15.119 894.127 84.523 7.137 1.000.905 TOTAL
37.991
1.308.000
130.469
TOTAL (LOADED & DISCHARGED) = 2.484.691 TONS
LOADED
num.
D+E+T TRSHPMNT TOTAL
DISCHARGED
D+I+T
num.
TRSHPMNT TOTAL
15.651158 15.80911.632171
1.3270
1.3275.0590
14.608158 14.76620.617156
9.0360
9.0361.9630
30.259316 30.57532.249327
10.3630
10.3637.022 0
44.867474 45.34152.866483
193.9990
193.9998.985 0
40.622316 40.93839.271327
64.266474 64.74061.851483
50
PASSENGER SHIP
G. TOTAL
num.
11.80327.612
5.0596.386
20.77335.539
1.96310.999
32.57663.151
7.022 17.385
53.34998.690
8.985 28.384
39.59880.536
62.334127.074
7.327
1.483.786
25
Download

Deniz Ticareti Dergisi Haziran 2014 Sayısı