Seslenis
Ekim 2014 Yıl: 13 •
Sayı: 151
•
Ücretsizdir
•
Ey yükselen
yeni nesil!
istikbal sizsiniz.
Cumhuriyeti
biz kurduk, onu
yükseltecek ve
yaşatacak olan
sizsiniz.
Ayda bir çıkar
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Yayınıdır
SORUNLARI HEP BİRLİKTE ÇÖZECEĞİZ
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bir dizi incelemelerde bulunmak amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyarette, Genel Müdürlüğün bugünü ve yarını konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.
Bozdağ çalışmaları inceledi
Bakan BozdağBakan
çaş
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 28 Ekim 2014 tarihinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünü ziyaret
ederek, sürdürülen çalışmalar ve projeler hakkında
Genel Müdür Yıldırım’dan bilgi aldı. Ziyarette Bakan Bozdağ’a Müsteşar Kenan İpek ve Müsteşar Yardımcısı Basri Bağcı eşlik etti.
Projeler hakkında brifing verildi
Bakan Bozdağ ve beraberindeki heyeti Genel Müdürlüğe gelişlerinde Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım,
Genel Müdür Yardımcıları Burhanettin Eser, Ali Yıldız, Yılmaz Çiftçi ve Fatih Belviranlı, Daire Başkanları ve Tetkik Hakimleri karşıladı. Bakan Bozdağ’a,
Genel Müdürlüğün çalışmaları, karşılaşılan sorunlar,
çözüm önerileri ve projeler hakkında Genel Müdür
Yıldırım tarafından sunum yapıldı.
8’de
Müsteşar
Yardımcısı
Hasan
Dudaklı
emekli
oldu 2’de
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek:
Hükümlülere birçok alanda
mesleki eğitim veriliyor
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Ankara Açık
Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret ederek, kurban kesim
organizasyonu çalışmalarını
bizzat yerinde inceledi.
Müsteşar Kenan İpek,
Ankara Açık Ceza İnfaz
Kurumunda bu yıl 10 uncusu gerçekleştirilen “Kurban
Kesim Organizasyonu” çalışmalarını yerinde görmek
ve çalışmalar hakkında
bilgi almak üzere Ankara
Açık Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti.
9’da
Çocuklar için
adalet projesi
2
YÜKSEK KURUL TOPLANTISINDA
ÖNEMLİ KARARLAR ALINDI
İşyurtları Yüksek Kurulu
olağan toplantısına Müsteşar
Kenan İpek başkanlık ederken, toplantıda personel ile
hükümlü ve tutukluları ilgilendiren önemli konular ele
alındı.
9’da
Suudi personele
anlamlı veda
Suudi Arabistan Cezaevleri Müdürlüğüne bağlı personele
verilen eğitim programının sona ermesi nedeniyle bir kapanış töreni düzenlendi. 15 Eylül 2014 - 02 Ekim 2014 tarihleri
arasında gerçekleştirilen “822.Dönem Naif Arap Güvenlik
Bilimleri Üniversitesi İşbirliği ile Suudi
Arabistan Cezaevleri
Müdürlüğüne Bağlı
Personele Yönelik
Eğitim
Programı”
kapanış töreni Ceza
İnfaz Kurumları ve
Tutukevleri Personeli Ankara Eğitim
Merkezi konferans
salonunda gerçekleşti.
10’da
Şair Genç
ile şiir şöleni
5
Türkiye’de
Bir İlk
Orman Bakanlığı ile
9’da
protokol
Enis Yavuz YILDIRIM
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
ADALET KAVRAMI
Adalet.. Arkasında sakladıklarına bakıldığında ne mütevazi bir kelime. O küçücük kelimenin içerisine neler sığmaz’ ki;
medeniyetler, inançlar, insanı insan yapan
en önemli ilkeler, zalimlikle merhamet ve
güven duygularının mihenk taşı. 3’te
11
Hakkari Kapalı’da
16
Spor Şenliği
Sayfa 2
Seslenis
Ekim 2014
MÜSTEŞAR YARDIMCISI HASAN DUDAKLI’DAN DUYGUSAL VEDA
Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hasan Dudaklı’nın emekli olması nedeniyle Ankara Hakimevinde veda
yemeği düzenlendi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Müsteşar Yardımcısı Dudaklı’ya başarılı çalışmalarından dolayı
bir plaket takdim etti.
2011 yılından bu yana Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevini yürüten Hasan Dudaklı emekli oldu. Müsteşar
Yardımcısı Dudaklı’nın emekli olması nedeniyle 16 Ekim
2014 tarihinde Hakimevinde bir veda yemeği düzenlendi.
Yemeğe Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Müsteşar Kenan İpek,
Müsteşar Yardımcıları Mustafa Erol, Cafer Ergen, Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ile Bakanlık
birim amirleri katıldı. Veda yemeğinde konuşan Müstaşar Ke-
nan İpek, Müsteşar Yardımcısı Hasan Dudaklı’nın örnek bir
insan olduğunu belirterek, birlikte çalışmaktan dolayı büyük
mutluluk duyduğunu kaydetti. Müsteşar İpek, Müsteşar Yardımcısı Dudaklı’ya bundan sonraki yaşamında sağlık ve huzur
temennilerinde bulundu. Oldukça duygusal olduğu gözlenen
Müsteşar Yardımcısı Hasan Dudaklı ise konuşmasında, kendisini böyle bir günde yalnız bırakmayan başta Bakan Bozdağ
olmak üzere, Müsteşar İpek ile çalışma arkadaşlarına teşekkür
etti. Bakan Bozdağ Müsteşar Yardımcısı Hasan Dudaklı’ya
değerli hizmetleri nedeniyle bir plaket sundu. Müsteşar Yardımcısı Dudaklı’nın görev süresi boyunca başarıyla hizmet
ettiğini belirten Bakan Bozdağ, Dudaklı’ya bundan sonraki
yaşamında sağlık ve başarı diledi. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ailesi olarak emekli olan Müsteşar Yardımcısı
Hasan Dudaklı’ya bundan sonraki hayatında sağlık mutluluk
ve başarılar dileriz.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu ziyaretinde mesleki eğitimler hakkında konuştu:
Hükümlülere bir çok alanda mesleki eğitim veriliyor
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumunu
ziyaret ederek, kurban kesim organizasyonu çalışmalarını bizzat yerinde inceledi.
Müsteşar Kenan İpek, Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumunda bu yıl 10. su gerçekleştirilen “Kurban Kesim Organizasyonu” ile hükümlülerin bir yıl süresince teorik olarak
almış oldukları büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, hayvan hastalıkları, hayvan kesimi ve işlemesi eğitimlerini uygulamalı olarak gerçekleştirdiği çalışmaları
incelerken, yetkililerden uygulamalar hakkında bilgi aldı. 77 hükümlünün katıldığı
organizasyonda 120 büyükbaş ve 230 küçükbaş kurban kesimi yapılarak, 830 yargı
mensubuna hizmet verildi. Kurban kesimlerinde son teknolojinin kullanılmasıyla
birlikte iş güvenliği ve hijyen kurallarına büyük önem verildi. Çalışmaları yerinde
inceleyen Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, ceza infaz kurumunda görev yapan personel ile hükümlü ve tutuklularla bayramlaştı. Hükümlülerin topluma kazandırılmasında, ceza infaz kurumlarından salıverildikten sonra iş sahibi olmalarında
ve hayatlarına üretken, sorumluluk sahibi birer birey olarak devam edebilmelerinde
ceza infaz kurumlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının içinde işyurdu çalışmalarının önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Müsteşar Kenan İpek, bu
çalışmalar kapsamında hükümlülere hem teorik hem pratik eğitim verildiğini, alınan
bu eğitimler sonucunda hükümlülerin çalıştıkları alanda önemli bir tecrübeye sahip
olduklarını, yine anılan bu eğitimlerin belgelendiğini, işyurtlarının her gün kendini
yenilediğini ve örnek uygulamalar gerçekleştirdiğini kaydetti. İpek, yapılan çalışmalardan dolayı yetkililere teşekkür etti.
Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım, Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti. Kurumdaki çalışmaları yerinde görmek ve personelle görüşmek amacıyla
gerçekleştirilen ziyarette Genel Müdür Yıldırım’ı Cumhuriyet Savcısı Murat Şahin,
Kurum Müdürü Yusuf Altan Korkut, Kurum 2. Müdürü Mustafa Okuyucu ve Kurum personeli karşıladı. Kurumda incelemelerde bulunan Genel Müdür Yıldırım,
mobilya ve terzi atölyelerinde çalışan hükümlü ve tutuklularla bir süre sohbet etti.
Mutfak, kütüphane ve kapalı görüş yerlerini gezerek yetkililerden bilgi alan Genel
Müdür Yıldırım, kurum personelinin sorunlarını dinlemek, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün ceza infaz kurumları ve personel ile ilgili son çalışmaları
hakkında bilgilendirmek üzere personelle bir toplantı yaptı. Toplantıda konuşan
Yıldırım, ceza infaz kurumlarında görev yapmanın zor olduğunu ve fedakârlık
gerektirdiğini, bunun yanında özlük haklarının istenilen düzeyde bulunmamasının bir gerçek olarak karşılarına çıktığını belirtti. Bu sorunların giderilmesi için
yoğun bir gayret sarf ettiklerini dile getiren Yıldırım, “Personelin taleplerini karşılamaya ve sorunlarını gidermeye çalışıyoruz. Dış Güvenlik Yasasının bir an önce çıkartılması için başta Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ ve Müsteşarımız
Sayın Kenan İpek büyük çaba harcıyorlar. Bu yasayla kurumlardaki personelin maaş ve özlük haklarında önemli iyileşmeler olacak” dedi. Yıldırım toplantının ardından kurumdan ayrıldı.
Genel Müdür Yıldırım:
“Ceza infaz
kurumlarında
görev yapmak
fedakarlık
gerektirir”
Seslenis
Ekim 2014
Adalet’i nasıl tarif edersek edelim, hangi sözlük anlamını
buraya uzun uzun yazarsak yazalım, kavramın büyüklüğünü
ya da tüm içeriğini ifade edemeyiz. Adalet; adalet deyince
tamda aklınızdan, gönlünüzden geçenlerin tamamını kapsayan bir ifadedir.
Adalet deyince akla gelen ilk müessese yargı faaliyetidir.
Bir yönüyle doğru olan bu düşünce önemli oranda eksiktir.
Şüphesiz, yargı faaliyetinin amacı, yetki sahası üzerinde
yaşayan her birey için adalet dağıtmak, uyuşmazlıklara adil
çözümler bulmaktır. Bunu yaparken, her bireyin kendini eşit
ve bir başkasından farksız görmesi, yargı kurumunun, adalet
dağıtmadaki başarısının ölçütü olacaktır. Bir başka yaklaşımla; yargı, Devletin, toprakları üzerinde yaşayan her vatandaşa, adaletle yaklaşmasının en önemli aracıdır. Çok hassas ve
kırılgan bir kavram olan “adalet”i, birey ile Devlet arasındaki
güven köprüsünün en önemli ayağı olarak nitelemek yanlış
olmayacaktır. Zaten, “Adalet mülkün temelidir” ifadesi tam
da bu anlayışı karşılamaktadır. Adaletinden şüphe duyulan bir
devletin temeli zayıf demektir. Güçlü ve uzun süreli medeniyetler varlıklarını, adaletle hükmetmelerine ve yönetilenlerin
bu konudaki inançlarına borçludurlar. Bu şüphenin oluşmaması ve adalete olan inancın güçlü olması için hiç şüphesiz
sadece adil olmakta yetmez, adil gözükmekte gerekir. Adalet
özüyle ve şekliyle bir bütün olarak güven vermelidir. Adil
olmayı gerekli görmeyen, sadece güce dayalı devletlerin,
geride utanç dolu bir geçmiş ile tarihin sayfaları arasında
kayboldukları, yüzyıllar sonra dahi insanlığa katkılarıyla
değil, yarattıkları zulümle anıldıkları hepimizce bilinen bir
gerçektir. Oysa adaletle hükmetmiş Devletler, varlıkları sona
erdikten sonra bile hükmettikleri topraklarda, saygı ve özlemle anılırlar. Bugün Ortadoğu coğrafyasında Osmanlı Devleti
için söylenenler ve yapılan değerlendirmeler, bu tespitin en
güncel ve somut ifadesidir.
Enis Yavuz YILDIRIM
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
ADALET KAVRAMI
Adalet, sadece Devletlerin gözetmesi gereken bir kavram değildir. Adalet, insanoğlunu diğer varlıklardan üstün kılan, aklın
bir ürünü olarak, insanlığa şeref katan en yüksek değerlerden
birisidir. Başkalarına karşı adil olabilmek, bunu yaparken kişisel mülahazaların dışında kalabilmek, bir olaya ya da duruma
yaklaşırken, duygu ve önyargıları susturabilmek, hatta gerektiğinde kendi nefsinin sesini duymadan adil olanı görebilmek,
bir insan için ne kadar büyük bir meziyettir. Yaşanan her kötülüğün arkasında bu duyguyu, yani başkalarına karşıda adil olma
hassasiyetini kaybetmiş olmak etkili değil midir. Hak ettiğini
düşündüğü bir durumu elde ederken, ya da başkasıyla yaşadığı
sorunu giderirken, adalet ölçüsü içerisinde değil de, gücü ile ya
da hile ile çözmeye çalışanların; canları, malları yada onurları güvence altında olamaz, çünkü, bir gün karşılarına onlardan
daha güçlü yada daha hileci veya daha zeki birisi mutlaka çıkacaktır. O nedenle insanı insan yapan değerlerin başında gelir
adalet. Eğer kişi açısından zulmün tarifi yapılacak olsaydı, en
uygun tarifin; bir kişinin adil olmadığını bildiği bir davranışı ya
da haksızlığı başkasına yapması olduğu söylenebilir.
Yukarıda da ifade edildiği gibi, adalet kavramı sadece devlete, bireye ya da bir göreve verilmiş bir sorumluluk değildir.
Devletin de, bireyin de hayatın her alanında taşımak zorunda
olduğu bir erdemdir adalet. Sizden olanların haksızlıklarına göz
yumup, başkalarını eleştirmek, ya da gözünün önünde gerçek-
Sayfa 3
leşen haksızlıklarda dahi, birilerine haksızlığı hak olarak görmekten başlayan, yani kişisel kabullerden başlayan, ailede ve
kamu hayatında da vazgeçilmemesi gereken bir kavram olan
adalet, bir defa yerine getirilmekle kurtulunacak bir sorumlulukta değildir. Bireyler, ister aile hayatında ister kişisel ilişkilerde, hayatın her alanında ve daima adil olmaya çalışırlarsa bu
bir erdem olacaktır.
Bazen birey olarak, Devletin ya da toplumun adaletinden
şikâyet ederiz özel sohbetlerde. Oysa şunu bilmek gerekir ki,
birey ne kadar adil ise, Devlet o kadar adil olacaktır. Birey ne
kadar doğru ise adalet o kadar hassas olacaktır. Hiçbir sistem
doğruluktan uzaklaşmış, taraflı, adil olmayan, haksızlığa göz
yuman hatta gizlemeye çalışan bireylere adaleti getiremez,
bu imkânsızdır. Bu nedenle bir gün herkesin adalete ihtiyaç
duyacağını düşünerek, önce kişiliğimizi adil bir yaklaşımdan
şaşmayacak şekilde düzenlememiz zorunludur. Hiçbir menfaat, adaletli bir ortamda yaşıyor olmanın güvencesinden daha
değerli değildir.
Her değer de olduğu gibi, adaletin de eğitimi ailede başlar.
Aile içerisindeki ilişkiler, bu ilişkilerde hakkın üstün tutulması, haksızlığa göz yumulmaması, her hal ve şartta haklıdan ve
doğru olandan yana tavır alınması, sağlıklı ve adil bir kişiliğin
oluşumunda çok önemli bir ortamdır. Hakkın güçten ibaret olduğu, güçlü olanın ötekini ezdiği bir aileden yetişen bireyin,
özel kişiliğinde ne kadar adaletli olabileceği tartışmalıdır.
Bireylerde, Devletlerde bazen adil olmanın kısa vadede ağır
bedellerini ödeyebilirler, ancak ödenecek her bedel, adalete
inanan, bu kavramı sindirmiş bireylerden oluşan ve adaletle
hükmetmeyi, bir lütuf değil, bir inanç olarak gören anlayışın
parçası olmaya değer.
Adaletine inanılan ve adaletle yaşayanlardan olmak dileği ile..
Yıldırım “Proje sonuçlarında uygulanabilirlilik
ve sürdürülebilirlilik çok önemli”
İnfaz Hizmetlerinin İyileştirilmesi Eşleştirme Projesi
6. Yürütme Kurulu Toplantısı Genel Müdür Enis Yavuz
Yıldırım’ın
başkanlığında
yapıldı. Projenin önemini
vurgulayan Genel Müdür Yıldırım “İnfaz hizmetlerinin çağın gereksinimleri noktasında
iyileştirilmesi ve geliştirilerek
daha çağdaş ve daha uygulanabilir bir yapıya kavuşması
için çalışmalara devam ediyoruz” dedi.
