1
sayı 248 / 1 kasım 2014
• Marmara Depreminden Van
1Kasımdeğişmez
2014
depremine ülkemizin
yazgısı ..................................2’de
• Gaziantep ve Bursa’da
Kamulaştırma Bilirkişilik Yetki
Belgesi Kursu düzenledi .....5’te
• TMMOB “Kış kapıda Şengal ve
Kobane dışarıda”kampanyası
başlattı .................................7’de
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI YAYIN ORGANIDIR
• Şubelerden Haberler ...........8’de
"
&
'
#
"
!
*
%
+
"
"
"
%
%
$
"
#
(
%
%
)
%
"
"
#
"
2’de
Bitlis’te “Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe
Güvenle Devredilmesi Çalıştayı” düzenlendi
Odamız, 25-26 Ekim 2014 tarihlerinde Bitlis’te “Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Güvenle Devredilmesi Çalıştayı” düzenledi. Odamız adına yürütücülüğü Van
Şubemize bağlı Bitlis Temsilciliğimizce yapılan çalıştay, Bitlis Eren Üniversitesi’yle
ortak gerçekleştirildi.
Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden çok sayıda bilim insanı, uzman ve inşaat mühendisinin katıldığı çalıştay, Odamızın 2015 yılında Erzurum’da gerçekleştireceği
“Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Güvenle Devredilmesi Sempozyumu”na
katkı sağlaması amacıyla düzenlendi.
Çalıştaya, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Ersan, İMO Yönetim Kurulu II.
Başkanı Şükrü Erdem, İMO Yönetim Kurulu Üyesi Necati Atıcı, İMO Van Şube Başkanı Kamuran Turgut ve çok sayıda Oda üyesi katıldı.
Çalıştayın açılış konuşmaları sırasıyla İMO Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Ersan,
Bitlis Eren Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Sabir Rüstemli, Bitlis Belediye Eşbaşkanı Nevin Daşdemir Dağkıran ve Bitlis Vali Vekili Salih Altun tarafından yapıldı.
2’de
2
1 Kasım 2014
,
-
5
6
.
-
7
/
-
4
0
.
1
-
0
2
.
1
1
2
/
.
3
4
1
/
3
4
0
1
4
1
8
1
/
3
9
3
4
0
1
:
3
;
/
1
9
1’den
2011 yılının 23 Ekiminde Van depremle sarsıldı. Merkez üssü Tabanlı Köyü olan
depremde 604 insanımız hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı. Özellikle Van’ın
Erciş ilçesi depremde büyük hasar gördü. Birçok bina yıkıldı, kullanılamaz hale geldi. Aynı akıbete kamu binaları da uğradı. Bırakalım kamu hizmetlerinin eksiksiz
yerine getirilmesini, barınma, beslenme gibi yaşamsal ihtiyaçlar bile karşılanamadı.
23 Ekim depreminin yarattığı şok, 9 Kasım depremiyle daha da arttı. 5,6 büyüklüğündeki depremde yıkılan Bayram ve Aslan Otelleri 32 insanımıza mezar oldu.
Tespitlere göre Van’da 2 bin 307 bina yıkıldı. Van depremleri gösterdi ki, Türkiye
afet sonrasına hazır bir ülke değildi. Depremle yıkılan Van kışın soğuğuna teslim
oldu. İnsanlar aylarca çadırlarda, altyapı yoksunu konteynırlarda yaşamaya mahkûm edildi.
Afet sonrası sınıfta kalan siyasi iktidar TOKİ marifetiyle Van’ı yeniden inşa etmeye kalkıştı. TOKİ konutlarının güvenli olup olmadığına dair soru işaretleri ile hak
sahipliği, kira bedelleri, kiracıların durumu gibi konular gündemi işgal etti. Yargılamalar göstermelik olmaktan öteye geçemedi. Devlet birkaç günah keçisi bulup sorumluluğu üstünden attı. Bina ve otel sahiplerine verilen cezalar kayıp yakınlarını
tatmin etmedi.
Van depremleri ülkeyi yok sayılamaz gerçeklerle karşı karşıya bıraktı. İlki binalarımızın depreme dayanaklı olmadığı, güvenli olmaktan uzak olduğuydu. İkincisi ise
deprem sonrası önlemler konusunda yetersizliğimizin açığa çıkmasıydı. Üçüncüsü
ise Türkiye’nin acı olaylardan ders almadığının bir kez daha tescil edilmeseydi.
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu, topraklarının ve nüfusunun büyük bir bölümünün değişik derecelerde deprem tehlikesini altında bulunduğu, kentlerimizin ve
sanayi tesislerimizin risk taşıdığı, tarih boyunca Anadolu coğrafyasının depremlerle
sarıldığı, son yüzyılda meydana gelen depremlerde yüz bine yakın yurttaşımızın
hayatını kaybettiği, yapı stokumuzun depreme dayanaklı olmadığı, pek çok yapının mühendislik hizmeti almadan üretildiği, yapı denetim sisteminin eksiklikler
içerdiği, toplumun deprem bilincinden uzak olduğu gibi gerçekleri yok saymak, bir
doğa olayı olan depremin doğal afet gibi yaşanmasına yol açmakla kalmadı, insan
hayatına ne kadar değer verdiğimizi de açığa çıkarttı.
Daha eski depremleri bir tarafa bırakalım, 1999 Marmara depreminden ders çıkartılsaydı Van depremi bu düzeyde bir sonuca yol açar mıydı? Bu soruya verilecek
yanıt, aynı zamanda Van depreminden ders alınıp alınmadığını da sorgulamamızı
sağlayacak önemdedir.
<
-
9
=
>
?
>
Üzülerek ifade ediyoruz ki siyasi iktidar Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini yok saymaktadır. Ne yapı denetimi sistemi olması gereken işleyişe oturtulmuş ne bina envanteri çıkartılmış ne kentler olası bir depreme hazırlıklı hale getirilmiş ne de bütün bunlar için merkez bütçeden kaynak ayrılmıştır. Siyasi iktidar,
depreme karşı kentsel dönüşüm projelerini yaygınlaştırmak dışında kayda değer bir
önlem öngörmemektedir ki TOKİ marifetiyle gerçekleştirilen konut seferberliğinin
ne derecede güvenli yapı üretimini sağladığı tartışmalıdır.
Siyasi iktidarının “yapmadıklarının” yanında bir de “yaptıkları” vardır ki, bunlar,
adeta depreme davetiye çıkartacak niteliktedir. Türkiye’nin temel sorunlarından
birinin, yapıların mühendislik hizmeti olmadan üretildiği gerçeği görmezden gelinmekte, yapı üretim süreci denetim dışı bırakılmakta, yapı denetim sistemindeki
aksaklık ve eksiklikler bir türlü giderilmemekte, yapı üretimi niteliksizliğe, kuralsızlığa mahkûm edilmekte, sistem bir bütün olarak zafiyetine uğratılmaktadır.
Meslek odalarının, özellikle de İnşaat Mühendisleri Odası’nın, son dönemde gerçekleştirilen mevzuat değişiklikleri ile kamu adına yaptığı denetim hakkının gasp
edilmesi, yapı üretim sürecinin dışına itilmesi zaten sorunlar ve sıkıntılar içinde
bulunan yapı üretim sürecindeki olumsuzlukları katmerleştirmiştir.
Siyasi iktidarın ne yapmak istediğini anlamak mümkün değildir. “Yapılmayanların”
ve “yapılanların” toplamı, iktidarın insan hayatını değil, konut sektörünün ortaya
çıkaracağı rantı önemsediğini göstermektedir.
Oysa deprem tehlikesi yapı üretiminde köklü değişikliklere gidilmesini zorunlu
kılmaktadır. Bunun yolu mühendislik mesleğinin önemini teslim etmek, meslek
odalarını işlevsel kılmak, meslek içi eğitimi sürekli kılmak, inşaat sektöründe ara
elemanların eğitimine ağırlık vermek, yapı denetim mevzuatını zaaflardan arındırmak, mesleki etik ilkeleri tartışmasız bir yere taşımaktan geçmektedir.
Ne yazık ki karşı karşıya kalınan doğal afet, bir önceki felaketten ders alınmadığını göstermektedir. 2011 Van depremi, 1999 Körfez depreminden sonra yapılan
hamaseti boşa düşürmüştür. Van depremi sonrası çizilen tablonun pembe değil kara
olduğu korkarız ki bir başka depremde açığa çıkacaktır.
İnşaat Mühendisleri Odası, mühendislik hizmeti almadan üretilmiş tek bir yapı
kalmayana kadar sözünü esirgememeyi, kamu idaresini uyarmayı toplumsal bir
sorumluluk saymaktadır.
İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu
Bitlis’te “Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe
Güvenle Devredilmesi Çalıştayı” düzenlendi
venle Aktarılması’ konulu bilimsel içerikli pek çok çalıştay ve sempozyum gerçekleştirdi.” dedi.
Odanın konuyla ilgili gerçekleştirdiği sempozyum ve çalıştaylar hakkında bilgi veren Ersan, “İlk sempozyumumuz Eylül 2007’de Ankara’da, ikincisi Diyarbakır’da,
Üçüncüsü Antalya’da, dördüncüsü ise İstanbul’da yapıldı. Beşincisi ise 2015 yılı
içerisinde Erzurum’da yapılacak. Bitlis Çalıştayımız, Erzurum sempozyumuna hazırlık amacını taşıyor. İnanıyorum ki, Çalıştayımızda ortaya çıkan sonuç bildirgesi,
sempozyumumuza katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
Bitlis’in tarihinden ve Odanın tarihi eserleri korumak için yaptığı çalışmalardan
söz eden Ersan, “Türkiye, vadideki güzel ülkedir ve ne yazık ki savaşlar, depremler,
bilinçsiz kullanım, özensizlik, yeterince kaynak ayırılmaması nedeniyle güzellikleri
yansıtan tarihi eserler yıpranmakta ve hatta yok olup gitmektedir. Ülke olarak bugüne kadar bu bilinci oluşturmadığımızı düşünüyorum. Atalarımızdan bizlere miras kalan bu tarihi yapılarımızı ileride hayırsız evlat olarak anılmamak için geleceğe
taşımak gibi çok önemli bir görevimizin olduğunu biliyor bu nedenle hep birlikte
buradayız” ifadelerini kullandı.
