..
""'
""'
SUNUHAT
~~' cfr~"" c4~
BEDi0ZZAMAN
Said NURSf
Abdullah Aymaz
SUNUHAT
Copyright © ~ahdamar Yaymlart, 2006
811 kitaptaki metin ve resimlertn, tamamrnrn ya da bir k1smrnrn, kitabr yay1mlayan 1irketin
iinceden yaz1/1 izni olmakstzm elektronik, mekanik, fotokopi ya da herhangi bir kayrt
sistemi ile {Ogalt1/mas1, yayzmlanmast ve depolanmasr yasaktrr.
Editor
Seyit N. ERKAL
Kapak
ihsan DEMiRHAN
Mizanpaj
MehmetSiim
ISBN
975-9090-52-X
Yaym Numaras1
48
Bask1 Cilt: SiSTEM MATBAACILIK
Y1lanh Ayazma Sk. No:~
Davutpa~a - Zeytinburnu I IST.
Tel.: (0212) 482 11 01 (3 Hat)
istanbul 2006
Gene! Dagmm
Gokku§agt Pazarlama ve Dagmm
Alayko§kii Cad. No: 12 Cagaloglu/iSTANBUL
Tel: (0212) 519 39 33 Faks: (0212) 519 39 01
~ahdamar Yaymlan
Emniyet Mahallesi Huzur Sokak No: 5
34676 Uskiidar/iSTANBUL
Tel: (0216) 318 42 88 Faks: (0216) 318 52 20
www.sahdamaryayinlari.com
. .
.
I<;INDEKILER
Takdim
SiinUhat Uzerine
SiinUhat
ifade-i Meram
Bismillahirahmanirrahim
Kur':in'm Hllimiyet-i Mutlakas1
Riiyada Bir Hitabe
Riiyanm Zeyli
Birka~ Vecize
Deva-ill Ye's
7
13
15
15
17
47
59
73
77
83
TAKDIM
ediiizzaman Hazretleri, 31 Mart hadisesinden sonra tekrar
Van'a donmii§ ve talebelerini okutmaya ba§lairu§tlr. Fakat bir
hiss-i kablel-vuku (onsezi) ile biiyiik bir hadisenin yakla§makta oldugunu hissetmi§tir. Bir yandan talebelerine ve s:evresine "Biiyiik
ve umumi bir zelzele yakla§iyor, hazrrlanirnz!" derken, bir yandan da
mills goniilliileri toplay1p hazirhk yap1yordu. Hatta, talim is:in Siibhan
Dagma s:ikardigi talebelerinden hedefe diktigi yumurtay1 vuran ki§iye
bir mecidiye miikafat veriyordu. Zaten, Bediiizzaman daga s:ikmca,
Ermeni Ta§nak komitesi onlardan korkuyordu. Kendi talebelerine
mavzer tiifekleri bulmll§tu. Medresesi asker ki§las1 gibiydi. Silahlar kitaplarla beraber bulunuyordu.
Sava§ patlaymca, talebeleriyle beraber goniillii milisler olarak harbe kattldtlar. Zaten, kendisinden okumaya gelen talebelerden ta ba§tan
"Benimle ba§layan arttk bir daha geri donmez. Hayatlnlil sonuna kadar benimle beraber olur. Kabul ediyor musun?" diye soz alrrdi.
Milis Te§kilatlm, Enver Pa§a, Bediiizzaman'a teklif etmi§ti. Talebeleri s:ekirdegi te§kil ediyordu. Kattlanlarla dort- bC§ bin ki§i olmU§lardi.
Bir taraftan da, bazen avc1 hattmda bazen at iizerinde bazen de sipere girdikleri zaman, Bediiizzaman soyliiyor, Molla Habib de
i§arattfl-i'.>caz'.>1 yaz1yordu.
Tarihs:e-i Hayat'ta anlattldig1 gibi, s:ok biiyiik fedclkarhk ve yararhhk gosteren Bediiizzaman'm yapnklarma biitiin ordumuz ve Enver
Pa§a §ahitti. Onun is:in esaretten dondiikten sonra, Harbiye Bakanh-
B
8
Siinuhdt
grnda, Bediiizzaman'1 ordu mensuplarrna takdim ederken Enver Pa§a
"Bu Hocay1 goriiyor musunuz? ~arktaki sava§ta Rus Kazaklarma kaq1
koyan, bu Hoca'dir." demi§ti. Yazdig1 i§aratii'l- i'caz tefsiri i<;in ·de,
''Hocam, benim de hizmetim olsun, bu kiymetli eserinizi miisade
ederseniz, ben bastirayun." demi§ti. trstad da Enver Pa§a'ya "Madem .
hizmet etmek istiyorsun, o halde kag1dim sen al." diye· kar§ihk vermi§ti. Kag1dim Enver Pa§a'nrn verdigi i§aratii'l- i'caz, o zaman basilmi§ ve
miiftiilerin <_;oguna gonderilmi§ti.
Bediiizzaman 3 Mart 1916'da yaralamp esir dii§i.ince, Van'dan·
iran'rn Hoy §ehrine, oradan trenle Sibirya'ya sevk edildi. 1916'nrn ,
Agustos, Eylill aylarrnda Tillis Hastanesinde de tedavi gormi.i§tii ...
Kosturma'da esir kamprnda kalan Bediiizzaman'rn · ba§rndan <_;ok
olaylar ge<;mi§tir.
Abdillvarut Tabak<;1'nrn trstad Hazretlerinden aktardigrna gore,
Kosturma'da, esaret sirasrnda Tatarlar izin ahp kendisini camilerinde
misafir etmi§lerdir. Tatar hanunlar, trstad'a yemek yap1p gotiirmii§ler
ve elbiselerini yikami§lardir. Onlara <_;ok dua etmi§tir. Hatta, "Bugiin
Risale-i Nurlarrn iman kurtarma davasrndaki bu cihan§iimfil hizmetlerinde, esarette yardnruma ko§an Tatar hanunlarrn da hissesi vardir. Ben
onlara dua ediyorum." demi§tir.
trstad, bir giin Tatarlarrn camiinde bulunurken, nastl firar edecegini dii§iiniiyormu§. Camii imam1, "Ya Said! ~imdi zamam degil. ~im­
dilik o dii§iindiigunden vazge<;!" demi§tir. trstad, kendi kalbinden ge<;enleri hissedip kendisini ikaz eden boyle bir zatln iimmet-i Muhammed i<;inde bulunmasrndan dolay1 Allah'a hamdetmi§tir. Bu zat, bir
miiddet sonra trstad'a "Ya Said! ~imdi vakti geldi, o dii§iindiigunii hemen yap!" diyerek yol gostermi§tir. Daha sonra da o imam, Tatar camiinde bir daha goriilmemi§tir.
trstad'rn talebelerinden Molla Hamid'in hatiralarrnda ise firar
hadisesi §6yle anlatllmaktadir:·
''Ustad'lffilZ Van eski mii.ftiisii Omer Efendiye anlatmt§. 0 da bize nakletmi§ti:
'Ruslar, finnlara canlt domuzlan atarlar ve pi§irirlerdi. Sonra da o
firrnlarda ekmek yap1yorlardt. Domuz yagi ekmeklere kart§tyordu. Ne-
Takdim
9
cis kokuyordu. Onun i<;in yemiyordum. Aynca; un ve bugday ahp el
degirmeni ile ogutiip sas:ta kendim ekmek yapar, patates veya yumurta ahp p_i§irirdim. _Benirn bu halimi goren Ruslar, "Bu delidir." diyorlarch. Rusya'da iken baz1 1ssiz yerlerde dola§trchm. Dii§iinliyor, 'Ya
Rabbi bana.bir kap1 a<;!' diye dua ediyordum. Kaichgrm yere dogru giderken, Arap kiyafetli, entarili, oniindeki ii<;- dort Ill.erkebi gotiiren birisini gordtim. Yanrmdan ge~erken bana; 'Esselamli aleyktim' diye sordu. Selfunrm alchm. 'Seni buradan <;ikarsam, Tlirkiye'ye gider .misin?'
dedi. 'Giderirn. Fakat buradan nastl s:1kacagrm, dort kapm kapah ... Diyarbakir. Kalesi gibi bir yerde bulunuyoruz. Kaptlarda: bizirn resimlerimiz var. Nobet<;iler bizi tarurlar, kap1dan nastlge<;erirn?'-dedim. 0 §ams: 'Benirn elbisemi- giy, merkepleri stir, sen ileriden git, ben sana yeti§irirn.' dedi. 'Bu adam, bo§ adama benzemiyor.' diye dii§iindtim kendi kendime. Onun elbisesini giydim ve merkepleri siirdiim gittim. Kap1dan ge<;tim, nobet<;iler bir§ey demedi. Kap1dan <;ikinca, ekmek aklima geldi. Baktrm torbada ayru benirn ekmegirn gibi dort be§ ekmek
var. 0 §ahisla yirmi dort saat beraber gittik. Benim ayaklarrm §i§mi§ti.
Ondan ayrtldiktan sonra, ben dli§iindiim: 'Dogru yoldan gidersem Ermeniler, Ruslar onlarm dillerini bilmedigirnden geri s:evirirler.' Onun
i<;in, aynca ince bir yol varch; n ince yoldan yiiriidtim. Ak§am oldu, yol
bir daga <;ikti. Orada yol falan yoktu, §a§trchm. Baktrm, orada dagda
bir inek var. 'Onu siirersem bir §enlige. rastlarrm'. dedim. inegi siirdtim, inek bir magararun oniinde durdu. 'Bre hayvan, niye duruyorsun?' derken, baktrm magaradan bir pir-i faru, abid bir zat <;ikti. Beni
ismen, cismen_ biliyordu. Bana, 'Ho§geldin, ehlen ve sehlen.' dedi ve
'Sen yorulmll§sun, a<;sm;' diyerek beni i<;eriye alch. 'Benirn ekmegirn
falan yok. Bu inegi-yaz-ki§ sagar, slitiinli i<;erirn.' dedi. Bana slit sag1p
getirdi. Daha oyle lezzetli slit i<;memi§tim. 0 gece orada kalchm. Bana
dedi ki: 'Sen Tiirkiye'ye gidersin. Tlirk karde§lerine selam edersin. Ba§lannda <,rok musibetler var.
U<; ~eye riayet etsinler:
1"'" Kur'an derslerine.
2- Ezan-1 Muhammed'iyi dairna yiiksek sesle okusunlar.
3- Cemaatten ayrtlmasinlar.'
10
Siinuhclt
Bediiizzaman Hazretlerinin bu sozlerine ilaveten ve bunlara bagh
olarak, Molla Hamit Ekinci diyor ki: "Onun i<;in Ustad'lllllZ yaruna
gelen koyli.ilere, ziyaret<;ilere daima, 'Koyiiniizde hoca var rm? Cfuni
var rm?' diye sorarc:h. 'Yok' derlerse, kizar, 'Camisiz ve hocasiz yerde
nastl duruyorsunuz?" diyerek, hiddet ederdi."
Ustad, Rus esaretinden bizim kanaatimize gore, Allah'm inayeti
ile ve HIZ1r Aleyhisselarmn rehberligiyle kurtulmu§tur. Bu firan sirasmda,. esarete geldigi yolu kullanmarm§, bizzat komiinizm yanglillil ve
fitnesinin <;Ikng1 yer olan Petersburg'dan ge<;mi§ti. Bu manah hareket,
enteresanc:hr. Boylece, Ustad komiinizmin menbalill goriiyor ve tespitlerini yap1yordu.
Leningrad'dan Almanya srmrma gelen Bediiizzaman\ Alman askerler kar§tlallll§tlr. Almanlara, kendisinin Tiirk subay1 (Milis Albay)
oldugunu ve esaretten dondiigiinii soylemi§, askerler de derhal esas
dUfU§a ge<;erek kendisini selamlarm§lar ve Ustad'1 karargllia, kumandanlarlillil yaruna gotiirmii§lerdir. Kumandanlar da, kendisine ihtiram
gostermi§lerdir. Almanya'da iki ay kalan Bediiizzaman'm Almanlar da
resmini <;ekmi§lerdir. Hekimoglu ismail Agabeyin ifadesiyle, orada Alman edip ve dii§iiniirlerine bir konu§ma yaparak: ''Ti.irk-Alman, Alman-Tiirk tarih boyunca, kadim dostturlar. Tiirkler, Alman dostluguna
sadakatte <;ok hassasiyet gosterirler." demi§tir.
Ustad, daha sonra Viyana-Sofya yolu ile istanbul'a gelmi§tir. Bu
geli§, <;e§itli gazetelerde ve 25 Haziran 1918 tarihli Tanin gazetesinde
haber olarak verilmi§tir. 19 -$ubat 1916'da ba§layan esaret, iki sene
dort ay dort giin siirerek 25 Haziran 1918'de sona ermi§tir...
istanbul'a geldikten sonra, Enver Pa§a tarafmdan Harbiye Nezaretine davet edilen Bediiizzaman Hazretlerine bir harp madalyas1 verilmi§tir. Kendisine haber verilmeden, yine Ordu-yu Humayiin'iin tavsiyesi ile, 13 Agustos 1918'de a<;tlan Darii'l- Hikmeti'l- islamiye'ye iiye
olarak tayin edilmi§tir. Bizzat Sadrazam·Talat Pa§a "Bediiizzaman Darii'l- Hikmeti'l- islamiye'ye namzettir. 0 biiyiik bir vatanperver, kahraman bir fedfildir. Millet ve memleket ugrunda fl sebllillah hayatmI vakfetmi§tir." demi§tir.
Takdim
11
Esaretten sonra Ustad, 1889'dan itibaren hep yarunda ta§1dtg1
han<;erini, Asken Mi.izenin ikinci kurucusu ve koruyucusu biiyiik filim
ve tarih<;i Ahmed Muhtar Pa§a'ya hediye etmi§tir. Bedii.izzaman'a ihninden dolayi, <;ok hiirmet g6steren Ahmed Muhtar Pa§a da, bir yadigar olarak bu han<;eri Askeri Mi.izeye alrm§, numaralandmru§ ve saklatml§trr.
5 Mart 1920'de, o ac1 miitareke giinlerinde, Avrupa ve Amerika'clan fi<;tlarla alkollii i<;kiler geliyordu. Onun i<;in Mazhar Osman,
Fahreddin Kerim, ~eyhill-islfun gibi zatlarla beraber Bedii.izzaman
Hazretleri de Hilal-i Ahdar (Ye§ilay) Cemiyetini kurdular.
16 Mart 1920'de, istanbul ingilizler tarafindan i§gal edilmi§ti. Bedii.izzaman Hazretleri, ingiliz i§galine kar§I Hutuvat-1 Sitte Risalesini
yazrm§tl. Onun i<;in ingilizler de onu yakalamak istiyordu. Talebesi
Molla Silleyman diyor ki: ''trstad gazetelerde de ingilizlere hiicum ediyordu. Tanin gazetesinde 'Tiikiiriin ingiliz mel'ununun hayastz yiiziine!' diye yazrm§tl. Bir giin Ayasofya meydarunda i§gal kuvvetlerinin askerleri bekliyorlardt. Ustad'1 yakalamak i.izere idiler. Ben <;ok korktum.
Bana 'Silleyman sen arkamdan gel. Pe§imi brrakma.' dedi. Bu arada
Yasin Sfuesinden, 'Biz hem 6nlerinden bir sed, hem arkalanndan bir
sed <;ektik. B6ylece onlan sar1verdik. Artik gormezler' mellindeki ayeti
okuyordu. Onlar bizi g6remediler, hemen yanlarmdan ge<;ip eve geldik."
Ustad'm Darii'l-Hikmet'teki resmi vazifesi, bu miiessesenin
1922'de kapanmas1yla sona ermi§tir.
Bedii.izzaman Hazretleri 1922'de Si.inUhat Risfilesini yazrm§ ve istanbul'da Evkaf-1 islamiye Matbaasmda basttrmt§tlr.
••
A
I\
••
•
SUNUHAT UZERIN.E
1970'li ytllann ba§mda, Risale.,i.Nur Kiilliyanrun biitiin kitaplan
latin harfleriyle heniiz ne§redilmi§ti. Elime "Siinllhat'' Risalesi. ge<;ti.
Uzerinde <;ah§maya ·ba§ladnn. ·Fakat, bir kelimeyi tam okuyarmyordum. Yabanc1 bir siyaset adammm 'ismi oldugu anla§ihyordu ... Oray1
bo§ b1rakip devam ettim.
izmir Yiiksek islam Enstitiisiinde ogrenciydim~ Okula geldim.
Edebiyat dersi vardi. Hocamiz, Fuat Edip Baksi idi. ~erhum, §airdi
ve baz1 §iirleri §arki olarak bestelenmi§ti. Dersleri <;ok ho§ ge<;erdi. S1kicillg1 hanralarla ·ve fikralarla ~§ar ge<;erdi. Hatta Mevlid konusu i§lenirken, ''Haydi i<;inizde ·hafizlar, mevlidhanlar var... Gelenege uygun
§ekilde bir mevlid okuyun ... ~erbetler benden ..." dedi. Sesi giizel olan
arkada§lanm1z, <;ok giizel bir mevlid okudular, hocamiz da cidden <;ok
hislendi. ~u anda <;ehresi gozlerimin oniinde ...
i§te; o rahmetli hocamiz, konunun bir yerinde hocalara saygi i<;in
Almanya'dan bir ornek veriyordu. Dedi ki:·"Aiman devlet adarm Hindenburg, bir koyiin yanmdan ge<;iyormu§. Koy okulunu ziyaret etmek
istemi§. Ogretmen derste imi§. Dogru srmfa.girmi§. Ogretmen, sanki
i<;eri hi<; kimse girmemi§ gibi, dersine devam etmi§. Dersi bitirmi§. c;ocuklar srmftan <;Iknktan sonra, en derin hiirmet hissiyle Hindenburg'un oniinde egilip onu selamlanu~. Gururlu bir siyasi 'Olan Hindenburg, ilgisizlikten <;ok cam sikildigi halde ba§tan hi<;bir §ey soylememi§; patlamak iizereyken boyle bir hiirmet onu frenlemi§ ... Arna demi§ ki: 'Sen, benim kim oldugumu <;ok iyi bildigin· halde ni<;in srmfa
14
Siinuhiit
ilk girdigimde bu sayg1y1 gostermedin de dersin sonuna b1raktm?' Ogretmen de, 'Efendim, biz <;ocuklara, en biiyiik Tann'dir; ondan sonra
ogretmenler gelir, diye tel.kin ediyoruz. Eger onlann yarunda, boyle
yapngrm gibi huzurunuzda egilsem, Tanr1 ile aram1za girer, biiyiik ogretmenler degil, devlet adamlar1 olurdu. yocuklarm da ogretmene ve
ogretmenlige saygtlar1 kalmazdi.' demi§. Hindenburg, ogretmenin bu
tavnru takdir etmi§."
KonU§mas1 bitince, "Hocam, §U Alman devlet adammm ismini tahtaya yazar rmslillZ? Osmanlica bir metinde benzer bir kelime vardi okuyamadim." dedim. Allah rahmet eylesin. 0 da, kalkip tahtaya ''Hindenburg'' diye yazdi ...
Sonra, Birinci Diinya Sava§1 ile ilgili Siinllhat'taki o boliimii buldum ve tekrar gozden ge<;irdim:
"Denildi: 'Maglubiyet mallimdu, biz bilirdik, bilerek bizi belaya
attllar.' Dedim: 'Acaba, Hindenburg gibi deh§etli insanlar nazarmda
nazari kalrm§ olan gaye-i harp, sizin gibi acemilere nastl mallim ve bedihl olabilir."
Burada bo§ b1rakngrm yere Hindenburg kelimesini yazdim ...
Siinllhat Risalesi, bir ''ifade-i Meram" ile ba§hyor.
..
"
"
SUNUHAT
ifade-i Meram
azi ayetleri d~iintirken, baz1 niikteler kalbime gelerek nota suretinde kaydettim. Elfazca zengin degilim, israfi da sevmem.
Te§rifat~1 elfaz1 begenmem. Ktsa ve oz ifademden danlma.
''Heqeyden, en iyisini al" kaidesiyle, sana ho§ gelen §eyleri al. Sana ho§
goriinmeyeni bana birak, ili§me !...
Said
B
Burada ifade edildigi gibi SiinUhat, Ustad'm baz1 ayetlerden anladig1 manfilan veciz §Ckilde yazmasmdan meydana gelmi§tir. Onun
i\in her konunun ba§mda, onlarla ilgili ayetler kaydedilmi§tir. Ashnda Risale-i Nur Killliyan incelendiginde, kullandigi dilin renkliligi ve zenginligi hemen goze \arpacaknr. Burada "Elfazca zengin
degilim." sozii bir tevazu olsa gerektir. Her§eyde iktisadi esas alan
Bediiizzaman Hazretleri, elbette israf-1 kelama yer vermeyecektir.
Bu eserinde de veciz olarak, yani az ve oz kelimeyle giizel bir iislupla meramlill \Ok giizel anlatmI§tlr. Zaten kimseye de minneti yoktur...
Sunuhtit
17
Bismillahirrahmanirrahim
'~cak iman eden ve salih (makbul ve giizel) i§ler yapanlar miistesna ... '' 1 ( Asr, 3)
-Kur'an "s:llihat''1 mutlak, miiphem (kapah) biraktyor. ~iinkii ahlak ve faziletler, hiisiin ve hayir s:ogu nisbidirler. Nev'den nev'e ges:tiks:e degi§ir. Sllliftan srmfa indiks:e aynhr. Mahalden mahalle tebdil-i
mekan ettiks:e ba§kala§tr. Cihet muhtelif olsa, muhtelif olur. Ferdden
cemaate, §ahtStan millete S:tknks:a maruyeti degi§ir.
Mesela, cesaret, sehavet, erkekte gayret, hamiyet ve muavenete sebeptir. Kadmda, nii§ilza (iffetsizlige, itaatsizlige) vakahata (hayasizhga), koca hakkma tecaviize sebep olabilir.
Mesela, zayifm kuvvetliye kar§t izzet-i nefsi, kuvvetli de tekebbiir
(kibirlenme) olur. Kavlnin zayifa kar§t tevazu zay1fta tezelliil (zillete
dii§me) olur.
Mesela, bir ulu'l-emr (idareci, :lmir), makammdaki ciddiyeti vakar,
mahviyeti zillettir. Hanesinde ciddiyeti kibir, mahviyeti tevazudur.
Mesela, tertib-i mukaddematta tefviz (i§in ba§mda yaptlmas1 gerekenleri yapmadan, sebepleri haz1rlamadan tevekkill etmek), tembelliktir. Terettiib-ii neticede (gerekenleri yapnktan sonra neticeyi Allah'tan
bekleyip raz1 olmak) tevekkiildiir. ~ah§manm semeresine, kismetine n1
Sfilihat kelimesinin mutlak b1raktlmasmm sadece bu yoniinii beyan eder.
18
Siinuhdt
za kanaattJ.r; <;ah§ma meylini kuvvetlendirir. (Gah§madan) mevcut ile
iktifa etmek, dlin-himmetliktir (gayretsizliktir).
Mesela, ferd, tek ba§ma, kendi adma olsa mlisamahas1, fedakarlig1
sllih bir ameldir. Ba§kalan adma olsa, lu.yanet olur.
Mesela, bir §allS kendi namma hazm-1 nefis eder (nefsini kmp tevazu gosterir)' tef:lhur edemez (oviinemez). Millet n:lmma tef:lhur
eder, hazm-1 nefs edemez.
Herbirinden hirer misal gordiin; istinbat et (benzerleri ic;in kendin bunlara bakip misaller c;ikar).
Madem ki Kur'an, biitiin tabakalara, biitiin as1rlarda, biitiin hallerde §UIDilllii ezeli bir hitaptlr. Hem nisbi hiisn ve haylf c;oktur. Sllihatln 1tlaki (mutlak birakilip herhangi bir§eyle kay1tlanmamas1), beligane
bir kaz-1 mutnebtir (manay1 c;ogalnp uzatan veciz ifadedir). Beyanda
siiklltu, geni§ bir sozdiir.
Ayette ge<_;:en sfilihat kelimesi, "~u, §U ibadet, zikir ve tutum ve davraru§lardan ibarettir." diye kayitlanmadan mutlak b1rakilip iyi i§ler,
yararh ameller manasma oylece brraktlrm§nr. <;iinkii namaz, oms:,
hac, zekat gibi gi.izel amellerin, yanmda, duruma gore <_;:ok degi§ik,
hal, tutum, davraru§ ve hareketler de nisb1 ve izafi manada silihann
i<_;:ine girer. Binlerce silihan ifade etmek i<_;:in sayfalar yetmez. Arna
herkes de, Bediiizzaman Hazretleri gibi ayetlerin tazammun ettikleri derin ve ince manfilar1 hemen kavray1p alamaz. Onun i<_;:in mana
gavvaslar1, ir§adm kutup ve gavslar1 Guam <;Ukuru gibi derinliklere
dalarlar; inci ve mercandan daha kiymetli ilahl maksad ve muradlan asrrlarmm sofralarma sererler... Ne mutlu onlardan istifade etmesini bilenlere!.. Hfila, oniimiize serilen bu semav1 miidelerden istifade edemiyorsak, kendimize yazik etmi§ oluruz. Ustad'm sadik talebesi Ziibeyr Giindiizalp Agabeyimizin dedigi gibi "Evliyaullahm
bir soziinde, yetmi§ mana bulunabilir. Onlar1 dii§iine dii§iine ve
tekrar tekrar okumamiz lazrmdir."
-5imdi mesela, siz bir valisiniz, valilik makammda nastl davranmaruz gerekiyor? Vali oldugunuz halde evinize geldiniz. Hanenizde
bir misafir var. Nastl davranacakslillZ? Evinizde tevazu i<_;:inde; valilikte vakarla hareket etmek zorundaslillZ.
Siim1htit
19
Fedakarhk, miisarr.aha kendiniz adma giizel bir davram§t:J.r.
Bununla beraber, bir yerde bir toplumu, hatta bir millet ve devleti
temsil ediyorsaruz orada nastl davranacakslillZ?
Tevekkillle tembellik; onur ve vakar, tevazu ve zillet nastl birbirinden aynhr? i§te burada sllih amelin ne oldugu belirtilmi§.
Daha sonra sllihat ve tllihat olarak, ''Lemaat'' ismindeki Risalede,
hem de manzum §ekilde bu mesele geni§s:e ele ahruru§t:J.r.
"Muhakkak ki, Eacirler (giinahkarlar) cahimde (cehenneminde)
dir." (infitar, 14)
Alobet, ikaba (ceza ve azaba) delildir; had.sen (sezmekle) onu gosteriyor. Masiyetin (isyan ve giinahm) ekseriya diinyada olan filobeti,
bir hads (sezgi) emaresidir ki, cezasmda bir ikab varchr. c;iinkii herkes
hususi bir tecriibe ile goriiyor ki, hi<;bir tabii miinasebeti olmachg1 halde, masiyet.kotii bir neticeye var1p dayamyor. Bu kadar c;okluk ve bollukla olmas1 tesadtif olamaz.