İ
nfaz Hizmetlerinin İyileştirilmesi Eşleştirme
Projesi, 6. Yürütme Kurulu Toplantısı Ceza
ve Tevkifevler Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım başkanlığında yapıldı. Toplantıya Genel
Müdür Enis Yavuz Yıldırım, Genel Müdür
Yardımcısı Ali Yıldız, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı Halil İbrahim Dizman, Proje Yerleşik Eşleştirme Danışmanı Joanne Hıll ve proje asistanları, İngiliz Proje Lideri Norman Powell,
Portekiz Proje Lideri Jorge Sanchez Monteiro, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü
ilgili daire başkanlıklarından tetkik hakimleri,
ilgili bakanlıkların yetkililer ve Proje Bürosu
personeli katıldı. Toplantının açılışında konuşan Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım, infaz
hizmetlerinin çağın gereksinimleri noktasında
iyileştirilmesi ve geliştirilerek daha çağdaş ve
daha uygulanabilir bir yapıya kavuşması için
çalışmalara devam ettiklerini belirtti. Genel
Müdür Yıldırım, projede bu aşamadan sonra
atılacak tüm adımların sistem, yapı, stratejik
plan gibi unsurlarla uyumlu olmasının, proje
sonuçlarının ileride uygulanabilirliliği için çok
önemli olduğunu söyledi. Açılış konuşmasının
ardından Proje Yerleşik Eşleştirme Danışmanı
Joanne Hıll son 3 aylık dönemde proje kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlere ve proje
ÇALIŞMA TOPLANTISI ANKARA
EĞİTİM MERKEZİNDE YAPILDI
hedeflerine ilişkin sunum yaparken, proje kapsamında son 3 aylık dönemde gerçekleştirilmiş
olan faaliyetlere ilişkin bilgiler verdi. Projenin
6. bileşenindeki faaliyetlerin en kısa sürede tamamlanmasının karara bağlandığı toplantıda
ayrıca birçok ders başlığı altında elde bulunan
materyallerin çalışmalarının tamamlandığı
gündeme getirildi.
Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü Eğitim Dairesi
Başkanlığı Yetişkin Eğitim
Bürosu öğretmenleri ile çeşitli ceza infaz kurumlarında
görev yapan 25 Öğretmenin
katılımı ile 20-24 Ekim 2014
tarihlerinde Ankara Eğitim
Merkezinde Değer Dergisi
İçerik Belirleme toplantısı yapıldı. Değerler Eğitimi Projesi kapsamında hazırlanan ve
her ay düzenli olarak okurlarıyla buluşan Değer dergisinin
içeriği ile ilgili olarak yayın
kurulu tarafından belirlenen
kıstaslar çerçevesinde içeriklerin hazırlanması ve yayımlanmaya değer görülen eser
veya konuların belirlenmesi
amacıyla düzenlenen toplantıda ilk olarak gündeme ilişkin
konular görüşüldü. Toplantıda
Değer Dergisi 2014 yılı Kasım ve Aralık sayılarının konu
başlıkları ile 2015 yılı Değer
Dergisi tasarımı konularında
çalışmalar yapıldı.
Seslenis
Sayfa 4
Ekim 2014
Afyonkarahisar DSM’de protokol rüzgarı
Afyonkarahisar Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, başta Valilik olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlarla protokol imzaladı.
İmzalanan protokoller ile yükümlülerin sosyal hayata yeniden kazandırılmaları amaçlanıyor.
Afyonkarahisar Denetimli Serbestlik Müdürlüğü 2014 yılı Ekim ayında; Afyonkarahisar Valiliği, Afyon Polis Meslek Yüksek Okulu, Afyon
İl Afet Acil Durum Müdürlüğü, Afyon İl Göç İdaresi Müdürlüğü ve Hayrat Vakfını ziyaret ederek, denetimli serbestliğin önemi ve yapılan
faaliyetler hakkında bilgi paylaşımı yaparak, ‘’Kamu Yararına Ücretsiz Çalıştırma’ ve ‘’Eğitici Talebi’’ Protokolleri imzaladı. İmza töreninde
konuşan Afyonkarahisar Valisi Hakan Yusuf Güner, yapılan faaliyetlerin sosyal bir sorumluluğu yerine getirme olduğunu ifade ederek, işlemiş
oldukları suçlardan dolayı mahkum olan ve bu cezaya çarptırılan mahkumların sosyal hayata yeniden kazandırılmasının amaçlandığını ve bu
konuda Valilik olarak yardımcı olacaklarını, ayrıca Valiliğe bağlı kurumlarla yapılan faaliyetlerin proje kapsamında yapılmasının daha verimli
olacağını söyledi.
POLİS OKULU İLE PROTOKOL
Afyonkarahisar Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü Mustafa Eker’le
de bir protokol imzalandı. İmzalanan bu protokol ile, yükümlülere verilen kamu yararına çalışma ve ağaç dikimi yaptırımlarının infazında
müşterek çalışılabileceğine,” ayrıca Polis Meslek Yüksek Okulundaki
öğrencilere denetimli serbestlik uygulamaları hakkında seminer verilmesinin faydalı olunacağına karar verildi. Öte yandan Afyonkarahisar İl Afet Acil Durum Müdürlüğü ile
yapılan görüşmeler neticesinde ise, denetimli serbestlik kapsamında olan yükümlülere “Afet Bilinci, Yangın
Eğitimi ve İlkyardım” konularında seminerler verilmesi ile kamu yararına ücretsiz çalıştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve ağaç dikim bakım’’ çalışmalarına aktif katılımlarının sağlanmasına karar verildi.
Hayrat Vakfı Afyonkarahisar Temsilcileri ile yapılan görüşmeler neticesinde; denetimli serbestlik kapsamında olan yükümlülerin vicdanlarına hitap edebilecek konularda seminerler verilmesi için protokol imzalandı.
Afyonkarahisar Denetimli Serbestlik Müdürü İlker Öcal, yükümlülerin topluma kazandırılmasının sosyal
bir sorumluluk olduğunu ve bu konuda Afyonkarahisar’daki kamu kurum ve STK’ların destek verdiğini
belirterek, Afyonkarahisar Valisi ve kurum müdürlerine teşekkür etti.
d
KISA.... KISA....
Ordu DSM’den kan bağışına destek
Ordu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından Türk Kızılayı Ordu Şubesi ile işbirliği içinde Ordu Adalet Sarayında
kan bağışı kampanyası düzenlendi. Adalet Sarayı binası önünde kurulan kan bağışı mobil araçta kan verebilmek için sıraya girenler, düzenlenen kampanyanın zaman tasarrufu açısından kendileri için önemli olduğunu belirterek gerçekleştirilen
kampanyadan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Ordu
Denetimli Serbestlik Müdürlüğü çalışanlarının kampanyaya
katılımlarının oldukça yüksek olduğu gözlenirken kan bağışı
kampanyası sırasında Adalet Sarayında bulunan vatandaşlar tarafından da kampanyaya destek amacıyla kan verildi.
Kursiyerlere sertifika töreni
Tarsus Koruma Kurulu Başkanlığı tarafından haklarında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan yükümlülere yönelik, Tarsus Halk Eğitim Müdürlüğü ve Tarsus İşkur Müdürlüğü işbirliği ile İMKB Endüstri Meslek
Lisesi Atölyesinde Gazaltı Kaynakçılığı Kursu açıldı. Proje kapsamında
12 denetimli serbestlik yükümlüsünün kursiyer olarak katıldığı Gazaltı
Kaynakçılığı Kursu, 01 Temmuz 2014 tarihinde başlayıp 12 Ağustos
2014 tarihinde sona erdi. Kurs sonunda yapılan sınavda başarılı olanlara
12 Eylül 2014 tarihinde kurs bitirme belgeleri verildi.
Madde Bağımlılığı önlenmeli
Eylül ayında yapılan Koruma Kurulu toplantısında alınan
kurul kararına istinaden 29 Eylül 2014 ve 01 Ekim 2014 tarihleri arasında Ünye ilçe merkezindeki lise ve dengi okullardaki öğrencilerde farkındalık oluşturmak amacıyla, madde
bağımlılığı, zararları ve madde bağımlılığını önleme konusunda seminerler düzenlendi. Seminerler Ordu Kaçakçılık ve
Organize Suçlar Şube Müdürlüğünde (KOM) görevli uzmanlar tarafından verildi. Seminerler kapsamında ilçe merkezinde
bulunan 6 okuldaki 1155 öğrenciye ulaşıldı. Gerçekleştirilen
seminerlerin genel kapsamda çok faydalı geçtiği ve öğrencilerde farkındalık oluşturma konusunda başarılı olunduğu gözlemlendi.
“Hayata Bir Nota da Bizden”
Düzce Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından bireylerin eğitim ve iyileştirilmeleri hususunda
birtakım projeler gerçekleştirilmektedir. Eğitim ve
iyileştirme faaliyetlerinde sanat ve kültür ögelerine
yer verilerek, farklı bir tarzda hazırlanan “Hayata
Bir Nota da Bizden’’ isimli proje Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu Başkanlığının
2014 yılı Haziran ayı toplantısında kabul edilerek hayata geçirildi. Proje 23 Ekim 2014 tarihinde
Düzce Adliyesi Konferans Salonunda il protokolünün katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğe Düzce
Valisi Ali İhsan Su, Cumhuriyet Başsavcısı Akif
Celalettin Şimşek, Cumhuriyet Savcıları, kurum
müdürleri, çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından
temsilciler ile personel ve yükümlüler katıldı. Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek
açılış konuşmasında “Hayata Bir Nota Da Bizden’’
adlı projenin öneminden bahsederek, “Bu proje ile
bizler denetimli serbestlik tedbiri altında bulunan
yükümlülerimizin doğru şekilde desteklendikleri
takdirde neler yapabileceklerinin bir örneğini hep
beraber izleyeceğiz. Bu proje bize bu anlamda bir
örnek teşkil ettiği gibi herhangi bir şekilde suça
bulaşan kişilere de başka bir hayatın kapılarını ara-
lamaktadır.” dedi. Başsavcı Şimşek’in ardından konuklara hitap eden Düzce Valisi Ali İhsan Su, Dünyada ki tüm sistemlerin felsefi anlamdaki hedefinin
insan olduğunu belrterek, insanı mutlu etme adına
sistemler oluşturulup, bunun en başında insanı suçtan korumak unsurunun bulunduğunu söyledi. Bu
insanların sosyal yaşama yeniden kazandırılması
için ellerinden gelen desteği vereceklerini kaydeden
Vali Su, projede emeği geçen herkese teşekkür etti.
‘’Hayata Bir Nota da Bizden’’ adlı konserde 24 kişilik koro tarafından Türk Sanat Müziğinin güzide
16 eseri ile Türk Halk Müziği seçmelerinden oluşan
10 eser yükümlüler tarafından seslendirildi. Bireylerin müzikle tanışmaları, grup içerisinde yer alması,
hayata farklı bir bakış açısı elde etmeleri amacıyla
4 aylık bir çalışmanın ardından sahnelenen koro,
projeye destek veren kurum ve kuruluşların temsilcilerine plaket, koroda yer alan yükümlülere teşekkür belgelerinin sunulmasının ardından izleyenlerin
alkışları ile sona erdi.
Seslenis
Ekim 2014
Sayfa 5
DSM İLE MÜFTÜLÜK ARASINDA BÜYÜK PROTOKOL
İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile İl Müftülüğü arasında önemli bir protokol imzalandı. İstanbul İl Müftülüğünde
imzalanan protokole göre İstanbul’daki 3000 Cami ile 1000 Adet Kur’an Kursunun işleri Kamu Yararına Ücretsiz Çalışma Protokolü esaslarına göre İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından takip edilecek.
Kayseri Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yürütülen “Şiirle Terapi” projesi kapsamında haklarında çocuk mahkemelerince
denetim altına alınma kararı verilen 8 çocuk
tarafından “Şiir Dinletisi” düzenlendi. Kayseri
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Büyük Salonda gerçekleştirilen Kayseri Cumhuriyet Başsavcısı Orhan
Usta, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Doğan, Melikgazi Kaymakamı Erkaya Yırık, kamu kurum ve kuruluşlarından daire amirleri, sivil toplum kuruluşlarından temsilciler katılırken, geceye katılan Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Nurullah Genç’de
“Yağmur” şiiriyle katılarak çocuklara destek verdi. Program Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Denetimli
Serbestlik Müdürü Cansel Karatepe’nin açılış ve selamlama konuşması ile başladı. Çocukların şiirlerini
okumalarından sonra Denetimli Serbestlik Müdürü Cansel Karatepe ve Hakim Necati Daştan birer şiir
okuyarak çocuklara destek oldular. Şiir dinletisi Şair Nurullah Genç’in
“Yağmur” şiirini okumasıyla son buldu. Dinletinin ardından Cumhuriyet
Başsavcısı Orhan Usta, Şair Nurullah Genç, Hakim Necati Daştan ve mülki idaresinde yer alan kamu kurum ve kuruluşların desteklerinden dolayı
Melikgazi Kaymakamı Erkaya Yırık’a teşekkür plaketi takdim etti. Ardından şiir dinletisini gerçekleştiren çocuklara Kayseri Sanayı Odası, Kayseri
Ticaret Odası, Kayseri Ticaret Borsası, Kayseri Elektrikçiler Odası tarafından temin edilen Tabletler Başsavcı Orhan Usta tarafından dağıtıldı.
Eğitim ve İyileştirme faaliyetleri kapsamında seminer ve eğitici desteği
sağlayan kamu kurum ve kuruluşlarına denetimli serbestlik hizmetlerine
katkılarından dolayı teşekkür plaketi verildi.
ŞAİR NURULLAH GENÇ
İLE ŞİİR ŞÖLENİ
Camiler ve Din Görevlileri Haftası etkinlikleri çerçevesinde 16 Ekim 2014 tarihinde İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi
Yaran, İstanbul Denetimli Dersbetlik Müdürlüğü ile Bakırköy Denetimli Serbestlik
Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyaret esnasında denetimli serbestlik hizmetleri ve
kamu yararına ücretsiz çalışma hakkında
bilgilendirme yapılırken, yapılan görüşmeler sonunda İl Müftülüğü ile işbirliği konusunda mutabakata varıldı. İadeyi ziyaret
kapsamında İstanbul Denetimli Serbestlik
Müdürü Cemal Karadöl, Dış İlişkiler ve
Denetim Bürosu Ekibi, İstanbul Müftüsü
Prof. Dr. Rahmi Yaran’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette daha önce mutabık kalınan iş birliği konularında protokol imzalandı. Kamu Yararına Ücretsiz Çalıştırma
Protokolü, İl Müftüsü Dr. Rahmi Yaran ve
Müftülük ve İstanbul Denetimli Serbestlik
Müdürü Cemal Karadöl tarafından imzalandı. Protokole göre İstanbulda bulunan
3.000 camiye ve 1.000 Kur’an Kursuna
kamu yararına ücretsiz çalıştırma protokolü gereği hizmet verilecek.
Operatörlük Sertifikaları törenle teslim edildi
Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından hazırlanıp,
koordinasyonu yapılan, suçtan zarar gören mağdur, salıverilen hükümlüler
ve denetimli serbestlik yükümlülerini meslek edindirme projesi çerçevesinde
açılan, İş Makinesi Operatörlüğü (Forklift Operatörlüğü) Kursunu başarı ile
bitirerek, belge almaya hak kazanan kursiyerlere, 17 Eylül 2014 tarihinde,
Gaziantep Sanayi Odasında yapılan tören ile operatörlük belgeleri teslim
edildi. Belge dağıtım törenine Gaziantep Cumhuriyet Başsavcı V. Kadir
Günüç, Cumhuriyet Savcısı Tuncay Yılmaz, Gaziantep Sanayi Odası Başkanı
Adil Konukoğlu, Türkiye İş Kurumu Gaziantep İl Müdürü Sıraç Ekin, İl Milli
Eğitim Müdür Yardımcısı İ. Necip Kafadar, Gaziantep Makine Mühendisleri
Odası Başkanı Başar Küçükparmak, Belediye Başkan Yardımcısı Birol
Hükümlüleri topluma kazandırma, hayata
uyumunu kolaylaştırma ve toplumun bakış açısını değiştirmek için Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, Samsun Ondokuzmayıs Üniversitesi
ve ELVİN Derneği işbirliği ile gerçekleştirilen
“Sokaktan Haber Var” projesi düzenlenen programla tanıtıldı. Tanıtım programına Samsun
Vali Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırım, Samsun
Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, OMÜ Rektörü Prof.Dr. Hüseyin Akan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Erol Tosun, Samsun Adli Yargı Adalet
Komisyonu Başkanı Mehmet Osmanoğlu, Samsun Bölge
Adliye Mahkemeleri Başsavcısı Hüseyin Baş, Samsun
Cumhuriyet Başsavcı Vekili Fahri Gülay, Samsun Barosu
Başkanı Necat Anıl, İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan
Tok, Hakimler ve Cumhuriyet Savcıları, daire amirleri ve
diğer davetliler katıldı. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.
(YEDAŞ) ana sponsorluğunda gerçekleştirilen projenin tanıtımında ELVİN Derneği Başkanı Yeşim Gürsoy, YEDAŞ
Genel Müdürü Nurettin Türkoğlu, Samsun Cumhuriyet
Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürü Canan Soğukpınar, Ondokuzmayıs Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Hüseyin
Akan, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Erol Tosun, Sam-
Ülger, Koruma Kurulu Üyeleri ile paydaş kurum ve kuruluş yöneticileri,
Denetimli Serbestlik Müdürü Leyla Karakülah, Müdür Yardımcısı Serdal
Dalhan, Müdürlük çalışanları, Şölen Çikolata, Merinos Halı, Sanko Makine,
Metro Market Yöneticileri, kursiyer aileleri ve misafirler katıldı. Kursun mali
finansmanı İş Kurumu tarafından sağlandı. Gaziantep Makine Mühendisleri
Odası ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ise eğitim desteği verildi.
Kursun teorik bölümü Makine Mühendisleri Odasında, uygulama ve staj
bölümü ise Şölen Çikolata, Sanko Makine, Merinos Halı ve Metro Market
işletmelerinde tamamlandı. Kurs, 12 kişiden oluşan, kursiyerlerin katılımı ile
gerçekleştirildi. Kurs süresince, Kursiyerlere günlük 20.00 TL ücret, Çalışma
ve İş Kurumu tarafından ödendi.
600 kişiye ‘öfke
kontrolü’ grup çalışması yapılmaktadır.