1’den
Nevzat Ersan, konuşmasına çalıştaya destek veren kişi ve kurumlara teşekkür
ederek başladı. Oda olarak neden çalıştay düzenlediklerini aktaran Ersan “Kentler
insan hayatının odağındaki fiziki ve sosyal mekânlardır. Buralarda yapılacak her
türlü değişim, gelişim ve dönüşümler o kentte yaşayan kent sakinlerini yakinen
ilgilendirmektedir. Çünkü kentlerin bir kimliği vardır kentler geçmişte sahip oldukları kimlikleriyle anılırlar. Bu kimliklerin kaybolması kentte yaşayan insanları hayal
kırıklıklarına uğratır. Maalesef ülkemizde kent halkının kentin oluşumundaki karar sürecine dahil olmaları pek mümkün olmamaktadır. Böylece kentlerimizi kenti
yöneten yerel yöneticilerin ufuklarıyla şekillenmektedir. Bitlis kenti de geçmişteki
yerel yöneticilerin ufuklarına göre şekillendiğini görmemiz mümkündür. İşte bu
nedenlerle Odamız bugüne kadar ‘Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Gü-
Ersan, konuşmasını “Geçmişine sahip çıkmayanların geleceğine sahip çıkmaları
mümkün değildir” sözleriyle tamamladı ve tüm katılımcılara teşekkür etti.
Rektör Vekili Sabir Rüstemli, çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti ve başarılı bir çalıştay olmasını diledi.
Bitlis Vali Vekili Salih Altun ise yaptığı konuşmada, “Bitlisin içinde barındırdığı somut ve soyut tarihi değerlerin çeşitliliğini herkes biliyor. Bu bölge, Mezopotamya
ve Kafkaslar arasında geçiş noktası olduğu için birçok medeniyetin dikkatini çekmiş ve medeniyetler burada yaşayarak çeşitli eserler inşa edip, bugünümüze kadar
getirmişler. Bunların korunması ve geleceğe aktarılması nasıl olacak? Gençliği yetiştirirken bu topraklarda yaşayan ecdadı gençliğin hafızasına kodlamamız gerekir.
Bu şekilde koruma kültürü yaşatırız. Önce bunu beyinlere yerleştirmemiz gerekir.
Tarih bilincini yerleştirmemiz gerekir. Bu anlamda çalıştayın hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
1Kasım 2014
3
İşte bu nedenlerle Odamız bugüne kadar “Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Güvenle Aktarılması” konulu bilimsel içerikli pek çok çalıştay ve sempozyum
gerçekleştirdi. Bunlar yerelde yapılan çalıştaylardan elde edilen sonuç bildirgeleri
genelde düzenlenen sempozyumlarla tamamlandı.
İlk sempozyumumuz Eylül 2007’de Ankara’da, ikincisi Diyarbakır’da, Üçüncüsü
Antalya’da, dördüncüsü ise İstanbul’da yapıldı. Beşincisi ise 2015 yılı içerisinde
Erzurum’da yapılacak.
Bitlis Çalıştayımız, Erzurum sempozyumuna hazırlık amacını taşıyor. İnanıyorum
ki, Çalıştayımızda ortaya çıkan sonuç bildirgesi, sempozyumumuza katkı sağlayacaktır.
Değerli Katılımcılar,
Bitlis Belediye Eşbaşkanı Nevin Daşdemir Dağkıran ise yapılan restorasyon çalışmalarını eleştirerek, Bitlis kentinin tarihi dokusunun korunması için belediye olarak
her türlü görüşe açık olduklarını, bu konuda yapılacak çalışmalara her türlü desteği verebileceklerini ifade etti. Dağkıran şunları söyledi: “Kadim Bitlis kenti, birçok
tarihi eserleri bir arada barındıran bir kenttir. Farklı uygarlık ve farklı uluslardan
kalan eserlerle bugüne gelen Bitlis kıskandıran bir özelliğe sahiptir. Son yıllarda çok
sık restorasyon çalışması yapılmaktadır. Ancak yapılan restorasyonlar o kadar kötü
yapılıyor ki, ‘keşke yapılmasaydı’ denebilecek çalışmalar oluyor. En büyük örneği
Bitlis Kalesi kazısıdır. Yapılan ve yapılmakta olan restorasyon çalışmalarının bir çok
örneği göz önündedir. Bu konuda Bitlis Belediyesinin üzerine düşen her türlü görevi
yerine getirmeye hazır olduğunu belirtmek isterim. Bitlis’in bir açık hava müzesine
dönüştürülmesi çalışmasında yeni görüş ve önerilerinizi beklemekteyiz” şeklinde
konuştu.
Konuşmaların ardından katılımcıların sunumlarına geçildi. Moderatörlüğünü Orta
Doğu Teknik Üniversitesi’nden Dr. Erhan Karaesmen’in yaptığı oturumda, İstanbul
Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oktay Belli, Atatürk Üniversitesi’nden Doç. Dr. Remzi
Şahin ile Bitlis Eren Üniversitesi, Bitlis İl Kültür Müdürlüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü, Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu
(KUDEB)’dan yetkililer sunum yaptı.
Sunumların ardından oluşturulan gruplarla çalıştaya devam edildi. Gruplar “Mevcut durumla ilgili Envanter Çıkarılması; Tanıtım; Sürdürülebilirlik ve Arşivleme
konuları”, “Projelendirme, Koruma Stratejisi ve Restorasyon iş¬lemleriyle bağlantılı konular” ve “Tarihi Kültür Mirası Korumacılığının Hukuksal Yapı ve Mülkiyet
kavramıyla bağlantıları” başlıklarında çalışma yürüttü.
Çalıştay, Pazar günü düzenlenen kent gezisiyle sona erdi.
İMO Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Ersan’ın çalıştayda yaptığı konuşmanın
tam metni:
Sayın Valim,
Sayın Belediye Başkanım,
Sayın Rektörüm,
Üniversitelerimizin Değerli Öğretim Üyeleri,
Kamu Kurumumuzun Değerli Yöneticileri,
Değerli Katılımcılar,
Saygıdeğer Meslektaşlarım,
Bugün Çalıştay için bir araya geldiğimiz Bitlis neredeyse 10 bin yıllık bir tarihe
sahip. Neolitik Çağ’dan başlayarak pek çok kültürün, pek çok toplumun izlerini
bulmak mümkün.
Urartular, Asurlular, Medler, Doğu Romalılar, Osmanlılar, Cumhuriyet Türkiye’si
tarafından Bitlis’te nice esere imza atılmış.
Tarihte Bitlis, “vadideki güzel şehir” olarak anılırmış. Bitlis’in güzelliği doğal özellikleriyle birlikte tarihsel birikimiyle pekişmiş.
“Tarihi Eserleri Güçlendirme ve Geleceğe Güvenle Devredilmesi Sempozyumları
vadideki güzel şehirlerimizin güzelliklerini görünür kılma çabasının bilimsel bazda
ifade edilmesinden ve tarihi zenginliklerimize dair kamuoyunda bilinç oluşturmak
ve bu bilinci açığa çıkarmaktan başka bir şey değildir aslında.
Biz İnşaat Mühendisleri Odası olarak, tarihi eserleri görünür kılmak, kültür mirasımızı depreme karşı korumak bunlara dair sahiplik duygusunun gelişimini sağlamak
amacıyla akademisyenleri, tarihçileri, inşaat mühendislerini, mimarları aynı zeminde buluşturmaya ve konuyu tartışmaya gayret ediyoruz.
Türkiye, vadideki güzel ülkedir ve ne yazık ki savaşlar, depremler, bilinçsiz kullanım, özensizlik, yeterince kaynak ayırılmaması nedeniyle güzellikleri yansıtan tarihi eserler yıpranmakta ve hatta yok olup gitmektedir. Ülke olarak bugüne kadar bu
bilinci oluşturmadığımızı düşünüyorum.
Atalarımızdan bizlere miras kalan bu tarihi yapılarımızı ileride hayırsız evlat olarak
anılmamak için geleceğe taşımak gibi çok önemli bir görevimizin olduğunu biliyor
bu nedenle hep birlikte buradayız.
Değerli Katılımcılar,
İnşaat mühendisliği en az insanlık tarihi kadar eski bir meslektir; medeniyetleri
yaratmış, daha önemlisi medeniyetleri görünür kılmıştır. Medeniyetlerin soyut tarafını sosyal, kültürel, ekonomik özellikler taşıyorsa, somut yanını da yapılar resmetmektedir.
Bu bir bakıma bizlerin tarihin yapıcıları arasında bulunduğunu ve insanlığın gelişiminde önemli katkımızın olduğunu göstermektedir.
Depremler, inşaat mühendislerinin tarihsel gelişime verdiği katkıyı yok eden bir
tehlike olarak karşımızda durmaktadır.
Şimdiye kadar toplanan ve toplanacak sempozyumların temel hedefi tarihsel birikimi yansıtan yapılara verilen zararları ortadan kaldırmak, kendini korumuş yapıların dayanıklılığını artırmak, yakın tarihte inşa edilmiş anıtsal yapıları tasarımına
uygun olarak geleceğe aktarmaktır. Bu, inşaat mühendisliği mesleğinin tarihsel ve
toplumsal misyonudur.
Bitlis Eren Üniversitesi ile Odamız Bitlis Temsilciliğinin müştereken düzenlediği
“Tarihi Eserlerin Güçlendirilmesi ve Geleceğe Güvenli Devredilmesi” konulu Çalıştayımıza hepiniz hoş geldiniz.
