Kent ve Politika
Sayı 12, Nisan 2014
İçindekiler
Takdim
5
İdealKent
Söyleşi
8
Orçun İmga - Emir Osmanoğlu
Prof. Dr. Şükrü Karatepe ile "Kent, Politika ve Demokrasi Üzerine” Bir
Söyleşi
Makaleler
26
Aslı Gürel Üçer - Sevinç Bahar Yenigül - Çiğdem Varol
‘Büyükşehir’den ‘Bütünşehir’e: Yerel Yönetim Politikalarındaki Değişimin Kırsal Alana Etkileri
60
Kemal Özden - Mustafa Özmat
Salgın ve Kent: 1347 Veba Salgınının Avrupa’da Sosyal, Politik ve
Ekonomik Sonuçları
88
Hatice Sevgi Zengin
Kentsel Siyasetin Öteki Yüzü: Kentsel Yoksulluk
103
Leyla Alkan
1980 Sonrası Konut Politikalarının Mekansal Yansımaları: Ankara Örneği
132
Aysu Uğurlar - Tanyel Özelçi Eceral
Ankara’da Mevcut Konut (Mülk ve Kiralık) Piyasasına İlişkin bir Değerlendirme
160
Evrim Töre
Kültür Endüstrileri Kentsel Politikalarda Bir Yer Edinebilir mi?:
İstanbul Film Endüstrisi Örneği
194
İrem Ayhan Selçuk - K. Mert Çubukçu
Tarihi ve Kültürel Özellikleri Nedeniyle Koruma Altındaki Alanlarda
Ulaşım Politikalarının Oluşturulmasında Veri Kaynağı Olarak Trafik
Kaynaklı Titreşimler
218
Gülay Çetinkaya
Kentsel Peyzaj Ekolojisinin Sürdürülebilirliği İçin Yenilikçi Bir
Yaklaşım: Yeşil Altyapı ve Planlama Politikası
Urban and Politics
Issue 12, April 2014
Contents
Editorial
5
İdealKent
Interview
8
Orçun İmga - Emir Osmanoğlu
An Interview with Prof. Dr. Şükrü Karatepe on "City, Politics and
Democracy"
Articles
26
Aslı Gürel Üçer - Sevinç Bahar Yenigül - Çiğdem Varol
From ‘Greater Municipality’ to ‘Integrated Municipality’: The Effects of
the Change in Local Government Policies on Rural Areas
60
Kemal Özden - Mustafa Özmat
Epidemic and the City: Social, Political and Economic Results of Plague
of 1347 in Europe
88
Hatice Sevgi Zengin
The Other Side of Urban Politics: Urban Poverty
103
Leyla Alkan
The Spatial Reflections of post-1980 Residence Policies: The case of
Ankara
132
Aysu Uğurlar - Tanyel Özelçi Eceral
An Evaluation of the Current Housing Market (Home Ownership and
Rental) in Ankara
160
Evrim Töre
Any Room for Cultural Industries in Urban Policies?: The case of Istanbul Film Industry
194
İrem Ayhan Selçuk - K. Mert Çubukçu
Due to Historical and Cultural Features in the Development of
Transport Policies in Protected Areas; Traffic Induced Vibrations as a
Source of Data
218
Gülay Çetinkaya
An Innovative Approach for the Sustainability of Urban Landscape
Ecology: Green Infrastructure and Relevant Planning Policy
Takdim
Artık New York’ta içilen kahveyi aynı damak tadıyla dünyanın bir başka
kentinde içebilmekle ilişkilendirebileceğimiz küreselleşme, hepimizin
yavaş yavaş sindirdiği, maruz kaldığı ya da bir şekilde kabullendiği bir
olgu haline geldi. Küresel sistem bu açıdan dünyada yerel olana karşı
“saldırısında” neredeyse zaferini ilan etmiş durumda. İster panoramik bakalım, ister kuşbakışı göz atalım, ister sokaklarında dolaşalım dünyanın
bir çok yerinde bir kenti diğerinden ayırt etmek neredeyse imkansız gibi.
Tarihi olan ve kimliğini aleni bir şekilde kabullendirmiş kentleri dışarıda
tutacak olursak yerel olana ilişkin ağıt yakılsa yeridir.
Küreselleşmenin kentlere pozitif katkısı bahsi diğer olmakla birlikte artık yerel olan değerler “küresel kaşiflerin” bir saniyelik göz kırpmasına
bakıyor. Ve o “göz kırpılan” artık bütün bir dünyanın nimeti haline geliyor...
Böyle bir dünya sahnesinde kentlerin kaderi de birbirine yakınlaşıyor,
aynılaşıyor ve yeknesak bir hal alabiliyor. Dünya tarihine baktığımızda her
dönemin ortak bir ruh halinin olduğunu görebiliriz; ancak son yıllardaki
kadar birbirine benzeyen değerlerin çarkıfeleğinde deveran eden, birbirinin
kopyası olan kent havasına şahit olmadık.
Bütün bu benzerlikler küresel ekonomi-politiğin dayattığı kent politikalarının arzı endam etmesinden kaynaklanıyor elbette. Görsel açıdan
Dubai ile Hong Kong arasında sadece kente girişteki tabelada yazan yazı
kadar fark kaldıysa üretilen kentsel politikalarda da bir farklılık kalmamış demektir. Bu aynılaşma tarihi olanın hayatın içine alınma yönteminde de kendini dayatmakta, kentin sorunlarına çözüm arayışı geliştirirken
de olağan bir dayatma halini almaktadır. Çok katmanlı cevap ve çözümlerin bulunması gereken yığınla sorunu dünyanın başka bir coğrafyasında geliştirilen çözüme hasretmek, ondan medet ummak hiç kuşkusuz ki
sürdürülebilir bir süreç olmasa gerek.
