Meclisi Mebusan
mal
ettikten sonra t a h a d d ü s edecek
t : 61
ihtilafatı
28 Mart 1333 (1917)
Şû-
C : 1
k a b u l edilmiş olur ve varidat-ı Devlete de b ü y ü k bir
nakise iras etmiş olmayız.
ra-yi Devlet halletmek iktiza eder.
R E İ S — Bu h a m i sen fıkrası h a k k ı n d a b a ş k a bir
ŞEFİK
B E Y .(İstanbul) — M a l u m - u âlinizdir 'ki
itiraz v a r m ı efendim?... (Yok sesleri) F ı k r a y ı re'ye
Efendim,
arz
kaldır­
cak bir huduttur. C e z a isterse 10 p a r a olsun isterse
M a d d e 2. — İşbu k a n u n tarıh-i neşrinden itiba •
suretle bir cezaya m ü s t a h a k olmuş, o n d a n ceza alı­
ediyorum:
K a b u l edenler lütfen
ellerini
ceza bir k a b a h a t i n neticesinde hâsıl
ola­
10 bin k u r u ş olsun. Bir insan bir k a b a h a t etmiş, b u
sın... (Eller kalkar) K a b u l edilmiştir.
nıyor.
ren rner'iyyül icradır.
R E İ S — K a b u l edenler el kaldırsın... (Eller kal­
Evvelâ bu k a b a h a t midir değil midir? Bir
kere
b u n u takdir edelim. Bu p u l u b u g ü n ben yine soru­
k a r ) K a b u l edilmiştir.
M a d d e 3. — İşbu k a n u n u n icrasına Heyet-i Vü­
yorum,
bizim
memleketimizde
yani
istanbul'da
ti­
caretle meşgul olan kimseler bu m u a m e l e y i icra et­
kela m e m u r d u r .
R E İ S — K a b u l edenler el kaldırsın... (Eller kal­
menin
yolunu
öğrenmiş midir?
Öğrenmeye
mecbur
olsa da k a n u n e n böyle bir ceza verilmek caiz mi?
k a r ) K a b u l edilmiştir.
ediyorum.
Ben pulu ilsak etmişim, tarihinin u c u n u harice çı­
K a b u l edenler lütfen ellerini kaldırsın. (Eller kalkar)
k a r m a m ı ş ı m . B u n d a n dolayı k a n u n e n bir a d a m a ce­
Heyet-i umumiyyesini d e reyinize arz
za terettüp eder m i ki b u a d a m öğrensin. Bendenizin
K a b u l edilmiştir.
6. — Resm-i
Damga
ile 2 nci fıkra-i
ulâsını
Kanununun
muaddil
38 inci
kanun
Maddesi
lâyihası.
H A M İ T B E Y '(Muv. Mal. En. M . M . (Halep) —
H A M İT B E Y (Muv. M a l . E n . M . M. '(Halep) —
Efendim, Resm-i D a m g a K a n u n u n u n «38» inci m a d ­
desiyle mevad-dı sairesini m u a d d e l olan lâyiha-i k a nUniyyenif) esnayı m ü z a k e r e s i n d e «38» inci m a d d e y o
olarak
Şefik
Beyefendi b i r t a k r i r
vermişlerdi.
Hey'et-i Celilenizce de nazar-ı dikkate alınarak E n ­
c ü m e n i m i z e havale b u y u r u l d u .
min de Hey'et-i Aliyyenize arz olunduğu veçhile esa­
sen şimdi teklif edilen cezaların nispet ve miktarıyla
evvelce k a n u n d a mevcut olan cezaların derecesi ara­
büyük
farklar
Şimdi Efendim, esasen bu fıkranın sebeb-i vaz'ı eğer
pullar böyle usul dairesinde iptal edilecek olursa o
vakit tabiî suiistimallerin önü alınmış olur. Lâaletlayin iptal e t m e k gayesine gidecek olursak o vakit ip­
tal edilmiş olan bir p u l u n tekrar o r a d a n çıkartılarak
ikinci defa istimali i m k â n ı varit olabilir.