Değerli Katılımcılar,
Konuşmama başlamadan önce çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen Bitlis Eren
Üniversitesine ve İMO Bitlis Temsilciliğimizin değerli yöneticilerine emeklerinden
dolayı teşekkür ediyorum.
Burada ifadesini bulacak her görüş ve yaklaşım tartışmasız çok değerlidir ve yol
göstericimiz olacaktır.
Malum olduğu üzere bilimsel içerikli toplantı düzenlemek kelimenin tam anlamıyla
meşakkatli bir iştir. Ancak bu tür toplantılar büyük, küçük desteklerle hayat bulmaktadır.
İşte tam bu noktada Bitlis Valiliğimizin ve Bitlis Belediyemizin katkılarını unutmamız mümkün değildir. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Ayrıca önemli katkıları bulunan Ahlat Belediyesi, Bitlis İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası, Bitlis
Eğitim ve Tanıtım Vakfı, Bitlis Genç İşadamları Derneğine huzurlarınızda teşekkür
ediyorum.
Tabi ki hemşerilerime gösterdikleri samimiyet ve ev sahipliği için şükranlarımı sunuyorum.
Çalıştayımızda tarihi eserlerin envanterinin çıkarılması, restorasyonu ve güçlendirilmesi ile bütün bu sürecin hukuki durumu ele alınacaktır.
Tartışma gruplarına bakıldığında çok değerli bilim insanlarının, akademisyenlerin,
konusunda uzman meslektaşlarımızın yer aldığı görülecektir.
Sayın Valim,
Sayın Belediye Başkanım,
Sayın Rektörüm,
Değerli Konuklar,
Geçmişine sahip çıkmayanların geleceğine sahip çıkmaları mümkün değildir.
Ülkemizde var olmuş medeniyetlerin izlerini taşıyan tarihi yapıları atalarımızdan
aldığımız ödünç değerler gibi görmeli ve geleceğe kazandırılmasını insanlığa karşı
sorumluluğumuz olduğunu bilmeliyiz.
Değerli Katılımcılar,
Bitlis’in bu konu ile ilgili taşıdığı hassasiyet Çalıştayımıza gösterilen ilgi ile bir kez
daha ortaya çıkmıştır.
Kentler insan hayatının odağındaki fiziki ve sosyal mekânlardır. Buralarda yapılacak her türlü değişim, gelişim ve dönüşümler o kentte yaşayan kent sakinlerini
yakinen ilgilendirmektedir.
Bütün katılımcılara bu nedenle bir kez daha teşekkür ediyor, Çalıştayımızın verimli
ve başarılı geçmesini diliyor hepinize saygılar sunuyorum.
Çünkü kentlerin bir kimliği vardır kentler geçmişte sahip oldukları kimlikleriyle
anılırlar. Bu kimliklerin kaybolması kentte yaşayan insanları hayal kırıklıklarına
uğratır.
Maalesef ülkemizde kent halkının kentin oluşumundaki karar sürecine dahil olmaları pek mümkün olmamaktadır. Böylece kentlerimizi kenti yöneten yerel yöneticilerin ufuklarıyla şekillenmektedir.
Bitlis kenti de geçmişteki yerel yöneticilerin ufuklarına göre şekillendiğini görmemiz mümkündür.
4
1 Kasım 2014
Ankara’da yönetici ve çalışanlarımızın katıldığı
“Enerji Kimlik Belgesi Eğiticilerin Eğitimi Kursu”
yapıldı
“Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ve Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarına
ve Eğitici Kuruluşlara Verilecek Eğitimlere Dair Tebliğ” uyarınca “Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlığı Eğitimi” vermeye yetkili olan Odamız, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte Ankara’da “Enerji Kimlik Belgesi Eğitici Eğitimi” düzenledi.
13-14-15 Ekim 2014 tarihleri arasında 18 saat olarak düzenlenen eğitime, şubelerimizden 27 yönetici ve şube çalışanı inşaat mühendisi katıldı.
Eğitim, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü eğitmenlerince verildi. Eğitim süresince binalarda enerji performansı mevzuatı anlatıldı ve enerji kimlik belgesi hazırlanmasına ilişkin uygulamalı eğitim yapıldı.
Bu eğitim ile şubelerimizden 27 yönetici ve şube çalışanı inşaat mühendisi “Enerji
Kimlik Belgesi Uzmanlığı Eğitimi” vermeye hak kazandı.
“İnşaat Mühendisliğinde Uluslararası Gelişmeler Kongresi (ACE
2014)” tamamlandı
“11. Uluslararası İnşaat Mühendisliğinde Gelişmeler
Kongresi (ACE 2014)” İstanbul Teknik Üniversitesi
ev sahipliğinde 21-25 Ekim 2014 tarihleri arasında
gerçekleştirildi. 28 ülkeden katılımın olduğu kongrede toplam 340 bildiri yer aldı. Yapı Malzemesi, Yapı
İşletmesi, Geoteknik, Hidrolik, Mekanik, Betonarme
Yapılar, Ulaştırma, Ahşap ve Çelik Yapılar ile Yapısal
Analiz konularındaki bu bildiriler beş paralel oturum
halinde sunuldu. Ayrıca, ortak oturumlarda 10 tane
çağrılı konuşmacı da bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Konularında uzman araştırmacıların
bir araya geldiği ve inşaat mühendisliği alanındaki
güncel bilimsel ve teknolojik gelişmelerin irdelenip
akademik bir ortamda tartışıldığı kongre kapsamında
çeşitli teknik geziler de düzenlendi.
Boğaziçi Üniversitesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi,
İstanbul Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İnşaat Mühendisleri Odası`nın iki
yılda bir ortak düzenlediği İnşaat Mühendisliğinde
Gelişmeler Uluslararası Kongresinin 12.si ise 2016
yılında Boğaziçi Üniversitesi, ev sahipliğinde yapılacaktır.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu ilk toplantısını düzenledi
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu, ilk toplantısını Oda merkezinde 17 Ekim
2014 tarihinde gerçekleştirdi. Toplantıya, Rıfat Akbıyıklı, Selim Baradan, Ümit
Dikmen, Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Erdem ve İMO Teknik Danışmanı Bahaettin Sarı katıldı.
Toplantıda komisyonun önceki dönem çalışmaları değerlendirildi ve komisyonun
amacı doğrultusunda hedef ve stratejisi belirlendi.
Komisyon, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin göz ardı edilen hususları raporlandırarak ilgili kurumlarla paylaşmayı, sorumluluğu olan kurumları, eğitim, mevzuat
ve uygulama alanındaki eksiklikler noktasında bilgilendirmeyi hedefliyor.
Komisyon başkanlığına Seyyit Ümit Dikmen, raportörlüğe Selim Baradan getirildi.
“8. Kıyı Mühendisliği Sempozyumu” 7-9 Kasım
2014 tarihlerinde İstanbul’da düzenleniyor
Odamız adına yürütücülüğünü İstanbul
Şubemizin yaptığı “8. Kıyı Mühendisliği
Sempozyumu”, 7-8-9 Kasım 2014 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka
yerleşkesinde düzenlenecek.
Sempozyumun amacı, üniversite, kamu
kuruluşları, yerel yönetimler, özel sektör
ve gönüllü kuruluşlar gibi çeşitli kesimlerde çalışan ilgililerin, İnşaat Mühendisleri
Odası çatısı altında bildirili ya da bildirisiz
olarak bir araya getirmek, İnşaat Mühendisliğinin bir dalı olan Kıyı ve Deniz
Mühendisliği üzerinde teorik ve uygulama
boyutunda yapılan çalışmalarla birlikte bu
alanda karşılaşılan sorunların tartışılması
ve çözüm önerileri geliştirilmesini sağlamak.
Sempozyumda şu konular ele alınacak:
• Kıyı hidrodinamiği
• Kıyı ve liman yapıları
• Kıyı mühendisliğinde modelleme
• Su düzeyi değişimleri ve iklim değişikliğinin kıyı alanlarında etkileri
• Bütünleşik kıyı alanları yönetimi
• Kıyı alanlarında sediment taşınımı ve kıyı morfolojisi
• Veri toplama, değerlendirme yöntemleri ve kıyı bilgi sistemleri
• Denizaltı boru hatları ve açık deniz yapıları
• Liman planlama ve işletmesi
• Kıyı yapılarında malzeme, hasar izleme, onarım ve güçlendirme
• Deprem, tsunami, taşkın; kıyı alanlarını etkileyen doğal afetler, risk analizi
ve önlem stratejileri
• Kıyı alanlarında geoteknik uygulamalar
• Yenilenebilir enerji kaynakları
• Kıyı alanlarında planlanan yatırımlar
• Kıyı mühendisliğinde eğitim
detaylı bilgi için: www.imo.org.tr
Ankara’da
“Kamulaştırma Bilirkişilik
Yetki Belgesi
Kursu” düzenlenecektir
Üyelerimizden gelen
talep doğrultusunda
“Kamulaştırma Bilirkişilik Yetki Belgesi Kursu”
düzenleyen Odamız,
kursların dördüncüsünü
Ankara’da gerçekleştirecektir.
“Kamulaştırma Bilirkişilik Yetki Belgesi Kursu”
7-9 Kasım 2014 tarihleri
arasında, “Bilirkişi Yetki
Belgesi Yenileme Kursu”
15-16 Kasım 2014 tarihlerinde Hakim Mehmet Şenol tarafından
verilecektir.
Kurs sonunda yapılan
sınavda başarılı olan
üyeler, “Kamulaştırma
Bilirkişilik Yetki Belgesi”
almaya hak kazanacaktır.
Kursa katılmak isteyen
üyelerimizin kayıtları
Ankara Şubemiz tarafından yapılmaktadır.