Mükerrer
suç işlemiş ve suç
işlemeyi alışkanlık haline getirmiş
15’er kişiden 28
grup,
toplamda
420 kişiye hayat boyu değişim ‘hayde’ grup çalışmaları
verilmiş ve bu çalışmalara halen devam edilmektedir. Bugün burada ELVİN Derneği, Samsun Denetimli Serbestlik
Müdürlüğü, OMÜ işbirliği ve YEDAŞ ana sponsorluğunda yükümlüleri topluma kazandırmak, hayata uyumunu
kolaylaştırmak ve toplumun bakış açısını değiştirmek için
hazırlanmış ‘Sokaktan Haber Var’ isimli projenin açılışını
yapıyoruz. Bu proje kapsamında suça sürüklenen 25 çocuğa, iletişim teknikleri, yazı teknikleri, fotoğraf çekme ve
bu fotoğrafları habere dönüştürme niteliğinde eğitim verilmesi planlanmıştır. Bu projenin en güzel yönü ise istihdam
garantili olmasıdır” dedi. Konuşmaların ardından ebru sanatını Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde hükümlülere
öğreterek icra eden usta öğretici Rana Zincir’e takdir belgesini Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Erol Tosun verdi.
Daha sonra Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli
Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ebru atölyesi, sabun atölyesi, bilgisayar sınıfı, resim kursu atolyesi,
müzik atölyesi ve grup çalışma odası ziyaret edilerek kokteyle geçildi. Proje kapsamında üç grup halinde 40 saatlik
haber yazma teknikleri, 15’er saatlik fotoğraf çekme eğitimi ile 15 saatlik iletişim teknikleri eğitimi verilecektir.
Eğitimi başarı ile tamamlayan hükümlülerin Samsun yerel
basın kuruluşları ile Samsun kamu ve özel sektör kuruluşlarında istihdam edilmesi planlanıyor.
“SOKAKTAN HABER VAR”
PROJESİ HAYATA GEÇTİ
sun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve
Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırım kısa birer
konuşma yaptılar. Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Erol
Tosun konuşmasında “Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzde yapılandırılmış, Bakanlık onayından geçmiş ve uzman personeller tarafından tüm hükümlülere yönelik eğitim çalışmaları düzenlenmektedir. TCK’nın 191.
Maddesi’nden hakkında tedbir kararı verilen hükümlülerin
oluşturduğu 15’er kişiden 111 gruba, toplamda bin 665 hükümlümüze sigara, alkol ve madde bağımlılığı konusunda
farkındalık kazandırma amacıyla ‘samba’ grup çalışması
yapılmaktadır. Özellikle yaralama, hakaret, eşe karşı darp
ve tehdit içeren suçlardan müdürlüğümüzde bulunan hükümlülerin oluşturduğu 15’er kişiden 40 gruba, toplam
Sayfa 6
Seslenis
G ündem
Ekim 2014
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, 15 Ekim 2014 tarihinde İzmir Anemon Otelde düzenlenen BİSİS seminerinde net konuştu:
Sorunlarımız var diye oturup bekleyemeyiz
B
ireyselleştirilimiş İyileştirme Sistemi” bölgesel seminerlerinin sonuncusu Genel Müdür Enis Yavuz Yıldırım’ın katılımıyla 15 Ekim
2014 tarihinde İzmir Anemon Fuar Otel’de gerçekleştirildi. Seminere Genel Müdür Yıldırım dışında Genel Müdür Yardımcısı Ali
Yıldız, Tetkik Hakimi İlyas Kuvel, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru, Başsavcı Vekili Yusuf Arslan, proje danışmanları Prof. Dr. Kültegin Ögel, Av. Seda Akço ve UNICEF Türkiye temsilciliği adına Av. Göktan Koçyıldırım katıldı. Seminerde bir
konuşma yapan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, çağdaş infaz anlayışının gelmiş olduğu sürecin herkes için
standart, toplulaştırılmış etkinliklerle değil, her bireye özgü ihtiyaç, ilgi ve risklerin dikkate alındığı, toplumla tekrar bütünleşmesine
hizmet edecek eğitim-iyileştirme çalışmalarının tüm kurumlarda hayata geçmesi gereken bir anlayış olduğunu ifade etti. Genel
Müdür Yıldırım, yeni bir sistemin hayata geçmesi sürecinde kurumların özelinde yaşanabilecek bir takım eksiklik ve aksaklıkların
normal karşılanması gerektiğine değinerek, yapısal sorunların zaman içinde hep birlikte çözüme kavuşturulacağını kaydetti. Yıldırım, sorunlarımız var diye sistemin işleyişini mükemmeli oluşturana kadar beklemenin ise kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir
anlayış olmadığını belirtti. Özellikle çocukların topluma kazandırılması sürecinin kurum yaşantısı ile sınırlandırılamayacağını belirten Yıldırım, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinin doğal paydaşlar olduğunu ifade ederek, yaşanan sıkıntılar ve olumsuzlukların tespiti ile çözüm konusunda da ortak akıl ile hareket edilmesinin, işbirliği ve dayanışmanın önemine dikkat
çekti. Söz konusu program proje danışmanı Prof. Kültegin Ögel’in BİSİS Sisteminin elemanları olan Araştırma Değerlendirme
Formu (ARDEF), İyileştirici Ortam, İyileştirici Etkinlikler, Grup Liderliği, Basamaklı Sistem’e ait bilimsel alt yapı ve kurgusu hakkında bilgi verirken, Av. Seda Akço, çocuklar için oluşturulan ‘koşullu salıverme sistemi’nin hayata geçmesi için oluşturulan yapıyı,
UNICEF Türkiye Temsilcilliği adına Av. Göktan Koçyıldırım, çocuk
haklarına dair uluslararası mevzuatta
BİSİS sistemi konunda sunum yaparken, ceza infaz kurumlarında BİSİS’in
uygulanması ve kazanımlar konusunda
ise Şube Müdürü Habil Kanoğlu sunum
gerçekleştirdi. İzmir’de gerçekleştirilen
bölgesel seminere, hakim ve savcılar ile
projeye dahil olan illerden ceza infaz kurumu ve denetimli serbestlik müdürleri,
sosyal çalışma görevlileri, ASPB il müdürlükleri, İl sağlık Müdürlükleri, İş Kur
il müdürlükleri, belediyeler ve üniversitelerden akademisyenlerin oluşturduğu
yaklaşık 200 kişilik bir heyet katıldı.
Seminerde konuşan Genel
Müdür Enis Yavuz Yıldırım,
eğitim - iyileştirme faaliyetlerinin tüm kurumlarda mazaretsiz hayata geçmesi gereken
bir anlayış olduğunu belirterek, herkesin bu konuda üzerine düşen ödevi yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Protokol maddeleri
yeniden ele alındı
Milli Eğitim Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında
21 Şubat 2000 tarihinde imzalanan İşbirliği Protokolü hükümlerinin güncellenmesi adına Ankara Eğitim
Merkezinde 15 Ekim 2014 - 17 Ekim 2014 tarihleri
arasında, “Milli Eğitim Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı
Arasındaki İşbirliği Protokolünün Güncellenmesi” konulu çalıştay yapıldı. Çalıştaya Yetişkin Eğitim Şube
Müdürü Ramazan Günşan, Ceza ve Tevkifevleri Ye-
tişkin Eğitim Şubesinde görevli Öğretmenler Mustafa
Serdar Özgün, Melike Önbaş, Süleyman Karakuş ve
Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile Ceza İnfaz Kurumlarında görev yapan öğretmenler katıldı. Çalıştayda gündeme ilişkin konular ele alınırken, protokol
hükümlerinin güncellenmesi ve yeni hükümlerin belirlenmesi hususunda görüş alışverişinde bulunuldu.
Cumhuriyetin 91. yılı
Adana E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunda 29 Ekim
Cumhuriyet Bayramı dolayısı
ile kutlama etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik; Çukurova
Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve
İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezinden okutman
Pınar Çam’ın Cumhuriyet Tarihimiz konuşması ile başladı.
Etkinlikte Adana Büyükşehir
Belediye Bandosunun çeşitli
eserlerden oluşan konseri büyük beğeni topladı. Belediye
Bandosunun ardından sahne
alan Kurum Halk Müziği Korosu seslendirdiği eserlerle izleyicilere keyifli anlat yaşattı. Etkinlik büyük bir coşku ile izlenirken, katılımcılar birbirinden güzel şarkılara hep birlikte eşlik ettiler. Etkinlik sonunda konuşan Kurum Müdürü Yavuz Urş, etkinlik ile ilgili olarak ekinliğe katkıda bulunanlara teşekkür etti.
Ankara 1 Nolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklulara Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat
Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Ökkeş Narinç tarafından Cumhuriyet Bayramı konulu bir konferans verildi.
30 Ekim 2014 tarihinde düzenlenen konferansa Kurum Müdürü Kahraman Topaloğlu, Kurum 2. Müdürleri ve Kurum
personeli ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Konferansta Öğretim Görevlisi Narinç, Cumhuriyetin kuruluş aşamalarında
yaşanılan
zorlukları
ve Atatürk’ün bu konudaki çabalarını izleyicilere aktardı. Koferansta kısa bir sine
vizyon gösterimi yapılırken, Kurum Müdürü
Topaloğlu tarafından
Narinç’e katkılarından
dolayı hediye takdim
edildi.
Seslenis
Ekim 2014
Antalya’da yöresel ürünlerin
markalaşması ve ticari değer kazanması yolunda önemli bir buluşma noktası haline gelen Yöresel ve
Geleneksel Ürünler Fuarının beşincisi bu yıl 22 Ekim 2014 – 26 Ekim
2014 tarihleri arasında Antalya E
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun da katılımıyla Antalya Expo
Center’da düzenlendi. Edirne’den
Hakkari’ye Türkiye’nin dört bir
yanından gelen yöresel, geleneksel
ve kültürel değerlerin sergilendiği
fuara Anltalya L Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu resim atölyelerinde
üretilen tablolar, cam atölyesinde
üretilen hediyelik eşyalar, sanatsal
mozaik atölyesinde üretilen mozaikler ve deri atölyesinde üretilen
deri çanta ve yelekler sergilendi.
Fuar açılışına Kalkınma Bakanı
Cevdet Yılmaz, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Vedat
Mirmahmutoğulları, Antalya Valisi
Muammer Türker, TOBB Başkanı
Rifat Hisarcıklıoğlu, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Türk Patent Enstitüsü Başkanı Habip Asan
ile Antalya Protokol üyeleri ve Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu adına Kurum Müdürü Mehmet Özer katıldı. Açılış esnasında
konuşma yapan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, binlerce yıldır
medeniyetlere ev sahipliği yapmış
Anadolu’nun mutfaktan el sanat-
G ündem
larına kadar çok zengin bir kültüre
sahip olduğunu, Yöresel Ürünler
Fuarı’nın da ekonomik değerinin
yanı sıra kültürel mirasın tanınması açısından da önem taşıdığını
söyledi. Bakan Yılmaz, Dünya bir
taraftan küreselleşirken bir taraftan da yerelleşmenin güçlendiğini,
küreselleşme ve yerelleşmenin iç içe
geçtiği bu dönemde özgün kültürel
ürünlerin kırsal kalkınmanın aracı
olacağını belirtti.
Sayfa 7
Yöresel ve Geleneksel
Ürünler Fuarının beşincisi Antalya Expo
Centre’da yapıldı. 2226 Ekim 2014 tarihleri arasında düzenlenen fıuarın açılışını
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz yaptı.
Antalya L Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumununda yer aldığı fuarda birbirinden güzel
ürünler dikkat çekerken, fuara ilginin yoğun olması dikkatlerden kaçmadı
UZMAN HEKİMLERDEN AĞIZ
VE DİŞ SAĞLIĞI ETKİNLİĞİ
Ege Ağız Diş Sağlığı ve Diş
Hekimleri Derneği ve İzmir
Cumhurşiyet Başsavcılığının
ortak çalışması sonucu İzmir
Çocuk ve Gençlik Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda diş
sağlığı etkinlkiği düzenlendi.
Kurumda bulunan çocuk tutuklu ve hükümlülerin sağlık,
şahsi temizlik, öz bakım, ağız
ve diş sağlığı konularındaki
bilgi eksiklerini gidermek
üzere yapılan çalışmaya Ege
Üniversitesi Diş Hekimliği
Fakültesi Toplum Gönüllüleri Derneği yöneticileri katıl-
dı. 16-17 ve 18 Ekim 2014
tarihlerinde İzmir Çocuk ve
Gençlik Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda 172 tutuklu ve
hükümlünün muayene ve
tedavileri yapıldı. Etkinlikte
Prof. Dr. Ertuğrul Sabah, Doç.
Dr. Mehmet Cemal Akay, Diş
Hekimleri, Elif Kuru, Tuğçe
Kaliçoğlu, Selman Arslan,
Derya Murat Osman, Merve
Taşkın, Ece Arslansan, Sıla
Çetin ve Diş Teknisyeni Ümit
Kılıççı görev aldı. Muayenelerde 33 kişinin tetkik ve
tedavisi için sevkinin uygun
olduğu yönünde görüş bildirildi. Etkinlik kapsamında
Kadın Ceza İnfaz Kurumunda annelerinin yanında kalan
22 çocuğunda diş muayenesi
gerçekleştirildi. Yürütülen bu
çalışmayla nerdeyse birçok
genç hükümlüye yerinde hizmet verilmiş olurken, birçok
kere endişeleri yüzünden tedavilerini aksatan çocuk ve
genç hükümlüler kurumun
sıcak ortamında bu hizmetten
faydalandırıldılar.
Coşkuyla KUTLANDI
Şanlıurfa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumumuzda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlama Programı Eğitim Servisi tarafından 31 Ekim 2014 tarihinde düzenlendi.
Kutlama programına Kurum Müdürü, Kurum 2. Müdürleri, kurum idare memurları
ve kurum personelleri ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Cumhuriyet Bayramı kutlama programına saygı duruşu ve istiklal
marşı ile başlandı. Cumhuriyet adlı slayt
sunumu ile başlayan programda “Cumhuriyet” konulu kısa film gösterimi yapıldı. Kutlama programında günün anlam
ve önemini dile getiren kurum öğretmeni
Hikmet Demir, Gazi Mustafa Atatürk’ün
’’Ey yükselen yeni nesil, Gelecek sizindir.
Cumhuriyeti biz kurduk, onu koruyacak
ve yaşatacak olan sizlersiniz’’ sözü ile konuşmasını bitirdi. Program Sosyal Hizmet Uzmanı Aşir Kayabaşı’nın
sunduğu ‘’Cumhuriyet’’ konulu konferansla sona erdi.
Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından
yürütülen Eğitim iyileştirme
çalışmaları kapsamında; Gaziantep Denetimli Serbestlik
uzmanları Metehan Ocak ve
Hüseyin Kaya tarafından,
yükümlülere 29 Ekim Cumhuriyet Bayramının anlam
ve önemi hakkında seminer
düzenlendi. Gaziantep Adliyesi Konferans Salonunda,
30 Ekim 2014 tarihinde, yapılan seminer çalışmasında;
Cumhuriyetin kurulması aşamasında, Ülkemizin içinde
bulunduğu zor şartlar altında
Milli Mücadeleye kahramanlıklarıyla katkıda bulunmuş
olan Mustafa Kemal Atatürk
ve bazı önemli şahsiyetlerle
ilgili kısa filmlerin gösterimi
yapıldı. Ayrıca Cumhuriyetimizin kuruluş aşamasında
ülkemizin içinde bulunduğu
zor şartlar, Cumhuriyetin
kazanımları ve vatanseverlik hakkında bilgiler verildi.
Yükümlülerin büyük ilgi
göstermiş olduğu seminerde,
büyük imkansızlıklar altında
bile birlik beraberlik içerisinde vatan sevgisiyle büyük
işler yapılabileceği duygusunun yükümlülerde oluştuğu,
salonda duygu dolu anlar yaşandığı görüldü.
Sayfa 8
G ündem
Seslenis
Ekim 2014
Adalet Bakanı Bekir
Bozdağ, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünü ziyaret etti.
Ziyarette konuşan Bakan Bozdağ, ceza infaz kurumlarının sorunlarının bilincinde
olduklarını, Bakanlık
olarak gerekli adımların atıldığını söyledi.
Bozdağ, ayrıca kurum
personelinin zor şartlarda ve büyük bir özveriyle görev yaptığını
söyledi.
“SORUNLARI HEP BİRLİKTE ÇÖZECEĞİZ”
>>> Adalet Bakanı Bekir
Bozdağ Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğünü ziyaret
ederek, sürdürülen çalışmalar ile yapılması planlanan projeler konusunda
Genel Müdür Yıldırım’dan
bilgi aldı. Ziyarette Bakan
Bozdağ’a Müsteşar Kenan
İpek ve Müsteşar Yardımcısı Basri Bağcı eşlik etti.
>>> Ziyarette konuşan Bakan Bozdağ, kurumların
sorunlarının el birliği içerisinde çözüleceği söyledi. Ziyarette Genel Müdür
Enis Yavuz Yıldırım tarafından bir sunum yapıldı. Genel Müdürlük çalışmaları
ile kurumların son durumu
hakkında bilgiler veren Genel Müdür Yıldırım, ayrıca
kurumların geleceği ile ilgili olarak yapılması planlanan projeleri aktardı.
A
dalet Bakanı Bekir Bozdağ,
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünü ziyaret
ederek, sürdürülen çalışmalar ve
projeler hakkında Genel Müdür
Yıldırım’dan bilgi aldı.