Eger §U umum muhtelif husftsi tecriibeler nazara alimrsa, goriiniir
ki, ortak noktalan yalmz masiyetin tabiatichr ki, cezay1 gerektiriyor.
Demek ceza, masiyetin zaci lazlffil (ondan aynlmayan bir ozelligi)dir.
Madem diinyada filcfunle (c;ogu zaman da olsa) bu lazim, s1rf
masiyetin tabiati ic;in terettiip ediyor. Elbette, bu diinyada terettiip etmeyen, lliirette terettiip edecektir. Acaba kii<;iik bir tecriibe gec;irmemi§
ve: "Filan adam fenalik etti, belasrm da buldu." dememi§ kim vardir?
Bu ayetin tefsiri maruyetinde,. Bediiizzaman Hazretleri, giinahkarlarm ahirette ceza goreceklerine <lair hayat tecriibelerinden ahruru§
bir gers:egi ortaya koyuyor.
Ben, bu bOliimii okurken merhum Yusuf Yaman dedemin anlatt:J.g1
bir olay1 haurlarrm:
"<;Dcuklugumda seferberlik karga§alan is:inde, baz1 e§kiyalar tiiremi§ti. Bunlar asker kas:agi zllimlerdi. Koyde kalmi§ ya§hlarm evlerini bas1yor, koltuklarmm aluna kaynami§ yumurta koyarak i§kence ediyor, nerede paralar1, alunlar1 varsa ahyorlardi. Babam Molla
20
Siinuhat
Abdullah harpte §ehit olnlu§tu. Amcalarrm sav<l§ta idi. Bir gece,
bir s:algi sesiyle uyandrm. Pencereden bakngrmda, gordiim ki; arkada bahs:eligin is:inde biiytik bir ate§ yaktlrm§, is:ki-i§ret is:in e§kiyalar
etrafina toplanmt§t1. Almnda ve yiiziinde kocaman bir yara izi bulunan ba§lanndaki s:ete reisini iyi gordiim. Arna harp bitti, bir §ekilde bu herif kurtuldu. Hac1bekir ve <;avdarhisar pazarlannda ben
onu goriir, ~damm yapt1klar1 yaruna kar kaldi.' diye i.iziiliirdiim.
Arna seneler sonra karh bir giin, kopegimiz gece yar1s1 evimizin
bahs:esinin dort bir yaruna ko§arak havlay1p duruyordu. Kalktrm,
gittim. Baktrm; kocaman bir adam, wr yiiriiyor: ~' olemedim
kaldrm ... Siiriiniiyorum... ' diyordu. Yi.iziiniin yaras1 ile o!.. Evlatlan, yakmlar1 bakmami§lar, o ya§ta onu atmI§lar. 0 da, bizim koyiin
m~allelerinin odalannda kalmaya b<l§lamI§. Gece tuvalete s:Ikmi§,
fakat yolu kaybetmi§. i§te boyle inleyip duruyordu." dedi.
Ben kendim de, Sangol kazasmda, Kur'an kursunda okurken '~
Allah'rm!" diye diye inleyen ve olnleyi temenni eden bir zavalh gormii§tiim. Onun is:in de, benzer giinahlarmdan bahsetmi§lerdi ...
"Sizleri tam§aSlDlZ diye kabile (milletlere) ve §Ubelere (siilaJelere)
ayirdik'' (Hucurat, 13)
Evet, kabile kabile, §Ube §Ube bu yaratl§lffilZIIl sebebi, taru§asrmz,
yardnnla§as1IllZ ve araruzda muhabbet baglar1 kuras1IllZ diyedir. Yoksa,
kar§illkh yabanctla§arak inatla§tp birbirinize dii§manhk yapas1IllZ diye
degildir... Bir neferin takimda, boliikte, taburda, firkada hirer rahitas1
hirer vazifesi oldugu gibi, herkesin ictimai heyette, zincirleme (silsile-i
meratibe uygun §ekilde) irtibatlar1 ve vazifeleri vardir. Halita §eklinde
(kari§Ik halde) belirsiz olsa, taru§ma ve yardnnla§ma olmaz.
U nsuriyetin (milliyets:i dii§iincelerin) uyanmas1 ya miisbettir ki,
kendi milletine §dkat ile canlanarak harekete gelir ki, taru§ma ile yardnnla§maya sebeptir. Veya menfidir ki, irks:tlik hirsi ile uyaru§a ges:er
ki, tenakiir (yabanctla§ma, antipati duyma) ile inatla§marun sebebidir.
islamiyet bunu reddeder.
Ustad, bu hususta daha sonra yazdig1 Mektubat Risalesinde §6yle
demektedir: "Nastl ki bir ordu firkalara (tiimenlere), firkalar alayla-
21
Siinuhdt
ra, alaylar taburlara, bolilldere, ta takunlara kadar aynhr. Ta ki, her
neferin muhtelif ve miiteaddit miinasebetleri ve o miinasebetlere
gore vazifeleri tarunsm, bilinsin- tao ordunun efradlar1, yardiml<t§ma diisturu altmda, hakiki bir vazife-i umwniye gorsiin ve is:timai
hayatlan
d~manlarm
hiicumundan korunsun. Yoksa, boyle bolii-
niip aynlma, bir bOliik bir boliige kar§l rekabet etsin, bir tabur bir
tabura kar§l hasunca davrarup d~manhk etsin, bir firka bir firkarun
aksine hareket etsin diye degildir.
Aynen oyle de, islam1 heyet-i ictimaiye biiyiik bir ordudur; kabilelere ve taifelere ayrtlmi§trr. Fakat binbir bir birler adedince birlik cihetleri var; Hfiliklan bir, Raziklari bir, Peygamberleri bir, kibleleri
bir, kitaplar1 bir, vatanlar1 bir, bir, bir, bir, binler kadar bir, bir... i§te bu kadar bir bider karde§ligi, muhabbeti, birlik ve beraberligi gerektiriyor. Demek kabilelere ve taifelere ayrtlmak, §U ayetin ilan ettigi gibi, taru§lp kayna§ma ve yardimla§ma is:indir; birbirine antipati duyma ve dii§manca davranma is:in degildir.
Milliyet fikri, §U as1rda s:ok ileri gitmi§. Bilhassa hilekar ve sinsi Avrupa zllimleri, bunu (1rkphg1) Miisliimanlar is:inde menfi bir §ekilde uyandmyorlar;
ra ki
pars:alay1p onlari yutsunlar. Onun is:in §U
zamanda ictimfil hayat ile me§gfil olanlara, 'Milliyet fikrini birakiruz!' denilmez. Fakat milliyets:ilik iki kisundrr. Bir ktsm1 menfidir,
ugursuzdur, zararhdrr. Ba§kasrm yutmakla beslenir, digerlerine dii§manhkla devam eder, uyaruk. davrarur.
~u
ise d~manliga ve ke§me-
ke§e sebeptir. Onun is:indir ki, hadis-i §erifte ferman etmi§: 'islamiyet, clliiliyetten kalma irks:illg1 kaldirmt§tlr.' Kur'an da ferman etmi§: 'Kafirler, kalplerine cahiliyet taasubundan ibaret olan o gayreti yerle§tirdiklerinde, Allah, Peygamberinin ve miiminlerin iizerine
siikUnet ve emniyeti indirdi ve onlara takvada ve sozlerine baghhkta sebat verdi. Zaten onlar buna laytk ve ehil kimselerdi. Allah ise
her§eyi hakktyla bilir.' (Fetih, 26)
i§te §U hadis-i §erif, §U ayet-i kerime, kati bir Surette menfi bir milliyeti ve unsuriyet (irks:illk) fikrini kabul etmiyorlar.
<;tinki.i miisbet
ve mukaddes islamiyet milliyeti ona ihtiyas: biraknuyor.
22
Siinuhat
Evet, acaba hangi unsur var ki, ii<; yi.iz elli milyon (§imdi bir bu<;Uk
milyar) vardir? Ve islamiyet yerine o rrks:tltk fikri, fikir sarubine o
kadar karde§leri, hem ebedi karde§leri kazandrrsm!" (26. Mektup,
3. Mebhas)
''Arzda (hareket eden)
ait olmasm.:u (Hud, 6)
hi~bir
canh yoktur ki, onun nzla Allah'a
RlZlk, hayat kadar, kudret nazannda ehemmiyetlidir. Kudret <;tkanyor, kader giydiriyor, inayet besliyor. Allah'm ezeli kudreti deh§etli
bir faaliyetle, kesif (katt, karanhk) filemi, Iarlf fileme kalbediyor. Kamattn zerrelerini hayattan hissedar etmek i<;in, edna (kii<;i.ik, basit) bir sebep ile, bir bahane ile <;ok biiyi.ik ehemmiyet vererek hayatt verdigi gibi, aym derece ehemmiyetle dogm orantth olarak, nzlu da hazirhyor.
Hayat; muhassal-1 mazbuttur (belirli §ekilde, derli toplu vaziyette meydana gelmi§tir), goriiniir. Riztk: ise gayr-1 muhassal (daha meydana gelmemi§); tedrki (yava§ yava§, par<;a par<;a) miinte§irdir, dii§iindiirlir.
Bir nokta-i nazardan denilebilir ki, "A<;hktan olmek yoktur." Zira
i<; yag1 vesiir surette depolanan g1da bitmeden evvel oliiyor.
Demek (\Ok yeme, a§m beslenme) adetini terketmekten meydana
gelen hastaltk: oldiiriir. Riztk:sizhk degil.
Cenab-1 Hak, kudretiyle hayati yaratt1g1 gibi nzki da o onemde var
ediyor. ilaw inayet ve itina ile besliyor. Hum.mah bir faaliyetle sanki, karanhk ve katl ta§lar, topraklar, inceltiliyor, §effaf ve litif hale
getirilerek hayata mazhar killruyor.
Hayath viicut ile, onun nzki arasmdaki durum; sanki muvazzaf
olup silah alt1nda bulunan askerlerle, heniiz askere gelmemi§, ama
askerlik §Ubelerinde hangi birlige gidecekleri belli olan asker adaylanmn vaziyetine benziyor. <;;iinkii herkesin nzki bellidir. Kader kalemiyle sanki nz1klann ahnlarma kimin nzki olacaklar1 yazlffil§tlr.
Fakat havada, suda, yerin derinliklerinde ve diinyamn her tarafmda
dag1ruk bir vaziyette olduklar1 is:in, insanlar ''Acaba as: m1 kalacag1m!" diye endi§e duyarlar.
Siinuhiit
23
Halbuki, yavrular anne karrunda a'cez (s:ok aciz) olduklari is:in dudaklarlill bile kip1rtdatmalarma gerek kalmadan gobeklerinden beslenirler. Dogunca a'cezlikten normal acizlige yi.ikselirler. Onun is:in
memeler musluguna sadece agizlarlill yap1§tlracak kadar bir i§ yapmalar1 yeterlidir. Arna giis:lendiks:e, memelerden slit de kesilmeye
ba§lar. Biiyiidiiks:e rmk arnk ayagma gelmez, billlis, "Sen ey rizka
muhtas: adam, gel beni bul." der. Canltlarm giis:, kuvvet ve iktidarlan ile rmk arasmda ters orannh bir miinasebet vardir. En giis:siize
en biiyiik yardim yapilir. Meyve kurtlar1 gibi ...
Bu bakimdan as:hktan olme yoktur, denilebilir.
<;iinkii hiicrelerde
depolanm1§ besinler bitmeden once oliimler gers:ekle§iyor. Yani sizin kilerinizde yiyecek maddesi var, ama yemek yapma ah§kanhg1Il1Z
olmadig1 is:in, onlar orada beklerken siz as: kalabiliyorsunuz. Ay-
ru §ekilde, orus: tutmayan ve az yeme ah§kanhg1 olmayan insanlar,
hiicrelerindeki besinleri kullanma ah§kanhg1 kazanamayan, a§m
beslenmeyle tembel hale gelmi§ is: mekinizmalar sebebiyle, as:hga
dayanamayarak olebilirler. Buna da, as:hktan olme denmez.
Aynca, bile bile silah vesaire ile insanlarm oldiiriilmesi gibi, yer alti
ve yer iistii kaynaklar1Il1Il gasp edilmesi, yagmalanmas1, mazlum
ve magdur topluluklarm as:hga ve oliime mahkfun edilmeleri de her
halde boyle miitaala edilmelidir.
Bu hususta, Risale-i Nur Killliyatlmn degi§ik yerlerinde geni§ malUm.at vardir.
''.Ahiret hayatma gelince, gerfek hayattarhk odur." 2 ( Ankebut, 64)
Kiiremiz hayvana benziyor. Hayat eserleri gosteriyor. Acaba yumurta kadar kiic;tilse, bir nevi hayvan olmayacak m1chr? Veya mikrop
ki.ire kadar biiyi.ise, ona benzemeyecek midir?
Hayati varsa, ruhu da vardir. Biiyi.ik insan olan filemin, is:ine alchg1 kainat sistemi o derece hassasiyet ve hayat eserleri gosteriyor lei; bir
ceseddeki organlann, zerrelerin izhar ettikleri tesaniit, birbirlerine kar2
Hakiki hayat ancak ahiret aleminin hayat:J.dir. Hem o alem hayatm ta kendisidir. Hic;bir zerresi olii degildir. Demek dtinyanuz da bir hayvandir.
24
Siinuhtit
§1 alaka ve yardunla§madan daha ziyade muntazam, ·uyumlu, miikemmel eserleri gosteriyorlar.
Acaba filem ins an kadar klis:iilse, ytldizlar1 (o viicudun) zerreleri ve
atomlar1 hiikmline ges:se, o da (§U filem) §Uurlu bir canh olmayacak rm.,.
dir? ~u ayet deh§etli bir s1m telvlh eder (as:1ga s:ikanr).
Kesretin mebdei vahdettir,. miintehas1 da vahdettir. Bu bir, fitrat
diisturudur.
Ezell kudretin feyz-i tecellisi ve ibda (his:ten, modelsiz olarak yaratma) eseri olan k:1inattaki kuvvetten biitiin zerrelere, her bir atoma
hirer cazibe (s:ekim) zerresi yaratlp ihsan ederek ve ondan da k:linatin
rab1tas1 olan birle§IDi§, miistakil, muhassal cazibe-i umUmiyeyi (genel
s:ekim kanununu, Cenab-1 Hak) in§a ve icad etmi§tir.
N astl ki, zerrelerde kuvvetin fC§eh:1tI (s1zmttlan) olan cazibelerden
meydana getirilmi§ bir cazibe-i umumiye vardir. 0 da kuvvetin ziyas1dir. izabesinden (eritilmesinden) dogan latif bir istihfilesidir. Aym §ekilde, k:1inata serpilmi§ damlalarm ve hayat partltllarmm da muhassah
(hepsinden var edilmi§) bir hayat-1 umumi olmak gerektir. Hayat varsa ruh da vardir. Oteki gibi miinteh:1-i ruh bir mebde-i ruhun feyzinin
cilvesidir. 0 mebde-i ruh da Ezell Hayatin tecellisidir ·ki, tasavvuf dilinde "hayat-1 sariye" diye isimlendirilir.
i§te, ehl-i istigrakm i§tibahmm (gers:egi kan§tlrmasmm) sebebi ve
§atahatln (manevi sekir ve istigrakla soylenen ols:i.isiiz, dengesiz sozlerin) kaynag1, §U ztlli (golgeyi), astl ile kar1§t1rmalandir.
Ahiret fileminin ta§I, toprag1 ve agac1 da hayattardir. Bir ta§a, ehl-i
cermet "Gel!" deyince gelecektir...
Aslma bakarsak; semavat filemi, ruhlar filemini, melekut filemini,
cenneti de ihtiva ettigi gibi, bir cihette perde altmda bu is:inde bulundugumuz §ehadet filemini de ku§atml§tlr. Evet, kiinat biiyiik bir
insan viicudu gibi, is: is:e girmi§ daireler gibi binlerce filemi is:ine almaktadir...
i§te Beditizzaman Hazretleri, bu gers:eklere ve manevi mii§ihedelerine dayanarak filemin bir insan viicudu gibi oldugunu, onun haya-
Sunuhiit
tlnln. bulundugunu soyliiyor. Oyle ki, "Evet, nastl ki, insarun unsur
ve elementleri kiinatm unsurlanndan; kernikleri ta§ ve kayalanndan; sas:lan nebatat ve agas:lanndan; bedeninde cereyan eden kan
ve goziinden; kulagmdan, burnundan ve agzmdan akan ayn ayn
sulan arzm s:e§melerinden ve madeni sularmdan haber veriyorlar,
delfilet edip onlara .i§aret ediyorlar. Aynen oyle de;, insarun ruhu
ruhlar fileminden; Mfizas1, levh-i Mahfuz'dan; hayal duygusu misfil
fileminden ... i§te bunlar gibi her bir cihaz1 bir filemden haber veriyor ve onlarm varhklarma kat'i §ehadet ediyor." diyor.
Aynca, her bir atom zerresindeki s:ekim giiciiniin kiinattaki biitiin
s:ekim giis:leriyle birle§erek biiriin hfilinde "genel s:ekim giiciinii"
meydana getirmesi gibi, kiinata yaytlmi§ hayat damla ve partlttlarmdan da biitiin hfilinde bir "genel hayat''m meydana getirilecegini
ifade ediyor. Evet nastl ki, insan olii kitlelerden meydana gelmi§ bir
canli degil; billlis her biri tek ba§ma bir canli olan yiiz trilyon canh hiicreden meydana gelmi§ bir hayat sahibidir. Trilyonlarla canlidan meydana gelmi§ olan insarun bir ruhu oldugu gibi, biitiin canWarm hayatlnln toplam1 olan bu tek "tunumi hayatm" da elbette bir
ruhu vardir. Buna,. tasavvuf dilinde "hayat-1 sariye" denilir. Bu hayat-1 sariyeyi yaratan da Allah'tlr. Arna istigrak halinde, §atahat nevinden agtzlarmdan yanli§ sozler zuhur eden baz1 mutasavv1flar,
ha§a bu hayat-1 sariye'yi Cenab-1 Hakk'm Hayat-1 Ezeliyesi ile kan§tirrm§lardir. Hatta baztlan da "Biz, Allah'tan bir pars:aytz." diyecek kadar bir yanli§a saplanrm§lardrr. Bunlarm yanli§mm kaynag1,
i§te burada anlattlan meselede izah edilmektedir.
Bediiizzaman Hazretleri Mesnevi-i Nuriye'de §6yle demektedir:
''Aziz karde§im bil ki: ~u filemi ziyalandiran giine§in, bir sinegin goziine tecelli ile girip l§iklandirmas1 miimkiindiir. Arna ate§ten bir kivtlclffilil o sinegin goziine girip aydinlatmas1 imkan hmcidir. <;iinkii gozii patlatrr. Aym §ekilde, bir zerre, Ezell Giine§'in (Cenab-1
Hakk'm) tecellisine mazhar olur. Fakat Miiessir-i Hakikiye (Cenab-1
Hakk'a) zarf olmaz."
Sonradan yaratilrm§, miimkinattan olup arlZl bir viicuda sahip olan
insan, nastl olur da kendisinin, ezeli, ebedi, pars:as1 oldugunu iddia
eder? Allah, dogurmarm§tlr, dogmarm§tlr, yani boliinmez, pars:a-
25
26
Sunuhat
lanmaz ~i ve benzeri yoktur. Her§ey ona muhtas: olup kendisi his:bir §eye muhtas: degildir.
c~ah yolunda katlolunanlara olii demeyin. Onlar diridirler. Fakat siz bunun farlanda degilsiniz." (Bakara, 154)
Yani onlar kendilerinin hayatta olduklanmn ve olmediklerinin
§Uurundadrrlar.
~ehid kendini hayatta bilir. 3 Feda ettigi hayati sekeratl (oliim anmdaki oliim hllini) tatmachgmdan, kesintisiz ve devamh goriiyor. Yalmz
daha nezih olarak buluyor. Diger meyyitlere nisbeti §Ulla benzer ki; iki
adam riiyada ~e§itli lezzetleri i~inde toplayan bir bah~ede geziyorlar.
Biri riiyada oldugunu bilir, (nastl olsa riiyadayun diye o lezzetlere)
ehemmiyet vermez. Digeri ise, kendisini (riiyada degil) uyamk.bilir, o
lezzetlerden hakiki olarak istifade eder.
Riiya filemi, misfil fileminin golgesi, misfil filemi de berzah fileminin golgesi oldugundan diisturlar1 birbirine benzemektedir.
Ustad, bu hususu daha sonra Mektubat Risalesinde daha geni§ ele
olarak, be§ tabaka hayattan dordiincii hayat tabakasrm §ehitlerin
hayat tabakas1 olarak izah etmi§tir. Bu hayat tabakas1 diinya hayatma benzer, fakat ondan s:ok yiiksek ve nezihtir. 0 tabakada bulunan §ehitlerin efendisi Hz. Hamza, kendisine iltica edenleri
himaye etmektedir.
Ziya amcamm oglu Hiiseyin'le beraber askere gitmi§tik. Ben, dort
ay sonra dondiigumde onun §ehit oldugunu ogrendim. Hiiseyin,
namazlarrm ktlan, kimseye kari§mayan giizel huylu birisiydi... Ziya
amcam dedi ki: "Sirn nedir bilmiyorum, ama ben Hiiseyin'i riiyamda hep yiizba§l olarak, s:ok mutlu goriiyorum." Ona bu meseleyi .anlattlm ve "O, askerde bir er iken, birden §ehitlik vas1tas1yla
oyle giizel bir makama pkti ki, hilinden s:ok memnun ve mesut bir
§ekilde senin riiyalarma giriyor. Sen de onu bu riitbede goriiyorsun." dedim.
3
Acip bir vfilua §U manaya bana kati kanaat vermi§tir.
Sunuhiit
27
"Kim bir katil olmayan ve yeryiiziinde fesad pkarmayan bir insam oldiiriirse, sanki. biitiin insanlar1 oldiirmilij gibi olur. Kim de bir insam ihya ederse biitiin insanlan ihya etmi§ gibi olur." (Maide, 32)
~u ayet haktir, akla aykm degildir, hakikattir. ic;inde miicazefe (ka-
fl§tlrma, doldurma) ve miibfilaga yoktur. Halbuki ayetin zfilllri dii§i.indiiriiyor.
Bu ayet iki ciimle, yani bOliim hfilinde izah edilmektedir.
Birinci Ciimle
Adfilet-i mahzamn en biiyiik diisturunu koyuyor. Diyor ki: Bir
masumun hayati, kam, hatta biitiin insanlik ic;in bile olsa, heder edilemez. ikisi (yani terazinin bir kefesinde bir masum, obiir kefesinde biitiin insanlar bulunsa) Allah'm kudretine gore bir oldugu gibi (yani bir
ol emriyle bir insam bir anda yarattig1 gibi biitiin insanlar1 da aym
emirle bir anda yaratir), bu ikisi Allah'm adfiletine gore de birdir. (Biitiin insanhgm menfaati ic;in bile olsa, masum bir insanm kam akittlamaz). Ciiz'iyatm killliye nisbeti bir oldugu gibi, hak ve hukukun dahi
adfilet terazisine kar§l nisbeti birdir. 0 nokta-i nazardan, hakkm kiic;iigu biiyiigu olamaz.
Lakin, adfilet-i izafiye, parc;ay1 biitiine feda eder. Fakat irade sahibi parc;amn, ac;1kc;a ve net bic;imde veya Zlffillen iradesiyle nza gostermesi §artiyle ... Eneler (benler) nahniiye (bize) inktlap edip mezd (bile§im hale gelmi§), cemaat ruhu dogarak, biitiine feda olmak ic;in ferd
zlffillen raz1 olmu§ olabilir.
Bazen nur, nar (ate§) goriindiigu gibi belagatin §iddeti de miibfilaga goriiniir.
~u
noktada belagat niiktesi iic; noktadan meydana geliyor:
Birincisi: insan faratlndaki isyan ve tehevviir istidaduun, Sllllrs1z
oldugunu gostermektir. Hayra oldugu gibi, §erre dahi insanm kabili-
yeti sonsuz gibidir. Bencillikle oyle insan olur ki, heves ve ihtirasma
mini her§eyi, hatta elinden gelirse, di.inyay1 harap ve insan nevini mahvetmek ister.
28
Sunuhat
ikincisi: F1trl istidadm hari<;te kuvvetinin derecesini ortaya koymakla, imkan dairesinde olabilecek bir§eyi olmll§ gibi gostererek, nefsi kotilltikten vazge<;irmeye <;ah§ir. Demek ki, o gadr daman ve isyan
<;ekirdegi giiya potansiyel gii<; durumundan bilfiil icra durumuna <;ikffil§ gibi, imkanan vukuata <_;:evirerek, kabiliyetli bulundugu meyveleri
verip, bir zakkum silretinde hayalin gozii oniine koyar. Ta ki, istenilen
nefret ve vazge<;irme i§i, nefsin dibine kadar i§letilsin ...
ir§adl belagat boyle olur.
U<;iinciisii: Kaziye-i mutlaka (ku§atng1 alan, zaruret gibi kay1tlarla srmrlandmlmarm§ §iimullii htikiim), bazen kiilliye ve kaziye-i vaktiye-i miinte§ire (muayyen bir zamana mahsus olmay1p, _zamanlar i<;inde dagilip herhangi bir zamanda meydana gelen htikiim) bazen daime
gibi goriiniir. Halbuki bir ferd, bir zamanda hiikme mazhar olsa, kaziyenin manttk as:1smdan dogrulugu i<;in kilidir. Ehemmiyetli bir kemmiyet olsa, orfen dahi dogrudur. N astl ki, her mahiyette baz1 harikulade ferdler veya o nevin nihayet derecede tekemmiil etmi§ bir ferd
veya her ferd i<;in- acib §artlar1 i<;inde toplayan harika bir zaman bulunur ki, diger fertler ve zamanlar o ferde veya o zamana nisbeten zerreler kadar, kii<;iictik baliklarm, balina bahgma nisbeti gibi kahr.
Bu sma binaen birinci ciimle ger<;i zahiren kiilliye ise de, daime
degildir. Fakat be§ere katlin zaman cihetiyle en miithi§ ferdini nazara
vazediyor (goz oniine getiriyor).
Oyle zaman olur ki, bir kelime bir orduyu bannr; bir gillle otuz
milyonun mahvma sebep olur. N as1l ki oldu da... Oyle §artlar altmda
olur ki, kii<;tik bir hareket insam, fila-y1 illiyylne s:ikanr. Oyle hfil olur
ki, kii<;tik bir fiil, insam esfel-i s:1ftline indirir.
Boyle kaz1ye-i mutlakada veya miinte§ire-i zamaniyede boyle haller, biiytik bir ntikte i<;in nazara ahmr. Boyle acip ferdler ve acip zamanlar ve haller mutlak, miiphem birakilir.