1Kasım 2014
Gaziantep ve Samsun’da “Kamulaştırma
Bilirkişilik Yetki Belgesi Kursu” düzenlendi
5
“Bilirkişilik yapamayacak olanlar” “Bilirkişi incelemesi”, “Bilirkişiye sorulacak
bilirkişiden istenilecek hususlar”, “Bilirkişi yeminin yaptırılması, rapor için süre
verilmesi”, “Bilirkişi raporunun hakimi kural olarak bağlamaması”, “Bilirkişinin
hukuki ve cezai sorumluluğu”, “İlgili yasa ve maddeleri”, “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve ilgili maddeler Md. 275-286”, “Kamulaştırma Kanunu”, “İmar
Kanunu” ve “Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atmaya ilişkin örnek raporlar,
bu raporlara ilişkin irdelemeler” başlıklarında eğitim verildi.
Kurs sonunda yapılan sınavda başarılı olan üyelere, “Kamulaştırma Bilirkişilik
Yetki Belgesi” verilecektir.
2014 yılı son “Kamulaştırma Bilirkişilik Yetki Belgesi Kursu” 7-9 Kasım 2014 tarihleri arasında ve “Bilirkişi Yetki Belgesi Yenileme Kursu” 15-16 Kasım 2014 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecektir.
Kursa katılmak isteyen üyelerimizin kayıtları Ankara Şubemiz tarafından alınacaktır.
Dört ilde “Kamulaştırma Bilirkişilik Yetki Belgesi Kursu” düzenleyen Odamız,
kursların ikincisini 17-18-19 Ekim 2014 tarihlerinde Gaziantep’te, üçüncüsünü 2425-26 Ekim 2014 tarihlerinde Samsun’da gerçekleştirdi.
Gaziantep’teki kursa, Gaziantep, Adana, Hatay, Mersin, Mardin, Siirt, Urfa,
Bingöl, Kahraman Maraş ve Diyarbakır’dan 77 üye katıldı. Samsun’daki kursa ise
Samsun, Trabzon, Rize, Gümüşhane, Erzincan, Osmaniye ve Isparta İllerinden 32
üye katıldı.
Hakim Mehmet Şenol’nun eğitim verdiği 21 saatlik kursta, “TMMOB ve Oda
mevzuatı ile bilirkişilik ilkeleri, Bilirkişi kavramı” “Bilirkişinin seçimini, özel ve
teknik bilgiyi gerektiren haller”, “Hukuki sorunlar için bilirkişiye başvurulmaması”,
TMMOB 60 Yaşında
I. Genel Kurulu’nu 18-22 Ekim 1954 tarihinde gerçekleştiren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kuruluşunun 60’ıncı yılını kutluyor. 60. yıl kutlamaları
çerçevesinde İl/İlçe Koordinasyon Kurullarının örgütlü bulunduğu yerlerde etkinlikler gerçekleştirilecek.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Kanunu 27 Ocak 1954 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve 4 Şubat 1954 tarih ve
8265 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir. TMMOB 1. Genel Kurulu 18-22 Ekim 1954
tarihleri arasında toplanmıştır.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, TMMOB’nin 60. kuruluş yıldönümü nedeniyle 15
Ekim 2014 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.
TMMOB 60 YILLIK BİR ÇINAR!
TMMOB 60 YAŞINDA BİR GENÇ!
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Kanunu 27 Ocak 1954 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş ve 4 Şubat 1954 tarih ve
8265 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir. TMMOB 1. Genel Kurulu 18-22 Ekim 1954
tarihleri arasında toplanmıştır.
TMMOB şimdi 60. yılını kutluyor.
60 yıllık serüvenimizde örgütümüz için büyük emek
harcayan, şimdi aramızda olmayan tüm değerlerimizi
ve sevgili Başkanımız Teoman Öztürk’ü sevgi ve saygıyla anıyoruz. TMMOB 60. yılında da onurlu yürüyüşüne, dik duruşuna devam ediyor.
Herkes biliyor:
TMMOB ve bağlı Odaları, 60. yılında da aklın ve
bilimin yol göstericiliğinde; anayasal ve uluslararası
sözleşmelerle tariflenmiş sanayi, işçi sağlığı ve iş güvenliği, inşaat ve yapı denetimi, enerji, madencilik,
tarım, gıda, orman, su kaynakları, çevre, kentleşme
barınma hakkı vb. konularda mühendislik, mimarlık, şehir plancılığının gerektirdiği mesleki denetim,
bilimsel-teknik kriterler ve çağdaş toplumsal gereklilikler doğrultusunda emekten, halktan, ülkemizden,
meslek-meslektaş çıkarlarından yana bütünlük içindeki çalışmalarına, önümüze çıkarılan tüm engellere
rağmen kararlılıkla devam etmektedir.
TMMOB geçmişte olduğu gibi 60. yılında da “ülkede
barış, dünyada barış” anlayışıyla ülkemizde, Suriye,
Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Dünya’da savaşa karşı barışı, halkların kardeşliğini, bir arada özgür, eşit yaşamı
savunmaya ve emperyalizmin yeni stratejileri karşısında bağımsız Türkiye mücadelesini büyütmeye devam etmektedir.
TMMOB, 60. yılında da mühendislerin, mimarların,
şehir plancılarının sorunlarının halkın sorunlarından
ayrı tutulmayacağı, sorunlarının çözümünün büyük
ölçüde emekçi sınıfların sorunlarının çözümünde
yattığı gerçeğini ifade etmektedir. Bu ifade gereği,
TMMOB, kendi meslek alanları ile ilgili olarak ülkemizdeki siyasal sistemi tüm yönleri ile sergilemeye
çalışmakta; emekten, demokrasiden yana olanlarla
ortak mücadele etmektedir. TMMOB demokrasiyi;
halkın kendi siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel sistemlerini belirlemek için, iradesinin özgürce ifadesine; kendi yaşamlarının tüm yönlerine tam katılımına
dayandığı temelinde, insana saygı ve hukukun üstünlüğü olarak tanımlayan uluslararası belgeler kapsamında ve sorunun sınıflar arası ilişkiler temelinde ele
alınması gerekliliği çerçevesinde değerlendirmektedir.
TMMOB 60. yılında da bağımsızlık, demokrasi, barış
ve insan hakları talepleri doğrultusunda çalışmalarını
etkin bir şekilde sürdürmektedir. TMMOB bu çalışmalarında gücünü sadece bağlı odalarından ve odalarının örgütlü üyesinden almaktadır.
TMMOB ve bağlı odaları geçmişinde olduğu gibi 60.
yılında da meslek alanları ile ilgili her konuda bilgiyi
biriktirmeyi ve kamuoyu ile paylaşmayı ana çalışma
alanı olarak görmektedir. Dünya çapında emperyalist
saldırının açık ifadesi olan küreselleşme olgusunun,
tüm emekçilerin ve demokrasi yanlılarının üzerine
gerek ideolojik saldırı olarak gerekse de yaptırımlar
şeklinde kâbus olarak çökmesine karşı duruş, meslek
alanlarımız ile ilgili ülke gerçeklerinin ortaya konulması, sorunların nedenlerinin belirtilmesi ve çözümlerine yönelik tespitlerde bulunulması, bunu emek ve
demokrasi güçleri ile paylaşmanın koşullarının yaratılması, 60. yılımızda da sürdürülmektedir.
TMMOB, 60. yılında da kadına yönelik şiddetin
önlenmesi, yaşamın içinde hak ettiği yerin kazandırılması için, söylemini “toplumsal cinsiyet eşitliği”
temelinde oluşturarak kamuoyuyla paylaşmaktadır.
TMMOB “Kadın, erkek omuz omuza yaşamın her
alanında” sözü ile “Kadınlar örgütlü, TMMOB daha
güçlü” sözünü 60. yılında da yüksek sesle söylemeye
devam etmektedir.
TMMOB 60. yılında da; meslek sorunlarının ülke sorunlarından ayrılmazlığı ilkesinden hareketle, emek
ve demokrasi güçleriyle birlikte, bağımsızlık, eşitlik,
demokrasi ve özgürlük mücadelesini sürdürmeye, si-
yasi iktidarın tüm anti demokratik uygulamalarına
karşı durmaya, bunları deşifre etmeye, her türlü saldırı karşısında dik durmaya devam etmektedir.
60. yılında da, TMMOB, geçmişte olduğu gibi taraftır. TMMOB, bu toplumu kim çatışma ortamına sürüklüyorsa; kim şiddet ve baskı politikalarında ısrar
ediyorsa; kim çok kimlikli, çok kültürlü bir toplumsal
modeli dışlayarak, barışın kalıcı hale getirilmesinden
kaçınıyorsa; kim iç ve dış politikada gerilim yaratmaktan medet umuyorsa; kim demokratikleşmeyi AB
ile pazarlık sınırında tutup, hak arama mücadelesini
anti-demokratik yöntemlerle engelliyorsa onlara karşı
taraftır. TMMOB, kim karşısındakinin kimliğine, kültürüne, inancına saygı gösteriyorsa; kim “Kürt sorunu” dâhil, ülkenin sorunlarına özgürlük ve demokrasi
zemininde çözüm arıyorsa onlardan yana taraftır.
TMMOB 60. yılında da; karanlığa karşı aydınlığa;
baskıcı, otoriter yönetim anlayışına karşı özgürlük
ve demokrasiye; ırkçı ve milliyetçi anlayışın beslediği
linç kültürüne karşı bir arada kardeşçe ve barış içinde
yaşama; her şeyin para-kâr olduğu piyasa anlayışına
karşı eşitliğe, emekçi sınıfların haklar mücadelesine,
işsizlik, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele taleplerine sahip çıkmaktadır. TMMOB, 60. yılında da; eşit,
özgür, demokratik bir Türkiye’de bir arada yaşamı savunmakta, korkmadan, sinmeden, geri adım atmadan
temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmakta, inisiyatif
kullanmakta ve mücadele etmektedir.
TMMOB bu ülkenin bir nefes alma-verme alanıdır.