ÇALIŞMALAR HAKKINDA
SUNUM YAPILDI
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, beraberindeki heyetle birlikte 28 Ekim
2014 tarihinde Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğünü ziyaret etti. Ziyarette Bakan Bozdağ’a Müsteşar
Kenan İpek ve Müsteşar Yardımcısı Basri Bağcı eşlik ederken, Bakan
Bozdağ’ı Genel Müdürlüğe gelişinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Mü-
dürü Enis Yavuz Yıldırım, Genel
Müdür Yardımcıları Burhanettin
Eser, Ali Yıldız, Yılmaz Çiftçi ve Fatih Belviranlı, Daire Başkanları ve
Tetkik Hakimleri karşıladı. Bakan
Bozdağ’a Genel Müdürlüğün çalışmaları, karşılaşılan sorunlar, çözüm önerileri ve projeler hakkında
Genel Müdür Yıldırım tarafından
sunum yapıldı.
Toplantının ardından Elektronik
İzleme birimini ziyaret eden Bakan
Bozdağ’a, Türkiye’deki Elektronik
İzleme Sistemi ile ilgili olarak Daire
Başkanı Esat Işık tarafından sunum
yapıldı.
“KURUMLARIN SORUNLARININ
ÇÖZÜMÜ KONUSUNDA ÖNEMLİ
AŞAMALAR KAYDEDİLDİ”
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ziyaretinde ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik
kurumlarının son durumunu değerlendiren Adalet Bakanı Bekir
Bozdağ, kurumların sorunlarının
asgariye indirilmesi konusunda bakanlık olarak önemli adımlar atıldığını, bugün itibariyle kurumların
Avrupa standarlarında bir yapıya
kavuştuğunu söyledi. Kurum personelinin sorunlarının çözümü konusunda son aşamaya gelindiğini
kaydeden Bakan Bozdağ, ceza in-
faz kurumu ve denetimli serbestlik
müdürlüğü personelinin özveriyle
görev yaptığını, gerek çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerekse
modern yönetim ve hizmet anlayışı
çerçevesinde bakanlık olarak gerekli çalışmaları yaptıklarını kaydetti.
Hükümlü ve tutukluların sorunlarının çözümü konusunda da bugüne
dek önemli iyileştirmeler yapıldığını vurgulayan Bozdağ, kurumların
fiziki yapılarının iyileştirilmesi ve
yeni kurumların açılmasıyla birlikte
sorunların büyük bir kısmının çözüldüğünü, kurumların bugün itibariyle Avrupa’ya örnek olabilecek
noktaya ulaştığına değindi.
Seslenis
Ekim 2014
G ün-
Sayfa 9
YÜKSEK KURUL TOPLANTISINDA ÖNEMLİ KARARLAR ALINDI
İ
şyurtları Yüksek Kurulu olağan toplantısı 15 Ekim 2014 tarihinde Müsteşarlık toplantı salonunda yapıldı. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek’in başkanlığında
yapılan toplantıda İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunan ceza infaz kurumlarında
ve denetimli serbestlik müdürlüklerinde görev yapan personelin ulaşım durumu ile
hükümlü ve tutukluların topluma kazandırılması çalışmalarında önemli yere sahip telefon görüşmelerindeki ücretler değerlendirildi. Kurul Başkanı ve Adalet Bakanlığı
Müsteşarı Kenan İpek; ceza infaz kurumlarında ve denetimli serbestlik müdürlüklerinde görev yapan personelin ekonomik ve sosyal durumlarının önemli olduğunu, personelin son derece zor görevi en iyi şekilde yerine getirdiğini, başta kurumların imajı, kültürü ve disiplini ile kurumlarda yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının bir çok
ülkeye örnek teşkil ettiğinin ifade ederek, 2015 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir’de
bulunan ceza infaz kurumlarında ve denetimli serbestlik müdürlüklerinde görev yapan
personelin ulaşımı için servis sağlama uygulamasının devam edeceğini ifade etti.
İpek ayrıca, hükümlü ve tutukluların topluma kazandırılmasında eğitim ve iyileştirme çalışmalarının yanında aileleri ile bağlarının güçlendirilmesinin önemli olduğunu
kaydetti. Telefon görüşmelerinin aile ilişkilerinin güçlendirilmesinde etkili bir araç
olduğuna değinen İpek, hükümlü ve tutukluların kapalı ceza infaz kurumlarında haftalık on dakika, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde sınırsız telefonla
görüşme haklarının bulunduğunu ifade ederek, kapalı ceza infaz kurumlarında kullanılan kartların ücretlerinin düşürüleceğini, yine hükümlü ve tutukluların eğitimine
katkıda bulunması amacıyla Türk Telekom tarafından 2000 adet vitamin eğitim seti
verileceğini sözlerine ekledi.
ÇOCUKLAR İÇİN ADALET PROJESİ
“Çocuklar İçin Adalet Projesi” Yürütme Kurulu Toplantısı, Genel
Müdürlük toplantı salonunda Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Basri Bağcı başkanlığında yapıldı. Toplantıda proje ile
ilgili önemli konular masaya yatırıldı.
Ç
ocuklar için Adalet Projesi Yürütme Kurulu Toplantısı Genel Müdürlük
toplantı salonunda yapıldı. Avrupa Birliğinin mali, UNICEF’in
teknik desteğinde Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu, Türkiye Adalet Akademisi işbirliği ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülen “Çocuklar
İçin Adalet Projesinin” nin son
Yürütme Kurulu Toplantısı 24
Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirildi. Müsteşar Yardımcısı Basri
Bağcı başkanlığında yapılan toplantıya, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım,
Hakimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu Genel Sekreter Yardımcısı Müjgan Karyağdı, Bilgi İşlem
Dairesi Başkan Yardımcısı Eyüp
Yıldız, Genel Müdür Yardımcısı
Ali Yıldız, Eğitim Daire Başkanı Çelebi Yılmaz, Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı Daire Başkanı Emin Eraslan, Tetkik Hakimi İlyas Kuvel ile Türkiye Adalet
Akademisi Başkanlığı, Kanunlar
Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği
Genel Müdürlüğü, Eğitim Dairesi Başkanlığı, İdari ve Mali İşler
Daire Başkanlığı ile UNICEF,
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Avrupa Birliği Bakanlığı
ve Merkezi Finans ve İhale Birimi temsilcileri katıldı. Toplantıda proje paydaşları tarafından son
üç aylık döneme (Ağustos, Eylül,
Ekim 2014) ilişkin sunumlar yapılmış, proje kapanış toplantısı,
yayınlanması düşünülen raporlar,
görüşme odalarına ilişkin konular
görüşüldü. Müsteşar Yardımcısı
Bağcı, projeye katkılarından dolayı tüm paydaşlara ve emeği geçenlere teşekkür etti.
ORMAN BAKANLIĞI İLE PROTOKOL
Milli Parklarda kullanılacak piknik masası, kamelya ve benzeri donanımların
üretimi açık ceza infaz kurumlarında üretilecek. Türkiye Genelinde bulunan 15
Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Milli
Parklar, Tabiat Parkları ve benzeri alanlarda ihtiyaç duyulan piknik masası, kamelya, barbekü gibi donatıların açık ceza
infaz kurumlarında bulunan hükümlüler
tarafından işyurtlarında üretilmesi ve
bu sayede hükümlülere
meslek ve sanat öğrenmeleri veya var olan
meslek ve sanatlarını
geliştirmeleri amacı ile
Orman Bakanlığı Doğa
Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile
Adalet Bakanlığı Ceza
ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü arasında 16
Ekim 2014 tarihinde
protokol imzalandı. Protokolü Adalet Bakanlığı
adına Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis
Yavuz Yıldırım, Orman
Bakanlığı adına Doğa Koruma Milli
Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık
imzaladı. İmza törenine Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldı-
rım ile Genel Müdür Yardımcıları Burhanettin Eser, Ali Yıldız, Yılmaz Çiftçi, M.
Fatih Belviranlı, İşyurtları Kurumu Daire
Başkanı Vehbi Kadri Kamer, Tetkik Hakimi Mehmet Doğan, Orman Bakanlığı
adına Doğa Koruma Milli Parklar Genel
Müdürü Ahmet Özyanık, Avcılık Daire
Başkanı Cemal Akcan, Ankara Orman
Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Usta ve
Mimar Hüseyin Yılmaz katıldı. İmza töreninde konuşan Genel Müdür Yıldırım,
ceza infaz kurumlarının üreten, ülkesine
katma değer kazandıran bir yapıya dönüştüğünü, bu protokolünde bunun en
güçlü göstergesi olduğunu belirtti. Milli
Parklar Genel Müdürü Özyanık ise, böylesine yararlı bir protokole imza atmaktan
dolayı mutlu olduklarını belirterek Genel
Müdür Yıldırım’a ev sahipliğinden dolayı teşekkür etti.
Sayfa 10
Seslenis
E tkinlik
Ekim 2014
SUUDİ PERSONELE ANLAMLI VEDA
Suudi Arabistan Cezaevleri Müdürlüğüne bağlı personele verilen
eğitim programının sona ermesi nedeniyle bir kapanış töreni düzenlendi. 15 Eylül 2014 - 02 Ekim 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen “822. Dönem Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi İşbirliği ile Suudi Arabistan Cezaevleri Müdürlüğüne Bağlı
Personele Yönelik Eğitim Programı” kapanış
töreni Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri
Personeli Ankara Eğitim Merkezi konferans
salonunda gerçekleşti. Kapanış törenine,
Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Yılmaz
Akçil, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü
Enis Yavuz Yıldırım, Keçiören Kaymakamı
Nusret Dirim, Naif Arab Üniversitesi Güvenlik Bilimleri Dekanı Dr. Mohammed Hassan
Alsarra, Naif Arab Üniversitesi Güvenlik
Bilimleri Başkanı Dr. Ali Alruwaili, Suudi
Arabistan Büyükelçiliği Askeri Ateşesi Halid
Al Assaf, Türkiye Adalet Akademisi Daire
Başkanları Ahmet Şansal ve Mahmut Akgün,
İşyurtları Kurumu Daire Başkanı Vehbi Kadri Kamer, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Eğitimden Sorumlu Daire Başkanı
Çelebi Yılmaz, Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkanı Halil
İbrahim Dizman, Jandarma Tabur Komutanı Tarık Hekimoğlu, Ceza ve Tevkifevleri
Genel Müdürlüğü Tetkik Hâkimi Alperen
Öztürk katıldı. Törende katılımcılara Eğitim
Merkezi Başkanı Namık Kemal Varol ve
Eğitim Merkezi Başkan Yardımcısı Davut
Taşpınar eşlik etti. Eğitim sürecini anlatan
video ve fotoğraf sunumu yapılan programda kapanış konuşmasını Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım yaptı.
Böylesi önemli bir eğitim programına ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını belirten Genel Müdür Yıldırım,
iki kardeş ülkenin bundan böyle de bu ve benzeri projelerde işbirliğini sürdüreceğini söyledi. Program sonunda eğitime katılan
ve katkısı olan tüm personele plaket ve sertifikaları takdim edildi.
Kapanış programı Ankara Eğitim Merkezi bahçesinde sunulan
kokteyl programı ile sona erdi.
BAŞKAN YILMAZ’IN BİSİS ZİYARETLERİ
C
eza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Eğitim Daire Başkanı Çelebi Yılmaz, Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) çalışmalarını yerinde görmek amacıyla Maltepe Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Bursa E
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti. İlk olarak Maltepe Çocuk Gençlik Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunu ziyaret eden Daire Başkanı Çelebi Yılmaz, sürdürülen çalışmalar hakkında
yetkililerden bilgi aldı. Başkan Yılmaz, daha sonra Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna
geçti ve burada derslikler ile kütüphane, spor alanları, atölye ve diğer ortak yaşam alanlarında
incelemelerde bulunurken, Kurum Müdürü Necmi Üçler tarafından çalışmalar hakkında brifing
verildi. Daire Başkanı Yılmaz daha sonra BİSİS eğitimi almış personel ve çocuklarla da ayrı ayrı
görüşme gerçekleştirdi. Yılmaz, çocuklara yönelik BİSİS çalışmalarının Sakarya L Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda başarılı bir şekilde uygulandığını belirtti.
BURSA E TİPİ ZİYARETİ
Daire Başkanı Çelebi Yılmaz ve Unicef Temsilcisi Dilek Karagöz, proje ortağı danışmanlık fir-
ması temsilcisi Aslı Özkan, Eğitim Dairesi Çocuk İyileştirme Şube Müdürlüğü Psikoloğu Zümrüt
Kaya’dan oluşan heyetle Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi Uygulamaları kapsamında Bursa
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti. Kurum Müdürü Sabri Karataş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ziyarette kurum idaresiyle bir araya gelen Daire Başkanı Yılmaz, daha sonra
çocuk koğuşuna geçerek çocukların günlük yaşamı ve yapılan faaliyetler hakkında çocuklarla bir
süre sohbet etti. Yılmaz, ayrıca tekstil atölyesi, kurum dershaneleri, kütüphane, halı saha, kapalı
spor salonu ve kurum yemekhanesini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Daire Başkanı Çelebi Yılmaz, BİSİS çalışmalarını yerinde görmek ve karşılaşılan sorunlar hakkında bilgi almak
için kurum ziyaretlerinde bulunduklarını ifade ederek, çalışmaları ve karşılaşılan sorunları yakından görme fırsatı bulduklarını söyledi. Yılmaz, BİSİS’in çocukların
kurum yaşamı ve tahliye sürecinde
toplumla bütünleşmeleri açısından
önemine değinerek çalışmalarından
ötürü kurum yönetimi ve personele
teşekkür etti. Kurum Müdürü Sabri Karataş ise Daire Başkanı Çelebi
Yılmaz ve beraberindeki heyete ziyaretlerinden ötürü teşekkür ederek,
BİSİS uygulamaları kapsamında çocukların sosyal ve kültürel yönden
gelişmeleri, topluma yeniden kazandırılmaları için her türlü çalışmanın
aralıksız devam edeceğini ifade etti.
Heyet daha sonra kurumdan ayrıldı.
Seslenis
Ekim 2014
E tkinlik
Sayfa 11
TÜRKİYE’DE BİR İLK
Isparta Mürşide Ermumcu Mesleki ve Anadolu Ticaret Lisesinde eğitim gören infaz ve koruma memuru öğrencileri, mesleki
profesyonelleşme anlamında ilk stajlarını Isparta E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapmaya başladı.
Isparta E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kumu
Türkiye’de bir ilk olan uygulamaya ev sahipliği yapıyor. Isparta Mürşide Ermumcu Mesleki ve Anadolu Ticaret Lisesinde infaz ve
koruma memuru öğrenciliği eğitimi alan adaylar,
stajlarını Isparta E Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yapıyorlar. Isparta
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu Müdürlüğü ve
Isparta Mürşide Ermumcu Mesleki ve Anadolu
Ticaret Lisesi işbirliği ile 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu çerçevesinde 12. Sınıf
28 infaz ve koruma öğrencisinin, Isparta E
HASTANE ÇALIŞMALARI
BAŞARIYLA TAMAMLANDI
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda mesleki
stajlarına başlaması nedeniyle açılış programı
düzenlendi. Programa Cumhuriyet Savcısı
Günay Aynacı, Ceza İnfaz Kurumu Müdürü
Emrullah Turan, Kurum 2. Müdürleri, Isparta
Mürşide Ermumcu Mesleki ve Anadolu Ticaret Lisesinden yöneticiler
ve öğretmenler, ceza infaz
kurumu personeli ile infaz ve
koruma memuru öğrencileri
katıldı. Program öncesi alan
şefi ve alan öğretmenleri, Kurumu ziyaret ederek çiçek ve
çikolata takdim ettiler. Programın açılış konuşmasını yapan Cumhuriyet Savcısı Günay Aynacı, mesleki eğitim
stajının ülkemizde ilk defa düzenlendiğini, bu eğitimin haftada üç gün ve sekiz aylık eğitim öğretim yılı
içerisinde devam edeceğinin altını çizerek,
mesleki staj eğitiminin hem öğrenciler hem
de kurumlar için hayırlı olmasını dileyerek,
mesleki staj eğitimi alacak olan 28 infaz ve
koruma memuru öğrencisine başarılar diledi.
Isparta Mürşide Ermumcu Mesleki ve Ana-
Bartın Devlet Hastanesi Hastane boya ve badana işleri başarıyla tamamlandı. Bartın Kapalı
ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İş Yurdu Müdürlüğü ile Bartın Kamu Hastaneleri Birliği Genel
Sekreterliği arasında yapılan 21 Temmuz 2014 tarihli protokole istinaden; Bartın Devlet Hastanesinin İç Cephe Boya Yapım İşi Bartın Açık ve Kapalı İşyurdu tarafından üstlenildi. 90 gün
iş bitim süresi verilen iç cephe boya işi 9 Ekim 2014 tarihinde tamamlandı. Yapılan işlemden
hastane yönetimi son derece memnun olurken, hastane yönetimince emeği geçen yönetici ve
hükümlüler için bir yemek düzenlendi. Hastane yönetimince düzenlenen yemekte Bartın Cumhuriyet Başsavcısı Seyfullah Öselmiş’e ve Bartın Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü
Mustafa Dolunay’a Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Dr. Osman Açıkgöz tarafından plaket
takdim edildi. Yemekte ayrıca Açık Ceza infaz Kurumumuzda hükümlü olarak bulunan 28 hükümlüye iç cephe boya işlemlerinde yapmış oldukları özverili çalışmalarından dolayı hastane
yönetimince teşekkür belgesi verildi.
dolu Ticaret Lisesi Alan Şefi Ebru Ağbulut
yaptığı konuşmasında: ”Öğrencilerimize üç
yıldır verdiğimiz teorik eğitimin temelinde
yer alan modern infaz sistemleri, insan haklarına saygı, topluma kazandırma, personel ve
hükümlü-tutuklu güvenliği gibi infaz sistemi-
nin önemli kavramlarının Avrupa standartlarında bu kurumda hayata geçmiş olduğunu
görmek ve öğrencilerimizin böylesi üst kalite
standartlara sahip bir kurumda beceri eğitimi
almalarını eşsiz bir fırsat olarak görüyoruz.