Mesela: insanlarda veli, cumada dualara icabet edilen dakika, Ramazanda leyle-i Kadir, Esmaii'l Hiisnada ism-i Azam, omiirde ecel
me<;hul kaldik<;a, sair ferdler dahi kiymetli kahr, ehemmiyet verilir. Taayyiin ettik<;e (muayyen ve belli olduk<;a, digerleri ragbetten dii§er.
Sunuhat
29
Yirmi sene miiphem bir omiir, nihayeti muayyen bin seneye tercih edilir. Zira vehim, ebediyete ihtimal verdiginden, miiphemde nefsi kandmr. Muayyende ise, yans1 ge<rtikten sonra, daragacma yava§ yaVa§ yakla§ma gibidir.
Bediiizzaman Hazretleri bu ayetin once birinci ciimlesini, yani
"Kim katil olmayan ve yerytiziinde fesat s:Ikarmayan bir ki§iyi oldiiriirse, sanki biitiin insanlan oldiirmii§ gibi olur.".ifadesini ele ahyor
ve bundan s:Ikan adalet-i mahza prensibini izah ediyor. Adfilet-i
mahzaya gore, biitiin insanhgm faydas1 is:in bile olsa tek bir insanm
hukukuna tecaviiz edilemeyecegi ifade ediliyor. Allah'm ezeli ve
sonsuz kudretine gore, biitiin insanlarm yaratili§l "ktin" emriyle,
tek bir insanm yaratili§I da yine "ktin" emriyledir. Birile milyar fark
etmez. Aym §ekilde, Allah'm adaleti kar§Ismda bir ki§inin hakki,
biitiin insanltk is:in feda edilemez. Adalet-i.izafiye ise farkhdir. bazen, biitiin is:in pars:a feda edilebilir. Arna yine de biitiin bir insanltk. is:in feda edilecek ferdin buna raz1 olmas1 §arttlr. Yoksa zuliim
olur. Zaren adalet-i mahzayi uygulamak imkan dlliilinde ise, adalet-i izafiyeye gidilemez.
Bu ciimle, insanda bulunan isyan ve zuliim damarmm s1mrsizhg1Il1
da gosteriyor. Yani bir insan, giinahsiz bir insam Oldiirebiliyorsa;
mrs ve arzularma engel ise, biitiin insanhg1 bile Oldiirebilir. Diinyay1 ate§e vermeye kalkan Neronlarm tav1rlar1 da, ayetin i§aretini tasdik etmektedirler. Bir zaman bir katil, kendini miidafaa eden avukatma:
"imkan
olsa biitiin insanlar tek bir insan olup orilardan
meydana gelen boyun bana uzattlsa da hepsini birden kessem ... "
demi§tir. Baz1 katiller ''iik cinayet miihim, arttk arkas1 geliyor. En
giizeli cinayete elin his: uzanmamasi. .. " demi§lerdir. Terorist ve katliamc1larm bir kisrm yeti§tirilirken once, toplu halde hayvan oldiirtmekle i§e ba§latiliyorlar.
Bediiizzaman Hazretleri i§i bitmi§ bir ampiilii (lambay1) yere vurmak is:in elini kaldiran bir talebesine, "Onu yava§s:a yere koy. Bu
kiymetsiz bir §CY, kirsan ne olur, ama eger onu yere s:arparsan, sendeki tahrip etme duygusu uyarnr da bu sefer pars:alayacak, kinp do-
Sunuhiit
30
kecek b31ka §eyler aramaya b31larsm!" diyerek onu bu hususta ikaz
eder ve ona nasihatta bulunur.
i§te bu ayetin birinci ciimlesiyle, insan fitratmda patlayabilecek zararh madenler gibi bekleyen isyan, tehevviir, gadr ve zulfun damarlar1Il1Il neler yapabilecegi tasvir edilmi§tir. Biitiin insanhga kar§I i§lenen cinayet resmedilerek, insan kotiiliikten vazge\irilmi§, cinayetten uzak tutulmllij olmaktadrr ve insanda boyle \irkinliklere nefretle bakma hissi geli§tirilmektedir.
Yine ayetin bu birinci ciimlesiyle, bazen bir cinayetin, biitiin insanhgm hayatma mal olacak neticeler verebilecegi ifade edilmektedir.
Nitekim, bir Sirp teroristinin Avusturya Veliahdma attlg1 bir bomba, Birinci Diinya Sav311'nm \ikmasma sebep olmllij ve bu sava§ta
milyonlarca insan olmi.i§tiir. i§te, bir nevi, "Masum bir insan oldiiren, biitiin insanlar1 oldiirmi.i§ gibidir." hiikmiinii tasdik etmi§tir...
Tenbih
Baz1 ayetler ve hadisler vardrr ki, mutlak:achr; killliye telak:ki edilmi§. Hem oyleler varchr ki, miinte§ire-i muvak:k:atedir, daime zannedilmi§. Hem mukayyed var, imm hesap edilmi§.
Mesela, demi§: "Bu §ey kiifurdiir." Yani, o s1fat imandan dogmaffil§, o sifat kafirdir. 0 haysiyetle, "O zat, kiifur etti" denilir. Fak:at mevsufu ise, (daha ba§ka) masum ve imandan dogduklar1 gibi, imarun s1zmttlarma da haiz olan ba§ka masum s1fatlara milik oldugundan, "o zat
kafirdir," denilmez. iIIa ki, o sifat kiifurden dogdugu yaklnen biline. Zira ba§ka sebepten de dogabilir. Sifatm delfiletinde "§iiphe" var; imarun
varhgmda da "yakln" var. ~iiphe ise yak:lnin hiikmiinii gidermez.
Tekfire ciiret edenler (ona buna kMir diyenler) dii§iinsiinler...
ikinci Ciimle
"Kim bir insam ihya ederse, biitiin insanlan ihya etmi§ olur."
(M:lide, 32)
ihya, zahiri mecazi mana itibariyle, hasenenin (yaptlan iyiligin) say1siz §ekilde katlanma diisrurunu gosterir. Asli mana itibariyle yaratma
ve icadda §irk ve i§tirlli, esas1 ile yikip atan bir biirhana (kesin delile)
Siinuhdt
31
remiz (rumuzlu i§aret)tir. Zira bu ciimle ile beraber, "Hepinizi yaratmak ve hepinizi oldiikten sonra diriltmek sadece bir tek insarn yaratmak ve diriltmek gibidir." (Lokman, 28) iki taraftaki te§bihin (benzetmenin)' iktidar manasllll da anlattig1 nazara almsa, mant:Iken aks-i
nakiz (dogruluk ve keyfiyetini muhafaza etmek §artiyle, hiikmtin birinci taraflllil z1ddnn, ikinci taraf yapmak ve ikinci tarafin z1ddnn da birinci taraf yapmak) kaidesiyle gerektiriyor ki: "Biitiin insanlar1 ihya etmeye giicii yetmeyenin, tek bir insarn bile ihya etmeye giicii yetmez."
demeye i§areten delfilet ediyor.
Madem ki insamn, mfunkiinatm kudreti, apac;ik §ekilde, gokleri ve
kiire-i arzi yaratmaya muktedir degildir. Bir ta§l ve hic;bir §eyi yaratmaya
da muktedir olamaz. Demek, arzi ve biitiin ytldizlan ve giin~leri tesbih
taneleri gibi kaldrracak, c;evirecek bir ele mfilik olmayan kimse, kamatta
yaratma davasmda bulunamaz ve icad etme iddiasma da giri§emez.
insanlarm Sull tasarruflar1 ise, fitratta cereyan eden Ilahl IlWUS'"
larm (kanunlarm) sereyanlarrm (gec;ip dagtlma ve yaytlmalarrm) ke§federek, uygun hareket edip, lehinde kullanmaktrr...
i§te bu derece biirhanda vuzuh, parlaklik, Kur'an'm mucizeliginin
rumuzundandir. Gelecek ayet bunu isbat etmektedir: "Sizin yarattlmaruz ve oldiikten sonra diriltilmeniz, sadece tek bir insarun yarattlmas1
ve diriltilmesi gibidir." (Lokman, 28)
Zira, Allah'm kudreti zatidir (anzi degildir). Acz tahallill edemez
(ic;ine acizlik giremez). Meleklltiyete taalluk eder. (E§yarun ic; yiiziine,
melekllti yoniine taalluk eder; yoksa sebeblerin temas ettigi di§ yiiziine degil.) (Onun ic;in) maru ve engeller miidlliale edemez. Nisbeti kanuni:dir. Ciiz ve kill, ciiz'i ve kiilli hiikmiine gec;er.
Birinci Nokta: Ezell kudret, Allah ic;in zatmda bulunan zarud bir
lazimedir (yani olmazsa olmazlardandir). Acizlik, bu ezeli kudretin
z1ddi oldugu ic;in, mecburen, zati zarilre ile z1ddirun gerektirdigi §ey o
zata anz olmaz. Yani Allah'm aciz olmas1 dii§iinillemez bile. Ma.dem
acizlik 0 ezeli kudrete anz olamaz, 0 kudretin is:ine bu zaruretten dolayi da giremez. Mademki giremez, o kudrette mertebeler de olamaz.
(Yani §una giicii yeter de buna yetemez gibi bir durum asla vmd degildir.) Zira mertebelerin varhgi, z1tlarm birbirine miidllifilesinden do-
32
Sunuhdt
1ay1dir. MeseI.a, hararetteki. mertebeler, sogutdugun · miidahalesiyledir.
·Gtizellikteki·dereceler, <;irkiriligin miidahalesiyledir. Bunu sen var kiyas
et. .. ·Artik gittik<;e gider, uza~a .uzar.
Mfunkinatta (yarattlnu§ varhldarda) halG.ld tabil zati ltizum olmadigmdan, kamatta z1tlar birbirine girebilmi§. Mertebeler meydana gelip, ihtilatlarla degi§meler hasll olmu§tur.
Madem ki, ilahl kudrette mertebeler olamaz; ·makrudatm (Dahl
1mdretin taalluk ettigi, biiyiik- kii<;iik biitiin e§ya·ve varhldarm) da zorunlu olarak kudrete nisbeti 'bir olur. En. biiytik, en kii<;iige miisav!;
zerreler yildizlara emsal olur.
ikinci ·Nokta: Kamatm iki ciheti var, aynanm iki yiizii gibi. Biri
millk, biri meleklltiyet. Millk ciheti z1tlarm dola§ttgi yerdir. Gi.izellik <;irkinlik, hayrr- §Cr, kii<;iik- biiyiik gibi durumlarm, birbiri tpe§i srra gelip
bulundugu mahaldir. Onun i<;in vas1talar ve sebepler konulmU§, ta Kudret Eli zahiren hasis {degersiz) §eylerle temas ·etmi§ olmasm. Azamet ve
izzet oyle ister.. Hakiki tesir (onlara) verilmemi§; vahdet oyle ister.
Meleklltiyet ciheti ·ise, mutlaka §effafur. Te§ahhusat (§ahlslara varhldara ait kii<;iikliik, biiyiikliik gibi ozellikler) karl§ffiaz. 0 cihet (melekllt yonii) vas1tasiz Yaradan'a yoneliktir. Terettiip (sirayla. dizili olmarun neticeleri), teselsill (zincirleme birbirini takip etme) yoktur. i1liyet
(bir§eye sebep te§kil etme), malfiliyet (bir sebebin netice· olma) gibi
§eyler ortaya giremez. Egriligi, biigrilliigu yoktur. Engeller niiidahale
edemez. Zerre, giine§e karde§ olur.
Kudret, hem basit (yalm, sade), hemsonsuz, hem zatl; kudretin
taalluk mahalli, hem vas1tasiz, hem lekesiz, hem isyans1zdir. Biiyiigun
kii<;iige kibirlenmesi, cemaatin ferde iistiinliigu,· kiilliin ciiz'e nisbeten
kudrete kar§I fazla nazlanmas1 olamaz.
U<;iincii Nokta: "Onun, misli, benzeri yoktur'' (~ura, 11) '"En giizel mesel ve temsiller, Allah'a aittir." (Nahl, 60)
Temsil, tasviri kolayla§tirdigmdan, temsillerle 'bu derin ve gizli
noktay1 anlatmaya <;ah§acagrm.
Mesela; giine§in tecellisinin feyzi olan timslli; ·deniz sathmda, denizin bir damla suyunda ayru hiiviyeti gosteriyor. Mesela,·kamat, perdesiz ve engelsiz giine§e yonelmi§ olmak §artiyla, <;e§itli cam par<;ala-
Siinuhiit
33
nndan farz edilse, giine§in timsali zerrede, yeryiiziinde, umumda birbirini SOO§tJ.rmadan, boliiniip pars:alanmadan, eksik noksan kalmadan
bir olur. i§te §effmyet s1rn.
Mesela, noktalardan meydana gelen biiyiik bir dairenin merkezi
noktasmda bulunan ki§inin elinde bir mum ve s:evredeki noktalarda
bulunanlarm ellerinde hirer ayna farz edilse, merkezi noktanm verdigi
feyiz, birbirine engel olmadan, pars:alanmadan, eksik k~adan nisbeti birdir. i§te mukabele s1rn.
Mesela; hakikl bir terazinin iki goziinde iki giine§, iki ytldiz, iki
<lag, iki yumurta, iki atom, hangisi bulunursa bulunsun, sarf olunacak
aym kuvvetle, hassas terazinin bir kefesi Siireyya'ya (illker takim ytldizlanna), bir kefesi seraya (yere) inebilir. i§te muvazene s1rn.
Mesela, en biiyiik bir gemiyi, bir s:ocuk dahi oyuncagrm s:evirdigi
gibi s:evirir. I§te intizamm s1rn.
Mesela, miicerret (soyut) bir mlliiyet biitiin ciiz'iyatJ.na, en kiis:iigiinden en biiyiigiine yorulmadan, eksilmeden, boliiniip pars:alanmadan bir bakar. Millk cihetindeki te§ahhusat (somut durumlar), hususi
vaziyetler miidiliale edip degi§tirmez. I§te tecerriid s1rn.
Mesela, bir kumandan ar§ emri ile bir neferi harekete ges:irdigi gibi, bir orduyu da harekete ges:irir. i§te itaat s1m.
Zira her §eyin bir kemfil noktas1 ve o noktaya bir meyli var. Katmerli meyil ihtiyas:, katmerli ihtiyas: a§k, katmerli a§k, incizaptJ.r. Miimkinatm mlliiyetlerinin mutlak kemali, mutlak viicuddur. Husfrsi kemali istidadlarrm bilfiile s:Ikaran has viicuddur.
Biitiin kamatJ.n "Kiin" (yani "ol") emrine itaatJ., bir zerre neferin
itaatJ. gibidir. "Kiin" ezeli emrine miimkiiniin itaat ve imtisilinde, meyil ve ihtiyas: ve §evk ve inzicap miimtezi<;, miindemis:tir.
Us: nokta, bilhassa ii<;iincii noktadaki altJ. Slf ile, millk ve miimkin
tarafmdan degil, melekfrtiyet ve kudret-i ezeliye cihetinde nazar edilse,
inkan netice veren aktldan uzak gorme giderilmi§ olur ve nefis itminana kavu§ur. ~oyle:
Madem ki, ezeli kudret sonsuzdur, zatidir, zarfrridir. Heqeyin lekesiz, perdesiz melekfrtiyet ciheti ona miiteveccihtir, ona mukabildir.
imkan itibariyle e§it, iki taraf1 da birbirine denktir. Biiyiik fitri §eriat
Siinuhtit
34
olan nizama itaatlidir. Engeller ve s:e§itli hususi durumlardan melekUtiyet ciheti miicerreddir. En biiyiik killl, en kiis:iik ci.iz'e nisbeten, kudrete kar§l ziyade nazlanmaz, mukavemet etmez. Ha§irde biitiin ruh sahiplerinin ihyas1, oli.im gibi bir uyku ile kl§ta uyu§IDU§ bir sinegi baharda ihya edip ya§atmaktan kudrete daha agir olamaz.
Yukar1da ges:en us: nokta dikkat-i nazara ahnsa gori.iniir ki, "Sizin
hepinizi yaratmak veya hepinizi oldi.ikten sonra diriltmek, bir tek ki§iyi diriltmek gibidir." (Lokman, 28) ayeti miibfilagasiz, kati§iksiz dogrudur, haktir, hakikattir.
Bu ayetin ikinci ciimlesi ise, "Kim bir ki§iyi ihya ederse biitiin insanlan ihya etini§ gibidir." ifadesidir. Bu ciimle, mecaz!, zlliid
manas1 itibariyle, yaptlan hay1r, hasenat ve iyiliklerin sevabllllil kat
kat ve srmrs1z oldugunu gostermektedir. Evet, sevaplar en az on kat
verilmekte; bazen yiiz, bazen yedi yiize, bazen bin, bazen (Berit
Gecesinde oldugu gibi) yirmi bin; bazen da (Kadir Gecesindeki gibi) otuz bin kat olabilmektedir.
Bir de, bir insarun elinden tutup onu <;amurdan <;ikararak manen,
ruhen ihya eden insarun, ashnda niyetiyle elinden gelse butiin insanhg1 boyle ihya etme arzusunda oldugu ve ona g6re de ecir ve sevaplara mazhar olacag1 anlatilmaktadir.
Arna bu ikinci ciimlenin asli manasma dikkat edilecek .olursa, Allah'm yaratma s1fatllllil sadece kendisine ait oldugu, halk ve icat konusunda asla e§inin ve ortagllllil bulunmadig1 ifade edilmektedir.
Yani biitiin insanlar1, hatta kiinati yaratamayarun tek bir insaru yaratamas1 mii.mkUn degildir.
Evet, Allah'm kudretine gore az-s:ok, buyii.k-kii<;Uk fark etmez. Allah her §eye kadirdir. Hi<;bir §ey Ona agir gelmez. Bir bahar1 yaratmak bir <;i<;egi yaratmak kadar O'na kolaydir. Cenneti yaratmak, bir
bahar1 yaratmak kadar O'na rahattir.
Bu gers;egi izah etmek is;in, Bediiizzaman Hazretleri us; nokta iizerinde durmll§tur. Zaten daha sonra yazdig1 Sozler Risalesinin
Onuncu Soz ve Yirmi Dokuzuncu Soz boliimlerinde ve Mektubat
Siinuhat
Risalesinin Yirminci Mektup'unun "Ve Hiive ala killli §ey'in Kadlr"
kismmda, geni§ bic;imde tafsilat vermi§tir.
Biz, sadece ''Uc;iincii Nokta" i.izerinde biraz durahm ...
Birinci temsil;
~effafiyet
srrrrm anlanyor. Yani; deniz yi.izii §effaf ol-
dugu ic;in giine§in akseden I§tldarrm ahr, yedi rengiyle ve sicaklig1 ile
belki de mesafesi ile yans1t1r. Deniz yi.iziiniin biiyiik bir olc;iide gosterdigi bu tecellileri, denizin kiic;iiciik bir su damlas1 da yedi rengiyle, 1s1s1 ile ve mesafesiyle yansltlr. Aslmda kiic;iiciik bir cam parc;as1 da §effaf oldugu ic;in giine§in ziyasmdaki ozellikleri ayru §ekilde yans1tlr. Yani, deniz biiyiik oldugu ic;in giine§i kendisiyle me§glli
edip, bir damla su veya cam parc;asma giine§in tecelli etmesine engel olamaz. Az-c;ok, biiyiik-kiic;iik fark etmez. <;iinkii giine§ nilranidir ve kar§1smdakiler de §effafur.
Ayru §ekilde, Cenab-1 Hakk'm esma-i hiisnas1 nuranidir ve biitiin
mahlUkatin melekUtiyet yon1eri de §effafur. O'nun isimleri kiic;Uciik
bir amipte de tecelli edip onda can.Wigm her c;e§it cilvesini gosterir;
ayru §ekilde koskocaman bir gergedanda da tecelli eder. Hem ayru
anda, c;e§it c;e§it varhkta da tecelli ederek on1arm hepsinde de cilvelerini gosterirler.
Muk:abele s1rn: Biiyiik bir daire dii§iinelim. Tam orta yerdeki merkezde, elinde I§Ik veren bir mum tutan birisi bulunsun. <;evresinde
de, tam dairenin iizerinde bulunan ve ellerinde birer ayna olan insanlar olsun. ~ekil, iic;gen veya dortgen gibi olmay1p tam bir daire
oldugundan, ayna tutan ki§ilerin hepsinin de muma uzaklik ve yakinhklar1 qit mesafededir. Yani birbirlerinin oniine gec;ip birbirlerinin I§Igma engel olacak bir durum yoktur.
i§te; temsilde oldugu gibi, biitiin mahlUkat Mabudiyetten (Allah'tan) uzaklikta birbirlerine e§it oldugu gibi, mahlUkiyette (yani
hepsi de mahlUk olma cihetinde) de birbirlerine e§ittir. Cenab-1
Hakk'm isimlerinden istifadede birbirlerine engel olabilecek hic;bir
durumlar1 yoktur. Yani onlari yaratmakta, isimlerini tecelli ettirmekte az- c;ok, biiyiik-kiic;iik fark etmez...
35
36
Siinuhdt
Muvazene s1m: Bir terazi dli§i.inelim ki, hem s:ok hassas, yani en
kiis:filc bir agirhg1 bile fark edecek durumda, hem de giine§leri tartacak kadar biiyilk olsun. iki goziine, ayru agirhkta olmak §artiyla
ister birer ceviz, ister birer yumurta, isterse birer giine§ koyahm.
Bunlar dengede iken, hepsinin de dengesini, bir gozlerine birer s:ekirdek ilave ederek bozabiliriz. Hatta bu kadarcik bir ilave ile, terazinin bir gozlinti yere dli§lirebilir; obliri.inii gok:lere s:ikarabiliriz.
Yani muvizene (denge) halindeki gozlerden tercih ettigimizi, ayru
agirlik kuvvetiyle a§ag1 indirip yukan kaldirabiliriz ...
Bu meseleyi tam anlamak is:in §byle bir bilgiye de ihtiyaclllliZ vardir. Varhk:lar1 tic; §ekilde dli§linfuiiz: a) Vacibii'l-viicud yani varhg1
vacip, zarur! olan. Allah'rn varhg1 vacibii'l- vticuddur. b) imtina'illvticud, yani yok:lugu zaruri olan... Birden fazla ilahrn varhg1 rnlimteni, yani irnkansizdir. Kur'an-1 Kerirn'de de buyuruldugu gibi,
eger Allah'tan ba§ka illlilar olsaydi yerin ve gok:lerin nizam, intizam, ahenk ve diizeni bozulup fesada giderdi. (Enbiya, 22) c) imkanii'l- vticud, yani ne varhg1, zaruri ne de yoklugu zaruri varhk:lardir. Burlin yaranklar1 irnkan'ill-viicud, yani varhg1 mlimkiin yaratlk~
lardir. Bunlar kendiliginden var olamazlar ve kendiliginden yok olarnazlar; tercih edici bir kudretle (Allah'rn kudretiyle) var olur veya
yok olurlar. i§te, bunlar terazinin gozlerinin qit seviyede oldugu
gibi, varlik ve yokluklan e§it olan §eylerdir. Temsilde anlacldig1 gibi, kiic;Uciik bir atom da, bir yumurta da, bir giine§ de olsalar varhk:lar1 ve yokluklan e§it oldugu ic;in tercih edici kudret hepsini de
ayru glic;le var veya yok eder; az- c;ok, biiyiik-kiic;iik fark etmez.
intizam s1rn: En biiyiik bir gerniyi bile, bir s:ocuk dahi dlimeninden tutup oyuncag1yla oynadig1 gibi kullanabilir. intizama sokulup,
kullantlrnaya hazir hale getirildigi ic;in bazen c;ok biiyiik §eyler daha
rahat idare edilebilir. Biz, kainatta atomdan ytldizlara ve samanyollanna kadar miithi§ ve muntazam bir nizam ve intizam gortiyoruz.
intizam ic;inde olduklan ic;in atomlar nastl doniiyorsa, aktl almaz
biiytikliikteki sistemler de ayru §ekilde doniip durmaktadir.
Tecerrtid s1m: igne kadar bir bahkla, balina arasrnda balikhk rnahiyeti bakimrndan hic;bir fark yoktur. yi.inkii mticerred (soyut) manada bir mahiyet, varhk:lann biiyiigune de kii<;iigi.ine de eksilmeden
Sunuhii.t
37
boli.inmeden bir bal ~ar. Park te§ahhusatta (somutluklarda)chr. Arna
biiyiikli.ik-kii<;i.ikli.ik miliiyetlerine miidahale edip degi§tirmez.
Ashnda, c;ekirdekle agac;, miliiyet bakumndan bir oldugu gibi, mikrop ile gergedan canl.thk mahiyeti yoniinden birdir. insan da kiinat1Il kiic;iici.ik bir fihriste ve ornegi gibidir. Kiinattaki bu miliiyet
birligi, yaratma konusunda Allah'm kudreti ac;1smdan az-c;ok, bi.iyi.ik-kiic;i.ik hic;bir §eyin fark etmeyecegini gostermektedir.
itaat srrn: Bir komutan "Mar§'' emriyle bir askeri harekete gec;irdigi gibi, koca bir orduyu da ayru emir ve komuta ile harekete gec;irir. Yani az-c;ok fark etmez. Burada, emrin gec;erli olmas1 ic;in emri
verenin durumu miihimdir. Bir orduya, ic;lerinden srradan bir nefer
emir verse diger erler dinlemez. En azmdan emir verenin onb~1 'olmas1, hie; olmazsa kidemli bir er olmas1, yani digerlerinden farkh ve
iistiin bir tarafmm olmas1 gerekir. N astl ki, kubbeyi yapmak ic;in
ta§lar iizerinde hfilcim, onlardan farkh, yani ta§ cinsinden olmayan
bir usta gerekiyorsa, kiinattaki her §eyi yaratan Yaradan'm da mahlUkat cinsinden olmayan (muhalefetin lil havadis, yani sonradan yarattlanlara muhalif bir miliiyeti bulunan Vacibii'l-Viicud) bir zat
olmas1 gerekir. i§te Cenab-1 Hak da boyledir. Onun ic;in onun emirleri kar§1smda mahlUkatm.az veya c;ok olmasmm, biiyi.ik veya kiic;Uk
olmasmm hie; onemi yoktur.
'73aznmz baznmz1 Allah'm yanmda rab edinmesin. ~~ (Ai-i hnran, 64)
Biitler niiktesinden bir niikte:
Sofiye me§rebinden kat-1 nazar, islamiyet vas1tay1 red, delili kabul
ve vesileyi nefiy, imam1 isbat eder. Ba§ka din, vas1tay1 kabul eder. Bu
sma binaendir ki; Hiristiyanlarda servet ve ri.itbece yiiksek olanlar,
ziyade dindardir. islclmiyette avam ise, servet ve riitbece yiiksek olanlardan ziyade dine baghdir.
