Ekonomi
2
Muhasebe
HERKES TEMKiNLi
HAREKET ETSiN
5
Gündem
KILIÇDAROĞLU ERDOĞAN'A
NE KADAR TAZMiNAT ÖDEDi?
HANE HALKI TÜKETiMi BiR
AYDA YÜZDE 4 BÜYÜDÜ
40 KİŞİLİK İLANA 3
BİN 400 BAŞVURU
fyonkarahisar Orman İşletme Müdürlüğü hizmetinde yaklaşık 6 ay
çalıştırmak için açılan 40 geçici işçi
ilanına, 3 bin 400 kişi başvuru yaptı. Kazananlar,
noter huzurunda kurayla belirlendi. Doğa Koruma
ve Milli Parklar 5. Bölge Müdürlüğü bahçesinde,
başvuranlar arasından kazananların tespit
edilmesi için noter huzurunda çekiliş yapıldı. Kura
sonuçlarını heyecanla takip eden "geçiçi işçi" adaylarından ismi okunanlar, sevincini aileleri ve
arkadaşlarıyla paylaştı."Geçici yangın ilk müdahale işçisi" için açılan 9 kişilik kadroya başvuranlardan bin 337 kişi arasından adı ilk okunan Halil
Keskin, yaptığı konuşmada, işe girecek olmasına
çok sevindiğini söyledi.İşsiz olduğunu ifade eden
Keskin, söz konusu iş için şansını denediğini ve
çekilen kurada kendisinin adının ilk sırada çıkmasından dolayı mutlu olduğunu belirtti.Keskin,
daha sonra iş umudu bekleyen herkese şans diledi.
A
DÜNYAYA TEMEL
ATIYORUZ
ürk firmalarının yurtdışı atağı
sürüyor. TAV 8 milyon yolcu
kapasiteli Zagreb Havalimanı'nın yeni terminalinin, Rönesans ise Rusya'da 450 milyon
dolarlık sanayi bölgesinin teme
lini dün attı.Yurtdışında yatırım
yapan Türk firmalarının sayısı hız
la artıyor. TAV Havalimanları'nın
içinde yer aldığı ZAIC konsorsiyu
mu, Hırvatistan'ın Zagreb Havalimanı'nın kapasitesini yıllık 8 milyon yolcuya çıkaracak yeni yolcu
terminalinin yapımına başladı.
T
oç Holding Yönetim Kurulu
Üyesi ve Ford Otosan
Yönetim Kurulu Başkanı
Ali Koç, tarihlerinin en büyük
yatırım dönemini yaşadıklarını
belirterek, “Son iki yılda toplam
11.3 milyar TL yatırım yaptık. Onaylanmış projelerle yatırımları sür
düreceğiz” dedi.KOÇ Holding Yöne
tim Kurulu Üyesi ve Ford Otosan
Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç,
hayal ettikleri geleceğin hikayesini
yazdıklarını belirterek, “Hükümetimizin çizdiği 2023 vizyonunu
sahipleniyoruz. Bu vizyon çok uzun
bir yol gibi gözükse de hükümetin
desteğiyle bu yol kısalacak. Özel
sektörün sahip olduğu inanç ve azimle başarılabilecek bir hedeftir.
K
İLAÇTA DöViZ
KURU KRiZi
KAZADAN KORKTUM
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
25 MAYIS 2014 Pazar
8
2 YILDA 11.3 MiLYAR TL
KDV dahil 25 Krş
FABR i KAYI KAPATTIM
ıllarca amonyak fabrikası işlettiğini belirten Yıldırım, "Biz de
bir kazayı ucuz atlattık. Sonra
korkudan fabrikayı kapattım" dedi.Öte yandan Soma Holding’in sahiplerine
başsağlığına da gittiğini anlatan Yıldırım,
“Kimse yanında çalışan birinin tırnağına
zarar gelsin istemez.
Y
www.ekonomigazetesi.net
ÜRK Eczacılar Birliği (TEB) Genel
Sekreteri Harun Kızılay, euronun
2.90 seviyesinde olmasına rağmen ilaç alımında döviz kurunun 1.95
liradan hesaplandığını belirterek, kur
baskısının devam ettiği sürece ilaç
tedariki ile ilgili sıkıntıların yaşanabileceğini söyledi.Antalya Eczacı
Odası tarafından eczacıların mesleki
sorunlarının görüşüldüğü toplantıya
TEB Genel Sekreteri Harun Kızılay ile
TEB Merkez Heyeti Üyesi Murat Levent
Koçak konuşmacı olarak katıldı
T
K.Irak petrolünün piyasaya sevkiyatı başladı BAŞBAKAK ERDOĞAN'A
PARA HALKBANK'A
Kuzey Irak'tan 6 aydır Ceyhan'a akan 2,5 milyon varillik petrolün 1 milyonluk bölümünün uluslararası
piyasalara satışı gerçekleşti. 110 milyon dolar değerindeki petrolü Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nden satın alan şirketler, petrolü Ceyhan Limanı'ndan teslim alırken parayı Halkbank'a yatırdı.
nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner
Yıldız, Ceyhan'da bekleyen Kuzey Irak
petrolünün uluslararası piyasaya sevkiyatının başladığını söyledi. Bağdat yönetiminin ise Erbil'in petrolünü kendi kontrolü ve izni olmadan
Türkiye'ye göndermesine ve ihracına tepki gösterdiği
belirtiliyor.Bağdat ile Kuzey Irak yönetimi arasında
krize neden olan Kürt petrolünün Ceyhan'a taşınmasına Bağdat yönetim tepki göstermiş ve Kürt yönetimine 'Bütçe payınızı keseriz' uyarısı yapmıştı.
Bunun üzerine Ceyhan'a petrol akışı azalmıştı. Irak
merkezi hükümetinin bu uyarısının ardından petrol
akışının azılması, Bağdat yönetiminin 'bütçe kartını
kullandığı' şeklinde yorumlanmıştı.
E
SüRPRiZ TELEFON
aşbakan Erdoğan, 24 Mayıs'ta
gerçekleştireceği Almanya ziyareti öncesi Almanya
Başbakanı Angela Merkel ile telefonda
görüştü. Görüşmede Merkel Erdoğan'a
Soma'daki maden faciası nedeniyle
üzüntülerini iletti. Erdoğan, bu telefon
konuşmasına Ford Otosan'ın Yeniköy
fabrikasının açılışında da değindi.
Törende konuşan Erdoğan, "Ankara'da
bir takım görüşmelerim oldu. Almanya
şansölyesiyle Merkel'le de bir görüşmem
oldu. Kendilerine Kocaeli'de tesisleri açmaya gidiyorum dedim. O da katılımcılara
selam söyledi" dedi.
B
1 MİLYON VARİL PETROL
Kuzey Irak petrolü, yapımı geçen yıl kasım sonunda tamamlanan ve Kerkük-Yumurtalık
petrol boru hattına bağlanan yeni bir hattan
gönderilen petrol aralık ayından bu yana
Ceyhan'daki depolarda birikiyordu. Son
olarak Ceyhan'da depolanan petrol
miktarı 2,5 milyon varile ulaşmıştı.
Reuters'a açıklamada bulunan
Yıldız, 'Kuzey Irak'a ait 1 milyon
varil petrolün Ceyhan'dan
yüklemesi halen devam
ediyor. Yükleme bugün
(dün) itibariyle tamamlanmış olacak' dedi.
Şüheda
YILDIRIM’ın
Haberi
FAiZ LOBiSiN
Ei
ND
i
ABD'DEN K.IRAK PETROLüAÇIKLAMASI
M
Ri
17 Aralık siyasi
darbe girişimi sonucu
dalgalanan piyasa şartları
nedeniyle politika faiz oranını %
4,50'den % 10'a yükselten TCMB
Para Politikası Kurulu, 4 ay aradan
sonra ilk indirimini yaptı. Kurul
T
R
DA
ürkiye'de siyasi darbe yapmak
amacıyla kurgulanan 17 Aralık ve 25
Aralık operasyonlarının ekonomiye
getirdiği yük azalmaya başladı. Doların 2,39'a fırlaması
sonucu 29 Ocak 2014 tarihinde toplanarak politika faizini
% 4,50'den % 10'a yükselten Merkez Bankası Para
Politikası Kurulu, 4 ay aradan sonra ilk kez faizde
indirime gitti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Psaki:"Tüm tarafların
ülkenin bir arada durmasına yardım edecek eylemlerde bulunmasının, ayrılıkları ve tansiyonu daha fazla alevlendirecek
eylemlerden kaçınmasının önemi noktasında açık olduk"
BE
4 AY SONRA YENİDEN TEK HANEDE
TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), bir hafta vadeli repo
ihale faiz oranını % 10'dan % 9,50'ye indirdi.
TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruya göre
PPK, Erdem Başçı başkanlığında toplandı. Kurul,
bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını % 10'dan
% 9,50'ye indirdi. Merkez Bankası, gecelik
faiz oranları olan marjinal fonlama oranını
% 12, açık piyasa işlemleri çerçevesinde
piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri
yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz
oranını % 11,5, Merkez Bankası borçlanma
faiz oranını % 8'de sabit tuttu. S.16’da
Si
BORSA
BD Dışişleri
Bakanlığı
Sözcüsü Jen
Psaki, Kuzey Irak petrolünün
Türkiye'den uluslararası
piyasaya sevkiyatına başlanmasıyla ilgili, "ABD olarak
uzun süredir pozisyonumuz,
Irak Federal Hükümetinin
uygun onayı olmaksızın
yapılan ihracatları desteklemediğimiz yönünde"
A
TIR KOTASI ÇÖZÜLÜYOR
ürkiye’nin ihracatının yarıdan fazlasını taşıyan
karayolu taşımacığı yapan
şirketlerin Avrupa’da yıllardır
yakındığı kısıtlarlamalarında
çözüm umudu belirdi.Almanya’nın
Leipzig kentinde düzenlenen
Uluslararası Taşımacılık
Forumu’nda (ITF)
Ulaştırma Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Lütfi
Elvan ile iki ayrı günde
3 saati bulan
görüşmelerde bulunan Almanya Taşımacılık Bakanı
Alexander Dobrindt, “Almanya Türk taşımacıların sorunlarının bilincinde. Haziranda bazı olumlu
adımların atılabilir” dedi. Bakan Lütfi Elvan ise
”Görüşmeler gayet iyi geçti. Haziran ayında iki
ülkenin teknik heyetleri Türkiye’ye gelecekler.
Olumlu bir sürecin başladığını söyleyebilirim”
dedi. Alman bakanın açıklamalarından memnuniyet duyduk. Sonuçta Almanya’nın kararı
diğer AB ülkeleri için belirleyici olacaktır’ dedi.
T
2
Ekonomi
25 MAYIS
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ürkiye Odalar ve Borsalar
Birliği (TOBB) Başkanı
Rifat Hisarcıklıoğlu, küresel
finansman ikliminin
değiştiğini belirterek,
"Amerikan Merkez Bankası
(Fed), her sene piyasaya
yaklaşık 1 trilyon dolar
veriyordu. Ama bu dönem
sona eriyor. Hem
şirketlerimiz, hem de
vatandaşlarımız artık daha
tedbirli, daha temkinli
hareket etmek zorunda"
dedi.Yoğun çalışma
temposuyla dolu bir yıl
geçirdiklerini anlatan
Hisarcıklıoğlu, ülkeyi ve
vatandaşları daha müreffeh
hale getirebilmek için 7 gün,
24 saat çalıştıklarını
kaydetti.Hisarcıklıoğlu,
dünyada 2014 ve sonrasında,
alışkın olunandan farklı bir
küresel ekonomik ortamın
kendilerini beklediğini
vurgulayarak, dünyayı
değiştirecek 7 küresel trendin
ortaya çıktığını dile getirdi.
T
ördüncü küresel trendin ülkeler
arası rekabette 'girişimciliğin'
ana unsur haline gelmesi olduğunu
belirten Hisarcıklıoğlu, tüm
ülkelerin, 'yenilikçi girişimcileri'
kendi topraklarına çekmek için
mücadele verdiğini söyledi.
D
2014
UYARI
isarcıklıoğlu,
H
geride bırakılan
2013 yılına bakıldığında
özel sektör olarak,
gelecek için umut veren
bir tablo gördüklerini
söyledi. Yurt içinde ve
yurt dışında yaşanan
çeşitli olumsuz
gelişmelere rağmen,
özel sektörün pek çok
alanda rekor kırmaya
devam ettiğini ifade
eden Hisarcıklıoğlu,
şöyle konuştu:
"Faal işyeri sayısı 77
bin artışla Cumhuriyet
tarihinin en yüksek
düzeyine, 1 milyon 576
bine ulaştı. Milletimize
iş ve aş sağlamaya
devam ederek,
istihdamda da
Cumhuriyet tarihinin
rekorunu kırdık. Sadece
kayıtlı çalışan sayımızı
620 bin kişi artırarak,
toplam 12 milyona
yükselttik. Diğer yandan
Türkiye'nin geleceğine
yatırım yapmaya devam
ettik. Özel
sektörümüzün makine
ve teçhizat yatırım
harcamaları 86 milyar
dolara ulaştı."
- "7 küresel trend
dünyayı değiştirecek"
Hisarcıklıoğlu,
dünyada 2014 ve
sonrasında, alışkın
olunandan farklı bir
küresel ekonomik
ortamın kendilerini
beklediğini
vurgulayarak, dünyayı
değiştirecek 7 küresel
trendin ortaya çıktığını
dile
getirdi.Hisarcıklıoğlu,
bu trendleri şöyle
anlattı:"Birincisi,
küresel finansman
iklimi değişiyor. ABD
Merkez Bankası (Fed),
her sene piyasaya
yaklaşık 1 trilyon dolar
veriyordu. Ama bu
dönem sona eriyor. FED,
piyasaya verdiği parayı
azaltıp, tamamen
sonlandıracak. Hem
şirketlerimiz, hem de
vatandaşlarımız artık
daha tedbirli, daha
temkinli hareket etmek
zorunda. Kamu ve özel
sektör olarak, bu yeni
ortama nasıl uyum
sağlayacağımıza birlikte
odaklanmalıyız.
İkincisi,
küresel ticaret ve
yatırım ortamı
değişiyor.
Dünyada
bölgeselleşme hız
kazanıyor. Bunun
da öncülüğünü
ABD yapıyor. ABD
geçen sene AB ile
'Transatlantik'
Ticaret ve Yatırım
Ortaklığı
girişimine hız
verdi. Bu iki girişim
dünya ekonomik
gücünün üçte ikisine
denk geliyor. Bu
ortaklıklar küresel
ticaretin ve yatırımların
yönünü belirleyecek.
Bununla da
kalmayacak, üretim
günlük 50 bin ton olan üretim, 25 bin tonlara indi
Manisan'nın Soma İlçesi'nde, 301 işçinin can verdiği maden faciasının
ardından, bölgedeki 4 maden ocağından sadece birinde üretim
başladı.Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'ye ait olan birinde facianın
meydana geldiği üç ocakta ise, tüm üretim durduruldu. Türkiye'nin en
önemli kömür alanlarından olan Soma'da daha önce günlük 50 bin
ton olan üretim, 25 bin tonlara indi.
Facia, Soma'da kömür
üretimini yarıya
düşürdü
oma Kömür
İşletmeleri
S
A.Ş.'ye ait olan
birinde facianın
meydana geldiği üç
ocakta ise, tüm
üretim durduruldu.
Türkiye'nin en
önemli kömür
alanlarından olan
Soma'da daha önce
günlük 50 bin ton
olan üretim, 25 bin
tonlara indi. Kömür
üretiminin
düşmesinden dolayı
fiyatlandırmada tek
yetkili olan Türkiye
Kömür İşletmeleri
(TKİ) henüz bir artış
kararı vermedi.
Soma Kömür
İşletmeleri A.Ş.'ye
ait Eynez
bölgesindeki ocakta
13 Mayıs günü
meydana gelen
gelen faciaada,
ocaktan 301 işçinin
cansız bedeni 5 gün
süren çalışmalar
sonrasında
çıkartıldı.
Facianın ardından
savcılığın başlattığı
soruşturmada da
Soma Kömür
İşletmeleri Yönetim
Kurulu Başkanı Can
Gürkan, Genel
Müdürü Ramazan
Doğru ile İşletme
Müdürü Akın
Çelik'in de
aralarında
bulunduğu 8 kişi,
tutuklandı. 9 kişi
adli kontrollü, 11
standartlarını belirleme
konusunda da büyük
bir güç elde edecekler.
Bu yeni küresel sistemin
içinde olanlar, dışarıda
kalanlara göre büyük
avantaj sağlayacak.
Türkiye olarak, bu
oluşumun içinde yer
almak zorundayız.
Üçüncü önemli trend
değişen enerji haritası.
Gelişen teknoloji
sayesinde 'Kaya Gazı',
giderek daha ucuz ve
daha fazla üretilir hale
geliyor. Bu sayede
ABD'deki doğal gaz
fiyatı son 5 yılda yüzde
60 geriledi. ABD'nin
yakın gelecekte doğal
gazda, net ihracatçı
olması bekleniyor. Bu
gelişme dünyadaki
yatırım tercihleri dahil
her kararı kökünden
değiştirecek. Enerjide
dışa bağımlı bir ülke
olarak, bizim de,
şimdiden bu konuya
odaklanmamız
gerekiyor."
Dördüncü küresel
trendin ülkeler arası
rekabette 'girişimciliğin'
ana unsur haline
gelmesi olduğunu
belirten Hisarcıklıoğlu,
tüm ülkelerin, 'yenilikçi
girişimcileri' kendi
topraklarına çekmek
için mücadele verdiğini
söyledi.
Hisarcıklıoğlu,
girişimciliğin cazip hale
getirilmesi, gençlerin
girişimci olmaya
yönlendirilmesi
gerektiğini
belirtti.Beşinci trendin,
internetin ekonominin
belkemiği haline
gelmesi olduğunu
kişi de savcılıkta
serbest bırakıldı. Bu
arada Holdingin
Yönetim Kurulu
Başkanı Alp Gürkan
hakkında da
savcılığın yakalama
kararı talebinde
bulunduğu,
ancak
gerek ön bilirkişi
raporunda gerekse
şirketteki yetki
durumundan dolayı
bir sorumluluğunun
olmadığı
gerekçesiyle
mahkemenin
yakalama kararı
vermediği ileri
sürüldü.
ÜRETİM 1
HAZİRAN'A KADAR
DURDURULDU
Facianın hemen
ardından ilçede
faaliyet gösteren iki
firmaya ait 4 ocakta
üretim durduruldu.
Soma Kömür
İşletmeleri A.Ş.'ye
ait olan facianın
yaşandığı ocakta
üretim süresiz
olarak durduruldu.
Bu madenin tüm
girişleri gaz betonla
örülen duvarla
tamamen kapatıldı.
Bu sayede ocağın
içerisindeki
yangının tamamen
söndürülmesinin
amaçlandığı, ancak
bunun ne kadar
süreceğinin ise tam
olarak belli
olmadığı belirtildi.
Madendeki
He r ke s
temkinli
h a re ke t
etsin
anlatan Hisarcıklıoğlu,
şöyle devam etti:
"Ne yazık ki biz
İnternet'i sadece sosyal
medya gibi, hatta
kahvehane gibi
kullanıyoruz. Oysa
özellikle KOBİ'ler için
internet maliyetleri
düşürme ve dünyaya
açılma fırsatıdır.
Altıncı küresel trend
tüm dünyada 'orta
sınıfın' büyümesidir.
Küresel orta sınıfın
bugün yaptığı harcama
yılda 7 trilyon dolar.
2020'de bu harcama 3'e
katlanacak ve 20 trilyon
dolara yükselecek. Bu
pazarlara ulaşıp, daha
fazla mal satabilmek
için; biz de sanayi
politikalarımızı buna
göre gözden
geçirmeliyiz.Yedinci
küresel trend
ekonomide 'şehirlerin'
öne çıkması. Çünkü
büyüyen orta sınıf
şehirlerde toplanıyor.
Dünyada sadece ülkeler
değil, şehirler birbiriyle
rekabet ediyor. Biz de
şehirlerimizin cazibesini
artırmalıyız. Bunun için
şehirlerimizin
markalaşmasına, çevre
duyarlılıklarının
artmasına ve 'akıllı
şehir' olmalarına ihtiyaç
var."
Dünyanın bunları
tartıştığını belirten
Hisarcıklıoğlu, bu
trendlere göre politika
belirleyen ülkelerin öne
çıkacağını ifade etti.
Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği (TOBB)
Başkanı Rifat
Hisarcıklıoğlu, "2023'te 2
yangının
söndürülmesinin
ardından daha önce
madende bir kez
araştırma yapan
savcılık, bilirkişi ve
iş müfettişlerinden
oluşan heyet tekrar
ocağa girerek
yangının ilk çıktığı
bölgeden
araştırmalarına
devam edeceği
açıklandı.
Soma Kömür
İşletmeleri'ne ait
diğer iki kömür
ocağında da
durdurulan üretim
yeniden
başlatılmadı.
İşyerinde örgütlü
Türk- İş'e bağlı
Maden- İş Sendikası
da bu iki kömür
ocağında, Enerji ve
Tabii Kaynaklar
Bakanlığı
müfettişlerinin iş
güvenliği
incelemeleri
yapmalarını ancak
bundan sonra
üretimin
başlatılacağı kararı
verdi.
Sendika ilk olarak 1
Haziran'a kadar
üretimi durdurdu.
Ancak müfettişlerin
inceleme
yapmalarına ya da
bu incelemelerin
sonuçlarına göre bu
tarihin
ertelenebileceği de
sendika yöneticileri
tarafından ifade
trilyon dolar milli gelir
hedefini yakalamak
istiyorsak her yıl yüzde
8 civarında büyüme
oranı tutturmak
gerekiyor" dedi.
Hisarcıklıoğlu,
TOBB'un 70. Mali Genel
Kurulunda yaptığı
konuşmada, bu yıl 2
önemli seçim süreci
olduğunu belirtti. Yerel
seçimlerde milletin,
kendine yakışan bir
olgunlukla demokrasiye
sahip çıktığını ve
iradesini ortaya
koyduğunu kaydeden
Hisarcıklıoğlu, "Şimdi
önümüzde
Cumhurbaşkanlığı
seçimi var. İlk defa
halkoyuyla
seçileceğinden dolayı,
farklı bir önemde. Biz
bu seçim sürecinin
itidalli bir şekilde
tamamlanacağına
inanıyoruz. İnşallah
seçim sonucu,
ülkemizde 'yeni bir
toplumsal mutabakatın'
oluşmasına da vesile
olur" diye konuştu.
Hisarcıklıoğlu, en çok
huzura ihtiyaçları
olduğunu ifade ederek,
"Huzur bulalım ki,
hepimiz işimize
odaklanalım. Daha fazla
üretim, daha fazla
yatırım, daha fazla
ihracat yapalım" dedi.
Türkiye'nin içinde
bulunduğu coğrafyanın
her geçen gün daha
karmaşık hale geldiğini
dile getiren
Hisarcıklıoğlu, mevcut
tablonun büyümeye
olumlu bir başlangıç
yapacağına inandığını
kaydetti.
edildi.
Bu arada ilçede
kömür üretimi
yapan Uyar
Madencilik'e ait
ocak ise 1 kişinin
hayatını kaybettiği
ve 27 kişinin de
yaralandığı kazanın
ardından 12 Kasım
2013 tarihinde
kapatılmıştı.
TEK MADENDE
ÜRETİM
KONTROLLÜ
OLARAK BAŞLADI
İlçede bulunun
İmbat A.Ş.'ye ait
kömür ocağında ise,
üretim kontrollü
olarak başlatıldı.
Burada tam
kapasite olmasa da
işçiler, kömür
üretimi için tekrar
maden ocağına
girdi.
Ancak bu ocaktaki
üretime rağmen
ilçedeki günlük 50
bin ton olan kömür
üretimi, yarıya
yarıya düştü.
Günlük yaklaşık 25
bin ton kömürün
ancak üretilebildiği
açıklandı.
Bu durumun kömür
ihtiyacını da
olumsuz
etkileyebileceği ileri
sürüldü.
Fiyatlandırma
konusunda tek
yetkili olan TKİ,
henüz kömür
ihtiyacının
artmasından dolayı
herhangi birfiyat
artışı kararı
vermedi.
10 KİLOMETRE
KALA GEÇİŞLER
KAPATILDI
Bu arada kurtarma
çalışmalarının
hemen ardından
maden ocağının
bulunduğu alan ilk
olarak basın
mensupları dahil
tüm sivil geçişlere
kapatılmıştı.
Valiliğin aldığı yeni
bir kararla, ocağın
bulunduğu alana
yaklaşık 10
kilometre kala yeni
bir kontrol noktası
kuruldu. Jandarma
bu noktadan
itibaren, İmbat
A.Ş.'de çalışan
işçiler,
soruşturmadaki
görevliler
haricinden
kimsenin geçişine
izin vermedi. Kömür
taşıyan kamyonların
geçişlerine de
kontrollü olarak izin
verilmeye başlandı.
Bu arada
soruşturma
kapsamında
savcılar, faciadan
sağ kurtulan işçiler
ile şirket
görevlilerin
ifadelerini tanık
sıfatıyla almaya
devam ediyor.DHA
25 MAYIS
3
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Türk madenine Alman disiplini geliyor
'Türkiye Hindistan'a mobilya ihraç etmeli'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Meclis’te Soma faciasıyla ilgili
yaptığı konuşmada, bu kazayı çok önemli bir tehdit olarak gördüklerini belirterek
“Bu tehditten madencilik alanında şimdiye kadar yaptığımız denetimlerin,
soruşturmaların ötesinde ayrı bir boyut getirmek durumundayız” dedi.
örev süresi dolan ve
G
Türkiye'den ayrılmak üzere
olan Hindistan'ın Ankara
Büyükelçisi Susmita Gongulee
Thomas, Türkiye'nin Hindistan'a
mobilya ihraç etmesi gerektiğini
söyledi.
u açıklamanın ardından
B
denetimler konusunda ilk
kritik zirve önceki gün
gerçekleştirildi. Yıldız, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk
Çelik ile ilgili bürokratlar,
madenlerde yapılan denetimleri
masaya yatırdı. İş müfettişlerinin
gerçekleştirdiği denetimler ve
sorumluluk alanlarıyla, Maden
İşleri Genel Müdürlüğü’nün
(MİGEM) madenlerde yürüttüğü
‘proje’ odaklı denetimler ve
sonuçları değerlendirildi.
Madenlerde gerek Çalışma
Bakanlığı’nın gerekse de Enerji
Bakanlığı’nın onlarca kalem ya
da birimle ilgili denetimleri 3-4
gün içinde en fazla 1 haftada
tamamlanıyor. Enerji kulislerine
göre denetimlerde daha sıkı bir
yapıya geçilecek. Almanya
örneğinde olduğu gibi iş
güvenliğinden üretim sahasına,
5 HES’E
havalandırmadan mekanik
sistemlere, sensörlerden elektrik
teçhizatına uzanan tüm birimler
ya da unsurlar, tek tek ve ayrıntılı
incelemeye tabi tutulacak.
İnceleme süresi haftaları bulacak
biçimde uzayacak.
DENETİMDEN 2 AY
SONRA KAZA YAŞANDI
Toplantıda, 301 madencinin
yaşamını yitirdiği facia öncesinde
Soma’da MİGEM’in şubat ayında,
Çalışma Bakanlığı’nın ise mart
ayında denetim yaptığı,
denetimlerde herhangi bir kusur
bulunmadığı da kayıtlara geçti.
AĞIRLIK RUHSATLARDA OLACAK
Enerji Bakanlığı, bir süre önce
Maden Yasa Tasarısı taslağını
Başbakanlığa gönderdi.
Kaynaklar, taslağın ağırlıklı
olarak maden ruhsatlarıyla ilgili
olduğunu belirtti. Kaynaklar,
taslağa yaşam odası gibi bazı
maddelerin konulup
konulmayacağı sorusunu, “Bu
konuda henüz net görüşler
oluşmadı” dedi.
BAKAN EKER: ‘TOPRAK
KANUNU, SOMA GİBİ
DURUMLAR İÇİN ÇIKARILDI’
Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanı Mehdi Eker, Soma’da
tütün ve zeytin üretimi azaldığı
için madencilik yapıldığı
iddiasına “Türkiye’nin her
bölgesinde vatandaşlarımızın
zirai veya hayvancılık
faaliyetinden karnını doyuracak
kadar bir işletme yapısı kurmayı
hedefliyoruz. Zaten Toprak
Koruma Kanunu’nu da tam da
bunun için çıkardık” yanıtı verdi.
2013'TE 9 MİLYON
DOLARLIK MASKE
Madencilik gibi zehirli gazlara
maruz kalma riski bulunan
işlerde çalışanlar için hayati
önemdeki gaz maskeleri ve
bunların ekipmanlarının
ithalatının ekonomik büyüklüğü
geçen yıl 9.2 milyon doları buldu.
Hindistan'ın Ankara Büyükelçisi
Susmita Gongulee Thomas,
Türkiye'de üretilen mobilyaların
çok kaliteli olduğunu belirterek
bu alanda Hindistan'a ihracat
yapılabileceğini söyledi.
Türkiye İstatistik Kurumu
verilerine göre, Türkiye, geçen yıl
8.6 milyon dolar ödeyerek 28
farklı ülkeden gaz maskesi ithal
etti. Gaz maskesi aksam, parça ve
aksesuar ithalatı için de 625 bin
714 dolar ödendi. Böylece 2013'te
gaz maskeleri, bunların aksam,
parça ve aksesuvarları için
yapılan ithalatın parasal karşılığı
9.2 milyon dolara ulaştı.
Görev süresi dolan ve
Türkiye'den ayrılmak üzere olan
Thomas, AA'ya
değerlendirmelerde bulundu.
Gaz maskesi ithalatının büyük
bölümü Almanya ve ABD’ den
gerçekleştirildi. Çin'in güney
kıyısında bulunan özel yönetim
bölgesi Makao’dan da 44 bin
dolarlık ithalat yapıldı.CİHAN
lektrik Üretim AŞ'ye ait 5 hidroelektrik santralinin (HES)
özelleştirme ihalesinde toplam 14 milyon 450 bin dolar teklif
E
verildi.Hidroelektrik santrallerinin 3 grup halinde 49 yıl süreyle
Cumhurbaşkanı Abdullah
Gül'ün 2010'da Hindistan'ı
ziyaret ettiğini ve 15 yıl aradan
sonra Hindistan
Cumhurbaşkanı'nın da 2013'te
Türkiye'ye geldiğini hatırlatan
Thomas, görev süresi boyunca
üst düzey ziyaretlerin artırılması
için de çaba gösterdiğini belirtti.
Thomas, iki ülke arasında
kültür, eğitim ve şehir
eşleştirmeleri gibi pek çok
alanda işbirliği anlaşmalarının
da imzalandığına dikkati
çekerek şöyle devam etti:
"işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle özelleştirilmesinde nihai
pazarlık görüşmeleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığında
gerçekleştirildi.Birinci grupta yer alan Artvin'deki
0,3 megavat kurulu güce sahip Esendal ve
Trabzon'daki 1,04 megavat kurulu güce sahip Işıklar
(Visera) hidroelektrik santralleri için yapılan ihaleye
5 firma katıldı. İhalede en yüksek teklifi, 1 milyon
850 bin dolar ile Metek Hidro Enerji Sanayi ve Ticaret
AŞ verdi.İkinci grupta yer alan Konya'daki 0,6
megavat kurulu güce sahip Dere ve 1,04 megavat kurulu güce sahip
İvriz hidroelektrik santrallerinin ihalesi ise 6 firmanın katılımıyla
yapıldı. Santraller için en yüksek teklif, 2 milyon 300 bin dolar ile
Ülke Yatırım Araştırma Geliştirme Madencilik İnşaat ve Elektrik
Üretim AŞ tarafından sunuldu.Ahmet ÇARHOĞLU-EKONOMİ
14,5 MiLYONLUK
TEKLİF
Thomas, bir büyükelçi olarak,
görev süresi boyunca sadece
ekonomik değil aynı zamanda
kültür, eğitim ve teknoloji
alanlarında ilişkilerin
geliştirilmesi için çalıştığını
ifade etti.
"İki ülke halkı arasındaki
ilişkilerde yaşanan
gelişmelerden büyük
memnuniyet duyuyoruz. Her yıl
Hindistan'dan Türkiye'ye 70-75
bin civarında turist geliyor.
Türkiye'den ülkemize gelen
turist sayısının atması için
devrimde ikinci adım
ülkenizi teşvik ediyoruz. Her yıl
20-25 bin civarında Türk turist
Hindistan'a gidiyor."
Ticaret hacmi düştü
Thomas, Türkiye ve Hindistan
arasında önceden 7 milyar doları
bulan ticaret hacminde düşüş
kaydedildiğine işaret ederek
şunları söyledi:
"Biz İtalya'dan çok fazla mobilya
ve deri ithal ediyoruz.
Türkiye'nin çok yüksek kalitede
mobilyaları var: Osmanlı tarzı
mobilyalar. Türkiye'den
Hindistan'a mobilya ihracatı çok
düşük seviyede. Türkiye'nin
Hindistan pazarına girmemesi
için bir neden yok."
Hindistan'ın 20 yıl önce
Türkiye'ye savunma alanında
işbirliği teklifinde bulunduğunu
ifade eden Thomas, "Bu teklif
hala beklemede. Sanırım Türk
tarafı bu anlaşmayı imzalarsa
Pakistan ile ilişkilerinin
etkileneceğini düşünüyor" dedi.
"Türkiye'de görev
yapmayı seçtim"
Thomas, birkaç seçeneği
olmasına rağmen Türkiye'de
görev yapmayı seçtiğini
belirterek sözlerini şöyle
tamamladı:
"Buraya gelmeden önce dürüst
olmak gerekirse kaygılarım
vardı. Türk nüfusunun yüzde
98'inin Müslüman olduğunu
duymuştum ve Hindistan'daki
Müslümanlar çok muhafazakar.
Rahat çalışıp çalışamayacağım
konusunda endişelerim vardı.
Çünkü biz sari giyiyoruz ve
vücudumuzun bir kısmı açıkta
kalıyor. Ama Türkiye'ye
geldiğimde kaygılarımın yersiz
olduğunu anladım."
Sabri ÖZDEMİR-EKONOMİ
Gümrük işlemlerindeki süreyi yüzde
50 azaltan ve eşyanın gümrüklere getirilmeden
yetkilendirilmiş firmalarda gümrüklenmesini öngören düzenlemenin kapsamına ithal ürünler de dahil edildi.
eçen yıl
ocak
ayında
yürürlüğe giren
yetkilendirilmiş
yükümlü uygulaması kapsamına
ithalat da dahil
edildi. Buna ilişkin yönetmelik
Resmi Gazete’de
yayınlanarak
yürürlüğe girdi.
Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati
Yazıcı özellikle
imalatçı firmaların gümrükte
bekleme süresinin
kısaldığını belirtirken, bunun da
maliyetlerin azalmasını yardımcı
olacağını kaydetti.
G
ümrük işlemlerinde
G
güvenilirliğe bağlı
olarak, uluslararası
ticarete konu eşyaların
gümrük bölgelerine getirilmeden yetkilendirilmiş yükümlü
firmalar tarafından gümrüklendirilmesini
öngören uygulamanın
kapsamı genişletildi.
Geçen yıl yürürlüğe
giren ve o dönem ‘devrim’ olarak nitelendirilen uygulama
yaklaşık 15 aydır ihracat
boyutuyla devam ederken, yapılan mevzuat
değişikliğiyle ithalat da
kapsama dahil edildi.
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
166 maddelik yeni yönetmeliğe ilişkin açıklama
yapan Yazıcı, gümrük
işlemlerinin hızlı, etkin,
güvenli ve basit bir şekilde yürütülerek yasal
ticaretin kolaylaştırılması için mevzuat
değişikliği çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.
Artık ithalatta da
yerinde gümrükleme ve
izinli alıcı uygulamalarının yapılacağı bil-
gisini veren Bakan
Yazıcı, “İhracat
eşyasında olduğu gibi
ithalat eşyasının da
gümrüğe getirilmeksizin,
doğrudan izin sahibi firmaların tesislerine
götürülerek gümrük
işlemlerinin burada
gerçekleştirilmesi
mümkün olacak” diye
konuştu.
İzne sahip firmaların
gümrük işlemlerini en
fazla 20 gün içinde tesislerindeki güvenli depolama alanlarında
tamamlayabileceklerini
ifade eden Yazıcı, üretime hızlı geçişi sağlamak üzere de işlemleri
48 saat içinde tamamlanacak eşyanın ithalatının eşya taşıma
aracından boşaltılmadan yapılabileceğini
söyledi.
Büyük hacimli eşya ile
konteynerlere ilişkin
işlemlerin tesislerde açık
alanda yürütülmesinin
mümkün olacağını belirten Hayati Yazıcı, “Bu
uygulama sayesinde
özellikle imalat yapan
firmaların gümrüklerde
bekleme süreleri azalacak. Buna bağlı
maliyetler minimize
edilecek. Uygulama firmalara uluslararası rekabette gümrük
uygulamalarını avantajlı
hale getirecek” diye
konuştu.
Yetkilendirilmiş
yükümlü uygulaması ile
birlikte kağıtsız gümrük
uygulamasının yaygınlaşacağını dile getiren
Yazıcı, tüm yetkilendirilmiş yükümlüler
için yeşil hat ve sınır
kapılarından öncelikli
geçiş hakkı tanındığını
bu firmaların sınır
kapılarındaki yoğunluğa
tabi tutulmaksızın geçiş
önceliği kazanacağını
kaydetti.
G. Kore ile 9 Haziran’da
imzalanıyor
Yetkilendirilmiş
yükümlü statüsüne
sahip firmaların kolaylaştırmalardan diğer
ülkelerde de yararlanabilmesi için ülkeler
arasında karşılıklı anlaşma sürecinin devam
ettiğini dile getiren
Hayati Yazıcı, ilk anlaşmanın 9 Haziran’da
Güney Kore ile imzalanacağı bilgisini verdi.
İhracat için 5 , ithalat
için ise 20 milyon
dolar şartı
Yetkilendirilmiş yükümlülük için gerekli vasıfl
ara sahip olan firmalardan ayrıca, geçmiş yıla
ilişkin belirli miktarda
ihracat ve ithalat yapmış
olma şartı da aranacak.
Buna göre temel şartın
imalatçılık olarak belirlendiği uygulamada, firmanın geriye dönük 1
yıllık zaman dilimi
içinde asgari 20 milyon
dolar tutarında toplam
ihracat ve ithalat yapmış
olma şartı bulunuyor.
Bunlardan sadece ihracatçıların en az 5 milyon
dolar ihracat, sadece
ithalatçıların ise 20 milyon dolarlık ithalat yapmış olmaları gerekiyor.
İthalatta yerinde gümrükleme için 500 bin
euro, izinli alıcı için ise 1
milyon euro teminat
mektubu alınacak.
4
Borsa - Finans
25 MAYIS
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Fransa'da 50 milyon avroluk hata
ransa'da resmi demiryolları şirF
keti SNCF'nin sipariş ettiği yeni
banliyö trenlerinin eskilerinden
geniş olduğu geç fark edildi. Hata
nedeniyle ülkedeki yaklaşık 8 bin
700 perondan 1300'ünün
küçültülmesi gerekiyor ve bu
işlemin Fransa'ya maliyeti 50 milyon euroyu buluyor.
müşaviri Frederic Cuvillier olayla
ilgili olarak Fransa'nın bir demiryolu reformuna ihtiyacı olduğunu
söyledi. 16 Haziran'da parlamentoda görüşülecek olan reform SNCF
ile RFF'nin bir büyük kamu
teşekkülü halinde birleştirilmesini
öngörüyor.
İstifalar gelebilir
Fransa'da demiryolu ağını işleten
devlete bağlı RFF'nin sözcüsü,
hatanın "biraz geç" fark edildiğini
söyledi. Yeni banliyö trenlerinin
2016 yılının sonuna kadar faaliyete
geçeceğini belirten sözcü şimdiden
300 peronun bu nedenle yenilendiğini ifade etti.
'Ahmakça bir karar'
Gelişmeleri ürkütücü olarak
niteleyen Sosyalist Çevre ve Enerji
Bakanı Segolene Royal "böylesine
ahmakça kararlara" neyin neden
olduğunun aydınlatılması gerektiğini söyledi. Bakanlar kurulu
toplantısı sonrasında bir açıklama
yapan Royal, Fransa'daki bölgelerin bu hatanın bedelini ödemeyeceği güvencesi verdi.
Ulaşımdan sorumlu hükümet
Teşvik ‘bilişim’e uğramadı
ÜRKİYE 61.6 milyar liralık
büyüklüğe ulaşan bilişim sekT
törü teşviklerden uzak kaldı.
Türkiye’deki bilişim şirketlerinin
sadece yüzde 52’si teşvik aldı ve
toplam verilen teşvik 85 milyon lira
oldu.Bilişim Sanayicileri Derneği
(TÜBİSAD), bilgi ve iletişim
teknolojileri sektörüyle ilgili pazar
verilerini paylaştığı raporu yayınladı. 2013 yılını kapsayan rapordaki
bilgileri paylaşan TÜBİSAD Bilgi
Fransa'da yeni sipariş
edilen trenler eski peronlara uymayınca ortaya 50 milyon euroluk
maliyet çıktı.
Sosyalist Parti Genel Başkanı JeanChristophe Cambadelis SNCF ve
RFF bünyesinde sorumluların istifasını gündeme getirdi. Her iki kurumun en üst düzey yöneticisinin
en kısa süre içinde parlamentoda
dinlenmesi bekleniyor.
La Canard Enchaine gazetesi olaydan iki kurum çalışanlarının sorumlu olduğunu yazdı. Gazetede
RFF normlarına göre peron ile tren
arasındaki asgari uzaklığın
bildirildiği ancak SNCF çalışanlarının tren istasyonlarında ilgili
testleri yapmadıkları ileri sürüldü.
RFF peronların yenilenmesinin
tren biletlerine ya da vergilere yansımayacağını açıkladı.DW
2014-2015 fındık rekoltesi 500 bin ton
ürkiye'nin 20142015 tahmini fındık
T
rekoltesinin 500 bin
ton civarında olacağı
bildirildi.Melbourne'de yapılan
Dünya Kabuklu Yemiş
ve Kurutulmuş Meyve
Kongresi'nde (World
Nut and Dried Fruit
Cognress) yapılan yuvarlak masa toplantısında bu yılki fındık
rekoltesi açıklandı.
Toplantıya başkanlık
yapan Fındık Tanıtım
Grubu Yönetim Kurulu
Üyesi Dursun Gürsoy
tarafından bir sunum
ile açıklanan
Şükrü KIZILOT
Denetimler yapılsa
ve uygulansaydı
belki de kimse
ölmeyecekti
350 milyon $ yatırımla Levent’e ‘imza’ atacak
ayrimenkul sektöründe 25.
yılını kutlayan Ferko İnşaat,
G
yeni projesini tanıttı. İstanbul’un
bedelinin ise 350 milyon dolar
olduğunu dile getirdi.
en önemli merkezlerinden Levent’te konumlanan Ferko Signature,
‘Şehrin merkezinde’
Projenin lokasyonunun önemine
değinen Ferit Meriçten, “Şehrin
merkezlerinden
Levent’te lüksün
kapılarını aralayacak olan projemiz, merkezi
konumuyla da ön
plana çıkıyor.
Proje, metroya 50
metre, Şişli –
Mecidiyeköy’e 3
km, Boğaziçi
Köprüsü’ne 4 km,
Fatih Sultan Mehmet
Köprüsü’ne 6 km, Maslak’a 6 km
ve Taksim’e 7 km mesafede yer
alıyor” diye konuştu.
SOMA’da yaşanan ve milletçe hepimizi perişan eden
felaket, bazı gerçekleri de ortaya çıkardı.Gerçeklerden en önemlisi “denetim” ile ilgili.
SGK DENETİMİ YOK GİBİ
Görünen o ki Sosyal Güvenlik Kurumu İş Müfettişleri, sağlıklı bir denetim yapmamışlar. Koskoca 2014
yılında bir kez o da iki iş müfettişi 13, 14, 15 ve 18
Mart’ta dört gün denetim yapmışlar. O kadar..
Binlerce işçinin çalıştığı, çok tehlikeli olarak nitelendirilen, koskoca madene, biri İş Baş Müfettişi
diğeri de yardımcısı iki kişi görevlendirilmiş. Onlar
da herhangi bir sorun bulunmadığına dair rapor
düzenlemişler!Felaketin boyutlarına ve ortaya çıkan
eksiklik, yanlışlar ve gözden kaçanlara baktığımızda, SGK denetimi yok gibi..
Pazar günü de yazdık; tavuk, civciv, horoz, ördek,
hindi, kaz, koyun, keçi, kedi, köpek, tavşan ve kuş
yetiştirilen yerler tehlikeli iş yeri olarak açıklandı.
Bitmedi; kavun, karpuz, kiraz, vişne, çilek, erik,
elma, armut, dolmalık biber, enginar, kuşkonmaz,
lahana, marul ve fasulye yetiştirilen yerler de
tehlikeli iş yeri olarak 1 Ocak 2014 tarihinden
itibaren denetlenecek iş yerleri olarak açıklandı.
Böyle olunca, sayısal olarak zaten yetersiz olan
müfettişler, maden ve benzeri çok tehlikeli yerlerde
kapsamlı denetim yapamaz duruma getirildiler.
Bu arada, müfettişlerin sorunları da var. Örneğin, on
milyonlarca liralık madeni denetleyen müfettişe, 78
lira otel parası veriliyor. Ulaşım için işletme
sahibinden araç rica etme durumunda kalıyorlar vs.
RUHSAT ÖNCESİ DENETİM YETERSİZ
Maden ocaklarına ruhsatı, Enerji Bakanlığı veriyor.
Bu Bakanlığın, Soma ve diğer bazı örneklerde de
görüldüğü gibi, ruhsat verme aşamasında gerekli
hassasiyeti göstermediği anlaşılıyor. Nitekim,
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun raporunda da bu yönde uyarılar var.
Enerji Bakanlığı’nın bu zaafiyeti nedeniyle, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, normalde ruhsat verilmemesi gereken madenleri denetlemekle de karşı
karşıya kalıyor.
MADENDEKİ İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARI
SOMA’daki facia, maden işletmelerinde görevli iş
güvenliği uzmanlarını da etkili bir çalışma yapmadıkları veya yapamadıkları fark ediliyor.
İş sağlığı ve güvenliği uzmanlarını, işveren işe alıyor,
kamu adına denetim yapıyor ancak ücretlerini işverenden alıyorlar. Mesleki bağımsızlık yönünden,
olayın bu yönü ciddi bir sorun. Ara bir çözüm getirilmesi gerekiyor.Bu arada, işverenin iş güvenliği uzmanının raporuna uymamasının cezai yaptırımının
1.500 lira olması da olayın bir başka boyutu!
DDK VE SAYISTAY DENETİMİ
2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme
Kurulu (DDK), madenlerle ilgili 600 sayfayı aşkın
rapor hazırladı. Enerji Bakanlığı’nın ruhsatlama
sürecindeki hatalara dikkat çekildi. İş sağlığı ve
güvenliği konusunda alınması gereken önlemleri tek
tek sıraladı.Ancak gerek DDK’nın gerekse Sayıştay’ın, denetim raporları göz önüne alınmadı.
Bu raporlar göz önüne alınsaydı ve gerekli denetimler yapılsaydı, Soma’daki faciada, belki de kimse
ölmeyecekti..HÜRRİYET 21.05.2014
127 bin metrekare toplam inşaat
alanına sahip.
Yurtiçinde ve yurtdışında
geliştirdiği özellikli projelerle inşaat ve gayrimenkul sektörüne
yeni bir soluk getirdiklerini ifade
eden Ferko İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Meriçten, projelerini her zaman özellikli ve
adından söz ettiren nitelikte
olduğunu söyledi.
Kaliteden ödün vermediklerini ve
inanmadıkları hiçbir projede yer
almadıklarını vurgulayan Ferit
Meriçten, “Bu yaklaşımımız bize
başarıyı beraberinde getirdi.
Ferko Signature’ın da diğer projelerimiz gibi adından sıkça söz
ettireceğine inanıyorum” dedi.
Projeyi 30 ayda tamamlayacaklarını belirterek Meriçten, yatırım
Kent bahçesi
tasarlayacak
Projeyle ilgili bilgi veren Ferko İnşaat Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcı Gökçe Meriçten ise,
Ferko Signature’ın bölgeye ve
projeye dahil olacak markalara
prestij katacağını söyledi.
Ferko Signature projesinin 2 ofis
bloğu ve bunları birbirine
bağlayan kent bahçesinden
oluşacağını ifade eden Gökçe
Meriçten, “Toplam 10 bin 600
metrekare alan üzerine inşa
edilecek Ferko Signature’ın, 30
kattan oluşan Sign-1’deki ofislerinin 25 katını satacağız. 6 kattan meydana gelen Sign-2’deki
ofisleri ise kiralayacağız” dedi.
Metrekaresi 7.500
dolardan başlıyor
Esnek ofis anlayışıyla dizayn edecekleri ofislerin metrekaresinin
kullanıcının isteğine bağlı olarak
belirlenebileceğini de belirten
Gökçe Meriçten, Ferko Signature’da metrekare satış fiyatlarının 7 bin 500 ila 11 bin dolar
arasında değiştiğini kaydetti.
Sign-1 bloğunun Belgrad ormanlarından İstanbul Boğazı ve
Haliç’e kadar uzanan geniş bir
panoramaya karşı çalışma imkânı
sunduğunu belirten Gökçe Meriçten, şunları söyledi:
“Geniş cam yüzeyler, hem manzaranın keyfine varılmasına
imkân veriyor hem de güneş
ışığının daha çok içeriye girmesi
sağlanarak enerji tasarrufuna
katkı sağlıyor. Ayrıca
alışılagelmiş standartların aksine, 13’ncü kata kadar manuel,
13. kat üzerinde ise bina
otomasyon sistemi dâhilinde
çalışan ve otomatik olarak açılabilen pencereler ile de temiz hava
eksikliğine çözüm sunduk.”
Gökçe Meriçten, kuzey, güney ve
batı cephelerini saran Sign-2’nin
Dede Korkut Caddesi üzerinden
sağlanan 20 metre yüksekliğindeki cam atrium girişiyle ve 6 kat
üzerinde farklı büyüklükteki
ferah ve modüler yatay ofis alanları sunacağını söyledi.CİHAN
BES’te katılımcı sayısı 4.5 milyonu aştı
etlife Emeklilik ve
M
Hayat Genel
Müdürü ve Emeklilik
Gözetim Merkezi (EGM)
Yönetim Kurulu
Başkanı Deniz Yurtseven, yüzde 25 devlet
teşvikinin güçlü etkisinin 2014’ün kalan
döneminde de süreceğini ve sistemin istikrarlı şekilde
büyümeye devam edeceğini söyledi.
BES’te 2014 ilk 4 ay
Merkezi Komisyonu Başkanı
Mustafa Çağan, bilgi ve iletişim
teknolojilerinin toplam sektör
büyüklüğünün 2012 yılına göre
11.3’lik büyümeyle 61.6 milyar TL
hacime ulaştığını açıkladı. Rapordaki bilgilere göre 2014 yılında sektörde yüzde 11 ile 15 arasında
büyüme bekleniyor. İletişim
teknolojileri toplam paydan 43.7
milyar TL, bilgi teknolojileri ise 17.9
milyar TL pay aldı. 2012 yılına göre
en yüksek
büyüme yüzde
15.1 ile bilgi
teknolojileri
yazılımda gerçekleşti. Böylece,
bilgi teknolojileri
alanında yazılım
sektörünün
toplam bilgi
teknolojilerindeki payı
yüzde 27.1’e yükseldi.AA
rakamlarının sektörün
yüzünü güldürdüğünü
söyleyen Yurtseven, 30
Nisan 2014 itibarıyla
EGM rakamlarına göre
BES’teki katılımcı
sayısının 2013 yılının
Nisan ayı sonuna
kıyasla yaklaşık yüzde
27 artarak 4 milyon 504
bin 885’e yükseldiğini
belirtti.
‘Birçok avantajı var’
Yurtseven; “Bu yılın ilk
4 ayı itibarıyla emekli
olan katılımcı sayısı ise
2013’ün aynı dönemine
göre yaklaşık yüzde 68
oranında artarak 10 bin
131’e yükseldi” dedi.
BES’in tüm parametrelerinde 2013 yılının
aynı dönemine göre
gözle görülür artış
olduğunu söyleyen
Yurtseven, şöyle devam
etti:
“Katılımcıların
fon tutarı devlet katkısıyla
beraber ilk 4
ayda 26.3 milyardan yaklaşık 30 milyar
liraya yükseldi.
Sözleşme sayısı
ise 2013 yılının
ilk dört ayına
göre yaklaşık
yüzde 28 artarak 5 milyon 106 bin 597’ye
çıktı. BES, yüzde 25 gibi
başka hiçbir yatırım
aracında bulunmayan
devlet desteğiyle
katılımcıların tasarruflarını tercih ettikleri
fonlarda değerlendirebilecekleri esnek bir
yatırım aracıdır.
Ayrıca BES’te katılımcıların tasarrufları da
profesyonel portföy
yönetim şirketleri
tarafından yönetilmektedir.”
MetLife Emeklilik ve
Hayat Genel Müdürü
Deniz Yurtseven, yeni
Bireysel emeklilik Sistemi (BES) kanununun
katılımcılara birçok
avantaj sunduğunu
ifade ederek açıklamasını tamamladı.AA
Türkiye'nin 2014-2015
tahmini fındık
rekoltesinin 500 bin
ton civarında olacağı
açıklandı.Fındık
Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk
Özongun yaptığı açıklamada, rekoltenin
tahmini bir rakam
olduğunu,
önümüzdeki aylarda
hava şartlarının bu
rakamı olumlu yada
olumsuz bir şekilde
etkileyebileceğini kaydetti.Özongun, şunları
kaydetti:''Bilindiği gibi
Mart sonunda Karadeniz Bölgesi'nde bil-
hassa Doğu Karadeniz
Bölgesi'nde ciddi bir
don felaket yaşandı bu
da fındık rekoltesinin
yüzde 50-60'lara varan
seviyelerde düşmesine
yol açtı. Düşebilir,
bunun üzerine de çıkabilir ama şu anda çok
ciddi bir felaket var
Türkiye fındık sektörü
için. Üreticiler çok
ciddi etkilendi, etkilenecektir. Rekoltenin
geçtiğimiz yıla oranla
daha düşük kalmasından dolayı fındık fiyatlarında yükselme
ihtimali devam edecek.”AA
Cargill bitkisel
yağ pazarına
giriyor
yılını
yatırım yılı ilan
2eden014
Cargill
Türkiye, yılın ikinci büyük satın
alımını gıda sektöründe gerçekleştiriyor.
Çevreci endüstriyel ürünlerini Türkiye'de
üretme kararı doğrultusunda iki ay önce
Alemdar Kimya'yı satın alan Cargill
Türkiye, Rekabet Kurulu'nun onayına
tabii olmak kaydıyla, bu kez de Turyağ'ı
bünyesine katmak üzere anlaşma imzaladı.
Nişasta ve mısır şekeri üretiminde pazar
lideri konumunda olan şirket, bu satın
alma ile Türkiye gıda pazarına sunduğu
nişasta, mısır şekeri, kakao ve kıvam vericiler gibi gıda bileşenlerinden oluşan
ürün yelpazesini bitkisel yağ ile genişletirken, aynı zamanda Orta Doğu ve Kuzey
Afrika gıda pazarlarındaki güçlü konumunu da pekiştirmeyi amaçlıyor.
Cargill Türkiye, başta Türkiye olmak üzere
Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) gıda
pazarlarına sunduğu ürün ve hizmet yelpazesini pastacılık, endüstriyel ve sıvı yağ
ürünleriyle genişletiyor. Şirket bu amaçla,
Turyağ'ın; Balıkesir Organize Sanayi bölgesinde 200'den fazla çalışanı ile üretim
yapan entegre tesislerini, satış ve
pazarlama teşkilatını, perakende
markaları hariç olmak üzere tüm B2B
markalarını fikri mülkiyet hakları ile birlikte devralacak.
Yeni yatırımla ilgili basın mensuplarına
bilgi veren Cargill Türkiye Yönetim Kurulu
Başkanı Murat Tarakçıoğlu; "Türkiye'de
giderek büyüyen ev dışı tüketim pazarı,
bitkisel yağ kullanan endüstriyel, pastacılık ve unlu mamuller gibi sektörleri
güçlü büyüme trendine kavuşturdu.
Cargill'in bitkisel yağlar konusundaki
global uzmanlığı ve entegre tedarik zinciri
sayesinde Turyağ ürünleri, bundan sonraki dönemde bu piyasada daha güçlü bir
şekilde yer alacak. Bu stratejik yatırımdan
dolayı oldukça memnunuz. Çünkü küresel tecrübemizi kullanarak getireceğimiz
yeni teknolojiler, yenilikçi çözümler ve
genişleyen ürün yelpazemizle müşterilerimizin başarısına katkı sağlamak üzere
onlara daha da iyi bir şekilde hizmet verebileceğiz. dedi.Bitkisel yağ kullanan
endüstriyel ve pastacılık sektörlerinin,
Türkiye'de kişi başına milli gelirin artması
ve kentleşme oranının yükselmesi nedeniyle 2007-2012 yılları arasında yüksek
büyüme oranları gösterdiğini kaydeden
Tarakçıoğlu sektörle ilgili şu bilgileri paylaştı:
"Türkiye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinin lider yağ tedarikçisi ülkesi konumundadır. Bölgede oluşan yüksek talep
sayesinde, Türkiye'nin bitkisel yağ ihracatı son yıllarda önemli ölçüde
büyümüştür. Bölgeye en çok ihraç edilen
yağlar, ayçiçek yağı, margarin ve bitkisel
yağ karışımlarıdır.”AA
25 MAYIS
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Tr a f i k s o r u n u n a
elektrik bisikletli çözüm
ane Tüketim Endeksi’ne göre
yılın ilk 3 ayında ertelenen
talep harekete geçti, tüketim
nisanda yüzde 4 arttı.Araştırma şirketi
Ipsos’un DÜNYA Gazetesi işbirliğiyle
hazırladığı Hane Tüketim Endeksi’ne
(HTE) göre, tüketim harcamaları yerel
seçimlerin ardından nisan ayında
canlandı.Tüketimin canlanmasında,
yılın ilk 3 ayının ertelenmiş talebi ile
birlikte aile bütçelerinin yeniden
yapılandırılması etkili olurken,
dövizdeki panik atağın geçerek daha
istikrarlı bir iklimin oluşmasının da
tüketici güvenini artırdığı belirtildi.
H
vrupa’nın birçok kentinde
kullanılan elektrikli
A
bisikletlerle daha uzun
İSPARK,
trafik
sorununa
çözüm
olarak
ürettiği
akıllı
bisiklet
sistemine
elektrikli
bisikletleri
de dahil
ediyor.
mesafeli bisiklet turları
hedefleniyor.
Trafik sorunu yaşamadan
şehrin dolaşılmasını sağlamak
amacıyla akıllı bisiklet
sistemini İstanbulluların
kullanımına sunan İSPARK,
Danimarka’nın başkenti
Kopenhag başta olmak üzere
birçok şehirde kullanılan
elektrikli bisikletleri bu yıl
içinde İstanbul’a getiriyor.
Akıllı bisiklet projesine
kentteki arazi yapısından
kaynaklanan zorlukların
aşılabilmesi için elektrikli
bisikletler sisteme entegre
edilecek. Birçok güzergahta
bulunan yamaçları elektrikli
bisikletle aşılmasını
sağlayacak projeyle daha uzun
mesafeli bisiklet yollarının
kent genelinde
yaygınlaştırılması planlanıyor.
7 TEPE’DE BİSİKLETLE
YOLCULUK
İSPARK, Bahçeşehir
Üniversitesi işbirliğiyle
hazırlanan proje ile akıllı
bisiklet sistemi tarihi yarımada
da uygulanacak. İstanbul
Kalkınma Ajansı’nın
desteklediği projenin bir yıl
içinde hayata geçirilmesi
hedefleniyor. İlk etapta
Sultanahmet, Topkapı Sarayı
önü, Gülhane Parkı ve
Eminönü olmak üzere dört
istasyonla hizmet vermeye
başlayacak akıllı bisiklet
uygulaması bu güzerg?hta
yayalaştırma projesi
kapsamında genişletilecek.
Tarihi Yarımada’da belirli
noktaların araç trafiğine
kapatılmasıyla birlikte hattın
Beyazıt, Vezneciler,
Süleymaniye ve belirlenecek
diğer alanlarda
yaygınlaştırılması
düşünülüyor.
Şehiriçi bisiklet ulaşımının
yaygınlaştırılması için İstanbul
Büyükşehir Belediyesi ile
koordineli çalışmalar
yürüttüklerini belirten İSPARK
Genel Müdürü Mehmet Çevik,
"Kentin birçok noktasında
bisiklet severlerin bu
imk?ndan yararlanması için
elektrikli bisikletleri de
devreye sokacağız. Kısa
zamanda yokuşları elektrikli
bisikletlerle aşacağız" dedi.
AKILLI BİSİKLET
Florya-YEŞİLKÖY’DE
İSPARK Kadıköy-Kartal
sahilinde başlattığı Akıllı
Bisiklet Kiralama Sistemini
şimdi de Florya-Yeşilköy
997 yılından beri yapılan
1seçim
Ipsos HTE’nin son verileri,
sonrası dönemin ekonomi
üzerindeki etkilerini yansıtıyor.
Nisanda Hane Tüketim Endeksi
sabit fiyatlarla önceki aya göre
yüzde 4 büyüdü. Böylece yıllık
büyüme eksiden kurtulup sıfır
oldu. Bu yılın ilk 4 ayı ise eksi
2’de kaldı. Yapılan
değerlendirmede, hane
tüketiminin ekonomik
büyümeye negatif katkı
yaptığının söylenebileceği ifade
edildi. Pazarlama ortamı
açısından daha önemli bir
gösterge olan cari yıllık büyüme
ise yüzde 8’e yükseldi. Yılın ilk 4
ayında cari büyüme yüzde 7
olurken, mart ayına göre de
yüzde 6 büyüme gerçekleşti.
Türkiye'deki CEO'lara göre
tüketici talebi bu yılda
düşmeyecek
Önümüzdeki 10 yıl, geride
bıraktığımız 10 yıldan çok farklı
olacak, bu nedenle şirketlerin
büyümesi için yeni yollar, yeni
formüller gerekecek. Accenture,
dün İstanbul’da şirketlerin üst
düzey yöneticilerini biraraya
getirdiği zirvede, son Küresel
CEO Araştırması verileri
ışığında, yeni ekonomik
ortamda şirketlerin geçirmesi
gereken dönüşümü masaya
yatırdı. Araştırmaya göre
Türkiye’deki CEO’lar çok daha
iyimser. Tüketici talebinin
düşeceğinden endişe eden Türk
CEO oranı sadece yüzde 16.
Küresel bazda bu rakam yüzde
30...
Seçim sonrasında tüketimin
canlanmasında, ilk çeyreğin
ertelenmiş talebi ile birlikte aile
bütçelerinin yeniden
yapılandırılmasının etkili
olduğu belirtilirken, dövizdeki
panik atağın geçerek daha
istikrarlı bir iklimin oluşmasının
da tüketici güvenini artırdığı
kaydedildi. Ipsos HTE’nin
sonuçlarında, tüketim artışının
ne kadar kalıcı olacağının
işaretlerinin ise mayıs ayında
görüleceği belirtiliyor.
Alkollü içecek
harcamaları geriledi
Sabit fiyatlarla hane tüketimi
harcaması değişimine
ISSN 1308 7606
ABD'de daha önce de nisan ayında
bilgisayar korsanları tarafından,
'American Online' (AOL) firmasının 120
milyon müşterisine ait e-posta adresi,
parola ve kontak listesi gibi hassas
bilgileri çalınmıştı.
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Yasemin ERENER
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
AKDAĞ DAĞITIM APDULGANİ AKDAĞ
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
bakıldığında, “gıda ve içecek”
harcamaları önceki aya göre
yüzde 5 artarken, önceki yıla
göre yüzde 1 ve yılın ilk 4 ayında
da yüzde 3’lük düşüş kaydetti. Et
ve işlenmiş et harcamaları
önceki aya göre yüzde 8
artarken, geçen yıla göre yüzde
8 düştü.
Bu kalemde geçen aya göre
sadece alkollü içecek
harcamalarında gerileme oldu.
Alkollü içecek harcamaları mart
ayına göre yüzde 3, geçen yıla
göre yüzde 10 ve yılın ilk 4
ayında da yüzde 22 geriledi.
Önceki aya göre “kişisel bakım”
ve “temizlik” harcamalarında
yüzde 2 ve “diğer” harcamalarda
yüzde 7 artış yaşandı.
Cari fiyatlarla hane tüketimi
harcamasına bakıldığında ise
“gıda ve içecek” harcamaları
önceki aya ve bir önceki yıla
göre yüzde 6 arttı. Bu kalemdeki
et ve işlenmiş et harcamaları
önceki aya göre yüzde 10 artış
kaydederken, yıllık olarak sabit
kaldı. Yine bu kalem içerisinde
tek düşüş yaşayan alkollü içecek
de gümrük vergisi engeliyle karşı
karşıya kaldıklarını’ anlatan Zeren,
“Çelik boru ithalatı gümrük
vergisinden muaf, hammaddesi
yassı çelik ise yüzde 9 gümrüğe
tabi. Bu uygulama anlaşılabilir
değil” dedi.
Yıl:70 Sayı:24809 Tarih:25 Mayıs 2014 Pazar
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
İstanbullular, Kadıköy-Kartal
hattında, kredi kartı ve abone
kartla 1 saati 2 TL, 2 saati 3 TL
günlük 25 TL ücret ödeyerek
haftanın her günü 07.00 ile
24.00 saatleri arasında bisiklet
kiralayabiliyorlar.CİHAN
yüzde 16.5 olan indirim
süpermarketlerinin payı
geçen ay yüzde 18.2’ye
ulaştı. Bu dönemde yerel
zincirler, tekil
süpermarketler,
bakkallar ve pazarların
payı da gerileme
gösterdi.
merikan
A
internet
pazarlama firması
Çevrim içi (on-line) ödeme hizmeti
sunan PayPal'e yetkisiz erişim
sağlandığı konusunda herhangi bir
kanıta rastlanmadığı kaydedilen
açıklamada, bu verilerin güvenli bir
ağda saklandığı ifade edildi.
arasındaki güzerg?hta hayata
geçiriyor. Yaklaşık 6
kilometrelik Florya-Yeşilköy
güzerg?hında hayata
geçirilecek projede 5 istasyon
bulunacak. 100 bisikletle
hizmet verilecek uygulama
kapsamında hasar gören
bisikletlerin tamir edilebildiği
bakım onarım kademesi ile
daha kaliteli ve etkin hizmet
verebilmek için müşteri
hizmetleri noktası da
bulunacak. Test–kontrol
çalışmalarında sona gelinen
sistem yakın zamanda bisiklet
severlerin kullanımına
sunulacak.
Hane
halkı
tüketimi
bir
ayda
y ü z d e 4 b üy ü dü
'Şifrenizi
değiştirin' uyarısı
Ebay'dan yapılan
açıklamada,
bilgisayar
korsanlarının
siber saldırısıyla
karşılaşıldığı ve saldırı sonucunda
şifrelenmiş parolalar ile finansal
olmayan veri tabanının çalındığı
belirtildi.Firma, 145 milyon
kullanıcıdan şifrelerini değiştirmelerini
istedi.Bilgisayar korsanlarının Ebay'dan
çaldığı bilgiler arasında, e-posta
adresleri, fiziksel adresler, telefon
numaraları ve doğum tarihleri dahil
olmak üzere şifrelenmiş parolalar ve
diğer kişisel bilgilerin bulunduğu
kaydedildi. Firmanın açıklamasında,
müşterilere ait kredi kart bilgileri gibi
finansal verilerin etkilenmediği
belirtilerek müşterilere yapılan uyarıda,
özellikle başka sitelerde kullandıkları
şifreleri kullanmamaları istendi.
5
'Hammaddeye
gümrük'e yerli
boruculardan
tepki
elik Boru İmalatçıları Derneği
Ç
(ÇEBİD) Genel Sekreteri Mehmet
Zeren, üretici şirketlerin
hammadde konusunda ‘büyük
sorunlar yaşadığı’na ilişkin bir
açıklama yaptı. Zeren’in
açıklamasına göre, sektör
hammadde ihtiyacının yüzde
60’tan fazlasını iç pazardan
karşılıyor ancak son dönemde yassı
çelik üreticilerinin taleplere
zamanında cevap verememesi
sebebiyle sektör ‘çıkmaza girmiş’
durumda. Soruna ithalatla çözüm
aramaya yöneldiklerinde ‘bu sefer
Zeren’in açıklamalarına göre, yerli
yassı çelik üreticileri talepleri
ancak 3 - 4 ay sonra
karşılayabiliyor. Bu da üretim
aksaklıklarına, duruşlara,
siparişlerin yetişmemesine yol
açıyor. Zeren, “Uygun maliyetle
hammadde temin etmekte
zorlanıyoruz. Bazı üreticiler üretimi
durdurma kararı alabilir.
Şu anda hammaddemiz olan yassı
çelik üretimi yaklaşık 9 milyon ton.
Türkiye’nin yassı çelik tüketimi ise
14 milyon ton. Önemli miktarda
ihtiyacı ithalatla karşılama
gerekliliği ortaya çıkıyor. Ancak
hammadde ithalatında da yüksek
vergi söz konusu. Avrupa Birliği ile
aramızda Gümrük Birliği var. Onlar
yassı çelik ithalatına yüzde 0
gümrük vergisi uyguluyor.
Türkiye’de yüzde 9-10 vergi alıyor”
diye konuştu. Zeren’e göre bu vergi
yerli demir çelik üreticilerinin
lobisiyle uygulanıyor. Boru üreticisi
şirketler de Zeren’i destekleyen
açıklamalar yaptı. Ancak demir
çelik üreticileri aynı görüşte değil.
harcamalarında ise yüzde 2
azalma oldu. “Kişisel bakım” ve
“temizlik” harcamaları önceki
aya göre yüzde 4, “diğer”
harcamalar ise yüzde 8 artış
kaydetti.
Alt-orta ve alt sınıfl arın
tüketime ayırdığı pay azaldı
Cari fiyatlarla hızlı tüketim
ürünleri harcama paylarına
bakıldığında, alt-orta ve alt sınıfl
arın tüketime ayırdığı payın
azaldığı görülüyor. Nisan 2014’te
“AB” sınıfının payı yüzde 17.3 ve
“C1”in payı yüzde 28.8 olurken,
önceki aya göre 0.1’luk azalışla
“C2”nin payı yüzde 33’e, “DE”
grubunun payı da yüzde 20.9’e
geriledi.
Ipsos CEO’su Vural Çakır, “Zaten
yetersiz bir gelir ve tüketim
seviyesinde olan bu kümelerin
son gelişmelerden daha çok
etkilendikleri ve geçim
sıkıntılarının arttığını
görüyoruz” dedi.
HTE sonuçlarına göre, indirim
süpermarketlerinin payı her
geçen ay artıyor. Aralık 2013’te
Çelik Üreticileri Derneği Genel
Sekreteri Veysel Yayan, “Bu makul
bir talep değil” dedi.
Veysal Yayan sözlerini şöyle
sürdürdü: “7.2 milyon ton yassı
çelik ithalatı var. Neredeyse iç
üretime eşit. Bunu daha da
artırmak aşırı bir talep. Gümrükler
kalkarsa olay ticari al sata döner.
Entegre tesisler % 60 katma değer
yaratıyor.
Yüzde 10- 15 katma değer yaratan
boru üretimi için yerli kapasiteyi
kullanmazsanız yabancı çelik
üreticilerini beslersiniz.
Avustralya’da 10 bin ton ithalat için
bile soruşturma açtılar. Türkiye
yassı çelik ithalatının 3 milyon
tonunu Avrupa’dan zaten
gümrüksüz getiriyor. STA olan
ülkelerden yine gümrüksüz
getiriyor. Şimdi istenen üçüncü
ülkelerden de gümrüksüz gelsin.
‘Hindistan bize gümrük uyguluyor
ama biz onlara uygulamayalım’
deniliyor. Böyle uygulamalar
Türkiye’nin içini boşaltır. Bu
zamanda gündeme getirilecek talep
değil.”
Sık sık üretim durabiliyor
Yücel Boru Genel Müdürü Kemal
Saraç: “Türkiye’de üretimin çok
Vural Çakır, tüketimin
perakendecilere
yansımasında genel
trendin güçlü bir şekilde
sürdüğünü, ulusal
zincirlerin pazarla
paralel hareket ettiğini
ve ticaretten aldıkları
payın yüzde 11.4
olduğunu belirterek,
“Diğer bütün perakende
formatları tek kazanan
olan indirim zincirleri
lehine pay kaybediyorlar.
İndirim zincirleri artık
mahalle bakkallarının
yerini aldı alacaklar.
2012’de yüzde 10.4 olan
bakkallar istikrarlı bir düşüşle
şimdi yüzde 9.4’e indiler” dedi.
Açık ürünlerden market
markalarına kayma var
Ipsos CEO’su Vural Çakır, Nisan
2014 HTE sonuçlarını
değerlendirirken, Türkiye’de
açık satılan ürünlerin hala çok
güçlü olduğunu vurgulayarak,
hane tüketiminin yüzde 32’sinin
açık ürünlerden oluştuğunu,
ancak özellikle indirim
marketlerinin gelişimi ile
birlikte açık ürünlerden market
markalarına doğru kayma
olduğunu, özellikle orta ve alt
orta gelir gruplarının alışveriş
portföyünde çok önemli bir yer
tutan indirim marketlerinin
buralardaki düşük fiyatlı açık
ürün eğilimini de kendi
markalarıyla karşıladığını dile
getirdi.
Çakır, önümüzdeki dönemde de
indirim mağazalarının
gelişmesini ve açık ürünlerin
market markalarıyla yer
değiştirmesini izlemeye devam
edeceklerini söyledi.CİHAN
üstünde ithalata mecbur. Saç
üreten birkaç fabrika var; Erdemir,
İsdemir, Çolakoğlu ve Tosyalı...
İsdemir ve Erdemir cevherden,
diğerleri hurdadan üretiyor... Biz
Erdemir ve İsdemir’in 40 yıllık
müşterisiyiz. Son zamanlarda ciddi
üretim sıkışıklıkları var. Geçenlerde
genel müdürü açıkladı, yüzde 98
kapasite kullanım oranı verdi.
Onun da üzerinde aslında. 4 ay
sonrasına gün alabiliyoruz. Daha
yeni sipariş verdik, ‘Ağustos sonu
verebiliriz, yetişemiyoruz’ diyorlar.
Biz aynı zamanda ihracatçıyız.
Başka firmalar da var. Dışarıda
Avrupa, ABD ve diğer ülkelerle
mücadele ediyoruz, Rusya,
Ukrayna ve Çin ile rekabetteyiz.
Fiyat ön plandadır. Ereğli
fiyatlarıyla rekabet yapamıyoruz.
İşin bir tarafı bu. Diğer sıkıntı, boru
imal ediyoruz, çelik boru girişinde
dünyanın neresinden gelirse gelsin
vergi sıfır...
Boru halinde vergi yok. Boru
hammaddesi sacın ithalatında
yüzde 9-10 vergi var. Üreticileri
korumak için yıllar önce konulmuş.
Ama sektöre zarar veriyor. Erdemir
zamanında veremeyince üretim
duruyor. Biz de sık sık duruyoruz.
İthalatta aşırı korumacı tedbirler,
diğer ilgili sektörleri de olumsuz
etkiliyor.”CİHAN
6
25 MAYIS 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ABD
ABD Başkan Yardımcısı
Joe Biden, KKTC
Cumhurbaşkanı Derviş
Eroğlu ve Rum Yönetimi
lideri Nikos Anastasiadis ile ara bölgede
bulunan Chateau Status
Restaurant’ta bir araya
geldi.
Yaklaşık olarak iki ayı
aşkın bir süredir bir
araya gelemeyen
Kıbrıslı liderler, Biden
sayesinde yeniden bir
araya geldi.
Yemek öncesi basın
mensuplarına herhangi
bir açıklama yapılmazken, Derviş Eroğlu'nun yemek sonrasında
bir açıklama yapması
bekleniyor.
CİHAN
TAYLAND
Tayland’da sokağa
çıkma yasağının
başlaması ile birlikte
başkent Bankok'un
sokakları sessizliğe
büründü.
Tayland'da ordunun
yönetime el koymasından sonra uygulanan sokağa çıkma
yasağı, devam ediyor.
Sokağa çıkma yasağı
yerel saat ile
22.00'den sabah
05.00'a kadar uygulanacak.
Bangkok’ta saatler
22:00’yi gösterirken
sokaklarda bir anda
boşaldı. Alışveriş
merkezleri, eğlence
yerleri ve tüm iş yerleri kepenklerini saat
21:00 civarında kapattı.
CİHAN
Çocuk arabasından
çıkan yangın duman
detektörü sayesinde
ucuz atlatıldı
amburg’un Harburg bölgesinde
gece saatlerinde üç katlı bir binanın girişteki bodrum katında
çıkan yangın duman dedektörü ve itfaiyenin zamanında müdahalesiyle ucuz
atlatıldı.1 2 ailenin oturduğu binanın
zemin kat girişinde bulunan çocuk arabalarında çıkan yangın kısa sürede
bütün binanın dumanla kaplanmasına
sebep oldu. İtfaiyenin zamanında müdahalesiyle yangın büyümeden kontrol altına alındı. Can kaybı yaşanmayan
olayda farklı yaşlarda 13 kişi duman zehirlenmesinden dolayı hastaneye
kaldırıldı.
H
Hastaneye kaldırılanlar tedavileri
tamamlandıktan sonra taburcu edildi.
Yangının çıkış sebebinin ortaya çıkarılması için inceleme başlatan polis kundaklama ihtimali üzerinde duruyor.
Yangın çıkmadan önce binaya servis
yapan bir pizzacının ifadesine göre merdivenlerde 35 yaşlarında siyah kısa saçlı
ve güçlü yapılı kişi görüldü. Üzerinde
kırmızı tişört ve siyah eşofman bulunan
şahsa bu zamana kadar ulaşılamadı. İkinci katta oturan Kurt Camp adlı bina
sakini ise yangının çıktığını duman detektörünün alarm vermeye başlamasıyla
fark ettiğini söyledi. Camp, “Bir baktım
ki ortalığı duman sarmış. Daha sonra
balkona çıktım ve itfaiyenin geldiğini
gördüm.” dedi.
CİHAN
Ukrayna’da seçim öncesi tansiyon
yüksek, güneyde sıkıyönetim ilan edildi
Ukrayna’da 25
Mayıs’ta yapılacak
Cumhurbaşkanlığı
seçimleri öncesi doğu
ve güney
bölgelerinde tansiyon
yeniden yükseldi. 11
Mayıs’ta yapılan
referandumla tek
taraflı olarak
bağımsızlık kararı
alan Donetsk ve
Lugansk bölgelerinde
yerel milis güçleri
sıkıyönetim ilan etti.
ilahlı çatışmaların yaşandığı Lugansk’da kontrol noktalarında
yerel milis güçler ve Ukrayna ordusundan hayatını kaybedenlerin
olduğu belirtiliyor. Yerel milis güçleri
Pazar günü yapılacak seçimlere katılmama kararı da aldı. İnterfax’a açıklamada bulunan yerel milis gücü
kaynağı, “Biz yerel saatle 11.00 itibarı
ile sıkıyönetim ilan ettik.” dedi.
S
ordusunun kent merkezine doğru ilerlemeyi sürdürdüğünü belirtti.
Luhanska kasabasına 150 kadar
askerin girdiğini, çatışmalar sonucu
geri çekilmek zorunda kaldıklarını
ifade etti. Yaralıların olduğunu kaydeden Blotov, 18-45 yaş arası yerel
vatandaşları milis gücüne dahil olmaya çağırdı.
Ukrayna ordu birliklerinin bölgeye
yönelik yeni bir saldırı hazırlığı
içinde olduğu iddia edilirken, Nisan
ortasından bu yana devam eden
çatışmalarda 100’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin,
Şanghay’da yaptığı değerlendirmede
Ukrayna seçimlerinin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için Ukrayna
sınırında tatbikat halinde olan Rus
ordusuna çekilme emrini verdiklerini
ifade etmişti.
Ukrayna parlamentosu Salı günü
askeri birliklerin üslerine dönmesi
yönünde karar alırken, bölgede özel
operasyonların sürdüğü iddia
ediliyor. Lugansk Halk Cumhuriyeti
sözde lideri Valeriy Blotov, Ukrayna
Rusya ordusunun kendi egemenlik
alanları içinde istediği alanda tatbikat yapma hakkı olduğunu savunan Putin, seçimlerde herhangi bir
spekülasyona neden olmamak için
bu yönde karar aldıklarını belirtti.
Ordunun çekilmediği yönündeki
eleştirilere de cevap veren Rus lider,
havaların güzel olması durumunda
rahatlıkla görebileceklerini de belirtti.
Şubat’ta Cumhurbaşkanı Viktor
Yanukoviç’i devirerek rejim değişikliğine giden Ukrayna, 25 Mayıs’ta
erken seçim kararı aldı. Merkez
Seçim Kurulu’na 23 aday resmen
başvururken, bazı adaylar çekildi.
Yönetimin meşruiyetini kabul etmeyen Moskova, seçim sonuçlarını
tanıma konusunda kararsız. Bölgelerin taleplerinin dikkate alınması,
şeffaf ve demokratik bir ortamda
seçimlerin geçmesi Moskova’nın politikalarında değişikliğe neden olabilecek. Kırım’ı kendi topraklarına katan
Moskova, anayasal değişiklik
yapılarak federasyon yapısına
gidilmesini istiyor.
CİHAN
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
KIBRIS
ABD Başkan Yardımcısı
Joe Biden'in KKTC
Cumhurbaşkanı Derviş
Eroğlu ile görüşmesi
tamamlandı. Biden
basına açıklama yapmadan KKTC' Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrıldı.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, 1
saat 5 dakika süren
görüşme sonrasında
Biden’ı makam aracına
kadar uğurladı.
Spotify, 40 milyon
aktif kullanıcıya ulaştı
Görüşmeye, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı
Hasan Güngör, Kıbrıslı
Türk Müzakereci Kudret
Özersay, Cumhurbaşkanı
Eroğlu’nun Diploması
Özel Danışmanı ve
Sözcüsü Osman Ertuğ ve
müzakere heyeti üyeleri
de katıldı.
avyera Eğitim
Bakanı Dr. Ludwig
Spaenle (CSU), göçmen ailelere mensup
öğrencilerin Bavyera
okullarındaki uyum konsepti hakkında Bakanlar
Kurulu’nda açıklamada
bulundu. Spaenle, göçmen ailelere mensup
çocuklara yönelik dil
teşviki ve 'Almanca İslam
Din Dersi' uygulamasına
devam edeceklerini
söyledi.
B
Bakanlar Konseyi’nin
buna yeşil ışık yaktığını
ifade eden Spaenle, içeriğini dini cemaatlerin belirlemediği İslam Din
Dersi pilot projesinin bir
başarı örneği olduğunu
savundu. Bu şekilde genç
Müslümanların dini bilgilerini artırdıklarını kaydeden Spaenle, projenin
hali hazırda 183 ilkokul,
72 Mittelschule, dört Realschule ve iki Gymnasium olmak üzere toplam
261 okulda verildiğini
duyurdu.
Joe Biden’ın Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile
görüşmesi sırasında,
Cumhurbaşkanlığı
bahçesinde yer alan KKTC
ve Türkiye bayrakları gönderde dalgalandı. CİHAN
ALMANYA
Baden-Württemberg
Eyaleti’nde sık sık gündeme gelen yol tamiratları konusu bu hafta
Bakanlar Kurulu’nda
gündeme geldi. Eyalet
Meclisi’nde bütçe
görüşmelerinde bilgi
veren Eyalet Ekonomi ve
Maliye Bakanı Dr. Nils
Schmid eyalet sınırlarındaki devlet karayolları
için 40 milyon Euro’luk
ön finansmanın 100 milyon Euro’ya
çıkarıldığını duyurdu.
Sözkonusu ek finansman ile Federal
Ulaştırma Bakanlığı’nın
kontrolünde olan ve
eyalet sınırlarından
geçen karayollarının
tamir ve bakımları daha
hızlı ve kapsamlı yapılabilecek. Önceki haftalarda da eyalet içindeki
cadde ve sokakların
tamir ve bakımı için
bütçenin yeterli olduğu
ancak personel sıkıntısı
çekildiği açıklanmıştı.
CİHAN
Bavyera'da
muhalefet
hükümetten
daha fazla İslam
Din Dersi istedi
potify, 56 pazarda 10 milyon
ücretli aboneye ve 40 milyondan
fazla aktif kullanıcıya sahip
olduğunu açıkladı.
S
Spotify bugün, tüm dünyada toplam
56 pazarda 10 milyon ücretli aboneye
ve 40 milyondan fazla aktif kullanıcıya sahip olduğunu duyurdu.
Konuyla ilgili açıklama yapan Spotify'ın kurucusu ve CEO'su Daniel Ek
"Bu yıl harika geçti. Dünyanın her
tarafından insanlar internet üzerinden müzik yayını hizmetini benimsedikçe pazar sayımızı 20'den 56'ya
çıkarttık.
10 milyon abone hem Spotify hem de
tüm müzik endüstrisi için çok önemli
bir kilometre taşı. Dijital müzik
alanındaki lider konumumuzu
güçlendirerek dünyadaki herkesin
daha fazla müzik dinlemesine odak-
lanmaya devam ediyoruz" dedi.
Spotify'ın 2008 yılında hizmete
girmesinden bu yana, kullanıcılar 1.5
milyar çalma listesi oluşturdu. Şirket
tarafından Spotify üzerinden her gün
toplamda 5 milyondan fazla çalma listesi oluşturulduğu ve güncellendiği
açıklandı.
Bu kilometre taşına ulaşılmasını
mümkün kılan müzikseverleri ve
sanatçıları kutlamak için, bugün Spotify en çok dinlenen sanatçıları açıkladı:
· En Çok Dinlenen Sanatçılar: Eminem, tüm zamanların en çok dinlenen sanatçısı ünvanını aldı. En çok
dinlenen kadın sanatçı ise Rihanna
oldu.
David Guetta en çok dinlenen ikinci
sanatçı iken Katy Perry tüm zamanların en çok dinlenen ikinci kadın
sanatçısı oldu.
· En Çok Dinlenen Şarkı: Avicii'nin
"Wake Me Up" isimli şarkısı, 235 milyon dinleme ile tüm zamanların en
çok dinlenen şarkısı başardı.
· En Çok Takip Edilen Sanatçı: David
Guetta, 5 milyondan fazla takipçi ile
Spotify'da en çok takip edilen sanatçı
oldu.
· Geçtiğimiz ay: Top 100 Pop Tracks on
Spotify (Spotify'daki En İyi 100 Pop
Şarkısı) en çok dinlenen çalma listesi,
Clean Bandit'in "Rather Be feat. Jess
Glynne" isimli şarkısı ise çevrimdışı
modda en çok dinlenen şarkı oldu.
2008 yılından bu yana hak sahiplerine
1 milyar dolardan fazla ödeme yapan
Spotify'ın büyümesi ve küresel erişiminin artması, tüm müzik endüstrisi
için çok büyük önem taşıyor.
Konu hakkında muhalefet partileri Sosyal
Demokrat (SPD) ve
Yeşiller tarafından
yapılan basın açıklamalarında ise, bu dersin
daha fazla okulda verilmesi talep edildi.
SPD'nin uyum sözcüsü
Arif Taşdelen, bu dersin
daha fazla okulda verilmesini talep etti ve
bakanın ''Bir taraftan
pilot proje olan İslam
dersini övmesi, diğer
taraftan da yaygınlaşmasını istememesi anlaşılır bir şey değildir."
dedi. Yeşiller partili Ulrike Gote ise başarılı olan
bu projenin okul derslerinin bir parçası olmasının yanı sıra daha
fazla öğretmen atanmasını istedi.
CİHAN
25 MAYIS 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
CHP'li Ören'den
AK Partili vekillere:
Ne olur aklınızı
kiraya vermeyin
HP Manisa Milletvekili Hasan
Ören, AK Partili milletvekillerine
seslenerek "Ne olur aklınızı kiraya
vermeyin, aklınızı kiraya verecek iseniz
vicdanlarınıza verin. Eğer aklınızı
Başbakan'a ipotek edecek iseniz bu
olayları gerçekleştiremezsiniz." dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)
Genel Kurulu'nun perşembe günlü 92.
birleşimi saat 14.00'te yoklama yapılmaksızın müşahede ile açıldı. Birleşimi
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut
yönetiyor. Meclis Genel Kurulu'nda
CHP ve HDP'nin Soma'daki maden faciası sebebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız ile Çalışma ve
Güvenlik Bakanı Faruk Çelik hakkında
verdiği gensoru görüşülmeye başlandı.
C
Gensoruda bakanlar hakkında, Soma'daki maden ocağında gerekli 'kontrol
ve denetim görevlerini yerine getirmeyerek maden emekçilerinin ölümlerine
yol açtığı' belirtiliyor. Cumhuriyet Halk
Partisi Grubu adına konuşan Manisa
Milletvekili Hasan Ören, "İki üç gündür
Parlamento'da bu gensorunun dışında,
diğer ülkelerde olduğu gibi, kusuru
olan bakanlar, geleneklerin oluşturulduğu, bizden daha geride olan ülkelerdeki gibi davranır mı diye bekledik.
Yani Enerji Bakanıyla Çalışma Bakanı,
301 işçinin öldüğü, her iki bakanın da
bu ölümlerin ardında kusur olabileceğini, kusursuz bu ölümlerin gerçekHP Kocaeli Milletvekili Hurşit
Güneş, Yatağan Termik
Santrali'nin özelleştirilmesiyle
Soma'daki facianın benzerinin burada da yaşanacağını iddia etti.
Özeleştirme şartnamesinde işçilerin güvencesiyle ilgili bir madde
bulunmadığını öne sürerek, "İşçiler
çok para alıyor diye özelleştiriyorsanız, Türkiye'de fabrikalardan
önce işadamlarının özelleştirilmesi
lazım." dedi.
C
Milletvekili Güneş, beraberinde CHP Muğla İl
Başkanı Mustafa Öztürk,
Yatağan Belediye Başkanı Hasan
Haşmet Işık ve partililerle birlikte
santral önündeki direniş çadırını
ziyaret ederek, işçilerin sıkıntılarını
dinledi. TBMM'de, Soma'da
yaşanan maden faciası sebebiyle
bugün iki bakan ve Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan hakkında
gensoru önergesi verildiğini belirten Güneş, "CHP iki bakan
hakkında, HDP de Başbakan
hakkında gensoru önergesi verdi.
Soma'daki Gürkan ailesinin sahibi
leşmeyeceğini söylemesine rağmen
koltuklarında çakılı kalması, koltuklarıyla ilgili istenilen düzeyde halkın
beklentisini karşılayacak olayı gerçekleştirmediklerinden dolayı, Cumhuriyet
Halk Partisi ve diğer muhalefet partileriyle birlikte her iki bakan hakkında
gensoru verdik." diye konuştu. "301 insanın canını teslim ettiği Soma maden
ocağında, oradan bizi seyredenler en
fazla şu mesajı atıyorlar: Türkiye'nin
böylesine hassas günlerinde, bu acının
paylaşıldığı bir günde, halk tabiriyle 'O
ceylan derili koltuklarda oturan Adalet
ve Kalkınma Partisi'nin milletvekilleri
nerede?' diye soruyorlar." diyen Ören,
şöyle devam etti: "Biraz sonra gensoruyla ilgili, görüşülüp görüşülmemesiyle ilgili oylama yapacağız. Ben
biliyorum ki o oylamada bu boş olan
koltukları dolduracaksınız ama böylesine önemli bir konu, böylesine ortak
acıların yaşandığı bir ülkede nasıl bu
kadar duyarsız olabilirsiniz?
Aynı Soma'daki gibi işletme
hakkını devrederek maden
çıkartacaktı ve burada da
elektrik üretecekti. Soma'da olan
şeylerin benzerleri burada olacaktı
ama durdurdular. Demek ki aynı
şeyler burada da olacaktı ki burada
da aynı şeyleri planlamışlardı ki
durdurdular. Yatağan'da planlanan
özelleştirme, Soma'daki gibi bir
özelleştirmeydi ki ama yine aynı
hatayı yapmayalım diye durdurdular. Durdurmaları, hatalarının
göstergesi. Yakalandılar ve durdurdular. Yine aynı şeyi yapacaklar, insanlar unutunca yine aynı şeyi
yapmaya çalışacaklar." dedi.
Güneş
'TÜRKİYE’DE ÖNCE İŞADAMLARI
ÖZELLEŞTİRİLMELİ'
CHP Milletvekili Güneş, Yatağan'daki direnişi uzun zamandan bu
yana takip ettiğini ve parti olarak
destek verdiklerini de söyledi: "Soma'da bir insanlık dramı yaşandı.
Sadece ölmeleriyle değil, yaşayanlar o dramı sürdürüyorlar, çünkü
asgari ücretle çalışıyorlar.
Hurşit Güneş, Yatağan Termik
Santrali'nin özelleştirilmesinde
işçilerin güvencesiyle ilgili bir şart
bulunmadığını iddia ederek şunları
söyledi: "Türkiye'de emekçinin
hakkını savunan tek siyasi parti
var. Biz her yerde işçinin hakkını
savunuyoruz. Türkiye'de işçi her
yerde eziliyor ve bu özelleştirme ve
taşeronlaştırma sürecinin
muhakkak durdurulması gerekiyor.
Neden burası özelleştiriliyor, onu
da anlamış değiliz. Bir siyasi çıksın, bize bunu anlatsın. İşçiler çok
para alıyor diye mi özelleştiriyorsunuz? İşçiler çok para alıyor diye
özelleştiriyorsanız, Türkiye'de fabrikalardan önce işadamlarının
özelleştirilmesi lazım.
Yemeklerinin ve tuvaletlerinin bile olmadığı ortaya
çıktı. Burası açık maden
tipiyle çalışıyor, oysa Soma kapalı
bir maden. Yüzlerce metre yerin
aşağısında bir tuvaletiniz bile yok.
Kaçıncı yüzyıldayız? Başbakan
sıkılmadan, 'Bu işin fıtratında bu
var.' dedi. Umarım bu ülkenin fıtratında, o başbakanı yıkma
gücünün olmadığı olmasın. Bu
halkın da o başbakanı indirme fı-
Büyük para kazananların
özelleştirilmesi lazım. Niye
işçinin üç kuruş parasına
göz dikiyorsunuz? Burada sizin
yaptığınız haklı direnişe destek
veriyoruz.
Buranın özelleştirilmesine karşı
çıkıyoruz. Buranın bu şartlarda,
işçiyi ezen bir biçimde özelleştirilmesi kesinlikle yanlıştır ve bunları kendileri de biliyor."
Mediha SELÇUKEKONOMİ
'YÜZLERCE METRE YERİN
AŞAĞISINDA BİR TUVALETİNİZ
BİLE YOK'
C
Meclis'te basın toplantısı
düzenleyen Altay, Soma faciasına ilişkin iktidarın tutumunu
ibretle izlediklerini ifade etti. Tek
sorumlu ve günah keçisi olarak
şirketin seçildiğini anlatan Altay,
bir nolu sorumlu ve suçlunun
hükümet olduğunu, ardından ise
şirket ve sendikanın suçlu
olduğunu söyledi.
Soma'daki devletin şefkatli
yüzünün şiddet ve nefret olarak
kendisini gösterdiğini dile getiren Altay, devletin gücü ve
saygınlığının kendisini tepki
olarak gösterdiğine dikkat çekti.
Hükümetin tepki ve protestoya
karşı tutumunu sert sözlerle
eleştirdi.
Dünkü konuşmada söyledim, ne olur
aklınızı kiraya vermeyin, aklınızı kiraya
verecek iseniz vicdanlarınıza verin.
Eğer aklınızı Başbakan'a ipotek edecek
iseniz bu olayları gerçekleştiremezsiniz.
Şimdi gensoru geldi, bu gensoruyla ilgili ben sizden rica ediyorum, vicdanlarınızla aklınızın arasında bir köprü
kurun, o vicdanınızın söylediğini aklınız kaldıracağınız parmaklara göndersin. Gensoruyla ilgili görüşmeyi
açacağız. Gensorunun kabulüne oy
verin, görüşmenin devamını sağlayalım. Eğer biz Türkiye'deki 301 insanın
yasını tutuyor isek Türkiye'deki madenlerle ilgili sorunların halledilmesini istiyor isek kesinlikle bu gensorunun
görüşülmesine Adalet ve Kalkınma Partisi'nin değerli milletvekilleri oy versinler.
CİHAN
tratını göreceğiz." şeklinde
konuştu. Türkiye'nin madenlerin
durumunu ve yanlış özelleştirilmeleri görmesi gerektiğini belirten Güneş, "16 Mayıs tarihinde
burası için alınan altı teklif değerlendirmeyle beraber özelleştirme
sürecine devam edecek. Altı büyük
firma müracaat etti. O altı firmadan
bir tanesi, buranın işletme hakkını
elde edecek.
Altay: Hükümetin
utanç odasına
ihtiyacı var
HP Grup Başkanvekili Engin
Altay, Soma'dan siyasi bir
kazanım içine girmediklerini belirterek "Bunun içine
girenlerin Allah belasını versin.
Hükümetin utanç odasına ihtiyacı var." dedi. Altay, bakanlardan
onurlarını Başbakan'ın iki dudağına teslim etmemelerini isteyerek onurlarıyla istifa etmelerini
istedi.
Gerçekten vicdanınızla aklınızın
arasına Soma'da maden ocağının
önüne örülen duvar gibi bir duvar mı
örülmüş?""Her iki bakan da gerçekten
bu konuyla ilgili kusurlarının
olduğunda, denetimle ilgili gerekli olan
çalışmaların yapılmadığında, işveren
ve sanayici ilişkisinin Soma'da getirdiği
noktanın bu olduğunda birleşiyorlar ise
istifa etmeleri kadar doğal bir ortam
olamaz." diyen Ören, sözlerine şöyle
devam etti: "Sayın Bakanım, bir yıl
kaldı, hepsi bir yıl. Bir yılı bakan olmadan geçirseniz acaba çok şey mi
kaybetmiş olursunuz? Ama ben Sayın
Taner Yıldız'ı da tanıyorum, Sayın
Faruk Çelik'i de tanıyorum, eğer kendi
akıllarını kullansa idiler kesinlikle istifa etmeyi düşüneceklerdi.
Fabrikaların yerine
işadamları özelleştirilmeli
olduğu Soma Holding'in işlettiği
maden sadece kusurlu ve tehlikeli
değildi. Bütün madenler tehlikeli
ve risklidir. Türkiye'de madenlerde
iki konu çok temel. Bir, işçi güvenliği yok, işyeri güvenliği yok. İki,
inanılmaz bir taşeronlaşma ve
köleleştirme var." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş’tan
Gül ya da Çiçek
olsun diyen
Demirel'e yanıt
7
K Parti Genel Başkan Yardımcısı
Numan Kurtulmuş, gündemdeki
gelişmeleri yorumladı. Kurtulmuş, Süleyman Demirel'in köşk seçimleri için
Bahçeli'ye Abdullah Gül'ün adını önermesiyle ilgili de konuştu.
B
"TAŞERON İŞÇİLİK MESELESİ GÖZDEN
GEÇİRİLMELİ"
Buradan öğrendiğimiz şeyleri derhal tatbik
etmemiz lazım. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, Türkiye'de işyeri güvenliğinin,
taşeron işçilik meselesinin tekrar gözden
geçirilmesi, yıllardır eleştirdiğimiz neoliberal, vampir kapitalizmin kurallarının, kurumlarının tekrar gözden geçirilerek
iyileştirilmeye gidilmesi gerekir.
"VİCDAN FACİASI İLE KARŞI KARŞIYA
KALDIK"
Türkiye'de uzun bir süredir, Gezi olaylarından beri başlayarak, aşağı yukarı ne olay
olsa, birinci derecede hükümeti suçlamak
isteyen bazı art niyetli çabalar olduğunu
görüyoruz. Maden faciası ile birlikte vicdan
faciası ile karşı karşıya kaldık.
"DEMİREL'İN BAHÇELİ'YE GÜL'Ü ÖNERMESİ
OLMAYACAK DUAYA AMİN DEMEK"
Türkiye siyasetinin en hazin çıkmazlarından
biri bugünün koşullarıyla budur. Muhalefet
niçin bir çatı aday arayışı içine giriyor. Bu şu
demek, Ana muhalefet partisi, diğer muhalefet partileri biz tek başımıza seçemeyiz demiş
oluyor. MHP Genel Başkanı'na eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in çatı aday ismi
olarak Abdullah Gül ve Cemil Çiçek ismini
önermesi, bilmiyorum, gerçekten bu isimler
önerildi mi, olmayacak duaya amin demektir.
"MERKEL'İN UYARISI NEZAKETSİZ"
Sayın Başbakanımız nerede ne söyleyeceğini
nasıl davranacağını bilir. Sayın Şansolye
Türkiye'ye geldiğinde şurada şöyle davranın
böyle davranın mı diyoruz? Uluslararası
nezakete sığmıyor.
"TÜRKİYE'YE DIŞARIDAN AYAR VERMEK
KİMSENİN HADDİ DEĞİL"
Bunlar kolonyolist, emperyalist mantığın
tezahürlerdir. Bunlar Türkiye'yi Ortaçağ'daki
sömürgelerinden birisi zannediyorlar.
Türkiye bağımsız bir devlettir. Türk milleti
uzun tarihten gelen bir birikime sahiptir.
Türkiye demokratik standartlar bakımından
bu ülkelerden de ileridir. Daha yeni güle oynaya seçim yaptık. Ufak tefek muhtar seçimleri dışında bir sıkıntı yaşamadık. Bunlar
karıştırıyorlar, Türkiye'yi hala kolonyal bir
devlet zannediyorlar. O devirler geçti. Kimsenin Türkiye'ye dışarıdan ayar vermesi haddi
değildir hakkı da değildir. Herkes söylediği
sözlere dikkat etsin. Merkez bankaları
bağımsızdır ama bu tamamen siyasi iradenin
dışında hareket edecek anlamına gelmez.Her
faiz artışı Türkiye ekonomisinin büyüme
hedeflerini aşağı çekiyor.
Haber Merkezi
Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç'ın açıklamalarını da
eleştiren Altay, samimi ise Yusuf
Yerkel ile ilgili bir işlem yapılacağını basın mensuplarıyla paylaşması gerektiğini ifade etti.
"Başbakan'a tokat atıp atmadığını sorabilmiş mi?" diye
soran Altay, bu konuları açıklayacak bir özgül ağırlığının olmadığının bir kez daha
görüldüğünü kaydetti.
Attığı yumruktan dolayı
Başbakan'ın özür dilemesi gerektiğini vurgulayan Altay,
"Başbakanlık makamı eşkiyalık
makamı değildir." diye konuştu.
Vatandaşına tokat atan birine
Başbakan demenin içinden
gelmeyeceğini belirten Altay,
milli iradeye tokat atana Genel
Kurul'da karşılık vereceğinin de
bilinmesini istedi.
Soma'daki facianın idari, adli ve
siyasi yanı olduğunu anlatan
Altay, hesap verebilirlik ve istifa
müessesesinin çalıştırılması
gerektiğini vurguladı. Gensoruyla amaçlarının kelle almak
olmadığını dile getiren Altay,
adına kaza denilen cinayetlerin
ilerde tekrarlanmamasına yol
açacağını ifade etti.
Soma'dan siyasi bir kazanım
içine girmediklerinin altını çizen
Altay, "Bunun içine girenlerin
Allah belasını versin." dedi.
"Hükümetin utanç odasına ihtiyacı var." diyen Altay, bakanlardan onurlarını Başbakan'ın iki
dudağına teslim etmemelerini
isteyerek onurlarıyla istifa etmelerini istedi.
Soma'da vatandaşı tekmeleyen
Başbakanlık Müşaviri Yusuf
Yerkel'in bir an önce görevden
alınması ve hakim karşısına
çıkarılması gerektiğini vurguladı.
TBMM'de grubu bulunan siyasi
partilerin verdiği araştırma önergeleri doğrultusunda dün
madencilik sektöründeki sorunları araştırmak üzere bir
komisyon kuruldu.
Görüşmelere çok az sayıda milletvekili katıldı. Konuya ilişkin
soruya Altay, 11 Meclis araştırma
önergesinin birleştirildiğini hatırlattı. Partilerinde yaptığı yoklamada 56 CHP'li milletvekilinin
görüşmede görevinin başında
olduğunu dile getiren Altay, bazı
vekillerin bir kısmının yurt
dışında, bir kısmının ise Soma ve
çevre köylerde olduğunu ifade
etti. Soma konusunda en duyarlı
partinin CHP olduğunun
görüldüğünü kaydetti.
Altay, partilerin komisyon
konusunda ortak iradeleri
olduğu için herkesin orada olmasına gerek olmadığını
düşündüğünü ifade etti. Bakanlar Taner Yıldız ve Faruk Çelik'in
eşit kusurlu olduğunu vurgulayan Altay, gensoruda tam
kadro Meclis'te olacaklarını belirterek "Amaç Soma'da yaşanan
katliamın siyasi sorumlularından
hesap sormaktır." diye konuştu.
CİHAN
8
Gündem
25 MAYIS
Bakanlar Cevdet Yılmaz, Efkan Ala ve Ömer Çelik
seçim çalışmaları için Ağrı'da bir araya geldi.Bakan Yılmaz, burada yaptığı konuşmada, AK Parti'nin 30 Mart
yerel seçimlerinden zaferle çıktığını belirterek, seçim
sonuçlarının tekrar hayırlı olmasını diledi.
konuştu.Yılmaz, hiçbir zaman
vatandaşın baskı altında,
korkarak, ürkerek oy
kullandığı bir ortamı arzu
etmediklerini dile getirerek,
şunları kaydetti:
"Bunun zaten bir değeri de
olmaz. İnsanların özgür
iradeleriyle
vermedikleri bir
oyun ne temsil
gücü olur ne
değeri olur. Hiçbir
şekilde değerli
değildir. Değerli
olan insanların
özgür iradeleriyle
hiçbir baskı
altında kalmadan
ortaya koydukları
tercihtir. O tercihe hepimiz
saygı duyarız. Bu hangi
yönde tecelli ederse etsin,
hangi parti yönünde tecelli
ederse etsin biz o tercihe
saygı duyarız. Her zaman
böyle olduk bundan sonra da
böyle olmaya devam
edeceğiz. Öncelikle bu
seçimin özgür bir ortamda
bütün partilerin katkısıyla
tabii bütün siyasi görüşlerin
katkısıyla özgür bir ortamda,
rahat bir ortamda, halkın
hiçbir endişeye kapılmadan
seçmenin gidip oy verdiği bir
seçim olmasını temenni
ediyorum. Bizim arzumuz
budur, tüm çabamız da bu
yöndedir."
alkınma Bakanı Cevdet
Yılmaz, "İnsanların özgür
K
iradeleriyle vermedikleri bir
oyun ne temsil gücü olur ne
değeri olur. Hiçbir şekilde
değerli değildir. Değerli olan
insanların özgür iradeleriyle,
hiçbir baskı altında
kalmadan ortaya koydukları
tercihtir" dedi.Seçim
çalışmaları ve çeşitli
ziyaretler için Ağrı'ya gelen
Bakan Yılmaz, İçişleri Bakanı
Efkan Ala ile Kültür ve Turizm
Bakanı Ömer Çelik, AK Parti
İl Başkanlığı'nda ortak basın
toplantısı düzenledi.
Bakan Yılmaz, burada yaptığı
konuşmada, AK Parti'nin 30
Mart yerel seçimlerinden
zaferle çıktığını belirterek,
seçim sonuçlarının tekrar
hayırlı olmasını diledi.
Ağrı'da arzu olmayan şekilde
seçimlerin yenileceğini, bu
kararın hükümetin veya
idarenin verdiği bir karar
olmadığını, tamamen
yargının aldığı bir karar
olduğunu ifade eden Yılmaz,
"Seçimlerin özgür bir
ortamda ve vatandaşlarımızın
iradelerini sandığa
yansıtmaları için her türlü
imkanın sağlandığı bir
ortamda yapılması bizim
temel politikamızdır" diye
2014
Gündem
Bakan Yılmaz, sözlerini şu
şekilde sürdürdü:
"Tabii bu istenmeyen bir
durum ama bir taraftan da bu
seçim Ağrı için bir fırsat.
Aslında bu tür seçim
yenilemeleri ister istemez
demokratik bir ortamda ilgiyi
belli illere yoğunlaştırıyor.
Bence Ağrı ilimiz için aynı
zamanda bir fırsat. Tanıtım
açısından, Ağrı'nın
meselelerini çok daha geniş
çerçevede ele almak,
tartışmak ve ilgilenmek
bakımından da gerçekten bir
fırsat. Bunu da inşallah en iyi
şekilde değerlendirmiş
oluruz. Ağrı önemli bir ilimiz.
Değer verdiğimiz, önem
verdiğimiz, her fırsatta
gelmeye çalıştığımız,
sorunlarıyla ilgilendiğimiz bir
ilimiz."
ÇÖZÜM SÜRECİ AYNI
ZAMANDA REFAH
SÜRECİDİR
Yılmaz, çözüm sürecinin
sadece siyasi bir süreç
olmadığını, aynı zamanda bir
refah ve kalkınma süreci
olduğuna vurgu yaparak,
"Çözüm sürecinin getirdiği
huzur ortamında sadece
siyasi anlamda değil
ekonomik anlamda da bu
yörelerimizin potansiyelinin
harekete geçtiğini görüyoruz"
dedi.
Son 10 yılda AK Parti olarak
bölgeye ciddi yatırımlar
yaptıklarını anımsatan
Yılmaz, şunları kaydetti:
"2002-2003 yılında Ağrı'ya
yıllık olarak verilen kamu
yatırımı ödeneği sadece 24
milyon TL'ydi. Geçen sene 277
milyon TL oldu. Reel
fiyatlarla enflasyondan
arındırılmış fiyatlarla 11 kat
artış oldu kamu
yatırımlarında. Bu açık bir
şekilde buraya verdiğimiz
önemi gösteriyor. Sadece
KÖYDES için son 10-11 yılda
verdiğimiz ödenek 211 milyon
TL.AA
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
C
D
“GEÇMİŞİMİZLE YÜZLEŞMEMİZ
GEREKİYOR”
Diyarbakır Belediye Başkanlığı döneminde
2012’de Surp Grigos Ermeni Kilisesi’ni restore ettiren
Osman Baydemir,
Benim inancım o ki, birinci
geçen yüzyılda Diturda bitmeyecektir bu iş.
yarbakır’dan
göç eden
Mutlaka ikinci tura kalacaktır. İk- ABD’ye
Ermeniler
inci turda, bana göre adaylara
toplumunun
bakacaktır Kürt siyaseti… Bunların üyeleriyle New Jersey’de bir araya
hiçbiri Kürtler'in derdine derman geldi.
“
HP Genel Başkanı
C
Kemal Kılıçdaroğlu, 13
Mayıs Salı günü yaptığı
grup toplantısında
Başbakan Erdoğan için
'Diktatör bozuntusu' ve
cahil adam' ifadelerini
kullandı.
Bunun üzerine harekete
geçen Erdoğan'ın
avukatları Kılıçdaroğlu'na
açılan 40'a yakın tazminat
davasına bir yenisini daha
ekledi. Daha önce bu
konuda bir çok kez
mahkum olan Kılıçdaroğlu
konu ile ilgili henüz bir
açıklama yapmadı.
CHP Genel Başkanı
Kılıçdaroğlu aynı grup
toplantısında sık sık Şeyh
Edebali'nin öğütlerini
okuyarak 'devlet adamlığı'
vurgusu yaptı.
ERDOĞAN TAZMİNATI
SOMA'YA BAĞIŞLAYACAK
İDDİASI
Başbakan Erdoğan'ın
Kılıçdaroğlu'na açtığı
tazminat davasında
kazanacağı parayı
Soma'daki maden
faciasında şehit olan
madencilerin yakınlarına
bağışlayacağı
Ankara'da konuşulanlar
arasında.
Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan son olarak,
CHP'nin TBMM Grup
Toplantısı ile bazı
mitinglerinde, "kendisi ve
ailesi hakkında montaj,
şantaj çetesinin
uydurduğu, kayda
alınması, ifşası, yayılması
suç teşkil eden kasetleri
esas alarak,
iftirada bulunduğu"
gerekçesiyle CHP Genel
Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'na 200 bin
liralık manevi tazminat
davası açmıştı.
BAŞBAKAN ERDOĞAN
1150'NİN ÜZERİNDE
DAVA AÇTI
Başbakan Tayyip Erdoğan
son 11 yıllık dönemde
kendisine hakaret edildiği
gerekçesiyle yaklaşık 300
tazminat davasının
yanında 850 de kamu
davası açtı.Kamuoyuna
KÜRTLER SEÇİMLERİN İKİNCİ
TURUNDA NE YAPACAK?
Diyarbakır eski Büyükşehir Belediye
Başkanı Baydemir, şunları söyledi: “Benim
inancım o ki, birinci turda bitmeyecektir bu
iş. Mutlaka ikinci tura kalacaktır. İkinci
turda, bana göre adaylara bakacaktır Kürt
siyaseti… Bunların hiçbiri Kürtler'in derdine derman olmayacaksa, eğer demokrasi
derdine derman olmayacaksa, barış derdine derman olmayacaksa hiçbirisine oy
vermek zorunda değildir diye düşünüyorum.”
B
nerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı
Taner Yıldız, Soma
maden faciasıyla ilgili
açıklamalarda bulundu.
Gazetecilerin 'İstifa
edecek misiniz?'
sorusuna ise 'İşin
kolayına kaçıyorsunuz.'
diyerek cevap verdi.
Taner Yıldız'ın
konuşmalarının satır
başları;
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız,
Soma maden faciasıyla
ilgili gazetecilere
açıklamalar da
bulundu.
İşçi temsilcisi
arkadaşlarımız fikirlerini
samimi olarak iletttiler.
Bundan sonra
görüşmelerimiz devam
edecek.
E
Bakan Yıldız'a bir
gazetecinin, "İstifa
edecek misiniz?"
sorusuna yanıt
vermeyerek, "İşin
kolayına kaçıyorsunuz"
dedi.
D
Hükümetle yürütülen barış sürecinin
TKY'nin tek başına
özelleştirilmesi söz
konusu değil, böyle
birşey yok. 301 canımız
gitti Soma'da .. O yüzden
bunların herhangi bir
şekilde takipsizliği
olamaz... En kolay olanını
söylüyorsunuz bu işin
aynen işletmelerde
TÜRK İŞÇİLERİMİZ MADEN
OCAKLARINDA ÇALIŞTIRILMAMALI
-Bu ocaklar ne
zaman açılacak ?
Gerekiyorsa maden ocaklarının tamamının yabancılara verilmesi gerektiğini kaydeden Destici,
"Batı ve ILO standartlarında maden ocakları açılmalı. Açılan bu ocaklarda kesinlikle Türk işçilerimiz çalıştırılmamalı. Çok farklı bir şey
söylüyorum. Türkler maden ocaklarında çalıştırılmamalı. Bizim vatandaşımız maden ocağında
çalışmayı hak etmiyor. 50 bin kişiden
bahsediliyor. Biz 50 bin kişiyi bakamıyor muyuz?"
dedi.
Kömürler, bıraktığınız
gibi kalmayan ocaklar.
Soma ekonomisi bunu
bizden talep ediyor
olabilirler ama biz
tedbirleri almalıyız.
Sendikalar, ve özel sektör
dahil olmak geniş
kapsamlı bir toplantı
yapmak istiyoruz.
Bu şartlarda üretim
yapamazlar, bunlar
iyileştirilmeden herhangi
bir üretim yapmaları
doğru olmaz. Eksiklilerin
gideirlmesi için oradaki
çalışacak işçi
kardeşlerimizin her
zaman olacağını
söylememiz lazım.
Eksiklikler giderilten
sonra çalışmalıdırlar.
"CİHAN
MADEN OCAKLARI
YABANCILARA VERİLMELİ
Destici, "Maden ocaklarını yabancılara vermeli ve
kota koymalıyız. Demeliyiz ki; 'en fazlası yüzde
20'si Türk olacak. Yüzde 80'i başka ülkelerden
olsun.' Avrupa nasıl ağır işlerde kendi vatandaşını çalıştırmıyorsa ben de vatandaşımı ağır
işlerde çalıştırmamalıyım. Benim vatandaşım
neden ağır işlerde çalışın ki? Madem Türkiye
zenginledi, Dünyanın 17. Büyük ekonomisi oldu, o
zaman Türkiye ağır işlerde kendi vatandaşını çok
tehlikeli ve ağır işlerde çalıştırmamasını gerektiğini düşünüyorum. Bu benim teklifim." Diye
konuştu.CİHAN
KARŞI KARŞIYAYIZ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TOBB'un 70. Mali Genel
Kurulu'nda sert açıklamalar yaptı.
geldiği aşama konusunda umutlu
olduğunu söyleyen Baydemir, “bu umudun
büyütülmesi” gerektiğini vurguladı. “Bir
buçuk yıldır asker, polis, gerilla yaşamını
yitirmiyor” diye konuşan Baydemir,
Kürtler’in yalnızca kendileri için değil,
Türkiye ve Ortadoğu ’nun demokrasisi için
çaba sarf eden unsurlar olduğunu
savundu.
ÖZGÜRLÜK VE BARIŞ EŞ TALEPLERDİR
Diyarbakır eski Büyükşehir Belediye
Başkanı Osman Baydemir barış sürecinde
gelinen aşamayı kalıcılaştırmak için
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin devreye
girmesi ve Türkiye’deki tüm etnik ve dini
farklılıkların anayasal güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Baydemir şu
ifadelere yer verdi:
“Evet, Kürtler’in özgürlük talebi, statü
talebi var. Ama Kürtler'in Türkiye'de
yaşayan bütün halklarla birlikte yaşama
talebi var. Özgürlük talebiyle, barış
talebiyle birlikte yaşam talebi eş taleplerdir, bunlar birbirinden farklı talepler
değildir.”CİHAN
Ağustos ayında yapılacak olan cumhurbaşkanlığı
seçimleri için CHP'nin basına kapalı olarak
gerçekleştirdiği toplantıda milletvekilleri 4 ismi
Kemal Kılıçdaroğlu'na önerdi.
aday olması konusunda 3'er
isim soruldu. Sandıktan Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz
Büyükerşen, eski CHP genel
başkanı Hikmet
Çetin ve 30 Mart'ta belediye
başkan adayı olan Mansur
Yavaş çıktı. Siyaset dışında
önerilen isim de TÜSİAD eski
başkanı Ümit Boyner oldu.
"PARTİ OLARAK
KENDİMİZ
BELİRLEYECEĞİZ"
Toplantının başında söz alan
Kılıçdaroğlu, milletvekillerine
"Aday ismi değil, Cumhurbaşkanı adayını niteliklerini
konuşacağız.
C
Kendilerine siz bu
ocakların kapatılmasını
istermisiniz? diye sordum
. Hayır doğru tedbirlerin
araştırılması karşılığında
çalıştırılmalı dediler. Bize
düşen Çalışma
bakanımızla beraber işçi
kardeşlerimizle tekrar
toplantı yapılması , orada
şartları ihmalleri
Bundan sonra burdaki
çalışmaları iyileşecekmi?
Çalışma bakanımızın
alanına giren bölümler,
atlanan noktalar bizim
alanımıza giren bölümler
bunların her birisini
detaylarıyla konuştuk.
İşçi bakan ayrımı
yapmaksızın abi kardeş
olarak konuştuk.
olduğu gibi...İşçi sağlığı,
iş güvenliği tedbirleri
BÜYÜME MASALIYLA
CHP'Li VEKiLLERiN
ÇANKAYA iÇiN ISTEDiĞi
4 iS iM
HP grubu dün Sabah Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında
basına kapalı olarak toplanarak,
Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda
izlenecek yöntemi tartışırken aday
önerilerini de yazılı olarak Kılıç-
"Burası doğal bir afet
değil, doğal afetlerin
ışında bir kusur vardır.
İdari ve adli
soruşturmalar devam
ediyor.
düzeltilmesi. 4 ülkeden
ABD, Almanya Rusya ve
Çin en fazla kömür
yoğunluğu olduğu
yerlerle de teknik olarak
çalışmalar yapacağız.
KILIÇDAROĞLU:
iyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski
Belediye Başkanı
Osman Baydemir BDP
ve HDP'nin ağustos
ayında gerçekleşecek
cumhurbaşkanlığı
seçimleri için ortak ve
iddialı bir adayda anlaşacağını söyledi.
“1914’te yapılanlardan dolayı 2014 yılının
neslini suçlayamayız” diyen Baydemir,
“Bugünkü nesil o dönemin vicdansızlığını
mahkum ettiğinde, helalleşmek olanaklı
hale geliyor” dedi.
30 Mart yerel seçimlerinde BDP adına Şan-
Başbakan Erdoğan'a,
hakaret nedeniyle açılan
kamu davaları ise 850'i
buldu. Son iki yıldır,
Başbakan hakkında
özellikle sosyal medyada
yer alan hakaret ve küfür
içerikli paylaşımlar
nedeniyle açılan kamu
davaları da, toplam
davalar arasında önemli
bir yer tutmaya başladı.
DP VE HDP'DEN KÖŞK IÇIN FLAŞ KARAR
Kilisenin
restorasyonunun
önyargıların kırılmasına katkı
sunacağını
söyleyen Baydemir, “Yeniyi
inşa edebilmemiz için, aydınlık bir geleceği
inşa edebilmemiz için, geçmişte yaşanan
bütün travmalarla yüzleşmemiz gerekiyor.
Bu travmalardan bir tanesi de, açıkçası
söylüyorum, Ermeniler'in yaşamış olduğu
büyük acılardır” diye konuştu.
“KÜRTLER’İN TÜRKİYE ’DE YAŞAMA
TALEBİ VAR”
Başbakan
Kılıçdaroğlu'ndan 4 bin
(2010), 10 bin (2011), 13 bin
(2011), 7 bin (2011), 3 bin
(2012), 20 bin (2012), 80
bin (2012), 20 bin, 7 bin
500 ve 11 bin TL (2013) 10
bin TL (2014) tazminat
kazandı.
"İŞİN KOLAYINA
KAÇIYORSUNUZ"
olmayacaksa, eğer demokrasi derdine derman olmayacaksa, barış
derdine derman olmayacaksa
hiçbirisine oy vermek zorunda
değildir diye düşünüyorum.”
Baydemir, BDP ile HDP
iki turlu yapılacak
Cumhurbaşkanlığı
seçimleri öncesinde ortak “iddialı” bir aday
çıkarmasını ve bu adayın yarışın en önemli
aktörlerinden biri olmasını beklediğini kaydetti.
Sivas Ticaret Odası
Büyük Birlik Partisi
Genel Merkezini ziyaret
etti. Millihaber'in
haberine göre, Sivas
Ticaret ve Sanayi Odası
Başkanı Osman
Yıldırım ve beraberindeki heyeti kabul eden Destici şaşırtan
açıklamalarda bulundu.Destici "Türk işçileri
madende çalıştırılmamalı diyerek "gündem yaratacak sıradışı bir açıklamaya imza attı.
En çok CHP ve gazetecilere
dava açan Erdoğan'ın,
Kılıçdaroğlu'na açtığı
tazminat davası sayısı 40'a
yaklaştı.
Amerika ziyareti boyunca ifade etmeye
çalıştığı konulardan birinin Türkiye'de
demokrasinin "bir yaşam biçimi haline
dönüşmesi" gereği olduğunu belirten Baydemir, "Barışın gerçek manada kalıcılaşması ve sağlamlaşması, Kürt sorununun
çözümüne bağlıdır" diye konuştu.
iyarbakır eski Büyükşehir Belediye
Başkanı Osman Baydemir, New York,
New Jersey, Washington ve San Francisco’yu kapsayan ABD gezisi sırasında
Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtladı.
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı
Osman Yıldırım ve beraberindeki heyeti
kabul eden Mustafa Destici ilginç
açıklamalarda bulundu.
yansıyan davalardan
kazandığı tazminat 400
bin TL'yi aşan Erdoğan,
185 bin 500 TL ile en çok
tazminatı CHP Lideri
Kılıçdaroğlu'ndan
kazandı.
HP lideri
Kemal
Kılıçdaroğlu'na 40 yakın
tazminat davası
açan ve bunlardan
185 bin 500 TL
kazanan Başbakan
Erdoğan, bir tazminat davası daha
açtı.
9
Destici: Madenlerde Türkler çalışmasın
Kılıçdaroğlu Erdoğan'a ne kadar tazminat ödedi?
lıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı adayı
olarak giren Osman Baydemir, AKP
adayının ardından ikinci gelerek seçimi
kaybetmişti.
BDP -HDP İDDİALI BİR
ADAY ÇIKARTACAK
25 MAYIS
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
AK Parti'den
Ağrı'ya bakan
çıkarması
Kendisini Kürtler ya da
partisi adına konuşmaya
yetkili görmemekle birlikte, cumhurbaşkanı
adaylarının Kürt sorununa yaklaşımlarının
Kürt seçmenler tarafından göz önünde bulundurulacağına inandığını
söyledi.
2014
daroğlu’na iletti.
4 İSİM ÖN PLANA ÇIKTI
Milletvekillerine 10 Ağustos'taki
cumhurbaşkanlığı seçiminde kimin
Cumhurbaşkanı bütünleştirici
olmalı, devlet kurumları
arasında dengeyi sağlamalı.
Öfkeli olmayan, özgürlükçü,
eşitlikçi, adaletten yana bir
aday Köşk’e çıkmalı" dedi.
Kılıçdaroğlu, vekillere, "
Çatı veya benzer tanımlar, yöntemi
parti olarak kendimiz belirleyeceğiz"
değerlendirmesi yaptı.CİHAN
K
ılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları..
Geçen yıl davet edilmediğim için gelememiştim.
Bu yıl davet edildim. geldim. Geldiğim için mutluyum, huzurluyum. Her devletin saygın her devletin protokol kuralları vardır. Büykelçi nasıl
karşılanır. Protokol kuralı vardır. Cumhurbaşkanı geldiğinde ne yapılır. Kural vardır.
Nasıl davranılır kuralı vardır. Genel kurullarda
devlet erkanı geldiği zaman konuşmalar hangi
sırayla yapılır protokol kuralı vardır. Şimdi ben
ToBB'un değerli yöneticilerine sesleniyorum.
Siz neden bu kurallara uymuyorsunuz? Hangi
gerekçeyle uymuyorsunuz. Bakın arkadaşlarım.
Anayasa Mahkemesi'nde protokol kuralları
uygulanır Danıştay'da uygulanır. Kutlu doğum
haftasında da uygulanır. Mevlana törenlerinde
de uygulanır. Neden TOBB'a gelince prokol kuralları uygulanır. Neden uygulanıyor. TOBB'un
yöneticileri korkuyorlarsa korkmasından bu
ülkede cumhuriyet ve demokrasi var.
Konuştu ve ayrıldı. Neden beni dinlemiyor. Cesaret edemiyor. Cesaret edemiyor. Sevgili dostlarım. Bu ülkenin büyümesi için gelişmesi için
istihdam için alın terini döken risk üstlenen
değerli üyeler... Hepinize tekrar en içten selamlarımı sunarak sözlerime başlıyorum.
Soma faciasında burada dinleyince bir kişiyi
sanki bu işin sorumlusu işçiler. Öyle bir örnek
verdi ki, araba şoförleri, araba sahipleri...
Arabaya şunu aldım bunu aldım... Size şu
örneği vermek isterim... Uygar bir ülkeyle uygar
bir ülke yöneticileri ile devlet adamlarıyla uygar
olmayanlar arasında fark vardır. O fark şudur.
Birisinde önce risk analizi yapılır, riskler saptanır, giderilir ondan sonra işçiler oraya konur.
madendeyse maden, fabrikaysa fabrika. Bizde
ise kervan yolda düzülür. Hele bir aşağıya gönderelim öldükten sonra önlem alıyoruz.. Öldükten sonra ne önlemi... İnsan gitti zaten.
Sorumluluardan bahsediliyor. Devlet yönetiminde bir şey unutulmamalı, devlet ile hükümet
farklıdır. Yasama yargı yürütme tamamı tüzel
kişilik olarak devleti temsil eder. Yasama bir
şeye karar veriyorsa o yasayı uygulayacak olan
hükümettir. 301 kişi hayatını kaybediyorsa onun
mutlaka bir siyasi sorumlusu vardır. Siz onun
kim olduğunu biliyor musunuz? O siyasal sorumlu bunu üstüne aldı mı? Almadı? Uygar bir
ülkeden örnek vereyim. Japonya'da 4 saat sular
akmadı diye belediye başkanı istifa etti. 301 kişi
hayatını kaybetti istifa eden biri var mı?
Akıl alacak şey değil. Vergilerden söz edildi.
Hepiniz vergi ödüyorsunuz... Size bilboardlarda
yayınlanmak üzere bir ilan hazrılamıştık. Size
göstereyim. Vatandaş vergisini veriyorsa
hükümet de hesabını verecek. İşin özü bu...
Şimdi değerli arkadaşlar son 2 yıldır meclise
bütçe kanunları geliyor. Bütçe kanunlarının ne
kadar önemli olduğunu biliyorsunuz. Sizin
ödediğiniz vergilerin nerelere harcandığını
TBMM adına sayıştay denetler. Sayıştay raporları TBMM'ye gelecek ki milletvekilleri okusun
görsün ona göre gidip oy versinler.
haini ilan edildi. Ne zamandan beri hukukun
üstünlüğünü savunmak vatan hainliği oldu.
Aslında konuşmam böyle değildi. Ben size yeni
bir şeyler anlatmak istiyordum. Vergi veriyorsunuz. Son 10 yılda hükümet ne kadar para harcadı bilen var mı? Ben söyleyim. 133 milyar dolar
iiç borç... Haziran 2013 rakamı bunlar. 238 milyar
dış borç, 46 milyar dolar özelleştirme, 1 trilyon
dolar vergi. Toplam 1 trilyon 617 milyar dolar
para harcanmış...
Bu raporlar gelmedi.. Hatta biri dedi ki... İyi ki
sayıştay raporları gelmedi yoksa duman olurduk diye. Bir sürü yolsuzlukların olduğu o raporlar TBMM'ye gelmedi. Bu ilanları aslında
bizim gösterdiğimiz tepkiyi sizin göstermeniz
gerekirdi. Başta ToBB, İTO, Deniz Ticaret Odası
göstermeliydi. Vergilerimizin hesabını verin demeniz lazımdı. İş gene bize düştü. Bu ilanların
yayınlanmasını başbakanlık koltuğunda oturan
zat yasakladı. Bana diyor ki, ana muhalefet partisinin genel başkanı bana diktatör diyor, diyor.
Herhangi bir bilboarda hükümet hesabını verecek ilanını yayınlayan Başbakan'a dünyanın
hangi ülkesinde sıradan bir devlet adamı kimliğiyle seslenilir.
Geçmiş 56 yıldaki hükümetler kaç lira harcadılar? 95 milyar dolar iç borç, 130 milyar dolar
dış, 8 milyar dolar özelleştirme, 542 milyar dolar
vergi. Toplam 775 milyar dolar... Darbeler, kıbrıs
çıkarması, beş sente muhtaç olduğumuz
dönemler oldu vesair...
Kimse kusura bakmasın. Bana diktatör diyorlar
diyor... Yasama ve yargı benim için ayak bağıdır
diyen anayasayı çiğneyen bir kişiye ne denir?
Bana sormayın. Gidin herhangi bir anayasa
hukukçusuna sorun. Benim için yasama yani
TBMM yargı yani mahkemler benim için ayakbağıdır diyor. Ne denir buna? Gidin hukuk
fakültesine yeni girmiş öğrenciye sorun.. Bunu
söyleyen adama ne denir? Sayıştay raporlarını
getirmeyeceksiniz, anayasal kurumu çalıştırmayacaksınız, CHP'nin ilanını yayınlatmayacaksınız, yasama yargı ayakbağı diyeceksiniz,
sonra bu ülkede demokrasiden söz edeceksiniz.
Bunlar doğru değil.
2 yıl önce size sormuştum. Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirsem ne olur? bir de Ben
konuşurken telefonlarım dinleniyor mu?
Bu iki soruyu kendisine sorun.
Almanya'da bir iş adamı çıkıp rahat konuşabilir.
Bir iş adamı yabancı sermaye için hukuk çok
önemlidir eğer hukukun üstünlüğü olmazsa yabancı sermaye gelmez dedi. O iş adamı vatan
Gelelim büyümeye 1 trilyon 617 milyar dolar harcandı, ne kadar büyüdük? 2002'de ne kadar
büyüdük. 775 milyar dolar harcanın 2002'de yüzde
5,2... 2003-2013'te yüzde 4,9... 1 trilyon 617 milyar
para harcıyorsunuz ortalama büyüme bu...
Bir büyüme masalıyla karşı karşıyayız. Bunlar
benim ürettiğim rakamlar değil. Devletin
rakamları. Girip hepsini çek edebilirsiniz... Son
10 yılda ne oldu? Sanayi tabanı ne oldu? 1998
milli gelirimizin yüzde 32,6'sı sanayiydi... 2010'da
yüzde 23,3'e düştü.
Diğer ülkelere baklım. G.Kore 34'ten 35'e çıktı.
Malezya 42'ten 44'te, Çin, Tayland yükseldi.
Türkiye ise 32'den 23'e indi... Bütün cumhuriyet
hükümetlerinin 46 yılda harcadığından daha
fazla para harcanan bir dönemde...
4,9 büyüme az mı? Hayır. Önemsiz değil. Ama
ben şuna bakarım. Türkiye 4,9 büyüyorsa bizimle beraber yola çıkanlar ne kadar büyüyor...
Gelişmekte olan ülkelerde büyüme ortalaması
6,4.... Bizden daha öndeler. Gerek sayın Hisarcıklıoğlu burada konuşurken Türkiye'nin ilk 10'a
gireceğini söylemişti. Biz G.Kore'den önce otomobil ürettik. Şimdi bize otomobil satıyorlar.
Neden biz otomobil üretemedik? Neden Güney
Kore 3 ayrı marka üretti. Neden bizde Samsung
yok... Güney Kore'de var... 1980'de ilk 20 ekonomide Türkiye 18. sıradaydı. G. Kore 24. sıradaydı.
1987'de Türkiye 14. sırada... Dört sıra ilerlemiş.
Güney Kore 15'e çıkmış. Bizden bir puan geride.
2002'de 17'ye gerilemişiz.”CİHAN
10
25 MAYIS 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Saruhan ÖZEL
Uğur GÜRSES
Türkiye, G20’yi yeniden işler hale getirmeli
IMF: Türkiye iki yılda ortalama %2.7 büyür
P
iyasalar dünya ekonomisinin
yüzde 85’ini temsil eden 20
ülkenin oluşturduğu G20 zirvesine
bugüne kadar 3 kez büyük umut
bağladı. İlki global krizin en şiddetli
yaşanmakta olduğu dönemde Londra’da yapılan 2009 zirvesiydi.
Banka desteklerinden reel sektör
teşviklerine ve para politikaları koordinasyonuna kadar birçok somut
karar alındı ve uygulamaya konuldu.
Bu şaşırtıcı değildi çünkü içinde bulunulan krizin şiddetiyle menfaatler
ortak hale gelmiş ve birlikte hareket
etme zorunluluğu doğmuştu.
Beklentilerin karşılanmasıyla zirveyi
müteakip piyasalar da yükseliş trendine girdi ve 2009 global krizin dip
seviyesi oldu.
Büyük beklentilerle başlayan bir
diğer zirve, 2011 sonundaki Cannes
zirvesiydi. Piyasalar Euro Bölgesi’ndeki kamu banka iflas zincirine
karşı ECB’nin FED’e uyup para politikasını radikal biçimde gevşeterek
Euro’yu kurtaracak kararları almasını
umut ettiler.
Ama bu sefer beklentiler gerçekleşmedi. Birçok karar lafta kaldı.
Çünkü bu sefer menfaatler çakıştı ve
birliktelik sağlanamadı.
Yunanistan iflas bayrağını çekerken
İspanya ve İtalya uçurumun kenarına
geldiler. Piyasalar 2012 ortasında ECB
Başkanı Draghi “ne pahasına olursa
olsun” Euro’yu destekleyeceğini açıklayıncaya kadar yatışamadı.
Bu yıl Sydney’de yapılan 9. zirve yine
piyasaların oldukça karışık olduğu
bir dönemde radikal karar beklentilerine girdiği bir toplantı oldu.
Sorun kısmen kendi politik sorunlarından kaynaklansa da gelişmekte
olan ülkelerin para birimleri temelde
FED’in ilk kez Mayıs 2013’te dile getirip yıl sonunda uygulamaya
başladığı parasal genişlemeyi azaltması politikasından olumsuz etkilen-
mişlerdi. Çoğunun para birimi hızla
değer kaybediyor ve ekonomi yönetimlerini yerel faizleri yükseltip para
birimlerinin spekülatif getiri cazibesini artırmaya zorluyordu.
Ama Türkiye, Rusya, Hindistan gibi
büyüme oranları potansiyellerinin
oldukça altında olan ekonomilerde
bu zorunluluk otoriteleri haklı olarak
rahatsız ediyordu.
Faiz artışını mecbur kaldıklarında
yapmak istedikleri için piyasaların da
bir türlü önüne geçemiyorlardı. Bu
sıkışma kısa sürede FED’e karşı bir
tepkiye dönüştü ve toplantılar
öncesinde Hindistan’dan Brezilya ve
G.Afrika’ya kadar birçok ülkede
merkez bankası başkanları FED’den
gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme
potansiyelini düşünerek para politikalarını uygulamasını istediler.
FED’in daha yavaş, daha şeffaf ve
daha koordineli bir sıkılaştırma yapmasını talep ettiler.
Dolayısıyla, piyasaların bu yılki G20
Sydney zirvesinden büyük beklentisi
üye ülkeler arasında bu tür bir koordinasyon için gerekli altyapının
hazırlanması ve bu yönde somut
kararlar alınabilmesiydi.
Dağ yine fare doğurdu
Maalesef G20 zirvesinde merkez
bankası başkanları ve ekonomi/finans bakanları üye ülkeler arasında
daha fazla bilgi paylaşılmasını, ortak
hedefler ortaya koyarak ellerinde var
olan tüm para politikası araçlarının
bu ortak hedeflere yöneltilmesini ve
kriz dönemlerinde de bu doğrultuda
hızlı reaksiyon verilmesi gerektiğini
söylemekten öteye geçemediler.
Zirve sonunda ortaya çıka çıka dünya
ekonomisinin ‘gelecek 5 yılda’ enflasyona ek 2 trilyon dolar daha fazla
büyütüleceği ve bu doğrultuda para
politikalarının enflasyon
görünümüne dikkat ederek büyümeyi
destekleyen bir konumda kalacağı
şeklinde ‘temenniler’ çıktı. Esnek kur
politikalarından ve kısa vadede
büyümeyi destekleyen ama uzun vadede disiplini elden bırakmayan bütçe
politikalarından ödün verilmemesi istendi.
Bunlar kulağa hoş gelse de aslında
son birkaç yıldaki zirve sonuç
bildirgelerinden farklı şeyler değildi.
Piyasaların beklentisi ise çok farklıydı.
FED’in gelecekteki faiz rotasına daha
fazla açıklık getirmesi, G20 üyeleri
arasında yeni rezerv swap anlaşmaları yapılması ve gelişmekte olan
ülkelerde eşzamanlı yeni teşvik
paketleri açıklanması gibi çok daha
somut beklentiler içindeydiler. Ama
2009 Londra zirvesindeki radikalliği
Sydney’de bulamadılar.
2014 yılında G20 dönem başkanlığı
Türkiye’ye geçecek. Yıllardır G20’de
başarıyla temsil edilen Türkiye
belki gelecek yıl G20’nin 2009 Londra
sonrasında devam ettirdiği pasifliği
ortadan kaldıracak bir dizi kararın
alınmasını sağlayabilir.
Radikal ve somut rakamsal hedefler
ortaya konmasını ve bu hedeflerin
başarılı bir makroekonomik politika
koordinasyonuyla gerçekleştirilmesini başarabilir.
Ama bunun için öncelikle G20’nin kurumsal yapısının değişmesi ve politik
amaçları ekonomik hedeflerle dengeleyebilen bir icra komitesi kurularak bu hedeflerin profesyonelce
takip edilmesi ve uygulanabilmesi
gerekir.
Bu bir anlamda G20’nin gelişmekte
olan üyelerinin dünya ekonomisinin
geleceğini etkileyecek kararlarda çok
daha söz sahibi olması demektir.
Bazı ülkelerin geçmişte ellerine geçirmiş oldukları ‘politik hegemonyayı’
kırmak kolay olmaz. Ama cesaretle
denemek gerekir. Zaman 3 Mart 2014
I
MF Başekonomisti Blanchard, artık gelir eşitsizliğinin sorgulanmaya
başlandığını ve
makroekonomik politika
tasarımında artan önemde
gündemde olacağını anlatıyor.
Dünya Bankası’nın Türkiye
için 2014 büyüme tahminini
yüzde 2.4’e çekmesinin ardından, IMF de bahar dönemi
Dünya Ekonomik Görünümü
Raporu’nda (WEO) yüzde 2.3’e
çekti. IMF 2015 için de yüzde
3.1’lik büyüme öngörüyor. Yani
iki yılda ortalama yıllık yüzde
2.7’lik bir büyüme.
IMF, döviz kurundaki kayda
değer yükseliş, faiz oranındaki
artışı ile makro ihtiyati önlemlere bağlı olarak özel tüketimdeki sert düşüşten dolayı
ekonomideki büyümenin
yüzde 2.3’lük bir orana gerileyeceği tahmininde bulunuyor. IMF kamu
yatırımlarının da hız kesmeden, 2014 hedefleri dahilinde
devam edeceğini de öngörmüş.
IMF görünüm raporunda
küresel ekonomi değerlendirmesinde; gelişmiş ülkelerdeki toparlanmanın
yaygınlaşmasını beklerken,
mali uyumun yavaşladığını ve
yatırımcıların borç
sürdürülebilirliği konusundaki kaygılarının da azaldığını
not düşmüş. Bankacılığında
daha güçlenmeye başladığını.
Para politikalarındaki normalleşmenin de gündemde
olduğuna işaret ediyor.
Gelişmiş ülkelerde bu atmosferin, gelişen ülkelerdeki
havayı de değiştirdiği anlatılırken; gelişmiş ülkelerdeki
toparlanan büyümenin,
gelişmekte olanlar için dış
talepteki artış olarak ortaya
çıkacağı, ama öte taraftan
gelişmiş ülkelerdeki para politikalarının normalleşmeye
başlaması ile gelişen ülkeler
için daha zorlu bir finansal
koşullar yaratacağı da hatırlatılıyor. Yatırımcıların daha
geri duracağı,
makroekonomik zayıflıkların
da daha maliyetli olacağı vurgulanıyor.
sorun olarak görülmesine
karşın, yakın zamana kadar
makroekonomik gelişmelere
belirgin bir etkisinin olmadığına inanıldığını not
düşüyor. Artık bunun giderek
sorgulanma başlandığını ve
makroekonomik politika
tasarımında artan önemde
gündemde olacağını anlatıyor.
Akut risklerin azaldığı, ancak
ortadan kalkmadığı belirtilen
raporda, küresel
makroekonomik yansımaları
henüz olmasa da jeopolitik
risklerin de arttığı dikkat çekiliyor. IMF bu görünüm raporunda; geleceğe dönük
olarak odağın, ekonomideki
arz tarafına bakılması gereği
olduğunu işaret ediyor. IMF’nin çıkış noktası şu; potansiyel büyüme oranının
Gelişen ülkelere IMF reçetesi
Otoriteler, ekonomik temellerden kaynaklanan kur
değişimine ve dış dengelenmeye izin vermeli. Döviz rezervlerinin uygun olduğu yerlerde,
kur dalgalanmasına ve finansal bozulmaya izin vermemek için döviz
müdahaleleri kullanılabilir.
gelişmiş ülkelerde çok düşük
olması. Kemer sıkma, mali
uyum söz konusu olduğunda
da bunu zorlaştırıyor. Bunun
için de işgücü piyasasındaki
kurumları yeniden biçimlendirmeye, dış ticarete konu
olmayan sektörlerde rekabet
ve verimlilik artırılmasına,
kamu kesiminin büyüklüğünü
ve kamu yatırımlarının rolünü
yeniden gözden geçirilmesini
öneriyor.
IMF, henüz çok belirginleşmese de gelişen ülkelerdeki
potansiyel büyümenin düşmeye başladığına dikkat çekerek, çözüm olarak yapısal
reformları işaret ediyor.
IMF Başekonomisti Olivier
Blanchard, finansal kriz etkileri azalırken, bir başka eğilimin baskın hale gelmeye
başladığını söylüyor; gelir eşitsizliğindeki artış. Blanchard,
gelir eşitsizliğinin temel bir
Enflasyonu görece yüksek
olan ülkeler ile son döviz kuru
artışları nedeniyle yüksek
enflasyon riski olan ülkelerde hala parasal sıkılaştırmaya ihtiyaç olabilir. Eğer
merkez bankasının itibarı
sorun ise politika çerçevesinde
tutarlılık ile şeffaflığın artırılması politika sıkılaşmasını
daha etkili hale getirebilir.
Ülkeler arasında politika
öncelikleri farklılaşabiliyor
olsa da, maliye politikasında
bütçe açıkları azaltılmalı.
Kamu borçları yüksekse ve
borçlanma gereği kırılganlık
kaynağı ise erken adımlar atılmalı.
Çoğu ekonomi için kamusal
altyapı yatırımları, hizmet ve
üretim sektörlerine girişteki
engellerin kaldırılması gibi
yeni nesil yapısal reform
gerekiyor. Çin için de, büyümenin yatırımdan tüketime
doğru dengelenmesi gerekiyor.
Türkiye son madde dışında ilk
3 maddedeki tavsiyeleri yerine
getiriyor, ya da o çerçeve
içinde duruyor.
Radikal 3 Mart 2014
Mersin'de bir lokantada gece yarısı gaz
sıkışması sonucu patlama gerçekleşti.
Hareket halinde alev alan
lüks otomobil küle döndü
Mersin'de patlama:
Ortalık savaş alanına döndü
-5 Karayolu Merter mevkiinde alev alan lüks otomobil kısa süre
E
içerisinde kullanılamaz hale geldi. Büyük çapta maddi hasarın
meydana geldiği kaza sebebiyle E-5 Topkapı istikametinde uzun araç
kuyrukları oluştu. Aracın alev alev yanma anı, sahibinin cep telefonuyla saniye saniye kaydedildi. E-5 Karayolu Topkapı istikametinde seyretmekte olan 34 E 3406 plakalı lüks otomobil,
Merter mevkiinde bilinmeyen bir sebeple alev aldı.
Diğer sürücülerin uyarıları üzerine aracını yolun kenarına çeken
sürücü Ertan Başboğa, patlama ihtimaline karşılık hızla aracından
uzaklaştı. Alevler içerisinde kalan aracına yangın tüpü ile müdahale
etti ise de başarılı olmayan Başboğa, aracının yanışını cep telefonuyla saniye saniye kaydetti. Başboğa yaşadıklarını, "Yolda
giderken bir anda arabadan dumanlar yükselmeye başladı.
Yandaki araçlar korna çalınca ben de en sonunda arabadan indim.
Bir baktım motor tarafından alev almış araba. Dumanlar yükseliyor.
Bagajdan tüpü çıkartıp sıktım ama yeterli gelmedi. Daha sonra çevre
araçlardan yardım ettiler ama yine de tüp söndüremedi aracı. Daha
sonra bir anda aniden alev aldı. Daha sonra da bu hale geldi araba.
Bir anda oldu anlamadım." sözleriyle aktardı.
Yangın ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen lüks otomobil, kullanılamaz hale geldi. Yangın ve müdahaleler sebebiyle E-5 Topkapı
istikametinde uzun araç kuyrukları oluştu. Çalışmaların tamamlanmasının ardından yanan araç, çekici ile olay yerinden kaldırıldı.
Sabri ÖZDEMİR-EKONOMİ
Uyuşturucu operasyonu kamerada
İstanbul polisinin Küçükçemece’de düzenlediği
uyuşturucu operasyonunda 4 kişi gözaltına alındı.
P
olis kamerası tarafından da
kaydedilen operasyonda yaklaşık 70 kilogram eroin ele geçirildi.
Şüpheliler sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine
konuldu.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü
Narkotik Suçlarla Mücadele Şube
Müdürlüğü ekipleri, yaklaşık 2 aylık
ön çalışmanın ardından Küçükçemece’de uyuşturucu operasyonu
gerçekleştirdi. Operasyonda A.K.,
S.D., Y.A. ile İ.A. adlı şüpheliler
yakalanarak gözaltına alındı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün
açıklamasına göre; A.K. ve S.D.’nin
depo olarak kullandığı Küçükçekmece’deki ikamette yapılan aramada
71 paket daralı 69 kilogram 260
gram eroin maddesi, 1 adet 10 tonluk pres makinesi ile eroin paketlenmesi ve tartımında kullanılan
muhtelif malzemeler ele geçirildi.
İ.A. adlı şüphelinin
Bahçelievler’deki evinde yapılan
aramada 2 paket halinde satışa hazır
11 gram eroin maddesi, 1 paket daralı ağırlığı 138 gram gelen eroin
katkı maddesi ile madde tartımında
kullanılan 2 adet hassas terazi ve
uyuşturucu ticaretinden elde
edildiği değerlendirilen 2 bin lira
elde edildi.
S.D. isimli şüphelinin üst aramasında da 1 adet 7,65 milimetre
çapında ruhsatsız tabanca, bu tabancaya ait 1 adet şarjör ve 8 adet
fişek ile uyuşturucu ticaretinden
elde edildiği değerlendirilen 3 bin
600 lira para ele geçirildi.
Operasyon anı ise polis kamerası
tarafından görüntülendi. Görüntülerde, polisin şüphelilerin
içerisinde bulunduğu otomobili bir
süre takip ettiği ve uygun yerde de
durdurduğu görülüyor.
Şahısların araçtan indirilerek
gözaltına alınması da görüntülere
yansıyor. Şüphelilerin ikametinde
yapılan aramalar ile ele geçirilen
uyuşturucu ve diğer malzemeler de
yine görüntülerde yer alıyor.
Operasyonla ilgili yakalanarak
gözaltına alınan A.K., S.D., Y.A. ile
İ.A. adlı şüpheliler emniyetteki
işlemlerinin ardından 17 Mayıs 2014
tarihinde Küçükçekmece
Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk
edildi. Şüpheliler, çıkarıldıkları
mahkemece tutuklanarak Metris
Cezaevi’ne gönderildi.
CİHAN
O
rtalık savaş alanına
dönerken çevrede bulunan yaklaşık 30 ev ve iş
yeri ile 9 araçta maddi
hasar meydana geldi.
Olayda can kaybı ve
yaralanma yaşanmadı.
Merkez Akdeniz ilçesi Nusratiye Mahallesi Mehmet
Akif Ersoy Caddesi 33 numaradaki bir lokantada
üyük bir gürültüyle patlama meydana geldi.
Cadde adeta savaş alanına
döndü. Olay yerinin
yanında ve çevresinde bulunan çok sayıda bina ve iş
yerinin camları büyük bir
gürültüyle yere düştü.
Büyük korku yaşayan mahalle sakinleri evlerinin
balkonlarına çıkarak olup
biteni anlamaya çalıştı.
Olay yerine çok sayıda itfaiye ve ambulans sevk
edildi.
Polis ekipleri caddeyi
trafiğe kapattı ve vatandaşları olay yerinden uzaklaştırdı.
Bomba imha uzmanlarının
yaptığı inceleme sonucu
patlamaya lokantadaki gaz
kaçağının yol açtığı belirlendi. Olay yerine gelen esnaflar iş yerlerini
temizledi.
Olay sonrası çevrede bulunan 9 araç ile yaklaşık 30
ev ve iş yerinde maddi
hasar oluştuğu tespit
edildi. Polis konuyla ilgili
soruşturma başlattı.
CİHAN
25 MAYIS 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
İngilizce ‘vefa’ya
bronz madalya
Şehzade Eğitim Kurumları öğrencisi
proje olimpiyatlarında yarışacak
Özel Servergazi öğrencisi kimya olimpiyatında Türkiye'yi temsil edecek
Amasya’da Şehzade Eğitim Kurumları bünyesinde faaliyet gösteren Özel Yavuz Selim Top Koleji öğrencisi Sıla Üstün, hazırladığı proje ile uluslararası olimpiyatlarda yarışmaya hak kazandı.
H
er yıl ulusal ve uluslararası
düzeyde yapılan yarışmalarda
öğrencilerinin çok sayıda ödülle
döndüğü Özel Yavuz Selim Top
Koleji, bu yılda 6’ıncı sınıf öğrencisi
Sıla Üstün’ün hazırladığı “Hijyenmatik” isimli proje ile yarışmaya
katıldı.
ceğini belirtti. Projesinin finale
kalacağına başından beri
inandığını kaydeden Üstün,
“Bankada çalışan insanların belirli
aralıklarla ya da ihtiyaç duydukları
her an ellerini uzatıp kolay bir şekilde ellerini dezenfekte edebilecekleri bir sistem tasarladık.
Düşçizgisi Uluslararası Tasarım
Olimpiyatları’na (İnternational
Desing Olympiad) 35 ülkeden
katılan yüzlerce proje içerisinden
Üstün'ün projesi finale kaldı. “Hijyenmatik” isimli projesi ile iddialı
olduğunu söyleyen Sıla Üstün, projenin hayata geçirilmesi halinde
gün boyunca para işiyle uğraşan
bankacıların yakalanma riskinin
yüksek olduğu tifo, hepatit B,
dizanteri, çeşitli ishaller, grip ve
parazitsel hastalıkların önleyebile-
Banka çalışanlarının paraların
taşıdıkları mikroplardan ve bulaşıcı
hastalıklardan korunmaları için bir
çözüm geliştirdik. Bizim çalışmamızda para ile her daim temas
eden bankacılar çalışma yerlerini
terk edip her an ellerini yıkayamazlar. Kolayca ellerini hijyenmatiğe
sokup hastalıklardan korunmuş
olurlar.” dedi. 2014 Düşçizgisi Uluslararası Tasarım Olimpiyatları finalleri 24-25 Mayıstarihlerinde
Ankara’da yapılacak.
CİHAN
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
11
Bu yıl Vietnam’da yapılacak 46. Uluslararası Kimya Olimpiyatı’nda Türkiye’yi temsil edecek dört
kişilik milli takıma, Denizli Özel Servergazi Fen Lisesi öğrencisi Yusuf Mert Demirlenk de seçildi.
H
er yıl başka bir ülkenin
evsahipliğinde matematik, kimya, biyoloji, fizik ve
bilgisayar dallarında düzenlenen dünya bilim olimpiyatlarına katılacak milli takımlar,
TÜBİTAK'ın yaptığı bir dizi
sınav sonucu belirlendi.
Yaklaşık 9 milyon öğrencinin
katılım hakkının bulunduğu sınavlarda birinci aşamayı geçen
65 öğrenci, ikinci aşamada 30'a
düşürüldü. Üçüncü aşamada
13, dördüncü aşamada ise
takımı oluşturan dört kişi kaldı.
Bunlardan biri olan Demirlenk,
“Bana bu sevinci yaşattığı için
okuluma ve öğretmenlerime
çok teşekkür ediyorum. Milli
takıma girdiğim için 12. sınıfta
YGS-LYS puanlarım hesaplanırken ek 35 puan
kazanacak olmam da ayrıca
sevincimi arttırdı. Eğer
madalya alır ve ülkemi sevindirirsem, sınavsız üniversite
hakkı kazanacak olmam da
beni heyecanlandırıyor.” dedi.
Kimya olimpiyatı çalıştırıcısı
öğretmen Güngör Canbulat da
bu başarıyı elde etmek için
uzun zamandır uğraştıklarını,
emeklerinin karşılığını aldıkları
için mutlu olduklarını söyledi.
Servergazi Eğitim Kurumları
Genel Müdürü Recep Ali Yalçın
ise bilim olimpiyatlarına
öğrenci vermeye devam ettiklerini söyledi. Bu sene bir
öğrenciyle katılacaklarını kaydederek, "Servergazi Eğitim Kurumları, bir marka haline geldi.
Her yıl olimpiyatlara öğrenci
gönderiyoruz.
Canbulat, "Şu anda bilgi düzeyi
olarak yüksek lisans, doktora
düzeyinde bilgi sahibiler.
Madalya alacağımızı ümit ediyorum." diye konuştu. Özel
Servergazi Fen Lisesi Müdürü
Bünyamin Gümüş de
okullarının bilim alanında
Türkiye'yi büyük bir başarıyla
temsil ettiğini belirterek, “Bu
yıl da öğrencilerimizin ülkemize yeni madalyalar, özellikle
de altın madalya kazandırmalarını bekliyoruz." dedi. Özel
Bu sene de TÜBİTAK tarafından
Dünya Bilim Olimpiyatları
kimya takımına Fen Lisesi
öğrencilerimiz Yusuf Mert
Demirlenk seçildi. İki yıl önce
Gülşah Onur, Avrupa üçüncüsü
olmuştu. Yine bu sene Feyza
Duman, Avrupa ikincisi olarak
büyük bir başarı elde etmişti.
İnşallah kimya olimpiyatında
da Yusuf Mert Demirlenk, Denizli ve ülkemizi en iyi şekilde
temsil edecektir.” diye konuştu.
CİHAN
ısa adı SOBİO olan ve bu yıl
K
10’uncusu düzenlenen
Sosyal Bilimler Olimpiyatı’nda
Burç Okulları öğrencisi Zeynep
Öksüz büyük bir başarıya imza
attı. Öksüz, hazırladığı İngilizce sunumuyla 110 öğrenci
arasından seçilerek bronz
madalya aldı.
Bu yıl 'vefa' temasını işleyen
Sosyal Bilimler Olimpiyatı’nda
öğrenciler takdim, İngilizce
takdim, sahne sanatları ve
forum alanlarında yarıştı. İstanbul Fatih Koleji’nde gerçekleştirilen yarışmanın finalinde
ise görkemli bir ödül töreni
düzenlendi.
Ödül törenine ünlü sanatçı ve
sunucu Turgay Başyayla,
Küçük Gelin dizisi başrol oyuncuları Çağla Şimşek ve Gözde
Mukavelat, aynı dizinin Senaristi Erkan Çıplak ve merhum
Barış Manço’nun oğlu Burak
Manço da katıldı. Daha birçok
tanınmış ismin yer aldığı final
gecesinde Zeynep Öksüz bronz
madalya ile ödüllendirildi.
CİHAN
Bafra Anadolu Lisesi öğrencisi Türkiye birincisi oldu
afra Kaymakamı Ali
B
Katırcı’ya başarının
takdimi için giden Bafra
Anadolu Lisesi Müdürü
Yıldıray Baş, "Eğitimde
FATİH Projesi kapsamında yürütülmekte
olan Eğitim Bilişim Ağı
(EBA) çalışmalarına
kaynak teşkil edecek
verilerin oluşturulması,
öğretmen ve öğrencilerini bakış açısıyla
görsel boyutunun ortaya çıkarılması,
EBA’nın tanıtılmasında
farkındalık oluşturulması ve fotoğraf
sanatının yaygınlaştırılması sağlamak
amacıyla Yenilikler ve
Eğitim Teknolojileri
Bafra Anadolu
Lisesi 11. sınıf
öğrencisi
Furkan Köylü,
'Öğrenci
Gözüyle
Eğitim' kategorisinde
Türkiye birinci
oldu.
Genel Müdürlüğü
tarafından düzenlenen ‘EBA Kadraj Fotoğraf
Yarışmasında’ Bafra
Anadolu Lisesi
Türkiye birincisi olmuştu.
Bu başarının ardından Öğrenci
Gözüyle Eğitim kategorisinde Bafra
Anadolu Lisesi 11.
sınıf öğrencisi resim
öğretmenimiz
Hakime Küçük rehberliğinde yapmış
olduğu çalışmayla
U. Furkan Köylü
Türkiye birincisi olmuştur. Bu
başarıları tüm Bafra ve
bölgesine armağan ediyoruz.’’ dedi. Öğrenciler
elde ettikleri birincilik
fotoğrafını Bafra Kaymakamı Ali Katırcı'ya
hediye etti.
Kaymakam Katırcı,
“Bafra’ya TÜBİTAK
proje yarışmasındaki
Türkiye birinciliğinden
sonra okulunuzun sanat
alanında da birinci olmasından mutlu oldum,
başarılarınızdan dolayı
sizleri tebrik ediyorum.
Bunlar ilçemiz açısından gurur verici çalışmalar.” diyerek
başarılarının daim olmasını diledi. CİHAN
12
25 MAYIS 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Ağrı kesici ilaçlar ciddi ritim bozukluğu yapıyor
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
T
ıpta kısaca NSAİ (non-steroit
anti-enflamatuar) adıyla bilinen ağrı kesici, ateş düşürücü ve
iltihap giderici olarak kullanılan
ilaçların kalpte ciddi ritim bozukluklarına yol açabilecekleri belirlendi.
Hollandalı araştırmacılar ortalama
yaşları 69 ve %58’ i kadın olan ve
kalp ritim problemi olamayan 8 bin
423 kişiyi 13 sene takip ettiler.
Bu süre zarfında 857 kişide “atrial
fibrilasyon” adı verilen ritim bozukluğu ortaya çıktı.
Bunların 261’ i hiç NSAİ kullanmıyordu; 554’ ü geçmişte kullanmıştı ve
42’ si de halen kullanıyordu.
NSAİ kullananlarda atrial fibrilasyon riskinin bu tür ilaçları hiç
kullanmayanlara göre yüzde 80
fazla olduğu, risk artışının kan
basıncı, kolesterol, sigara ve diğer
kardiyo-vasküler risk faktörlerinden
bağımsız olduğu belirlendi.
Daha önce yapılan çalışmalarda da
böyle bir ilişki tespit edilmişti ama
bu araştırma AF riskinin tedaviye
başlandıktan kısa süre sonra ortaya
çıktığını ve ilacın bırakılmasıyla da
riskin zamanla azaldığını gösteriyor.
NSAİ nasıl AF yapıyor?
NSAİ ilaçları hangi mekanizmayla
AF yaptıkları tam olarak bilinemiyor.
Böbrek dokusunda eksprese olan
siklo-oksigenaz enzimini inhibe ederek etki gösteren NSAİ ilaçlar, sıvı
tutulması, periferik direncin artması ve diüretik-antihipertansif ilaç
etkilerinin azalmasıyla kan
basıncında bir artışa yol açabilirler.
NSAİ kullananlarda tedavinin ilk
günlerinde ekokardiyografiyle enddiastolik ve end-sistolik boyutların
arttığı gösterilmiştir.
Enzim inhibisyonunun kanda potasyum seviyelerinde dalgalanmalara
yol açması da mümkündür. AF’ nin
ortaya çıkmasında işte tüm bu etkilerin rolü olabilir.
Ayrıca hesaba katılması gereken bir
husus da NSAİ kullanımı enflamatuar bir hastalığın varlığına işarettir
ve AF riskini asıl artıran da ilaçlar
değil bu altta yatan esas hastalık
olabilir.
Atrial fibrilasyon nedir?
Atrial fibrilasyon (AF), yaşlılarda
sık görülen bir kalp ritim bozukluğu
olup felç, kalp yetersizliği risklerini
ve mortaliteyi artırır.
NSAİ ilaçlar da siklo-oksigenaz enzimi inhibitörüdür ve iltihap ve ağrı
giderici olarak yaygın şekilde kullanılır.
Bu ilaçların daha önce kalp krizi,
felç ve kalp yetersizliği riskini
artırdığı tespit edilmişti.
Gelelim neticeye
NSAİ ilaçlar tüm dünyada olduğu
gibi bizde de yaygın olarak
tüketiliyor.
NSAİ ilaçlar da diğer tüm ilaçlar
gibi “gelişigüzel kullanılmamalıdır”.
Unutmayın, ilaçlar “kaş yapayım
derken göz çıkaran” maddelerdir.
Özellikle “her zaman ağrıyan bir
yerleri bulunan” ve NSAİ ‘ siz yapamayan kadınlara hatırlatırım.
Uzun yaşamın bir sırrı daha
Uykuda solunum
durması öldürücü olabilir
S
abah yorgun uyanmak, gün
içerisinde halsizlik, yorgunluk uyuklama ile dikkat ve konsantrasyonda azalma ile
kendini gösteren uyku solunum
bozuklukları, çoğu zaman basit
bir horlama ile karıştırılmaktadır. Ancak uyku solunum
bozuklukları, tedavi edilmediği
takdirde uykuda solunumun
durması gibi yaşamı tehdit
edici sorunlara neden olabilir.
Memorial Kayseri Hastanesi
Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Murat Apaydın,
uyku solunum bozuklukları
hakkında bilgi verdi. “Solunum
bozukluğu basit bir horlama
değildir” diyen Dr. Murat Apaydın, şunları söyledi: “Uyku solunum bozuklukları, yapısal
olarak bağ veya kas dokularında problemleri bulunan ve
farklı yapısal özellikleri olan
kişilerde, yaşla birlikte çevresel
faktörlerin de eklenmesiyle
nöroendokrin mekanizmalar
tarafından ortaya çıkan bir
tablodur. Özellikle üst solunum
yollarında yumuşak dokunun
çökmesi sonucu solunum yolu
pasajının devamlılığının kısmen ya da tamamen kaybolması ile oluşmaktadır.
Genellikle basit bir horlama
gibi algılanan uyku solunum
bozuklukları önemsenmediğinde ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde
getirmektedir.
Uykuda yaşam fonksiyonu
devam ederken vücuda gerekli
oksijenin de yeterli miktarda
sağlanması gerekmektedir. Solunum ile ilgili fonksiyondaki
bozukluk kandaki oksijen miktarının azalmasına yol açar. Bu
da zaman içerisinde vücuttaki
bütün organ ve dokularda hem
fonksiyon kaybına hem de
yapısal hasara neden olur. Özellikle risk grubunda olan kişilerde organ ve doku hasarına
bağlı kalp krizi, kalp yetmezliği,
beyin doku hasarları ile uykuda
ani ölümler görülebilir.”
KESİN TANI İÇİN UYKU TESTİ
GEREKLİ
Dr. Murat Apaydın, teşhis
genellikle hastanın hikayesine
muayene bulguları eklenerek
büyük ölçüde konulduğunu aktararak, “Bunun yanında; kan
tahlilleri, tiroid fonksiyonlarını
gösteren testler, tansiyon
ölçümü, kalp ve akciğer ile ilgili
tetkikler ile hastalık hakkında
en çok fikir sahibi olunmasını
sağlayan polisomnografi (uyku
testi) yapılmaktadır.
Uygun görüldüğü takdirde polisomnografi için hasta uyku
merkezinde bir gece yatırılır.
Uyku sırasında izlenen hastada
ayrıca kandaki karbondioksit
ve oksijen seviyeleri, kalp ritmi
ve EKG, beyin fonksiyonları ile
ilgili olarak EEG, ağız ve burun
hava akımının ölçülmesi gibi
takipler de yapılmaktadır. Uyku
incelemesiyle horlama ve uyku
solunum bozukluğunun derecesi belirlenmektedir. Bütün
bunlar tedavi planına yardımcı
olur” dedi.
“Uyku solunum bozuklukları
erkeklerde kadınlara oranla
daha sık görülmektedir” diyen
Dr. Murat Apaydın, şu bilgileri
verdi: “İleri yaş, sigara kullanımı, alkol tüketimi, obezite
gibi nedenlerle ortaya çıkmaktadır.
Gün içerisinde yoğun tempoda
çalışanlarda ve aşırı uykusuz
kalanlarda zaman zaman horlama görülebilir. Belli süreleri
aşmıyorsa bu durum basit horlama teşhisi ile adlandırılabilir.
Ancak uyku solunum bozukluklarını horlama ile eşdeğer tutmamak ve tanısı konulduktan
sonra vakit kaybetmeden tedavisine başlamak yaşamsal
önem taşımaktadır.”
CİHAN
Mantar zehirlenmelerine dikkat!
ydın, yaptığı yazılı açıklamada,
bahar aylarında mantar zehirlenA
melerine karşı dikkatli olunması gerek-
tiğini ifade ederek, bazı zehirlenme
vakalarının ölümle sonuçlanabileceğini
vurguladı.
S
onuçları Psychological Science
dergisinde yayımlanan araştırmada, amacı olan kişiler arasında
erken yaşta ölüme daha az rastlandığı
gözlenirken, amaç sahiplerinin,
kendilerine daha iyi bakmalarının
uzun yaşamalarının sırrı olabileceği
belirtildi.
ABD’li ve Kanadalı bilim adamlarının
ortak araştırması çerçevesinde yaşları
20 ila 75 olan 7 binden fazla yetişkinin
akıl sağlığı ve fiziksel durumları incelendi.
Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre,
ülkede 70 civarında zehirli mantar
türünün bulunduğunu aktaran Aydın,
şunları kaydetti: "Pişirmekle, dondurmakla, kavanozlamakla veya başka bir
işlemle zehirli mantarlar zehirsiz hale
getirilemez.
Bilim adamları, 14 yıl süresince izlenen katılımcılar arasında amacı olanların, akranlarından daha çok
yaşadığını, bu durumun, kişinin
yaşıyla ya da emekli olup olmamasıyla bağlantısının bulunmadığını
bildirdi.
Bu nedenle mantar zehirlenmelerinin
önlenmesinde en etkili yol, kaynağı bilinmeyen ve kontrolsüz bir şekilde
toplanan mantarların yenilmemesidir.
Her ne kadar halkımız kendi yöresinde
yetişen mantarları bilse de en küçük bir
yanılgı maalesef acı sonla bitebilir. Bazı
Carleton Üniversitesi psikoloji
bölümünden Patrick Hill, hayatta bir
yön belirlemenin ve ulaşılmak istenen
hedefler koymanın, amaç ne olursa
olsun, kişinin daha uzun yaşamasını
sağlayabileceğini söyledi.
AA
vakalar maalesef ölümle sonuçlanabilir."
Aydın, zehirli mantar yedikten sonra bulantı, kusma, midede ağrı veya kramp
gibi ani belirtiler görüleceğine dikkati
çekerek, şöyle devam etti: "Bazı türlerin
yenilmesine bağlı olarak da yenildikten
sonra 6-15 saat arasında hiçbir belirti olmayabilir.
Ancak bu sessiz dönem sonrası şiddetli
mide, bağırsak şikayetleri başlayabilir ve
tedavi edilmediği takdirde karaciğer gibi
hayati organların yetmezliğine kadar
giden ve daha sonra da ölüme kadar
götüren zehirlenme vakaları görülebilir.
Bu nedenle dikkatli olmakta fayda
olduğunu düşünüyoruz. Bu gibi zehirlenme vakalarında Yeditepe Üniversitesi İlaç ve Zehir Bilgi Danışma
Merkezi'ne tüm halkımız danışabilir."
AA
Karadeniz üzerinden esen rüzgarlar birçok bölgede havayı hala serin hissettiriyor. Özellikle Anadolu bol
yağışlı bir Mayıs ayı geçiriyor, güneyde ki yağmurlar su baskını yaratabilecek kadar şiddetli. Pazardan
itibaren ise sıcaklıklar bir kademe daha artıyor ve önümüzdeki hafta yaz değerlerine yaklaşacak.
Beş büyük kentin hava koşullarına gelince: İstanbul'da bulutlar yine yoğun olarak görülecek, boğazda hava serin,
sıcaklık 17 derece hissediliyor. Pazar günü hava daha sıcak ve rüzgar zayıf esecek. Ankara'nın doğusundaki 5-6 ilçede
yine yağmur var, sıcaklık 23 derece. İzmir güneşli, 27 derece, akşam ise sahiller serin oluyor. Bursa parçalı bulutlu 24
derece. Antalya'da Korkuteli- İbradi çevresinde yağmur çok daha şiddetli yağıyor, dikkatli olunmalı, sıcaklık 24 derece.
Marmara'da bulutlar 3 gün daha güneşi sıklıkla örtecek. Trakya, Çanakkale, Balıkesir, Yalova boyunca her ilçede olmasada kısa süreli yağmurlar da görülebiliyor. Hafta sonu sıcaklık yükseliyor, 22-25 lerde olan sıcaklık Pazar günü 25
derecenin üzerine çıkacak. İç Anadolu'da Kırkikindi yağmurları başladı. Genellikle akşam üzeri görülen bu yağışlar
Yozgat, Sivas, Kayseri, Niğde ve Konya boyunca etkili oluyor. Sıcaklık gündüz 19-24 derece, geceleri ise 7-8 lere düşüyor.
Ege’de sahiler güneşli, iç kesimler ise biraz bulutlu. Sıcaklık 22-27 derecelerde ama rüzgar hala akşamları soğuk esiyor.
Pazar günü ise sıcak ve zayıf rüzgarların etkisinde geçecek. Akdeniz’de Isparta, Karaman, Pozantı, K. Maraş gibi
sahillerden uzak yerlerde ani ve şiddetli sağanaklar beklentiğinden tedbirli olanmalı, buralarda dolu yağışı da
görülebilir. Güneydoğu'da ise yağmur Gaziantep-Adıyaman arasında daha sık görülecek. Doğu Anadolu'da Erzurum,
Kars, Van ve Hakkari'ye kadar olan kesimde yağmur daha şiddetli yağacak. Bölgedeki yağmurlar hafta sonu da sürecek, Erzurum 16, Malatya ise 24 derece. Karadeniz'in geneli bulutlu, yağmur en fazla, Rize, Artvin, Amasya, Kastamonu ile Sinop ve Samsun'un iç kesimlerini etkiliyor. Rüzgar serin ve orta kuvvette esiyor.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
25 Mayıs Pazar
25
Rüzgar
14
16
Bugün
25 Mayıs Pazar
Nem
%63
22
Rüzgar
13
9
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
25 Mayıs Pazar
Nem
% 76
31
Rüzgar
22
18
Bugün
25 Mayıs Pazar
Nem
% 96
29
Rüzgar
20
18
Nem
% 72
25 MAYIS 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Muğla’nın hedefi
5 milyon ziyaretçi
Y
ılın ilk 4 aylık diliminde ziyaretçi
sayısında yüzde 22 artış
yakalayan Muğla, ziyaretçi sayısında
hedef büyüttü. Türkiye'nin bin 484
kilometre ile en uzun kıyı şeridine
sahip ili olan Muğla, bu yıl 5 milyon
turisti ağırlamaya hazırlanıyor.
Her yıl 3 milyondan fazla turisti ağırladıklarını belirten Muğla Kültür Turizm Müdürü Veli Çelik, "Muğla,
İstanbul ve Antalya'dan sonra
üçüncü turizm destinasyonu. Her yıl
3 milyon yabancı Muğla'yı ziyaret
ediyor.
Bunun karşılığında da 3 milyar
doların üzerinde bir kaynak
bırakıyor. Hedefimiz, Bakanlığımızın
2023 Turizm Strateji Planına uygun
olarak orta vadede 5 milyon ziyaretçiye ulaşmak" dedi.
Veli Çelik, kente bu yılın 4 aylık
döneminde (ocak-nisan) hava ve
deniz yoluyla 143 bin turist geldiğini,
İngiltere, Yunanistan, Rusya, Almanya ve Fransa'dan gelen turistlerin ilk sıralarda ver aldığını dile
getirdi.
Turist sayısının geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 22 arttığına
işaret eden Çelik, geçen yıl aynı
dönemde Muğla'yı 116 bin kişinin ziyaret ettiğini vurguladı.
Turizmde kalitenin artırılmasıyla
hedef pazarlarının da değişeceğini
belirten Veli Çelik, bu dönemde
kuzey ülkelerini hedef seçtiklerinin
altını çizdi.
AA
İskandinav
e n ge l l i l e r
A n t a l y a ’d a t a t i l
ya p ı yo r h e m d e
ya rd ı m c ı l a r ı
ile birlikte
T
ürkiye'de engelliler evden sokağa
çıkmada bin bir zorluk yaşarken
İskandinav ülke engellileri Antalya'da tatil yapıyor. İskandinav
ülkeleri Norveç, İsveç ve Danimarka,
engelli vatandaşlarını Türkiye'ye bir
haftalığına uçak, konaklama ve temel
ihtiyaçlarını karşılama dahil ücretsiz
tatile gönderiyor. Norveç, İsveç ve
Danimarka ülkeleri, Antalya'ya tatile
gönderdiği her 20 engelliye başında
bir sorumlu, bir sağlık görevlisi 4
hemşire görevlendiriyor.
Hemşireler yaşlı, şeker, kalp ve yüksek tansiyon hastalarının günlük tansiyon ölçümlerini yaparak ilaçlarını
veriyor.Bastıyalı Turizm Seyahat
Acentesi İskandinav ülkesi Danimarka'dan gelen 20 spastik engelli
turisti Antalya Side'de kültür turuna
çıkardı.
Bastıyalı Turizm Seyahat Acentesi
kokartlı turist rehberi Muharrem
Köken, Danimarkalı engelli turistlerin hepsinin Danimarkalı devleti
tarafından ücretsiz Antalya'ya gönderildiğini söyledi. İskandinav
ülkelerinde engelli turistlerin Antalya
tatillerin de tüm masrafları devlet
tarafından karşılandığını belirten
Köken, bir hafta süresince engellilere
Antalya'nın tarihi ve doğal güzellik-
Antalya'ya gelen Rus turist
sayısında yüzde 5 artış bekliyoruz
lerini gezdireceklerini kaydetti.
Kültür ve doğal varlıkları tanıma turuna Side'den başladıklarını aktaran
Köken, "Danimarka devleti her yıl
Dünya Engelliler Günü etkinlikleri
kapsamında engellilerini başta
Türkiye olmak üzere ücretsiz tatile
gönderiyor. İskandinav ülke engellileri genelde dünyada Türkiye'de
Antalya'yı tercih ediyor. Bunda Antalya'nın tarihi ve doğal zenginliğiyle
güneşli gün sayısının fazla olmasının
etkisi yüksek." dedi.
Norveç Oslo Hayata Birlikte Tutunma, Yardımlaşma, Dayanışma ve
Kardeşlik Derneği Başkanı Dr. Ghita
Zoled, Norveç devletinin 4 bin engelli
vatandaşının değişik ülkelere ücretsiz tatile gönderdiğini söyledi. 4 yıldır
Norveçli 50 spastik ve yürüme engelli
engelliyi Manavgat Çolaklı'daki bir
otele tatile getirdiklerini belirten
Zoled, engelliler yanı sıra 7 hemşire,
3 sağlık görevlisi ve bir doktorunda
tüm masraflarının devlet tarafından
karşılandığını kaydetti.
Zoled, "İskandinav ülkelerinde engellilerin hayata tutunmada çoğu
ülkeye göre imkan ve şartları çok iyi.
Norveç her yıl 3 bin engellisini tatile
gönderiyor. Gönderirken de her türlü
masrafını karşılıyor. Tatile gönderirken de yanlarında sağlık
görevlilerini de gönderiyor. "
ifadesini kullandı. Manavgat Dr.
Hüseyin Vural Engelliler Okulu
Müdürü Şerafettin Çetin, son yıllarda
da ülkede engellilerin sorunlarının
çözümüne yönelik ciddi adımların
atıldığını söyledi. Avrupa ülkelerinde
engellilerin daha çok imkana sahip
olduğunu belirten Çetin, ülkede düne
kadar çoğu ailelerin engelli çocuklarından utanmaya bağlı çocuklarını
dışarıya çıkarmayarak evlerinde sakladıklarını kaydetti.
Avrupalıların engellilerine acıyan gözlerle bakmadığını sorunlarına
çözüm bulma ve engellerini kaldırmaya yönelik baktığını belirten Çetin,
Türkiye'de ailelerin engelli çocuklarına sahip çıkmada önemli ölçüde
mesafe kat ettiğini ifade etti. Türkiye
Omurilik Felçliler Derneği Genel
Başkanı Ramazan Baş, Avrupa
ülkelerinde engelliye bakış açısının
engellilerin hayata tutunmada önlerine çıkan engelleri kaldırmaya yönelik olduğunu söyledi.
Engellilerin sorunlarına köklü neşter
vurmanın ilk önceliğin 'engelliye
saygı' olduğunu vurgulayan Baş,
"Ülkemizde maalesef omurilik felçli
kardeşlerimiz evlerinden çıktıktan
sonra ilk engel engelli sandalyelerinin yaya kaldırımı üzerine
konan otomobiller oluyor. " dedi.
CİHAN
R
us Mobaly Turizm Seyahat Acentesi Türkiye
Temsilcisi Asım Baştuğ, Antalya bölgesinde Rus
turizm hareketliliğinin başladığını bildirdi. Rus turizm hareketliliğiyle ilgili Side'de açıklama yapan
Baştuğ, Rusların son 11 yıl içinde dünyada birinci
sırada tatil yaptığı yegane şehrin Antalya olduğunu
söyledi. Rusların Türkiye'den sonra ikinci sırada tatil
yaptığı ülkenin İspanya, üçüncü sırada Yunanistan
ve dördüncü sırada Fransa olduğunu belirten Baştuğ, son yıllarda başta Hindistan olmak üzere Uzak
Doğu ülkelerinde ilgilerinin arttığını kaydetti.
Antalya bölgesinde Rus turist hareketliliğini haziran
ayının ilk haftasından itibaren daha etkin görüleceğini belirten Baştuğ, Rusların, dünyada öncelik
tercihinde Antalya dışında bir turizm destinasyonun
bulunmadığını belirtti. Ruslar için Antalya'da tatil
yapma ile Alanya'da gayr-i menkul almanın ayrıcalık
olduğunu belirten Baştuğ, bölgeye gelen Rus turist
sayısında geçen yıla göre bir düşüş beklemediklerini
aksine yüzde 5 oranında bir artış beklediklerini ifade
etti.
Baştuğ, "Ruslar, Antalya'da tatil yapmayı seviyor.
Dünyada en fazla tatil yaptıkları destinasyon da Antalya. Ruslar için Antalya'da tatil yapmak bir ayrıcalık. Gelir grubu yüksek olan turistlerde Alanya ve
Side'de mülk alarak yılın en az 5 ayını Türkiye'de
geçirmek istiyor. Ruslar, Antalya'da vazgeçemez.
Ayrıca Antalya Rus turistlerin, kültürden tarihe,
doğal varlıklardan arkeolojik varlıkları tanıma, doğa
sporlarından yayla ve su sporlarına kadar her türlü
etkinliği yapacak kapasiteye sahip. " dedi. Rusya'da
alt gelir grubunda çalışan işçinin de en büyük hayalinin Antalya'da tatil yapma olduğunu belirten Baştuğ, bu hayel sürdüğü sürece Ruslar için tercih
edilen birinci yerin Antalya olmaya devam edeceğini
CİHAN
sözlerine ekledi
Mudanya'daki iki kilisenin restorasyonu için onay bekleniyor Gönül sultanları
F
Eskişehir'de buluşuyor
ener Rum Patrikhanesi adına Bursa
Metropoliti Prof. Dr. Elpidophoros
Lambriniadis tarafından 2012 yılında
satın alınan Mudanya ilçesindeki
"Başmelekler" ile "Kemerli" kiliselerinin
restorasyonuna, hazırlanan projelere
onay verilmesinin hemen ardından
başlanacak. Lambriniadis, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
"dünyanın en eski üçüncü kilisesi"
sayılan Kumyaka Mahallesi'ndeki
Başmelekler Kilisesi ile Trilye Mahallesi'nde yer alan Kemerli Kilise'yi satın
aldıktan sonra vakit geçirmeden
restorasyonla ilgili çalışmalara başladıklarını söyledi. Öncelikle bu yapıların ilk
planlarını bulup projeler hazırladıklarını
belirten Lambriniadis, ruhsat ve diğer
izinlerle sürecin daha çabuk gerçekleşmesi için bir danışmanlık firmasıyla
anlaştıklarını dile getirdi.
Bizans imparatorlarından 4'üncü Konstantinos Porphyrogenetos döneminde
780-797 yıllarında yaptırılan Başmelekler Kilisesi ile 13'üncü yüzyıldan kalma
Kemerli Kilise'nin, Türkiye için çok
önemli birer kültürel miras olduğunu
vurgulayan Lambriniadis, "İki kilisenin
restorasyonu için gerekli başvurular
yapıldı. Ruhsatların onaylanmasının
ardından restorasyon çalışmalarına
başlanacak" dedi. Başmelekler Kilisesi'nin, mevcut haliyle bile ciddi anlamda turist çektiğini anlatan
Lambriniadis, burasının Ortodokslar
için büyük öneme sahip olduğunu aktardı.
"Restorasyon çalışmaları tamamlandığında Mudanya, yabancı ziyaretçi
anlamında Trabzon'daki Sümela Manastırı'na ciddi anlamda rakip olur" diyen
Lambriniadis, ilçenin inanç turizminden
hak ettiği payı fazlasıyla alacağına
inandığını bildirdi. Lambriniadis, Kemerli Kilise'ye bitişik arazideki evi de
satın aldıkları bilgisini vererek,
restorasyonun ardından bu binada,
kilisede kullanılan kutsal eşyaların tutulacağını belirtti. Restorasyonlar için
maddi kaynak bulma çalışmalarının
sürdüğünü dile getiren Lambriniadis,
"Bu iki kilisenin, yaşayan mekanlar olmasını arzuluyoruz. Paskalya gibi özel
günlerde yurt içi ve dışından gelecek
E
misafirlerle ayinler yapılacak" diye
konuştu. Kumyaka Mahallesi Muhtarı
Ramiz Batmaz ise Başmelekler Kilisesi
restore edilince bölgeye ciddi anlamda
turist akını beklediklerini anlattı. Kilisenin şu anda metruk olduğuna değinen
Batmaz, "Yavaş yavaş yıkılmalar
başladı. Aslında etrafında güvenlik çemberi olması gerekir. Özellikle üst
bölümdeki taşlar, ciddi tehlike oluşturuyor.
Patrikhane, kiliseyi satın alınca camları
geçici olarak tuğlayla kapatıldı ve giriş
bölümlerine demir kapı konuldu. Toplu
gelenler olduğunda ziyarete açılıyor"
ifadesini kullandı. Konstantinos Porphyrogennetos'un, 780 yılında kendisini
fırtınadan kurtaran köylülere teşekkür
etmek için yaptırdığı, "Taksiyarhon
Kilisesi" olarak da bilinen Başmelekler
Kilisesi, 1448 ve 1819 senelerinde
onarıldı. Geçmişte akıl hastalarının tedavi edildiği bir mekan olarak da bilinen
kilise, 1922'ye kadar gerek Rumlar gerek
Türkler tarafından ziyaret edildi ancak
Siyi ya da şimdiki adıyla Kumyaka'ya
Müslüman halkın yerleşmesiyle önemini kaybetti. Naos, Narthex, Exo
Narthex, Aziz Haralamboş ve Aziz Nikolas şapelleri, giriş mekanı, kuzeydoğuda
13
bir oda ve tedavi hücresi olmak üzere 8
bölümden oluşan kilisede süsleme
olarak sütun ve başlıklarıyla renkleri
seçilemeyecek kadar harap durumdaki
freskolar görülüyor. Kemerlerinde,
ayakta duran, başları haleli iki figür bulunan kiborion planlı bir yapı olan kilisenin, Hristiyanlığın ilk yıllarından
itibaren mezar binalarında da görülen,
dört duvar üzerine oturtulan beşik tonozlar ve yükselen kubbeden ibaret
görünümü bulunuyor.
Bu plan tipinin örneklerinden ikisi de İstanbul'da yer alıyor. Trilye'deki Kemerli
Kilise ise gezgin Dr. John Covel'in 1676
yılına ait el yazması bir belgesine göre,
Panagia Pantobasilissa'ya adandı. İlk
yapı, duvar tekniği ve başka özellikleri
göz önünde bulundurularak 13'üncü
yüzyıl sonlarında inşa edildi. İlk tabaka
freskolar 14'üncü yüzyıl başları, ikinci
tabaka freskolar da 18'inci yüzyıla (1723)
tarihlendirildi. Burası, tarihte "duvarlarına ilk kez resim yapılan kilise" olarak
kabul ediliyor. Heybeliada'daki Aya Triada Manastırı'nın başrahibi de olan
Lambriniadis, mülkiyeti, İstanbul'da
yaşayan iş adamı Mete Yalçın'a ait olan
iki kiliseyi, Fener Rum Patrikhanesi
adına 10 Eylül 2012'de satın almıştı. AA
skişehir 2013 Türk Dünyası
Kültür Başkenti faaliyetleri
kapsamında gerçekleştirilen Bilgeler Zirvesi; medeniyetimizi
sevgi ve hoşgörü ile inşa eden
bilge şahsiyetlerin, gönül sultanlarımızın fikirlerini, hayat tarzlarını ve ideallerini arama,
anlama ve yayma çabasıdır. Bilgeler Zirvesi; sadece gönül sultanlarını değil, gönül sultanları
hakkında ilim sahibi ve haklarında araştırma ve çalışmalar
yapmış farklı disiplin ve alanlarda faaliyet gösteren gönül insanlarını da bir araya
getirmektedir. Zirve ile
akademisyenler, sanatçılar,
medya mensupları, din adamları,
STK temsilcileri, devlet adamları
gibi gerçek ve tüzel kişilikleri bir
araya getirme, fikir alışverişlerine
ve ortak akıl geliştirmeye yönelik
zemin hazırlamak istenmektedir.
Osmangazi Üniversitesi Kongre
Merkezinde 3 gün süre ile ve eş
zamanlı olarak 4 salonda gerçekleştirilecek Zirve'de yaklaşık
200'ü sözlü, 23'ü poster olmak
üzere toplam 223 bildiri sunulacaktır. Bildiriler; Dil ve Edebiyat;
Adalet ve Devlet; İnsan ve
Toplum; Bilgeler ve Bilim; Bilgeler ve İslam; Değerler ve Ahlak;
Bilgeler ve Eğitim; İrfan, Kültür ve
Medeniyet; Tasavvuf; Felsefe ve
Bilgelik kategorileri altında ele
alınacaktır.
Zirvede, ilk siyasetname ile devlet
adamlarına yön gösteren Yusuf
Has Hacip'ten ruh ufkumuz Hz.
Mevlana'ya, Türkçenin bilinen ilk
dilbilim çalışmalarını gerçekleştiren Kaşgarlı Mahmut'tan,
Türkçeyi o zamanın popüler dili
Farsçadan üstün tutan Ali Şîr
Nevai'ye kadar, Türk dünyasının
tertemiz pınarı Hoca Ahmed Yesevi'den Yunus Emre'ye, Fuzulî'ye
ve Mahtumkulu'ya kadar değerler
dünyamıza şekil ve yön veren
şahsiyetlere dair bildiriler yer almaktadır. Zirvedeki bildiriler;
yaklaşık 70 Profesör, 60 Doçent,
55 Yardımcı Doçent ve diğer
eğitim öğretim görevlileri ile 20
kişi de gönüllü kuruluşlardan
bildiriler var. Zirveye Orta Asya'dan Orta Avrupa'ya kadar ve
Türkiye'nin elli (50) ilinden, konu
ile ilgili elliden fazla sivil toplum
kuruluşu katılmaktadır. Zirveye
toplam 350-400 kişinin katılması
beklenmektedir.
Zirve Çağrı Metninde konu, şahıs,
yüzyıl vs. sınırlandırılması yapılmamış, çok genel bazı kriterler
tespit edilerek bildiri konuları
araştırmacılara bırakılmıştır.Bilgeler Zirvesi'nde bazı sosyal ve
kültürel etkinlikler de gerçekleştirilecektir. Klasik Türk Müziği
konseri, Eskişehir gezisi ve yurt
dışından gelen katılımcılar için
düzenlenen İstanbul gezisi bu
etkinliklerdendir. Zirve süresi
içinde ve proje kapsamında
yapılacak toplantı, açık oturum
ve panel gibi etkinliklerin TV'lerden yayınlanması için çalışma
Gaspıralı'nın ifade ettiği gibi
“Çin seddinden Akdeniz'e kadar
yayılmış kavi, necip, ömürlü,
sabırlı ve cesaretli” Türk
dünyası; dünya coğrafyasının
doğudan batıya, kuzeyden güneye uzanan topraklarına gönül
sultanlarıyla sevgi ve hoşgörü
ekmiştir.
yapılmaktadır. Zirve şimdiden
Anadolu'da ve Türk Dünyasında
bilinir hale gelmiş, Zirvenin İnternet sitesine Nisan ayı başından
bugüne kadar 31 bin kişi girmiştir.
Türk Dünyası Bilgeler Zirvesi'nde
sunulan bildiriler zirveden sonra
kitap haline getirilerek, yapılan
bu değerli çalışma kalıcı hâle getirilecektir. Kültür Başkentliği, Eskişehir'in 2023 vizyonuna ivme
kazandırmış ve bu yönde farklı
disiplin, alan ve sektörlerde geleceğe yönelik önemli fırsatlara
zemin hazırlamıştır.
Köklü mazimizi güzel ve ümit
dolu yarınlara taşımak üzere
gerçekleştirdiğimiz projelerle her
kesime ulaşmayı, Yunus'un da
ifade ettiği gibi “gönüller yapmayı” hedefliyoruz. Bu Zirve'yle
Atatürk'ün de ifade ettiği gibi “ecdadını tanıdıkça kendinde daha
büyük işler yapma kudretini bulacak” yeni nesiller için Türk
dünyasının gönül yolunu çizmiş
şahsiyetler, haklarında sunulacak
bildirilerle ele konuşulacaktır.
AA
14
Magazin-Tv
25 MAYIS
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
‘Bentley’i
eşimle ortak
kullanıyoruz’
İeşişadamı
Erdal Acar’ın
Emel Acar,
önceki gün
Bebek’te ultra
lüks aracı
Bentley ile
görüntülendi.
Kuaför çıkışı
gazetecilerle
karşılaşan
Acar, yeni bir
iş atılımı yaptığını ve adını
taşıyan
mağazasını
açacak olmanın heyecanını
yaşadığını
söyledi.
Aracına yönelik soruları da
yanıtlayan
Acar, “Otomobil eşimin ama
ortak kullanıyoruz”
dedi.HABER
MERKEZİ
O Ses Türkiye jüriliği için... Sitemle
ibel Can iddiSTürkiye'nin
aya'O Ses
jüri
üyeliği için 180
bin TL istedi. Bir
de istek yaptı:
Jüride Tarkan ve
Meryem Uzerli de
olacak.Acun Ilıcalı, yapımcılığını
üstlendiği ses
Yarışma programı 'O Ses
Türkiye'nin yeni
sezonu için kolları sıvadı. Programı
hareketlendirme
k için jüri
koltuğuna 'taze
kan' aranırken
Sibel Can'ın ismi
gündeme geldi.
Ancak ünlü
şarkıcının, teklifi
kabul etmek için
astronomik bir
rakam talep ettiği iddia edildi.
MEGASTARSIZ
PROGRAMA
ÇIKMAM
u
d
l
o
u
c
r
u
b
a
t
r
a
n
e
S
Müzeyyen
Bölüm başına
180 bin TL
isteyen Can,
bununla da yetinmedi. Diğer
jüri üyelerini de
kendisi seçmek
isteyen şarkıcı,
yanında
Megastar
Tarkan ve
Muhteşem
yüzyıl
dizisinde canlandırdığı
Hürrem Sultan karakteriyle 7'den
70'e herkesin
beğenisini
kazanan
Meryem Uzerli'nin olmasını şart
koştu.HABER
MERKEZİ
odrum'da yaşayan Türk Sanat Müziği sanatçısı
B
Müzeyyen Senar, anemi tedavisi görmek üzere
getirildiği Özel Bodrum Hastanesi'nden dün akşam saatlerinde taburcu edildi.Çocuklarıyla Bodrum’da yaşamını
sürdüren Türk Sanat Müziği Sanatçısı Müzeyyen Senar’ın
evinde yapılan tetkiklerinde, kan değerlerinde azalmaya
rastlanması üzerine hastaneye nakledilmesine karar verildi.Bölgeye gelen ekiplerce hastaneye kaldırılan Senar, tedavi altına alındı. Senar’ın sağlık durumu hakkında
gazetecilere açıklamalarda bulunan Özel Bodrum Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Gamze Cengiz, gerçekleştirdikleri rutin üç aylık kontrollerde Senar’ın vücudunda
kansızlık saptadıklarını söyledi.HABER MERKEZİ
döndü
annes Film Festivali'nde
C
dünyaca ünlü yıldızlarla
bir araya gelen Cansu Dere,
önceki gün İstanbul'a döndü.Festivalle ilgili sorulara Soma'da
yaşanan maden faciası yüzünden
morallerinin bozuk olduğunu
söyleyerek cevap vermeyen Dere,
"Bu ülkede ne kadar iyi olunur"
diye sitem etti.HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
04:10Türk Müziği
05:10Yalancı Bahar
07:00Yalancı Yarim
08:00Kayıp Prenses
10:00Nedir Ne Değildir
12:00Süper Star Life
14:00Tülin Şahin ile Moda
15:10Kenan Erçetingöz ile
Yüz Yüze
16:15Dizi
19:00Star Haber
20:00Survivor
23:30Süper Dadı
08:00Çok Güzel
Hareketler Bunlar
12:30Pazar Gezmesi
13:00Akasya Durağı
16:00Ben Bilmem Eşim Bilir
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Güneşi Beklerken
23:15Galip Derviş
06:50Ömür Dediğin
07:25Adam Olacak Çocuk
08:05Joker
09:30Büyük Ülke
11:15Cumhurbaşkanlığı
Bisiklet Turu
14:30Beni Böyle Sev
16:55Balıkesirspor - İstanbul
19:00Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Bir Yusuf Masalı
22:00Stadyum
06:30Comedya
08:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
09:00Dünya Listeleri
10:30Pazar Magazin
12:00Güneri Cıvaoğlu ile
Şeffaf Oda
13:15Teksus
14:30Bay Tahmin
22:30Pazar Magazin
04:20Yahşi Cazibe
05:30Hatırla Sevgili
07:00Çocuklar Duymasın
11:30Dizi TV
12:40Dizi
14:30Dizi
16:45Dizi
19:00ATV Ana Haber
20:00Hükümet Kadın
22:20Gladyatör
00:00Gerçek Adalet
01:45Ekip 49
03:30Yedi Psikopat
05:10Dudaktan Kalbe
06:15Yeter Ki Sen Kazan
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:45Dudaktan Kalbe
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:50Sıcak Gündem
18:00Ana Haber
18:50Yeter Ki Sen Kazan
19:50Fünye
21:45Kayıp Kimlik
23:45Hayatın Rengi
05:00Gezenti
05:20Donanım Haber
06:00Shappies
06:20Monster Warriors
06:40Ejder Avcıları
09:00Trend Topic
12:00I Heart Radio
15:30Donanım Haber
18:00Yeşil Öyküler
18:40Fırıldak Ailesi
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
07:00Cennet Mahallesi
08:30Winx Club and Poppixie
09:30Pepee
10:00Pazar Sürprizi
13:00Lezzet Haritası
14:00Ev Kuşu
15:00Fatih Harbiye
17:00Nereye Bakıyor
Bu Adamlar
19:00Show Ana Haber
19:45Analı Oğullu
21:45Güldür Güldür Show
22:30Kuzeyin Oğlu
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00 Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00 Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00 Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
05:45Sana Bir Sır Vereceğim
07:30Murat Güloğlu İle Çalar
Saat Hafta Sonu
10:00Milyoner
12:30Türkan Şoray ile
Pazar Kahvaltısı
13:30Çocuklar Duymasın
14:30Hitman
16:15Karagül
19:00FOX Ana Haber
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
25 MAYIS 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
15
Gökhan İnler
F.Bahçe yolunda
Volkan Demirel:
Şampiyonluğu
hak ettik
Fenerbahçe'de 5'inci kez lig kupasını kaldıran tecrübeli kaleci Volkan
Demirel, sarı-lacivertli takımda şampiyonluk yaşamanın, bir yıldız daha takmanın önemli olmadığını, bu renklere aşık olduğunu bildirdi.
Spor Toto Süper Lig'de bu sezonu şampiyon olarak
tamamlayan ve gelecek sezon da şampiyon olup
ezeli rakibi Galatasaray'dan önce dördüncü yıldızı takmak isteyen Fenerbahçe, Diego'dan sonra bir
oyuncuyu daha kadrosuna katmaya çok yakın.
V
5
+3 olarak uygulanacak olan yabancı sınırlamasını da
göz önüne alan Fenerbahçe Yönetimi, Galatasaray'ın
da çok istediği Türk pasaportlu oyuncu ile anlaşmak
üzere. Gökhan İnler'i Udinese'de oynadığı dönemden beri
isteyen sarı lacivertliler, oyuncuyu ikna etmeyi başaramamış, oyuncu da Napoli'ye 2011-2012 sezonu başında 18
milyon Euro bedelle transfer olmuştu.
olkan Demirel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaşadığı 5
şampiyonluğun bir yıldıza denk geldiğini hatırlatarak, "Benim için
burada şampiyonluk yaşamak, yaşamamak, bir yıldız daha takmak, takmamak hiç önemli değil. Ben bu renklere aşığım. Bu renkler için elimden
gelen hizmeti en iyi şekilde vermek istiyorum. Bu camiaya faydalı olmak
istiyorum. Bu camiaya layık olmaya çalışıyorum" dedi. Şampiyonluğu
hak ettiklerine inandığını savunan Demirel, "Şampiyon olduk, kutluyoruz. Her şey çok güzel. Herkesin de sonuna kadar kutlamayı hak ettiği
bir şey ama biz artık şampiyonlukları, kupaları aşmış bir takımız.
Bu dakikadan sonra da Gökhan'a ilgisini kesmeyen Fenerbahçe, artık oyuncuyu transfer etmeye çok yakın.
Galatasaray'ın da istediği oyuncuyu transfer edip hem
ezeli rakibine büyük bir çalım atmak hem de yabancı
sınırının azalacak olmasından dolayı orta sahasını süper
bir yıldızla doldurmak isteyen Fenerbahçe bu transfer için
harekete geçti.
Çok büyük bir camia, çok büyük bir aile olduğumuzu düşünüyorum.
Zaten en önemlisi de bu. Çünkü bakıldığında bu kadar içten, bu kadar
samimi insanın çoğunlukta olduğu bir topluluk görmedim. Bu, gerçekten
Fenerbahçe'ye özgü bir şey. Hele ki başımızda bu kadar dertler, bu kadar
sıkıntılar varken. Biz gerçekten duruşumuzla çok daha büyük şeyler hak
ediyoruz. 'Kupa, şampiyonluk' sezonun tacıdır ama biz genel olarak çok
daha büyük şeyler kazandığımızı düşünüyorum" diye konuştu.
"ARTIK FENERBAHÇE'Yİ RAHAT BIRAKSINLAR"
Volkan Demirel, bu sezon elde ettikleri başarının, 3 Temmuz sürecinin
şampiyonluğu olduğunu savundu. Yaşadığı 5 şampiyonluğun hepsinin
bir değerinin ve öneminin bulunduğunu, ancak bu seneki şampiyonluğun bu sezonun değil, 3 Temmuz sürecinin şampiyonluğu olduğunu
kaydeden tecrübeli kaleci, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hakkın yerini bulduğunu düşünüyorum. Bize iftiralar atıldı, bazı konular var, hep aynı
şeyleri söylüyoruz ama bunlara girmemek lazım.
Biz neyin ne olduğunu hem yaptığımız puan farkıyla hem de bitirdiğimiz
ayla, kanıtladığımızı düşünüyorum. Artık Fenerbahçe takımını rahat
bıraksınlar. Fenerbahçe'nin önü açıldığı taktirde daha da büyük
başarılar elde edip, Avrupa'da Türkiye'yi temsil edecektir. Fenerbahçe iyi
yerlere gelecektir. Fenerbahçe olarak gerçekten çok büyük bir camiayız"
şeklinde konuştu.
"KAĞIT ESPRİSİ BÜTÜN DÜNYADA KONUŞULUYOR"
Fenerbahçe'nin bu sezon stadında çıktığı son maç olan 33. haftadaki
Kardemir Karabükspor karşılaşmasında, saha içinde "Şampiyon Fenerbahçe" yazılı bir kağıt parçasını elde ele dolaştırarak, Galatasaray Teknik
Direktörü Roberto Mancini'nin futbolcularına kağıtla not iletmesi
olayına yaptıkları göndermeyle ilgili de Volkan Demirel, "Güzel bir espri
oldu, bütün dünyada konuşuluyor" dedi. Kimseyi kırmak istemediklerini vurgulayan Volkan, "Sadece bir sezon boyunca gördüğümüz bir
olayı, güzel bir şekilde, esprili bir şekilde bitirmek istedik. Bence güzel
de oldu, çok da şık oldu.
Tabii bazıları tarafından beğenilmeyebilir, eleştirilebilir veya cevaplar
verilmeye kalkılabilir. Ancak hiç önemli değil. Hiç olmazsa küfür
etmeden, kimseyi kırmadan yaptık" diye konuştu. Tecrübeli file bekçisi,
kağıt esprisini çok önce düşündüğünü dile getirerek, şöyle devam etti:
"Trabzonspor maçından sonra bunu düşündüm. Çünkü Trabzonspor
maçında şampiyon olduğumuzu düşünmüştüm ve bunu da
arkadaşlarıma söylemiştim. Şampiyonluğu garantilediğimizde bunu yapacaktım zaten. Çaykur Rizespor maçından sonra sahamızdaki maçta
böyle güzel bir organizasyon yaptık. Bence çok şık oldu. Kimse kırılmasın, üzülmesin, bize cevap vermeye kalkmasın. Bunların cevabı
olmaz. Cevap verirlerse gülünç durumuna düşerler."
"DÜNYA KUPASI'NDA PORTEKİZ'İ DESTEKİYORUM"
Volkan Demirel, Brezilya'da yapılacak 2014 Dünya Kupası'nda Portekiz'i
desteklediğini söyledi. Portekiz'e her zaman sempatisinin olduğunu dile
getiren tecrübeli kaleci, "Çoğunluk olarak Portekiz Milli Takımı'nda
arkadaşlarımız var. Ben Portekiz'e ülke olarak her zaman sempati duymuşumdur. Raul Meireles ve Bruno Alves'den dolayı da onlara desteğim
daha fazla" şeklinde konuştu.
Fenerbahçe'de 12 sezondur oynayan Volkan Demirel, 5 kezle Selçuk
Şahin gibi sarı-lacivertli formayla en fazla şampiyonluk yaşayan oyuncu
oldu. Sarı-lacivertli formayla 2003-2004 ve 2004-2005 sezonlarında iki yıl
üst üste şampiyonluk kupası kaldıran tecrübeli kaleci, 2006-2007, 20102011 ve 2013-2014 sezonlarında da şampiyonluk yaşadı.
AA
Orman: Stadımızın çatısı
30 Ağustos'a yetişmeyecek
Ersun Yanal'ın da özellikle çok istediği ve artık kariyerinin
son yıllarına gelmiş olan Emre yerine, onun gibi orta sahada oyun kurma becerisi yüksek ve ön alanda da etkili
olabilen birini arayan teknik adam için ideal bir seçim
olan Gökhan, Fenerbahçe'nin transfer etmek istediği
gurbetçi oyuncular listesinde ilk sırada yer alıyor.
30 yaşındaki oyuncuyu mutlaka kadrosuna katmak
isteyen Fenerbahçe, oyuncuyu ikna etti ve yakında Napoli
kulübü ile de masaya oturup bu transferi bitirecek.
Napoli'nin Brezilyalı Ganso ile anlaşmasından dolayı
İtalyan ekibinin Gökhan'ı elden çıkarmakta bu sefer zorluk çıkarması beklenmezken, iki ekibin 6 milyon Euro
civarı bir bonservis bedelinde anlaşması tahmin ediliyor.
2016 yılında sözleşmesi bitecek olan Gökhan İnler, bu
sezon Napoli forması ile 45 maçta forma giyip 3 gol 4 asistle oynadı.
Haber Merkezi
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, yapımı süren
Vodafone Arena'nın çatısının daha önce ifade ettiği
30 Ağustos 2014 tarihine yetişmeyeceğini açıkladı.
F
ulya'daki Beşiktaş Hakkı Yeten
Futbol Altyapı Tesisleri'nin
açılış töreninin ardından basın
mensuplarına açıklamalarda bulunan Orman, stadı çatısız açabileceklerini, fakat konuyla ilgili
henüz net bir karar vermediklerini
söyledi.
İnşaat çalışmalarının tüm hızıyla
sürdüğünü belirten Beşiktaş
Kulübü Başkanı, "Planlarımıza
göre bitirmeye çalışıyoruz. Çatıyla
alakalı, açıkçası proje biraz geç
kaldı, neler yapabileceğimizi
tartışıyoruz.
Geri kalan kısımda programımız
doğrultusunda ilerliyoruz. Çok zor
bir proje. Bütün statları devlet
yapıyor. Kolay bir iş yapmıyoruz ve
insanların takdir etmesi gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.
sahamızın kapatılması ve
yaşadığımız olaylara bakarsanız
kötü bir sezon geçirmedik.
Beşiktaş'ın en kötüsü zaten
üçüncü olur ama bu sonuç bizleri
ve beni asla tatmin etmez. Beşiktaş'ın hedefi her zaman şampiyonluktur ve şampiyon olursa
başarılıdır."
Transfer çalışmalarının devam ettiğini ve eldeki imkanlar dahilinde
en iyi oyuncuları transfer edeceklerini kaydeden Orman, yeni sezon
için yabancı ağırlıklı bir transfer
politikası uygulayacaklarını ve
"isim yapmış yaşlı oyuncu almayacaklarını" ifade etti.
"DEMBA BA" SORUSUNA İLGİNÇ
YANIT
Geride kalan sezonun kısa bir
değerlendirmesini de yapan Fikret
Orman, çok kötü bir sezon
geçirmediklerini belirterek, şunları söyledi:
Fikret Orman, Chelsea'nin golcü
oyuncusu Demba Ba'nın Beşiktaş'ın transfer gündeminde yer
alıp almadığına ilişkin bir soruyu
ise, "Babam rahmetli oldu,
mezarına gidemedim.
"Çok yeni bir yapılanmadaydık. 10
oyuncu aldık ve hepsi de çok
gençti. Stadımız olmadığı için
taraftarla bütünleşme süreci de
yaşayamadık. Galatasaray maçı,
Demba Ba bilgim dahilinde
değildir. Şu an isim açıklama durumunda değilim, böyle bir
mecburiyetim de yok" diyerek
yanıtladı.
AA
Sivasspor’u Korcan yakacak!
Mecnun Otyakmaz ve Ahmet Çelebi'nin
şike yaptığına dair vicdani kanaat oluşmadı. UEFA'nın elinde Sivas'ı men etmek için sadece Korcan kozu kaldı.
U
EFA, çarşamba günü Avrupa kupalarına
katılma hakkı kazanan Sivasspor ve Eskişehir ile ilgili disiplin soruşturması açtığını ve bu
dosyaların Tahkim Kurulu'nda görüşüleceğini
açıkladı. Kimileri şaşırsa da aslında bu beklenen
bir olaydı. Sezonu 5. sırada tamamlayan Sivasspor, Avrupa Ligi'ne 3. ön eleme turundan itibaren
katılacağının bildirimini yapınca UEFA otomatik
olarak harekete geçti. UEFA, hızlandırılmış yargı
yöntemini seçti ve Disiplin Kurulu'nu by-pass ederek dosyayı direkt Tahkim Kurulu'na götürdü.
Sivasspor ve Eskişehir, Tahkim'den duruşma
talebinde bulunacak. Kararını 2-3 Haziran'da
açıklayacak olan Tahkim'in duruşma taleplerini
kabul etme ya da reddetme hakkı var. Duruşma
talebi reddedilirse iki kulüp savunma için belgelerini Nyon'a gönderecek. UEFA'dan Sivasspor
ve Eskişehir'e Avrupa kupalarından men çıkarsa
iki kulüp cezayı Uluslararası Spor Tahkim
Mahkemesi'ne (CAS) götürecek.
CAS, F.Bahçe dosyasında 22 Mayıs 2011'de 4-3
Sarı-Lacivertli takımın galibiyetiyle biten maçta 3
kanaldan şike aradı:
1. Kaleci (Korcan Çelikay),
2. Yönetici (Mecnun Otyakmaz, Ahmet Çelebi),
3. Ne olduğu belli olmayan para.
CAS, Mecnun Otyakmaz ve Ahmet Çelebi'nin yanı
sıra futbolcu Mehmet Yıldız için "Bu delillerle
şike için vicdani kanaat getiremedik" hükmü
verdi. CAS hakimleri %100 emin olamadığı için
Sivasspor'un yöneticiler nedeniyle UEFA'dan ceza
alma ihtimali yok. Paranın da kaynağı belli olmadığı için para nedeniyle de Sivas'ın Avrupa ku-
palarından men edilme tehlikesi bulunmuyor.
UEFA'nın Sivas'a ceza verebilmesi için geriye
sadece Korcan Çelikay kalıyor. Korcan, 16. Ağır
Ceza'dan 3 Temmuz dosyasında 1 yıl 3 ay ceza
aldı. Ancak Yargıtay, Korcan'ın cezasını bozdu.
Eğer Sivasspor, Korcan nedeniyle UEFA'dan ceza
alırsa, CAS'ta kurtulma ihtimali var. Her ne kadar
UEFA, sıfır tolerans prensibi gereği "Kulüpler futbolcular da dahil her şeyden sorumlusu" dese de
Sivasspor "Biz de mağduruz, kaleci bizden habersiz şike yapmışsa bundan zararı biz de gördük"
diyerek savunma hazırlayabilir. UEFA'dan gelecek
cezaya karşı CAS'tan beraat çıkma ihtimali olabilir. Korcan Çelikay, 3 Temmuz 2011'de "Şike yapmak" iddiasıyla gözaltına alındı. 5 ay Metris'te
tutuklu kaldı. 16. Ağır Ceza'dan 1 yıl 3 ay hapis
cezası aldı. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, hakkındaki
mahkeme hükmünü bozdu.
Es-Es için Ümit Karan ceza aldığı için soruşturma
açıldı. UEFA, F.Bahçe'yi Eskişehir-Trabzon maçından suçsuz buldu. Eskişehir beraat edebilir.
Sivasspor UEFA'da Korcan Çelikay nedeniyle ceza
ihtimali ile karşı karşıya kalırken, Eskişehir de
Ümit Karan yüzünden Avrupa'dan men edilebilir.
Karan, 16. Ağır Ceza'nın yanı sıra TFF'den 2 yıl
men cezası aldı. Adli cezası Yargıtay 5. Daire
tarafından bozuldu. Ancak, UEFA'nın F.Bahçe'ye
2 yıl men cezası verirken suçlu bulduğu 8 maçtan
biri olan Eskişehirspor-Trabzonspor (22 Nisan
2011) karşılaşması için CAS suç unsuruna rastlamadı. Bu nedenle Eskişehir'in ya UEFA'dan ya da
CAS'tan ceza almadan aklanma ihtimali var.
UEFA, F.Bahçe'ye 2 yıl men cezası verirken 8 maçı
gerekçe gösterdi. CAS ise bu 8 maçı 4'e indirdi.
Haber Merkezi
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
25 MAYIS 2014 Pazar
KDV dahil 25 Krş
AİZ
LOBiSiNE
F
www.ekonomigazetesi.net
iNDiRiM
DARBESi
17 Aralık siyasi darbe girişimi sonucu dalgalanan piyasa
şartları nedeniyle politika faiz oranını yüzde 4,50'den
yüzde 10'a yükselten TCMB Para Politikası Kurulu, 4 ay
aradan sonra ilk indirimini yaptı. Kurul faizi yüzde 10'dan
yüzde 9,50'ye indirdi. Karar borsayı 7 ayın zirvesine çıkardı.
KAĞITSIZ GüMRüKLEME
Gümrükte ‘yetkilendirilmiş yükümlü’
kapsamı genişliyor.
ÜVENİLİR firmalara, ihracat
kapılarını açan “yetkilendirilmiş yükümlü” uygulamasının kapsamı genişletiliyor.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati
Yazıcı, bu kapsamda, ithalatta da
yerinde gümrükleme ve izinli alıcı
uygulamalarının başladığını söyledi.
GÜMRÜK ve Ticaret Bakanlığı, güvenilir firmalara vize derdi çekmeden
ihracat kapılarını açan “yetkilendirilmiş yükümlü” uygulamasının kapsamını genişletiyor.
Yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne
sahip firmaların uygulamadan yararlanması için karşılıklı anlaşma
sürecinin devam ettiğini belirten
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati
Yazıcı, bu çerçevede ilk anlaşmanın
9 Haziran’da Güney Kore ile imzalanacağını bildirdi. Yazıcı, bu kapsamda gümrük işlemlerinin hızlı,
etkin, güvenli ve basit yürütülerek
yasal ticaretin kolaylaştırılması için
mevzuat değişikliği çalışmalarının
tamamlandığını ifade etti.
G
20 GÜNDE TAMAMLANACAK
İzne sahip firmaların gümrük işlemlerini azami 20 gün içinde tesislerindeki güvenli depolama
alanlarında tamamlayabileceğini,
üretime hızlı geçişi sağlamak üzere
de işlemleri 48 saat içinde tamamlanacak eşyanın ithalatının eşya
taşıma aracından boşaltılmadan
yapılabileceğini kaydeden Yazıcı,
ayrıca büyük hacimli eşyayla
konteynerlere ilişkin işlemlerin
T
4 AY SONRA YENİDEN TEK HANEDE
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)
Para Politikası Kurulu (PPK), bir hafta vadeli
repo ihale faiz oranını yüzde 10'dan yüzde
9,50'ye indirdi. TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruya göre PPK, Erdem Başçı
başkanlığında toplandı. Kurul, bir hafta vadeli
repo ihale faiz oranını yüzde 10'dan yüzde
9,50'ye indirdi. Merkez Bankası, gecelik faiz
oranları olan marjinal fonlama oranını yüzde
12, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa
yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranını yüzde 11,5,
Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde
8'de sabit tuttu.
BELİRSİZLİKLER AZALDI İNDİRİM ÖLÇÜLÜ
Geç likidite penceresi uygulaması
çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası'nda
saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı
yüzde 0'da, borç verme faiz oranı ise yüzde
13,5'te sabit tutuldu. Son dönemde azalan belirsizliklerin ve risk primi göstergelerindeki iyileşme sonucunda tüm vadelerde piyasa
faizlerinde düşüşler gözlendiği belirtilen
duyuruda, bu çerçevede, bir hafta vadeli fonlama faizinde ölçülü bir indirime gidilmesine
karar verildiği bildirildi.
ENFLASYON DÜŞÜŞ TRENDİNE GİIRECEK
İTHALATA DA UYGULANACAK
Yetkilendirilmiş yükümlü uygulamasının 2013 yılı ocak ayında ihracat
öncelikli düzenlemelerle hayata
geçirildiğini ve yeniden düzenlenen
Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği ile ithalat boyutunun düzenlendiğini belirten Yazıcı,
getirilen en önemli yenilikler
arasında ithalatta yerinde gümrükleme ve izinli alıcı uygulamalarının
bulunduğunu kaydetti. Yazıcı, yeni
uygulamalar sayesinde ihracat
eşyasında olduğu gibi ithalat
eşyasının da gümrüğe getirilmeden,
doğrudan izin sahibi firmaların tesislerine götürülerek gümrük işlemlerinin burada gerçekleştirilmesinin
mümkün olacağını belirtti.
ürkiye'de siyasi darbe yapmak amacıyla
kurgulanan 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonlarının ekonomiye getirdiği yük azalmaya başladı. Doların 2,39'a fırlaması sonucu
29 Ocak 2014 tarihinde toplanarak politika
faizini yüzde 4,50'den yüzde 10'a yükselten
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 4 ay
aradan sonra ilk kez faizde indirime gitti.
tesislerde açık alanda
yürütülmesinin mümkün olacağını
vurguladı. Uygulama sayesinde özellikle imalat yapan firmaların gümrüklerde bekleme sürelerinin
azalacağını ve buna bağlı maliyetlerin minimize edileceğini belirten
Yazıcı, uygulamanın firmalara uluslararası rekabette gümrük uygulamalarını avantaj haline getireceğini
kaydetti. Uygulamalardan yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne
sahip taşıyıcılarla ithalatçıların faydalanabileceğini belirten Yazıcı, bu
kapsamda ithalatta yerinde gümrükleme iznine sahip olabilmek isteyen
firmaların, imalatçı olması, son 1
yılda belirli miktarda dış ticaret
işlemini gerçekleştirmesi ve teminatı
gümrük idaresine sunması gerektiğini ifade etti.
gümrük uygulamalarının yaygınlaşacağını bildirdi. Öncelikli geçiş ve
yeşil hat GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı
Hayati Yazıcı, bu uygulamalardan
yararlanacak firmaların güvenlik
kriterlerinin önemli olduğunu ve
firma tesislerinde eşyanın gümrük
işlemlerinin yapılacağı belirterek,
işlemler devam ederken eşyanın bekletileceği güvenlik standartlarına
sahip kapalı bir güvenli depolama
alanının ve eşyanın taşıma aracında
bekletilmesi halinde güvenli park
alanının bulunması gerektiğini ifade
etti. Yapılan düzenlemeyle yetkilendirilmiş yükümlüler için yeşil hat
ve sınır kapılarından öncelikli geçiş
hakkı tanındığını kaydeden Yazıcı,
bu firmaların sınır kapılarındaki
yoğunluğa tabi tutulmadan geçiş
önceliği kazanacağını belirtti.
İŞLEM SÜRESİ YÜZDE 50 AZALDI
Yazıcı, daha önce getirilen kolaylıkların verimliliği artırmak üzere
yapılan düzenlemede ihracatta
yerinde gümrükleme ve izinli gönderici uygulamalarının kapsamının
genişletildiğine dikkati çekerek,
izinli göndericilere birden fazla
tesiste yükleme yapma ve A, B sınıfı
onaylanmış kişilerin eşyasını da
Kağıtsız gümrük uygulamasının yetkilendirilmiş yükümlü firmalarının
ithalat işlemlerinde de başlatıldığını
hatırlatan Yazıcı, uygulama
sayesinde gümrük işlem sürelerinin
yüzde 50 azaldığını, yetkilendirilmiş
yükümlü uygulamasıyla kağıtsız
yetki kapsamında taşıma fırsatı verildiğini kaydetti.
İLK ANLAŞMA GÜNEY KORE ILE
YETKİLENDİRİLMİŞ yükümlü
statüsüne sahip firmaların kolaylaştırmalardan kendi ülkelerinin
yanı sıra, uygulamanın yürütüldüğü
diğer ülkelerde de yararlanabilmesi
için ülkeler arasında karşılıklı anlaşma yapılması sürecinin devam ettiğini belirten Bakan Hayati Yazıcı,
bu çerçevede ilk anlaşmanın 9 Haziran’da Güney Kore ile imzalanacağını bildirdi.
Yazıcı, A ve B sınıfı onaylanmış kişilerin eşyasının izinli gönderici veya
izinli alıcı yetkisi kapsamında taşınabilmesi uygulamasının geçici
olduğunu ve bu firmaların yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne
sahip olma potansiyelini taşıdığını
belirtti. Bu nedenle A ve B sınıfı onaylanmış kişi statüsünün 1 Ocak
2017’ye kadar geçerli olacağını kaydeden Yazıcı, firmalara gecikmeden
yetkilendirilmiş yükümlü statüsüne
sahip olmak için gerekli çalışmaları
başlatmalarını önerdi.
Kurul'un, getiri eğrisinin bu karardan sonra
yataya yakın seyretmesi ile para politikasındaki sıkı duruşun devam edeceğinin değerlendirdiği kaydedilen duyuruda: 'Enflasyon
beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından
izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin
bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecektir. Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makro ihtiyati
önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları
makul düzeylerde seyretmektedir' denildi.
TAHVİL FAİZİ 8,68'E GERİLEDİ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın
(TCMB) bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını
50 baz puan indirmesinin ardından gösterge
tahvilin bileşik faizi yüzde 8,68'e geriledi.
Gösterge tahvilin bileşik faizi en son 19 Kasım
2013'te yüzde 8,65 seviyesini görmüştü.
Güne yüzde 9,07 seviyesinden başlayan
gösterge tahvilin bileşik faizi, TCMB'nin bir
hafta vadeli repo ihale faiz oranında 50 baz
puanlık indirim kararının ardından gelen
alışların etkisiyle son altı ayın en düşük seviyesine geriledi. Analistler, faiz indiriminin
kısa vadeli faizler için olumlu bir gelişme
olduğunu belirterek, teknik olarak gösterge
tahvilin bileşik faizinde yüzde 9 seviyesinin
önemli destek konumunda olduğunu, bu seviyenin altında kalıcı olunması durumunda
orta vadede yüzde 8,60 ve yüzde 8,20 seviyesinin gündeme gelebileceğini kaydediyor.
İhracatın zirvesinde yabancı payı artıyor
Türkiye’nin ihracat şampiyonu geçen yıl da Tüpraş
oldu. İhracatta 'ilk bin'de
yer alan yabancı sermayeli
şirket oranı da % 20'ye yükseldi.
ürkiye İhracatçılar Meclisi
Başkanı Mehmet Büyükekşi,
2013 yılının en büyük bin ihracatçısını açıkladı. Açıklanan verilere göre Tüpraş gerçekleştirdiği 4
milyar 134 milyon 682 bin dolarlık
ihracatla ihracat şampiyonu oldu.
T
Tüpraş’ı Ford ve Oyak Renault takip
etti. Türkiye'nin en çok ihracat
yapan bin şirketi içerisinde yabancı
sermayeli şirket oranı da yüzde 20
olurken bu rakam son 5 yılın en
yüksek oranına işaret etti.
GÜNEYDOĞU'NUN PAYI ARTIYOR
En çok ihracat yapan 1000 şirket
içinde, Marmara Bölgesi'nde yer
alan şirket sayısı 586 olurken onu,
138 şirket ile Ege Bölgesi, 88 şirket
ile İç Anadolu Bölgesi ve 81 şirket
ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 71
firma ile Akdeniz Bölgesi takip etti.
İlk 1000 firma içinde İstanbul'un
payı son üç yıldır geriliyor. İhracat,
KOBİ’lerle Anadolu’ya yayılıyor.
KOBİ’LER REKORA KOŞUYOR
İhracatın tabana yayıldığını ifade
eden Büyükekşi, “Özellikle
KOBİ’lerin net ihracat artışı 2013'te
6 milyar dolar düzeyinde oldu"
dedi. 11 firmanın 1 milyar dolar ve
üzerinde ihracat yaptığı bilgisini
paylaşan Büyükekşi, "2023 yılı
hedefimiz 50 firmamızın yıllık 1 milyar dolar ihracat barajını aşması"
dedi.
KARLILIK YARI YARIYA AZALDI
Büyükekşi, “Araştırmamız kapsamında karlılık verilerini paylaşan, İlk 500 içerisindeki
firmaların ortalama karlılığı 3,41
iken ikinci 500’de karlılık oranı 3,06
olarak gerçekleşmiştir. Karlılık
oranları, geçen yıla göre yarı yarıya
azalarak son 5 yılın en düşük seviyesine gerilemiştir.
Bunu bir alarm olarak görüyoruz.
Karlılığı düşen ihracatçılarımız
teknolojileri yenilemekte, yeni
yatırım yapmakta zorlanıyor. Bu
konuda karar alıcıların daha proaktif olmalarını bekliyoruz” dedi.
Download

2014 - Ekonomi Gazetesi