55
1954
TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
DİYARBAKIR ŞUBESİ
10. DÖNEM
ÇALIŞMA RAPORU
(2012-2014)
1954
T
M
M
O
B
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
DİYARBAKIR ŞUBESİ
10. DÖNEM
ÇALIŞMA RAPORU
(2012-2014)
11. OLAĞAN GENEL KURUL
8-9 Şubat 2014
teşekkür
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubemizin
10. Döneminde çalışmalarında , birlikte üretme, birlikte yaratma ve birlikte paylaşma
anlayışı içerisinde, bilimin ve aklın yol göstericiliğinde çalışmalarımıza
katkı ve destek veren üyelerimize teşekkür ederiz.
TMMOB
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Diyarbakır Şube
10. Dönem Yönetim Kurulu
içindekiler
Şube Tarihçesi
Yönetim Kuruluna İlişkin Bilgiler
Delegeler
İl ve İlçe Temsilcilikleri
Tmmob Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Diyarbakır Şubesi Genel Kurul Duyurusu
Şube Faaliyetleri
Yerel Kurultaylar ve Basın Açıklamaları
2012-2013 Yılı Hkmo Diyarbakır Şube Mali Durum Tablosu
4
5
6
6
7
7
33
52
4
Diyarbakır Şube Tarihçesi
05.02.1993 günü Olağanüstü Genel Kurulunda
kabul edilen ve TMMOB‘ nin 02.03.1993 kararı
ile onaylanan Oda Tüzüğümüzün geçici 2. maddesi uyarınca Genel Merkez Yönetim Kurulu‘nun
24.05.1993 gün ve 240 sayılı kararı ile Diyarbakır
Merkez olmak üzere aşağıda belirtilen illeri kapsayan Diyarbakır Bölge Temsilciliği kurulmuştur.
İlk Yönetim Kurulu‘nda Z. Abidin ÖZTÜRK‘ün
Başkanlığında Hayrullah İpek ve Talip KIRAN görev almışlardır.
Bölge temsilciliğinin yetki alanında Diyarbakır,
Mardin, Batman, Siirt, Şırnak, Bingöl, Tunceli, Elazığ, Şanlıurfa, Malatya, Adıyaman, Muş, Van, Hakkari ve Bitlis olmak üzere 15 ili kapsamaktadır.
Bölge Temsilciliği, kuruluş çalışmalarının tamamlanmasını takiben Oda Yönetim Kurulunun
24.05.1993 gün ve 240 sayılı kararı ile çalışmalarına başlamış ve bu çalışmaları geçici yönetim kurulu ile 1. Olağan Genel Kurul Toplantısı sonuna
kadar devam etmiştir.
HKMO Tüzüğünde 05.03.1994 tarihinde yapılan
değişiklik nedeniyle, Bölge Temsilcilikleri Yönetim Kurulu üye sayısı üçten (3) beşe (5) çıkarılmış
ve Oda Yönetim Kurulunun 26 .12.1995 gün ve
104/481 sayılı kararı ile HKMO Diyarbakır Bölge
Temsilciliği, HKMO DİYARBAKIR ŞUBESİ‘ ne
dönüştürülmüştür.
HKMO Genel Merkez Yönetim Kurulu‘nun Ekim
1999 ve 79/366 nolu kararı ile Adıyaman ve Malatya illeri Diyarbakır Şube etkinlik alanından çı-
ŞUBE ÜYE DAĞILIMI
DİYARBAKIR.
BATMAN
BİNGÖL
MARDİN
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
SİİRT
ELAZIĞ
TUNCELİ
TOPLAM ÜYE
karılıp, Genel Merkeze bağlı il temsilciliği olarak
faaliyetlerine devam ettirmektedirler. Daha sonra
2011 yılında yine HKMO Genel Merkez Yönetim
Kurulu kararına istinaden Muş,Bitlis,Hakkari ve
Van İl Temsilcilikleri ayrılarak Merkeze Bağlı Van
Bölge Temsilciliği kuruldu.Son değişikliklerden
sonra şubemizin yetki alanında Diyarbakır,Mardin,Batman,Şırnak,Siirt,Şanlıurfa,Elazığ,Bingöl ve
Tunceli ili olmak üzere toplam 9 il bulunmaktadır.
Kuruluşundan bugüne kadar;
1.si 09.01.1994
2.si 21.01.1996
3.sü 25.01.1998
4.cü 16.01.2000
5.si 27.01.2002
6.si 25.01.2004
7.si 12.02.2006
8.si 02.02.2008
9.su 24.01.2010
10.su 22.01.2012
Tarihlerinde olmak üzere toplam 10 Genel Kurul
Toplantısı yapılmış ve seçimle yeni yönetimler belirlenmiştir.
Tüzük gereği iki yıl da bir görev sürelerini tamamlayan Şube Yönetim Kurulu üyelerinin, yeni seçilenlere görev teslimi yapmasıyla örgütlülük süreci
devam ettirilmektedir.
1 OCAK 2014 TARİHİ İTİBARİYLE
HKMO DİYARBAKIR ŞUBE ÜYE DAĞILIM TABLOSU
KADIN ÜYE SAYISI
ERKEK ÜYE SAYISI
10
117
4
52
0
9
4
40
3
92
1
15
0
22
4
63
1
8
27
418
ÖĞRENCİ ÜYE SAYISI 12
TOPLAM ÜYE SAYISI
127
56
9
44
95
16
22
67
9
445
10.Dönem Yönetim Kurulu Bilgileri
Hüseyin Kırşan (Başkan)
Adres :Dedaş Diyarbakır İl Mudurluğu
Proje Tesis Mudurluğu
İş Tel :0 412 251 21 35 (Dahili 688)
Gsm :0 533 392 49 97
E-Mail :[email protected]
Helin Coşkun (II. Başkan)
Adres : Helin Harita Muhendislik Ve
Mutahitlik Bürosu
İş Tel :0 412 611 08 04
Gsm :0 506 972 59 40
E – Mail :[email protected]
Can Deniz Akdemir (Şube Saymanı)
Adres: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi
Harita Ve Kamulaştırma Şube Müdürlüğü
İş Tel :0 412 229 48 80 (Dahili 486)
Gsm : 0532 653 85 43
E-Mail :[email protected]
Burhan Kılıç (Şube Sekreteri)
Adres :Diyarbakır Kayapınar Belediyesi
İş Tel :0 412 251 24 26
Gsm : 0 553 482 76 12
E-Mail : [email protected]
Volkan Yılmaz Erdoğmuş (Üye)
Adres: Serdest Har.mim.müh.inş.elek.nak.san. Ve
Tic.ltd.şti.
İş Tel: 0 412 2245640
Gsm: 0 532 4925640
E-Mail: [email protected]
Muhyettin Zuğurlu (Üye)
Adres : Diyarbakır İl Gıda, Tarım Ve Hayvancılık
Mudurluğu Tarımsal Altyapı Ve
Arazi Değerlendirme Şube Mudurluğu
İş Tel :0 412 223 60 55 (149)
Gsm :0 532 363 40 54
E-Mail: [email protected]
Mehmet Gül(Üye)
Adres : Guney Gıs Muh. Har. İnş. Ltd. Şti
İş Tel.: 0 412 2293923
Gsm :0 533 267 52 83
E- Mail :[email protected]
Abdullah Açıl (Yedek Üye)
Adres:pivan Harita Ve Kad. Müh. Bürosu
İş Tel: 0 412 2242728
Gsm: 0 532 3511842
E-Mail: [email protected]
Ali Rıza Ayduran (Yedek Üye)
Adres: Tapu ve Kadastro 7. Bölge Müdürlüğü
İş Tel: 0 412 2521590
Gsm: 0 505 6739992
E-Mail:[email protected]
Deniz Alp (Yedek Üye)
Adres:karayolları 9. Bölge Müdürlüğü
İş Tel:0 412 228 80 50
Gsm: 0 505 620 49 01
E-Mail: [email protected]
Kadri Dolu (Yedek Üye)
Adres :Med Harita Muhendislik Muşavirlik
Burosu
İş Tel :0 412 228 28 46
Cep Tel :0 534 828 55 31
E-Mail :[email protected]
Cihan İpek(Yedek Üye)
Adres :İpek Har. İnş. Elek. Taahh. Mak.
San. Ve Tic. Ltd. Şti
İş Tel :0 412 224 72 73
Cep Tel :0 533 499 73 18
E- Mail :[email protected]
5
6
Hkmo 43.Dönem Genel Kurul Delegeleri
Uğur BUYUKHATİPOĞLU
Fethi DENİZ
Sadettin AMAK
Yusuf BİLEN
Şemsettin ŞİMŞEK
Asım TUNCAY
Ali AKDAMAR
Talip KIRAN
Halil ERDEM
Abdullah AÇIL
Selahattin ELÇİ
Ali Rıza AYDURAN
Mehmet GÜL
Kadri DOLU
Veysel ÇERİ
Muhyettin ZUĞURLU
Şubemize Bağlı İl Temsilcilikleri
1-Diyarbakır : Yrd: Talip Kıran (Sezer Har.inş.muh.
tic.ltd.şti.) Tel:0412 223 42 52 Gsm:0532 698 89 32)
Yrd: Şemsettin Şimşek (Dsi 10.Bolge Mudurluğu Kamulaştırma Şube Mudurluğu)
Tel:237 49 61 Gsm: 0 532 665 14 60
Yrd: Muhyettin Zuğurlu(Diyarbakır İl Gıda, Tarım
Ve Hayvancılık Mudurluğu Tarımsal Altyapı Ve Arazi
Değerlendirme Şube Mud)
Gsm:0 532 363 40 54
2-Batman: A. Vahap Baş(Odak Harita Mühendislik
Bürosu )
İş Tel:0488 214 83 39 Fax:0488 214 47 25 Gsm:0533
525 66 36
3-Bingöl :Ahmet Katanalp (Katanalp Muh. Ve Mut.
Burosu)
İş Tel:0426 213 36 73 Gsm:0505 292 47 21
Yrd: Ahmet Varol
Gsm:0 532 577 35 83 )
4-Elazığ :Ahmet Vechi Yüksek (Hemi Har. İnş.
Müh. San. Ve Tic. Ve Ltd.)
İş Tel:0 424237 87 77 Gsm:0 532 665 30 33
Yrd: Mustafa Onur Batur Gsm:0 536 507 29 05
Yrd: Abdurrahman Akdemir
Gsm:0 505 778 52 86)
5-Mardin :Sadettin Amak (Gap Muh. Har. San. Tic.
Ltd. Şti.)
İş Tel:0482 213 20 16 –Fax:0482 213 68 48 Gsm:0532
243 96 22
Yrd: M. Yener Ensari Gsm:0 542 245 11 10 )
6-Şanlıurfa: Uğur Büyükhatipoğlu ( Şanlıurfa İl
Ozel İdaresi )
İş Tel:0414 314 17 10 Gsm:0532 384 55 85 – 0505 516
77 75 Fax:0414 314 08 83
Yrd: Habib Kelahmetoğlu
Gsm:0 533 640 38 16)
7-Şırnak: M. Taner Birlik (Şırnak İl Ozel İdaresi)
Tel:0 486 216 10 39
Gsm:0 541 237 77 70
Yrd: Gülçin Şahin Gsm 0 536 515 09 20)
8-Tunceli : Hıdır Erdoğan (Tunceli Kadastro Mudurluğu )İş Tel:0428 213 33 13 Fax:0428 213 3341
Gsm:0 533 326 98 97
Yrd Mahmut Nizam Özlütaş Gsm:0 533 432 18 69)
9- Siirt : İsmail Taşkesen (Duzen Harita Burosu)
Tel:0 484 224 38 22 Gsm:0 545 827 24 54
TMMOB HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
DİYARBAKIR ŞUBESİ 11. OLAĞAN GENEL KURUL DUYURUSU
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi`nin 11. Olağan Genel Kurulu 04-05
Ocak 2014 tarihlerinde saat:10:00 da çoğunluklu, çoğunluğun sağlanamaması durumunda ise
çoğunluk aranmaksızın 08-09 Şubat 2014 tarihlerinde Saat:10.00 da yapılacaktır. GÜNDEMLER:
1.Gün
1-Açılış ve başkanlık divanı seçimi
2-Saygı duruşu
3-Açılış konuşmaları
4-Çalışma raporunun okunması 5-Şube Yönetim Kurulu Asil ve Yedek Adayları ile
Oda Genel Kurul Delege adaylarının belirlenmesi
ve duyurulması
6- Dilek ve temenniler.
2.Gün
1-Seçimler
Genel Kurulun Yapılacağı Adres:
Yer: Ali Emiri 4.Sokak Kupik 10 Apt. Kat:2 No:5
Yenişehir/DİYARBAKIR
Hkmo Diyarbakır 10. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi
( 21 Ocak 2012)
TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Diyarbakır Şubemizin 10. Olağan Genel Kurulu
21 Ocak 2012 tarihinde Şube hizmet binamızda
gerçekleşti. 10. Dönem olağan genel kurulumuza İnsan Hakları Derneği, TMMOB Diyarbakır
İKK bileşenleri, Şubemize Bağlı Temsilciliklerimiz ve üyelerimizin katılımı ile gerçekleşti. Divan
Başkanlığına Ali Rıza AYDURAN, Divan Başkan
Yardımcılığına Veysel Çeri, Divan Yazman üyeliklerine ise Kadri Dolu ve Erman Şimşek seçildiler.
Genel Kurulun açılışında ilk olarak 9.Dönem
Şube Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf BİLEN, İnsan Hakları Derneği MYK üyesi Şevket Akdemir,
İKK Sekreteri ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Jehat Şengal, Makine Mühendisleri Odası
7
8
Başkanı Mesut Çelik ve eski HKMO Diyarbakır
Şube Başkanlarından Talip Kıran birer konuşma
yaptılar. Konuşmaların büyük çoğunluğu bölgemizde yaşanan Kürt sorunu ve son dönemde gerçekleşen gözaltılar sonucu aralarında TMMOB
üyelerinin, Belediye Başkanlarının, Sivil Toplum
Örgütü Temsilcilerinin tutuklanmaları , Şırnak‘ın
Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde yaşanan
insanlık dışı katliam konuları ön plana çıktı .Bölgemizde yaşanan olaylara Meslek örgütü olarak
duyarsız kalınamayacağını ve Kürt sorunun barışçıl yöntemlerle çözülmesi gerektiği vurgulandı.
Ardından Şube Sekreteri Can Deniz Akdemir tarafından 9. Dönem Şube Çalışma Raporu sunuldu.
Çalışma raporuna ilişkin yapılan görüşmelerin ardından yeni Yönetim Kurulu asıl ve yedek adaylarının duyurusu yapıldı ve Oda Genel Kurul delege
adayları belirlendi. Son olarak dilek ve temenniler
bölümünde ise üyelerimiz 9.Dönem çalışmaları ve
yeni dönemde yapılacak çalışmalara ilişkin görüşlerini sundular.
22 Ocak 2012 Pazar günü ise, HKMO Diyarbakır
Şube hizmet binasında tek liste olarak girilen seçim sonucunda “ Yurtsever ve Demokrat Harita
Mühendisleri” seçimi kazandı. Oluşan 10. Dönem
Şube Yönetim Kurulu üyelikleri aşağıdaki gibi şekillenmiştir.
Yönetim Asil Kurulu Adayları
1-Hüseyin Kırşan
2-Helin İpek
3-Burhan Kılıç
4-Can Deniz Akdemir
5-Resul Gül
6-Suzan Doğan
7-Volkan Yılmaz Erdoğmuş Yönetim Kurulu Yedek Adayları
1-Muhyettin Zuğurlu (Yedek)
2-Ali Rıza Ayduran (Yedek)
3-Mehmet Gül (Yedek)
4-Kadri Dolu (Yedek)
5-Cihan İpek (Yedek)
6-Abdullah Açıl (Yedek)
7-Deniz Alp (Yedek)
Şube Yönetim Kurulu üyelerinden Suzan DOĞAN 05/09/2012 tarihinde görev yerinin değişmesi sebebiyle istifa etmiştir.Resul GÜL ise ikamet
adresini değiştirerek farklı bir şehirde çalışması
sebebiyle 09/01/2013 tarihinde istifa etmiştir.Yeni
Yönetim kurulumuz aşağıdaki şekilde şekillenmiştir.
HKMO Diyarbakır Şube 10. Dönem Yönetim
Kurulu Görev Dağılımı
BAŞKAN
2.BAŞKAN
SEKRETER
SAYMAN
ÜYE
ÜYE
ÜYE
:Hüseyin KIRŞAN
:Helin İPEK
:Burhan KILIÇ
:Can Deniz AKDEMİR
:Volkan Yılmaz ERDOĞMUŞ
:Muhyettin ZUĞURLU
:Mehmet GÜL
Şubemiz 10. Dönem Çalışma Programı
TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
DİYARBAKIR ŞUBESİ 10. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI
A. Çalışma Anlayışı
HKMO Diyarbakır Şubesi 10. Dönem Yönetim
Kurulu, TMMOB ve HKMO geleneğine saygılı bir
şekilde değerleriyle, çözümlerin üretilmesine yönelik üyeleriyle, geleceğine güvenle bakmak için
gençleriyle, hizmetleri hızla yürütmek için personeliyle birlikte uyum içinde çalışmayı yöntem
olarak belirlemiştir. Yönetim Kurulumuz, birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme
mekanizmalarını güçlendiren çalışma anlayışına
sahip olacaktır. Şube Yönetim Kurulu çalışmaları,
asil ve yedek tüm Yönetim Kurulu üyelerinin katılımı ile gerçekleştirilecek, alınan kararlar ve yapılan çalışmalar ortaklaştırılacaktır.
TMMOB ve HKMO nun mesleki demokratik kitle örgütü olması özelliği gözetilecek, demokrat ve
yurtsever karakterinin korunmasında ve ülkemiz
sorunlarının çözüm önerilerinde emekten ve halktan yana tavır gösterilecektir. Meslektaşlarımızın
hak ve çıkarlarının, halkımızın çıkarları temelinde
korunması, geliştirilmesi ve mesleki birikimlerimizin toplum yararına kullanılmasına yönelik çalışma
anlayışımız geliştirilecektir.
Diğer emek ve meslek örgütleriyle birlikte halkın
çıkarları doğrultusunda mücadele birliği oluşturulacaktır. Çoğunluğu oluşturan ücretli ve işsiz
mühendisler başta olmak üzere tüm üyelerimizin, dayanışma ve haklar mücadelesi çerçevesinde
ekonomik ve demokratik hakları korunması ve
geliştirilmesine çalışılacaktır.
Amacımız, hep birlikte, daha iyi bir HKMO, daha
özgür ve demokratik bir Türkiye‘nin yaratılması
çabasına katkı sunmaktır. Üyenin oda çalışmalarına/etkinliklerine katkı ve katılımının sağlanmasına yönelik olarak öncelikle önceki dönem
Yönetim Kurullarında görev üstlenmiş üyeler ile
komisyon üyeleri ve diğer tüm üyelerin çalışmalara katılımı için yöntemler geliştirmek, ilişkileri sürekli kılmak, Oda çalışmalarında, eylem ve alınan
kararlarda üyeleri karar süreçlerine dahil/ortak
etmektir. Kamu yararı gözetilerek ülke, meslek ve
meslektaş çıkarlarının korunması yolunda üyelerimiz ile geliştirilecek bu ilişkinin kurumsallaşan
HKMO çatısı altında sonraki dönemlere aktarılmasını sağlamaktır.
Oda çalışmalarına katkı koyan üyelerimiz ile düzenli aralıklarla toplantılar yapılacak, bu toplantılar sonucunda oluşan görüşlerin Yönetim Kurulu‘na açılım sunmasının yanı sıra katılımcıların da
Şube çalışmaları hakkında bilgili ve ilgili olması
sağlanacaktır. Dönem içerisinde bu üyelerimize
yazılı ve elektronik ortamda düzenli olarak bilgi
iletilerek, ilişkilerde süreklilik gerçekleştirilecektir.
Yılda en az iki kez Şube Danışma Kurulu‘nun toplanması sağlanacak, toplantıda idari, mali ve teknik
çalışmaların yanı sıra komisyon çalışmaları hakkında da bilgi verilecektir. HKMO Ana Yönetmeliğine
göre de Yönetim Kurulu‘nun yardımcı organı olan
Danışma Kuruluna işlevini yerine getirecek çalışma
tarzı kazandırılıp, Yönetim Kurulu çalışmalarına
amaçlanan destek sağlanacaktır.
Üyelerimizin meslek örgütümüz olan Odamız
çalışmalarına katılımını arttırmak, meslek alanlarındaki çalışmalarını geliştirmek için dönemimiz
içersinde görev yürütecek sürekli komisyonlar
öncelikle kurulacak, daha sonra ise somut görevleri bulunan süreli komisyonların kurulması gerçekleştirilecektir. Tüm komisyonların görevleri ve
çalışmaları süreç içersinde değerlendirilecek, komisyonların Yönetim Kurulu ile ortak toplantıları
gerçekleştirilerek hedeflerine ulaşmalarına destek
verilecektir.
Şube tarafından oluşturulacak görüşlerde öncelikle ilgili komisyondan, kuruldan, varsa il, ilçe, işyeri temsilcisinden veya ilgili üyelerimizden görüş
alınacaktır. Şube görüşü bu bilgilere sahip olarak
oluşturulacak, işin öznesinde bulunan üyemiz çalışmalarımıza ortak edilecektir.
9
10
B. Örgütlenme Çalışmaları
3- Lihkab ve Kadastro Yenileme Çalışmaları
Demokratik mesleki bir kitle örgütü olan Oda yaşamında, tüm birikimlerin birbirine eklenmesi ve
Odanın temel politikalarının, yine üyelerin birikim
ve potansiyeline dayalı olarak yaşama geçirilme anlayışının güçlendirilmesi. Tüm üyelerin Oda çalışmalarına katılım yollarının artırılması için;
4- Araç İzleme, Konuma dayalı hizmetler, Coğrafi
Bilgi Sistemi, Kent Bilgi Sistemi, Deprem Bilgi Sistemi gibi mekansal bilgi sistemleri, Yapı deformasyonlarının İzlenmesi, Endüstriyel Ölçmeler (IMS),
Madencilik ölçmeleri harita üretimi, LIDAR tekniği, Üç boyutlu kent modelleri vb. sayıları çoğaltılabilecek yeni gelişen güncel teknolojiler ile mesleki
bağların kurulması, bu konularda mesleğimizin
üstlendiği rolün tanımlanması, üyelerin ve kamuoyunun bu alanlara dikkatlerinin çekilmesi ve benimsemelerinin sağlanması:
Üyeler; Odamıza üye olmayan meslektaşlarımızın
üye yapılması ve tüm oda etkinliklerimize katılımlarının sağlanmasına yönelik çalışmalara devam
edilecektir.