Zira, ri.itbe sahibi enaniyetli bir Hiristiyan, ne derece dinde katl ve
katmerli ise, o derece mevkiini muhafaza ve enaniyeti ok§ar, kibrinde
imtiyazmdan fedakarhk etmez. Belki kazamr.
Bir Miisliiman ne derece dine sartlmi§ ise, o derece kibrinden, gururundan hatta ri.itbece izzetinden fedakarhk etmek gerektir.
38
Siinuhiit
byle ise, kendini havas zanneden zllirnlere mazlumlar ve avamm
hiicumu ile, Hiristiyanhk havas tabakasmm tahakkiimiine yardun ettiginden pars:alanabilir. islamiyet ise, diinyevi havastan ziyade avamm
mah oldugundan esaslar itibariyle miiteessir olmamak gerektir.
Beditizzaman Hazretleri "Lemaat''m ilk baskismda, ''islamiyet'in
Evliyalara, Hiristiyanhgm Azizlerine Baki§ Tarzlarrm Muvazene"
ba§hg1 altmda §Oyle diyor:
''islimiyet, §iar olarak 'Allah'tan ba§ka Yaranc1 yoktur.' esas1 ile vas1talarm ve sebeplerin hakiki tesirini kabul etmez, tanimaz. islamiyet vas1taya harfi bir nazarla bakiyor. Tevhid alddesi ona oyle gostermi§.
Teslim vazifesi onu oyle sevk etmi§. Tevekkiil mertebesi o dersini
veriyor. ihlas, ubudiyet ona oyle nur vermi§. Hiristiyanhk ise vas1talara ve sebeplere hakiki bir tesir veriyor, hem ona ism-1 mana ile
bakiyor. Zatmda tesiri var zanneder de sap1yor. Velediyet mezhebi,
tevelliid alddesi (Hz. isa'yi Allah'm oglu ve tann g0rme anlayi§l)
oyle de gosteriyor. Ruhbanhk vazifesi, Ruhbanlyet meslegi onu oyle sevk etmi§. Tabiat felsefesi, o dini maglup etmi§, i§ine kan§1yor.
Ona oyle ders vermi§. Hiristiyanhk, isml bir mana ile kendi azizlerine bir lamba gibi bakip goriiyor. Bir fikre gore lamba, nuru giine§ten alm1§, fakat temelliik etmi§ (tamamen mllik olarak sahip
<;ikmi§). Demek, azizlerin her biri onlarm nazarmda feyiz kaynag1
. oluyor. Bizzat (her biri) birer nur madeni ... Bu baki§ as:1smdan bir
§irkin (Allah'a ortak ko§manm) sizmns1 a<;iknr. islam, velilerini bir
harf-i mana ile nazar edip goriiyor. Yani, miistazi (ba§kasmdan I§ik
alan) bilir, miistear (ariyeten, emaneten) aynaya benzer bir nesne
gibi tamr. Nurunun giine§ten geldigini, aslmda tabiatmda yok oldugunu, Ezel Giine§inden ziyasrm ahp ne§rettigini kabul eder. Demek ki islimiyet, peygamberlere ve velilere, tecellinin birer akis
(yansrma) yeri olarak goriiniiyor; feyzin birer aynas1, §uhfrd (mii§ahede) bahnm arlSl nazariyla bakiyor. N ak§Ibendilerin rab1tas1 bu sir
tizerine kurulmU§tur. ~eyh'te te§ahhUS (§ahSllli one <;ikarma) yoksa,
zarar1 yoktur. Eger varsa da miirit onu farn bilmelidir. Bu sirdandir
ki, tarikann seyr-i sillUku, bizde tevazudan ba§hyor, mahviyetten
ge<;iyor. Gitgide, ta fenafilllli makamlill buluyor. Soma, nihayetsiz
mertebelere seyr-i sillfrk ba§hyor (devam ediyor). Bu sirdandir ki;
Siinuhdt
"ene" (benlik:, ego) hem de nefs-i emmare, kibri ile kmhyor, gururu ile soniiyor. Hazir (§U andaki) Hiristiyanhk ise, "ene" biiti.in
levazllll ile kuvvetle§iyor, gururu da kmlrmyor. Enesi kuvvetli, §ahsiyeti on plana s:tktru.§ bir adam Hiristiyanlardan olursa, k;:iti katmerli bir dindar sayiliyor. Fakat, eger Miisliimanlardan olursa, Jakayt ve Iaiibali oluyor. Bu mdandir ki, Hiristiyanlarm aksine, avamllllz havastan (iist tabakadan) ziyade dindardir, dine bagh kahyor."
Bu mevzuun ba§mdaki ayet-i kerimenin mellinin tamarm §6yle:
"De ki: 'Ey ehl-i kitap (Yahudi ve Hiristiyanlar)! Bizimle sizin araruzda e§it olan bir kelimeye gelin! ~oyle ki: ~ah'tan ba§kasma ibadet etmeyelim. O'na hi<_rbir §eyi ortak ko§mayahm ve Allah'i birakip
birbirimizi Rabler edinmeyelim!' Euna ragmen (onlar) yine de yiiz
s:evirirlerse artik: '~amt olun ki biz ger<_rekten Miisliimanlanz. 'Deyin!' (Al-i imran, 64)
Bu ayette, ifade tam itibariyle en ba§ta ge<_ren "De ki: - Ey ehl-i kitap!"
hitab1, Miisliimanlara, diger din mensuplarma gidip boyle demelerine
<lair bir emirdir. Bu bakimdan Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.), hem
mii§rik Ebu Cehil'in ayagma pek s:ok defa gittigi hem de ehl-i kitapla pek s:ok gorii§meler yaptig1 gibi, bizim de onlarla gorii§memiz
emrediliyor. Yani, biz buradan din mensuplar1 arasmdaki diyaloga
<lair bir emir anhyoruz. <;iinkii, "Kul" yani "De ki" emri, bizedir.
Ba§kaslillil degil, bizirn bu emri yerine getirmek i<_rm gidip onlara,
"Bizimle sizin araruzda e§it olan bir kelimeye gelin! Allah'tan ba§kasma ibadet etmeyelim. Ona his: bir §eyi ortak ko§mayahm ve Allah'!
birakip, birbirimizi rabler edinmeyelim." dememiz laznndir.
Aynca Bedii.izzaman Hazretleri, ayetle ilgili olarak §6yle demektedir: "Giiya o hitap dogrudan dogruya §U asra yoneliktir ve 'Ya ehle'l-kitap' lafz1 "Ya ehl-i mektep' manasrm dahi tazammun eder (i<_rine alir)."
Yani, "Ey okuyup yazan ehl-i mektep! Bu kamat kitab1 i.izerine yap1lan ara§tlrmalar, biiti.in ilimler ve fenler, tevhidi; yani Kur'an-1 Kerim'in anlamg1 Allah'm varhgrm ve birligini gosteriyor. Gelin, i§te
39
40
Siinuhtit
bu tevhid hakikatinde birle§elim. Rab Allah't:lr. Bizi, bizden daha
iyi bilir. Yapan ve yaratan daha iyi bilir. Asla Allah'tan'ba§kasma ibadet etmeyelim. ilim ve gen;ek, bunu gosteriyor. Kamattaki ahenk
ve diizeni gosteren fenler, §irki reddediyor. Allah'a ortak ko§mayahm. Onun bizim terbiyemiz i~in koydugu prensiplere riayet edelim. Ondan izinsiz olarak, tasarruf hakkumz olmayah sahalarda
haddimizi
~mayahm."
''(Allah), oliiden diriyi pkanr, diriden de oliiyii." (Rum, 19)
Pek c;ok kiilli di.isturlan ve bir kisun eksed diisturlan tazammun
eder (ic;ine ahr). Ferde, cemaate, nev'e meslege §funildir. Yalruz ekseri
diisturlann masadakatmdan (manay1 tasdik eden ve mefhumun
§iimfiliine giren fertlerinden) bir-iki misfil zikredecegiz:
Lakayt Emevllik, nihayet. Siinnet'e, Cemaate; salabetli Alevllik,
nihayet Raf1zllik'e dayandi. Hem zfilime kaq1 miskinligi esas tutan H1ristiyanhk, nihayet tecelliidde (celadetli, §ecaatli bir halde); cebbarliga
ve zilime kar§I cihad.i ve izzet-i nefsi esas tutan islamiyet, -eyvah!- miskinlikte karar ktldi.
Hem ba§lang1c1, taassub derecesinde azimet olsa, nihayeti
miisahaleye (kolayhk gostermeye); ruhsata taraftarsa (bu sefer) nihayeti salabete (saglam bir anlayi§a) miincer olan (neticelenen) bir kisun
Hanbeli ve Hanef1 gibi ...
Hatta en garibi, bir kisnn mutaass1plar mesleklerinin z1ddma olarak, kiiffara kar§I miisamaha ve dostluk; (ama) lakayt Jon Tiirkler husumet ve salabet taraftar1 c;Ikttlar. Giiya Hiirriyet'in ba§mdaki mevkilerini becayi§ ettiler (yer degi§tirdiler).
iki filim, bazen nllism oglu kamil, kamilin oglu nllis oluyor. Giiya i§tihasllllll geri kalan §evki, miras olarak evlada gec;iyor. Oteki (filim
baba, ilim §evkini) tamamen kullarup ihtiyacnn tatmin ettiginden, evladmda ilme kar§I ac;hk hissini uyandirrmyor. ~u misallerdeki diisturun
sirn §Udur:
insanlarda yenilenme meyli var. Halef (sonradan gelen), selefi
(onceden gec;eni) kamil gorse, ziyade eylemese; meylinin tatminini
ba§ka bir tarzda arar, bazen aksillamel yapar.
Siinuhdt
41
Bu boliimden anhyoruz ki, Kur'an ayetlerinde ki.illi diisrurlar da
var, eksed diisrurlar da var. i§te, bu ayette ifade edildigi gibi, Cenab-1 Hak, ki.illi diist:Ur olarak, hayat alameti ve canhhg1 bulunmayan, su, hava ve topraktaki maddelerden canh viicutlar1 <_;:ikanp yaratiyor. Ahirette de biitiin olmii§ cesetleri diriltecektir...
Eksed diisrur olarak da, (yani yiizde yiiz degil, <_;:ogu kere ) ba§lang1<_;:ta gev§ek bir tutum i<_;:inde bulunanlardan, daha sonra <_;:ok saglam anlayi§ta bir toplulugu <_;:ikarabiliyor. Temelde; "Bir yanagma
vurana obiir yanagrm s:evir." diyen Hiristiyanlar, diinyay1 i§gal edip
biiyiik bir kiitle ve kitleyi somiirgeleri altlna aldtlar. Bazen halk deyi§i ile "llimden zllim, zllimden de llim" dogabiliyor. Yakm ge<_;:mi§imizde bile siyasi koalisyonlarda benzer §eyler goriilmii§tiir.
Bazen hayrr gibi goriinen §eyden §er; §er gibi goriinen §eyden de
hayrr <_;:ikabilir. Kur'an ayetleri bu hususlara i§aret eder. Kehf suresinde ge<_;:en Hz. Musa ve Hizrr kissasmda da benzer durumlar mevcuttur...
'Hi<;bir giinahkar, ba§kasmmgiinalum yiiklenmez':i (En'am, 164).
i§te siyaset-i §ahsiye, cemaatiyye, milliyeye dair en adil bir Kur'am
diistur...
Yani §ahislarm, cemaatlerin ve milletlerin tavrr, davram§, tutum ve siyasetlerinde esas almalar1 gereken bu Kur'ani diisrur <_;:ok adaletlidir.
Baz1 ilk.el topluluklarda oldugu gibi, a§iret ve kabileler arasmda birisi bir su<_;: i§lese, kaqtlarmda bulunanlar biitiin o a§iret ve kabile
su<_;:lu kabul edilmektedir. Aynca kan davalarmda hi<;: giinahi olmayan yeni dogmU§ bebekler de intikamctlarm hedefmde olabilmektedir. Hfilbfild, islamiyet'in, §imdiki Hrristiyanlik:tan ayrtlan temel
prensiplerinden birisi, her dogan <_;:ocugun, (babas1- anas1 kim olursa olsun) giinahsiz ve masum olmas1dir. Hiristiyanlar, her dogan
<_;:ocukta, Hz. Adem Aleyhisselamdan miras, asli bir giinahin varhgrm kabul ederler. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) her s:ocugun tertemiz, yaztlmami§ bir kag1t gibi islam faratl iizerine dogdugunu, daha sonradan anne-baba ve toplumun onun iizerine i§lemeler yaparak onu degi§tirdigini soyler. Bu ifadesiyle, Hiristiyan, Yahudi ve
42
Siinuhat
Mecusi s:ocuklanrun aslmda dogu§tan Mtisltiman olduklanm anlatmaktachr. Onun is=in s:ocukk:en vefat edenler cennete gideceklerdir.
Arna bugiin pek s:ok devlet, fer& sorumlulugu esas ahru§ olmasma
ragmen, maalesef baz1 irklara ve dinlere kar§I on yarg1 ile davrarulmaktachr. Hatta her millet ve <linden teroristler s:ikmasma ragmen,
maalesef ''Miisltiman terorist" tabirini kullana kullana, terbr sus:unu, his= . alak:as1 olmayan islamiyet'in s1rtma sarmaya. s=ah§makta;
bunda da olduks:a da ba§arili olmaktachrlar. Onun is=in, her zaman
terorii lanetleyen bizler, biitiin diinyada, bilhassa Ban. illkelerinde
ve hava alanlarmda bunun sikmusrm sanki potansiyel bir sus:lu gibi
hep s:ekmekteyiz.
''Muhakkak ki, insan ~ok zalim, ~ok dhildir." (Ahzab, 72)
i§te insamn mahiyetinde deh§etli zfiliim kabiliyeti-...
Sirn §Udur: insanlarda, hayvanlann aksine olarak, kuvveler (duygular, gii<;ler) ve meyiller, fitraten srmrlanmamt§. Zuliim meyli, nefis
sevgisi deh§etli meydan ahyor.
Evet, ene ve enaruyetin habis e§klli olan hodgimhk (sadece kendini dli§iinme, begenme), hodbinlik (sadecekendini gorme, bencillik),
hodendi§lik (sadece kendisi i<;in endi§e duyma, sadece <;Ikarm1 dii§iinme), gurur ve inad o meyle inzimam etse :(eklense), oyle ekberi.i'l-kebairi (biiyi.ik giinihlarm da en biiyi.iklerini) icad eder ki, daha insanlik
ona isim bulamamt§tlr. Cehennemin liizumuna delil oldugu gibi, cezas1 da ·yalruz Cehennem olabilir.
Evvela: ~ahis itibariyle, bit §ahiS sok vas1flan iizerinde ta§tyabilir.
Onlarm i<;inde bir s1fati, dii§manlig1 celbetse de, "Hi<;bir giinahkar ba§kasmm giinahim yi.iklenmez" (En'am, 164) ayetindeki ilahl kanun gerektirir ki, dii§manlik sadece o s1fata miinhasir kalsm, diger masum s1fatlann toplandig1 §ahsma yalmz ac1sm ve teciviiz etmesin.
Halbuki 0 s:ok zllim ve s:ok cihil olan zllim tabiati ile, bir cam Slfati i<;in o masum vas1flann hakkma da teciviiz edip, o s1fatlarla s1fatlanan ki§iye de husfunet, hatta onunla da yetinmeyip, akrabasma, hatta meslekta§ma da zulmiinii genelle§tirir. Bir §eyin <;e§itli sebepleri oldugundan, olabilir ki, 0 cam s1fat da kalbin fesadmdan degil, belki ba§-
Siinuhiit
43
ka bir sebebin neticesidir. 0 halde 0 (tek) s1fat cam degil, kifir de olsa, 0 zat cam olmaz ....
Cemaat itibariyle goriiyoruz ki, ihtiras sarubi bir §allS, intikam
duygusuyla veya intikamc1 bir muhalefetle, arzuyu ihtiva eden bir fikirle demi§ ki: "islam par~alanacak!" veyahut "Hilafet mahvolacak!"
S1rf o ugursuz sozi.inii dogru gostermek, gurur ve enamyetini tatmin
etmek i~in, islam'm peri§aniyetini -Allah'a s1gmmm ... Allah korusun. islami karde§ligin bogulmas1m arzu eder. Hasmm (dii§mamn) kafirane zulmiinii, (akla) haya.le gelmez cerbezeli tevillerle adalet §eklinde
gostermek ister.,.
Medeniyet-i haztra (gi.iniimiiz medeniyeti) itibariyle goriiyoruz
ki, §U ugursuz medeniyet oyle gaddar bir zuliim diisturunu insanhgm
eline vermi§ ki, medeniyetin biiti.in giizelliklerini s1fira indiriyor.
Melaike-i kiramm, "(Ya Rabbi) orada fesat ~1karacak ve kanlar dokecek birisini mi yaratacaksm?" (Bakara, 30) ayetindeki endi§elerinin sirnm gosteriyor.
Bir koyde bir ham bulunsa, o koyii masumlan ile imha etmek veya bir cemaatte bir asi bulunsa, o koyii, cemaati ~oluk- ~ocugu ile yok
etmek veya Ayasofya gibi milyarlara deger mukaddes bir binay1, zalim
kanununa ba§ egmeyen birisi girip s1gmsa, o binay1 harap etmek gibi,
en deh§etli vah§etlere §U medeniyet fetva veriyor.
Acaba bir adam, karde§inin gi.inahtyla hak nazarmda mesul olmadtg1 halde, nastl oluyor ki, bir koyi.in veya bir cemaatin binlerle masumlar1, hi~bir zaman fena tabiatli ihtilalciden bo§ kalmayan bir §ehirde veya bir mahallede brilunan bir serke§ adamm isyamyla, hi~ mi.inasebet olmadtg1 halde, o masumlar mes'ul tutuluyor, belki yok ediliyor? ..
Bediiizzaman Hazretleri bu hususta daha sonra yazdig1 Mektubat
Risalesinde, "~iiphesiz Biz insanoglunu kedm ve §erefli ktlmi§izdir.'
(isra, 70) ayeti ile '~iiphesiz insan, <;Ok zfilim ve <;ok cfil1ilclir.'
(Ahzab, 72) ayeti birbirine nasil uygun dii§er?" sorusuna verdigi
cevapta §Dyle demi§tir: "Cenab-1 Hak, kemal-i Kudret'iyle nasil bir
tek §eyden <;ok §eyleri yap1yor, <;ok vazifeleri gordiiriiyor, bir sayfada bin kitab1 yaz1yor. Oyle de, insam, pek <;ok neviler (tiirler) yerinde pek <;ok nevileri ihtiva eden bir nev' (tiir) olarak yaratmI§tlr. Ya-
44
Siinuhdt
ni, biittin hayvanat nevilerinin muhtelif dereceleri kadar, bir tek
nev' olan insan ile o vazifeleri gordiirmek irade etmi§ ki, insanlarm
kuvfilarrna (kuvvet, meleke, duygu ve kabiliyetlerine) ve hissiyatlarrna fitraten (yaratill§tan) bir had (sum) birakmatru§, fitri bir kay1t
koymamt§, serbest birakmt§. Diger hayvanatm kuva ve hissiyatlan
mahduttur (s1Illfhdir), bir kay1t altmdadtr. Hfilbuki, insanrn her kuvas1, hadsiz bir mesafede dola§ir gibi, S1Illfs1z ve sonsuz olarak her
tarafa gider.
<;iinkii
insan, HinatI Yaratan Cenab-1 Hakk'rn giizel
isimlerinin nihayetsiz tecellilerine bir ayna oldugu i<;in, kuvfilarma
nihayetsiz bir istidat (kabiliyet) verilmi§.
Mesela, insan, hirs ile, biittin diinya ona verilse, 'Daha var rm?' diyecek. Hem, hodgimhg1yla (kendini begenme ve bencilligiyle)
kendi menfaatine (kar§ilik) binlerce insanrn zarar1ru kabul eder. Ve
i§te bunun gibi, kotii ahlikta, hadsiz derece ileriye gitmesiyle Nemrudlar ve Firavunlar derecesine kadar inip <;ok zfilimle§tigi gibi, giizel ahlllia darn hadsiz bir geli§me ve yiikselmeye mazhar olur, s1ddtklar derecesine terakki eder.
Hem insan, hayvanlarm aksine olarak, hayata lazrm her §eye kar§l
cihildir, her §eyi ogrenmeye mecburdur. Hadsiz e§yaya muhta<; oldugu i<;in, miibfilaga sigas1 (kipi) ile cel-ifildiir (<;ok cihildir). Hayvan ise, diinyaya geldigi vakit hem az §eye muhta<;tlr hem muhta<;
oldugu §eyleri bir-iki ayda, belki bir-ilci giinde, bazen bir-iki saatte
biittin hayat §artlarrni ogrenir. Giiya bir
b~ka
filemde miikemmel-
le§mi§, oyle gelmi§. insan isc bir-iki senede ancak ayaga kalkar, onbe§ senede ancak menfaat ve zararrm fark eder." (26. Mektup, 3.
Mesele)
Yine Ustad, insanrn bir kotii vasfi yiiziinden diger iyi sifatlarrna dii§manhk yapilmamas1 gerektigini de §0yle izah eder: ''Nastl ki, sen bir
gemide veya bir hanede bulunsan, seninle beraber dokuz masum ile
bir cam var. 0 gemiyi batirmaya ve
0
haneyi yakmaya <;ah§an bir
adarmn, ne derece zulmettigini bilirsin. Ve onun zalimligini,
semavata i§ittirecek derecede bagiracaksrn. Hatta bir tek masum,
dokuz cam olsa, yine
0
gemi hi<;bir adaletin kanunu ile bat1rilmaz.
Sunuhtit
Aynen oyle de, sen, ilahl hane ve ilaru: gemi htikmiinde olan bir
miiminin vticudunda iman, islimiyet ve kom§ululc gibi dokuz degil, belki yirmi tane masum st.fat varken, sana zararh olan ve ho§una gitmeyen bir dill s1fat1 yiiziinden ona kin ve dii§manhk baglamakla, 0 manevi hane olan vticudun manen batmasma ve yaktlmasma ve tahribine te§ebbiis ve arzu etmen, onun gibi al<;ak ve gaddar bir zuliimdiir." (22. Mektup, Birinci Mebhas)
45
Sunuhiit
47
Kur'an'm Hakimiyet-i Mutlakas1
"Hep birlikte, Allafr'm ipine (Kur'an'a) slll1sila sanhn ve pan;alanmaym." (Al.-i hnran, 103) ''Elif
Mim ... j§te bu ki.taptlr ki., onda
§iiphe yoktur. Takva sahipleri ifin bir hidayettir~" (Bakara, 1-2)
islam iimmetinin, dini hiikiimlere gosterdigi lakaythk ·ve ihmllin
bence en mi.ihim sebebi §Udur:
Lam
islamiyet'in riikiinleri ve zarud hiikiimleri ki bunlar yiizde doksandir- bizzat Kur'an'm ve Kur'an'm tefsiri m:ihiyetinde. olan siinnetin
mahdir. i~tihadl olan ihtilafu meseleler ise, yiizde on nisbetindedir.
Kiymet~e ihtilafu meseleler ile zaruri hiikiimler arasmda biiyiik farkhhk vardir. i~tihadi meseleler altm ise, otekiler birer elmas siitundur.
Acaba doksan elmas siitunu on altmm himayesine vermek, mezcedip
ta.bi ktlmak caiz midir? Cumhuru (halk toplulugunu), biirhandan (deli! ve isbattan) ziyade, me'hazdeki (meseleye kaynak te§kil eden ayet ve
hadisdeki) kudsiyet imtisfile sevk eder. Miictehidlerin kitaplan vesile
gibi, cam gibi Kur'an'1 gostermeli, yoksa vekil, golge olmamah. Mantikc;a mukarrerdir ki, zihin, melzumdan (lazrm ktlman, yaptlmas1 gerekli bulunan §eyden) tebei olarak (dolay1s1yla) laznna (liizumlu olana)
intikal eder. Lazlffilll lazlffillla ise tabii olarak (intikal) etmez. Etse de,
ikinci bir tevecciih ve kasd ile eder. Bu ise gayr-i tabiidir.
48
Siinuhtit
Mesela, hiikmiin me'haz1 olan §eriat kitaplan melzfun gibidir.
Delli olan Kur'an ise, liz1Il1c.hr. Vicdani harekete ges:iren vicdan olan
kudsiyet, liz1Il1lc.hr.
Cumhurun nazar1 kitaplara temerkiiz ettiginden (odaklanc.hgmdan), yalmz hayfil meyfil liz1Il11 hatrrlar. Lizlll1lll lizlffillll (kudsiyeti),
nadiren tasavvur eder. Bu cihetle, vicdan likaytliga ah§Ir, donukluk
peyda eder. Eger zaruriyat-1 diniyede (dinin yaptlmas1 farz gibi mecbur
olan hiikfunlerinde kaynak olarak) dogrudan dogruya Kur'an gosterilse idi, zihin tabii olarak inii§evvik-i imtisal (yapmaya ve ya§amaya te§vik eden) ve vicdan1 ikaz eden ve lazlffi-1 zan olan "kudsiyete" intikal
ederdi. Bu sliretle kalbe meleke-i hassasiyet (hassasiyet duygusu) gelerek, imimn ihd.ratma (uyarmalanna) kar§l sagir kalmazc.h.
Demek, §eriat kitaplan, birer §effaf cam mihiyetinde olmak lazlffi
gelirken, zamanm ges:mesi, taklids:ilerin hatas1 yiiziinden paslanip hicap olmu§lardir (engel olmu§lar). Evet bu kitaplar, Kur'an'a tefsir olmak lazlffi iken, ba§h ba§ma tasnifat hiikmiine ges:mi§lerdir.
Dini ihtiyas:larda cumhurun (halkm) baki§lar1ru dogrudan dogruya, mucizelik cizibesiyle parlak ve gi.izel olan ve kudsiyetle hfilelenmi§
bulunan ve diima iman vas1tas1yla vicdani ihtizaza getiren Ezeli Hitabm timsali Kur'an'a s:evirmek liz1Il1dir. Bu da us: yol ile olur:
1- Ya miielliflerin (islimi mevzularda kitap yazanlarm) hakkiyla
layik olduklar1 derin bir hiirmeti, emniyeti tenkit ederek kmp, 0 ortiiyii gidermektir. Bu ise tehlikelidir, insafs1zhktir, zuliimdiir.
2- Yahut, tedrid (yava§ yava§) ve hususi bir terbiye ile §Criat kitaplarrm §effaf bir tefsir sliretine s:evirip, is:inde Kur'an'1 gostermektir.
Ges:mi§ miictehidlerin kitaplan gibi; Muvatta, Fikh-1 Ekber gibi ...
Mesela, bir adam ibn-i Hacer'in kitaplarma baktig1 vakit, Kur'an'1
anlamak ve Kur'an'm dedigini ogrenmek maksadiyle nazar etmeli ... Bu
ikinci yol da zamana muhtas:nr.
