Ankara’nın Semtleri
Sayı 11, Ocak 2014
İçindekiler
Takdim
7
Makaleler
Orçun İmga
Eski Semtler
12
Güven Tunç
Hisar
18
Mehmet Tunçer
20. Yüzyıl Başlarında Tahtakale, Karaoğlan Çarşısı ve
Taşhan’dan Ulus Merkezi’ne Dönüşüm
36
Güven Dinçer
Ulus’tan Samanpazı’na Anafartalar Caddesi’nin Öyküsü
62
Metin Kazancı
Hacıbayram Diye Bir Semt
70
Ufuk Poyraz - Merve Önder Gündoğan
Tarihsiz ve Talihsiz bir Dönüşüm:
Cazibe Merkezi Olarak Hamamönü
88
Metin Özaslan
Bir Ankara Efsanesi Olarak Hacettepe
96
Timur Özkan
Keçiören’den Etlik’e Bir Ankara Fragmanı
112
İlber Ortaylı
Ankara’nın Eski Bağevleri
Orta Zaman Semtleri
118
Yasemin İlkay
Ankara’da Her Yolun Çıktığı Semt: Kızılay
138
Funda Ş. Cantek - Besim Can Zırh
Bir Semt Monografisine Doğru: Cebeci’ye Bakmak
172
Halûk İmga
Ön Cebeci Mahallesi, Nâm-ı Diğer Kurtuluş Semti
178
Yaşar Sökmensüer
Bahçelievler ve Emek Mahallesi:
Adresini, Sokağını Yitiren Semtin Tarihi
194
Kadir Cangızbay
Bahçeli-Emek
202
Selda Tuncer
Küçükesat: Bağevlerinden “Mahalle”ye
226
Çılga Resuloğlu
Kavaklıdere Semti’nin Oluşum Öyküsü
250
Ceren Aygül
1940- 1950 Yılları Arasında Öteki Ankara: Altındağ
268
Burcu Hatiboğlu Eren
Geçmişte ve Bugün Marjinal Olanın Yarını:
Yenidoğan ve Çinçin Bağları Üzerine
“Eski-Yeni” ve Yeni Semtler
288
Metin Özaslan
Ankara’nın “Kâhtanesi”ydi Kayaş ve Mamak
300
Seriye Sezen
Balgat: Modernleşme Kuramının “Örnek” Köyünden
Postmodern Karmaşaya
326
Tansı Şenyapılı
Denetimsiz ve Adaletsiz Rant Paylaşımının Biçimlendirdiği
Kentsel Dokuya Örnek: Ankara-Yıldız
348
Necati Kazancı
Or-An Şehri, Oran Sitesi
360
Figen Uzar Özdemir - Esra Demirkol
Etimesgut: “Örnek Köy”den “Site-Kent”e
370
H. Sevgi Zengin
Bir Semt Panoraması: “Lâle”den “Tuğra”ya Sincan
Neighbourhoods of Ankara
Issue 11, January 2014
Contents
Editorial
7
Articles
Orçun İmga
Old Neighbourhoods
12
Güven Tunç
Hisar
18
Mehmet Tunçer
Transformation of Tahtakale, Karaoğlan Bazaar and Taşhan to
Ulus Center at the Beginning of the 20 th Century
36
Güven Dinçer
The Story of Anafartalar Street from Ulus to Samanpazarı
62
Metin Kazancı
A Neighbourhood called Hacıbayram
70
Ufuk Poyraz - Merve Önder Gündoğan
An Ahistorical and Unfortunate Transformation:
Hamamönü as an Attraction Centre
88
Metin Özaslan
Hacettepe as a Legend of Ankara
96
Timur Özkan
A Fragment of Ankara from Keçiören to Etlik
112
İlber Ortaylı
Old Vineyard Houses of Ankara
Middle Time Neighbourhoods
118
Yasemin İlkay
Kızılay: The Neighbourhood All Roads Lead to in Ankara
138
Funda Ş. Cantek - Besim Can Zırh
Towards a Neighborhood Monograph: Looking to Cebeci
172
Halûk İmga
Ön Cebeci Neighbourhood, also known as the
Neighbourhood of Kurtuluş
178
Yaşar Sökmensüer
The History of a Neighbourhood that has lost its
Address and Street: Bahçelievler and Emek
194
Kadir Cangızbay
Bahçeli-Emek
202
Selda Tuncer
Küçükesat: From Vineyard Houses to Neighborhood
226
Çılga Resuloğlu
The Formation Story of Kavaklıdere Neighbourhood
250