Öğrencilerimize verdiğimiz mevzuat eğitiminin ve teorik bilgilerin, siz değerli yönetici ve
personel nezaretinde hayata
geçeceği bu süreçte haleflerinizin sizin bayrağınızı daha da
ileriye taşıyacağı umudundayım. Sizlere, bizlere ve sevgili
öğrencilerimize güvenli, huzurlu ve verimli bir eğitim yılı
dileklerimizle sözlerime son
veriyorum” dedi.
Ardahan Kapalıda Moral Gecesi
Ardahan Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutuklular için bir moral konseri düzenlendi.
Halk Eğitim Müdürlüğünde görev yapan Ergül Tanrıverdi ile Serdar Çevik tarafından verilen konserde hükümlü ve tutuklular gönüllerince eğlendi. Birbirinden güzel şarkıların seslendirildiği gece
de hükümlü ve tutukluların zaman zaman çoştukları, zaman zaman hüzünlendikleri görüldü. Kurum
personelinin eşlik ettiği, yaklaşık iki saat süren programda bir hükümlü şiir okudu, bir başka hükümlü ise şarkı söyledi. Programa Kurum Müdürü Nihat Doğan, Kurum 2. Müdürü Mevlüt Altundemir,
Kurum İdare Memuru Cemil Duzcan, kurum personeli ile hükümlü ve tutuklular iştirak etti. Program sonunda bir konuşma yapan Kurum Müdürü Nihat Doğan; “bu tür etkinliklerin, kurumda devam edeceğini belirterek, amaçlarının hükümlü ve tutukluların kurum yaşantısını, dış yaşantılarıyla
uyumlu hale getirmek, moral ve motivasyonlarını yüksek tutmak, onları toplumla bütünleştirmek,
tahliye sonrası suçtan arınmış bir şekilde aileleriyle hayatlarını idame ettirmek olduğunu, ayrıca bu
etkinliklerin düzenlenmesinde desteklerini eksik etmeyen Ardahan Cumhuriyet Başsavcısı Recai
Bilgin, Ardahan Cumhuriyet Savcısı Zübeyr Tecelli Akbulut, Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğü ve
Ardahan Halk Eğitim Müdürlüğüne teşekkür etti.
Hatay Açıktan kısa kısa
Antalya L Tipinde ünlüler geçidi
Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 16 Ekim 2014 tarihinde, 51. Uluslararası Antalya Altın
Portakal Film Festivali etkinlikleri kapsamında ünlü sanatçılar Eşref Kolçak, Yılmaz Atadeniz, Gülsen
Tuncer, Meriç Başaran, Hülya Uçansu, Nilifer Aydın ve Ufuk Kaplan’ın katılımı ile bir film gösterimi
düzenlendi. Programa Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Adnan Tabar, Cezaevi Savcısı Ertan Ünsal,
Kurum Müdürü Şeref Tatlı, Kurum 2. Müdürleri, personel ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Cumhuriyet
Başsavcı Vekili Adnan Tabar programda yaptığı konuşmda, kurumlarda bu tarz etkinliklerin artarak devam etmesi gerektiğini belirtti. Başsavcı Vekili Tabar, sanatçılara katkılarından dolayı teşekkür ederek,
kurumda kalan hükümlü ve tutukluların yapmış oldukları el emeği Çini İşlemeli tabakları takdim etti.
Program 51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali etkinlikleri çerçevesinde yer alan Film
Gösterimi ile son buldu.
Hatay Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlülere yönelik moral konseri düzenlendi. Grup Altun tarafından
düzenlenen konsere Kurum Müdür V. M. Ali Yıldırım,
Kurum 2. Müdürleri, kurum personeli ve çok sayıda
hükümlü katıldı. İki bölümden oluşan konserin ilk
bölümünde duygulu anlar yaşanırken ikinci bölümde
ise hareketli parçalar eşliğinde personel ve hükümlüler
doya doya eğlendi. Kurumda ayrıca Antakya Toplum
Sağlığı Halk Merkezi tarafından personel ve hükümlülere yönelik “Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı”
konulu konferans düzenlendi. Yoğun ilgi gösterilen
konferansa çok sayıda personel ile hükümlü katıldı.
EMEKLİ PERSONELE VEDA GECESİ
Hatay Açık Ceza İnfaz Kurumu İnfaz ve Koruma Başmemuru M. Tevfik Selçuk ile İnfaz ve Koruma Memuru Güner Deli’nin emekliye ayrılmaları nedeniyle veda
yemeği düzenlendi. Veda yemeğine, Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Musa Çatal, Cumhuriyet Savcısı Atalay
Aygeç, Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Uğur Erdoğan, E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Duran
Altuntop, Kurum 2. Müdürleri ile Kapalı ve Açık Ceza
İnfaz Kurumundan çok sayıda personel katıldı.
Sayfa 12
Vehbi Kadri KAMER
İşyurtları Kurumu
Daire Başkanı
İŞYURTLARI ÇALIŞMALARINDA
KAMU VE ÖZEL SEKTÖR
İŞBİRLİĞİ
I. Giriş
Geçen ayki yazımda işyurtları çalışmalarının
temel amacı; meslek sahibi olan hükümlü
ve tutukluların sahip oldukları meslek
sanatı koruyup geliştirmek, meslek sahibi
olmayan hükümlü ve tutukların meslek ve
sanat öğrenmelerini sağlamak olduğunu
vurgulamıştım. Bu amaç kapsamında; açık ceza
infaz kurumu hükümlülerinin kamuya ait işlerde
çalışma olanağı sunulması, ayrıca özel sektör
tarafından ceza infaz kurumlarında atölyeler
kurulması ve hükümlülerin bu tesislerde çalışma
imkanı oluşturulması önem taşımaktadır.
Bu ayki yazımda kamu ve özel sektör
işbirliği çalışmaları hakkında açıklamalarda
bulunacağım.
II. İşyurtları Çalışmalarında Kamu
Kurumları ile İşbirliği Yapılması
Gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda, açık
ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin kamu
kurumlarında çalışma veya açık ve kapalı
ceza infaz kurumu hükümlülerinin kamu
kurumlarının ihtiyacı bulunan mobilyadan,
tekstil ürünlerine, gıdadan onarım çalışmalarına
kadar çok farklı alanda üretim faaliyetlerine
Yusuf Kenan ÇAĞLAR
Kontrolörler
Kurulu Başkanı
2013 ve 2014 YILLARINDA
5275 SAYILI KANUNDA
YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (IV)
5275 sayılı Kanun’un 14 üncü Maddesindeki Değişiklik
5275 sayılı Kanun’un “Açık ceza infaz kurumları” başlıklı 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; “Açık ceza
infaz kurumunda bulunan hükümlülerden kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar ve hükümlü oldukları suçtan
başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı veya
soruşturma konusu olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan
soruşturması veya böyle bir suçtan tutuksuz yargılaması
devam etmekte olanlar ile yaş, sağlık durumu, bedensel
veya zihinsel yetenekleri bakımından çalışma koşullarına
uyum sağlayamayacakları saptananlar, kurum yönetim
kurulunun kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri
gönderilirler. Bu karar, infaz hâkiminin onayına sunulur.” hükmü yer almaktayken, Anayasa Mahkemesi’nin
23/5/2014 tarihli ve 29008 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 9/4/2014 tarihli ve E.:2014/26 ve K.: 2014/78 sayılı
Kararı ile bu fıkrada yer alan “…veya soruşturma konusu
olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan soruşturması veya böyle
bir suçtan tutuksuz yargılaması devam etmekte…” ibaresi
iptal edilmiş ve uygulamam imkanı kalmamıştır.
Bu iptal kararı açık kurumda kalmakta olan hükümlüler
için çok önemli bir hak sağlamakta ve şu anlama gelmektedir. İptal önceki uygulamaya göre üst sınırı yedi yıldan
az olmayan bir başka suçtan soruşturması veya tutuksuz
yargılaması devam eden açık kurum hükümlüleri kapalı
kurumlara iade edilirken, bu iptal kararı ile birlikte artık
kapalı kuruma iade edilmeleri söz konusu olmayacaktır.
5275 sayılı Kanun’un 16 ncı Maddesindeki Değişiklik
Bugün için en fazla gündemde olan ve ceza infaz kurumlarındaki hasta hükümlü tutukluları yakından ilgilendiren düzenleme 5275 sayılı Kanun’un “Hapis cezasının
infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi” başlıklı 16 ncı
maddesinde aşağıdaki şekilde ayrıntılı olarak yapılmıştır.
“(1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk
Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda
geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
(2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık
Seslenis
katılma imkanına sahip olmaları, hükümlülerin
ceza infaz kurumundan salıverildikten sonra
çalıştıkları alanla ilgili daha kolay iş bulduklarını
göstermiştir. Bu nedenle ceza infaz kurumlarındaki
işyurdu çalışmalarında kamu kurumları ile işbirliği
önem taşımaktadır.
Kamu kurumları ile; 2011 yılında 40 işbirliğinde
589 hükümlüye, 2012 yılında 71 işbirliğinde 976
hükümlüye ve 2013 yılında 124 işbirliğinde 1.663
hükümlüye çalışma olanağı sağlanmıştır.
Bu işbirliğinin sağlanması ve güçlü bir yapıya
kavuşturulması için;
1. Kamu kurum ve kuruluşları ile görüşmeler
ve tanıtım toplantıları yapılarak, bu kurumların
ihtiyaçlarının belirlenmesi ayrıca ceza infaz
kurumunun yaptığı çalışmalar hakkında bilgi
verilmesi,
2. İşbirliği yapılacak alanların belirlenmesinden
sonra, hükümlülerin mesleki eğitimlerinin
planlanması, makine ve atölye kapasitesinin
değerlendirilmesi,
3. İş güvenliği ve çalışan sağlığı ile ilgili
uygulamaların gözden geçirilmesi,
4. İşbirliği yapılacak alanlar ile ilgili kurumla detaylı
protokol yapılması, protokolde çalışmanın başlama
ve tamamlama tarihleri, çalışmanın yapılacağı yer
başta olmak üzere yapılacak çalışmanın özelliğine
göre her türlü bilginin yer alması, işbirliği yapılacak
konu üretim faaliyeti olması halinde teknik
şartnamenin protokole eklenmesi,
5. İşbirliği yapılan alan ile ilgili olarak
üniversitelerden destek alınması veya özel sektörün
tecrübesinden yararlanılması,
6. Çalışma imkanı sunulan hükümlülere ceza infaz
kurumundan salıverildikten sonra çalışma konusu
ile ilgili olarak iş bulabilecekleri alanlar konusunda
bilgilendirme yapılması ve bu konuda İş Kurumu İl
Müdürlükleri ile işbirliği yapılması,
7. Belirli aralıklarla işbirliği yapılan çalışma
alanının kalitesine önem verilmesi,
8. İşbirliği yapılacak alanlar ile ilgili olarak bütün
mevzuatın gözden geçirilmesi,
9. Çalışma alanı ile ilgili olarak işin; “planlama” ve
“kontrol” süreçlerine dikkat edilmesi,
10. Yapılan işbirliği ile ilgili ARGE çalışmalarına
önem verilmesi, zaman yönetimi, verimlilik,
ürünün maliyeti ve garantisi gibi konuların göz
önüne alınması,
11. Çalışmanın gerekli izin prosedürü
tamamlandıktan sonra tanıtımının yapılması,
12. Yapılan çalışmanın çevreye duyarlı olmasına
dikkat edilmesi (enerji ve suyun kullanımında
asgari seviyelere ulaşılması, atık miktarının
azaltılması, geri dönüşüme önem verilmesi)
gerekmektedir.
kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun
hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı,
Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca
belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca
düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine,
infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri
bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir.
Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi
veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma
kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi
üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir
süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu
fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme
sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet
Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine
karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik
tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve
memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı
veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı
infaz hâkimliğine başvurulabilir.
(Bu fıkrada yapılan değişiklik ile önceki düzenlemede
“üçer aylık” olarak belirtilen süre, 24/1/2013 tarih ve 6411
sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile “birer yıllık” şeklinde
değiştirilmiş, bu sayede hasta hükümlü ve tutuklulara süre
bakımından yeni bir imkan yaratılmıştır.).
(4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri
bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş
olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.
(5) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar
ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında
dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının
dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında
kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur.
(6) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame
ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut
tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye
kadar geri bırakılabilir.” (İlgili madenin beş ve altıncı fıkraları, hükümlü ve tutuklular lehine iyileştirme yapmak için
24/1/2013 tarih ve 6411 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi
ile eklenmiştir. Daha sonra ise; altıncı fıkrada yer alan “sakatlık” ibaresi “engellilik” olarak 25/4/2013 tarihli ve 6462
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değiştirilmiş, fıkrada yer
alan “bakımından” ibaresinden sonra gelmek üzere “ağır ve
somut” ibaresi 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 79
uncu maddesiyle eklenmiştir.). Bu değişikliklerden en önemlisi, altıncı fıkraya eklenen “ağır ve somut” ibaresidir. Çünkü; önceki düzenlemeye göre toplum güvenliği bakımından
tehlikeli demek, hastalık nedeniyle cezanın infazının geriye
bırakılmasını engellemeye yeterliyken, yeni düzenleme, bu
tehlikenin derecesinin ve ne olduğunun ortaya konulmasını
zorunlu kılmakta, dolayısıyla bazı mağduruyetlerin önlenmesi amaçlamaktadır.
5275 sayılı Kanun’un 17 nci Maddesindeki Değişiklik
5275 sayılı Kanun’un “Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi” başlıklı 17 nci maddesi 24/1/2013 tarihli ve 6411
sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile değiştirilmeden önce aşağıdaki şekilde düzenlenmişti.
(1) Üç yıl ve daha az süreli hapis cezalarının derhâl infazının, hükümlü veya ailesi için mahkûmiyetin amacı dışında
ağır bir zarara neden olacağı anlaşılırsa, hükümlünün istemi
üzerine infazı Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. Erteleme süresi altı ayı geçemez.
(2) Üç yıl ve daha az süreli hapis cezaları; hükümlünün
yüksek öğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya adı geçenlerin sürekli hastalık veya
malûllükleri nedeniyle ailenin tarım topraklarının işlenebilmesinin olanaksız hâle gelmesi veya hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi
hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen sürelerle ara verilerek infaz edilebilir. Ancak bu ara verme iki
defadan fazla olamaz.
(3) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine
veya diğer bir koşula bağlanabilir.”.
Yukarıda belirtilen ilgili madde, 24/1/2013 tarihli ve 6411
sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile tamamen değiştirilmiş ve
hükümlüler lehine iyileştirmeler içeren 17 nci madde aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi
Madde 17 – (Değişik: 24/1/2013-6411/4 md.)
(1) Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda
ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı
üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.
(2) Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.
(3) Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme
kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur.
(4) Birinci fıkrada belirtilen hapis cezalarının infazına
başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari
faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok
ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen
sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara
verme iki defadan fazla olamaz.
III. İşyurtları Çalışmalarında Özel Sektör ile
İşbirliği Yapılması
İşyurdu çalışmaları kapsamında özel sektörün
bilgi birikiminden yararlanmak ve teknolojik
olanaklarından istifade etmek amacıyla özel sektör
ile işbirliği yapılmaktadır.
Özel sektör ile; 2011 yılında 27 işbirliğinde 547
hükümlüye, 2012 yılında 34 işbirliğinde 681
hükümlüye ve 2013 yılında 79 işbirliğinde 1.194
hükümlüye çalışma olanağı sağlanmıştır.
Bu işbirliğinde önemli olan birinci konu özel sektör
ile işbirliği yapılacak “alanın” belirlenmesidir.
Hükümlülerin
ceza
infaz
kurumundan
salıverilmelerinden sonra kolayca iş bulacakları,
piyasanın ihtiyacı bulunan alanlarda özel sektörle
işbirliği gerçekleştirilmelidir. Yine bu konuda
önemli olan işyurtlarımızın güçlü bir tecrübeye
sahip olması ve teknolojiyi yakından takip etmesi
D üşünce
Ekim 2014
nedeniyle, özel sektörle işbirliği yapılacak
alanın işyurtları sistemimize katkı yapacak
“farklı bir tecrübeye veya teknolojiye” sahip
olması gerekmektedir.
İkinci olarak belirlenen alan ile ilgili en büyük
tecrübeye sahip ve en yüksek teknolojiyi
kullanacak “firmanın” tespit edilmesidir.
Bu kapsamda sanayi odalarından ve ticaret
odalarından bu konuda bilgi paylaşımı
yapılabilecektir.
Üçüncü olarak özel sektörle çalışma alanı ve
firma belirlendikten sonra, çalışmaların kapsamı
ve süresi tespit edilmelidir.
Bu çalışmalarda son olarak dikkat edilmesi
gereken konu, üretim faaliyetlerinde sadece
hükümlülerin çalışması, firmada görevli
kişilerin sadece eğitim çalışmalarında yer
almasıdır.
Özel sektör ile yapılacak çalışmalarda da kamu
sektörü ile yapılacak çalışmalarda belirtilen
konulara dikkat edilmeli, ayrıca üretimde
kullanılacak makineler ve hammadde firma
tarafından temin edilmeli, üretim yapılan
yerin elektrik,su ve doğal gaz giderleri firma
tarafından karşılanmalıdır.
IV. Değerlendirme
Hükümlülerin ceza infaz kurumundan
salıverildikten sonra iş bulmaları önem
taşımaktadır. Bu nedenle hükümlülerin; gerek
işyurdu çalışmalarında, gerekse kamu veya
özel sektör işbirliklerinin sonunda edindiği
tecrübe ile iş bulabilmeleri için “koruma
kurulları” çalışmaları ile ceza infaz kurumundan
salıverildikten sonra oturdukları yerde bulunan
koruma
kurullarına
başvurabilecekleri
konusunda bilgilendirilmelidir.