3- Yahut cumhurun nazarrm, ehl-i tarikatm yaptig1 gibi, o ortiiniin iistiine s:ikararak, iistiinde Kur'an'1 gosterip, Kur'an'm hllis mahru yalruz ondan istemek bilvas1ta (ba§kas1 aracihg1 ile, dolaylSl ile) olan
hiikfunleri vas1tadan aramaktir.
Siinuhiit
49
Bir §eriat filiminin vaazma nisbeten, bir tarikat §eyhinin vaazmda
bulunan tathhk ve cazibe, bu srrdan ileri gelir.
Kararla§ttrtlrm§ i§lerdendir ki, efkar-1 :1mmenin (kamuoyunun)
bir§eye verdigi miikafat, gosterdigi ragbet ve tevecci.ih, ekseriya o §Cyin kemlline nisbeten degildir; belki ona ihtiyas: derecesi nisbetindedir.
Bir saatprun bir allameden ziyade iicret almas1 bunu teyit eder.
Eger islarru cemaatlerin zarud din1 ihtiyas:lar1 bizzat Kur'an'a miiteveccih olsa idi, o Kitab-1 Miibm, milyonlarca kitaba taksim olunan
ragbetten daha §edid bir ragbete, ihtiya<; neticesi olan bir tevecciihe
mazhar olurdu. Bu suretle de niifus (nefisler) iizerinde biitiin manas1yla hakim ve nafiz olurdu. Yalruz tilavetiyle (okunmas1yla) teberriik olunan bir miibarek derecesinde kalmazdt.
Bununla beraber, zaruriyat-1 diniyeyi, ihtilafh, fer'i, ciiz'i meseleler
ile meczedip, ona rabi ktlmakta biiyiik bir tehlike vardtr. Zira "Musavvibe"nin4 muhalifi olan ''Tahtieci"lerden biri ·der ki: "Mezhebim haknr, hata ihtimali var. Ba§ka mezhep hatadtr, savaba (dogru olma) ihtimali var." Halbuki cumhur-u avam, mezhebte imtizas: etmi§ olan zaruriyan (Kur'an'm kati emir ve hiikiimlerini), i<;tihadi nazad meselelerden as:tkca ayirt edemeyecegi is:in, ehven ve vehmen tahtieyi (hatah
bulmay1) bazen te§mil edebilir. Bu ise, biiyiik bir tehlikedir. Bence, tahtieci, hubb-u nefisten ileri gelen inhisar-1 zihniyet illetiyle hastadtr. Ve
Kur'an'm camiiyetinden ve umum tabakat-1 be§ere §iimfil-ii hitabmdan
gafletle mes'fildiir.
Hem tahtiecilik ~tkri, su-i zan ve tarafgirlik hissinin mebai oldugundan, islam'da lazrm olan tesaniid-ii ervili, tevhid-i kulub, tahabbiib ve teaviine biiyiik rahneler a<;mt§t1r. Halbuki hiisn-ii zanla, muhabbet ve vahdetle memuruz.
Bu meseleyi yazdtktan biraz zaman sonra, bir gece riiyada Cenab-1
Peygamber Sallallahii Aleyhi Vesellem Efendimizi gardiim. Bir rnedresede huzur-u saadette bulunuyordum. Cenab-1 Peygamber (s.a.s.) bana
Kur'an'dan ders vereceklerdi. Kur'an'1 getirdikleri srrada, Hz. Peygam4
Dort mezhep de haktrr. Fiiruatta hak taaddiit eder (birden fazla olabilir) diyenlere ilm-i
usfil 1stJ.lahmca "Miisavvibe" denir.
50
Sunuhdt
ber (s.a.s.) Efendimiz Kur'an'a ihtiramen ayaga kalkttlar. 0 dakikada
§U ayaga kalkmamn, iimmeti iqad i<;in oldugu birden hatmma geldi.
Daha sonra bu riiyay1 iimmetin sllihlerinden bir zata hikaye ettim.
-5u suretle tabir etti: "Bu biiyiik bir i§aret ve miijdedir ki, Kur'an-1
Azimii§§ID Iaytk oldugu yiiksek mevkiye biitiin cihanda eri§ecektir."
Ustad bu boliimde, islam di.inyasmdaki Miisliimanlarm Kur'ani
hi.ikfunlere kar§I gosterdilderi tembellik ve ihmalin en miihim sebebinin, Kur'an'm zarur1 hilltiimleri ile miis:tehidlerin is:tihadmi bir
birbirine kan§tlrmalan oldugunu soyliiyor. yiinkii,. bir soz ve hiikiim kar§Ismda insanlarm farkh tepki vermelerinin sebebi soyleyene gore degi§ir. Yani o sozii, kim soylemi§, hangi makamda soylemi§, bu s:ok miihimdir. Er soylemi§Se tesiri ba§kadir, komutan soylemi§Se ba§kadir. Dilli mevzularda ise, miis:tehidin is:tihadma bagh
olarak bir hiikiim ortaya koymas1 ba§kadir, bizzat Cenab-1 Hakk'm
Kur'an'da emrini as:ikca beyan etmesi ba§kadir. Me'hazin kutsiyeti
s:ok miihimdir. Ever hiikiim, Ar§-1 Azam'dan gelen mukaddes bir
hiikiim ise, vicdanlar derhal harekete ges:er...
Arna, maalesef insanlarm s:ogu, mezhep imamlar1Il1Il gorii§leriyle
Kur'an'm emirlerini ay1rt edemeyecek durumda oldugu is:in, o mezhebin llimlerinin yazdiklan kitaplardaki emir ve hi.ikfunleri is: is:e
girmi§ olarak buluyorlar. Hfilbuki, biitiin mezheplerde, zaten yiizde doksan Kur'an'm hiikiimleri hllimdir. Yiizde on is:tihadl ciiz1
meseleler vardir. Arna kitaplardaki bilgilerin hepsini de kendi mezhep imam ve miis:tehidlerinin oldugunu zanneden insanlar, tav1rlanru da ona gore belirlerler. Hfilbuki yiizde doksan hi.ikfunler
Kur'an'm, yani Allah'm emirleridir.
Daha biiyiik bir tehlike de, tahtiecilerden gelmektedir. yiinkii onlar
mezhep konusunu ele ahrken, mezhep imamlar1Il1Il ve miis:tehidlerinin is:tihadlarma bakarak: "Benim mezhebim haktir, ama hatah da
olabilir. Ba§ka mezhep hatahdir, ama hak da olabilir." diye hiikiim
verirler. Hani, "Bir miis:tehid is:tihad eder de is:tihadmda isabet ettirirse iki sevap vardir; isabet ettiremezse, bir sevap vardir." yiinkii
Allah is:in gayret etmi§, O'nun nzaslill is:tihadiyle bulmaya <j:ah§ffil§tlr. Arna burada bile yine bir sevap var deniliyor. "Yok... Onlara go-
Sunuhiit
re, demek isabet ettiremeyebilirmi§ de ... Oyleyse mezheplerin is:indeki is:tihadh mevzularda hata olabilirmi§." diyerek boyle yanh§ ve
hatah bir anlay1§a ula§abiliyorlar. ~imdi siz, bu tahtieci anlayI§I
avam arasma yayarsaruz, onlar da mezheplerin is:inde bulunan yi.izde doksan zarud ve kesin olan Kur'arli hiikiimleri bilemeyecekleri
is:in, bu hatah gorme meselesini hepsine, yani-ha§a-Kur'an'm hiikiimlerine de bilmeyerek yayabilirler. Amk neticedeki vehameti dii§iiniin.
Boyle olunca, hara edebilecek insanlarm verdikleri hiikiim ve kararlar
boyle bir halk iizerinde nastl tesirli olabilir? Onun is;in mezheplerdeki hillciimlerde, ilgili meselelerde, bu hiikiim dogrudan Kur'an'mdrr,
diye as:ikca kutsi kaynak gosterilmelidir ki, insanlar iizerinde tesirli olsun ve ya§amaya te§vik te§kil etsin.
Bediiizzaman Hazretleri, daha sonra yazdig1 25. Soz'de Kur'an'm
kirk yonden mucize oldugunu ispat etmi§ ve Kur'an'm Iayik oldugu yiiksek mevkiye biitiin cihanm da eri§mesi is:in gerekli gayreti
gostermi§tir...
Bu Siinfthat Risalesinden sonra yaztlan 28. Mektup'un 7. Meselesinde Bediiizzaman Hazretleri §6yle demektedir:
"Eski Harb-i Umfuni'den evvel ve oncelerinde, sadik bir viliada
goriiyorum ki, Ararat Dag1 denilen me§hur Agn Dag1'nm altmdayrm. Birden o <lag, miithi§ inftlak etti. Dagiar gibi pars:alar1, diinyanm her tarafina dagmi. 0 deh§et is:inde baktim ki, merhum vllidem yanrmdadrr. Dedim: 'Ana korkma! Cenab-1 Hakk'm emridir;
0 Rahlm'dir ve Hakim'dir.' Birden, o hfilette iken, bakt1m ki, miihim bir Zat bana amirane diyor ki: 'i'caz-1 Kur'an'1 (Kur'an'm mucizeligini) beyan et!' Uyandim, anladim ki bir biiyiik inftlak olacak.
0 inftlak ve inkilaptan sonra, Kur'an etrafmdaki surlar kirtlacak.
Dogrudan dogruya, Kur'an, kendi kendini miidafaa edecek. Ve
Kur'an'a hiicum edilecek; mucizeligi, Onun s;elik bir z1rlu olacak.
Ve §U mucizeligin bir nevini §U zamanda izharma, haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzet olacak. Ve namzet oldugumu anladim."
51
52
Sunuhat
'COnlann i§leri aralarmda §Uradir (isti§are ve me§veretledir)."
($flra, 38) ''i"§ hususunda onlarla isti§are et._,_, (M-i hnran, 159)
Tarih bize gosteriyor ki, islim (Miisli.imanlar) ne derece dine temessiik etmi§ (yapl§IDI§) ise terakki etmi§, ne vakit dinde zaaf gostermi§se
gerilemi§tir. Ba§ka dinlerde ise, bilakis, kuvveti (yani kuvvetli baglanmalan) zamarunda vah§et, zaaf gosterdiklerinde medenilik hastl olm~tur.
Peygamberlerin \Ogunun ~arkta gonderilmi§ olmas1, kader-i
Ezelinin bir remzi (i§areti)dir ki, ~arkm hissiyatma hfilcim, dindir. Bugiin Alem-i islamdaki tezahiidt da gosteriyor ki, Alem-i islarm uyandrracak, §U mezelletten kurtaracak, yine o histir.
Hem de sabit oldu ki, bu devlet-i islamiyeyi (Osmanh Devletini)
biitiin oldiiriicii miisademata (vu~malara) ragmen, yine o his muhafaza etmi§tir. Bu hususta Garba (Batiya, Avrupa'ya) nisbetle ayn bir
hususiyete mfilikiz; onlara kiyas edilemeyiz.
Saltanat ve hilafet gayr-1 mi.infek (birbirinden ayrtlmaz), miittehid-i bizzattlr (aslmda birliktedir) .. Cihet muhteliftir. Binaenaleyh, bizim padi§ahmuz, hem sultandir, hem halifedir ve Alem-i islarmn bayragidrr.
Saltanat itibariyle otuz milyona nezaret ettigi gibi, hilafet itibariyle ii~ milyonun arasmdaki nilram db1tarun aksettigi aynas1, dayanma noktas1 ve medetkan (kurtanc1s1) olmak gerektir.
Saltanatl sadaret (sadrazamhk, ba§bakanhk), hilafeti me§ihat (§eyhiilislamhk) temsil eder.
Sadaret us: miihim §ilraya bizzat istinad ediyor, yine kifayet etmiyor. Halbuki boyle incele§mi§ ve \Ogalrm§ miinasebetler i\inde,
i\tihadlardaki rniithi§ anar§i, islanu fikirlerdeki dagrmkhk:, fasid rnedeniyetin miidahalesiyle ahlak:taki miithi§ gerilerne ile beraber, Me§ihat
(~eyhiilislamhk) taraf1 bir §ahsm is:tihadma terk edilmi§.
Ferd harid tesirlere kar§I daha az mukavernetlidir. DI§ tesirlere kaptlmakla \Ok dinl hiikiimler feda edildi.
Hern nastl oluyor ki, i§lerin basitligi taklid ve teslim cari oldugu
zamanda, velev ki intizamsiz olsun, yine Me§ihat bir §ilraya, en azmdan kazaskerler gibi, miihim §ahsiyetlere istinad ederdi. ~imdi i§ basit-
Siinuhlit
53
likten <;tkrm§, taklid ve ittiba gev§emi§ oldugu halde, bir §alns nastl kifayet eder?
Zaman gosterdi ki, hilafeti temsil eden §U Me§ihat-1 islamiye, yalruz istanbul ve OsmanWara mahsus degildir. Umum islam'a §:1mil yiice bir miiessesedir. Bu soniik vaziyetiyle, degil koca Alem-i islanun,
belki, yalruz istanbul'un ir§adma da km gelmiyor. Oyle ise, bu mevki
oyle bir vaziyete getirilmelidir ki, Alem-i islam ona itimad edebilsin.
Hem menba, hem makes vaziyetini alsm. Alem-i islam'a kaq1 dini vazifesini hakkiyla lfa edebilsin.
Eski zamanda degiliz. Eskiden hakim tek bir §alns idi. 0 hllimin
miiftiisii de, onun gibi miinferid bir §alns olabilirdi. Onun fikrini tashih ve tadil ederdi. ~imdi ise, zaman cemaat zamarudir. Hakim, cemaatin ruhundan <;ikml§, az hassas, sagirca, metin bir §ahs-1 manevidir ki,
§Uralar o ruhu temsil eder.
~oyle bir hakimin miiftiisii de ona uygun cinsten olup, yiice ilmi
bir §Uradan meydana gelen bir §ahs-1 manevi olmak gerektir. Ta ki, soziinii ona i§ittirebilsin. Dine taalluk eden noktalardan, sirat-1 miistaklme sevk edebilsin. Yoksa, ferd dam de olsa, cemaatin ferd-i manevisine
kar§l sivrisinek kadar kahr. ~u miihim mevki (~eyhiilislamhk), boyle soniik kalmakla, islam'm hayat diigiimiinii tehlikeye maruz b1rakiyor.
Hatta diyebiliriz ki, §imdiki zaaf-1 diyanet (dini ya§ay1§taki zay1fhk) ve §eiir-i isl:lmiyedeki lakaytlik ve i<;tihadlardaki karga§a ve anar§i,
Me§ihatm zaafmdan ve soniik olmasmdan meydan almi§tlr. <;iinkii,
hari<;te bir adam reyini (g6rii§ ve i<;tihadiru), ferdiyete dayanan Me§ihata kar§1 muhafaza edebilir. Fakat boyle bir §Uraya istinad eden bir
~eyhiilislam'm sozii, en biiyiik bir diliiyi de, ya i<;tihadmdan vazge<;irir ya o i<;tihadi ona miinhasir birakir.
Her miistaid (i<;tihada kabiliyeti olan), ger<;i i<;tihad edebilir.
Lakin i<;tihadi o vakit amel diisturu olur ki, bir nevi icma veya cumhurun tasdikine iktiran ede (yakm ola).
Boyle bir ~eyhiilislam manen bu s1rra mazhar olur. $eriat-1 garrada daima icma ve cumhurun reyi fetvaya medar oldugu gibi, §imdi de
g6rii§lerin karga§asmdan kurtulmak i<;in, boyle bir faysala (dogruyu
yanh§tan aymc1ya) kat'i liizuin vardir.
54
Sunuhtit
Sadaret, Me§ihat, iki cenahnr (kanatnr). ~u devlet-i islamiyenin
bu iki cenalu birbirine e§it ve denk olmazsa, ileri gidilmez. Gidilse de,
boyle fasid (bozuk) bir medeniyet is=in mukaddesanndan soyunup s1ynhp s=ikmak gerekir.
ihtiyas= her i§in iistadidir. ~oyle bir §liraya ihtiyas= §iddetlidir.
Hilafet Merkezinde kurulmazsa, mecburen ba§ka bir yerde te§el<lctil
edecektir. Bu §Uramn baz1 mukaddeman (ba§lang1s: is:in on hazrrhklar1)
olan islann Cemaatlarm te§kilatlanmas1 ve vakrllarm Me§ihata ilhaki
(devredilip verilmesi) gibi i§lerin daha evvel tahakkuku miinasip ise de,
ba§tan ba§lansa, sonra mukaddemat haz1rlansa, yine maksad basil olur.
Daire-i intihabiyeleri (ses:im daireleri) hem mahdut, hem muhtelif olan ayan ve mebuslarm resmi vazifeleri itibariyle bilvas1ta ve dolay1s1yla bu i§e tesiri olabilir. Halbuki vas1tas1z, dogrudan dogruya bu en
biiyiik vazifeyi iizerine alacak, hills islam bir §Ura lazrmdrr.
Bir§ey "ma vudia leh"inde (konulmas1 ve kullantlmas1 gereken esas
yerinde) istihdam edilmezse atfilete ugrar, istenilen eseri gostermez.
Binaenaleyh, miihim bir maksad is=in kurulan "Darill- Hikmet'ilislamiye" yi, §imdiki aru (Slfadan) bir komisyon derecesinden pkanp,
Me§ihat'taki dairelerin reisleriyle beraber §liramn tabii azas1 addetmek
ve haris=teki .Alem-i islamdan, §imdilik onbe§- yirmi kadar islfurun dlnen, ahlaken itimadim kazanmi§ ses:kin ulemasrm celbeylemek, bu bi.iyiik meselenin esasrm te§kil eder.
Vehham olmamahy1z. Korkmakla din rii§vet verilmez. Dinin zaafiyeti bahanesine olan mi.izahraf (di§1 siis, is=i pis) medeniyete lanet! Korku ve zaaf harid tesirleri i.izerimize saldrrma cesareti verdirir. Muhakkak
maslahat (fayda), mevhum (vehml, kuruntu) zararlar is:in feda edilmez.
Tevfik (muvaffak kilmak) Allah'tandir...
Ustad Hazretleri, Lemaat ve Mektubat gibi eserlerinde, bu vatan
is:in ii\ miihim kaleden bahsetmektedir. Bunlar; ordu, iiniversite ve
tekke ... Tabii bunlann da ruhu, dill hissiyatumz. Bir Dogu devleti
olan Osmanh'run Bati devletlerinden bolge olarak farki vardir. Nasil baz1 bitkiler sadece kendilerine uygun iklim ve bolgelerde yeti§ir; Peygamberlerin s:ogunun Dogu'ya gonderilmesi de bir remiz ve
i§arettir ki, Dogu'yu ayaga kaldiracak dindir, islanu hissiyattir.
Siinuhiit
Onun i<;in bu muazzam meselenin iyi bir temele oturtulmas1 gerekmektedir.
Aynca, Osmanh Devleti'nin diger diinya devletlerinden <;ok farkh
bir taraf1 vardir. Osmanh padi§ahlar1 Yavuz Sultan Selim'den itibaren halife olmU§lardir. Yani iki yonleri vardir: Osmanli'run hakim oldugu topraklarda sultan olmakla beraber, onlarm di§mdaki filem-i
islam topraklarlillil ve insanlarlillil da halifesidirler. Bu sebeple 30
milyonun sultaru olan bir padi§ah aym zamanda 300 milyonun da
halifesidir.
Padi§ahlarm saltanat yoniinii sadaret, yani sadrazamhk temsil eder;
halifelik yoniinii de §eyhiilislamhk temsil eder. 30 milyonu temsil
eden sadrazamhk, ii<; miihim §lid.ya aynldig1 halde yeterli olmamaktadir. 300 milyonu temsil eden §eyhiilislamhk i<;in, hi<; §Uraya
dayanmayan, tek ba§ma bir §eyhiilislamhgm yeterli olmas1 miimkiin
miidiir? Hem meseleler <;ogalmi§, yepyeni problemler ortaya <;Ikffil§trr, biiti.in bu yeni durumlar kar§1smda Miisliimanlarm ve Miisliimanhgm bir §ey soylemesi gerekmektedir. Sosyalizm, i§<;i konulan, bankactlik, emeklilik ve sigorta gibi biiti.in diinyarun kabullendigi baz1 hususlarda, Osmanli Devletin'in de bunlar1 kabul etmesi i<;in
biiyiik devletlerden basktlar da bulunmaktaydi. Bu durumda tek ba§Ina bir §eyhiilislam ne kadar dayanabilir ve nastl bir <;oziim iiretebilir? Mutlaka islam diinyasmdan se<;me ulemarun da i<;lerinde bulunacagi problemleri <;ozecek §Urfilarm kurulmas1 gerekmektedir.
Ustad'm bu teklifi aslmda c;ok onemlidir. Arna maalesef gerc;ekle§tirilememi§tir.
Hatta 1789 Biiyiik Fransiz Thtilfili'nden sonra biiti.in diinyaya yaytlan
hiirriyet, adalet ve miisavat gibi kavramlar her yerde tesirini hissettirmi§tir. Arkasmdan sosyal haklar ve sosyalizm dii§iincesi diinyayi sarmaya ba§larm§trr. Rusya'da ve Qin'de komiinizme vanp dayanan bu
ideolojilere kar§I, cl ba§tan islam di:inyas1 bir go~ ortaya koyamarm§trr. Halbuki mazlum ve magdur kalabaliklan hedefleyen bir ideolojiye donii§en bu anlayi§a kar§I, bir §ey denmesi gerekiyordu. Zira
daha sonra Orta Dogu, Afiika, Filipinler ve oralarda bulunan Miisliiman toplumlar, inan<;lan ve sosyal haklan konusunda ikilem ya§adtlar.
55
56
Siinuhfit
Sadece bunlar degil, anne karrundaki beyin gibi hassas organlar1
oziirlii ceninlerin durumlar1 ne olacak? Ve benzeri sorular, yani eski donemlerde i<;tihad veya fetva konusu olmanu§ durumlar hakkmda amk §ahislardan s:ok enciimen-i dini§lerin karar vermesi gerekmektedir.
i§te, ta 1920 senesinde, biitiin bunlar i<;in tedbir ahnmasnn soyleyen Bediiizzaman Hazretleri s:oziim olarak tekliflerini gostermi§tir.
Aynca onun, diinya s:apmda geli§en olaylar hakkmda bizzat kendisinin soyledigi sozler ve yapngi teklifler vardir. Lemaat isimli manzum eserinde Bediiizzaman Hazretleri Birinci Diinya Sava§I masmdaki sarsmnrun, ileride islam diinyasma istiklfil ve istikrar getirecegini, belki Garb\ garip (gurupta banc1) ve ~ark'1 §ank (parlak) hale getirecegini haber vererek diyor ki:
"Bir vakit biri dedi: 'Medeniyet-i kiiffar, islam'a bela oldu. ~imdi
Sosyalistlik s:tkn. Diinyay1 kan§trrdi. Miifritleri deh§etli.' Ben demi§tim: 'Hi<; korkma! medeniyet-i avam, sosyalistligin gayesidir.
Diisturlar1 bozmuyor islfunl esasan. Dii§iinsiin Avrupah... Fakat
havassa (ii.st tabakaya) mahsus medeniyet-i sefihe (Avrupa medeniyeti) bozmaya <;ah§rrdi. islam'a pek pahah dii§tii hem de belfili ...
Biiyiik rii§veti aldi. Zira ki, maddiyyunluk, hem engizisyonluk mayas1 ile yogrulmll§ §U hazir medeniyet, cazibeli Ve cerbezeli, aldanCl Ve te§Vik edici vas1talarla donanlmi§, hevesle cazibedar, 0 sehhar
(biiyilleyici) ve fettan (medeniyet); din, namus, fazilet ve yiice hissiyat bedeline kendini Mtisliimanlara sanyor. ~a§aah bir hayat gosterip takdim eder. Dinden, hem de namustan, hem de bir-iki kath
fazla rll§Vet ahyor... Fakat sosyalizm ise, bas it ve hem de sade bir
hayat gosterir, cumhura takdim eder. Onun da mukabili kimseyi
<linden, namustan biiyiik bir hisse vermeye hem de feda etmeye
mecbur etmez, edemez. Hem de kimse hissetmez kendini ona
bors:lu... N astl, her bir insanda gidaya ihtiyas: var, onun gibi zevke
de bir ihtiyac1 vardir. Nefis ve heva yolunda siiill ve zelil zevki tat. min olmazsa, ruh ve hiida (hidayet) vechinde zevkini arayacak. Mesela, burada iki adam var, sen de onlara davetlisin. Birincisi, pek §a§aah, hem cazibedar eglenceli, heveskar bir §ekilde seni bir ziyafete
te§riflerle s:agmr. Obiirii ise, sade fakirane bir yerde, hem basit bir
Siinuhtit
<_;orbaya seni herkesle beraber <_;agmr. Namaz vakti de gelmi§. Birinci davet i<_;in ki, o pek §~aah, §en, cemaati ve siinneti belki de hem
namaz1 terk edersin, gidersin. Zevksiz diger davet i<_;in, zevk-i
rllharu olan, bitmeyen lezzete sahip ibadet ve siinneti terk etmezsin. (i§te) birinci ziyafet ise, §imdiki medeniyet; ikinci ziyafetse,
avanu medeniyet. 0 daha adaletli. Hfilis adfilet, islamiyet'ten <_;tkar.
Ruha hayat veriyor, hayatlm Oldtirmez. Zulmetsizdir hayan, hakikattir kemfili. islam, bir ibret aldt. islamiyet eskiden gaflet edip de
kiisrii. H1ristiyanhk dini ise, kendi gfilip hasffilill -ki, medeniyetle
fenni- dost ederek hileli (bir yolla) kendine mfil ederek, o iki silah
ile bize galebe <_;aldt. -5imdi, ~ark'ta miithi§ bir silah imfil edilir, yakm oldu ikmfili. Bunun ktsm-1 azami, hem haknr hem maltmtz. Biz
sahip olmahytz. Zira, hak ktsrm haklruruzdtr. Muzahraf (yaldtzh ve
bozuk) ktsm1 ise, onlara birakilmah. Ba§larma vurmah. Eger (fen ve
medeniyetten uzak kaldtglffilZ gibi) bundan (da) mi.istagru kahp eskisi gibi kiissek, o hileci Hiristiyanhk kendine dost ederek onu
aleyhimizde kullarup islam'm zararma yine istihdam eder. (Bu sosyalizmin) kar§ismda husumetle dayanmak pek gi.i~ olur. 0, yeni bir
fikirdir; hem belfili, hem faydah. Cumhura (halka) miiteveccih muhatab1, avamdtr. ~u cumhur-u avama tevcih olan bir ftkir, kutsiyet
almazsa zeval bulmas1 yaktn olur, <_;abuk soner de oli.ir. 0 yeni (qitlik, sosyal haklarla ilgili) diisturlara, bir kutsiyet verecek iki muazzam din var. (Miisli.irnanhk ve Hiristiyanhk) ~u -5arki keskin ftkir
vakta ki, gozi.inii a<_;rm§ ba§mda duran hasrm Htristiyanhk dinini
bulmu§. Oyle ise o ftkir, onunla (§u andaki kapitalist Hiristiyan
di.inya ile) hi<; bar1§maz elbette. 0 fikir ve meslek, beki ve ya§amak
ister. Ya§amas1 i<_;in cumhurda (halkta) kat'i §ekilde yerle§mek ister.