Bu ülkenin ve bu ülke insanının önemli bir mevzisidir. Bu ülkenin, bu ülke halkının ve dolayısıyla üyenin
TMMOB’ye ihtiyacı vardır, bu ihtiyaç devam etmektedir. Bu ihtiyacın gereklerinin yerine getirilebilmesi
için de, TMMOB’nin odalarına, odaların şubelerine,
şubelerin de örgütlü üyeye ihtiyacı vardır. TMMOB
60. yılında da bu ihtiyacın gereklerini yerine getirmeye devam etmektedir.
Herkes bilsin:
Kapitalizmin ve emperyalizmin askeri, ekonomik,
politik ve kültürel tüm örgütlerinden, sömürü ve eşitsizliklerden bağımsız, “Bir Başka Dünya, Bir Başka
Türkiye Mümkün”dür, bizim yolumuz budur. Yüreği
insan sevgisiyle dolu TMMOB örgütlülüğünü, hiçbir
güç bu yoldan geri döndürememiştir ve 60. yılında da
döndüremeyecektir.
60. yılımız kutlu olsun.
Mehmet Soğancı
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı
6
1 Kasım 2014
“TMMOB 60 Yaşında” etkinlikleri sürüyor
Adana:
TMMOB Başkanları “Dünden Bugüne TMMOB’yi anlattı
TMMOB’nin eski başkanları “TMMOB 60. Yıl” etkinliğinde buluştu. “Dünden bugüne TMMOB”yi anlatan başkanlar, dönemin coşkusu ve mücadele ruhunu anlatırken,
bugün için de mücadelenin önemine dikkat çektiler.
TMMOB’nin 60. Yılı etkinlikleri çerçevesinde Ankara İKK tarafından 18 Ekim 2014
Cumartesi günü, TMMOB Teoman Öztürk Öğrenci Evi ve Sosyal Tesisi toplantı salonunda düzenlenen ve oturum başkanlığını Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şube
Başkanı Ebru Akgün Yalçın’ın yaptığı etkinlikte TMMOB’nin 80’den bugüne başkanlığını yapmış Yavuz Önen, Bülent Tanık, Teoman Alptürk, Kaya Güvenç ve TMMOB
Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı konuşmacı olarak yer aldı.
Yavuz Önen, TMMOB’nin kuruluşu 1954 yılında çıkartılan yasa ile olsa bile bugünkü çizgisinin 70’li yıllarda oluşturulduğu ifade ederken, “Bu öykü Türkiye solunun
ayağa kalktığı dönemde başlamıştır. Bunun bedeli de ağır olmuştur. Kendi haklarını
savunduğu için, bu savunuyu halkla buluşturduğu ve sokaklara taşıdığı için bunun
bedeli ağır ödetilmiştir. TMMOB bir kitle hareketidir. Yasaların çizdiği sınırları aşmış,
halkla buluşmuş bir harekettir. Bilimi ve tekniği ‘halk için” var ettiği için çalışma alanı
kısıtlanmaya çalışılmış bir örgüttür” diye konuştu.
Bülent Tanık, TMMOB’nin de toplumun birçok kesimi gibi tehdit altında olduğunu
belirtirken, “TMMOB en büyük saldırıya uğradığı 80’lerde önde koşan, diğer kesimleri de örgütleyen bir örgüttü. Önümüzdeki dönem TMMOB yönetimi daha aktif,
daha siyasi olmalı, sadece kendine yönelik saldırılara değil, toplumsal mücadele konusunda da güçlenmelidir” dedi.
Teoman Alptürk, Türkiye’de ve Dünya’da yaşanılanları George Orwell’in 1984 romanına benzeterek, Platon’un ‘’Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama
milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. Onun için, güzel
sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin,
devleti idare edebileceği zannedilir” sözlerini hatırlattı.
Kaya Güvenç ise, TMMOB’nin kurulduğu 1954’ten sonraki ilk 10 yılda mühendismimar topluluğunun ayrıcalıklı bir meslek grubu olduğunu anlatarak, “Mühendis ve
mimarlar 1970’lerde kendilerinin ayrıcalıklı olmadığını, emekçi halk kesimleriyle bir
olduklarını görmüşlerdir. 12 Mart ile beraber bir çalkalanma dönemi ve TMMOB’de
yönetim değişikliği oldu. TMMOB toplumsal muhalefetin bir örgütü haline geldi”
dedi.
Adana’da 17 Ekim Cuma günü Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan bir basın
açıklaması ile başlayan etkinlikler, 18 Ekim’de İş Sağlığı Uzmanı Mahmut Teberik’in
katıldığı “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Paneli”, 20 Ekim’de Yönetmen Eylem Şen’in “Asfur” belgeselinin gösterimi ve 21 Ekim’de TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı’nın katılımıyla “Teoman Öztürk Belgeseli” gösterimi ve TMMOB 60. Yıl
forumu ile devam etti.
Antalya:
TMMOB’nin 60. yıl kuruluş yıldönümü Antalya’da 20 Ekim 2014 tarihinde İMO
Antalya Şube konferans salonunda yapılan panel ve kokteyl ile kutlandı.
TMMOB Antalya İKK Sekreteri Vahap Tuncer, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit
Uysal, Antalya Milletvekili Gürkut Acar’ın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlik
kapsamında düzenlenen panelin oturum başkanlığını TMMOB Antalya İKK Sekreteri Vahap Tuncer yaptı. Panelde, önceki dönem TMMOB Başkanı Kaya Güvenç,
Mimarlar Odası Antalya birimi kurucularından Yüksek Mimar Özcan Kırmızıoğlu,
iMO Antalya Şube 1. Dönem Başkanı İbrahim Ekinci ve Makina Mühendisleri Odası
Önceki Dönem Şube Yönetim Kurulu ve Onur Kurulu Üyesi Eyüp Saydam konuşmacı olarak yer aldılar.
200’ün üzerinde mimar, mühendis ve şehir plancısının katıldığı etkinlik, panelin ardından yapılan kokteyl ile sona erdi.
Kırklareli:
TMMOB’nin başka örgütlerle birlikte yaptığı ortak etkinlikleri odak alan bir konuşma yapan Güvenç, TMMOB, TÖB-DER’in de aralarında olduğu örgütlerin başlattığı
DGM’lere karşı yürütülen mücadele, Demokrasi Platformu ve Emek Platformu çalışmalarını anlatarak, emeğiyle mücadele edenlerin bir araya gelmesine ihtiyaç olduğunu, yeni güçbirliği arayışlarına ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Mehmet Soğancı ise, TMMOB’nin 60. yılında da; karanlığa karşı aydınlığa; baskıcı,
otoriter yönetim anlayışına karşı özgürlük ve demokrasiye; ırkçı ve milliyetçi anlayışın beslediği linç kültürüne karşı bir arada kardeşçe ve barış içinde yaşama; her şeyin
para-kâr olduğu piyasa anlayışına karşı eşitliğe, emekçi sınıfların haklar mücadelesine, işsizlik, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele taleplerine sahip çıktığını söyledi.
Kırklareli İl Koordinasyon Kurulu, 60. yıl etkinlikleri kapsamında 22 Ekim 2014 Çarşamba günü Atatürk Anıtı’na çelenk koyarak saygı duruşunda bulundu ve burada bir
basın açıklaması yaptı.
Bursa’da:
Bursa İl Koordinasyon Kurulu, 22 Ekim 2014 tarihinde bir basın açıklaması yaptı. TMMOB’ye bağlı odaların Bursa birimleri yöneticilerinin katıldığı açıklamada,
TMMOB’nin 60. yılında da onurlu yürüyüşüne, dik duruşuna devam ettiği vurgulandı.
1Kasım 2014
7
TMMOB, DİSK, KESK ve TTB’li kadınlar:
“Susmak onaylamaktır! Susmuyoruz! Barışın tarafıyız!”
Kobene’deki halkları çepeçevre kuşatmışken, hükümet IŞİD’den taraf ve umursamaz bir tutum içindedir. Diğer yandan içerde, ırkçı, faşist ve paramiliter güçleri
kullanarak, polislere sınırsız yetkiler tanıyarak yasaları, hukuku keyfe keder değiştirmeyi kendinde “hak” görerek içerde bir çatışma ve kutuplaşmayı körüklemektedir.
Basına da yansıdığı gibi, hükümetin tüm bu tutumu nedeniyle, bir hafta içinde
kırk bir insan hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Yüzlerce kişi gözaltına
alındı ve tutuklandı. Biz emek ve meslek örgütlerinden kadınlar, bize 1990’lı yılların Türkiye’sini hatırlatan tüm bu gelişmelerden kaygı duyuyoruz.
Kobene’nin halkların bir arada eşitçe yaşadığı demokratik ve kadın özgürlükçü bir
yönetim modeli olduğunu, bu nedenle de emperyalistlerce ve bölge devletlerince
tehlike olarak göründüğünü ve işbirlikçi çetelerce hedef alındığını çok iyi biliyoruz.
Bu farkındalıkla, Kobene’deki insanlık direnişine destek vermek amacıyla pek çok
ilde demokratik hak ve özgürlüklerimizi kullanarak barış talebiyle sokaklara çıktık.
Ancak hükümet, her zaman olduğu gibi, barış gibi en temel talebe bile tahammülünün olmadığını bir kez daha göstermiştir. Barışa “misliyle karşılık verme” emrinin
ardından yaşanan saldırılarda kadınlar özel olarak hedef alınmıştır.
İstanbul havaalanında aralarında KESK’li üye ve yöneticilerin de bulunduğu onlarca kadın darp edilerek; fiziksel ve sözel şiddet uygulanarak gözaltına alınmıştır.
TMMOB-DİSK- KESK ve TTB’li kadınlar, Ortadoğu’da ve Kobane’de yaşanan İŞİD
vahşetine “DUR” demek için düzenlenen eylemlerde kadınlara yönelik gerçekleşen
paramiliter ırkçı-faşist saldırıları ve yüzlerce gözaltı olayını kınamak amacıyla 14
Ekim 2014 tarihinde bir basın açıklaması yaptılar.
KESK Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısına, DİSK Kadın Komisyonu
Temsilcisi Nevin Kızılöz, KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, TMMOB Kadın
Çalışma Grubu Başkanı Asiye Ülkü Karaalioğlu ve TTB Merkez Konseyi Üyesi Deniz Erdoğdu katıldı. Örgütler adına ortak açıklamayı KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy okudu. Açıklama şöyle:
SUSMAK ONAYLAMAKTIR! SUSMUYORUZ!
BARIŞIN TARAFIYIZ!
KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’li kadınlar olarak birçok kez barış için bir araya
gelerek, savaş çığırtkanlığına, savaşa, şiddeti körükleyen açıklamalara ve baskılara
karşı sesimizi yükselttik. Her zaman savaşın eril şiddeti meşrulaştırdığına dikkat
çekerek, “Barış istiyoruz!” dedik, “hakların kısıtlanmasına, kadına karşı şiddete tahammülümüz yok” dedik.
Savaşa ve şiddete; çeşitli gerekçelerle hakların ve hukukun askıya alınmasına, yetkili
ağızlardan yapılan kışkırtıcı konuşmalarla tırmandırılan kadına karşı şiddete ve son
günlerde ayyuka çıkan örgütlü kadınları hedefine koyan söylemlere karşı sözümüzü
söylemek için bugün bir kez daha bir aradayız.
Ortadoğu’da savaşlar sürerken, emperyalist güçlerin maşası olan IŞİD’in şiddeti
Savaşta yaralananların tedavi edildiği Suruç Devlet Hastanesi ve Diyarbakır Ana
Çocuk Sağlığı Merkezi’ne, kolluk kuvvetlerince yapılan sabah baskınlarında sağlık
emekçilerine silah çekerek tehditte bulunulmuştur.
Yine Diyarbakır’da TRT binası önünde kadınlar basın açıklaması yapmak istemiş;
ancak aralarında KESKli kadınların da bulunduğu 25 kadın gözaltına alınmış, savcılıkta ifadelerinin alınmasının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.
Kocaeli’nde Kobene’yle dayanışma ve barış talebiyle meşaleli yürüyüş yapmak isteyen Kocaeli Kadın Platformu’nun elliye yakın üyesi ırkçı, faşist erkek grubunun
kuşatması altında saatlerce Eğitim Sen binasında mahsur kalmıştır.
Tüm bunların yanında iktidar, eril, mezhepçi, tekçi, kutuplaştırıcı ve anti demokratik söylemlerine devam etmektedir. Bunlar yetmiyormuş gibi cumhur-başbakanımız birbiri ardına yaptığı açıklamalarda yeni saldırıların ve katliamların önünü
açabilecek yasal düzenlemelerin müjdesini vermektedir.
Bizler tüm bunlara sessiz kalmak, seyirci tutumu takınmak, toplumsal barışın kaderini ileri demokrasinin eril ellerine teslim etmek istemiyoruz. Bu nedenle, KESK,
DİSK, TMMOB ve TTB’li kadınlar olarak, her zaman barıştan yana taraf olacağımızı, kadının özgürlük ve eşitlik mücadelesi için alanlara çıkmaya devam edeceğimizi
bir kez daha ifade etmek istiyoruz.
Hükümeti demokratik hak ve talepleri kısıtlayan yasalar yaparak, ülkeyi geriye götürmek yerine, barış, demokrasi ve eşitlik sağlamaya yönelik yapıcı adımlar atmaya
çağırıyoruz.
TMMOB “Kış Kapıda Şengal ve Kobane Dışarıda” kampanyası başlattı
TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, IŞİD’ın saldırılarından kaçan Şengal ve Kobane halkları için yardım kampanyası başlattı. Kampanyaya destek veren TMMOB
Yönetim Kurulu, Odalara da yardım çağrısında bulundu.
İKK Diyarbakır Koordinasyon Kurulunca hazırlanan kampanya metni şöyle:
“KIŞ KAPIDA ŞENGAL VE KOBANE DIŞARIDA…”
Farklı din, mezhep ve etnik kimliklere yönelik barbarca şiddet uygulayan IŞİD’in önce Irak’ın Şengal, ardından Rojava’daki
Kobani kantonuna yönelik saldırıları sonucunda binlerce kişi katledilmiş, binlerce kadın ve kız çocuğu tecavüze uğramış, köle
olarak satılmış, çocuklar açlık ve susuzluktan yaşamını yitirmiş, yüzbinlerce kişi katliam korkusuyla yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmıştır.
IŞİD’in söz konusu bölgelerde sivillere yönelik saldırısı üzerine yüzbinlerce Ezidi Şengal dağına sığınmış, 20 bini aşkın Ezidi ise
günlerce aç-susuz bir şekilde yürüyerek Şırnak, Mardin, Batman, Viranşehir ve Diyarbakır’a gelmişlerdir.
Binlerce insan ağustos ayından bu yana belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin ve bölge halkının yardımlarıyla yeni yaşam
alanlarında (çadırkent, bina ve evler) hayata tutunmaya çalışmaktadır.
Devletin hiçbir desteği olmadan 20 bini aşkın Ezidinin tüm ihtiyaçları yerel inisiyatiflerce karşılanmaya çalışılırken, IŞİD saldırıları nedeniyle Kobani’den gelen yeni 200 bin kişilik göç dalgası taleplerin ve ihtiyaçların karşılanması noktasında yetersizlik
yaşanmasına yol açmıştır.
Çadırlarda yaşayan Ezidilerin yanısıra, Kobani’den IŞİD saldırıları nedeniyle kaçarak derme çatma yapılara, sağlıksız barakalara yerleşen ve kendi kaderleriyle baş başa bırakılan bu insanlara kış gelmeden yardım elini uzatmamız insani ve vicdani bir
sorumluluktur.
Kimliklerinden, inançlarından ve en önemlisi yaşadıkları coğrafyanın kaderi nedeniyle böyle bir trajediyle karşı karşıya kalan
Ezidiler ve Kobanililer için Türkiye’deki örgütlülüklerimiz katliamın ve göçün başladığı andan itibaren ağustos ayından bu
yana temel ihtiyaçlara ilişkin kampanyalar yürüterek, 20 kamyon temel ihtiyaç malzemesini sınır bölgelerine gönderdi.
Yerel olanakların yetersiz kalmaya başladığı bugünden itibaren ise TMMOB olarak genel örgütlülüğümüzün katılımıyla insani
yardım kampanyası başlatacağız. Olanaklarımız doğrultusunda tüm bağlı odalarımız, şubelerimiz ve temsilciliklerimiz aracılığıyla “Kış Kapıda Şengal ve Kobani Dışarda” Kampanyası başlatıyoruz. Her şubemizin bir konteynır almasını öngören bu
kampanyaya tüm örgütlülüğümüzün gereken ilgiyi göstereceğine ve kardeşlik eli uzatacağına inanıyoruz.
Saygılarımızla.
TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu
8
1 Kasım 2014
Şubelerden haberler
Adana’da genç - İMO üyeleriyle tanışma toplantısı
Adana Şubemiz, üniversiteye bu yıl başlayan genç-İMO üyeleriyle 20 Ekim 2014
tarihinde tanışma toplantısı düzenledi. genç İMO’ya yeni üye olan öğrencilerin
tanıtıldığı toplantıya, İMO Adana Şube Yönetim Kurulu üyeleri Abdullah Ayaydın, Berdan Dinçyürek, Volkan Engin ve İMO Adana Şube üyeleri de katıldı.
İMO Adana Şubesi Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan İMO Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Ayaydın, İMO’nun mesleki örgütlülüğün gelişmesi
adına faaliyet yürütmeye devam edeceğini belirtti. Adana’nın ve ülkenin sorunlarıyla birebir ilgili olduklarını kaydeden Ayaydın, “İMO üyeleri ülke genelindeki
yanlış uygulamaların karşısında duracak ve doğruları söylemeye devam edecek”
dedi.
Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı İsmail Hakkı Çağatay
ise inşaat mühendisi rozetini İMO Adana Şubesi’nde taktığını ve tam 25 yılı geride bıraktığını söyledi. Çağatay, “25. yılda genç İMO üyeleri ile birlikte olmanın
gururunu yaşıyorum. Her zaman öğrencilerin yanındayız. Sorunlarının takipçisi
olacağız. Daha iyi bir eğitim için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
genç İMO temsilcileri Temsilcisi Mazlum Sevincek, Genç İMO Öğrenci Konseyi
Başkanı Veysel Yılmaz, genç İMO 4. sınıf temsilcisi Sevdet Acar ve 3. sınıf temsilcisi Bulut Arslan’ın konuşmalarının ardından, genç İMO üyeleri kendilerine
hediye edilen baretleri takarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Toplantıdan sonra kokteyl
düzenlendi.
hükmünde kararname, ikisinin anayasa mahkemesi kararı olmak üzere, 33’ünün
doğrudan kamu ihale yasasında, beşinin kamu ihale sözleşmeleri yasasında
yapıldığını söyledi. Uygulama yönetmeliklerindeki değişiklik sayısının ise çok
daha fazla olduğunu söyleyen Yücel, bu değişiklikler sonucu ihale yasasının temel
ilkelerinin ekseninden kaydırılmış, hırpalanmış ve deyim yerindeyse delik deşik
olduğunu belirtti.
Yücel, bunlarla yetinmeyen iktidarın 4734 sayılı Kamu İhale Yasası’nın 30
Temmuz 2003 tarihindeki istisnalar yani Kamu İhale Yasası’na Tabi Olmayan
Mal ve Hizmet Alımlarıyla Yapı İşleri başlıklı 3. maddesinin 8 fıkradan ibaret
olmasına rağmen, hem fıkra içeriklerinin kapsamının genişletilmiş hem de yeni
fıkralar ilave edilerek istisnaların fıkra sayısının arttırılmış olduğunun altını çizdi.