İl Temsilcilikleri: İl Temsilciliklerimizle, ilişkiler
geliştirilecek, her türlü etkinlikte tüm Temsilciklerin katılımı ve katkıları sağlanacaktır.
TMMOB, İKK ve Diğer Odalar: TMMOB İl Koordinasyon Kurulu ve diğer meslek örgütleri ile
ilişkilere önem verilecek, çalışmalarına aktif katılarak, önceki dönem çalışmalarının sürekliliği sağlanacaktır. Kentimize ve insanımıza dönük yeni
projelerin üretilmesinde, ayrıca söz konusu olacak
sorunların çözümüne katkı sağlanması noktasında, ilgili kurum/kuruluş, baro, oda, sivil toplum
örgütleriyle koordineli ve etkin çalışmaların yürütülmesi sağlanacaktır.
C. Hkmo Komisyon Çalışmaları
Mesleki Denetim ve Mesleki Sorunlar Komisyonu:
Yerel Yönetimler Komisyonu:
5- Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim
Yönetmeliği kapsamında Jeodezik çalışmalar ve
TUSAGA-Aktif sisteminin kullanımında yaşanan
sorunların aşılması ve etkin kullanımının yaygınlaştırılması konusunda sektör içinde çalışma yürütülmesi; Ulusal ve Yerel Gerçek Zamanlı GPS/
GNSS Ağları ve Uygulamaları konusunda panel,
forum, sempozyum vb. etkinliklerin gerçekleştirilmesi.
6- Bölgemizde yapılan ve yapılacak olan İmar
Uygulamaları konusunda genel bilgiler ve çözüm
önerileri hakkında bilgilendirme toplantısı,
7- Mesleki Denetim (İş Kalitesinin Artırılması,
Halkla İlişkiler, Hukuksal Sorumluluklar) 8- Mesleki bilimsel ve teknik konulara yönelik diğer mesleki eğitimler şeklinde sıralanabilir.
Mesleki, Kültürel ve Sosyal Etkinlik Komisyonu:
E. Kurum Ve Kuruluşlarla İlişkiler
CBS Komisyonu:
Bölgemizdeki kamu kurumları ve yerel yönetimlerin haritacılık faaliyetlerinin izlenmesi ve bu
kurumlarla kurulacak iletişim kanalları ile meslek
çıkarlarımıza yönelik yönlendirici katkıların yapılması yönündeki çalışmalar sürdürülecektir.
Örgütlenme ve Mesleki Dayanışma Komisyonu:
Mesleki Tanıtım ve Meslek İçi Eğitim Komisyonu:
D. Seminer, Toplantı Ve Eğitim Çalışmaları
Bu kuruluşların başlıcaları;
Bu kapsamda kısa vadede yapılması düşünülen
öncelikli çalışmalarından bazıları;
• Yerel Yönetimler,
1- Arazi Toplulaştırma
2- Kamulaştırma ve Kamulaştırma Bilirkişi Eğitimleri,
• Tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlar
• Sendikalar,
• Meslek Odaları,
• Demokratik Kitle Örgütleri,
• Sivil Toplum Kuruluşları şeklinde sıralanabilir.
• Gezi düzenlenmesi
F. Sosyal Ve Kültürel Etkinlik Çalışmaları Bu kapsamada üyelerimizin ve Temsilciliklerimizin görüş ve önerileri doğrultusunda Sosyal ve
Kültürel etkinlikler yapılacaktır.
• Şube geceleri düzenlenmesi
• Spor faaliyetleri
• Piknik
• Kahvaltı
• Sinema ve tiyatro
1-) Tapu ve Kadasto Diyarbakır 7. Bölge Müdürlüğü
Ziyaret Edildi (14 Şubat 2012)
14.02.2012 tarihinde Harita Kadastro Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu olarak, Tapu ve Kadastro Bölge Müdürü Sayın Sinan
FİDAN ve Kadastro Şube Müdürü Sayın Ali Rıza
AYDURAN makamlarında ziyaret edildi. Bölge
müdürlüğü ziyaretinde; Ülke genelinde Harita ve
Kadastro Mühendislerinin daha etkin ve işlevsel
bir konuma geldiğini ve gelmeye devam edeceğini, kamu kurum ve kuruluşlarının koordineli
çalışmasının önemini vurgulayan Sayın FİDAN
mesleğimizin öne çıkarılması ile ilgili çalışmalarda
her türlü katkıyı sağlayacağını, Bölge Müdürlüğü
olarak Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
ile birlikte mesleğimizle ile ilgili tüm çalışmalarda uyum içerisinde olacaklarını ifade etmişlerdir.
Ayrıca şubemiz tarafından yapmayı planladığımız
etkinlikler hakkında görüş ve önerileri alınmıştır.
2-)Diyarbakır Kadastro Müdürlüğü Ziyaret Edildi
(14 Şubat 2012)
11
12
14.02.2012 tarihinde Şube Yönetim Kurulu olarak
Diyarbakır Kadastro Müdürü Mahmut ALYAKUT makamında ziyaret edildi. Kurumlar arası
diyalogun geliştirilmesi, Kadastro Kontrol Mühendislerinin özel bürolarla yaşadığı sıkın
tıların aşılması, toplulaştırma işlerinin geldiği aşamalarla ilgili bilgi alış verişinde bulunuldu, kontrollük hizmetlerinin daha hızlı ve sağlıklı nasıl
yapılması gerektiği tartışıldı. Ayrıca Kadastro Müdürlüğünde çalışan meslektaşlarımızla bir araya
gelindi. Burada Kadastro Müdürlüğüne yeni atanan
meslektaşlarımızın odayla olan ilişkilerinin daha
işlevsel hale gelmesi ve üye kaydı olmayan meslektaşlarımızın odaya üye olmaları için davet edildi.
Meslektaşlarımız Şube Yönetim Kurulunun ziyaretinden memnun olduklarını ve ziyaretlerin belli periyotlarla devam etmesini istediler.
3-)Mesleğe Yeni Başlayan Meslektaşlarımızla Tanışma
Yemeğinde Bir Araya Gelindi (1 Mart 2012)
1 Mart 2012 tarihinde Diyarbakır da kamu kurumlarına yeni atanan meslektaşlarımızın oda ile olan ilişkilerinin geliştirilmesi oda faaliyetleri hakkında bilgilendirme ve tanışma amaçlı bir yemek düzenlenmiştir.
Yemeğe meslektaşlarımız yoğun ilgi göstermiştir.Farklı kurumlarda çalışan meslektaşlarımız düzenlenen etkinlik ile birçok meslektaşımızın tanışması ve odamız
faaliyetlerinden haberdar olmaları sağlanmıştır..
4-)Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir
Makamında Ziyaret Edildi (6 Mart 2012)
Genel Sekreteri Abdullah SEVİNÇ ’te katıldı.Görüşmede Büyükşehir Belediyesinde Harita Mühendisi
sayısının artırılması,kent bilgi sisteminin kurulması ve
kent planlamasında Harita Mühendisinin rolü ve önemi hakkında bilgi verildi.
Şube yönetim kurulumuz Diyarbakır Büyükşehir
Belediye Başkanı Sayın Osman BAYDEMİR ’i makamında ziyaret etti. Görüşmeye Büyükşehir Belediyesi
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Osman BAYDEMİR, Büyükşehir Belediyesinde çalışan
Harita Mühendisi sayısının artırılması için gerekli çalışmanın yapılacağını ve kent bilgi sistemi biriminin
personel yapısını iyileştirilerek kentin ihtiyaçlarına cevap verecek hale getirileceğini söyledi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Osman BAYDEMİR,
ziyaretimizden memnuniyet duyduğunu, bundan
sonrada görüş ve önerilerimizi paylaşmamızı istedi.
Ziyaretimizden dolayı teşekkürlerini sundular.
5- ) Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlandı. (8 Mart 2012)
Şubesi olarak, kadınların cinsel, fiziksel, psikolojik
olarak şiddete uğ ramadığı, iş gücüne ve istihdama
katılımlarının önündeki engellerin kaldırıldığı, kadınların öldürülmediği ve eşitliğin göz ardı edilmediği bir
ülkede, insanca yaşama isteğimizi bir kez daha talep
ediyoruz. Tüm bu olumsuzlukların içinden, 8 Mart`ın
mücadele ruhuyla çıkılabileceğine olan inancımızla
kadınların eşitlik ve özgürlük kavgasını selamlıyoruz.8
Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu olsun.
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Diyarbakır
Yaşasın Tüm Emekçilerin Sömürüye Karşı Birlik ve
Mücadelesi, Yaşasın Kadın Dayanışması
6-)Diyarbakır Kayapınar İlçe Belediyesi Başkan Vekili
Mahmut Dağ Makamında Ziyaret Edildi (12 Mart 2012)
diyece gerekli denetimin sağlanması ve İmar planı
uygulamalarının en kısa sürede tamamlanarak
imar planı bütünlüğünün sağlanması hakkında
bilgi verildi.
12.03.2012 tarihinde Şube Yönetim Kurulu olarak Kayapınar İlçe Belediye Başkanlığına Zülküf
Karatekin‘in tutuklu olmasından dolayı vekalet
eden Başkan vekili Mahmut Dağ makamında ziyaret edildi. Görüşmede Kayapınar Belediyesinde
Harita Mühendisi sayısının artırılması, Kent Bilgi
Sisteminin kurulması, Yapı Denetim Kuruluşlarınca yerine getirilmeyen fenni mesuliyetin Bele-
Diyarbakır Kayapınar İlçe Belediye Başkan vekili Mahmut Dağ, Belediyeye Harita Mühendisi
sayısının artırılması için gerekli çalışmanın yapılacağını, Yapı Denetim Kuruluşlarınca yerine
getirilmeyen fenni mesuliyetin Belediyece gerekli
denetimin sağlanması için hassasiyet gösterileceği, Kayapınar Belediyesince İmar plan bütünlüğünün korunması için, imar uygulamalarının büyük
ölçüde yapıldığını, imar uygulaması yapılmayan
bölgelerin yılık program çerçevesinde yapılacağını söyledi.
Sayın Diyarbakır Kayapınar İlçe Belediye Başkan
vekili Mahmut Dağ, ziyaret için Odamıza teşekkürlerini ifade ettiler.
7-)Tmmob Demokrasi Kurultayına Katıldık (17 Mart 2012)
TMMOB Demokrasi Kurultayı 17 Mart 2012 tarihinde Ankara Kocatepe Kültür Merkezi`nde gerçekleştirildi.TMMOB Demokrasi Kurultayına Şubemiz
Kurultay delegeleriyle birlikte katılım sağlandı.Kurultayda `Demokrasi ve Demokrasi Kavramının Gelişimi`, `Temel İlkeler`, `İnsan Hakları`, `Demokrasinin İşleyişi`, `Çalışma Yaşamı`, `Demokrasinin
Ekonomisi`, `Doğal Kaynaklar, Madenler, Orman,
Tarım, Gıda ve Çevre`, `Örgütlü Toplum`, `TM-
MOB ve Demokrasi`, `Kürt
Sorunu` ve `Kadın Hakları`
konularında Kurultay delegeleri görüşlerini dile getirdiler.Kurultaya ilişkin diğer
ayrıntılar için bağlantılar
bölümünde yer alan linki
tıklayınız.
13
14
8-)Hkmo Diyarbakır Şubesi 10. Dönem I. Danışma Kurulu
Toplantısı Gerçekleştirildi (14 Nisan 2012)
Şube Danışma Kurulumuz, 14 Nisan 2012 tarihinde Şube Toplantı Salonumuzda gerçekleştirildi.
Danışma Kurulumuzun açılış konuşması, Şube
Yönetim Kurulu Başkanımız Hüseyin Kırşan tarafından gerçekleştirildi.
Şube Başkanımız Hüseyin Kırşan açılış konuşmasında üyelerimizin görüş, katkı ve önerileri ile şekillenen Şube çalışma programımızın başarısının
üyelerimizin bu süreci sahiplenmesiyle başarıya
ulaşacağı, Şubemizin önceki dönemlerden beri
süre gelen demokrat ve yurtsever karakterinin
korunmasında ve ülkemiz sorunlarının çözüm
önerilerinde emekten ve halktan yana tavrı bu dönemde de sürdürüleceğini ifade etti.
Danışma Kurulu Şube Başkanı Hüseyin Kırşan,
Şube Yazmanı Burhan Kılıç ve Şube Saymanı Can
Deniz Akdemir yürütücülüğünde yapılmıştır.
1. Danışma Kurulu Toplantısında;
43. Olağan Genel Kurulda değişiklik yapılacak yönetmeliklerle ilgili bilgi alış verişinde bulunuldu.
Şubemiz 10. Dönem Çalışma Programı öznelinde,
dönem içinde yapılacak etkinlik ve eğitimler için
öneriler alındı.
Mesleki denetim uygulamaları ve mesleki sorunlar tartışıldı.Oldukça verimli geçen Şube Danışma
Kurulumuza katılım sağlayan, görüş ve önerileri
ile Şubemizin yeni dönemde yürüteceği çalışmaları şekillendirmek amacıyla katkısını ve desteğini
sunan tüm üyelerimize en içten duygularımızla
teşekkür ederiz. Şube Başkanımız Hüseyin Kırşan
tarafından yapılan açılış konuşması aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.
Değerli meslektaşlarım ve danışma kurulu üyeleri,
Şubemizin 10. dönem ilk danışma kurulu toplantısına hoş geldiniz.
Öncelikle 21-22 Ocak‘ta gerçekleştirdiğimiz genel
kurul ve seçim sürecinde ve sonrasında bize destek veren, başta değerli üyelerimiz olmak üzere,
odamız emekçilerine, seçim süresince bizlerle dayanışma içerisinde olan, değerlerimize sahip çıkarak bizlere her türlü desteğini sunan tüm dostlarımıza ve bugün de bu toplantıya katılım gösteren
siz değerli üyelerimize teşekkür ederiz.
Bizler; bilimin ışığında ve aklın yol göstericiliğinde teknolojiyi uygulayan/kullanan mühendisler olarak;halktan ve emekten yana olmaya, birlikte üretmeye-paylaşmaya ve geliştirmeye, dayanışmacı-katılımcı-çoğulcu
bir çalışma anlayışı ile hareket etmeye,kolektif bir yönetim anlayışını ilke edinerek yola çıktık.
Bu bağlamda Yönetimlerin başarısının; üyelerimizin paylaşımları ve katkıları ile artacağına yürekten
inanıyoruz. Bu yüzden yola, yönetmek için değil,
üyelerimizle beraber çalışmak için çıktık. Hayata ve
mesleğimize dair bakış açılarımızı ele aldığımız bu
çalışma döneminde hedeflerimizi de içeren taslak
çalışma programını olabildiğince temas ettiğimiz
tüm üyelerimizle paylaşıp, görüşlerine açtık. Bugün
burada yeni çalışma dönemimize ait hedeflerimizi
sizlerin katkılarıyla ve kolektif çalışma anlayışıyla
programlamak ve oluşturulan komisyonlar aracılığıyla hayata geçirmek istiyoruz.
9-)Hkmo 43. Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi
(21 Nisan 2012)
Odamız 43‘inci Dönem Olağan Genel Kurulu
21-22 Nisan 2012 tarihlerinde Ankara‘da yapıldı.
591 delegenin katılımıyla gerçekleştirilen 43‘inci
dönem Genel Kurula Diyarbakır Şubemizden 16
delege ve 6 yönetim kurulu üyemiz olmak üzere
22 kişi katılmış, ilk günü açılış konuşmaları, çalışma raporunun (yönetim, denetleme, onur kurulu)
görüşülmesi, komisyon raporları ile verilen önergelerin görüşülmesi şeklinde gerçekleşti. Konular
üzerine görüşmelerin uzamasıyla Genel Kurul geç
saatlerde tamamlandı. İkinci gün 43. Dönem Oda
Organlarının seçimleri yapıldı. Şube Başkanımız
Hüseyin Kırşan‘da bir konuşma yaptı. Konuşma
Metni aşağıdaki şekildedir.
Sayın Divan,
Değerli Katılımcılar,
Diyarbakır Şube yönetim kurulu adına hepinizi
saygıyla selamlıyorum. Halktan, emekten, demokratikleşmeden yana, yurtsever ve antiemperyalist
bir temelde, meslek ve meslektaş sorunlarının ülke
ve toplum sorunlarından ayrılamayacağı ilkesinden hareketle, sermayeden, devletten ve idareden
bağımsız olarak, dayanışma ve güç birliğinin, Türkiye emek ve demokrasi mücadelesine bir ivme
kazandırmasını temenni ediyor, özlemini duyduğumuz toplumsal barış ve özgürlüğe biraz daha
yaklaştırmasını diliyoruz.
Değerli meslektaşlar,
2011 Ekim ayında Van‘da yaşanan depremin artçıları devlet eliyle devam etmektedir.
Van‘da kendi vatandaşına çadırı bile çok gören şefkatli devlet,
Hatay ve Kilis‘te Suriyeli mülteciler için 2000 konteynırlık dev yerleşim yerini, TOKİ eliyle inşa
etti..!
Başka ülkelerin halklarına emperyalizm adına sahip çıkıp kendi halkına çadırlarda yanarak ölmeyi
reva gören anlayış istikbalin ateşinde cayır cayır
yanacaktır bir gün!!
Değerli meslektaşlar,
AKP iktidarının ekonomik, sosyal, hukuk ve siyasal alanda bu ülkeye yaşattığı olumsuzluklar
ortadayken, bu dönemde de seçim sonuçlarının
verdiği fütursuzlukla her alanda hegemonyasını
arttırarak muhalif unsurları yok etmeye, bunu beceremediği yerde ehlileştirmeye çalıştığı, kendinden yana bir Türkiye‘yi oluşturmaya devam ettiği
bir dönemi yaşıyoruz.
Geldiğimiz noktada, demokrasi adına iyiye yönelik bir gelişmeden bahsetmek mümkün olmuyor,
en basit hak arayışlarına, insani taleplerin dile getirilmesine dahi tahammül edilmiyor, muhalif her
15
16
arayış, eleştirel her karşı çıkış “terörle” ve kolaylıkla
“terör örgütü üyeliği” ile ilişkilendiriliyor, insanlar
tutuklamalarla sindiriliyor; siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, gazeteciler, öğrenciler, yazarlar, akademisyenler, köylüler gözaltına alınıyor,
neyle suçlandıklarını dahi bilmeden uzun süreli
tutuklamalarla cezalandırılıyor; ülke adeta kapalı
bir cezaevine dönüştürülüyor. Türkiye, AİHM de
mahkum edilen ülkeler sıralamasında 1. sırayı,
basın özgürlüğünde 179 ülke arasında 148. sırayı
alıyor. Tüm bunların yaşandığı ülkede birileri tarafından ileri demokrasiden söz ediliyor.
kadar bu katliamı unutturmayacağımızı belirtmek
istiyoruz. HKMO‘sının, bu katliamı yaratanların
açığa çıkarılması için atılacak adımların insanlık
adına takipçisi olmasını istiyoruz.
Değerli arkadaşlar,
Bunun en bariz örneği Roboskide karşımıza çıkıyor. Devletin 2011 yılının Aralık ayının 28. Gecesi,
Türkiye vatandaşlarını “sınır ötesi bir operasyonla”
bombalayarak katletmesinin üzerinden tam 115
gün geçti.
Önümüzdeki süreç aynı zamanda yeni Anayasa
taleplerinin de kaçınılmaz olarak ele alınacağı bir
dönem olacaktır. AKP‘nin hegemonyasını, iktidarını güçlendiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayan,
başkanlık sisteminin önünü açan bir Anayasa mı
olacak tır, yoksa Türkiye‘nin kendi ihtiyaçlarını
gözeten, “toplumsal uzlaşma belgesi” olarak hazırlanış süreçlerinde tüm kesimlerin ve taleplerinin
dikkate alındığı bir Anayasa mı olacaktır? Bize
düşen; eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir Anayasa talebini dile getirmektir. Bu ülkenin aydınlık
insanlarına düşen, kimlikler sorununu çözen, eşit
yurttaşlık ve eşit hakları esas alan, bu topraklardaki tüm dilleri, farklılıkları, kültürleri, dinleri güvenceye alan; toplumun bütün kesimlerinin taleplerini karşılayan bir Anayasayı savunmaktır.
Değerli meslektaşlarım,
Değerli arkadaşlar,
Diyarbakır Şube olarak katliamın gerçekleştiği tarihten bu güne kadar, katledilen insanların yaşam
öykülerini, adaleti sağlamakla görevli olanlara hatırlatmaya çalışıyoruz. Bugün 34 insanın öyküsünü burada bir kez daha Genel Kurul katılımcılarının dikkatine sunuyoruz.
Ülkede iyiye güzele dair bir gelişme, bir umut görünmüyor. Ancak, aklın ve bilimin, eşitliğin yol
göstericiliğinde “başka bir yaşamın mümkün” olduğunu biliyoruz. Geldiğimiz noktada, insanlık
adına, barış ve kardeşlik içerisinde bir arada yaşamın; Gericiliğin, karanlığın karşısında aydınlığın, özgürlüğün, adaletin, demokrasinin, eşitliğin,
düşünce ve ifade özgürlüğünün savunulması daha
bir önem taşıyor. Kazanılmış meşru ve hukuki
haklarımızın elimizden alınarak odalarımızın işlevsizleştirilmesine karşı dayanışma ve birlik ruhuyla karşı çıkmak daha bir önemli hale geliyor.
Kürt sorununda ise, demokratik ve barışçıl çözüm
yerine, şiddete ve baskıya dayalı çözümsüzlüğe
geri dönülüyor; barış yerine savaş, yaşam yerine
ölüm tekrar öne çıkıyor.
Kaymakamına yönelik saldırının hesabını sormakta ve cezalandırmaya çalışmakta pek seri davranan devlet, 19‘u çocuk, 34 sivil insanı öldürme
emrini verenler ve öldürenler hakkında, bölgedeki
bir albayın görev yerini değiştirmek dışında henüz
somut bir adım atmadı.