Avamm, kalben kabul ile kalbinde yerle§tirmesi i~in bir kutsiyet ister. Kutsiyeti verecek, ictimal din ister. Avam halkt <_;ok dii§iinen, ihsanli, merhametli bir §eriat ister... Demek ister istemez dehfilet edecek, isl:llniyet'e teslim olacak, ya olecek, bunu iyi bilmeli."
Ger<_;ekten eger Bedii.izzaman Hazretlerinin teklif ettigi gibi, me§ihatta islam diinyasmdan sec;ilmi§ filimlerle beraber, biitiin filimlerimizden meydana gelmi§ §fufilarlffilZ ve enci.imen-i dini§lerimiz olsaydt ve mesela sosyal haklar mevzuunda islamiyet'in biitiin insanlara, bilhassa i§<_;ilere tarudtg1 haklar ele ahrup sosyalizm bir bir goz-
57
58
Siinuhiit
den ge<_;:irilseydi ve insanhga islamiyet'in bu hususta .giinfuniize bakan giizel ve parlak yiizti arz ve takdim edilebilseydi, herhalde insanhk bu kadar yanh§lara gitmeyecek ve bu kadar actlar <_;:ekmeyecekti. His: olmazsa islam illkelerinde, sosyalizmin de otesinde dinsiz bir esas iizerine oturtulan komtinizmin girdabma dti§tip mahvolan bunca bedbaht gencimiz olmayacaktl.
Hem de <_;:ok seneler once islfuniyet'in yeterliligi ve gtizelligi btitiin
diinyaya, bilhassa ilim ve dti§iince diinyasma tamttlnu§ olacaktl.
Siinuhat
59
Ruyada Bir Hitabe
Melli ve hatirda kalan sozleri aynendir.
1335 (1918) senesi Eyliil'iinde, dehrin hcidisatl11111 verdigi yeis ile,
§iddetle muzdarip idim. ~u kesif zuliimat ic;inde bir nur anyordum.
Manen riiya olan yakazada (uyamkhk halinde) bulamadnn. Hakikaten
yakaza olan riiya-y1 sadikada bir ziya gordiim. Tafsilati terkederek, yalmz bana soylettirilmi§ noktalar1 kaydedecegim. ~oyle ki, bir Cuma gecesinde uyku ile filem-i misfile girdim. Biri geldi, dedi: - Mukadderat-1
islam ic;in te§ekkiil eden bir Meclis-i Muhte§em seni istiyor.
Gittim, gordiim ki, miinevver, emsilini diinyada gormedigim, selef-i silihinden ve (ge<_rmi§) as1rlarm meb'uslarmdan (miiceddidlerinden) her asnn mebuslan ic;inde bulunur bir Meclis gordiim. Hicap
edip kap1da durdum. Onlardan bir zat dedi ki: -Ey feliket, heliket asnrun adami, senin de bir re'yin var. Fikrini beyan et!
Ayakta dump dedim:
-Soron, cevap vereyim.
Biri dedi:
-Bu maglubiyetin neticesi ne olacak; galibiyette ne olurdU:?
Dedim:
-Musibet §err-i mahz (tamamen §er) olmadig1 gibi, bazen saadette feliket oldugu :gibi, feliketten dahi saadet <;ikar. Eskiden beri i'la-y1
kelimetullah ve beka-y1 istikliliyet-i islam ic;in, farz-1 kifaye-i cihadi de-
60
Siinuhiit
ruhte ile kendini yek viicud olan Alem-i islama fedaya vazifedar ve
hilafete bayraktar gormii§ olan ·bu devlet-i islamiyenin felaketi, Alem-i
islfurun gelecekteki saadetiyle telili edilecektir.
Zira, §U musibet, hayat mayanuz ve ab-1 hayatmuz olan uhuvvet-i
islamiyenin inki§Miru ve ihtizazrm harikulade luzlandirdi. Biz incinirken
Afem-i islam aghyor. Avrupa ziyade incitse, bagiracaktir. ~ayet olsek,
yirmi (yirmi milyon) olecegiz, ii<;yiiz (ii<;yiiz milyon) dirilecegiz. Harikalar asnndayiz. iki- ii<; sene oliimden sonra meydanda dirilenler var.
Biz bu maglubiyetle acil bir saadeti kaybettik. Fakat ileride gelecek
devamh bir saadet bizi bekliyor. Pek ciiz'i ve degi§ken ve mahdut olan
hlli (§u andaki durumu), geni§ istikbal ile miibadele eden kazarur...
Birden Meclis tarafmdan denildi:
-izah et!
Dedim:
-Devletler, milletler muharebesi, tabakat-1 be§er muharebesine
terk-i mevki ediyor. Zira be§er esir olmak istemedigi gibi, ecir (iicretle <;ah§an amele) olmak da istemez.
Gllip olsa idik, hasffilffilZ ve dii§manimlz elindeki miistebid cereyana belki daha §iddetli kaptlacaktlk. Halbuki o cereyan hem zllimane,
hem Alem-i islamm tabiatma miinm, hem ehl-i imanm ekseriyet-i
mutlakasmm menfaatine z1t, hem omrii kisa, par<;alanmaya namzettir.
Eger ona yapl§Sa idik, Afem-i islclmi fitratma, tabiatma muhllif bir yola siiriikleyecektik.
~u habis medeniyet ki, biz ondan yalmz zarar g0rdiik. ~eriat nazannda merdut ve kotilliikleri iyiliklerine galebe ettiginden, maslahat1 be§er fetvas1yla mensuh (hiikmii kaldinlmi§) ve insanligm uyanmas1yla inkiraza (y1kilmaya) mahkllm, sefih, miitemerrid, gaddar, manen
vah§i bir medeniyetin himayesini Asya'da deruhte edecek idik.
Meclisten birisi dedi:
-Neden ~eriat §U medeniyeti 5 reddeder?
5
Bizim muradnruz, medeniyetin giizellikleri ve insanlara menfaati bulunan iyilikleridir.
Yoksa, medeniyetin giinahlar1, seyyiatlar1 degil ki, ahmaklar o seyyiatlar1, o seraletleri giizellikler zannedip taklid ederek, mahrmz1 harap ettiler. Medeniyetin giinahlar1, iyiliklerine galebe edip, seyyiat:J. hasenat:J.na iistiin gelmekle, insanlik iki "Diinya Harbi" ile iki
deh§etli tokat yiyip, 0 giinahkar medeniyeti zir ii zeber edip oyle bir kustu ki, yeryiiziinii kanla bula§t:J.rdi. fu§aallah, istikbaldeki islfuniyetin kuvveti ile, medeniyetin giizellikleri galebe edecek yeryiiziinii pisliklerden temizleyecek, umum.l sulhii de temin edecek.
Siinuhiit
61
Dedim:
-<;iinkii, be§ menfi esas tizerine kurulmll§tur.
Nokta-i istinadi kuvvettir. 0 ise, §e'ni, (vaziyet ve potansiyeli)
ted.viizdtir.
Hedef-i kastl menfaattir. 0 ise, §e'ni, tez:lhiimdiir (birbirini SOO§tlrmaktir.)
Hayatta diisturu, cidildir (miid.deledir). 0 ise, §e'ni tenazudur
(kavga, c;eki§medir).
Kitleler arasmdaki d.b1tas1, b~kasrm yutmakla beslenen irkc;ihk ve
men:fi milliyetdir. 0 ise, §e'ni, boyle miithi§ tesadiimdiir (Villll§madir).
Cazibedar hizmeti, heva ve hevesi te§c;i (te§vik ve kamc;tlama) ve
arzularrm tatmin ve isteklerini kolayla§tlrmakttr. 0 heva ise, §eni
insamyeti, melek derecesinden kelp derekesine indirmektir. insanm
manen mesh olmasma sebep olmaktir. (Yani kotii arzularmm esiri olan
ki§i, artik slireten insan goriiniimiinde olsa bile, manen, ic; yap1s1 itibariyle dort ayakltlar seviyesine dii§mii§ttir.)
Bu medenilerden c;ogunun, eger ic;i di§ma c;evrilse, kurt, ay1, ytlan,
hmz1r, maymun, postu gorillecek gibi hayile gelir.
i§te, onun ic;in bu medeniyet-i hazira, insanlarm yiizde seksenini
me§akkate, bedbahthga atml§; yiizde onunu haylli bir saadete c;ikarffil§; diger yiizde onunu da ortada btrakmi§. Saadet odur ki, killle (herkese ), ya eksere (c;ogunluga) saadet ola. Bu ise, azmhgm da en azmadir ki, insanhga rahmet olan Kur'an, ancak umumun, en azmdan ekseriyetin saadetini ic;inde ta§iyan bir medeniyeti kabul eder.
Muhterem miiellif bu k.tsm1 sonradan ilave etmi§tir.
Hem serbest hevanm tahakki.imiiyle, zarur! olmayan ihtiyac;lar zarur! ihtiyac;lar hiikmiine ge<;mi§lerdir. Bedevilikte bir adam dort §eye
muhtac; iken, medeniyet yiiz §eye muhtac; ve fakir etmi§tir. <;ali§tl~ak
kazarulan, masrafa km gelmediginden, hileye, harama sevk etmekle,
ahlakm esasrm §U noktadan ifsad etmi§tir. Cemaate, nev'e verdigi servet ve ha§mete bedel, ferdi, §ahs1 fakir, ahlaksiz etmi§tir.
iik c;aglarm biitiin vah§etini, bu medeniyet bir defada kustu! ..
62
Sunuhdt
Alem-i islanun §U medeniyete kar§1 c;ekimserligi ve soguk davranmas1 ve kabulde rorlanmas1 dikkat c;eken bir noktadrr. Zira istigna
(ba§kasma ihtiyac; duymama), ve istikliliyet hassas1yla miimtaz olan §eriattaki ilahl hidayet, Roma felsefesinin dehas1yla a§tlanmaz, imtizac;
etmez, asimile olmaz, tab! olmaz.
Bir astldan ikiz olarak dogan eski Roma ve Yunan'm iki dehfilar1, su
ve yag gibi uzun zaman gec;tigi, medeniyet ve Hiristiyanhk mezcedip
birle§tirmek ic;in c;ah§tig1 halde, yine istiklfillerini muhafaza ettiler. Adeta tenasiih gec;irerek o iki ruh §imdi de ba§ka §ekillerde ya§iyorlar. Onlar ikiz iken hem de onlan birle§tirecek sebepler varken birle§me gerc;ekle§mezse, §eriatin ruhu olan hidayet nuru da, o karanhk ve zilim
medeniyetin esas1 olan Roma dehas1yla hic;bir vakit mezcedip olunamaz ve yutulamaz...
Dediler:
-~eriat-i Gard.'daki medeniyet nastldir?
Dedim:
-~eriat-1 Ahmediye'nin (s.a.s.) tazammun ettigi ve emrettigi medeniyet ise ki, §U haz1r medeniyetin ortadan kalkmasmdan sonra inki§af edecektir. Onun, menfi esaslan yerine miisbet esaslar vaz' eder (koyar).
i§te nokta-i istinad, kuvvete bedel haktir ki, §e'ni adfilet ve
tevaziindiir (denklik ve e§itliktir).
Hedef de menfaat yerine fazilettir ki, §e'ni muhabbet ve tecaziibdiir (birbirine kar§l duyulan yakmhk hissidir.)
Cihetii'l- Vahdet (birlik ve birle§tiricilik yonii) de irkc;1hk ve milliyet yerine, dlnl, vataill ve s1mfi d.b1tadir ki, §e'ni samimi uhuvvet ve
kar§ihkli sulh ve haricin tedviiziine kar§l yalmz miidafaadir. Hayatta
cidal ve c;arpi§ma diisturu yerine yardimla§ma diisturudur ki, §e'ni ittihat ve tesaniiddiir (dayam§madir).
Heva yerine hiidadir ki, §e'ni insaniyet yoniinden terakki ve rUhen
tekamiildiir. Heva (nefsam, kotii arzulan) tahdid eder (slllrlar), nefsin
siifli, adl hevesatlrun kolayla§tirtlmasma bedel, ruhun ulvi hissiyatlm
tatmin eder.
Sunuhat
63
Demek, biz maglubiyetle ikinci cereyana taktldik ki, mazlumlann
ve cumhurun cereyarudir. Ba§kalanndan yiizde seksen. fakir ve mazlumsa; islam'dan doksan, belki doksan be§tir.
Alem-i islam §U ikinci cereyana kar§1 lakayd veya muanz kalmakla hem istinads1z, hem biitiin emegini heder, hem onun istilas1yla istihfileye maruz kalmaktan ise, akilli davrarup onu islanu bir tarza c;evirip, kendine hadim ,ktlmaktir. Zira dii§manrn dii§maru, dii§man kaldikc;a dosttur. N astl ki, di.i§marun dos tu, dost kaldikc;a dii§mandir...
~u iki cereyan birbirine zit, hedefleri zit, menfaatleri zit oldugundan; birincisi dese "01!", digeri diyecek "Diril!" Birinin menfaati za'.'
rar, ihtilaf, tedenni, zaaf, uyumam1z1 gerektirdigi gibi; otekinin menfaatl da, kuvvetimizi, ittihadimm bizzarure iktiza eder.
~ark husftmeti,. islam'm inki§afllli boguyordu, zill oldu ve olmah.
Garb husftmeti, islam'm ittihadma, uhuvvetin inki§afma en miiessir sebeptir, blli kalmah.
Birden o meclisten tasdik emareleri tezahiir etti.
Dediler:
-Evet, iimitvar olunuz. ~u istikbal inktlab1 ic;inde, en yiiksek giir
sada, islamm sadas1 olacaktir! ..
Tekrar biri sordu:
-Musibet, cinayetin neticesi, miikafatln mukaddimesidir. Hangi fiiliniz ile kadere fetva verdirdiniz ki, §U musibetle hiikmetti. Umftmi
musibet ekseriyetin hatasmm neticesidir. Hazrrda miikafatllllz nedir?
Dedim:
-Mukaddimesi lie; miihim erkan-1 islimiyedeki ihmllimizdir. Namaz, oruc;, zekat... Zira, yirmi dort saatten yalmz bir saati, be§ vakit
namaz ic;in Hllik Tefila bizden istedi. Tembellik ettik; be§ sene yirmi
dort saat talim, me§akkat, tahrik ile bir nevi namaz ktldirdi.
Hem senede yalmz bir ay oruc; ic;in nefsimizden istedi. Nefsimize
ac1dtlc; keffareten be§ sene orucr tutturdu.
Ondan, krrktan yalmz biri, ihsan ettigi maldan zekat istedi. Cimrilik ettik, zulmettik, 0 da bizden y1g1lm1§ zekati aldi.' Ceza, amel cinsindendir.
64
Siinuhat
Hazrr miikafatmuz ise: Fastk, giinahkar bir milletten, be§te bir
olan dort milyonu velayet derecesine <;tkardi; gazilik, §ehitlik verdi.
Mii§terek hatadan meydana gelen mii§terek musibet, mazi giinaluru
sildi.
Yine biri dedi:
Bir funir, hata ile felakete atnu§ ise?
Dedim:
-Musibete dii§enler miikafat ister. Ya hata eden funirin hasenatl
(iyilik ve sevaplar1) verilecektir; o ise hi<; hlikmiinde veya (Allah'm)
gayb hazinesi verecektir. Hazine-i gaybda boyle i§lerdeki miikafat ise,
§ehitlik ve gazilik derecesidir.
Baktim, Meclis (dediklerimi) begendi. Heyecanimdan uyandim.
Kendimi terli, elpen<;e yatakta oturmu§ buldum. 0 gece boyle ge<rti ...
Aym giin, piir-iimit, ba§ka ve diinyevl bir Meclise gittim. Diinyeviler dediler:
-Neden geldin geleli siyasete ,kar1§rmyorsun?
Dedim:
-~eytandan ve siyasetten Allah'a s1grmyorum. Evet, istanbul siyaseti, ispanyol hastahg1 gibi bir hastaltktlr. Fikri hezeyanla§tlnr. Biz bizzat kendi kendimize hareket etmiyoruz. Bilvas1ta hareketliyiz. Avrupa
iifliiyor, biz burada oynuyoruz. 0 uyutmakla telkin eder. Biz kendimizden hayal edip, sagrrcasma, tahribimizde telkinlerinin eserini icd
ederiz.
Madem ki menba Avrupa'dir. Gelen cereyan, ya menfi veya miisbettir. Menfiye kaptlan, harf gibi "Kendinden ba§ka olan bir manaya
delfilet eder" yahut "Kendinden olan manaya delfilet etmez." diye tarif
edilir. Demek biitiin hareketleri, bizzat hfu-i<r hesabma ge<;er. <;iinkii
iradesi hiikiimsiizdiir. Niyetinin hllis olmas1 fayda vermez. Bilhassa,
menfi iki cihet zaaf ile hari<r cereyanm kuvvetine aktlsiz bir filet olur.
Diger miisbet cereyan ise ki, dahilden muvaftk §eldini giyer. isim
gibi "Kendinde bulunan bir manaya delfilet eder." Hareketi kendinedir.
Tebal (dolayis1yla) hariced.ir. Lazrm-1 mezheb, mezheb olmadigmdan
(Ki§inin esas maksadi ve muradi olan fiil veya soziine ikinci bir husus
daha liizum ve terettiib etse, o bundan mesul tutulmaz. <;iinkii o bu-
Siinuhat
65
nu iltizam enni§ degildir), belki muahaze edilmez. Bilhassa iki cihetle
kuvveti, haris: cereyarun miisbet ve zaafina inzimam etse, harici kendine §UUrsuz bir filer edebilir.
Dediler:
-Dinsizligi gormiiyor musun, meydan ahyor. Din nfuruna meydana s:ikmak lazrm.
-Evet, lazrmdtr. Fakat kat'i bir §art ile ki, bu hususta harekete ges:iren, a§k-1 islc1miyet ve hamiyet-i diniye olmah. Eger harekete ges:iren
ve tercih sebebi, siyasets:ilik veya tarafgirlik ise, tehlikelidir. Birincisi
hata da etse, belki affolunur. ikincisi isabet de etse, mes'uldiir.
Denildi:
-Nastl anlanz?
Dedim:
-Kim fasik siyasetda§lll1, dindar muhalifine, su-i zan bahaneleriyle
tercih etse, harekete ges:iren siyaset~iliktir. Hem umumun mukaddes
mah olan dini, inhisar zihniyetiyle kendi meslekda§lanna daha ziyade
has gostermekle, kuvvetli bir ekseriyette dine aleyhtarlik meyli uyandtrmakla nazardan dii§iirmek ise, harekete ges:iren tarafgirliktir.
Mesela, iki adam d6gii§iirler. Biri, zay1f dii§ecegini hissederken,
elindeki Kuran'1 kaviye uzatmakla himayesini davet edip, kavi bir ele
vermek lazrmdtr. Ta beraber ~amura dii§mesin. Kur'an'a muhabbetini,
hiirmetini gostersin. Kur'an'1, Kur'an oldugu is:in sevsin. Eger kavinin
kar§Isma siper etse, himayet damarrm tahrik etmeye bedel, hiddetini
celbeder. Kur'an'1 kavi bir hadimden mahrum birakmakla, zayif bir elde beraber yere- dii§erse; o, Kur'an'1 kendi nefsi is:in sever demektir.
Evet, dine imfile etmek (meylettirmek) ve iltizama te§vik etmek ve
clini vazifelerini ihtar etmekle dine hizmet olur. Yoksa, "Dinsizsiniz"
dese, onlan tecaviize sevketmektir. Din dahilde menfi tarzda kullarulmaz.
Otuz sene halife olan bir zat, menfi siyaset namma, istifade edildi
zanmyla §eriata gelen tecavlizti gordtintiz. Acaba §imdiki menfi siyaset~ilerin fetvalarmdan istifade edecek kimdir, bilir misiniz? Bence islfurun en §edid hasrmdtr ki, hans:erini islfurun cigerine saplaml§t1r.
Dediler:
Siinuhtit
66
-ittihad ve Terakki'ye §edid bir muanz id.in. Neden §imdi suk.Ut
ediyorsun?
Dedim:
-Dii§manlann onlara hiicumlarlillil §iddetinden. Dii§mamn hedef-i
hiicumu, onlann hasenesi (iyiligi) olan azm ii sebattJ.r ve islc1miyet dii§mamna zehirleme vas1tas1 olmaktan feragattdtr. Bence yol ikidir:
Mizamn (terazinin) iki kefesi gibi.. Birinin hafifligi, obiiriiniin agirhgma ge<;er. Ben tokadtmt Antranik ile beraber Enver'e, Venizelos ile
beraber Said Halim'e vurmam. Nazarrmda vuran da sefildir.
Dediler:
-F1rkacilik lazrm-1 me§rutiyettir.
Dedim:
-Bizdekilerde fikirlerin <;izgileri kavu§malar1 i<;in birbirine meyilli
olarak uzamaya bedel, dogru <;izgiden saparak gittiginden, kaVU§ma
noktas1 vatanda, belki kiirede goriilmiiyor. Varhk - yokluk gibi, birinin
varhg1 6tekinin yoklugunu ister. inat, bazen mufrid ftrka mutaass1blarma, dalfilet ve batth iltizam ettirir. ~eytan birisine yardtm etse, melek
der, rahmet okutur. Otekinde melek gorse, "Elbisesini degi§tirmi§tir''
der, lanet eder. Su-i zan ve hiisn-ii zan nazar1yla, diirbiiniin iki tarafi gibi leh, aleyh ... Bo§ emareyi (belirtiyi) kesin delil, kesin delili de bO§
emare goriir.
i§te §U zuliimdiir, "Muhakkak ki, insan <;ok zllimdir. (ibrahim, 34)"
smrm gosterir. Zira, hayvamn aksine olarak, kuva (istidatlar, kabiliyetler,
duygular) ve meyilleri fitraten srmrlandtnlmamt§; zuliim meyli hadsizdir. Bilhassa, "ene"nin (benligin) habis e§kili olan hodg:1mhk, hod fikirlik, hodbinlik, hodendi§lik, gurur ve inat o meyli inzimam etse (eklense)' oyle biiyiik giinc1hlarm en biiyiigiinii icad eder ki, daha insanhk
ona isim bulmamt§. Cehennemin liizumuna delil oldugu gibi, cezas1 da
yalmz Cehennem olabilir.
Mesela, birisinin bir s1fatlndan dartlsa, masum stfatlarm toplandtg1 yer olan §ahsma, hatta dostlarma, hatta meslekta§ma zulmiinii te§mil eder (genelle§tirir). "Hi<;bir giinahkar, ba§kasmm giinahtm yiiklenmez." (Enbiya, 164) ayetine kar§t temerriid eder.
Sunuhdt
67
Mesela, ihtirash bir intikam veya intikamc1 bir muhalefet duygusuyla bir kere demi§: ·''islam maglup olacak, islam'm kalbi par~alana­
cak." S1rf o miirfil ruhtan gelen, yalanci fikirden ~ikan ugursuz soziini.i
dogru gostermek i~in, islam'm maglubiyetini, islam'm peri§anhgrm arzu eder, alki§lar, hasmm (islam'm dii§manmm) darbesinden lezzet ahr.
i§te §U alki§l ve gaddar lezzet ah§idir ki, yarah olan islam'1 mii§kill
mevkide birakmi§. Zira, han~erini islam'm cigerine saplami§ olan hasrm, "Si.ikllt et.. " demiyor. "Alki§la, lezzet al, beni sev'' diyor, onlar1 misal gosteriyor.
i§te size deh§etli bir gi.inah ve zuli.im ki, ancak ha§irdeki mizan tartabilir. Var git sen buna gore mukayese yap ...
Denildi:
-Maglubiyet malfundu, biz bilirdik, bilerek bizi belaya atttlar...
Dedim:
-Acaba Hindenburg gibi deh§etli insanlar nazarma nazari kalrm§
olan harbin netice ve hedefi, sizin gibi acemilere nastl malfun ve bedihl
olabilir. Acaba fikir dediginiz §ey (Allah'a s1gmmz) arzu olmasm? bazen zilimane §ahsi intikam, arzuya fikir suretini giydirir. ·
Yahu, pis bir ~amura dii§mii§si.ini.iz, misk-i.i anber diye yi.izi.ini.ize
gozi.ini.ize bula§tlrmaya ne mana var?
i§te misllilerin mi.inevver gece Meclisinde ve di.inyevilerin karanhk
gi.indi.iz mahfelinde aktldan akma degil, kalbden ~ikan beyanatlm: istersen kabul et, istersen etme - anlamak §artiyla. ister al gll§-i kablll~i cane, (can kulag1yla dinleyip kabul et), ister hiddet et.
Riiyada Bir Hitabe ba§hg1 altmda anlattlanlar, aslmda enteresan bir
olaydtr. Abdiilzaziz ed-Debbag Hazretleri de, el-ibriz isimli kitapta Divan velilerinden bahsetmekte, bunlann Arafat'ta bazen Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ba§kanhgmda bazen da Divan ba§karunm riyasetinde toplandtldanm soylemektedir. Kendisinin de kattldt-
g1 anla~tlan bu toplanuya, hayatta olan divan velilerinin ch§mda vefat etmi§lerden kattlanlarm durumlarrm; diinyevi konular konu§Ulurken, siikUt etmelerinden, hep aym §ekil ve ktyafet iizere kattlmalarmdan, ay I§tgmda gOlgelerinin dii§memesinden anladtgrm ifade
ediyor.
Siinuhat
68
Bediiizzaman Hazretlerinin anlatt1g1 toplannrun farkh oldugu anla§Ihyor. Cenab-1 Hakk'm, her yiiz senede bir islamiye'i o asrm durumuna gore, dinin asillarma hi<;bir §ey ilave etmeden ve hi<;bir §eyi
de eksiltmeden en taze ve en parlak bi<;imde takdim etmek iizere
gonderdigi miiceddidlerden ge<;mi§ her bir asrm miiceddidinin bu
toplannda bulundugunu da soyliiyor. "Ey helfilcet ve felfilcet asrlillil
adami" diye kendisine hitap edilmesinden de, biz kendisinin miiceddid oldugunu anhyoruz. Zaten kendisinden tam bir asir once
gelen Mevlana Hllid Bagdadi Hazretlerinin halifelerinden birisi de,
yine ondan nakille divanmda, kendisinden sonra gelecek zann ozelliklerinden bahsettikten sonra, gelenin "mehdi miiceddid" olacag1ru haber vermektedir.