Ceren Aygül
On the Other Side of Ankara: Altındağ Between 1940-1950
268
Burcu Hatiboğlu Eren
The Future of Marginals in the Past and Today:
About Yenidoğan and Çinçin Bağları
“The Old-New” and New Neighbourhoods
288
Metin Özaslan
Kayaş and Mamak as the past “Kahtane” of Ankara
300
Seriye Sezen
Balgat: From “Model Village of Modernisation Theory” to
Postmodern Disorder
326
Tansı Şenyapılı
An Exemplary Model to Formation of an Urban Settlement by
Uncontrolled and Unjust Transfer of Rent: Ankara-Yıldız
348
Necati Kazancı
The City of Or-An, Oran Residences
360
Figen Uzar Özdemir - Esra Demirkol
Etimesgut: From a "Model Village" to a "Site-Town"
370
H. Sevgi Zengin
Panorama of a Neighbourhood: Sincan from ‘Tulip’ to ‘Tuğra’
Takdim
Ankara: Kahverengi bir şehir… “Yedi düvel”e, yine aynı yedi düvele
benzemeye çalışarak meydan okuyan, “Cumhuriyet’in ütopyası” ama
illa ki de her siyasal devrin “deneme tahtası”. Osmanlı’nın, Hisar ve
eteklerinden ibaret 25-30 bin nüfuslu mütevazı Orta Anadolu şehri, bozkır kasabası. Bugünün, nüfusu artık 5 milyona dayanmış metropolü.
Memleketin 90 yıllık “makarrı idaresi”.
Anka’nın hikâyesine benzer, Ankara’nın tarihi. Bugün kapladığı coğrafya binlerce yıldır meskûn ve bu meskûn sahada defalarca küllerinden
doğmuş bir şehir, Ankara. Ancak en muhteşem yükselişini, kuşkusuz,
Cumhuriyet’e borçludur. Osmanlı’nın son döneminde ticaret erbabı gayrimüslim nüfusunu yitiren ve 1916 yangınıyla viran olan şehir, yeni rejim için bir “tabula rasa” bırakır; savaştan çıkan ülkenin imarı ve “muasırlaşma” projesi için numune olacak bir başkent, güçlü bir sembol yaratılmak üzere. Cumhuriyet’in erken dönem kadroları, “Ankara projesi”nin başarısını yeni rejimin başarısıyla özdeş tutarlar. Nitekim şehre
ilişkin yapılan harcamaların büyüklüğü bunu kanıtlar gibidir: Kuruluş
döneminde, Ankara Şehremaneti’nin kişi başına yaptığı harcama miktarı, Türkiye belediyeleri ortalamasının 28 katıdır!
Dönemin modern anlayışının ürünü, Ankara taşından mamul estetik
mimarî örnekler, müzeler, sanat galerileri, opera ve konser salonları,
heybetli kamu sarayları, eğitim kurumları, öngörü eseri ulaşım aksları ve
geniş bulvarlar hep yerli ve ecnebi şehircilik uzmanlarına kulak verilerek
inşa edilir. Bozkır ortasında yeşertilen, bir masal şehirdir Ankara: “Muntazam ve muasır” ancak “suni ve sıkıcı”. İlaveten, sakininin “otantik”
hâliyle caddelerinde, sokaklarında arzıendam etmesine dudak büken,
“insansız” bir şehir. İşte Ankara’nın erken Cumhuriyet dönemi hikâyesinin özeti…
Lakin hayat her zaman her yerde dayatıyor kendi gerçeğini ve Ankara’nın hikâyesi de bunun istisnası olamazdı elbet. Süratle artan nüfusun
büyük şehirlerdeki baskısından ve kır-kent nüfus oranlarının son elli
yılda adeta ters düz olmasından en fazla etkilenen şehirlerden biri hâline
geldi Ankara. 1950’lerden sonra hızla genişledi, kalabalıklaştı, gecekondulaştı. Ve Cumhuriyet’in yarım kalan rüyası oldu.