(5) Erteleme isteminin kabulü, güvence gösterilmesine
veya diğer bir şarta bağlanabilir.
(6) Bu madde hükümleri;
a)Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen
suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan
mahkûm olanlar,
b) Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar
verilenler,
c) Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar,
hakkında uygulanmaz.”.
Eski ve yeni düzenlemeleri karşılaştırdığımızda, önceki düzenlemede üç yıl ve daha az süreli hapis cezalarının
infazının en fazla altı ay süreyle ertelenebilmesi mümkünken, yeni düzenleme ile kasten işlenen suçlarda üç yıl,
taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazının, her defasında bir yılı geçmemek
üzere en fazla iki kez ertelenebilmesine imkan verecek
şekilde düzenleme yapılmış, ancak; terör suçları, örgüt
faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler,
disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar kapsam dışı
bırakılmıştır.
5275 sayılı Kanun’un 95 inci Maddesindeki Değişiklik
5275 sayılı Kanun’un “Özel izin” başlıklı 95 inci maddesinde; “(1) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla
kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara, aileleriyle bağlarını
sürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya
uyumlarını sağlamak amacıyla kurum en üst amirinin
önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile yılda en
çok üç kez olmak üzere her defasında yol hariç üç güne
kadar izin verilebilir.” hükmü yer alırken, 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle bu fıkrada
yer alan “yılda en çok üç kez olmak üzere her defasında”
ibaresi “üç ayda bir,” şeklinde değiştirilmiş ve aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
“Özel izin”
Madde 95- (1) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz
kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla kurum en üst amirinin
önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile üç ayda
bir, yol hariç üç güne kadar izin verilebilir.”.
Eski düzenleme ile yenisini karşılaştırdığımızda, madde metninde yer alan ve zaman aralığı belirtilmediği için
uygulamada sorunlar yaşanmasına neden olan “yılda en
çok üç kez” şeklindeki ifade, “üç ayda bir” şeklinde değiştirilerek hem belirgin hale getirilmiş hem de hükümlüler lehine bir iyileştirme yapılarak yılda en fazla üç kez
verilen izin dörde çıkarılmıştır.
Ekim 2014
Ali Suat ERTOSUN
Yargıtay Üyesi
HAYATIN AKIŞI
Birlikte geçirdikleri bir gecenin sabahında, geç uyanan Zehra, eşini düşünürken
ve kendisine bakarken görünce ona sokularak, “Bir şey mi oldu?” demesi üzerine;
kısa süren bir suskunluktan sonra konuşan
Abdullah’ın, “Zehra, ben ölürsem evlenir
misin?” sorusuna çok şaşırmıştı. Kendini
toparlayınca, “Deli deli konuşma, önümüzde uzun yıllar var” deyince; Abdullah,
“Bana söz ver, ben evlenmeni istiyorum”
demiş; Zehra’nın “Ben evlenmem” demesine, “Kendini tüketme, yaşama küsme ve
erteleme, sana değer veren biriyle evlen.
Yoksa mezarda rahat yatamam” cevabını
vermişti.
*
*
*
Üç yıldır evli olduğu eşi Abdullah’ı on ay
önce trafik kazasında kaybeden Zehra, kayınpederi ve kayınvalidesi ile oturuyordu.
Abdullah, evin tek çocuğuydu. Ölümü, anne
ve babasını yıkmıştı. Artık onların yaşamlarındaki tek dayanakları gelinleri Zehra’ydı.
Onun yanlarında kalmasını arzuluyor, ancak o karar veremiyordu. 25 yaşındaydı
ve önünde uzun yıllar vardı. Ne yapacaktı?
Anne ve babasını küçük yaşlarda kaybeden
Zehra’yı, ağabeyi büyütmüştü. İzmir’de bir
nakliye şirketinde kamyon şoförlüğü yapan
ağabeyi Önder, iyi bir insandı. Eşinin tüm
huysuzluklarına karşı çıkarak kardeşine babalık yapmış; memleketi Saruhanlı’dan nasibi çıkınca da onu evlendirmişti. Zehra’nın
yüzü gülmüştü. Hâli vakti yerinde bir aileye
gelin gitmişti. Eşi çiftçilik yapıyordu. Birlikte oturduğu kayınpederi ve kayınvalidesi
üzerine titriyor, onu kızları gibi seviyorlardı. O da, onları çok seviyor, saygıda kusur
etmiyordu. Zehra, Abdullah’ı; Abdullah da
Zehra’yı çok sevmişti. Zehra’nın hamile olması, bu mutluluğu pekiştirmiş, ancak uzun
Seslenis
sürmemişti. Abdullah’ın ölümü, her şeyi alt
üst etmiş; üzüntüden Zehra’nın çocuğunu
düşürmesi de işin tuzu biberi olmuştu.
Kayınvalidesi ve kayınpederine yük
olmak istemeyen Zehra, çok sevdiği ve
saydığı ağabeyinin de, “Kızım, doğrusu
İzmir’e yanımıza gelmen” demesi ve ısrarı
üzerine; yengesinin geçimsizliğini bile bile
onların yanına gitmişti. Giderken de anne
ve babası olarak kabul ettiği, kayınvalidesi ve kayınpederinin gönüllü olmasalar da
olurlarını almış, sık sık ziyaretlerine geleceğine, istedikleri ve bir ihtiyaçları olduğunda da geri döneceğine söz vermişti.
Yengesi Melek, geldiği günden itibaren Zehra’ya tavır almıştı. Yengesinin
adı Melek’ti ama, aslında şeytani tarafları
vardı. Kötü huylu ve kavgacı bir kadındı.
Önder, iki çocuğu olduğundan, eşine katlanıyor; o ise bunu kullandıkça kullanıyordu. Evde huzur kalmamıştı. Ağabeyi, eşi
ile kardeşi arasında kalmış, ne yapacağını
şaşırmıştı. Çıktığı seferlerde aklı evde kalıyordu. Eşi, başına ekşiyor, “Biz kendimize
yetmezken bir de kardeşin çıktı!” diyerek
kafasının etini yiyordu. Önder, kardeşinden
yana tavır alınca da, sonunda dört ve yedi
yaşlarında olan iki çocuğunu yanına alarak
annesinin evine kaçmış; barışma girişimlerini de, “Ya ben, ya Zehra!” demek suretiyle karşılıksız bırakmıştı. Zehra bu duruma
çok üzülüyordu. Ağabeyi ise, “İnceldiği
yerden kopsun!” diyor, geri adım atmıyordu. Zehra ne yapacağını şaşırmıştı!
*
*
*
Kayınvalidesi ve kayınpederi, hakları
olmadığını bilseler de, Zehra’ya kırılmışlardı. Kendilerini bırakıp, ağabeyinin yanına gitmesini kabul edemiyorlardı. Ancak,
Zehra gözlerinde tütüyordu. Sonunda dayanamayıp bir hafta sonu İzmir’e yanına
gittiklerinde, durumu öğrenince üzüntüleri
daha da artmıştı. Önder’e, isterse Zehra’yı
“Yanlarında götürebileceklerini” söylemişler; Zehra’nın da, “Ağabey, çocukların var,
izin ver gideyim, sen de barış!” demesi ve
ısrarı üzerine; ne kadar karşı çıkarsa çıksın
sonunda ikna edip, Zehra ile Saruhanlı’ya
dönmüşler; Önder de, araya girenlerin çabalarıyla Melek’le barışmıştı.
Zehra’nın geri dönmesi, kayınvalidesi ve
kayınpederinin evine yeni bir hava getirmiş,
yaşama arzularını kamçılamıştı. İşlere dört
elle sarılan Zehra, onların hayatlarını da kolaylaştırmıştı.
*
*
*
Artık Zehra, evin kızıydı. Tarlaya, bahçeye, bağa koşuyor, traktörle çift sürüyordu.
Kısa sürede ziraat işlerini öğrenmişti. Küçük
bir hanım ağa gibi olmuştu. Onları tanımayanlar, Zehra’yı evin kızı, kayınpederini
babası, kayınvalidesini annesi sanıyorlardı.
Sorumluluğunun artması Zehra’nın kişiliğini
geliştirmiş, eksiklerini görmeye başlamıştı.
Yoksulluk ve yetimlik, onun ilkokuldan sonra okumasına engel olmuştu. Zamanı vardı.
Ortaokul ve liseyi dışarıdan sınavlara girerek
bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi Açık
Öğretim Fakültesi İktisat Bölümüne girmişti.
Kayınpederi ve kayınvalidesi, “Zehra”
diyor başka bir şey demiyor; “Allah bizim
oğlumuzu aldı, yerine bir kız verdi, o bizim
gelinimiz değil, kızımız!” diyerek teselli buluyorlardı. Ağabeyi ve yeğenleri, Zehra’yı
sık sık arıyor, soruyor ve ziyaretine geliyorlardı. Ağabeyinin hatırını kıramadığından ve
kırgınlığı zamanla geçtiğinden, yengesiyle
de barışmıştı. Hayat onu olgunlaştırmıştı.
Yaşam acısıyla tatlısıyla geçip gidiyor; bir
kapıyı kapatan Allah, başka bir kapıyı açıyordu. Hayatın provası yoktu. Duraklamayı
kabul etmiyor, bitti mi bitiyor ve insan, yaşaması gerekenleri yaşıyordu.
Zehra, sadece kayınpederi, kayınvalidesi,
ağabeyi ve yeğenlerinin değil, akrabalarının,
arkadaşlarının ve mahallelinin de sevgilisiydi. Kayınvalidesi ve kayınpederi, onu evlatlık alırken, mirastan yararlanamayacaklar
dâhil hiçbir akrabası engel olmaya kalkışmamış, tersine herkes teşvik etmişti.
*
*
*
Zehra’yı sevenlerin tek üzüntüsü, onun
yalnızlığıydı. Hayat durmuyor, akıyor, yıllar da geçiyordu. Özellikle kayınvalidesi ve
kayınpederi, kendilerinin ölümünden sonra Zehra’nın yalnız kalacak olmasına çok
üzülüyorlardı. Ağabeyi de bu konuda sessiz
kalmakla birlikte zaman zaman, “Zehra, seni
soranlar var, ‘evlenmeyi düşünmüyor mu?’
Sayfa 13
E edebiyat
diyorlar” diye konuyu açmak istediğinde,
kardeşinin tepkisi üzerine sesini kesiyordu.
Bu konu, zaman zaman Zehra’nın da
kafasını kurcalıyordu. Yaşı 35 olmuştu ve
geçiyordu. Bir gece rüyasında kendisini
gelinlik giyerken ve Abdullah’ı da gülerek kendisine el sallarken görmüştü. Rüyasını söylediği kayınvalidesi sevinerek,
“Kızım, sana bir nasip çıkacak, inşallah
dualarımız kabul edilecek, evleneceksin!” demişti.
On gün sonra evlerine gelen ağabeyi
çekinerek, lisede müdür yardımcılığı yapan çocukluk arkadaşı Nuri’nin evlilik
niyetini açmıştı. Matematik öğretmeni
olan ve iki yıl önce art arda anne ve babasını kaybeden Nuri’yi ailece tanıyorlardı.
Kırk yaşlarındaydı ve hiç evlenmemişti. Çevrede sayılan ve sevilen birisiydi.
Zehra da onu girdiği sınavlar nedeniyle
tanıyor ve bakışlarından, kendisine ilgi
duyduğunu anlıyordu.
Ailesinin tam destek ve oluruyla evlendikten sonra ölümlerine kadar kayınvalidesi ve kayınpederine bakan Zehra’nın,
biri kız diğeri erkek iki çocuğu olmuş,
yaşamı da mutluluk ve huzur içerisinde
sürmüştü.
*
*
*
Güzel Sözler
Dün dünde kaldı cancağızım, bugün
yeni şeyler söylemek lazım.
Mevlana
Gezdim Halep ile Şam’ı, eyledim ilmi
talep, Meğer ilim bir hiç imiş, illâ edep
illâ edep.
Yunus Emre
Doğru sözler paylaşıldıkça, doğru düşünceler artar.
George Orwell
En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir.
Nietzsche
Seslenis
AVUCUN İÇİNDEKİ TAŞ
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Yayınıdır
Çocuk sayılabilecek kadar küçük
yaştaki bir genç, değerli taşlara ilgi
duyuyordu, bu yüzden mücevherler
ustası olmaya karar verdi. ‘Bu mesleği yapacaksam iyi bir mücevher ustası
olmalıyım’ diye düşünerek ülkedeki en
iyi mücevher ustasını aramaya başladı. Sonunda buldu; yanına vardı, bir
süre bekledikten sonra usta tarafından
kabul edildi. “Anlat dinliyorum” dedi
usta. Genç anlatmaya başladı, taşlara
ilgi duyduğunu ve iyi bir mücevher ustası olmaya karar verdiğini heyecanla
anlattı. Yaşlı usta sesini çıkarmadan
genç adamı dinledi, sözleri bitince de
ona bir taş uzattı, ‘bu bir yeşim taşıdır’
dedikten sonra gencin avucuna taşı bıraktı ve eliyle gencin avucunu kapattı.
‘Avucunu aynen böyle kapalı tut ve
bir yıl boyunca hiç açma. Bir yıl sonra
tekrar gel. Haydi şimdi güle güle’ dedi
ve şaşkın genci öylece bırakıp kalktı,
odadan çıktı.
Delikanlı evine döndü, kendisini merakla bekleyen annesiyle babasına neler olduğunu anlattı. Anlattıkça da ken-
disine çok anlamsız gelen bu hareketi
soğuk konuşması nedeniyle kızdığı ustaya olan öfkesi artıyordu. Günler geçmeye başladı. Genç sürekli söyleniyor,
ama avucunu hiç açmıyordu: ‘Nasıl
olurda böyle budalaca bir şey yapmamı
ister…Birde ülkenin en iyi mücevhercisi olacak …Bu saçmalığa bir yıl boyunca nasıl katlanırım, böyle bir eziyetle
nasıl yaşarım?...Bu ne biçim ustalık?...
Ustalık kaprisi yapacaksa bari başından yapmasaydı..’ Devamlı söyleniyor,
her önüne gelene ustadan yakınıyor,
ama avucunu açmıyordu. Avucu kapalı
uyuyor, bütün işlerini diğer eliyle yapıyordu. Ve bu duruma da giderek alışmaya diğer elini çok rahat kullanmaya
başladı. Uyurken de yanlışlıkla avucu
açılıp düşmesin diye hep yarı uyanık
uyuyordu.
Böylece bir yıl geçti, her günkü zorluklarla dolu, her gecesi yarım uykuyla
yaşanmış bir yılı tamamlamıştı.
Ve o gün geldi. Genç tam bir yıl sonra büyük ustanın karşısına çıktı. Usta
onu bir süre beklettikten sonra yanı-
na gelince, genç adam ne kadar saçma
bulursa bulsun, bu sınavı başarıyla tamamlamış olmanın verdiği gururla elini uzattı, avuncu açtı. “İşte taşın” dedi,
“bir yıl boyunca avucumda taşıdım,
şimdi ne yapacağım”
Yaşlı usta sakin bir sesle cevap verdi
“Şimdi sana bir başka taş vereceğim ,
onu da aynı şekilde bir yıl boyunca avucunda taşıyacaksın..”
Bu söz üzerine genç bütün sükunetini kaybetti, bağırıp çağırmaya başladı.
Yaşlı ustayı bunaklıkla, delilikle suçladı, mücevher ustalığını öğrenmek için
gelen genç bir insana böyle eziyet ettiği
için hasta olduğunu bağıra çağıra söyledi.
Genç bağırıp çağırırken, yaşlı usta
ona hissettirmeden bir taşı avucuna
sıkıştırmıştı bile. Öfkeden yüzü kıpkırmızı olan genç, bir yandan bağırıp çağırırken avucundaki taşı hissetti. Durdu,
taşı biraz daha sıktı ve heyecanla haykırdı:
“Usta! Bu taş, bu taş yeşim taşı değil
ki!”
Ekim 2014
Yıl: 13
Sayı: 151
YAYIN KURULU
Ali YILDIZ
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı
(Yayın Kurulu Başkanı)
Çelebi YILMAZ
Eğitim Daire Başkanı
Alperen ÖZTÜRK
Tetkik Hâkimi
Ramazan GÜNŞAN
Şube Md. (Öğretmen)
Habil KANOĞLU
Şube Md. (Psikolog)
Emrullah ÖZGER
(Sosyal Çalışmacı)
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fatih ŞAFAK
Yayın Koordinatörü
İlhan GÜLER
Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Adına
Sahibi
Oktay YILDIRIM
Kurum Müdürü
Matbaa-Baskı Şefi: Salim KILIÇ - Montaj: Zafer KARAKAYA
Dizgi: Hasan KORKMAZ - İsa KİBAROĞLU
Baskı: Şeref KARAAĞAÇ - Turan ÇELİK
Baskı: Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Matbaası
İletişim: Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü
Konya Yolu No. 70 06330 Beşevler/ ANKARA
Tel: (0312) 204 17 80 Fax: 312 223 43 91
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın
Basım Tarihi: 03.12.2014
www.cte-seslenis.adalet.gov.tr
Seslenis
Sayfa 14 E tkinlik
Prof. Dr.
Mehmet ÇELİK
Osmanlı’da Devlet Felsefesi
ADALET, MÜLKÜN TEMELİDİR
Yeryüzünde başta Romalılar olmak üzere, İngilizler, Almanlar, Ruslar, Avusturyalılar, Çinliler… birçok imparatorluk kurmuşlardır. Bu imparatorlukların
hemen hemen tamamı fizikî ve askerî güçle ayakta
durmuş; yıkılıp giderken de geride gözyaşı ve kan
bırakmışlardır. Tamamı, emperyalist bir devlet felsefesiyle işgal ettikleri coğrafyaların yeraltı yerüstü
zenginliklerini sömürmüş, halklarının alın terlerini
gasbetmiş, başta inançları ve kültürleri olmak üzere,
tüm kutsallarını ve değer yargılarını tahrip etmişlerdir.