"Riiyada Bir Hitabe"nin ba§ tarafmda anlanlanlar, manzum §ekilde
''Lemaat'' isimli eserinde de anlanlmi§nr. "Lemaat Uzerine" isimli
<;ah§mamda, bu konu iizerinde durmll§tuk. Burada ise, orada anlanlmayan kisimlar iizerinde durahm.
Aynca, burada iistii kapah §Ckilde iki cereyandan bahsedilmektedir.
Bunlardan birisi, Avrupa medeniyetini temsil eden ve sadece azmhgm da azmhg1 olan zenginlerin istifade ettigi §a§aah, dt§I siis, i<;i
pis, sureti me'nus bir §eytan olan ve diinyay1 somiirerek ayakta duran bir anlayt§; ikinci cereyan ise, sosyal haklar ve i§<;i haklar1 gibi
iddialarla ortaya <;ikan, 'avam medeniyeti' tabiriyle ifade edilen sosyalizmdir.
Yine burada da, bu ikinci cereyandan bigane kahnmamasrm tavsiye
etmekte, onun eksik ve yanh§larlillil diizeltilerek Islam! bir §ekle
s:evrilmesini istemektedir. Eger aktllica davrarup bunu yapmazsak,
Avrupahlarm, fen ve medeniyeti kendi lehlerine <;evirerek somiirgecilik emellerini ger<;ekle§tirmek i<;in kullandtklan gibi, ashnda kendilerine dii§man olan sosyalizmi de lehlerine <;evirerek emellerine
filet edeceklerini ifade etmektedir. Maalesef, bu dedikleri daha sonra tahakkuk etmi§tir.
Biitiin bu olumsuzluklara ragmen, Bediiizzaman Hazretleri gelecekle ilgili miijdelerini vermekten de geri durmamI§ ve "Evet, iimit-
Siinuhtit
var olunuz. ~u istikbal inktlab1 i<;inde, en yiiksek, giir sada islam'm
sadas1 olacakt:J.r! .. " demi§tir.
Bu musibetin giinahlarlllllZa kefaret olup, gazilik ve §ehitlikle de
dort milyon insanlllUZa velilik kazandirdigllll ifade ettikten sonra,
bir itiraza da, "Musibete dii§enler miikafat ister, hatah 3.mirin sevaplarmdan ahp da milyonlarca magdura bir §eyler vermek miimkiin olmadigma gore, miikafat Cenab-1 Hakk'm gayp hazinesinden
verilecektir, o da gazilik ve §ehitliktir. Giinahkar bir milletin bu sebeple giinahlari da silinmi§tir." mealinde isabetli bir cevap vermi§tir. Madem ki, bir Miisliiman'm ayagma batan bir <liken yiiziinden
bile on giinahi silinip yerine on sevap1 yaziliyorsa, §ehit olmU§ veya yaralanmi§ gazilere de bu be§ senelik <;ekilen musibet vesilesiyle,
biiyiik bir kefaret ve miikafat soz konusu olacakt:J.r.
Diinyeviler meclisinde, siyasetle ilgili soru kar§ismdaki tavrllll da
<;ok a<;ik ve net §ekilde gori.iyoruz. Bir kere bizdeki siyasetin ipleri
ecnebilerin elinde. ikincisi, siyaset damarllllll, kar§l partiden olaru
melek gibi bile olsa §eytan gibi gosterdigini, s1rf kendi partisinden
oldugu i<;in §eytan gibi olanlari da melek gibi gosterdigini anlanyor.
~eytan ve siyasetten de Allah'a s1gllllyor.
Bediiizzaman Hazretleri, ipleri ellerinde tutan bizim haricimizdekilerin elinde §Uursuz ve aktlsiz bir 3.let, bir ffia§a olmaktan kurtulmak
i<;in, hareketin yerli ve kendinden olmasllll §art ko§maktadir.
Diinyeviler meclisinde, "Dinsizlik meydan ahyor. Din adma meydana <;ikmak lazllll." diyenlere verdigi cevap da ufuk a<;1c1dir. Milli
ve dinl duygularlll11Z1, kendi emellerine ula§mak i<;in kullanmak isteyen ve bizleri, yiikselecekleri hedefler i<;in, sadece iizerine bastlacak bir merdiven basamag1 gibi gorenlere kar§t da ikazlarda bulunmaktadir. Dini ve Kur'an'1 kendi emelleri i<;in kullananlarm, islimiyet'e yapacaklar1 kotiiliikleri; kuvvetli hasrm kar§1smda yiyecegi
darbelerden kurtulmak i<;in Kur'an'1 kendisine siper yapanlarm kotii durumlanna benzetmek suretiyle anlatmaktadir. Siyasetin eli, her
zaman mukaddeslerimizden uzak tutulmahdir. Onlar1 kendi zaaf ve
zayifltldan sebebiyle, yere dii§iirmeye hi<; kimsenin hakki yoktur.
69
Siinuhiit
70
Onlar, hep yuk.ar1da ve nefislerimizin kusur ve kirli arzularmdan
s:ok yiikseklerde durmah ve tutulmahdir.
Bizi sav3_§a sokan ittihad ve Terakki'nin is:in maglubiyetten sonra
aleyhinde niye konll§madigi "ittihad'a §edit bir muanz idin, neden
§imdi si.ikllt ediyorsun?" §eklinde bir soru ile kendisine sorulmaktadrr. Burada da, ifrat ve tefritler kar§1smdaki her zamanki
tavnrn ortaya koyar. Onlarm bi.itiin hatalarma kar§ihk azim ve sebatlarlill takdir eder. Zaten dii§manlarm da, bu azim ve sebati hedef edindiklerini soylemektedir.
Frrkacihk mevzuunda da, particilerin memleket menfaati is:in fikirlerinin birle§mesi gerektigi noktalarda bile, nastl bir uzl3_§maz tutum sergiliyebildikleri, fikir s:izgilerinin degil illkede, ki.ire-i arzda
bile bir kaVU§ma noktalarmm bulunmadiglill soylemektedir. Daha
sonra yazdigi Mektubat isimli eserinin Uhuvvet esaslarlill anlatrrken "Be§inci Vecih"te §6yle demektedir:
"Hayat-1 i¢maiyece, inat ve tarafgirlik gayet mtizrr oldugunu beyan eder. Eger denilse: 'Hadiste iimmetimin (alternatif sunma
manasmda) ihtilaf1 rahmettir.' buyurulmU§. Thtilaf ise tarafgirligi
gerektiriyor. Hem tarafgirlik maraz1, mazlum avami, zalim havassm (ii.st tabakanm) §errinden kurtanyor.
yiinkii bir kasabanm veya
koyiin havass1 ittifak etseler, mazlum avami ezerler. Tarafgirlik olsa,
mazlum bir tarafa iltica eder, kendisini kurtanr. Hem fikirlerin s:arpt§masmdan ve aktllarm farkh alternatif sunmalarmdan, hakikat tamamiyle tezahiir eder.
Elcevap:
Birinci suale deriz ki: Hadisteki ihtilaf ise, miispet ihtilafur. Yani,
her biri kendi mesleginin tamir ve revac1 is:in ugra§rr. Ba§kasmm
tahrip ve iptlline degil, belki tekmil ve 1slahma s:ali§rr. Arna menfi
ihtilaf ise - ki garazkarane, di.i§mancasma birbirinin tahribine s:ali§maktrr. - hadisin nazarmda merduttur.
miisbet hareket edemezler.
yiinki.i birbiriyle bo~anlar,
Siinuhdt
ikinci suale deriz ki: Tarafgirlik eger hak namma olsa, hakhlara s1gmak olabilir. Fakat §imdiki gibi garazkarane, nefis hesabma olan
tarafgirlik, haksizlara s1gmaktrr ki, onlara dayanma noktas1 te§kil
eder. yiinkii, garazk:1rane tarafgirlik eden bir adama §eytan gelse,
onun fikrine yardim edip taraftarhk gosterse, o adam o §eytana rahmet okuyacak. Eger kar§1 tarafa melek gibi bir adam gelse, ona -h~a­
lanet okuyacak derecede bir haksizhk gosterecek.
U<;tincii sufile deriz ki: Rak namma, hakikat hesabma olan fikirlerin
s:arp1§mas1 ise, maksatta ve esasta ittifak ile beraber, vesilelerde ihtilaf eder. Rakikatin her k6§esini izhar edip, hakka ve hakikata hizmet
eder. Fakat tarafgirane ve garazkarane firavunla§rm§ nefs-i emmare
hesabma hodfuru§luk, §6hretperverane bir tarzdaki fikirlerin s:arp1§masmdan "b:1rika-i hakikat'' degil, belki fitne ate§leri s:wyor. yiinkii, maksatta ittifak lazrm gelirken, oylelerin fikirlerinin kiire-i arzda
dahi kaVU§ma noktas1 bulunmaz. Rak narmna olmadigi is:in, nihayetsiz miifritane gider. Uzla§mas1 ve iyile§mesi kabil olmayan aynhklara sebebiyet verir. Rfil-i filem buna §ahittir...." (22. Mektup)
Bediiizzaman Razretleri; arzu ve hevesini fikir suretinde gorenlerin
durumuna uygun bir misal verir: Birinci Diinya Sava§1'nda "Biz bu
sava§a niye girdik? Mlisltimanlar maglup olacak." diyen birisinin,
sonunda "Ben size dememi§ miydim?" diyebilmesi is:in maglubiyetimizi arzuladigirn ele alarak, meseleyi izah etmektedir.
Ashnda, bu ki§i, i§in ba§mda neticeye <lair endi§eye kaptlnu§ ve bu
yiizden boyle demi§ olabilir. Arna, sonra maglup olmamarmz is:in
gidip §ehit olmak dahil, elinden gelen her§eyi yapmas1 ve ''Aman
Allah'rm ne olur, benim di.i§iincemi dogru s:ikarma!" diye dua etmesi gerekirdi. Arna kim bilir, bizi sava§a sokan ittihats:tlara rm, onlardan baztlarma rm bir husumeti vardi bilinmez. i§te boyle hislerle bir §ey arzuluyor, bunu tahakkuk ettirenleri alki§hyor, bize vurdugu darbelerden de zevk altyor! Bu nastl insanhktrr! ..
71
Sunuhtit
73
Riiyamn Zeyli
Riiya hacda si.ikllt etti. <;iinkii, haccm ve ondaki hikmetin ihmali,
musibeti degil, gazap ve kahn celbetti. Cezas1 da keffi.retii'z-ziinup degil, kessaretii'z-ziinub oldu (giinahlan kat kat arttrdt). Haccm bilhassa
tam§ma ile, fikir birligini, yardtmla§ma ile te§rik-i mesfilyi tazammun.
eden i<;indeki islamm yiice siyasetinin ve geni§, i<;tima! faydalarm
ihmfilidir ki, dii§mana milyonlarla Miisliimaru, islam aleyhinde kullanma zemini haz1rlamt§tlr.
i§te Hind, dii§man zannederek, halbuki pederini oldiirmii§, ba§mda oturmll§ bagmyor.
i§te Tatar, Kafkas, oldiiriilrnesine yardtm ettig~ §ahtS, bi<_rare·valideleri oldugunu "Ba'de harabi'l-Basra" (Basra harap olduktan, yani i§ i§""
ten ge<_rtikten sonra) anltyor. Ayak ucunda aghyorlar.
i§te Arap, yanlt§hkla kahraman karde§ini oldiiriip, hayretinden ag'";
lamayi da bilmiyor.
i§te Afrika, biraderini tarumayarak oldiirdii, §imdi vaveyla ediyor.
i§te Alem-i. islam, bayraktar oglunun gafletle bilmeyerek oldiiriilmesine yardtm etti, vllide gibi sa~lanm ~ekip'.fill u fizar ediyor.
Milyonlarla ehl-i islam, hayr-1 mahz (tamamen hayrr) olan hac seferine yolculuga hazrrlanmak yerine, §err-i mahz olan dii§man bayragt
alttnda diinyada uzun seyahatler ettirildi. Biitiin bunlardan ibret ahruz...
74
Siinuhiit
"Ri.iyada Bir Hitabe"de, Birinci Dtinya Sav:1§1'nda Miisliimanlann
b:l§rna gelen bu maglubiyet musibetinin sebebi sorulmll§tu. Musibet, giinahlara kefarettir. Onun is;in, orada meselenin kefaret yonii
anlattlrm§n. Hfilbuki, baz1 gtinahlar gazap-1 illlii'yi celbeder. Gazap
ise gtinahlara kefaret degil; billlis giinahlarrn <_;:ogalmasrna sebeptir.
N amaz, oru<_;: ve zekann terki musibeti celbetmi§tir, ama hac ibadetinin terki gazab1 celbetmi§tir. Haccrn iki yonii, vardrr: Bir yonii,
§ahsrn manevi terakkisi ile ilgilidir. insan hac atmosferinde bir veli-
lik kazanabilir. ikinci yonii i<_;:timai tarafidir ki, Islam cemaati ve Islam dtinyas1 ile ilgilidir. Bu yoniiyle, hac biiyiik bir Islanu kongredir. Miisliimanlar, hacda karde§<_;:e biittin meselelerini gorii§meli,
"Dtinya nereye gidiyor?", "Miisliimanlara dii§en nedir?" gibi meseleleri gorii§erek bir vaziyet almahdirlar. I§te; hacdaki islam'rn bu
engin ve derin siyaseti yerine getirilmedigi i<_;:in, gazap ve kahrr kendini gostermi§, islam dii§manlar1, Miisliimanlan yine Miisliimanlar
aleyhine kullanrm§lardir. Ba§ta ingilizler olmak iizere Avrupahlar ve
Ruslar "Biz halifenizle beraber ayru safta sava§iyoruz." diyerek
Dtinyadan habersiz somiirge Miisliimanlarlill, gafil ve dtinyadan
habersiz olan bu gi.iruhu, Osmanh Devleti aleyhine sava§tlrffil§lardrr. Baztlar1 <;anakkale'de, baztlan Istanbul'da ezanlar1 duyunca
meseleyi anlayabilmi§tir. Arna, arnk i§ i§ten <_;:oktan ge<_;:mi§tir. Hfilbuki, her sene hac mevsiminde bunlar konll§ulsaydi, kim kiminle
sava§tig1, Miisliiman halklara bildirilseydi, herhalde bu kadar kolay
kandirtlmalar1 miimktin olmazdi...
Zaruretler, MahzurlanMiibah Ktldig1 Gibi Mii§kilatlan da Kolayla§tmr.
Korkakhkta darb-1 mesel hiikmiinde olan tavuk, c;ocuklar1 yamnda iken §efkat-i cinsiyesiyle mandaya saldmr. i§te deh§etli bir cesaret ...
Hem darb-1 mesel olmu§; kec;inin kurttankorkusu, izdirar (mecburiyet) vaktinde mukavemete inktlap eder; boynuzuyla kurdun karruru deldigi vllidir. i§te harika bir §ed.at. ..
F1tri meyelan, mukavemet tanimaz. Bir avuc; su, kalm bir demir
gillle ic;ine attlsa, ki§ta soguga m:1ruz brrakilsa, geni§leme meyli demiri parc;alar.
Siinuhat
75
Evet, §efkatli tavuk cesareti, hamiyetli kes:inin izdirari §edati gibi
fitd bir heyecan, demir giillede su gibi zulmiin soguk Hfirane dii§manhgma maruz kalchks:a her §Cyi pars:alar. Rus mojikleri buna §3.hittir.
Bununla beraber imanm maruyetindeki harikulade §ehamet (bahadirhk, yigitlik), izzet-i islamiyenin tabiatmdaki diinyaca takdir edilen
§ecaat, islami karde§ligin uyanmas1yla her vakit mucizeler gosterebilir.
Bir giin olur elbette dogar §ems~i hakikat.
Hi~ boyle miiebbed mi kahr zulmet-i filem?
Bu bOltimde, zaruretlerin mahzurlu olan §eyleri haram iken miibah
hale getirdikleri gibi, mii§kilatlan kolayla§tmhklan serlevha §eklinde
meselenin ba§ma yaztldtktan sonra, konunun izahma ge9J.mekte.
Mesela deyim olarak "tavuk gibi korkak" deriz, ama civcivleri tehlikeyle kar§ila§mca o korkak tavuk, mandalara diklenir, hatta arslana saldmr. Kafasllli kapnrmak tehlikesini goze ahr, ama yavrularllli
vermek istemez.
Hiiseyin Rahmi Giirpmar'm anlattig1 gibi, bir boa ytlaillillil kafesinin ic;:ine canh bir kec;:i atthr. Boa ytlam onu yiyip yutmak ic;:in saldirmca, o da boynuzlar1 ile direnerek ytlam peri§an eder. N eticede bir
kenara c;:ekilmek zorunda kalan ytlanm bu halini gorenler, "Bu kes:i
ya§amay1 hak etti." diyerek onu Oltim kafesinden di§arl c;:ikar1rlar.
i§te, zorda kalan kec;:ide gorillen harika bir kahramanlik.
F1trat yalan soylemez. Soguk sifrrm altma dii§iince
SU
donar, buz
olur. Su, buz olunca suyun hacmi geni§ler ve fazla yer kaplar. Bu,
suyun fitratidir. F1tr! meyiller ise biitiin mukavemetleri krrar. Demir, sudan c;:ok kuvvetli ve mukavemetlidir. Arna demir giille is:ine
suyu koysamz ve sif1nn altinda bir soguga maruz b1raksaruz,
0
yu-
ffill§ak su, "Bana fazla yer lazim." diyerek genle§ecek, buna kar§l direnmeye s:ah§an demir de nihayette parc;:alanacaktir.
Bu orneklerde oldugu gibi; §efkatten dogan cesaret, zorda kalmanm ve c;:aresizligin verdigi kahramanlik, fitr! heyecan, zulmiin soguk
husumetlerine maruz kaldtkc;:a, elbette her §eyi pars:alayacak derin
bir infialle kendini gosterecektir. islam diinyaslillil her zaman is:in
76
Siinuhat
babahguu yaprm§ olan bu vatarun insanlan, elbette kend:ilerine dii§eni yapacak, miittefikleri ·olan Almanlardan aynhp tek ba§larma
kalsalar bile, diinyaya meydan okuyacaklarchr. Evet, bunu yaprm§,
ba§armI§larchr. Elbette, zulme direnen Rus mojikleri (koylilleri) kadar olsun bir direni§ gostermeleri her zaman beklenirdi.
Ayn.ca, bizde biitiin ciharun bildigi ve takdir ettigi islanu izzetten
gelen bir cesaret ve yigitlik de varchr. islam kardqliginin uyanmas1yla, bu kahramanhk duygusu da her zaman harikalara mazhar olmll§tur; bundan sonra da olacaknr...
Bu hususta Bediiizzaman Hazretleri, KurtulU§ Sava§'llllll miicadeleleri srrasmda yazchgi "Lemaat'' isimli manzum eserinde de §C>yle
demektedir:
"Alem-i islam cihachnm, zaman olarak iki yiiz senelik, melcln olarak da iki yiiz giinliik miidafaa tarzmda bir harp ve darp cephesi zaten daima varch. En son siper ise, bu yeni senede hem Eski§ehir
idi ... Zalim kafirin en son taarruzu da, bu cephede hemen krrtlch.
Nastl ki, devletlerin haysiyet ve §evketi, kuvveti ile inach, bir terazi
ile tarnhr. Derfillim ve mark gibi iktisat ol~iiyle derecesi bilinir.
Oyle de, milletlerin izzetinin diregi, hem de hayat tarzlan bir mizan ile tarttlrr.. Mizan, baki§ tarz1drr; bakmak ise barometredir. Yarah mazlum adarmn (his:bir direni§ gostermeden) iimitsizce feryach, f'akirane baki§t, zilletine bir ols:fidiir. Fakat, limit is:inde intikam
duygusuyla baki§t, izzet ve onuruna bir mikyasnr. Ey islam filemi,
dinle ayet ne diyor, neye i§aret ediyor: 6liim korkusu, oliim getirir;
hayat hirsi da zilleti... ( ... ) ~ehit bir velidir. Cihachrmz eskiden farz1 kiraye idi. -5imdi farz-1 ayn olmll§, belki muzaaf (katmerli) bir farz ·
(efraz, farzlar iistii farz). Hae ve zekatta oldugu gibi, cihattaki niyetin tasarrufu pek az. Hatta niyetin olmayt§l da niyet hiikmiinde
olur. Zira astl, h:1kimdir. Demek niyetin z1dch, katiyetle sabit degilse, cihach netice verir."
Sunuhat
Birka~
77
Vecize
Hevesat-1 nefsaruye ile erkeklerin kadmla§mas1, kadmlarm hayasizltlda erkekle§mesine sebep olur.
F1trattan ve fitr! olandan aynlmamak gerekir. Peygamber Efendimiz
(s.a.s.) erkek s:ocuklan ile kiz s:ocuklanrun giyinme ve ~amlanna,
hatta elbiselerinin renklerine kadar bir disiplin getirmi§tir. Boylece,
baz1 duygulann sapmasrm onleyecek tedbirleri soylemi§tir. Erkekler,
erkekligin gerekli sm1rlarrm bilmezlerse, bir bo§luk brrakir ve kadmlarm yanli§ davranmas1 is:in zemin ve imkan haz1rlami§ olurlar.
Merak, ilmin hocas1dir.
Bir §ey ogretmek istiyorsak, once merak duygusunu tahrik etmeliyiz. 6grencimiz 0 zaman, meseleyi daha iyi ogrenir.
ihtiyac;, medeniyetin. iistadidir.
Peygamberimiz (s.a.s.), sadece toprakla ve hayvanc1hl<la yetinmemizi. uygun bulmami§, s1grrlarm kuyruguna yapt§ik. kalmarun tehlikesinden bahsetmi§, kazancm onda dokuzunun ticarette oldugunu
soylemi§, iki giinii e§it olarun aldanrm§ oldugunu belirtmi§tir. Topragm bitirme giicii, orada ya§ayanlar1 ges:indirmiyor, ·ihtiyas: is:inde
Siinuh<it
78
b1rakiyorsa, onlar ticarete ve sanata yonelirler. Ticaretten ele ge<;en
imkaruarla bi.iytik organizeler meydana gelir. Sanayiin geli§mesine
dikkat edersek bunlari goriiriiz. BatJ.h.lar ihtiya<;larrm kar§tlama adina Amerika'run ke§fi i<;in yola <;Ikmi§, atillmc1 ruhlar yeni kitaya
a<;tlrm§tir. Baz1 BatJ.h.lar da, ihtiya<;larrm kar§tlamak i<;in yanli§ bir
yola, somi.irgecilige yonelmi§tir. Maalesef ba§kalanrun kanlar1, mallar1 ve canlar1 i.izerine bir medeniyet kurmll§lardir.
Sikmt1, sefahetin muallimidir.
.insanlar i<; sikinnsrm gidermek i<;in, eglenceye, kumara ve benzeri
sef'ahetlere dalarlar. is: sikinns1, kalbin tatminsizliginden, hatta inan<;
zayrlhgmdan ileri gelir.
Acz, muhalefetin men§eidir.
Muhalefet, aciz oldugu, yeterli destegi bulamadig1 i<;in iktidar olamami§tir. Aynca, bir §eyi yapmakla, yikmak insaru ayru derecede
me§hur eder. Mesela Ayasofya'y1 ele alalim. Allah korusun, birisi y1karsa, o ki§inin yapan ka.dar ismi duyulur. Arna, Ayasofya gibi bir
binay1 yapmak i<;in, once o kadar arazi lazim oldugu gibi, mimari
plaru i<;in, pek bi.iytik bir sanatkar icap eder. yah§an i§<;iler ve bir si.iri.i malzeme gerekir. Y1kmaya gelince, bir mimara bile gerek yoktur.
Bir delinin eline dinamitleri verip binanm i§ini bitirebilirsiniz. Yani
yapmak <_;:ok wr, yikmak <_;:ok kolaydir. Aciz ki§i, bu takdirde yapmay1 rm, yoksa yikmay1 m1 ses:er. Aciz ki§inin gi.ici.i hangisine yeter?
Medya yoluyla, birilerini tenkit etmek, yaptlan i§lere muhalefet etmek, komplo teorileriyle akillan karI§tlrmak da s:ok kolaydir. Arna
yapic1 ve yol gosterici olma kolay degildir. yi.inki.i bilgi, ara§tirma
ve tecri.ibe ister...
Zaaf, gururun madenidir. S1gar-1 nefs, tekebbiiriin menbaidir.
Gurur, insanda bir<;ok zaafm ortaya <;Ikmasma sebeptir. Ashnda gurur, aldanma demektir. En bi.iytik aldanc1 olan §eytana "garilr" denir. Kur'an-1 Kerim de mealen: "yok aldatan (§eytan), sizi Allah'm
merhametiyle aldanp, gi.inah i§lemeye sevk etmesin." buyurulmaktadir. N efsin ki.i<;iikli.igu de kibirlenmeye, bi.iyi.iklenmeye sebeptir.
Sunuhdt
79
Bediiizzaman Hazretleri bunu anlat:Irken, ''Her insan i<;:in, i<;timai
hayatta gormek ve gori.inmek i<;:in bir pencere varchr. Eger, pencere
o ki§inin boyundan yiilcsekse, o kiis:filc insan orada gortinebilmek
i<;:in pencereye uzanacak, boyunu biiyiik gostermeye s:ah§acakt:Ir.
Eger pencere al<;:ak, adamm boyu yiilcsekse, oradan gortinebilmek
i<;:in egilecektir. Demek ki, tevazu, biiyilldiik alameti, biiyilldenmeye <;:ah§1p kibirlenmek de kii¢kliik alametidir." der.
Tenasiib, tesaniidiin esas1dir. Temasiil ise, tezadm sebebidir.
Yani, her §eyi ayru kabul edip, ayaklar1 kafaya, yiizii ellere denk sayarak hareket edersek, kafanuz iizerinde yiirfunemiz, ellerimizin i§ini yiizlimiize gordiirmemiz gerekir. Bu ise, insan is:in bir felakettir.
Kafa iizeri slirlinen ki§inin, ayak ve elleri de biri§e yaramaz. Bir zamanlar baztlar1 e§itligi, mutlak e§itlik manasrnda almI§, i§<;:i ile or- .
ganizatorleri ayru seviyeye getirmek istemi§, maa§larrn da herkes
is:in ayru olmas1 gerektigini iddia etmi§ti. Hilbuki, beynin gorecegi i§ler var, ellerin gorecegi i§ler var. "Temasill," yani her §eyi ayru
misil, ayru seviye ve derecede kabul etmek ve boylece tezatlara dli§mek yerine, her §eyi mlinasibinde kullanarak, biiylik bir tesanlit ve
dayaru§may1 elde etmek gerekir. Beyin, beyinligini; el, elligini; ayak
da, ayakligllli yapsrn, yerlerinde kullarulsrnlar ve bu dayaru§madan
bizler biiylik neticeler, meyveler elde edelim ...
Miisavats1z adalet, adalet degildir.
Once adalet herkese e§it olmah, herkese ftrsat e§itligi tarunmahdrr.