Bugünün Ankara’sıysa, hızla iskâna ve imara açılan yeni yerleşim
alanlarıyla çılgınca konutlaşan, betonlaşan ve “AVM’ler diyarı”na dönüşen bir şehir. Ve bu cinnet hâlinin nereye varacağını herkesin merakla
beklediği biricik başkentimiz.
*
idealkent’in bu sayısını yine Ankara’ya, aslına bakılırsa “Ankaralar”a
hasredip başkentin semtlerine nüfuz etmeye çalıştık. Sayfalarını Ankara
semt monografilerine ayırdığımız bu kapsamlı sayının, araştırmacılar
açısından alanında kaynak bir eser olmasını arzu ve ümit ediyoruz. Bu
yönüyle, “Ankara Çalışmaları” alanı bakımından bir boşluğu, kayda
değer biçimde doldurmasını temenni ediyoruz.
Dergide yer alan yazılar, Ankara’nın temel gelişim halkaları olarak da
düşünülebilecek üç ana dönem üzerine oturuyor: Eski semtler, orta zaman semtleri ve “eski-yeni”-yeni semtler.
Eski semtler, Cumhuriyet öncesinde de var olan, Osmanlı dönemi
dokusunun güçlü olduğu, geleneksel Ankara’ya vücut veren semtler ve
mahalleler: Hisar (Kale), Ulus, Hacıbayram, Hamamönü, Hacettepe ve
Keçiören bunlardan bazıları.
Orta zaman semtleri ise ağırlıklı olarak varlıklarını Cumhuriyet’e
borçlu olan yerleşimler: Kızılay, Cebeci, Kurtuluş, Bahçelievler,
Küçükesat, Kavaklıdere, Altındağ, Çinçin ve Yenidoğan.
“Eski-yeni” semtlerle kastedilense, kadimden beri bir yerleşim ya da
bir rabıta (bağevleri, mesire yeri, fabrika, köy gibi) bulunmakla beraber,
bir kentsel yerleşim hâline gelmeleri nispeten daha yeni olan semtler:
Mamak, Kayaş, Balgat, Etimesgut, Sincan. Ve yoktan semt hâline gelen
yeni semtler: Yıldız ve Oran.
Kuşkusuz bu çalışma, Ankara’da var olan bütün semtleri içermiyor/içeremiyor. Hikâyesi ve dokusu, anlatılacak değerde olan nice başka
8
semtler de var: Maltepe, 100. Yıl, Batıkent, Çayyolu, Çukurambar, Gazi
Mahallesi ve Aydınlıkevler gibi. Ancak, bu sayımızla, geliştirilebilecek
“modüler” bir çalışma alanı açtığımızı düşünüyoruz. Ankara semtlerine
ilişkin yeni çalışmalara ilham verebilmek, bizler açısından tarifsiz bir
mutluluk vesilesi olacaktır.
Kıymetli metinleriyle bu sayının ortaya çıkmasını sağlayan, uzun
süren sancılı hazırlık sürecinin güçlüklerini paylaşan yazarlarımıza gerçekten çok şey borçluyuz. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Bilhassa, başta Funda Şenol Cantek gelmek üzere, Mehmet Tunçer,
Besim Can Zırh, Metin Özaslan ve Timur Özkan’ın, yazılarının ötesinde
destek ve katkıları oldu bu çalışmanın vücut bulmasında; müteşekkiriz.
Ayrıca, Hakan Kaynar ve Ahmet Yüksel’e de hazırlık sürecindeki destek
ve katkılarından ötürü teşekkür etmemek sanırız eksiklik olurdu.
*
idealkent, 11. sayısından itibaren EBSCO uluslararası veri tabanında
indekslenmeye başlandı ve 2014 yılından itibaren de artık üçer aylık
periyotlarda, yılda dört sayı olarak yayımlanacak (Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim).
Son bir hatırlatma; Ocak 2014 sayımız “Kent ve Politika” dosya konusuyla ilan edilmişti. Vaadimizden vazgeçmiş değiliz. Küçük bir değişiklikle bu dosya konumuzu yerel seçimler sonrasına (Nisan 2014 sayısı
olarak) tehir ettik.
12. sayımızda buluşmak dileğiyle. Kentteki yolculuğumuz devam
ediyor.
Orçun İmga
Sayı Editörü
9
Download

İçindekiler - kent araştırmaları kongresi