Binaenaleyh,
E n c ü m e n d e vaki olan m ü z a k e r e neticesinde, de­
sında
vardır v e cezalar
mühim
He­
yet-i Aliyye k a b u l ederse b u n a diyeceğim k a l m a z .
R E İ S — L â y i h a üzerinde H a m i t Bey b u y u r u n .
ait
m a k s a d ı m b u d u r . O n u izah etsinler. M a m a f i h
bir
derecede tenzil ediliyor. K a l d ı ki m a d d e n i n son fık­
rasındaki Pullar K a n u n u n a muhalif bir tarzda ilsak
v e y a h u t iptal edilmiş oldukları takdirde alınacak ce-
bu suretle şimdi k a b u l
edeceğimiz
veçhile bir ceza k a b u l edecek olursak, ehemmiyetsiz
b i r ceza o l m a k l a beraber, aynı z a m a n d a d a a h k â m - ı
kanuniyyeyi
herkesin
bilmesi şartı mevcuttur.
Çün­
kü k a n u n d a cehil m u t e b e r değildir ve intizamı m u ­
hafaza e t m e k lazımdır. Şayet b u n u tayyedecek olur­
sak b ü t ü n k a n u n u n m e v a d d ı n d a k i insicamı da kay­
betmiş oluruz. Bendeniz b u n u n Hey'et-i Celilece b u
suretle k a b u l ü n ü teklif ediyorum.
za-yı n a k t i k a n u n u n asık m a d d e s i n d e ilsak edilmesi
l a z ı m gelen p u l d a n ne k a d a r ceza-yi naktî alınması
( M E H M E T C A V İ T BEY (Maliye Nazırı (Kal'ayı
m u k t e z i ise o nispette de böyle yanlış ilsak ve ipta­
Sultaniyye) — Efendim, b i z de E n c ü m e n l e
linden dolayı o k a d a r biz cezayı naktî alınması la­
kiriz ve b u şekilde gayet muhaffef ve fevkalâde
zım gelir, ki b u o k a d a r şedittir.
tedil
bir
ceza
yanlış
H a l b u k i biz esasen o ceza-i naktîyi m ü h i m
bir
surette tadil ettikten sonra, tadile göre de tayin olu­
şekildir.
iptal
Demin
arz ettiğim
edenlerden
alman
evvelce
cezayı
asliyye
muadildi. Şimdi alınacak ceza eskiden % «75» nok­
n a n m i k t a r ı n ancak r u b ' u derecesinde ceza-yi naktî
sandır. Cezayı m u a d d e l d e o %
caktır. Binaenaleyh, ağır bir ceza değildir.
teklifi
üzerine
cesinde b u n u n
ettik. F a k a t Hey'et-i Celilenin
tetkikat icra
1/8'i
eyledik. T e t k i k a t
derecesinde tenziline
bu
neti­
Hükümet­
R E İ S — Efendim
B i n a e n a l e y h Hey'et-i Aliyyeniz de « A n c a k r u b ' u
«75» in 1/8'i
E n c ü m e n e gidip d e son
ola­
fık­
r a olarak tanzim o l u n a n şekli arz e d i y o r u m . «... Pul­
lar k a n u n a
le b e r a b e r m u t a b ı k kaldık.
mu­
gibi,
alınmasını
teklif
hemfi­
muhalif
bir t a r z d a ilsak v e y a h u t
iptal
edilmiş oldukları t a k d i r d e cezayı naktî tayin o l u n a n
derecesinde olacak» fıkrası «1/8 derecesinde olacak»
miktarların ancak
diye k a b u l buyurulursa o vakit d a h a iyi bir surette
den d a m g a resmî istifa o l u n m a y a c a k t ı r . »
1/8'i
derecesinde olacak ve yeni­
— 391
TBMM KÜTÜPHANESİ
Download

Meclisi Mebusan t : 61 28 Mart 1333 (1917) C : 1 TBMM