Bunun tarihteki tek istisnası Osmanlı
İmparatorluğu’dur. Osmanlılar, fethettikleri her coğ-
rafyada sadece zalim yöneticileri ve sistemlerini yok
etmiş; o coğrafyaların insanlarına huzur içerisinde, örf
– adet ve inançlarını rahatça yaşama imkânı sağlamıştır.
20 milyon km²’ye ulaşan topraklarında yüzyıllarca
çeşitli din, dil, ırk, mezhep ve kültüre sahip milletler iç
içe, huzur içinde yaşamışlardır.
Osmanlı bu barış ve huzuru sadece kendi hâkimiyet
coğrafyasında kurmamıştı; dünyanın hangi köşesinde
olursa olsun, zulme uğrayan, katledilen, sömürülen,
hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun başına bir felaket gelen toplum kurtuluşu Osmanlı’ya başvurmakta
bulurdu. Osmanlı Devleti de mutlaka bu başvuruya cevap verir ve o coğrafyadaki zulmü sona erdirirdi.
Kendi hâkimiyet coğrafyasında tesis ettiği huzur ve
barış ortamını ise, inşa ettiği ve mükemmel işlettiği hukuk sistemine borçluydu. “Adalet, Mülkün Temeli’dir”
anlayışı devlet felsefesinin merkezdeki nirengi noktasını teşkil ediyordu.
Temel insanî haklar açısından Devlet Başkanı ile
ülkenin en ücra köşesindeki çoban, eşittiler. Osmanlı
Sultanları, Roma, İngiliz, Çin, Rus İmparatorları gibi
hukukun üstünde değillerdi. Hukuk önünde sade bir
vatandaşın haklarına sahiptiler.
Osmanlı Devleti, daha kuruluş yıllarında bu felsefeyi benimsemişti. Osman Gazi, fethedilen şehre ilk önce
“Kadı” atardı. Ve adalet hususunda son derece titiz dav-
Ekim 2014
ranırdı. “Küfr ile âbâd olunur, ama zulüm ile âbâd olunmaz”, Osmanlı yönetiminin temel düsturu olmuştur.
Her coğrafyanın kültürel yapısını da göz önüne alan
Osmanlı Devleti, Şer’i hukuk sisteminin yanına bir de
örfî hukuk sistemi koymuştu. Kadı’nın yanlış ve taraflı
hüküm vermesinin önüne geçmek için de, her mahkemede o yörenin iyi meziyetleriyle tanınmış insanlarından birer jüri heyeti teşkil ettirmişti.
Mahkemeler genelde bir – iki duruşmada, 10 – 15
gün içerisinde neticeye bağlanırdı. En uzun süren mahkemeler 3 – 5 ayı geçmezdi ve bunlar da nâdirâttan
olurdu. Davayı kaybeden kişi, eğer kararı içine sindiremezse sırasıyla üst mahkemelere müracaat eder,
bunlardan da netice elde edemezse, davasını Divan – ı
Hümayun’a kadar götürebilirdi. Bunun için de herhangi
bir prosedüre ihtiyaç yoktu. Bir istida(arz – ı hâl, dilekçe) yazması kâfi idi. Bir köylünün davasını Divan – ı
Hümayun’a götürdüğü dönemde, Avrupa’da asillerin
ve derebeylerin zulmü altında inleyen sıradan insanların, köylülerin mahkeme hakları bile yoktu. Ama
Osmanlı’da Fatih gibi bir padişahla, sıradan bir insan,
Kadı’nın huzurunda beraber ifade verebiliyorlardı.
Şer’iye Sicilleri dediğimiz mahkeme tutanaklarının
tamamına yakını, hâlâ kütüphanelerimizde ve Başbakanlık Arşivi’nde elimizdedir. Bu tutanaklardan da
anlaşılacağı üzere, Osmanlı Mahkemeleri halka açık,
Jüri huzurunda yapılan ve kamu vicdanını rahatlatan
kararlarıyla, tarihimizin iftihar vesikaları olmuşlardır.
Toplumun yüksek düzeydeki adalet duygusu, “Şeriatın kestiği parmak acımaz” özdeyişinde kendisini
bulmuştur. Hukukun bu derece toplum tarafından içselleştirilmesi, yabancı gezginlerin, diplomatların da
ilgisini çekmiş ve toplumsal huzur açısından tarihe
gıpta edilecek notlar düşürmelerine sebep olmuştur.
Örneğin İstanbul’da diplomat olarak kalan ve dört yıl
görev yapan Fernand Grenand’ın hatıratındaki, “milyonluk şehirde dört yılda sadece dört cinayet işlendi.
Ağzına kadar ticarî emtia ile dolu kervansarayları
sadece bir tek bekçi korurdu” tespiti, o günkü Avrupalılar için hayalden de öte bir şeydi.
İmparatorluğumuz dağılırken, özellikle İslâm coğrafyasında Kuzey Afrika’dan Yemen’e kadar, çekildiğimiz her ülkeden, oraların halklarınca “Bizi bırakıp
nereye gidiyorsunuz!” feryatları arasında, gözyaşlarıyla uğurlandık!
Bugün, Osmanlı coğrafyası üzerinde 40 civarında
bağımsız ülke kurulmuştur. Bu ülkelerin halkları, 600
yıllık Osmanlı barışına ve tesis ettiği huzur ortamına
hasrettirler.
Son söz; Osmanlı sözde değil, özde bir hukuk devletiydi. Hem de herkes için!
Camiler Haftasında Tasavvufa Yolculuk
Salihli Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından düzenlenen bu yıl ana
teması “Camii ve Gençlik” olan Camiler ve Din Görevlileri haftası kutlandı.
Kısa bir süre içerisinde faaliyete geçecek olan Salihli T Tipi Kapalı ve Açık
Ceza infaz Kurumumunda gerçekleştirilen programda Ceza İnfaz Kurumu
ilahi grubu ilahilerini sunarken, açık ceza infaz kurumu hükümlüleri tarafından herkesi mest eden Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. Tasavvuf mûsikisi
eşliğinde seslendirilen ilahilere zaman zaman hükümlüler de iştirak etti. Düzenlenen programa Salihli Kaymakamı Ertan Peynircioğlu, Salihli Garnizon
Komutanı Jandarma Binbaşı Yavuz Yavuz, Salihli Belediye Başkanı Zeki
Kayda, Salihli Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz, Salihli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Taner Akıncı, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Taşcı, Kurum
Müdürü Ömer Ateş, İlçe Müftüsü Nurullah Sadıç, kurum ve kuruluşların
müdürleri ve açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Kurum Öğretmeni Hurşit Kayan, Camilerin
dua ve ibadetlerin topluca Allah’a arz edildiği, gönüllerin yıkandığı, elem
ve sevinçlerin paylaşıldığı kutsal mekanlar olduğunu vurgulayarak “Camiler
vatan sevgisinin, milli bütünlüğün telkin edildiği, şehitlik ve gazilik ruhunun beslendiği, çalışma azminin, güzel ahlakın işlendiği dini ve milli kültür
ocağımızdır” dedi. Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz yapmış olduğu konuşmada; “Salihli T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna kısa bir süre sonra taşınacağız. Buraya taşındıktan sonra bu ve benzeri programlarımız devam edecek.
Hükümlü arkadaşlarımıza tavsiyemiz, birbirimizi seveceğiz. Zira sevginin
üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey yoktur. Yeter ki sevgilerimiz karşılıksız
ve menfaatsiz olsun, bizler sizleri seviyoruz. Devletimizin bize vermiş oldu-
ğu yetki ve imkanlar dahilinde sizlere en iyi şekilde, Devletin büyüklüğünü,
merhametini ve muhabbetini göstererek yardımcı olmaya devam edeceğiz
” dedi.
Peygamberimizin Yaşamı duygulandırdı
Geç Kalma, Genç Gel
Bafra Açık Ceza İnfaz Kurumunda 2014 yılı Camiler ve Din Görevlileri haftasında “Cami ve Gençlik” temalı bir
program düzenlendi. Programa Bafra Kaymakamı Halis Aslan, Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin, Bafra Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Keskin, Bafra Müftüsü İsmail Çiçek, T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Adem Tatlısoy,
Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Recep Göğüş, Bafra Müftülüğü görevlileri ve hükümlüler katıldı. Saygı duruşu,
İstiklal Marşının okunması ve Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, Bafra Vaizi Abdullah Demircan’ ın sunumu
ile devam etti. Bafra Müftüsü İsmail Çiçek yaptığı konuşmada “Diyanet İşleri Başkanlığımız 1986 yılından itibaren
Ekimin ilk haftasını “Camiler Haftası” olarak kutlamaktadır. 2003 yılından itibaren “Camiler Haftası”na din görevlileri
de ilave edilerek “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaya başlanmıştır. Bu sene ise “Geç Kalma Genç
Gel” söylemi ile temamızı “Cami ve Gençlik” olarak belirlemiş bulunuyoruz. Caminin deruni maneviyatı ile gençliğin enerjisini buluşturmak, gençliğin camiye aktif katılımını sağlamak ve caminin gençliğe kazandıracakları üzerinde
durulması gerekmektedir.” dedi. Bafra Müftülüğü Tasavvuf Musikisinin ilahi dinletisinin ardından Diyanet İşleri Başkanlığınca görevlendirilen Vaiz Bilal Ayaz “Cami ve Gençlik” konulu sunumu yaptı. Öğle ezanının okunmasının ardından davetliler ve hükümlüler beraberce Kurum Mescidinde öğle namazını kıldılar. Davetlilere Kurum Müdürlüğünce
verilen yemeğin ardından program sona erdi.
THM KONSERİ BÜYÜK BEĞENİ KAZANDI
İskenderun M Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumununda Türk Halk Müziği konseri düzenlendi.
Sosyal Kültürel Faaliyetleri kapsamında 28 Ekim
2014 tarihinde Kurumun Açık Bölümünde İskenderun Belediye Musiki Derneği ile yapılan işbirliğinde
düzenlenen Türk Halk Müziği Konserine Cumhuriyet
Başsavcısı Abdulkadir Akın, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Hakim Asil Aydın, İnfaz Savcısı
Zeynal Abidin Ulu, Ceza İnfaz Kurumları İzleme Kurulu Başkanı Avukat Yılmaz Kendi, Kurum Müdürü
Bayram Bozan, Kurum İkinci Müdürleri, İskenderun
Belediye Musiki Derneği Başkanı Ahmet Öz, Kurum
personeli ile hükümlüler katıldı. Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Akın yaptığı konuşmada İskenderun’a
kısa zaman önce geldiğini belirterek, Kurumda sürdürülen bu tür etkinliklerin insanları kaynaştırdığını,
moral motivasyonlarını yükselttiğini, konserin Cumhuriyet Bayramına denk gelmesinin ayrıca bir anlam
kazandırdığını söyledi. Başsavcı Akın, herkesin bayramını kutlayarak “nice bayramların böyle güzellikte geçmesini temenni ederim” dedi. Başsavcı Akın,
konuşmasının sonunda İskenderun Belediye Musiki
Derneği yetkililerine teşekkür ederek koro şefine çiçek verdi. Kurum Müdürü Bayram Bozan ise yaptığı
konuşmada, başta Cumhuriyet Başsavcısı olmak üzere tüm katılanlara teşekkür ederek, Musiki Derneği
Başkanına aynı konserin en kısa zamanda kurumun
kapalı kısmında da yapılmasını arzuladığını belirtti.
Konserde hükümlüler gönüllerince eğlenerek, hoşça
vakit geçirdi.
Pozantı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklulara
yönelik olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı Pozantı İlçe Müftülüğü İlahi Korosu tarafından konser etkinliği gerçekleştirildi. Eğitim ve iyileştirme faaliyetleri kapsamında 21 Ekim 2014 tarihinde kurum çok amaçlı eğitim salonunda düzenlenen etkinliğe Pozantı İlçe Vaizi Fahri Baysal, İmamlar Ömer Özkul, Mehmet Çelik, Hüseyin
Sezgin, Tayfur Çay, Fatih Gözüküçük, Halit Kısa, Şahin Demirtaş, Mehmet Çetin
ve Mahmut Öksüzoğlu, Kurum Müdürü İsmail Şahin, Kurum 2. Müdürleri Çetin
Çalışkan ve Sebahattin Kaya, Kurum İdare Memuru Aylin Özkurt, Kurum personeli ile birlikte hükümlü ve tutuklular katıldı. İmam Mahmut Öksüzoğlu'nun
sunumu ile düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile
başladı. İstiklal Marşı’nın ardından, İmam Fatih Gözüküçük'ün Kuran tilaveti ile
devam etti. Slayt gösterisi ile duygulanan ziyaretçiler, Pozantı İlçe Vaizi Fahri
Baysal'ın "Peygamberimizin Yaşamı" konulu duygu yüklü konuşmasının ardından
İmam Mehmet Çetin'in "Natın-ı Şerif"i okuması ile manevi bir yolculuğa çıktı.
Etkinlik Pozantı Müftülüğü İlahi Korosunun konserinin ardından İmam Mahmut
Öksüzoğlu'nun kapanış konuşması ile sona erdi.
Maltepe Çocukta Camiler Haftası
Camiler Haftası Maltepe Çocuk ve Gençlik K. Ceza İnfaz Kurumunda düzenlenen “Sema Gösterisi” ve çeşitli etkinliklerle kutlandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başlayan kutlama
programına Maltepe Müftüsü Vekili Ahmet Dur, Kurum Müdürü
Naci Yıldız, ceza infaz kurumu müdürleri, kurum personeli ve tutuklular katıldı. Kurum Vaizi Erkan Aksu’nun Kuran Tilaveti ve ilahi
okumasının ardından sema gösterisi düzenlendi. Tutuklu çocukların
ilgiyle izlediği sema gösterisinin ardından kurumda düzenlenen Kuran Kursundan başarı ile mezun olan tutuklu çocuklara sertifikaları
ve hediyeleri olan kol saati misafirler tarafından takdim edildi.
Dr. Moral “Mutlu Olma Sanatı”
Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sosyal, kültürel ve değerler eğitimi kapsamında tutuklu ve hükümlülerin moral, motivasyon ve eğlence
ihtiyacını karşılamak için Dr. Halil İbrahim Erbıyık (Dr. Moral) tarafından
“Mutlu Olma Sanatı” konulu konferans verildi. Her dakikası birbirinden güzel
mesajlar içeren, büyük beğeni toplayan konferansın sonunda katılanlardan geri
bildirimler alındı. “Mutlu Olma Sanatı” konulu konferansa; Silivri 1 Nolu L
Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ramiz Atuğ, Kurum 2. Müdürleri, çok
sayıda personel, tutuklu ve hükümlüler katıldı.
Seslenis
Ekim 2014
E edebiyat
KARE BULMACA
USTALARDAN SEÇMELER
DOĞDUĞUM YER
Buralardan çok uzakta bir köydü!
Beyaz, billur bir derecik içinden,
Hıçkırırdı, sevinerek geçerken.
Kenarında vardı birçok söğüdü...
Ben işte bu söğütlerin susmayan
Gölgesinde büyümüştüm.
Evimiz, Tenha idi;
Ne yabancı, ne bir iz.
Bahçemizdi yakındaki o orman.
Bir ses, “sevin! “ derdi gülen rüzgarda,
Sevinçlere yoktu orda nihayet.
Sanılırdı bu ses gümüş dallarda
Görünmeyen bülbüllerin öğüdü!
Doğduğum yer, doğduğum yer...
O cennet,
Buralardan çok uzakta bir köydü!
Soldan Sağa:
<< ÖMER SEYFETTİN >>
Türk edebiyatının önemli hikayecilerinden Ömer
Seyfettin, 1884 yılında Gönen’de doğdu. Babası Ömer Şevki Bey, annesi ise Fatma Hanım’dı.
Eğitimine mahalle mektebinde başladı. Ardından
Mekteb-i Osmani’ye kaydolan Ömer Seyfettin,
eğitimine Askeri Baytar Rüştiyesi’nde devam
etti. 1896’da mezun olduktan sonra Edirne Asker
idadisi’ne girdi ve 1900’de mezun oldu. 1903 yılında ise Mekteb-i Harbiye-i Şahane’den Piyade
Asteğmen olarak mezun oldu. 1911 yılında Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp ile birlikte “Genç Kalemler” dergisini çıkardı. Dergide yayınlanan “Yeni
Lisan” isimli ilk yazısı, Milli Edebiyat’ın başlangıç
noktasını oluşturur. Bir süre orduda görev yapan
Ömer Seyfettin, daha sonra kendini büsbütün yazı
hayatına verebilmek için tazminat verip ordudan
ayrıldı. Fakat Balkan Savaşı’nın başlaması üzerine
tekrar askere çağrıldı. Yanya Kalesi’nde esir düştü.
Bir yıllık tutsaklığın ardından İstanbul’da döndü.
“Türk Sözü” adlı derginin başyazarlığını yapan
Ömer Seyfettin, 1914’te de Kabataş Lisesi’nde
edebiyat öğretmenliği yapmaya başladı. 6 Mart
1920’de vefat etti.
1) Mecazlı anlamında olarak Batı dillerinden literatürümüze girmiş
bulunan bir kavram-Kükürt elementinin imi 2) Saha-Silahı ateşleyen
parça 3) İtiraz etmeksizin uymak-Bir çoğul eki 4) Yetersiz-Öğrenciye
ÖZLÜ SÖZLER
BİLİYORMUSUNUZ
Bilmeden yapılan hata yanlışlıktır, bilerek yapılan ise ihanettir.
Brecht
Bir kilo limonda,bir kilo çilekten daha
fazla şeker vardır.