Aksine, olayla ilgili görüntülerin, hazırlanan raporların ve soruşturma süreçlerinin kamuoyu ile
paylaşılmaması, devletin katliamı gündemden düşürmeye çalıştığı ve sorumluları korumaya çalıştığı izlenimi uyandırmaktadır.
Diyarbakır Şube olarak;
28 Aralık gecesinde “sınır ötesi bir operasyonla”
insanların KATLEDİLMESİ ile sonuçlanmış olayın, siyasi ve askeri sorumluları cezalandırılana ve
Roboski mağdurları için ADALET gerçekleşene
Değerli arkadaşlar,
Bilinmelidir ki, Kürt sorunu er ya da geç çözülecektir. Küresel güçlerin iştahını kabartan bu sorunun, emperyalist emellere hizmet edecek şekilde
çözülmesine karşı durmak, halkların özgürlüğünü
esas alacak devrimci bir çözüm, Kürt muhalefeti
ve Türkiye sol hareketinin en temel görevidir. Biz
şuna bütün kalbimizle inanıyoruz: Kürt sorununun tartışma ve çözüm yeri Washington ya da
Erbil değildir. Kürt sorunun tartışma ve çözüm
zemini Ankara‘dır, Diyarbakır‘dır. Diyarbakır demokratik muhalefetin kalesidir, düşmeyecektir,
düşürülemeyecektir. Bu yüzden diyoruz ki, başta
TMMOB olmak üzere herkesi, bu kritik dönemde sözünü söylemeye, tavrını koymaya; “Kürt
sorununa demokratik çözüm, Türkiye‘ye barış
ve özgürlük” şiarı etrafında mücadele bayrağını
yükseltmeye çağırıyoruz. Bu mücadele hattının da
ancak kendi iç örgütlenmesini sağlamış, bu alanda
yaşanan aksaklıkları, çağın ve demokratik değerlerin gerektirdiği ölçüde gidermiş bir TMMOB
tarafından örülebileceği unutulmamalıdır. Sözlerimi noktalarken, barışın egemen olduğu bir dünya temennisiyle Diyarbakır Şube Yönetim kurulu
adına, genel kurulun başarılı geçmesini diliyor,
saygılar sunuyorum.
10-) 1 Mayısta Alanlardaydık… (1 Mayıs 2012)
Diyarbakır‘da 1 Mayıs salı günü saat 12.00 de Diyarbakır İstasyon Meydanında Demokratik Sivil Toplum
örgütleri ve TMMOB Bileşenlerinin katılımıyla 1 MAYIS Mitingi gerçekleştirildi.
Demokratik, Eşitlikçi özgürlükçü, çoğulcu bir Anayasa yapılması için sesimizi yükselttik ,
TMMOB‘ a bağlı Diyarbakır‘daki Oda bileşenleri ve
üyeleri ile birlikte TMMOB pankartının ardında ve
kortej eşliğinde Diyarbakır Urfa Kapıdan yürüyerek
istasyon meydanında yapılan 1 Mayıs Mitingine katıldık.
Taşeronlaşmaya, özelleştirmeye ve güvencesiz işçi çalıştırmaya HAYIR dedik,
1 MAYIS‘ta;
için EVET dedik.
İktidarın yaşama ve TMMOB‘a saldırılarına karşı
DUR dedik,
1 MAYIS‘ta, TMMOB Bileşenleri ve Demokratik Sivil
Toplum Kuruluşları ile birlikte İstasyon meydanında
İşçinin emekçinin bayramını hep birlikte kutladık.
Eşit, adil, insanca onurlu bir yaşama EVET dedik,
Barışçıl ve demokratik bir ortamda herkesin kendi
kimliğiyle, kendi diliyle eşit özgür bir yaşam
11-)Tunceli İl Temsilciliği Ziyaret Edildi. (6 Mayıs 2012)
oplantının açılış konuşmasını Şube Başkanımız Hüseyin KIRŞAN yaptı. Şubemizin çalışmaları hakkında
kısa bir bilgilendirme yaptıktan sonra Tunceli İl Temsilciliğinin denetleme kurulu raporunda tespit edilen
eksiklikleri dile getirildi. Mesleki denetim işlemleri,
büro ve şirket tescilleri yenilenmesi, bağımsız bölüm
ve vaziyet planları, yapı denetim firmaları, hus ve benzeri konulardaki uygulamalar ve yenilikler hakkında
bilgilendirme yapıldı. Şubemiz ve Temsilciliğimiz
bünyesinde planlanan mesleki eğitim seminerleri
17
18
hakkında meslektaşlarımızın görüş belirtmelerinin
önemli ve belirleyici olduğunu ifade etti. Diyarbakır
Şube olarak ilk defa Tunceli‘de meslektaşlarla buluşulduğunu, bu durumun bir eksiklik olduğunu fakat
bundan böyle ziyaretlerin daha sık olacağı ifade edildi.
Tunceli Temsilcimiz Hıdır ERDOĞAN ise şube ziya-
retinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Ziyaretlerin devamlı hale gelmesini diledi. Mesleki denetim ve işleyiş hakkında bilgilendirme yaptı. Meslek
içi eğitimlerin yapılmasını ve eğitimlerin temsilciliklerde gerçekleşmesi talep edildi. Tunceli İl Temsilciliğimize ve meslektaşlarımıza katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz.
12-)Mardin’nin Nusaybin İlçesine Gezi Düzenlendi
(13 Mayıs 2012)
Diyarbakır ve Mardin deki üyelerin katılımı ile,
Dara harabeleri, Nusaybin ve Beyaz suya gezi
yapıldı. Mardin ve Diyarbakır‘dan geziye katılan
üyelerimize katılımlarından ve duyarlılıklarından
dolayı teşekkür ederiz .
13-)Diyarbakır`da Düzenlenen Kürtçe Teknik Terimler
Çalıştayı Sona Erdi (15 Mayıs 2012)
TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu ve
TZP Kurdî‘nin ortak düzenlediği Kürtçe Teknik
Terimler Çalıştayı sona erdi. İKK Temsilcimiz
Kadri DOLU‘nun da katıldığı Çalıştayın Sonuç
Bildirgesinde, dilin güçlenmesinin toplumun güçlenmesi anlamına geldiği belirtilerek, Kürtçe‘ye
yönelik yasakların kaldırılması ve Kürtçenin eğitim dili olması gerektiği belirtildi.
14-)Elazığ İl Temsilciliği Ziyaret Edildi (9 Haziran 2012)
Toplantı, Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu ve
Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burak KUKUL‘un katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını Şube Başkanımız Hüseyin KIRŞAN
yaptı. Şubemizin çalışmaları hakkında kısa bir bil-
gilendirme yaptıktan sonra Elazığ İl Temsilciliğinin
denetleme kurulu raporunda tespit edilen eksiklikleri dile getirildi. Mesleki denetim işlemleri, büro ve
şirket tescilleri yenilenmesi, bağımsız bölüm ve vaziyet planları, yapı denetim firmaları, hus ve benzeri
19
konulardaki uygulamalar ve yenilikler hakkında bilgilendirme yapıldı. Şubemiz ve Temsilciliğimiz bünyesinde planlanan İmar Uygulamaları ve Kentleşme
Forumu ve mesleki eğitim seminerleri hakkında
meslektaşlarımızın görüş belirtmelerinin önemli ve
belirleyici olduğunu ifade etti.
Ayrıca TMMOB Örgütlülüğü, Oda Çalışmaları, Son
Dönemde Gündeme Gelen Yasa ve Yönetmelikler
hakkında, Temsilcilik Çalışmaları, LİHKAB‘lar hakkında bilgilendirme vb. konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
Toplantı sonucunda, meslek alanlarımızda yaşanılan
tüm sorunların Oda Örgütlülüğümüz içerisinde, bir-
likte mücadele edilerek aşılabileceğinin önemi vurgulandı.
Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burak KUKUL
Oda Genel Merkezimizin yaptığı çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Elazığ da ki üyelerimiz şube ziyaretinden dolayı
duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ziyaretlerin
devamlı hale gelmesini istediler.Toplantı sonucunda,
meslek alanlarımızda yaşanılan tüm sorunların Oda
Örgütlülüğümüz içerisinde, birlikte mücadele edilerek aşılabileceğinin önemi vurgulandı. Meslektaşlarımıza katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı
teşekkür ederiz.
15-)Bingöl İl Temsilciliği Ziyaret Edildi (10 Haziran 2012)
Toplantının açılış konuşmasını Şube Başkanımız Hüseyin KIRŞAN yaptı. Şubemizin çalışmaları hakkında kısa bir bilgilendirme yaptıktan sonra BİNGÖL İl
Temsilciliğinin denetleme kurulu raporunda tespit edilen eksiklikleri dile getirildi. Mesleki denetim işlemleri,
büro ve şirket tescilleri yenilenmesi, bağımsız bölüm ve
vaziyet planları, yapı denetim firmaları, hus ve benzeri
konulardaki uygulamalar ve yenilikler hakkında bilgilendirme yapıldı. Şubemiz ve Temsilciliğimiz bünyesinde planlanan mesleki eğitim seminerleri hakkında
meslektaşlarımızın görüş belirtmelerinin önemli ve
belirleyici olduğunu ifade etti.Ayrıca TMMOB Ör-
gütlülüğü, Oda Çalışmaları, Son Dönemde Gündeme
Gelen Yasa ve Yönetmelikler hakkında, Temsilcilik
Çalışmaları, LİHKAB‘lar hakkında bilgilendirme vb.
konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
Bingöl Temsilcimiz Ahmet KATANALP ise şube ziyaretinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Ziyaretlerin devamlı hale gelmesini diledi. Mesleki denetim ve işleyiş hakkında bilgilendirme yaptı. Meslek
içi eğitimlerin yapılmasını ve eğitimlerin temsilciliklerde gerçekleşmesi talep edildi. Bingöl İl Temsilciliğimize ve meslektaşlarımıza katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz
20
16-)Hkmo 43. Dönem I. Danışma Kurulu Toplantısı Yapıldı
(26 Haziran 2012)
Odamız 43. Dönem I. Danışma Kurulu Toplantısı
23.06.2012 tarihinde Nevşehir`de; Kayseri Bölge
Temsilciliğimizin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
Toplantıya Şube Başkanı Hüseyin KIRŞAN, Şube
Yazmanı Burhan KILIÇ, Şube Saymanı Can Deniz
AKDEMİR ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Yılmaz ERDOĞMUŞ Şubemiz adına katılım sağladı.
Toplantının gündemi; Oda Etkinlikleri Hakkında Bilgilendirme, Mali Durum Bilgilendirme,
HKMO Onur Kurulu ve HKMO Denetleme Kurulu Bilgilendirme, Oda Örgütlülüğü ve İşleyişi,
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi
Hakkında Kanun, Tapu Kanunu ve Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun,
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği, Orman
Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve
Hazine adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan
Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım
Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun, Tapu Kanunu ve Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, HKMO Büro Tescil Yönetmeliği
Değişiklikleri, HKMO LİHKAB Yönetmeliği Taslağı, LİHKAB Yönetmeliği Değişiklik Çalışmala-
rı, KHK ile yapılan Genel Değişiklikler, LİHKAB
Davaları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki
Hizmetler Genel Müdürlüğü‘ne 2012/12 sayılı Genelge Hakkında Açılan Dava, Olağanüstü Genel
Kurul ve TUSAGA Aktif-CORS Hakkında Genel
Sorunlar olarak belirlendi.
Toplantı gündeminde bulunan konular hakkında,
katılım sağlayan şubeler ve temsilcilikler görüşlerini belirtilerek karşılaşılan sorunlar hakkında çözüm ve önerilerde bulunuldu.
17-)Şırnak Kadastro Müdürlüğü Ziyaret Edildi
(19 Eylül 2012)
şan meslektaşlarımız ziyaret edildi. yapılan görüşmede; meslek alanında yapılan son düzenlemeler
ve yapılan değişiklilerin meslek mensuplarımıza
etkisi üzerinde durularak, mesleğimizin en gözde kurumlarından olan kadastro müdürlüğünün
dün olduğu gibi bugünde meslek hukukunu en
iyi şekilde temsilinin yapıldığı belirtildi. Şubemiz
bünyesinde planlanan mesleki eğitim seminerleri
hakkında meslektaşlarımızın görüş belirtmelerinin önemli ve belirleyici olduğunu ifade edildi.
Sayın BİLGİN Şubemiz tarafından yapılan ziyaretten memnuniyetini belirterek, ziyaretlerin daha
sıklıkla yapılması gerektiği belirtildi.
HKMO Diyarbakır şube olarak Şırnak Kadastro
Müdürü sayın İbrahim BİLGİN ve kurumda çalı-
Kadastro müdürü sayın Bilgin ve meslektaşlarımızın duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz
18-)Şırnak İl Temsilciliği Ziyaret Edildi (19 Eylül 2012)
Şubemiz Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımı ile
Şırnak ilinde bir toplantı düzenlendi. Toplantının açılış konuşmasını Şube Başkanımız Hüseyin
KIRŞAN yaptı. Şubemizin çalışmaları hakkında
kısa bir bilgilendirme yaptıktan sonra Şırnak İl
Temsilciliğinin denetleme kurulu raporunda tespit edilen eksiklikleri dile getirildi. Mesleki denetim işlemleri, büro ve şirket tescilleri yenilenmesi,
bağımsız bölüm ve vaziyet planları, yapı denetim
firmaları, hus ve benzeri konulardaki uygulamalar ve yenilikler hakkında bilgilendirme yapıldı.
Şubemiz bünyesinde planlanan mesleki eğitim se-
minerleri hakkında meslektaşlarımızın görüş belirtmelerinin önemli ve belirleyici olduğunu ifade
etti. Şırnak il temsilciliği sorumluluk alanında
karşılaşılan sorunlar, meslektaşlarımız tarafından
aktarılarak çözüm önerileri üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. Diyarbakır şube tarafından
belirtilen eksikliklerin çözülmesi için gerekli girişimlerde bulunulacağı belirtilmiştir.
Şırnak İl Temsilciliğimize ve meslektaşlarımıza
katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz.
21
22
19-)Mardin İl Temsilciliği Ziyaret Edildi (19 Eylül 2012)
19 Eylül 2012 tarihinde Diyarbakır Şube Yönetim
Kurulu katılımıyla Mardin ilinde bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını Şube
Başkanımız Hüseyin KIRŞAN yaptı. Şubemizin
çalışmaları hakkında kısa bir bilgilendirme yaptıktan sonra Mardin İl Temsilciliğinin Denetleme
Kurulu Raporunda tespit edilen eksiklikler belirtilitilip. Meslektaşlarımız ortak menfaati gereği
meslek alanlarımızda yaşanılan tüm sorunların
Oda Örgütlülüğümüz içerisinde, birlikte mücadele edilerek aşılabileceğinin vurgulandı. Mardin İl
Temsilciliğimiz sorumluluk alanında karşılaşılan
sorunlar meslektaşlarımız tarafından aktarılmış-
tır. Meslektaşlarımıza katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz
20-)Siirt Kadastro Müdürlüğü Ziyaret Edildi (17 Ekim 2012)
17/10/2012 tarihinde Diyarbakır şube yönetim
kurulunun katılımı ile Siirt kadastro müdürlüğü
ziyaret edildi. Kadastro müdürü Sn Murat ERDEMİR ile kadastro müdürlüğünde çalışan meslek-
taşlarımız ile görüşüldü.Görüşmeye Diyarbakır
tapu kadastro bölge müdürlüğünden görevli olarak Siirt ilinde bulunan kadastro şube müdürü sn
Ali Rıza AYDURAN ve Ergani kadastro müdürlüğünde kontrol mühendisi olarak görev yapan Sn
Ahmet TEKİNER‘de katılım gösterdiler. Hkmo
Diyarbakır şube olarak, meslektaşlarımızın yapılacak etkinliklere katılımını artırmak, meslek alanında yapılan güncel değişikliklerden daha etkin
faydalanmalarında odanın önemi üzerinde durularak, odaya kayıtlı olmayan , yeni ataması yapılan meslektaşlarımıza şubemize kayıt olmalarının
önemi vurgulandı.
Siirt Kadastro müdürü Sayın Murat ERDEMİR
ve meslektaşlarımızın duyarlılıklarından dolayı
teşekkür ederiz.
21-)Siirt Belediyesi Ziyaret Edildi (17 Ekim 2012)
Yönetim kurulumuzun katılımı ile siirt belediyesi ziyaret edildi. Yapılan görüşmeye özel kalem
müdürü sn Fadıl TAŞÇI, meslektaşımız Mesut
OĞUZ Ve şehir bölge plancısı Evin MERCAN
Katılım gösterdiler. Görüşmede;Yapı Denetim Kuruluşlarınca yerine getirilmeyen fenni mesuliyetin
Belediyece gerekli denetiminin sağlanması konusu vurgulanıp, sürdürüle bilinir modern bir kentleşme için yürürlükte bulunan imar planlarının
tatbikinin imar uygulamaları ile sağlanmasının
önemi belirtildi. Şubemiz tarafından 1 Aralık 2012
tarihinde Diyarbakır‘da yapılacak olan İMAR UYGULAMALARI VE KENTLEŞME - KENTSEL
DÖNÜŞÜM - TUS VE FENNİ MESULİYET paneline Siirt belediyesinden katılımın sağlanmasının belediye çalışmalarında ön açıcı olacağı ifade
edildi.Görüşmeye katılım gösteren sn Fadıl TAŞÇI
ve Evin MERCAN‘a katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz.
22-)Siirt İl Temsilciliği Ziyaret Edildi(17 Ekim 2012)
Şubemiz Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımı ile
Siirt ilinde bir toplantı düzenlendi. Yapılan ziyarette açılış konuşmasını şube başkanımız Hüseyin KIRŞAN yaptı. Kamu kurumlarında çalışan
meslektaşlarımızın yoğun katılım gösterdiği toplantımıza Diyarbakır tapu kadastro bölge mü-
dürlüğünden görevli olarak Siirt ilinde bulunan
kadastro şube müdürü sn Ali Rıza AYDURAN ve
Ergani kadastro müdürlüğünde kontrol mühendisi olarak görev yapan meslektaşımız Sn. Ahmet
TEKİNER ‘de toplantıya katıldılar.toplantıda Meslek alanında yapılan son yasal düzenlemeler , fenni mesul ve tus konularında bilgilendirme ile denetleme kurulu raporunda tespit edilen eksiklikler
hakkında bilgi verildi.Ayrıca Şubemiz tarafından
1 aralık 2012 tarihinde Diyarbakır‘da yapılacak
olan İMAR UYGULAMALARI VE KENTLEŞME
- KENTSEL DÖNÜŞÜM - TUS VE FENNİ MESULİYET paneline meslektaşlarımız davet edildi.
Siirt İl Temsilciliğimize ve meslektaşlarımıza
katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı
teşekkür ederiz.
23-)Batman İl Temsilciliği Ziyaret Edildi(17 Ekim 2012)
bir toplantı düzenlendi. Yapılan toplantıda şube
başkanımız Hüseyin KIRŞAN; şube çalışmaları
ve son yasal düzenlemeler hakkında bilgi verdi.
Ayrıca denetleme kurulu raporunda tespit edilen
eksiklikler dile getirildi Son olarak 1 Aralık 2012
tarihinde Diyarbakır‘da yapılacak olan İMAR
UYGULAMALARI VE KENTLEŞME - KENTSEL DÖNÜŞÜM - TUS VE FENNİ MESULİYET
paneline meslektaşlarımız davet edilerek, meslektaşlarımızın katılımının önemi belirtildi.
Şubemiz Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımı ile
Batman kadastro müdürlüğü ziyaret edilerek il
temsilciliğimiz sorumluluk alanında meslek faaliyetlerini devam etmekte olan meslektaşlarımız ile
Görüşmeye katılım gösteren tüm meslektaşlarımız ve Batman kadastro müdürü
sn. Fatih Ata‘ya katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz.
23
24
24-)İmar Uygulamaları Kentleşme Kentsel Dönüşüm Tus ve
Fenni Mesuliyet Paneli Elazığ’da Düzenlendi. (2 Kasım 2012)
HKMO Diyarbakır şubesi olarak 09.06.2012 tarihinde temsilciliğimize yapılan ziyarete Elazığ, Tunceli ve Bingöl illerini kapsayacak şekilde, üyelerimizin talebi ve şubemiz etkinlik programı dahilinde
panel yapılması kararlaştırılmış. Etkinlik programı
dahilinde “İMAR UYGULAMALARI VE KENTLEŞME - KENTSEL DÖNÜŞÜM - TUS VE FENNİ MESULİYET” paneli 02.11.2012 tarihinde Elazığ temsilciliğimizde gerçekleştirildi.
ların; Yaşanabilir bir kent yaratma temelinde olması
ve engelliler başta olmak üzere bütün dezavantajlı
kesimler gözetilerek kararlar alınmalıdır. Planlı
Alanlar Yönetmeliğinin meslek ve mesleki alanlarımız için önemi büyük, Odamızın bu yönetmelik değişikliğine önemli katkılar olmuştur. Çıkan
yönetmeliğe dayalı uygulamaların kamu ve özelde
faaliyet gösteren üyelerimizce iyi takip edilmesi gerekmektedir.
Panelimizin açılış konuşmasını Elazığ Temsilcimiz
Ahmet Vecihi Yüksek yaparak panel hakkında
bilgilendirmede bulundu. Şube Başkanımız Hüseyin Kırşan” İmar uygulamaları ve kentleşme olgusu
kentlerde yaşayan insanlar için önemli, ülke kentlerinin önemli bir bölümünün plansız ve kaçak yapılaştığı, güvenli ve sağlıklı yaşanabilir alanların kısıtlı
olduğu, ülkemizdeki arsa ve arazi düzenlemelerinde hukuksal ve teknik olarak yeni düzenlemelere ve
imar uygulama araçlarına gereksinmelerin olduğu
odamızın düzenlediği süre gelen etkinliklerle dile
gelmiştir, Bu sebeple “kentleşme” sorununun başlıca çözümünün planlama yapılırken alınan karar-
7.2‘lik Van Depremi sonrasında gündeme gelen
ve 6 aylık bir çalışma sonrasında hazırlanıp Mayıs
ayında Meclis‘ten geçen ve Ekim ayında fiili olarak
başlayan, kentsel dönüşüm olarak bilinen ‘Afet Riski
Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun Tasarısı‘ ile birlikte Türkiye genelinde 20
yılda 14 milyon konutun elden geçirilmesi planlanıyor. Dönüşümün Türkiye‘ye maliyetinin 350400 milyar dolar olması öngörülüyor.14 milyon
konutun Kentsel Dönüşüm projesi içerisin de yer
alacağından yeni çıkan afet riski altındaki alanların
dönüştürülmesi hakkında kurum ve belediye yasası
ile uygulanacak olan Kentsel Dönüşüm uygulama-
ları sorgulanmalı ve dikkatle takip edilmelidir. Kentsel
dönüşümde başarı için tüm
aktörlere büyük sorumluluk
düşmekte. Parçacı yaklaşımlara ve rant amaçlı uygulamalara yer verilmemelidir.”Şeklinde açılış konuşmasını
yaptı.
Oda Genel Başkanımız Ertuğrul Candaş panel hakkında genel merkezimizin
görüşleri ni aktardılar. TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi
A. Fahri Özten; Mühendis
mimar ve şehir plancılarının
durumu hakkında kısa bir
değerlendirme yaptı.
Panelimizin ilk bölümünde TMMOB Yürütme Kurulu Üyesi A. Fahri Özten`in yöneticiliğinde yapıldı. İlk olarak HKMO
Genel Başkanı Ertuğrul Candaş Odamızın Kentsel
Dönüşüme bakışı ve ilgili mevzuat üzerine değerlendirmelerde bulundu. Muhittin Selvitopu (İzmir
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı)
İzmir Büyükşehir Belediyesinde yapılan Kentsel
Dönüşüm Projelerine ilişkin örneklerle desteklenen
bir sunum yaptı. Son olarak söz alan Uğur Aslan da
(Özel Sektör Uygulayıcı) özel sektör olarak Kentsel
Dönüşüm Projelerinde yapılan çalışmalardan örnekler
verdi.
Panelin ikinci bölümünü
HKMO Diyarbakır Şube Başkanı Hüseyin Kırşan yöneticiliğinde. İlk olarak Hüseyin
Ülkü ( HKMO Kırsal Kentsel
Alan Düzenlemesi Komisyonu Başkanı) TUS, Yapı Aplikasyon Projeleri ve diğer mesleki mevzuatınıkapsayacak
şekilde sunum gerçekleştirdi
. Prof. Dr. Erol Köktürk iseimar uygulamaları ve mevzuat üzerinde diğer ülkelerdeki
uygulamalarla karşılaştıracak
şekilde bir sunum gerçekleştirdi. Son konuşmacı Ahmet
Vecihi Yüksek (HKMO Elazığ Temsilcisi) imar
uygulamalarını serbest çalışan meslektaşlarımızın
penceresinden, farklı kurumların imar uygulamaları ve mevzuatları farklı yorumlamasından kaynaklı
karşılaşılan sorunları hazırladığı örnek imar uygulamaları destekli farklı ve etkileyici bir sunum gerçekleştirdi.
Panelimize yoğun katılım gösteren tüm meslektaşlarımız ve katılımcılara teşekkür ederiz.
25-)Kamulaştırma Bilirkişi Eğitimi Verildi.(17 Kasım 2012)
HKMO Diyarbakır Şubemiz üyelerinden Sayın
Halil ERDEM ve Adnan AKSOY tarafından 17
Kasım 2012 tarihinde üyelerimize Kamulaştırma
Bilirkişi Eğitimi verildi.Eğitime Şırnak,Mardin,Van,Şanlıurfa,Batman ve Siirt illerinde bulanan
üyelerimiz katılım sağladı.Eğitmenlerimizin gün
boyu süren anlatımları ve karşılıklı sorularla Kamulaştırma Eğitimi tamamlandı.Değerli üyelerimiz Halil ERDEM ve Adnan AKSOY ‘a katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
25
26
26-)Diyarbakır’da “İmar Uygulamaları Kentleşme -Kentsel
Dönüşüm - Tus ve Fenni Mesuliyet” Konulu Panel Gerçekleştirildi(1 Aralık 2012)
Şubemiz tarafından 1 Aralık 2012 tarihinde “İmar
Uygulamaları ve Kentleşme - Kentsel Dönüşüm TUS ve Fenni Mesuliyet” konulu panel düzenlendi.
HKMO Yönetim Kurulu Üyeleri, TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi, TKGM 7. Bölge Müdürü, kamu
kurum ve kuruluşlarında ve özel sektörde çalışan
meslektaşlarımızın katıldığı etkinlikte açılış konuşmalarını sırasıyla Şube Başkanımız Hüseyin Kırşan,
HKMO Genel Başkanı Ertuğrul Candaş, TMMOB
Yönetim Kurulu Üyesi Ali Fahri Özten ve TKGM
VII. Bölge Müdürü Sinan Fidan yaptı.
Şube Başkanımız Hüseyin Kırşan konuşmasında
imar uygulamaları ve kentleşme olgusunun önemli
olduğunu, kentleşme sorununun başlıca çözümünün planlama yapılırken alınan kararların yaşanabilir bir kent yaratma temelinde olması ve engeller
başta olmak üzere bütün dezavantajlı kesimler gözetilerek kararların alınması gerektiğini belirtti.
Ayrıca Kırşan konuşmasında, Planlı Alanlar Yönetmeliği‘nin meslek alanlarımız için öneminin büyük
olduğunu, Odamızın bu yönetmelik değişikliğine
önemli katkıda bulunduğunu ve çıkan yönetmeliğe dayalı uygulamaların kamu ve özelde faaliyet
gösteren üyelerimizce iyi takip edilmesi gerektiğini
vurguladı.
Kırşan yaptığı konuşmada, Afet Riski Altındaki
Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun Tasarısıyla birlikte Türkiye genelinde 20 yılda 14 milyon konutun elden geçirilmesinin planlandığını,
yeni çıkan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştü-
rülmesi Hakkında Kurum ve Belediye Yasası ile uygulanacak olan kentsel dönüşüm uygulamalarının
sorgulanması ve dikkatle takip edilmesi gerektiğini
ve kentsel dönüşümde başarı için tüm aktörlere büyük sorumluluk düştüğünü, parçacı yaklaşımlara ve
rant amaçlı uygulamalara yer verilmemesi gerektiğini belirtti.
HKMO Genel Başkanı Ertuğrul Candaş konuşmasında, 1954 yılından beri bilimi ve teknolojiyi üretmede ve kullanmada, odağına insanı alarak hareket
eden ve toplum için mühendislik şiarını taşıyan
Odamızın benzer çalışmalarını dün olduğu gibi
bugün de sürdürmeye devam etmekte olduğunu
belirtti. Ayrıca Ertuğrul Candaş, yeni çıkarılan kanun ve kararnamelerle bütün ülke bir yandan baskı
altına alınırken her alanda rant yaratma politikasının sürdürüldüğünü, buna paralel olarak TMMOB
mevzuatına önemli bir mualif gücün sömürü ve
güçlü rant eğilimi önünde tasviyesi düşünüldüğünü HKMO‘nun iktidarın halkımızı korkutarak
kazanımlarını rant çevrelerine aktaran politikalarının iki yüzlülüğünü teşhir ederek gerek kentleşme
ulaşım, altyapı, toplulaştırma, orman, çevre ve afet
politikaları üzerinde yol gösterici olmaya devam
edeceğini vurguladı.
Türkiye‘deki mühendis ve mimar örgütlenmelerinin diğer ülkelerdeki örgütlenmelerden farklı olduğunu, ülkedeki ve dünyadaki sosyal, ekonomik,
siyasal, toplumsal ve kültürel gelişmelere gözlerini
kapatmayan bir örgütlülük olduğumuzu, bu nedenle TMMOB ve Bağlı Odaların geçmişte ve günümüzde etkisizleştirilmek istendiğini, ancak geçmişte
olduğu gibi üyelerimizin
desteği ile bu zorlu günlerin atlatılacağına inandığını dile getirdi.
Kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan ve yaşanacak sıkıntılar ve uygulanan politikalardaki
eksiklikler hakkındaki
Oda görüşlerini aktaran
Genel Başkanımız Ertuğrul Candaş kent ve kentleşme sürecinde harita
mühendislerinin en etkili
mühendislik dalı olması
gerektiğini belirtti.
Ertuğrul Candaş konuşmasına
“Örgütlü
ve güçlü olarak meslek
alanlarımızla ilgili bütün
gelişmeleri takip ediyoruz. Bu alanda bütün olumlu çabayı destekliyoruz
ve destekleyeceğiz. Diğer yandan örgütümüze, mesleğimize yapılan her türlü saldırıya karşı mücadele
ederek halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz.” sözleriyle son verdi ve etkinlikte emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.
TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi A. Fahri Özten
yaptığı konuşmada TMMOB Kanunu‘nun değiştirilmesi hakkındaki yasa tasarısı ile TMMOB
ve Bağlı Odalarına yapılan saıldırılara, geçmişten
günümüze bu konuda yaşanan benzer sıkıntılara
değinerek ülke kalkınmasından gelişmesinden, özgürlüğünden yana, emekten ve halktan yana, savaşa
ve sömürüye karşı tavır sergileyen TMMOB için
mücadele zamanı olduğunu söyledi.
Kentsel dönüşüm noktasında TMMOB ve Bağlı
Odaların açtığı davalarda
kamu yararına kararlar çıktığını söyleyen Özten bugüne kadar tüm mühendislik ve mimarlık alanlarını
ilgilendiren tarım arazisi,
2-B alanları, orman alanları, mera alanları, enerjiden diğer alanlara kadar
çok sayıda ülke varlığının
satıldığını ve bu konularda
TMMOB‘nin izlediği politikalara değindi.
TKGM VII. Bölge Müdürü
Sinan Fidan konuşmasında
Müdürlüğünün çalışmaları, kentleşme ve kentsel
dönüşümün en önemli aşamalarından olan imar
uygulamalarında Bölge Müdürlüklerinin üstlendiği rol hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Vatandaşa doğru, hızlı ve güvenilir hizmet vermede
kurumların birbirleriyle veya yüklenici firmalarla
kurumların koordinasyonlu çalışmalarının önem
arz ettiğini dile getiren Sinan Fidan etkinliğin başarılı geçmesini diledi.
Panel, “Kentsel Dönüşüm” ve “İmar Uygulamaları
ve Kentleşme” konu başlıklarından oluşan 2 oturum şeklinde gerçekleştirildi.
Başarılı ve verimli geçen panele katılan tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
27-)Şanlıurfa İl Temsilciliği Ziyaret Edildi (4 Ocak 2013)
04 Ocak 2013 tarihinde Diyarbakır Şube
Yönetim Kurulu ve Genel Merkez Yönetim
Kurulu Üyesi Burak KUKUL‘un katılımıyla
Şanlıurfa ilinde bir toplantı gerçekleştirildi.
Serbest ve kamu kurumlarında çalışan meslektaşlarımızın katılım gösterdiği toplantının
açılış konuşmasını Şube Başkanımız Hüseyin
KIRŞAN yaparak, şube çalışmaları hakkında değerlendirmede bulundu. Genel Merkez
Yönetim Kurulu Üyesi Burak KUKUL Genel
Merkez çalışmaları hakkında bilgilendirmede bulundu. Şanlıurfa temsilcimiz Uğur
Büyükhatipoğlu temsilciliğimiz alanına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Denetleme Kurulu Raporunda tespit edilen
eksiklikler belirtilip. Meslektaşlarımızın
ortak menfaati gereği meslek alanlarımızda yaşanılan tüm sorunların Oda
27
28
Örgütlülüğümüz içerisinde, birlikte mü- tarafından aktarılmıştır. Meslektaşlarımıza
cadele edilerek aşılabileceği vurgulandı. Şan- katılımlarından ve duyarlılıklarından dolayı
lıurfa İl Temsilciliğimiz sorumluluk alanın- teşekkür ederiz
da karşılaşılan sorunlar meslektaşlarımız
28-) Siirt Kadastro Müdürlüğü ve Serbest Çalışanlarla Yemekli
Toplantı Yapıldı.(23 Şubat 2013)
Siirt Kadastro Müdürü Sayın Günay DEMİR ve
üyelerimizin katıldığı bir toplantı yapılmıştır.Toplantıda meslek sorunları ve çözüm önerileri konuşulmuştur.Kadastro Müdürünün yeni atanması
ve meslektaşlarımızla tanışması ve sosyal bir bağ
kurulmasının önemi olan bu toplantıda katılım
ve katkı sağlayan tüm meslektaşlarımıza teşekkür
ederiz.
29-) 43. Dönem 2. Danışma Kurulu Toplantısı Yapıldı
(23 Şubat 2013)
HKMO Yönetim Kurulu, HKMO Şube ve Merkeze
Bağlı Temsilcilik Yönetim Kurulu Üyeleri, HKMO
Onur ve Denetleme Kurulu Üyeleri, HKMO 1.
Nolu Komisyon Başkanı ve TMMOB Denetleme
Kurulu Üyesinin ve HKMO Genel Merkez çalışanlarının katıldığı toplantının açılış konuşmasını
Genel Başkanımız Ertuğrul Candaş gerçekleştirdi.
Genel Sekreterimiz Mustafa Erdoğan göreve geldikleri 2012 Nisan ayından itibaren gerçekleştirilen Oda faaliyetleri ve etkinlikleri hakkında kısa
bilgilendirmede bulunurken, Denetleme Kurulu
Başkanı Şafak Fidan Şube ve Merkeze Bağlı Tem-
silciliklerde yapılan denetleme faaliyetleri ve gözlemlenen eksiklikleri aktardı.
Onur Kurulu‘nun görev ve yetkileri hakkında bilgileri Onur Kurulu Üyesi Veysel Atasoy verirken,
1. Nolu Komisyon Başkanı Namık Gazioğlu komisyonun görevlerini, yapılan çalışmaları, Şube
ve Merkeze Bağlı Temsilciliklerden beklentileri
aktardı.
TMMOB Denetleme Kurulu Üyesi Asiye Ülkü
Karaalioğlu, TMMOB Denetleme Kurulu çalışmalarını aktardı ve ardından Şube ve Merkeze Bağlı
29
Temsilciliklerden katılan Yönetim Kurulu Üyeleri,
etkinlik alanlarında gerçekleştirilen eğitim, sempozyum, panel, konferans, ziyaret, toplantı, komisyon çalışmaları, basın açıklamaları, üniversitelerle
yürütülen çalışmalar ve gözlemlenen aksaklıklar
hakkında kısa bilgilendirmede bulundular.
Bilgilendirmelerin ardından Genel Başkanımız
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TMMOB‘ye bağlı
10 Oda arasında yapılan “Kentsel Dönüşüm” konulu toplantı ile ilgili bilgileri aktardı.
Toplantının ikinci bölümünde Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyemiz Salih Suiçmez En Az Ücret
Tarifesi ve işleyişi hakkında, Genel Saymanımız
Hüseyin Altun mesleki denetimin yasal dayanağı,
uygulama şekli, mesleki denetim ücretleri, tarifeye
uyma yükümlülüğü ve mesleki denetimde yapılan
yanlışlıklar hakında açıklamalarda bulundu.
Odamız Hukuk Danışmanı Hüseyin Özgün LİHKAB Yönetmeliği, yapılan sınav ve bu süreçte açılan iptal davaları, davalardan alınan sonuçlar ve
kararlar hakkında kısa bilgilendirmede bulunduktan sonra genel değerlendirme bölümünde Şube
ve Merkeze Bağlı Temsilciliklerde yaşanan sorunlar paylaşılarak çözüm önerilerinde bulunuldu.
30-)Diyarbakır Şubemizde Temsilcilik Toplantısı Yapıldı
(9 Mart 2013)
Kurulu Üyesi Volkan Yılmaz Erdoğmuş ile Diyarbakır ve Diyarbakır‘a bağlı il ve ilçe Temsilcileri ve Mesleki Denetim Görevlileri katıldı.
Toplantıya Odamız Genel Sekreteri Mustafa Erdoğan, Odamız Genel Saymanı Hüseyin Altun, Genel
Merkez Teknik Personeli Seda Birgin, Diyarbakır
Şube Başkanı Hüseyin Kırşan, Diyarbakır Şube Saymanı Can Deniz Akdemir, Diyarbakır Şube Yönetim
Genel Sekreterimiz Mustafa Erdoğan, Oda çalışmaları, Oda-Şube-Temsilcilik-Üye ilişkileri, meslek
alanımıza yönelik son dönemdeki gelişmeler ile ülke
gündemine ilişkin birçok konuda değerlendirmede
bulundu. Diyarbakır Şube Başkanı Hüseyin Kırşan,
Şube faaliyetleri hakkında bilgilendirmede bulundu.
Genel Saymanımız Hüseyin Altun, mesleki denetim
faaliyetlerine, mesleki denetimde karşılaşılan sorunlara yönelik açıklamalarda bulundu. Daha sonra
Temsilci ve Mesleki Denetim Görevlileri düşüncelerini ve yaşadıkları sıkıntıları Oda Yöneticileriyle
paylaştılar.
30
Toplantıda mesleki denetim konusunda yaşanan
sorunların çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulanarak, katkı ve öneriler gündeme getirildi. Verimli
geçen toplantıda uygulamaya yönelik Şube çalışmaları hakkında bilgilendirme ve değerlendirmelerde
bulunularak bilgi paylaşımı yapıldı.
Yapılan toplantının gündemi; Çevre ve Şehircilik Ba-
kanlığı ile yapılan toplantı hakkında bilgilendirme,
Olağanüstü Genel Kurul Yapılması hakkında görüşme, MDU ve En Az Ücret Tarifeleri Hakkında Bilgilendirme, Bursa Şubemizin yürüttüğü “TİP Sözleşmelerin HKMOBİS Üzerinden Alınması” pilot
uygulamasının tüm birimlerde uygulanması, Eğitim
ve Bilirkişilik Konuları, Üye Aidatları ve genel değerlendirme olarak belirlendi.
31-)Üyelerimizle Kahvaltıda Bir Araya Geldik
(22 Haziran 2013)
Şubemize bağlı üyelerimiz ve aileleri ile birlikte sosyal etkinlikler komisyonun organizasyonunda Tarihi
Diyarbakır Evi’nde bir araya gelerek kahvaltı yapıldı.
Etkinliğe bir çok meslaktaşımız ve aileleri katılım
sağladı.Katılımlarından dolayı üyelerimize teşekkür
ederiz.
32-)Tmmob III. Kadın Kurultayı Diyarbakır Yerel Çalıştayı
(29 Haziran 2013)
Kadın Kurultayı Diyarbakır Yerel Çalıştayı Sümerpark resepsiyon salonunda üyelerin ve misafirlerin katılımı ile gerçekleştirildi. Yerel Çalıştay;
Diyarbakır İKK Kadın Komisyonu adına Elif GÜVEN’in açılış konuşmasının ardından, TMMOB
Yönetim Kurulu adına Ayşe Işık Ezer‘ın konuşması ile devam etti. Yerel çalıştayda oturumlar ;
“Türkiye` de kadının durumu “ ana başlıklı I. ve
II. Oturumda “Tarihsel gelişim sürecinde Kadın
Hakları “ konulu sunumu Av.Reyhan YALÇINDAĞ , “Türkiye`de Kadın Politikaları- Gericilik
ve Piyasacılık Sarmalında Kadınlar” konulu sunum ise Yrd.Doç.Dr.Özge İZDEŞ TERKOĞLU
tarafından gerçekleştirildi.
“TMMOB` de Kadın Örgütlüğü “başlıklı III. Oturumda “Kadın örgütlenme ve mücadele olanakları
“alt başlığı ile Esen ÖZDEMİR ve Gülnur ÇELİK
tarafından sunum gerçekleştirildi.
Önergelerin tartışılıp oylanması ile Yerel çalıştay
tamamlandı.
33-)HKMO 43. Dönem III. Danışma Kurulu Toplantısı
(26 Temmuz 2013)
Komisyon Başkanı ve HKMO Genel Merkez çalışanlarının katıldığı toplantının açılış konuşmasını
Genel Başkanımız Ertuğrul Candaş gerçekleştirdi.
TMMOB Yönetim Kurulu Üyemiz, Önceki Dönem Oda Başkanımız Ali Fahri Özten 6495 sayılı
Kanun`un yürürlüğü girmesi sonrasında yaşanan
süreç ve TMMOB`in bu konudaki çalışmaları
hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.
Yapılan toplantının gündemi; 02.08.2013 günü Resmi
Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren ve İmar Kanunu`nun bazı maddelerinde değişiklik yapan 6495
sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve Lisanslı
Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları süreci olarak belirlendi.
HKMO Yönetim Kurulu, HKMO Şube ve Merkeze
Bağlı Temsilcilik Yönetim Kurulu Üyeleri, HKMO
Onur ve Denetleme Kurulu Üyeleri, TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi, TMMOB Denetleme Kurulu Üyesi,
HKMO 1 Nolu Komisyon Başkanı, HKMO 10 Nolu
Odamız Genel Saymanı Hüseyin Altun ve Mali
İşler Şube Müdürümüz Arzu Arslan tarafından
Odamızın mali durumu hakkında hazırlamış oldukları sunum gerçekleştirildi.
Sunumun ardından toplantıya katılanlar tarafından
6495 sayılı Kanun`un yürürlüğe girmesinden itibaren
yaşanılan süreç hakkında değerlendirmeler yapıldı ve
çözüm önerilerinde bulunuldu.
Toplantının ikinci bölümünde Odamız Hukuk Danışmanı Hüseyin Özgün tarafından LİHKAB Yönetmeliği`nin yürürlüğe girmesinden itibaren yaşanılan süreç
ve LİHKAB Yönetmeliği`ne, Sınav İlanı ve Kılavuzuna
açılan davalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
34-) Netcad Eğitimi Düzenlendi.(4-6 Ekim 2013)
Şubemizde kayıtlı ve üylerimizin sıkça kullandığı
cad programlarından biri olan Netcad Eğitimi ilgili eğitmenlerin katılımı ile gerçekleşti.Şubemize
bağlı bulunan üyelerimiz ve diğer meslek disip-
linlerininde katıldığı eğitim oldukça verimli geçti.
Katkı sunan ve katılım sağlayan herkese sonsuz
teşekkür ederiz.
31
32
35-)Bentley Microstation V8i Yazılım Eğitimi
Düzenlendi. (26-27 Ekim 2013)
Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Genç Harita Mühendisleri Komisyonu olarak eğitim etkinlikleri kapsamında, Diyarbakır ilinde “Bentley
Microstation V8i Yazılımı Eğitimi” düzenlendi.
Eğitim de bir çok modül üzerine değerlendirmeler yapıldı.Katılımın genç harita mühendisleri komisyonu tarafından ve ücretsiz yapılması önemli
bir çalışmaya yönlendirmektedir.Katlımın yüksek
olduğu bu etkinliklerin mesleğimize ve meslektaşlarımıza katkı sağlaması hususunda gerekli çalışmalar yapılmıştır.
36-) Barış ve Demokrasi Partisi’nin İkk Ziyareti(6 Ocak 2014)
BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan
adayı Fırat ANLI ve BDP İl Eşbaşkanı Zübeyde
ZÜMRÜT 6 Ocak 2014 Pazartesi günü TMMOB
Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulunu Amed Mi-
marlar Odasında ziyaret etti.
Toplantıda TMMOB’nin Yerel Yönetimler raporu,
yeni döneme ve kente ilişkin öneriler sunuldu.
37-) Diyarbakır Kadastro Müdürlüğü’ne Atanan Üyemiz
İbrahim Bilgin Ziyaret Edildi.(16 Ocak 2014)
HKMO Diyarbakır şube yönetimimiz Diyarbakır
Kadastro Müdürü olarak atanan Sayın İbrahim
BİLGİN ve kurumda çalışan meslektaşlarımızı
ziyaret etti. Yapılan görüşmede; meslek alanında
yapılan son düzenlemeler ve yapılan değişikli-
lerin odamız üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Kadastro Müdürü olarak atanan meslektaşımıza
HKMO Diyarbakır Şube Yönetimi olarak yeni görevinde başarılar dileriz.
33
BASIN
AÇIKLAMALARI
34
TMMOB DAYANIŞMA GÜNÜ
BUGÜN 19 EYLÜL. MESLEĞİMİZE, HALKIMIZA,
ÜLKEMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ! (19/09/2012)
Bugün 19 Eylül. Bugün; kendi sorunlarını ülkenin sorunlarından ayrı tutmayan mühendis, mimar ve şehir
plancılarının “Birlik, Mücadele, Dayanışma” günü.
Bundan 33 yıl önce, 19 Eylül 1979’da Sevgili Başkanımız Teoman Öztürk’ün çağrısıyla, TMMOB’nin çağrısıyla; mühendis, mimar ve şehir plancıları, insanca yaşam koşulları ve grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı için
ülke çapında bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.
Mühendis, mimar ve şehir plancılarının tarihe not düştükleri o büyük günün mücadele ve dayanışma ile
özdeşleşmiş anlamını bugünün mücadelesi üzerinden geleceğe taşımak için, 19 Eylül’ü “TMMOB Mühendis,
Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü” olarak ilan edişimizin bugün ikinci yılındayız.
19 Eylül’ü yani dayanışma günümüzü, tarihsel anlamının yarattığı güzellikler üzerinden mesleğimiz, halkımız ve ülkemiz için kutlamayı çok ama çok isterdik.
Ancak, gerek mesleğimizin ve meslek alanlarımızın gerekse ülkemizin ve halkımızın içinde bulunduğu durum bizleri kutlama yapmaktan alıkoymaktadır. Emekten ve insandan yana olan her şey bugün bu ülkede emperyalizmin, piyasacılığın, gericiliğin ve ayrımcı, inkarcı politikaların ablukası altındadır. Bu nedenle
“TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü”nü “Mesleğimize, Halkımıza ve Ülkemize
Sahip Çıkıyoruz” sloganı çerçevesinde etkinlikler düzenleyerek karşılıyoruz.
AKP iktidarı tarafından uygulanan neoliberal, faşizan politikalar mesleğimiz, halklarımız ve ülkemizin içinde
bulunduğu baskı ve sömürü koşullarını giderek ağırlaştırmaktadır. Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, Suriye’ye
emperyalist müdahale girişimleri içerisinde ülkemize biçilen rolle birlikte Suriye’de yaşayan Kürtlerin demokratik kazanımlarına karşı AKP iktidarının geliştirdiği olumsuz tavır ve Kürt sorununda yaşanan çözümsüzlükten kaynaklı tırmanan şiddet ortamı daha karanlık günlerin bizleri beklediğini işaret etmektedir.
Ülkemiz Ortadoğu’daki adı konmamış emperyalistler arası bölüşüm savaşının içerisine fiilen çekilmiş durumdadır. AKP iktidarı ile emperyalizme bağımlılık ilişkileri tarihimizde görülmemiş derecede güçlenmiş,
aktif bir taşeronluk ilişkisi ile derinleşmiştir. Ortadoğu’da rejim değişikliklerinin sağlandığı eksene de tam
uyum sağlayan AKP, ülkemizde de mezhepçiliği, ayrımcılığı körükleyerek toplumsal fayı germektedir.
Özellikle Suriye’de yaşanan ve iki tarafın da savaş suçu işlediği kirli iktidar savaşında Türkiye taraf haline
gelmiştir.Emperyalizmin Suriye politikası kapsamında ülkemizin bir işgal üssü haline getirilmiş olduğu artık
her kesim tarafından dillendirilmektedir. . Artık mızrak çuvala sığmamaktadır, bu gerçek inkar edilemez bir
hal almıştır. Son günlerde gündeme getirilen “insani yardım hattı” ve “özel güvenlikli bölge” kılıfı ile iç savaş
tırmandırılmakta; bunun yanında Suriye’de, bugüne dek en basit demokratik haklardan mahrum bir şekilde
yaşamak zorunda kalan Kürt halkının kazanımları ise savaş gerekçesi sayılarak askeri bir müdahalenin kapısı
aralanmak istenmektedir. AKP, Suriye politikası ile ülkemizi ve geleceğimizi büyük bir ateşin içine atmıştır.
Kimse bizden ne ülkemizin Suriye’nin emperyalist işgaline ortak edilmesine ve Hatay’da olup bitenlere karşı,
ne de Suriye’de Esad rejiminin halklara kan kusturan politikalarına karşı sessiz kalmamızı beklememelidir.
Kürt sorununda gelinen durumu kaygı ile izlemekteyiz. Ülkemizde bir arada ve kardeşçe yaşama dair beklentilerin imkânsız birer hayal ürünü olarak algılandığı bir atmosfer hâkim kılınmıştır. Yılların çözümsüzlüğü
içerisinde yürütülen inkar ve imha siyaseti ile içinden çıkılmaz bir hale getirilen Kürt sorunu acilen demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözüme kavuşturulmalıdır. Kürt sorunu ile ilgili aynı film tekrar sahnelenmeye
çalışılıyor. Dokunulmazlıkların kaldırılmasının tartışıldığı, köylerin boşaltıldığı, sivil insanların Roboski’de
katledildiği, sivil faşistler eliyle linçlerin yürütüldüğü, ülkenin her tarafına cenazelerin gittiği bir ortamda 90’lı
yılları aşan bir savaş ve imha konsepti geliştiriliyor. Savaşın sesi barışın gücünü zayıflatıyor. TMMOB, kulakları sağır eden savaş çığırtkanlarına karşı ülkemize bahar gelene kadar Kürt sorununun çözümünde barışı ve bir
arada kardeşçe yaşamı savunmaya devam edecektir. Çünkü biz Kürt Sorununun savaşla çözülmediğini, çözülmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Kürt sorunu tarihsel, sosyal, siyasal yönleri olan bir sorundur. Kürt halkının kolektif
haklarının tanınması, siyasi ve askeri operasyonların durdurulması, demokratik bir zeminde müzakere edilerek
barışın ve eşit, ortak yaşamın tesisiyle çözülebilecek bir sorundur. Çözüm için derhal çatışmasızlık ortamı sağlanarak müzakere süreçlerinin kesildiği yerden devam ettirilmesi gerekmektedir. Aksi durumda daha çok kan
ve gözyaşına neden olan savaş ve çözümsüzlük süreci derinleşecektir. Biz Kürt sorununda, barış ve demokratik
çözümün savunucusu ve takipçisi olmaya sonuna kadar devam edeceğiz.
Öte yandan AKP, hiçbir bilimsel yanı olmayan 4+4+4 sistemi ile zorunlu eğitimi fiilen 4 yıla indirmiştir. 4+4+4
düzenlemesi ile eğitim sistemi piyasaya açılırken, ihtiyaç duyulan işgücü ve itiraz etmeyen dindar bir nesil okullar aracılığı ile yaratılmış olacaktır. Okulların açıldığı şu günlerde ortaya çıkan görüntüler; velilere, öğrencilere
ve öğretmenlere yaşatılan mağduriyetler nasıl sorunlu bir sisteme geçildiğini açıklamaya yetmektedir. Ekonomik altyapıda sağlanan neoliberal dönüşüme eşlik edecek bir toplum yapısı oluşturulmak istendiği çok açıktır.
Cemaatlerin toplumu biçimlendirmede oynadıkları rol 4+4+4 sistemi ile eğitim kurumuna verilmiştir. AKP
iktidarı mühendislik mesleğini büyük oranda bitirmiştir, ancak kendisi çok iyi “toplum mühendisliği” icra etmektedir. 4+4+4 sistemiyle okullar bir torna tezgâhı misali çocuklarımızı ucuz işgücü olarak dindar bir nesle
dönüştürecektir. Çocuk işçilik ve çocuk gelinler yaygınlaşacaktır. Tek tip nesil yetişecek, sömürü ilişkileri biat ile
gericiliğin baskısı altında sürdürülecektir. 4+4+4 sistemine karşı sürekli mücadele artık örgütümüzün önünde
bir büyük görevdir.
Bugün ülkemizde ekonomi politikalarına yön veren neoliberal anlayış işsizliği, yoksulluğu büyütmekte, emek
alanını esnek, serbest, güvencesiz bir hale getirerek sömürüyü derinleştirmektedir. Tüm işçiler ve emekçiler sermayenin gücü karşısında zayıflamış bir halde ucuz emek sömürüsüne tabi tutulmak istenmektedir. Ulusal İstihdam Stratejisi ve İş İlişkileri Kanunu Tasarısına bakıldığında bu durum tüm çıplaklığı ile görülmektedir.
AKP iktidarı, 12 Eylül referandumu sonrası elde ettiği üstünlüğü muhalefeti ezme, yok etme yönünde kullanarak siyasal alanı adeta dikensiz gül bahçesine çevirmiştir. Sesini çıkaran cezaevine tıkılmış, ülkemiz bir açık
cezaevine çevrilmiştir. Tayyip Erdoğan, BDP’li milletvekilleri için söylediği “Yargıya gerekenleri söyledik, yargı
da gerekenleri yapıyor” sözleri ile yargıyı nasıl kontrol altına aldıklarını itiraf etmiştir. Bu sözler, “ileri demokrasi”
denilen sistemin nasıl bir tek adam diktatörlüğü olduğunu, aslında baskının ve zorun bizzat kendisi olduğunu
göstermeye yetmektedir.
AKP, aynı bakış açısıyla TMMOB’ye de müdahale etmeye çalışıyor, idari yapıda KHK’lar ile gerçekleştirilen değişim içerisinde Birliğimiz de Bakanlığa bağlı bir kurum haline getirilmek isteniyor. AKP zihniyetinin teslim alamadığı Birliğimiz, KHK’lar ve bazı yönetmelikler yolu ile etkisizleştirilmeye, yetkisizleştirilmeye çalışılıyor, elleri
kolları bağlanmak isteniyor. Odalarımız ve Birliğimiz, halen sürmekte olan büyük bir baskı dalgası altında zorlu
koşullarda direnmeye devam edecektir. Ama bilinmelidir ki; yüreği insan sevgisi ile dolu olan TMMOB’nin
kadroları her ne pahasına olursa olsun AKP’ye teslim olmayacak inanç ve kararlılıktadır.
Mühendis, mimar ve şehir plancılarının meslek hayatları ve meslek alanlarında sorunlar çığ gibi büyümektedir.
Mesleğimiz, piyasanın bir piyonu haline getirilerek kamusal yönü ve niteliği aşındırılmaktadır. Odalarımızın ve
Birliğimizin kamusal yarar niteliğinde olan yetkileri elimizden alınarak piyasaya terk edilmekte, ticarileştirilmektedir.
Ancak tüm bu yaşananlara karşı herkes bilmelidir ki; bu ülkenin yüreği insan sevgisi ile dolu mühendisleri, mimarları, şehir plancıları var. Onların örgütü TMMOB var.
Bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancıları bugün, 19 Eylül 2012’de ülkenin dört bir yanında sokakları
doldurarak her yerden aynı sesi yükseltmektedir. Örgütümüze yönelik AKP saldırılarının ve baskının giderek
arttığı, sömürünün derinleştiği, ayrımcılığın, inkarın ve imhanın marifetiyle kardeşliğimizin dinamitlenerek iç
savaş koşullarının geliştirildiği, emperyalizmin taşeronluğu ile ülkemizin bölgesel bir savaşın içine sokulduğu bir
dönemde inatla, ısrarla söylüyoruz:
“Mesleğimize, Halklarımıza ve Ülkemize Sahip Çıkıyoruz! Sahip Çıkacağız!”.
TMMOB DİYARBAKIR İL KOORDİNASYON KURULU
35
36
CEZA EVLERİNDEKİ AÇLIK GREVLERİ HAKKINDA
YAPILAN AÇIKLAMA
BASINA VE KAMUOYUNA(4/11/2012)
Temel insani değerlere ve vicdana sahip her insanın ses çıkarması gerektiğine inandığımız için bugün buradayız. Kendini ifade etmek konusunda daha şanslı olan bizler, kendini ifade etme imkânı olmayanların sesi
ve sözü olmak zorundadır.
Cezaevlerinde, “anadilde eğitim, anadilde savunma hakkı ve Öcalan‘a uygulanan tecridin kaldırılması” talebiyle sayıları her gün artarak devam eden yaklaşık 683 kişinin yürüttüğü açlık grevleri bugün 54. Gününe
girmiştir. Açlık grevinde insan hayatı açısından kritik noktaya ulaşmıştır. Bundan sonrası ölümlere göz yumulması anlamına gelecektir.
Yaşam hakkı, en temel insan hakkıdır. Taleplerini dile getirmek için bedenlerini ortaya koyan insanlara karşı
İktidarın duyarsız kalması, kin ve öfke dilinin kullanmasının ne açlık grevindeki insanlara, ne topluma ne
de Kürt sorununun çözümüne bir fayda sağlamadığı ve sağlamayacağı açıktır. Siyasal iktidarı bir an evvel bu
dilden vazgeçmeye, gerekli diyalog ve çözüm ortamının sağlanması için çalışmaya davet ediyoruz.
Cezaevlerinde sürdürülen açlık grevlerine karşı yapılacak tecrit ve benzeri şiddet içeren müdahalelerin de
çözüm getirmeyeceği konusunda siyasal iktidarı uyarıyoruz. Görülmelidir ki 2000 yılında yapılan, adı ironik
biçimde “Hayata Dönüş” olan operasyonlarda yaşamını yitiren 32 insanın acısını bu toplumun hala yüreğinde taşıdığını hatırlatıyor, siyasal iktidarı insani bir sorumluluk içinde davranmaya davet ediyoruz.
Göz göre göre gelmekte olan ölümlere karşı gerçekleştirilen protesto gösterilerin yasaklanması ve bu protestolara sert müdahaleleri kınıyor, Bir an evvel haklı taleplerin kabul edilmesi, bu talepler doğrultusunda;
İktidarı ölümler gerçekleşmeden taraflar ile diyalog zemininin oluşturmaya ve çözüm ortamı yaratılmaya
davet ediyoruz.
TMMOB BÖLGE İL KOORDİNASYON KURULLARI
(DİYARBAKIR, VAN, ŞANLIURFA, MARDİN, BATMAN, HAKKÂRİ)
AÇLIK GREVLERİ 60. GÜNÜNDE
BASINA VE KAMUOYUNA
Talepler Karşılansın Ölümler Durdurulsun
Bugün, cezaevlerinde 12 Eylül 2012 tarihinde başlayan açlık grevlerinin 60‘nci gününe girmiş bulunuyoruz.
Her an ölüm haberlerinin gelebileceği son derece kritik bir aşamaya girilmesine rağmen çözüme dair hala
hiçbir adım atılmamış olunması kaygıları artırmaktadır.
Fakat başta Başbakan olmak üzere yetkililer bu ciddi aşamada bile sorunu görmezden gelen uzlaşmaz tutumlarını sürdürmektedir. 5 kasım günü itibariyle 72 cezaevinde 10 bine yakın siyasi tutuklu ve hükümlünün
daha açlık grevine başlaması ülkemizin yıllardır kanayan yarası olan Kürt sorunu konusunda yaşanan açmazın boyutlarını göstermektedir.
Bilindiği üzere bugün 60. gününe giren açlık grevleri siyasi ve insani taleplerle yapılmaktadır. 21. yüzyıl dünyasında siyasi ve insani taleplerin, yine siyasi ve insani diyaloglarla çözümlenmesi yerine sorunu ifade eden
insanları ölüme sürüklemek veya sürüklenmesine seyirci kalmak, onarılması imkansız derin yaralar açacaktır. Bu nedenle, niteliğini siyasi ve insani taleplerin belirlediği açlık grevlerinin diyalog yöntemi ile çözülmesi
en doğru yaklaşım olacaktır.
37
Şüphesiz ki hepimizi derinden endişelendiren bu sürecin tek bir can kaybı olmadan sonlanmasının insani ve
vicdani sorumluluğu herkesin omuzlarındadır.
Söz konusu olan insan yaşamıdır ve geçmişte yaşadığımız acıların tekrarlanmaması için İktidarı sorumlu davranmaya çağırıyoruz.
Bizler başından beri bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek için gayret gösteren emek ve meslek örgütleri
olarak her şeyin üstünde olan yaşam hakkını savunmaya devam etmeye kararlıyız.
Bu kararlılığın bir ifadesi olarak başta emek ve demokrasi mücadelesinde her zaman yan yana omuz
omuza olduğumuz siz değerli dostlarımız olmak üzere tüm kamuoyunu, taleplerin karşılanması ve
ölümlerin durdurulması için dayanışmaya çağırıyoruz. 10/11/2012
TMMOBKESKDİSKTÜRK-İŞ
Mesleklerimize, Odalarımız ve Birliğimize Sahip Çıkıyoruz
Kapalı Kapılar Ardında Hazırlıkları Yapılan TMMOB‘siz
TMMOB Yasasını Kabul Etmeyeceğiz
BSon yıllarda gündeme gelen Odalarımız ve üst Birliğimiz TMMOB‘nin mevzuatını düzenlemeye yönelik adımlar, bugün doğrudan TMMOB Yasasını
değiştirmeye yönelmiştir. Anayasa‘nın 123, 124 ve
özellikle 135. maddelerinden hareketle yayımlanan
6235 sayılı TMMOB Yasasının değiştirilmesi yoluyla TMMOB örgütlülüğü ve mühendis, mimar, şehir
plancılığı disiplinlerinin meslek örgütlülükleri, kapalı kapılar ardında yapılan hazırlıklarla tasfiye edilmek üzeredir.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu‘nun
ülkemizdeki bütün meslek kuruluşlarıyla ilgili
29.09.2009 tarihli, 799 sayfa ve 1.062 sayfa eki bulunan raporunun Başbakanlığa gönderilmesinin ardından
2011 yılında çıkarılan birçok Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu yönetimi tekelci otoriter bir
tarzda yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda gerek mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetleri ve gerekse TMMOB mevzuatının Anayasa ve yasalara açıkça aykırılık oluşturacak bir şekilde Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı tarafından düzenlenmesi öngörülmüştür. Bu düzenlemeler, Anayasa ve İdare Hukuku çerçevesinde
38
merkezi idare ile özerk yerinden yönetim kuruluşları arasında olması gereken vesayet denetimini aşan, tekelci
otoriter bir yönetim anlayışı ile bazı özerk kamu tüzelkişiliklerinin özerkliği ortadan kaldırılmış, bazıları da
doğrudan bazı bakanlıkların bünyesine katılmıştır.
Bugün ülkemizde egemen olan sermaye birikim politikaları, sanayide gerçekleşen dönüşüm, fason üretimin
artması, 2B ile kamu arazileri ve kentsel dönüşüm süreçleri, bütün ülkenin imara açılması gibi rant yönelimli politikalar, mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetlerini doğrudan olumsuz olarak etkilemektedir.
Bu meslek disiplinleri ile kamusal hizmet ve kamusal mesleki denetim esaslı örgütlülüklerinin, şekli yapılara
dönüştürülerek tasfiye edilmesi amaçlanmaktadır. Kamuoyuna tarafsız ve bilimsel temellerle gerçeklikleri aktaran; gerektiğinde etkin bir biçimde hukuk yolunu kullanarak yapılan yanlışlarla mücadele eden TMMOB‘ye
yönelik tasfiye politikaları da bu kapsam içindedir.
Bu noktada öncelikle belirtmek isteriz ki, TMMOB Yasasını değiştirme ya da ortadan kaldırmaya yönelik
girişimler mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetlerini kamusal niteliğinden arındırarak rant politikalarına açma amacını gütmektedir. Ayrıca hazırlanış süreci, şekli ve içerik itibarıyla TMMOB‘siz TMMOB
Yasası değişikliklerini yüz binlerce üyemizin ve bizlerin asla kabul etmeyeceği bilinmelidir.
Yapılacak yeni değişikliklerle mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetleri ve ilgili meslek örgütleri,
böl-parçala-küçült-yönet-etkisizleştir yaklaşımıyla demokratik ve merkezi yapılardan rekabetçi yerel yapılara
dönüştürülerek merkezi kamu yönetimine bağlanacaktır. Odalarımız ve Birliğimiz TMMOB, bugüne kadar
izin vermediğimiz siyasi iktidarların ve siyasi partilerin rant ve rekabet temelli müdahalelerine açık bir yapıya
ve arka bahçelerine dönüştürülecektir.
Diğer yandan belirtmek isteriz ki, mühendislik bilimleri ile mimarlık ve şehir plancılığı bilim ve disiplinleri,
multi disipliner (çok disiplinli-çok bilimli) mesleki hizmetleri gerektirmekte ve gerek kendi içlerinde gerekse aralarında mesleki, bilimsel, teknik geçiş gereklilikleri bulunmaktadır. Dolayısıyla meslek alanlarının ve
hizmetlerinin tarifi, sınırı ve ülke genelindeki ortak uygulamaları, ancak TMMOB‘nin mevcut yapısı gibi
bütünsel bir kurum tarafından gerçekleştirilebilir.
Bu nedenle meslek alanlarımızın ve aralarındaki ilişkilerin düzenlenmesi otoriter ve rekabetçi bir kanun yapma zihniyeti ve böl-parçala-küçült-aşırı parçalı yapıları yönet yaklaşımıyla düzenlenemez. Meslek alanlarımız
ve aralarındaki ilişkilerin, bilim, teknik ve toplumsal yarar doğrultusunda ancak TMMOB ve Odalarımızın
demokratik işleyişi içinde belirlenebilir, düzenlenebilir bir konu olduğu unutulmamalıdır.
Mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetleri gerçekte bilim, teknoloji, Ar-Ge, inovasyon, sanayi, tarım,
orman, enerji, ulaşım, madenler, tüm doğal kaynaklar, gıda, çevre ve kentleşme politikalarının dinamik gücüdür, böyle olması gerekir. Ancak ne yazık ki bu gerçekler hemen hemen tüm siyasi iktidarlar tarafından
hep ikinci plana itilmiş, bazı alanlarda yetkiler uluslararası sermaye kuruluşlarına devredilmiş, bazı alanlar ise
neredeyse ortadan kaldırılmıştır. Mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetlerinin ana sektörleri kamusal fayda anlayışından çıkarılıp serbestleştirme, özelleştirme, ticarileştirmenin arpalıkları haline getirilmiştir.
Kentler, tarım arazileri, kamu arazileri, madenler, enerji ve tüm alanlar rantlara göre şekillendirilmiş ve plansızlık egemen kılınmıştır.
Aynı zamanda çalışma yaşamının büyük kısmı işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin dışında tutulmakta,
insanca barınma hakkı ve deprem gerçeğinin gerektirdiği yapı denetimi, enerji, tarım, orman, su kaynakları ve kentlerin yönetimi gibi alanlarda mühendislik-mimarlık-şehir plancılığının mesleki denetim ve bilimsel-teknik kriterleri devre dışı bırakılmakta, KHK‘lerle, yasa ve yönetmeliklerde yapılan düzenlemelerle
bilimsel-teknik mesleki gereklilikler tasfiye edilmektedir. Bu nedenle iş cinayetlerinden yapı denetimsizliğine,
depremlerin toplumsal yıkımlara dönüşmesine dek bir dizi acı olay artık kanıksanır hale gelmektedir. Bu
koşullarda ülkemize, halklarımıza, mesleklerimize karşı bilimsel-toplumsal sorumluluklarımızı terk etmeyeceğimizi, TMMOB‘siz TMMOB Yasasını değiştirmeye yönelik girişimlere karşı TMMOB Diyarbakır il Koordinasyon Kurulu’na bağlı Odalar olarak, Birliğimizle beraber mücadele edeceğimizi, bağımsız ve demokratik
meslek kuruluşlarının tasfiyesine dur demenin kamusal bir görev olduğunu; iktidarın söz konusu girişimleri
askıya alarak sesimize kulak vermesi gerektiğini kamuoyuna duyururuz.07/12/2012
DİYARBAKIR İL KOORDİNASYON KURULU
ROBOSKİ KATLİAMININ SORUMLULARI HESAP
VERMELİ, FAİLLER AÇIĞA ÇIKARILMALIDIR!
Roboski‘de 34 vatandaşımızın savaş uçakları ile katledilişi üzerinden tam bir yıl geçti. Bugüne kadar ne
faillerin bulunmasına yönelik bir adım atıldı, ne de vicdanları rahatlatacak bir özür dilendi. Tüm bunlar
bir yana, bugüne kadar köye gitmek isteyen, sorumluların ortaya çıkmasını talep eden demokratik kurum ve kuruluşlar baskı ve zor yolu ile engellenmeye çalışıldı.
Bununla kalmadı, katliam AKP ve Genelkurmay Başkanlığı‘nca “savaş zaiyatı” olarak değerlendirildi, çoğu
13-20 yaş arasında olan 34 gencin ölümü, “yasadışı iş yapıyorlardı” gerekçeleri ile meşrulaştırmaya çalışıldı.
Öldürülen gençlerin acılı ailelerine dalga geçercesine “kan parası” teklif edilerek olayın üzeri kapatılmaya
çalışıldı. Evlatlarının hayatını paraya tahvil etmeye çalışan anlayışa karşı çıkan, “biz para değil, katillerin açığa
çıkarılmasını istiyoruz” diyerek onurlarını satmayacağını ilan eden ailelere sudan gerekçelerle davalar açıldı.
Yaşadıkları evlat acısı yetmiyormuş gibi yerlerinden yurtlarından göç ettirilmeye çalışıldılar.
Sürecin başında “Roboski Katliamını aydınlatmak boynumuzun borcudur” diyenler aradan geçen zaman
içinde “Her Kürtaj Bir Roboski” diyecek kadar pervasızlaştılar. Dahası olayı araştırmak üzere kurulan komisyon hala raporunu bile açıklamamıştır.
Evet, katliamın üzerinden tam 1 yıl geçti. Bu geçen uzun zaman dilimi içerisinde canlı tanıklarını ifadesi dahil
her şey ortadaydı, olmayan tek şey ise adaletin kendisiydi. Hükümet üzerindeki sorumluluğu “Geçiş yoluydu,
eylem istihbaratı vardı” açıklamasını gerekçe olarak kamuoyuna sunarak atmaya çalıştı, Başbakan ise “Ahmet
midir, Mehmet midir?” diye ifade etmekten kaçınmadığı öldürülen gençlerin katledilişini sıradanlaştırmaya
kalkıştı. Dediğimiz gibi aslında her şey ortadaydı, yaşanılan trajedinin “Terörle mücadele” adı altında yapılan
yargısız infaz ve katliamların bir devamından ibaret olduğu açıkça bilinmekteydi.
Bir yıl kimileri için uzun kimileri için kısa bir zamandır. Roboski‘de çocuklarının mezarı başından ayrılmayan
analar için bir yıl, bitmek bilmeyen bir zamandır. Askeri araç ve helikopter sesleri ile korkuyla büyüyen çocuklar için 1 yıl oldukça uzun bir zamandır.
Bir yıl adalet beklemek için uzun bir zamandır.
Roboski katliamı kuşkusuz uzun süredir uygulanan baskıcı ve anti demokratik uygulamaların yanında AKP
hükümetinin Kürt sorununda askeri çözüm ısrarının bir sonucudur. Bugün de AKP hükümeti, askeri ve
siyasi operasyonları sürdürerek yeni katliamların ve ölümlerin zeminini güçlendirmeye devam etmektedir.
Daha fazla kan dökülmeden bu ısrardan derhal vazgeçilmeli ve demokratik çözüm yolları açılmalıdır. Bugüne
kadar yağan bombaların barış çığlıklarını dindiremeyeceği açıktır.
39
40
AKP hükümeti artık gerçeği anlamalıdır, Kürt sorununda askeri çözüm ısrarı ile Kürt halkının demokratik
taleplerini yok etmeye ve bastırmaya yönelik izlediği strateji kan ve gözyaşından başka bir sonuç vermemektedir. Artık bu tarihi yanlıştan dönmeli, özgür ve demokratik bir ülkede, bir arada yaşama umudunu koruyan
halka karşı olan sorumluluğunu, demokratik talepleri kabul ederek yerine getirmelidir.
Onlarca yıldır gökyüzünden bomba yağan bu topraklarda daha fazla gözyaşı olmasın diye,
Bizler, daha eşit, özgür ve demokratik bir ülkede, bir arada yaşam umudunu koruyan ve bu uğurda sonuna
kadar mücadelesini sürdürecek emek ve meslek örgütleri olarak, devleti yaşananların bir katliam olduğunu
kabul etmeye, sorumlu ve faillerinin yargı önüne çıkarılması için üzerine düşen vazifeyi yapmaya davet ediyoruz.
Roboski‘de yaşananları unutmadık, unutturmayacağız, takipçisi olacağız.
Bir arada yaşam zeminlerini güçlendirerek katliamların hesabını kardeşliğin ülkesini kurarak soracağız!
Bu nedenle, bizler;
1- 28 Aralığı 29‘una bağlayan gecede katliamın topraklarında, Roboski‘de olacak, Roboski halkı ile birlikte 1
yıldır aydınlatılmayan katliamın hesabını bir kez daha soracak;
2- Tüm Türkiye‘de ise 28 Aralık Cuma günü AKP binalarına yürüyüş gerçekleştirecek, AKP hükümetini yaşananların bir katliam olduğunu kabul etmeye, sorumlu ve faillerinin yargı önüne çıkarılması için üzerine
düşen vazifeyi yapmaya yönelik çağrımızı bir kez daha yineleyeceğiz.28/12/2012
DİSK-KESK-TMMOB-TTB
ÖNCE İNSAN, ÖNCE SAĞLIK, ÖNCE İŞ GÜVENLİĞİ!
(3 Mart 2013)
Değerli Basın Mensupları,
Hepinizin bildiği gibi ülkemizde her yıl binlerce iş kazası yaşanıyor, onlarca emekçi hayatını kaybediyor, yüzlerce emekçi yaralanıyor. TMMOB’nin konuya ilişkin yaptığı tüm çalışmalarının sonunda dile getirdiği “işçi
sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili düzenlemelerin sorunlu olduğu” her yıl artan iş kazaları ile kendini göstermektedir. Öyle ki artık, yalnız biz değil medya bile “iş kazası” yerine “iş cinayeti” sözünü kullanmaktadır.
Öncelikle iş cinayetlerinde kaybettiğimiz canlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor, başta aileleri olmak üzere hepimize başsağlığı diliyoruz.
Değerli Basın Mensupları,
İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusu; insan odaklı bir mesleğin uygulayıcılarının örgütü olan TMMOB’nin
önemli çalışma alanlarından, mücadele alanlarından birini oluşturuyor. Konunun önemine bir kez daha dikkat çekmek amacıyla 3 Mart 1992 tarihinde Zonguldak Kozlu’da yaşanan ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği facianın yıldönümü, Birliğimiz tarafından “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” olarak kabul edilmiştir.
Değerli Basın Mensupları,
Bir olaya ‘’kaza’’ diyebilmek için; önceden öngörülememiş ve planlanmamış olması bilimsel tanımıdır. Bu
tanım, iş kazaları da dahil tüm kaza türleri için geçerlidir. Ülkemizde yaşanmış ve işçilerin hayatlarını kaybet-
tikleri olaylara baktığımızda ise, bunların neredeyse tümünün öngörülememiş nedenlerden gerçekleşmediği
açıktır. Yeraltı kömür ocağında grizu patlaması, inşaatta çalışan işçinin yüksekten düşmesi, çadırda uygunsuz
koşullarda barınan işçilerin yanarak can vermesi, ölümler, yaralanmalar ve meslek hastalıkları ile sonuçlanan
diğer tüm olayları, “onların kaderi olduğu” şeklinde ifade etmek bilinçli olarak gerçeğin üstünü örten, art
niyetli bir yaklaşımdır.
İş cinayetleri sonucunda ülkemizde, kayıtlı işyerlerinde her yıl yaklaşık 1.500 işçi hayatını kaybetmektedir. Bu
verilere kayıt dışı çalışan işyerleri ve işçiler de eklendiğinde ortaya çıkan sonuçlar oldukça vahimdir. Türkiye
bu rakamlarla, Dünya sıralamasında en fazla işçi ölümlerinin yaşandığı ilk üç ülke içerisinde, Avrupa’da ise
birinci sırada yer almaktadır.
Yapılan araştırmalara göre iş kazalarının %98’i, meslek hastalıklarının %100’ü önlenebilir iken; gerekli önlemler alınmadığı için maalesef her yıl iş kazaları ve meslek hastalarından dolayı birçok insan hayatını kaybetmektedir.
İşçi sağlığı ve iş güvenlisağlığına zarar verebilecek
gereken önlemlerin alınmahastalıklarına yakalanmada çalışmalarının sağlanmabütünlüğünün korunma-
ğinde temel amaç; çalışanların
hususların önceden belirlenerek
sı, iş kazası geçirmeden, meslek
dan, sağlıklı ve güvenli bir ortamsı, çalışanların ruhsal ve bedensel
sıdır.
İşyerinde sağlık ve güvenrenin öncelikli ödev ve sodoğrultuda alınan tedbir ve
dürler. İlgili düzenlemeleri
netlemek ise elbette devletin
uzlaşma içerisinde işçi sağinanmaları ile mümkündür.
likle ilgili şartları sağlamak işverumluluğudur. Çalışanlar da bu
talimatlara uymakla yükümlühazırlamak ve uygulanmasını degörevidir. Bu ise ancak tarafların
lığı ve iş güvenliğinin önemine
İş cinayetleri ve meslek hastalıkları, esasen sermayenin azami kâr hırsı ve çalışma yaşamına yönelik politikaların emek
aleyhine oluşmasından kaynaklanmaktadır. Küreselleşme ve
neoliberal politikalar; özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek istihdam politikaları birbiriyle
bağlantılı olumsuz sonuçlar yaratmaktadır.
Ne yazık ki, yeni çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu da, sorunun merkezine inen ve ona göre
çözümler üreten bir yasa değildir, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iş cinayetleri ve ölümler artarak devam
etmektedir. Bu yasadaki en önemli sıkıntılardan biri iş yerinde “kaza’’ olduğunda, sorumlu tutulacak kişilerin
yine aynı işyerinde ücretli olarak çalıştırılan mühendisler olmasıdır. Yeni yasa, iş kazalarında işverenlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır.
İş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne geçilebilmesi için işyerlerinde “önce insan, önce sağlık, önce iş güvenliği” anlayışı yerleştirilmelidir. Yaşanan her olaydan sonra söylendiği gibi “ölümler kader” değildir. Aksine
cinayetleri sorumluları işyerinde gerekli tedbirleri almayan işverenler ve gerekli denetimleri yapmayan ilgili
bakanlıktır.
Değerli Basın Mensupları
Çalışma hayatının yeniden düzenlemesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, işçi ölümlerinin durdurulması
için mücadele etmek, kendini emekten yana konumlandıran TMMOB’nin tarihi görevidir. Bu görevi yerine
getirme bilinciyle TMMOB; iş cinayetleri ve işçi ölümlerini ülkemizin sosyo-ekonomik ve demokrasi sorunları ile birlikte bir bütün olarak ele almakta, insanca çalışma koşullarının oluşturulmasını insanca yaşama
41
hakkı ve talepleri ile birleştirmektedir.
42
Ne yapılmalıdır?
Esnek ve kuralsız çalışmayı, işçileri başka işverenlere kiralamayı, taşeronlaştırmayı yasal hale getiren, fazla
mesai ücretlerini, sendikal hak ve yetkileri budayan 4857 sayılı İş Yasası ve ilgili mevzuat, öznesi “insan” olan
çağdaş bir yapıya kavuşturulmalıdır.
50’den daha az işçi çalıştırılan iş yerlerinde de İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarının kurulması yasalarla güvence
altına alınmalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri bütün iş yerlerini ve tüm çalışanları kapsamalı; sektör ve kurum farkı gözetmeksizin tüm işyerleri için geçerli olmalıdır. Kurulların eğitilmiş ve yetkilendirilmiş
kişilerden oluşturulması sağlanmalı ve tarafların eşit sayıda temsil edildiği demokratik yapılar olarak düzenlenmeli, tavsiye değil yaptırım gücüne sahip kurullara dönüştürülmelidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin sunumu için belirli işçi sayısı aranmamalı; uygulamalar devlet memurları, kendi hesabına çalışanlar,
tarım kesimi gibi yaptığı iş ve çevresinden etkilenen tüm çalışma hayatını kapsamalıdır.
“İş Güvenliği Mühendisliği” kavramı, TMMOB’nin belirlediği şekilde tanımlanmalı, 50’den fazla işçi çalıştıran sanayi işletmelerinde “tam zamanlı” iş güvenliği mühendisi çalıştırılması zorunlu hale getirilmelidir.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin kamusal bir hizmet olarak algılanması sağlanmalıdır. İşçi sağlığı ve
iş güvenliği konusunda çalışma koşulları arasındaki nedensel ilişkileri araştıracak ve bilimsel araştırma yapacak kurumlar oluşturulmalı, eğitim kurumları bu konuda özendirilmelidir. Eğitim ve öğretim müfredatı,
orta öğrenimden başlanarak işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunu da içerecek şekilde yeniden düzenlenmeli,
bütün okullarda işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi verilmeli, üniversitelerin ilgili fakültelerinde işçi sağlığı ve iş
güvenliği kürsüleri kurulmalıdır.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimine önem verilmeli, eğitim almamış çalışana işbaşı yaptırılmamalıdır. Eğitimler, ilgili meslek örgütleri tarafından verilmeli, bu eğitimler özerk olmalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri, işyeri mekânı, teknoloji, üretimde kullanılan hammadde, üretilen ürün, ergonomi, çalışanların sağlığının
korunması v.b. konular proje aşamasında planlanmalıdır. Üretim sürecinde kullanılan ekipmanlar ve kişisel
koruyucular, ilgili standart ve mevzuata uygun olarak üretilmelidir. Bu konuda zorunlu standartlar oluşturulmalı; üretim, satış ve kullanım sırasında mutlaka denetim yapılmalıdır. Standart dışı malzemelerin piyasaya
girişi ve sunumu engellenmeli ve bu konuda bir denetim ağı oluşturulmalıdır.
Meslek hastalıklarına ilişkin çalışmalar geliştirilmeli, meslek hastalıkları hastaneleri işlevine uygun olarak yapılandırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Öncelikle meslek hastalığı tanısının konması mevzuatı sadeleştirilmeli
ve başta meslek hastalıkları hastaneleri, üniversite hastaneleri ve her ilde en az bir tane olmak üzere eğitim
ve araştırma hastaneleri tarafından meslek hastalığı tanısı konması sağlanmalıdır. Silikozis örneğinden ders
çıkarılmalı, meslek hastalıklarının önlenmesine ilişkin kamusal eylem planı bir an önce uygulamaya geçirilmelidir. İş kazası araştırmaları gerçekçi ve güvenilir olmalıdır. İşyerlerinde kaza ve meslek hastalıklarına ait
bilgiler bir veri tabanında toplanmalı, bu bilgilerden ölçme ve değerlendirme amaçlı yararlanılmalıdır.
Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır.
İş cinayetleri kader değildir! İş cinayetleri engellenebilir, yeter ki bilimin ve tekniğin gereği yapılsın! Yeter ki; her çalışmanın öznesi insan olsun!
TMMOB DİYARBAKIR İL KOORDİNASYON KURULU
TÜRKÇE-KÜRTÇE-İNGİLİZCE TEKNİK TERİMLER
SÖZLÜĞÜ ÇALIŞMASI İÇİN YAPILAN BASIN AÇIKLAMASI!
Değerli Basın Mensupları
TMMOB ve TZP-Kurdî ‘nin ortak bir çalışması olarak devam eden Kürtçe-Türkçe-İngilizce Teknik Terimler
sözlüğü çalışmasının 2. fasikülü tamamlanmış, bu çalışma Kürt dil bayramı olarak kabul edilen 15 Mayıstan
4 gün önce yani 11 Mayıs 2013 günü bir resepsiyon ile kamuoyuna sunulacaktır. İlk fasikülümüzü geçen yılın
Mayıs ayınının 11-12-13-14’ünde Amed Sümerpark’ta yaptığımız Kürtçe Teknik Terimler Çalıştayı sonrası
tamamlamıştık. Fasikul 1 de 360 civarında kelime varken bu yeni çalışmamızın eseri olan Fasikul 2 de toplamda 2000’in üzerinde kelime bulunmaktadır. Ayrıca tüm terimlerin anlamlarını da açıklayarak çalışmamızı
bu adımda bir üst seviyeye çıkarmış durumdayız.
TMMOB Diyarbakır Şube
devam eden ve ilk fasikülü
çalışma daha sonra TMMOB
alınan karar gereği TMdönüştürülmüştür. Dil intemel bir araçtır. Bu çalışyaşamı için önemli katkı kostandartlaştırılması ile eğitim
kullanılabilmesi açısından
cağını umut ediyoruz.
birimlerince Çalışmaları 2 yıldır
Diyarbakır’da çıkardığımız bu
42. Olağan Genel kurulunda
MOB’nin genel bir çalışmasına
sanların birbirini anlaması için
ma ile Türkiye halklarının ortak
yacağına inandığımız ve dilin
alanında Kürtçe’nin daha rahat
önemli bir kaynak ve ara taşı ola-
Bu çalışma format olarak bilimsel bir esasla yapılmış 30’dan
fazla Kürtçe’nin konuşulduğu
hemen hemen tüm yörelerden
katılan mühendis, mimar ve
şehir plancılarının günlerce yaptıkları çalıştaylardan ortaklaşılan terimlerin yine Türkiye ve
Dünya’nın değişik yerlerinde
uzman dilbilimci, akademisyen,
mühendis ve mimarlardan
oluşan bir danışma kurulunun
düzeltmeleri ve katkılarıyla
hazırlanmaya çalışılmıştır. Bu
çalışmaya Duhok, Hewlêr, Suleymaniye, Qezwîn, İstanbul gibi şehirlerin yanında başka birçok yerden katkı
sunulmuştur. Ayrıca Kürtçe’nin Kurmancî, Dimilî ve Soranî lehçelerinde uzman olanlarla çalışma içerisinde
yer almıştır. Dolayısıyla çalışma sadece bir veya bir kaç kişinin değil çok değişik kesimlerin ortaklaşmasıyla
yapılmıştır.
Çalışmanın nihai neticesi olarak Şubat-Mart 2014 tarihlerinde tamamlamayı planladığımız Kürtçe-Türkçe-İngilizce Teknik terimler sözlüğü olacaktır. Böylesi bir kaynağın ülkemizin eğitim sistemine büyük katkı
sunacağına inanıyoruz. Dünyadaki tüm halklar gibi Kürtlerin de kendi ana dillerinde eğitim görebilmeleri
hem halklar arasında güçlü bağları kuracak hem de özellikle Türkiye’de birlikte yaşam koşullarının daha da
güçleneceği demokratik bir ülke oluşturacağına inanmaktayız.
Yaklaşık 3 yıl sürecek olan bu çalışmamızda emek veren, bundan sonra da verecek olan tüm arkadaşlarımıza
ve hocalarımıza halkımız adına teşekkürlerimizi sunar, 11 Mayıs 2013 tarihinde 2. fasikülümüzün tamamlanması onuruna Cîgerxwîn Kültür Merkezi’nde düzenleyeceğimiz resepsiyonda siz değerli basın emekçilerini
de aramızda görmekten büyük mutluluk duyarız.
TMMOB Diyarbakır İKK bileşenleri
TMMOB Kürtçe Teknik Çalışmalar Komisyonu
Endamên Çapemeniya Hêja
43
44
Fasîkula duyem a Komxebata Zaravên Teknîkî ya Kurdî-Tirkî-Îngilîzî ku ji aliye TMMOB û TZP-Kurdî ve tê
çêkirin qediya. Ev xebat bi resepsiyonekî dê çar roj berî cejna zimanê Kurdî, di 11yê Gulanê de ji raya giştî re were
pêşkêş kirin. Me fasîkula xwe ya yekem piştî komxebata ku me par di 11-12-13-14yê Gulanê de li Parka Sumerê
ya Amedê çêkiribû temam kiribû. Di Fasîkul 1 de 360 peyv hebûn lê di berhema me ya nû ku Fasîlkul 2 ye de bi
tevahî ji 2000î zêdetir peyv hene. Ji bilî vê me bi ravekirina van peyvan xebata xwe gihandiye radeyeke bilinttir.
Ev xebat bi yekeyên TMMOB’a şaxa Amedê 2 sale didome û ji xwe fasîkula yekem me li Amedê çap kiribû. Piştre
ev xebat bi biryara 42. a kongreya TMMOBê bû xebata TMMOBê ya fermî. Ziman amûrek binyat e ji bo ku
mirov hev fêm bikin. Em hêvî dikin ku ev xebat ji bo jiyana hevpar a gelên Tirkiyeyê, standardîzekirina ziman û
ji bo ku Kurdî bi awayekî hêsantir were bikaranîn dê bibe çavkanî û pêngaveke girîng.
Xebata me bi formateke zanistî hatiye çêkirin. Ji 30 zêdetir herêmên ku Kurdî tê axaftin endezyar, avahîsaz(telarsaz) û plansazên bajêr bi rojan xebat meşandine. Van peyvên ku li ser hatine li hev kirin piştî sererastkirina
lijneyeke şêwirmend ku ji zimanzanên pispor, akademîsyen, endezyar û avahîsazên ji Tirkiye û cihên cuda yên
cîhanê ne, hatine amadekirin. Tevî Duhok, Hewlêr, Suleymaniye, Qezwîn, Stembol ji gelek cihên din tevlêbûn ji
vê xebatê re çêbûye. Kesên ku di zaravayên Kurmancî, Dimilî û Soranî de pisporin jî di komxebatê de cih girtine.
Lewma jî ev xebat tenê ne bi çend kesan, bi hevparbûna gelek herêmên cuda çêbûye.
Encama dawîn a xebatê Ferhenga Teknîkî ya Kurdî-Tirkî-Îngilîzî ku em plandikin di Sebat an jî Adara 2014an
de derkeve ye. Em bawer dikin ku çavkaniyeke weha dê hêzê bide pergala perweredehiyê ya welatê me. Ku Kurd
jî weke gelên Cîhanê yên din bi zimanê xwe yê dayikê perwerde bibînin ewê bibe sedema şertên jiyaneke hevpar
û welateke demokratîk.
Dê xebat nêzî 3 sal bajo. Em li ser navê gel spasiyên xwe ji wan heval û mamosteyên xwe yên ku alîkarî kirine
û wê bikin re pêşkêş dikin. Ji bo danasîna fasîkula duyem emê di 11 Gulan 2013 de li Navenda Çandê ya Cîgerxwînê resepsiyonek bidin. Di vê resepsiyonê de bi dîtina we kedkarên çapemeniyê emê bextewar bibin.
TMMOB İKK’ya Amedê
TMMOB Lijneya Xebatên Teknîk yên bi Kurdî
BÖLGEMİZDEKİ 778 SİVİL TOPLUM KURULUŞUNUN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA
13 / 06 / 2013
Türkiye tarihi bir süreçten geçmektedir. Özgürlükçü ve eşitlikçi fikirlerin ve insan haklarına dayanan demokratik siyasetin egemen olduğu bir yaşamı inşa etmenin bugünün en önemli işi olduğu inancındayız. Türkiye’nin tarihsel sorununda böylesi bir demokrasi eksikliği ve onun yarattığı olumsuz sonuçlar olduğunu düşünüyoruz.
Bilindiği üzere bu yılın başından itibaren devlet ile PKK arasında yürütülen görüşmeler sonrası gündeme
gelen Barış Süreci, başta bölgemizde olmak üzere Türkiye genelinde önemli bir rahatlama ve sorunların çözümüne dönük büyük bir umut yaratmıştır.
PKK Lideri Sayın Abdullah Öcalan’ın 21 Mart Newroz Bayramı’nda yaptığı çağrı ve sonrası PKK’nin ateşkes
ilanıyla birlikte silahlı güçlerini sınır dışına çekme kararı, bu sürecin somut en önemli adımı olmuştur. Bu gelişmelerden sonra 8 Mayıs’ta silahlı güçlerin sınır dışına çekilmeye başlaması, bizlerde sürecin doğru temelde
ve başarılı bir şekilde yürüdüğü izlenimi yaratmıştır.
Bu nedenle bizler bölgedeki sivil toplum örgütleri olarak, insan ölümlerine son veren, barış umutlarını ar-
tıran, daha refah ve geleceğe umutla bakan bir ortamın yaratılmasına vesile olacak bu süreci başından beri
destekledik.
Ancak, bu sürecin sorunsuz ilerleyebilmesi ve kalıcı barışın sağlanabilmesi için Kürt toplumunun taleplerini
karşılayacak yeni bir Anayasa veya Anayasal değişikliklerin yapılması artık kaçınılmaz bir hal almıştır.
Ayrıca son dönemlerde yaşanan gerilimler karşısında hükümetin toplumun farklı kesimlerinin sesine kulak
veren çoğulcu bir yaklaşımla tahammül göstermesini bekliyoruz. Hükümetin ve parlamentonun gerek yeni
bir Anayasa ve gerekse bu süreçte toplumun farklı kesimlerinin beklentilerine karşılık veren bir demokratik
yaklaşıma davet ediyoruz.
Tam da bu dönemde 15-16 Haziran tarihlerinde Diyarbakır’da yapılacak olan ve Kürt toplumunun tüm siyaset kurumları ile sivil toplum örgütlerinin destek vererek katıldığı bir Kürt konferansının yapılıyor olmasını
çok anlamlı ve değerli buluyoruz. Bu konferansın Kürt toplumunun farklı kesimlerini ortaklaştıracağını, demokratik sivil siyasetin önünü açacağını ve Kürt sorununun çözümüne önemli katkılar sunacağını bekliyor
ve bu konferansı desteklediğimizi kamuoyuna deklere etmek istiyoruz.
Gezi Eylemlerindeki Gözaltılara İlişkin Basın Açıklaması
BASINA VE KAMUOYUNA
Taksim gezi parkında uygulanmak istenen rant projelerine karşı barışçıl gösteri hakkını kullanan taksim dayanışmasına ve kitlelere yönelik polis şiddetinin hala devam ettiğini üzülerek izliyoruz. Bugüne kadar sadece
Kürt illerinde ve Kürtlere dönük bir yöntem olarak uygulanan bütün barışçıl ve demokratik gösterileri terörize etme ve şiddet yöntemiyle bastırma anlayışı ve yaklaşımı, bugün gezi protestolarının yapıldığı bütün illerde
ve özellikle İstanbul’da kendini göstermektedir. Demokratik ve barışçıl gösterilere polisin orantısız müdahalesi ve gözaltıları geliştirmesi artık rutin bir hal almıştır. En son vali tarafından yapılan açıklamada parkın halka
açıldığı belirtilmiş, ama yine vali tarafından halkın parka girişine izin verilmeyeceği ilan edilmiş, böylece de
halk arasında bir ayrımcılık ve ötekileştirme yaklaşımı itiraf edilmiştir. Dün yaşanan olaylarda, herhangi bir
izne tabi olmadan gösteri yapma hakkını kullanmak ve “halka açılan” parka gitmek isteyen taksim dayanışmasına karşı, bir kez daha ölçüsüz ve orantısız polis şiddeti ve gözaltı uygulaması geliştirilmiştir.
Dün gerçekleşen saldırılarda, Taksim Dayanışması’nın diğer bileşenleriyle beraber, taksim dayanışması bileşeni temsilcisi olan arkadaşlarımız TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi İkinci Başkanı Süleyman Solmaz, Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul
Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Metin, Mimarlar Odası İstanbul Şubesi İkinci Başkanı Sabri Orcan,
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Sekreteri Akif Burak Atlar, Sekreter Yardımcısı Sezi Toprakçı, Mimar
Mücella Yapıcı Gezi Parkı‘na ulaşmaya çalışırken gözaltına alınmıştır.
Halkların taleplerine gözünü ve kulağını kapatan bir iktidarın ancak otoriterleşmeye yol açacağı, demokratik
bir düzenin tesisini sağlamaktan uzak duracağı açıktır. Gezi parkında yaşanan saldırı ve gözaltıların demokratik tepkilere gösterilen tahammülsüzlükten ileri geldiği göz önüne alındığında, bu yaklaşımın sahiplerinin
Kürt sorununun demokratik çözümünde adım atmayacağına dair kaygılarımız artmaktadır.
Biz bu vesileyle, öncelikli olarak gözaltına alınan bütün arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını, halkın demokratik hak arama süreçlerine dair tahammülsüz yaklaşımlardan uzak durulmasını, her alanda halkın beklentilerini dikkate alan bir anlayışla Türkiye’nin demokratikleşmesi yönünde atılması gereken bütün adımların
bir an önce atılmasını beklediğimizi; halklarımıza ve basın aracılığıyla hükümete bildirmek, yaşanan olumsuzlukları protesto ettiğimizi ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. 09/07/2013
TMMOB DİYARBAKIR İL KOORDİNASYON KURULU
45
46
BASINA VE KAMUOYUNA
TMMOB TORBAYA SIĞMAZ
Türkiye’de, kentlerin sermayenin istekleri doğrultusunda
şekillendirilmesi, doğamızın katledilmesi ve talan edilmesi süreçleri olanca hızı ve pervasızlığıyla işletilmektedir. Kıyı kanunu, mera kanunu, 2B kanunu gibi yasal
düzenlemeler, kentsel dönüşüm uygulamaları, özelleştirme politikaları, sularımızın satılması, nükleer santraller,
HES’ler ve güvenlik barajları gibi birçok uygulama AKP
iktidarı tarafından, meclisteki çoğunluğun tahakkümüyle hayata geçirilmiştir. AKP, bu ve benzeri bütün uygulamalarla kamusal çıkarın karşısına bir avuç sermayenin
çıkarını koymuş, yaşam alanlarımızı ve ekolojik yaşamı
ranta ve rantçılara peşkeş çekmiştir. Bilimi ve tekniği kamunun hizmetine sunmayı kendine ilke edinmiş olan
TMMOB ve bağlı odaları, sayısını çok daha fazla artırabileceğimiz bu uygulamaların karşısında, bilimin yol
göstericiliğiyle durmuş, kamusal perspektifle müdahil olmaya çalışmıştır. Birçok örnekte ortaya çıktığı üzere
birtakım rant ve yıkım projelerinin önüne geçmeyi başarmıştır. Son olarak gezi parkının yıkım projesini iptal
ettiren TMMOB, Taksim Dayanışması içinde de aktif rol üstlenmiş, demokratik bir tepkiye dönüşen gezi
eylemlerindeki tavrı nedeniyle AKP iktidarının hedefi haline gelmiştir.
Tamamen intikamcı bir mantığın eseri olarak, 9 Temmuz günü bir gece yarısı operasyonuyla, imar kanununu
8. maddesinde yapılan değişiklikle, TMMOB’ye bağlı birimlerin mesleki denetim yapması yetkisi ellerinden
alınmış, mimari projeler fikir ve sanat eserleri kapsamından çıkarılmış, yerinden yönetim kurumları olan
belediyelerin ve TMMOB’nin anayasal hak, yetki ve görevleri gasp edilmiştir. Bu kanunla yapılmak istenen,
birçok rant ve talan projesinin hayata geçmesini önleyen ve buna muhalefet eden TMMOB’nin kamusal alandan tasfiye edilmesidir. Bu kanunla yapılmak istenen, mesleki denetim yetkisi elinden alınarak TMMOB’nin
etkisizleştirilmeye, söz ve eylem gücünün kırılmaya çalışılmasıdır. Bunlarla beraber bu kanun mesleğin uygulanmasında standartların uygulanmasının denetimini devre dışı bırakarak niteliksiz üretimin gelişmesine, denetimsiz yapılaşma ve denetimsiz alanlar oluşturma sonucunun ortaya çıkmasına, böylece sağlıksız,
niteliksiz ve güvenliksiz yapılaşmanın gelişmesine neden olacaktır. Aynı zamanda mühendis, mimar ve şehir
plancılarının mesleki denetimlerinin yapılmasının önüne geçerek sahte mühendis, mimar ve şehir plancılarının çoğalmasına yol açacaktır. Teknik müşavirlik firmalarının hayata geçirilmesiyle birlikte meslektaşlarımızın işlerini kaybedeceği, imzacı konumuna düşeceği bir köleleştirme ve emeği değersizleştirme sürecinin
de önünü açacaktır.
Dayanağını anayasanın 124 ve 135. maddelerinden alan, 6235 sayılı yasayla kurulmuş olan kamusal bir meslek örgütü niteliğindeki TMMOB, kurulduğu 1954 yılından bu yana emek, demokrasi, özgürlük mücadelesinin bir bileşeni olarak talanın ve rantın karşısında sergilediği tutumu nedeniyle sürekli iktidarların hedefi haline gelmiş, ama mücadelesinden taviz vermemiştir. Bugün gerçekleştirilen yasal değişiklikler ya da
önümüzdeki dönemlerde yapılacak yeni düzenlemelerle TMMOB’nin ve bağlı odalarının kolunu kanadını
kırarak gerçekleri söylemekten ve mücadelesinden geri düşüreceklerini sananlar yanılmaktadırlar. Bizler her
şart altında kamusal mücadelemizi, halklarımızın haklarının ve yaşam alanlarımızın korunması temelinde
sürdüreceğiz. Mesleki denetimi de yapmaya devam edeceğiz, kamusal denetimi de yapmaya devam edeceğiz.
Kentlerimizin sermayeye peşkeş çekilmesine de karşı çıkacağız, doğamızın talan edilmesinin de önünde duracağız. Bilinmelidir ki, Türkiye’nin ve halklarımızın TMMOB’ye ve bağlı odalarına ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç
devam ettiği sürece hiçbir güç bizi mücadelemizden alı koyamayacaktır. Buradan iktidar partisine ve onun
yandaşlarına sesleniyoruz. TMMOB’den elini çek. TMMOB’ye dokunma. 18/07/2013
TMMOB DİYARBAKIR İL KOORDİNASYON KURULU
ROJAVA DAYANIŞMASI
BASINA VE KAMUOYUNA
5000 yıllık egemenlik sistemi sürekli savaş, yıkım ve felaketler üretmiştir. Bu felaketlerin en büyüğü ise milyonlarca insanın hayatına mal olan 2. dünya savaşı olarak kayıtlara geçmiştir. 2. Dünya savaşının başladığı
gün olan 1 Eylül günü, savaşın yıkımlarının hatırlanması ve barışın dünya üzerinde hakim kılınması amacıyla
Dünya Barış Günü olarak ilan edilmiştir. Ancak faşist, baskıcı ve yayılmacı eğilimlerin dünya ve özellikle Ortadoğu coğrafyasındaki hakimiyet kavgaları, dünya barışına ulaşmayı engellemeye devam etmektedir.
Özellikle günümüzde Suriye’de yaşanan ve rejim ile muhaliflerin tamamen insanlık dışı yöntemleriyle geliştirdiği savaş, yanıbaşımızda bir trajedinin yaşanmasına neden olmuştur. Suriye’de yaşanan vahşetin karşısında
kendi alanlarında güvenli yaşam alanları oluşturan ve bütün halklarla birlikte kendi özyönetimlerini kurmaya
çalışan Rojava halkına ise dışarıdan gelen, Türkiye ve bölge ülkelerinin desteklediği çeteci gruplar saldırarak halkların Rojava’da yeşerttikleri devrimi boğmaya çalışmaktadırlar. Suriye savaşında hiçbir vahşetten geri
kalmayan güçler aynı vahşeti Rojava’da da uygulayarak, kitlesel katliamlarla sonuç almaya, Rojava direnişini
ve halkın iradesini katliamlarla ve açlıkla kırmaya, Rojava’yı teslim almaya çalışmaktadırlar. Bu nedenle her
taraftan çepeçevre kuşatılmış, sınır kapıları geçişlere ve insani yardımlara kapatılmıştır. Çeteler Türkiye’de toplantılar yaparak Rojava’da katliam kararları alırken, Türkiye Rojava’ya kapıları kapatmaktadır. Bu Kürt halkı
için asla kabul edilemeyecek bir durumdur. Türkiye’nin Rojava’nın kazanımlarının karşısında değil yanında
yer alması; özellikle barışın konuşulduğu bu günlerde Rojava’ya yaklaşım konusunda iktidarın daha hassas ve
dostane yaklaşması her Kürdün temel beklentilerinden biridir ve iktidarın tavrı hayal kırıklığı yaratmaktadır.
İktidarın tavrının hayal kırıklığı yarattığı bir diğer konu ise Demokratik Çözüm sürecindeki tavrıdır. 2013
Newroz’unda, Sayın Abdullah Öcalan tarafından başlatılan demokratik çözüm sürecinde PKK’nin, üzerine
düşen sorumluluk gereği, silahları susturarak geri çekilme sürecini başlattığı, ancak hükümetin demokratikleşme ile ilgili adımları atmakta pek istekli davranmadığı ve bahaneler üretmeye başladığı görülmektedir. Kürt
siyasetçilerin halen cezaevlerinde tutulduğu, yasalarda demokratikleşmeyi sağlayacak düzenlemelerin yapılmadığı, 12 Eylül anayasasının değiştirilmediği, Kürt kimliğinin ve dilinin tanınmadığı ve anayasal güvenceye
alınmadığı bir ortamda demokratik çözüm sürecinin belirsizliği tartışılmaya başlanmıştır. Kürt sorununun
çözümü sadece silahların susması değildir; Kürt sorununun çözümü için Kürt Halkının halk olmaktan kaynaklanan haklarının tanınması, demokratik, eşitlikçi, kardeşçe yaşanacak bir düzenin tesisi gerekmektedir.
Demokratik çözüm sürecinin ikinci aşaması olarak adlandırılan demokratikleşme sürecini geçiştirmeye ya
da ertelemeye çalışmanın, demokratik çözüm sürecini seçim hesaplarıyla ele almanın kabul edilebilir bir tarafı
bulunmamaktadır.
Kürt sorununun demokratik çözümü ve Rojava için sesimizi çok daha fazla yükseltmemiz gereken bir dönemden geçmekteyiz. Kürt sorununun çözümü ve demokratik, eşitlikçi bir sistemin tesisi için demokratik
mücadelemizi her zamankinden daha ileri bir düzeye taşımamız gerekmektedir. Zamanın ruhu bizi göreve
çağırmaktadır ve sorumluluğumuz her zamankinden daha fazla, görevimiz her zamankinden daha ağırdır.
Bu nedenle 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Amed İstasyon Meydanında yapılacak mitingde, yüz binlerce
insanın hep bir ağızdan barışı haykırması ve demokratik taleplerini ortaya koyması, Newroz’a yanıt olması
gerekmektedir. 2013 yılının 1 Eylülü hem demokratik çözüm sürecinin ilerlemesi hem de Rojava devriminin
sahiplenilmesi sonucunu doğurmalıdır. Bu itibarla, her çevreden ve her renkten insanımızın 1 Eylül günü
istasyon meydanında düzenlenecek mitinge katılımının tarihsel bir sorumluluk olduğu inancındayız. Biz
TMMOB Diyarbakır İKK bileşenleri olarak, tarihsel sorumluluğumuz gereği, üyelerimizle birlikte miting
alanında bulunacağız. Bu vesileyle bütün halkımızı da barışa sahip çıkmak, demokratik çözüme güç katmak
ve Rojava’yla dayanışmak üzere 1 Eylül günü Amed İstasyon meydanında düzenlenecek olan mitinge katılmaya çağırıyoruz. 24/08/2013
TMMOB DİYARBAKIR İL KOORDİNASYON KURULU
47
48
BASINA VE KAMUOYUNA
DİCLE VADİSİ VE KENT ORMANI YAPILAŞMAYA AÇILIYOR
KENTİMİZİN TALAN EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ
AKP hükümeti tarafından hayata geçirilen merkezi ve
çok başlı planlama süreçleri, bir taraftan planlama konusunda ciddi bir karmaşanın ve kaosun ortaya çıkmasına
neden olmuş; diğer taraftan ise yerelin bilgisini, birikimini, özelliklerini, hassasiyetlerini dışlayan yöntemi itibariyle kentlerin ve yaşam alanlarımızın sağlıksız bir şekilde
dizayn edilmesi sonucunu doğurmuştur. Yerelde yürütülecek her çalışmanın, halkın katılımıyla yerel yönetimler
tarafından yürütülmesi demokratik yöntemin ve sağlıklı
kentsel-kırsal çevreler oluşturmanın olmazsa olmaz şartıdır.
Bugüne dek Türkiye’nin değişik kentlerinde çokça örneklerine rastladığımız, antidemokratik, merkeziyetçi,
müdahaleci planlama süreçleri kentimizin de kapısına dayanmıştır. Kentimizin ekosistemine ve plan bütünlüğüne darbe anlamınagelen bir kararla Dicle Vadisi ve Talaytepe-Mastfroştepe arasında bulunan kent ormanı arazisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, yapılaşmaya açılmak üzere rezerv alan ilan edilmiştir.
Diğer bir yön ise Diyarbakır Kalesi’ninve peyzajının UNESCO Dünya Miras Listesine alınması için çalışmaların bu alanda sürdürülmesidir. Dicle Vadisi ve Hevsel Bahçeleri, Diyarbakır kalesinin ayrılmaz bir parçası
olarak kabul edilmiştir. UNESCO Dünya MirasListesi’ne girmek için hazırlanan “Diyarbakır Kalesi ve HevselBahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı” sınırları ise Kültür Bakanlığı tarafından onaylanmıştır. Bu sınırlara yapılacak en ufak bir olumsuz müdahale Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri Kültürel peyzaj alanının Dünya
Miras Listesine girmesini engelleyecektir.Bunun yanında, Dicle Vadisi bölgenin önemli ekosistem kimliğini
oluşturmaktadır.Burada yapılması planlanan, yapılaşmalar buradaki ekosisteme ciddi zarar verecek ve geri
dönülemez bir tahribata neden olacaktır. Kaldı ki, rezerv alan olarak ilan edilen Dicle Vadisi, nehir yatağında
olması, taşkın riski ve zeminin uygun olmaması nedeniyle; Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün “Yerleşime Uygunluk Değerlendirme” ölçülerine göre yapılaşmaya uygun olmayan alan olarak ilan edilmiş ve bu durum
kent imar planlarına da yansıtılmıştır. Nitekim bu alan oldukça verimli tarım arazilerinin, yoğun olduğu bir
alandır. Dolayısıyla, hem kültürel mirasın korunması ve UNESCO süreci, hem de yapılaşma riskleri açısından
Dicle Vadisinin rezerv alan ilan edilmesi söz konusu olmamalıdır.
Talaytepe-Mastfroştepe arasında kalan kent ormanı, kentin hâkimrüzgârlarını alan ve bu özelliğiyle de kentin
akciğeri olarak planlanan alanlardır ve bu alanların korunması kent içinhayati önem taşımaktadır.Sürdürülebilir
ekolojik bir yaşam için kent merkezlerinde böylesi alanların korunması ve artırılması gerekmektedir; kentimiz
uzun bir mücadele sürecisonucunda böylesi bir alana kavuşmuştur. Rantı yüksek olduğu için defalarca müdahale girişimlerine maruz kalan Kent ormanı, bütün kent dinamiklerinin ve yerel yönetimlerin 1999 yılından
bu yana sürdürdükleri mücadele sonucunda kente kazandırılmıştır. Bakanlığın rezerv alan ilan etme kararıyla
birlikte, kent ormanı, kentin elinden alınarak ranta açılmaya veyandaşlarına peşkeş çekilmeye çalışılmaktadır.
Yanlışlığı daha başından belli olan bu tür merkezi müdahaleler, mevcut stadyum alanını kamusal alandan çıkararak ranta açan zihniyet, Dicle nehri üzerinde suyumuzu satarak ve kurutarak HES yapmayı planlayan uygulamalarda da karşımıza çıkmaktadır. Biz TMMOB Diyarbakır İKK olarak kentimize yönelik bu tür merkezi
müdahaleleri kaygıyla takip etmekteyiz. Havamıza, suyumuza, toprağımıza, kültürümüze sahip çıkmak üzere
bu tür karar ve uygulamaların karşısında kararlılıkla mücadele edeceğimizi, hukuksal zeminde kentimizin ve
halkımızın hakkını sonuna kadar arayacağımızı kamuoyuna, halkımıza ve karar alıcıların dikkatine sunuyor,
AKP hükümetini bu tür uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyor, bütün halkımızı duyarlı olmayadavetediyoruz.
04/09/2013 TMMOB DİYARBAKIR İKK
19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI
DAYANIŞMA GÜNÜNDE, TMMOB BİR KEZ DAHA
SÖZÜNÜ ÖRGÜTLÜ GÜCÜ İLE SÖYLÜYOR
Bugün 19 Eylül.
Bugün “TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü”
19 Eylül; mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütlü mücadele tarihi açısından çok önemli bir gündür.
Bugün, yüreğinde sadece insan sevgisi olan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ekonomik ve demokratik
taleplerle gerçekleştirdiği bir günlük iş bırakma eyleminin 34. yıldönümüdür.
19 Eylül; işsizliğin, yoksulluğun, faşist baskı ve zorbalığın kol gezdiği ülke koşullarında kendi sorunlarını halkın sorunlarından ayrı görmeyen mühendis, mimar ve şehir plancılarının Gezi eylemlerine değin uzanan
özgürlük, eşitlik, demokrasi, bağımsızlık, barış ve adalet mücadelesinin adıdır.
19 Eylül 1979 tarihinde, Sevgili Başkanımız Teoman Öztürk’ün TMMOB adına yaptığı çağrı ile sokakları
dolduran mühendis, mimar ve şehir plancıları bugün de aynı anlayış doğrultusunda halkı ile omuz omuza
Gezi sürecinde mütevazı yerini almıştır.
Ülkemiz çok kritik bir süreçten geçmektedir. Gezi Parkı’nın yağmasına karşı gösterilen meşru ve demokratik tepki
ile başlayan halk direnişi ülkenin dört bir yanını sarıp sarmalamış ve yeni bir dönemin kapısı aralanmıştır. Sokaklar;
özgürlük ve demokrasinin yeniden yeşerdiği, insanca bir yaşamın inşa edildiği mekanlar haline gelmiştir. Halk kendi kaderine el koymuş ve “artık yeter” demiştir. Baskı ve sömürü politikalarının uygulayıcıları tarihsel rolleri gereği
sokakları özgürleştiren halk direnişine acımasızca saldırmaktadır.
Bu kritik eşikte Ortadoğu coğrafyasında yaşanan sorunlar karşısında doğru tutum takınmayan AKP hükümeti bir taraftan Suriye^de savaşı dayatmakta ve savaş çığırtkanlığı yapmaktadır. Öte yandan ise Rojava’da 3.
Yol olarak ortaya çıkan ve halkların bir arada eşit ve özgür yaşamalarını öngören sisteme karşı, bir taraftan
ambargo ile bir taraftan çetelerin açık ve ektif bir şekilde desteklenmesi ile izlenen yanlış politikalar Türkiye’de
yürütülen barış ve demokratik çözüm sürecini de zora sokmaktadır. Sürecin ikinci aşamasında atılması gerekn demokratikleşme adımlarını atmayan iktidar tarihi bir çözüm fırasatını heba etmektedir.
Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt sorununun demokatik ve barışçıl çözümü konusunda adım atmaktan kaçınan AKP iktidarı, benzer bir şekilde, ülke tarihinin en önemli tepkilerinden biri olan halk direnişi
karşısında, ortaya çıkan talepleri karşılamaktan imtina etmiş, taleplere gözünü kulağını kapatmıştır. Halkın
taleplerini karşılamak yerine şiddetle bastırmayı tercih edenler, gençlerimiz Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz ve Ahmet Atakan’ın katilleridir. Geleceğimiz
için açılan en güzel ve temiz sayfa kana bulanmıştır. Gençlerimizin katilleri hala ellerini kollarını sallayarak
gezmektedir. Katillerin cezalandırılması ve sorumlularından hesap sorulması hepimizin boynunun borcudur.
19 Eylül dayanışma günümüzde bir kez daha söylüyoruz:
“TMMOB, Örgütüne, Mesleğine, Halkına, Ülkesine Sahip Çıkıyor!”
TMMOB, özellikle son yıllarda AKP’nin sürekli hale getirdiği yasal ve fiili saldırılarının hedefi durumundadır. Artık toplumun geniş bir kısmının da çok iyi bildiği gibi örgütümüz TMMOB, AKP tarafından teslim
alınmaya, yetkisizleştirilmeye çalışılmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu ile başlayan ve
arka arkaya çıkarılan KHK’lar ile geliştirilen saldırı dalgası, Gezi eylemleri süreci içerisinde son noktasına
49
50
ulaşmıştır. Üyelerimiz, yöneticilerimiz gözaltına alınmış, arkadaşlarımız üzerinden sanal bir örgüt yaratılmaya çalışılarak topluma da büyük bir gözdağı verilmek istenmiştir. “Örgüt arama TMMOB burada” diyen
mühendis, mimar ve şehir plancıları halkımız ile omuz omuza sokaklarda bu saldırıyı püskürtmüştür. Ancak,
TBMM’deki sayısal gücünü demokrasinin ve toplumun taleplerinin üzerinde gören AKP, bir gece yarısı torba
yasa operasyonu ile kamusal denetim yetkilerimizi tırpanlamıştır. AKP iktidarı TMMOB’den Gezi’nin intikamını almaya çalışmaktadır. TMMOB’yi kapatmaya gücü yetmeyenler, TBMM’de mesleğimize ve örgütümüze
darbe yapmışlardır.
TMMOB’ye yönelik gelişen saldırı ile kentlerimiz ve doğamıza karşı gelişen yağma süreci eş zamanlı olarak
ilerlemektedir. Kentsel dönüşüm adı altında hız kazanan yağma ve talan süreci doğamızı ve yaşam alanlarımızı yok etmektedir. Parklarımız, yaşamın önemli unsurları olan kıyılarımız, tarım arazilerimiz, ormanlarımız,
derelerimiz metalaştırılarak rant uğruna piyasaya sunulmaktadır. “Kamu-toplum yararı anlayışı” idari yapıdan
uygulama alanlarına kadar tüm süreçlerden tasfiye edilmektedir. Yasalar ve yönetmelikler ile piyasacılığın önündeki tüm engeller, pürüzler ortadan kaldırılmaktadır. Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı mesleği de bu
anlayışa uygun olarak yeniden dizayn edilmektedir.
TMMOB, meslek alanlarımızda yaşanan tahribata, meslektaşlarımızın sorunlarına ve ülkemizin temel meselelerine karşı sözünü ve eylemini büyütecektir. TMMOB, Suriye’nin işgaline; Rojava’ya uygulanan ambargoya ve çetelerin desteklenmesi politikalarına, emperyalist savaş ve sömürü politikalarına; Kürt sorununun
demokratik çözümüne, barış ve kardeşlik içerisinde bir arada yaşamaya engel olan yaklaşımlara karşı ülkede
ve bölgede barışı savunmaya devam edecektir.
TMMOB, AKP iktidarının neoliberal sömürü politikaları içerisinde yok etmeye çalıştığı meslek disiplinlerimizi ve etkisiz-yetkisiz bir hale getirmeye çalıştığı örgütümüzü savunmaya devam edecektir. Çünkü TMMOB’nin ve bağlı disiplinlerinin tasfiye edilmesi demek, kentlerimiz ve doğal varlıklarımızın rahatça yağmalanması, dizginsiz bir sömürü düzeninin tahsis edilmesi demektir.
AKP çok iyi bilmeli ki sokağa çıkan halk yalnız değildir. Mühendis, mimar ve şehir plancıları ve örgütümüz
TMMOB sokağa çıkanlarla, halkımızla omuz omuzadır. Çok iyi biliyoruz ki lime lime çözülen baskı, sömürü ve
zorbalık düzenine karşı yeni bir Türkiye sokaklarda yeşeren umut ile kurulacaktır.
TMMOB’nin, Gezi sürecinden çıkardığı sonuç, daha fazla örgütlenme ve daha fazla mücadeledir. TMMOB,
mücadele geleneğine, mesleğine, örgütüne, halkına ve ülkesine duyduğu sorumluluk gereği durduğu noktadan geri adım atmayacak ve mücadelesini güçlendirerek sürdürecektir.
19 Eylül TMMOB Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü, kentlerimizi, doğamızı, yaşam alanlarımızı yok edenlere, mesleğimize, örgütümüze ve halkımıza saldıranlara karşı duranların günüdür.Selam olsun 19 Eylül’ü yaratanlara, selam olsun halkı ile omuz omuza olanlara!19/09/2013
ROBOSKİ KATLİAMINI UNUTMADIK,
UNUTTURMAYACAĞIZ!
Roboski’de 34 Kürt yurttaşımızın savaş uçakları ile katledilişi üzerinden tam 2 yıl geçti.
2 yıldır ne yaşananların katliam olduğu gerçeği kabul edildi, ne sorumluları ve failleri yargı önüne çıkarıldı, ne
de vicdanları rahatlatacak bir özür dilendi.
Tüm bunlar bir yana, başta öldürülen gençlerin aileleri olmak üzere, bugüne kadar Roboski’ye gitmek isteyen,
sorumluların ortaya çıkmasını talep eden demokratik kurum ve kuruluşlar baskı ve zor yolu ile engellenmeye
çalışıldı.
51
2 yıldır katliamın üzeri örtülüyor.
“Ahmet midir, Mehmet midir?” diyerek isimleri bile yok sayılan çoğu 15-20 yaşları arasında 35 yurttaşımızın
katledilmesi, başta AKP ve Genelkurmay Başkanlığı’nca “savaş zayiatı” olarak değerlendirilerek geçiştirilmeye
çalışıldı. Yıllardır acı ve ölümlerle dağlanmış topraklarda, katledilen çocuklarının hesabını sormak isteyen
analara “kazadır” yanıtı verildi. Dahası bu yanıtı veren Başbakan, ailelere “her trafik kazasını bilemem” diyerek sorumlulukta üzerine düşen payı hiç gözünü kırpmadan geçiştirdi.
Bugün iktidar içi çatışma, rejimin tüm yolsuzluk, rüşvet pisliklerini ortaya saçarken, tek gecede emniyet teşkilatını değiştirenler, 2 senedir 35 canın hesabını vermiyor.
Banka kasalarından, ayakkabı kutularından milyon dolarların çıktığı Bakan çocuklarının gözaltına alınmasına kamera önlerinde gözyaşları dökenler, 2 yıldır gökten yağan bombalarla katledilen çocuklarının mezarı
başındaki anaların gözyaşlarını görmezden geliyor.
Roboski katliamı, AKP hükümetinin Kürt sorununda izlediği askeri çizginin sonuçlarından birisidir. AKP,
bugün her ne kadar diyalog ve barıştan söz etse de, özünde geçmiş politikalarının izinden gittiği ortadadır.
Ölümü, katliamı sıradanlaştıran, teknikleştiren hatta ‘yasa dışı bir iş yapıyorlardı’ diyerek de haklılaştırmaya
çalışan bu zihniyet, dünden bugüne devam etmektedir. AKP, ölüm ve nefretle kuşanmış politikalarına artık bir
son vermek ve dillerdeki barışa yanıt vermek istiyorsa, Kürt sorununun demokratik, barışçıl temelde ve diyalog
yoluyla çözüm sürecinde toplumsal barışın tesis edilmesinde atmadığı adımları bir an önce atmalıdır.
Katliam, bir insanlık suçudur. Bu insanlık suçu faili meçhul kalamaz. 2 yıl, olayın ardındaki tüm sorumluların
ortaya çıkarılması için uzun bir zaman, ikinci bir insanlık suçudur. AKP derhal görevini yerine getirmeli, bu
suçu peş peşe işlemekten vazgeçmelidir.
Bizler, daha eşit, özgür ve demokratik bir ülkede, bir arada yaşam umudunu koruyan ve bu uğurda mücadele
eden emek ve meslek örgütleri olarak, devleti yaşananların bir katliam olduğunu kabul etmeye, sorumlu ve
faillerinin yargı önüne çıkarılması için üzerine düşen görevi yapmaya davet ediyoruz.
28/12/2013 KESK-DİSK-TMMOB-TTB
MALİ DURUM TABLOLARI
52
DİYARBAKIR ŞUBE KASA RAPORLARI
01/01/2012 - 31/12/2013 TARİHLERİ ARASI GELİR ÇİZELGESİ
600
GELİRLER HESABI
412.080,91
600.01
ÜYE KAYIT VE ÖDENTİLERİ
57.186,50
600.01.01
Üye Kayıt, Kimlik Geliri
6.412,50
600.01.02
Üye Ödentileri (aidat) Geliri
50.774,00
600.02
HİZMET KARŞILIĞI GELİRLER
354.409,41
600.02.01
Proje Geliri
600.02.02
Danışmanlık Geliri
600.02.03
Kontrollük Geliri
600.02.04
Mesleki Faaliyet Denetim Geliri
270.182,91
600.02.05
İlk Tescil Gelirleri
8.010,00
600.02.06
Tescil Yenileme Gelirleri
34.027,50
600.02.07
Eğitim Gelirleri
600.02.08
Diğer Hizmet Geliri (Belgeler)
42.189,00
600.03
YAYIN GELİRLERİ
485,00
600.03.01
Süreli Yayın Geliri
600.03.02
Diğer Yayın Geliri
600.04
DİĞER GELİRLER
600.04.01
Kira Geliri
600.04.02
Bağış ve Yardım Geliri
600.04.03
Kurultay, Kongre, Konferans Seminer vb Etkinlik Geliri
600.04.04
Faiz-Komisyon Geliri
600.04.05
Diğer Gelirler
485,00
412.080,91
DİYARBAKIR ŞUBE KASA RAPORLARI
53
01/01/2012 - 31/12/2013 TARİHLERİ ARASI GİDER ÇİZELGESİ
770
GİDERLER HESABI
329.460,21
770.01
YÖNETİM GİDERLERİ
121.306,37
770.01.01
Yönetici Üyeler
6.975,63
770.01.02
Oturum Ücretleri
770.01.03
Yolluk Giderleri
32.376,76
770.01.04
Temsil Ağırlama Giderleri
31.073,38
770.01.05
Genel Kurul Giderleri
7.739,00
770.01.06
Kongre-Konferans-Seminer Giderleri
9.853,60
770.01.07
Kurultay Giderleri
770.01.08
Ulaşım Giderleri
770.01.09
STBK Giderleri
770.01.10
Diğer Komisyon Giderleri
770.01.11
Eğitim Giderleri
770.02
PERSONEL GİDERLERİ
127.333,69
770.02.01
Personel Ücretleri
90.073,46
770.02.02
Personel Sosyal Yardımları
900,00
770.02.03
Fazla Çalışma Ücretleri
770.02.04
SSK-İşveren Hissesi
770.02.05
Tazminatlar
770.02.06
İkramiyeler
770.03
İŞLETME GİDERLERİ
770.03.01
Kira Giderleri
770.03.02
Posta Kargo Kurye Giderleri
6.446,45
770.03.03
Kırtasiye-Basılı Kağıt Giderleri
7.553,16
770.03.04
Isıtma-Aydınlatma-Su-Bakım-Onarım Giderleri
8.911,80
770.03.05
Vergi-Resim-Harç-Sigorta Giderleri
23.984,85
770.03.06
Telefon GSM Kablo Tv. v.s.
6.081,66
770.04
HİZMET ALIMLARI
1.695,12
770.04.01
Proje Yaptırılması
770.04.02
Danışmanlık Yaptırılması
770.04.03
Kontrollük Yaptırılması
770.04.04
Diğer Hizmet Giderleri
770.05
YAYIN GİDERLERİ
770.05.01
Basım Giderleri
770.05.02
Telif Ücretleri
770.05.03
Diğer Yayın Giderleri
770.06
TMMOB GİDERLERİ
770.06.01
TMMOB Hissesi
770.06.02
TMMOB Diğer Giderler
33.288,00
36.360,23
52.977,92
1.695,12
54
770.07
DİĞER GİDERLER
1.336,60
770.07.01
Sosyal Yardım-Bağış Giderleri
770.07.02
Lokal Giderleri
770.07.03
Diğer Giderler
1.336,60
770.08
ŞUBE VE TEMSİLCİLİK GİDERLERİ
21.601,85
770.08.01
Şube Giderleri
770.08.02
Temsilcilik Giderleri
12.680,00
770.08.03
İl Koordinasyon Kurulu Giderleri
8.921,85
770.09
KIYMET ALIMLARI
3.208,66
770.09.01
Gayrimenkul Alımları
770.09.02
Demirbaş Alımları
770.09.03
Dokümantasyon Giderleri
770.10
ULUSLARARASI ÜYELİK GİDERLERİ
770.10.01
FIG Aidat Giderleri
770.10.02
ICA Aidat Giderleri
770.10.03
Diğer Üyelik Aidat Giderleri
3.208,66
329.460,21
HKMO DİYARBAKIR ŞUBESİ MALİ DURUM TABLOSU
HKMO DİYARBAKIR ŞUBESİ 2012-2013 DÖNEMİ AYLIK GELİR-GİDER HESABI
YIL
AYLAR
GELİR TL GİDER TL
YIL
AYLAR
GELİR TL
GİDER TL
2012
OCAK
44.038,50
22.740,09
2013
OCAK
44.813,29 TL
15.547,95
2012
ŞUBAT
12.692,78
12.214,77
2013
ŞUBAT
28.723,92
11.772,06
2012
MART
15.279,50
16.326,92
2013
MART
23.995,00
12.535,16
2012
NİSAN
14.652,26
16.998,47
2013
NİSAN
15.362,80
14.607,91
2012
MAYIS
26.340,00
16.873,63
2013
MAYIS
15.741,00
12.896,08
2012
HAZİRAN
11.968,00
10.843,82
2013
HAZİRAN
18.602,00
9.579,72
2012
TEMMUZ
13.002,50
13.267,57
2013
TEMMUZ
13.273,50
15.069,37
2012
AĞUSTOS
14.020,00
11.339,45
2013
AĞUSTOS
7.958,00
8.266,34
2012
EYLÜL
17.520,00
12.506,90
2013
EYLÜL
7.435,00
12.229,97
2012
EKİM
15.282,50
15.998,05
2013
EKİM
11.442,50
13.611,95
2012
KASIM
13.860,50
8.549,86
2013
KASIM
15.204,75
3.684,02
2012
ARALIK
16.641,00
26.369,65
2013
ARALIK
15.920,00
15.630,50
228.471,76
145.431,03
TOPLAM
215.297,54 184.029,18
2011 YILINDAN 2012 YILINA KASA DEVRİ: 2118,20 TL
2012 YILINDAN 2013 YILINA KASA DEVRİ: 325,84 TL
2013 YILINDAN 2014 YILINA KASA DEVRİ: 282,64 TL
56
TMMOB
HARİTA VE KADASTRO MÜHENDİSLERİ ODASI
DİYARBAKIR ŞUBESİ
1954
Ali Emiri 4. Sk. Kupik 10 Apt. No: 5 Yenişehir / DİYARBAKIR
Tel + Fax : 0 412 224 68 70-75
E-Mail : [email protected]
Download

10. DÖNEM ÇALI MA RAPORU - Harita ve Kadastro Mühendisleri