İşte bu yüzden kentsel sistemin işleyiş aksını iyi analiz ederek kentin
yörüngesini iyi kavramak ve toplumsal işlevselliğin kentin havzasındaki
nevi şahsına münhasır döngüsüne odaklanmalıyız. Bu odak, toplumsal
süreçleri de içinde eritecek şekilde mekansal biçimlerden duygusal sezişlere kadar bütün insan coğrafyasına da aşina olmak zorunda. Eğer insanın iç coğrafyasını anlayamıyorsak kenti, üstüne inşa ettiğimiz topografyanın neresine ve nasıl yerleştireceğimizi de bilemeyiz.
Bu bilinmezliklerin gelip düğümlendiği soru ise cevabını kentin politik kavşağında aramaktadır. Ne yapmalı, hangi yöne hareket etmeli gibi
ana sorular bu kavşakta vücut bulmaktadır. Politika kavşağı bu anlamda
kentin kaderinin belirlendiği, belirginleştiği, vücuda geldiği ana merkez
konumundadır. Politika demek bir nevi kentin kaderi demektir. Bu, sadece bugün değil geçmişte de böyledir. Kentin nereye, niçin ve nasıl kurulacağından, nasıl yönetileceğine kadar dilimize gelen birçok sorunun
cevabını yine politika belirlemektedir. Ya da bu sorular bile kurgulanırken politik bir zihin dalgalanmasının kavisi olarak varolmaktadır.
İnsan, tarihin göbeğinde ya da kıyısında varlığını devam ettirirken
“birlikte yaşama tutkusu” ile hareket eder. Bu tutkunun hayat bulması
için bir arada yaşamak bir dizi kurala tabidir. İşte politika kentin kuruluşuna giden yoldaki “bir arada yaşama tutkusunun” en önemli belirleyicisidir. Buradan hareketle kenti kuran politikadır diyebiliriz. Bunu demekle politikaya çok fazla mı yaslanıyoruz, ona çok mu bel bağlıyoruz
acaba sorusunu da sormakta herhangi bir mahsur yok ancak yine de
vereceğimiz cevaplar politik olanın gövdesinden başka bir yere yapışmayacaktır.
*
İdealKent dergisinin bu sayısında kent ve politika ilişkisini ele aldık. Bu
minvalde belki söylenmesi gereken çok fazla şey olabilir, ancak yine de
söylendiği kadar ve söyleyebildiğimiz kadarını aktarmak sorumluluğunu
üstlendik.
İdealKent’in bu sayısında, öncelikle eski Kayseri Büyükşehir Belediye
Başkanı Prof. Dr. Şükrü Karatepe ile yapmış olduğumuz kenti anlamayı
hedefleyen söyleşimizi okuyacaksınız.
6
30 Mart 2014 seçimlerinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı yeni büyükşehir yasasının neler getirdiğine ilişkin analiziyle Aslı Gürel Üçer, Sevinç Bahar Yenigül, Çiğdem Varol kapsamlı bir analiz yapıyor. Kemal
Özden ve Mustafa Özmat’ın “Salgın ve Kent: 1347 Veba Salgınının Avrupa’da Sosyal, Politik ve Ekonomik Sonuçları” başlıklı makalesinde Avrupa’nın tarihsel seyrinde çok önemli dönemeçlere neden olan ve belki de
Avrupa’nın kaderini başka hiçbir olayın bu kadar derinden etkilemediği
bir konuyu ele alıyorlar.
Hatice Sevgi Zengin, “Kentsel Siyasetin Öteki Yüzü: Kentsel Yoksulluk” makalesiyle yoksulluğun neden ve sonuçlarını tartıştığı analiziyle bu
sayımızda yer alırken, Leyla Alkan 1980 sonrası konut politikalarını, Aysu
Uğurlar ve Tanyel Özelçi Eceral ise “Ankara’da Mevcut Konut (Mülk ve
Kiralık) Piyasasına İlişkin bir Değerlendirme” ile konut meselesi gibi hayati bir konuya ışık tutuyorlar.
Evrim Töre kültür endüstrisinin kentsel politikalar içindeki yerini İstanbul Film Endüstrisi örneğinden hareketle anlatırken; İrem Ayhan Selçuk ve K. Mert Çubukçu tarihi alanların trafik kaynaklı titreşimlerden
zarar görmemesi için yöntem önerisinde buluyor. Gülay Çetinkaya ise
kentsel peyzaj ekolojisi bağlamında yeşil altyapı ve planlama politikaları
üzerine tespit ve analizlerini sunuyor. Makale çalışmalarını bizimle paylaşarak katkıda bulunan yazarlarımıza teşekkür ediyoruz.
İdealKent bu sayısıyla birlikte 4. yılını da doldurmuş oldu. Dört yıldır
aynı heyecanla bizi takip eden okuyucularımıza çok şey borçluyuz. Bize
destek veren yazar ve okuyucularımızın bu heyecanı olmasa her şey daha
zor olurdu.
İdealKent’in Temmuz 2014’de çıkacak 13. sayısı okur ve yazarlarımızdan gelen talep doğrultusunda dosyasız bir sayı olarak hazırlanıyor. İlgili
sayımızda farklı konu başlıkları etrafında yapılmış çalışmalara yer vereceğiz. Ardından 14. sayımızda “Göç”, 15. sayımızda ise “Kent ve Yoksulluk” temalarını işlemeye çalışacağız.
Katkı ve çalışmalarınızı bekliyoruz.
İdealKent
7
Download

İçindekiler