Yarım kilo bal yapabilmek için arılar, iki
milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak
zorundadırlar.
Yapılan bir deneyde sigara içindeki katran
maddesi bir farenin sırtına sürülmüş, deney
sonucunda farenin sırtındaki o bölgede
kanser oluştuğu belirlenmiştir.
Bulmaca: Çağın Polisi Dergisi
verilir-Arap alfabesinde bir harf 5) İyi trafik 6) Kısaca yokDaha önce bahsi geçen şiir -Alfabedeki son harfin bir başka
okunuşu 7)Kısaca averaj-Kısaca Kolluk Kuvveti-Zamanında
Enver Paşa tarafından kurulan gizli teşkilatın simgesi 8) Bir
erkek adı-Gaye 9) Üstün zıddı-Atılgan-Uzaklık anlatır 10) Bir
nota-Anadolu şivesiyle işte burada anlamında bir sözcük-Kehle 11) Ayası olmayan-Güç 12) Sevgili-Telefon sözü 13) Baba
bal değil-İhsas etme, dolaylı olarak anlatma14) Yaşlı-Kısaca
milimetre-Bir bağlaç.
Yukarıdan Aşağıya:
1) Bir ilimiz-Ele avuca sığmaz çocuk 2) Yabancı-Ovma işi
yapan 3) Yeni ihdas edilen bir kuruluşun kısa adı-Kısaca ruletMerhum Özal tarafından kurulan siyasi partinin adı 4) Seçme
parçaları içeren kitap-Sinirli 5) Yemek-Acem lisanıyla narın şahı
6) Orijinal-Bir müzik
Geçen Sayıdaki Bulmacanın Çözümü
türü 7) Belagatli olarak anlamında bir ifade
8) Terbiyesi bozuk-Bir
Azeri enstrümanı-Rütbesiz asker-Elemli 9) Su
geçirmez toprak-Kısaca emarBir element 10) Matik türünden
büyüleyici özellik - Bir renk 11)
Milli içkimizin adı-Yas.
BUNLARI
Bir kadının sahip olduğu en fazla çocuk
sayısı 69’dur.
Maymunlar her yıl uçak kazalarından
daha fazla insan ölümüne neden oluyor.
Sayfa 15
Hatanızı biliyorsanız, samimiyetle itiraf edin.
Carnegie
Hatayı düzeltmemek en büyük
hatadır.
Confucius
Menfaat ve rahatlığını harabede arayan boşuna çaba gösterir.
Chamfort
Her başarısızlığımla birlikte şöretimde artıyor.
Shaw
FIKRA KÖŞESİ
Adam doktora gider :
-Doktor bey, galiba karımda işitme kaybı
başladı. Ne yapabiliriz? Doktor :
-Eve gittiğiniz zaman, karınızın arkasında,
biraz uzakta durun. Normal bir sesle ona bir
soru sorun. Eğer sizi duymazsa biraz daha yaklaşın ve sorunuzu tekrarlayın. Hangi mesafede
duyduğunu tesbit edelim, ona göre bir tedavi
uygularız. Adam eve döner. Karısı mutfakta
yemekle uğraşmaktadır. Adam mutfağın kapısında durur ve normal bir sesle :
- Hayatım, ne yiyoruz bu akşam? diye sorar. Karısı cevap vermez. Adam bir iki adım
atar ve bir kez daha sorar :
- Hayatım, ne yiyoruz bu akşam? Karısı
yine cevap vermez. Adam kadının dibine kadar
gelir ve tekrarlar:
- Hayatım, ne yiyoruz bu akşam? Karısı
öfkeyle dönerek cevap verir :
- Üçtür köfte diyorum ya !!
SİZDEN GELENLER
KURDUK CUMHURİYET
Ekimde ilan oldu duyuldu bütün yurtta
Tek yürek oldu millet alkışladı ayakta
Yurtta sulh cihanda sulh ilkemizdi yarışta
Karanlığa dur dedi gelince Cumhuriyet
Kanla irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti
Neler çekildi bir sor, Kahraman Türk Milleti
Terk etmek pek zor oldu cahilane illeti
Önümüz ışık oldu gelince Cumhuriyet
Bu işte varız dedik, hem seçtik, hem seçildik
Hep onunla yol aldık, ak alın başımız dik
Hep birleşici olduk tahtta kalmadı gedik
Demokrasi yol aldı gelince Cumhuriyet
Adamlar insan oldu, kadınlar buldu değer
Bu bir ilim irfandı, geç öğrenmişiz meğer
Şahlanıp gidecektik, tutmazdı bize eğer
Ne kültürler öğretti gelince Cumhuriyet
Raconla bitmişti iş, her konuya bir kanun
Okuyup bakacaksın, temeli nedir bunun
Görürsün işlemeden ne olacaktı sonun
Yasalarla öğretti, Hukuktur Cumhuriyet
Hastaya üflemedi, verdi onlara ilaç
Yöneldik sanayiye ülke kalmasın muhtaç
Hedefi belli idi kalamazdı kimse aç
Hakikat sanmışım zahir, hayal-ü düş-i alemi
Sarılmışım ol hayal’e, unutmuşum gönlüm seni
Bilmezliğim bileyim de, onda bileyim diye beni
Sinemi Hira edem, ben bundan böyle bana
Kanat gerdi, kol gerdi, bizlere Cumhuriyet
Alevi sunni yoktu, olmuştu ülke laik
Yok oldu bölücülük, kalkınmalıydı artık
Pek zor oldu bu işler tuzu eyledi katık
Zehirleri içerek yok etti Cumhuriyet
Her merhalede o var yeter adı bizlere
Güç olur kuvvet olur yürüyecek dizlere
Anlatacak çok şey var ne desem ki sizlere
Yaşayın ve öğrenin nedir ki Cumhuriyet
Göremedim ben benden, yok kusuru hiç kimsenin
Hakk’ı Hakk bilemedim, nasıl bileyim hakkın senin
Etmez Hakk kelemını, söyleyemez diye dilim
Her bir yanı Hira edem, ben bundan böyle bana
Ateş dağlamaz ben’i, çektiğimce şu dilimden
Ne gelirse bu ser’ime, gelirimiş hep kendimden
Yeteyim diye Bir’e, bunca çokluğun içinden
Nar’ımı Hira edem, ben bundan böyle bana
Bir hayal sürer iken, türlü hayal düş içinde
Alemlerden alem varmış, meğer alemin içinde
Gaflet zincirlerinden, kurtulduğum gayrı diye
Gönlümü Hira edem, ben bundan böyle bana
Bilmez dilim kusur eder, gönlüm talip ol doğruya
Cumhuriyet demek büyük demek, ardında hürriyeti
O geldi de var oldu Kahraman Türk Milleti
Dehadır gönlümüzde, kafamızda heybeti
Her gün büyür de gider yaşasın Cumhuriyet
Her kesim üye oldu açtık Büyük Meclisi
Onun için kan döktük dereler oldu al al
Bizlere de düştü söz unutmuştuk yeisi
Bu yurt için didindi Büyük Mustafa Kemal
Ülke fabrika oldu, çalışanın bir işi
Ekmek bulduk, aş bulduk gelince Cumhuriyet Koru ilkelerini sana da olsun helal
Her kesim üye oldu açtık Büyük Meclisi
Bizlere de düştü söz unutmuştuk yeisi
Ülke fabrika oldu, çalışanın bir işi
Ekmek bulduk, aş bulduk gelince Cumhuriyet
BEN BUNDAN SONRA
Bir ateş düştü canıma, bilmez oldum hiç ben beni
Gökte miyim ya yerdemi? Azat etdim can-ı teni
Bileyim diye ben, benden içr’e ol aslımı
Zindan’ı Hira edem, ben bundan böyle bana
Yadigardır Atam’dan o ulvi Cumhuriyet
Remzi ULUŞAHİN
Ceza İnfaz Kurumu Müdürü
Seyr-ü sülük cümle hayat, katre varır hep umman’a
Şefaat diye Şah’ım, hem ağlıya yana yana
Ah’ımı Hira edem, ben bundan böyle bana
Söylemek ziyanıma, susam ki bite bu ben ben
Aklımı verem gönle, geçeyim dünya senden
Er’eyim diye sırra, günlerim tükenmeden
Sükut’u Hira edem, ben bundan böyle bana
İlim ister aklım benden, hem zahir’i hem batin’i
İlam ki Hakk ilm’ini, görem onda suretini
Zikreyliye diye gönlüm, dil’im dahi her an seni
İlmini bünyad eyle, ya Alim Allah bana
La ilah’e illallah, hakikat yok senden gayrı
Öyle bir aşk var ki ya Hakk, bilmiyeyim dün’ü günü
Yanayım bu aşk ile, ki göster cemalini
Cihan’ı Tur eyliyem, bundan böyle vedüd bana
Yusuf EFE
Konya E Tİpi Kapalı CİK
AŞK KAPINDAN
Aşk ne eder dert çekmeyen aşığı,
Yakar geçer, kül bırakmaz ışığı,
Yar dediğin aşkın kapı eşiği,
Koyver geçem aşk kapısından yar beni.
Ölsem de seni severim ey güzel yar,
Senle ölmek bile bana çok güzel,
Yarim dedim hergün yaktım bir gazel,
Koyver geçem aşk kapısından yar beni,
Güldüm senle, ağlarsam yine senle,
Dost kalmadı, eğlenirler yar benle,
Artık harab olmuş, yaşlı bedenle,
Koyver geçem aşk kapısından yar beni.
Emre KESKİN
Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı CİK
HESAP TUTMADI
Topladım, çıkardım, böldüm ikiye,
Sonuç koca bir sıfır, sıfır bakiye,
Gözlerimi kapattım, döndüm maziye,
İşlem hatalıydı, hesap tutmadı.
Sağladım dedim, değişti netice,
Nice işlem denedim, daha önce,
Bulamadım sonucu hiç, gönlümce,
İşlem hatalıydı, hesap tutmadı.
Hesaplar, hesaplar ve hesaplar,
Beynim durdu, kapandı yollar,
Bilgin çağırdım, belki o anlar,
İşlem hatalıydı, hesap tutmadı.
Kamil UYSAL
Kartal H Tipi Kapalı CİK
CEZAEVİ PERSONELİ
Şarkılara türkülere konu olmuştur
Halkın gözünde gizemiyle yer tutmuştur
Yargısız infaz kaderimiz olmuştur
Cezaevi personelinin sevecen olduğunu kimse bilmez.
Tahliye olmuş Mehmet gidemez memleketine parasızlıktan
Ayşe teyze ağlar olmuş sevgisizlikten
Fadime çaresiz çocuğuna mama alamamaktan
Cezaevi personeli çaredir hepsine, kimse bilmez
Toplum inanır olmuş filmlere şarkılara
Kimse bilmiyor,
Gardiyanın İnfaz Koruma Memuru olduğuna
Bunu anlatmalıyız yedi kuşağa
Cezaevi personelinin sevgi dolu olduğunu kimse bilmez.
Zindancılık, acımasızlık yok çare var burada
Eğitim, sosyal faaliyet hepsi bir arada
Çok aşamalar kaydettik kısa zamanda
Cezaevinin eğitim yuvası olduğunu kimse bilmez.
Mahkum üzüldü mü dolunur başına
Psikolojik tedavi uygulanır her alanda
Kimi zaman abla, kimi abi olunur onlara
Cezaevi personelinin babalığını kimse bilmez
Sevgi gözlüdür, mangal yüreklidir
Hiç birinde bulunmaz kibir
Sabrı selameti hepsini bilir
Cezaevi personelinin güzel yüreğini kimse bilmez.
ERGİN TAŞCI
Çarşamba E Tipi Kapalı CİK İdare Memuru
Futbol Turnuvası nefes kesti
Hatay E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklular arasında halı saha futbol turnuvası düzenlendi. 11 Ağustos 2014
– 09 Eylül 2014 tarihleri arasında düzenlenen turnuvaya 60 takımdan
oluşan toplam 480 hükümlü tutuklu katıldı. Hükümlü ve tutukluların,
kurumda kaldıkları süre içerisinde bilişsel ve duyuşsal yönden gelişimlerinin yanında bedensel gelişimlerini de sağlamak ve böylece boş zamanlarını verimli bir şekilde değerlendirmelerine imkân vermek amacı
ile sportif faaliyetler kapsamında düzenlenen halı saha futbol turnuvasında birinci, ikinci ve üçüncü olan takımlara madalya ve başarı bel-
Seslenis
geleri verildi.Turnuvanın final maçına Cezaevi Savcısı Atalay Aygeç,
Kurum Müdürü Duran Altuntop, Açık Cezaevi Kurum Müdürü Uğur
Erdoğan, Kurum 2. Müdürleri ve personel katıldı. Maç sonunda turnuvada ilk üç sırayı alan takımlara ödüllerini veren Cumhuriyet Savcısı
Atalay Aygeç, hem turnuvada göstermiş oldukları başarılarından hem
de ceza infaz kurumunda kaldıkları süre içerisinde sergiledikleri uyumlu davranışlarından dolayı hükümlü ve tutukluları tebrik ederek, bundan
sonraki hayatlarında da başarılar diledi.
SPOR
Hatay E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunda düzenlenen Halı Saha Futbol
Turnuvasında seyirciler
oldukça çekişmeli maçlar
izlerken, atılan birbirinden güzel goller seyir zevkini üst seviyeye taşıdı.
Hakkari Kapalıda Spor Şenliği
Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Herkes İçin Spor Etkinliği kapsamında düzenlenen spor şenliğinde sporcular satranç,
masa tenisi ve badminton branşlarında mücadele etti. Turnuvalarda sporcuların başarılı performansları görülmeye değerdi
Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 29 Eylül 2014 - 01 Ekim 2014
tarihleri arasında Hakkari Valiliği Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğiyle Herkes İçin Spor etkinliği
doğrultusunda hükümlü ve tutuklular
arası satranç, badminton ve masa
tenisi turnuvaları düzenlendi.
Satranç turnuvasına 12, badminton turnuvasına 20 ve masa
tenisi turnuvasına 20 hükümlü ve tutuklu katıldı. 3 branşta
mücadelenin yaşandığı turnuvalar
heyecanlı ve çekişmeli maçlara sahne oldu. Turnuvalar sonucunda ilk üçe giren
hükümlü ve tutuklulara Hakkari Valiliği Gençlik Hizmetleri ve
Spor İl Müdürlüğü tarafından ödüller verildi. Ceza İnfaz Kurumu Müdürü
Yusuf Altan Korkut, bu tür etkinliklerin birliktelik ruhunu geliştirdiğini
belirterek, sportif, sanatsal ve kültürel açıdan tüm faaliyetlerin devam edeceğini söyledi. Korkut, etkinliğin düzenlenmesinde emeği
geçen herkese teşekkür etti. Hakkari Cumhuriyet
Başsavcısı Ercan Türkol ve Kurum Müdürü
Yusuf Altan Korkut’a katkılarından dolayı Hakkari Gençlik Hizmetleri ve Spor
İl Müdürü Reşit Güldal tarafından plaket takdim edildi. Herkes İçin Spor etkinliğine Hakkari Cumhuriyet Başsavcısı
Ercan Türkol, Jand. Kdm. Yzb. Müfit Öztürk,
Hakkari Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Reşit Güldal, Kurum Müdürü Yusuf Altan Korkut, Kurum 2.
Müdürü Mustafa Okuyucu, Kurum Öğretmeni Hicran Yavuz, Kurum personeli ile hükümlü ve tutuklular katıldı.
Şampiyon Smaçlar
Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Kurum Öğretmeni Süleyman
Ertekin, Kurum İnfaz Koruma Başmemuru Ahmet Doğan ve İnfaz Koruma
Başmemuru Mustafa Macit’in katkılarıyla düzenlenen koğuşlar arası voleybol
turnuvası büyük çekişmeye sahne oldu. 8
- 26 Eylül 2014 tarihleri arasında düzenlenen turnuvada hakemliği Konya E Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Başmemuru
Mustafa Macit ve İnfaz Koruma Memuru Fikri Yiğen yaptı. 28 takımın mücadele ettiği turnuvada finale adını yazdıran
C-16 ve E-1 koğuşu arasındaki heyecan
dolu mücadeleyi C-16 koğuşu kazandı.
Turnuvada şampiyon olan takıma Kurum
idaresi tarafından şampiyonluk kupası hediye edildi. Ayrıca şampiyon olan takıma
ödüllendirme yönetmeliğine göre ödüllendirme yapıldı. Kurum Öğretmeni Süleyman Ertekin konuşmasında; ‘’Turnuvanın
amacı galip gelmekten ziyade hükümlü
tutuklular arasında birlik beraberlik ve dayanışmayı tesis etmek ve bunun yanında
sportif hareketliliği sağlamaktır.’’ dedi.
Final maçına Kurum Müdür Vekili Halim
Polat, Kurum İkinci Müdürleri ile Kurum
personeli katıldı.
Bileği Güçlü
Olanlar Yarıştı
Hatay E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda
Hatay Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından İl Temsilcisi Nurten Kanal ve
sekiz hakem koordinatörlüğünde bilek güreşi
turnuvası düzenlendi. Tutuklu ve hükümlülerin, kurumda kaldıkları süre içerisinde bilişsel
ve duyuşsal yönden geliştirilmelerinin yanında bedensel gelişimlerini de sağlamak ve böylece boş zamanlarını verimli bir şekilde değerlendirmelerine imkân vermek amacı ile sportif
faaliyetler kapsamında düzenlenen bilek güreşi turnuvasında birinci, ikinci ve üçüncü olanlara madalya ve başarı belgesi verildi. Yarışma
sonunda Kurum 2. Müdürü Faruk Akdeniz,
işbirliği ve katkılarından dolayı İl Temsilcisi
Nurten Kanla’ya teşekkür etti.
Download

Ekim-Sayı:151 - Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü