4
TMMOB
İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
5. KENTSEL ALTYAPI SEMPOZYUMU
1-2 Kasım 2007 / Hatay
BİRİNCİ GÜN
AÇILIŞ KONUŞMALARI
----♦
----♦---SUNUCUSUNUCU- Sayın Belediye Başkanım, İnşaat Mühendisleri Odasının değerli yöneticileri ve sevgili meslektaşlarımız; İnşaat Mühendisleri Odası
Hatay Şubesi tarafından düzenlenen 5. Ulusal Kentsel Altyapı Sempozyumuna hepiniz hoş geldiniz.
Açılış konuşması yapmak üzere İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesi Başkanı Sayın Cihat Mazmanoğlu’nu buraya davet ediyorum.
CİHAT MAZMANOĞLU
MAZMANOĞLU (İMO Hatay Şubesi Başkanı)Başkanı)- Sayın Valim,
Belediye Başkanım, Muğla Belediye Başkanı, Başsavcım, Ticaret Odası Başkanım, Hatay meslek odalarının değerli temsilcileri, meslektaşlarım, konuklarımız ve basının değerli temsilcileri; sizleri İnşaat Mühendisleri Odası Hatay Şubesi adına saygıyla selamlıyorum.
Kentleşme, sanayileşme ve ekonomik gelişmeye koşut olarak kent sayısının artması ve kentlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında
artan oranda örgütleşme, işbölümü ve uzmanlaşma yaratan, insanların davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklere yol açan bir nüfus birikim
sürecidir. Kent bilim değişik bilim dallarıyla çeşitli yönlerden ilgili olduğu
için disiplinler arası özelliğe sahiptir. Kent bilim kent plancılığın yanında
mühendislik, mimarlık, kamu yönetimi, ekonomi, coğrafya, sosyoloji ve
sosyal psikoloji, tarih, sanat tarihiyle yakından ilgilidir. Kent bilimin ilgili
olduğu en önemli mühendislik dallarından birisi de inşaat mühendisliğidir.
5. Kentsel Altyapı Ulusal Sempozyumu
İnşaat mühendisliği projelerinin tamamına yakını kentleşmeyi doğrudan
etkilemektedir. Türkiye dünyada nüfusu en hızlı artan ülkeler arasındadır.
Bölgeler arasındaki gelişmişlik oranlarının büyük olması, hızlı nüfus artışı
ve daha değişik sebeplerden dolayı köyden kente göçün devam etmesi
kentsel alanlarda altyapı problemlerini gün geçtikçe ağırlaştırmaktadır. Hızlı, plansız ve programsız kentleşme kentler üzerinde baskıyı arttırmakta ve
daha geniş kitleleri çevre ve altyapı sorunlarıyla baş başa bırakmaktadır.
Şehirlerin etrafında oluşan gecekondu türü yerleşimler zaten altyapısı yeterli olmayan şehirlerin üzerine büyük bir yük daha getirmiştir.
Siyasi iktidarların özellikle seçim dönemlerinde göz yumduğu bu tür
yerleşimlere sadece günü kurtarmak amacıyla plansız ve programsız altyapı
çalışmaları götürülmüş, yanlış uygulamalar yapılmış ve bir süre sonra bu
tür yatırımlardan beklenen verimlilik sağlanamamış ve bir işe yaramadığı
görülmüştür. Tabii ki bu yatırımlar, bedeli halkın cebinden çıkan atıl yatırımlar haline gelmiş ve ciddi kaynak israfına neden olmuştur. Türkiye’de
özellikle son on yıldır gittikçe artan bir şekilde yerel yönetimlerin kentsel
altyapıyla ilgili çeşitli sorunları gündemde yoğun bir şekilde yer almaktadır.
Ülkemizin birçok yerleşim biriminde halen temiz, yeterli ve sağlık şartlarına
uygun içme ve kullanma suyunun kanalizasyon sisteminin ve çevreyi rahatsız etmeden çalışacak arıtma tesislerinin bulunmadığını biliyorum. Sonsuz
ihtiyaçları karşılayacak kısıtlı üretim faktörlerinin en çok faydayı en az maliyetle sağlayacak biçimde üretime yönlendirmesi gerektiğinden yerel yönetim birimlerinin hizmet sunmakla görevli oldukları alanın belirlenmesi hizmetin etkin biçimde yürütülmesinin ön koşuludur. Örneğin son zamanlarda
hizmet alanının büyüklüğü dikkate alınmadan birçok yer il yapılmıştır. İl
belediyesine yakın olan ve köy statüsü taşıyan pek çok yerleşim yeri de belediyelik olmuştur. Böyle bir yapılanma zaten kıt olan kaynakların verimli
kullanılmaması sonucu kaynak israfına yol açmakta, ayrıca sadece kentsel
altyapıyla ilgili değil, tüm hizmetlerin faydasına yönelik şikayetlerin artmasına neden olmaktadır.
Deprem güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir kentlerin kurulması çalışmalarında en büyük görev belediyelere düşmektedir. Belediyeler ile merkezi
yönetim arasında hizmet ve gelir bölüşümü için yasal düzenlemeler gereklidir. Hizmet bölüşümünde sorunlar yeni yapılanma sağlanmazsa devam
edecektir. İnşaat mühendisliği ve diğer teknik hizmetlerde belediyecilik ve
kentleşme çalışmaları için yasal düzenlemeler eksiktir. Teknik eleman varlı-
Açılış Konuşmaları
5
ğı yeterli olmayan belediyelerin kanunlara uygun ve sağlıklı kentleşme faaliyetlerini yürütmeleri mümkün değildir. Merkeze bağlı belde belediyelerinin zaman geçirilmeden genel imar düzeni ve temel kentsel altyapı hizmetlerinin bir bütünlük sağlayabilmesi için siyasi şartlar düşünülmeksizin teknik ve bilimsel çalışmaların yol göstericiliğinde merkez belediyelere bağlanması uygun çözüm olacaktır.
İnşaat Mühendisleri Odası kentsel altyapıyla ilgili bu sorunların tespit
edilip, çözüm önerilerinin tartışılması ve bu konudaki bilgi ve teknolojik
gelişmelerin duyurulması amacıyla daha önce dördü değişik kentlerde yapılan Kentsel Altyapı Sempozyumunun beşincisini Antakya’da Hatay Şubesinin organizasyonunda düzenlemeye karar vermiştir. Bu sempozyumda elde
edilecek sonuç ve çözüm önerilerinin kentsel altyapı çalışmalarına rehber
olacağını düşünüyoruz. Bu sempozyumun düzenlenmesinde bizlere yol
gösteren, bizlere değerli zamanlarını ayıran hocam Prof. Dr. Mustafa
Tokay’a, Genel Sekreterimiz Gülay Özdemir’e, Işıkhan Güler’e, Mustafa
Çobanoğlu’na, bildiri sunan tüm bilim insanlarına, Antakya Belediyesine ve
maddi, manevi yardımlarını esirgemeyen sponsorlarımız Antakya Ticaret
ve Sanayi Odasına, İNTAŞ Grubuna ve GÜRTAŞ’a İnşaat Mühendisleri
Odası Hatay Şubesi Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum.
SUNUCUSUNUCU- Sayın Mazmanoğlu’na biz de çok teşekkür ediyoruz.
Açılış konuşmasını yapmak üzere İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim
Kurulu Başkanı Sayın Taner Yüzgeç’i kürsüye davet ediyorum.
TANER YÜZGEÇ (İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başk
Başkaşkanı)nı)- Sayın Valim, Sayın Belediye Başkanları, sayın bilim insanları, değerli
meslektaşlarım, değerli konuklar, basınımızın değerli mensupları; Odamız
Hatay Şubesinin ulusal seviyede düzenlediği 5. Kentsel Altyapı Sempozyumuna hoş geldiniz.
Kentlerimizin durumunun masaya yatırılacağı ve yaşanabilir kentlerin
nasıl yaratılacağına dair görüşlerin kamuoyuyla paylaşacağı sempozyumu
düzenleyen Hatay Şubemize ve Şubemizin fedakar çalışanlarına teşekkür
ediyorum. Aslında sempozyum duyuru metninde kentlerimizin haldeki
durumu gayet özlü bir biçimiyle özetlenmiş durumda, yazılanların fazlası
yok, eksiği var. Gerçekten de bugün ülkemizde bazı bölgeler temel altyapı
olanakları açısından gelişmiş bölgelerin hayli gerisindedir. Kentler hızla
büyümekte, kent içi ulaşım, içme ve kullanma suyu, atık su, atık su arıtımı
ve katı atık hizmetleriyle ilgili büyük çaplı sorunlar yaşanmaktadır. Kırsal
6
5. Kentsel Altyapı Ulusal Sempozyumu
kesimlerden kent merkezlerine doğru büyük ve önlenemez bir göç olmakta,
kentlerimizin altyapısı artan ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmaktadır.
Değerli Konuklar; kentlerin oluşum sürecinde ve bu süreç içerisinde
açığa çıkan ihtiyaç ve dengelere bakıldığında bugün yaşanan sorunlara daha kolay vakıf olabiliriz. Kentleşmenin ortaya çıkışı kapitalizmin gelişmesine paralellik arz etmiş, sanayileşme ve ekonomik gelişim yalnızca kentleri
ortaya çıkarmakla kalmamış, kentlerin büyümesini de beraberinde getirmiştir. Kentler kendisini ortaya çıkaran ekonomik ve sınıfsal çelişkiye uygun
yerleşim alanlarına bölünmüş, zengin yoksul ayırımı, mahalle ve konut gibi
kent unsurları açısından da gözle görünür bir şekle bürünmüştür. Sanayinin
iç dinamikleriyle gerçekleşmediği, dışa bağımlı ekonomik yapının öne çıktığı Türkiye gibi ülkelerde kentleşme de ekonomik çarpıklığa uygun gelişim
göstermiş, plansız, imarsız ve sağlıksız yapılaşma kentlerin belirleyici özelliği arasında yer almıştır. İmarlı, planlı yerleşim bölgeleriyle varoşlar ve
kaçak yapılaşma aynı anda görülmeye başlamış, köyden kente göç, kaçak ve
sağlıksız yapılaşma, çarpık kentleşme temel sorun haline gelirken güvenli,
yaşanabilir konut edinme toplumsal bir talep olarak ortaya çıkmıştır. Sanayileşmenin ve demokrasinin içsel dinamiklerle gelişmemesi sonucunda devletin sosyal yönü güdük kalmış, kentsel hizmetlerin kamusal özellik taşıması mümkün olmaktan çıkmış, günümüzde ise piyasa koşullarının acımasızlığına terk edilme sürecine bırakılmıştır. Merkezi yönetimdeki atalet yerel
yönetimlerdeki popülist politikalarla birleşince kentler bırakalım insanların
korunağı olmasını, başlı başına tehlike arz etmeye başlamıştır.
Değerli konuklar, değerli meslektaşlarım; kentsel sorunların alt başlıkları büyük oranda inşaat mühendisliğinin alt disiplinleriyle örtüşmektedir.
Kent içi ulaşım, konut, kanalizasyon, içme ve kullanma suyu ihtiyacı ve
temini, kente su sağlayan barajlar, doğal afetlere karşı alınacak önlemler ve
benzeri; her biri mesleğimizin ilgi alanına girmektedir. Buradan çıkan sonuç
şudur: Mühendisliğin toplumsal yarar, ilke ve hedefinin somutlandığı alanlardan biri de yaşadığınız kentlerdir.
Değerli konuklar; ülkemizdeki belediye sayısı 3225’tir, bir başka ifadeyle nüfusumuzun yüzde 80’i belediye sınırları içinde yaşamaktadır. Belediyelerin yüzde 68’inde işlevliği ayrı konu olmak üzere kanalizasyon şebekesi bulunmaktadır. Bu oranın okuması, günümüz Türkiye’sinde belediye
sınırları içerisinde yaşayanların yüzde 83’ü kanalizasyon hizmeti alıyor yönündedir. Belediyelerin ancak yüzde 15’i atık sularını arıtmaktadır, yani
Açılış Konuşmaları
7
belediye sınırları içinde yaşayanların yüzde 35’inin atık suyu arıtılmaktadır.
Bu oranın okuması ise hayli iç karartıcıdır. Atık suların büyük bir kısmının
doğaya, denizlere, göllere, akarsulara ya da toprağa bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Değerli katılımcılar, değerli konuklar; her kent kendi özgürlüğü ölçeğinde altyapı sorunlarıyla boğuşuyor. Hemen her kentimizde günlük yaşam
sanayi bölgelerinin içinde cereyan ediyor. Hemen her kentimizde trafik sorunu tam bir çileye dönüşmüş durumda. Hemen her kentimizde katı atık
insan yaşamını tehdit ediyor. Hemen her kentimiz atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması noktasında çaresizlik içerisinde. Köyden kente göç
sorunu devam ediyor. Çarpık ve sağlıksız kentleşmeye karşı hiçbir kurum
önlem alamıyor. Depremler can ve mal güvenliğimizi tehdit ediyor. Kentsel
sorunları ortadan kaldırmak için bütçeden ödenek ayrılamıyor. Yatırımlar
neredeyse durma noktasına kadar gerilemiş durumda.
Değerli konuklar; bütün bunların yanı sıra bugün kentlerimiz mevcut
sıkıntı ve sorunlarının üzerine bir de neoliberal ekonomik politikaların etkisi
altında kalmıştır. Kamuya ait ne varsa özelleştiren, kamusal değerleri rant
aracı haline getirmeye çalışan neoliberal anlayışın hedefinde kentlerimiz,
kentsel değerlerimiz de bulunmaktadır. Bu sürecin mihenk taşı İller Bankasının kapatılmasını içeren yasa tasarısıdır. Tasfiye edilmek istenen İller Bankasının nasıl bir kamu kuruluş olduğunu biliyoruz. İller Bankası yerel yönetimlere kredi sağlamakla kalmayan, her türlü teknik, hukuki destekte bulunan, harita, imar planı, içme ve kullanma suyu, kanalizasyon, elektrik tesisi,
hizmet binaları, soğuk hava depoları, arıtma tesisleri gibi alanlarda etüt,
proje işleriyle yapım aşamasında kontrollük hizmetlerini üstlenen, altyapı
hizmetleriyle finansman gibi konularda teknik eleman yetersizliği olan yerel
yönetimlere danışmanlık hizmeti sunan bir kamu kuruluşudur. Bu kuruluşun tasfiyesiyle siyasi iktidar yerel yönetimlere tek alternatif bırakıyor;
plansız, gelecek projeksiyonu olmayan altyapı projeleriyle Dünya Bankası
kredileri ve özelleştirmeler. Plansız ve vizyonsuz yönetim anlayışının en
somut sakıncaları geçtiğimiz yaz Ankara’da görülmüştür. Bir kentin en temel ihtiyacı olan suyu Allah’a havale edenler bugün panik halinde çok yüksek maliyetler ile beyhude çabaların içerisine girmektedirler. Kente, kentsel
yatırım ve kararlara bilimsel değil de, siyasi perspektifle çözüm arayışlarının sonucunda her zaman toplum acı çekmiştir. Depremdeki yıkımın da
nedeni budur. En ufak bir kuraklıkta yaşanan susuzluğun nedeni de budur.
8
5. Kentsel Altyapı Ulusal Sempozyumu
Değerli meslektaşlarım, değerli konuklar; Türk Mühendis ve Mimar
Odaları Birliğinin ve Odamızın mesleki hattı tasfiye sürecindeki sosyal devlete, sosyal devlet uygulamalarına, toplumsal yarara sahip çıkan bir anlayışla oluşturulmaktadır. Mühendisler, mimarlar, toplumun sesi ve vicdanı
olmaya devam edeceklerdir. Bu duygu ve düşüncelerle Hatay Şubemiz Yönetim Kurulu ve çalışanlarına, siz değerli katılımcılara ve meslektaşlarımıza,
sempozyum düzenleme kuruluna, sponsorlarımıza bir kez daha teşekkür
ediyor, inşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu adına saygılarımı sunuyorum.
SUNUCUSUNUCU- Sayın Yüzgeç’e biz de teşekkür ediyoruz.
Konuşma yapmak üzere Antakya Belediyesi Başkanı Sayın Mehmet
Yeloğlu’nu kürsüye davet ediyorum.
ANTAKYA BELEDİYESİ BAŞKANI MEHMET YELOĞLUYELOĞLU- Sayın Valim, değerli konuklar, çok kıymetli katılımcılar, değerli basın mensupları;
efendim, perdelerimiz kapalı, ama açık olsaydı dışarıda güzel bir güneş,
sararmış sonbahar yapraklarını görme imkânımız olurdu. Zannediyorum
Antakya’yı gezenler bunları görüyorlardır. Niye böyle başladım; aslında
şehir deyince, kent deyince insanların mutlu bir şekilde, huzur içerisinde
yaşayabildikleri yerleşkeler aklımıza gelmesi lazım diye düşünüyorum, ama
iki konuşmacımız kentlerin altyapı sorunlarıyla -tabii ki doğal olarak sempozyumun konusu altyapı- öyle karamsar tablolar çizdiler ki insanlarımız
su probleminden, arıtma problemlerinden, katı atık problemlerinden artık
ne sonbahar güneşinin tadına varabilir oldular, ne sararmış yaprakların
huzurunu yaşayabilir oldular. Bizler ümit ediyoruz ki, şahsen ben ümit ediyorum ki bu altyapı problemleri yakın zamanda çözülür, biter ve insanlarımız yaşadıkları kentten huzur duymaya başlarlar, huzur duyabilen varsa
daha çok huzur duyarlar, daha mutlu, müreffeh yaşarlar; bunu Antakya’mız için arzuluyorum, Türkiye’miz için ve tüm insanlık için arzuluyorum.
Sayın Genel Başkan problemleri öyle güzel özetlediler ki, ama bir yandan katılmayacağım, çünkü “İnşaat mühendisleri toplumun sesi olmaya
devam edecekler” dediler. Şimdi inşaat mühendislerini bekleyen daha
önemli görevler var diye de düşünüyorum. Zaten bu sempozyumda o görevin yerine getirilmesinde önemli bir katkı sağlayacaktır. Bir yandan da diyoruz “İnşaat mühendisliği kentlerin olmazsa olmaz unsurlarından bir tanesi.”
Bütün altyapı problemlerini ilgilendiren bir meslek kuruluşu, arıtmasından
Açılış Konuşmaları
9
trafiğine, ulaşımına, içme suyundan kentin gelişimine her konuda olmazsa
olmazı, gerçekten olmazsa olmazı. Eğer bugüne kadar kentlerimiz istenilen
seviyede gelişmemişse o olmazsa olmazların arasında inşaat mühendislerinin de kendilerine bir pay alması lazım diye düşünüyorum. Onun için bugüne kadar yapılan gecikmelerin bundan sonra telafisi de gerekir diye düşünüyorum. Yöneticilere yön gösterilmesi, bir anlamda toplumun sesi olmaktan öte topluma yön gösterici, topluma ışık, önder olması gereken bir
mühendislik dalı diye düşünüyorum. Tabii düşüncede kalmıyorum, bunların olacağına inancım da son derece sağlamdır.
Bir yandan da sizleri dinlerken bu karamsar tabloları dinleyince Antakya’mızın ne kadar şanslı olduğunu da düşünmeden edemedim. Çok şükür bugün arıtma tesisimiz tamamlanmış, tam kapasiteyle çalışıyor. Katı
atık depolama tesisimiz bitti, işletmeye alınmak üzere, trafikle ilgili çözümlerimiz peş peşe devam ediyor. İçme suyu ile ilgili çözümlerimiz yine aynı
şekilde peş peşe devam ediyor. Bu konuda çok önemli problemlerimiz Allah’a şükür yok, ama geleceği de düşünerek altyapımızı sağlam tutmamız
adına bütün bu çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Tabii ben burada bu
problemlerin genelde ele alınırken Antakya’mız için de özel çözüm önerilerinin çıkacağını ümit ediyorum ve ben de Antakya Belediye Başkanı olarak
bu çıkacak çözüm önerilerinden faydalanma azmi, kararlılığı içerisindeyim.
Bunu da sizlerle paylaşmak istedim. Tüm katılımcılara tekrar hoş geldiniz
diyorum. Konuşmacı arkadaşlarımıza, sunum yapacak arkadaşlarımıza
başarılar diliyorum, onlara da teşekkürlerimi arz ediyorum. Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum.
SUNUCUSUNUCU- Sayın Yeloğlu’na biz de teşekkür ediyoruz.
Şimdi konuşma yapmak üzere Hatay Valisi Sayın Ahmet Kayhan’ı
kürsüye davet ediyorum.
HATAY VALİSİ AHMET
AHMET KAYHANKAYHAN- Sayın Başkanlarımız, Sayın Başsavcım, değerli oda başkanlarımız, çok saygıdeğer misafirler, değerli katılımcılar; Kentsel Altyapı Sempozyumu nedeniyle ilimize dışarıdan gelen,
başta Muğla Belediye Başkanımız olmak üzere bütün konuklara hoş geldiniz diyorum. Bu sempozyumun bana göre anlamı çok büyük. Özellikle
kentlerimizin içinde bulunduğu sorunları ortaya koyma adına gerçekten çok
önemli. Böylesine önemli, anlamlı bir sempozyumu ilimizde gerçekleştirdikleri için İnşaat Mühendisleri Odamızı da bu anlamda kutluyorum.
10
5. Kentsel Altyapı Ulusal Sempozyumu
Tabii ben kentsel altyapı olarak önce ilimize bir baktığımda maalesef
pek olumlu bir manzara göremiyorum. Antakya Belediyemizin büyük bir
haksızlığa uğradığı kanaatindeyim, çünkü Antakya Belediyesinin etrafında
10, 12 civarında belde belediyesi var. Hemen hemen Antakya Belediyesinin
sınırının nereden bittiğini, belde belediyesinin sınırının nereden başladığını
ben de ilin valisi olarak dolaştığım zaman inanın kestiremiyorum, bilemiyorum. Şimdi Antakya belediyesi genel bütçeden kendi belediye sınırları içerisindeki nüfusa göre pay alır, ama beldelerle beraber hemen hemen kendi
belediye sınırları içerisindeki bir nüfusu kadar daha nüfusa hizmet verir,
çünkü belediyeler gündüz olduğu zaman tamamen Antakya merkezden
hizmet almakta. Burada tabii olayı daha geniş bir alana yaydığımız zaman
örneğin beldelerden birisinde su sıkıntısı var, hemen yanı başındaki beldede
su var, o beldeye su verme konusunda maalesef çok isteksiz davranıyor,
hatta karşı çıkıyor, hatta aynı siyasi parti belediye başkanları olmasına rağmen. Bir beldede sivrisinek mücadelesi yapıyor, diğerinde yapılmıyor. Böyle olunca Antakya Belediyesi altyapısı her yönüyle dört dörtlük olsa dahi,
beldelerdeki altyapı eksikliği ve altyapının olmaması ister istemez Antakya
Belediye sınırları içerisinde yaşayan insanları da etkileyecektir.
Yani burada söylemek istediğim olay şu: Burada şehrin bütününe
bakmak gerekiyor. Gerçekten tarihin derinliklerinden günümüze kadar gelen, medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültürlerin kaynaştığı, dinlerin buluştuğu, tarihi ve kültürel değerleri ön planda olan ilimizi şayet çağdaş,
modern bir kent olarak geleceğe taşıyacaksak bu yapının da düzeltilmesi
gerekiyor. Bu konuda tabii ki herkese düşen görevler var. Yani şehrimizin
güzelleşmesi, şehrimizin daha modern, daha çağdaş, yaşanır bir şehir haline
gelmesi, özellikle mevcut tarihi ve kültürel yapıyı da koruyarak geleceğe
taşınması adına bunun yapılması gerekiyor. Tabii bu tamamen siyasi kararla olacak bir hadise, ama bu konumda da yine bu kentte yaşayan insanların
da bir şekilde kendi üzerlerine düşen sorumluluk çerçevesinde hareket etmeleri gerekiyor.
Ben bu duygu ve düşüncelerle bu sempozyumun hayırlı olmasını diliyorum, tekrar dışarıdan gelen konuklarımıza hoş geldiniz diyor, hepinize
saygılar sunuyorum.
Açılış Konuşmaları
11
SUNUCUSUNUCU- Sayın Kayhan’a biz de teşekkür ediyoruz.
Değerli Konuklarımız; Sempozyumumuza, kurultayımıza davet ettiğimiz, katılamayan, ama bize iyi dileklerini ileten davetlilerimiz var. Ben
hepsinin mesajlarını tek tek okumayacağım, ama en azından kimlerden mesaj geldiği hakkında size bilgi vermek istiyorum.
Sempozyumun kapanış oturumunda, daha doğrusu panel paniğinde
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Özhaseki’yi de
davet etmiştik, ama kendisi başka bir programı nedeniyle katılamadı. Sempozyuma ilişkin bize iyi dileklerini iletmiş. Yine aynı şekilde Hatay Milletvekili Sayın İzzettin Yılmaz, Hatay Milletvekili Sayın Sadullah Ergin, Hatay
Milletvekili Sayın Abdülaziz Yazar, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Av. Osman Baydemir, Sayın Prof. Dr. İlhan Avcı, Sayın Prof. Dr.
İbrahim Gürer, Sayın Prof. Dr. Polat Gürkan, İnşaat Mühendisleri Odası
Onur Kurulu Üyesi Sayın Ali Açan, İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Cem Oğuz ve İnşaat Mühendisleri Odası
Elazığ Temsilciliğinden de sempozyumumuza ilişkin mesajlar gelmiş.
Açılış oturumumuz burada sona eriyor. Teşekkür ediyoruz.
Download

Açılış Konuşmaları - İnşaat Mühendisleri Odası