Günümüzde bu fıkraların sayısının 21 olduğunu söyleyen Yücel, iktidarın sayısal
çoğunluğa dayanarak çıkardığı başka yasalarla da Kamu İhale Yasası’nı devre
dışı bıraktığını belirtti. Yücel sözlerine “AKP’nin iktidara gelmesi ile ihale düzeni birkaç ayda bir değiştirilmiştir. Kamu ihale düzeni keyfileştirilmiş, ihalelerde
saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenirlik, kaynakların verimli kullanılması
ilkesi rafa kaldırılmıştır. Uluslararası standartlardan uzaklaşılmıştır. Kamu İhale
Yasası’na keyfilik, yolsuzluk, rüşvet, eş dost akraba kayırmayı önlemek amacıyla
kurulan barikatların pek çoğu kaldırılmış ve 2002 öncesine dönülmüştür. Hatta
onu bile aratır hale gelmiştir. 2002’de kurulan yeni kamu ihale düzeninin amacı
bu soygun düzenini sona erdirmek idi. Ama kamu yatırımlarının yolsuzluğa yer
bırakmadan yapılmasını sağlayan taşlar birer birer sökülerek sistem delik deşik
edildi. İhale bir nevi siyasetin hazineden para hortumlanmasının aracı haline
getirilmiştir” diye devam etti.
Adnan Yıkılmaz ise öncelikle İller bankası A.Ş. ve başkalıkları hakkında bilgilendirmede bulundu. Ardından 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar, Yapım Uygulama
Yönetmeliği, Yapım Genel Şartnamesi’ni anlattı. Yapılan bir ihale örneği üstünden yaklaşık maliyet hazırlama hakkında bilgiler veren Yıkılmaz yine bir örnek
üzerinden ihale-evrak inceleme ve sözleşmeler hakkında bilgiler verdi ve uluslararası ihaleler ile FIDIC ihalelerini anlattı.
Ankara Şube 27. Yapı Fuarı’ndaydı
Ankara’da Kamu İhale Mevzuatı ve Uygulamaları
Paneli
Ankara Şubemiz, 22 Ekim 2014 tarihinde İMO KKM’de “Kamu İhale Mevzuatı
ve Uygulamaları Paneli” düzenledi. İnş. Müh. ve Hukukçu olan Ali Rıza Yücel’in
yönlendirici olduğu panele, konuşmacı olarak İller Bankası’ndan Yüksek İnşaat
Mühendisi Adnan Yıkılmaz katıldı.
Panel, İMO Ankara Şubesi Başkanı Selim Tulumtaş’ın açılış konuşması ile başladı.
Tulumtaş, paneli tüm kamu kurumlarının uygulama birimlerinin kendi uygulamalarını ve yaşadıkları sıkıntıları anlatılabileceği bir panel olarak organize
ettiklerini belirtti. Tulumtaş, bu nedenle İller Bankası, DSİ ve Karayolları gibi
kamu kurumlarına bu uygulamalarla ilgili sunum yapacak, bilgileri aktaracak, o
kamu kurumunda yaşanan bu uygulamalara ilişkin hem sorunlar hem de uygulama bütünlüğü açısından anlatımları sağlayacak elemanlar istediklerini, resmi bir
yazı ile ilettiklerini, ancak sadece İller Bankası’ndan katılım sağlandığını kaydetti.
İller Bankası yönetimine teşekkür eden ve kamu kurumlarının bu yaklaşımını ve
buraya eleman vermemesini katılımcıların takdirine bırakan Tulumtaş “Biliyorsunuz 2002 yılında yasalaşmıştı 4734 sayılı kanun. Bugüne kadar üzerinde onlarca
değişiklik yapıldı ve son olarak da özellikle istisnalar maddesindeki hareketlilik
aslında kanun yapma kurallarına da aykırı olan bazı gelişmeleri gündeme getirdi.
Bildiğiniz gibi bir kanunun istisnası zaman içerisinde azalan bir eğim göstermesi
gerekirken bizim kanunumuzda istisnalar maddesi 2002’den günümüze sürekli genişletilerek devam etti. Ve yine bir kanunun yine kanun yapıcı tarafından
değiştirilmesi gereken maddelerinin 4734 özelinde Bakanlar Kurulu kararlarıyla
değiştirildiğine şahit olduk. Bu “İhale Yasası”ndan da öte Türkiye’de kanun
yapma düzeninin de çok farklılaştığını gösteren bir durum bizim için, ancak bu
panelimizde biz sadece şu andaki pozisyonuyla ihaleye kadarki sürecin uygulamasına ilişkin bilgileri paylaşacağız” dedi.
Ali Rıza Yücel, 4734 sayılı Kamu İhale Yasası ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Yasası’nın 1 Ocak 2003 tarihinde yürürlüğe girdiğini ve geçen 12 yıllık
sürede bu yasaların pek çok değişikliğe uğradığını, değişikliklerin ikisinin kanun
Ankara Şubemiz, 23-26 Ekim 2014 tarihleri arasında Congresium ATO Kongre ve
Sergi Sarayı’nda düzenlenen “27. Yapı Fuarı - Turkeybuild Ankara” fuarındaydı.
Yapı malzemesi üretici ve satıcılarını ziyaretçilerle buluşturan fuarda yapı
sektöründeki yenilikler sergilendi. Yapı alanındaki son teknoloji ve uygulamalar
hakkında bilgi sunan fuarda, Ankara Şubemiz de stant açtı. Stantta üyelere Oda
hakkında bilgi verildi, soruları cevaplandırıldı ve Oda yayınları dağıtıldı. Fuarda
ayrıca “Altın Mıknatıs En İyi Stand Tasarımı Yarışması” düzenlendi ve yarışmada
jüri üyesi olarak İMO Ankara Şubesi üyelerinden Buket Çelik de yer aldı.
1Kasım 2014
9
Şubelerden haberler
Ankara’da işyeri ziyaretleri
Yüksek Yargıdan Galataport’a durdurma
Ankara Şubemiz, ekim ayı içerisinde kamu ve özel işyerlerine ziyaretler gerçekleştirdi. Tanışma ve Oda ile işyerleri arasındaki ilişkiyi güçlendirme amaçlı düzenlenen
ziyaretlerde, sorun ve talepler belirtildi, görüş ve öneriler alındı.
İstanbul Şubemizin, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şehir Plancıları
Odası İstanbul Şubesi’nin “Galataport”a yaptığı itiraz Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu’nca haklı bulundu.
İş Kanunu, özlük hakları ve Oda uygulamaları üzerine de konuşulan toplantıda
Odanın eğitim çalışmaları ve iletişim ağını güçlendirici yöntemler üzerine görüşler
belirtildi.
Kamuoyunda “Galataport” olarak bilinen Salıpazarı Kruvaziyer Liman Alanı’na
ilişkin, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Şubat 2013 tarihinde
hazırlanan Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı” ile “Koruma Amaçlı Uygulama İmar
Planı`nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay 6.Dairesi’nde,
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi ve
İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından dava açılmıştı.
Ziyaretleri İMO Ankara Şubesi adına Yönetim Kurulu Üyesi Suat Ünal yaptı.
Eskişehir ve Ankara’da “Ahşap Yapıların Tasarımı
Kursu”
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu`na yapılan itiraz, Kurulun 17 Nisan 2014 tarih
ve 2013/894 sayılı kararı ile kabul edildi ve Danıştay 6.Dairesi`nin kararının kaldırılmasına ve anılan işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildi.
Kocaeli Şube’den İzmit Kaymakamına ziyaret
Eskişehir ve Ankara Şubelerimiz, üyelere yönelik “Ahşap Yapıların Tasarımı Kursu
düzenledi. 22 Ekim 2014 tarihinde Eskişehir Şube salonunda, 23 Ekim 2014 Perşembe
günü İMO KKM’de yapılan seminerin eğitimini İTÜ’den Yrd. Doç. Dr. Cenk Üstündağ ve Ferit Bayrak verdi.
Seminerde Cenk Üstündağ TS EN 1995-1-1 ahşap yapıların tasarımı - genel kurallar
ve binalara uygulanacak kuralları (Eurocode 5) anlattı. Ferit Bayrak ise Frilo program
sistemlerinin kullanım örnek ve çözümleri hakkında bilgi verdi.
Seminere çok sayıda üye katıldı.
Eskişehir’de genç-İMO üyeleriyle tanışma kahvaltısı
Kocaeli Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, İzmit Kaymakamı Ersin Emiroğlu’nu 21 Ekim
2014 tarihinde makamında ziyaret etti.
Ziyarette, Kocaeli Şube Başkanı Tolga Ok ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Kaymakam
Ersin Emiroğlu’na yeni görevinde başarı dileklerinde bulundu.
Ziyarette, Odanın kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütü olduğu hazırlatılarak,
kamu adına yapılacak hizmetlerde İnşaat Mühendisleri Odası’nın katkı yapmaya
hazır olduğu ifade edildi ve şube bülteninin ilk sayısı Emiroğlu’na hediye edildi.
Emiroğlu, yapılan bu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve Şube Yönetim
Kurulu’na teşekkür etti.
Kocaeli Şube, İl Halk Kütüphanesi Müdürü’nü ziyaret etti
Kocaeli Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, Oda üyesi Mustafa Nadir ile birlikte Kocaeli İl
Halk Kütüphanesi Müdürü Adil Ügüten’i 21 Ekim 2014 tarihinde ziyaret etti.
Eskişehir Şubemiz, 18-19 Ekim 2014 tarihlerinde Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir
Osmangazi Üniversitesi inşaat mühendisliği öğrencileri için “Geleneksel genç İMO
Tanışma Kahvaltısı” düzenledi.
Her iki üniversiteden yaklaşık 100’er öğrencinin katıldığı kahvaltıda Şube Başkanı
Bülent Erkul bir konuşma yaptı. Anadolu ve Eskişehir Osmangazi Üniversitelerinin
Türkiye’nin en iyi üniversiteleri arasında yer aldığını kaydeden Erkul, İMO’nun
öğrencilerin eğitim hayatı ve mezuniyet sonrası dönemlerinde sürekli yanlarında olacağını belirtti. Erkul Odanın düzenlediği kurs, seminer, teknik gezi, sosyal ve kültürel
faaliyetlerle öğrencileri desteklediğini de belirtti.