Yoksa adfiletten soz edilemez. Zaren medeniyet anlayi§rnuzd.a,
imkaruarrn payla§tlmasmda, umuma, hi<;: ohnazsa biiyiik s:ogunluga
saadetin temin edihnesi gerekmektedir. Giiniimiizde oldugu gibi,
biitiin kar ve kazan<;:lar azrnligrn da en azlllin olacaksa buna ne adalet ne de ger<;ek medeniyet denmesi miimkiindiir.
Gayr-i me§rli muhabbetin (Avrupa'ya muhabbetimiz gibi) filubeti,
miikafatl, mahbubun gaddarane adavetidir.
Muhabbetin de me§rli olmas1 gerekmektedir. Yoksa, me§rli ohnayan sevgi ve sevgililerin neticeleri ve verecekleri miikafat, gaddarca
80
Siinuhtit
ve zllimce dii§manhklardir. Bu hususta Bediiizzaman Hazretleri
Lemaat'da §6yle demektedir: "Eger desen 'Nedendir, ·islamiyet, pek
garip dii§tii de, zayif oldu; izzeti kayboldu. Saadeti batt:J.. Talihi gurup etti. Ytldiz1 dogmadi?' Ben de derim ki, onun sebebi, Garp'a
kar§I istihsan (begenme) muhabbetimiz oldu. Biz, ugursuz bir muhabbetle Garb'a yoneldik. islamiyet giine§ini de, guruba yiiz tutturduk. Garbtan §edit bir nefretle ne vakit yiiz s:evirip -5ark'a bir muhabbetle cidden tevecciih etsek, §evket-i islamiyet'in kameri parlayacak, islamiyet giinC§inden nurunu alacak ve dag1tacaktir. Hillli
de yiikselip yticelecektir. Aldandik, hata ettik; muhabbeti hiris:te,
husfuneti dahilde sarf ettik, hem de Avrupa'ya muhabbetimiz gibi ...
dii§tiik. Kalkmak is:in, bunlar1 bedyi§ etmek lazimdir. Hata ettik de
gordtik." Yalruz burada dikkat edilecek bir husus var. Garp (Ban) veya Avrupa derken;·:Ostad; Avrupa'yi ikiye ayirmaktadrr: "Yanh§ anla§tlmasm, Avrupa ikidir. Birisi, Isevilik din-i hakikisinden ve islimiyet'ten aldig1 feyiz ile insanhgm ictimai hayatina faydali sanatlar1,
adalet ve hakkaniyete hizmet eden fenleri takip eden Avrupa'ya hitap etmiyorum. Belki, tabiat (natiiralist) felsefenin zulmetiyle, medeniyetin giinili ve kotiiltiklerini iyilik ve giizellikler zannederek insanhgi sefiliete ve dalfilete sevk eden bozulmll§ ikinci Avrupa'ya hitap ediyorum. ~oyle ki, bil ey ikinci Avrupa! Sen, sag elinle sakat ve
sapkm bir felsefeyi ve sol elinle sefih ve zararh bir medeniyeti tutup
<lava edersin ki: 'insanhgm saadeti bu ikisi iledir.' Senin bu iki elin
kmlsm ve §U iki pis hediyen senin ba§lill yesin ve yiyecek.
Ey inkar ve nankorliigu dag1tip ne§reden bedbaht ruh! Acaba, hem
ruhunda hem vicdanmda hem akhnda hem kalbinde deh§etli musibetlerle musibete dii§mii§ azap s:ekmekte olan bir adamm, cismiyle
ziliiri bir surette, aldanc1 bir ziynet ve servet is:inde bulunmas1yla
saadeti miimkiin olabilir mi? Ona mesut denilebilir mi?
Acaba gormiiyor musun ki, bir adamm kii¢ctik bir §eyden dolay1
iimitsizlige kaptlmas1 ve vehm,i bir emel ve arzudan iimidi kesilmesi ve ehemmiyetsiz bir i§ten hayfil kmkhgma ugramas1 sebebiyle,
tatli hayaller ona actla§iyor, §irin vaziyetler onu azap is:inde birakiyor, diinya ona dar geliyor, zindan oluyor. Hfilbuki, senin ugursuzlugunla kalbinin en derin k6§elerinde ve ruhunun ta esasmda
dalfilet darbesini yiyen ve o dalfilet cihetiyle biitiin emelleri kopup
Sunuhat
biiti.in elemleri de ondan meydana gelen bir b!pre insana hangi saadeti temin ediyorsun? Acaba, ge<_;:ici, yalanc1 oir cennette cismi bulunan ve kalbi, ruhu cehennemde azap <_;:eken bir insana mesut denilebilir mi? i§te, sen b!s:are insanhg1 boyle ba§tan <_;:ikardm; yalanc1
bir cermet is:inde cehennem! bir azap s:ektiriyorsun.
Ey insanhgm nefs-i emmaresi! Bu temsile bak, insanhg1 nereye sevk
ettigini bil. Mesela bizim oniimtizde iki yol var. Birisinden gidiyoruz. Goriiyoruz ki, her adim ba§mda bi<_;:are, aciz bir adam bulunur.
Zalimler hiicum edip malmi, e§yasrm gasbedip kuliibecigini harap
ediyorlar. bazen de yarahyorlar. Oyle bir tarzda ki, acmacak ha.line
sema aghyor. Nereye baktlsa, hal bu minvfil iizere gidiyor. 0 yolda
i§itilen sesler zalimlerin giiriiltilleri, mazlumlarm aglay1§lar1 oldugundan, umuml: bir matem o yolu kaphyor. insan, insaniyet cihetiyle ba§kasmm elemiyle elem duydugundan, hadsiz bir eleme giriftar oluyor. Hfilbuki vicdan bu derece ac1ya tahammill edemediginden, o yolda giden iki §eyden birisine mecbur olur. Ya insanhktan
s1ynhp nihayetsiz vah§eti iltizam ederek oyle bir kalbi ta§1yacak ki,
kendi selametiyle beraber umumun heliketi onu miiteessir etmesin;
veyahut kalp ve aklm muktezasrm iptfil etsin.
Ey sefahet ve dalfilette bozulmll§ ve Isev! dininden uzakla§ffil§ Avrupa! Deccal gibi tek gozii ta§1yan kor dehan ile, insan ruhuna bu
cehennem! hali hediye ettin. Sonra anladm ki, bu oyle ila~IZ bir illettir ki, insaru fila-y1 illiyyinden, esfel-i siftline atar, hayvanatm en
bedbaht derecesine indirir. Bu illete kar§I buldugun ilas:, muvakkaten iptal-i his hizmeti g6ren cazibedar oyuncaklarm ve uyutucu hevesat ve fantaziyelerindir. Senin bu ilacm, senin ba§lill yesin ve yiyecek! i§te, insanhga a<_;:tigm yol ve verdigin saadet bu misfile benzer."
81
DEVA-UL YB'S
ismillahirrahmanirrahim... ''BazlfllZ baz1smm giybetini yapmasm" (Hucurat, 12) buyuran Allah'a hamdolsun... "Kim, insanlar hela.k oldu, insanlar hela.k oldu, diyerek hela.ket ve
fela.ket dellalhg1 yaparsa, i§te insanlarm en ~ok hela.k olam odur." diyen
Muhammed Aleyhisselama Allah'm salat ve selami olsun ...
~u zamarun mederu engizisyonu miithi§ bir vesile ile, baz1 zihinleri a§tlamakla, bir la.srm name§rU evladiru meydana getirip, islimiyete kaq1 kinini ve intikam hissini icra eder. Diyanetsizlige veya Iaiibllilige veya Hiristiyanhga temayille veya islimiyet'ten §liphe ile sogutmaya bir kap1 a\mak ister.
i§te o desise §Udur: "Ey Miisltiman! Bak, nerede bir Miislim varsa nisbeten fakir, gaftl ve bedevldir. Nerede Hiristiyan varsa, bir derece mederu, uyanmI§ ve ehl-i servettir, demek... " ha ahiri ...
Ben de derim ki:
-Ey Miislliman! Biri madru, biri manev1, Avrupa iistiinliigunlin iki
sebebinin §U miithi§ neticesiyle, o neticenin tahrib\i tesirine kar§I,
mevcudiyetimizin h3.mlsi olan islimiyetten elini gev§etme, dort el ile
sartl. Yoksa mahvolursun.
Evet, biz a§ag1ya iniyoruz, onlar yukanya s:ila.yor. Bunun iki sebebi vardir. Biri maddi, biri manevidir.
Birinci sebep: Umum Hiristiyanlarm kilisesi ve hayat madeni olan
Avrupa'nm fitd vaziyetidir. Zira dardir, gtizeldir, demir madenidir, girintili, \ila.ntilldir. Deniz ve nehirleri bagirsaklar1dir, soguktur.
B
84
Siinuhdt
Evet, Avrupa, yeryiiziiniin ellide biri iken, insanlann be§te birini
fttd letafetiyle kendine s:ekmi§. Hikmetten sabittir ki, niifus s:oklugunun bir yerde toplanmas1, ihtiyas:lan netice verir. Gorenek gibi s:ok sebepler ile s:ogalan ihtiyas:lar, zeminin bitki bitirme giiciine s1g1§maz.
i§te §U noktadan ihtiyas:, sanata ve merak ilme ve stkmtl sefahet
vas1talanna hocahk edip talime ba§larlar.
Evet, sanat fikri, marifet meyli, niifus s:oklugundan s:1kar. Avrupa'mn darhg1, deniz ve nehirleri olan tabii nakil vas1talar1Illll is:inde dola§mas1 sebebiyle, kar§tltklt tant§malar ticareti, yardtmla§malar ortak
s:ah§malar1 netice verdikleri gibi, temaslar dahi telahuk-u efkan (fikirlerin birbirine yard.mum), rekabet de miisabakalan dogururlar.
Biitiin sanayiin anas1 olan demir madeni, s:oklukla is:inde bulundugundan, o demir, medeniyetlerine oyle silah-1 kuvvet vermi§tir ki, diinyamn biitiin medeniyet enkazlarrm gasbedip yagmalayarak, gayet agrr
basn; zeminin mizantmn dengesini bozdu.
Hem de her§eyi ges: almak, ges: brrakmak durumunda olan mutedil soguklugu, s:ah§malarma sebat ve metanet verip, medeniyetlerini
devam ettirmi§tir.
Hem de ilme dayanarak kurulmu§ olan devletlerin te§ekkiilii, kar§thklt kuvvetlerinin VUfU§IDas1, gaddarca istibdatlarlillll taciz edici halleri, engizisyonane taassublarlillll aksiil-amel yapan tazyikleri, miitevazi
(birbirine denk) unsurlarlillll rekabetle miisabakalar1, Avrupahlarm istidatlarrm inki§af ettirip, meziyetlerini ve milliyet fikrini uyandtrdt.
ikinci sebep: Nokta-i istinaddtr. Evet herbir Hiristiyan ba§llll kaldtnp, zincirleme ve is: is:e girmi§ maksadlarm birine el atsa arkasma bakar ki, dayanacak, kuvve-i manevisine daima imdat edip hayat verecek,
gayet kuvvetli bir nokta-i istinad goriir. Hatta en agrr ve en biiyiik i§lere kar§t meydan okuyup sava§maya kendinde kuvvet bulur.
i§te, o dayanak noktas1, her taraftan ellerini uzatan dinda§larmm
hayat damarlarma kuvvet vermeye ve Miisliimanlarm en can alacak damarlanru kesmeye her vakit amade ve dessas, medeni engizisyon taassubu ile, maddeciligin (materyalizmin) dinsizligi ile yogrulmu§ ve medeniyetlerinin galebesiyle mest-i gurur olmu§ silahh bir kitlenin kt§las1
veya biiyiik bir kilisesi olan Avrupa'mn medeniyetidir.
Deva-iii Yes
85
Goriilmi.iyor mu ki, en hiirriyet-perver maskesini takan, (i.G.) elini uzatip anyor. Nerede Hiristiyan bulsa, hayat veriyor. i§te Habe§,
Sudan. i§te Tayyar, Artll§l. i§te Liibnan, Huran. i§te Masar ve Arnavut. i§te Kurt ve Ermeni, Tiirk ve Rum ila arnri ...
Elhastl: Onlan canlandtran emeldir ve bizi oldiiren iimitsizliktir.
Me§hurdur ki, biri demi§: "Eger bir dayanma noktas1 bulsam, ki.ire-i
zemini yerinden oynatmm." Bu faraziyede acip bir nokta vardtr. Demek bu kii<;iiciik insan, nokta-i istinad bulsa, kiire-i arz gibi biiyiik i§leri s:evirebilir.
Ey ehl-i islam! i§te, ki.ire-i zemin gibi agir ve Alem-i islamiyete
<;okmii§ olan musibetlere ve biiyiik belalara kar§I nokta-i istinadtruz,
muhabbet ile ittihadt, marifet ile fikirlerin imtizacrm, uhuwet ile yardtmla§may1 emreden nokta-i islamiyettir.
Bak, Alem-i isiamm §U biiyiik dairenin en biiyiik noktasmdan tut,
ta en kii<;iik dairenin -mesela medrese talebelerinin-birer hayat diigumii vardtr. Heyet-i ictimcliyenin fertlerinin ve rab1talarmm birbirine
dayanmas1 gibi, o hayat diigiimleri de birbirlerine bagh olarak zincirleme o en biiyiik noktaya dayanmaktadtrlar. Demek, biitiin o hayat diigiimlerini bogmak degil, belki uyandtrmak ve biiyiitiip geli§tirmekle
islam uyarup terakkiye ba§layabilir.
Yoksa, biri Avrupa'run iyilik ve giizelliklerini bizim kotii taraflar1m1zla ve fikirlerinin birbirine yardum ile ortakla§a elde ettikleri meyvelerini bizim bir §ahsm <;ah§masmm meyvesiyle, insafs1zca, aldatic1 cerbeze ile muvazene vemukayese etmekle, 6 Avrupa'ya §edid bir meftllni. yet ve milletine kar§I derin bir nefret hissiyle, kendini Avrupa'nm
name§ru veledi gosterdigi gibi, ihtilfil fikri, tahrip meyli ve aldatic1 cerbezenin neticesi olan isyankar, iftirac1, namus lekeleyici hiciv ile kendi
firavunlugunu ve zlffillen medih ve gururlulugunu ve bilniedigi halde
islama dii§manligrm gostermekle beraber, firavunluk, enaruyet, gurur
hiikmiiyle milletine kar§I §er'an, aklen, hikmeten miikellef oldugu §efkat hissi yerine tahkir hissi, incizap meyli yerine nefret meyli, muhabbet meyelaru yerine hafife ahp kii<;iimseme iradesi, sayg1 ve ihtiram
temayiilii yerine cmil gorme meyelaru, merhamet arzusu yerine bii6
H1ristiyanhgm malt olmayan medeniyeti ona mfil etmek, islamiyetin dti.§mant olan
geriligi ona dost gostermek, felegin ters donmesine delildir.
86
Sunuhat
yiiklenme arzusu, fedakarhk seciyesi yerine, kendi ba§ma ve kendi bildigine hareket etme temayillii koyup; hamiyetsizligini, astlsizhgrm
gosterdiginden, hakikat nazarmda oyle bir cam ve nefrete hedef olm~
olur ki, mesela, birisi Paris'te sef:lhet fileminde bir filUfte (iffetsiz) madamm boyuna posuna uygun goriip begendigi bir elbiseyi, c:lmide
muhterem bir hocaya giydirmeye <;ah§mak gibi ahmak<;a ve caruce bir
harekette bulunur.
Zira hamiyet ise, muhabbet, hiirmet, merhametin zarud neticesidir. Onsuz olmaz ve ilia yalandir, sahtekarhknr. Nefret, hamiyetin z1ddidtr.
Mutaass1blara hiicum eden Avrupa'nm kaselisleri (c;anak yalayic1lar1) herbiri yiiz mutaass1p kadar sakat ve hasta mesleginde mutaass1bt1r. Bunlardan birisi ~hakespeare'in medhinde ettigi ifran, §ayet bir hoca o ifran ~eyh Geylaru'nin medhinde etseydi, tekfir olunup k:lfir ilan
edilecekti.
Heyhat! Bunlarm neresinde millete muhabbet ve millet i<;in hamiyet?!.
Esefle ifade edelim ki, heyet-i ictim:liyeyi faaliyete ve harekete gotiiren <;ok hayat diigumlerinden, bizde inki§afa ba§layan yalniz fikr-i
edebiyat, bilhassa §:lirane, miifritane, edep ve hayay1 kiracak §ekilde,
kendini begenme tarzmda olan hiciv dii§iincesi ve tahkir arzusudur...
"Bazrmz baztsllllll giybetini yapmasm. (Hucurat 12)" ayetinde
ifade edilen hakiki edebe kar§I edepsizliktir ki, birbirlerine saldtnyorlar. Fakat millete ve islamiyete kar§I olan zllI1111 tarizlerini (iistii kapah
ili§melerini) o kaselislerin yiizlerine <;arpmakla beraber, onlarm birbirlerine ~ar§I dinsizcesine hicivlerine ve birbirlerini rezil duruma dii§iirmelerine gelince, kimbilir belki miistahaknrlar diye dii§iiniip, gec;erek
iktifa ederiz.
Ben zannederim ki, bu milletin peri§aniyetine, fazla cehfiletten ziyade, kalp nuru ile beraber olmayan bereketsiz fazla zek:l tesir etmi§tir.
Bence en miithi§ maraz asabiliktir. Zira her §eyi haddinden ge<;irmekle aksii'l-amel yapnnr (tersine teptirir).
Deva-ii! Yes
87
Ey birader! Hiristiyan fileminin iisriinliigune sebebiyet veren ihtiyarlanu§ olan sebeplere mukabil, gene;, dine; sebepler bizde inki§afa
ba§larru§ttr. Ba§ka bir kitapta tafsilattyla anlatrm§nm.
Bir hikaye:
Bundan on sene evvel (Rumi 1326, Milam 1910 senesinde) Tiflis'e gittim. ~eyh Sanan tepesine <;tknm, dikkatle tema§a ediyordum.
Bir Rus yanuna geldi. Dedi:·
-Niye boyle dikkat ediyorsun?
Dedim:
-Medresemin plfuuru yap1yorum.
Dedi:
-Nerelisin?
-Bitlisliyim dedim.
Dedi:
-Bu Tiflis'tir.
Dedim:
-Bitlis, Tiflis, birbirinin karde§idir.
Dedi:
-Ne demek?
Dedim:
-Asya'da, Alem-i islam'da ii<; nur, birbiri arkas1 sira inki§afa ba§hyor. Sizde birbiri iistiinde ii<; zulmet inki§afa ba§layacakttr. ~u istibdatc;1 perde y1rttlacak, takalliis edecek (kasillp ic;ine c;ekilecek). Ben de gelip burada medresemi yapacagim.
Dedi:
-Heyhat! ~a§arlffi senin iimidine.
Dedim:
-Ben de §a§arnn senin akhna. Bu kl§lll devamma ihtimal verebilir
misin? Her la.~m bir bahan, her gecenin bir nehan (sabahi) vardir.
Dedi:
-Islam parc;a parc;a olmu§.
Dedim:
88
Siinuhiit
- Tahsile gitmi§ler. i§te Hindistan, islam'm istidadh bir evladidir;
ingiliz lise mektebinde 'rah§iyor. M1S1r, islam'm zeki bir mahdumudur;
ingiliz mekteb-i millkiyesinden (siyasal bilgiler fakilltesinden) ders ahyor. Kafkas ve Tiirkistan, islamm iki bahadir ogullandir; Rus mekteb-i
harbiyesinde talim ahyorlar. ila iliiri ...
Yahu, §U asilzade evlatlar, §ehadetnamelerini (diplomalarrm) aldiktan sonra, herbiri bit kitanm ba§lila ge'recek, muhte§Cffi adil pederleri olan islamiyetin bayragrm kemfilatm ufuklarmda dalgalandirmakla, kader-i ezelinin nazannda, felegin inadina, insanlardaki hikmet-i
ezeliyenin smrm ilan edecektir!..
i§te hikayemin yans1 bu kadar...
"Neme lazrm" ve "Nefsi nefsi" dedirten hfilet-i rllhiyeyi, bir temsil ile beyan edecegim:
Felegin tokadim yemi§, peri§an, fakat asil bir a§iretten bir cesur
adam ile talihi yaver, felegi miisaid, diger bir a§iretten bir korkak ile bir
yerde rast gelirler. Kar§1likh ogiinme ve miinazara ba§lar.
Evvelki adam ba§lll1 kaldmr, a§iretinin zelil oldugunu goriir, izzet-i
nefsine yediremez. Ba§lll1 indirir, kendisine bakar, bir derece agir goriir.
Eyvah, o vakit; ''Neme lazrm, i§te ben, i§te i§lerim ... " gibi §ahsiyatla
yaralannu§ gururu feryada ba§lar. Veyahut o a§iretten <_;:ekilip veya as1lsizhk gosterip, ba§ka a§irete intisap eder.
ikinci adam ba§Illi kaldirdik<_;:a a§iretinin iftihar vesileleri goziinii
kama§tmr, gurur hissini kabartlr, nefsine bakar, gev§ek goriir. i§te ovakit, fedakarhk hissi, milliyet duygusu uyamr: "A§iretime kurban olayrm !" der.
Eger bu temsilin remiz ve i§aretini anladinsa, §U miisabaka ve
miicadele meydam olan bu ibret cihanmda, bir Miisliiman ile bir H1ristiyanm veya bir Kiird ile bir Rum'un manen hissiyatlan hamiyet
miicadelesinde, mukabele ve muvazene ile tezahiir etse, temsilin sirnm goreceksin. Lakin §U farkh durum, herkesin zannettigi gibi degildir. Belki bu zan, zahirperestlik, sathllik ve his yamlmasmdan ileri
gelmi§tir.
Deva-ii! Ye
s
89
Ey Miisliiman!
Aldanma! Ba§lill indirme! Paslannu§ e§siz bir elmas, daima
cilfilanm1§ camdan iisriindiir. islamiyetin zahiren · goriinen zaafi §U
hazir medeniyetin, ba§ka dinin hesabma hizmet etmesidir. Halbuki §U
medeniyetin sliretini degi§tirme zamaru gelmi§tir. Sliret degi§irse, hiikiim de aksiyle olur. N asil §imdiye kadar meselenin ba§mda denildigi
gibi ''Nerede Miisliiman varsa Hiristiyanlara nisbeten bedevi, medeniyete kar§l c;ekimser ve soguk davranmakta ve kabuliinde. sikmrr c;ekmektedir... " Arna suret degi§irse, hiikiimde ba§kala§ir. Her gelecek yakmdir. "Muhakkak her zorluk ic;in .kolayhk vardir." (fu§irah, 6)
Son boliim olan Zeyl'de Bediiizzaman ·Hazretleri, Miisliimanlann
geri kah§lill islimiyet'in bir kusuru gibi gostermeye c;ah§anlara
farkh bir cevap vermektedir. Bu islimiyet'ten sogutma meselesinin
aslmda, islam diinyasmda yaygm oldugunu o zaman yaztlan kitaplardan da anhyoruz. Mesela Siinllhat'm yaztldig1 tarihlerde, krbeycan'da yaztlan ''Ali ile Nino" isimli romanda da Giircii klZl Nino, kri Kurban Ali'ye "Madem islamiyet son ve miikemmel din
ise, nic;in Miisliimanlar geri kalmi§lar?" diye sorar.
Ustad, bu cevabmda, Avrupa devletlerinin ilerlemesinin iki miihim
sebebini ac;iklamaktadir. Birinci sebepte, Avrupa'nm iklimi, mutedil
soguklugu, demir madenine sahip olU§u; niifusunun c;oklugu, deniz ve nehirler itibariyle nakil imkanlar1, dolay1s1 ile miinasebetlerin
yogunlugu ele almarak, biitiin bunlardan neticeler c;ikartlmaktadir.
Toprak az, niifus c;oksa, insanlar sanata, teknige ve ticarete yoneleceklerdir. Birkac; sene once, bir ac;ik hava miizesi olan iki yiiz sene
onceki bir Belc;ika koyiinde gordiigiim §eyler beni §a§lrtml§tl. Miizedeki yiin taraklari bile, §U giin bizim koylerimizde bulunmamaktadir. Ocaklarmda ate§ iizerine koyduklan tencerelerle ilgili
uyguladiklan basit teknikler, yay1ga benzer §eyler i\:in haz1rlanan
alet ve diizenekler, bugiin ic;in bile bize g0re c;ok iist seviyede. Yel
degirmenleri ic;in yap1lanlar da oyle. Belli ki, teknolojiye ait adimlar c;ok onceden ciddi §ekilde atllmi§tl.
90
Sunuhat
Demir madeninin Avrupa'da bol miktarda bulunmas1 da bugiinkii
sanayi a\1smdan \Ok miihimdir. Aslmda bugiinkii Avrupa birliginin
temeli, demir ve \elik birligidir.
iklimin insan tizerindeki tesiri miihimdir. Soguk iklimlerde ya§ayanlar, soguk tabiathdir. Bir §eyi ge\ kabullenirler ve \Ok ge\ birakirlar. Onun i\in medeniyeti; teknik ve teknolojiyi hemen birakmazlar. Devletlerini ilim tizere kurduklarmdan, §ehirle§me ve diger
mevzularda ortaya koyduklar1 gtizel prensipleri hi\ bozmadan devam ettirmektedirler.
Deniz nakliyatlillil stirat ve \Oklugu, aralarmdaki mtinasebetleri
hizlandirrm§. Birbirlerinin fikir ve \ah§malarmdan faydalanrm§lardir. Bu ortak \ah§ma, fen ve teknikte ilerlemeyi beraberince getirmi§tir.
Rekabet duygusu kaliteli i§ yapmaya sevk etmi§ ...
Usttinltiklerinin ikinci miihim sebebi, bir dayanma noktasma sahip
olmalar1dir. Ar§imed'in SOZU, onlardaki bu ozelligi \Ok gtizel anlatmaktadir. "Bana bir dayanma noktas1 gosteriniz, dtinyay1 yerinden
oynataynn!." Mtithi§ bir soz!..
Avrupa medeniyeti, psikolojik yonden onlara bir limit ve moral
kaynag1 olmU§. Bizi de, i\imize bir kanser gibi attlan timitsizlik
mahvetmi§, dayanma noktalarlffilZI bitirmi§tir.
Hfilbuki, durum bize gosterildigi gibi degildir. Onlarmki, cilalanffil§ cam ise, bizimki e§siz elmasnr. Yalruz, elimizde tutamadiglffilz
i\in yere dti§tip biraz toz ve topraga kart§ffil§. Sadece silip boynumuza veya ba§lffilZdaki taca takacagiz, o kadar. Bir anda heqeyin
degi§tigini gorecegiz in§aallah.
Evet kendimize, oztimtize, koktimtize donelim yeter...
Download

Abdullah Aymaz - S?nuhat ?zerine