Şube Yönetim Kurulu, ziyarette Kütüphanedeki teknik yayınları inceledi ve Şube
olarak kütüphaneyi çok önemsediklerini belirtti.
Ziyaretten büyük memnuniyet duyan Adil Ügüten, kütüphanenin her türlü hizmeti
ile Odanın yanında olduğunu belirtti ve Yönetim Kuruluna teşekkür etti.
10
1 Kasım 2014
Şubelerden haberler
“3. Tahsin Vergin Gençlik Günleri”
2010 yılında kaybettiğimiz İzmir Şube Başkanımız Tahsin Vergin’in anısına “3. Tahsin Vergin Gençlik Günleri” adı altında bir dizi etkinlik düzenlendi.
Tahsin Vergin Fotoğrafları Sergisi
İlk olarak 13 Ekim 2014 tarihinde İzmir Şubemizde “Tahsin Vergin Fotoğrafları
Sergisi”nin açılışı yapıldı. Üyelerle birlikte Tahsin Vergin`in ailesi ve arkadaşlarının
da katıldığı açılışta, İzmir Şube Başkanı Ayhan Emekli ve Tahsin Vergin`in eşi Canan
Vergin birer konuşma yaptı. Daha sonra üyeler anı ve görüşlerini aktardılar.
Münazara
15 Ekim 2014 tarihinde İzmir Şubede genç-İMO üyelerinin düzenlediği bir münazara
gerçekleştirildi. “Hükümet Savunur ki: Özel Okullar Kaldırılsın” konulu münazaraya
Gökhan Doğan, Burak Yıldırım, Emeti Doğan, Yeliz Taş, Melek Yazıbağlı ve Mehmet
Can Şimşek’ten oluşan iki takım katıldı. Jüri üyeliğini Sena Yazıbağlı Gül, Fertan
Ertekin, Deniz Yenikaya ve Emre Demirel’in yaptığı münazarayı Muhalefet Takımı
kazandı. Kazanan takıma kupaları ve tüm ekibe teşekkür belgeleri Ayhan Emekli ve
Doç. Dr. Canan Vergin tarafından verildi.
Münazarada bir konuşma yapan Ayhan Emekli, “Tahsin Vergin gençlere, gençlerin bu
şekilde özgürce kendilerini ifade etmelerine, herkesin eğitim almasına çok ciddi önem
veren, bunu öne çıkarmaya çalışan bir kişiydi” diye konuştu ve etkinliğin bu düşünceyle düzenlendiğini söyledi.
Futbol Turnuvası
Dokuz Eylül ve Gediz Üniversitesinde tanışma toplantısı
İzmir Şubemiz, inşaat mühendisliği bölümünü kazanarak bu sene birinci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik 29 Eylül 2014 tarihinde Gediz Üniversitesinde, 30 Eylül 2014
tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi’nde tanışma toplantıları düzenledi.
Etkinlikte, inşaat mühendisliğinin toplumdaki yeri, çalışma alanları, çalışma koşulları, TMMOB ve İMO örgütlülüğü, mühendislerin meslek odalarında örgütlenmelerinin önemi anlatıldı.
Ardından genç-İMO örgütlülüğünün yapısı, genç-İMO kapsamında yapılan çalışma
ve etkinlikler hakkında bir sunum yapıldı.
Gediz Üniversitesi`ndeki etkinliğe Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Emekli,
Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kuzu ve Şube çalışanı Hazal Canpolat katıldı.
Dokuz Eylül Üniversitesi`ndeki etkinliğe ise Hazal Canpolat’ın yanı sıra genç-İMO
Temsilcileri Oğuz Düztaş, Oğuz Kır, Ali Tok, Ali Fuat Aras, Tansu Sır, Ayşenur Tanrıkulu ve Arda Biçer katıldı.
Dokuz Eylül Üniversitesi`ndeki tanışma toplantısının ardından İnşaat Mühendisliği
bölüm binasında genç-İMO standı açıldı. Stantta genç-İMO örgütlülüğü daha detaylı
anlatıldı, yayınlar dağıtıldı ve öğrenci üye kayıt başvuruları alındı.
genç-İMO temsilcilerinin görev aldığı stant hafta boyunca açık tutuldu.
Ege Üniversitesi ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde tanışma toplantıları
Aynı etkinlikler kapsamında düzenlenen ve çeşitli işyerlerindeki üye ve öğrenci
üyelerden oluşan 20 takımın başvurduğu Futbol Turnuvası 17 Ekim 2014 tarihinde
başladı.
İzmir’de “Günümüz Türkiye’sinde Siyasi Gelişmeler”
konulu söyleşi düzenlendi
İzmir Şubemizin 3. Tahsin Vergin Gençlik Günleri kapsamında düzenlediği “Günümüz Türkiye`sinde Siyasi Gelişmeler” konulu söyleşi, 23 Ekim 2014 tarihinde
Tepekule Kongre Merkezi`nde gerçekleştirildi.
İzmir Şubemizin İnşaat Mühendisliği Bölümü 1. Sınıf öğrencilerine yönelik düzenlediği tanışma toplantılarına, 13 Ekim 2014’te Ege Üniversitesi,17 Ekim 2014’te ise
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ile devam edildi.
Söyleşiye, konuşmacı olarak Hukukçu Milletvekili İlhan Cihaner ve Gazeteci Yazar
Oğuzhan Müftüoğlu katıldı. Söyleşiyi Eski İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Gürkan Erdoğan yönetti.
Toplantılarda TMMOB ve İMO’nun yapısı ile çalışmalarına ve genç-İMO’da örgütlenmenin önemine değinildi. Ege Üniversitesi’ndeki toplantıya Şube Başkanı Ayhan
Emekli ve genç-İMO Sınıf Temsilcisi Muhammet Kart, Katip Çelebi Üniversitesi’nde
ki toplantıya ise Ayhan Emekli ile Şube Araştırma Görevlisi Hazal Canpolat katıldı.
Türkiye`nin genel ve güncel siyasi gelişmelerinin değerlendirildiği ve çözüm önerilerinin sunulduğu söyleşinin sonunda İzmir Şube Başkanımız Ayhan Emekli ile Tahsin
Vergin`in eşi Doç. Dr. Canan Vergin konuşmacılara plaket verdiler.
1Kasım 2014
11
Şubelerden haberler
İzmir’de İşyeri toplantıları devam ediyor
İzmir’de Genç Mühendisler Tanışma Kahvaltısı
Üyelerle buluşmak, talepleri almak ve şube çalışmaları hakkında bilgi vermek amacıyla işyeri toplantıları düzenleyen İzmir Şubemiz, bu kapsamdaki çalışmalarına devam
ediyor.
İzmir Şubemiz, son iki yılda mezun olan üyelere yönelik 19 Ekim 2014 tarihinde bir
tanışma kahvaltısı düzenledi.
2013 ve 2014 yıllarında mezun olan ve Odaya kayıt yapan 110 üyenin katıldığı etkinlikte Genç İnşaat Mühendisleri Komisyonu’nun amaç ve çalışma biçimi anlatıldı.
İzmir Şube, 13 Ekim 2014 tarihinde Bornova ve Bayraklı Belediyelerinde, 14 Ekim
2014 tarihinde ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde bulunan üyelerle toplantı yaptı.
Toplantılarda işyeri temsilcileri belirlendi.
Etkinlikte ayrıca genç mühendislerin iş arama sürecinde karşılaştıkları sıkıntılara,
düşük ücret ve uzun çalışma saatlerine, kadın inşaat mühendislerinin sorunlarına
değinildi ve çözüm için bir arada olunması gerektiği ve Oda çatısı altında örgütlenmenin gerekliliği vurgulandı.
İzmir’de “Yüksek Binalarda Rüzgâr Etkileri” Konulu
Seminer
Uşak Şube Çevre ve Şehircilik İl Müdürü’nü ziyaret
etti
Uşak Şube Yönetim Kurulumuz, göreve yeni gelen Uşak Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mehmet Fatih Namık Öztürk’e 14 Ekim 2014 tarihinde ziyarette bulundu.
Yönetim Kurulu adına Mehmet Fatih Namık Öztürk’e başarı dileklerinde bulunan
Uşak Şube Başkanı Osman Çalıkuş`u ayrıca Oda çalışmalarından söz etti.
İzmir Şubemiz, “Yüksek Binalarda Rüzgâr Etkileri” konulu semineri 29 Eylül 2014
tarihinde şube binasında gerçekleştirdi. İnşaat Mühendisi Dr. Ender Özkan’ın eğitim
verdiği seminere çok sayıda üye katıldı.
Ziyaretten çok memnun kaldığını ifade eden Öztürk, Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğü’nün çalışma ve yatırımları hakkında bilgi verdi ve kent sorunlarıyla ilgili
görüşlerini paylaştı.
Öztürk, ziyaret nedeniyle İMO Uşak Şube Yönetim Kuruluna teşekkür etti.
Seminerde, kuvvet ve yapı ilişkisine dair bilgi verildi.
TMMOB İnşaat Mühendisleri
Odası Adına Sahibi
Nevzat Ersan
Yazı İşleri Müdürü
Zeki ERGİNBAY
Zeki ERGİNBAY
(1976-1977)
Bülent Tatlı
Yönetim Yeri: TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Necatibey Cad. No: 57 06440 Kızılay / Ankara
Tel: 0.312.294 30 00 Faks: 0.312.294 30 88 E-Posta: [email protected] Web: www.imo.org.tr
1 Kasım 2014, Sayı:248, onbeş günde bir yayınlanır, yerel süreli yayın. ISSN: 1307-2412
Elektronik ortamda hazırlanıp üyelerine ücretsiz dağıtılır
Download

Teknik Güç 248.sayı (5204 KB)